Page 1

art’ı Mekan Dekorasyon & Mimarlık Dergisi

İlham noktaları: Fashion Week İstanbul Mamut Art Project Milano Design Week

Yepyeni fikirlerle

SAYI 63 MAYIS - HAZİRAN 2017 · 10 TL

ISSN 1307 - 1939

Lizbon,Montauk, İstanbul, Bursa ve İzmir’den

9

karakteristik ev

Salone del Mobile. Milano

Mekan

Shugaa Pomelo Atölye

Papier Atelier

Otel

Casa Cook Rhodes Söyleşi

Mösyö’nün mutfağında neler var?

Mösyö Şökola

Dosya

Doğaya özendiren kamp fikirleri Festivallere kuruluyoruz Seyyah hayatlar


CASABLANCA 2


w w w.m o bi . co m . t r 3


4


5


6


7


8


9


10


11


12


13


14


15


16


17


18


19


G

Ruhum

ençlik yıllarımın isyan günlerinde başa sarıp sarıp dinlediğim bir şarkının sözleriydi bunlar.

O yıllarda “yaşamaya alışmış olma”nın nasıl bir duygu olduğunu tam kestiremezken cevabını da veriyordu aslında Yaşar Kurt.

“Sensiz yaşamaya alıştırdılar galiba. Özledim ruhumu...”

Ruhunu özleyen sayısız yaşamlar arasında kaybettiklerimizi geri kazanmanın, yerine yenilerini yaratmanın peşine düştüğümüz zorlu zamanlardayız. Görsel dünyanın içinde gözümüze ve gönlümüze dokunan görüntüleri derleyerek bize iyi geleni bulup çıkardığımız süreçlerimiz boşluklarımızı doldurmak için birebir.

“Sarıl bana ruhum, Ne olur sar beni... Çığlıklar geçti üstümüzden, Bulutlar geçti. Ve o gençlik günlerimizde Sen ve biz. Seni öldün sandım ruhum, Biliyor musun?”

Huzur ve güven yaratma duygusuyla giderek içe kapattığımız kapılarımızı var gücümüzle açmaya çalışmak kendimiz için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri diye düşünüyorum. İçerden gelemeyen her şey için dışarıdan destek alacağız. Antidepresanımız bahar; yeşili, çiçeği, böceğiyle içimize girdi bir kere... Ruhumuz gibi özlemişiz baharı. Aralanan kapılardan giren bahar havası içini ürpertecek önce, tüm boşluklarını dolduracak sen de inat etmeyeceksin ama bırakacaksın taptaze nefese kendini...

Mayıs - Haziran 2017 #63

Genel Yayın Yönetmeni

Biz baharın sunduğu sayısız güzelliklerin yanında onu daha iyi hissedebilmen için minik rotalar sunduk bu sayımızda. Kamp önerilerinden karavan yolculuklarına, bohem çadırlardan çiçekli sofralara...

20

Yayın Yönetmeni Fatoş Altıntaş Yılmaz f.yilmaz@artimekan.com

Bir bahar akşamı kaybettiğin ruhu yine bir bahar akşamı bulasın diye. Gerçi şarkıda “uçaktan atlarken düşürdüm galiba” diyordu ama biz nerede düşürdük diye aramak yerine yeni ruhların peşinden gitmeyi tercih ettik. Ruhuna hayran olduğumuz evlerin kapılarını ardına kadar açtık. Ey ruh geldiysen çık demek için ekip olarak kenetlendik. Şimdi sıra sende!


Bir kıvılcım ile başladı… Bir ikon yaratıldı.

Farkı yaşamak için Gaggenau. 30 yıldır bu fırını mükemmelleştiriyoruz. Son dokunuşumuz kendine özgü tasarımını vurguluyor: 90 cm genişlikte etkileyici kapısı, sizi sınırsız lezzet yolculuğuna davet ediyor. Bu yenilenmiş el yapımı sanat eseri, prensip, beceri ve değerlerimizin doruk noktasıdır. 333 yıldır çelik ile çalışmamıza ithafen ismini EB 333 olarak değiştirdik. EB 333 bizim için her zaman bir fırından öte olup, başyapıt yaratma sürecinde verdiğimiz sözdür. Daha fazla bilgi için, www.gaggenau.com’u ziyaret edebilirsiniz.

21


İçindekiler

76

26

Kişiliğe vurgu Viterbo

Ajanda

30

Yeni Tasarım

44

Fikir İrem Senemoğlu Tasarım Etkinlik

48

Fashion Week İstanbul Gökçe İpek

50

Mamut Art Project Elvin Evren

60

Milano Design Week Berrin Ulutaş

64

Hadid galeriye gidelim Sevgi Yıldırım, Londra

Farklı tutkularla beslenen yaratıcı bir yaşam alanı Aliki Kızıl & Taner Şekercioğlu

116

Tatile bize bekleriz GV Interiors

126

Kırık beyaz, güçlü ahşap Esat Fişek

134

Bütünden detaya geçiş Ayda Mimarlık

152

Huzuru taşıran son damla: Sanat Ekin Büyükşahin Evi

172

Keyfe nazır yaşam DT Mimarlık

180

170

186

Gösterişli alanlar Gülşah Ganiz

Şehir

Dekorasyon Mekan

158

56

Dosya

İçindekiler

Etkinlik

96

Beyoğlu ruhunu içine sindiren ev Ka-line Mimarlık

Bir ihtimal daha var Nil Merdan, Lizbon

Mayıs - Haziran 2017 #63

36

İstanbul Şehre karşı hayatlar İrem Karagöz, Büyükada

22

Dekorasyon Ev

112

Festivallere kuruluyoruz Festival çadırları

114

Mekan Keşif

68

Lokanta var, Pomelo var! Aks Mimarlık, Pomelo

90

Çok tatlı mekan Party/space/design, Shugaa

Çiçek senfonisi Çiçekli sofralar

Dekorasyon Otel

142

160

Kamp sezonu açıldı Kamp

148

Seyyah Hayatlar Karavan

Rahatına bak Lambs&Lions, Casa Cook


Tasarımcı & Söyleşi art’ı MEKAN Dekorasyon ve Mimarlık Dergisi Barış Mh. Tutkun Sk. Çelikay Sit. D Bl. No.18 İhsaniye, Bursa Tel: 0 224 452 99 63 Sahibi Altıntaş Yayıncılık adına Fatma Altıntaş Yılmaz Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Müdür Fatma Altıntaş Yılmaz fatos@altintasyayincilik.com f.yilmaz@artimekan.com Editör Duygu Yazıcı d.yazici@artimekan.com Grafik Sertan Şafak Fotoğraf Kaan Suud Sert Reklam Koordinatörü Çağlar Çiftpınar caglar@altintasyayincilik.com Reklam Sorumlusu Atakan Şenses atakan@altintasyayincilik.com

88

Mösyönün mutfağı Berat Çokal - Aise Amet

96

Marka

Farklı tutkularla beslenen yaratıcı bir yaşam alanı Aliki Kızıl & Taner Şekercioğlu

52

62

Mad About Mats

Wohoo! Dream

54

72

Gaia Mobili

Gubi

Yayın Kurulu Adnan Serbest Atilla Kuzu Levent Çırpıcı Kunter Şekercioğlu Esat Fişek Avrupa Temsilcisi Sevgi Yıldırım ABD Temsilcisi Emre Hakgüder

Katkıda Bulunanlar Aise Amet, İrem Karagöz, İrem Senemoğlu, Gökçe İpek, Elvin Evren, Berrin Ulutaş, Nazlı Atasoy, Nil Merdan, Nurgül Yardım, Gözde Şekercioğlu.

Dekorasyon Mağaza

94

Kütahya Seramik

150

Fem Aydınlatma

192

Kusmi Tea Atölye

Film Mekan

70

58

Trend

Marka Etkinlik

74

168

Kağıt nereden nereye Papier Atelier

Yaza Natürel Bakış Buket Efendioğlu

Mekân, güzellik ve biraz parıltı Nurgül Yardım

Ghess

Baskı ŞAN OFSET Hamidiye Mh. Anadolu Cd. No:50 Kağıthane, İstanbul Tel: 0212 289 24 24 Baskı Yeri - İstanbul Baskı Tarihi - Mayıs 2017 Süreli Yayın Mayıs - Haziran 2017 Yazı ve fotoğrafların tüm hakları art’ı Mekan Dergisi’ne, yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. artimekan arti_mekan arti_mekan 23


N

asılsınız? Sorduğum sorunun cevabı iyi, idare eder, her zamanki gibi olabilir. Aslında benim size değil, Mamut Art Project’in ziyaretçilerine yönelttiği bir soru bu. Sergideki eserler cevabının çok daha nitelikli olmasını ve bu soruyu kendi kendimize sormamızı hedefliyor. Günlük hayatın karmaşasından bizi uzaklaştıran bu sergi, farkındalıklarımızı bir adım daha ileri taşımak için parantezler açtı zihnimizde. Nasıl olduğumuzu belirleyen mekanlara, sokaklara, benliklerimize götürdü bizi. Tasarım dünyasını buradan çok uzaklara taşıyan bir diğer şey de Milano Design Week oldu. Sayısız tasarımcının katılımcı ve ziyaretçi olarak yer aldığı fuarlar; bambaşka pencereler açtı dünyamıza. Milano sokaklarına taşan tasarımlar; doğalın sakinleştirici etkisini, metalin gücünü ve yeşilin vazgeçilmez yükselişini gösterdi. Tasarım trendlerinin belirlenmesinin yanı sıra kolektif bir ruh yarattı tasarım dünyasında. Birçok marka ve tasarımcı yeni koleksiyonlarını tanıtırken herkes zihninde ve kalbinde yeni ilhamlarla döndü yaşam alanlarına. Tasarımın kolektif ruhu mimar Taner Şekercioğlu ve Aliki Kızıl’ın birlikte ortaya çıkardığı bir evde yakaladı bizi. Birlikten güzel şeyler doğduğunu tekrar ve tekrar kanıtlamış oldu.

Editör Duygu Yazıcı

Mayıs - Haziran 2017 #63

Editör

d.yazici@artimekan.com

24

Milano Design Week’in etkileri hala varlığını hissettirirken bizler de bakış açımızı genişleterek doğaya açtık kalbimizi. Kamp alanları, festival çadırları derken ufkumuzu bir hayli genişleten Hoffman Architects karavanlarına uğradık. Ufkumuzu genişleten bir diğer faktör de Floritauk akımı oldu. Nedir bu Floritauk derseniz, GV Interiors tarafından yaratılmış Montauk’taki bir eve özgü yepyeni bir akım. Rotamızı karşı kıyıya Portekiz’e çevirdiğimizde ise kişiliğe sonsuz vurgu yapan bir eve konuk olduk. Ekinakis de bize kapılarını açan başka bir liman oldu. Ekin Büyükşahin’in sanat dolu evinde kahve kokularını doyasıya çektik içimize. Ufkumuzla birlikte yepyeni bölümler de ekledik sayfalarımıza. Film ve mekan ilişkisini sorguladık bu sefer. Güzel ve Çirkin filmini incelerken tasarım dünyasında da güzel ve çirkin kavramlarını tekrar sorgulama gereği duyuyorum. Her gün değişen algılarımızda yarattığımız bu kavramların oldukça değişken ve uçucu olduğuna inanıyorum ve sizleri, kendi güzelinizi bulmanızı umduğum dopdolu bir sayıyla başbaşa bırakıyorum.


Sanat Açıkekran’da Şekerbank Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi, Angela Detanico ve Rafael Lain’in videolarından oluşan yeni sergisiyle güncel sanat alanının önemli örneklerini sunmaya devam ediyor. Doğa bilimleri, fizik ve astronomiden ilham alan “Harf İşler” sergisi 29 Temmuz 2017 tarihine kadar izlenebilecek. Ali Akay küratörlüğünde matematikçi, astronom ve haritacı Nikolas Kopernik’in, günümüzde kendi ismiyle anılan buluşlarını inceleyen “Göksel Kürelerin Devinimleri” kitabını referans alan sergiden ‘Time / Zaman’ başlıklı video, Türkiye’nin yeni medya ve videoya odaklı tek sanat platformu Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’yle birlikte Şekerbank’ın 8 ilde bulunan, 9 şubesinde izleyiciyle buluşacak.

Yaratıcı endüstriye yeni isimler Türkiye’deki ilk kolektif Güzel Sanatlar yeni mezunlar sergisi olan BASE, Türkiye’nin dört bir yanından resim, heykel, fotoğraf , video, animasyon, grafik tasarım, görsel iletişim tasarımı, baskı sanatları, cam ve seramik bölümlerinden 2017 mezunlarının çalışmalarını aynı çatı altında bir araya getirecek. 14-17 Aralık tarihleri arasında Galata Rum Okulu’nda gerçekleşecek olan BASE’e başvurular başladı. Derya Yücel tarafından kürasyonu gerçekleştirilecek serginin seçici kurulunda Londra merkezli Delfina Foundation’ın kurucusu Aaron Cezar, Borusan CEO’su ve koleksiyoner Agah Uğur, seramik sanatçısı Alev Ebuzziya Siesbye gibi önemli isimler yer alıyor.

Yusuf Franko’nun online insanları Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde, 01 Haziran 2017 tarihine kadar ziyaret edilebilecek “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” başlıklı sergi, yusuffranko.org adresinde online mecraya taşınıyor. Ömer M. Koç Koleksiyonu’nda yer alan, 19. yüzyıl sonu Osmanlı bürokratı, hariciyeci, mutasarrıf, cemiyet adamı ve karikatürist olan Yusuf Franko Kusa Bey’e ait karikatür albümünü ilk defa gün yüzüne çıkaran sergi, web sitesi aracılığı ile alandaki araştırmacılar için sürekli bir kaynak olma hedefini taşıyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Ajanda

Bana renkleri anlat

26

Ahmet Güneştekin’in Renk Anlatıcısı adlı sergisi 3 Mayıs’ta Kunsthalle Dresden’de açıldı. Künstlerhaus Bethanien’ın direktörü Christoph Tannert’in küratörlüğünü üstlendiği sergide, Güneştekin’in kırkyamaya üzerindeki müdahalelerinden, metal ve aynaların duvar rölyeflerinde ve boyutlu tablolarda melez kullanımına kadar, mitolojik hikâye ve dinlere ait öğeleri son derece girift bir bağlamda yeniden yorumladığı işleri yer alıyor. Galerie Michael Schultz tarafından düzenlenen sergi 1 Ekim’e kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.


27


İkonik kareler Bozlu Art Project Nişantaşı, Çağatay Odabaş’ın Yakın Plan / Close Up isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatsal beslenme kaynakları ve referanslarını ağırlıklı olarak sinemadan alan sanatçının sinema tarihinin ikonik filmlerindeki ikonik sahnelere odaklanan sergisi izleyicileri resimlere daha yakından bakmaya davet ediyor. Sergi 8 Haziran’a kadar devam edecek.

Gerçekle kurgu arasında

Mayıs - Haziran 2017 #63

Ajanda

Psiko-politik okumalar

28

C24 Gallery New York ve Aria Gallery Floransa ortak iş birliği ile İrfan Önürmen’in Floransa’daki ilk kişisel sergisi‚ ”Gaze” 17 Haziran’a kadar Aria Gallery’de izleyicilerle buluşuyor. İrfan Önürmen’in psikolojik ve politik okumalara da izin veren Gaze Sergisi’ndeki büyük boyutlu portreleri, toplum içinde yer alan kimliksiz ama hepimize tanıdık gelen karakter ve hislere referans vererek dış dünya ve içsel olana göndermeler yapıyor.

İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi; çalışmalarında insan, hayvan ve nesneleri gerçekle kurgunun arasında sıkışmış, mantığın hakimiyetini yitirdiği bir dünyada tasvir eden Roger Ballen’ı konuk ediyor. Amerika doğumlu, Güney Afrikalı Ballen’ın “kendini tanımlama” yöntemi olarak gördüğü siyah beyaz fotoğraflarına ve bir de yerleştirmesine ev sahipliği yapan sergi, sanatçının 1980’lerden itibaren yaptığı üretimlerin izlerini sürmeyi hedefliyor. Küratörlüğünü Demet Yıldız’ın yaptığı Retrospektif sergisi, 30 Temmuz’a kadar devam edecek.

Hassas denge Tekstil tasarımcısı Dilek Aksu, narin ipek böceği kozaları üzerinden doğanın hassas dengesini, ışık- gölge, kontrast, uyum, renk ve form kavramlarını irdelediği çalışmalarını ‘’Hassas Denge’’ adını verdiği sergisiyle sanatseverlerle buluşturuyor. Dilek Aksu renklerin dinginliği ve uyumunu sadelikle birleştirdiği ‘’Hassas Denge’’ sergisiyle 25 Mayıs- 17 Haziran tarihleri arasında ECNP Galeri’de.


29


Duvarlarda başka tarz

Ikea ve Balenciaga vs Chinatown

VitrA’nın kullanıcı tercihlerine ve trendlere cevap veren yeni karo serileri, duvarların tarzını değiştiriyor. Farklı konseptiyle dikkat çeken Black Swan, büyük boyutlu çiçek desenleri, buğulu görünümü, fantastik renkleri ve çarpıcı dekorlarıyla, mekanlara büyülü bir hava katıyor. VitrA’nın yeni duvar karosu serileri arasında; özgün ve modern yaşam alanları tasarlayan Metamarmo, Tundra Sky ve Nitrium, şık ve sıcak mekanlar yaratan Opaline, Handcrafted ve Trifolium ile sade ve zamansız tasarımların adresi Stix de yer alıyor.

Lüks moda markası Balenciaga’nın, IKEA’nın alışveriş çantasına benzerliğiyle dikkat çeken çantası büyük ses getirmişti. Aradaki fiyat farkı konuşulurken şimdi de Pleasures and Chinatown Market markaları aynı çantadan bir beyzbol şapkası tasarlayarak çekişmeye dahil oldu.

Ortamın havası Molton Brown’la değişiyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Yeni Tasarım

Molton Brown yeni ve sınırlı sayıda üretilen Gourmand koleksiyonu ile hoş kokularla dolu, lezzetli bir ‘Pastane’ deneyimi sunuyor. Kullandığı farklı içerikler ve yarattığı özel kokularla uzmanlaşmış Molton Brown, bu özel koleksiyonun lansmanı için, ünlü pasta şefi Sarah Barber ile çalıştı. Gourmand koleksiyonunu keşfetmek için www.mbturkey.com’u ziyaret edebilirsiniz.

30

Ahşabın dönüşümü Eskişehir Odunpazarı’nda hayata geçecek olan modern sanat müzesi, Japon mimarlık firması Kengo Kuma & Associates imzası taşıyor. Medyaya sunulan tasarımda, ana yapıyı üst üste geçirilmiş kasa görünümlü keresteler oluşturuyor. Yapının odunsu görünümü bölgenin tarihi yapısına da göz kırpıyor.

Bu yaz yatağa yolculuk var Adını ve teknolojisini, İtalya’nın dünyaca ünlü lüks spor otomobil markası Lamborghini’den alan yeni nesil yataklar, kişiye özel uyku çözümleri sunuyor. By Tonino Lamborghini markasının 12 yıl garantili yeni nesil uyku teknolojileri, özel vakumlu hijyen pakette. Markanın Monaco model ortopedik ürünü, özel jel dokusu sayesinde yazları serin tutarken, 3D bant sistemi ile dizayn edilmiş nefes alabilen bi elastic kumaş yüzey ise terlemeyi engelliyor. Yatcop.com sitesinden size en yakın satış noktasına ulaşabilirsiniz.


Boyada Son Moda

Polat Ticaret Boya Taah.Dek. Uluyol Kıbrıs Şehitleri Cad.Şevki İpekten Plaza No.28/44 Osmangazi / Bursa 0224-252 06 66


Kahve LAV’dan gelir Son yıllarda özgün cam tasarımıyla adından söz ettiren LAV, şimdi de Babalar Günü’ne özel kahve sunumlarıyla göz önünde. Roma Kahve Fincanı seti ve İstanbul-Paris-NY Kahve Yanı Su Bardağı modeliyle babaların kahve ritüeli, LAV tasarımları ve sunumuyla benzersiz bir keyfe dönüşüyor.

Şimdi art deco zamanı Mobilya sektöründe 10 yılını deviren Ossa Design, yeni sezon koleksiyonlarıyla da trendleri belirlemeye devam ediyor. Lüksün Bursa’daki önemli ismi; avantgarde, modern ve art deco stillindeki mobilya tasarımlarıyla müşterilerinin ihtiyaç ve isteklerini sonuna kadar karşılıyor. Projeye özel mobilya seçenekleri sunabilen, tasarım ekibiyle size özel yaşam alanları yaratan Ossa Design, yenilikçi ve özgün koleksiyonuyla kendini özel hissetmek isteyen tüm müşterilerine sayısız seçenek sunuyor.

Meydanlardan ofislere: Piazza

Mayıs - Haziran 2017 #63

Yeni Tasarım

Modern ofis yaşamının gerekliliklerini taşıyan Addo Furniture, meydanlardan esinlenerek tasarlanan yeni ürünü Piazza’yı tüketicilerin beğenisine sundu. Tasarımcısı Sezgin Aksu, ‘New Products for Addo’ konsepti ile tasarladığı Piazza’yı ‘esnek kullanımlı, fonksiyonel ve eğlenceli’ olarak tanımlıyor. Oturma sistemi; otel, havaalanı, hastane ya da ofis projelerinde iletişime açık, samimi alanlar yaratmayı amaçlıyor.

32

Bağdan bahçeye Bahçe mobilya markası L’unica, 2017 İlkbaharYaz koleksiyonunda yer alan modern tasarımlı yeni Meridien Oturma Grubu ile geçmişe de göz kırpıyor. Yaz aylarının vazgeçilmezi açık mekanlarda sımsıcak Akdeniz rüzgarı estirecek Meridien Oturma Grubu, geniş tekli koltuklarının rahatlığı ve davetkar görüntüsüyle bahçelerde uzun süre vakit geçirme hevesi uyandırıyor. Okuma, dinlenme ya da çay, kahve sohbetleri gibi keyif anlarını açık havaya taşıyacak ve konforu artıracak Meridien Oturma Grubu, teak ağacında geçmişin izlerini taşırken alüminyum ayakları ile günümüzün modern tarzını yakalıyor.


33


Klasik el halısına, pastel renkler Artemis Halı’nın yeni koleksiyonu Cavalier, klasik halı desenlerine farklı bir soluk getiriyor. Vizon, pembe ve turkuvaz renklerin tonlarıyla hazırlanan, yedi farklı desen alternatifi olan Cavalier koleksiyonu yaşam alanlarına çağdaş bir atmosfer katıyor. Koleksiyon, 11 mm hav yüksekliğinde ve saçaklı olarak en son teknolojik tezgahta üretiliyor.

İşlevsel mutfaklar AYT HOME’un dünyaca ünlü mutfak markası Rational, ünlü tasarımcı Karim Rashid’in Floo mutfak serisi ile ayrıcalığı hissettiriyor. Klasikten moderne tüm yaşam stillerine ve farklı zevklere hitap eden Rational; optimum işlevsellik ve estetiği aynı anda sunmayı başarıyor. Sergei Tchoban gibi dünyaca ünlü pek çok tasarımcıyla çalışan ve en ince detayına kadar düşünülmüş mutfak serileri üreten Rational, yenilikçi ürün vizyonunu ödüllerle de taçlandırıyor.

IKEA sanatı

Mayıs - Haziran 2017 #63

Yeni Tasarım

IKEA, günümüzün teknolojik ve dijital gelişmeleri içinde bize el yapımı işlerin değerini yeniden anımsatmak istiyor. Bu nedenle de bu yıl ikincisi düzenlenen Art Event’te sadece el yapımı işler yer alıyor. Farklı vizyonları ve disiplinleri bir araya getiren etkinlik kapsamında kendi çizgilerinden de ödün vermeyen sanatçılar, sanatın daha ulaşılabilir olması ve her evde yer alması için çalıştı. Koleksiyondaki tüm eserler ve daha fazlası, IKEA mağazalarında.

34

Güç evinizde olsun 365 günü ele alsak her güne özel bir kutlama düşebilir. Hemşireler Haftası, Dünya Gümrük Günü, Bale Günü derken bu liste uzar da gider. Bir de öyle günler var ki hiç alakası olmasa da dünya üzerinde milyonları bir araya getirebiliyor. 4 Mayıs Star Wars Günü de işte böyle bir gün. Her özel günün kutlaması gibi hediye alternatifleri de gün geçtikçe çoğalıyor. Bu yıl hediye alternatiflerine bir yenisini de Paşabahçe ekledi. Paşabahçe Nude serisinin İkon Koleksiyonu’nda yer alan tasarımlar, 4 Mayıs itibariyle sevenleriyle buluştu. Öncelikli olarak Darth Vader tasarımı tanıtılırken sırada Stromtrooper ve C-3PO büstleri var. Paşabahçe’nin Star Wars hayranlarının gönlünü çalan el işçiliği tasarımlarını, Paşabahçe Mağazaları ve nudeglass.com’dan satın alabilirsiniz.

Uniqka’dan sıfır koleksiyon: “Zero Collection” Deri ürünleriyle bilinen Uniqka, Hollandalı Tasarımcı Jacob de Baan ile yaptığı iş birligi sonucu Zero Collection’ı tanıttı. El yapımı Zero koleksiyonu, Milano’daki „Deri Askı” sergisinde tasarımseverlerle buluştu.


E s n e k Ç ö z ü m l e r. . . w w w.ghess.com.tr Tr a d e m a r k b y M G G r o u p

35


Takip edilesi atölyeler Dünyanın ilk Gaggenau Brasserie Showroom’u Adana’da Seçkin mutfak kültürünün önde gelen markalarından Gaggenau, dünyada ilk kez içinde brasserie bölümü bulunan showroom’unu Adana’da açtı. 334 yıllık köklü bir geçmişe sahip Gaggenau’nun lüks ve üstün özellikli ürünlerini sergileyen showroom’un brasserie bölümü, dünya mutfağından en seçkin lezzetleri sunacak. 12 Nisan Çarşamba günü özel bir davetle açılan showroom’da ünlü şef Çağrı Öngel’in çok özel menüleri misafirlerin damak zevkine hitap etti.

Kendisi de tasarımcı ve seramik eğitmeni olan Oya Erol tarafından açılan Çekmeköy’ün ilk ve tek tasarım mağazası ve workshop stüdyosu Design Jungle’da, 15 Nisan’da ipek takı tasarım markası Nature of the Things (NOTT) ile ipek bileklik yapım atölyesi yapıldı. Marka kurucusu ve tasarımcısı Ezgi Dikdere’nin doğal boyama ile ilgili bilgiler de verdiği etkinlikte, bitkilerin sihrini taşıyan ipeklerle kendi yaptıkları bileklikler, katılımcıları çok mutlu etti. Daha fazla etkinlik ve workshop için @designjungle.s Instagram ve Design Jungle Shop” facebook hesaplarını takibe alın!

Bodrum’da LUX* davet MYC Partners’ın 70 milyon dolarlık yatırımıyla hayata geçirilen, LUX*’ün Avrupa’daki ve Türkiye’deki tek tesisi LUX* Bodrum Resort & Residences cemiyet ve iş dünyasına özel düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Ege Denizi’nin masmavi suları ile kaplı yarımadada her cephesinden panoramik deniz manzarasına sahip LUX* Bodrum Resort & Residences, Adabükü’nde eşsiz doğanın içerisinde yer alıyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Etkinlik

Geçmişin gücüyle geleceğe

36

Türkiye’de restorasyon, arkeoloji ve müzecilik teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan tek fuar olan HERITAGE İSTANBUL, 27-29 Nisan 2017 tarihlerinde Hilton İstanbul Convention & Exhibition Center’da gerçekleşti. Bu yıl 75 firmanın katıldığı HERITAGE İSTANBUL 2017’nin ana başlıkları arasında; “Kültürel Miras” eğitimi-yönetimi, envanterde yeni yöntemler, sergileme ve teşhirde yeni araçlar, arkeoloji, restorasyon ve müzecilik teknolojileri geliyor.


37


Plak severler buluştu ‘Vakkorama Plak Günleri’ İstanbul’un en önemli plakçılarını bir araya getirdi. Vakkorama Akmerkez’de 5-6-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen etkinlikte; müzik tutkunları, workshoplar, ünlü DJ’lerin vintage plak performansları, akustik performanslar, film ve kitap söyleşileri ile unutulmaz bir müzik yolculuğu yaşandı. Plak meraklılarının tüm sorularına cevap bulduğu Pikaphane workshop’u ile plak hakkında merak edilen tüm detaylar ziyaretçiler ile paylaşıldı. Crosley pikapların özel indirim ve sürpriz çekilişler ile satışa sunulduğu etkinlik kapsamında, ziyaretçiler plak takası yapma imkanı da buldu.

Mimari Perşembe Mimarlık-sanat-üretim arakesitinde tasarım araştırmalarına odaklanan Atölye Mil tarafından Ersa sponsorluğunda düzenlenen “Perşembe Araştırmaları” serisinin dördüncü etkinliği “Mekansal Algı Deformasyonu: Analog Fotoğraf ve Dijital Manipülasyon”, 20-22 Nisan tarihlerinde Ersa’nın İstanbul showroom binasında gerçekleşti. Mimarlık, tasarım öğrencileri ve genç profesyonellere yeni bakış açıları kazandıracak platformların oluşması ve yaygınlaşması adına düzenlenen atölyeler Mimar Oğuzhan Abdik yürütücülüğünde yapıldı.

Bademlik Tasarım Festivali

Mayıs - Haziran 2017 #63

Etkinlik

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri tarafından düzenlenen ve bu yıl 5’incisi gerçekleşen Bademlik Tasarım Festivali’nin ana sponsoru Kılıçoğlu Kiremit oldu. 28-29-30 Nisan’da Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin Bademlik yerleşkesinde yapılan etkinliğin bu yılki teması „5N 1Müdahale”ydi. Festivalde farklı tasarım disiplinlerini bir tema altında toplayan, profesyonel atölye yürütücüleri ve gönüllü katılımcılar eşliğinde birçok atölye çalışması yapıldı.

38

Cosentino, 2017 Milan Tasarım Haftası’nda Dünyanın en büyük kuvars yüzey üreticisi Cosentino, 4-9 Nisan 2017 tarihlerinde gerçekleşen Milan Tasarım Haftası’nda yer aldı. Trendlerin belirleyicisi Cosentino, farklı malzemeleri birleştiren Daniel Germani’nin “Madera Meets Dekton” tasarımını, tek mekanda çok amaçlı malzeme Dektonclay projesini ve yeni Silestone Eternal Collection’ı tasarım severlerin ve profesyonellerin beğenisine sundu.


www.stonewrap.com

39

renk Ash model Kronos


Arşivden mimari çıktı Malzeme firmaları, sanatçılar, mimarlar ve yatırımcıları buluşturan özel bir etkinlik olan MIMARSIV Selection’ın bu yılki konsepti Art&Design, tema ise Dönüşüm. İlki geçen yıl yapılan MIMARSIV Selection, 12-13 Mayıs’ta Hasköy İplik Fabrikası’nda düzenlendi. Mekan genelinde konumlanan Tanıl Çokşenim küratörlüğünde hazırlanan özel seçkide; Günseli Kato, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Murat Germen, Onur Gülfidan, Ozan Türkkan, Ozan Ünal, Refik Anadol, Seçkin Pirim ve Yonca Saracoğlu eserleri yer aldı.

Minimal mekanlar Elemeği Project Solutions önderliğinde ilki gerçekleştirilen Mikro Ölçekli Konaklama Alanları Atölyesi 3-4-5 Mayıs tarihlerinde Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Çıkış noktası, üründen mekana geçiş olan atölye çalışmasında, boyut sınırlaması olmayan bir hacimde mikro alanların yaratılması üzerinde duruldu. Atölyede öğrencilerden gruplar halinde çok fonksiyonlu ürünleri bir arada kullanarak, minumum ölçülere sahip, ergonomik, üretilebilir konaklama birimleri tasarlanmaları beklendi. Atölyede Cristiano Gatto, Hasan Sözüneri gibi isimleri konuşmacı olarak yer aldı.

A Design’da Bou Collection farkı Bou Collection’ın Ironman kitaplığı, A’ Design Award’da ödüle layık görüldü. Ünlü basın mensupları, tasarımcılar ve akademisyenlerden oluşan jüri; Ironman’i Furniture, Decorative Itemsa nd Homeware Design kategorisinde gümüş ödüle layık gördü.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Etkinlik

Bir benzeri yok: Stonewrap

40

Sahilde yürürken elinize aldığınız her taş birbirinden farklıdır. Aynı rüzgar ve dalgayla yoğrulan taşların birbirinden farklı olduğu gerçeği, doğal taş üretici Stonewrap’in de tüketicisine birbirinden eşsiz taşlar üretme hevesini körükleyen itici bir güç. 1998 yılından beri kültür taşı üretimi yapan Stonewrap, bugün Stonewrap kültür taşı, UrbanBrick kültür tuğlası ve UrbanFloor yer taşı tescilli markalarıyla ulusal ve uluslararası pazarda hizmet vermekte. Dünyanın dört bir yanına benzersiz tasarımlarını taşıyan marka; 30 Mart-01 Nisan tarihleri arasında Sidney, Avusturalya’da düzenlenen Sydney Build 2017 Fuarı’na katılan tek Türk markası oldu. Avrupa’da birçok ülkedeki distribütörlerine 15 yıldır düzenli olarak ihracat gerçekleştiren Stonewrap, yapı malzemeleri sektörünün önemli fuarı SYDNEY BUILD 2017’de mevcut ürünlerinin yanında yeni modelleri olan Masso, Atlas, Cappadocia, Rupe, Runner, Kronos ve Inka’yı tanıttı.


41


42


43


Salone del Mobile. Milano “Görünen o ki, endüstri yavaş yavaş eski ihtişamıyla geri dönmüştü”

Mayıs - Haziran 2017 #63

Fikir

Nisan ayında yapılan Milano’daki Salone del Mobile fuarı, her sene markaların ve tasarımcıların en yeni ürün yelpazesini görmek ve iç mekan tasarım endüstrisinde ortaya çıkan yeni ürünleri keşfetmek için iyi bir fırsat. Aynı şey, her iki yılda bir Salone del Mobile ile aynı anda gerçekleştirilen; aydınlatma teknolojisi alanlarında bir fuar olan Uluslararası Aydınlatma Sergisi Euroluce için de geçerli. Buradaki son yenilikleri merak ettiğinizi tahmin ediyorum. Zamansız yalın tasarımlardan, göz kamaştırıcı aydınlatmalardan, gösterişli desenlerden, cüretkar renklere kadar yılın en sıcak trendlerine doğru bir pencere açmaya çalışacağım. Ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim; büyük oranda önceki yıllarda gördüğümüz eğilimler devam ediyor.

Hazırlayan: İç Mimar İrem Senemoğlu 44

Bu yılki Milano Tasarım Haftası’nda farklı olan; hem aydınlatma tarafında hem de Milano Tasarım Haftası genelinde; galerilerde ve sergi salonlarında sergilenen orijinal tasarımların zenginliğiydi. Brera, Tortona, Lambrate fuardan çıkıp, zamanımın çoğunu buralarda dolaşarak geçirdim. Hem yeni hem de tanıdık alanlarda dolaşmak çok keyifliydi. Bu alanları tercih eden genç yetenekler ve yerleşik markalar oldukça ilham vericiydi diyebilirim. Görünen o ki, endüstri yavaş yavaş eski ihtişamıyla geri dönmüştü.


Fuarda yalın çizgiler, yuvarlak formlar ve sıcak renkler hakimdi. Dünyanın çalkantılı zamanlara girdiği dönemlerde, tasarım klasik ve güvenli hale gelme eğilimindedir. Bu yılki yönelim; kaliteyi öne çıkaran zamansız tasarımlar ile doluydu.

Tasarım dünyası söz birliği etmişçesine haydi fabrika ayarlarına geri dönelim mi demişti bilemiyorum ama hissettiğim; firmaların iyi düşünülmüş, kaliteli malzemeler ile öne çıkan ürünler üzerine yoğunlaşmaya dikkat ettiğiydi. Tasarımlar sade bir çizgide yürürken, parlak aksesuarlar ile desteklenerek sunulmuştu. Tam olarak hiçbir döneme oturmayan, mekanlarımıza adeta klasik bir parça gibi yer bulabilecek lezzetteydi.

Konfor her mobilyada ön plandaydı. Özellikle oturma elemanları; geniş ve derin ölçüleriyle dikkat çekiyordu. Minimal çizgileri, nötr renkleri ve ağırlıklı yuvarlak formları ile büyük ancak kesinlikle hantal görünmüyorlardı. Yeni tasarımlarda gri, bej ve toprak renklerini bu sene de sıklıkla göreceğiz.

Güzel olan; farklı dokumalar, geometrik desenler ve iyi işçiliğin öne çıktığı detaylar ile desteklenmiş olması. Mekan içerisinde bazen bir duvarda bazen bir halıda ya da yastık gibi eklenmiş tekstil ürünlerinde bu detaylar hemen gözümüze çarpıyor. Ama benim en sevdiğim, duvarlara yerleştirilmiş raflardaki oyunlardı.

45


Tasarımlardaki detaylar, özellikle de malzemeler söz konusu olduğunda derin bir dikkatle dengeleniyordu. Tasarımcı olarak özel merakım küçük mobilyalar olduğu içindir mi bilmem gözümün hemen hemen her stantta yakaladığı yan sehpalar; iyi işçilikli mermer ve ahşap gibi malzemelerde başrole oturmuştu.

Yeni senede parlak pirinç metal, bronz ve bakır; orta sehpalar ve depolamalarda detaylara saklanmakla beraber, aydınlatmalarda farklı tasarımlar ve özgün işçilikleriyle mekanlarımızda yerini alacak gibi görünüyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Fikir

Bu yıl doğanın sadece renkleri ve desenleri değil, bazen de şekilleri ilham kaynağı olacak gibi görünüyor. Aklımıza hemen not alalım yeşil bu senenin rengi olarak hemen hemen her mekanda bizimle. Yeşil kesinlikle bir kez daha var!

46

Koyu ve zengin bir tonda ve çoğunlukla pembe ile kombine edilerek mekanlarda kullanılacak.


En sevdiğimiz, asla vazgeçemediğimizi en sona bıraktım. Malzemeler ve işçilikten bahsederken doğal ahşap tasarımları anlatmamak olmaz. Mobilyalarda pek çok çeşidi karşımıza gelse de natürel sanki hiç cilalanmamış gibi, en kaba haliyle gelmiş gibi duran, birer sanat eseri gibi kullanılmıştı.

Fuardaki en heyecanlı kategorinin aydınlatma (Euroluce) olduğu kesindi. Ama bu kadar zengin, yeni tasarımlarla dolu olan bölümü sizi biraz merakta bırakarak; başka bir sayıya saklamak isterim. Bir de saatlerce tasarımcılarıyla sohbet ederek gezdiğim; bu yıl 20 yılını kutlayan, Salonesatellite, tümü 35 yaşın altındaki 650 tasarımcıya misafirlik ediyordu. Bu yılın kutlama baskısının bir parçası olarak sergi, burada kariyerine başlamış olan uluslararası tasarımcıların özel parçalarını sergiliyordu ki bu da başka bir konu başlığı olabilir.

47


Kolektif moda Erkek giyim tasarımcısı Niyazi Erdoğan, Mercedes-Benz Fashion Wee k Istanbul kapsamında, grafik tasarımcısı Yurdaer Altıntaş’ın ödüle layık görülen Siyah ve Beyaz serisinden ilham alarak oluşturduğu yeni koleksiyonunu tarihi Cercle d’Orient binasında sundu. Farklı disiplinlerin iş birliği ile gerçekleşen bu koleksiyonda, kolektif modanın erkek giyim versiyonu izleyici ile paylaşıldı.

Tasarım Etkinlik

Moda geçmişten günümüze, sanatçıların çalışmalarının ilhamıyla hareket ettiğinde hem sanat hem moda severleri bir araya getirerek bütünleştirici bir rol oynuyor. Dali ve Schiaparelli’nin ortaklığının modadaki yansıması “kıyafet ve tasarımın ilk doğru hibrit ürünü” olarak görünürken, Yves Saint Laurent’in 1965 yılında Mondrian tablolarını koleksiyonunda uygulaması, sanat ve modanın kucaklaşmasına iyi bir örnek olmuştu. Saint Laurent, sanat ve modanın sinerjisini elbiseye giydirdiğinde, iki farklı disiplinin birlikte daha etkili olabileceğini belirtmişti. İşte bu rotada Niyazi Erdoğan’ın Sonbahar/ Kış 2017 koleksiyonu dikkat çekmekte. Türk Tasarım Danışma Konseyi Onur Ödülü’ne layık görülen, grafik tasarımcısı Yurdaer Altıntaş’ın leke çalışmalarının görüldüğü koleksiyonundaki hibrit ürünler, moda ve sanat arasındaki ilişkinin dönüşümünü anımsatmakta. Mimari disiplinden gelen Niyazi Erdoğan, grafik tasarımın sanatsalını da erkek giyimine yansıtarak, kolektif bir tavır sergiliyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Günlük kullanılabilen tasarımlar ile aktif spor giysilerini harmanlayarak erkek giyimine imza atan Erdoğan, sports couture görünümden bu koleksiyonunda da vazgeçmiyor. Leke çalışmalarının izdüşümlerinin yansıtıldığı koleksiyonda, siyah ve beyaz önemli derecede göze çarparken, tasarımlardaki mavi ve sarı renkler, siyah ve beyazın peşine düşüyor. Klasik görünümü destekleyen yünlü kumaşlara ek olarak aktif spor giysileri için kullanılan scuba ve techno kumaşlar koleksiyonu çeşitlendiriyor. Denim ürünler ise koleksiyona enerji katarak genç ruhu yansıtıyor. Rahat bir tavır içerisinde olan koleksiyona, 70’li yılların rock ruhunu yansıtan müziklerin eşlik etmesiyle dinamik, modern erkek giyimi bu defileyle gözler önüne seriliyor.

Hazırlayan: Gökçe İpek 48


49


MAP 2017 soruyor: Nasılsın? Mamut Art Project (MAP), bu sene 5 yaşında. Proje hayata geçtiği günden beri özgür, eşit ve yaratıcı formatıyla gerçekleşiyor ve gelişiyor. Ayrıca bu sene izleyicilerine “Nasılsın?” diye soruyor. Günlük hayatın karmaşasında çok da önemseyerek sorup cevaplamadığımız bu soruyu, hissedip hissettirmek, yaşayıp yaşatmak ve beraberce dönüşmek için soruyorlar.

Özlem Vurgun - Hayvan Çiftliği

Mayıs - Haziran 2017 #63

Tasarım Etkinlik

Alıştığımız sanat fuarlarına kıyasla loş, sessiz ve doğal bir ortam var, MAP’ta. Aslında dışarıda bıraktığımız dünyadan soyutlanıp, biraz yavaşlamamıza olanak sağlıyor. Gerçekten zaman ayırılması gereken ve keşfedilmeyi bekleyen 50 sanatçı, 50 farklı dünya var. Peki ne anlatıyor; nasıl hissettiriyor bu eserler? Kavramsal açıdan güncel ve yoğun, teknik anlamda ise yaratıcı bir fuar MAP 2017. Genç sanatçılar, yaşadıkları coğrafyanın ve zamanın gerçekliklerini sanata çeviriyor. Sizi sokaktan soyutluyor belki ama tekrar yaşadığımız dünyaya odaklıyor. Rengarenk, hareketli, sesli sanat eserlerine heyecanla yaklaştıkça; şehirlerin yorucu hızına, inşaat sektörüne, kentsel dönüşüme, eğitim sistemine, dünya politikalarına, savaşa, korunmaya, aydınlanmaya, maskelerimize, çerçevelerimize kadar uzanan eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Güncel sorunlarımıza ve sorularımıza, farklı bakış açıları ve yaratıcı cevaplar ile yaklaşıyorlar. Aslında bütün fuar bir karikatür gibi, gülümsetiyor ama düşününce haklı çıkıyor.

Hazırlayan: Elvin Evren 50

Çağla Sel - Bakma Bana


Elif Avşar - Oyuncaklar

Fuarı dolaşırken bütün projeler arasında özellikle bir tanesi oldukça tanıdık. Aynı zamanda eğitmen olan Ömer Dinler, “Eğitim-mi? Sistemi” isimli çalışmasında Türkiye’deki eğitim sistemini, bir zamanlar hepimizin oturup ders dinlediği sınıflardaki sıralar üzerinden eleştiriyor. Kullanılmış ve halen daha kullanılmakta olan sıralar ve üzerlerine kalemle veya kazınarak yazılmış sözler, eğitim sisteminin insan hayatına kattıkları ve aldıklarını gösteriyor. Özlem Vargun ve Elif Avşar’ın alan yerleştirmeleri, MAP 2017 kapsamında ilgi çeken eserler. Özlem Vargun’un, yaşadığımız dünyayı sembolize eden “Hayvan Çiftliği” isimli yerleştirmesi, adını George Orwell’in aynı isimli kitabından alıyor. Çamur, tezek gibi doğal ve çoğu zaman tiksindiğimiz malzemelerden üretilmiş eser, tiksindiğimiz halde içinde yaşamaya devam ettiğimiz dünya düzenini eleştiriyor. Elif Avşar’ın, ironik bir şekilde fuarı ziyaret eden çocukların ilgisini çeken yerleştirmesi “Oyuncaklar”, aslında distopik bir oyun bahçesi. Yaşadığımız evreni nasıl kurduğumuz ve nasıl devam ettireceğimize dair kaygılarımızı sembolize eden oyuncaklar, ekolojik yıkım ve savaşlar gibi siyasi politikaları da içeren konularla gönderme yapıyor.

Berka Beste Kopuz, “Röntgen” isimli çalışmasıyla 2012 yılından beri devam eden kentsel dönüşüm projelerini bir hastalık gibi ele alıyor ve İstanbul’daki her semtin röntgenini çekiyor. Sanatçı, İstanbul’un kentsel dönüşüm sürecine çok çarpıcı bir metafor ile yaklaşıyor. Mamut Art Project, sergilenen sanatçıların yanı sıra fuar süresince farklı projeler de gerçekleştiriyor. Bu sene MAP’a, İstanbul bazlı bağımsız sanatçı kolektifi Krüw konuk oldu. Krüw’ün, sanat tarihi ile grafik ve sokak sanatlarını birleştiren yaratıcı projesi İkonz; illüstratör, animasyon ve sokak sanatçılarını bir araya getirdi. Proje kapsamında yer alan 21 sanatçı, popüler sanat tarihinde yer edinmiş eserleri kendi tarzlarında yorumlayarak edisyonlu serigrafi baskılar olarak sergiledi. Ayrıca fuar kapsamında performans sanatlarına da özel bir yer ve program ayrılıyor.

Ceren Özşahin - Gökyüzünü Çerçevelemek

MAP 2017, 26 – 30 Nisan tarihleri arasında KüçükÇiftlik Park’da gerçekleşti. Eğer MAP 2017’yi ziyaret etmediyseniz, 2018 için heyecanla bekleyin. Fuarı bu sene ziyaret etmiş olanlara da soralım, siz nasıl hissettiniz?

Hallederiz İnş. Kooperatifi

51


Tasarım ağına katılın

Bugün internette gördüğünüz bir abajur, bir de bakmışsınız misafir odanızda. Dünyanın neresinde olursa olsun, bir tıkla istediğiniz ürünü alabiliyor olmamız, daha çok tasarımcı ve markanın da evlerimize girme şansını artırdı. Tasarımın ulaşılabilir hale gelmesinde internetin ve tasarımları bir araya getiren sitelerin de payı bir hayli büyük. Hipicon.com aracılığıyla hayatımıza ve evlerimize misafir olmaya hazırlanan Mad About Mats de yeni dönem tasarım markalarından. 2015 yılında Belçika’da kurulan marka, halı ve paspas koleksiyonlarıyla farklılık arayışında olanlara odaklanıyor. Mad About Mats’in eğlenceli tavrı, evin havasını değiştirebilecek kadar güçlü. Doğa ile dost üretim yöntemleriyle kaliteli materyalleri bir araya getiren Mad About Mats koleksiyonları arasında; siyahın şıklığından vazgeçemeyenler için Back to Black, baskı ve desenlerin getirdiği doğa havasıyla Ethnic Jungle, tasarımların yumuşaklığı ve renklerin mükemmel uyumu ile Natural Chic ve yaz enerjisini hissetmek isteyenler için Sea Salt yer alıyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Marka

Evinizin en yaratıcı ürünlerini tasarlama hayaliyle kurulan marka, iç ve dış kullanım imkanıyla banyo, çocuk odası ya da bahçe gibi farklı alanlarda fonksiyonel ve estetik çözümler sunuyor.

52


53


Banyolara özgünlük Seramikleri seçtik, evyeyi oturttuk, duşa kabine yer bulduk ve banyomuz hazır. Banyoların oldu bittiye getirildiği günleri ne mutlu ki geride bıraktık. Artık banyolar da evin diğer kısımları kadar önem taşıyor ve yaşanabilir bir görüntü vaat ediyor. Duvar kağıdı ve parke firmaları nemden etkilenmeyen ürünlere yönelirken banyo mobilyası üreten markalar da çok daha tasarımsal ürünler sunuyor piyasaya. İtalya’nın ünlü mobilya ve aksesuar firması Gaia da bunlardan biri.

Venezia

Atelier

Mayıs - Haziran 2017 #63

Marka

Evinizin küçük ya da büyük olmasını ya da beğendiğiniz modelin başka rengi olmamasını dert etmenize gerek yok. Gaia’yı gözümüzde çekici kılan da bu aslında: Bizim ona değil, onun bize uyum sağlaması; renk, boyut ve malzeme açısından bizi özgür bırakması.

54

Banyo mobilyası dışında küvet, duş kabini, evye, batarya, ayna, duvar kağıdı ve halı gibi pek çok farklı kolda üretim yapan markanın tüm ürünleri el işçiliği ve tamamı İtalya’da üretiliyor. Bu da banyonuzu tamamen eşsiz bir görünüme kavuşturuyor. Lauren

Impero


55


Mekan Keşif Gün geçmiyor ki İstanbul sokaklarında yeni bir mekan açılmasın. Hepsine gidip görme şansınız olmasa da mini rehberimizle damak ve göz zevkinize uygun olanı seçip, lezzet yolculuğunuza başlayabilirsiniz.

TARİHİ DEMİRCİ DÖNER LOKANTASI Modernize tarih

AILA Baharat Yolu açık!

Tarihi yarımadanın dokularını alın bir restorana taşıyın. Caglayan Architects’in kurucusu Umut Cem Çağlayan da işte tam olarak bunu yapmış. 150 m2’lik restoranda gök mavisi karo çiniler ve onlarla uyumlu pastel sarı renkler, eskitme aynalarla birleşiyor ve duvar çıtalarıyla da geçmiş mimari akımlara gönderme yapılıyor. Döşemelerde kullanılan çinilerden lokanta kültürüne eşlik eden koyu thonet sandalyelere tüm ögeler bizi geçmişe götürürken beton duvarlar ve asimetrik doğramalar modern bir görünüm sunuyor. Fatih’te yer alan Tarihi Demirci Döner Lokantası tasarımıyla göz doldururken döner yemeyi sevenler için nitelikli bir alternatif oluşturuyor.

Ofisten çıkıp Mısır Çarşısı’na gitmek her zaman mümkün olmuyor ama Mecidiyeköy’de açılan Aila sizi Mısır Çarşısı’na doğru bir baharat ve lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Wilson Associates’in Mısır Çarşısı’ndan ilhamla yaratılan Baharat Kütüphanesi, hem bir karşılama hem de satış noktası. Mavi kapıdan içeri girdiğinizde çeşit çeşit baharat ve geleneksel çini şöleninin huşusuna kapılabilirsiniz. 4 farklı bölümü bulunan restoran, her mevsim Türkiye’nin dört bir yanından lezzetlere yer veriyor. Şeflerin, konukların önünde mezeleri hazırladığı meze barı, usta ile sohbet imkanı sunan geleneksel ocakbaşı bölümü ve son olarak da gözlerden uzak için, kendine ait ızgarası olan özel yemek odası ve bahçe... Antakya tabule, muhammara, 24 saatte hazırlanan Kars Kaz’ı, 36 saatte hazırlanan Kuzu Tandır gibi eşsiz lezzetlerle Şef Umut Karakuş’un liderliğindeki bu yolculuğun son derece doyurucu olacağından şüphemiz yok.

Adnan Menderes Vatan Caddesi No:46 Fatih, İstanbul Tel: 0212 621 22 32 Fairmont Quasar Büyükdere 76, Mecidiyeköy, İstanbul Tel: 0212 403 85 00

Mayıs - Haziran 2017 #63

Mekan Keşif

TOI Şefin masasında yeriniz hazır.

56

Öyle arkadaşlar vardır ki hem muhteşem yemekler yapar hem de keyifli sohbetiyle sofraya neşe katar. İşte TimeOut İstanbul ödüllü şef İsmet Saz, tam da böyle biri. TOİ İstanbul da bu amaca hizmet eden yepyeni bir mekan. Restoranın tam ortasına konumlandırılan 6 kişilik Chef’s Table sayesinde Şef İsmet Saz, kendi mutfağında misafirleri ağırlayabiliyor. Şef yemekleri hazırlarken, misafirler şef ile sohbet etme imkanı buluyor. TOİ İstanbul’da bu samimiyeti pekiştiren pek çok unsur var. Sohbeti kolaylaştıran yuvarlak masalar, barmen muhabbetini beraberinde getiren bar ortamı ve göz dolduran bir zeytin ağacı... Erhan Sağır tarafından tasarlanan bu Kuruçeşme mekanı; merdivenlerinde ve mekan içinde özel dekorasyonlu mikro baharatları, açılabilir tavanı ve kontrast renklerin hakim olduğu dekorasyonuyla şık bir fine-dining restoranı. Kuruçeşme Caddesi No:11 Beşiktaş, İstanbul Tel : 0212 258 00 29


57


Mekan, güzellik ve biraz parıltı

Mayıs - Haziran 2017 #63

Film Mekan

“Zamanı ve mekânı yeniden yaratma sanatı” der Godard sinema için. Mekan da yıllardır üzerinde çok söz söylenen konulardan biri olan sinema ve mimarinin kesişiminde yer alır aslında. Mekân dediğimiz, her hayale bir temsil aracı olur, onları yüceltir ve deneyimlere açar kendini. Fransız romancı Jeanne-Marie Le Prince de Beaumont’un, güzel ve genç bir kız ile canavara dönüşmüş bir prensi konu alan masalına dayanan “The Beast and the Beauty” filmindeki mekânlar; üç boyutlu bir kavram olmaktan çıkıp, tasarlanan ve içinde yaşayan hikâye ile donanan bir kurgu haline geliyor. Hayaller zaten kurulmuş, üstüne parıltılar gelmeye bizi de bunu yaşamaya davet ediyor. Disney 1991 yılında animasyon olarak yayınladığı filmden sonra gerçeklik ve animasyonu üst üste çakıştıran yeni “Güzel ve Çirkin” i sunuyor bize. Masallardan, kabarık eteklerden ve altın rengi parlak her şeyden hoşlanan çoğu kadın gibi filmi izlemeye başladıkça merakla filmdeki kötü günlerin geçmesini bekledim.

Öyle ki, şatonun dillere destan olan -her masalda öyle olmuşturbalo salonundaki tutkulu dans sahnesini izlemek filmin en etkileyici bölümüydü. İşte bu sürede başka şeyler çekmeye başlıyor sizi. Filmin kurgusunda hikâyenin yanı başında duran mekanlar ve onların yaşatmaya çalıştıkları duygular sizi içine davet diyor. Örneğin; filmin açılışında şatonun karanlık ve aydınlık halleri birbiri üstüne geçtiğinde aslında prensin canavara dönüşmesini bu tasvirle güçlendiriyor. Filmin genelinde “mimari üzerinden” anlamı ve hissi anlatma duygusunu defalarca yaşıyoruz. Filmin masal örgüsü “mutlu sona ulaşan” bir masal olarak betimlenebilir. Canavar tarafından kaleye hapsedilen genç, güzel

Hazırlayan: Nurgül Yardım Fotoğraflar: The Walt Disney Comp. 58

ve özgür ruhlu Belle, korkularına rağmen kaledeki çalışanlarla arkadaş olur, canavarın korkunç dış görünüşünün arkasındaki hassas kalbi ve gerçek prensi keşfeder. Her ne kadar film hikâye yönünden bakıldığında 1991 de yayınlanan animasyon filmin üzerine kurulmuş gibi görünse de, filmde mekânların sadece 3 boyutlu çizimlerden ibaret olmamaları, hikâyeye kendine özgü bir derinlik katıyor. Filmin yapımcıları da bu konuya değinmiş, film için gerçek yapılardan farklı şekillerde ilham alan bir set kurgusu tasarlanmış. Canavarın şatosu, filminde ağırlıklı geçtiği alan, farklı mimari üslupları birleştirerek aslında ana kurgusunu Fransız Rokoko stilinden alıyor diyebiliriz. Bu stil özünde her detayı coşkulu göstermesiyle bilinir. Filme katkısı ise tam bu noktada ortaya çıkıyor: Filmde verilmek istenen büyülü durumun gerginliğini ve sürecini organik formlarda süsleme tasarımları ve büyük etkileyici mekanlar ile bize gösteriyor. Şatonun dış mekân çekimlerinde bile bu etkisini bir hayli görebiliyoruz. Fransa’da yer alan “Chateau de Chambord” bu şato için ilham olmuş, hatta film sonrası hayatında bu deneyimi yaşamak isteyenler için Loire Vadisi’ndeki bu şatoya gidebilecekleri önerilmiş. Yine şatodaki sahnelerden biri; kişisel olarak favorim diyebileceğim, balo salonundaki dans sahnesi filmle ilgili renklerin, duyguların öne çıktığı bir alan olarak tasarlanmış. Döşemede mermer görünümlü bir kaplama var, dikkatli bakıldığında Walt Disney’in baş harflerinden oluşan monogramı da görmek mümkün. Yukarıda ise ilgiyi çeken sadece aydınlanma için değil mekânsallığı kurgulayan avizeler var. Yapısal olarak şatonun da kötüden iyiye -büyünün bozulmasıyla- dönüşmesinde tüm yapısal elemanların fazlaca üstünde durulmuş. Belle’nin babasının büyülü şatoya ilk geldiği anda şatonun yüksek gotik kuleleri ve iç mekânda yer alan figürler, yalnızlık ve çaresizlik üstüne bir mekan oluşturuyor. Aynı durum Belle’nin şatonun girilmez denilen ve filmin sembolü olan büyülenmiş gülün yer aldığı, şatonun batı yakasına geçtiğindeki tüm duygunun mekânsal niteliklerle verilmesinde de dikkat çekiyor. Filmin bizlere yaşatmayı arzuladığı his de bence tam olarak bu aslında; masalın sadece bilindik kurgusu ile izleyiciyi kavramak yerine, mekanların veya kullanılan imgelerin yarattığı duygularla, hikayenin gerilimini ve heyecanını zenginleştirmek. Bir yandan bakıldığında her film aslında mimari görüntüler içerir diyebiliriz, ancak Pallasmaa’nın belirttiği gibi bunun için binaların gösterilmesi şart değildir; çünkü zaten her imgede bir mekân etkisi bulunur. “Güzel ve Çirkin” bu anlamda yaşandığı mekanlara göre farklı anlatımlar yapabilen, izleyiciye deneysel ortam sunan ve hayal gücünün sınırlarını zorlamasına imkân veren bir film. Bugün hala, parıltının, yaldızların ve şatoların bizi hızlıca masalın akışına bırakması olağan bir durumken, Güzel ve Çirkin’de en etkileyici hal, mekanların sadece “arka planlar” olarak kalmayıp, hikayeye ve bize heyecan katmaları, düşündürmeleri ve duyguları yaşatmaları diyebiliriz.


59


Tasarım bir oyundur, oyun ise bir proje Milano’nun bize vaat ettiği en büyük şeylerden biridir tasarım. Milano Tasarım Haftası da yine ve yeniden bizleri ilham verici bir toplantıya davet etti. İtalya / Milano’da düzenlenen, alanında dünyanın en prestijli uluslararası tasarım haftası ve fuarı olan Salone del Mobile her yıl olduğu gibi bu yıl da 5 fuarı bir arada sundu. Adeta şehirle iş birliği içerisinde gerçekleşen fuarın en canlı olduğu bölgeler: Brera / Brera Design District, Tortona / Tortona Design Week ve Vertura Lambrate & Ventura Centrale idi.

Tasarım, ışık, gelecek, yaşam...

Mayıs - Haziran 2017 #63

Tasarım Etkinlik

Şehirde her sokakta kendi çalışma alanlarının tasarımları için tasarım ve teknolojiye adanmış yenilikçi konseptler ve hızla değişen dünyaya açılan yeni pazarlar görülüyor. Sokaklar inanılmaz canlı ve kalabalık. Her sene dünyanın dört bir yanından bu fuar ve etkinlikler için milyonlarca insan Milano’ya geliyor ve şehrin dinamik enerjisine kendisini kaptırıyor. Tasarım kendi basına bir devlettir, diyor Milano.

Hazırlayan: Mimar Berrin Ulutaş 60


Brera Design Week Bu seneki teması Bruno Munari tarafından alıntı: Design is a game, playing is a Project / Tasarım bir oyundur, oyun ise bir proje.

Akıllı şehirler, grafik, melezleme, etkileşim tasarımı… Yenilikler ve marka değerini yansıtan mükemmel işçilikler ve tasarım ilkelerinin arasındaki ilişki... Brera bölgesinin sanatsal bir cazibesi vardır. Onun sokaklarında yürümek, bu ilginç atmosferi içinize çekmek genç ve dinamik hissettirir. Treves bölgesindeki Via Palermo Caddesi renkli sokak görselleri ve tasarım dükkânları ile çok keyifli ve heyecan verici.

Tortona Design Week Yaratıcı, lüks, konforlu, sıcak ve misafirperver... Bu yılki sunumlarda kendi içerisinde işlevsel olması ve insanların iç dünyalarını keşfetme imkanı ve mekanların düşünceleri yansıtan görünümleri; akılda misafirperverliği ve kelimenin tam anlamı ile olağanüstü özverili bir atmosfer yaratıyor. Tortona her anlamda ziyaretçilerini keyifli ve özel hissettirdi.

Vertura Lambrate & Ventura Centrale Çağdaş tasarımda neler olup bittiğine dair genel bir bakışı gösteren çok yönlü bir etkinlikti. Yüz binden fazla ziyaretçi; sosyal projeleri, deneysel malzeme araştırmalarını, aydınlatmalardaki heyecan verici yenilikleri ve birçok tasarımcının renk kattığı çalışmaları inceleme şansı buldular. Bu tarz tasarım haftaları uluslararası iş birliğini sağlamak ve yaratıcı alanlarda yeni ekonomik pazarların geliştirilmesi için ortak bir bilinç oluşturmak amacıyla doğuyor. Yepyeni sinerjiler oluşturmak, konuşma, anlayış, eğitim ve yeni yeteneklerin birbirleri ile olan ilişkilerini yükselterek tasarımcıların tüm dünyayı çevreleyen yeteneklerini birbirine bağlamak için eşsiz fırsatlar sunuyor.

61


Woohoo! Dream ile

hoşçakal dekorasyon klişeleri! Soft renkler, çiçek desenleri, birbiriyle takım kırlentler... Sahi sıkılmadık mı bu tekdüzelikten? Woohoo! Dream’in yaratıcıları Deniz Aktaş ve Özlem Desenci de kendilerine bu soruyu sormuşlar. Ve 2015’ten bu yana kendi çizimleri ve tasarımlarıyla ev tekstili ürünleri üretiyorlar.

Marka

Yakın zamanda kendi atölyelerini kuran ikili, yaz ve kış olmak üzere senede iki kez koleksiyon çıkarıyor. Masa örtüsü, runner, amerikan servis, kumaş peçete ve yastıklardan oluşan koleksiyonlarda, adını Türkiye’nin coğrafi koordinatlarından alan “26,45-36,42” isimli bir kapsül koleksiyon da yer alıyor. Kapsül koleksiyonu oluşturan Meze, Fal ve Martı, masa örtüleri, bize has sofra alışkanlarını konu edindiğinden olsa gerek Woohoo! Dream’in yastıklarından sonra en çok öne çıkan ürünleri.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Tüm tasarımlarında özgün ve yeni olanın peşine düşen Woohoo! Dream yaratıcıları, serigraf baskı tekniği kullanarak keten kumaştan üretecekleri bir sofra grubunun da hazırlıklarına başlamış. “Sistemi oturttuktan sonra, kim tutar bizi! Sadece sofra grubuyla kalmayız” diyorlar. Haziran ayında Londra pazarına açılmaya hazırlanan Woohoo! Dream; standartları reddeden, renklerle arası iyi olan, tasarıma önem veren herkesi kucaklıyor. Hazırlayan: Nazlı Atasoy

62


63


Hadid galeriye! Herkese merhaba! Geçtiğimiz hafta Londra’da uzun zamandır ziyaret etmeyi planladığım bir yeri görme fırsatı buldum; Zaha Hadid Design Gallery.

Aslında hepimiz Zaha Hadid ismine öyle ya da böyle aşinayız. Mesleğinde yarattığı “ilk”lerden, evlerimizde yer alan –ve kendini belli eden- dekoratif eşyalardan, kartpostallarda gördüğümüz kimi kentlerin sembolü olan eserlerinden, kimi mimar arkadaşlarımızın kendisini idol olarak belirlemesinden, dünyanın dört bir yanında imzasını attığı muhteşem eserlerinden...

Tasarım Etkinlik

Galeriye vardığım zaman, daha içeri girmeden dikkatimi binanın mütevazı yapısı çekiyor. O kadar mütevazı ki Old Street bölgesinde yer alan herhangi bir ofis zannedebilirsiniz. Aşina olduğumuz diğer galeriler gibi açık girişi yok. Zili çalıyorsunuz, görevliler size geliş amacınızı soruyor. Sakın gözünüz korkmasın, ziyaret amaçlı geldiğinizi belirttiğiniz anda hemen yardımcı oluyorlar. Zaha Hadid Design Gallery, 4 sene önce ünlü mimarın eserlerini yaşatmak için kurulmuş. Galeri iki kattan oluşuyor ve mimarın bugüne dek tamamlanan ya da yarım kalan eserlerinin modellerini ve yapım aşamalarını gösteren çalışmaları içeriyor. Ünlü mimarın başka markalar ile ortak çalışmaları, tamamlanan projelerinden görseller, Zaha Hadid imzasını taşıyan dekoratif eşyalar ve aksesuarlar, sandalyeler, oturma grupları, enstalasyon için kullanılabilecek ögeler ve ünlü mimarın röportajlarından seçkiler ise galeriyi oluşturan diğer ögeler...

Mayıs - Haziran 2017 #63

Giriş katında bizi mimarın dekoratif eserleri karşılıyor. Vazolar, yemek takımları, mumluklar, dekoratif sehpa eşyaları... Bu bölümde hem eserleri yakından inceleyebiliyor hem de beğendiklerinizi satın alabiliyorsunuz. Geçtiğimiz aylarda tüm bu eserleri Zorlu’daki Beymen mağazasında da görmüştüm. Bu nedenle bu bölümün bir farklılık oluşturmadığını düşünüyorum. Ancak Beymen’de yer alan ürün alternatiflerine göre daha fazla seçenek bulundurması açısından olumlu olarak değerlendirilebilir.

Hazırlayan: Sevgi Yıldırım 64


İç kısımlara doğru ilerleyince yeşil fon önünde yer alan oturma alanı göze çarpıyor. Detaylarını fazla incelemenize bile gerek kalmadan adeta “Ben Zaha Hadid’im” diye bağırıyor. Galerinin derinliklerine doğru indikçe ünlü mimarın imzasını taşıyan raflar ve ahşap sehpa & oturma grubu dikkat çekiyor. Galerinin şüphesiz en ilgi gören kısmı alt katta yer alıyor. Merdivenlerden inerken benzersiz kıvrımlar da size eşlik ediyor. Zaha Hadid’in neden bu kadar marka olduğunu bir defa daha anlıyorsunuz. Alt kat, üst kata oranla çok daha geniş. Ünlü mimarın eserlerini yakından incelemeniz için her türlü detay düşünülmüş. İçimden galerinin küratörüne teşekkür ediyorum. Ünlü mimarın tamamlanmayan eserlerinin modellerini de bu bölümde görebiliyorsunuz. Beni en çok etkileyen Taiwan’da yer alması planlanan Gugghenheim Müzesi’nin sunuş modeli oldu. Bir diğer sürpriz ise ülkemizde yer alması planlanan KartalPendik modelini görmemdi. Alt katta ünlü mimarın Louis Vuitton, United Nude gibi markalara yapmış olduğu tasarımlara ek olarak Londra’da ünlü galeri sahibi Kenny Schachter için tasarladığı elektrikli arabanın modelini de görme imkanı buluyorsunuz. Aracın büyük hali ise Londra’da ROVE Gallery’de yer alıyor. Galeriyi beraber ziyaret ettiğim arkadaşım bir dönem ROVE Gallery’ye de danışmanlık hizmeti vermişti. Sanırım ki en büyük şansım babasının Zaha Hadid ile aynı okulda bulunmuş olmasıydı. Babasının anlattığına göre üniversite senelerinden

beri Zaha Hadid oldukça çalışkan ve ne istediğini bilen bir öğrenciymiş. Zaha Hadid Design Gallery; Londra’nın Finsbury bölgesinde yer alıyor. PazartesiCuma günleri 13.00- 18.00 saatleri arası ziyarete açık, herhangi bir giriş ücreti de yok. Angel, Old Street ya da Barbican metro istasyonlardan çıktığınız zaman 5-10 dakikalık bir yürüme mesafesi uzaklığında. Ziyaret etmeyi planlayanlara naçizane önerim ise bu keyifli eserleri inceledikten sonra yakında yer alan Look Mom No Hands! isimli kafeye giderek kahve eşliğinde değerlendirmelerini gerçekleştirmeleri. Zira güzel kahvenin tadı, sanat eserleriyle birleştiği zaman mükemmel günü garantilemiş oluyorsunuz.

65


66


67


Lokanta var, Pomelo var!

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Mekan

Bir sanayi mahallesindeyiz. Torna tezgahları, oto tamircileri ve bir esnaf lokantası. Bu esnaf lokantasını diğerlerinden ayıran ise tasarımı ve yeni deneyimlere açık menüsü. Pomelo, sarı metal kapısından itibaren komşularına göre ayrıcalıklı bir çizgiye sahip. Maslak sanayide yer alan lokanta, sanayinin değişmeye başlayan yüzüyle birlikte çok da garip kaçmıyor ama tasarım çizgisiyle esnaf lokantası kavramını bir adım yukarı taşıyor. Aks Mimarlık kurucuları Murat Öztürk & Nur Kanatlı ile Merve Aksoy Evliyaoğlu tarafından hayata geçirilen proje, geçtiğimiz yıl tamamlanmış. Projeye başlarken öncelikle çevresiyle uyumu gözetilmiş. Kullanıcı gereksinimleri, senaryosu ve mekan kurgusu oluşturulmuş. Yaz kış kullanılacak bir mekan olması mobilya tasarımlarını da etkilemiş. Ardından aydınlık seviyesi, gürültü kontrolü ve iklimlendirme çalışmaları da tamamlanıyor ve mekan ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor. Pomelo’nun kurucusu Zeynep Akşehirlioğlu ile müşteri işveren ilişkisi olmadan bir ekip gibi her gün birlikte çalışmışlar ve mekanı sanayinin ruhunu ve yaşanmışlığını öne çıkaran bir tasarım yaklaşımıyla ele almışlar. Bir sanayi mahallesi lokantasında olabilecek konukseverliğin, Maslak’taki kozmopolit yaşam ile sentezi olması gerekiyordu, diyor mekanın tasarımcıları. Buna bağlı olarak mekanı gördüklerinde çok beğendikleri orijinal dokusu; duvardaki tuğlaları, zemin dökme mozaiği, giriş demir kapısı, tavanı, asma katı korunarak tasarımın tarzını belirlemişler.

AKS Mimarlık 68

Pomelo, oto sanayinin içinde yer almasından dolayı modern bir esnaf lokantası gibi kurgulanmış. Günün yemeğini görüp, hakkında bilgi alabileceğiniz bir servis bankosu var. Gruplara yönelik oturma alanı olan asma katında aynı zamanda öğle saatlerinde sakin bir köşede kitap okumak isteyenler için de uzun bir banko bulunuyor. Bütün sarkıt aydınlatma armatürleri, kokteyl veya kutlamalar düzenlendiğinde yükseltilebilmesi için makaralı sistemlerle tasarlanmış. Orijinal duvar, tavan ve zemin malzemeleri korunduğu için tesisat, bakır borular ile dışarıdan taşınıyor. Daha önceki kullanımlarında araçların girmesine olanak tanıyan büyük demir kapı bütünüyle açılıyor. Bu sayede iç mekan ile dış mekan iç içe geçiyor. Buna Mossquote tarafından tasarlanan canlı yosunlardan oluşan Pomelo logosu ile iç mekana sıçrayan bitkiler de dahil. Bu etki, Grafiti sanatçısı Leo Lunatic’in hayata geçirdiği duvar sanatı ile de bütünleşiyor. Pomelo tepeden tırnağa hem tasarımcılar hem de misafirleri için iştah açıcı bir görünüm sunuyor.


69


Kağıt nereden nereye...

Mayıs - Haziran 2017 #63

Atölye

Tarih, her zaman merak edilen bir konu olmuştur. Ne kadar uğraşsak da yazılı tarihten öncesini net bir şekilde ortaya koymak pek mümkün değil. Yaygın kaynaklara göre günümüz anlamındaki ilk kağıt Çin’den çıkıp Avrupa’ya ulaştıktan sonra kitle iletişiminin önemli bir parçası haline geldi. Kitaplar basılmaya, dağıtılmaya başlandı. Günümüzde ise kağıdın kullanım alanı, türleri, kalınlıkları bir hayli çeşitli. Karşımıza çıkan yeni kullanım alanlarından biri ise Türkiye’deki bir atölyeye ait. Papier mache geleneğinin bir yansıması gibi gözükse de sanatla kağıdı birleştiren Deniz ve Türker ikilisi, çıtayı birkaç adım daha yukarı taşımış ve 2012 yılında hayata geçirdikleri projeye Papier Atelier adını vermiş.

70

İkili, tanıştıkları andan itibaren birlikte bir şeyler üretme ihtiyacı hissettiklerini dile getiriyor ve bu amaçlarını ancak 2012 yılında Papier Atelier’i kurarak gerçekleştirebiliyor. Neden kağıt sorusunun cevabı ise çok net: Mimarlık yapan Türker ve reklam yazarı olan Deniz kendilerini en iyi kağıtla ifade ediyor. Kağıdın hafif, sağlıklı ve doğal bir malzeme olması ise teknik sebepleri oluşturuyor. İki boyutla bir şeyler yapmak yerine işi başka bir aşamaya taşımaya karar veriyorlar ve kağıttan heykeller yapma fikri ortaya çıkıyor. Başlarda işleriyle eş zamanlı devam eden proje, bir süre sonra işleri haline geliyor. Yaşadığımız çağın gerekliliklerini unutmadan sosyal medya üzerinden kendilerini tanıtmaya başlıyorlar. Sosyal medyanın gücü onlara; sanata, heykele ve özellikle de kağıda ilgi duyan insanlara ne kadar uzakta olsalar da sıcağı sıcağına ulaşma şansı veriyor. Bu süreçte sadece sanatla uğraşanların değil, markaların da Papier Atelier’i fark etmesi gecikmemiş.

İşlerin boyut değiştirmesi de... Kağıt ile oluşturulmuş sahneler, objeler, vitrin tasarımları ve bu objelerle yapılan fotoğraf çekimi ve videolar… Oldukça hafif bir malzeme olan kağıt, hem taşınması hem asılması açısından oldukça avantajlı. Bunun yanında bir çok renk ve dokuya sahip olması da çözüm kolaylığı sağlıyor. Yapılması düşünülen projeye göre kağıdın dayanıklılığı, kalınlığı, rengi belirleniyor; istenirse hafif bir konstrüksiyon oluşturup üzerine duvar kağıdı ya da pleksiglas gibi kaplamalar yapılıyor. Nerede buluruz bu Papier Atelier eserlerini derseniz, projeye göre üretilen ürünleri bir mağazada görme şansınız yok. Festival ve etkinlikleri takip edebilir ya da sosyal medya hesaplarına göz atabilirsiniz. Bu iş sizi heyecanlandırdıysa düzenledikleri atölyelerden birine katılabilirsiniz. Yok, ben beceremem diyenler de Deniz ve Türker’le iletişime geçip hayalindeki heykele kavuşabilir.


71


Marka Mayıs - Haziran 2017 #63

72

Meraklı hazine avcıları iş başında Yeni tasarım keşifleri peşinde koşan, meraklı bir hazine avcısı... Danimarkalı tasarım markası Gubi’nin kendini ifade ediş biçimi bu. İlhamını geleneksel Danimarka tasarımından alan köklü firma, son birkaç yıldır Diseno aracılığıyla Türkiye’de.


Zengin İskandinav mirasına sahip çıkan Gubi’nin tasarımlarında, metallerin doğal deri ve desenli kumaşlarla harmanlandığı çalışmalar göze çarpıyor. Geleneksel çizgiler modern tarzla kontrast oluşturuyor. Evinizde bir Gubi varsa sizin de onu bambaşka parçalarla kombinlemeniz mümkün. Bu zamansız ama fark yaratacak ürünler, farklı çağların dekorasyon stillerine uyum sağlayacak tarzda. Aydınlatmadan sandalye, masa, aksesuar ve oturma grubuna kadar geniş ürün yelpazesine sahip Gubi; her ne kadar Kuzey Avrupa tasarımını modern bir çizgiyle yorumlasa da 30’lardan bugüne ikon haline gelen parçaları da renove ederek yeni koleksiyonlarına eklemekten çekinmiyor. Gubi ve Lisbeth Olsen tarafından kurulan marka; Barba Corsini ve Greta M. Grossman gibi ikon tasarımcıların işlerine de bünyesinde yer veriyor. Aralarında sanatçı, heykeltraş ve mimarların bulunduğu yetenekli tasarımcıların ürünleri; New York daki MoMA, Victoria & Albert Museum, London’ Design Museum, Stokholm de The National Museum ve Finlandiya’da Arktikum Museum’da yer almakta.

73


Yaza natürel bakış Tekstil kullanımından özellikle keyif alan iç mimar Buket Efendioğlu, Alman tekstil devi JAB’ın yeni koleksiyonlarını ve yaz sezonuna damgasını vuran ürünlerini inceledi. Nezih Bağcı mağazasını ziyaret eden Efendioğlu, yaz trendlerini ve örnek renk paletiyle yaratılabilecekleri bizlerle paylaştı.

Tekstili kullanmayı, kumaşı çok seven bir iç mimar olarak JAB koleksiyonunu incelediğimde bu kadar çeşitli, keyifli renk ve desen arasından seçim yapmanın beni oldukça kararsızlıkta bırakacağını ve hepsini kullanmak isteyeceğimi düşündüm. JAB koleksiyonun hemen hepsi değerli, çoğu zamansız, dozunda, yerinde kullanıldığında inanılmaz etkiler bırakan dokular. Bu durumun içinden çıkabilmek için her zaman işe yarayan ve projelerimde de ilk çıkış yöntemim olan renk paleti oluşturmaya karar verdim. Bu renk paletini küçük hayali bir mekan ile birleştirip gözünüzde canlandırmak çok daha kolay etkili ve keyifli oluyor. Renk paletimi yaz rengi olan beyaz ve naturel tonlarda oluştururken, senenin rengi olan yeşili de dahil ettim. İşin ikinci ise kumaşlardaki dokuları ve desenleri kullanım alanlarına göre ayırmak oldu. Daha hızlı yenilenebilir,

Mayıs - Haziran 2017 #63

Trend

İç Mimar Buket Efendioğlu

74

obje niteliği olan ya da boyut olarak mekanda hakimiyeti az olan donatılarda renkli, hareketli desenler olması, daha kalıcı ve uzun süreli olan donatılarda ise naturel tonlar, sgözü yormayan, homojen desenler olması daha doğrudur. Ama bu işin estetik kısmı. İyi bir iç tasarımın en belirleyici özelliği ise fonksiyonlarının iyi çözülmüş olmasıdır. Konfor ve pratikliği ön planda tutmalıyız. Konforu oluşturan en önemli materyal bana göre tekstildir. Oturduğunuzda rahat hissettiğiniz dokuda bir kanepe, kullanım kolaylığı olan perdeler, darbelere daha dayanıklı duvar kağıtları, kolay temizlenebilir halılar… Estetiğe önem verirken bunları göz ardı edersek mekanı konfordan uzak tutmuş oluruz. İşlevsellik ve estetiği bir arada götürebilirsek gerçekten lüksü yakalayabiliriz. Bu nedenle bir iç mekanda tekstile düşen görev çok büyük ve önemlidir, konfor ve estetiği bir arada barındırdığı için.


Tasarımcının seçimi

75


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

76

Gracinha Viterbo Viterbo Interiors Fotoğraflar: José Manuel Ferrão


Kişiliğe vurgu “Ev ve içerisinde yaşayan kişi arasında büyük bir bağ var ve ben her ikisi konusunda da çok hassasım. Çünkü bana göre her ev başka bir dünyaya açılır.” Bu sözler Viterbo ID’nin kreatif direktörü Gracinha Viterbo’ya ait. Portekiz sahilinde Monte Estoril’de yaşayan ev sahiplerine ait bu daireyi dekore etmeye de bu felsefeyle başlamış. Ev sahibinin öncelikli isteği çocukların yaşamaktan keyif alacağı ve kendilerini evde hissedebilecekleri bir alan yaratılmasıymış. Günün sonunda istediği gibi de olmuş. Temiz, konforlu ve göşterişsiz bir izlenim veren evde; kumaş kullanımının bolluğu, renklerin yumuşak ama sıcağa dönük halleri projeyi kusursuz bir yaşam alanı haline getirmiş.

77


Üç oda, bir salon, mutfak ve ofisi olan daire, farklı alanlarda farklı renk skalaları barındırıyor. Salondaki çift taraflı asimetrik kesimli koltuklar yine benzer bir kesime sahip perdelerle tamamlanmış. Açık ve doğal tonlar ferah bir alan yaratırken renkler detaylarla geliyor. Deniz manzarasına hakim salonda yer yer deniz temalı aksesuarlar kullanılsa da bundan çok daha fazlası var. Gracinha’nın da dediği gibi evin tonları sessize alınmış. Salonda aksesuarlar her ne kadar yoğun kullanılsa da karmaşık bir görünüm vermiyor. Pastel çizgilerse eve zenginlik katan detaylar arasında.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Gracinha Viterbo

78


79


80

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Ana yatak odasında ise yumuşak maviler dört bir yanı sarmış. Kumaşla kaplanmış mavi paneller dışarıdaki masmavi manzarayla bütünlük oluşturuyor. Salondan banyoya kadar nötr ve özdeş tonların üzerine katılan renkli ama dengeli detaylar, evi rahatsız etmeyen bir farklılığa taşıyor.

81


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

82

Aynı renkler çalışma odasında daha koyu tona çekilmiş ve kumaş kullanımından vazgeçilmemiş. Mutfak ise evin sükûnetine parlak bir duraklama alanı gibi. Beyaz lake kullanımının yoğunluğu evin yumuşak tarzına aykırı bir duruş sergiliyor. Kullanılan aksesuar ve aydınlatmaların naifliği ise dengeyi yeniden kuruyor diyebiliriz. Balkona çıkıldığında da yumuşak detaylar peşimizi bırakmıyor. Balkonun sadeliği manzaraya vurgu yapıyor.


83


84

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Çocuk odalarının canlılığı hemen göze çarpmıyor ancak onların içine kendilerini katabilecekleri kadar alan tanıyor.

85


86


87


Mösyönün mutfağı Berat Çokal aslında mimar ve tasarımcı. Uzunca bir süredir yemek sektörüyle de oldukça ilgili. 5 yaşından beri biriktirdiği mutfak bilgilerini ve tasarım anlayışını Kadir Has Üniversitesi bünyesindeki Vatel Business School‘da verdiği derslerde paylaşıyor. “Gerçek mutfak, gerçek lezzet” mottosuyla çıktığı serüvenini instagram accountu “mosyosokola” ile de takipçileriyle paylaşıyor.

Berat Çokal kimdir?

Söyleşi

Kendimi çok disiplinli bir tasarımcı olarak tanımlayabilirim. Bursalıyım, iyi tasarımdan ve iyi yemekten anlarım. Eğitimciyim, bilgi birikimimi üniversitede gençlerle paylaşıyorum. Mimarlığa nasıl başladığınızı, kariyerinizi ve bu noktaya nasıl geldiğinizi anlatır mısınız bize?

Mayıs - Haziran 2017 #63

ODTÜ’deki Mimarlık eğitimim esnasında Endüstri Ürünleri Tasarımı alanında yan dal yaptım, ardından da grafik tasarım üzerine master. Temel tasarım alanlarının tümüyle eğitim sırasında bir bağ kurduğum için mekandan, cihaza, marka kimliğinden müşteri deneyimine kadar geniş bir alanda çalışabiliyorum. Okul yıllarından sonra çalışmaya bağladığım bir bilişim firmasında uzun yıllar kreatif direktörlük yaptım. Son iki yıldır da kendi şirketim “United Experiences” ile çok disiplinli deneyim tasarımı üzerine çalışıyorum.

Hazırlayan: Aise Amet Fotoğraflar: Emircan Soksan 88


Mösyö Şokola’nın mutfakta asla olmaz ve mutlaka olmalı dediği neler var? Tutucu damaklar benden uzak dursun tek dileğim bu. Yemeği bir yaşam biçimi olarak benimsemiş, kinoa’dan başka salata yemem, alerjim yok ama ekmeğim glutensiz olsun diyenlere, haftada 3 kez juice detoks yapıp hala pilavı lapa yapanlara, 35’inde raw food’a kendini kaptırıp çok gazı olanlara, şeker hamurlu mavi kurabiyelerle baby shower yapanlara, tabağı bir tuval olarak ele alıp soslardan tablo yaparken yemeğin lezzetli olması gerektiğini unutan şeflere savaş açtım. “Gerçek mutfak, gerçek lezzet” akımını destekliyorum.

Tasarım felsefinizi nasıl tanımlarsınız? Pragmatist. Trendlerden ve kişisel beğenilerimden önce kim için ve ne için soruları benim için önemlidir. Hele kurumsal dünyada çalışıyorsanız kendinize soracağınız ilk sorular bunlar olmalı, proje ilerledikçe de yolunuzu kaybetmemek için bu soruları tekrar tekrar sormalısınız. Trend nereye doğru gidiyor? “Mavilere, morlara ve koyu tonlara doğru bir eğilim var, bu yıl kadifeler çok revaçta”. Benden asla böyle cümleler duymasınız. Trend değil ama dünya yapay zekaya, bitcoin’e, blokchain’e, sanal ve artırılmış gerçekliğe doğru ilerliyor. Dönemsel trendler yerine büyük resmi görmek isteyenlere Sapiens ve ValueWeb kitaplarını öneririm. Son dönem tasarımlarına baktığımızda özellikle eskiye ve doğaya dönüş teması daha da ön plan çıkmaya başladı. Bu akımı nasıl yorumluyorsunuz? Sadece tasarımlarda değil tüm alanlarda etkisini gösteren bir akım bu. Mimarlıkta doğal malzemelerden bahsediyorsak, gıdada organik beslenmeyi, tekstilde doğal kumaşların yükselişini ayrı tutamayız. Bu bir bakıma Zeitgeist yani çağın ruhu.

Şehirler kalabalıklaştıkça doğayla ve toprakla bağımızı çok kaybettik şimdi herkes bu bağı kendi alanında yeniden kurmaya çalışıyor.

yeni bir heyecan. Yaratıcı alanda çalışan biri olarak yemek hayal ettiğiniz tasarımı en hızlı gerçekleştirebildiğiniz bir alan, dolayısıyla çok tatminkar.

Biraz da mutfaktan bahsedelim, hayatınıza nasıl dahil oldu?

Mösyö Şokola karakteri nasıl ortaya çıktı?

Hayatımda hep vardı, 6-7 yıl önce bu yanımı önemsemeye başladım diyelim. 12 yaşında evden çıkmış bir çocuk olarak kendine yeter bir hayat için ilk öğrenmem gereken karnımı doyurabilmekti. Zamanla bu çevremdekileri de doyurmaya dönüştü. Konuya olan merakımı araştırmacı kişiliğimle de birleştirince, herhangi bir okula gitmeden gastronomi konusunda uzmanlık sahibi oldum. Sonuçta Kadir Has Üniversitesi Vatel Business School’da mimarlığın yanı sıra gastronomi dersleri vermeye başladım.

Yemek yazıları yazarken bir mahlasa ihtiyaç duyuyordum, bu nedenle en çok etkilendiğim mutfak olan Fransız mutfağından feyz alıp ismimi Fransızcaya çevirdim. Berat Çokal’dan Bertrand Chocolat’a. Zamanla anladım ki bu ismi herkesin telaffuz etmesi çok zor ben de kısaca Mösyö Şokola’ya çevirdim. Artık kendi arkadaş çevrem bile bana mösyö demeye başladı.

Yemek yapıyor olmanın hayatınıza artılarını nasıl değerlendirirsiniz? Daha sağlıklı besleniyorum bu işin fayda kısmı. Ama esasen ruhen besleniyorum. Yemek yapmak da adeta bir terapi süreci benim için. Yemek yapmaya başlarken zihninizde tat ve görüntüden oluşan bir son çıktı kurguluyorsunuz. Genelde tarif takip etmeyen ve elindeki tarifleri illa değiştiren biri olarak her yemek benim için

89


Çok tatlı mekan: SHUGAA Tatlıyla aranız nasıldır bilemeyiz ama Shugaa’nın her açıdan iştahınızı kabartacağı kesin. Party/ space/design tarafından şeker kristallerinden ve bloklarından esinlenerek tasarlanan Shugaa, soft renkleriyle oldukça tatlı bir havaya sahip.

Tavandaki şeker molekülünü andıran pembe altın rengindeki metal aydınlatmalar masalsı algıyı kırsa da Taylandlı şefin hazırladığı birbirinden lezzetli Fransız stili tatlılarla tekrar rüyalar alemine uzanabilirsiniz. Bu keyfi eve taşımaya niyetliyseniz üst katta gerçekleşen atölyelere de katılmanızı tavsiye ederiz.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Mekan

Bangkok Sukhumvit’te yer alan mekanın bir tatlıcı olduğunu bilmesek ilk bakışta kullanılan formları sadece geometrik olarak nitelendirebiliriz. Fakat bilgimiz, bizi bu yanılsamadan uzaklaştırıyor ve detaylara odaklanmamızı sağlıyor. Akrilik küplerden oluşan merdiven, üst üste konmuş şeker blokları gibi yükseliyor. Asma katın korkuluklarında da farklı malzemelerle küp etkisi devam ediyor. Duvarlarda kullanılan ahşap kaplamalar, eriyen şeker kristallerine uzamsal bir bakış açısı katıyor. Mermer barda ve girişteki heykellerde kullanılan kübik kesim, şekerin kristalimsi yapısına gönderme yapıyor.

party/space/design Fotoğraflar: F Section 90


91


92


93


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Mağaza

Seramik hakkında her şey: NG Kütahya

94

Kimi zaman bilgi almak, kimi zaman da yeni bir şeyler satın almak için gideriz mağazalara. Bilgi almak istediğimizde de satış elemanı bizi zorlamadan rahat rahat dolaşmak ve doyasıya incelemek isteriz. Bursa’nın ilk konsept seramik mağazası geçtiğimiz haftalarda Bursa Eker İş Merkezi’nde açıldı. NG Kütahya Seramik’in 1300 m2 kapalı alana sahip mağazası bir info showroom. Peki nedir bu info showroom? Yukarıda söylediklerimizi tekrar hatırlayalım: Sadece bilgi almak ve doyasıya bakmak istiyorsunuz. İşte NG Kütahya Seramik’in yeni mağazası tam da aradığınız yer.


Satış yapılmayan mağazada, 60x120 cm, 60x160 cm, 120x120 cm ve dünyada ilk ve tek olan 120x240 cm büyüklüklerindeki NG Kütahya Seramik’in inovatif koleksiyonları ve çok daha fazlası sergileniyor. Mağaza özellikle mimar ve müteahhitleri hedeflerken nihai tüketicisine de büyük panelli yapısı sayesinde seramikleri yakından inceleme imkanı sunuyor. Mağaza yetkilileri satış için sizi en yakın bayiye yönlendiriyor.

95


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Farklı tutkularla beslenen yaratıcı bir yaşam alanı…

96

Aliki Panagiotou Kızıl Mimar Taner Şekercioğlu Fotoğraflar: İbrahim Özbunar

Örneklerine az rastlanır bir yaratım süreci ile karşı karşıyayız bu evde. Muhteşem ekip diyebileceğimiz kadronun proje sahibi dışında 2 tasarımcısı var. Sürekli devingen bir tasarım süreci tutkuyu da heyecanı da beraberinde getiriyor. Bu süreçten aldıkları keyfi her fırsatta dile getiren tasarımcılara yönelttiğimiz sorularımızda tüm detayları görebileceksiniz.


Taner Şekercioğlu & Aliki Panagiotou Kızıl Sizler hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz? Aliki: Ben Yunanistan Atina’da doğdum. Üniversiteyi Amerika’da iletişim ve reklamcılık üzerine okudum ve New York’ta reklam sektöründe çalıştım. 1997 yılında Apple’ın ‘Think Different’ adlı kampanyasını yapan ekibin içinde yer aldım. Burada başlayan reklamcılık hayatı beni Güney Afrika ve Los Angeles’a kadar götürdü. Bu sebeple her zaman yaratıcı işlerin içinde oldum. 1999 yılında Atina’ya döndüm ve orada da reklamcılığa devam ettim. Kaderin güzel bir cilvesi sonucu, eşim ile Atina’da tanışıp evlendim ve Bursa’ya yerleştim. İç mimariyi iş olarak seçmem aslında her zaman bir şekilde zaten bu işin içinde olduğumu fark ettiğimden. Annem çok yaratıcı bir takı tasarımcısı. Kız kardeşim ise mimar, kendisi Londra’da uzun yıllar Philippe Starck ile beraber çalıştı. Bizim hayatımız hep birbirimizin yaptığı işleri konuşmakla geçti. Farklı kültürleri ve ülkeleri deneyimlemiş olmamın da işime büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Asıl bu işe fiili olarak başlamam 2015 yılında çok yakın bir arkadaşımızın bir pazar günü bizi yeni açmayı düşündüğü ofisine götürmesi ve o ofisi benim yapmamı istemesi ile başladı. Bursalıların alışık olduğu tarzın dışında farklı ve modern bir bakış açımın olması sebebi ile diğer projeler de takip etti. Taner: Benim profesyonel iş yaşantım 1990’da mimar olarak mezun olmamla başladı. Bugün ortağımla birlikte geniş bir yelpazede yaratıcı hizmetler vermeye devam ediyoruz. Endüstriyel ürün tasarımı ve iç mimari projelendirme süreçleri, bu alanlarda stratejik danışmanlık ve eğitim hizmetleri ağırlıklı konularımız. Ulusal ve uluslararası ödülleri olan, farklı konuları aynı anda yürütmeyi seven bir ekibiz. İç mimari tasarımlarda da perakende sektörüne ait mekanlar, restoranlar ve konutlar öncelikli işlerimizi oluşturuyor. 97


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

98

İçeri girer girmez bizi tüm yaşanmışlığı ile karşılayan zeytin ağacı, evin en keyifli köşelerinden birini oluşturuyor. Huzur verici etkisine yumuşak oturma alanları ile iki sandalye eşlik ediyor.


99


100

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Proje ne zaman başladı, ne zaman tamamlandı? A: Projeye ben 2015 yılında dahil oldum. Ama öncesi var tabii. T: Evet öyle, ben oldukça erken bir aşamadan itibaren bu projenin içindeyim. Mesela öneri bana ilk geldiğinde henüz arsa boştu, ev sahibi ile sekiz binadan oluşan bu projede hangi binanın daha uygun konumda olduğunu değerlendirerek başladık işe. 2014 başlarında inşaata başlandı. Geçtiğimiz senenin sonbaharında da ev tamamlandı.

101


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Süreç nasıl ilerledi?

102

T: Başlangıçta benim için dikkat çekici ilk şey binanın mimari tasarımında yapılan temel tercihler oldu. Neredeyse üç kat olarak tanımlanabilecek bir imar durumu olan arsada tek katlı yapılar hedeflenmişti. Bu yüksek tavanlı sıra dışı konut projesini alıp, ev sahibinin yaşam beklentilerine daha uygun, genel olarak daha şeffaf ve aydınlık, iç mekanlar arası dolaşımı zenginleşmiş, dış mekanlarla bağlantıları güçlenmiş bir kurguya çevirdik. İnşaat bu değişiklik önerilerimiz doğrultusunda ilerledi. Tüm mekanların mimari olarak şekillendiği ve ince işlerle ilgili kararlara doğru ilerlenen aşamada Aliki ekibe katıldı. A: Bu binanın Bursa’da çok az rastladığımız türden bir yapı olmasının yanında ev sahibinin kendi çalıştığı aile işine kattığı vizyon ve çalışma hırsı da beni çok heyecanlandırmıştı. Bu sebeple ben de bu projede farklı şeyler yapabileceğime emin olarak işe başladım.


Evin genelindeki dekoratif aydınlatmaların çoğu İCA’dan seçilirken salonda yemek masasının üzerindekiler Mooi, mutfak masasındakiler ise Tom Dixon imzasıyla karşımıza çıkıyor.

103


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

104

Evin genel yapısı bahçe ile ilişkisini hiçbir şekilde koparmayan dekorasyon unsurları ile öne çıkıyor. Statü Mobilya’dan seçilen mutfak ise yaşam alanının tam ortasında tasarımcılarının deyimi ile evin kalbini oluşturuyor.


Evin tarzını genel olarak nasıl tanımlıyorsunuz? A: Genel anlamda modern ve eklektik tarzda bir ev oldu bence. T: Evet, ben de katılıyorum. Ama öte yandan cevaplaması giderek daha zorlaşan bir soru bu son zamanlarda. Ne biz profesyonellerin, ne de ev sahiplerinin belli bir dekorasyon tarzına tam anlamı ile sadık kalmayı isteyen halinin kalmadığını düşünüyorum. Pek çok farklı tarza ait detayların bir arada kullanıldığı başarılı uygulamalar var etrafımızda. Bu ev de böyle bir iş oldu diyebilirim kendi adıma. Bir projeye başlarken öncelikli olarak nelere dikkat edersiniz? T: Benim için iki konu var öncelikli olan, yapının niteliği ve mekan sahibinin beklentileri. Sanırım benim için mekanın özellikleri, neler yapılabileceğine dair taşıdığı fırsatlar daha öncelikli oluyor. Buradaki yapının bulunduğu çevreden farklılığı en çekici tarafı oldu bu işin. A: Ben bir işe başlarken en önemli şeyin müşteri ile kimyamızın tutması olduğunu düşünüyorum. Tabii ayrıca projede gerçekten söz sahibi olmam ve istediklerimi uygulayabilmem, yaratıcılığımı katabilmem de çok önemli.

105


106

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Evde hangi alanları öne çıkarmak istediniz, bunun için ne gibi yöntemler kullandınız? A: Akdeniz kültüründe en önem verilen yerler mutfak, kış bahçesi ve salon olmasına rağmen benim yaklaşımımda en önem verdiğim değer tüm mekanların yaşanabilir olmasıdır. Salon sadece misafirler için değil, tüm aile için yaşanacak bir yer olmalı. T: Benim için de mutfak önemliydi bu evde. Plan kurgusunu geliştirirken her anlamı ile evin kalbi olmasını istedik, tam ortaya yerleştirdik. Birden fazla girişi olan, yemek hazırlama ve yemenin dışında, bir oturma veya hobi odası gibi de çalışan, salondan sonraki en yüksek tavanlı mekan burası. Aynı zamanda bir geçiş alanı aslında, koridora alternatif bir dolaşım imkanı sağlayacak şekilde detaylandırdık burayı evin girişi ile yatak odaları arasında. Tabii ki dış mekana da ulaşımı kolay. Büyük ve camlı çift kapılar, kayar kanatlı bölmeler, geniş (ve hatta giyotin) doğramalar ve çatı pencereleri ile tüm çevresi ile bütünleşebilen şeffaf bir hacim haline geldi. Benzer bir akışkanlık evin giriş hacimlerinde de var. Sokak kapısı ile evin girişi arasındaki çatı yapısı bu geçişi bahçenin diğer bölümlerinden ayıran mimari bir tecrübe yaşatıyor mesela eve gelen konuklara. Giriş holünde kapıdan içeri adım attığınızda tam karşıya koyduğumuz geniş doğrama sayesinde, camın hemen ardındaki peyzaj alanını ve arkadaki teras ile bahçeyi görsel olarak içeri almayı hedefledik. A: Her tarafta yaşanabilen, tüm ailenin kullanabileceği fonksiyonlu, ama aynı zamanda şık alanlar yaratmaya çalıştık. 107


108

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Kullanılan malzemeler nelerdir? T: Evin geneline yayılmasını tercih ettiğimiz bağlayıcı ve birleştirici bazı kararlarımız var. Salon, koridor ve odalarla birlikte konuk tuvaleti ve mutfağın tamamında kullandığımız oldukça koyu tonlu parkeler bunların başında. A: Bu yüzden giriş holünde ve vestiyerde yaptığımız mermer zeminlerin döşeme şeklini parkelerin macar kesimine uygun detaylandırdık. Her fırsatta farklı, hatta beklenmedik diyebileceğiniz dokunuşlarla eve sıcaklık katmayı amaçladık, koyu renklerle beyazları karıştırdık bol bol. T: Evet, iki oda dışında her yere yayılan beyaz duvarlar var. Bunlara bazen koyu gri renkli boyanmış tavanlar veya koyu renkli iri sahte kirişler eşlik ediyor.

109


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Mermer işleri: Trakya Mermer Perdeler: Nezih Bağcı Stor ve jaluziler: Cisse Demir işleri: Dekofer Kapılar ve mobilya işleri: Deko Mobilya Banyo malzemeleri ve seramikler: Altay Yapı Havuz taşma kanalı sistemi: Notwo Parkeler: SEM Parke Doğramalar: Arter Cephe Çatı sistemleri: Braas Hareketli mobilyalar: İCA, Moroso, Gervasoni

110


Ev sahiplerinden, onlarla aranızdaki uyum ya da zıtlıklardan bahsedebilir misiniz? T: Yaratıcı süreçlerin tümünde inişli çıkışlı aşamalar oluyor. Yavaşladığınız, tıkandığınız, o çok basit ve etkili çözümü bir türlü bulamadığınız anlar yaşıyorsunuz. Birlikte beyin fırtınası yapabileceğiniz ekip arkadaşları ve bundan keyif alan, üstelik de iyi katkıları olan bir işveren büyük zenginlik. A: Benden daha önceden başlayan bu projeye iki ortak göz olarak devam edilmesi, tabii ki ev sahibinin vizyoner bakışı sayesinde oldu. Taner’in de bahsettiği bu bence. T: Zaten işin keyfi ve çoğunlukla da sonuçtaki başarısı karşılıklı zorlamalarla kendi sınırlarımızı aştığımız, konfor alanımızdan çıktığımız zaman ortaya çıkıyor. Bu evin mekanları da harcanan emeğin, ayırılan bütçenin, yapılan doğru tercihlerin ve detaylı çalışmaların sonuçlarını yansıtıyor diye düşünüyorum. Bir projeye iki kişinin gözünden bakıyoruz? Bu süreç sizin için nasıl geçti? A: Ev sahibinin biraz evvel bahsettiğim yenilikçi vizyonu bu başarılı ve farklı iki gözü bir araya getirdi. İyi bir uyum içinde, birbirimizi tamamlayan bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. T: Bursa’da, hatta Türkiye’de gördüğümüz benzer uygulamalardan çok farklı inovatif bir çalışma yöntemi oldu bu projede yaşadığımız. Buradaki başarı en çok işverene bağlı, bu tür çok bileşenli yaratıcı süreçlerde onların yönetim rolleri gidişatı belirlemede kritik. Ben de tam anlamı ile bir ekip çalışması yaptık diyebilirim. Farklı uzmanlık ve görüşlerin saygılı ve birbirini besleyen uyumu çok keyifli.

111


Festivallere kuruluyoruz

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dosya Festival Çadırları

Yurt dışında olduğu kadar ülkemizin dört bir yanında da farklı festivaller düzenleniyor. Siz de bir festivale katılmayı planlıyorsanız çadırınızı da hazırlayın deriz. Burada kastımız bildiğimiz kamp çadırlarınızın yanı sıra festivalde sizi odak noktası haline getirecek, arkadaşlarınızla yattığınız yerden müziğin tadını çıkarabileceğiniz ve yemek yiyebileceğiniz boho çadırlar. Ne kadar basit gözükse de Boho çadırlar tahminimizden biraz daha fazla çaba istiyor. Festival çadırınızın önce tarzını belirleyin sonra da verdiğimiz adımları takip ederek dilediğiniz yere kurun.

112


2

İskeletiniz hazırsa şimdi de üstünü kapatma zamanı. Keten bir tül kumaşla çadırınızın üstünü kapatabilirsiniz. İskeletin üzerine yerleştireceğiniz kumaşı belirli yerlerden bir ip ya da plastik kelepçe yardımıyla tutturun. Hava alır bir çadır olması için, aşağı sarkan kumaşları dört bir ayağından bombeli bir şekilde bağlayabilirsiniz.

1

Öncelikle bir iskelete ihtiyacınız olacak. Ahşap çubukları bir araya getirecek yetenekte değilseniz de üzülmeyin. Büyük yapı ya da kamp malzemeleri satan yerlerden metal formlarda olanlarından temin edebilirsiniz. Katlanıp açılabilir tipleri yanınızda taşımanız da kolay olacaktır.

3

4

Sıra geldi eski kilimleri ortaya çıkarmaya. Ne kadar eski o kadar iyi. Eski kilim ya da piknik örtülerinizi kullanarak çadırınızın tabanını oluşturun. Kilimlerinizle yeterince doku oluşturamıyorsanız tapesrty’lerle üzerine bir kat daha doku atabilirsiniz.

5 3

Şimdi de biraz annelerimizin sandıklarına el atalım. Bulacağınız her türlü dantel ya da uygun renkte örgü masa örtüsü gibi parçaları çadırınızın içindeki iskelete asabilirsiniz. Siz bohem bir çadıra doğru adım adım ilerlerken, kullanılıyor olması da annenizi mutlu edecektir.

Buraya kadar birlikte hareket ettik fakat buradan sonrası sizde. Çadırınızı kişiselleştirmek için zevkinizi ortaya koymanın tam zamanı. Küçük bir yer sofrası, çiçekler, mumlar, tütsüler, minderlerle dileğiniz gibi doldurabilirsiniz.

113


Zara Home Yorke Studio

Çiçekler bir şölen yaşamda, renklerin en büyük orkestrası, diyor Özdemir Asaf Çiçek Senfonisi adlı şiirinde. Biz de bu dizelerden ilhamla sofralarınızı şölene dönüştürecek renkli bir dünyaya götürüyoruz sizi. Pasteli, canlısı, siyahı beyazı... Bu sezon çiçeğin her türlü hali sofralarda. Bir deseni odak noktası haline getirebilir ya da tüm çiçekleri bir arada kullanıp bahçeyi sofranıza taşıyabilirsiniz. Kailo Chic

Dosya Çiçekli Sofralar

Zara Home

Paşabahçe Pomstore Seletti

Mayıs - Haziran 2017 #63

3rd Culture

Katzee

Mudo Collection

114 Zara Home


Barış Mahallesi, Aslanbey Sokak No:22 Nilüfer / Bursa

115


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

GV Interiors Fotoğraflar: Garrett Rowland 116


Tatile bize bekleriz Her şey bir bodrumla başladı. Birlikte hayata geçirdikleri sayısız projenin ardından GV Interiors’ın kurucusu Ghislaine Viñas ve arkadaşı, müşterisi ve sanat koleksiyoneri olan Paige West, sekiz yıl önce hayata geçirdikleri yaz evini yeniden ziyaret eder. Bodrumu renove etmek için yola çıkan ikili, işin sonunda on bir odalı bu evi baştan sona yenilemiş olarak bulur kendilerini.

117


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

118

Mimar Martin Sosa ile yapılan iş birliği sonucunda minimal detayların ve beyaz çizgilerin ön plana çıktığı bir yaşam alanı yaratılmış. Ghislaine Viñas mobilyaları değiştirmek yerine özel detaylar eklemeyi tercih etmiş. Bu detaylar ne kadar küçük olsa da hatırlanır farklılıklar yaratıyor. Viñas’ın genellikle kullanmaktan keyif aldığı bold renkler ve grafikler beyazın üzerinde kendini daha da gösteriyor ve her bir odayı eşsiz kılıyor. Misafirleri karşılayan döner kapı, eve bir otel havası katsa da daha çok eğlence için düşünülmüş.


Evin stilini merak edenlere söyleyelim: Floritauk. 60’ların Florida’sını andıran bu ev, Montauk ruhuyla birleşince en uygun ismin bu olacağını düşünmüşler.

119


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

120

Ghislaine’ın grafik tasarımcı eşi Jaime Viñas’tan destek alan ikili, Floritauk akımının imzası olarak tamamen kendilerinin uydurduğu bir branding tasarlayıp evin geneline taşımışlar. On bir odalalı evin keyifli vakit geçirilebilecek bir diğer alanı da verandası. Havuz partisine katılmak istemiyorsanız da verandadaki salıncakta ortamın tadını çıkarabilirsiniz.


121


122

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Detaylarla şekillenen bu evde kullanılan havlulardan beyzbol keplerine, özel tasarım mini bardan bardaklara her şey hem ev sahiplerini hem de misafirleri deniz kenarında bir resort’ta konaklıyor havasına sokmaya yetiyor.

123


124

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


İç Mimari: GV Interiors, Mimar: Martin Sosa, Arcologica, Müteahhit: Tom O’Donoghue and Associates, Peyzaj Mimarisi: Summerhill Landscapes Inc., Aydınlatma Tasarımı: Orsman Lighting Inc.

125


İç mimar Esat Fişek

126

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Kırık beyaz, güçlü ahşap Sınırları belirlenmiş bir alan ne kadar geniş olursa olsun, içerisinde özgürce hareket etmek zordur. Bursa Bademli’de yer alan bu tek katlı villanın hem mimarisi hem de iç tasarımı aynı kişiye ait, İç Mimar Esat Fişek. İç mimariyi tasarlayan kişi, mimari projeye de el atınca işler çok daha kolay ilerliyor; proje hızlı ve ön görülebilir bir şekilde tamamlanıyor.

127


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Beyaz duvarların arasına konumlandırılan mobilyalar birbirinden ne kadar bağımsız olsa da bağlantısız değil. Salondaki beyaz ve mavi kanepeler karşılıklı bir uyum içerisinde. Salonun hemen ortasında ise odunluklu bir şömine yer alıyor.

128


129


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Şömine şık gözüktüğü kadar işlevsel bir şekilde yemek bölümüyle seperatör görevini görüyor. DCW Editions’ın Lampe Gras serisi lambader ise kütüphanenin önündeki okuma koltuğuyla şık olduğu kadar rahat bir keyif alanı yaratmış.

130

Evin modern mimarisi salondan başlayarak içeri kadar taşınmış. Yüksek tavanlı evin büyük ve heybetli holü aracılığıyla yatak odasına kadar uzanan ahşap parkeler, modernliği dengeleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Tuğla duvarların kullanıldığı çalışma alanı ise yeşil bitkilerle samimi bir görünüme kavuşmuş. Dada’dan tercih edilen mutfak ve Molteni yemek masası da mutfağa minimal ve net bir görünüm kazandırmış.


131


Misafir tuvaletinde ahşap parkelerden vazgeçilmese de evin geneline hakim beyaz duvarlar burada griye boyanıyor. Geometrik detaylara, Autoban’dan alınan kademeli Magnolia aydınlatma eşlik ediyor. Banyolarda ise beyazın, el yapımı seramiklerin ve mermerin hakimiyeti mevcut.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Beyaz ve ahşabın baz olarak kullanıldığı bir diğer yaşam alanı ise yatak odası. Mobilyalardan çok beyaz taş duvarların dikkat çektiği oda, ideal bir uyuma ve dinlenme alanı.

132


Bir sevdiğiniz kaybolduğunda, bir can dostunuz yaşam mücadelesi verirken ya da kazada, afette hayatta kalmak dakikalara bağlıyken... AKUT gönüllüleri var. Peki siz şimdi onlara destek olmak için var mısınız?

AKUT VAR HAYAT VAR!

AKUT yaz 2930’a gönder, 10TL destek ol ya da akut.org.tr’ye gir, istediğin kadar, istediğin süreyle destek ol. AKUT, Bakanlar Kurulu’nun 15.01.1999 tarihli kararıyla, Kamu Yararına Çalışan dernektir.

akut.org.tr twitter.com/AKUT_Dernegi facebook.com/AKUT instagram.com/AKUT_Dernegi youtube.com/akut akut.web.tr

133


Ayda MimarlÄąk

134

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Bütünden detaya geçiş Mimar ve iç mimar eşin el birliğiyle tamamladığı Çengelköy’deki proje, dört katlı bir villa. Mimari proje için planlanan, mahalle kültürüyle harmanlanan sofistike yaşam alanları yaratma fikri iç mimariye de yön vermiş. Bu bağlamda da tasarım aşamasında karar vermişler doğal ve sürdürülebilir malzemeler kullanmaya. Villanın cephe malzemesinde kullanılan doğal ahşap, iç mekana da taşınmış ve konsept sürekliliği malzemelerle sağlanmış.

135


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

AYDA Mimarlık imzası taşıyan projenin yüksek tavanları, iç mimari için de bir avantaj oluşturuyor ve ortaya ferah bir yaşam alanı çıkarıyor. Evin genelinde kullanılan açık renkler de bu ferah etkiyi artıran unsurlar arasında. Benzer malzemeler kullanılarak tasarlanan iç mekanlar, kullanıcı farklılıklarına göre detaylandırılmış. Alt ve üst salonda da krem tonlar kullanılsa da ahşabın rengi ve yoğunluğuyla ayrışıyor. Projenin merkezinde yer alan ve bütün katlara ulaşan ana merdiven, özel bir mermerle kaplı. Mermerin kullanımı merdivenin etkisini artırarak mekanlar arası doğal malzeme bütünlüğü yaratıyor.

136


Mutfak açık olmasa da camlı kapılarla geçişli bir görünüm yaratılmış. Kapının ahşap panelleri burada beyaz tercih edilirken diğer alanlarda ise konsepte göre farklı renkler göze çarpıyor. Tavan ve duvarlarda kullanılan dekoratif çıtalar, kapılar ve ahşap mobilyalarla bütünlük sağlıyor.

137


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Neredeyse tüm mobilyalar ve aydınlatma armatürleri özel tasarım. Klasik ve modern birlikteliğiyle beraber zamansız ve şık bir tasarım yaratmayı hedefledik, diyor projenin iç mimari Adila Öztürk.

138

Yatak odasına çıkıldığında ise nefes kesen bir boğaz manzarası karşılıyor insanı. Keza yatak da bu manzaraya bakacak şekilde konumlandırılmış. Griye katılan sıcak tonlarla samimi bir alan yaratılmış. Salonda kullanılan pirinç bölmeler, banyoda da tekrar ediyor. Genç odası da evin sakin tonlarından ayrılmadan ağırbaşlı mercan rengi bir giyinme odasıyla canlılık kazanıyor.


139


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Evin kuşkusuz en keyifli katı en üstte yer alıyor. Çatı katı, oturma alanları ve canlı tonlarıyla rahatlamak için davetkar bir hava yaratıyor. Çalışma masası da terasa açılan pencereyle iç açıcı bir manzaraya sahip.

140


Yeni nesil bir spa’yı andıran sauna ve hamam girişi, yoğun sarı ışıkla aydınlatılmış.

141


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dosya Kamp

Yazın gelmesiyle tatil hazırlıkları da başladı. Kimileri güney sahillerinde deniz, kum ve güneşle buluşmayı tercih ederken, kimileri de kendini uzak diyarların büyüsüne kaptırıyor. Uzun uzadıya tatil yapmaya fırsatı olmayanlar ve alternatif arayışı içerisine girenler içinse kamp sezonu açıldı. Birçoğunuz çadırlarını hazırlamaya başlasa da biz her zamanki gibi işe dekorasyon tarafından baktık ve kamp alanında kullanabileceğiniz aksesuarlardan yaratabileceğiniz ortamlara kadar keyifli bir dosya hazırladık. Siz de hem doğanın tadını çıkarayım hem de Instagram’a bol bol fotoğraf koyayım diyenlerdenseniz önerilerimize bir göz atın deriz.

142


Ikea

Çadır seçimi Çadır seçiminizi yaparken öncelikle kişi sayısını belirleyin. Size tavsiyemiz üç kişilik çadırda iki kişi konaklayarak rahat etmeniz yönünde. Kamp noktanızı belirlediyseniz çadırınızı da o şartlara göre alın. Eğer ilk defa kamp yapıyorsanız rahat kurulumlu bir çadır seçmenizi öneririz. Decathlon

Battaniyeleri unutmayalım

Crate&Barrel

Şehirde hava ne kadar sıcak olsa da yukarılara çıktıkça ve doğanın kalbine doğru yol aldıkça havalar serinleyebiliyor. Anlayacağınız akşamları yakılan kamp ateşleri sadece gösterişten değil daha çok ihtiyaçtan ötürü. Yanınıza alacağınız bir battaniye sizi sıcak, haşereleri uzak tutar. Zevkinize göre bir battaniyeyi seçin ama sırt çantanızda çok da yer kaplamamasına özen gösterin deriz. Battaniyenizi seçerken evinizin dekorunu da es geçmeyin. Kamp dönüşü koltuğunuzda şal olarak kullanabilirsiniz. H&M Home

Zara Home

143 Mudo Concept


H&M Home

Karınca Design

Zara Home

Missoni Home - Beymen Home

Renkleri yanınızdan ayırmayın Doğayla özdeşleşirken kendi doğanızı da keşfetmeye başlayın deriz. Doğal tonlar ya da canlı renkler… Çiçekli modellerin dört bir yanı sardığı bu sezonda seçeceğiniz renge göre keyifli bir ortam yaratabilirsiniz. Bu sırada botanik figürlerin de gücünü es geçmeyin deriz.

Dosya Kamp

Crate & Barrel

Mayıs - Haziran 2017 #63

Falcon Enamelware

Zara Home 144

Crate & Barrel

Crate & Barrel


Ikea H&M Home

Crate&Barrel

Sofrayı kuralım Kamp hayali kuranların rüyalarını her Normann Copenhagen - Diseno şeyden çok mükellef bir sofra süsler. İster doğanın mucizelerini sofranıza konuk edin ister evde hazırladığınız sandviçleri servis edin masayı dekorasyonuyla daha çekici hale getirebilirsiniz. Birkaç minder, melamin tabaklar ve renkli bir masa örtüsüyle masanız hazır bile. Sofraya kurmaya gerek yok ayakta takılırızcılar ise yakacakları ateşin etrafında minderler ve şallarla bohem bir ortam yaratabilirler.

Menu - Diseno HAY Design - Diseno

145


İşlevine bak Leatherman

Fiskars

Kamp esnasında her şeyden çok işlevsel araç gereçlere ihtiyaç duyacağınız garanti ama yine de sıkıcı olmaya gerek yok. Klasik metalleri tercih edebileceğiniz gibi birbirinden renkli modellere de göz atabilirsiniz. Ben renge gelemem diyenlerdensiniz daha kült modelleri de seçebilirsiniz. Crate&Barrel

H&M Home

Decathlon Menu - Diseno

Mudo Concept

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dosya Kamp

Ortamı yumuşatan detaylar

Zara Home

Halılara, hasır sepetlere yer ayırın! Farklı halıları üst üste kullanabilirsiniz. Mumların ortama katacağı etkiyi unutmayın. Bol bol mum kullanarak ambiyansı daha çekici hale getirebilirsiniz. Mumların açık havada sönmemesi için fenerleri deneyin deriz.

Light My Fire Missoni Home - Beymen Home Zara Home

146


Light My Fire

Çocuklar bahçeye

7 bölge 7 kamp alanı Karagöl Şavşat, Artvin

Her kamp çocuklara göre olmayabilir. Doğuştan izci ruhuna sahip çocukları doğayla arka bahçenizde tanıştırabilirsiniz. Yeni nesil çocuk çadırlarına bir göz atın ya da kolları sıvayın. Kamp yapmak kadar ortamı hazırlamanın keyfini yaşayabilirsiniz. Yumuşak pembe ve mavilerin yanı sıra canlı kumaşlarla da eğlenceli bir ortam yaratabilirsiniz.

Gökçetepe, Edirne Aladağlar; Niğde Köyceğiz Gölü, Sultaniye Köyü, Muğla Geyikbayırı, Antalya Erzurum Tortum Şelalesi Nemrut Dağı, Adıyaman-Malatya

İtaldeko

H&M Home İtaldeko

Koşento Kids Omm Design Light My Fire Karınca Design 147


Seyyah hayatlar

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dosya Karavan

Atınızın sırtında saatler süren bir yoldan geldiniz, güzel sulak bir arazi buldunuz ve yerleştiniz. Bir süre burada ailenizle vakit geçirdiniz, avlandınız, erzağınızı topladınız ve yola devam. Yerleşik hayata geçtiğimizden beri böyle bir hayat bize çok çok uzak geliyor. Şu an çok garip gelse de atalarımızın durmak bilmeden yaptığı bir şeydi bu. Şimdilerde ise özgür ruhunu oradan oraya savuran çok az insan var. Sandığımızın aksine ne zor şartlar altında yaşıyor, ne de harabe bir mekanda kalıyorlar. Ultra konforlu olmasa da tahminimizden daha rahat bir hayat yaşayacağınız garanti. Gelin seyyah ruhlu hayatların penceresinden içeri bakıp, dünyanın tek lisanslı mobil alan tasarım firması Hofmann Architecture tarafından dizayn edilen karavanların dekorasyonlarına birlikte göz atalım.

148

İlk durağımız Poppy adlı bu karavan. Poppy, bir ev gibi gözükse de aslında bir ofis. Ev konforunu taşıyan bu mobil ofis, hem hızlı hem de kolay hareket etmeyi sağlıyor. Hofmann’ın ortaklarına ait ofisin ana amacı böylesine özgür ruhlu bir iş yapan firmanın özgür hareket etme ihtiyacı. Toplantıya yüksek kulelerden birinde teşrif etmek yerine bir göl manzarasının yanından dahil olabiliyor, misafirlerini de burada ağırlayabiliyorlar. Karavanın ön tarafında bir mutfak yer alıyor. Mutfakta büyük boy buzdolabından taze su tankı ve fırına kadar her detay düşünülmüş. Hemen karşısına da bir sedir konumlandırılmış. Ne kadar yüksek teknolojiyle donatılmış olsa da sedirin üzerindeki renkli örtü ve kırlentler göçebe hayatın izlerini taşıyor. Arka tarafta ise geniş camlı bir oturma ve yemek alanı bulunuyor. Park ettiğiniz manzaranın tadını misafirlerinize çıkarmanızı sağlayan bu alan, sabahları da aynı mükemmel manzaraya uyanmanız için yatağa dönüşebiliyor. Eşyalarımı nereye koyarım, ya şarj biterse gibi dertleriniz varsa bizce dert etmeyin. Baştan aşağı yenilenen Poppy’de size uzun bir süre yetecek kadar saklama alanı, güneş panelleri ve geniş bir duş alanı mevcut.


Elf’in içerisindeki birkaç basit minder oturmak için alan sağlarken hemen kenara çekilip yoga için mükemmel bir alan oluşturuluyor. İçerisindeki bitkiler ve ahşap yoğunluğu, karavan içerisindeki eşya azlığını kapatıyor. Bir yaşamdan çok aktivite alanı olarak kurgulanan Elf’in en lüks yanı ise banyosu diyebiliriz.

Sözlük anlamıyla elf; küçük, peri gibi, sivri kulaklı, sihirli güçleri olan bir varlık. Karavan olan Elf ise eğlenceli, oyuncaklı ve tam olarak tamamlanmamış ve tamamlanmayacak bir alan. Elf normal zamanlarda ev sahibinin taşradaki evinin hemen önünde bekliyor. Ta ki ziyaret edilecek bir arkadaş ya da aile ferdi çıkana kadar. Elf’in sahipleri özellikle içerisinde çok fazla eşya olmasını tercih etmemiş. Daha basit ve yoga gibi farklı aktivitelere uyum sağlamasını tercih etmişler.

Özgür ruhunuzu ortaya çıkarın.

Penelope tamamen modern çizgilerle dekore edilmiş, çok amaçlı bir karavan. Bir tarafta yemeğinizi yaparken diğer tarafta kitap okumak için bir alan yaratabilirsiniz. Açılır kapanır masasında yemek de yiyebilir, ofis olarak da kullanabilirsiniz. Onu bu kadar farklı alanlarda kullanmanıza el veren şey ise henüz bir sahibinin olmaması. Siz de yerinde duramayanlar kervanına katılmaya çoktan niyetliyseniz Penelope’ye biraz daha yakından bakın. Açılır kapanır masasını yatağa dönüştürebileceğiniz, çoklu saklama alanları sayesinde uzun süre durmak zorunda kalmayacağınız bu karavan, parlak dış kaplamasıyla da oldukça havalı gözüküyor. Tek yapmanız gereken perdesinden, koltuklarına baştan sona yenilenen bu yeni yaşam alanını kendinize has eşyalarla yeni bir kimlik kazandırmak.

149


Işığın dönüşümü: Fem Aydınlatma

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Mağaza

Bursa’nın köklü aydınlatma firması Fem Aydınlatma, yeni mağazasıyla daha geniş bir alanda tüketicisiyle buluşuyor. 800 m2’lik iki katlı yeni mağazada firma, teşhir için daha fazla yer bulurken ziyaretçilerini de karmaşadan uzak bir alışveriş deneyimine davet ediyor.

Fem Aydınlatma, yerli ve ithal aydınlatma gruplarında geniş bir ürün yelpazesine sahip. Özellikle yurt dışı mobilya ve aydınlatma fuarlarının yakından takibi sayesinde en yeni ve trend ürünlerini Bursalı tüketicilerle buluşturuluyor. Yeni mağazada klasik ve spor ögelerin farklı alanlarda teşhir edilme imkanı bulunmasının yanı sıra dış mekan ürünleri de sergileniyor. Tüketici ihtiyaçlarına göre teknik ve görsel hizmet veren Fem ekibi; montaj ve satış sonrası teknik destek hizmetiyle uzun süreli memnuniyet vaat ediyor.

150


151


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Huzuru taşıran son damla: Sanat

152

Ressam kimliğiyle tanıdığımız Ekin Büyükşahin, namı diğer Ekinakis, bu sayıda bize evinin kapılarını açtı. Açılan kapıyı araladığımızda ressam kimliğinin yanı sıra müzisyen kişiliğini, yeşile duyduğu özlemi, fotoğraf merakını ve kahve sever yanını keşfetme fırsatı bulduk. Ekin Büyükşahin’in Kadıköy’deki dairesinde besteci-akademisyen erkek arkadaşı Turgut Pöğün’le birlikte kurdukları hayata konuk olduk. 2016 sonlarına doğru taşındıkları ev, ikiliye özgü pek çok özellik taşısa da Venedik’teki bir apartmanın ikizi olması da karakteristik bir yan barındırıyor. Ekinakis’in sanatçı kişiliğinin izleri sıklıkla evin duvarlarında ve kalorifer üzerlerinde gözümüze çarpıyor.


153


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

“Sırtım salonun geri kalanına dönükken yemek masamızda sağdaki sandalyede oturmayı çok seviyorum. Oraya oturup, çok uzun zamanlar kalkmak istemiyorum. O sandalyede sokağın karşısındaki binalardan soyutlandığımı hissediyorum. Bir de yine o sandalyeden yan bahçemizdeki palmiyeyi, içeride şuursuzca büyüyen kuşkonmazımızı, canım babamın fotoğrafını, yerini yeni bulmuş “The Park” adlı akrilik çalışmamı, sevgilime ve bana benzettiğim Blanca Gomez’in illüstrasyonunu izliyorum. Bana aşırı huzur veren, çok spesifik bir nokta orası.”

154


İstanbul’da artık bina ve şantiye görmekten bıkan Ekin, içindeki yeşil tutkusuna istemsiz olarak kendisini teslim ediyor. Yaşam alanları da bitkilerin mutluluğuna göre sonradan şekilleniyor. Ekin ve Turgut, evi dekore ederken neredeyse hiç problem yaşamamış. Televizyonsuz bir hayat istediklerinde hem fikirler mesela. Hoşlarına giden parçaları toplarken kendi ev kavramlarını oluşturmaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe ufak tefek değerli parçalar birikmeye başlıyor bence insanların hayatında, diyor Ekin. Gerçekten de zamanla daha çok anısı olan eşyalar, eskilerin yerini almış. Evde neyi değiştirmek isterdin sorusuna ise hiç düşünmeden, fayanslar diye cevap veriyor. Ikea’nın pratik ve çözüme yönelik mobilyaları dışında evde çok fazla marka ya da trend olan bir eşya bulunmuyor aslında. Yemek bölümünde duran büfe/dolap lise yıllarından kalma özel bir parça. Onun dışında Maki Design’a ait saksı ayakları, İngiliz tasarımcı Tom Dixon tasarımı tuz ve karabiber öğütücüleri, Kulak Ceramic ve Bizon imzalı kahve fincanları, ikinci el pikapçıdan edindikleri amfi, speaker ve pikap Ekin Büyükşahin için çok değerli.

155


Ekin’in yakın zamanda babasını kaybetmiş olması dekorasyon konusundaki fikirlerini ertelemelerine neden olmuş. Tasarımını çok sevdikleri ufak parçalarla kendilerini iyi ve huzurlu hissettikleri bir ortam yaratmışlar.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Ekin Büyükşahin’in evine yaptığımız ziyaret bizi hemen birkaç sokak ötedeki atölyesine taşıyor. Evi kadar samimi bir ortam yaratmayı başardığı atölye; onun için işi yapma, yaratma ve deşarj olma alanı. Bu nedenle de kendini çalışacak gibi hissetmiyorsa atölyeye gitmemeyi huy edinmiş kendisine. Ev rahatlama, atölye ise disiplin kurduğu çalışma alanı. Bazen bilgisayar başında, bazen de bahçede çalışıyor ve tabi elinden kahvesini asla eksik etmiyor.

156


157


Lizbon: Bir ihtimal daha var. “Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, başka türlüsü güç.” Turgut Uyar’ın dizeleriyle başlıyor bu yolculuk, Amalia Rodrigues’in fadolarıyla devam ediyor. Bitiyor demeye dil varmıyor, belki orda da Ezgi’nin Günlüğü yardım eder de “Aşk hiç biter mi?” deriz. Dönmemek hayallerde kalsa da o isteğin güçlü hissini yıllar değiştiremiyor. Lizbon sokakları hep birini bekliyor gibi… Yaseminler bile martta açıp tüm sokakları sardığına göre bir bildikleri olmalı. Belki dönmeyen denizcilerin bıraktığı izler şehirde hala yaşadığından, belki de Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olmasına rağmen kimsenin adını Barcelona veya Roma kadar anmadığından… Unutulmuş denilebilir ya da onca kaşifin ülkesi olsa da henüz keşfedilmemiş de sayılabilir…

Şehir Lizbon

Keşfetmeye hazır olanlarla, hadi artık adım atalım bu küçük ve karakterli şehre. Renkli, desenli seramiklerle kaplı eski binaları, gıcır gıcırlıktan çok uzak dar sokakları ve her sokağından bir sürpriz gibi çıkan sarı tramvayıyla Lizbon’a hoş geldiniz. Uzuun bir yolculuktan sonra eminim ki karnınız acıktı. Bu şehirde de tabii ki pizza, hamburger gibi ilk akla gelen lezzetleri yemek mümkün ama hazır deniz ürünlerinin tadına doyum olmuyorken tercihinizi onlardan yana kullanabilirsiniz. İlk gün için Mercado da Ribeira dedikleri Time Out’un sponsorluğunu üstlendiği gurme marketi tercih edebilirsiniz.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Şehre bu dakikaya kadar bir şey hissetmeye başlamadıysanız henüz daha miradorlara rastlamamışsınız demektir. Yaşadıkları şehrin tadını çıkarmayı, durmayı, izlemeyi, şiiri, maviyi seven Portekizliler mirador dedikleri seyir terasları yapmışlar. Şehre tepeden bakan bu seyir teraslarında kahvenizi, şarabınızı, atıştırmalıklarınızı alabileceğiniz minik büfeler var. Siz kendinizi bu rahatlığa bırakmışken çevrenizde okuldan ya da işten çıkıp buraya gelenleri, sokak müzisyenlerini hatta burada şekerleme yapmayı tercih edenleri göreceksiniz.

Hazırlayan: Nil Merdan Fotoğraflar: Canan Yamanol 158


Görmeden, Yapmadan, Yaşamadan Dönme! Şehirde gezerken elinizde bir masal kitabı varmış da siz yürüdükçe sayfalarını çeviriyor gibi hissedebilirsiniz. Tejo Nehri kıyısında bulunan meydanda sizi görkemli bir çıkış kapısı karşılıyor. Tam bu kapıya dalıp masala kulak kabartmışken Lizbon’un simgelerinden biri Belem Kulesi’ne ulaşıyorsunuz. Masal bu ya, Belem Kulesi Taguz Nehri’ne savunma amaçlı inşa edilmiş ama 1755’teki deprem sonrası nehir yatağını değiştirince kule de karaya yanaşmış. O yanaştıkça sizin de tarihe daha yakından tanıklık etmeniz kaçınılmaz oluyor. Peki bu şehirde akşamları nasıl yaşanıyor? Lizbon gecelerinden Berlin beklentisi olanlar yazının burasından itibaren küçük bir mola alabilir. Lizbon’da birbirine paralel dar sokaklara yayılmış, herkesin sokaklarda takıldığı küçük bir bölge var: Bairro Alto. Müziğe, kadeh seslerine ve kahkahalara kulak kabarttığınızda hiçbir haritaya ya da navigasyona ihtiyacınız yok.

Pink Street: Barların dizili olduğu gerçekten pembe bir cadde. Cafe A Brasileira: Ünlü Portekizli şair Pessoa’nın müdavimi olduğu kafe. Ginja: Lizbon’un ünlü vişne likörü. Miradouro de São Pedro de Alcântara: Miradorların efendisi. Cervejaria Ramiro: Şehrin en iddialı deniz ürünleri lokantası. Ramiro sayıklayarak evinize dönme tehlikesi taşıyor. Pasteis de Belem: Tarifini sadece bir ailenin bildiği ünlü bir Portekiz tatlısının satıldığı pastane. Alfama: Lizbon’un en eski ve fado mekanlarıyla bilinen mahallesi. LX Factory: Şehrin tasarım marketi ve atölyesi. Bizdeki Souq Karaköy’ün daha büyüğü diyebiliriz.

Şehir, tatlı sokaklarında kaybolup “Aaa burda mıydım?” denilecek kadar küçük. Üzerine hikayeler yazacak kadar romantik. Dönmek istemeyecek kadar bizim. Yaşasın Lizbon’un müstakbel kaşifleri ve yaşasın Lizbon’un küçük ve yalnız direnişi!

159


Rahatına bak

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Otel

Yunan adaları son birkaç yıldır bir hayli popüler, özellikle de Türkler için. Ada esnafının Türkçe öğrenmeye başlaması da bunun en büyük göstergesi. Yunanlarla ne kadar benzesek de bize göre çok daha rahat bir hayat felsefesine sahip oldukları su getirmez bir gerçek. Akşam on birden sonra yenen yemekler, güneş altında geçen günler... Biz de bu yaz yolu Yunan adalarına düşecekler için bir otel araştırmasına girdik ve Casa Cook otellerini gözümüze kestirdik. Gelin yaz bitmeden sizleri Casa Cook’un ada ruhunu sonuna kadar yansıtan rahatlık felsefesiyle tanıştıralım.

160

Lambs&Lions, Annabel Kutucu, Vana Pernari Fotoğraflar: Georg Roske


161


162

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Otel


Yunan adaları ne kadar popülerse bohem hayat tarzı da bir o kadar popüler. Casa Cook’un ilk oteli Rodos adasında yer alıyor ve ziyaretçilerine bohem bir tatil imkanı veriyor. Sere serpe yayılabileceğiniz havuz başına geçmeden önce duvar kaplamalarıyla içimize açan resepsiyona bir göz atalım. Yerel zanaatkarlar tarafından yapılan kaplamalar tamamen el işçiliği ve botanik modasının bir yansıması. Otel her şeyden önce bireysel bir konfor vaat ediyor. Hamaklarda geçirilecek uzun saatleri yoga ritüelleri takip ediyor. Gerçi siz Rodos’a ister yalnız gidin ister sevdiklerinizle otelin uzun masasında keyifli bir akşam yemeğinden sonra etrafınızdaki herkesin tatil arkadaşınız haline gelmesi kaçınılmaz. Ben Rodos’a gittim bir de Kos’u deneyeyim diyenler içinse oklarımız Casa Cook Kos’u gösteriyor. Casa Cook otel zincirinin bir yenisi olacak Kos oteli önümüzdeki Temmuz ayından itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya hazır olacak.

163


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Otel

Her iki otel de Lambs&Lions’ın kreatif direktörü Michael Schickinger tarafından gerçekleştirilmiş. Projelerde birlikte birçok işe imza attıkları iç mimar Annabel Kutucu ve yerel mimar Vana Pernari’nin de payı büyük.

164


Doğal malzemelerle kurulan bağ, otelin her yanına taşınmış. Renklerden dokulara her ayrıntı rahatlığı ve doğallığı simgeleyen birer ipucu gibi. Pamuk, keten ve hasırlara; deniz, havuz ve gökyüzü eşlik ediyor.

165


166

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Otel


167


Evde yeni biri var: GHESS Sektörde kendini ispatlamış, kariyerinin zirvesinde olan isimlerin bir araya gelmesi yepyeni bir markanın doğumuna sebep oldu: GHESS. MG GROUP iştiraki olan GHESS, banyo sektöründe bugüne kadar edinilmiş tecrübelerin, deneyimlerin, kazanımların bir yansıması. Banyo, mutfak ve özel alanlar için esnek çözümler üreten markanın ürün tanıtımı özel bir davetle gerçekleştirdi. Astaşaries’in sürdürdüğü Mavi Mudanya projesinin örnek dairesinde gerçekleşen davette, Bursa ve İstanbul’un en seçkin mimar ve iç mimarları bir araya geldi. Davette Ghess firmasından Murat Gül, Emrah Hekim, Engin Sancak ve bütün ekip, ev sahibi olarak yer aldı.

Örnek dairede kullanılan GHESS ürünleri, davetlilere kullanım alanında gösterildi.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Marka Etkinlik

Islak hacimlerde kullanılan Ghess ürünlerinin yanı sıra mutfak alanlarında tezgah arası cam ve dekoratif ayna uygulamalarıyla Ghess Art Glass ürünlerini de görme fırsatı yakalayan konuklar, geniş yelpazesi ile markanın tüm ürünlerini yakından tanıdı. Ghess’in cam ve kabin uygulamaları büyük beğeni ve ilgi görürken, gelen davetlilere teknik bilgi desteği de verildi.

168

Samimi bir ambiyansın hakim olduğu gecede, caz müzik ve eşsiz deniz manzarası eşliğinde keyifli saatler yaşandı.


169


Şehre karşı hayatlar İstanbul’un Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada eski ismiyle Prinkipo, kuşkusuz ki İstanbulluların nefes alma noktası. Motorlu araç yok! Yüksek binalar yerine sizi muhteşem köşkler karşılıyor. Ada sakinleri oldukça güler yüzlü. Her köşede karşılaştığım hayvanlar içimi daha da huzurla dolduruyor.

Mayıs - Haziran 2017 #63

İstanbul

Büyükada’yı keşfetmenin kestirme yolu faytonla adayı turlamak. Eğer faytonu tercih etmezseniz bisiklet kiralama imkanınız da var. Büyükada denince ilk akla gelen, şehre dönünce canımızı sıkacak güzellikteki ahşap köşklerin her birini uzun uzun gözlemlemek isteyeceksiniz. Bu yüzden Ada’yı yürüyerek keşfetmek ve tüm ayrıntıların tadını çıkarmak bana göre en iyi seçenek oldu. Sıra sıra dizilmiş köşkleriyle Çankaya Caddesi’nde atılacak bir tur, Ada’nın tarihi ve mimari havasını hızlıca solumak için ideal. Aynı cadde üzerinde bulunan Adalar Kültür Merkezi’nin programını takip ederseniz, köşkün bahçesindeki etkinlikler ile ‘Adalı’ olmanın tadına varabilirsiniz.

Hazırlayan: İrem Karagöz 170


Büyükada tarihi boyunca Rum ve Türk kültürlerinin özellikleri ile harmanlanmış. Eğer Ada’da ne zamandan beri yerleşim olduğunu ve burada yaşamış Adalı edebiyatçı ve müzisyenleri merak ediyorsanız mutlaka Adalar Müzesi Aya Nikola Hangarı’na uğramalısınız.

Ada’da gezilecek çok yer var fakat benim en çok ilgimi çeken Rum Yetimhanesi oldu. Bu bina dünyada ilk yapılan çok katlı ahşap bina ve Avrupa’nın ikinci büyük ahşap binası olma özelliğini taşıyor. Otel olarak inşa edilen bu bina daha sonra el değiştirmiş ve yetimhaneye çevrilmiş. Şu anda çürümeye yüz tutmuş bina, yıkıldı yıkılacak oymalı trabzanlı ahşap merdiveni, salonunun köşesinde kendi kendine çürüyen piyanosuyla 1920, 30 ve 40’lı yıllardan kalma öğrenci kayıtları ve karneleriyle adeta ölüme terkedilmiş. Binayı gördüğünüz anda oradaki yaşanmışlığı buram buram hissediyorsunuz. Bir anda bahçede koşuşturan, camından bana el sallayan küçük çocuklar gözümde canlanıyor. Bina hala heybetli görünse de sağlıklı yıllarındaki görkemini merak ettiriyor.

171


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

Mimar Davut Tambahar İç Mimar Çiğdem Tambahar 172


Keyfe nazır yaşam Denizi karşınıza alın, bir fincan kahveyi de yanınıza… DT Mimarlık tarafından İzmir’de hayata geçirilen bu ev, tam da böylesine bir keyif vaat ediyor insana. Ev, iki çocuklu bir ailenin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış. Her ne kadar güncel zevklere göre dekore edilmiş olsa da ömürlük bir heyecan taşıyor. Mobilyalarla kazandırılan modern tavır, ev sahibinin zevklerine göre kendilerine yer bulan aksesuar ve objelerle kırılıyor.

173


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Genelde tasarımlarımızda yaşamaktan zevk alınacak mekanlar yaratmaya özen gösteririz, diyor Çiğdem-Davut Tambahar ikilisi. Bu evde de aynı prensiple hareket ediyor ve ev sahiplerinin bir hafta gibi kısa bir sürede özümseyecekleri kadar keyifli bir yaşam alanı çıkarıyorlar ortaya. Ortak zevklerle çalışılan 220 m2 büyüklüğündeki proje, beş ayda tamamlanıyor. Proje ve uygulama safhalarının bir arada yürütülmesi süreyi kısaltan etkenlerden biri.

174


Eve girer girmez on iki metrelik bir cephe karşılıyor sizi hemen önünde de deniz manzarası. Manzara, projenin o denli merkezine yerleşiyor ki mutfak da açılır kapanır şekilde tasarlanıyor ve bütünlük bozulmuyor. Manzaranın sonsuz maviliğine karşın evin içerisinde daha sıcak tonlar göze çarpıyor. Gri bazlı ev; kırmızılar, sarılar ve çiçeklerle canlanıyor. Televizyon bölümü görece daha kapalı olsa da camın hemen yanına konumlandırılan oturma bölümü ve sehpa, manzaranın tadını doyasıya çıkarabileceğiniz bir keyif alanı.

175


176

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Projenin genelinde kullanılan doğal dokulu parke, beton efektli kaplama, granit, alüminyum ve cam gibi nötr malzemeler; mimarların renkleri özgürce kullanılması için bir alan yaratmış. Gri duvarların sunduğu sakin etki de ev sakinlerinin ihtiyaç ve isteklerine göre farklı obje ve detaylarla renklendirilmiş. Bu nedenledir ki çocuk oda ve banyoları tamamen özgün bir görünüme sahip. Ebeveyn odası da doğal malzemelerin birleşimiyle natürel bir algı yaratıyor.

177


178

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


179


K A Line MimarlÄąk

180

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Beyoğlu ruhunu içine sindiren ev Türkiye’nin dört bir yanı güzelliklerle dolu olsa da, her görenin hayran olduğu şehir İstanbul, bir başka. İstanbul deyince de akla önce Beyoğlu geliyor. Tarih kokan sokakları, cıvıl cıvıl insanlarıyla... Ka-line Mimarlık’ın kurucularından Aynur Aşık da işte böylesine hayran olanlardan Beyoğlu’na. Şehir içerisinde yaşamayı seven iç mimar, kendi ofislerini de evini de bu duyguyla Beyoğlu’nun merkezine inşa ediyor. Anıtlar Kurulu’ndan alınan izinle inşaat çalışmaları başlıyor ve bina komple yeniden yapılıyor. Yeni bir bina ama o kadar da yeni dursun istememiş. Pırıl pırıl mermerlerin olduğu bir ev yerine Beyoğlu’nun tarihi dokusuna karışabilecek ve o ruhu yansıtabilecek bir tarzı olmalı, diyor. Önceleri bir çatı terası planlasa da kendi hayat tarzına uygun bir loft’ta karar kılıyor ve 10 ayda tamamlanıyor.

181


182

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Beyoğlu’nun dar binaları içerisinde yaşanabilir bir daire çıkarmak çok da kolay olmuyor haliyle. Mutfak yaratabilmek için çatı katının avantajını kullanmışlar. Evin merdivenleri aynı zamanda girişi olmuş. Binanın merdiveninin taşıyıcı kolonu burada farklı bir uygulamayla yemek bistrosuna bağlanıyor. Bistro’nun üzerinde ise sarkıtlı bir raf yer alıyor. Fonksiyona yönelik tasarlanan raflar oldukça farklı bir hava katıyor evin girişine.

183


184

MayÄąs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Ev genelinde mobilyaların birçoğu Aynur Aşık’a ait. Yemek odasındaki masa gibi bazı özel parçalar ise antika. Salondaki abajurlar Elements’den temin edilmiş. Yoğun olarak mevcut eşyalar kullanılsa da dar uzun binanın fonksiyonuna göre uyarlanmış. Salon duvarındaki taş uygulama yine Beyoğlu’ndan ilhamla yaratılıyor. Daire Beyoğlu’nda yer alıyor ama gürültüsünü dışarıda bırakıyor. Camlarda kullanılan akustik lamine, sesi %85 izole ediyor.

İç Mimar Aynur Aşık

185


İç mimar Gülşah Ganiz

186

Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev


Gösterişli alanlar Çoğu insan büyük bir eve sahip olmak ister. Büyük bir alanı doldurmak da büyük bir iş yükü ve özveri gerektirir. Tasarımı Artu İç Mimarlık ve Tasarım tarafından yapılan bu proje; 1,5 dönüm arazi içinde konumlandırılmış 750 m2 kullanım alanına sahip bir villa. Proje, müşterinin klasik mekan talebi ve aynı zamanda kullanışlılık ve konfor beklentileri göz önünde bulundurularak tasarlanmış.

187


Mayıs - Haziran 2017 #63

Dekorasyon Ev

Aynı zamanda girişin de yer aldığı orta katta salon, mutfak, misafir odası, oturma odası ve tuvalet yer alıyor. Ev sahiplerinin görselliğine önem verdiği bu alanın zeminlerinde su jeti kesim koyu ve açık tonlu seramikler kullanılmış. Mutfak dolaplarında klasik formlarda parlak lake tercih edilirken tezgah arasında kulplar ve aydınlatmalara uyumlu taşlı sarı çıtalar göze çarpıyor. Mutfak ve ada tezgahı Kuartz imzası taşıyor. Salon; şömine karşısı oturma alanı, yemek masası ve manzara ile bütünleşen oturma bölümüyle 3 ayrı mekana ayrılmış. Şömine kısmında taş duvar ve iki yanda bulunan eskitme ayna ile bütünlük sağlanmış. Salonda kullanılan mobilyalar Yıldız Mobilya’dan. Giriş tuvaleti seramik üstü duvar kağıdıyla hareketli bir görünüme sahip. Altın rengi batarya, lavabo, çıta, aydınlatma da bu görünüme eşlik ediyor.

188


189


Dekorasyon Ev Mayıs - Haziran 2017 #63

190

Evin ortak kullanımına tahsis edilen bahçe katında ise bir yatak odası, banyo, hamam, oturma odası, mutfak ve salon bulunuyor. Salon havuza açılan bir kapıyla dış mekandan ayrılıyor. Beyaz mobilyalara açık renkli yer seramikleri eşlik ediyor. Salonda bulunan yemek masası, mekanı mutfak ve oturma alanı olarak ayırıyor. Oturma odası ise yoğun renklerine rağmen sakin bir görünüme sahip. Hamam genelinde, hamam taşı ve küvet alanında çizgili marmara taşı kullanılırken, çini seramiklerle alana hareket katılmış.


191


Çay dediğin kuş misali Demleme, sallama, az şekerli, kıtlama... Çayı gece gündüz tüketen bir toplum olsak da çay çeşitlerimiz pek de buradan ileriye gitmiyor. Haliyle sokaklarda sadece çaya odaklanan bir mağaza görmeniz de pek mümkün değil. Tabi New York da değilseniz... Christopher Jenner tarafından tasarlanan Kusmi Tea, New York Dünya Ticaret Merkezi’nde yer alıyor. Rus menşeili firmanın geçmişi 1867 yılına kadar uzanıyor. Öyle ki “Bouquet

of Flowers” Rus Kralı 2. Nikolay’ın en sevdiği harmanmış. Saint Petersburg’da kurulan Kusmi Tea 1917 yılında Paris’e taşınmış. Christopher Jenner mağaza tasarımını ortaya çıkarken bu bilgiden yararlanıyor ve Kusmi’nin Barok Rus geçmişiyle Fransız kökeni harmanlıyor. Bu harman ortaya dingin ama canlı bir karışım çıkarıyor.

Dekorasyon Mağaza

Saint Petersburg ve Paris arasındaki git gelleri arasında Jenner, Fransız mahareti ve zanaatkarlığını Saint Petersburg’daki Savior Kilisesi’nin mozaikleri, şamdanları ve mermer döşemeleriyle birleştirme fikrini geliştirmiş. Kusmi’nin ikonik ambalajı da tasarımcı için bir çıkış noktası oluyor. Bisazza ile iş birliğine giren Jenner, firmanın mat beyaz mozaiklerini abstrakt desenler ve ikincil renklerle birleştirmiş.

Mayıs - Haziran 2017 #63

Camellia Senensis’ten esinlenerek yapılan iki büyük çalı illüstrasyonu da mağazada kendilerine yer buluyor. İllüstrasyonlardaki çay yapımında kullanılan yapraklar, kakma tekniği kullanılarak oluşturulmuş. Mağazanın merkezinde yer alan çelik şamdan bütünleyici bir görüntü sunuyor ve hemen altındaki kubbeyle uyumlu bir bütün oluşturuyor. Titizlikle oluşturulan el işçiliği ve teknoloji karışımı detaylar, mağazaya zamansız bir izlenim katıyor.

Christopher Jenner 192


193


MOBİ

IŞIK EVİ

MUTA COLLECTION

STONEWRAP

Yalova Yolu 14.Km

Üçevler Mah. Ahıska Cad. No: 213/A

Yunuseli Mah. Yenice Sok.

ATLANTİS MÜH VE İNŞ AŞ

Nilüfer / Bursa

No: 10 Osmangazi/Bursa

Sanayi Cad. No: 4 T: 0 224 267 06 48 www.mobi.com.tr

T: 0224 271 89 59 www.isikevi.com

AYDINLAR PARKE

T: 0224 248 67 75 www.muta.com.tr

Oylum Apt. No.66 D.4 Ümraniye / İstanbul T: 0216 527 03 93 www.stonewrap.com

LİMAZZİ

NİTALİ HOME

Laleli Çavuş Mah. Cezaevi Cad.

Odunluk Mah. Lefkoşe Cad

Balat Mah. Sanayi Cad. (Mudanya Blv.)

SEMİH HAIR DESIGN

Office 4200 İş Merkezi No:427/A

Kükürtlü Mah. Oulu Cad.

No:37/A Nilüfer/Bursa

Aka Plaza No:1

T:0224 413 88 11

T: 0224 233 59 79

www.limazzi.com

www.nitalihome.com.tr

ATÖLYE MUTFAK

FEM AYDINLATMA

www.atolyemutfak.com.tr

Fatih Sultan Mehmet Mah.

Nilüfer / Bursa T:0224 452 10 13 GSM:0542 243 89 14 www.aydinlarzemin.com

ZETT MOBİLYA BEYAZ TEPE

Barış Mah. İzmirYolu Cad. No:178

Mudanya Yolu Sanayi Cad. No: 132

T: 0224 247 58 88

Osmangazi / Bursa

www.zettbursa.com

T: 0224 249 06 61

Eker İş Mkz. C Blok No:2 Nilüfer/Bursa T:0224 453 03 81

Sanayi Cad. Evke Plaza No: 646-1 GAGGENAU www.gaggenau.com

T:0224 245 98 16 KUARTZ YAPI Alaaddinbey Mah. Alaaddinbey Cad.

www.beyaztepe.com.tr YILMAZLAR BANYO MERKEZİ

DEKO MOBİLYA

No: 12/1 Nilüfer/Bursa

EMİN IŞIK / IŞIK KAPLAMA

Yeni Yalova Yolu No:456

Arabayatağı Mah. Ankara asfaltı

T: 0543 774 39 99

Üçevler Sanayi Sit.

T:0224 211 12 73

No:319 Osmangazi/BURSA

80. Blok 18. Cad. No: 37

www.banyomerkezi.com.tr

www.isikkaplama.com

MASSIVE PARKE

WOODEA STUDİO Millet Mah. Veli Sok. 3 Yıldırım / Bursa

Fethiye Mahallesi, Sanayi Cd. No: 339,

T: 0224 351 45 58

16140 Nilüfer/Bursa

www.woodea-studio.com

T: 0224 245 65 70 www.massive.com.tr

BERK MEKANİK İhsaniye Mah. Tuna Cad.

T:0224 366 17 44 www.dekomobilya.com

T: 0224 443 44 95

İzmir Yolu Üzeri 7.Km. Beşevler Metro İstasyonu Yanı T: 0024 452 83 43

T: 0224 247 88 84

www.denizavize.com

T: 0224 242 16 42

www.efendioglu.com.tr

İkon.toshiba-klimabayi.com

BETEK

GHESS www.ghess.com.tr LETA

ADA KOLTUK

www.leta.com.tr

Ertuğrulgazi Cad. No:53 Inegol/Bursa T:0224 444 4 395 www.adaavangarde.com

OSSA DESİGN İzmir Yolu No:166 Nilüfer / Bursa T: 0224 453 40 00 www.ossadesign.com.tr

METEOR İNŞAAT

Veysel Karani Mah. Veda Sok. No:4

Balat Mah. Bozkır Sok.

Osmangazi/Bursa

No:6 Nilüfer /Bursa

T: 0224 451 02 24

T:0224 453 60 70 / 0212 280 89 78

T: 444 8 391

www.no-two.com.tr

www.atolyetrio.com

Sadıkoğlu Sit. A Blok/A Nilüfer, Bursa

Sanayi Cad. No:606/B Osmangazi / Bursa

ATÖLYE TRİO Cumhuriyet Mah. Gazi Cad. No: 2

Zekai Gümüşdiş Mah.

EFENDİOĞLU MERMER

DENİZ AVİZE

Çetinkaya Sit. No: 1-2

NO TWO DESIGN

İKON KLİMA

www.betek.com.tr

www.berkmekanik.com.tr

Fihrist

Tatlısu Mah Turgut Özal Bulv.

www.meteorinsaat.com

ASTAŞARİES Mudanya Yolu San. Cad. Çalışkan İş Mrk. No:398 K:1 / 9 Osmangazi/BURSA T:0224 241 30 40 www.astasaries.com

Mayıs - Haziran 2017 #63

ASPENDOS CONCEPT

194

İzmir Yolu 7.Km. No: 276/A

NEZİH BAĞCI Bademli Mah. 20. Sok Sirkeci Evleri

İNSO MÜHENDİSLİK Kültür Mah. Gümüşdere Cad. Çamlıca Sok. No: 5

RIDVAN SEVİM Organize San. Bölgesi Mavi Cad. 8.sok. No:6

No:4/40 Mudanya/Bursa

Nilüfer/Bursa

T: 0 224 451 88 10

T: 0224 549 0 777

T: 0224 452 00 61

T:0224 342 28 93

www.persan.com.tr

www.nezihbagci.com

www.insomuhendislik.com.tr

www.ridvansevim.com

Nilüfer / Bursa

Nilüfer / Bursa


195


FEZ

196

www.mobi.com.tr

Mekan #63  

art'ı Mekan Dekorasyon ve Mimarlık Dergisi Sayı 63 / Mayıs - Haziran 2017

Mekan #63  

art'ı Mekan Dekorasyon ve Mimarlık Dergisi Sayı 63 / Mayıs - Haziran 2017

Advertisement