Page 1


Nisan 2011 Şubat 2011 Sayı:9 Sayı: 10 AJANDA EKİBİ ATA İSMET ÖZÇELİK

ata@ajandadergi.com

- hepsidetay.blogspot.com

BANU HIDIRLAR

banu@ajandadergi.com

- birazsoylebirazboyle.blogspot.com

DUYGU PHILLIPS

duygu@ajandadergi.com - duygusalpazarlama.com

İMGE TAN

imge@ajandadergi.com

- imgeleme.com

MÜGE KARAHAN

muge@ajandadergi.com

- yemekbahane.blogspot.com

NESOBABY

neso@ajandadergi.com

- nesobaby.blogspot.com

ÖZGE DUMLU GüNESEN

ozge@ajandadergi.com

SEDA ASOLAR

seda@ajandadergi.com

SİNEM ERGUN

sinem@ajandadergi.com - sanatnotlari.blogspot.com

ŞULE COŞKUN BALMUMCU

susu@ajandadergi.com - susuoykusu.blogspot.com

- sedasolar.blogspot.com

KONUK YAZAR PINAR DOĞAN

DERGİ TASARIM SİNEM ERGUN

sinem@ajandadergi.com

KAPAK FOTOĞRAF NESOBABY

nesobaby.blogspot.com

KAPAK TASARIM ve ÇİZİMLER ŞULE COŞKUN BALMUMCU 2 İLETİŞİM

www. susuoykusu.blogspot.com

iletisim@ajandadergi.com


İÇİNDEKİLER 6 Etkinlikler 12 Sinedetay “Boardwalk Empire” 16 İstanbul’da Turist Olmak “Oyuncak Müzesi” 22 Tiyatro “Altıdan Sonra” 28 İnceleme “Factotum” 30 Gezi “Van” 42 Çalışanın Çığlığı 44 Bir Kaşık Bilgi “En Sevdiğim Yemek” 47 Abrakadabra 48 Sosyal Sorumluluk Projeleri 50 İnceleme “ Kara İstanbul—Kara Manhattan” 52 Raflarda 54 Vizyondakiler

3


ETKİNLİKLER İmge Tan http://imgeleme.com

İstanbul Film Festivali 30. yılını kutluyor! İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film Festivali, 2–17 Nisan tarihlerinde İstanbullu sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin ve başarılı filmleriyle, özel gösterilerle, yıldız oyuncular ve usta yönetmenlerle otuzuncu kez buluşturmaya hazırlanıyor. Festivalin 30. yılına özel olarak http://www.filmgibi30yil.com/ adlı bir de blog sitesi oluşturulmuş. Burada festival izleyicilerinin festivalle ilgili anılarını paylaşabileceği, eski biletlerinden fotoğraflarına, broşürlerden kataloglarına birçok hatırayı sergileyebileceği, festival sayesinde edindikleri arkadaşlardan, dinleme fırsatı buldukları yönetmenlerden bahsedebilecekleri enteraktif bir platform oluşturmak amaçlanıyor. Festival programı için buraya: http://www.iksv.org/film/ 4


Yılın Müzikali “Evita” İstanbul’da! Arjantin eski diktatörü Juan Peron'un eşi Eva Peron'un renkli karakterini anlatan Evita müzikali 12–24 Nisan tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Salonu’nda bizleri bekliyor. Eva Peron'un hayat hikâyesini gençlik yıllarından başlayarak muazzam bir zenginlik, güç mücadelesi ve sonunda azizelik mertebesine yükselişine kadar tüm yönleriyle anlatan bu muhteşem görsel şöleni kaçırmayın! Biletler Biletix’te.

Borusan Müzik Evi’nde Neler Var? 28 Nisan - 5 yaşında Paris Konservatuarında eğitimine başlayan Cédric Tiberghien, müzik kariyeri boyunca birçok ödül ve madalyalar ile onurlandırılmıştır. Son yıllarda Fransa’nın yetiştirdiği en heyecan verici piyanistlerden biri olarak kabul edilen Tiberghien, Nisan ayında Borusan Müzik Evi’nde olacak. 22 Nisan - Müzikleri genelde caz-funk karışımı olarak tanımlanan ünlü The

Ploctones

grubu

da

Nisan

Borusan Müzik Evi’nde sahne alacak. www.borusanmuzikevi.com 5

ayında


Tiyatro Pera’da Vanya Dayı Klasik bir başyapıt olan Rus yazar Anton Çehov’un yazdığı Nesrin Kazankaya’nın çevirip yönettiği “Vanya Dayı” adlı oyunu 8-9-10 Nisan’da Tiyatro Pera’da ve 12 Nisan’da ise Caddebostan Kültür Merkezi’nde izleyebilirsiniz. Biletler için: Tiyatro Pera Tel: (212) 245 44 60 Caddebostan Kültür Merkezi Tel: (216) 556 98 00

Maroon 5 Geliyor! Grammy ödüllü, Amerikalı rock müzik grubu Maroon 5 ilk kez Türkiye’de! Grup, 15 Nisan 2011’de Türkiye’deki hayranlarıyla ilk kez buluşacak. Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek konser 2011 yılının iddialı konserlerinden. Biletler Biletix’te!

ODTÜ 12. Sanat Festivali başlıyor! 25 Mart - 24 Nisan 2011 Programın Nisan ayı etkinliklerinden sizler için seçtiklerim: 3 Nisan – Van Gogh adlı tek kişilik Hakan Gerçek oyunu. 8 Nisan – Kenter Tiyatrosu’ndan Kraliçe Lear sahnelenecek. 12 Nisan – Suna Kan-Cana Gürmen keman piyano resitali. 16 Nisan - Büyük usta Genco Erkal’dan “Kerem Gibi, Nazım Hikmet’le 35 Yıl” adlı tiyatro oyunu 21 Nisan - “White Nights” Music from St. Petersburg 6

Program için buraya bakabilirsiniz: http://www.kkm.odtu.edu.tr/


Fotoğraf Sergisi: Özgür Kadın Portreleri İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Fransız fotoğraf sanatçısı ve aynı zamanda sosyolog olan Marie Ozanne’ın çağdaş Türk kadını üzerine gerçekleştirdiği bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Kişisel başarılarının yanı sıra kadın hakları ve kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesi için de mücadele veren 17 kadınla gerçekleştirdiği bu çalışmasında Türkiye’nin modernleşme sürecinde kadının oynadığı rolün önemini vurgulayan Marie Ozanne, 2009 yılında başladığı bu proje ile kariyerlerinde en ön saflarda yer alan birçok Türk kadını ile bir araya gelmiş. 9 Mart - 15 Nisan tarihleri arasında devam edecek bu sergide yer alan portreler arasında Leyla Alaton, Serra Yılmaz, Zeynep Göğüş, Nilüfer Göle ve Mor Çatı Derneği Koordinatörü Zelal Yalçın gibi isimler bulunuyor. İstiklal Caddesi’ndeki Fransız Kültür Merkezi’nin telefonu: (212) 393 81 11

Babylon Geceleri… 

Caz piyanosunu kendine has Latin ritimleriyle birleştirmesi ile tanınan Porto Rikolu

ünlü sanatçı Eddie Palmieri, 20–21 Nisan’da Babylon’da hayranlarıyla buluşacak. 

Tempo ve enerjiyi hiç düşürmeden, Balkan ve Anadolu kültürlerinin buluştuğu Doğu

Avrupa geleneksel müziklerine dayalı tarzları, funk ve caz altyapısıyla Kolektif İstanbul 6 Nisan’da dinleyenlere doğaçlama bir şölen sunmaya hazırlanıyor. 

Shantel; Goran Bregoviç, Boban Markoviç, The Rootsman, Fanfare Ciocarlia gibi

isimleri bir araya getirdiği setleriyle ayaklarınızı yerden kesecek bir performans için 29 Nisan’da Babylon'da. 

Babylon programının vazgeçilmezi, tüm zamanların en eğlenceli partisi Oldies But

Goldies 23 Nisan’da! Eğlenceye hazır olun! 7


8


SERGİ

Sanat Uzun, Yaşam Kısa! 6 Nisan – 30 Nisan tarihleri arasında

Birsen Özbilge, 2003’den bu yana İspan-

İstanbul Odakule Sanat Galerisi'nde

ya’nın Kanarya adalarında yaşamakta, ça-

görülesi bir sergi açılıyor. “Ars Longa, Vita

lışmalarını

Brevis (Sanat Uzun, Yaşam Kısa)” adlı

Sueños (Kaktüs Düşleri) adında bir sergi-

projesiyle Kanarya Adaları'ndan ülkemize

ye hazırlanmaktadır. 2011 yılının Mart

hoş

olan Birsen

ayında “Ars Longa, Vita Brevis” (Sanat

Özbilge'nin çalışmalarını görmek için bu

Uzun, Yaşam Kısa) adlı projesini tamamla-

fırsatı kaçırmayın.

yan sanatçının bu sergisinde toplam 39

bir

renk

getirecek

sürdürmekte

ve Cactus

parça olacak. 25 adet yağlıboya ve karışık 1970 doğumlu sanatçı, Mimar Sinan

teknik, 14 adet çizim ve karışık teknik ile

Üniversitesi,

Resim bölümünü bitirmiş.

yapılmış tablolardan oluşan sergide en kü-

Fresk ve Mozaik dallarında eğitim alıp

çük boyutlu 15 eser büyük bir duvarda pa-

mezun olduktan sonra çeşitli grup

nel şeklinde sergilenecek.

sergilerine katılmış. Pulp Art adlı ilk kişisel sergisini 1996’da Sefahathane, İstanbul’-

Sergiyi gezmeden önce serginin çıkış nok-

da açan Birsen Özbilge, bunun ardından

tası ve gelişimini blogunda paylaşmış olan

yedi senesini geçireceği New York'a

sanatçının sayfasına bir göz atmanızı öne-

taşınmış ve Novo Art Design şirketinde

ririm: http://www.birsenozbilge.com/

ressam olarak çalışmaya başlamış. 2001’de Manhattan’ın beşinci caddesindeki

Unutmayın, Birsen Özbilge’nin birbirin-

meşhur The Frick Museum tarafından işe

den güzel çalışmaları 6 Nisan’dan itibaren

alınarak müzenin açtığı grup resim sergi-

Odakule Sanat Galerisi’nde sizleri bekli-

lerine iki kez katılmış. Hâlihazırda sanat-

yor olacak. Sergiyi Pazar günleri hariç her

çının eserleri Türkiye, Amerika Birleşik

gün 11.00–18.00 saatleri arasında gezebilir-

Devletleri, İspanya, Fransa ve İngiltere’de

siniz.

bulunan özel koleksiyonlarda yer almakta9

dır.


SİNE DETAY

The Boardwalk Empire” 1. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında 1920’lerde New Jersey- Atlantic City’de küçük bir imparatorluk kuran hem politikacı hem gangster Enoch “Nucky” Thompson’un hayatı üzerine kurgulanmış bir dizi.

Ata İsmet Özçelik www.hepsidetay.blogspot.com

A

merika’da dizi endüstrisi olduk-

nıyor. Bu yüzden kanallar için hit dizi yapı-

ça gelişmiş durumda. Türkiye’-

mı büyük önem taşımakta.

den farklı olarak birçok kanal

Warner Bros tarafından satın alınan HBO

basit bir uyduyla değil, kablolu platformlar

28.6 milyon abonesiyle Amerika’nın en bü-

(bizdeki Teledünya) veya şifreli uydu

yük kablo televizyon ağı konumunda.

platformlarıyla (bizdeki Digiturk) yayınla-

Bu sayede Amerika’nın en spektaküler,

10


bütçesi en yüksek dizilerini yapabiliyor.

maliyetinde - 18 milyon $, Oscar adayı

Dizilerinden örnek verecek olursak The

Black Swan’ın sadece 13 milyon $ bütçeyle

Sopranos, Rome, Sex and the City, Six Feet

çekildiğini hatırlatalım- olduğunu düşün-

Under, Oz, Curb Your Enthusiasm, True

düğümüzde beklentilerin de üstte olması

Blood gibi yapımlar Emmy’leri toplamış,

çok normaldi. “The Boardwalk Empire”

HBO’nun hemen hemen hiç kötü diz

bir dönem dizisi; 1. Dünya Savaşı’nın he-

i çekmediğini gösterecek isimler.

men sonrasında 1920’lerde New JerseyAtlantic City’de küçük bir imparatorluk

HBO’nun son hit dizisi, uzun zamandır

kuran hem politikacı hem gangster Enoch

üzerinde çalıştıkları bir proje olan “The

“Nucky” Thompson’un hayatı üzerine

Boardwalk Empire”.

kurgulanmış hem gerçek hem de kurgu

Tıpkı bizdeki gibi Amerika’da pilot yani

öğeleri barındıran bir dizi.

ilk bölümlerin izlenme oranları dizilerin

Dönem dizilerinin yakaladığı başarı

gelecekteki kaderi için büyük önem taşı-

malum, Türkiye’de bile “Çemberimde Gül

yor. Pilot bölümünü usta yönetmen

Oya” dizisinin çok beğenildiğini biliyoruz,

Martin Scorsese’nin çektiğini üstelik bu

Amerika’da da Emmy ve Altın Küre

bölümün neredeyse bir sinema filmi

abonesi 50’li ve 60’lı yılların dizisi Mad

11


Men’in yakaladığı başarı ortada, bu

tan dönen askerlerin amaçsız kaldığı bir

yüzden The Boarwalk Empire’in da bu ba-

toplum resmi çiziliyor dizide.

şarıyı yakalaması kimseyi şaşırtmadı aslında.

Her gangster temalı dizi/filmde olduğu gi-

Dönem dizilerin en önemli başarısı o

bi yine belirli kitlelerin çekişmelerini görü-

tarihlerde yaşanan toplumsal ve sosyal

yoruz. Başrolde Nucky Thompson rolünde

alanların diziye yansıtılmasından geliyor

izlediğimiz usta oyuncu Steve Buscemi

aslında, çünkü o yıllarda yaşamamış birçok

İrlandalı bir aileden, o yılların önemli fi-

şeyi kitaplardan okuyan veya hiç bilmeyen-

gürlerinden Luciano da İtalyan, hatta daha

ler için o yılları gözünde canlandırmak,

sonraları büyük bir isim haline gelecek Al

şimdiki zamanla kıyaslamak mutlaka daha

Capone’un da henüz Luciao’nun yanındaki

cazip geliyor.

gençlik yıllarını görüyoruz.

The Boardwalk Empire da bu işi oldukça

Nucky servetini şehrin ekonomik işlerini

iyi yapıyor, savaş sonrası toparlanmaya

idare ederek yapıyor, hemen her işyerinden

çalışan Amerika’da şimdiye göre oldukça

haraç topluyor, kumarhanesi var ve tabii o

çarpık bir düzenin olduğunu, yolsuzluğun

yılların popüler konularından içki yasağını

devletin her kademesine bulaştığın, savaş-

da lehine kullanmış durumda; piyasaya el

12


altından içki de satıyor. Tabii bütün bunları

Oyunculuklara gelince, başrolde Steve

kilit konumdaki adamlarıyla yapıyor, kar-

Buscemi’den bahsetmiştik, Con Air ,Fargo,

deşi Eli kentin şerifi ve polis teşkilatı ona

The Reservoir Dogs,The Big Lebowski gibi

bağlı. İrlandalı ve İtalyan ailelerden bahset-

kült filmlerden hatırladığımız oyuncuyu

miştik, o yıllarda siyahi kökenlilerin de kö-

bu dizide ilk defa baş rolde görüyoruz.

leden farksız olduğunu görüyoruz, hatta kadınların bile seçme hakkı henüz bulun-

Gangster rolünü oynamasına rağmen

muyor.

karizması ve sesiyle politikayı da mükemmel bir şekilde idare edebiliyor. Bu rolüyle

Politika üzerinden dönen entrikalar, pas-

son Altın Küre’de en iyi erkek oyuncu ödü-

tayı kimin paylaşacağı sorusu, çeşitli güç

lünü kazanarak başarısını taçlandırmış ol-

odakları arasında çekişmeler ve tabii bir

du. Tabii bu rolü almasında dizinin yapım-

dizide olmazsa olmaz işlenen aşk teması

cılarından Terence Writer’la daha önce The

bir dram dizisinde olması gereken tüm

Sopranos’ta da çalışmasının da etkisi var.

öğeleri bulundurduğunu gösteriyor. Tabii dizinin başarısının Scorsese’nin daha pilot

Bir parantez de Margaret Schroeder rolünü

bölümünden altyapısını hazırladığı müthiş

canlandıran Kelly McDonald’a açmak ge-

sinematografisinden kaynaklandığını söy-

rek; Trainspotting, No Country for Old

lememiz gerek, her bölümü yaklaşık 60 dk

Men ve Finding Neverland gibi filmlerde

süren dizinin her sahnesi, her diyaloğu bü-

oynamış başarı aktris diziyi sürükleyen

yük bir emekle hazırlanmış.

baskın kadın karakterlerden. Altın Küre’de o da aday oldu ama ödülü Glee’den Jane

Yüksek maliyetten bahsetmiştik, tabii bu maliyetler ses veya görsel efekt maliyeti değil, dizi için hazırlanan devasa dekorlar, 1920’leri tam olarak yansıtmak için düşünülen her türlü ayrıntı ve kostümler bu maliyeti yaratan unsular.

13

Lynch kazanmıştı.


GEZİ—İSTANBUL’DA TURİST OLMAK

Hayal etmenin ve düş kurmanın tarihine yolculuk…

Oyuncak Müzesi Müge Karahan www.yemekbahane.blogspot.com

O

nların dünyası hep daha renkli-

İçimizde tutmaya çalışsak da çocuk yanı-

dir, hem daha cıvıl cıvıl. Hepi-

mızı hayatın gerçekleri ile çoğu zaman ye-

miz öyle doğsak da sonra yiti-

tişkin olmamız gerekiyor. Ama bir yer var

yor gidiyor sanırım o cıvıldama durumu.

ki oraya gidince insan içindeki çocukla giriyor kapısından.

14


O çocukla girmese de o masalsı dünyada

en sevdiği oyun o günden sonra müzecilik

gördüğü ilk oyuncakla hayallere dalmak-

olmuş. Diğer çocukların katılımının pek

tan kendini alamıyor.

olmaması nedeniyle oyunları hep kısa süren Sunay Akın yıllar sonra Almanya’nın

İstanbul’da Turist Olmak bu ay İstanbul-

Nürnberg kentinde bir oyuncak müzesi

’un Göztepe semtinde yer alan Oyuncak

ziyaret ediyor ve oyuncaklardan kendini

Müzesi’nde… Masal dünyasında…

saatlerce alamıyor. Bu ziyaretin sonrasında gittiği tüm ülkelerde oyuncak müzesi ara-

Ünlü şair, yazar Sunay Akın tarafından

maya başlayan Sunay Akın, hayal etmenin

2005 senesinde ailesine ait tarihi bir köşkte

ve düş kurmanın tarihini yaşatan, hayalle-

açılan Oyuncak Müzesi’nin açılış hikayesi

ri koruyan bu müzelerden bir tane de Tür-

Sunay Akın’ın çocukluk yıllarına dayanı-

kiye’de olması gerektiği fikri dünyanın de-

yor. Henüz 6 yaşında ailesi ile birlikte İs-

ğişik yerlerinden oyuncaklar toplamaya

tanbul’da Arkeoloji Müzesi’ni gezen Sunay

başlar ve bu müzeye hayat verir.

Akın, bu geziden o kadar çok etkilenmiş ki

15


2000’e yakın oyuncağın sergilendiği mü-

bütünlüğün sağlandığı çeşitli odalar bulu-

zede insan her odada farklı bir maceraya

nuyor, Sirk odası, Harita Odası, Asker

dalıyor.

Odası gibi.. Çocukluğumuzun kahraman-

Sergilenen eserlerin en eskisi 1817 yılında

larından, postalını boyayan oyuncak aske-

Fransa’da yapılmış bir keman. 4 katlı ah-

re, en seçkin porselen bebeklere, dönme

şap yapının girişindeki devasa zürafalar

dolaplara her yer oyuncak dolu ve hayal

karşılıyor ziyaretçileri.

dolu…

İçeri girildiğinde ise eski bir terzi dükkanı

Bir oyuncak müzesinin kalitesinin göster-

ve hediyelik eşya satışının yapıldığı alan

gesi olarak görülen bebek evlerinin çeşitli-

bulunuyor. Her katta başka bir dünyaya

liği fikrine göre bu müzeye zengin demek

dalınan müzede içindeki oyuncaklarla

gayet yerinde olacaktır.

16


Biraz soluklanıp bir fincan kahve içebilece-

Kukla Tiyatrosu, her Salı günü yapılan

ğiniz müzenin kafeteryası bile oyuncakla-

Yasemin Sungur ile “Kitap ile Sohbet”, Yel-

rın sergilendiği bir yer. Hem de mekana

da Baler ile Fotoğraf Dersleri düzenlenen

uygun olarak oyuncak mutfakların, fırınla-

etkinliklerden sadece bir kaçı.

rın sergilendiği bir evcilik dünyası.

Bu hayal dünyasını siz de yakından gör-

Oyuncak Müzesi, sadece hayallere yolcu-

mek ve çocuklarınıza göstermek isterseniz

luğu sağlamıyor. Ayrıca yaratıcılığı ve ha-

pazartesi günleri hariç 09:30-18:00 arasın-

yal dünyasını geliştirici ve destekleyici dü-

da ziyaret edebilirsiniz. Müzede fotoğraf

zenlenen çeşitli etkinlikler, müzenin farklı

çekiminin yasak olduğunu belirtelim.

bir kulvarda daha halka hizmetinin parça-

Adres: Ömer Paşa Cad. Dr. Zeki Zeren

sı.

Sok. No:17 Göztepe / Kadıköy

Kuş Yuvası Atölye çalışması, Kabare

Telefon Numarası: 0 (216) 359 45 50

17


18


NİLİ’den Ajanda Okurlarına Muhteşem Hediyeler Özel tasarımlarıyla gümüş kolye ucu, yüzük ve küpe’den birine sahip olmak istiyorsanız Ajanda’nın Facebook sayfasına dergiyle ilgili ne düşündüğünüzü kısa bir mesaj olarak bırakın çekilişe katılın. ( http://www.facebook.com/#!/ajandadergi ) Çekiliş sonuçları ayın 20 sinde açıklanacaktır.

19

www.nilisilver.com


TİYATRO

Altıdan Sonra Tiyatro Ekibi amatör tiyatronun samimiyeti ile profesyonel tiyatronun tekniğini aynı potada eritebilmek adına taviz vermeden çalışmalarına devam ediyor.

İmge Tan www.imgeleme.com

1

999 yılında çoğunluğu İTÜ'den mezun ve tamamı üniversite yıllarında

tiyatro ile ilgilenmiş olan mimar ve mühendislerin bir araya gelerek kurduğu Altıdan Sonra Tiyatro ekibiyle üç sene ön-

meden çalışmalarına devam ediyor. Hem de ilk yıllarında kendilerine ait bir sahneleri yokken artık kendi mekânları olan Kumbaracı50’de oynuyorlar oyunlarını.

ce tanıştık. Özel tiyatroların en önemli sorunlarından Grubun önceleri hobi olarak, daha sonra yarı profesyonel sürdürdükleri çalışmaları artık birçok ödüle layık görülüyor. Kuruluş amacını ‘sanat ve bilimin ortasındaki köprüde, yaşadığı çağ ve topluma ileteceklerini sanatsal bir senteze dönüştürmek ve yazdığı özgün eserlerde, üyesi olduğu kuşağın gözüyle

biri olan tiyatro sahnelerinin azlığını ve yetersizliğini dert edinmiş, yıllardır farklı mekânlarda oyunlarını sahnelemiş olan Altıdan Sonra Tiyatro, 10. yılında kendi sahnesine kavuşmuş ve hatta sahnesini başka tiyatro gruplarıyla ve farklı etkinlikler için paylaşmaya başlamıştır.

geleceği tiyatro eliyle biçimlendirmek' olarak belirleyen grup, amatör tiyatronun sami-

9 Eylül 2009 tarihinde ‘Duvarda Çivin Ol-

miyeti ile profesyonel tiyatronun tekniğini

sun!’ sloganıyla başlattıkları hareket sonu-

aynı potada eritebilmek adına taviz ver-

cunda kurumsal ve yüzlerce bireysel des-

20


tekçisiyle birlikte Kumbaracı50 oluşumu-

onlardan söz edeceğim. Belki tiyatro sezo-

nun da temelini atmışlardır.

nu kapanmadan görmek istersiniz.

Bu arada Altıdan Sonra Tiyatro üyelerinin

444

tiyatroda yaptıkları hiçbir işten maddi kazançlarının olmadığı, tam tersi kendi mes-

Yiğit Sertdemir'in yazdığı ve en iyi oyun

leklerinden kazançlarını tiyatroya aktar-

yazarı ödülünü aldığı 444, iki kişilik bir

dıklarını da ekleyeyim.

oyun. Yiğit Sertdemir, oyunu yazdığı gibi

Ben şu ana kadar bu ekibin üç oyununu

aynı zamanda çağrı merkezinde yeni işe

izledim. Ayrıca bir de Yokuşüstü Müzik

başlayan çömez elemanı da oynuyor. Çağrı

etkinlikleri kapsamında Yeni Türkü kon-

merkezinin kıdemli kadın elemanlarından

serine gitmiş ve hatta orada Ajanda ekibi-

biri rolünde ise Gülhan Kadim var.

mizden Seda ile tanışmıştım. İzlediğim

Bir de afişte de gördüğünüz Filifu’muz

oyunlar bu sezon sonuna kadar devam

var aslında, yani üç sayılırız.

edeceği için bu sayıda sizlere kısa kısa

21


Bu çağrı merkezi aslında bir "Hatırlatma

yaşamının anlamsızlığına dikkat çekiyor.

Merkezi'nin" şikâyet bölümü. Gelen şikâ-

Ama dikkatimizi çekerken başımıza vura-

yetler de "Doktor randevumu niye hatırlat-

rak, gözümüze sokarak mesajını vermiyor.

madınız?" türünden şikâyetler oluyor ha-

1 saat 20 dakikalık bu tek perdelik oyunda

liyle. Peki ya, farklı şikâyetler gelmeye baş-

çok güleceksiniz ama varılan sonuca da

larsa? Ya bir anda işler karman çorman

kesinlikle "Vay be, helal olsun!" diyeceksi-

olursa?

niz.

Ya

insanlar

hem "evim

yanı-

yor" hem "çilingir istiyorum" hem de "babam öldü" diye Hatırlatma Merkezi'-

O.B.E.B

nin çağrı merkezinin gece vardiyasında ça-

Oyunun yazarı yine Yiğit Sertdemir. Yiğit

lışan kendi halindeki bu iki elemanı ara-

Sertdemir, favori oyun yazarlarım arasın-

maya başlarlarsa? Ya her zamanki rutin ve

daki yerini almış bulunuyor. Ucundan ke-

durağan gece vardiyasında bir kaos yaşa-

narından okuma ve yazma ile ilgili olan

nırsa?

herkesin gıpta ile bakacağından emin ol-

Bu işin altında nasıl bir iş olabilir sizce?

duğum bir metin O.B.E.B'in metni. Ya da 444'teki fikrin yaratıcılığı. Ve son derece

Yiğit Sertdemir'in de bir röportajında be-

ciddi ve önemli konuları ele alırken ve

lirttiği üzere insanlar (özellikle de 30'lu

eleştirirken bile koruduğu o eğlenceli anla-

yaşlarını süren nesil olan bizler) günden

tım tarzı. Sırf o hayran olduğum metinler

güne daha bilinçsiz ve hafızasız bir yaşam

elimde bulunsun diye Toplu Oyunları ki-

sürüyorlar. En gerekli şeyleri bile akılların-

tap serisini bile aldım.

da tutamayan bu insanların yaşadığı bir toplumda "toplumsal hafıza" diye bir kavramın varlığını sürdürebilmesi mümkün müdür? Yiğit Sertdemir, bu oyunla toplumsal hafızanın önemine, neleri unutmamamız gerekmiş olmasına rağmen çoktan unutup gittiğimize, insanın kendi rahatlık

O.B.E.B adı üstünde Ortak Bölenlerin En Büyüğü. Yani ortada bir Bölen var. Aslında ortak amaç doğrultusunda hareket eden birçok Bölen var ama ana Bölen'e O.B.E.B diyoruz.

alanından çıkmadan ve sistemin bir parça-

O.B.E.B'in elbette bir Bölme Planı bulunu-

sı olarak yaşamaya çalışarak sürdürdüğü

yor. Bunun için de değişik yöntemler kul-

22


lanıyor. Bir psikolog ve yardımcısı aracılı-

rinden başarılıydı. Ayrıca bu kadar çok

ğıyla değişik kişilik gruplarından insanlar

güldüğüm nadir oyunlardan biri olduğu-

üzerinde hedefe yönelik bir Dönüştür-

nu da söyleyeyim.

me programı yürütülüyor. Bölen'in planları doğrultusunda dönen dönene derken bir süre sonra işler çığırından çıkıyor ve artık

Öldün, Duydun Mu?

dönülemez bir kaosa giriyor. Dönüştürülecek farklı insanların hepsinin kadın olma-

Yine Yiğit Sertdemir'in yazıp yönettiği gü-

ları da cabası. Bu kadarını söylemem ye-

zel bir tek perdelik oyun. Bu kez oyuncu-

terli olmuştur diye düşünüyorum. 2005 yı-

lar arasında yok ama. Üç kişilik bu oyunda

lında verilen 5.Lions Tiyatro Ödülleri'nde

küvete gömülü duran Erkan Kortan ölmüş

bu oyun ile Yılın En Başarılı Oyun Yazarı

bir adamı canlandırıyor. Canlandırıyor

Yiğit Sertdemir olurken En Başarılı Kadın

derken yalnızca başı dışarıda olduğu için

Oyuncusu ise Aslı Can Kortan olmuş. Ba-

yüz mimiklerine iş düşüyor haliyle. Öldü-

na sorarsanız oyuncuların hepsi de birbi-

ğünü ise ilk resimde yanı başında duran

23


Masalcı'dan

öğreniyor. Gülhan Kadim,

Üniversiteyi kazanmak, işsiz kaldığı bu-

ölen adamla aynı yollardan geçmiş rek-

naltıcı dönemler, ilk arabasını alması, as-

lamcı bir masalcı olarak çok başarılı.

kerlik yaparak geçirdiği aylar, iş başarıları,

O.B.E.B'de bayılarak izlediğimiz isimler-

ilk aşkı gibi pek çok şeyi "geç" diyor Ebe!

den biri olan Aslı Can Kortan, bura-

Hayatın ve ilişkilerin normal akışı içindeki

da Ebe rolünde. Yani Tanrı! Masalcı, ada-

durumlar için övgü ya da yergi beklenme-

ma öldüğünü bildiriyor ve hayatının ma-

sini doğru bulmuyor besbelli.

salını sayfa sayfa okumaya başlıyor.

Bu yüzleşme sırasında vicdanın huzursuz

Zaman kısıtlı. Ebe ile birlikte bazı kısımla-

olduğu, iç dünyanın rahatsız olduğu ko-

rı atlamaya, bazılarının üzerinde ise gereği

nulara odaklanmakta yarar var!

kadar durmaya karar veriyorlar. Belki adam bazı şeyleri yeterince anlayabilirse, Ebe'nin kendisine bir şans daha vermesine hak kazanır, kim bilir! 24

Ben daha fazla anlatmayayım. Belki oyunun sürprizi falan vardır, ağzımdan kaçırırım yanlışlıkla, neme lazım! :) En iyisi siz kendiniz gidip görün bu güzel oyunu.


Kumbaracı50 Telefonlar: (212) 243 50 51 / (532) 255 55 80 Web sayfası: www.kumbaraci50.com

NOT: “Duvarda Çivim Olsun” diyorsanız, sezon boyunca Altıdan

Sonra

Tiyatro’nun

Kumbaracı50’de oynayacağı tüm oyunlar için geçerli olan davetiyelerden satın almanız mümkün. Desteğinizi aynı zamanda elden ya da kredi kartıyla da yapabilirsiniz. Destekçilerin isimlerine web sayfasında ve Kumbaracı50 sahnesinde yer verildiğini unutmayın. . Kumbaracı50 NİSAN PROGRAMI 1–8 Nisan Cuma 20:30 Tiyatrotem ‘BERABER VE SOLO ŞARKILAR’ tek perde - 65 dak / tam 25, ind. 15 2 Nisan Cmt 20:30 / 3 Nisan Paz. 15:00 / 4 Nisan Pzt. 20:30 Altıdan Sonra Tiyatro O.B.E.B iki perde - 135 dak / tam 25, ind. 15 5–12 Nisan salı 20:30 Volt Tiyatro Grubu ‘TİLT’ tek perde - 60 dak / tam 25, ind 15 6 Nisan çarşamba 20:30 EKİP ‘OYUN SONU’ tek perde - 90 dak / tam 20 ind 10 7 Nisan perşembe 20:30 Serbest Bölge Tiyatro Topluluğu ‘ÇATI’ (Yaş Sınırı 18+) tek perde - 65 dak / tek fiyat 20 9 Nisan cumartesi 20:30 / 10 Nisan pazar 15:00 Altıdan Sonra Tiyatro ‘ÖLDÜN, DUYDUN MU?’ tek perde - 75 dak / tam 25 ind 15 25

11–18 Nisan Pzt. 20:30 Altıdan Sonra Tiyatro ‘444’ tek perde - 80 dak / tam 25, ind 15 13 Nisan çarşamba 20:30 Tiyatro Güzelşey ‘SEL’ tek perde - 60 dak / tam 25, ind 15 14 – 28 Nisan Perşembe 20:30 Merve Engin ‘KIYIYA OTURMANIN BÖYLESİ’ tek perde - 50 dak / tam 15, ind 10 15 Nisan cuma 20:30 Tiyatro Baykuş ‘GECE O KADAR KİRLİYDİ Kİ İKİSİ DE KAYBOLDU’ tek perde - 80 dak / tam 30 ind 20 16–23 Nisan Cmt. / 17–24 Nisan Paz. 15:00 22 Nisan Cum. 23:00 *Gece Oyunu Altıdan Sonra Tiyatro ‘Karabahtlı Kardeşlerim Bitmeyen Şen Gösterisi’ tek perde - 75 dak / tam 25, ind 15

19 Nisan salı 20:30 Dip Sahne ‘ZENCİLER’ Tek perde - 70 dak / Tek fiyat: 20 TL 20 Nisan çarşamba 20:30 Esmeray ‘CADININ BOHÇASI’ 21 Nisan perşembe 20:30 / 26 Nisan salı 20:30 Actors Without Borders Istanbul ‘KEBAP’ (yaş sınırı 18+) tek perde - 80 dak / tam 15, ind 10 22 Nisan cuma 20:30 Tiyatrotem ‘HAKİKİ GALA’ tek perde - 60 dak / tam 25 ind 15 25 Nisan pazartesi 20:30 Altıdan Sonra Tiyatro ‘FAİL-İ MÜŞTEREK’ tek perde - 90 dak / tam 25, ind 15 27 Nisan çarşamba 20:30 ‘CAM ADIMLAR’ tek perde - 35–45 dak arası / tam 25, ind 15 29 Nisan cuma 20:30 Semaver Kumpanya ‘RESM-İ GEÇİT’ tek perde - 60 dak / tam 25, ind 15 30 Nisan cumartesi 20:30 Kimkimedumduma kumpanya ‘BAY HİÇ’ tek perde - 70 dak / tam 25, ind 15


İNCELEME

“FACTOTUM” Charles Bukowski Bukowski’nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur. Factotum, bu tartışmanın en çok yaşandığı eserlerinden biri. Banu Hıdırlar www.birazsoylebirazboyle.blogspot.com

C

harles Bukowski (1920 – 1994), asıl

Hayranlarının bir kısmı bunları kurguladı-

adı Heinrich Karl Bukowski olan

ğını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kur-

Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen

guları yapmasının mümkün olmayacağını

Henry Chinaski ismini de kullanmıştır.

ve o karakterde bir insanın bu hayatı sür-

Eserlerinde genellikle toplum dışı insanları

mesinin zaten doğal olduğu görüşünü sa-

ve depresyonu konu alması ve alkolizme

vunur. Factotum, bu tartışmanın en çok ya-

yakın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlü-

şandığı eserlerinden biri.

dür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilir.

Factotum, kitabın arka kapağında “bir işte

Bukowski’nin yazılarında kendi hayatını

yapılması gereken tüm niteliksiz işleri ya-

yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuş-

pan kişi, kahya, ayakçı” olarak açıklanmış.

tur. 26


Kitap, iki yıl boyunca Los Angeles Üniversitesi’nde Gazetecilik bölümüne devam eden ancak verdiği kararla birlikte okulu bırakıp yolunu aylaklığa çeviren , babasından, annesinden, yaşamından kaçan ve hayatını farklı şehirlerde, günlük işlerle kazanan ve yazar olmak isteyen bir adamın hikayesini anlatıyor. Chinaski, eskimiş bavulu ve birkaç parça eşyasıyla sürekli yollardadır. Bir şehirden ayrılmaya karar vermesi için birkaç gün orada kalmış olması ve sıkılması yeterlidir. Girdiği işlerde de sürekli sıkılan, patronlarını kızdıran ve onlara göre iş arkadaşlarını yoldan çıkaran biridir. İş konusunda o kadar tecrübelidir ki kovulacağı ve çekinin hazılandığı anı bile önceden anlar. Aslında tek istediği yazar olmaktır. Sürekli Chinaski’nin ilişkileri de hayatı gibi düzen-

dergilere hikayelerinin gönderir ancak her

siz, sıradan ve sıkıcıdır. Hayatına giren ka-

seferinde reddedilir. Bir gün “ Bira Sarho-

dınlar dışında arkadaşı yoktur.

şu Ruhum Dünyanın Bütün Noel Ağaçlarından Daha Hüzünlü” isimli öyküsü

Mukavva bir bavulum vardı, dökülüyordu.

Gladmore dergisi tarafından kabul edilir ve

Bir zamanlar siyahtı ama siyah kaplama

25 dolar kazanır. Ancak bu bile hayatına

yer yer soyulunca altından sarı mukavva

birkaç sosis ve biraz şaraptan fazla hareket

çıkmıştı ortaya. Siyah ayakkabı boyasıyla

getirmez.

oraları kapatmaya çalışmıştım. Yürürken boya akmaya başlamış, bavulumu sersem

Kitap, 2005 yılında aynı isimle filme uyar-

gibi elimden diğerine geçirirken pantolonu-

landı. Her uyarlamada olan farklılıklar bu

mun iki paçasını da lekelemiştim.

filmde de yer alıyor.

27


Ancak sıkılmadan, keyifle izlenebilir bir

...Amerika'da iş arayan çoktu. Kullanıma

film.

hazır sürüyle beden. Ve ben yazar olmak istiyordum. Neredeyse herkes yazar olmak

Chinaski, ya tamamen sevip keyifle okuya-

istiyordu. Kimse dişçi veya otomobil ta-

cağınız ya da tamamen nefret edeceğiniz

mircisi olabileceğinden emin değildir ama

bir karakter. Ortası pek mümkün görün-

herkes yazar olabileceğinden emindir. Sı-

müyor. Alışılmışın dışında bir tarzı var. As-

nıftaki elli kişiden belki de on beşi yazar

lında yazarın çoğu kitabında karşılaşılan

olduklarını düşünüyorlardı. Herkes konu-

bir durum bu. Bukowski kitaplarını ya se-

şabiliyor, sözleri kağıda yazmayı biliyor-

versiniz ya da nefret edersiniz. Tabi buna

du, demek ki herkes yazar olabilirdi. Ama

karar verebilmek için kitaba şans tanımak

insanların çoğu yazar değildir; hatta taksi

gerek.

şoförü bile olamazlar ve birçoğu maalesef hiçbir şey değildirler.

Bütünü ile ilgili düşünceniz ne olur bilinmez ancak alıntıladığım bu cümleler aslın-

...Sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin

da ara sıra bizim de aklımızdan geçmiyor

sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla

mu ?

birşeyler atıştır, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana

...Samimiyetle söylüyorum, yaşam beni

tanınan fırsat için müteşşekkir olmak için

dehşete düşürüyordu. Yemek, uyumak ve

berbat bir trafiğin içine dal. Nasıl razı olu-

çıplak dolaşmamak için insanın yapmak

nur böyle bir yaşama?

zorunda olduğu şeyler ürkütücüydü. Ben de yatakta kalıp içiyordum. İçtiğin zaman dünya yine oradaydı, kaybolmuyordu ama boğazına sarılmıyordu en azından.

28

Keyifli okumalar.


GEZİ

Always Van Number One! Nesobaby www.nesobaby.blogspot.com Fotoğraflar: Burak Arık

V

www.burakarik.com

an’a gidip, yemeklerini yiyip, doğal güzelliğini gördükten sonar siz de aynı şeyi söyleyeceksiniz. Alway Van Number One ( Van her zaman 1 numara) J

Van denildiğinde aklınıza ilk gelen nedir? Birçoğunuzun Van Gölü Canavarı diyeceğine eminim. 29


Halkın çoğunun inanmadığı bir canavar

büyük gölümüz olduğunu biliyordum,

var . Gerçeklere gelirsek, dünyanın 2. bü-

açıkçası bu kadar büyük olduğunu tahmin

yük gölü olan Van Gölü (tahminimden çok

etmemiştim. Ve işin ilginç yanı gölün rengi

büyük, deniz gibi bir görüntüsü var) ismi-

klasik yeşil değil, masmavi, sanarsın

ni doğu yakasına yerleşmiş olan Van şeh-

Karayip denizindeyiz.

rinden almaktadır. A

Beklentimin çok üstündeydi herşey. Uçak-

slında gölün Bitlis'te de yakası var ( Batı

lar alana inerken ya gölün ya da içinde ya-

tarafı) ama doğu yakası ağır basmış

şadığı varsayılan canavarın etkisi ile beni

demekki ismini Van koymuşlar

korkutacak derecede tribülansa girip

(bilmiyorum neden? )

sarısılıyor. O kadar uçakla uçtum, hiç bu

Ülkemizde de Van gölü, canavarı , kahval-

kadar korktuğumu hatırlamıyorum.

tısı ve de renkli gözlü beyaz kedileri ile

Biletlerinizi birkaç ay önceden alırsanız

meşhur bir şehirdir Van. Kitaplardan oku-

yaklaşık 70 TL’ye Van’a gidip gelebiliyor-

duğumuz kadarıyla ben Van gölünün en

sunuz.

30


Otel konusunu da beraber tatile çıktığımız

rası ve nefis ev yemeklerini gece gökyü-

arkadaşımız (sağolsun) önceden Butik

zündeki yıldızların hepsini 5 yıldızlı bir

Oteller Kitabından Otel Park Natura'yı

otele değişmem. (Ayrıca tüm bu imkanla-

ayarlamıştı. Şimdi siz diyeceksiniz ki ote-

rın günlük maliyeti gerçekten çok komik

lin ismi Park Natura kesin bir tatil köyü-

bir rakam: 40 TL ) Park Natura'nın sahibi

dür. Aslında doğru, tatil köyü, otel köyde

Alman, Kuş bilimci bir doktor ile evli Türk

ama 5 tane yıldızı eksik :)

bir bayan. Otelde Tv yok , sadece doğa ve

Otelimiz Van'a 60 Km uzaklıkta Çolpan

siz varsınız. Doğa severlerin buraya aşık

köyünde, Van gölü kıyısındaydı. Evet ote-

olacağını garanti edebilirim!

limizin yıldızları eksikti ama bir daha gitsem yine orada kalırım. Çünkü horoz sesi

Biz 2010 senesinde Mayıs sonunda Van’-

ile uyanıp taze miss gibi havayı solumak,

daydık ve bu bölgeye bahar yeni yeni gel-

odanın önünceki kazları ve ördekleri bes-

meye başlamıştı. Dağların dorukarı hala

lemek , yol kenarındaki ineklere selam ve-

karlı, hava güneşli, rüzgarda üşüten bir

rerek geçmek, muhteşem bir doğa manza-

havaydı.

31


Şansımıza da heryer rengarenkti.Van'ın

Sabah kahvaltısını İstanbul’da yapmamıza

merkezi havaalanına çok yakın. Yaklaşık 1

rağmen temiz havanın etkisi ile (belki de

saat 40 dakikalık bir uçuşla İstanbul'dan

psikolojik) karınlarımız acıkmıştı bile.

Van'a , 5 dk 'lık araba yolculuğu ile şehir

"Buralarda meşhur bir Van kahvaltıcısı

merkezine ulaşabiliyorsunuz.

varmış nerededir hemşerim? “deyip, Sütçü

Ana yoldan sapmayıp tabelaları iyi takip

Fevzi'nin kahvaltı salonuna doğru yol al-

eder, bir de yanınızda bölge haritası alırsa-

dık.

nız gideceğiniz yeri çok kolay bulabilirsi-

Biz göl kenarındaki şubesine gittik ama şe-

niz. Biz ilk gün havaalanından araba kira-

hir merkezinde de şubeleri varmış. Adam

layıp hemen gezmeye başladık.

başı 20 TL’ ye sınırsız yiyip içiyorsunuz.

Bu arada biz araba kiralama işini son daki-

Fakat şehir merkezinde fiyatlar daha uy-

kaya bıraktığımız için arabamız biraz kü-

gun.

lüstürdü fiyatı da yüksekti. Önceden inter-

Mesela 2. gün gittiğimiz "Bak hele Bak

netten araştırıp daha uygun kiralama şir-

Yusuf Konak Kahvaltı Salonu" nda 4 kişi

ketleri bulmak mümkün.

için 45 TL ücret ödedik.

32


Herşey öyle doğal öyle lezzetliki! İlk gün kahvaltı sonrası otelimize yerleşip bulunduğumuz yere yakın olan Van'ın kuzey doğusundaki Muradiye ilçesine gittik. Türkiye'nin en geniş şelalesi Muradiye Şelalesi. Daha çok yöre halkının piknik yapmak için geldiği turistik bir bölge. Güzel fotoğraflar çektikten sonra otele geri döndük. Bu arada Van gölü dışında da bölgede küçük göller mevcut. Özellikle kuş fotoğrafçıları için bu bölge doğru bir tercih. Ayrıca yağından mıdır, etinden midir nedendir bilmem, yumurtalı kavurması

Yurtdışından sırf kuş fotoğrafları çekmek için gelen kafileler var.

muhteşemdi !! Bu arada Yusuf Konak çılgın bir işletmeci. Sırf kahvaltı değil eğlen-

Otelde Tv olmadığından akşamları yemek-

ceyi de yanında sunuyor. Bu kadar enerjik

ten sonra ertesi sabah da Burak’ın “erken

bir adam görmemiştim. Bir de arada ko-

kalkan yol alır” takıntısından dolayı oda-

mik bilmeceler sorup size ufak hediyeler

larımıza çekilip erkenden uyuduk. Otelle

dağıtıyor. Gerçekten ilginç ve Van’da meş-

ilgilenen ve ailesi ile orada yaşayan Kemal

hur bir sima. Kaymak üzerine bal ve ceviz

ağabey bize gidebileceğimiz yerler konu-

de normalde bal yemeyen benim için vaz-

sunda çok yardımcı oldu.

geçilmez oldu. 33


Her seyahatte tavsiye ettiğim gibi önceden

—Van mı? Ne işiniz var Van'da?

günlük plan yapmanızda fayda var. Bizim

—Hiççç gezeceğiz, fotoğraf çekeceğiz işte

sadece 5 günümüz vardı ama birkaç gün

—Aman dikkat edin tehlikelidir oralar..

daha olsa yine gezecek yerler bulunurdu

—İstanbul'dan daha tehlikeli olamaz...

inanın. Ülkemizin doğusu hep tehlikeli görünür. Bu arada Kemal ağabey kalabalık ailesi ile

Ama bu bölgelerde seyahat ederken yerli-

otelin arkasındaki evlerinde kalıyor ve

den çok yabancı turist görmemiz de ilginç

gerçekten çok ilgili bir yetkili. 5 yıldızlı

tabii. Açıkçası orada da yaptığımız konuş-

otellerde öyle çalışan bulamazsın.

malarda belirli yerlerin ( özellikle Irak sını-

İsteyenlere de yakın mesafe gidilecek yer-

rındaki köylerin) tehlikeli yerler olduğuna

lerde rehberlik yapıyor. Kemal ağabeyin

karar verdik.

oğlu Ahmet ise nefis yemekler yapan bir aşçı.

Tabii bazı yerlere giderken kaybolmamak açısından ya da daha iyi öğrenmek için ya-

Ben kolay kolay ev yemeklerini beğen-

nınıza bir rehber arkadaş almanızı tavsiye

mem. Annem gibi yapamamış derim. Ama

ederim.

Ahmet, çorbasından mezesine, salatasına, köfte ve dolmasına kadar her yaptığı ye-

Sabahları “ohh tatildeyim azcık daha uyu-

mekte çok başarılıydı. Şu Ahmet her eve

yayım” deseniz de geç kalkamıyorsunuz.

lazım dedik. Fakat Ahmet evde yemek

Çünkü havası öyle temizki erkenden uya-

yapmazmış. Evde yemekleri karısı yapar-

nıveriyor insan. Köyde de tek korkmanız

mış. Acaba bizim Burak da işyerinde muci-

gereken geceleri tek başına dışarda dolaş-

ze yemekler yapıyor olabilir mi?

mak olabilir. Çünkü malum köy ortamı, bunun kurdu da var kaplanıda (Yok yok

Tatilde Van’a gideceğimizi ilk duydukla-

sadece kurt varmış) Kemal ağabeyin dedi-

rında arkadaşlarımın çoğunun tepkisi şu

ğine göre onlar geceleri kapı baca açık ya-

oldu:

tıyorlarmış.

34


Bu arada otele gittiğimizde 2 tane

Ben her ne kadar sabahları horozu tercih

motorsiklet vardı. Akşam sahipleri ile ta-

etsem de " Haydi nesobaby haydi

nıştık. Almanya'dan motorsiklet ile gelen

nesobaby , kalk nesobaby , haydi haydi

çiftin buraya 2. kez gelişleriymiş.

haydiiii" diye başının etini yiyen bir koca daha etkili oluyor.

Tek yaptıkları odanın önündeki şezlonglarına yayılıp kitap okumaktı. Şimdi düşü-

Van 'a giderseniz en rahat pantalonunuzu

nüyorum da neden olmasın ? Gayet din-

(mümkünse uzun olsun, hem de benim

lendirici bir tatil şekli ..

gibi sarışınsan, halk seni yabancı turist sanıyor) en rahat ayakkabınızı giymeyi

Güne cırtlak sesli bir horozla başlamak gi-

unutmayın. Bir de bu mevsimde kat kat,

bisi var mı? Hem de sabahın körü ötüyor-

lahana modunda giyinmekte fayda var. Bir

sa hiç yok.

an üşüyüp biraz sonra terlemeye başlayabiliyorsunuz.

35


Aman gece dışarı çıkarız diye şık bişeyler

Ben bu kahvaltı salonunu Sütçü Fevziden

almaya da gerek yok çünkü ben herhangi

daha çok beğendim.

bir gece eğlencesine denk gelemedim. Tek

Van’a baharda giderseniz yol kenarındaki

gece eğlencesi arkadaşlarla sohbet etmek

gelincik tarlalarında durup fotoğraf

ve kitap okumak olabilir.

çekmemezlik etmeyin. İnsanın bu kadar doğayla içiçe olması, bir tarafta çiçekler bir

Odamızın önündeki bahçede duran minik

tarafta inekler, koyunlar, bundan daha hu-

tatlı ördek yavruları güne süper başlama-

zur veren bir ortam olamaz herhalde. Bü-

ma sebep oldular ! Araba sesi yok, sadece

yük şehirlerde yaşayarak yaşlanıyoruz ama

doğanın sesleri. İkinci gün otelde kahvaltı

arada bu doğallığa kapılmanın kimseye za-

yapmadık çünkü bir an evvel meşhur kah-

rarı olmaz.

valtı salonu “Bak Hele Bak Yusuf Konak”a

Kahvaltı sonrası hemen Van kalesine doğru

gitmemiz gerekiyordu.

yola çıktık. Vakit nakittir daha gidilecek yerler vardı.

36


Van Kalesi beklediğimden daha büyüktü

Van Kalesi sonrası Van'ın güneyine doğru

(Biraz Mardin kalesini andırıyor) Kaleden

Akdamar Adası motorlarına bineceğimiz

manzara süper. Denizin rengi öyle güzelki..

Gevaş’a doğru yol aldık. Burada arabanızı

(pardon gölün rengi :) Oturup birkaç poz

rahatça ve ücretsiz bırakabileceğiniz tesis-

çekinmeden geçmeyin. Minik yerli rehber-

ler mevcut. Sadece 3 TL ye adaya gidiş -

lere hazırlıklı olun.

dönüş motor ücreti ödüyorsunuz. Yaklaşık yarım saatlik bir deniz yolculuğu ve man-

Gelen turistlere "her dilden anlatırım abi,

zara yine muhteşem!

japonca bile" diyerek biraz da yapışarak

Akdamar adası sanırım Van deyince akla

harçlıklarını çıkaran bu küçük rehberler-

gelen ilk yerlerden birisidir yine. Adada

den kalenin tarihi ile ilgili bilgiler alabilirsi-

bulunan kilisenin bu bölgenin ilk kilisesi ve

niz. Her ne kadar yapışma kısmı can sıkıcı

geçen seneden bu yana ibadete açılmış du-

olsa da bir süre sonra bu miniklere alışıp

rumda. Aslında adanın kendisinden çok

eğlenceli bir sohbete dalabilirsiniz.

manzarası çok güzel.

37


Gölün ortasında böyle bir adacığın olması

sabahtan beri sayıklanan Anatolia Restora-

ilginç, etraftaki dağların karlı tepelerini

na kendimizi zor attık. “Nerde ne yenilir?”

adadan keyifle izleyebiliyorsunuz. Adanın

kitabından yola çıkarak bulduğumuz resto-

ismi ile ilgili çeşitli rivayetler mevcut ama

ran şıklık değil lezzet bekleyenler için gü-

en inanılır olanı Arapça’da “kabartı , tüm-

zel bir tercih. Kaburga yediğimiz bu meka-

sek” anlamına gelen “Ağtamar” kelimesin-

nın salatası da bir o kadar lezzetli idi. Bu

den geliyor olması. Bu arada adada elektrik

arada porsiyonlar biraz küçük aklınızda ol-

yok ( maalesef dondurma da yok, eksikliği-

sun.

ni hissettim doğrusu) ama çay veya su içebileceğiniz abur cubur alınabilecek bir kafe

Göl manzarası eşliğinde bu lezzetli yemek-

mevcut. Sizi bırakan motor 1-1.5 saat sonra

ten sonra çok geç kalmadan Van'ın

geri gelip sizi anakaraya geri götürüyor.

merkezindeki kaçakçılar çarşısına gittik. Burada İran'dan gelen çok sayıda kaçak

Döndüğümüzde karnımız o kadar açtı ki , dönüş yolu üzerinde olan, grup içerisinde 38

mal bulabilirsiniz.


Bizim daha çok ilgimizi takılar çekti. Biz de

Gerçek Nemrut Dağı’na gidip krater gölle-

kendimize birkaç elmas, zümrüt ve yakut

rini fotoğraflayacağız. Şimdiye kadar gör-

almadan çıkmadık. Şaka bir yana değerli

düğümüz en büyük mezarlığı Ahlat’ta zi-

taşlardan oluşan gümüş ve altın takıları

yaret edeceğiz.

uygun fiyatlara bu çarşıdan bulabilirsiniz. Tatilimizin Van’da geçen kısmı bu şekildey-

Güzel bahar havasının tadını çıkarabilece-

di. Önümüzdeki ay yazının devamında yo-

ğiniz doğaya özleminizin sona ereceği, bol

lumuz Ağrı’ya doğru uzanacak. Acaba İs-

piknikli, rengarenk çiçekli, mis gibi bir Ni-

hak Paşa sarayından bakarken Ağrı bize

san ayı diliyorum. Atatürk’ün tüm dünya

yüzünü gösterecek mi? Mayıs ayında kafa-

çocuklarına hediye ettiği 23 Nisan Ulusal

mıza dolu yağacak.

Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutluyorum.

Tendürek’ten akan lavları görünce kendi-

Tüm çocukların barış içinde ve sağlıkla

mizi “Yüzüklerin Efendisi” filminin bir

yaşadağı bir dünya diliyorum.

sahnesinde oynuyor zannedeceğiz.

Sevgiler

39


ÇALIŞANIN ÇIĞLIĞI

Kadınların Çalışma Hayatındaki Yeri Biz, iyi eğitimli, kalifiye, ekonomik özgürlük sahibi kadınlar, iş hayatındaki yerimizin resmine bakmak ister miyiz?

Özge Dumlu Günesen ozge@ajandadergi.com

Geçtiğimiz ay önemli bir gün kutladık: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Türkiye gibi erkek egemen bir toplumda eminim bu günden haberi olmayan bir çok kişi de oldu. Peki biz... İyi eğitimli, kalifiye, ekonomik özgürlük sahibi kadınlar, iş hayatındaki yerimizin resmine bakmak ister miyiz? Bu konuyla ilgili yapılan son araştırmalar kadınların sadece %27.6’sının iş hayatında aktif rol oynadığını gösteriyor.

Ve malesef henüz bu oranın yarısına

Bu rakam AB ve OECD ülkeleriyle kıyas-

bile yaklaşamamışız..

landığında çok düşük: AB’nin Lizbon Kri-

Tabi dünya sıralamasında bizden kötü

terleri gereği 2010 yılına kadar hedef gös-

durumda olan ülkeler de var: Suudi Ara-

terdiği oran ise %60.

bistan, Çad ve Yemen.

40


Ancak bu, durumumuzu daha net ortaya

-çocuk-yaşlı bakımı ile sınırlı olurken ev

koyan çarpıcı bir gerçek ne yazık ki.

dışında çalışma sadece erkeğe biçilen bir

Bu gidişi biraz olsun tersine çevirebilmek

görev olagelmiş. Özellikle son 40-50 yıldır

için sözü edilen ilk kavram “Pozitif Ayrım-

yaşam şartlarının ağırlaşması ve kadınların

cılık”. Bu, eşit eğitim, özellik ve bir pozis-

eğitim düzeyinin yükselmesi gibi sebepler

yon için eşit yeterliliğe sahip kişiler arasın-

artık iş hayatının kadınlar için de bir varlık

dan kadınların tercih edilmesi anlamına

alanı olarak kendini göstermesine sebep ol-

geliyor. Tabi Türkiye gibi erkek egemen bir

makta. Fakat bu noktada da yine erkek

toplumda bu konuyu tartışmanın henüz

egemen iş hayatının, çalışan anneler için

çok başındayız fakat dünya geneline baktı-

çok kolay bir arena olmadığını görüyoruz.

ğımızda uluslararası şirketlerin özellikle

Yapılan araştırmalar işletmelerin çocuk sa-

üst yönetimdeki kadınların sayısını artır-

hibi kadınları işe almak konusunda korkak

mak için kota uyguladığını görüyoruz. Bu-

davrandığını gösteriyor.

na göre Norveç’te şirket yönetimlerinde %

Sebep ilginç: Ya başka bir çocuk daha ya-

40 kadın kotası uygulanıyor. İspanya’da da

parsa... Buna göre Türkiye’de şirketlerin %

buna benzer bir kota söz konusu, Almanya

31’i doğum sonrası işe geri dönen anneleri

da yönetim kademelerine kota getirilmesi-

işe almak konusunda endişe taşıyor. Çalı-

ni tartışmakta. Türkiye’de ise böyle bir ya-

şan anneleri işe almayı planlayan şirketle-

sal düzenleme maalesef yok fakat iş hayatı-

rin oranı ise %52.

nın ileri gelenleri ve akademisyenler kota

Yani yıllardır hepimizin kulağında var olan

uygulamasının öncelikle kamuda başlama-

“çocuk da yaparım, kariyer de” mottosu

sı gerektiğini savunuyor, bunun özel sek-

artık biraz sarsılmakta.

tör için bir örnek teşkil edeceğini belirtiyorlar.

Yine de kimi büyük ölçekli şirketlerden sevindirici bazı uygulama haberleri gelmek-

Peki kadınların iş hayatına katılım oranı neden bu kadar düşük? Bunun ilk sebebi kuşkusuz yıllardır aile içinde kadına empoze edilen roller. Önce iyi bir ev kadını, sonra anne... Süregelen zaman içinde kadının rolü hep ev içinde eş 41

te: Eczacıbaşı veVodafone kadınlar gününe dair yaptıkları toplantılarda 8 Mart 2011 tarihinden itibaren işe alımlarda bir pozitif ayrımcılık yaparak kadınlara öncelik tanıyacaklarını açıkladılar.


BİR KAŞIK BİLGİ

Yaşasın !!! En Sevdiğim Yemek…

Müge Karahan www.yemekbahane.blogspot.com

Ş

imdi şöyle bir geçmişe gidelim hadi. Okuldan eve geldiniz ve anneciğiniz teknolojinin o dönemde fink atmadı-

ğı mütevazi mutfağında belinde önlüğü 42

akşam yemeğinin son hazırlıklarını yapıyor. Ne yemek var diye sorduğunuzda aldığınız cevaba çığlık atarak cevap verdiniz, Yaşasın! En sevdiğim yemek…


Nedir o yemek? Sizin çocukken en sevdiğiniz yemek neydi? Ya şimdi? Çocuğunuzu en çok mutlu eden yemek ne? Her şeyin değiştiği gibi o da değişti mi? Fastfood kültürüne kayan beslenme alışkanlıkları çocukların en sevdiği yemeğin fikslenmesine mi vesile oldu? Artık her çocuğun verdiği cevap aynı hece sayısı ile HAM-BUR-GER mi oldu? Madem aylardan Nisan, madem Nisan deyince aklımıza çocuklar gelir genelde, bayramları olduğu için.. Biz de çocukların neleri sevdiğini, nasıl sever hale getirebileceğimizi yatıralım masaya. Benim çocukken en sevdiğim yemek ızgara et, patates kızartması ve makarna üçlemesiydi. Hala belki de en favoriler listesinde yer alabilir birçoğumuz için. Başka neleri severdim? Neden bu kadar düşündüğümü bilemedim ama şunu söyleyebilirim. En sevdiğim yemek karnabahar, pırasa ya da ıspanak değildi. Sosisi çok severdim, yumurtalı ekmeği çok severdim, börek, kurabiye, mantı,

Çocuğumuzun en sevdiği yemeğin ne ol-

puding … Hangi çocuk sevmez ki bunları?

duğunu ne belirliyor?

Zaten bunları çocuklar çok sevdiği için ge-

Çocukların bir birey olduğu çoğu zaman

nellikle ürün reklamlarında da onlar ön

unutulur.

planda değil midir? 43


Onların sevdiği ve sevmediği yiyecekleri

mızmızlanmaya başlaması ile şok olmuş-

karıştırarak vermek ya da sevebileceği bir

tum. Aslında o anda anlamıştım bu işin ne

görselliğe büründürmek sevdiklerinin sa-

gördüğünle çok alakalı olduğunu.

yısını arttırabilir. Mesela havuç yemeyen bir çocuğa havuçlu

Eğer sizin evinizde haşlanmış brokoli sevi-

kek yedirmeyi denesek, sizce başarılı olur

lerek yeniyorsa ve çocuğunuz bunu görü-

muyuz? Kim bilir … Ama havuç konusun-

yorsa, bu onun için son derece olağan bir

da sürekli diretmek yerine bu bir alternatif

durum oluyor. Yani siz neyi seviyorsanız

olamaz mı?

çocuğunuz da aslında onu seviyor.

Bir tabağa brokoli haşlayıp koyun bir taba-

Evde hazırlanmış mis gibi kokan ıspanaklı

ğa da domates soslu spagetti, bir çocuk

bir pizza, komik surat şekli verilmiş yu-

hangisini tercih eder?

murta dilimleri, kurabiye kalıpları ile şe-

İstisnalar kaideyi bozmaz elbette, spagetti

killendirilmiş meyve çeşitle-

kazanacaktır.

ri..Çocuğunuzun en sevdiği yemeği birden

Spagetti sevmeyen kaç çocuk vardır?

değiştirebilir mi?

Ben bir keresinde brokoli için ağlayan bir

Neden olmasın? Sadece biraz hayal gücü ,

çocuğa denk geldim, bunu da söylemeden

biraz da gayret… Hamburger’i yenmek

geçemeyeceğim. Yakın bir arkadaşımın oğ-

çok da zor olmayabilir, ne dersiniz?

lunun sofrada yenmek üzere sırasını bek-

Afiyetle & sağlıkla,

leyen brokoli kendisine verilmediği için 44


ABRAKADABRA Pınar Doğan

Ve bir an gelir... Herşeyi bırakıp gitmek, dünyadan ışınlanırmışçasına gitmek isteriz bazen. Filmlerdeki gibi hayatınızın bir sahnesinde birdenbire herşey donar kalır. Tam da hayatınızın ortasında, hiç olmayacak bir yerinde olur bu. Yorulmuşsunuzdur, kırılmışsınızdır, dargınsınızdır, ümitleriniz boşa çıkmıştır. Ve "aslında" yaşadıklarınızın böyle olmasını hiç istememişsinizdir. Bu yoğun duyguların ardından o kritik sorular çıka gelir. Ben kimim, neyim? Benim burada ne işim var? Benim amacım ne? Yaşadığım hayat bu mu olmalı... Değiştirebilir miyim ki? ... Yoksa hayatımı şekillendir-

Her birimiz artık uyanmalı ve içimizdeki mucize ile tanışmalıyız. Bu kısa ve değerli yaşamda ruhlarımızı özgür bırakıp, dilediğimiz ne varsa hayatlarımıza katmalıyız. Aynaya baktığımızda geçmişimizde yaptığımız veya yapmadığımız her şeye rağmen kendimize "seni seviyorum" demeliyiz.

me gücüm var mı ki benim…İnanın bunla-

Şimdi bir düşünün; keşkelerle geçirilecek

rı her insan zaman zaman kendine soru-

bir ömrü mü yoksa kendizi yeniden yarat-

yor.

mak ve hedeflerinize ulaşabileceğiniz bir

Kim olursak olalım, her nerede nefes alı-

yaşamı mı "tercih" ediyorsunuz.

yorsak alalım, özümüzde bir yerde bir ek-

Hayatınızın

siklik duygusuyla yaşıyoruz. Korkma-

"kendinizi" yaratmanın tam zamanıdır

yın ... Eğer o kritik sorulara bugünlerde

şimdi.

daha sık cevap arıyorsanız, doğru yoldasınız. 45

en

büyük

eseri

olan


AJANDA’DAN SOSYAL SORUMLULUK ÖNERİLERİ

Nesobaby www.nesobaby.blogspot.com

KARDEŞİNİ SEÇ

Bugünün çocukları geleceğin büyükleri. Kişisel gelişimlerine ve eğitimlerine katkı sağlamak için birçok dernek ve proje mev-

Bence Nisan ayının unutulmaz parçası 23

cut. Ama bu seferki biraz daha farklı, para

Nisan Çocuk Bayramı olunca, çocuklarla

yardımları ile değil kişisel hediyeleriniz ile

ilgili bir proje seçmek istedim.

yürüyen güzel bir sistem: Kardeşini Seç.

46


Onlar kendilerini şu şekilde tanımlıyorlar “ASLA PARA YOLLAMAYIN! Kardeşinizin yumuk minik ellerini avuçlarınızın içine alın, sıkı sıkı sarın. Üşümesinler…

Yapmanız gereken tek şey siteye girip istediğiniz ili seçmek. Sitede kayıtlı kardeş bekleyen miniklerin isimleri ve aile bilgileri detaylarıyla var. İstediğiniz bir kardeşi seçtikten sonra ken-

28 KASIM 2004 tarihinde tarafımdan kurulan bu site, kardeşten kardeşe uzanan gönül birliği sitesidir... Hiç bir dernek ve de vakıfla ilişkisi yoktur.

disi ile ilgilenen öğretmenin telefonundan arayarak öğrenciye ulaşmak, bilgi vermek ve ihtiyaçlarını konuşmak. Daha sonra dilediğiniz şekilde ( asla para göndermeyin) eğitimine destek olabilir,

Onlara yardım değil, hediye yolluyorsunuz... Hediyelerinizi abartmayın. Bir defter, bir kalem, bir mektup dünyalara bedel…Kardeşlerinizle destek olmaya, onlarla sonuna kadar el ele yürümeye karar verin... En büyük desteğiniz sevginizdir. Bu çocuklar bizim, Türkiye’mizin çocukları... Onları hiç unutmayın... Mutlaka mektup yazın. Kişiliklerini geliştirin... Alacağınız cevap mektupları sizin de dünyanızı değiştirecektir. Bu mutluluğu yaşayın ve görün. Yolumuz, önderimiz Atatürk’ümüzün yolu. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tek vücut olmanın yolu. Yolumuz açık olsun. Cengiz TÜNAY - Ali TÜNAY “ 47

kendisine mektup yazabilirsiniz. Benim Şanlıurfa’da ilkokulda okuyan bir küçük kız kardeşim var. Sizin neden olmasın? Ayrıntılı Bilgi: www.kardesinisec.com


İNCELEME

KARA İSTANBUL—KARA MANHATTAN

Banu Hıdırlar birazsoylebirazboyle.blogspot.com

Tamamen tesadüf eseri görmüştüm

Kara İstanbul 4 bölümden oluşan bir kitap.

“Kara İstanbul” u. İçinde İstanbul, polisiye

İlk bölüm “Şehvet ve İntikam”, ikinci bö-

ve -yeni yeni barıştığım- öykü vardı.

lüm “ Sınırları Zorlamak, Haddini Aşmak”, üçüncü bölüm “Karanlık Kıyılarda,

Bir de “beni al” diye bağıran kapağı. Bu

Kuytu Köşelerde”, dördüncü bölüm ise “

kadar sebebe hayır demek ve okumamak

Acı ve İhtilaf” olarak isimlendirilmiş.

olmazdı. 48


Editörlüğünü Mustafa Ziyalan ve Amy

Kitap, Lawrence Block editörlüğünde ha-

Spangler’ın yaptığı kitapta 16 farklı yazar-

zırlanmış. Manhattan’da geçen 15 farklı

dan 16 farklı hikayeye yer verilmiş.

öyküye yer verilmiş. Öyküler bölümlere

Her hikaye İstanbul’un farklı bir semtinde

ayrılmamış.

geçiyor; Büyükada , Bebek, Sirkeci, Altunizade, Rumelihisarı, Fatih,

Sırasıyla ; İyiliksever (Charles Ardai), Son

Şaşkınbakkal, Tepebaşı, Sağmalcılar, Aksa-

Akşam Yemeği (Carol Lea Benjamin), Sıca-

ray, Fikirtepe, Fener, Yenikapı, 4.Levent,

ğa Dayanamıyorsan (Lawrence Block),

Kurtuluş ve Moda. Aslında her öykü biraz

Yağmur (Thomas H.Cook), Ziyaret Etmek

da o semtin kişiliğine hitap ediyor.

İçin Güzel Bir Yer (Jeffery Deaver), Sonraki En İyi Şey (Jim Fusuli), Maaşını Al (Robert

Öykülerde polisiye, gerilim, İstanbul, acı

Knigtly), Çamaşırhane (John Lutz), Koru-

ve intikam var. İstanbul’a kayıtsız kalama-

yucu Meleğim Freddie Prinze (Liz

yan herkesin keyifle okuyacağı bir kitap.

Martinez), Laternacı (Maan Meyers), Neden Vurmak Zorundalar (Martin Meyers),

O akşam şehir kuvvetli bir lodosa tutul-

Birikme (S.J.Rozan), New York’un En Gü-

muş olmasaydı tüm bunlar yine de ola-

zel Dairesi (Justin Scott), Son Raund

caktı belki ama o savruk, gizi kendinden

(C.J.Sullivan) ve Audrey Hepburn’le Ağla-

menkul deli esinti sınırları aşmak için ge-

mak (Xu Xi) isimli öyküler yer alıyor.

çerli gerekçedir. Uğultulu ılık tuhaflığıyla, sadece şehri değil ruhlarını kıstırarak in-

Öykülerde kara mizah, Manhattan, New

sanlarını da ele geçirir çünkü…

York’lu olmak, polisiye ve gerilim sıklıkla kullanılmış. Hepsi keyifle okunuyor.

“Noir” serisinin ülkemizde çıkan ikinci kitabı “Kara Manhattan’ı da yine bir tesadüf

Her iki kitap da başarılı ve keyifli ancak

sonucu gördüm. Bu kez “noir” New York

belki de “bizden” olması nedeniyle Kara

caddelerinde geziniyor. İlk kitapta olduğu

İstanbul’u daha çok sevdim.

gibi bunda da çeşitli yazarların öyküleri

Serinin üçüncü kitabı Kra Brooklyn

var.

Nisan'da raflarda olacak. Keyifli okumalar. 49


RAFLARDA Giacomo Joyce James Joyce

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, Dublinliler, Ulysses, Sürgünler gibi yapıtlarıyla edebiyat tarihinin, özellikle 20. yüzyıl edebiyatının en önemli kişilerinin başında gelen İrlandalı yazar James Joyce'un az bilinen bir çalışmasıyla karşı karşıyasınız. Yapıtlarının en kısası olan Giacomo Joyce şiirsel bir dille kaleme alınmış, kurgu kılıfında bir özgeçmiş kesiti özelliği taşımakta. Biçimsel olarak şiir ile düzyazı arasında bir çizgiye oturan Giacomo Joyce yazarın yaşamı boyunca yayımlamayıp kendine sakladığı bir çalışma. Joyce'un bu yapıtını ölümüne dek saklayış nedeni aile sorunları yaratabileceği endişesi olsa gerek. Oysa tamamlanmış, amacına ulaşmış bir sanat yapıtının tüm özelliklerini taşıyor. Joyce üstüne uzmanlaşmış bir edebiyat eleştirmeni ve araştırmacısı olan Richard Ellmann'ın (1918-1987) sunuşu ve açıklamalarıyla yapıta katkısı çok büyük.

50

Elif Paulo Coelho

"Hilal'e isminin anlamını sordu; Türkçede ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi demektir. Ülkemin bayrağında da vardır hilal..." Elif'in başkahramanı dünyaca meşhur yazar Paulo Coelho, bir süredir bilgelik yolunda gelişmesinin durduğunu hissetmektedir. Belki de yapması gereken tek şey, esrarengiz ustası J.nin tavsiyesine uyup, "Gönlünün onu çektiği yere," gitmektir... Rastlantılar Coelho'yu Rusya'ya savurur. 9288 kilometrelik yolu, bu uçsuz bucaksız ülkeyi, baştan sona trenle kat etmeye karar verir. Daha ilk durağından itibaren manevi bir arayışa dönüşen bu yolculukta ona üç kişi eşlik eder: Bir Tao ustası, Rus yayıncısı ve en ilginci, yetenekli bir keman virtüözü olan, sıra dışı genç bir Türk kadını; Hilal... Coelho, son romanı Elif'le, bir kez daha hayatı güzelleştiren hazineleri ve mucizeleri kutluyor. Zamanın, mekânın, yaşadığımız başka hayatların dışında bir yerde, katıksız "aşk"ın peşinde, ruhun upuzun yolunu kat ediyor.Ama bu kez, bizlere çok tanıdık gelen duraklardan geçerek...


Silas Marner George Eliot Yıllar önce, haksız yere hırsızlıkla suçlanarak Kilise cemaatinden kovulan dokumacı Silas Marner, gönüllü sürgün olarak Raveloe köyüne yerleşir. Köy halkıyla görüşmeyen, özel yaşamını sır gibi saklayan dokumacı için hayat, sabahtan akşama kadar tezgâhı başında çalışmaktan ve kazandığı paraları biriktirmekten ibarettir. Ama günün birinde altınlarının çalınması ve çok kısa bir süre sonra da evinin yakınlarında annesi ölen bir bebeğin emekleyerek kapısına gelmesiyle yaşamı ve dünyaya bakışı tamamen değişir. Bu arada, Silas Marner'ın ve bebeğin yolları, köyün en güçlü, en varlıklı adamının oğluyla çakışacaktır.

Serenad Zülfü Livaneli .Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar. 1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Arka Sokaktaki Cinayet Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu Agaytha Christie gerçeğini de göz önüne seriyor. Silahı sağ elinde tutan bir kadın, kendini nasıl sol şaOkurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülkağından vurmayı başarır? fü Livaneli'nin romancılığının en temel niteÇok gizli askeri planların liklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaybolması ile hayalet gökaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin rüntüsünün arasında nasıl bir bağ vardır? kusursuz Dengesi. Eksantrik Sir Gervase Chevenix-Gore'un cinayetine neden olan kurşun, odanın diğer köşesindeki aynayı nasıl tuzla buz etmiştir? Güzel Valentine tatile gittiği Rodos Adası'nda içine düştüğü karmaşık aşk üçgeninden canını kurtarmak için adayı bir an önce terk etmeli midir? 51


BU AY VİZYONDA Red Riding Hood - Kırmızı Başlıklı Kız Gösterim tarihi : 1 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD, Kanada Yönetmen: Catherine Hardwicke Oyuncular: Gary Oldman, Amanda Seyfried, Billy Burke, Virginia Madsen, Michael Shanks Valerie, iki erkek arasında kalmış genç ve güzel bir kızdır. Köyün en güzel kızı Valerie, gönlünü yoksul Peter’ a kaptırmıştır. Ancak ailesi onu varlıklı Henry ile evlendirmek istemektedir. Birbirini kaybetmek istemeyen âşıklar, birlikte kasabadan kaçma planları yaptığı sırada korkunç bir olay yaşanır. Valerie’ nin kız kardeşi köyün çevresinde, karanlık ormanda sinsice dolaşan bir kurt adam tarafından vahşice öldürülmüştür. Yıllarca, insanlar bu yaratığa ayda bir kez hayvan kurban vererek kendilerine zarar vermesini engellemişlerdir. Ta ki, bir dolunay gecesi, kurdun aralarından birini öldürmesine dek.

How Do You Know? Gösterim tarihi : 1 Nisan 2011 Yapım : 201o, ABD Yönetmen: James L. Brooks Oyuncular: Jack Nicholson, Owen Wilson, Reese Witherspoon, Paul Rudd, Kathyrn Hahn Lisa'nın liseden bu yana hayali hep başarılı bir atlet olmaktır. Hayatındaki tüm planları bu hayal üzerine kurmuştur. Ancak Lisa hiç ummadığı bir zamanda takımdan çıkarılır. George ise dürüst bir işadamı olmasına rağmen, bir iftiraya uğrar ve hakkında soruşturma başlatılır. George ve Lisa'nın tanıştığı gün, her ikisinin de hayatının en kötü günüdür. Ama her şeyin tersine dönmesi, daha iyisi olması içindir.

52


Güneşin Karanlığında Gösterim tarihi : 1 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD Yönetmen: Brad Furman Oyuncular: Matthew McConaughey, Marisa Tomei, Ryen Phillippe, Margarita Levieva, John Leguizamo Mick Haller karizmatik ve yakışıklı bir ceza avukatıdır. Los Angeles’ta Lincoln marka arabasını ofisi olarak kullanmasıyla ünlüdür. Kariyeri boyunca genellikle önemsiz suçlar işlemiş suçluları savunmuştur. Ancak birden bire önüne hayatının fırsatı çıkar; Beverly Hills’in yakışıklı bir zengini cinayetle suçlanmaktadır ve kendisini savunması için Mick’i tutmak istemektedir. Bu kadar basit ve kendisine kolayca para kazandıracak gibi gözüken bu dava bir anda bir ölüm kalım savaşına dönüşür. Film, Michael Connelly’nin ülkemizde Altın Kitaplar’dan “Güneşin Karanlığında” adıyla yayınlanan çoksatar kitabından uyarlanmıştır..

Atlı Karınca Gösterim tarihi : 1 Nisan 2011 Yapım : 2010, Türkiye Yönetmen: İlksen Başarır Oyuncular: Mert Fırat, Nergis Öztürk, Sercan Bodur, Sema Çeyrekbaşı, Zeynep Oral Erdem, Sevil ve çocukları Edip ve Sevgi’nin küçük bir kasabada süren yaşamları, Sevil’in annesinin felç geçirmesi sonucu İstanbul’a taşınmalarıyla değişime uğrar. Edip, yatılı okulda olduğu on yıl boyunca evden uzaklaşmıştır; Erdem’in ise iyi bir yazar olma hayalleri sürmektedir. bir şekilde değişen tavırlarını, içine kapanmasını ve mutsuzluğunu fark eden Sevgi’nin ani tavır değişikliklerinden şüphelenen Sevil, evin içerisinde yaşanan bazı olayları sorgulamaya girişir ve yıllardır kapalı kapılar ardında saklanan sırrı keşfeder. Erdem bir trafik kazasında yaşamını kaybedince, ölümü ailede yeni sırların ortaya çıkmasına neden olur. Küçük bir ailenin her üyesi hayatları boyunca tek başlarına taşımak zorunda kalacakları gerçeklerle baş başa kalır. Kendilerine bile itiraf edemedikleri bu sır nedir? 53


Burlesque Gösterim tarihi : 8 Nisan 2011 Yapım : 2010, ABD Yönetmen: Steve Antin Oyuncular: Cher, Christina Aguilera, Kristen Bell, Cam Gigandet, Eric Dane Küçük bir kasabadan Los Angelas'ta yaşamak üzere ayrılan Ali, geçmişini geride bırakmak istemektedir. Oldukça güçlü bir sesi olan Ali, şehrin en önemli klüplerinden biri olan Burlesque Lounge'ta çalışmaya başlar. Garson olarak işe başlayan Ali, sahnede olmayı istemektedir. O an mali ve kişisel problemlerle çalkalanan klüpte, işletmeciliği yürüten Tess bir çıkış yolu aramaktadır. Tess klüp için de iyi olacağını düşündüğünden Ali'ye destek olur. Ali sesi ile herkesi büyülemiştir, bir anda hem kendisi hem de klüp gözde bir hal alır. Elbette bu kıskançlık ve rekabeti de beraberinde getirecektir.

Rio Gösterim tarihi : 8 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD Yönetmen: Carlos Saldanha Seslendirmeler : Anne Hathaway, Neil Patrick Harris, Jesse Eisenberg, Leslie Mann, Carlos Ponce Buz Devri serisinin de yönetmenliğini yapan Carlos Saldanha'dan yeni bir macera... Fakat bu sefer başrolde bir papağan var! Üstelik 3D seçeneğiyle!Bir Amerikan papağanının Minnesota'nın küçük bir kasabasından başlayıp Rio de Janeiro'da son bulan macerası Nisan 2011'de vizyonda!

Source Code Gösterim tarihi : 8 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD, Fransa Yönetmen: Duncan Jones Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Michelle Monaghan, Vera Farmiga, Jeffrey Wright, Cas Anvar Filmin Konusu : Bir banliyö treninde yaşanan patlamaya şahit olan birinin vücudunda uyanarak patlamaya sebep olan kişinin kimliğini tesbit etmeye çalışmasını konu alan bir bilim-kurgu hikayesi. 54


Çığlık 4 – Scream 4 Gösterim tarihi : 15 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD Yönetmen: Wes Craven Oyuncular: Adam Brody, Kristen Bell, Emma Roberts, Olayların ardından 10 yıl geçmiştir. Sidney Prescott, olanların yükünü yazarak atlamayı başarmıştır. Bundan sonraki hayatını huzurlu geçirmeyi planlamaktadır; ta ki …

Rabbit Hole Gösterim tarihi : 22 Nisan 2011 Yapım : 2010, ABD Yönetmen: John Cameron Mitchell Oyuncular: Nicole Kidman, Aaron Eckhart, Sandra Oh, Dianne West, o Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır. Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır.

Hanna Gösterim tarihi : 22 Nisan 2011 Yapım : 2011, ABD, Almanya, İngiltere Yönetmen: Joe Wright Oyuncular: Cate Blanchett, Eric Bana, Anna Popplewell, Saoirse Ronan, Hanna, eski bir CIA ajanı olan babası tarafından Finlandiya’nın balta girmemiş ormanlarında, soğukkanlı bir ölüm makinası olarak yetiştirilmiştir. 14 yaşına gelince babası onu ilk suikastını gerçekleştirmesi için Avrupa’ya gönderir. Yol boyunca hedefine kitlenmiş bir şekilde, usta bir katil gibi soğukkanlı hareket eden Hanna, başına gelen çeşitli olaylar sonucunda hedefine yaklaştıkça varoluşsal soru ve sorunlarla boğuşmaya başlar. www.sinemalar.com 55


Ücretsiz Abonelik İçin www.ajandadergi.blogspot.com İletişim: iletisim@ajandadergi.com

56

Ajanda Nisan  

ajanda nisan

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you