Issuu on Google+

HABEREXEN TARIM

www.haberexen.com

1


HABEREXEN TARIM

‘Tarım Alet-Makina Alımı Projeleri’ kapsamında; 581 bin 220 TL harcanarak karşılığında 1 adet biçerbağlar, 1 adet selektör, 3 adet yüksek dal budama makası, 1 adet tohum atma makinesi Samsun’a kazandırıldı. Arı Yetiştiricileri Birliği’ne 1 adet Bal Ambalaj Makinesi ile Bafra Sebze Yetiştiricileri Birliği için 1 adet oluklu mukavva karton kasa makinesi alımları yapılarak çiftçilerin hizmetine verildi.

DERGİ HABEREXEN’in Ücretsiz Tanıtım Ekidir. Marka Evi Ajans ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi

Mustafa ÇAKIR

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Ahmet AK

HABER MERKEZİ

Mustafa BİLİK

2

www.haberexen.com

HALKLA İLİŞKİLER

HUKUK DANIŞMANLARI

BASIM YERİ

REKLAM REZERVASYON

YÖNETİM YERİ ADRESİ

www.haberexen.com

Tel : 0 362 432 64 64 Faks : 0 362 435 47 77 Mail : abone@haberexen.com Rezervasyon Tel: 0 362 432 64 64 Rezervasyon Mail: reklam@haberexen.com

AV. Hakan KARADUMAN AV. Hasan Tahsin ŞENGUL AV. Adem AKSOY Ulugazi Mh. 19 Mayıs Bulvarı Sarı Konaklar Apt. No: 16/1-3 SAMSUN

Erol Ofset Ltd. Şti. Pazar mh. Necati Efendi Sk. No: 43 / SAMSUN Tel: 0 362 431 98 96 Bu dergi, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.


HABEREXEN TARIM

Samsun Tarımsal Potansiyelini Arttırmaya Çalışıyor Türkiye’de 81 il içersinde tarımsal potansiyel yönünden 12’nci sırada yer alan Samsun, top­lam 2 milyon ton tarla bitkileri, 1 milyon ton yaş sebze, 200 bin ton meyve üretiyor. Yapılan bu üretim içerisinde tarla bitkilerinden ağırlığı; çeltik, ekmeklik buğday, şeker pancarı, dane mısır çekiyor. Meyvecilikte 200 bin ton içinde şeftali, elma, armut; sebzede ise ağırlıklı olarak domates, hıyar, patlıcan, biber, taze fasulye ve sınırlı düzeyde kuru fasulye yer alıyor. Yem bitkilerinden de yonca, silajlık mısır, fiğ ağırlıklı bir üretim yapılan Samsun’da ağırlıklı olarak İl Özel İdare kaynağı kullanılıyor. Tohum Alım Bütçesi Arttı 2007 ile 2011 yılları arasında Samsun İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne 6 Milyon 378 bin 966 TL kaynak aktarıldı. Sertifikalı tohumluk alımı için aktarılan kaynak 2 milyon TL’lik düzeyiy­le bütçenin yüzde 31.7’sini oluşturdu. Tohumluk alımının bütçesi, son iki yılda diğer yıllara göre yüzde 50 artış gösterdi. 5 yıllık bütçeden en fazla ödeneğin ayrıldığı kalemlerden birisi de yüzde 23.22 ile meyvecilik oldu. ‘İyi Tarım Uygulamaları Projesi’yle, toplam kaynağın yüzde 9.4’üne karşılık gelen 601 bin 559 TL kaynak aktardı. Sebzeciliğe ayrılan kaynak ise yıllar itibari ile gerileme göstererek toplam ödeneğin yüzde 5.4’lük bir payına düştü. Organik tarımı geliştirmenin ödenek içindeki payı yüzde 3.71 olurken hayvancılığa ayrılan pay ise benzer seyrederek bütçenin yüzde 5’i seviyelerinde kaldı. Yıllara göre en yüksek kaynak aktarımı 2 milyon 159 bin 343 TL ile 2008 yılında, en düşük ise 647 bin 408 TL ile 2009 yılında gerçekleşti.

Son 5 Yılda En Büyük Teşvik Sertifikalı Tohuma Son beş yılda İl Özel İdare kaynağından, en

büyük kaynaklar sertifikalı tohum kullanımı teşvik etmek amacıyla ayrıldı. 774 bin 109 TL çeltik tohumu alımına kullanılarak karşılığında 403bin 650 kg alım gerçekleştirildi. Teşvik ve desteklerle Samsun’da çeltik ekim alanı 10 bin hektardan 14 bin hektara, üretim değerleri ise 55 bin tondan 125 bin ton seviyelerine yükseldi. Yanı sıra hayvancılıkta yem girdisini düşürmek, kaliteli ve ucuz kaba üretimine destek amacıyla silajlık mısır, Macar fiği, tritikale ve korunga tohumu için 186 bin 319 TL karşılığında 101 bin 300 kg tohum alınarak yetiştiricilere dağıtımı sağlandı. İl Özel İdare kaynağı ile desteklenen diğer tohumlar ise patates, soya, kuru fasulye, patates, ayçiçeği, nohut ve buğday oldu.

Çarşamba ve Bafra Ovalarına Rağmen Mevyecilikte Gerideyiz Türkiye’nin iki önemli ovasına sahip Samsun’un meyveciliğe uygun olmasına karşın fındık ve şeftali haricinde birçok ilden geride bulunuyor. İklim ve arazi yapısı pek çok meyvenin üretimi için uygun olan Samsun’da, meyvecilik potansiyelini geliştirmek amacıyla İl Özel İdare tarafından son 5 yılda ‘Meyveciliği Geliştirme Projesi’ne 1 milyon www.haberexen.com

3


HABEREXEN TARIM

481 bin 231 TL kaynak aktarıldı ve karşılığında 505 bin 631 adet muhtelif fidan alındı. Meyveciliği geliştirme projesi için ayrılan kaynağın yüzde 48’ine karşılık gelen 711 bin 491 TL’si kapama elma bahçesi tesisi için harcanarak karşılığında 199 bin 306 adet bodur ve yarı-bodur çeşitler tercih edilerek, yeni elma bahçesi tesis edildi. Ödeneğin geri kalan kısmı kiraz, armut, böğürtlen, kivi, nar, asma, pepino, ayva ve çilek için kullanılarak tesis kuruldu. ‘Sebze Üretimini Geliştirme Projeleri’ kapsamında ise, 344 bin 293 TL kaynak kullanılarak 755 bin adet sırık domates ve yazlık sebze fidesi alındı.

Tarım Makinalarına Önemli Bütçe ‘Tarım Alet-Makina Alımı Projeleri’ kapsamında; 581 bin 220 TL harcanarak karşılığında 1 adet biçerbağlar, 1 adet selektör, 3 adet yüksek dal budama makası, 1 adet tohum atma makinesi Samsun’a kazandırıldı. Arı Yetiştiricileri Birliği’ne 1 adet Bal Ambalaj Makinesi ile Bafra Sebze Yetiştiricileri Birliği için 1 adet oluklu mukavva karton kasa makinesi alımları yapılarak çiftçilerin hizmetine verildi. İl Özel İdaresi, bütçesinden 2007 ile 2011 yılları arasında hayvan hastalıkları ile mücadele, hayvan yetiştiriciliği ve süt üretimini teşvik amacıyla ayrılan payın toplam kaynağın yüzde 5’ine karşılık gelen 323 bin 746 TL gibi düşük bir seviyede kaldığı görülüyor.

4

7 Adet Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi Kuruldu Samsun’da Özel İdare Bütçesi’nden sağlanan finansmanla Havza, Vezirköprü ilçelerinde toplam 7 adet Meyve ve Bağcılık Bilgisayarlı Tahmin ve Erken Uyarı sistemi kuruldu. Samsun organik tarıma geçişin hızlanması ve yaygınlaşması için İl Özel İdare’den 2007 ile 2011 yılları arasında sağlanan 236 bin 961 TL destek ile bin 730

www.haberexen.com

çiftçilerimize sertifikasyon hizmeti ve 245 ton organik gübre alınarak dağıtıldı. Organik tarıma sağlanan destekle bugün organik üretim yapılmaktadır.

İyi Tarım Uygulamaları Sonuç Verdi Avrupalı perakendeciler, Türkiye’ye EUREPGAP sertifikası olmayan yaş sebze ve meyveyi almayacaklarını belirtmişlerdi. Yaş sebze-meyve ihracatının yüzde 70’ini Avrupa’ya yapan Türkiye’de 2004 yılında, İyi Tarım Uygulamalarına başladı. Yaş sebze ve meyve ile başlayan iyi tarım uygulamaları tarla bitkileri ve diğer ürünlerde de yaygınlaşmaya başladı. Bu sürecin gerisinde kalmamak için İl Özel İdaresi Samsun’da, son 5 yılda tarıma ayrılan payın yüzde 5’i 601 bin 559 TL ödenek iyi tarım uygulamaları için ayrıldı. Bu kapsamda sebzecilikte 745 adet iyi tarım Uygulaması Sertifikasyonu, 49 adet su analizi ve Bafra ilçe­ mizde Eurepgap sertifikalı sebze yetiştiriciliği yapan çiftçilerimize yazlık-kışlık sebze fidesi alınarak dağıtıldı. Sebzenin yanı sıra çeltikte de iyi tarım uygulamasına giren 144 çiftçimizin sertifi­ kasyon hizmeti yürütüldü. İl Özel İdaresi, bütçesinden 2007 ile 2011 yılları arasında hayvan hastalıkları ile mücadele, hayvan yetiştiriciliği ve süt üretimini teşvik amacıyla ayrılan payın toplam kaynağın yüzde 5’ine karşılık gelen 323 bin 746 TL gibi düşük bir seviyede kaldığı görülüyor. Bu kaynaktan, keneye karşı ilaç alımı, şap aşısı, kişisel koruyucu elbise, dezenfektan, kooperatiflere 3 adet jeneratör, 2adet tam otomatik soğutma tankı alımı gerçekleşti.


HABEREXEN TARIM

Tarım Master Planı Ne Diyor? Tarım Master Planı’nda Samsun’un kendine yeterlilik ve fırsat olan ürünler dikkate alınarak 2012 yılı ile birlikte İl Özel İdare kaynağının kullanılması yeniden şöyle şekillendirilecek. 1- Samsun’da çeltik ekim alanı 9-10 bin hektardan 14 bin hektara çıktı. Çeltikte dekara 20-25 kg tohum atılıyor. Çeltik ekiliş alanları dikkate alındığında toplam ihtiyaç duyulan çeltik tohumunun her yıl üçte birinin (1/3’ünün) yenilenmesi hesabı üzerinden yılda yaklaşık 800 ton tohum dağıtmak için kaynak artırımına ihtiyaç var. 2- Samsun’da 81 bin işletme bulunuyor. İrili ufaklı her işletmede tahıl tarımı yapılır. İşletmelerin yüzde 90’ı küçük işletme olduğu için ekonomik verimi yakalama zor olmakta, maliyet yükselmekte. Bu işletmeleri ayakta tutan hayvancılıktır. Süt inekçiliği için silajlık mısır, yonca; besi hayvancılığı için ise şeker pancarı küspesi ve korunga; kanatlı için dane mısır ve soyaya olmazsa olmaz yem maddeleridir. Yem bitkileri ekiliş alanlarının 19 hektardan 52 bin hektara yükselmesinde Bakanlık tarafından sağlanan destekler etkili oldu. İl Özel İdare kaynağının da artırılması için çaba sarf edilecek. 3- Samsun’da tarım işletmeleri yüzde 90’ı ekonomik boyuttan uzak irili ufaklı işletmelerden olması, yaklaşık yüzde 25’inin terk edilmesinden dolayı istenen hedefe ulaşmada ekonomik, bilimsel, ekolojik ve sosyolojik olarak istenen verimi kalite ve hijyeni sağlamak mümkün olmamaktadır. Normalde sulu tarımda 40-70 dekar; kuruda ise 120-160 dekar olması gereken ekonomik işletme büyüklüğü, Samsun’da yüzde 70 gibi bu değerin altındadır. Bu işletmelerin sigortası yem bitkileri ve hayvancılıktır. İl Özel kaynağından hayvancılığa ayrılan pay artırılmalıdır. 4- Bitkisel üretimde de ana, ara ve ikincil ürün şeklinde üretim mutlaka devreye sokulmalıdır. Küresel ısınma, kuraklık ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi küresel tarım sorunları dikka­ te alınarak yine küresel çözüm olarak görülen sürdürülebilir tarım sistemlerinden organik tarım, bilhassa iyi tarım uygulamalarının özenle üzerinde durulması gerekiyor. a- Samsun’da organik tarım yapılacak alan­ ların özellikle havzaların belirlenmemiş olması, bu havzalara dönük toprak ve su kaynaklarının haritalandırılmaması, kirlilik düzeylerinin genel olarak değerlendirilmesi, işletmelerin küçük ve parçalı olması, özellikle meyvecilik ve sebzecilik işletmelerinde hayvancılığın olmaması ve buna bağlı olarak toprak verimliliğinin sürdürülememesi, bilhassa konvansiyonel ve organik üretim

yapan işletmelerin bir arada, bir köyde yan yana olması organik gibi nedenlerden dolayı iyi tarım uygulamaları daha avantajlı görülmekte, bunun sonucu olarak da iyi tarım uygulaması yapan bitkisel ve hayvansal işletmelerin katma değeri daha yüksek olacaktır. Bilhassa iyi tarım uygulamaları ile bitkisel ve hayvansal üretimde verim, kalite ve hijyen sağlamada etkili olacaktır. Sebze ve meyvede iyi tarım uygulaması yapanlara kaynak aktarmak gerekiyor. b- Organik tarımın avantajlı görüldüğü alanlar ise içme suyu havzalarının etrafı, baraj göllerinin etrafındaki işletmeler, özellikle Kızılırmak Deltası sulak alan ekosistemlerinde üretimin organiğe dönüştürülmesi yönünde İl özel idare kaynaklarının artırılması gerekiyor. Çakmak Barajı havzasında; fındık, yem bitkileri; Kızılırmak Deltasında çeltikte organik üretim çalışmalarına destek sağlanabilir. 5- Meyvecilikte (özellikle şeftali, elma) ve seb­ zecilikte (kavun, karpuz, patlıcan, biber, domates, hıyar lahana grubu vs gerek örtü altı gerekse tarla) pazar talepleri doğrultusunda fidan ve fide üretimi desteklenerek bu konuda üretim tesis­ lerinin kurulması sağlanmalı, bilhassa fidede Antalya’nın, meyvede Bursa’nın adaptasyon çalış­ ması yapılmadan Samsun piyasasına giren fide ve fidanların yol açtığı üretici mağduriyetinin önlenmesi için bu şarttır. Bilimsel olarak adaptas­yonu yapılmadan hiçbir fide ve fidan bölgede satılması sınırlandırılırken diğer taraftan destekleme üretim tesislerine kaydırılacaktır. 6- Samsun 18. ve 19. havzada görülmesine rağmen aslında 4 havzaya ayrılmasında yarar vardır. Nedeni; ekolojik olarak (toprak, su, hava şartları vs) birbirine benzeyen Terme-Çarşamba Grubu; Havza-Ladik-Vezirköprü Grubu; BafraAlaçam Grubu; Salıpazarı-Ayvacık Grubu. İl Özel İdare kaynaklarının dağıtımında bunu dikkate almakta yarar var. Terme-Çarşamba Grubu’nda meyvecilik, enerji bitkileri, örtüaltı ve açıkta sebze, yem bitkileri ve hayvancılık; Bafra-Alaçam Grubunda: Çeltik, Kışlık ve yazlık sebze, Mısır, Yem Bitkileri, hayvancılık; Havza-LadikVezirköprü Grubunda; sulamaya açılacak yeni alanlarda polikültür tarım uygulamaları, bilhassa yem bitkileri, meyvecilik (ceviz, elma, armut) ve dane baklagil; Salıpazarı-Ayvacık Grubunda ise yem bitkileri ve hayvancılıktır.

www.haberexen.com

5


HABEREXEN TARIM

Samsun İl Özel İdaresinin Tarım Alanındaki Çalışmaları Samsun İl Özel İdaresi, Samsun’un gelişmesine ve kalkınmasına yasa çerçevesinde kendine tanımlanan görev ve sorumlulukları sahip olduğu kurumlar eliyle yerine getiren yerel yönetim kuruluşu. Samsun nüfusunun yüzde 65’i şehirlerde, yüzde 35’i ise köylerde bulunuyor. İl Özel İdaresi; yol, su, kanalizasyon, ruhsat vb. altyapı hizmetlerinde yüzde 35’lik nüfusa hizmet veriyor ve eğitim, sağlık, tarım, sosyal hizmetler, emniyet, gençlik spor, çevre, kültür turizm vb. hizmetlerde ise nüfusun tamamına hizmet veriyor. 2005 yılında çıkarılan 5302 sayılı İl Özel İdaresi

kanunu ile klasik, merkeziyetçi köy hizmetleri anlayışından modern; yerele, ilçelere yetki ve imkan veren Özel İdare anlayışına geçişi sağlandı. Bu çerçevede yeni ve modern yönetim anlayışına uygun özel idare yapılanmasını ve kurumsallaşması gerçekleştirildi. İl Özel İdaresi’nin çalışmalarında temel amaç, vatandaş odaklı hizmet anlayışı ile verimli ve etkili bir şekilde halkın yararına çalışmak. Bu kapsamda Samsun İl Özel İdaresi; tarım sektöründe 2010 yatırım programı içerisinde olan üç büyük sulama projesi hibe programlarına sunularak kabul edildi. Geriye kalanlar ise idare tarafından finanse edildi.

Proje Adı Bafra Nebiyan İçme Suyu Grubu Terme Emiryusuf İçme Suyu Grubu Çarşamba Dikbıyık İçme Suyu Vezirköprü Başalan İçme Suyu Grubu

Dönemi 2005-2010 2002-2006 2004-2007 2006-2007

Samsun Genelinde Yürütülen ve Yürütülmekte Olan Büyük İçme Suyu Projeleri Tablosu

Sulama Projeleri’ne Hız Verildi Samsun tarım arazileri 448 bin 923 hektar (ha) olup, sulamaya elverişli tarım arazisi 265 bin 397 hektar. Bugüne kadar yapılan yatırımlar ile 40 bin hektar tarım arazisi sulanabilir durumda. İl Özel İdaresi uygulamaları 8 bin 834 hektar, çiftçi uygulamaları 12 bin 320 hektar, DSİ uygulamaları ile de yaklaşık 20 bin hektar tarım arazisi sulu tarıma açıldı. Ayrıca İl Özel İdaresi tarafından, toplam bütçesi 5 milyon 409 bin 514 TL olan, 8 adet sulama projesi yapıldı.

İlçesi Bafra Bafra Havza V.Köprü

KKDY Projesi Kapsamında 5 Sulama Projeleri Samsun’a Kazandırıldı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenme­ si Programı ( KKYDP) Kapsamında, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ve AR-GE Daire Başkanlığı işbirliğinde 5 proje 9 Mayıs 2011 tarihinde Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne sunuldu ve projelerin değerlendirmesi yapılıp 5 proje desteklenmeye hak kazandı. Beş projenin toplam yatırım maliyeti 2 milyon 635 bin 243 lira 96 kuruş TL olup 1 milyon 856 bin 249 lira 25 kuruş TL’si hibe olarak Samsun’a kazandırıldı.

Yeri (Köy/Ünite) Paşaboğaz Drenaj Kanalı Projesi İkizpınar Damla Sulama Sistemi Kaleköy Yağmurlama Sulama Tesisi Yukarınarlı Yağmurlama Sulama Sistemi TOPLAM

2010 Köydes Ödeneği (TL) 152.000 699.600 111.600 411.800 1.375.000

Tarımsal Altyapı Sektöründeki İşlerin Durumu

6

www.haberexen.com

Harcanan (TL) 152.000 965.322 264.607 662.145 2.044.074


HABEREXEN TARIM

Mevsimlik Tarım İşçilerinin Koşullarının İyileştirilmesi için Bir Adım Daha Atıldı Samsun II Özel idaresi uz¬manları tarafından hazırlanan ‘Mev¬simlik Tarım işçilerinin Hayat Koşul¬larının iyileştirilmesi’ Projesi Samsun Valisi Hüseyin Aksoy’un Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yaptığı girişim ve gayretler sonucunda kabul edildi. ‘Mevsimlik Tarım işçilerinin Hayat Koşullarının iyileştirilmesi’ Projesinin Samsun’a hasat za­ manlarında çeşidi illerden gelen mevsimlik tarım işçilerinin; barınma, eğitim sağlık gibi sorunlarının çözümü ve daha insanca şartlarda çalışmalarının sağlanması amacıyla planlanarak

Organik Tarım Çalışmalarımız Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verileri doğrultusunda İzmir ile birlikte Samsun 2007 yılı ‘EKOLOJİK TARIM ÖNCÜ ŞEHRİ’ ilan edildi. İl Özel İdaresi’nin tarım alanındaki ulusal ölçekte çalışmaları ise devam etmekte. Organik tarım uygulamalarında Türkiye’de 2007 yılında öncü il kabul edilen Samsun, bu konumunu pekiştirmek amacıyla Valilik öncülüğünde; Üniversite, Tarım Bakanlığı, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), üretici birlikleri, çiftçiler ve özel şirketlerin katılımıyla Samsun Ekolojik Yaşam Planlama Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Bu kurulun yaptığı toplantılar neticesinde kararlar alındı ve uygulamaya konuldu. 17 Temmuz 2010 tarihinde Samsun İl Özel İdaresi Araştırma Geliştirme Daire Başkanlığı ve İlkadım Belediyesi işbirliğiyle açılan ‘Yüzde 100 Ekolojik Pazar’ bu kararların en önemlilerinden biri. Samsun merkezde (Adalet Mah. Mevlana Caddesi No:58) faaliyete geçen yeni Organik Pazar ile yaklaşık 70 çiftçi temsilcimiz, halkımıza hizmet veriyor.

Eylem Planıyla Projeler Desteklendi Samsun Ekolojik Yaşam Planlama Koordinasyon Kurulunca oluşturulan 19 maddelik eylem planı

735 bin 200 TL destek almaya hak kazandı.

Tarıma Önemli Destek Verildi Yanı sıra, İl Özel İdaresi imkânları ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne 2003 yılından itibaren yoğun destek verildi. Orga­nik Tarım, Organik Tarım’da Sertifikasyon Uygu­ lamaları, İyi Tarım, İyi Tarımda Sertifikasyon Uygulamaları, Suni Tohumlama, Salgın Hayvan Hastalıkları ile Mücadele, Gen Kaynaklarını Koruma Amaçlı Tohum Desteği, Seracılık, Meyve Fidanı Desteği ve Kesme Çiçekçiliği Destekleme vb. destekler sağlandı. 2012 Yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne bir milyon 230 bin TL bütçe ödeneği ayrıldı.

doğrultusunda İl Özel İdare kaynakları ile geçiş dönemi sertifika ücreti, organik gübre ve ulusaluluslar arası fuarlara katılım başta olmak üzere birçok çalışma desteklendi. Samsun’da organik tarım alanlarının geliştiril­ mesi için harcanan çabalar sonucunda 3 yıl önce 50 olan üretici sayısı bugün 1300’e ulaştı ve sayısının artırılması yönünde Özel İdare’nin çalışmaları devam ediyor. Samsun’da bölge bölge organik üretim havzaları oluşturuluyor. Gübre desteği verilmekte ve yoğun bir şekilde eğitimler yapılıyor. “Samsun Ekolojik Yaşam Planlama ve Koordinasyon Kurulu” ile birlikte, “Ekolojik Yaşam ve Ekolojik Turizmde Öncü İl” ideali doğrultusunda tüm tarafların yanında olarak diğer iller için model oluşturuluyor.

Organik Fındığın Tamamı Samsun’da Üretiliyor Türkiye’de organik olarak satılan her iki yumurtadan biri ve organik fındığın tamamına yakını Samsun’da üretiliyor. Bu kapsamda, Organik yaşamın bir hayat felsefesi olduğu gerçeğinden yola çıkarak en önemli varlıklarımız olan çocuklar www.haberexen.com

7


HABEREXEN TARIM

için, engellilerin desteklenmesi ve topluma kazan­ dırılması amacıyla Ekolojik Oyuncak Üretimi Projesi Samsun Valiliği’nin desteği yle başlatıldı. AB tarafından fonlanan, İl Özel İdaresi tarafından yürütülen, kadınların istihdamına yönelik “Ekolojik Oyuncak” projesi ile ilgili eğitimler ve çalışmalar tamamlandı. İl Özel İdaresi, Samsun’un tanıtımı, tarım potansiyelinin artırılması, tarıma dayalı sanayinin gelişmesi, yeni işbirliklerinin oluşması için 2008 yılından itibaren fuarlara, kongrelere ve çalıştaylara katılım sağlıyor. 2010 ile 2011 yılında İzmir’de gerçekleştirilen Organik Tarım ve Çevre Fuarı, 2010 yılı Ekolojik Günleri Etkinlikleri, 2009–2010–2011 BiOFACH-Uluslarası Organik Tarım Fuarı ve 2011 Samsun Gıda ve Tarım fuarı örnek katılımlardan bazıları olarak göze çarpıyor. Türkiye’nin en büyük manda nüfusu Kızılırmak deltasında yaşıyor. Deltadaki manda düşüşünün engellenmesi için Samsun İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği kuruldu.

8

Tarım Master Planı Samsun’un 2023 Tarım Vizyonunu Oluşturacak Araştırma merkezleri ile birlikte tarımı daha ileriye götürmek için İl Özel İdaresi, Samsun’da tarım master planı hazırlanması yönünde karar aldı ve çalışmalarını tamamladı. Plan ulusal ve uluslar arası tarımsal üretimin

www.haberexen.com

ve ürünlerin ekonomik sistemde kendine yer edinebilmesi ve Samsun halkının yenilikçilik potansiyelinin ortaya çıkarılması, bu potansiyelin tespiti, serbest bırakılması ve şehirde daha yüksek katma değere sahip tarımsal ürünlerin üretilmesi, tarıma dayalı sermayenin gelişmesi için ihtiyaç duyulan anahtar olacak.Tarım Master Planı, Samsun’un 2023 yılına yönelik tarımsal vizyonunu oluş­tu­ racak. Bu bağlamda Tarım Teknopark’ın kurulumuyla ilgili stratejik yol haritasının oluşturulması projesi hazırlanarak, Orta Karade­niz Kalkınma Ajansı desteğiyle gerçekleştirilmesi hedeflendi. Birinci etabı yatırımcılara tahsis edilen ve ikinci etabıyla ilgili işlemlerin sürdüğü Gıda Organize Sanayi Bölgesi(OSB)’nin alt yapı çalışmaları tamamlanmak üzere. Bafra OSB ve Kavak OSB’de de yeni yatırımlar ve Havza OSB’nin hazırlık çalışmaları devam edecek.

Manda Sevdası Projesi Türkiye’nin en büyük manda nüfusu Kızılırmak deltasında yaşıyor. Deltadaki manda düşüşünün engellenmesi için Samsun İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği kuruldu. Birleşmiş Millet­ ler GEF Küçük Destek Programı kapsamında 2009 yılında kabul edilen proje uygulandı. Proje


HABEREXEN TARIM

kapsamında eğitim çalışmaları başlatıldı ve devam ettiriliyor. Proje öncülüğünde 2 bin 700 olan manda sayısı, 4 bin 200’e çıkartıldı. Tarım Bakanlığı bölgede mandacılığı artırmaya yönelik 25 aileye yedişer uygun tür manda verilerek destekleme kararı alındı. Samsun İl Özel İdaresi, Ondokuzmayıs Üniversitesi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar kapsamında “Samsun İli Manda Yetiştiriciliğinin İyileştirilmesi” projesi 2012 yılı yatırım alındı.

Manda Ürünlerinde Samsun Ulusal Marka Olması Hedeflendi “Samsun İli Manda Yetiştiriciliğinin İyileş­ti­ rilmesi” projesi ve gerek “Organik Çeltik Ye­ tiştiriciliğinin Geliştirilmesi” projeleri kap­sa­ mında, üreticilerin bilinçlendirilmesi için, İş-Kur aracılığıyla Alaçam, Ondokuzmayıs, Bafra, Tekkeköy, Çarşamba ve Terme ilçelerinde, manda ve çeltik üreticilerinin bulunduğu köylerde eğitim çalışmaları gerçekleştirilecek. Samsun bölgesindeki manda yetiştiricilerinin üstün kaliteli ve güvenilir manda sütü ve süt ürünleri elde edebilmeleri için halkın hijyen

konusunda eğitilmesi, manda sütünün kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesinin ortaya konması, organik ve organik olmayan man­da ürünlerinin şehrimizin adıyla özleştirilerek ulusal bir marka haline gelmesi hedeflendi. Samsun Valiliği ve Doğa Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü “Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küresel Çevre Fonu( GEF-SGP) Küçük Destek Programına” sunulan “Kızılırmak Deltası’ndaki Mandacılığın Geliştirilmesi Yoluyla Deltadaki Biyolojik Çeşitliliğin Korunması” projesi yürütül­ dü. Manda popülâsyonunu belirlemek amacıyla 2008 yılında İl Özel İdaresi tarafından “Kızılırmak Deltası Manda Envanter Çalışması Araştırması” gerçekleştirildi. Toplanan bilgilerin ve verileri­ nin ışığında “Samsun İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği” kuruldu. Sonuç olarak; Tarım’ın içerisinde bulunduğu koşullar çok hızlı bir şekilde değişmekte ve tarım yeniden şekillenerek, tarım sektöründen beklentilerde artıyor. İl Özel İdaresi, Samsun ili olarak yapılmakta ve planlanmakta olan çalışmalar ile hedeflerine ulaşmak ve Samsun’un tarım vizyonunun yenilenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

“Samsun İli Manda Yetiştiriciliğinin İyileş­tirilmesi” projesi ve gerek “Organik Çeltik Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi” projeleri kap­sa­mında, üreticilerin bilinçlendirilmesi için, İş-Kur aracılığıyla Alaçam, Ondokuzmayıs, Bafra, Tekkeköy, Çarşamba ve Terme ilçelerinde, manda ve çeltik üreticilerinin bulunduğu köylerde eğitim çalışmaları gerçekleştirilecek.

www.haberexen.com

9


HABEREXEN TARIM

Tarım, Sanayiye Yenilmeyecek Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, Samsun’un tarım sektöründe önemli potansiyele sahip olduğunu söyleyerek, “Ne kadar sanayileşirsek sanayileşelim Samsun’da tarımın ağılığı olacaktır.” dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, Samsun için en önemli sektörle­rin başında tarımın geldiğini söyleyerek, “Türkiye’de çok önemli bir potansiyeli olan kentlerin başında yer alıyor. Samsun; Bafra ve Çarşamba ovaları gibi iki büyük ovaya sahip önemli bir kent.Bunun yanında iç kesimlerdeki ilçelerimizde dahil ettiğimizde önemli tarımsal araziye sahip Samsun’un, tarımsal varlığını henüz arzu ettiğimiz noktada harekete geçirebilmiş olduğumuzu söyleyemeyiz. Ne kadar sanayileşirsek sanayileşelim tarımın ağırlığı var. Samsun’da tütün üretiminde büyük bir düşüş olması nedeniy­le alternatif ürün projelerinde ba­ şarıya ulaşmak zorundayız.” dedi.

Fındık Dışında Hangi Ürünleri İhraç Edebiliriz Samsun’da tarım sektörüne fındığın dışında neredeyse ihraç edilen ürünün bulunmadığını belirten Güven, “Bodur meyvecilik, hayvancılık, kışlık sebze üretimi, kesme çiçek üretimi ve ihracatı konusunda ciddi çabalar olmalı. Yaş sebze meyve ihracatında şansımız çok yüksek. Meyvecilikte yapılacak uzun vadeli yatırımlarla kendimizi gös­ terebiliriz. Bu nedenle hangi ürünleri yetiştirip, nasıl ihraç edebili­riz konusunda çaba göstermeliyiz.” diye konuştu.

Sebze Ve Meyvede Üretimi Arttırmalıyız Güven, vatandaşın 12 ay ürün isteyeceğine dikkat çekerek, “Yaş sebze-meyvede iyi tarım uygulamalarını öngören EUREGAP sertifikası 10

www.haberexen.com

kapsamında üretimi artırmalıyız. Alıcı vatandaş 12 ay ürün ister. Bu nedenle üretimde süreklilik sağlanmalı ve erkenci, geççi ürünlerdeki pazara çok dikkat etmeliyiz. Geçimlik üretim yapılan sera­ lar­dan iyi tarım uygulamaları ile üretimin kont­ rol edildiği daha büyük seralar oluşturması için yönlendirici olacağız. Üretimi tüketici eğilimlerine göre şekillendirilmesine öncülük edeceğiz. Meyve suyu sektöründeki gelişmeye paralel ola­ rak meyvecilik kazanımları önemli kazanımlar sağlayabilir. Yatırımcıların bu konuda fizibilite çalışması yaparak işe başlamalarına her zaman öncülük edeceğiz. Sera köyleri oluşturulması için çiftçi organizasyonlarına ağırlık vereceğiz. Yeni yaklaşımla Zirai mücadele faaliyetleri, Entegre Mücadele prensipleri doğrultusunda çevre dostu tüm yöntemlerin bir arada kullanıldığı, kalıntı sorunu olmayan güvenilir ürün elde etmeyi hedefleyen Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi (EKÜY) sistemin daha fazla alanda ve daha fazla üretici ile yürütülmesi için çalışmalarımız aralıksız devam edecektir.” şeklinde konuştu.

Tarımsal İlaçlar Doğru Kullanılmalı Tarım ilaçlarının tarımsal üretimin vazgeçilmez girdilerinden biri olduğunu ifade eden Güven, “Ancak doğru ve bilinçli kullanılmadığında bu ilaçlar zehirdir. Reçeteli ilaç satışı ve geriye dönük olarak izlenebilirlik sağlanırsa tarım ilaçlarındaki tehlike önlenmiş olur. Samsun İl Müdürlüğü olarak bu konudaki çalışmalarımız ve kontrollerimiz ve eğitimlerimiz artarak devam edecektir.” dedi.


HABEREXEN TARIM

,,

Yaş sebze meyve ihracatında şansımız çok yüksek. Meyvecilikte yapılacak uzun vadeli yatırımlarla kendimizi gösterebiliriz. Bu nedenle hangi ürünleri yetiştirip, nasıl ihraç edebili­riz konusunda çaba göstermeliyiz. Organik Tarım Çıkış Yolu

Samsun’da organik tarım her zaman bir çıkış yolu olarak gördüklerinin altını çizen Güven, “Organik üretim ile birlikte organik ürün işleyen, paketleyen, ambalajlayan ve satışını yapan tesislerin kırsal kalkınma kapsamında desteklenmesine öncülük edeceğiz.” diye konuştu.

Fındık Saklama Konusunda Üreticiler Sorumlu Davranmalı Güven, en önemli ihracat ürünü olan fındığın saklama koşulları hakkında üreticileri uyararak, “Fındıkta aflatoksin oluşumunu önlemek için fındık hasattan sonra ihraç edilene veya tüketilene kadar en iyi koşullarda saklanmalıdır. Fındık üreticilerinin bu konuda sorumlu davranması ve gereğini yerine getirmelerini istiyoruz. Özellikle depolarda bağıl nem ve sıcaklığı sağlamak üzere iklimlendirme cihazlarının kullanımı konusunda duyarlı olunmalıdır.”şeklinde konuştu.

Çeltikte Marka Olabiliriz Samsun’un çeltikte marka olabileceğine işa­ ret eden Güven, “Ülkemizde üretilen çeltiğin yaklaşık yüzde 15’i Samsun’da üretilmektedir. Bu doğrultuda Terme ve Bafra’da yetiştirilen çeltiklerde markalaşma yoluna gidilmelidir ve bunu başarabilecek düzeydeyiz.” dedi.

Sulama Arazileri Artması Üreticinin Gelirini De Arttıracaktır Güven, Samsun’ da bulunan tarımsal alanların yarısının sulanabilir olduğunu dile getirerek, “455 bin hektarlık bir tarımsal alanımız var. Bu alanın sulanabilir miktarı yaklaşık yarısı kadar. Fiili olarak baktığımızda sulanan araziler ise şu anda 50 bin hektar civarında. Bafra ve Çarşamba ovalarında Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü’nün önemli proje ve çalışmaları var. Yine Ladik, Vezirköprü ve başka bölgelerde DSİ’ nin yürüttüğü çalışmalarla sulanabilir arazi varlığımız çok daha iyi noktalara taşınmış olacak. Bu bölgelerde çalışmalar sonucu sulu tarıma geçtiğimizde, alacağımız ürünlerin eskiye göre kat kat daha fazla olacağından, üreticimizin ekonomik anlamda gelirinin daha üst noktaya çıktığını hep beraber göreceğiz. Sulamaya açılan alanlarda, projede öngörülen ürün deseni uygulanmamaktadır. Ekilen arazilerde ise ürün planlaması yapılırken, sulama planı ile birlikte düşünülmelidir.” diye konuştu.

,,

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven

Tarımsal Sanayi Geliştirilmeli Samsun’da tarımsal sanayi zayıf olduğunu vurgulayan Güven, “Bakanlık Kırsak Kalkınma Yatırımları ve IPARD kaynaklı projelerle kırsal kesime yatırım yapacak girişimcilerin sayılarının artırmak için daha fazla çaba gösterilecektir. Ortakaradeniz Kalkınma Ajansı (OKA)’nın önümüzdeki süreçte tarım sektörünü destekleyecek bir çok proje ve çalışmaları olacak. Samsun İl Özel İdaresi imkanları çerçevesinde tarım sektörüne dayalı bir çok çalışma da gerçekleştiriliyor. Havza’daki Bekdiğin Organize Sanayi Bölgesi (O.S.B) Tarımsal Aletler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak planlanıyor. Bafra’daki O.S.B’mizde Tarım, Gıda alanında bir gelişme var. Merkezdeki gıda O.S.B kuruluşu tamamlandı yer tahsisleri yapıldı. Bütün bunlar tarımsal sanayinin gelişmesi için sevindirici gelişmelerdir.”şeklinde konuştu.

Samsun’da Hayvancılık Gelecek Vadediyor Güven, hayvan kapasitesi bakımından Samsun önemli potansiyele sahip olduğuna değinerek, “Tarım kavramının içerisinde hayvancılıkta var. Hayvan varlığı itibariyle baktığımız da Sam­sun’da önemli bir hayvan potansiyeli de var. Hayvan­ cılığın gelişmesi ve daha iyi noktalara taşınması bakımından sektörle ilgilide yürütülen çalışmalar var. Bakanlığın son yıllarda çok önemli destekleri var. Bunlarda Samsun açısından baktığımızda çok yüksek rakamlara ulaşıyor, üreticimizde belirli alanlarda önemli destekler alıyor. Son yıllarda gerek bakanlık projelerinden gerekse teşvik ve kredilerle havyacılığa ciddi yatırımlar var. Yem bitliklerinde özellikle silajlık mısır üretiminde anlamlı artışlar oldu. İşletme büyüklüğünün süt ve besi işletmelerinde giderek arttığını görüyoruz. Çiftliklerde sanayinin istediği kalite ve miktarda süt üretimi için makineli sağımın yaygınlaşması kaçınılmazdır. Burada süt üreticileri organize edi­ le­rek süt toplama merkezleri oluşturulmasına reh­ berlik edeceğiz. Bakanlık kaynaklı kırsal destek­ lerden ve yerel kaynaklardan daha fazla ayrılması için çalışcağız. Samsun’da besi işletmeleri artık kültür veya melez hayvanlarla besicilik yapıyor. Bu konuda en büyük eksiklik mezbaha ve kırmızı et üretim tesisleridir. Bu alana yatırım yapacak girişimci için Samsun’da, bölgenin en büyük hay­ van pazarı Çarşamba’da bulunuyor. Bafra Bele­ diyesi’nin modern hayvan pazarı inşaatı devam ediyor. Kırmız et sektörü Samsun’da gelecek vaad ediyor.” dedi. www.haberexen.com

11


Dünyanın Kurtuluşu Organik Tarımda Yeşil Küre Organik Ürünler Tarım Hayvancılık Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Bafra İlçesi’nde bulunan tam entegre tesislerinde Türkiye’nin organik tavuk üretiminin %90’ını, organik yumurta üretiminin %35’ini gerçekleştirmekte. Bunun yanında, süt çiftliğinde ayda 100 tonun üzerin­ de organik süt üretimi yapmakta. Samsun Bafra ilçesi Koşu köyünde kurulu olan Yeşil Küre ve Ay-Pi tavukçuluk 1980 yılında sadece bir çiftlik olarak kurulmuş. 4 bin tavuk ile başlanılmış işe. Ardından 40 bin kafes tavuğuna sahip bir işletme olarak devam edilmiş yola. 2006 yılından ise organik yumurta tavuğu çiftliğine dönüştürülür.

Yeşil Küre 2006 yılı sonunda organik yumurta 2009 yılında da organik et tavuğu üretimine de geçti. “Organik tavuklarımız, tamamen serbest gezinen; stresten uzak ortamlarda GDO, hormon ve antibiyotik içermeyen yemlerle beslenirler ve normal tavukların yaklaşık 2 katı kadar bir sürede en az 81 günde kesilirler. Yeşil Küre, organik sığır çiftliğinde ise organik süt üretimi gerçekleştirmektedir. Hayvanlarımız, tamamen organik yemlerle beslenmekte, hayvan refahına uygun şartlarda yaşamakta ve ilgili yönetmelik ve kanunlara uygun olarak yetiştirilmektedirler. Kesimhanemizde yalnızca organik tavuk kesimi yapılmakta, yem fabrikamızda da aynı şekilde yalnızca organik yem üretimi yapılmaktadır. Tüm ürünlerimiz, ISO 22000, Helal ve Organik ürün sertifikalarına sahip olup, ilgili kuruluşlarca devamlı olarak denetim halindedir.” diyerek Yeşil Küre’yi anlatan Firma Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, bundan sonrası için olan hedeflerini de şu sözler ile ifade etti; “ Öncelik­ li hedeflerimiz Yeşil Küre markası ile 3 yıldır sürdürdüğümüz faaliyetleri geliştirmektir. Biz üç yıl önce Ay-Pi tavukçuluk işletmelerini bir bütün halinde Yeşil Küre markası altında toplayarak organik tarıma geçtik. Türkiye’nin ilk organik et tavuğunu insanımızla buluşturduk. O günden bu yana et tavuğu satış hacminde %300’lük bir artış 12

www.haberexen.com

yakaladık. Hedeflerimiz sadece iç pazara yönelik değil elbette. Özellikle Suudi Arabistan olmak üze­ re tüm körfez ülkelerinde açacağımız bayiler ile ihracata da başlıyoruz. Bununla birlikte karşı kıyı komşumuz Rusya’ya da yöneleceğiz. Zira Avrupa birliği ülkeleri gıda ve tarımsal ürünler konusunda liberal davranmıyorlar ve kısıtlayıcı engellere maruz bırakıyorlar. Bu nedenle Avrupa’ya ihracat planlarımız arasında yok. Organik yumurtada da üretim kapasitemizi üç katına çıkardık. Tabi organik yumurta sektöründe başka üreticilerde ortaya çıktı. Tüm Türkiye’deki sektör içerisinde bizim payımız % 30 civarında. Organik et tavuğunda ise payımız %90. 2011 yılı Aralık ayı başından itibaren organik süt üretimine de başladık. Şimdiden sektördeki payımız %10 civarına ulaştı. 1 Haziran 2012 tarihinden itibaren ise organik kırmızı et üretimimizde başlayacak. Bunların yanı sıra daha önce miktar olarak az olsa da organik tarımsal üretim yapmakta idik. Çeşitli sebzeler üretiyorduk. Bunların miktarını daha da düşüreceğiz. Çünkü kendi tavuklarımızın ve büyükbaş hayvanlarımızın kaba yem ihtiyaçlarını karşılamak için soya ve mısır üretimine ağırlık veriyoruz. ”


HABEREXEN TARIM

Bafrada’daki mevcut arazilerde yapılan yem bitkisi üretiminin hayvanların organik yem ihtiyacını karşılayamadığını da dile getiren Ahmet Aydın, bu nedenle yurt dışında uygun araziler aradıklarını söyledi. Afrika kıtasında tarımın ilkel şartlarda yürütülmesinden dolayı toprağına ilaç ve benzeri zirai maddelerin karışmaması ve bölgede toprağın tamamen organik kalmasından dolayı üretim için Sudan’da 10 bin dönümlük bir araziyi tercih ettiklerini kaydediyor. Zira ülkemizde organik yapıya sahip bu denli geniş bir arazi bulmak zormuş. Oysa Sudan’da insanlığın var olmasından bu yana üzerinde tarım yapılmamış araziler rahatlıkla bulunabilmekte imiş. Bu alanlarda ilk günden organik tarım yapabilmek mümkün. Ahmet Aydın Bafra bölgesinde ki köylerden de %5 oranında ürün alarak teşvik etmeye çalışıyor. Fakat bölgede ihtiyacı karşılayacak organik üretim maalesef yok. Organik tavuklar ile diğer konvansiyonel tavukların arasında ki farkı anlatan Ahmet Aydın; “Organik tavukların üretildiği kümes içerisinde 1 m2 alanda 6 adet, kümes dışında tavuk başına 4 m2 alanının olması lazım. Konvansiyonel yumurta üretiminde kafeslerde suni ışık uygulaması ile sürekli yumurta yaptırılırken organik yumurta tavuklarında 16 saat aydınlık 8 saat istirahat zamanı vardır. Organik tavukçulukta yem girdile­ rinin tamamı doğal ve kimyasal gübrelerden uzak sertifikalı yemler olmalı. Yumurta verimini arttırıcı hiçbir kimyasal kullanılmamaktadır. Dolayısı ile organik yumurta tavukçuluğunda maliyetler konvansiyonel üretimle kıyas edilmeyecek düzeyde yüksek. Fakat bir o kadarda sağlıklıdır. Bu nedenle ABD ve AB ülkelerinde organik yumurta üretimine yönelmektedir.” Diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor; “ Organik et tavukları birinci günden 81. Güne kadar organik yemler ile beslenir ve yeşil alanlarda gezinti yaparak yayılırlar. Yemlerinin tamamı organik sertifikalara sahip. Kümeslerde yetiştirilen Broiler et tavukları 40 günde kesilmek­ te. Büyümeleri 81 gün süren organik tavuklara büyümelerini zorlayıcı gıdalar ve Genetiği Değiş­ tirilmiş Organizmalar yedirilmez. Bu tavuk­lar arasında 3 katı fiyat farkı var.” Ancak bütün bu farklara rağmen insalarımızın halen daha organik tüketim konusunda yeterince bir farkındalığa sahip olmadığı da aşikâr. Bu duruma Ahmet Aydın’ın yaklaşımı ise şöyle; “ bundan 100 yıl kadar önce tüm ürünler zaten organikti. Ancak 2. Dünya savaşından sonra oluşan sanayi devrimi ve köylerden şehre göçlerin başlaması ile birlikte azalan tarım üretimini telafi etmek ve arwww.haberexen.com

13


HABEREXEN TARIM

tan dünya nüfusunu doyurmak amacı ile her türlü yöntemin kullanılmasından kaçınılmadı. Üretim arttı ama insan sağlığı bozuldu. İnsanlar gıda tüketiminde aşırıya kaçtılar ve karşılığında obezite ve kanser gibi hastalıkların içine düştüler. Genetiği değiştirilmiş tohumlar, kimyasal ilaçlar ve hormonlar ile arttırılan bu üretim dünyanın da dengesini bozdu. Ancak günümüzde teknolojik tarım aletleri ve bilimsel yaklaşımlar ile organik olarak da dünya nüfusunun beslenebileceğini görüyoruz. Fakat sadece organik üretimde maliyetler konvansiyonel tarıma göre daha yüksek. Bunun nedeni de on binlerce dönüm araziyi kimyasal ilaç yüklü bir uçak ile ilaçlayabiliyorsunuz. Organik tarımda bunu yapamazsınız. Zararlılar ile mekanik yöntemler marifeti ile savaşmak zorundasınız. Emek yoğun bir tarım yöntemi. Zamanında ekim yapacaksınız. Bü­ tün bunlar maliyetlerin ve dolayısı ile ürün fiyatlarının da yüksek olmasına neden oluyor. Ama sağlıklı oluyor bu ürünler. Bugün dünyanın %70’inin derdi açlık değil artık, sağlık. Bugün her şey

“Organik et tavukları birinci günden 81. Güne kadar organik yemler ile beslenir ve yeşil alanlarda gezinti yaparak yayılırlar. Yemlerinin tamamı organik sertifikalara sahip. Kümeslerde yetiştirilen Broiler et tavukları 40 günde kesilmek­te. Büyümeleri 81 gün süren organik tavuklara büyümelerini zorlayıcı gıdalar ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar yedirilmez. Bu tavuk­lar arasında 3 katı fiyat farkı var.”

14

www.haberexen.com

çok fazla miktarda mevcut. Yemek istediğiniz ne varsa her mevsimde mevcut. Fakat bunları tüketmenin sonucu obezite ve kanser oluyor maalesef. Bu aşamadan sonrada sağlığın geri kazanılması için organik ürünlere verilecek fazla paradan kıyaslanmayacak oranda çok çok daha fazlası tedavilere harcanıyor. Oysa insanlar az, kaliteli ve organik beslense sağlıklarını da büyük ölçüde kaybetmeyecekler. Yemek için değil yaşamak için yense ki bizim dinimizin de emrettiği budur o halde daha az fakat sağılıklı gıdalar tüketebiliriz. Organik olmayan üründen iki kilo tüketeceğimize organik ürünlerden bir kilo tüketebiliriz.” Yeşil küre bundan sonraki süreçte enerjisinin bir miktarını da bu gerçekleri halka anlatmaya ve bilinçlendirmeye ayıracak. Çünkü Ahmet Aydın Hindistan’a yaptığı bir gezide ülkenin nehirlerinin arabalardan çıkan atık yağlar gibi olduğunu görmüş. Bu görüntü ona yaptığı işin ne denli önemli olduğunu da bir kere daha hatırlatmış. Zira dünya kaynaklarının bu denli bozulmasında organik tarımdan ve tüketimden uzaklaşmanın bunun yanı sıra aşırı tüketimin yattığı aşikar. Ahmet Aydın dünyanın daha yaşanılabilir ve sağlıklı bir hal alması için kendi sektöründen yola çıkarak konvansiyonel tavukçulukta kullanılan GDO’lu gıdaların kullanımından vazgeçilmesi ile işe başlamak gerektiğini ifade ediyor.


HABEREXEN TARIM

Samsun Gıda sermayesini 100 milyon TL’ye çıkarttı Metro Holding iştiraki olan Samsun Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Genel Kurulu yapıldı. Şirket binasında yapılan genel kurulda Yönetim Kurulu Başkanı bir önceki dönem olduğu gibi yine Metro Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Öztürk olurken Başkan Yardımcılıklarına Musa Uzunkaya ve Necdet Çamaş getirildi. Cahit Kaya, Haluk Tan, Mehmet Köse ve Mustafa Acar da üye oldu. Şirketin sermayesi 100 milyon liraya çıkartıldı. Samsun Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Öztürk, şirket olarak kısa sürede çok büyük mesafe katettiklerini belirterek, “ Bir yandan üretim yapıp

istihdam sağlarken diğer yandan da yeni istihdam kaynakları için çalışmalarımız sürüyor. Mart ayı içinde Gıda Organize Sanayi Bölgesi’nde Süt ve Süt Ürünleri fabrikamız ile Çikolata ve Çikolatalı Ürünler fabrikamızın temelini atacağız. Bu iki fabrikamız da bu yıl içinde bitecek ve üretime geçeceğiz. Ayrıca bu yıl içinde Terme ve Ayvacık’ta iki tane fındık kırma ve fındık entegre tesislerimizi kurkucağız. Hedefimiz 50 milyon liralık yatırım ve 2 bin kişi istihdam. Bütün çalışmalarımızı daha çok iş daha çok aş olarak yaptık. Bu şehirde bir kişiye fazladan iş üretmek bizim en büyük mutluluk kaynağımız olacak. Henüz yeni bir şirketiz ama ayakları yere basan, ne yaptığını bilen ve arkasında Metro Grubunun tüm gücünü hisseden bir şirketiz” dedi.

www.haberexen.com

15


HABEREXEN TARIM

Samsun, Ziraatte de Karadeniz’in Başkenti Olmak İstiyor Samsun Tarımına Yeni Çeşitler Kazandırılacak Omü, Yeni Araştırma İstasyonu İle Samsun Tarımına Yeni Ürün Çeşitleri Kazandıracak

İstasyon’da Kestane, Fındık, Kivi Ve Mavi Yemiş Araştırılacak

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ümit Serdar, üç yıl önce yürütmeye başladıkları ‘Kestane Genetik Kaynakları Koleksiyon Bahçesi Tesisi’ isimli projesiyle Samsun tarımına yeni ürün çeşitleri kazandırmayı hedefliyor.

Serdar, Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstas­yonu bahçesinde yapacaklarını değinerek, “Karade­niz bölgesi ekolojisinde yağış ve toprak itibariyle asit karakterli topraklarda yetişen, bitkilerin denendiği bir alan olacak. Buradaki araştırmalar özellikle sert kabuklu meyveler üzerine gerçekleşecek. Kestaneye tam 14 dönüm ayırdık. Kivi bahçesi de kurduk. Kivinin fındığın alternatifi olmasının yanı sıra ek gelir getiren bir ürün olduğunu ispatlayacağız. Aynı zamanda mavi yemiş konusunda çalışmalar yapacağız. Çok önemli bir meyve türü olan mavi yemiş asit karakterli topraklarda yetişiyor ve insanı kansere karşı koruyan etmenleri barındıran süper bir meyve olarak biliniyor. Yani burada yapacağımız denemeler ile yeni çeşit geliştirme, geliştirdiğimiz çeşitlerden aşılı fidan üreteceğiz.” şeklinde konuştu.

OMÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ümit Serdar, üniversite tarafından desteklenen proje kapsamında Taflan’ın 12 km. yukarısında Atakum’a ait Kayagüney köyünde bir araştırma istasyonu kurulduğunu söyledi.

İstasyona Bağışçının İsmi Verildi Serdar, araziyi TEMA Vakfı Onursal Başkanı Nihat Gökyiğit’in satın alarak üniversiteye bağış­ ladığını ifade ederek, “Üniversite senatomuz, araziyi satın alıp üniversitemize bağışlayan Gökyiğit’in ismini bahçeye vererek ‘OMÜ Ziraat Fakültesi Ali Nihat Gökyiğit Araştırma İstasyonu’ yaptı.”dedi.

İstasyonda 20 Bahçe Kuruldu Araştırma İstasyonu’nda yaptıklarını anlatan Serdar, “Uyguladığımız alt yapı projesi için arazinin etrafını çevirdik. İdare binasının tadilatını yaptık. Sulama havuzları yaptık. Nihayetinde 14 dönüm kestane, 2 dönüm fındık, 2 dönüm kivi, 2 dönüm mavi yemiş bahçesi kurarak projeye başladık.” diye konuştu. 16

www.haberexen.com

Öğrenciler İçin Uygulama Alanı

Araştırma istasyonunda çalışmalar yaparken üniversite olduklarını unutmadıklarını dile getiren Serdar, “Biz bir üniversiteyiz ve öğrencilerimiz var. Bu bahçe onlar için de bir uygulama, staj alanı olacak. Yanı sıra üreticiler için aşılı fidan üretimi yapılacak. İstasyon’da yaklaşık 14 adet yatak kapasitesi var. Gerektiğinde öğrencilerin kalma imkânı olacak. İdare binası tamam, arazinin etrafı çevrildi ve fidanları dikildi. Yaklaşık 3 km den su getirdik, her şey hazır. Açılışı Mayıs sonu Haziran başı gibi yapmayı planlıyoruz.” dedi.


HABEREXEN TARIM

İlk başta cevizde değiştirmede başarımız neredeyse çok düşüktü yüzde 0 ile 30 arasıdaydı. Şimdi ise yüzde 95’in üzerinde. Fındık ve Diğer Sert Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde 8 yıl örnek çalışmalar yapa yapa şimdi başarıda yüzde 95’in üzerindeyiz.

Halkla Bütünleşmek İçin Köye Kurduk Serdar, Ziraat Fakültesi Araştırma İstas­ yonlarını özellikle köyün içinde kurduklarını vurgulayarak, “Çünkü üniversitelerin bir amacı halkla, şehirle bütünleşmektir. Üreticilerle iç içe uygulamalar yaparak onlara kestane çeşitleri hakkında bilgi, kivinin nasıl yetiştiğini, toprağının nasıl işlendiğini ya da mavi yemiş nasıl bir bitkiymiş gibi bilgilerle onları bilinçlendireceğiz. Serdar yaptıkları çalışmaları şu şekilde ifade etti;

Fındık Fındık üzerine organik tarım için çalışmalarımız var. Organik tarım fındıkta çok önemli. 19 Mayıs ilçesine bağlı Nebiyan Havzası’nda turizm alanı da ilan edildi. Burada organik tarıma önem veriliyor. Bizde burada organik tarımı geliştirmek istiyoruz. Özellikle hastalık ve zararlarla ilgili neler yapılabilir bu konuda çalışmalar yaptık yapıyoruz. Mesela fındıkta, fındık kokarcasına karşı hangi ilaçlar kullanılmalı bunu ortaya koyduk.

Kestane Kestane alanında üniversite olarak son iki yıl içerisinde 6 tane çeşit geliştirdik ve tescil ettirdik. Bunlardan 5 tanesi Avrupa kestanesi, 1 tanesi de yurtdışından getirdiğimiz bir kestane çeşiti. Bunların bir kısmı kestane kanseri hastalığına da dayanıklı çeşitler. Geliştirdiğimiz kestane çeşitlerinden aşı kalemleri ürettik. Birkaç yıldan buyana Tarım İl Müdürlüğü’yle müştereken Samsun’un köylerinde aşılar yapıyoruz. 19 Mayıs ve Atakum ilçesine bağlı köylerde zaten kestane var fakat bunlar yabani kestaneler. Kimi kestaneler kansere daha hassas ya da meyvesi küçük. Bunların çeşitini değiştirmeye çalışıyor, kültür formu haline

getirmeye çalışıyoruz. Yani bu harika çalışma ile daha dayanıklı çeşitler üretmeye çalışıyoruz. Yeni fidan dikmek yerine daha hızlı bir şekilde oranın çeşitlerini değiştirmek için sonuç verecek çalışmalar bunlar. Türkiye’de ilk defa kestanede tohum aşılarını yaptık. Kestanenin tohumuna ya da çimlenmiş tohumuna aşı şeklinde gerçekleştirdik. Böylece 1 yılda fidan üretiyoruz. Şimdi Bursa’daki fidancılar bu yöntemi kullanıyorlar. Üniversitemizde de bu yöntemi kullanıyoruz. Hatta Macaristan’dan gelip bu yöntemi öğrenmeye bile çalıştılar. Özellikle kestane alanında Samsun önemli ko­ numda. Türkiye’nin hiçbir üniversitesinde bulunmayan farklı kestane türleri, melezleri var. Amerika Birleşik Devletleri’nden getirttiğimiz Çin kestaneleri var. Bu kestane çeşiti kestane kanserine ve mürekkep hastalıklarına dayanıklı. Bodur kestane çeşitlerimiz var. Kes­tanenin boyu bodur elma boyutunda ve 2-3 yaşında meyve yapıyor. Harika bir gelişim. Gelecekte insanlar Araştırma istasyonumuzda 5-10 yıl sonra üreteceğimiz bodur kestanelerinde yeni çeşitlerin üzerine düşecek. Dolayısıyla üniversitemiz Karadeniz bölgesinin ve Türkiye’nin gelişmesi için özellikle kestane üzerinde çok büyük çalışmalara sahip.

Ceviz Cevizde aşılı fidan üretimi konusunda çalışmalarımız var. Bursa tarafından aşı kalemleri getirdik. Haftasonları Karadeniz tarımsal araştırmada yeni yöntemler deniyoruz. Mr. Cheney diye bir yöntem var. Türkiye’de hiç bilinmeyen farklı bir yöntem istasyonda bunu deneyeceğiz. www.haberexen.com

17


HABEREXEN TARIM

Yaklaşık 20-25 yıldır aşılı fidan üretimi Tür­ kiye’de var. Tarım İl Müdürlüklerine fidanlar gönderiliyor. Güzel çalışmalar fakat bölgelerde adaptasyon çalışmaları bitirilmeden bu fidanlar gönderildi. Kimi bahçelerde Yalova çeşiti yeterli meyve vermedi. Verimi çok düşük kaldı veya kali­ tesi yetersiz oldu. Çok iri meyvesi olan cevizin içinin büzük bir yapıda olması ya da çürük çıkması gibi.Verimi düşük yada kalitesi düşük olan ağaçlar ne yapılacak dipten mi kesilecek? Tabiki hayır. Bunların çeşitini değiştirmemiz lazım. Bu konuda 10 yıldan beri çalışıyoruz. İlk başta cevizde değiştirmede başarımız neredeyse çok düşüktü yüzde 0 ile 30 arasıdaydı. Şimdi ise yüzde 95’in üzerinde. Bizi üreticiler arıyor hocam ‘Benim 50 tane 100 tane ağacım var. Doğru dürüst meyve vermiyor ne yapacağız.’ diyor. Fındık ve Diğer Sert Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde 8 yıl örnek çalışmalar yapa yapa şimdi başarıda yüzde 95’in üzerindeyiz.

Tema Çalışmaları Fen Bilimleri Enstitü Müdürü Serdar, Ondo­ kuz Mayıs Üniversite’si ile TEMA vakfı ara­sında bir protokol yaptıklarını belirterek, “Bu proto­ kol uyarınca Artvin’in Borçka ilçesi Macahel Yöresi’nin meyveciliğinin gelişmesi için çalış­malar yapıyoruz. Meyvecilikle ilgili danışmanı benim.” dedi. Ankara Üniversitesi’yle ortak bir projeleri daha olduğunu sözlerine ekleyen Serdar, “Karadeniz bölgesinde o kadar doğal yerel çeşitler var ki. Örneğin bir köyde yetişiyor ve insanlar bilmiyor. Sadece oradaki halk biliyor. Bu çeşitler belki

18

www.haberexen.com

de belli hastalıklara zararlara dayanıklı. O konuda Ankara Üniversitesi ile ortak bir TÜBİTAK çalışmamız var.” diye konuştu.

Köylüler Yeniliklere Açık Köylülerin sık sık ziyaretine geldiğini söyleyen Serdar, ”Ordu’dan vatandaş geldi. Adam kestane kebapçısıymış. ‘Ben yılın 3 ayında para kazanırım. O para bana yeter yıl boyunca. Hatta o parayla 30 dönüm fındık bahçesi bile aldım.’ dedi. Kestanede nasıl aşı yapılacak çeşit değiştirme, cevizde nasıl yapılacak onları görmek istedi. Sen dilekçe yaz merkeze elimizden geleni yardımı yaparız dedim. Vatandaşlar yeniliklere açık yeter ki görsünler.”dedi

Ziraatte de Başkent Olmak İstiyoruz Serdar, Samsun’un tarımda bir merkez olduğunun altını çizerek, “Atatürk’ün Samsun’a çıkması gibi bizim üniversitemizin de misyonu ve vizyonu çok önemlidir. Gen kaynaklarını toparlamalı ve korumamız gerekiyor. Araştırma İstasyonumuza gen bankası diyoruz. Mesela alanım olan Kestane çeşitlerinin geliştirilmesi için 1992 yılından bu yana çalışıyorum. Kolay değil 20 yıl ama önemli olan bunlar. Yeni bir çeşit geliştirebiliyor musunuz ya da yeni bir yöntem geliştirebiliyor musunuz olay bu.”şeklinde konuştu. Serdar, “Şunu ifade etmek istiyorum yaptığımız çalışmalar ile bölgenin gelişmesi için lokomotif olmak istiyoruz. Samsun, Karadeniz’in nasıl başkenti ise ziraat alanında da başkent olmak istiyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.


HABEREXEN TARIM

Türkiye’nin en büyük manda nüfusu Kızılırmak deltasında yaşıyor. 2009 yılında Birleşmiş Milletler GEF Küçük Destek Programı kapsamında kabul edilen proje uygulandı. Proje kapsamında eğitim çalışmaları başlatıldı ve devam ettiriliyor. Proje öncülüğünde 2 bin 700 olan manda sayısı, 4 bin 200’e çıkartıldı. Samsun bölgesindeki manda yetiştiricilerinin üstün kaliteli ve güvenilir manda sütü ve süt ürünleri elde edebilmeleri için halkın hijyen konusunda eğitilmesi, manda sütünün kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesinin ortaya konması, organik ve organik olmayan man­da ürünlerinin şehrimizin adıyla özleştirilerek ulusal bir marka haline gelmesi hedeflendi.

www.haberexen.com

19


HABEREXEN TARIM

20

www.haberexen.com


Haberexen #29 Gıda&Tarım Mart 2012