Page 1

Tü r k l e r İn Am e r İk a ’ d a k İ Hu k u k v e Tİc a r e t Ga z e t e s İ

www.yenihayatgazete. c o m

S AY I : 7 - KA S I M 2 0 1 1 - N E W YO R K

ABD, Türk öğrencilerin projelerini bekliyor

Amerikan Şirketlerinin Yüzde 72’si Türkiye Yatırımlarından Mutlu

Diplomasi kapıları, ilköğretim ve lise öğrencilerine de açık

Amerikan Ticaret Odası’nın Türkiye Ofisi olan Amerikan Şirketler Derneği (ABFT) “Türkiye’deki İş ve Yatırım İklimi” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. ABFT Başkanı Rahşan Cebe, katılımcı şirketlerin yüzde 78’inin Türkiye’de kalıcı olduklarını bildirirken, yüzde 71’i yatırımlarında büyüme olacağını belirtti. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si şirketlerinin Türkiye’ye yatırım yapmasının iyi bir karar olduğunu, yüzde 75’inin ise, Türkiye’deki pazar potansiyelinin yeterli derecede büyük olduğuna inandığını söyledi. Sayfa 24

Türklere Irkçı Saldırıya Karşı Tazminat Davası Açıldı

Sayfa 21

ABD ’ DE IRKÇILIK HORTLADI MI?

Seçimler yaklaşırken, “kaçak göçmenleri yüksek gerilim hattıyla öldürelim” diyen bile var

B

aşkanlık seçimlerine bir yıldan az bir süre kala, siyasetçileri birer birer kendini gösterme yarışına girerken, göçmenler konusunun siyasete alet edilmesinin en vahim örnekleri de gelmeye başladı. Cumhuriyetçi Partili Başkan adayları Michele Bachmann ve Herman Cain, Iowa ve Tennessee gibi iki önemli kampanya konuşmalarında kaçak göçmen probleminin önlenmesine yönelik ırkçılık

boyutunu zorlayan çözüm önerilerinde bulundu.

Başkan seçilmesi halinde ABD-Meksika sınırındaki duvarın tamamlanmasının en önemli önceliği olacağını söyleyen Bachmann, güney sınırınında güvenliğin artırılmasını savunan “Americans for Securing the Border” kampanyasına da imza atarak bu konudaki kararlılığını gösterdi.

Sayfa 13

Cumhuriyetçi Partili Başkan adaylarından Teksas Valisi Rick Perry’nin göçmenlik politikalarını eleştiren Bachmann, Başkan Barack Obama’yı sınır güvenliğini sağlama konusunda başarısız olmakla itham etti. Bachmann, “Başkan Barack Obama, güney sınırında güvenliği sağlamayı başaramayarak Amerikan halkını başarısızlığa mahkum etti. Benim ilk icraatım sınır güvenliğini sağlamak olacak” dedi.

öZELA DOSY

Evlilik Yoluyla

New York’un Long Island bölgesinde çalışan iki Türk uğradıkları ırkçı saldırının sorumlularını tazminat istemiyle mahkemeye taşıdı. Saldırganlar hakkındaki kamu davası da devam ediyor. Sayfa 14

Fırsat Kuponu 27’inci sayfada

Green Card

Türkler ve Amerikalılar pek çok konuda ortak şeyleri paylaşıyorlar. Ama bunların ötesinde aynı hayatı paylaşanların sayısı da bir hayli fazla. Eşi Amerikalı olduğu için ya Türkiye’de veya Amerika’da yaşamayı seçmiş pek çok örnek var. Gazeteniz Yeni Hayat bu sayıda “evlilik dosyasını” aralıyor: Evlilik yoluyla Green Card almaktan, nişanlılığa, çifte vatandaşlığa, boşanmaya kadar iki yabancı uyruklu insanın bir hayatı paylaşmasının, bir başka deyişle “dünya evine girmenin” her detayını, bütün boyutlarıyla gazetemiz sayfalarında bulacaksınız. Sayfa 3

ABD’nin Yeni Planı: Ev Alana Oturma İzni

A

merikan ekonomisinin sorunlarını aşmak üzere çeşitli seçenekler üzerinde durulurken, iki senatör emlak sektörü üzerinden ilginç bir teklif hazırladı. Sayfa 19

Obama, Tüm Zamanların Sınır Dışı Rekorunu Kırdı İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan son verilere göre 2011 itibariyle yaklaşık 400 bin kaçak göçmen sınır dışı edildi.

Sayfa 18

Av. J. Cahit Akbulut

Son Gelişmeler Sayfa 5


K asim 2011

3

L E ö Z YA S DO

EVLİLİK YOLUYLA GREEN CARD

New York, Yenİ Hayat

‘’ Evet ‘’ demeden önce bilmeniz gereken herşey. Bir Amerikan vatandaşı ile evlenmek birçok yasal hakkı beraberinde getiriyor. Sahte evlilikler hapisle bile sonuçlanabilirken, gerçek evlilikler, bir göçmenin hayali olan hakları sunuyor. İşte Amerikan vatandaşı ile evli veya nişanlı kişileri bekleyen haklar.

E

ğer bir ABD vatandaşı ile nişanlı iseniz, nişanlınızın sizin için “nişanlı vizesi” (K vizesi) başvurusu yapması gerekmektedir. Ancak her iki tarafında evlenebilir durumda olmalı şartı aranır. Bunun anlamı, her iki kişinin de bekar olması veya önceki evliliklerinin boşanma ya da ölümle sona ermiş olması gerekir. Ayrıca, bu vize kategorisine dahil olabilmeniz için makul bir süredir tanışmış olmanız gerekmektedir. Bunu ispatlamak için nişanlınızla telefonla konuştuğunuzu gösteren telefon faturalarını, birlikte çekilmiş fotoğraflarınızı ve uçak biletlerini kullanabilirsiniz. Nişanlı vizesinin gereklerinden bir diğeri ise Amerika’ya gelişinizden itibaren doksan gün içinde evlenmeniz gerektiğidir. Aynı dilekçe ile nişanlınız, sizin 21 yaşın altındaki bekar çocuklarınızı ABD`ye getirmeniz için de başvuruda bulunabilir. Amerikan vatandaşı olan nişanlınız, nişanlı vizesi için başvuruda bulunmasa da nikahtan sonra, sizin ülkeye gelebilmeniz için başvuru yapmalıdır. Dilekçeniz onaylandıktan sonra, Amerikan konsolosluğu/büyükelçiliğince düzenlenmiş bir vize almalısınız. Ancak, evlilik siz Amerika’ya gelinceye kadar gerçekleşmemelidir. Öte yandan, ülkeye girişinizden itibaren doksan gün içinde evlenmezseniz ya da başka biri ile evlenirseniz, Amerika’yı terk etmeniz gerekecektir. Evlilik gerçekleşene kadar “göçmen olmayan kişi” statüsünde kabul edileceksiniz. “Göçmen olmayan kişiler” belirli bir amaç için Amerika’da geçici bir süre yaşamak isteyen kişilerdir. Nişanlılar için 90 gün olan bu süre hiçbir şekilde uzatılamaz. Eğer ABD`de sürekli olarak çalışmak ve yaşamak istiyorsanız, evlendikten sonra daimi ikamet için başvurmalısınız. Başlangıçta iki yıllık koşullu kalıcı ikamet statüsü alacaksınız. Koşullu ikamet durumu iki yıldan kısa süreli evliliklerde kabul edilir. Aynı “Nişanlı vizesi” ile Amerika’ya sadece bir kere girebileceğinize lütfen dikkat edin. Eğer evlenmeden

önce herhangi bir sebeple ülkeyi terk ederseniz, evlenmek için ikinci kez gelirken nişanlı vizenizi (K-vizesi) kullanamazsınız.

Nişanlıyken Çalışma İzni Nasıl Alınır? ABD’ye ulaştıktan sonra çalışma izni başvurusuna uygun durumda olacaksınız. Çalışma izni başvurusunda I-765 formunu kullanmalısınız. Eğer nikahtan sonra, daimi ikamet statüsü için başvurmuşsanız yeni bir çalışma izni için tekrar başvurmalısınız. Dilekçeniz reddedilirse, red mektubu size nasıl temyiz isteyebileceğinizi anlatacaktır. Genellikle, postadan red mektubunu aldıktan sonra temyiz için otuz üç günlük bir süreniz vardır. Temyiz için USCIS I-290 B formunu kullanacaksınız. Genellikle, evliliğin yapıldığı ülkede geçerli olan evlilikler, ABD’de de geçerlidir. Konsolosluk görevlileri, yabancı evlilik dokümanlarını doğrulayabilir fakat dışarıdaki evliliklere yönelik araştırmalar, çiftin yaşadığı Birleşik Devletler eyaletinin başsavcısına yönlendirilmelidir. Evlilikler genellikle federal hükümetten çok eyaletleri ilgilendiren durumlar olarak görülür. Eşiniz Amerikan vatandaşı ise veya Amerika’da kanunen kalıcı olarak ikamet etme hakkına sahipse, yaşamak ve çalışmak için Amerika’ya gidebilirsiniz. Eşinizin size kefil olarak, aile gelirinin Amerika’daki yoksulluk sınırının yüzde 125’i ya da daha üstü olduğunu göstermesi gerekmektedir. “Göçmen”, ABD’de çalışmasına ve yaşamasına izin verilmiş yabancı uyruklu kişidir. Amerikan vatandaşı olan eşinizden dolayı göçmen konumuna gelmeniz için bir hayli işlem yapmanız gerekir. İlk adım olarak, Amerikan vatandaşı olan eşiniz USCIS’ye, sizin için bir göçmen dilekçesi vermelidir. Ardından, USCIS size göçmen dosya numarası verecektir.

Eğer Birleşik Devletlerde iseniz, kalıcı ikamet statüsü için başvuruda bulunmalısınız. Eğer değilseniz, ABD konsolosluk işlemleri için gerekli belgeler National Visa (Ulusal Vize Merkezi) Merkezine gönderilip dosyanın Amerikan konsolosluğunda ki görüşme için hazır hale getirilmesi gereklidir. ABD konsolosluğuna sizden istenen gerekli belgeleri tamamlayıp işlemleri tamamlamlayıp için istenen evrakları teslim etmelisiniz. Daimi ikamet için başvurduğunuzda, henüz iki yıldan kısa süredir evli iseniz size iki yıllığına “koşullu” daimi ikamet statüsü verilecektir. (Conditional Green Card )

Göçmen Vize Numarası Alma Amerikan vatandaşı olan eşiniz sizi Amerika’ya götürmek istiyorsa ve eşinizin verdiği göçmen vize dilekçesi onaylanmışsa, Amerikan vatandaşının eşi göçmenlik kotasına tabi olmadığından göçmen vizesine daha çabuk ulaşacaktır. Fakat eşiniz ABD vatandaşı değil de, yasal olarak kalıcı ikamet eden birisi ise, durum biraz daha farklı olur. Eşinizin sizi Amerika’ya götürmek için verdiği dilekçe onaylanmışsa, tercih sistemine göre bir süre beklemeniz gerekebilir. Çünkü her yıl verilen göçmen vize numaraları sınırlıdır ve göçmen vize dilekçesi kabul edildikten sonra hemen numara alamayabilirsiniz.

Evlendikten Sonra Çalışma İzni Nasıl Alınır? Göçmen vizesi aldıktan sonra ya da daimi ikamet statüsü elde ettikten sonra, çalışma izni için ayrıca başvurmanıza gerek yoktur. Daimi ikamet belgesi (ya da yaygın olarak söylendiği şekli ile ‘Yeşil Kart’ ) almanız gerekir ve bu kart sizin kalıcı olarak ABD’de yaşayıp çalışabileceğinizi gösterir. Eğer ABD’de iseniz ve daimi ikamet statüsü için (USCIS I-485 formu doldurarak) başvurmuşsanız, işlemleriniz sürdürülürken de çalışma izni için başvurabilirsiniz. Bunun için ise I-765 formunu doldurmalısınız.


K asim 2011

4

New York, Yenİ Hayat

ABD Vatandaşı İle Evli Olmak Hangi Hakları Sağlıyor?

ABD’de bir Amerikan vatandaşı ile evlenmek birçok göçmenin yasal güvence almak adına tercih ettiği ya da hayatının akışı içinde plansızca yaşadığı özel bir durum. önemli olan ise bir ABD vatandaşı ile evlenince sahip olduğunuz hakları bilmeniz ve bunları en uygun koşullarda kullanmanız.

A

BD vatandaşıyla evlenmek size sayısız farklı imkanı hem ABD hem de Türkiye’de sunabiliyor. Eşiniz sadece Green Card sahibi değil ve aynı zamanda Amerikan vatandaşı ise yaşamak ve çalışmak için Amerika’ya gidebilirsiniz. Eşinizin size kefil olarak aile gelirinin Amerika’daki yoksulluk sınırının yüzde 125’i ya da daha üstü olduğunu göstermesi gerekmektedir.

Yapılacak İşlemler Neler? Tanımlamalara göre, “Göçmen” ABD’de çalışmasına ve yaşamasına izin verilmiş yabancı uyruklu kişidir. Amerikan vatandaşı olan eşinizden dolayı göçmen konumuna gelmeniz için bir hayli işlem yapmanız gerekir. İlk adım olarak Amerikan vatandaşı olan eşiniz USCIS’ye sizin için bir göçmen dilekçesi vermelidir. Eğer ABD’de iseniz kalıcı ikamet statüsü için başvuruda bulunmalısınız. Eğer değilseniz, göçmenlik bürosunca

onaylı dosyanın ABD konsolosluğuna gönderilmesi ve göçmen vizesi ile ilgili gerekli işlemleri yapmalısınız. Daimi ikamet için başvurduğunuzda henüz iki yıldan kısa süredir evli iseniz size, “koşullu” daimi ikamet statüsü verilecektir.

Göçmen Vize Numarası Nasıl Alınır? Eğer ABD vatandaşı olan eşiniz sizi Amerika’ya götürmek istiyorsa ve eşinizin verdiği göçmen vize dilekçesi onaylanmışsa, göçmen vize numaranız çok çabuk verilecektir. Fakat eşiniz ABD vatandaşı değil de yasal olarak kalıcı ikamet eden birisi ise durum biraz daha farklı olur. Eşinizin sizi Amerika’ya götürmek için verdiği dilekçe onaylanmışsa tercih sistemine göre bir süre beklemeniz gerekebilir çünkü her yıl verilen göçmen kota numaraları sınırlıdır ve göçmen vize dilekçesi kabul edildikten sonra hemen numara alamayabilirsiniz.

En önemli konu: Çalışma izni Tüm işlemlerinizin ardından göçmen vizesi aldıktan sonra ya da daimi ikamet statüsü elde ettikten sonra çalışma izni için ayrıca başvurmanıza gerek yoktur. Daimi ikamet belgesi (ya da yaygın olarak söylendiği şekli ile ‘Yeşil Kart’ ) almanız gerekir ve bu kart sizin kalıcı olarak ABD’de yaşayıp çalışabileceğinizi gösterir. Eğer ABD dışındaysanız bu ülkeye girişinizde çalışma müsadesini de içeren Green Kart adresinize postalanacaktır. Eğer ABD’de iseniz ve daimi ikamet statüsü için (USCIS-485 formu doldurarak) başvurmuşsanız işlemleriniz sürdürülürken de çalışma izni için başvurabilirsiniz. Bunun için ise I-765 formunu doldurmalısınız.


K asim 2011

5

Av. J. Cahit Akbulut jcahitakbulut@yenihayatgazete.com

Rule of Law

E

kim ayına baktığımızda ABD’de “Apple” bilgisayar imparatorluğunun bir süredir beklenen ürünü iPhone 4s’in piyasaya çıkmasının heyecanı, başkanı Steve Jobs’ı kaybetmenin üzüntüsüyle beraber yaşanmak zorunda kaldı. Sadece ABD’nin değil bütün dünyanın gözü üzerindeki, son zamanların en çok gelişim sağlayan firmasının başkanının ileri görüşlülüğü, azmi ve çalışkanlığı diğer insanlara da örnek olacaktır.

E v l i l i k Yo l u y l a Green Card Revaçta

New York, Yenİ Hayat

Ame r İ k a ’ d a ya s a l ş a r tl a r d a otu r um ve ç a lışm a İ z n İ İ ç İ n l a zım ol a n G r ee n C a r d ’ a s a h İ p olm a n ı n e n r ev a çta y ö n tem İ , A B D v ata n d a şı İ le evl İ l İ k ol a r a k g ö ste r İ l İ yo r . Ame r İ k a ’ ya ye r leşe n g ö çme n g r upl a r ıyl a İ lg İ l İ ç a lışm a l a r y ü r ü te n a r a ştı r m a ku r uluşu “ G ö çme n K o n ul a r ı M e r kez İ ” ( C I S ) ta r a f ı n d a n ya pıl a n d e ğ e r le n d İ r me so n uçl a r ı n a g ö r e , ya kl a şık 2 , 5 m İ lyo n k İ ş İ 1 9 9 8 - 2 0 0 7 yıll a r ı a r a sı n d a evl İ l İ k yoluyl a G r ee n C a r d a l d ı .

A

merika’da yasal şartlarda oturum ve çalışma iznine sahip olmak için lazım olan Green Card’a sahip olmanın en revaçta yöntemi, ABD vatandaşı ile evlilik olarak gösteriliyor. Amerika’ya yerleşen göçmen gruplarıyla ilgili çalışmalar yürüten araştırma kuruluşu “Göçmen Konuları Merkezi” (CIS) tarafından yapılan

değerlendirme sonuçlarına göre, yaklaşık 2,5 milyon kişi 1998-2007 yılları arasında evlilik yoluyla Green Card aldı. Önceki dönemlerle karşılaştırıldığında, evlilik yoluyla Green Card alıp “Yasal Oturum Sahibi” statüsüne geçen yabancıların sayısı 1985’den beri iki kat; 1970’den bu yana ise tam beş kat arttı.

Öte yandan, evlilik yoluyla Amerika’da yasal konuma geçenlerin oranındaki artışa paralel olarak, sahtekarlıkların da arttığına dikkat çekiliyor. Göçmen Konuları Merkezi’ne göre, mevcut yasal düzenlemeler ve personel eksikliği gibi temel nedenlerden ötürü pek çok düzmece evlilik ve para karşılığı yapılan anlaşmalar gözden kaçıyor.

Teröristlerin de buna benzer yoları kullanarak Amerika’da yasal konuma geldiklerini hatırlatan CIS araştırmacıları, konuya ilişkin daha kesin tedbirlerin alınması gereğini vurguluyor. Ö n ü m ü z d e k i dönemde evlilik yoluyla Green Card alanların daha sıkı takip sürecinden geçeceğini tahmin etmek herhalde zor olmayacak.

A m e r İ k a n Va t a n d a ş ı İ l e Ev l e n e n B İ r Y aba n c ı Na s ı l V İ z e A l ı r ? New York, Yenİ Hayat

‹‹ Başvuruyu yapan kişi mutlaka Amerikan

vatandaşı olmalıdır. ‹‹ Evlilik yoluyla vize başvuru yapılması için, evliliğin mutlaka yasal olması gerekir. ‹‹ Evli çiftlerin her biri önceki evlilikleri varsa yasal olarak boşanmış olmalıdır. ‹‹ Çokeşlilik veya eşcinsel evlilikler için bu hak tanınmaz. ‹‹ Yabancı birısıyle evlenen Amerıkan vatandaşı K3 evlilik vizesi için başvurusunu ABD’de yapar ve başvurunun kabul edilmesi halinde evlilik vizesi eşinin vatandaşı olduğu ülkenin Amerika Birleşik Devletleri elçiliğinden verilir. ‹‹ İlişkinin gerçek ve samimi olduğu konusunda yetkililerin ikna edilmesi gerekir.

‹‹ Başvuruyu yapan Amerikan vatandaşının

maddi olanakları konusunda gerek ve yeter şartlara haiz olması istenir. ‹‹ Konuyla ilgili başvurudaki süreç dört aşamalı olarak ele alınır. İlgili dosya ve belgeler, evlilik vizesi vizesi verilecek kişinin yaşadığı yabancı ülkenin Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği (veya Konsolosluğu), Amerikan Göçmenlik ve Vatandaşlık Dairesi, Ulusal Vize Merkezi ve İç Güvenlik Bakanlığı tarafından değerlendirilerek kesin sonuca bağlanır. Sonucun olumlu olması durumunda evlilik vizesi Amerikan vatandaşının yabancı uyruklu eşinin ülkesindeki ABD Büyükelçiliği tarafından verilir.

Aynı zamanda ABD’de ve Avrupa’da devam eden ekonomik çalkantılar haberlerin başlığını almaya devam ederken, ABD’de görmeye pek alışık olmadığımız, dünyadaki finans sistemini protesto eden ve küçük bir grupla New York City’de başlayan “Occupy Wall Street” hareketi ABD’de 100’den fazla ve dünyanın da belli başlı merkezlerine yayılarak destek bulmaya devam ediyor. Bu sıkıntılı haberler arasında varlıklı göçmenlere yönelik bir yasa tasarısı, istifade edecek olanlar bizi ilgilendirmese bile ABD ekonomisine yapacağı katkı yönünden dikkatleri üzerine çekti. Gayrimenkul satın alarak ABD’de yaşama imkanına sahip olmayı düşünenlere, biri cumhuriyetçi diğeri demokrat iki senatörün hazırladıkları yasa tasarısı büyük kolaylık sağlayacak gibi görünüyor. Bu tasarı altında ABD’de $500,000’lik gayrimenkul alacaklara ABD’de “ikamet vizesi” verilmesi öngörülüyor. Senatör Charles Schumer (Demokrat, New York ) ve Mike Lee (Cumhuriyetçi, Utah) tarafından hazırlanan yasa tasarısı yabancıların 500 bin dolarlık yatırımlarıyla gayrimenkul piyasasını canlandırmayı ve dolayısıyla ekonomiye katkı sağlamayı; aynı zamanda da ABD’de yaşamak isteyenlere kolay yoldan ikamet vizesi temin etmeyi planlıyor. Bu vize altında yatırımcılar, eş ve çocuklarıyla beraber ABD’de satın aldıkları gayrimenkullerine sahip olduğu müddetçe 3 yıllığına vizelerini yenileyebilecekler. Ayrıca 4 Ekim 2011 tarihinde başlayan “2013 Diversity Visa” diğer adıyla yeşil kart lotto başvuruları 5 Kasım 2011’de son buluyor. Kısa yoldan yeşil kart talihlisi olmak fırsatını kaçırmak istemeyenler, başvurularını internet üzerinden 5 Kasım tarihine kadar yapmaları gerekmektedir. Diğer taraftan H1B vizesi için master derecesi gerektiren başvurularda 20 binlik kota doldu. Bunun yanı sıra 65 binlik kotası olan normal başvurularda ise 46,200 sayısına ulaşıldı. Geçen seneye göre aynı hızda seyreden normal başvuruların yanı sıra master dereceli başvurular daha hızla seyrederek bu kotayı süratle doldurmuş oldu. Geçen ayki yazımızda Göçmelik Bürosunun (USCIS) habersiz bir uygulamasından bahsetmiştik. Buna göre başvuru yapanların orijinal onayı başvuranların kendilerine gönderilecekti. Genelde başvuru sahipleri sık sık adres değiştirdiklerinden orijinal onayın avukatlarına gitmesi belgenin kaybını veya postanın USCIS’e geri gitmesini engelliyordu. Yeni uygulama bir ay kadar devam ettikten sonra USCIS hatasını düzelterek eski uygulamasına geri döndü.


K asim 2011

6

EVLiLiK MÜLAKATINDA HANGi SORULAR GELiYOR?

New York, Yenİ Hayat

Evlilik mülakatları, ABD’deki hayatın en önemli sınavlarından biri olarak gösterilir. Kimlerine göre çok kolay olan ve hiç heyecan gerektirmeyen sorular, kimilerinin ise kabusu halinde. İşte Green Ca rd mülakatında yöneltilen sorulara birkaç örnek ve soruların genel başlıkları.

E

vlilik mülakatları, ABD’deki hayatın en önemli sınavlarından biri olarak gösterilir. Kimlerine göre çok kolay olan ve hiç heyecan gerektirmeyen sorular, kimilerinin ise kabusu halinde. İşte Green Card mülakatında yöneltilen sorulara birkaç örnek ve soruların genel başlıkları.

Flört Dönemi Hakkında Sorular Bu sorular ilişkinin geçmişini yansıtır. İlk toplantıda evlilik yolculuğunuzu tasvir etmeye hazır olun. İlk buluşma tarihi, sonraki görüşmeler, önemli olayları, mutlu anlar, hüzünlü anlar, anlaşmazlıklar, kaç yıl ya da ay birlikte geçirildi, birbirlerinin aile ve arkadaşlar ile harcanan zamanlar, özel hediyeler ve benzeri konular. Buna ek olarak, “Eşiniz ile tanıştıran kim? Nerede ve ne zaman ilk kez tanıştınız? İlk buluşmanızı anlatabilir misiniz” gibi sorulara da hazırlıklı olun.

Düğün Hakkında Sorular Bu soru hem de

başlığını hem cevaplarla fotoğraflarla kanıtlamanız

istenecektir. Bu sebeple fotoğraflarla destekleyebileceğiniz cevapları vermelisiniz. Görüşme sırasında nikah töreni detayları, kokteyl, misafirler, ilginç ya da utanç verici olaylar gibi soruları yanıtlamak için hazırlıklı olun. Bunun dışında yüzüğü kim satın aldı, ilk teklif nasıl ve nerede yapıldı, balayı planları ve benzeri konular karşınıza çıkabilir. Buna ek olarak “Evlilik tarihi nedir? Haftanın hangi gününde evlendiniz? Düğün nerede yapıldı” gibi sorulara da gelebilir.

Hayat Koşullarınıza Dair Sorular Mobilya ve beyaz eşya, otomobiliniz, ikamet türünüz dahil olmak üzere, flört döneminde birlikte yaşayıp yaşamadığınızla ilgili soruları yanıtlamak için de hazırlıklı olun. Evinizdeki odaların ne kadar büyük ya da küçük olduğu, komşularınız ve ziyaretçilerin sayısı da sorular arasında gelebilir. Ayrıca, iş ayrıntıları, çalışma programlarını ve çalışma koşulları, kazanç, ortak harcamalar, yatırımlar, ortak banka hesapları, ipotek ile ilgili sorularla da karşılaşabilirsiniz.

Evlilik Mülakatı İçin

puçl İ

New York, Yenİ Hayat

Mülakat için en önem1 li nokta “hazırlıklı olmaktır.” Görüşme gününe kadar adeta bir dava dosyasına hazırlanır gibi, ilgili bütün evraklar yanınızda ve çapraz sorgulama da dahil ol

a

Dersinize iyi çalışın: tarafından 2 USCIS hazırlanması istenen belgeleri inceleyin ve nasıl doldurduğunuzdan emin olun. Her soruyu, istenen her detayı tutarlı biçimde formlara yazın.

Yaşam Tarzı ve Alışkanlıklarınıza Dair Sorular Çiftlerin genel alışkanlıkları, yaşam tarzı, tercihleri, günlük rutinleri, programları, ev işleri, favori eğlenceleri ile ilgili soruları en genel sorulardır. Bireysel ve birlikte tatile çıkmak, belirli ritüelleri yapmak, alışveriş alışkanlıkları, yemek alışkanlıkları, uyku alışkanlıkları, dini alışkanlıklar yine size yöneltilecek sorular arasında yer alabilir. Bunlar dışında “Sabah kalkmak için çalar saat kurmak mı? Kim en çok yemek yapar” gibi sorulara da hazırlıklı olmalısınız.

Aile ve Akrabalar Hakkında Sorular Çiftlerin akrabaları ve arkadaşlar olan ilişkileri, aile, iş yeri, aile toplantılarında yaptıkları, resmi tatilleri kimlerle nasıl

Birbirinizi ve ailelerinizi 3 iyi tanıyın. Her ailenin bir hikayesi vardır. Madem ki hayatınızı birleştirdiniz, birbirinizin hikayesini de iyi bilin. Buna nerede, nasıl tanıştığınızdan tutun, sevdiğiniz şeyler, yaptığınız seyahatler ve doğum tarihi gibi özel günler de dahildir.

ı r

mak üzere her soruya yanıt vermeye hazır durumda olmalısınız. Göçmenlik bürosu yetkilisinin karar verme sürecinde, görüşme günkü duruşunuz, görünüşünüz ve soruları yanıtlama şeklinizle, yapmış olduğunuz ön hazırlık büyük rol oynayacaktır.

USCIS memuru, sahtekarlıktan şüphelenirse, çok daha detaylı sorular soracaktır. Bu durumda belirli bir oda ya da evinizin bir bölümünün bir çizimi de istenebilir.

G i y i m kuşamınıza ö z e n gösterin: Saygı uyandıracak bir kıyafetle m e m u r u n karşısına çıkın. Bir iş görüşmesine gidiyormuş gibi giyinmek, hatta abartıdan uzak, muhafazakar bir çizgide giyinmek en iyisidir.

4

Heyecan Yapmayın: Bu 5 tür görüşmelerde sakin olmak gerekir. Fazla heyecan, tutarsız duygusallıklar aleyhinize olabilir. Tek yapmanız gereken aranızdaki ilişkiye karşı tarafı inandırmak ve gözlerinizi memurdan kaçırmaksızın sakin sakin soruları yanıtlamak. Memurla tartışmaya, laf yarışına girmeyin. Anlamsız gelen sorular karşısında bile sakin ve vakur davranın.

6

geçirdikleri, yıldönümleri ve diğer önemli olayları yanıtlamak gerekmektedir. Özellikle çocuklarla ilgili soruları ayrıntılı olarak cevaplamak için hazırlıklı olun. Eşinizin önceki evliliğinden çocukları, anne-babalar, kardeşler, diğer yakın akrabaları ile ilgili sorular gelebilir. “Eşinizin tam adı nedir? Eşinizin doğum tarihi nedir? Eşinizin doğum şehir ve ülke nedir” gibi sorular en klasik sorular içindedir. Tüm bu sorulardan daha önemli olarak, mülakat sırasında heyecanınızı kontrol edebilmeli, tüm sorulara dürüstlükle yanıt vermeli, karşı tarafı inandırmaya odaklanmaktan çok mantıklı ve eşinizin verebileceği cevaplara yönelik doğru içerikte yanıtlar vermelisiniz. Eğer saçma veya bilmenizin imkansız olduğu sorular olursa da bunu mülakat memuruna açıkça ve kibar bir şekilde rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Bilemeyeceğiniz sorular olabileceğini ve bunun yerine göre normal karşılanabileceğini unutmayın.

Asla yalan söylemeyin ve hileli yollara başvurmayın. Bilmediğiniz bir soruya uydurma cevap vermek yerine “bilmiyorum” demek en iyisidir.

7

Önceden yanıtları tahmin etmeye enerji harcamayın. Tam tersine sorulan soruyu tam olarak anlamaya ve en doğru bildiğiniz şekilde yanıtlamaya gayret edin.

8

Gerekli güvenlik kontrolleri ve kimlik denetimi sonrası, memur sizin isminizi anons ettiğinde, eğer varsa avukatınız da yanınızda bulunabilir.

9

Evlilikleri bir görevli 10 memura anlatmanın en güzel yollarından biri açmış olduğunuz ortak banka hesabı, kira sözleşmesi, sigorta poliçesi, düğün resimleri ve benzeri şeylerdir. Evli olduğunu beyan 11 eden taraflardan Amerikan vatandaşı olanı vergi bildirim formlarını ve I-864 formunu ibraz etmeli ve ev geçindirebilecek gelire sahip olduğuna dair kriterlere uymalıdır.

12

Herşey yolunda gider ve göçmenlik görevlisi ikna olur ise yabancı eşin

pasaportuna onay damgasını basabileceği gibi kararı posta yoluyla bildireceğini posta yoluyla tebliğ edeceğini belirtebilir. Bu konuda evliliğin süresine bağlı olarak değişik uygulamalar olduğundan, bir göçmen avukatına danışılmasında yarar vardır. Memurun onay vermemesi sözkonusu olabilir. Ancak başvuruyu ilk anda reddetme şeklinden ziyade, FBI soruşturmasının tamamlanmaması (örneğin isim kontrolü) ve ilgili diğer kurumlardan beklenen belgelerin gelmemiş olması, ilk anda başvurunun sonuçlanmamasına yol açar.

13

Memur iletilen belgeleri yeterli görmeyip, başka belgeler isteyebilir. Bu durumda da başvuru ilk aşamada sonuçlanamaz.

14

İkinci Şans Tanıma: Görevli memur ilk mül15 akattan tatmin olmaz veya iletilen evrakları eksik bulursa, bir ileri tarihte yeniden mülakata çağırabilir. Zor geçecek bu mülakat sonucunda başvuru artık ya kabul ya da tamamen reddedilecektir. Bu nedenle özellikle bu aşamada bir uzman avukatın yanınızda bulunmasında yarar vardır.


K asim 2011

7

ABD’de Boşandınız...

Peki ya Türkiye’de? New York, Yenİ Hayat, Av. Neslİhan öztürk Oral neslihanoral@yenihayatgazete.com

G

ünümüzde boşanan çiftlerin sayısı maalesef gitgide artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2010 yılı için açıkladığı verilere göre Türkiye’de evlenen çift sayısı yüzde 1,53 azalırken, boşanan çiftlerde artış oranı yüzde 3.6. Üstelik boşanma süreçlerinin maddi manevi zorluğu gitgide artıyor, boşanmak evlenmekten çok daha zor bir süreç haline geliyor. Amerika’da yaşayan Türk vatandaşlarının en çok karşılaştıkları problemlerden biri de boşanma kararlarının Türkiye’deki nüfus kayıtlarına işletilmesidir. Amerikan Mahkemelerince verilen boşanma kararlarının mahkeme veya konsolosluk aracılığıyla doğrudan Türk makamlarına bildirilmesi gibi bir usul yoktur. Dolayısıyla Amerika’da boşanmış olsanız dahi eğer boşanma kararınızın Türkiye’de tanıma veya tenfizini yaptırmamışsanız, Türk makamları nezdinde hala evli kabul edilirsiniz. Bu durumda Türkiye’de halen evli sayıldığınızdan, yasal olarak eski eşiniz mirasçınız olmaya devam eder. Ayrıca tekrar, ikinci bir evlilik yapamazsınız. Yurt dışında ikinci bir evliliği yapmış olsanız bile bu evliliği Türkiye’de nüfus kayıtlarına işletemezsiniz. Çünkü bu ikinci evliliğiniz Tük Hukukuna göre yok hükmündedir. Tüm bu sorunlarla karşılaşmamak için yapmanız gereken şey boşanma kararınızın kesinleşmesinden itibaren mümkün olan en kısa sürede kararın Türkiye’de tanıma tenfizini yaptırmanız ve boşanmış olduğunuzu nüfus kaydınıza işletmenizdir. Tanıma, boşanma kararınızın Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil niteliği olabilmesi için açılan davadır. Tenfiz ise mahkeme boşanmanın yanında velayet, nafaka vs. gibi tarafların yerine getirmesi gereken icrai hususları da karara bağlamışsa

açılan davadır. Amerikan Mahkemesi sadece tarafların boşanmalarına karar vermişse tanıma davası açılır ve boşanma kararı nüfusa işletilir ancak boşanmanın yanında velayet, tazminat vs. gibi konularda da karar vermişse açılacak dava tenfizdir. Bir başka ifadeyle tenfiz davası tanımayı da kapsayan, bir adım daha ileri davadır ve uygulamada dava genellikle tenfiz davası olarak açılmaktadır. Tenfiz davasının bir başka önemi Amerika’daki boşanma davası sürecinde eğer savunma hakkınızın kısıtlandığı, dil problemi vs. yüzünden kendinizi ifade edemediğiniz inancındaysanız bunu Türkiye’deki davada öne sürebilmenizdir. Boşanma kararınızın Türkiye’de tanıma-tenfizinin yapılabilmesi için gerekli ön şartlar Amerikan Mahkemelerince verilmiş, kesinleşmiş ve apostil şerhli boşanma kararınızın aslı ve konsoloslukça onaylanmış tercümesinin elinizde olmasıdır. Buradaki en önemli hususlar;

a) Kararın mutlaka bir mahkeme

tarafından verilmiş olması: Kilise, valilik, belediye vs. gibi mahkeme dışı kurumların verdiği boşanma kararlarının Türkiye’de tenfizi ve bu şekilde alınmış bir boşanma kararını Türkiye’de nüfusa işletmeniz mümkün değildir. b) Kararın kesinleşmiş olması: Boşanma kararınız henüz kesinleşmemişse, itiraz, temyiz vs. gibi yasal süreçler henüz devam ediyorsa bu kararın tenfizi mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye’de işlemlere başlayabilmeniz için boşanma kararınızın kesinleşmesini beklemek zorundasınız. Boşanma kararınızın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi almalısınız. Kesinleşme şerhi kararın kesinleşme tarihinin mahkemesince açık ve net bir biçimde yazılmasıdır.

c) Kesinleşmiş

karar aslının apostil şerhli olması: Apostil, bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilmesi ve bir başka ülkede kullanılmasının sağlanması için gerekli şerhtir. Bulunduğunuz bölgedeki yetkili apostil makamı kesinleşmiş mahkeme kararınızın gerçek olduğunu bu şerhle tasdik etmelidir. Türk Mahkemeleri apostil şerhi olmayan mahkeme kararlarının tanıma tenfizini kabul etmemektedir.

d) Amerikan

Mahkemesinin kararını ve kesinleşme şerhini Türkçeye tercüme ettirmeli ve bu tercümeyi konsolosluğa onaylatmalısınız. Tercümeyi Amerika’da yaptırmayıp Türkiye’de de noterler vasıtasıyla yeminli tercümana yaptırabilirsiniz ancak bu çok daha masraflı olacaktır. Dolayısıyla tavsiyemiz tercümeyi Amerika’da yaptırmanızdır.

e) Yukarıdaki

tüm işlemleri mahkeme karar aslına yaptırmalısınız. Türk Mahkemeleri fotokopi olan yabancı mahkeme kararını kabul etmemektedir. Ayrıca karar metninin tamamının elinizde olmasına, karar özeti almamaya dikkat ediniz.

DAVA AŞAMASI:

Yukarıdaki niteliklere sahip mahkeme kararının tenfizi için açılacak davayı eski eşinizi hasım göstererek açmalısınız. Davayı bizzat açabileceğiniz gibi bir avukatı vekil tayin ederek de davanın sizin adınıza açılmasını sağlayabilirsiniz. Dava davalının Türkiye’deki ikametgahı, o yoksa sakin olduğu yer mahkemesinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir’de açılabilir. Karşı tarafın itirazı olmadığı durumlarda istenen herhangi bir şehirde de açılabilir. Eski eşiniz yabancıysa dava dilekçesinin tercüme edilmiş hali gereklidir.

Türk mahkemesi taraflara tebligat yapıldıktan sonra Amerikan Mahkemesi kararının gerekli şekli şartları taşıyıp taşımadığını kontrol eder. Şekli şartlar yanında, mahkeme kararında kamu düzenine aykırı bir hüküm de yoksa tanıma– tenfiz kararı verilir. Türk Mahkemesince verilen tanıma – tenfiz kararı kesinleştikten sonra karar nüfus müdürlüğüne gönderilir ve nüfus kayıtlarına boşanmış olduğunuz işlenir. Uygulamada karşılaştığımız problemler: Uygulamada en çok karşılaşılan problem Türkiye’de açılan tanıma tenfiz davalarında karşı tarafa tebligat yapılmasıdır. Eski eşinizin mahkemeye katılıp duruşmaya gelmesi şart değildir ancak kendisine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi şarttır. Boşanmanızın üzerinden çok uzun zaman geçmiş ve eski eşinizin adresine ulaşamıyorsanız Türkiye’deki davanız aylar hatta yıllar sürebilir. Çünkü yurtdışı adres araştırması, tebligat yapılması ve tebligatın yapıldığına dair tebligat parçasının geri dönüşü aylar almaktadır. Süreci kısaltmanın en kolay yolu her iki tarafın da kendisine avukat tayin etmiş olmaları ve bu işlemleri avukatları aracılığıyla takip etmeleridir. Böylece yurtdışı tebligat işlemleriyle vakit kaybetmeden çok kısa sürede boşanma kararınızın tanıma tenfizini sağlayabilirsiniz. Her iki tarafın da kendilerini avukatla temsil ederek süreci kısaltabilmelerinin ön şartı ise boşanmanın medeni koşullarda, tarafların en azından birbirleriyle konuşabilecek düzeyde bir dostlukla ayrılmalarına bağlıdır. Uygulamada eski eşin diğerine zorluk çıkarmak adına Türkiye’den bir avukat tayin etmemesine, tebligat adresini davacı eşe bildirmemesine sıkça rastlamaktayız. Bu durumda her iki taraf da mağdur olmakta, yeni bir yaşama başlamaları ertelenmektedir.

Eski eşe tebligat yapılamamasında bir başka etken ise boşanma kararının üzerinden çok uzun zaman geçmiş olmasıdır. Aradan geçen süreçte eski eşlerin birbirleriyle irtibatı tamamen kopabilir, eski eş bir başka ülkeye taşınabilir, tebligat adresi bulmak yıllar alabilir. Bazen de kişiler ancak 2. evlilik yapacakları zaman ilk evliliklerine dair boşanmanın tanıma tenfizini yapmaya karar verir. Oysa Türk vatandaşı kadınların Türk Medeni Kanunu’na göre 2. Evliliği yapabilmeleri için ilk evliliklerinin boşanma tarihinden itibaren 300 günlük zorunlu bekleme süresi (iddet müddeti ) vardır. Bu müddetin kısaltılması işlemleri de uzun sürmektedir. Bu yasağı bilmeyen birçok kadın 2. Evliliğine hazırlanırken bu kötü sürprizle karşılaşmakta ve 2. evliliği planladıkları zamandan çok sonra yapabilmektedir. Dolayısıyla tavsiyemiz hem adres konusunda, hem de iddet müddeti vs. hususlarında sıkıntı yaşamamak için Amerika’daki boşanma kararınız kesinleştikten hemen sonra vakit kaybetmeden Türkiye’deki işlemlere başlamanızdır. Tebligat sürecinde ve evraklarda bir sıkıntı yaşanmadığı takdirde kararın alınması çok daha kısa sürmektedir. Yabancı ülke mahkemesince verilen boşanma kararlarıyla ilgili Türkiye’de yaşanan diğer sorunların hepsi ayrı birer yazı konusudur. Ortak çocukların velayeti, velayet konusunda iki ayrı ülkede verilen birbiriyle çelişik kararlar, Amerikan Mahkemesince verilen nafaka kararının Türkiye’de nasıl uygulanacağı vs. gibi konuların hepsi ayrı ayrı ele alınmalıdır. Tabi, evliliğin yürümediği noktada sakin ve saygılı bir biçimde boşanabilmek de bir erdemdir. Tabi ki gönlümden geçen hepinizin bir ömür boyu süren mutlu evliliklerinizin olmasıdır.


K asim 2011

8

İkinci Mülakata Çağrılmak “Kırmızı Işık” Olabilir mi? Evlİlİk yoluyla Green Card alma sürecİnde İkİncİ görüşmeye çağrılmak, “kırmızı ışık” anlamına gelebİlİr. Stokes adı verİlen bu görüşmeye şansınızı bırakmamak, evlİlİğİnİz gerçekse bunu İlk görüşmede daha etkİn bİr şekİlde aktarmak ama eğer sahteyse de dİğer yasal yollarla Green Card almaya çalışmak en doğru ve rİsksİz olan yöntemdİr.

E

vlilik yoluyla Green Card alma sürecinde ikinci görüşmeye çağrılmak, “kırmızı ışık” anlamına gelebilir. Stokes adı verilen bu görüşmeye şansınızı bırakmamak, evliliğiniz gerçekse bunu ilk görüşmede daha etkin bir şekilde aktarmak ama eğer sahteyse de diğer yasal yollarla Green Card almaya çalışmak en doğru ve risksiz olan yöntemdir. Hukuk dilinde ‘Stokes’ olarak geçen terim halk arasında evlilik yoluyla Green Card başvurusu sırasında mülakatları tatmin edici düzeyde geçmeyen çiftlere verilen kinci bir mülakat şansı olarak bilinir. Aslında “kırmızı ışık” anlamına gelen uyarı niteliğindeki bu mülakat cevaplarınızda tutarsızlık olduğunu ve eğer sahte bir evlilik yapıyorsanız bu durumdan vazgeçmeniz gerektiğinin

New York, Yenİ Hayat abilirler. Fakat tereddütlü, çelişkili veya gerçek bağdaşmadığı görülen çiftler Stokes mülakata tabii tutulurlar. Stokes görüşme aynı zamanda ‘Marriage Fraud Interview’ olarak da adlandırılır.

işareti olarak algılanabilir. Eğer evliliğiniz gerçek ise bu ikinci mülakata çok iyi hazırlanmalı ve ilk mülakattaki tereddüt ve yanlış ifadelendirmelerinizi en dürüst bir şekilde doğrulamalısınız. İlk mülakatınız aynı odada eşinizle beraber gerçekleşirken Stokes mülakatta iki farklı odaya alınarak veya aynı odada farklı zamanda sorgulanarak daha detay ve orijinal hazırlanmış soruları cevaplamakla yükümlü olursunuz. İlk mülakatınız 1-2 saat sürer ve çok sıkıştırıcı sorulara maruz kalmazsınız. Oysa Stokes mülakat saatler boyunca memurun kendini ikna etmesine kadar sürebilir. Genellikle ilk mülakatı istenilen düzeyde geçen çiftler ikinci mülakata kalmayabilir ya da kalırlarsa da bu kadar detay bir sorgulamaya maruz kalmay-

Düzmece Evlilikler Mercek Altında Evlilik yoluyla Green Card almak her ne kadar çok sık kullanılan bir yöntem olsa da bu konunun bir sahtekarlığa dönüştürülmesi de ciddi bir endişe kaynağı. Amerikan Göçmen Konuları Araştırma merkezi, uzun süren bir çalışma sonucunda “düzmece evlilik yöntemlerini” mercek altına alırken, Amerikan Göçmen Dairesi yetkililerine bir dizi tedbirleri içeren “tavsiye paketi” hazırladı. Her yıl sahte evlilik yoluyla Green Card alanların sayısının en az 200 bin civarında, hatta daha fazla olduğu belirtiliyor.

Ayrıntılar Önemli Farklı odalarda (bazı eyalet binalarında bunlar eşinizi cam bir duvarla birbiriniz görebileceğiniz ama işitemeyeceğiniz şekilde dizayn edilmiştir) yapılan mülakatlarda mülakata gideceğiniz sabah ilk kim uyandı sorusundan, yatak odasındaki komedinin kaç çekmeceli olduğuna kadar birçok detay soru sorulur. Doğru cevaplamanız durumunda diğer normal yasal süreç başlar. Soruları farklı cevaplamanız durumunda ise bu farklılığı sözlü izah edebilmeniz için size bir şans daha verilir. Memurun evliliğe inanması durumunda mülakatı başarıyla tamamladığınız size bildirilir. Aksi durumda ise, evlilik kabul

başvurunuz memur tarafından iptal edilir. Sahte evlilikler 10 bin dolardan başlayan para, 5 seneden başlayan hapis ve sınır dışı edilme cezalarına tabiidir. Bu durum, her iki kişi içinde geçerlidir. Böyle bir durumda en mantıklı olan ABD’de evlilikler konusunda uzman bir avukata danışarak, eğer evliliğiniz gerçekse bu sıkıntılı durumu yasal yollarla atlatmaya çalışmak ya da ortada sahte bir evlilik varsa bunu en az zararla karşılamaktır.

Bütün göçmenlik sorunlarınız için tek adres: www.akbulutlaw.com 212-387-0600

New York, Yenİ Hayat

E

vlilik yoluyla Green Card almak her ne kadar çok sık kullanılan bir yöntem olsa da bu konunun bir sahtekarlığa dönüştürülmesi de ciddi bir endişe kaynağı. Amerikan Göçmen Konuları Araştırma merkezi, uzun süren bir çalışma sonucunda “düzmece evlilik yöntemlerini” mercek altına alırken, Amerikan Göçmen Dairesi yetkililerine bir dizi tedbirleri içeren “tavsiye paketi” hazırladı. Her yıl sahte evlilik yoluyla Green Card alanların sayısının en az 200 bin civarında, hatta daha fazla olduğu belirtiliyor. Yapılan araştırmaya göre, Amerika’da yasal olarak yaşamak ve çalışmak üzere gelmek isteyenlerin büyük çoğunluğu kendi ülkelerinde zaten evli olan kişiler. Bu kişiler evli olduklarını saklayarak, ya düzmece yolla veya eşinden anlaşmalı olarak ayrılıp, bir Amerikalı ile gönül ilişkisine giriyor ve ikinci bir evlilik yapıyor. Gerekli yasal sürede evli olarak kaldıktan sonra, Green Card sahibi olur olmaz eşini boşayıp, kendi ülkesindeki eşiyle yeniden evlenenlerin ve onu Amerika’ya getirmek için başvuranların sayısının giderek arttığı gözden kaçmıyor. Bu nedenle araştırmayı yapan uzmanlar, bu noktanın ciddi biçimde ele alınması ve bazı tedbirlerin getirilmesini tavsiye ediyor.

“HER ZAMAN MASUM DEĞİL” Bunun yanı sıra, sırf Amerika’ya gelebilmek uğruna para karşılığı sahte evlilik yapanların bulunduğu veya Green Card piyangosu kazandıktan sonra Amerika’ya gelmek isteyen bir ikinci şahıs ile maddi

menfaat karşılığı evlenenlerin sayısının da epey fazla olduğu belirtiliyor. Düzmece evlilik yönteminin her zaman “yasal olup ABD’de çalışmak” gibi masum görünen nedenlerden kaynaklanmadığı da raporda vurgulanıyor. Özellikle terör ve güvenlik tehdidine yönelik planları olanların da en çok sahte evlilik yollarını kullanarak yasal statü edindiği belirtiliyor. Amerikan Göçmenlik Araştırmaları Merkezinin tavsiyelerinden bazıları şöyle: • En çok ihlal nişanlı vizesiyle yapılıyor. K1 Nişanlılık vizesi tamamen kaldırılmalı. • Evlilik yoluyla Green Card isteminde bulunan ve Amerika dışında ikamet edenlerin durumları nihai karara bağlanmadan önce daha sıkı kontrolden geçirilmeli. Bu konuda yurtdışında görevli konsolos memurlarının yetkisi artırılmalı. • İşlediği bir suçtan dolayı sınır dışı edilen bir yabancının evlilik yapıp ülkeye geri gelmesinin yolu kapatılmalı. Bu şekilde çok sayıda suçlu, önce kendi ülkesine geri gidiyor ve sonra da sahte evlilik yaparak, ABD’ye geri geliyor ve yasal haklarını kazanıp benzer suçları işlemeye, suç çetelerini idare etmeye devam ediyor. • Evlilik yoluyla Green Card almak isteyen bir yabancının kendi ülkesindeki medeni durumunu kesin olarak anlamaya yardımcı olacak ilgili bir veri tabanı oluşturulmalı. • Birbirini sevdiğini ve evlenmek istediğini söyleyip başvuruda bulunan, ancak daha aynı dili bile konuşmayan iki kişinin işlemleri durdurulmalı.


K asim 2011

9

AMERİKALI NİŞANLISI OLANA K-1 VİZESİ New York, Yenİ Hayat

Av. H. Mine Gür hminegur@yenihayatgazete.com

Şeytanın Gör Dedİğİ

Y

eni Hayat Gazetesi’nin bu ay ki özel dosya konusu olan “evlilik yolu ile yeşil kart” başvuruları ile ilgili bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum. Amerikan vatandaşı olan eşin yaptığı başvuru, eğer yabancı uyruklu eş ABD’de ise 4 ile 6 ay içerisinde, eğer eş yurt dışında ise 9-12 ay arasında sonuçlanır. İlk olarak iki yıllık geçici yeşil karta, ardında iki yılın bitmesine 90 gün kala tekrar yapılacak bir başvuru ile kalıcı yani on yıllık olan yeşil karta sahip olunur. Eşler, işlemler sırasında göçmenlik ofisi tarafından sözlü mülakata tabii tutularak evliliğin iyi niyetli yapılıp yapılmadığı tespit edilir. Genellikle mülakat günü başvurudan 4 ile 5 ay sonraya verilir ve her iki tarafında katılması gerekmektedir. Sorulan sorular eşlerin birbirini ve ailelerini ne kadar tanıdığına yöneliktir. Özellikle Amerika’ya girdikten kısa bir süre sonra yapılan başvurular, deport (ülkeden zorla atılma) prosedüründe olan kişilerin yaptığı başvurular veya daha önceden başka bir evlilikten başvurusu reddedilmiş olanlar mülakatlarda sıkıntı çekmektedir.

ABD’de oturma izini ve giriş vizesi almanız için ilişkide olduğunuz Amerikalı kişi ile evlenmeyi beklemenize gerek yok. Nişanlılara özel verilen K-1 vizesi ile ABD’deki resmi hayatınızı başlatabilirsiniz.

A

BD hükümeti sadece bir Amerikalı ile evlenmiş kişilere değil bu kişilerin nişanlılarına da uygun gördüğü koşullarda yasal haklar tanımaktadır. Eğer Amerikan vatandaşı bir nişanlınız varsa siz de Amerika’ya göçmen olmayan kategoride nişanlı vizesiyle (K-1) giriş yapabilirsiniz.

Daha önceki evliliklerinizden olan 21 yaş altı bekar çocuklarınız varsa bunlar da (K-2 visa) ile sizinle beraber Amerika’ya göç etme hakkına sahip olurlar. Bu durum için her iki kişinin de evlenebilir durumda olması gerekir. Bunun anlamı, her iki kişinin de bekar olması veya önceki evliliklerinin ayrılma ya da ölümle sona ermiş olması demektir.

K1 vizesi, yalnızca tek girişli olarak verilir ve alındıktan sonra 6 ay içinde kullanılması gerekir. K1 vizesi alan kişi, nişanlılık yoluyla Amerika Birleşik Devletleri’ne giriş yapmış olacağından, daha sonra da evlilik yoluyla Green Card alabilmek üzere başvuru yapma hakkını elde eder. Ancak vizeyle Amerika’ya giriş yapıldıktan sonraki 90 gün içinde evliliğin gerçekleşmesi şartı aranır.

Hangi İşlemler Yapılmalıdır?

Amerika Birleşik Devletleri’nde halihazırda yaşayan bir kişiye nişanlı vizesi verilemez.

K1 Nişanlılık Yoluyla Vize İçin Gerekenler: „„ Başvuru „„ „„ „„ „„ „„

yalnızca Amerikan vatandaşı tarafından yapılır. Her iki tarafın evliliğe uygun olması gerekir. Daha önceki evlilikler var ise boşanmış olmaları gerekir. Tanışıklığın en az iki yıl öncesine dayanması gerekir. İlişkinin düzmece olmadığı, samimi olduğu konusunda yetkililerin ikna edilmesi gerekir. Başvuruyu yapan ABD vatandaşının gelirinin belirli mali kriterleri karşılaması gerekir.

Dilekçeniz onaylandıktan sonra, Amerikan konsolosluğu/ büyükelçiliğince düzenlenmiş bir vize almalısınız. Ancak, evlilik siz Amerika’ya gelinceye kadar gerçekleşmemelidir. Öte yandan, ülkeye girişinizden itibaren doksan gün içinde evlenmezseniz ya da başka biri ile evlenirseniz, Amerika’yı terk etmeniz gerekecektir. Evlilik gerçekleşene kadar “göçmen olmayan kişi” statüsünde kabul edileceksiniz. “Göçmen olmayan kişiler” belirli bir amaç için Amerika’da geçici bir süre için yaşamak isteyen kişilerdir. Nişanlılar için 90 gün olan bu süre hiçbir şekilde uzatılamaz.

ülkeyi terk ederseniz, evlenmek için ikinci kez gelirken aynı nişanlı vizenizi(K-vizesi) kullanamazsınız.

Çalışma İzni Nasıl Çıkar? ABD’ye ulaştıktan sonra çalışma izni başvurusuna uygun durumda olacaksınız. (USCIS’nin evliliğinizin gerçekleşmesi için verilen doksan gün içinde çalışma izninin sonuçlanmayabiltceğini unutmayın.) Çalışma izni başvurusunda I-765 formunu kullanmalısınız. Eğer nikahtan sonra, daimi ikamet statüsü için başvurmuşsanız yeni bir çalışma izni için tekrar başvurmalısınız.

Nasıl Temyiz İsteyebilirsiniz? Dilekçeniz reddedilirse, red mektubu size nasıl temyize isteyebileceğinizi anlatacaktır. Genellikle, postadan red mektubunu aldıktan sonra temyiz için otuz üç günlük bir süreniz vardır. Temyiz için USCIS I-290 B formunu kullanacaksınız.

ABD Dışındaki olarak Evliliklerin Geçerliği

Eğer ABD’de sürekli çalışmak ve yaşamak istiyorsanız, evlendikten sonra daimi ikamet için başvurmalısınız. Başlangıçta iki yıllık koşullu kalıcı ikamet statüsü alacaksınız. Koşullu ikamet durumu iki yıldan kısa süreli evliliklerde kabul edilir. Aynı “Nişanlı vizesi” ile Amerika’ya sadece bir kere girebileceğinize lütfen dikkat edin. Eğer evlenmeden önce herhangi bir sebeple

Genellikle, yapıldığı ülkede geçerli olan evlilikler ABD’de de geçerlidir. Konsolosluk görevlileri, yabancı evlilik dokümanlarını doğrulayabilir fakat dışarıdaki evliliklere yönelik araştırmalar, çiftin yaşadığı Birleşik Devletler eyaletinin başsavcısına yönlendirilmelidir. Evlilikler genellikle federal hükümetten çok eyaletleri ilgilendiren durumlar olarak görülür.

İlk mülakatı geçerseniz yani göçmenlik bürosunun yetkilisi evliliğiniz iyi niyetle yapıldığına karar verirse başvurunuzu onaylar ve genellikle 1 ay içerisinde yeşil kartınız postalanır. İlk mülakatı geçemeyenler ikinci mülakata kalırlar. Bu durumda “Stokes Interview” adı verilen daha detaylı bir mülakata tabi tutulursunuz. Eşiniz ve size yanlızken sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara göre başvurunuz onaylanır ya da reddedilir. Bununla beraber evliliğin Amerikan vatandaşı eşin ailesinin de katıldığı bir düğün ile yapılması, ortak bir mülk edinilmiş olması, yıllık federal vergi iade formunun birlikte evli olarak doldurulması veya ortak evlilikten çocuklarının olması evliliğin gerçek olduğunu ispat etmekte kolaylık sağlar. Ancak bunların olmaması ispat edilemeyeceği anlamına gelmez. Mülakatta sorulacak sorulara önceden hazırlanmak sizin göçmenlik bürosunun yetkilisi önünde daha rahat olmanızı sağlar; eğer İngilizce’nizin yeterli olmadığını düşünüyorsanız mülakat sırasında çevirmen istemenizi öneririm. Aksi halde soruyu farklı anlar ve eşinizden farklı bir cevap verebilirsiniz. Bu da başarısız olmanıza sebep olur. Sorulan soruya fazla cevap vermek eksik cevap vermek kadar başarısızlığa sebep olabilir. Sadece size sorulan soruya cevap vermeniz yeterli olacaktır. Vereceğiniz her ekstra bilgi size yeni bir soru getireceğinizden emin olmalısınız. Mülakata eşlerin evliklilerini destekleyici belgeleri yanında götürmesi gerekir. Bunlar arasında aynı adreste yaşadıklarını belgelemek için iki tarafında adına gelen postalar, elektrik, su, kablolu yayın faturaları, ortak banka hesabının olduğunu gösteren belgeler, ev kira sözleşmesinde her iki eşinde adı yer alıyorsa kira sözleşmesi, eşlerin ortak adına kayıtlı olan bütün belgeleri sunulması faydalı olacaktır. Bunlara ek olarak değişik zamanlarda çekilmiş resimlerden oluşan aile albümlerinin olması gerekir. Amerikan vatandaşı olan eşin son finansal durumunu gösteren belgelerinde mülakata giderken almayı unutmayınız. Başvurularda en çok karşılaştığımız soru “çalışma izninin ne zaman alabilirim”dir? Immigration’daki iş yüküne göre bu süre değişmekle beraber başvuru gönderildikten 60 ile 120 gün içersinde çalışma kartınız gelmektedir. Unutmayınız ki, mülakatta başarılı olmazsanız çalışma izninizi kaybedersiniz. Aslında elde edilen bu izin sadece evliliğinizin gerçek olduğunu ispat etme şartına bağlı olarak verilir. Başvuru sırasında çalışma izni kartı ile beraber seyahat etme hakkınızda onaylanmış olur. Evlilik yolu ile olan yeşil kart başvurularında mülakata gitmeden önce mutlaka profesyonel bir yardım almanızı ve çok iyi hazırlanmanızı öneririm. Başarısız bir mülakattan sonra yapılacak bir diğer başvuruda başarılı olmak çok daha zor olacaktır.


K asim 2011

10 10 SORU

10

CEVAP

ABD’de Evlilik

(( ABD’ye sadece evlenmek için giriş yapıyor olmanız gerekmektedir.

1.

Evlilikden dolayı yeşil kart başvurusu yaptıkdan sonra nasıl bir yol izleniyor. K1 vizesi 6 ay geçerli olup, süre bitiminden önce ABD’ye giriş yapmanız ve girişden İzah edebilir misiniz? sonrada 90 gün içinde evlenmeniz ve ABD’yi terk etmeniz gerekmektedir. Bu süre

>

Başvurunuz Göçmenlik Bürosunun Chicago merkezine gider, fakat görüşmeler oturduğunuz bölgedeki Göçmenlik Ofisleri kanalıyla takip edilir. Başvurunuz sonrası 2-3 hafta içinde başvuru alındı belgeniz, 1-2 ay arasında da parmak izi randevunuz gelir. Göçmenlik Bürosu tarafından belirtilen merkezlerde parmak izi ve fotoğraf çekiminiz ekstra ücrete tabi olmadan gerçekleştirilir. Eğer başvurusunu yapmış iseniz 90 gün içindede çalışma müsadeniz ve seyahat belgeniz (Advance Parole) gelir. Ayrıca 4-6 ay arasında da görüşme gününüz size ulaşacaktır. Eşinizle beraber katılacağınız görüşme sırasında sunacağınız belge ve ifadelerle evliliğinizin gerçek olup olmadığı tesbit olunacaktır.

uzatılamaz. Evlendikden sonrada yeşil kart için yasal işlemlere başlamanız gerekmektedir.

6. ABD vatandaşı olarak nişanlı vizesi hakkında bilmem gereken başka neler vardır? > ABD vatandaşı olarak nişanlınızın maddi sorumluluğunu taşımaktasınız.

Eğer nişanlınızla 90 gün içinde evlenmez veya nişanlınız bu süre içinde ABD’yi terk etmezse, nişanlınız ABD’ye tekrar giremeyebilir ve siz onu veya gelecekte başka bir nişanlınızı ABD’ye getirmekde zorlukla karşılaşabilirsiniz.

7.

2.

Nişanlım için K1 vizesine mi başvursam yoksa evlenip yeşil kart başvurusumu ABD’de H1B vizesiyle yaşıyorum ve ABD vatandaşı eşimin yaptığı başvurudan dolayı yeşil kartımı almayı ümit ediyorum. Kartım gelene kadar yurt dışına çıkmam yapsam? Hangisi daha çabuk olur? gerekiyor. Ne yapmam lazım?

> Normal şartlar altında yeşil kart başvurusu devam ederken (I-485 formunun göç-

menlik bürosuna verilmiş olması halinde) yurt dışına seyahat etmek için Advance Parole olarak adlandırılan ve ABD’ye girişinizi temin edecek belgeye ihtiyaç vardır. Eğer bu belgesiz seyahat ederseniz ABD’ye giriş yapamayabilirsiniz. Bu belgesiz seyahat halinde sizin yeşil kart başvurunuzu terk ettiğiniz varsayılmaktadır. Ama siz H1 vizesine (geçerli olduğunu düşünürek) sahip olduğunuzdan Advance Parole’a ihtiyaç olmadan seyahat edebilirsiniz.

>

Her başvurun süresi başvurunun düzgünlüğüne göre değişir. Ama normal şartlarda K1 vize başvurusu daha çabuk sonuçlanır. Başvurulan göçmenlik merkezine göre değişen işlem süreleri K1 vizesi için 5-7 ay arasında değişmektedir. Buna 1-2 ayda konsolosluk işlemleri için eklemek gerekiyor. Buna karşılık yeşil kart işlem süresi ise 9-12 ay arasında değişmektedir.

8.

Evlilik sonrası yaptığım başvuru sonucunda eşim 2 yıllık yeşil kart aldı. Bundan sonra ne işlem yapmam gerekiyor?

>

3.

Eşiniz şartlı yeşil karta sahibi olup 2 yıl süreyle ABD’de yasal olarak yaşama Yeşil kart başvurusu öncesi doktor raporu almamız isteniyor. Doktor muayenve çalışma hakkına sahiptir. Bu sürenin son 90 gün içinde I-751 formunu doldurup esinde nelere bakılıyor?

>

Başvuru paketine eklenecek belgelerden biride Göçmenlik Bürosuna kayıtlı doktorlardan birisine yaptırtacağınız muayene raporudur. Bu doktorların listesini Göçmenlik bürosunun web sitesinde “USCIS Civil Surgeons Locator” başlığı altında bulabilirsiniz. Doktor sizin ABD’ye girişinize engel olacak bedeni veya ruhi bir probleminiz olup olmadığına bakacaktır. Muayene sırasında Tuberculin (deri testi), HIV ve Syphilis testi yapılacaktır. Ayrıca aşılarınız tam değilse onlar tamamlanacaktır. Herşey normalse kapalı bir zarfın içinde size tamamlanmış I-693 formu verilip başvuru paketinize eklemeniz istenecektir. Bu rapor 1 yıl geçerlidir.

şartlı statüsünü kaldırıp, kalıcı yeşil kartını alması gerekir. Bu başvuruyu yaparken halen evil olduğunuzu belirtir belgeleride sunmanız gerekmektedir.

9. Nişanlım olan kişi şu anda evli ancak bir iki ay içinde boşanma davası sonuçla-

nacak. Kendisi için başvuru yapabilir miyim?

>

Hayır yapamazsınız. Nişanlı vizesi için başvuruda bulunabilmek için her iki tarafında yasal olarak evlenme engeli bulunmaması gerekiyor.

10. ABD devlet kayıtlarında şahsi bilgilerimi edinebileceğimi öğrendim ama 4. ABD’ye göçmen olarak kabulümün reddine ne gibi sağlik sorunlarım sebep olabilir? yolunu bilmiyorum. Beni bu konuda aydınlatırsınız? > Bunlar 4 madde altında belirtilebilir; > The Freedom of Information Act (FOIA), olark adlandırılan yasa altında her(( Toplumsal sağlık gerekçesiyle bulaşıcı nitelikli hastalıklar (( Eksik aşılarınızın bulunması (( Zarar vereci davranışlara sebep olabilecek fiziki ve ruhi rahatsızlıklar (( Uyuşturucu bağımlılığı

5.

ABD vatandaşıyım ve Türk vatandaşı bir hanımla nişanlandım. Müstakbel eşimi bir an önce ABD’ye getirmek istiyorum. Ne yapabilirim?

>

Eğer isterseniz nişanlınızı K1 (fiancee) vizesiyle getirebilir ve ABD’de evlenip işlemlerinizi ABD’de takip edebilirsiniz. Ancak nişanlınızın K1 vizesi alabilmesi için şu şartları yerine getirmesi gerekmektedir; (( Her iki ülkedede evlenmenize yasal engel olmaması; (( ABD’ye girişden sonra 90 gün içinde evlenmeyi planlamanız ve

kes Federal hükümet bürolarından kendilerine hatta belirli şartlar altında üçüncü şahıslara ait kayıtları ve bilgileri edinme hakkına sahiptir. Bu bürolar; (( U.S. Citizenship and Immigration Services (USCIS), (( Customs and Border Protection (CBP), (( Department of State (DOS), (( Executive Office of Immigration Review (EOIR) ve (( Federal Bureau of Investigations (FBI) dır. Her büro kendi kayılarına sahiptir. Eğer Göçmenlik bürosundaki bilgilere ulaşmak istiyorsanız Department of Homeland Security’e başvuru yapmanız gerekmektedir.

10 Soru 10 Cevap Av. J. Cahit Akbulut tarafından hazırlanmıştır.

Bu bölümde yanıtlanmasını istediğiniz soruları lütfen bildiriniz.

soru@yenihayatgazete.com DISCLAIMER

The materials available in this newspaper are for informational purposes only and not for the purpose of providing legal advice. You should contact your attorney to obtain advice with respect to any particular issue or problem. Use of any information contained within the newspaper do not create an attorney-client relationship between Akbulut Law Firm and the reader. The opinions expressed at or through this newspaper are the opinions of the individual author and may not reflect the opinions of the firm or any individual attorney.

YASAL UYARI

Bugazetenintümiçeriğibilgilendirmeamaçlıolup,herhangibiryasaltavsiyeniteliğitaşımaz.Somutherhangibirkonuyadasorunlailgilitavsiyealmakiçinavukatınızlatemasageçmelisiniz.Bugazetedeyeralanvekullanılanbilgiler,okurileAkbulutLawFirmarasındaherhangibir avukat-müvekkil ilişkisi tesis etmez. Bu gazetede yeralan veya gazete aracılığı ile ifade edilen düşünce ve görüşler, yalnızca yazarın kendisini bağlar. Akbulut Law Firm veya bir avukatın görüşleri niteliğinde değildir.


K asim 2011

10 10 SORU

11

CEVAP

ABD’de Evlilik, Nüfus ve Çok Vatandaşlık Konsolosluk İşlemleri

1.

6.

>

>

A.B.D. makamlarında yapılan evliliğinizi bağlı bulunduğunuz temsilcilik aracılığı ile Türkiye’deki nüfus kütüğünüze 60 gün içinde kayıt ettirmeniz gerekmektedir. Bu işlem şahsen veya posta ile yapılabilir. Eğer posta ile başvuruluyorsa istenen belgelerin asılları ya da “notary public” onaylı kopyalarının gönderilmesi gerekmektedir. İstenen belgeler ve formlar www.konsolosluk.gov.tr adresinde mevcuttur.

Nüfus cüzdanınız eski tipse veya üzerinde T.C. kimlik numaranızı taşımıyorsa bulunduğunuz ülkedeki dış temsilciliğimize şahsen başvurarak aynı gün yenileyebilirsiniz. Başvuru için gerekli belgeler: Nüfus Cüzdanı aslı, 3 adet renkli vesikalık fotoğraf ve pasaportunuzun aslı. Bağlı bulunduğunuz temsilciliğe nüfus cüzdanınızla beraber başvurmanız halinde, nüfus kayıt örneği nüfus bölümü tarafından Türkçe olarak, noter bölümü tarafından İngilizce olarak aynı gün düzenlenmektedir.

Başkonsolosluklarda kimler evlenebilir? A.B.D. makamlarında yapılan evliNüfus cüzdanının kaybı veya yenilemesi için gereken işlemler nelerdir? Nüfus likler nasıl tescil ettirilir? kayıt örneğini nasıl alabilirim? Dış Temsilciklerde sadece iki Türk vatandaşı evlenebilir. Taraflardan birinin yabancı olması halinde, bu evlilik dış temsilciklerimizde yapılamaz. Dış temsilcilikler evlilik işlemini yapmakla birlikte, boşanma işlemini yapamazlar. Boşanma işlemi mutlaka mahkemelerde gerçekleştirilmelidir.

Evlilik konusunda dikkat edilmesi gereken en hassas konu evlenen kişilerin Türkiye’deki nüfus kayıtlarında bekar/boşanmış olarak görünmeleridir. Türkiye’de evli iken yurtdışında yapılan evlilikler tescil edilemez. Daha önce evlilik yapmış bayanlar için ise yeniden evlenebilmeleri için iddet müddeti (300 gün) kuralı vardır. Kadının bir önceki evliliğinin sona erme tarihi ile yeni yapılan evliliği arasında en az 300 gün süre olmalıdır.

2. Yabancı uyruklu eşime Nüfus Cüzdanı ve Pasaport almak istiyorum. Ne yapmalıyım? > Yabancı uyruklu eşinizin Nüfus cüzdanı ve pasaport alabilmesi için öncelikle Türk

vatandaşlığına kabul edilmesi gereklidir. Yabancı uyruklu eşle evli vatandaşlarımızın evliliklerinin 3 yılı tamamlamış ve Türk makamlarınca tescil edilmiş olması halinde eşler için Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunabilirler. Evlilik tescili için evlenme sonrasında alacağınız Evlenme Cüzdanı ile başvurunuzu yapabilirsiniz. Evlilik tescilleri Başkonsoloslukların Nüfus Bölümü tarafından yapılmaktadır.

3.

A.B.D.’de dünyaya gelen çocuklarıma nasıl nüfus cüzdanı çıkartabilirim? A.B.D.’de sürekli yaşamıyorum ama sadece çocuğumu A.B.D.’de dünyaya getirmek üzere geldim. Ne tür işlemler yapmalıyım?

>

Nüfus cüzdanınızı kaybettiyseniz, yenisini almak için yapılacak işlemler www. konsolosluk.gov.tr sitesinde mevcuttur. Yeni nüfus cüzdanı alabilmek için mutlaka şahsen başvurmanız gerekmektedir. Başkonsolosluğa gelirken yanınızda Türk vatandaşlığını kanıtlayan belge olmalıdır.

7. Çok vatandaşlık başvurusu yapmak istiyorum? Hangi belgeler gerekmektedir? A.B.D. pasaportu müracaat için yeterli midir?

> A.B.D. pasaportunuz seyahat için gerekli olup vatandaşlık belgesi yerine geçmeme-

ktedir. A.B.D. vatandaşı olurken yemin töreninde aldığınız ‘’Certificate of Naturalization’’ belgesi vatandaşlık belgenizdir ve başvurunuzda bu orijinal belge sunulmalıdır. A.B.D doğumlu iseniz ‘’Birth Certificate’’ ibraz edilmelidir.

Hangi durumda A.B.D. pasaportunuz geçerlidir? A.B.D. vatandaşlığını 18 yaşından küçük iken ebeveynlerine bağlı olarak almış kişilerin pasaportları kabul edilecektir. Çünkü A.B.D. makamları küçük yaşta vatandaş olanlara pasaport dışında bir belge vermemektedir. Ancak bu durumda da ebeveynlerden birinin veya her ikisinin çok vatandaşlık başvurusu yapmış olması ve nüfus kayıtlarında A.B.D. vatandaşlıkları kaydının olması gerekmektedir.

8. Askerlik işlemlerimi yaptıramadığım için vatandaşlıktan çıkmak istiyorum. Ne

yapmalıyım? Askerlik ertelemesi için Çok vatandaşlık başvurusunun sonuçlanması Vatandaşlarımız A.B.D.’de dünyaya gelen çocuklarının doğum tescil işlemini www. gerekli midir?

konsolosluk.gov.tr adresinde “doğum tescili” başlığı altında yer alan belgelerle doğum olayının gerçekleştiği eyaletin bağlı bulunduğu dış temsilciliğe 60 gün içerisinde yapabilmektedir. Bu süreden sonra yapılacak bildirimler para cezasına tabidir.

Evlilik içi doğum bildirimleri şahsen veya posta ile yapılabilirken evlilik dışı doğum tescili yine aynı belgelerle babanın tanıma senedi imzalamak zorunda olması nedeniyle mutlaka şahsen yapılmalıdır. Doğum tescili işleminin yapılması iki ayı bulabilmektedir. Doğum tescili yapıldıktan sonra nüfus cüzdanı ilgili temsilcilik tarafından düzenlenir. A.B.D.’de sürekli oturmuyor olmanız ve A.B.D.’de bulunduğunuz süre içinde doğum yapmış olmanız durumunda öncelikle doğum tescili işlemine başvurulmalıdır. Çocuğunuzun nüfus cüzdanı düzenlendikten sonra www.epasaport.gov.tr adresinden randevu alarak pasaport için başvuruda bulunabilirsiniz. Eski bir uygulama olan anne-babanın pasaportuna çocukların refakate kayıt edilmesi işlemi kaldırılmıştır. Çocuğunuzun pasaportu başvurunuzdan sonra Türkiye’de düzenlenerek 15 gün içinde konsolosluğumuza ulaştırılmaktadır. Eğer Türkiye’ye gidişiniz çok acil ise çocuğun nüfusa kayıt işlemi yapıldıktan sonra düzenlenecek nüfus cüzdanı ile aynı gün içerisinde verilen geçici pasaport için konsolosluğumuza şahsen başvurabilirsiniz. Diğer seçenek ise A.B.D. pasaportu ve nüfus cüzdanı ile birlikte vizesiz Türkiye’ye giriş yapabilmenizdir.

4. A.B.D.’de doğmuş, doğumdan A.B.D. vatandaşı olan ancak doğum tescili yapılmamış

> Çok vatandaşlık başvurunuz, A.B.D. vatandaşlığınızın Türkiye’de bağlı olduğunuz Nü-

fus Müdürlüğünce kayıt edilmesinden sonra sonuçlanmakla birlikte, Başkonsolosluğa başvurunuzu yaptığınız andan itibaren işlem başlamış olmaktadır. Bu kayıt işlemi yapılmadan askerliğinizin işçi statüsünde yeniden ertelenmesi mümkün olamamaktadır. Çok vatandaşlığa sahip bir kimsenin Türk vatandaşlığından çıkmak için askerlikle ilgili probleminiz olmadığını gösteren bir belgeyi sunması gerekmektedir. Bu belge askerlik erteleme belgesi ya da terhis belgesi olmalıdır. Aksi halde vatandaşlıktan çıkış başvurunuz kabul edilememektedir.

9.

A.B.D. vatandaşı olurken ismimi değiştirdim. Türkiye’de ismimi değiştirmek istemiyorum. Çok vatandaşlık başvuru yaptığımda Türkiye’de de ismim değişecek mi?

>

A.B.D. vatandaşlığını alırken, isminizi değiştirdiyseniz, çok vatandaşlık başvurusu sırasında ABD’de yaptığınız isim değişikliğini gösteren belgeyi (Petite Name Change) sunmanız gereklidir. Bu belge kimlik karşılaşması yapıldığında sizin her iki ülkede de aynı kişi olduğunuzu göstermektedir. Bu bildirim sırasında isim değişikliğiniz var ise bu belge olmadan başvurunuz kabul edilemeyecektir. Anılan belgeyi, başvuru sırasında almadıysanız yemin ettiğiniz mahkemeden ya da “Homeland Security”den temin edebilirsiniz. Türkiye’de isim değişikliği için Türk mahkemelerinde dava açmanız gerekmektedir.

18 yaşından büyük çocukların T.C. nüfus cüzdanı ve pasaportu almaları için yapılması Çok vatandaşlık başvurunuz Türkiye’de de isminizin değişmesini gerektirmez. gereken işlemler nelerdir?

>

A.B.D.’de doğmuş ve doğumla A.B.D. vatandaşı olan çocukların Türkiye’de 18 yaşına kadar doğum tescili yapılmamış ise, bunları vatandaşlığa geçiş işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Bu çocukların başvurularını reşit olmalarından dolayı kendilerinin yapması zorunludur. Başvurunun ilgili makamlarımız tarafından kabul edilerek, nüfus kayıtlarının yapılmasından sonra, bu kişilere nüfus cüzdanı ve pasaport verilebilmektedir.

5. Yabancı ülkede boşanmam halinde ne yapmalıyım? > Yabancı bir ülkede boşanan bir Türk vatandaşının boşanma işleminin hukuken

Türkiye’de de geçerli olabilmesi için yabancı ülke mahkemesinin aldığı boşanma kararının Türk mahkemelerinde de tanınması şarttır. Tanıma işlemi için Türkiye’deki yetkili mahkemede Tanıma/Tenfiz davası açılması gerekmektedir. Tanıma/Tenfiz davasının sonuçlanması 6 ay ila 1 yıllık bir süre alabilmektedir. Tanıma/Tenfiz davası açmak isteyen vatandaşlarımız, davalarının takibi için Türkiye’de baroya kayıtlı bir avukatı yetkilendirebilirler. Yetkilendirme işlemi vekaletname yoluyla yapılabilmektedir. Vekaletnameler şahsen başvurmak kaydıyla Başkonsoloslukların noterlik bölümünde düzenlenebilir.

10.

Yurtdışında meydana gelen ölüm olayını ne kadar sürede bildirmeliyiz? Cenaze nakil işlemleri için yapılması gereken işlemler nelerdir?

>

Nüfus Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca, vefat eden Türk vatandaşlarının ölüm olayları, yakınları veya defin konusunda yetki verilmiş firma tarafından, 30 gün içinde ilgili dış temsilciliğe, dış temsilcilikler tarafından da müteveffanın kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğüne bildirilir. A.B.D.’de vefat eden vatandaşlarımızın naaşlarının Türkiye’ye nakledilmesi için müteveffanın bir yakını ölüm belgesiyle birlikte ilgili cenaze firmasına başvurarak gerekli olan geçiş izni belgesi, mumyalama belgesi, bulaşıcı hastalığı olmadığına dair belge ve seyahat bilgilerinin yer aldığı belgeyi temin etmelidir.

Cenaze firmasının verdiği evraklar, müteveffanın varsa nüfus cüzdanı ve pasaportu ile birlikte bir dilekçeyle en yakın Başkonsolosluğa cenaze nakli için başvurabilir. Başkonsolosluk nakil belgelerini hazırlayarak onaylı ve mühürlü bir şekilde başvuru sahibine teslim eder. Bu işlemler tamamlandıktan sonra cenazenin yasal olarak nakledilmesi mümkün olabilmektedir.

10 Soru 10 Cevap Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosluğu tarafından hazırlanmıştır.


K asim 2011

12

Haldun Armağan haldunarmagan@yenihayatgazete.com

k e n d İn İ b e r l İn

tekrarlayan d u va r i

ö t e s İn e

ta r İh

:

at l a n t İk

taşiniyor

?

T

arih tekerrürden ibarettir diye bir deyimimiz var. Bu yalnızca Türkçeye özgü bir söylem de değildir; örneğin İngilizce’de neredeyse bu ifadeye birebir karşılık gelen “History repeats itself” kullanılır. Bir başka deyişle, tarihsel süreç içinde yaşanan olaylar çeşitli devirlerde yinelenir; kimse bundan gerekli dersleri çıkarmaz ve aynı hata bir sonraki kuşaklara aktarılır. Neticede bu kısır döngü böylece devam eder. Amerika’nın yaklaşmakta olan başkanlık seçimleri öncesinde süregelen tartışmalara uzaktan bile bakınca, tarihin kendini tekrar ettiği gerçeğiyle maalesef bir kez daha karşılaşıyoruz. Bugünü anlamak için biraz düne gitmekte yarar var. Doğu Almanya’yı Batı Almanya’dan ayıran Berlin Duvarı 1961 yılında inşa edildi. Duvarın inşası tamamlanıncaya kadar 3,5 milyon insan batıya, daha doğrusu özgürlük ve umuda doğru kaçmıştı. Duvarın kendisi bile 5,000 insanın herşeyi göze alıp kaçmaya teşebbüs etmesini önleyemedi. Ancak bir büyük tarihsel yanılgının tam olarak algılanıp, düzeltilmesi için 30 yıl geçmesi gerekti. Berlin Duvarı tarih olduğunda takvimler 1990 yılını gösteriyordu. Arada kaç nesil “yitik kuşak” olma acısını yaşadı, kaç aile parçalandı, kaç yaşam heba oldu varın hesaplayın. Kaçak göçmenler Amerika’nın gündeminden düşmeyen bir konu. Kaçak konumda olmayı elbette kimse özendirmemeli; ancak bir ülkeden diğerine gelip kaçak statüde olsa bile yaşamayı göze almış, hemen hepsi geçim derdinde olan insanlar hakkında eleştiri getirirken biraz insaflı olunmalı. Cumhuriyetçi Parti bu seçim yarışında ırkçılığa varan çıkışlar yapıyor ve her nedense böyle konularda son derece duyarlı olduğunu bildiğimiz toplumun nabzını tutan örgütler tepkisiz kalıyor. Gelinen son nokta, Berlin Duvarı yanılgısının Atlantik ötesine taşınması için var gücüyle çalışan politikacıların öne çıktığı bir seçim yarışı. Ülkesinde yaşayan insanları “yüksek elektrik akımıyla öldürmekten” sözeden, üstelik daha sonra durumu toparlamak adına “şaka yaptım, biraz da gülmemiz lazım” deyip daha vahim bir tavır sergileyen politikacıların kime ne hayrı dokunacak, gerçekten merak ediyor insan.

TÜRKLERE IRKÇI SALDIRIYA KARŞI TAZMİNAT DAVASI AÇILDI New York, Yenİ Hayat

N

ew York’un Long Island bölgesinde çalışan iki Türk uğradıkları ırkçı saldırının sorumlularını tazminat istemiyle mahkemeye taşıdı. Saldırganlar hakkındaki kamu davası da devam ediyor. Long Island’daki bir benzin istasyonunda çalışan Yavuz Erdoğan ve Yüksel Cebeci, bir süre önce aralarında 11 Eylül saldırısından kurtulan emekli bir polisin de bulunduğu 7-8 kişilik Amerikalı bir grubun ırkçı saldırısına uğramıştı. Saldırı sonucunda iki Türk ile olaya müdahale eden polis memurlarından biri yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren Amerikalılardan beşi tutuklandı. İki Türk’e yapılan saldırı Amerikan medyasında da geniş yankı uyandırdı. Wall Street Journal, New York Post ,CNN, ABC, CBS gibi birçok önemli Amerikan yayın kuruluşu saldırıyı haber yaparken, bazı gazete ve internet siteleri haberi, “Türklerin Amerikan rüyasına ABD bayrağıyla dayak” başlığı ile duyurdu. Olay şöyle gelişti: 17 yaşındaki lise öğrencisi Jr Richard Vitale, istasyonun market bölümünden bir paket sigara satın almak istedi. Benzincide çalışan Türk Yüksel Cebeci, genç öğrenciden kimlik göstermesini istedi ve yasalara göre 18 yaşından küçüklere satış yapamayacağını söyledi. Buna karşılık, Jr Richard Vitale “Kimliğim burada” diyerek Cebeci’ye edep yerini gösterdi. İkili arasında başlayan tartışma yumruklaşmaya dönüştü.

Ne dersek diyelim, değişmeyen gerçekler var: Başkan Bush döneminde “sınır güvenliği” gerekçe gösterilerek 2005 yılında ABD-Meksika sınırına resmen yeni bir Berlin duvarı inşa edilmeye başlandı. İlk aşamada 310 kilometreyi bulan duvar ve telörgülerin (doğanın işine bakın ki, sınırın bazı yerleri baraj suları altında kaldığı için ne yapsanız nafile) 930 kilometreye çıkması planlanıyor. Şimdi Cumhuriyetçi adaylar “bu da yetmez” deyip imza topluyor. Sınırın toplam uzunluğunun 3,150 kilometre olduğu düşünülürse, 21. yüzyılda duvar örüp insanların hayatına kastetme pahasına sorun çözmeye hevesli politikacılar sayesinde “tarihin kendisini tekrar etmeye başladığı” görülür. Duvar örme ve güvenlik sistemleri yerleştirme maliyetinin en iyimser hesapla kilometre başına 50 milyon dolar olduğu söyleniyor. Amerikan halkının vergi paralarının nasıl çarçur edildiğini anlamak için bir 30 yıl daha beklemek mi gerekecek? Fiziksel ve zihinsel duvarlar sorunları çözmediği gibi daha da ağırlaştırıyor. Verdiği zarar da sadece siyasal ve sadece insanlara yönelik değil, resimde gördüğünüz gibi insan eliyle bozulan ekolojik denge sonucu zavallı hayvancıkların doğal yaşam alanı yerle bir ediliyor.

Genç Amerikalının o sırada arabada bulunan bir grup arkadaşı da Cebeci’ye ve kavgayı ayırmak isteyen Yavuz Erdoğan’a saldırdı. Vitale, Cebeci’ye, “Benim babam polis, şimdi silahını alıp seni öldürmeye geleceğim” dedi. Saldırgan gençlerin benzin istasyonundan ayrılmasının ardından 911 acil imdat servisini arayan Cebeci gençlerin kendisini ölümle tehdidini polise bildirdi.

Irkçı Polis 11 Eylül Kahramanı Çıktı Olay yerine gelen polis ekibinin ardından, 7-8 kişilik saldırgan grup yeniden benzin istasyonuna geldi. 17 yaşındaki saldırgan Amerikalı gencin babası 11 Eylül saldırısından kurtulan 49 yaşındaki emekli polis Richard Vitale Sr. görevli polislerin gözlerinin önünde tehditler savurarak Cebeci ve Erdoğan’a zeminden söktüğü Amerikan bayrağı demirleriyle yaraladı. Saldırı sırasında iki Türk’ün dışında olay yerine gelen polis memuru da yaralanıp St. Joseph Hospital’a kaldırıldı. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi takviye olarak gönderildi. Güvenlik güçleri emekli polis Richard Vitale Sr.ve diğer saldırganlardan Nicholas Lazarus,

Christ Makhmaltchi, Gregory Vitale, Richard Vitale Jr Richard Vitale Sr.’ı tutukladı. Emekli polis Richard Vitale Sr. elleri kelepçelendikten sonra “Pis göçmenler ülkemizden defolun” diye Cebeci ve Erdoğan’ı tehdit etti. Irkçı grubun saldırısına uğrayan iki Türk’ten biri olan Yüksel Cebeci olayın son derece üzüntü verici olduğunu belirterek, olay sonrasında kendisine bir haftalık çalışamaz raporu verildiğini söyledi. Cebeci, “Olay basit bir sigara tartışmasıyla başladı, ırkçı bir saldırıya dönüştü. Kimlik istedim diye ortalığı kırıp döktüler, ardından beni dışarıya çağırıp hep birlikte üzerime saldırdılar. Bizi öldürmekle tehdit ettiler. Polise haber verdik, polis geldikten hemen sonra aralarında emekli bir polis memurunun da bulunduğu 7-8 kişilik bir grup geri döndü bize görevli polislerin gözlerinin önünde yerden söktükleri demir bayrak direkleriyle saldırdılar, bayrak direklerini mızrak gibi kullanıp bize fırlattılar. Irkçı tehditler savurdular, görevli polisleri bile yaraladılar” dedi. Irkçı saldırının diğer bir mağduru Yavuz Erdoğan ise, saldırganların olayda kullandığı bayrak direklerini Amerikan Bayrağını taşıdığı için yerden kaldırdığı belirterek, özellikle olay yerine gelen bazı Amerikalı gazeteci ve polislerin bu davranışından dolayı kendisini kutlayıp teşekkür ettiğini söyledi. Erdoğan, “15 yıldır ABD’de yaşıyorum yaşadığımız bu ırkçı saldırı gerçekten beni çok üzdü. Amerikan medyası olayın ırkçı bir saldırı olmasından ötürü konuyu çok geniş olarak verdi. Bu saldırgan kişilerin daha önce bölgedeki başka yerlere de saldırdığı ortaya çıktı” diye konuştu.

Tazminat davası açıldı Cebeci ve Erdoğan’ın avukatı Cahit Akbulut ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada yaşanan ırkçı saldırının üzüntü verici olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Amerikan yasaları özellikle ırkçılık konusunda çok hassas, iki Türk’e ırkçı saldırıyı gerçekleştiren kişilerin, yasalara göre öncelikle fiziki olarak yol açtıkları hasar var birincisi bu nedenle ceza alacaklar, ikinci konu ise sarfettikleri ırkçı ve ayrımcı sözler olacaktır ki bu konuda Amerikan yasaları hiç tolerans göstermez.” Olayla ilgili tutuklanan saldırganların daha sonra kefaletle serbest bırakıldığını ve kamu davası açıldığını hatırlatan avukat Akbulut, ceza davasının sonucunu beklemeden tazminat davası açıldığını, tazminat miktarının ise mahkeme tarafından belirleneceğini kaydetti.


K asim 2011

13

A B D ’ D E I R KÇ I L I K H O R T L AD I M I ? Seçimler Yaklaşırken, Kaçak Göçmenleri Yüksek Gerilim Hattıyla Öldürelim Diyen Bile Var

Washington, Yenİ Hayat

B

aşkanlık seçimlerine bir yıldan az bir süre kala, siyasetçileri birer birer kendini gösterme yarışına girerken, göçmenler konusunun siyasete alet edilmesinin en vahim örenkleri de gelmeye

başladı. Cumhuriyetçi Partili Başkan adayları Michele Bachmann ve Herman Cain, Iowa ve Tennessee gibi iki önemli kampanya konuşmalarında kaçak göçmen probleminin önlenmesine yönelik ırkçılık

boyutunu zorlayan çözüm önerilerinde bulundu. Başkan seçilmesi halinde ABDMeksika sınırındaki duvarın tamamlanmasının en önemli önceliği olacağını söyleyen Bachmann, güney sınırınında güvenliğin artırılmasını savunan “Americans for Securing the Border” kampanyasına da imza atarak bu konudaki kararlılığını gösterdi. Cumhuriyetçi Partili Başkan adaylarından Teksas Valisi Rick Perry’nin göçmenlik politikalarını eleştiren Bachmann, Başkan Barack Obama’yı sınır güvenliğini sağlama konusunda başarısız olmakla itham etti. Bachmann, “Başkan Barack Obama, güney sınırında güvenliği sağlamayı başaramayarak Amerikan halkını başarısızlığa mahkum etti. Benim ilk icraatım sınır güvenliğini sağlamak olacak” dedi. Sınır güvenliğinin bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu ve yasa dışı göçün ABD’ye her yıl 100 milyar dolara malolduğunu söyleyen Bachmann, kaçak göçmenlere yönelik görüşlerinin ırkçılık ya da Hispanik karşıtlığıyla ilgili olmadığını vurguladı.

Meksika sınırındaki kaçak göç problemine ilginç bir yorum da Cumhuriyetçi Parti Başkan adaylarından Herman Cain’den geldi. Tennessee’de yaptığı seçim konuşmasında Cain, sınıra örülecek yüksek bir duvara ölümcül düzeyde elektrik verilmesinin güvenlik problemini kesin olarak çözeceğini söyledi. Tepkiye neden olan açıklamasında Cain, “20 feet yüksekliğinde duvarın üst kısmında yüksek gerilim vereceğimiz dikenli tel

olacak. Duvarın diğer tarafına da İngilizce ve İspanyolca, “Dikkat, bu sizi öldürür” yazılı işaret levhaları yerleştirilecek” diye ekledi. Daha sonra katıldığı bir televizyon programında “sınırı geçmeye çalışan her kaçağın yüksek gerilim hattı gerili duvar sayesinde öldürülebileceğine” yönelik sözlerine açıklık getiren Cain, “Bu elbette şakaydı. ABD’nin biraz gülmeye ihtiyacı var” diyerek kendini aklamaya çalıştı.


K asim 2011

14

Rhode Island Eyaleti’nden Hem şaşır tan Hem de Sevindiren Karar

New York, Yenİ Hayat

Rhode Island eyaletindeki kaçak göçmenlerin işe alımında “yasal statü araştırması” gerekmeyecek. Hatta okul aidatlarının eyalet bütçesinden karşılanmasıyla kaçak göçmen çocuklarının öğrenimlerine destek olunacak.

A

rtık bir Amerikan realitesi haline gelen “kaçak göçmenler” konusunda Obama yönetiminin reform yapıp yapamayacağı tartışılırken, Amerika’nın farklı eyaletlerinden tamamen farklı uygulama haberleri geliyor. Rhode Island eyaleti, yeni vali Lincoln Chafee sayesinde, Washington’da Adalet Bakanlığı’nı müdahale etmek zorunda bırakacak kadar sert ve ayrımcı tedbirler içeren Alabama eyaletinin göçmen politikasının tamamen tersi bir örneğini teşkil etmeye aday gösteriliyor. Rhode Island eyaleti yasadışı göçmenlere karşı öngörülen sert tedbirleri bir kenara bırakarak, yasal uygulamanın “tolerans” içermesi düşüncesini ön plana çıkardı. Buna göre Rhode Island eyaletindeki kaçak göçmenlerin işe alımında “yasal statü araştırması” gerekmeyecek, hatta okul aidatlarının eyalet bütçesinden karşılanmasıyla kaçak göçmen çocuklarının öğrenimlerine destek olunacak.

Göreve geldiğinden beri kaçak göçmenler politikasının “işlevsellikten uzak” olduğunu vur-

altında kaçak göçmenlere ehliyet verilebilmesinin de yollarını arıyor. Halen bağımsız olarak görev yapan, aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’nin eski senatörü olan Lincoln Chafee, merkezi hükümetin eyaletlere empoze etmek istediği bir kişinin işe alınması sürecinde önce yasal olup olmadığının teyidini öngören “e verify” uygulamasına karşı olduğunu belirtmekten kaçınmıyor. Chafee’den önce görev yapan Vali Donald Carcieri “eyaletin kaynaklarını kurutuyorlar” dediği kaçak göçmenlere yönelik olarak sert tedbirler uygulamaya koymuştu. Vali Chafee ise, “Bütün bu tedbirler ekonomiye yarar sağlayacak deniyordu, asla öyle olmadı. Üstelik eyaletteki göçmenlerin daha da ötekileştirilmesinden başka bir işe yaramadı” diyor.

gulayan Rhode Island Valisi Lincoln D. Chafee ayrıca, belli şartlar

Rhode Island yoğunluklu olarak Meksika asıllı göçmenleri barındırıyor.

BAŞKENT WASHINGTON KAÇAK GÖÇMENLERE MÜCADELE TEDBİRLERİNİ U Y G U L A M AYA C A K Washington, Yenİ Hayat

A

merika’da kaçak göçmenler ve bunun getirdiği sorunları çözmek adına uygulamaya konulmak istenen sert tedbirler birer birer eyalet bazında reddediliyor. Alabama ve Georgia eyaletleri polise “şüpheli olduğunu düşündüğü” şahsı bile gözaltına alma yetkisi vermek isterken, başkent Washington DC’den örnek bir karar çıktı. Washington DC Valisi Vincent Gray bir genelge yayınlayarak, polislerin veya diğer görevlilerin hiçbir şekilde insanların göçmenlikle ilgili statülerini sorgulayamayacağını bildirdi.

Vali Vincent Gray, göçmenlerle ilgili her türlü tasarrufun federal hükümetin yetkisinde olduğunu vurgulayarak, polisin böyle bir yetkisi bulunmadığının altını çizdi. Ayrıca DC polisinin herhangi bir kişiyi mahkeme kararı olmaksızın 48 saatten fazla sürede gözaltında tutamayacağı da hatırlatıldı. Başkent Washington, bir süre önce de Alabama’daki göçmen karşıtı uygulamalara “dur” demek zorunda kalmış ve Adalet Bakanlığı bazı ayrımcı uygulamalara son verilmesi konusunda eyaleti uyarmıştı.

CİNSEL TACİZDEN KAÇIP AMERİKA’YA SIĞINDILAR, CİNSEL TACİZE UĞRADILAR New York, Yenİ Hayat

Çeşitli sebeplerle sığınma hakkı isteyen kadınların tutuldukları federal merkezlerde ve duruşmaya çıkartılmak üzere nakledildikleri cezaevi araçlarında cinsel tacize uğruyorlar. Ülkelerinde cinsel taciz mağduru olduklarını bildirip Amerika’ya kaçan üç kadın, sığınma başvurusu sonuçlanıncaya kadar tutuldukları nezarethanede yine cinsel tacize uğrayıp, şikayetçi oldu.

A

merika’nın göçmenlerle ilgili politikaları çeşitli yönleriyle tartışılırken, sığınma talebinde bulunanların sorunları da su üstüne çıkmaya başladı. “Bilgi Edinme Yasası” uyarınca Amerika’dan sığınma hakkı isteyen göçmen adaylarının sorunlarını yetkili kurumlardan araştıran Amerikan Hak ve Özgürlükler Birliği (ACLU) çarpıcı sonuçlara ulaştı. Çeşitli sebeplerle sığınma hakkı isteyen kadınların tutuldukları federal merkezlerde ve duruşmaya çıkartılmak üzere nakledildikleri cezaevi araçlarında cinsel tacize uğradıklarına dikkat çeken ACLU görevlileri, 2007’den beri cinsel taciz iddiasıyla 185 başvuru yapıldığını kaydetti. Gerçek sayının ise aslında bunun çok üzerinde olduğu, cinsel suçlar konusunda kadınların şikayette bulunma konusunda fazlasıyla çekingen ve ürkek davrandığı vurgulanıyor. Amerikalı cezaevi görevlilerinden cinsel taciz gördüğünü ileri süren kadınlarla ilgili olarak bir çarpıcı olay da kendi ülkesinde tacizden kaçıp Amerika’ya sığınanların başına aynı şeylerin gelmiş olması. Ülkelerinde cinsel taciz mağduru olduklarını bildirip Amerika’ya kaçan üç kadın, sığınma başvurusu sonuçlanıncaya kadar tutuldukları nezarethanede yine cinsel tacize uğrayıp, şikayetçi oldu. ACLU’nun avukatlarından Mark Whitburn cezaevinde göçmenlere cinsel taciz iddialarında 56 şikayetle Teksas’ın ilk sırayı aldığını, bunu 17 şikayetle California ve 16 ile Arizona’nın izlediğini bildirdi.


K asim 2011

15

Sahte İnternet Sitelerine Dikkat! “ABD VİZESİ HAKKINDA DOĞRU BİLGİ ALDIĞIMA NASIL EMİN OLABİLİRİM?”

GÖÇMEN İŞÇİLERE SİCİL YOKLAMASI İçin Yeni Bir “Dur” Emri

New York, Yenİ Hayat

A

BD Dışişleri Bakanlığı’nın vize hizmetleri bürosu vize almak isteyenlere sadece ABD hükümetine ait web sitelerini kullanmalarını öneriyor. ABD elçilik ve konsolosluk sitelerinin çoğunun adresi “.gov” ile biter. Bu sitelerdeki sayfalar sıklıkla güncellenmektedir. Geçerli ve güncel bilgi aldığınızdan emin olmanın en iyi yolu, ABD hükümetine ait resmi siteleri kullanmaktır. http://www.state.gov ve http://travel.state.gov siteleri doğrudan ABD büyükelçilikleri ve konsolosluklarına bağlanır. Bu sitelerdeki formlar ücretsizdir. Anavatan Güvenliği Bürosu (Department of Homeland security) sitelerinde, www.uscis.gov, www.cbp.gov ve www. ice.gov gibi, konuya ilişkin başka formlar da bulunabilir.

VİZE BİLGİSİ VEREN DİĞER SİTELERİN DURUMU

tion – estA) aracılığıyla elektronik seyahat izni veya diğer hizmetleri sunuyor gibi gözükebilir. Bu sahte siteler sizden para veya kişisel bilgi isteyebilir. Bir ABD devlet dairesinin resmi sitesini kullandığınızdan emin değilseniz, asla para göndermeyin ve kişisel bilgilerinizi vermeyin. Ayrıca Çeşitlilik Loto Programı (Diversity lottery Program – DV) ile ilgili form doldurmak için para isteyen sahte siteler de faaliyet gösteriyor. (Lütfen www.ftc.gov/bcp/edu/pubs/consumer/ alerts/alt003.shtm adresindeki Federal Ticaret Komisyonu (Federal trade Commission) uyarısına bakınız.) DV Loto Programı başvurusu yapmanın tek resmi yolu, önceden belirlenen ve sınırlı olan kayıt dönemi içerisinde, ABD Dışişleri Bakanlığı web sitesi üzerinden doğrudan başvurmaktır.

SAHTE BİR SİTEYİ “.com”, NASIL İHBAR EDEBİLİRİM?

Resmi olmayan (adresleri “.net” ve “.org” ile biten) pek çok web sitesinde de göçmenlik veya hizmetler ile ilgili doğru bilgiler bulunmaktadır. Ancak, bazı siteler güncellenmiş bilgi sunmayabilir. Ayrıca, bazıların da sahte olması ihtimali bulunuyor. Sayfalarında ABD bayrağı veya resmi binaları sergileyenlerin de bir bölümü sahte olabilir. ABD vizeleri, çalışma izni, oturma izni, Elektronik Seyahat Onaylama Sistemi (Electronic system for travel Authoriza-

Vize ile ilgili dolandırıcılık şikayetinde bulunmak istiyorsanız, Federal Ticaret Komisyonu’na ait çokuluslu tüketici koruma web sitesini ziyaret edin: http:// www.econsumer.gov/english. Bu konu ile ilgili ABD Dışişleri Bakanlığı Sahtecilik Uyarısına (U.S. Department of state Fraud Warning) http://travel.state.gov/ visa/immigrants/types/types_1749. html adresinden erişebilirsiniz.

Amerika’nın bazı eyaletlerinde pilot uygulamaya yeni geçilen ve sicil yoklamasını sağlayan “e-verify”, daha tam anlamıyla bütün ülkeyi kapsamadan yasal darbe yemeye başladı. California eyalet bölgeleri, son dakika gelen bir kararla uygulamayı durdurmak zorunda kalırken, Alabama’daki uygulamaya ise, Adalet Bakanlığı son anda “dur” demişti. İstanbul, Yenİ Hayat,

Ç

alışma yaşamına g e t i r e c e ğ i ayrımcılık ve ötekileştirme özelliği nedeniyle, bir işçinin çalışabilmesi için önce sicil yoklaması yapılmasını zorunlu kılan e-verify yöntemine altyapısını hazırlayan California eyalet bölgeleri, son dakika gelen bir kararla uygulamayı durdurmak zorunda kaldı. Benzer şekilde Alabama eyaletindeki uygulamaya da Adalet Bakanlığı son anda “dur” demişti.

için lobi yapan bölgelere karşı, yeni bir yasa çıkartılarak, göçmenler için sicil yoklaması ve ön onay alınması gibi uygulamaların kesinlikle yapılmayacağı karara bağlandı.

California eyaletinde e-verify uygulamasına geçilmesi

Örneğin, 22 yaşındaki Jessica St. Pierre, keli-

“Güvenlik” gerekçesiyle e-verify uygulamasının şart olduğunu savunanlar, kararı temyiz etmeye hazırlanıyor. Öte yandan çok kısa sürede bile e-verify yönteminin sakıncalı sonuçlar doğurduğunu vurgulayanlar çoğunlukta.

menin tam manasıyla everify kurbanı oldu. Sicil yoklaması uygulamasına geçilir geçilmez, çalıştığı şirketten “sicil yoklama sonucunun olumsuz” olduğu gerekçesiyle kapının önüne konulan Jessica, yılmayıp mücadele etti. Sonuçta everify sistemine isminin hatalı yazılması nedeniyle mağdur olduğunu anlayan genç kadın, defalarca “yanlışı düzeltme” başvurusu yaptıktan ve aylar boyunca işsiz dolaştıktan sonra nihayet sisteme kendisini yeniden kabul ettirdi.


K asim 2011

16

“VİZEM NE DİYOR?”

İşte Cevapları...

New York, Yenİ HaYat

Sol üst köşede vizenin basıldığı yer belirtiliyor, örneğin Ankara.

Onun bir altında genellikle “M” ibaresi bulunan bir kare yer alıyor. Bu “M” ibaresi ülkeye vize süresi içinde birden fazla sayıda girip çıkabileceğinizi gösteren izin demek. Eğer “M” yerine bir sayı varsa, örneğin 3, bu ABD’ye verilen vize müddeti içinde yalnızca üç kez girip çıkabileceğiniz anlamına gelir.

Hemen altında seyahat edecek olan kişinin yani vize verilen kişinin tam adı yer alıyor. Pasaportundaki isimler birebir aynı olduğunu kontrol edin.

Bir altındaki karede pasaport numarası yazılıyor, rakam hatası olmadığından emin olun.

GöÇMEnLİK BürOSUYL a naSIL TEMaSa GEÇEBİLİrİM?

Pasaportundaki ABD vizesini inceleyenler çoğu kez bazı kısaltmalar ve tanımlamalarla karşılaşır. Peki bu kısaltmalar ne anlama geliyor? Tanımlamalar neleri içeriyor? Gazeteniz Yeni Hayat aşağıda gördüğünüz örnek bir vize sayfasıyla bu sorularınızı yanıtlıyor: Hemen üstünde kontrol gerektiren bir bilgi daha var: Doğum tarihi. Gün, ay ve yıl olarak doğru şekilde basıldığını kontrol edin.

En altta yer alan metin ise vizeyi alan kişinin seyahat nedenini görevlilere açıklıyor.

En sağ bölümde göreceğiniz ibare ise, örneğin “R” ve “B1/B2” vizenin esas içeriğini gösteriyor.

Ortada yer alan tarih bölümü: pasaportun verildiği tarih ve son kullanma tarihi. Bunun da doğru basıldığını kontrol etmekte yarar var.

New York, Yenİ HaYat

Göçmenlik bürosunun Amerika’nın her yerinden ücretsiz aranabilen numarasından: 1-800-375-5283 Telefondaki hizmet sadece İngilizce ve İspanyolca olarak veriliyor.

randevu Alıp Şahsen başvurarak: http://infopass.uscis.gov adresinden

Ayrıca Göçmenlik Bürosunun genel adresi olan www.uscis.gov kullanılarak email yoluyla başvuru yapabilir; daha sonra başvurunuzun işleme konulup konulmadığını öğrenebilir; 30 gün veya daha fazla bir süre sonunda herhangi bir yanıt gelmemesi halinde tekrar email yoluyla sorgu yapabilirsiniz.

uSCIS Hizmet Merkezleri

California Service Center: csc-ncsc-followup@dhs.gov Vermont Service Center: vsc.ncscfollowup@dhs.gov Nebraska Service Center: ncscfollowup.nsc@dhs.gov Texas Service Center: tsc.ncscfollowup@dhs.gov


K asim 2011

17

Obama, Tüm Zamanların Sınır Dışı Rekorunu Kırdı New York, Yenİ Hayat

Amerİka’da yasadışı göçmenlerİn suça karışması halİnde derhal sınır dışı edİlmesİ polİtİkası, Obama yönetİmİnİn İşbaşına gelmesİnden bu yana rekor düzeye ulaştı. Ancak sınır dışı edİlenlerin tamamının suç İşleyenlerden oluşmaması gerçeğİne, bİr kısmının “avukat yüzü bİle görmedİk” İddİası da eklenİnce, kaçak göçmenlerİn ülkede kalması konusunda “esnek” polİtİka vaadİnde bulunan Obama’nın bunu hangİ krİterlere dayanarak yapacağı da merak konusu oldu.

İ

ç Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan son verilere göre 2011 itibariyle yaklaşık 400 bin kaçak göçmen sınır dışı edildi. Bakanlığa göre sınır dışı edilen kaçakların büyük kısmı suç işleyen göçmenlerden oluşuyor. Böylece, son 10 yıl içinde hızla artan sınır dışı edilen kaçak göçmen sayısı, 2011’de tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaşırken, kesin rakamın 396 bin 906 olduğu kaydedildi. Oysa 2000 yılında sınır dışı edilen kaçak göçmen sayısı sadece 116 bin 782’de kalmıştı.

İç Güvenlik Bakanlığı, öncelikle suça karışan ve ulusal güvenliği tehdit eden kaçak göçmenlerin sınır dışı edileceğini daha önce açıklamıştı. Veriler ise sınır dışı siyasetinde tamamen suç işleme unsurunun rol oynamadığına işaret ediyor. Çünkü sınır dışı edilen kaçak göçmenlerden sadece yüzde 55’i suç işleyen kaçaklardan oluşuyor. Konuyla ilgili yetkililer, “Sistemle oyun oynayan insanların cezalandırıldığından emin olmak istiyoruz” derken; Demokrat Parti hükümetinin politikasını eleştiren Cumhuriyetçi Partililer, Obama yönetiminin kaçak göçmenleri ülkede tutmak için çare aradığını ileri sürüyor. Teksas’tan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Lamar Smith, sınır dışı operasyonlarında suça karışan kaçaklara öncelik verilmesinin sabıka kaydı olmayan kaçak göçmenler için genel af anlamına geldiğini savunarak şöyle dedi: “Obama yönetiminin kaçak göçmenleri, Amerikan halkından üstün tutması üzüntü verici. Eğer yürürlükte olan göçmenlik yasalarını uyguluyor olsaydık, milyonlarca iş imkanı kaçak göçmenlerden alınıp, Amerikan vatandaşlarına ve yasal olan göçmenlere verilebilirdi.”

ENDİŞELER SÜRÜYOR Öte yandan son durumdan ve son uygulamalardan göçmen yanlısı kuruluşlar da memnun değil. Verileri değerlendiren Ulusal Göçmenlik Forumu Direktörü Ali Noorani, “Harcanan milyarlarca dolara rağmen sınır dışı edilen kaçak göçmenlerin yüzde 45’inin suça karışmayan göçmenlerden oluşması, vergi mükelleflerinin parasının doğru bir şekilde kullanılmadığını gösteriyor” dedi. Geçen yıl sınır dışı edilen kaçak göçmenlerden bin 119’unun cinayet, 5 bin 848’inin cinsel saldırı, 44 bin 653’ünün uyuşturucuyla ilişkili suçlar ve 35 bin 927’sinin alkollü araç kullanmaktan hüküm giydiği bildirildi.


K asim 2011

18

ABD’NİN SICAK PA R A PLANI: New York, Yenİ Hayat

EV ALANA OTURMA İZNİ HEDİYE! A

merikan ekonomisinin sorunlarını aşmak üzere çeşitli seçenekler üzerinde durulurken, iki senatör emlak sektörü üzerinden ilginç bir teklif hazırladı. Kongre tarafından onaylanması halinde, Amerika’nın her-

hangi bir eyaletinde ev alan yabancıya oturum izni verilecek. Ancak küçük bir detay var: Satın alınan konutun maliyetinin en az 500 bin dolar veya üzeri olması ve parasının da mortgage yöntemiyle değil, nakit olarak ödenmesi gerekiyor.

Cumhuriyetçi Parti Utah senatörü Mike Lee ile Demokrat Parti New York senatörü Charles Schumer tarafından hazırlanan ortak teklifin kısa sürede yasa tasarısına dönüştürülüp Kongre’ye teklif olarak sunulacağı belirtiliyor. Konut

YAT I R I M C I VİZESİNE UZMAN DESTEĞİ

satın alanlara”oturum vizesi” verilmesi önerisinin her iki partiden ortaklaşa gelmiş olması, teklifin yasalaşmasına ilişkin beklentileri de kuvvetlendiriyor. Halen emlak sektöründe en yoğun alıcıların Çin ve

Obama yönetimi “yatırım yoluyla green card” girişimini harekete geçiriyor

W

ashington’un mevcut göçmenlik yasalarını kullanarak yabancı yatırımı teşvik etme politikası çerçevesinde “uzman görüşüne başvuracağı” resmen açıklandı. Amerikan Vatandaşlık ve Göçmenlik İşleri Dairesi, USCIS Başkanı Alejandro Mayorkas “İkamet Sahibi Girişimciler” adı altında hazırlanan programla, Amerikan ekonomisine göçmenlerin bilgi, beceri ve yetenekleriyle, girişimci ruhlarının sergilenmesi imkanı verileceğini bildirdi. Program çerçevesinde kamu ve özel sektörde mevcut politikaların gözden geçirilip işgücü kaynaklarının daha verimli kullanılması ve varolan işgücünü korumanın yanı sıra göçmenlerin girişimci ruhlarının da teşvik edilmesi amaçlanıyor.

New York, Yenİ Hayat

Kanada’dan geldiği belirtiliyor. Genellikle Florida, Kaliforniya ve Arizona eyaletleri yabancıların emlak alımlarında tercih ettiği yerlerin başında geliyor.

“İkamet Sahibi Girişimciler” fikri USCIS tarafından koordine edilen bir dizi çalıştayla geliştirilecek ve

sanayi sektöründeki kilit isimlerin stratejileriyle şekillenecek. USCIS Başkanı Mayorkas daha önce de Obama yönetimine bir teklif sunarak yatırımcı göçmen vizesinin kolaylaştırılmasını ve işlemlerin hızlandırılmasını istemişti. Buna göre, belli şartlara uygunluk gösteren yabancı yatırımcıların Green Card başvuruları 15 iş gününde onaylanacak. Amerikan ekonomisi için yeni iş sahaları yaratılması çabalarını hatırlatan ve bu konuda EB-5 olarak da bilinen “yatırımcı göçmen vizesini” daha etkili hale getirmek isteyen USCIS, ülkeye yatırım yapmak isteyenlerin ve özellikle daha önceden belirlenmiş kalkınmaya muhtaç bölgeleri tercih edenlerin göçmen vizesi işlemlerinin süratle sonuçlandırılmasını, hatta itiraz hakkı da verilerek, gerekirse hakeme gidilmesini öngörüyor.


K asim 2011

19

EFSANEVİ BASKETBOL ANTRENÖRÜ PHILLIPS:

TÜRKİYE’DEN DAHA BİRÇOK NBA STARI ÇIKACAK İstanbul, Yenİ Hayat, Arda Sayiner Bize kısaca kendinizden ve Türkiye maceranızın nasıl başladığından bahsedebilir misiniz? 1946 yılında Birmingham, Alabama’da doğdum. İlk yurtdışı deneyimim 1970’li yıllarda Virgin Island Ulusal Basketbol takımında oldu. Burada görevimi tamamladıktan sonra ABD’ye geri dönmek yerine yurtdışından gelen teklifleri değerlendirmek istedim. Bunlar arasından hem pozisyon, hem maaş hem de konaklama imkanları itibariyle en uygun olanı Robert Koleji’nin teklifiydi. Hiç düşünmeden kabul ettim ve 1979’da Türkiye’ye taşındım. 32 sene boyunca spor ve özellikle basketbol adına gerçekten çok önemli çalışmalar yaptık. Sayısız ödül aldım. Basketbolu Türkiye’ye iyice tanıttık, öğrettik ve sevdirdik. Şimdi ise artık emeklilik zamanı. 32 senelik süre içinde ABD’deki eşimden ayrıldım. Şu an 3 oğlum da ABD’de yaşıyor. Artık onlarla zaman geçirmek istiyorum. Seneye yaş haddinden dolayı Türkiye kanunlarına göre emekliliğim geliyor. İstanbul’daki dostlarım, Türkiye’de kalmamda ısrarcı davransalar da Türkiye’de kitaplara konu olacak birçok anıyı bırakıp, ABD’ye geri dönecek gibi duruyorum. Türkiye’den NBA starları çıkmaya sizce devam edecek mi? 32 senelik Türk basketbol dünyası gözleminiz , gelecek için neler söylüyor? Türkiye’de 1982-1985 yılları arasında Beşiktaş Basketbol takımında oynadım. O zamanlar tabii organizasyonlar çok iyi değildi. Düzenli para verilmiyordu. Her şey futboldu. Benim de Robert Kolej’de full time işim olduğu için bir süre sonra okuldaki işime odaklanmayı tercih ettim ama bu süreçte Türk profesyonel basketbol dünyasını da tanıma imkanım oldu. Gidişat gösteriyor ki, Tür-

kiye NBA yıldızı çıkartmaya devam edecek. Tabii basketbol sporu profesyonelce yönetilip yeterli bütçe ve tanıtım imkanı ayrıldığı sürece. Bunlar olduktan sonra var olan potansiyelin ortaya çıkmaması imkansız. Çünkü artık sıra Türkiye’de. Dünya’nın en genç nüfusuna sahip ülkelerinden biri Türkiye. Jenerasyon çok değişti. Türkiye’nin şartları da tabii. Eskiden bu kadar çok takım ve spor salonu yoktu. 1979’de Türk Basketbol Milli Takımı, Robert Koleji’nin o zamanın en iyi donanımına sahip basketbol sahasını kullanıyordu. Antrenmanlar, hafta sonu kampları ve dışarıdan öğrencilere dersler hep bu salonda verildi. Bu sebeple şimdinin birçok Türk Basketbol yıldızı bu salondan ve benim de yer aldığım eğitimlerden geçti. Hidayet Türkoğlu, İbrahim Kutluay, Orhun Ene ve günümüzün diğer birçok basketbol starı, çocuk yaşta buralarda kendini geliştirdi. Hepsinin gençliklerini dün gibi hatırlıyorum.

Dave Phillips, 32 senedir basketbol sporunu “evim” d e d i ğ i T ü r k i y e ’ d e k i g e n ç l e r e s e v d i r i y o r. B i r ç o k T ü r k basketbol starında emeği olan 65 yaşındaki efsanevi a n t r e n ö r, T ü r k i y e ’ d e n d a h a s a y ı s ı z N B A s t a r ı n ı n yükseleceğine dikkat çekti. Robert Koleji’nin Atletik Direktörü Phillips ile Türk basketbolunun geleceğini ve Türkiye’deki hatıralarını konuştuk.

Robert Koleji’nin Türkiye açısından önemi sizce nedir?

Türkiye’de bunca zaman yaşamak nasıl bir duygu? 32 sene sizde ne gibi izler bıraktı? Ben her zaman farklı kültürlere ve görüşlere açık bir insan olmuşumdur. Ama inanın Türkiye’deki çeşitlilik benim bu yönümü daha da geliştirmemi sağladı. Türkiye, eskisine göre çok daha güveli ve yaşanılası bir ülke. 1979’da Türkiye’ye geldim ve bir sonraki sene 80 darbesini yaşadım. Darbe öncesi sağ sol çatışmaları inanılmaz seviyedeydi. Biz kampüste yaşadığımız için olaylardan çok etkilenmiyorduk ama dışarıdaki ortam, hiç iç açıcı değildi. Darbeden sonra okulun kampüsünde inzibatlar dolaşmaya başladı ve sonrasında kaos ortamı yavaş yavaş ortadan kalktı. Tüm karmaşasına rağmen İstanbul’u gayet yaşanılası ve güvenli bir şehir olarak görüyorum. Türk aileleri, ABD’deki siyahi ailelere sıcaklığı ve yardımseverliği açısından çok

benziyor. Doğup büyüdüğüm Alabama gibi ABD’nin güney eyaletlerinde dahi böyle bir sıcaklığa rastlayamazsınız. Bu anlamda kendimi gerçekten evimde hissettim. Ama Türk aileleri, Amerikan ailelerine göre çok daha koruyucu tabii. Bu hem iyi hem de kötü. Kişilerin sıcaklığı dışında coğrafyasına da bayılıyorum bu ülkenin. Özellikle 80’lerdeki otellerin ve yüksek binaların olmadığı Akdeniz kıyıları halen rüyalarıma giriyor. Kuru fasulye-pilav ile yaprak döner ise, ABD’ye dönersem ilk özleyeceğim lezzetler arasında.

Türkiye işte bu güzel özellikleriyle resmen bende bağımlılık yaptı ve bana iyi davrandı. O yüzden bu kadar süre kaldım ve bence daha yavaş yaşlandım. Bir tek 11 Eylül 2001’de çok enterasan bir rastlantı sonucu saldırıya uğradım. 2001 yılında okulun basketbol takımından çıkarttığım bir öğrenci beni marketten dönüşte dışarıdan tuttuğu adamlara dövdürttü. O gün hem ABD’deki terör saldırısında hayatını kaybedenlere, hem de kendi halime ağladım. Onun dışında İstanbul yüzümü hep güldürdü.

Robert Kolej, Türkiye için gerçekten çok önemli bir okul. Hem iş, hem sanat, hem de spor dünyasına kazandırdığı birçok değerli isim var. Eskiden mezunların büyük bir çoğunluğu ABD’deki üniversitelere okumaya giderdi. Şimdilerde ise yüzde 60’ı Türkiye’deki üniversitelerde okumayı tercih ediyor. Benim gözlemlediğim gençler arasında milliyetçilik çok bariz anlaşılmasa bile geçmişe göre daha artmış bulunuyor. Eskiden bizim Türk öğrencilerimiz bile Amerikan olmayı Türk olmaya göre daha avantajlı görür, Amerikan mallarına daha sıcak bakar ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gibi milli kutlamalarla ilgilenmeyi çok istemezlerdi. Şimdi ise bu durum çok değişmiş durumda. Amerika sevgisi halen var olmakla beraber, Türkiye’yi ve Türk olmayı daha da çok seven bir nesil yetiştiriyoruz. Dışarıdan böyle gözükmüyor ama inanın bana bu böyle.

HELP WANTED Assistant manager to run Edible Arrangements (International Franchise). Customer service & fruit prep. Store location: Suffolk County, Long Island. Good English. Computer Skills. Nick (631) 474-5050


K asim 2011

20

ABD, Türk öğrencilerden proje bekliyor Yarışma Türkiye dahil tüm ülkelerin 12-19 yaş grubu arasındaki ilköğretim ve lise öğrencilerine açık.

A

BD Dışişleri Bakanlığı’nın sponsorluğunda “Global SchoolNet Foundation” tarafından düzenlenen “2012 Doors to Diplomacy Competition/Diplomasiye Açılan Kapılar Yarışması” çerçevesinde, Türkiye’deki ilköğretim ve lise öğrencilerinden internet projeleri bekleniyor. Elektronik iletişim yoluyla uluslararası öğrenim ve ülkelerarası anlayışı teşvik etmeyi amaçlayan “Doors to Diplomacy” programı yetkilileri, bu yıl dokuzun-

cusu düzenlenen yarışmanın hedeflerini şöyle anlatıyor: “Öğrencilerin ortak web projeleri ile uluslararası ilişkiler ve diplomasinin önemi hakkındaki farkındalığı artırmak; iletişim, işbirliği, proje yönetimi ve medya okuryazarlığı becerilerini geliştirmek; topluma faydalı bir gelecek planlarken teknolojiden yararlanmayı öğretmek.” Yarışma Türkiye dahil tüm ülkelerin 1219 yaş grubu arasındaki ilköğretim ve lise öğrencilerine açık. En az iki ve en

çok dört öğrenciden oluşacak yarışmacı ekipte, başvuru işlemlerini tamamlamak ve yarışma koçluğu yapmak üzere bir ya da iki yetişkin eğitimcinin bulunması da isteniyor. Ortak web projelerinin hazırlanışı, proje anlatım ve değerlendirme süreci gibi çeşitli aşamalardan oluşan yarışmaya katılmak için katılımcıların sekiz ana kategori arasından birini seçerek projelendirmesi yeterli oluyor. Başvuru için kayıtlar, 7 Mart 2012 Çarşamba günü sona erecek. Projel-

Washington, Yenİ Hayat

erin son teslim tarihi ise 16 Mart Cuma 2012. Başvuruların herhangi bir kamu veya özel okulun, ya da resmen onaylı bir eğitim kuruluşunda görev yapan bir yetişkin tarafından teslim edilmesi gerekiyor. Yarışmanın sonuçları, Mayıs 2012’de açıklanacak. Başvuru süreci, yarışma kuralları ve kazanılacak ödüller ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://globalschoolnet.org/gsndoors

Washington, Yenİ Hayat

Y Ü KS EK LİS ANS A CA ZİP A LTERNATİ F : Sertifika Programı

Yüksek lisans programlarının en büyük rakibi olan sertifika programları popülerliklerini korumaya devam ediyor. Düşük maliyetleri, kısa sürede tamamlanması ve branş çeşitliliği ile Türk öğrencilerin gözdesi olan sertifika programlarını sizler için inceledik.

Y

üksek lisans programlarının maliyetleri ve uzun soluklu olması sertifika programlarının cazipliğini korumasını sağlıyor. Kilit nokta ise, ABD’de yüzlerce çeşit branşta hemen hemen tüm üniversitelerde sunulan sertifika programlarından doğru olanı seçebilmek.

Sertifika programlarını seçerken sertifikanın eğitim konusu, süresi, maliyeti, staj imkanı göz önünde bulundurulmalıdır. Sertifika eğitim programını seçerken program size ve eğitim geçmişinize ve hatta iş deneyiminize uygun mu, başka seçenekler var mı gibi sorulara cevap bulmanız gerekmektedir. Amerika’da verilen sertifika ve diploma eğitim programları iki çeşit olabilir. Bir Amerika’da üniversitelerde verilen sertifika programları ki bu programlar üniversite mezunu olan, mesleki açıdan daha çok deneyim veya farklı bir alanda kısa süreli

eğitim almak isteyenlere yönelik eğitim programlarıdır. Bir diğeri ise yine üniversite veya kolejlerde verilen, üniversite mezunu olma şartı aramayan, yeni bir kariyere başlamak isteyen öğrencilere yöneliktir. Sertifika programlarının programların en göze çarpan avantajları şöyle: ­­ Kişisel ilgi alanlarına göre seçilebilir olması ­­ Üniversite ders kredisi ve transkriptleri sağlanması ­­ Staj imkânı ve iş tecrübesi ­­ Program sonunda İngilizce dil bilgisinin akademik ve iş konusunda gerekse günlük konuşma dilinde mükemmel seviyeye ulaşması ­­ Kısa sürmesi ve ekonomik olması ­­ Kolay kayıt işlemleri Sertifika programları süreleri itibariyle 3 ila 9 ay arasında değişmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus,

Türkiye’den giden kişilerin katılması mümkün olan programlar full-time olan sertifika programlarıdır. Tabi bazı ülkelerin akşam programlarının fulltime sayılabilirliği mümkündür. Sertifika programının etkili bir seçenek haline geldiği kişileri tanımlamak istersek aşağıdaki gibi bir gruplandırma yapabiliriz. ­­ Üniversiteyi yeni bitirmiş olan ve kariyerine yeni başlayacak olanlar ­­ Bitirdiği bölüm ve mesleği ile iş bulma şansının çok yüksek olmadığını düşünler ­­ Yaptığı işi daha profesyonelce yapmak, son yenilikleri yakalamak isteyenler ­­ Çalıştığı sektörü değiştirmek isteyenler Sertifika programları veren eğitim kurumlarına göre giriş koşulları değişkendir. Çoğu sertifika programı üniversitelerin extension bölümlerinde verilir. Bu bölümlerde bir ya da daha

fazla sertifika programına 9 ay süreyle katılmanız durumunda, 12 aylık süre ile verilen yasal hak çerçevesinde, sertifika aldığınız alanda çalışma hakkı elde edebiliyorsunuz. Bu programa Optional Practical Training ( OPT) denmektedir. OPT imkanı F1 vizesi ile öğrenim görmekte olan öğrencilere eğitim sonrası deneyim edinmeleri için verilen bir haktır. OPT izinleri USCIS ( US Citizenship and Immigration Service) tarafından verilmektedir. Başvuruların sonuçlanması yaklaşık 90-120 gün arasında sürmektedir. Bu yüzden OPT yapmak isteyenler başvurularını mümkün olduğunca erken yapmalıdır. Sertifika programları için genel başvuru şartları aşağıdaki gibidir: Üniversite extension programları için; ­­ Üniversite mezunu olmak ­­ İngilizce dil bilgisi seviyesi minimum TOEFL 550, TOEIC 760, IELTS 6.5

Kolej, üniversite ya da özel eğitim kurumları için; ­­ Lise mezunu olmak (tercihen üniversite mezunu) ­­ İngilizce dil bilgisi seviyesi minimum TOEFL 500, IELTS 5.5 Sertifika programını araştırdığınız vakit yüzlerce farklı seçenekle karşılaşabilirsiniz. En çok tercih edilen sertifika programları ise şunlardır: Business Administration, Marketing, Economics,International Trade, Internet Marketing & Ecommerce, Advertising, Public Relations, Human resources management, Travel, tourism and hospitality management, Business computing, Accounting & Financial Management, TEFL (Teaching English as a Foreign Language), Project Management, Information Technology, Multimedia, Computer Systems, International Web Master Certificate.


K asim 2011

21

ABD’DE ÖĞRENCİLERE ALTERNATİF ÇÖZÜM: New York, Yenİ Hayat

“AİLE YANINDA YAŞAMA”

Öğrenci olarak yabancı bir ailenin yanında yaşamak, Türk kültürüne ters gibi gözükür. Fakat aslında yerel bir aile ile yaşamak ilk kez geldiğiniz ABD’de kendinize bir düzen kurabilmeniz için birçok avantajı barındırır. Soru işaretlerinin olduğu ama yine de öğrencilerin konaklama seçenekleri arasında en popülerinden olan aile yanında konaklama konusunu sizler için inceledik.

Y

urtdışında eğitim alacaksanız, aile yanında konaklama seçeneğini mutlaka düşünmelisiniz. Gideceğiniz ülkenin kültürünü yaşamak ve 24 saat pratik yapabileceğiniz bir ortama sahip olmak için belki de en iyi seçeneklerden biri aile yanı konaklamalardır. Yanında konaklayacağınız aileler genellikle kendi ihtiyaçlarından fazla oda ya da odalara sahip olan kişilerdir. Aileniz yaşlı bir çift, çocuklu bir aile ya da tek yaşayan bireyler olabilir ve bu aileler düzenli olarak denetlenirler. Bu arada ailelerin, misafir edecekleri öğrencilere verecekleri odalar, misafir öğrencilerin ihtiyaçlarını

karşılayacak belli standartlara uygun olmak zorundadır.

DERS DIŞI PRATİK Aile yanı konakla sisteminde tek kişilik ya da çift kişilik oda tercih edebilirsiniz. Tek kişilik odaların fiyatları yemek dahil aylık 800 ila 1000 dolar arasında değişir. Tek kişilik oda sadece size ait olurken, çift kişilik oda sisteminde odanızı bir başka öğrenciyle paylaşmanız gerekecektir. Her iki sistemin de kendine göre avantajları vardır. Tek kişilik oda sadece size ait olacağı için, dilediğiniz zaman yalnız kalma imkanınız olacaktır. Çift kişilik

odada ise oda arkadaşınız ile iyi bir arkadaşlık kurarak, ders dışı saatlerinizi de sürekli pratik yaparak geçirirsiniz. Tabii ki, çift kişilik oda seçeneğinin daha ekonomik olduğunu da unutmamak lazım.

SEÇENEKLERİ DERS PROGRAMINA GÖRE DEĞERLENDİRİN Size sunulacak bir başka tercih de öğünlerdir. Tam pansiyon( FullBoard), yarım pansiyon (Half Board) ya da Oda & Kahvaltı (Bed & Breakfast) seçeneklerinden birini seçmeniz gerekecektir. Tam pansiyon seçeneğinde aile,

haftanın yedi günü sabah, öğle ve akşam yemeklerinizi servis edecektir. Yarım pansiyon seçeneğinde ise, öğlen yemekleriniz hariç tüm öğünleriniz karşılanacaktır. Oda&Kahvaltı seçeneğinde, kahvaltı haricindeki tüm öğünlerinizi dışarıda yemek durumundasınız. Hangi seçeneğin size uygun olduğunu, ders programınıza göre belirlemelisiniz. Aile yanı konaklamada, ortak kullanım alanları, yemek saatleri, eve giriş çıkış saatleri gibi konularda ailenin kurallarına uymanız, ailenin yaşam düzenine ve evde konaklayan diğer öğrencilere karşı saygılı olmanız beklenecektir.

KURALL ARA UYUM Kendinizin tutacağı bir apartman dairesinde sahip olacağınız rahatlık ve özel hayatınızın kontrolü aile yanı konaklamada olmayacağı gibi, misafirlerinizin gelmesi ve kalması ile ev veya odanızda yapmak isteyeceğiniz değişikliklerde sorun olabilir. Fakat bunun yanında yerel şartları bilen ve size okul dışındaki konularda da yol gösterici olabilecek, belirli bir yaşı aşmış, ana dili İngilizce olan kişilerle aynı evi paylaşmak her zaman büyük avantajdır. Türkiye’deki yurtdışı eğitim danışmanlığı şirketlerinden ya da ABD’deki okulunuzun öğrenci işlerinden aile bulunması konusunda kesinlikle destek alabilirsiniz.


K asim 2011

22

A B D ‘ d e n T ü r k İ ye ’ Y e ve r g İ d e n mu a f moto r lu a r a ç n a sıl İ th a l e d eb İ l İ r İ m ?

New York, Yenİ Hayat, Burak Atilgan burakatilgan@yenihayatgazete.com

ABD’de birçok Türk vatandaşının birikimleriyle satın aldıkları arabalarını Türkiye’ye getirmek istemesi, bazı prosedürleri yerine get i r m e s i n e n e d e n o l u y o r. H e r T ü r k v a t a n d a ş ı b u i m k a n a s a h i p o l m a m a k la birlikte, ABD’de ekonomik fiyata alınan aracın arabanın maliyeti, T ü r k i y e ’ y e g i r i ş t e ö d e n m e s i g e r e k e n v e r g i l e r l e a r t ı ş g ö s t e r e b i l i y o r.

A

BD ‘de yaşayan çoğu Türk vatandaşımız merak ettiği bir konu olan gümrük vergisiz ABD’den Türkiye’ e motorlu taşıt göndermek mümkün olsa da, vergiden muaf olan vergiler olduğu gibi, ödemeniz gereken vergilerde bulunmaktadır. Konu hakkında internette birçok site bulunmakla beraber, çoğu yanlış bilgi içermektedir. Sanıldığı gibi tamamen vergiden muaf bir şekilde yurda motorlu taşıt sokulamamaktadır. Sadece Gümrük Vergisinden muaf tutulur ve ÖTV ve KDV’den muaf değildir. Yurtdışından Türkiye’ye getirmek istediğiniz taşıtlar için önce vergi tutarlarını hesaplayınız ve gereken evrakların neler olduğuna bakınız. Gereken evrakları toplamak bile sizi başlı başına yoracak bir işlem olacaktır ki maliyeti bile neredeyse Türkiye’de alacağınız fiyatta çok yakın çıkabilmektedır. Bedelsiz Türkiye’ ye motorlu araç ithalatı hakkı kazanılması için döviz transferi yapılmadan yurt dışında elde edilen dış kazanç ve tasarruflarla satın alınan, sürücü dahil sekiz oturma koltuğuna sahip insan taşıma amacına yönelik olarak üretilmiş otomobiller, steyşın arabalar ve yarış arabaları mevzuata tabidir.

Bedelsiz İthalattan Kimler Yararlanabilir?

1  –  Türkiye’ de bir takvim yılında 6 aydan fazla kalmamış olmak kaydıyla yurtdışında en az 24 ay ikamet ettikten sonra kanuni ikametgahlarını kesin olarak Türkiye’ye nakledenler, 2  –  Yurtdışına atanıp bu görevlerinden dönen kamu görevlileri, 3  –  Türk vatandaşlığına geçmek suretiyle ikametgahlarını Türkiye’ ye nakleden kişiler (evlilik suretiyle Türk vatandaşlığına geçenler hariç) 2. ve 3. bentlerden gümrük mevzuatı 46. Maddeye göre en az 24 ay yurtdışında ikamet etme şartı aranmaz. Yukarıdaki koşulları sağlayan kişiler, Türkiye’ye son giriş tarihinden en az 6 ay öncesinden beri ABD’ de adlarına kayıtlı ve adlarına kaydının yapıldığı yıl itibariyle (kayıt ve model yılı dahil) 3 yıldan eski olmayan kullanılmış motorlu taşıtlarının ithalatında gümrük vergilerinden muaftırlar. (MADDE 47-1)

Öğrenciler ve isçi vizesi olan vatandaşlarımız, yukarıdaki koşulları sağladıkları mühletçe, mevzuatta tabilerdir.

Bedelsiz İthalattan Kimler Yararlanamaz?

Evlilik nedeniyle ikametgahlarını Türkiye’ye aldıranlar. Çifte Vatandaşlık statüsüne sahip vatandaşlarımız. Yabancı vatandaşlık haklarından vaz geçtikleri zaman ve bunu evraklarla ispat ettikleri mühletçe, mevzuata yeniden tabi olacaklardır. Çifte vatandaşların mevzuata dahil edilmemelerinin nedeni, ikametgah nakli, yani kesin dönüşlerinin söz konusu olamayacağından engellenmiştir.

Müracaatta Gerekli Belgeler Nelerdir?

Gümrük işlemleri her gümrük dairesinde yapılmamaktadır, müracaatların yapılması gereken merciler; Ankara Bedelsiz ve Naklihane Gümrük Müdürlüğü, İstanbul Yeşilköy Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğü, İzmir Gümrük Müdürlüğü ve Gebze Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğü’dür. Müracaatta toplanacak belgeler en çok vaktinizi alacak kısımdır. Müracaatta istenecek belgeler ise; Müracaat formu, irsaliye veya taşıt giriş formu, pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler, teslimtesellüm belgesi (işlemleri aynı gün tamamlananlar için bu belge aranmaz.), vukuatlı nüfus kayıt örneği (aile ünitesi uygulanan hallerde), ikamet ettikleri ülkede; işverenden ilişiklerinin kesildiğine dair belge ile iş ve işçi bulma kurumundan işsizlik parası veya yardımı almadıklarını, keza ilgili makamlardan mevcut ikamet kaydını sildirdiklerini belgelemeleri, ayrıca ihtiyarlık sigorta pirimi kesintilerini durdurduklarına dair belgeyi, eğer okuyorlarsa okulla ilişiklerinin kesildiğini gösterir belgeyi Konsolosluklarımıza ibraz etmeleri üzerine ikametgahın nakledildiğine dair Konsolosluklarımızca düzenlenecek belge (işyeri nakli dahil),taşıt araçları için (motosikletler dahil) hak sahipleri adına kayıtlı mülkiyet ve trafik belgeleri,ithalat talebinde bulunmayan eşin 5 yıl geçmedikçe yeniden ithal izni verilmesi için müracaat etmeyeceğine dair tasdikli beyanname taahhütname,veraset yoluyla yapılacak ithalatta veraset ilamı,kamu görevlilerince yapılacak ithalatta görev belgesi.

Aracın kıymeti Türkiye deki satış fiyatı değildir.Yurt dışındaki satıcının belirlediği gerçek satış bedelidir. Faturadaki kıymet gerçek satış bedelini yansıtıyorsa gümrükler bunu itibare alır.Ancak gümrüklerin esas görevlerinden biri eşyanın gerçek değerini tespit etmektir.

Bedelsiz İthalat Kapsamında Türkiye’ye Getirilecek Olan Motorlu Taşıtların Mali Yükümlükleri Nelerdir? Aracın kullanılmış araç olacağından, aşınma payı (amortisman) indirimden yararlanmış olacaksınız. Amortisman indirim kat sayıları ile aracın model yılındaki FOB kıymetiyle çarpılarak, vergiye tabi olacak esas kıymeti tespit edilir. Yaş oranları, 0 yaşındaki araçlarda 100%, 1 yaşındaki araçlar için %80, 2 yaşındaki araçlar için %68, 3 yaşındaki araçlar için 57% ‘dir.

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), aracın CİF(Cost, Insurance, Freight) değeri üzerinden hesaplanır. CİF değeri, mal bedeli, navlun ve sigorta ücretini barındıran değerdir. Toplam ÖTV vergisi tutarı hesaplanırken; Motor silindir hacmi 1600cc’ ü geçmeyenler % 37, motor silindir hacmi 1600cc’ ü geçen fakat 2000cc’ ü geçmeyenler % 60, motor silindir hacmi 2000cc’ ü geçenler % 84’dur. Katma Değer Vergisi (KDV) hesaplanırken ise CİF Değeri artı ÖTV Toplamının %18’ dir. Basit bir örnek verecek olursak CİF değerinin yapılan hesaplamalar sonunda 20000$ dolar ve motorlu taşıtın 1600CC olduğunu varsayarsak; Özel Tüketim Vergisi = (CİF Bedeli x Özel Tüketim Vergi Oranı) = 20000$ x 0.60 = 12000 $ Katma Değer Vergisi =(CIF Bedeli + Özel Tüketim Vergisi) x KDV Oranı (20000$ + 12000) x 0.18 = 5760$ Gümrükte Ödenecek Vergiler Toplamı = ÖTV+KDV = 12000$ + 5760$ = 17760$ Yukarıdaki hesaplamarı yaparken, konu hakkında deneyimli bir gümrük danışmanına başvurulması en doğru karar olacaktır.


K asim 2011

24

Amerikan Şirketlerinin Yüzde 72’si Türkiye Yatırımlarından Mutlu Anket değerlendirmesinde bulunan ABFT Başkanı Rahşan Cebe, katılımcı şirketlerin yüzde 78’inin Türkiye’de kalıcı olduklarını bildirirken, yüzde 71’i yatırımlarında büyüme olacağını belirtti. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si şirketlerinin Türkiye’ye yatırım yapmasının iyi bir karar olduğunu, yüzde 75’inin ise, Türkiye’deki pazar potansiyelinin yeterli derecede büyük olduğuna inandığını söyledi.

A

merikan Ticaret Odası’nın Türkiye Ofisi olan Amerikan Şirketler Derneği (ABFT) “Türkiye’deki İş ve Yatırım İklimi” araştırmasının sonuçlarının analiz edilerek açıklandığı toplantıya ABFT Başkanı A. Rahşan Cebe, dernek Yönetim Kurulu üyelerinden Dr. Murat Aşık, dernek üyesi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkanı Barack Obama’nın kurduğu İş Konseyi Türk Tarafı Başkanı Günsan Çetin, araştırmayı ABFT adına gerçekleştiren GfK Türkiye’nin Grup Yöneticisi Serra Bozkurt ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan katıldı.

kişi ve kurumlar vergisinin çok yüksek olduğunu düşünüyorlar. Bu yüksekliğin hem yatırım hem de istihdamın önünü kestiği düşüncesindeler. Bunun yanında demir yolu ağında altyapı eksikliklerinin de altı çiziliyor” diye konuştu.

Lojistik, medikal, enerji, gıda ve finans sektörleri gibi Türkiye’deki yabancı yatırımı kapsamlı bir şekilde temsil eden 26 farklı iş sektöründen 91 üst düzey yöneticinin katıldığı araştırma sonuçlarına göre katılımcı şirketlerin geleceğe ilişkin iyimserliklerini koruduğu ortaya çıktı.

“Amerikan daha şeffaf

Anket değerlendirmesinde bulunan ABFT Başkanı Rahşan Cebe, katılımcı şirketlerin yüzde 78’inin Türkiye’de kalıcı olduklarını bildirirken, yüzde 71’i yatırımlarında büyüme olacağını belirtti. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si şirketlerinin Türkiye’ye yatırım yapmasının iyi bir karar olduğunu, yüzde 75’inin ise, Türkiye’deki pazar potansiyelinin yeterli derecede büyük olduğuna inandığını söyledi. Türkiye’deki yatırımcıların önem verdiği konulardan birinin de vergi oranları olarak karşılarına çıktığını belirten Cebe, “Türkiye’deki şirketler

Araştırmayı genel olarak değerlendiren Rahşan Cebe, anketin yapıldığı son 5 yılda iyimserlik düzeyinin gelişme gösterdiği ve buna göre Türkiye’ye yapılan yıllık doğrudan yabancı yatırımlardaki dalgalanmaların arka planında benzer bir kök nedenin yer alabileceğini vurguladı. Cebe şöyle devam etti: ve

şirketlerinin öngörüle-

bilir bir iş çevresi görmeyi istediklerinin belirtildiği araştırma sonuçlarında Amerikan şirketlerinin bu sayede Türkiye’nin sektörde global bir cazibe merkezi haline gelebileceğini düşündükleri belirtildi. Türkiye’ye yatırım ya-

İstanbul, ANKA, Arda Sayiner

pan ülkelerin bu kararlarından memnun olduğunun söylendiği araştırma sonuçlarına göre hala şeffaflık, fikri mülkiyet hakları, adli ve vergi sisteminin etkinliği konularında kaygıların sürdüğü gözlendi. Bu kapsamda fikri mülkiyet hakları, yasaların eşit uygulanması ve vergi kanunları ile ilgili gelişmeye muhtaç alanların ülkenin küresel rekabette hak ettiği yeri alması konusunda bir engel oluşturduğunun düşünüldüğü de vurgulandı. Amerikan şirketlerinin özel sektörü temel bir paydaş olarak kabul eden diyalog ortamının yaratılıp geliştirilmesinin önemli olduğunun dile getirildiği araştırma sonuçlarında bunun Türkiye’nin yatırım için bir cazibe merkezi olmasını

lu değerlendirilen katılımcıların yüzde 59’unun ülkenin makro ekonomik olarak gelecek yıl da dengede olacağını düşündüğünü söyledi. Dr. Aşık, geçen yıla oranla ortaya çıkan 8 puanlık artışın Türk ekonomisine olan güveni gösterdiğini ve katılımcıların küresel krize rağmen Türkiye’nin geçen yıla oranla biraz daha iyi bir iş ortamı sunduğunu belirtti.

eksikliği ile iş ortamlarından hükümetle sürdürülebilir diyalogların yaratılamaması. Bu sorunları aşmada çok büyük bir potansiyelimiz var ve bunu kullanmalıyız. Zaten bu anketi düzenlememizin sebebi de sorunları daha iyi görerek bu gelişmeyi nasıl sağlayabileceğimizi daha etkin bir biçimde anlatabilmekti” dedi.

Dr. Murat Aşık değerlendirmesinde katılımcıların büyük çoğunluğunun eğitim ve kaliteli iş gücü bulma konusunda sıkıntı yaşamadıklarını aktarırken, Türkiye’ye dair olan olumlu bakış açısının kötüye gitmediğinin ama bunun henüz ‘çok iyi’ derec-

sağlamada önemli bir kilometre taşı olacağına dikkat çekildi.”

eye de çıkamadığını belirterek şirketlerde yaratılacak pozitif bir Türkiye algısıyla yatırımların artırabileceğini söyledi. Dr. Aşık “Amerikalı yatırımcının Türkiye’ye dair yaşadığı en büyük sıkıntılar şeffaf ve ön görülebilir ortam

Değerlendirme toplantısı konuşmacılarından ABFT üyesi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkanı Barack Obama’nın kurduğu İş Konseyi Türk Tarafı Başkanı Günsan Çetin ise ankete katılanların yüzde 61’inin ihtiyaçları doğrultusunda hangi bir hükümet yetkilisiyle temas etmeleri gerektiğini iyi bildiklerini belirtirken, “kamusal kararlar şeffaf bir şekilde alınmaktadır” diyenlerin oranının ise yüzde 38’de kaldığını söyledi. Çetin “Adli sistemin etkin şekilde çalıştığını düşünenlerin oranı geçen yıla göre yüzde 34’den yüzde 30’a gerilediği araştırma sonuçlarına göre ticari mahkemelerin etkili çalıştığına dair görüş bildirenlerin oranının da 2010’da yüzde 39 iken 2011’de yüzde 36’ya gerilediği ortaya çıktı. Patentler, telif hakları, ticari markalar ve endüstriyel tasarımlar gibi fikri mülkiyet haklarının sıkı bir şekilde korunduğuna ve cezai yaptırımlar uygulandığına ilişkin görüş bildirenlerin oranı yüzde 36’da kaldı” dedi. Günsan Çetin aynı zamanda katılımcıların yüzde 88’i için daha önceki yıllarda olduğu gibi Amerikan hükümetinin Türk hükümeti ile olumlu ilişkilerinin, gelişim adına en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Toplantıda anketi değerlendiren ABFT Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Murat Aşık ise, makro ekonomik açıdan Türkiye’deki gelişmeleri geçtiğimiz yıla göre daha olum-


K asim 2011

25

ABD’DE FRANCHISE SAHİBİ NASIL OLABİLİRİM?

New York, Yenİ HaYat

Dünyaca ünlü birçok markaya sahip olan ABD’de özellikle gıda alanında franchise yani temsilcilik almak oldukça moda. Peki, franchise başvurusunda bulunurken ve bu kararı alırken, hangi konuları dikkat etmeliyiz. İşte bu konunun mercek altına aldığımız detayları.

D

ünyaca ünlü birçok markaya sahip olan ABD’de özellikle gıda alanında franchise yani temsilcilik almak oldukça moda. Peki, franchise başvurusunda bulunurken ve bu kararı alırken, hangi konuları dikkat etmeliyiz. İşte bu konunun mercek altına aldığımız detayları.

bulma imkanını kolaylaştırır. Daha hızlı ve seçici bir dağıtım söz konusu olur. Dağıtım sisteminin denetimi ise daha kolaydır. Pazar ile ilgili hızlı ve sürekli bilgi akışı sağlanır. Bu sorularınıza ‘evet’ yanıtını aldıktan sonra halen dikkat etmeniz gereken çok önemli kriterler vardır.

Tüm dünyada popülerliği giderek artan Franchising, birbirinden bağımsız iki taraf arasında oluşturulan sözleşmeye dayalı bir ilişkiyi tanımlıyor. En yalın anlatımıyla franchisingi, “hak sahibine verilen para karşılığında belirli sınai hakları ticari alanda kullanma izni” olarak özetlemek mümkün. Franchising sözleşmeleri, bir ürün, bir marka ya da bir hizmeti kapsıyor olabilir. İmtiyaz sahibi tarafın, belirli bir süre şartı ve bazı sınırlamalarla ticari işlerini yürütmek üzere bu hakkı ikinci bir tarafa devretmesi söz konusu. Franchising’in en önemli özelliği ise imtiyaz hakkını veren tarafın işin yönetim ve organizasyonu konusunda know-how yani bilgi ve destek sağlıyor olması.

ABD’de franchisee’lerin ve bayilerin ortak olduğu American Associated of Franchisees&Dealers, franchisor seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğini şöyle sıralıyor: ‹ ‹ Franchisor şirket öncelikle mal ve hizmetini satmaya çalışmalı. Kısa vadede hızla satılan dükkanlardan gelen para, uzun vadede dükkanların gelirinden alınacak yüzdelerden daha cazip olabileceği için bazı şirketler öncelikle franchise satmayı tercih ediyor. ‹ ‹ Franchisor şirket pazarlama kanalı olarak öncelikle franchisee’lerini kullanmalı. ‹ ‹ Satışının çoğunu kendi dükkanlarında yapan ve malını, değişik kanallardan pazarlayan franchisor’lar tercih edilmeli. ‹ ‹ Üretilen mal veya hizmetin hazır bir pazarı olmalı. Pazarı doymuş bir ürün veya bağımsız işletmelerden alınmaya alışılmış bir hizmet söz konusu ise zincirin halkası olmak, beklenen verimi getirmeyebilir. ‹ ‹ Marka/isim bilinir ve tanınır olmalı. Yatırımcıyı franchise almaya yönlendiren en önemli etken marka /isim olduğuna göre, markanın hangi kesimlerce, nasıl

MArKA SEÇErKEN NELErE DİKKAT ETMELİ? Girişimizin en başında markanın sahip olması gereken kriterlere bakmalı ve bazı sorularınıza cevap bulmalısınız. Büyüme ve iş hacminin artması, verimlilik artışını getirir. Mal ve hizmetlerin daha fazla satılması franchisor’ın yani markanın finansal kuruluşlardan kredi

bilindiği üzerinde durulmalı. Değişik tüketici gruplarının görüşleri alınmadan franchise almaya karar verilmemeli. ‹‹ Franchisor şirket yeterli eğitim, sürekli destek ve etkili bir pazarlama sunabilmeli. ‹‹ Franchisor şirketin franchisee’leri ile ilişkileri iyi olmalı. Sistemin işleyişi, eğitimin yeterliliği açısından franchisor’ın bilgisi sorgulanmalı. ‹‹ Franchisor aleyhine açılmış dava olup olmadığı, gerekçeleri ve sonuçları öğrenilmeli ‹‹ Franchisee veya franchisor tarafından işletilen dükkanların satış ve maliyetlerinin detayları açıklıkla verilmeli.

SAMİMİYET VE DürüSTLüK

YüKüMLüLüKLEr VE KISITLAMALAr

Hatırlatalım, franchising sözleşmesi her iki tarafa sorumluluk yükleyen bir sözleşme türüdür. İster mal, ister hizmet, ister üretim franchisingi yapılsın, hem franchise alanın, hem de verenin karşılıklı yükümlülükleri mevcuttur. Franchising verenin yükümlülüğü, sözleşme öncesi açıklama ve franchise alanı aydınlatma, gayri maddi malları franchise alanın kullanımına sunma ve bunlardan yararlanmasını sağlama, franchise alanı koruma ve destekleme, (bazı özel franchise anlaşmalarında) belli bir bölgede başka franchise sözleşmesi kurmama şeklinde olabilir. Franchise alanın yükümlülükleri ise, ücret ödeme, sözleşme konusu mal ve hizmet sürümünü yapma ve ciroyu artırma için faaliyette bulunma, franchise verenin menfaatlerini koruma ve sadakat borcu olarak sayılabilir.

Elbette imzaladığınız sözleşmenin size getirdiği bazı yükümlülükler, bazı kısıtlamalar olacak. Bu sisteme dahil olduğunuzda sizden işletmesinin gelişmesi, franchise sisteminin ortak kimliği ve saygınlığının korunması için azami gayreti göstermeniz beklenecek. Ayrıca, franchisor verimli yönetim için, sizden performans ve mali durumunun tespitini ölçecek işletme bilgileri isteyecektir. Hatta bu işletme kayıtlarının tespiti için bir temsilcisini de görevlendirebilir. Bu durumda işletmenizin kayıtlarında makul zamanlarda çalışılmasına izin vermelisiniz. Özetle bilmeniz gereken; her ne kadar işinizin patronu olsanız da, bir bütünün parçası olduğunuzu unutmayacaksınız.

Tabii ki, sadece sizin değil karşı tarafın da bu konuda yükümlülükleri var. Bir franchising ilişkisinde, her şeyden önce taraflar birbirlerine karşı dürüst davranmalı. Franchisor anlaşmanın her ihlalinde, bireysel franchisee’ni yazılı olarak ikaz etmeli ve kusurun giderilmesi için makul süre tanımalı. Taraflar şikayet, tasa ve anlaşmazlıklarını samimi ve iyi niyetle, dürüst ve makul, doğrudan temas ve müzakere ile çözme yollarını aramalı.

CİrO ArTIrIMI FAALİYETLErİ


K asim 2011

26

STEVE JOBS’IN TİCARET VE PAZARLAMA SIRLARI

New York, Yenİ HaYat

B

ilgisayarı icat eden o değildi. Fakat masaüstü bilgisayarların evlere girmesinin sebebi o oldu. Geçtiğimiz ay 57 yaşında kaybettiğimiz Steve Jobs’ın liderlik sırları ve ticari başarısını yansıtan yaşam öyküsü. 1954 yılında doğan Jobs’un annesi üniversite mezunu evlenmemiş bir kadındı ve Steve’i evlatlık vermişti. 17 yıl sonra Steve pahalı okullardan Reed Üniversitesi’nde lisans eğitimine başladı. Altı ay kadar sonra ailesinin bütün birikimlerinin okul parasına gittiğini fark etti. İstediği hayatı yaşamak için üniversitenin kendini eğitmeyeceğini düşünerek birinci sınıfın sonunda okuldan ayrıldı. Sadece ilgisini çeken derslere devam ediyordu. Yurtta odası olmadığı için arkadaşlarının odalarında yerde yatıyor, kola şişelerinin beş sentlik depozitolarıyla karnını doyuruyordu. Pazar akşamları bedava sulu yemek için 12 kilometre uzaktaki Hare Krishna Kilisesi’ne yürüyordu. Okulu bırakma kararının hayatının en önemli kararı olduğunu söyleyen Steve Jobs, o dönemin hayatına kattıklarıyla ilgili şunları söylüyor: “O O zamanlar Reed Üniversitesi ülkedeki en iyi kaligrafi dersini veriyordu. Kampustaki her poster çok güzel hazırlanırdı. Okulu bırakmış olmama rağmen kaligrafi dersi almaya karar verdim. Serif ve Sans Serif yazı karakterlerini, değişik harf kombinasyonlarını, tipografiyi güzelleştirmeyi öğrendim. Sanatsal olarak o kadar ince bir işti ki, bilim bunu asla yakalayamazdı. 10 sene sonra ilk Macintosh’u tasarlarken bu derslerin hepsini kullandım. Mac güzel tipografiye sahip ilk bilgisayardı. Windows da Mac’ten kopyaladığına göre, eğer ben o derse girmemiş olsaydım hiçbir bilgisayar bu harika tipografilere sahip olamayabilirlerdi.”

biçtikleri ilk Apple bilgisayarı piyasaya sürüldüğünde büyük ilgi gördü. Fakat Jobs’un hayalleri çok daha büyüktü. 1977’de Apple II’yi çıkardılar. Apple büyümeye devam ederken, Steve Jobs firmanın genişlemesini sağlayabilecek vizyonu olan bir yönetici arıyordu. 1983 yılında Pepsi’nin o zamanki CEO’su olan John Scully ile bir görüşme ayarladı. Ona “Ömrünün sonuna kadar şekerli su satmak mı yoksa dünyayı değiştirmek mi istersin” diye

başladı. Bu aşamada yönetim kurulu, Scully’nin tarafında yer aldı ve Jobs Apple’dan kovuldu. Bu aynı zamanda Jobs’un hayatının en yaratıcı döneminin de habercisiydi. Steve Jobs bu arada boş durmuyordu. 1986’da Edwin Catmull ile ortaklaşa Pixar isimli animasyon stüdyosunu kurdular. Firma kuruluşundan nedeyse 10 yıl sonra “Toy Story” ile ilk animasyon sinema filmini üretti. İlk defa tamamen bilgisayarda üretilmiş grafiklerden oluşturulmuş uzun

noktada Apple’dan gelen bir teklif üzerine Steve Jobs, şirkete yeniden danışmanlık yapmaya başladı. Şirket içinde Jobs’u CEO olarak görmek isteyenlerin sayısı artmıştı. Bir süre sonra yöneticiler baskıya daha fazla dayanamadılar ve Jobs’a CEO’luk teklifi yaptılar. Jobs’un olumlu yanıtı ise, çok basit bir anlaşmayı şart koşuyordu: “Siz Siz NeXT Computer’i satın alın ben de size CEO olayım.” Sonuçta Apple, 402 milyon dolara NeXT’i satın aldı ve Steve Jobs geçici CEO seçilerek Apple’ın başına geldi.

Guinness’e girdi Jobs’un kumandanlığındaki Apple NeXT teknolojileriyle geliştirdiği iMac’i ve yeni nesil Mac OS X işletim sistemini piyasaya sunarak satışlarını inanılmaz bir şekilde artırdı. Artık tasarım çok daha ön plandaydı ve bu andan itibaren teknoloji dünyasında bej ve beyaz tonlar Apple ile özdeşleşecekti. Apple bu ataktan sonra Steve Jobs’un unvanındaki “geçici” sıfatını kaldırdı. Jobs kendi maaşının yıllık bir dolar olması konusunda ısrar etti ve en düşük maaşlı CEO olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş oldu.

bilgisayarı icat eden o değildi. Fakat masaüstü bilgisayarların evlere girmesinin sebebi o oldu. Geçtiğimiz ay 57 yaşında kaybettiğimiz Steve Jobs’ın liderlik sırları ve ticari başarısını yansıtan yaşam öyküsü.

Garajda doğan şirket: Apple Okuldan ayrılan Jobs, 1974 yılında Atari şirketinde oyun tasarımcısı olarak işe başladı. Orada camianın “Woz Büyücüsü” diye andığı efsane programcı Steve Wozniak ile tanıştı. 1976 yılında evin garajında çalışmaya başladılar. Sıfırdan bir bilgisayar tasarladılar. Apple adını verdikleri cihaz bir masaüstü bilgisayarıydı. Ardından Steve ailesinden kalan eski Volkswagen minibüsü ve hesap makinesi koleksiyonunu sattı. Edinilen parayı sermaye yaparak Apple Computer’i kurdu. 666,66 dolar fiyat

sordu. Scully Apple’ın CEO’luğunu kabul etmişti.

Jobs kendi şirketinden kovuluyor Scully’nin katılımıyla Apple, garajda çalışan iki kişiden, 4 bin çalışana sahip 2 milyar dolarlık bir şirkete dönüşmüştü. 1984’te 30’uncu yaşını kutlayan Jobs, Apple’ın en nadide ürünü olan ve grafik kullanıcı ara yüzü ile devrim yaratıp bugünkü bilgisayar sisteminin temelini oluşturan ilk Macintosh bilgisayarını üretti. Firma Macintosh’un başarısını kutlarken Jobs ve Scully arasında görüş ayrılıkları

metrajlı bir film piyasaya çıkıyordu. Pixar bu filmden sonra “A Bug’s Life”, “Toy Story 2”, “Monsters Inc.” ve “Finding Nemo” gibi filmlere imza atıp bir animasyon devine dönüştü. Her biri animasyon dalında Oscar’a aday olan ve iki yılda bir ödülü kazanan bu filmler yeni bir sinema türünün ortaya çıkmasına da önayak olmuşlardı.

Danışman olarak geri döndü Fakat henüz bu başarıların gerçekleşmediği 1996 yılında Apple’da işler kötüye gitmeye başlamıştı. Şirketin pazar payı düşmüş, yeni teknoloji üretimi ve ürün geliştirme gibi konularda Apple alt sıralara gerilemişti. Bu

İkinci Steve Jobs dönemi Apple için patlama dönemi oldu. iMac dünyanın en ünlü markaları arasına girdi. Apple, Jobs’un hamleleriyle PC alanının da dışına çıktı ve ilk iPod’u tanıttı. Jobs’un stratejileriyle tüketici elektroniği alanında önemli işler yapan ve iPod ile sektörün dinamiğini değiştiren Apple devrimsel bir ürün olarak görülen iPhone ile teknolojinin geleceğini şekillendirmeye devam ediyordu. İşte bu büyük dahi senelerdir savaştığı kanser hastalığını ilk önce yendi ama sonunda yenik düşerek 57 yaşında hayata veda etti. Arkasında tarihe geçmiş birçok teknolojik yenilik ve hayata geçirilmesi beklenen ama henüz açıklanmayan projeler bıraktı. Steve Jobs’un başarısının sırrı olarak özetlenen 7 madde şöyle:

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7.

Sevdiğiniz şeyi yapın Evrene bir çentik atın Beyninizi şokla çalıştırın Ürün değil rüya satın. 1000 şeye hayır deyin. Delice müthiş tecrübeler yaratın. Mesajın efendisi olun


K asim 2011

27

Saç Ekiminde Türkiye ABD’ye Fark Attı

İstanbul, Yenİ Hayat

S

aç dökülmesi yüzyılın estetik problemlerinin başında geliyor. ABD yüzlerce sağlık merkezi farklı türlerde saç ekim vaadi verirken Türkiye’deki merkezlerin de yıldızı giderek parlıyor. ABD’ye göre daha ekonomik şartlarda saç ekimi yaptırarak, Türkiye’ye gelmeden telefondan tüm hazırlıklarını başlatabileceğiniz saç ekimi operasyonlarına yoğun ilgi var.EsteHair Saç Ekim Merkezi’nden Plastik Cerrah Dr. Bahman Olyai , son dönemlerde Türkiye’ye yurt dışından, özellikle ABD’den gelme oranı bir hayli yüksek olduğunu söyledi. Dr. Olyai, ‘’ Hastaların Türkiye’yi tercih etmelerinin en önemli sebepleri bu işlemlerin hem

Amerika Birleşik Devletleri’nde çok pahalı olması hem de Türkiye’de bu işlemlerin çok daha ileri bir teknikle yapılıyor olmasıdır. Gerek fiyat uygunluğu gerekse daha gelişmiş tıbbi imkanlar sayesinde bugün saç ekimi ve saç sağlığı konularında Türkiye çok daha ilerdedir. Kliniğimize yurtdışından gelen hastalarımız için özellikle havaalanından transferler, otel konaklamaları, şehir içinde rehberlik hizmetleri sunulmakta, tüm bu organizasyonlar hem hasta Türkiye’ye gelmeden hem de Türkiye’de bulunduğu sırada düzenlenmekte, büyük bir kolaylık yaratılmaktadır. Bunun dışında hastaların ameliyat sonrası kullanacakları ilaçlar kliniğimizce temin edilmektedir. Bu hizmetler sayesinde hasta

kendini adeta evinde hissetme ve yurtdışından geliyor olmanın dezavantajlarını ortadan kaldırmaktadır’’ dedi.

KİŞİLER SAÇ ESTETİĞİ MERKEZİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ ?

Dr. Olyai, şöyle devam etti , “ Hasta iyi bir araştırma yapmalı ve doğru yerle doğru zamanı seçmelidir. Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra önce bir ön muayeneye gitmeli, doktoruyla konuşmalıdır.Saç ekimi sadece uzman doktorların uygun gördükleri hastalara yapılmalıdır. Uygun hastanelerde yapılacak saç analizi neticesinde hastalar daha bilimsel yöntemlerle tespit edilebilmektedir. Operasyonun

mutlaka hastanede ve ameliyathanede yapılması ve operasyon ekibinin işinin ehli, bu konuda deneyimli ve ekip ruhuna uygun kişilerden mürekkep olması gerekmektedir. Ekibin gerek uzman doktoru gerek yeterli sayıda hemşireleri olmalı ve gerek görüldüğünde müdahale edecek anestezi doktoru olmalıdır. Bu şartlar ancak bir hastane ameliyathanesinde bir araya gelebilir. FUT dediğimiz eski yöntem ve FUE dediğimiz yeni yöntemlerden biri tercih edilebilir.. Hem hasta, hem operasyon ekibi açısından daha konforlu bir uygulama olması sebebiyle FUE’yi hastalara daha fazla tavsiye ediyorum. Bu yöntemde eski yönteme göre ense bölgesinde yara izi kalmamakta, hastanın daha az

ağrısı ve kanaması olmakta ve en önemlisi doku alım sahası çok daha erken iyileşmekte böylece hasta daha kısa zamanda işine dönebilmektedir.Hastalar saç ekimine karar verirken mutlaka uzman doktorların görüşlerini almaları gerekiyor. Bu konuda tek başına hastanın fikri yeterli değildir’’ dedi. Türkiye’de saç ekimi ameliyat fiyatlarının alınan saç teli sayısına göre değiştiğini ifade eden Dr. Olyai ‘’ Hastanın sahip olduğu saç açıklığı oranına göre ekilecek sayıya karar verilmektedir. Bölge ve bölgelerin açıklık oranı fiyat konusunda belirleyici unsurdur. Yani hastadan hastaya değişir. Bu sebeple standart bir fiyattan söz etmemiz ne yazıkki mümkün değildir’’ diye konuştu.


K asim 2011

Ankara, ANKA

THY 9 AYDA 24.3 MİLYON KİŞİYİ UÇURDU

28

NEW YORK’UN ARAPLARA SATILAN KAPİTALİZM SİMGESİ: CHRYSLER BİNASI

T

ürk Hava Yolları’nın(THY), yolcu sayısı bu yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 24.3 milyona ulaştı. Türk Hava Yolları’nın Kamu Aydınlatma Platformu’na yaptığı özel durum açıklamasında, Ortaklığın Ocak-Eylül 2011 dönemine ilişkin trafik sonuçlarına yer verdi. Buna göre, yolcu sayısı Ocak-Eylül 2010 döneminde 21.9 milyon iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 11 artışla 24.3 milyona ulaştı. Söz konusu dönemde dış hatlarda business/comfort class ve dıştan dışa transfer yolcu sayılarında da Ocak-Eylül 2010 dönemine kıyasla sırasıyla yüzde 26.3 ve yüzde 18.5 artış sağlandı. Yolcu doluluk oranı 1.7 puan azalışla yüzde 72.6 olarak gerçekleşti. Arz edilen koltuk kilometresi (AKK), Ocak-Eylül 2010 döneminde 48.2 milyar iken, 2011 yılının aynı döneminde yüzde 24.3 artarak 60 milyara yükseldi. Ücretli yolcu kilometresi (ÜYK), Ocak-Eylül 2010 döneminde 35.8 milyar iken, 2011 yılının aynı döneminde yüzde 21.3 artarak 43.5 milyara çıktı. Konma Sayısı ise Ocak-Eylül 2010 döneminde 180 bin 616 iken, 2011 yılının aynı döneminde yüzde 9.9 artarak 198 bine 431 ulaştı. Kargo-Posta geçen yılın ilk 9 ayında 227 bin 714 ton iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 22.5 artışla 278 bin 916 tona yükseldi.

Ankara, ANKA

ABD’de ve tüm dünyadaki prestijli şirketlerin ofis kapmak için yarıştığı ve 78 sene sonra bir Arap firmasına satılan kapitalizmin simgelerinden Chrysler Binası’nın hikayesini sizler için derledik.

D

ünya’nın 21. en yüksek binası olan 70 katlı Chrysler Binası Art deco tarzındaki orijinal mimarisiyle New York şehrinin simgelerinden biri olarak 81. yaşını kutluyor. Manhattan’nın doğu tarafındaki Turtle Bay bölgesinde yer alan bina, 42. Cadde ile Lexington Caddesi’nin kesiştiği noktadan yükseliyor. 319 metre yüksekliğe sahip olan gökdelen, açılışından 11 ay sonra tamamlanan Empire State Binası onu geçene kadar, dünyanın en yüksek binası unvanına sahipti. 1973’te Dünya Ticaret Merkezi’nin inşasıyla New York’taki en yüksek üçüncü bina konumuna gelen Chrysler Binası, 11 Eylül 2001 saldırıları sırasında Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılmasının ardından tekrardan şehrin en yüksek ikinci binası oldu. Aralık 2007’de Bank of America Kulesi’ne antenin de eklenmesiyle 365,8 metreye yükseldiğinde, Chrysler, tekrar şehrin en yüksek üçüncü binası oldu. Bu arada 2007’de açılan New York Times Binası da Chrysler Binası ile aynı yüksekliğe sahip.

Art Deco mimarlık alanındaki klasikleşmiş örneklerden birisi olarak gösterilen Chrysler Binası, birçok çağdaş mimar tarafından New York’taki en güzel binalardan birisi olarak nitelendirilir. 2007 yılında AIA tarafından yayımlanan Amerika’nın Favori Mimarlık Listesi adlı listede dokuzuncu sırada yer aldı. Her ne kadar bu gökdelenin bir kısmı Chrysler Şirketi’nin ofisleri olarak 1930 yılında 1950’li yılların ortasına kadar kullanılmışsa da binanın inşaatında şirketin hiçbir rolü olmamıştır. Walter P. Chrysler inşaatın tüm masraflarını şahsi olarak karşılamış ve bu binayı çocuklarına bırakmayı amaçlamıştı. New York’un filmlere malzeme olan ticaretin simgelerinden sayılan bu meşhur gökdelen Abu Dhabi Investment Council’a 2008’de 800 milyon dolara satıldı. Bu arada New Yorklular, şehirlerinin en önemli ikonlarından birinin yabancılara satılmasına tepki gösterdikleri kadar Boston, Washington ve San Francisco gibi diğer büyük eyaletlerinden de bu önemli Amerikan simgesinin yabancılara satışına yönelik büyük tepkiler yükselmişti.


K asim 2011

29

Vergisel Açıdan Şirket Türleri ve LLC’ler A

merika Birleşik Devletleri’nde vergisel açıdan kabul edilen belli başlı kurum türleri, corporation, partnership veya şubelerdir (branch). Aslında yasal olarak kurulabilecek pek çok şirket türü olmasına rağmen, vergi kanunları yönünden bir şirketin sadece corporation, partnership veya yok sayılan kurumlar (disregarded entity) olarak sınıflandırıldığını görmekteyiz. Branch yani şubeler yok sayılan kurumlar (disregarded entity) ile benzer vergisel özellikler göstermektedir.

yani şahıs şirketi gibi kabul edilirler. Tek ortaklı LLC’ler vergisel açıdan disregarded entity yani yok sayılan kurum kabul edilir. Dolayısıyla, örneğin bir veya birden fazla kişinin sahibi olduğu bir LLC’nin gelir ve giderleri, vergi sınıfı seçimi yapılmamışsa, bu kişi veya kişilerin Form 1040’ının Schedule C kısmında IRS’e bildirilir. Bu durumun dezavantajı, LLC’den herhangi bir kar dağıtımı olmasa dahi, LLC’nin gelirlerinin, sahibi olan kişilerin vergi formunda o yıl içerisinde vergilendirilmesidir. Yani, LLC’ler karlarını yatırım veya başka ticari amaçlarla kullansa dahi, ortakları bu karları IRS’e bildirmekle yükümlüdürler.

Bir kurumun vergi sınıfı, kurumun ve ortaklarının nasıl vergilendirileceğini belirlediği için çok önemlidir. Bazı kurumlar vergi sınıflarını seçebilme hakkına sahiptir. Ancak, örneğin, corporation olarak kurulan şirketler otomatik olarak corporation statüsündedir ve vergi sınıfını seçebilme hakkı bulunmamaktadır.

Tek ortaklı LLC’ler için ayrı bir vergi formu gönderilmez. Ancak, birden fazla ortaklı LLC’ler için Form 1065, U.S. Return of Partnership Income formunun gönderilmesi gerekmektedir. Bu formun yanı sıra, tüm ortaklar için Schedule K-1 hazırlanması da gerekmektedir.

Vergi sınıfı seçimi kurallarına “checkthe-box elections” adı verilmektedir. Vergi sınıflarını seçebilen kurumlar corporation, partnership veya yok sayılan kurum (disregarded entity) şeklinde vergilendirilmeyi tercih edebilirler. Vergi sınıfının seçimi Form 8832 aracılığıyla yapılmaktadır.

LLC’ler vergi sınıfı seçimi yapılarak, vergisel açıdan corporation’a dönüştürülebilir. Bu seçim Form 8832 ile yapılmaktadır. Seçimden sonra şirketin karları ortaklarının vergi formlarına aktarılmaz. Dolayısıyla, şirketin karları ile yatırım yapmak veya başka ticari amaçlarla kullanmak isteyen kişilerin corporation statüsünü gözden geçirmesi gerekebilir.

Vergi sınıflarını seçmeyen kurumlar ise varsayılan vergi sınıflarına göre vergilendirilmektedir. Varsayılan vergi sınıflarına göre Amerika’da kurulan: »» Tek ortaklı kurumlar yok sayılan kurum (disregarded entity); »» Birden fazla ortaklı kurumlar ise partnership şeklinde vergilendirilmektedir. Bu yüzden bir kurumun yasal statüsü vergi sınıfını belirlememektedir. Yasal açıdan partnership olarak kurulan LLC’lerin ortakları, şirket borçlarından bir kurum, corporation şeklinde verg- dolayı koydukları sermaye ile sorumilendirilmeyi seçebilmektedir. ludurlar. Ayrıca, LLC’ler gelirlerini ortaklarına aktarırlar. Dolayısıyla, vergi sınıfı seçimi yapılmadığı sürece, Limited Liability Company’lerin LLC’lerin gelirleri corporation’lardaki gibi (“LLC”) Vergilendirilmesi iki kez vergiye tabi tutulmaz. Ortaklar, LLC’ler 1977 yılında Wyoming’in ilk LLC’lerden elde ettikleri kar veya zararı LLC kanununu kabul etmesiyle, şirket kendi vergi formlarında IRS’e bildirirler. türleri arasına katıldı. Diğer eyaletlerin Yani, LLC’ler federal vergi ödemezler. Wyoming’i takip etmesiyle, şu anda büt- Ancak, bazı durumlarda eyaletlere vergi ödenmesi gerekebilir. ün eyaletlerde kurulabilir hale geldi.

LLC’ler federal vergi kanunları ve şirket sahiplerinin seçimine göre corporation, partnership veya branch olarak vergilendirilmektedir. Ancak, bazı eyaletler LLC’leri federal vergi sınıfı ne olursa olsun corporation olarak vergilendirmektedir. Varsayılan vergi sınıfı kurallarına göre iki ve daha fazla ortaklı LLC’ler partnership şeklinde vergilendirilmektedir. Tek ortaklı LLC’ler ise sole proprietorship

Corporation statüsüne geçmeyen LLC’lerin ortakları, self-employed yani serbest meslek sahibi gibi kabul edilir. Çalışan olarak kabul edilmedikleri için vergi ve social security kesintilerine tabi değillerdir. Ancak, LLC’lerden aktarılan gelirlerini hesaplayarak, bu gelirler üzerinden estimated tax öderler. Ayrıca, Form 1040’larına Schedule SE eklemek ve self-employed tax ödemek zorundadırlar.

Bu yazı, Çağrı Kılınç tarafından Yeni Hayat Gazetesi için hazırlanmıştır. Çağrı Kılınç Amerikan Vergisi adlı danışmanlık firmasının sahibidir.

ABD 36 East 20th Street New York, NY 10003 Tel: 212.387.0600 - Faks: 212.420.7699 Sahibi Akbulut Hukuk Bürosu Adına (Publisher): Av. J. Cahit Akbulut Yayın Danışmanı (Publishing Advisor): Veli özdemir Genel Yayın Yönetmeni (Editor-in-Chief): Can Kamiloğlu Haber Koordinatörü (News Coordinator): Haldun Armağan Yazı İşleri Müdürü (Editor): ömür üzelce Görsel Yönetmen (Art Director): Emre Emirgil

İdari Müdür (Managing Editor): Hasan Akbulut İdari Koordinatör (Managing Coordinator): Av. H. Mine Gür Reklam Müdürü (Advertising Manager): Salih Akbulut İstanbul Temsilcisi (Istanbul Representative): Arda Sayıner Haber Araştırma (Exclusive News Editor): Adnan Onaran Fotoğraf Editörü (Photo Editor): Hüseyin Tuncer

Sorularınız İçin: soru@yenihayatgazete.com Görüş ve önerileriniz: editor@yenihayatgazete.com Abonelik: abone@yenihayatgazete.com Website: www.yenihayatgazete.com

TüRKİYE Cinnah Caddesi No:11/5 Kavaklıdere ANKARA İçerik (Content): ANKA Haber Ajansi - ANKA News Agency


K asim 2011

Cemİl özyurt

30

Seçmende Para, ABD’de Bu Sistem Olduğu Sürece, Çok Soykırım İddiaları İle Uğraşırız

ETNİK LOBİLERİN POLİTİKA ÜZERİNDE GÜCÜ Bir göçmen ülkesi olan ABD’de etnik lobi gruplarının doğuşu göçmenlerin ülkeye gelişlerinin yoğunlaştığı 19. yüzyılda başladı. Kuşkusuz bugün ülkedeki en eski ve etkin lobilerden biri de İrlanda lobisi. Ancak etnik lobi gruplarının gücü 1970’lerden sonra daha etkin olarak göze çarptı. American Israeli Public Affairs Committee (AIPAC), 1948 yılında kurulan İsrail devletinin ABD tarafından tanınmasında etkin rol oynadı. Halen ülkenin en etkin lobisi olan Yahudiler, İsrail politakalarının Amerikan hükümetine kabulünde önemli bir rol üstleniyor. Bir diğer etkin gruplardan Yunan lobisi 1974’te yaptığı çalışmalarla Kongre’nin Türkiye’ye askeri yardım kararının önüne geçti. Türkiye’ye uygulanan ambargonun arkasındaki bu lobi gücüydü. The American Hellenic Institute Public Affairs Committee (AHIPAC) o yıllarda yaptığı lobi faaliyeti ile Kıbrıs konusunda Türkiye üzerinde Amerika’nın baskı kurmasını sağladı. Küba Amerikan lobi grubu da Castro üzerinde Amerika’daki Kübalıların en büyük kozu oldu. The Cuban-American National Foundation (CANF) tarafından yürütülen çalışmalarla Kübalılara yönelik TV ve radyo yayınları başladı. Seslerini daha gür şekilde duyurma imkanları oldu.

ERMENİ SOYKIRIM ENDÜSTRİSİ Amerika’daki en güçlü lobilerden biri de hiç kuşkusuz Ermeni lobisi. Ermeni Soykırımı iddialarının Kongre tarafından kabul edilmesi yönünde çaba harcayan Ermeni organizasyonlardan oluşan lobi, Amerikalı politikacılar için de ciddi bir finansal destek anlamı taşıyor. Türk Amerikan toplumu her yıl Nisan ayı yaklaşırken, Ermeni soykırım iddialarının ısındırılmasıyla da Türk tezini destekleyen Kongre üyelerini, Ermeniler de kendi tezlerini destekleyenleri maddi anlamda destekliyor. Türk tarafında hali hazırda Turkish American Heritage PAC, Turkish Coalition California, Turkish Coalition New Jersey PAC ve Turkish Coalition USA PAC olmak üzere dört PAC Kongre üyeleri için bağışları organize ediyor. Ermeni organizasyonlarından politikacılara maddi destek veren sekiz ayrı PAC var. Bunlar, Armenian American PAC, Armenian American Public Affairs Committee, Armenian American Republican Council, Armenian Americans Legis Issues Committee, Armenian National Committee, Armenian-Amer Businesses/Better America ve Southern California Armenian Democrats olarak sıralanıyor. 1994 yılından beri seçim kampanyalarında para toplayıp kendi fikirlerini savunan politikacılara bağış yapan Ermeni grupların aradan geçen 20 yılı yakın zamandır yaptıkları bağış toplamı 1 milyon doların biraz üzerinde. Hangi grubun ne kadar bağış yaptığını aşağıdaki listede görebilirsiniz. Armenian American PAC 671 bin dolar, Armenian American Public Affairs Committee 11,250 dolar, Armenian American Republican Council 29,200 dolar, Armenian Americans Legis Issues Committee 41,000 dolar Armenian National Committee 292,733 dolar, Armenian - Amer Businesses / Better America 1,650 dolar Southern California Armenian Democrats 800 dolar

LOBİCİLER Ermeni kurumları asıl parayı ise lobi şirketlerine harcıyor. Armenian Assembly of America lobby faaliyetleri için yılda 1998 - 2011 yılları arasında lobi faaliyetleri için 3 milyon dolar, Armenian National Committee of America son 3 yılda 190 bin dolar lobi faaliyetleri için para harcadı. Türkiye’nin de hükümet kanalıyla her yıl milyon dolar üzerinde lobi şirketlerine para harcadığı bilinen bir gerçek. Peki lobi ve politikacılara harcanan paralar nereye kadar devam edecek? Türkiye’nin yerini haritada gösteremeyen, değil 1915’i 2011 Türkiye’sinden bile haberdar olmayan politikacıları nereye kadar destek verilecek? İş bir Kongre üyesini eğitmekle de bitmiyor. Kongre üyelerini Türkiye’ye alıp götürmek, gezdirmekte yeterli değil. Bir sonraki seçimde seçimi kaybederse, yeni seçileni aynı şekilde eğitmek için para harcamak gerekiyor. Mesela 2008 seçimlerine 80 üyeyle giren Türk dostluk grubuna üye kongre üyelerinden 9’u değişik sebeplerle Kongre’ye tekrar gelemedi ve sayı 71’e düştü. Ekim 2009’da Türk dostluk grubuna üye olan Kongre üye sayısı 100’e ulaştı. Şu an sayı 125’i bulumuş durumda. Bu işin içinde olanlar, ‘’Bu işin kuralı bu. Tezlerinin desteklenmesini istiyorsan, başka yol yok,’’ diyecektir. Amerika’da politik alandaki önemli bir kesimin, Türkiye’nin dostluğu, stratejik ortaklığı, değerinin umurunda olduğunu düşünmüyorum. Düşündükleri tek şey, Türk toplumundan alabilecekleri maddi yardım. Öyle olmasa şu an Dışişleri Bakanı koltuğundaki Hillary Clinton 2008 seçim döneminde hem Ermenilere, hem Türk toplumuna mavi boncuk dağıtır mıydı? İçlerinde samimiyetine inandıklarım ve bildiklerim var ancak bunlar azınlıkta. Bizzat Kongre’de röportaj yaptığım bir Kongre üyesinin cahilliği karşısında çok şaşırmıştım. Türk dostluk grubuna yeni katılmış bir üyeyle röportaj yapıyordum. Kendisine soykırım iddialarını ilk nasıl duyduğunu ve neden Türk dostluk grubuna dahil olduğunu sordum. Konuyla hiç ilgisi olmayan ve Türkiye’nin NATO üyeliğinden ve coğrafi konumundan bahsetmeye başlayan bir cevap verdi. Ben soruyu tekrarladım, o yine başka konulardan bahsetti. Sonra da imdadına özel kalem müdürü yetişip durumu toparladı. Sonra anladım ki ne 1915’ten, ne Osmanlı’dan, ne de iddialardan haberdar. Olması da gerekmiyor belki. Türk toplumunun kendi içinde çözmesi gereken çok daha önemli sıkıntıları var. Hala yetişen ikinci ve üçüncü neslin gidebileceği okullar yok. (Fethullah Gülen Hareketinin okulları dışında) Yeni gelenlere iş, kalacak yer, yol gösterecek kurumsallaşmış birimlerimiz yok. Başı dara düşenlere, cenazesi ortada kalanlara, hapise düşenlere yardım eli uzatacak bir fonumuz yok. Küçük girişimcilere, eğitim görüp harçlarını yatıramayan master, doktora öğrencilerine finansal destek sağlayacak organizasyonlarımız yok. Derneklerimizin pek çoğunun maddi gücü, etkisi ve foksiyonu yok. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin, Amerika’daki Türk toplumunun ihtiyaçlarına farklı alternatifler geliştirmesi şart. Türk Amerikan toplumunun bu kadar sıkıntı ve derdi varken zamanını, enerjisini, parasını sadece Ermeni soykırım iddiaları üzerine kurulu bir endüstriye harcaması ne kadar doğru bir karar bilmiyorum.

Politikacılara En Çok Bağış Yapan 20 Organizasyon (1989-2010 ) Organizasyon / Toplam 1989-2010 / Demokrat % Cumhuriyetçi %

1. ActBlue / $52,572,081/ 99% / 0% 2. American Fedn of State, County & Municipal Employees / $45,238,103 / 94% / 1% 3. AT&T Inc / $41,314,444 / 45% / 54% 4. National Association of Realtors / $39,717,410 / 47% / 49% 5. National Education Assn / $36,312,895 / 81% / 5% 6. Service Employees Int. Union / $36,043,789 / 77% 2% 7. American Assn for Justice / $33,983,671 / 89% / 8% 8. Intl Brotherhood of Elect.Wrkrs / $33,476,655 / 97% / 2% 9. Laborers Union / $31,335,267 / 89% / 7% 10. American Federation of Teachers / $31,023,603 / 90% / 0% 11. Teamsters Union / $30,632,309 / 89% / 6% 12. Carpenters & Joiners Union / $30,523,437 / 86% / 9% 13. Communications Workers of US / $29,468,934 / 95% / 0% 14. American Medical Assn / $27,431,405 / 39% / 59% 15. United Auto Workers / $27,108,182 / 98% / 0% 16. United Food&Commercial Wrkrs U / $26,788,209 / 93% / 0% 17. National Auto Dealers Assn / $26,664,992 / 32% / 67% 18. Machinists&AerospaceWrkrs Union / $26,407,374 / 98% / 1% 19. United Parcel Service / $24,505,222 / 37% / 62% 20. American Bankers Assn / $24,190,464 / 39% / 60% Based on data released by the FEC on April 25, 2011. Kaynak: Center for Responsive Politics, opensecrets.org

Toplam Lobi Harcamaları 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011

$1.44 $1.44 $1.56 $1.64 $1.82 $2.04 $2.17 $2.43 $2.62 $2.85 $3.30 $3.49 $3.51 $1.65

Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion Billion

Kaynak: Center for Responsive Politics, opensecrets.org

Yıllara Göre Lobici Sayısı * 1998 10,406 1999 12,943 2000 12,542 2001 11,844 2002 12,129 2003 12,923 2004 13,166 2005 14,077 2006 14,535 2007 14,872 2008 14,205 2009 13,706 2010 12,967 2011 11,607 Kaynak:Center for Responsive Politics, opensecrets.org

Twitter’dan takip etmek için @cmlzyrt


Yeni Hayat Gazetesi, Kasım 2011, Sayı 7  

Yeni Hayat Gazete, Kasım

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you