Page 1


SÖZCÜKLERLE DANS

TERAKKİ VAKFI OKULLARI


TERAKKİ VAKFI OKULLARI “SÖZCÜKLERLE DANS” (Öğrenci Şiirleri) ISBN 978-975 93489-5-3

7. Baskı MART 2019

Baskı/Cilt Bilnet Matbaacılık ve Yayıncılık A.Ş. ® Terakki Vakfı Ebulula Mardin Cad. Öztürk Sok. No:2 34335 - Levent / İstanbul T. 0212 351 00 60 (pbx) F. 0212 351 00 50 www.terakki.org.tr

Bu kitabın yayın hakkı Terakki Vakfı’nındır. İzinsiz hiçbir biçimde çoğaltılamaz ve alıntı yapılamaz.


“SÖZCÜKLERLE DANS”

TERAKKİ VAKFI OKULLARI


SEÇİCİ KURUL Turgay Fişekçi Ertan Mısırlı Altay Öktem Cenk Gündoğdu Küçük İskender (Jüri Başkanı)


ONUR ÖDÜLÜ

Şükrü ERBAŞ


6


AĞARAN BİR SUYUM Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı Kadınlar gittikçe daha güzel Güneş daha hızlı adımlıyor gökyüzünü Sular daha soğuk rüzgar daha serin Eskiden her konuda konuşurdum istekle Bir geniş gülümsemeyle dinliyorum şimdi Büyük yapılar ışıklı çarşılar bitti Ara sokaklara salaş kahvelere gidiyorum Kurtulmak için çırpındığım çocukluğu Yeniden öğreniyorum çocuklardan şaşarak Bütün sesler çın çın bir yalnızlık oluyor İçimden geçenleri söyledim sanıyorum Birisi bir şarkı söylemesin kederle Tenimde bir titreme kirpiklerimde buğu Kısa söz basit eşya kedi sevgisi Aktıkça ağaran bir suyum zamanın ırmağında Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı Kadınlar daha güzel kadınlar daha uzak… ŞÜKRÜ ERBAŞ

7


8


ŞÜKRÜ ERBAŞ 7 Eylül 1953 tarihinde Yozgat’ta doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Yozgat’ta yaptı. Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümünden mezun oldu (1978). Toprak Mahsulleri Ofisi’nde memurluk, yöneticilik yaptı ve bu kurumdan emekli oldu. 1984 yılında Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı. Edebiyatçılar Derneğinde yöneticilik yaptı. Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. “Yolculuk” adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atıf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, “Dicle Üstü Ay Bulanık” şiir kitabıyla 1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, “Üç Nokta Beş Harf” şiir kitabıyla 2002 Ahmet Arif şiir ödülünü ve “Gölge Masalı” adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı. Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini “İnsanın Acısını İnsan Alır” (1995) ve “Bir Gün Ölümden Önce” (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş’ın, “Gülün Sesi Gül Kokar” (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır. Eserleri Küçük Acılar (1984), Aykırı Yaşamak (1985), Yolculuk (1986), Kimliksiz Değişim (1992), Bütün Mevsimler Güz (1994), Dicle Üstü Ay Bulanık (1995), İnsanın Acısını İnsan Alır (1995), Kül Uzun Sürer (1996), Gülün Sesi Gül Kokar (1998), Bir Gün Ölümden Önce (1999), Derin Kesik (1999), Üç Nokta Beş Harf (2001), Sarkacın Kalbi (2002), Yalnızlık Heceleri (2003), İnsan Sevmezse Ölür (Seçmeler, 2004), Gölge Masalı (2005), Unutma Defteri (2007), Bağbozumu Şarkıları (2012), Pervane (2015), Yaşıyoruz Sessizce (2016) 9


Şiirleri: Acı İlişki, Ağaran Bir Suyum, Aykırı Yaşamak, Denizin Ayrıcalığı, Kar Yağışı, Kimse Temizim Demesin, Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun, Koşaradım, Küçük Acılar, Ömür Hanımla Güz Konuşmaları, Üç Nokta, Yolculuktan Ödülleri: •

1987 Ceyhun Atıf Kansu Şiir Ödülü

1996 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü

2002 Ahmed Arif Şiir Ödülü

2005 Ömer Asım Aksoy Şiir Ödülü

2012 17. Altın Portakal Şiir Ödülü

10


TERAKKİ VAKFI OKULLARI 19. ŞİİR FESTİVALİ 2019 “GÖKYÜZÜ ” TEMALI ŞİİR YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME RAPORU Terakki Vakfı Okulları 2019 yılı kapsamında tematik koşullu liseler arası şiir yarışmasına bu yıl İstanbul’daki 28 liseden 87 öğrenci şiir gönüllüsü olarak katıldı. Terakki Vakfı Okulları da 25 öğrencisiyle ayrı bir kategoride değerlendirilmek üzere bu festivaldeki yerlerini aldı. Her yıl farklı bir tema üzerine yoğunlaşan öğrencilerin bu kere ele aldıkları konu “Gökyüzü ”idi.. Şiiri düşünen, yazan, okuyan, araştıran, sahip çıkan tüm öğrencilerimizi ve eğitimcilerimizi kutluyoruz. Liseler arası ve Terakki Lisesi başlıkları altında ayrı ayrı incelenen şiirler ilk üç sırayı paylaşabilmeleri için değerlendirildi. Biz jüri üyeleri, ürünlerini cesaretle paylaşan tüm şair ve şiir okuru adayları şiirin içerdiği hassasiyetle kucaklıyor, geleceğinin inşasında şiirin ciddi sorumluluğu olduğunu fark ettiklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. 10 Şubat 2019 itibariyle oy çokluğu sistemiyle uzun ve titiz çalışmalar sonucu verilen karar doğrultusunda derecelendirmeler aşağıda belirtildiği gibidir.

11


LİSELER ARASI YARIŞMA Birincilik Ödülü, Dünyasının genişliği, anlatım dilinin taşıdığı zengin özellikler nedeniyle Senanur Altıok / Gökyüzüne Kadar Yolunuz Varmış/ Mehmet Rauf Anadolu Lisesi İkincilik Ödülü, taşıdığı insani özün güçlülüğü nedeniyle: Sena Nur Tuç/ İstizah/ VKV Özel Koç Lisesi Üçüncülük Ödülü, hayal gücünün zenginliği nedeniyle: Furkan Özdemirkan/ Bir Gökyüzü Çizerken Mavi Kalemi Unutmak/ Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Övgüye değer şiirler ise ustalıklı anlatım dilleri nedeniyle Alperen Demir/ Kan Yağdırmak/ Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ve Gökalp Hasputçu/ Bulut ve Sen Diyarı/ Özel Darüşşafaka Lisesi diye sıralanabilir. TERAKKİ LİSESİ ŞİİR YARIŞMASI Birincilik Ödülü, gökyüzü temasını evrensel ve düşünsel bir şiire taşıyabilmesiyle Zeynep Saravin, Mort Loin İkincilik Ödülü, olgun anlatımı ve hayata bakışındaki berraklıkla/ Nazlıcan Uzuner, Yaşamanın Kör Adı Üçüncülük Ödülü, kısa lirik bir şiirde temayı başarıyla işlediği için/ Aslınur Kavuncu, Kadın Övgüye değer şiirler ise başarılı fantezi dünyaları nedeniyle Zeynep Başeğmez, Mitolojik Karamsarlık ve Arın Kamber, Bir Golkonda İması diye sıralanabilir. SEÇİCİ KURUL -Turgay Fişekçi -Ertan Mısırlı -Altay Öktem -Cenk Gündoğdu -küçük İskender (Jüri Başkanı) 12


13


14


TERAKKİ VAKFI OKULLARI “SÖZCÜKLERLE DANS” 19. ŞİİR FESTİVALİ “GÖKYÜZÜ” TEMALI ŞİİR YARIŞMASI KATILAN OKULLARIN ADLARI 1. ÖZEL NOTRE DAME DE SİON FRANSIZ LİSESİ 2. TED İSTANBUL KOLEJİ VAKFI ÖZEL LİSESİ 3. ÖZEL ENKA OKULLARI 4. MEHMET RAUF ANADOLU LİSESİ 5. ZİYA KALKAVAN MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 6. BEYOĞLU AYŞE EGE MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 7. AYŞE EGE ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ 8. ETİLER MESLEKİ TEKNİK ANADOLU LİSESİ 9. ÇAPA FEN LİSESİ 10. ÖZEL SAİNTE BENOİT LİSESİ 11. ÖZEL CEVİZLİBAĞ DOĞA ANADOLU LİSESİ 12. ALKEV ÖZEL ANADOLU LİSESİ 13. MALTEPE UĞUR ANADOLU LİSESİ 14. MİMAR SİNAN ÖZEL FEN LİSESİ 15. BEŞİKTAŞ UĞUR TEMEL LİSESİ 16. BEŞİKTAŞ KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 17. ÖZEL SAİNT JOSEPH FRANSIZ LİSESİ 18. ÖZEL DARÜŞŞAFAKA LİSESİ 19. VKV ÖZEL KOÇ LİSESİ 20. KÜÇÜKYALI ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ 21. ÖZEL HALKALI ATAKENT DOĞA ANADOLU LİSESİ 22. SARAYBOSNA MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 23. ÖZEL GALİLO GALİLEİ İTALYAN LİSESİ 24. HALKALI MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 25. SABANCI 50. YIL ANADOLU LİSESİ 26. ÖZEL KÜLTÜR 2000 FEN LİSESİ 27. BEYLİKDÜZÜ BEŞİR BALCIOĞLU ANADOLU LİSESİ 28. FMV ERENKÖY IŞIK LİSESİ

15


ÖDÜL ALAN ŞİİRLER

16


Birincilik Ödülü

Senanur Altıok Mehmet Rauf Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE KADAR YOLUNUZ VARMIŞ Kapılar çarpıldı Sarsılmanın etkisi ile Hakaret dolu cümleler döküldü o sır tutan kapılardan Bedenimin içine bir canavar eklediler bu evde. Konuştum arkadaş oldum onunla Adı duvarmış. Dilsizdi galiba Tepkisiz kalarak öğretti bana Duygularımı nasıl kaybedeceğimi Elimde pamuk şeker ile savaşırım sandım evimin yetimhanesinde Süt dişlerimi çenemi sıkmaktan kırdım. Göğüs germekle, baş etmekle olmuyordu anladım. Bir kabustan uyanır gibi Terleten inen göğüs kafesime karşın Selamladım güneşi Titreyen ellerimle gökyüzünü avuçladım Ve bağladım bulutları ipin ucuna Rüzgar değse uçarmışım ben Öyle derledi Aç gözlerini ve direneyim bu sis tabakasına Dokunduğum her şey kururmuş benim Bulutlar bu sefer bereket saçtı dünyaya Küçük pembe kabarık eteğime takıldım. Elimdeki pamuk şeker düştü bir evin pencere önü saksısına Bir menekşe nasıl kaktüs olabiliyordu anlatayım mı sana? O benim gibi direnebilir miydi o toprağa? Sen varsan direniş vardı dünyamda 17


Sen gidince tüm kuşlar kanatlarını dinlendirmiş. Kalbinin penceresi varmış Perdeleri kapatırsan tüm kuşlar uyurlarmış Sen bana hiç mavi olmayı sevmeyen Sen benden yıldızlarını esirgeyen Güneş evime girecek olsa bana şifa diye, Engelleyecek olan gökyüzüymüşsün. Şimdi kafesimden çıksam elli dokuz kanat çırpışta yanındayım Sesini özledim, şimşek çakar mısın? Son kez Gözünden yaş gelircesine gülen gözlerin. Hani yağmurların nerede? Dilek tuttum dün Yıldızların hasta mıydı? Güneş kafesime doğunca Sen beni ateşe atmazsın sandım Baban her gün o mutfakta içindeki suyu kaynatan tencereymiş. Ateşi ateşle korkutamazlarmış anlayamamış Benim küçük kalbim uzun zamandır cenaze eviymiş Ve sen her nefes alışında cenaze evindeki ağıt bitmiş Babam ona olan kırgınlığımın üstünden atlayarak geçmiş Bu yüzden kısa kalmışım Sen sana olan sevgimin üstüne basarak geçmişsin Bu yüzden kaburgalarım kalbime batmış Buradan gökyüzüne kadar yolunuz varmış Böyle adamlar iyi adamlarmış, hadi oradan! Kıyametler kopalı aylar oldu Elini elimden çektiğinden beri Bu dünyada martılar uçmaz olmuş. Nefes alışların bir çocuğa kahkaha attırmış Sen beni güneşle ağlatırsın 18


Kuşlar ölürken boynunu kalbine eğermiş Boynum bükülüyor peki ya neden? Madem sen konuşmayacaksın, şimşeklere doğru mu kanat çırpsam? Ve bir serçe düştü kaldırıma Sana gelmek bir dakika otuz beş saniyeymiş Benim yolumun yarısı Bileklerim ağrımış ama en çok, kanat çırpmaktan yorulan kalbim Sen gidince canımı acıtırlarmış Sen gidince sapanlar nişan alırmış beni Kalbinin pencereleri üzerime patlamış Kaktüsü karanlığa mahkum edip büyürsün sen demişler Bir çiçekten güneşi nasıl mahrum ederler? Kuşlar kanatlarını hiç dinlendirmemiş Çok sevince seni bulup vururlarmış Öldüğüme üzülmüyorum, ama şu serçeyi sen nişan almasaymışsın Öldüğüme üzülmüyorum ama şu kaktüsü sen karanlıkta bırakmasaymışsın Böyle adamlar büyük adamlarmış Dağ dağa kavuşmuş da kuş gökyüzüne Ömür boyu kavuşamamış Bir çiçek insanlara diken olmayı hiç kabullenememiş Küçük kız çocuğu gökyüzündeki yıldızları sayarken Göğsündeki sıfatsız ağrı Elindeki pamuk şekeri ile Kocaman kadın olmuş Bir kız çocuğu kan ter içinde ‘Serçem ‘ diye uyandığında kocaman bir kadın olmayı hiç aklından geçirmemiş Bir kabus hiç bu kadar korkutucu olmamış

19


İkincilik Ödülü

Sena Nur Tuç VKV Özel Koç Lisesi

İSTİZAH parmaklıkların ardından nasıl görünür gökyüzü ya da ıslak yorganların altından nasıl seslenir kuşlar bir çocuğun yanağında saklanmış bulutlar hangi savaşı durdurur ya da kimin kefeni olur hiç giyilmemiş çoraplar nereye götürür şimdi o trenler Üst üste yığılmış bedenleri ya da yolun sonu niçin (kırmızı fosforluyla çizilmiş) şakaklara benzer hangi dilde dua etmelidir müstakil ruhlar tanrının haritada gösterimi nasıldır ya da ne zaman konuşur cenaze törenleri -aydınlıkta20


Üçüncülük Ödülü

Furkan Özdemirkan Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi

BIR GÖKYÜZÜ ÇIZERKEN MAVI KALEMI UNUTMAK bir gökyüzü çizmeye nerden başlanır? aklımdaki derin soluk mavi iki yakamdan tutuyor, bak kardeşim, burası derbederler meclisi oysaki kimse kimseyi tanımıyor yalnız amaçları bir kim attı ortaya bu palavrayı aynı gökyüzü altında bir direnişmiş öyleki, yazmıyor manşetler artık çikolata tarlalarındaki çocuk işçileri “para etmiyor” buymuş niteliği, medyadaki haberin bırak kardeşim romantizmi, senin gördüğün mavi gökyüzü herkese mavi değil! hatta, gel ortadoğunun içine düşelim de bir evin kapısını çalıp bir çocuk sevindirelim hadi tutalım şimdi o çocuğun elinden iki renk kalem verelim de eline bize bir gökyüzü çizsin ondan sonra gör bakalım hala gökyüzü ilk günkü gibi mavi mi? uçaklar, bombalar ve silahlar etrafında adım adım kan izleri 21


ki hâlâ, neresinden incelirse o kadar “modern” insan için mavilik “çağdaş”lar da biliyor ve anlıyoruz ki doğu’da kirlenen gökyüzü batı’dan gözükmezmiş yani, ayakları çıplak bu çocukların ve en büyük ortak yanları da bu! maalesef mavi bir gökyüzü değil hiçbir zaman öğretilemeyecek “ebeveynleri” tarafından ikinci bir dil ama iyi ki diyorum iyi ki almamışlar batı’nın “modern” ilmini yoksa nasıl ayıracaktık kötüyle iyiyi? gör artık, gör be kardeşim! bu çocukların yatağına diş perileri değil Azrail uğruyor her gece gerçekler için özür dilerim.. romantizm için çok var her çocuk bir gün tok yatarsa belki.. gökyüzünün de hiç eksiği yok amenna . farkındayız hepimiz ama keşke kafanı kaldırsan da görsen biraz, dünya daha çok eksik! yalnız, gökyüzünün maviliği ile olacak iş değil. 22


İzem Uludağ Özel Notre Dame De Sion Fransız Lisesi

DENİZDEKİ GÖKYÜZÜ Bizi kandırdığın o mavi gecedeki Çaresizlik türküleri Yarın kalmış namelerde sen, Tahta masamızda bir konyak şişesi Ağlar durur Kirletir ellerimizi Ben pis bir adamım gökyüzü Gözlerim yorgun, dudaklarım perişan Benim güzelliğim değil bu zamanda kalan, Benim ellerim değil bu beyazlar korkuyorum; Çirkin yalnızlığımla baş başayım Çelimsiz bir yaprak misâli Kurur gider sensiz insan tarafım Al benden götür bu sonbahara Bir gökyüzü ki Denizin gözlerinin en içine sinmiş O sensin gökyüzü Hüzün şarkılarında Biraz daha öldüğümüz

23


Ela Yılmaz Özel Notre Dame De Sion Fransız Lisesi

KAYIP RÜYALAR BÜROSU Ben küçükken Yıldızları sayardım uyumadan Yıldızları sayarken Adımı unutmuşum Yakası yırtık günlerde Lodos kokulu şiirler yazardım Kimse anlamaz Bir ben bilirim, bir rüzgâr Bütün sırlarımı fısıldadım Ay’a O da göz kırptı bana Odama sızdı ışığı Alıp kabuslarımın feneri yaptım Birlikte bol yıldızlı gecelerde Yıldızları saydık Bir bulut bastı rüyalarımı Yağmurlar aktı gözlerimden Alıştım penceredeki grilere Şimdi, Lavanta kokuyor yorganım Ellerimde unutulmuş bir şarkının ruhu Mırıldanıyorum sisli sabahlara Dört duvar arasına sıkışıyor En tanıdık sesler 24


Burnumdan hayallerim akıyor Siliyorum kolumun kenarına Tırnaklarımı beyazının sonuna kadar kesiyorum Ay da durduramıyor beni Karanlıkta kaybediyorum gözlerimi Her şey bitti derken Güneş ısıtıyor tenimi Sarı avuçları beni kucaklıyor Bulutlardaki mezarıma gömüyor beni Artık yinelenmiyor rüyalar Kayıp ilanları asın Dört bir yana Kayıp gittim yeni günlere

25


Alp İnegöl Özel Enka Lisesi

GÖKYÜZÜ Gökyüzü, anlat bana gökyüzü O yükseklikten nasıl gözüküyor dünya? Yeşil, sarı, kırmızı, senin rengin gibi gür bir mavi Buradaki kargaşaları, karışıklıkları görebiliyor musun? Bazen düşünüyorum da üzülüyor musun sen de? Benim şu an üzüldüğüm gibi İnsanların dünyayı bir çöplük gibi kirletmesinden, Temizlemen için sana güvenmesinden sıkıldın mı? Arabaların gazlarını solumaktan, Sigaraların dumanını tutmaktan, Yavaş yavaş sonsuzluğa doğru delinmekten gitmekten Yoruldun mu? Sıkıldın mı? Usandın mı? Ben sıkıldım,geceleri sana bakıp yıldızları, Gezegenleri görememekten yoruldum,usandım. İklim değişikliği yüzünden yaz kış yağmur yağmasından. Senin güzel yüzünü ve güneşi göremez oldum, Ey gökyüzü,dertlerim büyük ama çözümü için umudum küçük

26


Naz Yanıkoğlu Özel Enka Lisesi

GÖKYÜZÜ Bugün gökyüzünden bakıyorum dünyaya Çiçeklerin üzerindeki su taneleri belli olmuyor belki Ama Kız kulesi hala gözümün önünde Yıkanmış gözyaşlarıyla Bugün gökyüzünden bakıyorum dünyaya Karanlık mağaraların içi görünmüyor belki Ama üzerlerindeki yeşil örtü gözümü alıyor Bezenmiş gökkuşağıyla Bugün gökyüzünden bakıyorum dünyaya Sessizliğin ahengine bırakıyorum kendimi Sadece kuş cıvıltıları kulağımda Huzur veriyor bana Hep burda kalsam Burda görsem yeryüzünü Kargaşanın karanlığından uzak Saflığın beyazlıyla Güneşin en çok aydınlattığı yerden Bulutların üstünden Gökyüzünden

27


Gizem Bilen Özel Enka Lisesi

GÖKYÜZÜNDEKİ BULUTLAR Parlıyor bugün gökyüzü Her zamankinden de daha fazla Aydınlanıyor herkesin yüzü Tepelere baktıkça Biraz bakınca hemen seçiliyor Farklı şekilli beyaz bulutlar Her bulutun farklı bir hikayesi Farklı desenleri var Çimenlere uzanıp bulutları seyretmek Bana çocukluğumu hatırlıyor Buluttan çiçekler,filler,yapraklar Beni küçükken dinlediğim masallara götürüyor İşte tam da bu yüzden Çok severim ben gökyüzünü İçinde ne hikâyeler var kim bilir Belki bir gün anlatıp bizi de sevindirir

28


Arjin Acar TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi

GÖKYÜZÜ Ben umutlarımı Kaybettim gökyüzünde. Aradım, taradım, Bulamadım. Önce yağmur damlalarına baktım, Sadece hüzün varmış orada. Bu yüzden herkes şemsiye açarmış, Sağanak yağmurda, Sadece, üzülmekten korkmayanlar Islanırmış yağmurda, Çünkü bilirlermiş, Gökkuşağı hemen ardında. O yüzden gökkuşağına baktım, Mutluluk varmış sadece. Bu yüzden rengârenkmiş Herkesin bir parçası olsun diye. Bulutlara gittim ben de, Şöyle bir taradım gökyüzünü. Sadece özgürlük vardı, Uçsuz bucaksız özgürlük.

29


O özgürlüğün içinde Gökyüzünün esiriydi umutlarım. Arayışım bundandı belki de, Esarete olan kızgınlığım. Düşünüp taşındım. Neredeydi umutlarım? Rüzgârlara sordum, Uçup gitti fısıltım. Ah tabi ya! Şimdİ hatırladım! Bir kuşun Kanadında kalmıştı umutlarım.

30


Hatice Ekin Akpınar TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi

BÜYÜK İHTİYAÇ Başımızın üstü yeri Her şeyden daha mavi belki Turgut Uyar’ın şiiri Hepimizden özgür gökyüzü Bakınca yukarı görürüm Ne zaman kuyuya düşsem ona tutunurum Bazen güneşine bazen yağmuruna sığınırım Aldığım hayat dolu nefestir gökyüzü Bir zaman Nazım’a yasak olsa da Kimi zaman epeyce kararsa da Büyük gürültülerle bize kızsa da Vazgeçilmez dostumdur gökyüzü İçin sıkılırsa ona bak Hiç de değil göründüğü kadar uzak Tam göğüs kafesinde o mavi aşk Ne büyük ihtiyaçtır gökyüzü

31


Sude Kınık TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi

BULUT PARMAKLIKLAR ALTINDA Bulut parmaklıklar altında Bir kuşum Hava küre etrafımı sarmış Benim, bizim etrafımızı Hepimizin, denizin etrafını hava küre sarmış Nereye uçsam, nereye konsam Hava küre etrafımda Her hücrem, her tüyüm onun boyunduruğu altında Tüm ağırlığı ve basıncıyla Gökyüzüne bakıyorum Sonsuzluğa uzanan bir mavilik Özgürlük gibi bir gökyüzü Ey gökyüzü! Uçuyorum ey gökyüzü, ama yalnız sen bana izin verdiğin takdirde, senin belirlediğin yüksekliğe uçuyorum Yalnız senin belirlediğin sınırlara kadar uçuyorum Özgürlük mü gökyüzü? Gökyüzü bir yanılsama! Gökyüzü bir kafes, kuşları yutan Gökyüzü gerçekte mavi bile değil Maviyi yansıtıyor boşluklu molekülleri İllüzyon, kandırma, yalanlar! Gökyüzü yalan söylüyor, duysun herkes!

32


Gökyüzü bir yanılsama Saydamlığını gizler gökyüzü Mavi özgür olabilsin diye Kırmızı ışığı tutar, tutsak eder Mavinin özgürlüğünün bedeli kırmızının tutsaklığı Ve kuşlar kafeslerine bağımlı Kafesin sınırladığı parmaklıklar arasında uçarlar Buluttan parmaklıklar altında Biz, gökyüzünü sonsuzluğa uzanan bir mavilik biliriz Kendimizi de özgür

33


Rana Fikriye Ak TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi

SAKLI İçimi üşüten bir rüzgâr, Her defasında beni benden alan. Belki sisli bir İstanbul günü, Üzgün ve huzursuz Bir o kadar da güçlü ve yıkılmayan. Ya da güneşli bir Ege kasabası, Tüm güzelliklerin saklı olduğu, Umut ve neşe dolu, Karlı bir gün belki, Bir anda her şeyi silip attıran, Baş başa kalınan en güzel an. Sağanak yağan bir yağmur, Her çöküşün içinde yeniden doğuş, Hüzünle gelen tuhaf bir huzur. Bir de gökkuşağı, Her şeye rağmen ruhumu dimdik ayakta tutan. En güzeli gökyüzüsün sen! Bazen uçsuz bucaksız bir yokluk, Bazen de en büyük özgürlük, Öylesine benim Ama belki de değil.

34


Sena Lafçı Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi

GÖĞÜN YÜZÜ Zamanın akışına kapılmış Havanın sertliğine kapılmış İnsanların huzuruna bayılmış Göğün yüzü gibiydik seninle Bir kapalı, bir açık olduk Fırtına kopunca bozulduk Bulutlar çökünce yok olduk Göğün sert yüzü gibiydik Zaman aktıkça değiştik Yağmur yağınca serinledik İnsanların duygularında gezindik Göğün yüzü gibi değil miydik seninle

35


Senem Ekren Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi

GÖKYÜZÜNÜN ESIRI Sen benim kalbimdeki bir sızı Sen ki gözlerimdeki dinmeyen yaşın sebebi Çok sevmiştim seni oysaki Her gün bunu bile bile yaşamak mıydı? Yoksa hissederken kalbinin çarptığı her anı Silebilmek miydi tüm yaşananları Gökyüzünün esiri oldum ben Yalnızım ama içim dopdolu Umutsuz ve acımasız bu dünyaya doğmuşum çünkü Seni bile bile, seni seve seve… Kelimeler az kalır açtığın yarayı anlatmaya Anlatamam, anlaşamam, bir defa daha yaşayamam Aynı günde iki kez ölüşümü Yıllara sığdırıp yaşatamam Gün, ay, yıl geçip gitti Mevsimler aktı su gibi Güneşim doğup battı Ben yine ay ışığında, yine yalnız, yine bahtsız

36


Selamet Öztürk Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi

GÖKTEKI YILDIZ Yıldız kaydı gönlüme, sen olmadan Kar yağdı yüreğime, sen yağmadan Gökyüzüne baktım da bulutların karardı üstümde Beni bıraktığın gibi Kapkaranlıklar çöktü gönlüme Vurdum kendimi ıpıssız sahillere Karardı gönlüm, karardı gökyüzüm Derken seni suskun, yıllanmış bir bankta buldum Gül yüzlüm kararmış gönlünle baş başa seni Göklerde yıldız kalmadı, kaydı bir bir Senden başka Gönlümde yer kalmadı senin gönlünden başka

37


Nuh Aydın Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi

MASMAVIYDI BIR GÜZEL Derin, mavi hayatı kurmak için fevkalade iyi Güneş ve bulut, Masmavi derinliğin sesi Ay ve yıldızlar, kasvetli gecelerin sırdaş nefesi Gökyüzü kuşların hür kafesiydi Sonsuzluğuna sığınmalıydı mutluluğun İnsanlar için öylesine değersiz kıyılardı ki... Çünkü insanlar gökyüzünü kirletmişti Gökyüzü masmavi, daima üstümüzde Güneş ve ay da gökyüzünün üstünde Fevkalade güzellikler üst üste Bakmak yeter, güzellikler var ya bizde Gökyüzünün içindekiler de güzel Gökkuşağı ve gri bulutlarım birbirinden özel İç içe hepsi gökyüzüyle Göğü seyre dalana, her an güzel Gökyüzünü sevenler Bulutu, ayı, güneşi ve yıldızı da severler Maviyi seven gezgin Sever gökyüzünü maviyi severcesine

38


Ege Eycan Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi

GÖKYÜZÜMÜN KÜSKÜNLÜĞÜ Sessizce kaleme giden elim Mavi yazar… Yürüyen bulutlar durgunlaşır ya Saklar acılarını da Kara geceden. Esen hafif rüzgârla Hava serin Gri bulutlarla Gök Issızdı Hüzünlü güneşimle Gökyüzüme Başını kaldırmadı hiç. İsteksizce açık mavileşti birden Mavi bulutlar kıpkızıldı artık Açık — kapalı maviliklerde Kendini gösteriyor ya insana Zaman akıyorsa da Mavisi azalan gökyüzü Kirliliğin ağır yükü altında Mevsimsiz Derin derin, dertlerin koynunda

39


Emircan Öncel Özel Halkalı Atakent Doğa Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE BAKIYORUM Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gündüzünde uçsuz bucaksız bir eşsizlik Maviliğin içindeki o dingin sessizlik Derinlere indikçe artmaya devam eder Peşine düştüğüm bu sonsuz güzellik Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gecesinde henüz hiç kırılmamış bir kilit Bir çığlık yutar anahtarlarını sonra Bir yıldız ağlar, yakamoz yas tutar Sonsuz mutluluktan geçmez bu tekinsizlik Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gün geceyle mi savaşır, ben benlikle mi? Kuşların sürüklendiği bir tren varır, bulutların beklediği o istasyona Kapatsam gözümü bir anda Hayat kaçar sanki: sonsuz belirsizlik

40


Dilan Alpdağ Mehmet Rauf Anadolu Lisesi

GÜZEL MAVİLER Ucu bucağı yok, kocaman bir yol Geceleri ay, gündüz güneşi ne güzel gülümsüyor. Kaya her yıldızda dileklere şahitlik ediyor. Deryalara yansıyor o güzel maviler. Kiminin özgürlüğüdür, bakamadığı, mahpus damında Kimi yolcuya yahut evsize bir yuva. Çeşittir güzelliği görmek isteyene Herkes farklı yerden bakar güzel gökyüzüne. Her bir yerden kaçarsın, o bırakmaz seni Peşi sıra getirir bütün umutlarını, hayal ettiklerini. Feryadına izi vermez gökyüzü güldü mü sana Gün açar, içinde doğar sanki güneş Unutursun derdini içinde bir mutluluk bir heves Can verir insana bahar tomurcuğun huzuru, Renk kuşağı gördü mü, öter bülbül kuşu. Kışı, yazı, baharı, dört mevsim düşü. Çatı gibi toplar dünyayı altında lakin, Herkesin farklıdır kendi gökyüzü.

41


Alperen Demir Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi

KAN YAĞDIRMAK 1 Ellerimiz başımızda Kafamızda şapkalar Gökten bir rahmet bir mavilik akıyor Şeffaf bir aşk yeşeriyor Bunun farkına var Bunun farkına sadece dilenciler ve evsizler, Göğe bakabilenler varıyor Bir galon yağıyor kardeşim Her yer zaman zaman ıslak Gökyüzü karanlık Biraz daha baksam Kaybolacağım geliyor o karanlıkta Kaybolmuşların arasına Gökyüzü demek gelmiyor içimden İçimde bittikçe biten insanlığa Hizmet ve fayda sağlamak gelmiyor Çünkü Bu gökyüzü sadece sana, bana, Bize mavi Sorulamayan soruların cevabıdır çocuklar Ne renk görürlerse odur dünya Ama ellerimiz kanlı Vergi veren, onlar adına çalışan Ellerimiz kanlı Sağladığım ve de sağlayacağımız destekler bir çocuk öldürür içimde

42


Yeter artık kardeşim Sıkıldım ben bu etiketlenmiş kaderden Gözlerimizi açamıyoruz Mavilikler lazım bize Açamıyoruz gözlerimizi Açmamalıyız Eğer ki açarsak Kardeşim Ağır yaralı bu maviliğe Katkıdan çok zarar veririz Biliyorum düşüncelerim Birer silah Ben ise göğü öldüren adamım

KAN YAĞDIRMAK 2 Görüyorsunuz değil mi? Bir fırtına yaklaşıyor Şairleri, diplomatları, liderleri Öldürecek bir fırtına geliyor Duyuyorsunuz değil mi? Mavilik kan ağlıyor Gökten yorgun ve kırılgan insanlığımızın üstüne birkaç sayfa kağıt düşüyor Kalitesini ölçmenin zamanı değil Ahengini duymalıyız kardeşim Duyurmalıyız Hissediyorsunuz değil mi? Bir çocuk daha can verdi bu mavilikten gelen “şeylere” Gerçekler o kadar acı ki kardeşim Bombalar kelimesini kullanamıyoruz Hadi kardeşim gidelim buralardan 43


Mavinin tonu kalmadı buralarda Ben gittiğim yerlere kötülük götüren bir fırtınayım, aklım başıma geldi geleli Ben katil bir çağın çocuğuyum Gökyüzü hiç mavi olmadı bize Biz evet biz diyorum çünkü fırtınalar asla anında olmaz Kitleler halinde, bir bütünlük bir topluluk içinde var olurlar Ben ve benim gibi bu çağ çocukları Varoluşu hep reddedenlerdeniz Aslında sizin,bizim gibilerden kurtulmak için yapmanız gereken tek bir şey var Gökyüzüne doğru küçük bir yolculuk

44


Gülhatun Kıvanç Ayşe Ege Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNDEN İNSAN MANZARALARI Bir hırsız mıydı? Gökyüzü Denizin rengini çaldı. Benim de balonumu Fakat küsmedim ona. Nasıl küsebilirsin ki? Bembeyaz bakan buluta Parlayan Güneş’e dondurmanı eritti diye Ya da ışığını Güneş’ten aldı diye Ay’a Daha mavi Gökyüzü Gösteriş mi yapıyor denize? Veya gülüyor mu aşıkların yüzüne? Mavi boyalı elbiseyle Sinirlendi Gökyüzü. Esti gürledi birden. Yumuşak bulutlar hüzünlü Yıkıyor şehrin çöpünü. Hâlâ mavi mi Gökyüzü? Nasıl göreyim üzerimde bir yığın toprakla Bazen yağıyor toprağıma Gökyüzü topluyorum suluğuma

45


Büşra Nur Duman Ayşe Ege Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

MERAKLA İZLERİM GÖKYÜZÜNÜ Yürüyordum İstanbul sokaklarında Gökyüzündeki güneş gülümsüyordu bana Sanki bir şeyler fısıldıyordu bulutlara Merakla izlerim gökyüzünü Ne güzel şeydir gökyüzünde uçmak Dünyaya bir de oradan bakmak Elinde değil hayran olmamak, Merakla izlerim gökyüzünü Gönlüm yükseldiğinde bulutlara erecek. Gökyüzünde kuşlar ile dans edecek. Sevinçle sanki güzel haberler verecek. Merakla izlerim gökyüzünü, Bir gün yağmur yağar bir gün kar, Sabah güneş açar akşama soğuk var. Akıl almaz içinde sırlar var, Merakla izlerim gökyüzünü, Bulutlar ne güzel bakıyor bana, Akşam oldu büründüler karanlığa, Güneş doğacak elbet yarına. Merakla izlerim gökyüzünü.

46


Akşam olur yıldızlara bakarsın. Derin derin rüyalara dalarsın. Bazen iyi bazen kötü hayal kurarsın. Merakla izlerim gökyüzünü. Bir kitap gibi sayfa sayfa açılır. Yıldızlar parlar gökyüzüne saçılır. Güneş battıktan sonra aya bakılır. Merakla izlerim gökyüzünü. Gökyüzünde parlar ay, toplamış yıldızları yanına, Sanki oradan merakla bakıyor bana. Bir şeyler mi demem gerekiyor acaba? Merakla izlerim gökyüzünü.

47


Tuğce Kırıkbaş Ayşe Ege Çok Programlı Anadolu Lisesi

UMUT SAKLI Umutsuzluk bedenini sarmışsa eğer, Ölüm son durak değil En dipte olmak en yüksekte olmanın ilk adımıdır yalnızca Bak Gökyüzünde umut var hâlâ Pes etmek istediğin anda o hep orda Vazgeçmenin anlamsız olduğunu hatırlatır gibi... Kuş olmayı öğretir,her şeye rağmen kanat çırpmayı Maviliğinde umut ışıltıları; Gözlerini kamaştırır, Huzurun olur, Yeniden başlamanın umudu olur. Aynan o’dur; Rüzgârı sesin olur, Yağmuru gözyaşların, Güneş’i senin hep umudun...

48


Ece Akbaba Mehmet Rauf Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE AĞIT Açtım gönlümü gökyüzü Hadi doldur kimsesiz kuşlarını Doldur ki uçayım sonsuzluğa Zamansız bir anda gideyim usulca Baktım yukarı gökyüzü Yıka artık beni yağmurlarınla Günahlarımı ancak sen temizlersin Yaşananlar silinmez gözümden sen yağmadıkça Duy beni gökyüzü Senin çığlıklarına hep kulak verdiler Bense içime içime bağırdım bunca zaman Sağırdı herkes duyuramadım sesimi onlara Çağır beni gökyüzü Kavuşayım artık çocukluğuma Hasret kaldım uçurtmamın tellerine takılmasına Senden başka kimse geri vermez aldıklarını bana Anla beni gökyüzü Gidecek kimim var senden başka Bir sen sararsın beni sorgusuzca Merhem diye geldim kapına Çiz beni gökyüzü Mutluluğu çiz zaman yok durmaya Ya da ver ben çizeyim sana Gözlerimin karası yeter mutsuzluğu anlatmaya Al beni gökyüzü Yüreğim kırık dökük duvarlardan hallice Bu kırgınlığım yarım kalmış her hikâyeye Dünya denilen cehenneminde yandım senelerce 49


Avut beni gökyüzü Hangi teselli yeter şimdi çözülen dizlerimin bağına Kim susturdu benim şarkımı böyle Yüreğinizin önündeki perdeyi yırtabilsem keşke Doğur beni gökyüzü Yeniden bir şansım olsun yaşamaya Bu sefer ağlamayayım varoluş sancısıyla Sımsıkı tutunayım hayata

50


Adil Gökşin Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi

GÖĞE KUŞ SALMIŞIM Yığınlarla yıldızlar var evinde, Sevdalıdır gökyüzü, yeryüzüne. Bir yıldız kaydı mıydı bilirim ki, Bir mektup gönderiyor sevdiğine. Sürmüş yüzüne masmavi bir boya, Mayhoş gözlerle ufka dalmışım. Derinliğini örtüyor bir oya, Elçi olarak göğe kuş salmışım. Bazen kızar, bana da öfkelenir; Siniri, yıldırım ve şimşeklerdir. Bazen de yerde en çok beklenendir, Unutulmaz kendi, rüzgâr estirir. Yağmur yağar kasvetli bir günde, Çiçeğe yağmur da gerek, güneş de... Bugün sisli bir gün ülkemde, Hataları gizler de, affeder de... Dünyadaki herkes de ona vurgun. Ve kanayan yaralar artık suskun, Ay da güneşe asırlardır küskün, Sevenler göğün altında hep kırgın

51


Bir ölçü koyan vardır gökyüzünde Bırakılmalı her şey gidişine, Sonunda toprak olacak beden de Ruh yükselecek ilk geldiği yere. Yeryüzünde bir kuş gibi özgür ol! Malıdır insan, ders alsın uçandan. “Hürriyet sembolü nedir?” de bana, Bak isterim hep, gökte her hür kusa Kılıç gibi keser belki bakışın, Elçi olarak göğe kuş salmışım. Korkma! ki hep oradadır dostların Mektubumu sana ulaştırırım. Yüksel yükselebildiğince göğe, Ve de boyun eğme sevgisizliğe. Yedi kat cennete ve cehennemde, Gökler olmuş artık mahşer durağı. Sır’at gelince soracağım Rabb’e, “Bu kadar güzel yaratmalı mıydın?” İsrafil Sur’a üfleyince gökte, Naralar atmalı “asuman” diye.

52


Selin Akıner Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜ Önce kimliğim bocalar Sonra ise bedenim Ses olurum bütün duvarlara İçim çığlık çığlığa. Hani gökyüzü fısıldar ya bir ninni gibi Atar damlalarını usulca. Bende öyle fısıldarım yalnızlığa, Bulunduğum her ortama. Peki ya haberin var mı? Zulamdaki mahsun resimden? Haberin var mı bulutlardan? Ey dilinden acılar süzülen mahzen Sen bilir misin? Benim dilimden ne umutlar akar kalbime Ayazda kalmış sanki ruhum Bir gökyüzü işlese İnceden bir esinti gelse Kendine gelse tüm harfler Dökülse buram buram hasretlikler. Benim hasretliğim gökyüzüne değil Ardımda bıraktığım sevdiklerime, Sokaktaki çocuklara, Gece karanlığında ışıl ışıl parlayan yüzüne ... Benim kalbimdeki acı gökyüzüne değil Yaşayamadığım tüm zamana, Gökyüzüne salıverdiğim hayallerime...

53


Eda Moran Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

SEMA Gecenin derin sessizliğinde Yıpranmış yalnızlığımla Buğulu gözlerle gökyüzüne baktığım an Sana duyduğum hasretim Seni yitirmişliğim gelir aklıma. Bir varmış bir yokmuşcasına Tutunduğum umutlarımla, çaresizliğim Tüm hırçınlığıyla barınıyor semada. O sımsıcak gözlerin gülümsüyor Gökyüzüne baktığımda Ulaşılmaz erişilmez olduğunu bile bile Seni özlüyorum. Bak ben anlatılmaz, anlaşılmaz sızılarla Bıraktığın yerdeyim. Gündüzü geceye karışmış, yarını olmayan Bugünü hep dünde kalan Yıkık dökük bir viraneyim. Yine çisil çisil ağlıyor gökyüzü Elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi. Gözlerimin önünden kayboldun Seni benden alıp götüren hayat, Neden geri getirmiyor? Bugün değilse yarın, Sararan dökülen yapraklarla Yokluğundan üşümüş yaşanmışlıklarla Sen gelmesen bile Ben geleceğim yanına Ama eminim ki öldüğümden bile 54


Suçlu ben olacağım. Gökyüzü bu sefer sana değil, Kavuşmamıza ağlayacak.

55


Simge Dalgıç Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

KAVUŞACAĞIZ BULUTLARDA Mavilere karışan kuşlara sor! Mavileri süsleyen bulutlara. . Nereden gelirlermiş, Nereye giderlermiş? Sor! Dost olmuşlar mı Uçsuz bucaksız mavi ile? Paylaşmışlar mı dertlerini yıldızlarla? Ağlamışlar mı gecelerce halimize? Bir damla düşer bulutların gözlerinden, Sen dolarsın aklıma Gök parçalanır ağlar kahrıma. Yıldızlar siler gözyaşlarını, ağlama. Bulutlar bizi bekler, bak yukarıda! Gün gelecek tutuşacağız el ele Kuşlar taşıyacak ruhumuzu göklere. Sonsuz mavinin ardında, Kavuşacağız bulutlarda.

56


Ayşenur Habipoğlu Çapa Fen Lisesi

NEDİR GÖKYÜZÜ gökyüzü ne kokar buram buram mavi bir avuç güvercin ve belki sen biraz gökyüzü kaç karış alabildiğine uzun senden bana daha kısa belki gökyüzü kimindir kuşların muhakkak meleklerin sonra ve bir de senin gökyüzünde ne var acayip yıldızlar ama onlardan da öte ağlaşan kızlar sıra sıra dağlar gökyüzüne uzanıyor tek bir kez dokunsa her dağ aşk oluyor gökyüzü Leyla dağlar Mecnun söylüyorum işte gökyüzü sen bana şiir bitti artık kuşlarla geliyorum sana göğe aşık bir dağ ve Mecnun ve Leyla 57


Ayşe Zeynep Tunbiş Özel Saint Joseph Fransız Lisesi

MAVİ senin renklerinde bir gemi maviliğiyle kucaklıyor bizi yarıp geçiyor denizi sanırsın vardı izni. martıları izliyorsun, ben de seni etrafı aydınlatmanı bekliyorum yüzündeki gülücüğün yerleşmesini hayranlıkla bakıyorum uzakta kaldı kuşların evi. şimdi lambayı yakıyorum içim acıyor, elektriği beni çarpmış gibi koltuğa uzanıp uykuya dalıyorsun senin için ben orda yokum, değil mi? sabah oluyor, yine ilk ben görüyorum seni yüz vermiyorsun, bugün hava kapalı olacak sanki hani seviyordun beni? bırakıyorsun elimi bir anda ayrılabilir miyiz ki? bana verdiğin sözü unutuyorsun son anda giderim buralardan belki, 58


özler misin beni, insanları mutlu edişimizi? bekler misin geri gelmemi, Gökyüzü’nün sevgilisi biricik Güneş’ini?

59


Beren Ahu Özel Saint Joseph Fransız Lisesi

MAVİ Bir sporcunun alnından süzülen ter damlası Bir hastanın son nefesi Hamile bir kadının derin solukları Savaştaki bir çocuğun çığlıkları ve göz yaşları Bulut olur karışır birbirine Gökyüzünün berrak mavisinde. Gök kubbenin bekçileri Özgür olur her bir ruh onlar gibi Dinler dünyadaki dertleri, sevinçleri Görür her yerde hayat öykülerini Tıpkı birbirinden bağımsız Mavideki kuşlar misali. Her insanın farklıdır hikayesi Kimisi barındırır toz pembe düşleri Kimisi geceden de kara günleri Bazısı saklar içinde umutları Bazısı örter küçük beyaz yalanları Ancak bütün yaşamlar birleşir bir şekilde İnsanın son nefesinde gökyüzünde Mutlulukta, üzüntüde, özgürlükte Sonsuzluğa karışır mavide.

60


Balkan Can Nurettin Uzun Özel Saint Joseph Fransız Lisesi

BEN, O VE GÖKYÜZÜ Büyük mavi bir örtü Beyaz pamuklar O asil martılar Ötüşleri kulaklarımdalar İyidir hoştur da Bir yerde bir eksiklik var Martılar öyle bir baktılar ki bana Sanki bilirler, yârdır yâr O da olsa burada Hayaller kursak beraber Ben, o ve gökyüzü Kalan herkes bundan bihaber

61


Melisa Can Özel Cevizlibağ Doğa Anadolu Lisesi

GÖK YÜZÜNDE Ne zaman gökyüzüne baksam, Önce sen gelirsin aklıma. Sonra birlikte kurduğumuz, Hayaller yaşarır bağrımda. Yapraklar dökülürken gençliğimin baharında, Ben umarsızca baktım havaya, Bir ben gördüm senden öte, Bir sen gördüm benden öte, Sonra dedim ki kendi kendime, Gök, yüzünde... Bekledim durdum günlerce, senelerce, Denize karşı küçük bir kulübede, Baktım durdum yine gökyüzüne, Belki göz göze geliriz diye.

62


Mina Ayran Alkev Özel Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜ YALNIZ KALDI Bu gece tüm yıldızlar benim, Unutma, birini sana emanet ettim, Bu gece karanlık benim, Onu içimdeki maviyle birleştirdim. Bu gece güneş benim, Tırmandım en tepeye, Sabah olmadan, aldım onu gizlice, Bu gece bulutlar benim, Uzandım en güzeline, Hayal ettim seni, ümitsizce, Bu gece yağmurlar benim, Islattım hecelerimi, ağzımdan çıkan her birini, Sırf sen duyma diye. Gökyüzünü yalnız bıraktım bu gece, Beni bir kez olsun anlasın diye, Şu koca dünyada herkes tatmışken yalnızlığı Sıra ona gelsin diye. Gökyüzünü yalnız bıraktım bu gece Kondum en ihtişamlı bulutlarının üstüne Yalnızlıktan bir hâl olmuşken, Ne yapacağını bilmez, Çaresizken Seyrettim onu uzanıp Keyfim epey bir yerinde. Her şeyini çaldım ondan bu gece Aşkını, mutluluğunu, hüznünü... Çaldım da ne yaptım Hepsini kendime sakladım. 63


Gökyüzünü yalnız bıraktım bu gece. Bütün yıldızlar benim, Unutma; birini sana emanet ettim…

64


Nazlıcan Bayrak Maltepe Uğur Anadolu Lisesi

SUNUMU VE PAZARI YOK, YALTAKLANMA boğularak yanıyor genzimin esvabı gecenin ardı sıra alçalıyor sesim loş bir ışık dalga geçen zehrimle kaç zehir tattın ki sen Oysa yordu kaç zehri sabaha darlanan şafağın taze sancısı sözümün savunmayacağı bir yarın biliyorum ihanetini meşrulaştırıyor aklınca içi çekip de her göğün kıvrıldığı bir gece ona yakınırız çünkü biz o geceyle solan geyikli geceye soyunanlardan ak mayası üryanlığın toynakları katran bilenmiş yoksa ne diye bunca sel sanki bunca sel bizi hangi cennetin ırmağında vaftiz eder? gün yetmiyor sıyırmaya tenimizin kir kapmış kusurunu cenaze marşlarını turuncunun hep maviye sürdük rahmet veya sur paklarsa hangisi, bizim yüzümüz de mi yerde gerek inanmadık mı gök, inanmadık mı kana? 65


nasıl ceza yazdığını anlatıyor jartiyerleri mehtabın ağlıyor durmadan bize, çocuklarına, temiz çarşafları bulayan bizi en ilkel günahlara en ilkel ve kandan. İzah etmem gerçeği yalana doğrulmuyorsa da kıblem Sindiremez yasalar yaşamın kundakladığı vahşeti biz ki nerede yasaklanmışsa göğsümüz cambazlık kadimdir. Cana eylem kaçınılmaz bir ölümle yaslanır gömleğinin yakasından tutup eyleme durularım seni çünkü kanıt hep onda gizli lekeleri terle sisli. görmüyor muyum seni? görmüyor mu şu yıldızlar bizi? Cesarete uzanmasını bilinmeyen kandırıyor bizi. Üstü çizilmişler acil bir kanıt mı arayanlar kanıt mı denir ona ihanetimiz bakidir Şu maviliğe bilmeyen dinmek nedir.

66


Zehra Erbektaş Mimar Sinan Özel Fen Lisesi

BELKİ DE belki de bu uçsuz bucaksız gökyüzünün insanlardan en uzak huzura en yakın olan tek yer olduğundandır bu değeri belki de denizden daha mavi güneşten daha parlak herkese yetebilecek kadar çok olduğu içindir kuşların arkadaşı yağmurun gözyaşı olduğu için veya istemediğimde benden başkası olsun kafamı kaldırdığımda yukarı öylece yorgun yalnızlığı bulduğumdandır öylece doygun belki de bundandır o değeri üzüldüğünde de hissettirir bize kendisini bulutlardır çünkü onun habercisi geceleri yıldızlar sabahları bulutlar tek misafiridir süzülen kuşlar en iyi dert ortağı en iyi kaçış, bazen de yalvarış noktası bize en iyi öğüt vermesidir belki de susması bu yüzdendir o bilgeliği, sessizliği sadece açan güneşi gezdim dünyayı gördüm her yüzünü ve her seferinde yeniden fark ettim o berrak gökyüzünü fark ettim hepsini bütün bunlardandır o değeri. 67


Oğuzhan Bilgin Mimar Sinan Özel Fen Lisesi

SONSUZ MUTLULUK Sonsuzluğun sonlandırıldığı en görkemli şeydir gökyüzü Düzen görmek istiyorsan yukarıya çevir yüzünü Sabahın ilk ışıklarında yaşarsın mutluluğu ve hüznü Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü Kayan yıldızdan bir dilek tut Yaşadığın tüm dertleri unut Kimi zaman koyun kimi zaman kalbe benzer bulut Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü Gökyüzü gibi sonsuzluğa kapıl Milyonlarca yıldız parlıyor ışıl ışıl Tut nefesini uzak diyarlara açıl Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü Sabahın mavisinde yaksın seni güneş Gecenin karanlığında göz kırpsın ay Hele bir de o gün dolunaysa kendini şanslı say Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü Hiçbir şey anlamadan seni mutlu eder Yağan yağmurda gözyaşlarını gizler Bu sanki garip bir büyü Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü

68


Baktıkça kaybolursun içinde Yavaşlama olur nefesinde Yukarı bak bir şarkı tut dilinde Hem mutluluğun hem de hüznün tanımıdır gökyüzü Gökyüzü gibi sonsuz olsun mutluluğun Geleceğin kayan bir yıldız gibi parlak olsun Deniz ile gökyüzünün mavisi birleştiğinde Gökyüzü sadece mutluluğun tanımı olsun

69


Eylül Sürücü Mimar Sinan Özel Fen Lisesi

GÖKYÜZÜMÜ ÖZLEDİM Küçüklüğümde, Gökyüzü sonsuzluktu. Uzun uzun seyreder, Kendimi alamazdım düşlerimden, Güvercin, karga, serçe... Uçardı müjdeleyici haberlerle, Ve deniz kıyısında, Katılırdı oyuna martı. Ben daha büyümekteydim, Gökdelenler yükselmekte, Çığlık çığlığa uçan kalmadı gökte Gökyüzü ise hayallerim ile küçüldü. Ufuk çizgisi nerede? Yıldızlar hâlâ çok mu? Gördüğüm tek şey daha çok bina, Ama ben yüzüm gök olsun istedim Gökyüzümü çok özledim. Mutluluk dolmuyor içime, Yolumu bulamıyorum ışıkta dahi, Mavilik sarmıyor, saramıyor beni, Huzurun kokusunu içime dolduramıyorum. Göğüme , gönlüme ulaşamıyorum. Ah mavilim, ah sonsuz miniğim Ben seni çok ama çok özledim. 70


Gizem Koç Beşiktaş Uğur Temel Lisesi

GÖKYÜZLÜ KADINIM Kuşlar uçmaya başladı Hangi kanın rivayeti bu? Sen; gökyüzlü kadınım, Ne yaptın da yüzünü kana boyadın? Yara aldıysan yaralarını sarayım Yaralanmadıysan nedir bu kızıllığın? Sen; gök yüzlü kadınım, Ne yapayım da her baktığında mavilerinde olayım? Gerekirse hiç olayım, Gerekirse her şey olayım Sen; gök yüzlü kadınım, Hiçin olacaksam da Her şeyinin içinde bir hiç olayım Ama olayım...

71


Melis Akgün Beşiktaş Uğur Temel Lisesi

MAVİLERİN BENİM GÖKYÜZÜM Beni sahiplendiğin için mi tepemdesin gökyüzü? Oysa hiçbir şeyinim Ne kuşağının başlangıcındayım Ne de bitişindeyim Ne bulvarında çırpınan bir kuş Ne de fazladan bir mavinim Sadece içindeyim Sen ise Benim dolu dizgin çocukluğum Hiçbir yere gitmemenden belli Biliyorum Senin sonsuzluğuna uğurladığım çocukluğumu Gömdün mavilerine Mavilerin benim gökyüzüm Varlığının şarkısına bıraktım kendimi. İpi kopmuş boncuklar gibi kalsa da kalbim Sana sonsuza dek sarılmak istiyorum Kursağımda kalan heveslerimden yoruldum İki mavin arasında asılı kalacak artık kalbim Biliyorum Orada yer yok yalnızlıklara Sonsuzluğa kavuşacağız seninle Kırılan dallarımı attım sırtımdan Patlayan yıldızlarının ışıltısını takip ederek geliyorum Geliyorum...

72


Zeynep Sude Aydemir Beşiktaş Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi

GÖKYÜZÜM Yüreğim bir serçe sanki? Ve gözlerin, gökyüzüm, Serçe uçarken gökyüzünde, Mutluydu. Gökyüzü koruyordu onu ya, Güvendeydi. Sonra bir gün, Gökyüzü gitti. Kaldı serçe geride, Sanki başına yıkılmıştı dünyası. Sığındı bir yere, sustu. Ve bekledi. Gökyüzüm, Hüznüm ağır geliyor yüreğime. Kaldıramıyorum yüreğimdeki acıyı. Kalbim bir serçe, Çaresiz, Sığınmış bir yere bekliyor gökyüzünü. Biliyor, gökyüzü onu bırakmaz. Çünkü serçenin yuvası gökyüzüdür. Değil mi baba? Hüznümü gökyüzüne de bulaştırdım, Bulutlar hüzün grisi, Serçe hâlâ çaresiz, Gökyüzüm beni neden bıraktın? 73


Hiç bırakır mı gökyüzü serçeyi? Hiç bırakır mı babalar kızlarını? Serçe hâlâ susuyor baba, Ve hâlâ bekliyor gökyüzünü. Ama bilmiyor, Gökyüzü asla terk etmez serçeyi, Hiç serçesiz gökyüzü olur mu? Serçe anladı bir gün, Gökyüzü hep onunla. Gökyüzü hissedilir mi? Hissediyordu İşte serçe, Yüreğinin en derininde.

74


Defne Yılmaz Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

MANZARASI OLDU Ölenler uçup gitti, Kalanlar baktı, Uzun uzun baktılar, Kalan son umutlarını maviliğe batırdılar. Çocukların balonlarını çaldı, Umutsuzlar kaldırıp başlarını bakmadılar, Uykusuz gecelerde kahve dumanı karıştı sonsuzluğuna, Ve bozuldu rengi. Soğuktu bazen Kararsızdı, Ay’ı mı Güneş’i mi sevdiğine karar veremezdi Günleri böldü, iki sevgiliye yer açtı. Balonu çalınan çocuk aşık oldu, Gece uyuyamadı, Hayalleri tükendi, Manzarası oldu.

75


Işık Su Eren Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

BUNLAR Bunlar hep aynı kumlarda oturmuşluğumuzdandı. Aynı sularda yıkanmışlığımızdan; Aldığımız nefesin sonunda baktığımız aynı gökten, Aynı kadife örtü seriliydi üzerimizde. Bunlar hep hüznün sükutuna kapıldığımızdandı. Ellerimizi hep başkası tuttuğundan; Kuşlar hep kanadını başka yöne çevirdiğinden, Adayamaz olduk gözlerimizi göklere. Boyunlar kalkmaz oldu. Göklerdekiler sorulmaz oldu. Yalnız iki kol, Bir tek bulut var şimdi.

76


Ali Saraçlar Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

ENGİN MAVİ Engin bir mavi Bilge bir beyaz Anlanmaz hâli Her rengi bir haz Çok kişi sana tanrı dedi Bilmeden senin hakkını yedi Söylesem beni sanırlar deli Ama sensin doğanın kendi. Kayıpken yıldızına baktık Donarken güneşine taptık Kurakken yağmuruna yandık Bundan seni tanrımız sandık Ama sen çok daha fazlasısın Doğanın en büyük parçasısın Hayatın bir yazgısısın Tanrının çok farklısısın Sen olmadan bitkiler büyümez Sen olmadan kervan yürümez Sen olmadan ölü bile çürümez Kısadan sensiz dünya dönemez

77


Çınar Ural Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

YILDIZSIZ GÖKYÜZÜ Geldi artık. Göçeceğim gün. Hiç pişmanlık duymamıştım. Yıldızsız bir gökyüzünde gördüm seni. Şu kısa ömrümde... Hep seni düşündüm Her gün ve gece. Aklıma geldin gündüz gece. Örttü üstümü. Doğa ananın saçları. Doğa ana beden değiştiriyor Bembeyaz vücudu döndü yeşile gündüz gece. Ne birine Borçlu. Ne alacaklı. Yavaş yavaş ölüyorum Gündüz gece, yıldızsız bir gökyüzünde Ölürken bile seni düşündüm. Unutma beni, yanına geliyorum Seni yıldızsız bir bir gece de gömdüm. Gidiyorum gündüz gece, yıldızsız bir gökyüzünde.

78


Hazal Özkan Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜM Mavidir Masmavi... Bazen çok hafif hissettirir Bazen çok ağır Hatta o kadar ağır ki Kaldıramazsın Kaçmak istersin Kaçamazsın Sürekli üstünde Nereye gitsen senle Sen de işte o zaman kuşlar gibi özgürlüğe kanat çırpmak istersin Mavisinde kaybolmak istersin Gökyüzünün Ahengine kapılır gidersin Uçsuz bucaksız denizlere rengini verendir o Maviliğe açılan kapıdır Çivit mavisidir Ne zaman bir dert bir tasamız olsa Gözlerimizi alamadığımız Tüm sırlarımızı paylaşabildiğimiz Belki de en güvendiğimiz değil midir? Gökyüzü...

79


Metehan Aydın Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜ Ey gökyüzü! Var mı senin kadar engini? Uçsuz bucaksız büyüklüğünle, Bütün kuşlara bir evsin. Ey gökyüzü! Var mı senin kadar güzeli? O masmavi renginle, Dev bir boya fırçasıymışsıncasına, Denizleri maviye boyarsın. Ey gökyüzü! Var mı senin kadar mazlumu? Nefes alabilmemizi sağlayan sen, Biz insanlar tarafından kirletilmektesin.

80


Mısra Yapalı Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜ GİBİYDİN Gökyüzü gibiydin sen Sonsuz ve bilinmeyen Masmaviydin sen Mavi gibi mutlu,umutlu Masmavi bir gökyüzüydün sen Sonu gelmeyen yollar gibi Uzun yolculuklar gibi Eşlik eden şarkılar gibi Azıcık da benimsin gibi Gökyüzüydün sen Seni bir görmek Bir bakmak Bir de anlamak vardı Herkes görürdü seni Herkes bakardı sana Ama bilirdim ben Kimse anlamazdı seni Benim anladığım gibi Masmaviydin sen Denizler, okyanuslar gibi Sadece sınırın yoktu, sevdiğim Neden gökyüzü derim sanırsın Gökyüzü gibiydin sen Gökyüzü aslında sen

81


Murat Karslıoğlu Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

ARIYORUM Özgürlük arıyorum, Buluyorum kuşlarında. Huzur arıyorum, Buluyorum gök mavisinde. Duruluk, saflık arıyorum, Buluyorum yağmurunda. Aydınlık arıyorum, Buluyorum güneşinde. Hayatımı arıyorum, Buluyorum gökyüzünde.

82


Yağmur Sözen Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜNDEKİ PENCERE Merakla sordu kardeşim: Kar yağarken güneş açar mı? Ona havalı bir cevap vereyim dedim, Düşündüm derslerimin hepsini, Bulamadım, çıkaramadım Kitapların hafızasından Gökyüzündeki pencerenin resmini O pencere; Masmavi bir gökyüzünün içinde, Rengarenk bir yelpaze olur kimi gün, Lapa lapa düşerken kar, Bir köşeden güneş kovalar bazen Bir anda düşündüm, İçimden ağlarken, yüzümün güldüğünü İnsanın hem iyi hem kötü olduğunu Görmüştüm Boğaz’ın masmavi sularının, Bir anda, Zift karaya çaldığını Gökyüzünde bir pencere, Açıldı gönlümdeki gibi Masmavi bir perde üstünde, Kuşlar uçuştu Bulutlarda kar yağıp biter, Ardından güneş görünür deyiverdim Kendim de inandım sonra, 83


Uydurduğum masala Büyüyecek nasılsa bir gün, Görecek kendi gökyüzünde Hem sevinci hem yası Akıtacak kalbinden sevdiğine Hem aşkı hem gözyaşını Daha küçüksün, Anlamazsın üzülme kardeşim, Açılacak gökyüzünde kendi penceren İçinde oynanacak Binbir türlü oyunla Bir hayat yaşanacak Karı ve güneşi, Acısı ve tatlısıyla

84


Aylin Kaya Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜNE DOĞRU Soğuğa hapsolan tüm çiçeklerin tersine Maviliğin içinden uçtu çiçek Serpti soğuk rüzgarlarla polenlerini sahibidir tüm gökyüzünün Haykırışıdır tüm toplumun Doldurdu tüm ütopyayı Karlara sığınan dallar onu gösterdi hep Kara taştan duvarlar örüldü karşıma Onun delici kuvvetiyle açıldı pencere Delikli tahta uzandı koca taş çerçeveye Kalbimdeki alaz teşvik etti beni Tırmandım gök maviye Kimse istemezdi

85


Başak Sait Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜNDEKİ DUYGULARIM Gökyüzü, uçsuz bucaksız mavi diyar Kimisine uçmak, Kimisine sonsuz özgürlük Gökyüzü, her daim tercüman olur duygularıma Güneş açsa sanki umutlarıma ışıktır Devam ederim hayata bin coşkuyla Yağmursa hüzündür Gözümden, yüreğimden akan yaştır sanki Kar yağsa bembeyaz umutlar açar içimde Yeni başlangıçlara yelken açıyormuşçasına Bazen de o bembeyazlığın altında gizlidir nice sırlar Hayat da gökyüzü gibidir işte Ne her zaman günlük güneşliktir; ne de her zaman karanlık.

86


Elif Maya Güngör Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

DEVİNİMİN ŞARKISI Üstüne toplamıştı sanki bütün güzellikleri, sanatçıları dahi kendinden geçirecek keskin hatlarıyla. Bir gözü gece,bir gözü gündüzdü. Kirpikleri ve kaşları buluttu. Yüzünün mükemmel oval biçimi, çenesine kadar düşen şimşekten saçları... O, Gökyüzüydü. Hikâyesi, onunla tanışınca başlamıştı. İnce ve zarif vücudu, , Çiçekli sarmaşıklardan upuzun saçları, Alevden gözleri ve dudakları... Yarı yarıya, büyüleyici ve korkunç. Herkesin peşinde olduğu, şarkılarda şiirlerde aranan Bakınız kusursuzluğun ta kendisi! Yeryüzü. Gökyüzü daha onu ilk görüşünde, Ruhunun derinliklerinde bir farklılık hissetmişti. Bilmesine rağmen Birbirlerine kavuşmalarının imkansızlığını; Bu aşkın olsa olsa bir hayal, tatlı bir düş olacağını, mutluluk kaynağını,varoluş amacını bulduğuna inandı. Gökyüzü hep hediyeler gönderdi yeryüzüne. Ona yağmurlar yağdı, ona güneşler açtı. Ve onu en sevdiği renk olan yeşile bürüdü. Kendisi de, yeryüzüne kendini beğendirmek için Her gün en güzel renklerini giyinip onun karşısına çıktı. O sıkıldığı zaman, erkenden gece oldu. 87


Karanlıktan sıkılınca da, Ona ay’ı ve yıldızları verdi. Belki tanyeriydi birleştiren onları, Ne karanlık... Ne de aydınlık...

88


Mehmet Hecebil Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

PAZAR YAĞMURU Günlerden pazar Hava bulutlu, yağmurlu Bir umutsuzluk çökmüş şehrin üstüne Ve ben de umutsuzum yine aynı şekilde. Öğle vakti ve hiç ışık yok En sevdiğim şarkı çalıyor. Bir çakmak : Hayallerim ve kalan son umutlarım için Doktorlar diyor kaçış yok çekin fişini. Her yer gri gökyüzü dahil Hepsi onun yüzünden Pazar yağmuru Hava bulutlu, yağmurlu Kan ağlıyor içim Bağırmak istiyorum ismini Gökyüzüne bakıyorum Ve hâlâ gri Bulutlar bile süzülmek istemiyor Gökkuşağının tanımı kaldırılmış sözlükten Tanımıyor kimse artık onu Fırtınanın üstüne çıktığında Masmavidir gök derler Ulaşmaya çalışıyorum ama nafile O kadar büyük ki bu fırtına Hepsi onun yüzünden Pazar yağmuru Hava bulutlu Yağmurlu gökyüzü 89


Ayça Tanca Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜ Mavi, masmaviydi gökyüzü Getirdiği rüzgarlarla odun kokusu yayılıyordu Bulutlar beyaz elbiselerini giymiş Adeta dans ediyorlardı gökyüzünde Ama sen yokken olmuyordu Hiçbir şey güzel hissettirmiyordu Sen gittin, gökyüzünün rengi soldu Sen gittin, rüzgarların yüzümü okşadığı o sıcak günleri unuttum Sen gittin, mutluluğumu sevincimi unuttum Sen gittin, bulutlar ağladı Şimdi bakıyorum gökyüzüne O soğuk rüzgârlar estiğinde, yüzüme çarptığında Kendime geliyorum adeta Yanağımdan bir damla gözyaşı düşüyor Gökyüzünde seni görür gibi oluyorum Şimdi bakıyorum gökyüzüne Rüzgar beni duymuş, bulutlara iletmiş Bir damla düşüyor kafama Bir anda sağanak başlıyor Altında duruyorum, soğuk yüzüme çarpıyor Yanaklarım ve burnum kızarıyor Yüzümde küçük bir tebessüm Seni özlüyorum Gökyüzüne bakıp unutmaya çalışıyorum 90


Defne Dinçer Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜ Gökyüzünün kasveti değildi içimi karartan, Yağmur damlaları değildi içimi sessizleştiren, Sendin bana acı veren, sendin içimi acıtan, Çünkü sendin koskoca gökyüzünü ağlatan. Gökyüzü durgundu, karamsardı o gün, Masmavi değildi, kara bulutları vardı, Çünkü yaptığın her şeyi görmek ona acı veriyordu, Senin bana yaptıklarını görmek onu ağlatıyordu.

91


Can Tanyel Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜ Gökyüzündedir çocukluk; Yağan yağmurda, Yakaladığın gökkuşağında, Uçan kuşta, Rengarenk uçurtmada... Maviyi verir denize, Yeşili verir göle Beyazı verir dağa...

92


Melek Arıağa Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

UMUT İstediğin yere gidemezsin kafan estiğince, Sınırlar vardır. İzin vermezler. Hesap sorarlar. Ama bilmezler geceleri birbirinizi aynı yıldızın altında düşündüğünüzü, senin üzerindeki bulutun bir gün ona gideceğini, bütün umutlarını, bütün hayallerini ona götüreceğini, bir gün güneşin onu, senin sıcaklığınla ısıtacağını, bilmezler. Çünkü yıldızlar özgür, güneş özgür, bulutlar özgür, Umut yıldızlarda, umut güneşte, umut bulutlarda.

93


Alara Su Ernak Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

KISKANÇ GÖKYÜZÜ Sana sevgimi bağırdıkça yükseklere Ama yaklaşamadıkça yanına, Rüzgârıyla okşuyor yanağını, kızartıyor burnunu. Kıskanç gökyüzü... Bilmiyor sanki Bir gülüşün için ne kadar beklediğimi, İnadına gökkuşağını seriyor önüne. Elimde olsa iade etmez miydim? Gökkuşağını gamzelerine, söyle! Seni heyecanlandırabilmenin gururunu ben tadamadan Bulutları sevdiğin şekillere büründürüyor. Yapabilsem Tüm bulutları adamaz mıyım sana, söyle! Elini tutabilme fikri içimi yerken İnadına çok sevdiğin yağmurları yağdırıyor, Tutuyorsun damlaların elini. Mümkün olsa Bir damla olarak geçirmez miydim hayatımı, söyle!

94


Aslı Keçeci Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÖKYÜZÜNE KAÇIŞ Her şey karışık her yer kalabalık olduğunda İçim karanlık, aklım dağınıksa eğer Yerin paralelinde Tertemiz, masmavi gökyüzüne bakarım Bulutlar gider, ben peşlerine düşerim, Ne onlar hızlanma ne de ben yakalama hevesindeyim Güzel huzurlu bir oyun gibi Gülümserim, Tekrar başımı indirdiğimde Hayat devam eder, Gökyüzü aynı sakinlikte Yeryüzü aynı telaşta Ama bu sefer ben daha mutlu; Kaçmak isteyip Kaçamadığım anlarda Ben gökyüzüne bakarım Gökyüzü bana aldırmasa da, Ben gökyüzüne bakarım...

95


Can Sökmen Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

ASUMANA BAKAKALDIM Dumanlarla kaplı asumana bıraktı kendini ak kanatlı martı Metal ejderhaların homurtulu egzozlarından çıkan dumanlar Kaldırım kenarı, söğüt ağacı cesedi gölgesi, duran kırmızı saksı Ağlamaklı bir grup melek geçti az önce, yeryüzüne paralel Kasvetli ve griydi bir diğer günde daha asuman Yeni ağlamış melekler, kara asfaltı yağ misali kayganlaştırmıştı Sigara dumanına boğulmuş duygular vardı pencereden bakan Gece ışıkları sessizce çekildiler karanlığa saat 6.45 civarı Karanlık aldı grinin yerini, asumanın boynu bükük Kaotikti tam tanımı anlamsız olan cümlelerin tamamının Sessizliğe çekildi söylenmek istenen aşk sözcüklerinin tamamı İçine kapanıktı asuman, melekler hüzünle dökerken kanatlarını Balkonun kayın çerçeveli kapısını telaşla kapattı meleklerden kaçarak Hüzün mü dolmuştu mazgallar, neden tıkanık bütün duygular? Soğuk havalardan olsa gerek asuman bugünlerde üzerime yıkılıyor Kuş seslerini az duyar olduk fabrikaların gölgesinde kalan gökte Bilinmezliklerle dolup taşmış “masum” insan sellerine maruz kalan İstanbul Bir, iki beton ağaç arası sırat köprüsü inceliği asumana baka kaldım

96


Nazlı Ceren Atay Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

NASILSIN ŞİMDİ? Kızarmış yine yanakların, Her yanında pembe bulutlar. Kaç kişi izliyor şimdi seni, kim bilir? Bu saatlerde halin hep böyle naiftir. Ama birden değişen sensindir yine, Ağlayan saatlerce. Esen, kızan, gürleyen hepimize, Küstüren herkesi kendine. Kızdığın, gülmeleriyse sen ağladığında Yeşerdiği içindir toprak gözyaşlarınla, Sıkamazlar elini uzanıp da sana, Dinlemelisin ellerini açıp fısıldadıklarında. Denizle buluştuğun yere gitme Toplayıp cebine yıldızları, Unutma hayallerime dokunmayı, Anlat bana, gördüğün dünyayı.

97


Naz Enünlü Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

GÜNEŞ’İN YALANI Bugün yağmurluydu gökyüzü, Yeryüzünün soğukluğuna karışan damlalar ne de üzgündü, Böyle bir günde nasıl arayabildiler umudu? Bu karanlıkta nasıl bulabildiler mutluluğu? Asla kolay olmadı Güneş’e bel bağlamak, Çünkü bir gün o da uzayın boşluğunda kaybolacak, Bizi burada yapayalnız bırakacak, Umut ışığı olmadan ruhumuz kararacak. Belki de yanılıyorumdur Güneş hakkında, Ay’ın ışığı mıdır her şeyi gerçekten aydınlatan, Bize yıldızların parlaklığını gösteren, Kılavuzumuz O mudur bu dipsiz karanlıkta? Hepimiz aydınlığı sevdik, Yalanına inanıp lekeli ruhları bir bir ateşe verdik, Kusurlarımızı kurşun gibi yağan yağmurların altında terbiye ettik, Yüreğimizdeki donukluğu hep geceye mal ettik. Artık uyuşturulamayız kızıl şafakla, Göğün parlaklığına kanamayız yıldızları göremedikten sonra, İnanırız gökyüzünün talihsiz çocuğuna, Yalanlarla yaşayamayız, bir kere gerçekleri tattıktan sonra. Reddedin bu sahte aydınlığı, Anlayın, güneşin yalanları ışığıyla kapattığını, Fark edin, Ay’ın bize hep sadık kalacağını, Unutmayın, hakikatin karanlıkta bile parlayacağını. 98


İzzet Leblebici Özel Saint Benoit Fransız Lisesi

SEMADA BİR SON YOLCULUK Gece gündüzü öldürdü, Kana bulandı mavi gökyüzü. Yer yer safran, yer yer kızıl. Altın meşin düşüyor yavaş yavaş ufkun ötesine, Sonra hızlanıyor, Can çekişiyor. Doğudan bir karanlık yayılmakta. Güneşin kanları mavi denizin üstüne dökülüyor, Kızıllaşıyor deniz, Ve yavaş yavaş siyaha dönüyor rengi. Güneş teslim ettiğinde kendini ölüme, Hüzünlü bir sessizlik çöküyor, Ve amansız bir soğuk kaplıyor her yeri, Ardından Kamer geçiyor Şems’in tahtına, Ve ondan büyük âma küçük yoldaşları süslüyor lacivertleşmiş semayı. Hepsi memnun gibi, Işığıyla onları gölgede bırakanın gidişinden.

99


Yağmur Ünaldı Özel Darüşşafaka Lisesi

ÜÇ ELMA Yıldızlara dokunmak isteyen Çocuk bir umut ol uçmayı özleyen Uçurtma ol mesela küçücük ellerin gözlerinde Ya da kâğıttan bir uçak ufuklara süzülen Gündüzleri tabur tabur, bölük bölük, ak yumak Geceleri kıpır kıpır, ışıl ışık yıldız bahçelerinden Masalıma gökten üç elma düşürüver. Kimsesiz karanlık sokaklarda Bir umut yüreğimi yaldızlar O vakit yanımda sen ol, başkasını istemem Mavi gözlerinden dökülen Çillerin olsun parça parça gökteki lekeler Hasretime gökten üç elma düşürüver. Benim gibi susuz kalmış, yağmurlardan yoksun çöllere Benim gibi maviye hasret, uçsuz bucaksız kuytulara Benim gibi yeline takılıp yolunu kaybeden çelimsiz bedenlere Ve şimdiden büyüne kapılmış tüm bu benlere Hatırıma gökten üç elma düşürüver. Ben hep bu havalarda alıştım sana Bu zamanda sevdim maviyi, düştüm maviye Sonra bu gökyüzünde aradım seni Bak, yıldızlar şahidimdir yokluğunda yaşadığıma Yalnızlığıma gökten üç elma düşürüver.

100


Gökyüzüm ol ey gündüzünü gecemde aradığım Sesini sükutumda hissettiğim Sana bakmalara doyum olmasın Her seyirler seni yazsın gözlerde Teninde eriyip bitmiş olayım yavaşça Bulutun sarsın usulca tüm benliğimi Yıldızların beni okusun sıradaki parçada Ay ışığında gör beni, unutma Bekliyor olacağım kumlar tane tane akarken Sedasız sokaklar bana yine seni hatırlatacak İşte o zaman çık gel gökyüzüm ol Bende bir parçan kalsın yeter Vazgeç şu inadından da Aşkıma gökten üç elma düşürüver.

101


Gökalp Hasbutçu Özel Darüşşafaka Lisesi

BULUT VE SEN DIYARI Eskiden geleceğimdin. Sonra, acılarım oldun. Şimdiyse, neredeyse geçmiş. Neredeyse. Bugün bitti bile birkaç saat sonra uyanacağız. Kahve içip gazete okuyup şakalarına güldükten sonra Ayrılacağız. Sen yıldızlara... Ben en yakın kiliseye... Gökyüzü bize bürünecek. Sen yağmur olacaksın. Ben senin ardından gelmeyen bir bahar... Ben rüyalarda seni... Sen gerçeklerde beni... Ben her hâlinle seni... Sen her daim beni... Ben ölümde seni... Sen ölürken beni... Ben öperken seni... Sen ağlarken beni. Ben bakarken sana... İçimde bir manzara... Sığmayacak artık bana. Sen öperken beni... İçimdeki manzara karışacak dudaklarıma, öpüşlerime. İçimizde büyüyecek o manzara. Gök mavi... Sığmayacak içimize o manzara. Öpüşüp birbirimize bağırdıktan sonra ayrılacağız. Sen Tanrı’ya bürüneceksin. Ben akıl hastanesine... Sen varlığında beni... Ben delilerde seni... Sen şeytanla beni... Ben hemşireyle seni... Sen göz çukurlarında beni... Ben bir delinin yatağının altında seni... Sen cennette beni... Ben yokluğunda seni düşleyeceğim. Damarlarımda sen gezerken alkolle kol kola... Ben gökyüzüyle sarmaş dolaş... Bir ip sallandı tavandan. Aldım geçirdim boynuma. Sen beni bul diye bağırdım çıkıp Galata Kulesi’ne, Alsalardı beni. Kaybolsaydım da yerime Kız Kulesi’ni koysalardı keşke. 102


Bir düşün başlangıcı olan, sen ve beni bulan, bir günü anlatan... Ölümden başka insanı ağlatan, saçından kollarıma sarılan... Bir sen içimde delice... Bir ben sana divane... Bir arzu aldı beni. Getirdi Galata Kulesi’ne. Ama geldiğimde bulamadım seni. Ağladım yine. Bir bulut geçerken önümden... Ben senin mezarında, bir bulutun hüznünde... Gördüm bu rüyaları.

103


Nilay Tuğrul Özel Darüşşafaka Lisesi

YERE GÖĞE SIĞAMAMAK Kibirli mahlukatlayız, Bu şehirde yalpalayarak yaşayan! Örter sanırız gökyüzü yalnızlığımızı, zaaflarımızı Saklar sanırız Tanrının meraklı gözlerinden Ama bak işte! Usul usul yükselmekte çığlıklarımız semaya Gözü yaşlı küçük çocuğun kırmızı balonu misali... Kulak ver! Hüzünlü bir ezgi çalıyor bulutlar Dans etmekte yalnızlık sarhoşları Gözyaşlarının temizlediği tenha sokaklarda. Koru ümitlerini Yaklaşmakta nicedir beklediğimiz yıldızlı geceler. İki sevgili tırmanmakta şimdi tepeye Altında puslu ayın Sıyrılmakta kıyafetleri titrek vücutlarından Muhteriz dokunuşlar tene Açılmazcasına kapatmışlar gözlerini Altında gök kubbenin! Yaşamak, Tanrım! Gökyüzü değilse nedir? Sonsuz olasılıklar çevresinde ürkütücü bilinmezlikler Tıpkı bahşedilmiş hayat gibi Biz fanilere Yaşamak, Altında bu gök kubbenin... 104


Emircan Öncel Özel Halkalı Atakent Doğa Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE BAKIYORUM Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gündüzünde uçsuz bucaksız bir eşsizlik Maviliğin içindeki o dingin sessizlik Derinlere indikçe artmaya devam eder Peşine düştüğüm bu sonsuz güzellik Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gecesinde henüz hiç kırılmamış bir kilit Bir çığlık yutar anahtarlarını sonra Bir yıldız ağlar, yakamoz yas tutar Sonsuz mutluluktan geçmez bu tekinsizlik Gökyüzüne bakıyorum, usulca Gün geceyle mi savaşır, ben benlikle mi? Kuşların sürüklendiği bir tren varır, bulutların beklediği o istasyona Kapatsam gözümü bir anda Hayat kaçar sanki: sonsuz belirsizlik

105


Semanur ÖZCAN Saraybosna Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi

ÖNÜMÜZ MAVİ ÖNÜMÜZ GÖKYÜZÜ Karanlığın aydınlığı kucakladığı Mavilerin buluştuğu yerde, Gözünden düşen yaşları görüyorum. İncitmiyor hiçbir yeri Öyle güzel, öyle hoş, öyle naif Ağlama sevdiğim, ağlama sen! Önümüz mavi, önümüz gökyüzü, Bulutla el ele vermiş Yağmur dansı yapıyor, Güneş çıkınca sahneye Rengarenk bir çizgi beliriyor. Çizginin bittiği yerde umutları görüyorum. Yüzünü umuda dönmüşsün biliyorum, Ağlama sevdiğim, ağlama sen! Önümüz mavi, önümüz gökyüzü. El ele sevdalar geçiyor sahilden, Usul usul karanlık çöküyor sonra Yıldızlar bir bir göz kırpıyor onlara Elimde kahvem, zihnimde sen, Ağlama sevdiğim, ağlama sen! Önümüz mavi, önümüz gökyüzü, Düşlüyorum bir pencere kenarında Seni ilk burada görmüştüm, Şu karşıki sokakta. O sabah güneşle birlikte yeniden doğmuştum, Nereden bilirdim ki Yeryüzünde bulduğum meleğimi 106


Gökyüzüne uğurlayacağımı Ağlama sevdiğim, ağlama sen! Önümüz mavi, önümüz gökyüzü.

107


Melike Nur Hatipoğlu Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi

RÜBAB-I ŞİKESTE Yanaklarından süzülen yaşam kırıntıları, Aldım hepsini, cebime attım. Yere eğik yüzünden düşen evrenleri, Sakladım, teker teker benim yaptım. İnatla benden kaçırdığın bakışların, Onları gökyüzüm yaptım, mavinle boyadım Nereye koyacağını kestiremediğin ellerini, Tuttum, küçücük kalbime yasladım. Soğumaya yüz tutmuş olan göklerimize Parçalanmaya başlamış olan o evrenlerimize Hiçbir şey görmeyen, sen ve ben, bize Tam bu kaosun içinde, ikimize yaşattım. Gökyüzüm gözlerinken ve benimken tüm o sen, Gözyaşların yağmurum ve sevincin yaşama isteğimken, Al beni evrenine, istersen ışığın her şeyi yaksın, Yeter ki gökyüzüm hep gözlerin olarak kalsın

108


Damla Okar Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi

... Üşüdüğümde güneş açtı Ağladığımda yağmur yağdı Siyah beyaz filmim bittiğinde Gökkuşağı kendini gösterdi Ve bulutlar kendini ateşe verdi Karanlıktan korkmayayım diye. Bense fotoğrafları yastığımın altına, Gözyaşlarımı yıldızlara, Külleri aya sakladım, Gün ışığında birileri görürse Peşine düşmesin diye. Güneş kremi sürüp şikayet edenlere Kulağımı tıkadım. Ve düşündüm. Güzelliğine alışmış olmamızdan mı etkilenmeyi bıraktık, Yoksa görünmez eller ruhlarımızı mı kapattı Ben bu gece Çarşafları birbirine kenetleyip göğe almaya çalıştım Ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim Gözlerimi kapayıp ruhumu açtım. Ben bu gece Başımı kaldırdım Çünkü gökyüzü, duaların kıblesiydi.

109


Ayşe Günaydın Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi

BİR KÜÇÜK PENCERE Bir zindana dönüşmüş, kafamın içi Bir pencere bile yok! En son gördüğümde yaşım on Hasret kalmışını Masmavi gökyüzüne Sözlerim tekrarlanmakta Kuşlar ve uçurtmalar, sözlerim sanki kırbaçlar Beni doğru olmaya yönelten yargılar Tek düşündüğüm Masmavi gökyüzü Annemin ninnilerini hatırlarım Duvarlarıma baktığımda, bilirim onlarla örmüştüm bu yargılarımı. Ninnilerin içinde Masmavi gökyüzü , Bir hapishane olmuş, kalbimin içi Bir merhabası bile yok! En son duyduğumda yaşım on Aşık kalmışım Masmavi gökyüzüne... 110


Dilvin Hondu Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi

SEYRE DALDIM hatırlıyorum. uzun zaman önce gökyüzünün okyanusu öpüşünü yıldızların kristal damlalar halinde göklere uçuşunu her sabah ayın ölüp, güneşin doğuşunu paradoksal ikilinin her gün buluşup bir diğeri için yok oluşunu uçuşan bulut perilerini ve gök cisimlerini milyonlarca parlayan yıldızın arkasındaki sonsuz azur mavisini, hatırlıyorum. duyuyorum şimdi, okyanus ve gökyüzünün amansız kavgasını kelimelerin bir kağıttan gemiye sonsuz seller gibi akışını. bulutların üzerindeyim ve hissediyorum, bulutların düşüşünü zamanın ışıltısını yansıtan yeni bir gökyüzünü. dalgalardan ve gelgitlerden, uzak o şimdi yıldızlara bak! bak, gökyüzüne bak!

111


Melisa Gök Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi

SONSUZLUĞUNDA BİR MAVİ Bir mavidir beni soğuk geceyle buluşturan Geceyi kötülük ve acıyla uyandıran Sessizlikte ağlıyordu gökyüzüm Bir umut ışığı ararcasına yıldızlardan Yeryüzünü örten bir mavi Sonsuz mudur sahi? Geceden gündüze her tonda, Renklenir içimdeki duygularda Örttün gece karanlığında bütün kirleri Göremediler senin içindeki güzellikleri Oysa bilemedim bütün korkularımızın Aslında günün doğmasıyla hissedildiğini İçimi hüzün kaplarken sessizliğinde Anlattım derdimi sonsuzluğunda bir maviye Her saniyesini izlediğim o gökyüzünde Kayboldum mavi derinliklerde

112


Esma Nur İlter Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

GÖK SENİN YÜZÜN Gülüşün mavi bir gökyüzü, Ulaşsın istemem kimse Bakışların bir yıldızın parıltısı, bir kitabın önsözü Bulut gibi yumuşak sesin Göğsümden kalbime dolabilse. Kalbimden dökülüyorsun yağmur gibi, izliyorum bir bardak çayla. Demler çayımı gökyüzünden güneş ışığı. Bekliyorum bir karayel gibi gelip geçmeni, Özlüyorum gökyüzü gibi bakan gözlerini. Kalbinin temiz,saf ışıltısı, Vurmuş av gibi tenine, Saçlarının karası. Benzer gecelere. Sen olsan... Geçer miydi bilmem zaman? Sığabilir miydin gecelere, gündüzlere? Ne zaman baksam gökyüzüne, Gelirsin gözümün önüne, Sanırım gök senin yüzünde.

113


Sultan Bilgiç Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

MAVİDE ÖLMEK Kaçıp gidesim gelir bazen Gözlerimi açar maviye dalarım Kanadım olsa uçmak isterim Bir balığın martıya sevdası gibi sevdalıyım göklere Mavilerdeki huzuru nefesimle alsam Kara bulutlarda uykuya dalsam Zakkum misali güneşle aya kansam Gözlerimi kapatıp uyumak isterim Kuş misali kanadım olsa Gökyüzünde süzülmek isterim Bir gün Toprağın altında bulutların gözyaşıyla Güneşin gülüşüyle yaşarsam Kayan yıldıza yağan yağmura aya güneşe Selam olsun gökyüzünün özlemine Boşluğa düşmek ölüm gibi olsa Güneşe tutunup yanarım Benim umudum mavilerdeki rüzgâr Ve bir gün umudum biterse Beyazlar içinde uğurlarım sizi Sevmek değildi tutkum Mavilerde ölmekti umudum

114


Ramazan Sular Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

BİR BEDENDE BULUŞAN GÖKYÜZÜ Kışlar soğuk değil artık insanlar kadar Sözlerin kalbimde bir gökkuşağı açar İzlesen gökyüzünden, gözlerimden yaşlar akar Tükense de umutlar yine bir kalp atar, senin için çarpar. Gülüşün açtırır aydınlık günleri Sadece güneş değil, ısıtan soğuk kalpleri Tozpembe bulutlar sarsa da sensiz yerleri Gözlerin aydınlatır bir yakamoz ışık misali Günlerden yine ağustos bir gün Gözlerim ıslak sana küskün Görünce seni olurdum hür ve düğüm Sözün bittiği yerdeyim olmuşum sürgün Parçalı bulutlu bir günüm Açardı güneşi tebessümün Çünkü sen gülünce yüzüm Olurdu benim gökyüzüm

115


Birkan Sinpari Sabancı 50. Yıl Anadolu Lisesi

DOLUNAYA BİR KADEH O al yanağına ömrümü sersem, bir buse alabilir miyim sevgilim Ay ışığı yüzümüzde filizlenirken? Ellerini bana versen tutabilir miyim yıldızlar şahidimizken ? Gitsen, kollarından tutabilir miydim, Gözlerine meftun olurken? Dolunaya bir kadeh uzatalım, ömrümüzün baharındayız. Gören olursa iki yabancıyız, Gören olmadıkça en büyük aşıklarız. Sensiz bu hilal ışıldar, bulutlar kıpırdamaz Sen varken yürekcağızım yerinde duramaz Bu gökyüzü öteden de görülür, beriden de ama bir başka görünür seninleyken. Vecd olurum bir dolunaya bakarken, bir sana bakarken. Vehmederim bir göz kırpışına, bir dudak kıvırışına Bu sema altında doğdum, sana bakarken Bu sema alında ölürüm, sen giderken...

116


Elanur Kıraç Sabancı 50. Yıl Anadolu Lisesi

SONRA SEN GEL Bana bir gökyüzü ver! O gökyüzünde bir kuş, O kuşun da bir eşi olsun Sonra sen gel ve elimi tut. Bana bir kitap ver! O kitapta kuşlar konuşsun O kuşlar gökyüzünde buluşsun Sonra sen gel ve özlem son bulsun. Bana bir ağaç ver! O ağacın yapraklarını rüzgâr uçursun O rüzgâr bana kokunu getirsin Sonra sen gel ve hikâyemiz devam etsin, Bana bir bulut ver! O bulutta bir damla yağmur olsun O yağmur gelip seni bulsun. Sonra sen gel ve gözyaşlarımız konuşsun. Bana bir fotoğraf ver! O fotoğrafta gökyüzü, O gökyüzünde bir kuş olsun O kuş ben olayım...

117


Zeynep Öztürk Özel Kültür 2000 Fen Lisesi

ANI YAŞA Mavinin tonlarının birbiriyle kucaklaştığı gökyüzünde, Bin bir renkte uçurtma görüyorum bulutların da üstünde, Ve ılık bahar rüzgârı kulağıma fısıldıyor, Bu özgürlüğün ta kendisi evlat, diyor. Git karşıki vadide çocuklarla gül, eğlen, şakalaş; Hayata biraz da onların gözüyle bak, Dün geride kaldı, yarın da uzak; Ve avuçlarındaki tek şey de şu ansa, Yaşamalısın onu layığıyla!

118


Ekinsu İnan Özel Kültür 2000 Fen Lisesi

GÖKYÜZÜ Gökyüzü Mavi masmavi gökyüzü Deniz gibi göl gibi Mustafa Kemal ‘in gözleri gibi Bulutlar Beyaz bembeyaz bulutlar Pamuk gibi gül gibi Mustafa Kemal ‘in kalbi gibi Güneş Sarı sapsarı güneş Buğday gibi başak gibi Mustafa Kemal ‘in saçları gibi Hilal Gri koyu gri hilal Sonsuzluk gibi inanç gibi Mustafa Kemal’in kaşları gibi

119


Kutay Selamet Özel Kültür 2000 Fen Lisesi

KÜÇÜKLÜĞÜM ARTIK GÖKLERDE Belki biraz zor ayrılmak Belki de biz büyütüyoruz Özgürlüğümüz bulutlarınki kadar bile olsa yeterdi Çocukluğumuzu benzetsek yağmurlara Yere düşene kadar hepsi birer damla Elimizde kalan son balonu bırakalım gökyüzüne Hayallerimizle birlikte İçimizdeki sevinç ile dolduralım o balonu Bir kuş kadar hafif bir deniz kadar asil Maviliklerin arasında yükselsin çıkabileceği son noktaya kadar O nokta da olsun hayallerimizin sınırı

120


Ayşe Dillioğlu Özel Kültür 2000 Fen Lisesi

HER GEÇEN GÜN Her geçen gün özlüyorum Kuşların gülüşlerini Camımın önünde Uzun uzun sohbet edişlerini Her geçen gün özlüyorum Yıldızları izlemeyi Altında hayaller kurup sevdiğimi düşlemeyi Her geçen gün özlüyorum Gökteki berraklığı maviliği Filmlere konu olan romantik sahneleri Her geçen gün bekliyorum Yağmur taneciklerinin düşmesini Müzik eşliğinde yanaklarımda dans edişini Her geçen gün bekliyorum Güneşin pespembe doğuşunu Kararmış hayatların birer birer hapsoluşunu Her geçen gün bekliyorum Kardelenlerin gelişini Kar tanelerinde yeşerişini Her geçen gün üzülüyorum Nedir bu hali göklerin, denizlerin Nedir bu çirkin bekleyiş Nerede kuşların cıvıltısı Nerede güneşin sıcaklığı Ne özlem kaldı ne bekleyiş Her yer kararmış, solmuş yitmiş…

121


Mehmet Ali Sağlam Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi

BANA HER YER GÖKYÜZÜ Şimdi yazma zamanı, Yaşıyor sen taraflarında bu kelimeler, Hissedebilirsin belki cümlelerini. Çok severim kalemi, kâğıdı. Şiirlerimin hayatı bunlara bağlı, Hayatlarının anlamı sana. Utandı kelimelerim, Ardına bakmadan kaçıyor. Hiç gitmeyeni var mı ki? Bakınıyorum etrafıma, Baktığım her tarafta görüyorum. Hayır, görmüyorum senden başkasını. Bana her yer gökyüzü, Her yer sen. Seninle dolup taşıyorum.

122


Nazan Korkmaz Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE YOLCULUK Hissediyorum ölüm birazdan kapıma dayanacak. Bu tenimdeki soğukluk gözlerimdeki loşluk Ben miyim Allah’ım işte şurada duran boşluk İçimdeki titreyen sevinçlerin korkusuyla Bitti dediğim rüyalarımın sorgusuyla Son demlerindeki arzularımın buğusuyla işte şimdi gidiyorum Beni benle bıraktığınız hazin gecemden Aldığım ilk nefesimin verdiği sevinçten Zoraki çağınızdaki ilk ve son hecemden İşte gidiyorum Beni bize katamadığınız levh-i gökyüzünden.

123


Sariye Akkoyun Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi

GÖKYÜZÜNE SESLENİŞ Ey mesafelerin tesellisi gökyüzü, Maviliklerinde mi gizlidir hayallerin sığınağı? Yoksa karanlığı aydınlatan yıldızların mıdır hüzünlerin son durağı? Koca şehrin kalabalığında yaşadığını yalnızlığı haykırıyorum sana, Ve buruk yüreklerin buluşma noktasından anlatıyorum sana, seni. Sen bitmek bilmeyen yalnızlığın Düşüncelerle sonlanışı, Mesafelerin ayrı kıldığı iki dostun Hayallerinin sırdaşısın. Sen kurak kalpleri ıslatamasan bile Yeşermiş kalplerin umut sokağı, Okunur korkusuyla yazılamayan günlüğün. Saklı sayfalarısın İyi bir dostsun sen gökyüzü, Ayrılan kıtalara inat, Güzel kalpleri bir arada tutacak kadar güçlü ve samimi Zifiri karanlığı bölen o yıldızın ışığı altındandır bu seslenişim. Ey bitmek bilmeyen bir hüznü Bitmek bilmeyen bir umutla sarmalayan göküzü. Anlatmaya kelimelerimizin yetmediği duygularımızı Derin bakışlarımızdan anladığın için sakladık bakışlarımızı sana Bizi anlıyormuş numarası yapan insanlardan kaçarken, Kendimizi bulduk senin derin tonlarında. Belki de kendimizi bulmamızdandır sana olan bu sevgimiz, Zihnimizin yansıması oluşundandır. Hüzünlerin son durağı, hayallerin sığınağı da sana bakan bizleriz aslında.

124


Teşekkürler gökyüzü: Kaçtığımız benliğimizi, korktuğumuz hayallerimizi. Saklı umutlarımızı, gizli kalmış duygularımızı. Ve bizi kendimizle yüzleştirdiğin için.

125


Enes Ayberk Korkut VKV Koç Özel Lisesi

YALNIZ YADIRGANAMAZ “Gökyüzü tanrıya dek gökyüzü” Fazıl Hüsnü Dağlarca

meşinden bir gürültüyle uyanırım öğleden sonraları mürekkepten sarılmalar, yitik sayıklamalar eşliğinde kırılır en umulmadık telinden gönlüm faili meçhul düğümleriyle denizciler mavnalarına bağlarlar yere saçılan kayboluşlarımı duyarım parmak uçlarımı dağlayan kor sıcaklığını gündüzün ciğerlerimden nehirler taşıran ecza takıldıkça ruhuma ve ben kaldırıp atamadıkça sarıldığım örtüleri, düğümlenememiş kelimeler devinir kuşların kursağında yalnız yadırganamaz yokluğunu duyarım rüzgârın çünkü o yalnız gülüşler ve öksürükler taşır her biri bin parça hayaller taşır

126


çünkü yalnız o palamarlarından tutup sürükler çocukların bakışlarında gündüz düşleri yeşerten bulutları çünkü yalnız, yadırganamaz. gözlerimden kopan kırlangıçlar, intihar mektupları süzülürken tütünü kavuran gökyüzünde elifler, lamlar yağmur taşıyan bulutların ardı sıra kök salar avurtlarımda taşıyamam ziyanı olmaz erteleyişlerimi susarım kavuşurum yıldızlara

127


TERAKKİ LİSESİ

128


Birincilik Ödülü

Zeynep Saravin

MORT LOİN hiçbir tanrı bilmez ölü bir kıza mektup yazmanın zorluğunu ölmekte olan bir çocuğun elini tutamamayı bu yüzden saklanır bulutların ardına her hücre yanlış bölünüyor yanlış doğuyor güneş yazdığın masalı biz oynuyoruz o bulut sana, bu bulut bana can yakıyor damlalar günahlarım için hesap vereceğim tanrı kime hesap verecek sekiz fırtınası vardır gökyüzünün birincisi güneşi götürür beraberinde ikincisi mal satar gibi ruhunu satar üç gül kokar, cana yakındır dört gemileri yıkandır beş ve altı ayrılmaz birinin öldürdüğünü diğeri gömer yedi yaz gecesi huzuru taşır koynunda sekiz sekizi gören olmamıştır meleklerin hepsi günahkar 129


yargıladılar her birini ve durdu fırtınalar yaşanacak çok şey var daha okunacak çok kitap unutulacak çok anı bırakılacak çok insan gönderdiğim ölüm haberleri eline ulaştı mı yoksa kırmızıya mı tapıyorsun hala bir kız çocuğu sevmiştim göğe dokunan sarı bir şarkı yaşı yediydi öldüğünde hangi vicdansız yazabilir bu kitabı gök tanrım, sen de oynayamazsın bu oyunu kapatma gözlerini hücrelerini sayacağım mideni dikeceğim katliamlar boyunca uyumadın çocuğum haykırışlar boyunca sevdim seni ölme çocuğum, bekle tanrının sırası şimdi

130


İkincilik Ödülü

Nazlıcan Uzuner

YAŞAMANIN KÖR ADI severdim her şeyi hem de öyle bi som somut ki insan büyütmek ister ya öte duvarın çocuklarını aşıldı işte tam on sekiz yıl önce kimin çocukları olduğu önemli değildir kırmızı yaralar sarmalı bir soy ağacı hiç kurumayan yastıkları ve damsız evlerin ipince rüyaları işte büyütmek çocukları biraz da çocukluğumu hem de kendi memleketimdeki sırma evlerde severdim babamı gitmek zorunda oluşunu belledim kendime insan çünkü bir insanı bile isteye sevmemezlik edemez ben bunu bildim annemden insan çünkü çocuğu için neler etmez soğuk günlerde belediye banklarında oturuyorum kasten gitmediğini tekrar tekrar yuvarlamaktan içimde severdim sınırsız gözlü o oğlanı boynundaki yeşil atkısını bırakmış ya iki yandan koşuyor şimdi kent meydanına yetişecek ki kavgasına kızıyor gözleriyle kötücül ne varsa ona göre sevgiyi pay etmeyi bilmez o da çünkü her çocuk gibi o delikanlı da babasının gittiğini bellemiştir severdim ülkemi üç kere doğdum burda yine doğarım derdim adım adım her ucunda yürüyerek acıları etekliğime toplaya toplaya ilerlerdim 131


üç ölü gül diker üç yüz umut biçer ama yine ama yine ama yine dönerim ben hep o kerpiç evlerime severdim yaşamayı çünkü biliyorum insan bir kez gördü mü o çocukları kimin olduğu önemli değildir bir kez yeter o kuşları o dalları o baharı ve kar altında kışı gördü mü Ankara’yı o büyük caddede küçücük mızıkacıyı önünde bomboş bir kasket açılı ve sonra İstanbul’u yürüyerek büyüyen acıları onları harmanlayan yolculukları insan vazgeçmez insan vazgeçti mi sevmesi boğazında kesilir düğümlenir ki bu aşk yaşamanın kör adı

132


Üçüncülük Ödülü

Aslınur Kavuncu

KADIN Ben bir kartalım Annem bana uçmayı değil Uçurumdan uzak durmayı öğretti Tırmanarak çıktım dağa Kayalar annem oldu Annem oldum ben Söküp attım derimi kaplayan Eski püskü ahlakımı Gökyüzü maviymiş meğer Ben pembeydim oysa Biraz sonra fark ettim Pembe olan ben değil doğuşuydu güneşin Mavi olan da sadece gökyüzü

133


Sude Dilan Polat

ARZULAR Asalet akmayan topukların arzuları Neleri konu alırlar ki acaba ıslak tanda Sadece güneşin doğmasını mı? Batışıyla insanı kavururcasına yakmasını mı? Belki de hiçbiri değildir istekleri bizden Daha farklılardır bizlerden Tepemiz ve tırnağımız düşünür aynı durumda Farklı şeyler Yalnız olmak isteseler Bulabilirler mi diğerinden yoksun bir köşe Sevebilirler mi bu köşeyi diğerinin sevdiği gibi Belki de asıl arzu yalnızlık değildir. Tek ve gerçek düşünce o mavi tenteyi tekrar görüp Doya doya izleme olamaz mı?

134


Zeynep Başeğmez

MİTOLOJİK KARAMSARLIK kaçamakları tükendiği bir zihnin içinde koşmaya çalışıyorum. bir elimde toprak, bir elimde hava her hareket biraz daha yayıyor beni bu devasa saçmalığın kalelerine. sıkışıyorum kara kara damarların içine ama yaşamsal fonksiyonlarım var hâlâ şşşş… göç bitmedi daha. her umut beni dilimlere ayırıyor. bir parça başka bir parçayla aynı şarkıyı söyleyemiyor. mırıldanışların öte tarafı yoktur. her umudun draması farklı olur. bakıyorum ki büyük tiratlar ve gözyaşları dans ediyor etrafımda topluyorum teker teker kanlı umutlarımın zehirli nakaratlarını. içime derin derin çekip üflüyorum gökyüzüne. tanımadığım bir hayalbazın ellerindeyim artık yalnızca kırmızı balonların sakin süzülüşlerini duyabiliyorum hikâyelerde. nefes, bekleyişin lekesiydi küfü boynumda belki bir anahtar belki de bir kilitti ne yerde ne gökteydim bir sınırda köklenmeye çalışan 135


basit bir elementtim sadece ama boynumdaki ekşimiş renkler nasıl kalıcıydı? neden gitmiyordu? ben de gidemiyordum ben hiç gidemiyordum gözlerim nerededir şimdi nereye bakar ne görürler bilemiyorum... gökyüzünden kendimi asalı çok oldu çünkü.

136


Batuhan Şahin

MAVI PERDE Denize bakıp yüzünü görememek gibi Hayallerinin kifayetsiz kalması Yansıması olmayan umut ışıkları Mezarımızdan görebileceğimiz tek manzara Senin benim kavgası olmayan Bedava düşler dünyası Hayatımızdan eksik olmayan Yazarların ilham kaynağı

137


Emine İzem Genç

GÖKYÜZÜNE MEKTUP Her akşam yüzüstü bırakıyor beni mavilerin Ve siyahların ellerimden tutmaya geliyorlar Boğuluyorum ben Onlar bana yardım ettiklerini sanıyorlar Artık mavin bile yetersiz kalıyor içimi huzurla doldurmaya Nasıl olsa bıraktı beni bir kere baş başa siyahlarınla Hasbelkader kalkıyorum yeni bir sabaha Ve Siyahların gitmiş Mavilerin karşımda Korkuyorum Parçalı bulutlu bakıyorlar Dün akşamın izlerini taşıyorlar Karşımda duruyorlar Mevsim kış Güneşi gök-yüzünde arıyorum Isınmaya ihtiyacım var Ve bulamıyorum Bu dondurucu soğukta hasbelkader yaşıyorum

138


Elmas Zeynep Bamyacı

DUYGUSUZ MAVİ Bak gökyüzü mavi ağlıyor, Gün doğumuna iki bilet al sevgili. Bak gökyüzü suskunca inliyor, İçinde kaç dert saklıyor sevgili? Bugün haykırdım gökyüzüne dertlerimi, Gökyüzü hiç üzülmez mi sevgili? Gözyaşlarımla yıkadım onu, Gökyüzü de kirlenir değil mi sevgili? Bak güne hüzün çöküyor geceyle Gökyüzü hiç uyumaz mı sevgili?

139


Zülal Tannur

OLUK OLUK AYNA YARASI Son kar tanesi de düşerken boşluğa, bir meleğin kanadı takıldı sızıya. Maviyi görmeyen bir Zümrüdüanka, doğabilir mi sonsuz sızıya. Bir şafak hançer saplanır hiçten sona. O ince teli bulmak gerek. Kuşanır gündüz gülleri alları. Alsa al, karaysa kara. Kim bilir? Belki hem ak hem de kara. Kıdeme doymuş bir kelebek ararsa bekayı, söyleyin ona. O son olmuştur. Çeksin çıkarsın şimdi o ince teli. Telin virajları aynılarında yok olmuştur. Aynı kesiği bu, ayna yarası. Çok yakar, çok acıtır. Çolak Pandora’nın laneti tıslar damdan düşenlere. Sırrı derininde saklı. Bakın! Çocuklar ipleri camdan uçurtmalar tutuyor! Uçurtmalardan en yüksekte olanına tutundu bir işgüzar uçurtma. Yükselemeyeceği besbelli. Tuttu, kopardı talihini.

140


Uçurtmayı tutan çocuğun elleri kanadı. Birkaç damla birleşti, pınar oldu. Pınar çağladı, kefaret oldu. Tel oldu, yol oldu. Saç teli barajlara kar mı yağdı? Birkaç turnanın ayağı takıldı. Bir melek sırtlandı iki kanadı. Sol yanı hep ağar, sağ yanı yaralı. Aynı kesiği bu. Ayna yarası. Uçurtma kesiği sol elin beş parmağının beşi de yapıştı yerin eteklerine. Son sızı da dinmeden önce hakkaniyetli bir bedel ödeme zamanıdır şimdi. Yerin etekleri uzadı. Sonra bir taşım döktü akları. Son melekte kavuşunca Muhyi’ye, şafak hançer usul usul kanadı.

141


Eylül Eğin

TUVAL Mavini özlerim İçinde kaybolduğum mavini Kalbimin en derinindeki mavini Damarlarımdaki mavini Gözündeki mavini Yeşilini özlerim Kuzey ışıklarının yeşilini Çimlerin sana yansımasındaki yeşilini Mavi gülün sapındaki yeşilini Denizle birleştiğindeki yeşilini En çok da morunu özlerim Yeni güne başlangıcının mı bitişinin mi çözemediğim morunu Yıldızların en çok üzerinde parladığı morunu Kalbimi hem hüzne hem de mutluluğa boğan morunu Bazen de beyazını özlerim Çaktırdığın şimşekteki beyazını Pamuklarının beyazını Yıldızının beyazını

142


Tunahan Tüze

İMKÂNSIZ Melekler fısıldamış yıldızlara Geceler aydınlasın diye Güneş dost olmuş yağmurlara Gökyüzü rengârenk olsun diye Kapatmış gözlerini yalnızlığa Bırakmış kendini esen rüzgâra Tepesinde bir güneş Masmavi gökyüzü Bulutlar tutmuş elinden umudunun İçin için yanan sevgisini söndürmüş yağmur Şimşek sarsmış benliğini Kül olup gitmiş hatıraları Kapkaranlık gökyüzünde

143


Kardelen Anıl

BAKMAK GİBİ BİR NASİHAT Gökyüzüne bak dedi annem Aldığın nefes göğsüne oturursa Uyandığın her gün bıçaklarsa sırtından Gökyüzüne bak İnsanlar senden kopar Sen insanlardan koparsan ve Uyanırsan gecenin kör karanlığına Gökyüzüne bak Bak ki dedi annem Ciğerine bulut sinsin Gözlerine yıldız Etrafa özgürlük dolsun Gökyüzüne bak dedi annem ÖzgürleşecekSİN.

144


Sevgi Yılan

DEĞİL Umurumda değil Ama ben düşünmedim de değil Biliyorsun Yıldızlar buna dâhil değil Onlar tepeden tırnağa sorun Ve ben böyle gecelerde Bir uçurtma olurum Kapkara o örtüyü Donmaya yüz tutan Mutluluğuma örterim Bedenim, parmak uçlarım Yeryüzünden kesilince Bir fırtına gelir çatar Beni yerimden eder Ama buna da gönül koyamam Hiç tanımadığım diyarlara yol alıp Papatyalar doldurmam lazım bağrıma Şu yükseklikten korkmuyorum değil Kâğıttan bir uçurtma olarak Korkmuyorum değil düşmekten

145


Çağla Arpacı

KARA SABAH ayrılık soğuktu acımasızdı beyaza bürünmüştü bugün saat 8.10 yalancı bir ışık karşımda yokluğunun soğukluğuyla donan gözyaşlarım düşüyor teker teker sessiz bir yoldayım yürüyorum nereye gittiğimi bilmeden söz vermiştin beraber yürüyeceğiz elbet diye biliyorsun yalnız yürümeyi sevmem ben sol tarafım eksik kalır üşürüm yüzüne bakıyorum anılar kırılmış parçalanmış geçmiş teker teker kaymış üstünde beyaz bir örtü ama içi bir o kadar siyah göremiyorum sevgili kirlemiş birileri yüzünü belli sildikçe daha çok kirleniyor

146


Aylin Pak

UFUKTA BAŞLAMIŞ SEYIR Bir dert buladı hâkimiyet kurulması imkânsız yeryüzünü Hıçkırıklar içine boşalmış adres defterinde göğün yüzü Bilişmek istese de ufuklara değin yeryüzü Ziyası birdir, meftun olmuş bir çizgide göğün yüzü İncinmiş bir sırra mazhar olan göğün seyri Güler geçer gider, kovalar ayı güneşi Gizini fısıldamak istemiş yeryüzü Ağlamış herkesin farklı yıldızlara sahip olduğu gökyüzü

147


Zeynep Gülce Şenol

ARTIK GÖKYÜZÜ Uçsuz bucaksız maviye Bakıyorum Görüyorum hayatımı Kırgınlıklarımı Hatalarımı Hatadan gelen pişmanlıkları Zaman zaman bakıyorum O maviliğe ve düşünüyorum Evet diyebilecekken hayır dediğimi Üzülüyorum Göğsümde birikiyor Sana bakınca artıyor İşte o mavilik bana seni hatırlatıyor artık Nereye gitsem Kaçamıyorum kararımdan Orada da kaçamıyorum Artık gökyüzü... Bir zamanların oyunu Şimdinin kabusu Bir zamanlar uçurtma uçururum bu gökyüzü Şimdi şimşekler çakıyor Ben nefessiz Sensiz

148


Gri içinde boğuldum Maviye hasret kaldım Altın kırıp geçse Bu gri duvarı Bakacağım gök kalmadı Seni göremediğim Artık gökyüzü senden ibaret

149


Damla Aslan

DAMLA Günler sayıyor kendini geriye, ben tükendim diye. Az mı bekledim gökyüzünde tanıtmayı kendimden, kendime Bir Damla gözyaşı Süzülüverdi kalbime Damla Damla gökyüzü dökülüverdi önüme Seni anar oldum Korku deyince Buruşuk bir peçete sildi gökyüzünü ve anılarını Sildi gökyüzü seni, aklımdan ayırdı Aldırma çığlıklarımı Gece gece, gece gece Ağlamamalıyım bu saatte dökmemeli gözyaşı gökyüzü Ay ışığı neye yeterli Şu nehirde göremedim kendimi 150


Göremedim gökyüzünü hissettim sert dokunuşunu bir dostun, bir düşmana Bu gece saati dedim kendi başıma ne yapar oldum ben burada? Bir küçük yansıma “Damla” dedi bana Damla damla gökyüzü yağdı yansımalar battı aynı gece gibi farklıdır bu köyde gövdeyi bırak yargılamayı, ellemek Yüksel gökyüzünde küçük martı Görmesin gözün ne beni ne gökyüzünü Uzaklara al artık şu gövdeni Dokunmayayım artık ne sana ne bana Damla Damla Akmasın gökyüzü ne sana ne Damla 151


Arın Kanber

BIR GOLKONDA İMASI Kapkara bulutların arasından, Elini uzatıyordun bana Diğer elinde de bir zambak çiçeği Bana bakıyordu Çektin beni bulutların içinden, Soğuk yağmur damlaları şaşkın, Anlamışlardı artık, Gidiyordum Çıktık sessiz sedasız gökyüzüne Ah o gökyüzü, Sanki ilk kez görmüş gibiydim Uçuyorduk birlikte çıplak gökyüzünde Güneş ve ay gibi Mavinin tonları ile boyandı, Kirlenmiş zannettiğim kıyafetlerim Gülümsüyordun bana masumca Elinde bir yıldız, Dans ediyordun havada bir balerin gibi Bir gösteri geçidi gördüm, Bu ihtişamlı gökyüzünde Magritte’in yüzleri bana kusursuzlukla bakıyor, Kuşlar dans ediyordu çevremde, Sanki ben ben değilmişim gibi,

152


Artık tutmuyordun beni, Süzülüyordun benden uzağa, Yavaşça, Çok yavaşça. Yüzünde sakin bir tebessüm, Ağzında umut dolu sözler “Görüşeceğiz tekrar” dedin İndim yine toprağa, Fakat artık yağmur değildi yağan Golkonda elmasları düşüyordu, Göremediğim gökyüzünden. Elimdeki bembeyaz zambak parlamaya başlamıştı. Artık anlamıştım, Ben de buralı değildim

Not: “Golkonda” Rene Magritte’in 1953 tarihli resmi. Aynı zamanda Golkonda, dünyadaki ilk elmas madenine sahip Hindistan’da bir şehir.

153


Yasemin İmre

BIR YANSIMADAN DAHA FAZLA Yukarıda bir sonsuz Uçuyor kuşlar Hiç bilmeden ve önemsemeden İmrenen beni yerlerde Hiçbir kökün olmadan Yaşaman ve kurtulman Canımı acıtıyor Ben hiç hissetmeden İçimde öyle bir boşluk ki En az senin kadar Gittikçe ve indikçe Daha soğuk, karanlık Gözler önünde Işıldıyan bu güneş Ateş altında Bir rüzgar gelse ve geçse Kalbimin en derinliklerine Bir yaprak sürüklese Hiç dilemedin mi? Daha yakın olmayı Geçip gitmektense Seninle konuşmalarını 154


Lütfen diye bağırıyorsun Ama kimse Dönüp bakmıyor Herkes bir yansıma bir kandırmaca Sular gülüyor biliyor Ama yukarıda ağlayan asıl sen Birçare Sen sadece İzliyorsun Gece gündüz Aynı Aynı yerdesin ve her yerde Benim bin katım Acı ve kayıp Gördün gerçekte Kırılıp senden bir parça Düşse Kim bilir ne olur insanlara Yıldızlarını Al ve git Yalanlarını topla Ölene kadar ve devam ederek Sadece yanıyorlar Soğuyarak ve donarak 155


Öleceklerini bilerek sonlarını görerek Gözyaşların düşüyor Fırtınalar kopuyor Güneş açıyor yanıyorsun Yağmur yağıyor boğuluyorsun Mucizelerinin Hepsi uzak diye Görmedim sanma Biliyorum çok Yukarıda ve çok soğuk Ellerin yetişmiyor. Bırak düş Başımıza Bırak ve git Sırf en yukarıdasın diye Kenarda değilsin demek değil O yüzden bırak ve git Karardığın gibi aydınlan Gülüyor dedikleri için gülme Adına yaraşır yaşa Canın acıdığı Kalbinin attığı kadar Bağırabildiğin ve ağlayabildiğince ağla Bir yansımadan daha fazla

156


Çağla Deren Yamen

UMUTSUZLUĞA İNAT GÖKYÜZÜ İlla ki istiyorsan aidiyeti hissetmeyi, gökyüzüne ait olacaksın. Kuşları yukarıdaki yansıman sayacak, kaçacaksın kanatların izin verdiğince. Yakınlaştıkça gökyüzüne, kuşlar kulağına fısıldayacak, yıldızsız gecelerde umutsuzluğa kapılmamanın sırrını. Kuşlar kadar özgür, bulutlar kadar bağlı kalacaksın. Özgürlük kıracak kabuğunu Ve fark yaratmak istiyorsan eğer altındaki bütün umutsuzluğa rağmen, tüm dünyanın cevheri gözlerle baktığı gökyüzü olacaksın.

157


Kaan Çalışkan

AY / BAŞLANGIÇ Melankolik bir Akdeniz akşamıydı o akşam. Asla unutamam o akşamı. Ay tam tepemize dikilmişti. Bir tanrı gibi izliyordu hepimizi. Nasıl gözüküyorduk oradan? Birer karınca gibi mi yoksa bir sanat eserini parlatan minicik pırıltılar gibi mi görünüyorduk? Belki de... hiç dikkat çekmeyen bir toz tanesi kadardık, varlığımızdan kimsenin haberi yok muydu? Her türlü yaşıyorduk hepimiz, dikkat çeksek de çekmesek de... kendi dünyamızın ana karakterleri değil miydik o akşam da hikâyemin başladığı akşamdı Karanlık sahili etrafında şarkı söyleyip dans ettiğimiz, gökyüzünün ışıltıları yıldızlar gibiydi, küçük kamp ateşleri. Gökyüzümün yansımasıydı dünyam Gökyüzümün ayıyla tanışmak işte...

158


Cemre Şenlik

MEVSİMLER Önce yaz geldi Kiraz yedik güldük Güz geldi Yaprak hışırtılarında yürüdük Kış geldi Hiç kar yağmadı Bahar geldi Çiçekler açmadı Mevsimler geldi geçti hava değişti Gökyüzü hep aynı kaldı Gökyüzü Maviydi o kadar maviydi ki; Aynı anda hem herşeyi unutmak, Hem de her şeyi hatırlamak istedim.

159


Zeynep Çiloğlu

GÖK SENİNLE Biz seninle dalgaları sürüklüyoruz Her esişimizde biraz daha parçalıyoruz taşları Bu bizim İklim değiştirirken ki halimiz Yani yerden yüksekte küçük bir pencereden Birbirimizi seçemeyişimiz Veyahut kucağımızda kar Meleğin peşinde Yorgun bir ölüm dansı Hatta buna En masum halimiz diyebiliriz Seninle sayfalar arasında kurutulmuş Cinayet mahalliyiz Diri ve ıslak Ve eskiyiz ve siyah beyazız İki damlayken seninle Aniden patlamışız Yeryüzünde rastlanmayacak kadar Yersiz ve yüzsüz Bu son provası intiharın Seninle bulutlarımız kamaşıyor Sökülüyor pasımız Damlaların son nefeslerine Solgun, Şahitlik ediyoruz Birazdan tüm yersizlikleriyle 160


Galata’nın dibine düşecekler Ve bardaklarda birer deprem Ayaklarımızın dibinde birden fazla Her renkten günah kaçışacak Biz onları Bir kelebeğin pişmanlıkları Sokakların cinayetleri geçiştirdiği gibi geçiştireceğiz Sonunda, gökyüzü olacağız seninle Zamanı akıtacağız Sığ denizlere ve Derin göklere

161


Mustafa Kerem KORKMAZ

GÖK KUBBE Dönen dünya üzerinde bir kubbe Dönmese ne olur diye sorarken delicesine... Yağmur olur, kor olur Yağar şu kulun üstüne Ağıttan öte bir türkü Kubbenin en derinlerinde Bir bülbül yahut dikeni uzun gül Gök kubbenin en derin yerinde Hayaller, düşler gök kubbenin ötesindeler Yağarlar aşağıya kıyametten öte delicesine... Bir şiir, bir şair, bir gülüş, bir bakış Kubbenin içinde... Kubbenin içinde yazılır insanoğluna Ondan öteye kalanlar... Kalanların ötesinde düşler, hayaller Onlar yok mu onlar Gök kubbeden çok ötedeler Onlar bilinmeyen, ırak bir gökyüzündeler...

162


Hulki Ata Eroğlu

BAKTIKÇA Islaktı hava yağmurdan dolayı Buruktu içim sendi olayı Yazması kolay değil pek... Aşkın hissetirdiği acıyı Daha çocuktum sevdim seni Büyüdüm sandım büyüyemedim Düşerken bulutlardan güçlüydüm Pes ettim ettirildim Yıldızlara baktıkça Aklıma geliyorsun hep Sende onlar gibi parlak Ama çok değil tek. Bir ben bilirim kalbimi Nasıl deli gibi sevdiğini Vicdanım o yüzden bir güneş gibi Parladıkça ısıtıyor içimi. Baktım her yere aradım Bir türlü bulamadım Sonradan anladım ki “Sen içinde güneş olmayan bir hazirandın”. Aslında uçmaktı amacım Özgürlüktü benim aradığım Yapamadım yoktu ki kanatlarım Kurtuluşu uçmak sanmıştım... 163


Aşkımla kurdum kafamdaki seni Bilemedim gerçek mi değil mi? Ya değilse sandığım gibi ya Daha da kötüyse sandığımdan Sorun var bulamadığımdan”... Düşlerime daldım sandım rüyadayım Kayboldum inandım En büyük hatayı burada yaptım Seni kusursuz bir gökkuşağı sandım. Aşk bir tezatlık oyunu Hem acı verir hem haz Gökyüzü gibi berrak değil. Topraktaki su birikintisi gibi çamurlu…

164


Doğan Akçiçek

DENIZ MISALI Hep bir kaçış olmuştur Tüm mazlumların Bu dünyadan bulamadıklarını Yukarıda aramışlardır Kimi kuş olmak Kimisi de kaçacaktı Özgürlüğüne kavuşana dek kaçacaktı. Özgürlüğün kaçmakla elde edilmeyeceğini anlayana dek Özgürlük bahşedilmez Özgürlüğü uzaklarda değil Özgürlüğü olduğun yerde ara Bulamazsan uğruna savaş

165


166


İÇİNDEKİLER ONUR ÖDÜLÜ Ağaran Bir Suyum / Şükrü Erbaş.............................................................................

7

Şükrü Erbaş.............................................................................................................

9

Jüri Değerlendirme Raporu ....................................................................................

11

ÖDÜL ALAN ŞİİRLER Birincilik ödülü Senanur Altıok / Mehmet Rauf Anadolu Lisesi .....................................................

17

İkincilik Ödülü Sena Nur Tuç / VKV Özel Koç Lisesi .....................................................................

20

Üçüncülük Ödülü Furkan Özdemirkan / Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi .................

21

İzem Uludağ / Özel Notra Dame De Sion Fransız Lisesi .......................................

23

Ela Yılmaz / Özel Notre Dame De Sion Fransız Lisesi ..........................................

24

Alp İnegöl / Özel Enka Lisesi .................................................................................

26

Naz Yanıkoğlu / Özel Enka Lisesi ..........................................................................

27

Gizem Bilen / Özel Enka Lisesi ..............................................................................

28

Arjin Acar / TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi ..................................................

29

Hatice Ekin Akpınar / TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi ..................................

31

Sude Kınık / TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi ................................................

32

Rana Fikriye Ak / TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi ........................................

34

Sena Lafçı / Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi ......................................................

35

Senem Ekren / Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi ..................................................

36

Selamet Öztürk / Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi ...............................................

37

Nuh Aydın / Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi .......................................................

38

Ege Eycan / Küçükyalı Endüstri Meslek Lisesi .....................................................

39

Emircan Öncel / Özel Halkalı Atakent Doğa Anadolu Lisesi ..................................

40

167


Dilan Alpdağ / Mehmet Rauf Anadolu Lisesi .........................................................

41

Alperen Demir / Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ..........................

42

Gülhatun Kıvanç / Ayşe Ege Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi .............................

45

Büşra Nur Duman / Ayşe Ege Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ..........................

46

Tuğçe Kırıkbaş / Ayşe Ege Çok Programlı Anadolu Lisesi ....................................

48

Ece Akbaba / Mehmet Rauf Anadolu Lisesi ..........................................................

49

Adil Gökşin / Ziya Kalkavan Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ..............................

51

Selin Akıner / Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi ................................................

53

Eda Moran / Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi .................................................

54

Simge Dalgıç / Etiler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi .............................................

56

Ayşenur Habipoğlu / Çapa Fen Lisesi ....................................................................

57

Ayşe Zeynep Tunbiş / Özel Saint Joseph Fransız Lisesi .......................................

58

Beren Ahu / Özel Saint Joseph Fransız Lisesi .......................................................

60

Balkan Can Nurettin Uzun / Özel Saint Joseph Fransız Lisesi ..............................

61

Melisa Can / Özel Cevizlibağ Doğa Anadolu Lisesi ...............................................

62

Mina Ayran / Alkev Özel Anadolu Lisesi ................................................................

63

Nazlıcan Bayrak / Maltepe Uğur Anadolu Lisesi ...................................................

65

Zehra Erbektaş / Mimar Sinan Özel Fen Lisesi .....................................................

67

Oğuzhan Bilgin / Mimar Sinan Özel Fen Lisesi ......................................................

68

Eylül Sürücü / Mimar Sinan Özel Fen Lisesi ..........................................................

70

Gizem Koç / Beşiktaş Uğur Temel Lisesi ...............................................................

71

Melis Akgün / Beşiktaş Uğur Temel Lisesi .............................................................

72

Zeynep Sude Aydemir / Beşiktaş Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi .........................

73

Defne Yılmaz / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ...................................................

75

Işık Su Eren / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .....................................................

76

Ali Saraçlar / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .......................................................

77

Çınar Ural / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .........................................................

78

Hazal Özkan / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ....................................................

79

Metehan Aydın / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .................................................

80

Mısra Yapalı / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .....................................................

81

Mısra Karslıoğlu / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ...............................................

82

Yağmur Sözen / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ..................................................

83

168


Aylin Kaya / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ........................................................

85

Başak Sait / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ........................................................

86

Elif Maya Güngör / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .............................................

87

Mehmet Hecebil / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ...............................................

89

Ayça Tanca / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ......................................................

90

Defne Dinçer / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ....................................................

91

Can Tanyel / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .......................................................

92

Melek Arıağa / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ....................................................

93

Alara Su Ernak / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .................................................

94

Aslı Keçeci / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi .......................................................

95

Can Sökmen / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ....................................................

96

Nazlı Ceren Atay / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ..............................................

97

Naz Enünlü / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ......................................................

98

İzzet Leblebici / Özel Saint Benoit Fransız Lisesi ..................................................

99

Yağmur Ünaldı / Özel Darüşşafaka Lisesi .............................................................

100

Gökalp Hasbutçu / Özel Darüşşafaka Lisesi .........................................................

102

Nilay Tuğrul / Özel Darüşşafaka Lisesi ..................................................................

104

Emircan Öncel / Özel Halkalı Atakent Doğa Anadolu Lisesi ..................................

105

Semanur Özcan / Saraybosna Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi...........................

106

Melike Nur Hatipoğlu / Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi ........................................

108

Damla Okar / Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi ......................................................

109

Ayşe Günaydın / Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi .................................................

110

Dilvin Hondu / Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi .....................................................

111

Melisa Gök / Özel Galilo Galilei İtalyan Lisesi ........................................................

112

Esma Nur İlter / Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ....................................

113

Sultan Bilgiç / Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ........................................

114

Ramazan Sular / Halkalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ..................................

115

Birkan Sinpari / Sabancı 50.Yıl Anadolu Lisesi ......................................................

116

Elanur Kıraç / Sabancı 50. Yıl Anadolu Lisesi .......................................................

117

Zeynep Öztürk / Özel Kültür 2000 Fen Lisesi ........................................................

118

Ekinsu İnan / Özel Kültür 2000 Fen Lisesi .............................................................

119

Kutay Selamet / Özel Kültür 2000 Fen Lisesi ........................................................

120

169


Ayşe Dillioğlu / Özel Kültür 2000 Fen Lisesi ..........................................................

121

Mehmet Ali Sağlam / Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi ..........................

122

Nazan Korkmaz / Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi ................................

123

Sariye Akkoyun / Beylikdüzü Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi ................................

124

Enes Ayberk Korkut / VKV Koç Özel Lisesi ...........................................................

126

170


TERRAKİ LİSESİ Birincilik Ödülü Zeynep Saravin ......................................................................................................

129

İkincilik Ödülü Nazlıcan Uzuner ....................................................................................................

131

Üçüncülük Ödülü Aslınur Kavuncu .....................................................................................................

133

Sude Dilan Polat ....................................................................................................

134

Zeynep Başeğmez .................................................................................................

135

Batuhan Şahin .......................................................................................................

137

Emine İzem Genç ..................................................................................................

138

Elmas Zeynep Bamyacı .........................................................................................

139

Zülal Tannur ...........................................................................................................

140

Eylül Eğin ...............................................................................................................

142

Tunahan Tüze ........................................................................................................

143

Kardelen Anıl .........................................................................................................

144

Sevgi Yılan .............................................................................................................

145

Çağla Arpacı ..........................................................................................................

146

Aylin Pak ................................................................................................................

147

Zeynep Gülce Şenol ..............................................................................................

148

Damla Aslan ..........................................................................................................

150

Arın Kanber ...........................................................................................................

152

Yasemin İmre .........................................................................................................

154

Çağla Deren Yemen ...............................................................................................

157

Kaan Çalışkan .......................................................................................................

158

Cemre Şenlik .........................................................................................................

159

Zeynep Çiloğlu .......................................................................................................

160

Mustafa Kerem Korkmaz .......................................................................................

162

Hulki Ata Eroğlu .....................................................................................................

163

Doğan Akçiçek........................................................................................................

165

171


Profile for Terakki Vakfı Okulları

Sözcüklerle Dans 19.Şiir Festivali 2019  

TERAKKİ VAKFI OKULLARI SÖZCÜKLERLE DANS ŞİİR FESTİVALİ Öğrenci Şiirleri

Sözcüklerle Dans 19.Şiir Festivali 2019  

TERAKKİ VAKFI OKULLARI SÖZCÜKLERLE DANS ŞİİR FESTİVALİ Öğrenci Şiirleri

Advertisement