Page 1


4


5


6


7


8


9


10


LATA 0232 421 97 62

Yılmazkoçlar İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Tel: 0232 461 12 67 Adres: İslam Kerimov Caddesi No: 2/107 - Bayraklı/İZMİR www.yilmazkoclar.com.tr E-Posta: info@yilmazkoclar.com.tr

11


12


DÜNYA JET-SETİNİN YENİ GÖZDESİ

GENÇLİK SARMALI ; HELİX-D SERUM

İÇİNDEN IŞIK GEÇEN SERUM

HELİX SARMALI..

Helix-D, yüksek teknolojiyle üretilen ve cilt bakımının geleceğini günümüze taşıyan yeni nesil bir anti-aging çözümü sunuyor... Serumun en önemli özelliği, etken maddesi peptidleri ayrı ayrı, içerisindeki sarmalada muhafaza ederken, tam kullanım anında birleştirmesi... Böylece içerik etkiniğini uzun süre yitirmiyor ve kullanım anında maksimum etki sağlıyor.

Helix-D’nin seçkinlikle bilimi birleştiren teknolojisi görünümüne de yansıyor. Helix-D şişesinde görülen şeffaf renkli “Helix-D bazı” ile spiral şekilli “Helix-D matriksi” etkileşime geçerek, birbirinin etkinliğini arttırıyor. Dünya jet-setinin yeni gözdesi olan bu serumun sahip olduğu en önemli yeniliklerden biri de emilim teknolojisi... Helix-D serumun içeriğindeki aktif maddeler, hedeflenen cilt katmanlarına hızla ve yeterli miktarda ulaşıyor. Helix-D güçlü antioksidan etkisi, uzun süreli nemlendirici özelliği ve içerdiği özel peptidler ile cildi gençleştirmeyi, rafine etmeyi hedefliyor. ABD’de piyasaya çıktığı andan itibaren ünlü kullanıcıları ile adından sıkça söz ettiren serum,

LATA 0232 421 97 62

Ünlü Amerikalı Doktor Lou Rinaldi tarafından geliştirilen yeni kırışıklık giderici serum, Türkiye’de eczanelerde satışa sunuldu. Çok yeni ve farklı bir teknoloji içeren HELİX - D Yüz ve Göz serumu, uluslararası araştırma laboratuarlarında çalışan çok sayıdaki bilim adamının yer aldığı bir ekip tarafından ABD’de geliştirildi.

www.helix-d.com.tr

Türkiye’de sadece eczanelerde bulunuyor. 13


14


15

LATA 0232 421 97 62


16


17 LATA 0232 421 97 62


Aral覺k 2013 18


19


İçindekiler

Murat Tavlı Kaypak Kaynak Mutluluk

20

Origin Modanın Kesişme Noktası

Ayakkabı - Çanta Gece Kaçamağı

Mücevher Taşların Büyüsü

Duygu Ela Erdoğan

42 76 104

Ezra + Tuba Çetin Tasarım Onlar İçin Aşk Demek

Sorun Sende Değil Bende

52 86 110


YAYINCI LATA BASIN YAYIN FİLM REKLAMCILIK İTH. İHR. TİC. VE LTD. ŞTİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Lale Antitoros ( lale@stiletto.tc ) KREATİF DİREKTÖR A. Tacettin Tırnaklı (taci@stiletto.tc) YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Bahar Susup ( bahar@stiletto.tc ) YAYIN KOORDİNATÖRÜ Duygu Ela Erdoğan (duyguela@stiletto.tc) GENEL KOORDİNATÖR MODA EDİTÖRÜ Tuba Benian ( tuba@stiletto.tc ) GÖRSEL YÖNETMEN VE GRAFİK TASARIM Tuna Agçe ( tuna@stiletto.tc ) Büşra Deriş (Stajyer)

Tasarımcı Isabel Marant

Gila Benezra Bir Kış Klasiği

118 128

FOTOĞRAF DİREKTÖRÜ Merve Hasman ( merve@stiletto.tc ) GÜZELLİK EDİTÖRÜ Gila Benezra ( gila@stiletto.tc ) YAZARLAR Merve Hasman - Bay J Murat Tavlı - Renan Kaleli Duygu Ela Erdoğan - Sevda Tezol Tuba Benian - Gila Benezra Sinan Hızalan - Doruk Öztürk Tevfik Urgancıoğlu - Burcu Aksoy Burcu Bülbül - Cenk Erdem KATKIDA BULUNANLAR Can Gürcan - Başak Koçoğlu Derin Tırnaklı -Serhan Akgün Serap Önder - Aytekin Yalçın Semih Metin Demirkan HUKUK DANIŞMANI Av. Nilhan Antitoros MALİ MÜŞAVİR ve FİNANS MÜDÜRÜ Serra Aytaç YÖNETİM YERİ Nevvar Salih İşgören Cad. No:1/4 Daire:4 Alsancak/İZMİR Tel/Fax: 0232 421 97 62 STILETTO ABONE HİZMETLERİ Müşteri Hizmetleri : abone@stiletto.tc

Zamansız Stil İkonları

Güzellik

Jane Birkin

Kozmetik

124 130

BASKI METRO Matbaacılık Yahya Kemal Beyatlı Cad. No. 94 BEGOS 3. Bölge Buca İZMİR Tel: 0232 290 33 11 Fax: 0232 290 33 21 DAĞITIM Dünya Süper Dağıtım Tic. San. A.Ş Yayın Türü: Yaygın Süreli Yayın BASKI TARİHİ 1 Aralık 2013 Dergide yer alan yazı ve fotoğrafların tüm hakkı STILETTO dergisine, yayınlanan ilanların sorumluluğu ise ilan sahiplerine aittir.

21


Londra'dan bildiriyor.

Sinan Hızalan

Murat Tavlı

Kendisi gibi karizmatik tasarımlara imza atan mimarımız!

Biz O’nu Şehzade olarak kabullendik bir kere.

Merve Hasman Fotoğraf makinesini konuşturan kadın...

Renan Kaleli

Aklını kullanmayı seven, ender adamlardan...

Hayatın içinden noktaları aktarıyor.

22

Burcu Aksoy Duygularını konuşturanlardan...


Sevda Tezol

Tuba Benian

“Deliliğin kafasına vurmak” O’ndan geçiyor.

BayJ Yetenekleri malum. Fazla söze ne hacet?

Tasarımlarına, kişisel enerjisini yansıtmakla meşgul...

Gila Benezra Altın portakallı makyaj sanatçısı.

Cenk Erdem Dünya starları ondan sorulur...

Burcu Bülbül Denize aşık kadın...

“İyi ki varsın” demenin en içten hali...

23


edito VEDAYLA GELEN BAŞLANGIÇLAR 2013'e veda etmemize bu kadar az kalmışken, heyecanımız bir o kadar arttı. İlk yılbaşı sayımız bizim için çok özel. Kışın kasvetine inat rengarenk, dopdolu, eğlenceli olmalıydı Stiletto Aralık Sayısı. Oldu da... Tüm ekip, o güzel enerjisiyle harika işler çıkarttı. Tuba Benian ve Bahar Susup, ünlü modacılara yılbaşı gecesi için stil önerilerini sordu. Sevgili Elif Cığızoğlu, Gamze Saraçoğlu, Hakan Akkaya ve Özgür Masur, Stiletto okurları için birbirinden farklı önerilerde bulundular. Ezra+Tuba Çetin kardeşlerin hazırlandıkları defilelerini, yeni projelerini ve başarı hikayelerini anlattıkları röportajımızı eminiz büyük bir keyifle okuyacaksınız. Röportajın sonunda küçük bir sürpriz sizleri bekliyor...

Genel Yayın Yönetmeni

Lale Antitoros

Akıllara zarar bir editoryalimiz var bu ay, 'ORIGIN'. Çok genç bir tasarımcı, Sevgili Semih Metin Demirkan'a ait tasarımları, yine çok genç ve çok yetenekli bir fotoğrafçının, Sevgili Aytekin Yalçın'ın objektifinden görmeye hazır olun derim. Çok beğeneceksiniz! STILETTO, hediye seçeneklerinden çok özel mücevherlere, yılbaşı kombinlerinden gece kaçamağı yapan ayakkabı çekimlerine kadar dopdolu bir sayıyla, çıtasını daha da yükselterek, taviz vermeyerek ve özgün kalarak, kendi tarzı, kalitesi ve çizgisiyle 2014'ü karşılamaya hazırlanıyor! Sürprizlerimiz devam edecek, takipte kalın! Mutlu ve bol şanslı bir yıl sizleri bekliyor olsun... Sevgilerimle,

24


25


Not Defteri

İSTANBUL’UN BÜYÜLEYİCİ SEMTLERİ, DİVAN’IN YILBAŞI SEPETLERİNDE Divan Pastaneleri'nin yılbaşı koleksiyonu; tarih ve gizem kokan İstanbul’un semtlerinden esinlenerek hazırlandı. Topkapı’dan Karaköy’e, Galata’dan Kanlıca’ya kadar uzanan bu rengârenk büyüleyici yılbaşı setleri ve sepetlerinde; Divan Pastaneleri’nin geleneksel lezzetlerinin yanı sıra, gümüş tepsiler, el yapımı işlemeli kadehler, zarif deseniyle özel tasarımlı pasta tabakları, göz alıcı karaflar ve dekoratif süsler gibi yılbaşı ruhunu yansıtan parçalar da yer alıyor.

Dior’dan Yılbaşına Özel Koleksiyon Dior'un yılbaşına özel olarak hazırladığı "Altın Kış" makyaj koleksiyonu, yılın en güzel zamanlarına uyum sağlayarak ışıl ışıl parlıyor. Koleksiyonda farklı renk seçenekleri ile allık, ruj, rimel, oje ve far setleri bulunuyor. Sınırlı sayıda üretilen bu harika koleksiyonu yılbaşı alışverişi listenize eklemenizi öneriyoruz.

TOÇEV’den Farklı Yılbaşı Hediyeleri Okuma istekli çocuklara hak ettikleri eğitim koşullarını sağlamak ve onlara eğitim hayatları boyunca maddi-manevi destek olmak amacıyla 20 yıldır faaliyet gösteren TOÇEV, yılbaşı için farklı hediyelikler hazırladı. Şahıs veya kurum olarak yılbaşında sevdiklerine ya da çalışanlarına anlamlı hediyeler sunmak isteyenler için hazırlanan hediye alternatifleri arasında kupa, tebrik kartı, sertifika, kitap ayracı, müzik cd'si ve tişört bulunuyor. Bir yandan sevdiklerinizi, çalışanlarınızı veya müşterilerinizi farklı bir hediyeyle mutlu ederken bir yandan da "okumak her çocuğun hakkıdır" ilkesiyle çalışmalarını sürdüren TOÇEV'e destek olabilirsiniz.

26

PIP Studio Beymen Home’da! Tasarımcısı Pip tarafından Hollanda'da yaratılan PIP Studio, günlük hayatın güzelliklerinden ilham alıyor. Hollanda'nın renkli dünyasını tasarımlarına taşıyan Pip Studio, mix and match tasarımlarıyla çiçek desenlerinin öne çıktığı rengarenk porselen fincanlar, kahvaltı setleri, peynir tepsileri, kase ve çaydanlıklarıyla evlere bolca neşe katacağa benziyor. Markanın envai çeşit ürününü Beymen Home'larda bulmak mümkün.


27


Not Defteri

Dolce&Gabbana’da Mücevher Tadı

YSL Le Film

Bazı hikayeleri biliyor olmak onları tekrar tekrar okumaya engel değildir, tıpkı Yves'in hayatı gibi... Pierre Niney'in Mr. Laurent'i canlandırdığı, 2014'ün ilk aylarında vizyona girecek YSL Le Film'in trailerı bile şimdiden büyük ilgi çekiyor. 1957 yılı Paris'inde henüz 21 yaşındaki Yves, Christian Dior'un başına geçer. Hem profesyonel hem de özel hayatını tek taşla altüst edecek Pierre Bergé ile tanışması da bu zamana denk gelir. Yves Saint Laurent'in başarı dolu ve hakkında bilinmeyenleriyle hayat hikayesi oldukça merak uyandıracak.

Dolce&Gabbana'nın yeni yıl için hazırladığı sekiz parçalık "Sicilian Jewellery" makyaj koleksiyonu iddialı ve çarpıcı renkleriyle öne çıkıyor. Yeni yıl heyecanını renk paletine yansıtan marka, ruj ve ojelerde kırmızı, altın sarısı, pembe ve zümrüt yeşiline yer verdi. 8 parçalık bu özel seri, renk konusunda cesaretli kadınları hedef alıyor.

Valentino’dan bir Doğu Masalı: Assolutamente Oud Defilelerinde altın rengi ve işlemelerle öne çıkan marka, bu kez Oud hammaddesi ağırlıklı yepyeni bir parfümle karşımızda. Valentina Oud Assoluto bergamot, karabiber, gül esansı, safran ve paçuli ile Aquilaria ağaçlarından elde edilen koyu renkte, yoğun bir reçineyi, Oud'u birleştiriyor. Bu dikbaşlı parfüm, Valentina'nın karanlık yüzünü simgeliyor ve bu değişim, parfümün ambalaj tasarımını da etkiliyor.

EGZOTİK KOKULAR EŞLİĞİNDE

THE BATHING TREASURES COLLECTION Molton Brown'ın en sevilen 12 farklı ürününün seyahat boylarından oluşan The Bathing Treasures Collection hediye seti sevdiklerinizi muhteşem kokular eşliğinde keyifli bir banyo ritüeline davet ediyor. Yorucu seyahatlerde, tatillerde ya da spora giderken ideal boyları sayesinde rahatlıkla taşınabilen birbirinden özel Molton Brown ürünlerinden oluşan The Bathing Treasures Collection şık kutusu ile de harika bir yeni yıl hediyesi. Bu özel setin içinde Molton Brown'ın geniş ürün yelpazesinden Pink Pepper Body Wash, Gingerly Body Wash, Orange&Bergamot Body Wash, Eucalyptus Body Wash, Japanese Orange Bod Wash, Samphire Body Wash, Suma Ginseng Body Wash, Black Peppercon Body Wash, Ylang Ylang Body Wash, Templetree Body Wash, Silverbirch Body Wash sizi ve sevdiklerinizi bekliyor.

28


“This is my time” Kelly Rowland

www.forumsaat.com.tr

www.twsteel.com

29


street style Londra YAĞMURA TESLİM LONDRA’DAKİ FASHIONISTLER YILBAŞI ARİFESİNDE KARNAVALA DÖNÜŞEN SOKAKLARA UYUM SAĞLIYOR.

30


31


street style NEW YORK YILIN EN RENKLİ AYINDA NEWYORKLULAR EN AZ ŞEHİR KADAR CANLI VE CESUR GİYİMLERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR.

32


33


street style parİs YENİ YILIN BÜYÜSÜNE KAPILMIŞ PARİSLİLER, HEYECANLARINI STİLLERİNE YANSITMIŞ GÖRÜNÜYOR.

34


35


Londra Notları

londra notları merry christmas

"All I want for Christmas is you" şu sıralar, radyolarda en sık çalan parça. Bu şarkıyı ilk"Love Actually" filmini seyrederken keşfetmiştim ve çok beğenmiştim. Londra'daki ilk Christmas’ımda, her girdiğim mağazada, ürünlerin reklam filmlerinde, radyolarda ve hatta sokaklarda bile çalındığını farkedince aynı hızla da nefret etmiştim. Taa ki Michael Buble’ın muhteşem yorumunu dinleyene kadar.

36


Ş

ehir yavaş yavaş Noel ruhuna bürünmeye başladı, bunu sadece çalan Christmas CD’lerinden değil birbirinden renkli, yaratıcı cadde süslemelerinden de farkedebilirsiniz. Meşhur Regent ve Oxford caddelerine takılan Noel aydınlatmaları radyolar bile anons etti… Harrods’ın binasına sanki ışıklı elbise giydirdiler, ışıltısıyla göz kamaştıran gelin gibi oldu. Ve dolayısıyla indirimler de başladı. Bayılıyorum bu ruha, bu festival sezonuna, tam bir görsel ziyafet. Bir film karesinin içindeymiş gibi hissediyor insan kendini, nereye giderseniz gidin bu böyle. Küçücük mağazalar, marketler, kuaför salonları bile kendine göre bir süsleme yapmış. Hiç bitmesini istemiyor insan.

BOXING DAY LONDRA Noel'in ertesi günü, yani 26 Aralık 'Boxing Day' diye isimlendirilmiş. Böyle adlandırılmasıyla ilgili bir kaç hikaye var, bunlardan birini kısaca anlatmak istiyorum: 18. yüzyılda Lord ve Lady'lerin evlerinde çalışan personelin Noel günü çalışması beklenirmiş ve personel de 'boxing day'i izin günü olarak kullanır ve ailelerini görmeye giderlermiş. Personel izne çıkarken, ev sahipleri onlara Noel kutuları (Christmas Box) verirmiş. Bunların içine de, önceki günden arta kalan yemekleri ve kullanmayacakları hediyeleri koyarlarmış. Günümüzde 'boxing day' tatil günü olarak takvimde yerini almış. Günün önemi, mağazaların alışveriş severlere olağanüstü bir indirimle kapılarını sabah 05:00 gibi açması. Ben şahsen uzun kuyruklara bilhassa şahit oldum. Eğer 26 Aralık'ta Londra'daysanız ve bu alışveriş imkanını kaçırmak istemiyorsanız, gitmek istediğiniz mağazanın web sayfasına girerek kapılarını kaçta açtığını öğrenmelisiniz. Unutmayın, %70'e varan indirimlerden bahsediyorum.

37


Londra Notları ARALIK AYINDA ŞEHİRDE NELER VAR BİR GÖZ ATALIM: FESTİVAL SEZONU DEMİŞTİM, BAŞINIZI ÇEVİRDİĞİNİZ HER YERDE BİR ETKİNLİK GÖREBİLİRSİNİZ. GEÇEN SAYIDA LİSTESİNİ VERDİĞİM BUZ PATENİ PİSTLERİ, TÜM HIZIYLA VE YOĞUNLUĞUYLA ARALIK AYI BOYUNCA DA DEVAM EDİYOR. EĞER NOEL BABA ETKİNLİKLERİNE ÇOCUKLARINIZI GÖTÜRMEYİ TERCİH EDERSENİZ;

SANTA'S GROTTOS Noel baba hikayeler anlatıyor, şekerlemeler veriyor. Küçükler de Noel babaya hediye listelerini veriyor. Bazı alışveriş merkezlerinde tüm gün süren Noel Baba etkinlikleri mevcut.

Duke of York Square Harrods Hamleys Hyde Park

Duke of York Square Hamleys

Harrods

38

Hyde Park

1 - 24 Aralık

2 Kasım - 24 Aralık 23 Kasım - 24 Aralık 23 Kasım - 5 Ocak


CHRISTMAS

KERMES - ÇARŞI- MARKET

MORE LONDON RIVERSIDE

KEW GARDENS

Boutique Christmas Market 28 Kasım - 4 Ocak

HANDMADE CHRISTMAS The O2

13 - 15 Aralık

More London Christmas Market

11 - 15 Aralık

SOUTHBANK CENTER

Designers / Makers Christmas Market

16 - 22 Aralık

FORTNUM AND MASON Tam Picadilly meydanında bulunan bu tarihi dokudaki alışveriş merkezine girmeyi ihmal etmeyin. Bana kalırsa, her yerde bulabileceğiniz ürünler çok şık paketler içinde sunulduğu için, olması gerektiğinden yüksek fiyata satılıyor. Özellikle yılbaşı üzeri, süslemeleri ile öne çıkan mağazalardan biri olduğu için ve gıda bölümündeki akla, hayale sığmaz ürünler için, bir keşfi hakediyor.

Doruk Ozturk

39


Mimari / Dekorasyon

Gotik BÜYÜLEYEN EFSANE

Bu ayki yazımda, beni yurt dışına yaptığım tüm seyahatlerimde büyüleyen, alıp alıp başka yerlere götüren Gotik Mimarisinin unsurları sayfamızı işgal edecek.

40 38


39 41


Mimari / Dekorasyon

G

otik mimarisinin temel hatları ile başlaması 1140 yılını, bitişi ise 1520 yılını işaret eder. Gotik mimarisi dendiğinde, mimarının çıkış izlerini Paris yakınlarındaki 'İle-de-France' isimli bölgede görüyoruz. Gotik, mimaride Romanesk ustalar tarafından, karşı karşıya kaldıkları strüktürel sorunları çözmek amacıyla yaratıldı. 1050 yılı civarlarında ustalar mevcut ashap çatıları, taş tonozlar ile değiştirmeye başladılar. Matematik, Gotik mimarinin en çok önemsemesi gereken unsur olarak sürekli karşılarına çıkıyordu. 12.yy başlarında Oklit geometrisinin yeniden keşfedilmesi ile mimarlar toplama işlemine dayanmayı bıraktılar. İnşa edilen binalar, kuvvetli sezginin yanında, geometrideki beceri, çizimde ve bunun sonucu olarak da inşaatta keskinliği olanaklı kılıyordu.

Artık, sadece plan aşamalı değil muhteşem geçişlere olanak verecek, kesitte öngörülemeyecek kadar muhteşem yapıtlar ortaya çıkarmaya başlıyorlardı. Gotiğin öğeleri, sivri kemerler, kaburgalı tonozlar, uçan payandalar bu ihtişamın en önemli öğelerindendir. Sivri kemer, uçan payanda ve gül kemerler ilk kez bu dönemde tümü ile bir arada kullanılmıştır. Fransa ve İngiltere Gotik mimaride öncelikli başı çeken ülkeler oldular. Özellikle bu iki ülkede, plan aşamasında kuleler, daha ileride bir diegonal yönlendirme amacı ile karmaşık ayaklar geliştirmede kullanılan bir teknik olan, dondurulmuş iki kare seti üzerine oturtuluyordu. Bu Gotik mimarinin önemli başlıklarından biri idi. Doğası itibarı ile toplamacı olan Romanesk mimarlıkla karşılaştırıldığında, Gotik yapı ustaları cennetin yeryüzü üzerindeki bütünlüğünü tek bir tasarımda ifade etme çabasına girişti. Bu dönemde dinsel coşku, fazlaca kilise yapılmasına yol açtı. Gotik mimaride ışık, tasarımın esaslı

40 42


bir öğesi olarak kullanıldı. İskelet strüktürler yük taşıyıcı duvarların yerini aldı. En belirgin ayrışan özelliklerden biri de buydu. Gotik katedrallerin yapımındaki strüktürel beceri, mekanların yeniden dağıtılması yoluyla düşey ve yatay yüklerin yaratıcı bir biçimde ayrılmasında yatıyordu. Yüzyıllardır kullanılan aynı tasarım ve konstrüksiyon yöntemleri ile çalışan katedral mimarları Gotik planlamanın gelişmesinde dönüm noktası olarak yenilikler getirdi. Mimarlar tonoz sistemini değiştirip, uçan payandalar kullanarak, planda daha önce hiç olmadığı kadar büyük ölçüde özgürlük kazandılar. Bu ölçüde Gotiğin muhteşem, büyüleyici estetiğinin yanı sıra katedrallerin yeni yüksekliklerinin gerektirdiği yapısal desteği de yarattı. Göz alıcı güzellikleri ve ihtişamları ile en çok beğeni toplayanlar, Reims Katedrali, Chartres Katedrali, Notre- Dame Katedrali, Sainte Chopelle Katedrali, Westminister Manastırı, St. Mary Kilisesi, Milano Katedrali, Siena Katedrali. Fransa, İngiltere, İtalya ve arkalarından Almanya olmak şartı ile Gotik katedrallerin büyüleyici olanları sırası ile erken gotik ve geç gotik dönemlerde inşa edildi. Gotiğin büyüleyici ihtişamı hakkında temel söyleyeceklerimiz bu kadar sanırım. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğimle.

43


KAYPAK KAYNAK

MUTLULUK

44 42


Zaman bu kadar hızlı geçerken, yaşadığımız hayat bu kadar kısıtlıyken neden bazı şeyleri değiştirmiyoruz? İnsanlar trafikte bile birbirine zarar vermeye yer arıyor. Kimsenin kimseye ne saygısı ne de tahammülü kalmamış. Nefret sarmaşıkları her bir yanımızı sarmış. Bu davranışların en temel sebebi mutsuz bir toplum olmamız. Peki şimdi düşünelim, neden mutsuzuz? Mutluluk hayatın en tabii kaynağı olduğu gibi en kaypak kaynağıdır... Yaramaz bir çocuk gibidir, oradan oraya zıplar, oradan oraya. Sabun gibidir mutluluk, içini temizler ama elinden kaydımı tekrar elde etmesi de yetenek ister. Alışkanlık yapar mutluluk, o kadar seversin ki o halini, çikolataya bile anlamlar yüklerken bulursun kendini. Ama basit işlemle anlatmak gerekirse bunu okuyor olman bile mutlu olmaya yetmelidir. Bu işin en kısa ve anlamlı özetidir... İnsanlar büyüme dönemlerine göre farklı farklı mutluluk kaynaklarını oluştururlar. Bebeklikten

bu yaşımıza kadar bir sürü kaynağımızı tüketip, yeni kaynaklar elde ettik. Sömürgecilik ise en ala sömürgeci biz insanoğlu değil mi? Bazımızı da mutsuz olmak mutlu etti. Çünkü onlar bu melankolik halden üretme yoluna girdi. Mesela Emre Aydın, Halil Sezai ve Teoman gibi adamların nasıl bir yıkım yaşadığını merak etmiyor değilim. Ama bu yaşananlar da onları konuşmamıza sebep verdi. İşte mutsuzluktan mutluluğa tümden gelip tüme varım da böyle bir şey... Mutluluk için gerekli olan şey iki farklı yolun kesişmesidir. Ama bu yol kesişmeyip mutluluğa çıkmıyorsa, bilmeniz gerekir ki siz de o yolda yürümemişinizdir. Yanılmış, bunalmış, tükenmiş olabilirsiniz ama asla yetinmeyeceksiniz… Kendimi seneler boyunca Şehzade olduğuma inandırdım. Hayatımda bir devir kapanıp yeni bir devir açıldı. Ülkenin Cumhuriyet ile yönetildiğini öğrendiğim günden bu yana yaşadığım en büyük devrim. Çünkü o gün Şehzade olmadığımı öğrendim.

Ama ben hep inat edip kendimi buna inandırdım. Gerekirse Manisa Beyi olmak için yola bile koyulacaktım. Deli bu adam dememeniz için kısaca açıklayayım; bakın bu eğlence de benim mutluluk kaynağım. Aslında bu kadar basit. Kendinizle eğlenebildiğinizde her şeyi yarılamış, bazı şeyleri aşmış ve önünüze gelene ilk tekmeyi vurmuş oluyorsunuz. Bazen geri kalan 99 tekmeye gerek bile duymuyorsunuz. Ama mutlu olmak için sıralamam gereken o kadar çok sebep var ki... Hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. Nefes almak zaten her mutluluğun temeli. Emin olun ki sahip olduğunuz bir çok imkan, bazı insanların ellerini açıp Allah'tan dilediği dilek... Ama bizim elimizde olduğu için kıymetsiz nimet... Eğer hala mutsuzluğu ve yalnızlığı içinizde hissediyorsanız, siz mutsuzlukla mutlu olanlardansınız... Şükür önemli, şükret ya olmasaydı nefes, sabret...

Murat Tavli

annebenşehzademiyim

2013’ün son sayısından sizlere sesleniyorum. Koskoca bir yılı daha arkamızda bıraktık. Hangi ara 365 kere uyandım hatırlamıyorum. 365 kere kurulan alarm, 365 kere sürekli uyku hali, 365 kere akşam ne yesem telaşı. Sanırım zaman hızlı geçiyor dememe gerek yok. Yazımı seneye görüşürüz geyiği ile bitirmeyeceğime söz veriyorum. Buyurun efendim rahatlıkla okuyabilirsiniz.

45 43


Bugün Cihangir’de bulduk birbirimizi. Kısa bir süreliğine arkadaşlarımızla olmaya karar vermiştik. İlk defa yüzünü görmeden, adını duydum. Şöyle düşünün; çok üşüdüğün bir Ocak akşamından sonra, evine geldiğinde sıcak duşa girmen gibi bir şey. Gibi değil, aynen öyle.

Onunla herşey “garip” kelimesinin en güzel, en alımlı halinde. Bu zamana kadar dillendirdiğim bütün “garip” kelimelerini unutun.

Ben onu istesem de tarif edemem...

Merve Hasman

44 46


Vakko

Yılbaşı hediye listelerinizi oluşturmak için, özel seçimlerimize göz atmanın tam zamanı...

45 47


A.G SPALDING

345TL

ZUNY

60TL NUUNA

60TL

K VA R KO AM A

MARC BY MARC JACOBS

45TL HAPPILY EVER PAPER

MECHANISCHE BLESCHSPIELWAREN

45TL

EĞLENCELİ OFİS

53TL

Mesai saatlerini değişik tasarımlarla renklendiren parçalar…

HOPTIMIST

125TL INNOBEES

30TL

LOMOGRAPHY

299TL

MARSHALL

125TL

48

CAVALLINI

45TL


MOLTON BROWN FRANKINCENSE ALL SPICE TRIO 280TL

PAPAYA BODY POLISH

190TL

VICTORIA'S SECRET 50ML.

NUXE HUILE PRODIGIEUSE

129TL

152TL

LUSH WINTER GARDEN HEDİYE PAKETİ 72TL

RENGARENK BAKIM

WATSONS PURE DELIGHT

16.90TL

İştah açıcı görünümleriyle, bakımlı olmak bu ürünlerle parti tadında!

THE BODY SHOP BODY BUTTER LOLLİPOP 5 Lİ

64.90TL

BATH&BODY WORKS 29TL

THANN RADIANCE BOOSTER 283TL BATH&BODY WORKS

29TL

49


BEYMEN

169TL

BEYMEN

225TL

BRAUN COOL TEC 4S

169TL

BEYMEN

169TL

CHIUSA ORO BIANCO

CHIUSA ORO BIANCO

ŞIK DETAYLAR

CHANEL BLEU DE CHANEL (100 ML) 268TL

Tarzından ödün vermeyen beylere özel, farklı seçimler...

VICTORINOX SWISS ARMY AIRBOSS TITANIUM

2.850TL NACAR TRENDY MAN

CACHAREL

Vakko

145TL

İNCİ

332TL

50

MOSCHINO FOREVER SAILING (50 ML) 136TL


Röportaj

TWIST

59TL

Vakko Amishi

GOLDEN GOOSE DELUXE BRAND

695TL

303TL DESA

149TL

İPEKYOL

3.550TL EMILIO PUCCI

BEYMEN

380¤

149TL

MON REVE

303TL

ZARİF SEÇİMLER

Tercihini elegan ve lüksten yana kullananlar için zevkli detaylar…

DOLCE GABBANA POUR FEMME INTENSE (100 ML)

TWIST

49TL

303TL

MICHAEL BY MICHAEL KORS

650TL

3.1 PHILLIP LIM

284,94TL

610¤

HERMES

TOM FORD SAHARA NOIR (50 ML) 380TL TWIST

VAKKO ANYA HINDHMARCH 1595TL

99TL

51


NEWFEEL

100TL

SPORTİF TERCİH

BILSTORE STARLING

60TL

ADIDAS

ADIDAS

Soğuk havaya rağmen spordan vazgeçmeyenlere özel hediyeler…

221TL

273TL

BILSTORE QUA

180TL

BILSTORE LEITMOTIV

221TL

FRED PERRY

225TL WEDZE

39TL

PUMA

38TL

MARLEY TRANSPORT

269TL

PENTAX

1.699TL WEDZE

ADIDAS

36.90TL

229TL WEDZE

409TL

ADİDAS

52

436TL


MUDO CONCEPT

49.50TL

BEYMEN GIFT

43.50TL

MUDO CONCEPT

49.50TL VIVENSE 199TL

THE BODY SHOP

49.90TL

MUDO CONCEPT

625TL

IŞILTILI EV

BEYMEN HOME

67.50TL

Yeni yılın vazgeçilmez renkleriyle ışıldayan aksesuarlar, evlere renk katıyor.

MARYSE A PARIS

87TL

ZARA HOME

4.95TL

VIVENSE

230TL

AQUISSE MUM

155TL

53


Röportaj

Tasarım, Onlar için 'aşk' demek e z ra + t u b a markasının yaratıcıları, tasarıma ve markalarına aşık iki kardeş. Küçük yaşta başlayan bu tutku, şimdilerde dünyaca bilinen bir marka olmalarındaki en büyük etken belki de. Yakın zamanda gerçekleştirecekleri defilenin heyecanını, yeni projelerini ve başarı hikayelerini dinlerken, ezber bozan cesaretleri bizi onlardan daha çok heyecanlandı diyebilirim… Fotoğraf: Necip Baykara Röportaj: Lale Antitoros

54


55


Röportaj Tekstil ile uğraşan ailenizin, sizin tasarım hikayenizdeki yerini öğrenebilir miyiz? Ailemiz uzun yıllar tekstille ilgilendi. Bizim anne ve babamız çok çalışkan insanlardı. Sürekli işlerini geliştirmek ve daha iyisini yapmak için çalışırlardı. Ve biz annemiz ile babamıza bu konudaki gelişimimiz ile ilgili çok şey borçluyuz. 14 yaşına geldiğimizde yazları haftanın 4 günü işe beraber giderdik ve maaş alırdık. Disiplinli çalışmayı bize onlar öğretti. Tasarımcı olabilmemiz için çok küçük yaşta resim, heykel ve tekstil konusunda eğitim almamızı

sağladılar. Haftasonları spor ve resim dersleri ile geçerdi. Bizi sürekli sanat tarihi, giyim tarihi gibi konularda eğitirlerdi. Çıktığımız bir çok seyahat ve tatil eğitimin bir parçasıydı. Belki de biz tatili her zaman bize ne artı katacak diye bakarak planlıyoruz şimdilerde. Genç yaşlarınıza rağmen, modaya yön veriyorsunuz. Nelerden ilham alırsınız? Nasıl oluşuyor koleksiyonlarınız? Yaşamın her anı bir yaratım süreci. Bizim öncelikle markamızın misyonlarından biri, bu topraklarda yaşamış olan güçlü kadınları hazır

giyim koleksiyonlarımız ile dünyaya anlatmak ve aynı zamanda haute couture koleksiyonumuz ile bugün yaşadığımız savaş ve üzücü olayların ardında yatan, su savaşlarını anlatmak. Biz buralardan beslenerek yola çıkıyoruz ve inanıyoruz ki, moda en hızlı iletişim araçlarından biridir. Trendlerin koleksiyonlarınıza etkisi oluyor mu? Bir koleksiyona 18 ay öncesinden başlıyoruz. Bizim bir imzamız ve tarzımız var. Yeni koleksiyonunuz hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? 2014 Yaz Haute Couture Koleksiyonumuzun defilesine hazırlanıyoruz. Konseptimiz yıllardır üzerinde

54 56


durduğumuz denizlerden gelen bir medeniyet. Bu medeniyet çok derin sularda yaşayan, zengin bir kültür ve bugün kaybetmek üzere olduğumuz duyarlılığı anlatan, savaşçı olmayan bir kavim. Fantastik bir hikaye gibi görünse de, günümüzde yaşanan sorunların geleceğe yansıması olan bir hikaye anlatıyoruz. Koleksiyonlarınızda kullandığınız kumaşları siz mi tasarlıyorsunuz? Hepsini olmasa da, biz çoğunluğunu kendimiz tasarlarız. Deseni, gramajı, dokusu ve özelliklerini koleksiyonun konsepti doğrultusunda yaparız. Bu da bizim bir imzamızdır. Ürünü aldığınızda bilirsiniz ki bu kumaş 'ezra+tuba' markasına aittir. Bu seneki

kumaşlarımızın desenlerini Ezgi Dikdere tasarladı. Ezgi, uzun yıllar bizim asistanımızdı şimdi çok başarılı bir sanatçı. Onun hazırladığı desenleri kullanmak hem gurur verici, hem de bir sanat eserine bakmak gibi. Çerçeveleyip duvarınıza asmayı arzuluyorsunuz.

şimdi de bana küçük geliyor, Tuba'ya oluyor.

Sizin takip ettiğiniz tasarımcılar kimler?

Elbette avantajlı. Beraber büyüyüp, esasında çok farklı iki kişi olmanıza rağmen ortak bir zevkte buluşmak ve belki de en önemlisi, beraber güç olmak.

Bizi Thery Mugler çocuk yaştan itibaren çok etkilemiştir. Annemizin bir Mugler takımı vardı. İkimiz de, hangimiz hızla büyüyüp içine gireceğiz diye tartışırdık. Hala dolabımızda duruyor ama malesef

Marka yaratıcısı olan kardeşlerin moda dünyasında birçok başarılı örneği var. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Avantajlı olduğunu söyleyebilir misiniz?

Yerli, yabancı bir çok ünlü ismin sizin tasarımlarınızı tercih etme sebebi sizce nedir? Herkes tasarım ve taklit olmayan bir ürünün kıymetini anlıyor artık. Başka markaların taklidi olmayan, ulaşılabilir fiyat aralığında olan ürünleri satın almak istiyorlar. Dünyadaki sınırlar ne kadar hızla kalkarsa, o kadar hızlı tüketici bireyselleşip, bilinçleniyor. Belki de bizim efort edilir lüks giyim olmamız ve her sezon koleksiyonumuzun kendi imzası olması ile alakalı olabilir.

55 57


Röportaj Nasıldır 'ezra+tuba kadını', özellikleri nelerdir? 'ezra+tuba kadını' varlığının ve etrafında gelişen olayların farkında olan, farkındalığı olan bir kadın. Güçlü, net bir kadın. Hazır giyim markanızın çıkış noktasını anlatabilir misiniz bize? 'Effortable Luxury' rahatlıkla efort edebileceğiniz, houte couture kadar kaliteli üretim ve tasarım. Hazır giyimde kullandığımız kumaşlarımızda, tüketicinin rahatını ve sağlığını ön planda tutuyoruz. Bizim için en önemlisi ise, aldığınız bir ürünü 5-10 yıl sonra da giyebilmeniz ve belki de ileride çocuklarınızın gardırobunuzdan çıkarıp giymeyi arzu edebilmesi.

58


Türkiye dışında birçok ülkede tanınıyorsunuz. Bu süreç nasıl gelişti? İlk Milano ile başladık. Orada PR ajansımız ve satışımızı üstlenen showroom'larımız vardı. Ardından aynı operasyonu Paris'te başlattık. Ve hızla Paris Fashion Week'te defile yapmak üzere federasyondan teklif geldi. Marka, bu şekilde kendini onca marka arasında gösterme yarışına girdi. Bu yarış ciddi mesai, yatırım ve unique olmayı gerektiriyor. Bizim alıcı kitlemiz ile buluşmaya başlamamız bu şekilde oldu. Biz daha bebeğiz, belki de çok başarılı olacağız, bilmiyoruz ama sabrımız ve çalışmak için gücümüz var. Aşk dediğinizde ilk cevabımız daima tasarım ve markamız olmuştur. Yakın zamanda gerçekleşecek olan defileniz için neler söylemek istersiniz? Swarovski taşların arasında kaybolduk, denizlerin dibinden bir dünya yarattık. İzleyen ve takip edenlerin bizimle aynı dünyayı yaşamasını arzu ediyoruz. Parfüm projenizden bahsetmek ister misiniz? Çok heyecan verici... Zaten ilk sizinle denizin içinde bir çekim gerçekleştireceğiz. İzmir'de sizinle bir çekim yapmak çok hoş olacak. Şimdilik parfüm için bu kadarına cevap verebiliriz.

59


60


61


62 60


63


Rรถportaj

62 64


EKoç kin Röportaj: Lale Antitoros

Sana Bir Sır Vereceğim dizisinde canlandırdığı Tilki karakteri ile bir anda büyük bir hayran kitlesi yakalayan genç oyuncu Ekin Koç, başarısıyla dikkat çekiyor.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? Aslında oyuncu olma fikri aklımda yoktu. Sadece güzel bir meslek olduğunu düşünüyordum. Lisede tiyatroya merak salmıştım fakat hocam beni çıkarınca o hevesim de suya düştü. Onun dışında bireysel olarak herhangi bir çabam olmadı. Sizin de bir keşfedilme hikayeniz var mı? Benim hikayem biraz garip. Bir gün eve erken geldim ve Ümit Gündüz adındaki akrabam bizi

ziyarete gelmişti. Onunla sohbet ederken, bana Altan Gördüm ve Vahide Perçin'i tanıdığını ve onların kurucusu olduğu Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'ne kaydettirebileceğini söyledi. O zamanlar hala üniversiteye hazırlanıyordum ve hiç öyle bir düşüncem yoktu. O neden böyle bir fikre kapıldı bilmiyorum ama bana da cazip gelmişti. Ben üniversiteyi kazandıktan sonra benimle tekrar irtibata geçti ve kaydımı yaptırdı. Ondan bir sene sonrada 'Sana Bir Sır Vereceğim' macerası başladı.

Oyunculuk eğitiminizi nerede aldınız, hala devam ediyor musunuz? Oyunculuk eğitimini Akademi 35 Buçuk'ta aldım. Şu an herhangi bir yerden eğitim almıyorum. Zaten öyle bir şey için vaktim de yok. Bütün zamanımı ve enerjimi sete veriyorum. “Sana Bir Sır Vereceğim” dizisinde canlandırdığınız karakter asi ve hırçın olduğu kadar da iyi kalpli. Var mı Tiki ile benzer taraflarınız? İkimiz de sevdiklerimize karşı fazla korumacı olabiliyoruz. Onun dışında biraz kıskanç ve evhamlıyız sanırım.

65


Rรถportaj

66


Gitar çaldığınızı biliyoruz. Müzikle nasıl aranız? İleride bu sektörde de görme şansımız var mı sizi? -Müzikle aram her zaman iyi olmuştur. Müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Gitara lise yıllarımda merak salmıştım ve o gün bu gündür çalıyorum diyebilirim. Bu sevdayı resmiyete dökmektense, arkadaşlarımla biraraya gelip felekten bir gece çalmak daha keyifli geliyor. Tabii gelecekte neler olur bilemeyiz ama müzikle bağımın kopacağını hiç sanmıyorum. "NEVROTİK" bir insanım demişsiniz. Açar mınız? -Hislerimi insanların gözüne sokmak gibi bir huyum var. O konuda hiç rol yapamıyorum. Mesela ben üzgünken diğer insanların bunu anlamaması mümkün değil. Ruh halime göre tamamen farklı bir insan oluyorum. Aradaki farka inanamazsınız ama kont"BEN TABİİ Kİ rol edilebilir bir şey de değil.

Dizi başladığından bu yana gittikçe çoğalan bir hayran kitleniz var. Neye bağlıyorsunuz bu başarınızı? -Karakterim birçok insanın kendine yakın hissedebileceği türden. Ayrıca çok sağlam bir aşık. Tatlı bir serseri ve eğlenceli olduğu için insanlar onu zararsız ve sempatik buluyorlar sanırım. "Sana Bir Sır Vereceğim", “Los protegidos” adlı İspanyol bir dizinin uyarlaması. Uyarlama bir dizide rol alıyor olmak korkuttu mu sizi? -Uyarlama olması benim için önem taşımıyor. Sonuçta ben yazılanı en iyi şekilde oynamaya çalışıyorum. Beklentiler ve kaygılar tabii ki oluşabilir fakat kendi yorumumuzu katarak üstesinden gelmeye çalıştık.

Rol aldığınız dizinin şu anki başarısını neye bağlıyorsunuz? ÇIKIP, BEN BİR Setteki enerji ve insanlar arasındaki uyumun ekrana yansıdığını AŞK ADAMIYIM DEMEDİM. Aileniz okul ve dizinin birlikte düşünüyorum. Bizim, ekip olarak ÖYLESİ HEM KURNAZCA HEM çok güzel bir ilişkimiz var, bu gitmesine ne diyor? -Şu an okula gidemiyorum çünelektrik insanlara geçiyor. Onun DE YALAN OLURDU." kü okul için ayrı bir mesai hardışında karakterler de oldukça camam mümkün değil. Kendirenkli ve dikkat çekici. Ayrıca me bile çok az zaman ayırabiliyorum. Ailem şu an zaten bu tarz bir yapım daha önce olmamıştı. okula biraz takılmış durumda sanırım. Fakat tabii ki Buna benzer projeler yapıldı tabii daha önce ama okuluma devam edeceğim. onlarla aynı kategoride olduğumuzu düşünmüyorum. O yüzden yaptığımız işe bir 'ilk' diyebiliriz. Aşk adamı olmak sizce ne demek? Sizin için “Aşk Adamı” diyebilir miyiz? -Evet öyle bir başlık atılmıştı bir gazete röportajımda... Ben tabii ki çıkıp 'Ben bir aşk adamıyım!' demedim. Öylesi hem kurnazca hem de yalan olurdu. Bazen bir kişi size ihtiyacınız olanı verebilir. Kimisi yetinir, kimisi de yetinemez. Ben kendimi herhangi bir kategoriye koymuyorum. Sadece etrafındaki insanlardan ve hayattan mümkün olduğunca haz almaya çalışan bir adam

Yeni yıl için okuyucularımıza bir mesajınız var mı? -Bizim çok sadık bir hayran kitlemiz var. Onlar kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. Bir iş yaptık ve onlar hep arkamızda durdu. Bütün 'SBSV' severlere teşekkür etmem gerek. Yeni yıl hepimize ülkemize birlik, beraberlik ve mutluluk getirsin.. tüm umutlar ve başarılar hepimizle olsun.   Herkese Mutlu Yıllar dilerim. Teşekkür ederim

67


IQ

AYARLI?

NABER SEVGİLİ OKURLAR? UMARIM GÜZEL BİR KASIM AYI GEÇİRMİŞSİNİZDİR. ÖYLE FAVORİ BİR AYIM FİLAN YOKTUR AMA SEVMEDİĞİM AY VARDIR, ŞUBAT AYINDAN GERÇEKTEN HOŞLANMAM. BİRAZ KARANLIK, KARAMSAR RUHLU, YORUCU BİR AY. TEK AVANTAJI KISA SÜRÜYOR OLMASI. DERTLERİNİZE KATLANMANIZ İÇİN SADECE 28 GÜN. 68


B

azen dinleyicilerim ve takipçilerim "Gerçekten bu kadar dertli biri misin Bay J?" diye soruyorlar. Ya evet ya. Hani tipler vardır ya dünyanın derdini, yükünü sırtında taşır, empatik olmanın bir erdem olduğunu düşünüp suyunu çıkartırlar, sanırım onlardan biriyim. Ve tabii ki hayatında kadınlar olan sıradan bir heteroseksüel olarak kendime ait sorunlarım da oluyor. Her yıl yılbaşı öncesi hani şu kendimize verdiğimiz yeni yıl sözleri vardır ya, ben her yıl "tamam" diyorum. Bu yıl kadınlarla farklı bir metodoloji kullanacağım. Her zaman yaptığım hataları yapmazsam işler daha bir yolunda gidecek diye planlarım. Tutarım da sözümü. Sorun şu, değiştiremeyeceğiniz şeyler için çaba sarf etmenin gereksizliği burada karşınıza çıkıyor. Habere bakın! Şizofren kadın, eşini uyurken baltayla öldürmüş. Çok afedersiniz bakın, gerçekten kimseyi kırmak istemiyorum ama 22 senedir bu tip şeyler anlatıyorum. Bu güne kadar evli bir çiftle ilgili güzel bir haber okuduğumu hatırlamıyorum. Şizofren, mizofren olay evlilikte bitiyor. Bazıları bana kızıyor, evliliği kötüleyerek insanları yasak ilişkilere ve savruk cinsel yaşamlara özendiriyorsun diye. Hey, ben kimseyi bir şey yapması için özendirmeye çalışmıyorum tamam mı? Ben sadece evlenmemelerini tavsiye ediyorum ve büyük bir mahkemede, tamamı kocalarından nefret eden kadınlardan oluşan 100 kişilik bir jüri önünde, geçerli nedenlerimle iddiamı ispat edebilirim. Bakın bu ülkede düşünce özgürlüğü var. Eğer birisi "evlen ve sayısız çocuk sahibi ol, çok mutlu olacaksın" diyebiliyorsa ve benim aksini önermeme itiraz edecekse, önce neden böyle düşündüğünü ispat etmelidir. Hayır bir düşünelim... Evlilik kurumu ortadan kalkarsa, toplum huzuru kaçar mı? İnsanlar dejenere mi olur diye bir düşünelim. Bir kere aldatmak

denen şey ortadan kalkmış olacak. Biriyle evli olsaydım, karımı sekiz defa aldatmış olacaktım, şimdiyse sadece fazladan 8 cinsel partnerim olmuş oldu, prezervatif kullandım ve güvenli seks yaptım, dünyanın geleceğine kalıcı bir zarar bırakmadan, mutlu ve kavgasız yaşadım. Bunları söyleyen ben değilim, evlenmemiş olan adam, ben işin içinden biri olarak dışarıdan seyrediyorum. İnşallah benim, yaşadığını söylediği şeyleri kafasından atan biri olduğumu düşünmüyorsunuzdur, asla yapmam öyle bir şeyi. Çocuğu olmayan çocuk doktoruna gitmem, cinsel hayatı olmayan üroloğa da gitmem. Yemek yemeyi sevmeyen restoran sahibine de güvenmem!

falakaya yatırır, kafama taşla vurabilir, hiç bir zaman bir kadının bana hayır dediği anki kadar canımı yakamaz. Tabii farazi konuşuyoruz, bugüne kadar hiç bir kadın bana hayır demedi. Ben de arkadaşlardan duyuyorum inanır mısınız, bazen konuşurken "hayır" kelimesini söylemem gerektiğinde hangi kelimeyi kullanacağımı unuttuğum zamanlar olmuştur. Ha nedir? Henüz bana "evet" dememiş kadınlar vardır ama ben son derece sabırlı bir insanım, "evet" demeleri sadece zaman meselesi. Ne derler bilirsiniz, yeteri kadar zamanınız varsa her yer yürüme mesafesindedir. Soru: Bay J, gerçekten de reddedilmek o kadar kötü bir şey mi sence? Yani neden insanlar kaderlerine razı olup sıradaki şanslarını kullanmayı reddediyor? Bilmiyorum! Ben Stiletto'da bu yazıları yazmaya başlamadan önce siz de dünyanın en iyi mizah yazarının bir başkası olduğunu düşünüyordunuz, itiraf edin :) Aşk konusunda da belki aynı şey geçerli.

Şunu fark ettim; yeni yıl kararları her sene gidiyor, geliyor, yenileniyor, kilo hep aynı yerde duruyor. İŞTE BU YÜZDEN Bu yıl herkes daha iyi göründüğümü söylüyor biliyor musunuz? Aslında sadece 3 kilo verdim ve hiç spor yapmadım ama kimseyi bozmuyorum, yatakta göbeğimin 4üncü katına geldiklerinde kendileri farkına varsınlar. İnanacak mısınız emin değilim ama ben hiç yalvarmadım kimseye, yatağa girelim diye. Bu iki tarafın da isteğiyle olacak bir şey. "Ama Bay J, biz erkekler kadınlardan daha güçlüyüz neden bu işin idaresini elimize almıyoruz ve belli saatler ve kurallı yatak ilişkisi önermiyoruz?" Sevgili dostum, ayı kardeş, erkeklerin kadınlardan güçlü olduğu söylemi tamamen bir söylenti ve boş bir inanıştır. Bir erkek bugün beni dövebilir, kaburgalarımı kırabilir, yerlerde sürükleyebilir ve saçlarımı tek tek cımbızla çekip, vücuduma elektrik verebilir,

EVLENMEYİN DİYORUM BEN SİZE...!!! Evlenirseniz, sonra aşkı bulunca ne yapacaksınız ha? Size evet dediğinde..........Lanet olsun hiç kimseyi sevmiyorum...........Ne düşünüyor bu insanlar ha?......... Nerede ve ne yaşadığımızı sanıyorlar? Bu bir oyun.......... Oyun! Hayal?........ IQ'muz özellikle böyle ayarlı.........Bilinçlenip oyunun içinden çıkamayalım diye......... Hey! İtiraf ediyorum, oyunu seviyorum. Yeni yılda yeni oyunlar oynamak üzere. Sevgiyle kalın.

Bay J 69


KIRMIZI DONUM, KAPILAR, YENI BIR YIL VE BEN Kırmızı don giymeyeceğim bu sene taşınırken 2014’e. Sanki kırmızı don giyince bir perinin değneğindeki sihir gibi değişecek mi her şey tam onikide? Kapılardan geçeceğim ben bu sene. Değişik değişik kapılardan.

Sevda Tezol 70 68


H

içbir zaman büyüyemediğimi söyleyen kendi kocaman, vizyonu küçük insanların suratına suratına kapatacağım bazen kapıları.

Büyümeyeceğim! Çünkü büyümek istifa etmektir çocuk ruhundan...

Çünkü biliyorum büyüyünce içindeki heyecanını ve merakını da kaybediyor insan. Çünkü biliyorum, hangi kapıya gitsen, hep bir öykü var ardında sakladığı... Ve her öykünün ardında bir geçit.

Oysa ben içimdeki çocukla başka başka hayatların kapsını gördüm.

Kendimize ve başkalarına ait olanı ayıran sınır orası. Seni belki de hayal ettiklerine ulaştıracak geçitler var orda.

Başka başka kapıları içimdeki meraklı çocukla açtım.

Belki dar geçitler belki de geniş kapı aralığı.

Kimi kırık, kimi ardına kadar açık kimi sırlarla kapalıydı kapıların.

O yüzden mi sevemiyoruz acaba. Tehlikeden korktuğumuz için mi yarım yamalak kalıyor hep sevişlerimiz, sevişmelerimiz.

Kimisine girmeyi aklımdan bile geçirmezken o 'çocuk' ruhum, elimden tutup atılıverdi kapıların içinden. Bazen öylece kalakaldım ortasında odanın, tıpkı hayatın ortasında kalakaldığım gibi. Kimine davet edilmeden girdik beraber, korkusuzca. İnsan büyüyünce emek vermek istemez bazen, yorulmamak için açık kapıyı tercih eder, yorgun düşer çünkü büyümekten. Oysa ben içimdeki 'o' benle öylece koridorda durup da, açık kapı aramadım. Korkmadım içimdeki çocuğu büyütürken. Korkmadığım için de kaçışların halısını dokumadım. Ben hala küçük, ömrüm hala acemi. Düşe kalka öğreniyoruz ama hiç büyümüyoruz.

Hep bir yere kadar, ötesine geçemeden. Hep ortalarda. O yüzden mi kabul edip içinden geçemiyoruz ne hayatın, ne de hayatın kapılarının. Hep savaşır gibi seviyoruz, yağmalarcasına bedeni sevişiyoruz. Hep bir telaşla. O yüzden mi keyfini çıkaramıyoruz sevdiğimizde, hep tehlike var orda diye. İçine sığmadığımız sevgilere sığdırabilmek için cendereye sokuyoruz yüreğimizi. Büyüdük ya çünkü. Halbuki bilmiyorsun tehlike sevmekte değil büyümekte! Ancak büyüyünce ikili ilişkilerde platonik depremler yaşıyorsun. Bıraksan bir, büyümesen, bildiklerin ve alıştıkların yer ve anlam değiştirmese. Ah bir bıraksan, çocuk halinle sevsen, sevebilsen.

Sen bu değişime ayak uyduracağım diye kendini sevgilerde heba edeceğine, kapanan kapıların eşiğinde oturup, olup bitene anlam aramaksızın bir kerecik de çocuk gibi boyun eğsen olup bitene. Bıraksan, kader karışsa hayatına. Kader nedir ki zaten? Bir tür dünya programı. Kodlanıp gönderiliyoruz hayatın içine. Karış karışabildiğine...

Zamansız ölümde bile bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz. Ama sen içinde ölmeye son verirsen, artık senin dışında bir zaman olmayacak. Ben her yıl başı kırmızı donumu giyip geçmişi salyangoz gibi sırtımda taşımayı, sonra da bütün bir yıl ruhumu yaşam ünitesine bağlamayı bırakalı, hayata inat, büyümeye inat kapı eşiğinde duracağıma, kapılardan geçmeye başlayalı, çocuk olalı , büyümeyi bırakalı içimdeki ölümlerin farkına vardım... Çocuk kalmana engel büyümen değil, tek bir engel var o da SEN! Hadi bir de SEN dene. Saat onikide altına kırmızı don geçirip, çalınmış zamanlarda kaçak bir hayat yaşayacağına, donsuz kal ama sana ait olanı yaşa...! Sana iyi ve donsuz seneler... Ben gülüyorum hayata kıs kıs çocuk halimle!

6971


72


BİR YILBAŞI MASALI

N

oel Babanın kucağındayım yine. Sakalları, elimdeki pamuk şekerine benziyor, kocaman sıcacık gözleriyle bana bakıyor. Aynı geçen seneki gibi. Sahi, gözleri ne kadar kocaman öyle. Aslında çok büyüdüm ben, artık geçen seneki gibi sakalını çekip kaçmayacağım, hem de asla. Ama kalbim yine küt küt, sanki ağzımda atıyor. Bana ‘ne hediye istediğimi’ sorup o meşhur kahkahasıyla güldü yine. O kadar çok utanıyorum ki… Barbie evini çok istememe rağmen dudaklarımdan ‘kitap’ sözcüğü dökülüyor… Ne kadar şapşalım böyle. Yine söyleyemedim. Çok utanıyorum, herkes niye bana bakıp gülüyor öyle. Kardeşimin kıskanç ve gıcık bakışları önünde, Noel Babanın kocaman sakalını çekip arkama bakmadan kaçıyorum.

Barbie evinin önündeyim… Annemle babam, sitemkar ve biraz kızgın bakışlarla geliyorlar. Annem şefkatle kucaklıyor beni ama babam kızgın, öyle koşa koşa uzaklaştığım için. Kardeşim dondurmasını ağzının her yerine bulaştırmış, meraklı gözlerle bakıyor annemler ne diyecek diye. Uyuz oluyorum ona. İçimden “sana ne” diye bağırıp dondurmasını yere atasım geliyor. Ama yapamıyorum ve hıçkıra hıçkıra ağmaya başlıyorum. Barbie evini kaybettiğim için mi, kardeşime sinir olduğum için mi bilmiyorum ama hiç susamıyorum. İçimden sonsuza kadar ağlamak geliyor. Zaten pamuk şekerim de koşarken yere düştü… Çok mutsuzum çok. Günler çabucak geçti ve işte yılbaşı geldi. Her zamanki gibi babamın ve annemin bir sürü arkadaşı bize gelecek ve hep beraber yılbaşını kutlayacağız. Ve tabii onların çocukları da gelecek ve bütün gece çok eğleneceğiz. Annemle babam bir ara dans edecek, birbirlerine sarılıp… Onları öyle seyrederken dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Babam çok yakışıklı ve annem de çok güzel. Aslında benim annem dünyanın en güzel kadını ama bunu söylediğimde

niye kocaman bir kahkaha atıyor anlamıyorum. Ben komik bir şey söylemiyorum ki. Sonrasında beni kucağına alıp binlerce kez öpüyor. Ben de annemin mis gibi göğsüne yaslanıyorum mutlulukla, annem ne kadar da güzel kokuyor böyle. Babamın akşam üstü eve dönüşünü beklemek sanki yıllar sürdü. Annemin giydirdiği kırmızı kadife elbisem ve beyaz dantelli külotlu çorabım var üstümde. Ayakkabılarım da kırmızı. Üstelik annem artık çok büyüdüğüm için makyaj da yaptı bana. Pembe pırıltılı bir ruj sürdü. Aslında ben onun ki gibi kıpkırmızı istemiştim ama çocuklara o renk yakışmazmış, niye yakışmasın ki, elbisem de kırmızı. Annem arkadaşları gelince onlarla mutfakta hazırlık yaparken, ben odasına gizlice gidip süreceğim biraz. Tabii şımarık kardeşim görmeden. Çünkü o beni hep anneme ispiyonluyor, bence çok kıskanıyor beni. Çünkü o hiçbir şeyi beceremez. Neyse kendimi bunlarla meşgul edemem, ben artık çok büyüdüm. Babam sonunda geldi. Nihayet… Apartman görevlimiz Burhan amca, babamın poşetlerine yardım ediyor.

73


Sevinçten çıldırmak üzereyim. Binlerce parlak yılbaşı süsü naylon poşetlerden gözüküyor ve bir sürü hediye paketi. Babam gelen misafirler de dahil herkese hediye alır, hem de en kocamanından. Sevinçten zıplamaya başlıyoruz kardeşimle ve “baba baba” diye neşeli çığlıklar atıyoruz. Aslında bütün bunları ben yapıyorum ama kıskanç kardeşim beni taklit ediyor her zamanki gibi. Babamın boynuna atılmak istiyorum sımsıkı ama O hafifçe iteliyor beni elindekiler kırılabilirmiş. Biraz bozuluyorum ama hemen gönlümü alıyor, en kocaman paket benimmiş. Yutkunuyorum, aklımı yitirmek üzereyim. Biz böyle konuşurken annem mutfaktan yiyecek poşetlerine

74 72

bakıp söyleniyor babama, çoğunu yanlış almış, bu saatten sonra nasıl yetiştirecekmiş, Hamide Abla hemen sakinleştiriyor annemi, bildiği lezzetli mezeler varmış, onları yaparlarmış. Biz bütün bunlara dalmışken bir kırılma sesiyle irkiliyoruz, beceriksiz kardeşim izinsizce poşetleri karıştırırken parlak çam ağacı toplarından kırmış hem de 3 tane. Bu yetmezmiş gibi bir de ağlamaya başlıyor, bence kızmasınlar diye numaradan ağlıyor. Aslında bütün bunları ve onun gerçek yüzünü anlatmak istiyorum ama bana inanmazlar. Hem böyle bir günde annemleri üzmeye hiç niyetim yok. O böyle burnunu çeke çeke ağlarken, Hamide Abla yıldırım gibi yerdeki camları topluyor ve kardeşimi kucaklıyor. Altını kirletmiş onun için de ağlıyormuş, inanılır gibi değil, yaptıkları yetmiyormuş gibi… Neyse ki o uyuyunca hepimiz huzura kavuştuk, en çok da ben. Umarım bu gece bitene kadar da uyanmaz. Keşke o olmasaydı hayat ne güzel olurdu, annem babam bana kalırdı, hem onunla oynarlarken ve öperken “içimi kemiren acaba onu daha mı çok seviyorlar?” gibi korkunç sorular hiç aklıma


gelmezdi. Bütün bunları babamla salonumuzu süslerken düşünüyorum ve başıma ağrılar giriyor. Annem de saçlarımı toplarken ne kadar çok sıkmış! Sonunda akşam oldu, misafirlerimiz tek tek gelmeye başladı. Salonumuz şıkır şıkır, babam yılbaşı ağacının ışıklarını yakıp misafirlere sürpriz yapıyor. Hepsi hayran kalıyor. Bu ışık bu sene gelmiş yurt dışından. Salon süslemesindeki bütün emeğin bana ait olduğunu söylediğinde, utançtan kıpkırmızı oluyorum, herkes bana bakıyor ve bir şeyler söylüyorlar. Aslında babam haklı, gramofon kağıdından yaptığım kedi merdivenlerinin hepsi bana ait. Bunlar konuşulurken annem yılbaşı ağacından daha çok parlayarak içeri giriyor. Öyle güzel ki, küçük dilimi yutabilirim. Gümüş rengi pırıltılı bir tulum giymiş ama sırtı çok gözüküyor. Ayağındaki ayakkabılar da Sindirella’nın ayakkabıları gibi ışıltılı ve şıkır şıkır. Gözlerim kamaşıyor. Ben de istiyorum o ayakkabılardan. Benim kıyafetim çok sade kaldı… Anneme söyleyeceğim o tulumun aynısından seneye ben de giyeceğim. Belki o zamana kadar büyürüm de onunkini giyerim. Saçlarımı da onun gibi sarıya boyatalım ve bukle bukle olsun . Bu rüya gibi gece yine çok kısa sürdü ve bitmek üzere. Bütün gece yemekler yendi, kahkahalar ve göbekler atıldı. Tam misafir gelen çocuklardan biriyle oyuncağımı çekiştiriyordum ki, herkes birbirine hediye vermeye başladı. Ne oluyor demeden birisi beni kucakladı ve kocaman bir paketin içine oturttu. Babammm, canım babam. Çıldırmış gibi hediyenin kağıdını yırtmaya başlıyorum. Ama ama… İçinden kalın kalın siyah kitaplar

çıkıyor. Allah’ım bu bir rüya mı? Ağlamak üzereyken babam şakasını daha fazla uzatmayıp, başka bir koca paketi bana uzatıyor. Gözlerime inanamıyorum Barbie’nin evi! Sevinçten deliriyorum, babama sımsıkı sarılıyorum. Meğer o siyah kitaplar dayıma aldığı Meydan Larousse Ansiklopedi serisiymiş. Bence onları Noel Baba gönderdi. O sırada kardeşim ağlayarak salona geliyor, uyanınca kimseyi görememiş. O kadar huysuz ki, babam hediyesini verince de susmuyor. Güzelim arabayı yere fırlatıp kırıyor. Kaba çocuk. O yokken her şey ne kadar güzeldi. Neyse ki çok geçmeden ağzından salyalar akarak uyuya kalıyor Hamide Abla'nın kucağında. Bir küçük kızın (tahmin ettiğiniz gibi benim) büyülü bir yılbaşı gecesini paylaşmak istedim bu ay sizlerle. Eskiye olan özlem, mutlu anılarım ve rahmetli babamın boğazımda düğümlenen sevgisi döküldü parmaklarımdan… Geçmişi doya doya yaşadığım ve benim için rüya gibi geçen bu Aralık ayında simli yılbaşı kartlarımı sevdiklerime sanal yoldan değil postaneden gönderirken, bu ay trendlerden bahsedemediğim için affınızı dilerim. Lakin… Bu özel yılbaşı sayısında Stiletto’nun siz sevgili okurlarımıza bir sürprizi var. Yılbaşı önerilerini, çok değerli 4 tasarımcıdan dinleyeceksiniz bu ay. Moda camiasının bu başarılı isimlerinin yorumlarını keyifle okumanızı diler ve size sürprizlerle dolu; kalbinizin küçük bir kız çocuğu gibi attığı, şıkır şıkır bir yılbaşı gecesi dilerim. Yeni senede de her şey gönlünüzce olsun. Sağlık, mutluluk ve bereket dolu bir ay dileğiyle. Işıkla ve sevgiyle kalın…

75


OKUL YILLARI Okul yılları muazzamdır. Anlamlı anlamsız, birçok anı ve yaşanmışlık... Benim aklımda yer eden birçok şey var.

M

esela veli toplantıları ve velilere söylenenler. Çocuğunuz zeki, çok zeki... Ama çalışmıyor. Hayda! Fırtına öncesi sessizlik gibi. Çocuğunun zeki olduğuna sevinirken pat suratına bir tembellik tokatı. Veli sevinsin mi, üzülsün mü bilemezken çocuk başka havalarda. "Ne çalışacam ya! Çalışmıyorum zekiyim, çalışayım aptal mı olayım?" Bu zeki, sonra sınıfın çalışkan kendi halindeki çocuğunun yanına gider. "Aferin çalış çalış, bak ben çalışmıyorum bir çalışırsam sollarım seni ha. Zekiyim de. Hocalar öyle diyor. Tüm öğretmenler kurulu toplanmış buna karar vermiş. Aferin çalışmaya devam." Bu zeki ama çalışmayanlar ayrıca hiç kalem getirmezler hep birinden otlanırlar. Kod adları 'kalem alır tiplerdir' onlar çok zekidir ve nasıl olsa fazla kalemi olan bir hıyar vardır diye gezerler. -Aynur bir kalem verir misin? Ben zekiyim de ayıptır söylemesi. - Yo canım ne ayıbı? Lafı mı olur, ben de mesela malımdır. Mal olduğum için de sana her

76

defasında kalem veririm. Sen de onu bir güzel kaybedersin. Sonuç; sen zekisindir ben de mal. -Yok canım ben öyle demek istemedim! - Hadi yürü git kalemi kırdırtma bir tarafında. Boy ölçüşme de çok yaygındır o yaşlarda.Yeni yeni serpilme olduğu için. Ama geçen diyaloglar hep aynıdır. -Tevfik boyun kaç? -1.78 -Hayatta olmaz, en az 1.82. Ben 1.75’im. Yeni ölçüldüm. (Herkes yeni ölçülmüştür ) -Demek sen 1.70‘sin iyi ölçülememissin. (Kendi boyunu uzatacak diye biz de uzuyoruz) Kiloda ise durum tam tersi. -Esra kaç kilosun? - 54 - 54 mü? Hayatta olmaz, ben 56'yım sen nasıl 54'sün? -Kemiklerim kalın da ondan. -Anladım, o kollar senin değil.

Eskiden okullarda gözlük takanlara dört göz denir ve zalim çocuklar tarafından bu dalga konusu haline getirilirdi. Şimdi ise gittiğim bir özel okulda fark ettim ki, bu bir trend olmuş. Ve o dandik gözlüklerin, dört göz saşkalozların yerini, kemik gözlük takan karizmatik tipler almış. Tabii karizmatik olmaları tartışılır, zira gözü bozuk olmadan bu trende ayak uydurmak için gözlük takanlar???! Öğretmen: Oğlunuz özde iyi bir çocuk ama dışa vuramıyor? Veli : Nasıl yani hocam? Öğretmen: İç güzelliği var ama tipsiz. Öğretmen: Evladım susun! İlkokul öğrencisine susun diyoruz o bile susuyor be! Kız Öğrenci: (Yanındaki kıza) Susalım… Bak ilkokuldakiler de susuyormuş. Erkek Öğrenci: Hocam! Kaç İlkokul öğretmenliğiniz var ki? Öğretmen: Sus çok bilmiş seni! Seni eskiciye veririm. Erkek Öğrenci: Aman anne ya!


DIKKAT ÇEKEN GENÇ YETENEK

AYTEKIN YALÇIN Fotoğrafçılık hikayenizi öğrenebilir miyiz? Babamın en büyük hobisi olan fotoğraf, çocukluk zamanlarımda bana da geçmiş olmalı. Hep fotoğraf makineleri ile büyüdüm, oyuncaklarım gibiydiler. Çok genç olmanıza rağmen, çektiğiniz karelerde yılların tecrübesi varmış hissi uyandırıyorsunuz. Bunu nasıl başardığınızı merak ediyorum? Fotoğraf hakkında çok fazla araştırıyorum, görsel gücümü geliştirmeye çalışıyorum, her boş zamanı bir şeyler çekerek değerlendirmeye çalışıyorum.   Çekimlerinizde ilginç detaylar var. Bu detayların ortaya çıkması anlık mı? Önceden mi çalışıyorsunuz? Doğaçlama çalışmayı seviyorum, aklıma ne gelirse... Genelde plan yapmıyorum çekimlerden önce, yapsam da çekime başladığım sırada hepsi o anki halime göre değişiyor :)   Hikayeler nasıl oluşuyor? Hikayeler karşımdaki insana bağlı, toplantı sırasında şekilleniyor

Röportaj: Lale Antitoros

aslında. Karşı tarafı biraz gözlemleyip, onun neyi seveceğini fark etmemle oluşuyor. Prodüksiyonda sizin için en önemli nokta nedir? Ulaşım, yeme&içme, ekibin rahatlığı. Bize yaptığınız işlerden bahsedebilir misiniz? Türkiye'de birçok dergi ile çalışıyorum, bunun yanında yurt dışı moda dergilerine de çekmeye başladım.   İleriye dönük hedefleriniz nelerdir? Tokyo'da yaşamak istiyorum, kendi tarzımı ortaya koyacak işler yapabilmek ve çizgimden çıkmamak için. Çünkü burada yeterince özgür davranamıyorum. Hep kısıtlanıyormuşum hissi var.  Fikirlerimi söylediğim zaman, "Bu bizim için çok fazla, biz böyle bir konsept yayınlayamayız" gibi şeyler duymak istemiyorum.   En çok kimi çekmek istersiniz? Yaşasaydı Amy Winhouse'u çekmek çoooooook isterdim.  

77


Editoryal

76 78


ORIGIN "BAŞLANGIÇLARI TEMSİL EDEN BU KELİME ASLINDA BAZILARI İÇİN BİR SONU DA ÇAĞRIŞTIRIYOR. 2012 SONLARINDA OLMASI BEKLENEN KIYAMETİ, KAVRAMSAL OLARAK HİÇBİR ZAMAN SON OLARAK GÖRMEDİM. BU BİR BAŞLANGIÇ, BİR UYANIŞ... SİYAHIN, TANRISALLIĞI ÖZÜMSEDİĞİ BİR GERÇEKLİK, YANİ

BAŞLANGIÇ VE SONLARIN KESİŞTİĞİ SIFIR NOKTASI BENİM İÇİN ORIGIN." SEMİH METİN DEMİRKAN

FOTOĞRAFLAR: AYTEKİN YALÇIN - TASARIM: SEMİH METİN DEMİRKAN SAÇ: MEHMET KUZEY - MAKYAJ: BARIŞ ŞAHİN MODEL: ELISKA/RESPECT MODEL LOOK 34'e teşekkür ederiz.

77 79


Editoryal

80 78


81 79


Editoryal

82 80


83 81


Editoryal

84 82


85 83


Editoryal

86 84


87 85


TAŞLARIN BÜYÜSÜ

Zerafetin modern görünümü taçlandırdığı, beyaz altın ve siyah taşların monokrom uyumu, mücevherde göz dolduruyor. Kusursuzluk sanatı ince işçilik ve yaratıcı detaylarla büyülüyor. 88


Henri J Sillam

Tiffany&Co.

Louis Vuitton

Cartier markasının ünü ve mücevherlerinin ihtişamı her ne kadar markanın çok yönlü tarihini gölgelemiş olsa da, Cartier, dekoratif sanatlarda bugüne kadar çok önemli bir rol oynadı. Gerek ‘kralların mücevherleri’ olarak adlandırılan klasik parçalar gerekse geometrik ve egzotik art-nouveau tarzı parçalar, zaman içinde değişen zevkler ve sosyal kodların tarihi birer göstergesini oluşturuyor. Cartier, yüzyılın en zarif karakterlerini, rafine ama kullanışlı saatleri ve mücevherleriyle baştan çıkarıyor.

Louis Vuitton

Cartier

89


Cartier Chanel

Tiffany&Co.

Van Cleef&Arpels

Tiffany’nin muhteşem geleneksel el işçiliği her zamanki gibi göz kamaştırıyor. Modern bir aksesuar ya da parıltılı bir aile yadigarı olabilecek tasarımlar, ışıltılı havası ile göz dolduruyor. Mavi topaz ve pırlantalar, saygıdeğer işçiliğiyle ışıldayan, zarif bir sadelik olgusunu yansıtıyor.

Louis Vuitton Chanel

90 88


Chanel

Cartier

Tiffany&Co.

Chanel Ivanka Trump

Chanel 1932, Coco Chanel’in ilk mücevher kolleksiyonu ‘Bijoux de Diamants’dan esinlenerek hazırlanan 80 parçalık tasarımlardan oluşuyor. Markanın ilk mücevherlerini yarattığı yıla ithafen, 1932 adıyla anılan koleksiyonun ana temaları, Chanel’in tasarımlarındaki vazgeçilmezleri olan kurdeleler, fiyonklar, yıldızlar, kuyruklu yıldızlar, güneş ve ay.

91 89


House of Harlow 203¤

Moda r Sta k1 .9 5 0£

Charlotte Olympia 780¤

SANAT

Farklı formlarıyla birer sanat eserini andıran çantalar elegan görüntünüzü tamamlayarak dikkatleri üzerinize çekecek. Sade ama şık görünümlü elbiselerle kullanabileceğiniz clutchlar detaylarıyla öne çıkarak stil farkınızı vurgulayacak.

Alexander McQueen 3.314¤

ESERİ Kotur 501¤

Charlotte Olympia 937¤

92


Reed Krakoff 676¤

Jil Sander 545¤ Nicholas Kirkwood 770¤

TASARIM

Sıradışı dizaynları ile şıklık dışında, farklılık yaratmayı garantileyen, tasarımcıların elinden çıkan etkileyici tasarımlar! Günlük kombinlerde de rahatlıkla kullanabileceğiniz bu ayakkabılarla çaba sarfetmeden göz alıcı tarza sahip olacaksınız.

FARKI Fendi 745¤

Fendi 1340¤

Roland Mouret 646£

93


Röportaj Moda

MEHMET ERZİNCAN Röportaj: Lale Antitoros

Fotoğrafçılık hikayenizi öğrenebilir miyiz? Nasıl başladınız, neden başladınız? Lisede resim okudum bir yandan da babamın verdiği makineyle fotoğraflar çekiyordum. Sonra üniversite için sınavlara hazırlanırken fotoğrafçılık bölümü okumaya karar verdim ve sınavlarda resim bölümünü de kazanmama rağmen fotoğraf okudum... Bir nedeni yok aslında, sadece basitliğini seviyordum... İşinizde “Dönüm noktam” dediğiniz an hangisidir? Henüz gelmedi o nokta ya da geldi ama ben fark etmedim. Bugüne kadar birçok ünlü isim ile birlikte çalıştınız. Gelecekte en çok kimin modeliniz olmasını istersiniz? Ya da oldu mu? Saymakla bitmez ama su ana aklımdan gecen 2 isim Gwyneth Paltrow ve Anthony Hopkins Çektiğiniz fotoğrafların hikayesini nasıl çıkarıyorsunuz? Genelde bir konsept dahilinde ve derginin o ayki konusuyla alakalı fikirler geliyor. Onun üzerinden editör arkadaşlarla konuşup bir hikaye belirliyoruz.   Bazı sanat eleştirmenleri, hatta fotoğrafçılar, fotoğrafın sanat olmadığı görüşünü savunuyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bence fotoğraf da aynı resim gibi, ticari kaygı gütmeden

94 92

yaplıyorsa sanattır. Aynı şekilde, bence ticari kaygıyla yapılan her iş sadece zanaattır, daha ötesi olamaz. Dünya Sanat Tarihinin bile kabul ettiği çok önemli Fotoğraf sanatçıları var. Bence, sanattır veya değildir diye tartışmak yersiz. Günümüzde insanın kendinden bir şeyler katıp sergilediği her şey sanat, fotoğraf neden olmasın? Bir “Rüya Projeniz” var mı? Var! İnşallah 2014'te sergisini açacağım ama şimdi söyleyemem... Birçok projede eşiniz ile birlikte yer alıyorsunuz. Avantajlarından bahsedebilir misiniz? Evli iki insanın uzun süre bir arada çalışması çok kolay olmuyor ama ikimiz de sadece iyi iş çıkarmayı düşündüğümüz için çok zorlanmıyoruz. Gülüm, beni en sert eleştiren ve her zaman bana doğruyu söyleyebilen tek insan olduğu için zor oluyor bazen ama dediğim gibi tek amaç iyi iş çıkarmak olunca katlanıyor iki taraf da :) Mehmet Erzincan adını duyan, hiç tereddütsüz planlanan projeyi kabul ediyor. Nedir bunun sırrı sizce? Ne mutlu ki, bu soru bana soruldu.  Bir sırrı olduğunu zannetmiyorum ama ben çalışkan ve çok araştıran bir insan olduğumu düşünüyorum. Belki de bu yüzden seviyorlar ve güveniyorlar.  


Manor

FARKLI KONSEPTLERİN ŞIK DETAYLARLA BÜTÜNLEŞTİĞİ STİLİNİZLE, YENİ YILA GİRERKEN GÖZ KAMAŞTIRIN.

95 93


Moda

BALO "ipucu"

Klasik ve elegan bir tercih yaparak yeni yıla bir prenses gibi girmek isterseniz, stil seçimleriniz minimalist ve kaliteli görünümden yana olmalı.

H&M 14.95TL

Givenchy 1065£ Catherine Deane 945£

Lanvin 1.290£

Elbisenizin üzerine giyeceğiniz etol, size şık, zarif aynı zamanda vintage bir görünüm kazandıracak.

Harrods 3.099£ Lanvin 2330£

H&M

H&M 69.95TL Nicholas Kirkwood 995¤

96

René Caovilla 1485¤

5T 49.9

L


CLUB PARTY Topshop 16.50£

Eğer yeni yıl için club partisini seçtiyseniz, bu yılın hit trendi metalik dokular ilk tercihiniz olmalı. Saten yansımalar, altın-gümüş tonlar stil detayları olarak öne çıkıyor. Sandy Hyun 48¤

"ipucu" Ayakkabı ve çanta seçiminiz bu trendi uygularken en öne çıkan parçalar olmalı. Renk uyumuna da dikkat etmelisiniz.

Monist 290TL Dior 475¤

Balmain 2.1 39¤

Kotur 308¤

Armani Collezioni 274£

Bilstore 980TL Bilstore Eleven Paris 440TL

Prada 665¤

97


Moda Lanvin 630¤

H&M 29.95TL

Tom Binns 1074¤

"ipucu" H&M 129TL

Kadife ve tül kumaşlar romantik ancak seksi bir görünüm sağlayarak, bakışları üzerinize çevirecek. Machka 455TL

H&M 59.95TL

Burb er 943¤ r y

İnci 233TL

Twist 159TL

Maison Martin Margiela 530¤ Sophia Webster 275¤

HOUSE PARTY 98

Yılbaşını evde kutlamak, şıklıktan ödün vereceğiniz anlamına gelmiyor. Pudradan mürdüme uzanan renklerle dikkat çekici bir kombin yaratabilirsiniz.

Machka 455TL


Lanvin 1890¤

Lanvin 325¤

Alexander McQueen 2965¤

"ipucu" Elbise ya da tulumunuzu parlak detaylı, farklı tasarımlarda aksesuarlarla tamamlayın. Lulu Guinness 269¤

Alexander McQueen 1649¤

Jimmy Choo 1385¤ Christopher Kane 795¤

Vakko Rocio 995TL

&

Giuseppe Zanotti 990£

RED BLACK CODE

İpekyol 359TL

Kırmızı ve siyahın birbiriyle olan göz kamaştıcı uyumu, yılbaşında da vurucu bir şıklık yakalamamızı sağlıyor.

99


H&M 69.95TL

Moda

H&M 129TL

H&M 69.95TL

Twist 179TL

İpekyol 1.990TL

Proenza Schouler 814¤

Twist 19TL Kotur 481¤

Sophi Webster 1.750TL

Bilstore 390TL

"ipucu" Eğlenceli ve dikkat çekici detayları stilinizle bütünleştirerek sokak partisine uyum sağlayabilirsiniz.

Lanvin 2.347¤

Nasty Gal 187¤

100

SOKAK PARTiSi

Rahatlığın ön planda olduğu, siyah ağırlıklı parti stilinizi, göz alıcı hologram ve parlak aksesuarlarla hareketlendirin.


ÜNLÜ TASARIMCILARDAN YILBAŞI STİL ÖNERİLERİ Hazırlayan: Bahar Susup - Tuba Benian

99 101


Moda

Ileana Makri

ELİF CIĞIZOĞLU 1- Yılbaşı gecesi stilinde en etkili ve öne çıkan parça ve renk sizce hangisi? Güzel ve doğru seçilmiş bir trench coat, yılbaşında benim için vazgeçilmez bir şıklık unsuru. Siyah rengi tercih ediyorum trench coatta. 2- Yılbaşı gecesi için ‘asla’ diye nitelendirdiğiniz, kaçınılması gereken stil hataları nelerdir? Aşırı patlayan ve abartılı renkler, uyumsuz kombinler. Yılbaşında kırmızı uğurlu diye abartılan kırmızı aksesuarlar, ruj ve ojeler aslalarım.

3- Yılbaşı gecesi aksesuar seçimi nasıl olmalı? Aksesuar olarak saatim ve alyansım olacak sadece. En önemli iki aksesuarım yılbaşı için. Biten bir zaman ve eşim… 4- Yılbaşı gecesi için sizin stiliniz nasıl olacak? Sade, dengeli ve abartısız şık ama bir o kadar da rahat, kadınsı, zarif ve seksi bir ayakkabı olabilir mesela. 5- En eğlendiğiniz ve unutamadığınız yılbaşı akşamı hangisiydi? Tuuz Bar, 2009 senesiydi yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi Frankie oldu. 2010 senesinde Paris’de çok güzel bir yılbaşı geçirmiştim.

Marni

Bvlgari

Ted Baker İnci

102

İnci

Cartier


Bee Goddess

GAMZE SARAÇOĞLU 1- Yılbaşı gecesi stilinde en etkili ve öne çıkan parça ve renk sizce hangisi? Minimal tasarım detaylarına sahip, konforlu ve şık şarap rengi bir elbise. 2- Yılbaşı gecesi için ‘asla’ diye nitelendirdiğiniz, kaçınılması gereken stil hataları nelerdir? Gümüşler, lameler, pul ve payetin abartılı kullanılması. 3- Yılbaşı gecesi aksesuar seçimi nasıl olmalı?

4- Yılbaşı gecesi için sizin stiliniz nasıl olacak? Deri pantolon üzerine ipek bir gömlek tercih edebilirim. 5- En eğlendiğiniz ve unutamadığınız yılbaşı akşamı hangisiydi? 2011 yılbaşı. Nyc’ta spontane gerçekleşen çok keyifli bir yılbaşı akşamı geçirmiştim.

Kombinimizi tamamlayacak nitelikte, şık ve elegan bir takım.

Alexander McQueen

Judith Leiber

Sergio Rossi

Temperley London

Bee Goddess

Donna Karan

Alexander Mc Queen

103


Moda

Lanvin

HAKAN AKKAYA 1-Yılbaşı gecesi stilinde en etkili ve öne çıkan parça ve renk sizce hangisi? Ben siyahcı biriyimdir ama kırmızı da yılbaşı gecesi için sevdiğim renk.  2-Yılbaşı gecesi için ‘asla’ diye nitelendirdiğiniz, kaçınılması gereken stil hataları nelerdir?

4-Yılbaşı gecesi için sizin stiliniz nasıl olacak? Ben jean, t-shirt ve ceket giyiyor olacağım. 5-En eğlendiğiniz ve unutamadığınız yılbaşı akşamı hangisiydi?

En yakın arkadaşlarımla geçen sene Berlin’de sokak partisinde yeni yıla girdik. Çok özgür ve eğlenceli Casual giyinmeyi sevmiyorum. Bir bir geceydi benim için. de çok abartılı gece elbiseleri fazla geliyor bana. 3-Yılbaşı gecesi aksesuar seçimi nasıl olmalı? Sade bir elbise ile gösterişli takılar kullanılabilir. Deri ve zincir kombinli aksesuarları tercih edebilirler. 

Alexander Mc Queen

Jimmy Choo

Topshop

Alberta Ferretti

104

Forever 21

Herve leger


ÖZGÜR MASUR 1- Yılbaşı gecesi stilinde en etkili ve öne çıkan parça ve renk sizce hangisi? Bence kesinlikle kırmızı etkisinin ağırlıkta olmasına karşın, yılbaşının en asil ve tercih edilmesi gereken rengi siyahtır. Kırmızı veya siyah hangisi tercih edilirse edilsin, bence beden formu sade ama aksesuarlar ile zenginleştirilmiş tarz tercih edilmelidir. 2- Yılbaşı gecesi için ‘asla’ diye nitelendirdiğiniz, kaçınılması gereken stil hataları nelerdir?

3- Yılbaşı gecesi aksesuar seçimi nasıl olmalı? Şık bir eldiven ve boyunda şık bir fular hoş olur. 4- Yılbaşı gecesi için sizin stiliniz nasıl olacak? Yılbaşıları hiç önemsemedim. Çok özel değil benim için, son derece rahat olacağım kesin. 5- En eğlendiğiniz ve unutamadığınız yılbaşı akşamı hangisiydi? Dediğim gibi yılbaşıları hiç önemsemiyorum, özel bir yılbaşı da geçirmiyorum gerçekten.

Beden formuna uygun olmayan kırmızı renkte, lycra kumaştan elbiselerden uzak durulmalıdır. Stella McCartney

Jil Sander

Kotur

Giuseppe Zanotti

Victoria Beckham

Alexis Bittar

105 Raoul


tokyo

Fotoğraflar: Bahar Susup

Anya Hindmarch 1,845TL

gece kaçamakları 106 104


new york

John Richmord 1,195TL

107 105


Anya Hindmarch 1,845TL

Casadei 1,195TL

londra 108 106


prag

John Richmord 1,295TL

107 109


Anya Hindmarch 2,845TL

bangkok

108 110

Roberto Cavalli 2,395TL


Pedro Carsia 1,045TL

paris 109 111 89


110 112


İnsan yanındayken de «yalnız» olabileceği birilerini arıyor hep ama sen ne kadar zannetsen de, onun ne olduğuna o an karşındaki karar veriyor...

B

iz kadınlar bayılıyoruz bizi hemen sarıp sarmalayan, yerlerden göklere çıkaran, gündüz gece aynada kendimizle konuşurmuş gibi her an karşımızda, telefonun ucunda bir adama. Hazır paket, kolay lokma, susuz yutulan ilişki tarzı; sanki bir rüyadaymışsın da çimdik atan yokmuş gibi. Gözün kimseyi görmesin, o ağzını her açtığında söyledikleri atmosfere karışan en önemli sözcükler olsun, işlerin mi birikti iptal et, ev mi dağıldı kimin umurunda, arkadaşın sana küsmüş aman ne olacak! Eğer bunlar bir parça bile tanıdık geldiyse üzgünüm, halıyı altınızdan ya çekmişler ya çekecekler, çünkü biz bunlara inanmaya hevesliyiz, ağzımız açık bakıyoruz... Herkes mutlu olmak güdüsüyle girer bu ilişki işlerine, cicim ayları diye bir şey var. Nereden çıktı derseniz, işte bu ilk günlerin vıcıklığından. Kendinizi kaptırırsınız, kaptırmazsınız o sizin snobluğunuz, o sizin vıcıklığınız der geçerim, benim lafım bizi havaya sokup sonra "Sen daha iyilerine layıksın" deyip giden arkadaşlara. Kadınlar zeki yaratıklardır ama bir o kadar da duygusal. Bazen göstermeyiz, bazen apaçık ortada dururuz ama olayımız bu, drama olsun, romantizm olsun, aşk olsun, meşk olsun. Zayıf olduğumuz ya da güçlü olduğumuz zamanlar diye ayrım yapamam, her kadın birazcık kandırılmak ister, ister de aptal yerine konmak başka bir şey. Bu adamlar yarım akıllı mı, bu adamlar ruh hastası mı, bu adamlar patlayan egonun dramı mı? Günün sonunda evde, hep aynı köşede, donmuş pizza ve boş şarap şişelerine bakarken bunları düşünüyoruz. Biraz anlatayım size bu adamlar kimler, nerede yaşarlar, ne yer ne içerler. Bir kere her koşulda planlarını hayata geçirecek enteresan bir enerjileri vardır. Plan dediğime bakmayın, onların bile bundan haberi yok bence. Neden 'öyle' davrandıklarını bile bilmezler. Her neyse! Size öyle bir davranırlar ki, sanki ıssız adaya düşmüş de bir siz varmışsınız onun için hayatta, sabah akşam aramalar, üçüncü mesajda daha sevgilim bebeğim lafları... "Uyanınca haber ver aşkım, yemeğini yedin mi sevgilim, iyi geceler güzelim, uçaktan inince haber ver bebeğim, eve varınca

yazar mısın bana lütfen, seni merak ederim" gibi gibi bir sürü ilgi alaka taşması, coşması artık ne derseniz. Tabii bunu gören kadın, önce yüzünde şapşal bir ifadeyle "Allah Allah" diyor, "Galiba bu adam bana aşık, sanırım ben de aşık olmaz üzereyim..." Üç, beş gün, yirmi gün neyse artık böyle havalarda geziyorsunuz, hatta zaman biraz daha ilerleyince bu iş, beraber başka ülkelerde yaşamak ve ileriki tarihler için planlara kadar gidiyor. Ne zaman ki rüyadan uyanmaya başlıyoruz ben söyleyeyim, mesajlara yazılan cevaplar kısalıp, cevap gecikmeye başladığı zaman, buluşmaların ertelendiğini, başkalarını kullanarak kendine bahane bulduğunu, sağlık sorunlarının olduğunu, işlerinin iyi gitmediğini ve tüm bu uzaklığı sorduğunuz zamanda, eski ilişkisiyle alakalı olabileceğini söylediği zaman! Tavsiyem arkanıza bakmadan kaçın! Yoksa duyacağınız ilk cümleler şunlar; "Biraz daha baksak mı acaba -neye bakıyorsak-, belki biraz yalnız kalsam iyi olacak, sen aslında çok iyi bir kadınsın, sorun sende değil bende, sana değil kendime kızgınım, üstümde bir ağırlık hissediyorum, bence sen daha iyilerini hak ediyorsun." Akıl tutulması denen şey bu olsa gerek, olmasını istediğinle, söylediklerin, duydukların arasında bir yerlerde sıkışıp kalıyorsun, daha doğrusu sıkışıp kalmış gibi göründüğün yerde bir boşluk oluşturuyorsun. Bunu anladığında biraz geç oluyor ama olsun, o noktada bir yolculuk başlıyor, kaldığın yerle başladığın yer arasındaki gerginlikte gidip geliyorsun, en zoru da bu olsa gerek; insanın kendine varması. Bu adamlardan hiçbir şey öğrenemedim de demezsin artık! Sonuç olarak söylenebilecek en güzel söz şu galiba, bu hayatta karma diye bir şey var güzelim! Aslında bu tam bir ne ekersen onu biçersin hikayesi. Farkındaysanız, 'bizimkisi bir aşk hikayesi' naralarıyla başlayan ilişki 'ne ekersen onu biçersin'e kadar geldi. Demek ki neymiş; çiğnediğin sakızı ağzından fırlatıp sokağa atmayacakmışsın, yoksa döner dolaşır üstüne basarmışsın...

Duygu Ela Erdogan 111 113


“BANA BİR KOCA LAZIM, O DA BU GECE LAZIM”

Malum geçen ay medeni durumumu söylemiştim… Şimdi bu ay da başlığa görünce “Kız kafayı evlilikle bozmuş” diyeceksiniz muhtemelen. 114 112


Y

ok; evlilikle bozmadım ama gördüğüm kadarıyla çevremde bozanlar var. Bende şaşkınım... Konunun uzmanı doktorlardan da yardım istiyorum. Anlayan biri anlatsın; çünkü, ne zaman bu kızlar aklıma gelse, fonda Hülya Avşar'ın "Bana Bir Koca Lazım" adlı şarkısı eşliğinde elimde odunla bu kızları kovalarken hayal ediyorum kendimi. Karmaşık bir durum söz konusu. Şimdi dilim döndüğünce size 'peşlerinde odunla kendimi kovalarken' hayal ettiğim bu kızları anlatmaya çalışacağım. Hepsi iyi eğitimli, üst-orta sınıf mensubu ailelerin kızları. Hali vakti yerinde. Kimi iyi yerlerde çalışan, kimi de çalışmadan hayatlarını idame ettirebilen kızlar. Özel hayatlarında çok samimi, kalabalık bir arkadaş grubuna sahipler. Kızlı-erkekli gezen, eğlenen, acıları paylaşan kızlar. Birlikte seyahatlere çıkan, belirli derneklerde görev alan, koşan, hayata karışan insanlar. Ancak anladığım kadarıyla 'hayatla ilgili referansları' olmayan tipler. Neden mi böyle diyorum?.. Bu kızlar 'evliliğe doyamıyorlar!' Kızların durumuna bakınca, Nutella kavanozuna kendilerini boğmak için atlayan, dibine geldiğinde ise kavanozun içinden çıkıp, başka bir kavanoz arayışına giren tipler gözümde canlanıyor. Bir kere evlenmişler. İşte bulduğunla yetin değil mi? Yokkkk... Bu olmuyor diye ilk soluğu adliyede alıyorlar. "Aman bekarlık sultanlıktır" diyeceklerini beklemeyin.. Kısa bir süre sonra ikinci arayışı başlıyor. İşin ilginç yanı, kızları dinlediğinizde, kiminin de ikinci evliliği ailesini memnun etmek için yapmış olduğunu öğreniyorsunuz. Dikiş ikincide de tutmuyor. Evlilik bünyeye mi ters geliyor, kan mı tutmuyor, dikiş mi yanlış yapılıyor, sıkıntı mı basıyor, ne oluyor bilemem? Ama gelinen

son nokta, ilkinden farklı değil: 'Ver elini adliye.' *** Allah'ım bana evliliği nasip etmiyorsun; bunlar, evliliği 'peri masalı mı' sanıyor? Beni de gör Allah'ım :) *** Kızlar da bir azim, inanılır gibi değil. Birinci olmamış, ikinci ailenin isteği ile olmuş. Yeter deyin değil mi? Nerdeeeeee? Kızların dilinde aynı nakarat: "Ateşe baca lazım... Kitaba hoca lazım... Bana bir koca lazım... O da bu gece lazımmmm." Çok şükür eğitimli, maddi durumu yerinde, kendi ayaklarınızın üzerinde durabilen kızlarsınız., "Daha ne istiyorsunuz ki?" diye sorduğumda; kiminin çocuk isteği olduğunu öğreniyorum. Kiminin ise cevapsız kalması bana, hayatla başa çıkamamak duygularını hissettiriyor. Sonuç mu? Ben daha ilk evlilik mutluluğuna erişememişken, kızlar şimdiler de üçüncü koca arayışında. Aslına bakarsanız neden aradıklarını da bilmediklerini düşünüyorum. Hani bekarlığın tadını çıkartın diyeceğim, yok. Peki beraber yaşayın o zaman, ona da yok. Eeee ne istiyorsunuz o zaman? Ben odunla kovalarım kızlar sizi, konunun uzmanı doktorun muayenehane kapısına kadar! Nedir bu evlilik merakınız? Bir, iki, üç yetmez diye gidiyorsunuz.. Gidin beeee! Hadiii! Yok olun gözümden.. P.S: Bu arada sayılı gün sonra yeni bir yılı kucaklayacağız. Hepinizin 2014 yılında dileklerinizin gerçekleşmesini diliyorum. Saygıyla, sevgiyle, sıhhatle, bolluk ve bereketle ve elbette AŞK dolu günleriniz olsun... Yukarıda anlattığım kızlar hariç; bana ne :)

Burcu Aksoy

113 115


7 Röportaj

İspanyol kardesİn

dans

atesİ "LOS VIVANCOS" 2004 yılında kurulan ve 7 yakışıklı İspanyol kardeşin kanlarında taşıdıkları dans ateşini sahneye flamenko ile taşıyan Los Vivancos, bir Hollywood prodüksiyonu zenginliğindeki son gösterileri “Aeternum” ile 12 Aralık’ta İstanbul’da Cemal Reşit Rey’e geliyor.

116 114


"Zaten bizler de "El Orfanato" filmini izledikten sonra, özellikle Fernando Valezquez ile çalışmak istedik." Röportaj: Cenk Erdem

117 115


Röportaj

F

lamenko dansçısı babaları Pedro’yu rol modeli alarak, neredeyse bir oyun gibi çocuk yaşlarda dans etmeye ve farklı farklı enstrümanlar da çalmaya başlayan kardeşler, sadece Barselona Dans Konservatuarı’nda eğitim almakla kalmamışlar ayrıca İskoç Balesi’nden, ünlü Hollanda Bale Tiyatrosu’na kadar birbirinden ünlü topluluklar da ayrı ayrı deneyimler yaşamışlar ve sahnede 7 yakışıklı kardeş olarak dikkat çekmekle kalmıyorlar onların için artık bir yaşam biçimine dönüşen flamenko ile devleşiyorlar.

İlk gösteriniz “7 Hermanos” ile Türkiye dahil olmak üzere, 30 ülkede sahne aldınız ve milyonlarca kişiye ulaştınız, bunca tecrübenizden sonra yeni gösteriniz “Aeternum” için çok daha çekici bir gösteri geliyor, diyebilir miyiz? Yaklaşık 5 yıl boyunca yüzlerce gösteriye çıkmış olduk ve sahnede çok şey öğrendik. Bu süre içinde birbirinden güzel anılarımız

118 116

Budapeşte Senfoni Orkestrası’nın kaydettiği senfonik müziklerle büyüleyen ve doğaüstü olayların sınırlarını sorgulayan dev bir prodüksiyon olan “Aeternum”, sahnede ayrıca dövüş sanatlarını da flamenko ile buluşturan epik bir flamenko gösterisi haline geliyor. Los Vivancos, 12 Aralık’ta Cemal Reşit Rey’de sahne alıyor olacak. Kardeşlerden Josua ile kariyerlerini ve son gösterilerini hatta romantik ilişkilerini de konuştuk.

da oldu ve hatta Pasion Turca ekibiyle de Bodrum'da ve İstanbul'da da harika tepkiler aldık. Kesinlikle son gösterimiz, çok daha çekici bir gösteri. Artık sahnede hepimizin çok daha olgun olduğunu da söyleyebilirim. Her gösteride bir öncekine göre çok daha güçlü bir dans ortaya çıkıyor ve üstelik Aeternum çok daha büyük bir prodüksiyon.

Neredeyse ergenlik çağınızdan beri tüm dünyayı dolaşıyorsunuz ve sah-

nelerdesiniz, peki romantik ilişkileriniz bundan nasıl etkileniyor? Bizim için romantik ilişkileri sürdürebilmek oldukça zor. Özellikle turneler yüzünden, uzun soluklu bir ilişki kurmak çok güç hale geliyor. Buna rağmen Judah, Elias ve Israel'in kız arkadaşları var ama açıkçası Israel'in kız arkadaşı Meksika'da olduğundan aramızda en büyük zorluğu Israel yaşıyor.


Yeni gösteriniz “Aeternum” doğaüstü olayları ve sınırlarını sorguluyor, peki kendi kelimelerinizle gösterinizi bize nasıl tarif edersiniz? Gösteride sahnede bol bol sihir ve dans var. Bu gerçekleştirdiğimiz ilk büyük prodüksiyon. Sanat sonsuzluktur fikrinden yola çıkıyoruz ve bu gösteri ölümsüzlüğe ve sonsuzluğa göndermeler yapıyor. Flamenko, sihir ve senfonik müziklerle çok büyük bir prodüksiyon izliyor olacaksınız.

Bütün kardeşler dövüş sanatlarında ve klasik balede de flamenkoda olduğu kadar deneyimlisiniz, peki dövüş sanatları ve klasik balenin flamenko dansınıza sizce nasıl bir etkisi oluyor? Dövüş sanatları deneyimimiz sayesinde sahnede çok güçlü bir dans ortaya çıkıyor. Klasik bale eğitimi de estetik için çok önemli ve bu gösteride dövüş sanatları da ince bir estetikle sahnede oluyor. Sahnede flamenko ile birlikte kung-fu ve hatta kick box var.

Ayrıca “Cirque du Soleil” ile adını duyuran ve ünlü “Corteo” gösterisine de imza atan Daniele Finzi Pasca ile işbirliği yapıyorsunuz, peki Daniele Finzi Pasca gösterinize ne gibi yeni fikirlerle geldi? Daniele Finzi Pasca gösterimizin sanat danışmanlığını yaptı ve prömiyere bir kaç hafta kala neredeyse 7/24 bizimle beraberdi ve sahnedeki her türlü ayrıntıyla ilgili yepyeni fikirler verdi. Bir anlamda gösteriye son halini veren kişi.

Gösterinizin düzenlemeleriyle, orkestrasyonuyla müzik prodüksiyonu, ünlü İspanyol korku filmleri “Yetimhane” (El Orfanato) ve “Julia’nın Gözleri” (Los Ojos de Julia) için yaptığı müziklerle bilinen Fernando Valezquez’e ait, peki gösterinizin gerilim duygusu taşıdığı anlamına da geliyor mu?

istedik. Gösteride hem Los Vivancos'un müzikleri var, hem Valezquez'in müzikleri. Ancak bizim gösterimizde gerilim duygusundan çok epik bir film duygusu var, belki gösterideki senfonik müzikler için daha çok 'Karayip Korsanları' gibi büyük Hollywood prodüksiyonlarını anımsatıyor diyebiliriz.

Sonuç olarak yeni gösterinizi senfonik müziklerle dolu epik bir flamenko gösterisi olarak özetleyebilir miyiz? Los Vivancos'un müziklerinde işin yaratıcı tarafından en çok Judah sorumlu ama Fernando Valezquez'in müzik prodüksiyonu ve orkestra düzenlemeleri ayrıca olağanüstüydü. 100'ü aşkın müzisyenle Budapeşte Senfoni Orkestrası ile kayıtlar gerçekleştirdik. Sahnede kesinlikle bir Hollywood filmi gibi, epik bir flamenko gösterisi sunuyoruz diyebiliriz.

Zaten bizler de "El Orfanato" filmini izledikten sonra , özellikle Fernando Valezquez ile çalışmak

119 117


Samimi,

Şık,Zarif

ama bir o kadar da

Parizyen Hazırlayan: Büşra Deriş

I S A B E L

120

M A R A N T


Moda dünyasında uzun süredir var olan ancak son iki yıl içerisinde neredeyse her tasarımı bir hit olan ve dünyanın tanıdığı isimlerin vazgeçilmezleri arasına giren, günümüzdeki binlerce marka arasından sıyrılıp herkesin gardırobuna en az bir parçasını sokmayı başaran ve giyim konusunda kendisinden çok çok daha eski markaları bile yeri geldiğinde açık ara geride bırakan yeni bir marka var artık: Isabel Marant.

121


I S A B E L 1989 yılında aksesuar tasarlamaya başlayan dünyaca ünlü Fransız tasarımcı Isabel Marant, 1994 yılında kendi ismini taşıyan markasını yarattı. Kendine has tarzı ve bakış açısıyla kısa sürede büyük bir hayran kitlesi kazanan ve moda dergileri tarafından övgüler yağdırılan Isabel Marant, minimalist ve bohem tarzda yarattığı tasarımlarıyla tanınıyor. Dünya çapında moda severler arasında çok popüler bir marka olmasının yanında kısa zamanda moda dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri haline gelen Isabel Marant Rihanna, Beyonce, Miranda Kerr, Sienna Miller, Emma Watson ve Alicia Keys gibi birçok dünyaca ünlü yıldızın da günlük hayatlarında vazgeçilmezlerinden. Markanın bu kadar tercih edilme nedenlerine gelirsek, bunun birden çok nedeni var; şıklığı, zarifliği, kullanım kolaylığı ve en önemlileri rahatlığı ve proporsiyonlara uyumu. Her bedenden insanın, üzerine tam oturacak parçaları bulabilmesi, ayakkabılarda incitmekten koruyan eklemeler bulunması, giyenlere şıklıklarıyla beraber rahatlığı da garanti etmesi, bu kısa sürede Isabel Marant'ı zirveye taşıdı.

122

M A R A N T Modern Fransız kadınının sokak stilini en iyi yansıtan tasarımcılardan Isabel Marant, "Parisli kadınlar gösteriş yapmaktan hoşlanmaz. Giyimlerine çok dikkat eder ama özen göstermezmiş gibi görünmek isterler" diyerek, Parislilerin yıllardır sakladığı moda sırrı açığa çıkarmış oldu. Fransız kadınlarını dünya, kendilerine özgü stilleriyle tanır. Özellikle de Parislileri... Parizyen kadınlar abartıdan hoşlanmaz. Parizyen kadınlar trendleri takip etmez. Hiç olmayacak gibi görünen parçaları bir araya getirip, harikalar yaratmada onların üzerine yoktur. Ve kadınların hepsi Isabel Marant giyer. Birkaç yıl öncesine kadar Paris'in en güzel sırlarından biriydi, Marant. Kişisel modanın ve sokak giyiminin yükselişiyle beraber adı önce Avrupa ve Uzakdoğu'da, sonra da Amerika'da duyuldu. Soho mağazasının açılmasıyla beraber son birkaç yıldır New Yorkluların en çok zikrettiği markalardan biri haline geldi. Marant'ın koleksiyonları Türkiye'de ise geçen sezon itibarıyla Beymen mağazalarında satılmaya başlandı. Alt markası Etoile ise Blender'da bulunuyor. Marant'ın 'memleketinin' tarzını bire bir yansıttığı stili bugün 'it kızların' favorisi. Podyum mankenleri, gündelik hayatlarında mutlaka ondan bir parça giyiyor. Marant'ın 12 yıllık markasının hızlı yükselişinin sebebi, modern Fransız kadınının giyim nabzını tutan, sokak modasına


Parizyen hava katan parçaları. Daha çok günlük kıyafetlerden oluşan koleksiyonları androjen olduğu kadar spor ama her zaman feminenlikten nasibini alıyor. Marant'ın kıyafetlerini seven, çok seviyor. Trendleri takip etmese de, trend yaratmakta oldukça başarılı bir tasarımcı. Geçtiğimiz sezonlarda Balmain ceketler yüzünden gözü dönen moda meraklılarının yeni hedefi, Marant'ın püsküllü botları mesela. Ama Marant'ın takipçileri bu sezon keşfetmedi yazlık botları. Eşofmanları da moda olmadan çok önce podyumuna taşıyan tasarımcının botlarını, modayı takip edenler birkaç yazdır giyiyor. Bohem şıklığın Paris temsilcisi, Marant da tıpatıp podyuma yolladığı kızlar gibi giyiniyor. Bol elbiseler, mini şortlar, dökümlü pantolonlar... Saçları abartısız, makyaj yapmıyor. Kendinden emin, kaygısız ve rahat bir kadın. Mesleğine rağmen 'Tüketime karşıyım' diyecek kadar da cesur. Ünlü modacının stil ikonları ise Simone de Beauvoir ve Frida Kahlo. Çocukken kıyafet dikmek gibi bir hayali olmamıştı hiç. Ama tarzını, giymek isteyip, istemediklerini iyi bilirdi. Ergenlik döneminde kendi kıyafetlerini kendisi tasarlamaya, dikmeye başladı. Bir süre sonra arkadaşlarının kıyafetlerini de yapmaya başlayınca, doğal olarak, bu işi meslek edinmeye karar verdi. Tasarım kariyerine mücevher ve takı tasarımıyla başladı. İlk zamanlarda kumaş ve malzeme satın alacak

parası yoktu. Aksesuar satışlarından kazandıkları sayesinde 1994 yılında ilk triko koleksiyonunu çıkarttı. Kendi markasını kurmuş oldu. Moda hızla gelişirken, Isabel Marant özüne sadık kalmaya, özen gösterdi. Ne yapmak istediğini iyi biliyordu, yolundan hiç şaşmadı, tarzından taviz vermedi. Aşırı uçlardan ve aşırılıklardan uzak durdu. İstemediği, beğenmediği şeyleri tasarlamadı, yavaş yavaş gelişti. Tasarım yaparken içgüdülerine güvendi, onlara göre hareket etti. Tasarımlarını ilk önce kendisi giyip, denerdi. Satışa sunmak için sevmesi gerekiyordu. İlham kaynakları kalıplaşmış temaların aksine, sokaktaki birinin el hareketi, kitapta okuduğu bir cümle, bazen izlediği bir haber bile olabiliyordu. Kendi stilini şöyle tanımlıyordu: "Koleksiyonlarım samimi, şık, zarif ama bir o kadar da Parizyen. Ben çok giyinip süslenmeye meraklı biri değilim. Günlük hayatımda da hep jean giyerim. Ama benim için önemli olan, gerçek kıyafetler. İnsanların satın alıp da altı ay sonra atacağı değil, uzun yıllar boyunca sahip olup, hep giymek isteyecekleri şeyler yapmayı seviyorum. Bir de, çok yeni görünen kıyafetlerden nefret ederim. O yüzden sürekli giyilebilecek, zamana ve kullanıma dayanıklı parçalar yapıyorum. Her gün giyilebilecek kıyafetler tasarlamaya özen gösteriyorum." Isabel

123


Marant oldukça sade bir marka aslında ama kendine özgü bir havası var. Çünkü her şey sizin tavrınızla ilgili. Kısa bir sürede ciddi bir hayran kitlesine sahip oldu. Geçirdiği evrimlere rağmen kişiselliğinden, belirgin stilinden bir şey kaybetmedi. Moda dünyasının yeni yeni benimsemeye başladığı değerler, Isabel Marant'ın işe başladığından beri bağlı olduğu değerlerdi. Kendi gibi görünmek isteyen, kendi dokunuşlarıyla farklılaşmak isteyen kadınlara, gerçek kıyafetler yapan

124

bir tasarıımcıydı. Tasarımlarında baştan aşağı görünümlerden uzak durmaya özen gösteriyordu, kıyafetlerin birbiriyle karıştırılabilmesi, farklı kombinasyonlara uygun olması gerekliydi. Kıyafetleriyle kendilerini rahat hisseden kadınları, trend takip eden kadınlara tercih ediyordu. Lüks bir markayı konumlarken fiyatın önemli olduğunu düşünüyordu. Ama kıyafet gibi önemsiz şeylere pahalı etiketler koymaya utanan bir tasarımcı olarak 'cool lüks' tanımını hak ediyordu. Üretimlerinde Fransız atölyelerini kullanarak, yabancı

üreticilerden medet ummuyor, Fransız el sanatları ve zanaatlarını yaşatacak şekilde üretim yapmaya dikkat ediyordu. Ünlü tasarımcılarla iş birliği yapan H&M, bu kez Isabel Marant'ı tercih etti. Isabel Marant, H&M için yarattığı koleksiyonda kendi çizgisini çok güzel bir şekilde yansıtmış. Sivri burun bol kesim botlar, deri pantolon ve boncuk işlemeleri koleksiyona etnik bir hava katmış. Alek Wek, Lou Doillon, Milla Jovovich ve Constance Jablonski gibi modellerin tanıttığı koleksiyon,


bohem ve çarpıcı... Doğal ve abartısız tasarımlarıyla ünlü, Fransız moda tasarımcısı Isabel Marant, H&M için buram buram Paris kokan koleksiyon hazırladı. Doğal ve abartısız stiliyle Isabel Marant, Paris modasında son derece etkili ve başarılı bir yol çizdi. Tasarımcı kent duruşunu, boho şıklığını ve rock'n roll ruhunu birleştirerek gerçek bir Fransız cazibesi yaratıyor. Isabel Marant, H&M için imzası niteliğinde olan stilinden esinlenen ve herkeste bulunması gereken parçalarla bir

gardırop oluşturuyor. Isabel Marant, "Bu işbirliği beni gururlandırıyor. Kadınların günlük yaşantılarında giymek isteyecekleri gerçek bir şey oluşturmayı hedefliyorum. Bunu yaparken, Parislilere özgü olduğunu düşündüğüm belirli bir kayıtsızlığın bulunmasını istiyorum; giyinirsiniz ancak çok fazla özen göstermezsiniz ve yine de seksi görünürsünüz. Koleksiyona bu tür bir kolaylık ve duruş ilham veriyor" diyor.

günlük giyinebilen ama son derece seksi duran parçalar çıktı. Ünlüler ve moda dünyası Isabel Marant pour H&M koleksiyonunu Paris'te görkemli bir partiyle kutladı. Grandmaster Flash ve Sugarhill Gang, 90'ların Paris kulüp ortamını canlı performanslarıyla yeniden canlandırırken amatör modeller de koleksiyonu sergiledi.

Koleksiyonda herkeste bulunması gereken parçalar, Isabel Marant`ın tarzıyla bir araya gelerek, ortaya

125


Zamansız Stil İkonları

J

ane

Birkin

"Hep gülümseyin, 10 yaş daha genç görünürsünüz."

Hazırlayan: Büşra Deriş

126


J

Jane Birkin'in babası İngiliz David Birkin'di. David Birkin, Kraliyet'e bağlı denizci teğmendi. 2. Dünya Savaşı'nda casus olarak görev almıştı. Annesi Judy Campbell ise Noel Coward müzikallerinde rol alıyordu. Birkin'in kardeşi Andrew Birkin de senarist ve yönetmendir.

Jane Birkin sinema dünyasına 1966'da 'Blow Up' filmindeki modellerden biri olarak girdi. 1968'de Fransa'da çekilen 'Slogan' filminde oynamak için elemelere katıldı. Fransızca bilmemesine rağmen başrolü aldı. Filmin diğer oyuncusu Serge Gainsbourg ile filmin şarkısında da düet yaptı. 1969'da Gainsbourg ile «Je t'aime... moi non plus» düetini yayınladı. Şarkı aslında Gainsbourg tarafından Brigitte Bardot'a yazılmıştı. Şarkının seksüel içeriği İtalya'da, İspanya'da ve İngiltere'de yasaklanmasına rağmen büyük bir ticari başarı kazandı. Şarkı müstehcen sözleri ve arka planda Birkin'in inlemeleriyle ün yapmıştı. 1970'lerin başında kızı Charlotte'un doğumu yüzünden sinemaya ara verse de, 1973'te «Don Juan» filminde Brigitte Bardot'un sevgilisi rolünde oynadı. 1975'te Gainsbourg'un ilk filmi olan şarkıyla aynı isimli «Je t'aime... moi non plus» filmindeki performansıyla Cesar Ödülü kazandı. Birkin iki Agatha Christie filmi olan 'Death on the Nile' ve 'Evil Under the Sun' filmlerinde rol aldı ve 'Baby Alone in Babylone', 'Amours des Feintes', 'Lolita Go Home' gibi birçok albüm yaptı. 1992'de Victoires de la Musique ödüllerinde Yılın Kadın Sanatçısı ödülünü kazandı.

Jane Birkin müzik ve sinema hayatı dışında göçmen hakları ve AIDS gibi konularda derneklerle çalışmalar yaptı. Bosna, Rwanda ve Filistin'i ziyaret ederek çocuklarla ilgilendi. 2001'de İngiliz Kraliyet Nişanı'nı kazandı. Müzik hayatında, Beth Gibbons (Portishead), Bryan Ferry, Brian Molko (Placebo), Franz Ferdinand, Manu Chao, Breet Anderson (Suede), Françoise Hardy, Beck, Rufus Wainwrig gibi ünlü isimlerle çalıştı. 1965'ten 1968'e kadar James Bond filmlerinin bestecisi, John Berry ile evliydi. Kızları Kate Barry 1967'de doğdu. En büyük aşkı Serge Gainsbourg ile 'Slogan' filminin setinde tanıştı. Yıllar boyunca hem müzikal hem sinemasal anlamda ortaklıklarda bulundular. 1980'de ayrılmalarına rağmen dostlukları hep devam etti. Bu ilişkiden kızı, ünlü oyuncu Charlotte Gainsbourg doğdu. 1982'de de yönetmen Jacques Doillon'dan üçüncü kızı Lou Doillon doğdu.

127


Zamansız Stil İkonları

Zamansız stil ikonlarından biri olan Jane Birkin, gardırobunu şöyle anlatıyor: En sevdiğim parçalar kaşmir süveterler. Kızlarımın gardırobunda da sürekli olarak etiketlere bakarım. Neyi, nereden aldıklarını öğrenmek için. Geçenlerde operacı Roberto Ayala ile bir televizyon programına katılıp, 'Je suis venu te dire que je m'en vais' şarkısını söyledik. Üzerimde Buenos Aires'ten aldığım ikinci el bir Yves Saint Laurent elbise vardı. İnce çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar giyip, bir de ipek şal aldım. Uzun süredir beni blue jean'le görmeye alışkın oldukları için, herkes şaşırdı. Ama bu, siyah elbise ve ince çorap kombinasyonundan da sıkıcı. Safariye çıkanların giydiği türden pantolonlarla rahat ediyorum şimdi. Erkekler için olanlarını alıyorum. Belki de yaşlandığımdandır. Bu pantolonlar ve kaba ayakkabılarla kendimi yeniden 12 yaşında hissediyorum. Beyaz gömlek ve pardösü de tercihlerimden. Bir de annemin bir vakitler söylediği sözü hiç aklımdan çıkarmıyorum: "Yanınızda artık hiç kimse kalmamışsa, yapmanız gereken tek şey ipek iç çamaşırları ve gecelikler giyerek Proust okumaya başlamaktır." Ama çok şükür, henüz o kadar yalnız değilim.» Çok güzel bir kadın olan Birkin'in güzellik tavsiyesi ise şöyle : «Eve gelenlerin yüzlerindeki ifadeden anlıyorum ki karşılarında eskiden gördükleri kadın yok. Aynaya bakınca öfkenin, kederin yüzümü değiştirdiğini görebiliyorum. Bir tavsiye: Hep gülümseyin, 10 yaş daha genç görünürsünüz.»

128


Hermes markasının dünyadaki çanta algısını değiştiren Birkin Çantaları'nı özel kılan deri tasarımıyla, el yapımı olması ve sayılı üretilmesi olarak bilinmektedir. Fakat çanta 150 bin dolara ulaşan fiyatı ve alıcıları tarafından açık arttırmayla satıldığı için de kadınlar tarafından tek taştan bile önemlidir. Birkin Çantası'nı satın almak için bir listeye kaydolmak ve sıranın size gelmesini beklemek gerekiyor. Ayrıca toplum tarafından tanınan önemli birisiyseniz, çantaya sahip olmak için daha az vakit harcayacaksınız demektir. Birkin Çantaları'nın isim kaynağı Jane Birkin'dir. Hikayesi ise, Jane Birkin'in uçak yolculuğu Hermes markasının Fransız sahibi Jean Louis Dumas'la karşılaşmasıyla başlar. Jane Birkin yanındaki hasır çantasının yetersiz olduğundan bahseder. Büyük, kullanışlı, askıları yolculukta yanına aldığı özel eşyalarını taşıyabilecek kadar sağlam bir çanta bulamadığından dert yanar. 80'li yıllara tekabül eden bu dönemde Hermes'in sahibi, Jane için siyah, esnek, sağlam bir çanta tasarlayıp kendisine gönderir. Adını da Birkin Çantası (Birkin Bag) koyarak tasarıma onun öncülük ettiğini belirtir.

Birkin Çanta tasarımının, yolculuklar için kullanılması, Hermes markasına ilham kaynağı olmuş ve çeşitli boyutlarla üretilmeye karar verilmiş. Dana, devekuşu, keçi, kertenkele ve timsah derisinden yapılan Birkin Çantaları'nın özel bir tasarımını da tuzlu su timsahlarının derisi oluşturur. Pembe, kırmızı, kahverengi, bebek mavisi, lacivert, zeytin yeşili, turuncu, beyaz, siyah ve altın kahverengisi renklerdeki Birkin Çantaları seyahatlerde tercih edilerek modanın akıbetini de değiştirmiştir. Boy, renk, deri gibi donanımlarının fiyatını belirlediği çantaların 50- 55 santimetre olanları seyahat için tasarlanarak geniş bir yelpazede satılmaktadır. Çantanın kilit ve şifresi bulunması, kararmayı önlemek için paladyum ile kaplanması, eskimesini sağlayacak tüm kullanım şekillerine bir çözüm sunması ve titiz tasarımıyla zanaat sayılması, Birkin Çantaları'nı diğer çantalardan ayırmaktadır. Dış cilasının günlerce sürmesi, ortalama bir çanta dikiminin 48 saat sürmesi de zanaat olduğunu göstermektedir. Sadece Hermes butiklerinde sınırlı sayıda bulunan çantalar, 80'li yıllardan günümüze kadar, hala kadınlara hitap ederek moda kavramını da bir anlamda çürütmüştür. Çünkü Birkin çantaları modaya hizmet etmek yerine, stile hitap ederek kendisini bir ömür kullanacak kadınları tercih etmektedir.

129


Güzellik

Bİr kış klasİğİ... Aralık, Ocak, Şubat, siyah, beyaz, gri, lapa lapa kar, sıcak şarap, şömine, kestane, nezle, meyve suyu, vitamin, bitki çayı... Yılsonu... Yılbaşı... Geçmiş yılı buruk bir hüzünle veda etme, gelecek yılı tatlı bir sevinçle karşılama zamanı. Zaman hep geliyor geçiyor, hayatımızda “geçmiş” olarak yerini alıyor, gelecek zaman da gelecek ve geçecek ve yine hayatımızda “geçmiş” olarak yerini alacak. Ancak asıl önemli olan her zaman AN’ı yaşamak, AN’da olmak...

130 128


Y

ılbaşı kış mevsiminin en ışıl ışıl, en umut dolu, yılın ise en evrensel anıdır. Özenle hazırlanmış programlar, partiler, balolar, yemek davetleri, tatil programları... Özgürce rengarenk süslenmiş çam ağaçları, vitrinler, sokaklar, evler, insanlar... Bunlara şahit olmak, soğuk karanlık kış gününü aydınlatırken, bir yandan da insanın içini ısıtıyor. Peki ya siz yeni yılı nasıl karşılamayı tercih edersiniz? Sofistike bir kadın olarak da karşılayabilirsiniz, dramatik bir dönem kadını olarak da... Yumuşak pij amalarınızı üzerinize geçirip koltuğa yayılarak da... Yılbaşını nasıl karşılarsanız karşılayın, o gece yılbaşı ağacı değil, yılbaşı ağacındaki en göz kamaştıran süs olun! Yılbaşının kapısı her zamankinden farklı olarak çılgınlığa daha açıktır. Makyajımızı abartmanın, kıyafetlerimizde daha yaratıcı olmanın tadına rahatlıkla varabiliriz. Yılın son gününü nerde olursanız olun, o günü kendinizi şımartma günü ilan edin. Bedenimizi ve ruhumuzu dinleyerek ve dinlendirerek geçireceğimiz birkaç saati kendimize hediye edebiliriz. Banyonuzda kendinize mumlarla ve çiçeklerle bezenmiş güzel bir ortam hazırlarken, bir yandan da dinlendirici bir müzik açın. Kaynamış suyun içine birkaç damla nane ve lavanta yağı damlatın ve banyoda bir köşeye koyun. Birer damla da burun deliklerinize sürün. Bu sizin hem ferahlamanızı, hem de rahat nefes almanızı sağlayacaktır. Duştan çıkmadan önce size canlılık ve dirilik vermesi adına vücudunuza ve yüzünüze soğuk su tutun. Son olarak bebek gibi bir cilde sahip olmak için tüm vücudunuza bebek yağı uygulayın. Duştan sonra bornoza sarılmanın dayanılmaz hafifliğiyle uzanma... Bir yandan yeşil çayınızı yudumlarken, diğer yandan çay poşetlerini gözlerinize koyup, bir süre dinlenebilirsiniz. Yeşil çay metabolizmayı hızlandırırken, göz altlarınızdaki şişlikleri ve renk düzensizliğini de en aza indirgeyecektir. Kendinden emin, ne istediğini bilen bir kadın... Mutsuz bir anınızda bile sürdüğünüz kırmızı ruj, ruh halinizi bir anda değiştiren güçlü bir renktir. Kırmızı ruj sürmeye cesaret edemeyenler, kırmızı ne de olsa yılbaşının rengi diye düşünün, sürün gitsin! Yılbaşı kırmızısı dudaklarınızı gözlerdeki altın ışıltılarla tamamlayabilirsiniz. Saçlarınızı tepede sıkı bir at kuyruğu yapabilir, ilgiyi kırmızı dudaklarınıza çekebilirsiniz. Kırmızı ruj süreceklere küçük bir hatırlatma; rujunuzu tazelemek için yanınıza almayı unutmayın! Ayrıca her tazeledikten sonra dişlerinizi kontrol etmeyi unutmayın. Yer yer azalmış ruj da, dişlere bulaşmış ruj da hiç hoş görünmeyecektir.

131


Güzellik

Cesaretliler nerdesiniz? Bunlar tam sizlik! Renkli kirpikler, çılgın takma kirpikler. Kirpiklerinizi mor, mavi, yeşil gibi renklerle öne çıkarabilirsiniz ve ya renkli, desenli, taşlı, tüylü. kirpikler takabilirsiniz. İlgiyi direkt kendine çeken takma kirpikleri çok kişide göremeyeceğinizden gecenin çılgını olarak tüm bakışları üzerinize çekeceğinizden emin olabilirsiniz.

Yılbaşı akla ilk olarak kırmızıyı getirse de, bir o kadar da ışıltı, parıltı, pul ve sim demek. İddialı olmaktan çekinmeyeceğiniz tam bir parti makyajı için metalik göz makyajı. Üç metalik rengi bir arada kombinlemekten çekinmeyin. İç göz kapaklarına gümüş, orta kısma altın, dış göz kapağına doğru ise bronzu sürebilirsiniz. Burda önemli olan her rengin birbirine yumuşak geçişini sağlamaktır. Böyle bir makyaj uygulamasında dudaklarınızın üstünden hafif bir fondötenle geçerek pembeliğini alın.

Ten ve dudaklar soluk ve geri planda, gözler simsiyah ve dumanlı... Gözlere derinlik katan dumanlı göz makyajı sizi dişi bir havaya büründürecektir. Siyah far, gel eyeliner ve ya kalem ile yapabileceğiniz bu makyajı mor, lacivert, bordo, kahverengi gibi renklerle gölgeleyebilirsiniz. Böylece daha yumuşak, daha homojen geçişler elde edebilirsiniz. Saçlarınıza ıslak havası verilmiş, hafif dalgalı bir model yapabilirsiniz.

1940'ların zarafetiyle dolu bir kadın... Beyaz far, kuyruklu siyah eyeliner ve takma kirpik kullanılarak yaratılan bu makyajla tüm dikkati gözlerinizde olacaktır. Mat pembe bir ruj ve belli belirsiz bir allık ile şıklığınızı tamamlayabilirsiniz. Bu görünümle toplu saç düşünüyorsanız artık bir klasik olan Audrey Hepburn, açık saç düşünüyorsanız Rita Hayworth saç modellerini kullanabilirsiniz.

Değişiklikten hoşlananlar neon renkte çarpıcı rujların avantajlarını kullanabilirler. Pembe, turuncu, hatta mavi, mor, yeşil, siyah neden olmasın? Böylesine iddialı bir makyajı sadece rimel sürülmüş gözlerle tamamlayabilirsiniz. Çünkü bu renk rujlar aslında tek başlarına makyajı oluştururlar. Sıkı topuz böyle bir makyajın ideal saçı olacaktır.

Tırnaklarınıza yılbaşına özel farklı tasarımlar uygulatabilirsiniz. Kırmızı ojenin üstüne beyaz kar taneleri çizdirebilir veya beyaz puantiyeler koydurabilirsiniz. Mesela pudra pembesi oje ile gümüş french yaptırabilirsiniz. Yaratıcılığınızı konuşturmak sizin elinizde! Sıcak bir kış, keyifli bir yeni yıl dileğiyle...

Gila Benezra 132


EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Clinique

129

,00 TL

Clarins Blush Compact

105

,00

TL

Lancome Rouge French Touch

73

Givenchy

172

,00

TL

Dior Skinflash Primer

125

,00

TL

,00

TL

Burberry Beauty Lip Glow

59

,00

TL

Clarins 3 Dot Liner

64

,00

TL

Ysl Youth Liberato

170

,00

TL

133


Güzellik

ie r 76T L La u ra M e rc La La La sh es 24$

Se S m p h o ra a o uv r t li n e ert r 3 4. 90 BD TL

Guerlain 133TL

La c e

- la she s

L H&M 14.9 5T

DANTEL

gözler

Sephora 42.90TL

y 6 8T L

Loréal 44.90TL

B u rb e rr

Gözlerinizde dramatik ve bir o kadar da romantik, dikkat çekici bir görünüm sağlamak için dantelden ilham alın. Farklı formlardaki takma kirpikler veya stickerlar sayesinde büyüleyici bir görünüm yakalayabilirsiniz. Dudaklarda somon ve pembe tonları, fondöten seçimini ise ten renginize yakın seçmeniz uygun olacaktır.

134

Sephora Color adapt gloss ouvert BD 24TL


Se

ph

o ra

DISCO dudaklar Clinique 58TL

Işıltılı taşlarla kaplanmış dudaklar cesaret gerektiren bir makyaj stili olsa da yılın en renkli gecesine uyum sağlamak için denemeye değer! Pembe tonlarda süreceğiniz rujunuzun üzerine, istediğiniz yoğunlukta taşlardan yapıştırın ve yılbaşı partisinin disco kraliçesi siz olun! Gözlerde ince bir eyeliner ve bol maskara tamamlayıcınız olacaktır.

ue

r la

in

TL Bo urjo is 12 .50

69 T

L

rc ie r 7 7T L La u ra M e

C l in

iq u e

5 8T

L

Yves Saint Laurent 82TL

Benefit 99TL

G

Lancome 77TL

135


Bo

bb

iB

Pupa 26.90TL

row n

73 TL

Güzellik

TL La ura Me rci er 79

Ch

an

1 el

TL

18

heavy metal

Metal tonların en çarpıcı tonları gri ve yeşilin uyumlu bütünlüğünü makyajınızda yakalayın. Gözlerinizde gölgelendirme uygulayarak kullanacağınız yeşil tonlardaki farınız, süreceğiniz kıpkırmızı bir rujla iddialı bir görünüm sağlayacaktır. Metalik gri tonu ise oje rengi olarak belirleyin ve yılbaşı gecesi parlayın!

ModelsOwn 22TL

Maxfactor 90TL

Dior 197TL

136


Sephora Universal Lip Liner ouvert BD 24TL

La u ra M e rc ie r 12 9T L

Gümüş tonların en parlak halini gözlerinize taşımak için en uygun gecelerden biri şüphesiz yılbaşı! Her göz rengine yakışan bu renkteki makyajınızla, ister şık bir baloya, isterseniz ev partisine katılabilirsiniz. Soluk ten makyajı uygulayarak, allık ve rujunuzda gül kurusu tonunu tercih etmeniz, gözlerinizi öne çıkararak, yıldız gibi ışıldayacaksınız.

Clinique 39TL

Maxfactor 31.99TL

Givenchy 87TL

Sephora

kuzey yıldızı

Sephora

Laura Mercier 117TL

Maybelline 16TL

137


Güzellik

M e rc ie La u ra

r 76T L

Gu er n la i

L r 72T

H&M 8.9 0T L

M e rc ie La u ra

S e p h o ra

TL 88

Lüks yansıma

Altın yansımaları makyajınızda kullanarak fark yaratın! Sedefli yapıdaki altın yansımaları tek ve göz makyajınızda cesurca kullanarak yılbaşı gecesi şıklığınızı tamamlayın. Orantılı kullanımın önemli olduğu makyaj stilinizde dudaklarda doğal tonlardan vazgeçmeyin.

136 138

Sephora

Shiseido 85TL

Yves Saint Laurent 89TL

Yves Saint Laurent 72TL


Pembe Düş Lancome 145TL

Givenchy 48TL

Artistry 95TL

Loréal 29.90TL

Pembe tonları, yılbaşı gecesi de doğallığı elden bırakmayanlar için uygun olacaktır. Gözlerde bir kaç farklı pembe tonunu bir arada kullanabilirsiniz. Dudaklarınızı öne çıkarmak için renkli parlatıcı kullanmanızda yarar var. Uçuk pembeden, en parlak tonlara uzanan renk paletinde seçim yapmak size kalıyor.

Artdeco 52TL

Maxfactor 90TL Maxfactor 90TL

c to r M axfa L 31 .9 9T

139


Güzellik

1

3

2

IŞILDAYIN! Işıltılı yapıları ve enfes kokularıyla yılbaşı gecesi kendinizi şımartın ve gecenin yıldızı siz olun!

140


4 6

5

1- Topicrem Sparkling Body Emulsion Nemlendirici Vücut Sütü 57.90TL

Uzun süre etkisiyle epidermisi nemlendirir, gerilmeyi hafifletir ve hidrolipidik film tabakayı korur ve besler. Mineral simler sayesinde ışıltılı bir görünüm kazandırır. Cildi korur, cilt hücrelerindeki suyun devamlılığını sağlamaya yardımcı olur.

2- Oriflame Sparkle in Paris Shimmering Body Lotion 13.90TL

Sparkle in Paris EdT'nin hoş kokusuyla geliştirilmiş nemlendirici vücut losyonu. Cildinize gün boyu nem ve yumuşaklık sağlarken aynı zamanda zarif bir ışıltı da kazandırır.

3- The Body Shop Zencefil Vücut Peeling 34.90TL

Soğuktan cildiniz pul pul dökülüyor mu? Zencefilin nefis kokusu ve canlandırma özelliği ile Yerel Adil Ticaret kapsamında Etiyopya'da üretilen balın birleşiminden oluşan bu peeling ile tüm hücreleriniz yenilenecek, vücudunuza kadife yumuşaklığı ve ışıltı gelecek.

4- Victoria’s Secret Amber Romance Shimmer Lotion 29TL

Zengin nemlendirici özelliğe sahip Victoria's Secret Amber Romance Shimmer Lotion besleyici Aloe Vera ve E Vitamini ile formüle edilmiştir. Amber Romance Shimmer Lotion'ı

dekolte, omuz ve bacak bölgesine uygulayarak, ışıltısıyla tüm dikkatleri üzerinizde toplayabilirsiniz.

5- L’occitane Rose 4 Reines Shimmering Gel 74Tl

Bu vücut jeli, cilde esneklik kazandırır, yumuşacık yapar ve Gül'ün ferahlatan, güzel kadifemsi kokusunu bırakır. Ayrıca içerdiği minik için taneleri sayesinde ciltte çok hafif bir pırıltı bırakır.

6- Guerlain Vol De Nuit Noel Işıltılı Yüz ve Vücut Pudrası 173TL

Altın, gümüş, lacivert ve safir ile pırıl pırıl parıldayan parfümlü soluk pembe bir toz pudra... Işıltısıyla yüzünüzü, vücudunuzu ve saçlarınızı okşayan rüya gibi yanardöner bir yıldız tozu gibi kaplayacak. İçeriği, vanilya ve pudramsı iris ile yumuşatılan cesur bir yeşil ve odunsu oryantal notalarıyla bütünleşiyor.

7- The Body Shop Kızılcık Işıltılı Vücut Losyonu 24.90TL

Hafif içeriği ve meyvemsi aromasıyla bu losyon, vücudunuza yılbaşı partisi ışıltısı verirken, geriye kızılcığın nefis kokusu kalıyor.

7

141


Güzellik

1 LEKELERE SAVAŞ AÇIN

Güneşin ve dış etkenlerin zamanla cildimize verdiği zararları en aza indirerek, cilde aydınlık ve taptaze bir görünüm kazandıran yeni nesil leke giderici kremler, mucize sonuçlar veriyor. 142

2


5

3

4

1- Lancome Blanc Expert Melanolyser 225TL

4- Clinique Even Better Clinical - 265TL

Pürüzsüz ve yumuşak dokusuyla hızlı emilim sağlayan Melanolyser, ipek gibi yumuşak bir cilt dokusu yaratarak cildin ışıltısını ve ferahlığını arttırıyor. Güçlü arındırma sistemi, gözenekli ve parlak cilt görünümünü azaltmaya ve cilde aydınlık katmaya yardımcı oluyor.

Even Better, clinical koyu leke serumu koyu lekeleri, yaşlılık lekelerini ve yaşlılık sonucu oluşan renk farklılıklarını, güneşin cildimize yıllar boyu verdiği zararları, çevresel zararları ve akne lekelerinin izlerini gözle görülür şekilde azaltırken daha sağlıklı ve pürüzsüz bir görünümü de açığa çıkarır.

2- Yves Saint Laurent Temps Majeur Concentre’ D’eclat – 669TL

5- Kiehl’s Clearly Corrective Dark Spot Solution 109TL

İlk uygulamadan itibaren cilt daha aydınlık, yumuşak ve duru bir görünüm kazanır. Cildiniz daha canlı ve iyi bir ten rengine kavuşur. Günden güne, koyu renkli lekelerin renginde açılma, boyutlarında küçülme ve sayılarında azalma görülür.

3- Biotherm Skin Vivo – 79TL

6

Yeni nesil formülüyle Skin Vivo, ciltteki koyu lekeler, kızerıklık, soluk cilt tonu, pürüzlü cilt dokusu, elastikiyet kaybıyla mücadele eder. Cildi yeniler ve pürüzsüzleştirir. Cilt DNA'sını UVA saldırılarına karşı korur. Renk bozulmalarını azaltır.

Kiehl's, kadınların %71'inin endişeli olduğu koyu lekelere karşı Clearly Corrective Dark Spor Solution, yeni nesil formülüyle hızlı bir etkinlik sağlıyor. Ciltteki koyu lekeleri, sivilce izlerini ve renk tonu eşitsizliğini düzeltiyor. Sadece 8 haftada tüm etnik cilt tiplerinde %90 başarı sağlıyor.

6- Yves Saint Laurent Light Creator Creme 209TL

Yves Saint Laurent eşsiz formül kompleks içeren yeni Forever Light Creator ile koyu leke, gözenek, eşit olmayan cilt tonunu hedef alırken, cilde zamanla kaybettiği aydınlık ve ışıltıyı geri kazandırmaya yardımcı oluyor.

143


Güzellik

1

2 3

KADIN KOKUSU Bu yıl bitmeden, şişeleri mücevherleri andıran, bu büyülü kokulardan size en yakışanını seçin!

144


4

5 6

1- Michael Kors Sporty Citrus EDP 300TL

Michael Kors'un beyaz rengin her zaman ön planda ve çekici olduğu defile koleksiyonundan ilham alınarak hazırlanan parfümde, taze, canlı turunçgil notalarının çiçek açması doğal, enerjik bir hava yaratıyor. Parfümün aynı zamanda görünmez meyvemsi bir rengi de var.

2- Calvin Klein Down Town EDP 189TL

Eşsiz bir imza ile kendine güvenen ve modern bir bayan kokusu yaratmak için feminen odunsuları ve yumuşak, floral esansları birleştiriyor. Downtown Calvin Klein İtalyan ağaçkavunu, bergamut ve Tunus'a özgü portakal çiçeği esanslarının canlı tepe notaları ile açılıyor. Kalp notasındaki pembe biber taneleri; menekşe yaprağı ve gardenya taçyapraklarının üzerine toz halinde serpiştirilerek sofistike feminenliği arttırıyor.

3- Hermes Eau Claire Des Merveılles Edp 223Tl

Hermes Eau Claire Des Merveilles çok yönlü kadının hoş, yumuşak ve canlandırıcı parfümüdür. Zerafet, kadınsılık ve şehvetin etkilerini taşımaktadır. Koku kabarcıklı turunçgil sodası ile açılır. Pudramsı orta notalar, aldehit, beyaz marshmellow ve alt notalarda tuzlu odunsu kehribar etkileri ile son bulmaktadır

4- Kenzo Flower In The Air EDP 290TL

Kenzo'nun efsane parfümü Flower by Kenzo, yeni versiyonu Flower in the Air'le karşımızda! Parfüm tasarımcısı Alberto Morillas tarafından yaratılan Flower in the Air'in üst notalarında ahududu, kırmızı biber, gardenya ve manolya; orta notalarında gül; alt notasında ise misk bulunuyor.

7 5- Fendi L’Acquarossa EDP 265TL

L'Acquarossa'nın tatlı üst notlarında Sisilya mandalinası, Kalabria bergamotu bulunurken, çiçeksi orta notları ise mine çiçeği, manolya, Isparta gülü ve portakal çiçeğinin baş döndürücü bileşiminden oluşuyor. Kırmızı sedir ağacı, Endonezya paçulisi ve misk ise alt notalarda bu büyüleyici kombinasyona eşlik ediyor.

6- Diesel Loverdose Tattoo 210 TL

Loverdose Tattoo tutkuyu içerien vahşi ve seksi notaları barındırıyor. Çiçekten odunsu kokuya geçen sofistike ve duygusal bir karışımdır. Kendine güvenen kadınlar için, tutkuyla aşka adanmışlığı çağrıştırır. Bergamut ve mandalina açılış notaları, gül, zambak ve yaseminle harmanlanarak, vanilya ile birleşiyor.

7- Yves Saint Laurent Supreme Bouquet 455TL

Supreme Bouquet adeta huzur dolu, oryantal bir bahçeye kaçış... Zorlayıcı güç oyunlarından ve yoğun tutkulardan uzakta, bu vaha sizi doğanın muhteşem güzelliğine davet ediyor. Göletler ve şelaleler sakinleştirici müziklerini mırıldanırken palmiye ağaçları etrafı serinletiyor. Beyaz çiçeklerin kokusu tüm duyularınızı yüceltecek.

145


Haber

146


147


Haber

ALTAN GÖRDÜM ve

VAHİDE PERÇİN televİzyon ve sİnemaya

YENİ YÜZLER YETİSTİRİYOR

YILDIZLAR OKULU Türk tiyatro ve sinemasının duayen isimlerinden Altan Gördüm ve Vahide Perçin, Akademi 35 Buçuk Sanat Evi adını verdikleri okullarında televizyon, sinema ve tiyatroya yeni yıldızlar yetiştiriyor. Sinema ve Sahne Sanatları Oyunculuğu,  İleri Oyunculuk ve Kamera Oyunculuğu olmak üzere üç ayrı dalda eğitim veren Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nde bugüne kadar 800'e yakın oyuncu eğitim gördü. Bunlardan bir çoğu da şu anda yayınlanan dizilerde, vizyona giren filmlerde rol alıyor. Vahide Perçin ve Altan Gördüm'ün bire bir ders verdiği Sanat Evi'nde öğrenciler mülakatla okula alınıyor.

148

ÇAĞATAY ULUSOY'DA EĞİtİM ALDI Çeşitli dizi, sinema ve reklam filminde yer alan öğrenciler temel eğitimin yanı sıra Vahide Perçin'den ses, nefes ve sahne eğitimi de alıyor. Altan Gördüm ise, oyunculuk mimik-rol ve kamera oyunculuğu dersleri veriyor. 4.5 yıldır eğitim veren Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nin öğrencileri arasında son dönemde yıldızı giderek parlayan Çağatay Ulusoy da yer alıyor. Ulusoy'un yanı sıra "Güneşi Beklerken" dizisinin başrol oyuncusu Hande Doğandemir, Dila Hanım'ın gözde oyuncusu Görkem

Mertsöz, "Sana Bir Sır Vereceğim" dizisi başrol oyuncularından Ekin Koç... Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nden mezun olan isimlerden bazıları.

İŞ İMKANI DA VERİYOR Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir okul olan 35 Buçuk Sanat Evi, mezunlarına sertifika veriyor. Geçen yıl 500  oyuncu adayından başvuru alan akademi, iki atölyede en fazla 15  kişiye eğitim veriyor. Merkezde, beş ay süreyle, haftada iki gün eğitim veriliyor. Kurumda, mezun öğrenciler sektöre yönlendirilip, iş imkanları da sağlanıyor.  


149


2014 Astroloji Dosyası

KOÇ 21 Mart - 19 Nisan

Bu yıl daha çok kazanmak adına girişimlerde bulunabilirsiniz. Alışveriş içerisinde olduğunuz insanları, özellikle de iyi tanımadıklarınızı iyice incelemeyi ihmal etmeyin. Ailenizle ilgili gelişmeler yaşayabilirsiniz. Yuvaya yeni bir birey katılabilir ya da aile bireylerinden biri eğitim için yer değiştirebilir. Hedeflerinize odaklanmak sizi hayata yakınlaştıracak, eğitim ve seyahatle ilgili yeni fırsatlar heyecanlanmanıza neden olacak. Yaratıcılığınızı kullanacağınız konularda birçok çalışmaya imzanızı atabilirsiniz. Seyahatler ve yeni kültürler konusunda hayalleriniz ve sezgileriniz önem kazanabilir. Duygusal anlamda hassas geçireceğiniz bir yıl sizi bekliyor. Bir ilişkinin düzelmesiyle ilgili gelişmeler yaşayabilirsiniz. Yeni yıl gündeminde iş fırsatları, seyahatler, dost toplantıları oldukça baskın olacak. Finans ve iş dünyasında sizi destekleyen insanlarla birlik içinde olacaksınız. Yılın ilk yarısında çok fazla çalışmak zorunda kalabilir, çabalarınızın karşılığını alamayabilirsiniz. Bu süreçte evinizle ilgili masraflarınızda artış olabilir. Mart ayında maddi kayıplar yaşayabilir, iş ortamınıza mensup birisiyle gerginlikler oluşabilir. Harcamalarınız yüzünden yaşadığınız moral bozukluğunu sosyal yaşantınızın renkliliğiyle yenebilirsiniz. Yeni yılın ikinci yarısında iş hayatınız düzene girmiş ve yeni fırsatlar size gülümsüyor olacak. Sosyal statünüz konusunda beklenmedik gelişmelerle karşılaşabilirsiniz. Bulunduğunuz konumdan etkilenmeden dinç, tutkulu ve hedeflerine ulaşır halinizden ödün vermemelisiniz. 2014 yılında aşk hayatınız oldukça renkli geçecek, yeni aşklar, aile kurma düşüncesi ve yolunda gitmeyen ilişkileri aniden bitirme gibi gelişmeler olabilir. Bazı Koç'lar aile sorumluluğunu yüklenirken, bazılarının en büyük düşmanı kararsızlık olacak. Karşınızdaki insanın doğru olup, olmadığını sorguladığınız kararsızlık süreci, partnerinizin de canını sıkacak. İlişkisinde sorunları olan Koç'lara tavsiyemiz ise; partnerlerini oldukları gibi kabul etmeleri ya da mutsuz oldukları ilişkiyi hemen bitirmeleri olacaktır. Sorunlu bir birlikteliği ciddiyete dökmek ileride daha büyük sorunlara ortam hazırlayacaktır. İstediğiniz huzurlu bir yaşamsa, kavga ve çatışmalardan uzak kalmaksa ilişkilerinizi iyice gözden geçirmelisiniz, karar verirken dikkatli olmalı, doğru adımlar atmalısınız. Fiziksel enerjinizi güçlendirmelisiniz. Mide ve bağırsak problemleriniz gündeme gelebilir. Yeme, içme konusunda aşırıya kaçmamaya özen göstermelisiniz. Tansiyon probleminiz varsa kontrollerinizi aksatmamalısınız. Bu yıl dinlendirmeler büyük önem kazanıyor. Uyku ve beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Hormonal rahatsızlıklarınızda hemen doktorunuza danışmalısınız.

BOĞA

20 Nisan - 20 Mayıs

Sıkıntılarınızdan kurtulacaksınız. Sosyal çevreler ve yeni ilişkiler yaşantınızı renklendirecek. Maddi varlığınızı gelecekte memnun olacağınız bir yatırımda değerlendirebilirsiniz. Temmuz ayı için uzun yolculuklar yapmanız olası. Özellikle yeni yılın ikinci döneminde ortak harcamalarınız konusunda eşinizle tartışmalar yaşayabilirsiniz. Bu tartışmayı ailelerden uzak tutmalısınız aksi takdirde ilişkiniz yıpranabilir. Evli olan Boğa burçları için Nisan ayının sonuna doğru uzun süredir üzerinde çalıştığınız projenizin önüne engeller çıkacak, canınızı sıkmayın sonrasında planlarınızı gerçekleştirme fırsatını yakalayacaksınız. Haziran ayında maddi açıdan aydınlık bir dönemde olacaksınız. Bazı Boğa burçları Ağustos sonu Eylül başı gibi iş ortamında değişiklik yapabilir, bu değişiklik memnun olmanızı sağlayacak. Eylül ayında sorumluluklarını arttıracak, mutluluk getirecek gelişmeler söz konusu olabilir. Yılın ilk döneminde var olan işinizle ilgili bir değişim söz konusu değil. 2014 yılında iş ortamınızda hızlı bir değişim yaşayacaksınız. Çalışma yöntemleriniz ve iş ortamlarınız değişebilir bu alanlarda daha özgür olabilir ve yalnız başınıza çalışma fırsatı yakalayabilirsiniz. Size özgü, bağımsız kararlar verebileceğiniz, rahat hareket edebileceğiniz işler içinde olabilirsiniz. Bu süreçte hayat biçiminiz ve kişisel düzeninizde değişebilir, bu durum sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Ortak iş yapanlarınız varsa iş ortaklarıyla sorunlar yaşayabilirler, bazı ortaklıklar sonlanabilir. Yılın ikinci yarısında işinizden, evinizden ayrılabilir yeni bir eve, yeni bir işe geçebilir veya evinizle ilgili bir tadilat işine girişebilirsiniz. Haziran'a kadar olan süreçte iş, ev, ailenizle ilgili gelişmelere açık olmalısınız. Şehir değiştirmeyi düşünenlere bizden tavsiye bu isteklerini hazirandan sonraya ertelemeleri. Ağustos ve Eylül aylarında söz konusu sorumluluklar olduğunda, mücadele etmeyi unutmamalısınız. Pes etmek, geri çekilmek çözüm yolu değil, unutmayın. Ekim ve Aralık aylarında masraflarınızı kontrol altında tutmalısınız. bu süreçte ekstra harcamalarınız yüzünden bütçeniz sarsılabilir, maddi anlamda güçsüz hissedebilirsiniz. Yılın ilk aylarında, uzun zamandan beri görüşmediğiniz eski sevgiliniz ortaya çıkabilir. Haziran ayı gibi partnerinizle aranızda sorunlar çıkabilir tüm olumsuzluklardan onu sorumlu tutuyor olmanız problemlerin büyümesine sebep olur, yapıcı olmalısınız. Bu yıl boğa burçları için kısa süreli ilişkiler gündemde olacak, evlilik görünmüyor. Ağustos ayında sizin için önemli birisiyle tanışabilirsiniz. Eylül, Ekim aylarında evliliğinizle, ilişkilerinizle ilgili ani kararlardan kaçınmalı, beklemede kalmalısınız. Sağlığınız yerinde ancak kış aylarında kilolarınızın artışına dikkat etmelisiniz. Mideniz ve sindirim sisteminizle ilgili problemleriniz olabilir. Kalp ve tansiyon sorunları olanlar da perhizlerini yapmalı, kendinizi koruyun.

İKİZLER 21 Mayıs- 21 Haziran

Kariyerinizle ilgili olarak bir değişim yapmak isteyebilirsiniz. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için girişimlerde bulunabilirsiniz. Yakın çevrenizle ilgili olarak değişiklikler yaşayabilirsiniz. Verimli çalışmalar yapacağınız bir yıl olacak. Evinizle veya ailenizle ilgili mutlu olacağınız gelişmeler yaşayabilirsiniz. Bu yıl hem parasal, hem de aşk konusunda şans sizden yana, keyfiniz yerinde. Ailenizle ve yakın çevrenizle ilgili yaşayacağınız güzel gelişmeler ve hafta sonları yapacağınız kısa seyahatler mutluluğunuza mutluluk katacak. İkizler burcunun bazıları çocuk sahibi olabilirler, bazıları ise akademik kariyer yapma kararı alabilirler. Sorumluluklarınızın artacağı bir yıl olacak. Kazancınız artacak ama buna bağlı olarak harcamalarınız da artış gösterecek. İş hayatınızda yanınızda olacak ortaklar bulacaksınız. Dost çevrenizde bir değişim yaşayabilirsiniz. Yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar söz konusu olabilir. İş hayatında çok yoğun ve aktif olacağınız bir yıl sizi bekliyor, çabalarınızın karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Farklı yerlerden ve farklı projelerden para kazanma girişiminde bulunabilirsiniz. Özel olarak titiz ve düzenli çalışmalarınızın da etkisiyle işinizle ilgili engelleri yok edeceğiniz bir yıl sizleri bekliyor. Bazılarının Temmuz'un sonlarına doğru iş yerleri değişebilir. Yılın ilk yarısında iş görüşmeleri için bir yerlere gidebilirsiniz. Üzerinizde otorite kurmuş olan kimselerle karşılıklı gerilimleriniz olabilir. 2013 yılının son aylarında iş değişikliği yapmamış olan İkizler, 2014 yılında yeni bir iş arayışına girebilir. Yolunda gitmeyen bir ilişkiniz varsa yeni yılın ilk aylarında bunu sonlandırabilirsiniz. Kısa bir süre sonra karşınıza "işte aradığım" dedirtecek kişi çıkacak. Yalnız olan İkizler burcu yılın ilk yarısını kısa süreli ilişkiler yaşayarak geçirecek. Temmuz veya Ağustos gibi, arkadaş ortamında tanışacağınız insan ile daha uzun vadeli bir ilişki yaşayabilirsiniz. Evli olan ikizler burçları için eşleriyle aralarındaki bağların güçleneceği bir yıl olacak. Evrenin sizi ödüllendireceği günler yakın..

150


YENGEÇ 22 Haziran 22 Temmuz

Çok güzel haberler ve kararlar alabileceğiniz, işle ve gelecekle ilgili konularda güzel sürprizlerle karşılaşacağınız bir yıl olacak. Ocak ayının sonlarına doğru uzun zamandır görüşmediğiniz bir dostunuz sizi arayabilir, ona zaman ayırmalısınız. Karşı cinsten yeni tanıştığınız birisi varsa yakınlaşmak adına ilk adımı sizden bekliyor olabilir. Akademik olarak yükseleceğiniz, eğitim ve akademik kariyer fırsatlarını değerlendirebileceğiniz bir yıl olacak. Yılın ikinci yarısında yurt dışına bir gezi düşünüyorsanız ya da kendinizle ilgili bir yenilikte bulunmayı planlıyorsanız gerçekleştirebilirsiniz. Yeni insanlarla tanışabileceğiniz, farklı yerler keşfedebileceğiniz, bulunduğunuz ortamlardaki güzellikleri inceleyebileceğiniz güzel bir süreç sizi bekliyor. Eli açık olmanızın size sağladığı bir yarar yok, aksine zarar ediyorsunuz, paranızın kıymetini bilmelisiniz. 2014 yılının ilk aylarında ilişkiniz için uzun soluklu ve sağlam temelli bir gelişimin yaşanması çok etkili olmasa da, moralinizin ve yaşama bakış açınızın gayet iyi olacağı tartışmasızdır. Yılın ikinci yarısında yaşantınıza renk getirecek enerjik, sıra dışı, oldukça sempatik bir insanla yakınlaşacaksınız. Geçmişi silip atarak sevgi dünyanızdaki huzuru yakalayabilirsiniz. Bazı Yengeç'ler yakınlarının yurt dışı veya şehir dışındaki işleri nedeniyle yer değiştirmeyi düşünebilir ancak çok dikkatli olmalılar, ayaklarının yere sağlam basacağından emin olmadan oturmuş olan düzenlerini tehlikeye atmamalılar. Şubat ayı gibi işinizde görülecek durgunluk canınızı sıkmasın. Karşı konulamaz teklifler alabilirsiniz. Karşınıza çıkan fırsatları değerlendirin, iş hayatınızda sağlam adımlarla ilerliyorsunuz. Önemli kararlar alabilir bununla birlikte her durumdan ortaya farklı fikirler çıkartabilirsiniz. Kış aylarında açılan iştahınızı kontrol altında tutmalısınız, tansiyon problemi olanlar dikkatli olmalılar bunlar dışında gayet sağlıklı bir yıl olacak.

ASLAN 23 Temmuz 22 Ağustos

Karşılaşacağınız teklifleri iyi değerlendirmeli, kendinizi ve karşınızdakini yanıltmadan, samimice tartmalı ve cevabınızı vermelisiniz. Mayıs gibi bir yakınınızın rahatsızlığı canınızı sıkabilir. Bazı konularda yeni projelere imza atabilir, ciddi sözler verebilirsiniz. Ekim ayından sonra yoğun çalışma temposuna biraz ara verip ortam değiştirmeye ihtiyaç duyabilirsiniz. İşinizle ilgili olarak patronunuzun veya iş arkadaşlarınızın olumsuz tavırları yüzünden canınız sıkılabilir. Maddi konularda ortaklık yapacağınız insanları dikkatli seçerseniz bu yıl karlı yatırımlar yapabilirsiniz. Mart ayının sonlarına doğru bir yakınınızın sağlık problemleriyle ilgilenmek zorunda kalabilirsiniz. Nisan sonu gibi uzun süredir sürdürdüğünüz projenizin önüne engeller çıkacak ama canınızı sıkmayın sonrasında planlarınızı gerçekleştirebilme fırsatını yakalayacaksınız. Ağustos ayında bir mal paylaşımı söz konusu olabilir. Kasım ayından sonra kalbi boş olan Aslan burçları, arkadaşları aracılığıyla aradığı kişiyi bulabilirler. Yeni yılın ilk aylarında maddi kazançlarınız iyi olacak. Bu yıl iş ortamınızda ufak tatsızlıklar dışında sizi üzecek bir durum olmayacak. İş birliği içerisinde olduğunuz insanları dikkatlice gözden geçiriniz, maddi konularda ağır yükler altına girmemelisiniz. Yılın ilk zamanlarında uzun süredir haber alamadığınız eski sevgiliniz yeniden gündeme gelebilir, eğer yalnızsanız Şubat ayının sonu Mart ayının başı gibi karşı cinsten herkese yüz vermeyecek birisinden bir teklif alabilirsiniz. Haziran gibi partnerinizle aranızda tatsızlıklar çıkabilir, olan her şeyden onu sorumlu tutmanız sorunların büyümesine sebep olabilir, yapıcı bir tavır takınmalısınız. Tansiyon problemleri olanlar dikkatli olmalılar, kış ayında açılan iştahınızı kontrol ederseniz eğer sağlığınızla ilgili sıkıntı yaşamayacağınız bir yıl olacak.

BAŞAK 23 Ağustos - 22 Eylül

Başak burçlarını bereketli, huzurlu, bol verimli bir yıl bekliyor. Maddi konularda yeni olanaklar ve sürprizler ortaya çıkabilir, ortaklıklar yolu ile daha fazla para kazanabilirsiniz. Eğitim hayatı devam eden başaklar için başarılara imza atacakları güzel bir yıl olacak. Çocuk sahibi olan Başak burçlarının bu yıl çocuklarından yana yüzleri gülecek. Temmuz ayının başında biraz sıkıntılı bir dönem geçirebilirsiniz ama uzun sürmeyecek. Bazı Başak burçları eğitim, askerlik gibi sebeplerden dolayı ailelerinden uzak kalabilirler. Yılın ikinci yarısında sevdiğiniz birisinin sağlık problemleri canınızı sıkabilir. 2014 yılının ilk döneminde, iş hayatınızdaki canlılık sizi son derece olumlu etkileyecek. Yılın ikinci yarısında iş hayatınıza, anlaşmalarınıza daha çok önem vermelisiniz. 2013 yılında iş hayatınızdaki sorunların hepsi 2014 yılının ilk yarısında çözümlenecek. İş hayatınızdaki tüm belirsizlikler son bulacak. İşinden ayrılmış olan Başak burçları Şubat-Mart gibi aradığınız iş ile karşılaşacaksınız. Çalışmalarınızdaki özenin işvereniniz tarafından takdir edildiği ofis ortamında birbirinden başarılı çalışmalara imza atacaksınız. Yalnız olan Başak burçlarını, hayal kırıklıklarını unutacakları, yüzlerinin güleceği, gerçek aşkı bulacakları bir yıl bekliyor. Yılın ilk yarısında dost, akraba toplantılarında tanıştırılacağınız karşı cins ile uzun vadeli, geleceğe dönük bir birliktelik söz konusu olabilir. İlişkisinde sorunlar yaşayan Başak burçları ise Şubat sonunda bu ilişkilerini sonlandırıp yeni başlangıçlar yapabilirler. Evli olan Başak burçları ise eşleriyle yaşayacakları küçük tartışmalar dışında sorunsuz bir yıl geçirecekler. Yorgunluk ve stres bünyenizi yıpratabilir. Aceleci ve telaşlı hareket etmemeye özen gösterin. Bel ve boyun bölgesinde oluşabilecek ağrılara dikkat edin, sağlığınıza özen göstermelisiniz.

151


2014 Astroloji Dosyası

TERAZİ 23 Eylül - 22 Ekim

Dikkatinizi kariyerinize vereceksiniz. Kazançlarınızı ve başarınızı destekleyecek fırsatlar ayağınıza gelecek. Üst düzeyde çalışmak isterken, yakın çevrenizin üzerinizdeki desteğini hissedeceksiniz. Beklenmeyen fırsatlarla karşılaşacaksınız ve işinize uygun ortamlar oluşacak. Geleceğinizle ilgili size yararı dokunacak insanlarla tanışacaksınız. İşsizseniz bu yıl güzel bir işiniz olacak, işinizle meşgul olurken ailenizi ihmal edebilirsiniz. Evliliklerinde sorun yaşayan Terazi burçları kendilerini işlerine kaptırıp, eşlerini ihmal etmemeye dikkat etmeliler. 2014'te iş hayatınızda yeni ortaklıklara girişmek, yeni bir işe başlamak, var olan işinizi büyütmek, anlaşmalar yapmak, gündeminizde olacak. Mart ayında iş arkadaşlarınızla yapacağınız bir işte gerilim yaşayabilir, gecikme ve aksaklıklara maruz kalabilirsiniz. Acele etmekten ve risk almaktan kaçınmalısınız. Güçlü bir mevki için yapmanız gereken tek şey, yeri geldiğinde atak davranmayı bilmektir. Temmuz ayı sonrasında kariyeriniz için atmanız gereken adımları rahatlıkla atacaksınız. Kariyer ve hayat hedeflerinde geri dönüşü olmayan değişiklikler yaşayabilirsiniz. Ürettiğiniz fikirler birer ürüne dönüşebilir. Ofisinizi düzenleyip, işe yaramaz şeylerden bu süreçte kurtulabilirsiniz. Yeni iş arayanlar ya da işinden ayrılanlar yılın ilk döneminde bulacakları işe geçici bir gözle bakmalıdırlar çünkü Eylül gibi yeni bir işe başlayabilirler. İşiniz gereği kısa yolculuklar sık sık gündeme gelebilir bu durumda ailenizi ihmal etmemeye özen göstermelisiniz. Bazı Terazi burçları kararsızlıkları yüzünden ilişkilerinde zor zamanlar geçirebilirler. 2014'ün ilk yarısı ilişkileriniz açısından önemli bir dönem olacak, ilginç aşklar sizi bekliyor. Bekar olanlar arkadaş toplantıları ya da bir arkadaşları vasıtasıyla birileriyle tanışacaklar, heyecanlı ilişkiler yaşayacaklar. Yılın ilk aylarında sevdiğiniz ama dargın olduğunuz insanla barışabilirsiniz. Sağlığınıza dikkat edin, bel bölgenizle ilgili sürpriz rahatsızlıklar sizi üzebilir. Egzersiz yaparak kemik sisteminizi güçlendirmelisiniz. Beklenmedik olaylara, kazalara karşı dikkatli olmalısınız.

AKREP

23 Ekim - 21 Kasım

Evlilik ve ortaklık alanında değişikliler yaşayabilirsiniz. İşsiz olan Akrep burçları, başarıyı yakalayabilecekleri bir iş bulabilirler veya çocuklarının işe başlamalarıyla mutlu olabilirler. Kayıplar sebebiyle huzursuz olabilirsiniz, mücadeleci ve rekabetçi tavırlarınızdan dolayı sorunlarla karşılaşabilirsiniz. İlişkinizle ilgili hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz, ortağınızla ilgili sorunlar çıkabilir. Oturduğunuz evi değiştirme girişiminde bulunabilir ve bu girişiminizi gerçekleştirebilirsiniz. Bazılarınız yeni bir evcil hayvan edinebilir. Şubat ayı gibi üzüleceğiniz haberler alacaksınız, bu haberler doğrultusunda bir akraba sorununu çözümlemeye çalışabilirsiniz. Eski bir arkadaşınızla var olan ilişkinizi gözden geçirmelisiniz. Şubat ayından sonra yakın akraba ziyaretleri ve kutlamalar gündemde olacak. Mart ayının son günlerinde özel bir görüşmeniz olacak. İşinize bu dönemde biraz daha asılmalısınız. Umudunuzu kestiğiniz bir yerden para gelebilir. Ortaklarınızla aranızdaki sorunları çözümlerken zekice davranmalısınız. Yılın ikinci yarısında daha huzurlu bir iş ortamı sizi bekliyor, iş arkadaşlarınızla olan uyumunuz arttığını göreceksiniz. Kendi işinin patronu olan akrepler için inişi çıkışlı bir yıl olacak. Akrep burcuna mensup bir erkekseniz eğer yılın ilk dönemi ilişkiniz oldukça sorunlu bir hal alabilir. Karşılıklı olarak tartışmalar ve yanlış anlaşılmalar yaşayacaksınız, ilişkiniz büyük bir kavga ile noktalanabilir. Yılın ikinci döneminde gerginlik yaşayacağınız, sorunlu ve kısa süreli ilişkileriniz olacak. Yanlış anlaşılacağınız küçük kırgınlıklar yaşayabilirsiniz. Ağustos gibi iş yerinden birinden hoşlanabilirsiniz, duygularınız karşılıksız olabilir. Evliliklerinde sorun yaşayan akrepler, ilişkilerini bitirmeye karar verecekler. İhtiyacınız olan desteği yalnızlıkta aramalısınız. Bekar olan akrepler evlilik için beklemeliler. Dış etkenler sebebiyle bozulan ruhsal sağlığınızın beraberinde getirdiği psikolojik baskılar ve çok çalışmaya bağlı yorgunluklar yaşayabilirsiniz. Sağlığınıza dikkat edin.

YAY 21 Mayıs- 21 Haziran

Bu yıl değişim, hayatınızın her alanında gerçekleşecek. Hiç aklınızda yokken hayatınızın aşkını bulabilir ve sürpriz bir evlilik kararı alabilirsiniz. Bazılarınız da eğitim için yurt dışına çıkabilir. 2014'te birçok Yay burcu oturdukları evlerinde değişiklikler yaşayacaklar. Apartman dairesinde oturuyorsanız bahçeli bir eve taşınabilirsiniz. Hiç gezmediğiniz kadar çok gezeceğiniz, kısa süreli sık tatillere çıkacağınız bir yıl olacak. Uzun süredir planladığınız ancak bir türlü gerçekleştiremediğiniz yurt dışı programınız varsa bavulunuzu hazır tutmalısınız. İş hayatınızda da değişimler yaşayacaksınız. 2013'ün son döneminde değiştirmediyseniz eğer, 2014'ün ikinci yarısında gerçekleştireceğiniz bu değişiklikle beraber son derece memnun kalacağınız bir iş ortamı sizi bekliyor. Üretken ve verimli olacağınız bir yıl, ek işler yaparak aile bütçesine olan katkınızı arttırabilir, maddi anlamda rahatlayabilirsiniz. Ofis ortamında yeni ve kalıcı dostluklar kuracaksınız. Bekar olan Yay burçları 2014 yılının ilk yarısında kısa süreli ilişkiler yaşayabilirler, yılın ikinci yarısında hayatının aşkı ile karşılaşıp ani bir evlilik kararı alabilirler. Evli olan Yay burçları ise kısa süreli geziler, hafta sonu tatilleriyle ilişkilerini renklendirecek, eşleri ile uyumlu, güzel bir yıl geçirecekler. Bunun yanında aileye katılacak yeni bir bireyin mutluluğunu da yaşayabilirler. İlişkisinde mutsuz olan Yay burçları ise bir anda ilişkilerini sonlandırıp yeni başlangıçlar yapabilirler. Bel bölgenize dikkat etmeli, sporu düzenli hale getirmelisiniz, kas tutulmalarına dikkat edin, yorgunluğa bağlı baş ağrıları yaşayabilirsiniz.

152


OĞLAK 22 Aralık - 19 Ocak

Yılın ilk yarısında işiniz, kariyeriniz ve sosyal statünüzle ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Toplum içinde, aile içinde, iş ortamınızda sözü geçen kişilerle yaşayacağınız tatsızlıklar yüzünden huzurunuz kaçabilir. Bu süreçte evlilik ve ortaklık alanlarında değişimler yaşamanız söz konusu olabilir, çıkabilecek gerginliklere dikkat etmelisiniz. İyimser duygularınız değişebilir. Yılın ikinci yarısında sosyal hayatınızda gerçekleşecek olan olumlu gelişmeler, ilişkilerinizin de canlanmasına yardımcı olacak. Kendinize ayırabileceğiniz bol bol vaktiniz olacak, uzun vadeli kararlar alırken aceleci davranmayın, çevrenizdekilere danışın. İş ve kariyer alanında, yurt dışı bağlantılı konularda, gayrimenkulde hareketli gelişmeler olabilir. İş hayatında maddi durumunuz iyi, iki farklı yerden gelir sağlayacaksınız. Bir dostunuzla iş birliği yapabilir ya da dostlarınızla birlikte bir çalışmaya katılabilirsiniz. İş ortamınızı büyütebilir, yeni çalışma ortamları bulabilir ve ilginç fırsatlarla karşılaşabilirsiniz. Farklı yerlerden ve değişik çalışmalardan para kazanma isteğiniz artabilir. Genel bir isteksizliğiniz olabilir, bunu yenip, karşınıza çıkan tüm fırsatları muhakkak değerlendirin. Yeni yılın ilk aylarında ikili ilişkilerinizde tartışmalar söz konusu olabilir. Kıskançlık yüzünden canınız sıkılabilir. Haziran ayından sonraki süreçte karşılıklı ilişkilerinizde her açıdan şanslı olacaksınız. 2014 yılında yeni başlangıçlar yapacaksınız. Bu süreçte aşk hayatınızdaki olumlu gelişmeler, günlük hayatınızı renklendirecek ve içinizdeki gerginliği azaltacak. Cilt sorunları yaşayabilirsiniz, unutmayın sağlık sorunları yoğun çalışmalar nedeniyle oluşurlar.

KOVA

20 Ocak - 18 Şubat

2014 yılı birçok Kova burcu için, 2013 yılının son döneminde gerçekleşen değişikliklere uyum sağlama süreci olacak çünkü geçtiğimiz yıl pek çok Kova, ev ve iş değişikliği yaptı. Güzel süprizlerle süslenen, iş hayatınızda oldukça başarılı olacağınız bir yıl sizleri bekliyor. Mart ayında karşınıza çıkacak fırsatlarla, borçlarınızı kolaylıkla ödeyebileceksiniz. Fakat bizden tavsiye; yılın ikinci yarısında harcamalarınıza dikkat edin, sınırlarınızı aşmayın, paranıza sahip çıkın. Akademik kariyer hedefleyenlerin hedeflerine ulaşabilecekleri güzel bir yıl olacak. Yurt dışındaki eğitim ve iş olanaklarını da araştırmalısınız. Takdir edileceğiniz, çalışkanlığınızla göz dolduracağınız birçok başarıya imza atacağınız bir yıl olacak. Yeni yılın ilk döneminde hiç deneyiminizin olmadığı bir ortaklığa ya da sektöre atılmanız söz konusu olabilir, bu yeni alanda iş ortağınızı doğru seçerseniz başarılı olabilirsiniz. 2014 yılında evli olan Kova burçlarının evlilikleri sorunsuz, huzurlu bir şekilde sürecek. Bekar olan Kovalar için evlilik görünmüyor. Yalnızca karşılıklı beğenmeler sonucunda oluşan, kısa süreli ilişkiler yaşayacaklar. Uzun süreli beraberliği olan Kovalar, partnerleriyle tatsızlıklar yaşayabilirler. Yılın ilk aylarında yaşayacağınız bu tatsız süreci atlatabilmeniz için karşılıklı anlayış göstermelisiniz. Kilolarınıza dikkat etmelisiniz, diyet listeniz dışına çıkmazsanız sağlığınızı da bozmazsınız.

BALIK 23 Ağustos - 22 Eylül

Balıklar için bol ve bereketli bir yıl olacak. Uzun süredir aklınızda olan, gerçekleştirilmeyi bekleyen planlarınızı gerçekleştirmek için güzel bir yıl. Sosyal yaşantınızın canlılığı yeni insanlarla tanışmanıza sebep olacak. Maddi sıkıntılarınızın ortadan kalktığı, keyifli yolcuklarla ve sevdiğiniz insanların güzel haberleriyle güzelleşecek, tüm isteklerinizin gerçekleşeceği bir yıl sizleri bekliyor. Geçtiğimiz yıl bir çok balık; iş hayatıyla ilgili değişiklikler yaşamıştı. 2014 yılında iş hayatınızda huzurlu, sakin, uyum içinde çalışacağınız ofis arkadaşlarına sahip olacaksınız. İşinizle ilgili değişiklikler için yılın ikinci yarısı daha uygun görünüyor. Bu yıl işinizle ilgili huzursuz olmanıza sebep olacak kişi ve ortamlarla karşılaşmayacaksınız. Rahatsız olduğunuz durumların tümü düzene girecek ve kazancınızın geçmiş yıllara göre artış göstereceği bir yıl olacak. Uzun zamandır gerçek aşkı arayıp da bulamayan balıkların aşkı yaşayacakları günler çok yakın. Yeni yılın ilk aylarında tanışacağınız biri ile bahar aylarında ilişkinizi ciddi temellerle geleceğe yönelik şekillendirebilirsiniz. Bazılarınız ise aniden verdikleri evlilik kararı ile çevresindekileri şaşırtabilirler. Evli olan balıklar ise Haziran gibi maddi konulara dayalı, uzun sürmeyecek, küçük bir tatsızlık yaşayabilirler. Boşanmış olan Balıklar için ise, yeni yılın ilk döneminde eski eşlerin barışma istekleri söz konusu olabilir. Balıklar için 2014 yılı zaman zaman yorgunluğa bağlı oluşan baş ağrıları dışında sağlıklı bir yıl olacak.

153


Adresler

A

ALEXANDER McQUEEN Nişantaşı 0212 232 20 04 ALEXANDER WANG Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

B

DIVARESE İstinye Park AVM 0212 345 59 40

E

ALICIA&OLIVIA Harvey Nichols Kanyon 0212 319 11 76

EMPORIO ARMANI Nişantaşı 0212 233 06 66

ARMANI Nişantaşı 0212 233 06 66

ETRO İstinye Park AVM 0212 335 67 95

BALLY Abdi İpekçi Caddesi No:4 4 Nişantaşı 0212 219 94 98

ESCADA Nişantaşı 0212 247 84 83

BALMAIN Beymen İstinye 0212 335 67 00 BEYMEN Abdi İpekçi Caddesi, No:23/1 Nişantaşı 0212 373 48 00 BEYMEN BLENDER Nişantaşı 0212 373 48 00

F G

BURBERRY İstinye Park AVM İstinye Bayırı Cad. İstinye 0212 241 55 16

C

CELINE Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00 CHANEL Nişantaşı 0212 368 63 00 CHOLE İstinye Park AVM 0212 335 67 82

H

CHRISTIAN LOUBOUTIN Beymen Akmerkez 0212 216 69 00 D&G İstinye Park AVM 0212 345 54 91 DKNY Nişantaşı 0212 230 66 86 DRIES VAN NOTTEN Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

154

FABRİKA İstinye Park AVM 0212 345 59 75

K L M

KURT GEIGER İstinye Park AVM 0212 345 54 85

SWAROWSKI Nişantaşı 0212 240 29 32

LANVIN Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

SERGIO ROSSI Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

LOUIS VUITTON İstinye Park AVM 0212 345 58 10

STEFANEL İstinye Park AVM 0212 345 55 96

MANGO İstinye Park AVM 0212 345 57 17

SALVATORE FERRAGAMO Harvey Nıchols Kanyon 0212 319 11 76

T

GALERİ NUR Alsancak-İzmir 0232 421 38 76

MARNI Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

GUCCI İstinye Park AVM 0212 345 61 30

MAXMARA Teşvikiye Cad. No:7 3 Nişantaşı

TOPSHOP Nişantaşı 0212 291 08 40

GUESS Akmerkez 0212 282 12 55

MIU MIU İstinye Park AVM 0212 329 81 58

TORY BURCH Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

HARVEY NICHOLS Kanyon AVM Levent 0212 319 11 00

MOSCHINO İstinye Park AVM İstinye Bayırı Cad. İstinye 0212 335 67 70

TWIST İstinye Park AVM 0212 345 50 05

N

NETWORK İstinye Park AVM 0212 345 59 70

P

PARK BRAVO İstinye Park AVM 0212 345 54 25

HOTİÇ İstinye Park AVM 0212 345 52 40 İNCİ İstinye Park AVM 0212 345 59 53

JEAN PAUL GAULTIER 0212 319 11 76 JIL SANDER Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

V

R

ROBERTO CAVALLI Nişantaşı 0212 291 07 54

VAKKO Nişantaşı 0212 248 50 11 VAKKORAMA Etiler 0212 282 09 65 VALENTINO Nişantaşı 0212 219 66 31 VERSACE Harvey Nichols Kanyon 0212 319 11 76

PINKO İstinye Park AVM 0212 345 57 70 PRADA Nişantaşı 0212 368 84 50

TUBA BENİAN Nişantaşı 0212 624 57 77 TOMMY HILFIGER İstinye Park AVM İstinye Bayırı Cad. İstinye 0212 345 60 25

PATRICIA PEPE Nişantaşı 0212 234 83 93

İPEKYOL İstinye Park AVM 0212 345 50 20

J

S

SONGÜL CABACI Teşvikiye 0212 245 91 36

MARC JACOBS Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00

HERMES Nişantaşı 0212 241 27 78

İ

KOTON İstinye Park AVM 0212 345 53 10

RALPH LAUREN İstinye Park AVM 0212 345 71 12

FORUM SAAT Beykoz İstanbul 0216 485 42 10

H&M İstinye Park AVM 0212 345 68 28

CHRISTIAN DIOR İstinye Park AVM 0212 345 59 30

D

EMILIO PUCCI Harvey Nichols Kanyon 0212 319 11 76

JIMMY CHOO İstinye Park AVM 0212 335 67 66

Y Z

YVES SAINT LAURENT Beymen Nişantaşı 0212 373 48 00 ZARA Etiler 0212 282 18 82


155


156

December Stiletto Issuu  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you