Page 1


2

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

İçindekiler

2012 Kuzey Kıbrıs için daha iyi olacak

Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, elbirliğiyle çalışılması halinde turizmdeki hedeflerin gerçekleştirileceğine işaret ederek, “2012, Kuzey Kıbrıs için 2011’den daha iyi olacak” dedi.

Eroğlu: Hedefimiz, 2012 yılının ilk çeyreğinde çözüme ulaşmak Haber 4

Haber 6-7-8-10

“Kestane” 15 Kasım’da piyasalarda

Haber 24

Özcan Kuyumculuk tüketiciyi sahte altın konusunda uyardı:

Kuzey Kıbrıs’ta “Güneş’in Dansı”

‘Piyasada çok sayıda sahte altın var’

Haber 4 Sahibi: North Cyprus UK Ltd Genel Yayın Yönetmeni: Zorlu Cezaroğlu Editör: Misli Kad›oğlu Haber Müdürü: Ali Kalay Dizayner: Halil Yaltırık Kapak Fotoğrafı: Osman Yüksel

Adres: PO BOX 57894, London SE26 9AU Kıbrıs: +90 533 863 5341 Londra: +44 7958 352 411 Mail: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk zorlu@northcyprusuk.com

Haber 50

recycle Gazetemizde yay›nlanan fotoğraf, haber ve reklamlar›n her hakk› mahfuzdur

Yayın Tarihi: 7 Kasım 2011


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

3


4

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Editörden

Eroğlu: Hedefimiz, 2012 yılının ilk çeyreğinde çözüme ulaşmak a

Misli Kadıoğlu mislikadioglu@hotmail.com

Paylaşmak ve farkındalık areketli bir yazın sonunda, az ama usul usul yağan yağmurlarla girdik sonbahara. Tam evlerimize çekilme hazırlıkları içerisindeyken birden Kurban Bayramı geldi. Eğlence yerlerinin bir birleriyle yarış içerisinde hazırladığı programlara katıldı kimilerimiz, kimilerimiz de uzun zamandır görmediği yakınlarıyla buluşma fırsatı yakaladı. Yavaş yavaş soğuyan hava, ve tatili de bahane ederek şömine başında sonbaharı ve bayramı yaşayanların yanında, tatili fırsat bilerek yurt dışına gidenler de vardı. Ama her halukarda hareketli bir yazın ardından bu bayram hepimize iyi geldi. Özellikle de kendilerini bu eşsiz adanın, eşsiz doğal güzelliklerine bırakanlar en şanslılarıydı. Çünkü güneş, sonbaharın sonlarına gelmemize rağmen yüreklerimizi ısıtmaya devam etti. Diğer bir yandan gazeteniz North Cyprus UK bayramın ardından, bayram hediyesi gibi bu ay toplam 92 sayfa olarak okuyucularıyla dolu dolu bir içerik sunmanın keyfini yaşıyor. North Cyprus UK son iki yılda olduğu gibi bu yıl da geleneksel WTM Londra Turizm Fuarı’ndaydı. Bu kez Travel North Cyprus adı altında ingilizce bir gazeteyle fuara katılan gazetemiz, bu turizm ekini hem turizm fuarında dağıttı hem de North Cyprus UK gazetesi içerisinde okuyucularına ulaştırıyor. Böylelikle, tarihi, doğası, havası ve kültürel zenginlikleriyle dolu Kıbrıs adası için bir turizm rehberi niteliğinde olan gazetemiz bu kez dünya ülkelerinden binlerce insana bu güzellikleri gösterebilmek adına bir misyon üstlendi. Özellikle eko turizmle kültürel ve doğal güzelliklerimizin var olanlarının korunup, yok olmak üzere olanlarının desteklenerek yeniden hayat bulmasıyla ülkemiz dünya ülkelerinden birçoklarının ilgisini çekmeye başlamışken, umarız bu yılki fuar aracılığıyla bu konuda daha çok insanı ülkemize getirir ve güzelliklerimizi onlarla paylaşırız. Çünkü biz de ancak bu güzellikleri paylaştıkça fark edebiliyoruz...

H

meciniz sıfatıyla; Doğu Akdeniz’in bu güzel Gelecek yılki Kurban Bayramı’nı hak ettiği umhurbaşkanı Derviş Eroğlu, yayınlaadasının barış ve huzur adası haline gelmesi çözüme ulaşmış bir halk olarak birlikte kutdığı bayram mesajında Kıbrıs’ın barış için özverili bir uğraş verdiğimi vurgulamak lamak en içten beklentimdir.” ve huzur adası haline gelmesi için isterim. Halkın bayramını kutlayarak iyi dileklerini özverili bir uğraş verdiğini vurguladı. ileten Eroğlu mesajını şöyle tamamladı: Eroğlu, “Kıbrıs sorununun, halkımın beklen- Kıbrıs Türk tarafı olarak, bizim samimiyetle Kıbrıs’ta gerçek bir barış ve çözüm istediği“Bu duygu ve düşüncelerle, Kurban tileri doğrultusunda; iki taraf için de adil, mizi; BM başta olmak üzere uluslararası Bayramınızı kutlar; sağlık ve mutluluk içineşitlikçi, sağlam, sürdürülebilir bir anlaşörgütler artık kabul etmektedir. Ancak barış de, belasız, kazasız bir bayram geçirmeniz mayla 2012 yılının ilk çeyreğinde çözüme ve çözüm tek tarafın isteğiyle gerçekleştirile- dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım. ulaşması en halisane beklentimdir” dedi. mez. Mübarek Kurban Bayramı’nın tüm İslam Cumhurbaşkanı Eroğlu yayımladığı Kurban Rum tarafının da aynı samimiyet ve özveriy- alemine, büyük Türk Ulusu’na ve dünya Bayramı mesajında, İslam aleminin iki kutle çözüm için istekli olması, uğraş vermesi insanlarının tümüne barış ve hayırlar getirsal dini bayramından biri olan, Kurban kaçınılmazdır. mesini yüce Allah’tan niyaz ederim.” Bayramı’nın idrak edilmekte olduğunu, ancak Türkiye’nin Van ilinde 600’ün üzerinde insanın hayatlarını, binlerce insanın da evini, barkını, işyerini kaybettiği deprem nedeniyle; Türk ulusu ile birlikte buruk bir bayram yaşandığını ifade etti. KKTC Londra Temsilcisi Kemal Köprülü yayımladığı “Kurban Bayramı, her yıl olduğu gibi, bayram mesajında toplu birlik ve beraberliğe çağırdı bu sene de; dostluğu, kardeşliği pekiştirmeli, dayanışmayı ve yardım etmeyi KTC Londra Temsilcisi Kemal Köprülü sal dayanışma, yardımlaşma ve işbirliğinin teşvik etmeli; Van depremi felaketzedeKöptülü, öncelikle, Anavatanımız zeminleri olarak tesis edilmiş ve kabul görmüşlerinin yaralarının daha kısa zamanda ve Türkiye’nin Van ilinde ve çevresinde meytür. Bayramlarımız, dargınlıkların unutulduğu, kolay sarılabilmesine de vesile olmalıdana gelen elim deprem nedeniyle başta bölge karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün egemen dır” diyen Eroğlu, yardımsever Kıbrıs halkı olmak üzere bütün Türk Milleti’ne taziyele- olduğu, güzel duyguların paylaşıldığı özel günTürk halkının deprem mağdurlarına en rini ve geçmiş olsun dileklerini sundu. Hayatını lerdir. Temennimiz hoşgörü ile dayanışmayı aşıetkin biçimde yardımlarını sürdürmeye kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınla- layan bu önemli ve anlamlı günlerin, yarattığı rına sabır ve yaralı olanlara da acil şifalar dileyen huzur ortamını kalıcı kılması ve İngiltere’deki devam edeceğine olan inancının tam Köprülü, Kurban Bayramı’nın özellikle bu zor vatandaşlarımız, soydaşlarımız, bütün İslam olduğunu vurguladı. günlerde milletin alemi ve insanlık için birlik, Çözüm yönündeki uğraşlarına da işaret dayanışma ve yardımberaberlik ve yardımlaşma eden Eroğlu, “Kıbrıs sorununun, halkılaşma duygularını içerisinde yaşanacak daha mın beklentileri doğrultusunda; iki taraf pekiştirmesini diledi. güzel günlere vesile olmasıiçin de adil, eşitlikçi, sağlam, sürdürüleTemennimiz hoşgörü dır. Bu duygu ve düşüncebilir bir anlaşmayla 2012 yılının ilk çeyve dayanışma lerle, İngiltere’deki vatanreğinde çözüme ulaşması en halisane Köprülü mesajına daşlarımız ve soydaşlarımız beklentimdir” dedi. şöyle devam etti: ile tüm Türk ve İslam aleBayramlar, bizi biz minin Kurban Bayramını Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs’ın barış yapan değerlerimizi içtenlikle kutlar, Bayramın ve huzur adası haline gelmesi için özvebir kez daha fark tüm insanlığa, huzur, rili bir uğraş verdiğini vurgulayarak şunetmemizi sağlayan gönenç, mutluluk ve esenları kaydetti: günler olduğu gibi, likler getirmesini diler, say“Sizlerin verdiği destekten aldığım aynı zamanda toplumgılar sunarım. güçle, çözüme ulaşma yolunda görüş-

C

Dayanışma ve beraberlik zamanı

K


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

5

Haber


6

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber Dr Muhammet Yaşarata muhammet@cypruspremier.com

WTM: İşte hükümetin 2012 turizm hedefi Dünya Turizm Fuarında yine bir araya geldik. İngiltere’de her yıl Kasım ayının ilk haftasında düzenlenmekte olan Dünya Turizm Fuarı (WTM), Dünya turizminin bir sonraki yıl içersinde nasıl bir eğilim göstereceği hususunda sinyaller veren önemli bir aktivitedir. WTM dünya turizminden büyük pay koparan tüm ülkelerin ve şirketlerin katıldığı bir fuardır. Bizlerde her yıl olduğu gibi Tur Operatörlerimiz, Otelcilerimiz, Acentelerimiz, Havayollarımız ve Turizm Bakanlığı’mız ile bu fuarda Türkiye standının hemen yanında güzel bir stand ile yer aldık. Her zaman olduğu gibi tüm sektörler içerisinde bir yakınma var: Otelcisi elektrik fiyatlarının artırılmasından bahsediyor. Tur operatörleri geçen yılın İngiltere ekonomisinin girmiş olduğu kötü durumun onlara yaptığı etkileri konuşuyor. Hava yolları ise petrol fiyatlarının artışından yakınıyor. Tüm bu konuşmaların içerisinde Sayın Turizm Bakanımız Ünal Üstel fuar alanına gelmiş ve tek tek herkes ile konuşmuştur. Tüm sektörlerin yaptığı yorum, daha önce buraya gelen bakanlar fuar alanına gelip ayrılıyordu. Sayın Bakanın ilk kez bu kadar uzun bir zaman fuar alanında kalması bizleri hakikaten etkiledi olmuştur. Bilmiyenlerimiz için; Sayın Bakanımız Ünal Üstel’in çok önemli bir özelliği daha var. Üstel, KKTC hükümetler tarihinde ilk kez adamızdaki turizmin %70’ini oluşturan bir bölgeden, Girne’den geliyordu. İçimizde hep şu soru geliyor aklımıza: Acaba ülke ekonomisinin en önemli sektörü olan turizm alanına artık hükümetler değer vermeye mi başladı? Bizlere düşen görev ülkemizdeki tüm kesimlere tekrar tekrar turizm bilincinin ne kadar önemli olduğunu anlatmamız . ..İnsanlarımızı Akdeniz’deki Malta, Mayorka ve Sicilya adalarındaki gelişmeleri görmelerini sağlamamız gerekiyor. Bu adalar için önemli tek bir sektör vardır, o da turizmdir. Adalarının zenginlikleri turizmden geldiği bilinci o kadar bir yerleşti ki, insanlar turizm için herşeyi yapıyorlar. Geçen aylarda bir konferans için gitmiş olduğum Mayorka adasından başımdan geçen bir olayı paylaşayım sizlerle. Konferansın ilk günü konferans bitiminde Otele kadar şirketimizin koordinatörü Kemal Kenan ve Teknoloji Danışmanımız Mario Berni ile yürüyelim dedik. Yollar o kadar temiz ve bakımlıydı ki gözlerime inanamıyordum. Bir anda, bu temizlikleri Belediye yaptığını düşünürken insanların evlerinin önlerini temizlediklerini fark ettim. Konferansta tanıştığım İngiltere’nin en büyük tur operatörlerinden Thomas Cook’un çok ileri bir yöneticisine bu gözlemimi anlattım. O da bana, hep KKTC turizmi için düşündüğüm şu cevabı verdi: ‘Turizm Bilinci Mayorka’da tüm ülkeler arasında en yüksek noktadadır. Öncellikle halkın içerisinde şu andaki yüksek yaşantılarını turizm ve turist’te borçlu olduklarının bilincinde ve buna çok saygı gösteren bir toplum olduğunu söledi.’ İşte bu bilinci bizim ülkemizde de görmek istiyoruz. Bu yıl yapılan teşvik sistemi ülke turizmine çok büyük bir katkı sağlamıştır. Dünya ekonomisinin krizde olduğu bir dönemde devlet teşvik sistemi ile çok makül fiyatlara ülkemize tur operatörleri turist taşımıştır. Ben hep şu örneği veriyorum. Tur Operatörleri, bir paket tatili £299 turiste sunarken, kazandıkları çok mütavazi marginlere varır. Fakat, unutulmamalıdır ki ülkeye gönderdikleri her turistin cebinde minimum £700 pound para vardır. İşte bir uçak düşünün 220 koltuğunun £700 ile çarparsanız £154,000 pound yapar. Bu miktar nakit parayı bir uçak ile tur operatörü o memlekete gönderiyor. Hemde bu para miktarı başka bir ülkeden nakit para akışı olarak memlekete giriyor. İşte bu turizmin basit cazibesidir ki, Dünyanın her yerinden ülkeler ve şirketler İngiltere’ye gelip bu turizmin pastasından nasıl pay alırız çalışmalarnı yapıyor. Sayın Bakanımız gelecek yılda da turizm teşvik sisteminin devam edeceğini ve yine uzun yıllardan sonra tanıtım ve pazarlama planlarını şimdiden bizlere sunacağını açıkladı. Bu gerçekten 2000’li yılların başından beri yapılan organizeli ve en yetkili ağızdan söylenen tek harekettir. Dileriz ki, bu söylenenleri Sayın Bakanımız Ocak ayından itibaren yürürlüğe geçirir ve KKTC turizm tarihine ismini altın harfler ile yazdırır. 200 tane siyah taksiye reklam kampanyasını başlatmış olan bakanımıza güveniyoruz. Ona ve ekibine, tüm turizm camiası olarak destek çıkalım…

World Travel Market 2011

2012 Kuzey Kıbrıs için daha iyi olacak

ondra’da bulunan Ünal Üstel, Excel Sergi Merkezi’ndeki Londra Turizm Fuarı’nı ziyaret etti ve KKTC standında görev yapan sektör temsilcileriyle görüştü. Üstel, fuar alanının önünden geçen KKTC posterleriyle kaplı geleneksel taksiler “black cab”larda da incelemelerde bulundu ve şoförlerle sohbet etti. Üstel’e ziyaretinde KKTC Londra Temsilcisi Kemal Köprülü, Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı

L

Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu, Özel Kalem Müdürü İlgen Bağcıer, Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı Londra Turizm Koordinatörü Kadir Doruhan eşlik etti. Ünal Üstel’in ziyaretini heyetle birlikte gelen gazetecilerin yanı sıra Londra’da görev yapan Türk medya kuruluşlarının temsilcileri de izledi “Ulaşımdaki çeşitliliği artıracağız” Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı

Ünal Üstel, fuar alanında yaptığı açıklamada, turizm fuarlarının en büyüğünde sektör temsilcileriyle birlikte tanıtım kampanyasını sürdürdüklerini söyledi. Üstel, KKTC’nin en büyük pazarlarından İngiltere’den gelen turist sayısındaki gerilemenin önüne geçebilmek için, kampanyalara hız verdiklerini ve bu gayreti sürdüreceklerini belirtti. Ünal Üstel, turizmde gerçekleştirdikleri her yeni girişimde Rum lobi-


7

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

World Travel Market 2011

siyle karşı karşıya kaldıklarını kaydetti. 2012’de ulaşımın önü açılacak Tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizin yanı sıra KTHY uçuşlarının durmasıyla KKTC’de de birtakım sıkıntılar yaşandığını kaydeden Üstel, 2012’de hava yolundaki çeşitliliği daha da ileriye götürmeyi hedeflediklerini söyledi.Üstel,

“Hava yolundaki çeşitliliği daha da ileriye götürmemiz halinde İngiltere piyasasındaki payımızı büyütme hedefine daha kolay ulaşacağız… 2012’de ulaşımın da önünü açacağız” dedi. Bu yöndeki çalışmalarına da değinen Üstel, önümüzdeki günlerde değişik havayolu şirketlerinin İngiltere’den Kuzey Kıbrıs’a uçmasını sağlayacaklarını kaydetti.

“Taksileri Kuzey Kıbrıs ile giydirdik” Turizm Bakanı Ünal Üstel, Londra’daki tanıtım kampanyası çerçevesinde taksileri tamamıyla Kuzey Kıbrıs ile giydirdiklerini söyledi. Üstel, önümüzdeki günlerde daha da çoğalacak olan taksilerin bir yıl boyunca Londra sokaklarında dolaşacağını ve KKTC’yi tanıtacağını belirtti.

“320 tane Türk ve İngiliz seyahat yazarıyla bir araya geldik Üstel, ayrıca gerçekleştirdiği diğer temaslara da değinerek, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Britanya Seyahat Yazarları Derneği’nin resepsiyon ve yemeğinin sponsorluğunu üstlendiklerini anımsattı. Ünal Üstel, oldukça görkemli geçen ve faydalı temaslarda bulundukları geceden dolayı Türkiye

Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’a da teşekkür etti. KKTC’nin ilk defa böyle bir resepsiyonda yer aldığına işaret eden Üstel, toplam 320 tane Türk ve İngiliz seyahat yazarının bir araya geldiği etkinliğin oldukça önemli olduğunu belirtti. Üstel, yemekte yapılan konuşmalarda da KKTC’nin ön plana çıkarıldığını kaydetti. Devamı sayfa 8-10


8

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

World Travel Market 2011


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

9


10

Haber

World Travel Market 2011

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011


12

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber Sevden Gülercan sevdengulercan@hotmail.com

Dikkatli, bilinçli, alkolsüz

‘Yakın Doğu Üniversitesi, KKTC’nin imajını güçlendiriyor’

Belki bu ayki yazım size biraz kötümser gelebilir. Ancak, her zaman da iyi şeylerden bahsetmek olmaz. Hayatın gerçeklerini göz ardı etmektense, biraz da olumsuzlukları görmeli ve dile getirmeliyiz. Bir yılın daha yavaş yavaş sonuna geldik sayılır. Gönül isterdi ki hayatımız hep iyi olsun, Sağlığımız yerinde, paramız bol olsun. Ama olmuyor işte. Elimizde mi değil yoksa bazı şeyleri biz mi yaratıyoruz bilmiyorum. Benim 2011 yılına dair Ekim ayına kadar geçen zamanda aklımda neler kaldı diye sorarsanız, size tek birşey söyleyebilirim o da trafik kazaları. Bazen düşünüyorum, “Acaba bu kadar küçük olan başka toplumlarda da böylesine ölümcül kazalar yaşanıyor mu? Gün geçmiyor ki gazetelerde kaza haberi olmasın. “ Lefkoşa-Mağusa anayolu kana bulandı”, “Güzelyurt yasta” ve bunun gibi daha birçok iç karartıcı, yürek burkucu kaza haberi. İnanın okurken içim parçalanıyor. Dikkatsizlik, aşırı sürat ve alkollü araç kullanma bir cana mal olabilecek nedenlerdir. Yola çıktığınız andan itibaren artık sizin dikkatinizi vereceğiniz tekşey kullandığınız araç ve yol olmalıdır. “Ben hem araba kullanıp hem de cep telefonunda konuşabilirim” derseniz, bir anlık dalgınlık sizi geriye dönüşü olmayan yollara sokabilir. “Gardaş bu araba 220 km yapar hade basalım da görelim” dediğiniz anda bilin ki tek göreceğiniz tek yer dar ve karanlık bir çukurdur. Bir de arkanızda bırakacağınız gözü yaşlı aileniz. “Ben alkollüyken daha dikkatli araç kullanırım bilin” diyenden korkun bir kere. Bilmelisiniz ki alkollü bir insanın refleksleri yavaşlar, dikkati azalır ve direksiyon başına asla geçmemelidir. Hade kendinizi geçtiniz, ailenizi, sevdiklerinizi hiç mi düşünmüyorsunuz? Onlara böylesine tarifi imkansız bir acıyı yaşatmanıza hiç mi hiç hakkınız yok. Belki bu gün Mehmet hayatta olsaydı çocuklarının birinci yaşını eşiyle kutlayabilecekti ama o ne yaptı aşırı sürat. Belki Ayşe araç kullanırken emniyet kemerini taksaydı bu gün mezuniyet töreninde olabilirdi veya Hasan motor kullanırken kaskını taksaydı ablasının düğününde halay çekebilecekti. Ama olmadı yani belkilerle olmuyor. Geri dönülmüyor. Yitip giden gencecik hayatlar geride sadece yaşayan ölüler bırakırlar. Ne yaşadıkları hayat artık hayattır, ne de aldıkları nefesin bir anlamı vardır. Herşey anlamını yitirir ve artık eskisi gibi olmaz. Eskiden insanlar 80- 90 yaşına kadar yaşarlarmış ve yaşlılıktan ölürlermiş nenem dedem öyle anlatırdı. Şimdi dikkat çeken bir oranda ölümlü trafik kazaları oluyor ve ne yazıktırki hep genç yaştaki insanlar ölüyor. Lefkoşa’ya yolunuz düşerse belediye mezarlığına bir uğrayın. İnanamazsınız koca bir şehir oldu. Ama ölüler şehri. Sizlerden tek istediğim araç kullanırken nolur daha dikkatli, daha bilinçli olun. En önemlisi trafiğe çıkarken alkol almayın. Varsın gideceğiniz yere beş dakika daha geç gidin ama gidin. Unutmayın ki sizi bekleyenler var!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış İlişkiler Başkanı Ahmet Savaşan, tanıtım için Londra’ya geldi.

akın Doğu Üniversitesi, KKTC’nin imajını güçlendirerek sağlıklı ülke markasının yaratılmasına ve ülkeye nitelikli turist çekmesine yönelik olarak önemli adımlar atıyor. Hastanenin Dış İlişkiler Başkanı Ahmet Savaşan Londra’da başlayan Dünya Turizm Fuarı’na katılarak, Kuzey Kıbrıs’ın turistik özellikleri ile medical turizm olanaklarını tanıttı.

Y

Kuzey Kıbrıs için ayrılan bölümde gazetemize bir açıklama yapan Ahmet Savaşan, Dünya Turizm Fuarı’nın büyük bir fırsat sunduğunu ifade ederek, “Bizlerde bu fırsatlardan yararlanmak için bu yılda ekibimizle fuardaki yerimizi aldık. Ülkemizin dünya çapında sağlıklı bir destinasyon olduğunu

göstermek için buradayız” dedi. Özelikle yaşlı insanların sağlık ile ilgili gidecekleri ülkeyi seçerken, o ülkede uluslararası standartlarda sağlık hizmet veren hastenelerin olmasına çok dikkat ettiklerine işaret eden Savaşan, “Belli bir yaşın üzerinde olan insanlar, uluslararası sağlık standartlarında hizmet veren hastaneleri seçiyorlar. Biz de bu bilinçle KKTC’nin Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ile sağlık bir destinasyon olduğunu göstermek ve nitelikli turistlerin ülkemize gelmesini sağlamak ve bu vesileyle ülkemizdeki turizmi de geliştirmek amacıyla bu fuara katılıyoruz” diye konuştu. Sağlık turizminde KKTC’nin de önemli bir pay alması için hastane olarak üzerlerine düşen görevi büyük bir sorumluluk ve tecrübeyle yerine getirmeye çalıştıklarını kaydeden Ahmet Savaşan, “Uluslararası fuarlarda tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine çok önem veriyoruz. Bu amaçla fuarda çok önemli temaslarımız ve görüşmelerimiz oldu” dedi. Bu alanda KKTC’nin olağanüstü tarihi, doğası ve çevresiyle tercih edilmesi için hızla çalışmalarını sürdürdüklerine değinen Başkan Ahmet Savaşan İngiltere’de bulunan Kıbrıslı

Türklere ve Türk toplumuna da şu mesajı verdi: “ İngiltere Kıbrıslı Türkler’in yoğun olarak yaşadığı bir ülke, KKTC’de uzakta bulunan, bu ülkenin sağlık sisteminden sorunlar yaşayan ve yurtdışında sağlık hizmeti almak isteyen soydaşlarımızı Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne bekliyoruz. Hasta olarak değil onları sağlıklı olarak da hastanemizde görmek istiyoruz. Kıbırslı Türkleri tatilleri sırasında, en iyi şekilde ağırlamak, sunduğumuz hizmetlerin kalitesini göstermek üzere hastanemize bekliyoruz” dedi. Savaşan, fuarda uluslararası tur operatörleriyle çeşitli görüşme-

ler yaptıklarını ve başta İngiltere’de faaliyet gösteren turizmcilerle biraraya geldiklerini ve görüş alış verişinde bulunduklarını da söyledi. Ahmet Savaşan, ayrıca turizm sektörünün önde gelen temsilcilerinin katıldığı ve 2012 yılına ilişkin ilk değerlendirmelerin yapıldığı seminer ve toplantılara da katıldığını ifade etti. Savaşan, Londra’da bulunduğu süre içinde KKTC Londra Temsilcisi Kemal Köprülü ile de görüşeceini ve İngiltere dışında sağlık hizmeti almak isteyen Kıbrıslı Türkler’in KKTC’ye yönlendirmesine yönelik olarak projelerini aktaracaklarını söyledi.

Yakın Doğu Üniversitesi ekibi, fuarda yabancılara ve İngilizlere yönelik tanıtımlar yaptı.


14

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber Hazırlayan

Dty. Zaliha Kiraz zaliskiraz@hotmail.com

Kurban Bayramında Beslenme urban bayramında et tüketimi ve şeker ve şekerli besinlerin tüketimi artmaktadır. Bu sebeple özellikle bu dönemde kronik hastalığa sahip olan bireyler (kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları) risk altındadırlar. Bu nedenle sık ve azar azar beslenmek, günde 2 – 2,5 litre kadar su içmek, aşırı et ve tatlı tüketiminden kaçınmak gerektiği yani sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine uyulması büyük önem taşımaktadır.

K

Kurban Etini Yerken: Sindirim Problemi Çekmeyin: Etin sindirimi diğer besin maddelerine göre daha zordur. Yeni kesilmiş hayvanların etleri sert olduğundan, özellikle sindirim zorluğuna yol açarlar. Mide-bağırsak hastalığı olan kişilerin, kurban etlerini hemen tüketmeyip, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle tüketmeleri daha uygundur. Kızartma Yapmayın: Etlerin pişirilmesinde haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir. Kızartma yapmaktan kaçının. Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etleri Kömürleştirmeyin: Izgarada, et ile ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak, kömürleşmeye sebep olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Yüksek ateş, yüzeydeki proteinleri birden bire katılaştıracak ve ısı etin iç kısmına ulaşamayacaktır. Etler, kesinlikle çiğ veya az pişmiş tüketilmemelidir. Gıda Güvenliği İçin: Dondurarak Saklayın ve Çözdürürken Dikkat Edin: Etleri büyük parçalar halinde saklayın. Birer yemeklik olacak şekilde, küçük parçalara ayırarak, temiz buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarın ve buzdolabının buzluk kısmında saklayın. Sakatat ve organ etleri, buzdolabında 1-2 gün saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, saklama süresi kısalır. Kıyma buzdolabında 1-2 gün, parça et ise 2-3 gün saklanabilir. Çözdürdüğünüz etleri hemen pişirin, tekrar dondurmayın. Çözdürmek istediğiniz eti, oda ısısında, açıkta bırakarak değil, buzdolabının alt bölmesinde çözdürün. Çabuk çözülmesi için eti oda sıcaklığında bekletmek, sağlığımız açısından doğru değildir. Pişirilmiş Gıdaları Hemen Tüketin, Oda Sıcaklığında Bırakmayın: pişirilmiş gıdalar oda sıcaklığına kadar soğudukları zaman üzerlerindeki mikropların sayısı hızla artmaya başlar. Pişirilen gıdaların uzun süre oda ısısında bekletilmesi, mikropların çoğalma riskini artırır. Güvenli olması açısından pişirilmiş gıdalar soğumadan tüketilmelidir. Pişirilmiş Gıdaları Dikkatlice Saklayın: Eğer yiyeceklerinizi önceden hazırlamak isterseniz vaya artan yiyeceklerinizi saklamak isterseniz, onları yeterince sıcak (yaklaşık 60 derece veya üstü) ya da yeterince soğuk (yaklaşık 10 derece veya altında) tutabildiğinizden emin olmalısınız. Eğer pişirilmiş gıdalarınızı 4-5 saatten fazla saklamayı düşünüyorsanız, bu kural hayati önem taşımaktadır. Buzdolabını Aşırı Doldurmayın: Çok miktarda gıdanın buzdolabına yerleştirlmesi sorun olabilmekte. Çünkü tıka basa dondurulmuş buzdolaplarında saklanan pişirilmiş gıdaların iç kısımları gerektiği kadar kısa sürede soğutulmaz ve eğer bu kısımlar uzun süre için 10 derece’nin üstünde kalırsa, mikroplar kolayca gelişir, çabucak sayıları artar ve hastalık yapıcı seviyeye ulaşır. Pişirilmiş Gıdaları Yeniden Isıtırken Dikkat Edin: İyi bir yeniden ısıtmanın anlamı, ısıtılan gıdanın her tarafının sıcaklığının en az 70 derece’ye ulaştırılmasıdır. Pişirilmiş Gıdalar ile Çiğ Gıdalar Birbiriyle Temas Etmesin: güvenli bir şekilde pişirilmiş gıdalar, çiğ gıdalarla çok az bir temasta bile bulunsa, kontaminasyona (bulaşmaya) nden olabilir. Örneğin, pişmemiş bir eti parçalamak için kullandığınız tahtayı veya bıçağı, yıkamadan pişmiş bir gıda için kullanmamalısınız.

Turist sayılarında ve gecelemelerde artış KKTC’yi ziyaret eden turistlerin sayısı ve turistlerin turizm tesislerinde yaptıkları gecelemelerin sayısında artış kaydedildi. Bu yılın ilk 9 ayında ülkeye gelen yolcu sayısı 770 bin 150 olurken; turistik konaklama tesislerinde konaklayan turist sayısının 445 bin 858’e ulaştı. Bu turistlerin geceleme toplamı ise 1 milyon 743 bin 869 olarak gerçekleşti. urizm Çevre ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Turizm Planlama Dairesi’nin Turizm İstatistikleri Raporuna göre, 2011 yılının Ocak-Eylül döne-

T

ve deniz limanlarından giriş yapan toplam yolcu sayısının; 2007 yılında 604.711, 2008 yılında 611.625, 2009 yılında 604.698, 2010 yılında ise 686.136 olarak gerçekleştiği de

dirilmiş turistik konaklama tesislerinde konaklayan turist sayısının 445.858 olduğu belirtilen raporda, konaklama tesislerinde konaklayan turistlerin gerçekleştirdiği geceleme toplamının ise

Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Turizm Planlama Dairesi’nin 2011 yılının Ocak-Eylül dönemiyle ilgili ve geçmiş yıllarla kıyaslamalı “Turizm İstatistikleri Raporu”na göre, 2011 yılının Ocak-Eylül döneminde TC uyruklu turistlerin turizm tesislerinde ortalama kalış süresi 3.2 , yabancı uyruklu turistlerin ortalama kalış süresi 6.1, KKTC vatandaşlarının ise 2.2 gece oldu. minde, hava ve deniz limanlarından ülkeye T.C. uyruklu 598.858, yabancı uyruklu 171.292 olmak üzere toplam 770,150 yolcu giriş yaptı. Açıklanan raporda KKTC’ye Ocak-Eylül döneminde hava

verilen grafik üzerinde gösterildi. Turistik konaklama tesislerinin ortalama doluluğu %43,8 Ocak-Eylül 2011 döneminde Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı tarafından belgelen-

1.743.869 olarak gerçekleştiği bildiriliyor. Bakanlığa bağlı Turizm Planlama Dairesi

Planlama İstatistik ve Araştırma Şubesi’nin elde ettiği verilere göre, Ocak-Eylül 2011 döneminde gerçekleşen geceleme rakamına bağlı olarak turistik konaklama tesislerinin ortalama doluluğu da %43.8 olarak açıklandı. Yabancı uyruklu turistlerin ortalama konaklama süresi 6.1’e çıktı Turistik konaklama tesisinde ortalama kalış sürelerinin de gösterildiği raporda, 2011 yılının Ocak-Eylül döneminde TC uyruklu turistlerin ortalama kalış süresi 3,2 , yabancı uyruklu turistlerin ortalama kalış süresi 6,1 KKTC vatandaşlarının 2,2 ve genel ortalamanın ise 3,9 olarak gerçekleştiği belirtiliyor.


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

15


16

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Başpınar’ın araç sayısı 100’ü geçti uzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Başpınar Rent A Car, kurumsalaşma yolunda hızla ilerliyor. 1993 yılından beri Girne’de hizmet veren Başpınar Rent A Car Direktörü Saffet Başpınar ile Dünya Turizm Fuarı (WTM)’de görüştük. WTM’e Kıbrıs Türk Kiralık Araç İşletmecileri Birliği’yle birlikte katılan Başpınar, kiralık araba şirketleri hakkında gazetemize bilgi verdi. 1993 yılından beri kiralık araba sektöründe hizmet verdiklerine dikkat çeken genç işadamı, Başpınar Rent A Car’ın araç sayısının 100’ü aştığını söyledi. Tüm araçlarının 4 yaşın üstünde olduğunu kaydeden Başpınar, araçlarını sürekli olarak yenileyerek Avrupa standartlarında hizmet verdiklerini belirtti. Mini One Convertible, Chevrolet Spark, Opel Zaphira Tiptronik, Chevrolet Captiva ve Ford Fiesta marka araç filosuyla hizmet veren Başpınar, web sayfasını da yeniledi. Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Rusça ve Almanca dillerinin yer aldığı web sayafasında şirket hakkında her türlü bilgi mevcut. Diğer araba şirketlerinden farklı olduklarını bunu da farklı hizmet anlayışıyla sağladıklarını ifade eden Başpınar, kiralık araba servisiyle ülke turizmine büyük katkı sağladıklarını söyledi. Farklı reklam analayışıyla da dikkat çeken Başpınar Rent A Car’dan rezervasyon yaptırmak istiyorsanız şirketi www.baspinar-rental.com internet adresinden ziyaret etmeniz yeterlidir.

K


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

17


18

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Pegasus’tan sonra Onur ve Atlas Jet de İngiltere’ye tarifeli sefere başlıyor... ıbrıs Türk Havayolları’nın uçuşlarını noktalamasının ardından İngiltere’ye tek tarifeli uçuş yapan Pegasus Havayolların’ın ardından Onur Havayolları ve Atlas Jet de tarifeli uçuşlara başlıyor. Konuyla ilgili güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Onur Havayolları’nın tarifeli uçuşlarını Nisan 2012 tarihi itibarıyla başlatması bekleniyor. Onur Havayolları’nın İngiltere’den haftada 4 uçus yapacağı belirtilirken, uçuşların biri Manchester 3’ünün de Stanstead bağlantılı olacağı kaydedildi. Buna göre Onur Havayolları’nın Londra – Ercan uçuşlarını Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri, Manchester seferlerini de Cumartesi günü gerçekleştireceği belirtildi.

K

Toplamda 18 uçuş olacak İngiltere – Ercan arasında haftada 7 uçuş gerçekleştiren Pegasus Havayolları’nın ardından KKTC’ye tarifeli seferler başlatacak olan Onur Havayolları 4 uçuş, Atlas Jet ise 7 uçuş gerçekleştirecek. Onur ve Atlas Jet’in Londra uçuşlarını başlatmasıyla birlikte toplam uçuş sayısı haftada 18’ye ulaşmış olacak. Yapılan açıklamaya göre Atlas Jet’in İngiltere uçuşlarının 6’sını Stanstead üzerinden 1’ini de Manchester üzerinden yapılacağı vurgulandı. 2012 yılında İngiltere – Ercan arasında uçuş yapacak olan havayolları sayısının artmasıyla birlikte bilet fiaytalarının da düşmesi bekleniyor.


19

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Rötar sorununa köklü çözüm Sisli ve kötü havalarda Ercan Havaalanı’nda yaşanan rötar sorunu artık son bulacak. Türkiye’de ihalesine çıkılan Instrument Landing Sistem (ILS) ile geçtiğimiz yıllarda yaşanan rötar sorununa artık bir son verilecek. Aynı zamanda, Ercan Havaalanı’na 3 bin 400 metre uzunluğunda ikinci bir pistle yapılmasıyla havaalanının kapasitesini artırmak hedefleniyor. uzey Kıbrıs’ta ulaştırma ve iletişim alanında önemli adımlar atılıyor. Ülkeye gelen yolcu sayısında ciddi oranda artışa paralel olarak, Ercan Havaalanı’nda da gerek altyapı olarak gerekse kökten değişiklikler yapılıyor. Geçmiş yıllarda, kötü hava koşullarında yaşanan rötar sorununa son vermek için girişimler başlatan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, aynı zamanda Yap İşlet Devret modeli ile Ercan Havaalanı’nın kapasitesini artırmayı hedefliyor. İletişim alanında da önemli girişimlerin yapıldığı ülkede, ‘her eve fiberoptik kablo’ ile bilişim otobanları da geliştiriliyor. North Cyprus UK’e konuşan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner iletişim ve ulaştırma alanındaki projelerini anlattı.

K

Rotar sorununa çare Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, Türkiye’de ihalesine çıkılan Instrument Landing Sistem (ILS) ile, geçtiğimiz yıllarda yaşanan rötar sorununa artık bir son vereceklerini söyledi. Saner, 3 bin 300 dolara mal olacak bu sistemin, Haziran 2012 de neticelenecek ihale sonrasında, Mart 2012’de kullanıma başlanacağını kaydetti. Böylelikle, görüş koşullarının olumsuz olduğu zamanlarda bu sistemle Ercan Havaalanı’na uçakların inebileceğine vurgu yaptı. Modern havaalanı için ihaleye çıkılacak Saner, Ercan Havaalanı’nın 1976 yılında 1 milyon yolcu kapasitesine göre tasarlandığına dikkat çekerek, geçtiğimiz yıl ülkeye 2 milyonu aşan yolcu kapasitesine ulaştığını, 2009 yılıyla mukayese edildiğinde, giriş çıkışlarda % 24 artış yaşandığını söyleyerek, modern bir havalimanına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Saner, “Ercan Havaalanı’nın günün değişen koşulları, artan hava trafiği ve yolcu sayısına uyumlu hale getirilmesi ve ihtiyaç olacak kapasite için tedbir alınması amacıyla uzmanlarla birlikte yapılan çalışmalar neticesinde Yap İşlet Devret Modeli ile yeni bir terminal binası, apron, taksi yolları ve ikinci bir pistin yapılıp havaalanının yeniden yapılandırılmasının elzem olduğu görülmüştür” dedi. Havaalanı’nın kapasitesi artırılacak Saner, Ercan Havaalanı’na 3 bin 400 metre uzunluğunda ikinci bir pistle birlikte havaalanının kapasitesini artıracaklarını ifade ederek, pistlerin yetersizliğinden dolayı, iniş çıkışlarda yaşanan beklemelerin de artık yaşanmayacağını söyledi. Saner, pist ve terminal yapımıyla Ercan Havaalanı’nın modern bir havaalanına dönüştürüleceğinin altını çizdi. Limanlarda iyileştirmeler yapıldı Limanlarda da iyileştirmeler yapıldığını belirten Saner, uzun süreden beridir eksikliği hissedilen rıhtım düzenlemelerinin yapıldığını, ilk etapta 4 bin metre kare, ikinci etapta ise 8 bin metrekare, toplamda 12 bin metrekarelik alanın yeniden asfalt ve drenaj sistemlerinin düzenlendiğini söyledi. Limanlarda tamirat ve tadilatlara geçilmesinin önemli bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Tüm yollarda bilgi verici tabelalar Aynı zamanda, yollarla ilgili projelerinden de

söz eden Ersan Saner, “Ülkemizde yollarda bilgi verici levhalarda eksiklikler hissettik. Bu bağlamda yapmış olduğumuz ihale neticesinde, tüm tabelalar için ihaleye çıktık. İhale süreci halen devam ediyor. Bu projemiz toplam 9 bin TL’ye mal olacaktır” dedi. Özellikle turistlik yerlerde tabelalar konusunda eksikliklerin olduğunu belirten Saner, ilk kez tabelaların İngilizce olarak da yazılacağının altını çizdi. “KKTC’de bilişim otobanlarını geliştirmiş olduk” Ulaştırma Bakanlığı’nın, telekomünikasyon konusunda da liberalleşme içerisinde olduğuna vurgu yapan Saner, günden güne gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek için her ‘eve fiberobtik kablo’ için çalışma başlattıklarını belirtti. Bu sistem tamamlandığında, her evden telefon veya televizyon aracılığıyla dünyanın her yerine ulaşma imkanı yakalanabileceğini belirten Saner, “KKTC’de yaratılmış otobanların yanında bilişim otobanlarını da geliştirmiş olduk. Her eve fiberobtik kabloyla, daha güçlü bir altyapı için çalışıyoruz” dedi. 2’inci fiberobtik kablo projesinin iletişimde mihenk taşı olduğunu söyledi. Kablo sistemi Mart 2011’de tamamlandı Kuzey Kıbrıs’ın bilişim adası olma yolunda olduğuna dikkat çeken Saner, TURCYOS-2 Fiber Optik denizaltı kablo sisteminin İskele/KKTC-Samandağ/KKTC arasında 213km ,24 fiberli, repetörsüz bir kablo sistemi olduğunu belirterek sistemin tesisin Alcatel ile 12 Ağustos 2010 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında gerçekleştirildiğini anlattı. Denizaltı kablo sistemi 20 Mart 2011 tarihinde tamamlandığını kaydetti. Türk Telekom TURCYOS-1 ve TURCYOS-2 arasında bağlantı yapmak amacıyla İskele-Lefkoşa-Girne arasında yeni 48’lik F/O karasal kablo tesis edildiğini ve bu sistem üzerinden 24 Fiberi KKTC Telekom Dairesinin kullanımına tahsis edildiğinin belirtti. Bilişim otobanlarıyla paralel gelişme Eğitim adası konumunda olan ülkenin, bu alanda hizmet veren üniversitelerinde yapılan araştırmaların, bu otobanlardaki hızın yüksekliği sayesinde çok daha seri ve kaliteli bir şekilde paylaşılabileceğini söyleyen Saner, 2’inci fiberoptik kabloyla bilişim otobanlarıyla paralel bir gelişme yaşanacağının altını çizdi.


20

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

KKTC Telsim yeni merkez binasını açtı KKTC’nin önde gelen GSM şirketi olarak 17 yıllık bir geçmişe sahip KKTC Telsim Ortaköy’de yeni genel merkez binasını görkemli bir törenle açtı. Seçkin konukların katıldığı açılış, renkli görüntülere sahne oldu.

KTC Telsim’in yeni genel merkezi, 18 Ekim’de düzenlenen görkemli bir törenle Ortaköy’de açıldı. Açılışa Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Maliye Bakanı Ersin Tatar, Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve KKTC Telsim Direktörler Kurulu Üyesi Sinan Kızıldağ, KKTC Telsim Genel Müdürü Ahmet Ulubay, KKTC Telsim Genel Müdür Yardımcısı Fevzi Tanpınar ile diğer davetliler katıldı.

K

Dünya iletişim standardını KKTC’ye taşıdı KKTC Telsim Genel Müdürü Ahmet Ulubay açılış öncesi yaptı-

ğı konuşmada, KKTC’nin ilk GSM şirketi olarak 17 yıllık bir geçmişe sahip KKTC Telsim’in bu süre içerisinde ciddi yatırımlara imza attığını ve son 2 sene içerisinde KKTC Telsim’in yaptığı yatırımlarla tüm dünyadaki iletişim standartlarını KKTC halkına yaşatmak hedefiyle çalıştığını bildirdi. Ulubay, hizmet kalitesi bakımından da KKTC Telsim’in bugün yüzde 80’e varan kapsama alanını kısa bir süre içerisinde yüzde 99’in üzerine taşımak istediklerini ifade etti. Ulubay, KKTC Telsim’in sosyal sorumluluk alanında da yatırımlarına devam edeceğini bildirerek, yeni genel merkezin hayırlı olmasını diledi. “KKTC bizim için en iyi yatırım alanlarından” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve KKTC Telsim Direktörler Kurulu Üyesi Sinan Kızıldağ da, dünyaya tek fiber

optik hatla bağlanan KKTC’nin kısa bir süre önce ikinci fiber optik hatta kavuştuğuna işaret ederek, Beşparmak Dağları’na yerleştirilen link hattıyla Türkiye ile iletişimin de güçlendirileceğini söyledi. Son yıllarda iletişimde yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Kızıldağ, bu değişim ve gelişimi destekleyen KKTC halkına, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na, Başbakan İrsen Küçük’e ve KKTC Telsim çalışanlarına teşekkür etti. KKTC’nin kendileri için en iyi yatırım alanlarından biri olduğunu da söyleyen Kızıldağ, kendilerinin de sektöre katkı koyarak bu ilerlemeye destek verdiklerini belirtti. Telsim büyük bir cesaret örneği gösterdi Hükümet adına konuşan Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif de, KKTC Telsim’in ilk kuruluşuna denk gelen 17 yıl öncesinde kendisinin Ulaştırma Bakanı olduğunu ve ilk

görüşmelerin kendisiyle yapıldığını hatırlattı. Kâşif, KKTC Telsim’in o günlerden bu yana attığı büyük adımların bundan sonra da devam edeceğine inandığını da ekledi. Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer de, KKTC Telsim’in büyük bir cesaret örneği göstererek izolasyon altında olan bir ülkede yatırım gerçekleş-

tirdiğini ve şu an iletişimden öte bir görev üstlendiğini kaydetti. Bozer; çağdaşlıkta, ekonomide, bilimde ve eğitimde bu bilişim ivmesini yakalayıp en fazla istifade eden toplumların kalkınacağını da sözlerine ekledi. Kokteylli açılışta Günkut, Super Model ve Zarina Ajans mankenleri yer alırken, Osman Cankoy ve grubu müzik dinletisi sundu.


21

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Kıbrıs gelenek ve görenekleri Girne’de hayat buldu Girne Ramadan Cemil Meydanı’nda “Geçmişten Günümüze Gelenek Görenek ve Giysilerimiz” adlı etkinlikte yaklaşık 40 dansçı ve müzisyen kadrosuyla Kıbrıs Türk kültürüne ait kahvehane, konak, panayır, hasat zamanı, mektep, kına gecesi ve düğün gibi gelenekler aktarılırken, Kıbrıs Türklerinin giydiği kıyafetler de tanıtıldı.

inya Kültür Sanat Derneği (ŞKSD) ile Kıbrıs Sanat Müzik ve Bale Okulu’nun (KSMBO) “Geçmişten Günümüze Gelenek Görenek ve Giysilerimiz” adlı etkinliği Girne’de gerçekleştirildi. Ramadan Cemil Meydanı’nda 14 Ekim akşamı yer alan etkinlik, Şinya Kültür Sanat Derneği Başkanı Zeki Çeler’in açılış konuşmasının ardından sinevizyon gösterisiyle başladı. Gecede, halk dansları ekipleri Kıbrıs Türkü’nün kahvehane, konak, panayır, hasat zamanı, mektep, kına gecesi ve düğünleri yanında o dönemlerde kullanılan kostümleri başarıyla tanıttı.

Ş

“Kültürümüzün gelecek nesillere taşınması önemli” Yaklaşık 40 dansçı ve müzisyen kadrosunun sahne aldığı gecede, etkinliğin koreografisini Zeki Çeler, sunumunu ise Sadiye Desdur yaptı. KSMBO minikler grubunun da gösteri sunduğu

geceyi yerli ve yabancılar yanında kalabalık sayıda bir çocuk grubu izledi. Şinya Kültür Sanat Derneği Başkanı Zeki Çeler açılışta yaptığı konuşmada, etkinliği Kıbrıs Türk kültürünü çocuk ve gençlere öğretme, aşılama ve tanıtma amacıyla gerçekleştirdiklerini kaydetti. Kültürün gelecek nesillere taşınmasının önemli olduğunu ifade eden Çeler, etkinlikte gönüllü olarak sahne alan dansçı ve müzisyenler yanında sponsor olan işletmelere teşekkürlerini sundu.


22

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Denizin Kokusu Serhat İncirli Email: serhatincirli@hotmail.com

Kıbrıs’ta Kıbrıslı bir şey kaldı mı? u soru çok önemli... Kıbrıs’ta, Kıbrıslı bir şey kaldı mı? Mesela doğru dürüst şeftali kebabı? Şimdi bu yazıyı okuyup da birileri çıkacak ve sevgili Zorlu’yu telefonla arayıp, “bende var” falan demeye çalışacak ama kalmadı... Kalmadı be efendiler... Kalmadı be refikler... Birbirine “n’old be refik” diye hitap eden de kalmadı... Şeftali kebabını artık hayatında şeftali kebabı yememiş yabancı şefler pişiriyor... Şefler de “Adana kebap” ustası... Pişmez öyle şeftali! Yavaş yavaş... Neredeyse sönmek üzere olan kömürde pişireceksin şeftaliyi... Ahh rahmetlik dedem... Dedem de kalmadı... Londra’dan döneli üç yılı geçti... Daha dün gibi... Hackney Marshes’daki maçlar bile daha Kıbrıslıydı... Kıbrıs’ta maçların tadı da kalmadı... Profesyonellikle laçkalık arası bir şey! Kıbrıs’ta Kıbrıslı olan bir tek şey gelebilir aklıma; av! Evet, şimdi büyük av sezonu... Kıbrıs’ta Kıbrıslı kalan tek şey... Karanlıkta buluşuyoruz... Bildik; eskilerden kalma şakalar... Kıbrıslı sövmeyi

B

kaldırır... Sahi “sövme” bile kalmadı. Adı küfür oldu ve sövmeler değişti. Ama avı alamadılar elimizden... Karanlıkta buluşuyoruz... Konvoy yola koyuluyor... Şafak söktüydü, sökmediydi derken, aceleci hızlı yürüyenler (maşallah köpekten hızlılar var haaa) tepelere yöneliyor... Benim gibi şişman ve yürümeyi fazla beceremeyenler, sözde “geçittir be burası” diyerek, daha 15’inci dakikada mola veriyor... Keklik gördüydüm, vurduydum, aha tüyleri çıktıydı, düşürdüydüm ama bulamadıydım derken, birileri belinde tavşan ağzı üç karış açık karşıdan görünüyor... Artık dinle hikayeyi... Beytambal eşgerdi yokuşun üsdüne... Çevirdi geği yokardakı avcılar, döndü bu taraha; o gavurdan (kaçak) gelen fişekler içindeydi... Bir göyverdim genne... Tek fişenk... Evet tek fişenk, çaput! Evet; ne acıdır, ne korkunçtur ki Kıbrıs kalmadı... Londralı zaten bunu her yaz tatilinde daha iyi görüyordur... Biliyorum... Uykularım kaçıyor... Kıbrıs’ı arıyorum... Daha da üzücüdür ki; Kıbrıs görmek için, Rum kesimine geçmek zorunda kalıyorum...

Ocak’ta yeni zirve ıbrıs müzakerelerinde ekonomi, AB ve iç güvenlik konularında tam uzlaşı sağlandığı söyleniyor... Doğrudur... Ama Kıbrıs sorunu demek; henüz konuşulmamış toprak, mülkiyet ve güvenliktir... Garantilerdir. Garantörlerdir... Liderlerin iki ayı daha var... Toprak ve mülkiyeti kendi aralarında çözebilirler mi? Sanmam... Garantiler ve

K

güvenlik zaten iki toplumun ötesinde işler gibi duruyor... Ama, bunların da ötesinde; Türkiyeli göçmenler ve Türk askerleri ile evlerine dönmek isteyen Rum göçmenler ara konuları çıkıyor karşımıza... Kuzey Kıbrıs’tan bakıldığı zaman pek de Ocak 2012’ye ciddi ilerleme olabileceğini söylemek kolay değil... Ama sevgili Londralı okurlar; siz oralardan bir bakın bakalım; belki uzaktan maç daha iyi görünür...

Lefkoşa Selimiye Camii... Bayramınız kutlu olsun...

Barış istemek ve istememek! zaktan bakıldığı zaman, İsraillilerin tümü, Filistinlilerin tamamı “kavga isteyen, asla barışmayacak toplumlar” olarak görülür… Oysa, İsrail’de de, Filistin’de de barışı çok isteyen, barış için ciddi kavga veren ve aynı oranda ciddi bedel ödeyen insanlar çoktur… Kıbrıs’ta da aynı değil mi? Bize öğretilen “Rumların tümünün aynı olduğu” değil mi? Denktaş da, Talat da, Eroğlu da “Rumlar anlaşma istemez, bunlarla anlaşma olmaz” demedi mi? Hala demiyorlar mı? Elbette haklı gerekçeleri vardır… Bir itirazım yok ama sonuçta bizim için geçerli olan “Rumlar barış istemez” sözü içerisindeki “tüm Rumlar”dır… Oysa, çok iyi biliyoruz ki gerçek böyle değildir. Rumlar da Kuzeye yani bizim tarafa baktığı zaman “çözüm düşmanı hatta ‘işgalci’ diye suçladıkları Türk ordusunu” görür… Elbette bilirler ki; barış isteyen, çözüm isteyen ve çok ciddi bedel ödeyen Kıbrıslı Türkler çoktur ama onlar için geçerli olan “Türkiye”dir… Rumlar Güneyden baktıkları zaman Kuzeyde sadece Türkiye’yi görür… Türkiye’de Kürt ve Türk çekişmesinde de aynı bakışlar söz konusudur. Tüm bu bakışların sebebi milliyetçiliktir… Milliyetçi bakış açısı, karşı tarafı bir kefeye koyar ve “düşman” sayar… Oysa çok iyi bilinmektedir ki Türkiye’de

U

kan akmasını istemeyen ve ne yazık ki bedelini çok ağır ödeyen milyonlarca barış yanlısı Türk ve Kürt vardır… Geçtiğimiz aya damgasını vuran İsrail ile Hamas’ın esir değişim pazarlığını yazmak istiyorum aslında… Beş yıl 4 ay Hamas’ın esiri olarak tutulan Gilad Şalit adlı İsrailli askerin babası Noam Şalit, ‘’Ödenen bedelin çok yüksek olduğunu ben de biliyorum’’ derken, İsrail Adalet Yüksek Mahkemesinin takas anlaşmasına karşı çıkan terör kurbanı ailelerin itirazlarını görüşmesi sırasında, bu ailelerle karşı karşıya gelmesinin kendisi için de çok zor olduğunu söylemiş… Biliyorsunuz, İsrail ile Hamas arasında varılan anlaşma doğrultusunda, Şalit karşılığında İsrail cezaevlerinde bulunan bin 27 Filistinli tutuklunun serbest bırakılması öngörülüyor. Salıverilmesi planlanan tutukluların ilk 477’si serbest bırakıldı…. 11 tanesi Türkiye’ye gitti.. Geriye kalan 550 tutuklunun iki ay içinde serbest bırakılmaları planlanırken, bunların ne zaman salıverilecekleri konusunda kesin bir tarih verilmedi. İsrail cezaevlerinde, tutuklu takası öncesi 5 bin 500 – 6 bin dolayında Filistinli tutuklu bulunuyor… Gilad Şalit, Mısır’a verildiği anda da bu ülkenin bir televizyonuna demeç verdi… Söyledikleri beni ağlattı. Fotoğrafını evime asmak, odama asmak isterim… Müthiş sözlerdi… Barış talep eden,

İsrail’e savaşmaya gitmediğini söyleyen, savaşı lanetleyen sözler… İsrail televizyonlarını ateş basmış bu söyleşiyle ilgili olarak… Beğenmediler Gilat’ın sözlerini… Ve emin olun, çocuk şimdilik iyi değil; bayağı sağlık sorunu varmış… Yarın iyileşsin, ne milliyetçi nutuklar attırırlar O’na… Yazıklar olsun… Bütün savaşların sebebi; “onur” adı altında biriktirilen milliyetçi hatalardır… Ve dünyanın ihtiyacı; Gilat Şalit’in sözleridir… “Bir daha savaşmak istemiyorum” deyişidir. “Tüm Filistinli mahkumlar serbest kalmalı” diyebilmesidir… Ve İsrail televizyonlarının buna kızmaması; İsrail gazetelerinin buna alkış tutabilmesidir. Mümkün mü? Mesela Kıbrıs’ta veya Türkiye’de böyle bir şey olabilir mi? Bence mümkün değil… Olamaz… Özellikle Kıbrıs’ın her iki yarısında, eşcinselliğe bile, “kim üstte kim alttaydı” mantığıyla bakan zihniyetle çözüm zor olur… Barışı ve çözümü istemek lazım. İnanmak lazım. Barış ve çözüm, fedakarlıktır. Onurdan da gururdan da, maldan da mülkten de feragat edeceksiniz… Allah aşkına; siz Türkiye’de veya Kıbrıs’ta böyle bir yapı görüyor musunuz? “Görüyorum” diyorsanız, umutlanın; bir diyeceğim yok…


23

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

“Anahtar” vizyona girmeye hazırlanıyor KKTC’nin ikinci uzun metraj filmi, yönetmenliğini Cemal Yıldırım’ın yaptığı, senaryosunu Ferhat Atik’in yazdığı, “Anahtar” isimli film önümüzdeki Aralık ayında vizyona girmeye hazırlanıyor.

önetmenliğini Cemal Yıldırım’ın yaptığı ilk uzun metraj film Gün Batarken’den sonra, yönetmenliğini yine Cemal Yıldırım’ın yaptığı ve senaryosunu Ferhat Atik’in yazdığı, “Anahtar” isimli film ülkemizin ikinci uzun metraj filmi olarak önümüzdeki Aralık ayında vizyona girmeye hazırlanıyor. Vizyon öncesi ilk Kıbrıs galası, Aralık ayı’nda, sponsorlar olan Girne Amerikan Üniversitesi’nde yapılacak olan Anahtar filmi, şu an İstanbul’da bulunan Fono Film laboratuvarlarında 35mm’ ye transfer işleminde bulunuyor. Bu yönü ile de Anahtar, ülkenin 35mm’ye basılan ilk filmi olma özelliğini de taşıyacak. “Sonbahar” Romanı’ndan esinlenildi Özgün müziklerini Aysun Kahraman’ın yaptığı ve Ferhat Atik’in “Sonbahar” adlı romanından esinlenilerek hayat bulan Anahtar filminde; Hatice Tezcan, Cihan Tarıman, Hüseyin Ağlamaz, Barış Burcu, Barış Refikoğlu, Rıza Şen ve Fevzi Tanpınar rol aldı. Yapımcılığını Prequel Production ve Blue Platform Production’ın üstlendiği, Anahtar filmi, yüzde yüz Kuzey Kıbrıs ürünü.

Y

Bir kısmı da Londra’da çekildi Gönüllülük esasına dayanılarak çekilen Anahtar filminin çekim aşaması 5 ay sürmüştü. Filmin yüzde doksanı Kuzey Kıbrıs’ta, geri kalanı ise Londra’da çekilen film, tamamlandıktan sonra, 35mm ye transferi için gerekli olan laboratuvar masrafları ise, KKTC Cumhurbaşkanlığı, KKTC Başbakanlığı, KKTC Meclis Başkanlığı, KKTC Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı, Lefkoşa Türk Belediyesi, Gönyeli Belediyesi, Girne Amerikan Üniversitesi, King’s Leisure Center, Kıbrıs Vakıflar Bankası Ltd. ve Tosunoğlu Grup’un katkıları ile karşılandı. Filmde; Melek Gözükeleş, Erhan Özbeşer, çocuk oyuncu Umman Toprak Gancalı, Hasan Gümüş, DJ Bora, Dize Sıdal, İbrahim Atik, Eray Bayraktar, Mehmet Demir, Tekin Ataç, Ümit Orhan, Ahmet Kişmir, Hasan Unuz, Doğuş Bozkurt, Fikri Karayel, Simge Akdoğu, Aysun Kahraman, Mehmet Uzun, Hakan Fidan, İrfan Batu, Evren Maner, İrfan Aktunç, Hale Kileci, Kemal İzveren, Atillahan Kayhan, Devrim Eyyubi, Mesut Çelik, Buğra Göktay, Gurur Gültaş, Rüştü Yücel’de rol aldı.


24

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Magazin

“Kestane” 15 Kasım’da piyasalarda Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta önemli bir yükseliş yakalayan Babutsa, Soner ve Ali ile yoluna devam ederken, ikilinin yeni albümleri “Kestane” 15 Kasım’da piyasalarda yerini bulacak. li ve Soner ikilisiyle çalışmalarını sürdüren Babutsa, yeni albümleri “Kestane”yi 15 Kasım’da çıkarıyor. Altı parçadan oluşan albümde iki de remix bulunuyor. Albümde anonim şarkı “Kestane”, söz ve müziği Harun Erkezen’e ait “Kurtar Beni Yarab”, sözler Kadir Mutlu, müzik ise rumca olan “Tabi Güzelim”, Ali Sönmez’e ait “Alışamadım”, söz ve müzik Bora Serbülent’e ait “Dayanamam”, “Kestane Remix”, “Hiç Çekemem Remix”, adlı şarkılar bulunuyor. Albümün iddialı parçalarından “Hiç Çekemem”i

A

Türkiye’de birçok sanatçıya beste veren Fettah Can’dan alan grup bu albümleri ile de iddialı geliyor. İlk klip “Kestane”ye çekildi Tüm şarkıların aranjörlüğünü Soner Tursoy yaptı. Kayıtlar, Sonnstudios, sms studios ve Tomakinler Studios’ta yapıldı. Yapımın European Record’a ait olan albümde iki slow şarkı bulunuyor. İlk klip albüme adını veren anonim şarkı “Kestane”ye çekildi. Geçtiğimiz aydan buyanadır da klip Kral TV’de gösterilmeye başladı.

Albümdeki tüm şarkılar hit “Kestane” adlı sekiz şarkılık ikinci albümlerini, daha bilinçli bir şekilde hazırladıklarına değinen Soner, ilk albümdeki gibi bu kez Kıbrıs şarkılarına yer vermediklerini ifade etti. Kendi stillerine uygun şarkılar söylediklerini de belirterek, kayıtların Londra’da kendi stüdyosunda yapıldığından bahsetti. Sanatçı, canlı şarkıların ise İstanbul’da değerli müzisyenler eşliğinde söylendiğinin altını çizdi. Albümdeki tüm şarkıların hit olabilecek şarkılar olduğunu belirtti.


25

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Girne Zeytin Festivali’nde tütsülendi Bu yıl 10’uncusu gerçekleştirilen Zeytin Festivali, 4-9 Ekim tarihleri arasında yapıldı. Konserler ve etkinliklerle dolu dolu gerçekleştirilen festivalde 7’den 70’e herkes keyifli saatler yaşadı. irne Belediyesi ile Zeytinlik Muhtarlığı’nın, zeytin ürününün üretim ve kullanımının teşvik edilmesi, Girne ile Zeytinlik köyünün turistik tanıtımını yapma amacıyla bu yıl 10.’sunu gerçekleştirdiği festival kültürel, sanatsal, sportif ve çeşitli etkinliklerle 4-9 Ekim tarihler arasında yapıldı. Zeytinlik köy meydanında yapılan açılış konuşmalarının ardından konuklara zeytin yağı ikram edilmesiyle başlayan festivalde, tütsü yakıldı, standlar gezildi, folk, dans ve sanat gösterileri sunuldu, konser verildi. Girne Belediyesi büyükler halk dansları, Duet Academy dans gösterisi ve Ankara Soğuk Heykel Atölyesi’nin sanat gösterisi sunduğu gecede Sanatçı Umut Albayrak da bir konser verdi. Festivale, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, CTP - BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı Yerel Yönetimler Müdürü Meftun Orkun, Girne Belediyesi meclis üyeleri, bazı yazar ve sanatçılarla yerli ve yabancı konuklar katıldı.

G

Dans, müzik, spor… Folk, modern dans ve sanat gösterileriyle devam eden festivalde, Grup Arabent konseri, sanat gösterileri, ‘The Lift’ konseri, sanatçı Mehmet Geçit’in gitar dinletisi ile sanatçı Arda Gündüz konserleri gerçekleştirildi. Girne Avcılık Atıcılık Kulübü atış turnuvası finali, Girne Belediyesi Tenis Kulübü final maçı, Looney Tunes konseri, yazar ve kitap tanıtımı, atıcılık turnuvası ödül töreni yapıldı ve

Latino Turco sahne aldı. Festivalin sona erdiği 9 Ekim günü ise zeytin fidanı dikimi, çocuk etkinlikleri, zeytinyağlı yemek yarışması, halk dansları gösterisi, Sanatçı Serdar Tuksal’dan Blues Quintet konseri, tenis turnuvası ödül töreni ve Grup Gripin final konseriyle eğlenceli saatler yaşandı. Talat: “Zeytin ile harup festival sayesinde kıymet buldu” 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat festivalin açılışında yaptığı konuşmada, Girne Belediyesi ile Zeytinlik Muhtarlığı’nın bu yıl 10.’sunu gerçekleştirdiği festivalin artık geleneksel hale geldiğini belirterek, “uzun dönemler kara fırınlara odun olma gibi büyük şansızlık yaşayan” zeytin ve harup ağaçlarının festival sayesinde kıymet ve değer bulduğunu kaydetti. “Bundan 30 - 40 yıl evvelki dönemlerde halk şimdiki gibi bilinçli değildi. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e geçenler yanında Türkiye’den buraya yerleşen insanlar zeytin ile harupla haşır neşir olmadıkları için ağaçların değerini bilmiyordu. Ancak festivaller, basın, çevre ve sivil toplum örgütlerinin konuya verdiği önem sonucunda ağaçların kıymeti yeniden anlaşılmaya başlandı” diyen Talat, gelinen aşamada zeytin ile harup ağaçlarını benimseyen halkın onları kucakladığını söyledi. Bu gibi festivallerin ağaçların değerinin daha iyi anlaşılması ve yaşatılmasına büyük katkı yapmakta olduğunu ifade eden Mehmet Ali Talat, durumun gelinen aşamada mutluluk verici olduğunu belirtti.

Yorgancıoğlu: “Festivaller değerlere sahip çıkılmasını sağlıyor” CTP - BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu ise; festivallerin gelenek, görenek ve kültürlerin geleceğe taşınması yanında yaratılan değerlere sahip çıkılmasını sağlaması açısından son derece önem taşıdığını belirterek, festivalin düzenlenmesine katkı koyan belediyeler, muhtarlıklar, sivil toplum örgütleri ve sponsorlara teşekkür etti. Yorgancıoğlu, festivalin bu yıl 10.’sunu gerçekleştiren Girne Belediyesi ile Zeytinlik Muhtarlığı’nın festivali daha nice uzun yıllar düzenlenmeye devam etmesini de diledi. Aygın: “Festivalin 10.’sunu gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz” Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın da konuşmasında, belediye ile muhtarlığın festivalin 10.’sunu gerçekleştirmenin onurunu yaşadığını belirterek, katkı koyanlara teşekkür etti. Festivale, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’ndan bir yetkili hariç, hükümet kanadından birinin bulunmamasının üzüntü verici olduğunu ifade eden Aygın, “bu yıl içerisinde düzenledikleri 4 festivalde de halkın yalnız bırakıldığını” ileri sürdü. “Tüm festivallerde aynı manzara ile karşılaştık. Girne halkı yalnız bırakılıyor. Bizi incitmiyor ama halkımızı incitiyor” diyen Sümer Aygın, düzenleyecekleri etkinliklerde başta Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olmak üzere tüm hükümet yetkililerini Girne’de görmek istediklerini söyledi


27

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Turizmciler Sarastro’da eğlendi

KKTC Turizm Müşteşarı Şahap Aşıkoğlu, Restur Seyehat Acentesi sahibi Resmiye Canaltay, Cyprus Paradise direktörü Muhammet Yaşarata ve Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Ayşe Dönmezer’in de hazır bulunduğu gecede turizmciler eğlendi.

Opera ve Klasik Müzik dinletisinin yer aldığı gece harikaydı.

ünya Turizm Fuarı (WTM)’e katılmak için Londra’ya gelen KKTC’li turizmciler fuarın ardından geçtiğimiz akşam Sarastro Restaurant’a konuk oldular. KKTC Turizm Bakanlığı Müşteşarı Sahap Aşıkoğlu, Restur Seyehat Acentesi sahibi Resmiye Canaltay, Cyprus Paradise Direktörü Muahammet Yaşarata, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Ayşe

Dönmezer’in de hazır bulunduğu akşam yemeğinde turizm yoktu, eğlence ve sohbet vardı. Covent Garden’ın göbeğinde yer alan dünyaca ünlü Sarastro Restaurant’ta opera müzik eşliğinde hoşça vakit geçiren turizmciler stress attılar. Restoran sahibi Sibel Niyazi’nin de konuklarıyla yakından ilgilendiği gece harikaydı.

Resmiye Canaltay ve Lola.

Sarastro, o gece yine dopdoludu.

D


28

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

29

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Haber

Kuzey Kıbrıs’ta “Güneş’in Dansı” Kıbrıslı Türk Moda Tasarımcıları arasındaki en genç isim olan Tezel Ziya, “Güneşin Dansı” ismini taşıyan kreasyonunu, Cratos Premium Otel’de düzenlenen bir defileyle tanıttı. Defilede, Genç Modacı Tezel Ziya’nın, güneşin gün içerisinde aldığı renklerden esinlenerek hazırladığı iddialı kreasyon moda severlerin beğenisine sunuldu.

ğitimini İngiltere’de gören Kuzey Kıbrıs’ın genç modacılarından 1988 doğumlu Tezel Ziya ilk koleksiyonu “Güneşin Dansı”nı, Cratos Premium Otel’de 22 Ekim’de düzenlediği ilk büyük defilesiyle tanıttı. Yoğun bir kalabalığın

E

katıldığı Tezel Ziya’nın defilesinde Kuzey Kıbrıs’ın mankenlerinin yanında Ece Gürsel, Deniz Şimşek gibi Türkiye’nin ünlü mankenleri de yürüdü. Kuzey Kıbrıs’ın en gözde şehirlerinden Girne’nin eğlencesinin kalbi olan Cratos Premium

Hotel böylelikle apayrı bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Mankenler de göz kamaştırdı Genç modacı Tezel Ziya’nın bu önemli gecesine katılan konuklar ilk önce kokteylli resepsi-

yonda ağırlandı. Daha sonra ise bir bir defile salonuna alındı. Gecenin en güzel dakikaları defile başladıktan sonra yaşandı. Tezel’in toplam 35 parçalık ilk koleksiyonu, Türkiye’nin ünlü mankenleri ve Kuzey Kıbrıs’ın mankenlerinin üzerin-

de görücüye çıktı. Katılımcıların beğeniyle izlediği kıyafetleri taşıyan ünlü mankenler arasında Ece Gürsel, Deniz Şimşek, Açelya Kartal, Tuçe Dural ve Tuğçe Sarıkaya da vardı. Gelinlik modellerinin de yer aldığı defilede H&V ile

Günkut Ajans’ın mankenleri de boy gösterdi. Kumaşlar Kuzey Kıbrıs’tan ve Dubai’den İlk koleksiyonunun ilk büyük defilesini ülkesinde gerçekleşti-

ren Tezel, kumaşları da Kuzey Kıbrıs’taki konfeksiyonculardan temin etti. Kumaşların bir kısmını da Dubai’den getirten Tezel tasarladığı giysilerle yaratıcılığını ortaya koydu. Abiye kıyafetlerin ağırlıkta olduğu koleksiyonda özellikle mini

etekli modeller dikkati çekti. Günün modasına ayak uyduran Tezel, süper minilerle podyumda fırtınalar estirdi. Defilenin diğer gözdeleri ise gelinlik modelleri oldu. Özellikle mavi renk kumaştan ve tülden tasarlanan gelinlik oldukça ilgi çekti


28

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

29

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Haber

Kuzey Kıbrıs’ta “Güneş’in Dansı” Kıbrıslı Türk Moda Tasarımcıları arasındaki en genç isim olan Tezel Ziya, “Güneşin Dansı” ismini taşıyan kreasyonunu, Cratos Premium Otel’de düzenlenen bir defileyle tanıttı. Defilede, Genç Modacı Tezel Ziya’nın, güneşin gün içerisinde aldığı renklerden esinlenerek hazırladığı iddialı kreasyon moda severlerin beğenisine sunuldu.

ğitimini İngiltere’de gören Kuzey Kıbrıs’ın genç modacılarından 1988 doğumlu Tezel Ziya ilk koleksiyonu “Güneşin Dansı”nı, Cratos Premium Otel’de 22 Ekim’de düzenlediği ilk büyük defilesiyle tanıttı. Yoğun bir kalabalığın

E

katıldığı Tezel Ziya’nın defilesinde Kuzey Kıbrıs’ın mankenlerinin yanında Ece Gürsel, Deniz Şimşek gibi Türkiye’nin ünlü mankenleri de yürüdü. Kuzey Kıbrıs’ın en gözde şehirlerinden Girne’nin eğlencesinin kalbi olan Cratos Premium

Hotel böylelikle apayrı bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Mankenler de göz kamaştırdı Genç modacı Tezel Ziya’nın bu önemli gecesine katılan konuklar ilk önce kokteylli resepsi-

yonda ağırlandı. Daha sonra ise bir bir defile salonuna alındı. Gecenin en güzel dakikaları defile başladıktan sonra yaşandı. Tezel’in toplam 35 parçalık ilk koleksiyonu, Türkiye’nin ünlü mankenleri ve Kuzey Kıbrıs’ın mankenlerinin üzerin-

de görücüye çıktı. Katılımcıların beğeniyle izlediği kıyafetleri taşıyan ünlü mankenler arasında Ece Gürsel, Deniz Şimşek, Açelya Kartal, Tuçe Dural ve Tuğçe Sarıkaya da vardı. Gelinlik modellerinin de yer aldığı defilede H&V ile

Günkut Ajans’ın mankenleri de boy gösterdi. Kumaşlar Kuzey Kıbrıs’tan ve Dubai’den İlk koleksiyonunun ilk büyük defilesini ülkesinde gerçekleşti-

ren Tezel, kumaşları da Kuzey Kıbrıs’taki konfeksiyonculardan temin etti. Kumaşların bir kısmını da Dubai’den getirten Tezel tasarladığı giysilerle yaratıcılığını ortaya koydu. Abiye kıyafetlerin ağırlıkta olduğu koleksiyonda özellikle mini

etekli modeller dikkati çekti. Günün modasına ayak uyduran Tezel, süper minilerle podyumda fırtınalar estirdi. Defilenin diğer gözdeleri ise gelinlik modelleri oldu. Özellikle mavi renk kumaştan ve tülden tasarlanan gelinlik oldukça ilgi çekti


30

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

31


32

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Kuzey Kıbrıs’ı Londra’ya bağlayan TEK gazete…

Bu araba zevk için Hız ve araba tutkunu Gazimağusalı Murat Şahin’in 2008 Model Mazda RX8 aracının bir uçağın kalkış hızıyla eşit 380 km’ye kadar hız limiti bulunuyor. Üzerinde uçak motoru bulunan bu arabanı uçaktan tek bir farkı var, o da yolda gidiyor olması.

Sizin z i n e t gaze Duyuru ve ilanlarınız için hemen bizi arayınız Email: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk North Cyprus: 0533 863 5341 UK: +90 7958 352 411

azimağusalı Murat Şahin, çocukluğundan beridir hayalini kurduğu 2008 Model Mazda RX8’ın sahibi. Üzerinde uçak motoru bulunan bu arabalardan adada iki tane bulunuyor, bir tanesi de onda. Japonya’dan özel siparişle geçtiğimiz yıl getirdiği aracıyla 2’inci vitesle 185 km’i gören ve 240’a kadar süren Şahin, “Bu arabayı zevk için aldım. Çocukluğumdan beri arabalara ve hıza merakım vardır.” dedi. Çok süratli giden bu araç, taşıdığı özelliklerle adeta arabadan öte bir şey.

G

Akıllı araba Şahin’in yarış arabası olan aracının diğer arabalardan farklı olarak lastikleri kendi kendini dolduran cinsten, bu nedenle patlamıyor. 6 ileri vitesli olan araç, 20 at. Aynı zamanda da uydu bağlantısı olan bu araç, hız kameralarını görünce kendi kendine yavaşlıyor. Murat Şahin’in aracı, Kuzey Kıbrıs’ta çok fazla yaşanmasa da araç hırsızlık olayları için de önlem alıyor. Araç nerede olursa olsun uzaktan kumanda ile

durdurulup kilitleniyor. Aynı zamanda bu araç tehlikeli sürüşlerde de kendi kendini kilitliyor. “Şehir içerisinde hız yapmıyorum, zevki düz yollarda…” Adeta bir uçak kadar hızlı arabasıyla şehir içerisinde hız yapmadığını söy-

leyen Murat Şahin, arabasının keyfini düz yollarda çıkardığını belirtiyor. Kuzey Kıbrıs’ta uzun yolların fazla olmaması onun için bir dezavantaj olsa da, çok fazla benzin harcayan aracını zaten o da çok fazla kullanmadığını, ara sıra zevk turları attığını söylüyor.


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

33


34

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011


35

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Geleneksel el sanatlarımız HASDER’de hayat buluyor Kıbrıs kültürüne özgü, unutulmaya yüz tutmuş el sanatları Halk Sanatları Enstitüsü (HASDER)’de hem üretiliyor hem de öğretiliyor. Lefkoşa surlar içinde bulunan bu mekanda, geleneksel el sanatlarımız yeniden hayat buluyor.

efkoşa surları içinde çok önemli turistik ve tarihi bir mekan olan Ayasofya(Selimiye) Cami yanında yer alan ve restore edilmiş tipik bir İngiliz mimarisi örneği olan binada faaliyetlerini yürüten Halk Sanatları Enstitüsü( HASDER)’de turistik el yapımı hediyelik eşya üreten atölyeler ve bu ürünlerin sergilenip satıldığı bir teşhir salonu yer alıyor. Geleneksel el sanatlarımız arasında önemli bir yeri olan Ahşap Oymalı Ev Mobilyası ve Ahşap Oymalı Ceyiz Sandığı üretimi, Sele-sesta ve Örgü İşleri, Geleneksel El Dokuması Kumaş üretimi, İpek Böceği Kozası İşleri, Geleneksel Kostüm ve Nakış İşleri Enstitü atölyelerinde tümüyle Kıbrıs’a özgü geleneksel teknikler kullanılarak üretiliyor.

L

Kurslar düzenlenerek eğitim veriliyor HASDER, Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi aracılığı ile Amerika Birleşik Devletleri halkı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından sağlanan hibe ile desteklenerek kuruldu. HASDER’e ait kar amacı gütmeyen bir sivil toplum işletmesi olan Halk Sanatları Enstitüsü, Kıbrıs’a özgü renk, desen ve motiflerin kullanıldığı el sanatlarını üretmeyi, sergilemeyi, satmayı ve bu alanda kurslar düzenleyerek yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Unutmaya yüz tutmuş sanatlar yeniden canlandırıldı 2000 yılından beri ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durmayı başaran ve kar amacı gütme-

yen bir sivil toplum işletmesi olarak dikkat çeken Halk Sanatları Enstitüsü, Kuzey Kıbrıs’ta en çok ihtiyacı hissedilen el yapımı, geleneksel el işlerini yeniden topluma ve ekonomiye kazandıran bir kurum olarak tanınıyor. Halen 8 profesyonel personel çalıştıran, ayrıca kırsal kesimden 17 ev kadınına fason işler yaptıran ve yönetiminde gönüllülerin görev yaptığı bu işletme, özellikle unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yeniden canlandırarak topluma ve gelecek nesillere kazandırmak için çalışıyor. Bu çerçevede meslek kazandırma kursları düzenleyerek son üç yılda kadın ve erkek yaklaşık 500 kişiye ahşap oymacılık, ahşap eskitme ve boyama, geleneksel el dokuması, sele-sesta yapımı, ipek böceği kozası pano yapımı ve

dantel-nakış teknikleri konusunda eğitim verildi. Turistik eşya olarak da satılıyorlar Enstitü atölyelerinde geleneksel üretim teknikleri kullanılıyor. Yüzyıllar öncesinden günümüze taşınan motifler, renkler ve figürler de aslına uygun olarak üretimi yapılan eşyaların üzerinde kullanılıyor. Geçmişte günlük hayat içinde farklı işlevleri olan bu eşyaların, günümüzde dekoratif amaçlı veya modern yaşam tarzına uygun farklı kullanım alanlarında kullanılacak biçimde hazırlanmaları için çaba gösteriliyor. Enstitü’de

üzerinde önemle durulan bir diğer üretim alanı da ülkemizde büyük eksikliği olan ve yerel karakteri yansıtan turistik ve hediyelik eşya üretimidir. Minyatür boyutlarda ve aslına uygun renk ve motifleri taşıyan el yapımı bu eşyaların, çeşitlerini artırmak için yoğun bir çaba harcanıyor.


36

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Mutfak

Kıbrıs’ın nefis bumbarı Bayram yemeklerinde masayı süsleyen leziz yemeklerden bir tanesi de bumbardır. Çeşitli kültürlerden etkilenen Kıbrıs mutfağının vazgeçilmez tatlarından bumbar. Türkiye’de de yöresel farklılıklarla, farklı isimler ve farklı malzemeler kullanılarak yapılır. Malzeme 1 adet koyun Bumbarı (bağırsak) 1’er adet domates ve soğan 250 gr dana kıyması 2 kadeh pirinç Bir tutam maydanoz salça Sirke 1 çay kaşığı tuz Çok az karabiber

denilir. Örneğin Ege yöresinde bumbarın içerisi acı biber doldurularak yapılır. Doğu Anadolu ve özellikle Güneydogu Anadolu bölgesinde kuzu bağırsağının içi özel olarak hazırlanmış bulgur ile doldurularak pişirilir. Anlaşılacağı gibi bumbar, gerek ismi gerekse yapılışıyla yöresel farklılıklar gösterir.

Hazırlanışı Kıbrıs’a özgü bir başka nefis dolma çeşidi bumbardır. Aslında bu yemek Türkiye’de de farklı şekillerde biliniyor. Bumbarın geçmişi yüzlerce yıla dayandığı söylenir. Türkiye’de kumbar veya mumbar olarak isimlendirilen bu yemeğe Kıbrıs’ta bumbar

Kimileri yağda kızartır kimileri fırında Kıbrıs’ta ise bumbar şöyle yapılıyor: Bağırsağın içi ve dışı ılık suyla iyice yıkanır ve sirkede 30 dakika bekletilir. Maydanoz küçük küçük kıyılır. Pirinç yıkanır. Domates ve soğan küçük küçük doğranır. Kıyma, pirinç,

maydanoz, karabiber ve tuz çukur bir tabakta karıştırarak iç malzeme hazırlanır. İç malzeme geniş ağızlı bir huni yardımı ila bağırsağa doldurulur. Bağırsak 10 cm aralıklarla iplikle sosis şeklinde bağlanır. Bu şekilde hazırlanan bumbar bir tencereye konulup 20 dakika kaynatılır. Bumbar bir tepsinin içerisine yerleştirilir ve daha sonra da fırına konulur. Bazıları ise bumbarı 10 cm aralıklarla bağladığı yerlerden keserek kızgın yağlı bir tavada her tarafı pembeleşinceye kadar kızartır. Kimileri, bumbarı kaynatırken çıkan suya bulgur pilavı da yapar. Bu suyla pişen pilavın lezzeti de bir başka olur.


38

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Kuzey Kıbrıs’ın tek tersanesi kapasitesini artırdı Gazimağusa Limanı’nda bulunan Shipyard Famagusta Ltd’ye ait tersane, 20 bin tonluk yeni yüzer tersane (havuz) ile kapasitesini artırdı. 20 bin tona kadar büyük yük ve yolcu gemilerine hizmet veren tersane, deneyimli kadrosuyla hem KKTC, hem Türkiye hem de dünya ülkelerinden gelen gemilere bakım ve tamir yapıyor.

azimağusa Limanı’nda faaliyet gösteren tersane, Shipyard Famagusta Ltd büyük yük gemilerine ve yolcu gemilerine hizmet veriyor. Tersane, 20 bin tonluk yeni yüzer tersane (havuz) sayesinde bölge

Direktörü Ramazan Gündoğdu, yıllık gemi kapasitelerinin 48-55 arası olduğuna işaret ederek, şirketlerinin İso Belgesi, iş sağlığı belgesi, Türk Loydu belgesi olduğunu söyledi. Aynı zamanda TC Gemi İnşa Sanayi’nin de üyesi olduklarının altını çizdi. 20 bin tonluk yüzer tersane Tersanenin geliştirilmesiyle yapılmadan önce 3-4 bin birlikte ilk kez geçtiğimiz ay tonluk gemilere hizmet vere16 bin tonluk “Hatice Akar” adlı bildiklerini belirten yük gemisine ev sahipliği yapan Gündoğdu, şu anda 10 bin şirket, bu gemiye tamir ve bakım tonun üzerinde gemilere hizmet verebildiklerini vurgulahizmeti verdi. 20 kilometre dı.

G

uzunluğunda bir tır konvoyunu taşıyabilecek kapasiteye sahip yük %50 yabancı %50 yerli gemisi Gazimağusa Limanı’na şirketlerle çalışıyor demir atan en büyük gemi oldu. Ambargo sorunları olduğuna gemilerinin yüzde 70’ine cevap verebilecek duruma geldi. Yüzer tersanenin devreye girmesiyle Gazimağusa Limanı’ndaki havuz, 17.5 metreden 24 metre genişliğine ulaştı. Artık tersane 15-20 bin tonluk gemilere bakım yapabiliyor. 23 yıldır hizmet veren şirket, 130’a yakın çalışanıyla aynı zamanda deneyim avantajı sunuyor. 10 bin tonun üzerinde hizmet verebiliyor Shipyard Famagusta Ltd

dikkat çeken Gündoğdu, Güney Kıbrıs’ın çeşitli ülkelere yazılar yazıp işlerini bozduğunu söyleyerek, bu nedenle uluslararası pazardan fazla iş alamadıklarını kaydetti. Türkiye ağırlıkta olmak üzere diğer çevre ülkelerden de iş aldıklarını anlatan Gündoğdu, “Oran olarak bakarsak, %50 yerli %50 de yabancı şirketlerle çalışıyoruz” dedi.

Bölge gemilerinin yüzde 70’ine cevap verebilecek durumda Shipyard Famagusta Ltd Direktörü Ramazan Gündoğdu, tersane hakkında bilgi verirken,

tersanenin; bu yıl 20 Temmuz’da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı havuzla birlikte bölge gemilerinin yüzde 70’inin bakım ve tamir ihtiyacına cevap verebilecek düzeye ulaştığını anlattı. Gündoğdu, şirketin uluslararası rekabete giren en büyük yerli sanayi kuruluşlarından biri olduğunu kaydetti. Nemsiz ortam ve deneyimli personel avantajı Diğer ülkelere göre KKTC’nin avantajının nemsiz ortam ve deneyimli, verimli kadroya sahip olması olduğunu belirten Gündoğdu, tersanenin ada çapında en büyük bilgisayarlı saç kesme makinesi ve tek röntgenli kaynak yapabilen ekipmana sahip olduğunu da ifade etti. KKTC’de böyle bir hizmet veren tek şirket olduklarını ifade eden Gündoğdu, Güney Kıbrıs’ın da kendileriyle rekabet edebilecek kadar aktif olmadığını söyledi. “Bölgede rötgenli kaynak yapabilen çok az tersane vardır. Biz de bunlardan bir tanesiyiz. Bizim sektörde ucuz işçilik, kalite ve sürat önemlidir. Bizim süre konusunda iddiamız zayıf, kaliteli boya, nemsiz ve kuru ortam ve en önemlisi de işinde uzman çalışanlarımız vardır. Biz taşeronla çalışmıyoruz. Deneyim avantajımız vardır” dedi.

“İşçi bulmakta sıkıntılıyız” Yerli teknik eleman ve işçi bulmakta sıkıntı yaşadıklarını, bu nedenle yurt dışından işçi getirmek zorunda kaldıklarını anlatan Gündoğdu, bunun da kendilerine pahalıya mal olduğunu söyledi. “Adam saat maliyetlerinin olduğu ülkelerde bu işi yapmak çok zor. Türkiye’de 6 Euro, burada 10 Euro, Avrupa’da ise 25 Euro civarında” diye konuştu. Gündoğdu bu arada, Gazimağusa’da bu yıl eğitime başlayan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Gemi İnşaat Mühendisliği Bölümü’ne KKTC’li gençlerin yönlendirilmesi gerektiğini de ifade etti.

Sektörün geniş bir yelpazesi olduğunun altını çizdi. 16 bin tonluk gemiye ev sahipliği Tersanenin geliştirilmesiyle birlikte ilk kez geçtiğimiz ay 16 bin tonluk “Hatice Akar” adlı yük gemisine ev sahipliği yapan şirket, bu gemiye tamir ve bakım hizmeti verdi. Shipyard Famagusta Ltd’in, tamiri ve bakımını tamamlayarak suya indirdiği 20 kilometre uzunluğunda bir tır konvoyunu taşıyabilecek kapasiteye sahip 16 bin tonluk yük gemisi, KKTC tarihinde Gazimağusa Limanı’na demir atan en büyük gemi oldu.


NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

39


40

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Yatırımcılar gözünü İskele’ye dikti... Yatırımcıların ilgi odağı haline gelen İskele Bölgesi gün geçtikçe büyüyor. Karpaz ve Bafra’nın geçiş güzergahında bulunan beldede 1000 dükkanlık Big Old Pazar ve Çukurova Üniversitesi kampüs yerleşkesi olma projesi önemli adımlar. İskele Belediyesi’nin Long Beach’i canlandıracak 14 milyon değerindeki sahil şeridi projesi ise bölgenin turistik cazibesini daha da artıracak görünüyor.

Misli Kadıoğlu

İ

skele, Mağusa-Karpaz Anayolu ile Ercan-Karpaz Anayolu’nun birleştiği noktada, turizmin gözbebeği bir kıyı şerididir. İskele’nin, 1974 öncesindeki ismi Trikomo olarak da biliniyor. 1974 Mutlu Barış Harekatı ile birlikte Güney’den Kuzey’e toplu göçü başlatan Larnaka Türk Halkı, bu kıyı şeridine yerleştirilmiş ve bu tarihten itibaren burası İskele olarak isimlendirilmiş. Şu anda ülkenin 4. büyük belediyesi olan İskele Belediyesi’ne 18 köy bağlı. 230 km kare yüzölçüme sahip belediye sınırlarını, Çayırova, Tatlısu, Kantara, Akova ve Mormenekşe oluşturuyor. North Cyprus UK gazetesi, bu sayısında özellikle son yıllarda, yatırımcıların tercihi, turizmin canlandığı, kültür ve sanat festivalleriyle adını dünyada duyurmaya başlayan İskele’yi sayfalarına taşıdı. İskele Belediye Başkanı

Halil İbrahim Orun gazetemizin sorularını yanıtladı. Orun, “1974’ten sonra Larnaka’nın renkli sosyal yaşamı ve şehir hayatından buraya gelen halk köy hayatına bir süre alışamamış. İskele’yi yeniden bir Larnaka yaratmak adına mücadele başlatılmış. 1998 yılında İskele ilçe ilan edildi. Bölgede önce 6 milletvekili seçildi. Kaymakam tayini yapıldı. Ve Şu anda İskele kimlik kazandı. Buraya yapılan en büyük hizmet buranın kimlik kazanmasıdır” dedi. Yatırımcılar bu bölgeye yöneldi İskele Belediye Başkanı Halil İbrahim Orun, son günlerde bölgeye olan ilginin yoğunluğuna dikkat çekerek, İskele’nin konumundan dolayı albenisi olan bir bölge olduğunu kaydetti. Orun, 25 km sahil şeridi olan İskele’nin adanın cazibe merkezlerinden bir tanesi durumunda olduğunun altını çizdi. Yatırımı devam eden, bin

dükkanlık alışveriş merkezi Big Old Pazar’ın burada inşasına başlanmasının da yatırımcının bu bölgeye yöneldiğine bir kanıt olduğunu belirten Orun, “Yatırımcı diyor ki, bu bölge çok süratle gelişecek. Özellikle turizm yatırımların İskele ilçesine yakın mesafede olan Bafra’da yoğunlaşması ve buraya giderken yolun İskele’den geçmesi bu bölgenin daha da canlanmasını sağlıyor. İnsanlar Boğaz’daki balık restoranlarında durup balık yiyorlar, alışveriş yapıyorlar ” dedi. Bafra’da iki tanesi faaliyette, iki tanesi de bitmek üzere olan otelin bölgenin canlanmasına katkı sağladığına işaret etti. Çift şerit yollar mesafeyi kısaltıyor Orun, devletin yolları çift şeride çıkarmasının bölge için önemine değinerek, aynı zamanda İskeleErcan arasındaki yolun da çift şerit

olmasının planlandığını söyledi. Bu yollarla, İskele’den en uzak bölgeye bir saatte ulaşım sağlandığını anlatan Orun, İskele’nin hem konumu itibarıyla hem de inşaata uygun arazileri olması nedeniyle tercih edilen bölge olduğunu vurguladı. Sayfiye yeri olarak görülüyor Gün geçtikçe gelişen ve büyüyen İskele’de aşağı yukarı 4 bin civarında konut bulunduğunu söyleyen İskele Belediye Başkanı Halil İbrahim Orun, “İskele sayfiye yeri olarak görülüyor. Örneğin 100 konutluk sitede % 12-15 arası sürekli yerleşim vardır. Bu siteler ya İngiltere’de yaşayan Türkler ya İngilizler ya da Lefkoşa’daki iş adamlarının yazlık olarak tuttuğu evlerden oluşuyor. Bu bölgede sürekli kalanların sayısı bu nedenle azdır” dedi.

Deniz suyu arıtılarak su sorunu çözüldü Bölgede geçmiş günlerde var olan su sorununun büyük bir sıkıntı olduğunu hatırlatan Orun, bu soruna da deniz suyunun arıtılmasıyla çözüm bulunduğunu belirtti. “Artık suya yatırım yapmıyoruz. Şu anda isale hatlarının yenilenmesi için çalışıyoruz. 2013 yılında Türkiye’den su geleceği için bu suyun bölgeye sağlıklı bir şekilde dağılmasını sağlayacak altyapı çalışmalarımız sürüyor” dedi. Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği olarak artık su bulma, araştırma konularıyla ilgili çalışmaların durduğunu kaydetti. Su şebekeleri yenileniyor İskele Merkez ve bağlı köylerin su şebekelerinin tümünün yenileneceğini belirten Orun, Ardahan, Topçuköy, Turnalar, Boğaztepe’de su şebekelerinin yenilendiğini ve


41

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

İskele’de aşağı yukarı 4 bin civarında konut bulunduğunu söyleyen İskele Belediye Başkanı Halil İbrahim Orun, “İskele sayfiye yeri olarak görülüyor. Örneğin 100 konutluk sitede % 12-15 arası sürekli yerleşim vardır. Bu siteler, ya İngiltere’de yaşayan Türkler ya İngilizler ya da Lefkoşa’daki iş adamlarının yazlık olarak tuttuğu evlerdir. Bu bölgede sürekli kalanların sayısı bu nedenle azdır” dedi.

İskele Merkez’de de su şebekelerinin yenilenmesi için ihaleye gidildiğini söyledi. TC Yardım Heyeti’nin yardımlarıyla 1.5 milyonluk bir proje olan su şebekelerinin yenilenmesi için İskele ve Merkez’e bağlı köylerde bu çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Çeşitli yerlerde kaldırım, yağmursuyu drenaj hatları döşendiğine işaret eden Orun, elektrik hatlarının güçlendirildiğini ve İskele Merkez’de bu konuda yaşanan sıkıntının ortadan kaldırıldığını anlattı. Modern spor tesisi bulunuyor Geçmiş yıllarda bölgeye Atatürk Kültür Merkezi’nin inşa edildiğini ve bu binanın gerek altyapı gerekse teknik olarak ülkede bulunan ender tiyatro binalardan bir tanesi olduğunu söyledi. Ayrıca, bölgede yapılan spor tesislerinin de bölge halkının sportif aktiviteleri açısından önemli bir yer tuttuğunu belirten Orun, 500

bin TL harcanarak, tenis, futbol, voleybol sahaları yapıldığını, ayrıca bölgede bir de kapalı spor salonu olduğunu vurguladı. 365 gün aktivite Bu yıl 43. kez yapılan Uluslararası Halk Dansları Festivali ve bunun yanında yıl boyunca yapılan 30’a yakın etkinlik olduğunu söyleyen Orun, Mart sonu Nisan ayı başlarında düzenlenen ve bir hafta süren İskele Belediyesi Kültür Sanat Haftası’nın da büyük ilgi gördüğünün altını çizdi. Orun, tiyatro gösterileri, Türk Sanat Müziği Konserleri ve özel günlerde yapılan etkinliklerin de yer aldığını kaydederek, “İskele 365 gün aktivitesi olan bir bölgedir” dedi. Sahil şeridini canlandıracak büyük proje yolda Bunun yanında, bölgeyi turizm açı-

sından çok daha fazla geliştirecek bir de proje bulunuyor. Halil İbrahim Orun, 14 bin TL değerinde, Long Beach’de Sahil Düzenleme Projesi hakkında da gazetemize bilgi verdi. 2 km sahil şeridi boyunca, anfi tiyatro, birçok aktiviteye ev sahipliği yapabilecek çok amaçlı salon, 5 adet büfe, park yeri ve 2 adet kafe, 1.7 km yürüyüş ve bisiklet yolu, basketbol, voleybol sahaları ve denize giren iskelelerin yer aldığı büyük bir projeleri olduğunun altını çizdi. İhale dosyasının hazır olduğunu kaydeden Orun, yakında bu projeyi uygulamaya koyacaklarını kaydetti. Muhteşem plajlar binlerce misafir ağırlıyor İskele Bölgesi’nin plajlarının, yaz sezonu boyunca, yerli ve yabancıların uğrak yeri olduğuna değinen Orun, bölgenin hafta sonları bine yakın kişinin rağbet ettiği plajının

bulunduğunu söyledi. Belediye plajına şezlong ve gölgelik ücretinin 3 TL kadar cüzi bir miktar olduğunu da ifade ederek, isteyen herkesin, plajın her noktasından denize girebileceğini söyledi. Bölge, kampüs yerleşkesi olma yolunda Bölgede yakında hayata geçirilmesi hedeflenen ve bölgeyi büyük ölçüde kalkındırması beklenen bir diğer önemli proje ise Çukurova Üniversitesi Kampüsü’nün İskele Bölgesi’ne yapılması. Bu konuda da sevindirici bilgiler veren Halil İbrahim Orun, İskele’nin Çukurova Üniversite kampüs yerleşkesi olması için tüm prosedürlerin hazırlandığını anlattı. Arazi tahsisinin yapıldığını, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından onaylandığını. Bu projenin TC Bakanlar Kurulu’ndan onay beklediğini anlattı.

İskele farklılık yarattı İskele Belediyesi yalnızca İskele ile sınırlı işler yapmıyor. Aynı zamanda, köylerde de çalışmaların son hızla sürdüğüne işaret eden Orun, Ağıllar Bölgesi’nde Süt Toplama Projesi, Topçuköy’de halka açık piknik alanı, çocuk parkları yaptıklarını anlattı. Orun, “Biz hizmet ederken insanı ön planda tutuyoruz” diye konuştu. Orun, “İngiltere’den de dostlarımız buraya gelip görüyorlar. Diğer yerleşim bölgeleriyle kıyas yapıyorlar. İskele önemli ölçüde farklılık yarattı” dedi. uKamu Daireleri eksik kaldı Tüm bu gelişmelerin yanında bölgedeki eksikliklerden de bahseden Orun, bölgede Merkezi Dairelerin yetersiz olduğuna işaret etti. Bölgeye birkaç dairenin daha kurulmasıyla halkın daha iyi Kamu Hizmeti alabileceğinin altını çizdi.


42

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Büyükkonuk’da Eko

Büyükkonuk’ta, Belediye’nin organizasyonuyla Geleneksel Eko Gün düzenlendi. 2007 yılında 21 stantla başlayan etkinliğin 9’uncusuna 111 stant katıldı. Stantlarda satılan ev yapımı ürünler, gıda mühendisleri kontrollerinde hazırlanırken; fabrikasyon ve kimyasal içerik taşıyan ürünlere yer verilmedi. Hijyen konusunda da büyük titizlik gösterildi.

B

üyükkonuk’ta, Belediye’nin organizasyonuyla Geleneksel Eko Gün düzenlendi. 2007 yılında 21 stantla başlayan etkinliğin 9’uncusuna 111 stant katıldı. Stantlarda satılan ev yapımı ürünler, gıda mühendisleri kontrollerinde hazırlanırken; fabrikasyon ve kimyasal içerik

taşıyan ürünlere yer verilmedi. Hijyen konusunda da büyük titizlik gösterildi. 9. Geleneksel Eko Gün etkinliğine, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Sağlık

Bakanı Ahmet Kaşif, Maliye Bakanı Ersin Tatar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, aralarında Büyükkonuk Belediyesi’yle kardeş şehir olan Nevşehir Kaymaklı Belediye Başkanı’nın da bulunduğu Türkiye’den bazı belediye başkanları, bazı bölge belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yüzde yüz ev yapımı Eko Gün’de stantlarda yüzde yüz ev yapımı gıdalar ile el sanatları ürünlerinin satışı gerçekleştirildi, Kıbrıs Türk kültürünün unutulmaya yüz tutmuş gelenek ve görenekleri anımsatıldı. Halk dansları etkinlikleri ile çeşitli yarışmaların da düzenlendiği etkinlikte, çocuklara yönelik aktiviteler de gerçekleştirildi. Eroğlu: Bu tür etkinlikler kaynaşma sağlıyor Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Eko Gün’ün açılışında yaptığı konuşmada, Büyükkonuk’la

çocukluk yaşlarında tanıştığını ve bu köye panayır için yaya geldiği günleri anımsadığını kaydederek, Büyükkonuk’un bugün geçmişe oranla daha çok geliştiğini ve köylülerin topraklarına “vatanımdır” diyerek sahip çıktıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Eroğlu, eko turizmin ev hanımlarının becerilerini sergilemeleri ve ev ekonomisine katkıda bulunmaları açısından önemli olduğunu kaydetti. Eroğlu, bu tür etkinliklerin insanların bir araya gelerek kaynaşması açısından da önemli olduğunu vurguladı. Bu tür etkinliklerin insanların yerleştirildikleri toprakları sahiplenmesi bakımdan KKTC devleti açısından da önemli olduğunu belirten Eroğlu, 1974 Barış Harekatı ve 1975’teki nüfus mübadelesinin ardından insanların göç etmemek üzere yerleştirildiklerinin bilinciyle topraklarına sahip çıktıklarını kaydetti. Kıbrıs Türk halkının “Bu toprakların sahibi biziz. Kimse bizi buralar-

dan atamaz” dediklerini kaydeden Eroğlu, bunun da görüşme masasında ellerini güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Küçük: “Bizi eski günlere taşıdı” Başbakan İrsen Küçük de, “Bizi yine eski günlere taşıdı” diyerek, düzenlediği etkinlikten dolayı Büyükkonuk Belediyesi’ni kutladı. Başbakan Küçük, turizmin geçmiş yıllarda casinosu olan otellerin doluluğuyla oluştuğunu belirterek, 2011 yılında casinosuz otellerin fark attığını, bu güzel gelişmenin 2012 yılında da sürmesi beklentisinin ülke turizminin geldiği noktayı göstermesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Belediyelerin her geçen gün daha aktif hale gelerek etkinlikler düzenlediklerini kaydeden Küçük, belediyelerin bu etkinlikleri gerçekleştirmelerinde belediyelere ayrılan devlet katkısını artırmalarının büyük katkı sağladığını belirtti. Küçük, Eko Gün’ün Kıbrıs Türk kültürünün ve nere-


43

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Haber

Gün heyecanı

eko turizm tesislerine finansal kaynak sağlanması, işletmelerin maliyetlerinin aşağı çekilmesi konusunda ve Rum tarafının yurt dışındaki engelleme çabalarına karşı her zaman devrede olduklarını ifade ederek, “KKTC yönetimini bu kapsamda yalnız bırakmamaya gayret ediyoruz” dedi. den nereye gelindiğinin hatırlanması açısından önemli olduğunu söyledi. Akça: Turistler bu bölgelere çekile bilinir Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça da, dünya genelindeki finansal krizin ve metropollerdeki yaşam biçiminin turizmde yeni arayışlara gidilmesine neden olduğunu bunda da eko- turizmin yıldızının parladığını kaydetti. Büyükelçi Akça, bugünkü aktivitenin eko -turizmin parlak geleceğinin bir girişimi olduğunu söyledi. Akça, KKTC’de turizmin geçmiş yıllarda casino turizmiyle şekillendiğini ancak 2010 ve 2011 yıllarında diğer alanlardaki turizm faaliyetlerinin kendini gösterdiğini, 2011 yılında otellerin dolduğunu, Büyükkonuk’taki gibi ekoturizm tesisleri gibi tesislerin turizmden pay almaya başladığını kaydetti. Akça, turizmde 2011 yılındaki başarının devam edece-

ğinin görüldüğünü, 2012 rezervasyonlarının şimdiden dolmaya başladığını, daha geniş çaplı organizasyonlar ve standartları yükselterek büyük tesislere gelen turistlerin eko bölgelere çekilebileceğini kaydetti. Akça, Türkiye olarak

Gelenek ve göreneklerin yaşatılması bir görev İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, gelenek ve göreneklerin yaşatılmasının bir görev olduğunu belirterek, bu görevi bugün tamamen belediyelerin üstelendiğini ifade etti. Çavuşoğlu

belediyelerin tüm izolasyonlara rağmen folklor gibi etkinlikleriyle Kıbrıs Türk kültürünü dünyada temsil ettiklerini ve tanıttıklarını söyledi. Stantlarda bir çok kişinin unuttuğu bir çok ürünün bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, dünyada daha uzun yaşamak için doğal hayata dönüş olduğunu, KKTC’nin de doğal yaşam kültürünü unutmadığını söyledi. Sezen: Büyük bir misyon üstlendik Büyükkonuk Belediye Başkanı Sezai Sezen de, unutulmaya yüz tutmuş değerleri geleceğe taşımak adına büyük bir misyon üstlendiklerini, bunun için de

büyük çaba sarf ettiklerini kaydetti. Düzenledikleri etkinlikle Büyükkonuk’u tüm ülke insanının buluşma noktası haline getirdiklerini ifade eden sezen, Büyükkonuk Belediyesi olarak kültüre büyük önem verdiklerini, aktivitelerini de bilimsel çalışmalarla yerine getirdiklerini söyledi. Büyükkonuk’un ekoturizmde pilot bölge olduğuna dikkat çeken Sezen, eko-turizmin ana ruhunun kırsal kesimi kalkındırma projesi olduğunu, yılda iki kez düzenledikleri etkinlikle 60-70 ailenin para kazanmasına katkı sağladıklarını söyledi.


46

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Köylerimiz Yazı Dizisi 28

Bir zamanlar çok önemli bir Türk kantonunun adeta başkentiydi... İsyanların ve direnişlerin köyü oldu hep;

Serdarlı erhum Kutlu Adalı’nın Türk Cemaat Meclisi için hazırladığı 1961 – 1963 Köy Raporları adlı çalışmasında Serdarlı’ya oldukça geniş yer ayrılıyor... Özellikle tarihçesine... Bu raporlardan elde ettiğimiz bilgilere göre Lüzinyanlar döneminde Serdarlı’nın şuı andaki yerinde büyük bir şato varmış... Şatoda bir derebeyi oturuyormuş ve tüm bölgeyi de buradan yönetiyormuş... Zamanla bu şatonun etrafına evler yapılmış ve ortaya çıkan yerleşim birimine de Meyi denmiş... 1571’de Osmanlılar adayı ele geçirip de nüfus aktarımına başlayınca, bölgeye yerleşenler “Şato”dan gelen Çatoz adını kullanmaya başlamış... Bölgeye ya da köye yerleşen Türkler, burada yaşayanları kısa sürede göçe zorlamışlar... Çatoz’dan kaçanlar da bugün Aslanköy dediğimiz Angastina köyünün Rumları olmuş...

M

Serdarlı’da beygir osurtmak! Serdarlı, tarihten beri çok önemli savaşlara, hatta silahlı çatışmaya varan isyanlara mekan olmuş bir köyümüz... İsyan mı? Osmanlı döneminde köylüler aşırı vergilere isyan etmişler... İsyan boyutu köye gelen görevlielre silah çekmeye kadar varmış... Köye daha sonra silahlı birlikler gönderilmiş ve köylü bunlara da kaşrı durmuş. Ancak hükümet bu defa köyü topa tutmuş.. İsyan eden Serdarlı köylüleri ya da o zamanki adıyla söylersek Çatozlular, apar topar atlarına ve katılarına binip kaçmak isterken, bazı katıları çözmeyi dahi unutuyorlarmış... Kutlu Adalı’nın derlediği bilgilere göre

de sırtlarında kırbaç şaklatılan ama ayakları bağlı olan katırlar, bu esnada çok sert gaz kaçırıyorlarmış... İşte bu nedenle de bir anda Kıbrıs’ın dört bir yanında, “Çatoz’da beygir osurdullar” deyişi yayılmış... Osmanlı ordusu daha sonra asileri yakalayıp idam etmiş... Köye atılan bazı gullelerin hala bazı evlerde hatıra olarak saklandığı iddia ediliyor. Çatoz’a, Serdaroğulları ailesinden geldikleri iddiasıyla Türkleştirme kapmsaında 1958’de Serdarlı adı verilmiş. Nüfus hep bin civarında Köyün 1960’ların başındaki nüfusu bin civarındaydı. Hala aynı nüfus korunuyor... Serdarlı’dan dışarıya göç hep 1960 öncesi olmuş... 1960 sonrası çok az kişi köy dışına göç etmiş. Bunlar da daha çok yurt içi göçler olmuş. Ancak 1960 öncesinde İngiltere, Avustralya ve Türkiye’ye göç eden yaklaşık 600 kişiden söz ediliyor... Serdarlı’nın 1974 yılındaki görevi de çok önemliydi... Daha doğru bir ifadeyle, Serdarlı, 1963 ile 1974 arasındaki dönemde bölgenin adeta başkentiydi. Köyde iki yıl öncesine kadar polis karakolu da vardı. Köylüler, 1974 sonrası Köfünye (Geçitkale) göçmenlerinin Lefkonuk’a gelmesi ile birlikte Sancaktarlığın bu köye aktarılmasını ve iki yıl önce polis karakolunun köyden taşınmasını moral açıdan asla kabullenemiyor ve bunu kendilerine karşı yapılmış bir tavır olarak değerlendiriyor. Serdarlı’da 1950’lerden beri faal olan Kooperatif Bakkaliyesi de önemli bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu arada şunu belirtelim... 1963 21 Aralık olayları başlamadan önce bölgedeki Rumlarla ciddi sorunu olmayan Serdarlı köylülerinin, pek alış verişi de yoktu. İddialara göre toplumlararası çatışmaların başladığı günlerden önce Rumlar 80 yaşındaki Ali Veli Pire adlı bir köylüyü av tüfeği ile vurup öldürmüş. Bunu takip eden günlerde de Serdarlı civarında iki Rumun ölüsü bulunmuş... 1974 yılında Rumlar Serdarlı’ya çok ciddi saldırıda bulundu... Köyün yarısı Rumların eline de geçti. Ateşkes ilanı ile birlikte, köyün bir yarısında Rumlar, öte yarısında Türkler, adeta içi çe oldular. Rumlar geceleri içki içip sarhoş oluyor ve “hepinizi keseceğiz” diye bağırıyorlarmış... Ne ilginçtir ki öyle olmamış... 14 Ağustos günü köye Türk Ordusu girmiş... Bölgede çok sayıda Rumun yaşamını yitirdiği de biliniyor...

Sele, sepet yapımında en önemli köy Serdarlı nüfusunun tamamına yakını yerli... 7’den 70’e herkes birbirini çok iyi tanıyor. Bozulmamış bir Kıbrıs köyü... 21 kişinin çalıştığı belediye, eski Sancaktarlık binasında faaliyetlerini yürütüyor. Söylemeden geçmeyelim, sele, sesta, sepet yapımı bu köyde çok önemli bir gelenek... Köyde bu tür gelenekleri yaşatmak, kadınlara destek olmak, sağlık merkezinin daha çağdaş çalışmasını sağlamak gibi bir amaçla kurulan Serdarlı Sağlık Derneği’nin başkanı Vijdan Karagözlü, aerobik çalışmaları yaptıklarını da anlatıyor. Belediye bünyesinde bir folklor ekibi de köyde çalışma yürütüyor... Köyün futbol takımı bu sezon ikinci lige çıkmak için mücadele verdi ancak başarılı olamadı...

Türbeleri, hurmaları, bautsaları ile Serdarlı ve civarının yeşilliği bu mevsimde görülmeye değer güzellikte.

Köyde geçmişte kuru tarım ve hayvancılık çok önemliydi. Şimdilerde “kalmadı” denilecek düzeyde azalma yaşandı. Babutsa yani mısır inciri köyün en önemli ürünleri arasında... Durmuş dedenin mezarı Osmanlıların Kıbrıs’ı fethi sırasında şehit düştüğü söylenen “Durmuş dede” mezarı köyde çok önemli bir adak yeri. Ancak bu adak yerinin bir orijinali bir de sahtesi var. Eski adak yeri ile yeni adak yeri arası yüz metre... İlkokulun arkasındaki eski adak yerinde de yeni adak yerinde de mezar var ve her ikisinde de köylüler ve de bazı yabancılar adak tutuyor, mum yakıyor. Eski adak yeri yıkılmak üzere... Köy camisi, Lüzinyanlar döneminden kalma bir kiliseden bozma... Ancak çok önemli bir özelliği var... Caminin iki duvarı kilise dönemine ait. Diğer iki duvar ise sonradan Osmanlılar tarafından yapılmış... Sancaktarlık döneminde, yani 1974 öncesinde bölgedeki 27 köy buraya bağlıydı. Serdarlı köylüleri bunu gururla anlatıyor. Köydeki belediye binası, kulüp binası, yazlık gazino ve su depoları ile sağlık merkezi sancaktarlık döneminde inşa edilmiş. Gönendere, Pınarlı, Ergenekon, Görneç ve Tirmen köyleri de Serdarlı Belediyesi’nden hizmet alıyor... Gençler işsiz, yazda su çok azalıyor Köyün en temel sorunu, gençlerin işsizliği... Ayrıca yaz aylarında


47

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Köylerimiz

ciddi su sıkıntısı yaşanıyor. Yaklaşık 15 kişi her gün Güney Kıbrıs’a gidip çalışırken, köyde yaşam süren ve her gün Lefkoşa’ya gidip gelen çok sayıda devlet memuru ve öğretmen var. Köyde esnafa pek rastlanmıyor. Bir demirci ve bir makinist kalmış çalışan... Ama fırın kebabı hala ünlü... Kahvehaneler günün her anında dolu... Eğitim müfettişlerimizden Mehmet Münür bey ve 1900’lü yıllarda O’nun babası Kerim hoca, ülkemiz eğitimine çok önemli katkıları olmuş Serdarlılılar... KIBRIS köşe yazarlarından Akay

Cemal, eğitimci sanatçı Salih Bayraktar, eski milletvekillerimizden Aktan Sadık Bozkırlı, şair ve yazar Ayşen Dağlı, eğitimci ve KIBRIS Gazetesi spor yazarı Levent Tezel, Türk Bankası müdürlerinden Alpay Alsancak günümüzün bilinen Serdarlılıları arasında... Serdarlı’da 89 yaşındaki Mehmet Kasap ile de sohbet ediyoruz... “90’a bir senem kaldı, evde yazılıdır, bir çizgim kaldı” diyor... Köye kendi duyduklarına göreilk olarak Serdaroğulları ve Paşalar isimli aileler gelmiş... Mehmet Kasap köyün yaşayan en eski kahvecisi.

Şimdi çocuklarına devretmiş... Köyün en eski kahvehanesi ise Hacı Ömer’in Kahvesi... Hala çalışıyor. Osmanlı tarzı mimair yapısı da dikkat çekiyor... Lefkoşa’da Hisar üzerindeki Kahveci Enver, Serdarlılı kahveci Hacı Ömer’in torunuymuş... Mehmet Kasap’ın oğullarından Ersoy Kasap, köyün en önemli sorunlarından birinin tüm ülke genelindeki işsizlik olduğunu anlatıyor... “Özel sektör zorda... Asgari ücretle çalıştıracak. Köyden biri çıkıp da Lefkoşa’ya asgari ücretle çalışmaya gidemez, kurtarmaz” diyen Ersoy Kasap,

Köyde sele sepet sesta çok ünlü... Geçen sene kalemlik buğday olmamış ve sele sepet üretimi de düşmüş.

(D.M: 100,000 TL den Yukarı) (Tahliye, Kira Borcu, Zarar Ziyan) (Forma J. 195 T) No.2-ARKASINDA ÖZEL SURETTE AÇIKLAMA YAPILAN CELPNAME (E.2.N.6) Girne Kaza Mahkemesinde

Dava No: 1924 / 2010

Davacı: Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi, Lefkoşa -İleDavalı: 1) Erden Özaşkın – 31 Özgürlük Sokak, Magosa 2) Nergiz Yılmaz - 20 Şakızcılar Sokak, Magosa Arasında Yukarıdaki

(b) Davalı

Yukarıdaki

(b) Davacı

Tarafına tarafından

Bu Celpnamenin tarafınıza tebliğinden on gün zarfında (a) Yukarıdaki (c) Davacı tarafından aleyhinize ikame edilmiş olan davada isbatı vücut kaydı yaptırmanız tarafınıza emir olunur. Davacının davadaki talebi arka sayfadaki talep takririnde beyan olunmuştur. Davacının tebliğ adresi (d) Namık Kemal Caddesi, Yetkili İş Merkezi, Daire 8, Girne’dir. Malumunuz olsun ki aşağıda tayin edildiği veçhile ispatı vücut kaydı yaptırmakta kusur ederseniz gıyabınızda Davacı davayı ileri sürebilir ve Hüküm verilebilir. (e)

“yegane sorun işsizlik” diyor. Yılmaz Derbeyli’ye göreyse yaz aylarında su sorunu çok büyük. Ova yolları bakımsız. Yağmur yağdığı zaman iki traktör bir yola girse, arkasından başka araç giremiyor. Salih Silahşör’ün derdi ise “İstiklal Marşı”... Nasıl mı? Salih Silahşör Türkiye Futbol Federaysonu’ndan şikayetçi. Türkiye’den şikayetçi aslında.... Şikayeti, uzun yıllar Sancaktarlık şemsyesi altında hep askeri idareyle kaşrı kaşrıya olmaktan kaynaklanıyor olsa gerek. Birlikte dinleyelim:

Serdarlı’nın gözbebeği ilkokulu...

Davacı, yasalarla kurulmuş tüzel bir kişi olmakla birlikte işbu dava ile ilgili tüm zamanlarda taraflar arasında imzalanan Kira Sözleşmesine konu, Girne Karaoğlanoğlunda kâin Kervansaray Apt. B Blok 25 numaralı apartman dairesinin kiralayanıdır. Davacı ile Davalılar arasında takriben 21.07.2009 tarihinde ve/veya o tarihlerde imzalanan Kira Sözleşmesi ile Davalı No:1, yukarıda muvacehesi verilen taşınmaz malı 01.07.2009 tarihinden itibaren Davacıdan kira ve/veya tasarrufuna almıştır. Konu Kira Mukavelesi 01.07.2009 ile 30.06.2010 tarihleri arası için yapılmış olup, sözkonusu mecurun aylık kira bedeli 650 TL olarak kararlaştırılmıştı. Davalı No:1 yine imzaladığı taahhütname tahtında konu apartmanın müşterek giderleri için 01.07.2009 tarihinden itibaren ayda 75 TL parasal katkı ödemeyi ve sözkonusu giderlerin zaman be zaman günün koşullarına göre yapılacak ayarlamalarla yükseltilmesini de kabul ve deruhte etmiştir. Davalı No:2 ise sözkonusu Kira Sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamış ve Davalı No:1’in tüm yükümlülüklerine kefil olmuştur. Davalı No: 2, bu sıfatla dava edilmektedir. Davalılar işbu Kira Sözleşmesi tahtında, kira bedelini her ayın başında peşin olarak düzenli bir şekilde Davacıya ödemeyi, herhangi bir ayın kira bedelini ödemedikleri takdirde, ödenmeyen kira bedeline ek olarak, Davacıya ilk ay için %4 ve sonraki aylar için %3 gecikme zammı ve keza ödenmeyen kira bedeli üzerinden en yüksek yasal faiz ödemeyi kabul ve taahhüt etmişlerdir. Davalıların kira bedelini herhangi bir zaman süresinde ödemekte geç kaldıkları veya sözleşmenin herhangi bir hükmüne riayet etmedikleri takdirde Davalılar, Davacının Kira Sözleşmesini derhal feshetmeye ve kiralanan taşınmaz malın tahliyesini ve kira bedellerini, gecikme zammını ve kira bedelleri üzerinden en yüksek faizi talep etmeye hakkı olacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Davacı iddia ve beyan eder ki halen en yüksek kredi faizi %25’tir. Yine Kira Sözleşmesinin 18. Maddesine binaen kira süresinin sona ermesi veya Kira Sözleşmesinin Kiralayan tarafından herhangi bir şekilde feshedilmesi üzerine Kiralayanın, kiralanan mala derhal girmeye ve onu tekrar tasarrufuna almaya hakkı olacaktır.

2010 senesi Ağustos ayının 9 nci günü kaydedilip mühürlenmiştir.

Mukayyit. (İmza) Av. Doğa Tokay (f) Davacı tarafından Avukat İHTAR - (1) İsbatı vücut ya bizzat veya avukat vasıtasıyle (g) Girne ‘de Mukayyide bir isbatı vücut muhtırası tevdi eylemek ve aynı gün muhtıranın Mukayyit tarafından tarihlenmiş, imzalanmış ve mühürlenmiş bir nüshasını davacının tebliğ adresine bırakmak suretiyle olabilir. (2) Davalı isbatı vücut için tayin kılınan müddetin son gününden itibaren on dört gün zarfında müdafaasını vermekte kusur ederse tarafına ihbar edilmeksizin aleyhine hüküm kaydı yapılabilir, meğerki bu meyanda kendisine hüküm için bir celpname tebliğ edilmiş bulunsun. Tam adresi, eğer varsa sokağı ve bina numarası dâhil olmak üzere, veriniz. Davalının eğer malum ise, meşguliyetini beyan ediniz Mahkemenin davayı dinleyeceği kasaba veya köyü beyan ediniz. Davacının meşguliyetini yazınız. Davacıya tebliğ edilecek olan evrakın bırakılabileceği ve davanın kaydedildiği mukayyitliğin kâin bulunduğu kasaba veya köyün Belediye hududu dâhilinde bulunan bir şahsın tam adını, meşguliyetini ve adresini beyan ediniz. Tarih Mukayyit tarafından doldurulacaktır. Bizzat dava edilmişse ‘’tarafından Avukat’’ kelimelerini çiziniz. İHTAR- Celpname tanziminde 2 numaralı emir hükmüne ve talep takrirleri hakkındaki hükme riayet edilmelidir. DAVLI İÇİN NOT- Dava olunan ve avukat tutmak isteyen davalı bilmelidir ki davalı tarafından forma J. 198T yazılı avukat tutma varakası verilmedikçe avukat kendisi tarafından isbatı vücut kaydı yaptıramaz, meğer ki Yargıcın müsaadesi alınmış olsun.

TALEP TAKRİRİ Davacının Talebi Şöyledir:

“İstiklal Marşı çalınıyor, bir sürü yabancı futbolcu, esas duruşta durmuyor, ağızlarında sakız var, bu bir rezalettir, yazın belki okurlar.” Yazıyoruz!!! Köylü bu yılki yağıştan memnun. Ama Mart ayında da yağış olması gerektiği inancında... Yaşlılara göre, dağlara çok yağış düşmesi ve derelerin de gelmesi gerekiyor... Dedik ya köyde sele sepet sesta çok ünlü... Geçen sene kalemlik buğday olmamış ve sele sepet üretimi de düşmüş. Bu sene kalemlik buğdaydan umutlu köylü...

Davalı No:1 ve/veya Davalılar, Davacıya 01.09.2009 ile 30.06.2010 tarihleri arasındaki süre için Mahkemede de ayrıntıları verileceği üzere toplam 7,280.00 TL’ye (Yedi Bin İki Yüz Seksen Türk Lirası) tekabül eden kira borcu (6,500.00 TL) ve müşterek gider borcunu (780 TL) ödememiştir ve halen Davacıya 7,280.00 TL’den ibaret kira borcu ile müşterek gider borcu bulunmakla birlikte, bunlara ilaveten faiz ve gecikme zammı borcu da bulunmaktadır. Yine Davacı iddia ve beyan eder ki Davalı No: 1’in ödemesi gereken aylık müşterek gider miktarı işbu mukavelenin bitiş tarihi olan 30.06.2010’den itibaren 100 TL’dir ve Davacı işbu meblağı ve/veya meblağları da Davalılardan talep etmektedir.

Davalı No. 1’in ve/veya Davalıların ve/veya ajanlarının ve/veya müstahdemlerinin ve/veya vekillerinin dava konusu taşınmaz malda mütecaviz (işgalci) olması dolayısıyla tahliye ederek Davacıya teslimi ve/veya Davalıların dava konusu taşınmaz mala müdahalelerinin men-i için Emir. 7,280.00 TL kira borcunun ödenmesi. 7,280.00 TL üzerinden ilk ay için %4 sonraki aylar için %3 gecikme zammı ve %25 faiz ödemesi. 01.07.2010 tarihinden tahliye tarihine kadar ayda 350 STG zarar ziyan (mesne profits) ve 100 TL müşterek giderin ödenmesi. 01.07.2010 tarihinden itibaren ara kar üzerinden en yüksek faiz. İşbu dava masrafları. Dava masrafları üzerinden %16 KDV ve %14 faiz ödenmesi. Not: Yukarıda talep olunan meblağlar faizleriyle birlikte (tahliye durumunda) ve işbu dava masrafı olan 2,287.00 TL‘nin Celpnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde Davacı Avukatına ödediğiniz takdirde işbu dava daha ileriye götürülmeyecektir. Aslına Uygundur. Mukayyit. (İmza) Av. Doğa Tokay Davacı tarafından Avukat bizzat dava edilmişse ‘’tarafından Avukat’’ kelimelerini çiziniz __________________________________________________________________ S.68 Girne Kaza Mahkemesinde Dava No: 1924 / 2010 Davacı: Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi, Lefkoşa ile Davalı: 1- Erden Özaşkın – 31 Özgürlük Sokak, Magosa 2- Nergiz Yılmaz - 20 Şakızcılar Sokak, Magosa Arasında

Davalı No:1, işbu dava ikame edilmeden önce yukarıda muvacehesi verilen olgulara binaen Davacı tarafından kendisine açıkça bildirilen hiçbir sözlü şikâyeti ve/veya memnuniyetsizliği ve/veya ihbarı nazara almamış ve en son Davacı tarafından 13.05.2010 tarihinde kendisine gönderilen fesih ve tahliye ihbarına da icabet etmemiştir. Keza Davacı, Davalı No:1’in işbu Kira Sözleşmesinin hitam tarihi olan 30.06.2010 tarihinde dava konusu taşınmaz malı Davacının açık ve/veya zımni herhangi bir izni olmamasına rağmen tahliye etmekten imtina ettiğini iddia ve beyan eder. 7.6.1984 tarihli ve 56 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına göre, Davacının Kiralayan durumunda olduğu mecurlar (taşınmaz mallar) Kira Denetim Yasası kapsamı dışında tutulmuştur. Dolayısıyla, Davalıların Davacıdan kiraladıkları taşınmaz malda kanuni kiracı olmaları sözkonusu değildir ve Davalılar kira müddeti sonunda, yani 01.07.2010 tarihinden itibaren dava konusu taşınmaz malda mütecaviz (işgalci) durumuna gelmişlerdir.

Yukarıda sayı ve ünvanı verilen davada Davacı Avukatı Doğa Tokay’ın 22.09.2011 tarihli tek taraflı istidası ve ona ekli yemin varakası tetkik ve tezekkür edildikten sonra Davacı Avukatı hazır olduğu halde : BU MAHKEME, celbnamenin ve işbu emrin bir suretinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yayınlanan ve İngiltere’de dağıtımı yapılan günlük bir Türkçe gazetede bir defa neşredilmek suretiyle Davalı No.1’e tebliğ edilmesine; Davalı No.1’in tebliğden itibaren 30 gün zarfında isbat-ı vücut kaydı yaptırmasına, isbat-ı vücut kaydı yaptırmaması halinde işbu dava ile ilgili, müteakip evrakların, Mahkeme ilan tahtasına 3 gün süre ile asılmak sureti ile tebliğ yapılmasına ve bu şekilde yapılacak tebliğin Davalı No.1’e usulüne uygun tebliğ yapılmış addolunmasına EMİR VERİR.

Davalı No:1 ve/veya Davalılar halen sözkonusu taşınmaz malı mütecaviz sıfatıyla tasarruf etmektedirler.

27.09.2011 tarihinde verilmiştir. 13.10.2011 tarihinde hazırlanmıştır.

Dava konusu taşınmaz malın değeri asgari 50,000 STG’dir.

İMZA : İlker Sertbay Kaza Mahkeme Başkanı

Davalı No:1’in bu haksız ve kanunsuz işgali dolayısıyla Davacı ayda en az 350 STG zarar ziyana (mesne profits) uğramaktadır.

Aslına Uygundur.

Yukarıda belirtilenler muvacehesinde Davacının Davalılar aleyhine müştereken ve münferiden talebi;

Mukayyit


48

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Teknoloji

Asalet ve zarafet 2011-2012 model Chrysler 300 ütünsel yaklaşım çerçevesinde, Chrysler 300C’nin içi aracın dışında görülen asil ve gururlu temayı ferahlık hissi veren daha dik ön cam ve koltuk konumu ile devam ettirmektedir. Koltuklar yola hakim olma duygusunu vermek ve otomobile giriş çıkışı kolaylaştırmak için Chrysler 300M’inkinden 63.5 mm (2.5 inç) daha yükseğe kaldırılmıştır. Ön cepheden bakınca, Chrysler 300C’yi diğer otomobillerle karıştırmak mümkün değildir. 300C, Chrysler ‘yüzünün’ şimdiye kadarki en zarif uygulamasıdır – 1998’de Detroit’te yapılan Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı’nda ilk çıkışını yapan ve hafızalarda yer eden V-10 motorlu Chrysler Chronos konsept otomobilinden esinlenmiş olan uzun ön ızgaranın cesur bir görünümü vardır. Yeni Chrysler kanatları, ön ızgaranın baş kısmına oturmakta ve markanın altın rengindeki arması ile hemen fark edilebilen, gurur veren bir tasarım öğesi oluşturmaktadır.

B Sony’den iki müthiş dürbün ony, dünyanın ilk stereo sesli Full HD video kaydedebilen dürbünlerin tanıttı. Ek olarak 3D özelliği de bulunan dürbünler değişken yakınlaştırmaya sahip. 10x optik zoom’a ve 20x dijital zoom’a sahip dürbünler manuel odaklanmanın yerine otomatik odaklanma kullanıyor ve bu sayede de takip ettiğiniz nesneleri hiç bozmadan net bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Manuel odağa da erişebileceğiniz dürbünlerde otofo-

S

kusu 2 boyutlu olarak, nesneyle aranızda en az 1 cm varken kullanabiliyorsunuz. 3D modda ise bu mesafe 80 cm’ye çıkıyor. Dürbünlerde 3D görüntü Sony’nin çift G optik lensleri, Exmor R sensörü ve BIONZ işlemcisi sayesinde elde ediliyor. DEV-5 ve DEV-3 adlarındaki dürbünler HDMI çıkışları sayesinde çekilen görüntüleri TV’ye aktarabiliyorlar. DEV-5’in tahmini fiyatı 3790 dolar, DEV-3’ünki ise 2930 dolar.

Bu da ateş ölçer ayna ir Japon elektronik firması olan NEC / Avio tarafından üretilen ayna 30 cm. uzaklıktan vücut ısısını ölçebilir nitelikte. Fiziksel temasa ihtiyaç duymadan vücut ısısını algılayan ayna vücut ısı-

B

sının yüksek olduğu durumda ise alarm sesi veriyor. Ayrıca ayna ortam sıcaklığı, nem, saat ve tarih bilgilerini de gösterebiliyor. Şimdilik iki sürümü bulunan Thermo Mirror ayna 1180$ ve 1440$ dan piyasaya sunuldu.

Hassas görünüm Ön farın biçimi Chrysler’in yeni yüzünü pekiştirmektedir. Ön ve arka farların iç aksamına bir mücevhere gösterilen özen gösterilmiştir. Dairesel tema, arka farın üst tarafında, içinde stop lambalarının bulunduğu, göze çarpan dairesel biçimle arka farlara da taşınmıştır. Arka farın üzerinde dönüş ve geri gitme fonksiyonlarını gös-

teren ve 1950’lerin sonlarında üretilen Chrysler 300’ü anımsatan yatay çizgiler bulunmaktadır. Sürücü için sekiz, ön yolcu için dört yöne ayarlanabilen ısıtmalı deri koltuklar bulunmaktadır. Son Chrysler 300M’de kullanılan tasarımdan geliştirilen, ön göğüsteki krom çerçeveli gümüş renkli dört kadran, tüm Chrysler otomobiller için yeni bir standart oluşturan hassas bir görünüm sunmaktadır. Gösterge paneli geceleri mavi/ yeşil renge dönüşür. Güç ve performansın beklenen dönüşü Krom veya gövde rengi aynanın baş kısmı, otomobile verilen üst düzey görünüm hedefini pekiştir-

mektedir. Kapı kollarının da yeni ‘çekerek açılan tür’, zengin, rahat bir kavrayışı olan ve otomobilde baştan başa verilen üst düzey görünüme katkı sağlayan bir tasarımı vardır. Otomobilin gövdesi, ön çamurluğa kadar uzanan çekici, gövde rengi ve parlak bir kaplamayla tamamlanmıştır. Chrysler 300C’de bulunan kaplama, ‘HEMI’ ve onun üzerinde 300C yazılı arma ile birleşerek, herkese motor kapağının altında özel birşey olduğu fikrini verir. 300C’de bulunan krom kaplı çift egzos borusu, 50 yıla yakın bir aradan sonra bir Chrysler otomobilde HEMI V-8 güç ve performansın beklenen dönüşünü ilan etmektedir.

Eliniz dokunmatik ekrana dönüyor Artık saatlerden sadece zamanı öğrenmeyeceksiniz unun yanında saatler size video izleme ve müzik dinleme olanağını da sunuyor. Paslanmaz çelikten oluşan Stainless Steel Video Watch, teknolojik özelliklerinin yanında çok şık bir görünüme sahip Saatin Teknik Özellikleri: - Hoparlör - Video Çözünürlüğü: 160x128 - FPS: 20 - USB 2.0, Sistem: Windows 98/SE/ME/2000/XP/Vista - Vidyo Formatı: MTV - Müzik Formatı: MP3, WMA, WAV

B icrosoft’un üzerinde çalıştığı yeni bir teknoloji sayesinde cep telefonunuzu artık cebinizden çıkarmanıza gerek kalmayacak. Küçük bir projektör ile tepkiye fazlasıyla duyarlı bir kamerayı kullanan ve kullanıcı arabirimini olduğu gibi duvara, kullanıcının eline veya herhan-

M

gi bir ortama aktarabilen OmniTouch isimli teknoloji ile birlikte kullanıcı telefonunu cebinden çıkarmasa dahi örneğin eline yansıyan görüntü sayesinde telefonunu kullanabiliyor. Bu yeni sistemin tek dezavantajı ise omzunuzda büyükçe bir kamera çantası taşınmasını zorunlu kılması.


49

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

UK

Magazin

Sigortacılıkta yeni bir adım: Türkçe servis oversure Insurance, sigorta çeşitleri ile ilgili detaylı bilgi ve servis edinmek isteyen İngilizce içerik karşısında zorlanan müşterileri için ‘sigorta.co.uk‘ adı altında tam teşekküllü tamamen Türkçe hizmet veren bir site açtı.

C

Sitenin içeriği ile ilgili olarak gazetemize bir açıklama yapan şirketin direktörlerinden Ali Mimoğlu, Coversure Insurance’ın çalışmalarının ve faaliyetlerinin aynen devam edeceğini ayrıca yan bir kuruluş olarak ‘sigorta.co.uk‘in tamamen Türk müşterilerine yönelik faaliyet göstereceğini söyledi. Sitenin, Türkçe içerikli hizmet vereceğini ifade belirten Mimoğlu, “Müşterilerimizn büyük bir kısmı Türk olduğu için şirket olarak ‘sigorta.co.uk‘ adı altında tam teşeküllü Türkçe hizmet veren bir internet sitesi açtık. Müşterilerimiz bu sitede her hangi bir sigorta dalında merak ettikleri her şeyi en ince ayrıntılarına kadar Türkçe olarak bilgi edinebilecekler” dedi. Türkçe konuşan toplumla iletişimi kolaylaştırmak ve süreci hızlandırmak için böyle bir girişimde buluduklarını ifade eden Mimoğlu şunları söyledi: “Coversure Insurance çalışmalarını aynen sürdürecek. Türk pazarında daha geniş yer edinmek için böyle bir site kurduk. Bu site bu alandaki açığı dolduracak ve Türkçe konuşan toplumun ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap verebilecek. Bu site İngiltere’de sigortacılık alanında gelişen haberleri ve gelişmeleri müşterilerine anında

aktaracak ve her an yeni bilgilerle güncellenecektir. Ayrıca sigorta türleri ile ilgili öğrenmek istediğiniz ve merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarını burada bulabileceksiniz” Şirketin genç direktörü Mimoğlu, ‘sigorta.co.uk‘ olarak daha şefaf bir hizmet vereceklerini ve müşterilerinden hiç bir şeyi gizlemeyeceklerine dikkat çekerek, “Bazı sigorta şirketleri müşterilerinden bazı bilgileri saklıyolarki daha ucuz pirim alsınlar. Bizde her zaman oldugu gibi bütün bilgiler şeffaf olacak ve müşteriden hiç bir şey gizlenilmeyecek” dedi. AVIVA, LLOYD’S, AXA ve ZURICH gibi İngiltere’nin en iyi ve tanınmış sigorta firmalarıyla birlikte çalıştıklarını kaydeden Mimoğlu, ellerinde bulundurdukları büyük pazar nedeniyle müşterilerine daha uygun ve ekonomik sigorta sağladıklarını söyledi. İstenilen sigorta türü ile ilgili arama yapılan bölümde bir form bulunduğunu ve bu formun doldurulması halinde otomotik olarak ellerine geçtiklerini ifade eden Mimoğlu, “Bu islemin ardından elemanlarımız gerekli araştırmaları yapıp kişiye uygun bir sigorta seçeneği sunuyorlar” dedi. 1997 yılından beri edindikleri tecrübeyi böyle bir site ile birleştirip gelen talebi en iyi şekilde karşılayacaklarını ifade eden Ali Mimoğlu, “Uzun yıllardır Türkçe konuşan topluma servis sunuyoruz. Ama bu geçen süre içinde gerçekten Türk toplumunun bu

alanda öğrenmesi gereken çok şeyler olduğunu gördük. Bundan dolayı işte tam teşekküllü insanlarımızı bilgilendirecek, derdine derman olacak böyle bir site açtık, bu İngiltere’de bir ilktir. Toplumumuza hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu. Mimoğlu, sitenin yanı sıra Türkçe içerikli bir kitapçıkta çıkardıklarını ve bu alanda ciddi bir tanıtım yapacaklarını belirterek, “Bu kitapçıkta da çok önemli bilgiler mevcuttur örneğin bazı başlıklar şöyle; Her zaman yarım ve full sigorta fiyatları karşılastırın,Poliçenize tecrübeli ikinci kullanıcı eklemeyi değerlendirin,Her sene yaklışık olarak kaç mil yaptığınızı takip edin. Evsahibiyseniz bu bilgiyi bize mutlaka iletin. Farklı excess miktarları üzerinden fiyat karşılaştırması yapın” Bu bir başlangıç İngiltere’de Türkçe konuşan toplumun genelikle aynı dili konuşan şirketleri tercih ettiğini kaydeden Mimoğlu, “Coversure Insurance müşterilerine kaliteli ve güvenilir hizmetleriyle tercih edilen bir kurum haline gelmiştir.” dedi. Önümüzdeki dönemde Türk toplumunun daha yoğun bulunduğu iş alanlarına yoğunlaşacaklarını kaydeden Ali Mimoğlu, işyeri, takeway ve kebap gibi sektörlere yöneleceklerini söyledi. Genç yönetici, “Elbette bize gelin demiyoruz, ama sigorta yaptıracak olanlar bizim sunacağımız avantajlara bakarak bir karar verebilirler. Çünkü yılların tecrübesiyle ve profesyonel bir ekiple çalışıyoruz. Müşterilerimize uygun ekonomik seçeneklerimiz var” dedi. Sigorta ücretleri neden artıyor? Konuşmasında sigorta ücretlerin artmasına da değinen Mimoğlu, “Londra, kaza süsü verilerek para kazanmakta ilk 10 bölge içinde yer alıyor. ‘Insurance Fraud Bureau’ yaptığı açıklamalara göre; geçen yıl 30 bin kazanın kasıtlı olarak yapıldığını kamuoyunu açıkladı.Para için kaza dolandırıcılığı, her sene sigorta şirketlerine milyonlarca maliyet yaratıyor. Bu da İngiltere’deki her şoförün sigortasında 44 pound fazla prim ödemesine sebep oluyor” diye konuştu. Sigorta.co.uk hakkında Sigorta.co.uk, İngiltere çapında 100’e yakın şubesi ile ‘sigorta franchise’ olarak faaliyet gösteren ve yıllık 85 milyon sterlin değerinde sigorta satış tutarı olan Coversure Sigorta’ya aittir. Sigorta.co.uk, Coversure Sigorta’nın 15 senedir hizmet veren Leyton şubesi’nin İngiltere’de Türkçe Konuşan

Şirketin Genel Müdürlüğünü Ali Mimoğlu ve direktörlüğünü de Mehmet Mimoğlu yapıyor.

topluma yeni bir hizmeti olarak 2011 yılının son aylarında hayata geçmiştir. Bu site vasıtası ile konut sigortası, araba sigortası ve işyeri sigortası dahil günlük hayatınızı yakından ilgilendiren pek cok sigorta ürünü hakkında bilgi edinip, bu ürünler için fiyat alabilirsiniz.

Sitede Sizlere sunulan ürünler İngiltere’nin ve dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinin garantisini taşıyan ürünlerdir. Sigorta.co.uk uzmanları İngiltere Sigorta Enstitü eğtimi görmuş uzmanlardır. Şirketin Genel Müdürlüğünü Ali Mimoğlu ve direktörlüğünü de Mehmet Mimoğlu yapıyor.


50

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

UK

Özcan Kuyumculuk tüketiciyi sahte altın konusunda uyardı:

‘Piyasada çok sayıda sahte altın var’ Ali KALAY uyumculuk sektörünün önde gelen isimlerinden Özcan Kuyumculuk şirketi sahibi Fevzi Özcan, Londra’da çok sayıda sahte altının bulunduğunu ifade ederek, Türkiyeli ve KıbrıslıTürk toplumu bu konuda uyararak daha dikkatli olmalarını tavsiye etti.

K

Sahte altın işinin özelikle sokakta yapıldığını kaydeden Özcan, “Toplumu uyarmak bizim görevimiz olduğunu düşünüyorum. Sokaktan aldıkları altını bize getiriyorlar ve sahte olduğunu söyleyince şok oluyorlar. Olan emeklerine oluyor, paralarına oluyor” dedi. Sokakta satılan altınlara itibar edilmemesini isteyen Özcan, “Bunların hepsi sahte, metalin üzerinde sadece altın var. Sokakta satilan altını kesinlikle almamalarını istiyoruz. Sokakta altın alınmaz” diye konuştu. Özcan, sahte altının tüketici tarafından fark edilmesinin mümkün olmadığını ancak bilinçli kuyumcular tarafından tespit edildiğini ifade ederek, bu konuda yapılacak tek şeyin markalı ürün almak olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında hırsızlık olaylarına da değinen Özcan şunları söyledi: Özelikle evlerde çok hırsızlık olayları meydana geliyor. Çok altını alanlar bu altınlarını evlerinde tutmamalarını tavsiye ediyoruz. Ayrıca kuyumcular olarak da hırsızlık olayları ile karşı karşıya kalıyoruz. Londra’daki yağmalamalarda da yaklaşık 40 bin sterlin zararımız oldu. Bir yil önce Haringey’de bulunan dükkanımızın duvarını delip içeri girdiler. 25 bin sterline yakın bir kaybımız oldu. Hırsızlık olaylarına karşı bizler de tedbirimizi almış bulunuyoruz. Duvarlara titreşimli sensör koduk. Şimdi en ufak bir tornavida

Özcan Kuyumculuk, vatandaşları sahte altınlara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı

hareketinde alarmlar çalıyor. Ayrıca kepenklerimizi de güçlendirdik” Ayrıca kuyumcular arasında kötü denilebilecek olayların da ceryan ettiğine değinen Özcan, “Bazı arkadaşlarımız ‘3 gram’ diye verdiği altın 2 gram çıkıyor. Fiyatını düşük göstermek için bu yola başvuruyorlar. Bu çok hoş bir olay değil, Alıcıların özelikle dikkat etmeleri gereken konulardan biri de bu. Çünkü aynı müşteri daha sonra bize geliyor. Tartıyoruz üç denilen altın iki gram çıkıyor” dedi. Haringey Green Lanes Caddesi üzerinde 10’a yakın kuyumcu dükkanın bulunduğunu ve Özcan Kuyumculuk olarak müşteri sıkıntısı yaşamadıklarını kaydeden

Fevzi Özcan, sokakta düşük ayar altın veya altın görüntüsü verilmiş değersiz metallerin satıldığını söyledi

Özcan, “Bizim kalitemiz farklı olduğu için bir sıkıntımız yok. Kaliteyi tercih eden müşterilere hitap ediyoruz. Ne istediğini bilen müşterilerimiz var. Onlara hizmet veriyoruz” diye konuştu. Özcan, 13 yıldır Londra’da altın

sektörünün içinde olduğunu ve bu mesleğe buradan başladığını ifade ederek, “Bizler Altıbaşak’ın İngiltere temcilciliğini yapıyoruz. Ekonomik kriz işlerimizi etkiliyor. Piyasa durgun. Altın alacak kişi ‘yüksek’ diye almıyor, sata-

cak olan da ‘düşük’ diye satmıyor. Krizden önce önce işlerimiz çok iyiydi. Ama kriz altın piyasasını da etkiledi. Altını olan satmıyor yükselmesini bekliyor. Alacak olan da ‘düşecek’ diye almıyor” dedi.

Kıbrıs ve Türkiye’ye tıbbı yardım L ondra Türk toplumuna malzemelerde desteği olan yardımlarıyla tanınan ve herkese teşekkür etti. Yardım toplum içerisinde saygın paketlerinin taşımacılığını her bir yeri bulunan Dr Teoman Sırrı, bu kez KKTC’nin yanısıra Türkiye içinde kolları sıvadı. Dr Teoman Sırrı ve arkadaşları tarafından tedarik edilen tıbbi malzemeler KKTC sağlık kurumlarına gönderilmek üzere geçtiğimiz haftalarda Londra KKTC hattında taşımacılık yapan Euromed Maretime Şirket direktörü Hasan Gazi’ye teslim edildi. Dr Sırrı’nın Harringey St Ann’a Road üzerinde bulunan kliniğinde yapılan teslimatta bir konuşma yapan Sırrı, KKTC’ye gönderilmek Dr. Teoman Sırrı, Hasan Gazi ve Fehmi Ertug üzere alınan tıbbi

zaman olduğu gibi Euromed Maretime Şirket direktörü Hasan Gazi’nin ücretsiz olarak yaptığına dikkat çeken Sırrı, şirket sahibi Hasan Gazi’ye de teşekkür etti.

Türkiye’deki sağlık ocaklarına yardım Türkiye’de bazı köylerde sağlık ocağı ihtiacı olduğu bilgisini edinen Sırrı, bu köylere sağlık ocağı açılması için de Türkiyeli arkadaşlarıyla birlikte bir çalışma başlattı. Yakın bir tarihte Türkiye’de ihtiyacı olduğu belirlenen köylerde sağlık ocağı açılması için adım atacaklarını kaydeden yardımsever doktor, Londrada yaşam suren duyarlı halkımıza da bu çalaışmalarında dkendilerine destek vermesi için çağrıda bulundu.


51

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Bayram Cyprus

Meze’de hayat buldu Reklamcı Aranıyor İngiltere’de yayın yaşamını sürdürmekte olan ve Kuzey Kıbrıs’ı İngiltere’de tanıtıp pazarlamayı amaç edinen “NORTH CYPRUS UK” gazetesinde reklamcı olarak çalışmak ister misiniz? ir bayramı daha geride bıraktık. Kurban Bayramı Londra’da yaşayan Türk toplumu tarafından da büyük bir coşkula kutlandı. Kurban Bayramı’nın hafta sonuna denk gelmesiyle birlikte eğlence yerleri dolup dolup taştı. Kimimiz evimizde bayramı kutlamayı tercih ederken, kimilerimiz de eğlence mekanlarına akın etti. Bayram dolayısıyla konuk olduğumuz Cyprus Meze Bar & Restaurant’ta oldukça hareketli bir gece yaşandı. Restoran sanatçıları Eray ve Kerim’in sahne aldığı gecede yer yerinen oynuyordu sanki de. Kerem’in kıvrak danslarıyla hayat bulan bir birinde şarkılarla dans edenler mutlu ve keyifli bir bayram yaşamanın muutluluğu ile sabahın ilk ışı¨larına kadar dans pistini bir an olsun boş bırakmadı.

B

=İletişimi kuvvetli, ikna kabiliyeti yüksek, dinamik, takım çalışmasına yatkın, kendine güvenen, sürüş ehliyeti sahibi reklamcılık bölümünde çalışabilecek presentabil satış elemanları aranmaktadır. =Pazarlama tecrübesi avantaj sayılacaktır. (Başvuruda bulunacak erkek adayların askerlik görevini yerine getirmiş olması gerekmektedir) Eğer ben bu vasıflara uyuyorum diyorsanız aşağıdaki mail adresine CV’lerinizi bekliyoruz Email: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk Tel: 07958 352 411 - +90 533 863 5341


52

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

UK

Ödüllerle kalitesini ispatlayan okul bu kez altın madalya için yarışacak...

ondra’da Türk Dili ve Kültür alanında hizmet veren haftasonu Türk okullarını işlemeye devam ediyoruz. Bu sayımızda Kuzey Londra’nın Hornsey bölgesinde verdiği eğitimin yanı sıra kültürel ve sanatsal aktivitelerle göz dolduran Hornsey Atatürk Okulu’na yer verdik. 1965 yılından beri eğitim ve öğretim veren Türk okulu, folklor dalında birer Dünya ve Avrupa birinciliği ve eğitim alanında da bir bronz madalyası bulunuyor. Okulun yeni hedefi ise, eğitimdeki başarısnı altın madalya surdurmek. North Cyprus UK olarak, okulun başkanı Türker Çakıcı ile görüştük ve okulun başarılarını ve amçlarını diledik. İşte Türker Bey’in gözüyle Hornsey Atatürk Okulu....

L

Türker bey her okulun çok ilginç bir hikayesi var, Bu okulun hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Okulumuz 1965 yılında Turnpike Lane’de bulunan bir kebap

dükkanın üst katında bulunan iki odalık bölümde çalışmalarına başladı. Okulun kurucusu Rasıh Işıkman ve eşi Fatoş Işıkman’dır. Okulumuzun kurucularından ve yöneticilerinden olan Mesut beyin hanımı Şükran hanımın kızkardeşi ve kardeşleri o okuldan mezun olmuşlardır. Okulun tarihçesi eski olup 1965 yılına dayanmaktadır. Öğrencilerin çoğalması ile birlikte Alexrandra Okulu’na taşındık. Ve orada çalışmalarımızı sürdürdük. Rasıh bey o zaman okul başkanıydı ve bizler de okulun yönetiminde yer alıyorduk. Haringey Belediyesi oraları kapatınca bize başka okullar gösterdiler. Bizler de Hornsey, yani bu okulu seçtik, Rasıh bey rahatsızlanınca oy birliği ile okul başkanı ben seçildim. O yıllar yaklaşık 35 öğrencimiz vardı. O tarihten sonra okulumuzun öğrenci sayısı her yıl arttı ve bir çok başarıya imza attık. Ve o çabalar sonucu bugün büyük bir okul haline gelmiş bulunuyoruz.

Yeni bir eğitim yılına girmiş bulunuyoruz. Biraz da okulun sunduğu imkanlardan söz edermisiniz? Okulumuzda ana sınıf dahil olmak üzere ilkokulun 1,2,3,4 ve 5’nci sınıfları var. GCSE hazırlık sınıfının yanı sıra benzeri sınıflarla öğrencilerimizi üniversiteye hazırlıyoruz. Bunların dışınde büyükler için de sınıflarımız bulunmaktadır. Örneğin Türklerle evlenen yabancılar veya burada doğmuş ve büyümüş yetişkinlere yönelik Türkçe sınıfımız da bulunmaktadır. Folklor dalında bir çok ödülünüz var, eğitimde de var mı? Bugüne kadar bir çok ödül aldık. Bu yarışmalarda bizim için en önemli nokta ise uluslararası yarışmalarda KKTC’yi temsil ediyor olmak. Okul olarak en büyük başarımızı Almanya’da aldık. Almanya’da Avrupa genelinde yapılan folklor yarışmasında okulumuz birinci

gelmişti. Ayrıca Londra’da bütün Türk derneklerinin yaptığı ayrı bir folklor yarışmasında da Londra genelinde yine birinci olduk. Ve sanırım en büyük ödülü de Galler bölgesinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve 65 yıldır yapılan Uluslararası Müzik Festivali`nde aldık. Dünyaca ünlü rahmetli İtalyan tenor Luciano Pavarotti de ilk ödülünü bu festivalde almıştı. Her yıl yarım milyon kişi bu festivale katılıyor. Biz o yıl KKTC’yi temsil ettik. Ayrıca Rum lobisi ise bizim katılmamızı engellemek için elinden geleni yaptılar ancak başarılı olmadılar. KKTC’yi böyle bir festivalde temsil edip ve ülkemizin adını orada anos ettirmek bizim için son derece güzel bir duygu olmuştu. Oradaki yarışmada bronz madalya alarak birinci olmuştuk ve ekibimizle gurur duymuştuk. Yani bizim hem Avrupa’da hemde Dünya’da birer birinciliğimiz var.

Gecen yıl Türkiye-Antalya’da bir festivale katıldık ve oradan da başarıyla döndük. Okul olarak folklor dalında bir çok birincilikler aldıktan sonra bir çok kişi, ‘Bu okul folklor okuludur’ diye söylenmeye başladılar. Ancak bizler bunun aksini de ispatladık. Nasıl oldu? Haringey bölgesinde, eğitim departmanında bir yarışma açıldı ve yarışmaya aynı bölgeden 25 okul katıldı. Bu 25 okulun içinde bazı okullar seçildi ve bu seçilen okulllar yarışmaya katıldılar. Bu okulların içinde dört okula bronz madalya verilecekti. İşte bu bronzlardan birisini biz aldık. Böylelikle eğitim alanında da kalitemizi ve kendimizi kanıtlamış olduk. Biz okul olarak zaten eğitime çok büyük önem veriyoruz. Gönüllü ama profesyonel bir şekilde çalışmalarımzi sürdürüyoruz. Ben ve arkadaşlarım gecesini güdüzüne katıp bu çalışmaları yapıyoruz. Şimdi Haringey bölgesinde aldığımız bronz madalyadan sonra


53

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Londra Türk Okulları Yazı Dizisi 2

bu yılda altın madalyayı almak için kolları sıvadık. Bu konu ile ilgili gerekli yerlerden davet aldık ve çalışmalarımıza başladık. Eğitim dalında da altın madalyayı alıp Türk okulları içinde yine bir ilki gerçekleştirmek istiyoruz. Peki Turker bey bu değirmenin suyu nereden geliyor? Arkanızda bir güç var mı? Hayır. Hiç bir güç yok. Biz gücümüzü; eşlerimizden, birbirimizden ve bir kaç yardımsever işadamından alıyoruz. Bu başarıları zor şartlar altında gerçekleştiriyoruz. Çünkü hiç bir yerden ciddi derecede aldığımız bir ödenek yok. Kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurmaya çalışıyoruz. Tabi bunun yanı sıra bizi çok seven üç -beş yardımsever kişi de bulunmaktadır. Bu kişiler her yıl 500 veya bin pound civarında yardım gönderiyorlar. Bu rakam çok küçük olabilir ama bizim için çok anlamlıdır. Tabiki bunlarla açıklarımızı kapatmak

mümkün değil, okulun yöneticileri olarak cebimizden para aktarmak zorunda kalıyoruz. Ben bu yıl eğitimdeki 30’ncü yılımı dolduruyorum. 30 yıldır Türk okullarında hizmet veriyorum. Kendi kanazcımı kendi işyerlerimden sağladım. Diğer arkadaşlarımda aynı şekilde. Ve bu işimiz olmasaydı bunları yapmamız imkansızdı. Bir çok kişi belediyelerden veya hükümetten devamlı maaş aldığımızı tahmin ediyorlar. Bu tamemen yanlış bir kanı. Atatürk okulları projesi masıl gidiyor? Gayet iyi gidiyor. Bu yıl bir okulu daha bu projeye dahil ettik. Southgate Türk Okulu, ismi Southgate Atatürk Okulu olarak degistirerek,Hornsey ve Hazelwood Atatürk okulları ile yönetimlerini birleştirme kararı aldi. Bu karar bizi sevindirdi ve bize güç kattı. Ayrıca Hackney bölgesinde de bir okul açmayı

planlıyoruz. O bölgede faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Kültür Derneği ile iletişim halindeyiz.Dernek Baskanımız Zeka Alsancak her türlü kolaylığı size saglayacagina dair söz verdi. Ayrıca her yıl Atatürk Okulları olarak Hackney bölgesinde büyük bir kültür ve sanat şöleni düzenliyoruz. Bizim çok değerli bir hocamız var. Halil Özakinsel ve eşi Zelis hanım. Bizim bu şölenleri başarabilmemizde en büyük etken Halil hocamızın ısrarı ve başarılarıdır. İnşallah seneye yine büyük bir şölen gerçekleştireceğiz. Son olarak birazda sizi tanıyalım... KKTC’nin Çamlık Köyü’nde dünyaya geldim. Köyümüz Toros Dağı eteklerinde bir Türk köyüdür. Orta ve lise eğitimimi orada tamamladım. Çok değerli hocalarım beni yetiştirdi. En büyük hocamlarımdan biri Bayrak Şiiri’ni yazan Arif Nihat Asya’dır. Kendisi vefat etti. Ama tarih dolu

bir kişiydi. O’nun gibi öğretmenlerden ders aldım. O gün aldığımız eğitim bizi ta buralara kadar getirdi. Okul hayatımın ardında Güzelyurt’ta Elektrik Dairesi’de bir yıl çalıştım. Ayrıca Beş Parmak Dağları’nda mücahitlikte yaptım. 1967 ylındada teris olduktan sonra ödeneksiz tahsil için Londra’ya geldim. Burada radyo ve tv üzerine kurs yaptım. Ben de herkes gibi okurken çalışmak zorunda

kaldım. Sabahlara kadar ders çalışıyordum. Bir gün doktora gittim uyumamak içi hap istedim. Doktor, ‘herkes uyumak için istiyor. sen uyumamak için istiyorsun’ diyerek beni kovdu.Şimdiki gençler her şeyi çok kolay avuçlarının içinde buldular. Bizim ne çektiklerimizi bilmiyorlar. Onların önünde halbuki çok büyük fırsatlar ve imkanlar var. Bunları lütfen zamanında en iyi şekilde değerlendirmelerini istiyoruz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum; Biz, Atatürk ilkelerine, dinimize ve imanımıza bağlı modern bir okuluz. Bazı çevreler Atatürkçülüğü, dini ve camiyi sevmeyen insanlar olarak tanımlamaya çalışıyorlar. Biz bunun tamamen karşısındayız. Okulumuzda dini eğitim deverilmektedir.


54

NORTH CYPRUS UK NOVEMBER 2011

Hazırlayan

‹ç Hastal›klar› Uzman›

Dr Okan Dağlı dagliokan@gmail.com

Çağ hastalıklarından biri: Bilgisayara bağlı göz bozukluğu B

ilgisayarların iş yerlerinde kullanılmaya başlaması ile birlikte, göz ağrısından şikayet edenlerin oranı her geçen gün artmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, iş yerinde bilgisayar kullananların yarısından fazlası, gözlerindeki ağrıdan şikayetçidir. Aşağıdaki bilgiler, bilgisayarın neden olduğu göz ağrılarınızı azaltmaya yardım edecektir. 1. Göz muayenesi olun. İşe başlamadan önce ayrıntılı bir göz muayenesi olun. İleriki yıllarda da yılda en az bir kere göz muayenesi olmaya dikkat edin. 2. Uygun ışıklandırma kullanın. Bilgisayar kullanılan çalışma odalarının aydınlatma oranı, normal çalışma odalarına göre daha %50 daha az olmalıdır. Pencerelerden odaya giren güneş ışığı miktarı veya odada kullanılan ışık kaynağı (ampul) sayısının ya da ampullerin voltajının azaltılması ile, odaların aydınlatılma oranı kolayca azaltılabilir. Bilgisayar ekranı asla pencereye veya oda içindeki ana ışık kaynağına dönük olmamalıdır. İş yeri sahipleri, çalışanların sağlığı için tavana asılan lambalar yerine, tabandan aydınlatma ya da tavandan yansıtma yöntemini tercih etmelidir. 3. Yansımayı azaltın. Duvarlar, odadaki cilalı mobilyalar ve bilgisayar ekranları ışığı yansıtırlar. Yansıyan ışık, gözleri rahatsız eder. Bilgisayarlarda yansımayı önleyen “ekran filtresi” kullanılması şikayetleri azaltacaktır. Duvarlar parlak beyaz renkler yerine, daha mat renklerle boyanmalı mobilya renklerinin de mat olmasına özen gösterilmelidir. Gözlük kullananlara yansımayı azaltan anti-reflektif (AR) madde ile kaplanmış gözlükler tavsiye edilir. AR, çevreden ve bilgisayar ekranından yansıyan ışığın miktarını azaltır.

Hem İngiltere’de hem KKTC’de dağıtılan TEK Gazete!

“Sizin Gazeteniz” North Cyprus: 0533 863 5341 UK: +44 7958 352411 Email: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk

4. Monitörünüzü değiştirin. Eğer monitörünüz eski tip yani tüplü ise, düz panelli LCD tipi (Liquid Crystal Display) monitörle değiştirmenizi öneririz. Eski tip (tüplü) ekranlardaki görüntü titreşimleri, gözü olumsuz etkilemektedir. LCD ekranlarda ise titreşim sorunu yoktur. Çünkü, LCD ekranlarda görüntüyü oluşturan imgeciklerin parlaklığı 200 Hz gücündeki arka ışıkla sağlanmaktadır. LCD ekranlar anti-reflektif özelliklerinden göze daha az rahatsızlık verirler. Yeni bir LCD ekran alacaksanız, resolution (çözünürlük) değerinin yüksek olmasına dikkat etmelisiniz. Resolition “dot pitch (noktalar arası uzaklık)” ile ilgilidir. Görüntü netliği açısından, LCD ekranın “dot pitch” değeri olabildiğince düşük olmalıdır. Önerimiz, “dot pitch” değeri 0.28 mm’den düşük olan LCD ekranlardır. LCD ekran olabildiğince büyük olmalıdır. Diyagonal ekran ölçüsü 19 inch olan LCD ekranları satın almanızı öneririz. 5. Parlaklık ve kontrastı ayarlayın. Ekran parlaklığı, çalışma odanızınkine eşit olmalıdır. Deneme olarak bu web sayfasının beyaz arka planına bakın. Ekran, etrafa ışık yayan bir ışık kaynağı gibi görünüyorsa, çok parlak demektir. Aksine, mat ve gri görünüyorsa, parlaklığın az olduğunu söyleyebiliriz. Ekran ayarlarını yaparken, ekranla, görüntüyü oluşturan karakterler arasında yüksek bir kontrast (karşıtlık) olmasına dikkat edin. Renk uyumu açısından uzmanlar beyaz bir arka plan üzerinde siyah yazı rengini önerirler. Yazı boyutu çok küçük olmamalıdır. Kullandığınız Windows İşletim Sistemine göre yazı tipi boyutu ya Ayarlar (Settings) ya da Görüntü (Appearance) sekmesi kullanılarak ayarlanabilir.

Renk seçenekleri ise Görüntü (Appearance) sekmesinden ayarlanabilir. 6. Bilgisayar yüksekliğini ayarlayın. Bilgisayar kullanırken baş ağrısı, göz ağrısı, bulanık görme, göz içinde kaşıntı, çift görme, gözde yaşarma veya kuruluk, göz içinde ağrı veya ekrana gözünüzü kırparak bakma gibi semptomlarınız mı var? Bu durumda ayrıntılı tetkik ve muayene için derhal bir göz doktoruna gitmeniz gerekir. Muayeneye gittiğinizde bilgisayarla ne iş yaptığınızı çalıştığınızı mutlaka doktorunuza söyleyin. Çalıştığınız ortamdaki bilgisayarı uygun yerleştirmeniz ve kullanmanız, göz rahatsızlıklarınızın çoğunu giderecektir. Ekrandan ve çalışırken kullandığınız diğer eşyalardan gözünüze olan mesafeyi ölçün. Muayene sırasında bu bilgileri de doktorunuza verirseniz, doktorunuzun gözünüze uygun reçeteyi yazması kolaylaşır. 7. Gözünüzü çok sık kırpın. Bilgisayar başında çalışırken gözleri çok sık kırpmak gerekir. Sık sık göz kırpmak, gözün kurumasını ve iltihaplanmasını önler. Bilgisayar başında çalışanların çoğunlukla dakikalarca gözlerini kırpmadan ekrana baktıkları bilinir. Yapılan bilimsel araştırmalar bilgisayar başında çalışanların, normal bir insana göre beş kat daha az göz kırptıklarını ortaya koymuştur. Örneğin normal bir insan dakikada ortalama 25 defa gözünü kırpar. Kırpma, gözün üst kapağının dinlenmesi, gözyaşıyla gözün beslenmesi ve temizlenmesi, kornea yüzeyinin kayganlaştırılması ve üzerinde düzgün bir yüzey oluşturarak net ve berrak görmenin sağlanması için önemlidir. Bilgisayar ekranıyla çalışanlarda bu sayı dakikada 10’un altına hatta 5-6’ya kadar düşer. Gözü kaplayan göz yaşı, göz hiç kırpılmadan ekrana bakıldığında normalden hızlı buharlaşır. Göz kuruluğunun temel nedeni budur. Ayrıca, çoğu ofis ortamında hava da kurudur. Havanın kuru olması göz yaşının buharlaşmasını hızlandırır. Sonuçta kuruyan göz, bizi “göz kuruluğu” rahatsızlığı ile karşı karşıya bırakır. Bilgisayar kullanma esnasında, göz kuruluğu riskini azaltmak için şu egzersizi yapın: Her 20 dakikada, sanki uyuyormuş gibi çok yavaşça 10 defa gözünüzü kapatarak kırpın. Bu egzersiz göz yaşınızın artmasını sağlayacaktır. 8. Gözünüze egzersiz yaptırın. Sürekli olarak ekrana bakmak, ekrana odaklanmak, bu işlemi sağlayan göz kaslarını yorar. Buna “yoğunlaşma veya odaklanma yorgunluğu” da denir. Bunu önlemek için en azından her 20 dakikada bir, 5-6 metre (20 feet) uzaklıktaki bir cisme 20 saniye süre ile dik dik bakın. Bazı göz doktorları buna 20-

20-20 kuralı da demektedir. Uzaklara bakmak, ekrana yoğunlaşma nedeni ile yorulmuş olan göz kaslarını rahatlatır. Diğer bir egzersiz ise, önce uzaktaki bir cisme 10-15 saniye süreyle bakmak, daha sonra da yakındaki bir cisme 10-15 saniye kadar dikkatlice bakmak, daha sonra tekrar uzaktaki cisme bakmaktır. Bu egzersizi 10 defa tekrarlamalısınız. Bu egzersiz gözünüzün odaklanma yeteneği ile ilgili yani Accommodative Spasm (Uyum Spazmı) riskini, azaltacaktır. 9. Sık sık dinlenin. Bilgisayar kaynaklı görme sendromunu, boyun ve omuz ağrısını azaltmak için sık sık dinlenin. Bazı çalışanlar gün içinde 15’er dakikalık iki dinlenme uygulamaktadır. Yapılan çalışmalarda, bu iki dinlenmeye ek olarak 4 defa daha 5’er dakikalık “mini dinlenme“ uygulamasının, boyun, sırt ve göz şikayetlerini önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir. Aslında “mini-dinlenmeler” çalışanların verimliliğini azaltmayacaktır. Mini dinlenmelerden sonra çalışanların bilgisayara data giriş hızı artacak, sağlıktan kaynaklanan masraflar azalacaktır. Sonuç olarak 20 dakikalık ilave mini-dinlenme yapılsa bile, çalışanın verimliliği değişmeyecektir. 10. Bilgisayarınızı doğru konumlandırın. Bilgisayar ekranı ile çalışırken, basılı bir evraktan faydalanmak için sürekli öne-arkaya bakmak zorunda kalıyorsanız, bu durum göz şikayetlerine neden olacaktır. Çalışmada yararlanacağınız dokümanlar, ekranın yanında olmalı, uygun oranda aydınlatılmalıdır. Bilgisayarın alçakta veya yüksekte olması da göz, boyun, diz, omuz ve sırt ağrısı şikayetlerine neden olur. Bilgisayar çalışmasına uygun ve ergonomik mobilyalar sizi rahatlatacaktır. Oturma yüksekliğini ayarlamak için, ayarlanabilir sandalye veya koltuk kullanılmalıdır. Koltuk veya sandalyeye oturulduğunda, çalışanın gözü bilgisayar ekranından 50-60 cm mesafede olmalıdır. Boyun ve baş rahatlığı için, ekranın merkezi çalışanın gözünden 10-15 derece aşağıda olmalıdır. 11. Bilgisayar gözlüğü kullanın. Doktorunuz, düzenleyeceği reçeteye “antireflektif (AR) gözlük” yazarsa, yansımayı azaltma özelliği olan bu tip bir gözlük gözünüzü çok rahatlatacağından, vakit geçirmeden güvenilir ve işinin uzmanı bir gözlükçüden satın alın. Kontak lensler kuruyacağından ve rahatsızlık vereceğinden özellikle çalışma esnasında kontak lense kullananların, anti-reflektif (AR) gözlük kullanmaları önerilir. Benzer şekilde çift odaklı veya çok odaklı lens kullananlar için de bilgisayar gözlükleri uygundur.


2008 16 Ağustos I

I CAPR PEPPINO D z 2009 25 Temmu ACIAS ENRICO M

2009 1 Ağustos

A PAUL ANK

2009 15 Ağustos R

AYNO GLORIA G l 2009 21 Eylü NİLÜFER

2009 30/31 Ekim AN C L E SİB 009 2 ım as K 28/29

ERÇETİN CANDAN ıs 2010 21/22 May DEŞ EBRU GÜN

2010 27 Haziran 0

N TV 201 Miss FAHIO muz 2010 17 Tem TUGNO TOTO CU z 2010 25 Temmu ARWICK DIONNE W stos 2010 8 Ağu K MPERDINC U H T ENGELBER 8/29 Ağustos 2010 2 RTAÇ SERDAR O 010 2 k ca 22 O DEŞ N Ü G EBRU

011 13 Şubat 2

CANDAN

ERÇETİN

2011 25/26 Şubat

ÖÇER FERHAT G 011 2 an 26 Hazir 011 2 V T N IO MISS FASH emmuz 2011 9T ADAMO

z 2011 16 Temmu MAN SAM ŞEVVAL-LE muz 2011 23 Tem

ENSON GEORGE B z 2011 30 Temmu NG D THE GA 1 N KOOL A 01 2 s o st gu 30 A AR R FUNDA A 11 1 Eylül 20

RAR FUNDA A 11 25 Eylül 20

FTV PARTY

011 1/2 Ekim 2

RNUVASI POKER TU M ’E D L O H 2011 7/8 Kasım

İSE ERBIL/HAD İ L A T E M 011 MEH 11 Kasım 2 S NİZ EKİ İ ERBİL/DE L A T E M H ME

28  

recycle Özcan Kuyumculuk tüketiciyi sahte altın konusunda uyardı: Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, elbirliğiyle çalışılması halind...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you