Issuu on Google+

MAGAZiNERA İLKBAHAR 2016

Şehre Renk Katanlar

DERGİSİDİR

RÖPORTAJ: MURAT KURUM KORAY KAYA AYIN KONUK MİMARI: GÖKHAN AVCIOĞLU GAYRİMENKUL SEKTÖR ve ALICI ANALİZLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜMDE DAVA TÜRLERİ İYİ YAŞAMIN ANAHTARI: AHŞAP HAYALET KENT: KAYAKÖY AKILLI EVLER HAYAL DEĞİL


GÖZ ÖNÜNDE OLUN

Evinizi olabilecek en iyi fiyatla, en kısa sürede satmak için görünürlüğünüzü arttırmalısınız.  ERA Uluslararası Portföy Koleksiyonu, evinizin en görünür hale gelmesi için kullandığımız çok sayıda araçtan sadece biri. ERA Gayrimenkul’le iletişime geçerek sektörün en başarılı profesyonelleriyle işbirliği yapmakla kalmıyorsunuz, derin bilgi birikimine sahip, size hak ettiğiniz hizmeti sunma konusunda en yetenekli uzmanlardan oluşan global bir ağa da ulaşıyorsunuz.  Bİr ERA Profesyonelİ İle çalışmak, global bİr gayrİmenkul ağıyla çalışmaktır.

www.eraturkiye.com.tr


26

10 MAGAZİN ERA İMtİYAZ Sahİbİ ERA Türkiye, ERA Gayrimenkul Hizmetleri A.Ş. adına Can Ekşioğlu YAYIN YÖNETMENİ Evren Temizkalay Grafik Tasarım Zeynep Koç YAYIN KURULU Can Ekşioğlu, Mustafa Baygan, Gürkan Akkuş, Ufuk Şevki, Kadir Tümen, Bahar Ünal, Fulya Arslan, Elif Eren, Evren Temizkalay KatKIDA BULUNANLAR Tansa Mermerci, Gökhan Avcıoğlu, Murat Kurum, Gamze Cizreli, Ali Yüksel, Murat Serdar Kısadere, Ebru Deniz Karahan, Nahigan Arat, Mete Varas, Kasım Zorlu, Kamil Özörnek, Evren Alım, Çağdaş Ülgür Abone ve Reklam Rezervasyon Evren Temizkalay Evren.temizkalay@eraturkiye.com.tr Yönetİm Yerİ Bağdat Cad. No: 240/A Göztepe Kadıköy - İstanbul Telefon +90 216 386 1371 info@eraturkiye.com.tr YAPIM ERA Türkiye, İş Geliştirme Departmanı BasKI VE CİLT kendimatbaam.com Ömerli Mah. Hadımköy İstanbul Cad. No: 159 Arnavutköy / İstanbul Tel: 0850 560 0 272 Yayın Türü 3 Aylık, süreli, yerel Basım Yeri ve Tarihi İstanbul, NİSAN 2016 Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

38 2 ÖNSÖZ  3 EDİTO FRANCHISE İŞBİRLİĞİNDE KRİTİK NOKTALAR 4 İŞ DÜNYASI MASTER FRANCHISE OLMAK 6 İŞ DÜNYASI SEKTÖR 2016’YA HIZLI BAŞLADI 8 RÖPORTAJ MURAT KURUM 10 SATIŞ GAYRİMENKUL SATIŞINI HIZLANDIRIN 12 SEKTÖREL HABERLER 16 İŞ DÜNYASI GAYRİMENKUL ALICILARININ ANALİZLERİ 18 RÖPORTAJ KORAY KAYA 20 HUKUK KENTSEL DÖNÜŞÜMDE DAVA TÜRLERİ 24 İŞ DÜNYASI MİLENYUM SONRASI GAYRİMENKUL PAZARLAMA SEKTÖRÜ 26 SEKTÖREL ANALİZ KONUT AİDATLARI 28 SEKTÖREL HABERLER KENTSEL DÖNÜŞÜM KONGRESİ LİDERLER ZİRVESİ AĞAOĞLU PORTFÖYÜ 36 ETKİNLİK ERA IBC 2016 38 İŞ DÜNYASI CITYSCAPE TURKEY 40 EĞİTİM AKLIN EĞİTİMİ KENDİNE ODAKLANMAK 46 SATIŞ SATIYORUM, SATTIM 48 MİMARİ HAYALET ŞEHİR - KAYAKÖY 52 SANAT HAYATA SANAT KATAN YOLCULUK: TANSA MERMERCİ EKŞİOĞLU 56 MİMARİ GÖKHAN AVCIOĞLU RÖPORTAJI 64 PROJELER 66 MİMARİ TÜRKİYE MİMARLIK YILLIĞI 2015 68 DEKORASYON EV DEKORASYONUNDA YAPILAN HATALAR İYİ YAŞAMIN ANAHTARI: AHŞAP DÜZENLİ EVLER OFİSE DÖNÜŞEN EVLER HAMİRA 80 SANAT SOKAKLARIN RENGİ: GRAFFİTİ 84 TEKNOLOJİ AKILLI EVLER HAYAL DEĞİL 86 ÇEVRE YOK OLMADAN SERGİSİ - İSTANBUL MODERN BİR YERYÜZÜ DERNEĞİ PROJESİ: EKOKÖY TERRARYUM 100 KURUMSAL HABERLER


Ö N S Ö Z

Merhaba, Yeni başlangıçlar, hep heyecan vericidir. Bundan dört yıl önce ERA Gayrimenkul Türkiye olarak faaliyete başladığımızda içimizde taşıdığımız heyecan ve enerji, kısa sürede çok yol almamızı sağlayan en büyük güç oldu. Geride bıraktığımız bu dört yıl içinde global ölçekte 40 yılı aşan ERA deneyim ve uzmanlığının ışığında hızla gelişen portföyümüz, ERA ofis sahibi ve gayrimenkul danışmanlarımızdan oluşan hizmet ağımız ve hizmet çeşitliliğimizle Türkiye’de gayrimenkul danışmanlığına farklı ve yeni bir soluk getirdiğimize inanıyorum. O günlerde hedefimizi ‘gayrimenkul sektörünün hizmet kalitesini ve sektörün itibarını yükseltmek, sektördeki eğitimli profesyonellerin sayısını artırmak, ERA’nın dünyadaki ve Avrupa’daki başarısını global bir marka olarak Türkiye’ye gururla taşımak’ olarak belirlemiştik. Bugün de ERA Türkiye olarak bizleri ve tüm paydaşlarımızı bu hedefe yaklaştıracak yeni bir adımı paylaşmanın heyecanını yaşıyoruz. ERA Türkiye olarak bundan böyle ERA’nın ülkemiz dahil, dünyanın dört bir yanında gösterdiği profesyonellik ve uzmanlığı, üç aylık periyotta yayınlayacağımız MagazinERA ile siz değerli dostlarımızla paylaşacağız. Böylelikle gayrimenkul alanındaki global ve yerel birikimimizi, global ve yerel bazda sektöre dair önemli gelişmeleri ve bunların yorumlarını, teknik ve hukuki yenilikleri, sektörel analizleri, gayrimenkule dair güncel konuları, mesleki ve kişisel gelişim önerilerini, gayrimenkul yatırımına ilişkin önemli noktaları uzmanlarımızın kaleminden sizlere iletmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda siz değerli dostlarımızın önerileri ve katkıları da MagazinERA’yı içerik olarak geliştirmemizde ve gayrimenkul danışmanlığı sektöründe bir ‘referans yayın’ haline getirmemizde yol gösterici olacaktır. MagazinERA’yı hep birlikte sektörel bir iletişim platformu haline getirmeyi hedefliyor, MagazinERA ile yaratacağımız etkileşimin, hepimiz için önemli bir ihtiyacı gidereceğine, ufkun ötesini görmemize ve ERA Kazanç Zinciri içinde yepyeni kazançlara katkı sağlayacağına inanıyoruz. İlk günkü heyecanımız ve enerjimizle, MagazinERA olarak bir kez daha ‘merhaba’ diyoruz… Sevgilerimizle Can EKŞİOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı ERA Gayrimenkul Türkiye

2 > MAGAZİNERA


E D İ T O

FRANCHISE İŞBİRLİĞİNDE KRİTİK NOKTALAR ‘Franchie’ kelimesinin kısa bir cümle ile açılımı, “tek başınıza yapmakta ve kurmakta zorlanacağınız bir sistemi, bir bilen ile beraber daha kısa zamanda ve hızla yapabilmek”. Gayrimenkul franchise sektörü ülkemizde ortalama 20 yıllık bir geçmişe sahip. Bizim büyük eksiğimiz olan gayrimenkul franchise kurallarını düzenleyen kanun, yine bu sektörün doğduğu ülke olan ABD’de 1950’de çıkmış. Onların yaklaşık 65 yıldır bir sistemleri var ve mutlaka birçok eksiklerini tamamlamışlardır. Dönelim kendimize, aracılık işi yapan daha doğrusu yapmaya çalışan binlerce hatta onbinlerce kişi ve maalesef yanlışları ile sektörümüzü “emlakçı” algısından kurtaramayan bir yapımız var. Bir elin parmağı kadar firma da çok az sayıda ofisleri ile bozuk düzene balans ayarı yapmaya çalışıyor. Sektörümüzde dirsek çürüten birçok meslektaşımız ve bu işin gerçek sihrini yakalayabilen ve sektöre girmek isteyen birçok müteşebbis gelecegin franchise tarafında olduğunu görüp adım adım sisteme güç katıyorlar. Eğitim, sektörümüzün çok önemli bir eksiği. Bunun farkını ve önemini bilen markalar ve ofisler, geleceklerine güvenle bakacaklar. ERA Türkiye, teknoloji farkı ve eğitimdeki vizyonu ile fark yaratmaya başladı. Microsoft işbirliği, ERA gayrimenkul danışmanlarını ofise girmeden bütün işlerini mobil cihazlardan yürütebilmelerine imkan sağlıyor. Gayrimenkul franchise sektörünün gerçekten çok güzel bir geleceği var. Bu işe girmek isteyen adaylara gelecek planlarını çok iyi yapmaları ve vizyoner markalarla buluşmalarını öneriyorum. Sektörü çok iyi incelemeliler, mukayeseleri çok iyi yapmalılar. Bu konu beş yıllık önemli ve kısa sürede geri dönülemeyecek bir beraberlik demektir. Özellikle sektör dışından gelen adayların, kendilerine gerçek destek olacak marka ve yönetimlerle başlangıç yapmaları kısa sürede hedeflerine ulaşabilmeleri bakımından çok önemli. ERA Türkiye’nin çok önemli bir farkını, sektör dışından gelen franchise adaylarıyla yaptığım sohbetlerde çok net bir şekilde görebiliyorum. Adaylarımıza biz her zaman, bütün markalarla mutlaka görüşmeleri gerektiğini çok net bir şekilde anlatıyoruz. Farklıyı daha net bir şekilde ortaya çıkarmak olası değil. Adaylarımız bu inceleme sonucunda bugüne kadar pek şaşmayan bir yüksek oranla ERA’da karar kılıyorlarsa, bu markamıza olan güvencimizin en büyük teminatıdır. Franchise adaylarının marka kararı vermeden önce es geçmemeleri gereken en önemli bir diğer aşama da, diğer franchise ofislerine yapacakları ziyarettir. Sistemin içinde yaşayan broker ve gayrimenkul danışmanları en canlı örneklerdir. Söyleyecekleri çok şey vardır ve dikkate alınmalıdır. Her global markanın, farklı ülkelerde aldığı sonuçlar birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle çok önemli bir konu da, o markayı ülkeye getiren kişi veya kuruluşun vizyonerliğidir. En az beş yıl beraber olacağınız ve sonra memnun olduğunuz sürece beraberliğinizi yenileyeceğiniz iş ortağınızın gelecek planları nelerdir, ekonomik duruşu nasıldır, bunları lütfen çok iyi analiz edin. ERA Türkiye yukarıda bahsettiğim bütün bu kritik kontrol noktalarından her seferinde başarıyla geçmektedir. Gelecek vaat eden bu sektörde, lütfen yukarıda verdiğim ipuçlarından hareketle sorgulayın ve ERA ile birlikte olun. 2016 sonundaki hedefimiz olan 60 ofisin içinde yer alın. Saygılarımla, Mustafa BAYGAN Koordinatör MAGAZİNERA < 3


İ Ş

D Ü N Y A S I

Gayrİmenkul Sektöründe

Master Franchise Olabİlmek

4 > MAGAZİNERA


G ü rkan A K K U Ş F ranchise ve İ ş G eliştirme D irektörü

Teknoloji başta olmak üzere pek çok alanda fırsatların hızla değiştiği ve geliştiği günümüz gayrimenkul sektöründe, birçok alanda girişimlerin, yeniliklerin sürdürülebilir olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, gayrimenkul sektörünün bir evrim sürecinde olduğunun bilincinde olarak, her alandaki yeniliklerimiz ve iş ortaklarımız olan broker ve danışmanlarımızın iş yaşamlarını kolaylaştıracak, iş bağlantılarını güçlendirecek, tanıtımlarını yapacak, teknolojiyi kullanarak inovasyonel projelerle katma değer yaratacak ciddi bir sistem oluşturma sürecinin güzel bir döneminde bulunuyoruz. Atak yılı ilan ettiğimiz 2016’da, markamıza transferi gerçekleştirilen yeni ekip profesyonelleriyle birlikte insan kaynakları, tanıtım ve portföy tanıtımı yatırımlarının yanı sıra, yeni iş birlikteliklerini gerçekleştirdiğimiz ve tüm hızla üstüne yenilerini ekleyerek devam edeceğimiz bir yıl olacak. Rekabet avantajı için yeni

kaynaklara ulaşımı kolaylaştırma, aracısız dağıtım modeli, tedarik zincirinin optimizasyonu, yeni iş modellerinin üretilmesi, alt segmentleri de hedefleyebilme ve pazarı daha verimli kullanabilme adına dijital pazarlamaya da giriş yaptık. Danışmanlarımızın iş yaşamlarını kolaylaştıracak, zaman yönetimlerini ve iş akışlarını verime ulaştıracak; ofis, portföy yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi ve raporlama gibi pek çok özelliğin bulunduğu ERATech ürünümüzün yanı sıra, Microsoft ve Findeks’le de devrim niteliğindeki anlaşmalarımızı imzaladık. Her iki kurumun da gayrimenkul sektöründe sağlanan ilk anlaşmalar olduğunu belirtmek isterim. Tüm bu girişimlerimizin artık TV ekranlarında da dönmesi üzerine yaptığımız büyük yatırımlar sonucu, altyapısını oluşturduğumuz bu sistemi dört farklı versiyonda sunmuş olduk. Reklam filmlerimiz

sadece TV ekranlarında değil, diğer birçok verimli mecrada da yayımlanıyor olacak. Çektiğimiz dört farklı reklam versiyonumuz içinde yer alan bir filmimiz ile de gayrimenkul alım satımında son kullanıcıya hitap etme konusunda yine sektörde bir ilki gerçekleştirmiş olduk. Bundan sonraki süreçte, yapacağımız ve başardığımız girişimleri, yeni iş birlikteliklerimizi, iş geliştirme projelerimizi size yeni yayınımız olan MagazinERA’dan siz değerli gayrimenkul profesyonellerine ulaştırıyor olacağız. Sektörün referans yayını olma hedefiyle, gayrimenkul sektörünün tüm önemli oyuncularını bu çatı altında birleştirmeyi ve beraber başaracaklarımızı da yine buradan lanse ediyor olacağız. 3 ayda bir yayımlanacak olan dergimiz, daha şimdiden sektörün en kapsamlı ve içerikli ilk yayını olma özelliğini taşıyor. İş veriminizin yüksek olacağı bir sezon dilerim.

MAGAZİNERA < 5


İ Ş

D Ü N Y A S I

Sektör 2016’ya hızlı başladı İnişli çıkışlı bir yıldan sonra gayrimenkul sektörü 2016’ya hızlı başladı. Yeni konut projeleri birbiri ardına lansmana çıkarken, mevcut konutların değerinde yılın ilk aylarında büyük artış oldu.

6 > MAGAZİNERA


K amil Ö zörnek H ürriyet E - B usiness D irektörü

Türkiye son yıllarda gayrimenkul sektöründe büyük gelişmelere imza attı. Konut sektörünün yenilenme ihtiyacı, nüfus artışıyla birlikte doğan yeni konut ihtiyacı, artan göç, hızlanan kentsel dönüşüm ve dev ulaşım projeleri sektördeki ivmeyi yukarılara çıkardı. Yabancılara konut satışındaki düzenlemelerin de etkisiyle 2015 yılında konut satış rakamları artmaya devam etti. Geçen yıl yüzde 10,6 artışla 1 milyon 289 bin 320’ye ulaşan konut satış adedinde Cumhuriyet tarihinin satış rekoru kırılmıştı. Zorlu geçen bir yıla rağmen frene basmayan gayrimenkul sektöründe 2016’yı da yeni bir rekorla kapatacağımızı düşünüyoruz. Yılın ilk çeyreğindeki verilere baktığımızda sektörün 2016’ya hızlı başladığını söyleyebiliriz. İnşaat şirketleri yeni konut projelerini ilk üç ayda birbiri ardına satışa sundu. Bu süreçte yaklaşık yirmi adet yeni proje tanıtıldı. Gözlemlediğimiz kadarıyla satış ofisleri de epey hareketliydi. Türkiye’de yılın ilk ayında 84 bin 556 konut satıldı. İpotekli konut satışları 2016 Ocak ayında 26 bin 584 olarak gerçekleşti. Diğer satış türleri sonucunda 57 bin 972 konut el değiştirdi. Konut satışlarında 40 bin 077 konut ilk defa satıldı.

Yabancıya satışta büyük artış Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,4 artarak bin 462 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Ocak 2016’da ilk sırayı 498 konut

satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 315 konut satışı ile Antalya, 129 konut satışı ile Bursa, 84 konut satışı ile Yalova, 68 konut satışı ile Ankara ve 65 konut satışı ile Aydın izledi. Ocak ayında Irak vatandaşları Türkiye’den 308 konut satın aldı. Irak’ı sırasıyla, 136 konut ile Suudi Arabistan, 134 konut ile Kuveyt, 106 konut ile Rusya Federasyonu ve 104 konut ile Afganistan izledi.

İstanbul’da metrekare fiyatı 4 bin liraya yaklaştı Hurriyetemlak.com Şubat 2016 Emlak Endeksi’ne göre Türkiye genelinde satılık konutların ortalama metrekare fiyatı son bir yılda yüzde 11 oranında artış göstererek, 2 bin 499 lirayı buldu. Kiralık konutlarda ise artış yüzde 11, ortalama metrekare fiyatı 17 lira oldu. Ev sahiplerinin yüzünü güldüren İstanbul’da ise Şubat 2016 itibariyle satılık konutların ortalama metrekare fiyatı 3 bin 750 liraya ulaştı. Mart ayına ait endeks açıklandığında bu rakamın 4 bin lira mertebesine çok yaklaşmış olduğunu göreceğiz. İstanbul’da son bir yıllık artış yüzde 16 oranında. Kiralık konutlarda ise fiyatlar yüzde 8 artarak 21 lira metrekare ortalamasına ulaştı.

Yıla yeniliklerle başladık Hurriyetemlak.com’da ilan arama ve listeleme alt yapısındaki geliştirmelerle birlikte, kullanıcılarımıza sunulan ürünlere her geçen gün yenilerini ekleyerek; hem ilan verenlerin hem de gayrimenkul arayanların işi kolaylaştırmaya devam ettiriyoruz. Hürriyet Emlak olarak, kurumsal ve bireysel üyelerin satış sürecini hızlandıracak yeni bir ürüne

imza attık. ‘Süper İlan’ ismini verdiğimiz ürünle kurumsal ve bireysel üyelerimiz alıcılara çok daha rahat ulaşıyor. Semt bazlı olarak uygulanan bu ilan seçeneği kullanıcılara haftalık olarak rezervasyonla sunuluyor. Aynı semtte birden fazla gayrimenkul ilanı ‘Süper İlan’ olarak yer alamıyor. Öyle ki, kullanıcılar herhangi bir semtte arama yaptıklarında ilk sırada ve diğer ilanların iki katı büyüklüğünde olan bu ilan sabit bir şekilde, dönüşümsüz olarak yer alıyor. Reklam formatlarından üyelik paketlerine kadar birçok alanda profesyonel şekilde hizmet vererek sektörde farklılaşıyoruz. Hızlı gelişen teknoloji dünyasında kullanıcılarına en özel ve kullanıcı dostu hizmetleri vermek, onların ihtiyaçlarına yönelik en uygun çözümleri bulmak için hep daha fazla çalışıyoruz. Öte yandan Google Haritalar’da uzun süredir beklenen Sokak Görünümü (Street View) özelliği Türkiye’de ilk kez emlak ilanlarında yayına almıştık. Hurriyetemlak.com ve Google işbirliğiyle başlayan uygulamayla ev arama sürecine yeni bir boyut getirdik. Hurriyetemlak.com ve Google işbirliğiyle yayına alınan yeni özellik sayesinde artık kullanıcılar Hurriyetemlak.com’da buldukları evin bulunduğu sokağı tüm ayrıntılarıyla görüntüleyebilecek. 2016’nın ilk aylarında bu özelliği tüm Türkiye’ye açtık. Tüm bunların dışında yeni mobil sitemiz, mobil uygulamalar içinde sunduğumuz yenilikler, iyileştirdiğimiz temiz ilan çalışmamız ve emlakçılarımız için geliştirdiğimiz puan sistemizle geliştirmelerimize devam ediyoruz.

MAGAZİNERA < 7


R Ö P O R T A J

Gayrİmenkul 2016’da da

güvenlİ lİman

Türkiye’nin en güçlü şirketleri arasında yer alan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, gayrimenkul sektörünü değerlendirdi. 2016 yılında Türkiye ekonomisindeki büyümeyle birlikte gayrimenkul sektörünün de gelişeceğinin altını çizen Kurum, Emlak Konut GYO’nın yeni projelerini anlattı. Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olarak faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz. Emlak Konut GYO ile ilgili bilgi verir misiniz? Emlak Konut GYO olarak hammaddemiz olan arsaları geliştiriyoruz. Bu açıdan, öncelikli başarı kriterimiz yaptığımız gelir paylaşımı ihalelerin sonuçları ve bu ihalelere sektördeki oyuncuların göstermiş olduğu ilgi. Emlak Konut GYO, halka arzlarla büyüyen ve 3.8 milyar liralık ödenmiş sermayesiyle Türkiye’nin en güçlü şirketleri arasında bulunuyor. 2003 yılından itibaren 12 yıllık dönemde 121 bin bağımsız bölümün ihalesini gerçekleştirdik ve 2015 yılını da 950 milyon lira karla kapattık. Geçen yıl 12 başarılı ihale yaptık. Bunların satış toplam değer 6 milyar dolara yaklaştı, bu da yaklaşık 18 milyar TL’ye karşılık geliyor. Bundan sonraki hedefleriniz neler? 2016 yılı için 1.5 milyon metrekareyi bulan 11 bin bağımsız bölüm satış hedefi ve 7.6 milyar lira da ciro hedefi koyduk. Bu 8 > MAGAZİNERA

yıl kar beklentimiz yaklaşık 1.5 milyar TL seviyesinde. Şu an elimizde değeri 4 milyar liraya yaklaşan arsa portföyümüz var. Bu yıl da arsa değeri olarak baktığınızda 1.5-2 milyar liralık arsayı ihale etmeyi planlıyoruz. Birtakım yerlerimize başladık, bir kısmı da ilan aşamasında. Bu yıl yapmayı planladığımız Maltepe ve Zeytinburnu gibi önemli lokasyonlara sahip arsalarımız var. Türkiye gayrimenkul sektörünün dinamiklerini değerlendirir misiniz? Tüm sektörlerin etkilendiği gibi gayrimenkul sektörünün de küresel ve yurt içinde yaşanan gelişmelerden etkilendiğini söyleyebiliriz. Ancak gayrimenkul sektörünün, birbirinden farklı ve aynı zamanda uzun vadeli dinamiklere sahip olması sebebiyle, farklı bir trend çizdiğini düşünüyorum. Bununla birlikte gayrimenkul, vatandaşlarımız tarafından 2015 yılında da gözde yatırım aracı olarak ilgi gördü ve en güvenli liman olduğunu bir kez daha kanıtladı. Tabii ki burada

belirleyici unsur, köklü ve aynı zamanda kalitede ve işlerinde yenilikçi, planlı, nitelikli projeler geliştiren, doğru zamanda doğru fiyatlandırmayla, marka güvencesi şemsiyesi altında projelerini tüketiciyle başarıyla buluşturan inşaat firmaları oldu. 2016 yılı beklentilerinize ilişkin neler söylersiniz? Bizim 2016 yılından beklentilerimiz yüksek. En büyük etkenlerden biri olarak karşımıza çıkan Türkiye ekonomik büyümesi ve tahmin edilen büyümenin yukarı yönlü olması tüm sektörlerdeki büyümelerin seyrinde de belirleyici olacaktır. Gayrimenkul sektörünün uzun vadeli yurt içi dinamikleri, sektörü her zaman canlı tutmaya devam edecektir. Bu dinamiklere ilave olarak yurt dışı kaynaklı ilginin de artarak devam edeceğini tahmin ediyoruz. 2016 yılından başlayarak ülkemizin çok çok önemli projelerinin birer birer tamamlanmaya başlayacağı bir döneme giriyoruz. Üçüncü köprünün tamamlanması ve

bağlantı yollarının bitirilmesi, Avrasya Tüneli’nin, İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nün tamamlanması, sonrasında da üçüncü havalimanında yaşanacak ilerlemeler İstanbul ve Türkiye’miz açısından inşaat sektörü adına çok önemli gelişmeler olacak. Artık Türkiye, İstanbul ve İstanbul’da da özellikle ‘Emlak Konut Projeleri’ uluslararası yatırımcıların radarına girmiş durumda. Emlak Konut her yeni projesiyle yabancı konut alıcılarının yakın takibinde. Bu hem bizler hem yüklenicilerimiz hem de sektör için sevindirici bir gelişme. Emlak Konut olarak İstanbul’un yanı sıra Ankara’da da proje geliştiriyorsunuz... Her koşulda geleneksel yatırım aracı olma statüsünü koruyan gayrimenkul sektörünün en köklü markası olarak, İstanbul’da olduğu gibi, Anadolu’da da yeni projeler hayata geçirmeye devam ediyoruz. İşe Ankara’yla başladık ve bugüne kadar Konya, Denizli, Nevşehir, Niğde ve Kocaeli’de işler yaptık. Bu illerin sayısını artırmayı planlıyoruz.


Sosyal konut üretimi önemli bir konu. Bu konudaki çalışmalarınız ve bundan sonraki projelerinizle ilgili bilgi verir misiniz? Hoşdere’de ve Kayabaşı’nda tüm gelir gruplarına hitap eden projeler yapıyoruz. Alt gelirden, orta gelirden ve orta gelirin üstünden herkese hitap eden projeler yapmak istiyoruz. Ancak bütün konutları alt gelir gruplarına satamayacağımızdan, bütün gelir gruplarına hitap eden projeler üretiyoruz. Sosyal konut açısından Anadolu Yakası’nda eksiklik var. Avrupa yakasında Başakşehir, Kayabaşı, Yenişehir bölgesi bu ihtiyacı karşılıyor ama Anadolu yakasında çok alternatif yok.

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum

Son yıllarda ofis konusunda artan bir ivme dikkat çekiyor. Konut ve ofis trendleriyle neler düşünüyorsunuz? Konutta, sosyal donatıları yeterli ve site yaşantısına önem veren projelerin hala önemli bir trend olduğunu söylemek gerekli. Mimari anlamda ise uzun senelerdir dikey yapılaşmaya görmeye alışık olduğumuz tarz yerini biraz daha yatay mimariye bırakmış durumda. Tabii bunda projelerin geliştirildiği alanlardaki imar koşullarının da önemli bir etkisi var. Ofis konusunda ise şunları söylemek isterim; Türk ekonomisi 10 yılı aşkın bir süredir kuvvetli şekilde büyüyor. Küçük ve orta boyutlu şirketlerimiz kurumsallaşıyor ve hatta holdingleşiyor. 10 seneyi aşan bu istikrar ortamında dünyanın önde gelen çok uluslu şirketleri Türkiye’deki faaliyetlerini genişletiyorlar ve bazıları ülkemizi bölge üssü olarak seçmiş durumda. Türk yatırımcısı ticari gayrimenkule, en az konuta olduğu kadar ilgili. Bu çerçevede gerek İstanbul’da gerekse Ankara’da olmak üzere A Plus sınıfında ofis alanları üretiyoruz ve üreteceğiz. MAGAZİNERA < 9


S A T I Ş

Gayrİmenkul

satışını hızlandırın! Gayrimenkul danışmanları faaliyet gösterdikleri şehirlerde belirli bölgelerde uzmanlaşmayı tercih ediyor. Uzmanlaştığı bölgeyi mahalle mahalle, sokak sokak takip ediyor, gayrimenkul taleplerine ve gayrimenkul pazarına hâkim oluyorlar. Peki hangi bilgilere sahip olmak, bir gayrimenkul danışmanının gayrimenkul satışını hızlandırır?

10 > MAGAZİNERA


Söz konusu gayrimenkul ise ev satın almak ya da kiralamak isteyenlerin beklentilerini en kısa sürede, en doğru seçeneklerle karşılamanın ayrı bir önemi var. Aynı zamanda gayrimenkul alıcılarının farklı sorularını yetkin bir şekilde yanıtlayabilmek ikna ve satış gücünü artırıyor. Gayrimenkul satışını hızlandıracak anahtar bilgiler, profesyoneller için rehber niteliğinde…

1

Gelişmekte olan bölgeleri takip edin Şehirde prim yapacak bölgeleri yakından takip edin. Bir bölgede trafik şeritleri genişlemesi o bölgede yeni yatırımların olacağına dair önemli bir işarettir. Bu tür gelişmeler potansiyel yatırımcılar için son derece cazip olabilir. Arsa satışları hızlanan bölgelerde yeni projeler, inşaatlar, okullar ve alışveriş merkezleri yapılıyorsa orada yeni bir yaşam alanının temelleri atılıyordur. Alternatif olarak belirlediğiniz bölgenin belediyesini ziyaret etmekte gecikmeyin. Ziyaretinizde yeni yapılaşmalarla ilgili konuşabilir, özellikle yeni markalı projelerle ilgili kimlerle iletişime geçmeniz gerektiğine dair destek alabilirsiniz.

2

Kentsel dönüşümü yakından izleyin Genellikle anayollar üzerine kurulan ve şehrin ana arterlerine yakın konumdaki kentsel dönüşüm bölgeleri gün geçtikçe daha çok değer kazanmaya başladı. Müşterilerinizin bu bölgelerde kârlı yatırımlar yapabileceğini göz önünde bulundurarak, onları yönlendirebilirsiniz.

3

Yerel fiyatlara hâkim olun Bölgedeki ortalama ev fiyatlarını öğrenerek, potansiyel yatırımcılar için uygun bir fiyat belirleyebilirsiniz. Çevredeki gayrimenkul fiyatlarını bilmeniz taleple ilgili de size fikir verecektir. Farklı fiyatları karşılaştırarak hangi fiyatın daha yüksek, hangisinin daha “adil” olduğunu ölçebilirsiniz. Gayrimenkul satın almak isteyenler ağırlıklı olarak asgari fiyata baktıkları için bu bilgi çok değerli olabilir.

4

Bölgedeki okulları araştırın Bölgenizde eğitimiyle tavsiye edilen okullar hakkında bilgi sahibi olun. Çünkü bu okullara yakın yerler, ev satın almak isteyen ailelerin ilk tercihi olacaktır.

MAGAZİNERA < 11


SEKTÖREL HABERLER

Can Ekşİoğlu’ndan Sektör Analİzİ Geleneksel ‘SHARE Türkiye’ sohbetlerinin bu yılki konuşmacıları arasında yer alan ERA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu hem gayrimenkul danışmanlık sektörünü anlattı, hem de kişisel düşünce ve deneyimlerini paylaştı. Kişisel gelişim ve networking amaçlı gerçekleşen SHARE sohbetlerinin 6’ncısı 13 Şubat Cumartesi günü gerçekleşti. Kontenjanı 100 kişi ile sınırlanan etkinlikte konuşmacılar iş deneyimlerini paylaştılar. Tüm gün süren ve dokuz konuşmacının yer aldığı etkinlikte; ERA Gayrimenkul Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu da sektörel ve kişisel paylaşımlara yönelik bir konuşma gerçekleştirdi. Gayrimenkul danışmanlığı ve girişimcilik konusunda tecrübelerini anlatan Ekşioğlu, ERA’nın hikayesini de katılımcılar ile paylaştı. ‘SHARE Türkiye’ sohbetlerinde ERA’nın faaliyetlerini ve gayrimenkul danışmalık sektörünü anlatan ERA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu, etkinlikte kişisel, samimi, gerçek duygu, düşünce ve deneyimlerini paylaştı.

“Emlak Yasası’nı umutla bekliyoruz” Ekşioğlu yaptığı konuşmada, Türkiye’de yıllık 150 milyar dolarlık bir gayrimenkul işlem hacminin söz konusunu olduğunu ve bu paralelde 6 milyar dolarlık bir hizmet bedel pazarı bulunduğunu söyledi. Pazarın çok büyük olmasıyla birlikte, özellikle bu

12 > MAGAZİNERA

işi bir işletim sistemi ile yapmak isteyenler için çok büyük fırsat olduğunu belirten Ekşioğlu, aynı zamanda satışların yüzde 70’inin sahibinden satışlar olduğunu belirtti. Gayrimenkul danışmanlığı mesleğine standart getirecek olan ‘Emlak Yasası’nı umutla beklediklerini belirten Can Ekşioğlu, tasarının yasalaşırsa, ortalama olarak yıllık 300 milyar dolara yakın gayrimenkul satışının yapıldığı sektöre çeki düzen vereceğini söyledi. ERA Akademi hakkında bilgi de aktaran Ekşioğlu şunları söyledi: “Girişimciler ERA Türkiye’de, sektörde fark yaratması ve gayrimenkulün bütün türevlerini çalışabilmesini sağlayacak bir eğitim sürecinden geçiyor. Sonrasında konusunda uzman franchise geliştirme departmanı tarafından yapılan iş planları doğrultusunda işe ve bölgeye hakimiyet adına belli süreçlere dahil olan girişimciler ayrıca sağlanan gelişmiş teknolojik altyapıyı mobil olarak kullanabilme şansına da sahipler.” Etkinliğin diğer konuşmacıları arasında; DTZ Pamir&Soyuer Yönetici Ortağı Firuz Soyuer, Extensa Genel Müdürü Özlem Gökçe, HPP International Architects Türkiye Direktörü Buğrahan Şirin, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Rahvalı, Omurga Gayrimenkul Portföy Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erktin, Kolcuoğlu Demirkan Koçaklı Ortağı Serhan Koçaklı, PwC Turkey Ortağı Ersun Bayraktaroğlu ve Deniz Yatırım Başekonomisti Özlem Derici de yer aldı.


SEKTÖREL HABERLER

İkİncİ El Konut Pazarı Büyüyor ERA Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu, 2016 yılında ikinci el gayrimenkul pazarında ciddi büyüme beklediklerini söyledi. ERA yöneticileri Türkiye’deki yatırımlarını, hedeflerini ve sektörü anlatmak üzere gayrimenkul basını ile bir araya geldi. ERA Gayrimenkul Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu ve ERA Gayrimenkul Türkiye Koordinatörü Mustafa Baygan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda özellikle ikinci el konut piyasasının geleceği masaya yatırıldı. Türkiye’de toplam 1 milyon 250 bin gayrimenkul alım satım işlemi yapıldığını söyleyen Can Ekşioğlu, bu işlemlerin 5 milyar dolarlık gayrimenkul satış hacmine karşılık geldiğini söyledi. Bu yıl ikinci el konutlara çok ciddi talep beklendiğinin altını çizen Ekşioğlu “Birinci eldeki konut arzı artarak devam ediyor ama ikinci ele daha yüksek oranla artış var. Burada yabancıların da payı var. Yabancıların payı giderek artıyor. Potansiyel çok yüksek, yabancıya 15-20 bin konut satışı Türkiye için önemli bir rakam değil. İngiliz, Alman ve Ruslar’ın güneyde alımları devam ediyor. 2016’daki beklentiler, kurumsal yatırımcı girişi,

yabancıların ilgisi ikinci eli daha da popüler hale getirecek” diye konuştu.

İran pazarı büyük potansiyel Gayrimenkulün en çok kazandıran yatırım enstrümanı olduğunun altını çizen ve Türkiye’de yılda 600 bin konutun el değiştirdiğine dikkat çeken Mustafa Baygan da 2016’da bu rakamın çok üzerine çıkılacağını ifade etti. İran pazarının potansiyeline dikkat çeken Baygan “İran da müthiş bir pazar Türkiye için, orayı unutmamak gerekiyor. Daha önce Türkiye’den ev alan İranlılar’ın iki yıl içinde tekrar alım yapması bekleniyor. 2 milyon turist geliyor İran’dan, önemli bir ülke olacak Türkiye için. İranlılar’ın gayrimenkul yatırımı yapan kitlesinin yüzde 40’ı konut alımı için gelecek. 2016’da 1.5 milyon konut satışını zorlayabiliriz. Çin’in beklendiği kadar kötü sonuçlar vermemesi, seçim atmosferinin geride kalması, Güneydoğu’daki acıların geride kalacak olma beklentisi 2016’ının iyi bir olmasına neden olacak” diye konuştu.

MAGAZİNERA < 13


SEKTÖREL HABERLER

Gözler Emlak Komİsyonculuğu Yasası’nda ERA Gayrimenkul Başkanı Can Ekşioğlu, gayrimenkul sektörüne standart getirecek olan Emlak Komisyonculuğu Yasası’nın çıkmasını umutla beklediklerini söyledi. ERA’nın ikinci kez sponsor olduğu ‘2. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’nde konuşan Can Ekşioğlu, ‘Emlak Komisyonculuğu Yasası’nın çıkmasıyla birlikte sektöre çekidüzen geleceğinin altını çizdi. Ekşioğlu “Sektörümüzde uzun zamandır beklenilen Emlak Komisyonculuğu Yasa Tasarısı’nın bir an önce kabul edilmesini ve gayrimenkul danışmanlığının artık bir meslek olarak algılanmasını istiyoruz” dedi. Bu şekilde hak sahiplerinin haksızlığa uğramalarının önüne geçmeyi amaçladıklarını söyleyen Ekşioğlu “Sistemin eksiksiz işlemesi için

14 > MAGAZİNERA

yasanın bir an önce çıkması şart” dedi. Ekşioğlu, kentsel dönüşümdeki aksaklıkların giderilmesinde önemli rol oynayan gayrimenkul danışmanlığının işlevsel hale gelmesi için gayrimenkul danışmanlığı uzmanlığı sertifika programını başlattıklarını hatırlattı. Üç senedir kentsel dönüşüm konusunda danışmanlık ve aracılık hizmetlerinin yanı sıra beş gün süren sektörel eğitim verdiklerinin altını çizen Ekşioğlu, bu eğitimi alan danışmanların insanları bilinçlendirdiğini, böylece haksızlıkların önüne geçildiğini vurguladı.


ŞU HAYATTA HER ŞEY OLUR, HüRRiYET EMLAK’TA T TEKRAR EDEN iLAN TA LLAN OLMAZ! Türkiye’nin emlak platformu hurriyetemlak.com’a gelin, temiz ilanlarla tanışın, tekrar eden ilanlarla vedalaşın.

YENi UYGULAMAYI HEMEN iNDiR Türkiye y ’nin Emlak Platformu ye


İ Ş

D Ü N Y A S I

GAYRİMENKUL Alıcılarının Analİzİ ERA Türkiye, ev satın alma kararının altındaki dinamikleri araştırıyor. Gayrimenkul alıcılarının karar verme mekanizmalarının analizi, doğru hedef kitleye ulaşmayı kolaylaştırıyor.

U fuk Ş e v ki ERA TÜRKİYE GAYRİMENKUL DİREKTÖRÜ ufuk.sevki@eraturkiye.com.tr

Günümüzde pek çok inşaat şirketi klasik yöntemlerle mevcut ya da henüz bitmemiş olan konutlarını satmaya çalışıyor. Showroom satıcılığı dediğimiz, kapıdan içeri giren müşteriye elindeki gayrimenkulü satmakla ilgili bir yöntem zaten her zaman vardı. Ancak çok açık ki bu yöntemle alternatifler ve ek hizmetler sunulamıyor. Dolayısıyla kapıdan geçen müşteriye hitap edilip onlara hizmet edemiyorlar. Proaktif pazarlama yapılamıyor, sonuç ve satış odaklı davranılamıyor. İşte tüm bu nedenlerden dolayı, inşaat projelerinin artık ağlara ihtiyaçları var. Alıcılar genelde 20 km çaplı alanda gayrimenkul alırlar. Bu mesafeyi Kadıköy-Pendik arası olarak hayal edebilirsiniz.

16 > MAGAZİNERA

Bunların yüzde 50’sinden fazlası zaten o bölgede yaşayan, diğer yüzde 50 ise dışarıdan gelen alıcılardır. Alıcıların yüzde 33’ü ilk defa ev alırken, yüzde 66’sı ikinci (ya da üçüncü) evini satın alırlar. İlk defa ev alanların yüzde 75’i de 35 yaş altı alıcılardır. Alıcıların araştırdıkları fiyatla satın aldıkları fiyatın eşleşme oranı yüzde 33’dür. Dolayısıyla alıcının piyasaya çıktığı fiyatla satın aldığı fiyatın eşleşmediğini görüyoruz. Bu durumun iyi analiz edilmesi ve profesyonel bir danışman tarafından hizmet alınması bu kısırdöngüyü eritebilecek iki etken olarak ele alabiliriz. Ev alanlar ev araştırmalarını yüzde 90’ı internet üzerinden, yüzde 90’ı gayrimenkul

danışmanı üzerinden, yüzde 50’si tabeladan, yüzde 45’i de açık kapı yöntemiyle ve yüzde 17’si ise inşaat şirketi üzerinden yapıyorlar. Alıcılar ortalama 12 hafta ev arıyorlar, (bu zaman dilimi, alıcının ev almaya karar verdiği zamandan itibaren alım sürecinin bitimine kadarki zaman). Satın alma işlemini gerçekleştirenlerin yüzde 40’ı internet, yüzde 33’ü danışman ve yüzde 5’i inşaat şirketi ve yüzde 1’i ise yazılı medya ilanı aracılığı ile evlerine sahip oluyorlar. Alıcıların yüzde 66’sı evli, 40 yaş ortalamasına sahip.Alıcıların yüzde 50’si ihtiyaçlarına cevap verecek gayrimenkulü bulup bulamayacakları konusunda endişeli, yüzde 25 ise kredi, tapu


gibi yasal işlemlerden tedirgin oluyor. İnternet üzerindeki araştırmalarında en çok dikkat ettikleri noktalar arasında yüzde 80 oranla fotoğraf ve gayrimenkul detay bilgileriyle yüzde 40 oranla komşu demografisi başı çekiyor. Alıcılar yüzde 95 oranında sabit faizli konut kredisi kullanıyor. Ev satın alanların yüzde 33’ü ev sahip olma arzusundan dolayı, yine yüzde 33’ü ise daha büyük bir eve sahip olmak istedikleri için harekete geçiyorlar. Yüzde 33’ü zamanlama doğru olduğu için ev satın alırken ve sadece yüzde 20’si ise kredi faiz oranlarındaki kolaylıklardan dolayı ev satın almayı tercih ediyor. Alıcıların sadece yüzde 15’i başka seçeneği olmadığı için ev alıyor, yüzde 9’u yatırım amaçlı hareket ediyor. Yüzde 5’i ise mevcut oturdukları evi satıp yeni ev alıyor. Alıcıların yüzde 66’sı kaliteli semtten, yüzde 50’si ise işyerine ulaşılabilme uygunluğuna göre ev alıyor. Yüzde 40 oranında alıcı ise arkadaşlarına ve ailesine ulaşılabilir bir lokasyon alternatifine göre seçim yapıyor. Yüzde 30 oranında etki gösteren faktörlerden biri de bölgedeki okullar. Alıcıların toplu taşıma etkenine göre karar verme oranı ise yüzde 10. ERA Türkiye gayrimenkul danışmanları, şirket altyapısının ve olanaklarının kullanımı ile bu gibi rakamlara sahip oldukları için doğru hedef kitleye rahatça ulaşabilmekte ve hedeflerini bu istatistiki sonuçlara göre belirleyebiliyor. MAGAZİNERA < 17


R Ö P O R T A J

KİRACINIZI

‘KREDİ NOTU’ İLE tanıyabİlİrsİnİz!

Artık “Kiracım kiramı ödemiyor” devri sona eriyor. Kişinin geçmiş kredi davranışları ve ödeme performansı üzerinden hesaplanan Findeks Kredi Notu sayesinde kiracı adaylarının kirasını ödeyip ödemeyeceği saniyeler içinde yorumlanabiliyor.

Kredi Kayıt Bürosu Stratejik Planlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Koray Kaya

18 > MAGAZİNERA


Ev sahiplerinin evlerini kiraya verdiklerinde temel beklentisi oradan düzenli bir kira geliri elde etmek. Ancak günümüzde bırakın kira almayı evinizden çıkan kişi size daha fazla borç dahi bırakabiliyor. Tüm bunları geride bırakmak adına ERA Gayrimenkul’ün Findeks ile yaptığı işbirliği sayesinde artık ERA şubeleri, kiracı adaylarının geçmiş dönemdeki banka kredi ödeme bilgilerinden hareketle, kirasını ödeyip ödemeyeceği konusunda ev sahiplerine güçlü bir tahmin yöntemi sunuyor. Ev sahiplerinin en büyük sorunu olan nitelikli kiracı bulma noktasında sektöre önemli bir yön veren Findeks & Era işbirliğinin ardından başlayan ‘Kredi Notu’na göre kiracıyı tanıma dönemine ilişkin sorularımızı yöneltmek üzere Kredi Kayıt Bürosu Stratejik Planlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Koray Kaya ile bir araya geldik. Kredi notu ve gayrimenkul sektöründeki önemi hakkında bilgi alabilir miyiz? Findeks Kredi Notu bireylerin sahip olduğu tüm kredili ürünlerin limit, borç, ödenme düzeni, kullanım yoğunluğu ve yeni ürün başvuruları gibi veriler üzerinden hesaplanan, 1 ile 1900 arasında değişen bir nottur. Burada 1 en riskli, 1900 ise en az riskli kimselere işaret ediyor. Uzun yıllardır bankaların kredilendirme sürecinde referans aldıkları bu nota göre karar verme süreci artık gayrimenkul sektöründe de hızla yayılıyor. Ev sahipleri kiracı adaylarının ödeme alışkanlıklarına

bakarak kiralarını düzenli ödeyip ödemeyeceği hakkında tahminde bulunabiliyor. Bu bilgi ile kiracılarını çok daha doğru seçerken depozito miktarını, hatta kira tutarını bile bu bilgilere göre şekillendirebiliyor. Örneğin kredibilitesi belli olmayan bir kiracı adayına evini aylık 1000 TL’ye kiraya vereceğine kredibilitesi yüksek bir kiracıya 900 TL’ye vermeyi çoğu ev sahibi tercih eder. Kredi notu bunu mümkün hale getiriyor. Kredi Notu’nun hesaplanmasında kullanılan bileşenler Risk Raporu’nda detaylı olarak görülebiliyor. Bu raporla ev sahibi kişi, Findeks üzerinden web veya mobil ortamdan yapacağı talep ile saniyeler içerisinde kiracı adayının kredibilite bilgilerine bilgilere erişilebiliyor. Bu işlem için talep anında Findeks kiracıdan SMS ile bir onay alıyor. Onay verilmemesi durumunda yasal olarak bu verilere erişmek mümkün olamıyor. Kiracı adayının onayı ile alınan risk raporunun içinde, adayın halen aktif veya son beş yıl içerisinde kapatılmış olan tüm banka kredili ürünleri, kaç bankadan kredi aldığı, limitlerinin toplamı, ne kadar riski olduğu, ödemelerini düzenli yapıp yapmadığı gibi bilgiler ürün

bazında bu rapor üzerinden görüntülenebiliyor. Raporun özeti ise yine rapor içinde yer alan kredi notu üzerinde yer alan risk renk skalası ile anlaşılabiliyor. Kredi notunu neler etkiliyor? Kredi notunu oluşturan pek çok unsur bulunuyor. Ancak bu unsurların en önemlisi bireysel kredi ve kredi kartı ödeme alışkınlıkları. Notun yüzde 30’unu oluşturan bu alandan yüksek puan elde etmek için asgari ödeme tutarlarının zamanında ödenmesi, ödemelerin son ödeme tarihinden geç yapılmaması gibi detaylar önem taşıyor. Bir diğer unsuru ise mevcut hesap ve borç durumu oluşturuyor. Notun yüzde 25’ini etkileyen bu alanda iyi ve kötü kapanmış krediler, teminatlı veya teminatsız mevcut borç bakiyeleri ve limitler dikkate alınarak not hesabına dahil ediliyor. Sadece ödeme performansı ile sınırlı olmayan kredi notunu etkileyen unsurlardan biri de yeni kredi açılışı. Notu yüzde 20 oranında etkileyen bu unsur için henüz ödeme performansı belirli olmamakla birlikte yakın zamanda alınan krediler kişinin risklilik oranını etkileyen bir önemli bir detay. Son olarak, notun kalan yüzde 15’lik kısmını kredi kullanım yoğunluğu oluşturuyor. Kredi kullanan ve düzenli ödeme

tarihçesine sahip olan bir kişinin Findeks Kredi Notu, hiç kredi kullanmayan ya da az kullanan bir kişiye göre daha yüksek olabiliyor. Peki, notu düşük olanlar ne yapmalı? Kredi notu artık hayatın her noktasında karşımıza çıkabilir. Bunun için özellikle notu düşük olanlara Findeks Not Danışmanım hizmetinden faydalanarak notlarını bir an önce yükseltmeye yönelik adımlar atmasını öneriyoruz. Bu sayede kişiye özel tavsiyeler almaları hatta bir süre sonra Türkiye ortalamasının da üstünde bir kredi notuna ulaşmaları mümkün. Burada sadece notu düşük olanların değil notu yüksek olanların da bu hizmetten yararlanması önemli. Çünkü bilinçsizce alınan bir finansal karar sonucu düşük bir not ile karşılaşmak mümkün. Kiracı seçiminde kredi notunun çok önemli bir yeri olduğu görüyoruz. Bu notun gayrimenkul satış sürecine de katkısı var mı? Elbette. Gayrimenkul satış işlemlerinin bir kısmı vadeli olarak yapılıyor. Bu gibi durumlarda alımı yapan kişinin ileride bakiye borcunu ödeyip ödeyemeyeceği kararını verirken de kredi notu önemli bir araç.

1900 MAGAZİNERA < 19


G A Y R İ M E N K U L

H U K U K U

Kentsel Dönüşümde Dava Türlerİ

20 > MAGAZİNERA


2012’de yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun, kentsel dönüşüme ilişkin bir devrim niteliğinde olsa da, yasal enstrümanlardan yoksun olduğu için beklenen etkiyi sağlayamadı.

A v . A li Y ü ksel G ayrimenkul H ukuku E nstitüsü B aşkanı

İnşaat ve imar alanında tam bir devrim niteliğindeki 6306 Sayılı Kanun, 2012 yılında yürürlüğe girdi. Sadece 5-6 madde denebilecek bir kanunun hukuk hayatımıza böyle iddialı bir giriş yapması tek başına yeterli olmayacaktı ve nihayet öyle oldu. Türkiye’nin tamamını kentsel dönüşüm alanı olarak gören bu kanunun birkaç maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi, çıkan yönetmelikler yenilendi. Kanun devrim amacıyla çıksa da, öne sürdüğü güçlü iddiayı ve hedefi gerçekleştirecek yasal enstrümanlardan yoksundu. Bu iptaller biraz daha elini kolunu bağladı. Bu kanunun etki ettiği diğer kanunlar olan Kat Mülkiyeti Kanunu, İmar Kanunu, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İdare Mahkemeleri Usulü Kanunu, KTV Kanunu, Vergi Kanunu, Köy Kanunu, Mera Kanunu gibi yüz civarında kanundaki birçok hükümle çelişmesi ya da kesişmesi yorum problemini ortaya koydu. Yorum, yasaların uygulanmasında her zaman önemli olmakla beraber, bir kanunun uygulanmasındaki yorum, doktrin denen bilimsel görüşler, mahkemeler, avukatlar ve yüksek mahkemelerin uygulamalarında ortaya çıkacak bir sonuçtur ve en az on yılda net bir renk alabilmektedir.

Afet başlığı altında ele alınan konuların “hızlı” olması ise kaçınılmazdır. Bu şekilde çelişkilerin, boşlukların yorumlanması, iptallerin nasıl doldurulacağı sorunu “yavaşlatıcı” bir engeldir. Böyle olunca geçen dört yılda günün her saatinde, her yerde çok konuşulan kentsel dönüşüm, idarenin etkin olduğu gecekondu bölgeleri ile hazine ve belediye arsalarının yapılaşmasında etkin oldu ama, sıradan vatandaşın binalarının dönüşümünde uygulamada başarılı sayılmaz.

Ne olmalı? 6306’nın tamamen iptal edilerek, Kat Mülkiyeti Kanunu, İmar Kanunu, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İdare Mahkemeleri Usulü Kanunu, KTV Kanunu, Vergi Kanunu, Köy Kanunu, Mera Kanunu, Belediye Kanunu, Gecekondu Kanunu, Orman ve Tarım Alanları Kanunu gibi kanunların tamamının bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak yenilenmesi, kentsel dönüşüm ve yenileme hedeflerine uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Ortaya çıkan kanun, bu kanunların tamamını kapsayacak Gayrimenkul ve İmar Kanunu da olabilir sadece kentsel dönüşüm alanlarına uygulanacak özel bir Kentsel Dönüşüm Kanunu da... Zira artık güncel kavram afet değil gayrimenkul üzerindeki varlıklar ve onların tasarımı, düzenlenmesidir.

MAGAZİNERA < 21


G A Y R İ M E N K U L

H U K U K U

Başarısız Bir Örnek: Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan önce başlayıp halen az yol kat etmiş problemler yumağı bir bölge olan Fikirtepe’deki kentsel dönüşümün başarısızlığı her bölgeyi etkiliyor. Devlet-belediye, halk, aracılar-malikler, müteahhitler olarak her kesimin problem yaşadığı bu alan, halen karmaşanın adı olarak anılmaya değer.

Mahkeme Kararları Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve İdare Mahkemeleri ile Hukuk mahkemelerinin birçok kararı var. Bu kararların bazıları kentsel dönüşüme dair riskli alan kararlarını iptal etti, bazıları kamulaştırma işlemlerini, bazıları 22 > MAGAZİNERA

ise apartman ve sitelerde dönüşümü durdurdu. Ama bir yargı uygulaması birliği yok, çeşitli ve farklı farklı kararlar var. Hatta bazı hakimler diğerlerinin tersine yorumlar yapmakta. Bunlar kentsel dönüşümün önündeki engeller. Yasal düzenleme yeniden ele alınırsa bu konulardaki aksaklık ve eksiklerin düzenlemesi yapılarak sistem hataları giderilebilir.

2/3 ün aldığı karardan mağdur olanların hakları: 2/3 ün aldığı karardan mağdur olan azınlık ne yapacak? Bu kesimin dava hakkı var ve bu haklarını gerek bakanlığa gerekse diğer maliklere karşı kullanmaları ve zararlarını tazmin etmeleri mümkün


REIDIN Gayrimenkul Bilgi Servisleri ile Piyasa Trendlerini Yak覺ndan Takip Edin!


İ Ş

D Ü N Y A S I

MİLENYUM SONRASI

GAYRİMENKUL PAZARLAMA SEKTÖRÜ Toplumun değişen demografik yapısı, yeni konut tipleri, yeni finansman modelleri gibi pek çok etken, gayrimenkul pazarlama sektörünü zirveye taşıyor. Sektörün yükselişi gayrimenkul danışmanlığını cazip hale getiriyor.

24 > MAGAZİNERA


K adir T ü men ERA TÜRKİYE FRANCHİSE SATIŞ DİREKTÖRÜ kadir.tumen@eraturkiye.com.tr

Geçmişten günümüze gayrimenkul pazarlama sektörü, gelişim gösteren inşaat sektörüyle birlikte bambaşka bir hal almaya başladı. Özellikle 2000 sonrası, ülkemizin demografik yapısındaki değişikliklere paralel ekonomik gelişim, kentleşme ve buna benzer birçok etkenle birlikte yeni konut tipleri ihtiyacı ortaya çıktı. Ayrıca gayrimenkul yatırımı; dolar, borsa, altın gibi yatırım araçlarına nazaran yine bu yıllarda çok daha fazla kazanç sağlayan, güvenilir bir yatırım aracı haline geldi. 2000’li yılların öncesinde, bir gayrimenkulün geri dönüş süresi 25 yılın üzerinde iken 2000’li yıllardan itibaren bu oran 20 yılın altına düşmeye başladı. Ayrıca evlilik oranlarının düşmesine paralel boşanma oranlarının artması, üniversite sayılarının artması ve hane halkı sayısının azalması ile birlikte, Türkiye’nin daha önce görmediği düşük metrekareli evler yani 1+0’lar, 1+1 ler üretilmeye başlandı. Doğal olarak değişen konut tiplerinin hızla pazarlanması sektörün gelişimi için çok önemli bir hale geldi. Tabii, yeni finansman modelleriyle birlikte bu konutların daha kolay alınabilir olması, ayrıca iyi bir yatırım aracı haline gelmesi satışları kolaylaştırarak artırdı ve sektörün sürekli büyümesini sağladı. Yine 2000’li yılların başında yaşanan ekonomik kriz

sonrası özellikle nitelikli bir hale gelen gayrimenkul sektörünün tek eksiği olan ‘Nitelikli Gayrimenkul Pazarlama’ konusu da gündeme gelerek bu dönemde açığa çıkan nitelikli iş gücü tarafından ‘Kurumsal Gayrimenkul Ofisleri’nin sayıları hızla arttı. Özellikle açığa çıkan üst düzey yöneticiler, bankacılar, sigortacılar kısacası farklı sektörlerde çalışsa da hep kendi işlerini yapmak istemiş, ancak belki de ne yeterli sermayeye ne de yeterli cesarete sahip olan kişiler hızla gayrimenkul pazarlama sektörüne girmeye başladılar. Geçmişteki gayrimenkul pazarlama sektörünün algısı da hızla değişerek, bu sektöre olan güven artmaya başladı bu sayede. Tabii bu gelişimde özellikle tüm dünyada başarılı iş modellerine sahip olan franchise firmaları başı çekti ve halen de çekmeye devam ediyor. Nitekim bu sistemlerin kültüründe yıllardan beri tecrübe edinilen metotlar, niteliği yüksek kişilerle buluştuğu zaman başarısı yüksek ofisler oluşmaya başladı. Ayrıca yine geçmişten günümüze gayrimenkul dendiği zaman akla gelen ilk çalışma alanı konut iken artık günümüzde, ticari gayrimenkul, endüstriyel gayrimenkul, proje pazarlama gibi uzmanlık isteyen gayrimenkul alanları var. Bu nitelikli alanların, nitelikli bilgilerle pazarlanma

gereksinimi ise nitelikli iş gücüne ve buna paralel olarak kurumsal gayrimenkul franchise firmalarına olan ihtiyacı artırıyor. Artık günümüzde her bir gayrimenkul profesyonelinin bir uzmanlık bölgesi ile birlikte uzman olduğu branş var… Ekonominin en önemli dinamiklerinden olan gayrimenkul sektörü önümüzdeki yıllarda da gelişimine hızla devam edecek. Nitekim bu sektör ev dekorasyonu, mobilya, beyaz eşya gibi sektörlerinde en önemli tetikleyicisi. Yeni kent projeleri, üçüncü Boğaz köprüsü, yeni hava alanları, yeni üniversitelerle birlikte belediyelerin arazi arzları sonrası yeni yaşam alanları oluşmaya devam edecek. Bizler de yatırımcıları, nitelikli bilgilerle yönlendirerek doğru tercih yapmalarını sağlamaya devam edeceğiz. Amacımız bir gayrimenkul danışmanı yaratmaktan ziyade bir ‘Yatırım Danışmanı’ yaratmak ve ERA Türkiye olarak tüm işletim sistemimizi de buna göre kurguluyoruz. Bu sayede her birisi profesyonel hayatlarında veya kendi işlerinde kazanabileceklerinden daha fazla kazanç sağlayabilecek hale gelen bir ekip ile büyüyoruz. Yüzyılın sektörü gayrimenkul pazarlama sektörü yüzyılın işi de ‘Gayrimenkul Danışmanlığı’. Siz de bu işle tanışmak için HEMEN ERA… MAGAZİNERA < 25


A N A L İ Z

Avrupa Yakası

Konut Aİdatlarında Rekortmen

26 > MAGAZİNERA


REIDIN tarafından gerçekleştirilen Konut Projeleri Aidat Değerleri araştırmasıyla il, ilçe ve proje bazındaki lokasyonların aidat ortalamaları analizi yayınlandı. Konut Projeleri Aidat Değerlendirmeleri araştırmasına göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de oturumun başladığı konut projelerinde, metrekare bazında en yüksek aidat değerine sahip konut projesi 18.83 TL/m2 ile İstanbul Avrupa Yakası’nda iken, metrekare bazında en düşük aidat değerine sahip konut projesi ise ortalama 0.20 TL/ m2 ile Ankara’da bulunuyor. Araştırma sonuçları, İstanbul’un iki yakası arasında da değer farklılıkları olduğunu gösteriyor. İstanbul’un ilçelerinde metrekare bazında ortalama aidat değerlerine bakıldığında, Silivri 1.00 TL/m2 ile en düşük değere sahipken, Şişli ise 6.43 TL/m2 ile en yüksek aidat ortalamasına sahip ilçe konumunda yer

alıyor. Özellikle Boğaz aksında bulunan ilçelerde, rayiç değerlerde olduğu gibi aidat değerleri de çeperlere oranla yüksek çıktı. Araştırma, aidat değerlerinin lokasyona, sosyo-ekonomik seviyeye, konut fiyatlarına bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini ortaya koyuyor. REIDIN Türkiye Veri Araştırma Müdürü Hilal Erdoğan Şumnu’nun da dikkat çektiği üzere analizde, aidat değerlerinin en yüksek olduğu Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerinin, aynı zamanda REIDIN SED (Sosyo Ekonomik Derecelendirme) sınıflandırmasında da A+ seviyesinde olan ilçeler olduğu görülüyor. Geçen yılın aidat değerleri

analiziyle bu yılınki karşılaştırıldığında aidat değişim oranları bazı ilçelerde pozitif yönde bir eğilim göstererek arttığı, bazılarında ise negatif yönde bir eğilim göstererek azaldığı dikkat çekiyor. Şimdi, bu değişimin sebebi olarak inşaatı yıl içerisinde tamamlanmış yeni projelerin etkisi veya bazı projelerde ilk aidat fiyatlarının revize edilmesinin gösterilebileceğine dikkat çekiyor. Şişli, Bakırköy gibi konut satış metrekare birim fiyatları yüksek olan ilçelerde aidat metrekare birim fiyatları da artış gösterirken, yeni konut sayısının yüksek olduğu lokasyonlardan Kadıköy ise azalış gösteren ilçeler arasında yer alıyor.

MAGAZİNERA < 27


S E K T Ö R E L

H A B E R L E R

3. HER YÖNÜYLE KENTSEL DÖNÜŞÜM KONGRESİ

SONUÇ BİLDİRGESİ ERA Türkiye’nin platin sponsor olduğu ‘3. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’ ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Binalar’ başlığı altında 25 Şubat’ta Marriott Hotel Şişli’de Management Plus Danışmanlık ve Eğitim tarafından düzenlendi. Kongreye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İMKON (İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu) büyük destek verdi. Kentsel dönüşümde hak sahibi olan kişilere kredi kullandırmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile protokol imzalayan ilk banka olduğundan bu yana projeye desteğini sürdüren ve Bakanlık onaylı kredilerde sektör lideri konumunda olan İş Bankası’nın platin sponsor olarak destek verdiği kongrenin diğer platin sponsorları ise Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul geliştirici ve üreticileri arasında bulunan Nef, Avrupa Konutları, Piyalepaşa Gayrimenkul. Kongrenin ana sponsorları ise Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü, Competenza, BİTÜDER, Yeniköy Enerji, Vartaş, Gad Foundation ve DYO. Kongrenin medya sponsoru Star Gazetesi,

28 > MAGAZİNERA

televizyon yayın sponsoru 24 TV, sektörel internet sponsoru Hürriyetemlak. com, sektörel bilgi sponsoru Reidin.com ve Zingat, sektörel dergi sponsoru Gayrimenkul Türkiye, sektörel iletişim sponsorları ise Emlakdream. com, Emlakweb tv ve Emlaktasondakika.com oldu. Ayrıca kongreye Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği de çok büyük destek verdi. Kongrede yetkin katılımcılarının ortaya koyduğu ortak değerlendirme, 2012 yılından bugüne kentsel dönüşüm sürecinin zor da olsa ilerleme kaydettiği ve 2016 yılında ivme kazanarak daha da gelişeceği yönünde oldu.

Aktarımlar: Açılış Konuşmaları ■ Kentsel dönüşümün özel sektör ve devlet işbirliği ile yapılmasının, müteahhitlik yasasının acil çıkarılmasının, odanın kurulmasının ve müteahhitlik sektörünün kentsel dönüşüm sürecinde geliştirilmesinin, ayrıca müteahhitlik sektörünün sanayi kolunda görülmesinin gerektiği ■ Kentsel dönüşüm yasasının, imar ve yapı denetim kanunlarıyla birleştirilmesinin ve görev tanımı, denetim, yetki ve sorumlulukların belirlenmesinin önemi ■ Kentsel dönüşümün siyaset üstü milli bir mücadele olduğu ve topyekûn bu süreci geliştirmemiz ve

hızlandırmamız gerektiği ■ İller Bankası’nın Türkiye’nin itici gücü olduğu ve belediyelerin İller Bankası’nın kaynaklarından faydalanmasının kentsel dönüşümü hızlandıracağı ■ İller Bankası’nın kentsel dönüşüm sürecinin en önemli oyuncularından biri olduğu ■ Siyasi iradenin kentsel dönüşüme desteğinin tam olduğu ve 2016 yılından itibaren desteğin daha da artacağı ■ 2023 yılına kadar 6-7 milyon konutun yenileneceği ■ 2016 yılında kentsel dönüşümün hız kesmeden ilerleyeceği ■ Sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmanın temel hedef olduğu


MAGAZİNERA < 29


S E K T Ö R E L

H A B E R L E R

Kongrede yetkin katılımcılarının ortaya koyduğu ortak değerlendirme, 2012 yılından bugüne kentsel dönüşüm sürecinin zor da olsa ilerleme kaydettiği ve 2016 yılında ivme kazanarak daha da gelişeceği yönünde oldu.

30 > MAGAZİNERA

■ Kültürel yapımıza uygun yaşam alanları geliştirmeyi ve dikey değil yatay yapılaşmanın teşvik edildiği bir kentsel dönüşüm sürecine ihtiyaç duyulduğu konuşuldu.

1. Ana Oturum ■ Şehirlerde yaşanan sorunların tümünün ortak sorunlar olduğu ■ Ada bazında kentsel dönüşüm ihtiyacının her geçen gün arttığı ■ Anadolu’daki şehirlerin kentsel dönüşüm sürecine girdiği fakat sürecin hızlanması için halkın desteğinin artırılması gerektiği ■ Halkın hakkından fazlasını istememesi için belediyelerin halkı bilinçlendirmesi gerektiği ■ Kentsel dönüşüm sürecinde halkla iletişim, ikna ve müzakereye daha fazla önem verilmesi gerektiği

■ Şehirlerde kentsel stratejiye dönük proje geliştirme çalışmalarının hızla ilerlediği ■ Belediyelerin projelerini yabancı yatırımcılara anlatmak için MIPIM 2016’ya katılacakları ■ Kentsel dönüşüm sürecinde Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın entegrasyonun sağlanması gerektiği ■ Belediyelerin kentsel dönüşüm doğrultusunda sürdürülebilir şehirler yaratmak için gerekli çabayı göstermelerinin önemi ■ Şehirlerde kentsel dönüşüm sürecinin liderliğini ve oyun kuruculuğunu belediyelerin yapması gerektiği konuşuldu.

2. Ana Oturum ■ Hükümetin kentsel dönüşümle ilgili iradesini kararlı bir şekilde kullandığı


S E K T Ö R E L

H A B E R L E R

■ Kentsel dönüşümün bir rant değil uzun vadeli ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğu ■ Kentsel dönüşüm sürecinde yıkımlar yapılırken gerekli önlemlerin halk sağlığı açısından alınması gerektiği ■ Kentsel dönüşümün 40 milyon kişiyi yakından ilgilendiren bir olgu olduğu ve toplumun bu konuya inandırılmasının ve sevk edilmesinin çok önemli olduğu ■ Kentsel dönüşüm sürecinde belediyeleri farklı uygulamalardan arındırarak bir uygulama bütünlüğünün sağlanması gerektiği ■ Bütünsel olarak şehir planlama sürecini ilerletmemiz gerektiği ■ Üreticilerin üzerine düşen görevi üstlendiklerini fakat halkın da kentsel dönüşümü sahiplenmesi gerektiği ■ Kentsel dönüşümün sadece ekonomik bir dönüşüm değil ayrıca sosyolojik bir dönüşüm olduğu ■ Kentsel dönüşüm sürecinin gelişmesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanında belediyelere de çok büyük görevler düştüğü ■ Ülkemizde kentsel dönüşümle birlikte sürdürülebilir şehirler yaratıldığında küresel rekabet liginde çok üst sıralara tırmanmanın mümkün olduğu konuşuldu.

3. Ana Oturum ■ En kısa zamanda gayrimenkul mahkemelerinin kurulması ve kentsel dönüşümle ilgili kararların bu mahkemeler tarafından alınması gerektiği ■ Birbiriyle çelişkili mahkeme kararlarının olmaması gerektiği ■ Kentsel dönüşüm sürecinde binalarda karbon salımının azaltılması ve enerji verimliğinin yükseltilmesi için çalışmalar yapılması ve yasaya eklenmesi gerektiği ■ Sürdürülebilir şehirler 32 > MAGAZİNERA

yaratmanın gelecek nesillere bırakabileceğimiz en önemli misyon olduğu ■ Çocuklarımızı sağlıklı yetiştirebilmemiz için sürdürülebilir şehirler ve binalar yaratmamız gerektiği ■ Sürdürülebilir şehirler ve binalar yaratmak için estetik ve mimari anlayışımızı geliştirmemiz gerektiği ■ Gayrimenkul danışmanlarının kentsel dönüşüm sürecinde çok önemli roller almaya başlayacağı ■ Gayrimenkul danışmanlığı sektörünün yasasının çıkması gerektiği ■ Binalarda sürdürülebilirliği sağlamak için su izolasyonunun mutlaka yapılması gerektiği ■ Su izolasyonu olmayan binaların korozyon etkisiyle depremde öncelikle yıkılacağı ■ Kentsel dönüşüm yasasının içine enerji verimliliği ve su izolasyonu tanımlarının mutlaka koyulması gerektiği

SONUÇ

4. Ana Oturum ■ Şehirlerin marka değerinin artırılması için gerekli çalışmaların hızlandırılmasının önemi ■ Kentsel dönüşümün finansmanının değil gayrimenkul finansmanını konuşmamız gerektiği ■ Riskli binaların dışında riskli alanlarda da bankaların öneminin çok büyük olduğu ■ Kentsel dönüşüm kredilerinin artmasının süreci hızlandıracağı ■ Menkulleştirme yapılarak yabancı sermayenin çekilmesi gerektiği ■ Kamusal kaynaklarla kentsel dönüşümün yapılması için havuz oluşturulması gerektiği ■ Tapu ve kadastro kayıtlarının dijitalleştirilmesinin gerektiği ■ Bilginin doğru tutulup gayrimenkul finansmanına dönüşmesinin sağlanması ■ Yasaları çıkarırken yönetmeliklerinde revize edilmesi gerektiği konuşuldu.

‘3. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’ sonucunda yukarıdaki aktarımlar doğrultusunda kentsel dönüşümün 2012 yılından bugüne kadar geliştiği, kentsel dönüşümü ülkemizde geliştirmek için gerekli mücadeleyi topyekûn vermemiz gerektiği, şehirlerin ve binaların sürdürülebilir hale gelmesinin ve marka şehirler geliştirmenin kalkınmanın en önemli göstergesi olacağı, kentsel dönüşümün rantsal dönüşüm olmadığı, bu anlamda tüm taraflara çok önemli görevler düştüğü, hükümetin bu konuya ilişkin kararlı tutumunun devam edeceği, 2023 yılına kadar 6 milyon konutun dönüştürüleceği, belediyelerin kentsel dönüşümün en önemli oyuncusu olduğu, gerek İller Bankası’nın gerekse bankaların belediyelerin kentsel dönüşüm projelerine kaynak aktarma da veya kredi verme de gerekli rolü üstlenmek istemeleri, kentsel dönüşümün sosyolojik boyutları daha fazla dikkate alınarak halkla ilişkilerin bu anlamda geliştirilmesi gerektiği, sağlık, ikna ve müzakere boyutlarına daha fazla önem verilmesi gerekliliği konuşmacılar tarafından ortaya konmuştur.


S E K T Ö R E L

H A B E R L E R

‘5. GAYRİMENKULDE LİDERLER ZİRVESİ’ ÖNEMLİ KONUŞMACILARIN KATILIMIYLA İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞECEK Management Plus Danışmanlık Eğitim tarafından her yıl organize edilen ‘5. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi’ bu yıl ERA Türkiye sponsorluğunda 28 Nisan Perşembe günü Marriott Hotel Şişli’de gerçekleşecek. Ana teması ‘Gayrimenkulde Finansman Modelleri ve Alternatifleri’ olan zirve 3 ana oturumdan oluşacak. 1. Ana Oturum: Düzenleyici kurumların gayrimenkul finansmanına genel bakışı 2. Ana Oturum: Gayrimenkul finansmanının önemi ve sektöre olan katkıları 3. Ana Oturum: Gayrimenkul finansmanında alternatiflerin tüketiciye yansımaları nasıl olmalıdır? Zirvede, ERA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu konut finansmanı hakkında bir konuşma yapacak.

34 > MAGAZİNERA

Ağaoğlu portföylerİnİn Avrupa ve Asya/Pasİfİk satışları ERA Türkİye’ye emanet ERA Gayrimenkul’un Türkiye ve KKTC temsilcisi ERA Turkiye, Türkiye’nin yaşam mimarı Ağaoğlu gayrimenkullerinin satışına yönelik önemli bir işbirliğine imza attı. Tüm Ağaoğlu gayrimenkullerinin Avrupa ve Asya/Pasifik satış hakları, ERA Türkiye’nin oldu. Anlaşmayla birlikte Agaoğlu’nun gayrimenkullerinin bu bölgelerdeki satışlarını ERA Türkiye yapacak. ERA Türkiye ekibi Orlando/Florida’da yapılan ERA Kongresi’ne katılım göstererek, ERA ülke temsilcilerine, Ağaoğlu/ERA Türkiye işbirliğine ilişkin bilgiler paylaştı. ERA Türkiye, Ağaoğlu’nun sahip olduğu gayrimenkullerin satış ve kiralamasina 2016 Nisan ayı itibariyle başladi.


E T K İ N L İ K

ERA

yerlİ ve yabancı gayrİmenkul danışmanlarını dev organİzasyonda buluşturuyor

ERA Türkiye; alanında uzman isimlerle yerli ve yabancı Broker ve Gayrimenkul danışmanlarını bir araya getirecek dev bir organizasyona imza atıyor. Broker ve Gayrimenkul Danışmanları, 12-14 Nisan tarihlerinde Kıbrıs’ta gerçekleşecek olan ‘ERA IBC Türkiye 2016’da buluşacak. Konferans, eğitim, pek çok sosyal etkinlik ve ödüllerin yer aldığı organizasyona, ünlü CEO’ların ve başarılı sporcuların danışmanı, dünyanın en çok izlenen motivasyon konuşmacısı Aaron Sansoni de katılarak mükemmel satışın sırlarını anlatacak.

36 > MAGAZİNERA

ERA, bugüne kadar gerçekleştirdiği eğitim, seminer, konferans ve etkinlik faaliyetlerinin hepsini bünyesinde barındıran yerli yabancı tüm gayrimenkul danışmanları ve broker’ları bir araya getirecek büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 12-14 Nisan tarihlerinde KKTC’de gerçekleşecek olan ‘ERA IBC Türkiye 2016’da gayrimenkul danışmanlık sektörü her yönüyle masaya yatırılacak. International Business Conference (IBC) Türkiye, 3 gün boyunca KKTC’de Kaya Artemis Otel’de gerçekleşecek. Düzenlenecek organizasyonun konferans alanında uzman ve birbirinden değerli konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Konuşmacılar arasında ERA Avrupa Başkanı Başkanı Francois Gagnon, Cosmomia Kurucusu Arcan Okan Kurşun, Vesram Türkiye Başkanı Hakan Eren, Tiyatro Oyuncusu ve Müzisyen Taylan Erler ve basketbol antrenörü Çetin Yılmaz yer alacak.

Ünlülerin danışmanı Sansoni ile motivasyon... Konferansın en dikkat çeken isimleri arasında ise ünlü CEO’ların ve başarılı sporcuların danışmanı, dünyanın en çok izlenen motivasyon konuşmacısı Aaron Sansoni de yer alıyor. Mükemmel satışın sırlarını anlatacak olan satış uzmanı Aaron Sansoni, bugüne kadar verdiği eğitim ve seminerlerle 14 ülkede 100’ü aşkın sektörden 2 milyon insana ulaşmış durumda bulunuyor. Gayrimenkul danışmanlığı sektörünün avantajlarının gözler önüne serileceği ve 1.5 saat sürecek eğitimde broker ve gayrimenkul danışmanlarına mükemmel satışın ve motivasyonun inceliklerini anlatacak. ‘IBC Türkiye 2016’da, ‘2015 Yılı ERA Ödüllendirme Sonuçları’ da açıklanacak. Ödüller düzenlenen gecede başarı sıralamasına göre ödül sahipleri ile buluşacak. Eğitimlerin yanı sıra paylaşımların, yeni network’lerin bir arada olacağı organizasyonda ödül gecesine Grup 1900 de renk katacak.


MAGAZİNERA < 37


İ Ş

D Ü N Y A S I

Cityscape Turkey’İ

5 bİnİn üzerİnde kİşİ zİyaret ettİ

38 > MAGAZİNERA


Gayrimenkul sektörünün küresel çapta en geniş kapsamlı organizasyonlarından Cityscape, İstanbul’daki ilk fuarında şov yaptı. Cityscape Turkey’i 3 günde 5 binin üzerinde kişi ziyaret etti. Cityscape Grup Direktörü Molman, “Türkiye’de ilk etkinliğimiz olmasına rağmen, beklentilerin üzerinde katılım sağlandı. Cityscape Turkey büyüyerek yoluna devam edecek” dedi. ISTexpo Genel Müdürü İsmail Sezen, “Kurumsal yatırımcılar da, bireysel konut alıcıları da, proje sahipleri de Cityscape Turkey’den son derece mutlu ayrılıyor. Bu başarının neticesinde gelecek yıl çok daha geniş katılımlı bir Cityscape Turkey organizasyonu için şimdiden hazırlıklara başladık” diye konuştu. Türkiye gayrimenkul sektörü, tarihinde ilk uluslararası fuar organizasyonunu büyük başarıyla tamamladı. Dünya çapında öncü gayrimenkul fuarlarından olan Cityscape, Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai, Abu Dabi), Mısır, Katar, Güney Kore, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan sonra İstanbul’a taşıdığı etkinlik yoğun ilgi gördü. İlk iki gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Cityscape Turkey’e 3’üncü günün sonunda birçok ülkeden 5 binin üzerinde kişi katıldı. Cityscape Turkey, son gününde kurumsal ve bireysel yabancı yatırımcıların yanında, yerli konut alıcılarının akınına uğradı. 12’si uluslararası firmalara ait toplam 67 stantta onlarca projeyi bir arada görme imkanı bulan konut alıcıları, birçok firmanın sadece fuara özel indirimlerinden de yararlandı.

Molman: “CItyscape Turkey büyüyerek yoluna devam edecektir” Cityscape Grup Direktörü Molman, “Türkiye’de ilk etkinliğimiz olmasına rağmen, beklentilerin üzerinde katılım sağlandı” dedi. Molman, “Cityscape olarak, 14 yılda onlarca gayrimenkul fuarı düzenledik. Cityscape Turkey, ilk etkinlikte büyük bir başarıya imza attı. Çok etkili ve başarılı bir organizasyon oldu. Cityscape Turkey büyüyerek yoluna devam edecektir” diye konuştu.

“CItyscape Turkey gelecek yıl daha da büyüyecek” Cityscape’i Türkiye’ye taşıyan ISTexpo Genel Müdürü İsmail Sezen, fuarla ilgili tüm paydaşların yüzünün güldüğünü vurgulayarak şöyle konuştu: “İlgi duydukları projelerle ilgili yüzlerce görüşme gerçekleştiren ve projeleri yerinde görme şansı yakalayan yerli ve yabancı yatırımcılar mutlu. Projelerini en doğru hedefle buluşturma şansı yakalayan gayrimenkul geliştiricileri mutlu. Fuarda onlarca projeyi bir arada görme şansı yakalayan ve Cityscape Turkey’e özel indirimlerden faydalanan bireysel konut alıcıları da mutlu. Sonuç olarak herkes Cityscape Turkey’den kazançlı ayrılıyor. Bu başarının neticesinde, gelecek yıl çok daha geniş bir Cityscape Turkey organizasyonu için hazırlıklarımıza şimdiden başladık.” MAGAZİNERA < 39


İ Ş

D Ü N Y A S I

Aklın Eğİtİmİ 40 > MAGAZİNERA


A zerşin S A R A Ç E ğitim ve G elişim Y öneticisi

Doğru eğitim, gayrimenkul profesyonellerini kariyerlerinin her aşamasında özgüvenli durmaya hazırlayan, mesleğe dair tüm soru işaretlerine cevap veren eğitimdir. ERA Türkiye Eğitim ve Gelişim Bölümü bu doğrultuda, Franchise sahiplerine pek çok farklı konuyu içinde barındıran bir eğitim takvimi hazırladı.

Uzun yıllardan beri kurumsal firma çalışanlarına Satış, İletişim, Çatışma Yönetimi, Kurum Kültürü, Takım Olma, Kişisel Gelişim gibi pek çok farklı uzmanlık konularında temel ve yetkinlik bazlı eğitimler veren, bununla beraber kurumsal firmalara performans ve yönetim koçluğu yapmaya devam eden bir eğitmen ve danışman olarak sizlerle hem çalışanların eğitime yaklaşımları, hem de eğitimin çalışana katkısından bahsederek tanışmak isterim. Hep aynı sabaha uyandığınızı hissettiğiniz günler olur bazen ya da sanki bir çukurda debeleniyormuş, hep aynı şeyleri yapıyormuşsunuz gibi gelir kimi zaman… Hiç düşündünüz mü “Acaba neden böyle hissediyorum?”, “Ne zaman bitecek?”, “Hayatıma yeni ne katarsam bu “aynılık” tan kurtulabilirim?” diye… İşte biz, gayrimenkul sektöründe kendine bu soruları sormuş, bir dönem kendini sorgulamış kişilerle çalışıyoruz. Bu kişiler “Nereden başlamalı, nasıl işe girişmeli, atılacak doğru adımlar neler” gibi pek çok sorular sorduklarını söylüyorlar ofislerini kurma aşamasındayken. Peki, ya kurmakla iş bitiyor mu? Aslına bakarsanız, her şey bundan sonra başlıyor.

Bir gayrimenkul girişimcisi olduğunuzda ilk bilmek istediğiniz şey, nereden başlamanız gerektiği oluyor. Sektöre yeni girmiş bir girişimci bebek adımları atarsa, sağlam basmaya ve önüne çıkan tüm engelleri sorunsuz aşmaya başlıyor zamanla. İlk adımlarınızdan itibaren yanınızda ve size destek olması için de doğru bir marka ile sektöre giriş yapmış olmanız önem taşıyor elbette. Peki, doğru marka ne demek? Bu sorunun cevabı ele avuca sığmayan bir çocuk gibidir aslında. Nereye isterseniz oraya çekebilirsiniz, beklentilerinizle ilgilidir çünkü. Bununla beraber gerek zihinsel, gerekse duygusal anlamda sizi alıcı-satıcı karşında özgüvenli durmaya hazırlayan, kafanızdaki soru işaretlerine cevap veren en temel doğru, eğitimdir. ERA Türkiye Eğitim ve Gelişim Bölümü olarak, Franchise sahiplerimize pek çok farklı konuyu içinde barındıran bir eğitim takvimi hazırladık. Yıllık olarak hazırlanan eğitim takvimimizde, yeni ofis sahibi olmuş broker’larımız, yeni gayrimenkul danışmanlarımız veya deneyimli kadrolarımız (ofis asistanı/ofis yöneticisi) dahil olmak üzere her kademe için temel eğitimlere ve yetkinlik

MAGAZİNERA < 41


K İ Ş İ S E L

G E L İ Ş İ M

“Ofis Asistanı ve Ofis Yöneticisi” adıyla gerçekleşen eğitim programımızla yine gayrimenkul sektöründe yapılmayanı yapmış ve ölçemediğimizi yönetemeyeceğimizin bilincinde bir bakış açısıyla kurguladığımız eğitim içeriğimizle ofis içi kadrolarımızı eğitmeye başlamış durumdayız. eğitimlerine yer verdik. Burada amacımız bir gayrimenkul ofisi için en önemli unsurlardan birisi olan Recruiting (gayrimenkul danışmanının ofise katılması) sürecinde ofislerimize destek olmak, gayrimenkul danışmanlarımızın kariyer planlamalarını yaparken Genel Merkez olarak onlarla birlikte olduğumuzu göstermektir. Gayrimenkul sektörüne adım atan her gayrimenkul danışmanı ve broker’larımızın başlangıç eğitimi olan KariyERA ile sektörde bir ilki başlattık. Sektörün en kapsamlı başlangıç eğitim sürecine dahil olan gayrimenkul danışmanı ve broker’larımız, yoğun bir gayrimenkul satış eğitiminden geçtikten sonra hiç vakit 42 > MAGAZİNERA

kaybetmeden sahada çalışmaya başlıyorlar. Teknolojinin ve kültür bilincinin, o markayı temsil eden kişilerin zihinlerinde oturmasının müşteriye de yansıyacağının bilincinde olduğumuzdan, satış eğitiminden iki hafta sonra ERA Kültürü, Teknoloji, Sosyal Medya kullanımı eğitimi için gayrimenkul danışmanlarıyla bir kez daha bir araya geliyoruz. Yaşayarak öğrenmeye verdiğimiz önem ve yetişkin bireylerde de uygulamayla öğrenilenlerin pekiştirileceğini bildiğimizden KariyERA eğitimimizin son iki gününü tamamen uygulama ve bireysel koçluk şeklinde tasarladık. Bu planlamayla, tüm gayrimenkul danışmanlarımızı FSBO (Sahibinden Satılık) Mülk Sahipleri’nden telefonda randevu alabilen bireyler haline getirmeyi amaçlıyoruz. Elbette broker’larımıza yönelik modüller halinde kendilerini davet ettiğimiz Başarılı Broker Programı’mız mevcut. Bu program üç modülden oluşuyor ve markayı temsil edecek geleceğin broker’larını yetiştirmeyi hedefliyoruz. Birinci modül olan “Yeni Broker Eğitimi”nde, Franchise’ını yeni almış olan bir broker’ın girişimcilik, ERA kültürü ve ofis yönetimini algılaması gibi konuları kapsayan oryantasyon sürecinin yanı sıra, recruiting’e giriş, teknoloji gibi konular anlatılıyor. İkinci modül olan “ERA Coaching”de ofislerinde ortaklık yaptıkları gayrimenkul danışmanlarına 12 hafta boyunca nasıl koçluk-liderlik yapabileceklerini öğretiyoruz. Üçüncü modül yani “Recruiting Koçluğu ve Retention” ile ofisin büyümesine katkı sağlayacak yeni gayrimenkul danışmanlarını kazanma ve elde tutmaya yönelik yeni taktikleri anlatıyoruz . Bununla beraber de broker’larımıza

birebir “Recruiting Koçluğu Yapabilme” yeteneği kazandırıyoruz. Bahsetmiş olduğum eğitimler gayrimenkul danışmanları ve broker’ları için başlangıç niteliğinde olan temel atma eğitimleri. Bunların yanı sıra bir gayrimenkul ofisinin yapıtaşı niteliğinde olan ofis asistanı/ ofis müdürü kadrolarımız için de fark yaratan bir eğitim programı tasarlamamız gerekiyordu. “Ofis Asistanı ve Ofis Yöneticisi” adıyla gerçekleşen eğitim programımızla yine gayrimenkul sektöründe yapılmayanı yapmış ve ölçemediğimizi yönetemeyeceğimizin bilincinde bir bakış açısıyla kurguladığımız eğitim içeriğimizle ofis içi kadrolarımızı eğitmeye başlamış durumdayız. Ne mi yapıyoruz? Her eğitim öncesi katılımcı gruba telefonda müşteriye verdikleri hizmetin kalitesini ERA markası standartlarında verdiklerini ölçümleyebilmek amacıyla gizli müşteri araması gerçekleştiriyor ve bireysel karnelerini çıkarıyoruz. Bu karneler eğitim sonrası aylık olarak düzenli gizli müşteri aramalarıyla yenileniyor ve personelin bağlı bulunduğu ofisin broker’ına da raporlanıyor. Böylece performans sistemi çerçevesinde belirlenmiş bir kriter olarak çalışan performansı ve eğitimin ne kadarının davranışa dönüştüğü de takip edilebiliyor. Amaç fark yaratmaksa bunun sadece sınıf içi eğitimler vermekle mümkün olamayacağını, sektörel bazda bu işi yapan herkesle iletişim halinde olmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu bilinçten hareketle her ayın son Salı günü tüm sektör çalışanlarına yönelik düzenlediğimiz ücretsiz workshop etkinliklerimiz oluyor. Workshop’larımızda pek çok farklı konuya değinmeyi hedefliyoruz.

Kimi zaman bir gayrimenkul danışmanının sahada çok işine yarayabilecek satış odaklı bakış açısına sahip profesyonel bir eğitimci kişiyi, kimi zaman medyadan tanıdığımız ve bizleri hem güldürecek, hem düşündürecek bir programcıyı, kimi zaman da broker’lar ve / veya gayrimenkul ofisleri için büyük değer arz eden recruiting konusunu işliyoruz. Ve bazen de talepleri değerlendiriyoruz. Katılımın yoğun olacağı ve bize taleple gelen konuları değerlendiriyoruz. ERA Türkiye Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak, kişisel farkındalığın bireysel gelişimin önemli bir parçası olduğunu düşündüğümden kişisel gelişim eğitimlerimiz de yıllık takvimimizde konusunda uzman ve profesyonel eğitmenlerle yerini almış durumda. Liderlik ve Değişim, Başarılı Ağ ve Çevre Oluşturma, Topluluk Önünde Konuşma ve Sunum Teknikleri, Zaman Yönetimi ve Önceliklendirme, İçsel Motivasyon ve Farkındalık, Takım Olma-Ekip Motivasyonu bu eğitimlerden bazı başlıklar… Tüm bunların üstünde ve ötesinde dikkatinizi çekmek istediğim bir detay daha var! Mühim olan çok sayıda ve çeşitlilikte eğitim başlığını oluşturmanın ötesinde birlikte çalıştığımız girişimci kişileri yani ortaklarımızı ileriye taşıyacak eğitim ihtiyaçlarını doğru tespit edebilmekte, bununla beraber eğitim sonrası da alınmış olan bu eğitimlerin takibini yapabilmekte. Albert Einstein’ın da söylediği gibi “Eğitim, gerçeklerin öğretilmesi değil, düşünmek için aklın eğitilmesidir.” Bu bakış açısından hareketle gelecekteki eğitimlerimizde sizlerle de görüşmek üzere.


E Ğ İ T İ M

Kendİne odaklanmak BERAL FİŞEKÇİ İ letişim ve Y aşam D anışmanı E ğitmen

Farklı alanlarda çalışıyoruz, farklı kültürlerimiz, farklı yaşam tarzlarımız, farklı inançlarımız var. Ancak hepimiz çok temel ortak bir noktada buluşuyoruz. Hepimiz başarmak istiyoruz. Başarılı olmak, kendimizce kurduğumuz hayatın içinde daha mutlu, daha iyi hissetmek istiyoruz. Karşılaşabileceğimiz zorlukların üstesinden kolayca gelebilmeyi istiyoruz. Kısacası biz, hayat bize neşe ve kolaylıkla gelsin istiyoruz.

İstiyoruz, istiyoruz da her şey istediğimiz gibi mi gidiyor? Hedef belirleyebiliyor muyuz? Hedeflerimize kolaylıkla ulaşabiliyor muyuz? Aslına bakarsanız bugünün şartlarını ve bugünün insan yapısını düşününce rekabetin, teknolojinin bu denli arttığı ve duygusal iletişimin bu denli azaldığı bu dünya düzeni içinde her şeyin sistematik bir şekilde çalıştığını söylemek hayalcilik olur. Bu durumda akla gelen en yapıcı soruyu soralım. “Kendim ve çevrem için, en yüksek potansiyelimi açığa çıkarmak ve potansiyelimi değerlendirebilmek için içinde bulunduğum şartları nasıl 44 > MAGAZİNERA

olduğu haliyle görebilir ve neyi nasıl değiştirebilir ve nasıl yönetebilirim?

Altın harflerle yazıyorum ki, en iyi başlangıç noktası, KENDİNİZE ODAKLANMANIZ. Carnegie Teknoloji Enstitüsü’nde 10.000 kişiye ait veriler analiz edilerek, başarının %15’inin yapılan işle ilgili bilgi ve beceri geliştirme çalışmalarına, %85’inin de kişilik faktörlerine, insanlarla başarılı ilişkiler kurmaya bağlı olduğu görülmüş. Bu muazzam bir oran bana göre. Çünkü biliyorum ki, her insanın içinde keşfedilmeyi bekleyen büyük bir içsel teknoloji var. Bu teknolojiyi fark etmek ve kullanmayı öğrenmek hayatı kolaylaştıran, başarıyı arttıran olağanüstü bir anahtar. Başkalarına, şartların getirdiği olumsuzluklara, rekabet hızının yarattığı korkulara odaklanmak yerine kendinize odaklanarak; kendinizin de bir marka olduğunu hatırlayarak artılarınızı, eksilerinizi, fırsatlarınızı ve tehditlerinizi görebilirsiniz. Öncelikli bakış açılarınızı, karar verme mekanizmalarınızı, yorumlama, öğrenme yeteneklerinizi, iletişim gücünüzü, problem çözme, süreç ve sonuç odaklı yanlarınızı,

sezgilerinizi, öz disiplin yapınızı, yaratıcılığınızı, esnekliğinizi, katılıklarınızı fark edebilir ve yeniden yorumlayarak söz edilen %85’lik alanı verimli hale dönüştürebilirsiniz. Son yıllarda uluslararası markaların Türkiye’ye gelmesiyle gayrimenkul sektöründeki büyük değişimin sizler de farkındasınızdır. Rekabet burada da gittikçe kızışırken fark yaratmaya kendinizden başlamak size çıta atlatacaktır. Çünkü siz değişirseniz içinizde bulunduğunuz ortam, siz değişirseniz hayatınız pozitif anlamda değişecektir. Mc Donald’s kurucusu Ray Kroc’un bu konuyla ilgili çok sevdiğim sözünü paylaşayım sizinle. “Benim rakiplerle savaşma yöntemim pozitif bir yaklaşım içermektedir. Kendi güçlü yanlarınıza vurgu yapın, kaliteyi, hizmeti, temizliği ve değeri vurgulayın böylece rakipleriniz size yetişmek için kendini paralayacaktır.” Bütün bunları değerlendirdiğimizde kendinize odaklanmanın yaratacağı gücü fark edebiliyor musunuz? Sevgiler.


MAGAZİNERA < 45


S A T I Ş

Satıyorum, Sattım 46 > MAGAZİNERA


Evinizi satma kararı aldınız. Satış öncesi hangi hazırlıkları yapmalısınız? FAydalı ipuçlarıyla servet harcamadan büyük farklılıklar yaratabilir, evinizin değerini artırarak satışını kolaylaştırabilirsiniz. Evinize alıcı gözüyle bakın Eviniz için satılık ilanı vermeden önce ilk adımınız kendinizi potansiyel alıcıların yerine koymak… Tıpkı bir alıcı gibi evinizi dıştan içe gezin ve inceleyin. Siz olsanız hangi detaylara bakardınız? Dilerseniz yorumlarınıza güvendiğiniz bir yakınınızdan görüş alabilirsiniz. Bu kısa turla kendinize bir ‘yapılacak işler listesi’ çıkarın. Listeniz hazır. Şimdi sıra önceliklerinizi belirlemekte. Öncelikli işleri çıkarmak hem listenizi sadeleştirecek hem de

bütçenizi doğru planlamanıza yardımcı olacaktır. Evinizin dış görünümü, alıcıların ilk izlenimini etkileyeceği için işe dış özelliklerden başlayın. Bahçeniz varsa çiçekler ektirmek ya da bir apartman dairesiyse temiz görünmesine, balkonlarında fazla ve eski eşyaların bulunmamasına dikkat etmek yeterli. Evinizin giriş kapısında çöp kovası, eski eşyalar bulunmamalı. Şık bir paspas bile alıcının izlenimini olumlu etkiyecektir. Ev içerisinde duvarları temizletmek,

hatta evin duvarlarını açık bir renkle boyatmak iyi olacaktır. Evinizi mümkün olduğunca hoş ve sıcak göstermeye çalışın. Unutmayın, insanlar ev alırken önce duygularıyla karar verir. Son olarak kapı ve pencere kulplarını, mutfak dolaplarının rahat açılır kapanır olduğunu kontrol edin.

Satılık ev ilanı vermeye hazırsanız… Evinizi satış için hazır hale getirdikten sonra eviniz için detaylı bir ilan hazırlayın. ERA Türkiye’nin internet sitesinden evinizin bulunduğu

bölgedeki gayrimenkul danışmanlarına ulaşabilirsiniz. Böylece profesyonel bir ilgi ve satış stratejisi gerektiren bu alanda evinizin satışını hızla gerçekleştirebilirsiniz. Emlak arayanların en çok kullandığı mecra internet. Satılık ev ilanınızın fotoğraflarının alıcılarda oluşturmak istediğiniz izlenimi vermesine dikkat edin. Ev ilanınızda tüm bilgileri detaylı vermeye özen gösterin: Oda ve banyo sayısı, metrekare ölçüleri, evin bulunduğu bölge, bina yaşı, lokasyon ve ulaşım avantajları gibi…

MAGAZİNERA < 47


M İ M A R İ

48 > MAGAZİNERA


HAYALET ŞEHİR:

KAYAKÖY

Kayaköy, dar sokakları, kiliseleri, şapelleri, meydan kahveleri, taş evleri ve beş bin yıllık tarihiyle geçmişe dair büyülü bir masal anlatıyor.

MAGAZİNERA < 49


M İ M A R İ Fethiye’den Ölüdeniz’e giderken Hisarönü yönünde Karymlassos tabelasını takip edip orman eşliğinde beş kilometre ilerlediğinizde sizi dik bir yamacı boydan boya kuşatan taş evleriyle Kayaköy karşılıyor. Sessizliğine aldanmayın, burada görkemli bir tarih yatıyor. Bazı kaynaklara göre 11. yüzyılda, bazılarına göre ise 14. yüzyılda Rumlar, Likya uygarlığına ait Karmylassos antik kentinin kalıntıları üzerine kuruyorlar ve Levissi olarak adlandırıyorlar burayı. Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’sinde de bahsi geçen Kayaköy, yörenin ticaret merkezlerinden biri olarak 20. yüzyılın başlarına kadar zengin bir yaşam sürmüş. Gemiler, Ölüdeniz’deki kiliselere ulaşmak için Kayaköy’deki limana yanaşırlarmış. 1912 yılında 6500 kişilik nüfusa ulaşan Kayaköy, kilisesi, hastanesi, eczanesi, okulları, zanaat

50 > MAGAZİNERA


FOTOĞRAF: Uğur Altınarık

Kayaköy’de Sanat Var

atölyeleriyle sosyal olarak da oldukça renkli bir yerleşim konumundaymış. Osmanlı döneminde çevredeki beş Türk köyüyle bir arada, belediye statüsüyle yönetilen Kayaköy’ün ahengi 1922 yılında imzalanan mübadele anlaşmasıyla bozulmuş. Kayaköy’ün Rum ahalisi Yunanistan’a göç ederken Batı Trakya Türkleri bölgeye yerleştirilmiş. Ancak o zamana kadar tarımla uğraşan Türkler, alıştıkları düzeni tekrar kuramayınca başka yerlere göç etmişler. Böylece Kayaköy ıssız, sahipsiz kalmış. Kayaköy’ün benzersiz dokusunu oluşturan taş evler, şapeller, atölyeler terk edilmişliğe direnememiş ve yıllar içinde harabeye dönüşmüşler. Tüm badirelere rağmen Kayaköy güzelliğiyle göz kamaştırıyor, ihtişamıyla nefes kesiyor. 1988 yılından itibaren Mimarlar Odası’nın yürüttüğü kampanya, Kayaköy’e görkemli geçmişine yaraşır bir gelecek verme

yönünde atılan en önemli adım. Bu kampanya sayesinde Kayaköy, bugün üçüncü derece kentsel ve arkeolojik SİT alanı konumunda. UNESCO tarafından ‘Dünya Dostluk ve Barış Köyü’ ilan edilen Kayaköy ‘deki sivil mimari örneği 736 yapı ile manastır ve şapellerinde aralarında bulunduğu binalar ‘anıtsal yapı’ olarak tescil edildi. Kapsamlı ve nitelikli bir restorasyon projesiyle Kayaköy, sadece Türkiye’nin değil dünyanın zamana direnen hazinelerinden biri olabilir.

Kayaköy’ün girişinde gezginleri 17. yüzyıldan kalma Eski Çeşme karşılıyor. Aşağı mahalledeki Panaghia Pyrgiotissa Kilisesi ve yukarı mahalledeki Taksiyarhis Kilisesi, Kayaköy’ün en çok ziyaretçi çeken yapıları. Panaghia Pyrgiotissa Kilisesi’nde İsa ve havarilerinin fresklerinin büyük bölümü bugüne dek

korunmuş. Orijinal ahşap kapı kanatları, Fethiye Müzesi’nde sergileniyor. Taksiharyis Kilisesi’nde ise yüksek duvarlarla çevrili avlunun siyah-beyaz çakıl taşlı döşemeleri görmeye değer. Taze kekik kokuları eşliğinde dik ve taşlardan oluşan şapel yolunu tamamlayıp zirveye vardığınızda bir tarafınız köyün sakin manzarasıyla diğer tarafınız da uçsuz bucaksız deniz manzarasıyla çevriliyor. İnişten sonra yorgunluğunuzu meydan kahvelerinde ev yapımı soğuk bir ayranla ya da yöreden toplanan mis kokulu adaçayıyla atabilirsiniz. Kayaköy’den Ölüdeniz istikametinde çamlık bir yoldan altı kilometrelik yolculukla varılabilen Gemile Koyu manzarasıyla nadir bulunur güzellikte bir seyirlik. Koya giderken yol üzerindeki Afkula Manastırı, denizin kenarından duvar gibi yükselen dik bir

Kayaköy’e hayat veren en önemli oluşumlardan biri Kayaköy Sanat Kampı. Haftalık dönemler şeklinde düzenlenen sanat kampı, üretken bir tatil arayanlar için harika bir alternatif. Kahvaltıdan önce yapılan yoga ile güne huzurla başlayıp, kahvaltıdan sonra fotoğraf, ritim, seramik, resim, ebru, salsa ve drama gibi atölyelere katılabilir; doğa yürüyüşleri, bisiklet ve tekne turlar yapabilirsiniz. Taş oda ya da çadırda kalabileceğiniz kamp için önceden rezervasyon yapmanız yeterli. www.sanatkampi.com

yamaçta Ayios Elefterios adındaki bir keşiş tarafından kurulmuş. Denizden 400 metre yükseklikteki manastıra, açık havada tırmanırsanız Rodos Adası’nı bile görmeniz mümkün. Doğal bir liman olan Gemile Koyu, uzun uzun soluklanmak ve fotoğraf çekmek için doğa meraklılarını bekliyor. 2004’te ünlü İngiliz yazar Louis de Bernières’in ‘Birds without Wings/Kanatsız Kuşlar’ isimli romanında kurgusal Eskibahçe yerleşimi aslında Kayaköy’ü anlatıyor. 2014’te Russel Crowe’un yönettiği ve başrolünde oynadığı ‘The Water Diviner/Son Umut’ filminin bazı karelerine sahne olan Kayaköy, giderek daha çok insanı kendisine çekiyor. Her geçen yıl daha fazla gezgini ağırlıyor. Kayaköy’ü sevenlerin tek dileği bu masalsı hayalet şehrin kitle turizmine malzeme olmadan, asil geçmişine yakışır şekilde tekrar hayata karışması… MAGAZİNERA < 51


S A N A T

TANSA MERMERCİ EKŞİOĞLU

52 > MAGAZİNERA

FOTOĞRAF: Hande Gündoğan

HAYATA SANAT KATAN YOLCULUK:


Tansa Mermerci Ekşioğlu, yönetici ortağı olduğu SPOT Projects ile Türkiye güncel sanatındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. SPOT Projects, güncel sanatı yakından tanımak isteyenlere zengin bir program sunarken genç sanatçılar için üretim platformu oluşturuyor. ERA Türkiye yönetim kurulu üyeliğini de sürdüren Ekşioğlu, kişisel merakını profesyonel hayata nasıl taşıdığını anlattı.

Tansa Hanım, öncelikle vakit ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 1997’de Brown Üniversitesi’nden mezun oldum. Lisans eğitimimi Uluslararası İlişkiler ve Ekonomi bölümlerinde tamamladım. Mezun olduktan hemen sonra ‘faux bijoux’ ile ilgilenmeye başladım, ve TEDY A.Ş.’yi kurdum. 2005’te ilk oğlum doğana kadar oldukça aktif bir şekilde, iyi bir ekiple, mücevherat tasarladık, fuarlara katıldık ve satışlar yaptık. 2000 yılında Akfil Holding’te üstlendiğim Yönetim Kurulu Üyeliği ve Gayrimenkul Geliştirme görevlerimden dolayı mücevherat atölyesini Akfil’e taşıdım. Bir taraftan aktif olarak Akfil’in gayrimenkulleri üstünde çalışmalar gerçekleştiriyor, diğer taraftan mücevherat işini götürüyordum. Tüm bu süreçte evim için irili ufaklı sanat eserleri, objeleri alıyordum. 2006-2007’de güncel sanatla tanışana kadar oryantal, klasik ve modern Türk sanatı eser ve objelerine meraklıydım. 2007

senesinde sanata olan merakım güncel sanata yoğunlaştı. Bu yoğunlaşma, 2011 yılının Mayıs ayında, kendi kulvarında Türkiye’de bir ilk olan, güncel sanat seminerleri, etkinlikleri ve üretim platformu SPOT Projects’in kurucu ortağı ve ortak yöneticisi olmama vesile oldu. Üniversitede ekonomi okuduktan sonra, bu sektöre yönelmeniz nasıl oldu? Bize öykünüzü anlatır mısınız? Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler eğitimi almış olmam bana düşünebilme, çözümleyebilme kabiliyetimi ve sistematiğini öğretti. Edindiğim sistematik yapıya göre güncel sanata olan merakımı giderebilmek için güncel sanat tarihçesi okumam gerekti. Açıkçası, bu merakımın beni güncel sanat dünyası içinde çalışmaya yönlendireceğini planlamamıştım. Öğrendikçe etkilendim, etkilendikçe etkileşim içine girdim ve bu süreç keyif aldığım, kendimi geliştirdiğim, ifade edebildiğim bir yolculuk haline geldi. SPOT Projects’in kurucu

ortaklarından biri olmam ise kişisel yolculuğumun organik bir uzantısı niteliğindedir. Benim güncel sanatı öğrenmek istediğim senelerde, Türkiye’de, üniversite, müze, kurum ve inisiyatiflerde, kısa dönemli hızlandırılmış veya tematik eğitim imkanı sağlayan programlar yoktu. Saha gezileriyle desteklenen özel dersler alarak iki yıllık bir eğitim sürecinden geçtim. 2011 yılında SPOT Projects’i ortaklarım Sanat Yöneticisi Laura Carderera ve Küratör Zeynep Öz ile kurmamız, öncelikle güncel sanat seminerleri ve sonrasında üretimindeki boşlukları doldurmak adına önemli bir girişimin başlangıcıydı. Güncel sanat dendiği zaman akılda soru işareti canlanabiliyor. Peki, en yalın haliyle ifade edecek olursak, güncel sanat nedir? Haklısınız, güncel sanat içerik ve biçim açısından ilk bakışta anlaşılamaz bir olgu -duygu veya düşünce kargaşası yaratabilir. 1945’ ten başlayarak günümüze uzanan bir yelpaze.

Bir akım diğerine el vermiş veya reaksiyon göstermiş. İster istemez birbirlerinin üstüne inşa edilmişler. İlk bakışta kendini ele vermeyen ve birçok mecrada hayat bulan sanat işleri mutlaka anlatım ve okuma ister. En yalın haliyle anlamak istersek, bir güncel sanat işi ne gördüğünüz, nasıl gördüğünüz ve nasıl yorumladığınızdır. İlk ikisi kişisin kendisi ile alakalıdır. Üçüncü için ise bulunduğunuz zaman, mekan çerçevesinde incelenmesi ve profesyonel birinden anlatım alınmasını gerekecektir. SPOT Projects’in amacı ve hedefi nedir? Hangi kitleye hitap ediyor, bize bu konuda bilgi verir misiniz? SPOT, samimi, dinamik ve interaktif sanat seminerleri, üyelik platformu ve üretim desteği sunan bir diyalog ağı. Güncel sanat konusunda nokta atışı bilgi merkezi. Türkiye’nin hızla gelişen, büyüyen, güncel sanat ortamında güncel sanatla yeni tanışan, merak eden ya da koleksiyoner veya sanat destekçisi olmak MAGAZİNERA < 53


S A N A T

isteyen kişiler için bu konuda derinlemesine bilgi edinmek için fırsatlar oldukça kısıtlı. Ayrıca, yeni yetişen sanatçılar için bağımsız üretim ve sponsorluk fırsatları oldukça az olmakla birlikte, sanatçılar çoğunlukla büyük sergilere ve uluslararası fonlara bağlı kalıyor. SPOT bu eksiklikleri elinden geldiğince doldurmak için kuruldu. SPOT yarattığı yenilikçi bilgilendirme modeliyle yerel sanatı destekleyen bir platform oluşturmanın yanı sıra bağımsız sanatçı projelerini destekleyen bir fonlama modeli geliştirdi. SPOT Pojects, 7’den 70’e herkese hitap ediyor. Henüz kurulma aşamasında olan SPOT.TER Kids ile 7-13 yaş aralığında gençlere disiplinler arası atölyeler ve geziler programlamaktayız. SPOT.TER, SPOT’un üyelik platformu, üyelerine yılda 20, dönemde 10 özel etkinlik sunarak katılımcısına sanat çevresiyle etkileşime geçmesine, diyaloğa girmesine aracılık ediyor. Üyelik ayrıca birçok avantajı beraberinde getiriyor. Üyeler yurt içi ve yurt dışı fuarlara ayrıcalıklı giriş hakkı kazanıyor, SPOT seminerleri için belli indirimlerden yararlanabiliyorlar. SPOT Projects gündüz ve akşam seminerlerine başta kendini geliştirmek isteyenler, sanatseverler, sonra koleksiyonerler, koleksiyoner 54 > MAGAZİNERA

olmak isteyenler ve öğrenciler katılıyor. İş’te SPOT, kurum ve kuruluş çalışanlarına güncel sanat seminerleri ve saha gezileri düzenliyor. SPOT Üretim Fonu, genç sanatçılara üretim desteği veriyor. Hemen hemen her yaş ve meşgaleden gelen, öğrenmeye açık olan, sanata ilgi duyan kişilere hitap eden bir oluşum SPOT Projects. İlkbahar SPOT Projects dönemi 16 Şubat’ta başladı. Yeni döneminizde üyeleriniz, katılımcılarınız için neler yapıyorsunuz? SPOT Projects İlkbahar döneminde, her dönem açtığımız ‘Güncel Sanata Giriş’ kurlarının yanı sıra birbirinden keyifli içerikte seminer programları yürütmeye başladık. İlk defa geçtiğimiz sonbahar döneminde açtığımız ve oldukça popüler olan ‘Sinemanın Gizli Dili’, sinema okuması seminerlerimize, program yürütücümüz Ela Başak Atakan ile devam ediyoruz. Osman Erden ile geçmişten bugüne sanat tarihini kapsayan ‘Klasisizm ’den Günümüze’ kurunu bu dönem tekrar açtık. Ayrıca, sanatçı Yasemin Özcan ve Sanatçı/Eğitmen Sena Başöz ile ‘Sanat ve Şifa’ seminer dizisini ilk defa yürütüyoruz. Sanatın şifaya, şifanın sanata etkileri ve etkileşimlerini irdeleyeceğimiz bu 5 haftalık kur, SPOT için özel

olarak kurgulanıp ilk defa 24 Mart’ta sunulmaya başladı. Üyelik platformumuz Spot. ter’da bu İlkbahar döneminde sanatçı stüdyosu gezilerinden koleksiyoner evi ziyaretlerine, küratörüyle sergi gezilerinden önde gelen kişilerle/sanat kurum/kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirilen konuşmalara nitelikli, nicelikli etkinlikler kurguladık. İş’te SPOT ile kurum ve kuruluşlarda seminerler ve etkinlikler sunmaya devam ediyoruz. Bu sene hasat zamanı. SPOT üretim fonu desteği ile başlatılan Domates Biber Patlıcan festivalinin üçüncüsünü 21-26 Nisan 2016 tarihleri arasından gerçekleştiriyoruz. 29 Mart günü Domates Biber Patlıcan festivalimiz için bir tanıtım ve destek gecesi düzenliyoruz. 2126 Nisan 2016 tarihleri arasında ise izleyicileri görsel ve işitsel bir şölen bekliyor. Yeni üretim sanat işlerinin yanı sıra yayın, tiyatro, film ve performansları içeren festival birçok mekanda gösterilecek. Türkiye’nin sanat sahnesi için neler söylemek istersiniz? Türk Güncel Sanatı’nın bugünkü geldiği noktayı kavrayabilmek için yurt içi ve yurt dışında sanatçılarımızın davet edildikleri sergilere, işlerini satın alan müzelere, temsil

edildikleri galerilere bakmakta fayda var. Bu temsiliyet gün geçtikçe artıyor, fakat olağan bir durum haline gelmesi için daha zamana ihtiyacımız var. İstanbul Bienali’nin bugün geldiği noktada dünyanın sayılı bienallerinin arasında gösteriliyor olması, İstanbul Modern, Borusan Contemporary, Arter, Sakıp Sabancı Müzesi gibi müzelerin kurulması, Salt Beyoğlu, Salt Galata, Salt Ulus gibi kurumların oluşması, İstanbul’da gerçekleştirilen Contemporary İstanbul ve ArtInternational fuarlarının yurt içi ve yurt dışından aldığı ilginin katlanarak artması, yurt içi ve yurt dışı müzayedelerinde Türk Güncel Sanatı’nın değerlenmesi, galerilerin sayıca çoğalmış olması, nitelikli işler sergilemeleri, sanatçılarını yurt içi ve yurt dışındaki fuarlarda en iyi şekilde temsil etmeleri ve yurt dışından sergi, eğitim ve/ ya ‘rezidanslar’ için davet alan sanatçıların çoğalması gelişimin göstergeleri. SPOT Projects’in var olması da bu gelişimin bir sonucu. SPOT Projects’in yanı sıra, ERA Türkiye’nin de yönetim kurulunda yer alıyorsunuz. İş hayatınızdaki yoğun temponuzun ailenize yansıması nasıl? Oğullarımın ve eşimin temposu


da çok yoğun olduğundan hafta içi ve hafta sonları birbirimizle kaliteli vakit geçirmeye özen gösteriyoruz. Sahilde bisiklete binmekten ormanda yürüyüşe, müze/ galeri gezilerinden aile ziyaretlerine, birlikte ders çalışmaktan aktiviteler yapmaya çok renkli ve keyifli zaman geçirme imkanımız oluyor. Ev alırken nelere dikkat edersiniz? Evin üstünde kanuni veya vergisel mani olmamasına, kolayca ulaşılabilir olmasına, merkezi ama sessiz bir bölgede olmasına, bütçeme uygun olmasına, bütçem karşılığından maksimum metrekare olmasına, bu metrekarenin dağılımının aile ve yaşam şeklime uygun ve pratik olmasına, binanın deprem bölgesinde olmamasına ve depreme karşı dayanıklı olduğuna, tesisat sisteminin ve elektrik düzeninin eski olmamasına, komşularımın kim olduğuna ve gayrimenkul danışmanı ile çalışmaya dikkat ederim. Evinizde en çok değer verdiğiniz sanat eserleri hangisidir/Ev dekorasyonunuzda sanatın önemi nedir? Evimizde sanat eserleri

devamlı değişir. Her biri benim için ayrı ayrı değerlidir. Sanat bir dekorasyon objesi olmamalıdır. Yani halımızın desenine ya da koltuğumuzun rengine uyuyor diye sanat almamalıyız. Gerçekten beğendiğimiz bir sanat eserini duvarımıza asmalı ya da yerleştirmeliyiz. Evimiz bizim karakterimizin yansımasıdır. Evin sıcak ve samimi bir ortam olması sanatın katkısıyla mümkün olur. Gayrimenkul yatırım danışmanlığı şirketlerinin gayrimenkul yatırımlarındaki rolü ve önemini değerlendirebilir misiniz? Gayrimenkul yatırımı günümüzde büyük önem taşımakta. Bu bağlamda gayrimenkul danışmanlığı şirketlerinin üstüne büyük görevler düşüyor. Yatırım yapmak konusunda danışmanlık almak alıcı ve satıcının hak ve hukuklarını bilmeleri ve hata yapmamaları açısından büyük önem taşır. Gayrimenkul danışmanlığı şirketleri sayesinde emlak piyasası kurumsallaşıyor. Belli kanun düzenlemelerinin ve kriterlerin piyasaya oturması hem alıcıyı, hem de satıcıyı koruyacak önlemlerin alınması ve uygulanmasını şart koşuyor. Gayrimenkul danışmanı satıcı

yeni yetişen sanatçılar için bağımsız üretim ve sponsorluk fırsatları oldukça az olmakla birlikte, sanatçılar çoğunlukla büyük sergilere ve uluslararası fonlara bağlı kalıyor. SPOT bu eksiklikleri elinden geldiğince doldurmak için kuruldu.

ve alıcı arasında yapılan işlemin kanuni birer bir şahidi oluyor. Yatırımın durum tespitinin yapılması ileride çıkacak problemlere karşı alıcıyı korur. Bu keyifli söyleşinin sonuna gelmişken okurlarımıza neler söylemek istersiniz? Küçük yaşlardan itibaren çocukları kalıplara sokmadan, istedikleri şekilde yaratıcılıklarını ortaya koymalarına imkan sağlamak, okul içinde ve dışında sanat, tasarım, mimari konularında farkındalık yaratmak, gelenek, görenek ve genel kültür derslerini okul programına entegre etmek gerekiyor. Kısaca sanatı takdir edebilmek için yaş bazında aktiviteler, etkinlikler yaratmak gerekiyor. Ne kadar erken o kadar iyi tabii ki... Seminer programları, üyelik etkinlikleri ve Domates Biber Patlıcan için bizi web sitemizden www.spot-projects. com izleyebilir veya info@ spot-projects.com dan bize her zaman ulaşabilirsiniz.

MAGAZİNERA < 55


M İ M A R İ


TOPLUMU DÖNÜŞTÜREN

MİMARİNİN İZİNDE MAGAZİNERA < 57


M İ M A R İ

Kurucusu olduĞu GAD BÜNYESİNDE dünyanın dört bir yanında projelere imza atan mimar Gökhan Avcıoğlu, deneyimini ve bilgi birikimini gelecek nesillere aktarmak üzere Mimarlık ve Yerleşme Kültürünü Geliştirme Araştırma Değerleme Eğitim Vakfı (GADEV) adlı bir vakıf kurdu. Avcıoğlu’yla toplumsal mimariyi ve vakfını konuştuk. Mimarlığın tanımını, sizin perspektifinizden almak istesek neler söylerdiniz? Mimarlıkta hareket noktamız, ana malzememiz, düşündüğümüz esasen insandır. Bir insanın özel hayatı, mahrem hayatı, günlük aktivitelerini yürüttüğü alanların tanzimidir. Aynı zamanda toplum içerisindeki yeri ve o toplumu oluşturan ortaya çıkan mekanlar silsilesidir. Biz aslında bir arzuyu mekanlaştırıyoruz. Bu bir bina da olabilir, binaların birleşiminden sokak da olabilir, sokakların birleşiminden bir sokak ve sonrasında bir köy, bir kasaba ve sonrasında büyük bir şehre doğru gidiyor. Burada asıl önemli olan nasıl bir yaşam kültürü yarattığımızdır. Çünkü mimari hatıralar üretiyor. Kentsel dönüşüm mimarinin neresinde duruyor? Kentsel dönüşümde sanayi üretimi bir genellemeden bahsedemeyiz! Kentsel dönüşümde dikkat etmemiz gereken en önemli noktalardan biri de varlığı korumak, çevreyi korumak, eski eserleri 58 > MAGAZİNERA

korumak kadar hatıralarımızı koruyup koruyamadığımızı sorgulayabiliyor olmaktır. Gayrimenkul piyasasında sadece sanayi üretiminin dönüşümü gibi kavramdan bahsedemeyiz, çünkü gayrimenkul sektörünün yan etkileri çok hassas noktalardır. Bu hassas noktaların bazıları yararlı ancak kimileri de şehrin temel öğelerini çok olumsuz etkileyen faktörlerdir. 20. yüzyılda Türkiye, köklü tarihine rağmen güzel kentler yaratamadı ve mevcut kentleri iyi değerlendiremedi. Önümüzdeki 25 yılda ise, birkaç ileri görüşlü iş insanının ya da bir grubun başlatacağı yeni kentlerle karşılaşmayı umuyoruz. Kendi kendine yetebilen, coğrafyasına ve doğasına saygılı, güzel alanlar üzerine kurulmuş yeni yaşam alanları olacak bu projeler. Projelerinizi tasarlarken toplumsal mimari adına ne gibi önerileriniz oluyor? Bizimle proje yapanlarla uzlaştığımız temel faktörlerden biri, bütçeyi karşılayanların haricinde tüm çevrede ve şehirde

yaşayanları da düşünerek hareket ediyor oluşumuzdur. Eğer bunları düşünerek hareket edersek çok önemli ve değerli bir ortak payda çıkarmış oluyoruz. Daha iyi, daha akıllı, sabah yatağımızdan daha iyi uyandıracak, akşam ise şehrin bütün unsurlarını içimizde hissetmiş bir biçimde evimize dönebileceğimiz bir şehirden söz ediyoruz. Peki, bu formüller varken ve bilinirken neden uygulanamıyor? Çünkü bunu sadece mimarlar olarak değil, şehirde yaşayan tüm bireyler olarak düşünmemiz gerekir. Mimari, sadece mimarlara bırakılacak bir şey değil, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konu. Mimar sadece teknik olarak bazı yönlerini ve uygulanabilecek olan şeyleri bilebilir ve bu konuda yönlendirme yapabilir. Toplumun pratikle estetik arasında sıkışmışlığı var. Kısa zamanlı ve ihtiyaca yönelik yapılan içine girip sığınacağımız, bir süre sonra yıkıp yeniden yapacağımız

binalar üretiliyor. Bu kısa zamanlı yapılaşmaya ‘junk’ mimarlık denir. İsviçre’nin bir köyüne de gitsek, en gelişmiş kenti Zürih’e gitsek birbirine benzer bir mimari doku görürüz. Türkiye neden böyle bir bütünlüğe sahip olamadı? Mimari, toplumun kültürel davranışlarına göre de şekillenir. Biz güney ve doğu çizgisindeki bir Akdeniz kültürüyüz. O nedenle kuzeyin ve batının mimarisi bu topraklarda olmayacak, çünkü insan karakterleri de çok farklı. Kenti içine daha dönük, daha bireysel ve bu yönde eğitilmiş ve yönlendirilmiş bireyler yaşar. Bu topraklarda yaşayanlar ise daha paylaşımcıyızdır. Mekandan manzaraya kadar her şeyi paylaşmayı severiz. Bütün bu olumlu unsurlara rağmen henüz meydan, sokak gibi ortak alanları tekrar yaratma çoğaltma konusunda da büyük sıkıntılarımız var. Üstelik bu ortak alanlar tiyatro mekanları, spor alanları bile bu toplumlarda yaratılmıştı. Kısacası bu paylaşım değerlerinin insan ilişkilerinde


MAGAZİNERA < 59


M İ M A R İ

‘ArchItect EngIneer’ gibi terimler çıkmaya başladı. Geliştirici ve mimar kesinlikle beraber hareket etmesi gereken bir ikili. Müteahhit daha sonra onlar adına işi yüklenen kişi olarak fazla abartılmış ve görevlendirilmiş bir meslek günümüzde.

60 > MAGAZİNERA

olduğu gibi mimaride de olması gerekirdi. Bir de bunların üstüne işleklikte sokağa taşan masaların kaldırılması, meydanların insanlara kapatılması, kalabalık durulmasından rahatsız olunması gibi çok sayıda olay bu coğrafya insanını ikilemde bırakıyor. Önerdiğiniz bir yapı/şehir düzeni nedir? Yapılar yükseldikçe zemin katlar daha geçirgen bir hale gelmelidir ki işleyiş de daha kolaylaşsın. Zemin kendini ne kadar çok yayaya bırakırsa, toprağın altı ne kadar çok ulaşımı kolaylaştırma adına kullanılırsa yaya özellikli

alanlarımız da o kadar artar. Örneğin Nişantaşı yaya hareketli bir yer ve bu yüzden bir özelliği var ve sevebiliyoruz. Ancak bir Maslak gibi semtlerde bunun tam tersini görüyoruz. Bir diğer neden ise deneme yapılmaması olabilir, daha çok deneme yapmak lazım. Sırf bu yüzden daha büyük ölçekli projelere girmeye başladık. Bu konuda şehir planlamacılara da büyük görevler düştüğüne inanıyoruz. Yasakçı politika arsa üzerinde de devam ediyor. Ancak birleştikçe daha çok hak kazanabilecek bir metoda geçilebilir.


Yeni kurmuş olduğunuz vakıf hakkında bilgi alabilir miyiz? Vakfımızın amacı mimarlık ve yerleşme kültürünü artırıcı projeler ve oluşumlar geliştirmek. Tamamen kendi birikimlerimizle kurduk. Değişik konuları ele alıyoruz dönemsel olarak. Örneğin Dünya Kadın Mimarlar ve Girişimciler seçimi yaptık Londra’da. Önümüzdeki günlerde de 40 yaş altı genç yaratıcı mimarlar seçimi yapıyor olacağız. Türkiye’de de gayrimenkul ödülleri vermek, bunu da Bankalar Caddesi’ndeki birçok binanın yaratıcısı, ilk özel girişimci ve geliştiricisi olan

Mösyö Kamondo adına yapmak istiyoruz. Mösyö Kamondo aynı zamanda Paris’te benim halen ders verdiğim ve ilişkide olduğumuz ilk ve tek özel mimarlık okulunun kurucusu. Bu ödüllerin asıl önemi, 150 yıllık tarihten sonra sektörün müteahhitler tarafından farklılaştırılmasına değinmektir. ERA da bu anlamda önemli bir kuruluş. Ana amacı ise inşaat taahhüdünden gelmeyen geliştiricileri cesaretlendirmek. Daha estetik, daha çevreci, daha mimari değerleri ön plana çıkarmak. Bizim yapmak istediğimiz değer kazandırmak.

Evİn kurgusu bİr kültürdür ancak bunu yapabİlen mİmarİ ustalar mübadeleler sırasında İşİ bİr sonrakİ nesle öğretemeden gİttİ Oturma odaları, salonları, yemek pişirme odası, yemek odaları, ön hazırlık odası, ev çalışanlarının kaldığı yerler, yatak odaları, evin genel atmosferi, büyüklüğü ile evin kurgusu bir kültürdür. Bu lezzeti bugün niye bulamıyoruz derseniz size alışılagelmedik bir cevap vermek durumunda kalırım. Bunları yapabilen sanatkar mimari ustalar mübadeleler sırasında gittiler. Üstelik bir sonraki nesle işi öğretemeden. Keşke geri gelseler diyorum zaman zaman içimden. Bugünkü eğitim sistemi ise bunu yanlış yerlerde aramaya çalışmaktadır.

MAGAZİNERA < 61


M İ M A R İ Çünkü günümüzde gayrimenkul geliştiricisi ya da yaratıcısı dendiğinde ilk akla gelenlerin farklı olması gerekirdi. Bizler başka bir boyutta mimarlık benimsiyoruz. Bize göre geliştirici olmak da bir tür mimarlık, fikri ve ışığı görmek, tespit etmek değerli bir iş. Mimarlar geliştirici eğitimi almıyorlar, geliştiriciler de mimarlık eğitimi almıyorlar. Bunu melez yapabiliyor olmak gerekir diye düşünüyorum artık. Bu yüzden ‘Architect Engineer’ gibi terimler çıkmaya başladı. Geliştirici ve mimar kesinlikle beraber hareket etmesi gereken bir ikili. Müteahhit daha sonra onlar adına işi yüklenen kişi olarak fazla abartılmış ve görevlendirilmiş bir meslek günümüzde. ERA gibi bir kurumun da öne çıkıyor olması önemli bir tamamlayıcı unsur bizler için, bir denge. Aksi takdirde çok şey el yordamıyla oluyor, metodik ya da analitik olamıyor. Müteahhitlik cepteki parayla olmamalı çünkü bu bir milli servet ve onun toplumsal değerlendirilmesidir, yaratılmasıdır. Sadece yurt içi değil dışarıda da Paris içinde bakmaktayız. Londra’da bu konuda Öğrenci Apart Oda -Service Apartment- projelerimiz devam ediyor. Vakıf olarak Edirne ve İstanbul’da da yaptık ve beş şehir daha var aynı uygulama için. Tüm bunlar vakfa gelir amacıyla yaptığımız ve ilgilendiğimiz konular. Bu müthiş tarih içinde farklı fikirlerle eğitimle gelen kalkındırma projelerini hayata geçirmek istiyoruz. Çin gibi potansiyel bölgelerin bu topraklardan etkileneceğini düşünüyoruz. Bir örnek gerekirse, Gaziantep Nizip’teki Zeugma müthiş bir antik kent, mozaik işini öğretmek adına okullar kurularak değerlendirilebilir. Bölge halkı da kalkınır ve kimse ayrışmak, sürtüşmek zorunda da 62 > MAGAZİNERA

Mİmarlık doğa İle paralel İlerlerse huzur ve verİm yaratır!

kalmaz. Kahramanmaraş’ta da bir benzeri bulundu. Bu yerler değerlendirilmeli. Gökdelenler şehri New York’ta halka açık yeşil alan oranı %14’ken, Londra’da bu oran %38. İstanbul’da ise %1.5. Konu hakkında neler söylemek istersiniz? Cultura, tarım demektir. Agricultura, kültür demek onu yapmayı bilmek demek. Tarımdan da çok koptuk, o yüzden bazı şeylere yeniden başlamak lazım. Toprak verimli ama işlenmeli. Bu yüzden biz çatıları bahçe yapıyoruz artık. Çatıları kullanmamız lazım, ortak alan kullanımlı olmalılar. Kuru sadece yeşil değil, bir şeyle yetiştirmek için rekreasyon ve sosyalleşmek için.

Özellikle de Kadıköy’de evler yenileniyor, daha yüksek binalarla sokaklar kararıyor, bahçeler otopark oluyor ve ağaçlar kesiliyor. Konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Kadıköylüler şikayet ediyorlar ama bir araya gelip ortak karar çıkaramıyorlar. Hesap yapıyorlar ve yanlış yerlere takılıyorlar. Yer kavgasına ve metrekare savaşlarına boğuluyorlar. Önemli olan konu metrekare değil, metreküp. Kendi aralarında uzlaşamadıkları için elbette ağaçlar da arada gidiyor. Kısacası yeşilin kaybının en önemli nedeni metrekare savaşları diyebiliriz.

Superlokalite diye bir kavram üstünde çalışıyorum. Dünyanın çok değişik yerlerinde büyük ya da küçük ölçekli yerleşimlerinde önemine rastladığımız ve dördüncü boyut dediğimiz bir kavram var. Yer altı taşlarından, yer altı sularından, o bölgenin özelliklerinden, atmosferle olan ilişkisinden, hava rutubetinden, ışığı, güneşin neresinden doğup neresinden battığı, güneşin vuruş açısı, alttaki kaya çeşidi, taş çeşidi, o kayanın içindeki minerallerin yoğunluğu gibi pek çok faktör bulunmaktadır. Sabahları bizleri daha keyifli uyandıran, şehir yaşamını daha keyifli hale getirenler de bu unsurlardır. Huzur yerlerinin aksine cinayetlerin hiç eksik olmadığı bölgeler de var. Bazı şehirler mutlu. Mutlu olan şehirlerin mimarisi iyi ama mimarisi iyi olan şehirlerde de elbette mimariyi geliştirmek daha mümkün. Otuz bin yıllık İstanbul’da da dördüncü boyut mimarinin etkilerini sezinlemek mümkün. Ege, Akdeniz gibi suyun etkisiyle büyülü olan yerlerde de aynısı söz konusu.


P R O J E L E R

Çeşme’de ‘Cennet Bahçesİ’ New York Times’ın 2016’da dünyada gidilmesi gereken 52 lokasyon listesinde yer alan Çeşme’de hayat bulan Jardin Eden satışa çıktı. Çeşme’de Pana Yapı tarafından hayata geçirilen Jardin Eden görücüye çıktı. Proje Güney Fransa ile Ege mimarisinin birleşimiyle tasarlanan birbirinden farklı görünümde 118 villası ve sunduğu yaşam tarzıyla dikkat çekiyor. Pana Yapı’nın uzun zamandır beklenen konsept projesi, yalnızca Çeşme’nin değil, bölgenin de en özel projelerinden biri olarak tanımlanıyor. Satışa açılan ilk etabının yüzde 25’inin ön talep yoluyla sahibini bulduğu Jardin Eden’e yoğun ilgi de devam ediyor.

Az katlı, yatay yaşam konsepti Her biri birbirinden farklı 118 villa 64 > MAGAZİNERA

ve toplam 3 ayrı konakta 40 rezidanstan oluşan ve toplam 124 dönüm arsa üzerinde hayata geçirilen Jardin Eden, az katlı yatay yaşam tarzını yansıtan konseptiyle Ege’de eşsiz bir yaşamın kapılarını aralıyor. Her villanın ve her sokağın denize baktığı Jardin Eden, ferah meydanları, lavanta çiçekleri arasındaki keyifli yürüyüş yolları, ıhlamur kokuları arasındaki bisiklet parkurları, küp taşlı yolları, taş duvarları, kemerleri, seyir terasları, huzur vadeden kameriyeleri, zeytin atölyesi ve isteğe bağlı olarak işlenebilen bahçe alanlarıyla, hayalleri gerçeğe çeviriyor.

Tüm bu özellikleriyle Jardin Eden, tarihi, kültürü, mimarisi ve doğal güzellikleriyle, Bordeaux, Abu Dabi, Barcelona, Sydney gibi dünyaca ünlü destinasyonlarla yarışan, zengin mutfağı ve başta zeytin olmak üzere bölgede yetişen ürünlerden olağanüstü lezzetleriyle dünyada kendinden övgüyle söz ettiren Çeşme ile de bütünleşmiş durumda… Tüm bunların yanı sıra Jardin Eden’de yaşamı kolaylaştıracak, teknolojiyi doğallıkla bütünleştiren ayrıntılar da dikkat çekiyor. Jardin Eden’de zengin sosyal donatılar, hamam, fitness, sauna, özel havuzlar ve

çocuk havuzlarının yanı sıra; akıllı ev sistemi, yerden ısıtma sistemi. arıtma su sistemi, USB prizler, güvenlik hizmetleri dahilinde 24 saat özel güvenlik ve housekeeping hizmetleri de yer alıyor. Projeye 800 metre uzaklıkta özellikle tertemiz denizi ve yumuşak kumsalıyla ev sahiplerinin kullanımına açık bir plajı da bulunan ‘Çeşme Jardin Eden’, ayrıca termal özellikleriyle Türkiye’nin ve dünyanın en özel plajlarından biri olan Ilıca Plajı’na da ve Alaçatı merkeze 6 km mesafede bulunuyor. www.panayapi.com / 444 80 11


Temİz hava, yeşİl çevre ve konforun adresİ Dağ Mühendislik’in Emlak Konut GYO güvencesiyle inşa ettiği, temiz havası ve geniş yeşil alanlarıyla dikkat çeken projesi Tual Adalar, Kartal’da yükseliyor. Yüzde 30’u ön talepte satılan projede daire fiyatları ise 342 bin TL’den başlıyor. Kurulduğu 1992 yılından bu yana değerli lokasyonlarda yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Dağ Mühendislik’in, Emlak Konut güvencesiyle Kartal Yakacık’ta inşa ettiği ‘Tual Adalar’ projesinin lansmanı Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum ve Dağ Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Doğan Dağ’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda yaptığı konuşmada bugüne kadar yaklaşık 2 milyon metrekare inşaata ve 8 bin konutu başarıyla tamamladıklarını hatırlatan Dağ, Tual Adalar’ın İstanbul pazarındaki projelerinden biri olduğunu ve bu projeleri Türkiye’nin en büyük gayrimenkul

yatırım ortaklığı şirketi Emlak Konut ile birlikte hayata geçirdiklerini söyledi. Üç kule ve üç az katlı blok olmak üzere toplam 6 blokta 471 konuttan meydana gelen ‘Tual Adalar’ın yüzde 85’i yeşil alanlara ayrılmış durumda. Projede 1+1’ler 75 ila 76 metrekare, 2+1’ler 116 ila 133 metrekare, 3+1’ler 159 ila 177 metrekare, 4+1’ler ise 185 metrekare olarak tasarlandı. Alt katlardan itibaren deniz manzarasına hakim olan ‘Tual Adalar’da her daireye 4 ila 12 metrekarelik depo alanı ayrıldı. Otopark alanlarında elektrikli araçlar için şarj ünitelerine yer verildi.

Tual Adalar bünyesinde ister yüzde 3 peşinatla ister 30 ay vade farksız taksit seçenekleri bulunuyor. 2017 yılı sonunda teslim edilmesi planlanan Tual Adalar’dan daire almak isteyen yatırımcılar için fiyatlar ise 342 bin TL’den başlıyor. Projenin m2 fiyatları ise 4 bin 400 TL civarında.

“Kartal’a yapılan yatırım her zaman kazandırır” Gelişme potansiyeli çok yüksek olan Kartal bölgesinin yakın zamanda İstanbul’un hatta Marmara Bölgesi’nin en önemli merkezleri arasında yerini alacağını ifade eden

Doğan Dağ, bu bölgeye yapılan yatırımın her zaman kazandıracağının altını çizdi. İstanbul’da toplam 2.2 milyar liralık yatırıma imza atan Dağ Mühendislik’in Tual Adalar’ın yanı sıra iki projesi daha bulunuyor. Bunlardan biri bin konut, 260 ticari alan barındıran Bahçekent Flora. Bir diğer proje ise Başakşehir’de yine Emlak Konut GYO güvencesiyle konumlandırılan Tual Bahçekent projesi. Tual Bahçekent bünyesinde konut, hastane, özel kültür alanı, özel ilköğretim okulu, park, sosyal tesis ve dükkanlar yer alacak.

MAGAZİNERA < 65


M İ M A R İ

Türkİye Mİmarlık Yıllığı 2015 Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından geliştirilen Türkiye Mimarlık Yıllı 2015 için seçilen projeler belli oldu.

66 > MAGAZİNERA


Arkitera Mimarlık Merkezi’nin geliştirdiği Türkiye Mimarlık Yıllığı projesi, Türkiye’de yerli veya yabancı tasarımcılar tarafından son bir yılda üretilen mimari çevreyi, yapı bazında tartışmaya açmayı, sergilemeyi ve arşivlemeyi amaçlıyor. Bu sene 3 Mart’ta Burak Altınışık, Arzu Erdem, Kurtul Erkmen, Nevzat Oğuz Özer ve Haluk Zelef’ten oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilen 122 proje arasından 39 adedi yıllığa girmeye uygun bulundu. Mimarlık Yıllığı 2015’e seçilen projelerin büyük bir bölümünü ticari yapılar ve konut oluşturuyor. Geçen yıllarda ve güncel mimari üretimde de olduğu gibi yıllığa giren projelerin büyük bir çoğunluğu (22’si) İstanbul’da yer alıyor. Diğer illere göre dağılımda, yine benzer bir biçimde Ankara, İzmir 3’er ve Kocaeli 2 proje ile İstanbul’u izliyor. Bu yıl ilk defa, Tunceli’den bir proje yıllığa girmeye hak kazandı. Türkiye Mimarlık Yıllığı 2015’te Yer Almaya Hak Kazanan Projeler (Alfabetik Sırayla) 1. 40iz (CM Mimarlık) 2. ABMikroNaNo AR-GE Binası (Bütüner Mimarlık) 3. Akçakoca Bey Mescidi (KOOP + GOA) 4. Alantur Otel Havuz ve Rekreasyon Alanı (CM Mimarlık) 5. Alibeyköy Anadolu Lisesi (Uygur Mimarlık) 6. AND (HPP International, Turkey) 7. Argos Evi / Cevizli Ev (Argos Yapı) 8. Ataşehir Şerifali Konutları (BBMD Bingöl Barka Mimarlık ve Danışmanlık)

9. ATÖLYE İstanbul (Atölye Labs) 10. Barbaros Evi (Onurcan Çakır Mimarlık) 11. Bilgi Üniversitesi Kozyatağı Merkezi İç Mekan Projesi (Salon) 12. Borochemie - Esalco Ofisi (Jeyan Ülkü Mimarlık) 13. BZJ Tekstil Fabrika ve Ofis Binası (StudioKA) 14. Cumhuriyet Caddesi Kentsel Tasarım Projesi 1. Kısım 1. Etap Kiosk Yapısı ve Park (PDG Mimarlar) 15. D Cafe Personel Kafeteryası (MuuM) 16. DURAK ovacık (Plankton Project) 17. Erginoğlu Çalışlar Mimarlık Ofisi (Erginoğlu Çalışlar Mimarlık) 18. Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi (Ayşen Savaş ve Onur Yüncü) 19. Ford Otosan Sancaktepe ArGe Merkezi (TeCe Mimarlık) 20. Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü (Ayla Ayyıldız Potur + Kutlu Sevinç Kayıhan + Cahide Aydın İpekçi + Göksun Akyürek Altürk + Ümit Ceren Bayazitoğlu + Nurşah Serter + Buket Metin) 21. Greyder Ayakkabı Fabrikası (Çırakoğlu Mimarlık) 22. İLBANK A.Ş. İstanbul Bölge Müdürlüğü Yeni İdare Binası (Öncüoğlu+ACP) 23. İzmir Ekonomi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu (Gudjon Thor Erlendsson + Michael Edward Young + Özlem Akın) 24. Kartal Haftasonu Evi (Tamirci Architects) 25. Kılıçözü Deresi Rekreasyon Alanı Peyzaj Projesi (DDS Dalokay Tasarım Stüdyosu)

26. Konteyner Park (Mercan) (Atölye Labs) 27. Lexpera (1+1 Mimarlık Stüdyosu) 28. Maslak No.1 Ofis Yapısı (Emre Arolat Architects) 29. Mehmet ve Ayşe Sungar Evi (Erginoğlu Çalışlar Mimarlık) 30. Menar 65 (Yüksel Öztürk Mimarlık Bürosu) 31. Naz City Hotel Taksim (Metex Design Group) 32. Nestortaköy Konut Yerleşkesi (Kreatif Mimarlık) 33. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Lisansüstü Öğrencileri Konukevi Projesi (Uygur Mimarlık) 34. Protel Yönetim Binası (HS Mimarlık) 35. Samsun Avdan Geri Dönüşüm Müzesi (UrbAr Kentleşme ve Mimarlık) 36. SineBU Sinema Salonu (Halükar Mimarlık) 37. SIO Automotive Yeni Üretim Tesisi ve İdari Binası (BBMD Bingöl Barka Mimarlık ve Danışmanlık) 38. St. Regis İstanbul Hotel (Emre Arolat Architects) 39. V Factory İhracat Departmanı (Zemberek Tasarım) www.arkitera.com facebook.com/MIMARLIKYILLIGI twitter.com/mimarlikyilligi

MAGAZİNERA < 67


D E K O R A S Y O N

Ev Dekorasyonunda

SIK YAPILAN Hatalar

Ev dekorasyonu hem zevkli hem de zor bir iş. Zevkinize göre dekore ettiğiniz, şık bir yaşam alanı yaratmak isterken farkında olmadan hata yapabilirsiniz. Kaotik bir görüntüyü engellemek için yanlışları ve doğruları öğrenin. 68 > MAGAZİNERA


Evinizi dekore ederken dekorasyon dergilerine mi güveniyorsunuz? Dikkat edin, eviniz mobilya dükkanı gibi görünebilir! Çok fazla eşya odanızı kalabalık gösterirken yanlış perde seçimi evinizin havasını kötü gösterebilir. İşte, ev dekorasyonunda kaçınmanız gereken hatalar... Aydınlatma sistemini planlayın Yanlış aydınlatma sistemi odanızdaki havayı etkiler ve odanızın sönük görünmesine sebep olabilir. Nasıl ki evinizdeki mobilya düzeni için bir plan yapıyorsanız, odanızı daha aydınlık gösterebilecek aydınlatma sistemi için de plan yapın.

Çok aksesuar odanızı dağınık gösterir Odanızda çok sayıda dekorasyon eşyasının olması odanızı dağınık gösterir. Bu durum odanızda gerçekten öne çıkmasını istediğiniz parçanın kaybolup gitmesine neden olur. Diğer yandan bu durum eşyaların temizlenmesini de zorlaştırır. Bu sebeple aksesuar seçerken daha seçici olun ve odanıza en çok yakışacak objeleri almaya dikkat edin.

Evinizi sanat galerisi gibi yapmayın! Sanat galerilerinde duvarda tek renk kullanmanın belli bir amacı vardır; duvardaki sanat eserlerini ön plana çıkarmak. Ancak yaşam alanınızda tek renk evinizi soğuk gösterebilir. Bunun yerine duvarınızda birbirini tamamlayan sıcak renkler kullanabilirsiniz. Duvarlarınızda farklı renkler denemekten korkmayın!

Tabloları göz hizanıza asın Evinizin duvarlarına seçtiğiniz tablolar sizin zevkinize dair

ipuçları verir. Ancak tablo seçiminde ilk dikkat etmeniz gereken, seçtiğiniz tablonun odanızda uygun yükselikte olmasıdır. Tablonuzu göz hizanıza denk gelecek bir şekilde asmaya dikkat edin.

Eviniz dekorasyon dergilerinden fırlamış gibi olmasın! Dekorasyon dergilerinin sıkı bir takipçisi olabilirsiniz ancak bu dergilerde her gördüğünüz dekorasyon önerisi eviniz için uygun olmayabilir. Unutmayın, dergide gördüğünüz her detayı odanıza uygulamak evinizi mobilya dükkanı gibi gösterebilir! Mümkün olduğunca evinizin tarzına uygun parçaları seçin. Böylece eviniz daha doğal ve stilinize uygun olacaktır.

Odanıza uygun çerçeve alın Araştırmalara göre aileniz ve

sevdiklerinizin fotoğraflarının odanızda bulunması sizi daha sakin ve huzurlu yapıyor. Ancak bu fotoğraflarınızı uygun bir çerçeveye koymalısınız. Çerçevelerinizi odanızın tarz ve stiline uygun olarak seçin. Odanızın dekorundan farklı olan çerçeveler kötü bir görüntü oluşturur.

Eşya ve objeler arasındaki orantıyı dikkate alın Odanız iç açıcı değilse ya da çok kalabalık gözüküyorsa, odanızda bir orantısızlık olabilir. Odanızdaki çok uzun ya da kısa, çok büyük ya da küçük eşya ve objeler kötü bir görüntüye sebep olabilir. Evinizi dekore ederken eşyalar ve objeler arasındaki orantıyı dikkate alın.

Odanıza bir göz atın ve eşyalarınızı nerelere saklayabileceğinizi hesaplayın. Duvara yaptıracağınızı bir dolap ya da yatağınızın altındaki çekmeceli dolap sorununuzu çözebilir.

Yanlış perde seçimi evinizi kötü gösterir Perdelerin odanızdaki tüm havayı değiştirebileceğini biliyor musunuz? Pencerenizin boyutuna ve odanızın stiline göre perde seçin. Farklı perdeleri deneyin ve evinize en çok yakışanı bulun.

Dolaplarınızı depolama için kullanın Evin en büyük problemlerinden biri de depolama eksikliğidir. MAGAZİNERA < 69


Y A P I

/

D E K O R A S Y O N

İyi yaşamın anahtarı

ahşap

70 > MAGAZİNERA


İçinde yaşadığımız mekanların doğallığına ilişkin farkındalığın artması, ahşap yapı teknikleri üzerine yapılan yatırım ve inovasyonları hızlandırıyor. YAZI: Murat Serdar KISADERE TeknoWood Genel Müdürü

Bugün karşımıza çıkan ahşap yapı teknikleri alternatifleri, artık arama motorlarında karşımıza çıkan görüntülerin çok ötesinde. Ağacın bir yapı malzemesi olarak teknik ve görsel üstünlükleri pek çok tasarımcı tarafından kabul görüyor. Bu da ahşap yapı malzemelerindeki yenilikleri beraberinde getiriyor. Kuzey Amerika’da Wood Innovation and Design Centre tarafından

yapımı desteklenen 29.5 metre uzunluğundaki tasarım bu yönde gelişimlere güzel bir örnek. Ahşap tasarımlarla ilgili Türkçe yazılarda, yıllardan bu yana ahşap yapıların avantajlarına dair başlıklara rastlıyorum. Bu yazıların tamamının derinliğine bir bilinçle yazıldığı konusunda endişelerim oluyor. Başlıklarda ‘Doğal’ ve ‘Sağlık’ kelimeleri başı çekiyor. Genelde ahşabın avantajları arasında doğal ve sağlıklı olduğu yazılsa da nedenleri açıklanmıyor. “Ağaç doğaldır, doğal olduğuna göre sağlıklıdır” çıkarımıyla atılıyor başlıklar. Artık bu iki kelime ticari sloganların hepsinde var ve etkileyici olduğu düş��nülüyor… Ben yine de ahşap mekanların sağlığa faydasından kısaca söz edeceğim. Ağaçlarla ilgili, ilkokulda başlayan “Karbondioksit alır, oksijen verir’’ öğretilerini hepimiz hatırlarız. Belki ağacın kesilip işlendikten sonra, ev, eşya gibi malzeme olarak kullanımıyla bu özelliğin devam ettiğini hatırlatmakta fayda var. Diğer taraftan rakamlara ve detaylara fazla girmeden sadece

1 metreküp ahşabın 900 kg’a kadar karbondioksit absorbe edebildiğini ekleyerek ağaç fizyolojisi tarafını kapatacağım. Sağlık tarafında bizzat içinde olduğum ve hissettiğim, ayrıca okuduğum literatürle de doğrulanan birkaç konuya değineceğim. Araştırma sonuçlarına göre ahşap mekanlarda yaşamak İngilizcedeki popüler tanımla “Well-Being”i destekliyor. Yani iyi Hissettiriyor. Ahşap evlerde yaşayanların daha huzurlu ve mutlu insanlar olduğu belirtiliyor. Yapılan çalışmalar ahşap malzemelerin nem ve akustik açısından keyifli bir yaşam çevresi oluşturduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra, ahşap mekanlar azaltılmış stres düzeylerine olumlu yönde katkıda bulunuyor. Yine çalışmalar özellikle yapılarda en yoğun olarak kullanılan çam ağacında bulunan terebentinin bağışıklık sistemi üzerinde pozitif bir etkiye sahip olabileceğini göstermekiyor. Ahşap çevre koşullarına ve sıcaklığa bağlı olarak nem emebilir. Farklı ağaç türlerinden MAGAZİNERA < 71


Y A P I

/

D E K O R A S Y O N

özellikle ladin gibi yumuşak ahşaplar evlerin iç mekan iklimini geliştirir. Çam ağaçları emilim ve nem sürümünde en iyi yeteneklere sahip olması nedeniyle evdeki nem dengesini olumlu olarak etkiler. Çam, inşaat ve yaşam açısından başka ilginç özelliklere de sahip. Çam yağları ve birleşimleri havaya bakteri ve küf tarafından yayımlanan zehirli bileşiklerin yaratılmasını azaltır ve anti-bakteriyel özelliklere sahiptir. Aynı araştırma raporu ahşap okul binalarında eğitim gören çocukların, daha az stresli, az çatışmalı bir yaşam sürdüklerini ve konsantrasyonlarını daha 72 > MAGAZİNERA

kolay sağladıklarını gösteriyor. Araştırma Finlandiya’daki okullardan birinde, sınıflardan biri tamamen ahşapla inşa edilerek karşılaştırmalı olarak yapılmış. Ayrıca ahşap mekanlarda yaşamın kan basıncı ve nabız üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğu gözlemlenmiş. Yine bir yaşlı evinde yapılan bir çalışmada, ahşap ile yaşamın yaşlılarda toplumsal yaşam üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu belirlenmiş. Özetle araştırma, ahşabın stres azaltıcı etkisini raporluyor. Başlangıçta ahşabın uçucu organik bileşiklerinin -talaşlarının- imalat ve kereste işleme sırasında bir risk faktörü

olduğu düşünülmüş. Ancak daha sonra onların bile insanlar üzerinde olumlu etkilere yol açtığı izlenmiş.

Yapısal malzeme olarak ahşap Yapı malzemesi olarak ahşaba baktığımızda ters yönlü laminasyon üzerinde yapılan araştırma ve deneyimler sonrasında bugünün yapı tekniğinde kullanılan iki ana ürün çıkmış ortaya. Bunlardan ilki Glulam BSH -Yapısal Ahşap Kirişler-, diğeri ise CLT -Yapısal Ahşap Plakalar-. Glulam üretim teknolojisi ile ahşap üst üste ters yönlerde lamine edilerek yeni bir malzeme

hazırlanmış. Post-Beam (Dikey ve Yatay Taşıyıcılar) olarak adlandırılan elemanların boyut limiti olmadan, taşıyıcı özelliklerinin artarak oluşması, beton ve demir kompozit zorunluluğunu kaldırmış ortadan. Üstelik daha dayanıklı, betonarme kirişlerden daha avantajlı olarak uzunluğuna dahi esneyebilen, dolayısıyla deprem güçlerini yutarak yıkılmayı önleyen, daha hafif, daha da önemlisi sağlıklı, zehirsiz bir malzeme çıkmış ortaya. Devamında glulam kirişlerin kurtlanmaya, haşere ataklarına karşı korunması, yangına daha dayanıklı olması özellikler kazandırılması


zor olmamış. Glulam kirişler bugün kesit ve boy olarak taşınabilecek maksimum boyutlarda üretilebiliyor. CLT -Yapısal Ahşap Plakalarise laminasyonun yatay olarak büyütülmesiyle yine taşınabilecek azami boyutlarda üretilebiliyor. Uygulanacak güçlere bağlı olarak 3, 5 ve 7 kat laminasyonla 34 cm kalınlıkta, 24x3 m ölçülerde seri olarak üretilebiliyor. Yapısal malzemelerin fiziksel özelliklerinin ölçülmesinin ardından başta Kuzey Amerika, Almanya, Avusturya, İsviçre gibi ülkeler fırsatı kaçırmadılar. Malzemeyi tasarımcıların önüne koydular. Bugün binlerce

tasarımcı bir yarış halinde Glulam ve CLT ile harikalar yaratıyorlar.

Biz ne yapıyoruz? TeknoWood olarak bizim yolculuğumuz 2000 yılında özellikle yaşadığımız korkunç depremin ardından tüm bu gelişmeleri yakından takip ederek başladı. Kanada’dan başladık, İsviçre, Avusturya’daki üretim, tasarım ve inşaatları yerlerinde inceledik. Glulam işlemede dünya lideri olan İsviçre Krusi bantlarından birini 2011 yılında atölyemize taşıdık. Glulam ile prizmatik kütük ev üretimiyle başladık

işe. Avusturya’dan Binderholz ile tedarik anlaşmalarımızı yaptık. Şantiyede güçlü, kaliteli ve hızlı olmanın bilinci ile Hilti, Festool, Rhotoblaas şirketleri ile yaptığımız anlaşmalarla teknolojinin en iyisi ekipmanları dahil ettik yatırımımıza. Kadrolarımızı kurarak hem ustalık hem güvenlik tarafında eğittik. Ahşabın dış etkenlere karşı korunması ve görsel değer katılması yönünde yine Avusturya şirketi olan Adler Lacke ile yaptığımız anlaşmayla yapılarımızı renklendiriyoruz. Deprem bölgesinde çalışmamızın farkındalığıyla özellikle temel ankrajlama ve birleşme bağlantıları üzerine Mimar

Boran Ekinci ve ekibi ile çağdaş tasarımlar hazırladık, yeni tasarım ve uygulamaların deneyimlerini ve imalatlarını tamamladık. Bugün kütük ev ve CLT tasarım, yapı oluşturma, şantiye ve montaj tarafında eksiksiz, mükemmel bir takıma ve birikime sahibiz. Ancak, her gün yenilenmeyi ihmal etmiyoruz. Hazır tasarımlarımızın yanı sıra müşterilerimizin yaşam tarz ve anlayışlarına uygun butik projelerin hayata geçirilmesinde müşterilerimizin telepleri ile iyi bir iş ortağı olarak yaşam mekanları için toplam çözüm üzerinde çalışıyoruz. MAGAZİNERA < 73


D E K O R A S Y O N

Evİm Düzenlİ Evİm 74 > MAGAZİNERA


Evinizde hiç kullanmadığınız ancak atmaya da kıyamadığınız eşyalar dağ gibi mi oldu? Artık evinizdeki dağınıklığı kontrol edemiyor musunuz? O zaman hemen harekete geçin! İşte, evinizi düzenlemenin kolay yolları…

Yapacaklarınızı listeleyin Evinizi düzenlemek için işe yapacaklarınızı organize ederek başlayabilirsiniz. Yapacaklarınızı önem sırasına göre listeleyin. Eğer kendinizi çok iyi hissetmiyorsanız basit şeylerle işe başlayabilirsiniz.

Hedef belirleyin Bir günde kaç iş yapabilirsiniz? Yapabileceğiniz işleri günlük, haftalık ve aylık olarak belirleyin ve hedef kartları oluşturun. “Bugün mutfağı temizle”, “Kitaplık düzenlenecek” gibi kartlar hem hatırlatıcı olacak hem de motivasyon sağlayacaktır. Her hedef sonrası kendinizi ödüllendirmeyi unutmayın!

Ev işini oyuna dönüştürün! Evinizi organize etme işini “Atma ve tutma” oyununa dönüştürebilirsiniz. “Hangi eşyalarımı, neden atmalıyım?” sorusuna verdiğiniz cevapları listeleyin ve atılacakları “Atma” listenize ekleyin. İşinize yaramayan, hiç kullanmadığınız eşyalarınızı, lekeli ya da yırtık kıyafetlerinizi atarak işe başlayın. Kullanmadığınız eşyalarınızı atmak yerine derneklere ya da ihtiyacı olan kişilere de bağışlayabilirsiniz.

Atmayı göze alamadığınız eşyalarınızı ise “Tutma” listenize yazın ve neden saklamak istediğinizi açıklayarak, bundan sonrasında bu eşyayı nasıl daha işlevsel kullanabileceğinizi düşünün!

Depolamayı kullanın Evinizi düzenlerken dolap, çekmece ya da sepetlerden yararlanabilirsiniz. Dağınıklığa sebep olan eşyaları bu alanlara koyarak dağınıklığı engelleyebilirsiniz.

Fatura kutunuz olsun Faturalar, evraklar gibi birçok kağıt evi dağınık gösterir. Bir fatura klasörü oluşturarak evinizin daha derli toplu görünmesini sağlayabilirsiniz.

Mutfak ve banyoya daha fazla zaman ayırın Evinizi düzenlerken mutfak ve banyonuzu unutmayın! Bu mekanları düzenleyerek, alan verimliliğini artırabilirsiniz. Mutfakta ve banyoda her gün kullandığınız eşyaları dolabınızın en ön kısmını koyun. Sık kullanmadıklarınızı ise arka taraflar koymayı tercih edin. Özellikle ecza dolabınızda yer alan son kullanma tarihi geçen ilaçları, uygun bir şekilde ortadan kaldırın. MAGAZİNERA < 75


D E K O R A S Y O N

Ofİse dönüşen evler

76 > MAGAZİNERA


Home ofis çalışma tarzı gitgide daha yaygın hale geliyor. Evden çalışarak başarıya ulaşmanın en önemli şartı, çalışma ortamını organize etmek ve disiplinli olmak. Home ofisinizi doğru bir şekilde düzenleyerek hem yerden hem de zamandan tasarruf sağlayabilirsiniz. Sabah erken kalkmayı sevmeyenlerin, trafikte takılıp sıkılanların, uzun toplantılardan bunalanların ya da güneşi gördüğünde çimenlere yayılıp çalışmanın hayalini kuranların tercih ettiği home ofis çalışma konsepti artık hayatımızda daha çok yer buluyor. Peki, evin hem iş hem de yaşam alanı olarak konumlandığı bu yeni nesil sistemde çalışmak sanıldığı kadar kolay mı? İşte, 10 adımda home ofisi düzenlemenin yolları…

Kağıtlarınızı hizaya getirin! Eğer eğer evden çalışıyorsanız, odanızdaki kağıtlar çok kolay bir şekilde birikir ve kontrol altına almazsanız odanızın darmadağın olması kaçınılmaz olur. Bunun önüne geçebilmek için şu üç

şeyi mottonuz haline getirin; işe yaramayanı parçala-at, dosyaları klasörle ve hemen harekete geç!

Renk ve kodlarla arşivleyin Home ofiste iyi bir dosyalama sistemi fonksiyonel bir ofis alanının göstergesidir. Home ofisinizdeki kağıtları düzenlemek için beş renk kodlu kategori sistemi oluşturabilirsiniz. Kendi ihtiyaçlarınıza göre her klasörü etiketleyin. Renkli arşivleme sistemi odanıza hoş bir hava da katacaktır.

Postalarınızı düzenleyin İş ve ev posta kutunuzu ayırın. İşinizle ilgili faturalarınızı iş posta kutunuzda toplayın. Ailenizle ilgili postaların ise ev posta kutusunda yer alması

işinizi kolaylaştıracaktır. Bu posta kutusundaki faturaları ve evrakları yine iş ve ev olarak klasörleyin. İlk hafta klasörleme işlemi biraz fazla vaktinizi alırken birkaç hafta sonra bu işinizi birkaç dakika da yapabilecek duruma geleceksiniz.

Home ofisinizde yazıcıya yer açın Home ofisinizde yazıcınız için mutlaka bir yer ayarlayın. Böylece istediğiniz dosya ya da fatura çıktılarınıza kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Depolama ofisinizi kurtarır Kaplar, çekmeceler ya da sepetler ofisinizde dağınıklık yaratan tüm eşyaları saklamak

için güzel bir çözüm sunar. Ofisinizi dağınık gösteren bu eşyaların ortadan kalkması, çalışma alanını daha fonksiyonel kullanmanızı sağlayacaktır.

Dosyalarınızı etiketleyin Eğer dosyalarınızı etiketlerseniz, aradığınızda hızlı bir şekilde bulabilirsiniz. Bu etiketlemeyi de belli bir sistem çerçevesinde ve dosya aradığınızda kolayca ulaşabileceğiniz şekilde yapmaya dikkat edin.

Kalem nerede? Peki zarf, damga pulu?.. Ofisinizi kategorilere ayırarak organize edin. Bunu yapmak, ofisinizi daha işlevsel hale getirecektir. Mesela damga puluna ihtiyaç duyduğunuzda hangi çekmecede olduğunu bilmelisiniz.

MAGAZİNERA < 77


D E K O R A S Y O N

DOĞA ARTIK HAYATINIZIN İÇİNDE:

HAMİRA

El yapımı, otantik ve sürdürülebilir… Bunlar Hamira’yı tanımlayan anahtar sözcükler. Ramis Alım tarafından kurulan Hamira’nın yüzde yüz doğal ahşaptan, elde üretilen mobilyaları net tasarım dilleriyle dikkat çekiyor. Antalya’daki Evren Tasarım Atölyesi’nde üretilen Hamira mobilyalarında ve markanın mimari proje uygulamalarında çoğunlukla geri dönüşüm ahşap malzemeler ve bunların yanında sadece eski endüstriyel keresteler kullanılıyor. Hamira ürünleri tasarlanırken plakalar özenle seçiliyor, elle temizleniyor, raf üniteleri, masa, oturma elemanları gibi benzersiz, kendi karakteri olan mimari öğeler haline getiriliyor. Bu tasarımlar özel mülklerde, ofislerde veya restoranlarda, otellerde bulundukları alanları zenginleştiriyor.

78 > MAGAZİNERA

sağlığını tehdit eden tüm yarı mamullere karşı alternatifsiz bir alternatif olarak görerek geri dönüşümlü veya endüstriyel ağaçtan mamul keresteler kullanıyor. Amaçları küçük bir konseptte dahi çevre duyarlılığı, geri

Tamamen doğal Hamira tasarımlarında, üretimin tüm aşamalarında doğallıktan asla ödün verilmiyor. Boya, vernik gibi kimyasal içerikli maddeler kullanılmıyor. Günümüzde en sık kullanılan mobilya malzemeleri olan sunta, mdf ve bunların laminasyonlu türleri ile parkelam gibi ürünlerin insan sağlığına olan zararları biliniyor. Bu yarı mamullerin yapımında kullanılan maddelerin içerdiği formaldehit Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak tanımlanıyor. Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bu kimyasalları her nefeste soluyor oluşumuz endişe verici. Hamira, ise tamamen doğallıktan yana. Dünyada yenilenebilir tek yapı malzemesi olan ahşabı, insan

dönüşüm, yenilenebilir kaynak ve fonksiyonelliği ortaya koymak olan Hamira markasının standart ürünlerin internet sitelerinden ulaşmak mümkün. Bununla beraber Hamira, proje bazlı çizimler ve üretimler de yapıyor.


MAGAZİNERA < 79


S O K A K

S A N A T I

Sokakların Rengİ:

Graffİtİ Sokak sanatının en popüler hali graffiti, şehir hayatının olmazsa olmaZı. Mesaj kaygılı ya da değil, legal ya da illegal…

80 > MAGAZİNERA


Graffitinin geçmişinin antik çağa dek uzandığı düşünülüyor. Antik Mısır, Yunan medeniyetlerinden ve Roma İmparatorluğu’ndan kalma arkeolojik buluntularda graffiti benzeri duvar resimlerinin örnekleri görülüyor. Roma’daki ve Pompeii’deki yeraltı mezarlarında graffiti benzeri yazıları ve figüratif çizimleri görmek mümkün. Modern graffitinin ilk örneklerine ise Antik Yunan medeniyetinde, Efes’te rastlanıyor. Antik graffiti, aşk ilanı , politik söylemler, sosyal mesajlar içeriyormuş. Yani o zamanlarda dahi graffitinin bugünkü haline yakın olduğunu söylemek mümkün.

Modern çağlarda graffiti Modern graffitinin ortaya çıkışı konusunda ise üç farklı görüş var. Bunlardan birincisi, graffitinin New York’ta hip hop kültürüyle bağlantılı olarak geliştiğini öne sürüyor. Buna göre graffiti 1970’lerde New York metrosunda doğdu. New York’ta ortaya çıkan modern graffitinin başlangıcı postacılık yapan Taki 183 lakaplı YunanAmerikan Demitrius adlı bir gence dayandırılıyor. Uluslararası üne sahip ilk Afro-Amerikan sanatçı olan Jean-Michel Basquiat’ın ismi de New York’un graffitiyle olan tanışıklığında

sık sık geçiyor. İkinci görüş ise graffitinin New York’ta değil de Philadelphia’da doğduğunu savunuyor. Cornbread imzalı Darryl McCray’in graffitinin babası olduğuna ve 1967’den itibaren bu sanatın ilk örneklerini Philadelphia sokaklarında verdiğini düşünenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Üçüncü görüş ise İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Almanya’yı ikiye ayıran Berlin Duvarı’ndaki politik yazılar ve resimlerle modern graffitinin doğduğu yönünde. Her nerede doğmuş olursa olsun, graffiti tüm dünyaya yayıldı. İnsanların kendilerini sanat yoluyla ifade etmelerinin en önemi aracı oldu. Şehirlerin gri duvarlarına renk kattı. Her zaman müzikle bir aradaydı; kimi zaman hip hopla, kimi zaman punkla bir arada anıldı. Politik ve asi yönünü asla kaybetmedi ve bu yüzden hala pek çok şehirde illegal bir eylem. Gerilla sanatın kahramanı: Banksy Graffitiyi popüler kültürün bir parçası haline getiren en önemli isimlerden biri de ünlü İngiliz sanatçı Banksy. Stensil tekniğiyle çalışan Banksy, Londra sokaklarında başladığı graffiti macerasını farklı ülkelere de taşıdı. Estetik yanı ağıt basan MAGAZİNERA < 81


S O K A K

S A N A T I

protest tarzıyla tüm dünyanın ilgisini çeken Banksy’nin kimliği yıllar geçmesine rağmen hala gizli. Savaş karşıtı, insan ve hayvan hakları savunucusu, çevreci, tüketim düşmanı Banksy, ironik zekası, hayal gücü, çarpıcı kara mizah anlayışıyla ciddi bir hayran kitlesi edindi. Böylece çok daha fazla insanın graffitiye ilgi duymasını sağladı.

Kanvasa dönüşen şehirler Bazı şehirler var ki graffitiyle güzelleşiyor. Sokak sanatçılarının yuvası haline geliyor, çizimler ve yazılarla rengarenk bir yüz kazanıyor… Berlin graffiti denildiğinde ilk akla gelen şehirlerden. Şehri bir zamanlar ikiye ayıran Berlin Duvarı, sokak sanatçıları için her anlamda eşsiz bir tuval olmuş. Şimdi duvardan geriye kalan East Side Gallery’de tarihe kazınan o dönemin izlerini capcanlı görmek mümkün. 82 > MAGAZİNERA

Şehrin geri kalanının da sokak sanatıyla arası çok iyi. Kreuzberg ve Mitte, graffitinin en iyi örneklerinin görülebileceği iki semt. Sokak sanatlarının Latin Amerika’daki başkenti Buenos Aires, özellikle 2001’deki ekonomik krizden sonra daha da renklendi. Sokaklardan altgeçitlere, her yerde graffiti sanatından örnekler var. Arjantinli sanatçı Martin Ron’un yanı sıra uluslararası üne sahip sokak sanatçılarının da imzalarını Buenos Aires sokaklarında görmek mümkün. Brezilya’da yasal mevzuatıyla sokak sanatına özgür bir ortam sağlayan ülkelerden. Belki de bu sayede Sao Paulo, yerel ve uluslararası çok sayıda sanatçının kendilerini graffitiyle ifade ettiği bir merkeze dönüştü. Şehrin sokaklarını renkler kuşatıyor, en iyi graffiti örnekleri ise Vila Madalena’da görülüyor.

Londra sokakları sanatı sahnesi başta Banksy olmak üzere, çok sayıda başarılı sanatçıya yuva oldu. 2008’den bu yana özellikle Leake Street’teki graffitiler Londra’ya renk kattı. Brick Lane, Shoreditch ve Brixton, Londra’nın renkli sokak sanatları sahnesinin izinin sürülebileceği diğer yerler. Graffitinin doğum yerlerinden biri olarak kabul gören New York sokak sanatıyla 1960’ların sonunda tanıştı. Önce metro renklendi, ardından şehrin beton duvarları… Şimdi tarihe karışsa da, Queens semtindeki 5 Pointz isimli bina Amerika’nın ve dünyanın en ünlü sokak sanatçıları tarafından renklendirildi. 5 Pointz hatıralarda kalsa da Bushwick, Hunts Point, Chelsea ve elbette Harlem New York’un en iyi graffitilerinin görülebileceği yerler.

İstanbul’un sokak sanatıyla imtihanı Türkiye’de graffitinin evrimi, hip hop kültürünün gelişimiyle paralellik gösteriyor. Hareketlilik Turbo imzalı Tunç Dinçer gibi sanatçıların öncülüğünde 1990’larda başlasa da, graffiti esas olarak 2000’lerin başında bilinmeye ve yayılmaya başladı. Taksim’in arka sokakları graffitinin İstanbul’daki üssü olsa da Karaköy’ün popülerleşmesiyle birlikte sokak sanatının ekseni oraya kaydı. Bugün ise, İstanbul’da sokak sanatı denildiğinde akla gelen ilk semtlerden biri Yeldeğirmeni. Kadıköy Belediyesi’nin desteklemesiyle Yeldeğirmeni, bir mural festivaline de ev sahipliği yapan, binaların yerli ve uluslararası sanatçıların duvar resimleriyle süslendiği bir semte dönüştü.


hayrioglu.com.tr

Bizi biz yapan özellikler › Ücretsiz ekspertiz hizmeti, › Eşyalarınızın taşınmadan önce sigortalanması, › Kişiye özel, tek kullanımlık geri dönüşümlü kolileme sistemi, › Yağmurlu havalarda eşyalarınızı koruyan tente sistemi, › Mutfak setleriniz için gazete yerine beyaz ve hijyenik kağıt uygulaması, › Kıyafetlerinizin kırışmadan taşınması için portatif gardırop uygulaması, › Katlı giysileriniz için tek kullanımlık poşet uygulaması.

Hayrioğlu, ailenizin birey sayısı kadar fidan dikmektedir.


T E K N O L O J İ

AKILLI EVLER

HAYAL DEĞİL

84 > MAGAZİNERA


Yakın gelecekte çoğumuz bir zamanlar benzerini ancak bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz akıllı evlerde yaşayacağız. Fibaro, güvenliği, enerji tasarrufunu ve konforu en üst seviyeye ulaştıran akıllı evler için teknolojik çözümler üretiyor. Fibaro’nun çığır açan ürün ve servislerini Fibaro Türkiye Genel Müdürü Teoman Küpeli’yle konuştuk. Fibaro’yu bize biraz tanıtabilir misiniz? Fibaro, 2010 yılında kurulan Polonya merkezli bir firma. Türkiye’deki faaliyetimize ise 2012 yılında başladık. Bu zaman zarfı içerisinde ürün yelpazemiz gelişti. Şu an akıllı ev sektöründe en geniş ürün yelpazesine sahip firmayız ve ürünlerimiz dünyada 100’ü aşkın ülkede satılmakta. Fibaro, akıllı ev sistemlerini tüm dünyada kabul gören Z-Wave protokolüyle kablosuz bir şekilde kullanıcılarına sunuyor. Bizi sektörde lider yapan en önemli özelliklerimiz ise ürünlerimizin yüksek kalitesi, ödüllü tasarımları ve sistemin çok kolay kurulur ve kullanılır olması. Fibaro’nun sunduğu akıllı ev sistemlerinden bahseder misiniz? Biz kullanıcılara güvenlik, tasarruf ve konfor sağlayan kablosuz akıllı ev sistemleri sunuyoruz. Öncelikle vurgulamak gereken konu, kablo çekme söz konusu olmadığı için, sunduğumuz sistemlerin kurulumu kırma dökme gerektirmiyor; içinde yaşanan bir eve, ofise veya mağazaya çok hızlı ve kolay bir şekilde kurulabiliyor. Ayrıca, kullanılması çok kolay olan bu sistemler, sınırsız işlevsellikleri ile kullanıcılara çok büyük faydalar sağlamalarıyla beraber, maliyetleri de son derece ekonomik. Hayatı kolaylaştırmak, güvenli kılmak veya tasarruf

sağlamak için sistemimiz üzerinde oluşturulabilen senaryolar için tek sınır insanın hayal gücü. Örneğin yazın iş dönüşü serin bir eve girmek için “Dış sıcaklık 25o’nin üzerindeyse ve ben eve 3 km yaklaşmışsam klimayı aç” senaryosu ile sistemimiz internetten aldığı anlık sıcaklık bilgisiyle, sizin akıllı telefon veya tabletinizin sağladığı GPS konumunu takip ederek klimayı gerektiğinde çalıştırıyor. Yani bu basit bir uzaktan kumanda sistemi değil, gerçek anlamda yapay zeka kullanan, sizin düşündüğünüz gibi düşünen ve bilgiye ulaşarak yaptığı değerlendirme sonucunda karar verip, aksiyon alan bir sistem. Başka bir örnek, yazılacak bir güvenlik senaryosuyla gece vakti pencereden hırsız girmesi durumunda, bunu algılayan sensörden gelen bilgiyle anında o odanın ışığını açarak hırsızı caydırmak. Evin boş olmadığı izlenimini verecek ek sesli ve görsel efektler oluşturulabilir. Caymayıp hızla bir şey alıp gitmesi durumunda bile kameranın ışık açıkken çektiği net fotoğrafın anında size e-posta ile yollanması sayesinde hırsızın yakalanmasını sağlamak işten bile değil. Akıllı bir evde neler yapabiliriz Fibaro ürünleriyle? Bir evdeki bütün sistemler; ısıtma, soğutma, aydınlatma, perde, panjur, tente, garaj kapısı, elektrikli cihazlar,

görüntülü diyafon, TV, müzik sistemi, multimedya cihazlar, vb. aklınıza gelen her şey Fibaro sistemine dahil edilerek akıllı telefonunuzdan kontrol edilebilir hale geliyor. Ayrıca hareket sensörü, kapı/pencere sensörü, su basması, duman, sarsıntı gibi sensörler ile hırsızlık, su kaçağı, yangın, deprem gibi tehlikeleri tespit ederek önlem alabiliyor sistem. Deprem durumunda doğalgaz vanasının kapatılması gibi. Bizim evimiz de tabii ki akıllı, bu anlattıklarıma ek olarak, örneğin bu evde bahçe sulaması, aydınlatması hatta havuzun aydınlatması bile Fibaro sistemi ile kontrol ediliyor, bahçe kapıdaki zili çaldığında, nerede olursak olalım, telefonumuzdan kapıda kimin olduğunu görebiliyoruz. Akıllı ev konusunda en çok hangi özellikler tercih ediliyor? En çok güvenlik ve tasarruf ağırlıklı sistemler isteniyor, konfor da çoğu zaman bunlarla beraber geliyor. Hangi amaçla olursa olsun, bir eve akıllı ev sistemi kurulduğunda, sistemin zaten çok büyük olmayan maliyetinin önemli kısmı ana kontrolör olduğu için kullanıcı istediği ek özellikleri ek modüller ve sensörler ile istediği zaman sistemine ekleyebiliyor. Kablosuz akıllı ev sistemleri sağlığa zararlı mı? Dünyada şu an 400 firma kablosuz Z-Wave protokolünü

kullanıyor, çünkü diğer kablosuz sistemlerin aksine Z-Wave sağlık açısından tehlike arz etmiyor. Size bir cep telefonu ile örnek verebilirim. Bir cep telefonun elektromanyetik yayımına göre bir Z-Wave modülün yayımı 4000’de 1. Yani her an yanımızda taşıdığımız cep telefonlarımız çok daha zararlı. Fibaro olarak dünyada ve Türkiye’deki konumunuz hakkında bilgi verir misiniz? 2016 yılı nasıl geçiyor? Fibaro, yeni teknoloji kablosuz akıllı ev sistemi sağlayan firmalar arasında hem inovasyon, hem de ürün yelpazesi açısından dünya lideri. Akıllı evi oluşturan donanımları, yani kontrolörü, ona bağlanan cihazları ve sensörleri ve bilgisayar, cep telefonu, tablet uygulamaları gibi yazılımları kalite, estetik, işlevsellik, kullanım kolaylığı ve fiyatperformans oranı yönlerinden zirvede. 2016 bizim için gayet iyi geçiyor, Türkiye akıllı ev pazarı yıllardır beklenen ivmelenmenin belirtilerini gösteriyor ve akıllı ev sistemlerine olan ilgi -hem inşaat firmalarından, hem son kullanıcılardan- hızla artıyor. Türkiye’nin konut ve ofis yapımı konusunda sayılı büyük inşaat firmaları Fibaro’yu akıllı ev partneri olarak seçmiş durumda ve işbirliği yaptığımız firmaların sayısı hızla artıyor. Ayrıca şu an itibarıyla Türkiye genelinde yaklaşık 50 bayimiz var ve bayi ağımız da hızla genişliyor. MAGAZİNERA < 85


86 > MAGAZİNERA


ÇEVRE “Yok Olmadan” Sergisi - İstanbul Modern Yeryüzü Derneği PROJESİ: EKOKÖY TERRARYUM İLE DOĞA EVİNİZDE

MAGAZİNERA < 87


Ç E V R E

/

88 > MAGAZİNERA

S A N A T


YOK OLMADAN İstanbul Modern, ‘Yok Olmadan: Doğa ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Sergi’ ile doğa ve ekolojiyi konu alırken sürdürülebilirlik kavramına da değinen sanatçıları bir araya getiriyor. Dünyanın farklı köşelerinden yirmi sanatçı ve sanat grubunun, doğa algımıza dair farklı bakış açıları ve ekosistemle ilişkimize dair yeni farkındalıklar öneren çalışmalarına yer veren sergi 5 Haziran’a kadar sürüyor. Eczacıbaşı Topluluğu ve Şekerbank sponsorluğunda, TAV Havalimanları Holding’in katkılarıyla gerçekleşen ‘Yok Olmadan’ sergisinin küratörlüğünü İstanbul Modern’den Çelenk Bafra ve Paolo Colombo yapıyor. Sergide Roger Ackling, Bas Jan Ader, Alper Aydın, Bingyi, Jasmin Blasco ve Pico Studio, Charles Dellschau, Elmas Deniz, Mark Dion, Hamish Fulton, Rodney Graham, Lars Jan, Mario Merz, Maro Michalakakos, Joni

Mitchell, Yoko Ono, Camila Rocha, Canan Tolon, ikonoTV, Francesco Garnier Valletti ve Pae White tarafından hazırlanan resim, çizim, heykel, yerleştirme, fotoğraf ve hareketli görüntüler yer alıyor. Bafra ve Colombo’nun “Doğaya özlemin, yaşanabilir bir dünyanın ve sürdürülebilir bir ekolojik dengeye duyulan arzunun tezahürü” olarak nitelendirdiği sergi, insanın doğa ve ekosistemle kurduğu ilişkiyi sanat yoluyla pekiştirmeyi MAGAZİNERA < 89


Ç E V R E

/

S A N A T

ve sürdürülebilirlik kavramına sanat aracılığıyla bakarak çözüm odaklı yeni bakış açıları getirmeyi hedefliyor. 19. yüzyıldan günümüze farklı dönemlerden sanatçıların doğayı nasıl algıladıklarını ve sürdürülebilirlik kavramıyla ilişkilerini yansıtan çalışmalarda, insanın bitki ve hayvanlar başta olmak üzere tüm ekosistem ile etkileşimine dair yorumlara ve yenilikçi önerilere yer veriliyor. Sergideki yapıtlardan bazıları büyük ekolojik meseleleri çözmenin olanaksızlığına işaret ediyor, bazılarıysa ekosistemin korunmasına ve insan türünün onunla uyum içinde varlığını sürdürebilmesine yönelik öneriler içeriyor. Sergide doğayı kavramsallaştırarak ele alan sanatçılar, konu ve malzemelerini 90 > MAGAZİNERA

doğadan seçiyor, hatta doğanın bizzat kendisini sanatsal üretim tekniği olarak kullanıyor. ‘Yok Olmadan’ sergisi başlığını Kanadalı ozan-şarkıcı ve sanatçı Joni Mitchell’ın 1970’de yayınladığı ‘Big Yellow Taxi’ (Kocaman Sarı Taksi) adlı şarkının nakaratından alıyor. Parçanın nakaratında doğanın kıymetinin “Yok Olmadan” anlaşılmadığı vurgulanırken, sergide de doğanın insan hayatındaki vazgeçilmezliği ve çok geç olmadan yapılabileceklere dair işaretler var. Farklı versiyonlarla karşımıza çıkmaya devam eden bu popüler parça yayınlandığı dönemde, dünyayı etkileyen radikal değişiklikler karşısında hızla bilinçlenen bir kuşağın ekolojik duyarlılığını temsil

etmişti. Sergi küratörlerine göre dünya çapında ekolojik farkındalık ve sürdürülebilirlik konusuna getirdikleri incelikli yorumlarla meseleyi kültürel ve toplumsal bir kırılma noktasına taşıyan sanatçılar özel bir ilgiyi hak ediyor; bu nedenle ‘Yok Olmadan’ı Joni Mitchell’ın da dahil olduğu ve çevre konusunda toplumsal bilincin gelişmesine katkıda bulunan ‘68 kuşağına ve günümüzde çevresel sorunlara yeni bakış açıları kazandıran tüm sanatçılara adıyorlar.

büyüteçle yakıp işlemek üzere kullanmıştı.

SERGİDE YER ALAN ÇALIŞMALAR

• Serginin en genç sanatçısı Alper Aydın, Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki topladıklarıyla inşa ettiği ‘Taş Kütüphanesi’ ile İstanbul Modern’de yer alıyor.

• Britanyalı Roger Ackling, 1960’ların sonundaki ölümüne dek hiç karbon ayak izi bırakmamış bir sanatçı olarak iz bıraktı. Ackling, tek mecrası olan güneş ışığını tahta artıklarını

• Bas Jan Ader’ın 1971 tarihli yapıtı ‘Broken Fall (Organic)/ Hızı Kesilmiş Düşüş (Organik)’ videosu yerçekimi kuvvetini bir mecra olarak kullanıyor. Yapıt, doğanın güçleri karşısında insanın ne kadar kifayetsiz olduğunu, sanatçının gücü tükenene dek bir ağaç dalına asılı duruşuna ve sonunda çamurlu ırmağa düşüşüne dair bir çekimle gözler önüne seriyor.

• Çinli sanatçı ve araştırmacı Bingyi, sergideki heybetli


‘Yok Olmadan’ sergisi başlığını Kanadalı ozan-şarkıcı ve sanatçı Joni Mitchell’ın 1970’de yayınladığı ‘Big Yellow Taxi’ (Kocaman Sarı Taksi) adlı şarkının nakaratından alıyor. Parçanın nakaratında doğanın kıymetinin “Yok Olmadan” anlaşılmadığı vurgulanırken, sergide de doğanın insan hayatındaki vazgeçilmezliği ve çok geç olmadan yapılabileceklere dair işaretler var. parşömen resminin başlığında da ifade edildiği üzere kıyamet kavramına eğiliyor ve afetler üzerine çalışıyor. Yapıt, sanatçının 2008 tarihli Siçuan deprem ve selinden etkilenmiş alanlarda yaşadığı, incelikle süzülmüş deneyimlerin sanatsal alanda ifadesi.

• Jasmin Blasco’nun Los Angeleslı sanatçı ekibi Pico Studio ile birlikte hazırladığı ‘First Human Born in Space/Uzayda Doğmuş İlk İnsan’ sekiz kısa bölümden oluşan, uzayda doğan ilk insanın tahmini yaşamını ve Dünya’ya gelişinden önceki eğitimini, arzularını ve umutlarını anlatan bir yapıt.

tükenişine ve küresel ısınmaya, bilhassa da kutuplardaki buz tabakalarında yaşanan şiddetli erimeye gönderme yapıyor. • Doğayı ve zamanın akışını süreç ve deneyim üzerinden ele alan Hamish Fulton, sanatının “zaman öğesini, ömrün zamanını güneş, ay ve yıldızlara göre” idrak ettiğini söylüyor. Doğayı yürüyüşleriyle belgeleyen ve tecrübe eden sanatçı, mevcut koşullara dair yeni yorumlar önermek üzere, doğayla ilişkili nesne ve malzemeleri toplanmaya, muhafaza etmeye, kategorilere ayırmaya ve hatırda tutmaya odaklanıyor.

• Sergideki en eski tarihli yapıt, İtalya’nın Piedmont bölgesinde yetişen tüm meyveleri yerel bir fidanlık için kayıt altına almış, az bilinen Torinolu 19. yüzyıl zanaatkarı Francesco Garnier Valletti’ye ait. Garnier Valletti’nin modellerini çıkardığı meyvelerin çoğu günümüzde yetiştirilmiyor, mevcut olanlarsa artık yalnızca tohum bankalarında bulunabiliyor. • Rodney Graham imzalı, halüsinasyon etkisi yaratan büyük ağaç fotoğrafları kapsamlı bir belgeleme ve temsil revizyonu öne sürüyor. Meşe ağaçları

ve dalları bize doğanın görsel temsilinin sürekli yeniden üretildiğini ve çoğaltıldığını anımsatmak üzere hem mekânda hem de izleyicilerinin zihninde asılı duruyor. • Lars Jan imzalı ‘Holoscenes’ bir akvaryum içinde kimi günlük faaliyetleri gerçekleştiren çeşitli oyuncuları tepeden gösteren, üç kanallı bir video yerleştirmesi. Akvaryumdaki suların birden akın edip çekilmesi ve yeniden taşması kapalı tank alanlarındaki bir dizi olay koreografisinin de önünü açıyor. 2011’den beri süregiden bu canlı performans

• 20. yüzyıl başlarında, uzay kolonilerinden oluşan parlak bir gelecek tasavvur eden Charles A. A. Dellschau’nun umut dolu suluboyalarında gezegenler arası yolculuk arzusuyla, devre özgü keşiflerden beslenen bir hikaye anlatılıyor. • Elmas Deniz, Güney Kafkasya’nın olağanüstü doğasındaki insansız bir hava aracına ait buluntu görüntülere sanatsal müdahalede bulunuyor. • Mark Dion’un bir araya getirdiği 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarına ait yaklaşık yüz adet kutup ayısı baskısı, hayvan türlerinin MAGAZİNERA < 91


Ç E V R E

/

S A N A T

serisi, iklim değişikliği ile doğal afet meselelerini ve günlük yaşantılarımız üzerindeki etkilerini ele alıyor. • 1960 ve 1970’lerdeki Arte Povera hareketinin başlıca figürlerinden Mario Merz sergide doğa kavramını, Fibonacci dizisiyle sürekli büyüyen, kuvvetli ve bereketli bir güç olarak keşfe çıkan büyük bir spiral masayla yer alıyor. • Serginin de ana görseli olan, Maro Michalakakos imzalı, boynu bacağına dolanmış ‘İsimsiz’ flamingo, kendi kendimizi uğrattığımız yıkımın bir metaforu. Mara Michalakakos’un sergide yer alan suluboya resimleri, üslubuyla 19. yüzyıldaki bilimsel kuş tasvirlerini çağrıştırıyor. • Sergiye adını veren müzik 92 > MAGAZİNERA

parçası ‘Big Yellow Taxi’nin de sahibi sanatçı Joni Mitchell, ‘Yok Olmadan’da yakın tarihli bir çalışmasıyla, koreograf Jean Grand-Maître ve Alberta Bale Topluluğu’yla ortaklaşa hazırlanan The Fiddle and the Drum (2007) balesiyle yer alıyor. Mitchell’ın dairesel fotoğraflarıyla döşenmiş, boş bir sahnede geçen bale, her biri sanatçının bir şarkısına karşılık gelen bölümlere ayrılmış; bazıları ekolojik felaketlerin önemli bir nedeni olan savaşı, bazıları da insan ilişkilerini konu alıyor. Yapıt, ‘Big Yellow Taxi’ koreografisiyle sona eriyor. • Camila Rocha’nın projesi müzenin fuaye kısmını ortak deneyime açık yeni bir ortama dönüştürüyor. Memleketi Brezilya’nın zengin görselliğinden ve doğa felsefesinden esinlenen sanatçı canlı, yapay ve özel

üretim bitkiler, sesler, yansıma yüzeyler ve hatta bir salıncak içeren bambaşka bir “sefa” alemi yarattı. ‘Sefatoryum’ kişisel ifadeler, birlikte düşünme ve sohbete açık, konuksever bir platform da sunuyor. • Canan Tolon, 1980’lerden bu yana taze çimen ve paslanmış yüzeyler gibi çeşitli organik malzeme kullanarak “işlenmiş peyzajlar” yaratıyor. Sergide sanatçının on yıllardır “soluk alıp veren” ve değişim geçiren erken tarihli iki yapıtı yer alıyor. • Pae White sergi için, bir neon yapıt dizisi olan “<L3U~.>C≈K¥◊CH∆RMS‡” projesini mevsimsel duygudurum bozukluğunu telafi edecek bir tür ışık terapisi halinde yeniden uyarladı. Tünel benzeri bir ortam içinde bulunan, alana özgü bu

yerleştirme, galerinin iki ana kapısından birine uzanan bir kanal görevi görüyor. • Sergi kapsamında dijital yayın platformu ikonoTV ile özel işbirliği yapıldı. Böylece, ikonoTV’nin hazırladığı ‘Art Speaks Out/Sanat Sözünü Sakınmıyor’ başlıklı doğa ve ekoloji temalı uluslararası video seçkisi ön programın başladığı 23 Aralık’tan itibaren sergi salonunda gösterilmeye başladı. Türkiye’den Ahmet Albayrak, Kerem Ozan Bayraktar, Begüm Yamanlar ve Müge Yıldız’ın da arasında bulunduğu toplam 57 uluslararası sanatçıya yer veren programda, küresel ısınma, kentleşme, karbon salınımı, yeşil alanların tahrip edilmesi, çölleşme gibi çevre sorunları; video sanatı, sessiz belgeseller ve deneysel filmlerle ele alınıyor.


Ç E V R E

EKOKÖYDE YAŞAMAK

Bir köyde yaşamakla, bir şehirde yaşamak arasında ne kadar fark var? Her ikisinde de yaşamış olanlar için kolay bir soru bu. Ama gözlerini şehirde açan ve şehir heyhulasından usananlar için zor ve insanı merakta bırakan bir soru. Aytaç Tolga Timur İLLÜSTRASYON: ÇAĞDAŞ ÜLGÜR

94 > MAGAZİNERA


Yetmişli yıllarda başlayan ve “taşı toprağı altın” şarkılarıyla sloganlaşan, kentli olmayı öven, yücelten, hepimizin bildiği anlayış, 2013 senesinde her dört kişiden üçünün şehirde yaşadığı bir tablo oluşturdu. Nüfuslarını çeşitli gerekçelerle hala köylerde tutup, gerçekte şehirlerde yaşayanları da sayarsak, köylerin hızla boşaldığını tespit edebiliriz. Hedef belli; şehirlerde yaşayanların oranını yüzde 98 yapmak. Bu popüler film oynayadursun, artık yeni köylüler ortaya çıkmaya başlıyor. Bu köylülerin başına ister yeni ister neo ön ekini koyun. Kurdukları köylerin adının başına da eko ön ekini… Neoköylülerin ekoköyleri. Hem neoköylülük, hem de ekoköy

kavramları, cazip kavramlar. Çünkü daha en baştan şehir ve şehirliliği bilerek/isteyerek geride bıraktıklarını bize anlatıyorlar. Hem de şehir hayatının mecbur kıldığı bütün suniliği reddederek. Ekoköyler bildiğimiz köylere benzemiyor. İlkin kendiliğinden ya da rastgele oluşturulmuyorlar. Bir projenin, bir kurgunun ardından hayata geçiyorlar. İkincisi ince ince kararlaştırılmış birtakım kuralları var. Ekoköyde yaşamak isteyen bütün bireyler, bu ortak kararları gönüllü olarak kabul ediyorlar. Çünkü bu kuralları çok uzun konuşmaların ardından, diğer deneyimleri inceleyerek ve belirli deneme sürelerinin süzgecinden geçirip kabul ediyorlar. Muhtarların değil, bütün yaşayanların yönetimde söz hakkının olduğu yerleşimler bunlar.

Ekoköylerin yaşam pratiklerine dair oluşturduğu kurallar köyden köye çok çeşitlilik gösterse de, “ekoloji” kavramından kısaltarak aldıkları “eko” ön eki, bu köylerin ortak noktası. Bu da demek oluyor ki “ana akım” hiçbir öğe buralara giremez. Organik tarım, ekoköylerde tarımsal faaliyetlerin gözbebeği. Permakültür ilkeleri bu köylerde yeşeriyor, semiriyor ve özenle uygulanıyor. Takas ve paylaşım ekonomisi başat alışveriş ilkeleri. Mimari, yerel/ doğal dokuyla uyumlu ve insani ölçekte. Yaşam boyu öğrenme ilkesi her alanda temel eğitim paradigması. Kapıları bütün dünyadan gelen kısa ya da uzun süreli misafirlere açık. Gezegenin her köşesindeki benzer ekoköylerle ağ kurmuş. Sürekli onlarla iletişim ve etkileşim halinde. Bir yakın komşu gibi

gidiliyor, geliniyor ve en önemlisi üretilen her alandan bilgi, izin alınmaksızın kullanılıyor. Öyle bir ağ ki, bir ekököyde yaşama geçirilen herhangi bir deneyim, alkışlarla karşılanıyor. Herkesin başarı hanesine yazılıyor. Ne patent enstitülerinin ne de hakim ve avukatların yorulmasına ihtiyaç duyulmuyor. Sanat ve yaratıcılık, ekoköy sakinlerinin izledikleri değil, katıldıkları ve ürettikleri birer etkinlik. Kişisel farklılıklar özendiriliyor ve yaratıcı birer etkinliğe dönüştürülüyor. Ekoköylerde şenlikli toplumlar kuruluyor. Kapılarına “geleceğe hoşgeldiniz” gibi cesur yazılar işleniyor. Okuduklarınız çok mu gerçeküstü ya da ütopik? Neden gerçeği öğrenmek için bir ekoköyü ziyaret etmiyorsunuz.? MAGAZİNERA < 95


Ç E V R E

DOĞA EVİNİZDE

96 > ERAMAG


Teraryumlar son günlerde sık sık karşımıza çıkar oldu. Ben bu küçük sevimli ormanlara ‘bitki kutusu’ demeyi tercih ediyorum. Teraryum nedir, nasıl yapılır merak ediyorsanız okumaya devam edin. Ece Turgut Peyzaj Mimarı Teraryum (Terrarium) Latince bir kelime. Terra (toprak) ve Aquarium kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Teraryumlar aslında dünyadaki bazı ekosistemleri taklit etmek amacıyla doğmuş.Normal şartlarda evde bakılması mümkün olmayan tropik bitkilerin yaşatılmasına imkân tanır. Yani bir bakıma teraryum sayesinde doğadaki bitki ortamı evlere taşınabilir. Birkaç özel malzemeyle kendi teraryumunuzu kolaylıkla yapabilirsiniz.

Teraryum nasıl yapılır? Öncelikle teraryum yapacağımız kabımızı belirliyoruz. Bu cam mağazalarında satılan özel üretilmiş fanuslardan olabilir ya da eskiden elinizde kalmış akvaryumunuzu

değerlendirebilirsiniz. Hatta cam kapaklı şekerlikler, büyük boy kavanozlar da bu iş için uygun. Yalnız seçeceğiniz kavanozun yeterince derin, geniş bir kap olması önemli. Kabımız güzelce yıkanmış ve kurulanmış olmalı. Şimdi bir ekosistem oluşturmak için sırayla katmanlarımızı yerleştireceğiz. İlk olarak kavanozun en altına bir miktar çakıl taşı yerleştiriyoruz. Camımızın çatlamaması için dikkatli olmalıyız. Mümkün olduğunca taşları dökmeden, yavaş yavaş yerleştiriyoruz. Çakıl taşlarının en altta olmasının birçok nedeni var. Sadece görsellik açısından değil, çakıl taşları aynı zamanda tabanda biriken suyun neme çevrilmesine de yardımcı olacak. Toprak için bir temel oluşturacak ve kök çürümesini engelleyecek.Yani drenaj işlevi görecek. Filtre kısmına geldik. Bunu birkaç şekilde sağlayabilirsiniz.

‘Sphagnum’ yani turba kullanabilirsiniz. Turba, besleyici özelliği olmayan bir çeşit yosundur ve yüzde 100 doğal bir malzemedir. Bunu su tutma özelliğinden dolayı kullanacağız. Suyu yavaşça ve düzenli bir şekilde bitkiye verecek. Turbayı bahçe malzemeleri satan bir yerden temin edebilirsiniz. Yoksa çok önemli değil. Onun yerine doğal elyaf kullanabilirsiniz. Bir sonraki katmanımız aktif karbon. Aslında bildiğimiz kömür kırıntısı. Akvaryumculardan satın alabileceğiniz gibi kendiniz de kömür parçalarını toz haline getirmeden ama iyice un ufak ederek kullanmayı deneyebilirsiniz. Aktif karbon teraryumunuzun havasını temizleyecek, toprağın daha taze kalmasına yardımcı olacak. Bakteri ve küf oluşumunu engelleyerek uzun ömürlü olmasını sağlayacak.

MAGAZİNERA < 97


Ç E V R E

PÜF NOKTALARI Son katmanımız, torf. Bitkilerinizin beslenebilmeleri için yeteri miktarda bitki toprağı ekleyin. Mümkünse koyacağınız bitkinin saksısına bakarak onun yüksekliğiyle benzer bir yükseklik için çalışın. Ne kadar koyacağınız size ve kavanozunun büyüklüğüne bağlı bir durum, ayrıca nasıl bir tasarım yapmak istediğinizle de alakalı olarak yeterli miktarda koyabilirsiniz. Şimdi bitkilerimizi dikelim. Minik çukurcuklar açarak yerleştirelim. Dikme işlemini yaparken bitki köklerine olabildiğince nazik davranmaya çalışın ki zedelenmesinler. Bunu yaparken uzun cımbız kullanabilirsiniz. Eğer cımbız bulamadıysanız çatal, bıçak, kaşık veya basit bir çubuk da kullanabilirsiniz. Bitki seçeneğiniz oldukça fazla. Dikkat edilmesi gereken unsur, seçtiğiniz bitkilerin nemli ortamı sevmesi ve fazla büyümeyen türden olması. Nemli alanlarda görülen yosunlar, eğrelti otları ve küçük otlar kullanarak hem doğru tür seçmiş hem de doğa efektini vermiş olursunuz. Örneğin bazı bitkileri toprağın üzerine dahi bırakmanız yeterlidir. Nemli ortamda hemen minik kökler salarlar. Kapalı teraryumlarda kaktüs 98 > MAGAZİNERA

ve sukulent beslemek doğru değil. Bu bitkiler için bu kadar fazla nem oldukça zararlı. Kapalı ortamda çabuk ölürler. Bunları büyük havalandırmalı teraryumlarda yaşatmayı deneyebilirsiniz. Ya da ağzı açık geniş fanuslar kullanın. Dekoratif amaçlı farklı renklerde ve büyüklüklerde renkli taşlar kullanabilirsiniz. Çam ağacı kabuğu, cüruf, doğadan bulduğunuz dal parçaları iyi birer dekor olabilir. Minik figürler ve heykellerle süslemek de teraryumunuzu daha da sevimli bir hale getirir. Son olarak teraryumunuza can suyunu veriyoruz. Bunun için fısfıslı bir şişe ile suyu eşit miktarda her noktaya dağıtabilirsiniz, tıpkı yağmur gibi.

TERRARIUM BAKIMI Teraryumda en önemli nokta bitkinizi iyi tanımak. Nemi seven ancak çok su aldığı zaman çürüyebilecek bitkileriniz için sulama çok önemli. Cam kap içinde bulunmaları nedeniyle zaten oldukça nemli bir ortama sahipler. Bu yüzden çok fazla sulamaya ihtiyaç duymazlar. Hatta fazla sulama yarardan çok, bitki köklerinin çürümesine

neden olur. Sulama zamanının doğru olup olmadığını anlamak için çakıl taşlarınızı gözlemleyebilirsiniz. Bir diğer önemli unsur ise teraryumunuzun doğrudan güneş almaması. Teraryuma aydınlık ve ısıtıcılardan uzak bir ortam sağlanmalı. Cam ışığı yansıtacağı için direkt güneş ışığına maruz kalan bitkiler yanabilir. Çok gölgede kalmak da teraryumlara iyi gelmez. Teraryumnuzun camı yosun tuttuysa, muhtemelen direkt güneş ışığına maruz kalmıştır. Daha gölge bir yere alabilirsiniz. Ayrıca teraryumların içindeki nemi koruyabilmesi için fazla sıcak ortamlardan da uzak tutmalısınız. Kaloriferlerin yakınlarında, pencere önlerinde yanıp kavrulabilirler. Teraryum bakımıyla ilgili diğer yapmanız gereken şeyler çürüyen, kuruyan yaprakları temizlemek ve camın tozunu almak. Temizlerken su dışında herhangi bir sıvı kullanmayın. Bitkiler, çok fazla büyüdüğünde veya yaprakları çürüdüğünde budama yapın. İşte, teraryumumuz bitti. Artık sizin de masanızın üzerinde minik bir bitki kutunuz var. Güle güle kullanın.

• Tasarımımızı küçük bir delikten ve çoğu zaman tek elle yapmak zorunda kaldığımız için plan yapmak çok önemli. Katman kalınlıkları iyi ayarlanmalı, bitki kökleri açıkta kalmayacak şekilde dikim yapılmalı. • Çalışmamızı arkadan öne doğru tamamlamalıyız. Arka tarafta daha yüksek fon veya tepe efekti verecek bir çalışma yapılabilir. En son ön kısıma dikim yapılmalıdır. • Malzemeleri mümkün olduğunca tek tek yerleştirmeliyiz. Malzemeleri dökmek için küçük kürekler ya da külah haline getirdiğimiz kağıtlar kullanabiliriz. Minik tırmık, çubuk, ucu düz ve geniş aletler ile toprak düzeltilip sıkıştırma yapılabilir. • Sulamaya dikkat edilmeli. Küçük fısfıs kullanılabilir. Sulama sonrası çubuğa dolanmış pamuk ya da bez parçalarıyla cam temizlenebilir. • Çalışmayı yaparken ara ara fanusu çevirip bakmalıyız. Her yerden eşit dağılış katmanlar daha hoş gözükmesini sağlar.


K U R U M S A L H A B E R L E R

ERA TÜRKİYE, 2016’YI ATAK YILI İLAN ETTİ ERA Türkiye, atak yılı ilan ettiği 2016’da insan kaynakları, tanıtım ve portföy yatırımlarının yanı sıra yeni işbirlikleriyle de büyüyor. En son beş profesyonelin transferini yapan ERA, büyüme ivmesini yıl sonunda ikiye katlamayı hedefliyor. Yeniliklere açık oluşu ve öncü duruşuyla dikkat çeken ERA Türkiye son olarak Türkiye’nin yenilikçi bir özel bankasının gayrimenkul portföyüne yönelik önemli bir işbirliğine imza attı. ERA Türkiye, bankanın bünyesinde yer alan ihtiyaç fazlası konut ve gayrimenkullerin satış haklarını aldı. ERA Türkiye bu şekilde hem kendi portföyünü genişletti, hem de yatırımcıya sunduğu hizmet yelpazesini çeşitlendirmiş oldu. ERA Türkiye, rekabet avantajı için yeni kaynaklara ulaşımı kolaylaştırma, aracısız dağıtım modeli, tedarik zincirinin optimizasyonu, yeni iş modelleri üretilmesi, alt segmentleri de hedefleyebilme ve pazarı daha verimli kullanabilmek adına ‘Dijital Pazarlama’ya da giriş yaptı. Büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını aralıksız sürdüren ERA Türkiye, hikayesini duyurmak ve kendisini daha somut ifade edebilmek adına dört ayrı reklam filmine imza attı. ERA Türkiye’nin insan kaynakları yatırımlarına da hız verdi. Eğitim ve Gelişim Yöneticisi Azerşin Saraç, İş Geliştirme Uzmanı Evren Temizkalay, Franchise Geliştirme Yöneticisi Kaan Özrodop, Franchise Satış Uzmanı Şule Türkoğlu ve Franchise Geliştirme Destek Uzmanı Sevda Erdem ERA ailesine katıldı.

100 > MAGAZİNERA

YENİ NESİL BROKER’LAR ERA İLE YETİŞİYOR ERA Türkiye sektördeki ihtiyaca yönelik ‘Başarılı Broker Programı’ ile yeni nesil broker’lar yetiştiriyor. ERA Türkiye’den franchise alan ve gayrimenkul sektörüne adım atan tüm broker’lar üç modül halinde sunulan ‘Başarılı Broker Programı’ndan geçiyor. ERA Türkiye Koordinatörü Mustafa Baygan, ERA eğitimlerinin önemine değinerek “Bir broker bölgesindeki işlemleri tapudan, kiralamaları da bir takip sistemi ile izleyerek, adetsel istatistikleri, ofisin işlemleri ile mukayese ederek, bulunduğu noktayı izleyebilmeli ve hedeflerini net olarak koyabilmelidir.” diye konuştu. Baygan, ERA’nın gayrimenkul sektöründe kaliteli, eğitimli ve profesyonel kadroların yetiştirilmesi amacıyla kurslar da açtığını hatırlattı. ERA Türkiye Eğitim ve Gelişim Yöneticisi Azerşin Saraç ise programda her modül sonrası broker’ların ERA Türkiye Eğitim Bölümü tarafından izlendiğini ve gelişimleri doğrultusunda bir sonraki modüle davet edildiğini ifade etti. Saraç “Burada ulaşmak istediğimiz hedef ‘Yeni Broker Eğitimi’ ile ilk farkındalığı kazandırdıktan sonra, ikinci modül olan ‘ERA Coaching’ ile ofislerinde ortaklık yaptıkları gayrimenkul danışmanlarına 12 hafta boyunca nasıl koçluk-liderlik yapabileceklerini öğretmek ve üçüncü modül yani ‘Recruiting Koçluğu ve Retention’ ile ofisin büyümesine katkı sağlayacak yeni gayrimenkul danışmanlarını kazanma ve elde tutmaya yönelik yeni taktikleri anlatmaktır.” dedi.


K U R U M S A L H A B E R L E R

ERA teknolojİk İşbİrlİklerİne İmza attı Yeni işbirlikleriyle de sektöründe farklılık yaratmaya devam eden ERA Türkiye, kurum içinde web sitesinin ön yüzünün yenilenmesi, müşteri ilişkileri programı, danışmanlar için mobil uygulama gibi yenilikleri hayata geçirdi. Öte yandan altyapı ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği atılımlarla da dikkat çeken ERA Türkiye, Microsoft ve Findeks’le devrim niteliğinde anlaşmalara imza attı. ERA’nın Microsoft’la imzaladığı işbirliğiyle bundan böyle ERA gayrimenkul danışmanları ofise gitmeden tüm işlerini mobil cihazlardan yürütebilecek. Sektörde bir ilk olan Findeks işbirliği ile ise ilk defa kiracı ve alıcının kredi notları satım ve kiralamayı gerçekleştiren tarafla paylaşılacak.

Dünyanın En Çok Kazandıran Sektörü ERA Gayrimenkul Türkiye, büyüme ve yeniden yapılanma stratejisine paralel olarak verdiği ücretsiz seminerlerle gayrimenkul danışmanlığının avantajlarını anlatmaya devam ediyor. Avrupa’nın en yüksek gayrimenkul ofisi tutundurma oranlı markası ERA Gayrimenkul, ‘dünyanın en çok kazandıran sektöründe bERAber başarmak’ sloganıyla kendi işinin patronu olmak isteyenlerle buluştu. Girişimci adaylarına yönelik İstanbul’da düzenlenen ücretsiz franchise seminerleri Ocak ayı içinde WOW Otel Airport, Dedeman Otel Bostancı ve Dedeman Otel Gayrettepe’de gerçekleşti. Toplamda 88 kişinin katıldığı seminerde ERA Türkiye Satış Direktörü Kadir Tümen gayrimenkul danışmanlık sektörüne dair bilgiler verdi. Sektörün avantajlarının gözler önüne serildiği seminerlerde, gayrimenkul danışmanlığının neden en çok kazandıran iş alanlarından biri olduğu konusu da masaya yatırıldı, girişimci adaylarının bu sektörde neden yatırım yapmaları gerektiği anlatıldı.

ERA Türkİye’nİn Yenİ İsmİ ERA, Türkiye’deki büyümesine insan kaynaklarına yaptığı yatırımlarla devam ediyor. ERA, son olarak gayrimenkul franchise sektörünün deneyimli ismi Ufuk Şevki’yi ailesine kattı. Bundan böyle ERA Türkiye Gayrimenkul Direktörü olarak görev yapacak olan Şevki’nin, yeni iş fırsatları, kurumsal satış, projeler, devirler, ticari gayrimenkuller ve uluslararası satış konularında uzmanlığı bulunuyor. 2004 yılından bu yana gayrimenkul sektöründe faaliyette bulunan Şevki, üç uluslararası markada merkez ofis, ofis sahipliği, danışman ve eğitimci pozisyonlarında görev yaptı.

MAGAZİNERA < 101


E R A

T Ü R K İ Y E

OFİS

O F İ S L E R İ

İL

ERA MEKSA İSTANBUL ERA PASHA İSTANBUL ERA TETİKLER İSTANBUL ERA ARTİKA İSTANBUL ERA LOTUS İSTANBUL ERA PATİKA YALOVA ERA KOÇ İSTANBUL ERA KAYA İSTANBUL ERA RDG İSTANBUL ERA DİA İZMİR ERA ARCA İZMİR ERA AMİRAL BURSA ERA ENBİR KOCAELİ ERA FİNAL İZMİR ERA NORM İSTANBUL ERA SES İZMİR ERA SAPPHİRE İSTANBUL ERA PLUS KUŞADASI ERA KALE ÇANAKKALE ERA BAŞARI ANKARA ERA UNİVERSAL AYDIN ERA CADDE İSTANBUL ERA MAKSİMUM ANTALYA ERA HOME ANKARA ERA H&B KIBRIS ERA FİL İSTANBUL ERA UNİVERSAL 2 MUĞLA ERA ARTI İSTANBUL ERA KOZA ANTALYA ERA ADRES İSTANBUL ERA ÇELİK BURSA

104 > MAGAZİNERA

BÖLGE

BROKER

GSM

TELEFON

FAX

FENERYOLU BEYOĞLU PENDİK BOSTANCI ERENKÖY YALOVA/ MERKEZ SULTANGAZİ KURTKÖY ATAŞEHİR BAYRAKLI KARŞIYAKA NİLÜFER GEBZE BALÇOVA KARTAL ÜMRANİYE MERKEZ ÇANKAYA DİDİM MANAVGAT ÇANKAYA GİRNE GÖZTEPE BODRUM KOZYATAĞI MURATPAŞA Küçükyalı ORHANGAZİ

MERT KALECİ MELİK RUPEN MIHÇIYAN YAVUZ SELİM TETİKLER UĞUR KARAMAN HAKAN ÖZAYDIN AHMET AKYAZ HÜSEYİN KARAKOÇ ARZU FİL RECEP KAYA DEVRİM ÜNAL SAYGIN HALİL BAKİ CANER ATACA GÜNEL GENÇLER ERKAN GENÇLER ENSAR KATI EROL ERSOY ŞENOL KRAL SERKAN SONBAHAR HASAN SELİMOĞLU GÖKHAN KORAŞ TOLGA AKÇIL ALİ SACİT AĞIR MEHMET ERÇİN SANDALCI TUNCER TAVLAŞOĞLU MELİH DEMİRCİOĞLU MURAT ATAY ALİ AVCI HÜSEYİN GÜNEŞ HASAN AYDIN HÜSEYİN GÜNAL MEHMET DİNAR AHMET ÜNAL EMRE ÖZSOYLAR HÜSEYİN SADEGHİ ÇİĞDEM KEMALLER UFUK İSMAİL ŞEVKİ SEVİNÇ DÜVENCİ-ŞENOL GÜVENCİ DİCLE ÇOŞKUN GÜLER- UĞUR ÇOŞKUN GÜLER- ÜLKÜ ERTEKİN ONUR TÜZEMEN- ERTUĞRUL-PEKER- CÜNEYT GÜNDÜZ SELAHATTİN ÇELİK

5302871143 5303247519 5424340878 5322953303 5334848544 5322304793 5545841441 5078515505 5322504160 5334914704 5333637766 5322631977 5325968257 5333214462 5322063149 5323480263 532 244 60 76 5078386068 5324360213 5422956727 5061534323 5324467399 5337341549 5322309890 5323652326 5447941111 5369620641 5324032776 5335117705 5057992004 5328275522 5322709443 5338644150 5338690309 5332324820 5324476020-5326131535 5323168869-53229667845549857818 5396769663-5320545362 5326502000

2163560066 2122535519 2163971311 2163727888 2165650383 2268139000 2125944242 2164828444 2165482111 2325433535 2325020454 2242426400 2626441661 2322780108 2164880500 2165401946 2862177362 3122170808 2568115678 2163723030 2427423344 3124410372 216 4071372 2568115678 2163612020

2163560067 2122535519 2163971311 2163727866 2164784837 2268139001 2125944245

5325211126

2167021665 2165482113 2325433535 2325020455 2242426465 2626441662 2322785154 2164880500 2155401945 2862177362 3122170808 2568115678 2163845454 2427423340

3124394545

2568115678



Gayrimenkul MagazinERA, İlkbahar 2016