Page 1

1

2


AJANDA EKİBİ BANU HIDIRLAR

Doğum günün kutlu olsun Ajanda!

birazsoylebirazboyle.blogspot.com

Ortaya birşey çıkarmak, yoktan var etmek gerçekten çok emek isteyen ama keyifli bir süreç. Hedefe yaklaşmak ise heyecanın arttığı anlar. İşte bunları yazarken Ajanda’yı hazırlayan herke-

BURCU ÇALIŞKAN KIRCI

sin kalbinin küt küt attığına eminim, aynı benim gibi.

hayatiminrenkleri.blogspot.com

Günlerdir derginin alacağı son hali merak etmekteydik ve nihayet bu yazı ile son detay da tamamlanmış oluyor. Özenle, sevgiyle ve elimizden gelenin en iyisiyle ilk sayımızı hazırladık. Ajanda, online okunabilirliği olan hatta masaüstünüzde açıp

DUYGU PHILLIPS

açıp okuyabileceğiniz formatta bir dergi.

saklamarkac.com

Aylık olarak hazırlayacağımız bu dergiyle, etkinliklerden haberdar olmanızı, kültür sanat haberlerine ulaşmanızı ve çeşitli entelektüel paylaşımları okuyabilmenizi hedefledik. Ajanda ekibi olarak biz, hayatımıza anlam katan değerleri kalemimizden ve objektifimizden aktarmaya çalıştık sizlere.

MÜGE KARAHAN

Okuyan herkesin ilgi alanına hitap edeceğini umuyor ve keyifli

yemekbahane.blogspot.com

okumalar diliyorum

1 Haziran 2010 Ajanda’nın doğumgünü! SEDA ASOLAR

Doğum günün kutlu olsun Ajanda !!!

sedasolar.blogspot.com

SİNEM ERGUN sanatnotlari.blogspot.com

3

4


İÇİNDEKİLER 6

İstanbul 2010 Avrupa

Kültür Başkenti Etkinlikleri

9

Festivaller

20 Röportaj

38

Dal Gitsin

“ SeyahatnamEM”

58 Nostalji Film Köşesi

24 Gezi

60 Hobi Önerileri

“Amalfi kıyıları”

28 Fotoğraf Dünyası 32 Bir Kaşık Bilgi

62 Evde Sinema Keyfi 40

Haftasonu Kaçamağı

“Burgazada”

İstanbul’da Turist Olmak

48 Anneliği Dorukta Yaşa-

“Büyükada”

64 Bir Yazar Bir Kitap “Orhan Kemal”

42 Marka Sanatı 12

54 Vizyonda Bu Ay

mak

66 Raflarda 70 Ayın Blog’u Röportaj “Klubem”

16

Gösteri Dünyası

“Kabare”

18

74

36 Sergi “Botero”

76 Gün Gün Ajandanız

İnceleme—Kitap

“ Salinger”

5

Tarihte Bu Ay

6


KAYIP SEHZADE HARIKALAR DIYARINDA Bu drama-belgeselde İstanbul'un 16. yüzyılda ev sahipliği yaptığı padişah şenlikleri üzerinden İstanbul'daki sosyal hayat ve kültürel alandaki sentez örnekleri gösterilecektir. Avrupa–Helen–Bizans –Doğu ve Türk kültürleriyle sentezlenmesinin en önemli örneklerinden olan bu şenlikler; birlikte yaşamanın ve çok kültürlülüğün kenti İstanbul’da, 16. yüzyılda bile nasıl vücut bulduğunu gösterecektir. Belgesel, padişah şenliklerinin en önemlisi olan, 1582 yılında III. Murat’ın, oğlu Şehzade Mehmet için düzenlettiği sünnet tören ve şenliklerine

İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ ETKİNLİKLERİ

odaklanacaktır. Bu tören ve şenlikleri icra eden dönemin Türk, İtalyan, Sırp, Yunan, İspanyol, Yahudi, Fars, Arap ve Çingene sanatçılarının, cambazlarının ve müzisyenlerinin olağanüstü

SEDA ASOLAR Sedasolar.blogspot.com

renklerle, tarihten devralıp zenginleştirdiği bir

Dergi için etkinlik-aktivite köşesi ha-

Mekan : Maslak TIM Show Center

masalsı dünyası gözler önüne serilecek. zırlayıp da, ayağımıza kadar gelmiş `İstanbul 2010 Avrupa Kültür Baş-

03-06 Haziran HAYDARPAŞA GAR’INDA BAHAR

kenti` alameti farikasini bu işin dışın-

`Haydarpaşa Garı’nda 1941 baharında

da tutmak olmazdı.

saat on beş. Merdivenlerin üstünde gü-

DÜRBÜNÜMDE 1001 ISTANBUL Yürütücülüğünü Işıl Özgentürk’ün yapacağı

neş yorgunluk ve telaş...`

“Dürbünümde 1001 İstanbul” bir film atölyesi projesidir.

Bir çeşme var gürül gürül akıyor , dayadık agzımızı susadıkça içiyoruz biz

“Haydarpaşa Garı’nda Bahar” buluş-

de.

ması, ödenekli ve özel tiyatroların, sa-

Bu proje kapsamında, faaliyetlerine yedi yıldır Kadıköy Belediyesi’nde devam eden “Işıl Özgentürk Film Atölyesi” öğrencileri kendi İstanbullarını anlatan on senaryo yazacaklar. Bu senaryoların bazıları öğrenciler tarafından ba-

natçılarımızın katılımıyla, Nazım HikŞimdi biraz ara verin, seçin kendinize

met’e ölümünün 47. yılında bir saygı,

bir etkinlik; her şeyi bir kenara bıra-

sevgi ve doğduğu topraklardan selam

kıp gösterinin tadını çıkarın !

niteliğinde bir çalışma olacaktır. düzenlenecektir.

zıları da, Almanya ve Macaristan’dan gelen iki yönetmenin de içinde yer aldığı profesyonel bir kadroyla hayata geçirilecek. Atölye çalışması sonrasında ortaya çıkacak filmin Galası 18 Haziran 2010 Cuma Günü Yeditepe Üniversitesi’nde yapılacak. Galadan sonra film İstanbul’un 39 ilçesindeki kahvehanelerde, belediyelere ait kültür merkezlerinde, konsoloslukların kültür merkezlerinde ve yurtdışındaki mekanlarda gösterime girecektir. Filme dair ayrıntılı bilgiye www.durbunumdeistanbul.com adresinden ulaşılabilinecek.

7

8


FESTİVALLER BİR ŞEHİR HİKAYESİ: KONSTANTİNİYYE - İSTANBUL “Bir Şehir Hikayesi, Konstantiniyye–İstanbul” İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından öngörülen temel kriterler nazara alınarak hazırlanan özgün bir mü-

Pera 3. FLAMENKO FESTİVALİ`inin

zik projesidir. “Tarihin tanığı müzik” konsepti bağlamında İstanbul’un Avrupa uy-

kapanış gösterisi

garlıklarıyla karşılaştığı kırılma noktalarıyla kültürlerarası ve medeniyetlerarası etkileşimleri ve bugünün İstanbul’u ile paralellikleri konu edinmektedir. Dünya ölçeğinde iki büyük medeniyetin; iki büyük imparatorluğun başkentliğini yapan; iki kıtayı, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan noktada, iki büyük dinin büyük metropol kenti İs-

Flamenko Dans Gösterisi: Begona Castro - Javier Navarro tarih : 13.06.2010 20:30:00 mekan : İTÜ Maçka Mustafa Kemal G Amfisi

tanbul’da, özgün şehir müziklerinin oluşmasında belirleyici rol oynayan saray müziği, askeri müzik, etnik müzik, dini müzik, Anadolu’dan kente göçlerle doğu ve Arap temalı müzikler gibi kategorik etkiler orjinal tınılarıyla ve kronolojik bir bütünlük içerisinde izleyicilere sunulacak.

Sanatçı 1991'den bu yana çok önemli gösterilerde sahne almaya devam et-

tarih : 18.06.2010 21:00:00

mektedir: Casa Patas, Corral de la

mekan : Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Moreria, Las Carboneras, Café de Chinitas, El Flamenco (Tokio) henüz dans etmektedir.

PİNA BAUSCH'UN İSTANBUL’U NEFES

Ve Diego Llori, el Guito, Joaquín Grilo. 21-23 Haziran 2010 – Harbiye Muhsin Ertugrul

Manolete, Domingo Ortega, José Manuel Huertas, Shoji Kojima kumpaniyarda çalışmıştır.

Pina Bausch’un “Kentler ve İnsanlar” pro-

La bienal de Sevilla. Festival de Jerez, Ciutat Bella de Barcelona, Festival de Otoño

jesinin bir ayağını oluşturan ve İstanbul’-

de Madrid, vb, festivallere katılan Begona uzun süre Madrid'teki ve Japonya'daki bir

dan esinlenerek yarattığı ve ölümünden

çok okulda ders vermiştir.

önce ülkemizde de sergilenmiş olan “Nefes” adlı projesi İstanbul da seyirciyle buluşacak.

Türkiye ye ilk defa gelecek sanatçıya Pera Flamenko Festivali Kapanış gösterisinde gitarist Javier Navarro eşlik edecek.

9

10


EFES PİLSEN ONE LOVE FESTİVAL 9 19-20 Haziran santralistanbul

İSTANBUL ROCK KUŞATMASI 25-26-27 Haziran BJK İnönü Stadı

Program Cuma, Haziran 25 Rammstein 21:00 – 23:00

Efes Pilsen One Love Festival’in ana

Alice in Chains

sahnesinin yerli konukları arasında

19:00 – 20:00

Multitap ve The Revolters de yer alı-

Pentagram 17:30 – 18:30

yor.

Stone Sour 16:15 – 17:00

2008

yılında

gerçekleşen

Mastodon

Miller

Freshtival'de ilk kez dinleyici karşısı-

15:00 – 15:45

Blacktooth 14:00 – 14:30

na çıkan ve Takım Oyunu adlı ilk al-

Kapı Açılış : 13:00

bümlerini Demet Evgar’ın yapımcılığında nisan ayında çıkaran Multitap ile birçok büyük çaplı festivalde sahne alan, IAMX, The Do, The Subways gibi dünyaca ünlü grupların konserlerinde de ön grup olarak yer alan The Revolters, Efes Pilsen One Love Festival’e renk katacak.

Cumartesi, Haziran 26 İngiliz pop müziğinin şahane sesi Sophie Ellis-Bextor, dans müziğinin dehası Groove Armada, pop kültürünün en önemli temsilcilerinden The Ting Tings, indie pop sever-

TBC

ler için vazgeçilmez olan The Whitest Boy Alive ve son albümleriyle büyük ses getiren

Manowar

İngiliz alternatif rock grubu Wild Beasts Efes Pilsen One Love Festival’in diğer önemli

21:00 – 23:00 19:15 – 20:15

Hayko Cepkin

sanatçıları.

Volbeat Efes Pilsen One Love Festival, bu yıl da geçen yıl olduğu gibi kapılarını saat 14.00’da

TBC

açacak ve eğlence gün boyu aralıksız devam edecek.

17:45 – 18:45

16:30 – 17:15

15:15 – 16:00

Kapı Açılış : 14:00

Metallica

21:00 – 23:00

Slayer

19:00 – 20:00

Megadeth

17:30 – 18:30

Anthrax

16:15 – 17:00

Foma 15:15 – 15:45 TBC

14:15 – 14:45

Kapı Açılış : 13:00

www.efespilsenonelove.com http://tr.sonispherefestivals.com 11

Pazar, Haziran 27

12


GEZİ

Bundan belki de 10 yıl önceydi.. Yunanis- Bostancı’dan binilen vapur, köpüren daltan’da yaşayan çok yakın bir arkadaşım

gaların arasında sakin sakin ilerlerken, sı-

ilk kez İstanbul’a geldiğinde onu gezdirir-

rasıyla dizilmiş İstanbullu ama başka bir

ken, sanki ilk kez İstanbul’u yaşadığımı

yer hissi veren Kınalı, Burgaz, Heybeli

hissettim. İçinde savrulmadan, sadece ta- adaları çıkıyor tek tek önümüze. dını çıkartarak, bir yerlere yetişme telaşı gütmeden yaşadığımı… Belki de çoğu yere defalarca gitmiş olmama rağmen bir başka tat aldım ve bu duygu içimde hep yer etti. İstanbul’a başka bakma fikrini sevdim. O gün bugündür aklımda hep var, İstanbul’da turist olma fikri. İşte bu yazı dizisi ile bunu vesile ederek başlıyoruz seyahatimize.

İlk durak? Büyükada.. Vurmuşum bu bedeni yine yollara Üzerime gelen duvarlardan uzaklara

İSTANBUL’DA TURİST OLMAK

Hayaller ardımda yürürüm

Büyükada

Bulamam gitmek istediğim yeri

“Günü yaşasanız da geçmişe gidebileceğiniz bir yer”

Yürürüm, yürürüm de gidemem bir türlü

Adaya vardığımızda bindokuzyüzlü yılların başında yapılan tarihi iskele karşılıyor bizi. İskelenin içinden geçerek adaya ayak ba-

Tanıdık gelmez sokaklar

sınca, arkanızda kalan İstanbul, bu kadar

Sahile çıkar sanki her yolum

yakınken nasıl bu kadar uzaklaşabildiğini-

Döner dolaşır sahile gider ayaklarım

ze dair sorular sormaya başlamanıza vesi-

MÜGE KARAHAN

Dalgalara düşer gözlerimden yaşlar

yemekbahane.blogspot.com

Denize karışır yok olur

le oluyor. Dünyanın önemli metropollerinden birinin bir ucundasınız ama heryer sayfiye yeri

Üniversitede okurken, hemen hemen her gün, kampüsün yeri gereği, etrafımızda çe-

Karşımda bulurum Büyükada’nın ışıklarını

şitli milletlerden turistler bulunurdu. O turistlerin İstanbul’u seyredişleri beni çok

Gecenin içinden göz kırpar sessiz sessiz

mutlu eder, onların yüzlerine bakıp onların gördüğü gibi görebilmek isterdim İstanbul’u.

Burhan Özkalgay

Hiç her gün uyandığınız şehirde turist olabildiniz mi? A noktasından B noktasına hep

diye başlayalım Büyükada’yı gezmeye…

aynı saatte gidip gelerek, hep aynı şeyleri yaşamaktan bunalarak mı yaşıyorsunuz?

sunuz. Sağlı sollu turistik dükkanlar, kafeler, çay bahçeleri görüntüye renk üzerine renk katarken kulağınıza çalınan şivesi değişik Türkçe konuşmalar ilginizi çekmeye başlıyor. Büyükada’da olmanın bana verdiği en

Bu yazı dizisiyle İstanbul’a turist gözüyle bakacağız hepbirlikte. Belki de hergün

büyük haz, işte bu…

önünden geçtiğimiz, rastladığımız ya da bulunduğumuz yerlerin tadını, başka türlü çıkarmaya çalışacağız. İstanbul’u turist gibi yaşayacağız… 13

gibi… Bu nasıl oluyor, anlamlandıramıyor-

14


İstanbul’a renk veren, “azınlık“ olarak ad- yaz köşklerin arasında yokuşlu yollarda landırılsalar da bu toprağın, bu medeniye- atların senkronize yarattığı nal sesiyle tin vazgeçilmez parçaları, Rum, Ermeni

ilerlerken, İstanbul’un içinde ama bir o

asıllı Türk vatandaşlarının geçmişlerinden

kadar uzakta olmanın keyfine varın iyice.

ve geleneklerinden getirdikleri şiveleri Büyükada’da sanki bir melodi gibi çınlıyor. Büyükada’da iskeleden sonra sizi karşıla-

İlkbaharda başınıza papatyalardan taç takıp mevsimin kokusunu içinize çekerken, yazın Yörükali’de denizin keyfini çıkartmak nasıl geliyor kulağa? Ada aynı zamanda yağmurlu havalarda içinizdeki hüznü başka yaşamanızı sağlayacak kadar da romantik. Sözün kısası her mevsim başka güzel Büyükada.. Yokuş çıkma direnciniz nasıl? Kendinize güveniyorsanız, Aya Yorgi kilisesinin bulunduğu tepeye muhakkak bir kere çıkma

yan, karşınıza dimdik suretiyle çıkan,

deneyimini yaşamalısınız.

adanın simgesi sayılabilecek bir diğer yapı Tık nefes çıkılan yokuşu marur bakışlı güzel eşeklere binerek de katetmek mümda saat kulesi. Saat Kulesinin önünde

mecburen ayağa kuvvet, uzun bir yol sizi

Şimdi gidip tepedeki salaş lokantada yeri-

bekliyor.

nizi alın, içeceğinizi yiyeceğinizi ısmarla-

Allahtan yokuş boyunca bol bol oturacak

fotoğrafınız olsun, çünkü turistler genel-

kün ama insan kıyamıyor zavallıcığın üze-

banklar var da belediye otobüsü edasıyla

likle çektiriyorlar.

rine yükünü kondurup o dik yolu çıkart-

her durakta durup soluklanabiliyor insan.

Büyükada, günü yaşasanız da geçmişe gi-

maya.

karı istikamete uzanan renk renk iplikleri

debileceğiniz bir yer bana göre. Eskinin ihtişamını, zenginliğini, zarafetini, asaletini gözlerinizi kapatıp canlandırabilirsiniz. Her ev, her sokak buna yeterince malzeme sağlıyor. Büyükada’da bir başka güzellik de insanın sınırsız çocuklaşabilme özgürlüğü. Pedalları hızla ve coşkuyla çevrilen bisikletler renk renk, boy boy .. Eğer bi-

Yokuşu çıkarken yol kenarında sizinle yu-

Eğer sizin de düşünceniz bu şekildeyse,

görürseniz şaşırmayın. Her yıl 23 Nisan’da kalbinden geçenleri kiliseye dilemeye gelenlerin bir geleneğinin görüntüsü bu ipler. Aşağıda bir dala takılan iplik kopmadan yukarı kadar çıkartılmaya çalışılıyor ki tüm dilekler yerini bulsun.

siklete binmeyi tercih etmiyorsanız sanı-

Ciğeriniz yanacak, dizleriniz ağrıyacak,

rım o nostaljik havası ile faytona hayır di-

geriye dönsem mi diye arkanıza dönüp

yemezsiniz. Büyük tur mu, küçük tur mu

dönüp bakacaksınız ama vardığınızda yine

atacağınıza buyurun siz karar verin. Kula-

olsa yine çıkarım diyeceksiniz, buna ina-

ğınızda eskiden kalma melodiler, bembe-

nın.

15

16

yıp keyfinize bakın..Büyükada’ya hoşgeldiniz ! Bir turist gözüyle baksanız Büyükada’ya evinize döndüğünüzde aklınızdan geçenler, not defterinize aldığınız kısa notlar ne olurdu? İstanbul’da Turist Olmak, Büyükada’daydı.. Önümüzdeki sayıda yolumuz İstanbul’un başka bir köşesine düşecek.. Siz de sadece iş-ev arasında kalmayın, İstanbul’u doya doya yaşayın !


GÖSTERİ DÜNYASI Şehir Tiyatroları’nın Bu Yıla Damgası:

KABARE

SEDA ASOLAR sedasolar.blogspot.com

Kabare nedir ?

Müzikalin Türkiye’deki yeri ve sahnelenişleri : 1956 yılında Gülriz Sururi, Metin Serezli ve Yılmaz Gruda başrollerdedir ve “Ben bir fotoğraf makinesiyim” oyunu Dormen Tiyatrosu sahnesinde Türk seyircisinin karşısına çıkar.

Kabere Tiyatrosu, güncel ve toplumsal konulara dikkat çeken , yorum getiren, seyirci ile arasına mesafe koymadan hatta seyircinin bile oyuna dahil olabileceği bir tiyatro türüdür.

Cabaret’nin geçmişteki yolculuğu : Christopher Isherwood "Goodbye to Berlin" adlı hikayesini yazar, John Van Drutten ise kitaptan yola çıkarak ‘I’m a camera’ tiyatro oyununu kaleme alır. 1966 yılında Joe Masterof ve Bob Fosse ‘I’m a camera’ isimli oyunu, Broadway sahnelerine “Cabaret” ismiyle ve

Engin Cezzar 1984 yılında “Ben bir fotoğraf ma-

müzikal niteliğiyle taşır.

kinesiyim” adlı oyunu , ‘Kabare’ müzikali olarak ve Gülriz Sururi ile başrollerini paylaşarak tek-

Takvimler 1972 yılı gösteriğinde ise , Fosse çok tutan gösterisini film yapmaya karar verir, yönetmen koltuğuna oturur ve Sally Bowles rolünde Lisa Minelli’yi oynatır.1973 yılında ise film 8 adet Oscar’ın sahibidir artık

rar Türkiye sahnelerine taşır.

Müzikalin konusu : Kit kat Clup’teki Kabare oyuncusu Sally Bowles, Amerikalı bir yazarla aşk yaşamaya başlar. Yıl 1931, yer Almanya. Hitler henüz başta değil, ayrımcılık ve faşizm oluşumlarının

2009 yılına geldiğimizde , müzikal bu defa ‘Şehir Tiyatroları’ tarafından sahnelenecektir...

henüz başlamadığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Naziler Berlin’de güç kazanmaya başlamıştır. Yani politika falan mı? Bunun Sally Bowles ile ne alakası vardır? Dönemin Almanyasında sıradan insanların da, ırkçı siyaset nedeniyle içine düştüğü üzücü durumları anlatır müzikal. Şarkıları dinlerken ve oyuncuları izlerken görsel ve müzikal bir şölen yaşıyor olduğunuzu söylese de sizle gözleriniz ve kulaklarınız, akıp giden senryodaki çarpıcı diyaloglar içinizin burkulmasına neden olur. Sally Bowles gibi sıyrılmak istersiniz bu karamsar ruh halinden. 17

18


İNCELEME—KİTAP Pencey’den atıldığı dönemden Noel’e kadar

SALLINGER “Fotoğraf çektirmekten bile kaçınan yazar”

belirli bir olay örgüsünden ziyade Holden’ın düşüncelerinden oluşuyor.

İlk sayımızın ilk kitabı,

“Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecek-

şöyle ;

doğmadan önce annemle babamın nasıl

Jerome David

kahraman Holden Caulfield’in Noel öncesi bir-

tanıştıklarını, tüm o David Copperfield

- Kitabın ön ya da

zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz,

arka kapağına ki-

yorum...” Yani daha ilk cümle ile Holden’ın

kaç gününü bizzat kendisinin anlattığı kitap “Çavdar Tarlasında Çocuklar” aynı zamanda yazarın en çok bilinen kitabı olma özelliğini taşıyor. şeydi sanki. Yani, hiç kimse onun kadar

lar”ı seçtim ? Yazarının diğer yazarlardan

iyi çalamazdı. ...Yemin ederim, ben bir

farklı tavırları hem de yakın dönemde YKY ta- piyanist ya da aktör filan olsaydım ve bu sersemler de benim olağanüstü biri oldu-

rafından yapılan yeni basımı ile tekrar gündemde olması nedeniyle diyebilirim. Bunun

ğumu düşünselerdi, bu durumdan nefret

yanı sıra ilk gençlik yıllarımda okuduğum en

ederdim. Beni alkışlamalarını bile iste-

güzel kitaplardan biri olması da kişisel baha-

mezdim. Ben piyanist olsaydım, gider bir

nem.

kenefe kapanır, öyle çalardım...”

Salinger, kitaplarının yayımlanması ile ilgili

Kitaba gelince; kahramanımız Holden

kesin kuralları olan, kendi iç dünyasında ya- Caulfield, filmlerden nefret eden, dört okul şayan hatta rivayete göre fotoğraf çektirmek- değiştirmiş, en son okuduğu Pencey’den ise

zar fotoğrafı vb.

sunuz.

koyamazsınız.

sonuna kadar yaşayan ve karşılaştığı her du-

kitabı ya da yazabu olumsuzluklara rağmen Phoebe ile olan abi rı övücü bir metni bir yana bırakın, hakkında -kardeş ilişkisi ise mükemmel. Holden, belki tek satır bile koyamazsınız. de yalnızca küçük kız kardeşi Phoebe’ye güveniyor. Holden’ın kendisi ile ilgili düşünceleri ya da kişisel tespitleri ile ilgili kitaptan birkaç paragraf ; ...eskiden onu pek akıllı sanırdım, o ap-

Çocuklar’ın tanınması ve ilgi görmesi ile bir-

nedeniyle atılmış olan aynı zamanda sürekli

tallığımla tabii. Öyle sanmamın nedeni;

likte inzivaya çekilir ve yaklaşık 50 yıl bunu

yalan söyleyen, ergenlik çağının getirdiği bu-

tiyatro, edebiyat ve bütün bu zırvalıklar

sürdürür. Hatta anılarını paylaştığı için sevgi-

nalımı sonuna kadar hisseden ve hissettiren

üzerine çok şey bilmesiydi. Birisi bu ko-

lisini ve kızını da tamamen hayatından çıkar-

bir karakter. Kitap, bu genç adamın hastanede yattığı dönemde geriye dönük olarak anlattığı, Pencey’den atıldığı dönemden Noel’e

zü desteklediği düşünülebilir. “ ...Ortalık ol-

kadar olan birkaç günde yaşadıklarını sunuyor. Yani belirli bir olay örgüsünden ziyade Holden’ın düşüncelerinden oluşuyor.

çalıyordu. Herifin piyanoya oturması bile, Kitap, bu genç adamın hastanede yattığı dönemde geriye dönük olarak anlattığı, Tanrı aşkına, kutsal bir 19

cak.

eleştri ve şikayet havası hakim. Ancak tüm

beş dersin dördünden kaldığı ve haylazlıkları

tır. Bazılarına göre kitabın kahramanı bizzat

Düz bir renk ola-

rumu ya da kişiyi önce olumsuz yönleri ile de- - Kitabın ön ya da ğerlendiren biri. Kitapta sürekli bir olumsuz arka kapağına,

ten bile kaçınan bir yazar. Çavdar Tarlasında

yazarın kendisi.

sim, fotoğraf, ya-

yaşadığı ilk gençlik bunalımını hissedebiliyor-

Holden, belki de ergenlik çağının getirdiklerini

Neden ilk sayıda “Çavdar Tarlasında Çocuk-

dukça sessizdi, çünkü bizim Ernie piyano

- Yazarın adının büyüklüğü, kitabın üzerindeki kitap adının büyüklüğünü geçemez.

ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her tabın satışını artışeyden önce, ben bu zırvalıklardan sıkılı- rıcı reklam, re-

Salinger’ın 1951’de yayımlanan ve anti-

Özellikle kitapta yer alan şu paragrafın bu sö-

kesin kuralları olan bir yazar. Kitaplarının basılabilmesi için uygulanması gerekenler ise

rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben

birazsoylebirazboyle.blogspot.com

Yazının başında belirttiğim gibi J.D.Salinger

Kitap , Holden’ın şu cümlesi ile başlıyor. seniz, herhalde önce nerede doğduğumu, BANU HIDIRLAR

ye gittiğimi sorsa, gözümü kırpmadan

olan birkaç günde yaşadıklarını sunuyor. Yani operaya gittiğimi söylerim.

- Kitabın içine yazarın biyografisi, kazandığı ödüller, okuduğu okullar vb. hiçbir bilgi koyamazsınız. - Kitabın üzerine kitabın kaçıncı baskı olduğu uyarısı koyamazsınız. (Kurallar, Doğan Hızlan’ın 31 Ocak 2010 tarihli yazısından alıntılanmıştır. )

Salinger, gerek kuralları gerekse karakterleri nularda pek çok şey biliyorsa, onun aptal ile mutlaka okunması gereken bir yazar. olup olmadığını anlayabilmeniz epey zaÜlkemizde yayımlanan 4 kitabı bulunmakta. man alıyor. Sally'nin ne olduğunu anlaKitapların tamamını okuduğumuz taktirde mam için yıllar geçmesi gerekti. belki de onu anlamak daha mümkün olacaktır. Keyifli okumalar. ...Hayatta karşılaşabileceğiniz en felaket yalancı benimdir herhalde.Rezalet bir şey. Yani, bir dergi almak için gazeteciye gidiyorken bile, biri bana rastlayıp nere20


RÖPORTAJ

“Bir Kitapla Yolcu-

99. buluşmada ise 80 kişinin katıldığı

luğa Çıkmak”

leştirildi.

SeyahatnamEM tanıtım kokteyli gerçek-

Gelelim kitaba. SeyahatnamEM’den

ralya’da Sydney’i yaşarken, Türkiye’de

biraz bahsedermisiniz.

Alanya’da denize giriyor, Bursa’da kebap

“Afrika’dan Amerikaya, Asya’dan Avustralya’ya, Bursa’dan Tirebolu’ya tüm coğrafyalarda yaşanan seyahat hikayeleri, 41 Endüstri Mühendisinin kaleminden bir

SİNEM ERGUN

çırpıda okunacak eğlenceli bir kitaba dö-

sanatnotlari.blogspot.com

nüştü.”

yiyor, Tirebolu’da balık tutuyorlar. Daha saymadığım Dünya’nın dört bir yanından keşifler,gözlemler, ilginç hikayeler var. Onlar da artık, kitabı heves içinde alıp, yolculuğa çıkmak isteyen okuyuculara kalsın:)

Bu ay ki röportajımızı ODTÜ Endüstri

Kitabınız hangi yayınevinden çıktı ve

Mühendisliği grubu (ListEM) ‘in 41 üyesi-

nasıl edinebiliriz?

nin çıkardıkları kitap SeyahatnamEM ya-

Kitabımız Boyut yayınlarından çıktı. Kita-

zarlarından Ömürden Sezgin ile

bımızı internetten ve tüm seçkin kitapçı-

yaptık.

lardan edinebileceğiniz gibi, İstanbul OD-

Öncelikle ListEM nasıl kuruldu ve ge-

TÜ mezunları derneğini ziyaret ederek ve-

nel yapısından bahsedermisiniz

ya 0212 274 68 60 no telefon numarasını arayarak bilgi alabilirsiniz

ListEM, 1998'de bölüm hocamız Erol Sayın tarafından, başta elektronik iletişim

Çalışan pek çok insan gezmek istediği

grubu olarak kuruldu. Bu grubun içinde

Okuyucular kitapta gezmeyi ve seyahat

şu an, her sektör ve pozisyonda 1700

etmeyi bir kültür haline getirmiş profes-

bölüm mezununu var. 12 yıldır devam eden bu grubun içerisinde, işleri yanında, fotoğrafçı, gezgin, gurme ve sonradan gurme :) gibi kimlikleri olan ve benzer grupların oluşumunu sağlayan me-

Kitap fikri nasıl oluştu, ne kadar sürede hazırladınız?

yonellerin kendi kalemlerinden gözlemlerini ve hikayelerini bulacaklar.

halde ya vakit bulamıyor ya da pahalı olduğu için istediği yerlere gidemiyor. Siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz, ne gibi öneriler verebilirsiniz?

Kitap Türkiye ve beş kıta olmak üzere altı Gezmek için iki ana parametre var. ZaAslında kitap projelerinin çıkışı 2007 yılı-

bölümden oluşuyor. Kapağında olduğu gi- man ve para . Öğrencilik yıllarında vakit

zunlar var.

na dayanıyor. Sürekli iletişim halinde bu-

bi her bir bölge, o bölgeyi yansıtan kari-

Grup üyeleri biraraya geliyorlar mı,

lunduğumuz ListEM’e attığım “ Neden bir

katürlerle ayrılmış durumda. İlk karikatür, eskisine göre çok. Ancak, kişisel olarak

kitap çıkartmıyoruz?” mesajı ile başladı

fabrika önünde bekleyen biri kadın biri er- ben, hala daha öğrencilik yıllarında vakit

tüm projeler. Bu mesaja gelen destekler-

kek olmak üzere üzgün, moralleri bozuk

ve para problemi içerisinde, parayı eko-

le beraber TecrübEM kitabını çıkarttık.

iki mühendis karakterini gösteriyor. Son-

nomik kullanarak uyguladığım Sırtçantalı

Sonrasında grup içerisinde yoğun anlam-

rasında Fransa, İtalya, İspanya ve İngilte- seyahat yöntemini şimdi de devam ettiri-

ne zaman geliyorlar? 2002 ocak ayından beri Nezih Yaşar öncülüğünde İstanbul’daki mezunların her ayın 3. Salı akşamı yaptıkları İstEMbul adlı bir buluşmaları var… Bunun BaşkentliEM, İzmirEM olarak değişik şe-

da tartışılan, paylaşılan gezi ve seyahat

re’de neşe içinde gezen mühendis oluveri- yorum ve bundan çok da keyif alıyorum.

hikayelerini yazıya dökmek adına bir

yorlar. Asya’da yöresel kıyafetleri içerisin- Bunu yeni bir yaşam kültürü olarak da ta-

araya geldik. Gülen Canol Tütüncü, Bilal

de Ürdün’ü, İran’ı, Moğolistan’ı, Çin’i ve

hirlerde açılımları var. Şu ana kadar, tam Özerol, Fatma Şen ve benden oluşan gönüllü bir yayın kurulu kurduk ve çalışma99 buluşma yapıldı, lara başladık.

21

çoktu, para azdı .Çalışırken vakit az , para

nımlamak gerekirse, ucuz uçakları kullan-

Tayland’ı geziyor, Afrika’da Fas’ı, Gine’yi , mak, otostopla yolculuk yapmak, Mısır’ı görüyorlar. Güney Amerika’nın de- Couchsurfing ve Hospitalityclub gibi ev rinliklerine iniyor, Küba ve Jamaika’nın

paylaşım gruplarıyla irtibata geçip gidilen

kültürünü keşfetmeye çalışıyorlar. Avust-

şehrin yerlilerinin evinde bedavaya kal-

22


dım.

mak, tren istasyonlarında, havaalanların-

2007 yılından beri Markam firmasında

da uyumak olarak vs. gibi çözümlerin ve-

marka danışmanı olarak çalışıyorum.

ya yöntemlerin olduğu bir tarz diyebiliriz.

İstanbul ODTÜ mezunları derneği yöne-

Zor bir yöntem ama gerçekten “sadece

tim kurulu üyeliği dışında, MMO (Makine

bakan bir turist” olmak yerine, sizi

Mühendisleri Odası) ve ListEM’in de aktif

“tamamen yaşayan, paylaşan gezgin” ha-

bir üyesiyim. Kuruculuğunu yaptığım

line getiren bir yaşam tarzı bu.

Türkiye’nin renkli toplulukları “Sonradan

Bu konuda tavsiyem, bu düşüncemi payda olduğum, SeyahatnamEM yazarlarının da bir kısmının üye olduğu, şu anda Türkiye’ye ve Dünyaya dağılmış sıra dışı 230’a yakın kişinin olduğu Sırtçantalılar adında renkli bir gruba dahil olmaları.

hem de daha iyi noktalara çekmek adına… Benzer yapıda kurgulananlara nazaran SeyahatnamEM daha renkli ve Türkiye’de belki de dünyada bir okulun mezunlarının hazırladığı ilk kitabımız TecrübEM’den sonra ikincisi… Ülkemizin, işbirliği ile ortaya çıkarılan or tak sosyal projelere, yapılanmalara çok ihtiyacı var.

de bir ortak dili vardır. Yorum yok, biz bilirleriz! Bu kitaptaki bir ortak dil de ODTÜ’lülük

O açıdan

lardır. (istisnalar, kuralı doğrular!) ODTÜ’lü-

ben bu

Başka projeleriniz var mı, bir sonra-

Havuzu’na gideceğini öğrenince sizler de alı-

lerin en güzel işlerinden biri olan ODTÜ Burs

ki proje için ne düşünüyorsunuz, ça- yorsunuz, diye düşünüyorum. lışmanız var mı bu konuda?

ortak

Başka projelerimiz çok oluyor. Özellikle birkaç projeyi iyi bir şekilde hayata ge-

Buket Uzuner/Yazar

Yüzbinlerce yıldan beri yaşam kalitesini hem

çirdikten sonar projelerinize destek vere- kendisi hem de hemcinsleri için arttırmaya cek insanlar, kendi projelerini bizlere su- çabalayan insanoglunun en önemli özelliği

olarak görüyorum.

nan insanlar çok oluyor. Şu aşamada bu

Şahsen ben, işim dışında, gönüllü marka

sinerjiden aldığımız enerji ile yeni bir ki-

mühendisi olarak da bu tarz projeleri

tabın hazırlıklarına başladık. Öncelikle iş

üretmeye, destek verecekleri rahatsız et-

''meraklı insan '' bizim topraklarda artık yok diye düşünürken sizlerle tanışmam sanırım bana bir güzel mesaj verdi. Daha fazla gezip kılcal damarlardan ana arterlere yolculukları

ve kariyeri anlatan TecrübEM kitabını ha- arttıracağım ve genç kardeşlerimin çalışmazırlamıştık, sonrasında gezileri anlatan larına katkıda bulunup yeni seyyahlarla tanı-

meye devam edeceğim. Onun için şimdiden kusura bakmasınlar:)

SeyahatnamEM, şimdi insanoğlunun üç

öğün yaptığı konu açıkta kaldı. O da ye-

Biraz da kendinizden bahseder mis-

mek. Şu anda uğraştığımız Sonradan

iniz?

şacağım. İyi ki varsınız... Coşkun Aral/Gezgin Haberci

Gurmeler grubumuz çercevesinde bir ye- ODTÜ mezunu endüstri mühendislerinin mek kitabı. Gereken heyecanlı insan gru- dünyanın dört bir yanını anlatan yazılarını

2004’te ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölü-

bumuz var, ama destek vermek isteyen

münden mezun oldum. Aynı yıl

herkesi grubumuza ve kitap projemize

Bosch'ta yalın üretim mühendisi olarak

bekleriz. Ana formül dediğim gibi, istekli

çalışmaya başladım. 2006’da Tayvan hü-

ve benzer heyecanı taşıyan insanlarla ,

kümetinin bursu ile Taipei'ye yerleştim.

dostlarımızla beraber olmak.

Yedi ay boyunca, Tayvan üniversitesinde

büyük bir keyifle okudum. Gördüğüm kentleri bu yazılar sayesinde bir kez daha andım, görmediklerimi ise görmüş gibi oldum, notlar aldım, gitme planları yaptım. Böylesine emek-yoğun ve keyifli kitabı geniş kitlelerin okumasını diliyorum.

girişimcilik dersleri verdim. İngilizce , Al-

Mehmet Yaşin /Gezgin

manca ve Fransızca bilgisine o süre içerisinde Çince'yi de ekledim. Aynı anda OD-

SeyahatnamEM hakkında ne dediler?

TÜ'de bilişim yüksek lisansını tamamla23

yük bir ortak dili var. Ayrıca mühendislerin

list, birbirine destek veren ve üretken insan-

Türkiye'de bu tarz yayınlanmış başka projelerinden öte, ülkemizde benzer sokitaplar var mı? SeyahatnamEM’in bir syal projelerin oluşacağı değişimin başlangıcı, küçük de olsa örnek bir kıvılcımı örnek oluşturacağını

analiz yaptık. Hem farklılaşmak adına

rağmen hepsinin referansı Türkiye, Türk kültürü ve bizler. Bu nedenle yazıların çok bü-

olarak yürüttüm.

ListEM'in

lara düşürürsek sorumluluk almıyoruz :)

sında hepsini inceledik, ciddi anlamda bir

oluşuyor. Yazanların yaşları, kuşakları, cinsiyetleri ve dünyaya bakışları farklı olmasına

oluşumu ve hayata geçirilmesini gönüllü

projeleri

Ama dediğim gibi, kışkırtıp, insanları yol-

Türkiye’de benzer kitaplar var. Proje sıra-

üsluplarla anlatan bir çok gezi yazısından

Gurmeler” ve “Sırtçantalılar” dışında, ge- ki, buna severek yorum yaparım. Bilmem siz liri ODTÜ burs fonuna giden TecrübEM ve de katılır mısınız, ama bence: ODTÜ’lüler SeyahatnamEM ortak kitap projelerinin enerjik, problem çözmeye odaklı, hâlâ idea-

laşanların, 2007 yılında kurucuları arasın-

düşünüyormusunuz?

da farklı deneyim ve hikâyelerini çok farklı

24

Elinizdeki SeyahatnamEM farklı coğrafyalar-


GEZİ

mın tutulmasına neden olunca, otobüsü kullanmaya başlıyoruz :)) Arabaya ne oldu derseniz; otopark sorunu nedeniyle onu garajdan pek çıkartmadığımızı söyleyebilirim. Positano daracık sokaklarda renkli hediyeliklerin satıldığı dükkanları, meydandaki katedrali ve restaurantları ile çok sevimli bir yer.

Bir sonraki durak bahçeleriyle ünlü 500 yıllık bir şehir Ravello. Villa Rufola ve Villa Cimbrone rengarenk çiçekli bahçeleri ve eşsiz manzarasıyla bizi büyüledi diyebilirim.

GÜNEY İTALYA—AMALFİ KIYILARI Yazı ve Fotoğraflar

Akşamüzeri deniz yoluyla gittiğimiz ve biz bayanların

BURCU ÇALIŞKAN KIRCI—hayatiminrenkleri.blogspot.com

Bu yaz tatili geçirmek üzere iki çift olarak önce Roma'ya uçtuk. Oradan kiraladığımız arabayla asıl hedefe varabilmek içinde direkt yola koyulduk.

fotograf çekme uğruna beyleri kaybettiği yer Sorento. Napoli körfezinin sonunda sahilden

Evini kiraladığımız italyan bayanın güleryüzlü yaklaşımı

40-50 mt yukarıda ki

ve eve adım attığımızda ki görüntü süperdi. Hatırı sayılır

bu şehirde şimdiye ka-

bir seramik üretimi ve zevkine sahip olan bölgenin elle

dar yediğim en lezzetli

çizilmiş desenlere sahip karoları evin her yerindeydi ve

pizzayı hala unutama-

çok sevimli gözüküyordu. Sabah dışardaki harika manza-

dım desem:))

raya merhaba dedik ve ben sevgilimi çıldırtana kadar devam eden fotograf çekme serüvenime başladım :)) Biz yukarıda ki fotograftan anlaşılacağı üzere Positano'da kaldık ve sahil şeridindeki tüm yerleri dolaştık. Burada

Amalfi; 9 yy'dan kal-

sahile inmek için yüzlerce basamağı inip çıkmanız gere-

ma Fas-Gotik mimari-

kiyor.

sine sahip bol merdi-

İlk günler eğlenceli gelen bu durum ciddi anlamda spor yapan benim bile bacakları25

venli katetrali ile beni 26


Capri Adası; Amalfi'den feribotla 1 saat uzaklıkta ve adanın iki merkezinden biri olan ilk görüşte resmen büyüledi ve tabii sergim içinde bolbol malzeme verdi. I love Amalfi :)) Limoncello ve meloncello alıp katetralin hemen yanındaki bir restaurantta bol deniz ürünlü makarna yiyip, şarabımızı içmeyide ihmal etmedik...

Capri'ye teleferikle çıkılıyor. Diğer şehirlerdeki sakin gece hayatı yerini burada eğlenceye bırakıyor(muş) Tüm lüks markaların mağazalarının bulunduğu, birbirinden güzel bahçeli evlerin arzı endam eylediği bu ada görülmesi gereken yerlerden diyebilirim. Adanın ön tarafında yerli halkın veya günübirlik gelenlerin girdiği halk plajı bu yukarıdaki lüks ile tezat oluştursa da adanın arka tarafında dev yatların demirlediği koylar yine kendini gösteriyor.

Fotoğraflar Burcu Çalışkan Kırcı

27

28


YAZI DİZİSİ—HOBİ

fından Roger Bacon, Alberti, Leonardo da

Wedgwood ve Sör Humphrey Davy, ışığa

Vinci ve Giovanni Battista Porta'ya mal

karşı duyarlı bir maddeyle kaplı kağıt üze-

ediliyorsa da, bazı tarihçiler 1039 yılından rine, kontak baskı yoluyla siluet ve görün250 yıl kadar önce Arap bilim adamı

tüler tespitine muvaffak oldular. Fakat

Alhazen tarafından ortaya atıldığını iddia

baskı ömürlü değildi.

etmektedirler. Ancak Alhazen'in iddia edilen bu buluşu kendi kültürünün sınırları

1816 yılında, Joseph Niepce, bir mücev-

içinde kaldığından, karanlık kutunun ger-

her kutusu ve bir mikroskoptan alınmış

çek kaynağı olarak yorumlanmamaktadır. mercekle ilkel bir fotoğraf makinesi yap1550 yılında Gardano söz konusu karanlık mayı başardı. Negatif bir görüntüyü tespit kutuya çift taraflı dışbükey bir mercek

etti. William Talbot adındaki İngiliz, 1835

yerleştirmiştir. 1568 yılında Daniel

yılında, negatiften alınma ilk pozitif baskı-

Barbaro oluşturulan görüntünün daha da

yı yaptı. Görüntünün ömürlü (devamlı)

netleşmesi için bir diyafram eklenmesi

olması sağlanabilmişti.

gerekliliğini önermiştir. 1573 yılında da Danti, görüntünün yukarıdan aşağıya dü-

l839′da, Louis Daguerre, gümüş plak üze-

zeltilmesi için içbükey bir ayna kullanıl-

rine görüntü aldı. Aynı çıkış noktasından

ması gerektiğini açıklamıştır. 1558 yılında temellenen çalışmalar birbirini izledi. Baş-

FOTOĞRAF DÜNYASI BURCU ÇALIŞKAN KIRCI hayatiminrenkleri.blogspot.com

Fotoğraf Makinaları ve Yardımcı Araçlar - Fotoğrafın Kısa Tarihi Tarihin ilk fotoğraf makinesi Fransız fizikçi Joseph Niepce tarafından kara kutu kullanılarak bir kalay-kurşun alaşımı levha üzerine kopyalanması ile icat edildi. Bu icadın tarihi ise 1826 yılına rastlamaktaydı.

Porta, söz konusu aygıtın ressamlar tara-

langıçta ağır adımlı gelişmeler bir sonraki-

fından kullanılabileceğini ve böylelikle de

ne zincirlendi.

gerçeğe yakın, doğru perspektife sahip

En sonunda, 1888 yılında, kutu fotoğraf

görüntüler çizilebileceğini açıklamıştır.

makinesi piyasaya sürüldü. Bu makine, Kodak sistemini kullanan (Eastman Dry

Aslında, fotoğraf makinesi büyük icatların Plate and Film Company - Eastman Kuru çoğu gibi bir kişi tarafından icat edilmemiştir. Fikrin doğması,uygulanması,gelişimi, değişik kişilerin çalışmaları ve uzun aralıklı dönemlerin sonucudur. 11. ve 16. yüzyıllar arasında, insanlar "karanlık oda" fikriyle ilgili çalışmalar yapmışlardı. Gerçekte kağıt üzerine bir

1839′da daha sonraları Niepce’nin eski ortağı Louis Jacques Daguerre, tesadüfen bozuk görüntülü bir plakayı temizlemek üzere kimyasallar kullanması sonucu görüntünün netleştiğini gördü. Sonraları bu kimyasalın civa olduğu tespit edildi ve fotoğraflarını çektiren kişilerin kıpırdamaması şartıyla net sayılabilecek fotoğrafların çekilebildiği görüldü. Fotoğrafçılık görüldüğü gibi keşfedildiği 19. yüzyılın içinde hem ticari, hem sosyal hem de sanatsal alanda büyük gelişmeler yaşadı. Tarihsel gelişimi aslında, camera obscura'nın icadı her ne kadar bazı yazarlar tara29

resmin "alınması" söz konusu değildi. 1568 yılında Daniello Barbaro, "karanlık oda" adı verilen cihaza bir mercek ekledi. İlkel bir objektif niteliğindeki merceğin açılışı, görüntünün daha kesin olabilmesi için değişebiliyordu. 1802 yılında, Thomas 30

Plak ve Film Şirketi) tarafından geliştirildi.


Söz konusu makine, 100 pozluk filmle

diyafram adı verilen bir kısım vardır.

Film tam olarak merceğin odak noktasında durur. Işık, mercekten geçerek kırılır,

dolu olarak satıldı.

Onun arkasında ise, görüntünün kalıcı bir

filmin olduğu noktaya düşer ve orada filmdeki bazı iyonları yoğunlaştırarak görüntü

kaydını yapabilen, ışığa duyarlı bir film

oluşturur.

Çekimden sonra, makine ve film Rochester’e gönderiliyor, burada film alınıyor, banyo işlemi yapılıyor, makineye tekrar film doldurularak sahibine iade ediliyordu. Söz konusu karanlık kutu fotografik amaçlar için de kullanılmaya başlandığında, 19. yüzyılın başlarından günümüze kadar temel niteliği aynı kalmak koşuluyla türlü biçimsel değişikliklere uğramıştır.

bulunur.

Dijital fotoğraf makinesi, fotoğrafları elektronik olarak çeken ve saklayan bir cihazdır. Fotoğraf filmleri bu makinelerde kullanılmaz.

En basitinden en gelişmişine kadar bütün fotoğraf makinelerinin dört temel ortak

Işık, filmin yerine sensör denen yeşil, mavi ve kırmızı renklere duyarlı hücrelerden

parçası vardır:

oluşan sandviç tipinde sıkıştırılmış bir katmandan geçer.

- Objektif

Bu katmandan geçtikten sonra görüntü dijital (sayısal) olarak saklanmış olur.

- Diyafram - Obtüratör - Vizör Fotoğrafı çekilen nesneden gelen ışık,

- Fotoğraf Makinaları: türleri, yapısı, önce objektifte toplanır ve odaklanır. Obçalışma sistemi

jektifin içindeki diske diyafram denir.

Fotoğraf makinesi, ışık ile resim çiz-

nin çapını belirler. Sonra ışık, diyafram-

meye yarayan alete denir. Herhangi bir

dan geçerek obtüratöre ulaşır. Fotoğraf

Bu kısım makineye ışığın geçtiği daire-

cisimden veya bir çok cisimden yansıyan makinelerinin çoğunda obtüratör filmin ışığın oluşturduğu görüntünün, film veya tam önüne yerleştirilmiştir. Fotoğraf çefotograf kartındaki emisyonlu yüze de

kerken belli bir süre açık kalarak objek-

pozlanabilmesi için gereken uygun orta-

tiften gelen ışığın film üzerine düşmesini mı sağlayan cihaza fotograf makinası di- sağlar. Filmin ışığa ne kadar süre maruz yebiliriz. kalacağını ayarlar. Kısacası diyafram ve Nasıl Çalışır? Her fotoğraf makinesi çeşitli ayar ve düzenekleri çıkarıldığında temel olarak ışık geçirmez bir kutudur. Bir fotoğraf makinesinin ön kısmında, resmi çekilen konudan yansıyan ışığın içeri girmesine imkân

obtüratör sayesinde ışığın filmin üzerine istenilen düzeyde düşmesi sağlanır. Vizör, makineyi konuya odaklamayı sağlayan bir düzenektir. Fotoğraf makinelerinin film kullanılanları ve dijital olanları vardır.

veren ve genellikle açıklığı değişebilir bir Filmli olanlar ışığın, makinenin objektiobjektif bulunur.

finden geçip merceğin arkasındaki filmi yakması ile çalışır.

Bu objektifin içinde açıklığı değişebilen, 31

32


BİR KAŞIK BİLGİ

Sayfa 33

Çıkış noktam, ilk yazım olması ve haziran Yemek ve Anadolu deyince aklınıza ayında olmamız.. Aklıma “Düğün” kon-

“kadınlar” geliyordur sanırım, “Anadolu

septi geliyor . Bu sayı için Anadolu’da

Kadınları”..

Düğün Yemekleri’ni araştırdım... Anadolu’da düğün demek, kocaman ka-

Ezberbozan sofralara renk veren Anadolu Düğün Yemekleri her zaman kadın

zanlarda pişen yemeklerle yüzlerce hatta elinden çıkmaz. Ekstra çaba, güç gerekti belki de binleri bulan topluluğa kurulan

mi, Anadolu’nun erkeği de geçer ocağın

zengin sofralar demek, bilirsiniz.

başına. Düğün yemeği hergün pişenlere

Ailelerin gelir seviyesine göre değişkenlik gösteren çeşitlerle, ismini düğünden alan çorbalar, olmazsa olmaz pilav çeşitleri, çevrilen kuzular ya da kuzu eti ile yapıl-

benzemez dedik ya , işte bu da başka bir ispatı sanırım. Kadını-erkeği , müthiş bir işbölümü ile işe koyulur, o nadide lezzetleri elbirliği ile yapar.

mış malzemesi bol et yemekleri, bol şerbetli tatlıları ile kurulur düğün sofraları. Bazı yemekler vardır sadece düğün-

Örneğin, Erzincan yöresinin düğün yemeği Babukko.

lerde pişer. O yemekleri bir daha yiyebil-

“Kadını-erkeği , müthiş bir işbölümü ile işe koyulur” MÜGE KARAHAN yemekbahane.blogspot.com

ANADOLU’DA DÜĞÜN YEMEKLERİ

mek için düğün-dernek kurulsun diye

İlk yazı...

beklersiniz.

Durdum, düşündüm.. Ne yazmalıyım? Bu yazı, hem ilk olması adına anlamlı olmalı

Kendi zenginliği ile yetinmeyen Anadolu

hem de bu köşenin ruhunu şekillendirmeli kafamda. “Ajanda’da yemek tarifi vermeli

Mutfağı, düğünlerle bir aşama daha atlar.

miyim?” diye soruyor içsesim... Olabilir tabii, duruma göre tarife de yer verebilirim.

Kallavi sofraların kurulduğu Anadolu dü-

Aslında burası, halihazırda yaptıklarımdan farklı olmalı ki kendimi tekrarlamış olma-

ğünlerinin gözdeleri, o coğrafyanın rengi-

yayım istiyorum.

ni, ruhunu taşır.

33

İskilip Dolmasının yapılışı 34


Babukko’yu kadının gücü yetmediği için

yememek neredeyse imkansız. Şimdilerde ğün pastalarına gelen çizgiyi oturduğu

erkek yoğuruyor. Su, tuz ve unun kıvam

bir çok otantik turistik mekanda ana ye-

tutana kadar yoğurulmasından sonra ha-

mek olarak sunulan “Keşkek” hazırlığı tıp-

murdan büyükçe parçalar alınıp tandırda

kı Babukko gibi erkekler tarafından yapılı-

pişiriliyor. Sonrasında yapılan işlemler ne-

yor. Ciddi bir kol gücü gerektiren Keşkek,

ticesinde Babukko Erzincan düğünlerinde

kuzu etinin macun kıvamına gelene kadar

Yarma Çorbası ve Armut Hoşafı ile konuk-

buğday ile pişirilmesi ile hazırlanıyor.

lara ikram ediliyor.

Üzerine dökülen salçalı sos ile ikram edilen Keşkek, benim en favori yemeklerim-

Orta Anadolu yöresinde yaşayan halkın

den biri diyebilirim.

düğünlerinde ise İskilip Dolması ve Madımak Aşı sıkça pişiriliyor. Çorumun İskilip ilçesinden alan İskilip Dolması, erkek dolma ustalarınca, bugünün düdüklü tencere sistemine benzer bir metodla pişiriliyor. Afyon ve Kütahya yöresine gelince kar-

başta bildiğimiz şekilde bir pilavdan bahsedileceğini sanarken, aslında bunun Konya’da düğün ve diğer özel günlerde verilen yemeğin yani sofranın adı olduğunu

Günlerce, haftalarca yazsam bitmeyecek bir zenginliğin hakim olduğu Anadolu’nun mutfağında kazanlar düğünlerde daha

yerden sorguluyor. Bu yemekler gibi Anadolu’nun özel lezzetlerinden tatmak isterseniz sizlere bir Kadıköy’lü olarak, ilçemizde bulunan Çiya (www.ciya.com.tr) veya Çanak’a (www.canakkebap.com) gitmenizi tavsiye edebilirim. Beyoğlu’nda ise bu tip otantik lezzetleri Ağa Restaurant’ta (www.agarestaurant.com) yakalamanız mümkün.

coşkuyla kaynıyor anlayacağınız.

anladım. Erkek tarafınca verilen pilav es-

Paylaşmanın, yardımlaşmanın, birlik ol-

nasında sırayla şu yemekler ikram edili-

manın fikri ile zenginleşen sofralara insan

şımıza İlibada Dolması çıkıyor. “Labada” yor: Yoğurtlu Toyga Çorbası, Bütümetli

imreniyor ve modern hayatın getirdiği set Bir sonraki sayımızda reçel kültürüne de-

ya da “Efelek” adı verilen bir bitkinin yap- Pilav, İrmik Helvası, Bamya Çorbası, Zer-

menülerdeki ordövr , arasıcak, çoğu za-

raklarına ince bulgurun çeşitleri olan Dü-

man yenmeyen ana yemek ve şaşalı dü-

ğü ve Göce ile hazırlanan harcın sarılması ile hazırlanan bu dolma da o yörenin düğünlerinin baş taçlarından biri. Ritüel olarak zengin Kahramanmaraş düğünlerine gelince karşımıza düğün-dernek sırasında kurulan “Velime Yemeği” çıkıyor. Menüsünde lahmacun, patates sulusu, pirinç pilavı ve hoşafın bulunduğu Velime Yemeği esnasında düğün türküleri söyleniyor, oyunlar oynanıyor. Düğün yemekleri bir çok yörede Velime Yemeğinde olduğu gibi bir set şeklinde çıkıyor karşımıza. Bu konuda araştırma yaparken Konya Pilavı’na rastladım. İlk 35

deli Pilav, Hoşaf.

ğineceğim... Bir kaşık bilgi verebildiysem

Bir çok medeniyete, millete evsahipliği

ne mutlu bana ...

yapan, zenginliğini bu çeşitlilikle sağlayan

Afiyetle,

Anadolu’da, göçmen düğünlerinde karşımıza farklı farklı lezzetler çıkıyor. Kırklareli düğünlerinde rastladığımız “Papaz Yahnisi” de bunlara güzel bir örnek. Dana eti ve arpacık soğanının birlikte lezzet şölenine dönüştüğü bu güzel yemeği, genellikle Bulgaristan göçmenleri pişiriyorlarmış. Ben kendi yöremin yemeğine biraz iltimas geçerek en sona sakladım sanırım. Ege Bölgesine gidip de düğünlerde “Keşkek” 36


SERGİ Botero’nun resimlerindeki bu deformas-

Botero’nun İstanbul’la ilk buluşması

yon, olasılıkdışı olana, tutarlılık ve mantığı aşmaya özgü deformasyondur. Kişiler ve

4 Mayıs - 18 Temmuz 2010 — Pera Müzesi’nde

nesnelerin yapısal bir dönüşüme uğramasıyla seyircinin dikkatini çeken unsurlar

beslenerek özgün tarzını oluşturan, zen-

SEDA ASOLAR Sedasolar.blogspot.com

kişiyi daha sıradışı ve daha dikkatli bir

gin iç dünyasını, incelikli, esprili ve bilge

gözleme yöneltirler.

bir yaklaşımla yapıtlarına yansıtan Kolombiyalı efsane sanatçı 19 Nisan 1939 sabahi, Turkiye icin gunesli, doğduğu topraklar icin durumunu bilemedigim bir ba-

Botero dünyanın yaşayan en büyük sa-

Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın davetlisi

natçılarından biri kabul ediliyor.

olarak eşi Yunanlı sanatçı Sophia Vari ile birlikte Türkiye’ye gelen, dünya sanatının

1960’lı yılların başında uluslararası sanat

har sabahi

çevrelerinde tanınmaya başlayan

dunyaya

Fernando Botero’nun sanatı ilk bakışta

gelmistir.

görünebileceğinden daha karmaşık bir ev-

yaşayan en büyük ustalarından Fernando Botero’nun 18 Temmuz’a kadar açık kalacak sergisi çerçevesinde çeşitli etkinlikler, söyleşiler, film gösterimleri ve çocuk-

reni gözler önüne serer. Tek bir imgenin

lar için eğitim programları da gerçekleşe-

içinde çoğulluğu aktarma tutkusu taşıyan

cek.

ustanın üslubunun ayırt edici özelliği; kişilerin taşkın bedenleri, kadınların iri gövdeleriyle yarattığı dünyanın dolu dolulu-

“Bir ressamın resim yapmasının tek nedeni kendi dünyasını yaratmaktır. Ger-

ğudur.

çeklik zaten orada duruyor - onun resmini yapmanın bir gereği yok. Buna paralel bir şeyin, zihinsel bir gerçekliğin resmini yapmanız gerekir. Şiir, müzik ve edebiyat gibi, sanatçının kafasında var olan ve insanların tadına varabileceği bir şey.” Fernando Botero

21. yüzyılın en çok merak uyandıran sanatçılarından Fernando Botero’nun, 64 yapıttan oluşan kapsamlı sergisi, Türk sa-

www.peramuzesi.org.tr

natseverlerle ilk kez Pera Müzesi’nde buluşuyor. Günümüz estetik anlayışına yeni bir yorum getiren sanatçının sergisi

Pera Müzesi

sirk, boğa güreşi, Latin Amerika halkı, La-

Meşrutiyet Caddesi No:65

tin Amerika yaşamı, ölüdoğa ve sanat tarihinin ustalarından uyarlamaları kapsa-

34443 Tepebaşı / Beyoğlu –

yan altı bölümden oluşuyor.

İSTANBUL

Latin ve Kolombiyalı kimliğini özenle ko-

Tel: +90 212 334 99 00

rurken, folklorik öğelerden öte, dünya sanatının büyük ustalarının çalışmalarından 37

38


uzun süreler kalabilmesine olanak sağla-

YAZI DİZİSİ

mıştır der “tr.wikipedia.org” Tabi illa alet edevata gerek yok, ben yıllardır Avşa, Erdek, Çınarcık kıyılarında takribi 2 mt kadar dalıp “sevgiliye kum çıkarırım, midye toplarım” diyor olabilirsiniz. İtirazım yok, serbest dalış statüsünden bu işe başlangıç yapmışsınız demektir. Ama mutlaka bu işin eğitimini alarak dalİsimden başlayalım . “Self contained

manız gerekmekte, kum çıkarmak için de-

underwater breathing apparatus” un baş

ğil tabi ki .

harflerini okuyalım : SCUBA ! Su altı solunum cihazı’nın adı.

Tüplü Dalış olayının güzelliği bu işe kıyı-

Sanmayın ki son yüzyıllarda ortaya çıkmış bu dalma işi. M.Ö. zamanlarda bile Eski Yunan dalgıçlarının su altında betimlennmiş resimleri var.

DAL GİTSİN!

E düşünün, bir zamanlar korsanlık diye SEDA ASOLAR sedasolar.blogspot.com

gayriresmi ama pek ciddi bir müessese varmış. Bu yaramazlar gemi falan batırıyorlarken o batan gemideki hazineleri na-

Yaz başlangıcı olan bu günlerde, mevsime yaraşır bir spor aktivitesinden söz edece-

sıl ele geçirecekler ? Evet kendilerince

ğim:

alet -edavatla su altına iniyorlarmış.

DALIŞ . Hatta biraz daha havalı olsun, SCUBA DIVING, yani “Tüplü Dalış”.

Kızılderili tezinden yola çıkarak, aynı za-

diği gibi, suyun altındaki zamanınızı daha

Bendeniz hep geri durmuşumdur böyle bir ortam oluştuğunda. Tatilköyünde havuz-

manda “Aslında ilk balıkadamlar

uzun tutarak, keyif alarak, etrafı seyrede-

Türkmüş” diyerek gururumuzu okşamak

rek, inceleyerek tadını çıkarmak.

da ilk dalış dersi verilir, Seda kenarda güneşlenir. Çalıştığı şirket “Dalış Kulübü” kurar, Seda tiyatro’ya gider... gibi. Bunun bir sebebi var! Suyun 10 cm altına inmeye başladığım andan itibaren ‘bıızzzz’ diye bir ses eşliğinde kulağıma su kaçmaya başlıyor. Sonrasında bu su kaçması olayının yaşatacağı acıyı bildiğimden, baştan mesafeyi koyuyorum balıkadam dünyası ile arama. Şimdi bu gidişata bir dur demenin vakti geldi. Sizi de benimle beraber keşfetmeye davet ediyorum bu rengarenk dünyayı. Bilenler okurken tadını çıkarsın, bilmeyenler neler kaçırdığını görüp harekete geçmek için can atsın. Sonrasında dalış serbet, yorumlarınızı bekliyorum !

39

isterdim ama kaynaklarda bu bilgiye rastlayamadım ...

dan köşeden bulaşan hemen herkesin de-

Bir önemli noktayı pas geçmemek gerek: dalış ekipmanları bu işin olmazsa olmazı

1900’lü yılların ortalarına yaklaştığımızda

olduğundan, sağlığınız için ekipmanlarınız

ise, günümüz modern dalış aletlerine ya-

tam olmalı.

kın icatlar çıkmaya başlamış bile.

Önümüzdeki ay, bu işin eğitimini veren

Jacques-Yves Cousteau'nun geliştirdi-

kurum/kuruluşları, keseye zararını ve da-

ği regülatör sayesinde,"su ciğeri" adını

lış yapabileceğiniz yurtiçindeki harikulade

verdiği yüksek basınçlı bir tüp ve tek ka-

coğrafi konumları bildireceğim.

demeli regülatörden oluşan aparat, insanın yüzeye hiçbir bağımlılık duymadan hayal bile edemeyeceği derinliklere inip 40

O güne kadar, aldığınız nefesin tadını çıkarın; görüşmek üzere ...


GEZİ Burgazada adaların içinde en şirini gibi duruyor. Sahil şeridinden faytanlo yapacağınız bir tur ile bu küçük ama sessiz adayı seveceğinize eminim. Evlerin ve sokakların etkileyici olduğu yolda dikkatinizi çekecek yerlerden biri de Aya Yorgi Garipi Manastırı. 1728 yılında yapılan ve sadece ayinlerde açılan bu küçük manastır oldukça eski ve etkileyici süslemelere sahip. Sait Faik Müze Evi ve Ayios İoanis Kilisesi yine görebileceğiniz yerler arasında. Turun sonu adanın diğer tarafına denk gelen Kalpazankaya Mesire yerine kadar geliyor. Ormanlık bir alandan aşağıya kadar inen bir patika ile küçük taşlık bir plaja iniyorsunuz. Tekneleri ile gelenlerin harika günbatımı manzarasında

HAFTASONU KAÇAMAĞI

yemek yiyebilmeleri için teknelerini bağladıkları bu yerde denize girenleri de görmek mümkün. Restaurant kısmında ise bol meze çeşidi ve harika fener kavurmasına eşlik eden

BURGAZADA, KALPAZANKAYA

manzarada keyifli bir yemek yiyeceğinize eminim. Çalan Ege müzikleri size, mini çocuk parkı

BURCU ÇALIŞKAN KIRCI

ufaklıklara zamanın nasıl geçtiğini unutturabi-

hayatiminrenkleri.blogspot.com

lir. İlk kaçamak noktamız ; İstanbul’a yakın ama havasıyla insanı bir anda şehir ortamından uzaklaştırmak gibi bir etkiye sahip Kınalıada ile Heybeli ada arasında ka-

Günbatımını

lan Burgazada

Kalpazankaya’dan dönüş yolunu yine faytonla

mutlaka

görmenizi

yapabileceğiniz gibi tertemiz havada 3 kilomet-

Kabataş’dan kalkan şehir hatları veya Bostancı’dan

relik mesafeyi de gayet rahat yürüyebilirsiniz.

kalkan motorlarla yapacağınız keyifli bir yolculukla ulaşacağınız adada etrafı keşfetmeniz için yapacağınız

Küçük, sevimli adada yoğunluk ve karmaşadan

ilk şey kısa bir yürüyüş olacaktır.

uzak

saatler

geçirebilir

hatta

konaklayabilrsiniz. Burgazada’yı mutlaka görün

Merkezde yer alan irili ufaklı restaurant ve cafelerde

ve keyfini çıkarın...

yeme-içme ihtiyaçlarınızı karşılabilirsiniz ama çok da acele etmeyin çünkü yapacağınız fayton yolculuğu ile sizi keyifli bir yere götürmeye kararlıyım.

41

önerdiğim

Fotoğraflar: Burcu Çalışkan Kırcı

42


MARKA SANATI GÖZE ÇARPAN MARKA İSİMLERİ

MARKALAŞMA SANATI DUYGU PHILLIPS saklamarkac.com—markamyaziyor.com

Markalaşma sürecinde sanat, tasarım, yaratıcılık iç içedir.

LOGO TASARIMLARI

Marka ismi ve isimlendirme süreci çok yakından ilgilendiğim, üzerinde severek çalıştı-

Hayvanlı Logolar

gerektiriyor. Öyle otobüste giderken, geyik yaparken hiçbir stratejiye dayandırma-

Bir blogda rastladığım “Hayvanlı” logolar çok yaratıcı, bayıldım. Görmeye değer. http://

dan isim bulmakla olmuyor. Markalaşma sürecinde çok sık yapılan hatalardan biri ürün, hizmet ve kurumlar için

blogof.francescomugnai.com/2009/10/25-

stratejiye uygun olmayan isimler seçilmesi. Bazen sırf aile adı yürüsün diye

clever-and-creative-animal-logos adresin-

soyadlardan isimler konuluyor.

Konuya bu açıdan yaklaşarak bu

den inceleyebilirsiniz.

bölümde markalaşma sanatını gelin

Beğendiklerimi paylaşmak istedim:

beraber inceleyecelim.

ğım ve çok ilginç bulduğum bir konu. Bu süreç derin araştırma ve detaylı çalışma

Bu bölümde marka isimleri ile ilgili ilginç ve komik örnekleri paylaşacağım sizlerle. İşte bunlardan bazıları:

Web sitesi uygulamalarını, logo

Gotu Kola:

tasarımlarını, marka isimlerini, reklam filmlerini inceleyip, markaların

Selülit, varis ve

sosyal sorumluluk projesi kapsamında

hemoroid tedavisinde

destekledikleri sanatsal etkinliklerden

kullanılan “Gotu Kola”

bahsedelim.

bitkisinden yapılmış olan ilacı eczanede is-

Markalar ile ilgili göze batan veya

temeye çekinen kim

gözden kaçanları araştırıp

bilir kaç kişi başka bir

yorumlayalım ne dersiniz? Tüylüoğlu Fırınları…

Hadi başlayalım öyleyse:

İsmi farklı olsaydı kesin daha fazla

ÖnüM ARKAm Sağım Solum Sobe!

müşterisi olurdu.

ilacı tercih etmiştir? Bitkinin ismi bu ama Türkiye’de biraz zor değil mi?

Kim bilir kaç kişi isminden dolayı içeri girmemiştir…

WEB SİTESİ Sprite’ın web sitesinde ünlü olabiliyoruz. Resminizi yükleyip albüm kapağını ve şarkıyı tasarlıyorsunuz ve ardından 15 dakikalığına ünlü oluyorsunuz. En çok tıklananlar ilk 100’de yer alıyor. Basit bir uygulama ancak çok eğlenceli. Tabi vakti olanlara…

43

Otafuku Ayakkabıları Otafuku Japoncada direkt çeviri yapınca duvardaki delik anlamına gelmektedir. Sadece Japoncada bulunan, standa giden küçük giriş yolu anlamında bir terimdir. Bu standın arkasında mutfak bulunmaktadır. Bu kelimenin neden ayakkabı markası olarak kullanıldığını çözemedim...

44


SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ

MARKA / LOGO HİKAYESİ Markaların isim, kuruluş ve logo hikayeleri çok ilginç olabiliyor. Hergün gördüğümüz, kullandığımız ürünler, gittiğimiz mağazalar, alışveriş ettiğimiz mekanlar, karşılaştığımız hizmetlerin isimlerine öyle alışmışız ki nereden geldiklerini sorgulamayız. Ancak inceleyince şaşırtıcı hikayeler çıkabiliyor. Ben çok eğleniyorum açıkçası bunları araştırırken. Bu bölümde her ay bazı markaların hikayelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. İşte bunlardan birkaçı: Shell

IKEA

Marcus Samuel 1800’lerde yaşamış olan

IKEA ismi kurusucunun adı, soyadı ile

ETİ Çocuk Tiyatrosu Eti Çocuk Tiyatrosu 2001 yılından beri tiyatro etkinlikleri düzenlemekte. Bu sene de “Pinokyo” oyununa sponsor oluyor. Markaların böyle sosyal sorumluluk projeleri yapması gerçekten çok hoş. Eti’nin çocuklara yakın duruşu bu tür aktivitelerle destekleniyor. Pinokyo’yu çok severim ancak bebişin biraz büyümesini beklemem gerekiyor maalesef bu eğlenceli oyunlara gitmeye başlamak için:)

Londralı bir antikacıdır. Küçük dükkanında doğduğu ve büyüdüğü yerlerin isimlerinin

Efes Pilsen Tiyatro Sponsorluğu

olan Uzakdoğu’dan getirttiği deniz kabuk-

baş harflerinden kısaltma yöntemi ile

larını satmaya başlar.

oluşturulmuştur.

Şu sıralar Efes “7”(Şekspir Müzikali) oyununa sponsor.

Marcus Samuel’in oğullarından Marcus

IKEA’nın kurucusunun adı Ingmar

Junior ve Sam sevkiyat uzmanlıklarını te-

Kamprad, doğduğu yer Agunnaryd, bü-

Oyun Atölyesi tarafından sergilenmekte. W.Shakespeare

mel alan dökme petrol taşımak üzere bir

yüdüğü yerin adı ise Agunnaryd’in küçük

Kemal Aydoğan yönetmiş. Oyuncuları ise Haluk Bilginer,

gemi filosu kurarlar.

bir köyüne yakın çiftlik olan Elmtaryd’dir.

Evrim Alasya, Selen Öztürk, Zeynep Alkaya ve Tuğçe Kara-

Samuel kardeşlerin şirketi 1897'de Shell

Menşei İsveç olan markanın logosu İsveç

oğlan.

Nakliyat ve Ticaret Şirketi adını alır.

bayrağının renklerinden oluşmuştur ve

Bilgi için 0216 3453939 telefonundan Moda’da bulunan

1904'te bir istiridye ile şirket ve marka

kurum kimliğine uygun bir şekilde sade

Oyun Atölyesi’ni arayabilirsiniz.

adına görsellik kazandırılır.

olarak dizayn edilmiştir.

Efes Pilsen 1992 yılından beri tiyatrolara sponsor olmakta.

Yıllar içinde Shell ambleminin şekli grafik tasarımındaki akımlarla birlikte yavaş yavaş değiştirilmiştir. Güncel amblem 1971 yılında tasarımcı Raymond Loewy tarafından yaratılmıştır. "Shell" kelimesi ilk olarak 1891 yılında, Marcus Samuel ve Şirketi'nin Uzakdoğu'ya

tarafından yazılan oyun Haluk Bilginer tarafından çevrilmiş,

AYIN YARATICI REKLAMI “Eti Tadında” Acıkınca Yanında

sevk ettiği gazyağının ticari markası olarak kullanılmıştır. İlk benzin istasyonu

Bu Gurul Gurullara bayıldım. Çok sevimliler.

Californiya’da inşa edilmiştir. Bu istasyonun farklılaşması amacıyla logoda parlak

Reklam filmi çok eğlenceli. Ayrıca sokakta bill-

renkler kullanılmıştır.

boardlarda gördükçe gülesim geliyor. Reklam fil-

California’nın İspanyollarla olan bağlantıları nedeniyle kırmızı ve sarı seçildi. 195 yı-

mindeki Gurul Gurul adındaki pofuduk, renkli ya-

lında parlak ve tüketici dostu Shell Kırmızısı ve Shell Sarısı lanse edilmiştir.

45

ratık acıkmış olan gencin ayağından, paçasından çekiştiriyor, sürekli “Gurul Gurul” diyor. Genç adam yemek yemeyip daha da acıktıkça gittikçe büyüyor Gurul Gurulcuklar. “bu da benim açlığım” diye tanıştırıyor onu filmin başında. En sonunda adam “Eti Tadında” yiyince Gurul Gurul küçülüveriyor.

46


Yurtdışında, özellikle Amerika’da “from

YENİ REKLAM FİLMLERİ

nılıyor. İnsanlar İstanbul’u biliyorlar. Oldukça po-

“ Burası İstanbul” Mavi

püler.

Jeans

Mavi de yurtdışına açılmış bir marka olarak, İstanbul’dan çok uzaklara gitmesini,

Mavi Jeans yeni reklam kam-

ABD ve Kanada’da satışlar yapmasını,

panyası “Burası İstanbul” slo-

Filmin çekimleri Büyükada,

1991 yılında İstanbul’da doğan Mavi

pılmış.

Jeans marka kişiliğinin önemli bir parçası olan İstanbullu olmasını ve İstanbul’dan

“Burası İstanbul” reklam filminde kızına, “Nece konuşuyorsun sen?” İstanbulca…”

anne babalara çocukların yanıtı: “Burası İstanbul”, “Bu kılıkla bi gören olursa sa- ”Baba kimse görmesin seni bu kıyafetle”

aldığı gücü koleksiyonlarında (İstanbul tişörtleri), reklam filminde desteklemekte, bu kitap ile de güçlendirmekte.

kın benim karım olduğunu söyleme” diyen

Bence bu girişimler çok başarılı, markaya

kocasına, eşinin cevabı yine aynı: “Burası “Size burası İstanbul da bize değil mi yani?” İstanbul”.

karakter veriyor, fark yaratıyor. Türkiye’den çıkan ilk uluslar arası moda markası

gibi diyaloglar, güzel mesajlar var filmde,

olan Mavi şu anda ABD, Kanada, Alman-

Daha önce “Çok oluyoruz” diyen Mavi

modernliğin, İstanbullu olmanın farkının

ya, İngiltere, Danimarka, Hollanda gibi

Jeans, asi kişiliğini ve İstanbullu olması-

altını çiziyor Mavi.

nın farkını anlatıyor bu filmlerde. Ancak diğer İstanbul dışındaki şehirlerde

kampanyası, 1999’da “Çok ileri gittik”

yaşayanlar veya İstanbul dışında doğmuş

reklam kampanyası yapıldı. Mavi Jeans

“Anne bu ne kılık?”

2001 yılındaki “Made in Maviland” adındaki kampanya ile ABD ve Kanada’da

İstanbul aslında bir sembol, doğu ile batı-

reklam kampanyası yapan ilk Türk mar-

nın birleştiği bir kent, 2010 Avrupa Kültür

kası oldu.

“Burası İstanbul, sahneden hiç inmeye-

Başkenti, eski ile yeninin, tarih ile

ceksin.”

modernizmin uyum içinde olduğu bir şehir. Burada Mavi’nin dünya çapında İstan-

“Burası İstanbul gez gez bitmez.”

toplam 50 ülkede satılmakta. Mavi Jeans için 1997’da “Çok oluyoruz” reklam

olanlar bu filmi biraz itici bulabilir. “Ne var kızım burası İstanbul değil mi?”

bullu olarak bilinirliğinden de güç alınmış bence.

2008’de Emir Kusturica “Kafana Göre” adlı reklam filmi çekti. Ayrıca Mavi Jeans “İstanbul’da Bul” adlı bir kitap çıkardı.

47

Kitap en çok yazarlı kent rehberlerinden biri olarak tanımlanıyor. Kitabı Mavi mağazalarından elde edebilirsiniz. Çok güzel resimler var.

bul tutkunlarının edinmesi gereken

Heybeliada ve Yeniköy'de ya-

Filmden bazı diyaloglar:

keyif aldıkları 200 yerden bahsediyor.

kampanyalar düzenlemesini “Çok ileri git- Mavi’nin konumlandırması ve marka kimtik”, “Çok oluyoruz”, “Made in Maviland” liğindeki İstanbul öğesini desteklemesi gibi kampanyalar ile desteklemiştir. bakımından başarılı bir uygulama. İstan-

ganını kullanıyor.

oğluna böyle giyinme böyle yapma diyen

Okan Bayülgen’in fotoğrafları ile süslenen

Turkey”den çok “from Istanbul” kulla- kitapta 89 kişi İstanbul’da bulunmaktan

48

bir kitap. Mavi Jeans sanal ortamda da oldukça donanımlı.

www.ucukmavi.com Mavi

Jeans’in bloğu. Blogda müzik, sinema, sanat gibi konular var. Facebook, friendfeet, twittter’da da aktif.


ÇOCUKLAR İÇİN AKTİVİTİLER Çocuk yetiştirme yönteminde Türk anne babalar proaktif bir rol oynamakta. Bebeklikten

Anneliği Dorukta Yaşamak SİNEM ERGUN sanatnotlari.blogspot.com

Günümüz çocukları, herşeyi deneyimleyerek ve birçok donanıma sahip olarak büyüyorlar. Biz anne babalar gelişimleri için gereken birçok aktivite ve etkinliklerden haberdar olmaya çalışıyor ve bazen birlikte bazen de tek başlarına onları bu etkinliklere dahil ediyoruz. Özellikle büyük şehirlerde spordan

itibaren yardım amaçlı her işini onlar adına anne babalar yaptığı için kendine güven duygusu, özellikle sorumluluk sahibi olma özellikleri çok gelişmemiş ve tembel çocuklar yetişiyor. Elbetteki günümüz anne babaları çok daha bilinçli ve bu tür hatalara düşmemeye çalışıyor fakat bunun da dozunu iyi ayarlayıp, sahte dünyalar içinde tam özgürlük verilmiş çocuklar yaratıp, sonradan hayalkırıklığı yaşamalarına sebep olmamak gerek. Çocuk yetiştirmek gerçekten bilgi, sabır ve özveri istiyor, ama bir o kadar da eğlenceli. Onlarla birlikte içimizdeki çocuk ortaya çıkıyor ve oyun oynamanın, yeniden keşfetmenin zevkine varıyoruz. Çocuğunuzla beraber keyifle geçirebileceğiniz zamanlar için bu aya özel birkaç etkinlik ve kamp önerileri sunmak istiyorum.

sanata, yaz kamplarından botanik çalışmalarına kadar o kadar çeşitli etkinlikler var ki hangi birine yetişeceğimizi şaşırıyoruz. Tabii bu arada çocuklarımızı herbirinden faydalandıralım derken dejenere ve ne istediğini bilemeyen bir nesil de yaratma tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Düşünün ki bir çocuk, bir gün tenis dersi, ertesi gün piyano dersi, oradan yaratıcı drama haydi şimdi binicilik kursuna tarzında bir programda yaşarsa, hepsinde başarılı olmaya

Ogzala Çiftliği Çocuk Kampı

çalışırken bu baskıyla hiçbirşeyden zevk alamaz hale gelip depresyona bile girebilir.

Ogzala Çiftliği 650 metre rakımlı

Biz anne babalara da hak vermek gerekir çünkü bizim zamanımızda bu kadar çeşitli im-

Kocaeli’de Kirazpınar Mahallesin-

kanlar yoktu ve çocuklarımızın hepsini öğrenmesini istiyor olabiliriz. Öncelikle çocuğu-

de 20 dönüm arazi üzerinde ku-

muzu iyi tanıyıp hangi yönde hevesi ve yeteneği olduğunu anlayıp onları o şekilde yön-

rulmuş. 5 Dönüm arazi cevizliğe,

lendirmemiz gerekir. Ben şahsen, bir takım sporu yapmasını böylelikle takım ruhunu, bir

3 Dönüm arazi fidanlığa ve 3 Dö-

gruba aidiyeti ve birlik olmayı öğrenmesini arzu ederim.

nüm arazi ise çiftlik evi ve sosyal alan olarak ayrılmış. Kalan kısım

Ayıca ortaokul çağlarımda katıldığım bir yaz kampının

meyveliğe, ormana ve hobi bah-

eğlencesini ve faydasını bildiğim için mutlaka bir kamp

çelerine ayrılmış.

ortamına katılmasını da isterim. Kamp hayatı çocukların belki de ailelerinden ilk defa ayrıldıkları ve bambaşka insanlarla, belli kurallar çerçevesinde yaşamayı öğrendikleri bir ortam. Burada “üşüdünmü oğlum al sırtına şunu giy” diyen bir anne veya ben kereviz yemem diyene “peki gel ben sana köfte yapayım o zaman” diyen bir anneanne yok. Yani şımarıklık ve bencillik burada sökmez. Kamplar çocukların farkındalık gelişimi için önemli bir rol oynuyor bence, öncelikle kendinden sorumlu olmayı öğ-

Bu çiftlikte 07-10 ve 12-15 yaş (ayrı ayrı grup) çocuklara yönelik olan çocuk kamp, Haziran ayının son haftasından Eylül ayı sonuna kadar süre hizmet veriyor. Kamp 10 kişilik katılımcıyla sınırlı ve konaklama çadırda yapılıyor. Uzman kişiler görev aldığı kampta eğitim ve sağlık konusunda bilgili bir görevli bulunmakta ayrıca Kamp alanının sağlık merkezine uzaklığı 17 km.dir. Kamp alanına kadar asfalt yol, kamp alanında elektrik, su, telefon ve internet (wireless) mevcut.

reniyorlar daha sonra grup içi uyumlu yaşamayı.

Detaylı bilgi için

49

50

0262 345 0091 - 0532 321 0974 ogzala@ogzala.com


Uzay kampı

Camp Woftrack 2000 yılında kurulan "Campwolftrack" gerçek bir doğa ve serüven kampı. Camp

2000 yılında İzmir’de açılan eğitim ve eğlence

Wolftrack kurucusu Serdar Kılıç; ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nin yanında, Beden eği-

merkezi Uzay Kampı, Ege Serbest Bölgesi’nde ESBAŞ tarafından işletiliyor. Gençler ve yetişkinler

timi ve Spor Lisansı Eğitimi mezunu.

için çeşitli programları var.

Kamp alanı Mudurnu’ya çok yakın bir yerde. Kamp, her dönem maksimum 8-16 yaş grubu

Örneğin, Aile/Çocuk (7-11 Yaş Grubu)Programı,

arasında 45 kampçıyı ağırlayabilir.

iki gün çocuğun ebeveynlerinden birisiyle katıldığı

1 haftalık

uzay simülasyonları ile uzay teknolojilerinin tanıtıl-

dönemler halinde kamp süresi ayarlanmış.

dığı bir haftasonu programı.

Wolftrack Kampında, Basketbol, Futbol, Vo-

Bir başka program ise 6 günlük yaz kampı.

leybol, Beyzbol, Amerikan Futbolu, Okçuluk, At binme (Binicilik), Balık tutma, Dağ bisikleti, Aikido, Kano ve Kayak,İp parkurları, Kamp becerileri ,Yaratıcılık ve El Beceriler, Performans Sanatı, Bilim ve ilk yardım gibi birçok konuda etkinlikler yapılıyor. Detaylı bilgi için: 212.270 09 50 http://www.campwolftrack.com

Bu kampta 9-15 yaş grubu çocukları 1 saatlik uzay mekiği uçuş görevi simülasyonu eğitimi, Mars kolonisi tasarımı ve sunumu, Sıcak hava balonu yapımı ve uçurulması, Tek kademeli model roket yapılarak fırlatılması, Astronot kıyafetlerinin tanıtılması ve örnek bir kıyafet giyilmesi ve daha

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde Öğrenecek Çok Şey Var! Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, İstanbul’un ortasında, Ataşehir’de, barındırdığı canlı bitki koleksiyonları ve yürüttüğü bilimsel ve eğitsel etkinliklerle Tür-

birçok eğitim almaktalar, bunların yanısıra eğlenceli, eğitsel ve sosyal aktiviteler eklenmiş. Programın en etkileyici ve özel aktivitesi ise Uzay mekiği görevi eğitimi.

kiye’deki okul dışı öğrenme mekânlarının en önemli-

Bu ve benzer diğer programlarla ilgili daha detaylı bilgi

lerinden biri.

için +90 232 252 35 00 ve

3 yaşından itibaren her yaşa uygun,

keşif alanları içinde bitkilerin dünyasını öğreten ve doğanın önemini kavratan atölye çalışmaları yapıl-

http://www.spacecampturkey.com/

makta.

Rahmi M. Koç Müzesi’nde

Örneğin, 19 Haziran’da Doğamız ve Tarihimiz adlı

Ekol Drama Sanat Evi, Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müze-

atölye çalışmasında 9-12 yaş grubuna yönelik 2,5 saatlik eğitim verilecek. Bu çalışmada çocuklar dünya ve insanlık tarihi hakkında temel bilgileri öğrenirken, aynı zamanda doğanın yaşamın kaynağı olduğunu keşfetmek için insanlık çağlarında doğanın yerini ve önemini, farklı bitkileri ve hayvanları kullanarak insanların tarihin akışını nasıl değiştirdiklerini görsel bilgiler ve oyun (drama) atölyeleri ile öğrenecekler. Bir başka atölye çalışması 13. Haziran’da Yaprakların Dansı adı altında yapılacak. 5-7 yaş grubuna hitap eden bu çalışmada 1 saatlik süre içinde bahçenin değişik yerlerine saklanmış meyveleri arayıp bulma ve kendi meyve sepetlerini oluşturma etkinliği yapılacak. 0216 456 44 37 http://www.ngbb.gen.tr 51

YAZ OKULU

si’nde, “YAZ OKULU”, ile birbirinden farklı eğitim içeriklerinden oluşan atölye çalışmalarını ile 21 Haziran – 27 Ağustos 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Haziran ayındaki “Film Atölyesi” adlı çalışma çocuklara, hayata bir vizörden bakar gibi bakmalarını sağlayarak, farkındalık yaratmayı hedefliyor. T.C. M.E.B Ekol Drama Sanat Evi, 36 akademisyen, uzman eğitmen, sanatçı ve sistemiyle on yıldır Kurucusu Gülsen Çaltıl ve Genel Sanat Yönetmeni Ayla Algan yönetiminde Çocuk-genç ve Yetişkinlere Yaratıcı Drama eğitimi bu konseptte ve müfredat bazında veren Türkiye’deki ilk ve tek eğitim kurumudur. Yaz Okulu Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin: Ekol Drama Sanat Evi www.ekoldrama.com 52

0212 237 34 07/


ÖZEL GÜNLER Yelken Dersi

Babalar Günü İçin Unutulmaz Hediye Önerileri! 20 Haziran Pazar Babalar Günü. Bu yıl Baba’nıza hep hatırlayacağı bir hediye vermek isterseniz sizin için seçtiğimiz önerilerimize bir bakın..

One Design Cheese 6,5 m veya Gorbon 7 m sportif yelkenli tekneler ile 3 saatliğine denize açılın ve Alize Yatçılık eğitmenleriyle kısa bir yelken eğitimi alın. 130TL Bu eğitimin konuları; - Limandan ayrılma - Tekne donatma

Tek Günlük Binicilik Dersi + Kahvaltı

- Rüzgarı hissetme - Yelken trimi

Riva deresi ve ormanın birleştiği noktadaki Göllü Binicilik'te sabah güne leziz bir köy kahvaltısıyla başlayıp enerji topladıktan sonra işe oradaki harika atlardan birini binişe hazırlamakla devam edeceksiniz.

- Seyirler; orsa seyri, apaz seyri, pupa seyri - Manevralar; tramola ve kavança - Sabit rotada dümen tutma - Limana giriş

Tımarlama ve eyerleme gibi bakımlarını yapacak ve profesyonel eğitmen-

Daha fazla bilgi için www.aktifhediye.com 0216 302 22 34

lerle ilk dersinizi alacaksınız. 105 TL Viski Eğitimi Viski meraklıları için hazırlanan Viski Eğitimi süresince arpanın

Babalar gününde babanızın ve sizin fotoğraflarınızın basılı olduğu bir kutu dolusu kurabiye ile onu şaşırtmaya ne dersiniz?

suyla buluşup o eşsiz lezzete nasıl ulaştığını daha yakından göreceksiniz. Katılımcılar Bar Tarining Center'daki bu 1 günlük eğitim-

Renk renk, çeşit çeşit kurabiyeler

de viskinin tarihi, üretim süreçleri, viski tipleri ve profesyonel sunumları yanında sorumlu tüketim hakkında profesyonel barmen-

www.yemekbahane.blogspot.com 'da

lerden dersler alıyor.140 TL

Müge Karahan'ın özel tasarımları ile hazırladığı kurabiye ve pasta siparişSushi Kursu

leriniz için YEMEKBAHANE'yi inceleyebilirsiniz.

Kani, Ugami, Nigiri!2,5 saat süren kursta orijinal sushi yapımını öğrenirken yaptıklarınızı taze taze tatmanın keyfini de yaşayın. 120 TL

53

54


BU AY VİZYONDA MÜGE KARAHAN yemekbahane.blogspot.com

Sex And The City 2

The Collector (Kolleksiyoncu) Gösterim tarihi : 04 Haziran 2010 Yapım : 2009 , ABD Yönetmen: Marcus Dunstan, Shannon John Stever, Frederik Wiegel

Gösterim tarihi : 4 Haziran 2010

Oyuncular: Daniella Alonso, Robert Wisdom, Madeline

Yapım : 2010 , ABD

Zima, Andrea Roth, Diane Ayala Goldner

Yönetmen: Michael Patrick King

Kumar borcunu ödemek için, tesisatçı olarak çalıştığı evi

Oyuncular: Sarah Jessica Parker, Kristin Davis, Miley

soymaya karar veren Arkin, evde kimsenin olmadığını

Cyrus, Chris Noth, Kim Cattrall,

sandığı bir akşam eve girer. Fakat malikanede onu kötü

Nikah masasında “evet” dedikten sonra neler olur? Dört

evde, ev halkını esir almış psikopat bir katille karşı karşı-

arkadaşın hayatı her zaman diledikleri gibidir ama hayat

ya kalmıştır.

bir sürpriz beklemektedir. Arkin soymak için zorla girdiği

sürprizleri de barındırmasaydı “Sex and the City” de olmazdı…bu sefer kızlarımız New York’tan, dünyanın en lüks ve egzotik yerlerinden birine, partinin hiç sona ermediği, her köşesinde gizemler barındıran, büyüleyici bir maceraya doğru savrulurlar. Bu gezi, dört arkadaşın evlilik, annelik ve benzer durumların hayatlarına kattığı (ve çoğu zaman savaşmak zorunda kaldıkları) geleneksel rollerinden kaçmak için çok doğru bir zamanda çıkagelir.

Ev

Ondine Gösterim tarihi: 18 Haziran 2010 Yapım : 2009, ABD & İrlanda Yönetmen: Neil Jordan Oyuncular: Colin Farrell, Stephen Rea, Tony Curran, Dervla Kirwan, Tom Archdeacon Balıkçı Syracuse, çıktığı bir seferde hayatının en kafa karıştırıcı ve güzel olayına rastlar. Balık ağından çıkan

Gösterim tarihi : 04 Haziran 2010

Ondine, hayatını tamamen değiştirecektir. Suyun yüzün-

Yapım : 2009 , Türkiye

den çektiği Ondine'i eve getiren Syracuse, onu kız kardeşi

Yönetmen: Caner Özyurtlu, Alper Özyurtlu

Annie ile tanıştırır. Annie ilk bakışta durumdaki entere-

Oyuncular: Alican Yücesoy, Gülçin Santırcıoğlu, Funda

sanlığı fark etmiştir ve Ondine ile ilgili şüphelerini

Eryiğit, Ahmet Saraçoğlu, Ece Çeşmioğlu

Syracuse'a açar. Annie'ye göre Ondine bir deniz kızıdır.

Filmde, “Ev” adlı televizyon programında 24 saat içinde

Planet 51

yaşananlar seyirciye aktarılıyor. Canlı yayın yolunda de-

Gösterim tarihi: 18 Haziran 2010

vam ederken, “Ev”e birdenbire silâhlı bir adam girer ve

Yapım : 2009, İngiltere & İspanya

yarışmacıları rehin alır. Saldırganın amacı oyunun kural-

Yönetmen: Marcos Martínez, Javier Abad, Jorge Blanco

larını değiştirmektir. “Ev” adlı yarışmanın final gecesinde birinci olan yarışmacı elemek istediği kişiyi öldürecek ve tüm olanlar canlı yayında ekrana gelecektir.

Buradan çok çok uzaklarda, hayatın basit, çocukların mutlu ve herşeyin memnun olduğu bir yer vardı... Ama garip bir şey 51. Gezegene gelmekteydi. Hep başka gezegenlere gitmeyi hayal etsek de, ya o gezegenlerde biz uzaylı olursak?

55

56


The Joneses Gösterim tarihi 18 Haziran 2010

The Twilight Saga: Eclipse ( Alacakaranlık Efsanesi : Tutulma)

Yapım : 2009 - ABD

Gösterim tarihi 30 Haziran 2010

Yönetmen: Derrick Borte Oyuncular: Demi Moore, Amber Heard, David Duchovny,

Yapım : 2010 – ABD Yönetmen: David Slade

Christine Evangelista, Glenne Headly

Oyuncular: Robert Pattinson , Kristen Stewart, Ashley Greene, Taylor Lautner, Dakota Fanning

Jones ailesi herkes tarafından kıskanılan bir hayat tarzı sürmektedir. Büyük evleri, tarz kıyafetleri, teknolojik oyuncakları ile herkesin ilgisini üstlerine çekmektedirler. Mükemmel bir çift olan Steve ve Kate'in çocukları Mick ve Jen ile bu gösterişli yaşamları sınavdan geçmek üzeredir. Harika tüketiciler olan Jones'lar, gerçek bir aileyi birleştiren değerlerde de aynı mükemmelliği gösterebilecekler midir?

Seattle bir dizi esrarengiz cinayet tarafından harap edildiğinden ve kötü niyetli bir vampir öc almak için onu araştırmaya devam ettiğinden Bella kendini tehlikeyle çevrili bulur.Hepsinin ortasında aşık olduğu Edward ve Jacob'ın arkadaşlığı arasında seçim yapmakla yüzyüze kalmıştır ki bu karar vampir ve kurtadam arasındaki eskimeyen mücadeleyi tutuşturmak için olasıdır.Mezuniyeti hızla yaklaşırken Bella birden fazla karara sahiptir: yaşam ya da ölüm. Fakat hangisi?

Off Karadeniz The Last Song (Son Şarkı) Gösterim tarihi 11 Haziran 2010 Yapım : 2009 – 2010 , Fransa & Türkiye

Gösterim tarihi: 11 Haziran 2010

Yönetmen: Nur Dolay Oyuncular: Melissa Papel, İrfan Delibaş, Burhan Akdağ,

Yapım : 2010 , ABD

Nurhayat Boz, Salim Bozak

Oyuncular: Miley Cyrus, Greg Kinnear, Kelly Preston, Liam

Yönetmen: Julie Anne Robinson Hemswoth, Melissa Ordway

İzmir-Of-Rize-Ardeşen arasında geçen sımsıcak bir komedi. Yeni hakim çıkmış İzmir'li bir genç kızın ilk görev yeri olarak Of'a atanmasıyla başlayan olay dizisi bizi sıcak Ege sahillerinden Karadeniz'in çay bahçelerine, yemyeşil yaylalarına, ormanlarına taşıyacak.

Babasının yanına yaz tatilini geçirmeye gönderilen genç ve asi bir kızın öyküsünü anlatan film, müzikleri ile özellikle gençlerin çok ilgisini çekeceğe benziyor. L’affaire Farewell

From Paris with Love Gösterim tarihi 25 Haziran 2010 Yapım : 2010 – Fransa Yönetmen: Pierre Morel Oyuncular: Jonh Travolta, Jonathan Rhys Meyers, Amber Rose Revah, Melissa Mars, Frederic Chau Paris’te, Amerika Konsolosluğu’nda çalışan bir gencin bir Amerikan ajanıyla işbirliği yaparak şehre yapılacak terörist bir saldırıyı önleme çalışmasıyla gelişen olaylar.. 57

Gösterim tarihi: 11 Haziran 2010 Yapım : 2009 , Fransa Yönetmen: Christian Carion Oyuncular: Willem Dafoe, Guillaume Canet, Emir Kusturica 1980'lerin başında, Soğuk Savaş'ın en kızıştığı dönemde KGB subayı Grigoriev, Sovyetler'in siyasi tutumundan tiksinmeye başlar ve kaçıp bu sistemden kurtulmaya karar verir. Aslında elinde Batı'ya kaçmasını sağlayacak bilgiler bulunmaktadır. O da bunları kullanmaktan çekinmez. 58


NOSTALJİ FİLM KÖŞESİ

“Marlyn Monroe’nun zerafetini, güzelliğini, ve işveli tavırlarını seyretme zevkine varıyor insan” SİNEM ERGUN sanatnotlari.blogspot.com

“Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” derler, belki nur yağmıyor ama eskidikçe değeri ortaya çıkan ve hatta değeri artan şeyler var. Eski filmlerin de bazıları, oyunculuk, senaryo, bir dönemi yansıtmaları ve teknik değerlendirmeler açısından gerçekten değerli oluyor. Hatta buyüzden ABD Uusal Film Arşivi oluşturulmuş ve "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" olarak seçilen filmler Kongre Kütüphanesinde saklanmaktadır. İşte bu özel filmlerden bir tanesi “Some Like it Hot”, “Bazıları Sıcak Sever”. 1959 yapımı filmde, Sugar Kane rolündeki Marlyn Monroe’nun zerafetini, güzelliğini, ve işveli tavırlarını seyretme zevkine varıyor insan. Bunun yanında Tony Curtis’in ve Jack Lemmon’un kadın kılığında ki görünümlerini ve davranışlarını ayrıca başlarına gelen komik olayları izlerken ben gerçekten çok eğlendim. Yataklı trendeki kızlar partisi, Jack Lemmon’un kadın haliyle aldığı evlenme teklifine verdiği tepkiler, gangsterlerden kaçış sahnelerinde kahkahalarımı tutamadım. Hem gülmek, hem kaliteli oyunculuk izlemek hem de bir dönemin yaşam tarzına göz atmak isterseniz mutlaka seyretmenizi öneririm.

59

60


ANKARA—İZMİR—BURSA - ERZURUM DA HOBİ ALANLARI

HOBİ

Ankara`da yuzme havuzlari daha bir kiymetli olsa gerek. Istanbullular Sile`ydi , Kilyos`tu derken sicaklarin etkisini azaltiyor bir sekilde. Ankaralilar asagidaki adresere bir goz atin derim : http://www.clubmirador.com.tr/ http://www.meliksahhavuzu.com/ http://www.sabancivakfi.org/tr/? http://sks.ankara.edu.tr/ Ankara – Diksiyon kursu Programın Amacı kurallarına uygun, akıcı ve anlaşılır konuşma becerisini, bireyin kendisini etkili bir biçimde ifade edebilmesini,topluluk onünde konuşurken heyecanını kontrol edebilmesini,sesbilim açısından tüm seslerin doğru ve güzel söylenebilmesini ve bireyin beden dilini etkili biçimde kullanabilmesini sağlamak. Tel: 0.312.435 68 68 (pbx) SEDA ASOLAR Sedasolar.blogspot.com

Kendi bahçenizden yiyin!

Artik beton

Cavidan Hanım Çiftliği

gormekten , asfaltta yurumekten bikmis bir topluluk var etrafimda.Bir cogunun hayali ise emekliliginde Izmir`e yerlesmek ... Allah herkesin gonlune gore versin diyor :) , sehrin icinde tadini cikarabileceginiz bir

İzmir - Fransız Kültür’de atölyeler zmirliler Cesme`de eglenmekten arta kalan zamanlarda :) Fransiz Kultur`de asagidaki programlardan birine katilabilir: Fonetik " atölyesi ,Fransız dili ve kültürü Atölyesi , Yazı " Atölyesi Konuşma " Atölyesi

bag-bahce hobi kursuyla devam ediyorum : Bursa—Ebru Kursu Istanbul Anadalolu yakasinda, kendinize ait ekip, bicebileceginiz bir bahceniz olsa? Ben her gun oaya gidemem emekelerim kurur gider diye dusunuyorsaniz da Cavidan Hanim ciftliginde bitki yetistiren bahçe sahipleri gelemedikleri zaman, sulama hizmetinden faydalanabilir. İlave ücret vererek, doğal yanmış gübre, tohum ve fide alabilirler. Daha fazla bilgi icin 0542 215 25 62 http://cavidanhanimciftligi.com 61

Sehir Bursa olunca aklimda hep Osmanli figurleri canlaniyor. O yuzden ilk aklima gelen `Ebru` kursu oldu . Ilk sayinin heyecanina verin, bir sonraki sayi söz, Bursa`ya ozel yaratici bir hobi/kurs bilgisi okuyacaksiniz.http://busmek.bursa.bel.tr/? sayfa=brans_detay&id=60 Erzurum—Buz Hokeyi Erzurum Belediyesi`nin bir Buz Hokeyi takimi var , ne dersiniz ? Denemeye deger. http://www.erzurum.bel.tr/spor_club.asp?sr=36 62


EVDE SİNEMA KEYFİ

LA VIE EN ROSE “gerçek Edith Piaf'ı seyreder gibi hissediyor insan”

SOUL KITCHEN “İnsana

dair herşey var içinde”

Edith Piaf'ın 3 yaşından ölümüne kadar hayatı, fakirlik yıllarından nasıl şöhret olduğu, hastalıkları, aşk yaşamı, kariyeri, yaşam tarzı Marion Cotillard'ın muhteşem performansıyla anlatılan filmde aynı zamanda Edith Piaf'ın bildiğimiz

SİNEM ERGUN

pek çok şarkısıda bize eşlik ediyor.

sanatnotlari.blogspot.com

Gençlik yıllarından yaşlılık haline kadar her yaşını

Fatih Akın’ın son filmi Soul Kitchen, pişmiş tavu-

canlandıran Cotillard'ın oyunculuğunda ,özellikle

ğun başına gelenlerden daha fazla aksiliklerin yaşandığı fakat gerçekçi ve hayatın içinden yansımalarla kaleme alınmış bir senaryo. Öyle ki, komedi unsurları olayların akışıyla, karakterlerin düştükleri durumlar üzerine oturtulmuş. Baş kahramanlar olan Kazancakis kardeşlerin rum kanından olmasıyla da, akdeniz ruhunu yansıttıkları için duygularını çok doğal ve yüksek sevi-

onun gibi kambur duruşu, yürüyüşü, her durumda yüzünde oluşan kocaman gülümsemesi, konuşma tarzı ile sanki gerçek Edith Piaf'ı seyreder gibi hissediyor insan. Yıllardır tüm dünyada ünlenmiş bu sanatçının, kırık dökük ailesini, babannesinin genelevindeki çocukluk günlerini, sokaklarda şarkı söyleyip para toplayışını, içkinin hayatındaki vazgeçilmez yerini, ve şöhretine rağmen mütevaziliğini ve umursamazlığını seyretmek, bir dönemin, Fransa'nın ikonu, en popüler şarkıcısının hayatını öğrenmek istiyorsanız her türlü başarıyı hakeden bu

yede ortaya koydukları bir hikaye bu. Baştan so-

filmi tavsiye ederim.

na çok eğlenceli, yüksek tempolu ve harika mü-

Yönetmen: Olivier Dahan

ziklerin eşlik ettiği bir film. İnsana dair herşey var içinde, dostluk, aşk, aile ilişkileri ve hayalle-

Oyuncular: Marion Cotillard ve Gérard Depardieu

rini farklı yöntemlerle gerçeklemeye çalışan bir

Ödüller: Marion Cotillard 7 ödül aldı (Oscar, Altın

dolu insan. Emin olun bittiğinde yüzünüzde kü-

Küre, Prix Lumière , Golden Space Needle, Bafta,

çük bir gülümseme .

César,Czech Lion) ayrıca film 7 ayrı ödül daha topladı.

63

64


İNCELEME—BİR YAZAR BİR KİTAP

Eşe Dosta Selam, İnandığım doğruların adamı oldum.

ORHAN KEMAL ve “SOKAKLARDAN BİR KIZ”

Böyle yaşadım, karınca kararınca bu

“YEŞİLÇAM FİLMİ TADINDA BİR ROMAN”

tımda yapmaya çalıştım. Kursağıma

doğruların savaşını daha çok sanahakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir...

BANU HIDIRLAR birazsoylebirazboyle.blogspot.com

““Yavrum, dinle beni… Gün gelecek, büyüyecek, bir erkeğin kadını olacaksın. Kocan çirkin de olsa, onu yabancı bir erkekle aldatıp hapislere düşmesine sebep olma!”

Ancak Nuran, tüm temiz kalma çabalarını Orhan Kemal görmezden gelen, ona ait olmayan suçları yüzüne vuran bir çevrede yetişmektedir.

Orhan Kemal (asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü) 1914 – 1970. Türk romancısı ve oyun ya-

SOKAKLARDAN BİR KIZ

Bunların başında ise annesi Leyla vardır. Acaba Nuran istediği, umud ettiği yaşama ve sıcak yuvaya kavuşabilecek midir ? So-

zarıdır. Yazar, zorlu bir çocukluk ve gençlik

runun cevabı kitapta sizi bekliyor.

dönemi yaşamış, babasının siyasal nedenlerle

Orhan Kemal, kitaplarını okumuş olsun ya

Suriye’ye kaçması dolayısıyla orta öğrenimini yarıda bırakıp bulaşıkçılık ve matbaa işçiliği

da olmasın çoğu insanın az çok bildiği gibi Kitap, başta da belirttiğim gibi hüzünlü ve özellikle 50 ve 60lı yıllar Türkiye’sinde, Yeşilçam tadında. Okurken gözünüzde

yapmıştır. Ardından belki de kitaplarının da alt

yoksul kesimin yani halkın dertlerini, ya-

canlanan o siyah beyaz karelerle, kendini-

yapısını oluşturan topraklara, Adana’ya gele-

şadıklarını anlatan ve bunu yaparken

zi bir an Tarlabaşı’ndaki apartman daire-

rek bir çırçır fabrikasında çalışmıştır.

“onlardan biri” tavrını ve başarılı tasvirle-

sinde, Beyoğlu’nda bir lokantada ya da

rini kullanan bir yazar. Sokaklardan Bir

Anadolu’da küçük bir kasabada bulabilirsi-

Kız, bu kuralı bozmayan, yazarın diğer

niz.

1938'de askerliğini yaparken "Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak", "yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik" suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş, mahkumiyet döneminde cezaevinde Nazım Hikmet’le tanışmış ve kendisinden Fransızca, felsefe ve siyaset dersleri almıştır. Ayrıca Orhan Kemal'i şiir yerine roman ve öykü yazmaya teşvik eden de Nazım Hikmet olmuştur. Mehmet Raşit, ilk kez 1943'te İkdam Gazetesi'nde "Asma Çubuğu" öyküsünde Orhan Kemal adını kullanır. 1958'de Sait Faik Hikaye Armağanı'nı Kardeş Payı adlı öyküsü ile alır.

başarılı kitaplarının yanında biraz sönük kalmış dahi olsa hüzünle okunacak, Yeşilçam filmi tadında bir roman. Bir kısmı Anadolu’nun küçük bir kasabasında ancak büyük bölümü İstanbul’un arka sokaklarında geçen, geri planda 60’lı yılları okuyucuya hissettiren ve konso-

Yazarın anısını yaşatmak için İstanbul'da Orhan Kemal Müzesi açılmış ve 1972'den bu

matris Leyla’nın kızı Nuran’ı anlatan bir

yana adına bir roman yarışması (Orhan Kemal Roman Armağanı) düzenlenmektedir.

kitap.

ESERLERİ

Nuran, annesinin mesleği nedeniyle top-

Orhan Kemal, kitaplarında özellikle yoksulların, işçilerin, öğrencilerin, yani halkın yaşamını anlatmıştır. Kitapları yeşilçamda sıklıkla yer bulmuş durumda ve bence bu ilgiyi fazlasıyla hakediyor.En önemli eserleri ; Baba Evi (1949), Avare Yıllar (1950), Murtaza (1952), Cemile (1952), Vukuat Var (1958), Gavurun Kızı (1959), Dünya Evi (1960), Hanımın Çiftliği (1961), Eskici ve Oğulları (1962- Eskici Dükkanı adıyla 1970), Gurbet Kuşları (1962), Kanlı Topraklar (1963), Müfettişler Müfettişi (1966), Yalancı Dünya (1966), Arkadaş Islıkları (1968), Sokaklardan Bir Kız (1968), Üç Kağıtçı (1969), Kötü Yol (1969), Kaçak (1970 ), Tersine Dünya (1986 ). 65

lum tarafından etiketlenmiş, ancak bu etiketi kabul etmeyip sonuna kadar direnen, bir gün bu hayatın dışında kendisine yepyeni bir hayat kurabileceği umudunu taşıyan bir genç kız. Çocukluğu ve gençliği süresince, annesi yüzünden hapse giren babasının kendisine verdiği öğüdü aklından çıkartamamıştır. 66


RAFLARDA BANU HIDIRLAR

Nuri Bilge Ceylan

NTV YAYINLARI

birazsoylebirazboyle.blogspot.com

Brida

Bir Buluşma

Paulo Coelho

Milan Kundera

CAN YAYINLARI

CAN YAYINLARI

“Ruh-eşimi nasıl tanıyacağım?” Wicca, Brida’ya “Riske girerek” dedi. “Başarısız¬lık, hayal kırıklığı risklerini göze alacaksın, ama aşk arayışından hiç vazgeçmeyeceksin. Arayışına devam ettiğin sürece sonunda zafere ulaşacaksın.” Brida, güzel bir İrlandalı kızın ve onun bilgiye erişme çabasının öyküsü. Brida, ona korkularının üstesinden gelmeyi öğreten bilge bir erkekle ve dünyanın gizli müziğine ayak uydurarak dans etmeyi öğreten bir kadınla karşılaşır. O iki kişi Brida’da Tanrı vergisi bir yetenek olduğunu görür; ama yeteneğini kendisinin bulabilmesi için genç kızı kendi içine doğru bir keşif yolculuğuna yönlendirirler. Brida kendi yazgısını ararken, kişisel ilişkileri ile kendini dönüştürme isteği arasında bir denge kurmaya çalışır. Usta romancıdan çarpıcı bir aşk, tutku, gizem ve esriklik öyküsü.

67

Bir Buluşma, Milan Kundera’nın, Saptırılmış Vasiyetler, Roman Sanatı ve Perde gibi akıllarda yer eden denemelerinden sonra okurlarına yeni sürprizi. Yazar, müzikten sinemaya, resimden edebiyata sanatın çeşitli dallarında eser vermiş, Danilo Kiš, Oscar Milosz, Goytisolo, Chamoiseau, Fuentes, Xenakis, Rabelais, Céline, Fellini, García Márquez, Malaparte, Philippe Roth, Anatole France, Bacon gibi çağlarına damgasını vurmuş entelektüellerin izinden giderek, sanatın dünyayla, hayatla, gülmekle, ölümle, unutuşla, bellekle olan ilişkisini sorguluyor.

FİLMLER (3 DVD) - UZAK , MAYIS SIKINTISI, KASABA EKSTRALAR (DVD) - KOZA ,Nuri Bilge Ceylan ile söyleşiler, kamera arkası, film fragmanları KİTAP, Makaleler, söyleşiler ve fotoğraflar. NURİ BİLGE CEYLAN FİLMLERİ TAŞRA ÜÇLEMESİ: UZAK – MAYIS SIKINTISI – KASABA Nuri Bilge Ceylan, fotoğrafçılıktan geçtiği sinemaya aktif olarak 1990’ların ikinci yarısında başladı. Kasabası Yenice’de çektiği ve annesiyle babasını başrolde oynattığı kısa film Koza (1995), festivalleri dolaştı ve Ceylan’ın adının duyulmasını sağladı. Türk sinemasında ticari sinemaya alternatif oluşturan görüşün başlıca temsilcilerinden biri, seyirci karşısına ilk kez bu filmle çıktı. Daha sonra da, Koza’nın devamı sayılabilecek taşra üçlemesi geldi: Yine Yenice’yi mekân edinmiş siyah/beyaz Kasaba (1997), renkliye ilk kez geçtiği Mayıs Sıkıntısı (1999) ve taşralı çocukları İstanbul’a taşıyan Uzak (2002). Dördüncü filmi Uzak, sayısız ödülün yanı sıra 2003’teki 56. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü aldı. İki oyuncusu da, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü paylaştı.

XXI. yüzyılın en iyi yazarlarından biri olarak kabul edilen Kundera, dokuz bölümden oluşan bu deneme kitabında, bir yandan sanat ve edebiyat alanlarındaki tercihlerini, deneyimlerini paylaşırken, diğer yandan da kültürel mirasın gücünü, geçmişle kopan bağları, biçimlerin ve çağların ötesinde sanatsal platformda birleşen ilişkilerin altını çizmiş.

Sabotajcı Clive Cussler, Justin Scott Altın Kitaplar Clive Cussler’ın yeni kahramanı uzun boylu, yakışıklı Isaac Bell işbaşında. O, Sabotajcı adıyla anılan kötü bir adamdı ve pusu kurmuş Bell’in gelmesini bekliyordu…

Gülmeyi, sürgünü, günlük yaşamın dayanılmaz sıradanlığını ve kaos içinde denge yaratma gücünü yan yana koyup uzlaştırarak, her zamanki gibi keyifli bir okuma eşliğinde okuyucunun zihninde yeni ufuklar açmayı başarmış.

Eleştirmenler Kusursuz Plan’ın klasik kedi fare oyunu olduğunu yazdılar. Peki Sabotajcı’da kim kedi ? Kim fare ? Bunu Isaac Bell belirleyecek.

68


Halide Edip Biyografisine Sığmayan Kadın İpek Çalışlar Everest Yayınları İşgale karşı isyanın hatibi... 1915 Ermeni tehcirinde sesini yükseltmiş; idam cezasına yüz yıl önce karşı durmuş birkaç aykırı isimden biri... Mahatma Gandhi'nin, Bertrand Russell'ın ve Yahya Kemal'in yakın dostu... Ali Ayet ile Hasan Zeki'nin annesi... Yüzlerce makalenin, onlarca kitabın yazarı... Aşkın ve hürriyetin her gün yeniden kazanılması gerektiğine inanan, dünya çapında entelektüel bir kadın, Halide Edib... Çalışlar, edebiyat ve siyasetle geçmiş bir ömrün karanlıkta kalmış yanlarını da içeren çalışmasıyla, "Halide Edib gerçeği"ni anlatıyor.

Bir Sanattır Öğle Uykusu

Mutluluğun Peşinde

Thierry Paquot Can Yayınları

Stanley Cavell Metis Yayınları Mutluluğun Peşinde esasen Stanley Cavell''ın 1934-49 yılları arasında vizyona giren yedi Hollywood komedisine ilişkin deneyimine dayanıyor. Yazar, felsefi ve siyasi açıdan büyük önem taşıdığını savunduğu Kadının Fendi, Bir Gecede Oldu, Philadelphia Hikâyesi, Cuma Kızı, Âdem''in Kaburgası ve Korkunç Gerçek filmlerinin "yeniden evlilik komedileri" olarak adlandırdığı özel bir tür oluşturduğunu öne sürüyor. Cavell''ın felsefeyle sinemayı bir araya getirmeye, onların yeniden birleşmelerine öncülük etmeye yönelik bu cesur girişimi bizi kendi deneyimimizle ilgilenmeye çağırıyor.

Thierry Paquot’nun öğle uykusunu tarihsel, sosyolojik boyutlarıyla ve sanattaki yansımalarıyla ele aldığı "Bir Sanattır Öğle Uykusu" adlı zihin açıcı çalışması, hem ilgi hem de keyifle okuyacağınız bir eser. Öğle uykusu dediğimiz bu mola sayesinde dinlenip yenilenerek kendini baştan yaratmak isteyenler, bedensel ve düşünsel dengemizi mahveden saldırılara başkaldırmak isteyenler, çevresindeki her şey zincirinden boşanmışken ya da sütlimanken zamanın içinde bir parantez açmak isteyenler, kısacası öğle uykucuları, birleşin ve şöyle güzel bir uyku çekin!

Tekinsiz Chuck Palahniuk Ayrıntı Yayınları Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. İşinize tam anlamıyla odaklanmanızı sağlayacak bir ortamda, kafadar insanlarla birlikte yaşayın. Katılmaya hak kazananlar için kalacak yer ve yemek bedavadır. Profesyonel bir şair, romancı veya senarist olarak yeni bir gelecek kurma şansını yakalamak için hayatınızın küçük bir bölümüyle kumar oynayın. Çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. Yer çok sınırlıdır. Her şey yukarıdaki ilanla başladı. Bunun yazarların inzivası olması gerekiyordu. Meğer öyle değilmiş.

Saklı Lezzetler Laura Esquivel Can Yayınları İstanbul’la Saklambaç Mina Tansel CAN YAYINLARI "Acı Çikolata"nın yazarı Laura Esquivel’den bu kez “tenceresine sığmayan” bir kitap. "Saklı Lezzetler"deki yazıların ortak noktası, yemek yapma tutkusu. Kitabın alt başlığından da anlaşılacağı gibi Esquivel, yemeğe çok farklı açılardan yaklaşıyor. Yazar mutfağın herkesi birleştirebilecek, insanın içindeki yaratıcılığı, sevgiyi ortaya koyabileceği bir ortam, hepsinden önemlisi kendini tanıma ve anlama çabası için en uygun yer olduğunu düşünüyor. Sınırları genişledikçe acımasızlaşan bir dünyada sorunlarıyla, açmazlarıyla, acılarıyla baş başa kalan insanın yüreğini ısıtabileceği bir yer...

Can Çocuk’tan tüm zamanların Kültür Başkenti İstanbul için bir armağan... Bodrumdaki lahitle karşılaştıkları gün, Ali’yle Emre’nin yaşamlarına yeni bir boyut eklendi: İstanbul onlarla konuşuyordu. Bu gizli boyutu bir tek Burcu’yla paylaştılar. Böylece 11-12 yaşlarındaki bu üç çocuk, kâh eğlenceli, kâh sıkıntılı anlar yaşarken hem kendilerini, hem birbirlerini, hem de içinde dolaştıkları İstanbul’u yeniden keşfetmeye başladılar. İstanbul’un sadece birkaç gizli yerini ve bilinmeyen öyküsünü duymakla kalmadılar; huyuyla suyuyla, gelmiş geçmiş korkuları, sevinçleri, öfkeleri, dostları, sevdalılarıyla onun kişiliğini kavrayıp, ruhunun derinliklerine yaklaşabildiler. 69

Mutfak aynı zamanda aşkın da mekânı, edebi konuların tartışıldığı bir kürsü, insanın yalnızlığından kurtulabileceği mükemmel bir sığınak, herhangi bir eğitim kurumundan çok daha insani, sıcak bir okul.

70


AYIN BLOG’U nın konusuna göre değişiyor. Bazen söy-

yok. Ama öz teyzeden de öte birçok tey-

leyeceklerim çok oluyor, bazen de yazıya

zesi oldu. Amerika’dan Sanem Teyzesine

gerek yok fotoğraflar olsun sadece diyo-

buradan kucak dolusu sevgiler. Daha ya-

rum…

zacak o kadar çok isim var ki…

Yazılarınıza gelen mesajlar size neler Bebeğimi kucağıma aldığımda ilk arayan hissettiriyor Biz yazıyı hazırlayıp yayınladıktan sonra heyecanla bekliyorum ilk yorumları… Bebekten önce her mesaja cevap yazardım mutlaka. Yoğun bir işim yoktu. Şimdi ise Dergimizde her ay bir blog tanıtımı ve ya- neydi. Bebeğimi kucağıma alışımla bera-

vakitsizlikten cevap yazmaya pek fırsatım

zarıyla yaptığımız söyleşiyi paylaşmak is-

ber bu durum değişti. Bir süre karışık dü-

olmuyor, buna üzülüyorum.

tiyoruz.

zen gittik. Bebek, mutfak, gezi…

İlk konuğumuz

Şimdi ise fotoğraf, gezi, yine mutfak biraz

sunuz, günün hangi saatlerinde yaza-

www.klubem.blogspot.com’un

da çocuklu yaşamın izleriyle devam edi-

biliyorsunuz

yazarı PINAR ÜNAL

Bir blog sahibi olma fikri ilk nasıl ortaya çıktı?

yorum yazmaya…

sıtlı, yazıları fotoğrafları hızlıca aktarıp

nızda bunun rahatsızlığını hisseder

yazmaya çalışıyorum. Önümüzdeki dö-

misiniz ?

nemlerde daha çok vakit ayırabileceğimi

Bebek sahibi olup iş de değiştirdikten

bir blog arkadaşım tarafından bulunup

sonra fotoğrafçılık ve gezi hobisi başladı.

Msn Space den blog dünyasına geçmeye

Bloğa tekrar eski sıklıkta yazmaya başla-

ikna edildimJ İyi ki bir bloğum var, dün-

mamda büyük etkisi oldu. Fotoğrafları ve

yanın dört bir yanından inanılmaz güzel

gezi notlarını paylaşmak ihtiyaç oldu.

doyasıya tattım. Ne kadar süredir blogunuzda aktif olarak yazıyorsunuz? 2006 Eylül ayından itibaren yazıyorum. Blogunuzu bize nasıl tanımlarsınız?

Uzun yazılar yazmayı mı , yoksa aktarımlarınızı kısa yoldan anlatmayı mı tercih ediyorsunuz ? Bu soruyu cevaplamadan önce son yazılarıma şöyle bir göz attım, kısa kısa aktarım yapıp fotoğraflara ağırlık verdiğim yazılar da var. Fotoğraf aralarında uzun uzun an-

Yemek bloğu olarak başladım. Daha çok

lattığım yazılar da.

fırında pişenler, özellikle de tatlılar üzeri-

Bu sebepten her ikisi de diyebilirim. Yazı-

71

Bloğuma ayırabildiğim vakit maalesef kı-

Sıklıkla yazar mısınız , yazamadığı-

İlk adım Msn Space ile başladı. 1 yıl kadar sonra yazma sıklığım epey azaldı. Bebeği Msn Space üzerinde yazdım. Daha sonra büyütüp biraz da işleri yoluna koyduktan

insanlar tanıdım. Paylaşmanın güzelliğini

Blogunuz ne kadar vakit ayırabiliyor-

düşünüyorum. Bunun nedeni ise çok il-

hep blog arkadaşlarımdı, her güzel anımda yanımdalardı. Onlar sayesinde hamileliğimde çok mutlu olduğum buluşmalar gerçekleşti. Yapılan Hoşgelesin(Baby Shower) partisini hiç unutamıyorum, hatırladıkça gözlerim doluyor. Diğer güzel kazançları ise bir arşive sahip olmak, fotoğrafları ve yazıları geri dönüp okuyabilme fırsatı. Gezi yazılarımı tekrar tekrar okuyup fotoğraflarına baktıkça mutlu oluyorum. Tarifleri not defterime ayrıca not düşmüyorum çoğu zaman. Dönüp bloğuma bakmam yetiyor. Bir Blog içeriği tek bir konuya yoğun-

ginç ama bebeğimin artık büyüyüp çocuk- laşmalı mı ? luğa adım atışı ve bu sebepten öğle uykusunu yavaş yavaş bırakıyor olması. Bu sayede akşam yatış saatinin daha erken olmaya başlaması ile kalan vakitte bloğuma daha çok vakit ayırabilirim diye düşünüyorum. Blog sahibi olmanın size kazandırdığı şeyler olduğunu düşünüyormusunuz En önemlisi dünyanın heryerinde birçok arkadaşım var artık. İnanılmaz güzel paylaşımlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Birçoğuyla yüzyüze tanıştık, görüşüyoruz. İsviçre’ye her gidişimde biliyo-

Bu tamamen blog sahibinin tercihidir diye düşünüyorum. Herkes doğru bildiği, içinden geldiği gibi bloğunu düzenlemekte özgür… Takip ettiğiniz bloglarda nasıl bir içerik arıyorsunuz ? Görsel zenginlik , yalın içerik , moda gibi... Görsel zenginlik çok önemli, fotoğrafların da yazı kadar güçlü olmasını bekliyorum. İçtenlik, sayfanın görsel düzeni, Türkçenin düzgün kullanımı, doğru içerik ve bilgilendirme dikkat ettiğim unsurlar.

rum ki Sevim Arkadaşımla oturur bir

Ne tür blogları takip ediyorsunuz ve

kavhe içeriz. Oğlum Can’ın hiç öz teyzesi

en sevdiğiniz bloglar hangileri

72


Sayfa 73

İlgili olduğum konular, bebek bakımı, fo-

Kapalı mekânlarda, kalabalık ortamlarda

toğraf, gezi ve yemek… Ancak maalesef

vakit geçirmeyi sevmiyoruz. Bu sebepten

blogları takip etmeye de çok az vaktim

alışveriş merkezlerine mümkün mertebe

oluyor. Bu sebepten düzenli bir takip ya-

erken saatte gidip dönüyoruz.

pıyorum diyemiyorum. Gerçek hayatta da görüştüğüm arkadaşlarımın blogları ilk fırsatta göz attıklarım oluyor hep, eski alışkanlıkların devamı diyebiliriz buna da. Onun dışında bebek/çocuk bakımı ile ilgili olan blogları okumaya çalışıyorum. Hiç kimse tarafından okunmasanız bi-

Gezmek-görmek, fotoğraf çekmek, mutfakta geçirilen vakit, arkadaşlarla geçirilen vakitler ve tabi ki oğlumla geçirdiğim vakitler en güzel anlar benim için…

dim. İşin özünde paylaşmak var. Birazda kişisel ilgi alanlarınızla ilgili sorular sormak isteriz Mesleğiniz nedir, çalışma hayatınız oldumu, hala çalışıyormusunuz

nirsiniz ? Zaman çok değerli hepimiz için. Yapacak o kadar çok şey var ve vakit o kadar kısıtlı ki günümüzde , bu çok doğal. Bu sebep-

siz bir çalışma hayatım var. Orta düzey

bekletilmek, önceden haber verilmeden

yönetici olarak görevime devam ediyo-

programda bir değişiklik yapılması beni

rum.

kızdıran unsurlar olur. Bu sebepten her

niz Kitap okumaya mutlaka zaman ayırmaya

sıl da bizim dışımızda belirleyici olduğunu,

olmak gerektiğini anlatan, şaşırtan bir filmdi.

zin için nereleri önerirsiniz?

İşletme Mühendisiyim. 7 yıldır da kesinti- ten resmi ya da gayri resmi mekânlarda

Boş vakitlerinizi nasıl değerlendirirsi-

lendirebildiğini gösterdiği için. Kaderin na-

du. Dışarıda güzel bir mekanda kahve

Günlük hayatta en çok neye sinirle-

Yurtdışında - İsviçre’nin köyleri, göl kenarında ki kasabaları… -Paris’de EuroDisneyland -Venedik -İlkbahar ya da Sonbahar’da Prag Türkiye’de -Doğu Karadeniz

şeyi plan program dahilinde yapmaya,

-İstanbul’da müzelerden Rahmi Koç Mü-

anlaşılan zamana uymaya çok dikkat ede-

zesi ve Miniatürk

rim, çevremden ve diğer kuruluşlardan da buna dikkat ve özen göstermelerini bekle-

çalışıyorum. Bunu da severek yapıyorum. rim. Televizyon uzun süredir hayatımızda yok. Arşivini yaptığınız, biriktirdiğin herBebekten sonra sinema keyfini artık evihangi birşey var mı ? mizde yaşıyoruz. Filmlerin dışında takip

-Bahçeköy’deki Atatürk Arberetumu ve Ataşehir’de Nazmi Gökyiğit Arberetumu -Çeşme-Alaçatı

ettiğim “Grey’s Anatomy” adlı dizi var.

Çocukken bir peçete koleksiyonum vardı,

Size İstanbul’da yaşadığınızı hissetti-

Her bölümde beni ağlatmayı başaran bir

şu an için böyle bir birikim yok. Bloğum

ren en olumlu şey nedir? Alışveriş im-

dizi.

benim için şu an eşi bulunmaz bir birikim

kanı, tarih, deniz, rakı-balık vb..

73

şu, şehrin kalabalığında kaybolma ve aynı çilmez yapıyor İstanbul’u…

nasıl iyi ve kötü kişi olacak şekilde yön-

Mutlaka görülmesi gereken yerler si-

kendime sunduğum.

birlikteliği ve yazarların hüzünlü şehri oluzamanda yalnız da kalabilme lüksü vazge-

cümlesini okurken bile içim kıpır kıpır olyanında cheesecake en güzel hediyedir

Müzeleri, Deniz ve Boğaz’ın muhteşem

mini önerirdim sanırım. Olayların bizleri

bu sebepten insanları yargılarken dikkatli

nedense kendimizi unuturuz. Ama şu soru

Gezmek için engin seçeneklerinin oluşu,

Birçok film geçti aklımdan ama Crash fil-

nedir ?

nız ?

dece kendime özel bir blog hazırlayabilir-

hangi filmi önerirdin ? Neden ?

karanlık yönlerimizin ortaya çıkabildiğini,

O kadar çok hediye alırken ve verirken

okunuyor olmak istiyorum. Diğer türlü sa-

Tek bir öneri imkanınız olsaydı bana

En son kendinize hediye ettiğiniz şey

le aynı çizgi ve sıklıkta yazar mısı-

Buna evet demek biraz zor… Açıkçası

haline geldi.

74

Haziran ayında planladığınız bir şey var mı ? (Bir gezi, bir kitap, bir organizasyon vb) Haziran ayında Budapeşte’ye gidiş planı var. Hatta belki ucuna da eklenmiş bir Viyana... Bunun dışında bolca ufak tefek başka planlar, geziler, buluşmalar…


TARİHTE BU AY BANU HIDIRLAR birazsoylebirazboyle.blogspot.com

04/06/-470 - Yunanlı Filozof Sokrates’in doğum tarihi.

BU SAYFA SİZİN!!

04/06/980 - Davranışların en iyisi iyi niyetten doğandır..Niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır diyen bilim adamı İbni Sina doğdu.

Bu sayfayı size ayırdık. 27/06/1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.

19/06/1910 - Babalar Günü ilk kez ABD’de Washington'un Spokane kentinde kutlandı.

Gönderin yayınlayalım.

07/06/1914 - Atlas Okyanusu'yla Büyük Okyanusu birbirine bağlayan Panama Kanalı gemilere açıldı.

Şiiriniz, kısa öykünüz, deneme yazınız, karika30/06/1921 – Mustafa Kemal’in öncülüğünde Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu.

tür çalışmanız, vs.

19/06/1934 - İlk Türk operası Özsoy Ankara’da oynandı.

07/06/1942 - Etimesgut fabrikasında yapılan ilk Türk uçağı havalandı.

01/06/1943 – İstanbul Radyosu deneme yayınları başladı.

Ayrıca dergimizle ilgili düşüncelerinizi de yazın tüm okuyucularla paylaşalım.

16/06/1949 - Devlet Tiyatro ve Operası kuruldu.

İletişim : ajandadergisi@gmail.com 15/06/1951 - Çocuk ressam Hasan Kaptan Paris'te sergi açtı.

04/06/1970 - Altın Portakal" Sinema Ödülünü başrolünü Yılmaz Güney'in oynadığı Bir Çirkin Adam filmi kazandı.

14/06/1993 - Kaynanalar Şenliği yapıldı. Çolpan İlhan yılın kaynanası seçildi. 75

76


GÜN GÜN AJANDA 01 Haziran Salı Grease Musical (from USA), Turkcell Kuruçeşme Arena - Istanbul

16 Haziran Çarşamba Fosforlu Cevriye, İzmir Açıkhava Tiyatrosu - Izmir

02 Haziran Çarşamba Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Kulis Oda Sahnesi Caddebostan

17 Haziran Perşembe Erdem Yener, Beyoğlu Hayal Kahvesi - Istanbul

03 Haziran Perşembe Fazıl Say - Nazım Hikmet Oratoryosu, Antalya Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu

18 Haziran Cuma Teoman, Balans Jolly Joker - Istanbul

04 Haziran Cuma Volkan Konak, İzmir Açıkhava Tiyatrosu - Izmir

19 Haziran Cumartesi Efes Pilsen One Love Festival 9 - 1.Gün

05 Haziran Cumartesi Yunuslarla Yüzme, İst. Dolphinarium Yunus Gösteri Merkezi

20 Haziran Pazar Richard Wagner: Uçan Hollandalı: İzmir Devlet Opera ve Balesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi - Izmir

06 Haziran Pazar Rus Kızılordu Korosu Dans Topluluğu, İzmir Açıkhava Tiyatrosu

21 Haziran Pazartesi Turkuazoo Sualtı Dünyası

07 Haziran Pazartesi Bale, Firavunun Kızı, Cesare Pugni, Cinebonus (tüm şehirler)

22 Haziran Salı – Troya gösteri – Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

08 Haziran Salı Ferhat Göçer, İzmir Açık Hava Tiyatrosu

23 Haziran Çarşamba – Gotan Project Konseri – Küçükçiftlik Park

09 Haziran Çarşamba Flamenco Dans Gösterisi: David Perez - Javier Navarro, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

24 Haziran Perşembe – İst. Müzik Festivali / Barok Zirvesi – K.öy Süreyya Operası 25 Haziran Cuma - Sonisphere Festival

10 Haziran Perşembe Ata Demirer, Turkcell Kuruçeşme Arena—Istanbul 26 Haziran Cumartesi - George Dalaras – Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi 11 Haziran Cuma Hamlet - Öteki Tiyatro, Ankara 27 Haziran Pazar - Dahill İstanbul'da Kahvaltı Keyfi 12 Haziran Cumartesi Bremen Mızıkacıları Müzikali (Moskova), AKM Aspendos Salonu - Antalya

28 Haziran Pazartesi - Tuluyhan Uğurlu – İstanbul Arkeoloji Müzesi

13Haziran Pazar Serdar Ortaç @ Samsun, Samsun Doğupark Amfi Tiyatro - Samsun

29 Haziran Salı – Yeni Yapıtlar Yeni Ufuklar Sergisi / Mor Karbasi Konseri

14 Haziran Pazartesi Jazz Open Mic, Beyoğlu Hayal Kahvesi

30 Haziran Çarşamba – Botero – Pera Müzesi

15 Haziran Salı Anadolu Ateşi @ Antalya, Gloria Aspendos Arena - Antalya

77

78


Kaynakça Solgar Gotu Kola http://www.solgar.com.tr/urun.asp?Kod=V032 Sprite: The Cocal Cola Company Press center http://www.thecoca-colacompany.com/presscenter/ presskit_sprite_spark_images.html Hayvanlı logolar: http://blogof.francescomugnai.com/2009/10/25-clever-andcreative-animal-logos Otafuku ayakkabı: http://www.cemayakkabi.com/root.vol? exec=home&pr=117655&do=3201 Shell logolar: www.shell.com.tr Burası İstanbul poster: ufinthell.blogspot.com İstanbul’da Bul Kitap:ucukmavi.com Gurul Gurul filmi:http://www.etietieti.com/movie.aspx?id=173 Gurul Gurul resmi: www.bigumigu.com Eti Çocuk Tiyatrosu: http://www.etietieti.com.tr/bizden_etkinlikler.aspx?mainId=398 “7” Şekspir Müzikali: http://www.efespilsen.com.tr/tiyatro.aspx www.sinemalar.com www.timtim.com http://www.asinagaziantepmutfagi.com http://www.ziraatcim.net/images/news/uzum.jpg http://artfiles.art.com/5/p/LRG/13/1338/OW7S000Z/susan-jeschke-aqua-vines.jpg http://artfiles.art.com/5/p/LRG/27/2759/724TD00Z/john-loengard-paul-mccartneygeorge-harrison-john-lennon-and-ringo-starr-taking-a-dip-in-a-swimming-pool.jpg http://artfiles.art.com/5/p/LRG/38/3871/KCHJF00Z/nick-caloyianis-diver-under-thesea-ice-in-the-arctic-circle.jpg

79

Ajanda Haziran 2010  

Aktüel Dergi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you