Issuu on Google+

2 Ayda bir yayınlanır Mart 2014 - Sayı 77

TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR

TEMİZLİĞİN AR-GE’Sİ

ISSA YETKİLİLERİ TESHİAD ÜYELERİYLE BULUŞTU

İŞVERENLER YENİ İŞ GÜVENLİĞİ YASASINA MESAFELİ


TESİAD BİLGİ ODASI

Kärcher temizlik makineleri Dünya devi Kärcher yașam alanlarınızda kalıcı hijyen için fark yaratan temizlik çözümleri sunar. Tam 78 yıldır. Müșteri destek hattı: 444 28 50 00

MART 2014

www.karcher.com.tr


MART 2014

01


TESİAD BİLGİ ODASI

E-Plus geçmiş yıllardaki sektör tecrübeleri ile kurulmuş olup şu anda Türkiye’nin 7 bölgesinde hizmet vermektedir.

E-Plus ‘ın güvenlik hizmetleri markası olan 2 A Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yasal olarak alınması gerekli tüm belgeler alınmış olup ayrıca ISO 9001 KALİTE SİSTEMLERİ BELGESİ de alınmıştır. Verilen Hizmetler: Fabrika ve Üretim Tesisleri Güvenliği

Alış Veriş Merkezi Güvenliği Perakende Mağazalar Güvenliği Akaryakıt Sektörü Güvenliği Özel Organizasyon ve Fuar Güvenliği

Eğitim Kurumları Güvenliği Site ve Yaşam Alanları Güvenliği Otel Güvenliği

02

MART 2014


“artı değer katar...” Yeniliklere açık dinamik yapısı, uzman kadrosu ve sağlam çözüm ortakları ile tüm yaşam ve hizmet alanlarında yüksek kalite ile hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.

E-Plus ‘ın Tesis Yönetimi hizmetleri markası olan 2 A Yönetim Hizmetleri Ltd. Şti. tüm iş, sosyal ve yaşam alanlarının kalitesini arttırmaya yönelik tüm hizmetleri vermektedir. Hizmet Verilen Sektörler Hastane ve Sağlık Tesisleri, Fabrika ve Endüstriyel Tesisler,

Verilen Hizmetler: Periyodik Temizlik Dış Cephe ve Cam Temizliği Hastane Temizliği ve Hijyeni Site ve Yaşam Alanı Temizliği İnşaat ve Tadilat Sonrası Temizlik

Alışveriş Merkezleri ve Plazalar, Site ve Residence Depo ve Lojistik Tesisler, Mağazalar,

Endüstriyel Temizlik Kent Temizliği    

Cumhuriyet Cad. Babil Sok. No:2 Kat:3 Elmadağ - Şişli / İSTANBUL Tel: +90 212-230 75 71 pbx Faks: +90 212-230 75 72 E-Mail: info@eplustr.com MART 2014

03


TESİAD BİLGİ ODASI

“artı değer katar...”

PERSONEL BORDROLAMA / PEYZAJ HİZMETLERİ / TEKNİK HİZMETLER

Cumhuriyet Cad. Babil Sok. No:2 Kat:3 Elmadağ - Şişli / İSTANBUL Tel: +90 212-230 75 71 pbx Faks: +90 212-230 75 72 E-Mail: info@eplustr.com 04

MART 2014


MART 2014

05


TESİAD BİLGİ ODASI

Mükemmelliğe dokunun...

Profesyonel temizlik kağıdı ürünlerinde hijyenin yeni adı Agron.

06

MART 2014

www.agronkagit.com.tr - www.yigitoglu.com.tr


BAŞKANIN MESAJI

“Temizlik var oluştan buyana insanın hayatında olan bir ihtiyaç” Sevgili Hizmet Dergisi okuyucuları ve TESHİAD üyeleri, 2014 yılının ilk çeyreğinde ülkemiz girdiği seçim atmosferi ve uluslararası ortam dolayısıyla bütün sektörlerde olduğu gibi sektörümüz açısından da durgun geçiyor diyebiliriz. Tabi dernek ve sektör olarak yeniliklere ve gelişmelere açık olmamızı en önemli konum olarak öngörüyorum. Öncelikle bahsetmek istediğim başlıca konularımız arasında, endüstriyel temizlik ürün ve servisleri sektörünü bir araya getirecek olan tek kendi kategorisinin lider fuarı olma özelliğine sahip ISSA/Interclean Fuarı, yerli ve yabancı ziyaretçi hedefi ile yola çıkan ISSA/Interclean İstanbul Fuarı, sektördeki yenilikleri görmenin yanı sıra, sektör liderleri ile buluşmak, sektör görüşünü genişletmek, yeni iş yatırım ve bayilik fırsatları yaratmak için önemli bir platform olacak. Fuar kapsamında ISSA/ TESHIAD işbirliği ile düzenlenecek konferanslar ile sektördeki son gelişmeleri takip etme ve öngörü kazanma fırsatını yakalayabiliriz. Ayrıca sektörümüzün ülkemizi konumu ve kat etiğimiz gelişim itibari ile merkezi üs olarak görmesinin zamanı geldi. Şimdiye kadar belki istenilen potansiyeli yakalamamış olabiliriz ama sektörümüzde özellikle Orta Doğu ülkelerinden hizmet ihraç eden firmalarımız var. Yani var olan potansiyeli bu fuarla fırsata çevirebiliriz. Uluslararası olarak, Avrupa dışından gelecek olan üyelerin konferansa katılması yaptığımız işin kalitesini artıracağı gibi yeni iş yatırımı, bayilik fırsatları yaratmak gibi birçok konuda önemli bir platform olacak. Temizlik var oluştan buyana insanın hayatında olan bir ihtiyaç. Ülkemizde sektörün yaklaşık 40 yıllık bir geçmişi bulunmakta. Temizlik sektöründe yeni iş fırsatları doğurduğu gibi, giderek büyüyen sektö-

rümüz beraberinde yeni yönetmelikler, yeni ihtiyaç doğuyor. Bahsetmek istediğim konulardan birisi de 2013 yılı Temmuz ayında yürürlüğe girdi. Yönetmelik, gıda üretim ve perakende iş yerlerinde, insani tüketim amaçlı sularla doğal mineralli suları üreten iş yerlerinde ve insan bedenine temasın söz konusu olduğu temizlik hizmetlerinin verildiği iş yerlerinde çalışanlara yönelik hijyen eğitimi programların planlanmasını ve düzenlenmesi Yönetmelik kapsamında bazı esnaf grubuna ve çalışanlarına 5 Temmuz 2014 yılına kadar eğitim alınması zorunluluğu getirildi. Yine sektörümüz açısından İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan problemler, alt işverenlere ait kıdem tazminatı, kamu ihale kanunu hizmet alımı ihaleleri uygulama yönetmeliği gibi sektörümüz açısından bir çok işletmemizin dahil olması gereken konular. İTO ve Çalışma ve Sosyal Bakanlığının tarafından düzenlenen ve bizimde TESHİAD olarak desteklediğimiz toplantıyı, sektörümüz açısından önemli gelişme olarak öngörüyorum. Bunun gibi toplantıların işletmelerimize eğitim ve bilgi açısından önemli katkı olarak görüyorum. Hizmet Dergisi sektörü dizayn ediyor 77. sayımızda okuyucularımız ile tekrar buluşurken, yılardan bu yana sektörümüzün iletişim platformu olarak sektördeki yeni gelişmeleri bulduğumuz yayın organımız, sektörün yol göstericisi olmaya devam ediyor. Katkı sağlayacak birçok çalışmanın yer aldığı, dolu dolu bir sayı hazırladık. Keyifle okuyacağınız umuyorum.

TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent DOĞRU MART 2014

07


İÇİNDEKİLER TESHİAD Adına İmtiyaz Sahibi Bülent DOĞRU Yayın Koordinatörü Abdurrahman Çınar Avrupa Yakası Temsilcisi Ruşen Tanrıverdi Yazı İşleri Müdürü Zafer Mumcular Editör Cengiz Tepebaş Tasarım ve Uygulama Ozan Gürel Yayın Kurulu Bülent DOĞRU (Başkan) Zafer MUMCULAR Mehmet ERSOY Umut DELİKANLI Yayın Türü Yaygın, süreli, 2 ayda bir Yönetim Yeri Libadiye Cad. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza A Blok No:7 D:30 Ataşehir / İSTANBUL (Soyak Migros Karşısı) Tel: 0216 291 22 58 Faks: 0216 291 22 59 E-mail: teshiad@teshiad.org.tr Web: www.teshiad.org.tr Yapım Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96 Basım: İstanbul Basım Ltd.Şti Tel: 0212 603 26 21 Hizmet Dergisine Ulaşmak için: teshiad@teshiad.org.tr hizmetdergisi@teshiad.org.tr Her hakkı saklıdır. Yayımlanan yazı ve fotoğrafl ar kaynak gösterilerek özet alıntı olarak kullanılabilir. Basılan ilanların sorumluluğu tamamıyla ilan sahiplerine aittir. Yazılarla ilgili her türlü hukuki ve etik sorumluluk yazarlarına aittir.

08

MART 2014

10 12 TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR Henkel’in 2013 performansına, 14 Türk Henkel’den büyük katkı ISS Türkiye’den 15 çalışanlarına muhteşem Gala Şirket evliliklerinde 2013 16 OLDUKÇA durgun geçti Karcher 79 yıldır 18 kaliteli hizmet sunuyor Brad Sauer 3M Türkiye’nin 20 iş ortakları ile buluştu 22 TEMİZLİĞİN AR-GE’Sİ Ecolab üst üste 8. Kez dünyanın en etik 24 şirketleri listesinde yer aldI “Dünya ülkeleri arasında parmakla gösterilen 26 bir turizm potansiyeline sahibiz” EDT Expo 2014 Fuarı,300 katılımcı ve 30 50 bin profesyonel ziyaretçi ağırladı Yerel lezzetlerin 34 yaygınlaşmasında franchIsIng Yiğitoğlu müşterilerinin 36 ihtiyaçlarını tam karşılıyor E-Plus kaliteli hizmetiyle firmaların vazgeçilmezi


38 Sürdürülebilir gelecek 40 için B Planı hazır ÇAĞIN HASTALIĞI; 42 PATRONKOLİZM İşçi Sağlığı ve Güvenliği 44 Uygulamaları Yaşanan

Nilco Endüstriyel’den otel restoranlarıNA hijyen çözümleri

Problemler İTO’da anlatıldı

47 ISSA yetkilileri TESHİAD 48 üyeleriyle buluştu Belirsiz dönemlerin 50 baş aktörleri; liderler Sealed Air Dünya Saati 53 Kampanyasına Destek “ÇOKLU YALNIZLIKLAR” 54 Bu eğitimi almayana 55 para cezası var! “Girişimciler piyasaya 56 aldanmadan sabırlı olmayı bilmeli” İşverenler yeni iş güvenliği 58 yasasına mesafeli TESHİAD ve GHYSD üyeleri bİR ARAYA GELDİ

60 Korozo, Bu Yıl da İhracatın 61 Yıldızı Oldu! RSA İstanbul’daki ilk 62 güvenlik zirvesini düzenledi Vialand AVM’ye 64 tecrübeli yönetici Buyaka’nın yeni AVM müdürü 65 Leyla Özdemir oldu Hijyen Akademisi 2009’dan 66 beri sektörün hizmetinde Tepe Servis Yönetim’in Mesleki 69 Eğitimleri konusunda çözüm BAHAR TEMİZLİĞİNİZİ DOĞAYA ZARAR VERMEDEN YAPIN

ortağı; Hijyen Akademisi

71 Geri dönüşüme 72 katkı sağla, yuva yap ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA 76 İŞ SÖZLEŞMELERİ ÜYELERİMİZ 78

Üsküdar’da “Bahar Temizliği Kampanyası” ...

MART 2014

09


AYIN KONUĞU

E-Plus kaliteli hizmetiyle firmaların vazgeçilmezi Türkiye genelinde 7 bölgede faaliyet gösteren E-Plus Yönetim ve Güvenlik Hizmetleri, uzman ve dinamik kadrosuyla kaliteden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermiyor.

Ü

lke çapında 7 bölgede faaliyet gösteren E-Plus Yönetim ve Güvenlik Hizmetleri şirketinin kurucu müdürü Emin Yıldız, kendileri için en önemli konunun hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti olduğunu kaydetti. Yıldız, “Bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin kalitesi TSE ve İSO standartları belgeleriyle belgelenmiş durumdadır. Bu belgelerin dışında bizim çevre sağlığı ve en son çıkan İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu çerçevesinde tüm belgelere sahibiz” dedi. Yıldız, “Bizim bünyemizde 1000’in üzerinde temizlik ve güvenlik mesleğinde yetişmiş ve kalifiye bir eleman portföyümüz var. Biz eğitime ve kalifikasyona son derece önem veren bir firmayız. Çünkü gönderdiğimiz eleman firmamızı temsil ediyor ve orada karşılaşılan her hangi bir sorun direk bizim adımıza geçmiş oluyor. O yüzden portföyümüzdeki çalışanlarımıza düzenli eğitimler vererek her zaman üst düzey bir hizmet sunmak için çalışmalarımız sürdürüyoruz”. Sunduğumuz hizmetlerde en uygun maliyeti en efektif çalışma ile Türkiye genelindeki hizmetlerimizle müşterilerimize her zaman yakın ve omuz omuza çalışmaktayız. “2014 yılından sonra sektör gelişecek” Bizim sektörümüz ülkemizde son 3-5 yıldır oturmaya başladı diyen Yıldız, “2014 yılından sonra bizim verdiğimiz hizmetler ve sektörümüz daha da oturmuş olacak. Bu oturumdan kastım, Resmi kurumlarla ilgili 4734 Sayılı Kanun çerçevesinde bir takım kriterler getirildi. Bir şirketin mali yapısının güçlü olması, bir şirketin iş bitirmelerini olması, banka mevduatının istenilen düzeyde olması gerekecek. Bu gereksinimleri sağlayamayan firmalar sıkıntı yaşayacaklardır. Özel sektör de bir takım kriterler istiyor. Bu durumda firmaların sizi tercih etmesi içinde bazı noktalarda çıtayı yükseltmeniz bekliyorlar. Bu açıdan baktığımızda, önümüzdeki dönemde kaliteli hizmet veren firmalar her zaman ön planda olacaklar” “Kalite olarak gelişmiş ülkelerden öndeyiz” Türkiye’deki hizmet sektörünü gelişmiş ülkelerle

10

MART 2014

kıyaslarsak, birkaç sene önce onlar bizden öndeydiler diyen Yıldız, “Makine ve ekipman konusunda gelişmiş ülkelerdeki firmalar birkaç yıl önce bizden daha avantajlıydılar. Ancak iş gücü konusunda çalışanlar çok fazla çalışkan değiller. O yüzden bazı noktalardan sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Bu döneme geldiğimiz zaman artık bizde de onlardaki gibi hatta bazı noktalardan onlardan daha iyi ekipmanlara sahibiz. Bir de buna bizdeki iş gücünün kalitesi ve çalışkanlığı eklenince rahatça diyebiliriz ki, biz onlardan öndeyiz”. Yurt dışına hizmet verecek duruma geldik. Özelikle orta doğu ülkelerine hizmet veren firmalarımız mevcut bunun daha da artacağını düşünüyorum dedi. Sektörde bir takım sıkıntılar var diyen Emin Yıldız, “Biz mal alıp satmıyoruz. Biz hizmet verdiğimiz için personelin performansı burada ön plana çıkıyor. Bizim sektörde en çok zorlandığımız konulardan biri personelin yeterli oranda çalıştığı zamanın karşılığını alamamasıdır. Sektördeki rekabet koşulları bunu zorunlu hale getiriyor. Personel yıpranıyor ama yasalar çerçevesinde baktığımız zaman bu yıpranmanın karşılığını tam olarak alamıyor. Bu yeni yapılan düzenlemeyle umarım bu eksiklikte giderilmiş olacak” eksik ya da kayıt dışı personel kullanımı gibi sorunlar sektörün ileri adım atmasından ziyade sektördeki var olan sorunları daha da çoğaltacaktır. “Hizmet kalitesi ve maliyetlerini düşürebilmek için tüm yeniliklere açık olmalıyız” Emin Yıldız; Yoğun rekabet ortamının sürdüğü, işletmelerin farklılaştırma çabalarının dahi zaman geçmeden rakipler tarafından da uygulandığı sektörümüzde piyasasında, en ufak farklı bir çabanın bile işletmeye katkısı oldukça önemlidir. Bu noktada işletmelerin, diğer işletmelerden farklılaşmak için tedarik konusunda, projelerde ihtiyaç duyulan deterjan, kağıt ve diğer sarf malzemelerin tüketiminin doğru planlanamaması sonucu ihtiyacın üstünde stok satın alınması ve depolanması için fazladan harcanan para ve fazladan işgal edilen alanları çok az kar verdiği


E-Plus Yönetim ve Güvenlik Hizmetleri şirketinin kurucu müdürü Emin Yıldız, “Sektörün sorunlarını doğru analiz ederek, sağlıklı bir tedarik oluşturmak zorunluluğunu görmezden gelemeyiz; daha kaliteli hizmet sunmak için tüm iş süreçlerinin fayda ve maliyetlerini çok iyi analiz etmek, bu süreçlerin maliyetlerini düşürebilmek için tüm yeniliklere açık olması gerekmektedir” dedi. hizmetten gider olarak görmesi gerekir. Sektörün sorunlarını doğru analiz ederek, sağlıklı bir tedarik oluşturmak zorunluluğunu görmezden gelemeyiz; daha kaliteli hizmet sunmak için tüm iş süreçlerinin fayda ve maliyetlerini çok iyi analiz etmek, bu süreçlerin maliyetlerini düşürebilmek için tüm yeniliklere açık olması gerekmektedir. Temizlik firması; müşterisine sunduğu asıl ürünü olan temizlik ve hijyen konusunda gerekli personel, bilgi ve ekipmanların bir araya gelmesiyle kendi hizmetini üretir, dedi. “Bizi arayıp kaç eleman istediklerini söylesinler” Verdikleri hizmetle firmalara sundukları faydalardan bahseden Yıldız, “Biz firmalara bu hizmetleri verirken, firmaların bu işler için harcayacağı zamanın kendilerine kalmaları sağlıyoruz. Gönderdiğimiz kalifiye elemanlarla onların işlerini yaparken, onları bu çalışanların kendilerine yüklediği iş yükünden ve herhangi bir kaza sonucu oluşacak tazminattan uzak tutmuş oluyoruz. Çalışanların sosyal güvenceleri bizde olduğu için de her türlü sorunlarıyla direk biz ilgileniyoruz. Yani firmanın tek yapması gereken şey, bizi arayıp kaç tane eleman istediğini söylemek. Gerisi biz onlar için yapıyoruz. Onlarda, bizde, çalışan da kazanıyor.” Türkiye ekonomisine ve istihdam artışına katma değer üretmeye devam edeceğiz, şeklinde konuştu. E-Plus ‘un güvenlik ve yönetim hizmetleri markası olan 2 A’nın, 2010 yılında kurulduğu belirten Yıldız, “2 A Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yasal olarak alınması gerekli tüm belgeler alındı. Ayrıca ISO 9001 Kalite Sistemleri Belgesi de mevcut” dedi.

E-PLUS’IN SUNDUĞU HİZMETLER Güvenlik Hizmetleri: Fabrika ve Üretim Tesisleri, Eğitim Kurumları, Site ve Yaşam Alanları Güvenliği, Otel Güvenliği, Alış Veriş Merkezi, Perakende Mağazalar Güvenliği Akaryakıt Sektörü, Özel Organizasyon ve Fuar güvenliği. Temizlik Hizmetleri: Hastane ve Sağlık, Fabrika ve Endüstriyel, Alışveriş Merkezleri, Site ve Residence, Depo ve Lojistik Tesisler, Mağazalara temizlik hizmetleri. Personel bordrolama: E-Plus, müşterilerinin kendi bünyelerinde bulundurdukları ilgili birime iş yükü getiren, ancak şirkete katma değer yaratmayan bir uygulama olan bordro hazırlanması konusundaki tüm süreçleri yürütmekte ve müşterilerinin kendi işlerine odaklanma fırsatı sağlamaktadır. Peyzaj Hizmetleri: E-Plus‘ın Tesis Yönetimi Hizmetleri kapsamında vermiş olduğu hizmetlerden bir diğeri de Peyzaj Hizmetleri’dir. E-plus deneyimli peyzaj mimarları ve teknik uygulama kadrosuyla tüm işlemleri gerçekleştirmekte ve uygulama sonrası periyodik bakım programlarımızla da peyzaj alanlarının uzun yıllar yatırımlarınızı koruyarak ömrünü uzatıyoruz. Teknik Hizmetleri: E-Plus, ortak tesis ve altyapı sistemlerinin kullanıldıkları zaman dilimi içerisinde işletilmesi, bakım ve onarım çalışmalarını gerçekleştirmektedir. Verilen Hizmetleri: Teknik işletme, Koruyucu bakım, Acil müdahale ve onarım, Enerji yönetimi, Mobil teknik hizmet birimleri, Teknik taşeron yönetimi, Bilgisayar destekli bakım yönetim sistemi, Teknik satın almaları yapmakta. MART 2014

11


KAPAK

TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR 1960’lı yıllarda temizlik sektörü ilk gelişmeye başladığı dönemde şirketler bu üç ürünle yetiniyordu. Bugünse temizlik şirketleri binlerce dolarlık makineler, dev yatırımlar ve yüz binlerce kişinin istihdam edildiği entegre şirketlere dönüştü. Bir Arap sabunu, bir kova ve bir bez… Tabii bu alanda yatırımcı olmak bu kadar basit değil. Fakat yine de işe başlamak için yeteri kadar cesaret verecek bir konsepti var temizlik sektörünün. 1960’lı yıllarda temizlik sektörü ilk gelişmeye başladığı dönemde şirketler bu üç ürünle yetiniyordu. Bugünse temizlik şirketleri binlerce dolarlık makineler, dev yatırımlar ve yüz binlerce kişinin istihdam edildiği entegre şirketlere dönüştü. Sektördeki yeni trend ise entegre hizmetler. Özellikle akıllı binaların artmasıyla rezidans ve devasa konut projelerinin, yüzme havuzundan, çevre düzenlemesine, evcil hayvan bakımından, güvenlik ihtiyacına kadar çok geniş bir yelpazede hizmete ihtiyaç duyması şirketlerin de yeni alanlara atılmasını sağlıyor. Diğer taraftan daha küçük çaplı hizmet vermek isteyenler için de fırsatlar var. Kadınların çalışma hayatına atılmasıyla artık evlerde de temizlik hizmetleri12

MART 2014

nin dışarıdan alınmasına neden oluyor. Dönem dönem kuş gribi, domuz gribi gibi bazı salgın hastalıkların gündeme gelmesi de sektörü büyüten etkenler arasında. Pazarın büyüklüğünün 250 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Yabancıların oldukça etkin olduğu bir diğer sektör, temizlik maddeleri. Pazarın ilk 10 firmasını Unilever, P&G, Reckitt Benckiser, Henkel, Colgate, FHP, 3M, Johnson Wax, Hayat Kimya ve Hes oluşturuyor. Bunların yabancı olan ilk 4’ünün toplam pazar payı yüzde 70. SEKTÖRÜ CAZİP KILAN NEDENLER r Rezidans ve devasa konut projelerinin çoğalmasıyla sektördeki temizlik şirketlerine ihtiyaç artıyor. r Kadınların iş hayatına daha fazla atılmaya başlamasıyla evlerde de temizlik işleri için profesyonel şirketler tercih ediliyor.


r Temizlik sektörü genel temizlikten kuru temizlemeye kadar geniş bir alanı kapsıyor. r Türkiye’de pazarın büyüme potansiyeli yabancı firmaların da ilgisini çekiyor. Bu firmalar pazarı bilen bayilerle çalışmak istiyor. YATIRIM YOLU Temizlik sektöründe irili ufaklı pek çok şirket var. Bunlar genelde bayilik yoluyla büyümeyi tercih ediyor. Sektörde yatırım miktarı markaya ve mağazanın büyüklüğüne göre 50 bin dolardan başlayıp 100 bin dolara kadar çıkıyor. Kar marjı ise yüzde 70’e kadar çıkıyor. Yatırımın geri dönüşü bir yıla kadar çıkıyor. Buda yabancı yatırımcı için cazip Pazar haline geliyor Sektör genelinde birçok satın alma ve birleşme var. GÜVENLİK Temizlik ve güvenlik sektörleri bir birinden ayrı dernek çatıları altında olsalar da sektördeki birçok firma hizmet verdikleri işletmelere temizlik ve güvenlik hizmetini beraber vermekte. Güvenlik bazında Şehirleşmenin artması, inşaat ve gayrimenkul sektörlerindeki patlama güvenlik sektörünü hızla büyüyor. Bundan sekiz yıl önce 5188 sayılı ‘Özel Güvenlik Hizmetleri’ne dair kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte yasal bir zemine kavuşan özel güvenlik sektörü, o günden sonra hızlı bir büyüme sürecine girdi. Özellikle inşaat sektöründeki patlamaya paralel olarak sektör, geçtiğimiz yıl 7

milyar TL’lik büyüklüğe ulaştı. Bunun 1 milyar TL’si elektronik teknoloji güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Önümüzdeki birkaç yılda pazarın 10 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Özel Güvenlik Şirketleri Birliği’ne göre Türkiye, Avrupa’nın en büyük özel güvenlik sistemine sahip ülkesi. Bu yıl yüzde 10 büyüyen sektör beklenen pazarın çift haneli büyüme performansını 2014’te de sürdürmesi bekleniyor. SEKTÖRÜ CAZİP KILAN NEDENLER r Türkiye’de penetrasyon oranları hala çok düşük. Ev kullanımında yüzde 0.8 ve KOBİ’lerde ise yüzde 4.8 seviyelerinde seyrediyor. r AVM’ler, rezidans ve konut projelerinin hızla artması güvenlik sektörünün büyümesinde en önemli etken durumunda. r Evlere yönelik güvenlik hizmetinin büyümesinin bir başka nedeni ise özellikle gençlerin tek başlarına yaşamaya başlaması. r Evde bakıcı ile yalnız kalan çocuk ve yaşlıların sayısındaki artış da elektronik güvenlik pazarını hızla büyütüyor. YATIRIM YOLU Pazarda irili ufaklı bin 500 civarında şirket olsa da, sektörü domine eden şirket sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini söyleyebiliriz. Bu şirketler de zaten bayilikle büyümesini sürdürüyor.

MART 2014

13


KAPAK

Henkel’in 2013 performansına, Türk Henkel’den büyük katkı T

ürk Henkel Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Alemdar, Henkel’in dünya genelinde ve Türkiye özelinde gösterdiği başarılı performansa değinerek önemli bilgiler verdi. Alemdar “Henkel 2013 yılında %3,5 organik büyüme elde etti ve toplam satışları 16 milyar 400 milyon Euro’ya yükseldi. Yükselen pazarlarda organik büyüme ise %8,3 şeklinde gerçekleşti. Türk Henkel, elde ettiği çift haneli büyüme ile bu büyümeye en fazla katkıyı sağlayan ülkelerden biri oldu. 2013 yılında 400 milyon Euro’nun üzerinde satış geliri elde eden Türk Henkel’in üç iş birimi de bu başarıya katkıda bulundu. Güçlü ürün inovasyonları da başarı açısından önemli bir faktör olarak öne çıktı. Türk Henkel’in 2013 yılında elde ettiği gelirin yaklaşık dörtte biri, son üç yıl içinde piyasa-

ya sunulan ürünlerden oluştu.” dedi. Türkiye, büyük pazar potansiyeli ile Henkel’in stratejisinde önemli bir rol oynuyor Henkel’in Türkiye’yi değerli bir pazar olarak gördüğünü, şirketin Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya devam edeceğini ifade eden Hasan Alemdar, “Bugüne kadar yapılan yatırımlar, bu pazarın potansiyeline olan inancımızı gösteriyor.” şeklinde konuştu. Henkel, tüm faaliyet ve kararlarında, 2016 yılı için belirlenen global stratejisine göre hareket ediyor. Henkel’in stratejisi ise “sadeleştirilmiş operasyonlar ve motive bir ekip ile global bir şirket olarak rekabette üstün bir performans sergilemek” olarak belirlenmiş bulunuyor. Bu strateji uygulandığında Henkel, 2016 yılı için belirlediği 10 milyar Euro’su yükselen pazarlarda olmak üzere toplamda 20 milyar Euro satış ve hisse başına gelirlerde %10 yıllık büyüme oranı gibi iddialı global mali hedeflere ulaşmayı hedefliyor. Hasan Alemdar, Türkiye’nin bu hedeflere ulaşmakta önemli bir rol oynadığını da vurguladı. Henkel’in en büyük ikinci Çamaşır ve Ev Bakım fabrikası Türkiye’de Hasan Alemdar, Henkel’in globalleşme faaliyetleri kapsamında son yıllarda Türkiye’de yaptığı yatırımları açıkladı. Alemdar, daha önce Avrupa’dan getirilen Persil Jel’in 2014 başından itibaren Türkiye’de üretilmeye başlandığını dile getirirken Henkel’in Ankara’da bulunan çamaşır ve ev bakım fabrikasının tüm dünyada kuruluşun genel merkezi olan Düsseldorf’tan sonra dünyanın en büyük ikinci çamaşır ve ev bakım fabrikası olduğunu vurguladı. Persil Jel’in üretimi için fabrikaya yeni bir üretim hattı eklendiğini söyleyen Hasan Alemdar, “Henkel’in sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunabilmek için Ankara’daki fabrikada sürdürülebilirlik konusunda da yatırımlar yapılıyor. Örneğin; 2014 yılı başında “Tower Heat Recovery” projesi hayata geçti. Bu proje ile toz deterjan üretiminde kullanılan sıcak havayı geri dönüşümlü hale getirerek, üretimde kullanıyoruz. Böylece kullanılan enerji miktarı da düşüyor. Bu sistem ile toz deterjan üretimindeki kurutma prosesinde yaklaşık %10’a yakın doğalgaz tasarrufu sağlanıyor. Bu rakam tüm deterjan fabrikası için ise yaklaşık %4,5’lik enerji tasarrufu anlamına geliyor.” dedi.

14

MART 2014


KAPAK

ISS Türkiye’den çalışanlarına muhteşem Gala Dünyanın lider Tesis Yönetim Hizmetleri şirketlerinden biri olan ISS Türkiye, 8 Mart Cumartesi günü Bomonti Hilton’da gerçekleştirdiği görkemli gala gecesi ile 2013 yılının başarılı çalışanlarını ödüllendirdi. Sunuculuğunu Bay J’nin üstlendiği görkemli gecede ISS Türkiye çalışanları, Kenan Doğulu şarkılarıyla ile tüm yılın yorgunluğunu attı.

K

openhag’da 1901 yılında kurulduğundan bu yana dünyanın dev lider Tesis Yönetim Hizmetleri şirketinden biri haline gelen ISS, 2006 yılında Türkiye pazarına girerek sektörde fark yarattı. Çalışan memnuniyetini en süt seviyede tutan ve bunun için çabalayan ISS Türkiye, 8 Mart 2014 Cumartesi günü Bomonti Hilton’da gerçekleştirdiği gala gecesinde 2013 yılının başarılı isimlerini ve çalışmalarını ödüllendirdi. Bay J’nin sunuculuğunu üstlendiği gece oldukça keyifli dakikalara sahne oldu. Açılış konuşmasını yapmak üzere Bay J’nin sahneye davet ettiği ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, ISS Türkiye personelinin başarısını övgü dolu sözlerle taçlandırdı. Sahadaki elemanlardan en tepeye kadar herkesin emeği ve özverili çalışması sayesinde başa-

rılı bir yılı geride bıraktıklarını dile getiren ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib; “Şirketlerdeki tüm departmanlar, yani operasyonun yanında, satış muhasebe IK personel satın alma IT finans ve kalite yaptığımız işin bir ayrılmazı olup, bu departmanların da desteği olmadan herhangi bir başarıyı yakalamamız söz konusu olamaz” sözleriyle ISS Türkiye’nin bir bütün olarak bu zamana kadar sergilediği başarılara dikkat çekti. ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib’in açılış konuşmasının ardından başlayan ödül töreni ise heyecanlı ve eğlenceli dakikalara sahne oldu. Entegre Tesis Yönetimi Hizmetlerinden catering’e güvenlikten CMC Çağrı Merkezi hizmetlerine kadar ekipler ve çalışmaları ‘Elmas’, ‘Zümrüt’ ve ‘Yakut’ olmak üzere üç kategoride ödüllendirildiler. MART 2014

15


KAPAK

Şirket evliliklerinde 2013 OLDUKÇA durgun geçti Türkiye’deki satın alma ve birleşmelerdeki dokuz ayı değerlendiren Deloitte Türkiye’nin sonuçlarına göre, değeri açıklanan işlemler 11 milyar dolara ulaşırken, işlem sayısında belirgin bir azalma yaşandı.

T

ürkiye’de profesyonel hizmetler alanında 27’nci yılını dolduran Deloitte Türkiye, birleşme ve satın almalar alanında mevcut durumu değerlendirdi. Deloitte Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri Mehmet Sami’nin yaptığı değerlendirme, 2013’ün ilk 9 ayında gelinen durumu, son 5 yılın işlem hacimlerini ve bu yıllara ilişkin trendleri ortaya koyuyor.

Global’de 2013’ün ilk 9 ayında 1,7 trilyon dolarlık birleşme ve satın alma 2007 yılında yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık işlem değeri ile zirve yapan birleşme ve satın almalar küresel finans krizinin etkisiyle büyük bir düşüş trendine girerek, 2009 yılında son 10 yılın en düşük seviyesi olan 1,2 trilyon do16

MART 2014

lar seviyesine geriledi. 2013 yılının ilk 9 ayındaki toplam işlem değeri ise, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2 artış göstererek 1,7 trilyon dolara ulaştı. Bu dönemde, telekomünikasyon, enerji, gayrimenkul, finansal hizmetler ve üretim işlem yapılan ilk beş sektör oldu. Toplam işlem değeri sıralamasında ise önceki yıllarda olduğu gibi ABD, Avrupa ve AsyaPasifik öne çıktı. Türkiye’de ilk dokuz ayda işlemlerin toplamı 11 milyar dolar Türkiye’de her yıl ortalama 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemleri, 2012 yılını 22 milyar dolar işlem değeri ile kapadı.


Hem hacim hem de değer olarak son beş yılın rekorunu elinde tutan 2012 yılında, özellikle büyük çaplı özelleştirmelerin toplam işlem değerini, ciddi oranda yükselttiği görüldü. 2013 yılının ilk dokuz ayında ise, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre işlem sayısında belirgin bir azalma gözlemlendi. 2012 yılının ilk dokuz ayında 198 işlem gerçekleştirilirken; 2013’ün aynı döneminde yalnızca 121 işlem gerçekleştirilerek toplamda açıklanan 11 milyar dolarlık işlem seviyesine ulaşıldı. Türk şirketlerine en büyük ilgiyi ABD’li yatırımcılar gösterdi 2007-2012 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemde yatırımcı profili eşit bir dağılım gösterdi. Bu dağılımda yerli yatırıcımlar 554, yabancı yatırımcılar ise 563 birleşme ve satın alma işlemine imza attı. Ancak, her ne kadar işlem adedi birbirine çok yakın olsa da, yabancı yatırımcıların değer açışından Türk yatırımcılara üstünlük sağladığı görüldü. Üstünlüğü sağlayan bu yabancı yatırımcılar arasında ise Türk şirketlerine en çok ilgi gösterenler sırasıyla ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda merkezli oldu. 2013 birleşme ve satın almalarda adetsel olarak zayıf bir yıl oldu Her yıl ortalama 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen finansal yatırımcı işlemleri; 2008 yılında 4,9 milyar dolar ile en yüksek seviyesine (Migros’un BC Partners, Turkven Private Equity ve DeA Capital konsorsiyumu tarafından 3,1 milyar dolar karşılığında satın alınmasının etkisiyle) erişti. Finansal yatırımcı ilgisinin son üç yılda istikrarlı bir artış göstermesine rağmen, 2013 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen düşük aktivite, 2013 yılının gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin adetsel anlamda zayıf bir yıl olacağını gösteriyor. Daha çok satın alma ve birleşmeler ile beslenen uluslararası doğrudan yatırımlar ise, küresel krizin de etkisiyle ani bir düşüş göstermekle beraber, henüz 2008 öncesi seviyelerine ulaşamadı.

Önümüzdeki dönemde Asya- Pasifik ülkelerinin Türkiye’ye ilgisi artacak 2013 yılının ilk 8 ayında – küresel ekonomideki belirsizlikler ve yakın coğrafyadaki olumsuz gelişmelerin etkisiyle – Türkiye’ye yalnızca 7,5 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti. Gelecek dönemde ise yabancı yatırımcıların Türkiye’yi yakından izlemeye devam edeceği, ancak gerek jeopolitik, gerek global ekonomik konjonktürden ötürü ilgilerinin yıldan yıla değişim gösterebilecek. Global sermayenin el değiştirmeye başlamasıyla Asya-Pasifik ülkelerinden Türk şirketlerine olan ilgilinin de önümüzdeki dönemde yoğunlaşması bekleniyor.

Her yıl ortalama 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen finansal yatırımcı işlemleri; 2008 yılında 4,9 milyar dolar ile en yüksek seviyesine (Migros’un BC Partners, Turkven Private Equity ve DeA Capital konsorsiyumu tarafından 3,1 milyar dolar karşılığında satın alınmasının etkisiyle) erişti. Finansal yatırımcı ilgisinin son üç yılda istikrarlı bir artış göstermesine rağmen, 2013 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen düşük aktivite, 2013 yılının gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin adetsel anlamda zayıf bir yıl olacağını gösteriyor.

MART 2014

17


KAPAK

Karcher 79 yıldır kaliteli hizmet sunuyor Dünya üzerinde 190’ı aşkın ülkede 40 bin satış noktasından kullanıcılara hizmet sağlayan, 10 binin üzerinde çalışanıyla 79 yıldır tüm dünyada hem profesyonel kullanıcılara hem de ev kullanıcılarına yenilikçi temizlik çözümleri sunan Karcher Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yalçın ve Bayi kanalı Türkiye Satış Müdürü Metin Ağar KARCHER Türkiye’nin sektördeki faaliyetlerini değerlendirdi. 18

MART 2014


beri hem bireysel hem de profesyonel kullanıcılara en hızlı şekilde ulaşıp, profesyonel kanalda gerek duyulması halinde ücretsiz keşif ve demo çalışmaları yaparak, ihtiyaç duyulan en doğru ürünü tercih etmelerine yardımcı oluyoruz. Bu anlamda müşteri odaklı yaklaşım bizim temel ilkemiz ve yarattığımız farkındalık da bu sektöre en büyük katkımız diyebiliriz. Tüm bilgi birikimimizi, uzmanlığımızı ve teknolojimizi müşterimizin ihtiyaçlarına doğru çözüm bulmak üzere kullanıyoruz.

KARCHER‘ın sektördeki faaliyetlerinden ve sektördeki Pazar payından bahseder misiniz? Mehmet Yalçın: KARCHER, 1935’den beri temizlik makine, ekipman ve aksesuarlarının yanı sıra temizlik kimyasal ve deterjanları üretmekte olan, dünya üzerinde 190’ı aşkın ülkede 40.000 satış noktasıyla kullanıcılara hizmet sağlayan bir sanayi devidir. Kärcher temizlik makineleri sektöründeki üretim/satış liderliğini; KARCHER Türkiye olarak Türkiye’de de devam ettirmekteyiz. Dünya çapında çalışan 400’e yakın AR-GE personeli, sahadan topladıkları bilgiler doğrultusunda sektörün ihtiyacına yön veren yeni ve yaratıcı ürünleri her sene piyasaya sunmaktadır. Özellikle Avrupa ve Amerika pazarında %85‘e varan marka bilinirliği, her yıl hedeflerin başarıyla gerçekleşmesi olarak satışlara yansımaktadır. 2013 yılı sonu itibariyle dünya çapında 2 milyar Euro ciroyu geçmiş bulunuyor. Uluslararası firma olarak diğer ülkelerde verdiğiniz hizmet ile Türkiye arasındaki farklılıklar nelerdir? Uluslararası firma olmanın en güzel yanı, dünya çapında aynı standartların uygulanması ve bunun Kärcher müşterilerine aynı anda yansıtılmasıdır. Bugün tüm dünyada, sayısı 400’ü geçen ve 14’ü de Türkiye’de bulunan, ürün teşhir, satış, servis ve danışmanlık anlamında müşterilere her türlü hizmetin sağlandığı Kärcher Center konsepti, bu devamlılığın bir göstergesidir. Kärcher müşterisi; bugün Almanya, İtalya, Kanada veya Güney Afrika’da bir Kärcher Center’a girdiğinde aldığı hizmetin aynısını Türkiye’de de almaktadır. Ürün gamı olarak baktığımızda da Kärcher, konfigürasyon uygulanabilir ürün konsepti sayesinde her ülkenin doğa şartlarından, müşterinin üründen beklentisine kadar bir çok konuyu dikkate alarak, ülkeye ve sektöre özel ürünler geliştirilebilmektedir. Bu da Kärcher’in müşteri memnuniyetine verdiği önemi göstermektedir.

2014 hedef ve beklentileriniz nelerdir? ( varsa yeni proje çalışmalarınız nelerdir? ) Kärcher Türkiye olarak, her yıl min. %30 oranında gerçekleştirdiğimiz büyüme istikrarımızı, bu yıl da devam ettirmeyi hedefliyoruz. Bugünkü ürün gamımıza bakıldığında inşaat, konaklama, endüstri, otomotiv, perakende, tarım, ofis, taşımacılık, restoran, kamu, sağlık, profesyonel temizlik ve tesis yönetimi gibi birçok hedef grubuna hitap eden makinelerimiz var ve sektör bazlı çalışmalarımız devam etmektedir. Önümüzdeki dönem gerek sektörünüz açısından gerekse hizmet vermekte olduğunuz sektörler açısından ne gibi farklılıklar ön görüyorsunuz? Manuel temizlik devri artık yerini makinelerle pratik temizliğe bırakıyor. Bu anlamda fark yaratan ve müşterilerine satış ve satış sonrasında bunu sunabilen firmalar önümüzdeki 10 yıllık dönemde ayakta kalacak. KARCHER bu anlamda 2020 müşteri odaklı hizmet stratejisini ön görmüş ve çalışmalarını 2010 yılında başlatmıştır. Hizmet verdiğimiz sektörler de aynı şekilde gelecek dönemlerde kendilerini yenilemek ve yeni sistemlerle temizlik yapmak durumunda olacaklar. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de aktif olarak uygulanmaya başlanması planlanan Karcher Filo Takip Sistemimiz sayesinde firmalar, makineleri nerede, kaç saat çalışmış, bakım zamanı ne zaman, arızalı mı, arıza ana firmaya ya da servise bildirildi mi gibi durumlarla uğraşmadan bunları bir tek bir programla takip edebilecek. Bu ve bunun gibi yeni projelerle her zaman olduğu gibi Karcher, sektöre yön vermeye devam ederek fark yaratacaktır.

Türkiye’de sektöre katkılarınızdan bahseder misiniz? Metin Ağar : Kärcher Türkiye olarak, 1999 yılından MART 2014

19


KAPAK

Brad Sauer 3M Türkiye’nin iş ortakları ile buluştu 3M Endüstriyel Ürünler Grubu’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Brad Sauer, Grand Tarabya Oteli’nde düzenlenen yemek davetinde 3M Türkiye’nin iş ortakları ile bir araya geldi.

1

10 yıldır müşterilerinden ilham alarak geliştirdiği çözümleri ile dünyanın en inovatif şirketleri arasında yer alan 3M’i temsil eden Sauer, iş ortaklarının gereksinimlerine yönelik, onları daha ileriye taşıyacak inovatif 3M çözümlerini kendileri ile paylaştı ve yeni çözümlerin geliştirilmesi için fikir alışverişinde bulundu. Dünyada yüzyılı aşkın süredir yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri dâhiyane ürünlere dönüştüren 3M, 1987’den bu yana Türkiye’de hizmet veriyor. İnovatif çözümleriyle hayatı iyileştiren pek çok ilke imza atan 3M Türkiye’nin iş ortakları ile buluşmak üzere 3M Endüstriyel Ürünlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Brad Sauer İstanbul’u ziyaret etti.

Şirketin toplam cirosunun üçte birini temsil eden Endüstriyel Ürünler Grubu, dünyanın en inovatif 3 şirketi arasında bulunan 3M’in inovasyonunda bir güç merkezi konumunda. 10 milyar dolar eşiğini aşan ilk iş grubu olan Endüstriyel Ürünler Grubu, aynı zamanda, şirketin kuruluş temelinden geliyor. Binlerce yenilikçi ürün ile, inşaattan gemi yapımına kadar geniş bir yelpaze üzerindeki imalatçıların neredeyse tümüne hizmet sağlıyor ve çözümler sunuyor. Brad Sauer ve 3M Endüstriyel Ürünler Grubu’nun diğer üst düzey yetkilileri, 3M’in küresel vizyonunu ve müşterileri daha ileriye taşıyacak inovatif 3M çözümlerini paylaşmak amacıy20

MART 2014

la gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Grand Tarabya Oteli’nde gerçekleştirilen yemek davetinde 3M Türkiye’nin iş ortakları ile buluştu. Brad Sauer “Değerli iş ortaklarımızla var olan ve uzun yıllara dayanan işbirliğimiz sayesinde kendimizi geliştiriyor, inovasyonlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Müşteriden ilham alan inovasyon 3M’in DNA’sını oluşturuyor. Kurulduğu ilk günden bu yana 3M, müşterilerinin bazen farkında bile olmadıkları sorunlarına yönelik çözümler ve yeni ürünler geliştiriyor. Çoğu zaman en başarılı yeni ürünler karşılanmamış ve hatta kimi zaman dile getirilmeyen müşteri veya tüketici gereksinimlerinden doğuyor. 3M, müşterilerin en çok sıkıntı çektiği noktaları anlayıp bölgesel, ulusal ve küresel ölçekte kurduğu güçlü ilişkilerle rakiplerinin önüne geçiyor. 3M’in dünyanın dört bir yanında, sadece müşterilerle inovasyon süreçlerini yürütmeye adanmış 30’u aşkın İnovasyon/Müşteri Teknik Merkezi bulunuyor. Bilim insanları ve araştırmacılarımız davranışları gözlemliyor, ihtiyaçları belirliyor ve düşüncelerini laboratuvara taşıyor; yeni inovasyonların yolunu açan fikirleri sofistike teknolojiler ile bir araya getiriyor.” şeklinde konuştu. Sauer, “Geçtiğimiz 10 yılda gösterilen güçlü ekonomik büyüme, genç ve kalifiye işgücü, uzun dönemli yatırımlar ve Ar-Ge planları, Türkiye’yi 3M açısından stratejik öneme sahip bir ülke yapıyor. Yüzyılı aşkın süredir küresel ölçekte faaliyet gösteren bir kuruluş olarak, buradaki yatırımımız gelişmekte olan pazarlara yatırım yapma stratejimizin bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz gelir açısından Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyük ikinci ülkesi. Ayrıca geçtiğimiz sene basınla da paylaştığımız üzere, Türkiye’de büyük bir yatırıma imza atıyoruz. 3M içerisinde Super Hub olarak adlandırılan büyük üretim tesislerinden bir tanesinin temelleri Çorlu’da atıldı. Super Hub üretim tesisleri Amerika dışında sadece 10 adet var ve Türkiye inşaatı devam eden tesis, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesini kapsayan geniş bir coğrafyadaki üçüncü Super Hub tesisi olacak.” sözleriyle Türkiye’nin küresel ölçekte 3M için öncelikli ülkelerden biri olduğunun altını çizdi.


MART 2014

21


KAPAK

TEMİZLİĞİN AR-GE’Sİ

22

MART 2014


Umut Delikanlı

www.ekipmanmarket.com

Elbette 21. Yüzyılın da AR-GE faaliyetleri açısından insanoğlunun en bereketli dönemi olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Şirket gelirlerinden ayrılan pay her geçen sene artıyor, bu da gösteriyor ki, bu konudaki bilinç ve beklentiler de artıyor.

A

raştırma-Geliştirme (AR-GE) faaliyetleri, sürdürülebilir şirket yaklaşımının temel saç ayaklarından birisi. Verimlilik, çevre dostu üretim, inovasyon hepsi AR-GE’nin sonuçları değil mi? Elbette 21. Yüzyılın da AR-GE faaliyetleri açısından insanoğlunun en bereketli dönemi olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Şirket gelirlerinden ayrılan pay her geçen sene artıyor, bu da gösteriyor ki, bu konudaki bilinç ve beklentiler de artıyor. ABD’de %4,5, AB’de ve Japonya’da %4 gibi bir pay here sene AR-GE faaliyetlerine ayrılıyor. Hükümet bütçelerinden şirketlere aktarılan ARGE teşvikleri de cabası tabi. Zaten gelişmiş ülkelerde, şirketlerin bu konuda ciddi yönlendirme ve destekler aldığı çok konuşulan bir gerçek. Türkiye’de ise, bu oran ortalamaya vurursak %1’in epey altında. Demek ki katma değeri yüksek ürünlere yönelmek ve bunun için de teknoloji geliştirmek ve verimlilik artışı sağlayan geliştirici çalışmalar yapmak ve böylece de yenilikçi ürünler piyasaya sürerek pazar daralmalarını aşmak gerekiyor.

Temizlik Sektörü AR-GE Faaliyetlerinin Neresinde? Peki temizlik sektöründe AR-GE açısından durum nedir? Biliyoruz ki AR-GE bütçeleri daha çok ilaç, otomotiv, bilişim, haberleşme ve enerji gibi daha popüler ve kısa vadede daha karlı alanlarda yoğunlaşıyor. Temizlik sektöründeki şirketlerde bu oran %1 bile değil. Neden temizlik konusunda dişe dokunur bir araştırma ve geliştirme faaliyeti yapılmıyor? Deterjan şirketlerinin ev hanımlarına yönelik bazı çalışmalarını saymazsak, hayatımızda bu kadar geniş yeri olan temizlik, neden mühendisler ve akademisyenler tarafından ihmal ediliyor? Avrupa’da 4 milyon, Türkiye’de 1 milyon çalışanın istihdam edildiği endüstriyel ve profesyonel temizlik faaliyetleri önemsiz mi ki, geliştirmeye değer bir yan bulamıyor ve bütçe ayırmaktan kaçınıyoruz? Profesyonel temizlik faaliyetlerini (1)temizlik çalışanları, (2)temizlik kimyasalları ve (3)temizlik makine, ekipman ve diğer sarf malzemeleri diye üç temel bileşene ayırırsak, sizce bu üç alandan hangisinde nasıl bir araştırma ve geliştirme faaliyeti yürütülebilir? Temizlik Sektörü Daha Fazla AR-GE’yi Hakediyor Ekipman ve deterjan konusunda aklımıza bazı ye-

nilikler şeyler geliyor elbet. Her ne kadar hayatımızı Twitter ya da iPhone kadar değiştirme kudretinde olmasa da, temizleme etkisi arttırılmış yeni kimyasal bileşenler ya da emiş gücü yükseltilmiş, ergonomisi geliştirilmiş temizlik makineleri sektörde verimliliği arttırıyor, işleri kolaylaştırıyor, bu konudaki ekonomik hacmi büyütüyor. Bu gelişmeleri inkar edemeyiz, son 20 yılda temizlik üzerine bazı yenilikleri saymak mümkün. Ancak yine de, toplam gelirlerin %1’inin AR-GE faaliyetlerine ayrıldığını düşünürsek, genel ortalamanın altında kaldığını görüyoruz. Her ne kadar Avrupa ve ABD’de endüstriyel temizlik konusundaki AR-GE faaliyetlerini destekleyen kurum ve kuruluşlar bulunsa da, hayatımızdaki yeri ve sektörün büyüklüğü ile karşılaştırıldığında temizlik sektöründe AR-GE’ye ayrılan payın çok mütevazi kaldığını görebiliriz. Üstelik bu destekleme fonları da daha çok mikrobiyoloji, nano-kimya, hijyen gibi sonuçları bir çok sektörü etkileyebilecek çalışmalara ayrılıyor. Peki, temizlik çalışanlarına yönelik AR-GE çalışmaları ne düzeyde kalıyor? Sıfıra yakın diyebiliriz. Yani insana yatırım neredeyse hiç yok. Eğitim, verimlilik, organizasyonel gelişim gibi konular ise tamamen ihmal edilmiş ve gündem dışı kalmış halde. Oysa ki milyonlarca temizlik çalışanı, daha fazla yatırımı hakketmiyor mu? Tecrübe ettiğimiz durum, ne yazık ki, bizce olması gerekenin tam tersi. Sektörde maliyeti düşürmek için düşük vasıflı çalışan tercih ediliyor. Aynı şekilde maliyeti yükselmesin diye, çalışana yatırım yapılmıyor, çalışanlar gelişmiyor, verimliliği ve nitelikleri yükselmiyor. Kendimize sormamız lazım, neden bir vakum makinesini geliştirmeye yönelik AR-GE bütçesinin %1’i bile çalışanlara ayrılmıyor? MART 2014

23


KAPAK

Ecolab üst üste 8. Kez dünyanın en etik şirketleri listesinde yer aldI Su, hijyen ve enerji teknolojileri ve servislerinde dünya lideri Ecolab, kurumsal etik ve yönetimde en iyi uygulamaları teşvik eden bağımsız araştırma şirketi Ethisphere Enstitüsü tarafından Dünyanın En Etik Şirketlerinden biri seçildi.

E

colab arka arkaya 8. kez etik liderlik ve kurumsal davranış üzerine çıtayı yükseltmeye devam eden kuruluşlara verilen bu ödül ile onurlandırıldı. Dünyanın En Etik Şirketi ödülü Ecolab’ın uyumluluk, etik, kurumsal sorumluluk, sürdürülebilirlik ve yönetim alanlarındaki liderliğini onaylamaktadır. Ecolab bu ödülü ilk veriliş tarihi olan 2007’den beri her yıl almaktadır. “Ecolab olarak tüm dünyadaki bir milyondan fazla müşterimizin işlerinde karşılaştıkları zorlukları çözmesine yardım ediyor, bunu yaparken de yüksek etik standarlarımıza bağlı kalıyoruz.” diyen Ecolab CEO’su Douglas M. Baker sözlerine “Bu sorumluluğumuz 45.000 çalışanımızdan yenilikçi çözümlerimize ve müşterilerimizle çalışma şeklimize kadar uzanır. İşimizde doğruluğa olan bağlılığımız şirket performansımızı ve dünyayı daha temiz, daha güvenli ve daha sağlıklı bir yer haline getirme amacımızı yönlendirir.” diyerek devam etti. Ethisphere Enstitüsü CEO’su Timothy Erblich ise

24

MART 2014

konuyla ilgili “Dünyanın En Etik Şirketleri topluluğu müşterilerin, çalışanların, yatırımcıların ve denetleyici kurumların güvene çok önem verdiklerine ve etik ile iyi yönetimin bu güveni kazanmada kilit faktörler olduğuna inanır. Ecolab önde gelen iş uygulamaları ile çalışmayı prensip edinmiş seçkin bir topluluğun üyesidir. Ecolab’taki herkesi bu olağanüstü başarı için kutluyoruz” dedi. Ethisphere Enstitüsü değerlendirme sürecinde Ethics Quotient™ adını verdiği bir aracı kullanmaktadır. Ethics Quotient™ uzun yıllar süren bir çalışma sonucu geliştirilmiş ve bir firmanın performansını objektif, tutarlı ve standart bir şekilde değerlendiren bir araçtır. Toplanan veriler belli temel yetkinliklerle ilgili kriterler hakkında kapsamlı bilgi vermektedir. Ethics Quotient sistemi ve metodolojisi Ethisphere Enstitüsünün uzmanlardan oluşan ağından ve Dünyanın En Etik Şirketleri Danışma Panelinden aldığı uzman destek ve tavsiyelerle oluşturulmuş, test edilmiş ve tashih edilmiştir. Bu metodda beş ana kategoride puan verilmiştir: Etik ve uyumluluk programı (% 25), İtibar, liderlik ve yenilikçilik (% 20), Yönetim (% 10), Kurumsal yurttaşlık ve sosyal sorumluluk (% 25) ve Etik kültürü (% 20)


“kurumsal hijyen” Marin Grubu Temizlik Deterjanlar›

Endüstriyel Temizlik Deterjanlar› Endüstriyel Temizlik Makine Ve Ekipmanlar›

Endüstriyel G›da Hijyen Ürünleri

Endüstriyel Temizlik Ekipman Aksesuar ve Yedekleri

al ide da n i ç i run ller onfo e t O lik k siz e s s YEN‹‹

S 20 Öko Power

Endüstriyel Temizlik Ka¤›tlar›

Otomatik Dozajlama ve Köpük Sistemleri Teknik Servis & E¤itim

Endüstriyel temizlik ve hijyenin tüm detaylar›nda… Saruhan ‹ç ve D›fl Tic. A.fi. ‹stanbul (212) 698 07 77 (Pbx)

MART 2014

www.nilco.com.tr

25 fi‹RKETLER GRUBU


HAVUZ HİJYENİ

“Dünya ülkeleri arasında parmakla gösterilen bir turizm potansiyeline sahibiz” Dünya çapında büyük önem arz eden hijyen konusunda, küresel liderliği üstlenen Sealed Air Türkiye Kanal Yönetimi İş Geliştirme Müdürü Fatih Pullu, Havuz sektöründe su hijyeni bilinci ve Teshiad ve Promak işbirliği ile yürütülen Havuz Operatörlerine yönelik çalışması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

1

975 İstanbul doğumlu, Yükseköğrenimini Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde tamamlayan Fatih Pullu, 1997 yılında başlayan profesyonel iş hayatı, 2000 yılı itibariyle Diversey firmasına katılmasıyla ile devam etti. Diversey firmasında şu anki ismi ile Sealed Air’de 14 yıldır çalışıyor. Kanal Yönetimi Departmanı İş Geliştirme Müdürü pozisyonundaki görevlerinin yanı sıra havuz ve endüstriyel su şartlandırma kimyasallarının bulunduğu markaları

DIVERGARD’ın Türkiye operasyonundan da sorumlu. Fatih Pullu: firmamızdan bahsedecek olursam; Dünya çapında büyük önem arz eden hijyen konusunda, küresel liderliği üstlenen Sealed Air, daha iyi hissettiren, tat veren ve daha iyi işleyen bir dünya yaratmak amacıyla hizmet verdiği sektörleri yeniden hayal ediyor ve tasarlıyor. Gıda Güvenliği ve Koruma, Koruyucu Ambalajlama ve Diversey gibi oldukça tanınmış markalarıyla dünya standardında çözümler geliştirerek “daha iyi bir yaşam tarzı” yaratıyor. Bu kapsamda Sealed Air’in iş birimi Diversey ise ev dışı tüketim alanında profesyonel temizlik ve hijyen sistemleri konusunda; mutfak hijyeni, çamaşır hijyeni, kişisel hijyen, yer bakımı ürünleri, makine ve sistemleri, kağıt ürünleri üzerine etkin, yenilikçi ve ekonomik çözümler sunuyor. Bunun yanında ilaçlama ve dozaj sistemi, temizlik gereçleri, buklet, havuz suyu şartlandırma ve su ıslahı, çevre danışmanlığı ve gıda güvenliği üzerine de profesyonel hijyen çözümleri sağlıyor. Sealed Air’in iş birimi Diversey, Türkiye’de profesyonel hijyen çözümlerini, Suma ile mutfak hijyeni, Clax ile çamaşır hijyeni, Good Sense ile koku kontrolü, TASKI ile bina bakımı ürün ve pazar lideri endüstriyel zemin temizlik makineleri, SoftCare ile kişisel hijyen, Solare, Manana ve Belleza ile kağıt ürün gruplarında sunuyor. Sizce ülkemizde havuz suyu hijyeninin önemi biliniyor mu? Ülkemizdeki havuz sayısı ve dolayısıyla toplam havuz suyu hacmi her geçen gün artıyor. Türk turizminden yola çıkacak olursak, dünya ülkeleri arasında parmakla gösterilen bir turizm potansiyeline

26

MART 2014


sahibiz. Bu da turizm sektörünü besleyen tüm sektörlerin bu durumdan faydalanmasını sağlıyor ki; turizm sektörüne yapılan yatırımların çeşitlenmesi ile tesislerin sayısında da ciddi bir artış yaşandı. İnşaat sektöründeki gelişmeler ışığı ile yapılan toplu konutlar, siteler ve sosyal yaşam alanlarının artışına paralel olarak birçok yeni havuz inşa ediliyor. Biz Sealed Air’in iş birimi Diversey olarak Türkiye’de oteller, siteler alışveriş merkezleri, spor kompleksleri, askeri sosyal tesisleri başta olmak üzere birçok işletmenin havuz suyunun hijyen sorumluluğunu üstleniyor ve Türkiye’de hijyen standartlarının çıtasını yükseltiyoruz. Sektörün kalbinde olup, yapılan işi yakından takip ettiğinizde görüyorsunuz ki bundan 5 yıl öncesine dek havuz suyu hijyenini önemli bulmayan işletmeler bilinçleniyor ve Sağlık Bakanlığı’nın genelgelerinde belirtilen havuz suyu standartlarına uyarak hijyen standartlarını en üst seviyede tutuyorlar. Havuz sektöründe su hijyeni bilinci nasıl yükseltilebilir? Son 5 yıla kadar havuz suyunun şartlandırılmasının gerekliliği ve şartlandırma koşulları hakkında çok az sayıda kişi bilgi sahibiydi. Fakat toplumun hijyen bilinci seviyesindeki artış ve Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda yayınladığı genelgeler farkındalığı artırdı. Aslında bu konuda en kilit nokta uygulayıcıların doğru ve yeterli seviyede bilgiler ışığı ile eğitilerek görevlerini yapmalarını sağlayabilmek. Sağlık Bakanlığı’nın 6 Mart 2011 tarihli 27866 sayılı genelgesinde havuz suyu operatörünün tanımı yapıldı. Havuz operatörü yüzme havuzlarında kullanılan suyu kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik yönden kullanıma hazırlayan ve bu konuda eğitim almış kişi olarak belirtildi. İnsan vücudu ile direk temasta olan havuz suyunun doğru şartlandırılması, insanların havuz kaynaklı hastalıklara yakalanmasını engeller. Bu sorumluluk seviyesine sahip mesleği icra edecek arkadaşlarımızın görev tanımlarının doğru belirlenmesi ve mesleki yeterlilik seviyesine ulaştıracak eğitimlerin profesyonel kişilerce verilmesinin sağlanması gerekiyor. Havuz operatörünün yetkinlik ve sorumluluklarının belirlenmesi konusunda nasıl bir yol izlenmelidir? Bu konuda bilgi ve birikime sahip kuruluşlara ve bireylere büyük sorumluluk düşüyor. Havuz opera-

törlüğü eğitimi veren merkezler olan Halk Eğitim Müdürlükleri ve Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) bu konuda gönüllü destek verecek uzman eğitimcilere ihtiyacı var. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen meslek yetkinliklerinin gelişen sürece ve ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde geliştirilmesi de kaçınılmaz. Teshiad ve Promak işbirliği ile yürütülen Havuz Operatörlerine yönelik çalışma hakkındaki görüşleriniz nedir? Öncelikle sosyal sorumluluk anlayışıyla bu çalışmanın başlamasını sebep olan Promak’a ve sektöre olan katkılarından dolayı Teshiad’a teşekkür etmek istiyorum. Sektöre değer katan bu çalışma içinde Sealed Air’in iş birimi Diversey’i temsil etmekten firmam ve kendi adıma büyük gurur duyduğumu belirtmek isterim. Alanya Ticaret Odası’nda ilki gerçekleştirilen iki günlük çalıştay sonrasında yetkinlikleri yüksek bir havuz operatörünün görevleri, firmaların ve uygulayıcıların katılımıyla belirlendi. Sosyal sorumluluk kapsamında yapılan bu çalışmaların sektörün gelişimini de katkı sağlayacağını düşünüyorum. 2013 yılını değerlendirmenizi ve 2014 yılı hedeflerinizi anlatır mısınız? 2013 yılı Sealed Air’in iş birimi Diversey için başarılı geçen bir sene oldu ve ilgili sektörlerimizdeki iş ortaklarımıza sunmak istediğimiz hizmet kalitesini sağlamış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2014 yılında da birçok yeni çalışmaya imza atacağız. Bu kapsamda; ürün ve hizmetlerimizi geliştirerek liderliğimizi korumak, sosyal sorumluluk projeleri içerisinde yer alarak sektörel gelişime destek vermek ve sürdürülebilir projelerle yaşadığımız dünyayı da korumayı hedefliyoruz. MART 2014

27


TESİAD BİLGİ ODASI

28

MART 2014


DOĞUŞ TEMİZLİK MAKİNA & KİMYA LTD. İkitelli OSB Eski Turgut Özal Cad. No: 29/2 Başakşehir İst. Tel.: +90 212 444 0 764 info@dogustemizlik.com.tr MART 2014 29 SATIŞ I SERVİS I YEDEK PARÇA I 2.EL MAKİNA I MAKİNA KİRALAMA www.dogustemizlik.com.tr www.hako.com.tr


FUAR

EDT Expo 2014 Fuarı,300 katılımcı ve 50 bin profesyonel ziyaretçi ağırladı Ev Dışı Tüketim Sektörü’ne(EDT) yönelik olarak ilki geçen yıl düzenlenen Ev Dışı Tüketim – Gıda Ürünleri, Sarf Malzemeleri, Ekipmanları Üreticileri & Tedarikçileri Fuarı EDT Expo’nun ikincisi, 27-30 Mart 2014 tarihleri arasında CNR Expo Yeşilköy’de gerçekleştirildi. 45 bin m2 alanda gerçekleşen EDT Expo 2014 Fuarı, bu yıl, 300 katılımcı ve 50 bin profesyonel ziyaretçi ağırladı.

E

DT sektörüne bambaşka bir bakış açısı getirmek ve sektör bilincini artırmak amacıyla sektörün güçlü oyuncularını çatısı altında toplayan Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) ile CNR Holding kuruluşu Sine Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen EDT Expo 2014 Fuarı’na, İstanbul İhracatçılar Birliği de (İİB) destek verdi. Fuar, sektör profesyonellerinin kıyasıya yarışacağı yarışmalar, sektöre ışık tutan paneller, katılımcıların stantlarında gerçekleşecek sürpriz aktiviteler ile oldukça hareketli geçti. Sektöre hitap eden farklı etkinlik ve yarışmalar ile renklenecek olan fuarda Gökmen Sözen Organizasyon Hizmetleri tarafından 3 yarışma gerçekleştirildi. Öztiryakiler Endüstriyel Mutfak sponsorluğunda ger-

30

MART 2014

çekleştirilen Osmanlı Mutfağı Yarışması’nın beşincisinin yanı sıra pastacılığa gönül verenlere özel Gastrobosphorus Pastacılık, Çikolata ve Unlu Mamuller Yarışması’nda Türkiye’nin en seçkin 10 otel, restoran ve pastanenin mutfak ekipleri, 10 kurumsal takım halinde yarıştık. Fuar kapsamında 29 Mart’ta düzenlenen Osmanlı Mutfağı Yarışması’nda Türkiye’nin en seçkin otel ve restoran şefleri, tarihi yemeklere yeni yorumlar katarak birbirinden değişik lezzetlere imza atacaklar. Türkiye’den gurmeler ve yemek tarihçilerinin yer alacağı 8 kişilik jürinin başkanlığını, Türk mutfağının duayeni Vedat Başaran yapacak. Gastrobosphorus Patisserie Yarışması’nda, pasta,


çikolata ve unlu mamuller kategorilerinde canlı performanslar sergilendi. Pasta kategorisinde şeflerin özel tasarım pastaları, başkanlığını pastacıların duayeni Niyazi Çapraz’ın yaptığı, Türkiye’den seçkin isimlerin yer alacağı 13 kişiden oluşacak jüri tarafından değerlendirilecek. Ayrıca çikolata alanında display kategorisinde “Dünya Barışı” temalı çikolata heykel ve “Anadolu’da unutulmaya yüz tutmuş tatlar” pralin dolgusu hazırlandı. Yarışmaya Intercontinental İstanbul Hotel, Renaissance İstanbul Bosphorus, JW Ankara Marriott, Hilton Bursa, Elite World Hotels, Sheraton Maslak, CVK Park Bosphorus, Hacıbozanoğulları, Mado ve Pasta Sanatı; Osmanlı Mutfağı Yarışması’na ise Hilton İstanbul, Conrad Hotel İstanbul, The Marmara Taksim, Pera Palace Hotel, Hidiv Kasrı, Matbah Restaurant, JW Ankara Marriott, Sheraton Ankara,

Holiday Inn İstanbul City, Intercontinental İstanbul katıldı. Unilever Food Solutions sponsorluğunda 27 Mart’ta gerçekleştirilen, black box konseptli üçüncü yarışma ise “Zamanın Ustaları” adını taşıyor. Şefler, Unilever Food Solutions’ın ‘Zaman Kazandıran Malzemeleri’ ile zamana karşı lezzet yarışı verdi. 10 yarışmacı, 7 jüri ve 10 moderatör şefin ve 10 hostes veya öğrencinin yer aldığı yarışmada bireysel olarak yarışan 10 kişi, yanında 2 asistan getirebiliyor. Toplamda 3 course olan ve her course’dan 4’er tabak (başlangıç, ana Yemek, tatlı) yapıldı. Ürünleri ile restoran, kafe, otel, pideci ve pizzacılara hizmet veren Sultan Et de, ev dışı tüketim grubu ürünlerini EDT EXPO Fuarı’ndaki 120 m²’lik standında sektör profesyonellerinin beğenisine dundu.

MART 2014

31


TESİAD BİLGİ ODASI

32

MART 2014


MART 2014

33


MAKALE

Yerel lezzetlerin yaygınlaşmasında franchIsIng

Recep Ali Aksoylu medya@acoor.net

G

Kafalarının karışmasına neden olan franchise sisteme dair paylaştığım detayı da yeri gelmişken kısaca aktarmakta yarar var. Franchising sisteminde alt girişimcinin (franchisee) kendine uygun konsepti ararken dikkat etmesi gereken konuların başında ana firmanın (franchisor) esas işinin ne olduğu gelir. Eğer ana firmanın asıl işi o franchise konsepti değilse, yanı bir holding yapılanması içerisinde ki işlerden bir tanesi konumunda ise akıl parası vererek sistemlerine dahil olan franchisee lerin ilerde yalnız kalmaları, desteklenememeleri, dolayısıyla mağduriyetleri söz konusu olabilmektedir.

elişmiş ekonomilerde girişimci adayları, yeni bir iş kurmak için kendilerinden önce o konuda deneyim yaşamış ve başarılı işletmesini belirli bir konsept haline getirmiş marka – iş sahiplerinin şemsiyesi altına girerek yola çıkmak isterler. Çünkü iyi bilmedikleri bir konuda iş yapmaya kalkışacaklardır. Her yeni işin, yeni fikrin, her yeni dükkanın pazarda farklı nedenlerle benimsenmeme olasılığı daima vardır. Bu yüzden girişimci adayı denenmiş, örnek mağazaları ve standart işletim sistemi olan, tüketici nezdinde de talebi mevut bir ürün veya hizmet konseptini bir bütün olarak uygulamak ister. Burada temel amacı da, olabildiğince başarı garantisi ve riski azaltmaktır. Bunun bedeli olarak da şemsiyesi altına girecek oldukları ana marka – işletmeye ilk aşamada ve /veya sonrasında her ay düzenli olarak bir “akıl parası” ödenir. Bu sistemin bütününe, doğru uygulanmışına “FRANCHISING” veya “FRANCHISE” diyoruz. Şimdi, salt bir Franchising yazısı yazmak yerine son dönemlerde popülerleşen Karadeniz mutfağını, yaşadığım bir anekdottan hareketle ele alarak sistemi de pekiştirmek istiyorum. Öncelikle belirteyim gurme olmadığımdan yıllar önce PARA Dergisinde İş –İşletme başlığı altında farklı yeme – içme mekanlarını yazarken olduğu gibi daha çok işletmecilik açısından konuyu değerlendireceğim.

34

MART 2014

AKILLI GİRİŞİMCİ DENENMİŞ BİR İŞİ SATIN ALIR Bayındır Grubunda beraber yöneticilik yaptığım sevgili arkadaşım Selçuk Semizoğlu kuzeniyle beraber ziyaretime geldi. Selçuk’un kuzeni Rusya’da deri ve inşaat konusunda yatırımları olan müteşebbis bir Samsunlu hemşerimiz. Kriz nedeniyle işler kötüye gitmeye başlayınca, şirketinin hisselerini, daha da dibe vurmadan ortaklarına devredip Bodrum’un güzel bir beldesine yerleşmişler. Artık orada yaşamaya kararlı olduklarından eşi ile beraber yapabilecekleri bir iş arayışına girmişler. Piyasalardaki daralmanın etkisiyle gıda konusunu benimser ve bulundukları merkezde de Karadeniz Pidecisi eksikliğinin hissedildiğini fark ederler. Zaten iş fikirleri de genelde tatmin edilemeyen ihtiyaçlardan doğar ya. Burada da Karadenizli, Karadeniz pidesi yemek istiyor, bulamayınca kendisi işe soyunmak istiyor. İstemesine istiyor, hatta Karadeniz mutfağının temsil edileceği bir mekan açma kararı da alınıyor ama bu spesifik konuda ne kendisinin, ne de eşinin herhangi bir deneyimi yoktur. Ama franchising sistemini bildiklerinden bu durumu sorun olarak görmediler. Nasılsa uygun bir franchise konsepti buluruz diye düşünmüşler. Ama ziyaretime geldiklerinde onlara Sampi’den başka önerebileceğim bir franchise markası, pideci olmadığı için itiraf edeyim üzülmenin ötesinde mahcupta oldum. Üstelik Sampi’nin pidesi-


nin Rizeli Bekiroğlu’nun, Huzur’un veya Sürmenelinin pidesinin yanına yaklaşabilmesi de mümkün değilken. Çünkü onlar ve belki onlar gibi başarılı olan onlarca yerel lezzet dükkanımız sistemlerini standartlaştıramamış ve başka yatırımcıların istifadelerine konsept olarak sunamadıkları için ancak mevcut bulundukları mahallerde lezzetlerini tadabiliyoruz. Konuklarıma franchising sistemiyle ilgili bazı evrensel hususları da paylaşınca girişimi erteleyip Bodrum’a döndüler. Sezon öncesi tekrar gelecekler ama onlara geldiklerinde Karadeniz mutfağı ile ilgili tavsiye edebileceğim bildiğim hala bir franchisor – marka yok. FRANCHİSİNG DE ANA FİRMANIN YAKLAŞIMI ÖNEMLİ Kafalarının karışmasına neden olan franchise sisteme dair paylaştığım detayı da yeri gelmişken kısaca aktarmakta yarar var. Franchising sisteminde alt girişimcinin (franchisee) kendine uygun konsepti ararken dikkat etmesi gereken konuların başında ana firmanın (franchisor) esas işinin ne olduğu gelir. Eğer ana firmanın asıl işi o franchise konsepti değilse, yanı bir holding yapılanması içerisinde ki işlerden bir tanesi konumunda ise akıl parası vererek sistemlerine dahil olan franchisee lerin ilerde yalnız kalmaları, desteklenememeleri, dolayısıyla mağduriyetleri söz konusu olabilmektedir. Eğitimlerde ve danışanlara bu konuda verdiğimiz en temel örnek, Mc Donalds’in dünya genelinde tek işinin hamburger işletmelerinin olduğudur. KARADENİZİN LEZZET DURAKLARI İDRİS USTANIN TAŞ FIRINI GİBİ Gelelim başarılı örnekleri olmasına karşın zincirleşme konusunda gelişememiş Karadeniz mutfağına… En bilinenleri Muhlama, Dövme Karalahana Çorbası, Yaprak Dolma, Pide, Sütlaç, Laz Böreği ve ille de Kuru Fasulye. Aslında “Kuru fasulye – pilav” genel olarakda milli yemeğimiz. Hatta işyerlerinde pazartesilerin vaz geçilmezi. Ama Karadeniz mutfağının kuru fasulyesi farklı, İspir menşeli şeker fasulyeden yapılıyor. Lokum lezzetinde, hatta tabiri caizse helva gibi ağızda dağılanı. Tereyağının nefis kokusunu ve sapsarı rengini hissettiğiniz, sindire sindire kaşıkladığınız cinsi… Son yıllarda İstanbul’un nerdeyse tüm semtlerinde ”meşhur kuru fasulyeci“ adı altında açılan dükkanları görüyoruz. Eskiden sadece Hüsrev vardı ve Çayeli usulü İspir Kuru Fasulyesi onların sayesinde popüler olmuştu. Arnavutköy’de ki Pafuli yıllarca hamsi, hamsili ve diğer yöresel ürünlerle yıllarca İstanbullulara hizmet verdi. Ümraniye Tepe Üstü mevkiinde çok sayıda dükkan Karadeniz pide çeşitleri ile müşterilerini ağırlıyor. Son yılarda uğrak yerim olan

Libadiye de ki Lobya, Sahrai Cedit Atatürk Caddesindeki Muhtar’s, Kozyatağı’ndaki Sisore, Cerrahpaşa daki Fasuli, Bağdat Caddesinde Nostoni, Kartal’da, Yakacık’ta, Çayırbaşı’nda (Anzer Sofrası) ve diğer semtlerde de elbette güzel dükkanlar mevcut. Karadeniz mutfağı salt kuru fasulyeden oluşmadığı içinde; kuru fasulyeci müşterisine pide, muhlamada yapabiliyor. Tersine pidecide de diğer Karadeniz lezzetlerini bulabiliyorsunuz. Ama dedim ya bunların her biri bağımsız birer dükkan şeklinde ve standartları oluşturulamamış olduklarından farklı semt veya merkezlerde yeni girişimciler tarafından şube olarak açılabilmeleri, dolayısıyla zincir haline gelebilmeleri mümkün olamıyor. İstanbul’da uzun yıllar faaliyetlerini sürdürenlerin (deneyenleri dışarda tutuyorum) işletmelerini yeni girişimcilerin istifadesine sunmaya uygun tarzda standartlaştırmadıkları gibi Rize’deki kökleşmiş markalarımızda yerelde çok başarılı olmuş işletmelerinden Türkiye geneline yayılabilecek başarılı ve de yüksek kar elde edebilecekleri franchise konseptleri oluşturamadılar. YEREL LEZZETLER FRANCHİSİNGLE YAYGINLAŞABİLİR Bu nedenle başarılı örnek lezzet noktalar olsa bile bir Rize’nin, Doğu Karadeniz’in mutfak kültürünü İstanbul’da temsil edecek, yaşatacak ve de talebi karşılayacak kadar işletme olduğunu düşünemiyorum. Rize’de yediğimiz lezzet ve kalitede odun ateşinde pişirilmiş parça etli döneri, pideyi, fasulyeyi, pilavı, köfteyi, kuzu haşlamayı, süzme mercimeği, turşuyu, sütlacı, tel kadayıfı, tavaliyi, saç kavurmayı bir arada bulabileceğimiz büyük ve nezih mekanlardan vaz geçtim. Ama en başarılı olduğu birkaç yerel lezzeti baz alarak başarılı lokantacılığını alt girişimciler vasıtasıyla hemen her semtte bu lezzetleri özleyenlere sunabilmek pekala mümkün. Bu sayede marka – konsept çok daha fazla geniş kitleye hitap edebilip daha karlı hale gelirken hedef tüketicisi de daha önceden lezzetini, kıvamını, sağlıklılığını bildiği bir ürüne kolayca kavuşabilmiş olacak. Bunun da formülü her dükkanda aynı servis kalitesi, aynı çeşit ve lezzeti sağlayabilmek için öncesinde mevcut işletmeyi standartlaştırmak, eğitim yoluyla başka kişilerinde yürütebileceği bir konsept haline getirmekten geçiyor. Zor mu? Değil ama iki nedenle franchise kültürümüz pek gelişememiş durumda. Birincisi, küçük olsun sadece benim olsun, formülümü başkasıyla paylaşmayayım. İkincisi de mevcut güzel ve verimli işimizi standartlaştırıp bir işletme paketi haline getirip başka girişimcilerin istifadesine – işletmesine sunabilecek organizasyon kültürümüz yetersizliği. MART 2014

35


FUAR

Yiğitoğlu müşterilerinin ihtiyaçlarını tam karşılıyor Temizlik ve kimyevi maddeler sektörünün önemli firmalarından Yiğitoğlu, tam müşteri memnuniyeti ve yeni ürün çeşitleriyle bu yıl katılacağı etkilinler ve geniş ürün gamıyla sektörde adından söze ettireceğe benziyor.

1

956 yılında ticarete adım atan Yiğitoğlu ailesi, 1986’da “kimyevî madde” alanındaki faaliyetlerine başladı. Yiğitoğlu Kimyevi Maddeler Satış Müdürü Aykut Acar, firmanın faaliyetleri ve gelimi hakkında verdiği bilgilerde, “Profesyonel Temizlik Ürün ve Sistemleri ile Kimyasal Ürün Grupları”ndan oluşan iki temel kategoride sunduğu hizmet ve ürünler, Yiğitoğlu adını kalite ve güven ile beraber anılır hale getirdi. İstanbul’da bulunan Merkez’imizin yanı sıra servis kalitemizi arttırmak amacıyla, Çorlu, Antalya, İzmir, Mersin ve Bursa da bulunan Bölge Müdürlüklerimiz ve Şubelerimizle hizmet ağımızı genişletiyo-

36

MART 2014

ruz” dedi. Ürün ve hizmet kalitesini bir bütün olarak ele alıp, yakaladığımız yükseliş çizgisini ödün vermediğimiz değerlerden, istikrarlı ve tutarlı yapımızdan beslenerek yükseltiyoruz diyen Aykut Acar, “Kendi bünyemizde yaşattığımız üretken devamlılık, iş yaptığımız tüm kuruluşlarla ilişkilerimize de daima yansıdı. Müşteri ihtiyaçlarını gözeten, duyarlılıkla karşılayan, geniş ürün yelpazesiyle katma değerli çözüm sunan gelenekleşmiş hizmet anlayışı, kimliğimizi belirleyen önemli unsurlar arasında yer aldı. Sağladığımız eksiksiz müşteri memnuniyeti ise, gayretlerimize her aşamada ilham verdi” şeklinde konuştu. Acar, “Çalışanlarımızın refah ve mutluluğunu önceleyen yaklaşımımız, saygı ve dostluğun hakim olduğu insan ilişkileri, sadakatli yol arkadaşlıkları iç işleyişimizin esaslarını oluşturdu. Beraber yola çıktığımız arkadaşlarımızın yanı sıra, aramıza yeni katılan arkadaşlarımız da aynı uyuma eşlik ederek, enerjilerini büyüyen geleceğimize kattılar. Kurumsal kültürümüzden, köklerimizden, geleneğimizden hız alıyoruz. Günden güne genişleyen dinamik varlığımızla, projelerimizle, dinmeyen heyecanımızla, daha güçlü bir geleceği bugünden hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı. Aykut Acar, “Ev Dışı Tüketim alanında, kurum ve kuruluşların ihtiyacı olabilecek tüm temizlik – hijyen ürün ve sistemlerini ‘’ One Stop Shopping’’ (Tek Elden Tedarik) sistemi ile müşterilerimize en etkili ve ekonomik şekilde ulaştırıyoruz. Sağladığımız kaliteli hizmet sayesinde; müşterilerimize sadece malzeme tedariği değil aynı zamanda ürün alımından önce ve sonrasında da danışmanlık hizmeti vererek her zaman iş ortaklarımızın en büyük destekçisi olmaya çalışıyoruz. Sunmuş olduğumuz başlıca ürün ve hizmetlerimiz; Ecolab – Temizlik Ürün ve Sistemleri, Agron – Temizlik Kağıtları, Wetrok – Profesyonel Temizlik Makineleri, Vileda Professional, Eldy Professional – Çöp Torbaları ve Temizlik Sarf Malzemeleri,


Teknik Servis Hizmetleri olarak sıralayabiliriz” şeklinde konuştu. Müşterilerimizi, iş ortağımız olarak görüyoruz ve tüm iş ortaklarımıza temizlik ve hijyen operasyonlarını en rahat şekilde yürütebilmeleri için her anlamda destek veriyoruz diyen Acar, “Sunmuş olduğumuz etkili ürün ve kullanıcı eğitimleri sayesinde ürünlerin çok daha verimli kullanılmasına, bu sayede kullanıcı personelin güvenli ve etkili temizlik yapmasına katkıda bulunuyoruz. Ayrıca doğru ve etkili ürün kullanımı sayesinde müşterilerimiz çok ciddi oranda maliyet avantajı elde etmiş oluyorlar” dedi. Bu yıl için beklentilerinden söz eden Acar, “Yiğitoğlu ailesi olarak 2014 yılı için başlıca hedefimizin faaliyet gösterdiğimiz Ev Dışı Tüketim – Temizlik Ürün ve Sistemleri alanındaki lider konumumuzu devam ettirmek olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu yıl piyasaya sürmüş olduğumuz yenilikçi ve olduk-

ça rekabetçi ürünler sayesinde müşterilerimize çok çeşitli avantajlar sunarak, pazar payımızı daha da arttırmayı hedeflemekteyiz. Bu hedefimiz doğrultusunda müşterilerimiz ile ilişkilerimizi güçlendirmek, yeni ürün ve hizmetlerimizin avantajlarından haberdar etmek adına katılmış olduğumuz EDT Expo 2014 fuarında 4. Hall B-04 No’lu standımıza tüm iş ortaklarımızı bekleriz. Ayrıca; bu yılın ortalarında faaliyete geçireceğimiz ve şu anda yoğun bir şekilde inşası devam etmekte olan lojistik merkezi projemiz ile de sevkiyat hızımızı arttırmayı hedeflemekteyiz. Yiğitoğlu olarak bu yeni yatırımımızla müşterilerimize çok daha kaliteli ve etkili lojistik hizmeti vermeyi amaçlamaktayız. Ülke büyüme oranlarının çok üzerinde büyüme oranlarına sahip olan sektörümüzün 2014 yılında da yine yüksek oranda büyümesini devam ettireceğini öngörüyoruz. Bu dinamik sektöre ayak uydurabilmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. MART 2014

37


HİJYEN ÇÖZÜMLERİ

Nilco Endüstriyel’den otel restoranlarıNA hijyen çözümleri Faruk Aydın, “Nilco ’nun portföyünde yer alan profesyonel mutfak hijyen ürünleri ve dozaj ekipmanları otel mutfaklarında, kusursuz lezzetlerin, kusursuz hijyen ortamında hazırlanarak, otel müşterilerine sağlıkla sunulmasını sağlıyor” dedi.

E

ndüstriyel temizlik ürünleri, makine ve kağıt ürünleri ile ev dışı tüketim alanında müşterilerine yenilikçi çözümler sunan Nilco Endüstriyel, konaklama sektöründe otel restoranlarının kullanımına sunduğu ürün portföyü ile müşterilerinin işlerine değer katıyor. Otel müşterilerinin ev konforunda aradığı lezzetlerin hijyen ortamında hazırlanmasını ve sunulmasını sağlıyor. Nilco Endüstriyel Teknik Müşteri Hizmetleri ve Eğitim Müdürü Faruk Aydın, endüstriyel mutfaklardaki hijyen standartlarının yüksek olmasının gerektiğini belirterek, hizmet sunulan kitlenin büyüklüğünden ve tercih sebeplerinin başında lezzet ve hijyenin olduğunu söyledi. Aydın, “Evimizdeki mutfakta yaşanabilecek bir hijyen riskinden dolayı, ortaya çıkabilecek muhtemel bir olumsuzluk, sadece evde yaşayanları etkileyecektir ve aile içerisinde kısa süre içerisinde unutulacaktır. Oysa ki, benzer bir hijyen riskinin bir otel mutfağında yaşanması, tüm otel müşterilerini olumsuz etkileyecek ve tercih sebeplerini değiştirecek, otel imajının ve markasının zarar görmesi gibi telafisi çok zor durumlara sebep olacaktır” şeklinde konuştu.

38

MART 2014

Nilco Fix Elle Bulaşık Yıkama Deterjanı Her türlü su şartlarında ve sıcaklıkta mükemmel sonuç veren, farklı aktif maddelerden meydana gelen yüksek performanslı bir üründür. Nötr pH değerine göre formüle edilmiştir. Kolayca durulanır ve yüzeylerde leke ya da tabaka bırakmaz. Nilco Fixmatik Bulaşık Makinesi Deterjanı Kirli yüzeylere çok iyi nüfuz ederek her türlü yağ kalıntısını emülsiye eder. Çözünen kirlerin yüzeye tekrar yapışmasını önler. Su sertliğinden kaynaklanan zararlı etkileri yok eder,kireçlenmeye neden olmaz. Yıkanan malzemelerin sırlarına zarar vermez. Özel dozaj pompaları ile dozajlanır. Nilco Fixmatik SW Orta ve Az Sert Sularda Etkili Bulaşık Makinesi Deterjanı Kirli yüzeylere çok iyi nüfuz ederek her türlü yağ kalıntısını emülsiye eder. Çözünen kirlerin yüzeye tekrar yapışmasını önler. Su sertliğinden kaynakla-


nan zararlı etkileri yok eder,kireçlenmeye neden olmaz. Yıkanan malzemelerin sırlarına zarar vermez. Özel dozaj pompaları ile dozajlanır. Nilco Rinse Bulaşık Makinesi Parlatıcısı Formülasyonunda yağ ve kir çözücü aktif maddeler, organik çözücüler içerir.Deterjanın daha etkili çalışmasını sağlayarak yıkanan malzemelerde deterjan kalıntısı kalmasını önler,lekesiz, kuru ve parlak olmalarını sağlar. Nilco Rinse Orta ve Az Sert Sularda Etkili Bulaşık Makinesi Parlatıcısı Formülasyonunda yağ ve kir çözücü aktif maddeler, organik çözücüler içerir.Deterjanın daha etkili çalışmasını sağlayarak yıkanan malzemelerde deterjan kalıntısı kalmasını önler,lekesiz, kuru ve parlak olmalarını sağlar. Nilco Descaler Kireç Çözücü Bulaşık makineleri, çay-kahve makineleri ve diğer yüzeylerde oluşmuş kireç birikintilerini en iyi şekilde parçalayarak çözer ve parlatır. Nilco Caldeks Yüksek Performanslı Kireç Çözücü Bulaşık makineleri, çay-kahve makineleri ve diğer yüzeylerde oluşmuş kireç birikintilerini en iyi şekilde parçalayarak çözer ve parlatır. Nilco Grill Yanmış Yağ ve Fırın Temizleyici Yağ ve ısının karışmasıyla tencerelerin,tavaların dışında,fırınlarda ve ızgaralarda biriken yoğun kirler için üretilmiştir.Çizmeden tam ve gerçek temizlik sağlar. Nilco Predeep Sıvı Leke Giderici Ön Bastırma Ürünü Çok lekeli ve kirli kaplardaki çay, kahve,nişasta ve meyve gibi inatçı lekeleri mükemmel temizler. Nilco Presoak Bulaşık İçin Leke Çıkarıcı Toz Ön Daldırma Ürünü Formülasyonundaki beyazlatıcı ve oksijen bazlı ağartıcı sayesinde fincan ve tabaklarda oluşan

çay,kahve,meyve suyu ve nişasta kalıntılarını mükemmel temizler. Nilco Metallic Cleaner Metalik Leke Temizleyici Porselenlerde zamanla oluşan metal iz ve lekelerini mükemmel temizler. Nilco Sanitizer Hijyenik Yüzey Temizleyici Bakteri ve mantarları yok eder ve üremelerini önler. Gram negatif, gram pozitif bakteriler kadar küf, maya ve diğer fungi türlerine karşı çok etkilidir.Gıda ile temas eden yüzeylerde ve sağlık kuruluşlarında emniyetle kullanılır. Nilco Bistro Mutfak Yüzeyleri İçin Kir ve Yağ Çözücü Güçlü formülü ile gıda üretim merkezlerinde ve mutfaklarda gıdanın temas halinde olduğu, inatçı protein ve yağ bazlı kirlerin toplandığı her türlü yüzeyin temizliğinde etkilidir. Nilco Desoxy Norinse 635 PAA Bazlı Durulama Gerektirmeyen Sebze-Meyve Hijyen Ürünü Per Asetik Asit Bazlı dezenfeksiyon ürünüdür. Sebze ve meyve dezenfeksiyonunda kullanılır. Koku ve kalıntı bırakmaz, durulama gerektirmez. Düşük sıcaklıklarda etkilidir. Gram negatif, gram pozitif bakteriler kadar küf ve maya ile diğer fungi türlerine karşı çok etkilidir. Kullanım konsantrasyonunda paslanmaz çelik yüzeylerde kullanılabilir, diğer metallerde kontrollü kullanılmalıdır. Nilco Hand Wash Hijyenik Sıvı El Sabunu Sedefli ve bol köpüklü el temizleme sıvısıdır. içerdiği antibakteriyel maddeler sayesinde mükemmel hijyen sağlar.Cilt pH’ına göre formüle edilmiştir, cildi yumuşak tutar ve ellerde hoş bir koku bırakır. Nilco Alcoskin 710 Alkol Bazlı El Dezenfektanı Alkol Bazlı el dezenfektanıdır. Gram negatif, gram pozitif bakteriler kadar küf ve maya ile diğer fungi türlerine karşı çok etkilidir. Boya ve parfüm içermez. Uçucudur, koku bırakmaz.

MART 2014

39


SÜRDÜRÜLEBİLİR KALIKINMA

Sürdürülebilir gelecek için B Planı hazır Binyıl Kalkınma Hedefleri için şirketlere büyük görev düşüyor Birleşmiş Milletler, yoksulluğu azaltmak ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam kalitesini iyileştirmek için Binyıl Kalkınma Hedefleri’ni gündeme getirdiğinde şirketler, bu plan içinde yer almıyordu. Bugünse, şirketlerin sürdürülebilir geleceğe katkıları, geniş bir çerçevede bakıldığında büyük yer tutuyor.

A

ralarında Unilever’in de bulunduğu 14 lider şirket, kurum ve kuruluş, insanlar ve gezegenin geleceği için sürdürülebilir iş modelleri oluşturmak amacıyla B Team’de (B Takımı) buluştu. Sosyal, çevresel ve ekonomik fayda için bir itici güç olmak amacıyla Unilever’in de aralarında bulunduğu 14 şirket, kurum ve kuruluş tarafından kurulan B Team, şirketlere sürdürülebilir iş modelleri için bir ‘B Planı’ sunuyor. Değişen dünyayla birlikte şirketlerin başarılarının kârlılıktan çok daha fazlasına bağlı olduğu felsefesiyle hayata geçen B Team, sürdürülebilir gelecekten insan haklarına kadar farklı alanlarda lider şirketlerle çalışmalar gerçekleştiriyor. İnsan ve doğanın faydası için çalışan gönüllü bir kuruluş olan B Team, Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’ta gerçekleşen geleneksel zirvesinde, barış, ortak fırsatlar ve giderek artan karşılıklı dayanışma için umutların risk altında olabileceğine dikkat çekti. İnsanların bu problemleri fark etmesinin önemine de değinilen zirvede, şirketlerin girişim, yenilik ve teknolojik güçleriyle verdikleri desteğinin önemi vurgulandı.

Binyıl Kalkınma Hedefleri için şirketlere büyük görev düşüyor Birleşmiş Milletler, yoksulluğu azaltmak ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam kalitesini iyileştirmek için Binyıl Kalkınma Hedefleri’ni gündeme getirdiğinde şirketler, bu plan içinde yer almıyordu. Bugünse, şirketlerin sürdürülebilir geleceğe katkıları, geniş bir çerçevede bakıldığında büyük yer tutuyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki yabancı yatırım oranının %25’ten %60’a çıkması, bu bölgelerdeki milyonlarca insana iş imkanı yarattı ve aileleriyle birlikte çok daha fazla insanın ekonomik olarak kalkınmasına destek oldu; iki milyondan fazla insan temiz 40

MART 2014


suya ulaştı ve tüberküloz ve sıtma nedenleriyle ölüm önemli ölçüde azaldı.Ancak, daha sürdürülebilir bir dünya için Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri kapsamında yaptıkları çalışmalar dışında, şirketlere de büyük rol düşüyor. Unilever’in şimdi, işin büyümesini çevresel etkilerden ayıran yeni bir iş modeli var Dünyanın en büyük hızlı tüketim ürünleri şirketlerinden Unilever de sürdürülebilir gelecek için firmaların, klasik yöntemlerin dışında daha az kaynakla büyümenin yollarını aramak zorunda olduğunu savunuyor. Unilever’e göre, bunun çözüm yolu yeni bir iş modeli olarak, işin büyümesini çevresel etkilerden ayırmaktan geçiyor ve hükümetlerle birlikte çalışmak ve işbirliği büyük önem teşkil ediyor. Unilever CEO’su Paul Polman, “Tüm dünya olarak bugün artık çok daha zor sosyal ve çevresel problemlerle karşılaşıyoruz. Küresel ısınma, ekonomik krizler, küresel değişimler… Tüm bunlar gösteriyor ki, bir B Planı’na ihtiyacımız var. Unilever olarak, global değişime öncü olmak amacıyla 2010 yılında duyurduğumuz Sürdürülebilir Yaşam Planı çerçevesinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ancak ne biz ne de başka bir şirketin bu dönüşümü tek başına gerçekleştirmesi mümkün değil! Değişime teşvik etmek için sürdürülebilir odaklı kuruluşlarla birlikte çalışıyoruz, ancak sürdürülebilir iş modellerini daha da yaygınlaştırmak için daha fazla organizasyonla işbirliği yapmaya ihtiyacımız var. Bu nedenle B Team’i ve içindeki rolümüzü çok önemsiyoruz” şeklinde konuşuyor.

MART 2014

41


MAKALE

ÇAĞIN HASTALIĞI; PATRONKOLİZM Y

eliz Sarıçam çalışma hayatında sıkça karşılaşılan hastalıklarından biri olarak Patronkolizm’ den bahsedebiliriz. Peki çeşitli belirtilerle kendini gösteren ve tedavi edilmez ise çok vahim bir hal alan bu hastalığın sizin firmanızda bulunup bulunmadığını nasıl anlarsınız? Eğer firmanızda sabah yöneticisini görmeden güne başlayamayan, akşam rahat uyumak için yöneticisini görmeden çıkmayan mesai arkadaşlarımız bulunuyor ise çalıştığınız firmada patronkolizm varlığından söz edilebilir. Bu hastalığa yakalanmış arkadaşlarınız patron bağımlısı olarak yaşarlar. Her şeyleri yönetime odaklanmıştır. Özellikle sene başlarında bu hastalığın şiddeti artar ve dayanılmaz bir hal alır. Normal seyrinde bile tahammül edemediğiniz hastalığın şiddetini arttırmasından dolayı patronkolik, neredeyse yöneticinin kapısında nöbet tutar duruma gelir. Patronkoliklerin birçok özelliği vardır. Bu özelliklerden en önemlisi firma içerisinde iyi yapılmış her işin başında bulunmasıdır. Nedense hiç başarısız iş yapmamışlar, hiçbir hatanın sorumlusu olmamışlardır. Onlarsız hiçbir personel iyi iş çıkaramaz. Eğer iyi bir iş çıkarmış ise de mutlaka fikri kendisi vermiştir. Çünkü hiç kimse onun gibi analitik, çözüme yönelik düşünemez. Çoğu patronkolik iyi sondaj yapar. Firma içerisinde ne olmuş, ne bitmiş herkesten önce öğrenir. İleti-

42

MART 2014

Yeliz Sarıçam şim ağı çok güçlüdür. Bazı yöneticiler her türlü bilgiye sahip olan patronkolikleri sever ve destekler. Kendisinin eli kolu gibi görür. Firma içerisindeki gözü kulağı olduğunu düşünür. Patronkolik, onlarca çalışan olmasına rağmen diğer çalışanlar ile pek arkadaş olamaz. Destekçi yöneticiye göre onun anlaşamama nedeni patronkoliğin başarılı işler yapması, Patronkoliğe göre anlaşamama nedeni ise yöneticisinin onu sevmesi ve desteklemesidir. Ama ortada tek gerçek vardır. Aslında kendileri pek düşünemedikleri için başkalarının düşüncelerinden sık sık faydalanan patronkolikler emek hırsızlarıdır. Kendi mesailerini birlikte harcadıkları arkadaşlarının çalışmalarını, kendi çalışması gibi yöneticisine satan insanlardır. Bu tarz çalışanlarına prim veren yöneticiler ise kendilerinden emin olmayan, çalışanları ile iletişim kuramayan insanlardır. Bu yüzden patronkolliklere ihtiyaç duyarlar ve desteklerler. Bu illet hastalık firma içerisinde huzursuzluğa ve şiddetine bağlı olarak verim düşüklüğüne neden olabilir. Bu sebeple patronkolik hastalığına yakalanmış çalışanlara karşı yöneticilerin hassas davranması ve bu çalışanlarına desteği keserek her çalışanı ile doğru iletişim kurması hastalığın tedavisinde önemli rol oynayacaktır.


MART 2014

43


TESHİAD BİLGİ ODASI

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları Yaşanan Problemler İTO’da anlatıldı İTO ve Çalışma ve Sosyal Bakanlığının tarafından düzenlenen ve TESHİAD’ın desteklediği toplantı İstanbul Ticaret Odası (İTO) İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Toplantısı’nda, sektörün bu alanda yaşadığı sıkıntılar dile getirildi. Toplantıda; İşçi Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarında Yaşanan Problemler, Alt İşverenlerin Çalışanlarına Ait Kıdem Tazminatı ve Kamu İhale Kanunu Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği anlatıldı.

T

oplantının açılış konuşmasını yapan Abdulkadir Turan, yapılacak toplantılarda konu başlıklarında yer alan mevzuları hep beraber değerlendireceğiz. Burada önemli kamu ve özel sektör alanından yetkililerin bir araya gelerek ortak bir noktada görüşlerini paylaşarak yaşanan sıkıntıların çözümü konusunda işbirliği yapmaya yoluna gitmek

44

MART 2014

olacağını söyledi. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, sektörde yaşanan gelişmeleri değerlendirerek yapılması gereken iyileştirmeler ve atılması gereken adımlar konusunda açıklamalarda bulundu. Salman, “Sektörümüz istihdam sayısı ba-


kımından çok önemli bir noktada. Ülke genelinde yaklaşık 1 milyon 200 bin istihdamın olduğu bir sektör. Bu alana ilişkin yapılan ticaret kanunları hayati önem arz etmekte. Bu bakımdan bugün karşılaştığımız sorunların çözümü son derece önemlidir. Yaklaşık 10 yılı aşan bir zamandır bu sorunların çözümü konusunda İstanbul Ticaret Odası komitesi TESHİAD ve sektörümüzün bir çok sivil toplum kuruluşu adına başta kamuya olmak üzere bir çok girişimimiz oldu. Buna ilişkin bakanlığımızın ilgili dairesi bazı çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların taslak haline geldiğini görüyoruz. Ancak şu ana kadar çözüme yönelik ciddi bir ilerleme beklerken, bu konu yine yılsonuna kadı gibi gözüküyor” şeklinde konuştu. Kıdem tazminatı ve diğer çalışan hakları konusunda da açıklamalarda bulunan Salman, “Bu içtihattan kaynaklanan konudur. Bir kanunla, düzenlemek zorundayız. Biz şuan sözleşmemizi yaparken, kıdem haklarını iş kanununa göre görüyoruz. Ancak bunu gündeme getiremiyoruz. Sözleşmenin bitiminden sonra aksaklıklar karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla sektörümüzün geleceği açısından bu belirsizliğin çözümü önem arz ediyor. Bunun dışında bir diğer problemimiz ise işçi sağlığı ve güvenliği uygulamaları. 2014 yılı ocak ayında yasalaştı. Devlet kamu kurumlarında bu zorunluluğu kendisi açısından 2016 yılına erteledi. Ama alt taşeronlar bu sorumluluğu yerine getirmek zorunda kaldı. Ancak bu konuyla ilgili maliyetler devam ediyor. Bunun uygulamayla ilgili birçok problemi var. Bakanlığımız bu konuya ilişkin bir çö-

züm üretmesi gerekiyor” ifadesinde bulundu. Personele dayalı çalışıyoruz ama aslında yaptığımız bir hizmet işidir diyen Salman “Bu hizmetin yapılması personel çalıştırılmasını gerektirse de, bu hizmet bir şekilde bir organizasyon yeteneğini, teknoloji kullanımını ve yönetim becerisi gerektirir. Kamuda birçok iş güven başta olmak üzere, personelin alacağı asgari ücret katsayısı ve personel sayısı belirtilerek yapılıyor. Bu noktada firmalar uzman ekipler tarafından hazırlanan şartnamelere bağlı olarak çalışıyorlar. Bu ciddi bir açmaza sürüklüyor. Bir şirketin iç hizmet eğitimine bir bütçe ayırmasının bir anlamı kalmıyor. Bu noktada firmalarımızın bu rekabet şartlarında kurumsallaşması mümkün gözükmüyor. Şartnamelerde fiyat dışı unsurlarında puanlamaya tabi tutulması lazım. Her şeyin düşük fiyatla belirlendiği sektörel yarışta ne teknolojiye, ne yazılıma, ne eğitime, ne bütçe ayrılır ne de zaman. Bu böyle devam ederse devasa bütçeleri yöneten ama çok kırılgan olan bir sektöre dönüşürüz” şeklinde konuştu. Yurtdışında faaliyet gösteren sektör mensupları hakkında da konuşan Salman, “Bizim firmalarımız yurtdışında çok önemli işlere imza atıyorlar. Bunun yanında ülkemize dışardan gelen firmalar da var. Bizim dünyaya açılmamız için, hizmet sektöründe ihracatçı olabilmemiz, özellikle batılı firmalarla daha rekabetçi olabilmemiz için bu aşırı rekabetçiliği kırmamız gerekiyor. Kamunun yasal işçilik maliyetleriyle aldığı hizmetlerin ona daha pahalıya mal olduğunu görüyo-

MART 2014

45


TESHİAD BİLGİ ODASI

Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, “Daha önce sektörle ilgili başka toplantılara da katıldım. Biz sektörlerin temsilcileriyle her zaman bir araya gelmeye çalışıyoruz. Biz mevzuatlarımızı oluştururken sizin de desteklerinizle hayata geçebiliyoruz. Bu mevzuatları hazırlarken mümkün olduğunca sizin görüşlerinizi yansıtmaya çalışıyoruz. Ancak özellikle uygulamada karşılaştığımız bazı sorunlar var. Bu süreçte de bazı problemlerin olması gayet normal. El birliğiyle çözeceğiz bu sorunları” şeklinde konuştu.

ruz. Yani yüzlerce insan çalıştırıyor ama ödediği paranın hakkını alamıyor. Bu sektörün geleceğinde kamu düzenleyici bir rol alabilir. Şeffaflığı kontrol ilkesiyle rekabetçiliğin makul şartlarda olduğu, kurumsallaşmanın yarıştırıldığı bir sektör olarak gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çok önemli ilklere imza atacağımızdan eminim. Özellikle yabancılara karşı elimizi önemli ölçüde zayıflatıyor. Özellikle alınacak önlemler hizmet kalitesinin artırılması sağlanacak ve merdiven altı diye tabir edilen hizmetleri ortadan kaldıracak bir unsur olacak” ifadesinde bulundu. Salman, “Bizim beklentimiz, başta kıdem meselesi olmak üzere, işçi sağlığı güvenliği gibi bir çok konunun çözüme kavuşturulmasıdır. Aşırı rekabetçiliğin önüne geçecek bir denetim sisteminin yürütülmesi gerekir. Biz birçok yerde aşırı düşük fiyatlardan dolayı, SGK ya bildirilen primlerin muhtasar karşılığının eksik yatırıldığını görüyoruz. Bunlar gerçekten iş yapmak isteyen, geleceği inşa etmek isteyen şirketleri çok ciddi sıkıntılara sokmakta. Bu şirketlerin küçülmesine yol açmakta. SGK’nın, maliye ve kamu ihale kurumunun başlattıkları koordinasyon toplantılarını daha somut bir şekilde yürütmesi, burada özel sektör olarak bizim tespitlerimizi ve görüşlerimizi alarak özel sektörün ihtiyaçlarının bu sürece dahil edilmesi gerekir” açıklamasında bulundu. “SEKTÖRLE BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ” Daha sonra söz alan Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, sektör için gerçekleştirilecek iyileştirmeler konusunda açıklamalarda bulundu. Gerim, “Daha önce sektörle ilgili başka toplantılara da katıldım. Biz sektörlerin temsilcileriyle her zaman bir araya gelmeye çalışıyoruz. Biz mevzuatlarımızı oluştururken sizin de desteklerinizle hayata geçebiliyoruz. Bu mevzuatları hazırlarken mümkün olduğunca sizin görüşlerinizi yansıtmaya çalışıyoruz. Ancak özellikle uygulamada karşılaştığımız bazı sorunlar var. Bu süreçte de bazı problemlerin olması gayet normal. El birliğiyle çözeceğiz bu sorunları” şeklinde konuştu. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının 1850’li yıllara dayanan çok eski bir mevzuat olduğunu söyleyen Gerim, “Diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de müstakil bir kanun çıkartıldı. Kapsam genişletildi. Tüm çalışanlar bu kapsama alındı. Eskiden 50’den fazla çalışanı olanları kapsarken, artık 1 çalışanı olan firmaları da kapsamış oldu. Bu kanunla sadece işverenlerin değil, çalışanların da bu sürece katkıda bulunması gerekiyor. Çalışanlar gördükleri eksikleri, aksaklıkları işverenine bildirmesi ve işverenin de gerekli iyileştirmeyi yapması konusunda işbirliğine gidilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

46

MART 2014


TESHİAD BİLGİ ODASI

TESHİAD ve GHYSD üyeleri bİR ARAYA GELDİ G

enişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği’nin (GHYSD) düzenlemiş olduğu motivasyon ve eğitim gecesinde TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru, TESHİAD Yönetim kurulu üyeleri Cüneyt Sonuk, Ali Haydar Gürkan ve Recep Ali Aksoylu katıldı. Genişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği’nin düzenlediği gecede TESHİAD üye firmalarından Sektöre emeği geçenler adına STAR Temizlik Makine Ödül aldı. Genişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği Başkanı Uğur Avni Başarır, geceye katılan tüm konuklara teşekkür ederek, TESHİAD ile olan ilişkilerinin gelişerek devam ettiğini ve bundan sonra da farklı çalışma platformlarında bir araya geleceklerini ifade etti. GHYSD hakkında da bilgiler veren Başarır, “Genişletilmiş Halı Yıkamacılar Ve Sanayicileri Derneği İstanbul merkezli olup ve 22 ilde faaliyet gösteren bir dernektir. Bu kapsamda tüm ülkeye yayılarak büyün meslektaşlarımızı tek açtı altında toplamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

MART 2014

47


TESHİAD BİLGİ ODASI

ISSA yetkilileri TESHİAD üyeleriyle buluştu 25-27 Eylül 2014 tarihleri arasında WOW İstanbul Hotel’de gerçekleştirilecek olan ISSAİNTERCLEAN Fuarı için ISSA yetkilileri ile TESHİAD Yönetim Kurulu bir araya geldi.

T

esis Hizmetleri Yönetimi İşadamları Derneği (TESHİAD) üyeleriyle bir araya gelen Uluslararası Temizlik Endüstrisi Derneği (ISSA) yetkilileri, Eylül ayında yapılacak fuar ve konferans hakkında bilgiler verdi. Toplantıda, ISSA’in Türkiye’de yapılacak olan konferansları ve fuarları arttıracağı, hijyen güvenliği ve hijyenle ilgili temizlik çalışmalarını artıracağı vurgulandı. Toplantıda ISSA’in çalışma prensipleri hakkında bilgiler veren ISSA Yönetim Kurulu Başkanı Fritz Gast, derneklerinin her zaman yenilik peşinde olduğunu ve bununla ilgili konferanslar ve fuarlar düzenlediklerini söyledi. Gast, “Geçtiğimiz yıl İstanbul’da yaptığımız toplantıda 3 tane hedef belirlemiştik. İlki ISSA Fuarı’nı burada gerçekleştirmek. İkincisi bir konferans organize etmek. Üçüncüsü TESHİAD’ın ISSA’ye üye olmasını sağlamak” olduğunu kaydetti. Fritz Gast, “Bu konuda TESHİAD ile mutabakat sağlayıp, görüşmüştük. TESHİAD’ın; ISSA’ye üyeliğiyle ilgili son durumu değerlendirmek istiyoruz. Bize şu an kendilerinden ulaşan hiçbir üyelik bilgisi yok. Biz onlara birtakım formlar göndermiştik. Şu an

48

MART 2014

açıkçası TESHİAD ISSA’ye üye olmayacaksa bu konuda bununla ilgili toplantı düzenlemek bizim için pek de anlatılabilir bir olay olmaz. Amerika’da düzenlediğimiz konferanslar ücretli konferanslardır. Bu konuda başka bir seçenek yoktur. Amsterdam’daki konferanslar ise ISSA tarafından iki fuar öncesine kadar ziyaret edilebilen ücretsiz konferanslardır. Bu konferansları ziyaretçilerin fuara gelmeleri için yapıyoruz. Ama fuar o kadar gelişti ki, şu an geldiğimiz nokta; fuarın kendisini çekici hale getirdi. Konferansın ücretli olmasının sebebi ise fuarın kalitesini arttırmak. ISSA üyesi kişiler konferansa düşük ücret verip katılabilirler. Üyelik dışında katılacak firmalar ise konferans katılım bedeli olarak üye olanlara göre iki kat ücret ödeyecekler. Özellikle Ortadoğu Ülkelerinden konferansa katılanlar, tam ücret ödeyip bizlere katılıyorlar. Dolayısıyla bu fuarın konferansının ücretli olması bu yüzden önemli” şeklinde konuştu. Uluslararası olarak, Avrupa dışından gelecek olan üyelerin konferansa katılması da fuara katılımı ve kalitesini arttıracağını ifade eden Gast, “Bu konferansı paralı organize etmemize gerek yok. Fakat


bunlar sponsorluk için yapılan işler. Bunlar konferansı ve fuarı düzenleyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak adına yapılan işler. ISSA üyesi katılımcılardan 50 Euro; (yaklaşık 150 TL) ISSA üyesi olmayan katılımcılardan ise 100 Euro; (yaklaşık 300 TL) ücret alacağız. Üye olanlarla bu konuda tekrar görüşüp yeni kararlar vereceğiz. Belki indirimli fiyat ya da ücretsiz giriş sağlayacağız. Buna TESHİAD üyeleri de dahil” dedi. Avrupa’da pek çok konferansa katıldığını kaydeden Gast “Mart ayında İngiltere’de bir konferans var. İngiltere’de katılım bedeli iki gün için 1000 dolar. Biz burada bu paraları geçecek konferanslar yapacağız. Önümüzdeki hafta Amsterdam’da sponsorluk için bazı firmalarla görüşme yapacağım. İstanbul’da bir firma ile sponsorluk anlaşması yapacağız. Sponsorlardan gelecek olan yardımlarla ihtiyaçlarımızı karşılayacağız. 4-5 tane Uluslararası katılımcı firma bize sponsor olduğu vakit fuarlarımız daha da gelişecek. Konferanslarda simultane çeviri yapmamız lazım. Karşılıklı daha da rahat anlaşabilmek için. ISA konferans ve fuarlarla ilgili daha da tanıtıcı çalışmalar yapacak, bununla ilgili olarak, çeşitli İngilizce materyalleri Türkçe ’ye çevirtip paylaşacağız” şeklinde konuştu. Gast, “Şu anda fuar olarak başladık ama gelecek sefer Türkiye’de hem konferans hem fuar şeklinde düzenleyebiliriz. Burada esas konumuz formatı oturtmak, ISSA olarak en önemli hedefimiz; temizlikteki ısıyı düşürmek. Eskiden çamaşırlar 40 derecede yıkanırken şimdi 30 derecelerde yıkanıyor. Bu sayede deterjanları daha tasarruflu ve daha verimli kullanabilmekteyiz. Bununla ilgili çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Dolayısıyla ısıyı düşürmeyle alakalı temizlik işlerini konuşabiliriz. Biz hijyenle ilgili görüş bildirmek zorundayız, diğer firmalarında hijyenle ilgili güvenliğinden sorumluyuz. Onların; deterjanları güvenli bir şekilde kullandıklarını düşünmeleri gerekiyor. Yüksek binaların cam temizliği ile ilgili yeni gi-

rişimler var. Batı Avrupa’da katı kurallar uygulanıyor, temizlik güvenliği ile ilgili” ifadelerini kullandı. Toplantının ana teması hijyendi diyen Gast, “Bunun dışında sertifika konuları ve ISSA’in sistemiyle ilgili farklı seminerler düzenlenebilir. Oraya yeni üyelerimiz gelebilir, üye olmayanlarla ilgili nasıl bir düzenleme yapılacak bilemiyoruz. İş güvenliği önceliğimiz arasında. İlerleyen zamanlarda Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları da konferansımıza katacağız. Katılımcılara; sertifika, personel eğitimi gibi yardımlar sağlayabiliriz bununla ilgili çalışmalar yapabiliriz. Dünyada temizleme unsuru nedir, Türkiye’de nasıl iş yapılabilir gibi? Çalışmalar yapabiliriz. Dünyadaki temizlik gelişmeleri ile ilgili bilgiler vermek isteriz, gelecek konferansta. Dünyayı anlayıp görmemiz, Türkiye’de yapılacak işlerle ilgili bilgilendirici olacaktır. Bu projeleri anlatacak yetkili kişiler bu konferansa katılıp, konuşmalar yapabilir. İşle ilgili bilgileri; firmalar değil, bu konuyla ilgili daha yetkili olan kişilerin vermesine çalışacağız”şeklinde konuştu.

MART 2014

49


TESHİAD BİLGİ ODASI

Belirsiz dönemlerin baş aktörleri; liderler Global Danışmanlık şirketi Hay Group’un Araştırmasına göre; belirsiz dönemleri iyi yönetebilmek için liderlere çok büyük görevler düşüyor. Özellikle bu dönemlerde cesur olan ve çalışanlarına yaratmak için gereken koşulları sağlayan şirket ve liderler; kazanan taraf oluyor.

G

ündemin malum yoğunluğu, yaklaşan seçimler vb. içerisinde Türkiye; belirsizliklerle dolu bir dönemden geçiyor. Şirketler için yönetim stratejileri, belirsizliklerle dolu dönemlerde daha da zor. Peki ya istikrarsızlıktan doğan fırsatlar… Global Danışmanlık şirketi Hay Group’un Araştırmasına göre; belirsiz dönemleri iyi yönetebilmek için liderlere çok büyük görevler düşüyor. Özellikle bu dönemlerde cesur olan ve çalışanlarına yaratmak için gereken koşulları sağlayan şirket ve liderler; kazanan taraf oluyor. Türkiye’nin belirsizliklerle dolu bir dönemden geçtiği aşikar. Peki şirketler belirsiz dönemleri nasıl yönetebilir? Global danışmanlık şirketi Hay Group’a göre belirsizliklerle dolu bu tip dönemlerde liderlere büyük görevler düşüyor. “Belirsizliğin hakim olduğu dönemlerde yönetmek” konulu Hay Group araştırmasına göre, belirsizliklerin hakim olduğu zamanlarda yönetmek, kurumların karşı karşıya kalabilecekleri en büyük zorluklardan biri. Ancak bununla birlikte, bu belirsiz zamanları iyi yöneten şirketler için benzersiz fırsatlar sunuyor.

BELİRSİZ DÖNEMLER ÇOK DAHA TEHLİKELİ Belirsizlikleri yönetmek, ekonomik gerilemenin hüküm sürdüğü zamanlarda yönetmekten çok daha zor ve tehlikeli. Çünkü bir ekonomik gerileme döneminden geçerken yapılması gerekenlerin açık ve net olduğunu vurgulayan Hay Group Türkiye Genel Müdürü Gökhan Toğrul; “Yapabildiğiniz yerlerde kurum ve işgücü seviyelerini gözden geçirir, primleri ve maaş artışlarını keser ve önemli sermaye yatırımlarını durdurursunuz. Ayrıca bütün rakiplerinizin aynı şekilde hareket ettiğini bilirsiniz. Bu nedenle rekabetin gerisinde kalma riskinin bir sınırı vardır. Ancak belirsizliğin kol gezdiği dönemler çok daha tehlikelidir” diyerek şirketleri uyardı. Belirsizlik dönemlerinde ne yapılması gerektiğini bilmek çok zordur ve şirketler için bundan daha zor olanı ise rakiplerin ne gibi önlemler aldığını bilmektir. Bazı şirketler, durumların belirgin hale gelmesini beklerken, ellerindeki girişimlerin sayısını azaltıp durdurabilirken, diğerleri yollarına devam edip bu belirsiz dönemin cesurca üstesinden gelebilir ve ellerindeki program ve girişimlere devam edebilir. Şirketlerin stratejilerini böylesi dönemlerde geleceğe yönelik belirlemeleri gerektiğinden söz eden Gökhan Toğrul şöyle konuştu: “Durum böyle olunca, olaylar çok daha istikrarlı bir hal aldığında kimin rakiplerinden daha avantajlı konumda olacağı bir hayli açıktır. İşleri durdurmak ve nelerin durdurulması gerektiği hakkında seçici davranmamak tehlikeyi de beraberinde getirir.” ŞİRKETLER NELER YAPMALI? Belirsizliğin hakim olduğu dönemlerde yönetmek konulu Hay Group araştırması, 5 ana temayı ortaya koyuyor: 1.Yöneticiler hem gelecekteki hem halihazırdaki zorlukları birlikte değerlendirmeli ve görünürde birbiriyle çelişen hedefleri bir araya getirmeli. Bu yaklaşımın, başarılı liderliğin kritik bir unsuru haline

50

MART 2014


geldiği görülüyor. 2.Şirketler, inovasyonu destekleyen “kesintili (süreksiz) değişimler”den yararlanmalı. Şirketler, sadece mevcut iş modellerini uyumlu hale getirmekle kalmamalı, aynı zamanda doğrusal olmayan, yaratıcı düşünme tarzlarını da benimsemeli (sadece korumacı-savunmacı bir tutumla hareket etmemeli). 3.Liderler ve yöneticiler “en iyi uygulamalar” yerine değer yaratan “gelecek uygulamalara” odaklanmalı. Bu, aynı belirsizlik “gemisindeki” müşteri ve tedarikçilerle birlikte yaratılan ürün ve hizmetleri de içeriyor. 4.Şirketler, lider zihniyetini ve beceri setini, geleneksel “patron” rolünden katalizör rolüne doğru kaydırmalı. Liderler, daha fazla, daha uzun ve daha esnek çalışmalarını gerektiren bir ortamda çalışanlarının yüreklerini, ellerini ve kafalarını kazanmak için çok daha büyük çabalar ortaya koymalı. Bu çaba, çalışanlara işin nasıl yapılacağını emretmek değil, ilham veren bir lider olarak hareket etmek anlamına geliyor. 5.Teknolojinin kucaklanması. Teknolojiye yatırım yapmak her zaman çözüm değil – eldekilerin kucaklanması çoğunlukla daha iyi sonuçlar veriyor. Bu, özellikle hızlı bir şekilde norm haline gelen birbiriyle bağlantılı, müşteri odaklı işletme modeli için geçerli. CESUR ADIMLAR ÖN PLANA ÇIKIYOR Hay Group’un Harvard Üniversitesi ile uzun yıllar iş birliği ile gerçekleştirdiği çalışmalara göre riskli durumlar karşısında cesur davranmak üstün liderleri tanımlayan özelliklerden biri. Belirsizliklerle dolu zamanlarda bile, çalışanlarının %45’e kadar oranla daha fazla gönüllü çaba göstermelerini sağlayan, işte bu üstün liderler ve belirsizliğin hakim olduğu bir dönemde gösterilen bu gönüllü çabalar her zaman olduğundan çok daha önemli. Ayrıca araştırmalar; üstün performans gösterenlerin, ortalama veya iyi performans gösterenlerden 3 kat daha fazla değer sağladıklarını gösteriyor. Bu nedenle, gelişim faaliyetleri, çalışanlardan en fazla faydayı sağlamanız gereken, belirsizliklerle dolu zamanlarda çok daha kritik önem taşıyan faaliyetlerden biri ancak çoğu zaman durdurulan ilk şey oluyor. Belirsizliklerin hüküm sürdüğü bir dönemden geçerken liderlerin, neyin isteğe bağlı neyin zorunlu olduğunu bilmeleri gerekiyor. “Her şeyi durduralım” zihniyetine kapılmak kolay olmakla birlikte özellikle rakipler aynı yaklaşım ile hareket etmediklerinde tehlikeleri beraberinde getiriyor.

KISITLANAN FAALİYETLERE DİKKAT Şirketlere verilecek ana mesajın; çok fazla program ve girişimi durdurma konusunda temkinli davranmaları olacağını anlatan Hay Group Türkiye Genel Müdürü Gökhan Toğrul, “Bu, özellikle eğitim ve gelişim gibi kimi zaman “isteğe bağlı” olarak kabul edilen faaliyetler için geçerli” dedi. Örneğin Aralık’ta Türkiye’nin önde gelen ilk 547 şirketinin katılımıyla gerçekleştirilen Hay Group Araştırması; şirketlerin çoğunluğunun, büyüme ve MART 2014

51


TESHİAD BİLGİ ODASI genişleme, sürdürülebilirlik ve rekabet edebilirlik konularına yoğunlaştığını ve masrafları azaltma yönünde sınırlı bir yaklaşım benimsediklerini ortaya koydu. Bu şirketler aynı zamanda eğitime fazlasıyla ağırlık verdiklerini ve yatırım yaptıklarını da belirtti. Aslına bakılırsa kurumların %78’i eğitimin birincil öncelikleri olacağını ifade etmişti. Ancak bu durum şu anda geçerli değil… “Bu durum artık değişti” diyen Gökhan Toğrul şöyle konuştu: “Şirketlerle yaptığımız görüşmelerden yaklaşık %50’sinin eğitim ve gelişim masraflarını ve inovasyonu arttırma yönündeki çalışmalarını azalttığını görüyoruz. Bu eğilim endişe verici çünkü aynı sektörde doğrudan rakip olan şirketlere baktığımızda bunlardan bazılarının büyüme ve karlılık programlarını sürdürürken diğerlerinin doğrudan işletmeyle ilgili olmayan her şeyi durduklarına tanık oluyoruz.”’ İSTİKRARSIZLIK FIRSAT ANLAMINA GELİYOR Hay Group’un dünyanın üstün liderleriyle ilgili son 10 senedir gerçekleştirmekte olduğu araştırmalara göre savunmacı bir yaklaşım benimseyen, ha-

52

MART 2014

yatta kalma zihniyetine geçen ve fırtınanın dinmesini bekleyen kurumlar, en iyi durumda, rekabet üstünlüklerini kaybediyor; en kötü durumda ise tamamıyla başarısız oluyor. Belirsizliklerin hüküm sürdüğü zamanlarda, çalışanların daha fazla netliğe ve işte daha fazla uyuma ihtiyaçları var. Yüksek performanslı şirketler, çalışanlarının, işle tamamıyla uyumlu hissetmelerini sağlıyor. İşin gerçeği yüksek performanslı şirketlerin %81’i böyle yaparken ortalama şirketlerin %50’sinden azı ancak bu şekilde hareket ediyor. Daha fazla hareket özgürlüğünün de kilit bir etken olduğu görülüyor. Yüksek performanslı kurumların %75’inden fazlası belirsizliklerle dolu zamanlarda hareket özgürlüğü tanırken ortalama şirketlerin yarısından azı çalışanlarına böyle bir özgürlük veriyor. “İstikrarsızlık şirketler için gerçek bir avantaj halini alabilir” diyen Gökhan Toğrul; “Ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde çalışanlar, öne çıkıp fark yaratabilmek için netliğe ihtiyaç duyuyor ve bunu yapabilmek için de hareket özgürlüğüne sahip olmak istiyor. Böyle bir ortamı yaratmak liderlerin lehine olacaktır’’ diyerek uyarıyor.


KAMPANYA

Sealed Air Dünya Saati Kampanyasına Destek S

ealed Air, her yıl yedi kıtadan milyonlarca kişinin katıldığı, WWF - Türkiye’nin Dünya Saati kampanyası kapsamında, 29 Mart Cumartesi günü 20.30-21.30 saatleri arasında bölge ofisleri, fabrika binası ve İstanbul’daki merkez ofisinin tüm ışıklarını kapatacak. Daha iyi bir yaşam tarzı yaratmak vizyonuyla yola çıkan ve hizmet verdiği sektörlere baştan sona sürdürülebilir çözümler üreterek daha iyi işleyen bir dünya yaratan, insan sağlığına ve sürdürülebilir yaşama verdiği önemi her fırsatta gözler önüne seren Sealed Air, ilk kez 2007 yılında Avustralya’da gerçekleştirilen ve tüm dünyaya yayılan WWF - Türkiye’nin Dünya Saati kampanyasına bu yıl da destek veriyor. Sealed Air, iklim değişikliğiyle mücadeleye dikkat çekmek amacıyla, 29 Mart Cumartesi günü 20.3021.30 saatleri arasında bölge ofisleri, fabrika binası ve

İstanbul’daki merkez ofisinin tüm ışıklarını kapatacak. 2008 yılından beri ülkemizde WWF - Türkiye tarafından yürütülen kampanyaya bu yıl da ‘Dünya Saati Elçisi’ olarak katılan Sealed Air, yedi kıtayı bir araya getiren dünyanın en büyük çevre hareketi olan Dünya Saati’ne sponsor olarak da destek veriyor. Geçtiğimiz yıl 150’den fazla ülkede iki milyardan fazla kişinin katılımıyla rekora imza atan Dünya Saati’ne bu yıl daha da yüksek sayıda katılımın olması bekleniyor. MART 2014

53


SEKTÖRDEN

“ÇOKLU YALNIZLIKLAR” Bir işadamının edebiyat aşkından doğan şiirler...

İ

şadamı, şair ve yazar Cevat Turan’ın 3. şiir kitabı “Çoklu Yalnızlıklar” çıktı... Üstelik kitapla birlikte Bertan Coşar ve Bülent Cenkçi’nin besteleri ile notalarla birleşen şiirler, Cevat Turan’ın sesinden okunarak bir CD eşliğinde okuyucularının beğenisine sunuluyor... Delisarmaşık Kitapları tarafından yayınlanan kitabın tüm geliri Altı Nokta Körler Derneği’ne bağışlanıyor... Son kitabı Çoklu Yalnızlıklar’ı değerlendirirken; “Usuldan Bir Hüzün kitabımdan beri toplum ve birey o kadar hızlı değişime uğradı ki, her bir kitapta bu değişimin izlerini görmek mümkündür.” diyor Cevat Turan... Ve insanın günler geçtikçe yalnız kaldığına vurgu yapan şair şunları ekliyor cümlelerine; “İnsan her gün biraz daha yalnızlaşıyor. Sosyal bir varlık olmaktan çıkıp hızla iktisadi bir dişlinin parçasına dönüşerek iktisadi bir varlık oluyor. Bu, insanlığın kendi serüveni içinde, bugüne dek yaşadığı en acı trajedidir. Tabii ki şiir bu trajediden beslenecektir. Sadece muhteviyat olarak değil, estetik olarak da imgesel olarak da kendini yeniden üretecektir. Benim şiirlerim ve üç ayrı kitaptaki imge tutkusu, sözcük sarfiyatından kaçınma sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Şiirlerimde imge ile yalınlığın harmanlanması vazgeçilmezim gibi duruyor; bunu seviyorum.” Nar Oldum Bin yıl gezdim toprağına döl oldum İnsana canevi kurmaya geldim Başak için toprağına döl oldum Işığın izini sürmeye geldim Ne kıyımlar gördüm yandım kül oldum Düşmüşü kaldıran gölge el oldum Kötünün ruhuna coştum sel oldum Aşkın bahçesini dermeye geldim Cevat Turan 1966 yılında Çorum’da doğdu... Çivi Yazıları Yayınevi’nden çıkan “Usuldan Hüzün” ve Güniz Yayıncılık’tan çıkan “Gözlerine Sakla Beni” adlı iki şiir kitabı bulunuyor. Ayrıca Komşu Yayınları- Deli Sarmaşık Kitapları tarafından “ İnsanın Üşüdüğü Yer” adında bir de öykü kitabı yayınlandı. Profesyonel hayatında Mis Group Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Cevat Turan hem iş hayatında hem de edebiyat dünyasında başarılı işlere imza atıyor.

54

MART 2014


SEKTÖRDEN

Bu eğitimi almayana para cezası var! İşyerlerinde temizlik eğitimi almayan kişiler çalıştırılamayacak. Bu meslekleri yapıp da hijyen eğitimi sertifikası olmayanlara 250 TL ila 1000 TL arasında ceza kesilecek.

M

illi Eğitim Bakanlığı (MEB), kantin işletmecisi, dövmeci, hamam görevlisi, barmen, pastacı, makyöz, garson gibi çeşitli hizmet alanlarında çalışanlara hijyen eğitimi veriyor. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim kurumlarınca verilen 40 saatlik eğitimi başarıyla tamamlayanlara sertifika verilecek. 5 Temmuz 2014 tarihinden itibaren yapılan denetimlerde hijyen eğitimi sertifikası olmayanlara 250 TL ila 1000 TL arasında ceza kesilecek. 2013 TEMMUZDA YÜRÜLÜĞE GİRDİ Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca hazırlanan ‘Hijyen Eğitimi Yönetmeliği’ 2013 yılı temmuz ayında yürürlüğe girdi. Yönetmelik, gıda üretim ve perakende iş yerlerinde, insani tüketim amaçlı sularla doğal mineralli suları üreten iş yerlerinde ve insan bedenine temasın söz konusu olduğu temizlik hizmetlerinin verildiği iş yerlerinde çalışanlara yönelik hijyen eğitimi programların planlanmasını ve düzenlenmesini içeriyor. Yönetmelikle belirlenen iş yerlerinde çalışanlara, Milli Eğitim Bakanlığı’nca hijyen eğitimi ve ardından belge verilecek. İş yerlerinde belge almayan kişiler çalıştırılamayacak. Yönetmelik kapsamında bazı esnaf grubuna ve çalışanlarına 5 Temmuz 2014 yılına kadar eğitim alınması zorunluluğu getirildi. İş yeri sahipleri ve işletenler çalışanlarının hijyen eğitimi almasından ve belgeli olarak çalıştırılmasından birinci derecede sorumlu. Ayrıca, iş yeri sahipleri ve işletenleri de bizzat çalışmaları durumunda bu eğitimi almak zorunda. Bakanlıkça 5 Temmuz 2014 tarihinden itibaren yapılan denetimlerde belgesi olmayanlara 250 TL ila 1000 TL arasında cezai işlem uygulanacak. EĞİTİMİ MEB’E BAĞLI KURUMLAR VERİYOR Eğitimler, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim kurumlarında veriliyor. İş yeri sahipleri ve işletenleri, belirlenen esaslar çerçevesinde bu eğitimleri çalışanlarına kendi imkanlarıyla

da verebiliyor. Bakanlık, hijyen eğitimine yönelik verilecek eğitim programlarını hazırladı. Eğitim kapsamında, hijyen ilkelerine uyulmaması sebebiyle, halk sağlığı açısından risk oluşturduğu bilinen virüslerin, bakterilerin, parazitlerin, mantarların ve diğer enfeksiyon etkenlerinin genel özellikleri anlatılacak, bulaşma yolları üzerinde duruluyor. Hangi iş kolunda nasıl bulaşmalar olabileceği veya halk sağlığının nasıl tehdit göreceği, hastalık belirtileri ve korunma yolları da öğretilecek konular arasında bulunuyor. Eğitimler, çeşitli hizmet alanlarında çalışanlara verilecek. Bu alanlar arasında güzellik ve saç bakımı hizmetleri, pazarlama ve perakende, yiyecek ve içecek hizmetleri, toplum sağlığını koruyucu hizmetler, gıda teknolojisi yer alıyor. Bakanlıkça hazırlan programla cilt bakımı, dövme, vücut bakımı, makyaj yapanlar ile kuaförlere, sauna, hamam görevlilerine, kantin işletenlere, meyve ve sebze satış elemanlığı yapanlara, bakkallara, aşçılara, barmenlere, otel yöneticilerine, garsonlara, pastacılara, çay üretimi, gıda kontrol, süt işletme, zeytin işletme elemanlarına, et ürünleri işletmecilerine hijyen eğitimi veriliyor. MART 2014

55


İŞ FİKİRLERİ

“Girişimciler piyasaya aldanmadan sabırlı olmayı bilmeli” Startup Turkey’nin sunuculuğunu yüksek enerjisiyle başarılı bir şekilde yürüten ve girişim ekosisteminin Silikon Vadisi dışındaki küresel gelişimini dikkatle izleyen Forbes.com’dan Elmira Bayrasli ve Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın karşılıklı sohbeti, Startup Turkey’in en çok merak edilen oturumları arasındaydı.

A

ntalya’da altıncısını gerçekleştirdiği Startup Turkey Girişimcilik Kampı’nın sunumları ilk gün gece 23.00’e kadar sürdü. Planlanan akşam oturumlarında Faruk Eczacıbaşı ve Serdar Kuzuloğlu’nun görüşlerini dinlemek için salonda boş yer bırakmayan katılımcılar, iki saat boyunca hem keyifli anlar geçirdi, hem de girişimcilik ile ilgili önemli dersler çıkardı. Startup Turkey’nin sunuculuğunu yüksek enerjisiyle başarılı bir şekilde yürüten ve girişim ekosisteminin Silikon Vadisi dışındaki küresel gelişimini

56

MART 2014

dikkatle izleyen Forbes.com’dan Elmira Bayrasli ve Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın karşılıklı sohbeti, Startup Turkey’in en çok merak edilen oturumları arasındaydı. Reuters ve Huffington Post gibi dünyanın saygın haber ajanslarına küresel girişimcilik hakkında içerikler hazırlayan Bayrasli, saat 21.00’de başlayan oturumda ağırlıklı olarak Eczabaşı’na söz verdi. Eczacıbaşı, endüstriyel girişimcilerin elinde tuttukları asıl değerin ürünleri olduğunu, yeni ekonomi


dahilinde faaliyet gösteren girişimcilerin sahip olduğu asıl değerin ise yetenekleri olduğunu vurguladı. Eczacıbaşı, piyasanın girişimcileri daha yüksek beklentiler ile daha hızlı hareket etmeye zorlamasına rağmen, girişimcileri sabırlı olmaya davet etti. Kendinden ve ailesinden örnekler vererek yeni ekonomi yaklaşımlarını somutlaştırmaya çalışan Eczabaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim dönemimizde geleneksel yöntemler ile iş yapmayı öğrenmiş iş adamlarının internet ve yeni ekonomi girişimciliğinde artık pek yeri yok. Ancak hala bazı paralellikler var. Babam zamanında, yönetim yeteneklerine sahip bir grup insana güvenecek kadar cesur davrandı ve bugün başarılı bir girişimci olarak anılmasının ardında yatan nedenlerden biri de bu. Ekonomil ve siyasi krizler, muhafazakar ve ilerici güçler arasındaki çatışma her çağda, her nesilde olacaktır. Önemli olan teknolojik ilerlemeyi ve serbest pazar ekonomisini elden bırakmadan sabretmek ve yola devam etmek.” “Girişimler satılmak için değil, satın alınmak için vardır” Bugüne kadar 17 internet projesini hayata geçiren ve şu anda dört yeni ürün üzerine çalışan internet, sosyal medya ve teknoloji dünyasının yakından tanıdığı M. Serdar Kuzuloğlu ise, kahkahalar eşliğinde ilerleyen ve Startup Turkey’in en keyifle dinlenen oturumlarından birini gerçekleştirdi. “Gerçekleri mi, yoksa sektörün duymak istediklerini mi dinlemek sterseniz?” sorusuyla söze başlayan Kuzuloğlu, başarının ve mutluluğun tek kriterinin bugüne kadar bize öğretildiği gibi zenginlikle ve milyon dolarlarla ölçülmemesi gerektiğini söyledi. İhtiyaçları karşılayan, sistemdeki boşlukları etkili bir şekilde dolduran girişimlerin de başarılı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Girişimcilerin entellektüel birikiminin zaman zaman göz ardı edildiğini belirten Kuzuloğlu, Apple’ın yaratıcısı Steve Jobs gibi inadı elden bırakmayan, takıntılı, estetik

kaygılar güden ve hiç pes etmeden çalışan girişimcilerin eninde sonunda başarılara imza atacağını vurguladı. Girişim ekosisteminde unvan ve egoya yer olmadığını ve herkesin her işi yapması gerektiğine özellikle dikkat çeken Kuzuloğlu, girişimcilere şu tavsiyelerde bulundu: “Girişimler satılmak için değil, satın alınmak için vardır. Girişimlerinizi birilerine satmak için sürekli pazarlama anlayışıyla işinize yaklaşırsanız kaybedersiniz. Bırakın onlar size gelsin; siz işinize odaklanın. Şirket kurduğunuzda, gerektiğinde bulaşıkları yıkayın kişi de siz olun. Fakat ürünlerinizle duygusal bağlar kurmayın ve başarısız olduğunuzu hissettiğinizde bunu kabul etmeyi de bilin. Zamanı gelmemiş girişimlere çok fazla zaman harcamadan farklı yöntem ve fikirlerle yolunuza devam edin. Yeter ki çok çalışın.”

MART 2014

57


İŞ FİKİRLERİ

İşverenler yeni iş güvenliği yasasına mesafeli Yeni yılla beraber 50 ve altında eleman çalıştıran işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma şartının yürürlüğe girmesiyle tekrar gündeme gelen Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası konusunda tartışmalar devam ediyor. Elemanonline.net’in yaptığı araştırmaya göre, işverenler yasanın çalışma ortamının sorunlarını çözüp çözmeyeceği konusunda kararsız görünüyor.

Y

eni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası uzun soluklu tartışmaları da beraberinde getirdi. Kanun kapsamında ‘balıkçılık ve makine imalatı’ gibi ‘tehlikeli’ ve ‘madencilik, doğalgaz ve petrol çıkarımı, mermer ocağı, inşaat’ gibi çok tehlikeli sınıflarda faaliyet gösteren 50 ve altında eleman çalıştıran işyerleri için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma uygulaması 1 Ocak 2014’te resmen başladı.

58

MART 2014

İşyerlerinin sınıfına göre kademeli olarak uygulanan yasa, radikal değişiklikler içermesi nedeniyle tartışma konusu oldu. Elemanonline.net’in yaptığı anket ise yasa konusundaki farklı görüşleri ortaya koydu. Yaklaşık 8 bin şirket yetkilisi arasında yapılan ankette katılımcılara “Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sizce çalışma ortamının sorunlarını çözebilecek mi?” sorusu sorul-


du. Katılımcıların yüzde 48’i ‘kısmen’ cevabını verirken, yüzde 38’i ‘hayır’ ve yüzde 14’ü ise ‘evet’ dedi. KOBİ’ler nezdinde zorlayıcı Anket sonuçlarını yorumlayan Elemanonline. net Genel Müdürü Özlem Demirci Duyarlar, ankete göre yasaya tam desteğin yüzde 14’ler seviyesinde kaldığını söyledi. Yasanın çalışanları güvence altına alması nedeniyle birçok açıdan faydalı olacağını belirten Duyarlar, ancak işverenler nezdinde yasanın yaptırımları tam bilinmediği için kafa karışıklığı yarattığını açıkladı. Duyarlar, “Özellikle en çok tartışılan konulardan biri olan yasa gereği iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu, KOBİ’ler açısından ciddi bir maliyet artışı olarak yorumlanıyor, KOBİ’ler nezdinde zorlayıcı görülüyor” şeklinde konuştu. “Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sizce çalışma ortamının sorunlarını çözebilecek mi?” sorusuna katılımcıların cevabı.

firmaları 1000 TL’den 80 bin TL’ye kadar para cezası bekliyor. Özlem Demirci Duyarlar, uzman ve hekim çalıştırmada kriterin çalışan sayısı ve tehlike sınıfı olduğunu belirtti. Bu uygulamanın iş güvenliği uzmanlığı mesleğine olan talebi önemi ölçüde artırdığına işaret eden Duyarlar, “Yeni iş güvenliği yasası ile birlikte yeni bir istihdam alanı oluştu ve son 2 yılda en çok tercih edilen mesleklerden biri iş güvenliği uzmanlığı oldu. Elemanonline.net de aday profilimize baktığımızda ise iş güvenliği uzmanı sayısında ciddi bir artış gözlemliyoruz. 2012 yılında 8 bin 750 iş güvenliği uzmanı özgeçmişi bulunurken, 2013 yılında kayıtlı iş güvenliği uzmanı özgeçmiş sayısı 20 bini buldu” dedi.

En büyük endişe maliyet artışı Yasanın getirdiği zorlayıcı yaptırımlar nedeniyle, işverenlerin yasaya mesafeli durduğunu belirten Duyarlar, “Anket sonuçlarında ‘kısmen’ ve ‘hayır’ cevaplarının bu kadar yüksek çıkmasının sebebi, yasanın öngördüğü yaptırımlar ve yüksek ceza oranları” dedi. Türkiye’de iş kazalarının en önemli sorunlardan biri olduğunun altını çizen Duyarlar, yasanın bu tür olumsuzlukların önüne geçmesi açısından faydalı olacağını belirtti. Duyarlar şöyle devam etti: “Sık sık gündeme gelen iş kazalarının, bu yeni yasanın uygulanmaya başlamasıyla beraber önemli ölçüde azalacağını umuyoruz. Yasa çalışanların haklarını gözetmesi açısından oldukça faydalı olacak. İşverenler açısından ise maliyet artışı nedeniyle endişe yaratsa da özellikle iş kazalarının önüne geçeceği için uzun vadede önemli faydalar sağlayacak.” İş güvenliği uzmanı sayısı hızla artıyor Yasa kapsamında yeni yıldan itibaren işyeri hekimi ve iş yeri güvenliği uzmanı bulundurmayan MART 2014

59


TEDARİKÇİ

BAHAR TEMİZLİĞİNİZİ DOĞAYA ZARAR VERMEDEN YAPIN Doğal ürünlerin adresi ailemicinsaglik.com bünyesindeki Seventh Generation ahşap ve cam yüzey temizleyiciler, mekanlarınızı doğaya zarar vermeden temizliyor.

K

işisel bakım ürünleri ve ev temizliği konusunda ABD’nin lider markası Seventh Generation, 1988 yılından bu yana ürettiği en sağlıklı ürünleriyle Türk tüketicisiyle buluşuyor. ailemicinsaglik. com’da satışa sunulan Seventh Generation ahşap ve cam yüzey temizleyicileri, ev temizliğinde kadınların işini kolaylaştırıyor. Seventh Generation ahşap yüzey temizleyicisi, biyolojik olarak doğaya zarar vermeden yok olabilen formülü ile ahşap yüzeyleri temizlerken doğal parlaklığını yeniden kazandırıyor. Aynı zamanda yüzeyi nemlendirerek iyi durumda kalmasını sağlıyor. İçeriğindeki organik hindistan cevizi ise yüzeyin sararmasını engelliyor. Cam yüzeylerde, aynalarda, paslanmaz çelik yüzeylerde ve daha birçok yüzeyde güvenli kullanım sunan Seventh Generation cam yüzey temizleyicisi, etkin formülüyle el ve parmak izlerini yok ediyor, yüzeylerde lekesiz parlaklık sağlıyor.

60

MART 2014

Seventh Generation’ın, tamamen doğal ve organik, hipoalerjik ve yenilenebilir biyolojik kaynaklardan üretilen ahşap ve cam yüzey temizleyicileri ile evinizde sağlıklı ve hijyenik ortamlar yaratın.


TEDARİKÇİ

Korozo, Bu Yıl da İhracatın Yıldızı Oldu! Türkiye ambalaj sanayinin liderliğini üstlenen Korozo, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en çok ihracat yapan firmalarının ödüllendirildiği “İhracat Yıldızları Ödül Töreni”nde “Plastik ve Ürünleri” kategorisinde bu yıl da birincilik ödülünün sahibi oldu.

T

ürkiye’nin en büyük ambalaj üreticisi ve sektör lideri Korozo, İMMİB tarafından 19 Şubat Çarşamba akşamı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla gerçekleştirilen 2013 İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde “Plastik ve Ürünleri” kategorisinde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan firması seçildi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den birincilik ödülünü alan Korozo İhracat Satış Grubu

Başkanı Semih Şalhon, 40 yılı aşkın deneyime ve ileri teknolojiye sahip bir firma olarak Türkiye’yi dünya çapında temsil etmekten duydukları mutluluğu dile getirdi. Korozo’nun 50’yi aşkın ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla bir dünya markası olmanın yanı sıra bu değerin ülke ekonomisine katkısına vurgu yapan Şalhon, Türkiye’nin en büyük 90. ihracatçı firması olarak 110 milyon Dolar’lık ihracat hacmine sahip olduklarını da sözlerine ekledi. Türkiye ambalaj sanayinin liderliğini üstlenen ve Avrupa’nın önde gelen ambalaj üreticileri arasında yer alan Korozo 1973 yılında kuruldu. 2009 yılı itibariyle, Koroplast, Korsini - Saf ve Sareks firmalarını da bünyesine katan Korozo, bugün İstanbul ve İzmir’deki toplam 130 bin m2 kapalı alana sahip 7 fabrikası ve İngiltere, Almanya ve Fransa’daki bölge ofisleriyle toplam 1400 kişiye istihdam sağlıyor. Gerçekleştirdiği ihracat ve sağladığı istihdam sayesinde sektörüne ve Türkiye ekonomisine değer katan, yüzde 100 Türk sermayeli Korozo, yıllık 80 bin tonun üzerinde üretim hacmine sahip olan tesisleri ile Orta Doğu ve Avrupa’nın en büyük tesisleri arasında yer alıyor. 40 yıllık deneyime ve ileri teknolojiye sahip olan Korozo, daima yüksek kaliteyi hedefler, sektördeki gelişmeleri sistemli olarak araştırır, yenilikleri müşterilerine sunar. Türkiye’nin en büyük ambalaj üreticisi ve sektör lideri olan Korozo, 50’yi aşkın ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla bir dünya markasıdır. MART 2014

61


TESİS YÖNETİMİ

RSA İstanbul’daki ilk güvenlik zirvesini düzenledi RSA Güvenlik Zirvesi İstanbul’da, gelişmiş güvenlik analizlerine yeni yaklaşımlarla, güvenlik yönetimi ve kurumsal yönetişim çözümleri vurgulandı.

E

MC’nin Güvenlik Birimi RSA, 30 Ocak Perşembe günü İstanbul’daki ilk güvenlik zirvesini, Ritz Carlton Oteli’nde gerçekleştirdi. RSA Güvenlik Zirvesi İstanbul; Türkiye’den finans, bankacılık, sigorta, telekomünikasyon, enerji ve lojistik sektörlerinden karar verme yetkisine sahip üst düzey yönetici ve IT güvenlik uzmanlarını, en iyi uygulamaları paylaşmak ve bölgede siber güvenlik alanındaki son gelişmeleri incelemek üzere bir araya getirdi. EMC Başkan Yardımcısı ve RSA Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Teması “İstihbarata Dayalı Güvenlik” olan zirvede gelişmiş, belirli hedefleri olan ileri düzeyde siber saldırıların arttığı günümüzde akıllı güvenlik uygulamalarına duyulan ihtiyaç vurgulandı. Türkiye’de internetin, online bankacılıktan sosyal ağlara kadar birçok alanda yaygın kullanımı ve mobil bilgi işlemin ortaya çıkması, işletme ağlarını ve hassas verileri yeni tür siber suçlululara ve “hacktivist”lere karşı daha hassas ve savunmasız kılıyor. Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda önemli sayılabilecek güvenlik ihlalinin yaşanması, işletmeleri güvenlik ihlallerinin oluşturduğu gerçek tehdide

62

MART 2014

karşı alarma geçirdi. İşletmelerin ağları içinde kapsamlı bir güvenlik sistemi kurulması konusu, CIO’ların gündeminde her geçen gün daha üst sıralara çıkıyor. EMC’nin Güvenlik Birimi RSA’in Bölge Müdürü Ahmed Abdella zirvenin açılışında; işletmelerin, işletme verilerinin güvenliğini sağlamayla ilgili artan taleplerini karşılamaya yönelik olarak RSA’in ülkedeki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. EMC Başkan Yardımcısı ve RSA Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello da işletmelerin güvenliğini sağlamak ve BT’nin “üçüncü platform” çağını yaşadığı günümüzde riskleri yönetmek için gerekli olan istibarata dayalı güvenlik yaklaşımı hakkında RSA’in görüşlerini aktardı. Coviello ayrıca işletmelerin, günümüzün statik ve çevreye dayalı savunma doktrinlerinin ötesine geçmelerine yardımcı olacak etkin becerileri ve programları nasıl geliştirebileceğine değindi. Zirvede Yönetişim, Risk ve Uyumluluk, RSA Güvenlik Analitiği, finans ve e-ticaret sektörlerine yönelik tehditler, PCI-DCI standartlarına uyumluluğa alternatif yöntemler gibi güvenlikle ilgili birçok konuyu kapsayan toplantılar gerçekleşti.


MART 2014

63


TESİS YÖNETİMİ

Vialand AVM’ye tecrübeli yönetici 1

00 futbol sahası büyüklüğünde bir alana yayılmış olan VIALAND’de yeni atamalar belli oldu. Şubat ayında Kemal Arslan VIALAND AVM’nin Direktörü olarak göreve başlarken, VIALAND PALACE OTEL’in Direktörü ise Sedat Meşe oldu. Vialand AVM’nin Direktörü olan Kemal Arslan, bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışındaki birçok AVM’de yöneticilik yapmış, tecrübeli bir isim. Arslan Metro Group, Gaziantep, Kartal ve Bursa illerindeki AVM’lerin yanı sıra; Fiba Holding bünyesindeki Moldova ve Romaya’da bulunan 3 AVM’de de Yönetim Direktörü olarak görev aldı. Kemal Arslan VIALAND AVM’den hemen önce ise yönetimi Jones Lang Lasalle tarafından yapılan Malatya Park AVM’de Genel Müdür pozisyonundaydı. 21 yıldır sektörde Vialand Palace Otel’in Direktörü Sedat Meşe ise 21 yıldır sektörde bulunan bir başka deneyimli isim. Çukurova Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olan Sedat Meşe, iş yaşamına 1993 yılında Moevenpick Hotel’de merhaba dedi. Uzun yıllar Hilton Worldwide Oteller zincirinde yönetici pozisyonunda bulunan Meşe, son olarak da Biz Cevahir Otel İstanbul’da Genel Müdür olarak görev yaptı. Perakende sektöründe fark yarattı Dünyada ve Türkiye’de bir tema parkı, AVM ve gösteri merkeziyle birleştiren ilk alışveriş, eğlence ve yaşam kompleksi olan VIALAND, Gürsoy Grup ve Via Properties ortaklığında, 650 milyon dolar değerindeki yatırım bedeliyle geçen yıl Mayıs ayının sonunda açıldı. Vialand’in içindeki AVM, 200 mağaza ile açılışını yüzde 90 doluluk oranıyla yaptı. Vialand, dünya standartlarındaki eğlence ünitelerine yenilerini katarak ve kompleks içindeki yepyeni otel yatırımıyla da büyümesini sürdürüyor. Geçen yılı 8.5 milyon ziyaretçi ile kapatan, 2014’te ise 4.5 milyonu turist olmak üzere, tam 30 milyon ziyaretçi hedefleyen Vialand’de bu yıl açılacak olan Vialand Palace, 101 odalı apart otel olarak hizmet verecek. Türkiye’de ilk kez eğlence ve perakendeciliği birleştirerek fark yaratan Vialand, otel yatırımıyla 360 derece entegre perakendeciliği sektöre kazandırarak bir ilke de imza atmış bulunuyor.

64

MART 2014

Bilal Meşe

Kemal Arslan


TESİS YÖNETİMİ

Buyaka’nın yeni AVM müdürü Leyla Özdemir oldu

İ

stanbul’un Anadolu yakasında, Mart 2012 tarihinden bu yana hizmet veren, yönetim ve kiralama hizmetleri Bilfinger Real Estate tarafından yürütülen Buyaka’nın alışveriş merkezi müdürlüğü görevine Leyla Özdemir getirildi. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayan Özdemir, 2006 yılında Amerika’nın Seton Hill üniversitesinde pazarlama programından mezun oldu. Leyla Özdemir profesyonel iş hayatına 2002 yılında başladı. 2007-2014 yılları arasında Türkiye’de ve yurtdışında önde gelen birçok Alışveriş Merkezinde pazarlama yönetimi ve danışmanlığı görevini yürüttü. 20102012 yılları arasında Cevahir Alışveriş Merkezi’nde Pazarlama Müdürü olarak çalıştıktan sonra kariyerini Florya’da yer alan Aqua Florya Alışveriş Merkezi’nde Pazarlama ve Kiracı İlişkileri Müdürü olarak sürdürdü. Buyaka’da Şubat 2014 tarihi itibariyle AVM Müdürü

olarak göreve başlayan Özdemir, iyi derecede İngilizce bilmektedir. MART 2014

65


EĞİTİM

Hijyen Akademisi 2009’dan beri sektörün hizmetinde Temizlik ve Tesis Yönetim Hizmetleri sektörünün önemli isimlerinden Zafer Mumcular, faaliyet gösterdiği alanlarda yaşanan gelişmeleri ve sundukları hizmetler hakkında bilgiler verdi.

U

zun yıllardır Hizmet Sektöründe görev yapan Hijyen Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mumcular, genelde Tesis Yönetim Hizmetlerinin, özelde ise henüz yasal bakımdan gelişmesini tamamlayamamış durumdaki Temizlik Hizmetleri Sektörünün bu gelişim sürecinde Profesyonel Eğitim, İnsan Kaynakları ve Danışmanlık Hizmetlerine ihtiyaç duyduğunu bilerek Hijyen Akademisi’ni kurdu. 2009 yılından bu yana da sektörün değerli kurum ve kuruluşlarına hizmet veriyor. Zafer Mumcular, firmasının sektördeki yerini ve ülkemizde hijyene akademik açıdan nasıl yaklaşılacağını ayrıntılarıyla anlattı. Bize Hijyen Akademisi’ni kısaca tanıtır mısınız? Hijyen Akademisi olarak, özellikle Sağlık Kurumları ve Konaklama İşletmeleri konusundaki uzun yıllara dayanan Otelcilik ve Destek Hizmetleri Yönetimi deneyimimizle, saha çalışanları ve sektör yöneticilerine Mesleki Gelişim ve Kişisel Gelişim konularında eğitimler vermekteyiz. Ancak eğitim hizmetlerimizle birlikte, özellikle bu hizmetlerin bir Meslek olarak

66

MART 2014

kabul edilmesi, meslek standartlarının oluşturulması konusunda birçok çalışmaya imza attık. 2010 yılı itibarı ile Sağlık Bakanlığı-Sağlıklı Nesiller Derneği ile iş birliği yaparak, Hastane Temizlik Görevlisi Ulusal Meslek Standardı (UMS) çalışmasını yürüttük. 2011 yılı itibarı ile de TESHİAD ile iş birliği içerisinde FM Sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda 9 ayrı meslek dalında UMS hazırlanması konusunda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bu UMS çalışmalarından, Genel Temizlik Görevlisi, Dış Cephe ve Cam Temizlik Görevlisi, Havuz Operatörü ve Araç Yıkama, Temizlik ve Bakım Görevlisi UMS çalışmalarını Mesleki Yeterlilik Kurumuna teslim ettik. Diğerlerini 2014 yılının ilk 6 ayında hazırlayarak teslim etme konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. Hijyen Akademisi’nin Eğitim Faaliyetleri ve Yöntemleri Nelerdir? Hijyen Akademisi olarak, salt sahada verilen eğitimin, kuruluşların gerçek ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunun bilincindeyiz. Bilindiği üzere, personel dönüşümünün yüksek hızda yaşandığı bir sektörde hizmet veriyoruz. Ayrıca, maalesef sektörün ihtiyaç duyduğu Yetişmiş İş Gücü ihtiyacını karşılayabilecek Lise ya da Yüksek Okul düzeyinde Eğitim Kurumu yok ülkemizde. Bunun sonucunda, hizmet veren kuruluşlar, özellikle Şef / Süpervizör ve Proje Yöneticisi yani


Orta Kademe Yönetici konusunda ciddi eksiklik yaşamaktadır. Bu nedenlerle, Hijyen Akademisi olarak anlaşmalı kuruluşlara verdiğimiz hizmet, Eğitim Çıktılarının Analizleri ve Çalışanların Eğitime Gösterdiği Reaksiyon ile birleştirerek dönemsel Analiz Raporları oluşturuyoruz. Bu raporlarda, hizmet verdiğimiz kuruluşun yöneticileri Gelişime Açık Çalışanlarını net olarak görebiliyorlar. Biz Hijyen Akademisi olarak, gelişime açık personelin bir seviye yukarı taşınabilmesi adına kendilerine Ek Eğitim öneriyoruz. Hedef, tüm kuruluşların ihtiyaç duyduğu Orta Kademe Yönetici Adaylarını bu seviyeye taşıyabilmek ve Kurumsal Kimliğe Sahip ve Sadık Yöneticiler yetiştirmek. Bu uygulamanın gelişime açık personele yaratacağı faydanın yanı sıra, eğitim verdiğimiz tüm çalışanlara isteklendirme etkisi de yadsınamaz. Çalışanınız, zaten ona değer verdiğinizi, onun için bir bedel ödeyerek onu eğittiğinizi genellikle şükranla karşılıyor. Bir de O’na, “Eğer bu eğitim sürecinde başarılı olursan (İşinde de başarılı olman kaydı ile) biz seni bir adım yukarı taşıyacağız ve (İlk fırsatta) yönetici olabilirsin…” dediğinizde, özellikle hızlı sirkülasyon belası ile mücadele etmekte olan kuruluşlar için Sadık ve İstekli bir çalışan kitlesi yaratmış oluyorsunuz… Eğitimleriniz Sadece Saha Eğitimleri mi?

2014 yılına kadar evet, sadece proje bazlı, yerinde eğitimler verdik. Ancak yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığımız ve bu yıl ortalarında müşterilerimize sunacağımız bir başka model var; E-Learning. Beş yıllık deneyimlerimizde gördük ki, saha çalışanlarına, mesai öncesi ya da sonrası eğitimler verebiliyoruz. Ancak sistemin Bel Kemiği olarak tanımlayabileceğimiz Orta Kademe Yöneticilere bu hizmeti sunamıyoruz. Hiçbir kuruluşun buna zamanı ve imkânı olamıyor. Kapsamlı bir Eğitim Programı uygulayıp, çıktılarını değerlendiremiyorsanız zaten bu eğitimi vermenin de bir anlamı kalmıyor, verdiğiniz ara-sıra eğitimler, günler içerisinde etkisini yitiriyor. Bu kitleye sistematik bir eğitim vermek ve çıktılarını yorumlayıp, sistem yararına kullanmak, ancak hedefleri belirlenmiş ve zaman bakımından doğru planlanmış bir eğitim süreci ile mümkün olabilir. Bu nedenlerle, Kuruluşların Yöneticileri için, zaman ve mekâna bağlı eğitimler yerine, elektronik ortamda eğitimler vermeyi önderdik müşterilerimize. Üstelik bu eğitimlerin ölçme ve değerlendirmelerini de elektronik ortamda gerçekleştireceğimizden, Yönetici uygun olduğu zaman ve mekânda, algılarının açık olduğu bir dönemde bu eğitimi alacak ve internet üzerinden sınava girecek. Hem biz hem de kuruluşun üst yönetimi, “hangi çalışanı, hangi eğitimleri, ne zaman aldı, bu eğitimlerin her birinin başarı sonucu

MART 2014

67


EĞİTİM nedir?” internet üzerinden takip edebilecek ve Kariyer Planlaması konusunda hiçbir çaba harcamadan kararlarını verebilecek, politikalarını uygulayabilecekler. Bu sistemin bir diğer önemli faydası da Eğitim Programlarımızı, kuruluşlara daha yaygın ve ekonomik olarak sunabilecek olmamız. Günümüzde hemen hemen hiçbir Hizmet Kuruluşu, işin ekonomik gerçekleri nedeni ile Bütçe Planlaması yaparken Eğitim Giderleri başlığı altında bir gider bütçesi oluşturmuyor, oluşturamıyor. Oysaki Eğitim Planlamasını eğer kalıcılıktan uzak, uzun vadeli ve belli hedefler koymadan yaparsanız, istenen sonuca ulaşamayacağınız için, zaman içerisinde yaptığınız tüm harcamalar boşa gidecek, bir yatırım olarak anılamayacaktır. Yeni sistemimiz, tüm eğitimlerin çok daha ekonomik sunumuna olanak sağlayacağı için, ekonomik gerçekler nedeni ile çalışanlarına eğitim hizmeti sunamayan tüm kuruluşlar, bu fırsata kavuşmuş olacaktır. Çünkü hali hazırdaki klasik uygulamalarda, vaz geçilmez şekilde; Zaman ve Mekan ögelerini, bir Uzman Eğitimci ile entegre etmek ve bunların toplam maliyetine katlanmak bir zorunluluk. Hele eğitim hizmeti alacağınız proje Anadolu’da ise üzerine bir de Uzman Eğitimcinin ulaşım, konaklama vd. masraflarını da koyduğunuzda bütçe ikiye katlamakta ve optimal olmaktan çıkmaktadır. E-Learning modelimizde saha çalışanları, kendi proje gerçeklerine göre bir izleme programı uygulayarak, bir proje yöneticisinin nezaretinde eğitim videolarımızı izleyecek ve ihtiyaç duyduğu bilgiyi edinecektir. Bu sistemde kullanılacak tüm eğitim videolarımız,

68

MART 2014

Modüler Sisteme uygun, en fazla 40 dakikalık programlar olacaktır. Yaklaşık 15 dakikası konu uzmanı tarafından anlatım, 25 dakikası ise eğitim konusunun saha uygulama görüntülerinden oluşacaktır. Hijyen Akademisi Olarak Sadece Eğitim Hizmetleri mi veriyorsunuz? Hayır, Eğitim işimizin büyük bir yüzdesi, ancak ilkemiz müşterilerimiz için maksimum verimlilik. Dolayısı ile Eğitim Hizmeti vermekte olduğumuz değerli kuruluşlarla, eğitim çıktılarının değerlendirilmesine dayanan Kariye Planlaması hizmeti ve İK Hizmetleri de veriyoruz. Ayrıca eğitim için gittiğimiz projelerin Operasyon Denetleme Hizmetleri’ni de bu paket içerisinde sunuyoruz. Yine 2014 yılı ortalarında Denetleme Hizmetlerimiz de İnternet üzerinden yapmaya başlayacağız. Konu hakkındaki sistem yazılımları ve saha denemeleri devam ediyor. Artık Denetçilerimiz bir projeye Dış Denetlemeye gittiğinde, Akıllı Telefonları üzerinden cevaplayacakları Denetleme Formlarına, yorum ve görsel de ekleyebilecekler. Bu denetleme sonucu anında ilgililere raporlanacağı için, yaşanabilecek aksaklıklar/eksikliklere çok kısa sürede müdahale şansı doğacaktır. Ayrıca Hizmet Kuruluşu bu sistemi dilerse Müşterisinin yetkililerinin kullanımına da sunacak. Yani sistem salt Periyodik Dış Denetleme için değil, Anlık/Günlük Operasyon Denetlemesi için de efektif olarak kullanılabilen bir sistem olacaktır.


EĞİTİM

Tepe Servis Yönetim’in Mesleki Eğitimleri konusunda çözüm ortağı; Hijyen Akademisi Tepe Servis ve Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Miktat Kuzhan, ülkemizdeki tesis yönetim hizmetleri anlayışını ve firması hakkında bilgiler vererek, sektördeki konumunu anlattı. Tepe Servisin Tesis Hizmetleri Yönetimi olarak sektöre bakışınız nasıl? Bildiğiniz gibi uluslararası adıyla Facility Management, yani Tesis Hizmetleri Yönetimi yaklaşımı ülkemizde son 15 yılda benimsenmeye başlamış ancak henüz model olarak, birkaç firma dışında başarıyla uygulanamayan bir yaklaşım. 1983 sonrası Kamu İhale Kanununu’nda yapılan değişiklikle, kamunun hizmetleri dış kaynak kullanımı yolu ile sağlamaya başlaması sonucu, başta Endüstriyel Temizlik Hizmetleri, sonrasında da 5188 sayılı kanun doğrultusunda da Özel Güvenlik Hizmetleri sektörlerinde ciddi bir gelişme yaşanmaya başlandı. Gelişen müşteri tercihleri ve özellikle kalite ve verimlilik konusundaki beklentiler, neredeyse 100 yıldır Avrupa ve Amerika’da başarıyla uygulanan Facility Management / FM yaklaşımını gündeme getirmiştir. Yani Tesislerin Yönetimi için ihtiyaç duyulan türlü-çeşitli hizmetlerin organize bir biçimde, sinerji yaratarak tek bir merkezden alınması eğilimi. Özellikle 2000’li yılların başlaması ile gerek Müşteri Tercihleri, gerekse de sistemini doğru kurgulayarak verimlilik ve kalite doğrultusunda hizmet üretmeyi amaçlayan hizmet kuruluşları, münferit hizmetler yerine entegre hizmetler vermeye başlamışlardır. Bu dönüşümde elbette yabancı orijinli hizmet kurumlarının sistemi pazara sürmesinin etkisi büyüktür. Biz de Tepe Güvenlik olarak girdiğimiz bu sektörde, değerli müşterilerimize entegre hizmetleri verimli ve daha kaliteli vermek adına 2000’li yılların başında, yukarıda andığımız nedenlerle FM sektörünün diğer unsurlarını da bünyemize dahil etmeye başladık. FM Sektörünün sizce günümüzdeki sorunları nelerdir? Yeni doğmuş bir sektörden söz ediyoruz. Henüz

uluslararası deneyimlerden yola çıkarak, ulusal modelimizi oluşturma aşamasında olduğumuzu söylemeliyim. Bu nedenledir ki başta yetişmiş iş gücü olmak üzere, sektörün içerisinde bulunan, mesela Temizlik gibi unsurların, henüz kamu yönetimi tarafından meslek olarak kabul edilmemiş olması, haksız rekabet, tüketicinin satın alma konusundaki deneyimMART 2014

69


EĞİTİM

sizliği gibi bir dizi sorundan söz etmek mümkün. Bu sorunların bir kısmı, mesela İş’in Meslek olarak kabul edilmesi konusunda çalışmalar var ve b konuda yasal düzenlemeler yakın bir gelecekte Kamu Yönetimi tarafından gerçekleştirilecektir inancındayız. Buna bağlı olarak özellikle TESHİAD’ın MYK nezdinde yürütmekte olduğu Ulusal Meslek Standardı çalışmaları da meslek erbabının eğitimi ve belgelendirilmesi konusunda büyük bir gelişmedir. Ancak bu düzenlemelerin en az birkaç yıllık bir zamana ihtiyacı olduğu da bir gerçek. Konu “Yetişmiş İş Gücünden” açılmışken Eğitim konusundaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Biz Tepe Güvenlik ve Tepe Servis olarak zaten yola çıktığımız andan itibaren Yetişmiş İş Gücünün gerekliliğine inanarak hareket ettik. Gerek hizmet içi eğitimler, gerekse de dış kaynak kullanımı ile tüm Saha Çalışanlarımızı, Saha Uzmanlarımızı ve Yönetim Kadromuzu işinin gerektirdiği uzmanlığa ulaştırmak adına bir program dâhilinde eğitim faaliyetlerimize devam ediyoruz. Teknik Hizmetler, Güvenlik ve İSG konusunda zaten yasal düzenlemeler var ve bu doğrultuda yasal format ve üzerine kişisel gelişim eğitimlerimiz devam etmekteydi. Ancak özellikle Temizlik Hizmetlerinde biliyorsunuz her hangi bir kanuni düzenleme yok henüz. Ancak Temizlik Hizmetleri konusunda, Tepe Ser70

MART 2014

vis olarak zaten Ankara orijinli bir eğitim programımız uygulanıyordu. 2014 yılı başında, 3. Seviye Temizlik Görevlilerinin eğitimi konusunda da Hijyen Akademisi firması ile bir anlaşma imzaladık. Anlaşmamız sadece personellerimize Mesleki Gelişim Eğitimlerinin verilmesi ile sınırlı değil. Hijyen Akademisinin bize getirdiği Özel Program, Temizlik Görevlilerinin eğitiminin yanı sıra, özellikle sektörde ciddi biçimde eksikliği hissedilen Şef, Süpervizör ve Proje Yöneticilerinin, uygulanan özel program ile içeriden yetiştirilmesini sağlayacak. Yani bir başka deyişle, Hijyen Akademisi, şu an saha eğitimlerini veriyor. Ancak verilen eğitimlerdeki Eğitimci Gözlemleri ve her ay uygulanan dönem sınavları ile Gelişime Açık Çalışanlarımız belirleniyor. Bu analizler elbette, Proje Yöneticilerimiz ve Saha Uzmanlarımızın değerlendirmeleri ile birleştirilecek ve her ay düzenli ve kapsamlı bir raporla tarafımıza sunulan raporlarla birlikte çalışanlarımızın gelişime açık olanları için bir kariyer planlaması yapılacak. Yılın ikinci yarısı için planımız, ilk altı ayda eğitim performansı yüksek saha çalışanlarımızı, bir adım yukarıya taşıyacak Özel Gelişim Programları ile yöneticiliğe hazırlamak. Bu program çok yakında Saha Uzmanlarımız ve Proje Yöneticilerimiz için de uygulanması konusunda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Hedefimiz, 2014 yılı itibarı ile tüm Proje ve Saha Operasyon Yöneticilerimizi kendi bünyemizden yetiştirerek, Kurumsal Kimliğe haiz ve Markamıza Sadık çalışanlarla sahada olmak.


ÇEVRE

Üsküdar’da “Bahar Temizliği Kampanyası” ... Ü

sküdar Belediyesi daha temiz bir çevre, daha temiz bir Üsküdar için bahar temizliği kampanyası başlattı. Kampanya süresince Üsküdar’ın 33 mahallesindeki sokaklar tek tek özel ekipler tarafından temizlenecek. Vatandaşları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmek ve daha duyarlı hale getirmek için düzenlenen kampanya, 7 Mayıs Perşembe günü Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara tarafından başlatıldı. Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nden Emniyet Müdürlüğü’ne inen Gazi Caddesi’nde gerçekleştirilen çalışmada Başkan Mustafa Kara, belediye temizlik işçileriyle sokak temizliği yaptı. Başkan Mustafa

Kara daha sonra Başkan Yardımcısı Hasan Ekmen’le, Üsküdar Meydanı’nda bulunan Gülfem Hatun Camii’ne gitti ve temizlik işçilerinin çalışmasına katıldı. Üsküdar halkının desteğiyle gerçekleşecek ve 2 ay sürecek kampanyada tüm Üsküdar sokaklarının tek tek temizlenmesi hedefleniyor. Belediye Başkanı Mustafa Kara, Üsküdar’da her gün 600 ton çöp toplandığını, yaz aylarında artan hava sıcaklığı nedeniyle bu çöplerin çevreye kötü kokular yayabileceğini, buna engel olmak için Üsküdar Belediyesi ve Üsküdar halkının el ele vermesi ve bilinçli bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Başkan Mustafa Kara kampanya süresince çalışacak tüm ekibe başarılar diledi.

MART 2014

71


ÇEVRE & YAŞAM

Geri dönüşüme katkı sağla, yuva yap PAGDER’in “Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” sloganıyla sahipsiz sokak hayvanları için düzenlediği “Yuvaya Dönüşen Plastikler Projesi”, düzenlenen basın toplantısıyla hayata geçti.

P

rojeyle, ülke genelinde tüm hayvan severlerin katılımıyla toplanacak, her biri defalarca geri dönüştürülebilme özelliği taşıyan atık plastiklerin (Plastik yoğurt-peynir kapları, pet şişeler ve kapakları, deterjan şişeleri, eski plastik oyuncaklar, işlevini kaybetmiş plastik damacanalar, plastik askılar vb.) yüzde 100 geri dönüşümü sağlanarak plastik hayvan yuvaları yapılacak. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan atıkları kaynağında ayrı toplama, ayırma ve geri dönüşüm uygulamalarının ülke geneline yayılması büyük önem taşıyor. PAGDER (Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği), aslında birer değerli hammadde olan plastik atıklarla ilgili çevre ve geri dönüşüm bilinci yaratırken, bireysel olarak da kaynağında ayrı toplama alışkanlığını kazandıracak; ayrıca sokak hayvanlarının da yaşam ko-

72

MART 2014

şullarını iyileştirecek önemli bir proje hayata geçiriyor. Defalarca geri dönüştürülebilme özelliği taşıyan atık plastikler, hayvanları sıcak bir yuvaya kavuşturacak! PAGDER’ in öncülüğünde başlayan “Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” sloganı taşıyan “Yuvaya Dönüşen Plastikler” kampanyası, Türkiye’nin geniş katılımlı ve önemli çevre ve geri dönüşüm projelerinden biri olmaya aday. Proje kapsamında ihtiyacı bulunan hayvan bakımevleri başta olmak üzere ülke genelinde toplanacak (Plastik yoğurt-peynir kapları, pet şişeler ve kapakları, deterjan şişeleri, eski plastik oyuncaklar, işlevini kaybetmiş plastik damacanalar, plastik askılar vb.) tüm plastik atıkların yüzde 100 geri dönüşümü sağlanarak plastik yuvalar yapılacak. İlk etapta pilot bölge olarak İstanbul’da 3 bin sa-


hipsiz hayvana sıcak bir yuva sağlamayı, ileriki dönemde de ülke geneline yayılmayı hedefleyen kampanyada, geri dönüşüm yoluyla da önemli ekonomik ve çevresel artı değerler yaratılması bekleniyor. Projeye önemli kurum ve kuruluşlardan tam destek! “Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” projesinin detayları, PAGDER’in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısıyla paylaşıldı. Toplantıya, PAGDER (Plastik Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci ile üst düzey yetkililerinin yanı sıra önemli kurum ve kuruluşlardan tam destek geldi. “Tüm Türkiye’ye projemize katılım için çağrıda bulunuyoruz; PAGDER olarak 685 plastik kulübe bağışımızla projemizi başlatıyoruz” Hayvan hakları ve hayvanları koruma konusunda gönüllü olarak birçok çalışma yapan Tuna Arman’ın proje yüzü olduğu basın toplantısında konuşan PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci, “Projemizle, toplumumuzun çevre, geri dönüşüm ve sokak hayvanlarına dikkat çekmeyi; sadece ilgili bakanlıkların, yerel belediyelerin, vakfı ve derneklerin çabalarıyla değil, tüm kamuoyunun katılımıyla, el ele verildiğinde bu sorunların çözülebileceğini kanıtlamayı amaçlıyoruz. PAGDER olarak projemize ilk katkıyı da yine biz yapıyor; 685 plastik yuva bağışında bulunuyoruz. Birçok hayvan severin, hayvan hakları koruma derneklerinin de kendi olanakları kapsamında çare üretmeye çalıştıkları sokak hayvanları, sevimli dostlarımız kedi ve köpeklerle ilgili sorunların etkili, insancıl ve kalıcı bir şekilde çözülebilmesinin yolları uzun zamandır

araştırılıyor; yıllardır yerel yönetimler de bu sorunla başa çıkmak için uğraşıyorlar. Ancak, sahipsiz sokak hayvanlarının sayılarının çok fazla oluşu özellikle büyük metropoller başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde süregelen bir sorun. Bu projemizle yine yanlış bilinen bir algıyı da düzeltmeyi, ülke ekonomimize de zarar veren bir alışkanlığı değiştirmeyi hedefliyoruz. Afişlerle, billboard’larla, üniversiteler arası düzenlediğimiz ve 10 bin lira para ödüllü yarışmamızla hayata geçerek kamuoyunu bilgilendirecek kamu spot filmimizle, sosyal medya çalışmalarıyla ve siz değerli basın mensuplarının haber destekleriyle, defalarca geri dönüştürülebilen atık plastiklerin aslında birer hammadde de olduğunu ve geri dönüşümle yeniden birçok mamule dönüşebildiğini; plastiğin doğa dahil tüm canlılar için dost olduğunu bir kez daha anlatmış

MART 2014

73


ÇEVRE & YAŞAM olacağız. Şayet, yerinde, kaynağında ayrıştırma alışkanlığını; çevre ve geri dönüşüm bilincini tüm toplumumuza kazandırabilirsek, sokaktaki canlılar için de sıcak bir yuvaya dönüşebilen plastik ile ilgili haksızca oluşturulan olumsuz imajımıza da pozitif katkı sağlamış olacağız” dedi. Plastik hayvan yuvaları özel kalıp maliyetleri yüzünden bir türlü hayata geçememişti! Dayanıklılık, hijyenin kolayca sağlanabilmesi gibi birçok açıdan ahşap kulübelere kıyasla kedi-köpekler açısından daha uygun özellikler taşıyan plastik hayvan yuvalarının yapımının özel kalıp maliyetlerinin 500 bin dolarlara varan yüksek maliyetlerde olması nedeniyle bugüne kadar hayata geçemediğini aktaran Hüseyin Semerci, bu sorunu projenin ana sponsorluğunu da üstlenen Benoplast ile aştıklarını belirtti. Semerci, “Toplanan atık plastiklerle, soğuğa, yağmura dayanıklı, kolayca yıkanabilen, şık tasarımlı, kaliteli plastik yuvalar yapılacak. İşbirliği yapan, projeye destek veren bireylerin, firmaların, derneklerin isimleri de bu yuvaların üzerine yazılacak. Buradan tüm çevrecileri, hayvan severleri ve dernekleri, birlikleri, belediyeleri, firmaları ve projemizin sürdürülebilirliğini sağlayacak her bireye destek vermeye, kampanyamıza katılmaya çağırıyoruz. Plastik atıklar dahil tüm atıkları çöpe, sokağa atmak yerine kaynağında ayrıştıralım. Böylece hem ülke ekonomimize kazandıralım hem doğayıçevreye atarak, bırakarak, üstelik suçunu da plasti-

74

MART 2014

ğe yükleyerek, görüntü kirliliği yaratmayalım, hem de önemli sosyal bir sorunlarımızdan biri olan sokak hayvanlarına sıcak bir yuvaya dönüştürelim. Unutmayalım ki, her atık plastik bir cana sıcak bir yuvanın tuğlası olacak” dedi. Hayvan severler, projenin “iyi bir fikir” olmaktan çıkıp başarılı ve uzun soluklu bir uygulamaya dönüşebilmesi için bireysel sponsorluklar yoluyla da projeye katılabilecek; yuva ihtiyacı bulunan hayvan bakımevlerine, kontrollü bölgelere bu yuvalardan temin edebilecek! Hüseyin Semerci, ülkemize, çevreye ve sahipsiz sokak hayvanlarına fayda getirecek bu projenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının, ülke geneline yayılmasının en önemli hedefleri olduğunu aktardı. Bir sivil toplum örgütü olarak bu projeyle ilgili kendi imkanları dahilinde her türlü katkıyı sağladıklarını; ancak çok büyük çaplı ve uzun soluklu olması gereken bu projede herkesin desteğine ihtiyaç bulunduğunu paylaştı. Semerci, arzu eden firma ya da hayvan severlerin yuva ihtiyacı bulunan hayvan bakımevlerine ya da konutunun bulunduğu siteye vb. bu plastik yuvalardan sağlayabileceğini, bireysel sponsorluklarla da bu projenin iyi bir fikir olmaktan çıkıp başarılı bir uygulamaya dönüşebileceğinin altını çizdi. Semerci, “Bireysel olarak, bu yuvalardan ihtiyacı olan yerlere temin etmek isteyenler için de özel bir hesap açılıyor; 350 TL gibi uygun bir rakamla, bir yuva alan kişi, bir tane yuvayı da ihtiyacı bulunan hayvan bakımevine bağış yapmış ola-


cak. Yani bu projeye katılan herkesin katkısı, projenin tüm ülke geneline yayılması ve sürdürülebilirliği için kullanılacak” dedi. Projeyle plastik ile ilgili bilinen yanlışların da doğruları anlatılacak! Bu projenin plastikle ilgili yanlış bilinenlerin doğrularını da anlatmayı hedeflediğini söyleyen Hüseyin Semerci, “Tüketicilerin sorumluluk paylaşımını esas alan, sürdürülebilir bir geri kazanım sisteminin kurulmasına katkıda bulunmayı da hedeflediğimiz projemizdeki bir diğer amacımız da bugünkü refahımızı sağlayan plastik ile gerçekleri bıkıp usanmadan anlatmak… Çünkü plastiğe büyük haksızlıklar yapılıyor; çeşitli nedenlerle ortaya atılan ve “şehir efsaneleri” ile bilgilerin doğruluğu, yanlışlığı araştırılmadan önyargıların oluştuğunu ve insanları olumsuz etkilediğini görüyoruz. Alternatif malzeme üreticilerinin de pazar kaybetme kaygısı ile her gün artan ölçüde ve bilimselliğe dayanmayan iddialarla plastiğe saldırılması, plastikle ilgili kamu algısının olumsuzlaştırılmasına neden olmaktadır. Oysa plastikler üretim, kullanım ve geri dönüşüm safhalarında en çevreci malzemelerdir; tıptan eczacılık, kozmetik, ilaç sanayine, inşaata, teknik parçalara, tekstilden sportif eşyalara, otomotive kadar çok sayıda sanayi kolunda kullanılıyor. Defalarca geri dönüştürülebilme özelliği taşıyan plastikler geri dönüştürüldüğünde kaynak tasarrufu ve ülke ekonomisine çok büyük katkı sağlarlar. Gelişen teknolojiye paralel olarak her gün yeni uygulamalara imkan sağlayan plastiklerin ekonomik ve kolay uygulanabilir olması, diğer maddelere göre tüketimini hızla artırıyor; yapılan tüm ölçümlemeler, araştırmalar plastiğin birçok kişi tarafından bilinmeyen benzersiz ve olumlu yanlarını da ortaya koyuyor” dedi.

şirketiyle 250 bin kişilik istihdam yaratan Türkiye plastik sektörünün ağırlıklı kısmını oluşturan mamullerde, 2013 yılı üretimde değer bazında yüzde 17 artışla 34.3 milyar dolar üretim değerine ulaşıldı. Plastik mamullerde 2013 sonunda bir önceki yıla göre yüzde 13 artışla, 4 milyar 583 milyar dolar ihracat yapıldı. Plastik mamullerde yurt içi talebin tamamına yakını karşılandı; kişi başına plastik mamul tüketimi 74 kg oldu. 1 milyar 680 milyon dolar dış ticaret fazlası verildi. Kısaca; plastikler büyük bir katma değer zinciri yaratarak ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişmelerine katkıda bulunmaktadır. Açıkçası, doğru bilgilere sahip olan herkesin, özellikle medyanın kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması, bugün burada sizlerle paylaştığımız projemizin ülke başarısı için de büyük önem taşıyor, siz değerli basın mensubu dostlarımızın da gönüllülük esasına dayalı bu projenin faydalarını görerek, kamuoyuna duyurum için haber desteklerinizi vereceğinize inanıyoruz” dedi.

Çünkü plastiğe büyük haksızlıklar yapılıyor; çeşitli nedenlerle ortaya atılan ve “şehir efsaneleri” ile bilgilerin doğruluğu, yanlışlığı araştırılmadan önyargıların oluştuğunu ve insanları olumsuz etkilediğini görüyoruz. Alternatif malzeme üreticilerinin de pazar kaybetme kaygısı ile her gün artan ölçüde ve bilimselliğe dayanmayan iddialarla plastiğe saldırılması, plastikle ilgili kamu algısının olumsuzlaştırılmasına neden olmaktadır.

Plastikler, büyük bir katma değer zinciri yaratır: Türkiye plastik sektörü Avrupa 2’ncisi, dünya 7’ncisi! Hüseyin Semerci, Türkiye plastik sektörünün başarılarının da ne yazık ki bilinmediğini, plastik üretimini 8,1 milyon tona yükselterek şu anda Türkiye’nin İtalya’yı sollayarak Almanya’nın ardına yerleşerek Avrupa’nın ikinci büyük plastik üreticisi olduğunu, dünya sıralamasında ise üretim miktarı bazında yüzde 2,8 payla 7’nci ülke konumuna yükseldiğini aktardı. Semerci, “Plastik sektörü, 14 bin dolayında MART 2014

75


MEVZUAT

ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA İŞ SÖZLEŞMELERİ Çağrı üzerine çalışma; “yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.” şeklinde tanımlanmakta olup, aslında kısmi süreli iş sözleşmelerinin özel bir uygulama şeklidir.

E

konomik kriz dönemlerinde işçi ve işverenlerin esnek bazı kurallardan yararlanmasına 1475 sayılı İş Kanununun engel olması, yasal olmayan uygulamaların artmasına neden olmuştur. Bu nedenle, iş hayatında, esneklik ve yeniliklerin yasal bir platformda düzenlemeye tabii tutulması ihtiyacı doğurmuştur. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda 1475 Sayılı İş kanunun yerini alan 4857 Sayılı yeni İş kanunu, iş hayatında esneklikleri ve bir takım yenilikleri bünyesine alarak, kısmi süreli çalışma ile çağrı üzerine

çalışma şekillerini tanımlamıştır. Bu yazımızda hizmet sektöründe, özellikle otel, restoran ve eğlence hizmetleri veren işletmelerde yaygınlaşmaya başlayan 4857 sayılı İş Kanunun 14. Maddesinde düzenlenen çağrı üzerine çalışma şeklinin yasal düzenlemesi ve bu çalışma şeklinde dikkat edilmesi gereken hususlara değinmeye çalışacağız. Otel, restoran, eğlence ve buna benzer hizmetleri sunan işletmeler, süreklilik arz eden kadrolarının dışında günlük veya iş oldukça, ek bir emeğe ihtiyaç duyabilmektedirler. Otel işletmeleri gerekirse, sürekli kadroları ile yeterli hizmeti veremediği durumlar için (davet, toplantı, kongre, fuar gibi organizasyonların olması zamanında ihtiyaç duyulacak işçiler) bu yönlü bir çalışma ilişkisi kurabilmektedirler. Çağrı üzerine çalışma; “yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.” şeklinde tanımlanmakta olup, aslında kısmi süreli iş sözleşmelerinin özel bir uygulama şeklidir. Yazılı Olma Şartı Çağrı üzerine çalışma sözleşmeleri süresine bakılmaksızın yazılı olarak yapılmak zorundadır. Yazılı yapılmamış olması sözleşmenin geçerliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Bu şart, sözleşme ve hükümlerinin kanıtlanması ve işçileri korumaya yöneliktir.

Nesrin SERİN Danışma Kurulu Başkanı Endüstri Yük. Mühendisi nesrinserin@yondes.com 76

MART 2014

Çağrı Üzerine Çalışma Şartı “İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür.” Hükmü mevcut olup, işveren ve işçi serbestçe çağrının ne kadar süre içe-


risinde yapılabileceği yönünde anlaşma yapabileceklerdir. Çağrı süresi dört günün altında veya üstünde bir zaman olarak belirlenebilir. Bu yönlü bir anlaşma olmaması halinde çağrının en az dört gün öncesinden yapılması gerekecektir. Çağrının ne şekilde yapılacağı yönünde yasada bir düzenleme bulunmamaktadır. İşveren iletişim araçlarının birini kullanarak çağrıyı yapabilir. Ancak, çağrının yapıldığının kanıtlanması aşamasında iadeli taahhütlü mektup, telgraf, APS veya işçinin elektronik postasına yapılan bildirimlerin muteber olduğu tartışmasız olacaktır. Çalışılacak Zaman Diliminin Belirlenmesi “Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.” şeklindeki yasal düzenleme üzerine açıklama yapmak gerekirse; 4857 Sayılı İş Kanunun 63. Maddesi kapsamında çıkarılan İş Kanununa ilişkin çalışma süreleri Yönetmeliğinin 6. Maddesinde, “ işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Yönetmelik hükümleri gereğince aşağıdaki tablo değerlerine ulaşılacaktır. ZAMAN DİLİMİ

TAM ZAMANLI (Çalışma Süresi)

KISMİ SÜRELİ (Çalışma Süresi)

Hafta

45 Saat

30 Saat

Ay

** 195 Saat

130 Saat

Yıl

2340 Saat

1560 Saat

** 7,5 Saat/gün x 26 gün = 195 Saat --- 7,5 Saat/gün x 30 gün = 225 Saat aylık çalışma süresi iki ayrı yöntemle hesaplanmakta olup, bu konu tartışmalıdır. 30 günlük süreden 4 gün hafta tatili çıkarılarak bulunan 26 günün 7,5 saat/gün ile çarpılmasıyla 195 saat bulunmaktadır.

Çağrı üzerine çalışma sözleşmelerinde taraflar çalışma sürelerini serbestçe belirleyebilecek olmalarına rağmen tabloda belirtilen kısmi süreli sütununda yer alan saat değerleri üzerinde bir anlaşma yapamayacaklardır. Bu süreler işçinin en fazla çalıştırılacağı sürelerdir. Taraflar bu sürelerin altındaki sürelerde anlaşma yapabileceklerdir. İşçi, işverence çağrılmamış veya çağrılmış olmasına rağmen çalıştırılmamış olsa dahi ücrete hak kazanacaktır. İşçinin çalıştırılacağı süre sözleşmede belirtilmemişse işçi çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın haftalık yirmi saatlik ücrete hak kazanacaktır.

Yasal Asgari Ücretin Alt Sınır Olması Belirlenecek ve ödenecek ücret, tam süreli çalışmaya orantılandığında çalışma tarihinde meri olan asgari ücretin altında olmamalıdır. Fazla Çalışma Yasağı İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 8. Maddesinin “d” bendine göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçiler, fazla çalışma yaptırılmayacak işçiler statüsündedir. Kanunda olmayan bir hükmün yönetmeliğe girmesi tartışma yaratmış olsa da bu hususa dikkat edilmesi de gerekmektedir. Günlük Çalışma Süresi “Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.” şeklindeki hükümde kanunda yer almaktadır. Bu noktada tarafların süreyi serbestçe belirlemeleri mümkündür. Ancak, İş Kanununa ilişkin çalışma süreleri Yönetmeliğinin 6. Maddesinden yola çıkılacak olursa günlük çalışma süresinin üçte ikisi beş saattir. Çağrı üzerine çalışma hizmet akdi imzalayan işçi yönetmelik gereği fazla çalışma yapamayacağından dolayı, işçinin günde en fazla 5 saat çalışması gerekecektir. Hafta Tatili Ücreti Günlük beş saat, haftalık otuz saat çalışan bir işçi çalışma süresini tamamladıktan sonra hafta tatiline ve beş saat tutarında hafta tatili ücretine de hak kazanacaktır. Sosyal Güvenlik Açısından Bildirimler Bu başlığı bir örnek ile açıklayacak olursak; bu yönlü bir sözleşme yapmış işçi bir ay içinde 95 saat çalışmış ise; 92 Saat / 7,5 Saat = 12,26 tama iblağ edildiğinde 13 gün çalışmış sayılacaktır. Bu da sosyal güvenlik açısından bildirilecek gün sayısıdır. İşçinin sosyal güvenlik prim matrahı ise, saat ücretinin günlük yedi buçuk saat ve ay içinde çalışılan toplam gün sayısıyla çapılması sonucu bulunacaktır. İşçinin ilgili aya ait otuz günün altında olan çalışma gün sayılarının ilgili aya ait eksik gün kısmi istihdam olarak bildirilmek zorundadır. İşçi eksik günlerini isteğe bağlı sigorta kapsamında otuz güne tamamlayabilir. Kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışan işçinin ay içinde eksik kalan günleri için GSS ( Genel Sağlık Sigortası) primi de ödemesi gerekecektir. Katkıda Bulunan: Av. Serdar SEZERN YÖNDES Hukuk Müşaviri MART 2014

77


ÜYELERİMİZ Ali Başdurak Ali Ekber Durmaz Ali Murat Çimen Altan Özbey Ayşe Berkol Ayşe Kantarcılar Berat Pürçek Binali Keleş Bora Koçak Bülent DOĞRU Canan Aksu Caner Geban Cemalettin Doğan Cengiz Pala Didem Baba Dinçer Yalçın Eflatun Mutlu Emine Kalkanlar Erdoğan Kalay Ergün Kolçak Eyüp Güntay Furkan Albayrak Güven Kadakal Hakan Özalp Hale Kapsız Halit Ersoy Halit Şener Hasan Çapkurt Hüseyin Sonuk İpek T. Dumanoğlu İsmail Kösem İzzet M. Fert Kadir Turan K.Tunç Buyruk Keramettin Arpacı Mehmet Ersoy Mehmet Emin Yıldız Miktat Kuzhan M.Çağrı Akgündüz Musa Bulut Müslim Bazkır Nazan Civaş Necati Altın Oktay Şirin Orhan M. Çapkurt Orhan Tağı 78

MART 2014

Ekspress Temz FMS Temizlik Deça Destek Temz Clean Temz Güney İlaçlama Öztem Akademi Grup Sodexo DGR Group Koç Ak Temz Proserve Doğuş-Tempar Deniz Temizlik İtemsan Temz Emeksan Artem Tesis Yön Küresel Hizmet Klüh Profesyonel Sistem İlaçlama Güntay Temz Eubsa Turkey Yağmur Prof Hiz Etkin Grup Exper Temz Ersoylar Temz İPS Temz CSS Hizmet Ecenur Temz Yüksel Yön Hiz Eko Group Euroserve Cam Pak Buyruk Group Artemiz Temz Ersoylar Grup 2A Yönetim Hiz Tepe Servis MÇA Grup Mispak Çevre Grup RGS Group P Group Ayos Temz Online Group Ekol Temz

www.ekspresstemizlik.com www.fmstemizlik.com.tr www.deca.com.tr www.destektemizlik.com www.euroclean.com.tr www.guneyilaclama.com www.oztem.com.tr www.akademihizmet.com www.sodexo.com.tr www.dgrgroup.com.tr www.kocaktemizlik.com www.proserve.az www.dogusgrup.net www.artemtesis.com www.itemsan.com.tr www.emeksan.com www.artemtesis.com www.kureselth.com www.kluhsm.com www.prosistemilaclama.com www.clean-up.com.tr www.eubsaturkey.com www.yagmurtemizlik.com www.etkinhizmet.com www.expertemizlik.com wwww.ersoylar.com.tr www.ipstemizlik.com.tr www.css.com.tr www.ecenur.com.tr www.yukselyonetim.com.tr www.eko-group.com.tr www.euroserve.com.tr www.cam-pak.com.tr www.buyrukgroup.com.tr www.artemiz.com.tr www.ersoylar.com.tr www.eplustr.com www.tepeservis.com.tr www.mis-pak.com.tr www.cevregruptemizlik.com www.rgsgroup.com.tr www.pgroup.com.tr www.ayostemizlik.com www.onlinegrouptr.com www.ekoltemizlik.com

212 270 35 77 232 486 14 97 212 256 56 80 212 278 92 08 212 284 55 30 242 241 04 56 212 452 89 89 212 210 04 56 216 340 45 00 212 452 89 89 216 660 03 80 99412 5024367 212 629 98 00 216 508 29 00 216 314 01 27 212 267 24 49 312 397 00 33 342 230 30 01 212 423 33 34 216 567 20 91 216 326 83 30 216 470 03 08 212 583 15 74 212 569 78 08 242 324 84 68 444 60 61 212 284 56 64 216 428 07 07 216 572 74 04 212 344 12 05 212 334 48 48 216 578 98 00 212 351 92 65 216 392 92 59 212 274 24 60 4446061 212 230 75 72 212 267 23 98 462 325 29 30 216 455 92 82 212 238 42 88 216 324 33 33 212 219 29 15 212 223 50 95 216 546 01 95 216 422 78 90


Şaduman Uçar Şebnem Özenç T.Yılmaz Berik Yeşim Tekin Yaşar Çantepe Zafer Mumcular

Uçar Sosyal Hiz Özenç Hizm Yön Destek Servis Bizim Servis GTS Group Group7/24

Ali Haydar Gürkan Ali Tolga Gediz Ahmet Havuz Arif Ömer Karaşehirli Bülent Ş Ayan Emrah Taşçı Erdal Demircioğlu Erdinç Berkay Erkan Ataker Ersin Topak Pelin Özbilgin Fadime Sarıkaya Fatih Kutlutaş Göksel Atmaca G. Maria Aydın Gürkan Doğanay Hamit Bektaş Hülya Çetin Işıltan Balabanlı Kutlukhan Tüte Memduh Aybar Murat Soylu Murat Yiğit Öcal Nesrin Serin Nezih Kocaman Oktay Güven Osman Aybar Ömer Annaç Recep Ali Aksoylu Sema Mumcular Sarper Ekşioğlu Sezgin Hazangil Suat Yiğitoğlu Tayyip Tokar Turgut İpkırmaz Umut Delikanlı Vedat Yılmaz Yiğit Öztat Yunus Bingöl

Ecolab SMG Makina Tak Kozmetik Mss Grup EffectiveMedya Bayco End Ermop Berkat Kağıt Ataker Dozaj Star Makina Eczacıbaşı Profesyonel Sarikohn TMT Pazarlama Saruhan Tosay Makina Diversey Tektem Makine Promak Işıltan Group KT Siba İth İhr Hayat Makine Adonis End Ürün Yöndes Yön Sentez Fuar Org G Tekstil Titiz Temz Ürün Dayland Acoor Hizm Yön Edim Eğitim Santem Hazan Makine Yiğitoğlu Nilfisk Advance Doğuş Makina Karcher ETS Grup Kima Makine Osmanlı Makine

www.ucartemizlik.com www.ozenc.com.tr www.destekservis.com.tr www.bizimservis.com.tr www.gtstemizlik.com www.group7-24.com

212 854 02 17 216 428 54 05 212 358 59 40 216 545 88 45 232 362 99 55 216 339 97 24

MAKİNE, KİMYASAL, SEKTÖRE MAMÜL VE HİZMET TEDARİKİ YAPAN FİRMALAR www.ecolab.com www.smg-tr.com www.takkozmetik.com www.mssgrup.com www.effectivemedya.com www.bayco.com.tr www.ermop.com www.berkatkagit.com.tr www.ataker.com.tr www.starmakina.com.tr www.eczacibasiprofesyonel.com.tr www.sarikohn.de www.tmtpazarlama.com www.saruhan.com.tr www.tos-ay.com www.diversey.com www.cleanvac.com www.promak.com.tr www.isiltan.com.tr www.hizmetinadresi.com www.sibaltd.com www.hayatmakine.com www.adonis.com.tr www.yondes.com www.sentezfuar.com www.gpromosyon.com www.titiz.com.tr www.dayland.com.tr www.acoor.net www.hijyenakademisi.com www.santem.com.tr www.hazan.com.tr www.yigitoglu.com.tr www.nilfisk.com.tr www.dogustemizlik.com.tr www.karcher.com.tr www.edsgrup.com.tr www.kimamakina.com www.osmanlimakine.com.tr

216 441 20 30 232 457 27 23 212 221 91 95 216 660 08 98 0049 89 97600600 282 651 29 70 216 466 52 67 212 886 39 18 216 527 17 05 216 572 74 04 216 333 71 00 4930 52139986 212 659 33 60 212 249 33 80 226 814 24 50 216 578 64 00 216 499 90 90 242 522 56 56 242 343 23 50 532 314 72 95 392 822 40 69 212 671 75 31 212 549 50 59 212 327 01 84 216 358 57 57 216 456 83 07 216 491 94 45 224 443 39 40 532 266 02 13 216 339 97 24 212 232 20 52 216 321 76 74 212 284 43 37 216 466 94 94 212 444 07 64 232 252 07 08 216 493 20 90 212 230 90 05 216 398 07 97 MART 2014

79


TESİAD BİLGİ ODASI

DERGİ İSTEK FORMU Adı:............................................................................................................................................................ Soyadı:...................................................................................................................................................... Firma Adı:................................................................................................................................................. Görevi:....................................................................................................................................................... Telefon:..................................................................................................................................................... Faks:........................................................................................................................................................... Web Adresi:............................................................................................................................................... E-Mail Adresi:........................................................................................................................................... Vergi Dairesi:........................................................................................................................................... Vergi No:................................................................................................................................................... Dergi Başlangıç Sayısı :.......................................................................................................................... Dergi Bitiş Sayısı:.................................................................................................................................. Bize Nereden Ulaştınız? Adresi:

Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96 teshiad@teshiad.org.tr hizmetdergisi@teshiad.org.tr 80

MART 2014


Ekonomi Ekonomi&&Sanayinin Sanayinin Ekonomi &&Sanayinin Buluşma Noktası Buluşma Noktası Ekonomi Sanayinin Ekonomi & Sanayinin Buluşma Noktası Buluşma Noktası Buluşma Noktası

www.ekonomiajandasi.net www.ekonomiajandasi.net e-posta: info@ekonomiajandasi.net e-posta: info@ekonomiajandasi.net

www.ekonomiaj Ekonomi Ajans Yayıncılık,Paz. ve Danışmalık Hizmetleri MART 2014 81 Ekonomi Ajans Yayıncılık,Paz. ve Danışmalık Hizmetleri Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul e-posta: info@ekono Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul

Ekonomi & Sanayinin


TESİAD BİLGİ ODASI

82

MART 2014


Hizmet mart 77 sayı