Page 1

art’ı Mekan Dekorasyon & Mimarlık Dergisi

Söyleşi

Seramik hunisiyle Tülin Bozüyük Umut Yamaç’ın Origamiyle aydınlatan tasarımları

SAYI 64 TEMMUZ - AĞUSTOS 2017 · 10 TL

ISSN 1307 - 1939

Bohemden

moderne

farklı dünyaların

evleri

Kusurlu güzellikler mimarı: Aslı Baysan Birgen

Otel

Bodrum’un yenisi Boho Otel

Marka Gliese Design Havan Home Fima Carlo Frattini

Organik tatil rotası Masseria Moroseta

Dosya Dinmek bilmeyen Marin rüzgarı Olmazsa olmazımız: Aksesuar durakları Çiçekleri kıskandıran Kaktüs modası

Mekan Endülüs’ten İtalya’ya füzyon bir pizzacı: Albabel

Asma bahçelerinden sofraya Asmadan Dizi gelmeden mekanı geldi Game of Thrones PUB Kremalı mekan Caramell Brasserie&Patisserie


Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

CASABLANCA

2


w w w.m o bi . co m . t r 3


4

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


5


6

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


7


8

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


9


10

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


11


12

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


13


14

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


15


16

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


17


18

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


19


20

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


21


22

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


23


B

u cümlelerle; yine geç kaldım hissiyle uyanıp evi birbirine kattığım sabahlardan birinde, bir röportajın kontrolünü yaparken karşılaştım. Birazdan sizlerin de okuyacağı bir söyleşide minik bir ayrıntıydı belki ama bana, o sabah büyük bir es verdirten, durmamı, yavaşlamamı isteyen güçlü bir ses gibi gelmişti.

Sadeleşme ve sakinleme arzumu kamçılayan farklı bir bakış açısı seramik bir huniyle gelmişti o sabah.

Seramik Huni

Gereksiz eşyalardan kurtulmaya, sadeliğe ve sakinliğe hızlı (!) bir şekilde yol almaya başlamıştım. Bir tasarımın insanı ciddi bir şekilde ehlileştirebileceğini düşünmek beni hem şaşırtmış hem de heyecanlandırmıştı.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Genel Yayın Yönetmeni

“Benim gibi hayatınızda sadeliğe ve sakinliğe gidiyorsanız, gereksiz eşyalardan kurtulmaya başladıysanız, hayatınızı biraz yavaşlatabildiyseniz, artık seramik bir huni kullanabilirsiniz. Çünkü onu kırmadan yaşayabilmek için yavaş bir hayatınız olmalı.”

24

Yayın Yönetmeni Fatoş Altıntaş Yılmaz f.yilmaz@artimekan.com

Tülin Bozüyük, sanatın işlevselliği hakkında düşüncelerini anlatırken yaşamın içine girebilen ve mesajı olan tasarımları hakkında söylemişti o sözleri. İşlevselliğin geniş kitlelere yayılabilen kolay tüketilebilir olması yanını değil, içerdiği mesajı iletebiliyor olması ile ilgileniyordu ve benim de üzerinde durduğum şey buydu. Durdum. O sabah öylece durduk. Ben ve seramik huni... Sahip olma isteğimle, buna hazır değilim hissim çatışa dursun; ben durmaya devam ediyordum. Sakinleşiyordum. Onu kırmadan yaşayabilmek için savaş vermeyecek ancak yavaşladığımda ona sahip olacaktım.

Bir tasarım, gücünü kendi içsel yolculuğuna katabildiği hikayelerle gösteriyor. Bizler de bu yolculuğa çıkan tasarımlar ve tasarımcılarla bir aradaydık bu sayımızda. İçlerinden size iyi gelecekleri, yolculuklarına dahil olabileceklerinizi seçin diye... Hikayesiyle sizi bir sabah tepetaklak eden seramik bir huni gibi mesela...


Tutkulu şefler için sınırlar yoktur. En azından bu ocakta.

Farkı yaşamak için Gaggenau. Gaggenau tüm yüzeyi, kocaman bir pişirme alanına dönüştüren eşsiz bir ocak sunuyor. Dahası cam seramik yüzeyinin altında bulunan 48 mikro indüktör, pişirme kaplarınızı istediğiniz şekilde düzenlemenize olanak tanıyor. Siz tencerelerinizin ve tavalarınızın yerlerini değiştirirken sezgisel TFT dokunmatik ekran optimum kolaylık sunarak, ısı seviyesi ve pişirme süresi gibi ayarlarınızı koruyor. Bu gerçekten sıra dışı bir şey yaratabilmeleri için tutkulu şeflere sunduğumuz sınırsız olanaklara yalnızca bir örnek. Ayrıca ev mutfağını sürekli olarak yenilikçi fikirlerle yeniden tanımlama sözümüze sadık kaldığımızın da bir göstergesi. Daha fazla bilgi için lütfen www.gaggenau.com’u ziyaret edin.

25


İçindekiler

102

30

Kültür karmaşası, stil uyumu Standard Studio & Ibiza Interiors

Etkinlik

34

Ajanda

38

Yeni Tasarım

Bu sezon tüm renkleri kucaklıyoruz. İrem Senemoğlu

108

Topraktan yeşile dönüş Bür Mimarlık

Fikir

46

Dekorasyon Ev

70

Ceren’in mutlu köşesi Ceren Akın

122

Ayrıntılardan gelen güzellik Plan B Mimarlık

Sergi

Dekorasyon Tekne

42

88

Büyük düşün, Gerhard Haderer Sevgi Yıldırım Dosya

54

Özel dosya Postmarin bir gün İrem Karagöz

Aquarius Autoban Studio Dekorasyon Sosyal Tesis

134

Kartal yuvasını buldu Elips Mimarlık, No: 1903

68

Kaktüs modası

Dekorasyon Mekan

72

80

İnadına mavi ve beyaz

148

Olmazsa olmazlarımız: Aksesuar durakları

Temmuz - Ağustos 2017 #64

İçindekiler

Film Mekan

26

50

Beni daha iyi tasarlayabilirsin Nurgül Yardım

Asmadan şarap keyfi Plan B Mimarlık, Asmadan

120

Eklektik hayaller Masquespacio, Albabel

136

İştah kabartan mekan Bür Mimarlık, Caramell Brasserie&Patisserie

Mekan

Dekorasyon Otel

42

138

Taht oyunlarına katılın Game of Thrones Pub

Organik Tatil Andrew Trotter, Moroseta Masseria

52

144

Mekan Keşif

Boho Otel Uras Studio


art’ı MEKAN Dekorasyon ve Mimarlık Dergisi Barış Mh. Tutkun Sk. Çelikay Sit. D Bl. No.18 İhsaniye, Bursa Tel: 0 224 452 99 63

Tasarımcı & Söyleşi

Sahibi Altıntaş Yayıncılık adına Fatma Altıntaş Yılmaz Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Müdür Fatma Altıntaş Yılmaz fatos@altintasyayincilik.com f.yilmaz@artimekan.com Editör Duygu Yazıcı d.yazici@artimekan.com Grafik Sertan Şafak Fotoğraf Kaan Suud Sert Reklam Koordinatörü Çağlar Çiftpınar caglar@altintasyayincilik.com Reklam Sorumlusu Atakan Şenses atakan@altintasyayincilik.com Yayın Kurulu Adnan Serbest Atilla Kuzu Levent Çırpıcı Kunter Şekercioğlu Esat Fişek Avrupa Temsilcisi Sevgi Yıldırım

60

Sadelik makamında renkli bir kadın Tülin Bozüyük - Aise Amet

76

Küçük ölçekte büyük tasarımlar Umut Yamaç

Katkıda Bulunanlar Aise Amet, İrem Karagöz, İrem Senemoğlu, Gökçe İpek, Elvin Evren, Nurgül Yardım, Gözde Şekercioğlu, Melih Ersayın.

84

Kusurlu güzellikler mimarı Aslı Baysan Birgen Marka

56

62

58

98

Nolte Fima Carlo Frattini Marka Etkinlik

100

Atölye Mutfak

ABD Temsilcisi Emre Hakgüder

Gliese Design Havan Home

Baskı ŞAN OFSET Hamidiye Mh. Anadolu Cd. No:50 Kağıthane, İstanbul Tel: 0212 289 24 24 Baskı Yeri - İstanbul Baskı Tarihi - Temmuz 2017 Süreli Yayın Temmuz - Ağustos 2017 Yazı ve fotoğrafların tüm hakları art’ı Mekan Dergisi’ne, yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. artimekan arti_mekan arti_mekan 27


B

eklenen yaz, tüm sıcaklığıyla çevreledi günlerimizi. Sadece psikolojilerimizi değil, vakit geçirdiğimiz mekanları da etkilemeyi başardı. Ruhumuzu iyileştiren yaz; sıcacık renkleri, kabına sığmaz desenleri de getirdi peşi sıra. İç mekanlar botanik desenler, marin tonlarla dolup taşarken bahçeler ve balkonlar da bu esintinin rüzgarına kapıldı. Bohemin gücü yazla birlikte bir adım daha arttı.

Böylece diğer yıllardan farklı olarak dış mekanlar, birer yaşam alanı gibi dekore edilmeye başlandı. Bir masa, iki minderle renklenen balkonlardan tutun da geniş oturma grupları ve bol tekstil kullanımı yapılan bahçelere kadar. Biz de bu alanları şekillendirebileceğiniz fikirlerle doldurduk sayfalarımızı. İtalya’nın tepelerinden, Bodrum sahillerine kadar doğallığıyla ön plana çıkan bohem mekanlar ve evler hepimizin gönlünü kolayca fethetti. El emeğinin değeri bir kez daha katlanarak artarken dünyanın farklı noktalarındaki tasarımcılar da adlarını duyurmaya başladı. El yapımı origami lambalar tasarlayan Umut Yamaç ve kendi restoranı için tasarladığı seramiklerle Tülin Bozüyük de sayfalarımıza konuk oldu. Kulübeden bozma bir evden seramiklerle donatılmış bir pizzacıya her alanda gördük el yapımının kıymetini.

Editör Duygu Yazıcı

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Editör

d.yazici@artimekan.com

28

Artan kumaş ve aksesuar kullanımı mimarinin tamamlayıcısı olarak karşımıza çıkarken, aksesuar mağazalarına uğramadan edemezdik. Belirlediğimiz aksesuar duraklarına göz atarken yeni sezona dair fikirlerini de aldık. Botanik desenler her ne kadar popüler olsa da tahtı asla sarsılmayacak marin modasına iki farklı açıdan bakmak istedik. Böylece mavi ve beyazın en alışıldık ve dejenere hallerini sizler için bir araya getirdik. Temmuz Ağustos sayımızı hazırlarken gördük ki yaza yön veren fikirler kışın bir yansıması. Siz de dış mekanlarınızı oluştururken içeriyi dışarıya taşımaktan, el emeğine yer açmaktan, sandıkları açıp dantelleri çıkarmaktan ve renklerin ahengine kendinizi kaptırmaktan sakınmayın. Çünkü hayatın büyüsü, detaylarda saklı!


29


Acarblu Pop-Up Galeri’nin bu ay ki konuğu: Sevil Dolmacı Çağdaş Eser Seçkileri Gerçekleştirdiği sanat etkinlikleri, önemli kurum ve koleksiyonlara verdiği sanat danışmanlığı hizmetiyle tanınan Sevil Dolmacı’nın çağdaş eser seçkilerinden oluşan sergisi; Beykoz’da bulunan AcarBlu Pop-Up galeride sanatseverlerle buluştu. Ergin İnan, Ekrem Yalçındağ, Ömer Uluç, Kemal Önsoy, Mehmet Gün, Haluk Akakçe, Koray Ariş, Jiri Georg Dokoupil, Ahmet Güneştekin, Laurence Jenkell, Selma Gürbüz, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Pınar Dupre, Nurdan Likos ve Seydi Murat Koç gibi sanatçıların eserleri sergilendi. Derya Yücel tarafından kürasyonu gerçekleşen serginin seçici kurulunda Londra merkezli Delfina Foundation’ın kurucusu Aaron Cezar, Borusan CEO’su ve koleksiyoner Agah Uğur, seramik sanatçısı Alev Ebuzziya Siesbye gibi önemli isimler yer aldı.

Değişen Rotalar Değişen Haritalar

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Etkinlik

Galeri Siyah Beyaz, Mimarlar Derneği 1927’nin 90. kuruluş yılı programı çerçevesinde geliştirilen “UrbanObscura” projesinin ilk etkinliği olan sergi açılışına ve Mimarlar Derneği 1927’nin sezon kapanış partisine ev sahipliği yaptı. “Kent, kentlilik, kent mimarisi ve kent mekânı kavramları bizim için ne anlama geliyor?” sorusu yarım asırdır sorgulanmasına rağmen, yaşanan değişimin hızı ve içeriği nedeniyle bugün de güncelliğini koruyor. Ersa Mobilya’nın katkılarıyla gerçekleşen “UrbanObscura / Kentler: Değişen Rotalar Değişen Haritalar” sergisi, bu sorunun eşliğinde, Mimarlar Derneği 1927 tarafından yürütülen UrbanObscura projesinin gelişmesine katkı sağlamak ve yaşanan kentsel-mimari değişim ekseninde rotalar ile haritaların da değişiyor olmasına dikkat çekmek amacıyla farklı disiplinlerde üretim yapan sanatçıları bir araya getirdi.

30

Geleceğin yaşam alanlarına, gençlerin hayal gücü değdi. Türkiye’nin genç tasarımcılarını keşfetmek ve onların yaratıcılıklarını desteklemek amacıyla düzenlenen Nef “Fold It” öğrenci tasarım yarışmasının kazananları açıklandı. Nef ve Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışmada katılımcılar, hayallerindeki yaşam alanını senaryolaştırma fırsatı yakaladı. www.neffoldit.org sitesi üzerinden teslim edilen senaryolarda bir Nef keşfi olan “Fold” konsepti için farklı yaklaşımlar öneren gençler, bu yaklaşımları kullanarak mekan ve mekana ait bir nesneyi tasarladı.


31


Dolu dolu yaz Çocuklara yönelik eğitici, öğretici ve yaratıcılığı teşvik eden etkinlikleriyle her zaman adından söz ettiren Kanyon, karne sevinci yaşayan çocukların yaratıcılığına katkıda bulunacak bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. 1-2 ve 8-9 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen atölyede çocuklar, çocuklar kağıt kullanarak ortaya neler çıkarabilecekleri gördü.

Hayata dair sergi Anadolu Hayat Emeklilik’in bu yıl 11’inci kez gerçekleştirdiği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması’nda dereceye giren eserler, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı Dış Hatlar Terminali’nde fotoğraf severlerle buluştu. Kadınların gelişimine sosyal, kültürel ve toplumsal olarak katkıda bulunmayı hedefleyen ve Türkiye’nin en çok ilgi gören fotoğraf yarışmalarından biri olan Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’e bu yıl 1.897 yarışmacı, 6.501 fotoğraf ile başvuruda bulundu.

Vivense’in muhteşem altılısı Bursa’da!

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Etkinlik

Ev ve yaşam keyfinin her alanında bulunma misyonunu yeni showroomlar aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına taşıyan Vivense, „Altı Duyu, Altı Şehir, Altı Showroom” isimli etkinlik serisinin beşincisini dokunma duyusuyla Bursa’da gerçekleştirdi. Dokunma duyusuyla bağlantılı olarak hisleri uyandıracak ve el yapımı objelerle dekorasyonun nasıl harmanlanması gerektiğinin anlatıldığı workshop’ta, dokunma duyusunun el becerisi ve yaratıcılıkla nasıl kullanılması gerektiğinin ipuçları paylaşıldı. Türkiye’de perakendeleşme konusunda hızlı adımlar atan Vivense, Bursa’da açtığı ikinci showroom’unda, Bursa mobilya sektörünün başarılı isimlerini ağırladı.

32

24. İstanbul Caz Festivali başladı İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 20 yıldır Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali 24. kez gerçekleştirilecek. 4-20 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen festival bu yıl da cazın önde gelen isimlerini ve güncel müziğin yıldızlarını İstanbul’un farklı mekânlarında ağırladı.


33


d.ream Akademi’den yaz aylarına renk katacak atölyeler! d.ream Akademi’nin Bosch’un katkıları ile düzenlediği mutfak atölyeleri, Temmuz ve Ağustos aylarında sezonu şehirde geçirenlere keyifli bir alternatif oluyor. Farklı içeriklere sahip amatör eğitimlerle katılımcılara kendi mutfaklarında profesyonel bir şef gibi harikalar yaratma olanağı sunuyor. Temmuz ayının ilk atölye programı olan “Kahve 101 iken Ağustos programı, “Kokteyl Partilerinin Vazgeçilmezleri ve Sosları” isimli mutfak atölyesiyle başlıyor.

Gaggenau ile Boğaz’da sinema keyfi başlıyor

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Ajanda

Gaggenau ve Sait Halim Paşa Yalısı iş ortaklığıyla düzenlenen “Gaggenau ile Boğaz’da Sinema Keyfi” geri dönüyor. Vizyon filmlerinin tadını çıkarmak isteyenler için Temmuz ve Eylül ayları arasında on farklı film gösterimi düzenlenecek. Film öncesinde yalının rıhtımında açık büfe atıştırmalıklarla başlayacak sinema geceleri, güneş battıktan sonra patlamış mısır ve dondurma eşliğinde film seyriyle devam edecek. Detaylı bilgi almak için biletix.com’u ziyaret etmek ya da Sait Halim Paşa Yalısı’nı aramak yeterli.

34

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden davet: #KöpeğinleGel İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, tüm ziyaretçilerini köpekleriyle birlikte sergi gezmeye davet ediyor. Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri sergisinin küratörlüğünü Ekrem Işın, danışmanlığını Catherine Pinguet’nin üstleniyor. Sokak köpeklerinin, dini, siyasi ve sosyolojik dönüşümlerle değişen serüvenine ışık tutan sergi; 16 Eylül’e kadar ziyaret edilebilir. Detaylı bilgi almak için biletix.com’u ziyaret edebilir ya da Sait Halim Paşa Yalısı’nı arayabilirsiniz.


35


Sosyal medya değil “Sosyomanya” Bozlu Art Project, 15 Haziran - 26 Ağustos tarihleri arasında “SOSYOMANYA” isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Özlem İnay Erten’in yaptığı sergi, günümüzde patolojik seviyeye varan “SOSYAL MEDYA” kullanımının bireylerin iç dünyasındaki yansımaları ve toplumsal ilişkilere etkisine odaklanıyor. Ali Alışır, İlgen Arzık, Beyza Boynudelik, Özgür Demirci, Utku Dervent, Evren Erol, Çağatay Odabaş, Meliha Sözeri, Berkay Tuncay ve Semih Zeki’nin yapıtlarının yer aldığı sergi, sosyal medya kavramına sanatçıların gözünden bir bakış sunuyor.

25. yıla yakışır kutlama Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Çatalhöyük Araştırma Projesi’nin 25. yılını bir sergiyle kutluyor. 21 Haziran’da açılan “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” sergisi arkeoloji meraklılarını tarihte 9 bin yıllık yolculuğa çıkarıyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Çatalhöyük’te yürütülen bilimsel çalışmaların üç boyutlu modellemeyle buluntuları yeniden canlandırma, kazı alanlarının lazer taraması ve VR (sanal gerçeklik) teknolojisiyle Çatalhöyük binalarının deneyimlenmesi gibi interaktif sergileme yöntemleriyle aktaran sergi 25 Ekim tarihine kadar Beyoğlu, ANAMED’de açık kalacak.

Fahrelnissa Zeid, İstanbul Modern’de!

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Ajanda

Modern sanatın öncülerinden ve soyut sanatın Türkiye’deki ilk temsilcilerinden Fahrelnissa Zeid’in kapsamlı bir koleksiyonuna sahip İstanbul Modern, sanatçının yapıtlarından oluşan bir seçkiye Kısa Süreli Sergiler Alanı’nda yer veriyor. Seçkide, sanatçının Türkiye sanat ortamında başladığı 1940’lı yıllardan Amman, Ürdün’e taşındığı 1970’li yıllara kadar, en etkin olduğu dönemden yapıtlar yer alıyor. Seçkideki eserler, 30 Temmuz’a kadar İstanbul Modern’de görülebilir.

36


E s n e k Ç ö z ü m l e r. . . w w w.ghess.com.tr Tr a d e m a r k b y M G G r o u p

37


Ani toplantılar için Koleksiyon Koleksiyon, yeni nesil ofis tasarımlarını bir araya getirdiği ‘Self-Organised Workplace/Kendini Kurgulayan Çalışma Alanı’ temasında alternatif çalışma kurguları için farklı kompozisyonların yaratılmasını mümkün hale getiriyor. Seride yer alan Studio Kairos tasarımı Poema; alçak koltukları ve sehpasıyla çalışma ortamında mekansal zenginlik yaratıyor. Plansız toplantılar veya yaratıcı ekip çalışmaları için tasarlanan Poema, değişen ihtiyaçlara uygun çözümler sunuyor.

Ciltlere doğal ferahlık Tarih boyunca güzellik ve bakım reçetelerinin vazgeçilmez parçası olan maden suyu, 3 farklı üründen oluşan yeni Uludağ Premium Cilt Bakım Sprey serisi ile cildin ihtiyaçlarını hem pratik hem de etkili biçimde karşılıyor. Doğal maden suyu içeren Uludağ Premium Cilt Bakım Sprey serisinde, Sade ve E Vitaminli yüz spreyleri ile Güneş Koruyuculu sprey yer alıyor. Farklı ihtiyaçlara yönelik 3 ürün Sade: Cildi nemlendirir, yumuşatır ve parlaklık kazandırır, serinlik ve ferahlama hissi verir, aynı zamanda cildin nefes almasını sağlar. E Vitaminli: İçeriğindeki E vitamininin antioksidan etkisiyle hücrelerin yenilenmesine, cildin canlanmasına ve nemlenmesine yardımcı olur. Güneş Koruyuculu Sprey: 30 SPF içeriği ile tüm vücut için güneşin zararlı etkilerine karşı koruyucu görevini üstleniyor.

Joe Doucet’dan Nude tasarım: O2 Karaf

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Yeni Tasarım

Şişecam Topluluğu’nun global tasarım markası Nude için “Camp” ve “Alba” ürünlerini tasarlayan dünyaca ünlü tasarımcı Joe Doucet, şimdi de O2 tasarımıyla karafları şıklık ve yalınlık ile buluşturdu. Şişecam Topluluğu’nun global tasarım markası Nude, ünlü tasarımcıların çizimleri ve Türkiye’deki ustaların yeteneğiyle camın en yalın halini yansıtıyor. Nude, kurşun içermeyen kristal cam tasarımları ile cam dünyasında benzeri bulunmayan bir şeffaflığı ortaya çıkarıyor.

38

Tasarım IKEA’da! 1970’lerde cesur desenleriyle tekstil dünyasına yeni bir bakış açısı kazandıran tasarım ekibi 10-gruppen, ikonik İsveç desenlerine modern bir yorum getirdikleri yepyeni bir koleksiyon için IKEA ile bir araya geldi. IKEA, 10-gruppen’in 1970’li yıllarda tasarladığı desenlerden ilham alan ‘yeni bir başlangıç’ teması ile eski ve yeniyi bir araya getirdiği AVSIKTLIG Koleksiyonu’nu kısa bir süre için satışa sundu. Zümrüt yeşili, koyu mavi ve limon sarısı renk gruplarından oluşan ve İskandinav tarzını mükemmel şekilde yansıtan AVSIKTLIG, sizi birbirinden cesur renk ve geometrik desenlerle tanıştıracak.


39


Tasarımdan yazıya

Rahatlık, şıklıkla buluştu! İtalyan mobilya tasarımının köklü ve öncü markalarından NATUZZI, rahatlığı şıklıkla buluşturan Herman kanepe ile yaşam alanlarını “seçkin huzur” kavramıyla tanıştırıyor. Fatih Kıral Mobilya & Dekorasyon tarafından sunulan Herman kanepeler, NATUZZI ismini taşıyan Cemil Topuzlu, Levent ve Emaar Square Avm mağazalarının yanı sıra Bodrum, Antalya ve Florya’daki Fatih Kıral mağazaları içinde de NATUZZI’ye özel bölümlerde yerini aldı.

Müziğin şekli: Beosound shape

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Yeni Tasarım

Dekorasyonun bir parçası aynı zamanda da müzik sistemi olan Besound Shape, hem ses kalitesi hem de görüntüsüyle etkileyici bir izlenim sunuyor. Bang&Olufsen’in piyasaya sunduğu wireless ses sistemi petek dokusuyla, kişiye özel tasarımlar yapmaya da olanak sağlıyor.

40

Rock’n Roll ruhu duvarlarınızda! Roberto Geissini, kendi adını taşıyan markası ile gardıroplarımızdan sonra şimdi de Rasch markası için özel olarak tasarladığı duvar kağıdı koleksiyonu ile yaşam alanlarını değiştirmeye hazırlanıyor. Kadifemsi, parlak ve ışıltılı dokunuşları ile bir rock yıldızının hayatını yansıtan tasarımları bir araya getiren “Blue Velvet” duvar kağıdı koleksiyonu, rock’n roll hayranlarının en sevdikleri parçaları bulacakları birbirinden farklı ve gösterişli alternatiflere yer veriyor.

Gençliğin ruhunu ve enerjisini yansıtan koleksiyonları ve farklı aksesuarlarıyla dikkatleri çeken Vakkorama, Design Letters ile tasarımı yaşamın her alanına taşıyor. Türkiye’de sadece Vakkoramalar’da satılan Desing Letters ürünleri renkli, eğlenceli ve sıra dışı tasarımları ile dikkat çekiyor. Vakkorama’nın eğlenceli hediye alternatifleri arasında yer alan Desing Letters’ ın ürünleri arasında yer alan; defter, bardak, tabak, kalem seti, su şişesi, kesme tahtası, askı, ölçü kabı, havlu gibi eğlenceli ürünler ile tasarımları yaşamın her alanına taşıyabilirsiniz.


41


Büyük düşün: Gerhard Haderer Geçtiğimiz ay yakın bir arkadaşımın düğün daveti nedeni ile Almanya’nın Hannover şehrindeydim. Ziyaretim sırasında görme fırsatı bulduğum ve beni oldukça etkileyen bir sergiden bahsetmek istiyorum: Gerhard Haderer - Think Big!

Gerhard Haderer, Avusturyalı ünlü bir karikatürist. 1951 yılında doğan ünlü sanatçının karikatürleri, fotografik çizimleri ve eleştirel yapısı ile ön plana çıkıyor.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Sergi

Müze adını, ünlü Alman karikatürist sanatçısı Heinrich Christian Wilhelm Busch’dan alıyor. Müzenin yer aldığı Georgengarten ise Hannover’ın en büyük park alanlarından biri. Wilhelm Busch Müzesi’ne doğru ilerlerken devasa ağaçların bulunduğu uzun bir yoldan geçiyorsunuz. Oksijeni içinize uzun uzun çekerek yaptığınız keyifli bir yürüyüşün ardından müze, yeşillikler içindeki görkemli mimarisi ile sizi karşılıyor.

Hazırlayan: Sevgi Yıldırım 42

Think Big! 30 yılı aşkın bir süredir şirketlerin yarattığı ihlallere dair mutlak fantezileri; hiciv ve ironiyle sergi ziyaretçileri ile buluşturuyor. Sanatçı; siyasi, sosyal ve dini olayların tabularını keskin bir şekilde eleştirerek, çifte standart ile sisteme keskin bir şekilde yanıtını veriyor. Gerhard Haderer, karikatürlerinde tek bir konu üzerine yoğunlaşmamış. Finansal krizler, mülteci sorunu, tüketim toplumu, dini olaylar üzerinden lider medya iletişimine yapmış olduğu sert eleştiriler şüphesiz ki ziyaretçileri derinden düşünmeye davet ediyor.

Ek olarak gündelik hayatın değişimini gözler önüne seren karikatürleri “dijital çağ”ı sorgulamamızı sağlıyor. Gerhard Haderer, 1985-1991 yılları arasında haftalık dergisi Stern’i yayınlamış. Sergide yer alan çoğu karikatür, dönemin karikatürlerini de görme imkanı sağladığı için sergiyi arşiv niteliğinde değerlendirebiliriz. Dilerseniz sizi serginin görselleri ile baş başa bırakalım, zira her bir görsel onlarca yorumu da beraberinde getiriyor.


43


44

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


45


Bu sezon tüm renkleri kucaklıyoruz... Nihayet yaz geldi! Okullar kapandı, hava ısındı ve terasta keyifli zamanlar geçirmenin, sezonu karşılamanın tam zamanı. Oldukça kalabalık bir şehirde yaşasanız bile, kırsal alanın muhteşem cazibesini açık alanınıza ekleyebilmek için en keyifli günler başlıyor. Bu sezon belirlenmiş bir stil yok bence; basit modüller de var bohem şıklıklar da...

Betonun soğuk etkisini ahşaplarla mı yoksa çiçeklerle mi karma yapacağız ya da klasik bir koltukla mı birleştireceğiz tamamen size kalmış. Neyi seviyorsanız! Yeter ki dengeleri iyi kurulmuş olsun. Sanırım anladınız, yine kişiselleştirilmiş mekan algısı ön planda. Fakat önümüzdeki yaz günlerinde tüm renkleri kucaklayacağız.

Fikir

Yine de söylemeden geçmeyeyim; elimizde bir reçete yok ama dokulu zanaat parçaları ve eklektik tekstiller size biraz yön verebilir. Bu yazın öne çıkan görselleri; retro parçalar, örgüler, dış mekan kilimleri, yan masalar ve rengarenk yastıklar. Mobilya ve dekorlar o kadar eğlenceli ki bahçede ya da terasta değil de evin içindeymiş gibi bir hisse kapılacaksınız.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

2017 yaz renk eğilimleri ne olacak diye sorarsanız; aqua, indigo mavi, sakinleştirici kum beji, çok açık gri gibi yumuşak tonlar ve bu sakinliğe canlılık ekleyecek; mercan kırmızı, sarı ve tabii ki yeşilin her tonuyla rengarenk dokunuşlar.

Hazırlayan: İç Mimar İrem Senemoğlu 46

Sıcacık etkisiyle ahşap mobilyalar rahat ve rustik yaşam alanı oluşturmak için mükemmel bir seçimdir ve her sezon olduğu gibi yine bizimle. Üzerine doku çalışması yapılmış, renklendirilmiş, teknolojiden faydalanarak değişik malzemelerin bir araya getirildiği tasarımları sıklıkla görüyoruz. Üstü kapalı bir verandanız, kış bahçeniz var ise her ürünü seçebilirsiniz. Ancak açık alana yerleşmek istiyorsanız suya dayanıklı malzeme seçimine dikkat edelim.


Uzun yıllar kullanmak istiyorsanız kalıcı parçalar için hiç tereddütsüz teak ahşap seçimi yapabilirsiniz. Isı ve neme karşı aynı performansta daha dayanıklısını bulamazsınız. Orijinal ahşap rengini korumak isterseniz, ilerleyen zamanlarda özel yağıyla bakım yapmalısınız. Bazılarınızın görsel tercihi daha rustik, daha vintage olabilir. Teak yağı ile desteklemediğinizde gri bir renk alacaktır. Bu ağacın bozulması değil renginin değişmesi demektir. Son yıllarda biraz daha fazla gördüğümüz endüstriyel parçalar ile dengesi harikadır. Hemen fikrimi söylüyorum; yaz olunca yanına en çok koyu mavi tonlarını yakıştırıyorum. Aşırı süslü, taşıması, kullanması zor dövme demir ve plastik sahte ahşap mobilyaları unutun. 70’li yıllardan esinlenen; rattan ve hasırdan mobilyalar ile retro dokunuşlar geri geldi. Ve sadece dışarıda değil evlerimizin içinde de sıklıkla göreceğiz. Dokuma eğilimi cesur bir adımla bir adım ileriye gidiyor. Mobilyalarda geleneksel olmayan renklerin kullanılması yazın öne çıkanı diyebilirim. Ahşaplar, beyaz minderler derken arada mavi hasır bir koltuk çok eğlenceli olmaz mı?

Örgüler sadece koltuklarda değil; terastaki sehpanın altında, çimlerin üzerinde ve tabii ki derginizi, çiçeklerinizi yerleştirdiğiniz sepetlerde de... Bence yaz dekorunun olmazsa olmazı diyebileceğimiz malzemesi budur. Doğal taştan cazip seramiklere kadar, bu basit ancak son derece etkileyici tasarımı benimseyen birçok malzeme seçeneği bulabilirsiniz. Sadece masa değil bazen de sehpalarımızı renklendirebiliriz. İç mekânları dışarı çıkarmanın bir yolu da desenli yastıkları dışarı taşımaktır. Etnik ürünlerin satıldığı mağazalardan bulabileceğiniz renk renk sepetler de tasarımcıların dokuduğu duvar halıları da dekorunuza renk katacaktır. Doğal malzemelerden özellikle toprak saksılardan asla vazgeçmiyoruz ama beraberinde birkaç tane boyalı paslanmaz tasarım eklemek biraz eklektik bir anlayışla şıklık yaratacaktır. Hani evimizin yan cephesinde boş kalan duvar var ya oraya öyle bir raf yerleştirelim ki kendisi sanat eseri gibi olsun bize de köşemizi renklendirmek kalsın. Yeşil sadece bitkilerle değil de bizi her köşeden kucaklasın. Bazen yemek masasının yanındaki bir sandalye ile bazen de bir balonun içinde sakince kitabınızı okurken…

47


Taht oyunlarına katılın!

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Mekan

Her sezon sevenlerini hayret içerisinde bırakan, çekim teknikleri merak uyandıran, çekildiği mekanlar ziyaretçi akınına uğrayan Game of Thrones dizisinin yeni sezon bölümleri yayınlandı. Bunun hemen öncesinde ise bu yaza özel bir mekan açıldı: Game of Thrones Pub. Pop-up bar niteliği taşıyan mekan, Drink Company ve Ommegang Brewery ortaklığında hayata geçirildi.

48

Kızıl Kale’den, çok yüzlü tanrılı duvara farklı bölümleriyle PUB, Game of Thrones setini ziyaret etmişsiniz gibi bir izlenim bırakıyor. Her an kulağınıza ilişen dizi soundtrack’leri de buna epey katkı sağlıyor diyebiliriz. Aksesuar seçimleri de yine diziden yapılmış. Taş duvarların üzerini süsleyen kılıçlar, boynuzlar hemen her yerde karşınıza çıkabilir. Demir taht ise en çok fotoğraf çekilen alan olabilir. Farklı odaların yer aldığı mekanda neredeyse birçok parça Drink Company’nin özel ekibi tarafından tasarlanmış ve üretilmiş. Hall of Faces’da bile ekip ve ailesinin yüzlerinin maskeleri çıkarılmış. Daenarys’in ejderhaları ise Andrew Herndon ve lokal sanatçı Andrew Funk’ın ortak yapımı.

Kuzey Hatırlar/The North Remembers ise burada sadece bir replik değil aynı zamanda bir içeceğin adı ve Kuzey’i andırması için viskiyle hazırlanmış. Tüm bu içecekleri ve diziyle ilgili detayları içerisinde barındıran Game of Thrones PUB , 27 Ağustos’a kadar Washington’da ziyarete açık.


49


Beni daha iyi tasarlayabilirsin

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Film Mekan

İnsan dünya ile akışkan ve bol değişkenli ilişki içindedir diyebiliriz. Bunu anlamak için bazen filmlere bakmak yeterli oluyor. Niye ve kime kurgulandıklarını bize direkt söylemeden, anlam arayışında olma halleriyle, insanların bu tasviri yorumlamasına bırakıyorlar. Bu yüzden kurulan gelecek hayalleri, zamanı anlayıp ileriye dair bir şeyler anlatma derdinde oluyor. “Kabuktaki Hayalet” özgün adıyla “Ghost in the Shell” 1995 yılında yayınlanan kült bir anime aslında. Hollywood bu Japon animesinin bilim kurguya olan yaklaşımını görüp, içindeki değişkenleri de büyüterek fütüristik dünyayı yeniden yansıtmaya karar vermiş. Filmde insanlar “insanı” geliştirme konusunda takıntılı oldukları için, ileri teknoloji ile yapılan eklemeler filmin ana çıkış noktası. Hikâyede belki de en önemli şey, insanlığa yönelik bir sonraki adımın robotlaştırma olacağını anlatıp, bu yeni nesil insanların organik beyinleri ve sentetik vücutları olduğunu kabul etmek.

Hazırlayan: Nurgül Yardım 50


kodları, yaşam alanlarının ve kıyafetlerin tasarımlarında görebiliyoruz.

Filmlerde yaratılan ütopyalarda, özellikle bilim kurgu türlerinde, “gerçeklik” ile filmin doyurulması, izleyicinin geleceğe yönelik beklentilerinin daha çarpıcı kurulmasında etkili oluyor. Öyle ki mevcut durum ile kurulan bağ sayesinde insan gördüklerindeki gerçekliği alıyor, kabul ediyor ve bir sonraki hayali daha kolay kabulleniyor. Bu durum, teknolojik imkânların sınırları genişlediği sürece, bilim kurgu filmlerinde sınırlarını mantıkla genişletmeye ama aynı zamanda yeni ve farklı şeyler sunarak ilgi çekici olmalarını sağlamaya çalışıyor. Bunun aktarılması için en iyi unsur da mekânlar olmaya başlıyor. Kabuktaki Hayalet, karakterlerin hayatlarından bağımsız; şehrin, mekânların dilini işte bu sebeple fazlaca kullanıyor. 1995 yılında anime filmi için yapılan eskizlere baktığımızda da bunu görebiliyoruz. Çizimler, gelecek

hayalini ayakları yere basan şekilde aktarıyor. 2017’de yeniden yorumlanan bu Hollywood yapımlı film, şehrin aşırı derinlerine dalmış bir his uyandırarak bu hayali bize geçirmeye çalışmakta. Bunun için de tanıdık mekânlar görünce duygularının taşması aynı zamanda yabancılık duygusunu uyandırmaya yetecek kadar da egzotik elemanların da olması durumu var. Filmde nasıl bir hikâye ilerlediğinden bağımsız, şehri keşfetme hissi yaratan bir durum bu. Zaten hali hazırda Megapolis, Blade Runner gibi bilim kurgu filmlerinde bildiğimiz “fütürizm” ve “mega şehirler”, bu filmde de aynı merakı sürdürüyor denilebilir. Fütürizm derken, 1900’lü yılların başında bir manifesto ile ortaya çıkan ve geçmişi tekrarlama ve taklit etmeyi reddeden bir manifestodan söz ediyoruz. Filmde bunu yapılan şehir tasviri, animeden gelen eskizlerin renk

Filmde beni bu bakış açısıyla baktığımızda en çok etkileyen sahnelerden biri, sahnedeki şehir ve sokaklar oldu. Büyük holografik görüntülerden oluşan bu şehir ilk bakışta Hong Kong’u hatırlatıyor. Ancak daha detaylı bakınca tabelalar ve işaretlerin yerini hologramlar almaya başlıyor ki bu da istenildiğinde değişen, ölçekleri büyük ama yapılara dokunmayan bir durum. Postmodern mimarinin önemli figürlerinden Robert Venturi’nin “Las Vegas’dan Öğrenmek” kitabında bahsedilen mimari iletişim olgusunu görüyoruz. Venturi kendisi, işaretler, antenler ve tabelalarla bozulamayacak binalar yaratmak istiyordu. “Ghost in the Shell”de yer alan şehir aynı amaç göz önüne alındığında tasarlanmış denilebilir. Görülen her hologram sizi şehirde takip eder, değişir ve yapılarında bireyselliklerine bir nevi katkıda bulunur. İşte bu durum şehirlerin gelecek tasvirinde fazlaca dikkate değer bir konu. Filmin bilim kurgu türünde olması, diğer türlerin yanında daha fazla yaratıcılık ve hayal kurmayı da yanında getirmiş oluyor. Aslında bu süreç, sadece film senaryosunun akmasının dışında, ona direkt bir girdi olan mekânın tasarlanması. İşte bu tasarım nereye gider, nasıl daha iyi olur, bizlerin kafasında kurduğumuz gelecekle ne kadar örtüşür veya örtüşmeli midir, hep üstüne düşünülmesi gereken sorular. Filmde bir sahnede duyguları olan ama sentetik vücutlu karakter ile onu oluşturan doktor arasında geçen sahne belki de bunu özetlemek için vardır.

51


Mekan Keşif İstanbul sokaklarında başladığımız mekan keşif rotamızı güneye indirdik ve Bodrum’dan Antalya’ya kadar ilerledik. Farklı tarzları ve hedef kitleleriyle göz ve damak zevkinize hitap edecek mekanları sizler için belirledik. Tadını çıkarmanız dileğiyle!

SAF RESTORAN

Dokunuş, lezzet, koku, ses ve daha iyi bir sen kodlarıyla temsil edilen Urban Social konseptini otelcilik anlayışının merkezine yerleştiren AKRA, lezzeti sağlıkla SAF restoranda lezzet kodu ile buluşturuyor. Doğal tarzı tercih edilen dekorasyona da uyarlanan SAF restoran, kilo aldırmayan ve tok tutarken enerji veren raw-vegan menüsüyle The LifeCo’nun içinde, yemyeşil bahçesi ve Bey Dağları’na bakan etkileyici manzarasıyla hizmet veriyor.

29 FOOD BAR Kaliteli eğlence ve müziği buluşturan 29 Foodbar, Bodrum’daki yeme-içme anlayışına yepyeni bir soluk getiriyor. Yazla özdeşleşen mekanın mimari yapısı; samimi, rahat ve eğlenceli bir ortam sunuyor. Yemyeşil bir avluya sahip olan 29 Foodbar’ın doğal dokusu, Bodrum atmosferini yansıtıyor. Mekan sadece gece değil, gün içerisinde ve gün batımında da keyifli vakit geçirilebilme özelliğiyle öne çıkıyor. 29 Foodbar’ın eşsiz ambiyansı, Mimar Oytun Berktan’ın imzasını taşıyor.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Mekan Keşif

CARÉME RESTAURANT

52

Wyndham Grand İstanbul Levent bünyesinde bulunan Caréme Restaurant, yenilenen yüzüyle lezzet tutkunlarının vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor. Yenilenen dekorasyonuyla misafirlerine görsel bir şölen yaşatan Caréme Restaurant, şehrin en merkezi yerinde, muhteşem manzarası, şık dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Dünya mutfağının eşsiz lezzetlerinin yanı sıra Türk mutfağına eklediği yeni lezzetleriyle de misafirlerini karşılayan Caréme, yenilenen menüsüyle fark yaratıyor.


53


Postmarin bir gün Havaların ısınmasıyla birlikte her yaz kendimizi uçsuz bucaksız kumsallara, masmavi denizlere atmak ister; tüm kış boyunca bunun hayalini kurarız. Belki de deniz ve denizciler bize her zaman rahatlığı, dinginliği ve özgür olmayı anımsattığından marin modasından asla vazgeçemiyoruz. Yazın mutlaka karşımıza çıkan bu zamansız moda akımı, büyük tasarımcılar tarafından tekrar tekrar yorumlanıp bizlere sunuluyor.

Mavi ve beyaz şüphesiz bu moda akımının vazgeçilmezleri ve bunların tamamlayıcı rengi ise kırmızı. İlk akla gelen parçalar ise mavi beyaz çizgili enine çizgili kıyafetler. Günün her saatine ve gittiğiniz her yere uyarlayabileceğiniz bu stilin anahtar parçalarını sezon trendleriyle birlikte kullanmak benim her zaman tercihim olur. Örneğin bu sezon oldukça trend olan yazlık delikli triko kazakları kullanarak bu stilde farklı bir görünüm elde edebilirsiniz. Marin detayların yanına yakıştırdığım bir diğer sezon trendi ise tropik desenler. Sadece üst giyimde değil, alt giyimde de çok fazla rastladığımız tropik desenleri görünümünüze renk katmak için kullanabilirsiniz.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Özel

Marin modası dekorasyona uygulandığında casual bir görünüm elde edileceğini düşünürüz. Hasır altlıklar, halat detayları, cam ve ahşap malzeme, mavi-beyaz renklerde tabaklar, deniz figürleri ve renkli mumlar kullanarak rahat, daha gündelik bir görünüm elde edebileceğiniz gibi; keten kumaş, mavi beyaz seramik vazolar ve gümüş malzeme kullanılarak daha şık bir görünüm de elde edebilirsiniz.

54

Marin modası ev dekorasyonunda en kolay uygulanabilecek stillerden biridir. Fakat giyim modasında olduğu gibi evinizi dekore ederken denizle ilgili tüm unsurların bir arada kullanılmaması gerektiğinden yanayım. Her şeyi bir arada kullanmak oldukça karışık bir görünüme sebep olabilir. Mavi ve beyazın yanında kırmızıyı kullanabilceğiniz gibi; sarı, haki ve krem tonlarının da bu renkleri güzel tamamladığını düşünüyorum. Tercih tamamen sizin.


55


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Marka

Mutfaktan çıkmayanlara: NOLTE

56

Evden eve aileden aileye değişse de mutfakların trafiği hep yoğundur. Sabah kahvaltı etmek, arada atıştırmalık bir şeyler almak, saatlerce yemek yapmak, okuldan gelen çocuklara bir şeyler hazırlamak, akşam yemeği ve hatta gece kaçamakları için durmadan kullanırız mutfakları. Açılan kapanan çekmeceler, bıçak darbeleriyle yıpranıp durur. Bu denli yoğun kullandığımız mutfakların yine bu denli sağlam olmasını isteriz. Aynı zamanda da göze hitap etmesini, içimizi açmasını bekleriz.


Yola “Kalite her şeyden önce gelir” mottosuyla çıkan Alman mutfak, yatak ve giyinme odası üreticisi Nolte; hem tasarımları hem de üstün kalitesiyle iki ihtiyacı da sonuna kadar karşılamak için Bursa’da yeni mağazasını açmaya hazırlanıyor. Bursa’da daha önce de birçok perakende ve Ergin Evler gibi konut projelerinde bulunan Nolte, ülkemizdeki 16. mağazasının açılışını Altunal Mimarlık sahiplerinden Ömer Faruk Altunal ve Ayışığı Altunal’ın ev sahipliğinde Eylül ayında gerçekleştirecek. Açılışa, Nolte Türkiye Genel Müdürü Sebahattin Gürel ve Bekir Gürel başta olmak üzere birçok seçkin davetlinin katılım göstermesi bekleniyor. Nolte, 2017 yılı sonuna kadar Türkiye’deki toplam mağaza sayısını 20’ye yükseltmeyi planlıyor.

57


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Marka

Zarafeti akışına bırak

58

Bir zamanlar kendisi de zanaatkar olarak çalışan Carlo Frattini, bugün 57 yıllık köklü bir firmanın yönetim kurulu başkanı. 1960 yılında ailesiyle Fima’yı kuran Frattini, önce hortum üretmek için bazı makineler geliştirmiş ardından da aksesuar ve mikser sektörüne adım atmışlar. Sofistike ve minimalist bir çizgiye sahip Fima ürünleri, teknoloji ve kaliteyi bir arada barındırıyor. Daha da önemlisi geniş ürün grubundaki her bir ürün aynı kalite ve özenle üretiliyor. Her ne kadar teknoloji odaklı bir firma olsa da geçmişten gelen zanaatkar kökenleri Fima’nın her daim bu anlayış ve özenle çalıştığının bir kanıtı. Üç jenerasyondur hizmet veren İtalyan firması; günümüzde duş başlığı, batarya gibi temel ürünlerin yanı sıra hortum gibi yan aksesuarlar da üretiyor. Dolayısıyla banyonuzda kullanacağınız renk, desen ya da tarz ne olursa olsun Fima’da dekorasyonu bir adım daha ileri taşıyacak zarafette bir model bulmanız mümkün.


59


Küçük ölçekte, büyük tasarımlar

Söyleşi

Moooi yaratıcı tasarımlarıyla öne çıkan bir dekorasyon ve mobilya markası ve onlarca tasarımcıya ait eserleri geniş bir kitleyle buluşturuyor. Markanın bünyesinde barındırdığı tasarımcılardan biri ise bize diğerlerine göre çok daha yakın: Londra’da yaşayan Türk asıllı tasarımcı Umut Yamaç. Aynı zamanda mimar olan Yamaç, bugünlerde origamiyi andıran aydınlatma tasarımlarıyla ön planda. Yamaç’ın mimariye bakış açısını yansıtan bu röportaj, onu daha yakından tanımak adına keyifli bir başlangıç niteliğinde.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Umut Yamaç kimdir?

60

Ailem ben doğmadan birkaç yıl önce İstanbul’dan Londra’ya taşınmış. Ablam ve ben Londra’da yetişsek de sık sık dostları ve akrabaları ziyaret etmek için Türkiye’ye gelirdik. Üniversitede Barlett School of Architecture’da mimarlık okudum. Bu süreçte daha çok tasarım ve yapım aşamalarına yoğunlaştım. Aynı zamanda da objeler, modeller, enstalasyonlar yapılan workshoplara katılma fırsatım oldu; farklı malzemelerin yan yana nasıl durduğunu keşfettim. Mezun olup yıllarca bilinen mimari projelerde yer aldıktan sonra 2011 yılında kurduğum stüdyoda daha küçük ölçekli tasarım projelerine yöneldim. Böylece tüm tasarım ve üretim sürecine dahil olma fırsatı buldum.


Eğitiminiz mimarlık üzerine fakat ürün tasarımı yapıyorsunuz. Sizi bu noktaya getiren ne oldu? Bana göre mimari ve ürün tasarımı arasında pek çok benzerlik var. Öncelikle her ikisi de tasarım üzerine kurulu disiplinler ve yer değiştirebilir, tamamlayıcı yapıdalar. Tasarım süreci benim için aynı, aradaki tek fark biten işin ölçeği olabilir. Günün sonunda bir mekan ya da aydınlatma tasarlıyorum. Benim yaklaşımım; çıktıyı önemsemeyen, tasarım sürecine odaklanan mimari çalışmalardan yola çıkıyor. Bu yaklaşımla tasarımı her şeye uyarlayabilirsiniz. Gio Ponti, Aldo Rossi ve Carlo Mollino gibi 20. yüzyıl İtalyan mimarların bir geleneği de diyebiliriz buna. Mekan tasarlamalarının yanında ürün, mobilya ve aydınlatma gibi başka alanlarda da yer alıyorlar. İlginç olan şu ki mimari ölçek, tasarladığınız bir ürüne yol gösterebiliyor. Bu tam tersi için de geçerli. İngiltere’de yaşayan Türk asıllı bir tasarımcısınız. Bu karışımın tasarımcı kimliğinize olan etkisinden bahsedebilir misiniz?

Tasarımlarınızın birçoğunda origami sanatı karşımıza çıkıyor. Öyle başlayıp devam mı etti yoksa özel bir nedeni var mı?

Bildiğiniz gibi Londra’da yaşıyorum. Londra, inanılmaz derecede eşsiz ve İngiltere’nin diğer bölgelerinden tamamen farklı bir şehir. Çoklu kültüre sahip ve dünyanın farklı yerlerinden gelen insanları kucaklamış. Bir otobüse ya da metroya bindiğinizde farklı dillerde konuşan insanların seslerini duyabilirsiniz. Ben de büyürken pek çok farklı kültürden etkilendim. Türk kültürü de bunlardan biri ve hayatımda büyük yer kaplıyor. Beni en çok etkileyen muhtemelen babam olmuştur. Kendisi elektrik mühendisi ve mekanik işlerden, objelerden, tamirden çok iyi anlar.

Kağıdı tercih etmem Perch Light’ın tasarım süreciyle oldu. Lambanın dengesini sağlamak için yapısı hem çok sağlam hem de hafif olmalıydı. Buna ek olarak ışığın kağıttan süzülerek çıkması da beni etkiliyor. Yumuşak ve dokunulabilir…. Çalışmalarınızda doğayla kurduğunuz bağ aşikar. Kuşlar, çiçekler ve insan hareketine tepki veren tasarımlar... Doğayla güçlü bir bağınız mı var yoksa bir özlemin dışa vurumu denilebilir mi? Evet, sanırım temsili de olsa doğayı tasarıma taşımaya meraklıyım. Doğa, kendimizi yakın hissettiğimiz bir şey ve çalışmaya anlamlı bir katman daha ekliyor. Ancak ne kadar doğadan ilham alsam da bu güzelliği taklit etmekten öteye gidemem ki bu da büyük bir ilham kaynağı. Anladığım kadarıyla Perch Light sizin dönüm noktanız olmuş. Moooi ile iş birliğinizin işinize katkıları nelerdi? Evet, Perch Light’ın oldukça getirisi oldu. Moooi ise çok daha fazlasını kattı diyebilirim. Moooi ile çalışmak işimi daha büyük bir pazara taşıyabilmemi sağladı sonuçta. Eskiden olduğu gibi her bir parçayı birebir elle yapıyorum ama orijinalden türeyen bir grup ürün üretme konusunda da oldukça azimliyim.

61


Ne farkımız var doğadan

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Marka

Güneşin doğuşu, bir çiçeğin boynunu ışığa savuruşu, ağacın meyvelerini gere gere bize sunuşu… Doğa, yaratım gücü sınırsız bir mucizeler diyarı. Bizse onu taklit ederek ve çokça da üzerine ekleyerek kendi dünyalarımızı yaratıyoruz. Doğanın yaratım tutkusundan ilham alan Gliese Design kurucusu Mustafa Başaran da markayı ve tasarımları yaratırken doğadan yana kullanmış hakkını.

62

Terra Chair ve Atria Side Table, Gliese’in öne çıkan ürünleri ve her ikisinde de doğada fazlasıyla bulunan renkler ön plana çıkıyor. Göze güzel gözükeni gönül rahatlığıyla kullanmak da bir o kadar önemli. Metal fileli tasarımlar gerek formları gerekse gazetelik gibi ilave alanlarıyla oldukça ergonomik. Aksesuarlarıyla da dikkat çeken Gliese Design, bufalo ve geyik kafası duvar aksesuarlarını renkli detaylarla tasarlamış. İzmir merkezli marka; mobilya, aksesuar tasarımlarının yanı sıra iç mimari projeleriyle de farklı tasarım ihtiyaçlarına karşılık veriyor.


Barış Mahallesi, Aslanbey Sokak No:22 Nilüfer / Bursa

63


64

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


65


Mutfağımızdaki İtalyan: Berloni Modada İtalyan stilinin yeri her zaman bir başka. Çizgisiyle fark yaratan ve sektöre öncülük eden İtalyan modası, tasarımın her haliyle hayatımızda. Mutfaklara İtalyan stilini taşıyan Berloni de ayrıcalıklı tasarım anlayışıyla 60 yıldır sektöre yön veriyor.

Yüzde yüz İtalyan konsepti ve tasarım anlayışıyla dizayn edilen Berloni mutfaklar, kullanıcılarına kişiye özel çözümler de sunuyor. Berloni, kullandığı materyaller ve renk uyumları ile mutfaklara bambaşka bir atmosfer katmasının yanı sıra çevreye duyarlı bir marka olmasıyla da öne çıkıyor. Kalitesini, teknolojideki inovasyonunu ve malzeme konusundaki bilgisini dünyadaki son yenilikleri takip ederek sürekli olarak geliştiriyor. Çizgisinden malzemesine göz dolduran İtalyan mutfak markası, indirimli fiyatlarıyla bu yaz tüketicisine daha da yakın.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Advertorial

Türkiye’de Eczacıbaşı güvencesiyle ev sahiplerine sunulan Berloni’nin birbirinden şık mutfak tasarımlarına Adana İntema mağaza, Ankara İntema mağaza, Bursa B.M Koleksiyon, İstanbul Caddebostan İntema mağaza, Olcay Yapı Etiler ve İstanbul Nişantaşı İntema mağazasından ulaşabilirsiniz.

66


67


Paper Chase

Oliver Bonas Mevrouw Aardbei

HAY Design

Madam Stoltz

Home Republic

SIM , DI KAKTÜS MODA Dosya Kaktüs modası

Çiçekler hem evlerimizin hem de bahçelerimizin baş tacı. Gerçekleri kadar olmasa da desenleri bile ortama enerji ve renk katıyor. Renkleriyle kalbimizi çalan çiçekler yıllardır evlerimizi süslese de botanik modasının dekorasyonun bir parçası haline gelmesiyle tasarımcılar da rotayı egzotik ülkelere çevirdi. Bu zamana kadar üvey evlat muamelesi gören kaktüs de böylece evlere girmeyi başardı. Gelin; seramikten, kumaşa farklı tasarım ve objelerde sıkça gördüğümüz kaktüs modasına birlikte göz atalım. Puffer Fish Droco & Mello

Temmuz - Ağustos 2017 #64

H&M Home

68

Mad Museum Bloomingville

Boutique Vestibule

Store Without A Home


69


Ceren’in mutlu köşesi Aksesuarlar; en üstte duran, gözünüzün en çok gördüğü eşyalar aslında. Harika bir evi son aksesuar dokunuşu ile basitleştirmek veya basit bir evi birkaç aksesuar dokunuşu ile harika hale çevirmek mümkün. Pek çok kişi tarafından çok önemsenmese de evin en son işi olduğu için bütçelerde biraz kısıntıya gidilse de dekorasyonda en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi aksesuar seçimi.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Fikir Aksesuar

Aksesuar seçimlerinde yapılan mimari dokunuşları bir adım daha ön plana çıkarmak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle de yapılan aksesuar yerleşimini projenin ikinci aşaması olarak tanımlayabilirim. Eve gidip birebir o alanı görmek, keşif yapmak ve yerleştirme aşamasında da bizzat orada bulunmayı tercih ediyorum. Bu nedenle bir projeye başlarken öncelikle köşeler belirliyorum. Deri koltuk ve berjer arasında kalan bu köşe en sevdiklerimden biri. Koltukla aynı renkte tercih ettiğimiz kırlentler, kumaş bakımından fark yaratıyor. Üzerindeki tel kırma arı figürleri de Eichholtz’dan tercih ettiğimiz lambaderle oldukça uyumlu. Size de tavsiyem aksesuarların birbirlerine göz kırpmasına izin vermeniz.

70


Güçlü ve romantik Benzer bir uygulamayı mermer masa üzerindeki objelerde de tercih ettik. Siyaha en çok yakışan renklerden biri olduğunu düşündüğüm pirinç rengi, hem oldukça popüler hem de altın kadar iddialı değil. Eichholtz’un metalde pirinç eskitme mumlukları boyut açısından masaya iddia getirdiği kadar cam gövdesiyle de durgun bir izlenim yarattı. Bu tarz alanlarda farklı renk ve dokular kullanmak yerine camı tercih etmeniz işinizi kolaylaştırır. Dikey formlardaki bu üçlü mumları daha yatay bir aksesuarlar birleştirmek en doğrusuydu. Metal döküm panter aksesuarla kademeli bir görünüm yakaladık.

Bahçeye çıkalım Eğer bahçeli bir eviniz varsa aksesuarın gücünü burada da kullanabilirsiniz. Özellikle bu sene balkon ve bahçelerde de evler kadar aksesuar tercih ediliyor. Yeşile çok yakıştırdığım MacKenzie’lerle şık ve iddialı sunumlar yaratabilirsiniz. Her rengi kaldıracak nitelikteki bu köşede biz krem üzerine at figürlü amerikan servisleri tercih ettik.

Az çoktan fazladır Köşeler, lambader ve abajurlar için ideal alanlar. Yumuşak ışığın verdiği dramatik görünümle aksesuarların etkisi daha çok ortaya çıkıyor. Klasik bir formdansa kullandığımız at gövdeli abajur gibi bir tercihle fazla renge ihtiyaç duymadan istediğiniz orijinalliği yakalayabilirsiniz. Biraz hareket katmak adına kullanacağınız detaylar da oldukça önemli. Mumlar ve çiçekler kadar kitaplar da faydalı olabilir.

Siz de kendi köşelerinize farklı detaylar katabilir, kimsenin hiç olmayacağını düşündüğü kombinlerle farklı bir görünüm yaratabilirsiniz. Bir sonraki projede görüşmek üzere… Ceren Akın

Servis edilen şıklık Banyolar da aksesuar anlamında es geçtiğimiz alanlardan birisi. Her ne kadar fark edilmese de en az salonlar kadar misafirler tarafından ziyaret edilen alanlar arasında yer alıyor. Birçok insan servis arabasının banyoda ne işi var diye düşünebilir. Size bu tarz klişelerden uzak durmanızı öneririm. Hem işlevsel hem de görüntü bakımından burada kullandığımız servis arabası oldukça faydalı oldu. Üzerine yerleştirdiğimiz Blue Blanc’ler ve kırmızı boncuk detaylı havlular kontrast yaratmasının yanı sıra beyazla da uyum sağladı.

71


İnadına mavi ve beyaz

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dosya Marin dekorasyonu

Dekorasyon ve tasarım modası kimi zaman köklü kimi zaman da ufak değişikliklere uğrar. Bu yıl o köklü değişikliklerin yaşandığı zamanlardayız. Botanik figürler hemen her yerde karşımıza çıkarken, doğal malzemelere rağbet arttı. Ne var ki bazı akımlar nerede görseniz, ne zaman kullansanız hep aynı etkiyi verir. Marin modası da klasikten vazgeçmek istemeyenler için yıllardır etkisini korumakta. Alternatif tarzları bir kenara bırakıp bu yazı, mavi ve beyazın ferahlığı içerisinde yaşatacak tasarımlarla geçirmek de bizce hala moda.

72


Mercan Mumluk Zara Home

Oda Kokusu Tom Dixon

Maiizen Element Aydınlatma 540 TL Hipicon

Ikea Minder 74,99 TL

Lena Sandalye 395 TL Mudo Concept

Crate & Barrel

Tom Dixon - Fiyat Belirtilmedi

Maviyle yaşamaya alışın Marin tarzında döşenmiş bir salon yaratmak için işe mobilya seçimlerinden başlayabilirsiniz. Koyu lacivert bir koltuk etrafında şekillenen bir salonda krem ve bej tonlarını rahatlıkla kullanabilirsiniz. Mavi, siyah gibi bir renk olmadığı için farklı tonlarını bir arada kullanmaktan çekinmeyin. Burada önemli olan farklı desen ve dokuları bir arada kullanmak. Enine çizgili bir vazo veya damask desenli bir kilimle katmanlı bir görünüm elde edebilir, tek düze olmaktan uzaklaşabilirsiniz. Bunun tam tersi olarak krem veya beyaz tonlarda döşenmiş bir yaşam alanında marin köşeler de yaratabilirsiniz. Masa üzerine gelecek mavi bir aydınlatma ve ahşapla da bu görüntüyü elde edebilirsiniz. Tablo ve minder gibi aksesuarlar da bu konudaki en büyük destekçiniz olacaktır. Düz çizgileri çiçeklerle birleştirip bu yılın botanik etkisine de göz kırpabilirsiniz.

Nordist Sandalye Nice Halı 1.245 TL Mudo Concept

Vazo 129,95 TL Zara Home

Masa Cumba Kartell By Laufen

Fat Kanepe 7.802 € B&B Italia

Pon Pon Havlu Mudo Concept 59,95 TL

73


Muuto Lamba 380 TL hipicon Amerikan Servis 29,95 TL Zara Home

Katzee Myth Oryantal Tabak 119 TL hipicon

Katzee Myth Otantik Tabak 79 TL hipicon

Iittala Kastehelmi 2’li su bardağı 79,95 TL Pomstore

Tom Dixon Tabure

Yaz sofraları kurulsun

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dosya Marin dekorasyonu

Marin konseptini oluştururken zorlanmayacağınız noktalardan biridir sofra. Yumuşak bir yaz akşamı ya da kahvaltıda mavi ve beyaza bezenmiş bir sofra hemen kendini belli edecektir. Sosyal medya fotoğraflarına konu olacak bir sofra hazırlamak için farklı tonları karıştırmaktan ve bol bol malzeme kullanmaktan çekinmeyin. Düz beyaz tabaklar işinizi kolaylaştırır ancak bunları lacivert peçete ve sunumlarla desteklerseniz de tadından yenmez. Araya biraz gri katmanız hem görünümü yumuşatır hem de katmanlı bir etki yaratır. Deniz temasını andıran tuzluk, servis tabağı gibi objeler de oldukça faydalı. Pirinç gibi metallerden yapılan objelerle de bu yılın modasını yakalayabilirsiniz.

Masa Örtüsü 49,95 TL Zara Home Tom dixon

Yuvarlak Tencere 419 TL Le creuset Balık Tabak 12,49 TL English Home

Nordist

Crate & Barrel

74

Iladro Parrot


Turkuaz Servis masası 32,99 TL Ikea

Jonathan Adler

Zara Home

Hay Design

Moroso Volant H&M Home Karaca Home

Yattığınız yerden denizi düşleyin

Yaz gelince yatak örtüleri, nevresimler de hemen maviye yakın tonlarıyla selamlıyor bizleri. Beyaz ya da toprak tonlarda dekore ettiğiniz odanızda tekstil ürünlerini maviyle değiştirdiğiniz anda denizdesiniz demektir. Daha iddialı girişimlerle yatak ucunuzdaki koltuğu ya da daybed’inizi de mavi ya da lacivert tercih edebilirsiniz. Bu sizi renk anlamında biraz kısıtlasa da sadece yazın değil, yıllarca marin etkisini sürdürmenize yardımcı olur. Maviyi aksesuar gibi küçük alanlarda ya da iddialı mobilya değişimlerinde tercih edebilirsiniz. Yıllardır kullandığınız yatak başınızı çivit mavisine boyayarak da mavi bir sürahi ve bardağı baş ucunuza koyarak da odanızda Alaçatı rüzgarları estirebilirsiniz. Halı 276 TL Mudo Concept

Zara Home

Tom Dixon

HAY Design

H&M Home

75


Sadelik makamında renkli bir kadın: Tülin Bozüyük

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Söyleşi

“Her şeyi sadeleştirmeye, sakinleştirmeye çalışıyorum. Tasarım ve sanat tarihine büyük saygı duyuyorum. Farklı disiplinleri incelemeyi ve keşfetmeyi seviyorum. Geçmişin izinde ama sürekli yenilenerek üretmekten yanayım. Her şey hayal etmekle başlıyor, bunu çok iyi biliyorum.”

Hazırlayan: Aise Amet Fotoğraflar: Derya Turgut 76


Touline Ceramics markasından bahseder misiniz biraz? Neler yapıyorsunuz?

Eğitiminiz ve kısa bir özgeçmişinizle başlayalım isterseniz. Neler yapıyorsunuz ve yaptınız? Tülin Bozüyük, kaç yaşında olduğunu sorduğunuzda hep durup düşünen, hayatına birçok renk sığdıran, ama beyazı, griyi ve siyahı daha çok seven, yemeğe ve şaraba tutkun ama bunların nasıl sunulduğuna daha da tutkun bir kadın. Hatta istediği tabağı, bardağı bulamayıp seramiğe başlayacak kadar... 1980 İzmit’te doğdum ve orada büyüdüm. Üniversite yıllarına kadar neredeyse tek tutkum klasik bale oldu. Bale yüzünden neredeyse çoğu yemeğin bile tadına bakamazdım, ya çok seversem diye. Üniversitede ise matematik okudum. Yine de duygusal tarafım hep ağır bastı, hayatıma yön verdi. Üniversitede okurken bir yandan da İtalyanca’ya merak sardım. İtalyanların tasarım kültürü o dönemde ilgimi çekmeye başlamıştı. İtalyan Kültür’den aldığım bursla Floransa’da bir aile yanında kaldım. O dönemde tasarımla birlikte İtalyan mutfağı ile ilgilenmeye başladım. 2006’da ani bir kararla New York’a taşındım ve kısa bir ara verdim. 1 senenin sonunda Türkiye’ye dönüp hayatımın dönüm noktası şarap sektörüne girdim. Şarap sayesinde yemeğe her gün daha da aşık olmuştum. Yurt dışı seyahatlerimden edindiğim deneyimler, her gün en az 5 restoran ziyareti, tadımlar, notlar... Restoran açma hayali işte tam o zamanlarda başladı. 3 sene önce ortağım şef Burak Zafer Sırmaçekici ile Lokanta Armut’u açtık ve çok kısa sürede İstanbul’un en çok konuşulan restoranlarından biri oldu.

Restoranı açtıktan sonra ise haftada bir gün atölyeye gitmek bana yetmedi. Atölye saatleri de zorlayınca ortağımın da teşvik etmesiyle eve fırın alıp kendi atölyemi kurdum. Artık sadece kendi restoranım için üretmeye başlamıştım. ‘Touline’ markamın, yani ismimin Fransızca gibi yazılışının hikayesi ise benim için güzel bir anı. Paris’te bir kahve dükkanında barista adımı bardağın üstüne bu şekilde yazdı ve el yazısına hayran kaldım. Bardaktan fotoğrafını çekip, bir gün kullanmak üzere saklıyordum. Seramik markamı kurarken de açıkçası hiç tereddüt etmedim bu şekilde kullanmaya. Ben hikayeleri severim, bence herkes sever. Dünyanın bir yerinde adını bilmediğim birinin el yazısının bugün markamın bir parçası olması da keyifli bence. Hikayenin devamı ise şöyle: Gündüz şarap işine devam ederken akşamları da restoranda olduğumdan seramiğe ancak gece yarısı veya sabahın ilk saatleri vakit ayırabiliyordum. Uzun bir süre bu tempo beni motive etti ve seramik burada dengeleyici oldu. Bir çeşit terapi gibiydi. Baleden sonra kendimi bu kadar iyi hissettiğim, beni dinlendiren, yenileyen bir şey bulabileceğimi sanmıyordum. Artık hayatımın kök salma ve sakinlik dönemine girdiğimi düşünüyorum. Ama kök salmak benim için kesinlikle aynı yerde yaşamayı gerektirmiyor. Bu daha çok kendi içimde kök salmak. Bundan önce sürekli yeni şeyler keşfetme duygusu ön plandaydı. Ama artık bir tabağa günler ayırabilecek sakinlikteyim. Daha rafine bir hayatım var, duygularımı atölyede şekillendirebiliyorum. Yapıtlarınızın tümüne sadelik egemen. Bu bilinçli bir seçim mi? Başka bir deyişle, kendi sanatınızı yorumlama biçiminizi nasıl tanımlıyorsunuz? Sadelik özellikle son iki yılda hayatımın en önemli kelimesi. Her şeyi sadeleştirmeye, sakinleştirmeye çalışıyorum. Bu şekilde içimdeki renkleri daha güzel görebiliyorum. Kendi içinizdeki renkleri keşfedemezseniz etrafınızdakileri hiç göremezsiniz. Bir çeşit mutlu ol, mutlu et gibi. O yüzden sadelik benim için bilinçli bir tercih. Bazen görünmek istemediğinizde renklere, desenlere, dokulara gömülürsünüz. Bu da kötü bir şey değil ama bu sürekli olursa yorar. O zaman da dinlenmek için başka şeyler ararsınız. Daha önce de dediğim gibi ben hayatımın sakinlik dönemindeyim. Kendi iç dünyamı keşfetme dönemi...

Seramik yaşamınıza nasıl girdi? Seramik hikayem ise tam restoran açmaya karar verdiğim noktada başladı. Ben çocukluğumdan beri sofra düzenine, akşam yemeklerinde sandıktan çıkan beyaz keten örtüler üstündeki uyuma bayılırım. Restoran için hayalimdeki tabakları bulamayınca kendimi Çukurcuma’da Birsen Canbaz’ın atölyesinde buldum. Çamura ilk dokunduğum an artık hayatımın bir parçası olduğunu anlamıştım. İlk defa sonu nasıl olacağından emin olamadığım bir tasarım süreci ile tanışmıştım. Ne kadar teknik olarak öğrensen de tepkisini asla kestiremeyeceğin bir sır var bu işin içinde. Ve bu beni daha da heyecanlandırıyor.

77


Aynı zamanda hayatınızda Lokanta Armut var. Kendi ürettiği tabakları kullanan lokantayı işletiyorsunuz. Tepkiler nasıl? Tahminimden çok daha keyifli bir süreç oldu bu. Yemek masaya gittiğinde daha tabak doluyken kaldırıp altında markaya bakmaya çalışanları görünce ayrı bir mutlu oluyorum. En keyiflisi de yeni bir yemek tasarlarken, aynı anda tabağı da tasarlamak. Hayata geçirmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı? Hayal çok ama yavaş ilerleyeceğim. Son bir yıldır atölyemi yeni seramikçilere açmaya başladım. Bununla ilgili projelerim var. Muğla’da Bozüyük köyünde ufak bir atölye kuruyorum. Dokuma dersleri almaya başladım. Atölyede kendi ev tekstil ürünlerimi de üretebilmek ama en önemlisi el sanatlarını yeni nesillere aktarabilmek istiyorum. Bir de farklı ülkelerde severek takip ettiğim bazı şeflere özel tabaklar üretebilmeyi hayal ediyorum. Her şey hayal etmekle başlıyor, bunu çok iyi biliyorum. İşlevsel sanat deyince ne anlamalıyız? İşlevsel sanat en basit anlatımla, sanatı yaşamın içine sokmaktır. Ben tasarladığım ürünlerin günlük hayat içinde kullanılmasını seviyorum. Bazen tüm yaptıklarım kullanım kolaylığı sağlamayabilir ama biraz düşününce içindeki mesaj açıktır. Mesela seramik bir huni yaparken işlevselliğini tabi ki sorguladım. Her evde olması gereken bir şey olarak düşünmedim. Benim gibi hayatınızda sadeliğe ve sakinliğe gidiyorsanız, gereksiz eşyalardan kurtulmaya başladıysanız, hayatınızı biraz yavaşlatabildiyseniz, artık seramik bir huni kullanabilirsiniz. Çünkü onu kırmadan yaşayabilmek için yavaş bir hayatınız olmalı. Yani bir amacı var.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Söyleşi

Türkiye ’de çağdaş sanat ve tasarım alanında büyük atılımlar yaşanıyor. Seramik sanatı da bu rüzgardan payını alıyor mu sizce?

78

Tasarım ve sanat tarihine büyük saygı duyuyorum. Farklı disiplinleri incelemeyi ve keşfetmeyi seviyorum. Geçmişin izinde ama sürekli yenilenerek üretmekten yanayım. Özgürlükçü sanatı tercih ederim ama çağdaş sanat adı altında özgürlüğü fazla kirlilikle karıştıranlar da var. Bence bu konuda yorum yapmak bana düşmez, bu alanda yıllarını veren sanatçılara da haksızlık etmek asla istemem. Sadece Türkiye’de güzel atılımlar var ama yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Ve ben hala çok geride kaldığımızı düşünüyorum. Bunun sebepleri çok açık ve çok politik. Ve sanırım politik sebeplere girersek bu söyleşi bitmez. Seramik sanatçılığı dendiği zaman, işin ister istemez endüstriyel yönü de akla geliyor. Bugün, bu alanda eğitim almak isteyen gençlere profesyonel kariyerleri ve kişisel gelişimleri için neler önerirsiniz? Gençlere doğaya çıkmalarını öneririm. Her şey doğadan geliyor. Üretkenlik, doğurganlık doğada canlanıyor. Hem insan kendini de doğada keşfediyor. Kişisel gelişim için de endüstriyel tasarım için de birebir.


79


Dekorasyon Mekan Temmuz - Ağustos 2017 #64

80

Asmadan şarap keyfi Her güzel proje bir hayalle başlar. Önce kafada, sonra kağıt üzerinde ardından da yaşadığımız dünyada şekillenir. Hayaller birleştikçe de büyür ve daha anlamlı bir hal alır. Şarap tutkusunu kendine özel bir bağ kurmaya kadar götüren, diğer üreticilere de hakkını teslim eden Asmadan’ın kurucusu, hayallerini gerçekleştirmek için pek çok özel isimle çalışmış. Asmadan Enoteca ve Bistro; Sommelier Murat Yankı, Şef Murat Bozok ve Mimar Seçil Bulcan’ın yenilikçi fikirleriyle şekillenmiş. Plan B Mimarlık ekibi, ruhuna uygun bir mekan tasarlamak istemiş. Tasarım: Seçil Bulcan Ürküt


Öncelikle bir şarap bistro’sunun olmazsa olmazı bir şarap kavı yaratılmış. Özel grup yemekleri ve şarap tadımları için tasarlanan yemek alanına sahip mahzen iki bölümden oluşuyor. Mekanın alt katına konumlandırılan mahzenin yemek bölümü taş duvarları, ahşap şarap raflarıyla geçmiş yıllara gönderme yapıyor. Fransa’nın Bordeaux bölgesinin tarihi şatolarına benzerliğiyle dikkat çeken odadaki şömine detayı da sıcak bir görünüm sunuyor. +16 derecede tutulan şarapların olduğu asıl mahzene ise yemek bölümünden camlı bir kapıyla geçiliyor. Bu bölümün zemininde karşımıza çıkan mozaik boyamalar özel olarak yaptırılmış. Benzer uygulamalar hem burada hem de şömine yanları başta olmak üzere mekanın farklı alanlarında sıklıkla tercih edilmiş ve Vedat Dinç’e Asmadan için özel olarak tasarlatılmış.

Tuvaletlerde de şarap konsepti sürdürülmüş ve evye altında fıçı kullanımı yapılmış.

81


Dekorasyon Mekan Temmuz - Ağustos 2017 #64

82

Şarap severlerin tüm ihtiyaçlarını karşılaması beklenen mekanda açık mutfak, bistro ve market bölümü aynı katta yer alıyor. Şarabın ağırlığını taşıyacak nitelikte ahşap masif parke üzerine konumlandırılan ahşap mobilyalar, koyu yeşil deri ve bordo kadife kumaşlarla desteklenmiş. Taş duvarlar ve kemerli tavan detayıyla bütünleşen sarkıt avizeler de mahzen görünümüne gönderme yapar nitelikte. Hemen altında ise ortada olmasına rağmen yüksekte kalan bistro masalarla şarap tadımı ve atıştırmalıklar için uygun bir ortam yaratılmış. Kadife sedir oturma bölümü ise daha uzun soluklu yemekler için tasarlanmış.


Market, restoran bölümüyle arasındaki paravanla ayrılıyor. Bu bölümde şaraplar, sepetlerde sergileniyor. Şarap rafları ise karo mozaiklerle oluşturulmuş. Market bölümünün heybetli kırmızı cam kapısı, mekanın girişi de olan terasa açılıyor. Terası çevreleyen bölüme asmalar dikilerek zamanla asma bahçelerini andıran bir görünüme kavuşması hedeflenmiş.

83


Kusurlu güzellikler mimarı: Aslı Baysan Birgen Kırık bir vazo, yıpranmış bir masa... Güzellik dediğimiz illa kusursuz olmak zorunda mı? Ona göre değil. Aslı Baysan Birgen yaşanmışlığı olan objelerin kıymetini bilen doğallıktan yana bir mimar. Kusurlu güzellik olarak da adlandırılan wabi sabi felsefesinin de sıkı bir takipçisi. Aslı Baysan Birgen; mimariye bakış açısını, Stüdyo AB ile düşlediklerini bizlerle paylaştı. Keyifli okumalar...

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Söyleşi

Aslı Baysan Birgen kimdir?

84

“Sahte mekanlar tasarlamak istemiyorum. Üzerinde çatlağı olan ağaç tezgah, dökülmeye başlamış sıva duvar, parlamayan eski taşlar, kırık bir seramik vazo bana çok güzel ve özel geliyor.”

Aslı Baysan Birgen, parlayan mermer bir plakayı ortadan kırıp ondan masa yapan, masif yemek masasına kahve döküldüğü zaman ahşabın daha özelleştiğini düşünen doğal bir mimar diyebilirim size! Syracuse University’de iç mimarlık eğitimim üzerine Pratt Institute’de yüksek mimarlık okudum. Yani hem iç mimarlık okudum hem de mimarlık. Hayallerimdeki mekanları yaratabilmek için elimden geldiğince her şeyi öğrenmek istedim, tabii bu süreçte ve okullar arasında hep çalıştım. Teorik olarak aldığımız eğitimi pratik olarak uygulamadan sağlam şekilde ilerlemek mümkün değil. Tüm bu süreçte ufak ufak kendimi, tarzımı tanıdım ve hala tanıyorum diyebilirim! Yurt dışından döndükten sonra Stüdyo AB’yi kurdunuz? Süreç nasıl gelişti? Kendi ofisimi kurmadan önce SOM’in New York ofisinde ve daha sonra da İstanbul’da Habif Mimarlık’ta çalıştım. Birçok tasarım ve uygulama projelerini yönettikten sonra kendi işimi kurmaya karar verdim. Bir mimarlık ofisini yönetmek için iyi bir mimar olduğunuz kadar iyi bir yönetici de olmanız lazım. Sizin bakış açınızı anlayan ve paylaşan bir ekip kurabilmeniz lazım, bu tecrübeler de ancak ofisi kurduktan sonra kazanılabiliyor. Her gün gelişen, büyüyen, öğrenen bir stüdyo hayali ile bu yola çıktım diyebilirim.


Kusurlu güzellik olarak da tanımlanan “wabi sabi” felsefesine bakış açınız ve projelerinize nasıl uyarladığınızdan bahsedebilir miyiz? Ölçek ne olursa olsun, hepimiz mimarların yarattığı mekanlarda yaşıyoruz. Tasarladığım mekanlar, insanlara, kuşlara, köpeklere, bitkilere ev sahipliği yapıyor. Tüm bu kullanıcılar da yaşıyor! Yani mekanın da bu yaşama, değişime ve gelişime ayak uydurması lazım. Her zaman bu bakış açısıyla yaklaştım. Wabi-Sabi felsefesi ile tanıştığım zaman, bir mimar olarak, ne yapmaya çalıştığım biraz daha kafamda oturdu. Sahte mekanlar tasarlamak istemiyorum. Üzerinde çatlağı olan ağaç tezgah, dökülmeye başlamış sıva duvar, parlamayan eski taşlar, kırık bir seramik vazo bana çok güzel ve özel geliyor. Tüm bu kusurlar aslında yaşamın bir parçası… Ben de bu doğallığı ve samimiyeti projelerime yansıtmaya çalışıyorum. Doğadan, ev sahiplerinin hayallerinden ya da kendinizden... Bir projeye başlarken nelerden ilhamla yola çıkarsınız? En önemli ilhamım mekanın kendisi. Oraya giren ışık, mekanın konumu, boyutu benim ne şekilde o projeye yaklaşacağımı belirliyor. Her mekan kendine özgüdür. Mekanı iyice analiz ettikten sonra, müşterilerin hayalleri ile o mekanın hak ettiği orta yolu bulmak adına çalışmalara başlıyorum. Bu süreçte, ilhamım bazen İtalyan bir ressam oluyor, bazen de pencereden içeri süzülen ışık. Günümüzde tek bir akıma bağlı bir mimari yönelimden bahsedemeyiz. Mimarlar ve iç mimarlar farklı kültürlerden, toplumlardan beslenerek kendi tarzlarını oluşturmaya eğilimliler. Bu bağlamda yurt dışında aldığınız eğitim ve çalışma hayatınızın size katkıları neler oldu? Gördüğüm veya dokunduğum her malzemeyi “ben bunu farklı nasıl kullanabilirim?” diye düşünmeyi, araştırmaya çok değer veren okullarıma ve eğitimime borçluyum. Herkesin birbirinden kolayca etkilenebildiği bu teknoloji çağında, farklı mekanlarda aynı detayları görmeye başladık maalesef. Risk alarak, “orijinal” fakat kendi tarzıma da uyumlu mekanlar yaratmaya çalışıyorum. Gezip görmek de bu araştırmacı hayatımın bir parçası aslında. Tatildeyken bile kafam sürekli işte yani! Stüdyo AB her ne kadar bir şirket olsa da sizin ve birlikte çalıştığınız insanların hayallerini, bakış açısını yansıtıyor. Mimariye bakış açınızı ve Stüdyo AB olarak yapmak istediklerinizi nasıl tanımlarsınız? Tasarımla alakalı her şeyi yapabilmek istiyorum, o yüzden de ofisimin adını “Stüdyo” AB koydum. Bu stüdyoda şu an peyzaj da çiziyoruz, iç mimari proje uygulaması da yapıyoruz, mobilya da tasarlıyoruz. Şimdilik 3 kişilik küçük bir ekibiz. Aslında 6-7’ye çıkabilirdik ancak sürdürülebilir şekilde büyümek gerek. Malzemeleri farklı şekilde kullanmam ve farklı detaylarla özgün ve sade mekanlar yaratabilmem ile ilgili olumlu yorumlar alıyorum. Yavaş yavaş, tasarladığım ofis de kafe de ev de olsa, benim yaptığımı insanlar anlayabiliyor ve bu beni çok mutlu ediyor.

Projelerinizde olmazsa olmazlarınız nelerdir? Küçük ama benim için büyük detaylar! İnsanları şaşırtmayı seviyorum. O yüzden projelerimin birçok yerinde keyifli detaylar var. Bu detaylar bazen kurumaktayken içine taş attığım epoksi zemin, bazen de beklenmedik bir yerinden ışık süzülen alçıpan bir duvar. Bir mekana girdiğinizde sizi en çok ne rahatsız eder? Görsel kalabalık. Mekanlar tasarlanırken, kullanıcılar ve o kullanıcıların getireceği kalabalık hiç düşünülmüyor. Bitmiş bir mekanda insanlar, insanların üzerindeki renkler, yere bırakılan şemsiyeler, çantalar gibi birçok “kalabalık” ekleniyor. Mekan doğru planlanmadığı zaman, bu dağınıklıklar beni çok rahatsız eder. 85


86

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


87


Denizde kara hayatı

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Tekne

Gün içerisinde ne yaşarsak yaşayalım, dönecek bir ev olduğunu bilmek güven verir insana. Korunaklı bir yuva, sığınacak bir liman… Özgür ruhlar içinse hareket halinde olmak bir evin içinde kalmaktan daha güvenlidir. Yılın yarısını deniz üstünde geçirmeyi tercih eden Aquarius’un sahipleri için de bu durum böyle. Autoban’ın ilk yat projesi Aquarius, sahiplerinin hayat tarzlarına uyum sağlayacak şekilde hem bir ev hem de açık sularda olduğunu unutturmayacak şekilde tasarlanmış. Mekan ile ışık ve manzara arasında kimi zaman yarı, kimi zaman tamamen transparan ilişkiler de bu düşüncenin bir ürünü.

Tasarım: Autoban Studio 88


89


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Tekne

45 metre uzunluğundaki, tamamı ahşap epoksi lamine üretim, üç güverteli deplasmandan oluşan Aquarius tasarlanırken sürekli değişken dış faktörlerle ilişkisinden ilham alınmış. Yatta, farklı malzemeler ve işlevleri iç tasarıma aktarılırken bu dinamikler içinde bütünün çok iyi bir dengede kalmasına özen gösterilmiş.

90


91


Dekorasyon Tekne Temmuz - Ağustos 2017 #64

92

Üç güverteden hariç ayrıca bir güneşlenme güvertesi bulunan Aquarius’a, yüzen tek parça bir mobilya gibi yaklaşılmış. Stüdyo, kademeli geçişlerle iç-dış arasındaki sınırları silerken, iç mimariye belli bir perspektif ve derinlik getirilmesini sağlamış.


Kahvenin açık ve koyu tonlarını taşıyan ve dış kabuk gibi davranan ahşap kaplamanın sarmaladığı master kabin, klasik stilin çağdaş bir yorumunu taşıyor. Kabinden aralıklı yatay dilimli sürme kapılarla ayrılan banyo, siyah ve beyaz kontrastı kuvvetli bir mermer kutu izlenimi veriyor. Aynı sürme kapılar geniş camların önüne gelerek kapalı bir alan oluşturuyor.

93


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Tekne

Ana salonda ve yan geçişlerde geniş camlar sayesinde içeriye giren denizin ışıltısı, kullanılan parlak lake tavan ile mekanın diğer köşelerine taşınmış. Modern ve agresif çizgiler, organik form ve yuvarlatılmış köşeler, bunları betimleyen cilalı teak, fırçalanmış meşe ve naturel tonlarda lif örgü duvar kağıtları ile ortamın sıcak ambiansı desteklenmiş.

94

Banyolar, yerden tavana, yine bir kabuk edasında, monokrom veya çift renk damarlı bookmatch efektli mermerlerle kaplı. Güverteleri birbirine bağlayan merdiven katmanlı söylemin devamı niteliğinde değişken boyuttaki üçgen ahşap kesimlerden oluşan duvar paneller, merdivenin içinde yer aldığı alanı çevreliyor. Autoban’ın projeye özel aydınlatma üniteleri ve mobilyalarına, dış mekanda özel seçilmiş diğer marka mobilyalar eşlik ediyor. Tümü, tekne içinde hem sakin ve huzurlu hem de misafirlerin ağırlandığı bol sohbetli canlı atmosferi desteklemek amaçlı kurgulanmış. Üst güvertede, pruvaya yakın sıcak su havuzu, ortamın keyfini arttıran unsurların başında geliyor. International Yacht & Aviation Awards 2017 en iyi iç mekan tasarımı ödülünü alan süperyat, tasarımı deniz aşırı ortamlara taşıyor.


95


96

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64


97


Ne varsa eskilerde var

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Marka

Her tasarımcı özgün bir yaratımın peşindedir. Kimisi var olanı yok sayarak yeni olanın peşinden koşar. Kimisi de var olana ekleyerek devam eder yoluna. Bu iki fikri birleştiren Havan Home ekibi, geleneksel vazgeçilmezlerden yola çıkan modern bir tasarım anlayışını benimsiyor. Ağırlıklı olarak konut tipi mobilya ve aksesuar üreten markanın özünde ev, hane, ocak gibi kavramlar var. Bu sebeple de yüzyıllardır çeşitli coğrafya ve kültürlerde, çeşitli materyaller kullanılarak, çeşitli teknolojilerle harmanlanarak günümüze değin büyük değişikliklere uğramaksızın ulaşmış bir ürünü, Havan’ı marka ismi olarak belirlemişler.

98

Havan’ı birkaç tasarımcının ortak çalışması olarak tanımlamak yanlış olur. Aynı ekolün farklı noktalara uzanmış kolları olarak tanımlayabileceğimiz tasarım ekibi, Havan’la birlikte aynı noktada hayallerini buluşturmuş. Havan tasarımlarındaki geometrik ve sade formlar, Kuzey Avrupa akımının bir yansıması. Bu gelenekle marka kimliği bir hayli özdeşleşmiş. Havan tasarımları çoğunlukla gösterişten uzak, yalın, güçlü ve işlevsel bir tasarım anlayışının eseri. Bu nedenle evin demirbaş ürünleri olarak da tanımlayabileceğimiz bir kültlüğe sahipler.


Genellikle metal ve ahşap materyallerden oluşan tasarımlar, zarafetten ödün vermeyen dayanıklı ve güçlü strüktürler olarak karşımıza çıkıyor. Ağırlıklı olarak masa, karyola, koltuk sistemleri, tekli koltuklar, berjerler, tabureler ve modüler sehpalar gibi ürünler tasarlayan markanın ürünlerine online mağazadan da ulaşabilirsiniz.

Havan Home Tasarım Ekibi: Yiğit Atlıhan, Murat Çakan, Cemre Şenoğlu, Funda Akman Aydemir, Volkan Aydemir, Begüm Bingöl, Nilgün Aksakal.

99


Her şey yerli yerinde: Atölye Mutfak&Banyo taşındı!

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Marka Etkinlik

Bir mutfak alırken ya da yaptırırken birçok bileşen çıkar karşımıza. Hem kendi alanımıza göre en ergonomik olanı seçmeye çalışırız hem beğendiğimiz model olsun isteriz hem de yıllarca kullanılabilecek kalitede olmasını amaçlarız. 1974 yılında ahşap sektöründe hizmet veren bir firmayken 1998 yılında mutfak sistemlerine ağırlık veren Atölye Mutfak&Banyo, “Önce güven” mottosuyla, kalite ve tasarımı aynı çatı altında buluşturuyor. Atölye Mutfak&Banyo, modüler mutfak üretim sistemini kendi tarzı ile birleştirmesi ve tasarıma yönelik üretim anlayışına sahip olmasının yanı sıra insan sağlığı ve çevreye verdiği önemi her ürününde göstermekte.

100

Bursa’da da Veziroğlu Mimarlık iş birliğiyle hizmet veren Eskişehir menşeili firma, Bursalılara verdiği kaliteli hizmeti şimdi de yeni mağazasında sürdürüyor. Ahşap sektörünün deneyimli ismi, yaşanan bu değişimi 17 Mayıs Perşembe günü bir davetle taçlandırdı. Her ikisi de yüksek mimar olan Derya-Volkan Veziroğlu çifti, Atölye Mutfak&Banyo’nun yanı sıra Veziroğlu Mimarlık çatısı altında mimarlık hizmeti de sunuyor.


101


Kültür karmaşası, stil uyumu…

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Kim derdi dünün ahırları bugünün baş tacı olacak diye. 10 odalı malikaneler, otuzuncu kattan şehre bakan dairelerle birlikte rüya evler kategorisine bir yenisi daha eklendi: Atölyeden, kulübeden, ahırdan bozma evler... İbiza’nın doğusunda 200 yıldır kendi halinde duran bir kulübe, bugün modern bir yaşam alanı. Bir zamanlar ahır ve kiler olarak kullanılan yapı, Standard Studio ve İbiza’daki partneri Ibiza Interiors tarafından tekrar projelendirilerek hayata geçirilmiş.

102

Tasarım: Standard Studio & Ibiza Interiors Fotoğraflar: Youri Claessens


Eski yapı, zamanla bir hayli deforme olmuş. Öyle ki geriye sadece duvarlar ve çatının bir kısmı kalmış. Otantik sabina kirişleri, mutfak ve banyodaki antik taş duvarlar gibi... Ibiza Interiors tasarımcıları orijinal mimariyi korumak için oldukça basit materyaller kullanmış. Ada geleneğini bozmak istemeyen mimarlar; Iroko pencere çerçeveleri, beton ve kireçle sıvanmış taş duvarlar gibi İbiza’ya özgü ürünleri tercih etmişler. 103


104

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

Dekorasyon Ev


Standard Studio’nun Kuzey Avrupa kökenlerini yansıtan iç mimari dokunuşları ise evi yerellikten uzaklaştırarak evrensel noktalara taşımış. Coco-mat markalı yataktan Vroom&Varossieau’dan temin edilen sanat eserlerine, Etoffe Unique döşemelerinden Modern Vintage’dan alınan mobilya, aydınlatma ve halılara kadar...

105


106

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

Dekorasyon Ev


Evin girişinden tüm yaşam alanlarını bir anda çözümlemek mümkün. Yemek masasını takiben konumlanan salon olabildiğince az mobilyayla dekore edilmiş. Tavandaki ahşaplar ve merdivenle çıkılan açık yatak odası da bu şekilde daha da ön plana çıkmış. Mutfakta da beyaz ve ahşap yoğunluğu devam ediyor. Taş duvar ve büyük kanvas tablo da bu şekilde ağırlığını ortaya koyuyor diyebiliriz. Her ne kadar Avrupa’nın birer noktası olsalar da kuzey ve güney de yer alan bu iki farklı kültür, ortaya çıkarılan projede bir araya gelerek farklı bir sentez oluşturmuş. Kontrastın vücut bulduğu bu ev; yeni ve eskiyi, şık ve rustiği, açık ve koyuyu bir arada sunuyor. Tüm bu farklılıklar mükemmel bir uyum sergiliyor. Evin yüksek tavanları ve geçişli yapısı, dar alanda yüksek hareket kabiliyeti sağlayan bir faktör. Buna bir de dış ortamdaki dağ manzarası ve meyve ağaçlarının rahatlatıcı etkisi eklenince boyutlar tamamen ikinci planda kalmış.

107


Topraktan yeşile dönüş

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Bahçeli bir evin tadını çıkarmak için, bahar aylarını beklemek şart değil. Kışın da yeşilin ortasında rahat vakit geçirilebilir. Bursa Bademli’de bahçeli bir site içerisinde yer alan bu 3 katlı evin sahipleri de yeşilin tadını dolasıyla çıkarmak isteyenlerden. Dolayısıyla BÜR Mimarlık tarafından projelendirilen evde, mutfak girişinin yönü değiştirilerek oldukça keyifli bir kış bahçesi konumlandırılmış.

108

Tasarım: Filiz Bür Fotoğraflar: Mehmet Arda


109


110

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

Dekorasyon Ev


Bu alanda mimar, iç mekanda kullanılan nötr renklerin aksine biraz daha renkli, pembeler, fuşyalar tercih etmiş. Günün sonunda ailenin günlük aktivitelerini gerçekleştirdiği, uzunca vakit geçirdikleri, konforlu bir alan çıkmış ortaya. Pimet imzası taşıyan kış bahçesinin strüktürü demir profilden oluşuyor. Şömine ön yüzünde özel bir bookmatch mermer kullanılmış, orta sehpa özel tasarım. Piyanonun yerleştirildiği köşe, salon ve yemek odası arasında es yaratıyor. Gri tonlarına boyanan duvar ve aydınlatılan tablo evin sıcak tonlarına sert bir çizgi çekiyor. Merdiven ve merdiven boşluğu evi bölmeyen küçük bir köşede kalıyor.

111


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Evin genel dekorasyonuna bakıldığında klasik modern bir tarz ön plana çıkıyor. Krem ve toprak tonlarının yoğunluğu dekorasyonun bir parçası diyebileceğimiz yeşil bitkilerle kırılıyor. Ahşap zemin kullanımı, hareketli mobilyalarda metal ve mermerin yoğunluğunu artırmış. Yemek odasındaki ayna kullanımı alandaki derinlik algısını sağlarken eskitmelerle dekorasyonun bir parçası haline getirilmiş.

112


113


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Holdeki özel mermer uygulaması, penceredeki metal uygulamasıyla uyum içerisinde. Dış bükey aynalarsa beyaz duvarlara detay katıyor. Ailenin istek ve ihtiyaçlarına göre geliştirilen çözümlerle hem göze hem de ergonomiye hitap eden bir sonuç alınmış.

114


Mutfağa ailenin günlük yemek yiyebileceği ve TV seyredebileceği bir bölüm ilavesi yapılırken dolaplar Lineadecor’dan seçilmiş. Mutfak masası, sedir ve sandalyeler özel imalat. Kırmızı sandalye ve minderler, siyah mermer zeminle kontrast bir görünüm oluşturuyor. 115


116

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

Dekorasyon Ev


Genç kız odası nostaljik detaylarla hareketlendirilmiş. Şapkalı avizeden yatak baş ucundaki duvar işlemesi hatta tuvaletteki duvar kağıtlarına kadar tüm ayrıntılar bu amaca hizmet ediyor. Odada giyinme-çalışma-dinlenme bölümleri oluşturularak süit mantığı yaratılmış.

117


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Yatak odası mobilyaları İtalyan ahşap lamineyle aynı tonlarda tercih edilmiş. Odadaki tüm ayrıntılar, uyuma alanının sakinliğini korumak üzerine kurulu. Baştan sona soyularak yeniden yapılandırılan ev, 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış.

118


Özel imalat mobilyalar: Yeşil Elma Parkeler: Massive Parke

Halılar: Şark Halı

Mutfak: Lineadecor

Hareketli mobilyalar: By Kepi

Perdeler: Nezih Bağcı

Aksesuar: Ceren’s Happy Home

Duvar kağıtları: Evce

Salondaki tablo: Sibel Saffetoğlu

Metal işleri: Atölye Trio – Pimet

Peyzaj: Abelia

Aydınlatma: Fem Aydınlatma

Alçıpan uygulamalar: Polat Ticaret

119


Dekorasyon Mekan Temmuz - Ağustos 2017 #64

120

Eklektik hayaller Pizza’nın anavatanı İtalya’da küçük ve sevimli bir pizzacı olan Albabel, aslında 20 yıllık bir dükkan. Sahipleri eskiye sadık kalarak yeni bir imaja kavuşturmak istemiş ve Masquespacio mimarlık ofisiyle ortak bir noktada buluşmuşlar. Tasarım: Masquespacio Fotoğraflar: Luis Beltran


İtalya’nın Valencia kentinden 8 km uzağa gittiğinizde karşınıza çıkan bu küçük pizzacının lezzetinden şüphemiz yok ve mimarisine de hayran kaldığımız kesin. Albabel’in sahibi Antonio Ramirez, restoranla birlikte mutfaklarında da bir değişiklik yapmış ve Akdeniz mutfağını Endülüs kökenleriyle birleştirmiş. Bu tercih mimariye de yön vermiş. İspanya’nın kuzeyinden getirilen rafyalar, tuğla toprağı, bitkiler ve dekoratif elemanlar… Endülüs esintileri, yer yer modern mimariyle harmanlanmış. Bu füzyon görünüm eklektik bir mimari anlayışın eseri. Masquespacio’nun projelerinde de yer alan ve hatta imzaları haline gelen parlak renkler ve dokularla kombinlenen İspanyol tarzı Albabel’de de kullanılmış. Mobilyalar zeytin ağacından, projeye özel olarak yaptırılmış.

121


Ayrıntılardan gelen güzellik

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Bahçe kapısından itibaren mimari detaylarla göz zevkimize hitap eden proje, Plan B Mimarlık tarafından en ince ayrıntıları düşünerek tasarlanmış bir villa. Girişteki bitki örtüsüne simetrik konumlandırılmış fıskiyeli havuz, ferah bir görünüm yaratıyor. Havuzun yer altından da görülebiliyor oluşunun yanı sıra dere taşlarının turkuazın farklı tonlarında fırınlanarak boyanması incelikli bir düşüncenin eseri.

Tasarım: Seçil Bulcan Ürküt 122


15 yıl önce başka bir projede birlikte çalışan Mimar Seçil Bulcan Ürküt ve ev sahipleri arasında oluşan güven duygusu onları bu projede de bir araya getirmiş. Ev sahiplerinin tercihlerinin iyi biliniyor olması projenin rahat ilerlemesini sağlamış. Fikir birliğiyle çözümlenen asansör de bu uyumun en iyi göstergesi. 123


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Dört bölümden oluşan salonun hemen tüm duvarları, vizon lakeden duvar lambri ile kaplı. Salondaki bej tonlarının hakimiyetine karşın çiçekli kanepe gibi detaylar renk anlamında tüm ihtiyaçları karşılıyor. Yüksek tavanlı mimarinin bir avantajı olarak tavandan yere sarkan perdeler ihtişamlı bir görünüm sunuyor. Televizyonu çerçeveleyen bronz rose metal, yemek odasındaki metal detaylardan esinle evin her yerinde kullanılmış. Evin tüm zeminlerinde kullanılan pearl mermer, şömine kütlesinde de karşımıza çıkıyor.

124


125


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Yemek bölümündeki masa, sandalye ve konsollar Cavalli’den tercih edilmiş. Sandalye ayaklarında, masanın yan bantlarında Cavalli’ye özel rose pirinç karışımı kullanılmış. Konsolun üzerindeki ayna aynı zamanda bir TV ünitesi. Cavalli konsol üzerindeki Osman Akça’nın “Denizin Kuşları” tablosu mavi sandalyelerle uyum içerisinde derinlikli bir görünüm sunuyor.

126


Mimar Seçil Bulcan için projedeki en önemli nokta merdiven olmuş. Merdivenin tüm heybetini ortaya çıkarmak isteyen iç mimar, rıhtlarını gizli led ile aydınlatarak döner formu vurgulamış. Metal aksamlar rose paslanmaz trem edilmiş. Merdivenin formunu ortaya çıkarmak için tavanda dairesel alçıpan ile ortasında merdiven boyunca uzanan 4 m yüksekliğinde spiral şeklinde kristal toplardan özel bir avize konumlandırılmış.

127


Evin galeri boşluklu yapısını yatay olarak akıp giden S şeklinde ucunda kristallerden oluşan bir avize tamamlıyor. Galeri boşluğunun mimariden kaynaklanan darlığını bronz aynalarla kaplayarak hem tavan aydınlanması sağlanmış hem de ferahlık etkisi artırılmış.

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Ev

Zemin kattaki mutfakta cumba alanı oturma grubuyla düzenlenerek hem günlük yemek ihtiyaçları hem de keyifli sohbetler için özel bir bölüm oluşturulmuş.

128


129


Dekorasyon Ev Temmuz - Ağustos 2017 #64

130

Üst katta ebeveyn ve çocuk odaları süit mantığında. Ebeveyn yatak odasındaki özel boyutlardaki yatak başı ipek kumaşla kaplı. Genç kız odasının özel ağaç oymalı yatak başı ile beraber komodin arkalarında aynalı lambrilerle kaplanarak tavandan inen cam aydınlatmaların vurgusu artırılmış.


131


Evin oğlu için tasarlanan odada ise deri duvar panosu oluşturularak banyoya geçilen kapı gizlenmiş. Bir banyodan çok yaşam alanı gibi tasarlanan banyoların yanı sıra hamam da ihtişamını gizlemeyen alanlar arasında.

Dekorasyon Ev

Mermer uygulama: Visus Madencilik Elektrik uygulama: Elektrona Seramik ve banyo: Altay Group Sabit ve hareketli mobilyalar: Işıklar Mobilya, Visionnaire By İpc, Cavalli Mutfak: Nolte Mutfak

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Perde ve duvar kağıdı: Nezih Bağcı

132

Peyzaj: Bahçe Butik Aydınlatma: Özartaş Avize Halı: Halıca Korkuluk ve metal aksamlar: RBM metal


Mimar Seçil Bulcan Ürküt

Verandalardaki oturma grupları ise havuz yönelimleri ile oldukça rahat rattan gruplardan seçilerek keyif ve fonksiyonu bir araya sunuyor.

133


Kartal yuvasını buldu No:1903

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Sosyal tesis

Dört büyük takımdan biri olan Beşiktaş, sadece sportif faaliyetleriyle değil; takım ruhunu yansıtması ve ele avuca sığmayan taraftarıyla da gönüllerde taht kurmayı başarmış bir spor kulübü. Bu ruhunu da yeni bir yaşam ve spor kompleksiyle tescillemiş durumda. BJK No 1903, Elips Mimarlık imzası taşıyor. 4600 m2 açık, 3500 m2 kapalı alana sahip bina, 11 ayda tamamlanmış.

Kulüp başkanı Fikret Orman’ın da yönlendirmesiyle herkese açık olması planlanan tesis, karma proje niteliği taşıyor. 3 kattan oluşan mevcut mimari yapı içerisine; yeme-içme, toplantı, özel etkinlik alanlarının yanı sıra yaz-kış spor yapılabilecek alanlar da ilave edilmiş. Proje mimarı Feza Koca’yı en çok zorlayan ise natamam bırakılan tesisin yeniden projelendirme sırasında yaşanan teknik uyumsuzluklar olmuş. Projeye başlanırken günün her saatinde kullanılabilecek bir mekan hayal edilmiş. Gelen konukları rahat ettirmenin yanı sıra geldikleri mekanın onlarda hayranlık bırakması, şaşırtması istenmiş. Bunu yaparken de mekan içerisinde grift bir yapı tercih edilmiş. Asimetrik formlarla ana çatısı oluşturulan kompleks, dinamik bir görünüme sahip.

Tasarım: Elips Mimarlık 134


Zemin katta büyük bir terasla birlikte çocuk oyun parkı ve Casual Restoran yer alıyor. Restoran, projenin diğer alanlarına göre daha açık tonlarda dekore edilmiş. Bar arkasındaki koyu taşlar ise projenin kalanıyla uyumun yakalanmasında etkili bir faktör. Arka tarafa bakan teras, BJK yönetici ve kongre üyelerinin kullanımına tahsis edilen Eagle lounge alanı da yine bu katta. Bodrum katta; gym club, açık teras alanı da olan fitness bölümü, stüdyolar, buhar odası ve saunalar, masaj odaları, dinlenme bölümleri, soyunma alanları, duş ve wc’ler, kapalı havuz, açık ve çocuk havuzuyla birlikte güneşlenme terası yer alıyor. 1. kattaki büyük bar, şömineli oturma köşesi ve masalardan oluşan Bold Restoran; mekanın en dikkat çekici bölümleri arasında. Geometrik formlardaki metal ve ahşap ağırlıklı tavan, asimetrik geniş pencerelerle uyum içerisinde. Tavan yüksekliğindeki iddia ve şeffaf cephe, oldukça ferah ve zengin bir hacim yaratmakta. Şömine ve oturma alanının yer aldığı Blackhall salonu ise aynı elemanlar kullanılarak tasarlanmış ve restorandan açılabilir panellerle ayrılmış. Genel olarak maskülen bir görünüme sahip tesiste, koyu renk taşlar ve ahşap, sade mobilyalarla birleştirilmiş. Altın renginin dozunda kullanımı ise mekana sade bir şıklık katıyor. Toplantı odaları ve hatta tuvaletlerde bile vazgeçilmeyen asimetrik formlar, tüm mekanın bir bütün olarak algılanmasında büyük rol oynuyor. 135


Dekorasyon Mekan Temmuz - Ağustos 2017 #64

Ferah Gürsel, Filiz Bür

Tasarım: Filiz Bür 136

İştah kabartan mekan: Caramell Brasserie & Patisserie Leziz tatlıları, şekliyle bile iştah kabartan pastalarıyla uyum içerisinde olan bir mekandayız. Caramell Brasserie & Patisserie, pembe ve yeşilin en tatlı tonlarıyla döşenmiş ve buram buram mutluluk kokuyor. Mimar Filiz Bür tarafından Bursa’da hayata geçirilen proje, sahibi Ferah Gürsel’in pozitif enerjisiyle daha da keyifli bir hale gelmiş. Daha önce farklı bir lokasyonda olan mekanın, yeni yerinde de provans havadan kopmadan; beyaz ana rengi üzerine floral etkili çiçekler, yeşiller ve küllü pembeler kullanılmış. Caramell, küçük bir patisserie’yi andıran girişine nazaran geniş ve yüksek tavanlı bir mimariye sahip. 3 katlı olan yapının alt katı tamamen imalathane, giriş katı brasserie, patisserie ve imalathane; üst kat ise özel organizasyonların yapıldığı ve ofislerin yer aldığı bölüm olarak planlanmış.


Tüm mobilyaları özel olarak tasarlanan mekan, bir pastacının ihtiyaçlarını karşılayacak farklı köşelerden oluşuyor. Girişteki yeşil bar bölümünün üstündeki abajurlar Ferah Hanım’ın kendi evinden. Hemen karşısındaki oturma bölümünde daha küçük yuvarlak yeşil aynalar yer alıyor. Girişteki büyük karşılama masasının hemen üzerinde yer alan alçıpan uygulama, bir pasta kremasını andırıyor ve büyük bir avizeyle tamamlanıyor. Oturma bölümünü geçtiğinizde sağlı sollu küçük butik alanlar yaratılmış. Çikolata ve şekerlemelerin sergilendiği bölümün her iki tarafında da taş mozaiklerle yaratılmış çiçek figürlü paneller yer alıyor. Aynı uygulama simetrik olarak unlu mamuller bölümünde de kullanılmış. Üst kata çıkan merdiven kovasındaki yağlı boya çalışma Ferah Hanım’ın babasından yadigar. Pastalara tüm canlılığını veren şekerleme süsleri ise yeşil camlı bir bölümde, misafirlerin gözlemine açık bir noktada imal ediliyor. Nostaljik yer döşemeleri iki katmanlı olarak tasarlanmış. İç kısımdaki pembe detaylı olanlar Karo İstanbul’dan seçilirken, çevresindeki gri-füme tonlarındaki özel seri Çanakkale Seramik’ten.

137


Organik tatil

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Otel

Yoğun hayatlarımızın arasında sıkışıp kalan şehirli insanlar olarak birçoğumuz doğaya dönüşün yollarını aramaya başladık. Biz de fiziksel olarak olmasa da ruhen sizleri zeytin ağaçlarının arasında mükemmel bir tatil rotasına davet ediyoruz. Masseria Moroseta, İtalya’nın Puglia bölgesinde zeytin ağaçlarının arasında , denizin karşısında kalan eski bir çiftlik evi. Altı odası olan Masseria’da organik tarım faaliyetleri kaldığı yerden devam ediyor ve ziyaretçiler için bir süre de olsa nefes alabilecek bir alan sunuyor.

138

Tasarım: Andrew Trotter Fotoğraflar Salva Lopez


Doğaya oldukça saygılı şartlarda inşaa edilen otel, verdiği hizmetlerle de bu anlayışı devam ettiriyor. Masseria yetkilileri, kahvaltıdan yemeğe tamamen organik yemekler sunmaya gayret ediyor. Bunu başaramadıkları durumlarda ise yerel halkın mahsullerinden faydalanıyorlar.

139


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Otel

Yerelliği ön plana çıkarmaları sadece servis ve hizmetle de sınırlı değil. Otelin mimarisini oluştururken tamamen yerel sanatçı ve zanaatkarla çalışılmış. Öyle ki otelde markalı hiçbir ürün yok. Beyaz taş bina, masseria yani çiftlik evlerinin sadeliğinden esinlenerek tasarlanmış.

140

Tipik bir çiftlik mimarisine sahip yapıda her şey avlunun etrafında konumlandırılmış: Salon, deniz gören veranda, çatı terasına çıkan merdivenler ve yarı özel bahçeleriyle 6 tane oda. Otelin minimal mimarisi, iç dekorasyonda da minimal bir yaklaşımı beraberinde getirmiş. Salondaki koltuk, GHOST by Gervasoni’den tercih edilmiş. Olabildiğince taş üzerine konumlandırılan mobilyalar, ahşabın en doğal hali ve soft renkli kumaşlar…


Yerel kum taşından imal edilen tufo, baştan sona kadar her alanda değerlendirilmiş. 80 cm kalınlığındaki tavan, dışarısı 40 derece olsa bile içerisinin serin kalmasını sağlıyor. Kubbeli tavanlar ve taş zemin de aynı ihtiyaca hizmet ediyor. Doğa dostu anlayış burada da kendisini gösteriyor. Yazın klima, kışın da ısınma ihtiyacı bu yöntemle çözülebiliyor.Bir metrelik tik duvarlar, geri dönüşümle yeniden hayata kazandırılmış. Çapraz yerleştirilen camlar da klima ihtiyacını minimuma indirgiyor. Elektriğini de kendi üreten otel, suyunu da çiftlik arazisinden kullanıyor.

141


Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dekorasyon Otel

Otel doğayı ve doğalı olabildiğince kucaklasa da misafirleri için konforlu bir ortam yaratmaktan geri kalmamış. 3 çeşit odanın her birinde king size yatak ve lüks koton çarşaflar kullanılmış. Küçük odalar da dahil her odanın mutlaka bir bahçesi var. Taş oturma alanlarıyla da iç ve dış mekan arasında bir uyum sağlanmış. En büyük odalarda vaat edilen huzur ortamına bir de şömine keyfi ekleniyor. Taş şömine, yanmadığı zamanlarda sofistike bir görünüm yaratırken rengi kızıla döndükçe samimi bir ortam sunuyor.

142


Ortak alanlar pek çok noktada insanları bir araya getirirken aynı zamanda rahatlamak ve tempoyu düşürmek için de fırsat veriyor. Açık mutfakta barbekü yapabilir, spa ve gym’de vakit geçirebilir ya da havuzda serinleyebilirsiniz. Taş sıkım zeytin yağı, organik kahvaltı ve yemekler de Masseria Moroseta’nın cazibesini artıran unsurlar arasında.

143


Dekorasyon Otel Temmuz - Ağustos 2017 #64

Hayata bohem bir mola Deniz kenarında keyifli vakit geçirebileceğimiz, dilediğimiz müziği dinleyip, rahat rahat takılabileceğimiz bir yer hayal ediyorduk diyor, Daniela İpekal. Bu hayali sadece kendileri değil, tanıdıkları veya tanımasalar da kendileri gibi düşünen dostlarıyla da paylaşmak istemişler ve Boho Otel’i hayata geçirmişler. Lokal insanların buluştuğu Yalıkavak’ta dört yıl önce aldıkları binanın dış mimarisi, aslına sadık kalınarak 70’ler tarzında tasarlanmış.

Tasarım: Uras Studio 144


5 odası, lounge’u, kendine özel iskele ve plajı olan Boho Otel’in her odası birbirinden farklı. İç mimarisinde tercih edilen vintage parçaların bir kısmı Fransa’dan gelmiş. Geri kalanı ise Türkiye’den seçilmiş. Mobilya ve aksesuarların özgün olması odaları birbirinden ayırt etse de genel tarzı birbirine yaklaştırıyor.

145


146

Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

Dekorasyon Otel


Hasır, bambu ve keten yoğunluğunun fazla olduğu Boho, sakin görünümüyle dinlendirici bir etkiye sahip. En üst katta 70 metrekarelik balkona sahip süit, deniz manzarasını da boydan boya içine alıyor. Otelde Dj performansları ve yoga dersleri gibi çeşitli etkinlikler de yapılması, deniz ve kumun yanında Boho Otel’i ayrıcalıklı bir noktaya taşıyor. İçerisinde Midnight Express’in pop-up mağazası da Boho Otel’i tercih etmek için önemli bir sebep.

147


Olmazsa olmazımız: Aksesuar durakları

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dosya Aksesuar durakları

Bir mekana mimari anlamda ne kadar emek harcarsak harcayalım, dekorasyon açısından zayıf bırakırsak boş kalacağını kabul etmemiz gerekir. Bir objeyle mekanın havası bir anda değişeceği gibi yokluğunda da benzer bir boşluk hissi yaratacaktır. Bu nedenledir ki aksesuar mağazaları da bir bir çoğalmaya, objeleri tüketicileriyle buluşturmanın yanı sıra fikir de vermeye başladı. Aynı şekilde tasarım ofisleri kendi tasarladıkları mobilya ve tasarım objelerle bu sektörden payını alıyor. Hem onları daha yakından tanımak hem de yeni sezona dair fikir ve önerilerini almak için bizler de aksesuar mağazalarından birkaçını sizler için tespit ettik. Mekanlarımızdaki boşluğu doldurmaya nereden başlayacağınıza gelin birlikte karar verelim.

148


Berrin Ak

MacKenzie-Childs

“Siyah ve beyazın asil duruşu, riske atılmak istenmeyen şıklıklarda tercih sebebi olmaya devam ediyor. Ahşabın sıcaklığı ile birleşen pirinç detaylar, yaşanmışlık görüntüsünü sağlayan doğal taşlar ve mermer yine sık sık karşımıza çıkacak.”

MacKenzie-Childs’ın Türkiye temsilcisi Aura Dekorasyon, sektörde geçen dört yılın ardından MacKenzie’nin Amerika’dan sonra dünyadaki ilk mağazasını Türkiye’de açtı. Çiçekli ve kendine özgü damalı deseniyle dikkat çeken MacKenzie-Childs mağazası Nişantaşı’nda severleriyle buluşuyor. Aura Dekorasyon’un da kurucusu Berrin Ak, sundukları farklı desen ve ürün alternatifleriyle müşterileriyle aralarında bir bağ kurduklarını söylüyor. “Isınan hava ve yazın gelmesiyle beraber son yılların trendi olan çiçek tasarımları yine vazgeçilmez olarak dekorasyonlarda sık sık karşımıza çıkan detaylar. Doğadan esinlenilen enerjik renkler, yaşadığımız ortamlara canlılık katmaya devam ediyor. Hasır detaylar, kumaşlarda koton ve ketenlerin baskılarla ön planda olduğu, adeta bir desen cümbüşü yaşamaktayız. Son yılların marjinal ve iddialı görüntüleri dekorasyonda da devam etmekte. Yine yalın, dingin, sakin mekanları tercih edenler; iddialı objelerle bu trendi yakalamaktan geri kalmayabilir. Siyah ve beyazın asil duruşu, riske atılmak istenmeyen şıklıklarda tercih sebebi olmaya devam ediyor. Ahşabın sıcaklığı ile birleşen pirinç detaylar, yaşanmışlık görüntüsünü sağlayan doğal taşlar ve mermer yine sık sık karşımıza çıkacak. Evleri yaşayan mekanlara dönüştürmek, mutluluk veren parçalara yer vermek, eşyaların enerjisine inanmak gerek. Biz MacKenzie-Childs olarak mutluluğu sattığımıza inanıyoruz ve müşterilerimize kendi hikayelerini, koleksiyonlarını oluşturabilecekleri birçok desen ve ürün alternatifi sunuyoruz.” 149


Archive İstanbul Kendi bünyesinde tasarladığı ve ürettiği mobilya ve aksesuar koleksiyonunun yanı sıra uluslararası marka ve tasarımcıların ürünlerini kullanıcısıyla buluşturan Archive İstanbul; 2012 senesinden bu yana hizmet veren galerisiyle de misafirlerine interaktif bir deneyim yaşatmakta. Çağla Daş ve Nur Eke ortaklığında Serdar-ı Ekrem sokakta yer alan Archive, 2017 yılında Nişantaşı’ndaki yeni mağazasının kapılarını açtı. “Bu yıl pastel ve mat renkler revaçta. Doğal malzeme kullanımı çok öne çıktı. Toprak renkleri, hasırlar, tuğlalar, doğal ahşap kullanımı huzur veren detaylar arasında. El yapımı ev aksesuarlarına yönelim de artarak devam ediyor. El örgüsü yastıklar, el yapımı porselen fincanlar, el dokuması halılar... Sezonun trendlerinden biri de gri renk. Şehir stilini ve sadeliği temsil ederek yaşam alanlarımızdaki yerini alıyor.”

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dosya Aksesuar durakları

Nitali Home

150

Yaşamı sevdirecek detaylar mottosuyla yola çıkan Nitali Home; ev aksesuarlarının yanı sıra mobilya, banyo tekstili gibi farklı ürün gruplarını müşterilerinin beğenisine sunuyor. Ünlü markaları bünyesinde bulunduran marka, müşterilerine özel iç mimari yaklaşımlarda bulunmaktadır. Bursa’daki mağazasında hizmet veren Nitali Home; kurumsal satışıyla da ofis, otel, konut projelerine de danışmanlık anlamında destek olmakta. “Doğal malzemeler bu sezon oldukça popüler. Özellikle ahşabın boyalı değil, doğal hali tercih edilebilir. Romantik, bohem detaylar göz önünde. Bu parçalar doğal malzemelere oldukça yakışıyor. Metal kullanımında ise pirinçler, camlarla kombinleniyor.”

“Kadife ise yılın kumaşı. Evinizde bir koltuğunuzun kumaşını yeşil tonlarında bir kadife veya hardal sarısı yaparak hem sıcak bir hava katmış olacaksınız hem de uzun yıllar yaz kış demeden rahatça kullanacağınız bir mobilya kazanmış olacaksınız.”


Hülya Yemenici

Sorella Design “Bu yıl genel olarak dekorasyonlarda daha sıcak ve samimi bir atmosfer yaratma konsepti hakim olduğundan, yaz sezonunun da açılmasıyla birlikte tropikal desenler de en gözde ve öne çıkan unsurlardan biri haline geliyor. Siz de yaz sezonunda eğer isterseniz evinizin dekorasyonuna ufak dokunuşlar yaparak da bu trende uyum sağlayabilirsiniz. Oturma gruplarınızın minder ve yastık kılıflarını tropikal desenlerle kaplayabilir, masa örtüsü ve nevresimlerinizi bu tarz desenli olanlarla değiştirebilirsiniz. Son derece trend olan ananas figürü, tekstil ürünlerinde olduğu gibi ev aksesuarlarında da sıklıkla karşımıza çıkıyor; ananas şeklinde kitap tutacakları, aromatik mumlar, mumluklar, objeler kullanarak kolaylıkla evinizi tropik sıcaklıkla doldurabilirsiniz.”

Alışverişe çıkan herkesin aklında az çok bir fikir olsa da özellikle evimiz için gidiyorsak aldığımız parçanın nasıl duracağını bilemeyiz. Bazen de beğendiğimiz bir vazoyu neyle kombinleyeceğimizi düşünür dururuz. Hülya Yemenici, 2014 yılında bu eksiği fark ederek harekete geçiyor. Bursa’da kurduğu dekorasyon mağazası Sorella Design ile ürünleri gelişi güzel bir şekilde rafa dizmek yerine, nasıl kombinleneceği hakkında fikir vermeyi amaçlıyor. Yıllardır seçkin markaları dekorasyon tutkunlarıyla bu anlayışla buluşturan Sorella Design, bu yılın başında İstanbul Bebek’te yeni mağazasıyla hizmet vermeye başladı. Sorella Design, fikir desteğine ihtiyaç duyan müşterilerine, onların tarzları doğrultusunda hem mimari projelendirme hizmeti hem de aksesuar temini sağlıyor. Seçkin dünya markalarından oluşan ürün gamının yanı sıra Sorella Design markası ile üretilen havlular, kırlentler, koltuk şalları gibi ev tekstil ürünleri ve döşemelik ve perdelik kumaşlar da Sorella Design mağazalarında satışta. “Geçtiğimiz sezon popüler olan açık renklerin ve beyaz tonlarının yerini yeni sezonda toprak renkleri ve rustik görünüm sağlayan kahverengimsi kızıl renkli, mat seramik malzemeler, mat pirinç materyaller aldı. Rustik yapı ve mat renk tonları iç mekanlara karakteristik bir estetik ve sıcaklık katıyor.”

151


Four and More Kendi müziği, kahvesi ve renkleri olan bir dekorasyon mağazası, Four and More İstanbul. 2012 yılında Özge Ferhatoğlu ve Pınar Küçük, mağaza için Çubuklu’da bir yol yalısını tercih etmiş. Dekorasyon ürünleriyle sınırlı kalmayan ekip, zamanla büyüyor ve mimarların da katılmasıyla farklı bir boyut kazanıyor. Çubuklu’dan sonra Arnavutköy’de açılan Four and More, projelerinde kendi tasarımlarını kullanmakta. “Yeşiller ve sarılar bu yaz ön planda. Bir süredir olduğu gibi bronz aksesuarlar ve doğal malzemelerin popülerliği devam ediyor. Bunların yanı sıra mermer de son zamanlarda sıklıkla kullandığımız bir malzeme. Sezonsal olarak mekanlara biraz renk katmak faydalı oluyor. Bu noktada ortaya turuncu ve mavi gibi yan renkler çıkıyor. Saksılara ya da vazolara koyulan çiçekler de yaz havasını destelemekte oldukça faydalı.”

Temmuz - Ağustos 2017 #64

Dosya Aksesuar durakları

Ceren’s Happy Home

152

Evde kendileri için üretirken Instagram sayfalarına artan ilgiyle Bursa’da, 20 m2 bir dükkanda kurulan Ceren Happy Homes markası; 500 m2’lik mağazayı açmalarıyla bugünkü haline ulaşmış. Tüm bu sürecin 19 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşmesi kurucuları Ceren&Volkan Akın çiftini mutlu ettiği kadar şaşırtan bir nokta olmuş. Ceren Happy Homes’ta ufak hediyelik aksesuardan mobilyaya, aydınlatmadan anahtar teslim mimari uygulamaya kadar ev dekorasyonuna dair pek çok ürün ve hizmet bir arada sunuluyor. Adımızdan da anlaşılacağı üzere kendimizi insanları mutlu etmeye adadık diyen çift; bunun için eve servis, Bursa dışı mağazalardan gelen misafirlere 1 gece konaklama, Bursa turu ve kişiye özel ithalat hizmetleriyle de bu gayelerini başarıya ulaştırmayı hedefliyor. “Aksesuar trendleri ne kadar değişse de biz müşterilerimize modayla bütünleşik zamansız parçalara yönelmelerini tavsiye ediyoruz. Metal ve cam parçalar bu anlamda kurtarıcı olabiliyor. Özellikle bu sezonda buna mermer de eklendi.”


153


MOBİ

ASPENDOS CONCEPT

NEZİH BAĞCI

İKON KLİMA

Yalova Yolu 14.Km

İzmir Yolu 7.Km.

Bademli Mah. 20. Sok Sirkeci Evleri

Zekai Gümüşdiş Mah.

Sanayi Cad. No:4

No: 276/A

T: 0224 267 06 48

Nilüfer / Bursa

www.mobi.com.tr

T: 0224 451 88 10 www.persan.com.tr

MUTA COLLECTION No:10 Osmangazi/Bursa

54.Sok. Office 4200 İş Merkezi

Üçevler Mah. Ahıska Cad. No: 213/A

No:427/A Nilüfer / Bursa

Nilüfer / Bursa

T: 0224 452 10 13

T: 0224 271 89 59

GAGGENAU

www.isikevi.com

www.gaggenau.com

Mudanya Yolu Sanayi Cad. No:132 Osmangazi / Bursa T: 0224 249 06 61

SEMİH HAIR DESIGN

80. Blok 18. Cad. No: 37 T: 0224 443 44 95 www.isikkaplama.com

MASSIVE PARKE

T: 0224 245 65 70 www.massive.com.tr

www.muta.com.tr

ATÖLYE MUTFAK www.atolyemutfak.com.tr

GHESS www.ghess.com.tr

DEKO MOBİLYA OSSA DESİGN İzmir Yolu No:166

Aka Plaza No:1

T: 0224 366 17 44

T: 0224 233 59 79

www.dekomobilya.com

www.zettbursa.com

BETEK www.betek.com.tr

ASTAŞARİES Mudanya Yolu San. Cad. Çalışkan İş Mrk. No:398

BM KOLLEKSİYON YILMAZLAR BANYO MERKEZİ

İzmir Yolu Küçük Sanayi

Yeni Yalova Yolu No:456

Kavşağı Nilüfer Tic. Mrk. No:8

T: 0224 211 12 73

Nilüfer / Bursa

www.banyomerkezi.com.tr

www.ossadesign.com.tr

www.efendioglu.com.tr

Barış Mah. İzmirYolu Cad. No:178 T: 0224 247 58 88

Nilüfer / Bursa T: 0224 453 40 00

EFENDİOĞLU MERMER

K:1 / 9 Osmangazi/BURSA T: 0224 241 30 40 www.astasaries.com

T: 0224 443 21 21 www.bmkolleksiyon.com

SORELLA DESİGN Ahmet Yesevi Mah.

WOODEA STUDİO

ADA KOLTUK

Millet Mah. Veli Sok. 3 Yıldırım / Bursa

Ertuğrulgazi Cad. No:53

T: 0224 351 45 58

İnegol/Bursa

Begonya Blokları No:9E/A

T: 0224 444 4 395

Nilüfer / Bursa

www.adaavangarde.com

T: 0224 244 70 01

www.woodea-studio.com BERK MEKANİK İhsaniye Mah. Tuna Cad.

T: 0224 248 67 75

No:319 Osmangazi/BURSA

Mudanya Yolu Sanayi Cad. No:334 Bağlarbaşı / Bursa

İkon.toshiba-klimabayi.com

Arabayatağı Mah. Ankara asfaltı

ZETT MOBİLYA

Üçevler Sanayi Sit.

Osmangazi / Bursa

Kükürtlü Mah. Oulu Cad.

www.beyaztepe.com.tr

EMİN IŞIK / IŞIK KAPLAMA

Sanayi Cad. No:606/B

T: 0224 242 16 42

IŞIK EVİ

BEYAZ TEPE

Fihrist

www.nezihbagci.com

Balat Mah. Sanayi Cad.

www.aydinlarzemin.com

Temmuz - Ağustos 2017 #64

T: 0224 549 0 777

Yunuseli Mah. Yenice Sok.

AYDINLAR PARKE

154

No:4/40 Mudanya/Bursa

Piknik Cad. Flora Evleri

www.sorelladesign.com.tr

DENİZ AVİZE

İNSO MÜHENDİSLİK

Çetinkaya Sit. No: 1-2

İzmir Yolu Üzeri 7.Km.

Kültür Mah. Gümüşdere Cad.

T: 0224 247 88 84

Beşevler Metro İstasyonu Yanı

Çamlıca Sok. No: 5

SOHO KITCHEN

Nilüfer/Bursa

Geçit Premium İş Merkezi

www.berkmekanik.com.tr

T: 0224 452 83 43 www.denizavize.com

NO TWO DESIGN

T: 0224 452 00 61 www.insomuhendislik.com.tr

Ahmet Yesevi Mah. Bahçe Sok. 11/A A blok/13

Cumhuriyet Mah. Gazi Cad.

ATÖLYE TRİO

NİTALİ HOME

Nilüfer / Bursa

No: 2 Sadıkoğlu Sit. A Blok/A

Veysel Karani Mah. Veda Sok. No:4

Odunluk Mah. Lefkoşe Cad

T: 0224 404 00 66

T: 0224 451 02 24

Osmangazi/Bursa

www.no-two.com

T: 0224 453 60 70 / 0212 280 89 78 www.atolyetrio.com

Eker İş Mkz. C Blok No:2 Nilüfer/Bursa T: 0224 453 03 81 www.nitalihome.com.tr

NOLTE MUTFAK nolte.com.tr


155


Temmuz - AÄ&#x;ustos 2017 #64

FEZ

156

www.mobi.com.tr

Mekan 64  
Mekan 64  
Advertisement