Page 1

Mayıs / Haziran 2019 No: 142 www.tourismtoday.net

Türkiye turizmi için Moskova’da büyük buluşma

Sayı:142 / 10,00 TL

AKTOB 35. yılını Aspendos’ta kutladı İşte Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince’nin başarı hikayesi Mehmet Aygün “1 porsiyon yemek parasına 5 yıldızlı otelde tatil sunuyoruz” Dr. Cem Kınay’dan Türkiye için yeni bir konsept önerisi Holistic Tatil


Yedi Reklam Tanıtım Org. Medya, Mat. Tur. ve Tic. A.Ş. Adına Sahibi Pınar Özsevim / pinar@tourismtoday.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Haluk Özsevim / haluk@tourismtoday.net Haber Müdürü Tuncay Sevin / tuncay@tourismtoday.net

16

24

30

Haber Editörü Ayşegül Yücedağ / aysegul@tourismtoday.net Ebru Altın / ebrualtin@tourismtoday.net Görsel Yönetmen Bahar Sinemce / bahar@yediiletisim.com Tasarım&Uygulama Hilal Günel / grafik@yedireklam.com

Türkiye turizmi için Moskova’da büyük buluşma

AKTOB, 35. yılını Aspendos’ta kutladı

Mehmet Aygün: “1 porsiyon yemek parasına 5 yıldızlı tatil sunuyoruz”

Reklam Betül Erol Doğan / satis@yedireklam.com Mali Danışman İlhami Uğur Sevimli Finans Neşe Başer / nese@yediiletisim.com Hukuk Danışmanı Erdal Yiğit / erdal@erdalyigit.av.tr

34

38

46

Matbaa BİZİM MATBAA

Reklam indeks SABAH YATAKLARI l Ön Kapak İçi - 1. Sayfa

Cem Kınay’dan Türkiye için konsept önerisi: Holistic Tatil

İşte Fettah Tamince’nin başarı hikayesi

Çalışmak için binlerce kilometre uzaklıktan Türkiye’ye geldiler

ART-MİM l Arka Kapak TOYOTA BAKIRCILAR l Arka Kapak İçi ALİ BEY HOTELS&RESORTS l 33. Sayfa ANFAŞ l 95. Sayfa ASTERIA HOTELS l 45. Sayfa CEYSU l 11. Sayfa DAPHNE l 2. ve 3. Sayfa

54

56

60

ECZACIBAŞI l 7. Sayfa KAYALAR KİMYA l 13. Sayfa KİLİT GLOBAL l 15. Sayfa MAXSTYLE l 41. Sayfa

Ekiplerine güvendiler, ikinci oteli açtılar

Cem Karaca: “Bütün yük resort turizm yapanların omuzunda”

Alman siyasetçi kendisini Türk doktorlara emanet etti…

MOLTON HOTELS l 53. Sayfa PAŞABAHÇE l 9. Sayfa SEYHAN OTEL l 58 VE 59. Sayfa SAN BİLGİSAYAR l 37. Sayfa SELECTUM LUXURY RESORT l 29. Sayfa YAŞAM HASTANESİ l 49. Sayfa www.tourismtoday.net Çağlayan Mahallesi, 2076 Sk. Ya-Se Sitesi, A Blok No:22/A ANTALYA Tel: +90 242 324 79 77 Fax: +90 242 324 79 37 Tourism Today 2 ayda bir yayınlanmaktadır. Derginin isim ve yayın hakkı Yedi Reklam Tan. Org. A.Ş.’ye aittir. Dergide yer alan yazı ve fotoğraflar izin alınmaksızın kullanılamaz. Yazılardaki görüşler sahiplerine aittir. ISSN 1304 - 1754

6

64 Euphoria Hotels, yeni jenerasyonu farklı konsepti ile yakaladı

70 Türkiye için dev potansiyel: Kamp ve karavan turizmi

74 Köyün kaderini turizmle değiştirdiler


Haluk Özsevim

TURİZM SEKTÖRÜNDE HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK! Turizmde trend değişiyor. Artık bireysel olarak hareket eden tatilciler daha fazla öne çıkıyor. Bu kitle daha aktif daha fazla keşfetme arzusu taşıyor. Tabi ki otel tatilini sevenler bitmeyecek. Dijital dünya ile insanlar oturdukları yerde dünya turu yaparken yeni nesil tatilci 5-10 gününü otelde geçirmek istemiyor. Kurguladığı tatil ile 5-10 gününü dolu dolu geçirmek, görmek, keşfetmek istiyorlar. Türkiye’yi ağırlıklı olarak tercih eden kitle deniz, kum ve güneş için geliyor. Bu kitleye hizmet vermeye devam ederken farklı turizm alanlarını ve destinasyonları geliştirmemiz artık şart. Türkiye, 2023 hedefi olan 70 milyon ve üzerinde turist istiyorsa elindeki turizm kozlarını ön plana taşımalı. 70 milyon turist sayısını yakalayacağımıza inanıyorum ancak bu sayıyı daha fazla artırmak istiyorsak ve en önemlisi turizm gelirlerimizi artırmak istiyorsak kültür, sanat, tarih, spor, sağlık gibi turizm çeşitlerine daha fazla önem vermeli ve bunun için alt yapı hazırlanmalı. Türkiye kadar hikayesi bol olan bir ülkenin bu özelliğini kullanmaması çok garip. Tarihi eser zenginiyiz. Tarihi eserlerimiz müzelere sığmıyor. Ama sadece kazıp gün yüzüne çıkarmak yetmiyor. Turistlerin ilgisini çekmek istiyorsak tarihi eserlerimizin hikayelerini de gün yüzüne çıkarmalıyız. Dikkat ederseniz ülkemizde birçok zenginlik varken Göbeklitepe’yi konuşuyoruz. Yeni gün yüzüne çıkartılan bu tarihi yapının hikayesi ve gizemi çok dikkat çekici. Göbeklitepe bize iyi bir örnek olmalı. Göbeklitepe gibi elimizde birçok zenginlik var daha. Sadece tarihi eser anlamında değil, her alanda çok zenginiz. Bu zenginlik 70 milyon değil 100 milyon ziyaretçiyi ülkemize çekebilir. Bu konuda biraz daha çalışmalıyız. Türkiye Festivali Geçtiğimiz günlerde Rusya Federasyonu’nun başkenti Moskova’da Türkiye Festivali’ni organize ettik. Onbinlerce Rus ziyaretçi akın akın festivale geldi. Zaman zaman festival alanında yürümekte zorlandık. Neden bu kadar ilgi vardı? Çünkü onlara dokunduk. Türkiye’yi Moskova’ya taşıyarak Türkiye’nin zenginliklerini görmelerini sağladık. Daha çok deniz, kum ve güneşi tercih eden Rus halkına farklı zenginliklerimizi gösterdik. İlerleyen yıllarda Ruslar sadece deniz, kum ve güneş için Türkiye’ye gelmeyecek. Evet ilk tercihleri bu olacak ama yeni jenerasyon daha çok keşfetmek istiyor. Keşfedebilecekleri zenginlikleri gösterdiğimiz “Türkiye Festivali” bu konuda iyi bir örnek teşkil ediyor.

7


KISA HABERLER

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar’ın 1974’ten beri kapalı olan ve ‘hayalet şehir’ olarak bilinen Maraş’ın turizme kazandırılması amacıyla Türk turizmcilere yaptığı çağrı karşılık buldu. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED Başkan Yardımcısı ve Güney Ege Turistik Otelciler İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu, Maraş bölgesinde atıl durumdaki otel ile işletmelere talip olduklarını belirtti. Bülbüloğlu, “Kıbrıs, en çok İngiliz turistleri ağırlar. Muğla’nın turistik şehirleri en çok İngiliz misafirlerle çalışır. İngiliz turistlerin klasik tatil anlayışı, yeme, içme ve eğlence anlayışlarını çok iyi bildiğimiz için Maraş bölgesinde işimiz zor olmayacaktır. Güney Ege otelcileri olarak, Maraş bölgesinin konaklama tesisi ve işletmelerine talibiz” dedi.

KKTC’DEKİ “HAYALET ŞEHİR” MARAŞ’A TÜRK OTELCİLER TALİP OLDU

Belek turizm yatırımcılarından, Emniyet Müdürlüğü’ne araç desteği Antalya’da Belek Turizmci Yatırımcıları Birliği (BETUYAB) A.Ş tarafından Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne hibe edilen araçlar için devir teslim töreni yapıldı. BETUYAB tarafından, Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne turizm merkezi Belek bölgesinde güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 otomobil ve 2 motosiklet hibe edildi. Teslim törenine, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, BETUYAP A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Odeon Tours filosuna 3 dev uçak ekledi 2017 ve 2018 yıllarında Türkiye’ye en çok turist getiren seyahat acentesi olan Odeon Tours, dünyanın en büyük uçakları arasında gösterilen 3 Boeing 777300’ü filosuna kattı. Emirates Havayolları’ndan alınan üç yeni Boeing 777-300’den ilki 22 Haziran Cumartesi günü Moskova’dan çıkışlı ilk uçuşunu Antalya Havalimanı’na gerçekleştirdi. 492 yolcu kapasiteli 777-300, Antalya Havalimanı’nda törenle ve su takıyla karşılandı. Odeon Tours Türkiye Genel Müdürü Ozan Somaklar, “Filomuzdaki uçak sayısı yeni 3 adet 777-300’le birlikte 16’ya yükseldi. Bu uçaklardan ilki Moskova’dan çıkışlı Antalya Havalimanı’na ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Diğer iki uçak ise temmuz ayı sonunda uçuşlarına başlayacak” dedi. 8

Hilton ve Türkiye arasında özel bir bağ oluştu Tek bir otel olarak 100 yıl önce kurulan Hilton, bugün 113 ülkede 17 alt markasıyla toplam 5 bin 700’den fazla otel sayısına ulaştı. Kuruluşunun 100. yılını kutlayan Hilton, Türkiye’de 1955 yılından bu yana misafirlerine hizmet veriyor. Hilton Üst Sınıf Otellerden Sorumlu Türkiye Bölge Müdürü Armin Zerunyan, “Bundan 64 yıl önce 1955 yılının Haziran ayında Conrad Hilton’un, Avrupa’da genişleme planının bir parçası olarak hayata geçirdiği İstanbul Hilton, işletmesinin daha ilk yılında Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin katlanarak artmasını sağladı. Geçen yıllar içinde ise Hilton ve Türkiye arasında özel bir bağ oluştu. Otelimiz şehrin sosyal hayatını ve alışkanlıklarını değiştirdi. Hem iş hayatı hem de sosyal buluşma ve etkinliklerin önde gelen adresi oldu” dedi.

TURİZM YATIRIMCILARI 24 OTELE 455 MİLYON TL HARCAYACAK Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nün verilerine dayanarak TTYD tarafından derlenen bilgilere göre 2019 Nisan ayında otelcilik sektöründe 455.324.862 TL değerinde 24 yeni yatırım belgesi verildi. Nisan ayında verilen 24 belgenin 9’u tevsi ve modernizasyon, 15’i ise komple yeni yatırım için alındı. 24 belge kapsamındaki yatırımların toplam 834 kişilik istihdam yaratması öngörülürken 15 komple yeni yatırımla 629 yeni istihdam ve 2052 yataklık yeni kapasite hedeflendi. Nisan ayında belgeye bağlanan komple yeni yatırımların 3 adedi İstanbul’da (toplam 408 yatak), 1’i Antalya’da (240 yatak), 2 adedi Muğla’da (toplam 318 yatak), 1’i İzmir’de (11 yatak), geri kalanları ise Edirne, Tekirdağ (2 adet) Balıkesir, Sakarya, Van ve Zonguldak’ta inşa edilecek tesislerden oluşuyor. Sakarya’da yapılmak üzere belgeye bağlanan tesisin 500 yataklı 5 yıldızlı tesis olması planlanıyor.


KISA HABERLER İstanbul Havalimanı’nda görev yapan taksicilere Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ücretsiz vereceği eğitimin tanıtım toplantısı gerçekleşti. Toplantı kapsamında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, taksicilerle bir araya geldi. Taksicilerin turistlere daha iyi hizmet verebilmesi için İstanbul Havalimanı Taksiciler Kooperatifi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ortak eğitim programı hazırladı. Alt yapı hizmetini İstanbul Havalimanı işletmecisi olan İGA’nın vereceği eğitimlerden 2 Bin 500 taksici yararlanacak. Eğitim alan taksi şoförlerinin araçlarına eğitim aldıklarını gösterin sticker yapıştırılacak.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TAKSİCİLERİ EĞİTECEK

Corendon Airlines, İzmir ve çevre illerde faaliyet gösteren seyahat acenteleri ve basın mensuplarını kokteylde ağırladı. Kokteylde konuşan Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, “2005 yılında kurduğumuz Corendon Airlines olarak ilk kez bu yaz bir uçağımızı Adnan Menderes Havalimanı’na base ederek Avrupa’dan İzmir’e direkt uçuşlar düzenlemeye başladık. Beklentimizin ötesinde ilgi gören ilk uçuşlarımızdan aldığımız motivasyon ile İzmir’deki hedeflerimizi büyütüyoruz. 2019-2020 kışı boyunca da Avrupa’nın 7 meydanından İzmir’e düzenleyeceğimiz uçuşların programını açıkladık. 2020 yazında da meydan sayımızı ve base ettiğimiz uçak sayısını arttırarak İzmir turizmine daha da fazla katkı sağlamak niyetindeyiz” şeklinde konuştu.

CORENDON AIRLINES HEDEFLERİNİ BÜYÜTÜYOR

Ruslar, Türkiye tatil fiyatlarında düşüş beklemiyor Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkanı Maya Lomidze, yaptığı basın açıklamasında Rus turistlerin Türkiye tatiline zaten yoğun talep gösterdikleri için bu ülke ile ilgili oluşturulan tur paketlerinin fiyatlarında düşüş beklenmediğini belirtti. Lomidze, “Fiyatların değişebileceğine dair hiçbir ön koşul göremiyorum. Tam aksine, 15 Temmuz’dan itibaren fiyatlar artacak” dedi.

ANEX TOUR’DAN EGE TURİZMİNE BÜYÜK KATKI 300 BİN TURİST GETİRECEK ANEX Tour, özellikle Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’in yoğun turist trafiği olan bölgelerinden, Ege Bölgesi’ne direkt uçuşlarını arttırarak bölgedeki turizmin güçlenmesi için yoğun çaba sarf ediyor. ANEX Tour, Kazakistan’ın ulusal havayolu şirketi Air Astana ile Almatı’dan Bodrum-Milas Havalimanı’na direkt uçuşlar başlattı. ANEX Tour, Dalaman ve Bodrum - Milas Havalimanları’nda bu yıl toplamda BDT pazarından 300.000 kişiye yakın bir operasyon yapılacağı yönünde. Bunun 120.000 kişilik bölümü Bodrum, 180.000 kişilik bölümü de Dalaman havalimanları olarak planlanmaktadır. Bu durum bölgeye çok güçlü bir potansiyel sağlayacak.

12 farklı ülkede 16 binden fazla oda ile 70’den fazla tesisi bulunan Meeting Point Hotels, Marmaris, Bodrum ve Antalya’daki yeni yatırımları için düğmeye bastı. Meeting Point Hotels grubu, 2020 yılında Club SEI markasıyla; Marmaris, Bodrum ve Antalya’da 3 yeni tesisi daha hizmete açacak. MP Hotels Bölge Genel Müdürü Tayfun Başkurt, “2018 yılında yeni oteli Design Plus Seya Beach Hotel’i Çeşme bölgesine kazandıran ve 2019’da Design Plus The S Hotel ve Kairaba Alaçatı Beach Resort ile birlikte Çeşme yatırımına hızlı ve güvenli bir giriş yapan MP Hotel Grubu, Türkiye’de ve Çeşme’de yatırımlarını artırma düşüncesinde. 2020 yılında Marmaris, Bodrum ve Antalya’da 3 yeni tesisin daha bünyemize Club SEI markasıyla katılması planlanıyor” dedi.

MP HOTELS, TÜRKİYE’DE YENİ OTEL YATIRIMLARI İÇİN DÜĞMEYE BASTI 10


KISA HABERLER Antalya’nın gözde turizm merkezlerinden Belek’te yer alan Innvista Hotels Belek, Ankara’da gerçekleştirilen Çocuk Dostu Turizm Konferansı’na katılarak Türkiye’de Çocuk Dostu Projesi’ne destek veren 5 otelde biri oldu. Innvista Hotels Belek Genel Müdürü Ülkay: “Her zaman olduğu gibi Çocuk Dostu Tesiste olması gereken hizmetleri layığı ile yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

INNVISTA HOTELS BELEK, TÜRKİYE’DEKİ 5 OTELDEN BİRİ OLDU

DÜNYANIN EN İYİ SATIŞ VE PAZARLAMA EKİBİ ÖDÜLÜ, TÜRKİYE’DEKİ BİR OTELİN OLDU İstanbul Marriott Hotel Şişli Satış ve Pazarlama ekibi, 2018’de gösterdikleri üstün performans sebebiyle, önce Avrupa’nın ve ardından Dünyanın En İyi Ekibi seçildi. Liderliğini otelcilikte uzman ve en donanımlı Satış ve Pazarlama Direktörlerinden Nur Bilgin’in üstlendiği ekip, turizmde zorlu geçen birkaç senenin ardından 2018’de toparlanma sinyalleri veren İstanbul turizminin nabzını çok iyi tutarak fırsatları beklentilerin ötesinde hem misafirler, hem iş ortakları hem de otel için en karlı şekilde işe dönüştürmeyi başardı.

Öger Tours, hem Antalya’yı hem de kış programını tanıttı Öger Tours, 50.yıl kapsamında Almanya’dan basın mensupları ve seyahat acentelerini Antalya’nın gözde turizm merkezlerinden Side’de ağırladı. Öger Tours, Paloma Orenda Resort’teki basın toplantısında kış kataloğunu da tanıttı. Öger Tours Genel Müdürü Songül GöktaşRosati, “Türkiye programımızın yüzde 75’i satıldı. Şimdi ise çok güçlü bir son dakika dönemi bekliyoruz. Kış dönemi rezervasyonları yüksek. Bu yüzden beklentimiz de yüksek” ifadelerini kullandı.

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, İstanbul Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Aycı, “Özellikle yaz aylarının yoğunluğunu da hesaba katarsak, filomuza katılmak üzere bekleyen uçaklarımızın da gelmesiyle beraber, ihtiyacımız oldukça artacak. İlave istihdamlarla birlikte bu yıl istihdam sayımız bir rekor olacak. Yeni havalimanını rekorlarla açtık ve yeni bir rekor da çalışan sayımızda olacak. Bu yıl 10 bini bulacak şekilde bir istihdamdan söz ediyoruz. Türk Hava Yolları’nın bu büyüme ve gelişme trendinin bu muhteşem havalimanı ile taçlandırılmasıyla birlikte bu ihtiyacın giderilmesi mümkün olacak” dedi.

THY, 2019 yılında 10 bin kişiyi daha istihdam edecek 12

ANTALYA GOLF CLUB, TÜRKİYE’NİN EN İYİSİ OLDU Türkiye’nin PGA National standartlarındaki tek sahasına sahip Antalya Golf Club Avrupa’nın en büyük golf sahası inceleme platformu Leading Courses’ta tüm rakiplerini geride bırakarak golfçülerin favorisi seçildi. 2002 yılında ilk sahası Pasha, 2003 yılında ikinci sahası PGA Sultan ile birlikte golf severlerin hizmetine açılan Antalya Golf Club, Leading Courses sitesinde dünyanın dört bir yanından golfçülerin oylamaları ile Türkiye’nin en iyi sahası ve en iyi fiyat performansı sunan kulübü seçildi.


KISA HABERLER

“World Travel Awards 2019 ” Avrupa Seramonisi Portekiz’e ait Madeira Adası’nda gerçekleşti. World Travel Awards 2019 Avrupa Seramonisi’nde Antalya-Belek’in gözde otellerinden Cornelia Diamond Golf Resort & Spa, “Europe’s Leading Fully Integrated Resort 2019”, “Europe’s Leading Luxury AllInclusive Resort 2019”, “Europe’s Leading Luxury Resort 2019” olmak üzere üç farklı kategoride ödüle layık görüldü. Ödülleri Genel Müdür Zafer Alkaya teslim aldı. “Europe’s Leading Fully Integrated Resort 2019”, “Europe’s Leading Luxury All-Inclusive Resort 2019”, “Europe’s Leading Luxury Resort 2019”.

CORNELIA DIAMOND’A 3 AVRUPA ÖDÜLÜ BİRDEN Profesyonel Animasyon Yöneticileri Derneği (PAYD) ve Antalya Memleketçi İş Adamları Derneği (MİSİAD) tarafından beraber yürütülen yardım götürme çalışmaları devam ediyor. Antalya’da toplanan yardımlarla Nevşehir’deki ihtiyaç sahibi yüzlerce öğrencinin yüzü güldü. Nevşehir’in Karaören, Tepeköy ve Topaç köyünde ikametgah eden ihtiyaç sahibi öğrencilere PAYD tarafından toplanan yardımlar ulaştırıldı. Yardım dağıtım törenine; Acıgöl Kaymakamı İsmail Erdoğan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Uğur Çatkılı, Antalya MİSİAD Dernek Başkanı Taner Kırankaya, PAYD Başkanı Eren Göngör, MİSİAD Başkanı Adnan Şar ve dernek yöneticileri katıldı.

PAYD’dan ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım eli Paloma Hotels’in Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı titreyengöl bölgesinde bulunan yeni üyesi Paloma Orenda Resort kapılarını açtı. Paloma Orenda Resort, Side şehir merkezine 6 km, Antalya Havalimanı’na 75 km, Antalya şehir merkezine 80 km mesafede olup denize sıfır konumda yer alıyor. Paloma Hotels, 270 odalı otelde, geleneksel misafirperverliği modern ve lüks ile buluşturdu. Paloma Orenda misafirlerine, ferah bahçeleri, konforlu ambiyansı, geniş plajı ve muhteşem Akdeniz manzaralı A’la Carte restoranları eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.

Paloma Hotels’in yeni üyesi Paloma Orenda kapılarını açtı 14

İNGİLİZ TURİSTİN TÜRKİYE AŞKI: 20 YILDA 75 KEZ TATİL İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİ Muğla’nın Marmaris ilçesi önemli bir turisti ağırladı. 67 yaşındaki İngiltere vatandaşı Richard Sullivan, 20 yıl içinde ailesiyle birlikte 75 defa tatil için Türkiye’ye geldi. Londra’da yaşayan Sullivan, birçok ülkeyi ziyaret ettiğini ancak Türkiye’nin içlerinde en iyisi olduğunu söyledi. Türkiye’yi çok sevdiğini belirten Sullivan, “Marmaris’e ilk gelişim 2000 yılında oldu. Bu gelişimle birlikte Türkiye’ye 75’inci gelişim. Türkiye çok güzel bir yer. Ailem de burayı çok seviyor. Burada çok güzel oteller, restoranlar ve farklı işletmeler var. Birçok ülke gördüm ama Türkiye içlerinde en iyisi. Marmaris çok etkileyici bir yer. Türkiye’yi çok seviyorum. Türkiye’ye gelemeyenlere önerim gelip bu güzel ülkeyi görmeleri” dedi.

SunExpress, en iyi tatil havayolu seçildi Türk Hava Yolları (THY) ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, uluslararası hava taşımacılığı derecelendirme kuruluşu Skytrax tarafından “Dünyanın En İyi 5. Tatil Havayolu” ve “Türkiye’nin En İyi Tatil Havayolu” seçildi. Havacılık konusunda uzmanlaşmış piyasa araştırma enstitüsü Skytrax’ın, dünyanın en iyi tatil havayolu şirketlerini belirlemek için yaptığı araştırmaya, dünya çapında 100’den fazla ülkeden 20 milyonun üzerinde yolcu katıldı. ‘Yolcunun Seçimi’ olarak da adlandırılan Skytrax’in ‘en iyi tatil havayolu’ kategorisinde dünya sıralamasında geçen yıl 5’inci olan SunExpress, bu yıl da sıralamadaki yerini koruyarak, “Dünyanın En İyi 5. Tatil Havayolu”, “Türkiye’nin En İyi Tatil Havayolu” seçildi.


KISA HABERLER

İş dünyasının duayen isimlerinden ünlü işadamı Yılmaz Ulusoy’un sahibi olduğu ve 8. Cumhurbaşkanı Rahmetli Turgut Özal tarafından 1989 Mayıs sonunda hizmete açılan Ulusoy Kemer Holiday Club, 30’uncu yıl kutlamaları çerçevesinde birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kutlamalar, Türk Pop Müziği’nin güçlü ve romantik sesi Suat Suna’nın muhteşem konseriyle doruğa çıktı. 30. yıl pastasını Kemer Holiday Clup Genel Müdürü Volkan Yorulmaz ve Suat Suna birlikte kesti. Pasta kesiminin her ardından başlayan havaii fişek gösterisi dakikalarca sürdü. Suat Suna geç saatlere kadar süren konserini önce 10 yıl marşı, hemen ardından İzmir marşı ile bitirdi.

ULUSOY KEMER HOLIDAY CLUB

30 YAŞINDA Deniz, kum ve güneş tatili dışında son dönemde doğa ile başbaşa tatiller de büyük ilgi görüyor. Bu konuda Antalya’da başı çeken Olympos bölgesi de doğaseverlerin ilk tercihini oluşturuyor. Olympos bölgesinde yatırımlarını hızlandıran Mahzen Hotels, Olympos Village Otel’i hayata geçirirken, yine bu otele yakın bir yerde yeni aldıkları otelde de organik tarım başta olmak üzere doğayı yaşamak isteyenlere her türlü imkanı sunmak için kolları sıvadı. Mahzen Hotels sahiplerinden İbrahim Ünsal Olympos Village’i baştan yaratarak, doğa ile baş başa tatil yapmak isteyenlerin hizmetine açtıklarını belirterek bölgedeki yatırımlara devam ettiklerini söyledi.

Mahzen Hotels, Olympos’taki iki oteli ile misafirlerini doğa ile buluşturacak

Sherwood Hotels’in 7. oteli Sherwood Suites Resort, hizmete girdi

Antalya’da Sherwood Exclusive Kemer, Sherwood Exclusive Lara, Sensimar Belek Resort & Spa, Sherwood Dreams Resort, Sherwood Greenwood Resort ve Sherwood Prize Hotel ile Türkiye ve Antalya turizmine hizmet veren Sherwood Hotels’in 7. oteli Sherwood Suites Resort 13 Mayıs 2019 tarihinde kapılarını açtı.

16

NOEL BABA’DAN TURİZM HEDİYESİ

Antalya’nın Demre ilçesindeki ’Noel Baba’ olarak bilinen Aziz Nikolas Anıt Müzesi ile Myra Antik Kenti turist akınına uğradı. Demre’de bulunan Antalya bölgesinin en çok ziyaretçi çeken ören yeri olan Aziz Nikolas Anıt Müzesi’ni Mayıs ayında 47 bin 328 kişinin ziyaret etti. Bu ziyaretlerden 1 milyon 102 bin 960 lira gelir sağlandı. Geçen yılın Mayıs döneminde 46 bin 11 kişinin ziyaret ettiği müzede 678 bin 56 lira gelir elde edilmişti. Bu yılın ilk 5 ayında müzeyi 80 bin 218 kişi ziyaret ederken, 1 milyon 769 bin 267 lira gelir elde edildi. 2018 yılının ilk 5 ayında ise 71 bin 980 kişinin ziyaret ettiği müzede 1 milyon 68 bin 620 lira gelir sağlanmıştı.

Bir milyondan fazla Rus polis için Türkiye’de tatilin yolu açıldı Rusya’da İçişleri Bakanlığı mensubu güvenlik görevlilerinin, Türkiye’de tatil yapabilmesine imkân sağlayan karar çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in katılımıyla Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirilen ‘Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin 8’inci toplantısına, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya da katılmıştı. Turizm sektörü temsilcilerinin de dile getirdiği konu başlıklarını dikkatle dinleyen ve notlar alan Putin, sorunların çözüme kavuşması için hemen adım atılacağının sözünü vermişti. Toplantıda dile getirilen bu talep, Rusya İçişleri Bakanlığı tarafından kısa sürede çözüme kavuşturuldu. Rus güvenlik görevlilerinin Türkiye’de tatil engelinin kaldırılmasıyla birlikte 1 milyondan fazla polis için Türkiye’de tatil yapmanın yolu açılmış oldu.


TÜRKİYE FESTİVALİ HAZIRLAYAN: TUNCAY SEVİN

Türkiye turizmi için

Moskova’da büyük buluşma

Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Birliği (TTYD) koordinasyonunda organize edilen Türkiye Festivali, 3 günde 133 bin ziyaretçi ağırladı. 100’ün üzerinde basın mensubu ve blogger’ın da birebir takip ettiği festival Rusya’da milyonlara ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, TÜROFED, TÜRSAB ve TTYD koordinasyonunda organize edilen Türkiye Festivali, 14 - 15 - 16 Haziran 2019 tarihlerinde Moskova’da gerçekleştirildi. Türkiye’den oteller, tur operatörleri, turizm destinasyonları ve önemli turizm markalarının katılım gösterdiği festival yine büyük bir ilgi gördü. Yağmura rağmen büyük ilgi Türkiye’nin turizm sektöründeki en önemli iki kaynak pazarından biri olan Rusya Federasyonu’nda gerçekleştirilen Türkiye Festivali, geçtiğimiz iki yılda Rus halkının gönlünü fethetmişti. Bu sene üçüncüsü organize edilen festival, yine büyük ilgi bir ile karşılaştı. Üç gün boyunca farklı etkinliklerle Rus halkının gönlünü fetheden festival, 12.00 ile 21.00 saatleri arasında Rus halkına Türkiye’nin farklı kültürel ve sanatsal etkinliklerini tanıtma imkânı sundu. Festival alanı, kapılarını açar açmaz yağmura rağmen büyük ilgi ile karşılaştı. Yağmura aldırış etmeden festival alanına gelen Ruslar, ıslanmayı göze alıp Türkiye’nin renklerini keşfe çıktı. Açılış töreni Türkiye’nin Rusya pazarındaki etkinliğini ve pazar payını artıracak olan festivalin açılış töreni de Rusların büyük ilgisini gördü.

18


Törene Antalya Valisi Münir Karaloğlu, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Dr. Erkan Yağcı, Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege katıldı. “Türkiye’ye gelecek 140 milyon Rus turist var” Açılış töreninde ilk olarak Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar konuştu. Açılışını yaptıkları festival ile Türkiye’nin turistik ve kültürel zenginliklerini tanıtmayı amaçladıklarını belirten Büyükelçi Samsar, “Rus halkı Türkiye’yi iyi tanıyor ama Türkiye’ye gidecek daha 140 milyon Rus turist var. Rus halkını Antalya başta olmak üzere Türkiye’de ağırlamak için bekliyoruz. Bu festivalin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “İstanbul’u Moskova’ya getirdik” İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin ise konuşmasına “İstanbul’dan Moskova’ya selamlar getirdim” diyerek başladı. Rus turistlerin İstanbul’a da büyük ilgi gösterdiğini belirten Gültekin, “İstanbul olarak 198 ülkeden ziyaretçi ağırlıyoruz. Bu festival kapsamında Topkapı Sarayı, Kız Kulesi ve Kapalı Çarşı’yı Moskova’ya getirdik. Bütün güzel değerlerimizle sizleri İstanbul’a bekliyoruz. Festivalin başarılı geçmesini diliyor ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

3 gün boyunca Türk günleri yaşandı Son olarak festival ziyaretçilerine seslenen Antalya Valisi Münir Karaloğlu da Rusya Federasyonu ve Türkiye’nin birbirine çok yakın komşu ülke olduğunu belirterek “İki ülke arasında çok önemli bir ilişki var. Bu ikili siyasi ilişkiler son yıllarda en üst seviyesini yaşıyor. Bu ilişkileri tabana da yaymalıyız. Yani halklar arası ilişkileri daha da güçlendirmeliyiz. 3 yıldır Moskova’da Türkiye Festivali gerçekleştiriyoruz. Bu sene de Moskova’da 3 gün boyunca Türk günleri yaşanacak” dedi. “Ruslar Antalya’yı, Antalya da Rusları seviyor” Türkiye’ye gelen Rus turist sayısına da değinen Karaloğlu, “Geçtiğimiz sene Türkiye’ye 6 milyon Rus turist geldi ve bunun 4,8 milyonunun Antalya ağırladı. Bu sene ise 6 aylık dönemde Rus turist sayısında yüzde 18 artış bulunuyor. Ruslar Antalya’yı, Antalya da Rusları seviyor. Artık birçok Rus dostumuz Antalya’da yaşıyor. Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkileri güçlendirecek bu festivali organize eden katkıda bulunan ve destekleyen bütün dostlara teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Çekilişe katıldılar Tören sonrasında Antalya Valisi Münir Karaloğlu, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar ve Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege, Rus ziyaretçilerin tatil çekilişine katıldı. Yürümekte zorlandılar Rusya Federasyonu’nun başkenti Moskova’da organize edilen Türkiye Festivali’nin ikinci günü büyük bir coşku ile geçti. 19


TÜRKİYE FESTİVALİ

Yağmurlu havanın etkisini kaybetmesi ile birlikte festivale büyük ilgi gösteren Rus ziyaretçiler, çadır ve stantlarda metrelerce kuyruklar oluşturdu. Rus halkı akın akın festival alanına gelirken ziyaretçiler zaman zaman yürümekte zorlandı. Turizmciler mutlu Türkiye’nin zenginliklerini gözler önüne seren ve Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısını artırmayı amaçlayan festivalde, ciddi bir tanıtım çalışması gerçekleştirildi. Fuarı birebir takip eden turizmciler, festivalin ilerleyen dönemlerde Rus turist sayısına ciddi bir katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık, bu sene üçüncüsünü düzenledikleri festivale ciddi bir ilgi olduğunu belirterek “İklim koşullarının uygun olduğu durumlarda Moskova’da yaşayan insanların ilgisini her zaman bekliyoruz. Bu festivalde gördüğümüz ilgi de bunu doğruladı” dedi.

20

Osman Ayık: “Rus turist sayısını artırabiliriz” Festivalin ikinci gününde ciddi sayıda ziyaretçinin ilgisi ile karşılaştıklarını belirten Başkan Ayık, açıklamalarına şöyle devam etti: “Festivalde ciddi bir ziyaretçi kitlesine ulaştık. Bu festivalin ispat ettiği bir şey daha var. Bu organizasyon Rusların Türkiye’ye ilgisinin de artarak devam ettiğini bir göstergesidir. Bu tür organizasyonları sadece Moskova’da değil Rusya’nın önemli şehirlerinde de yaparak ülkemize gelen Rus ziyaretçi sayısını artırabiliriz. Bu festival bize bu noktada çok önemli bir ipucu veriyor.” “Festival, Rus turist artışına katkı sağlayacak” Moskova Kültür ve Turizm Müşaviri Celal Kılıç ise Rusya için Türkiye’nin birinci destinasyon olduğunu belirterek, “Türkiye’nin bu pazarda çok büyük avantajı var. Ruslar açısından Türkiye’nin her zaman birinci destinasyon olacağını ümit ediyorum. Bu festival de kültürlerin birbirini tanımasına katkı sağlayan bir

etkinlik. Festivalin Türkiye’ye Rus turist akışına ve artışına katkı sağlayacağı aşikar” dedi. Daha fazla tanıtım Celal Kılıç, Türkiye’nin Rusya pazarında daha yapması gerekenler olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Kültürel faaliyetlerle ülkemizin zenginliklerini Rus turistlere daha fazla tanıtılması gerekiyor. Rus halkı Türkiye’nin farklı noktalarına da ilgi göstermeye başladı. Turisti sadece deniz-kum-güneş’in yanı sıra bireysel turist kavramına yönelik alışveriş, dini inanç turizmi gibi turizm çeşitlerine de yöneltmeliyiz. Ruslar sadece deniz-kum-güneşe ilgi göstermiyor. İtalya’da bir havalimanına gidin elinde poşetlerle alışveriş yapmış Rus turistleri görebilirsiniz. İşte bu noktada Türkiye Festivali gibi etkinlikler çok önemli bir tanıtım çalışması ortaya koyuyor.”


21


TÜRKİYE FESTİVALİ

“Turist sayısına büyük katkı sağlayacak” Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Dr. Erkan Yağcı da bu sene üçüncüsü gerçekleştirilen Türkiye Festivali’nin her sene daha da güçlendiğini söyledi. Yağcı: “Rusya bizim için birinci kaynak pazar. Bu festivalin Rusya’da yer edinmiş olması ve özellikle yaz döneminde bu festivalin gerçekleştiriliyor olması pazara tanıtım anlamında ivme kazandırıyor. Bu festivalin önümüzdeki yıllarda devam ediyor olması Rus halkının da beklentisi olacak. Festival pazara turist sayısı ve imaj açısından da büyük katkı sağlayacak. Burada gördüğümüz ilgi Rusya pazarının daha da büyüyebileceğini gösteriyor. Festivalde Antalya’nın yoğunluğu hissedilse de diğer bölgelerimizin de var olması ve farklı ürünlerin sergilenmesi Türkiye’nin ne kadar zengin bir turizm ülkesi olduğunu gösteriyor. Dolayısı ile 6 milyon Rus turist sayını yukarıya taşımak için turizm çeşitliliğine sahip olduğumuzu da gösteriyoruz” diye konuştu. Türkiye Festivali, Rusya’da milyonlara ulaştı Türkiye Festivali, Rus halkının büyük ilgisi ile sona ererken Ruslar, 3 günde 133 bin kişinin ziyaret ettiği festivalin uzatılmasını ya da yılda iki kere düzenlenmesini istedi. 100’ün üzerinde basın mensubu ve blogger’ın da birebir takip ettiği festival Rusya’da milyonlara ulaştı. 100 çift, Türkiye tatili kazandı Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Birliği (TTYD) koordinasyonunda organize edilen Türkiye Festivali, Pazar günü gerçekleştirilen final ile sona erdi. Bu sene üçüncüsü gerçekleştirilen ve yine büyük bir ilgi gören festival, özellikle haftasonu tatilinin devreye girmesi ile büyük bir ziyaretçi kitlesini ağırladı. 100’ün üzerinde sanatçının katıldığı festivalin en çok ilgi gören bölümü ise tatil çekilişleri oldu. Festival kapsamında günde 3 kez çekiliş gerçekleştirilirken bu çekilişler sonucunda otellerin desteği ile 100 çift, Türkiye tatili kazandı. Stantlar önünde metrelerce kuyruk oluştu Türkiye’nin kültürel ve turizm zenginliklerini gözler önüne seren festival, renkli görüntüleri de beraberinde getirdi. İlk gün yağan yağmura rağmen 20 bin kişiyi ağırlayan festivali, ikinci günü 53 bin, üçüncü günü de 61 bin kişi ziyaret etti. Yürümekte zorlanan ziyaretçiler, stant ve çadırlar önünde metrelerce kuyruk oluşturdu. Festival Rus basının da büyük ilgisini gördü. 100’ün üzerinde basın mensubu ve blogger’ın birebir yakından takip ettiği festival, Rusya’da milyonlara ulaştı. Basın mensubu ve blogger’ın paylaştığı birbirinden renkli görüntüler, Türkiye’nin zenginliklerini gözler önüne serdi.

22


23


TÜRKİYE FESTİVALİ

24


“Kendilerini Türkiye’de hissettiler” Türkiye’nin zenginlikleri ile bezenen 165 dönümlük park tıka basa dolarken gördükleri yoğun ilgi turizmcileri memnun etti. 3 gün boyunca kendilerini Türkiye’de hisseden Rus halkı da festivalin uzatılmasını ya da yılda iki kere yapılmasını istedi. Türkiye Festivali Koordinatörü Haluk Özsevim, bu sene üçüncü kez gerçekleştirdikleri festivalin yine büyük bir ilgi ile karşılandığını söyledi. Festivali 3 günde 133 bin 600 kişinin ziyaret ettiğini belirten Özsevim, “Rus halkının ilgisi bizi şaşırtmadı. Çünkü Rus halkı Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyor. Biz de Türkiye’nin ve Türklerin sevgisini göstermek için 3 gün boyunca ülkemizin renklerini Moskova’ya taşıdık. İlk gün yağan yağmura rağmen yaklaşık 20 bin kişi ıslanmayı göze alıp festivali ziyaret etti” dedi.

Rus pazarı için artı değer katacak Festivalin herkesi mutlu ettiğini ifade eden Haluk Özsevim, “Katılımcısından ziyaretçisine kadar herkes festivalden mutlu ayrıldı. Turizm değerlerimizi, turizm destinasyonlarımızı ve turistik tesislerimizi Rus halkı ile buluşturduk. Stant ve çadırlar önünde metrelerce kuyruklar oluştu. Bu durum bizi fazlasıyla mutlu etti. Bu durum da şunun göstergesidir: Ruslar Türkiye’den vazgeçmeyecek ve yapılan her türlü tanıtım ve organizasyon Rus pazarına artı değer katacaktır. Biz festivalimizin Türkiye’nin imajına ve turist sayısına katkı sağladığına inanıyoruz. Rus halkı festivalin bitmesini istemedi hatta yılda iki kere düzenlenmesini isteyenler oldu” diye konuştu. Haluk Özsevim, festivale destek veren başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Moskova Büyükelçiliği, Antalya Valiliği, İstanbul Valiliği, Belediye Başkanları, TÜRSAB, TÜROFED, TTYD ve festivale destek veren otel, tur operatörü, turizmciler, firma, kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. 25


HABER HAZIRLAYAN: AYŞEGÜL YÜCEDAĞ

AKTOB

35. yılını Aspendos’ta kutladı

26

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) 35. Kuruluş Yıldönümü’nü Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Antalya Valiliği’nin destekleri ile Aspendos Antik Tiyatrosu’nda gerçekleştirdi. Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de katıldığı geceyi Hakan Aysev’in şarkıları renklendirdi.


Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) 35. Kuruluş Yıldönümü’nü Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Antalya Valiliği’nin destekleri ile Aspendos Antik Tiyatrosu’nda gerçekleştirdi. Antik tiyatronun girişindeki kokteyl ile başlayan geceye Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, TÜROFED Başkanı Osman Ayık, TTYD Başkanı Oya Narin, POYD Başkanı Ülkay Atmaca, STB Başkanı Recep Şamil Yaşacan, SAYD Başkanı Hamit Kuk, AKTOB üyeleri ve turizmciler katıldı. Kokteylin ardından antik tiyatroda 35. Kuruluş Yıldönümü konuşmaları gerçekleştirildi. Aspendos ve AKTOB Gecenin ilk konuşmasını AKTOB Başkanı Dr. Erkan Yağcı yaptı. “Bugün Antalya ve Türkiye için çok önemli bir yer olan Aspendos’tayız” diye konuşmasına başlayan Başkan Yağcı: “Bugün iki önemli konumuz var. 2 yıl önce Valimiz Münir Karaloğlu’nun vizyonuyla Antalya’daki kültürel değerlerin ön plana çıkarılması için temalı yıl kapsamında geçen seneyi Perge yılı bu seneyi de Aspendos yılı ilan etmiştik. İkinci ikinci konu ise AKTOB.

Biz turizmciler bu tür etkinlikleri otellerde yapıyoruz ama bu sene valimizden de cesaret alarak Aspendos’ta yapmak istedik. Ne kadar doğru bir iş yaptığımızı da görüyoruz. Kapının girişinde bir yazı var: ‘Bir tiyatroyu restore ediniz ama kapısına kilit vurmayınız, burada temsiller veriniz güreşler düzenleyiniz’ yazıyordu. Bu 1938 yılında ulu önder Gazi Mustafa Kemal’in söylediği bir söz” dedi. “70. yılımızda 30 milyon turist sayılarını aşacağız” 35 yılda AKTOB’un Türk turizminin gelişmesinde ulusal kalkınma odaklı stratejileri ile sektöre dinamik kazandırdığını belirten Yağcı, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler mesleki birlikleriz. Yani bizim temel görevimiz sektör için doğru neyse onu ifade etmektir. Antalya’nın artan turistik talebine yanıt olarak işletmelerin kurulması ve bu işletmelerin bir çatı altında toplanmasında AKTOB köprü görevi görmüştür. AKTOB 35 yıl önce ANTİD ismi ile kuruldu. Geçtiğimiz 35 yıllık serüvende AKTOB logoları da zamanla değişti. Bu sene de AKTOB’un yeni vizyonuna uygun yeni bir logo ile karşınızdayız. AKTOB’un çok farklı bir özelliği daha var: Sürekli kendini yenileyen ve geliştiren bir yapı. Bu açıdan da Türkiye’de önde gelen STK’lardan biriyiz. AKTOB Başkanlarına baktığımızda öncelikle ilk başkanımız Ali Berberoğlu’nu rahmetle anıyoruz.

1984 yılının Haziran ayında AKTOB kurulmuştu. Selahattin Saklıca, Ahmet Barut, Osman Ayık, Sururi Çorabatır, Yusuf Hacı Süleyman’la bayrak yarışı devam etti ve son olarak da ben bu görevi devam ettiriyorum. Sektörel tanıtım, organizasyon, araştırma geliştirme, eğitim gibi sektörün ihtiyaç duyacağı her noktaya temas ettik. Temel amacımız sorunları çözmek ve çözüm yoluna gitmektir. AKTOB bugün ne yapıyor? AKTOB, turizmin bu ülkenin ve şehrin kaderi olduğu bilinci ile çalışmalarımızı her alanda devam ettiriyoruz. Bildiğiniz gibi 2023 hedeflerimiz var. Antalya’nın hedefi 20 milyon turist sayısını aşmak ve 20 milyar dolar turizm geliri aşarak ileri götürmektir. AKTOB’un yaşı 35. Biz 35. yılımızda 16 milyon turist sayısına ulaşacağız. 70 yaşımızda da 30 milyon turist sayılarını aşacağız.” Kaya Gülersan ve Ercan Evren’e plaket Başkan Yağcı konuşmasının sonunda AKTOB’un kurucuları arasında yer alan ve ilk yönetim kurulu üyelerinden Kaya Gülersan ve Ercan Evren’i de kürsüye davet ederek birer teşekkür plaketi verdi. Duayen turizmci Kaya Gülersan, “Doğum günüm olan 19 Haziran tarihinde başkan beni arayarak bu gece için davet etti. O gün daha güzel bir hediye alamazdım” dedi.

27


HABER

“Antalya turizmin başkenti olmaya devam edecek” Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de AKTOB’un 35. Kuruluş Yıldönümü’nde bir konuşma gerçekleştirdi. Başkan Böcek şöyle konuştu: “Böylesi güzel bir akşamda siz güzel insanlarla bir arada bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Burada bizi buluşturan sevgili AKTOB Başkanı ve yönetimine çok teşekkür ediyorum. Bugün mazbatamızı alalı 80. günü. 80 gündür çalışmalarımıza devam ediyoruz. 4 dönemlik Konyaaltı Belediye Başkanlığım döneminde birçok fuar ve organizasyonda turizmci dostlarımızla hep birlikte olduk. Bugün itibari ile de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yapmamız gereken ne varsa yapacağız. Seçim bildirgemizde yazdığımız gibi Antalya için ‘Ben sen yok, biz var, biz birlikte yaparız’ dedik. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. 35 yıl önce AKTOB’un kurulmasında ve bugünlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. AKTOB’a nice 35 yıllar diliyorum. Güzel Antalyamız Türk turizminin başkenti olmaya devam edecektir.” 28

Antalya 6 milyondan 16 milyona çıktı Gecede son olarak Antalya Valisi Münir Karaloğlu konuştu. “Hikayeniz varsa başarırsınız. Türk turizminin bir hikayesi var, Antalya turizminin bir hikayesi var” diyen Vali Karaloğlu, “Bu hikayeyi yazan da çok önemli aktörler var. Bu aktörlerden biri de AKTOB’dur AKTOB’u kuran ve bugünlere getiren bütün dostları kutluyor ve ayakta alkışlıyoruz” dedi. 1983’te Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısının 2,5 milyon olduğunu hatırlatan Vali Karaloğlu: “Rahmetli Turgut Özal’ın vizyonuyla Türkiye turizmde atağa geçmişti. Bugün sadece Temmuz ayında Antalya’ya 2.5 milyon turist gelecek. Bunda çok insanın emeği var. Emeği olan herkesten Allah razı olsun. Antalya 2016’da çok kötü bir sezon geçirdi. 2016’nın Haziran ayında göreve başladım. Gece gündüz yurt içinde yurt dışında hep sizinleydik. Sorunları konuştuk ve çözmeye çalıştık. Biz en kötüyü de gördük ve 3 yıl içinde en iyiyi de gördük. 3 yılda 6 milyondan 16 milyonu konuşan başka bir destinasyon var mı bilmiyorum. Bunu hepimiz başardık.

Ama Antalya’nın daha gidecek çok yolu var. Başkan Erkan Yağcı biraz önce 30 milyon turistten bahsetti. Emin olun bu hayal değil. Turizmdeki yeni trendleri kaçırmayalım ve yeni neslin taleplerini takip edelim. Bunları başarabiliriz” şeklinde konuştu. “Sektörden daha fazla destek bekliyoruz” Vali Karaloğlu konuşmasına şöyle devam etti: “2000 yıldır ayakta olan Aspendos’ta bir etkinlik yapabiliyoruz. Bu sahnede her türlü etkinliği yapma şansımız var. Dünyada bu özellikle kaç tane yapı var. Bunların değerini bilmeliyiz. Geçen sene başlattığımız temalı yıl uygulamamıza mutlaka devam etmemiz lazım. Ancak ‘2019 Aspendos yılı’ demek yetmiyor. Sektörden daha fazla destek beklediğimi ifade etmeliyim. Antalya, EMITT’te tek çatı altında olacak Önümüzdeki hafta İstanbul’daki EMITT fuarından arkadaşlarla buluşacağız. Antalya’yı büyük bir şemsiye altında tanıtmalıyız.


Antalya’yı tanıtmadan Belek, Kemer ve Side’yi tanıtamayız. Şemsiye markamızı tanıtıp alt destinasyonlarımızı da güçlendireceğiz. Bu sene EMITT fuarında bir koridoru veya bir holü tamamen Antalya yaparak; kamu, kurum, kuruluşlar, belediyeler ve şirketleri tek çatı altında toplamak istiyoruz. Güçlü bir Antalya markası ile EMITT’te yer alalım istiyoruz. “Türkiye Festivali’ne destek olanlara teşekkür ediyoruz” Geçen hafta Moskova’daydık. TÜROFED Başkanımız, AKTOB Başkanımız, Büyükşehir Başkanımız ile oradaydık. Bu birlik ve beraberlik çok güzel bir şey. Bunu Antalya’da devam ettirmemiz lazım. Moskova’da 3 senedir gerçekleştirdiğimiz Türkiye Festivali’ne destek olanlara teşekkür ediyoruz. Ama bazı arkadaşların festivale katılımını sağlayamadık. Özel olarak rica etmemize rağmen olmadı. Biz artık bu tür etkinlikleri çoğaltmak istiyoruz. Ukrayna-Kiev, Polonya-Varşova var. İstanbul ve Antalya işbirliği ile bunu güçlendirmek istiyoruz ama sektörün desteği olmadan bunu yapma şansımız yok. Sektörün bu ve benzeri etkinlikleri daha çok sahiplenmesini istiyoruz.

“Turizmi ‘12 aya yayalım’ demekle olmuyor” Bir diğer konu da Antalya’da 12 ay yaşanılan bir Kemer vardı. Bugün Kemer’i kaybettik. Kemer sadece yazın turizmin yapıldığı, kışın kepenklerin kapatıldığı bir destinasyona dönüştü. Yılın 12 ayı hareketli bölgeleri oluşturmamız lazım yoksa turizmi 12 aya yayma şansımız yok. Kemer ve Side’den başlayarak bu destinasyonları 12 ay hareketli, otelleri açık hale getirmek istiyoruz. Buna ihtiyacımız var. Turizmi ‘12 aya yayalım’ demekle olmuyor. kentimizdeki kültürel, sanatsal ve spor etkinliklerini artırmamız lazım.” Duygu yüklü gece Konuşmaların ardından gerçekleştirilen plaket töreninde AKTOB’un eski başkanlarına ve geceye destek verenlere birer teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket töreni sonrasında Hakan Aysev, Neşet Ertaş, Barış Manço, Erkin Koray ve Kayahan gibi Türkiye’nin yetiştirdiği önemli sanatçıların şarkılarını seslendirerek, davetlilere Aspendos’ta duygu yüklü bir gece yaşattı. 29


HABER

Corendon Airlines’ın 2019 hedefi 6 milyon yolcu yarım milyar Euro ciro

İlk uçuşunu 12 Nisan 2005’de gerçekleştiren Corendon Airlines, 15. yılına yine bir ilk uçuş ile girdi.

2005 yılında Corendon Turizm Grubu bünyesinde kurulan ilk havayolu şirketi olan Corendon Airlines, bugün 15’inci kuruluş yıldönümünü kutluyor. Corendon Airlines ilk uçuşunu 12 Nisan 2005 tarihinde CAI 855 uçuş koduyla, Sabiha Gökçen’den Amsterdam’a 136 yolcu ve 6 mürettebat eşliğinde gerçekleştirmişti. Kurulduğu günden itibaren filosunu ve uçuş ağını düzenli bir biçimde büyüten Corendon Airlines, biri Türkiye, 2’si Avrupa bayraklı olmak üzere üç havayolu şirketiyle 25 uçaklı filosuyla yılda 4 milyonu aşkın yolcu taşıyarak Türkiye’ye en fazla turist getiren havayolu şirketleri arasında yer alıyor. 2011 yılında kurulan grubun ikinci havayolu Corendon Dutch Airlines, bugün 3 uçaklı filosu ile Hollanda’dan dünyanın birçok ülkesine uçuş düzenliyor. 2017’de kurulan Corendon Airlines Europe ise Avrupa ülkeleri arasında uçuşlar gerçekleştiriyor. 15.yılın ilk destinasyon süprizi: Münster uçuşları Corendon Airlines 15. sezonuna girerken 45 ülkede 145 havalimanından turistik destinasyonlara düzenlediği uçuşlarına bir yeni havalimanı daha ekledi.

30

12 Nisan’da Almanya’nın Münster/Osnabrük (FMO) Havalimanı’ndan Rodos’a CXI 9055 uçuş koduyla gerçekleşen ilk uçuş için havalimanı yetkilileri ve Corendon yöneticilerinin katıldığı bir organizasyon düzenlendi. Corendon Airlines, Münster/Osnabrück Havalimanın’na bir uçağını base edeceği sezon boyunca Münster’den Antalya, İzmir, Adana, Hurghada, Rodos, Girit, Kos, Las Palmas, Fuerteventura, Tenerife olmak üzere 10 tatil destinasyonuna haftada 17 uçuş gerçekleştirecek. 2019’da hedef 6 milyon yolcu taşımak Başta Türkiye olmak üzere Yunanistan, İspanya, Mısır gibi dünyanın birçok önemli tatil destinasyonuna turistik uçuşlar gerçekleştirdiklerini anlatan Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, “Bu yıl filomuzdaki uçak sayımızın yanı sıra Avrupa’daki base ve destinasyon sayımızı da artırıyoruz. Antalya’ya ek olarak, yurtiçinde İzmir ve yurtdışında Köln, Münster, Nürnberg, Girit, Rodos, Hurghada, Maastricht, Amsterdam, Brüksel ve Tel Aviv’de uçaklarımızı base ediyoruz. 1 Haziran 2019 tarihinden başlamak üzere İzmir’i 12 ay boyunca açık kalacak yeni bir üs olarak konumlandırıyoruz. 2019 yazı boyunca Köln, Düsseldorf, Frankfurt, Hannover, Hamburg, Münster, Stuttgart, Münih, Maastricht/Aachen meydanlarından İzmir’e haftada 19 uçuş gerçekleştiriyoruz. Almanya’nın Münster/Osnabrück ve Köln/Bonn meydanlarını da yeni bir üs olarak değerlendirerek birçok turistik destinasyona uçuşlar gerçekleştireceğiz. Tüm bu yatırımların sonucunda Corendon Airlines olarak 2019 yılında 6 milyon yolcu sayısına ulaşmayı, yüzde 54 büyüme ve yılsonunda yarım milyar euro ciro rakamını yakalamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.


HABER HAZIRLAYAN: EBRU ALTIN

Mehmet Aygün

“1 porsiyon yemek parasına 5 yıldızlı otelde tatil sunuyoruz” Türkiye’nin en güçlü gelir kaynaklarından biri olan turizm sektöründeki gelişmeleri ve dijitalleşmenin getirdiği yenilikleri sektör temsilcilerinin katılımı ile masaya yatıran Akbank Turizm Buluşmaları, Antalya’da gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarının ardından Akbank Turizm Buluşmaları, “Geleceğimiz Turizm” başlıklı bir de panel ile devam etti. TOBB Eticaret Meclis Başkan Yardımcısı Merter Özdemir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erkan Yağcı, ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege, Titanic Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün

32

ve Akbank Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz oldu. “Hala çok çalışmamız gerekiyor” Merter Özdemir’in sorularını yanıtlayan Titanic Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, dikkat çeken açıklamalar yaptı. 2016 yılı ile birlikte turizm ve turizmcinin ciddi bir yara aldığını hatırlatan Aygün,

“2018 yılında bir toparlanma süreci yaşadık ve 2019 rezervasyonlarına bakacak olursak da bizi iyi bir yıl bekliyor. Bu ‘Antalya hakkını almaya başladı, Antalya başka bir şey yapmasın’ anlamına gelmiyor. Hala çok çalışmamız gerekiyor. Antalya’ya 12 milyon turist geliyor diye seviniyoruz. Antalya’nın sahip olduğu ciddi bir turizm potansiyeli var” dedi.


Konuşmasında “Türkiye’nin petrolü yok ama turizmi var” diyen Başkan Yağcı “Bu nedenle turizmde başarılı olmak durumundayız. Türkiye turizminin 40 yıllık bir deneyimi var. Bu süreç içinde inişler de oldu çıkışlar da. Ama bizi en çok etkileyen 2016 yılındaki krizdi. Bizim en iyi yılımız 2014 yılıydı ve o yıl 41 milyon turist ağırlamıştık. 2016’da bu rakam 30 milyona düştü Antalya’da da 12 milyondan 6 milyona düştü. Ama turizm sektörü, bu krizi fırsata çevirecek bilgi birikime sahip olduğunu kanıtladı. 2018 yılında 46 milyon yabancı turist sayısına ulaştık. Bundan da gurur duyuyoruz. Türkiye’de hep turist sayıları konuşuluyor ama biz geliri de unutmuyoruz. Fiyat, talebin oluşması ile artar. 2018 yılında bu süreci tamamladık. Bu sene ise gelirlerimizi yüzde 15 oranında artıracağız” şeklinde konuştu.

“Türkiye’de turizmde değil politikada sorun var” “Antalya’da kış aylarını düşünmemiz gerekiyor” diyen Mehmet Aygün, “Kış aylarında Antalya’da oteller kapanıyor, istihdam düşüyor ve ekonomi yavaşlıyor. Ne yaparız da kış aylarında otelleri açık tutarız diye düşünmeliyiz. Bu noktada herkes üzerine düşeni yapmalı. Fiyat politikamız düşük. Bu fiyat politikasını nasıl yükseltiriz bunu düşünmeliyiz? Önce dolulukları yükselteceğiz sonrasında da fiyatları yükselteceğiz. Hep birlikte çalışmalıyız. Taşın altına hepimiz elimizi koymalıyız. Şöyle bir gerçek var: Türkiye’de turizmde değil politikada sorun var. Siyasette bir sorun olunca ilk olarak turizm yara alıyor. Bu noktada dikkatli olmalıyız” şeklinde konuştu. “Bu durumu değiştirmeliyiz” Mehmet Aygün, Antalya’da kış aylarına büyük destek veren futbol, golf ve kongre turizminin daha da verimli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Aygün açıklamalarına şöyle devam etti: “Antalya’da kış ayları için talep yaratmalıyız. Antalya’da turistler 1 porsiyon yemek parasına 5 yıldızlı otelde kalıyor. Böyle bir şey var mı? Günlük 15-20 Euro’ya sabahtan akşama kadar yediriyoruz ve bütün hizmetleri veriyoruz. Bakın Avrupa’da bir otelde saunaya gidin 25 euro giriş için 4 euro da havlu parası ödersiniz. Biz burada bir yemek parasına 5 yıldız otelde tatil sunuyoruz. Sonra da acenteden nasıl para alacağız diye düşünüyoruz. Bu durumu değiştirmeliyiz.” Yeliz Gül Ege: “Kriz var diye oturmadık” ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege de turizmcilerin 2016 yılı ile başlayan kriz dönemini çok iyi yönettiğini söyledi. Hem Türkiye’nin hem de Antalya turizminin hak ettiği yerde olmadığını belirten Yeliz Gül Ege, “2018 iyi bir yıldı. 2019 ise çok daha iyi geçecek.

Bu aslında normal geçecek demektir. 2 yıl önce yaşanan düşüşten dolayı ciddi kayıplar yaşadık. Birçok firma batmanın eşiğinden döndü ya da battı. Ancak kötü anıların üzerine iyi toparlandık. Bu toparlamada tanıtımın tabi ki etkisi var ama bu toparlanmayı tamamen tanıtıma bağlamak yanlış olur. Onun öncesinde Arap baharının ülkemize getirdiği olumlu etki ve sonrasındaki Rusya uçak krizi ile yaşadığımız olumsuz süreç var. Bu sıkıntılı süreçte yaptığımız bir şey vardı. Biz otelciler olarak çok başarılı bir şekilde bu krizi yönettik. Fiyatlarımız düştü ama sunduğumuz hizmet ve kalite düşmedi. Maliyetlere rağmen biz aynı hizmeti vermeye devam ettik. Bu nedenle turistler geldiklerinde aldıkları hizmetten memnun kaldı. İspanya ve Yunanistan’a gidenler ise memnun kalmadı. İnsanlar hizmet alamadı. Bu krizle İspanya ve Yunanistan’ı zengin ettik. Hem fiyatları hem de hizmet ve kaliteyi düşürseydik şu anki rakamları yakalayamazdık” dedi. “Misafirperverliğimiz ve kalitemiz daha etkiliydi” “2019’un 16 milyonları zorlayacağımız bir yıl olacak” diyen Yeliz Gül Ege, açıklamalarına şöyle devam etti: “Tanıtım tabi ki bir etken ama bizim misafirperverliğimiz ve kalitemiz bana göre tanıtım çalışmalarının önünde yer aldı. Dijital medya en kolay reklam yapabileceğimiz mecra. Bir video ile dijital dünyada yer almak en kolay reklam şekli artık. Bu noktada da çok güzel işler yaptık. Kriz var diye oturmadık. ‘Biz şimdi varız iki gün sonra yokuz’ demedik. Antalya olarak değişik mecralarda yer aldık ve tanıtıma devam ettik.”

“Turizm, çok stratejik bir sektör haline geldi” Türkiye turizminin 2023 hedefinin 70 milyon turist 70 milyar dolar turizm geliri olduğunu hatırlatan Erkan Yağcı, açıklamalarına şöyle devam etti: “Antalya’da da 20-25 milyon arasında turist ve 20 milyar dolar da turizm geliri hedefliyoruz. Bu sayılara ulaşacağımıza inanıyoruz. Sorunlar yine var ama çözüm odaklı bir yaklaşmamız gerekiyor. Önemli olan turizme bakış açımızı kaybetmememizdir. Bunu bir strateji olarak güdersek Türkiye turizmi daha başarılı bir yere gelecektir. Türkiye’nin dövize ihtiyacı var. Dış ticaret açığının yüzde 65’ini turizmle kapatabiliyoruz. Yaptığımız iş her ne kadar ticaret olsa da biz bunu milli görev olarak görüyoruz. Turizm, çok stratejik bir sektör haline geldi. Bu çerçevede çalışmalarımızı yönlendiriyoruz.” “Dijital dönüşümü daha yakından hissedeceğiz” Erkan Yağcı dijitalleşmeye de değinerek, “Dünya turizminde dijitalleşme ciddi bir yol aldı. Türkiye’de her ne kadar son dönemde hep dijitalleşmeyi konuşsak da uygulama noktasında yolun başındayız. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde dijital dönüşümü daha yakından hissedeceğiz” dedi.

Yağcı: “Turizmi milli görev olarak görüyoruz” AKTOB Başkanı Dr. Erkan Yağcı “Yaptığımız iş her ne kadar ticaret olsa da biz bunu milli görev olarak görüyoruz” dedi. 33


HABER

TÜROFED Başkanı Osman Ayık, “Bu kasım ve nisan aylarını kapsayan tatillerin bölgelere göre dağılımı yapılırsa daha iyi olur. Bizim önerimiz iklim şartlarını da göz önüne alarak Türkiye’yi 3 bölgeye ayıralım. Böylelikle nisan ve kasım aylarının tamamını değerlendirebiliriz” dedi.

TÜROFED’den eğitimde yeni tatil takvimi çağrısı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk eğitimde yeni tatil takvimi açıkladı. Bu kapsamda 13 haftalık yaz tatilinin iki haftası nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak belirlendi. 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak. 6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek. Turizmciler de alınan bu karardan memnuniyet duydu. Osman Ayık’tan yeni çağrı Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, sektör olarak olumlu karşıladıklarını ve memnuniyet duyduklarını belirtti. Yeni tatil takviminin iç turizmde yığılmayı engelleyeceğini dile getiren Ayık, Milli Eğitim Bakanlığı’na bu birer haftalık tatilin bölgelere ayrılması konusunda çağrıda bulundu. Ayık, “Bu kasım ve nisan aylarını kapsayan tatillerin bölgelere göre dağılımı yapılırsa daha iyi olur. Örneğin kasım ayının ilk haftası doğu bölgeleri için, sonraki haftası orta bölge ve son haftası batı bölgeleri için tatil uygulanabilir. Bu kolay ve yapılabilir bir şey” mesajını verdi. “Türkiye’yi 3 bölgeye ayıralım” Ara tatillerin bölgelere bölünmesiyle tüm ayı kapsayacağını ifade eden Ayık, “Bizim önerimiz iklim şartlarını da göz önüne alarak Türkiye’yi 3 bölgeye ayıralım. Böylelikle nisan ve kasım aylarının tamamını değerlendirebiliriz. Diğer yandan yoğunluğu da yoğunluğu da ay içine dağıtmış oluruz. Böylelikle ara tatiller iki ayı tamamen kapsayacak. 3 aylık tatil olacak” diye konuştu. Ayık, tatil aralığının uzatılmasıyla ulaşım trafiği ve yükünün de azaltılacağını kaydetti. 34


HABER HAZIRLAYAN: AYŞEGÜL YÜCEDAĞ

Dr. Cem Kınay’dan Türkiye için yeni bir konsept önerisi

“ 36

Holistic Tatil Profesyonel turizmcileri çatısı altında toplayan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği’nin (POYD) Nisan ayı geleneksel öğle yemeği Barut Hotels ev sahipliğinde Kemer’deki Barut Kemer’de gerçekleştirildi. POYD’un bu ayki konuğu ise Dr. Cem Kınay oldu.

POYD üyelerine seslenen Cem Kınay, Türkiye ve Dünya turizmindeki gelişmelere ve değişime dikkat çekti. Cem Kınay’ın yaptığı açıklamalardan satış başları şöyle: - Türkiye dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri haline geldi. Antalya ise her şey dahil ve deniz-güneş-kum ile Türkiye turizminin kalbi konumunda.

- Antalya, dünyada en çok 5 yıldızlı oteli bulunan ülke durumunda. Tur operatörü odaklı bir destinasyon olan Antalya’ya turistler charter seferler ile geliyor. - Antalya birçok ülkeden turist ağırlıyor ancak ağırlıklı olarak Rusya ve Almanya pazarı ile ilerliyor. - Türkiye güçlü bir turizm markası ama kültürel açıdan bakıldığı zaman Anadolu çok büyük bir zenginliğe sahip.


- Dünya turizmi teknolojik ve dijital bir değişim yaşıyor. Aynı zamanda dünya turizmi yerelleşme, öze dönüş ve geçmişi bugüne taşıma trendlerini yaşıyor. - Türkiye her şey dahil ile misafirlerine suni ürünler sunuyor. Ancak dünyadaki trend ise doğal ürünlerdir. - Her insan artık dijitalleşiyor. Bunun avantajlarından yararlanmalıyız. Her insan artık dijital dünyada bir marka haline geldi. - Dünyada 1,2 milyar insan seyahat ediyor. Bu rakam gelecekten 2 milyara çıkacak. Yeni turizm deneyimleri isteyen dünya vatandaşları yani dijital göçebelere hazırlıklı olmalıyız. - Değişime ayak uydurmalıyız. Biz 3. Yaş grubuna hizmet veriyoruz ancak artık onların torunlarına hizmet vermeye başlayacağız. - Milenyum seyahatleri yükseliyor. Yeni turist profilinin hayatları, Instagram fotoğrafı çekmekle geçiyor. Tatilleri boyunca tek otelde kalmıyorlar, birçok otelde kalıp farklı yerleri gezmek istiyorlar. Çünkü bu insanlar yaşadıkları farklı deneyimleri sosyal medyada paylaşmak istiyorlar.

- Event odaklı deneyimler konusunda çok zayıfız. Dünyanın en önemli evetlerini keşke Antalya’da yapabilsek. Antalya’da bir film festivali var ama bunu otelciler sahiplenmedi. Dünya kabul etti ama otelciler edemedi. - 12 ay turizmi konuşuyoruz. Sadece deniz, kum ve güneşle olmaz. Antalya, birçok deneyim sunabilen bir şehir ama bu konuda adımlar atmalıyız.

- Her şey dahil ile işi buraya kadar getirdik artık sınıf atlamalıyız. Türkiye’nin bütün özelliklerini Holistic tatil ile sunabiliriz. Ürün ve stratejimizi değiştirmeye başlamalıyız. - Türkiye, birkaç destinasyonunu satan bir ülke olmaktan çıkıp tüm ürünlerini satabilmeli. - Holistic tatili her ülke yapamaz. Türkiye Holistic tatil sunabilecek ender ülkelerden biridir.

- Dünyada paylaşım ekonomisi büyüyor. İlerde oteller odalarını iki farklı kişiye vermeye başladığı zaman şaşırmayız. - Dünyadaki değişim Türkiye’de de hızlanacak. Siz de bu değişime hazır olun. - Türkiye’nin yeni bir manifestoya ihtiyacı var. Bize yeni bir hikaye lazım. - Tarihi ve doğayı koruyun ve yaşatın. İnsan ol ve insanı akıllı eğitin. - Güneş, deniz, kum, doğa, tarih, kültür, sanat, müzik ve sporun birbirleriyle birleştiği bir tatil biçimi olan Holistic tatil Türkiye için çok uygun bir konsept olabilir.

- Farkındaysanız uluslararası otel zincirleri yeni yeni markalar hayata geçiriyor. Biliyorlar ki yeni nesil seyahat severler Marriott veya Hilton’da kalmak istemiyor. - Lezzet seyahatleri en önemli çekim noktası haline geldi. Çünkü koklayıp tadarak deneyimlemek istiyorlar. Her yerde aynı büfeyi görmek istemiyorlar. Gezginler artık kusursuz, kişiselleştirilmiş deneyimler istiyorlar. Bu konu bizim en önemli noktalardan biridir. Bu konuya kafa yormalıyız. Cost’ların arttığı bu dönemde fiyatlarımızı artırmak için misafirlerimize sunacağımız yenilikler bulmalıyız. - Misafirlerimize; Teknoloji ve dijital odaklı deneyimler, kültür odaklı deneyimler, doğa odaklı deneyimler, lezzet odaklı deneyimler, spor odaklı deneyimler, event odaklı deneyimler ve wellbeing odaklı deneyimler sunabiliriz. - Kültürel anlamda çok zengin bir yapıdayız. Tatil ve kültürü birbirine adapte ederek misafirlerimize sunmalıyız. - Spor turizmi konusunda çok geliştik ama daha da gelişebiliriz. Golf, Antalya turizminin önemli bir silahı haline geldi. 37


HABER

SAYD’ın yeni yönetimi belli oldu Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği’nin (SAYD) 7. Olağan Genel Kurulu’nda seçilen yeni yönetim kurulu üyeleri ilk toplantısını yaptı. Dernek merkezinde yapılan toplantıda SAYD Yönetim Kurulu Başkanlığına Passo Tur’un sahibi Hamit Kuk seçildi. Dernek merkezinde yapılan toplantıda SAYD Yönetim Kurulu Başkanlığına Passo Tur’un sahibi Hamit Kuk seçildi. Yeni dönemde Derneğin Başkan Yardımcılığını Milenyum Golf Travel’ın sahibi Öner Uygun üstlenirken, Genel Sekreterlik görevine Sanitas Travel’ın sahibi İlknur Fidan Kepez ve Saymanlık görevine de Skyline Travel’ın sahibi Öznür Pala Köse getirildi. Yeni fikirler ve projeler SAYD’ın 7. Dönem başkanı Hamit Kuk, yaptığı açıklamada, 2010 yılından bu yana SAYD yönetim kurullarında çeşitli kademelerde görevler aldığını ve bu dönemde de üyelerin

38

teveccühü ile yönetim kurulu başkanı olarak görev üstlendiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde başta üyelerimiz olmak üzere yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte turizmin persfektifine uygun yeni fikirler ve stratejiler ortaya koyarak sektöre yön verenler arasında olmaya devam edeceklerini belirtti. SAYD yeni yönetim kurulu, Hamit KUK başkanlığında ilk toplantısını yaparak önümüzdeki dönemde takip edilecek yol haritasını belirledi. Toplantı sonunda bir açıklama yapan Başkan Hamit Kuk, derneğin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte üyeleriyle mesleki dayanışmayı pekiştirecek etkinliklere daha fazla zaman ayrılacağını ve turizm sektörünün ana kollarından biri olan seyahat acenteciliği alanında yeni fikirler ve projeler üretmeye ağırlık verileceğini belirtti.

“Sektöre katkı koymaya devam edeceğiz” SAYD olarak zaman zaman turizm sektörüne yönelik endişeler, fikirler, ve görülen yanlışlar kamuoyu ile açık ve net bir şekilde paylaşıldığında bazı kesimlerce yanlış anlaşıldıklarını belirten Hamit Kuk sözlerine şöyle devam etti: “Hiçbir kurum veya kuruluşa muhalif ya da alternatif olmak için kurulmuş bir dernek değiliz. Bizim hiçbir yerle veya hiç kimseyle bir derdimiz yok, tek derdimiz, turizmde yaşanan olumsuzluklara kayıtsız kalmadan oluşan sorunların çözümüne yönelik fikirleri ortaya koyarak sektörün gelişim sürecine katkı sunmaktır. Derneğin kuruluş amacına ve üye yapısına baktığınızda bunu yapacak her türlü birikime sahibiz. SAYD, üyeleri sayesinde sürekli turizm sahasında yer alan ve anbean buradan beslenen bir fikir platformudur. Her gün yerli ve yabancı binlerce yolcuyu karşılayan, otellere yerleştiren, tur düzenleyen ve nihayetinde tatili biten misafirlerini memnun ve mutlu bir şekilde evine-ülkesine gönderen firmaların temsilcileri olarak çalışanlarımızla beraber sürekli sahada kalarak sektörün nabzını tutuyoruz. Binlerce personelimizle beraber gece, gündüz, bayram seyran demeden 7 gün 24 saat çalışıyoruz. Havalimanlarında, yollarda ve otellerde kısaca turizm hareketi olan her yerde olağan çalışmalarımızı yaparken yaşadığımız yığınla probleme hızlı çözümler üreterek misafirlerimizin sorunsuz tatil yapmalarını sağlamak için uğraş veriyoruz. Bu süreçte edindiğimiz farklı deneyimler sayesinde turizme dair birçok politika geliştirme refleksine sahibiz. Dolayısıyla bugüne kadar ortaya koyduğumuz fikirler ve projeler sektör gerçekleri ile birebir örtüşmektedir. 12 yıldan beri sürdürdüğümüz bu misyonu önümüzdeki dönemde daha da ileriye taşıyarak sektörün gelişmesine katkı koymaya devam edeceğiz” diye sözlerini tamamladı.


HABER HAZIRLAYAN: TUNCAY SEVİN

İşte Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince’nin

40

başarı hikayesi

Yörük Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (YÖRSİAD) geleneksel olarak düzenlediği iftar yemeği Akra Hotel’de gerçekleştirildi. YÖRSİAD’in konuşmacı konuğu ise Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince oldu. Tamince, Rixos Hotels’in başarı hikayesini iş insanları ile paylaşarak, Rixos Hotels’i kurduğu dönemde finansmanı nasıl sağladığını açıkladı.


O dönemde cebimdekine göre hayal kurmadım. Doğru iş yapıyor muyum, doğru bir vizyona sahip miyim ona baktım. İlk otelimizle doğru bir iş yaptık. İkinci tesisi nerede yaparız diye arayışa geçtik. Belek’te bir dostum, sahip olduğu tahsisi satmak istedi. Ben parasını nereden ödeyeceğimi bilmeksizin o arsa için el sıkıştım. Sonra tanıdığım iş adamlarını aramaya başladım. Mücevher işinden tanıdığım yabancı bir iş adamı arkadaşımı ikna ettim. Hızlı bir şekilde oteli yaptık ve 2001 yılında Belek’teki otelimizi açtık. Belek’teki tesisi inşaa ederken nasıl farklı olabiliriz, diğer oteller neyi vermiyor diye düşündük. Oteli açmadan önce Antalya’daki otellerde şöyle bir anlayış vardı: ‘tur operatörleri bizi satar başarılı oluruz.’ Otele genel müdür aldık. Arkadaşla otururken satış pazarlama vizyonunu sordum ve o bana ‘Ben Tez Tour’dan şunu tanıyorum TUI’den şunu tanıyorum’ dedi. Tüketiciye yönelik bir stratejisi olmadığını gördüm. Hemen Rusya’ya uçtum. Rusya’da öyle bir çalışma yapmalıyım ki ‘Ruslar dünyanın en iyi oteli Antalya-Belek’te açılacak ve oraya gitmeliyim’ demeli diye düşündüm. Rusya’da çok ciddi bir çalışma yaptım. 3 ay içinde Türkiye’ye gelme ihtimali olmayan hiçbir Rus’un Rixos’u bilmeme ihtimali yoktu. Çok başarılı bir PR ve pazarlama çalışması yaptık. 1 Mayıs 2001’de oteli açacağız diye tanıtım yaptık. Nisan ayında neredeyse yazla ilgili yüzde 60-70 doluluğa ulaşmıştık ve Mayıs ayını da yüzde 100 satmıştık. Yemeğin açılış konuşmasını YÖRSİAD Başkanı Aykut Ege yaptı. Sonrasında yemeğin konuğu Fettah Tamince, “Başarılı bir marka yaratmada küresel vizyon” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Tamince, Rixos Hotels’in başarı hikayesini iş insanları ile paylaşarak, Rixos Hotels’i kurduğu dönemde finansmanı nasıl sağladığını açıkladı. “Vizyonunuz, ekibiniz ve hedefiniz varsa paraya ulaşırsınız” Konuşmasına “Her şey bir hayal ile başladı” diyerek başlayan Tamince, başarı hikayesini anlattı: “Arkadaşlarımla bir araya geldiğimde bana ‘parayı nasıl buluyorsun’ diye soruyorlar. Bu soruya şu cevabı verdim: ‘Benim hayallerim cebimde olanla doğru orantılı değil.’ Cebindeki ile doğru orantılı bir hayalin varsa başarılı olamazsın. Ben, paranın hammadde gibi bulunabilir bir şey olduğunu düşünüyorum. Eğer doğru vizyonunuz, ekibiniz ve hedefiniz varsa paraya ulaşırsınız” dedi. “Otel sahiplerinin prestijini gördüm” Mücevher ve konut işiyle ilgilendiği bir sırada bir müşterisinin kendisinden Antalya’da deniz kenarında villa istediğini belirten Tamince, “O dönemde denize

sıfır villa bulmak çok zordu. Ben seni arayacağım diyerek arayışa başladım. Çamyuva’da kaba inşaatı bitmiş bir tane bina buldum. Müşterimi arayıp ona, ‘Bir otel buldum bu otelin bahçesine güzel bir villa yapalım. Oteli de satalım’ dedim. Onu ikna ederek inşaatı yapmak için parayı aldım. Oteli de 2000 Mayıs ayında açtım. Benim amacım oteli tamamlayıp satmaktı. Oteli açınca otel sahiplerinin prestijini gördüm. Kendimi önemli hissetmeye başladım. Turizmin içinden gelen biri olarak müşterinin ne istediğini iyi biliyordum ve bu oteli de ona göre kurgulamıştım. Oteli de çok hızlı inşaa ettik. Açılışa da mücevher işimden dolayı çalıştığım insanları çağırdım. Fransa ve İsviçre’den önemli mücevher koleksiyonları getirterek otelde büyük de bir mücevher satışı gerçekleştirdik. Açtığım ilk otelimdeki farklılıkların karşılık bulması bu işi sevmeme neden oldu. “Cebimdekine göre hayal kurmadım” Otelciliği kendim için birinci meslek haline getirmeye karar verdim. O zaman ben bu işi yapabilirim ve başarılı olurum diye düşündüm. Kolları sıvadım ve ilk hayalimiz bölgenin en iyi oteli almaktı ve Çamyuva’da birinci yılın sonunda bölgenin en iyi oteli olduk. Artık bu işi nasıl büyütürüz diye plan yapmaya başladık.

“Balkon korkuluklarının olmadığını gördüm” Türkiye’ye döndüm otel inşaatına baktım 1 Mayıs’ta bitecek gibi değil. Hatta 29 Nisan’da Kemer’e gelen Rus turistler, ‘İki gün sonra bu otele giriş yapacağız otel hazır mı gidip bakalım’ diyerek otele gelmişler. Bir bakıyorlar 3000 işçi toz toprak içinde çalışıyor. O zaman çalıştığımız Mehmet Ak’ı arayıp ‘Bizi kandırdınız’ demişler. Mehmet Ak beni aradı ve ‘Bu Ruslar beni Rusya’ya sokmayacaklar çabuk gel bu işi çöz’ dedi. Gelen misafirlere sorun ne diye sordum turistler de inşaatı işaret ettiler ve ‘Paranın önemli olmadığını ama tatilimizi geri istiyoruz’ dediler. Onlara açılış için Rusya’nın önemli 20 sanatçısını açılışa getirdiğimizi söyledi. Yapılacak organizasyonu anlattım ve ‘Bütün bunlar varken odanızda su akmamış ne önemi var. Havuza iki gün geç girmişsiniz çok büyük mesele mi’ dedim. ‘Haklısınız’ dediler. Oteli 2 Mayıs’ta açtık. Otelde kalan Rusya’nın önemli iş insanlarından biri beni aradı ve ‘Odama gel’ dedi. Gittim ve bana ‘Ben dün sabahtan beri balkona çıkmıyorum’ dedi. Neden diye sorunca kapıyı açtı ve balkon korkuluklarının olmadığını gördüm. ‘Bunun ne önemi var, eğleniyor musun’ diye sorunca ‘Çok eğleniyorum’ dedi. 2 Mayıs’ta açtığımız o otel ile beklentilerimizin çok üstünde para kazandık. 41


HABER

“Arsasını ve oteli yapacak parayı istedik” İkinci otelde de başarılı olunca üçüncü oteli açalım diye düşündük. Bodrum’da Eren Holding’in bir arsası vardı ve üstüne de Four Seasons oteli yapacaklarını duydum. Atladım gittim Bodrum’a ve arsayı gördüm. Ortak bir dost aracılığı ile Ahmet Eren ile tanıştık. ‘Ne istiyorsun’ diye sordu. Arsayı ve inşaatı yapacak parayı istediğimi söyledim. Çok şaşırdı. Ona, ‘Bana arsayı vereceksiniz oteli yapmak için parayı da vereceksiniz ben üzerine çok güzel bir otel yapacağım ve size kira ödeyeceğim’ dedim. Ben seni sonra ararım dedi ve bir hafta sonra da aradı. 2002 yılında Bodrum’da Rixos’u açtık. Gazetelerde de ‘Rus bir iş adamı eşine doğum günü hediyesi olarak otel yaptı Fettah Tamince de işletiyor’ diye haber çıktı. Parayı ‘Ahmet Bey verdi’ diyorum kimse inanmıyor. “Otelcilik kafamda pekişti” Bodrum’daki tesisle birlikte 3 otele ulaştık. Türkiye’de Rixos diye bir zincir ortaya çıkmaya başladı. Türkiye turizmi müthiş büyürken otellerdeki başarı ile birlikte ‘ben bu işi yaparım’ diye otelcilik kafamda pekişti. Mücevher işi yaparken marka üzerine iyi bir eğitim aldım. Mücevher işi bana büyük bir vizyon katmıştı. Bu işi dünyada en iyi kim yapıyor onu araştırmaya başladım. Şuna konsantre oldum: Çalışanlarımızın maaşlarını ve zammını zamanında vermeliyiz. Çalışanlara ne kadar süslü sözler söylerseniz söyleyin günün sonunda alın terlerinin hakkını alıyorlar mı? Bu çok önemli. Bu noktadan başladık. Bunu prensip edindik. “İnsanlar beni tanımalı ve vizyonuma şahit olmalı” Attığımız her olumlu adım bize adeta patlarcasına geri dönmeye başladı. Peki, nasıl büyüyeceğiz? Birincisi bankalar, ikincisi kurumsal sermaye, üçüncüsü de stratejik ortaklıklar yapabilir miyiz diye düşünmeye başladık. Öncelikle şunu net gördüm: Kendi ülkenizde marka değilseniz başka yerde marka olmanız mümkün değil. Türkiye’nin potansiyel müşterileri Fettah Tamince’yi tanımalı diye bir adım attık. Sermayeye ulaşmak zorundaydık. Finansman kuruluşları şuna bakıyorlar: Bu işin başında kim var? İnsanlar beni tanımalı ve vizyonuma şahit olmalı dedim. Bunu sağladıktan sonra beni finanse edecek kuruluşlara ulaşmaya başladım. Yılda 1 otel yaparken 2005’te 3 tesis birden açtık. Yurt dışı otellerine odaklanmaya devam etti İlk defa farklı ülkelerde tesis açarken zorlanacağımızı düşündüm ancak bir konuda çok şanslıydım. 2005 yılına kadar Rixos’u geliştirmemizde çok başarılı bir ekibe sahiptim. Onlar bana benden fazla inanıyorlardı. Vizyonları ve farklı bakışları ile bu arkadaşlar yurt dışında da bana büyük bir değer kattı.

42

İlk yurt dışı yatırımlarımızla birlikte yurt dışına odaklanmaya da devam ettik. Türkiye’de otel açmak artık bizim için bir sıkıntı değildi. Çünkü marka sürekli büyüyordu. Dubai ile birlikte Mısır’da açıldı. İsviçre’de ilk Türk tesisini açtık. Marriott, Rixos Hotels’in tamamını satın almak istedi Geri dönüp baktığım zaman çok iyi çalışma arkadaşlarımın ve bizi tercih eden önemli bir misafir portföyümüz olduğunu gördüm. 3 yıl önce de ben Rixos’a stratejik bir ortak bulmam gerektiğini düşündüm. Öyle bir platform bulmalıydım ki Rixos’u dünyada istediğim yere getirebileyim. Benim vizyonum 2025 yılında 30 ülkede 100 tane tesis olmaktır. Bu önemli bir vizyon ve büyük bir yatırım. İlk Marriott grubu ile görüştüm. İyi bir noktaya kadar geldi görüşmeler ama yüzde 50 ortaklığa hayır diyerek yüzde 100’ünü istediler. Olmaz deyip Fransızlara gittim. Accor grubuna ‘Başarılı bir iş modelim var, 1 milyon misafirim var yıllarını benimle geçiren çalışanlarım var’ dedim. Uzun uzun anlatıp onları ikna ettik. Bunun da ne kadar doğru bir iş olduğunu zamanla anladım.

Geçtiğimiz aylarda bana ‘Asya Pasifik çok önemli, dünyada yapılan her otelin 3’te 2’si bu bölgede inşaa ediliyor. Bu bölgeye gidebilirsin’ dediler. Bu ülkelerin ne kültürünü biliyorum ne de yatırım olanaklarını. Bana bir road show hazırladılar ve ilk olarak Endonezya’ya gittim. Bizim Antalya gibi bir yer burası. Ben o özgüvenle konuşmaya başladık. Vietnam’a uçtum, yatırım imkanlarını gördüm. Gittiğim yerlerdeki yatırımcılar Rixos’u benden iyi anlatıyorlar. Çin’e gittim ve Çin’in ilk üç şirketinden birinin patronu bana şurada Rixos yapalım diyor. Şunu gördüm ki doğru bir ürün, inanç, doğru bir strateji sizi dünyada farklı bir yere götürebilir. Ancak birincisi Marka lidersiz olmaz. Hiçbir marka lideri kendisini saklayarak markasını bir yere getiremez. Bir marka lideri nasıl olmalı bilmelisiniz. Görünür olmanız çok önemli. Mutlaka işinizin vizyonunu iyi belirleyin. 2. The Land Of Legens geliyor Rixos hotels’in yanında şimdi The land Of Legends’ı da dünyada büyütmek istiyoruz. 1 ay sonra çok önemli bir ülkede 2. The Land of Legends’ı dünyaya duyuracağız. 3 ülke ile el sıkışmış durumdayız. Toplamda 5-6 tane The Land Of Legens kurmayı planlıyoruz.”


HABER

100 yıl sonra oteller nasıl olacak?

işte 2119 yılındaki oteller…

Hilton EMEA Başkanı Simon Vincent, Hilton’un 100’üncü yıldönümünde yayınladığı 2119 Otel Raporu’nun “teknoloji merkezli bir dünyada artan insan etkileşiminin önemini vurguladığını” söyledi.

Hilton’un söz konusu raporu, gelecek 100 yılda seyahat ve konaklama sektörünün eğilimlerine dikkat çekerken, sürdürülebilirlik, yenilik, tasarım, insan ilişkileri ve beslenme alanlarından uzman görüş ile desteklenen raporda yer alan bulgular, teknolojideki gelişmenin ve iklim değişikliğinin gelecekte otelcilik sektörünü nasıl etkileyeceğini ortaya koyuyor. Söz konusu raporda öne çıkan değerlendirmeler şöyle; - Teknoloji misafirlerin tüm anlık gereksinimlerine cevap vermek üzere her mekanın dönüşmesine olacak sağlayacak. Lobi her konuğa mükemmel ve kişisel bir ağırlama sunmak amacıyla sakin bir spa’dan hareketli bir bara kadar herhangi bir mekana dönüşebilecek. - Deri altına yerleştirilecek mikro çiplerle ısıdan aydınlatmaya, eğlenceden ve diğer her türlü ayrıntıya kadar çevremizdeki her düzeneği istediğimiz anda istediğimiz yerde kablosuz şekilde kontrol etmemizi sağlayacak. - Diyetlerimiz daha fazla bitki bazlı yemek tarifleri ve bazı şaşırtıcı protein kaynaklarını içerecek: Beetle Bolognese (böcekli bolonez), Plankton Pies (plankton turtası) ve Seaweed Green Velvet Cake (deniz yosunu keki) menünün belli başlı öğelerini oluşturacak. - 3D yazıcıdan çıkan akşam yemekleri ve oda servisi benzersiz bir kişiselleştirilmiş deneyim sunacak. - Her konuk için şeflere biyometrik veriler sağlanacak, tercihlere ve beslenme gereksinimlerine göre yemekler otomatik olarak hazırlanacak.

44


- Havuzda sanal bir deniz kaplumbağası ile birlikte yüzün veya Everest Dağı’nın dijital yamacına tırmanmayı deneyin: Yapacağınız bu rutin egzersiz size özgü olacak. - Ayrıca, antrenmanlardan elde edilen enerji otelin beslenmesinde kullanılacak ve dolaşım sistemine hiçbir etkisi olmayacak. Hatta konuklar ulaşılan antrenman hedeflerine bağlı olarak ödüller kazanacaklar. - İzlenebilir antrenmanlar ve hologramlı kişisel antrenörlerinizle spora kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Teknolojisiz zamanlar arayışı içinde olduğumuz için çevrim dışı olmak yeni bir lüks olacak. - Gelecek yüzyılda sadece özünde sorumluluk sahibi olan sektörler hayatta kalacak. - Sürdürülebilirlik, okyanustan toplanan plastiklerle inşa edilmiş otellerden, her tür hava koşuluna dayanıklı kubbelere pek çok farklı uygulamayla otelcilikteki tasarım anlayışını değiştirecek. - Oteller topluluklar için birer ‘ortak akıl alanı’ olarak konumlanacak; yerel kaynakları yöneten, topluma yönelik böcek çiftlikleri ve suda bitki yetiştirilen dikey bahçeler gibi alanlara katkıda bulunan bir belediye binası gibi hareket edecekler. - Yapay zekanın hâkim olduğu bir dünyada insan teması ve kişisel dokunuş hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip olacak. - Teknoloji, otel görevlilerinin konukların birbirleriyle temas kurması ve unutulmaz anlar yaşamalarına odaklanabilecekleri gerekli ve önemli olan zamanı yaratacak. “Heyecanlandırıcı bir gelecek çiziyor” Raporla ilgili yaptığı açıklamada Hilton EMEA Başkanı Vincent şunları söyledi: “Hilton 1919 yılındaki kuruluşundan itibaren havalandırma ve odalarda televizyon gibi endüstrideki ilkleri devreye sokarak dünya konaklama sektörüne öncülük yaptı. Geçen yıl çevrede yarattığı etkiyi azaltmak amacıyla bilimsel esaslı hedefleri oluşturan ilk konaklama şirketi oldu. İkinci yüzyılımıza da yenilik taahhüdümüzü, çalışanlarımızın gücünü ve teknolojiyi konukların taleplerine cevap vermeye yönlendirerek giriyoruz. Araştırmamız konaklama sektörü için heyecanlandırıcı bir gelecek çiziyor, teknoloji merkezli bir dünyada artan insan etkileşiminin önemini vurguluyor.” “Her zamankinden daha kişiselleşmiş olacak” Fütürolog Gerd Leonhard da rapor bulgularını şöyle değerlendirdi: “2119 yılında biz hala benzersiz deneyimleri arıyor olacağız ama bunlar her zamankinden daha kişiselleşmiş olacak. Teknoloji hayatlarımızı şekillendirdikçe başkalarıyla çevrim dışı bağlantılı olma anlarını daha çok arayacağız. Buna konaklamalardan ihtiyacımız olanları elde etmemize yardımcı olacak otel çalışanları da dâhil. Önümüzdeki 100 yıl içinde otellerin dostluk kurmak, iş birliği yapmak ve bağlantı kurmak için fırsatlar yaratmaları gerekecek. Bu da her konuğa bireysel olarak önemli olan zamanlar kazandıracak.” 45


HABER

Antalya’nın kongre potansiyeli

IMEX’te tanıtıldı

Antalya Kongre Bürosu, Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen IMEX Frankfurt Fuarı’nda Türkiye Standı içerisinde kendi standı ile yer aldı. Antalya Kongre Bürosu’nu Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege ve Antalya Kongre Bürosu Müdürü Sinan İnan temsil etti.

Antalya Kongre Bürosu (ACB), Uluslararası Kongre Turizmi Fuarı IMEX 2019’a katıldı. Bu yıl 17’ncisi düzenlenen fuarda 160 ülkeden 3 bin 500’ü aşkın stant katılımcısı yer aldı. Profesyonel ortam Fuarın katılımcı profili, ulusal ve bölgesel turizm ofisleri ve kongre büroları, büyük otel şirketleri, konferans ve sergi mekanları, havayolları, teknoloji sağlayıcıları ve etkinlik yönetimi uzmanlarından oluştu. Antalya Kongre Bürosu, fuarda Antalya’nın kongreler için sunduğu potansiyeli uluslararası ziyaretçilere aktardı. Fuar kapsamında Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı ve Kültür ve Tanıtma Ataşesi Murat Karakuş, ACB standını ziyaret etti. Karartı ve Karakuş ile Türkiye’nin kongre turizmi potansiyelinin artmasına yönelik görüşme yapıldı. 2020 yılı organizasyonları görüşüldü ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege, Antalya’nın turistik altyapısı, ulaşım kolaylığı ve misafirperverliğiyle güçlü kongre destinasyonlarından biri olduğunu ifade ederek, dünyanın en önemli kongre turizmi fuarlarından biri olan IMEX Frankfurt Fuarı’nda Antalya Kongre Bürosu’nun yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Gül Ege, “Antalya’nın toplantı ve kongre turizminde sahip olduğu 200 bin koltuk kapasitesini ve kentimize birçok destinasyondan direkt uçuş şansını ikili görüşmelerimizde ziyaretçilerimize aktardık. Antalya’da 2020 yılında 3 bin kişinin katılımıyla düzenlenmesi planlanan birden fazla organizasyon hakkında görüşmemiz oldu. Türk Hava Yolları ve SunExpress’in direkt uçuşları ilgi uyandırırken, Belek’te yeni açılacak olan Nest Kongre ve Fuar Merkezi’nin toplantı salonu kapasitesi de dikkatleri üzerine çekti” dedi. 30 görüşme gerçekleşti Antalya Kongre Bürosu Müdürü Sinan İnan ise “Kongre büromuz 3 gün süren fuarda 30’a yakın görüşme gerçekleştirerek, Antalya’nın kongre ve toplantı merkezi olarak da bir cazibe merkezi olduğunu anlatmaya çaba gösterdi. Yapılabilecek kongre ve toplantılar için Antalya’nın sunduğu avantajları anlattık. Ekim ayında Belek bölgesinde açılacak 10 bin kişi kapasiteli Nest Kongre ve Fuar Merkezi’nin, bölgede düzenlenebilecek 3 bin kişi ve üstü toplantılar için çok önemli bir katkı sunabileceği de ayrıca görüldü” diye konuştu. ACB Müdürü İnan, ziyaretçilerin son iki yıla göre kongre bürosu standı ve Antalya’dan katılım gösteren diğer şirketlere ilgisinin daha yoğun olduğunu kaydetti. ACB, 53’üncü genel kurulu Antalya’da gerçekleşen Uluslararası Kongre ve Konvansiyon Birliği’nin (ICCA) birlikler gecesine de katılarak bilgi alışverişinde bulundu.

46


HABER

Turizmde çalışmak için binlerce kilometre uzaklıktan

Türkiye’ye geldiler

48

Türkiye, dünyanın birçok farklı ülkesinden turizm çalışanlarını kendisine çekiyor. Son olarak dünyanın çatısı olarak adlandırılan 8848 metre yüksekliğindeki Everest Dağı’nın bulunduğu Nepal’deki okullarından mezun olan 3 öğrenci, turizm sektöründe çalışmak için Antalya’ya geldi.


Türkiye’de birinci, dünyada ise üçüncü en çok yabancı turist ağırlayan ve 400’e yakın 5 yıldızlı oteliyle İspanya’nın tamamından daha fazla 5 yıldızlı otel ve tatil köyüne sahip Antalya’da yüksek sezon başladı. Tesisler misafirlerini ağırlarken, otellerde çalışacak personel sıkıntısı baş gösterdi. Konaklama tesisleri personel bulamadıkları için Kırgızistan, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Slovakya, Çin, Bosna Hersek, Kosova ve Endonezya gibi çeşitli ülkelerden personel temin yoluna gitti. Geçen yıl sadece Antalya’da 40 binden fazla Kırgız vatandaşının otellerde çalıştığı belirtilirken, bu yıl turizm sezonunda beklentilerin artması, personel ihtiyacının artmasını gündeme getirdi. Bunun üzerine turizm sektörü bu yıl farklı ülkelerden de eleman temin etme yoluna gitti. Bunun son örneği de Nepal oldu. Öğrenciler Türkiye’ye çalışmak için gelmeye başladı ‘Dünyanın çatısı’ olarak tabir edilen ve 8848 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek dağı olan Everest’in de yer aldığı Himalaya dağ sırasının bulunduğu Nepal, Dünya Bankası verilerine göre en az gelişmiş ve yoksul ülkeler arasında yer alıyor. Himalaya Dağları dolayısıyla son yıllarda turizmde artış kaydedilen ülkede kişi başına milli gelir 800 dolar. Turizm sektörünün gelişmesi dolayısıyla ülkede açılan turizm okullarında son sınıf veya mezun olan öğrenciler, Türkiye’ye çalışmak için gelmeye başladı. Türkiye’nin Nepal’deki okullarda tanıtılması, öğrencilerin çalışmak için Türkiye’yi tercih etmesinde etken oldu. Antalya’nın Manavgat ilçesi Kızılağaç turizm bölgesindeki World of Sunrise (WOS) Grubu’nun otellerinde çalışmak amacıyla Nepal’den 3 personel geldi. Otel yönetimi gelecek günlerde Nepal’den gelecek çalışan sayısının 20’ye çıkacağını belirtti.

“Türkiye hep örnek gösteriliyor” Manavgat’taki otelde garsonluk yapan Anup Acharya (21), Nepal’de bir akademinin turizm bölümünden mezun olduğunu söyledi. Türkiye’yi turizmde çok gelişmiş bir ülke olarak bildiklerini, okulda hep küresel çapta konular işlenirken örnek gösterildiğini ifade eden Anup Acharya, “Türkiye’yi internetten takip ediyordum. Antalya’nın doğal güzelliklerini merak ediyordum. Türkiye Nepal’e göre çok gelişmiş bir ülke. Türkiye’nin turizm potansiyeli çok yüksek. Biz bunu Nepal’de çok duyduk. Bu yüzden buradayım. Burada çalışmak, kariyerime büyük katkı yapacak. Buraya geldiğimde önce bu işi yapamayacağımı düşünüyordum. Ama birkaç gün geçtikten sonra işe alıştım” dedi. “İnsanlar bana karşı sıcakkanlı davranıyor” Garsonluk yapan Bishal Luitel (20) de Türkiye’ye geldiği için mutlu olduğunu belirtti. Babasının Nepal’de manavlık yaptığını ve 2 kardeşinin daha olduğunu anlatan Bishal Luitel, otele ve işe alıştığını, Türkler haricinde burada dünyanın çeşitli ülkelerinden çalışanlar olduğunu görmekten memnun olduğunu söyledi. Türkiye’de havanın ve denizin çok farklı olduğunu, ülkesine hiç benzemediğini belirten Bishal Lituel, “Buraları çok sevdim. Çalışan arkadaşlarımız ve diğer insanlar bana karşı çok sıcakkanlı davranıyor. Türkçe bilmememe rağmen kendimi burada yabancı hissetmiyorum” diye konuştu. Nepal’den gelen housekeeping Suraj Khadka (24) ise Türkiye’de çalışmanın kendileri açısından çok üst seviyede bir iş olduğunu ve çok mutu olduğunu söyledi. “Turizm okulları sektörü besleyemiyor” WOS Grup Genel Koordinatörü Mutlu Sağsözlü, turizm okullarının turizm sektörünü yeterince besleyemediğini bu nedenle mecburen yurt dışından

takviye almak zorunda kaldıklarını söyledi. Mutlu Sağsözlü, tesislerinin 12 ay açık olduğunu, yüksek sezonda 1200 çalışan varken, kış aylarında bu rakamın 350 ile 400 arasında değiştiğini belirtti. Lise, meslek yüksekokulu ve fakültelerden Antalya’da, Kemer Tekirova’dan Gazipaşa’ya kadar olan bölgede bulunan konaklama tesislerini ihtiyacını karşılayacak kadar personelin yetişmediğini veya sektöre girmediğini anlatan Sağsözlü, şöyle konuştu: “Türkiye’deki turizm okulları, sektörü yeterince beslemiyor. Ben Turizm İşletmeciliği bölümü mezunuyum. Bizim sınıfımızda 90 öğrenciydik, şu anda sınıfımızdan turizm sektöründe çalışan 15-20 kişi kadarız. Kemer Tekirova’dan, Gazipaşa’ya kadar olan Antalya çanağında bulunan tesisleri besleyecek olan eğitimli ve nitelikli personel yetişmiyor. Mecburen dışarıdan takviye almak zorunda kalıyoruz. Biz 12 ay açık bir tesisiz. Personelimizi sürekli tutmak isteriz, ama bunun için Türkiye’ye yönelik talep yaratmak gerekiyor. Bu da ülkesel boyutta bir destinasyon pazarlamasıyla mümkün. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı.” “Yabancı personele doğru yönelmemiz söz konusu” Yüksek sezonda düz personelden ziyade daha nitelikli ve özellikle yabancı dil bilen personele ihtiyaçları olduğunu anlatan Sağsözlü, “İstediğimiz kriterlerde personeli bulmak bazen Türkiye şartlarında mümkün olmuyor. İkincisi yabancı dil sıkıntımız yıllardır devam eden bir problem. Ne yazık ki yabancı personele doğru yönelmemiz söz konusu. Açıkçası belirlediğimiz kriterler ve belirlediğimiz sayıda personeli bulmakta gerçekten sıkıntı çekiyoruz. İŞKUR sıralarında bir sürü insanımız iş arıyorken, biz de burada binlerce kişiye istihdam sağlamaya çalışıyoruz ancak ne yazık ki istediğimiz sayıyı tutturamıyoruz” dedi. “Bu sene ilk kez Nepallilerle çalışıyoruz” Bu sene tesislerinde 140’dan fazla yabancı personelle çalışacaklarını anlatan Mutlu Sağsözlü, “Ağırlıklı olarak Kırgız personel var. Onun dışında Ukrayna’dan, Çin’den ve en son bu sene Nepal’den personellerimiz oldu. Tamamen misafire kendi dilinde hizmet verebilmek adına, İngilizce konuşan çalışan kitlesi oluşturmak için bunlara mecbur kalıyoruz. Biz bu sene ilk kez Nepallilerle çalışıyoruz. Çok düzgün çalışanlar. Mesela çok uzun süren bir uçak yolculuğu yaparak geldiler. Geldiklerinden takım elbise ve kravatla indiler o uçaktan. Kendi ülkelerindeki, şartlar, maaşlar, yaşam koşullarından ötürü yurt dışına gidiyorlar” diye konuştu. Mutlu Sağsözlü, Antalya’daki konaklama tesislerinde geçen yıl 40 binden fazla Kırgızistan vatandaşının çalıştığını da sözlerine ekledi. 49


HABER

30 yıl önce

çalıştıkları genel müdürlerini andılar

Sheraton Voyager Antalya Oteli’nin açılışında bulunan Yönetim Ekibi ve Yardımcıları, kısa süre önce vefat eden Genel Müdürleri Christian Brüel’ü anmak için Antalya’da bir araya geldiler.

Bugünkü adıyla Rixos DownTown olan tesis, 30 yıl önce Sheraton Antalya Hotel Resort&Spa olarak hizmete girmişti. Otelin açılış töreninde o dönemin ünlü İtalyan şarkıcısı Al Bano ile eşi Romina Power şarkılarıyla katılanları büyülemişlerdi. Antalya Sheraton Voyager Oteli’nin açılışında Genel Müdür Christian Brüel, Genel Müdür Yardımcısı olarak da İstanbul Sheraton’dan Antalya’ya gelen Necati Kayım görev yapmışlardı.

Turizm ve Otelcilik camiasında örnek bir vefa ve kadirşinaslık örneği olarak değerlendirebilecek, Christian Brüel’ü anma törenine Danimarka, Kanada, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Belçika ve Türkiye’den 80 kişi katıldı. Genel müdürlerinin titizliği ile hazırladıkları anma programında, açılış dönemlerinde yaşadıkları ilginç olayları yıllar sonra paylaştılar, hem de genel müdürleri ile birlikte yaşadıkları ilginç anekdotları dile getirdiler.

Aynı otelde bir araya geldiler Christian Brüel 1988 yılında Antalya Sheraton Voyager Oteli’ne Genel Müdür olduktan sonra, otelcilik bilgi ve birikimiyle Antalya’daki turizm ve otelcilik camiasında sevilen ve saygı duyulan bir yönetici olarak yer almıştı. Bir süre önce vefat eden Christian Brüel anısına o dönemde otelde görev yapmış yöneticiler ve yardımcıları onu anmak üzere aynı otelde (Rixos DownTown) bir araya geldiler.

Toplantıya eşi Merete Brüel de katıldı Kopenhag 1950 doğumlu olan Brühl o yıllarda yeni kurulmuş olan Skal Antalya Kulübü’ne 1989 yılında üye kabul edilmiş ve 1990 -1991 döneminde de Skal Antalya Kulübü Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştı. Daha sonra Ankara Sheraton Oteli’nin açılışını yapmak üzere Antalya’dan ayrılmıştı. Toplantıya katılan eşi Merete Brüel, Antalya’yı çok sevdiklerini ve gittikleri her yerde Antalya’nın güzelliklerini dostlarına anlattıklarını dile getirdi. Brühl’ü anma toplantısına katılan yöneticiler: Necati Kayım, Üstün Özbey, JirayrG.Keçeciyan, Mehmet Toraman, Dorothee Stein, Fahri Yavuz, Suzan Walsh, Nimet Katırcıoğlu, Yasemin Kaya, Hüseyin Toprakçı, Ahmet Büyükahıska, Kemal Kaptan, Kaan Sipahi ve Zafer Yüzücü. Otelcilik sektöründe birçok kişiye örnek olacak Organizasyon Komitesi Başkanı Ayşın Atakan, anma gecesi menüsünü Genel Müdürleri Christian Brühl’ün tercihlerinden oluşturmuş, gecenin her aşamasını büyük bir titizlikle hazırlamıştı. Katılımcıların otelin girişindeki merdivende çektirdikleri fotoğraf ise, bu gecenin bir vefa anısı olarak otelcilik sektöründe birçok kişiye örnek olacaktır.

50


HABER

Çeşme’de

Marriott’un lüks oteli Reges a Luxury Collection

Marriott Grubu’nun The Luxury Collection markasının lüks oteli Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, Çeşme’nin ilk uluslararası lüks otel işletmesi olarak seçkin misafirlerine eşsiz bir yaşam stili adresi olmak için kapılarını açtı. “Best practice of refined luxury” mottosuyla misafirlerini ağırlamaya başlayan Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, kişiye özel hizmet anlayışı, deneyim odaklı yaklaşımı, Türkiye’nin gastronomik mirasını mutfak kültürüyle buluşturan restoranlarıyla Çeşme’ye uluslararası lüks bir yaklaşım getirecek. Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, muhteşem bir manzaraya sahip, kusursuz konfor ve kaliteli anlar için özenle tasarlanan 104 odasıyla Çeşme’de uluslararası lüks deneyimi sunmaya başladı. Kusursuz gastronomi şöleni İlhamını, bulunduğu toprakların, içgüdüsel konukseverlik anlayışından alan Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, Türkiye’nin gastronomik mirasını mutfağına yansıttığı toplam iki restoran ve dört barıyla farklı damak tatlarına hitap eden gastronomi deneyimine ev sahipliği yapıyor. Otelde, Ege’nin her iki yakasından lezzetler ve çağdaş Asya-Pasifik mutfağının en özel sunumları, Çeşme Yarımadası’nda yetişen üzümlerden yapılan özel şaraplarla eşleştirilerek, lezzet avcılarına servis ediliyor.

52


Ege’nin şifalı suları, Reges’in enerjisiyle buluşuyor Her bölümü özenle tasarlanan, 1400 metrekare alan üzerine kurulu SPA Merkezi, minimalist tarzıyla, sadeliği kusursuzlukla bir araya getiriyor. Özgün tasarımı, arzu eden müşterilere VIP terapi odası seçenekleriyle, klasik terapilerin yanı sıra imza terapi programları ve cilt bakımlarıyla, bölgenin en kapsamlı sağlık, güzellik ve terapi programlarını lüks dokunuşlar eşliğinde sunuyor. Spor tutkusundan vazgeçemeyenlere, son teknolojiyle donatılan fitness merkezi haftanın 7 günü 24 saat hizmet veriyor. The Luxury Collection markasıyla lüksü Çeşme’ye getirecek olan Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, Ege Riviearası’nın muhteşem atmosferini lüksle birlikte deneyimlemek üzere misafirlerini bekliyor.

Yıldıray Altın Reges, A Luxury Collection Resort&SPA Çeşme’nin Genel Müdürlüğüne Yıldıray Altın, satış ve pazarlama direktörlüğü pozisyonuna ise Gülce Köprülü geçti. Mersin Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünden mezun olan Yıldıray Altın, meslek yaşamına İsviçre ekolü Hapimag Sea Garden Bodrum’da başladı. Profesyonel çalışma hayatına yurt içi ve yurt dışında Iberostar, Kempinski gibi dünya markalarında çeşitli pozisyonlarda görev alan Yıldıray Altın, Dünyanın en büyük otel zinciri Marriot ile Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum’da çalışmaya başladı. Bu görevinin ardından Lujo Bodrum açılış ekibinde görev aldı. Lüks konaklama sektöründe uzun yıllardır hizmet veren Altın, İngilizce, Almanca, Norveçce biliyor.

Gülce Köprülü Kariyerine 1998 yılında Asya Tur da başlayan Gülce Köprülü, daha sonra Ortadoğu ülkelerinde havacılık sektöründe görev almasının ardından 2007 yılında Türkiye’ye dönüş yaparak Online Seyahat markaları GTA , Expedia gibi yabancı firmalarda Türkiye pazar müdürlüğü , Sabancı Grubunun seyahat acentesi Vista’da iş geliştirme müdürlüğü yaptı. Maxx Royal & Voyage Grubu, Wyndham Grand Kalamış Marina otellerinde satış müdürlüğü, Mauritus merkezli Lux* Bodrum Resort & Residences’ta Satış Direktörü görevinin ardından, Kasım ayı başında Reges, a Luxury Collection Resort & Spa, Çeşme de Satış Pazarlama direktörü olarak göreve başlayan Köprülü, İngilizce ve Arapça biliyor.

53


HABER

Paximum’un 2019 hedefi 300 bin pax

SAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Erol Türk, “Paximum olarak 2018 yılında 120.000 Pax satış yapılmasına aracılık ederek, turizm sektörüne değer kattık. 2019 yılında da hedefimiz 300.000 pax satış yapılmasına aracılık etmektir” dedi.

27 yılını dolduran SAN Group, 72 ülkede seyahat sektörüne değer katan yazılım çözümleri üretiyor. Turizm sektöründe bilinen en güçlü markası Sejour’un yanı sıra, 2013 yılında kurulan Paximum markası ile iş modelini tamamen Sejour kullanan incoming acentesinin otel ürününü global kitleye taşıma üzerine kurguluyor. Örneğin; Dubai’de faaliyet gösteren bir incoming acentesi, 700’ün üzerinde Sejour kullanıcısı acenteden sadece biri ve sisteminde yer

alan kontratlı otelleri Tur Operatörlerine hali hazırda web servisleri,XML,excel yada extranet ile servis ediyor iken, aynı ürünleri Paximum kanalına da kendi belirlediği fiyat ve koşullarla açabiliyor. Böylece otelci dolaylı olarak daha fazla satış kanalına ulaşıyor ve doluluklarını kısa zamanda arttırma şansı buluyor. Dinamik paketleme ile çözüm üretiyor Netice itibariyle yıllardır süregelen klasik acente-tur operatörü ürün alım ve satış döngüsünden farklı bir durum olmamakla birlikte, artık seyahat acentesi tek bir entegrasyon ile global Bedbank’lara hem ürün verip, hem de rekabet etme şansına sahip olabiliyor. SAN Group, Paximum ile başlattığı global seyahat ürünleri entegrasyonlarına GDS’lerin bulunduğu uçak XML bağlantılarını da ekleyerek, dinamik paketleme ile çözümlerini bir adım daha öteye taşıyor. B2B entegrasyonlar hızla büyüyor Konu hakkında SAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Erol Türk, “Paximum ile başladığımız B2B entegrasyonlar hızla büyüyor. Paximum, bugün 150’den fazla yerel ve global incoming acentenin otel kontratını teknolojinin en yaygın kullanıldığı pazarlara ulaştırıyor. Ayrıca yaptığımız önemli anlaşmaların da bir sonucu olarak lokal otel datası konusunda global markalar tarafından tercih edilmeye de başlandık. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz dünya devi Amadeus-Contentinn çift taraflı satış anlaşması ile de hızımıza hız kattık. LotsofHotels, Sunhotels, RoomsXml, Dnata-Travel Republic, W2M, Special Tours, Smyrooms, ve daha onlarca b2b tedarikçisi ile yine çift yönlü çalışma modeline başladığımız Paximum ile lokal acenteleri daha fazla global dağıtım kanalına maliyetsiz ve çok hızlı taşıyoruz. Paximum bugüne kadar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Türkiye, Malta, Kıbrıs, Bulgaristan, Tunus, Thailand, Meksika, Maldivler, Yunanistan, Sri Lanka, Hindistan ve Malezya’dan ürün tedarik etti. Paximum olarak 2018 yılında 120.000 Pax satış yapılmasına aracılık ederek, turizm sektörüne değer kattık. 2019 yılında da hedefimiz 300.000 pax satış yapılmasına aracılık etmektir.” dedi. Dünya devi olma yolunda yürüyor Paximum, 27 yıldır Türkiye turizminde oteller tarafından tercih edilen Sejour yazılımını kullanan ve ürünlerini sisteme yükleyen incoming acentalarının satışlarını kolaylaştırmak için kurulmuş bir yazılım olarak dikkat çekiyor. Incoming acentelerin yaptığı otel kontratlarını, birçok farklı kanala entegrasyon lisans maliyeti olmadan taşıyarak Turizm sektörüne dünyada benzeri olmayan bir şekilde katma değer sağlıyor ve sektöründe dünya devi olma yolunda emin adımlarla yürüyor.

54


HABER

Ekiplerine güvendiler

ikinci oteli açtılar Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Evrenseki’deki Side Royal Palace Hotel & SPA ile konaklama sektörüne adım atan Süleyman Yüksel ve kardeşi Mehmet Yüksel, büyük güven duydukları ekip arkadaşları sayesinde ikinci oteli olan Side Royal Luxury Hotel & SPA’yı da Mayıs ayında hizmete açtı.

Yaklaşık 20 yıldır otellerdeki ticari alanları işleterek turizm sektöründe faaliyet gösteren Yüksel kardeşler, krizin en derin noktası olan 2016 yılında Side Royal Palace Hotel & SPA ile konaklama sektörüne adım attılar. İlk otel yatırımı ile başarıyı yakalayan Yüksel kardeşler, bu başarıda büyük emeği olan yönetim kadrosu ve çalışanlarına duydukları güven ile ikinci otel yatırımı olan Side Royal Luxury Hotel & SPA’yı da Mayıs ayında hizmete açtılar. İkinci oteli ile misafirlerine daha rahat ve özel bir hizmet sunmayı amaçlayan Süleyman Yüksel, “Ben, Süleyman Yüksel olarak büyümüyorum. Benim param buna yetmez. Kardeşime, yönetim kadroma ve çalışanlarıma güvenmeseydim bu yatırıma cesaret edemezdim” dedi. Otelcilik serüveni 2015’te başladı Süleyman Yüksel kardeşi Mehmet Yüksel ile beraber, konaklama sektöründeki serüvenlerinin 2015 yılında başladığını söyledi. Süleyman Yüksel, “2015 yılına kadar farklı otellerdeki ticari işletmelerimizle turizmin içindeydik. 2015 yılında turizm sektörünün en önemli noktası olan konaklama alanında yer almaya karar verdik ve ilk adımı attık. Otellerde kiracı olarak yer almaktansa kendi tesisimizi hayata geçirmek istedik. 2015 yılı sonunda otelimizin inşaatına başladık ve 2016 yılında da bilindiği üzere kriz başladı. Ekip olarak güçlü olduğumuzu düşündük ve yatırıma devam etme kararı verdik. Riskli bir karardı ama cesaret ettik çünkü ekibimize ve Türkiye turizmine güveniyorduk” dedi. “Personelimizde o gücü gördük” Açıldıktan sonra başarılı bir işletmecilikle misafirlerinin büyük beğenisini toplayan Side Royal Palace Hotel & SPA tesisi; Yüksel kardeşler için yarım bir oteldi. Bu otelin tamamlanması gerektiğini düşünen Yüksel kardeşler,

56

ikinci otel yatırımı için harekete geçtiler. Süleyman Yüksel bu süreci şöyle anlattı: “Side Royal Palace Hotel & SPA’yı açtık ama bu tesis bize göre yarım bir oteldi. Bu düşünce ile otelimizin yanındaki alanı da satın alarak ikinci tesisi de yapmaya karar verdik. Bu tesisi yaparken şöyle düşündük: ‘Bizim bir gemimiz vardı ama motoru çok büyüktü. Gemiyi büyütmemiz gerekiyordu.’ Bu düşünce ile yola çıktık. Yönetim kadromuzdaki arkadaşlarımız da o gücü gördük. O gücü ve hırsı hissetmeseydik ikinci otel için o kadar cesaretli davranmazdık. İkinci otelimizi, ekibimize güvendiğimiz için hayata geçirdik. Otelciliğe adım attığımız ekibimiz bize o güveni verdi. ‘Aç kalırız, susuz kalırız bu işi yapalım’ dediler ve yeni otelimizi hayata geçirdik. “Daha sıcak bir ortam sunmak istedik” İkinci otellerinin daha farklı olması gerektiğini


düşünen Yüksel kardeşler ve ekibi, daha özel hizmet sunacakları bir tesisi hayata geçirmeye karar verdiler. “İkinci tesisimizin ilk otelimiz ile aynı konseptte olmasını istemedik” diyen Mehmet Yüksel, “20 senede birçok tesiste çalıştık. Bu 20 senede fotoğrafçılıktan market işletmeciliğine kadar birçok iş yaptık. Otele gelen tatilcilerin ne istediklerini neyi beğendiklerini iyi gözlemledik. Bu gözlemler ışığında yola çıkmıştık ve ilk otelimiz olan Side Royal Palace’da bunları uygulamaya çalıştık. Misafirlerimiz neyi beğenirse ona göre hareket ettik. 6-7 otelde de işletmecilik yaptığımız için işletme mantığını da gördük. Şimdi de yeni otelimizde farklı olarak daha doğal ve daha sıcak bir ortam sunmak istedik. Misafirlerimize daha rahat ve özel bir otel sunmayı amaçladık. Side Royal Luxury Hotel & SPA ile hizmeti daha yukarıya taşıyacağız. Kendi kurallarımız yerine daha relax daha içten bir otel yarattık.

İnsanlar huzuru hissetsin istiyoruz. İkinci otelimizde daha özel bir hizmet sunacağız” şeklinde konuştu. “Personel ve misafir mutluysa büyürsünüz” “Otelcilikte başarının sırrı personeldedir” diye konuşan Süleyman Yüksel, açıklamalarına şöyle devam etti: “Yönetim kadromuza güvendiğimiz kadar çalışanlarımıza da çok güveniyoruz. Personel konusunda eleştiriye açık bir yapımız var. ‘Beni neden eleştiriyorsun’ diyeni duymadık çünkü biz hiç patron gibi davranmadık. Herkes bize otelimizde ‘ağabey’ der. Çalışanlarımızla, yöneticilerimizle bir aile ortamı oluşturduk aslında. 4 yıldır kadromuzun yüzde 90’ı ile devam ediyoruz. Biz ne bir ayrıcalık yaratıyoruz ne de başka bir şey. Kadromuzla maaş bile konuşmuyoruz. ‘Biz para veriyoruz böyle yapacaksın’ mantığı ile olmaz. Otelcilikte şartlar uygun olursa herkes

büyümek ister ancak büyümenin sınırı parada değildir. Personel mutluysa, müşteri mutluysa zaten sistem sizi otomatikman büyümeye itiyor. Biz, Süleyman ve Mehmet Yüksel olarak büyümüyoruz. Bizim paramız buna yetmez. Büyümek için insan emeği gerekiyor.” Neden Evrenseki? Mehmet Yüksel, otel yatırımları için sorumuza ise şöyle cevap verdi: “Evrenseki, Avrupalıların daha çok tercih ettiği bir bölge. Daha hızlı hareket edeceğimizi düşünerek bu bölgeye yatırım yapmak istedik. Büyük bir tesis yapabilirdik ama daha küçük bir otelle ilk adımı atmak istedik. Daha başarılı olabilirdik ve hataları daha çabuk kapatabilirdik. Önce doğru ve bilinçli bir şekilde konaklama sektörüne adım atmak istedik. Şimdi, ikinci otelimizi de açacağız. Sonra ki süreç bizi nereye götürecek açıkçası bizde merak ediyoruz.” 57


HABER

Cem Karaca

“Bütün yük resort turizm yapanların omuzunda, bu yük dağıtılmalı”

Alternatif Turizm Etkinlikleri ve İşletmeler Birliği (ATİB) Başkanı Cem Karaca, alternatif turizmin Türkiye’nin 2023 hedefi olan 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşmasındaki en önemli nokta olduğunu söyledi.

Türkiye, yapısı itibari ile birçok turizm çeşidine ev sahipliği yapabiliyor. Ancak bu kadar turizm çeşitliliğine rağmen Türkiye, deniz-kum-güneş desnitasyonu gibi algılanıyor. Bu durum da yurt içi ve yurt dışındaki tanıtım çalışmalarında resort turizmin ön planda olmasından kaynaklanıyor. 58

Antalya’da hayata geçirilen ve tüm Türkiye’deki alternatif turizm olanaklarını gözler önüne sermek isteyen Alternatif Turizm Etkinlikleri ve İşletmeler Birliği (ATİB), iklimsel, coğrafi ve tarihi özellikleri nedeniyle birçok turizm koluna sahip olan Türkiye’nin bu özelliğini biraz olsun ön plana çıkarmak istiyor.

“Alternatifsizlik turizmi sıkıntıya sokar” Alternatif Turizm Etkinlikleri ve İşletmeler Birliği (ATİB) Başkanı Cem Karaca, Tourism Today’e yaptığı açıklamalarla alternatif turizmin önemine dikkat çekti. Alternatifsiz bir turizmin Türkiye turizmini sıkıntıya sokacağını belirten Karaca, “Kısa döneme sıkışan


resort turizm, sıkıntılı dönemlerde Türkiye ve Antalya turizmini daha da sıkıntıya sokuyor. Alternatif turizm bizim çıkış noktamız olabilir. Hem pazar çeşitliliği hem de sezona yayılmış bir turizm hareketi Türkiye’nin turizmdeki en önemli hedeflerinden biridir. Alternatif turizm ise nitelikli turisti Türkiye’ye çekmek ve pazarürün çeşitliliği yaratma adına iyi bir şekilde çalışır; sektör ve kamu bütün kollarıyla iyi bir işbirliği içine girerse Türkiye’nin 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşmadaki en önemli noktası olacaktır” dedi. “Bütün yük resort turizm yapanların omuzunda” “Alternatif turizmi şimdiye kadar yeterince gösteremedik” diye konuşan Cem Karaca, her fuar ve tanıtım çalışmasında resort turizmin ön plana çıkartıldığını söylüyor. Artık alternatif turizm ürünlerimizin de göz önüne çıkartılması gerektiğini belirten Karaca, “Sunum çok önemli. Bu sunumun bence iyi planlanması ve bütün bileşenlerin bir araya getirilip hem turizmdeki pazarlama stratejimizde kullanılması gerekiyor hem de fuar ve sosyal medyada bu yönümüzün de artık öne çıkarılması gerekiyor. Bakın Booking.com bile önceden otel odaklı satış yapardı şimdi ise insanların eğilimine odaklanarak satış yapıyor. Golf ile ilgilenen kişilere golf yapılabilecek destinasyonları gözler önüne seriyor. Casino beklentisi olan kitleye bütün casino noktalarını gösteren bir sıralama ve listeleme yapıyor. Burada bu tarz eğilimlere hitap eden de alternatif

turizmdir. Alternatif turizm çok fazla kolları olan bir tanım. Alternatif turizm denince akla ilk olarak yayla, dağ, bisiklet ve yürüyüş geliyor. Bu işin çok büyük bir boyutu var. Turizm sadece resort turizmden oluşmuyor. Resort turizm, Türkiye için çok önemli ama bütün yük resort turizm yapanların omuzunda ve bu yükün dağıtılması lazım” şeklinde konuştu. Alternatif Turizm Zirvesi Özel sektör ve kamunun ortak bir akıl ortaya koyarak hareket etmesi gerektiğini ifade eden Karaca, açıklamalarına şöyle devam etti: “Biz turizmde ülke olarak çok büyük destinasyonlardan biriyiz. Daha da iyi olabiliriz. Nicelikle beraber nitelikli turisti de ağırlayıp geliri artırabiliriz. Bunu da alternatif ürünlerle sağlayabiliriz. Sadece otel odaklı bir anlayışla olmuyor. İnsanlar, Türkiye ve Antalya’ya gelmiş gibi görünüyor ama aslında otele geliyorlar. Bu noktada fayda anlamında daha dar bir kitleye hitap ediyorlar. Biz de alternatif turizmi ve önemini anlatmak için Kasım ve Aralık ayı gibi Alternatif Turizm Zirvesi düzenleyeceğiz. Turizm Bakanımız ve önemli sektör temsilcileri bu konuya çok sıcak bakıyor. Bu zirvede Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadede alternatif turizm için yapılması gerekenleri konuşacağız. Sürdürülebilir bir turizm için alternatif turizm çok önemli. Alternatif turizm olanaklarımızı iyi sunamazsak ve pazarlayamazsak kırılgan bir turizm yapısına sahip olmaya devam ederiz. Sağlam bir turizm için alternatif turizm olmazsa olmazdır.”

“2023 hedefimize rahatlıkla ulaşırız” Cem Karaca, Antalya’nın turizmde çok ciddi bir tecrübesi olduğunu ve bu tecrübenin alternatif turizm yapan kitle ile paylaşılması gerektiğini söyledi. Karaca, “Antalya’dan uluslararası markalar çıkmaya başladı. Bu deneyimi diğer bölgelerde alternatif turizm yapan kitle ile paylaşmamız gerekiyor. Alternatif ruhla profesyonel işler yapmaya çalışıyorlar ama tecrübe eksiklikleri var. Konaklamadan tutun turlara kadar böyle. Eğer alternatif turizmi Türkiye turizm hareketi içinde daha etkin bir şekilde kullanabilirsek 70 milyon turist 70 milyar dolar gelir hedefine rahatlıkla ulaşırız” dedi. “Biz turizmin ruhunu veriyoruz” Alternatif turizmi temsil eden bir dernek olarak çok ciddi bir misyona sahip olduklarını kaydeden Karaca, açıklamalarına şöyle sonlandırdı: “Konaklama tesisleri, AKTOB ve TÜROFED gibi çatı örgütler ile temsil edilebiliyor. Seyahat acenteleri de öyle. Ancak bizim tarafımızda bir boşluk vardı ve bu boşluğu derneğimizle kapatmak istedik. Alternatif turizm olmadan turizm olmaz. İnsanlar Antalya’ya geliyor ama teleferik ile Tahtalı’ya çıkmadan, akvaryuma, kum heykel müzesine gidemedikten sonra bu turizm anlayışı çok sürdürülebilir olmaz. Biz turizmin ruhunu veriyoruz. Biz de alternatif turizm işletmeleri bir araya gelerek derneğimizi kurduk. Alternatif turizmi daha da yukarıya taşıyarak Türkiye turizmi için biz de varız diyelim istedik.” 59


HABER

Antalya tatilinde rahatsızlanan alman siyasetçi kendisini Türk doktorlara

emanet etti…

62

Antalya’ya tatile gelen Alman siyasetçi Dieter Hübers, konakladığı otelde rahatsızlandı. Hübers, ilk müdahalesinin ardından tedavisine Almanya’da devam etmek yerine kendisini Türk doktorlara emanet ederek üçlü By-pass ameliyatı ile sağlığına kavuştu.

Almanya-Bocholt Şehir Partisi (Stadtpartei) Kurucusu Dieter Hübers, geçtiğimiz hafta tatil için Antalya’ya geldi. Tatiline başlayan ve otel odasında bulunduğu bir sırada baygınlık geçiren ve sonrasında ciddi bir göğüs ağrısı ile karşı karşıya kalan Dieter Hübers, 112 Acil Çağrı Merkezi aracılığı ile otele en yakın hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalesi sonrasında Hübers, Türk olan gelininin yaptığı araştırma sonrasında Akdeniz Sağlık Vakfı (ASV) Yaşam Hastanesi’ne kaldırıldı.


Antalya’da tedavi olmaya karar verdi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünden Doç. Dr. Gökhan Özerdem tarafından muayene edilen Alman siyasetçiye By-pass ameliyatı olması gerektiği açıklandı. Önünde iki seçeneği olan Hübers, ya ambulans uçakla Almanya’ya dönecek ya da Antalya’da kalıp tedavisine devam edilecekti. Hübers, ASV Yaşam Hastanesi’nin imkanlarını görüp doktorlarla yaptığı görüşme sonrasında tedavisi için kendisini Türk doktorlara emanet etti. 3 saatlik ameliyat Alman siyasetçi Antalya’da tedavi kararı alması ile birlikte hemen Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünden Doç. Dr. Gökhan Özerdem ve Op. Dr. Levent Çetin tarafından üçlü By-pass ameliyatına alındı. 3 saatlik zorlu bir by-pass ameliyatı sonrasında hayata yeniden tutunan Hübers, bugün sabah saatlerinde (30.04.2019) taburcu oldu. “Türkiye’de tedavi olmanın mutluğunu yaşıyorum” Taburcu olmadan önce kısa bir açıklama yapan

Alman siyasetçi Hübers, “Türkiye’de tedavi olmanın mutluğunu yaşıyorum” dedi. Hastalığının benim için sürpriz olduğunu belirten Hübers, “Rahatsızlığımın ortaya çıkması ile iki karar arasında kalmıştım. Tedavim için ya Almanya’ya geri dönecektim ya da Antalya’da tedavimi devam ettirecektim. Hastane donanımı, doktorların bana sağladığı güven ve personelin ilgisini görünce ameliyat ve tedavimi Antalya’da gerçekleştirmesi için kararımı verdim. Hiç şüphe duymadan ameliyatı onayladım. Benim için çok isabetli ve doğru bir karardı. Şimdi gördüğünüz gibi çok dinç ve sağlıklıyım. Son olarak da şunu söylemeliyim; hastanede inanılmaz bir başarı ve ilgiyle karşılaştım. Sanırım Almanya’da bana böyle bir şekilde bakılamazdı. Başıma yine böyle bir şey gelse yine aynı kararı veririm. Her şey için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Türkiye’nin sağlık ve turizm elçisi olacak Doç. Dr. Gökhan Özerdem yaptığı açıklamada Dieter Hübers’in hastaneye geldiği zaman çok ciddi bir tablo içinde geldiğini söyledi.

Özerdem, “Yapılan EKO ve EKG incelemesinde ciddi bir koroner arter şüphesi ile hemen koroner anjiyografi ünitesine alınıp işlem yapılmasına karar verildi. İşlem sonucunda da çok ciddi bir damar darlığı tespit edildi. Bu kalp krizinin başlangıcıydı. Damarda tam tıkanıklık olmasa da ciddi bir darlık vardı. Hemen yakınlarına durumu bildirdik. Daha önce böyle bir rahatsızlıkları olmadığı için çok şaşırdılar. Biz gerekli açıklamaları tekrar tekrar yaptık. Yabancı bir ülkede olduğu için tedirgindi. Ambulans uçakla Almanya’ya transfer etmeyi düşünürken Hübers burada tedavi olmaya karar verdi. Bu karar sonrasında 3 damarına 3 saat süren By-Pass ameliyatı yaptık. Ameliyat sonrasında bize ne zaman ameliyat olacağını sordu. Ameliyat olduğunu duyunca çok şaşırdı. Ters giden bir şey olmadı. Nekahet sürecinin önemli bir kısmını da bizimle geçirdi. Hatta kendisi bir gün daha kalmak istedi. Hastamız gayet iyi, ayağa kalkıyor, geziyor. Büyük ihtimalle de kontrolü için Antalya’ya gelecek çünkü ‘bundan sonra Almanya’da gideceğim hastaneleri muhtemelen beğenmeyeceğim’ diyor. Bize ‘bundan sonra sağlık ve turizm elçiniz olacağım’ dedi.”

63


HABER

İspanyol otel devi

Türkiye’deki otel sayısını 5 yılda 20’ye çıkaracak

64

Barceló Hotel Group Türkiye Genel Müdürü Hasan Ekmen, Barceló Hotel Group’un önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiye’ye 20 otel ile 100 milyon Euro’luk yatırım yapmayı planladığını söyledi.


60 milyon Euro doğrudan yatırım yapıldı Barceló Hotel Group’un yurtdışından Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan tek büyük otel zinciri olduğunun altını çizen Ekmen, Türkiye pazarındaki yatırımları hakkında şunları söyledi; “Turizm sektöründeki 87 yıllık deneyimimiz doğrultusunda dünyanın farklı bölgelerinde yatırım yapmış ve yapmaya devam eden uluslararası bir zincir oteller grubuyuz. Türkiye’deki 20 yıllık varlığımız süresince işletmesini sürdürdüğümüz otellere toplam 60 milyon Euro’luk bir yatırım gerçekleştirdik. Bu noktada Türkiye pazarını, gelişmeye açık ve yeni yatırımların yapılmasına uygun bir bölge olarak görüyoruz. Barceló Istanbul özelinde şu ana kadar yapılan toplam yatırım miktarı 7 Milyon Euro’ya ulaştı. Grup olarak Türkiye’ye çok inanıyor ve güveniyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 20 otele ulaşmayı ve yaklaşık 100 milyon Euro’luk bir yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Yatırım yapmayı planladığımız şehirler ve bölgeler arasında başta İstanbul, Akdeniz bölgesinde Antalya, sonra Kapadokya, İzmir ve Ankara yer alıyor. Şu anda üzerinde çalıştığımız ciddi projelerimiz mevcut. Bunların dışında ise yeni proje arayışlarımız devam ediyor.”

Dünyanın ve İspanya’nın önde gelen turizm gruplarından biri olan ve 25 ülkede 251 oteliyle hizmet veren Barceló Hotel Group, Türkiye’deki yatırımlarına devam ediyor. İstanbul’un en merkezi noktası olan Taksim’de açılan 5 yıldızlı Barceló Istanbul Hotel’in resmi açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Barceló Hotel Group Türkiye Genel Müdürü Hasan Ekmen, İstanbul’un en çok bilinen ve tercih edilen oteli konumuna gelmeyi hedeflediklerini belirterek, grubun Türkiye’deki yeni yatırımı ve gelecek dönemdeki yatırım planları hakkında bilgiler verdi.

Yüzde 80 dolulukla 5 ayda 116 farklı ülke Barceló Hotel Group Türkiye Genel Müdürü Hasan Ekmen, uluslararası standartlardaki servis yaklaşımı ve iş dünyasına özel yenilikçi uygulamalarıyla gerek iş gerek tatil amaçlı seyahat eden misafirlerine keyifli ve konforlu bir konaklama deneyimi sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Barceló Istanbul Hotel’in şehrin en gözde ve merkezi bölgelerinden biri olan Taksim’de yer aldığını belirten Ekmen, “Taksim bölgesi yenilenen yüzüyle her ülkeden turistin tercih ettiği bir bölge haline geldi. Hedefimiz Barceló Istanbul’u, İstanbul’un en çok bilinen ve tercih edilen oteli konumuna getirmek. Bu otel, grubun Türkiye’deki iş hedeflerinin de temelini oluşturuyor.

Özellikle Avrupalı ve Batılı turistleri bu bölgeye çekmek istiyoruz ki başta İspanya olmak üzere OrtaGüney Amerika ve Avrupa’daki birçok ülkedeki yüksek bilinirliğimizin destinasyona artı bir güven sağlayacağı, dolayısıyla bölgedeki turist sayısı ve çeşitliliğini artıracağı kanısındayız. Beş ay gibi kısa bir sürede toplam 116 farklı ülkeden misafir ağırladık. Şu anda otelimizin doluluk oranı yüzde 80’e ulaştı. Bu açıdan Taksim’in cazibe merkezi haline gelmesinde de önemli görevler üstleniyoruz. Aldığımız bu sonuçların da hedeflediğimiz başarıyı ortaya koyduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu. “Nitelikli turiste odaklanıyoruz” Türkiye’de yaşanan ekonomik daralmanın aşılmasında turizm sektörünün oldukça etkili olacağını düşündüğünü dile getiren Ekmen, “Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un da belirttiği üzere, 2019 yılında turist sayısında yüzde 15’lik bir artış bekleniyor. Özellikle yazlık bölgelerde bu oranının daha yüksek olacağını öngörüyorum. Turist sayılarındaki artışa paralel olarak turizm gelirlerinin de yükseleceğini söyleyebiliriz. Biz de yabancı bir grup olarak Türkiye turizmindeki bu ivmeye katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Özel Türk hamamı ayrıcalığı Otel hakkında bilgiler veren Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü; “Otelimizde 273 oda ve suite bulunuyor. Junior suite ve deluxe odalarımızda ise özel Türk hamamı ayrıcalığı sunuyoruz. Chadir Restaurant’ın yanı sıra Sports ve Tapas Restaurant’ımız, B-Heaven Sky Bistro Bar ve iki adet jakuzinin yer aldığı geniş bir güneşlenme alanı ve 1500 metrekarelik Wellness ve Fitness Merkezi’mizle misafirlerimize kusursuz bir konaklama için ihtiyaç duyduğu her şeyi sunuyoruz. Toplantı ve etkinlik için gerekli tüm donanıma sahip otelimizde, 600 kişi kapasiteli 8 çok amaçlı salonumuz yer alıyor.”

Royal Hideaway ve Allegro Hotels Barceló Hotel Group’un kurulduğu günden bu yana dünyanın farklı bölgelerinde yaptığı yatırımlar sayesinde İspanya’nın 2., dünyanın ise 29. büyük otel zinciri haline geldiğini aktaran Ekmen, “Türkiye pazarı 20 yıldır içinde olduğumuz ve yakından tanıdığımız bir pazar. Grup olarak aldığımız yeni yatırım kararı ile Barceló Istanbul’un işletmesini 25 yıllığına üstlendik ve Aralık 2018’de kapılarımızı misafirlerimize açtık. Böylelikle Occidental the Public ve Occidental Pera İstanbul’dan sonra Türkiye’deki 3. otel yatırımımızı yapmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde hem bunların sayısını artırmak hem de Royal Hideaway ve Allegro Hotels markalarımızla yeni yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi. 65


HABER

Euphoria Hotels

yeni jenerasyonu farklı konsepti ile yakaladı

Prince Group’un otel markası Euphoria Hotels & Resorts, geçen sene hizmete sunduğu yeni konsepti “Euphoria Wellbeing” ile büyük beğeni topladı.

Kaliteli hizmet anlayışı ile turizme yön veren otellerimiz, sundukları hizmeti farklılaştırma adına çalışmalar yaparken misafirlerini şaşırtmaya devam ediyor. Bazı oteller, hizmette farklı olma adına plajda güneş gözlüğü silerken kimi otel misafirlerine sunduğu soğutulmuş havlularla farklı olmaya çalışıyor. Otellerin farklı olma adına yaptığı çalışmalar devam ederken Euphoria Hotels & Resorts ise sunduğu yeni konsepti ile farklılaşma adına bir adım öne çıkıyor. Euphoria Wellbeing Euphoria Hotels & Resorts, geçen sene misafirlerinin beğenisine sunduğu Euphoria Wellbeing ile spor tutkunları ve sağlıklı beslenmeye önem verenler için farklı bir konsept yarattı. Yine Prince Group bünyesindeki Awaros Gym ile işbirliğine giden Euphoria Hotels, Euphoria Wellbeing ile misafirlerine sağlıklı tatil imkanı sunuyor. Türkiye’deki 4 otelinde profesyonel spor antrenörleri ve beslenme uzmanlarını kadrosuna dahil eden Euphoria Hotels, hazırlanan programlar çerçevesinde misafirlerine spor ve sağlıklı beslenme konusunda hizmet alternatifleri yaratıyor. Büyük ilgi gördü Euphoria Hotels & Resorts’ un yeni konsepti Euphoria Wellbeing hakkında açıklamalarda bulunan Grup Otelleri Satış ve Pazarlama Direktörü Cem Özdağ, Euphoria Wellbeing’ in tatilciler tarafından büyük ilgi gördüğünü söyledi. Konsept hakkında Tourism Today’e bilgi veren Özdağ, “Sektörün farklılaşma noktasında bazı sıkıntıları olduğunu biliyoruz. 66


Deniz, kum, güneş herkeste var ama farklılaşmaya çalıştığınızda ya servis noktasından ya da uyguladığınız konsept ile öne çıkabiliyorsunuz. Biz geçen sene Euphoria Wellbeing’i yarattık. Bu konsept, hali hazırda yapmış olduğumuz bazı hizmetleri daha profesyonel hale getirmemizle ortaya çıktı. Euphoria Wellbeing’in geliş noktası, sağlıklı ve temiz beslenme, ikincisi ise spordur. Zaten yemyeşil tesislerimiz var. Biz ilk olarak her otelimizde minimumda iki tane profesyonel antrenör tahsis ettik; biri sert sporlarla uğraşıyor diğeri de yoga, plates, zumba gibi daha hafif dersler veriyor. Spor dallarımız ile ilgili olarak otellerimizde özel alanlar var ancak biz tesislerimizin her yerinde spor faaliyetleri yapıyoruz. Haftanın 6 günü sabah 8’den akşam 8’e kadar iki saatte bir yaptığımız spor programlarımız mevcut. Örneğin saat 10’da plajda crossfit çalışması yapılırken saat 12’de body building antrenmanı yaptırıyoruz. Saat 14’te de ağacın altında yoga dersleri veriyoruz. Tamamen profesyonelce hazırlanan programlar çerçevesinde dersler veriyoruz” dedi. Her misafire farklı program Cem Özdağ, Euphoria Wellbeing’in ikinci kısmında ise sağlıklı ve temiz beslenme olduğunu söyledi. Özdağ açıklamalarına şöyle devam etti: “Sağlıklı yaşamın asıl konusu beslenmedir. Spor, sağlıklı yaşamda yüzde 30’luk bir kısmı kapsar. Sağlıklı yaşamın yüzde 70’lik kısmını ise sağlıklı beslenme kapsar. Spor yapıyorsanız beslenmenizi doğru şekilde gerçekleştirmelisiniz. Biz de konseptimiz içinde beslenmeyi şimdilik yemek köşeleri ileride ise kendine ait restoranları ile temiz beslenme alanları oluşturalım istedik. Bu doğrultuda büfemizin 5’te birini bu kısım için ayırdık. Bunun için de sporda olduğu gibi yine profesyonellerden danışmanlık aldık ve menülerimizi oluşturduk. Beslenme uzmanlarımıza da otellerimizde birer ofis açtık. Bu ofislerde misafirlerimizin vücut kitle endeks ölçümleri yapılıyor ve vücut tiplerine göre programları oluşturuluyor.”

geldiğiniz zaman sağlıklı beslenme adına sadece yulaf ezmesi bulabiliyorsunuz. Peki, öğlen yemeği ve akşam yemeğinde ne veriyorlar? Sağlıklı ürünler sunamıyorlar. Birçok otelde diyet büfesi var ama sadece haşlanmış tavuk ve brokoli bulabilirsiniz. Bizim konseptimizde ise bütün yönüyle ele aldık. Öyle ki bizim sağlıklı bir tatlı büfemiz bile var. İkinci hedef ise hayatında spor ve sağlıklı beslenme olmayan insanlara dokunmaktı. Biz burada elimizden geldiğince onlara yardımcı oluyoruz” dedi. Euphoria Hotels ile sadece konaklama ve yeme içme hizmeti vermek istemediklerini belirten Özdağ, spor ve beslenme konusunda insanları bilinçlendirmek de istediklerini ve bunun için otellerinde ücretsiz seminerler, eğitimler de verdiklerini söyledi. “Farklılıklar otellerle sınırlı kalmamalı” Konsept farklılıklarının sadece otel ile sınırlı kalmaması gerektiğini de söyleyen Cem Özdağ, yaratılan bu konsept bazlı farklılıkların tur operatöründen acentaya, web sayfasından online portallara kadar her kanalda detaylandırılması gerektiğini belirtti. Özdağ, “Spor ve Sağlıklı beslenme otelisiniz ama hangi tur operatörünün spor otelleri yada Sağlıklı beslenme otelleri diye bir bölümü var. Antalya otelleri, İzmir otelleri dile kategoriler var ama spor otelleri diye bir kategori yok” şeklinde konuştu. “Yeni jenerasyonu yakaladık” Farklılaşma adına otellerin iyi düşünmesi ve yaratıcı olması gerektiğini ifade eden Özdağ, “Plajda güneş gözlüğünü silmek oteli misafir gözünde farklılaştırmaz” dedi.

“Farklılaşmayı hitap ettiğiniz jenerasyona göre yapmalısınız” diye konuşan Özdağ, şöyle devam etti: “Artık misafir profili değişiyor. Yeni jenerasyona hitap ediyor muyuz öncelikle bunu irdelememiz lazım. Euphoria Hotels olarak yeni jenerasyonu, spor ve sağlıklı beslenme konusundaki isteklerini karşılayabildiğimizi düşünüyoruz. Ailelerinin zoru ile tatile gelen gençleri, bezmiş ve sıkılmış bir şekilde şezlonglarda yatmaktan vazgeçirdik, şimdi spor yapıyorlar ve eğleniyorlar.” “2016 dönüm noktasıydı” Cem Özdağ, otellerin farklılıkları yakalaması gerektiğini belirterek açıklamalarına şöyle devam etti: “Farklılıkları yaratmak detaylara inmekten geçer. Biz 2016 krizine kadar otellerimizi turistle doldurabiliyorduk. Ancak bu turist nehri 2016’da kesildi. Tüm oteller olarak farklı arayışlara girdik. Arayışlarımızı pazar yönünde yapmadık. Farklı kanallar aradık. Örneğin callcenter sistemi kurduk ve rezervasyon modüllerine yöneldik. Daha önce biz Rusya pazarında büyük bir tur operatörü ile kontrat yaparken 5 dolar vererek 150-200 rezervasyon birden alırdık. Şimdi ise farklı kanallar keşfetmeye çalıştık ve başarılı olduk. Bu nedenle 2016 satış pazarlama ekipleri için dönüm noktasıydı. 2016’da bu işi doğru bilen insanlarla, sadece fiyat üzerinden götüren insanlar arasındaki fark ortaya çıktı. Gaziantep’teki, Sinop’ taki, Malatya’da ki tatilciye sosyal medya üzerinden ulaşıp onu otellerimize getirmeye başladık. Daha önce nasıldı? Bir tur operatörünün Diyarbakır’da acentesi var ise ancak bize tatile gelebiliyordu ama artık öyle değil.”

Profesyonel sporcuların dikkatini çekti Spor yaptığını ve spor yapmaya başladıktan sonra kendisindeki değişimi gördüğünü ifade eden Cem Özdağ, “Spor hayatımızda var. Sporu hayatımıza kattığımız zaman değişiklikleri ve sağlıklı yaşamı gördük. Bunu da insanların hayatına dokunarak yapalım istedik. İlk senemizde muhteşem bir ilgi gördük. Biz davet etmeden Rusya’dan ve Ukrayna’dan dünya şampiyonu sporcular bu konsept için otellerimize geldi. Bu konseptimize sadece amatörlere değil profesyonel sporculara da hizmet verebiliyoruz. Birinci hedef kitlemiz: amatör olarak hayatında spor yapan insanların alternatifsiz kalmamalarını istedik. Spor yapıyorsunuz, diyet programınız var ve otele 67


HABER

Türk otel zinciri

Molton Hotels, yurt dışındaki ilk adımı Afrika’ya atacak

Yaklaşık 6 yıl önce hayata geçirilen Molton Hotels, kısa sürede işlettiği otel sayısını 10 otele çıkartarak dikkat çeken bir gelişim gösterdi. İstanbul’un farklı noktalarındaki otelleri ile artık kabına sığmayan Molton Hotels, yurt içindeki görüşmelerine devam ederken yurt dışındaki ilk ciddi adımını atmaya hazırlanıyor. Molton Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Umut Dülger, İstanbul konaklama sektörünün son durumunu ve Molton Hotels’in büyüme stratejisini Tourism Today’e açıkladı. “Doluluk oranları oldukça iyiydi” Sıkıntılı geçen yılların ardından İstanbul’un 2018 yılında iyi bir yıl geçirdiğini söyleyen Umut Dülger, “2016 ve 2017 yılına göre 2018 daha iyiydi. Tabi arzu ettiğimiz fiyatları yakalayamadık ama otellerin doluluk oranları 2016-17’ye göre oldukça iyiydi. 2018 kış dönemi zayıftı ama yazın başlangıcı ile doluluklar olması gerektiği yere oturdu. Ancak fiyat anlamında 2018, 2014-15 yıllarının çok gerisindeydi” dedi. Avrupa pazarı geri dönüyor 2019 yılı için beklentisini açıklayan Umut Dülger, açıklamalarına şöyle devam etti: “2019 ile ilgili gördüğümüz şey şu: fiyatlar yükseliyor ve doluluklar 68

da bir tık daha yukarıya taşınacak. Yeni havalimanının rüzgârı ile birlikte 2019’un daha iyi geçeceğini düşünüyoruz. 2020’nin de üzerine koyarak geldiğini hissediyoruz. İstanbul için en önemli gelişmelerden biri de Avrupa pazarının dönüş yapmaya başlaması oldu. Molton Hotels olarak iki sene önce Avrupa’dan aldığımız rezervasyon oranımız yüzde 5’i geçmezken şu an yaz dönemi için Arap Yarımadası’ndan yapılan rezervasyonlara yakın bir oran yakaladık. Bu çok sevindirici bir gelişme. Bir diğer gelişme de Rusya pazarında. Rusya ile ilişkilerin güçlenmeye başlaması ile Rusları da İstanbul’da görmeye başladık. Turistik amaçla gelen, şehri yaşamaya gelen Rus misafirler var artık.” İspanyollar sağlık turizmi için İstanbul’a akın ediyor Umut Dülger, İstanbul için sağlık turizmine de ayrı


bir parantez açtı. “Sağlık turizmi kış döneminde İstanbul’u ciddi şekilde rahatlattı” diye konuşan Dülger, “Eskiden saç ve biraz da diş estetiği için gelenler oluyordu ama şimdi burun ve vücut estetiği için gelen ciddi sayıda misafirimiz var. Bir hastane grubunun verilerine göre sağlık turizmi için gelenlerin cirodaki oranı yüzde 3-5’ken şimdi bu oran yüzde 30-35’leri bulmuş durumda. Bunlar çok iyi rakamlar. Sağlık turizmi anlamında biraz daha çaba sarf edersek İstanbul sağlık turizminden daha fazla pay alacaktır. Sağlık turizmi için en çok Arap Yarımadası’ndan misafir ağırlıyoruz gibi görünüyor ama en büyük oranı İspanyollar alıyor. İspanyolların yanında Avrupa’dan da ciddi sayıda misafir ağırlıyoruz. Arap Yarımadası’ndan gelen misafirler tedavileri sırasında sokağa çıkıyor ama Avrupalı ve İspanyollar bu süreçte otellerinde kalmayı tercih ediyor. Bu nedenle sağlık turizmi için gelen Avrupalı turisti sokakta göremezsiniz.

Sağlık turizmi açısından Avrupa pazarında daha da gelişeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. Orta Afrika’ya 3 otelle girecek Genç bir otel grubu olan Molton Hotels’in büyüme stratejisine de değinen Umut Dülger, emin adımlarla büyümeye devam ettiklerini dile getirdi. Molton Hotels’in 6 yıl önce hayata geçirilen bir otel grubu olduğunu hatırlatan Dülger, açıklamalarına şöyle devam etti: “Hızlı ivme kazandık ve krizi de fırsata çevirerek şu an 10 otele ulaşmış durumdayız. Yeni oteller için de görüşmelerimiz sürüyor. Molton Hotels’i kurduğumuz için mutluyuz ve bu markayı daha da ileriye taşımaya kararlıyız. Molton Hotels olarak yurt içinde ve yurt dışında büyüyeceğiz. Yurt dışında ilk adımı Orta Afrika ülkeleri olan Gine ve Etiyopya’da atmayı planlıyoruz. Görüşmelerimiz sürüyor. Muhtemelen de yılsonuna doğru 3 oteli

Molton Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Umut Dülger, Tourism Today’e yaptığı açıklamada otel grubu olarak yurt dışına açılmaya hazırlandıklarını belirterek, “Yurt dışında ilk adımı Orta Afrika ülkeleri olan Gine ve Etiyopya’da atacağız” dedi.

işletmeye başlayacağız. Gine ve Etiyopya’da güçlü Türk yatırımları mevcut. Dolayısı ile bu iki ülkenin Türkiye’ye karşı bir sempatisi var ve otel projelerinde de Türk zincirlerle ilerlemek istiyorlar. Gine ve Etiyopya, Türkiye’ye çok uzak ama üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz. İki ülkede 3 oteli Molton Hotels olarak işletmeyi planlıyoruz. Balkanlar, Rusya ve Türki Cumhuriyetlerinde de otel işletmek istiyoruz.” Marriott ile işbirliği Umut Dülger, son olarak Marriott grubu ile olan işbirliklerine de değindi. Dülger, “Bildiğiniz üzere Molton Hotels olarak Marriott grubunun İstanbul’daki akredite yönetim şirketiyiz. Karaköy’de yer alan ve 2020 Mayıs ayında hizmete girecek olan Marriott Autograph Collection’ı da grubumuz içinde işletmeye devam edeceğiz. Marriott grubu ile işbirliğimizi daha da büyüteceğiz” diye konuştu. 69


HABER

Oteller organik atıklarını gübreye dönüştürüp

para kazanacak İsrafın önlenmesi, atığın azaltılması ve atıkların dönüştürülmesini kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlanan “Sıfır Atık” konusunda çalışmalar devam ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan “Sıfır Atık Projesi” Türkiye genelinde büyük bir katılımla büyürken, proje kapsamında geri dönüştürülen atıklar Türkiye ekonomisine ciddi bir katkı sağlayacak. Ekonomik tasarruf sağlıyor “Sıfır Atık” kapsamında katı atıklar ayrıştırılarak geri dönüşüm sağlanırken en büyük sorunlardan biri de meyve sebze atıkları, buğday, arpa, çavdar samanı, dökülmüş ağaç yaprakları ve arıtma çamuru gibi atıklardan oluşan organik atıklar da yeni sistemlerle bir tür gübre olan kompost haline dönüştürülebilecek. Başta oteller olmak üzere, belediye, avm, site, hastane, restoran, üniversite gibi insanların yoğun olarak kullandığı yerlerde hayata geçirilebilecek olan sistem ile tesisler organik atıklarından kurtulacak. Tesisler, bu dönüşüm sayesinde elde edecekleri kompostu bahçelerinde gübre olarak kullanarak ekonomik anlamda tasarruf edecek. Peyzaj alanlarında kullanılıyor Organik atıkları komposta dönüştüren Opsis Kompost Teknoloji Sistemleri, başta oteller olmak üzere çok fazla miktarda organik atıklar üreten tesislerin büyük bir çözüm ortağı olacak. Organik atıklarını bertaraf etmek için çözüm arayan tesisler, Antalya’nın yerel ve milli markası olan Opsis’in Kompost Teknoloji Sistemleri ile atıklarını kompasta dönüştürecek. Opsis Kompost Teknoloji Sistemleri’ne yüklenen organik atıkların enzim ve reaktör sistem ile fermantasyonu sağlanıyor. Atıkların fermante olması ve organik kompots halini alması en fazla 24 saat gibi bir sürede gerçekleşiyor. Elde edilen kompost da tüm peyzaj alanlarının, tarım alanları ve organik gübrenin kullanıldığı alanlarda kullanılabiliyor. 70

En fazla organik atığın oluştuğu oteller, bu atıklarını bir çeşit gübre olan komposta çevirerek bertaraf edebilecek. Otel işletmeleri, hem atıklarından kurtulacak hem de ekonomik açıdan tesislerine katkı sağlayacak.

“Organik atıkları 24 saat içerisinde komposta dönüştürüyoruz” Konu hakkında açıklamalarda bulunan Opsis Kompost Teknoloji Sistemleri Satış Pazarlama Müdürü Çiğdem Taner, kurdukları kompost sistemi ile organik atık üreten tesislerin, hem bertaraf hem de ekonomik anlamda nefes alacağını söyledi. Kurdukları sistem ve sistemin getirdiği faydalara değinen Taner, şu açıklamaları yaptı: “Opsis olarak tüm çalışmalarımızda organik atık algısını değiştirmeyi misyon edindik. Üretmiş olduğumuz makineler ile değersiz ve mali bir külfet olarak görünen organik atıkları 24 saat

içerisinde komposta dönüştürüyoruz. Bu sayede gelecek nesillere temiz bir çevre bırakırken, ekonomiye de büyük katkı sağlamış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Geri dönüşüm sistemlerinin toplumca etkin kullanılması ve bu bilincin oluşturulması için okullara yönelik çalışmalarımız da mevcut. Öğrencilere göre özel tasarlanan kompost makinelerimiz pilot okullarda kullanılmaya başladı bile. Atığı kaynağında dönüştürmek, sürdürülebilir hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır. Bu bağlamda ev tipi kompost makinelerimizin çok yakında tanıtımını yapacağımızı belirtmek isterim.”


HABER

Kilit Hospitality Group ve dünya devi Hotelbeds’ten

stratejik ortaklık

Yapılan anlaşma çerçevesinde Hotelbads, KHG’nin 17 otelinin daha geniş bir ağda dağıtımına olanak sağlayacak. Türkiye Hotelbeds Bölge Müdürü Arzu Harley, “Türkiye’de KHG ile uzun süredir devam eden ortaklığımızı daha da genişletiyoruz. Türkiye’de iş modelimizi büyütmeyi taahhüt ediyoruz ve KHG ile olan ortaklığımız bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacak” dedi.

Crystal Hotels CEO’su Umman Çetinbas ise “Daha da büyümek için iddialı planlarımız var. Bu yapılan anlaşma stratejik bir planın parçasını oluşturuyor ve aynı zamanda katma değeri yüksek rezervasyonlarda büyüme sağlama noktasında da büyük önem taşıyor” dedi.

Hotelbeds, Crystal Hotels, Amara World Hotels ve Nirvana Lagoon Luxury gibi markaları bünyesinde bulunduran Kilit Hospitality Group (KHG) ile önemli bir ortaklığa imza attı. 71


HABER

Türkiye için Avrupa’daki 7 milyonluk potansiyel

Kamp ve karavan turizmi

Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu, coğrafi özellikleri, doğası ve iklim koşulları ile kamp ve karavan turizmi için büyük bir potansiyel taşıyan Türkiye’yi, Avrupa genelindeki 7 milyon karavancı ile buluşturmak istiyor.

Deniz, kum ve güneş turizmi ile dünya turizminin önemli ülkeleri arasına girmeyi başaran Türkiye, farklı turizm türleri ile elindeki turizm potansiyelini daha sağlıklı bir şekilde dünyaya sunmak istiyor. Son yıllarda oluşan bilinç ve girişimlerle turizmini çeşitlendirmeye çalışan Türkiye, özellikle Avrupa’nın dikkatini çekecek turizm çeşitlerini hayata geçirmek için çaba harcıyor. Avrupa’da 7 milyonluk bir kitle var Avrupa’da bir hayli gözde turizm türlerinden biri olan kamp ve karavan turizmi de son yılların trend turizm türlerinden biri haline geldi. Kamp ve karavancıların sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar ile Türkiye’de kamp ve karavan turizmine karşı büyük bir sempati oluşurken, Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu da Avrupalı karavancıları Türkiye’ye çekmek için çalışmalar yürütüyor. Doğası ve iklimi ile kamp ve karavan turizmi için büyük bir potansiyeli bünyesinde barındıran Türkiye, Avrupa’daki yaklaşık 7 milyon kamp ve karavancıya ulaşarak hem turizmi çeşitlendirmek hem de turizm gelirlerine katkı sağlamak istiyor. Günde ortalama 33 Euro harcıyorlar Kamp ve karavan turizmi hakkında Tourism Today’e bilgiler veren Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Antalya Kamp ve Karavan Derneği Başkanı Leyla Özdağ, Türkiye’nin kamp ve karavan turizmi için çok uygun bir ülke olduğunu belirterek, “Ülkemize kazandırmak istediğimiz kamp ve karavan turizmi, Avrupa’da çok yaygın. Bizim de dahil olduğumuz ve 78 federasyonun üyesi olduğu Uluslararası Kamp ve Karavan Federasyonu’nun (FICC) verilerine göre bir karavan turisti günde ortalama 33 euro harcıyor.

72

Avrupa’da yaklaşık 7 milyon karavancı bulunuyor. Bu turizm şekliyle halk, esnaf, şehir, kasabalar para kazanıyor” dedi. Güvenli kamp alanları Kamp ve karavan turizmi için Türkiye’nin yapması gereken çalışmaların bulunduğunu söyleyen Özdağ, “Daha çok deniz, kum ve güneş turizmi ile ön plana çıkan Türkiye, kamp ve karavan turizmi için de çok uygun. Ancak, yapmamız gerekenler var; öncelikle güvenli kamp alanları oluşturmalıyız. Eğer bunu sağlarsak Türkiye, kamp ve karavan turizminden iyi bir pay alabilir. Türkiye’nin şu anki ağırlıklı olarak yaptığı turizm şeklinde oteliniz yoksa turist getiremezsiniz. Kamp ve karavan turizmi için de kamp alanınız ve rotalarınız yoksa bu kitleyi Türkiye’ye getiremezsiniz. TÜRSAB, BAKA, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Bakanlıklarla görüşme ve işbirliği içindeyiz. Kamp ve karavan turizmi için STK olarak elimizden geleni yapıyoruz” şeklinde konuştu.


“Destinasyonlarımızı karavan turizmine hazırlamalıyız” “Avrupa’da yaklaşık 7 milyon karavancı var” diye konuşan Leyla Özdağ, açıklamalarına şöyle devam etti: “Finlandiya Federasyon Başkanı ile yaptığımız bir sohbette federasyonumuzun 250 üyesi olduğunu söylemiştik. Kendilerinin 250 bin üyesi olduğunu söyledi. Böylesi büyük bir potansiyelden bahsediyoruz. Avrupalı karavancılar Türkiye’nin güvenilir olduğunu görür görmez gelecektir. Bu noktada çalışmalar yapmalıyız. Destinasyonlarımızı kamp ve karavan turizmine hazırlamalıyız. Karavancılar, Türkiye sınırları içine girdikleri zaman nereye gideceklerini bilmeleri gerekiyor. Bu noktada İstanbul’da İSPARK ile güzel bir işbirliği yapacağız. Kamp ve karavancıların İstanbul’u gezebilecekleri toplu ulaşım araçlarına bağlı noktalara karavan parkları yapacaklar. Böylece İstanbul’a gelen karavancılar bu alanlara araçlarını park ederek, toplu taşıma araçları ile Sultanahmet’e gidebilecek. Bu çalışmayı Antalya’da da yapmak istiyoruz.”

“Türkiye’nin böyle bir turist kitlesine ihtiyacı var” Leyla Özdağ, kamp ve karavan turizmini farklı turizm kolları ile buluşturmak istediklerini de söyledi. Özdağ, “Toros dağları için BAKA ile çalışıyoruz. Kamp ve karavan turizmini eko turizm ile buluşturacağımız bir proje hazırlıyoruz. Karavancılar, Toroslara geldikleri zaman rotaları belli olacak ve güvenli parklara gidip gezebilecekler. Kamp ve karavan turizmi doğayı koruyan bir yapıdadır. Karavancılar ve kampçılar çöplerini doğaya zarar vermeden nasıl atılacağını bilir. Örneğin, meyve ve sebze atıklarımızı toprağa gömüyoruz. Bu atıkları doğaya kazandırıyoruz. Sadece plastik atıkları yanımızda topluyoruz ve çöpe atıyoruz. Dolayısı ile kamp ve karavancılar doğayı koruyan, doğaya saygı gösteren bir yapıdadır. Gittiğimiz bölgelerde çevremize zarar vermiyoruz. Türkiye gibi cennet bir ülkenin böyle bir turist kitlesine ihtiyacı var. Yanı başımızdaki Avrupa, çok büyük bir potansiyel. Bu potansiyeli Türkiye’ye çekmek için federasyon olarak çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 73


HABER

Türkiye Mavi Bayrak sayısını arttırdı

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de bu sene toplam 500 Mavi Bayrak dalgalanacak. Geçen seneye göre Mavi Bayrak sayısını artıran Türkiye, dünyada en fazla Mavi Bayrak’ı olan ülkeler içinde yer alıyor. Bu yıl Türkiye’de 463 plaj, 22 marina ve 15 yatta Mavi Bayrak yer alacak.

Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi, 2019 yılı Mavi Bayrak ödüllerini açıkladı. Bu yıl Türkiye’de 463 plaj, 22 marina ve 15 yatta Mavi Bayrak dalgalanacak. 49 ülkede uygulanıyor Ülkemizde Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak Programı, uluslararası alanda Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE koordinasyonunda Dünyada 49 ülkede uygulanıyor. Plaj sayısı ile yine Dünya 3.’sü oldu Merkezi Danimarka Kopenhag’ta bulunan Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE, 2019 yılında Mavi Bayrak Programı’nı uygulayan diğer tüm ülkelerin ülke sıralamasını bildirirken ödüle hak kazanan plaj ve marina sayılarını 22 Mayıs’ta açıklayacağını bildirdi. Buna göre Türkiye, plaj sayısı ile yine Dünya 3.’sü oldu. İlk sırada İspanya, ikinci sırada Yunanistan yer alıyor. Türkiye’nin arkasından 4. sırada Fransa ve ardından 5. sırada İtalya yer alıyor. 74


En çok tanınan ve bilinen eko-etikettir Ülkemizin elde ettiği bu başarı üzerine Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Başkanı Rıza Epikmen şunları söyledi: ‘’Türkiye’nin turizmde kalkınması ve uluslararası standartlara kavuşması için Vakfımız çaba göstermektedir. Dünya Turizm sektörü artık Mavi Bayraklı tesisleri tercih ediyor. Mavi Bayrak, tatil programı yapanların ve tur operatörlerinin aradığı, Dünya çapında halk nezdinde en çok tanınan ve bilinen eko-etikettir. Bu özelliği ile ülkemizin turizm sektöründe ve uluslararası turizm pazarında ayrı bir yeri vardır. Bayrak sayısının çok olması, aynı zamanda plajlarımızın mikrobiyolojik açıdan temiz ve çevre yönetimi yönünden duyarlı olduğunun bir belgesidir. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı olarak, kıyılarımızda dalgalanan Mavi Bayraklarımız ile 2019 yılında iyi bir sezon geçirilmesini dileriz.’’ Önemli kriterlere sahip Mavi Bayrak Programı uluslararası alanda 1987 yılında, ülkemizde ise 1993 yılında uygulanmaya başladı. Mavi Bayraklı plajlar önemli kriterlere sahip. Sezon içerisinde 15 gün ara ile deniz suyu analizleri yapılıyor. Ayrıca, plajı kullananların güvenliğini öngören cankurtaran bulundurulmakta, su sporları ile yüzme alanı ayrılmakta, acil durum planı, çevre yönetimi ve engellilere modern hareket olanakları sağlanmakta. Kriterler güncel gelişmeler doğrultusunda yenilenmekte ve geliştirilmektedir. Bu yılki ana vurgu ise yine ‘sürdürülebilirlik’ olmuştur ve bu kapsamda vakıf da eğitimlerinde tüm boyutlarıyla bu konuya yer verdi.

Plaj

Marina

Yatlar

Antalya

202

5

8

Muğla

102

7

1

Aydın

30

2

1

İzmir

49

3

2

Balıkesir

22

1

3

Çanakkale

13

-

-

Samsun

12

-

-

Mersin

8

1

-

Tekirdağ

7

-

-

Kocaeli

6

-

-

Ordu

2

-

-

Düzce

3

-

-

Yalova

1

1

-

Sakarya

3

-

-

Kırklareli

1

-

-

Van

1

-

-

İstanbul

1

2

-

TOPLAM

463

22

15 75


HABER

Köyün kaderini turizmle değiştirdiler

İstanbul’da demir-çelik sektöründe uzun yıllar faaliyet gösteren Özgüven Ailesi, İstanbul’un terk ederek köylerini turizme kazandırdı. Ormana Active ile tarihi düğmeli evleri turizme açan Özgüven Ailesi, 2018 yılında yaklaşık 40 bin turiste hizmet verdi.

İstanbul’da demir-çelik sektöründe uzun yıllar faaliyet gösteren Özgüven Ailesi, İstanbul’daki yaşamlarını geride bırakıp memleketleri olan Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ormana köyüne dönüş yaptı. Açtıkları restoran ve butik otel ile Ormana’nın düğmeli evlerini turizme kazandıran aile, Ormana’yı Antalya ve Türkiye turizme kazandırdı. Ormana Active, bugün bünyesinde 2 restoran 1 butik otel ve 1 seyahat acentası ile bölgede faaliyetini sürdürüyor. 76

Köyü turizme kazandırarak Ormana’nın kaderini değiştiren aile, 2018 yılında 3 bini konaklamalı olmak üzere toplam 40 bin turiste hizmet verdi. Hayal gerçek oldu Merhum Hacı Abdullah Nevzat Özgüven’in Ormana köyünü tanıtma hayalinin Ormana Active ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Ormana Active Genel Müdürü Tolga Özgüven, yaptıkları çalışmalarla bölgeyi bir

turizm destinasyonu haline getirdiklerini söyledi. Ormana Active bünyesinde restoran, butik otel ve seyahat acentesi bulunduğunu ifade eden Özgüven, “Aile olarak 2012’de projemizi kafamızda canlandırdık. 2013’te başladığımız restorasyon ile 2014 yılında restoranımızı günübirlik turlara açtık. İlk senemizde restoranımız ile 7 bin 500 yabancı 2 bin 500 de yerli misafir olmak üzere yaklaşık 10 bin kişiyi ağırladık. 2015’te 15 bin kişiye, 2016’da ise 12 bin kişi ağırladık.


2013’ten 2016’ya kadar da düğmeli evlerde restorasyonlarımız devam etti. 2016’ya kadar günübirlik turlar yaparken 2016’dan sonra bir gecelik konaklamalı turlar sunmaya başladık. İlk açıldığımız dönemde 12 odamız vardı bu seneden itibaren ise 22 odaya çıkıyoruz. Şu an restorasyonlarımız devam ediyor ve hedefimiz ise 50 odaya ulaşmak” dedi. “Her gelen misafir 3 yeni misafir getiriyor” 2017’de yaklaşık 23 bin 500 kişiye ulaştıklarını söyleyen Özgüven, yabancı misafir portföylerinin daha çok Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere ve Fransa ağırlıklı olduğunu dile getirdi. Kültür turlarına meraklı milletlerden gelen misafirleri ağırladıklarını hatırlatan Özgüven, “Biz bölgenin tanıtımı için çok fazla reklam yapmıyoruz. Misafirlerimiz bizim için reklam yapıyor. Her gelen misafir 3 yeni misafir getiriyor. Bu sayede 2018 yılında 37 bin bin turiste ulaştık. 12 oda ile de 3000 konaklamalı misafir ağırladık. Bu bizim için iyi bir rakam” şeklinde konuştu. “Keşke daha fazlası olsa” Tolga Özgüven, Ormana Active projesini para kazanmak için hayata geçirmediklerini söyledi. Özgüven: “Bu sosyal boyutta bir projeydi. Biz bu işe kar ya da zarar kaygısı ile girmedik. İlk önceleri zarar ettik. Yaptığımız yatırımların karşılığını da hala alabilmiş değiliz. Ancak bu iş tamamen gönül işi. Tamamen memleket sevdası adına yapılmış bir proje. Şu an işletmemiz kar ediyor ama yatırımların hepsini karşılayamıyor. Ancak biz bu projeyi iş edindik. Bizden sonra köyde küçük bir pansiyon daha açıldı. Bir tane daha yakın zamanda açılacak. Keşke daha fazlası olsa. Artık köyümüz bir turizm köyü haline geldi. 40 bin turist sayısı Antalya için devede kulak ama bizim için çok büyük bir rakam. Kişi başı bırakılan dövize bakıldığı zaman bizim gibi yatırımlara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Yılın her döneminde misafir ağırlayabiliyor Ormana ve çevresinin çok zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Tolga Özgüven, bölgedeki dünyanın en büyük üçüncü sualtı mağarası olan Altınbeşik mağarasının da büyük ilgi gördüğünü söyledi. Özgüven açıklamalarına şöyle devam etti: “Bölgemizde birçok turizm değeri var: Düğmeli evler, İpek yolu, yılkı atları, Altınbeşik mağarası, endemik bitki türleri. Bölgede fotoğrafçılık, dağ bisikleti, doğa yürüyüşü gibi aktivitelerle hizmet verebiliyoruz. Çok ciddi çeşitliliği olan yılın her döneminde ziyaretçi ağırlayabilen bir bölge burası. Antalya’dan kar görmeye bile buraya geliyorlar. Yılın her döneminde misafir ağırlayabiliyoruz.”

Köylüler turizmi sahiplendi Tolga Özgüven, Ormana Active ile köylülere iş imkanı da sunduklarını söyledi. “Bölge insanı turizme adapte oldu” diye konuşan Özgüven, “İlk tur bağlantılarını yaptığımız zaman köydeki insanları topladık ve köyümüze ‘turist gelecek’ dedik. Bize inanmadılar, aralarında dalga geçenler de oldu. Turistler arka arkaya gelmeye başlayınca köylüler ‘bunlar böyle her gün mü gelecek’ dediler. İlk yılımızda 10 bin kişiye ulaştık ve projeye inanmaya başladılar. Yaz ve festival dönemlerinde köyden 50 kişi çalıştırıyoruz. Köyü de turizmle kalkındırmak istiyoruz. Ormana Active projesi ile köye ters göçü sağladık. İstanbul’dan gelen 3 personelimiz artık Ormana’ya yerleşti. Bu da istediğimiz bir şeydi” dedi.

Düğmeli evler Düğmeli evlerin yabancı turistlerin büyük beğenisini topladığını belirten Özgüven, Düğmeli evleri şöyle anlattı: “Duvar kalınlığı 1.2 m’ye çıkan tamamen yığma taştan oluşan ve belli aralıklardaki hatıllarla taşların kilitlendiği duvar yapısına sahip ev şeklidir. Osmanlı döneminden kalan bu evlerden Ormana’da 300’den fazla var. Bunların 52 tanesi birinci derece tarihi eser, geri kalanları geleneksel yapı olarak geçiyor. Akseki ve İbradı bölgesinin ormana boylamında olan köylerin çoğunda olan bir ev cinsi bu. Isparta’ya doğru Eğridir tarafındaki köylerde de bizim evlere benzer evler görülebiliyor.” 77


HABER

Radisson Blu Hotel & Spa Tuzla Executive Chef’i Yavuz Yiğit ve Radisson Blu Hotel İstanbul Asia Executive Chef’i Eren Demirci, kendilerine eşlik eden Gurme yazar Ebru Erberdi ile birlikte Hayata Sarıl Lokantası’nda yeni başlangıçlar için pişirdi.

İki otelin Executive Chef’i evsizler için

yemek yaptı

Radisson Hotel Group Türkiye Sorumlu İşletme Projeler ekibinin belirlediği çerçevede oluşturulan destek kampanyasında bu yıl Hayata Sarıl Lokantası’na 8 aylık pişirme programı oluşturuldu. 8 aylık pişirme programı oluşturuldu Radisson Hotel Group otellerinden her ay belirlenen iki otelin Executive Chef’i bir gün boyunca Hayata Sarıl Lokantası’nda belirledikleri özel bir menüyü pişirecek ve servis edecek. Gün boyu gelen misafirlerin satın alacağı bu menüden elde edilen gelir Hayata Sarıl Lokantası’nın bütçesine destek olmak için kullanılacak. “Amacımız ihtiyacı olanlara destek olmaktır” Radisson Hotel Group adına konuşan Sorumlu İşletmecilik Türkiye Koordinatörü İlhan Akpınar ise “Böyle bir organizasyona destek olmak, hayata sarılmak isteyen herkesin yaşamına dokunabilmek, ufak mutluluklar için pişirdiğimiz yemeklerimizle Hayata Sarıl Lokantasına katkı sağlayabildiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Radisson Hotel Group Türkiye otelleri olarak amacımız personellerimizin belirlediği projeler kapsamında ihtiyacı olanlara ulaşabilmek ve olanaklarımız ölçüsünde destek olmaktır. Paylaşmanın daha da önemli olduğu Ramazan ayında bunu bir nebze de olsa başarmaktan dolayı huzurluyuz.” diye konuştu. 78


HABER

“Çocuk Dostu Turizm” projesi farkındalık yarattı

Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından hayata geçirilen Çocuk Dostu Turizm programının kapanış toplantısı Türkiye’nin dört bir yanından gelen sektör temsilcilerinin eşliğinde, yüksek katılım ile gerçekleşti. “Çocuk Dostu Turizm projesi ile farkındalık yarattık” İki yılı aşkın süren ve önemli eğitim çalışmaları ile sektöre dönük üst düzey hizmetin ortaya konduğu Çocuk Dostu Turizm programının kapanış etkinliğinde konuşan Uluslararası Çocuk Merkezi Proje Süpervizörü Çağıl Metin Balcı, çok sayıda turizm sektörü temsilcisinin paydaşlığında yürütülen projenin önemine işaret etti. Projenin turizm alanlarında hizmet alan çocukların yanı sıra 18 yaş altı stajyerleri de kapsadığını belirten Balcı, “Proje ile sosyal etki ortaya koymayı hedefledik. Çocuk Dostu Turizm projesi ile farkındalık yarattık. AB Delegasyonu’na da verdiği desteklerden ötürü teşekkür ederiz” diye konuştu.

50 milyon Euro’luk finansal destek Avrupa Birliği Delegasyonu Sivil Toplum, Temel Haklar, Yargı ve İçişleri Bölüm Başkanı Alexander Fricke de yaptığı konuşmada, çocuk haklarının AB için öncelikli konu başlıklarından olduğunu belirterek, “Projenin başarısı paydaşlarının desteği ile ölçülür. Proje sahipleri, 28 aylık süreci çok etkin kullandı ve farkındalık yarattılar” dedi. Fricke, sivil toplum kuruluşlarına son 5 yılda vatandaş odaklı projeleri için 50 milyon Euro’luk finansal destek sağlandığını dile getirdi. Çocuk dostu turizm anlayışı güçlendi Uluslararası Çocuk Merkezi Proje Sorumlusu Beril Uğuz da etkinlikte ‘Çocuk Dostu Turizm Projesi Faaliyet Sunumu’nu gerçekleştirdi. Uğuz, projelerinin Türkiye’de çocuk dostu turizm anlayışının güçlenmesine büyük destek sunduğuna işaret etti.

Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından yürütülen ‘Çocuk Dostu Turizm’ programının, kapanış etkinliğinde önemli mesajlar verildi. Proje Süpervizörü Çağıl Metin Balcı, “Çocuk Dostu Turizm projesi ile farkındalık yarattık” dedi.

Otellere öneride bulundular Toplantıda ayrıca Çocuk Dostu Turizm Anlayışı Çerçevesinde Kriterler ve Koruma Politikaları başlıklı bir panel düzenlendi. Uluslararası Çocuk Merkezi Birim Koordinatörü Işıl Erdemli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ilginç saptamalar ortaya kondu. Çocuk tuvaletlerinin İstanbul’da dahi çok az otelde görülebildiğini belirten panelistler, resepsiyonların çocuklara yönelik düzenlenmesi gerektiğinden, gastronomi turizminde çocuk menülerinin oluşturulmasına, tesis belgelendirilmelerinde çocuk dostu olduğunu gösterir kuralların devreye alınmasına kadar çerçevede önerilerde bulundular. Etkinlikte ayrıca Uluslararası Çocuk Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Münevver Bertan tarafından seyahat ve turizmde mesleki davranış kurallarına imza atan kuruluş temsilcilerine plaket takdimi gerçekleşti. 79


HABER

Türkiye ve Güney Kore arasında turizm köprüsü kurulacak

80

Güney Kore Oteller Birliği ve Güney Kore Turizm Üniversitesi yetkililerinden oluşan Güney Kore heyeti, Türkiye-Güney Kore arasında turizm işbirliğini geliştirmek için Antalya’ya geldi.


Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, geçtiğimiz aylarda ziyaret ettiği Güney Kore’de işbirliği protokolü imzaladığı Güney Kore Oteller Birliği ve Güney Kore Turizm Üniversitesi yetkililerini Antalya’da ağırladı. Güney Kore Oteller Birliği Başkanı Yoo Yong-Jong, Genel Sekreteri Jung Oh-Sup, Güney Kore Turizm Üniversitesi’nden Prof. Dr. Park Mi-Sun ve Güney Kore Turizm Organizasyonu Müdürü Lee Jae-Sang’dan oluşan heyet, 3 gün boyunca Antalya’da çeşitli görüşmeler ve incelemelerde bulundu. Akdeniz Üniversitesi’ni ziyaret ettiler Güney Kore heyeti, ilk olarak Akdeniz Üniversitesi’ni ziyaret etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal ve Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beykan Çizel ile bir araya gelen heyet, yapılacak ikili anlaşmaları ve öğrenci değişim programları hakkında görüş alışverişinde bulundu. Koreli turizmciler, Turizm Fakültesi’nde kendileri için yapılan sunumda üniversitenin verdiği turizm eğitim hakkında bilgi sahibi oldular. Rektör Mustafa Ünal ve Dekan Beykan Çizel, Güney Kore Turizm Üniversitesi ve Güney Kore Oteller Birliği ile işbirliği yapmaya hazır olduklarını belirtti. Regnum ve Champion ile işbirliği Akdeniz Üniversitesi’ndeki görüşmelerini bitiren Güney Kore heyeti daha sonra sırasıyla Regnum Carya ve Champion Holiday Village’i ziyaret ederek, işbirliği protokolü imzaladı. Heyet ilk olarak Belek’te yer alan Regnum Carya’nın Asya ve GCC Market İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Alp ile bir araya geldi. Güney Kore heyeti, Regnum Carya’yı gezerek oteli yakından tanıdı. Ziyaret sonunda Regnum Carya ve Güney Kore Turizm Üniversitesi arasında işbirliği protokolü imzalandı. İmza sonrası Prof. Dr. Park Mi-Sun ve Oğuzhan Alp, iki ülke arasındaki turizm ve eğitim alanlarındaki işbirliğinin daha da gelişmesini diledi. Güney Kore Heyeti, daha sonra Antalya-Kemer’deki TÜROFED Başkanı Osman Ayık’ın sahibi olduğu Champion Holiday Village’e geçti. Güney Kore Turizm Üniversitesi ve Champion Holiday Village arasında da işbirliği protokolü imzalandı. “Bu ziyareti önemsiyoruz” Güney Kore heyetini Antalya’da ağırlayan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yapılan ziyaret ve anlaşmalarla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye, dünyanın hemen hemen her ülkesinden turist ağırlıyor. Bu nedenle her ülke ile yakın ilişkiler içinde olmayı önemsiyoruz. Güney Kore de Türkiye’yi seven Türkiye ile işbirliği yapmak isteyen bir ülke. Güney Kore ile Türkiye arasında bir turizm ve eğitim köprüsü oluşturmak istiyoruz. Bu noktada Güney Kore heyetinin Antalya’yı ziyaret etmesini önemsiyoruz. Yapılan anlaşmalarla Türkiye ve Güney Kore ilişkilerine de bir değer katmak istiyoruz” dedi. Antalya’yı çok beğendiler Antalya’nın turistik değerlerini de ziyaret ederek Güney Kore heyet ise her fırsatta Antalya’nın çok güzel bir şehir olduğuna değinerek, Türkiye-Güney Kore ilişkilerinin daha da gelişmesini istediklerini dile getirdiler. 81


HABER

Torunlar GYO otel yatırımlarına Hilton Mall of İstanbul ile başlıyor Hilton Mall of İstanbul’da, 19’u süit, 161’i standart olmak üzere toplam 180 oda bulunuyor. 366 ziyaretçi kapasiteli otelde, kongre merkezi, restaurant, executive lounge, spa, fitness center ve havuz gibi sosyal donatıların yanı sıra mağaza alanları da yer alıyor. Açıldığında yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlaması beklenen Hilton Mall of İstanbul, Torunlar GYO yüzde 100 iştiraki olan TRN Otel İşletmeciliği tarafından franchise anlaşması modeli ile işletilecek. Mall of İstanbul Hilton Oteli franchise anlaşması imza töreni Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun ve Hilton MENA&T Bölgesi (Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye) İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Carlos Khneisser’ın katılımı ile gerçekleştirildi. 82

İstanbul Havalimanı’na en yakın otel Anlaşma töreninde konuşan Aziz Torun; “Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi tarafından dünyada “Best of the Best” olarak tescillenen Mall of İstanbul’da, dünyanın en önemli otel markası Hilton ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Rezidanslarında 35 ayrı milletten yatırımcısı bulunan ve her yıl 2 milyonun üzerinde yabancı turist ağırlayan Mall of İstanbul, Hilton markası ile birlikte uluslararası cazibesini daha da artıracaktır” dedi. Torun; “Arsa hariç 71 milyon USD yatırım bedeli ile hayata geçirdiğimiz Hilton Mall of İstanbul, 2020 yılının ikinci yarısında konuklarını ağırlamaya başlayacak. 5 kıtada 260’ın üzerinde şehre uçuş imkânı sunan İstanbul Yeni Havalimanı’na en yakın 5 yıldızlı otellerden biri olarak hizmet verecek” dedi.

Türkiye’nin en büyük özel gayrimenkul yatırım şirketi Torunlar GYO, turizm yatırımlarına dünyaca ünlü otel zinciri Hilton markası ile başlıyor.

Mall of İstanbul ile sinerji oluşturacak Önümüzdeki yıl hizmete girmesi planlanan Ataköy - İkitelli Metro hattı üzerinde yer alan Masko istasyonunun Mall of İstanbul projesi ile direkt bağlantısı olduğunu da hatırlatan Torun; “Metro sayesinde konuklarımız İstanbul’un her noktasına kolayca ulaşma imkânına da sahip olacaklar” dedi. Torun; “Hilton otelimizin, 350 mağazası ile dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapan, gurme restoranları, yeme içme alanları, Avrupa’nın en büyük tematik kapalı eğlence parkı, sinemaları ve sahnesi ile Türkiye’nin en büyük alışveriş, eğlence ve yaşam merkezi Mall of İstanbul ile büyük bir sinerji oluşturacağına inanıyoruz. Hilton Mall of İstanbul, İstanbul’un giderek artan kültür, sağlık, eğitim ve alışveriş turizmine de önemli katkılar sunacaktır” ifadelerini kullandı. Torun, “1410 kişi kapasiteli konferans salonu ve farklı büyüklüklerdeki 10 adet toplantı salonu ile Hilton Mall of İstanbul, hem uluslararası hem de ulusal iş toplantılarına ev sahipliği yapacak özelliklere de sahip” dedi.


HABER

Tunç Soyer’den turizmcilere

“Turizm Daire başkanlığı” müjdesi

eksikliği gidereceklerini ve “turizm daire başkanlığı” kurulacağını açıklayan Soyer, “Büyükşehir’de turizm dairesi kuruyoruz. Artık belediyede turizmcilerin doğrudan doğruya belediyeyle iletişime geçeceği, talebini iletip takibini yapabileceği bir turizm dairesi olacak” diye konuştu. Turizm sektörününün bileşenlerini oluşturan sivil toplum kuruluşlarının birbirinden ayrı, birbirinden habersiz çalışmalar yaptığını anlatan Tunç Soyer, “Aynı alanda aynı üst hedefe giderken patinaj yapan, zamanı, enerjiyi, tüketen hatta birbirinin ayağına dolanan bir tablo ortaya çıkıyor” dedi.

Egeli turizmcilerle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, turizmcilerin belediyeyle doğrudan iletişim kurabileceği “Turizm Daire Başkanlığı” kuracaklarını açıkladı.

Turizmcilerin görüş, istek ve önerilerini dinleyen Soyer, “Sizinle aynı heyecanı taşıyorum ve aynı perspektiften bakıyorum. Sektörle ilişkiyi dinamik, canlı kurmak zorundayız. Biz belediye olarak işin orkestrasyonunda olacağız, sektörün muhatabı biz olacağız ve biz yapacağız” dedi. “Her türlü desteği vermeye hazırız” Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile toplantıda bir araya geldi. Soyer’i göreve gelmesinden dolayı kutlayan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve ETİK Başkanı Mehmet İşler, “Sektörün içinden geliyor ve sektörü çok iyi biliyorsunuz. İzmir turizminin,

ekonomisinin gelişmesi için yapacağınız çalışmalara, her türlü desteği vermeye hazırız” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e dünya, Türkiye ve İzmir turizmindeki gelişmelere ilişkin bir rapor sunan Mehmet İşler, 2018 yılında yüzde 21,45’lik artışla son beş yılın en yüksek düzeyine ulaşan Türkiye turizminin 46 milyon 112 bin 592 ziyaretçi ağırladığını söyledi. “Büyükşehir’de turizm dairesi kuruyoruz” Egeli turizmcilerin ziyaretinden memnunluk duyduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Sizinle aynı heyecanı taşıyorum ve aynı perspektiften bakıyorum” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokrasisinde önemli bir

“Buna seyirci kalamayız” “Nasıl oluyor da Antalya ilerlerken biz 1 milyonda kalıyoruz? Çalışmalar bütüncül olamadığı için hedef ıskalanıyor. İzmir diye ortaya çıkartacağımız şeyi kendi kendimize baltalıyoruz. Önce bu hikayenin müşterekleşmesi, aynı masaya konması ve buradan bütüncül bir İzmir hikayesinin çıkması lazım” diyen Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörle ilişkiyi dinamik, canlı kurmak zorundayız. Biz belediye olarak işin orkestrasyonunda olacağız, sektörün muhatabı biz olacağız ve biz yapacağız. İçinizi ferah tutun. Aşkla İzmir’in içinde tabii ki turizm de var. Bu işi aşkla yapmak istiyoruz. Bunları söylerken bütün kalbimle söylüyorum. Antalya 13 alırken bizim 1 almamız içime sinmiyor. Ne bu kadar aciziz, ne bu kadar güçsüsüz. Bunu aşmak zorundayız. Hata neredeyse çıkartıp tedavi etmek zorundayız, başka çaremiz yok. Bu memleketin bize sunduğu nimetlerle uyumlu bir hayatı yaşamak hakkımız. Buna seyirci kalamayız. Bu aczi kabul etmiyoruz. Onun için el ele vermek, içtenlikle sevmek, saygı duymak zorundayız.” 83


SÖYLEŞİ / Zekariya Şen

Kültür turizminin

istikrarlı artışı

Ramazan Bayramı turizm sektörü için oldukça yoğun geçti. Her şey dahil konseptinin dışında kültür turizm açısından da benzersiz bir dönem yaşıyoruz. Hem Bayramı hem de Kültür Turizmini FEST Travel Ortağı ve Genel Müdürü Zekeriya Şen ile konuştuk.

Ramazan Bayramı tatili geçti. Tatil yerlerinin yoğunluğuna, havaalanlarının trafiğine baktığımızda bu sene de hem yurtiçinde tatil yapan hem de yurtdışına giden kişi sayısında oldukça yüksekti. Uzun tatilleri çalışan kesim dinlenmek için bir fırsat olarak görüyor ve deniz kenarında her şey dahil otellere olan talebin yanında son yıllarda artan bir Kültür Turizmi ivmesini de görmezden gelmek mümkün değil. Mardin, Göbeklitepe, Kemaliye, Tunceli gibi yerlerde tatil dönemlerinde otellerde yer bulmak imkânsız hale geldi. Hem bu konuyu hem de bayram yoğunluğunu yıllardır Kültür Turizminde öncü olan FEST Travel’ın Ortağı ve Genel Müdürü Zekeriya Şen ile konuştuk.

84


Kültür Turizmine her sene talep artıyor bu sene yoğunluk nasıldı? Dediğiniz gibi Kültür Turizmine ilgi gittikçe artıyor. Bu sene de bu yoğunluğu neredeyse zirvede yaşadık. 16’sı yurtdışı, 8’i yurtiçi, 6’sı kişiye özel olmak üzere toplam 35’ten fazla ülkede 30 gezi 515’ten fazla gezgin ile Uganda’dan Çin’e, Güney Afrika’dan Japonya’ya, Sivas’tan Isparta’ya dünyanın her köşesinde çok yoğun operasyonlar geçirdik. Tabii ki bu kadar talebin olması bizi çok mutlu ediyor. Özellikle kültürel meselesi ve motivasyonu olan bir kurum olan FEST Travel için bu oldukça önemli. Çünkü kültür her şey. FEST Travel kurulduğu günden beri deniz-güneş-kum turizmine ağırlık vermez, kültür turizmini öne çıkarır. Türkiye’deki kültürel zenginliğin coğrafi dağılımından dolayı elde edilen soyut ve somut gelir sürdürülebilirliğin zirvesi ve şu an fark yaratacak en önemli dal kültür. Kültür derken sadece ölü kültürden yani somut kültürden bahsetmiyorum. Soyut kültürden de bahsediyorum. Bayramda yurtiçi mi yoksa yurtdışı mı daha fazla talep gördü? Aslında böyle bir ayrım yok. Kültür gezisi yapmak isteyen kişiler hem yurtiçini hem yurtdışını keşfetmek istiyor. Kültür gezisi yapmak isteyenlerin artması için FEST Travel olarak bizim de çabamız çok fazla olduğu için rahatlıkla söyleyebiliyorum. Yılardır yapılan geziler ile ilgiliyi yurtiçine yönelik çok fazla arttırdık. Örneğin geçen sene Tunceli gezileri yaparak gözleri oraya çevirdik ve şimdi o bölgede otel bile bulmak zorlaştı.

Hiç unutmuyorum bölgeden birisinin söylediği şu cümleyi: “Önce bir FEST girsin sonrası akıp gelecek.” Ramazan Bayramında da 8 adet yurtiçi gezisi ile birçok insanın kendi ülkelerini keşfetmelerini sağladık. Odağımızda her zaman yüreğimizde yanan heyecan var, bunu FEST Travel’ın her kolunda her cümlesinde yansıtmaya çalışıyoruz. Peki, Kültür Turizmine olan bu ilginin sebebi ne? Talebin en büyük nedeni gezen kişilerin algılarını açmak istemeleri; görmüş olmak için değil sindirmek için gezmek istemeleri. Bunu kurum felsefesi, memnuniyet yüksekliği, operasyonel titizliği ve bilgili rehberler takip edince formül oluşuyor. Örneğin FEST’in mantığı ile örtüşen bir gezgin bunu aramaya başlıyor, bu mantığı özlüyor ve sorguluyor. Çünkü onun için gezinin her detayını düşünen, şeytanın gör dediğini gören, satır aralarını okuyan profesyonel turizmciler var. Geziye gidecek kişi için bu büyük bir rahatlık oluyor. Bu durumda gezginlerimiz memnuniyetlerini paylaştıkça daha çok kişi geliyor ve talep her geçen gün artmış oluyor. En kuvvetli reklamımız gezginlerimizin birbirleri arasında paylaştıkları cümleler. Bunun ne kadar değerli olduğunu turizmciler çok iyi bilirler. Satın alınamayacak bir pazarlama unsuru zira yürekten çıkan en samimi sözler. Biz hiçbir zaman gezginlerimize sadece kültürel miras anlatmadık, aynı zamanda bir farkındalık ve sahiplenme bilincini de yavaş yavaş aşılamaya çalıştık. Türk gezgininin gezmeyi bilmediği algılardan biz buralara geldik ve bu çok fazla insanda farklı bir seyahat etme bilinci yarattı.

Önümüzde Kurban Bayramı var. Bunun için de yoğun bir talep bekliyor musunuz? Önümüzdeki bayramda da FEST Travel olarak her şey yolunda giderse 27’ye yakın gezi çıkaracağız. Tüm geziler şu an satışta ve dolmak üzere. Yine yüzlerce gezginin hayalini gerçekleştireceğiz, Endonezya’da da grubumuz olacak İzlanda’da da, Karadeniz yaylalarında da, birlikte dünyanın gizli kalmış köşelerini aynı coşku ve sorumlulukla keşfedeceğiz.

85


HABER

Inventum Global’den Türkiye turizmine büyük katkı

IMWF ile Inventum Global, Türkiye turizmine büyük katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya MICE ve wedding sektörüne yön verenler Internatıonal MICE & Weddıng Forum 2019 ile Antalya’da buluştu.

Türkiye’nin MICE ve Wedding alanında pazardaki payını arttıran çalışmalara imza atan ve bu yıl 4.sü düzenlenen International MICE & Wedding Forum (IMWF) 2019, Antalya Rixos Premium Belek’te görkemli bir açılışla başladı. Antalya’nın kalbinde önemli bir turizm hareketi yaşatan IMWF 2019’a; Hindistan, BDT ülkeleri ve Dubai başta olmak üzere onlarca ülkeden, uluslararası destinasyon düğünleri, kongre, toplantı ve etkinlik sektörüne yön veren karar vericileri katıldı. 16 Mayıs tarihine kadar devam edecek olan IMWF’de, yüksek sayıda acente ve bu acentelerle görüşmeye gelen otel havayolu şirketi ve sektör tedarikçisi ve yöneticisi bir araya geldi. En iyi isimleri Antalya’da bir araya getirdi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Antalya Valiliği’nin destekleri ile gerçekleşen IMWF 2019, düğün turizmi ve MICE alanında faaliyet gösteren yabancı sosyal medya blogger’ları ve gazetecilere ilişkin bölümü IMWF ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) iş birliğinde gerçekleştirildi. Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun destek ve katılımları ile düzenlenen IMWF 2019, Türk Hava Yolları ana partnerliğinde ve Rixos Premium Belek konaklama sponsorluğu, Inventum Global’in güç birliği ile gerçekleşti. Hindistan’ın en iyi banket ve catering şirketlerinden Foodlink organizasyonun catering partnerliğini üstlendi. Sunuculuğunu Ece Vahapoğlu’nun üstlendiği IMWF 2019, uluslararası destinasyon düğünleri, kongre, toplantı ve etkinlik sektörünün en iyi isimlerini Antalya’da bir araya getirdi. Büyük yankı uyandırdı 2 milyon euro bütçesi ile herhangi özel bir kurumun bugüne kadar yaptığı en büyük etkinlik olan ve 12-16 Mayıs tarihleri arasında Antalya Rixos Premium Belek’te gerçekleşen IMWF 2019 açılış konuşmasını yapan International MICE &Wedding Forum (IMWF) Yönetici Ortağı Necip Fuat Ersoy “Bu yıl 4.sünü gerçekleştirdiğimiz IMWF, dünyadaki MICE ve destinasyon düğün sektöründeki en iyi isimleri bir kez daha Antalya’da buluşturduk.

86

Geçen sene gerçekleştirdiğimiz IMWF, tüm dünyada çok büyük bir yankı uyandırarak taleplerde ciddi bir artışa yol açtı. Bu çalışmanın yansıması olarak IMWF 2019’a rekor düzeyde bir katılım başvurusu oldu. Bizde bu başvurular içerisinden en iyi, etkili olanları seçerek bir araya getirdik. Sektörün tam kalbinde yer alırken, bir yandan da sektör fenomeni Sabbas Joseph’in, uluslararası danışma kurulumuza dahil olması ile tüm yıl boyunca IMWF için uluslararası çapta bir iletişim çalışması yürüttük. Tüm bu çalışmaları gerçekleştirirken Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Tanıtma Genel Müdürlüğü ile eşgüdüm içerisinde ülke tanıtım stratejimiz doğrultusunda ortak bir vizyon dahilinde ilerledik. Sektör olarak uluslararası rekabette ne kadar güçlü bir konumda olduğumuzun anlaşılması adına IMWF önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Tüm bileşenleriyle turizmin, gelişime açık yanları ile uluslararası rekabette en güçlü sektörümüz olduğunu defalarca gösterdi. Bu yönde sektörün özgüven anlamında ihtiyaç duyduğu farkındalığa varması anlamında IMWF önemli bir örnek teşkil etti. Bizde bu özgüven ile gerçekleştirdiğimiz IMWF 2019 ile ülke tanıtımına ve ekonomimize önemli bir katma değer yaratmak için var gücümüzle çalıştık” dedi.


En büyük tanıtma hareketi Toplantıda konuşan Inventum Global Yönetici Ortağı Bünyat Özpak, “Hindistan başta olmak üzere dünya düğün sektörüne yön veren Premium düğün acentelerinin CEO düzeyinde katılım sağladığı Zirvenin Hindistan ve Türkiye turizm tarihindeki en büyük tanıtma hareketi olduğunu belirtti. Zirvenin Hint etkinlik sektörü başta olmak üzere Global etkinlik sektörüne, Antalya’nın tanıtılması için büyük önem taşıdığını” ifade etti. Wizcraft International Entertainment kurucu ve yöneticisi Sabbah Joseph ise “Türkiye’nin lokasyonunun önemine ve Antalya’nın doğal kültürel ve tarihi güzelliği, alt yapısı olanakları ve hizmet kalitesinin büyük avantaj sağladığına değinerek, IMWF ile bu bölge önemli bir cazibe merkezi haline geliyor” dedi. Zengin içerik IMWF 2019 Zirve’de, Sumit Sawhney globalizasyonun anahtar noktalarına değinirken, ‘The Soulful Seeker’ kitabının yazarı Punam Joseph, Rixos Premium Belek Satış ve Pazarlama Direktörü Duygu Sinem Oral da birer konuşma yaptı. Üssel teknoloji çağında insan olmak konulu oturumunda Eczacıbaşı Holding

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Danışmanı Berk Kocaman - Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) CEO’su Ussal Şahbaz yer aldığı IMWF 2019 Zirve’de Joint İdea Kurucu Ortağı Markus Lehto- Inside Counsels kurucusu Ceren Çerçiler ise temel noktada amacı belirlemenin önemine değindi. Networker Erdal Uzunoğlu sürdürülebilir ilişkilere vurgu yaparken, Labrys Consulting Yönetici Ortağı Sinan Günal müşteri deneyimi, Holistik Yaşam Uzmanı Enerji Terapisti Yeliz Rüzgar hiçbirşey tesadüf değildir, Oost Consultancy Yönetim Direktöü Stephan Oost başarının kritik faktörleri, Foodlink Direktörü Priya Gogte gastronomi kültürü, Çırağan Palace Kempinski Genel Müdürü ve Kempinski Residence Bölge Direktörü Ralph Radtke yeni nesil müşteri beklentileri konulu konuşmaları ile dikkat çekti. Sektöre yön veren kanaat önderlerinin katıldığı panellerin Sabbah Joseph’in moderatörlüğünü yaptığı oturumunda Horizon WIE Yönetici Ortağı Pawan Mirchandani, Rashi Entertainment Direktörü Rajev Jain, Touchwood Group Direktörü Vijay Arora Motwane Entertainments&Wedding Yönetici Ortağı, Aditya Motwane, Copper Events Direktörü Prateek Tandon, Ten Events&Entertainments Kurucu ve direktörü Amanveer Singh ile Hint düğünleri pazarı

geniş çaplı ele alınırken, Tranquiil World Yönetici ortağı Pooja P. Ghai’nin moderatörlüğünde, Bianco Bouquet Weddings CEO ve Düğün planlayıcısı Costanza Gianconi ,Elia Berchan Wedding and Events Kreatif Direktörü Elie Berchan, Monica Bali Events Etkinlik Planlayıcısı Monica Bali, Catwalk Event Management and Production CEO&Direktörü Frieha Altaf ile global düğün endüstrisi masaya yatırıldı. Aspendos’ta büyülü gece Zengin içeriğiyle büyük beğeni toplayan IMWF 2019, 13 Mayıs tarihinde gerçekleşen Zirve’nin ardından 14 Mayıs Salı günü B2B görüşmelerle devam etti. B2B görüşmeler sonrasında IMWF katılımcıları kendileri için özel hazırlanan, muhteşem Aspendos Antik Tiyatrosundaki Akşam yemeği ve sonrasındaki Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ve Antalya Devlet Çok Sesli Korosunun temsilinde bir araya geldi. IMWF 2019 programı 15 Mayıs Çarşamba günü Antalya’nın tarihi ve kültürel dokusunun tanıtılması amacıyla tüm katılımcılara yönelik düzenlen farklı gezi rotaları, özel organizasyonlar ve sosyal aktivitelerle devam ederek, gala yemeği ile sona erdi. 87


HABER

Türkiye bir ilk

Mirage Park Resort’ten misafirlerine “Glutensiz Mutfak” Antalya Kemer’de bulunan beş yıldızlı Mirage Park Resort, Türkiye’de bir ilke imza atarak hayata geçirdiği Sağlık Bakanlığı Onaylı Glutensiz Mutfak Projesi, ‘Glutensiz Mutfak Hizmet Uygunluk Belgesi’ aldı.

Güriş Holding’e ait 5 yıldızlı Mirage Park Resort Hotel, hizmette sınır tanımayan ‘Ultra Her Şey Dahil’ servisiyle geleneksel ve modern lezzetlerden oluşan Akdeniz ve Türk mutfağı, farklı damak tatlarına hitap eden zengin dünya mutfağına sahip restoranlarıyla ayrıcalıklı yemek deneyimleri sunuyor. Türkiye’de bir ilk imza atarak çölyak hastaları ve glutensiz beslenmeyi tercih edenlere yönelik diğer mutfaklardan bağımsız olarak Glutensiz Mutfak inşa etti. Yüzde 100 glutensiz ürünler Gluten intoleransı bulunan misafirlerin tatillerini konforlu hale getirebilmek için özel eğitimli şefler tarafından %100 glutensiz ürünlerin hazırlandığı özel Glutensiz Mutfak ve açık büfe sunum yapılan Glutensiz Restoran ile “Glutensiz Mutfak Hizmet Uygunluk Belgesi”ni almaya hak kazandı. İlk ve tek olmanın gururu ISO 9001 Kalite, ISO 14001 Çevre, ISO 22000 Gıda Güvenliği ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve İŞ Güvenliği belgelerine sahip Mirage Park Resort; Glutensiz Mutfak Hizmetini de belgelendirerek bu kapsamda ilk ve tek olmanın gururuyla hizmet kalitesini üst seviyelerde tutmayı sürdürebilir kılıyor. Ufak bir detayı bile atlamıyor Glutensiz Mutfak, glutensiz beslenme bilincini arttırmak ve ekmekten çorbaya pek çok besinde yer alan glutenin yasak olmasından tatile çıkmaya çekinen çölyak hastaları için hayata geçirildi. Mutfağın üretim hattında glutene bulaşma ihtimali dahi olmayan ürünler tercih ediliyor. Kullanılan ekipmanlar başka bir yerde kullanılmaması için izole ediliyor. Bu proje için özel eğitim alan tüm personel hijyenden üretime servisten sunuma kadar olan süreçte en ufak bir detayı bile atlamıyor.

88


HABER

Çinli şirket 1000 çalışanını Türkiye tatili ile ödüllendirdi

Çin’de bir kozmetik firması, çalışanları arasından bin kişiyi Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya Bölgesi’ne tatile göndererek ödüllendirdi.

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya Bölgesi son yıllarda özellikle Uzakdoğulu turistlerin büyük ilgisini çekmeye devam ediyor. Çin’de faaliyet gösteren bir kozmetik firması da çalışanları arasında seçmiş olduğu başarılı bin çalışanını Kapadokya tatili ile ödüllendirdi. Çinli kozmetik firması Türkiye’de düzenleyeceği organizasyon için Dorak Itır Turizm firması ile anlaşmasının ardından bin kişilik heyet Kapadokya Bölgesi’ne geldi.

Çin’de de oldukça meşhur bir organizasyon Ziyaretlerinin birinci gününde bölgenin tarihi ve turistik yerlerini gezen Çinliler peribacalarının eşsiz güzelliklerine hayran kalırken Dorak Itır Turizm yönetim kurulu üyesi Serdar İbiş yaptığı açıklamada böylesine büyük bir organizasyon düzenlemekten dolayı son derece mutlu olduklarını ifade etti. İbiş, “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Hem bölge insanı olarak hem bir turizmci olarak bu kadar

büyük bir grubu ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz. Özellikle 13 bin kilometre uzaklıktan, Çin’den gelen misafirlerimizi ağırlamaktan çok çok mutluyuz. Arkadaşlar Çin’de bulunan büyük bir kozmetik firmasının bin tane seçilmiş misafirleridir. Bu seneki organizasyonu Türkiye’den yana tercih ettiler. İlk Çin’e gidip görüştüğümüzde bu organizasyonu Türkiye’ye çekebilmek için çok mücadele ettik. Bütün yerel anlamda oradaki insanlarla görüştük bu organizasyon için İstanbul ve Kapadokya’nın özellikle en güzel yer olacağını kendilerine anlattık. Organizasyondan bir iki ay öncesinden misafirlerimizi davet ederek Kapadokya’nın tüm güzelliklerini gösterdik. Burada mutlu olabileceklerini ve çok eğleneceklerini anlattık. Sağ olsunlar bu sene ki organizasyonlarında Türkiye’yi tercih ettiler. İstanbul’dan başlayan bir organizasyonumuz vardı. Şuanda Kapadokya’ya geldik. Kapadokya’nın gerek doğal güzelliklerini, kültürel mirasımızı elimizden geldiğince en iyi şekilde tanıtmak istiyoruz. Bugüne kadar çok çok mutlu bir organizasyon geçiyor. Bugün Kapadokya’nın birinci günüydü. Peribacalarının güzelliklerini tek tek gösterdik. Her yeri çok beğendiler. Organizasyonun en can alıcı noktası yarın olacak. Kapadokya’da bildiğiniz gibi balon uçuşları tüm dünyada meşhur. Tüm dünyada olduğu gibi Çin’de de oldukça meşhur bir organizasyon” dedi. 89


HABER

İstanbul’dan

göç edenler en çok Ege Bölgesi’ni tercih ediyor

“ 90

RE/MAX Türkiye’nin güncel verilerden hazırladığı çalışmaya göre, İstanbul’dan göç edenlerin sayısında son dönemde belirgin bir artış görülüyor, en çok tercih edilen bölgelerin başında ise Ege geliyor.


Dünyanın en çok gayrimenkul satışı gerçekleştiren kurumu RE/MAX’in ülkemizdeki temsilcisi RE/MAX Türkiye’nin güncel verilerden hazırladığı çalışmaya göre geçtiğimiz 3 yılda İstanbul’dan Ege Bölgesi’ne göç edenlerin sayısında ciddi bir artış görülüyor. Ege Bölgesi’nde en çok tercih edilen lokasyonların başında ise Marmaris, Bodrum ve İzmir Karaburun geliyor. İstanbul’dan Ege Bölgesi’ne göç edenler genellikle önce kiralama yapıp bölgeyi tanıdıktan sonra satın alma tercihini kullanıyorlar. Genelde merkeze yakın köylerde müstakil, bahçeli evler tercih ediliyor. RE/ MAX Türkiye verilerine göre bu bölgelere en çok 45-50 yaş grubu arasındaki kişiler göç ediyor. Marmaris, yoğun göç alan bölgeler arasında yer alıyor İstanbulluların en çok tercih ettiği lokasyonların başında Marmaris geliyor. Marmaris’in köyleri son dönemde yoğun ilgi görüyor. Marmaris’te köylerde yaşamak isteyenler genellikle

arsa alıp kendi evlerini inşa etme yoluna gidiyorlar. Marmaris Merkez’de ise göç edenlerin ilk tercihi bahçeli villalar oluyor. RE/MAX Türkiye verilerine göre, Marmaris emlak piyasası geniş fiyat aralığıyla dikkat çekiyor. Son dönemde bu hareketin de etkisiyle emlak piyasasında yaşanan hareketlenme konut fiyatlarına da yansımış durumda. Verilere göre fiyatlar son dönemde yıllık ortalama yüzde 30-35 bandında artış gösterme eğiliminde. Marmaris Merkez’de, 2+1 sıfır daireler 600.000 TL, müstakil sıfır villalar ise 2.000.000 TL’den alıcı bulabiliyor. Bodrum, kiralık konut piyasasıyla dikkat çekiyor İstanbul’dan göç etmek isteyenlerin bir diğer favorisi ise Bodrum. Bodrum’da yer alan satılık konutlar diğer Ege sahil kasabalarına göre daha yüksek bir fiyat bandında seyrediyor. Bu sebeple de Bodrum’a gitmek isteyenlerin öncelikli tercihi kiralık konutlar oluyor. Satışların stabil bir eğilim gösterdiği Bodrum’da kiralık konut piyasası hareketli bir dönemden geçmeye devam ediyor. Kiralık konutların ortalama fiyat bandı İstanbul’daki konutların üzerinde bir eğilim sergiliyor. Bodrum kiralık konut piyasası, İstanbul’dan ortalama yüzde 20 oranında daha yüksek fiyat aralığında seçenekler sunuyor. Bodrum’a göç edenler genellikle Bodrum’un kalabalığı ve gürültüsünden uzak fakat deniz ve alışveriş merkezlerine yakın yerleri tercih ediyorlar. En çok ilgi çeken konutların başında deniz manzaralı, şehre yakın lokasyonlarda yer alan köy

evleri geliyor. İstanbul’daki standart bir daire fiyatına bahçeli yazlık alınabiliyor İstanbulluların göç ettiği bir diğer lokasyon ise İzmir Karaburun. RE/MAX Türkiye verileri İstanbul’dan İzmir Karaburun’a yaşanan bu hareketin geçtiğimiz 3 yılda yaklaşık yüzde 50 arttığını gösteriyor. Karaburun, gerek coğrafi konumu gerekse de uygun fiyatlar sunan emlak piyasası sebebiyle tercih ediliyor, Karaburun’da İstanbul’daki standart bir daire fiyatına bahçeli bir yazlık almak mümkün. 2018’de 2,5 milyondan fazla tapu işlemi gerçekleştirildi Son üç yılda İstanbul’dan Ege Bölgesi’ne yaşanan göçün hızlandığına dikkat çeken RE/MAX Türkiye Bölge Direktörü Murat Goldştayn, “Son dönemde büyükşehirlerden özellikle de İstanbul’dan Ege Bölgesi’ne ciddi anlamda talep gelmeye başladığını gözlemliyoruz. Büyükşehirlerdeki giderek artan trafik, hava kirliliği ve nüfus artışı insanları böyle bir karar almaya yönlendiriyor. Ege Bölgesi ciddi yatırım fırsatları da sunuyor, bu bölgelerden alınan uygun fiyatlı konutların orta ve uzun vadede yatırımcısına kazandıracağını söyleyebiliriz” diyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün geçtiğimiz yıl açıkladığı verilere göre 2018’de 2,5 milyondan fazla tapu işlemi gerçekleştiğini vurgulayan Goldştayn, “341 milyar TL’den fazla işlem hacmine ulaşan bir pazarda, satılık ve kiralık 30 bin gayrimenkulden oluşan portföyümüz ve 3 bin 500’ü aşkın gayrimenkul danışmanımız ile Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veriyoruz” dedi.

91


HABER

Futbol, basketbol, bisiklet derken

şimdi de beyzbolcular kamp için Antalya’da Her sene birçok futbol takımına ev sahipliği yapan turizmin başkenti Antalya, yüzlerce takımı ağırlayarak kamp üssü haline geldi. Sadece futbol değil, birçok farklı branşta takım ve sporcu ağırlayan Antalya, ülkemizde çok fazla tanınmayan ve sadece filmlerden aşina olduğumuz bir spor dalına ait bir takımı ağırladı.

İklim ve tesisleri ile birçok spor takımı ve sporcuya kamp için ev sahipliği yapan Antalya, spor dalları arasına beyzbolu da ekledi.

Lige Antalya’da hazırlandılar Finlandiya Kadınlar Süper Beyzbol Ligi’nin 2018 yılı şampiyonu “Jyväskylän Kirittäret” takımı yeni sezon hazırlıklarını Detur Sports ile Asteria Kremlin Palace’da gerçekleştirdi. Uygun iklim koşulları ve tesislerin imkanları ile sorunsuz bir kamp dönemi geçiren beyzbolcular, programları çerçevesinde liglerine hazırlandı. Şartlar çok uygun Verimli bir kamp dönemi geçirdiklerini belirten Finlandiyalı sporcular, yeni sezon için hazır olduklarını dile getirdi. Detur Sports Marketing Direktörü Tanjan Ercan da Beyzbol’un Finlandiya’da çok yaygın ve sevilen bir spor olduğunu belirterek, hava şartları, tesis imkanları ve beyzbol için uygun sahalar nedeni ile takımlarının Antalya’yı tercih ettiğini söyledi. “Spor turizmini çeşitlendiriyoruz” ATG Hotels Satış ve Pazarlama Müdürü İlhan Yalçın da, Asteria Sports Center olarak birçok spor branşını ağırlayıp, spor turizminin çeşitlendirilmesine yardımcı olmak istediklerini söyledi.

92


HABER

Türk turizmci turizmin geleceği için Çin’de

Peninsula Tours Genel Müdürü Fahrettin Çiçek, Çin’in, dünyanın en hızlı büyüyen turizm kaynak pazarı olduğunu söyledi. Çiçek, Türkiye’nin turizm endüstrisinin yarınlarını planlamada geç kalmaması gerektiğini belirtti.

Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin, dünya turizm pazarının çekim merkezi haline geldi. Nüfusunun yüzde 8’inin pasaportu olmasına rağmen Çin, turizmciler için dünyanın en hızlı büyüyen, en büyük kaynak ülkelerinden oldu. Çin’deki turizmcilerle iş birliği görüşmeleri için ülkeye giden turizmci Fahrettin Çiçek, Türkiye ile ilgili istatistiklerle döndü. Çin’in en önemli turizm portallarında Türkiye ile ilgili bilgilerin yer aldığını söyleyen, tur şirketinin ortaklarından Çiçek, şunları söyledi: “Çin’de çalışanlara ilk kez 1996 yılında hafta sonu tatili verildi. 1999’da Altın Hafta Sonu uygulaması, 2007’de 3 günlük tatiller başladı. 2008’de ise yıllık ücretli izin uygulamasına geçildi. Çinlilerin aktif olarak uluslararası turizm hareketine katılması, çalışanlara tanınan ücretli izin hakları ile hız kazandı. Seyahatler de mart- nisan, temmuz- ağustos ve eylül aylarında yoğunluk yaşanıyor. Özellikle mart- nisan dönemi bölgemiz için çok önemli. Çinli ziyaretçilerin ülkemizde en çok tercih ettiği bölgelerin başında İstanbul geliyor. Kapadokya, Antalya, Fethiye, Pamukkale, İzmir ve Alaçatı diğer çekim merkezleri. Ülkemizi ziyaret edenlerin yüzde 27’si Türkiye tatilleri için 8 ile 10 bin dolar harcayan grubu oluşturuyor. Gelenlerin yüzde 47’si gibi yarıya yakın bir bölümü 6 ile 10 gün arası bir süreyi ülkemizde geçiriyor.”

Hava yolu köprüsü Çin ile ilgili olarak turizmde ciddi ve özel çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizen Çiçek, “Çin kaynak pazarının gelişimi için en önemli adımların başında iki ülke arasında hava yolu ulaşımında uçuş sayıları ve koltuk kapasitesinin dengeli bir şekilde sürekli artırılmasına imkan tanınması geliyor. Bu artış mevcut uçulan şehir sayılarına yenilerini eklemek anlamında da gerçekleşmeli. Geleneksel hale gelmiş Türkiye kültür turlarında mutlaka ürün çeşitlemesi sağlanmalı, İstanbul- Kapadokya, Pamukkale, Efes gibi klasikleşmiş rotalara yenileri eklenmeli. Her ne kadar da bazen bu klasik rota PamukkaleAntalya, Pamukkale- Fethiye gibi alternatif rotalara yönelse de çok daha farklı iniş rotalarımız mutlaka denenmeli ve yoğunluk ülkemizin diğer kültür turu rotalarına gastronomi ve adrenalin tutkusu gibi içeriklerle birleştirilerek yayılmaya çalışılmalı. Bunu başarabilirsek daha fazla Çinli turisti ülkemize çekebiliriz” dedi. İlgi odağı merkezler Çin’de ilgi alanları aynı olanların birlikte hareket ve seyahat etme geleneğinin yaygın olduğunu da vurgulayan Fahrettin Çiçek, “Çin’den Avusturya’nın Parndorf şehrinde bulunan dizayn moda outlet merkezine charter seferleri düzenleniyor. Ülkemizde çizilen rotalara, moda dünyasının uluslararası önemli markalarını bünyelerinde barındıran alışveriş merkezleri gibi ilgi odağı olabilecek, kendileri için yeni aktiviteleri mutlaka eklemeliyiz. Çin’de destinasyon tanıtımları bu yönde oluşturmalı. Çin, halkının sadece yüzde 8’i pasaporta sahip. Dünyanın en hızlı büyüyen en büyük kaynak pazarı. Bu bilinçle Türkiye turizm endüstrisi olarak yarınlarımızı planlamalıyız” diyerek, geç kalınmaması için turizmciler ile ilgili kurumların harekete geçmesi gerektiğini söyledi. 93


PROFESYONELLER

Hyatt Grubu’nun üç otelinde grup satış ve pazarlama direktörü

Direnç Koca oldu Bennur Çelebi

Jacaranda Hotels’in Satış ve Pazarlama Müdürü oldu

Direnç Koca, Grand Hyatt İstanbul, Park Hyatt İstanbul ve Hyatt House Gebze’nin yeni Satış ve Pazarlama Direktörü oldu. Kempinski Hotel Barbaros Bay’de 4 sene satış departmanında görev alan Koca, W Hotel Istanbul’da 3,5 sene görev yaptı. 2014 yılında Hyatt grubuna geçen Koca, sırasıyla Grand Hyatt Istanbul, Park Hyatt Istanbul ve Hyatt Centric Levent Istanbul’daki görevlerini başarıyla sürdürmüştü.

Geçtiğimiz aylarda uzun yıllar görev yaptığı Papillon Hotels’ten ayrılan Bennur Çelebi, kariyerine Jacaranda Hotels’te devam edecek. Bennur Çelebi, TUI Magic Life Jacaranda ve TUI Magic Life Masmavi’yi bünyesinde bulunduran Jacaranda Hotels’in Satış ve Pazarlama Müdürü oldu.

Enver Murad Inventum Global’de

Geçtiğimiz günlerde Gezinomi’den ayrılan Enver Murad, yüksek kaliteli toplantı ve etkinlik hizmetleri, destinasyon düğünleri düzenleyen Inventum Global ailesine katıldı. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Murad, “Çok ayrıcalıklı işler yapan bu oluşumun içerisinde yer almak benim için oldukça heyecan verici” dedi.

Wyndham Grand Kalamış’a Yeni Şef

Rafet İnce Uluslararası aşçılık yarışmalarında Türkiye’ye sayısız madalya kazandıran, 2008 “IKA-Dünya Aşçılar Olimpiyatı”nda Türkiye’ye ilk defa üç olimpiyat madalyası kazandıran tek Türk şef olan Rafet İnce, uluslararası standartlarda hizmet sunan Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel’in yeni şefi oldu.

Biray Öğüt

Corendon Hotels’te 9 yıldır Satış ve Pazarlama Direktörlüğünü yaptığı Stone Group Hotels’ten ayrılan konaklama sektörünün deneyimli ismi Biray Öğüt, Corendon Hotels bünyesine katıldı. Biray Ögüt, Corendon Hotels’in Curaçao adasındaki tesisi Corendon Beach Resort Curaçao’nın genel müdürlüğünü görev yapacak.

94


Radisson Blu Bosphorus İstanbul’un yeni genel müdürü

Tobias Ammon oldu Muazzez Tonguç Accor Hotels Ibis Stlye Bornova’da

Konaklama sektörünün deneyimli ismi Muazzez Tonguç, Accor Hotels Ibis Stlye Bornova İzmir’in Genel Müdürü oldu. Uluslararası markanın Bornova’da yer alacak olan tesisi için çalışmalarına başlayan Tonguç’a Tourism Today olarak başarılar diliyoruz.

Otelcilikte 15 yılı aşkın yöneticilik deneyimine sahip olan Ammon, daha önce Arabella Sheraton Grand Hotel Münih Almanya, Dorint Pallas Wiesbaden Almanya ve Radisson Hotel Group otellerinde 10 yılı aşkın süre farklı pozisyonlarda çalıştı. Almanya doğumlu olan Ammon, ana dili Almanca dışında İngilizce, İspanyolca ve Rusça biliyor.

Erdem Başarır

Hilton Bodrum Türkbükü’nde Erdem Başarır, Bodrum’un gözde tesisleri arasında yer alan Hilton Bodrum Türkbükü’nün İş Geliştirme Direktörü oldu. Bodrum turizmini çok yakından tanıyan Erdem Başarır, uluslararası otel zinciri Hilton bünyesinde yer alarak deneyimlerini Hilton Bodrum Türkbükü için değerlendirecek.

Hasan Alıcı

Alkoçlar Hotels’te Hasan Alıcı, Alkoçlar Hotels ailesine katıldı. Alıcı, Alkoçlar Exclusive Hotel Kemer, Thor by Alkoçlar Exclusive Hotel Bodrum, Alkoçlar Exclusive Hotel Alaçatı ve Alkoçlar Uludağ Hotel ile Türk turizmine katkı sağlayan Alkoçlar Hotels’in Satış ve Pazarlama Direktörü oldu.

Haluk Ordu

Mirada Del Lago ve Mirada Del Monte’nin genel müdürü oldu Konaklama sektörünün deneyimli ismi Haluk Ordu, Erciyes Mirada Del Lago ve Mirada Del Monte otellerine Genel Müdür olarak atandı. Ordu, Kazancı Holding Aksa Turizm A.Ş. bünyesinde bulunan Kayseri / Erciyes Mirada Del Lago & Mirada Del Monte otellerinde Genel Müdür olarak göreve başladı.

Hilton İstanbul Bomonti’nin Executive Chef’i

Alexis Atlamazoğlu oldu Hilton İstanbul Bomonti, 2001 yılından bu yana Dünya çapında Hilton’a bağlı otellerin mutfaklarında çeşitli görevlerde bulunan deneyimli şef Alexis Atlamazoğlu’nu ekibine kattı. “Dünya ve trendler ne kadar değişirse değişsin değişmeyen tek şey lezzetli yemek pişirmektir” diyen Atlamazoğlu, başarılı işler için takım çalışmasının son derece önemli olduğunun da altını çiziyor.

95


PROFESYONELLER

Rotana İstanbul’un Genel Müdürü

Emre Güllüler oldu Orta Doğu, Afrika ve Türkiye’ de 66 otelin yönetiminden sorumlu olan yakın dönem içerisinde otel sayısını 100’e çıkarmayı hedefleyen Rotana zincirine bağlı; Centro WestSide & WestSide Arjaan by Rotana İstanbul’a yeni Genel Müdür atandı.

Mövenpick Istanbul’un F&B Müdürü Onur Gökçay oldu

Eresin Otelleri’nde atama

World Travel Awards tarafından 2017 yılında “Avrupa’nın En İyi İş Oteli” seçilen Mövenpick Hotel Istanbul’a Yiyecek ve İçecek Müdürü olarak Onur Gökçay atandı. 18 yıllık otelcilik tecrübesini ve birikimini Mövenpick Hotel Istanbul’da hayata geçiren Onur Gökçay, İngilizce biliyor.

Türkiye’nin önemli otel zincirlerinden Eresin Otelleri’nde yeni bir atama yapıldı. Yeşim Müsellim, Eresin Otelleri İstanbul’un Satış, Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü oldu. Turizmde 15 yılı geride bırakan Yeşim Müsellim, tüm bilgi ve birikimlerini bu önemli görev ile Eresin Grubu ile paylaşmak üzere Mayıs 2019 itibariyle yeni görevine başladı.

Hilton İstanbul Bosphorus’un Baş Aşçısı

Savaş Özkılıç oldu Hilton İstanbul Bosphorus, 2004 yılından bu yana Hilton’a bağlı otellerin mutfaklarında çeşitli görevlerde bulunan Savaş Özkılıç’ı ekibine kattı. 2011 yılından itibaren 7 yıl boyunca Hilton Bakü’nün Executive Chef’liğini yürüten Özkılıç son olarak Hilton Bakırköy’de Baş Aşçı olarak görev yapıyordu.

Kaplan Uğur Akkor

Titanic Hotels’te

Titanic Hotels’in Berlin’deki 3 otelinden biri olan Titanic Chaussee Berlin’in genel müdürlüğüne Kaplan Uğur Akkor getirildi. Deneyimli otelci son olarak Antalya’da görev yapıyordu. Akkor, Türk otelciliğini yurt dışında en iyi şekilde temsil eden Titanic Hotels bünyesindeki Titanic Chaussee Berlin’de kariyerine devam edecek.

96


SPA

Vitalica Wellness

Bodrum’da....

Hem geleneksel hem de modern tıbbın en etkili uygulamalarını içeren ve ‘’kişiye özel’’ olarak belirlenen zengin programlarıyla beklentilerin ötesinde wellness ve sağlık hizmetleri sunmayı hedefleyen Vitalica Wellness, dünya çapında 3 ödül alan LUX*Bodrum Resort&Residences bünyesinde de hayata geçiyor.

Vitalica; yaşamsal gücü, canlılığı, dinginliği ve zindeliği tanımlıyor.“Come alive” mottosuyla yola çıkan Vitalica Wellness, konuklarını; fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel sağlığını geliştiren bir atmosferle buluşturuyor. Fark yaratan bir konsept Geleneksel Tıp ile Modern Tıbbın doğrularından birleştirerek Wellness konseptini oluşturan MYC Partners Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Murat Akdoğan, 28 Şubat Perşembe günü Raffles İstanbul Hotel’de düzenlenen Witalica Wellness lansman toplantısında yaptığı konuşmasında Avrupa, Uzak Doğu, Çin ve Hint gibi dünyanın farklı kültürlerine ait yaklaşımların en başarılı uygulamalarını bir araya getirerek fark yaratan bir konsept oluşturduklarını belirtti. Doktorlarından oluşan bir kurul hazırladı Dr. Murat Akdoğan, 1990’lı yıllarda beyin ve böbreklerindeki rahatsızlık nedeniyle tedavisi için yurtdışına gitmek zorunda kalıyor. Dünyada, bu hastalıkla mücadele eden 14 vaka tespit edilmiş ve 13’ü ölümle sonuçlanıyor. Akdoğan, modern tıp sayesinde bu hastalık karşısında hayatta kalan tek kişidir. Yaşadığı bu deneyim ile hastaneciliğe adım atarak ethica ve estethica hastanelerini kuruyor. Sağlık sektöründeki deneyimlerini de geliştiren Akdoğan; asıl olması gerekenin tamircilik değil koruyuculuk olduğunu ilke edinerek bunun sürdürülebilirliğini sağlamak için “Koruyucu Hastane Modeli”ne geçiş sürecini başlatıyor. Vitalica Wellness programları, batı tıbbını temsil eden MYC Partners bünyesinde yer alan ethica ve estethica Hastaneleri’nin; Avrupa, Çin, Hindistan ve Ortadoğu’dan geleneksel tıp doktorlarından oluşan bir kurul tarafından hazırlandı. Anti aging tedavileri MYC Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Akdoğan, programların, dünyada tanınmış wellness merkezlerinin ötesinde içeriklerden oluştuğunu söyledi. Vitalica Wellness’ın kendine ait organik bahçesinden sağlanan doğal yiyecek ve içeceklerden oluşmuş özel menüleri ile dikkat çektiğine değinen Dr. Murat Akdoğan “Detoks uygulamalarını, yenilenme uygulamalarını, zihin ritüellerini barındırıyor. Bunlara ek olarak; doktor yönetimindeki modern medikal cihaz ve ekipmanlarla, holistik klinik tedavileri, anti aging tedavileri, güzellik ve estetik uygulamaları ile de fark yaratıyor. Vitalica Wellness bu programları; Ege’nin incisi olarak tabir ettiğimiz, en yüksek oksijen oranına sahip, doğal güzellikleri, denizi, güneşi bir arada barındıran LUX* Bodrum Resort & Residences’ da uyguluyor” diye konuştu. 98


Deniz kıyısındaki ayrıcalıklı konumuyla 5 yıldızlı lüks bir şehir oteli olarak hizmet veren Wyndham Grand İzmir Özdilek’in bünyesinde yer alan spa merkezi Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal & Wellness Center, rahatına düşkün misafirlerine Uzakdoğu esintileri taşıyan konforlu masaj ve bakım hizmetleri sunuyor. 2200 metrekarelik devasa bir alanda hizmet veren Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal &Wellness Center, 05.30 ve 23.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlıyor. Keyfin ve konforun adresi olan SPA merkezinde açık-kapalı havuzlar, termal havuz, jakuzi, sauna, Türk hamamı, aroma terapi, buhar odaları ve fitness center gibi imkanlardan, üyeler ve bakım masaj alan konuklar ücretsiz olarak yararlanabiliyorlar.

UZAKDOĞU ESİNTİLERİ QUALITASSPA Kempinski Hotel The Dome Spa, birbirinden özel masaj ve servisleri ile yaz tatilinizi bir üst seviyeye taşıyor. Akdeniz’in incisi Antalya’nın benzersiz atmosferinde uluslararası kalite anlayışı ile hizmet veren Kempinski Hotel The Dome’da deniz ve güneşin tadını çıkarırken, The Dome Spa’da misafirlerin ruhunu dinlendirerek, birbirinden özel bakımlar ile mükemmel bir tatil deneyimi yaşatıyor. The Dome Spa’nın en dikkat çeken tedavilerinden olan Thalasso havuzu Akdeniz’in tüm şifasını özel masajı ile bir araya getiriyor. 32 dereceye kadar ısıtılan ve mineraller açısından zengin olan filtrelenmiş deniz suyu, metabolizmanızı hızlandırarak lenfatik dolaşımı harekete geçiriyor, kan dolaşımını uyarıyor ve bu sayede misafirleri rahatlatarak daha kolay yorgunluk atmasını sağlıyor.

İlhamını Akdeniz’den alan bir spa deneyimi

Kempinski Hotel The Dome’da!

İZMİR’DE

The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum ile yenilenme

zamanı

“Türkiye’nin En İyi Spa Resortu” kategorisinde 2018 Haute Grandeur ödüllü “The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum”, bölgenin en kapsamlı sağlık, güzellik ve masaj programlarını lüks dokunuşlar eşliğinde sunuyor. Ödüllü Spa terapileri ve el yapımı doğal içerikli şifalı uygulama kürleriyle yılın tüm yorgunluğundan sıyrılmanızı sağlayacak “The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum” doğallığın izini sürüyor ve resort bahçesinden toplanan ada çayı ve lavantanın yanı sıra, zeytinyağıyla da sürdürülebilirlik felsefesini benimsiyor.

CARESSE BODRUM

BENZERSİZ BİR SPA DENEYİMİ SUNUYOR Akdeniz güneşinin ve gün batımının keyfini benzersiz bir spa deneyimi ile buluşturan Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum yeni sezonda ayrıcalıklı bir servis ile misafirlerine huzur dolu bir gün vaat ediyor. Sade ve şık bir dizayna sahip 6 adet terapi odası ile gün boyu hizmet sunan SPA Caresse keyfinin yanı sıra misafirler yerelden evrensele uzanan gastronomi deneyimi de yaşıyor. 17.000 metrekarelik alana sahip spa, tatil için benzersiz bir şekilde tasarlanmış ve yüksek eğitimli terapistler tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir tedavi yelpazesi ile misafirlere canlılık katıyor. Fitness merkezi uzman kişisel eğitmenler eşliğinde Resort misafirlerine gün boyunca hizmet sunarken, Caresse Bodrum, sertifikalı yoga eğitmenleri ile iç huzurunuzu bulmanızı sağlayarak yenilenmiş hissettiriyor. 99


GASTRONOMİ

Gastronometro Michelin yıldızlı şef Yoshizumi Nagaya’yı ağırladı

Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro, Türkiye’nin yerel değerlerini uluslararası gastronomi dünyasıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu zamana kadar beşi Michelin yıldızlı 16 şefi 1.500’ü aşkın sektör profesyoneli ile buluşturan Gastronometro, son olarak Michelin yıldızlı Japon şef Yoshizumi Nagaya’yı ağırladı. 25 - 26 Nisan tarihlerinde İstanbul’da bulunan Yoshizumi Nagaya, Gastronometro tarafından düzenlenen seminer ve atölyeden oluşan iki günlük programa katıldı. Seminerde HoReCa profesyonelleri, gastronomi öğrencileri ve lezzet tutkunlarıyla bir araya gelen ünlü şef, atölye etkinliği kapsamında ise 14 şefle birlikte mutfağa girdi.

100

Metro Türkiye tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro, Asya ve Avrupa tekniklerini kullanarak geliştirdiği kendine özgü lezzetleriyle uluslararası üne sahip Michelin yıldızlı Japon şef Yoshizumi Nagaya’yı ağırladı.

“Türk lezzetleri menüye özel bir tat kattı” Gastronometro etkinliği için deniz mahsulleri ağırlıklı bir menü hazırlayan Yoshizumi Nagaya, menüsüne Türkiye’nin yerel lezzetlerini de ekledi. Türk mutfağının zenginliğinin ve malzemelerin doğallığının kendisini çok etkilediğini söyleyen Nagaya, “Türk mutfağı, çok özel ve zengin bir mutfak. Gastronometro’da kendi mutfağımı tanıtmanın yanı sıra, Türk mutfağını da daha yakından tanıma fırsatı buldum. Deneyimlediğim lezzetlerden çok etkilendim ve Gastronometro için hazırladığım menümde Kayseri pastırması, Hatay kadayıfı, Çengelköy salatalığı, domates, patlıcan ve karabuğday gibi Türkiye’nin yerel lezzetlerini kullandım. Bu ürünler menüme özel bir dokunuş kattı” dedi. Seminer ve atölye çalışmalarından büyük keyif aldığını da dile getiren Yoshizumi Nagaya, sözlerini şöyle sürdürdü, “Gastronometro, konsepti, teknik imkanları ve sunduğu lezzetlerle yalnızca Türkiye’de değil dünyada da bilinmeyi hakeden bir gastronomi platformu. Türk mutfağı için yaptıkları çalışmaları dinleyince çok etkilendim. Burada kendimi mutfağımda gibi rahat ve mutlu hissettim. Gastronometro çatısı altında bir araya geldiğim herkes çok ilgiliydi. Özellikle öğrencilerin gösterdiği ilgiden çok mutlu oldum.” “Dünya gastronomisi ile köprü kuruyoruz” Gastronometro ile Türkiye’de gastronominin gelişimine katkı sağlamayı ve gastronomi dünyasına yepyeni bir ritim sunmak amaçladıklarını vurgulayan Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai ise “Japonya mutfağının geleneksel tarzını Avrupa teknikleriyle harmanlayarak hazırladığı özel lezzetleriyle uluslararası alanda üne sahip bir ismi, iki kıtayı buluşturan İstanbul’da ağırladığımız için çok mutluyuz” dedi.


Porland, Türkiye’nin köklü derneklerinden olan Aşçılar Derneği’nin 8. kez düzenlediği Geleneksel Aşçılar ve Tedarikçiler Buluşması / İstanbul Culinary Cup 2019’un, bu yıl da Porselen ana sponsoru olmanın heyecanını yaşadı. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul Culinary Cup 2019’un Yarışma Mutfakları Porselen Ana Sponsorluğunu Porland üstlendi. Organizasyonda göz alıcı stantlarıyla yer alan Porland, Gastronomi sektörü için en yeni koleksiyonlarından Reaktif Sırlı Özel ürünlerini sergiledi. Etkinliğin “Tema Mutfağı: Sokak Lezzetleri” kapsamında ise Porland’ın Executive Chef Cavit Ünal’ın danışmanlığında düzenlediği “Sokak Lezzetleri Yemek Sergisi” Porland koleksiyonunun en özel tasarım ürünleriyle sunuldu. Bu özel çalışma, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Türkiye’nin en iyi şefleri bu yıl da Porland’ı seçti!

TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK BARİSTA ATÖLYESi ANTALYA-GÖYNÜK’TE AÇILDI

İstanbul’da konsept mutfakların öncüsü ve Osmanlı Saray Mutfağı’nın en iyi temsilcisi Matbah Restaurant, yerli misafirlerinin olduğu kadar, yabancı konukların da ilgisini çekmeye devam ediyor. Japonya’nın en önemli kanalı olan Nippon TV, Matbah Osmanlı Saray Mutfağı’nda Türk gastronomisi ve yemek kültürü temalı bir program çekti. Programda Matbah Restaurant’ın Şefi Kadir Yılmaz, Topkapı Sarayı Matbah-ı Amire’den günümüze gelen reçetelerden; Nırbaç, Mutancana, Beğendi Yatağında Kuzu İncik, Ballı Gemici Böreği, Arefe Köftesi, Vişneli Yaprak Sarması, Nohut Ezmesi, Badem Çorbası, Bal Helvası’nı, çekim ekibi ile birlikte Matbah Restaurant’ın mutfağında yaptı.

MATBAH RESTAURANT SARAY MUTFAĞI’NI JAPONYA’DA TANITACAK

Antalya Üniversite Destekleme Vakfı desteği ile Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulu’na kurulan “Barista Atölyesi” ve “Gastronomi Uygulama Atölyesi-2” uygulama birimlerinin açılışı geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, “Göynük Meslek Yüksekokulumuz Türkiye’de ilk ve tek tematik yüksekokul olma özelliğini devam ettiriyor. Öğrencilerden aldığımız geri dönüşler çok olumlu, okullarını çok seviyorlar ve iyi bir tercih yaptıklarını düşünüyorlar. Bugün öğrencilerimize bir kez daha doğru bir tercih yaptıklarını düşündürecek Barista Atölyesi ve Gastronomi Uygulama Atölyesi açılışını gerçekleştireceğiz. Bu vesileyle, kurulduğu günden bu yana Üniversitemizden desteklerini esirgemeyen Antalya Üniversite Destekleme Vakfı’na ve Barista Atölyemize verdikleri destektenten dolayı Mokka Kahve yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum.’ dedi.

Mutfak kültürünün zenginliğine rağmen henüz keşfedilmemiş bir gastronomi destinasyonu olan Kastamonu son günlerde gastronomi turizminde “Ben de varım!” diyor. İstanbul Pera Palace’da Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz’in yanı sıra Kastamonu Belediye Başkanı Dr. Galip Vidinlioğlu, DMKİ üyeleri ve Kastamonulu iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Kastamonu mutfağının gastronomi turizminin yükselen yıldızı olmasını sağlayacak projeler masaya yatırılarak yol haritası çizildi. Toplantıya Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz’in yanı sıra Kastamonu Belediye Başkanı Dr.Galip Vidinlioğlu, DMKİ üyeleri ve Kastamonulu iş insanları katıldı. Toplantıda Vali Karadeniz’e ve Belediye Başkanı Vidinlioğlu’na Kastamonu’nun gastronomi turizminde markalaşması ve bu alanda kente katma değer yaratacak projelerle ilgili yapılan hazırlıklar hakkında bilgi verildi.

Kastamonu mutfağı atağa geçmeye hazırlanıyor

101


MİMARİ

Swissotel’de

bir Türk markasının damgası var Dünya’da en çok tanınan İsviçre markalarından birisi olan Swissotel Hotels & Resorts, Bosna Hersek’in başkenti Saray Bosnada’ki otelinde kalite standartını ve konforlu hizmet anlayışını sürdürmek için genel mekan ve odalardaki hareketli mobilyaların üretiminde yurt içi ve yurt dışında birçok başarılı projeye imzasını atmış olan Hotelya ile işbirliği yaptı. Şehrin nefes kesen panoramik manzaralarına sahip olan, çağdaş ve modern tasarıma sahip Swissotel Sarajevo’nun 218 oda ve süitinde ayrıca genel mekanlar, restaurantlar ve konferans salonlarındaki 1.500 adete yakın hareketli mobilyanın üretimi Hotelya tarafından yapıldı. Kurumsal kimliğine uygun dizayn edildi Saray Bosnada’ki otel, Swissotel Hotels & Resorts’un kurumsal kimlik ve çağdaş tasarım anlayışının geleneksel Bosna mimarisi birleşimiyle tasarlandı. Hem iş seyahatleri hem de tatil amaçlı farklı kullanımlara uygun olarak tasarımı yapılan projede, ahşap, mermer, metal gibi çeşitli materyallerin tek tek ya da birlikte kullanılmasıyla hem estetik hem de fonksiyonel mobilyalar hayata geçirildi.

“ 102

Otel, AVM, hastane, restoran, ofis, kafe ve mağazalar için hareketli ve sabit mobilya üretimi yapan Hotelya, 17 ülkede 30’dan fazla oteliyle hizmet veren Swissotel zincirinin İstanbul ve Ankara’daki otellerinden sonra Bosna Hersek’teki yeni otelinin de mobilya tedarikçisi oldu.

Mobilyalarımızla tüm dünyaya Türk damgası vuracağız Grand Hyatt, Four Seasons, Holiday Inn, Hilton, Radisson Blu ve Swissotel gibi dünyanın en kaliteli otelleriyle yaptıkları işbirliğiyle adını duyuran Hotelya, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 700’ün üzerinde otel projesi için üretimler yaptı. Amerika, Filipinler, İngiltere, Rusya, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de içinde bulunduğu 29 ülkeye ihracat yapan Hotelya’nın üretim hacminin %60‘ını yurt dışı projeleri kapsıyor. Hotelya’nın Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Zümrüt Doyran, üretimleri başlamış ve görüşmelerinin olumlu bir şekilde devam ettiği birçok otel projelerinin bulunduğunu 2019 da birçok ülkede olmayı hedeflediklerini ve bir Türk markası olarak dünyanın her bir köşesine mobilyaları ile damga vuracaklarını belirtti.


2019 Mayıs ayında TRE Tasarım tarafından baştan aşağıya yenilenen Royal Golf Villalar özel bir davetle Kempinski Hotel The Dome iş ortaklarının beğenisine sunuldu. Kempinski Hotel The Dome Genel Müdürü Ahmet Antepli, Villaların yenilenmesi ile ilgili olarak “Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden Belek’te Dünya çapında otelcilik sektörünün en üst seviyesinde hizmet vermekten büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. Baştan aşağıya kişiye özel hizmet ve misafirperverlik anlayışının hakim olduğu otelimizde gerek tasarımı, gerek yeşili ve doğası ile mükemmel şekilde yenilenen villalarımızda üstün hizmet anlayışımız ile misafirlerimizi ağırlamayı bekliyoruz” dedi.

KEMPINSKI HOTEL THE DOME’DA YENİLİK RÜZGARI

Antalya’daki dev projeye 23 ülkeden ilgi

Aydınlatmada İskandinav Etkisi Enza Home Tripod Çağı yakalayan tasarımlarıyla fark yaratan Enza Home, Tripod aydınlatma serisi ile son dönemde tüm dünyayı etkisi altına alan İskandinav stiline gönderme yapıyor. Özgün stili, şık ve modern tasarımıyla dikkat çeken Tripod aydınlatma serisi, ahşap tasarımların doğal ve güçlü tarzını, ışığın mekandaki etkili yansımalarıyla buluşturuyor. Güçlü duruşuyla, aydınlatmanın dekorasyonda en önemli unsurlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyan Tripod aydınlatma serisi, yaşam alanlarına siyahın asaletini taşıyor. Üç ayaklı formuyla benzersiz bir tarza sahip Tripod aydınlatma serisinde lambader ve abajur seçenekleri bulunuyor.

Sur Yapı’nın Antalya’da yer alan projesinde sona yaklaşılıyor. Bir yandan inşaat bir yandan da satış süreci devam eden projeye yerli-yabancı pek çok yatırımcının ilgi gösterdiği ve 23 farklı yabancı ülke vatandaşına satış gerçekleştirildiği ifade edildi. Bir yandan inşaat bir yandan da satış süreci devam eden projeye yerli ve yabancı pek çok yatırımcının ilgi gösterdiği ifade edildi. Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Sur Yapı Antalya Projesi’nde bugüne kadar Rusya, İngiltere, Almanya ve Ukrayna başta olmak üzere Güney Kore, İsveç, Norveç, Kanada, Finlandiya dahil 23 farklı yabancı ülke vatandaşına satış gerçekleştirildi” denildi.

Restoranlar, kafeler, tasarım ve sanat galerileriyle dolup taşan, tarihi Akaretler Sıraevler’in merkezinde yer alan W Istanbul’un yazlık bahçesi Secret Garden, eğlenceyi yaz aylarında şehrin kalbine gizlenmiş bahçesine taşıyor. Haftanın 4 gecesi yaptığı partilerle adından söz ettiren W Istanbul, birbirinden ünlü DJ performansları ve çok konuşulan partileri ile misafirlerini bekliyor. W Istanbul’un yeni açılan terası W Secret Garden, Perşembe geceleri İtalyanların ünlü geleneği “Aperitivo”, Cuma geceleri “W Records”, Cumartesi geceleri “House Exclusive” ve ünlü DJ performansları ile misafirlerine unutulmaz bir eğlence ve lezzet deneyimi sunuyor.

İstanbul’un Gizli Bahçesi “Secret

Garden” açıldı 103


BİLİŞİM

Turizmde dijital yol haritası belirlendi

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ortaklığında projelendirilen ve EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri tarafından rapor aşaması tamamlanan “Turizm Sektörü Dijitalleşme Yol Haritası Raporu”, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen lansmanla tanıtıldı.

2018 Eylül ayından bu yana toparlanan veriler ışığında belirlenen yol haritası, seyahat acentalarının dijital trendleri nasıl takip edeceği ve stratejilerini nasıl geliştirecekleri hakkında turizm sektörüne özel olarak hazırlandı. TÜRSAB her türlü desteği verecek TBV Genel Sekreteri Çağdaş Ergin’in açılış konuşmasıyla başlayan lansmanda, kürsüye ilk olarak TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz B. Bağlıkaya davet edildi. Turizm sektörü için çok değerli bir çalışmaya imza attıklarını belirten Bağlıkaya; “Artık tüketicilerin yaklaşımlarını belirlemede dijital süreç çok belirgin bir rol üstleniyor. Biz de bu projeyle dijital dünyaya ayak uydurmak istedik. Kısa, orta ve uzun vadede sektörümüzün dijitalleşme yol haritasını içeren bu proje, inanıyorum ki bir referans kaynağı olacak ve dijitalde atılım yapmamızı sağlayacaktır” 104

sözleriyle TÜRSAB olarak seyahat acentalarının dijital dönüşüme uyum sağlamaları için her türlü desteği vereceklerini dile getirdi. “Analog kuşak artık değişmeye başlıyor” TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya’dan sonra söz alan TBV Başkanı ve Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı, TÜRSAB ile böyle önemli bir projeye imza attıkları için duyduğu memuniyeti dile getirdi. “Analog kuşak artık değişmeye başlıyor. Turizm de bu gelişmelerden payını alacak. Ülkemizin en önemli sektörlerinden biri olan turizm sektörüne katkı sağlamaktan ötürü son derece minnettarız” şeklinde konuşan Eczacıbaşı, projenin önemine değindi. Dijital dünyada sağlayacağı avantajlar Daha sonra kürsüye çıkan EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri İş Geliştirme Direktörü Mehmet Gülez, yol haritasının ayrıntılarını içeren bir sunum gerçekleştirdi. Amaç ve Yaklaşım, Yeni Nesil Turizm Stratejileri, Turizmde Dijitalin Önemi, Akıllı Turizm, Turizm X.0 ve Turizm Sektörü Dijitalleşme Yol Haritası başlıklarıyla katılımcılara aktarılan sunumun ardında kürsüye gelen Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, projenin dijital dünyada sağlayacağı avantajlardan bahsetti. Basının da oldukça geniş bir katılım gösterdiği organizasyonda, çok sayıda seyahat acentası temsilcisi ve sektör paydaşlarından oluşan katılımcı grubu da yer aldı.


Havayolu bilişim sistemlerinin dünya çapında önde gelen isimlerinden Hitit, stratejik ortağı olduğu Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA) tarafından geliştirilen, en üst seviye olarak bilinen dördüncü seviye NDC (Yeni Dağıtım Kapasitesi) sertifikasyonunu almaya hak kazandı. IATA tarafından havayolu ve havacılık bilişim şirketlerine verilen ve en üst düzey yeterlilikleri içeren bu sertifikasyon sayesinde, Hitit’in yazılım çözümlerini kullanan havayolu firmaları, yolcu deneyimlerini kişiselleştirebilecek, daha şeffaf ve çok daha hızlı bir sistemle hizmet verebilecekler.

Hitit’e IATA’dan Küresel

Sertifikasyon

‘HIRSIZ’ UYARISI

Güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu’nun uluslararası boyuttaki ilk ve tek yazılım testi konferansı TestIstanbul’un bu yılki keynote konuşmacıları arasında bulunan Notbinary QA Danışmanı Viv Richards, çocuklara kodlama eğitimi verilmesinin önemli avantajları beraberinde getirdiğini söyledi. Günümüzde çocukların cep telefonu, tablet ve bilgisayar kullanmayı çok iyi bildiğini belirten Richards, “Bu kadar kolay erişilebilen bu cihazların nasıl çalıştığını düşünmeye başlamalarının ve bilmelerinin çocuklar için gerçekten önemli olduğuna inanıyorum. Hayatlarını kod yazarak kazanmayacak çocuklar için bile, kodlamayı öğrenirken öğrenecek çok şey var. Örneğin mantıksal düşünmeyi ve matematiği öğrenirler. Aynı zamanda kelime dağarcıklarını da genişletirler. Ayrıca, kadınların teknolojiye olan ilgilerini artırmak için de harika bir fırsat olduğuna inanıyorum. Benim bugüne dek eğitim verdiğim öğrencilerimin yarısından fazlası kız çocuğuydu. Daha fazla kadını bilişim ve teknoloji alanlarında çalışmaları için teşvik etmenin tam zamanı” dedi.

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun, tatil öncesi il dışına çıkacak aileleri uyardı. Altun, “Hayalini kurduğunuz ve uzun süredir beklediğiniz tatil dönüşünde, siz yokken evinize hırsızın girdiğini fark ettiğiniz anda tatiliniz bir felakete dönüşebilir” dedi. “Hırsızların tatil yapmadığını bilmemiz gerekiyor” diyen Altun, uyarılarını şöyle sürdürdü: “Hırsızlar da sosyal medya kullanmaktadır. Sosyal medyada konum ve fotoğraf paylaşmak tehlikeli sonuçlara sebep olacaktır. Önce kapı güvenliğini iyi sağlamak gerekiyor. İyi bilinen bir kilit markası kullanarak kilidi zorlanmış kapıları ortadan kaldırın. Çoğu hırsız kolay girişleri ya da evleri seçer. Eğer kopyalanamayan anahtarlarıyla ve maymuncukla açılamayan kilitleriyle tanınan bir kilit seçerseniz, hırsızlar kapınızda bu kilidi gördüğünde evinize girmekten vazgeçerler.”

KODLAMA EĞİTİMİ ÇOCUKLARA TEKNOLOJİDEN FAZLASINI ÖĞRETİYOR

ADLİ BİLİŞİM UZMANINDAN TATİLE GİDECEKLERE

Akdeniz Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından felaket kurtarma senaryoları da düşünülerek aktif-aktif çalışan ve iki farklı lokasyonda olacak şekilde iki ayrı Veri Merkezi kuruldu. Faaliyetlerini yürütmek için yüksek hızlı bilgisayarlar, veri depolama birimleri, bilgisayar ağları ve bilişim altyapısından faydalanan üniversitede yüze yakın sunucu sürekli ve etkin olarak çalışıyor. Konuyla ilgili bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, “Aktif-aktif çalışan bu sistemlerimiz bir sorun durumunda birbirlerini tam olarak yedekleyerek hizmetin kesintisiz devamını sağlıyorlar. Beraberinde, eski veri merkezinde bulunan sunucuları atıl durumda tutmayarak, veri merkezlerimizin üçüncü bir ayağı gibi çalışması için konumlandırdık. Verilerimizin bir yedeğini oraya da alarak önlemimizi aldık” ifadelerinde bulundu.

Akdeniz Üniversitesi’ne iki ayrı Veri Merkezi kuruldu 105


TEKNOLOJİ

Acer yeni ConceptD 7 dizüstü bilgisayarlarıyla yaratıcılığı Fujifilm GFX100 özgürleştiriyor ilklerle geldi

Fujifilm, yeni makinesi GFX100 ile fotoğraf dünyasında tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 102 megapiksel, 55mm LF (büyük format) sensör ile faz algılamalı 4K video ve gövde dahilİ görüntü sabitleme özelliği, GFX100’ü serisinin “amiral gemisi” yaptı. Profesyonel fotoğrafçılar ve fotoğraf hayranları tarafından tercih edilen ve büyük övgü alan GFX aynasız dijital fotoğraf makine serisi, GFX100 ile yeni bir üyeye kavuştu. Yeni model, 35mm fullframe sensörden yaklaşık 1,7 kat daha büyük olan 43.8mm x 32.9mm 55mm LF (büyük format) sensör kullanıyor. İlk defa olarak “faz algılamalı pikseller içeren, arkadan aydınlatmalı sensör” kullanan makinenin otomatik odaklama hızıysa, önceki GFX modellerine göre iki kat daha arttı.

1 106

Acer, NVIDIA Quadro RTX 5000 GPU ile donatılan ConceptD 7 dizüstü bilgisayar modellerini duyurdu. Yeni modeller, tasarımcıların devrim niteliğinde ince ve hafif cihazlarla gerçek özgürlüğe kavuşmalarını sağlıyor. Bir dizüstü bilgisayarda daha önce görülmemiş grafik becerileri ve olağanüstü performans bu modelde birleşiyor. Acer’ın yeni markası olan ConceptD; grafik tasarımcılar, film yapımcıları, mühendisler, mimarlar, geliştiriciler ve içerik üreticiler için optimize edilen üst düzey monitörler ve Windows 10 işletim sistemli masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardan meydana geliyor.

Üstün ses performansıyla müzik zevkine kalite katan JBL’in yeni performans canavarı kulak üstü bluetooth kulaklıkları JBL Live Serisi online platformlar arasında ilk kez n11.com’da satışa açıldı. Hediye JBL Go bluetooth hoparlör ile gelen modeller n11.com’da müzik düşkünlerini bekliyor. JBL’in yeni performans canavarı kulaklık modeli Live Serisi n11.com’da 999.00 TL’den başlayan fiyatlarla ve sepette ek 100 TL’lik indirimlerle satışa sunuluyor.

JBL LIVE SERİSİ ONLINE’DA İLK KEZ N11.COM’DA


2019 Razer Mercury seti ile farklı bir tarz yakalayın Beyazın şık tonlarından oluşan Razer’ın en üst seviye çevrebirimleri ve aksesuarlarına yeni soluk. Oyuncular için dünya çapında lider bir marka olan Razer, şık beyaz Mercury serisinin yeniden doğmuş en yeni yüksek performanslı oyun çevre birimlerini ve aksesuarlarını tanıttı. Razer’s 2019 Mercury Collection içerisinde bulunanlar: Razer Atheris kablosuz fare, Razer Basilisk oyuncu faresi, Razer Goliathus Extended Chroma fare altlığı, Razer BlackWidow Lite klavye, Razer Huntsman gaming klavye, Razer Kraken oyuncu kulaklığı, Razer Raiju Tournament Edition gamepad (PS4), Razer Seiren X mikrofon, Razer Base Station Chroma kulaklık tutacağı.

İhtişamın Zirvesi Versace Dünyaca ünlü moda markası Versace, göz alıcı saatleriyle kendi tarzını ortaya koymaya devam ediyor. Versace’nin, kendine özgü felsefesiyle tasarladığı yeni modelleri, saat severlerle Türkiye’deki tek yetkili distribütörü Saat&Saat farkıyla buluşuyor. Versace’nin iddialı tasarımlarıyla göz alan yeni modelleri, lüksü seven kadın ve erkekleri baştan çıkarıyor. Adeta bir heykeltıraşın elinden çıkmış gibi estetik bir duruşa sahip model, iddialı görünümüyle tüm dikkatleri üstüne çekiyor. Çelik dokusunun üzerine ikonik Medusa sembolü işlenmiş çelik bileziği ve bilezikle uyum sağlayan çelik kasası, modelin iddialı görüntüsünü bambaşka bir seviyeye taşıyor. Altın rengindeki bezeli ve kadrandaki indekslerin uyumuyla dikkat çeken model, kadınların tarzına ihtişamlı bir dokunuş katıyor.

HUAWEI P30 LITE ARTIK TÜRKİYE’DE! Huawei P30 ve P30 Pro’nun yakaladığı büyük başarının ardından merakla beklenen P30 lite Türkiye pazarında yerini aldı. 48 megapiksel, üçlü kamera donanımı ve yapay zeka desteği ile P30 lite, 3.499 TL tavsiye edilen satış fiyatı ve üç farklı renk seçeneği ile tüketicilerin beğenisine sunuldu. Fiyat segmentindeki en yüksek depolama alanını sunan 128 GB hafızası ile de kullanıcıların kaydedilen hiçbir görüntüyü silmek zorunda kalmadan telefonlarını güvenle ve yüksek performans ile kullanabilmelerine imkân veriyor. 4 GB RAM’e sahip P30 lite, aynı anda iki uygulamayı birden ekranda aktif olarak çalıştırabilecek donanım gücü sunuyor. 107


OTOMOBİL / MOTOR

İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, bugüne kadar ürettiği en özel modeli P80/C’yi tanıttı. 330 P3/P4 veya 1966 Dino 206 S gibi geçmiş dönem Ferrari efsanelerinden esintiler taşıyan P80/C, Ferrari Tasarım Merkezi tarafından 4 yıllık bir çalışmanın sonucunda geliştirildi.

Bugüne kadar üretilen en özel

Ferrari P80/C

Flavio Manzoni yönetimindeki Ferrari Tasarım Merkezi’nin mühendislik ve aerodinamik ekibi, markanın karakterine ve ruhuna uygun ancak tamamen özgün yeni bir “Hero Car” yaratmak için müşterisiyle beraber çalışarak sıra dışı bir modele imza attı. Özel yapım pist otomobili Ferrari’nin özel projesi P80/C, bir ‘Şahlanan At’ tutkununun 330 P3/P4 veya 1966 Dino 206 S gibi ikonik modellerinden esinlenilen ancak onlara benzemeyecek modern bir spor prototip talebi üzerine 488 GT3 modeli baz alınarak geliştirildi. Marka, 4 yıl süren geliştirme sürecinin ardından, özel yapım pist otomobili P80/C’nin yüzünü gösterdi. Her ortamda dikkatleri üzerine çekecek Ferrari’nin ürün gamında olmayan yepyeni bir model yaratmak hedefiyle 2015 yılında projeye başlayan Ferrari Tasarım Ekibi, özgün tasarım kurallarına sahip şık ve çekici bir otomobil tasarlamak üzere harekete geçti. Bu noktada Ferrari, otomobilin hem bir pistte hem de bulunduğu her ortamda dikkatleri üzerine çekmesi hedefiyle efsanevi yarış otomobili Dino 206 S ile yol versiyonu Dino 206/246 GT arasındaki yakın ilişki gibi ikili bir ruha sahip olması fikri üzerinden yola çıktı.

108


Sirena 64’e Cor d Rover dokunuşu

Türkiye’nin ilk seri motor yat üreticisi Sirena Marine’in en çok ilgi çeken modellerinden biri olan Sirena 64’ün iç tasarımı, dünyaca ünlü Hollandalı tasarımcı Cor D Rover tarafından yeniden tasarlandı. Geniş iç kullanım alanları ve şık tasarımı ile Sirena 64’ün iç mekanı, Cor D Rover’ın dokunuşuyla daha da sofistike bir havaya büründü.

Hollandalı ünlü tasarımcı Cor D Rover’ın yeni iç tasarımıyla güncellenen Sirena 64, Ocak ayında düzenlenen Boot Düsseldorf’ta ilk kez sahneye çıkması hevesle beklenen motor yatlar arasında liste başıydı. Teknenin gövde yapısı ve dış tasarımı için Frers Naval Architecture & Engineering iç tasarım ve yerleştirme düzeni için ise Tommaso Spadolini Design olmak üzere, Sirena 64 uluslararası arenanın lider iki ismi tarafından tasarlandı. Bugüne kadar kullanıcılara modern ile klasiği bir arada sunabilen Sirena 64’ün iç mekanı, Cor D Rover’ın dokunuşuyla daha da sofistike bir havaya büründü.

Daha sıcak ve daha samimi Cor D Rover, yenilenen iç tasarımla ilgili olarak; “Şu an Sirena Yachts ile Cannes’da lansmanı yapılacak olan Sirena 88 üzerinde çalışıyoruz; dış tasarım için German Frers ile iş birliği içindeyiz. Yaptıklarımız Sirena’yı çok heyecanlandırdı ve bizden Sirena 64’ü daha sıcak ve daha samimi hale getirecek yeni bir soluk katmamızı istediler” dedi. Cor D Rover, açıklamalarına şunları ekledi; “Ferah ve rahat alanlarıyla, ışığı bol ve aydınlık Sirena 64, bu yönleri ile hep ön planda olmuştur. Şimdi bu yeni malzemelerin birleşimi, tasarıma sofistike bir anlayış katıyor ve mevcut yarı deplasman gövde modelinin geniş iç tasarımını gün yüzüne çıkarıyor.”

109


KISA HABERLER

Antalya, kongre turizminde kan kaybetmeye devam ediyor Uluslararası Kongre ve Konvansiyon Birliği’nin (ICCA) 2018 yılına ilişkin hazırladığı raporda, Türkiye toplam 55 kongre ile 52’nci sıraya düşerken Antalya 12 kongre ile 225’inci sıraya geriledi. Antalya Kongre Bürosu (ACB) Müdürü Sinan İnan, “ICCA istatistikleri Türkiye’de kongre ve toplantı sektöründeki kan kaybının devam ettiğini verilerle açıklıyor. Antalya kongre turizminde 2016 yılında yaşadığımız Rusya uçak krizine kadar, 2014 yılında ICCA Genel Kuruluna ev sahipliği yaptığımız dönem de dahil olmak üzere giderek artan bir ivme gösteriyordu. Uçak krizi ile birlikte kaybettiğimiz kitleyi hala geri kazanamadık” dedi.

Euphoria Agean Resort termalle buluştu

ARTS HOTEL İSTANBUL’DAN SONRA ŞİMDİ DE BODRUM’DA İstanbul’da merkezi konumu ve konuklarını sanatla buluşturmasıyla ön plana çıkan Arts Hotel, şimdi de Bodrum Yalıkavak’ta kapılarını açtı. 2019 yaz sezonuna iddialı bir giriş yapan Arts Hotel Bodrum, misafirlerine kendilerini özel hissettirecek. Tanınmış Mimar Koray Yavuzer tarafından dizayn edilen 38 odalı butik otel, Bodrum’un en güzel koylarından biri olan Yalıkavak-Tilkicik Koyu’nda yer alıyor. Yalıkavak merkeze ve marinaya yürüme mesafesinde konumlanan Arts Hotel Bodrum; modern mimarisi, odalarda bulunan özel havuzları ve kendine ait plajıyla, misafirlerine lüks ve konforlu bir tatil imkanı sunuyor.

Euphoria Hotels’in İzmirSeferihisar’daki tesisi Euphoria Agean Resort & SPA, termal hizmeti sunmaya başladı. Prince Group’a bağlı Euphoria Hotels bünyesinde yer alan ve Türkiye turizm sektörünün önemli ve güzide yatırımlarından İzmir Seferihisar, Sığacık bölgesindeki Euphoria Agean Resort & SPA, bölgesinde bir ilke imza atarak tesisini termal hizmeti ile buluşturdu.

25’inci yılını geride bırakan, turizm sektörünün güçlü markası Prontotour resmi internet sitesini yeniledi. Yeni sitede ürün seçiminden, satın almaya kadar pek çok alanda kolaylıklar tatilseverlerin ilgisine sunuldu. Teknoloji odaklı yeniliklere her zaman öncelik verdiklerini belirten Prontotour Genel Müdür Yardımcısı (CMO) Gürkan Erol, “Seyahatseverler, yeni internet sitemizde sadece görsel bir değişim değil aynı zamanda daha çok kullanıcı dostu özellikler görebilecekler. Yeni web sitemizin gezginlerin ve tatilseverlerin vakit geçirmekten keyif alacakları ama aynı zamanda istedikleri ürüne kolayca ulaşabilecekleri bir tatil platformu olmasını önemsedik” dedi.

PRONTOTOUR İLE DÜNYA BİR “TIK” KADAR YAKIN! 110

Oteller istemeyerek bu hizmeti veriyor. Her şey dahilden kurtulmak lazım! Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, Her şey dahil sisteminin bir satış politikası olduğunu belirterek, bu politikanın ömrünü doldurduğunu söyledi. “Oteller istemeyerek bu hizmeti veriyor” diyen Demir, açıklamalarına şöyle devam etti: “Çeşme her şey dahili sevmiyor. Biz odakahvaltı ve yarım pansiyon satışlarımızla özellikle Ege Bölgesi’nin diğer destinasyonlarına örnek olduk. Türkiye’nin her şey dahilden uzaklaşması lazım. Ülkemizde değerli hizmet veren otellerde odaların 50-60 Euro’lara her şey dahil satılması vicdanları rahatsız ediyor. Bundan kurtulmak lazım.”


Profile for Yedi Iletisim

Tourism Today - Sayı 142  

Tourism Today 142. Sayıdır.

Tourism Today - Sayı 142  

Tourism Today 142. Sayıdır.

Advertisement