Page 1

Temmuz / Ağustos 2018 No: 138 www.tourismtoday.net

Bakan Mehmet Ersoy “Turizmde seferberlik başlatacağız” Sektörden Bakan Ersoy’a büyük destek

Sayı:138 / 10,00 TL

World Travel Awards’te Türkiye’ye ödül yağdı Turizmcilerden “5 yıldızlı ucuz tatil” uyarısı 7 tarihi değerimiz daha UNESCO listesinde


Yedi Reklam Tanıtım Org. Medya, Mat. Tur. ve Tic. A.Ş. Adına Sahibi Pınar Özsevim / pinar@tourismtoday.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Haluk Özsevim / haluk@tourismtoday.net Haber Müdürü Tuncay Sevin / tuncay@tourismtoday.net

18

24

28

Haber Editörü Ayşegül Yücedağ / aysegul@tourismtoday.net Ebru Altın / ebrualtin@tourismtoday.net Görsel Yönetmen Bahar Sinemce / bahar@yediiletisim.com Tasarım&Uygulama Hilal Günel / grafik@yedireklam.com

Bakan Ersoy: “Turizmde seferberlik başlatacağız”

World Travel Awards’te Türkiye’ye ödül yağdı

Mevlüt Çavuşoğlu: “Turizm gelişirse, milli gelir ve istihdam artar”

Reklam Betül Erol Doğan / satis@yedireklam.com Mali Danışman İlhami Uğur Sevimli Finans Neşe Başer / nese@yediiletisim.com Hukuk Danışmanı Erdal Yiğit / erdal@erdalyigit.av.tr

32

36

40

Matbaa GD OFSET / İstanbul / www.gdofset.com

Reklam indeks ZEM ZEM GROUP l Ön Kapak İçi - 1 ART-MİM l Arka Kapak TOYOTA BAKIRCILAR l Arka Kapak İçi ALUMEN YAPI SİSTEMLERİ l 11. Sayfa ANFAŞ l 83. Sayfa ASTERIA HOTELS l 39. Sayfa BAHÇEŞEHİR KOLEJİ l 27. Sayfa CEYSU l 35. Sayfa DAPHNE l 4. ve 5. Sayfa DENFAŞ REKLAM l 79. Sayfa DÜFA l 9. Sayfa GALERİ KRİSTAL l 43. ve 47. Sayfa HİLMİ BEKEN CATERING l 31. Sayfa INTER GLOBAL l 91. Sayfa KEKOVA ENERJİ SİSTEMLERİ l 63. Sayfa KİLİT GLOBAL l 51. Sayfa KRİSTAL ENDÜSTRİYEL l 23. Sayfa LİMAK HOTELS l 15. Sayfa MALL OF ANTALYA AVM l 17. Sayfa MAXSTYLE l 59. Sayfa SEYHAN OTEL l 54. ve 55. Sayfa SAN BİLGİSAYAR l 75. Sayfa SELECTUM LUXURY RESORT l 13. Sayfa SUR YAPI l 2. ve 3. Sayfa YAPEX l 87. Sayfa YAŞAM HASTANESİ l 71. Sayfa Düzeltme: Dergimizin 2017 Mart-Nisan sayısında yayımlanmış olan “CVK Bosphorus Hotel’de atama” haberi sehven 2018 Mayıs-Haziran sayısında yeniden yayımlanmıştır. Düzeltir, özür dileriz… www.tourismtoday.net Çağlayan Mahallesi, 2076 Sk. Ya-Se Sitesi, A Blok No:22/A ANTALYA Tel: +90 242 324 79 77 Fax: +90 242 324 79 37 Tourism Today 2 ayda bir yayınlanmaktadır. Derginin isim ve yayın hakkı Yedi Reklam Tan. Org. A.Ş.’ye aittir. Dergide yer alan yazı ve fotoğraflar izin alınmaksızın kullanılamaz. Yazılardaki görüşler sahiplerine aittir. ISSN 1304 - 1754

8

200 milyon dolarlık Limak Cyprus kapılarını açtı

44 7 tarihi değerimiz daha UNESCO listesinde

56 Hapimag, Türkiye’de yatırım yapmaya devam edecek

IMWF, 30 ülkeden 300 acenteyi Türkiye’ye getirdi

48 Turizmcilerden “5 yıldızlı ucuz tatil” uyarısı

64 Çinli turistlerin beklentisi ne?

Gürel Aydın, 80 milyon dolarlık oteli için Sheraton ile anlaştı

52 Akdeniz’i en çok Türkiye kirletiyor

68 4 milyar dolarlık 62 otel atıl kalacak


Haluk Özsevim

TURİZMDE, MEHMET ERSOY DEVRİ… Son 20 yılda büyük bir gelişim gösteren Türk turizmi, bu süreçte dünyanın en önemli turizm ülkeleri arasına girmeyi başardı. Ancak son iki yılda yaşanan sıkıntılar Türkiye turizminde artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini gösteriyordu. Bu değişimin, sektör içinden gelen bir isim olan Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olması ile başlayacağına inanıyorum. Türkiye turizmi, 2015 yılına kadar kamu ve özel sektörün işbirliğinde önemli bir noktaya gelmişti. Ancak 2015 ve 2016 yıllarındaki gerileme turizmin ne kadar hassas bir sektör olduğunu gözler önüne serdiği gibi Türkiye turizminde bazı konuları ve sorunları da ön plana çıkardı. Türkiye turizmi hızlı büyüdü ancak zamanında çözülmeyen bazı konular son iki yılda turizmcinin önüne adeta taştan bir duvar ördü. Artık bu sorunları çok iyi bilen bir turizm sektörü profesyoneli olan Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olması turizm sektörüne büyük bir moral aşıladı. Sektör ve sektör temsilcileri ile sık sık bir araya geleceğini düşündüğümüz Bakan Mehmet Ersoy’un, Türkiye turizmine farklı bir soluk kazandıracağına inancımız tam. Ets Tur ve Maxx Royal Otellerindeki vizyoner çalışmalarını herkesin bildiği Bakan Ersoy, Türkiye turizmine ciddi katkılar yapacaktır. Otelcilik, tur operatörlüğü ve havacılık sektörüne hakim olan Bakan Ersoy’un turizm sektörünün bu üç önemli ayağındaki sorunlara ayrı ayrı eğilecektir. Bu süreçte turizmcilerin Bakan Ersoy’a destek çıkması gerekiyor. Bakan Ersoy’un elinde sihirli bir değnek yok. Her şeyin bir anda değişmesini beklemek de hayalcilik olur. Bakan Ersoy, çok zorlu bir görev üstlendi. Çünkü bir sorunu çözmek için onlarca sorunla karşılaşılacak. Türkiye’ye ciddi bir döviz girdisi sağlayan turizm sektörünün başına Mehmet Ersoy gibi profesyonel bir turizmcinin getirilmesini de ayrıca alkışlıyoruz. Türkiye’nin dövize ihtiyacı olduğu bir dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na daha fazla önem vermek gerekiyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Ersoy tercihi ile turizme gösterdiği önemi de gözler önüne serdi. Daha önceki Kültür ve Turizm Bakanlarımız da ellerinden geldiği kadar çalıştı ancak turizmin içinden bir ismin bu koltuğa oturması turizmi ayrı bir ivme kazandıracaktır. Türkiye turizmi 2018 ile yükselişe geçti. 2019 ve 2020 Türkiye turizmi için rekor yılları olabilir. Ancak sadece sayılar üzerinden değil nitelik üzerinden de turizmi konuşmaya başlamamız gerekiyor. Turist sayılarını artırdığımız gibi fiyatlarımızı artırmak için de topyekün çalışmalıyız. Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy’a Türkiye turizmi ve ekonomisi için büyük önem taşıyan kutsal görevinde başarılar diliyorum… 9


KISA HABERLER

“I’m Outta Love” ve “Left Outside Alone” gibi hit parçaları ile dünyada 30 milyondan fazla albüm satan pop dünyasının kadın vokali Anastacia, Bodrum’daki Yalıkavak Marina sezon açılışında özel bir konser verdi. Yaklaşık 2 saat süren konserde kısa bir konuşma da yapan Anastacia: “Daha önce İstanbul’a gelmiştim ama Bodrum çok farklı, konser öncesi günbatımını izledim ve manzaraya aşık oldum. Kesinlikle yeniden geleceğim” dedi.

DÜNYACA ÜNLÜ ŞARKICININ BODRUM ŞAŞKINLIĞI: “BURASI TÜRKİYE Mİ?”

Antalya, 5 milyon turist bandını 2 Temmuz’da geçti. Bu tarih itibariyle 5 milyon 15 bin 745 turist rakamına ulaşıldı. Bu tarihe kadar kente gelen turist sayısı, 5 milyon 15 bin 745 oldu. Bu dönemde, en çok turist ağırlanan 2014’ün rakamları da yaklaşık 278 bin arttı. Aynı dönemde geçen yıla göre turist sayısı 1 milyon 44 bin 710 artarken, oransal artış ise yüzde 40 oldu.

Antalya’da turist sayısı 5 milyonu aştı

Mehmet Aydın Türk turizmcileri Mısır’da temsil edecek Deneyimli turizmci Mehmet Aydın, 1 Haziran 2018 tarihi itibari ile Mısır’ın ünlü turizm bölgesi, Sharm El Sheikh’de bulunan Reef Oasis Blue Bay Resort & SPA’nın genel müdürü oldu. Son olarak KKTC’deki Kaya Artemis Hotel’de görev yapan sevilen turizmci, Mısır’daki yeni görevinde Türk turizmcilerinin deneyim ve yeteneklerini sergileyecek. 10

Antalya’nın En İyi Oteli Ödülü Barut Lara’nın oldu Antalya’nın gözde otellerinden Barut Lara, “Travel Republic Hotel Awards” tarafından “Antalya’nın En İyi Oteli” ödülü aldı. Barut Hotels’in AntalyaLara’daki tesisi Barut Lara, sunduğu hizmeti aldığı ödülle taçlandırdı. Barut Lara, “Travel Republic Hotel Awards” kapsamında “Antalya’nın En iyi Oteli” ödülünü almayı başardı.

SUR YAPI ANTALYA’NIN TEMELİ ATILDI

Sur Yapı’nın Kepez-Santral bölgesinde 8 milyar TL yatırımla hayata geçirdiği Antalya Projesi’nin resmi temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel katıldı. Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yaptığı konuşmada “Burada geleceğe miras bırakacağımız modern bir şehir inşa ediyoruz. Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesini Türkiye’nin en büyük bankası Ziraat Bankası finanse ediyor” dedi.


KISA HABERLER

Göbeklitepe UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde Dünyanın en eski tapınak merkezi olarak nitelendirilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, Bahreyn’de düzenlenen 42’nci Dünya Mirası Komita Toplantısı’nda UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabul edildi. Bahreyn’de düzenlenen toplantıya Kültür ve Turizm Bakanlığını ve Şanlıurfa Valiliği’ni temsilen Şanlıurfa Müze Müdürü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Celal Uludağ katıldı. Göbeklitepe’nin UNESCO asil listesine kabul edilmesi sevinçle karşılandı.

Club Marvy Dünyanın En İyi 8 Beach Club’ı arasında

Antalya Açık’ta şampiyon Damir Dzumhur oldu Türkiye Tenis Federasyonu himayesinde Kaya Hotels&Resorts ve GD Tennis Academy’nin ortaklaşa düzenlendiği THY Antalya Açık Tenis Turnuvası’nda zafer, Damir Dzumhur’un oldu. Kaya Palazzo Resort’un merkez kortunda oynanan final mücadelesinde Adrian Mannarino ve Damir Dzumhur karşı karşıya geldi. Rakibini 6-1, 1-6 ve 6-1’lik skorlarla 2-1 mağlup eden Bosna Hersekli Damir Dzumhur şampiyonluğa ulaştı. Dzumhur’a ödülünü Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş ile birlikte verdi. İkinci olan Adrian Mannarino ise Kaya Otel Yönetim Kurulu Üyesi Doruk Kaya’dan ödülünü aldı.

Dünyada yüksek modanın öncüsü, aylık 6M web sitesi ziyaretçisi ve 3.1M instagram takipçisi ile moda ve lüks konusunda otorite sayılabilecek NET-APORTER, ilgi ile takip edilen dijital dergisi Porter Edit’teki “Dünyanın en iyi 8 Beach Club”ı haberinde Club Marvy’e yer verdi. Mykonos’tan Santa Marina, Mayorka’dan Purobeach Palma, İbiza’dan Chambao, Varkiza’dan Island Club, Dubai’den Nikki Beach, İtalya’dan San Domenico A Mare ve Sardunya’dan Hotel Romazzino’nun yer aldığı haberde Türkiye’den yalnızca Club Marvy bulunuyor.

Geçen sene ülkemize 1 milyonu aşkın turist getirerek Türkiye turizmine ciddi katkılar sağlayan ANEX Tour, geçtiğimiz ay iki günlük haftasonunda Türkiye’ye 21 bin 500 pax getirerek tüm zamanların turist rekorunu kırdı. Konu hakkında kısa bir açıklama yapan ANEX Tour Türkiye Genel Müdürü Vural Karasu, “Türkiye’ye iki sorunlu yılın ardından bu sene ciddi sayıda turist getirmeyi hedefledik. Bu hedef doğrultusunda çalıştığımız pazarlarda ciddi tanıtım çalışmaları yaparak satış kanallarımızı da iyi motive ettik. Sonuç olarak 2018’e iyi başladık” dedi.

ANEX TOUR, TÜM ZAMANLARIN TURİST REKORUNU KIRDI

12

SKAL ANTALYA’DAN GENÇ TURİZMCİLERE DESTEK Skål Antalya’nın, Skål dinamizmini korumak ve devamlılığını sağlamak amacıyla oluşturduğu, uluslararası bir organizasyon olarak da kabul edilen Young Skål Antalya’nın yeni temsilcisi ve komite başkanı genç turizmci Mustafa Tombak oldu. Konu hakkında bir açıklama yapan Skal Antalya Başkanı Cüneyt Kuru, “Genç turizm profesyonellerini ve turizm eğitimi alan öğrencilere ulaşmayı temel alan bu organizasyon da asıl amaç gençlerin kişisel ve mesleki gelişimlerini sağlamak ve gelecekte yetişkin, başarılı turizm profesyonelleri olmalarına katkıda bulunmaktır. Bu bağlamda Skal Antalya olarak sektöre taze kan ve kalifiye yönetici kazandırmak adına ciddi bir misyon yüklenmiş olmanın sevincini ve gururunu yaşamaktayız” dedi.


KISA HABERLER Alaçatı’nın kendine has eşsiz mimarisine uygun dizayn edilmiş ve birbirinden keyifli 13 odasıyla birlikte 2018 yılında kapılarını açan Alachi Hotel, huzurlu ve keyifli bir tatilin yanı sıra misafirlerine kendi evlerindeymiş gibi hissettirmeyi vadediyor. Alaçatı ve Chi felsefesini tek çatı altında buluşturan Alachi Hotel, özel, keyifli ve huzurlu bir tatil sağlayacak tüm bu sofistike ayrıntıları tek bir çatı altında misafirlerine sunuyor. Bozulmamış dokusu ve köy içinde konumlanan geleneksel mimariye uygun dizayn edilmiş Rum evi konseptli otel, Alaçatı merkez çarşıya 2 dakika yürüme mesafesinde sakin, gürültüden uzak özel bir sokakta yer alıyor.

ALAÇATI’YA YENİ SOLUK ALACHI HOTEL

Turizmcilerde alkollü içki fiyatı endişesi

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, vergi ve alkollü içki fiyatlarındaki artışın, rakip ülkelere karşı Türk turizmcisinin elini zayıflattığını söyledi. İşler, bakanlık belgeli tesisler ile belirlenecek oranda turist getiren ve döviz kazandıran tesislere, alkollü içkilerde ÖTV indirimi getirilmesini önerdi.

Tekne sahibi ve arkadaşları Datça koylarını temizledi Muğla’nın Datça ilçesindeki eşsiz güzellikteki koylar gönüllüler tarafından temizlendi. Gezi teknesi sahibi ve kaptan Ayhan Çıraklık ile 5 gönüllü arkadaşı, günübirlik tur yapanların en çok uğradığı noktalarından olan 5 koyda, 5 saat süren temizlik çalışması yaptı. Günboyu toplanan 40 poşetlik çöp, gezi teknesi ile ilçe merkezine getirilerek, belediye temizlik görevlilerine teslim edildi. Ayhan Çıraklık, “Datça, Türkiye’nin en güzel doğasına sahip. Denizlerimize sahip çıkalım. Kirletmeyelim, kirletenleri uyaralım. Bu koylardan ekmek yiyen bir insanlar, bu koylara sahip çıkmalı” diye konuştu.

ATAV ve AGC, muhabirlere “turizm eğitimi” verecek Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Antalya’da görev yapan muhabirlere turizm eğitimi verecek. Yapılacak bu eğitim çalışması ile muhabirlerin Antalya tanıtımına daha fazla katkı vermesi sağlanacak. Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege, “Antalya’da görev yapan basın mensuplarının turizm bilgisiyle donanmasının çok önemli olması sebebiyle, Antalya Gazeteciler Cemiyetiyle birlikte, işinde uzman kişiler tarafından muhabir arkadaşlara kısa süreli turizm bilgisi ve Antalya’nın turizm potansiyeli hakkında bilgilendirme eğitimi vereceğiz” derken Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni de “Basın mensubu arkadaşlarımızı bu şehrin rehberi de yapacak bir projeyi hayata geçiriyoruz” dedi.

Titanic Hotels’in Bodrum’daki gözde tesisi Titanic Deluxe Bodrum’un genel müdürü 01 Haziran itibariyle deneyimli turizmci Süreyya Ertuğrul oldu. Deneyimli turizmci, Titanic Hotels’teki Spor ve Golf Satış Direktörlüğüne de devam edecek.

SÜREYYA ERTUĞRUL, TITANIC BODRUM’UN GENEL MÜDÜRÜ OLDU

14


KISA HABERLER

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı bir doğa harikası Olympos’ta bulunan ağaç evler, alternatif turizmin vazgeçilmezi oldu. Özellikle “Sırt Çantalılar” diye tabir edilen, 5 yıldızlı oteller yerine doğal tatili tercih edenlerin tercih ettiği ağaç evlere, şu sıralar yerli ve yabancı turistler akın ediyor. 30 yıldır turizm hizmeti veren ağaç evlerin sahibi Kadir Kaya, bölgenin doğa ve doğa sporlarını seven insanların uğrak yeri olduğunu söyledi. İş hayatında yaşanan stresin doğa ortamında çok kolay bir şekilde atıldığından bahseden Kaya, “Buraya 70 ülkeden insan geliyor. 5 yıldızlı oteller birbirleriyle yarışıyor. Biz çizgimiz neyse her ay, bir yıl önceden belirlediğimiz fiyatlarımız var, onları uyguluyoruz. Antalya’ya 12 milyon turist gelmesi çok büyük bir rakam değil, buralara zamanı gelince 50-60 milyon turist getireceğiz ama hizmet sektörümüzü iyi hazırlamamız gerekiyor” dedi.

5 YILDIZLI OTEL YERİNE AĞAÇ EVLERİ TERCİH EDİYORLAR Antalya Kepez Belediyesi ve İŞKUR işbirliği ile IC Hotels güvencesinde AKMEK’te açılan iş garantili kurslar turizm istihdamına katkı koyuyor. Antalya Kepez Belediyesi, Kepez Milli Eğitim Müdürlüğü, İŞKUR ve IC Hotels arasında imzalanan protokol ile Altınova’da açılan kurslarda eğitim gören 25 kursiyer Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalarını alarak, iş başı yaptılar. İş garantisi sunan işletmede görevlerine başlayan kursiyerler, kursların meslek garantisi imkanından faydalanarak meslek ve iş sahibi oldu.

IC Hotels ve İŞKUR’dan turizm istihdamına katkı

OTELLERDE EN SAYGI DUYULMASI GEREKEN MESLEK HANGİSİ? Deneyimli turizmci Adil Gürkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla genç turizmcilere ders niteliğinde bilgiler veriyor. Gürkan, yaptığı son paylaşımda “Otellerde en saygı duyulması gereken mesleği” açıkladı. İşte Adil Gürkan’ın son paylaşımı: “Otellerde en çok saygı duyulması gereken meslek hangisidir? Stewarding elbette. Yani bulaşıkhanede çalışanlar. Onlar en zor koşullarda işlerini yaparlar. Onlar, restoranlardan gelen leş gibi tabakları, mutfaktan gelen yağ ve artıklarla dolu, kocaman kazanları, tencereleri, tavaları temizlerler. Onlar her yemek zamanı yaşanan bir boğuşmadan arta kalan büfeleri, ızgaraları, tezgahları bir sonraki yemeğe hazırlarlar. Onların hayatları, bizim bakarken bile midemizin alt üst olacağı kirin, pisliğin içinde geçer. Onlar en düşük maaşı alırlar. Onlar lojmanlarda en kötü odalarda uyurlar. Onları el üstünde tutun. Onurlandırın. Sevin.”

Ukraynalı turist sayısı 1.5 milyonu bulacak Kiev Kültür ve Tanıtma Müşaviri Berat Yıldız, 2018’de Ukraynalı turist sayısının 2017’ye göre yüzde 15 artarak 1.5 milyon kişiye yükselmesinin beklendiğini açıkladı. Ocak-Nisan 2018 döneminde Türkiye’deki tüm turistik mekanlara Ukraynalı turist akışında artış oldu. Bu dönemde İstanbul’a giden Ukraynalı turistlerin sayısı geçen yılın ilk dört ayına göre yüzde 15.1 artarak 109 bin 918’e yükseldi. Antalya Havaaalanı ise, 2018 yılının ilk beş ayına ilişkin turizm verilerini açıkladı. Bu dönemde Antalya’yı ziyaret eden Ukraynalı turistlerin sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artarak 155 bin 722 kişi olarak hesaplandığı bildirildi.

16

Konaklama sektörünün deneyimli ismi Edip Araç, Labranda Hotels’in BodrumTurgutreis’teki tesisi Labranda Princess Hotel’in genel müdürü oldu. Son olarak WOW Resort Hotels’in Genel Koordinatörlüğünü yapan Edip Araç, bundan sonra deneyimlerini Labranda Princess Hotel ile paylaşacak.

Edip Araç Labranda Princess Hotel’in genel müdürü oldu


KISA HABERLER

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, Survivor’ın yapımcısı Acun Ilıcalı’ya adanın tanıtımına katkı sağladığı için teşekkür plaketi verdi. Survivor 2018 finaline konuk olan Fikri Ataoğlu, Acun Ilıcalı’ya KKTC’nin tanıtımına yaptığı katkı nedeniyle plaket verdi. Ataoğlu, “Acun Bey, burada final yaparak bizleri onurlandırmaktadır. Kuzey Kıbrıs’ın anavatan Türkiyemize ve yurt dışına tanıtımına katkısını çok önemsiyoruz. Ülkem adına kendisine teşekkür ediyorum” dedi. Acun Ilıcalı da yavru vatan olarak bildikleri KKTC’yi çok sevdiklerini kaydetti. Kuzey Kıbrıs’ın gündeme gelmesinin kendilerini de mutlu ettiğini ifade eden Ilıcalı, “KKTC’de final yapmak bir gelenek haline geldi. Kıbrıslı Türkler, bizleri bağırlarına basıyor. Bizler de onları çok seviyoruz” diye konuştu.

ACUN ILICALI’YA TURİZM BAKANI’NDAN TEŞEKKÜR İSRAİLLİ CEO’LAR TATİL İÇİN YİNE ANTALYA’YI TERCİH ETTİ Otellerde çalışan sayısı 300 bine dayandı Konaklama sektöründe çalışanların sayısı 2018 yılında artmaya devam ediyor. Nisan ayında 1 milyonu aşan istihdamda kriz aşıldı ve 2015 seviyesi yakalandı. 2016 ve 2017’de ortalama % 11 daralan otellerde çalışan sayısı, 2018’in 4 aylık döneminde % 26,4 artarak 300 bine dayandı.

Rasim Erbakan L’Hotels Art Beach’te Deneyimli turizmci Rasim Erbakan, 08.06.2018 tarihi itibariyle L’Hotels Art Beach Göynük’ün genel müdürü oldu. Sevilen turizmci Erbakan konaklama sektöründeki deneyimlerini L’Hotels Art Beach için değerlendirecek.

18

Geçen yıl eylül ayında İsrail Terörle Mücadele Bürosu’nun Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı bölgelerle ilgili yaptığı seyahat uyarısına rağmen eş ve çocuklarıyla birlikte Antalya’ya tatile gelen, İsrail’in dünya ünlü şirketlerinin CEO ve yöneticileri, 15 kişilik ekiple bir haftalık tatil için yine Antalya’yı tercih etti. İsrailli CEO’ların bu yılki tatiline, ülkenin en önemli inşaat firmalarından Kass Group’un Gürcistan’daki yöneticileri de katıldı. Otelin geceliği 3 bin 500 Euro olan Villa Ducale’de konaklayan ekip için iki villa hazırlandı. KASS Group Türkiye Temsilcisi Kazım Özcan, “Geçen yıl da kendileri bizi desteklemişti, bu yıl da yine kendilerini Belek Kaya Palazzo Otel’de özel villalarda Türk misafirperverliğiyle ağırladık” dedi.

Güral Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Harika Güral, konaklama sektöründe son olarak açıklanan 2018 Nisan ayı doluluk oranlarına bakıldığında da son iki yılın en iyi rakamlarına ulaşıldığına dikkat çekti. Birçok ülkeden rezervasyon aldıklarını belirten Güral, “Tatil kültürünün her geçen yıl toplumumuzda daha bilinçli hale gelmesiyle birlikte misafirlerimiz tarafından daha güzel bir tatilin daha avantajlı fiyatlara da sağlanabileceği artık fark ediliyor ve kabul görüyor. Aynı zamanda da faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda bu yıl çok yüksek volümler yakalamış bulunmaktayız” dedi.

Harika Güral “Son iki yılın en iyi doluluklarını yakaladık”


HABER

Bakan Ersoy

“Turizmde seferberlik başlatacağız”

Turizm sektörünün merakla beklediği “Kültür ve Turizm Bakanı kim olacak?” sorusunun cevabı belli oldu. Etstur ve Maxx Royal otellerinin sahibi Mehmet Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Bakanlığı Numan Kurtulmuş’tan teslim alan Ersoy, “Turizmde seferberlik başlatacağız” dedi. Turizm sektörünün yıllardır Kültür ve Turizm Bakanı’ nın sektörden bir ismin olması yönündeki hayalleri gerçek oldu. Türk turizminin önemli markaları Etstur ve Maxx Royal otellerinin sahibi olan Mehmet Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı koltuğuna oturdu. Turizmciler umutlu Turizmci Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olması turizm sektöründe büyük bir sevinçle karşılandı. Turizmi ve turizmin sorunlarını çok iyi bilen bir ismin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na getirilmesi ile

20

turizmciler, Türkiye turizminin geleceğine daha umutla bakmaya başladı. Bakanlığı teslim aldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bakanlık yapacak isimleri açıklamasının ertesi günü Mehmet Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda düzenlenen devir teslim töreni ile Bakanlık görevini Numan Kurtulmuş’tan devraldı. Bakan Mehmet Ersoy, önümüzdeki döneme ilişkin ilk mesajlarını da devir teslim töreninde verdi.


“Nitelikli turisti hedefleyeceğiz” Hedefimiz bu dönemde sadece kişi sayısını arttırmak olmayacak özellikle Türkiye’ye seyahat eden nitelikli turist dediğimiz gelir gurubu yüksek turistleri de hedefleyeceğiz. Yani sadece sayıyı arttırmakla yetinmeyeceğiz. Daha fazla para harcayan konaklama dışı harcaması daha yüksek olan turistleri hedefleyeceğiz. Bu da tek başına Bakanlığımızca yapılan bir çalışma olmayacak.

Yeni bir kampanya Turizm sektörünün bir temsilcisi olarak, 2016 yılının ardından turizmde hızlı bir çıkışın yaşanmasını sağlayan Bakanlık ekibine teşekkür eden Bakan Ersoy, hedeflerine ulaşmak için Bakanlığın yanı sıra sektörün bütün temsilcileri ve sektör dışında, turizm bölgelerindeki belediyeler, belediye başkanları, temizlik işçileri, esnaf ile taksiciler de dâhil olmak üzere sektör ve sektör dışındaki bütün vatandaşları kapsayacak yeni bir kampanya yürüteceklerini söyledi.

“Turizm Cumhurbaşkanımızın da önceliği” Türkiye’yi yeni dönemde çok daha iyi günlerin beklediğini vurgulayan Bakan Mehmet Ersoy, törende yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “2016’nın o mutsuz sonuçlarını 2017’de çok hızlı bir şekilde telafi etmeye başladık. Her şeyden önce bu çok önemliydi bizim için. Açıkçası yeni dönem çok önemli. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı’mız ile yaptığım görüşmede kendisi bana turizm sektörünün bu dönemde öncelikli sektörlerden biri olacağını söyledi ve hedefi de o şekilde koydu.

Turizmde seferberlik başlatacağız Sektörün bütün temsilcileriyle ve sektör dışında turizm bölgelerindeki belediyeleri, belediye başkanından temizlik işçisine, esnaftan taksicisine sektörü ve sektör dışındaki bütün vatandaşlarımızı da kapsayacak bir kampanya şeklinde olacak, bir seferberlik şeklinde olacak. Herkesi buna inandıracağımızı düşünüyorum bu dönemde. Herkes elinden tutup buna sahip çıkarsa ancak turizm istediğimiz şekilde daha kaliteli, Türkiye’nin hak ettiği gelir seviyesine uygun turistin gelmesini sağlayacak ortamı oluşturmuş oluyoruz. Ben tekrar bütün ekibe teşekkür ediyorum. Yeni dönemde inşallah Türkiye’yi turizm açısından çok daha iyi şeylerin beklediğini düşünüyorum.” İstanbul yeni dönemin de önceliği olacak Türkiye’nin yönetiminin bundan sonraki süreçte daha etkin ve başarılı olması dileklerini ileten Numan Kurtulmuş ise yaptığı konuşmada, kültür ve turizmin farklı olmakla birlikte birbirlerini besleyen iki alan olduklarını dile getirdi ve görevleri süresince de bir önceki dönemde gerçekleştirilen ‘Kültür Şurası’ sonuçlarının takipçisi olduklarını söyledi.İstanbul’un yeniden canlandırılması ile ilgili büyük bir çalıştay düzenlediklerini hatırlatan Numan Kurtulmuş, 2019 yılında bitirileceğine vurgu yaptığı İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin, Türkiye’nin bir prestij meselesi olarak, yeni dönemin önünde duran en önemli projelerden birisi olduğunu kaydetti. Yatırımlara da değindi Rami Kışlası ve Kuleli Askeri Lisesi gibi önemli kültürel yatırımların devam ettiğini anlatan Numan Kurtulmuş, Topkapı Sarayı’nda sürdürülmekte olan 25 farklı restorasyon ve kuvvetlendirme çalışmasının da bu dönemde bitirilerek, Sur-i Sultani’yi de içine alacak şekilde, sarayın tarihi yarımadanın en önemli kültür merkezi haline getirileceğini söyledi. Turizm hedefleri Türkiye’nin turizmdeki hedeflerini yakaladığını ve revize etmek durumunda kaldığını rakamlarla anlatan Numan Kurtulmuş, sektörün önemli meselelerine çözüm getirdiklerinin de altını çizdi. 21


HABER

Sektörden

Bakan Ersoy’a büyük destek

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na turizm sektöründen bir isim olan Mehmet Ersoy’un getirilmesi turizm sektöründe büyük bir sevinçle karşılandı. Mehmet Ersoy’un isminin açıklanması sonrasında turizm STK’ları ve turizmciler Bakan Mehmet Ersoy’a destek açıklamaları yaparak başarılar diledi. Turizm camiasında Kültür ve Turizm Bakanı’nın kim olacağı merakla beklenirken soru işaretlerinin yerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasıyla sevince bıraktı. Etstur ve Maxx Royal otellerinin sahibi Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olarak açıklanması turizm sektörü tarafından olumlu karşılandı. Turizm sektöründen bir ismin Kültür ve Turizm Bakanı olmasıyla birlikte sektör profesyonelleri, bu gelişme ile turizm sektörünün önündeki engellerin tek tek kaldırılacağını düşünüyor.

22

Turizm eşik atlayacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mehmet Ersoy’u Kültür ve Turizm Bakanı olarak açıklaması ile birlikte turizmcilerden destek mesajları yağmaya başladı. Turizm STK’ları ve turizmciler Mehmet Ersoy’un Türkiye turizmi için önemli bir şans olduğunu dile getirirken turizmi ve turizmin sorunlarını iyi bilen bir ismin bu koltuğa oturması ile Türk turizminin eşik atlayacağını dile getirdiler. Turizmin geleceği TÜROFED, TTYD, TÜRSAB ve TUREB gibi turizm STK’larının başkanları yaptıkları açıklamalarla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’a destek mesajları yayımladı. STK başkanları Mehmet Ersoy’un turizmin sorunlarını iyi bildiğini dile getirerek turizmin geleceğine yönelik önemli icraatlarda bulunacağını söyledi.


Osman Ayık: “Önemli katkılar sağlayacak” TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Bakan Ersoy’un sektörün sorunlarını bildiğini belirterek, “Sektöre önemli katkıları olacak” dedi. Mehmet Ersoy’un sektörün bütün bileşenlerinde faaliyet gösteren büyük bir grubun sahibi olduğunu vurgulayan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, “Dolayısıyla sektörümüz adına son derece mutluyuz. Bunu sektöre verilen değerin ve kıymetin bir göstergesi olarak da değerlendiriyorum. Mehmet Bey sektörün tüm sorunlarını biliyor. Son derece önemli katkılarının olacağını düşünüyoruz. Bunun da ilerleyen dönemlerde rakamlara ve istatistiklere yansıyacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Oya Narin: “Yakın işbirliği içinde olacağız” Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin hayırlı olmasını dileyerek şunları ifade etti: “10 Temmuz 2018 günü itibariyle hayata geçmiş bulunan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki ilk Kültür ve Turizm Bakanlığı görevinin, sektörümüzü ve turizm STK’larını iyi tanıyan başarılı bir iş insanı olarak Sayın Mehmet Ersoy’a tevdiinden memnuniyet duyuyoruz. Turizm sektörünün Türkiye ekonomisine katkısının mevcudun çok üstünde olan olağanüstü potansiyeline çıkarılabilmesi için gereken değişim ve dönüşüm yolculuğunda Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımızla her zaman olduğu gibi yakın işbirliği içerisinde çalışmalarımızı devam ettirmeyi amaçlıyor, Sayın Ersoy’un görevinizin sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.”

Firuz Bağlıkaya: “Mutluluk duyuyorum” Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanlığı’na getirilmesine “Mutluluk duyuyorum” dedi. Bağlıkaya, şu açıklamaları yaptı: “Hakkıyla geldiği yeri ve başarılarını; tüm sektöre taşıyacağına bütün kalbimle inandığım, yol arkadaşım sayın Mehmet Ersoy’u bakanımız olarak görmekten mutluluk duyuyorum. Başta şahsım ve TÜRSAB ailesi olarak ona başarılar diliyorum. Cumhurbaşkanımızın sektörümüze verdiği önemin ve değerin en güzel işareti olan bu başlangıç turizm camiasını ziyadesiyle mutlu etmiştir. Sayın Bakanımızın liderliğinde ve vizyonunda, turizm sektörünün tüm paydaşlarıyla sektörün birikmiş sorunlarını çözerek büyük bir atılım döneminin başlayacağını ve 2023 hedeflerine güvenle ulaşacağımız inancıyla Yeni dönemin sektörümüze ve milletimize hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Zeki Apalı: “Dinamikleri harekete geçirecek” Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Zeki Apalı, turizmin bütün alanlarına hakim olan Mehmet Ersoy’a başarılar diledi. Apalı’nın açıklamaları şöyle: “Ülkemizin önde gelen otel ve seyahat acentası sahibi olarak sektörün içinden, acente, rehber, ulaşım, konaklama gibi turizmin bütün alanlarına hakim olan Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Ersoy başta olmak üzere yeni kabinede görev alan tüm Bakanlarımıza başarılar diliyor, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ayrıca sektörü hızla tanıyıp devlet tecrübeleri ile sektöre büyük emek veren, yakın çalışma imkanı bulduğumuz eski Bakanlarımız Mahir Ünal, Nabi Avcı ve Numan Kurtuluş’a da teşekkürü bir borç biliyor ve saygılarımı sunuyorum. Yeni bakanımızın sektörün kendi dinamiklerini harekete geçirecek, dünya turizm liginde ülkemizin ilk 3’e girmesi için uğraşacak, sektör paydaşları arasında adaletli bir yaklaşım sağlayacak olmasını umut ediyor, kendilerine başarılar diliyorum. 23


HABER Mehmet İşler: “Turizmcinin atanması sevindirici” Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bir turizmcinin, içimizden birinin atanması sevindirici. Sayın Ersoy’a görevinde başarılar diliyor, sektörden gelen deneyimiyle bir turizm hamlesi başlatacağını ümit ediyoruz” dedi. Mehmet İşler, sektörün içinden gelen, ulaşım, konaklama ve acentecilik alanında etkinlik gösteren Mehmet Ersoy gibi tecrübeli bir ismin bakanlığa getirilmesinin sektör ve Türk turizmi adına sevindirici olduğunu belirterek “Birçok sorunun hızla çözüme kavuşturulacağını, bürokrasideki engellerin ortadan kaldırılacağını, yasa ve mevzuatta beklenen değişikliklerin hızla gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Sayın Mehmet Ersoy’a görevinde başarılar diliyoruz. Sayın Ersoy’un sektöre ivme kazandıracağını, devletin ve sektörün çıkarlarını öne çıkaracağını düşünüyoruz” dedi.

Erkan Yağcı: “Sektör, ciddi bir atılım yapacak” Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Dr. Erkan Yağcı: “Biz sektör olarak Bakan Ersoy’un arkasındayız ve destekliyoruz” dedi. Uzun zamandır göreve gelecek bakanın turizm sektörünün içinde olması noktasında bir telkinleri olduğunu ifade eden Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı (AKTOB) Erken Yağcı “Yeni bakanımız uzun süredir turizm sektörünün içinde ve farklı alanlarda yatırımları olan biri. Dolayısıyla sektörün sorunlarını çok iyi bilen, sektörün sorunlarına hakim aynı zamanda da sektörün tüm paydaşları ile iletişimi olan biri. Siyasi irade de arkasında olursa sektörün sorunlarının çözümünde çok yakın zamanda ciddi bir atılım yapacağını düşünüyoruz. Biz sektör olarak kendisinin arkasındayız ve destekliyoruz. Yakın zamanda da kendisiyle çalışmayı umuyoruz” dedi.

Timur Bayındır: “Çok olumlu bir gelişme” Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, yeni kabineyle ilgili “Turizmde yeni bir atılım döneminin başlatılacağını umuyoruz” dedi. Başkan Bayındır açıklamalarına şöyle devam etti: “Sektörün içinden gelen meslektaşımızın, Sayın Mehmet Ersoy’un Kültür ve Turizm Bakanı olmasından büyük memnuniyet duyduk. Bunu turizm sektörü için çok olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Sayın Bakan ülkemizin önde gelen otel, seyahat acentası ve havayolu kuruluşu sahibi olarak Sektörümüzün sorunlarını çok iyi biliyor. Turizmci yeni Bakanımız Ersoy ile büyük hedeflere yürüyeceğiz. Başta Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Ersoy olmak üzere yeni kabinede görev alan tüm değerli Bakanlarımıza başarılar diliyor, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.”

Mete Vardar: “Kendisine inancımız tamdır” Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar’da yayımladığı mesajla “Sayın Mehmet Ersoy’u tebrik ediyorum” dedi. Vardar’ın açıklamaları şöyle: “Turizm sektörünün içinden gelen bir ismin bakanlık koltuğuna oturmasını sektör için hayırlı bir karar olarak görüyorum. Sayın Ersoy, 30 yılı aşkın süredir birlikte rekabet ettiğimiz, özellikle TÜRSAB üyesi olarak sektörün sorunlarını, adil rekabetin her sektörde olduğu gibi turizm için de olmazsa olmaz bir unsur olduğunu bilen deneyimli bir turizmcidir. Kendisinin sektör için en doğru kararları, en hızlı şekilde alacağına dair inancımız tamdır. Sektöre yıllarını vermiş bir turizmci olarak temennim odur ki, gerek sahilleri, gerek kültürü, gerekse doğası ile başlı başına bir cazibe merkezi olan Türkiyemiz hak ettiği etkinliği turizmde de hızla yakalasın.”

24


HABER

World Travel Awards’te Türkiye’ye ödül yağdı

“ 26

Dünyada “Turizm Oscarları” olarak kabul edilen World Travel Awards’te Türkiye, Avrupa kategorisinde 11 ödülün sahibi oldu. Antalya 5 ödülle ilk sırada yer alırken, İstanbul ve Muğla’dan da 3’er otel kategorilerinde Avrupa’nın en iyisi seçildi.

Turizm sektöründe dünyanın en prestijli ödülleri olan WTA, 2018 yılında 25’inci yılını kutluyor. Ülkelerin en iyilerinin belirlendiği, 11 bölge ve kategoride kıtaların en iyilerini belirleyen WTA’da dünya genelinde seyahat eden milyonlarca turistin oylarıyla en iyiler seçiliyor. Türkiye turizm sektörü ise Avrupa kategorisinde yer alıyor.


Avrupa’nın en iyileri WTA 2018’in Avrupa’nın En İyileri ise belli oldu. 30 Haziran Cumartesi gecesi Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen törenle WTA 2018 Avrupa ödülleri sahiplerini buldu. Kategorilerine göre otellerin yarıştığı WTA’da, turizm sektörünün diğer alanlarından da olmak üzere toplam 133 dalda ödül verildi. Türkiye, Avrupa’nın en iyileri töreninde 11 ödül aldı. Ödülleri Antalya topladı Türkiye’nin 11 ödülünün 5’i Antalya’ya gitti. Kemer - Beldibi’nde bulunan Rixos Sungate, Avrupa’nın En İyi Eğlence Oteli seçildi. Belek’te bulunan ve Rixos Grubu’na ait The Land of Legends Theme Park ise Avrupa’nın En İyi Tema Parkı oteli ödülünü aldı. Antalya’da diğer üç ödül ise Cornelia Diamond Golf Resort & Spa’nın oldu. Cornelia Diamond Golf Resort & Spa, Avrupa’nın En İyi Tam Entegre Resortu, Avrupa’nın En İyi Lüks Her Şey Dahil Tesisi ve Avrupa’nın En İyi Lüks Tesisi ödüllerini aldı.

En iyi otel İstanbul’da Törende İstanbul’daki otellere ise üç ödül verildi. Hotel Les Ottomans Avrupa’nın En İyi Suit Oteli seçildi. Conrad İstanbul Bosphorus Avrupa’nın En İyi Şehir Oteli ödülü aldı. Çırağan Palace Kempinski İstanbul ise Avrupa’nın En İyi Oteli seçildi. Bodrum ve Göcek’e 3 ödül Üç ödülün gittiği Muğla’da ise Bodrum ve Göcek ödülleri paylaştı. The Residences at Mandarin Oriental Bodrum Avrupa’nın En İyi Otel Konutları, The Producer Villa - The Bodrum by Paramount Hotels & Resorts ise Avrupa’nın En İyi Lüks Villa Oteli seçildi. Göcek’teki Rixos Premium Göcek ise Avrupa’nın En İyi Yaşam Tarzı Oteli ödülünü aldı. Türkiye’nin en iyileri de ödüllendirildi Diğer yandan törende, Türkiye’de önde gelen ve alanlarında bu yıl lider seçilen oteller ve diğer turizm sektörü kuruluşları da toplamda 22 ödül aldı. WTA’ya göre bu yıl Türkiye’de alanlarında lider seçilen oteller ve kategorileri ise şöyle:

Türkiye’nin En İyileri Concorde De Luxe Resort Türkiye’nin En İyi Her Şey Dahil Tesisi, Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum Türkiye’nin En İyi Beach Resortu, Hotel Les Ottomans Türkiye’nin En İyi Butik Oteli, Wyndham Grand Istanbul Kalamis Marina Türkiye’nin En İyi İş Oteli, Avis - Türkiye’nin Lider Araba Kiralama Şirketi, Hilton İstanbul Kozyatağı Türkiye’nin En İyi Şehir Oteli, Conrad Istanbul Bosphorus Türkiye’nin En İyi Konferans Oteli, The Sofa Hotel Türkiye’nin En İyi Tasarım Oteli, Mercan DMC Türkiye’nin En İyi Destinasyon Yönetimi Şirketi, Orange County Resort Hotel Kemer Türkiye’nin En İyi Eğlence Oteli, Rixos Premium Tekirova Türkiye’nin En İyi Aile Tesisi, Hotel argos in Cappadocia Türkiye’nin En İyi Miras Oteli, Rixos Hotels Türkiye’nin En İyi Konukseverlik Şirketi, Conrad Istanbul Bosphorus Türkiye’nin en iyi oteli, The Residences at Mandarin Oriental Bodrum Türkiye’nin En İyi Otel Konutları, Çırağan Palace Kempinski Istanbul (Sultan Suite) Türkiye’nin En İyi Otel Süiti, Lazzoni Hotel Türkiye’nin En İyi Yaşam Tarzı Oteli, The Bodrum by Paramount Hotels & Resorts (The Producer Villa) Türkiye’nin En İyi Lüks Villa Oteli, Susesi Luxury Resort - Türkiye’nin En İyi MICE Oteli, Rixos Premium Belek Türkiye’nin En İyi Resortu, Fraser Place Anthill Istanbul Türkiye’nin En İyi Servis Daireleri, Argeus Travel & Events Türkiye’nin En İyi Seyahat Acentesi Dünyanın en iyileri aralıkta belli olacak WTA Kurucusu ve Başkanı Graham Cooke, WTA’nın bu yıl 25’inci yıldönümünü kutladığını belirterek, 25 yıldır küresel misafirperverlik endüstrisinde en iyiyi aradıklarını söyledi. Coooke, Ortadoğu, Asya ve Avustralya, Latin Amerika, Karayip ve Kuzey Amerika, Afrika ve Hint Okyanusu ile Avrupa olarak bölgesel en iyilerin belirlenmesinin ardından, 1 Aralık 2018’de Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenecek büyük finalle dünyanın en iyilerinin ödüllendirileceğini açıkladı. 27


HABER

İç pazardan

Eylül ve Ekim ayına ciddi talep…

Seçimlerin ardından Akdeniz ve Ege kıyılarındaki iç turizm hareketliliği, seçim öncesi döneme göre, yüzde 30 arttı. Talebin artmaya devam ederken sektör temsilcileri, fiyatlardaki uygunluk dolayısıyla Eylül ve Ekim aylarının ciddi talep gördüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçiminin ve Ramazan’ın haziran ayına denk gelmesi gibi nedenlerle özellikle bayramı ile sonrasındaki ikinci yarısına tatil planı yapanların erken rezervasyon taleplerini iptal ettirmesi sonucu iç turizm hareketliliği azaldı. Seçimlerin 8 Temmuz’daki ikinci tura kalabileceği yönündeki belirsizlik nedeniyle de birçok kişi tatil planı yapmadı. Seçimin ilk turda tamamlanması üzerine geçen haftaya göre, iç turizmde hem yurt içi sahil kentlerine hem de yurt dışı tatillerine yönelik ciddi talep artışı oldu. İç turizmde yüzde 30’luk artış ETS Tur Genel Müdür Yardımcısı Suat Özbek, seçim önü ile seçim sonrası dönemde, taleplerde yüzde 25- 30 oranında artış olduğunu söyledi. Bunun olumlu sinyal olduğunu dile getiren Özbek, “Sadece yurt içiyle ilgili değil, yurt dışında cruise, kültür ve Kıbrıs turlarında artış gözlemleniyor. Ortalamaya baktığımızda yüzde 30 gibi bir artış olduğunu görüyoruz. Artarak da devam edeceğini düşünüyorum” diye konuştu. 24 Haziran’ın sonucu beklendi Seçimlerin 8 Temmuz’daki ikinci tura kalabileceğini öngörenlere iptaller konusunda yardımcı olunduğunu kaydeden Özbek, “Aslında 8 Temmuz’a yönelik çok iptal almamıştık. 28

Açıkçası insanlar 24 Haziran’ın sonucunu bekledi. Dolayısıyla tabelayı çok etkileyen çalışma olmadı. Önemli olan bundan sonra talebin artması, sektörün biraz rahatlaması, işlerin yoluna, düzene girmesi anlamında beklenti içindeyiz. Bundan sonrası için önümüze bakacağız” dedi. Bu yıl 1,5 milyonu aşacak Geçen yaz döneminde iç turizmde, Türkiye’de tatil tercihinde bulunanlardan 1 milyon 100 bin konaklama aldıklarını, cruise ve yurt dışı tatil tercihinde bulunanlarla birlikte de toplam 1,5 milyon rakamına ulaştıklarını kaydeden Özbek, “Bu yıl için de yüzde 10 artış planımız var. Kişi sayısında 31 Ekim’e kadarki sezonda yüzde 10 artış bekliyoruz. Tabi haziran biraz düşük gitti. Hem Ramazan hem de seçimle alakalı bir durum olduğundan; ama oradaki kaybı temmuz, ağustos ve eylülde alacağımızı düşünüyorum” diye konuştu Eylül sonu ve ekim için şaşırtan talep Genel Müdür Özbek, taleplerde eylülün ikinci yarısına ve ekim ayına yönelik fiyatların ulaşılabilir olması dolayısıyla ciddi talep olduğunu belirterek, “Aslında düşük sezon olarak adlandırdığımız eylül- ekim aylarında da iç pazar hareketliliğiyle yoğun olacak diyebiliriz. Temmuz, ağustos fiyatları yükseldi. Haliyle misafirin talebi ulaşılabilir fiyatlarından dolayı eylül ve ekim’e de kayıyor” dedi.


HABER

Mevlüt Çavuşoğlu

“Turizm gelişirse, milli gelir ve istihdam artar”

30

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmecileri Birliği (AKTOB), Barut Lara’da düzenlediği yemekte Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu ağırladı. Yemekte turizmcilere seslenen Çavuşoğlu, “Turizm sektörümüz ne kadar gelişirse ülkemizin kişi başı milli geliri ve istihdam artar” dedi.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmecileri Birliği’nin (AKTOB), geleneksel aylık toplantılarının haziran ayı konuğu, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu oldu. Barut Hotel Lara’da düzenlenen toplantıya Vali Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, TÜROFED Başkan Yardımcısı Sururi Çorabatır, AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, Barut Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Barut, gibi turizm sektörünün duayen isimleriyle çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Erkan Yağcı: “Hedef 63 milyon turist, 63 milyar dolar gelir” Toplantının açılış konuşmasını yapan AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, Türkiye’nin 2016 ve 2017’de bazı sıkıntılar yaşansa da tekrar güvenli ülke konumuna geldiğini aktardı. Türkiye’nin 38 milyon turist rakamıyla dünyada 6’ncı sıraya tekrar yükseldiğini belirten Yağcı, 2017’nin toparlanma, 2018’in ise iyileşme yılı olduğunu kaydetti. Hem Rusya hem de Avrupa ile birlikte Almanya pazarlarında ciddi büyümeler olduğunu kaydeden Yağcı, “2018 ciddi bir büyümeye geçmiş olsa da esas büyümelerin 2019 ve 2020 yıllarında olacağını söyleyebilirim. Biz turist sayısını ciddi bir noktaya getirmek üzereyiz ama bundan sonra gelirleri de artıcı çalışmalar sürdüreceğiz” dedi. Turizm sektörünün 1984’teki birinci doğuş süreci ile 2003’teki ikinci sürecinin ardından 2016-2017 yıllarından sonra üçüncü sürece girdiğini kaydeden Yağcı, bu yeni süreçte Türkiye için 63 milyon turist, turist başına 1000 dolar olmak üzere 63 milyar dolar turizm geliri, Antalya için ise 20 milyon turist, 20 milyar dolar turizm geliri hedefini ortaya koydu.


Çavuşoğlu: “Ekonomi 3,5 kat, ihracat 4,5 kat büyüdü” AKTOB Başkanı Erkan Yağcı’nın ardından turizm sektörü temsilcilerine seslenen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin turizm sektöründe son 16 yılda çok ciddi büyüme yaşadığını söyledi. Arada yol kazaları olabileceğini; ancak iyi günlerin, kötü günlere göre çok daha fazla olduğunu aktaran Çavuşoğlu, “Turizm sektörümüz ne kadar gelişirse ülkemizin kişi başı milli geliri ve istihdam artar. 16 yılda ülke ekonomisi 3,5 kat, ihracat ise 4,5 kat büyüdü. Turizm sektörünün de ihracat kapsamına alınması isteniyor. 3,5 kat ülke ekonomisinin büyümesi turizm için alt ve üst yapı büyümeleri için önemli bir kaynak oldu” dedi. “Kriz yeni pazarlar ortaya çıkardı” Turizmin bu sene rekora doğru gittiğini ve Antalya’nın 2023 hedefinin 20 milyon turist olduğunu vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, turizmin geliştirilmesi için Ukrayna ile pasaportsuz kimlikle seyahatin önünün açılmasının, Çin’le etiket vize gibi yeni uygulamaların sektöre olumlu yansıdığını anlattı. Rusya krizinin, sektörün yeni pazarlara açılmasına vesile olduğunu da dile getiren Çavuşoğlu, “Bir Rusya veya Almanya’ya bağlı kalmamamıza neden oldu. Şimdi görüyorum Antalya’da Arabistan, Körfez ülkelerinden ciddi akım var. Her milletin farklı zevkleri, önceliklerini görür ve buna göre kendimizi nasıl hazırlayabiliriz. Önümüzdeki süreçte artış olacak ülkeler var. Örneğin Çin, geçen sene 300 bin küsurdü ve böyle giderse 700 bine çıkar” diye konuştu. Bollywood ödül töreni Antalya’ya geliyor Hindistan ve Pakistan pazarlarının da geliştirildiğini anlatan Bakan Çavuşoğlu, bunu sadece bu iki ülkede yaşayanlar olarak değil, İngiltere’den Güney Afrika’ya kadar olan ülkelerdeki Hint ve Pakistanlılar olarak düşünmek gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, “Bollywood ödül törenini de inşallah Antalya’ya getireceğiz. Tam anlaşmıştık ki şirket yönetiminde değişim oldu ve şimdi tekrar görüşmelere başladık. Orta Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan da turist gelmeye başladı. Belki az ama bu bir sinyal. Vize kolaylığı olarak da çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Kitle turizminde 50 milyar dolar geliri, sağlık turizminden 50 milyar dolar ve toplamda 100 milyar dolar başarabilir miyiz? Başarırız. Beraber çalışarak aşabileceğimize inanıyorum” dedi. Toplantının bitiminde AKTOB Başkanı Erkan Yağcı ve Barut Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Barut, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na tablo hediye etti. 31


HABER

Konyaaltı sahili

yaşam merkezi oldu

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yenilediği Konyaaltı sahili, yeni yaşam alanı oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da övgüsünü alan Konyaaltı Sahil Projesi, yeni adıyla Sahil Antalya Yaşam Parkı, Antalyalıların ve kente ziyarete gelen tatilcilerin ilgisini çekiyor.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalyalıların ve tatilcilerin sahil projesine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Konyaaltı sahil yaşam parkı ziyaret edenler projenin harika olduğunu söylüyor. Konyaaltı sahili bayram tatilcilerinin gözdesi oldu. Vatandaşlarımız Antalya’ya yakışır hale getirdiğimiz Konyaaltı Sahili’ne olumsuz hava koşullarına rağmen akın etti” dedi. Tamamen halka açık bir proje Yeşille mavinin en güzel buluşmasının yaşandığı Konyaaltı Sahili’nin Minicity-Sealife arası da vatandaşların kullanımına sunuldu. Sahil projesi bütün olarak hizmete girmiş oldu. Yemyeşil görüntüsü, spor alanları, yaşam alanları, bisiklet yolları, rengarenk peyzajları, gezi alanları ve yürüyüş yolları ile tamamen halka açık bir proje olarak Antalyalılara ve turizme hizmet eden Konyaaltı Sahil Projesi yenilenen yüzüyle buluşma noktası oldu. Eğlenceli saatler geçiriyorlar Vatandaşlar, sahil boyunca yürüyüş yapıp, Antalya ve Akdeniz’in eşsiz manzarasının keyfini çıkarırken, çocuklar da park alanları ve kendileri için özel yapılan oyun havuzunda eğlenceli saatler geçirdi. Gençler kaykay pisti ve spor alanlarında ter atarken, kimi vatandaşlar da bisikletle sahili turladı. Tartan koşu pisti de spor yapan Antalyalıları ağırladı. Vatandaşlar ister plaja havlusunu serip, ister şezlong kiralayıp denizin keyfini çıkardı. Varyantta selfie keyfi Zemini doğal taşlarla kaplanan, ağaçlar ve peyzajla süslenen varyant yeni görüntüsüyle beğeni topladı. Yerli ve yabancı ziyaretçiler varyant üzerinden Konyaaltı’nın eşsiz manzarası eşliğinde bol bol fotoğraf çektirdi. Yenilenen varyanttan Beach Park’a inen vatandaşlar, yeşilin maviyle buluşmasına şahitlik ediyor. Eski yürüyüş yolunun bisiklet ve yürüyüş yolu olarak yeniden düzenlendiği projede vatandaşlar hiçbir engelle karşılaşmadan çimlerin üzerinden denize ulaşmanın keyfini yaşıyor. Yaklaşık 30 bin metrekare beton alanın yeşil alana dönüştürüldüğü proje kapsamında mevcut tüm ağaçlar korunurken, 6 bin yeni ağaç dikildi.

32


HABER

Limak Holding

200 milyon dolarlık Limak Cyprus’ın kapılarını açtı

34

Limak Holding, 8. otelini KKTC’de hizmete açtı. Limak Cyprus Deluxe Hotel’in 200 milyon dolarlık yatırımla hayata geçtiğini ifade eden Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “Hedefimiz 5 yıl içinde yatak kapasitemizi 10 bine ulaştırmak” dedi.


Paris Hilton sahne alacak Otelin ultra her şey dahil konsepti ile hizmet verdiğini ifade eden Kavaloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Konuklarımız benzersiz doğasıyla tatilin tadını doyasıya çıkaracak. Ayrıca uzman terapistler eşliğinde keyifli ve huzurlu anlar yaşatan SPA merkezimizde vücut bakım uygulamaları ve masaj çeşitleri ile tatil boyunca ruhen ve bedenen yenilenecekler. Konuklarımız ve Kıbrıs halkı için özel sürprizler de hazırlıyoruz. Otelimizin ilk konuklarından birisi dünyaca ünlü model ve DJ Paris Hilton olacak. Paris Hilton, 28 Temmuz Cumartesi akşamı otelimizde sahne alacak ve sergileyeceği DJ performansıyla konuklarına unutulmaz bir gece yaşatacak.”

Enerji, inşaat, çimento, gıda gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren Limak Holding, turizm yatırımlarına hız verdi. 1995 yılında Antalya Belek’teki Limak Arcadia Oteli ile turizm sektörüne giriş yapan Limak Turizm Grubu, otel sayısını Limak Cyprus Deluxe Hotel ile sekize çıkardı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Bafra Turizm Bölgesi’nde kapılarını açan Limak Cyprus Deluxe Hotel, büyük ilgi görüyor. Otelin hizmete girmesi nedeniyle İstanbul’da Limak Eurasia Luxury Hotel’de bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ve Limak Turizm Grubu Genel Koordinatörü Kaan K. Kavaloğlu katıldı. 200 milyon dolarlık yatırım Basın toplantısında bir konuşma yapan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “Turizm yatırımları ülke ekonomimiz için büyük bir önem taşıyor. Ülkeye döviz getiriyor, istihdama katkı sağlıyor ve beraberinde birçok sektörü de hareketlendiriyor. Biz de Limak Holding olarak tüm yatırımlarımızı ülkemize değer sağlamak üzere hayata geçiriyoruz. Turizmde 1995 yılında aldığımız yatırım kararımız sonucunda bugün, Türkiye ve KKTC’de farklı konseptlerde toplam 8 otele ulaştık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 200 milyon dolarlık bir yatırımla hizmete giren Limak Cyprus Deluxe Hotel ile de ilk yurt dışı otelimizi açtık” dedi. “Hedefimiz sektörün lideri olmak” Son yıllarda Kıbrıs’a yapılan en büyük turizm yatırımında Limak Turizm Grubu’nun imzasının olduğunu belirten Özdemir, “Her yatırımımız farklı konseptleri içeriyor. İstanbul ve Ankara’da şehir otellerimiz, Antalya’da ise yerli ve yabancı turistlere hizmet veren geniş konseptli otel zincirimiz var. Yalova’da ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile özdeşleşmiş butik termal otelimizi halkımızın hizmetine büyük bir gururla sunduk. Şu anda Mersin’de temelini attığımız ve golf turizmine büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz iki otel yatırımımız da devam ediyor. Ayrıca Mekedonya’nın başkenti Üsküp’te de yeni bir otel yatırımına başladık. Hedefimiz, diğer sektörlerde olduğu gibi turizm alanında da sektörün lideri olmak” şeklinde konuştu. “Hedefimiz 5 yıl içinde 10 bin yatağa ulaşmak” Limak Turizm Grubu’nun 23 yılda yaptığı yatırımların sektöre ve ülke ekonomisine büyük katkı sağladığına değinen Özdemir, “Neredeyse 3 yılda bir yeni bir otel açtık ve yatak sayımız 7 binin üzerine çıktı. Hedefimiz 5 yıl içinde bu sayıyı 10 bine çıkarmak” diye konuştu. “Kusursuz tatil deneyimi sunuyoruz” Konuşmasında lüks kelimesinin altını dolduran ve son yılların en iddialı otellerinden birini Kıbrıs’ın

Kıbrıs’ın en büyük aqua parkı KKTC’nin Bafra Turizm Bölgesi’ndeki otel, şehir merkezine 25 kilometre, Ercan Havalimanı’na 65 kilometre ve Magosa’ya 40 kilometre mesafede bulunuyor. 200 bin metrekare alan üzerine kurulu ve 598 oda ve 1338 yatak kapasitesine sahip olan Limak Cyprus, berrak denizi ve muhteşem kumsalı ile Kıbrıs’ı tercih eden turistlere Akdeniz’in tadını çıkarma imkanı veriyor. Çocukların tüm taleplerine yanıt veren ve gün boyu sıkılmadan eğlenmelerini sağlayan çocuk kulübü, Kıbrıs’ın en büyük aqua parkının yanı sıra gün içinde süren aktivitelerle Limak Cyprus’ın konukları yılın tüm yorgunluğunu atabiliyor. Limak Cyprus, akşamları ise gece şovları, canlı müzik grupları ve farklı konseptlerdeki partilerle eğlenceye yeni bir soluk getiriyor. Uzman terapistler eşliğinde keyifli ve huzurlu anlar yaşatan SPA merkezinde vücut bakım uygulamaları ve masaj çeşitleri ile misafirler tatilleri boyunca ruhen ve bedenen yenileniyor.

hizmetine sunduklarını söyleyen Limak Turizm Grubu Genel Koordinatörü Kaan Kavaloğlu ise Limak Cyprus Deluxe’un sadece Kıbrıs’ın değil, aynı zamanda Türkiye’nin de en iddialı otellerinden biri olduğunu belirtti. Kavaloğlu, “598 oda ve 1338 yatak kapasitesine sahip olan tesisimizde dört dörtlük bir tatil için ihtiyaç duyulacak tüm alt yapıyı oluşturduk. Misafirlerimize tatilleri boyunca Akdeniz’in tadını doyasıya çıkarma imkânı veriyoruz. Kusursuz bir tatil deneyimi için her türlü ayrıntının düşünüldüğü otelimizde dev çocuk kulübü ve Kıbrıs’ın en kapsamlı aqua parkı ile misafirlerimize unutulmaz anılar yaşatmayı hedefliyoruz” dedi.

Kongre ve tatili bir arada sunuyor Limak Cyprus, yeni evlenen çiftlerin balayı tatillerini unutulmaz kılmak için çok özel bir hizmet sunuyor. Havalimanında özel karşılama, VIP transfer, özel oda dekorasyonu, sürpriz ve sıra dışı ikramlar, restoranda rezervasyon önceliği gibi birçok ayrıcalık, balayı çiftlerini kendilerini özel hissetmelerini sağlıyor. Ana restoranın yanı sıra Türk, İtalyan ve Uzakdoğu mutfaklarından lezzetlerin sunulduğu ala cart restoranları, gün boyu atıştırmalık servisleri, farklı konseptteki barları ile misafirlerine hizmet veren otelin bir diğer özelliği ise iş toplantılarına da ev sahipliği yapacak donanıma sahip olması. Limak Cyprus Deluxe Hotel, Babylon Kongre Merkezi’nde farklı büyüklükteki birçok toplantı salonu, profesyonel ekibi ve son teknoloji ekipmanları ile hem iş toplantılarına hem de özel günlere ev sahipliği yapıyor. 35


HABER

Turizmde

2018 hedefi: Cari açığa yüzde 40 katkı

Turizm sektörü 2017 yılında 26 milyar dolarla, cari açığın yüzde 35’ini karşıladı. Turizmin yüzde 85 net döviz girdisi sağlayan bir sektör olduğunu söyleyen TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Sektör, 2018’de gelirlerini 32 milyar dolarlara çıkararak cari açığın yüzde 40’ını karşılamayı hedefliyor” dedi.

Turizm İstişare Kurulu toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 2018’in ilk 5 ayında Türkiye’ye 11.8 milyon kişinin geldiğini söyleyerek, tüm zamanların rekorunun kırıldığını söylemişti. Uçak krizi sonrası Rusya ile gerilen ilişkiler 2016 yılı sezonunda dip seviyeyi görmüştü. 6 milyona yakın Rus bekleniyor Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi ve güvenlik endişelerinin ortadan kalkmasıyla geçen yıl toparlanmaya başlayan sektörün bu yıl da yüzü gülüyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya açıklamalarda bulundu ve şöyle dedi: “Rusya ile yaşanan siyasi krizden sonra 2017 yılının başından itibaren toparlanmaya başladı. Turizm bu sene rekorlar beklediğimiz alanlardan biri ve 6 milyona yakın Rus turist bekliyoruz.” “Hedef 40 milyon turist” Turizmin cari açığa çok açık ve net bir katkısı var diyen Firuz Bağlıkaya, 2018 yılı içerisinde 40 milyon turisti Türkiye’ye getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bağlıkaya, “Bizim gelirlerimiz net gelirler. Yüzde 80-85’i net döviz girdisi sağlayan bir sektör. Mesela istihdama çok ciddi katkımız var. 2018’de de bu aynen devam ediyor. Artık seçim de bitti önümüze bakıyoruz. Hep birlikte çalışıp yeni rekorlar kıracağız. Cari açığa ve ülkemize katkımız da büyüyerek devam edecek. Turizm sektörü 2017 senesinde 26 milyar dolarla yüzde 35’ini cari açığın karşıladı. 2018’de bu 26 milyar doları 30-32 milyar dolarlara çıkararak cari açık oranımızı 35’ten 40’lara çıkaracağız” ifadelerini kullandı. “Sezon kasıma kadar uzayacak” Almanya, Orta Avrupa, Rusya, ve Ukrayna’nın ana pazarlarımız olduğunu ifade eden Bağlıkaya, sezon tarihiyle ilgili şunları söyledi: “Sezon çok iyi başladı fakat temmuz satışlarında duraksama var ama bu toparlayacaktır. Arada sırada bazı haftalar düşüşler oluyor. Kapasite çok yüksek tabi. Tur operatörlerinin kapasiteleri çok yüksek. İnşallah arkadaşlar bunu başaracak. Avrupa’da çok ciddi bir yaz yaşanıyor dolayısıyla Orta Avrupa ve Kuzey Avrupa’da hava sıcaklıkları 26-27 dereceleri buldu. Dolayısıyla Türkiye’ye gelişlerde öteleniyor. Ben eylül, ekim aylarının çok daha iyi geçeceğini hatta sezonun kasıma doğru kayacağını düşünüyorum.”

36


HABER

IMWF, 30 ülkeden

300 acenteyi Türkiye’de bir araya getirdi

38

Yolları ve Titanic Otelleri sponsorluğunda gerçekleştirilen International MICE & Wedding Forum’da (IMWF) Hindistan, Rusya, Amerika, İtalya, İngiltere, Avusturya, Hollanda, Lübnan, Nijerya ve Japonya ve daha birçok dünya ülkenin, düğün ve MICE acentalarını Antalya’da buluşturdu. IMWF, düğün ve MICE sektörünün dikkatini Türkiye ve Antalya’ya çekti.

International MICE & Wedding Forum (IMWF), Asil Akar ile Bünyat Özpak’ın ortaklığında kurulan, yurtiçi ve yurtdışından kongre konferans gibi büyük gruplar ve Hint düğünleri organize eden Inventum Global ile Necip Fuat Ersoy ortaklığıyla kurulan etkinlik pazarlama şirketince organize edildi. Düğün ve MICE’ın bileşenlerini buluşturdu Bu yıl 3.sü düzenlenen International MICE& Wedding Forum (IMWF) Antalya Titanic Deluxe Golf Belek’de gerçekleştirildi. 1 Haziran’da sona eren forumda 30 ülkeden 300’ün üzerinde acente ve bu acentelerle görüşmeye gelen, 50’nin üzerinde, otel, havayolu şirketi ve sektör tedarikçisi ve yöneticisini bir araya geldi.


Eşsiz bir deneyim yaşadılar Organizasyon öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan IMWF Yönetici Ortağı Necip Fuat Ersoy; “Bugüne kadar Türkiye’de yapılan turizm başlıklı etkinliklerin en yüksek sayıda ve en üst düzeyde katılımcılara sahip olan IMWF’a ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyuz. IMWF ile ülkemize eşsiz bir deneyim yaşattığımızı düşünüyoruz. 30 ülkeden 300 üzerinde acenteyi 4 gün boyunca Antalya’da ağırlıyoruz. Ülke ve şehir olarak çok önemli bir etkinlik gerçekleştirdik. Şu ana kadar yurtdışından gelen katılımcıların düşünceleri de çok olumlu” dedi. Hayaller gerçek oldu Inventum Global Yönetici Ortağı ve IMWF Yönetici Ortağı Bünyat Özpak ise; “Hayalini kurduğumuz bir organizasyonu gerçekleştirdik. Düğün organizasyonu gerçekleştiren önemli acenteleri ağırladık. Bu acentelerin arasında; olimpiyatlardan 75 milyon dolarlık eventlere kadar dünya çapında etkinlikleri düzenleyen önemli acenteler yer aldı. Dünyada bu sektör 1 trilyon dolarlık pazar payına sahip. MICE bu pazarın 700 milyar dolarını karşılarken düğünler ise 300 milyon dolarını karşılıyor. Biz de bu pazar payını arttırmak için Singapur, Kore, Arjantin, Brezilya, Amerika, Japonya, İngiltere gibi dünyanın en büyük acentelerini Türkiye’nin en önemli sektörel firmalarıyla buluşturmak için Antalya’ya getirdik” diye konuştu.

“Büyütmeyi arzu ediyoruz” Inventum Global Yönetici Ortağı ve IMWF Yönetici Ortağı Asil Akar da “IMWF’u her geçen sene daha da büyütmeyi arzu ediyoruz. Ülkemiz içinde turizm ve ekonomi anlamında önemli katkılar sağlayan forum daha büyük uluslararası düğün ve MICE organizasyonlarına ev sahipliği yaptırmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Etkinliğin ana sponsorlarından Titanic Deluxe Golf Belek Pazarlama Müdürü Yeşim Gülcegün ise uluslararası boyutta ki bu büyük foruma ev sahipliği yaptıkları için çok mutlu olduklarını dile getirdi. Antalya’yı yakından tanıdılar 30 ülkeden 300’ün üzerindeki acente yetkilisi Türkiye ve Antalya’daki otellerle görüşme imkanı yakaladı. Organizasyon kapsamında çok sayıda foruma imza atıldı. Acenteler, ayrıca Antalya’nın sunduğu düğün ve MICE imkanlarını da yakından tanıma fırsatı yakaladı. Aspendos’ta özel buluşma Gala gecesinden bir gün önce Antalya’da bulunan tarihi Aspendos Antik Tiyatrosu’nda çok özel bir buluşma gerçekleştirildi. Antalya’nın tarihini ve kültürel dokusunu yaşatan özel geceye yaklaşık bin kişi katıldı. Gecede Antalya Senfoni Orkestrası tarihi atmosferde muhteşem bir akustik konser gerçekleştirdi. Sürprizlerle dolu gecede Aspendos’tan aryalar yükseldi. İş ortaklarına teşekkür ettiler International MICE& Wedding Forum’un gala gecesinde turizm ve MICE sektörünün en önemli aktörleri buluştu. IMWF Forum Yönetici Ortağı Fuat Ersoy ile şirket ortakları Bünyat Özpak ve Asil Akar gecede katılımcılara plaketlerini takdim ederek forum boyunca emeği geçen büyük ekibe ve bu yol boyunca desteklerini gösteren iş ortaklarına teşekkürlerini iletti. 39


HABER

Mehmet Nane tatil tercihlerindeki değişimin nedenini açıkladı

Son zamanlarda yapılan tatil planlarında rotaların değişmesini değerlendiren Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane, konuyla ilgili olarak, “Hem ekonomik anlamda sıkıntıyla karşılaşmak hem de vize almak için beklemek istemiyoruz” dedi.

Yurt içine ve yurt dışına yapılan planlarda farklı rotaların keşfedilmesi, yeni yerlere ilgi duyulması havayolu şirketlerinin de uçuşlarında değişiklikler yaratıyor. Bazı vizesiz ülkelere uçuş yapmaya başladıklarını, diğer uçuşların ise sayı olarak arttığını belirten Nane, henüz plan yapmayanlar için önerilerde bulundu. “Tatile keyif almak için gidiyoruz” İnsanların tatile keyif almak için gittiklerini belirten Nane, “Keyif almak için tatile gittiğimiz vakit, birincisi ekonomik anlamda herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmamak istiyoruz o yüzden kendi para birimini kullanan ülkeleri tercih ediyoruz.

İkincisi vize almak için uzun kuyruklara girmek istemiyoruz. O yüzden de kimliğimizle gidebileceğimiz ülkeleri tercih etmek istiyoruz. Üçüncü olarak da bütün bunları birleştiren yakınsak coğrafyalardaki ülkeleri tercih ediyoruz. Bugün bu gözle baktığımızda, çevredeki ülkelerde hem kendi para birimini kullanabileceğimiz hem de vize almadan gidebileceğimiz birçok ülke var. Ve buralara da değişik saatlerde değişik uçuşlar olduğu için tercihimiz de böyle bir kaymayı göstermekte” şeklinde konuştu. “İnsanın doğasında var” Farklı ülkelerin ve rotaların gündeme gelmesiyle ilgili konuşan Nane, “Avrupa ülkeleri için düşüşe geçer demeyelim, tercih farklılaşmasına maruz kalırlar. Çünkü bir kere gittiğiniz bir Avrupa şehrine bir daha gitmek yerine daha önce hiç gitmediğiniz ve hemen hemen aynı fiyatlara gidebileceğiniz daha uzak bir destinasyonu seçmek insanın doğasında var. O yüzden de gerek Ortadoğu olsun gerek Uzakdoğu, Hint Okyanusu kıyıları, adaları olsun gerekse Güney Amerika olsun, burada harcayacağınız rakamlar, Avrupa ile kıyasladığımızda aynı fiyatlara denk geliyorsa otomatik olarak tercih bu uzun destinasyonlardan yana oluyor. Nitekim bu tür destinasyonlar uzun tatil fırsatı sunduğu için bayramlarda veya yaz tatilinde tercih edilen noktalar olabiliyor” dedi. Artık gemi seyahatlerinin de tercih edilebilir olmasına dikkat çeken Nane, “Gazetelerdeki reklamlarda onları daha etkin bir şekilde görebiliyoruz. Talep gördükleri için, kendilerine misafir çekmek adına da fazlasıyla reklam yapıyorlar. Ve uzun tatillerde gemi seyahatleri de ilgi çekiyor” şeklinde konuştu. “Karadeniz yaylaları revaçta” Türkiye’deki iç turizmde pozitif bir hareketlenme olduğunu belirten Nane, “Önümüz bayram biliyorsunuz. Bayramda turizm nereye doğru hareketleniyor veya 3-5 sene önce bu kadar yoğun ilgi görmeyen nereler vardı derseniz ben size hemen Karadeniz Yaylaları diyebilirim. Hem yurt içinden hem yurt dışından çok ciddi bir akım var. Bunu biraz küresel ısınmayla da bağlayabiliriz. Çünkü ısının git gide mevsim normallerinin üstüne çıktığı zamanlarda, insanlar eskiden sadece deniz kenarını tercih ediyorlardı. Ama şimdi dağı ve ormanı da keşfettiler. Oranın serinliğini de değerlendirmek istiyorlar. Eskiden bu durumu Bursa, Uludağ destekliyordu ama şimdi insanlar Karadeniz’deki o muhteşem doğayı görünce orayı tercih ediyorlar. Bizim mesela sırf bu talebi karşılamak için yaz aylarında Ortadoğu’dan Karadeniz’e direkt uçuşlarımız var” dedi.

40


HABER

Gürel Aydın

80 milyon dolarlık oteli için Sheraton ile anlaştı

42

Güray Group’un Esenyurt-Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi yanında yer alan Nidya Tower projesi içinde yer alan Sheraton Residence ve 5 yıldızlı Sheraton Hotel için imzalar atıldı.


Marriott Hotel International Geliştirme Başkan Yardımcısı Poğda Demircan ve Güray Group Yönetim Kurulu Başkanı Gürel Aydın, 80 milyon dolarlık yatırımla hayata geçecek residence ve otel projesi için imzaları attı. 268 oda ve 25 toplantı salonu Projede 1+1’den başlayan ve farklı ebatlarda 232 residence bulunuyor. Sheraton Hotel’de ise 268 oda, 25 toplantı salonu ve 1000 kişilik çok amaçlı salon yer alıyor. Saygın eğitim ve sağlık kurumlarına, spor komplekslerine ve alış veriş merkezlerine yürüme mesafesinde olan proje içinde Nidya Avlu, restoranlar, kafeler, ofisler ve dükkanlar yer alıyor. Beklentilerin üzerinde Nidya Tower projesi residence sakinlerine beklentilerinin üzerinde bir yaşam tarzı sunmayı hedefliyor. Esenyurt’un ulaşım merkezlerine yakın bir mesafede yer alan Nidya Tower, metroya 3 dakikalık mesafededir. Sheraton Residence, Türkiye’de Projeyle ilgili bilgi veren Güray Group Yönetim Kurulu Başkanı Gürel Aydın, yatırımcıların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği Sheraton Residence markasını Türkiye’ye getirmiş olmaktan son derece mutlu olduklarını ifade etti.

“Hayırlı olmasını diliyoruz” Esenyurt’un son yıllarda, üçüncü havalimanı TEM Otoyolu, kanal İstanbul ve metro ile değeri artan ve buna paralel olarak saygın eğitim ve sağlık kurumları ile uluslararası markaların yatırımlarını taşıdığı bir bölge haline geldiğini söyleyen Gürel Aydın, “Biz de bu gelişen bölgeye Sheraton Hotel ve Sheraton Residence markasını getirmenin mutluluğu içindeyiz. İş birliğimizin hayırlı olmasını diliyoruz’’ dedi. Ünlü Mimar Sinan Kafadar Proje tamamlandığında 600 kişiye istihdam sağlayacağına işaret eden Gürel Aydın, “Ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Nidya Hotels markası ile 27 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösteren grubumuz, dünyanın 127 ülkesinde 6 bin 500 tesisi bulunan Marriott Hotels ile anlaşarak bu güçlü markaların rekabet avantajlarından faydalanmayı hedeflemektedir” ifadelerini kullandı. Projenin konsept ve iç dizayn mimarlığını ünlü mimar Sinan Kafadar’ın yaptığını belirten Aydın,

uygulama mimarlığını ise Gülümser Gülmez’in yaptığını kaydetti. Marriott International Geliştirme Başkan Yardımcısı Poğda Demircan ise, “Güray Group ile yapmış olduğumuz anlaşmadan son derece memnunuz. Bu anlaşma ile Türkiye’de 8. Sheraton Hotel anlaşmamızı yaptık. Bizim için farklı olan ise uzun süren çalışmaların ve değerlendirmelerin sonunda Güray Group ile birlikte hareket ederek dünyada farklı ülkelerde yer alan The Residences at the Sheraton residence marka ve konseptimizi Türkiye’ye ilk kez bu iş birliği ile getirmek oldu” dedi. “Türkiye’ye inanıyoruz” İlk kez Türkiye’ye getirdikleri residence markasının Güray Group ve Marriott’a hayırlı olmasını dileyen Demircan: “Marriott olarak Türkiye’ye inanıyor ve hızla büyümeye devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz’’ diye konuştu. 43


HABER

Rehberler

antik kente can verdi

Antalya Valiliği’nin öncülüğünde başlatılan ‘Perge’de Dikili Bir Sütunun Olsun’ kampanyası kapsamında, NBK Touristic bünyesindeki yaklaşık 250 rehber ve firma genel müdürü 27 bin 500 TL topladı ve 11 sütunun dikimini üstlendi.

Antalya’da, ayakta kalan dünyanın en görkemli antik kentlerinden biri olan Perge, turizmde bu yıl tema olarak belirlendi. 2018’in Perge Yılı ilan edildiği turizm kentinde, Antalya Valiliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle antik kentte kazılarda ortaya çıkartılan tarihi caddelerin sütunlarının kendi dönemindeki orijinal yerlerine dikilmesi için ‘Perge’de Dikili Bir Sütunun Olsun’ sloganıyla kampanya başlatıldı. Bugüne kadarki süreçte hem devlet hem de bağışçıların desteğiyle toplam 350 sütunun ayağa kaldırıldığı antik kentte, bu yılki kampanyada sponsor olunan sütun sayısı 40’a yükseldi.

Maaşlardan imece usulü Kentteki birçok sivil toplum örgütü ve önde gelen isimlerin 2 bin 500 TL karşılığında bir sütunun dikimini üstlendiği kampanyaya, Antalyalı turizm rehberlerinden de destek geldi. NBK Touristic firması bünyesinde yurt içi ve yurt dışında görev yapan yaklaşık 250 turizm rehberi kendi aralarında 25 bin TL topladı. NBK Touristic Genel Müdürü Recep Yavuz da 2 bin 500 TL karşılığında bir sütunun dikimini üstlenerek, rehberlerin maaşlarından imece usulüyle topladığı parayla birlikte toplam 11 sütun için 27 bin 500 TL’yi Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün hesabına yatırıldı. Perge’de tören düzenlendi Restorasyonu tamamlanan ve tarihi dönemde olduğu gibi orijinal şekilde Perge Antik Kenti Batı Caddesi ve diğer alanlarda dikimi gerçekleştirilen sütunlar için rehberlerin katılımıyla Perge Antik Kenti’nde bir tören ve gezi düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Acar, Antalya Müze Müdürü ve Perge Antik Kenti Kazı Başkanı Mustafa Demirel, NBK Touristic Firması Genel Müdürü Recep Yavuz ile rehberler katıldı. İbrahim Acar, Mustafa Demirel ve Recep Yavuz kampanyaya destek veren tüm rehberlere teşekkür etti. Birçok örnek projeye imza attılar NBK Touristic rehberlerinin daha önce de çok önemli kültür projelerine imza attıklarını belirten Recep Yavuz, “Rehberler tarihi kentlerin restorasyonundan Soma maden kazasında eşini, çocuğunu kaybeden ailelere desteğe, küçük beldelerde kütüphaneler kurulmasından 20 bin ilköğretim öğrencisine kitap hediye edilmesine kadar birçok projede önemli bir dayanışma ve yardımlaşma örneği sergiledi. Bu kampanyada 10 sütunun dikimi için 25 bin TL topladık. Bu konularda duyarlı olan rehberlerimizle gelecekte de benzeri projelere desteklerimiz sürecektir” dedi.

44


HABER

7 tarihi değerimiz

UNESCO listesinde

Türkiye’nin UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ndeki kültür varlığı sayısı 78’e yükseldi. Geçici listede geçtiğimiz yıl 71 olan sayıya son olarak 7 miras daha eklendi.

Yıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, sınırları içinde birçok medeniyetin izlerini taşıyor. Her biri birbirinden değerli ve önemli eserleri barındıran Türkiye, bu özelliği ile tüm dünyanın dikkatini çekiyor. Yapılan değerlendirmeler sonrasında Türkiye’nin dünya mirasına katkısı da her geçen sene artıyor. Dünyada 1073 miras alanı yer alıyor UNESCO’nun 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme kapsamında oluşturulan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 1073 miras alanı yer alıyor. Türkiye’nin söz konusu listede 15’i kültürel, 2’si karma olmak üzere 17 miras alanı yer alıyor. UNESCO Geçici Listesi Dünya Mirası Komitesi tarafından UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen mirasların yanı sıra bir de söz konusu listeye önerilmesi öngörülen ancak henüz adaylık süreçleri tamamlanmayan miraslardan oluşan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi bulunuyor. 7 tarihi değerimiz Türkiye’nin bu listeye kayıtlı 71 miras alanının yanı sıra, Dünya Miras Merkezince yapılan incelemelerle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine 7 yeni miras alanımızın eklenmesi uygun bulundu. Priene Arkeolojik Alanı, Gaziantep Yeraltı Suyu Yapıları: Livas ve Kasteller, Erken Dönem Anadolu Türk Mirası: Danişmend Beyliği Başkenti Niksar, Justinian Köprüsü, Sarıkaya Roma Hamamı, Harput Tarihi Kenti, Anadolu’daki Ahşap Çatılı ve Ahşap Taşıyıcılı Camiiler (Konya-Eşrefoğlu Camii, Kastamonu-Mahmut Bey Camii, Eskişehir-Sivrihisar Camii, Afyon-Afyon Ulu Camii, Ankara-Arslanhane Camii).

46

Priene Arkeolojik Alanı (Aydın) Priene Antik Kenti, Aydın’ın, Söke ilçesinin 15 km güneybatısında, Güllübahçe mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. İyon Birliği’nin bir üyesi olan ve birliğin merkezi Panionion’u topraklarında barındıran Priene M.Ö. 645-546 yılları arasında Lydia, sonrasında Pers egemenliğine girmiştir. Antik Çağ’ın yedi ünlü bilgesinden biri olan Bias, M.Ö. 6. yüzyılda Priene’de yaşamıştır. Priene, İon kentlerinin Pers egemenliğinden kurtulmak için başlattıkları İon İsyanı’na (M.Ö. 500/499) katılmış ve M.Ö. 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’nde yer almıştır. Kentin Arkaik ve Klasik dönemlerdeki yeri bilinmemektedir. Gaziantep Yeraltı Suyu Yapıları Dünyada benzeri bulunmayan ve su mimarisinin eşsiz örnekleri olan Gaziantep Kastelleri, birçok işlevi bulunan yapılar olarak inşa edilmiştir. Türk mimarisinde sadece Gaziantep’te bulunan bu yapılar kısmen veya tamamen yer altında bulundukları için pek dikkati çekmemişlerdir. İnsanlar buldukları suyun buharlaşma veya başka bir yolla kaybolmasını önlemek için yerin altından açtıkları Livas denilen kanallarla suları belli bir merkeze (Suburcu) toplamışlar ve bu merkezden de şehre dağıtmışlardır. Danişmend Beyliği Başkenti Niksar Anadolu Türk devletlerinin en önemlilerinden biri olan ve Anadolu’nun Türk yurdu olmasında büyük görevler üstlenen Danişmentlilerin başkenti olan Niksar, 12’inci ve 13’üncü yüzyıllara tanıklık eden medreseler, zaviyeler, camiler, idari yapılar, hamamlar ve anıt mezarlara sahiptir. Niksar ve çevresinin sahip olduğu bu miras Anadolu-Türk medeniyetinin ve daha geniş çerçevede İslam medeniyetinin bilimsel, toplumsal ve ekonomik yönden elde ettiği gelişmelerin de tanıklığını taşımaktadırlar.


Justinian Köprüsü Sakarya’nın Serdivan ilçesi, Beşköprü mevkiinde, Sapanca Gölü’nün sularını Sakarya Nehrine boşaltan Çark Deresi (Melas Çayı) üzerinde yer alan köprü erken Bizans döneminin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır. Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından M.S. 558-560 yıllarında yaptırılan Erken Bizans döneminden günümüzü sağlam olarak gelebilmiş olan köprü, 365 metre uzunluğunda, 9,85 metre genişliğinde olup, ortada yer alan dairesel 7 kemer, 2 batı, 3 doğu yönünde yer alan uçlara gittikçe küçülen tali kemerler dâhil toplam 12 kemerlidir. Sarıkaya Roma Hamamı Yozgat’ın Sarıkaya ilçesi Kaplıcalar mahallesinde, kaplıca tesislerinin içerisinde bulunan, Roma dönemine ait “Basilica Therma (Aqua Sarvenae)” isimli antik kentin bulunduğu alandaki Roma Hamamı, modern kaplıca tesislerinin bulunduğu alandadır. Hamamın büyük kısmı yıkılmış, yalnızca tonozlu arka mekâna geçişi sağlayan batı cephe duvarı ayakta kalabilmiştir. Bu kısımda 10 gözlü ve 2 katlı mermer, kemerli bir duvar görülmektedir. Harput Tarihi Kenti Elazığ sınırları içinde yer alan Harput, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nün güneyinde yer alır. “Harput Platosu” olarak adlandırılan yüksek kütlenin güney kenarına kurulmuştur. Harput ve çevresinde yapılan kazı ve araştırmalara göre ilk yerleşim Paleolitik Çağ’a kadar inmektedir. Harput, ilkçağdan itibaren Anadolu’nun önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuş, özellikle Urartulara, sonrasında Pers, Roma, Bizans, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlılara ev sahipliği yapmıştır. Bölgede egemenlik kurmuş olan uygarlıkların inşa ettikleri anıtsal yapılar günümüze önemli bir kültürel miras olarak gelebilmiştir. Ahşap Çatılı ve Ahşap Taşıyıcılı Camiiler Konya-Eşrefoğlu Camii, Kastamonu-Mahmut Bey Camii, Eskişehir-Sivrihisar Camii, Afyon-Afyon Ulu Camii, Ankara-Arslanhane Camii.

47


HABER

Avrupa’nın

en iyi oteli İstanbul’dan

Le Méridien Istanbul Etiler, prestijli bir ödül olan ‘Marriott International General Manager Awards’ Avrupa Bölgesi Ana Markalar kategorisinde “2017 Yılının Oteli” ödülüne layık görüldü.

Hizmet vermeye başladığı 2012 yılından bu yana İstanbul’a ve Türkiye’ye değer katarak misafirlerini ağırlayan Le Méridien Istanbul Etiler, Marriott International General Manager Awards, Avrupa Bölgesi Ana Markalar Kategorisi’nde 500’den fazla otel arasında 2017 Yılının Oteli seçildi. En başarılı otelleri ödüllendiriyor Le Méridien markası, 23 Eylül 2016 tarihinde dünyanın en büyük seyahat şirketini yaratan Marriott International bünyesine katıldı. Bu birleşme sonrasında 30 güçlü markasıyla, 127 ülkede 6500’den fazla otele sahip olan Marriott International, her yıl portföyündeki en başarılı otelleri birçok farklı kriteri göz önünde bulundurarak ödüllendiriyor. 48

Birçok kriter değerlendirildi Le Méridien Istanbul Etiler; 2017 yılında ortaya koyduğu başarılar neticesinde, bağlı bulunduğu Avrupa bölgesindeki Ana Markalar kategorisinde yer alan 500’den fazla otel arasından Yılın Oteli ödülüne layık görüldü. 2017 yılındaki finansal başarısı, bir önceki yıla göre pazar payını dikkat çekici ölçekte arttırması ve finansal alandaki gelişimi, marka standartlarını mükemmel bir biçimde hayata geçirmesi, Marriott International birleşmesi sonrasında entegrasyonun gereksinimlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak süreci en iyi şekilde yürütmesi, çalışan memnuniyetinin yüksek olması ve çalışanların misafir memnuniyeti sağlamak üzere ekstra adımlar atarak adanmışlıkla görevlerini yerine getirmeleri gibi kriterlerin baz alındığı değerlendirme sonrasında Le Méridien Istanbul Etiler bu değerli ödülü almaya hak kazandı.

Ülkemiz adına gurur duyuyoruz Ödülün duyurusunu Marriott International Doğu Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Pankaj Birla’nın yaptığı Le Méridien Istanbul Etiler Genel Müdürü Uygar Koçaş: “500’ü aşkın otel arasında En İyi Otel seçilmemiz işletmemiz kadar ülkemiz açısından da gurur duyulacak bir iş olarak dikkat çekiyor. Misafirlerimizin konaklamalarına daha fazla değer katabilmek için yenilikçi yaklaşımlarımız ve her bir ekip üyemizin işine tutkuyla bağlı olmasının bize ‘Avrupa’nın En İyi Oteli’ ödülünü getirdiğini düşünüyorum. Misafirlerimize yaklaşımımız ve detaycı, proaktif ve üstün hizmet anlayışımız sayesinde rakiplerimizden ayrışarak bir adım öne çıkıyoruz. Bu çok değerli ödülü kazanmak, ileride daha da büyük başarılar elde etmek üzere tüm ekibimiz için büyük bir motivasyon kaynağı oldu” dedi.


HABER

Turizmcilerden

tatilcilere “5 yıldızlı ucuz tatil” uyarısı

50

Antalya başta olmak üzere İzmir, Muğla gibi turistik kentlerdeki 5 yıldızlı otellerin internet sitelerini taklit eden dolandırıcılar, yüzlerce tüketicinin tatil hayallerini suya düşürdü. Turizmciler, son yıllarda konaklama sektöründe artan dolandırıcılık olaylarına karşı tatilcileri uyardı. Turistik kentlerdeki 5 yıldızlı otellerin internet sitelerini taklit eden dolandırıcılar, yüzlerce tüketicinin tatil hayallerini suya düşürdü. Sahte site yöntemi, Twitter, Instagram, Facebook gibi sosyal medya hesapları üzerinden yapılıyor.

Dolandırıcılar bu hesaplar üzerinden kampanya duyurusu yapıp tüketiciyi profesyonelce hazırlanan sahte sitelere yönlendiriyor. Sonrasında da bu site üzerinden kredi kartıyla oda satışı gerçekleştiriliyor.


Birçok tatilci mağdur Son yıllarda, “5 yıldızlı ucuz tatil” adı altında otel odalarının birden fazla kişiye satılması da pek çok tatilciyi mağdur etti. Bu dolandırıcılık olayları tatilcileri tedirgin ederken, sektör temsilcileri de mağdur olunmaması için uyarılarda bulundu. Turizmciler, tatile çıkacak vatandaşları birkaç maddelik tedbirleri sıralayarak dikkatli olmaları konusunda bilgilendirdi. Son olay Bodrum’dan Son olarak Bodrum’da 5 yıldızlı bir otelin sosyal medya hesabını kopyalayan dolandırıcı, otel odasını otelin satış müdürüne satmaya çalıştı. Hayali odayı otel müdürüne pazarlayan dolandırıcı yakayı ele verdi. Otelin satış müdürü Murat Kuday, müdürü olduğu otelin dolandırıcı tarafından satıldığını söyleyerek “Bizim sosyal medya sorumlusu arkadaşlarımız konuyu bana iletti. Biz de bu şahısın sahte hesapta yayınlamış olduğu telefon numarasını aradık. Bizzat aradım görüştüm ve kendi otelimizi bize pazarladılar, satmaya kalkıştılar. Ama satış yaparken çok amatörce olduğu da çok açık bir şekilde belli oluyordu. Bizden para talep etti ama biz para yatırmadık” diye konuştu. Suç duyurusunda bulundular Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Kuday “Otelimizin resmi sosyal medya hesaplarımızın bir benzerini kopyalamışlar. Otelimizin isminin sonuna 1 ve 2 gibi rakamlar ekleyerek kendi otelleriymiş gibi pazarlamaya çalışmışlar. Durumu fark ettiğimiz anda anında müdahale ettik. Gerekli suç duyurusunu yaptık. Vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için resmi sosyal medya hesaplarımızda yayınladık” dedi. “Otellerin resmi numaralarını arayın” Bu şekilde yapılan rezervasyonların doğru olmadığını belirten Kuday “Rezervasyon yaptırırken insanlarımızın öncelikle gidecekleri otellerin sosyal medya hesaplarının doğru olduğunu teyit etsinler.

Aksi takdirde böyle bir duruma maruz kalan vatandaşlarımız mağduriyet yaşayacaklardır. Böyle bir durumun önüne geçmek için otelin hattını arayarak işlemlerinin teyidini almaları daha sağlıklı olacaktır” şeklinde konuştu. Bülent Bülbüloğlu: “Dikkat edilirse tatiller kabusa dönmez” “Aman dikkat” diyerek uyarılarda bulunan Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan yardımcısı Bülent Bülbüloğlu, “Vatandaşlarımızın tatillerinin rezil olmaması için çok dikkatli olması gerekmekte. Tatile çıkacak olanlar mutlaka otelle irtibata geçmeliler. Otellerin ‘web’ siteleri iyi incelemeli.

Mümkün olduğunca acente üzerinden oda satın alınmalı. Bahsettiğimiz birkaç küçük konuya dikkat edilirse, tatil kabusa dönmez. Tüm vatandaşlarımızın sahtekarlara karşı daha dikkatli ve duyarlı olmalarını rica ediyorum. Marmaris ve çevresinde tatilini geçirecek olan vatandaşlarımızın mutlaka turizm acentelerini aramalarını istiyoruz” dedi. Ali Kırlı: “Düşük yıldızlı otelleri 5 yıldızlı gösteriyorlar” Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Ali Kırlı, ise şunları söyledi: “İlçemizde ve birçok turizm şehrinde geçtiğimiz yıllarda konaklama tesislerinde dolandırıcılık olayları yaşandı. Vatandaşlarımız, tanınan ve TÜRSAB belgesi bulunan acentelerden rezervasyonlarını yaptırsınlar. ‘Gold Center’ dediğimiz yaygınlaşan bir sistem mevcut. Ne oldukları belli olmayan bazı kişiler, ‘grup indirimi’ diyerek peşin para alıp dolandırıyorlar. Yıldızı düşük otelleri 4 veya 5 yıldızlı gibi göstererek ‘Ucuza tatil’ adı altında satış yapıyorlar. Bu tür kişi, şirket ve oluşumlarla ilgili otel işletmecileri anlaşma yapacaklarsa, peşin para alsınlar. Tatile çıkacak olanlar, konaklama tesisi ile ilgili referans alsınlar. Acenteler ve otelciler birliği ile görüşsünler. ‘Ucuz’ denilerek alınan tatil paketlerinde dolandırılma imkanları çok yüksek. Bunu Marmaris’te iki defa yaşadık. Belirlediğiniz oteli arayın, belgeli acente ile çalışın. Satın aldığınız odanın teyidini mutlaka oteli arayarak alın. Bunları yaptığınız takdirde tatiliniz kabusa dönmez” dedi. 51


HABER

Dedeman otelleri büyüyor

Türkiye turizm sektörünün lider markalarından Dedeman Otelleri yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Ülke turizmi için önemli kaldıraçlardan olan firma, Eskişehir’in tarihi binalarla süslenmiş bölgesi Odunpazarı mevkiinde bulunan Turunç Otel ile anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşma sonrası otel, Park Dedeman konsepti doğrultusunda restorasyona alındı. “Katma değer yaratmaya devam edeceğiz” Atılan imzalar sonrası kısa bir açıklama yapan Dedeman Turizm Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Emrullah Akçakaya “İşletmesini devraldığımız Turunç Otel Eskişehir’in en kıymetli lokasyonlarından, tarihle günümüzü bir araya getiren Odunpazarı mevkiinde yer alıyor. Bu bağlamda böyle kıymetli bir lokasyonda bulunan ve henüz 4 yaşında olan genç bir otelin işletmesini devralmak bizler için mutluluk verici bir gelişme. Türkiye’nin önemli turizm değerlerinden olan Dedeman bundan sonra da yatırım fırsatlarını değerlendirerek ülkemiz ekosistemine yüksek katma değer yaratmaya devam edecektir” dedi.

“ 52

Dedeman Otelleri yatırımlarına devam ediyor. Eskişehir’de bulunan Turunç Otel’in işletmesini alan grupun hemen restorasyon işlemlerine başladı. Otelin Eylül ayı itibariyle Park Dedeman Eskişehir olarak hizmet vermeye başlayacağı açıklandı.

“Yatırımcılara kapımız açık” Türkiye’nin dört bir yanına dağılan otel ağına gelen misafirlerini geleneksel Dedeman misafirperverliği felsefesiyle ağırlayan Dedeman Otellerinin bu hizmet anlayışını Eskişehir’e de taşıyacak olmasının kendileri açısından gurur vesilesi olduğunu dile getiren Emrullah Akçakaya, “Kurulduğumuz günden itibaren misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamanın, onları artık klasikleşen ‘Dedeman Misafirperverliği’ ile uğurlamanın gayreti içindeyiz. Türk turizmini yukarıya taşıyacak tüm projelerin içinde yer almayı kendimize görev biliyoruz. Bu bağlamda bugün Eskişehir’i ziyaret edecek misafirlerimizin Dedeman ayrıcalığını yaşayacağını ve memleketlerine unutamayacakları tatil hatıralarıyla döneceklerini bilmekten kıvanç duyuyoruz. Türkiye’nin her yerinde yatırımcı adaylarıyla bir araya gelerek Dedeman kalitesini olabildiğince çok kişiyle tanıştırmak gayesindeyiz” diyerek sözlerine son verdi.


HABER

Akdeniz’i en çok Türkiye kirletiyor

Akdeniz’deki atıkların %95’ini plastik maddeler oluşturuyor. Akdeniz’de yaşayan 134 tür deniz canlısı plastik atıkları yiyor. Akdeniz’de bir kilometre karede 5 milimetreden küçük 1,25 milyon plastik parça bulunuyor… Akdeniz’i plastik kirliliğinden kurtarmak Bu bilgiler WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından hazırlanan “Plastik Kapanından Çıkış: Akdeniz’i Plastik Kirliliğinden Kurtarmak” başlıklı raporda yer aldı. Dünya Okyanus Günü’nde yayımlanan raporda en son veriler ve bilimsel kanıtlarla Akdeniz’deki plastik kirliliğinin boyutları ortaya konuldu.

54

Raporun son bölümünde ise sorunun çözümü için atılması gereken adımlar sıralandı. Misinalar denizde 600 yıl çözünmeden kalıyor Rapor, dünyanın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biri olan Akdeniz’in aşırı plastik kullanımı, yetersiz atık yönetimi ve yoğun kitle turizmi nedeni ile ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Halen plastik maddelerin Akdeniz’deki atıkların %95’ini oluşturduğu vurgulanan raporda büyük plastik atıkların fok ve deniz kaplumbağası gibi büyük canlıları yaraladığı veya boğduğu belirtiliyor. Hayvanlara en çok zarar veren plastik atıkların %65’ini ise denize bırakılan misinalar oluşturuyor.

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından plastik atıklar konusunda hazırlanan bir raporda Akdeniz’in bir “plastik denizi” olma riski ile karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Sorunun ulaştığı boyutları örneklerle ve ülkeler bazında irdeleyen “Plastik Kapanından Çıkış: Akdeniz’i Plastik Kirliliğinden Kurtarmak” başlıklı raporda sorunun çözümü için uluslararası, ulusal, endüstriyel ve bireysel düzeyde neler yapılması gerektiğine de yer verildi.


Ciddi sağlık riski oluşturuyor Torba, sigara izmariti, balon, şişe, şişe kapağı veya pipet gibi büyük parçalardan oluşan atıklar plastik kirliliğinin gözle görünen kısmını oluşturuyor. Bununla birlikte, mikro plastik denilen 5 milimetreden küçük plastiklerin daha da büyük bir tehlike yarattıkları hatırlatılıyor. Kilometrekarede 1,25 milyon mikro plastik parçası bulunduğunu bildiren rapor bu parçaların deniz canlıları tarafından yutularak sindirildiğini ve besin zinciri içinde insanlara kadar ulaşarak ciddi sağlık riski oluşturduğunu kaydetti. Plastik bardak için 50 yıl Plastik atıkların büyük çoğunluğu biyoçözünür olmadığı için çevreye bırakılan plastikler yüzlerce hatta binlerce yıl orada kalıyor. Plastik ürünlerden sigara izmariti, denizde 5 yıl süreyle çözünmeden kalıyor. Bu süre plastik torba için 20 yıl, plastik bardak için 50 yıl ve misina için 600 yıl. En fazla Türkiye’den Rapora göre Avrupa Çin’den sonra dünyada en fazla plastik üretilen bölge; burada üretilen 27 milyon ton plastiğin sadece üçte biri dönüştürülebiliyor. Akdeniz’e en çok plastik atık ise Türkiye’den atılıyor (günde 144 ton). Daha sonra İspanya (126 ton), İtalya (90 ton), Mısır (77 ton) ve Fransa (66 ton) geliyor. Akdeniz kıyılarını ziyaret eden turistler ise atıkların her yıl %40 artmasına neden oluyor. “2018’i ‘Plastik Yılı’ ilan ettik” Konuyla ilgili bir açıklama yapan WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar şunları söyledi:

“Plastik atıklar bugün çevre üzerinde hasara yol açıyor ve doğal hayatı öldürüyor. Sadece Akdeniz’de değil tüm dünyada insanlığın bugün karşı karşıya kaldığı en büyük çevre sorunlarından biri plastik atıkların yarattığı tehlikedir. Bu sorun ancak tüm paydaşların el ele vermesi ve ortak bir çalışma içine girmesiyle çözülebilir.

WWF tüm dünyada bunu gerçekleştirmek için çalışıyor, paydaşları bir araya getiriyor ve değişimin öncülüğünü yapıyor. Bu, zihinlerde başlayarak davranışlara yansıyan bir değişim olacaktır. Bu yönde tüm dünyada aktif bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Bunun için de WWF-Türkiye olarak 2018’i ‘Plastik Yılı’ ilan ettik. Üretici ayağında çevre dostu üretimin artması ve önündeki engellerin kalkmasını, tüketici ayağında daha sorumlu ve bilinçli tüketimi, geri dönüşüm ayağında ise belediye işbirlikleriyle sistemin geliştirilmesini hedefliyoruz.” Akdeniz, plastiğe boğulmasın! WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli ise raporla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Aslında Akdeniz’deki plastik kirliliğinin etkileri tüm dünyada hissediliyor ve hem doğaya, hem de insan sağlığına zarar veriyor. Giderek kötüleşen plastik kirliliği, turizmi ve deniz ürünleriyle bilinen Akdeniz’in bu konumunu yok ettiği gibi, geçimlerini bu sektörlerden sağlayan toplulukları da tehdit ediyor. Bu kirlilik Akdeniz’in sağlığının ne denli bozulduğunu gösteriyor ve gerçek anlamda harekete geçilmesi için bir alarm işareti olarak kabul edilmelidir. Akdeniz’deki kirliliğe ciddi ölçeklerde katkıda bulunan Türkiye’nin bu alanda durumu iyileştirecek adımları ivedilikle atması gerekiyor. Akdeniz’in plastikte boğulmasına izin veremeyiz.” 55


HABER

Hapimag

Türkiye’de yatırım yapmaya devam edecek

İsviçreli Hapimag Grubu’nun CEO’su Hassan Kadbi, Türkiye’de 25’inci yıllarını kutladıklarını belirterek, “Bodrum’daki tesis Avrupalılar tarafından çok tercih ediliyor. Biz de bu istikrarı gördükçe tesisimize yatırım yapmaya devam ediyoruz” dedi.

Dünyanın en büyük devre tatil şirketlerinden biri olan Hapimag’in İcra Kurulu Üyesi ve CEO Hassan Kadbi, en büyük tesislerinin Bodrum’da bulunan Sea Garden Oteli olduğunu ve gelirlerinin yaklaşık yüzde 10’nun buradan elde edildiğini söyledi. Bodrum Yalıçiftlik’te yer alan ve Ege Bölgesi’nin en büyük turizm tesisi Hapimag Sea Garden Oteli’ni de bünyesinde bulunduran İsviçreli Hapimag Grubu’nun CEO’su Hassan Kadbi, Türkiye’de 25’inci yıllarını kutladıklarını belirterek, “Hapimag Grubu’nun gelirlerinin yüzde 10’u Bodrum’daki tesisten elde ediliyor. 40 bin misafirin ağırlandığı tesis özellikle Avrupalılar tarafından tercih ediliyor. Biz de bu istikrarı gördükçe tesisimize yatırım yapmaya devam ediyoruz” dedi. Gelirlerinin yüzde 10’u Bodrum’dan Gelir ve turist sayısında bu yıl tüm zamanların rekorunu kırmaya hazırlanan turizm sektörüne İsviçre’den de destek gelmeye devam ediyor. Ege Bölgesi’nin en büyük oteli olan Hapimag Sea Garden’ı da bünyesinde bulunduran İsviçreli Hapimag Grubu, 2018 yılında da tesisin ortak alanlarına 10 milyon TL yatırım yaptı. Sea Garden’ın Türkiye’ye gelişinin 25. yılı nedeniyle gazetecilerle şirketin genel merkezinin bulunduğu İsviçre’de bir araya gelen Hapimag CEO’su Hassan Kadbi, 58

“Hapimag olarak 2017 yılında tüm dünyadaki organizasyonlardan yaklaşık 200 milyon Euro operasyon geliri elde ettik. Hapimag’in gelirlerinin yüzde 10’u Hapimag Sea Garden Bodrum’dan geliyor” şeklinde konuştu. “Cari açığınız turizm ile kapanabilir” Kadbi, “Türkiye 4 mevsimi aynı anda yaşayabileceğiniz harika bir ülke olmasının yanı sıra doğal handikapları da beraberinde taşıyabiliyor. Kuzeyi ve doğusundaki tüm komşuları doğalgaz ve petrol yataklarına sahipken, Türkiye maalesef bunlardan yoksun. Sadece enerji kaynaklı olarak Türkiye yılda yaklaşık 50 milyar dolar cari açık veriyor. Biz petrol ve enerjiden kaynaklanan bu cari açığın turizm ile kapanabileceğine inanıyoruz. Aynı anda hem kayak yapılabilen, hem denize girilebilen, hem de 4 bin yılın üzerinde çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yapan ve doğal güzellikleriyle büyüleyebilen dünyada başka ülke yok. Türkiye’ye bir kez gelen turist mutlaka bir daha gelir çünkü oradan iyisini bulmanın çok zor olduğunu bilir” diye konuştu. “Türkiye’de güvenlik sorunu yok” Türkiye’deki siyasi gündemin turizmi olumsuz etkilemediğini belirten Kadbi, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin herhangi bir güvenlik sorunu yok ve biz Hapimag olarak Türkiye’ye güveniyoruz. Bu güvenimizi tesisimize her yıl yaptığımız yatırımlarla gösteriyoruz. Türkiye’ye girme kararını 1993 yılında kriz yaşanırken aldık ve 1994 yılında Bodrum’daki tesisi tamamlayarak hizmete açtık. Dünyadaki 130 bin üyemize de Türkiye’ye güvenle gidebileceklerini söylüyoruz. Tüm dünyada üyelik sistemiyle çalışan Hapimag’in Bodrum tesisinin farkı üye olmayanların da kullanımına açık olan bir otel bölümünün bulunması. Bu da Bodrum’un sistem içindeki en özel lokasyon olmasını sağlıyor.”


“Türkiye çok ileri seviyede” Hapimag CEO’su Hassan Kadbi, “Yakın gelecekte müşterileri çekebilmenin en avantajlı yolu dijital platformlar. Bu nedenle dijitalleşme konusunda daha çok mesafe kat etmek gerekiyor. 3.kuşağı Hapimag ile buluşturmak için dijital evrimimizi tamamlamalıyız. Türkiye online rezervasyonlar ve turizmde teknolojiyi kullanma konusunda çok ileri seviyede. Bu da hizmet kalitesiyle birleştiğinde sektörün daha da gelişmesini sağlıyor” şeklinde konuştu. Avrupalılar Bodrum’u talep ediyor Bodrum’daki tesis en çok Almanya, Hollanda ve İtalya’dan gelen yabancı turistleri ağırlıyor. Kadbi, “Dünyada her yıl 1 milyar 322 milyon kişi bir ülkeden başka bir ülkeye seyahat ediyor. Türkiye dünyanın tam merkezinde harika bir ülke olmasına rağmen sadece 32 milyonu Türkiye’ye gelmiş. Toplam rakamın yüzde 10’unu daha buraya çekmeliyiz” diyor. İstihdama katkı Turizm sektöründe sigortalı çalışan 1 milyon 200 bin kişiye dolaylı istihdam da eklendiğinde 3.5 milyon kişiye iş sağlandığını vurgulayan Kadbi, “Turizmde gelir ve turist sayısını yüzde 25 olarak artacağını hesaplıyoruz. İstihdamda yüzde 10 artış olması durumunda bile 300 bin kişiye ek iş sağlanacak. İşe çok ihtiyaç duyulan bu zor dönemde 300 bin kişiye daha iş aş sağlayabilecek olmak bizi ayrıca mutlu ediyor. Hapimag olarak tesislerimizin tamamında yaklaşık 1.400 çalışanımız var. Bu rakam yaz sezonlarında 2.000’e yükseliyor. Bodrum’da ise yazın 500 kışın ise ortalama 200 kişi istihdam ediliyor” dedi. Konaklama sayısını yüzde 10 artıracak Hapimag Resort Sea Garden Bodrum Genel Müdürü Kerem Demirkol, “Kapasite olarak Ege Bölgesi’nin en büyük turizm tesisi olmamızın yanı sıra 1700 yatak kapasitesiyle Hapimag Grubu’nun içerisinde yer alan en büyük tesis de bizimkisi. Bodrum’daki tesisimizde yıllık 220 bin gece konaklama gerçekleşiyor. Bu da 40 bin kişi ağırladığımız anlamına geliyor. Bu yıl ki hedefimiz bu sayıyı yüzde 10 oranında artırmak. Kültür turlarının çeşitliliği, su sporları alanında oluşturduğumuz fark ve hizmet kalitemiz Bodrum’un yabancı turistler tarafından tercih edilme oranını artırıyor. Türkiye’ye gelen misafirlerimiz mutlaka bir kez daha geliyor. Hapimag Sea Garden Bodrum bünyesinde yazın 500, kışın ise 200 kişi istihdam ediliyor. Deniz manzaralı terasların çevrelediği tesisimiz, 351 odalı Tatil Köyü’yle Hapimag’ın geleneksel tatil köyü anlayışıyla misafirlerini ağırlarken; otel bölümü 288 odası, restoran ve barlardan oluşuyor.

Türkiye’nin su sporlarına en uygun koylarından birine sahibiz ve uzman eğitmenler dalış, su kayağı, yelken, katamaran dersleri veriyor. Ege Bölgesi’nin en büyük turizm tesisi olarak, dünyanın sayılı kayak merkezleri arasında bulunan Palandöken’in gözde kayak tesisi Sway Otel, insan kaynağı yetkinliklerini geliştirmek ve beraberinde müşteri memnuniyetini arttırmak amacıyla çalışan değişim programını hayata geçirdik” dedi. “40 bin misafir için zeytinyağı üretiliyor” Hapimag Resort Sea Garden ile ilgili bilgi veren

Demirkol, “Tesis bünyesinde yıllık 115 bin metreküp su denizden arıtılarak, 200 dönüme yakın yeşil alanın sulanması için kullanılıyor. Kullanım suları arıtılarak elde edilen su ile de bahçe ve çevre için günde 550 ton sulama yapılıyor. Otelde yapılan yemeklerin çoğunda ise tesiste yetişen organik bitkiler kullanılıyor. Hatta isterlerse misafirlerimiz bu bitkileri toplayıp yiyebiliyor. Tesisteki bitkiler budandıktan sonra bekletilerek gübre ve organik malzeme olarak bahçede kullanılıyor. Ayrıca Hapimag’e ait olan 17 dönüm zeytinlikten 40 bin misafir için kullanılan zeytinyağı üretiliyor” ifadelerini kullandı. 59


HABER

“Dünyanın en tehlikeli yolu” turizme kazandırılacak

Trabzon sınırında yer alan ve ‘dünyanın en tehlikeli yolu’ seçilen, Soğanlı Dağı’ndaki 29 keskin virajlı D- 915 yolunun turizme kazandırılması için harekete geçildi. Dünyanın en tehlikeli yolu olduğunu duyan adrenalin tutkunları, bölgeye akın ediyor. Dünyanın en tehlikeli yollarını araştıran www. dangerousroads.org sitesinin yetkilileri, Bayburt- Trabzon sınırında yer alan, Soğanlı Dağı’ndaki 29 keskin virajlı D- 915 yolunu “dünyanın en tehlikeli yolu” seçti. Rus askerleri tarafından yapıldı Rus askerleri tarafından 1916 yılında yapıldığı ve o dönem “ölüm yolu” olarak adlandırıldığı bilinen güzergahta virajlar, tek seferde dönülemiyor. “Derebaşı virajları” diye bilinen yol, Trabzon ile Bayburt’u, en yakın yer olan 3 bin metre yükseklikteki Soğanlı Dağı üzerinden birbirine bağlıyor. Yol, zorlu arazi koşulları nedeniyle yılın 5- 6 ayı kar yüzünden kapalı kalıyor.

60

Turizme kazandırılacak Derebaşı virajları, düzenlenecek off-road ve kaya tırmanışı faaliyetleriyle tanıtılacak. Yolda güvenlik önlemlerinin alınmasıyla özellikle safari tutkunlarının davet edileceği yol güzergahı, turizme kazandırılarak, adrenalin tutkunu yerli- yabancı turistlerin ziyaretine sunulacak. “Dünyanın en tehlikeli yolu” seçildiğini duyan off-road ve safari meraklıları ise bölgeye akın etmeye başladı. “Görmek istedik” Gezgin Özgür Kaya, hikayesini duydukları yolu gelip, görmek istediklerini belirterek, “Bu yolu görmek için geldik. Çok merak ediyorduk. Bu manzarayı gördük. Adrenalin dolu bir yol. Herkesin görmesini tavsiye ederim” dedi.

“Yolun manzarası çok güzel” Metin Çakır ise Alanya’dan Karadeniz’e geldiklerini dile getirerek, “Bu yolu merak ettiğimiz için geldik. Bu yoldan geçmek istedik. Yolun manzarası çok güzel. Zorlu bir yol ama doğası harika” diye konuştu.


HABER

Dünyaca ünlü film devi Warner Bros Marmaris’i seçti

62

Dünyanın en büyük film yapım ve televizyon yayın şirketlerinden Warner Bros’un Finlandiya temsilciliği, milyonlarca izleyiciyi ekranların başına bağlayan ülkenin en popüler programlarını çekmek için Marmaris’i seçti.

Marmaris Belediyesi’nin, turizmcilerin özlemini duyduğu Finli turist kitlelerini ilçeye tekrar çekebilmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar meyvelerini verdi. Warner Bros, Bayz Media ve BST Production ortak yapımı olacak ve Finlandiya’nın en büyük televizyon kanallarından biri olan Nelonen TV’de prime time olarak yayınlanacak ‘Bachelorette’ adlı program Marmaris’in ev sahipliğinde çekilecek. Projenin Marmaris kamuoyuna tanıtımı amacıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Marmaris Belediyesi adına Özel Kalem Müdürü Sedat Kirt, Warner Bros proje koordinatörü Janne Vakio, BST Production yapımcı yönetmeni Ümit Ertemiz, Bayz Media adına Baran Ayaz ve diğer Finlandiyalı yapım ekibi katıldı.


“Marmaris bizi çok etkiledi” Toplantısında konuşan Projenin koordinatörü Warner Bros. Finlandiya temsilcisi Janne Vakio; “Warner Bros. olarak Marmaris’i seçtik çünkü doğal güzelliği, konumu, yeşille mavinin buluşması bizi çok etkiledi. 2 yıl önce incelemeler yapmıştım burada. Ve bu proje önüme geldiğinde doğru adresin Marmaris olduğuna anında karar verdim. Bu programı daha önce Güney Afrika’da 3 yıl üstüste çektik. Çok ilgi görmüştü. Ama şimdi burada yapacağımız iş Finlandiya’da çok daha fazla ilgi görecek diye düşünüyorum” dedi. Marmaris’te tekne turu gerçekleştirdiklerini de anlatan Vakio, “Marmaris’in denizi ve doğasına hayran kaldım. Bu program Finlandiya’da kaliteli izleyici kitlesine sahip, lüks tatil seven kişilere hitap ediyor.” şeklinde konuştu. “Çok değerli bir çalışma” Özel Kalem Müdürü Sedat Kirt ise programın Finlandiya’da yayınlanmasıyla yapılacak tanıtımın, 100 turizm fuarına katılımın da üstünde bir değere sahip olduğunu söyleyerek şöyle devam etti; “Marmaris tanıtımına, dolayısıyla turizmine büyük katkı sağlayacağına inandığımız televizyon ve sinema dünyasının önemli projelerine her zaman destek vermeye çalışıyoruz. Ancak bu kez anlaşmaya vardığımız proje ulusal çapta bir faaliyet değil, uluslararası hem de Dünyanın en büyük film şirketlerinden biri olan Warner Bros. markasıyla önümüze geldi. Kamuoyunun bilmesi gereken şudur ki, tanıtım yalnızca fuarlarla olmuyor, işte bu tür programlar ülkemizin ve bölgemizin de adını Dünya’ya en etkili duyuran programlar. Hele ki arkasında Warner Bros markası varsa, inanıyoruz Marmaris önce Finlandiya’da, sonra İskandinav ülkelerinde büyük bir çıkış yakalayacak.” İki gün Marmaris ve çevresini gezdi Warner Bros kısaca hatırlatmak gerekirse, Amerikan (Hollywood) filmleriyle bilinen bir sinema ve film devi. Ancak diğer yüzü pek bilinmeyen bir marka. Warner Bros televizyon ve eğlence sektörüne de Dünya çapında çok önemli prodüksiyonlar hazırlıyor. Bu anlamda Finlandiya’daki Warner Bros ofisi de gerçekten çok aktif çalışan ve yıllardır Finlandiya’nın en önemli televizyon, magazin programlarını üreten bir firma niteliğinde. Ve biz bu firmanın aramızda bulunan yetkilileriyle 2 gündür Marmaris ve çevresinde Bachelorette isimli programın nerelerde yapılabileceğini, mekanların neresi olabileceğini, senaryonun, hikayenin ne olabileceğini görüştük, inceledik. Türkiye’de birçok tanıtım filminin yönetmenliğini ve prodüksiyonunu yapan Ümit Ertemiz projenin içinde yer alan önemli bir isim. Proje dünyada format bir program olan ‘’Bachelorette’’ isimli proje. Ağustos ayında Marmaris’te çekimleri yapılacak ve Ekim ayında Finlandiya’nın en büyük eğlence kanalı Nelonen TV’de yayına girecek.

Programın televizyonda 10 hafta sürmesi bekleniyor. Turistik değerleri ön plana çıkaracaklar Programın patent sahibi ve yapımcısı Warner Bros yapımda bir Türk Firması ile birlikte çalışmayı tercih etti. Çekimleri gerçekleştirecek BST Production’ın sahibi Ümit Ertemiz de bölgeyi çok iyi bildiklerini söyleyerek, çekimlerde turistik değerleri ön plana çıkartacaklarını vurguladı. Ertemiz “Bu formatın en sevindirici tarafı çok ciddi bir şekilde bölgeyi de içerisine alan yemesinden, içmesinden, koylarından, denizi her şeyi kapsayan ve bir yabancı izleyiciyi içine çekebilecek kadar, ‘evet biz önümüzde ki yıl tatile Marmaris’e gidelim’ dedirtecek kadar heyecan verici ve akıcı bir proje. Marmaris’in kültürel zenginlikleri ön plana çıkarılacak. Dolayısıyla biz de ülkemize bu kadar değer arz eden projelere katkı koyuyor olmaktan son derece mutluyuz.” dedi. Çok başarılı olmuş Daha önce çeşitli ülkelerde yayınlanmış ve çok başarılı olmuş ‘Bachelorette’ adlı programda kendine uygun damat adayını arayan gelin adayımız 4 hafta boyunca Marmaris’in en güzel mekânlarında, koylarında, yatlarda, lüks araçlarda, daha birçok ortamda adaylarla buluşacak. Her bölümde birebir buluşmalar ile Finlandiya’da elemelerden geçerek finale kalan damat adayları, gelin adayının gönlünü kazanmak için çabalayacak. Lüks bir malikânede 21 gün geçirecek olan erkekler ile aynı süreyi onlardan ayrı olarak lüks bir otelin süitinde geçirecek Finlandiyalı güzelin hangi şanslı erkeği seçeceği finalde belli olacak. Doğası, denizi ve koyları Ekim’de ise diğer program ‘Queens of Jungle’ın çekimleri başlayacak. Kendi ülkelerinde daha önce reality programlarında yarışmış ve ünlü olmuş 10 kadın ve 2 erkek yarışmacı, 2 takım halinde, yaşadıkları lüks hayattan 20 gün boyunca uzak bir şekilde Marmaris’in doğasının, denizinin ve koylarının ortasında yaşayacak. Yapılacak yarışmalarda başarılı olanlar 1’er günlüğüne lüks yaşamına dönebilecek. 10’ar hafta yayınlanacak Finlandiya ekranlarının fenomen programlarından olan, milyonlarca izleyicisi bulunan ‘Bachelorette’ ve ‘Queens of Jungle’ 10’ar hafta yayınlanacak. Dolayısıyla milyonlarca Finlandiyalı Marmaris’in eşsiz güzelliklerini ekrandan da olsa tanıma, keşfetme fırsatı olacak. Büyük bütçelere sahip programları çekmek için Finlandiya ve İstanbul’dan 50’yi aşkın kişiden oluşan yapım ekibi de Marmaris’e gelecek. Profesyonel tanıtım şirketlerinin yurtdışında yüz binlerce dolara yürüteceği reklam ve tanıtım fırsatı Marmarisli turizmcilerin ayağına gelecek. 63


HABER

Tarihi okul lüks otel olacak

Balıkesir’in Kepsut ilçesinde 1915 yılında ‘Çiftlik Mektebi’ olarak kurulan ve Türkiye’nin ilk Ziraat Mektebi olma özelliği taşıyan yapı, Kepsut Belediyesi tarafından restore edilerek, turizme kazandırılacak.

Balıkesir’in Kepsut ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin ilk Ziraat Mektebi olan ‘Taş Kışla’ restore edilerek turizme kazandırılacak. Kepsut Belediye Başkanı lsmail Cankul ilçeye prestij kazandıracak olan kışla projenin müjdesini verdi. Kepsut Belediyesi mülkiyetinde bulunan Taş Kışlaya yeni bir projenin başlanacağını söyleyen Başkanı Cankul, tarihi yapının. Türkiye Turizmi ne hizmet verecek mekana dönüştüreceklerini dile getirdi. 7 yıldızlı lüks otel Tarihi yapının 30 yıl önce belediyeye devredildiğini aktaran Belediye Başkanı lsmail Cankul şunları kaydetti: ‘Yıllardan beri yerel seçimlerde her belediye başkan adayları burası ile ilgili çeşitli projeler hazırlayıp vaadler verdiler ancak biz ilçemizde bu güne kadar vadedilmiş fakat yapılamamış her projeyi hayata geçirdiğimiz gibi kışlanın da projesini hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Tarihi dokunun ayağa kalkması ile birlikte ilçemize 7 yıldızlı lüks otel yapılacak. Yapılan bu yatırım sayesinde 300350 kişiye ekmek kapısı açılacak. Aynı zamanda ilçeye büyük bir gelir sağlayacak. Kışlanın projesi Yap işlet-devret modeli uygulayacağız. Tabii bu yerin ayağa kaldırılmasıyla Kepsut’a ülke düzeyinde bir prestij kazanarak. Türkiye’nin uğrak yeri haline gelecek. 7 yıldızlı lüks otel konseptinde yapılacak olan projede atlı sporlar, su oyun parkı, Yüzme havuzu, golf sahası, organik tarım alanları ve her türlü etkinliklerin yapılabileceği yerler olacak. Şimdiden Vefalı Yurt Kepsutumuza hayırlı olsun” dedi.

64


HABER

Çinli turistlerin beklentisi ne?

66

Radisson Blu Hotel Kayseri Satış ve Pazarlama Direktörü Menderes Karaküçük, Çinli turistlerin beklentilerini anlattı. Çinli turistlerin önceliğinin kalite olduğunu belirten Karaküçük: “Kültür, macera ve doğa turizmine ilgi gösteren Çinli turistlerin ülkemizdeki en popüler destinasyonları, İstanbul ve Kapadokya” dedi.


Artaş Grubu Turizm Yatırımları adına 32. ITE Hong Kong Turizm Fuarı’na katılan ve fuarda Çinli seyahat acentaları ile görüşmeler yapan Radisson Blu Hotel Kayseri Satış ve Pazarlama Direktörü Menderes Karaküçük, Çinli turistlerin beklentilerini ve acentaların değerlendirmelerini anlattı. Altın potansiyel Çin ve özellikle Hong Konglu turistlerin gelirlerinin dünya standartlarının üzerinde olduğuna işaret eden Menderes Karaküçük, şunları söyledi: “Çinli turistlerin öncelik sıralamasında, ekonomik ve ucuz tatil bulunmuyor. Çinli turistler, her şeyden önce değişiklik arıyorlar ve tabii bu değişikliği ararken kalite en büyük önceliklerini oluşturuyor. Tercihlerini ağırlıkla “tarih, doğa ve macera turizmi” üçgeninde yapan Çinli turistler, bu üçünü bir arada yapabilecekleri seçeneklere daha çok rağbet gösteriyorlar. Özetle, kaliteli, ilginç ve değişik seçeneklere para harcamaktan kaçınmıyorlar. Bu arada, Türkiye’deki aşırı ucuz ve düşük kaliteli seçeneklere, şüpheli yaklaştıklarının altını çizmeyi isterim. Artık Türk turizm piyasasının, biran evvel kendine gelip ‘Türkiye, ancak başka yere gidecek parası olmayan turistin tatil merkezidir’ kompleksinden kurtularak, ‘Türkiye, cazip ve kaliteli turizmin merkezidir’ prensibini benimsemesi ve elindeki altın potansiyelini, teneke parçası fiyatına pazarlamaması gerekmektedir” dedi.

Türkiye’ye uçmaya başlayacaklar Çin’in en büyük havayolu şirketi China Southern ve Hainan Airlines’in ülkemize uçmaya başlayacak olmasının, fuardaki acentalar arasında heyecan yarattığını anlatan Menderes Karaküçük, konuşmasına şöyle devam etti: “32.Hong Kong Uluslararası Turizm Fuarı, 14- 17 Haziran tarihleri arasında düzenlendi. Fuara ağırlıkla Orta ve Doğu Asya ülkelerinin yanı sıra, Avustralya ve Yeni Zelanda’da katıldı. Asya ülkelerinin çok büyük stantlarla katıldığı fuarda, başta Çin ve Hong Kong’un yanı sıra, Asya kıtasından Japonya, Kore, Tayland, Tayvan, Fiji, Maldivler, Kazakistan, Vietnam, Kamboçya vardı. Avrupa’dan ise, Fransa, İngiltere, Finlandiya, İzlanda, Türkiye ve Yunanistan katıldı ve bu pazarların yanı sıra, Meksika, Rusya ve Kanada’nın da küçük birer stantları mevcuttu. Büyük bir alana kurulu olan fuar, son derece kalabalık geçti. Türkiye’den katılım sınırlıydı ve Çin pazarı ile iş yapan acentalar, THY, Çanakkale İli ve Radisson Blu Hotel Kayseri dışında başka katılımcı yoktu. Fuar sırasında yapılan görüşmelerde de, özellikle China Southern ve Hainan Airlines’ın Türkiye’ye uçmaya başlayacak olması, acentalar arasında olumlu karşılandı. Görüştüğümüz birçok acentacı, bu gelişmenin Türkiye – Çin turizminin çehresini tamamen değiştireceğini ve büyük bir patlama olacağını belirttiler.

Önümüzdeki günlerde bu konuda yaşanacak gelişmelerle, Çinli turist sayısında ciddi bir artış olacağını düşünüyorum” diye konuştu. Kültür, macera ve doğa Hong Kong’ta yaşayan Çinlilerin, eğitim ve gelir düzeyleri çok yüksek olduğunu ve dünyayı gezdiğini belirten Menderes Karaküçük, şunları kaydetti: “Çinli turistler özellikle kültür, macera ve doğa turizmine ilgi gösteriyor. Deniz, kum, güneş turizmine bir ilgileri yok, olanlar da zaten hemen yanı başlarındaki Maldivler, Fiji ve Mariana adalarına gidiyorlar. Türkiye, tanıdıkları bir ülke ve en popüler destinasyonları arasında İstanbul ve Kapadokya yer alıyor. Çinli turist pazarına tur satarken, genellikle İstanbul olmazsa olmaz bir seçenek. Yaklaşık 10 saatlik bir gece uçuşunun ardından İstanbul’a ulaşılabilmekteler ve bunun neticesinde de turistlerin İstanbul’da dinlenmek için en az 2 gün zaman geçirmesi gerekiyor. Zaten o kadar yolu geldikten sonra, İstanbul’u görmeden Kapadokya veya başka destinasyonlara gitmeleri de anlamsız olur. Dolayısıyla Çin’den gelen turistlerin %100’ü, Türkiye’de nereye giderlerse gitsinler, önce İstanbul’da konaklamak zorundalar. Bu sebeple Çin turizminden en büyük payı İstanbul’un alacağını söyleyebiliriz. Fuar sırasında görüştüğümüz Çinli acentalara, Kayseri’nin henüz keşfedilmemiş doğal güzelliklerini anlattığımızda son derece ilgilerini çekti. Özellikle kayak, yamaç paraşütü, Talas ve Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’nin Çinlilerin ilgisini çekecek yerler olduğunu belirttiler. Bazı acentalarla Kapadokya turlarına 1 gün de Kayseri’yi eklemeleri konusunda görüşmelerimiz sürüyor” dedi. İşin kaymağı, başkalarına gidiyor Günlerini kurtarmak için çalışanların, turizm sektörüne ciddi kayıplar yaşattığının altını çizen Menderes Karaküçük, şunları anlattı: “Daha önce de çeşitli pazarlarda turizm patlamış. Ama değeri bilinmeyip, kısa sürede kar hevesi ve yapılan ölümcül yanlışlarla, kendi elimizle o pazarları öldürmüştük. Belki de bir daha gelmemek üzere başka ülkelere kaçırmış ve bu işin kaymağını kendi elimizle başkalarına yedirmiştik. Bu pazarın da aynı feci sonla karşılaşmaması için bilinçli bir şekilde hareket ederek, büyük zorluklar ve emeklerle kazandırılan pazarları heba etmememiz gerekmektedir. Örneğin, turizmcilerimizin rekabet deyince, sadece fiyat rekabetini anladıkları basmakalıp şablonlardan kurtulup, satılan ürünü çeşitlendirip, cazip haline getirmeleri ve Türkiye’nin dünyanın en değerli turizm merkezlerinden biri olduğu gerçeğini artık kabullenmeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu. 67


HABER

Mehmet İşler

yeniden ETİK Başkanı Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nin (ETİK) 20. Olağan Genel Kurulu İzmir’de gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen genel kurulda mevcut başkan Mehmet İşler, ETİK üyelerinden tekrar güven oyu aldı. “Yatak sayımız artacak” ETİK 20. Olağan Genel Kurulu konuşmalarla başladı. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Murat Karaçanta, turizmi değerlendirdiği konuşmasında turizm verilerinin toparlanmaya başladığını dile getirdi. Sadece mayıs ayında yüzde 32 turist artışı olduğunu belirten Karaçanta, “İzmir’de 2018 yılı itibarıyla toplam yatak kapasitesi 50 bin civarındadır. 27 tesis çevreye duyarlı tesis belgesine sahiptir. Planlamalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Ön izinlerle birlikte planlamalar bittiğinde yatak sayımız artacak. İlimizde mavi bayraklı plaj ve marinaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. 56 adet mavi bayraklı plaj, 3 mavi bayraklı marina ve 1 mavi bayraklı yat bulunmaktadır. İlin kültür ve turizm değerlerinin tanıtılmasına yönelik faaliyetler devam ediyor” dedi.

“ 68

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nin (ETİK) 20’nci olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Toplantıya İzmir Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı ve İzmir İl Kültür Turizm Müdür Vekili Murat Karaçanta ile birlikte çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Tek listeyle gidilen genel kurulda, mevcut başkan Mehmet İşler güven tazeledi.

“Avrupalılar demokrasi istiyor” TÜROFED Başkan Yardımcısı ve ETİK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler, üç yıllık dönemin sonunda olağan genel kurula gidilirken Türk turizminin zor

bir süreçten geçtiğini söyledi. TÜROFED’de de yeni dönemde başkanlık görevine hazırlandığını anlatan İşler, ETİK’te son kez aday olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçiminin ardından turizm adına iyi gelişmeler olmasını umut ettiklerini belirten İşler, “Yabancı yatırımcılarla konuşuyorum. Hepsi yatırım yapmak için bekliyor. OHAL’in kaldırılması lazım” dedi. “Birlikteliği sağlayamadık” İzmir Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı da konuşmasında Türkiye’nin turizm açısından potansiyeline dikkat çekti. Türkiye’nin açık hava müzesi gibi olduğunu söyleyen Taşbaşı, “Sektörün gayretinin yanı sıra İzmir’de bir şey eksik. İzmir’de birlikteliği sağlayamadık. Bu şehirde kavga olmuyor ama herkes birbirine küskün. Bunların çok doğru olmadığını düşünüyorum. İzmir turizmden yeterli pay alamadı. Direkt uçuşlar olmadığı için yeterli turist alamadık. Ege’nin denizi temiz. Bodrum’dan farkımız yok. Elimizdeki kıymeti iyi bilelim. Otelciler TBMM’de de olmalı ve sorunları dile getirmeli” ifadelerini kullandı. Yeniden başkan seçildi Konuşmaların ardından ETİK’in mevcut başkanı Mehmet İşler, tek listeyle girdiği seçimde tekrar başkan seçildi.


HABER

Avrupa pazarında güçlenen Fethiye

rotasını Çin’e çevirdi

Fethiye’de bu yıl turizmde yüzler gülüyor. Fethiye Otelciler Birliği (FETOB) Başkan Yardımcısı Ercan Torunoğulları, Fethiye’nin Avrupa’nın yanı sıra Uzakdoğu’da da tanınan önemli bir turizm bölgesi olduğuna işaret etti.

Fethiye Otelciler Birliği (FETOB) Başkan Yardımcısı Ercan Torunoğulları ve Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi bir araya geldikleri toplantıda, bu yıl Fethiye’deki turizmi değerlendirdi. Torunoğulları Çin’de gelen turistlere dikkat çekerken, Başkan Saatçi, Fethiye’nin tarihi ve kültürüne dikkat çekti. “Artık Uzakdoğu’da da tanınıyor” Fethiye’nin Uzak Doğu’da tanındığına dikkat çeken FETOB Başkan Yardımcısı Ercan Torunoğulları, ‘’Fethiye sadece Avrupa’da ve Türkiye’de popüler bir destinasyon değil, artık Uzak Doğu’da da tanınmış bir destinasyon haline geliyor. Fethiye Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen Çin Survivor programı ile Fethiye Ölüdeniz çok ilgi gördü. Yaklaşık 800 milyon Çinli’ye ulaşıldı ve Fethiye’nin tarihsel, kültürel ve coğrafik güzellikleri Çin’e tanıtıldı. Çinlilerin Fethiye’ye akını oluştu’’ şeklinde konuştu.

“Her türlü alternatif mevcut” Özellikle kültür turizminin çok öne çıkmaya başladığı ifade eden Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi de ‘’Bütün Anadolu’nun kadim toprakları gibi Fethiye’nin de milattan önce 5 bin yılına kadar giden geçmişe sahip. Yani kültürel, tarihsel ve coğrafi anlamda büyük önemi var. O yüzden Fethiye’de sadece güneş, kum ve deniz değil macera, dalış, yürüyüş ve yamaç paraşütü gibi her türlü alternatif mevcut. Tatil köylerimiz var, butik otellerimiz çoğaldı. İnsanların Fethiye’ye gelmemesi için çok fazla neden olması lazım, öyle bir neden yok. Fethiye’ye gelmeleri için birçok neden var. O anlamda ben çok iyi geçeceğini umduğum sezonda herkese bol, bereketli, kazançlı günler diliyorum’’ açıklamasında bulundu. 69


HABER

4 milyar dolarlık 62 otel atıl kalacak

70

Atatürk Havalimanı’nın 29 Ekim 2018’de kapatılacak olması, bölgedeki otellerde ‘atıl kalma’ endişesi oluşturdu. Bölgedeki 62 otelin yönetim kurulu başkanları ve genel müdürlerinin katılımıyla TÜROB tarafından düzenlenen toplantıda bu konu masaya yatırıldı.


Entegre fuar merkezi olabilir Atatürk Havalimanı’nı faaliyetlerine devam etmesi imkanı bulunmuyorsa, havalimanı terminallerinin yeniden düzenlenerek ‘Fuar ve Kongre Merkezi’ olarak değerlendirilmesinin bölgenin mevcut gelişmiş altyapısı ve ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını kaydeden Bayındır, şunları söyledi: “Bölgede bundan sonra otel yerine iş merkezi projelerine ağırlık verileceğini bekliyoruz. Atatürk Havalimanı bölgesinde tekno parklar, spor alanları, tematik parklar, konser alanları, eğlence merkezleri gibi cazibe ve çekim merkezler oluşturulmalıdır. Havaalanı bölgesinin şehir parkıyla birlikte fuar alanı olarak değerlendirilmesi bölgeye uluslararası bir nitelik kazandıracaktır.”

Müşterilerinin yarıya yakınını havalimanına yakınlığı sayesine sağlayan otellerin yetkilileri, Atatürk Havalimanı’nın kapatılmasının yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımı barındıran, ekonomiye 500 milyon Euro katkı sağlayan ve 50 bine yakın kişinin çalıştığı bölge otelleri için kriz anlamına geleceğini belirtiyor. Bu durumun bu bölgedeki ekonomik hayata da darbe vuracağını savunan otel yatırımcıları ve işletmecileri, İstanbul’un üç havalimanıyla devam edebilecek büyüklükte olduğuna dikkat çekerken, bu imkan yoksa havaalanı bölgesinin şehir parkıyla birlikte entegre fuar alanı olarak değerlendirilebileceğini kaydediyor. Millet Bahçesi olacak İstanbul’da 3. Havalimanının faaliyete geçmesiyle, Atatürk Havalimanı’nın 29 Ekim 2018 tarihinde kademeli olarak kapatılacak olması, bölgedeki otellerde ‘atıl kalma’ endişesi oluşturdu. Müşterilerinin yarıya yakınını Atatürk Havalimanı’na yakınlığı sayesinde sağlayan Bağcılar, Bakırköy, Bahçelievler, Başakşehir Bayrampaşa, Esenler ve Küçükçekmece ilçelerindeki faaliyet gösteren 62 otel yatırımcısı ve işletmecisi, Atatürk Havalimanı’nın kapatılmasının yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımı barındıran, ekonomiye 500 milyon Euro katkı sağlayan ve 50 bine yakın kişinin çalıştığı bölge otelleri için kriz anlamına geldiğini belirtiyor. Bu durumun sadece otellere değil, bu bölgedeki ekonomik hayata da darbe vuracağını savunan otel yatırımcıları ve işletmecileri, üçüncü havalimanının yanı sıra Atatürk Havalimanı’nın da faaliyetlerine devam etmesini istiyorlar. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İstanbul’da 3. havalimanının yolcu hizmetlerinin faaliyete geçmesiyle Atatürk Havalimanı, 29 Ekim 2018 itibariyle kademeli olarak kapatılacağını bildirmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kısa bir süre önce Atatürk Havalimanı’nın millet bahçesi haline getirileceğini açıklamıştı. 62 otel yatırımcı ve işletmecisi Otel İşletmelerinin iş hacimlerinde yaratacağı etki ve konunun sektör açısından değerlendirilmesi amacıyla Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından 62 otelin yönetim kurulu başkanları ve genel müdürlerinin katılmıyla Renaissance Polat İstanbul Hotel’de bir toplantı düzenlendi. Toplantıda otelciler endişelerini dile getirirken, Atatürk Havalimanı’nın kapatılmasıyla bölge otelleri için olası bir krizin önlenmesi konusunda gereken tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı. Konuyla ilgili konuşan TÜROB Başkanı Timur Bayındır, bölge otellerinin ülke ekonomisine yan gelirleriyle beraber yıllık 500 milyon Euro’nun üzerinde katma değer sağladığını söyledi.

“Dünyanın diğer metropol şehirleri ve özellikle Atatürk Havalimanı’nın eşsiz konumu dikkate alınarak havalimanının normal faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini savunuyoruz” diyen Bayındır, “Üçüncü havalimanının gerekliliği, İstanbul ve dolayısıyla Türkiye’ye katkıları noktasında hiç bir şüphemiz yok. Bu dev yatırım Türkiye’ye yakışır niteliktedir. Ancak İstanbul gibi bir metropole 3 havaalanı çok değil. İstanbul üç havalimanıyla devam edebilir. Londra’da 6 havaalanı var. Hepsi de faal. Moskova’da da 6 tane var. Orada da hepsi faal” diye konuştu.

‘Özeleştiri de yapıyoruz’ TÜROB olarak öteden beri yapılacak yatırımlarda doğru fizibilite yapılmasının önemini vurduladıklarını işaret eden Bayındır, şöyle devam etti: “Antalya, İstanbul, Aydın ve Muğla’da yıpranma sürecine giren birçok otel bulunduğu göz önüne alınarak bu illerimize verilecek teşvik belgelerinde yeni yatırımlar yerine daha çok mevcut yatırımların modernizasyonu ve renovasyonu yönünde düzenleme yapılması gerekliliğini savunduk. 2012-2015 döneminde Basın Ekspres–Atatürk Havalimanı bölgesi art arda hayata geçirilen otel projelerine sahne oldu. Bu yatırımların toplam yatırım değeri 4 milyar doları aşıyor. Elbette ki, sektör olarak biraz da özeleştiri yapmamız lazım. Bazı fizibilite hataları da yapılarak bölgede çok fazla otel, çok hızlı bir sürede yapıldı. Ama yapıldı bir kere. Şimdi bu yatırımların boşa gitmemesi için çözüm bulmamız gerekiyor. Bölgedeki otellerin çoğunun adında Airport kelimesinin olduğuna dikkat çekmek isterim. 3 ay sonra Atatürk Havalimanı kapandığında bölgedeki otellerin boş kalma riski var. Bu arada ne yazık ki bölgede yeni otel projelerinin de artarak devam ettiğini görüyoruz.” Rakamlarla bölge otelleri Bölgedeki otel sayısı (Bağcılar, Bakırköy, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa, Esenler, Küçükçekmece): 62 Bölgedeki toplam oda sayısı: 13.233 Toplam yatak sayısı: 27.000 Bölge otellerinin 2017 yılı ortalama doluluk oranı: % 62.5 Bölge otellerinin 2018 yılı ortalama doluluk oranı: % 80 2017 yılı konaklama geliri: 230.4 milyon Euro 2018 yılı konaklama geliri (yıl sonu beklenti): 291.2 milyon Euro Yan gelirleriyle sağladığı yıllık katma değer: 7500 milyon Euro Sağlanan istihdam: Çarpan etkisiyle yaklaşık 50 bin kişi 71


HABER

Kaliteli ürün

hak ettiği değere satılmalı

Centro Westside & WestsideArjaan by Rotana Genel Müdürü Emre Kocamustafaoğulları, turizmde dolulukların oldukça iyi seyrettiğini, ancak bu oranın fiyat artışlarını etkilemediğini dile getirerek, turizm sektörünün birleşerek kaliteli ürünü hak ettiği değerde satması gerektiğine dikkat çekti.

Centro Westside & WestsideArjaan by Rotana Genel Müdürü Emre Kocamustafaoğulları, turist artışını ve fiyatları değerlendirdi. Türkiye’ye gelen turist sayısındaki artışa rağmen gelirler anlamında artışın doğru orantı olarak artmadığını belirten Kocamustafaoğulları, “Fiyat artışları 2017’ye oranla şu anda yüzde 8 seviyelerinde seyrediyor. Amacımız bu oranları daha üst seviyelere çıkarabilmek” diye konuştu. KDV oranlarında düzenleme yapılmalı Kur artışını takiben otel masraflarının da oldukça arttığını belirten Emre Kocamustafaoğulları, Türk turizminin şu anda hak ettiği değeri göremediğini ve zengin pazarlara ne yazık ki ürün satılamadığını dile getirerek: “Fiyat düştüğünde yeniden üst seviyeleri yakalamak oldukça zor” dedi. Öte yandan başta personel, enerji, yiyecek ve içecek olmak üzere masraf kalemlerinin de oldukça fazla olduğunu belirten 72

Kocamustafaoğulları, bazı ürünlerin geçen seneyle karşılaştırıldığında yüzde 30-40’lık artışlara sahip olduğunu ve bu durumun fiyat politikasını negatif yönde etkilediğini ifade etti. Bu bağlamda destek ve teşviklerin artması gerektiğini savunan Emre Kocamustafaoğulları şöyle konuştu; “Düzenlenmesi gereken ilk konu, şüphesiz gelir vergisi. Sene başında belli bir oranla başlayan gelir vergisi sene sonunda ikiye katlanıyor. Personel sene başında aldığı maaşı kesintiler sebebiyle sene sonunda göremiyor. Bu konuda iyileştirmeler yapılırsa hem personel hem de işletmeciler ciddi anlamda memnun olacaklardır. Odalarda geçmiş dönemde yüzde 18 olan KDV oranları, yüzde 8’lere indirildi. KDV oranlarında bu düzeltmeler gerçekleştiği takdirde biz de maliyetlerimizdeki dengeyi sağlamış olacağız. Çünkü şu anda maalesef bir denge söz konusu değil. Daha açık bir deyişle, kişi başına sattığımız odayı iki katına çıkarabilirsek, o zaman bu yatırımlar gerçek bir değer kazanacaktır.” “Ziyaretçi yelpazesindeki çeşitliliği korumalıyız” Batılı ülke ziyaretçileri konusunda kayıp yaşandığına da dikkat çeken Kocamustafaoğulları, “Şu anda milletler bazında ilk sıralarda Ortadoğu ve Uzakdoğu pazarı yer alıyor. Bu pazarlar, Türkiye için önemli bir yerde olsa da Batılı ziyaretçileri de yeniden ülkemize kazandırmak gerekiyor. İkinci konu ise şüphesiz pazarlama. Bizim ülkemizi ve en önemlisi İstanbul’u doğru bir şekilde konumlandırarak pazarlama yapmamız gerekiyor. İstanbul tarihi, kültürü, doğası, yemek çeşitliliği alışveriş merkezleri ve sağlık alanları ile potansiyeli çok yüksek bir şehir. İstanbul özelinde kongre turizmine baktığımızda, her ne kadar yeniden takvimlere girebilmemiz için belli bir süreye ihtiyacımız olsa da, kongre turizmini yeniden canlandırmaya odaklanmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.


HABER

Dosso Dossi’de

Paris Hilton rüzgarı

Antalya’da bu yıl 26.’sı düzenlenen Türkiye’nin en büyük moda organizasyonu Dosso Dossi Fashion Show’da, Amerikalı moda tasarımcısı, model ve aktris Paris Hilton’un baş mankenliğinde defile gerçekleştirildi.

Antalya’nın Serik ilçesindeki The Land of Legends Theme Park’ta hazırlanan podyuma, ilk manken olarak ünlü model Paris Hilton çıktı. Baş manken olarak podyuma çıkan Paris Hilton, Türk mankenler Çağla Şikel, Deniz Akkaya, Demet Şener, Şebnem Schafer ve Özge Ulusoy’un yanı sıra, 40 kişilik mankenle yürüdü. Seyircileri selamladı İzleyicilerin büyük ilgi gösterdiği Hilton, podyumda 3 farklı elbise giydi. Kaygan podyum nedeniyle mankenler zaman zaman düşme tehlikesi yaşadı. Paris Hilton, küçük bir düşme tehlikesi geçirmeden kendini toparladı. Defilenin sonunda Hilton, Dosso Dossi logolu tişört ve deri şortla diğer mankenlerle birlikte seyircileri selamladı. Mustafa Sandal’dan mini konser Defilede pop sanatçısı Mustafa Sandal da mini bir konser verdi. Sandal’ın sahnede Paris Hilton ile birlikte sevilen şarkısı, “Ben olsaydım”ı seslendirdi. İkilinin şovu büyük beğeni topladı. 75 milyon dolar ciro Özgün iş modeli kimliği ile tüm dünyada adından söz ettiren ve Türkiye’de düzenlenen en büyük moda ve fuar organizasyonu Dosso Dossi Fashion Show (DDFS), küresel ölçekte ses getirmeye devam ediyor. Yargıtay tarafından özgünlüğü tescillenen organizasyonda ürün kategorisini 4’e çıkaran Dosso Dossi, kur ve turizm rüzgârını da arkasına alarak 75 milyon dolar ciroyla rekora koştu. İlklerin yılı Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, Antalya’da her yıl iki kez düzenledikleri organizasyonlarda nitelikli yerli üreticilerle 30’u aşkın ülkeden 5 bin alıcıyı buluşturduklarını hatırlattı. Hemen hepsi dünya ölçeğinde ses getiren organizasyonlar sayesinde yılda 100 milyon doların üzerinde ciroya ulaştıklarını bildiren Eraslan, ‘ilklerin yılı’ ilan ettikleri 2018’de yeni strateji doğrultusunda birbirinden iddialı atılımlar gerçekleştirdiklerini vurguladı. Hikmet Eraslan, şöyle devam etti:

74

“Yıllardır kadın giyime odaklanan Dosso Dossi olarak ilk hamlemizi ürün kategorimizi genişleterek yaptık. Geçen yıl çocuk giyimi eklediğimiz kategorilerimize yılbaşından itibaren erkek giyim ile ayakkabıyı da kattık. Dosso Dossi bünyesinde bir araya gelen ve 4 kategoride nitelikli üretim yapan yaklaşık 200 firmamız bulunuyor. Biz bu ürünleri 30’dan fazla ülke ve 200’ün üzerinde kentten gelen alıcılarla buluşturuyoruz. İlk kez Bakü’de İkinci stratejik hamlede Antalya ile özdeşleşen Dosso Dossi Fashion Show’u Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’ye taşıdık. Değişik nedenlerle Türkiye’ye gelme konusunda çekincesi olan alıcılara ulaşmak için geçen Mart ayında Antalya ile aynı konsepte hazırladığımız Dosso Dossi Fashion Show - Bakü’nün ilkini düzenledik. Böylece Türkiye’den bir ürünün dışında ilk kez bir iş modelini dünyaya ihraç etme onurunu elde ettik.


Bu modeli önümüzdeki yıllarda Beyrut, Almatı gibi şehirlere de taşımayı hedefliyoruz.” 5 ayda yüzde 25 ciro artışı yakaladı Hikmet Eraslan, Dosso Dossi’nin stratejik hamlelerinin yanı sıra 2018’de oluşan cazip ortamın da ellerini rahatlattığının altını çizdi. Yılın ilk 5 ayında yüzde 25’lik ciro artışı elde ettiklerini ifade eden Eraslan, şöyle devam etti: “Hazır giyim ihracatçısı için bu yıl iki önemli gelişme oldu. Birincisi turizmin şahlanması. Turist sayısında yüzde 30’lara varan artış, hazır giyim ihracatını ve perakendeyi de canlandırdı.İkinci konu ise döviz kurlarının yükselmesi. Kurun yukarı çıkması ile birlikte sektör fiyat avantajı elde etti ve daha önce Çin ve İtalya’ya giden müşteri Türkiye’ye döndü. Antalya’da daha önce 5 bin alıcı ağırlarken sayı ilk kez 6 bine yaklaştı. Çünkü kur avantajı hazır giyim sektörümüz için ciddi bir cazibe ortamı oluşturdu. Katılımcı sayısındaki artış, kurun sağladığı avantajlar ile Antalya’da bu sezon ciromuz 75 milyon doların üzerine çıkacak.

Öte yandan, ülkemiz de hazır giyimde iyi bir rüzgâr yakaladı. İlk 5 ayda yüzde 9,8 artan hazır giyim ihracatının yıl sonunda 19 milyar doların üzerine çıkarak rekor kıracağına inanıyorum.” Ucuz ürün ile gidecek yol kalmadı Moda endüstrisinin farklı bir yere doğru evrildiğini hatırlatan Hikmet Eraslan, Türkiye’nin iddiasını sürdürebilmesi için yeni dönemin kodlarını çok iyi çözmesi gerektiğinin altını çizdi. Üretimde tasarımın ve inovasyonun öne çıktığı bir sürece girildiğini anlatan Eraslan, sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye olarak moda endüstrisinde ucuz ürün ile gidecek yolumuz kalmadı. Bizim yüksek katma değerli üretime yönelmemiz gerekiyor. Dosso Dossi olarak yıllardır bu konuda da sektöre öncülük ediyoruz. Hazır giyim ihracatında ortalama kilogram birim fiyatı 20 dolarlarda bulunuyor. Dosso Dossi Fashion Show’da ise bu rakam Türkiye ortalamasının üç katına yaklaşarak 55 - 60 dolarlar civarında seyrediyor.” 75


HABER

Lisinia’da hedef

200 bin ziyaretçi

Burdur merkeze bağlı Karakent köyü yakınlarındaki Lisinia Doğa Proje Alanı, bölgenin en fazla ziyaretçi çeken yerleri arasında yer alıyor. Proje Alanı Sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca, Lisinia’da geçen yıl 10 aylık sürede 100 bine yakın ziyaretçi ağırladıklarını söyledi. Öztürk Sarıca, “Bu rakamın içerisine Akçaköy’deki Lavanta Deresi de dahildi. Bu yıl ise Lisinia Doğa Yaşam Alanı’nda gerekli yenileme çalışmalarını yapıyoruz. Satış alanları ve doğa alanları düzenlendi. Ahşap heykellerin sayısını artırdık. Gönüllülerimizin kaldığı alanları bir hayli artırdık. Hedefimiz 200 bin ziyaretçi ağırlamak” diye konuştu. “Hazırlıklarımız devam ediyor” Ziyaretçilerin Lisinia’ya geldiğinde en az 3-4 saat vakit geçirebileceğini aktaran Öztürk Sarıca, “Ekoturizm anlamında insanlar Lisinia’ya geldiklerinde doğaya ilişkin, kansere ilişkin kafalarında en azından bir soru işareti oluşturarak gelecekte daha sağlıklı yarınlara ulaşmalarını sağlamak amacıyla pek çok değişiklik yaptık. Hazırlıklarımız son hızla devam ediyor. Tüm Türkiye’yi proje alanımıza ziyarete bekliyoruz” dedi. “Lisinia bir doğa eğitim alanı” Lisinia’daki ‘Doğa Okulu’ eğitimlerinin okulların kapanmasıyla sona ereceğini kaydeden Sarıca, şöyle konuştu: “Lisinia Proje Alanı zaten kendi görselleriyle bir doğa eğitim alanı. İnsanlar geldiğinde alanda geçirdikleri sürede doğaya ilişkin pek çok öğretiyi kendilerinde bulmuş oluyor. Susuzluk temasını anlatan kurumuş ve değişime uğramış bir insan heykeli, bunun yanında dağlardaki hızlı ardıç tüketimine ilişkin ardıç ağacından yapılmış heykeller, diğer taraftan özellikle dağlarımızdaki keçi varlığının azalmasına ilişkin keçi heykeli ve son yıllarda sayısı gittikçe azalan kartal heykelimizi yaptık. Bunların tamamı insanların kafalarında soru işareti bırakmaya yönelik heykeller.” 76

Burdur’daki Lisinia Doğa Proje Alanı’nda bu yıl 200 bin ziyaretçi hedefleniyor. Proje alanı sorumlusu Öztürk Sarıca, “Lisinia zaten kendi görselleriyle bir doğa eğitim alanı. İnsanlar geldiğinde alanda geçirdikleri sürede doğaya ilişkin pek çok öğretiyi kendilerinde bulmuş oluyor” dedi.


HABER

Troya

hazinelerini bekliyor

“2018 Troya Yılı” kapsamında en büyük yatırım olan Çanakkale’nin Tevfikiye köyünde yapımı devam eden Troya Müzesi’nin açılmasına yönelik çalışmalarda son aşamaya gelindi. Ağustos ayında hizmete girmesi planlanan Troya Müzesi, kaçırılışıyla ilgili pek çok konunun uzmanlar tarafından halen tartışıldığı hazinelerin eve dönüşünde en büyük etken olacak.

Troya’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabulünün 20. yıl dönümü dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2018 ‘Troya Yılı’ olarak ilan edildi. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası basından, siyasi aktörlerden ve çeşitli mecralardan Troya’ya destek gelmeye devam ediyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve yaklaşık 5000 yıllık geçmişi olan Troya ören yerinden çıkarılan arkeolojik eserler, Çanakkale Merkeze bağlı Tevfikiye Köyü’nde yapılacak Troya Müzesi’nde sergilenecek. Tevfikiye Köyü’nde yapımı devam eden Troya Müzesi’nde ise hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Ağustos ayında açılması planlanan müzede devam eden çalışmalar görüntülendi. Müzenin içinde tefrişat ve dışında peyzaj çalışmaları titizlikler gerçekleştiriliyor. 78

2017’den bu yana devam ediyor İnşasına 2013 yılında başlanan Troya Müzesi, merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içinde, UNESCO’nun 1998 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı, Troya Antik Kenti girişinde yer alıyor. 3.000 m2 sergi salonu, 11.200m2 kapalı inşaat alanına sahip olan müzede 2015 yılında duran çalışmalara 2017 yılından bu yana devam edilmekte. Müze ziyareti rampadan inerken başlıyor. Rampanın duvarlarında bulunan nişlerde Troya’nın farklı katmanları, mezar taşları, büyük boy heykeller, sahne canlandırmaları ve büyük boy fotoğraflarla anlatılmakta. Müzenin giriş alanı olan, Troas ve çevresini konu alan sirkülasyon bandında ise devam eden sergi katları öncesinde ziyaretçiye bir oryantasyon sağlamak amacıyla arkeoloji bilimi; arkeolojik ve arkeometrik tarihleme yöntemleri, ‘neolitik, kalkolitik, tunç çağı, demir çağı, höyük, restorasyon, konservasyon’ gibi terimler şemalar, çizimler, metinler ve interaktif yöntemlerle aktarılmakta. 2000 eser sergilenecek Müzede, Troya ve Troas kentlerinden elde edilen taşınır taşınmaz kültür varlıkları sergilenecek. Hâlihazırda Çanakkale Müzesi’nde bulunan eserlerin yeni müzeye taşınması ile kurgulanan müze teşhirinde Blegen kazılarından çıkan ve şu an İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Troya eserleri ile ABD’den getirilen Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndeki Troya altınları da getirilerek sergilenmesi planlanıyor. Yine Homeros ile ilgili sikkeler İzmir Arkeoloji Müzesi’nden istendi. Yaklaşık 4050 adet eser sergi kurgusunda sergilenmek üzere seçilmiş ancak 2000 adet eserin sergilenmesi planlanıyor. Eserler taş (mermer), heykel, lahit, yazıt, sunak, mil taşı, paleolitik balta ve kesiciler, pişmiş toprak seramikler, metal kaplar; altınlar, silahlar, sikkeler, kemik obje ve aletler, cam bilezikler, süs eşyaları, bardak, koku şişeleri, gözyaşı şişelerinden oluşuyor.


Müze bahçesinde, peyzaj ile birlikte taş eserler de, lahit, sütun, steller, sütun başlıkları vb. bütünlük oluşturacak şekilde sergilenecek. Müzede ayrıca görsel grafik tasarımlarla birlikte diorama (anın veya hikâyenin ışık oyunlarının da yardımıyla üç boyutlu olarak modellenmesi), dokunmatik ekran ve animasyonlarla sergi ile anlatımlar yapılacak. “Eserler gerçek topraklarına dönecek” Müzenin önümüzdeki aylarda açılacağını ifade eden Çanakkale İl Kültür Turizm Müdürü Kemal Dokuz, sergilenecek eserlerin destanın yazıldığını topraklara geri döneceğini vurguladı. Dokuz, “UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girişinin 20. yılını kutlamaktayız bu sene. Bu münasebet ile de hem ilimiz hem de Kültür ve Turizm Bakanlığımız hep birlikte 2018 Troya Yılı etkinliklerini, organizasyonlarını hep birlikte tertip etmekteyiz. Bakanlığımız 100’ü aşkın ülkede Troya temalı fuarlarda etkinlikler, organizasyonlar, tanıtımlarda bulunmakta. Diğer taraftan bu yılın en önemli katma değeri olacak değil Türkiye’nin uluslararası çapta en önemli arkeoloji müzesi olan Troya Müzesi’ni Tevfikiye Köyü’nde açacağız önümüzde ki günlerde. Bakanlığımız bu en önemli müzenin ülkemize kazandırmanın hummalı bir çalışma içerisinde faaliyetlerini sürdürmekte ve önümüzde ki aylarda açılacak. Geçmiş dönemde Schliemann, Troya’da ki çok önemli olan hazineleri değerleri Almanya’ya oradan da Amerika ve Rusya’ya götürülmüş. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız gerek farklı ülkelerde bulunan Troya hazinelerinin ülkemize getirilmesi amacı ile çalışmalarını sürdürüyor. Diğer taraftan da ülkemizde başta İstanbul olmak üzere Ankara’da ki hazineler 2012 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından 24 parçadan oluşan eser Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne getirilmişti. Orada sergilenmekteydi. İşte Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ki 24 parçadan oluşan bu hazineler, yine İzmir Müzesi’nde bulunan Troya ile ilgili olan eserler ve objeler ile en önemlisi ve en fazla bulunan İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki eserler gerçek topraklarına, önümüzde ki günlerde yeni yapılmakta olan ve açılacak olan Troya Müzesi’nde getirilerek burada sergilenecek. Önemli ve anlamlı olanda Troya hazinelerinin savaşın geçtiği destanın yazıldığı topraklara geri dönmesidir. Buda ilk önce kendi ülkemizdeki müzelerden dönüş başlamaktadır.

Troya Müzesi’ne gelecek eserler İstanbul Arkeoloji Müzesi: Schliemann’ın 1873 yılında kaçırdığı Troya Hazineleri’nden geride kalan hazineye ait buluntular Müze-i Hümayun’a devredilmişti. Müzenin Maden ve Hulliyet Eserleri Koleksiyonu’nda Hazine grubuna ait eserlerin tamamı, yine Boğazköy kazılarında bulunan ve içinde Troya şehrinden söz eden Boğazköy Tableti ile birlikte yaklaşık 250 parça eser Çanakkale’de Troya Müzesi’nin inşaatı tamamlandığında müzeye gönderilecek.

Topkapı Sarayı: Fatih Sultan Mehmet’in okuduğu düşünülen kütüphaneye kayıtlı G.İ.2 envanter numaralı Homeros’un ‘İlyada’ kitabı. İzmir Arkeoloji Müzesi: Homeros heykeli ile birlikte beş adet Troya dönemini anlatan sikke. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Troya Hazinesi’ne ait 24 parça eser 1 Eylül’de ABD Penn Müzesi’nden iade yoluyla alınmıştı. İçinde diadem, küpe, bileziklerin olduğu 24 parça eserin tamamı Troya Müzesi koleksiyonuna girecek.

Önümüzde ki süreçte de Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın ciddi ve önemli çalışmalarıyla da gerek Rusya’da ki gerekse Almanya’da ki ve diğer ülkelerde ki temennimiz, ümidimiz Troya hazinelerinin, eserlerinin Türkiye’ye getirilmesi ve yeni yaptığımız açılacak olan Troya Müzesi’nde sergilenmesidir” dedi. 79


HABER

Çin’in en büyük seyahat acentesi

Kapadokya’da

Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük online seyahat acentası olan Ctrip’in Türkiye Müdürü Carol Yang, Kapadokya’ya gelerek KAPTİD ile buluştu. Toplantıda, mevcut işbirliğinin daha da geliştirilmesi masaya yatırıldı.

Şangay merkezli Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük online seyahat acentası (OTA) olan Ctrip’in Türkiye Müdürü Carol Yang ile Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Yakup Dinler ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Kayseri Bölge Sorumlusu Atakan Altuğ Ürgüp’te yapılan toplantıda bir araya geldi. Yang: “Kapadokya Mükemmel!” Ctrip’in Türkiye Müdürü Carol Yang, toplantıda yaklaşık 3 milyar dolar ciroya sahip olan ve 30,000 çalışanı bulunan Ctrip olarak Çinli turistlerin Kapadokya’ya olan ilgisinden ve Kapadokya otellerinin vermiş olduğu üstün hizmetlerden dolayı çok memnun olduklarını söyledi. Yang: “Mevcut işbirliğini daha da geliştirmek adına Kapadokya’ya geldik. Bölgenin hizmet kalitesi, bölgenin kendi güzelliği ile mükemmel bir uyum içerisinde” dedi. Dinler: “Çinli dostlar Kapadokya’nın lokomotifidir” KAPTİD Başkanı Yakup Dinler ise “Sıkıntılı dönemler geçirdik ama Çinli dostlarımız bu süreçte bölgenin lokomotifi oldu. Bunu artık daha ileriye taşımanın gerekliliğine inanıyoruz. Daha üst segment Çinli turistlerin münferit olarak bölgemizi tercih ediyor olmasından ötürü büyük mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuştu. Altuğ: “Erciyes alternatifi gecelemeyi arttırır” KAPTİD Yönetim Kurulu Üyesi Atakan Altuğ da yaptığı açıklamada “Kapadokya ve Kayseri entegrasyonunu gerçekleştirmek ve Çinli turistlerin bölgemizde kalış süresini arttırmak için Erciyes Kış Turizmi çok iyi bir alternatif. Bu konuda da güzel çalışmalar yapacağımıza ve işbirliği içerisinde olacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

80


HABER

Krallar gibi tatilin geceliği 19 bin dolar

Antalya’da, yaz aylarında geceliği 20-25 liraya tatil imkanı kadar, geceliği binlerce euro ve dolara tatil de mümkün. Dünya liderlerinden Hollywood yıldızlarına birçok ünlü ismin ağırlandığı kral daireleri ve süperlüks villaların gecelik fiyatları, 650 euro’dan başlayıp 19 bin dolara kadar çıkıyor.

Dünyada ‘Her şey Dahil Turizm’ şekliyle öne çıkan ve yılda 10-15 milyon yabancı turistin ağırlandığı Antalya’da her bütçeye göre tatil imkanı var. Çadırda tatilden ultra lüks villalara kadar geniş bir konsepte sahip kentte, bu yıl 14 milyonu yabancı 18 milyona yakın ziyaretçi hedefleniyor. Dünya liderleri kaldı Antalya; Obama, Putin, Merkel gibi dünya liderlerinin yanı sıra, Rus milyarder Roman Abramoviç, Hollywood yıldızları Monica Belluci, Sharon Stone, Mariah Carey, Richard Gere ve Tom Jones, Paris Hilton, birçok ülkeden siyaset, iş ve sanat dünyasından ünlü isimlerin konakladığı ultra lüks kral daireleri ve villalarıyla da öne çıkıyor. Kundu, Kemerağzı, Belek, Kemer ve Side gibi tatil yörelerindeki 5 yıldızlı otellerin villa ve kral dairelerindeki tatillerin gecelik fiyatı ise 650 euro’dan başlayıp 19 bin dolar, 16 bin euro gibi fiyatlara ulaşıyor. The Land of Legends Belek’te sadece bir otel değil, yaşam ve eğlence merkezi olan The Land Of Legends’in çocuk konseptli en lüks odası Kingdom Suite, 283 metrekarelik geniş alanında 2 yatak odası, özel jakuzi, bir oturma odası ve geniş salona sahip. Sofistike, elegan ve lüks yaşam tarzıyla bütünleşen Kingdom Suite’in gecelik fiyatı ise 5 bin Euro. Calista Luxury Resort Belek’teki Calista Luxury Resort, G20 Liderler Zirvesi’nde dönemin ABD Başkanı Barack Obama’yı konuk etmişti. Villa Leo, 2 bin metrekarelik alandan oluşuyor. Villa, Rus milyarder Roman Abramoviç, dünyaca ünlü caz sanatçısı Monica Molina, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç gibi isimleri ağırladı. Geceliği 16 bin Euro.

82

Maxx Royal Belek Rusya lideri Vladimir Putin’in de konakladığı Maxx Royal Hotel’in 630 m2’lik en büyük villası olan ‘Ovner’ golf sahasının içinde, , 4 yatak odası, 1 oturma odası, 1 yemek odası, mutfak, Türk hamamı, fitness ile 3 adet balkondan oluşuyor. Ovner villanın mayıs sonuna kadarki gecelik fiyatı 15 bin 588 TL. Titanic De Luxe Golf Belek Villaları ve suitleriyle öne çıkan otelde Presidential, Superrior, Exclusive Pool ve Desing Pool olmak üzere dört villa çeşidi var. 2700 m2’lik golf sahası ve nehir manzaralı Presidental villa 100 metrekare özel açık havuz, 2 bin metrekare bahçeden oluşuyor. Suit ve villa fiyatları gecelik 3 bin 500 TL’den başlayıp 35 bin TL’ye kadar çıkıyor. Regnum Carya Golf &Spa Resort G20 Liderler Zirvesi’nin düzenlendiği otel olarak adını duyuran Regnum Carya, süper lüks villalara sahip. En lüksü ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı Crown Villa. Crown Villa 15 bin dolar, King 8 bin Dolar, Baron ise 5 bin dolar. Gloria Serenity Bahçe içinde 2 bin m2’lik villa geniş salon, çalışma odası, 2 hizmetli yatak odası ve modern mutfak, 290 m2’lik yüzme havuzu, masaj ve bakım odası, fitness, bilardo ve sinema salonları, bar ve bahçede tamamı tik ağacıyla kaplı teras mevcut. Geceliği 15 bin dolar. Concorde De Luxe Hotel Kundu’da otelin 6 ve 7’nci katlarında bulunan Royal suitler oldukça lüks ve konforlu. İki adet Royal Suit, deniz manzaralı yatak odaları, jakuzi gibi birçok lüksü içinde barındırıyor. 82 metrekare olan bu kral dairelerinin gecelik fiyatı ise 13 Haziran’a kadar 9 bin TL.


Rixos Sungate Beldibi’ndeki otelin villasında 5 yatak odası, 6 banyo, 2 hizmetli odası, bekleme odası, toplantı salonu, yemek odası, şömineli büyük salon, özel bar, mutfak, TV odası, 13 plazma TV, sauna, fitness salonu, açıkkapalı yüzme havuzları, jakuzi, teras ve kendisine ait kameriyeli geniş bir bahçe bulunuyor. Özel hizmetlilerin görev yaptığı villanın geceliği 19 bin dolar. Amara Dolce Vita Kemer’de bulunan Amara Dolce Vita’nın iki katlı kral dairesi özel ısıtmalı yüzme havuzu, 4 yatak odası, alt katında Amerikan mutfak, yemek odası, salon, fitness, sauna, küçük bir hizmetli odası ve terastan oluşuyor. Geceliği 10 bin dolar. Cornelia Diamond Belek’teki Cornelia Diamond’ın 700 metrekare büyüklüğündeki kral dairesinde 3 yatak odası, 4 banyo, 1 salon, tam donanımlı mutfak bulunuyor. Dairede 24 saat aşçı ve sekreterya hizmeti sunuluyor. Geceliği 12 bin TL. Ela Quality Osmanlı mimarisi ile modern mimarinin harmanlandığı ve 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tercih ettiği Belek’teki Ela Quality Resort’ın 1230 metrekarelik alana kurulu villasında 3 yatak odası, bir oturma odası, yemek odası, mutfak, hamam, sauna ve jakuzi bulunuyor. Geceliği 7 bin 600 dolar. Susesi Belek’te bulunan Susesi de Luxe Hotel’in VIP villası, otel içerisinde müstakil bahçe ve havuzuyla yer alıyor. 750 metrekare ve 2 kattan oluşan villanın müşterileri için çiçekle karşılama, VIP transfer hizmeti veriliyor. Geceliği 7 bin 800 euro. Rixos Premium Belek Akdeniz manzaralı 315 m2’lik Royal Premium Suite, 264 m2’lik Villa Prive, jakuzi, 4 yatak odası, şömineli geniş salon, tam ekipmanlı mutfak, göletin çevrelediği üstü kapalı oturma alanı, Türk hamamı, sauna, özel yat iskelesi gibi özelliklere sahip. Gecelik fiyatlar Royal Premium Suite 2 bin 400 euro, Villa Prive 2 bin euro, Club Villa 1500 euro. Kaya Palazzo Belek’te G20 Liderler Zirvesi’nin yedek oteli olarak hizmet veren Kaya Palazzo Hotel’de doğrudan denize konumlandırılmış Villa Ducale 175 metrekare. 3 yatak odası, salon, teras, 200 metrekare özel açık havuz, özel içkiler ve yöresel lezzetler ve özel hizmetlerin sunulduğu villanın gecelik fiyatı 3 bin 500 euro.

IC Hotels Residence 65 metrekareden başlayan Lake, Lake Deluxe, Bali Junior, Bali, Bali Deluxe ve Superior Deluxe Villa olmak üzere 44 villanın bulunduğu otelde en lüks villa 396 metrekareyle Superrior Deluxe Villa. Üç yatak odasına sahip, özel havuzlu bu villada gecelik fiyat 9 bin TL. IC Green Palace Hotel’in kral dairesi ise gecelik 2 bin 500 TL. Akra Hotel Kent merkezi Lara bölgesindeki Akra Hotel’de bir kral dairesi bulunuyor. En üst katta 210 metrekare iki oda, bir salon, kendi mutfağı, havuzu ve şezlongu, kütüphanesi bulunan Panorama Suite, Beydağları ve Akdeniz manzarası sunuyor. Geceliği ise 950 Euro. Otelde 135 metrekarelik Ocean Suite, 98 metrekarelik İnfinity Suite ve 65 metrekarelik Mediterranean Suite de lüks sekmente hitap ediyor. Rixos Downtown Rixos’un kent merkezi Konyaaltı sahilinde bulunan şehir oteli Downtown’un en üst katında bulunan 128 metrekarelik King Suite, Akdeniz ve Beydağları manzarası sunuyor. 2 yatak odası ve bir salondan oluşan kral dairesinde gecelik konaklama fiyatı ise 650 euro’dan başlıyor. Maxx Royal Kemer Özel havuz ayrıcalığı, akıllı oda sistemi ve konforlu tasarıma sahip 450 metrekarelik Presidential Villa, 5 yatak odası, çalışma/misafir odası, jakuzi, salon, ayrı mutfak, 3 soyunma odası, 7 WC, sauna, buhar odası, geleneksel Türk hamamı, kapalı havuz ve spor alanı barındırıyor. Geniş aileler ve özel organizasyon konaklamaları için tercih edilen villanın ortalama fiyatı gecelik 8 bin Euro. 83


HABER

Eskişehir

turizmde yükseliyor

24 Haziran Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerinin ilk turda tamamlanması, en çok turizmcileri rahatlattı. Seçim dolayısıyla tatil planlarını erteleyen vatandaşlar, seçimin ardından acentelere giderek tatil için rezervasyonlarını yaptırdı. Bu kapsamda Eskişehir de en çok turist çeken iller arasında yer almaya devam etti. Son zamanlarda gerek sivil toplum kuruluşları gerekse belediyelerce yapılan turizm yatırımları, vatandaşları kente çekti. Eskişehir’in ağırladığı turist sayısı her geçen gün artarken, ağırlıklı olarak şehir merkezinde bulunan turistik mekanlarda zaman geçiren yerli turistler, kentten son derece memnun ayrılıyor. Atılan adımlar sonrasında kentteki otel ve pansiyonlarda özellikle hafta sonlarında kalacak yer dahi bulunamıyor.

Ülke turizminin son yıllarındaki yükselen değerlerinden Eskişehir’de son dönemlerde atılan turizm adımları kente artı bir değer kattı. Atılan adımlar sonrasında kentteki otel ve pansiyonlarda özellikle hafta sonlarında kalacak yer dahi bulunamıyor.

Otantik ve tarih kokan bir kent Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan 222 Turizm Kültür Turları Sorumlusu Fatih Çetin, Eskişehir’in konumu gereği de ilgi çektiğini belirtti. Kente diğer şehirlerden ulaşımda sıkıntıların yaşanmadığını aktaran Çetin, “Tatil tercihini ülke içinden yana kullanan vatandaşların en çok tercih ettiği şehirler arasında Eskişehir önemli bir konuma sahip. Tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri içerisinde barındırdığı için son zamanlarda oldukça ilgi gören Eskişehir yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapıyor. Belediyelerce yapılan festivaller pek çok kişinin ilgisini çekiyor. Bu yıl da Eskişehir turizm bakımından ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Yeri geliyor ne araç ne de kalınacak yer bulunuyor. Bölge çok hareketlendi bu konuda. Şehre bir kere gelen turist yeniden gelerek ilgisini açıkça belli ediyor. Eskişehir otantik ve tarih kokan bir kent. Bu yüzden insanlar buraya gelince oldukça memnun kalıyorlar. Bu da şehri tercih etmelerindeki en büyük etmen oluyor” açıklamalarında bulundu. “Gelen turist gidenden artık daha fazla” Turizm konusunda herkesin birer adım attığını da ifade eden Fatih Çetin, “Eskişehir son zamanlarda turizmde ciddi bir ivme yakaladı. Kente gelen yerli turist sayısının, şehir dışına çıkanların sayından daha fazla. İlk başlarda günübirlik turlarımız daha çoktu fakat şu an talep yoğunluğundan ötürü 2-3 gece olan turlarımız oldukça rağbet görüyor. İnsanlar ciddi anlamda Eskişehir’i görüyor, seviyor ve tavsiye ediyor. Gelenler de Eskişehirlilerin misafirperverliğinden dolayı oldukça memnun ayrılıyor ve mutlaka bir başkasına tavsiye ediyor. Bu algıyı daha da yukarılara çekmemiz gerekiyor” dedi.

84


HABER

Türkiye’nin Maldivleri

500 bin turist ağırlayacak

Türkiye’nin en derin tatlı su gölü olan ve Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren iki noktadan biri olarak kabul edilen Salda Gölü, Maldivler’i andıran beyaz kumulları ve turkuaz renkli suyuyla tatilini sakin geçirmek isteyenlerin akınına uğruyor. Bu yıl Salda Gölü’ne, 500 bin turist bekleniyor.

Burdur’un Yeşilova ilçesinde, 44 kilometre yüz ölçümüne sahip Salda Gölü, ölçülebilen 185 metre derinlikle Türkiye’nin en derin gölü konumunda yer alıyor. Yeşilova ilçe merkezi ile etrafında birçok köy yerleşiminin de olduğu Salda Gölü, özellikle adını da verdiği Salda köyünün bulunduğu mevkide, bembeyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle “Türkiye’nin Maldivleri” olarak adlandırılıyor. Ancak Salda köylüleri, bu slogan yerine “Saldivler” sloganını tercih ediyor. Denizden yüksekliği 1193 metre Manzarasıyla ve ilginç jeolojik yapısıyla son yıllarda daha çok dikkat çeken Salda Gölü, aynı zamanda sakin tatil isteyen hem yerli hem yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. Göl, ilçe merkezine 5 kilometre ve denizden yüksekliği 1193 metre. İçeriğindeki magnezyum, soda ve kil dolayısıyla bazı cilt hastalıklarının tedavisinde yararlı sonuç veren, suyu sivilcelere iyi gelen göl, bu özellikleriyle de ilgi çekiyor. 500 bin turist bekleniyor Yeşilova Belediyesi’nin ilçe merkezine 2 kilometre uzaklıktaki halk plajında, çadır ve ağaç evlerin yanı sıra karavan ve çadır kullananlar için de kamp alanları bulunuyor. Kuş gözlemleri, dalış ve bisiklet turları gibi imkanların da bulunduğu Salda Gölü’nde, geçen yıl 260 bini aşkın ziyaretçi ağırlandı. Okulların kapanması ve Ramazan Bayramı ile sezonun açıldığı göle, bu yıl yerli- yabancı 500 bin turist bekleniyor. Mars kayaç yapısıyla aynı Gölün jeolojik yapısıyla ilgili bilimsel araştırmalarda, Salda Gölü’nün kayaç oluşumları ve kumulları, Mars’ın kayaç oluşumlarıyla aynı olarak değerlendiriliyor. Salda Gölü, bu özelliğiyle dünyada Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren iki noktadan biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca gölde suların çekilmesiyle görülmeye başlanan beyaz 7 ada da dikkati çekiyor. 2 milyon yıllık geçmiş Yaklaşık 2 milyon yıllık geçmişe sahip gölün beyaz kumul alanları 1’inci derecede doğal dit alanı olarak korunurken, araç trafiğine de kapatıldı.

86

Salda Gölü’nün turkuaz rengi ve beyaz kumullarıyla eşsiz güzelliğe sahip olduğunu belirten Yeşilova Belediye Başkanı Nuri Özbek, beyaz kumulların sadece Mars’ta olan kumlarla aynı olduğunu kaydetti. Salda’da yüzmenin, ruh ve cilt sağlığına çok iyi geldiğini belirten Özbek, “Çünkü suyun içinde altın, gümüş dahil bütün mineraller var. Sertlik derecesi 2800 dereceye yakın” dedi. Etrafı ormanlarla kaplı Suyunun çok miktarda mineral bulundurduğunu ve cilt sağlığına çok yararlı olduğunu vurgulayan Özbek, “Hava ve ortam da çok dinlendirici. Buraya tatile gelenler büyük keyif alıyor. Salda Gölü’nün etrafı ormanlarla kaplı, piknik alanları var. Gölün her tarafından suya girilebilir. belediyemizin çadır ve ağaç evleri var. Ayrıca kamp alanları da mevcut ve ucuz tatil için çok uygun. Antalya’ya 130, Denizli’ye 80, Fethiye’ye 140 kilometre. Çardak Havalimanı’na 25 kilometre ve Dalaman Havalimanı’na da çok yakın.


Geçen yıl 260 bin ziyaretçi geldi, bu yıl 500 bin ziyaretçi bekliyoruz. Yeşilova, Burdur’un turizm merkezi oldu” diye konuştu. Mars tutmadı, Maldivler tuttu Salda Gölü’nün ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak adlandırılan sloganının hikayesini de anlatan Başkan Özbek, “Antalya’da bir seminere katılmıştım. Hollandalı bir arkadaş, Maldivler Belediye Başkanı ile tanıştırdı. Bana bir CD verdi ve incelediğimde Salda Gölü’yle neredeyse aynı. Daha önce ‘Mars’a gitmek ister misiniz?’ şeklindeki sloganımız tutmamıştı; ama ‘Türkiye’nin Maldivleri’ sloganı tuttu. Belki Maldivler’den daha güzeliz. Tek eksiğimiz, palmiye ağaçları. Herkesi rahat ve ucuz bir tatil için davet ediyoruz” dedi. Salda, Uzungöl gibi olmayacak Gölün, Maldivler Plajı olarak adlandırılan kısmının 1’inci derecede doğal sit alanı, halk plajının bulunduğu bölgelerin de 2’nci derecede olduğunu aktaran Özbek,

yeni yasayla 2’nci derece alanların, turizm yatırımlarına açıldığını belirterek, “Ben doğayı seven birisiyim ve Salda Gölü’nün bir Uzungöl olmasını istemiyorum. Uzungöl’ü 1977’de orada görev yaptığımda görmüştüm; bir cami, bir de köprü vardı. Ama geçenlerde gittiğimde orası artık Uzungöl değil, uzun havuz olmuş. Havuzun etrafı hep beton. Salda Gölü’nün etrafının o şekilde olmasını istemiyoruz” diye konuştu. Yapılaşmaya karşı ağaçlandırma Belediye başkanı olduğu müddetçe betonlaşmaya ve gölün doğasının bozulmasına izin vermeyeceğini kaydeden Özbek, “Gelecek kuşaklarımıza bu güzellikte aktarmak istiyoruz. Gerçekten dünya tarafından korunması gereken bir göl, doğa harikası olduğunu düşünüyorum. İleride de yapılaşmayı engellemesi açısından gölün etrafını tamamen ağaçlandırıyoruz. Yapılaşma için ağaçları kesmek zorunda kalacaklar ki buna da kimse izin vermez ve dolayısıyla yapılaşmaya açılamaz” dedi. 87


HABER

Türkiye’nin ilk

turizm araştırma enstitüsü kuruldu

88

Türkiye’nin ilk Turizm Araştırmaları Enstitüsü, Resmî Gazetede yayınlanarak Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’ne bağlı olarak Nevşehir’de kuruldu.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) bünyesinde Türkiye’nin ilk “Turizm Araştırma Enstitüsü” kuruldu. Turizm alanında ihtisaslaştı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi tarafından kurulan turizm araştırma enstitüsü hakkında yapılan açıklama şu şekilde; “Türkiye’nin beşeri sermayesine katkı yapmayı, milli değerlerle birlikte Kapadokya bölgesinin doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkarak ulusal ve uluslararası alandaki kimliğine değer katmayı, nitelikli kadrosu ile çağdaş, yenilikçi, rekabetçi, topluma hizmet etme bilinç ve sorumluluğuna sahip bireyler yetiştirmeyi, evrensel ölçütlere göre bilimsel bilgi üretmeyi, bilgiyi etkin bir biçimde yaymayı ve insanlık yararına kullanmayı kendine misyon edinen Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi olarak bu misyonunu daha iyi yerine getirebilmenin yollarını aramaktadır. Ülke kalkınmasının eğitimden, araştırmadan geçtiği inancıyla NEVÜ, eğitiminin kalitesini artırarak, daha çok okuyan, araştıran, bilimin sınırlarını zorlayan, düşünce ve yenilik üreten, problem çözebilen, girişimci özellikler taşıyan ve uluslararası alanda yarışabilecek donanımda bireylerin yetişebilmesini, bu bireylerin üst düzey çalışma ortamında yerlerini alabilmelerine yardımcı olmasını, aynı zamanda dünyanın kültürel ve doğal miraslarından biri olan Kapadokya Bölgesi’nde eğitim, araştırma ve entelektüel liderliğiyle turizm, ekonomi, sanat ve teknoloji alanlarında topluma hizmet sunarak yerelden kopmadan evrensel değerlere katkıda bulunan öncü bir üniversite olmayı

kendine vizyon edinmiştir. Bu vizyon doğrultusunda ulusal ve uluslararası alanda saygın bir eğitim kurumu olarak anılmak için çalışmalarını sürdürmekte olan NEVÜ, bulunduğu konum itibariyle turizm alanında ihtisaslaşmış bir üniversite rolünü benimsemiştir. Önemli bir misyon üstlendi Turizmin uygulamalı bir alan olması sebebiyle, yalnızca akademik bilgilerle veya bakış açısıyla sorunları ortadan kaldırılabilmenin mümkün olamadığı turizm paydaşları tarafından sıkça dile getirilmektedir. Aynı şekilde, uygulamadan gelenlerin de sorunların çözümünde yetersiz kaldığı bilinmektedir. Sorunların çözülmesi noktasında akademiden gelenler ile uygulamadan gelenlerin birlikte işbirliği içerisinde koordinasyon sağlayarak doğru ve nesnel sonuçlar ortaya koyabilmeleri mümkün hale gelebilir. Turizm Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulması ile sektör ve akademi arasında arzu edilen işbirliği ve koordinasyonunun sağlanabileceği ve enstitünün turizm ile ilgili sorunların çözümünde ortak başvuru merkezi haline gelebileceği düşünülmektedir. Türkiye Turizm Stratejisi-2023 gibi makro planlar çerçevesinde turizm sektörünün planlanması, yönetilmesi, sorunların çözülmesi açısından akademik birikimler ile uygulamacıların deneyimleri bir araya getirilerek araştırmacıların yetiştirilmesi, araştırmalar yürütülmesi, sektöre yönelik eğitimler verilmesi, sektör-üniversite işbirliklerinin sağlanması, alan yazınına katkı yapılması gibi hedeflerin gerçekleştirilmesinde Turizm Araştırmaları Enstitüsü önemli bir misyon üstlenmektedir.”


HABER

Turizm

Turizm çalışanları sektöre küstü

Manavgat-Side Turistik Otelciler Birliği (MASTOB) Başkanı Cengiz Haydar Barut, turizm sektöründe son 2 yılda yaşanan krizlerden sadece yatırımcıların değil çalışanların da olumsuz etkilendiğini söyledi. Bu sezon turizm sektöründe yaşanan büyüme turizmcilerin geleceğe umutla bakmasını sağladı. Önce uçağın düşürülmesinin ardından Rusya, ardından Avrupa ülkeleriyle yaşanan sorunlar nedeniyle 2015 yılından bu yana sürekli gerileyen Antalya turizmi, bu yıl ilk 5 ayda gelen 2 milyon 874 bin turistle 2014 yılı rakamlarına çok yaklaştı. 200 binden fazla yatak sayısıyla Antalya’nın toplam yatak kapasitesinin 3’te 1’ini oluşturan Manavgat’ta, turizmciler sektördeki yükselişten memnun olduklarını ve bu trendin gelecek yıllarda da artarak devam edeceğini belirtti.

90


“Bu sene 14 milyonun üzerine çıkacağız” MASTOB Başkanı Cengiz Haydar Barut, Antalya’nın bu sene 14 milyon turist hedefine ulaşacağını, bir miktar da üzerine çıkacağını söyledi. Barut, “2014 ve 2015 rakamlarını yakalayacağız. Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun koyduğu bir hedef var, 14 milyon olarak. İnşallah 14 milyonun üzerine çıkacak. Gidişat bunu gösteriyor” dedi. “Sevindirici olan fiyatların artması” Başkan Barut, Antalya’ya gelen turistlerin 3’te 1’inden fazlasının tatillerini Manavgat’ta geçirdiğini ve ilçede yaklaşık 5 milyon turistin tatil yapacağını anlattı. Konaklama sektörü olarak asıl sevindirici unsurun fiyatların artması olduğunu söyleyen Barut, “Geçen yıllarda fiyat olarak çok dibe vurmuştuk, bu yıl geçen 2 yıldaki kayıpların bir kısmını telafi ettik. Bu durum geleceğe dair ümit veriyor. Türkiye’de herhangi bir olumsuzluk yaşanmazsa, bu yılı önümüzdeki yıllar için, turizm için çıkış yılı olarak görebiliriz” diye konuştu.

“Çalışanlar küstü, sektörde kalifiye işçi sıkıntısı var” Turizm sektöründe son 2 yılda yaşanan krizlerden sadece yatırımcıların değil çalışanların da olumsuz etkilendiğini, personel sıkıntısının tüm sektörün problemi haline geldiğini vurgulayan Cengiz Haydar Barut, “Son 2 yıl çalışanlar için de iyi olmadı. Geçen yıllarda turizm çalışanları turizme küstü. Turizm 6 aya sıkıştığı için çalışanların 6 ay çalışıp, 6 ay işsiz kalmaları sorun yarattı. Ama bu yıl biraz daha normalleşme sürecindeyiz. İnşallah çalışanlar birkaç ay daha fazla işlerine devam edecek. Gelecek yıllarda bu sıkıntının biraz daha giderileceğini bekliyorum. Ama bu sene turizm sektörünün kalifiye işçi sıkıntısı bayağı büyük” diye konuştu. “Dünyanın daha üzerinde büyüme sağladık” Turizm sektöründe geleceğe umutla bakmanın zamanının geldiğini anlatan MASTOB Başkanı Cengiz Haydar Barut, şöyle dedi: “Şartlar bugün olduğu gibi turizm sektörünü ürkütecek herhangi bir sorun yaşanmadan devam ederse gelecek yıllarda turizm

sektöründe yükseliş devam edecek. Tüm dünyada zaten seyahat endüstrisi yükseliyor. Biz de geçen 10 yılda, 15 yılda dünyanın daha üzerinde büyüme sağladık. Önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam edeceğiz.” “Doluluk yüzde 100’e ulaştı” Manavgat’taki tesislerin doluluk oranının yüzde 100’e ulaştığını da anlatan MASTOB Başkanı Barut, sözlerini şöyle tamamladı: “Ramazan Bayramı’nda genel olarak bölgemizdeki tesisler yüzde 100 doluluk yaşadı. Bu sene bayram için gelen yerli tatilci geçen yıllara göre daha az oldu. Sebebi de bayramın hemen ardından 24 Haziran’da seçimlerin yapılacak olması. Malum seçimde adaylar var, adayların akrabaları, partilerin teşkilatları var. Herkes seçim çalışması telaşında olduğu için bu bayram yerli misafir sayısı biraz daha düşük oldu. Ama diğer pazarlardaki yükseliş nedeniyle bayramda bölgemizdeki otellerimiz yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.”

4 milyar dolar turizm geliri Manavgat’ta 200 binden fazla yatağın bulunduğunu ve Türkiye’nin en büyük ilçe turizm destinasyonu olduğunu aktaran Başkan Barut, şöyle dedi: “Antalya’ya gelen 14 milyon turistin 3’te 1’inden fazlasının yaklaşık 5 milyon misafirin Manavgat’a geleceğini düşünürsek, ilçemizin turizm geliri 4 milyar dolar civarında olur. Bölgemizde bu sene yükselen pazarımız İngiltere. Avrupa’da geçen yıllara göre biraz daha iyi. Geçen yıllarda dibi gören İskandinav pazarında toparlanma sürüyor. Eski günlerinde değil ama yükseliş trendine girdi. Rusya’daki artış devam ediyor. Ama İngiltere, Antalya ve Manavgat bölgesi için en fazla yükselen pazar.” Türkiye’nin yüzde 12’si Manavgat’ta Manavgat’ın Türkiye’nin toplam yatak kapasitesinin yüzde 12’sine sahip olduğunu aktaran Başkan Barut, “Toplam yatak sayısı 200 binin üzerine çıktı. Önümüzdeki yıllarda biraz daha dikkatli yatırım yapılması gerektiğini geçen 2 yılda anladık. Son 2 yılda birkaç tesis yeni devreye girdi, onun haricinde yeni yatağımız yok” dedi.

91


HABER

Corendon Airlines

Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında Corendon Airlines, Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi’nin açıklandığı Fortune 500 Türkiye listesine, art arda yedinci kez girme başarısı gösterdi. Listede 271. sırada yer alarak bir önceki seneye göre 13 basamak yükselen Corendon Airlines, İstanbul ili sıralamasında ise 152. oldu. 828 milyon 525 bin TL net satış Fortune 500 Türkiye listesinde 2012 yılından bu yana art arda Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında olmanın gururunu yaşadıklarını söyleyen Corendon Airlines Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) Olcay Türker, 828 milyon 525 bin TL net satış ile listede yer aldıklarını açıkladı. Ciro artışında, geçen yıl özellikle son dakika rezervasyonları ile yılın ikinci yarısında gelişen talebin etkili olduğunu belirten Türker, 2018 yılını da değerlendirerek “2018 yılına oldukça iyi bir başlangıç yaptık. Yılın ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar 2018 bütçe hedeflerine ulaşacağımızı gösteriyor. Bu yıl, bir önceki yıldan farklı olarak erken rezervasyonlarda da büyük bir artış gördük, bu nedenle artan talebi karşılamakta geçtiğimiz yıla göre daha hazırlıklı davrandık. Özellikle Avrupa pazarının geri dönüşü ile birlikte kriz öncesi seviyelerine tekrar döneceğimizi rahatlıkla ifade edebiliriz. Bulunduğumuz nokta itibarı ile 2018 yılının artan talebini karşıladığımız ve aynı zamanda birim gelirlerini arttırarak ciroda yeni rekor kıracağımız bir yıl olacağını öngörüyoruz.” dedi. Her sene yükseldi Corendon Airlines, sektörün diğer bir itibarlı değerlendirme araştırması olan Capital 500 Türkiye listelerinde de 2011 yılından bu yana her sene yükselerek yer almayı başardı. 92

Corendon Airlines, art arda yedinci kez Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi arasına girdi. Fortune 500 Türkiye listesinde geçen seneye göre 13 basamaklık bir artışla 271. sıraya yükselirken şirketin net satışı 828 milyon 525 bin TL olarak açıklandı.


HABER

Gölyazı

Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında

Japon Seyahat Acentaları Birliği (JATA), Avrupa’nın en güzel 30 kasabasını açıkladı. Avrupa’nın farklı köşelerinden birbirinden farklı ve güzel kasabaları sıralayan JATA, Türkiye’den Bursa’daki Gölyazı’ya 18. sıradan yer verdi.

Kültür turizmine büyük önem veren Japon turistler, otantik ve kendisine özgü bölgelere akın ediyorlar. Kültür turizmi için Türkiye’ye de gelen Japon turistler ağırlıklı olarak Avrupa kıtasındaki bölgeleri tercih ediyor. 30 kasaba Japon Seyahat Acentaları Birliği (JATA) de Japon turistlerin büyük beğenisini kazanan Avrupa’nın en güzel 30 kasabasını açıkladı. Listede, İrlanda’dan Arnavutluk’a, İtalya’dan Hırvatistan’a kadar birçok ülkeden kasabalar yer alıyor. 30 kasabanın her birinin de özellikleri birbirinden farklı. Farklı ve güzel Avrupa’nın farklı köşelerinden birbirinden farklı ve güzel kasabaları sıralayan JATA, Türkiye’den Bursa’daki Gölyazı’ya 18. sıradan yer verdi. Bursa’daki iki gölden biri olan Uluabat kıyısında kurulmuş olan Gölyazı, JATA’nın listesine girerek Japonların kasabaya olan ilgisini de gözler önüne serdi.

GÖLYAZI

94


İşte JATA’nın Avrupa’daki en güzel kasaba listesi: 1- Kilkenny İrlanda 2- Berat - Arnavutluk 3- Civita di Bagnoregio - İtalya 4- Procida – İtalya 5- Conwy - Galler 6- Lech - Avusturya 7- Hindeloopen – Hollanda 8- Lefkara – Kıbrıs 9- Rovinj - Hırvatistan 10- Soglio - İsviçre 11- Visby - İsveç 12- Setenil de las Bodegas - İspanya 13- Piran - Slovenya 14- Vlkolinec - Slovakya 15- Marianske-Lazne - Çekya 16- Quedlinburg – Almanya 17- Bernkastel-Kues – Almanya 18- Gölyazı - Türkiye 19- Reine - Norveç 20- Sopron - Macaristan 21- Koprivştitsa - Bulgaristan 22- Porvoo - Finlandiya 23- Saint-Cirq-Lapopie - Fransa 24- Riquewihr - Fransa 25- Sint-Martens-Latem - Belçika 26- Zalipie - Polonya 27- Monsanto - Portekiz 28- Ohrid – Makedonya 29- Kotor – Karadağ 30- Gura Humorului – Romanya

KILKENNY

PROCIDA

Gölyazı hakkında: Bursa, sınırları içerisinde iki göl barındırıyor. Gökyazı da bu iki gölden biri olan Uluabat Gölü’nde karaya çok dar bir yolla bağlanan bir yarımada üzerinde kurulu. Yakın zamanlara kadar sonbahar ve kış aylarında yükselen sular nedeniyle ulaşım yalnızca bir köprü vasıtasıyla sağlanabilmiş. Bundan dolayı köyün bulunduğu yeri bir ada olarak da adlandırmak mümkün. Bu korunaklı konumu da doğal olarak tarihte ve özellikle Bizans Dönemi’nde yerleşim görmesinin başlıca nedeni olmuş.

CIVITADIBAGNOREGIO

2. derece SİT alanı Köyün eski adı olan Apollonia aynı zamanda Uluabat Gölü’nün de antik dönemlerdeki ismi. Bulunduğu coğrafyada en uzun geçmişe sahip yerleşimlerden birisi olmasına rağmen dar bir alanda kurulmuş olması modern yapıların eski dönem kalıntılarını büyük oranda ortadan kaldırmasını beraberinde getirmiş. Yine de bir bütün olarak birinci derece sit alanı olan Gölyazı, Tarihi Kentler Birliği’ne de üye. Fotoğraf tutkunlarının gözdesi En derin yeri yalnızca birkaç metre olan bir gölü olmasına rağmen köylülerin büyük bir bölümünün geçim kaynağı balıkçılık ve bu da Gölyazı’ya bir bütün olarak bir balıkçı köyü görünümü veriyor. Gölyazı fotoğraf tutkunlarının ziyaret etmekten en çok hoşlandıkları yerlerden. Yılın neredeyse her mevsimi çevre illerdeki fotoğraf kulüpleri, amatör ve profesyonel fotoğrafçılar sürekli olarak buraya fotosafariler düzenliyorlar.

ROVINJ

KOTOR

95


HABER

Ünlü turizm merkezini dünyaya

“Kuşadası Live” tanıtacak Kuşadası Belediyesi ve Kuşadası Otelciler ve Yatırımcılar Derneği (KODER) iş birliği ile Nisan 2017’de yayına başlayan Kuşadası Live Yaşam Portalı projesinin geldiği noktayı ve gelecek planlarını anlatan toplantıya, çok sayıda otel yöneticisi, sivil toplum kuruluşu ve basın mensubu katıldı. Kuşadası’nı anlatıyor Kuşadası Live projesi, özellikle uluslararası tanıtımların ağırlıkta olduğu ve yapılan tanıtım çalışmalarında, yurtdışındaki kişilere doğru yaklaşımlar ile Kuşadası’nı anlatmaya yönelik bir platform olarak dikkat çekiyor. “Sahiplenilmesi gerekiyor” Toplantıda projenin amaçlarını anlatan KODER Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin Özden, “Kuşadası Live projesi; bütün Kuşadası halkının sahiplenmesi gereken, ancak bu sahiplenme ile Kuşadası’nı tüm dünyanın ortak bir merkezden görmesini sağlayabilecek ve uzun yıllar sürdürülebilecek bir projedir” dedi. Ortak amaç: Kuşadası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rıza Esen de yaptığı konuşmada; Kuşadası esnafının ve Kuşadası sakinlerinin yapılan çalışmalara destek olabilecekleri konular hakkında bilgi vererek, ortak bir amaç uğruna birlikte çalışılması gerektiğini anlattı. Önemli bir adım Toplantıda Kuşadası Live’in bütün Kuşadası tarafından sahiplenilmesi gereken bir proje olduğu vurgulanarak sosyal medya kanalları @kusadasilivecom ve web sitesi www.kusadasilive.com üzerinden paylaşımlar yapmak, takip etmek ve bilgi alışverişinde bulunmak, projenin gelişmesi için en önemli adım olacağı belirtildi. 96

Geçen sene Nisan ayında hayata geçirilen Kuşadası Live, Charisma De Luxe Hotel’de masaya yatırıldı. Kuşadası Live tanıtım ve bilgi alışverişi toplantısında projenin önemine vurgu yapılırken projenin gelişmesi için de destek çağrısı yapıldı.


HABER

Küçük oteller

personel lojmanı haline geldi

Kemer’de Moral Beach Hotel ve Murat Hotel’in sahibi Nejdet Şeker yaptığı açıklamada, Kemer’de bir zamanlar en çok tercih edilen küçük ve butik otellerin bir kenara atılmış durumda olduğunu belirterek, birçoğunun personel lojmanı haline geldiğini söyledi.

2018 sezonu açtıklarını ve büyük umutlarla başladıklarını belirten Nejdet Şeker, düşük fiyatlar nedeniyle umut ettikleri sezonu yaşamadıklarını belirterek, “2018 sezonunu hayırlısı ile açtık. Sezona büyük umutlarla başladık. Şu anda umut ettiğimiz bir sezon geçirmiyoruz. Bölgemiz Kemer’de fiyatlar düşük, küçük ve butik otelcilerimiz adeta kan ağlıyor. İnşallah Ramazan’dan sonra güzel bir sezon olur. Otelimizi en çok Rusya, Ukrayna, Belarus ve Kazakistan’dan gelen yabancı turistler tercih ediyor. Özellikle okulların tatile girecek olması, Ramazan ayının da sona erecek olması ile birlikte Türk misafirlerimiz de yavaş yavaş Kemer’e ve otellerimize gelmeye başlayacaklar. Bayram ile birlikte ciddi bir yoğunluk olmasını belliyoruz” dedi. “Pazarlama, düşük fiyat, personel sıkıntısı belimizi büküyor!” Küçük oteller olarak yaşadıkları sorunları da dile getiren Nejdet Şeker, “Bu arada bizim gibi küçük otellerin birtakım sorunları da var. Bu da pazarlama sıkıntısı ve düşük fiyat sıkıntısı. Personel konusunda da çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu konularda çözüm bekliyoruz. Umarım çözülür. Ancak bu konularda çözüm bulamıyoruz. Kemer’de bir zamanlar en çok tercih edilen küçük ve butik oteller bir kenara atılış durumda ve adeta ölümü bekliyor. Fiyatı nasıl hak ettiği yere çıkarabiliriz bunun çözümü için yetkililerden yardım bekliyoruz. Çok ucuz rakamlara müşteri geliyor. Eskiden Kemer’de butik ve küçük otellerin kendine has Avrupalı ya da Türk müşterileri vardı. Şu anda bütün bu küçük oteller büyük otellerin personel lojmanı olmuş durumda.

Kemer’de bu otellerin boşalması ve personel lojmanlı haline gelmesi Kemer içindeki esnafı da etkilemiş oldu. Kemer’de butik otellere gelen turistlerin Çarşıya çıkarlardı. Çarşıda bir aile ortamı vardı ve Kemer’de alışveriş yapıyorlardı ve çarşıda zamanlarını geçiriyorlardı. Şu anda büyük otellere gelen misafirlerimiz dışarıya çıkmıyor ve her şey dahil siteminden faydalanıyor ve Kemer esnafına bir fayda sağlamıyor. Biz direniyoruz ve butik otellerin eski hallerine dönmesini bekliyoruz” dedi. “Kemer’in eşi benzeri olmayan bir yer olduğunu söylüyorlar!” Kemer’in çok özel bir destinasyon olduğunu da dile getiren Nejdet Şeker, “ Kemer sadece deniz, dağ olarak düşünülmesin. Kemerimiz doğal olarak çok güzel bir yer. Ormanı ile denizi ile mükemmel bir tatil beldesi. Burada görülmesi gereken çok yer var. Tüm tatil severlerin bunu değerlendirip Kemer’e gelmelerini ve görmelerini tavsiye ediyoruz. Dünyanın birçok yerini gezen misafirlerimize sorduğumuzda bize Kemer’in eşi benzeri olmayan bir yer olduğunu söylüyorlar” diye konuştu.

97


HABER

Dünyanın Instagram paylaşımı için

en ideal 10 oteli

“ Hotel Plaza Athnee

Seyahat severlerin tatilleri için, artık fotoğraflarda en mükemmel çıkacak otellerini aradığı düşünülürse yeni anlayışın ‘insta-seyahat’ olduğunu söylemek yanlış olmayacak. Hotels.com da bu trende uygun olarak portföyünde yer alan ve tatilcilerin Instagram’da paylaşmaktan ‘gurur’ duyacakları dünyanın en iyi 10 otelini belirledi.

Hotels.com’un en güncel Mobil Seyahat Takipçisi (Mobile Travel Tracker) raporu, y-kuşağının tatildeyken sosyal medyada günde ortalama 80 dakika harcadığını ve üçte ikisinin de Instagram’la iç içe yaşadığını, dolayısıyla da gezginlerin listelerinde en iyi kareyi yakalama arzusunun üst sıralarda yer almasının hiç de şaşırtıcı olmadığını gösterdi. Zaten her altı kişiden biri, konaklayacakları oteli sosyal medya potansiyeline göre seçtiğini de kabul ediyor. Güzel balkon manzaraları, dudak uçuklatan banyolar, gösterişli merdivenler ve çatı havuzları… Her biri ilk 10’da yer alıyor. Londra ve Paris’ten Bangkok ve Bali’ye kadar Hotels.com, Instagram’da paylaşım için ideal bu 10 otel ile paylaşımlarınızı kalpler, beğeniler ve özendiren yorumlar ile doldurmayı amaçlıyor.

Conrad Maldives rangali Island

St. Pancras Renaissance Hotel London Nefes kesici bir otel; fotoğraflamak için de mükemmel ve görkemli. Spice Girls’ün Wannabe parçasının videosundan birçoğumuza tanıdık gelecek bu ikonik merdivenler ile sosyal medyada fazlasıyla övünülebilir. Yapacağınız paylaşımla herkesi kendinize imrendirmek istiyorsanız; son moda tatil kıyafetlerinizle sizi bu merdivenlerden kayarken çekmesi için yanınıza bir arkadaşınızı da almayı unutmayın. Hotel Plaza Athenee Çok romantik bir manzara; öyle ki Sex and the City’de Carrie Bradshaw’u bile kendine hayran bıraktı. Bu mükemmel Instagram fotoğrafı, takipçilerinizin #epik #wow gibi birçok yorumlar yapmasını sağlayacak. Odalarının, parlak kırmızı çiçekler, beyaz panjurlar ve masmavi gökyüzünün zıtlıkları ile tamamladığı Eiffel Kulesi manzarası, Instagram’da paylaşım için en iyi otel karelerinden biri.

98

The Icehotel

Conrad Maldives Rangali Island Deniz seviyesinin 16 feet altında Ithaa denizaltı restoranı, sizi denizin üzerinde yürüyormuşsunuz gibi hissettirecek. 180 derece panoramik manzarası ile o mükemmel Instagram karesini yakalamak için burada sayısız açı var. Altı çeşitlik lüks bir akşam yemeği servis eden restoranda birçok #filtreyegerekyok karesi bulabileceksiniz.


Hotel Fasano Arka planda Cradle Dağı ile Rio’daki en iyi çatı havuzlarından birinde bir Instagram fotoğrafı çekin. Brezilya’da mutlaka görülmesi gereken bu yerde sosyal medya tutkunları, bu fotoğrafı havuz başında poz vererek de çekebilir. Jade Mountain Resort Bir banyo bundan daha davetkâr olamaz! Takipçileriniz arasında gerçek bir fırtına koparacak bu epik manzara, Instagram fotoğrafı çekmek için cazip bir nokta. Göz alıcı Karayip manzarası, lüks ortamı ve kendini şımartma havası ile bu banyo, gezginler için mutlaka keyfinin çıkarılması ve aynı zamanda da fotoğraflanması gereken bir yer. Villa Saraswati ‘Rahatlama’ya ilişkin Instagram paylaşımları için mükemmel bir seçenek olan Ubud’daki bu lüks villalar, takipçilerinizde de sıcak hava ve huzurlu bir kaçış hissi yaratacak. Bu otelin Instagram fotoğrafını çekmek için ünlü olmanıza gerek yok, ama iyi bir kare sizi kolaylıkla ünlü yapabilir!

Villa Saraswati

Hotel Fasano

Barcelo Malaga İlk izlenimin her zaman önemli olduğu söylenir… İşte Barcelo Malaga’nın girişi de kesinlikle sizi kendine hayran bırakacak türden. İspanyolca’da EDHA (la Estructura Deslizante para Humanos Atrevidos), yani ‘cesur insanlar için kayar yapı’ olarak bilinen bu otel girişinde yer alan paslanmaz çelikten yapılmış devasa kaydırağıyla tanınıyor. Konuklar bu kaydırak sayesinde, otele eğlenceli bir giriş yapabiliyor. The Icehotel Eğer bir gün paylaşımlarınızı bir sonraki noktaya taşımanız gerekirse, işte ihtiyacınız olan tam burası. The Icehotel’de neredeyse her şey (hiç şaşırtıcı olmayacak bir şekilde) buzdan yapılma ve her süitin dünyanın farklı yerlerinden sanatçıların ellerinden çıkmış bir teması var. Gerçekten de ‘kendine münhasır’ bir yer…

Barcelo Malaga

Bellagio Casino Bu lüks otel bir nevi ünlülerin evi gibi. Üstelik yılda yüz binlerce sosyal medya tutkununu da kendine çekiyor. İkonik su şelalelerinin yanında ya da büyüleyici odaların içinde gündemi asla kaçırmak istemeyen takipçileriniz için hemen bir Instagram fotoğrafı çekebilirsiniz. Lebua / State Tower Manzarada sınır yok! Bangkok’un Sky Bar’ı, State Tower’ın en üst katında yer alıyor ve kilometrelerce uzanan sınırsız manzarasıyla paylaşım severlere mükemmel Instagram kareleri sunuyor. The Hangover ile ün kazanan mekânda beğenileri toplamak için Wolf Pack ile bazı epik sahneleri yeniden yaratabilirsiniz. 99


HABER

Nüfusunun 10 katı turist ağırlıyor

Isparta’nın Gönen ilçesinde bağlı Güneykent beldesinde yaklaşık 7 yıl önce temelleri atılan gül turizmi, geçen sezonda nüfusun 10 katına ulaşan turisti bölgeye çekti. Beldedeki gül turizminin günden güne ivme kazandığını belirten Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz” dedi.

Dünya’da gül yağı ihtiyacının yüzde 65’lik kısmını karşılayan Isparta’daki üretimin yüzde 20 oranındaki kısmını tamamlayan Gönen ilçesine bağlı Güneykent Beldesi’nde son 7 yılda ivme kazanan turizm potansiyeli gün geçtikçe artıyor. Bu yılki gül hasadına geçen yıla göre 20 gün erken başlayan ve ‘Gül kenti Güneykent’ olarak anılan yaklaşık 2 bin nüfuslu beldede, sadece geçen yıl gül bahçelerini 20 binin üzerinde turist ziyaret etti. Bu yıl sezonun erken başlaması ve Ramazan ayına denk gelmesine rağmen, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaya devam eden Güneykent’te geçen yıllardan edinilen tecrübelerle konuklara en iyi hizmetin sağlandığı belirtildi. “Gayet memnunlar, itirazları olmadı” Endonezya’dan 8 günlük tur için Türkiye’ye gelen turist kafilesine rehberlik yapan Kenan Tezol, geçen yıllarda edinilen bilgiler doğrultusunda Türkiye turunun bir ayağının Isparta Güneykent olduğuna değinerek, sonraki duraklarının Nevşehir Kapadokya’daki Peri Bacaları olduğunu iletti. İstanbul’dan Isparta’ya gül bahçeleri gezisinde Endonezyalı turistlere rehberlik etmek üzere geldiğini kaydeden Tezol, “Bugünkü grubumda 21 kişilik Endonezyalı bir kafile var. Anadolu turu gerçekleştiriyoruz. Henüz gezimizi tamamladık ve otobüse bindik, yeni geldiğimizden dolayı burayı nasıl bulduklarına dair görüşlerini alma fırsatım olmadı ama hepsi şu ana kadar gayet memnunlar, herhangi bir itirazları olmadı” dedi. “Bu kadar değerli olduğunu bilmezdik” Önceki yıllarda gülün hak ettiği değeri görmediğini belirterek, Güneykent’e turist geldiğine şahit olmadıklarını anlatan gül üreticisi Hüseyin Aşan, “Çok eskiden biz Güneykent’e turist geldiğini ve gülün bu kadar değerli olduğunu bilmezdik. Belediye başkanımızın göreve geldikten sonra yaptığı çalışmalarla, gülün değerinin arttığını ve turistin Güneykent’e gelmesine katkılarının çok olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

100

“Daha fazla turist çekebiliriz” Beldede turizme ve gülün değerinin artmasının yapılacak olan alt yapı çalışmalarının artırılmasıyla mümkün olacağına dikkati çeken gül üreticisi Aşan, “Turistlerin buralara gelmesi bizlere gurur veriyor, malımız (gülümüz) değerleniyor. Çok memnunuz. İnşallah, bu daha da artar ve Güneykent olarak daha çok güçleniriz, misafirlerimizi bağrımıza basarız. Ben bu konuda daha çok altyapı çalışmalarının yapılması gerektiğini ve böylelikle buraya daha fazla turist çekebileceğimizi düşünüyorum” şeklinde yorumladı. “Herkesi bekleriz” Güneykent’i ve beldedeki gül bahçelerini daha önce görme fırsatı bulamayanların mutlaka gelmeleri gerektiğini dile getiren Aşan şöyle konuştu: “Gerçekten insanlar Güneykent’i, güllerini ve güzelliğini ve havasını görsünler. Gelsinler, karakavağımızın dibinde çayımızı içsinler. Herkesi bekleriz.” Başkan Gözgün: “Sezon erken başladı” Beldesini ‘Güllerin gökyüzüne güldüğü, açık parfüm vadisi, gül kenti Güneykent’ tabirleriyle tanımlayan Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Isparta’daki gül üretiminin yaklaşık 18-20’lik oranını karşılayan ve her tarafında yeşille pembenin raks ettiği bir ortamdayız.


Böyle bir ortamda, 20 gün önce gelen bir sezonla başladık. Havaların sıcak gitmesiyle birlikte, şu anda pembeyi yeşilin üzerinde daha hakim bir vaziyette görmekteyiz. Bugün, şu anda güllerin bir açık parfüm vadisi gibi koktuğunu hissediyoruz” dedi. “Çiftçi hiç inanmıyordu” Belediye Başkan Fahretdin Gözgün, Güneykent’te nüfusun hemen hepsinin gülcülükle geçimini sağladığına işaret ederek, “Güneykent herkesin gülcülükle uğraştığı bir belde. Bu beldede tamamen endüstriyel anlamda üretilen gülün sanayide işlenmesi ile akabinde gül yağı ve gülsuyunun elde edimi, kozmetik sektöründe hammadde olarak kullanımı gerçekleştiriliyordu. Fakat son yıllarda bu durum tamamen turizme yönelik bir faaliyetimiz söz konusu oldu. Bu, ‘Agro Turizm’ ve ‘Kırsal Turizm’ olarak adını koydukları, bizim de ‘Gül Turizmi’ dediğimiz, özellikle Uzak Doğulu tur gruplarının yoğun bir şekilde talep arz ettiği, harici olarak da yurt içi ve yurt dışında birçok tur operatörünün listesine girmiş bir turizm faaliyetinin içerisindeyiz. Güneykent bu konuda 7 yıllık altyapı tecrübesiyle dünden bugüne başlangıcını gerçekleştirdi. O günden bugüne baktığımızda, bir cumartesi günü sadece 27 tane tur otobüsü buraya geldi. Bunlar önemli gelişmeler. Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz: Gülde Turizm. Bu, tamamen kırsal turizm. Turistler geldiğinde başlarına gül derdik, yollarına gül serdik, akabinde de onları gül bahçelerine aldık. Onlar güle dokundular ve bakmaya başladılar. Dokundukları yer gül kokmaya, yüzleri de gülmeye başladı. Arkasından, belki de salonlarının en güzel ve en tatlı fotoğraflarını çektiler. Psikolojileri bile değişti , en tatlı zamanı yaşadık” ifadelerini kullandı. Beldeye gelen yerli ve yabancı turistlere, adeta gülün serüvenini canlı olarak gösterdikten sonra onlara gülden yağ-su çıkarmak ve reçel gibi ürünler yapabilmeleri konusunda tecrübe kazandırdıklarına değinen Başkan Gözgün, misafirlerine daha sonra yöresel ürünler takdim ederek, kültürel konularda ortaya konulan eserlerini sergilediklerini ve ‘Gül gibi bir gün’ geçirildiğini de sözlerine ekledi. “Ölmeden önce yapılması gereken 100 şeyden biri” Ölmeden önce yapılması gereken 100 şeyden birinin gülle buluşmak olduğunun altını çizen Başkan Gözgün, “Bugün Endonezyalılar, Çinliler ve yerli tur grupları buradaydı. Biz yine gelen ve gelecek olan tüm tur gruplarımızın hayatta yapılması gereken 100 şeyden biri olan gülü eksik bırakmamaları adına herkesi Güneykent’e bekliyoruz, davet ediyoruz” ifadelerine yer verdi. 101


HABER

Avustralya

Dünya Kupası’na Belek’te hazırlandı

Rusya’da 14 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası’na katılan Avustralya Milli Futbol Takımı, hazırlık kampını Corendon Futbol organizasyonu ile Antalya kampı yaptı. Rusya’da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası’na C grubunda yer alan Avustralya Milli Futbol Takımı, hazırlık kampını Antalya Belek’te yer alan Gloria Serenity Resort Hotel’de yaptı. Corendon futbol organizasyonunun Antalya’ya getirdiği takım, Belek’in olanaklarından çok memnun olduğunu belirtti. Tercihleri Antalya oldu Corendon Futbol Koordinatörü İlengiz Gürel,

102

Belek’in futbol takımları için ideal antrenman bölgesi olduğunun altını çizerek “Avustralya Futbol Federasyonu bu kamp öncesinde Avrupa, İspanya, Portekiz, Avusturya gibi birçok yeri gezdi. Belek’teki tesislerin futbol kamplarını ağırlamaktaki profesyonelliği, her kış Türkiye’ye kampa gelen yaklaşık 1500 futbol kulübü gibi, Avustralyalıların da bizi tercih etmesine sebep oldu.” şeklinde konuştu.


Memnuniyetle Antalya’dan ayrılıyorlar Türkiye’nin, özellikle de Antalya bölgesinin futbol kamplarına elverişli koşulları sayesinde, bölgede kamp yapan futbol takımı sayısının her yıl artmasını beklediklerini dile getiren Gürel, “Dünyanın birçok yerinde futbol sahası olan oteller mevcut ancak Antalya bölgesindeki hizmet anlayışı ve yılların verdiği deneyim sektörümüzü çok üst düzeye taşıdı. Tesisler, takımların tam olarak neye ihtiyacı olduğunu biliyor ve hem konaklama detaylarını hem de antrenman sahalarının kalitesini buna göre gözden geçirip en iyi şartlarla sunmaya çalışıyorlar. Bizim Corendon Futbol olarak 10 yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanından getirdiğimiz futbol kulüpleri, her zaman Antalya’dan büyük memnuniyetle ayrılıyorlar.” diyerek sözlerini tamamladı. “Daha iyisini hayal edemezdik” Tarihinde beşinci kez “Dünya Kupası” finallerine katılacak olan Avustralya Milli takımının teknik direktörü Hollandalı futbol adamı Bert van Marwijk ise Belek’in sunduğu imkanlardan Milli Takım’ın son derece memnun olduğunu belirterek “FIFA Dünya Kupası öncesi Belek bizim için en ideal lokasyondu. Çünkü hem antrenmanların Rusya’dan daha sıcak bir bölgede yapılması gerekiyordu hem de Belek’in Rusya’ya ve hazırlık maçlarının yapılacağı diğer ülkelere olan yakınlığı çok önemliydi. Buraya geldiğimizde bir futbol takımı için her detayın düşünülmüş olması bizi çok etkiledi. Daha iyi bir hazırlık hayal edemezdik” dedi.

Spor turizmine yatırım yapıyor! Hollanda ve Belçika’ da tur operatörlüğü olarak kurulan ve günümüzde havayolu ve otelcilik sektörünün de önemli markalarından biri konumuna gelen Corendon, uzun yıllardır kitle turizminin yanı sıra sağlık, kültür, golf, tenis, futbol, alışveriş gibi alternatif turizm dallarına da yaptığı yatırımlarla turizmin çeşitlendirilmesine ve sezonun uzamasına büyük katkılarda bulundu. Corendon, spor turizmini desteklemek ve Türkiye’nin alternatif sporlar için elverişliliğine dikkat çekmek için hem Türkiye’de hem Avrupa’da birçok proje üretti ve sponsorluk üstlendi. Bu sponsorluklar arasında, Hollanda Milli Beyzbol, Hollanda Milli Buz Pateni ve Belçika Milli Bisiklet Takımının uzun yıllar ana sponsorluğunu üstlenmek ve Antalya’nın spor turizmine katkıda bulunan uluslararası bisiklet yarışı Tour of Antalya 2018 ve koşu maratonu Runatolia 2016 gibi organizasyonları sponsor olarak desteklemek de bulunuyor. 103


HABER

Ünlü dizinin

çekildiği otel, ziyaretçi akınına uğruyor

“ 104

Daha önce Yılanların Öcü isimli dizi filme şimdi ise ATV’nin sevilen dizisi Aşk ve Mavi’nin çekildiği Ürgüp’teki konak, ziyaretçi akınına uğruyor. Daha önce otel olarak işletilen konak, yılda 100 bin ziyaretçi ağırlıyor. Kapadokya, dizi film ve sinema filmlerine plato olmaya devam ediyor. Coğrafi yapısı ve bölgeye has evleri ile yerli ve yabancı dizi ve sinema filmlerine ev sahipliği yapan Kapadokya, film yapımcılarını kendisine çekmeye devam ediyor.

Aşk ve Mavi Birçok filme ev sahipliği yapan turizm merkezi, çekilen filmlerin hayranlarını da Kapadokya’ya çekiyor. Kapadokya, son olarak Emrah ile Burcu Kıratlı’nın başrolünü paylaştığı Aşk ve Mavi dizisine ev sahipliği yapıyor.


Ziyaretçi akınına uğruyor Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa Köyü’nde çekimleri yapılan Aşk ve Mavi dizinini konağı ziyaretçi akınına uğruyor. Emrah ile Burcu Kıratlı’nın başrolünde yer aldıkları Aşk ve Mavi dizinin çekimlerinin yapıldığı Mustafapaşa köyündeki konak Türkiye’nin birçok illerinden ziyaretçi akınına uğrarken İran’dan gelen turistlerde konağa büyük ilgi gösteriyor. Hatıra fotoğrafı çektiriyorlar Dizi çekimlerinin olmadığı dönemlerde ziyaretçilere açık olan konağı ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler dizinin çekimlerinin yapıldığı alanlarda bol bol hatıra fotoğrafı çekiniyor. Dizinin çekildiği ortamı yerinde görmek için bölgeye akın eden dizi filmin tutkunları konakta hatıra fotoğrafı çekiniyor. Dizi turizmi Aşk ve Mavi dizisinin çekimlerinin yapıldığı konağın sahibi Fulya Gülşen Altınsoy Türkiye’nin çeşitli illerinin yanı sıra İran’dan da konağa ziyaretçilerin geldiğini söyledi. Altınsoy, “Aşk ve Mavi dizisinin Kapadokya bölgemize ciddi bir etkisi var. Öncelikle dizi turizmi kültür turizminin önüne geçmek üzere diyebiliriz” dedi. Yılanların Öcü Aşk ve Mavi’nin tutulan bir dizi olduğunu söyleyen Altınsoy, “İkinci sezon çekimleri sona erdi. Hatta üçüncü sezon çekimlerine geçeceğiz. Konağımız 2011 yılında aktif ziyaretçi alan bir oteldi. 2 yıldır Aşk ve Mavi dizisi çekimleri yapılıyor. Onun haricinde bir yıl konaklama aldık. Daha öncesinde de Yılanların Öcü isimli dizi çekildi” diye konuştu. 100 bin ziyaretçi Türkiye’nin her yerinden konağı ziyarete gelenlerin olduğunu ifade eden Fulya Gülşen Altınsoy, açıklamalarına şöyle devam etti: “Yurt içinden olduğu kadar yurt dışından da çok fazla sayıda ziyaretçilerimiz geliyor. Yurt dışından ağırlıklı olarak İran’dan ziyaretçilerimiz geliyor. Yıl bazında düşünecek olursak 100 bin civarında ziyaretçi aldık. Ziyaretçilerimiz oyuncuları görmek istiyorlar ve burada bulacaklarını sanıyorlar. Konakta merak ettikleri yerlerde zaten yüzde 90 oranında ziyaretçilerimize açık” diye konuştu.

105


HABER

Avrupalı hastalar

gülümsemek için Türkiye’ye geliyor

106

Türkiye’de sağlık turizmi, çok farklı boyutlara geldi. Avrupa’dan gülüşünü ve ağız yapısını dizayn ettirmek isteyen hastalar, tedavi için Türkiye’ye geliyor. En çok talep edilen ise Bergüzar Korel ve Kadir İnanır’ın gülüşü olduğu kaydedildi.


Sanatçıların fotoğraflarıyla geliyorlar Dijital ortamda hastaya ilk hali ve son halini gösterip onayını aldıktan sonra robotik teknolojiyi de kullanarak gülüş ve ağız estetiğini sağlıyoruz. Hastalar bazen bize ünlü sanatçıların resimleriyle geliyor. Arap ve Türk hastalar Bergüzar Korel, Tuba Büyüküstün, Kadir İnanır ve Kıvanç Tatlıtuğ’un gülümsemesine sahip olmak istiyor. İş hayatında veya sosyal ortamında daha iyi görünmek isteyen insanlar gülüşlerini ve diş estetiğini buna uygun olarak yapmak istiyor. Şu ana kadar 5 binden fazla gülümseme dizayn ettik. Yurtdışından hastalarımızın büyük kısmı Avrupa ülkelerinden geliyor. İngiltere, Almanya, Fransa başı çekiyor. Ortadoğu ülkelerinde ise İran, Mısır ve Lübnan öne çıkıyor. Hastalar turlarla birlikte gelip hem tedavi hem de tatil yapıyor. 1 haftada 3 seans yaparak işlem tamamlanıyor” diye konuştu.

Sağlık turizmi alanında elde ettiği başarılarla adından söz ettiren Türkiye, gülüşünü ve ağız yapısını dizayn ettirmek isteyen hastaların da ilk tercihleri arasında yer alıyor. Dijital Smile Dizayn adı verilen ve hastaların gülümsemesini dizayn eden teknoloji, yerli ve yabancı hastaların büyük ilgisini çekiyor. Bergüzar Korel ve Kadir İnanır 5 bin hastanın gülümsemesini yeniden dizayn ettiklerini ifade eden Diş Hekimi Dr. Hüseyin Uğurel, “Özellikle Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden hastalar diş estetiği yaptırarak daha güzel bir gülüşe sahip olmak için merkezimize geliyor. İngiltere’de 15 bin TL’ye yapılan bu operasyon Türkiye’de ise 2 bin 500 TL’ye düşüyor. Bazı hastalar turlarla gelip hem diş tedavilerini yaptırıyor hem de arta kalan parayla tatil yapıyor. Hastalar merkezimize genellikle ünlülerin fotoğraflarıyla geliyor. Avrupalı hastalarımız Hollywood, Arap hastalar ise Türk ünlülere benzemek istiyor. En çok talep edilen ise Bergüzar Korel ve Kadir İnanır’ın gülüşü” ifadelerini kullandı.

Kadınlar çekici, erkekler entelektüel Gülüş estetiğinde kadınların daha çok çekici gülüş denilen modeli tercih ettiğini anlatan Dr. Hüseyin Uğurel, “Bu modelde Bergüzar Korelin dişleri gibi ön dişler yan dişlere göre fark edilebilir derecede uzundurlar. Ön dişlerin bir miktar uzatılması genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandırıyor. Orta ve ileri yaşta erkekler ise entellektüel gülüş denilen modeli tercih ediyor. Dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanır. Entellektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir. 30-40 yaş arası kişiler sportif gülümseme tercih ediyor. Orta kesici dişler yan kesicilerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı; yüzünüze sıra dışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır” ifadelerini kullandı. Dişçi korkusuna psikolog desteği Dijital Gülümseme Dizaynı sisteminde diş kenarları düzeltme, diş eti seviyelerini ayarlama, dişlerin hacimlerini dengeleme ve kırık çatlak bozuk kısımları düzeltme, renk ve ton ayarlama, dudak yapısını dengeleme gibi işlemler yapıldığı bilgisini veren Dr. Hüseyin Uğurel, “Klasik diş tedavisinin ötesine geçerek, diş estetiği ve gülüş dizaynına odaklandık. Türkiye’de ilk defa dişçi korkusuna karşı psikoanalitik diş hekimliğini uygulamaya başladık. Hasta dişçiden korkuyorsa psikologlarımız destek oluyor. Buna rağmen korku geçmezse uyutularak tedavi yapılıyor. Ayrıca alternatif tıp ve modern tıp imkanlarını bir arada kullanıyoruz. Detoks merkezimizde vücuttaki toksinleri atmak ve ağız kokusu şikayeti olanlar için özel bir alan kurduk. Porselen lamina ve yaprak porselen, implant gibi alanlarda çok ileri teknolojiye sahibiz” şeklinde konuştu.

Gülüşlerini yeniden dizayn ettiriyorlar Türkiye’nin diş tedavisi ve ağız estetiği alanında dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığı bilgisini veren Vien Denta Genel Müdürü Dr. Hüseyin Uğurel, “Sağlık turizmi pazarı dünya genelinde 100 milyar dolara ulaşırken her yıl 200 binden fazla hasta Türkiye’yi tercih ediyor. Diş estetiği alanında teknolojik altyapı, hekim kalitesi ve fiyatlar bakımından, Avrupa’ya göre rekabetçi bir ülkeyiz. Elimizde dünya çapında en iyi gülümsemeye sahip binden fazla modelin arşivi var. Bu modeller içinde hastanın yüz, diş ve dudak yapısına en uygun olanı seçip hastaya sunuyoruz. Hastanın ağız modellemesini 3 boyutlu kameralar aracılığıyla çıkarıyoruz. 107


HABER

Türkiye’de

gastronomi turizmi revaçta

Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2017’de yüzde 14,5 artış gösterdi. Ülkemize gelen gastronomi turistleri, normal turistten bir buçuk kat daha fazla daha fazla harcama yaptı. Ülkemizde gastronomi turizminin gelişimi için endüstriyel mutfakta doğru ekipman seçimi oldukça önemli.

Türkiye, dünyanın en zengin mutfaklarından birine sahip. Ülkemizi ziyaret eden yabancı turistler yerel lezzetlerimize büyük ilgi gösteriyor. Gastronomi turizmi, bakanlıklar tarafından da destekleniyor. Endüstriyel mutfaklarda kaliteli ürünlerin kullanılması için doğru ekipman seçimi oldukça önemli. Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD), ülkemizdeki gastronomi turizmi ile ilgili önemli bilgiler paylaşarak ekipman seçiminin önemine vurgu yaptı. Rekabette 44. sıradayız Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2017 yılında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 14,5 artış gösterdi. Dünya Ekonomik Forumu Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi sonuçlarına göre, 2017 yılında İspanya rekabette 1. sırada iken, Türkiye 44. sırada yer aldı. HowMuch verilerine göre ise en büyük turizm endüstrisine sahip ülke 488 milyar dolar ile ABD oldu. ABD’yi 224 milyar dolar ile Çin, 130,8 milyar dolar ile Almanya izledi. Turistlerin yüzde 37’si Gaziantep’i biliyor Xsights Araştırma ve Danışmanlık, turistlerin en çok harcama yaptığı ülkeler arasında ilk sırada 204 milyar dolar ile yine ABD’nin geldiğini ortaya koydu. ABD’yi 114 milyar dolar ile Çin, 56,5 milyar dolar ile İspanya izliyor. Türkiye’deki gastronomi turizminde Gaziantep’in gastronomi şehri olma bilinirliği yüzde 37’lerde. Yani Gaziantep’te tatil yapan yabancı turistlerin yüzde 37’si Gaziantep’in UNESCO tarafından dünyadaki birkaç gastronomi şehrinden biri olarak seçildiğini biliyor. Önemli bir yere sahip Gastronomi turistleri, 2017 yılında normal turistten bir buçuk kat daha fazla harcama yaptı.

108

Yabancı turistler toplam harcamalarının yüzde 20’sini yeme-içmeye ayırırken, gastronomi turistleri toplam harcamalarının yüzde 27’sini yeme-içmeye harcadı. Bu oranlardan gastronomi turizminin ülke turizmi için ne kadar önemli bir yere sahip olduğu ortaya çıkıyor. Hangi ekipmanlar seçilmeli? Gastronomi sektöründe doğru ekipman seçimi ve ham madde hayati öneme sahip. Özellikle endüstriyel buzdolabı ve bulaşık makinelerinde yanlış seçim, insanların sağlığını olumsuz etkiliyor. Gastronomi turizminin gelişmesi için… TUSİD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gürkaynak, endüstriyel mutfak ekipman seçimiyle ilgili şu bilgilere değindi:


“Endüstriyel mutfaklarda tüm ekipmanların hijyen ve dayanıklılık açısından paslanmaz çelikten üretilmiş olması gerekiyor. İşletmeler de bu yüzden mikrop barındırma oranı düşük olan ekipmanları tercih etmeliler. İnsan sağlığını koruyan paslanmazlar, uzun ömürlü oldukları için maliyet avantajı da sağlıyor. Yatırım maliyetleri ilk etapta bütçeyi zorlasa da, verilen hizmetin kalitesi müşteri memnuniyetini artıracaktır. Detaylı bir tüketici analizi yapıldıktan sonra, ham maddesi paslanmaz çelik olan bütçeye uygun ekipmanlar seçilmeli. Endüstriyel mutfakta doğru ekipman seçimi, gastronomi turizmimizin gelişimi için oldukça önemli.” Paslanmaz çelik neden pahalı? Paslanmaz çelik, endüstriyel mutfak ürünlerinin ana ham maddesi olarak biliniyor.

Türkiye’de paslanmaz çelik ithalatı başta Almanya olmak üzere İspanya, Finlandiya, İsveç, Fransa ve ABD’den yapılıyor. Alüminyum, saç, plastik ve bakalit de Almanya, ABD ve Rusya gibi ülkelerden ithal ediliyor. Ekipman maliyetleri bu yüzden cep yakıyor. İndirim ve destek sağlanmalı Ahmet Gürkaynak, maliyet sorunu için bir çözüm önerisi sunuyor: “Türkiye’de maliyetlerin rekabet ortamı yaratacak seviyeye çekilmesi gerekiyor. Bunun için de gerekli kalemlerde indirim ve destek sağlanmalı. Cihaz üretiminde kullanılan yan sanayi malları ve yedek parçalar maliyeti artırıcı etkiye sahip. Eğer ürünler ucuzlarsa paslanmaz ürün kullanımı artacaktır. Orta ve küçük gıda işletmelerinde kullanılan ve hijyen şartlarına uygun olmayan malzemelerin kullanımı da bu sayede ortadan kalkacaktır.” 109


SPA

Top 7 Sağlıklı Diyetler Fazla kilolarınızdan kurtulun, fit bir vücuda sahip olun ve sağlıklı kalın! Pek çoğumuz için bu ulaşılması en zor hedef ve hayat boyu sürecek bir mücadele. Moda olan yüzlerce tuhaf diyet ile gerçekten iyi olanları olmayanlardan ayırmak ise çok zor. İşte size en iyi 7 beslenme programı! 1.Ornish Bu diyet tamamen size kendinizi iyi hissettirerek, sizi daha uzun yaşatmak ve kilolarınızdan kurtulmanızla alakalı. California Üniversitesi’nde tıp profesörü olan Dean Ornish tarafından geliştirilen program beslenme, egzersiz, stres yönetimi ve duygu durum bozukluklarını iyileştirmeyi de amaçlıyor. Yiyecekler sağlık açısından en zararlıdan en yararlıya beş ana grupta sınıflandırılmış. Öncelikle hangi gruplardaki yiyeceklerle alışveriş sepetinizi dolduracağınızı belirlemek gerekiyor. İşin içine aerobik, yoga ve meditasyon da girdiğinde bu program kalp hastalıkları riskini azaltıyor, kolestrolü düşürüyor ve 2. tip diyabeti önlüyor. 2. Bigger Loser İki atıştırmalık ve üç öğünle günlük dengenizi yüzde kırkbeş karbonhidrat, yüzde otuz protein ve yüzde elli yararlı yağ şeklinde dengeleyeceksiniz. Bu diyet aynı zamanda günde altı ila sekiz bardak su ve kafeini kesmeyi gerektiriyor. Düzenli egzersizle birleştiğinde US News ve World Health yayınlarının çok etkili bulduğu bu diyet kısa süre içinde kilo verme sürecini başlatıyor, orta ve uzun vadelerde ise inanılmaz sonuçlar doğuruyor. Ayrıca diyabetle mücadelede de en etkin diyetlerden biri. 3. Dash Dash’in açılımı “Hipertansiyonu Engelleme Amaçlı Diyet Yaklaşımı” ve yıllardır beslenme uzmanları tarafından en sağlıklı diyetler arasında gösteriliyor. Esasen kan basıncını ilaçsız olarak düşürmek için tasarlanan bu diyet, tam tahıl çeşitleri üzerinden şekilleniyor ve damak zevki, yaşam tarzına göre esnek bir yapıya sahip. Dash ile hiçbir şey yasak değil. Yağsız sütlü yiyeceklerden meyve ve sebzelere, tam tahıllardan yağsız ete her şey yenebilir. Aynı zamanda tuzu azaltarak iyi kolestrolü arttırıp kötü kolestrolü düşürüyor. Uzmanlar bu diyetin dengeli yapısının kalp ve damarlar için harika olduğunu söylüyor. 4. Flexitarian Flexitarian diyetini uygulayanların aynı zaman içinde diğerlerinden ortalama yüzde onbeş daha fazla kilo verdikleri ve diyabet, kanser, kalp hastalığı gibi riskleri azaltıp, ortalama üç buçuk yıl daha fazla yaşadıkları iddia ediliyor. Flexitarian tofu, fasulye, mercimek, bezelye, fındık ve çekirdek gibi yeni etleri içeriyor. 3:4:5 rejimi denen bu yeni program kahvaltılarda 300, öğlen 400 ve akşam yemeğinde 500 kalori almayı içeriyor. 5. Southbeach Diyeti Glisemik oranı düşük olan bu diyet, Amerika Birleşik Devletleri’nde kalp hastalıkları için kalori sayımı, limit ya da porsiyonlar olmadan hazırlandı. Atıştırmalıkları da içeren üç öğünlük bu beslenme programı egzersiz de barındırıyor. Üç gaz var; ilk fazdan sonra ekmek, pirinç, makarna ve meyvelerde kısıtlama azalıyor. Uzmanlar kısa sürede kilo vermek için iyi bir yöntem olduğunu düşünmekte fakat uzun süre devam ettirmek zor. Bu faz karbonhidratları kısıtlamadan sağlıklı yemek seçimleri yapmayı tavsiye ediyor. Eğer beslenme alışkanlıklarınız raydan çıktıysa sizi tekrar düzene koymak için iyi bir yol olabilir. 6. Akdeniz Bu sadece bir diyet değil, aynı zamanda da bir yaşam tarzı. Akdenizli beslenme alışkanlığı tamamen iyi yiyecekler, aktif bir yaşam ve arkadaşlarla sosyalleşme içeriyor. Taze balık, meyve, sebze, baklagiller ve tam tahıllar. Sadece kilo verme değil, kan şekeri ve tansiyonu kontrol etmek ve kanser, kalp, Parkinson hastalıklarına karşı da korumak gibi özellikleri var. Bu mantıklı beslenme şekli dünyanın her yerindeki bilim insanları tarafından tavsiye ediliyor. 7. Therapeutic Lifestyle Changes (TLC) Therapeutic Lifestyle Changes (TLC) kolestrolü düşürmeye yarayan bir beslenme programı. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün Ulusal Kolestrol Eğitim Programı tarafından hazırlanan bu sistem doymuş yağları azaltarak çalışıyor. Temel noktalar günlük kalorilerin yalnızca yüzde yedisini doymuş yağlardan alıp, yüzde otuzbeşini diğer yağlardan almak. Bu program kötü kolestrolü altı haftada yüzde 10 azaltıyor. 110


Zaman içerisinde nemini ve dolgunluğunu kaybeden cilt, mat bir görünüm alarak pürüzsüz dokusunu kaybediyor. Kış aylarının kuruluk yaratan şartlarını ortadan kaldırıp yaza ışıldayan ve sıkılaşmış bir cilt ile girmenin yolu, Lierac’ın benzersiz vücut bakım koleksiyonları ile mümkün. Vücut hatlarında toparlayıcı etki sunarak, selülit görünümünü düzelten ve yağ yakımı sağlayan Body-Slim serisi, göğüs ve dekolte bölgesinde yaşlanma karşıtı bakım ve deformasyon giderici Bust – Lift ve dolgunlaştırıcı, sıkılaştırıcı, nemlendirici Body – Hydra serileri ile yaza fit girmenin kapıları aralanıyor. Cildinizdeki tüm problemlere özel Lierac laboratuvarları tarafından geliştirilen formüller vücudunuzun gün boyu ihtiyacı olan yoğun nemlendirmeyi sağlarken bölgesel olarak tedavi edici destek veriyor.

Lierac ile Işıltılı ve sıkı Bir Yazın Formülü! Bath & Body Works, geniş çiçek bahçelerindeki ve yeşilliğin en bol olduğu gizli parklardaki eşsiz kokuları, evinizin konforunda yaşamanıza imkan sağlıyor. Pretty serisinde birbirinden farklı kokuyu Bath & Body Works ailesine ekleyen marka, mumlardan vücut losyonlarına kadar geniş ürün yelpazesiyle gün içinde sizi hiç yalnız bırakmıyor ve yeni koleksiyonuyla çiçeklerin ferah kokusunu sürekli hissetmenizi sağlıyor. Doğal yağların buharda uzun ve hassas bir süreçten geçerek damıtılması ile elde edilen üç farklı çiçek kokulu vücut bakım kremi; Wild Rose & Apple, Pink Magnolia ve Chammomile & Honey her zevke hitap ediyor. Köpük ve krem olmak üzere iki farklı dokuda sunulan el sabunlarında ise en çok dikkat çeken The Cucumber & Spring Lilly kokusunun dışında, Kitchen Lemon ve Cherry Merlot çeşitleri de favoriler arasında.

Bath & Body Works Pretty Serisi ile Kokunun Çiçek Açmış Haliyle Tanışın

Yazın En Güzel Hali

Four Seasons Hotel Bosphorus The Spa’da

The Spa, yaz aylarına özel yeni deneyimleri yaşatmaya davet ediyor. Four Seasons Hotel Bosphorus’ta konumlanan The Spa, yoganın doğasında olan sükûnet ve dengeyi sağlıklı bir güneşlenme, sürpriz spor aktiviteleri ve özel bakımlar ile aynı anda sunuyor. Boğaza karşı eşsiz bir atmosferde hafta içi sabah veya akşam gerçekleştirilen yoga dersleri ile The Spa özel bir deneyim sunarken, bir yandan da benzersiz bir güneşlenme tecrübesi vaat ediyor. The Club ise yaza özel hafif ve lezzetli spesiyallerini özel kokteyller eşliğinde sunarken, güneşin tadını çıkarmak isteyenler Boğaz manzaralı şezlonglarında veya havuz kenarındaki Cabana’larda lüks ve konforlu saatlerin keyfine varıyor.

GÜN BOYU IŞILDAYAN PARLAK BİR CİLT İÇİN

WELCOS BB KREM Ünlü Kore markası Welcos, hafif yapıya sahip BB kremleri ile cildinizdeki renk eşitsizliğini gidererek taze ve doğal bir görünüm elde etmenize yardımcı oluyor. Welcos; No Makeup Face, Color Change ve Perfect Magic BB kremleriyle cildinizin nem ihtiyacını karşılarken aynı zamanda parlaklık kazanmasını ve daha sağlıklı görünmesini sağlıyor. Tüm gün süren mükemmel ve aydınlık bir makyaj için vazgeçilmezleriniz arasında yer alacak. Welcos BB kremlerin bir diğer özelliği de gözeneklerin görünümünü azaltarak cilt kusurlarını mükemmel bir şekilde kapatmaya yardımcı olması. Güneş Koruma Faktörü özelliğine sahip ürünler, cildi güneş ışıklarından ve UV ışınlarının zararlı etkisinden de korumaya yardımcı oluyor.

Fit Life Spa & Health Center’da

kendinizi yenileyin

Otelcilik trendlerini yakından takip ederek misafirlerini her zaman en iyi şekilde ağırlamayı ön planda tutan Elite World Hotels, yaz sezonu boyunca yeni bir kampanyaya daha imza atıyor. İstanbul Taksim’deki Elite World Prestige, Güneşli Basın Ekspres’teki Elite World Europe, Florya’daki Elite World Business ve Van’daki Elite World Van Hotel’lerinde yer alan Fit Life Spa & Health Center’larda 1 Eylül tarihine kadar yapılacak üyelikler yüzde 25 indirimli olacak. Havuzu, buhar banyosu, sauna, kar çeşmesi, macera duşları, fitness ve Türk hamamı ve Vitamin Bar’ı ile ziyaretçilerinden tam not alan Fit Life Spa & Health Center’da yaz sezonu boyunca özel indirim sunuluyor olacak. 111


GASTRONOMİ

Vegan beslenme Sağlığı Bozar mı?

Vejetaryenlik ve vegan diyetler sağlık, hayvanları koruma ve ekolojik nedenlerden dolayı ülkemizde de giderek daha popüler hale gelmeye başladı. Kısa dönemlik uygulanabilecek bir diyetten çok bir yaşam tarzını ve kültürünü ifade eden Vejetaryenlik, hayvansal kaynaklı gıdaların sınırlı miktarda veya hiç tüketilmediği, bunların yerine bitkisel kaynaklı besinlerin tüketildiği bir beslenme şekli. Veganlık ise sadece bitkisel besinleri tüketen kişiler için yapılan bir tanımlama. Peki, vejetaryenliğin sağlığımız üzerindeki etkileri neler? Vegan beslenmede nelere dikkat etmeliyiz? Doktortakvimi.com doktorlarından Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Gizem Gök, konuyla ilgili merak edilenlere açıklık getiriyor.

Gastronomi sanatı ve sunumunun gelişmesini amaçlayan Chaine des Rotisseurs Derneği’nin organizasyonları arasında yer alan geleneksel gala yemeği dernek üyelerinin eşli katılımları ile Selectum Luxury Resort Belek’te gerçekleşti.

Vegan Beslenenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler Hazır paketlenmiş vegan ürünlere ‘’vegan beslenme eşittir sağlıklı yaşam’’ mantığı ile yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Doktortakvimi.com doktorlarından Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Gizem Gök, özellikle içeriklerin incelenmesi gerektiğini belirterek fazla işlenmiş, sağlıksız yağ asitleri ve aşırı karbonhidrat eklenmiş ürünleri tercih etmemenizi tavsiye ediyor. Doktortakvimi.com doktorlarından Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Gizem Gök, vegan beslenmede dikkat edilecek noktaları şöyle sıralıyor; •Vejetaryenler için EPA, DHA ve alfa linoleik asit gibi yağ asitleri oldukça önemlidir. Yetersiz alınan Omega 3 yağ asitleri beyinde DHA miktarının azalmasına bağlı olarak görme ve öğrenme bozukluklarına yol açmaktadır. •Vejetaryenler için ceviz, kanola yağı, soya, keten tohumu, deniz sebzeleri, yosun ve türevleri gibi besinler Omega 3 yağ asidi kaynağı olarak tavsiye edilmektedir. Bazı vejetaryen türleri ise bu kaynağı balıktan alabilir. •Tükettiğiniz gıdaların içerdiği makro besin, vitamin ve mineral değerlerine hakim olmak sizi tek tip beslenmeden kurtaracaktır. Bu sayede ihtiyacınız olanı bilerek, beslenmenize çeşitlilik katabilirsiniz. •Genellikle veganlar tarafından yaygın olarak tüketilen tatlı patates, soya, brokoli ve brüksel lahanası gibi sebzeler guatrojen içeriği nedeniyle iyot emilimini azaltır. Kullanım sıklığına dikkat edilmesi gerekir. • Düşük iyot alımından ötürü riskli grupta yer alan ve çocuk doğurma çağındaki hamile veganlara günlük 150 mg iyot takviyesi önerilir. • Vejetaryenler için zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar, kurutulmuş meyve, fasulye, mercimek, yeşil yapraklı sebzeler, susam taneleri, fındık, kepekli ekmek, demir kaynağı olarak kullanılabilir. • Kalsiyum ve tanen demir emilimini azaltır. Bu nedenle çay, kahve tüketimi ve kalsiyum takviyesi demir içeriği yüksek bir öğünden bir kaç saat önce yapılmalıdır. • Süt ürünleri vejetaryen ve vejetaryen olmayanlar için doğal kalsiyum kaynağıdır. Veganlar takviye edilmiş soya formülleri, kalsiyumca zengin yeşil yapraklı sebzeler, soya sütü, soya yoğurdu ve çeşitli kalsiyum takviyelerini tüketebilirler. • Mutlaka B12 takviyesi yapılmalıdır. Yapılan bir çalışmada veganlarda %52, vejetaryenlerde ve hem hayvansal hem bitkisel kaynaklarla beslenenlerde %7 oranında B12 vitamin eksikliği görülmüştür. • Soya sütü, kahvaltılık tahıllar, süt ve süt ürünleri, yumurta, B12 ile takviye edilmiş gıdalar vejetaryenler için B12 kaynağı olarak kullanılabilmektedir. Özellikle hamile, emziren veganlar ve onların bebekleri için B12 vitamini takviyesi önerilmektedir.

112


Kahve tatlısız olmaz diyenlere hem hafif hem de lezzetli alternatifler de sunan Gloria Jean’S Coffees, baharın vazgeçilmez lezzetleri arasına bir yenisini ekliyor. Frenk üzümü ve yaban mersininin ekşiliğini cheesecake’in vazgeçilmez lezzetiyle birleştiren marka, tatlı severlerin yeni adresi olacak. Mevsimsel malzeme kullanarak taze üretilen dağ meyveli cheesecake, hafif lezzetiyle Gloria Jean’s Coffees’in en çok tercih edilen pastaları arasında yer alıyor. Kahve keyfinizi zenginleştiren Gloria Jean’s Coffees’in bu yeni lezzeti yazın en sevilen tatlısı olmaya aday…

Gloria Jean’s Coffees’den dağ meyveli cheesecake

THE ST. REGIS BRASSERIE’DEN KASE DOLUSU YENİ LEZZETLER Lezzet tutkunlarının kişiselleştirilmiş yeniliklerle şaşırtmaya devam eden Nişantaşı’nın favori durağı The St. Regis Brasserie, farklı yemek mönüleriyle misafirlerine özel deneyimler yaşatmaya devam ediyor. Tazeliği yaşam felsefesi haline getirenler için hazırladığı yaz mönüsüne ilave olarak her zevke ve her tercihe hitap eden kase mönüsü ile yemek tutkunlarına çok daha fazla leziz seçenek sunuyor. Çeşit çeşit yeşilliğin, sebze, tavuk, balık, et, yaban pirinci, kinoa, kuru bakliyat gibi garnitürlerle birlikte sunulduğu The St. RegisBrasserie’nin yeni kase mönüsü özellikle sunumuyla öne çıkıyor. Fit Kase, Sebze Kase, Bonfile Kase, Taze Otlu Levrek Kase gibi lezzetli yemekler isimlerinden de anlaşıldığı üzere kaseler içinde servis ediliyor. Misafirler dilerlerse kendi tercihlerine göre kişisel salata kaselerini oluşturabiliyor veya günlerini bir tatlı molasıyla taçlandırabiliyor.

Uluslararası örnek projeleri ile tanınan RMA Group’un yeni üyesi KAI BEACH - BAR & RESTAURANT, Türkiye’nin cennet koyu Mandarin Oriental Bodrum’da, bohem lüks konsepti, plajı, özgün menüsü, iddialı kokteylleri ve alanında en iyi isimlerden oluşan kadrosu ile Bodrum’un en çok konuşulan ve merak edilen adreslerinden biri oldu. Kai Beach Executive Şefi Kaan Karagöz yorumu ile Akdeniz ağırlıklı uluslararası mutfağından özgün seçenekler sunan restaurant ve bar menüsünün öne çıkanları arasında “Ege Usulü Portakallı Zeytinyağlı Enginar”, “Levrek Ceviche & Mango Salsa”, “Kuzu Sırtı & Otlu Kuskus” ve “Somon & Zencefil- Ponzu Sos” bulunuyor. Kai Beach’in atıştırmalık menüsüne eklenen lezzetlerinden de “Kai Burger”, “Kemiksiz Tavuk Kanatları” ve “Pideler” mutlaka denenmesi gereken tatlar arasında.

KAİ BEACH BENZERSİZ BİR ZİYAFET YAŞATIYOR

Yıllardır dilden dile dolaşan ve efsane tatlılarıyla lezzet şöleni yaşatan Divan, bu yaz da leziz dondurma çeşitlerini ve meşhur Rokoko pastasını sevenlerinin beğenisine sunuyor. Yaz aylarında ferahlatıcı tatlılar tercih edenlere fıstıklı, çikolatalı, vanilyalı, sade, limonlu gibi dondurma çeşitlerinin yanı sıra Rokoko efsanesini sunan Divan, hafif ve serinletici tatlı seçeneklerini misafirlerine sunuyor. Bitter çikolata, beze ve kremanın şahane uyumuyla hazırlanan bir yaz efsanesi Rokoko, incecik fındık parçacıkları ve ılık çikolata sosu eşliğindeki sunumuyla damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor. Yaz aylarında dondurma olmazsa olmaz diyenler için ise Divan dondurmaları başrolde yer alıyor.

Divan Pastaneleri’nden serinleten yaz lezzetleri 113


MİMARİ

Banyoda bitki olur mu demeyin!

Yeni banyo trendleri ile alışılagelmiş klasik tarzdaki banyoları unutun. Artık, doğayla iç içe ve onun eşsiz güzelliğini hissedeceğimiz banyolar ön planda. İtalya’nın lider banyo ürünleri markası ISVEA’nın Baş Tasarımcısı Ettore Giordano, nemli ortamları seven bitki ya da çiçeklerle banyoların daha canlı ve renkli hale getirilebileceğini söylüyor ve tercih edilmesi gereken bitkiler için önerilerde bulunuyor.

Yeni trendler ile birlikte banyolar sıradanlıktan uzaklaşıyor. Gelişen teknoloji ve özgün tasarımlarla alışılagelmişin dışında mekanlar haline gelen banyolarda yeni trend, bitki yetiştirmek. Banyolara doğayı taşımak ve tüm mekanın atmosferini değiştirmek için bitkinin gücünden yararlanabilirsiniz. Kapalı ve nemli ortamlarda yetişen bitkiler sayesinde banyonuz, hem görüntüsüyle hem de kokusuyla kolay ama etkili bir değişikliğe uğrayacaktır. Alanında dünyanın önde gelen tasarımcılarından biri olan Ettore Giordano, banyolarınızda huzur bulabileceğiniz doğanın canlılığını ve çiçek kokularını bir arada yaşayabileceğiniz tüyolar veriyor. Aloe Vera Aloe vera bitkisi kaktüs cinsinden gelen bir bitki olduğu için banyoda kolaylıkla bakılabilir. Banyonuza modern bir esinti katacak bu bitki, mevsimlik sulama ihtiyacı olan, aydınlık ve sıcak mekanlarda yetişen bir tür. Bakımı ise oldukça kolay. Kurdele Çiçeği Çok şık ve ev ortamlarına uygun olan kurdele çiçeği, uzun düz yaprakları ile banyolara eşsiz bir görüntü veriyor. Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki, banyonuzda kullanılabilecek ideal bitkilerin başında geliyor.

114

Hava akımlarından kolay etkilenen ve nemli ortamları seven kurdele çiçeğini, banyonuzun en şık köşesine yerleştirerek tropikal bir etki yaratabilirsiniz. Çin Herdemyeşili Adından da anlaşıldığı gibi her daim yeşil kalan bu çiçek, yaprak dökmüyor. Aynı zamanda nemi ve gölgeyi sevdiği için banyonuzun en nadide köşesinde yerini alacak cinsten. Banyolarda kolay bakılabilen bitkiler arasında yer alan Çin Herdemyeşili, yaprakları ne kadar koyu yeşilse, o kadar az güneş ışığına ihtiyaç duyuyor. Açelya Açelya çiçeği ile banyolar hem çiçek açıyor, hem de mis gibi kokuyor. Kokusu ve görüntüsü banyonuza ahenk katacak olan Açelya, banyo için en uygun çiçeklerden birisidir. Saksıda yetişen açelyanın bakımı da oldukça basit. Kısmi gölgede büyüyebilir, ancak yine de biraz güneş ışığına ihtiyacı vardır. Güneş gören banyolarda bakılması tercih edilir. Bambu Bambu bitkisi dekoratif görüntüsü ile en çok tercih edilen bitkilerden biri. Özellikle banyolarınıza egzotik bir hava katmak istiyorsanız bambu sizin için en ideal bitkilerden biri. Suda yaşayan bambu, bakımı ve yetiştirilmesi zahmetsiz ve görüntüsü ile oldukça şık bir bitki türü.


Creavit, farklı yaşam tarzlarına hitap eden ve herkesin hayalindeki banyoya dair bir şeyler bulabileceği tasarım bakış açısını, bu sefer de rengarenk lavabo ve klozetler ile tüketiciyle buluşturuyor. Creavit 5 mm’lik ultra ince kenarlarıyla günümüzün tasarım trendlerini yakından takip eden tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayan Ultra lavaboyu ve Free asma klozeti, yeni renkleriyle kullanıcıların beğenisine sunuyor. Ayrıca genel kullanım alanlarında da kombini tamamlayacak Creavit’in fotoselli pisuar modeli, farklı renk seçenekleriyle banyoda bütünlük sağlıyor. Banyolarda alışılagelmiş renkler olan beyaz, siyah ve kırmızıyla sınırlı kalmak istemeyenler ve banyo kombinlerini tamamlayıcı daha çok renk arayanlar için Creavit, antrasit, basalt ve cappucino renklerini mat tonlarla sunuyor.

CREAVİT İLE BANYOLARA

RENK GELDİ Bien Banyo, Banyoları Yeniden Yaratıyor Islak alanlara yönelik ürünler tasarlayan Bien Banyo’nun 2018 yılında üretimine başladığı “Ion Asma Klozet” ve “Motto Oblong Lavabo” koleksiyonları birlikte kullanıldığında banyolardaki etkiyi en üst seviyeye çıkarıyor. Bien Banyo’nun bu özel vitrifiye koleksiyonları, Bien Casso Yüksek Tip Lavabo bataryası ile kombine edildiğinde banyolarınıza şık ve modern görünüm hakim oluyor. Bien Motto Lavabo Serisi’nde, Oblong Lavabo dışında kare formunda yumuşak çizgilere sahip köşeli bir lavabo tasarımı da mevcut. Farklı çözüm önerileriyle sektöre yeni yaklaşımlar kazandıran Bien Banyo’nun 20 asma klozet seçeneğinden biri olan Ion Asma Klozet banyolarda inovatif çözümlere alternatif oluşturuyor.

Artemis’te dar banyolara geniş çözümler var! Küçük metrekareli evler çoğalırken banyolar da küçüldü ama artık yeni ev sahipleri hem kullanışlı hem şık bir banyodan vazgeçmek zorunda kalmıyor. 20 yılı aşkın tecrübesiyle banyo yıkanma alanlarının öncü markası olan Artemis, yeni ürünü katlanabilir duş kabinlerini kullanıcıların beğenisine sundu. Banyoları daha ferah tutarak ergonomik kullanım sağlayan Ares Serisi / Menteşeli sistem hem içe hem de dışarıya açılarak tüketicilere rahatlatıcı çözümler getiriyor. Herkesin rahatlıkla kullanabilmesi için tasarlanan katlanabilir duş kabini yaşlı ve engelli kullanımı için de ergonomik ve pratik çözümü banyolara yansıtıyor. Ayrıca lavabo ve klozet ile dolap alanları korunurken mevcut alanın en verimli şekilde kullanılması sağlanıyor. Diğer taraftan katlanabilir duş kabini açılırken çevresinde bulunan nesnelere de temas sağlamıyor.

Tüketim ve yaşam alışkanlıklarımızdaki değişim banyolarımıza da yansıdı. İtalyan ISVEA, renkli ve farklı formlardaki seramik vitrifiye ürünlerinden oluşan Colorlsvea koleksiyonu ile banyoları alışılagelmişin dışına taşıyor. Colorlsvea, banyolarını modernize etmek isteyenlere ilham vermek amacıyla tasarlanmış, renklerin hakimiyetinde bir koleksiyon. Yenilikçi ve kullanılabilir mükemmel tasarımlar temasıyla yola çıkan İtalyan Isvea, Colorlsvea koleksiyonu ile banyolara renk katarak, banyoları sadece ihtiyaç için değil rahatlamak için kullanılabilecek mekanlar haline getiriyor. Banyo dekorasyonunda fildişi, vizyon ve antrasit gibi renkler kullanmak, mekana göz alıcı şıklık sunarken, aynı zamanda modern bir hava da katıyor.

Banyolarda renklerin ve formların uyumu 115


BİLİŞİM

“Robotlar ve yapay zeka

2030’a kadar 800 milyon kişinin işini elinden alacak”

Dijital dönüşüm ile birlikte 2030 yılına dek robotların ve yapay zekanın dünya genelinde 800 milyon kişinin elinden işini alacağı tahmin ediliyor. İstatistikler dijital dönüşüm alanındaki çalışmaların dünyada olduğu gibi Türkiye’de de henüz beklenen başarı düzeyini yakalayamadığını gösteriyor.

Yazılım hizmeti danışmanlığı şirketlerinden Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ‘’Gençlerimizi teknoloji ile oluşabilecek işsizliğe karşı yeni çağın mesleklerine yönlendirmemiz ulusal çıkarlarımız için bir zorunluluktur.’’ ifadelerini kullandı. Dördüncü sanayi devriminin hayatımıza girmesiyle birlikte dijitalleşen yeni dünyada yazılım ve kodlama alanları da büyüme trendlerini hızlı bir şekilde sürdürüyor. Giderek büyüyen sektör gelecekte birçok kişiyi işsiz bırakacağı gibi geleceğin mesleklerini gündeme getiriyor. 2017 yılı verilerine göre dünyada 5 trilyon dolar hacme ulaşan bilişim sektörünün ana kollarından biri olan yazılımın küresel pazar büyüklüğü 3,5 trilyon dolar düzeyinde bulunuyor. Türkiye’nin ilk yazılım hizmeti danışmanlığı şirketlerinden biri olan Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, Türkiye’nin yazılım ve bilişim alt yapısı bakımından dünya ortalamalarının gerisinde kaldığını söyledi. Katma değeri yüksek kalemler arasında gelişme gösteren yazılım sektörünün henüz hedeflenen seviyelerde olmadığını dile getiren Şimşek, “Gençlerimizi, gelecekte yok olması beklenen meslekler yerine, geleceğin dünyasını inşa edecek alanlara yönlendirmemiz ülkemizin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Ülkemizin hızlı bir büyüme yakalayabilmesi için dijital ekonomiye önem vermesi ve bunun ülke stratejisi haline dönüşmesi ulusal bir sorumluluktur” dedi. “Gençleri geleceğin dünyasına yönlendirmeliyiz’’ “Beklenen gelecek geldi. Artık yeni bir çağ başlıyor. Gençlerimizi bugüne değil, geleceğin dünyasına hazırladığımızı unutmamalıyız.” diyen Şimşek, 19. yüzyılda yaşanan endüstri devriminin ardından 21. yüzyıla damgasını vuran bilgi ve iletişim çağının, teknoloji ve bilim alanında son yıllarda yaşanan muazzam ilerlemelerin etkisi ile yeni bir çağa kapı araladığını belirterek, “Sürücüsüz olarak hizmet verebilen otonom otomobilleri, otobüsleri, TIR’ları görmeye başladık. Karada, havada ve denizde otonom hareket edebilen dronları, robotları duyuyor hatta çevremizde görmeye başlıyoruz. Yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında gerçekleşen ilerlemeler birçok sektörün iş yapma şeklini dönüştürmeye başladı. Önümüzdeki 2 yıl içinde, 47 milyar nesnenin internete bağlanacağı, IoT devriminin gerçekleşeceği öngörülüyor. Öte yandan kripto para birimlerinin teknolojisini oluşturan blok zinciri (blockchain) teknolojisi tapu kayıtlarından, kamu kurumlarının iş yapma şekline, noter hizmetlerine kadar çok sayıda iş alanında dönüşümü tetikliyor. 2030 yılına dek robotların ve yapay zekanın dünya genelinde 800 milyon kişinin elinden işini alacağı tahmin ediliyor. Lise ve üniversite eğitimimizi gözden geçirmemiz, ülkemizin en değerli insan kaynağı gençlerimizi, gelecekte yok olması beklenen meslekler yerine, geleceğin dünyasını inşa edecek alanlara yönlendirmemiz ülkemizin geleceği açısından kritik önem taşıyor.” değerlendirmesini yaptı. ‘’Eğitim alt yapısı şimdiden kurulmalı’’ Kutlay Şimşek, “Bilişim ve teknoloji alanlarında yaşanacak ilerlemeler yeni mesleklerin ortaya çıkmasına sebep olacak. Ülkemizin bu alandaki kalifiye personel ihtiyacı her yıl katlanarak artarken, gelişen ve gelişmekte olan ülkelerin de aynı şekilde kalifiye çalışan açıkları büyüyecek. Dolayısı ile yetişmiş iş gücümüzün yurt dışına gitmesi riski ile de karşı karşıyayız. Genç nüfusumuzu işsizliğin kucağına atacak mesleklere yönelmek yerine geleceğin en geçerli meslekleri arasında yer alacak bilişim ve teknoloji alanlarına yönlendirmemiz ulusal çıkarlarımız için bir zorunluluk. Yeni dönemde kodlama ve robotik eğitimi en geç lise döneminde başlamalı. Hükümetin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Yüksek Öğrenim Kurumu’nun ve ailelerin yaklaşan yeniçağı ciddiye almaları ve planlarını buna göre yapmaları gerekiyor. Hükümetin ve ilgili kurumların gerekli adımları atmaması halinde, çok değil bundan 5 yıl sonra yazılım şirketleri yüksek ücretlerle dahi çalıştırabilecek iş gücü bulmakta sıkıntı çekecekler. Bunu bir ülke stratejisi haline dönüştürmeliyiz. İnsan kaynağımızı gerçek manada yazılım hizmeti ihracatı unsuru olarak kullanabiliriz. İyi yazılımlar geliştiriyoruz ama bunu daha geniş bir alana yaymalıyız. Bunu başarabilirsek, Türkiye dijital endüstride ekonomik açıdan önemli bir pay alacak. Özellikle bunun ülkemize şu süreçte çok büyük katkısı olacaktır. Önümüzde Hindistan gibi yazılım sektörüyle hızla büyüyen bir örnek var. Türkiye Bilişim Fonu’nu kurmalıyız ve bu fon, şirketlerin desteklenmesi ve yeni pazarlara açılmalarında devreye girmeli. Bilişim Üniversiteleri kurmalıyız. Örnekleri dünyada çok var. En önemli unsur teknoloji stratejisi belirlemek ve dünyanın yaşayacağı iş gücü açığını fırsata çevirebilmek.” diye konuştu.

116


Türkiye’nin öncü düşük maliyetli havayolu şirketi Pegasus, Mısır’ın en büyük özel havayolu şirketi Nile Air ile ortak uçuş anlaşması imzaladı. Yapılan kod paylaşımı anlaşmasıyla, Pegasus misafirleri Nile Air’in 15 Haziran’dan itibaren gerçekleşecek İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı – Kahire karşılıklı seferleri için biletlerini Pegasus satış kanalları üzerinden alabilecekler. Pegasus misafirleri Nile Air’in Pazartesi, Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri olmak üzere haftanın dört günü düzenlenen seferleriyle Sabiha Gökçen’den Kahire’ye 16:05’te, Kahire’den Sabiha Gökçen’e ise 11:50’de uçabilecek. Pegasus’un Nile Air ile birlikte KLM Royal Dutch Airlines, Flynas, Alitalia, Qatar Airways ve Delta Air Lines olmak üzere toplam 6 havayolu ile iş birliği bulunuyor. Misafirler, Nile Air’in Kahire uçuşları için biletlerini www.flypgs.com, mobile.flypgs.com, Pegasus’un Mobil Uygulamaları ve acente kanalları aracılığıyla satın alabilir.

Pegasus ve Nile Air ortak uçuş anlaşması imzaladı

SEYAHAT SEKTÖRÜ YAPAY ZEKA İLE

DÖNÜŞÜYOR

Seyahat tutkunları arama motorları, rezervasyon uygulamaları, çevrimiçi seyahat acenteleri ve indirim siteleri aracılığıyla daha iyi tekliflerin arayışı içerisinde oldukları için seyahat sektöründe dijital temas noktalarının sayısı da hızla artıyor. Eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 39’u ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 45’i uçak bileti bulmak için kullandıkları site sayısının gereğinden fazla olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak, eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 43’ü ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 51’i uçak bileti bulmak için daha az zaman harcamak istiyor. RTB House Bölge Yöneticisi Ömer Aras, “Uçak bileti, otel ve kiralık araç şirketleri marka farkındalığı sağlayarak ve tam olarak doğru zamanda, kişiselleştirilmiş teklifler sunarak bu aşırı yükü hafifletebilir. İşte bu, yapay zeka ve derin öğrenmenin, seyahat sektöründe dijital pazarlamacılar için oyunu değiştirebileceği bir an” dedi.

Amadeus Master Pricer Instant Search, müşterilerin ihtiyaçlarına göre önceden hesaplanmış milyonlarca sonucu gruplayarak hemen ulaşılması için tasarlandı. İleri düzey algoritmalar, akıllı önbellek yenileme mekanizmaları ve canlı müsaitlik durumu kontrolü kullanarak müsaitlik durumu ve kaliteden ödün vermeden anında sonuç sunuyor. Elde edilebilecek en geniş havayolu envanterine olan erişimiyle bu çözüm hem gidiş-dönüş hem de tek yön aramalar için en ucuz ücretleri önerebiliyor. Amadeus ile yaptığı beş yıllık teknoloji anlaşması sayesinde Trip.com, en ekonomik, uygun ve online “bakanları” “rezervasyon yapanlar”a dönüştürmede kritik bir nokta olan, beklentilere tam olarak karşılık veren ilham verici teklifleri müşterilerine sunacak. Ctrip Group CEO’su Jane Sun, “Günümüzdeki online seyahat dünyasında her saniyenin değerli olduğunu söylemek abartı olmaz. Amadeus’un çözümü, müşterilerimizin istediği hız, kesinlik ve rezervasyon müsaitliğinin güçlü bir kombinasyonunu sunuyor ve bu Trip.com’un tekliflerinde ayırt edilebilir olması için kritik bir nokta. Bu iş birliği aynı zamanda Trip.com’un uluslararası pazarlardaki İngilizce konuşan müşterilerine açılması için de oldukça önemli” dedi.

AMADEUS LİDER ONLINE SEYAHAT ACENTESİ TRIP.COM İÇİN ANLIK ARAMAYA GÜÇ VERECEK

Müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun sigorta ürününü belirleyerek Türkiye’nin en güvenilir sigorta şirketlerinden karşılaştırmalı tavsiye hizmeti sunan Sigorta Cini, kullanıcı dostu arayüzüyle oluşturduğu web sitesinden DASK ve Seyahat Sağlık poliçelerinin online satışına başladı. Klasikleşmiş sigortacılık anlayışının dışında bir perakende zinciri olarak hizmet veren ve Türkiye pazarında onşine alışverişin yükselişini yakından takip eden Sigorta Cini’nin son yeniliği olan online satış platformu ile müşteriler sadece 4 basit adımda vereceği bilgilerle işlemlerini tamamlayabiliyor. SMS doğrulaması ile gerçekleşen ödeme adımı ardından poliçesi anından aktif olup müşterilerin e-mail adreslerine otomatik olarak da gönderiliyor.

Sigorta Cini, seyahat sağlık poliçeleri için online portalını açtı 117


TEKNOLOJİ MİMARİ

THE ROCK, KABLOSUZ KULAKLIK MODELİNİ SATIŞA SUNDU Dwayne Johnson daha popüler olan lakabıyla The Rock, kablosuz kulaklık modeli ile sektöre adım atan ünlüler kervanına katıldı. JBL teknolojileriyle donatılan kulaklık 5 dakikalık şarj ile 1 saatlik kablosuz kullanım sağlıyor. 610 mAh batarya ev sahipliği yapan kulaklık 16 saat kullanım süresi sunuyor. Kulaklığın yüzde yüz şarj olması için ihtiyaç duyduğu süre ise 2 saat. Bluetooth 4.1 destekli kulaklıktaki mikrofonlar Siri veya Google Now komutlarını aktif etmek için de kullanılabiliyor.

118

Dağ tırmanışlarında hayatta kalmaya yardımcı olan akıllı saat Garmin Fenix 5 Plus Garmin, GPS’li akıllı saatlerine bir yenisini daha ekledi. Garmin Fenix 5 Plus olarak adlandırılan akıllı saat, Pulse Ox Acclimation olarak adlandırılan bir sensörle fark yaratıyor. Bu sensör kandaki satürasyonu seviyesini ölçmeye imkan tanıyor. Sensör yüksek rakımdaki tırmanışlarda kullanıcıların kendilerini daha güvenli hissetmesine olanak sağlıyor. Feniz 5 ailesinde karşımıza çıkan Fenix 5 Plus, Fenix 5X Plus ve Fenix 5S Plus, Garmin Pay özelliği sayesinde kullanıcıların temassız ödeme yapabilmesine yardımcı oluyor. Müzik servislerinden Deezer’a da destek veren akıllı saatler sahip olduğu depolama kapasitesi sayesinde 500 şarkı depolayabiliyor. Bluetooth kulaklıklar yardımıyla kullanıcıların müzik dinleyebilmesine imkan tanıyan akıllı saatlerde GPS özelliği çalışmadığında yerinizi bulmak için Galileo takibi özelliği de mevcut.

Kendine has Retro tasarımı, eşsiz görüntü kalitesi ve ultra ince yapısıyla dikkat çeken Canon PowerShot G9 x Mark II, bu yaz tatil çantalarının vazgeçilmezi oluyor. Yalnızca 206 gram ağırlığındaki PowerShot G9 X Mark II, fotoğraf makinelerinde en çok aranan hız, yüksek görüntü kalitesi, zor şartlar altında en iyi performans ve mobil cihazlarla bağlantı gibi sunduğu özellikleri sayesinde en yakın arkadaşınız olacak. Reddot 2016 uluslar arası tasarım ödüllü Canon Powershot G9 X Mark II aynı zamanda WiFi bağlantı özelliğiyle de tek tuşla internete bağlanma, fotoğrafları her zaman her yerde hızlı ve kolay bir şekilde depolama imkanı sunuyor. DIGIC 7 ve CMOS sensörünün desteğini alan PowerShot G9 x Mark II, geliştirilmiş görüntü kalitesi ile yaz tatilinin en güzel zamanlarının en ince detayına kadar kayıt altına alınmasına yardımcı oluyor. Geniş sensörü ve f/2 – 4.9 diyafram aralığı sayesinde görüntüleme sırasında daha fazla ışık alan PowerShot G9 X Mark II, doğa aşıklarını büyüleyen karelere imza atıyor. Bluetooth bağlantısı ile akıllı cihazlara da kolay erişim sunan fotoğraf makinesinde cam gibi net anlar yakalama imkanı sunan 1 inç boyutunda 20 megapiksel BSI – CMOS sensör bulunuyor.

BU YAZIN EN İDDİALISI: POWERSHOT G9 X MARK II


ACER, KURUMSAL KULLANIM İÇİN TASARLANAN 13 INÇ BOYUTLU CHROMEBOOK’U TANITTI Acer, kurumsal kullanım için tasarlanan yeni üst düzey Chromebook modelleri, Acer Chromebook Spin 13 ve Acer Chromebook 13’ü tanıttı. Tamamen alüminyumdan yapılan şık ve dayanıklı tasarıma sahip modellerde, 3:2 en boy orantılı full HD+ 13,5 inç ekran bulunuyor. Yeni Acer Chromebook modelleri, sahip oldukları 8. Nesil Intel Core işlemcilerle olağanüstü performans ve ofis dışında da verimli çalışma imkanı sunan pil ömrü sunuyor. Dönüştürülebilen Chromebook Spin 13, 360 derecelik menteşeleri sayesinde tablet, dizüstü bilgisayar, ekran veya çadır modlarında kullanılabiliyor. Ürün, özel yuvasında rahatça saklanan Wacom stylus kalem ile birlikte geliyor. Acer Chromebook 13 ise yoğun klavye kullanımı gerektiren işler için geleneksel dizüstü bilgisayar tasarımına yer veriyor. Chromebook 13’ün yeni tasarımında kullanılan tamamen alüminyum kasa, şık ve modern bir tasarım arayan profesyoneller, öğrenciler ve diğer herkes için çekici bir görünüm oluşturuyor. Kenarlarda ve touchpad etrafında bulunan etkileyici elmas kesim efektleri, zımparalanmış mat alüminyum kasayı tamamlayarak hem hoş bir görünüm hem de rahat taşıma imkanı sunuyor. Chromebook Spin 13’ün 360 derece menteşelerle dönüştürülebilen tasarımı, cihazın tamamen açılarak dokunmatik ekranın tablet şeklinde kullanılabilmesini sağlıyor.

Hava yastıklı Honor 7X dayanıklılığın sınırlarını zorluyor

TP-Link’ten 4G destekli MiFi cihazı TP-Link’in ‘çakıl taşı’ görünümlü mobil WiFi cihazının 4G destekli modeli satışa sunuldu. M7200 model adlı ürün, SIM kart üzerinden mobil interneti 10 kişi / cihaza paylaştırabiliyor ve 2000 mAh batarya ile 8 saat pil ömrüne sahip. TPLink, seyahatlerde, sabit internetin olmadığı alan/mekanlarda güvenli kablosuz ağ oluşturmayı sağlayan mobil WiFi çözümleri de sunuyor. WiFi desteği olan tüm cihazların internete erişimini sağlayabilen ürüne, tablet bilgisayardan dizüstü bilgisayara, akıllı telefonda akıllı saate kadar her cihaz bağlanabiliyor. Ürünü çalışır hale getirmek de son derece kolay. İçine 4G destekli bir SIM kart takıp, cihazın güç düğmesine basmak yeterli oluyor. Hemen aktif olan cihaz WiFi dağıtmaya başlıyor.

Genç ve trendy akıllı telefon markası Honor tarafından geçtiğimiz aylarda Türkiye pazarında da satılmaya başlanan Honor 7X, her türlü düşme ve darbeye karşı üstün bir koruma sağlıyor. Telefonun en önemli özelliklerinden biri olarak köşelerde bulunan hava yastıkları, düşme ve darbelere karşı ek bir koruma sunuyor. Türkiye’de ve dünya çapında otoriteler tarafından kabul gören testlerde geçer not alan akıllı telefon her türlü darbeye karşı koruma sağlıyor. Özel olarak Honor tarafından geliştirilen ve telefonun dört bir köşesinde bulunan hava yastıkları düşme sırasında oluşan darbeleri en aza indiriyor ve bu sayede üst düzey bir koruma sağlıyor. Dayanıklılığının yanında, FullView ekranlı ilk Honor telefonu olan Honor 7X, yüksek ekran / gövde oranı sayesinde 5.9 inç büyüklüğünde benzersiz bir tam ekran deneyimi sunuyor. Çift mercekli arka kamera, 3.340 mAh’lik uzun ömürlü pil ve EMUI 8.0 kullanıcı arayüzünün sunduğu pratik kullanım deneyimi ile farklılaşan Honor 7X, 4 GB bellek ve 64 GB depolama alanına sahip 3.340 mAh’lik pili ise tek şarjlar 24 saatten uzun süre kullanım imkanı sağlıyor. 119


OTOMOBİL / YAT

Aston Martin Vantage

Türkiye’de

İngiliz devi Aston Martin’in spor otomobil segmentinde ikon modeli haline gelen Vantage serisi, D&D Motorlu Araçlar güvencesiyle showroom’larda yerini aldı. 350 bin Euro satış fiyatıyla Türkiye’ye gelen Vantage, efsane tasarımı ile göz dolduruyor.

“ 120

İngiliz spor otomobil markası Aston Martin’in tamamen yenilediği Vantage, showroom’larda yerini aldı. Markanın en güçlü temsilcilerinden Vantage, keskin hatları, kaslı görüntüsü, mükemmel yol tutuşu ve 4 litrelik V8 motoru ile sürüş keyfini zirveye çıkarıyor.

Dikkatleri üzerine çekiyor Aston Martin tarafından ilk kez 1951 yılında DB2 modelinin yüksek performans motorlu versiyonu olarak sunulan Vantage, dinamik ve net hatlara sahip spor otomobil kokpiti, konforlu sürüş dinamiği ve agresif görüntüsü ile dikkatleri fazlasıyla üzerine çekmeyi başarıyor.


O bir süperyat

Sanlorenzo SX88

Sanlorenzo’nun SX88 modeli geniş açık alanlar ve geniş cam pencereler sunarak, konuklarının ihtiyaç duyduğu iç ve dış mekan arasında optimize bir bağlantı kuruyor. SX88, açık bir çatı katı gibi hissedilen bir süper yat. Sanlorenzo, SX88 ile süperyat tasarımlarına yeni bir soluk getiriyor. Yatın gövde ve üstyapı tasarımlarını fiziksel sınırlar belirliyor ancak bu sınırlar içinde bol bol tasarımsal yorumlar bulunuyor. Ferah ve estetik Klasik süper yat tasarımlarından ziyade bu yatta geniş mekanlar ön planda. İç ve dış mekanlardaki geniş tasarım yatı çok şık bir hale getiriyor. Yatın sunduğu ferahlık estetik olarak birebir yansıtılmış. Bu ferahlık yata büyük bir kullanışlılık katıyor. ; 121


KISA HABERLER Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’ndan yapılan açıklamada, son dönemde Akdeniz kıyılarından “pusula denizanası” yakınmasına ilişkin ihbarların arttığı kaydedildi. Ömürleri yaklaşık bir yıl olan ve tüm dünya denizlerinde bulunan pusula denizanasının Akdeniz ve Ege Denizi’nde, 2000’li yıllardan itibaren de Marmara Denizi’nde yaygın olarak görüldüğü kaydedildi. Konuya ilişkin Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’ndan yapılan açıklamada, genellikle temmuz- eylül ayları arasında görülen pusula denizanası yakınmasına ilişkin son 2-3 gündür Akdeniz kıyılarından ihbarlar geldiği kaydedildi.

ANTALYA KÖRFEZİ İÇİN DENİZANASI UYARISI

Türkiye, sualtı kültür mirasının korunmasında öncü ülke Dünyada ilk kez su altı kültür mirasının dalıcıların katkısıyla korunmasına yönelik eğitim programı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve UNESCO işbirliği ile başlatılacak. Sualtı kültür mirasının bu şekilde korunmasında öncü ülke olacak Türkiye’de ilk eğitim, ekim ayında Antalya’nın Kemer ilçesinde başlayacak. Uluslararası Sitler ve Anıtlar Konseyi (ICOMOS) Sualtı Kültür Mirası Komisyonu Genel Sekreteri Doç. Dr. Hakan Öniz, Türkiye’nin 8500 kilometrelik kıyı şeridiyle dünyanın en önemli kültürel miras değerlerini barındırdığını hatırlatarak, bu değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması için de korunması gerektiğini vurguladı.

Marriott International’in Türkiye’deki otelleri yaza “Merhaba” dedi Marriott International, Renaissance Polat Istanbul Hotel’de gerçekleştirilen görkemli davet ile yaza “merhaba” dedi. Dünyanın en büyük otel zinciri Marriott International’ın Türkiye’de yer alan otellerinin genel müdürleri ve satış ekiplerinin ev sahipliği yaptıkları gece Renaissance Polat Istanbul Hotel’de gerçekleşti. Görkemli davette tüm senenin yorgunluğu birbirinden leziz tatlar ve canlı müzik performansları ile atıldı.

St. Regis İstanbul, Marriott Otelleri 2017 Ödülleri’nde, Avrupa’da yer alan “Lüks Segment” kategorisindeki oteller arasından “Yılın Oteli” seçildi. Marriott Otelleri 2017 Ödülleri’nde Avrupa’da yer alan “Lüks Segment” kategorisindeki oteller arasından “Yılın Oteli” seçilen St. Regis İstanbul, Nişantaşı’nın kalbinde ve şehrin en prestijli caddesinde yer alıyor. Dinamik ve kozmopolit bir şehrin sunduğu, tarih, sanat, lüks, alışveriş, gurme deneyimler ve gece hayatının peşinde koşan rafine gezginler için ideal bir adres olma özelliği taşıyan otel, özel anlar yaratmaktaki üstünlüğü ile öne çıkıyor.

AVRUPA’DA “YILIN OTELİ” TÜRKİYE’DEN 122

Antalya’nın en yaşanabilir ilçeleri belli oldu Antalya’nın Muratpaşa ilçesi A derecesiyle Türkiye’nin en yaşanabilir ilk 25 ilçesi arasına 22’nci sıradan girmeyi başardı. A- derecesi ile Antalya’nın en yaşanabilir ikinci ilçesi olan Kaş ise Türkiye genelinde 64’üncü oldu. Reidin Sed bölge kapsamında bulunan 99 Antalya mahallesi arasında refah düzeyi bakımından A- derecesi ile ilk sırada yer alan Muratpaşa ilçesine bağlı Fener mahallesi, Antalya genelinde en yaşanabilir mahalle olurken, ülke genelindeki sıralamada 1.255 mahalle arasında 201’inci sırada yer buldu.


Tourism Today_138  
Tourism Today_138  
Advertisement