__MAIN_TEXT__

Page 1


TİMDER Yönetim Kurulu: Ertan Sapankaya, Aydın Eşer, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Bahadır Yıldırım, Cemal Kır, Harudyun Biberyan, Kemal Çelik, M. Ali Yedek, Mehmet Arslan, Süleyman Karahan

Ön Kapak İçi:

Seranova - Umpaş

Arka Kapak İçi: Yüksel Seramik

Söyleşi Yüksel Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Mutlu

Üretici Euroser Yönetim Kurulu Üyesi Buse Sarıbaş Topçu

Sektörel Türkiye Seramik Federasyonu Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu

Geçerken Uğradık Baran Mühendislik Genel Müdürü Yücel Baran

Kapak Fotoğrafı: Orhan Hopa

Üretici GPD Yönetim Kurulu Üyesi Aret Polat

Geçerken Uğradık Nilsu Plastik Genel Müdürü Haydar Özyıldız

Geçerken Uğradık Buca Yapı Malzemeleri Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Yıldırım

90 Nisan - Haziran ‘16

Mekan: NG Kütahya Seramik UNICERA 2016

Dergi Adı: Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği Dergisi

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Künye

İmtiyaz Sahibi ve Adresi: Ertan Sapankaya (baskan@timder.org.tr) Ayazağa Yolu, Cendere Cd. No:9 Maslak / İstanbul Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Adresi: Mehmet Arslan (mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr) Kayışdağı Mh. Bostancı Dudullu Yolu No:40 Kadıköy / İstanbul Hukuk Danışmanı: Av. Fırat Barış Kavlak (firat@kavlak.av.tr) Yayın & Tasarım Yönetmeni: Orhan Hopa (orhan@timder.org.tr) Kurumsal İletişim: Yeliz Kılıçaslan (yeliz@timder.org.tr) Yönetim Yeri Adresi: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir / İstanbul Basım Yeri Adresi Telefonu: Levent Ofset Basım ve Ambalaj San. A.Ş. Tekstil Merkezi Fatih Cd. Karadal Sk. No:13 34169 Merter, İstanbul (0212) 637 15 30 Basım Tarihi: Mayıs 2016

Yayın Türü: Yaygın Süreli

Arka Kapak:

Seramiksan

01

Kale

05

Teska

07

E.C.A.

09

VitrA - Eczacıbaşı Yapı Grubu

11

Ege Seramik

12 - 13

Aquanit - Seranit Grup

17

Lojimax

19

Lucco

21

Delta Mermer

29

Lider - Özlider

31

Ege Vitrifiye

33

Petek Group

35

Penta

37

Venezia

39

Formina - Ece Seramik

41

SRC Yapı

42 - 43

EVDEMA

45

Pera Seramik

47 - 87

EVS Eren Vana

49

EKPAŞ

51

Fırat

53

NG Kütahya Seramik

55

Bien Seramik

57

Norm Bağlantı & Tesbit Elmanları

59

Saremica

61

Aknur Endüstri Malzemeleri

63

ParexGroup

65

Ge-Ti

67

Mesa Teknik

69

Orka Banyo

71

Konya İnşaat Fuarı

75

Ideal Standard

79

Pimtaş

Yayın Yürütme Kurulu: Mehmet Arslan, Aydın Eşer, Nurhan Tanyeli, Orhan Hopa, Yeliz Kılıçaslan.

95

Gül Pres Döküm

99

Durul Banyo

103

NPlus Banyo

İletişim Bilgileri: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir / İstanbul T: (0216) 629 0100 dergi@timder.org.tr www.timder.org.tr

109

Sanica

121

Tema Banyo

125

Tema Vakfı

127

Türk Eğitim Vakfı

Dergimizde yayınlanan yazı ve görsellerden imza sahipleri sorumludur. Ticari reklamlar, reklam verenlerin sorumluluğundadır. Yayınlanan yazı ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz, kullanılamaz.

2


Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.

Atamızı Saygıyla Yâd Eder, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı Kutlarız.


Yönetimden

06

Söyleşi

80

Sektörel

84

Ertan Sapankaya TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı

Görüş

08

B. Nurhan Tanyeli TİMDER Genel Koordinatörü

Ekonominin Nabzı

10

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

İçindekiler

Prof. Dr. Kerem Alkin Ekonomi Profesörü

TİMDER’den

14

Haberler

18

Üretici

88

Aret Polat Gül Pres Döküm San. ve Tic. A.Ş. Sat. ve Paz. Sorumlu Yön. Kur. Üyesi

Geçerken Uğradık

96

Haydar Özyıldız Nilsu Plastik San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü

UNICERA

104

Hanifi Mutlu Yüksel Seramik San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

Üretici

90

126

Seyfullah Beysülen İş Hukuku Uzmanı

İletişimde İletişim Almila Dalkılıç Kişisel Gelişim Uzmanı 4

Geçerken Uğradık

Buse Sarıbaş Topçu Sarıbaşlar Seramik San. ve Tic. Ltd. Şti. Yön. Kur. Üyesi / İthalat & İhracat Müdürü

Geçerken Uğradık

Sahadan

Nihat Yıldırım Buca Yapı Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı

Hukuken

Bayi Vizyonu

Ürünler

102

Fahri Çağrı Özgümüş Wavin Tr Plastik San. A.Ş. Ürün Uzmanı

122

Etkin Yönetim

124

Dr. Atakan Genç Stratejitek Kurumsal Dan. Hizm. Yönetici Ortak

128

Çetin Cinemre SERVİS Eğitim & Danışmanlık Eğitim Uzmanı

133

92

Yücel Baran Baran Müh. Tes. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. Genel Müdürü

100

Av. Fırat Barış Kavlak TİMDER Hukuk Danışmanı

İş Hukuku

Germiyan Saatçioğlu Türkiye Seramik Federasyonu Genel Sekreteri

134

Afet Bilinci

130

Tolga Gözüm AKUT Marmaris Ekip Lideri

Aramıza Katılanlar

160


Ertan Sapankaya

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı baskan@timder.org.tr

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Yönetimden

Sivil Toplum Örgütleri Sivil toplum kuruluşları resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan; politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları yapan, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar, üyelik ödemeleri veya çeşitli etkinliklerle sağlayan kuruluşlardır. STK’lar farklı alanlarda çalışan, gönüllü örgütlerden düşünce kuruluşlarına, sosyal hareketlerden vatandaş inisiyatiflerine, hükümet dışı örgütlerden sendikalara ve meslek odalarına kadar geniş bir yelpaze içerisinde hareket eden bir alanı temsil ediyorlar. Sosyal fayda sağlama amacının yanı sıra, toplumsal gelişme ile demokratikleşme amacıyla insan hakları, çevre, gençlik, eğitim, sağlık, engelliler, kalkınma vb. gibi farklı alanlarda çalışan farklı örgütlenme modelleri var. Uluslararası STK’lara baktığımız zaman tarihi 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanıyor. Köleliğe karşı ve kadın haklarının kazanılması konularında çok önemli roller oynayan STK’ların etkinlikleri Dünya Silahsızlanma Konferansı’nda en üst düzeye ulaşıyor. Ancak bugünkü manası ile “Sivil Toplum Kuruluşu” kavramı ilk defa 1945 yılında Birleşmiş Milletler teşkilatının kuruluşu sırasında, devlet ve üye ülkelere ait olmayan kuruluşların danışmanlık rolü ile ilgili tanımlamada kullanılıyor. Ocak 2016’da Türkiye’de 108 bin 748 dernek ve 5 bin 14 yeni vakıf faaliyet gösteriyor. Türkiye’ye baktığımızda ise bugün yasal olarak yalnızca dernek ve vakıflar STK olarak tanımlanıyor. Girişim, platform, inisiyatif ve sosyal girişim gibi farklı örgütlenmeler de sivil alanda yer almalarına rağmen, bu tanıma dahil edilmiyor. İstatistiklere göre, Ocak 2016’da Türkiye’de 108 bin 748 dernek ve 5 bin 14 yeni vakıf faaliyet gösteriyor. Vakıflar

6

en fazla eğitim ve sosyal yardım, dernekler ise mesleki ve dayanışma, spor ve spor ile ilgili faaliyetler ile din hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik alanlarda çalışıyor. Türkiye’de geçmiş yıllara oranla sivil toplum üyeliğine olan ilgide bir artış görülüyor. Ancak sivil topluma katılım açısından düşünüldüğünde halen AB ülkeleri ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Dolayısıyla sivil topluma katılımın çok da yüksek olmadığı görülüyor.

tüketici çevriminde yerimizi onurla muhafaza ederken, sektörel sorunları daima gündemde tutarak çözüm arıyoruz. Derneğimizin çalışmaları kapsamında çok sayıda arama ve bilgilendirme toplantıları, paneller, zirveler, eğitim ve sosyal faaliyetler düzenliyoruz. Sektörümüzün en önemli sıkıntılarından biri olan kalifiye eleman konusunu

“Sektörün bir parçası ve bu alana gönül vermiş kişiler olarak üretici, satıcı ve tüketici çevriminde yerimizi onurla muhafaza ederken, sektörel sorunları daima gündemde tutarak çözüm arıyoruz.” Sivil toplumun örgütlenmiş şekli olan sivil toplum kuruluşlarını (STK) sosyal yaşantımızda artık daha çok duymaya başladık hatta hayatın her alanında karşılaştığımız örgütlenmeler halini aldı. Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan STK’ların daha görünür bir hale gelmesi için gerek gündelik hayatımızı gerekse toplumsal gelişimi etkileyen konularda söz sahibi olabilmek adına da sivil topluma katılım her zamankinden önemli bir hale geldi. Sivil Toplum Örgütleri’nin her alanda olduğu gibi inşaat sektöründe ki birlik ve bütünlüğü koruma amacına hizmet edeceğinin bilinciyle; tesisat ve inşaat malzemecilerini bir çatı altında toplayıp sektörde tek ses olmak amacıyla 1988 yılında İstanbul’da TİMDER’i kurduk. Sektörün bir parçası ve bu alana gönül vermiş kişiler olarak üretici, satıcı ve

TİMDER olarak herzaman öncelikli faaliyetlerimiz arasında tutuyoruz. Bu bilinçle sektörümüze yol açmaya 12 yıldır devam ediyoruz ve hiç yorulmadan ilk gün ki heyecanımızla da devam edeceğiz. Eğitim faaliyetlerimize yeni kattığımız Yüksekokul Projemiz her zaman yeni projeler üretme, sektöre değer katma heyecanımızın bir örneğidir. İnşaat malzemecileri sektörünün en köklü ve saygıdeğer sivil toplum örgütü olan TİMDER’in, sektörde sıkıntılara tek ses olarak çözüm arama, sektörün gelişimi için her türlü yenilikçi projeye imza atma, sektörü bir araya getirici sosyal ve faydalı etkinlikler düzenleme gibi asli hedeflerini 1988 yılında, bu işe başladığımız heyecanımızla ve sivil toplum örgütlerine gönül vermiş değerli ekip arkadaşlarımızla her geçen gün geliştirerek devam edeceğiz.


Mehmet Arslan

TİMDER Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Dipnot

“En büyük risk, risk almamaktır.” Bir olayın gerçekleşme olasılığı ve olaydan etkilenme olanağına risk ya da diğer adıyla riziko denmektedir. Her ne kadar risk kelime anlamıyla halk arasında olumsuzluğu ifade etse de aslında riski göze almanın neticesinde tek bir sonuç yoktur. Tam aksine sonuç olumsuz olabileceği gibi gayet olumlu da olabilir. Risk kazanç ya da zarar ile doğru orantılıdır, her ikisi içinde diyebiliriz ki; risk arttıkça karşılaşılması muhtemel kar veya zarar artar, risk azaldıkça da azalır. Küçük yaşlardan itibaren ailemiz tarafından bize bir çok konuda temkinli olmamız konusunda telkinlerde bulunulur; onu yapma bunu yapma şeklinde uyarılmayanımız olmamıştır. Elbette temkinli olmak, riskten uzak kalmak bizi bir çok zarardan da korumuştur, ancak unutulmamalıdır ki; herşeyin fazlasında olduğu gibi temkinli olmanın da fazlası iyi değildir, bizi hayata karşı korkak olmaya yöneltir. Zaten hayatın akışı içerisinde ne kadar tedbirli ve hazırlıklı olursak olalım önümüze çıkacak gelişmeler bizi bambaşka bir yola da itebilir. Aslına bakarsanız risk almak tam da böyle bir şeydir. Yani hayat bize bir şekilde bir süpriz hazırladığında buna göre refleks geliştirip tekrar kendimizi huzur ortamına çekmek yerine istediklerimizi gerçekleştirebilmek ve mevcut şartlarımızı geliştirebilmek için bir fırsattır aslında. Bir çok dergide başarılı iş adamlarının nasıl risk aldığından ve de aynı oranda ne kadar başarılı olduğun8

dan bahsedilir, bu genelleme aslında beraberinde ciddi bir yanılgıyı da getirmektedir. Her risk alan başarılı olur diye bir kaide yoktur. O başarılı insanların hikayelerinin temelinde iki önemli unsur yatmaktadır. Bunlardan biri zorluklar karşısında asla vazgeçmemeleri, diğeri ise başaracaklarına olan %100 inanmışlıklarıdır. Tıpkı 1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç takıp kendini boşluğa bırakan ve uçarak İstanbul Boğazı’nı geçip 3358 m. ötede Üsküdar’da Doğancılar’a indiği varsayılan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin yaptığı gibi… Düşünsenize sadece bir kere deneme şansınız olan bir durumda boşluğa kendinizi uçmak için bırakıyorsunuz, bir taraf-

“Risk almadan geçecek bir hayat bize sakin bir hayat geçirme ve sıkıntılardan uzak durma şansı verecektir muhakkak, ama unutulmamalıdır ki dünya sakin bir limanda durmakla keşfedilmemiştir. “

ta Hezarfen Ahmet Çelebi’nin hayatı, diğer tarafta ise insanlık tarihine ilk uçan insan olarak geçme başarısı duruyor. Bu riski alabilmek için sizce de başarıya çok inanmak ve bilgiye güvenmek gerekmez mi? Risk almadan geçecek bir hayat bize sakin bir hayat geçirme ve sıkıntılardan uzak durma şansı verecektir muhakkak, ama unutulmamalıdır ki sürekli sakin bir limanda durmakla dünya keşfedilmemiştir. Yeni ufuklara yelken açmak, gereğinde fırtınalarla mücadele etmek ile insanlık tarihine bir çok başarılı mucit, bilimadamı, kaşif, lider, iş adamı devlet adamı vb. önemli izler bırakmış ve bu izleri takip eden nesiller bizler için önemli bir çok şeyi geliştirmiş ve önümüze sunmuştur. Denemekten kaçındığımız takdirde arkamızda pişmanlık bırakmaktan başka bir şey olmayacaktır, oysa riski göze alıp denediğimizde hayatımızı istediğimiz yönde geliştirme ve değiştirme şansımız olacaktır. Bu hayatın her alanı için geçerlidir. İşte böylesine hassas bir dengenin ta kendisi olmayı başaran risk, cesurca üstüne gidildiğinde beraberinde başarıyı da getiren bir dost mu, yoksa ona dokunmadan bin yıl yaşayabilecek bir yılan mı? İnsanoğlu her türlü kararında küçük-büyük fark etmez mutlaka bir risk alır. Aslında alınan her karar kendi içinde riskini de taşır. Belki de risk ile ilgili en doğru sözü “Ferrarisini Satan Bilge” kitabı’nın yazarı Robin Sharma söylemiştir. “En büyük risk, risk almamaktır.”


lap

pole orta boy do

t modül • Metro

aynalı üs • Memoria Black

VitrAilehayallerinitasarla.com

vitra.com.tr

Danışma hattı: 0850 311 70 70


Prof. Dr. Kerem Alkin

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ekonominin Nabzı

Ekonomi Profesörü kerem@alkin.org

1. Çeyrek’te %5.5 büyümüş olabiliriz 9 Mayıs Pazartesi günü açıklanan 2016 Mart ayı sanayi üretim verisi üzerinden yaptığımız 1. Çeyrek GSYH reel büyümesi tahmin aralığımız, en kötü yüzde 4.4, en iyi yüzde 6.5’e işaret ediyor. Bununla birlikte, tahmin aralığının aşırı geniş olmasından hareket ile aralığı daraltıp, yüzde 70 olasılıkla, 10 Haziran Cuma günü TÜİK tarafından açıklanacak 1. Çeyrek Büyüme oranıyla ilgili tahmin aralığımın yüzde 4.9 ile 5.9 arasında olduğunu, nokta tahminimin ise, yüzde 5.44-5.46 olduğunu belirtmek isterim. Bununla birlikte finans kurumlarının ekonomistleri, 1. Çeyrek Büyümeyi geniş tahmin aralığının dip noktası olan yüzde 4.4 civarında bekliyorlar. TCMB ‘Enflasyon Hedeflemesi’ni bitirmeli Mayıs ayının ilk haftası, küresel finans sisteminin profesyonelleri ve uluslararası yatırımcılar açısından, moral dalgalanmalarının yaşandığı bir haftaydı. Japon ve Yeni Zelanda merkez bankalarının, genişletici para politikası uygulamalarını aynı düzeyde bırakıp, ek tedbir almamaları, ‘ek tedbir’ umudu taşıyan ekonomi aktörlerini üzerken, merakla beklenen ABD’nin 2016 ilk çeyrek GSYH büyüme verisinin de, 2015 yılının son çeyreği yüzde 1.4 açıklanmış iken ve ekonomistlerin beklentisi de yüzde 0.7 iken, yüzde 0.5 açıklanması da, geçen haftanın küresel büyümeye yönelik ‘hayal kırıklığı’ başlıkları oldu. ABD hane halkının genel ve çekirdek tüketim harcamalarındaki artış beklenenden iyi gelmiş olsa da, bir çok ABD verisinin beklenenin altında performans göstermesi, piyasa profesyonelleri ve ekonomistlerin arasında, ABD Merkez Bankası (FED) açısından Haziran ayında bir faiz artırım adımının zor olduğu algısına sebep olmuş durumda. Ekonomistler, ABD ekonomisi için bu yılki büyüme tahminlerini, geçtiğimiz Aralık ayındaki tahminlerin ortalaması olan yüzde 2.5’ten, yüzde 2’ye düşürürlerken, giriş paragrafında da belirttiğim gibi, Japonya ve Yeni Zelanda merkez bankalarının teşvikleri artırmamasının yarattığı karamsarlığın ardından, şimdi

10

yatırımcılar küresel büyümenin nereden geleceğini sorgulamaktalar. ABD Doları’nın zayıflaması karşısında, Euro ve yen gibi paraların yükselmesi, düşük kur yoluyla enflasyonu yükseltmek ve büyümeyi artırmak isteyen ülke merkez bankaları için de güçlük oluşturuyor. Son 1 yıl içerisinde, gün içi işlemlerde en yüksek 1,1714 Doları, 24 Ağustos’taki kapanışta da, son bir yılın en yüksek gün sonu piyasa kapanışı olarak 1,1619 Doları görmüş olan Euro-Dolar paritesi ise, 30 Kasım’da, 1,0565 Dolar ile son 1 yılın en düşük seviyesini gördükten sonra, 29 Nisan Cuma gününü 1,1451 Dolar ile kapatmış durumda. Euro’nun değer kazanması Türkiye’nin lehine Turizm ve ihracat gelirlerinin yüzde 60’a yakın bir bölümü Euro cinsinden olan Türkiye için, 1,05 Dolar yerine, 1,15 Dolar düzeyine oynayan bir Euro-Dolar paritesi kuşkusuz tercihimiz. Çünkü, hem küresel ticaretteki, hem de etrafımızdaki 1. ve 2 kuşak komşu ülkelerdeki siyasi sıkıntılara bağlı olarak, Türk ihracatçısı gelir kaybetmeye devam ederken, Euro Bölgesi ve genel anlamda Avrupa Birliği’ne yaptığımız ihracatta, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Draghi, Almanya’nın çıkardığı tüm zorluklara rağmen, genişletici para politikası tedbirlerindeki ısrarı sayesinde toparlanan Avrupa piyasası, Türkiye’nin ihracat bağlantılarına da olumlu yönde yansıyor. Bir de üstüne, Euro’nun değer kazanması da Türk ihracatçısı açısından önemli bir gelişme olarak vurgulanmalı. Euro-Dolar paritesi, 2 Mayıs’la başladığımız yeni haftaya da, haftanın ilk iş saatlerinde, 1,1431-1,1481 Dolar düzeyinde dalgalanarak başlamış durumda. Türk ihracatçısı açısından, Euro-Dolar paritesinin seyri ne kadar önemliyse, başta asgari ücretin yüzde 30 artması olmak üzere, TL cinsinden üretim maliyetlerindeki ciddi artışlar nedeniyle, Türk Lirası’nın döviz kurları karşısındaki seyri de çok önemli. Bu noktada, Türkiye’nin dış ticaret hadleri nedeniyle, Dolar-TL kurunun 2,88-2,92 TL bandında olması gerekirken, 2,84-2,80 TL bandını kırarak, 2,80-2,76 TL bandı-

nı zorluyor olması, muhakkak ki, Türk ihracatçısını mutlu etmiyor. Bununla birlikte, başta ihracat amaçlı üretim yapan firmalarımız olmak üzere, Türk özel sektörünün taşıdığı ciddi miktardaki dış borç yükü dikkate alındığında, DolarTL kurunun 3,0750 TL olması halinde, mevcut dış borç yükünün çevrilmesi ile, Dolar-TL kurunun 2,80 TL ve altında olması halinde mevcut dış borç yükünün çevrilmesi, elbette ki Türk firmaları için farklı etkiye sebep olacaktır. Döviz mevduatındaki artış dikkat çekici Ancak, Dolar-TL kuru gerilemeye devam ederken, Türk halkının ve işletmelerimizin döviz cinsinden mevduatının 164 Milyar Doları aşarak, yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoru kırması, hane halkının ve işletmelerin geniş bir kesiminde, Dolar-TL kurunun yeniden 3 TL’ye doğru hareket etme ihtimalinin çok yüksek görüldüğünü teyit ediyor. Oysa, piyasalardaki sıkışmanın rahatlaması adına, Türk bankacılık sektörünün güçlü bir TL mevduatı girişine ihtiyacı var. TCMB’nin de, yeni Başkan Murat Çetinkaya ile, bundan sonra izleyeceği strateji kritik önemde. Şahsi kanaatim; 2012 yılından itibaren, küresel ekonomik konjonktüre bağlı olarak, zaten misyonunu kaybetmiş olan ‘Enflasyon Hedeflemesi’ Modeli’nin terk edilmesi. Bu noktada, TCMB’nin ‘döviz satım’ ihalelerini sürdürüyor olması da tartışmalıydı ve eleştirmekteydik. Yakın günlerde, 3 yıl aradan sonra, TCMB’nin döviz satım ihalesi açmamış olması, önemli bir adımdır. TL rakibimiz olan ülkelerin para birimlerinin Dolar karşısındaki durumları dikkate alındığında, gösterdiği ciddi performans ile aşırı değerlenme mesajı verirken, TCMB’nin döviz satım ihalelerini sürdürmesi, TL’nin aşırı değerlenmesine katkı anlamında, bilhassa ihracatçı kesiminde yadırganmaktaydı. Bu noktada, ABD Doları’ndaki zayıflamanın ve Türkiye’ye net sermaye girişinin devam etmesi halinde, TCMB’nin esas ‘döviz alım’ ihalelerine başlaması ve bu sayede rezerv biriktirmesi, piyasaya da TL vermesi yararlı olabilir.


TİMDER Sektör Duayeni Sohbetlerinin İlk Konuğu; Nevzat Demir

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den

İnşaat ve yapı malzemeleri sektörünün önemli markalarını aynı çatı altında toplayan TİMDER (Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği); kurulduğu 1988 yılından beri eğitim, kültür ve mesleki alanlarda gerçekleştirdiği faaliyetlere ‘Sektör Duayeni Sohbetleri’ ile devam ediyor.

14

Sektöre gönül vermiş, duayen iş adamları ve yöneticilerini TİMDER üyeleri ile bir araya getirip bilgi, deneyim ve mesleki tecrübelerin paylaşıldığı ‘Sektör Duayeni Sohbetleri’nin ilk konuğu Fırat Plastik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nevzat Demir oldu. 1972 yılında plastik inşaat malzemeleri alanında üretim yapmak üzere kurulmuş, her zaman kaliteli üretim ve kaliteli ürün çeşitliliği ilkesiyle yola çıkan Fırat Plastik, yıllar süren ciddi atılımlar sonucunda sektörün öncü kuruluşlarından olmayı başarmıştır. Plastik esaslı ürünleriyle inşaat, tarım, otomotiv, medikal, beyaz eşya sektörlerine yönelik üretim yapan ve ‘en değerli unsur insandır’ anlayışına inanan Fırat Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nevzat Demir ile TİMDER üyeleri 19 Mart Cumartesi günü İstanbul’da bir araya geldiler. Karşılıklı sohbet havasında geçen buluşmada konuşan Fırat Plastik

A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nevzat Demir, Türkiye’nin aslında bilgi tüketen bir ülke olduğunu, sektörün uluslararası piyasalarda konumunu sağlamlaştırmak ve pazarını genişletebilmesi için hayal gücünü bilgi ve teknoloji ile buluşturtulabilen, hayalleri hayata geçirebilen liderlere ihtiyacı olduğunu vurgularken, ‘Hayata dokunmak gerek, hayat kitaplardan öğrenilmez. Para kazanmak dünyanın en kolay işidir, çevremde zorlanmadan para kazanabilen, varlık nedenleri para kazanmak olan insanlar görüyorum. Amaç para kazanmak olmamalı, önemli olan insanın bir işi başarması. Para zaten yanında gelir.’ dedi.

Sohbete katılan TİMDER üyelerinin sorularını cevaplayan Dr. Nevzat Demir, dünyanın hızla değiştiğini, artık betonu satarak hiçbir yere varılamayacağını, müteahhitlerin de belli filtrelerden geçmesi gerektiğini, karşılaştığımız ekonomik sorunların hukuk ile değil kendi disiplini içerisinde sadece ekonomi ile çözülebileceğini söyledi. Kıbrıs’a su götürülmesi projesi ile ilgili gelen bir soruya ise ‘1974’ten beri uluslararası arenalarda Türkiye için işgalci, Kıbrıs’ı aldı, ikiye böldü gibi söylemler duyuyoruz. Tarihte Türkiye ve Kıbrıs bir bütündür. Kıbrıs’a Türkiye’den borular ile can suyu götürerek tarihi önemi olan uluslararası bir projeye imza


TİMDER’den Dr. Nevzat Demir’in ilk konuğu olduğu TİMDER ‘Sektör Duayeni Sohbetleri’ hakkında görüş bildiren TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Sapankaya; ‘TİMDER olarak sektörün önünü açan faaliyetler düzenlemekten, sektörün ileri gelen, önemli duayenlerini üyelerimiz ile buluşturmaktan gurur duyuyoruz. Yılların getirdiği birikim ve tecrübenin paylaşılması kadar önemli bir şey yok. Burada konuşulanlar yarınını düşünenler için altın değerinde. Bu sohbet toplantılarında sektörün duayenlerini TİMDER üyeleri ile bir araya getirmeye devam edeceğiz’. dedi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

attık, ticari olarak zarar ettik ama önemli değil. Bu projede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz’ dedi.

15


TİMDER Yönetim Kurulu GPD’yi Ziyaret Etti TİMDER Yönetim Kurulu GPD Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Polat, Yönetim Kurulu Üyeleri Aret Polat, Kamer Polat ve Berç Polat’ı fabrikalarında ziyaret etti. TİMDER’in sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında destek verdiği engelli sanatçı Semra Çelik’in yağlı boya tablosu günün anısına Doğan Polat’a armağan edildi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den

TİMDER heyeti keyifli bir sohbetin ardından GPD Yönetimi ile birlikte üretim tesislerini gezerek, GPD hakkında detaylı bilgi aldı. TİMDER heyeti fabrika gezisinin ardından GPD’nin satış ofisini ziyaret ederek, Satış ve Pazarlama Koordinatörü Sertaç Südütemiz’in sunduğu GPD tanıtım videosunu izleyerek satış ve pazarlama organizasyonları hakkında da bilgi aldı.

16


TİMDER Yönetim Kurulu Sanica’yı Ziyaret Etti

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Sapankaya, Başkan Yardımcısı Serdar Dönmez, Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Çelik ve Genel Koordinatör Nurhan Tanyeli Sanica Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fatinoğlu’nu ziyaret etti. TİMDER’in sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında destek verdiği engelli sanatçı Semra Çelik’in yağlı boya tablosu günün anısına Ali Fatinoğlu’na armağan edildi.

18


elegance for life...


19 Mayıs Üniversitesi TİMDER Desteğiyle Yapı Fuarı’ndaydı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri TİMDER ve KARTİMDER destekleriyle 12-13 Mayıs tarihlerinde ‘TÜYAP İstanbul Yapı Fuarı 2016’yı ziyaret etti.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den

Mimarlık eğitiminde bulunan öğrencilerin eğitimlerinin içerisinde yapı sektöründeki aktörlerle buluşma olanağını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen geziye, mimarlık öğrencilerinden 50 öğrencilik grup Yapı Bilgisi dersleri kapsamında Öğretim Görevlisi İshak Memişoğlu ve Araştırma Görevlisi Kader Keskin ile birlikte katıldı.

20

Öğrenciler bu ziyaret sayesinde; ulusal veya global 1000’in üzerinde katılımcının en son ürün, hizmet ve teknolojilerini görerek yapı sektördeki yeniliklerden haberdar olma fırsatını yakaladılar. Fuar kapsamında düzenlenen bazı etkinliklere katılarak bilgilenme imkanı

bulurken, yapı malzemesi üreticileri ve yapı sektörü profesyonelleriyle bir araya gelerek sektörde üretilen malzeme, geliştirilen teknolojiler ve hizmetler hakkında bilgi alırken, yeni malzemeleri tanıma şansına da sahip oldular. Gezi esnasında ürün incelemenin yanısıra

ayrıntılı inceleme için katalog, broşür temini olanağı buldular. Fuar gezisinden çok memnun ayrılan öğrenciler, yapı dersinde öğrendikleri malzemeleri birebir görerek, dokunarak ve uygulama demolarını inceleyerek daha iyi algıladıklarını ifade ettiler.


Rekabet ve Dostluk Aynı Sahada; Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den

TİMDER’in var olan dostlukları pekiştirmek ve yeni dostluklar kurulmasına vesile olmak amacı ile her yıl geleneksel olarak düzenlediği Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası, 10 Nisan Pazar geniş bir katılım ile başladı. Turnuvaya her yıl olduğu gibi bu yılda sektör duayenlerinin yer aldığı lacivert ve beyaz takımların, turnuvaya ismini veren merhum Taner Oğuz’un kıymetli eşi Emel Oğuz’un ilk vuruşu ile başlandı.

22

TİMFED Başkanı Kemal Çelik, TİMDER Başkan Yardımcısı Serdar Dönmez ve Merhum Taner Oğuz’un Eşi Emel Oğuz


2015-2016 Süper Lig Şampiyonu Beşiktaş’ı Tebrik Ederiz.

Her yıl olduğu gibi saha içinde amansız rekabet, saha dışında ise yeni dostluklara sahne olan turnuvaya bu yıl 12 takım katıldı. Turnuvada A Grubunda; Ayas Yapı, Eczacıbaşı, Fırat Plastik, Kale Seramik, Wavin Pilsa, Zeray Plastik, B Grubunda; Carisma Duş, Durul Banyo, Evdema, KNC Yapı, Norm Bağlantı ve Özkanlar Seramik kıyasaya mücadele ediyor.

Turnuvayla ilgili fotoğraf, video, fikstür, istatistikler gibi tüm detaylara www.timderturnuvasi.com web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Sektörün bir araya gelerek sosyalleştiği aynı zamanda sporun yarattığı dostluğun yaşanmasına olanak tanıyan turnuvaya bu yıl; Fırat Plastik, Kale Seramik, Kalekim ve Parex Group sponsor oldu.

TİMDER’den

TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri ve turnuva katılımcılarının ailelerinin de yakından takip ettiği turnuva güzel havanın da etkisiyle keyif dolu haftasonlarının yaşanmasına vesile oluyor.

23


24

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den


25

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TİMDER’den


Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası Sponsorlarımıza Teşekkürlerimizle...

TİMDER’den

A GRUBU

ECZACIBAŞI

FIRAT PLASTİK

KALESERAMİK

WAVIN PİLSA

ZERAY PLASTİK

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

AYAS YAPI

26


Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası Sponsorlarımıza Teşekkürlerimizle...

TİMDER’den

B GRUBU

DURUL BANYO

EVDEMA

KNC YAPI

NORM BAĞLANTI

ÖZKANLAR SERAMİK

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

CARISMA DUŞ

27


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği’nden Alarko Carrier’a 2 Ödül Birden

28

Alarko Carrier, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından düzenlenen “2015 Yılı İklimlendirme Sektörü Başarılı İhracatçılar” değerlendirmesinde 2 ödül birden kazandı. 2015 yılında gösterdiği perfomansla “En Çok Ülkeye İhracat Yapan Firma” seçilen Alarko Carrier, “En Çok

Klima Santralı İhracatı Yapan Firma” dalında da ödül kazanarak, önceki yıllarda elde ettiği başarıyı sürdürdü. 12 Nisan’da Ankara’da düzenlenen, İSİB üyesi firmalara 17 kategoride toplam 46 ödülün verildiği törende, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın yanı sıra sektördeki önemli kuruluşların temsileri de yer aldı.

Alarko Carrier’a “Başkanlık Ödülü” İklimlendirme sektörünün öncü firmalarından Alarko Carrier, 2015 gibi zor bir yılda elde ettiği üstün başarılar neticesinde bu yıl da Carrier Başkanlık Ödülü’ne layık görüldü. 15 Şubat’ta Dubai’de gerçekleştirilen Carrier EMEA toplantısına katılan Alarko Carrier Genel Müdürü Önder Şahin’e ödül plaketini Carrier Uluslararası Operasyonlar Başkanı Ross Shuster takdim etti.


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

ANTİMDER Nisan Ayı Olağan Toplantısı Mesa Teknik Sponsorluğunda Gerçekleşti

ANTİMDER Nisan ayı olağan toplantısı 5 Nisan Salı günü Mesa Teknik sponsorluğunda, Çekül Vakfı’nın katılımıyla Antalya Ramada Plaza’da gerçekleşti. Toplantı ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Volkan’ın açılış konuşmasıyla başladı. 11 Şubat’ta göreve başladıkları günden itibaren gerçekleştirmiş oldukları ziyaretler ve faaliyetler hakkında bilgi veren Volkan; “Aldığımız görevi yerine getirmek ve ANTİMDER‘in üye sayısı başta olmak üzere tanınırlığını arttırmak için yoğun bir şekilde çalışmalara başladık. Bugüne kadar derneğimize 18 yeni üye kazandırdık. Şu anda 67 olan üye sayımızı yıl sonuna kadar 100’e ulaştırmayı hedefliyoruz. Bunun için de öncelikle yerel yönetimler olmak üzere ziyaretlere başladık. Sektörümüzde faaliyet gösteren ancak üyemiz olmayan firmaları, bunun yanı sıra mevcut üyelerimizi de ziyaret ettik. Fabrika ziyaretimiz oldu. Bimsaş‘ın katkılarıyla gerçekleşen Wavin Academy ziyaretimiz çok verimli geçti. Önümüzdeki toplantılarda da yerel yönetimleri misafir etmeyi planlıyoruz.” dedi. Toplantıda Dernek Üyelerinden Nesrin Ayan Özben - Dekan Boya, Mehmet Cantürk - Aytaş , Sinan Coşkun - Arsucan, Bekir Akgün - Akgün Şirketler Grubu firmalarını tanıttılar. Toplantı, Çekül Vakfı Antalya Temsilcisi Zeynep Esengil‘in Çekül Vakfı ile ilgili sunumu ile devam etti.

30

Salim Işıklı, Zeynep Esengil, İsmail Volkan, Mehmet Işıklı, H. Salim Işıklı ve S. Fatih Köksal

İlhan Kurtar ve İsmail Volkan

S. Fatih Köksal ve Mehmet Işıklı

Toplantı Sponsoru Mesa Teknik adına H. Salim Işıklı ANTİMDER Ailesi ile birlikte olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek Mesa Teknik ve ürünleri hakkında bilgi verdi. Toplantı sonunda ANTİMDER Başkanı İsmail Volkan; geçmiş dönem Başkanı İlhan Kurtar‘a ve toplantı konuğu Çekül Vakfı Antalya Temsilcisi Zeynep Esengil’e plaket takdim etti. ANTİMDER Yönetim Kurulu Üyesi S. Fatih Köksal da toplantı sponsoru Mesa Teknik’ten Mehmet Işıklı’ya plaket takdim etti.

İsmail Volkan ve Zeynep Esengil

Ayrıca ANTİMDER‘e yeni üye olan Ali Rıza Özer ve Özdemir Sert‘e ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Volkan plaket takdim etti.


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Dünyanın ilk Porselen Duş Karosu Aquanit İtalya’dan Ödülle Döndü

32

2 yıl süren Ar-Ge çalışmasıyla dünyanın ilk porselen duş karosunu geliştiren Seranit Grup, Aquanit ile Avrupa Tasarım Birlikleri Bürosu (BEDA), Politecnico di Milano Üniversitesi, Como Belediyesi Kültür Dairesi ve Ragione Lombardia’nın düzenlediği, dünyanın en büyük ve kapsamlı tasarım yarışması olan A’ Design Award’da Silver ödülünü kazandı. Yarışmaya İnşaat Malzemeleri, Yapı Elemanları, Yapılar & Sistemler kategorisinden başvuruda bulundukların açıklayan Seranit Grup Başkan Yardımcısı Ece Ceylan Baba, “Uluslararası ödüllerimize bir yenisini daha eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bu ödül ile birlikte başarımız seramik ve porselenin anavatanı olarak kabul edilen İtalya’da da tescillenmiş oldu. Ödülümüzü 8 Haziran’da İtalya Como’da düzenlenecek Gala Gecesi’nde alacağız. Seranit Grup olarak bu başarıdan aldığımız şevk ve moralle daha fazla çalışacağız. Kalite ve mükemmellikte çıtayı daha da yükseğe çekeceğiz” dedi. Porselenin leke tutmayan, yüksek dayanıklılığa sahip ve hijyenik özelliklerini estetik ve teknoloji ile harmanlayarak banyolara taşıyan Aquanit Porselen Duş Karosu, yüzeyinde oluşturulmuş dikdörtgen çukur bölme ile bir yıkanma alanı da oluşturuyor. Alanın dışında kalan çerçevenin kesilebiliyor olması ile her banyo için kişiye özel tasarımlar oluşturulabilirken, 90x135 cm’den 74x74 cm’ye kadar birçok farklı ebatlarda kesilebilen Aquanit, yapılara estetik ve hijyen sağlayarak değer kazandırıyor. Zemin ile bütün duş alanları tercih edilmekte Aquanit’in gelişme sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Seranit Grup Başkan Yardımcısı Ece Ceylan Baba, “Yıllar içerisinde insanların ihtiyaçları farklılaşırken, pazara sunulan ürünler de buna paralel olarak değişebiliyor. Yaşam tarzı değişimleri genellikle başka kişilerden veya ülkelerden öğrenilerek başlıyor. Örneğin küvetlerden bir süre sonra jakuzileri banyolarımızda kullanmaya başlamıştık. Günümüze geldiğimizde ise bu sürecin tersine dönmeye başladığını görebiliyoruz” dedi. Son zamanlarda zemine yakın yükseklik-

te ‘Flat’ duş teknelerinin tercih edilmeye başladığını açıklayan Ece Ceylan Baba, “Yeni mimari eğilimlerin de ıslak hacimlerde kesintisiz ve kot farkı olmayan çözümleri benimsemesiyle sektörümüz kendine göre bir yöntemle bu soruna cevap verir hale geldi. Biz de büyük bir karonun içindeki alanı duş alanı olarak değerlendirip özel bir çözüm geliştirdik” dedi. “Aquanit ile banyolarda kusursuz bir görüntü yaratıyoruz” Aquanit’i 2 yıl süren Ar-Ge çalışması neticesinde geliştirdiklerini ifade eden Ece Ceylan Baba, UNICERA Fuarı’na bu yıl özellikle bu ürün ile damga vurduklarını belirtti. Yeni ürünü pazarda farklı kılmak için araştırma süreci yaşadıklarını kaydeden Ece Ceylan Baba, “Duş teknelerinde yaşanan sıkıntıları teker teker inceledik ve ürünümüzde bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için çaba sarf ettik. Bildiğiniz üzere duş tekneleri silikon ile yapıştırılıyor. Zamanla bu alan siyahlaşarak küfleniyor ve bakteri üretir hale dönüşüyor. Yılda bir kez ya usta çağırarak ya da kendimiz silikonu değiştirmek zorunda kalıyoruz. Aquanit’te bu tip sorunlar yaşamıyorsunuz. Porselen zaten genel anlamda antibakteriyel ve hijyenik bir malzemedir. Kir ve leke tutmadığı için de akriliğe göre daha hijyeniktir. Dışarıya su kaçırma gibi bir durum da söz konusu değil” şeklinde konuştu. Dakikada 36 litre suyu tahliye ediyor Duş karolarında ortalama kalınlığın 18 cm’ye kadar çıkılabildiğini kaydeden Ece Ceylan Baba, “Haliyle kaygan bir yüzey var ve her duş alışınızda kayma korkusu yaşıyorsunuz. Aquanit zemin ile sıfır seviyede olduğu için kayma riskini de ortadan kaldırmış oluyoruz. Ayrıca duş karosu ile zemin rengi aynı olduğu için kesintisiz mekan hissi vermiş oluyoruz” dedi. Aquanit için özel bir sifon ürettiklerini de açıklayan Ece Ceylan Baba, “Normal 6 cm’lik bir duş teknesinin sifonları dakikada 24 litre

suyu tahliye ederken, Aquanit dakikada minimum 36 litre suyu tahliye ediyor. Ayrıca montaj sırasında zeminden kaynaklanan bozukluklardan dolayı giderin alt gövdeyi karşılamaması durumunda +/-12 mm sağa, sola ve ileriye hareket edebilen eksantrik bir kafa ürettik. Ustalardan doğabilecek hata payını bu sayede ortadan kaldırmış oluyoruz” dedi. “Pazarda yeni bir akım oluşturduk” Aquanit ile pazarda yeni bir akım oluşturduklarını belirten Ece Ceylan Baba, “Aquanit Porselen Duş Karosu ürünümüzü bayilerimizin yanı sıra bayimiz olmayan bütün yapı malzemeleri sektörüne açıyoruz. Yenilikçi bir ürüne sahibiz” dedi. Yeni ürünü ilk etapta mevcut hatlarla üreteceklerini ifade eden Ece Ceylan Baba, “Şu an Aquanit Porselen Duş karosu için 90x135, 90x90, 80x80 ve 80x120 olmak üzere dört ayrı ebatta üretim yapıyoruz. Gelen talebe göre ebat sayımızı artıracağız. Su iticilik, su emmezlik, suyun akışının sağlanması ve kalıp gibi yatırımlar gerçekleştirdik. Bunların toplam miktarı 120 Bin Euro civarında. Bunu makinaya destek olacak malzeme yatırımı olarak değerlendirebiliriz. Ürünümüz pazarda umduğunu bulduğu anda, ek bir üretim hattı yatırımı yapabiliriz” şeklinde konuştu.


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Artema’ya Japonya’dan “Mükemmellik” Ödülü

34

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun markalarından Artema, kuruluşların üretimde yüksek verimlilik ve kalite elde etmesini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren JIPM (Japan Institute of Plant Maintenance) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda “Excellence in Consistent TPM Commitment” ödülüne layık görüldü. Toplam Verimli Bakım Yönetimi olarak başlayan bu faaliyetler, sonrasında bütün süreçleri da kapsayacak şekilde “Toplam Verimli Yönetim (Total Productivitiy Management, TPM) olarak tanımlandı. Bu kapsamdaki çalışmalarıyla; üretimde, kalitede ve tüm iş süreçlerinde sıfır hatayı amaçlayan Artema, bu alandaki yetkinlikleri ve süreç iyileştirmedeki kararlılığıyla sektörünün kalite kriterlerini belirlemeye devam ediyor.   Konuyla ilgili açıklama yapan Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Atalay Gümrah, “Almaya hak kazandığımız bu ödülün ismindeki kelimeler, Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun kurum kültürü olarak benimsediği anlayışı ve aslında

başarının ipuçlarını veriyor. ‘Commitment’, adanmışlığın ve inancın ifadesi. ‘Consistent’, sürekli olarak yapılan, moda olduğu için veya acil olduğu için değil, gerekli olduğuna inanıp refleks haline getirmenin ifadesi ve bunların sonucunda gelen ‘excellence’, yani mü-

kemmellik. DNA’sında öncülük, kaliteye bağlılık ve mühendislikle gelişim olan tüm Artema çalışanlarını, inançlı bir şekilde sürekli çalışarak bu mükemmelliğe ulaştıkları için gönülden kutluyorum.” dedi.

Bien COVERINGS ile ABD Pazarında Büyüdü 18-21 Nisan 2016 tarihleri arasında ABD’nin Chicago şehrinde yapılan Coverings 2016 fuarına Bien yenilikçi tarzı ve göz alıcı ürünleriyle katıldı. 150 m2 büyüklüğündeki alanda ürünlerini sergileyen Bien; ödüllü tasarımları, özel ve sürekli yenilenen ürün yelpazesiyle sektörde adından söz ettiriyor. Bien, Coverings Fuarı’nda 20 mm’lik ürünler başta olmak üzere ahşap dokulu ürünler, doğal taş dokulu ürünler ve 30x60, 60x60, 45x90, 60x120, sırlı porselen karoları öne çıkardı. Bien’in Full Polished ürünlerine ve pazarın ana ebatı olan 30x60 sırlı porselen ürünlerine ve 19,7x19,7 dekoratif serilere de talep yoğun oldu.

ABD pazarında seramik sektörü için tek uluslararası fuar olan Coverings geçen yıldan itibaren tekrar yükselişe geçmeye başladı. Fuarın stratejik açıdan önemi her geçen yıl artıyor. Bien İhracat Müdürü Mehmet Özmal Coverings Fuarı’na katılmanın ticari amaçlı faydasını gördüklerini, katılımcıların tümünün alım yapma odaklı olmasının Bien için yararlı olduğunu ifade etti. Fuarın ABD dışı üreticiler için pek tercih edilmeyen Chicago kentinde düzenlenmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Mehmet Özmal ‘’Bien için hedef odaklı bir fuar olduğunu söyleyebiliriz’’ dedi. Bien standına ilginin yoğun olduğunu belirten Mehmet Özmal ‘’Marka olarak fuardan memnun ayrıldık. Özellikle aynı bölgede bulunduğumuz diğer üreticilerin stantları ile karşılaştırdığımızda markamıza yönelik ilgi net olarak fark ediliyordu’’ diye konuştu.


Ariston Thermo’dan Başarılı Bayilere Ödül

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Ariston Thermo Group, 2015 yılında üstün performans gösteren 30 bayisi için 14-17 Nisan tarihleri arasında 4 günlük muhteşem bir Madrid gezisi düzenledi. Madrid’i keşfetmeye İspanya Meydanı, Kraliyet Sarayı ve Plaza Mayor ile başlayan Ariston Bayileri, Puerto Del Sol Meydanı, Alcala ve Toledo Kapıları, Atocha Tarihi İstasyon, Las Ventas Arenası, Gran Via Caddesi, Kraliyet Saray Meydanı ve Catellana Bulvarı ile geziye devam ettiler. Gezinin yıldızı dünyaca ünlü futbolcuları ile adından söz ettiren futbol kulübü Real Madrid’in stadı, Santiago Bernabeu Stadyumu oldu. Turun dikkat çeken bir diğer bölümü ise, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer alan ve tamamı açık hava müzesi olan Toledo şehri ziyaretiydi. Son akşam yemeklerini, Flemenko gösterisi eşliğinde Tablao

de Villarosa Restaurant’ta alan Ariston Bayileri, birkaç günlüğüne iş yoğunluğundan uzaklaşma fırsatı buldu. Bayi ödül sisteminin sadakati artırdığını ve satışlara olumlu yansıdığını belirten

Ariston Thermo Group Türkiye Pazarlama Müdürü Işıl Aksoy, “Yıl boyunca yoğun tempoda çalışan bayilerimiz için motive edici bir gezi oldu. Ariston Thermo, bayilerini bu tür gezilerle ödüllendirmeye devam edecek” dedi.

Creavit Beyazsaray’da Kusursuz ve konforlu banyoların tasarımcısı Creavit, yenilenen Konya Beyazsaray showroom’unu 14 Nisan tarihinde Konyalıların beğenisine sundu. 2016 yılı başında lansmanını yaptığı 54 yeni tasarımını ve hayatı kolaylaştıran diğer ürünlerini Beyazsaray showroom’da Konyalılarına beğenisine sunan Creavit, Konya’da gördüğü yoğun ilgiden oldukça memnun kaldı. Açılışta konuşma yapan Creavit Genel Müdürü Hasan Tuzcuoğlu, Konya’da Creavit markasının kullanım oranının oldukça

yüksek olduğunu belirtirken, Creavit’i tercih ettikleri için Konyalılara teşekkür etti. Açılışa katılım gösteren Creavit onursal başkanı Mithat Çanakcı açılış kurdelesini kesti. Konya’da gördüğü yoğun ilgiden memnun kalan Creavit, tasarımlarının cazibesini tüm Konyalılarla paylaşmak için, Konyalıları Fevzi Çakmak Mahallesi, Büsan Organize Sanayi Bölgesi, Kosgeb Caddesi, No:23, Karatay adresindeki Konya Beyazsaray Showroom’a davet ediyor. 36


Baymak, Geleneksel Türkiye Bayi Eğitim Turuna İstanbul’dan Başladı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Baymak’ın her yıl düzenli olarak bayileri için organize ettiği bayi eğitim ve tanıtım toplantıları bu yıl da İstanbul ile start aldı. Baymak, Anadolu ve Avrupa yakasında düzenlediği iki toplantıyla, eğitimin yanı sıra düzenlenen gecede de bayilerine eğlenceli saatler yaşattı. Sayıları 250’yi aşan bayilerin katılımıyla Avrupa yakasında Conrad Otel’de, Anadolu yakasında da Kozyatağı Hilton’da gerçekleştirilen eğitimde sırasıyla Baymak Ürün Müdürü Halil Özdemir, Pazarlama Müdürü Hasan Akça, Servis Müdürü Çetin Bitirgiç, ürünler ve yenilikler hakkında bilgi verdiler. Baymak Genel Müdürü Ender Çolak da, eğitim sonrasında yaptığı konuşmada şunları söyledi: Ender Çolak: Yeniliklerimiz hız kesmeden devam ediyor. ‘’Baymak’ın Hollanda’ya satışı sonrasında gerçekleştirdiği yenilikler hız kesmeden devam ediyor. Ürün politikamız artık tamamen enerji verimli ürünler

ise çok büyük bir başarıya imza attık. Ajans Press ve Nielsen verilerine göre 2015 yılında Baymak, marka algısı değişimi, müşteri deneyimi puanı ve müşteri paylaşım yönetiminde rakiplerini geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Bu gurur verici ve markamız adına çok büyük bir gelişmedir.’’ Ender Çolak, konuşmasının sonunda 2015 yılında üstün başarı gösteren bayileri plaketle onurlandırdı.

Canpa’dan İstihdama Kalifiye Destek Canpa, sosyal sorumluluk projesi kapsamında yalıtım alanında kalifiye ustalar yetiştirmek amacıyla bir eğitim programı başlattı. Ustalık sertifikası olmayan ancak sektörde var olmak isteyen kişilere teorik ve pratik olarak iki aşamalı derslerin verildiği ve haftada 8 saat olmak üzere 1 ay boyunca devam edecek eğitimler Canpa’nın eğitim alanında uygulamalı olarak gerçekleşiyor. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen teorik eğitimlerle usta adaylarının su yalıtımının neden gerekli olduğu konusunda bilinçlenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda eğitimlerde malzeme bilgisi, imalatlara ait teknik detaylar, uygulama sonrası yalıtım korunması, yeni gelişen inşaat

38

çizgisinde sizlerin de bildiği gibi devam ediyor. Ancak bunun yanı sıra pek çok projeyi de hayata geçirdik ve ilerliyoruz. Bunların en önemlileri şüphesi BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) ve Orange Store’larımız. BES sisteminde şu anda 1000 adet üyemiz bulunuyor. Hedefimiz 2000 kişiye ulaşmak. Orange Store yapılanmamız ise Türkiye çapında hızla sürüyor ve daha da hız kazandı. Bu yıl 25 şehirde 75 noktaya ulaşmayı hedefliyoruz. Satış sonrası hizmetlerimizde

teknolojisine uygun yalıtım detaylarının çözümleri, yeni yalıtım ürünlerinin tanıtılması gibi teorik içerikler anlatılıyor. İkinci aşamada ise teorik olarak anlatılan bilgiler uygulama alanında ustalar tarafından birebir uygulamalı olarak yapılıyor. Eğitim sonunda da katılımcılara ‘’Canpa Usta Sertifikası’’ veriliyor. Canpa Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, uzun zamandır üzerine çalıştıkları bu projeyi hayata geçirmekten duydukları mutluluğu ifade ederken, eğitimleri düzenli olarak devam ettireceklerini bildirdi. Özcan ‘’Sektörde bu alanda çalışan kalifiye çalışan açığı çok fazla... Türkiye’de bu denli istihdam sorunu varken, ara eleman yetiştirme ve istihdama katkı sağlama kapsamında

yapılan eğitim çalışmaları büyük önem taşıyor. Biz de 30 yıllık Canpa tecrübesiyle gerçekleştirdiğimiz sertifikalı eğitim programları sayesinde hem sektöre hem de kalifiye personel istihdamına katkı vermeye çalışıyoruz’’ dedi.


Daikin ‘En Çok Split Klima İhracatı Yapan Marka Ödülü’nün Sahibi Oldu

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Airfel’i satın alarak Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığı 2011 yılından bu yana Sakarya’daki Üretim Tesisleri’nden dünyanın pek çok ülkesine ihracat gerçekleştiren Daikin, bu başarısı ile ödüle layık görüldü. İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından her yıl düzenlenen ve her yıl iklimlendirme sektörünün başarılı ihracatçılarının açıklandığı ‘İklimlendirme Sektörü Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni’nde Daikin, 2015 yılında yaptığı yaklaşık 25 Milyon TL’lik split klima ihracatıyla “2015 yılının en çok split klima ihracatı yapan marka” ödülünü aldı. Orta Anadolu İhracatçılar Birliği’nde gerçekleşen ve birliğe üye şirketlere 17 kategoride 46 ödül verilen geceye Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, İSİB üyeleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) yetkilileri katıldı. 2015 yılının en çok split

Önümüzdeki 3 yıl içinde mevcut ihracat rakamını 3’e katlamayı planlıyoruz. Türkiye’de faaliyete geçtiğimiz 2011 yılından bu yana hedeflerimiz arasında Türkiye’nin Ar-Ge ve lojistik üssü olarak konumlanmak var ve almış olduğumuz bu ödülle birlikte bu hedefimize emin adımlarla yürüyoruz“ diye konuştu.

Daikin 23 Nisan’ı ‘Temiz Hava Elçileri’ ile Birlikte Kutladı Yenilikçi ürünleri ve uygulamalarıyla iklimlendirme sektörünün öncü şirketlerinden olan Daikin, Avrupa’nın ilk deneyimleme merkezi fuha İstanbul’da, bu kez Daikin Ailesi’nin küçük üyelerini ağırladı. Faaliyete geçtiği günden bu yana bireysel kullanıcılardan ticari yatırımcılara, öğrencilerden akademisyenlere kadar yüzlerce ziyaretçi ağırlayan fuha İstanbul, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda minik Daikin’lilere ev sahipliği yaptı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çalışanları ve çocukları ile birlikte kutlayan Daikin, hem büyüklere hem de minik misafirlerine bayram coşkusu yaşattı. Animatörler, illüzyon gösterileri ve çeşitli oyunlarla mutlu bir gün geçiren minik Daikin’liler, fuha İstanbul’da çocuklar için özel olarak hazırlanan eğlenceli deneyler bölümünde de hava ve enerji ile ilgili çeşitli deneyleri uygulama fırsatı buldu.

40

klima ihracatı yapan marka ödülünü Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’tan alan Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeki Özen “Daikin Türkiye olarak, Hendek Üretim Tesisleri’nde kurulan Daikin Split Klima Üretim Tesisi’nde ürettiğimiz klimaları yılda 90 - 100 Bin adet tüm Daikin Group ülkelerine ihraç ediyoruz.

Bu anlamlı günde çocukları, 3D film gösterimi ve eğlenceli aktivitelerle doğru iklimlendirme, tasarruf, enerji, verimlilik, iklim değişikliği ve çevre konularında bilgilendiren Daikin, 23 Nisan kutlamasına katılan minikleri, ‘Daikin Temiz Hava Elçisi’ madalyaları ile ödüllendirdi. Böyle özel bir bayramda çocuklarla birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Daikin Pazarlama Müdürü Murat Kurt, “Daikin Ailesi olarak, insanların konforu ve mutluluğu için faaliyet gösteren bir markayız. Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sunmak için çevre ve tüketici dostu cihazlar ve hizmetler geliştiriyoruz. 23 Nisan gibi anlamlı bir günde Daikin Ailesi’ne, minik ‘Daikin Temiz Hava Elçileri’nin katılması da bizim için özel bir önem taşıyor” diye konuştu.

Daikin Kurumsal İletişim Yöneticisi Hülya Dinçer de, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Daikin olarak bilinçlendirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çocuklarımızın geleceği için çocuklarımız ile birlikte hareket etmek bizim çok önem verdiğimiz bir konu. Önümüzdeki dönemde sayıları hızla artacak Daikin Temiz Hava Elçileri ile birlikte daha yaşanabilir, daha konforlu bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.


srcyapi.com.tr

Fabrika Merkez Headquarter Akpınar San. 1. Merkez Mah. Belde Sk No: 23 Hadımköy / ARNAVUTKÖY / İSTANBUL / TÜRKİYE Tel : +90 212 444 12 04 Fax : +90 212 780 11 35


Danfoss’un dünyayı gezen teknoloji TIR’ı Türkiye’ye geldi. Danfoss teknoloji TIR’ı, motor kontrol sistemlerinin sağlayacağı tasarrufu anlatmak için yollara düştü. 8 şehirde 11 organize sanayi bölgesine gidecek olan TIR’da motor kontrol sistemlerinin sağlayacağı tasarruf anlatılacak. Böylece hem üreticilere hem de ülke ekonomisine katkı sağlanacak.

üç boyutlu sanal gerçeklik gözlükleri ile Danfoss’un büyülü dünyasında gezdi. VLT ve Vacon kontrol sistemlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Danfoss’un profesyonel ekibi de teknoloji tırında merak edilen tüm soruları yanıtladı. Danfoss Motor Kontrol ürünlerinin %98 üzerindeki verimlilik özelliği sayesinde nasıl motorun tükettiği gücü en aza indirdiği anlatıldı.

İstanbul’dan yola çıkan teknoloji tırı, 2-14 Mayıs tarihleri arasında farklı illerde bulunan 11 organize sanayi bölgesinde Danfoss’un geliştirdiği teknolojileri tanıttı. Ziyaretçiler Danfoss tırında

Danfoss Teknoloji Tırı 2 Mayıs’ta İstanbul İkitelli OSB’de, 3 Mayıs’ta Tekirdağ Çorlu Orion AVM’de, 4 Mayıs’ta İstanbul Perpa’da, 5 Mayıs’ta İstanbul Tersaneler Bölgesi Girişi’nde, 6 Mayıs’ta

Gezbe Şekerpınar’da, 9 Mayıs’ta Konya Şalt Otomasyon’da, 10 Mayıs’ta Adana OSB’de, 11 Mayıs’ta Gaziantep 3. OSB’de, 13 Mayıs’ta Ankara İvedik OSB’de ve 14 Mayıs’ta ise Dudullu OSB duraklarında Danfoss teknolojilerini sergileyerek, duraklarda çeşitli etkinlikler düzenledi.

Danfoss, Malta’da Bayileri ile İletişimini Güçlendirdi

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Danfoss, Sanayide Tasarrufu Anlatmak için Yola Çıktı!

Danfoss, 20-23 Mart tarihleri arasında Malta’da “Fark yaratmaya devam ediyoruz” konulu bayi toplantısı düzenledi. Yurtdışından Global Soğutma Sistemleri Başkan Yardımcısı Kjell Stroem, EMEA Bölgesi Isıtma Çözümleri Başkan Yardımcısı Francisco Azcona, Güney Avrupa ve TMA Bölgesi Motor Kontrol Sistemleri Başkanı Marco Airola, Danfoss TMA Bölgesi Başkanı Levent Taşkın, Danfoss Türkiye Genel Müdürü Emre Gören ve Danfoss Türkiye Segment Ülke Müdürlerinin de bulunduğu organizasyona; ısıtma, soğutma ve

44

motor kontrol sistemleri olmak üzere üç segmentteki Danfoss bayileri katıldı. Üç gün süren bayi toplantısında; 2015 yılı değerlendirmesi, 2016 yılı hedef ve stratejileri, Danfoss ürün segmentleri çarpraz satış bilgileri aktarıldı. Bayilerin fikir ve önerileri dinlendi. Danfoss TMA Bölgesi Başkanı Levent Taşkın, yaptığı sunum ile iş ortaklarına sektörde nasıl fark yaratabileceklerini, pazarlama gurusu Seth Godin’den örnekler vererek açıkladı. Danfoss, bayilerin geçen sene göster-

dikleri başarılı performansları değerlendirerek ödül ve plaketler verdi. Organizasyonun ikinci gününde ekip çalışması ve takım ruhunu geliştirmek amacıyla film yarışması düzenlendi. Eğlenceli anlar yaşanan film yarışmasında kazananlar özel kupalar ile ödüllendirildi. Organizasyon süresince toplantıların yanı sıra Malta’nın tarihi ve turistik yerleri gezildi. Son akşam ise gala gecesi düzenlendi. Üç gün süren organizasyon işbirliği, bayilerin kaynaşması ve motivasyon açısından verimli geçti.


“Değişen tasarımlar, değişmeyen kalite”

Merkez / Head Ofce: Güzelyurt Mah. Yıldırım Beyazıt Cad. Mor Menekşe Sitesi A1 Blok D:5 Esenyurt / İstanbul

Fabrika / Factory: Etili Köyü 17420 Çan / Çanakkale

+90 (212) 854 10 42 (pbx)

www.peraseramik.com

+90 (212) 854 10 45

peraseramik@peraseramik.com

+90 (286) 423 26 00 (pbx) +90 (286) 423 26 06


DemirDöküm; “Büyük Verileri Doğru Okuyup Yöneten Müşterisini Elinde Tutacak”

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Yenilebilir enerjilerin kullanımına yönelik ürünlerin etkin kullanımını sağlamak için proje ve ürünler geliştiren DemirDöküm, ISK-Sodex 2016’nın ikinci gününde ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sektörünü bekleyen gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Türkiye’nin yanı sıra 100’ü aşkın ülkeden iklimlendirme sektörünün tüm oyuncu ve paydaşlarının bir araya geldiği fuar kapsamında düzenlenen “Sürdürülebilir İklimlendirme Çözümleri” paneline katılan DemirDöküm CEO’su Dr. Axel Busch, Ar-Ge ve inovasyonda öncü olan DemirDöküm’ün üretimle eş zamanlı olarak geleceğe yatırım yaptığını söyledi. “Dijital Dönüşüm için Çalışmalara Başladık.” DemirDöküm’ün mevcut ve yenilikçi ürün gamının yanı sıra 50’yi aşkın ArGe ekibi ile sektörde dijital dönüşüm için çalıştıklarını belirten Busch, şöyle konuştu: “Dijital bir çağda yaşıyoruz. DemirDöküm olarak, hem sektör hem kendimiz için 2 yıldır dijital dönüşüm çalışmalarına başladık. 7’den 70’e herkes, dijital dünyada iletişim halinde. Sadece insanlar değil, şu an milyarlarca makine, önümüzdeki yakın yıllarda ise yüz milyarlarca makine birbirleriyle iletişimde olup, veri ürettiği bir yaşamı izleyeceğiz. Nesnelerin interneti döneminin konuşulduğu günümüzde, şimdiden 10 yıl sonrası için çalışmayan, büyük veriyi okuyup yorumlayamayan şirketler kısa süre içinde lider olsalar dahi müşterilerini kaybedecek. Bu noktada sektörel işbirliklerinin, rakiplerle paylaşıma açık olanlar yarışı bir adım önde götürecek.” “Tüketicilerin Kitapçık Karıştıracak Vakti Yok.” Büyük verinin, bilginin tüm sektör ve şirketler için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Axel Busch, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün tüketiciler teknik terimlerle, kullanım kitapçığıyla veya kurulumla zaman kaybetmeksizin sahip olduğu cihazı en kolay şekilde kullanmak istiyor. Bu nedenle sektörümüzün akıllı ev çözümlerini veya müşteri ara yüzlerini onların beklentileri doğrultusunda, geri dönüşlerini veya büyük veriyi yöneterek isteklerini karşılamaları gerekiyor. Akıllı şehir, akıllı ev hatta

46

akıllı enerji-şebeke dönemindeyiz. Son 1.5 yıllık tabloyu incelediğimizde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir dijital dönüşüm gerçekleşti. Geçmişte kendi sektörümüzden örnek verirsem, cihazlar sadece açma-kapama ya da ısıyı artırıp azaltmak için kullanılırdı. Şimdi tüketici ne kadar elektrik, doğal gaz kullandığını, bunu hangi zaman diliminde tükettiğini veya doğru tarifede olup olmadığını sorguluyor. Dolayısı ile bu bilgileri en kolay ve hızlı yoldan paylaşan, tüketiciye konforu sağlayanlar pazar payını hızla artırabilecek.” Tüketicisini Tanıyan ve Kendi Kendine Öğrenen; Migo Toplantıda DemirDöküm’ün yenilikçi yüzünün ilk ürünlerinden biri olan Migo’yu da tanıtan Dr. Axel Busch, şu bilgileri verdi: “Yüksek teknoloji ile geliştirilen Migo ile kullanıcılar kombilerini istedikleri yerde, istediği gibi kontrol edebilecek. DemirDöküm’ün yeni akıllı oda termostatı Migo, kullanıcının isteği doğrultusunda Apple ve Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlarla uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Birden fazla

cihazın kontrolünü gerçekleştirebilen uygulama sayesinde kullanıcılar ister oda sıcaklığına, ister su sıcaklığına anlık olarak müdahale edebiliyor. Zamanlayıcı programları ve tüketim izleme gibi kullanıcıya özel deneyimler de sağlayan Migo, evin ısı davranışını belirlemek amacıyla internetten aldığı hava tahmin bilgilerinin yanı sıra daha önce kaydedilen tüm verileri de kullanabiliyor. Ürün, çalıştırıldıktan iki hafta sonra e-bus iletişimi sayesinde doğru zamanda doğru ayara ulaşmak için kombinin ne zaman ve hangi sıcaklıkta çalıştırılacağını belirleyebiliyor.”


E.C.A. Myra Modeli A’ Design Award’dan Gümüş Madalya ile Döndü E.C.A’nın Myra modeli A’ Design Award yarışmasında “Silver Award” ödülünün sahibi oldu.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

A’ Design Award yarışmasından bir kez daha ödülle dönmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Elmor Genel Müdürü Hakan Günderen, “Estetik ve fonksiyonu birleştiren tasarım ürünlerimize özenli dokunuşlar ile yaklaşıyor ve şekillendiriyoruz, dolayısıyla özellikle son zamanlarda aldığımız ödüller ve elde ettiğimiz bu başarıların markamızın gücüne güç kattığını düşünüyoruz. Banyo çözümlerinde her zaman yenilikçi olmayı hedefliyoruz” dedi. Günderen, özgün tasarım ve en yeni teknolojilerle hazırladıkları E.C.A Myra armatür serisinin, çevre ve tüketici dostu teknolojilere sahip olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Kazandığı ödülle farkını ortaya koyan Myra serisi, Türkiye’de ilk defa standart, orta ve yüksek tip olmak üzere 3 ayrı boyutta sunuluyor. Bu yıl tasarruf ve güvenliği ön plana çıkartan, yani senkronize bir bütünlük sunan ürünler hazırladık. Bu ürünümüzü beğenen bir mimar, farklı renk, tasarım ve ölçülerdeki lavabolara aynı seriden batarya seçebiliyor. Markalarımıza yakışan özel

ürünlerle ve ödüllerle 2016’ya damgamızı vuruyoruz.” Armatürde yeni bir trend Banyolara ve mutfaklara yeni bir zevk ve dekorasyon anlayışı getiren E.C.A., üç alternatif boyutta sunduğu armatürlerin tasarımda bütünlük arayanlara hitap ediyor. Yerli üretimde ilk defa 3 ayrı boyutta standart, orta ve yüksek tip olarak sunulan Myra serisi lavabo armatürleri, tüketiciye hem fonksiyonel, hem de farklı renk alternatifleri ile tasarım olarak geniş bir seçenek yelpazesi sunuyor. Myra serisi, ergonomik yapısı ile soğukta açılan batarya kumandası sayesinde sıcak sudan yanma riskini

önlüyor, hem de kombi kullanılan evlerde doğalgaz tasarrufu sağlıyor. Kullanıcı dostu olan bataryalar, özel su tasarruflu ve kireç kırıcılı gizli perlatör sayesinde büyük bir fonksiyonellik sunuyor. Tüm dünyada yeni bir akım olarak büyük ilgi gören farklı boyutlarda armatürleri Türkiye’de ilk kez üreterek piyasaya sunan E.C.A., sektöründe trendleri belirlemeye devam ediyor. Özgün, şık, bütünsel tasarımları ile dikkat çeken Myra serisi, farklı yükseklikteki lavabolarda alternatif boyut seçeneği uygulama imkanı sunuyor. Böylece tüketiciler, tüm mekanlarda estetik görünümü tamamlama imkanına kavuşuyor.

Weber Akademi - Üniversite İşbirlikleri Devam Ediyor! Endüstriyel harç üretiminde dünya lideri Weber, Weber Akademi bünyesinde, üniversite öğrencilerinin mesleki pratiklerini geliştirmek, teorik bilgi düzeylerini desteklemek amacıyla düzenlediği eğitimlere devam ediyor. Weber Akademi ekibi, İstanbul Aydın Üniversitesi Yapı Denetim Bölümü öğrencileri için gerçekleştirdiği “Binalarda Su Yalıtımı Uygulamalarında Son Yenilikler” konulu eğitimin ardından, Mart ayında Samsun Canik Başarı Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri ile biraraya geldi. Teknik Uygulamalardan Sorumlu Ürün Yöneticisi Abdülkadir Akhan tarafından verilen eğitimin ilk aşamasında su yalıtım uygulamaları ve yenilikler üzerine teorik bilgiler aktarılırken, programın ikinci bölümünde öğrenciler Weber uygulama uzmanları ile birlikte pratik yapma imkânı buldular. Uygulama ekipmanlarının, uygulama alanlarının ve malzemelerin tanıtıldığı bölüm mimarlık öğrencileri tarafından yoğun ilgi ve katılım gördü.

48


Ege Seramik Amerika’da Yeni Ürünlerini Sergiledi

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Amerika’nın en büyük ve en önemli seramik karo ve doğal taş fuarı olan Coverings Fuarı, Nisan ayında Chicago’da gerçekleştirildi. 40’tan fazla ülkeden katılımcının olduğu fuarda dünyanın en yenilikçi seramik ve doğaltaş ürünleri tanıtıldı. 1991 yılından beri Amerika’da faaliyet gösteren Ege Seramik, Spring 2016 koleksiyonunu müşterileri ile paylaştı.

Konu ile ilgili açıklama yapan Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller, Coverings Fuarı’na katılımlarıyla ilgili “sektörün önemli fuar organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Coverings Fuarı ile Amerika ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen birçok ziyaretçiye ulaştık ve ürünlerimizi tanıtma fırsatı yakaladık. Oldukça başarılı faaliyetler gerçekleştirdiği-

miz Amerika pazarımızın sürekliliği ve gelişimi hedefi ile katıldığımız fuarda ürünlerimizin ilgi çekmesi bize gurur veriyor.” dedi.

KARTİMDER Üyeleri Kahvaltıda Buluştu KARTİMDER (Karadeniz Tesisat İnşaat Malzemeciler Derneği) 22 Nisan Cuma günü üyeleriyle birlikte olağan bilgilendirme toplantısında bir araya geldi. Üyeler sabah kahvaltısını dernek binasında yaptılar. Öncelikle piyasadaki gelişmeler hakkında bilgi alışverişinde bulundular. Sıkıntılı müşteriler ile ilgili istişareler yapıldı. Daha sonra KARTİMDER Üyelerinden Köksal Ersayın müşterilerde yaşanan sıkıntıyı başından geçen bir örnekle anlatarak üyeleri bilgilendirdi. Diğer üyeler de benzer örnekleri anlatarak katılımcı üyeleri bilgilendirdiler. Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Şahin, Mart ayında yapılan İnşaat Fuarı ile ilgili bilgi verdi. 2017 yılında yapılacak olan Samsun İnşaat Fuarı hakkında da yapılan çalışmaları ve nasıl yol izleneceğini üyelerle paylaştı. Şahin; “Dernek

50

Fuarda ahşap, mermer ve beton yüzeyli ürünler, Rain Forest, Elegant Wood, Bambu, Savannah, Divina, Magma, Empire, Crown, Ege Tech, Belgium Stone, Protech, Nordic Wood, Rome, DownTown, Mirage, Classico, Jupiter serileri sergilendi.

binasında üyelerin talebi doğrultusunda eğitim çalışmaları yapılabileceği, gelecek talepler doğrultusunda eğitimci temin edilerek personelin daha verimli olabilmesi için çalışmaların yapılabile-

ceği, bu tür bilgilendirme toplantılarının devamının derneğimize fayda sağladığı ve istişareyle kararların alınması derneğimizin gelişmesini sağlamaktadır.” dedi.


FİXA, MS Hibrid Polimer Esaslı Mastik ve Su Yalıtım Ürünleri’ni Tanıttı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

FİXA Yapı Kimyasalları, 2013 yılı sonunda üretimine başladığı MS Hibrid Polimer Esaslı Mastik ve Su Yalıtım Malzemelerini Bodrum bayiliğini yapan Karyalı Pazarlama ile 20 Nisan 2016 tarihinde İSİS Otel’de gerçekleşen bir toplantı ile bölgedeki inşaat ve marin sektörüne tanıttı.

52

Toplantının açılış konuşmasını Karyalı Pazarlama Yönetim Kurulu Başkanı Engin Ali Kaplan yaptı. Kaplan, Fixa Yapı Kimyasalları ile yeni bir bölge distribütörlüğü anlaşması imzaladıklarını belirtti. Karyalı Pazarlama olarak bugüne kadar yapılan her hamlede sektöre ve pazara yeni ürünler, yeni teknolojiler kazandırma gayretlerinden bahsetti. Japon KANEKA firması tarafından geliştirilen MS Polimer teknolojisinin ve MS adının, sadece Kaneka’nın ruhsat verdiği imalatçılar tarafından kullanabileceği anlatıldı. Türkiye’deki ilk Lisanslı Üretici olan FİXA ‘nın su yalıtımı ve mastik sektöründe kullanılan yeni nesil ve yüksek teknoloji malzemelerinin FİXA Ürün gamındaki karşılıkları tanıtıldı. FİXA Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Ali Murat Ekin konuşmasında %100 yerli sermayeli bir firma olduklarını ve çok sayıda ülkeye ihracat yaptıklarını belirterek, FİXA’nın, 11 farklı ürün grubunda yurt içi ve yurtdışı inşaat, marin ve endüstri sektörlerine yüksek kaliteli ürünler sunduğundan bahsetti.

FİXA Genel Müdürü Ali Murat Ekin konuşmasına ”Bu toplantıda MS Polimer esaslı ürünlerimizi öne çıkarmamızın sebebi, Bodrum ve çevresinin mevsimsel ve mimari ihtiyaçlarını birebir karşılayacak olmasından, kışın rüzgarlı ve yağmurlu hava şartlarında dahi çatıda ve balkonlarda su yalıtımı yapılmasına imkan sağlamasından dolayıdır. Ürünün en önemli artıları bu şartlarda ortaya çıkıyor. MS Polimer Esaslı malzemeler nemi seven, yağmurun altında bile uygulayabildiğiniz hatta su havuzunun içerisinde dahi yapıştırabildiğiniz malzemelerdir’’ diyerek devam etti. MS Polimer teknolojisini bulan ve geliştiren Japon KANEKA firmasından Wendy Smits bir sunum gerçekleştirdi. KANEKA firmasında Teknik Ürün Yöneticisi olarak görev yapan Smits konuşmasında, MS Polimer teknolojisinin gelişimi ve MS Polimerlerin avantajları hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Smits, Türkiye pazarında FİXA

gibi Ar-Ge ve kalite konusunda titizlikle çalışan ve yatırımlara önem veren bir firmayla işbirliği yapmış olmaktan dolayı duydukları memnuniyeti de dile getirdi. Toplantının ikinci bölümünde söz alan FİXA Proje ve Teknik Satış Müdürü Mimar Semagül Köprülü, katılımcılara FİXA’ nın MS Polimer esaslı ürün gamını ve ürünlerin özelliklerini anlattı. Semagül Köprülü konuşmasında, MS Polimer esaslı ürünlerin her türlü yüzeye güçlü yapışma özelliğinden, yüksek mekanik dayanım ve esnekliğinden, kürlenirken kabarma / baloncuk yapmamasından, UV direncinin yüksek olmasından, malzemeleri kullanırken astar ihtiyacı olmadığından, leke yapmadığından, istenir ise üzerinin boyanabildiğinden, düşük VOC değerinden ve uygulaması kolay ürünler olduğundan bahsetti. Köprülü, söz konusu ürünlerin yapılarında solvent ve izosiyanat bulunmaması sayesinde insan sağlığı ve çevre ile dost olduklarının da altını çizdi. Toplantının sonunda Engin Ali Kaplan Kaneka ve Fixa çalışanlarına Bodrum Sağlık Vakfı Seramik Atölyesinde eğitim gören engelli öğrencileri tarafından hazırlanan el emeği plaketleri hediye etti. MS Polimer teknolojisinin üstün özelliklerini ve FİXA markası altında üretilen MS Polimer esaslı ürün gamını yakından tanıma fırsatı bulan davetliler, etkinliğin sonunda canlı müzik eşliğinde yemekte bir araya geldiler.


Franke, Dikkat Çekici Ürünleriyle UNICERA’da Binlerce Kişiyi Ağırladı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Tüketici alışkanlıkları, beklentileri ve tercihlerine uygun tasarım ve teknolojiyle üretilen en yeni modellerin sergilendiği ve sektörel bir buluşma platformu olarak öne çıkan UNICERA Fuarı’nın 28’incisi bu yıl 23-27 Şubat tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Ulusal ve uluslararası geniş katılımın olduğu fuara, insan odaklı faydalara sahip paslanmaz çelik banyo malzemeleri ürün gamı ile katılan Franke standını binlerce kişi ziyaret etti. Franke, UNICERA’da; insan güvenliği ve sağlığı konusunda faydaları ile ön plana çıkan tasarruflu, uzun ömürlü teknolojiye sahip Paslanmaz Çelik Banyo Malzemeleri ürün gamı, Franke Solid Surface akrilik uygulamaları ve yüzde 100 doğal olması ile dikkat çeken Franke Stone By Lapitec yüzey uygulama malzemesi ile oluşturulmuş geniş bir çerçevede konseptler sundu. Paslanmaz çelik banyo malzemeleri serisinde el kurutma makinesi, sıvı sabunluk, tuvalet kağıtlığı, tuvalet fırçalığı, çöp kovası, askı, paslanmaz çelikten yapılan ayna, etajer, su tasarruflu klozetler, çelik lavabolar, susuz pisuvar, paslanmaz çeliğin parlatılması ile elde edilen kırılmayan aynalar gibi pek çok ürün sergilendi. Franke Bölge Direktörü Özgen Özkan, UNICERA’nın özellikle ulusal ve uluslararası katılımcı profili ile sektörün en

önemli organizasyonlarından biri olduğunun altını çizdi. Özellikle anti-vandalist , hijyenik ve tasarruflu paslanmaz çelik banyo malzemelerinin, fuarın en dikkat çekici ürünleri olduğunu söyleyen Özkan, söyle devam ediyor: “Franke paslanmaz çelik banyo malzemeleri kırılmayan, parçalanmayan ve sökülmesi profesyonel olmayan kişilerce yapılamayan güvenli yaklaşımlara sahip olmasıyla ön plana çıkıyor. Bu özellikleri ile ürünlerimiz, yatırımcılar için de ürünün kullanım ömrünün uzunluğu, temizlik giderlerini azaltması gibi avantajları ile gün geçtikçe daha değerli hale geliyor.

UNICERA’da yer alan standımızda, sergilediğimiz tüm ürünlerimiz insan odaklı faydalara sahip olması yönünden oldukça değerli. Bu değer ile UNICERA’da da gördüğü yoğun ilgiyle ön plana çıktı.” Dünyanın en hijyenik malzemesi olan paslanmaz çelikten üretilen Franke banyo malzemeleri yüzde 100 geri dönüşümlü olma özelliği taşıyor. Bakteri ve küf oluşumuna izin vermeyen ürünler, Franke Solid Surface ve Franke Stone by Lapitec uygulamaları ile bütünleşerek ziyaretçilere mimari, dekoratif ve güvenli çözümler sunuyor.

Bosch Partner Program Üyeleri İzmir’de Buluştu Bosch Termoteknik, Bosch Partner Programı kapsamında yapılan teknik eğitim toplantısını 21 Nisan 2016 tarihinde gerçekleştirdi. Program üyelerinin katıldığı toplantıda, kombi çalışma prensiplerinden montaj uygulamalarına, ürün özelliklerinden partner programına kadar birçok konu ele alındı. İzmir Thermal Otel’de gerçekleştirilen toplantıya yoğun ilgi gösteren Bosch Partner Program üyeleri, Bosch Termoteknik yetkilileriyle bilgi alışverişinde bulunup sektör gelişmeleri hakkında birebir görüşme fırsatı buldu.

54

Bosch Termoteknik Pazarlama Direktörü Ali Aktaş, Satış Direktörü Murat Korkmaz ve Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Nazif Özakıncı’nın iştirak ettiği eğitimin sonunda üyelere katılım sertifikası takdim edildi.


STELLATA Koleksiyonu, 30x80 Duvar Karosu, 40x40 Yer Karosu


Grohe Tır’ı Türkiye’yi Dolaştı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Grohe, ürünlerini Türkiye’nin pek çok ilindeki müşterileri ile buluşturarak daha yakından incelemelerine ve bilgilenmelerine olanak verecek bir tır turu düzenledi. Grohe ürünleriyle donatılan tır, 6 - 30 Nisan arasında Türkiye’yi dolaşıyorken 12 ilin merkezi noktalarında sektör profesyonelleri ve tüketicilerin ziyaretine açıldı. Grohe Tır’ı Türkiye turuna 6 Nisan’da Bursa’dan başlarken sırasıyla İzmir, Muğla, Denizli, Alanya, Konya, Nevşehir, Kayseri, Ankara, Samsun ve Eskişehir’i dolaştıktan sonra 26 Nisan’da İstanbul’a ulaştı. Grohe Tır’ı turunun son 4 gününde de İstanbul’un 4 farklı bölgesinde Grohe müşterileri ve tüketicilerinin ziyaretine açıldı.

Grohe Tır’ı sektör profesyonelleri ve tüketicilerle buluşurken birçok indirim kampanyasını da Türkiye’nin dörtbir yanına ulaştırıdı.

Mitsubishi Electric Ev Tipi Klima Geliştirmek ve Üretmek için Türkiye’de Yeni Şirket Kurdu Mitsubishi Electric Corporation, Türkiye’de ev tipi klimaların geliştirilmesi ve üretimi için yeni bir şirket kurduğunu açıkladı. Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim Anonim Şirketi unvanlı şirketin Ocak 2018’de üretime geçmesi planlanıyor. Türkiye’de ev tipi klimalar için mevcut talep bir milyon ünite civarında ve nüfus artışına paralel olarak bu talepte artış yaşanması bekleniyor. Komşu Balkan ülkelerinde de benzer bir talep artışı olacağı öngörülüyor. Bu büyük talebin yanı sıra nitelikli işgücü ve istikrarlı parça tedariki gibi elverişli iş ortamını da dikkate alan Mitsubishi Electric, Türkiye’de bir geliştirme ve üretim üssü kurmaya karar verdi. Yeni şirket, dalgalı bir seyir izleyen talebe yanıt verebilecek esnek bir tedarik zinciri sağlamak için hızlı yerelleştirme ihtiyacının yaşandığı Avrupa pazarında,

56

Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa

Mitsubishi Electric’in klima & soğutma sistemleri segmentiyle ilgili küresel stratejisinin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstlenecek. Bu strateji çerçevesinde, üretim ve tedarik kabili-

yetinin birleştirilmesinin yanı sıra Avrupa’daki yerel ihtiyaçlara, tercihlere ve çevresel gerekliliklere yanıt veren ürün geliştirme faaliyetlerinin de desteklenmesi öngörülüyor.


Ideal Standard, 71. Satış Noktasıyla Hatay’da

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Ideal Standard, yurt içindeki satış noktalarına bir yenisini daha ekledi. Ideal Standard, Akdeniz Bölgesi’nin en gözde şehirlerinden Hatay’ın İskenderun ilçesindeki ilk satış noktasıyla Türkiye’de 71 noktaya ulaştı. Akdeniz’deki önemli bir liman şehri olan İskenderun aynı zamanda Hatay’ın en büyük yerleşim yerlerinden biri. İskenderun’un en önemli ve işlek caddelerinden Fener Caddesi üzerinde yer alan Cese Seramik mağazası 1500 metrekarelik teşhir alanına sahip. Ideal Standard’ın İskenderun’daki ilk satış noktası olan Cese mağazasında; banyo ve mutfak armatürlerinden vitrifiye seramik ürünlerine, duş sistemlerinden gömme rezervuar sistemlerine, banyo mobilyasından akrilik ürünlere varıncaya kadar tüm ürünler yer alacak.

İtalyan ISVEA Yıl Sonuna Kadar Hindistan’da 20 Mağaza Açacak 53 yıllık köklü bir geçmişe sahip İtalyan ISVEA ve Hindistan’ın en büyük seramik üreticilerinden CERA, 2015 yılı son çeyreğinde İstanbul’da stratejik işbirliği anlaşmasına imza atmışlardı. Bu anlaşma çerçevesinde Hindistan pazarında özellikle üst segmentteki açığı ISVEA markasının yenilikçi ve İtalyan tasarımı geniş ürün portföyü ile kapatmayı hedefleyen CERA, pazarda kısa sürede büyük bir ilgi ve talep gördü. Kısa zamanda elde edilen bu başarı üzerine, imzalanan işbirliği anlaşmasının çerçevesini genişletme kararı alan CERA ve ISVEA, Hindistan’da düzenlenen özel bir törenle ‘münhasır distribütörlük’ anlaşması imzaladılar. ISVEA Başkanı Erdem Çenesiz ve CERA Sanitaryware Ltd. Başkanı ve CEO’su Vikram Somany’nin ev sahipliğinde Hindistan’ın Mumbai şehrinde gerçekleşen törene CERA bayileri, üst düzey yöneticileri, basın ve iş dünyasının temsilcileri katıldı. Hindistan medyasının da yoğun ilgi gösterdiği toplantıda

58

İnovatif yaklaşımı ve geliştirdiği son teknolojilerle sektörde adından sıkça söz ettiren Ideal Standard, 2016 yılında da tüketicilerin beklentilerine yönelik tasarımlar üretmeye ve sektörün gelişimine katkı sağlayacak yepyeni teknolojiler geliştirmeye devam ederek büyüyecek.

ISVEA Başkanı Erdem Çenesiz, ISVEA markasının hikayesini, üretim gücünü ve tasarım felsefesini Hintli iş adamlarıyla paylaştı. CERA Başkanı ve CEO’su Vikram Somany törende yaptığı konuşmada, Hindistan pazarında üst segment açığını ISVEA markası ile kapatmak üzere harekete geçtiklerini ve kısa sürede büyük ilgi gördüklerinin altını çizerek, gelecek planlarını aktardı; “Üretim gücü ve ürün portföyü ile ISVEA markasının ülkemizde ilgi göreceğini markayla ilk tanıştığımız günden bu yana öngörüyorduk. Ancak ISVEA’ya gösterilen ilgi ve talep tahminlerimiz üzerinde oldu. Bu nedenle işbirliğimizi daha uzun vadeye ve özel koşullara taşımaktan çok mutluyuz. Yıl sonuna kadar planlarımızı yaptık ve hedeflerimizi belirledik. Hindistan’ın birçok farklı bölgesinde yıl sonuna kadar 20 mağaza açacağız. Çok başarılı iş sonuçları elde edeceğimize inanıyoruz. İtalyan tasarımlarımız ile Hindistan pazarına damga vuracağız.”

ISVEA Başkanı Erdem Çenesiz ise işbirliğinin bu kadar kısa sürede geldiği noktadan büyük gurur duyduklarını belirterek, CERA ile gerçekleştirmiş olduğumuz bu anlaşmayla küresel anlamda ne kadar güçlü bir marka olduğumuzu kanıtladık dedi. ‘’Hindistan’ın en büyük seramik üreticisi CERA ile stratejik işbirliği anlaşmasına imza atmaktan zaten çok mutluyduk, üzerinden bu kadar kısa zaman geçmişken ticari birlikteliğimizin genişletilmesi talebiyle bize dönmeleri markamız adına ayrıca gurur verici bir gelişme oldu. CERA, Hindistan’ın en güçlü satış, pazarlama ve dağıtım kanalına sahip. İş ortağımızın hedefleri de oldukça büyük.” diye ekledi.


Kale, Kazablanka’da Showroom Açıp Kuzey Afrika Pazarına Yerleşti

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Lahor kentinde büyük bir showroom açarak Pakistan’a yerleşen ilk Türk seramik şirketi olan Kale Grubu, şimdi de Kuzey Afrika’nın en istikrarlı ülkesi olan Fas’ın en popüler kenti Kazablanka’ya adım attı. Afrika kıtasındaki büyük projelerin önemli müteahhitlerinden biri olan MME (Moroccan Middle East Trading Agency) ile işbirliğine giden Kaleseramik, bu ülkedeki ilk showroom’unu açtı. Kale Grubu, bu yeni showroom’da yapı ürünleri sektöründeki bütün markalarıyla var olacak.

60

Kale Grubu’nun, kara kıta Afrika’nın en önemli cazibe merkezlerinden biri olan Fas’a böylesine güçlü ve etkili bir temsilci ile girmesinden büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Kale Seramik Doğu Yarımküre Başkan Yardımcısı Musa Tangören, “MME ile 2014 yılında ülke ziyareti sırasında tanıştık. Kısa bir sürede müthiş bir ivme yakaladık. Bugün açtığımız bu showroom, iki tarafın birbirine olan güveninin de bir göstergesi” dedi. Türkiye’nin 2000’li yıllardaki dönüşümünde taahhüt sektörünün sürükleyici etkisinin büyük olduğunu vurgulayan Tangören, Afrika’nın dönüşümünde de bu tecrübeden istifa edilebileceğini söyledi. Afrika kıtasının değiştiğini, güçlü genç nüfusun, doğal tarım arazilerinin, yeral-

tı kaynaklarının, orta ve üst sınıfın hızla büyümesinin uluslararası yatırımcıları bu kıtaya doğru çektiğini söyleyen Musa Tangören, “Bugün bütün dünyada Afrika, uyuyan dev olarak tanımlanıyor. Son yıllardaki radikal değişimin ardından yakın bir gelecekte bu büyük kıtanın, geçmişte Çin ve Hindistan’ın yaşadığı dönüşümü deneyimlemesini bekliyoruz. Bu değişimin dinamolarından biri de mutlaka Fas olacak” diye konuştu. Kaleseramik’in bugün 100’ü aşkın ülkeye 100 Milyon Doların üzerinde ihracat yaptığını belirten Musa Tangören, “Fas, Pakistan, İran, Katar, KKTC, Cezayir, Güney Afrika, Mısır, Rusya ve Kazakistan yatırımlarımızda, bu pazarların seramik konusunda gelişen fırsat pazarları olmaları kadar, işbirliği yaptığımız firmaların Kale için uzun soluklu, finansal ola-

Kale Seramik Doğu Yarımküre Başkan Yardımcısı Musa Tangören

rak güçlü, kendi piyasalarında bilinen firmalar olmaları ve bizim bu pazarlarda var olma ve büyüme hedeflerimize eşlik etmeleri de etken oldu. Biz iş ortağımızla birlikte Fas’ta bugün İspanya’nın hakimiyetinde olan seramik pazarında güçlü markalarımızla, rekabeti tanımlayan gruplardan biri olmak istiyoruz” dedi. MME yetkilileri ise Kazablanka’da açılan bu ilk showroom’da Türkiye’nin dev firması Kaleseramik ile işbirliği yapmaktan çok memnun olduklarını ifade etti. 300 m2’lik bu showroom’da müşterilerin seramik karodan, armatüre, banyo dolabından, duş teknesine kadar geniş bir yelpazede tüm ürün ihtiyaçlarını gidermeyi planladıklarını ve bu konsepti ilerleyen aylarda Fas’ın diğer şehirlerinde açmayı düşündükleri diğer showroomlara da taşıyacaklarını belirtti.


Kale, Müşteri Odaklı Yaklaşımını Tüm Bayi Çalışanları ile Paylaştı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Kaleseramik’in Türkiye’deki tüm bayilerini kapsayan, ‘Bayi Çalışanları Toplantısı’, Kale Yapı Ürünleri Grubu’nun yönetici ve çalışanlarının yanı sıra yaklaşık 350 bayi çalışanının katılımıyla, Antalya Bellis Deluxe Otel’de gerçekleşti. ‘Biz Kale’yiz Gelecek Biziz’ mottosuyla, 1012 Mart tarihlerinde düzenlenen toplantılar boyunca, ‘Kaleseramik’in müşteri odaklı yaklaşımı’, ‘dijital mağazacılık’, ‘pazarlama stratejileri’, ‘tasarım trendleri’, ‘müşteri hizmetleri ve yetkili servisler yönetimi’ ile ‘lojistik yönetimi’ başlıklı konular bayi çalışanları ile paylaşıldı.

62

Kale’nin müşteriye dokunan elçileri Türk seramik sektörünün kuruluşuna öncülük eden Kaleseramik’in, üretim ve satış kapasitesi ile Avrupa’da ilk 3, dünyada ise ilk 12 dev firmadan biri olduğunu vurgulayan Kale Yapı Ürünleri Grubu Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı H. Derya Ercan, “Bayi çalışanlarımız Kale’nin müşteriye dokunan en önemli elçileridir. Onlarla bir araya gelerek hem iletişimimizi geliştirdik, hem verimli bir toplantı ile hedeflerimizi paylaştık, hem de keyifli üç gün geçirdik. Yıllardır markamıza gönül veren arkadaşlarımızda, motivasyon ve aidiyetin pekiştiğine inanıyorum” dedi. Uyumlu çalışma çok önemli Kaleseramik’in, bu yıl inovatif ve tasarım odaklı ürünleri ile trendleri belirlemeye devam ettiğini vurgulayan H. Derya Ercan, “Her biri alanında öncü markaları-

mızla, farklı yaşam tarzlarına hitap eden ürünler ve hayatı kolaylaştıran işlevsel çözümler sunuyoruz. Tüm ürün ve hizmetlerin satışından gelen başarının arkasındaki en önemli faktörlerden biri olan bayi çalışanlarımızla, ortak hedeflerimiz doğrultusunda uyumlu bir şekilde ilerlemek çok önemli” diye konuştu. Mağazalarımızda hayaller gerçek oluyor Tüketiciyi tasarım oluşumunun içine katan dijital uygulamalar ile sektörde ilklere imza attıklarını belirten H. Derya Ercan, şöyle konuştu: “Tüketicilere banyosunu tasarlama olanağı veren ‘Kale 360’ uygulamasından sonra, sektörde

ilk kez hayata geçirdiğimiz ‘sanal gerçeklik’ teknolojisi ‘Kale Vizyon’ ile tüketicinin hayalindeki banyoyu yaratmasını sağlıyoruz. ‘Kale Vizyon’ teknolojisini, kısa süre içinde tüm Kale mağazalarımızda müşterilerimizin kullanımına sunacağız. Bu uygulamalardan müşterilerimizin en iyi şekilde yararlanması konusunda da bayi çalışanlarımız önemli bir rol üstlenecek.” Kaleseramik çatısı altında faaliyet gösteren Çanakkale Seramik, Kalebodur ve Kale markalarının hayata geçirdiği, seramikten vitrifiyeye, armatürden banyo mobilyası ve aksesuarına, akrilikten kabin ve tamamlayıcı ürünlere kadar tüm yeni ürün gruplarının sunumu da, toplantının öne çıkan konuları oldu. Alanında uzman eğitim danışmanı Mehmet Özel’in ‘Satışın Şifreleri’ konulu sunumu da katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Bireysel gelişime katkı sağlayan eğitim çalışmalarının yanı sıra müşterihizmet odaklı skeçlerin yapıldığı etkinliklerle, tüm çalışanlar keyifli vakit geçirdi. Üç gün boyunca sadece iş odaklı değil, grup etkinlikleri ile eğlenceli bir şekilde devam devam eden organizasyonda, futbol ve dart turnuvasına katılım yüksek oldu. Ayrıca Perge Antik Kent ve Kurşunlu Şelalesi gezilerini de kapsayan Antalya turu ile sosyalleşen katılımcılar, iş hayatının stresinden uzaklaşma fırsatı buldu.


w w w.

p

r o u p. c a re x g

om.tr

Kristalize Teknolojisi

Kristalize Beton Su Geçirimsizlik Katkısı • • • •

Yüksek hidrostatik basınç dayanımı (20 bar ve üzeri) Kimyasal saldırılara direnir (PH3-II) Betonu ömrü boyunca korur Sıfır uçucu organik bileşik (VOC)


NG Kütahya Seramik 202. Mağazasını Bodrum’da Açtı Seramik sektöründe Türkiye’nin en yaygın bayii ağına sahip markası NG Kütahya Seramik, Muğla’da bir gün ara ile iki mağaza açılışı gerçekleştirdi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

İstikrarla büyümeye devam eden NG Kütahya Seramik, 13 Şubat tarihinde Bodrum’daki iş ortağı Aysa Yapı’yı hizmete açtı. NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, NG Kütahya Seramik Genel Müdürü Ali Abacı ve KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli’nin katılımlarıyla gerçekleşen açılış töreninde, iş dünyasının birçok ismi bir araya geldi. Aysa Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özgürol açılışta “NG Kütahya Seramik markası ile birlikteliğimiz 2010 yılında başladı. Bugün açılışını yapacağımız 700 metrekarelik alana kurulu olan Aysa Yapı Yalıkavak Şubemizi, markamızın yenilikçi yüzünü yansıtabilmek adına özverili bir çalışma sonucunda hayata geçirdik. NG Kütahya Seramik, gerek bayi ağı gerek inovatif ürünleri ile sektöre yön veren güçlü bir marka. Dolayısıyla böylesine büyük bir marka ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. Mağazamızın Bodrum için hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi.

Erkan Güral

Savaş Özgürol

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “202. mağazamızın açılışında bizlerle birlikte olduğunuz için sizleri şahsım ve tüm NG Kütahya Seramik ailesi adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Seramik sektöründe renkler, ebatlar ve yaşam tarzı değiştikçe konsept, moda, tarz ve beğeni gibi değerler hayatımıza girdi. Sadece seramik üretmekle yetinmiyor, ürünlerimizin sergilendiği alanlara da ayrı bir önem veriyoruz. Bugün açılışını yapacağımız Aysa Yapı’da olduğu gibi ürünlerimizi beğeni ve tarza hitap eden konsept mağazalarda sergiliyoruz. Her fırsatta belirttiğim gibi, bu iş, bir gönül, bir sevda

işi, aşkla ve şevkle yapılan her işte başarı kendiliğinden geliyor.” dedi.

Seramik modasının en yeni trendlerinin sergilendiği modern mağaza, canlı yaşam alanları, müşterilerin konforu düşünülerek yaratılmış özel alanları ve otoparkı ile ziyaretçilere rahat ve keyifli bir alışveriş deneyimi yaşatıyor.

Norm Bağlantı ISK SODEX İstanbul 2016 Fuarına Katıldı Norm Bağlantı, 04-07 Mayıs tarihlerinde CNR İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen ISK SODEX İstanbul 2016 fuarına katıldı. Başta; üzerine Norm logosu basarak üretimini yaptığı perfore kanallar olmak üzere ürünlerini ve kalite belgelerini ziyaretçilerin dikkatine sunan firma, büyük ilgi ve beğeni topladı. Mevcut bayilerini, yurtdışından gelen ziyaretçilerini ve sektör paydaşlarını standında ağırlayan Norm Bağlantı, geleceğe yönelik olarak başarılı adımlar attı. 39 ülkeye ihracat yapan firma, başarısını pekiştirmek, ihracat yaptığı ülke sayısını arttırmak ve yurtiçi bayi ağını sağlamlaştırmak amacıyla son dönemde; Big 5 Dubai ve Mostra Convegno Milano fuarlarına da katılmıştı.

64

Bodrum’un gerek turizm gerek konut sektörü yönünden potansiyeli yüksek bir ilçe olduğuna değinen Güral, “Aysa Yapı’nın konut sektöründe katma değer yaratacağına inanıyorum.” sözlerini dile getirdi.


Seramiksan’ın Yeni Showroom’u Trabzon Seramik Dünyası Açıldı Türk seramik sektörünün yenilikçi markalarından Seramiksan, bayi ağını genişleterek Türkiye çapında 200’ü aşkın mağazasıyla kaliteli hizmet vermeye devam ediyor. Seramiksan’ın ileri teknolojisinin ve estetik tasarımlarının sergilendiği yeni showroom’u Trabzon Seramik Dünyası’nın açılışı 9 Nisan’da gerçekleşti. Seramiksan, Trabzon Seramik Dünyası’nın 800 m² showroom’unda banyo, mutfak ve tüm yaşam alanları için kullanılabilecek seramik, granit karolardan oluşan yüzlerce ürün çeşidi ve vitrifiye ürünlerini

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

müşterileriyle buluşturuyor. Dünyadaki en son trendlerle üretilen Seramiksan ürünleri, Trabzon Seramik Dünyası’nda bir arada sunuluyor.

66

Trabzon Seramik Dünyası sahipleri Adnan Öksüz, Mustafa Kırıcı, Şenol Sürül ve Murat Canbakkal’ı tebrik eden Seramiksan Türkiye Satış Müdürü M. Süreyya Çağlar, “Seramiksan kaliteli hizmet anlayışıyla bayi ağını genişletmeye devam ediyor. Bayilerimiz aracılığıyla müşteri memnuniyeti ilkesini tüm Türkiye’de uyguluyoruz. Sektörün deneyimli firması Trabzon Seramik Dünyası ile başlayan verimli iş birliğimizin uzun yıllar devam edeceğine inanıyorum. Trabzon Seramik Dünyası’na bol kazançlı günler diliyorum.” dedi.

Terraco, Türkiye’de Hedef Büyüttü Dünyada 14 ülkede 17 üretim tesisi ile hizmet veren Terraco Group, 1988 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteriyor. 1980 yılında İsveç’te faaliyetlerine başlayan ve dünya markası olmayı başaran şirket, önümüzdeki 5 yıllık süreçte Türkiye’de yatırımlarını arttırarak yüzde 400 büyüme oranına ulaşmayı hedefliyor.

mik, daha kolay uygulanabilen boyalar gibi özel ürünlerini ön plana çıkararak farklılığını sürdürmeyi planlıyor.

Grup olarak 3 binden fazla çeşitte ürünü bulunan şirket, Türkiye’de 250 farklı ürün gamı ile hizmet veriyor.

28 yıldır Türkiye’de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan şirket, Türkiye’de 100’ün üzerinde bayisi ve 200’ün üzerinde de kayıtlı uygulama bayisi ile yer alıyor. 81 ilin tümünde olan ilçelere dahi ulaşabilen bir marka olma yolunda emin adımlar ilerleyen grup, beş yıllık genişleme planı kapsamında farklı illerde yatırım yapmayı hedefliyor.

Dış cephelerde yeni ürünleriyle trend yaratan Terraco Türkiye, önümüzdeki 5 yılda projelere özel çözümler sunarak, çatlak köprüleme konusunda yapısal çözüm getiren derz dolgu macunları, elastomerik boyaları ve dekoratif boyaları, ahşap, seramik vb. cephelere alternatif olarak sunulabilecek daha ekono-

Uluslararası firma olmanın gereklerinden faydalanılarak her sene yeni ürünleriyle farklı çözümler sunma hedefiyle yola çıkan Terraco Group, 2015 yılı içerisinde İrlanda’da devreye aldığı Ar-Ge merkezi ile ürün kalite sistemlerini ve yeni ürün geliştirme çalışmalarına hızla devam ediyor.


TİMFED Sektör Araştırma Raporu Yayınlandı TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Türkiye’de inşaat sektörü ve alt sektörlerinin gelişimini, pazar hacmini, göstergelerini ve dış ticaretini inceleyip değerlendirmek amacıyla “TİMFED Sektör Araştırma Raporu – Şubat 2016”yı hazırladı.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Raporda her bir ürün/ürün grubu için üretim, iç satış ve dış ticareti, dağıtım ağı ve kanallarını araştırmak, analiz ederek talep projeksiyonlarını çıkarmak, yorum ve önerilerde bulunmak araştırmanın ana konularını teşkil ediyor. Araştırmada geniş bir ürün yelpazesi esas alınmış, geniş bir kaynak taraması yapılmış, görüşmeler ve görüş değerlendirmeleri ile bilimsel yaklaşımla çalışma yürütülmüştür. Dağıtım ağı ve kanalları esas alınarak üretici, dağıtıcı ve dernek üyesi kişilerin görüşleri ve dokümanları özellikle ve hassasiyetle incelenmiştir. Dağıtım ağı ve kanallarıyla ulaşılan konut, ofis, alışveriş merkezi, otel, ticari, turistik ve sağlık gibi yapılara

Sektör araştırmasında, Türkiye sektör pazarı, dağıtım ağı ve kanalları, rekabet unsurları, teknolojik gelişmeler incelenirken çeşitli kaynaklar taranıp veriler değerlendirilmiş, sektördeki duayen kişilerle görüşülmüş, analizlere geçilirken önümüzdeki ekonomik koşullar ve açmazlar göz önüne alınmıştır. Tüm istatistik ve veri toplamada TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), sektör dernekleri anket ve istatistikleri, firmaların yayınladıkları bülten, dergi ve internet sitelerinde yer alan bilgiler esas alınmıştır. Dünya kıyaslama ve değerlendirmesinde her tablo ve grafik kaynağı olarak verilen ITC (Internatinal Trade Center) çeşitli ülkelerin ulusal istatistik kurumları, Dünya Bankası, IMF, IFC gibi kredi kuruluşlarının veri ve tahminleri kullanılmıştır.

Rapora www.issuu.com/timder adresinden dijital platformda da ulaşılabilir.

“4. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri” Yeni Sahiplerini Arıyor! Yurtbay Seramik’in Yapı-Endüstri Merkezi işbirliğiyle düzenlediği “4. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri”ne başvurular başladı. Genç tasarımcılar bu yıl “Kaos ve Düzen”den ilham alıyor. Evrende, doğada olup biten her şey adeta bu ikili üzerine kurulu, biri olmadan diğeri var olamıyor. Bu iki kavramın ilişkisi evrensel bir düzeni, uyumu ve dengeyi ifade ediyor. Katılımcılardan kaos ve düzen birlikteliğinden, bu zıtlığın yarattığı uyumdan ilham alan tasarımları paylaşmaları bekleniyor. Yurtbay Seramik’in sosyal sorumluluk projeleri arasında yer alan 4. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri jürisinde bu yıl Ali Bakova (Tasarımcı / Ali Bakova Design), Atilla Kuzu (İçmimar, Tasarımcı / ZoomTPU Kurucu Ortağı), Prof. Ayşegül İzer (MSGSÜ GSF Grafik Tasarımı Bölüm

68

yönelik tesisat inşaat malzemelerinin pazar hacmi, dış ticaret bilgileri ve talep potansiyelleri ele alınarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

Başkanı), Prof. Sevim Çizer (DEÜ GSF Seramik ve Cam Tasarımı Bölüm Başkanı), Şule Koç (Tasarım Direktörü / Şule Koç Design) yer alıyor. Birincinin 10.000 TL, ikincinin 7.500 TL, üçüncünün 5.000 TL ile ödüllendirileceği yarışmada ayrıca üç öğrenciye 1.000 TL’lik eşdeğer mansiyon ödülü verilecek. Yarışmanın birincisine para ödülünün yanı sıra UNICERA Seramik Banyo Mutfak Fuarı’nda Yurtbay Seramik Standı’nda tasarımının üretilerek sergilenmesi imkânı sağlanacak. Toplam 6 tasarımcının/ekibin ödüllendirileceği “4. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri”ne başvurular, 21 Kasım 2016 tarihine kadar kabul edilecek. Ödüle hak kazananlar 6 Aralık 2016 tarihinde yarışmanın web sitesi

dogadansanatasentasarla.com’da açıklanacak ve ödül törenine dair detaylar Yurtbay Seramik tarafından daha sonra duyurulacak. 4. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’ne ilişkin tüm bilgilere, katılım şartları ve başvuru formuna www.dogadansanatasentasarla.com internet sitesinden ulaşılabilir.


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

TİMFED Yönetim Kurulu Toplantısı İstanbul’da Gerçekleşti!

70

İnşaat Malzemecileri üst birliği Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu (TİMFED) Yönetim Kurulu toplantısı 26 Şubat Cuma günü İstanbul Tüyap Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya TİMFED üye dernekleri TİMDER, TİMKODER, DİMSİAD, BURTİMDER ve KONTİMDER katılım sağladı. TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantı, üye derneklerin gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi vermesiyle devam etti. Toplantı sonrası yönetim kurulu üyeleri keyifli bir öğle yemeği yedi. Toplantı gününde sektörün en önemli organizasyonlarından biri olan UNICERA 28. Uluslararası Seramik Banyo

Mutfak Fuarı’nı gezen Yönetim Kurulu ve dernek üyeleri akşam da Beylikdüzü Cemil Hoca’da keyifli bir sohbet eşliğinde birbirinden lezzetli deniz mahsullerinden oluşan bir menü eşliğinde akşam yemeği yediler.


TİMFED Konya İnşaat Fuarı için İstanbul, İzmir ve Ankara’daki Konyalılarla Buluştu Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu (TİMFED) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik önderliğinde organize edilen 13. Konya İnşaat Fuarı hazırlık ve tanıtım toplantıları İstanbul, İzmir ve Ankara’da gerçekleştirildi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

27 Şubat 2016 Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleşen ilk toplantıya, İstanbul’da yaşayan Konyalılar tarafından kurulan 78 vakıf ve dernek temsilcilerinden geniş katılım sağlandı. Eski Çevre Bakanı Ali Talip Özdemir, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin, TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü, KONSİAD Başkanı Mustafa Büyükdede, Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal, TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Sapankaya, KONTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Osman Başaran, TİMFED, TİMDER ve KONTİMDER üyeleri katılım sağladı. Toplantıda, Konya’nın ekonomik önemi, yapımı devam eden ve yapılacak projeler, Konya’da fuarcılığın geldiği nokta ve 26-29 Mayıs tarihleri arasında Konya’da gerçekleştirilecek 13. Yapı, İnşaat Malzemeleri, iş ve İnşaat Makineleri, Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Tesisat ve Doğalgaz Teknolojileri Fuarı konuşuldu. TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik ‘Fuarlar ülkelere, şehirlere,

İzmir

ekonomilere ciddi destek verir. Fuarlar bulundukları sektörler ve aynı zamanda ülkeler için büyük önem taşıyan, önemli organizasyonlar olmakla birlikte gelişmeleri de beraberinde getirirler. Konya’nın, Anadolu’nun ortasında bulunan coğrafi konumu ve iç dinamikleri ile olgunlaşan sanayisinin geldiği noktada, Türkiye ekonomisindeki yeri; yadırganamaz. Konya, satıcısının global alıcılar ile buluşmasını gerektiren bir lokasyona ve yeterli alt yapıya sahip. TİMFED olarak, 7 derneğimiz, 1 temsilciliğimiz ve 2000 üyemizle 13. Konya İnşaat Fuarı’na destek veriyoruz.’ dedi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ’40 bin m2 yüzölçümüyle, %60’ı 35 yaşın altında 2 milyon 130 bin nüfusu, 5 üniversitesinde eğitim alan 120

İstanbul

72

bin öğrencisi ile Konya, Anadolu’nun yıldızı konumuna gelmiştir. Konya, 2015 yılında gerçekleştirdiği 1,373 Milyon Dolar’lık ihracatı ile Türkiye ekonomisinin ortalamaları üstünde performans gösterdi. 2016’da ise 1.6 Milyon Dolar’lık ihracat planlıyoruz.” diyen Öztürk, ayrıca Konya’da gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek ulaşım, nakliye, turizm, teknoloji ve sanayi projelerini İstanbul’da yaşayan Konyalılara anlattı. İzmir’de yaşayan Konyalıları bir çatı altında toplayan KONFED Başkanı Mehmet Aydoğan’ın başkanlığında 02 Nisan 2016 Cumartesi günü gerçekleşen ikinci tanıtım toplantısında, yaklaşık 90 işadamı ve sanayici Konya’ya daha fazla katkı sağlamak adına neler yapılabileceğini görüştüler.


yerine dair sayısal bilgilendirmeler de bulunarak, 13. Konya İnşaat Fuarı’na destek olunmasının öneminin altını çizdi. Toplantının sonunda KONFED Başkanı Mehmet Aydoğan, TİMFED Başkanı Kemal Çelik’e, Konya Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Erkuş’a ve Alfemo Genel Müdürü Ramazan Davulcuoğlu’na katkılarından dolayı plaket ve Konyalı Ressam Selim Bülbül’ün Beyşehir Gölünü tasvir eden yağlı boya tablolarını takdim etti.

İzmir nüfusunun beşte birinin Konyalı olduğunu ve İzmir’deki gayrimenkullerin %51’nin Konyalılara ait olduğunu ve birikimleri Konya’ya daha fazla aktarmak için bir araya geldiklerini söyleyen KONFED Başkanı Mehmet Aydoğan

‘’Dostlukların kadim olmasını istiyorsak, alışverişle ticaretle taçlandırmamız gerekiyor ‘’ dedi. Toplantıya ev sahipliği yapan Alfemo Mobilya Genel Müdürü Ramazan Davulcuoğlu, İzmir’de doğup büyümelerine rağmen köklerini hiçbir zaman unutmadıklarını, Konya için ellerinden ne geliyorsa, ne istenirse yapmaya hazır olduklarını belirterek, gruplarında 1.100 kişiye istihdam sağladıklarını, tesislerinin Avrupa’nın en büyük ve en teknolojik tesisi olduğunu ifade etti. Konya’da 9 ay evvel kurulan KONTİMDER’in Başkanı Osman Başaran Konya’nın Türk ekonomisindeki

Ankara’da yaşayan Konyalılar, KONEV (Konya Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı) Başkanı Hakkı Teke organizasyonunda gerçekleşen kahvaltılı toplantıda yaklaşık 80 işadamı ve sanayici, Konya’ya daha fazla katkı sağlamak adına neler yapabileceklerini konuştular. Toplantıda; KONEV Başkanı Hakkı Teke, TİMFED Başkanı Kemal Çelik, KONTİMDER Başkanı Osman Başaran, KONSİAD Başkanı Mustafa Büyükdere, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Eski Devlet Bakanı Saffet Sert ve Selahattin Baysal konuşma gerçekleştirirken ayrıca tüm katılımcılar da kendilerini tanıtarak Konya için ellerinden gelen desteği vereceklerini ifade ettiler.

Haberler

Konyalıların her ilde dernekler kurdukları ve 2005 yılında da Türkiye’deki bütün Konyalı Derneklerini bir çatı altında toplayarak KONFED’i kurduklarını belirten Mehmet Aydoğan; Konya’nın Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip ili olmasının yanı sıra tarımcılık ve sanayi kenti olması sebebiyle, daha fazla gelişim için Konya dışında yaşayan Konyalıların da devamlılıkla Konya’ya destek vermesi gerektiğini ifade etti.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ankara

Toplantılarının sonuncusu ise 16 Nisan 2016 Cumartesi günü Ankara Büyükhanlı Park Otel’de gerçekleştirildi.

Katılımcılar İzmir toplantısına ev sahipliği yapan Alfemo’nun showroom’unu da gezme fırsatı buldular 73


TİMFED Yönetimi Aymer Yapı’yı Ziyaret Etti Konya İnşaat Fuarı tanıtım çalışmaları için Ankara’da bulunan TİMFED Başkanı Kemal Çelik, TİMDER Başkanı Ertan Sapankaya ve Genel Koordinatör Nurhan Tanyeli; TİMKODER Başkanı Yunus Altun’u sahibi olduğu AYMER Yapı’da ziyaret etti.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Rüzgarlı Sokak esnaflarından İsmail Kulak, Turkuaz Seramik Satış Yöneticisi Alpay Geze ve Bölge Satış Müdürü Metin Gündoğar’ın da eşlik ettiği heyet, sektör üzerine gerçekleştirilen sohbet sonrasında meşhur Koç Çağ Kebap’ta leziz bir öğlen yemeği yedi.

74


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

Türkiye İMSAD 2016 Gündem Buluşmaları Toplantısına Yeni Normalleşme Eğilimi Damgasını Vurdu Türkiye İMSAD, yılda dört kez düzenlediği Gündem Buluşmaları Toplantısı’nın 2016 yılındaki ilk toplantısı Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı F. Fethi Hinginar, Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanları Prof. Dr. Kerem Alkin ve Dr. Can Fuat Gürlesel ile Bloomberg HT Haber Koordinatörü Ali Çağatay katılımıyla 7 Nisan Perşembe günü düzenledi. “Dünya Ekonomisinde Yeni Normalleşme Arayışları” başlığıyla düzenlenen toplantıda Küresel ekonomideki gelişmeler çerçevesinde yeni normalleşme yaklaşımı, yeni pazarlar ve 2016 vizyonu ele alındı.

bu büyümede 3. Boğaz Köprüsü, 3. Havalimanı ve İzmit Körfez geçişi gibi yüksek bütçeli yatırımların etkisi olduğunu söyledi. Güven ve beklentiler noktasında sektörün temkinli olduğuna dikkat çeken Hinginar, “Güven ve Beklenti endekslerimizde, ölçümlemeye başladığımız Ağustos 2013’ten bu yana devam eden aşağı yönlü hareketin Eylül 2015 itibariyle 1-2 puanlık oynamalarla yatay seyirde ilerlediğini görüyoruz. Bunu bir anlamda inşaat malzemesi sektöründe ‘yeni normalleşme’ sürecinin Eylül 2015 itibariyle başladığının göstergesi olarak yorumlayabiliriz.” dedi.

Hinginar: “Güven ve beklentiler noktasında sektör temkinli davranıyor” Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı F. Fethi Hinginar, 2015 yılı ve 2016 ilk çeyrek değerlendirmesi ile başladığı konuşmasında inşaat sektörünün 2015’te yüzde 4 oranında büyüdüğünü,

Hinginar: “Malzeme fiyatlarındaki artış enflasyonun altında” Türkiye’deki konut fiyatlarındaki artışa da değinen Fethi Hinginar, konut fiyatlarındaki artışın sürekli malzeme fiyatlarındaki artışa bağlanmasının gerçeği yansıtmadığına dikkat çekerek, “2015 yılında inşaat malzemeleri fiyatları yüzde 5,9 artmış. Yani enflasyonun bile

altında bir artıştan bahsediyoruz. 2014 yılında yüzde 10,7’lik bir artış yaşanmıştı. Dolayısıyla son yıllarda özellikle İstanbul gibi şehirlerde yüzde 40’lara varan konut fiyatlarındaki artışı baz alırsak, malzeme fiyatlarındaki artışın neredeyse hiç etkisi yok diyebiliriz. Her zaman da dile getiriyoruz, konut fiyatlarındaki artışın en büyük nedeni, arazi fiyatlarındaki ranttır” dedi. Hinginar: “Yeni normalleşme döneminde işbirliği şart” Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan savaşların etkisi aynı zamanda Rusya krizi, seçim süreçleri ve terör olaylarının etkisiyle inşaat malzemeleri sektörünün 2015 ihracat hedeflerini gerçekleştiremediğine dikkat çeken Hinginar, şunları söyledi: “İnşaat malzemesi ihracatında 2015 yılını yüzde 19,8’lik gerilemeyle 17 Milyar Dolarla kapattık. 2016 yılı sonunda da 2013-2014 yıllarındaki ihracat rakamlarına ulaşabileceğimizi öngörmüyoruz. Mevcut pazarlardaki daralmalar da hedef ve beklentilerimizi sekteye uğratıyor ancak tablo hepten karanlık değil. İran’a ambargoların kalkması, İsrail ile ilişkilerin son dönemde normalleşmeye başlaması ve Rusya’nın, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden normal seyrine dönebileceğine dair sinyaller vermesi gibi olumlu gelişmeler yaşıyoruz. Bu ülkenin sanayicileri olarak, yarattığımız her birim katma değer ile ulusal büyümede büyük bir rol oynuyoruz. Sektör olarak, kararlılıkla bu gelişmeleri fırsata çevirmeli, dünyadaki bu ‘yeni normalleşme’ sürecinde, daha fazla birlik ve beraberlik göstermeli, daha gerçekçi hedeflerle yol haritamızı belirlemeliyiz. İhracatta rekabette başarılı olabilmek için paydaş sektörlerle işbirliği içinde hareket etmeliyiz. Bu konuda en somut adımı İran pazarında atabileceğimize inanıyorum.” Dr. Gürlesel: “Hükümetin 2016 ekonomik büyüme beklentisi iyimser bir senaryo” Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, 2015 yılında inşaat sektöründeki büyümenin kamu

Dündar Yetişener, F. Fethi Hinginar, Ali Çağatay ve Kerem Alkin

76


Çağatay: “Türkiye ihracatta bölgesel lider” Bloomberg HT Haber Koordinatörü Ali Çağatay, Türkiye’nin gelecek dönem için sanayicilere umut verici bir vizyon çizerken, sanayicilerin artık yeni bir seviyeye geçmeleri gerektiğinin de altını çizdi. Çağatay, Türkiye’nin bölgesel gücünü ve gelişimini sürdürdüğünü belirterek şöyle konuştu: “Şu anda bölgesel güç olarak Rusya, Türkiye ve İsrail liderliği paylaşıyor. Ancak Rusya enerji ihracatçısı odaklı liderliğini, doğal kaynakları Türkiye’ye kıyasla kat kat yüksek olmasına rağmen sanayileşme atılımını gerektiği ölçüde yapamadığından, gelecekte zor günler bekliyor. Türkiye ise bölgenin sanayi devi. Rusya’dan daha iyi durumdayız. Çünkü sanayici çalışıyor. Büyüyen ve istikrarlı bir davranışa sahip. Bulunduğumuz coğrafi bölgede Türkiye ihracat lideri. Son dönemde pazarlarımızı da çeşitlendiriyoruz. Sanayici yeni pazavrlar arayıp bulma noktasında elinden geleni yapıyor. Ancak tüm bu iyi görüntüye rağmen rehavete kapılmayı önleyecek bazı

“Yeni normal”de Türkiye’yi neler bekliyor? Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin, “eski normal” süreçlere ve “yeni normal” senaryolarına değindi. Alkin, yeni normalleşme trendlerini ve bu süreçte yaklaşımların nasıl olması gerektiğini şöyle özetledi: Barışçıl politika: Ekonomik dengelerin değişmesiyle birlikte değer kaybeden ya da trend gerisinde olan veya bugüne kadar sadece hammadde ihracatıyla geçimini sağlamış ülkelerin yaratabileceği ajite davranışlar, savunma harcamalarının daralması ya da savaş endüstrisinden para kazanmaya çalışmak gibi durumlara maruz kalmamak için yurtta sulh, cihanda sulh görüşünün korunması ve sürdürülmesi gerekliliği. Çin nerede olacak?: Çin, 1978’de dünya mal ve hizmet üretimindeki rolünü yüzde 2 kaybedince, tarihi bir adımla komünist rejim içinde devlet kapitalizmi modelini oluşturdular. Bu model günümüzde Çin’in dünya mal ve hizmet üretimindeki rolünü yüzde 19’a taşıdı. Ancak şu anda Çin bu modeli revize ederek şimdi kendine özgü bir devlet kapitalizmine geçiyor. Bu da Çin’in birçok sektörde kapasite indirimine gideceği anlamına geliyor. Ülkelerin imalat sanayinde yüze yakın sektörde kapasiteyle ilgili limitleri vardır. Bu limitleri bilerek strateji yaratmak ve yatırım yapmak gerek. Kısacası yeni normalde imalat sanayinde kapasiteler azaltılacak, Türkiye’nin buna da hazır olması lazım.

İnternet ile gelen yönetilemez şeffaflaşma: Wikileaks, Snowden ve Panama Papers skandalları gibi dünya üzerindeki gizlilikleri ortaya çıkaran sistemler bulunuyor. Yeni normaldeki bu şeffaflığı da Türkiye’nin göz önünde bulundurması gerekiyor. Küresel yoksullukla mücadeledeki önlenemeyen zafiyetin tetiklediği terör ve mülteci sorunu: Bugün yaşadığımız terör ve mülteci sorunları, yakın gelecekte daha da fazla artabilir. Küresel ölçekte yaşlanma ve insan kaynakları Küresel iklim değişikliği, temiz su ve çevre SBE 2016’da İlk Kez Türkiye’de Düzenlenecek Gündem Buluşmaları Toplantısı’nda Türkiye’de ilk kez yapılacak önemli bir etkinliğin de müjdesi verildi. 2000 yılından bu yana dünyanın 50’den fazla ülkesinde yapılan The Sustainable Built Environment Conference Series çerçevesinde, SBE16 İstanbul Konferansı Türkiye İMSAD’ın ev sahipliğinde Türkiye’de ilk kez 2016’nın Ekim ayı içerisinde gerçekleştirilecek. Ülkemizin önde gelen üniversiteleri ve sivil toplum örgütleri tarafından desteklenen ve ana teması “Akıllı Metropoller – Sürdürülebilir ve Akıllı Binalar ile Akıllı Şehirler için Entegre Çözümler” olarak belirlenen konferans, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştirilecek.

Haberler

“Türkiye ekonomisi 2015 yılında yüzde 4,0 büyümesine karşın inşaat sektörü yüzde 1,7 büyüdü. Türkiye ekonomisindeki büyümeye baktığımızda üretim ve sanayi ağırlıklı olmadığını görüyoruz. 2015 yılı inşaat sektörü ile genel ekonomik büyüme ilişkisinin yine zayıf ve hatta kopuk olduğu bir yıl oldu. 2015 yılında inşaat sektöründeki büyümeyi kamu kurtardı. 2015 yılında yaşanan iki seçim nedeniyle kamu inşaat harcamaları arttı ve yüzde 8,4 büyüdü. Buna karşın iki seçimin yarattığı belirsizlik özel sektörü olumsuz etkiledi ve özel sektör inşaat harcamaları yüzde 1,2 küçüldü. 2016 yılında ise ekonomik büyüme ile inşaat sektöründeki büyümeyi küresel ekonomik gelişmeler, yeni Merkez Bankası yönetimi ve politikası, Anayasa çalışmaları ile oluşacak siyasi süreç, terör olayları ve güneydoğudaki gelişmeler ile Suriye odaklı dış politik gelişmeler belirleyecektir. Hükümetin ekonomideki yüzde 4,5 ve inşaat sektöründeki yüzde 4,05,0 aralığındaki büyüme beklentisi iyimser senaryoyu temsil ediyor. Referans senaryoda ise, ekonomide yüzde 3,54,0, inşaat sektöründe ise yüzde 2,0-2,5 büyüme olabilecek. İnşaat malzemeleri sanayi ise yine daha çok iç pazara ağırlık verecektir.”

riskli durumlar da var. Bölgesel olarak büyük gücüz ancak dünyada yokuz. Çünkü genel olarak dünyanın yükselen sektörlerinde hali hazırda yatırımlarımız eksik ya da yok. Markalaşma eksik. Hala fason üretimle varlık sürdürülebilir ancak gelecek için artık bir adım ötesine geçmek gerekiyor” dedi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

yatırımları sayesinde olduğuna dikkat çekerek, ileriye dönük beklentilerini şöyle paylaştı:

Üretim ekosisteminde süpersonik dijitalleşme: Dijitalleşme her alanda yükselen ivmeyle ilerliyor. Bu hızla giderse, teknolojinin imalat sanayinde mal ve hizmet üretiminde inanılmaz boyutlara gelecek. 77


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Haberler

VitrA, Hayallerini Milano’da Dünyaya Açtı

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu markası VitrA, banyolar için tasarladığı gelecek senaryolarını, 12-17 Nisan 2016 tarihleri arasında tasarımın başkenti Milano’da gerçekleştireceği BATH TIME GOOD TIME adlı sergide izleyiciyle buluşturdu. Brera Tasarım Bölgesi’ndeki bir sanat galerisinde düzenlenen sergide, daha önce İstanbul’da yapılan atölye çalışmalarından hareketle; ürün, alan, alışkanlık ve ritüellerin mercek altına alındığı araştırmalar temel alınıyor. VitrA’nın inovatif yaklaşımıyla uyumlu, sade ve minimal sergi alanı, kavramsal tasarımın araş-

tırma sonuçları, mekânın odak noktası olarak sunuluyor. VitrA’nın, farklı kültürlerden tasarımcıları bir araya getirerek uluslararası, çoğulcu ve ortak tasarım anlayışını ortaya çıkaran çalışmalarıyla oluşturduğu BATH TIME GOOD TIME sergisi, “zaman” kavramından hareketle; rahatlama, güzellik, meditasyon, denge, hareket, an, mahremiyet ve bakım konulu 8 projeyi

78

izleyicilerle buluşturuyor. Türkiye’deki tasarım kültürünün öncülüğünü simgeleyen VitrA’nın Tasarım Direktörü Erdem Akan, serginin küratörlüğünü üstleniyor. Serginin ortak değerleri, birikimleri, hayalleri ve tutkuları birleştiren tasarımcıları; Sezgin Aksu, Jozeph Forakis, Diego Grandi, Setsu & Shinobu Ito, Sertan Özbudun, Terri Pecora and Mario Trimarchi ve VitrA Tasarım Ekibi’nden oluşuyor.


Hanifi Mutlu

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Söyleşi

Yüksel Seramik San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

1951 yılında Elazığ’da doğdum. Boston Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’ni bitirdim. Yüksek Lisans’ımı ise Yeditepe Üniversitesi’nde yaptım. İş hayatına okul hayatım sürerken atıldım. Seramik, otomotiv, inşaat sektöründe faaliyetlerine devam ettiğimiz 10 şirketimiz ve bir holdingimiz var. Kendi arazilerimiz üzerinde yap sat modelini uyguladık. Şuanda 6 şantiyemiz var ve buralarda daire, iş yeri, villa yapıyoruz. Otomotiv sektöründe 1984 yılından beri Honda ile birlikte yürüyoruz. Avrupa’da Honda’nın en büyük servis ve showroom’una sahibiz. Şuanki önceliğimizin seramik sektöründe olması dolayısıyla zamanımın %80’ini seramik sektörüne ayırıyorum. Yüksel Seramik’i 1995 yılında kurduk. 1995 yılından 2007 yılına kadar ortaklarımla birlikte Yüksel Seramik’in Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürüttüm. 2008 yılında ortaklarımızın hisselerini de Mutluhan Holding’e dahil ederek şirketin %100’ünü devir aldık. 2008 yı-

80

“Her şekilde, her şeye rağmen inanıyorum ki; Türk seramiği dünya lideri olacak.” lında 3.5 milyon m2 üretim yapan Yüksel Seramik’in 2016 yılındaki hedefi 20 milyon m2’ye ulaştı. Teknik granit, sırlı porselen, duvar, yer ve dekor mozaikleri ürün gamımız ile Türkiye’nin aşağı yukarı her ilinde Yüksel Seramik markamız yer almaktadır. “Markalarımızın arkasında durarak, yeniliğe açık olan sektörümüzde sürekli yatırım yaparak hem para kazanacağız hem de dünya liderliğini yakalamış olacağız.” İhracat olarak sektörde ki bazı firmaların pazar kaybetme korkusundan dolayı zararlar gördük. İsrail, Türki Cumhuriyetleri, Ukrayna, Rusya, Irak gibi ülkeler

sıkıntıya girince ihracatta biraz zorluk yaşıyoruz. Şuanda görüştüğümüz firmalarla eski günlerimizi yakalayacağımıza inanıyoruz. Bu sektörde bir bölgede sadece bir firmaya ürün verdiğiniz zaman maalesef sıkıntılar yaşıyorsunuz. İsrail’de bir firmamız battı. Biz de firma olarak bundan sonrası için hassasiyet gösteriyoruz. Bu bağlamda her zaman yurt dışı pazarında alternatifli firmalarla çalışılmasını ve firmanın kararlılığına özen gösterilmesini tavsiye ediyorum. Şuanda Türkiye pazarında fiyat düşürerek müşteri ediniliyor. Fiyat düşürmek yerine kaliteyi arttırarak müşteri kazanmanın benimsendiği bir ortam yaratabi-


“Türk seramik sektörünün parladığı ve dünyanın korktuğu bir Türkiye varken bizim kaçmak gibi bir lüksümüz yok.” sektörün genelini anlatırım. Çünkü Türk seramik sektörü zirveye çıkarsa Yüksel Seramik’de zirveye çıkar. Sektörümüz değil de sadece Yüksel Seramik’i zirveye taşımaya çalışırsak o zaman inişte aynı şekilde kolay olur. Bugün sadece fiyat avantajının önem gördüğü sektörümüzde bir fabrikayı zora sokmak için müşterisine %10 indirim yapmak yeterli olur. Bu yüzden özelde değil genelde sektörümüzü yukarıya taşımak için hep çalışmak hep üretmek zorundayız. Her daim işinin başında olan biri olarak bugünün şartlarında sadece üretim yapmanın yeterli olmadığını her fırsatta söylüyorum. Kalite, doğru hammadde, doğru girişimler, doğru çalışanlar, doğru makina, doğru zamanda teknolojiye kavuşulması, doğru ürün seçimi (ebat, renk vb.) gibi şeyler de büyük önem taşıyor. Her iş zordur ama bizim işimiz çok daha zor. Ancak işinizi iyi takip ederseniz, işinizi doğru yaparsanız bizim işimiz de kolay. Hedef müşteri seçimi ve bayi ağı doğru seçilirse, firmaların da gelece-

Söyleşi

Yüksel Seramik Yönetim Kurulu Başkanı ve SERKAP Başkanı olarak sektörde elini taşın altına koyan biri olarak azınlıktayım. Sektöre baktığım zaman, işverenleri ne SERKAP’ın ne de TSF’nin yönetiminde ve toplantılarında göremiyoruz. Profesyonellere elbette karşı değilim, kendilerine saygı duyuyorum ama profesyoneller bugün Yüksel Seramik’te yarın başka bir firmada olacaklar. Profesyonellerin verecekleri kararlar pazarlama, üretim kararı olur bu da o şirketi bağlar.

Ancak işverenlerin verdikleri kararlar sektörün genelini bağlar. Bu nedenle özellikle TSF’nin işverenler tarafından temsil edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Nitekim son dönemde UNICERA Fuarı’nın iki yılda bir olmasını tartışıyoruz ve bu kararın bugünün şartlarında son derece yanlış olacağına inanarak mücadele ettim. Belki ileride iki senede bir doğru bir seçim olabilir ama bugün o noktada değiliz. Türk seramik sektörünün parladığı ve dünyanın korktuğu bir Türkiye varken bizim kaçmak gibi bir lüksümüz yok. Bizim bu fuarı iki yılda bir yapmamız şuanda kaçmak olurdu. Bazı arkadaşlarımız bu durumu fark ettiler ve büyük bir yanlıştan döndük. Eskiden Türkiye’de bir birlik vardı, yanlış bir olay karşısında tek ses olurduk. Bugün bunu yakalamak çok mümkün olmuyor ama biz şanslıyız ki bu olayda meslektaşlarım yanlışı gördü ve hemen tek ses olup doğru kararı verdik. Bugüne kadar yaptığım televizyon yayınlarında yada röportajlarda bana hep Yüksel Seramik özelinde konuşun derler ancak ben hep

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

lirsek hem sektör hem de firmalarımız için çok daha sağlıklı bir rekabet sahası oluşacaktır. Pazarda tavsiye edilmeyen rakamlar telafuz ediliyor, zaten iç piyasa durgun vaziyette bu şekilde ihracatı da baltalarsak nasıl para kazanacağız? Dünyada Türk seramiği çok farklı bir yerde, markalarımızın arkasında durarak, yeniliğe açık olan sektörümüzde sürekli yatırım yaparak hem para kazanacağız hem de dünya liderliğini yakalamış olacağız.

Yüksel Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Mutlu ve TİMDER Başkan Yardımcısı Aydın Eşer 81


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Söyleşi

başında geliyor. Doğru firmadan doğru makina alımı, doğru borçlanma, doğru ebat, doğru bant seçimi, bunların hepsine dikkat etmek gerekiyor. 500 Bin Lira kazanırken 5 Milyon borçlanmamak lazım. 500 kazanırken 50 lira harcamak, 450’sini sermaye yapmak gerekiyor.

“Sahada her cebinde parası olana üretim yapmıyoruz. Tamamen sektördeki iş ortaklarımıza, yani bayilerimize üretim yapıyoruz.” ği doğru yola girer. Türkiye’nin bu hızını ben kimsenin keseceğine inanmıyorum. Çok önemli sıkıntılar atlattık, şuanda da o sıkıntılarımız devam ediyor. Anadolu, İç Anadolu’nun durumu çok zorda. Şuanda orada birçok bayimiz zor günler yaşıyor. Bizler burada onlar için üretim yaparak, 6 ay önceden sevkiyatlarını yapıp, onların pazarını ayakta tutmaya çalışırken bir bakıyorsun ertesi gün bir kalkıyor tüm varlıkları yok oluyor ve bu durum haliyle hepimize de yansıyor. İnşallah bu sıkıntıları çalışkan, seri ve çabuk karar veren bir millet olarak hızlıca atlatırız. Şuanda inşaat sektörümüzün teknolojisi çok ileri bir noktaya geldi. Dünyada Türk müteahhitleri kadar hızlı ve seri üretim yapan yok. Avrupa’da ve diğer ülkelerde de aynı şekilde birçok yönden başarılıyız. Türkiye’de de çok kaliteli inşaatlar yapıyoruz 5 yıl önce de sektördeki oyuncu arkadaşlarıma Türk seramiği dünya lideri olacak demiştim. Her şekilde, her şeye rağmen inanıyorum ki; Türk seramiği dünya lideri olacak. “500 Bin Lira kazanırken 5 Milyon borçlanmamak lazım. 500 kazanırken 50 lira harcamak, 450’sini sermaye yapmak gerekiyor.” Sektörümüzün gelişimi için yatırımcılarımızın öncelikle işlerine sahip çıkmaları gerekiyor. Bugün duyuyoruz birçok

82

firmanın yüksek seviyeli borçları var. Tepede durmakla firmalar yönetilemeyeceği gibi bu kadar borç da seramik üreterek ödenmez. Aynı şekilde fabrikaların hayatına devam edebilmesi için de birçok konuya dikkat etmek gerekiyor. Satın almalar bizim sektörümüzde en çok dikkat edilmesi gereken konuların

“Bayimizi yanlız bırakmayız. Bugünlerde görüyoruz, kişiler şahıs olarak cebindeki parasıyla ürün yaptırıyor. Sonra bir bakıyoruz bayiler bir anda yok oluyor.” Yüksel Seramik olarak hedefimizde seramiğin teknolojisini ileriye taşımak var. Başka herhangi bir işe girmek istemiyoruz. Biz yapıştırıcıda dahil kendi markamız olan Yüksel Seramik Kimyasalları’nı kullanıp, çevremizdeki fabrikalara reçetemizi verip onlarla üretiyoruz. Bizim bütün enerjimiz seramik, karo üzerine yoğunlaşmış durumda. Sektörde barter yaptığımız arkadaşlarımız da var. Sahada her cebinde parası olana üretim yapmıyoruz. Tamamen pazarda ki iş ortaklarımıza yani bayilerimize üretim yapıyoruz. Grubumuzdaki Honda bayiliği nedeniyle bayiliğin, ticaretin ne olduğunu, onun nasıl korunacağını gayet iyi biliyoruz. Bu nedenle herzaman öncelikle bayimizin yanındayız. Geçmiş dönemde Honda’nın Japon Genel Müdürü’ne bayiliğimize zarar vereceğini düşündüğümüz bir konuda karşı çıktık. Kendisi siz Mutluhan’sınız biz Honda’yız diyerek bize karşı çıktı. Bizim de Honda’yı temsil ettiğimizi ve aldıkları kararın yanlış


“Fuar yeni ürün tanıtımıdır, dışardaki müşteriye görseli tanıtmakdır. Bir şovdur ve zamanında yapmak gerekir. Zamanında yapılmadığında hiç bir anlamı yoktur.” Fuarlar önemli bir pazarlama alanıdır. Bu nedenle yapıldıkları zaman dilimi de büyük önem taşıyor. Otomotiv, inşaat hatta iş hayatında da her şeyin zamanında yapılması gerekir. Fuar yeni ürün tanıtımıdır, dışardaki müşteriye görseli tanıtmakdır. Bir şovdur ve zamanında yapmak gerekir. Zamanında yapılmadığında hiç bir anlamı yoktur. Israrla her sene fuarın sene sonu yapılması gerektiğini söylüyoruz. Her fuar zamanı bir gala yemeği yaparız, o yemeğe 300400 kişi civarında katılım olur. Galada yaptığımız ankete göre çoğunluk fuarın yıl sonu olmasını talep ediyor. Çünkü biz yeni yılın kataloğunu yaparken o gün ki ürünleri koyabilmeliyiz. Örneğin TİMDER Dergisi’ne 8 ay evvel yaptığımız ürünleri koymuyorsunuz. Bizler de yaptığımız kataloglara yeni ürünlerimizi koyuyoruz ki yeni yılda hem iç pazara hem yurt dışında-

ki müşterimize tanıtım yapıyor ve o tanıtımla ürün satabiliyoruz.. CERSAI ve UNİCERA fuarlarının tarihlerinin birbirine yakın olmasının üretim açısından avantajlı olacağı kanaatindeyim.Ayrıca sektörde daha güçlü olmak için mermer ve taş fuarının da yine diğer fuarları takip edebileceğini düşünüyorum. Fuarlar her yıl aynı ilde ve yerleşkede olacak diye bir kural yok. Amerika’da fuarlar her yıl başka bir eyalette yapılıyor. Sadece CERSAI’de aynı yerde yapılma durumu var. Fakat biz yaklaşık 8 yıldır Yüksel Seramik olarak CERSAI’ye katılıyoruz ve aşağı yukarı her sene farklı bir yerde bulunuyoruz. Dünyada baktığınız zaman örneğin Amerika’da ki Coverings Fuarı her yıl başka bir eyalette gerçekleşiyor. Her şehirini tanıtıyor, biz de her şehirimizi tanıtalım. Olaya bir de bu açıdan bakalım. UNICERA markası Türk seramik sektörünün markasıdır ve bu nedenle bu değerli fuarı her yıl farklı bir ilimizde yaparak daha fazla ülke tanıtımı sağlayabiliriz.

Söyleşi

CERSAI Fuarı dünyada devam etmesi gereken bir fuar. O olmazsa UNICERA Fuarı’nın da değeri düşer. Her işte olduğu gibi fuar sektöründe de rekabet önemlidir. Nasıl ki Fenerbahçe’siz Galatasaray, Galatasaray’sız Beşiktaş olmazsa Avrupa’da rakibi olmayan bir UNICERA Fuarı’nın da bir marka değeri

olmaz. Bu nedenle CERSAI Fuarı bizim için önemli bir fuardır.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

olduğunu vurgulayıp konumuzda direttik. Sonrasında haksız olduklarını anlayarak bizi tebrik edip geri adım attılar. Biz Mutluhan olarak markamızı Honda ile birleştirmişiz, pazarın kabul etmediği şartları bize kimse dayatamaz. Böyle bir kültürden geldiğimiz için biz de bayimizi yanlız bırakmayız. Bugünlerde görüyoruz, kişiler şahıs olarak cebindeki parasıyla ürün yaptırıyor. Sonra bir bakıyoruz bayiler bir anda yok oluyor. Çünkü parası olan kişiye fabrika ürünü 5 liraya veriyor, bayiye ise 7 liraya veriyor. Bu şekilde bayilerin ayakta kalması zorlaşıyor. Bu tarz talepler bize de geliyor ancak biz asla bu şekilde ürün vermiyor, herzaman bayimizi koruyoruz.

83


Germiyan Saatçioğlu

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Sektörel

Türkiye Seramik Federasyonu Genel Sekreteri

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden 1963 yılında mezun oldum. Henüz Koç Holding’in kurulmamış olduğu o günlerde Vehbi Koç’un daveti üzerine gerçekleştirdiğimiz görüşme sonrasında, Koç Grubu’nun Ankara Koç Han’da bulunan enerji sektöründe faaliyet gösteren Akyak Kollektif şirketinde Müdür Yardımcısı olarak işe başladım. Bir yıl çalıştıktan sonra şirketten izinli olarak askerlik görevimi Ankara’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’nda mütercim subay olarak tamamladım. Askerlik görevim sonrasında Vehbi Bey tarafından İstanbul’da yine Koç Grubu’na ait Gaz Aletleri A.Ş.’deki (Aygaz) görevime tayin edildim. Sonrasında Koç Grubu içerisinde rotasyon ile Türk DemirDöküm Fabrikaları A.Ş., DemirDöküm’ün Türkiye distribütörlüğünü yapan Merkez Ticaret A.Ş., İzocam A.Ş. ve tekrar Türk DemirDöküm Fabrikaları A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcılığı ve Genel Müdürlük yaptım. Enerji, ısıtma, soğutma, havalandırma

84

“Türkiye Seramik Federasyonu; sektör üretiminin yarısına yakınını yurt dışına ihraç ettiğinden dünya üzerindeki pazarlarda Türk seramik ürünlerinin iyi tanınması için faaliyetler yürütmektedir.” ve yalıtım sektörlerinde lojistik, üretim ve pazarlama dallarında görev aldım. Koç Grubu’nda tamamlayarak emekli olduğum 38 yıllık profesyonel meslek hayatımın son 20 yılında Merkez Ticaret A.Ş., İzocam A.Ş. ve DemirDöküm A.Ş.’nin Genel Müdürlüğü görevlerini yaptım. Profesyonel görev hayatım sırasında görev yaptığım şirketlerimin adına sivil toplum kuruluşlarında görev aldım.

Doğalgaz Sanayicileri ve İşadamları Derneği (2 dönem) Başkanlığı, İMSAD İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği (2 dönem) Başkanlığı ve DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda Türk Mısır İş Konseyi Başkanlığı (7 yıl) görevini yaptım. Emeklilik hayatımın ilk 2 yılı içerisinde karşılaştığım Adnan Polat, seramik derneklerini bir çatı altında toplamak üzere seramik federasyonunu kuracağını


“Türkiye Seramik Federasyonu; kaplama malzemeleri, vitrifiye sağlık gereçleri, teknik seramik ve refrakter malzemeler ve seramik hammaddelerini üreten üreticiler ile seramik bilimi, sanatı ve endüstrisi dallarında faaliyet gösteren insanları, seramik satıcılarını ve dağıtıcılarını bünyesinde barındıran geniş bir yelpazeye sahip.”

Sektör ürünleri yükte ağır cisimler olduğu için taşıma maliyeti ağır ve külfetli. Üretiminde ülkemizde mebzul miktarda bulunan seramik hammaddeleri ile birlikte yoğun enerji kullanılır. Sektörün katma değeri çok yüksek. Bu sebeple hammadde temini, enerji fiyatı ve temin güvenirliği çok önemli. Alt dallarına göre değişmekle birlikte üretimde, dağıtımda ve kurulumda geniş bir iş gücüne istihdam temin eder. Bu bakımdan istihdam, enerji ve nakliye başta olmak üzere takip etmekte olduğu değişik konular var. Sektör üretiminin yarısına yakınını yurt

dışına ihraç ettiğinden dünya üzerindeki pazarlarda Türk seramik ürünlerinin iyi tanınması için faaliyetler yürütüyor. Sektörümüzdeki çalışma şartları Avrupa Birliği’ne aday ülke olmamız sebebiyle her gün bir yeni kural yürürlüğe konularak AB’deki mevzuatlara göre düzenliyor. Federasyon içerisindeki derneklerden Kaplama Malzemeleri Üreticileri Derneği (SERKAP), Sağlık Gereçleri Üreticileri Derneği (SERSA) ve Teknik Seramik ve Refrakter Üreticileri Derneği (SEREF) olarak Brüksel’de AB üyesi ülkelerin ilgili milli derneklerinin üyeleri olduğu Avrupa federasyonlarının üyesiyiz. CET, FECS, PRE ve EuTeCer isimli Avrupa federasyonlarının üyesi olarak derneklerimizi bu federasyonların yönetim kurullarında temsil ediyoruz. Şahsen bu federasyonlarda yönetim kurulu üyesi olarak görev alıyorum. Her federasyon tarafından yılda en az 3 kere Brüksel’de Cerame-Unie’de yapılmakta olan toplantılarına katılıyorum. Avrupa seramik sektöründeki

TİMDER Başkan Yardımcısı Aydın Eşer ve TSF Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu

Sektörel

Seramik Federasyonu, daha sonra Ankara’ya yapmış olduğum müracaat ile isminin başına Türkiye kelimesini alarak Türkiye Seramik Federasyonu oldu. Federasyon Türkiye seramik sektöründe seramiğin değişik alt sektörleri olan kaplama malzemeleri, vitrifiye sağlık gereçleri, teknik seramik ve refrakter malzemeler ve seramik hammaddelerini üreten üreticiler ile seramik bilimi, sanatı ve endüstrisi dallarında faaliyet gösteren insanları, seramik satıcılarını ve dağıtıcılarını bünyesinde barındıran

geniş bir yelpazeye sahip. Amacı; ilgi alanındaki bu kişi ve kurumların daha iyi şartlarda çalışabilmelerini ülkemize daha faydalı olabilmelerini temin için bu grubun ihtiyaçlarını tespit ederek sorunlarına çözüm yolları bulmak. İçerisinde mevcut olan 7 adet derneğin her birisinin bağımsız yönetim kurulları var. Bu kurullar yukarıda federasyon yönetim kurulunda birleşerek sektörde tek seslilik yaratıyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

ifade etti. Benim de kendisine yardımcı olmamı, kendisinin başkanı olacağı bu kuruluşun profesyonel başkanı olmamı istedi. Kuruluş işlemlerine başladım ve tamamlayarak bu federasyonun Genel Sekreterlik görevini aldım. İki dönem başkanlık yaptıktan sonra Adnan Bey görevini Zeynep Bodur Okyay’a devretti. Zeynep Hanım’ın iki dönem süren başkanlığından sonra da Ahmet Tahsin Yamaner’in başkanlık görevi ikinci dönemin de benimle birlikte devam ediyor.

85


“UNICERA; yalnız bir sergi alanı olmaktan çıkarak bir büyük seramik sanayi, bilimi ve sanatı platformu haline dönüştü.”

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Sektörel

ürün olarak teknik ve ticari, istihdam, sosyal ve çevre olarak mevzuatlardaki gelişimi takip ederek federasyonumuz üyelerini bilgilendiriyorum. Ticari konularda CET’in Çin aleyhine Çin menşeli karolar için açmış olduğu damping vergisi soruşturmasında görev alarak AB Komisyonu’nun (EU Commission) Türkiye’yi de soruşturma içerisine almasına engel olduk ve Çin’e yaptıkları gibi ülkemize de %60’a varan damping vergisi uygulanmasından muaf tutulduk. Seramik sektöründe ülkemizdeki yasal ve ticari düzenlemelerde etkili olan TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) bünyesindeki Türkiye Seramik ve Refrakter Meclisi Başkanlığı Zeynep Hanım’ın Federasyon Başkanlık döneminde Federasyonumuza kazandırılarak kendisi Meclis Başkanı seçildi. Ben de Federasyon Genel Sekreteri olarak Meclis Başkan Yardımcısı olarak seçildim. Bu yönde de yurt içerisinde sektörü yakından ilgilendiren düzenlemelerde, yasalarda, tebliğlerde vs. danışılıyoruz ve sektörümüz lehine etkili olmaya çalışıyoruz. T.C. Ekonomi Bakanlığı ile (daha önceki Dış Ticaret Müsteşarlığı) yakın ilişkilerimiz vasıtasıyla sektörümüzün sorunlarını kendilerine iyi anlatabildiğimiz bir ortamda Çin menşeli seramik karoların Türkiye’ye ithalinde kota ve asgari fiyat uygulamasını içeren gözetim uygulattık. Beş yıl devam eden bu uygulama ile Çin menşeli seramik karo ithalatı miktar olarak azaldı ve kalite olarak disiplin altına alınarak yerli sanayimizin miktar ve fiyat bakımından bundan zarar görmesi önlenmiş oldu. Ürün çeşitlendirmesi ve daha çok porselen yer karoları üretilmesi konusunda geç kaldığımız için AB’ye ithal edilen Çin menşeli ürünlerde yılda 65 Milyon metrekare ithalattan damping vergisi uygulama sonucunda 3-4 yıl içerisinde 25 Milyon metrekareler düşen Çin ithalatının yerine geçmekte Türkiye olarak devreye giremedik ve bu alanı Avrupalı üreticilere bıraktık. Avrupa’da pazarın yavaşlaması da buna eklenince sektör kurtuluşu alternatif pazarlar aramakta buldu. Orta Doğu, Uzak Doğu, Sahra Altı Afrika ülkeleri gibi kartları açtılar. İhracat miktarımızda dünya pazarların86

daki genel teamüle uygun olarak artış yerine bir miktar azalma oldu. Daha çok iç pazar satışlara yüklendik. Alternatif seramik üreticisi ülkelerin, Hindistan ve İran’ın da sıralamaya girmesi ile dünya ihracatında ülkemiz 4.’lükten 6.’lığa indi. Seramik konusunda oldukça kuvvetli olan bu yeni iki ülke Hindistan ve İran’ın iç pazarlarındaki büyük boşluk sebebiyle üretimlerinin pek çoğunu mevcut konumlarını koruyarak iç piyasaya verecekleri ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde ihracatta bize daha fazla engel çıkartmayacağı görüşündeyim. Federasyon bir tarafta yurt dışındaki önemli seramik fuarlarında görünmek üzere çalışmalar yaparken kendi ülkemizde en iyi silahımız olan UNICERA Seramik ve Banyo Fuarı’nın 28.’sini geçen yıl tamamlamış bulunuyor. TİMDER’in işbirliği ile birlikte düzenlediğimiz bu fuar her yıl daha çok yabancı ziyaretçi ve katılımcı çekmekte ve daha fazla uluslararası nitelik kazandırıyor. Başlangıçta Avrupa’da 3. büyük seramik fuarı iken halen CERSAI’den sonra 2. büyük seramik fuarı konumuna gelmiş olan bu fuarı yaşatmamız ve daha fazla yeşertmemiz gerekiyor. Bu fuar yalnız bir sergi alanı olmaktan çıkarak bir büyük seramik sanayi, bilimi ve sanatı platformu haline dönüştü. Seramik sektörü Avrupa ülkelerinde karşılaşmakta olduğu çok katı sosyal, çevre ve teknik engeller sebebiyle hız

kaybedecektir. Çin de devletin çevreye uyum şartlarını zorlaması sebebiyle ve serbest ekonomiye geçişte finansmanın ve istihdamın pahalılaşması sebebiyle daha ileriye gidemeyecektir. Üretim, enerjinin daha bol ve ucuz olduğu Asya enerji hattına yakın yerlere, Ortadoğu ülkelerine doğru yönlenecektir. Muhtemelen birçok Avrupalı üretici Avrupa dışında üretim alternatifleri arayacaktır. Körfez ülkeleri, İran, BAE ve Türkiye seramik üretiminde daha çok şansa sahip olacaktır. Sektörün bu alanda devletten beklentisi Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan minerolojik bir sanayi olarak vasıflandırılan seramik sektörüne bu sebeple enerjinin vergilendirilmesi yasası ile getirilen ve açık olarak uygulanan bu sektörün proseste kullandığı enerjide bazı vergilerden muaf tutulması uygulamasını benimsemesi ve tatbik etmesidir. Bu suretle enerji maliyeti %20’ye kadar ucuzlayacaktır ve Avrupalı üreticilerden enerjiyi daha pahalı kullanmamız sonlanacaktır. Keza Avrupa Birliği üyesi ülkelerde elektrik fiyatlarında %40’lara varan yenilenebilir enerji destekleme vergilerinin seramik sektöründen alınmaması veya üye ülkelere göre alınıyorsa yılsonunda vergilerinden düşülerek iade edilmesi prosedürünün işletilmesini bekliyoruz. Bu suretle baz olarak hemen hemen aynı olan elektrik fiyatlarımız onlarda olduğu gibi bizde de yarıya yakın inmiş olacaktır. Bu da bize dünya pazarlarında Avrupa ile rekabet imkanı tanıyacaktır.

TSF Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu ve TİMDER Başkan Yardımcısı Aydın Eşer


Aret Polat

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Üretici

Gül Pres Döküm San. ve Tic. A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi

“1 Milyon adet’e yakın armatür, 1,5 Milyon adet civarı da vana ve musluk üretiyoruz.” Biz bir aile şirketiyiz. Firmamız 1962 yılında Gülbenk ve Doğan Polat tarafından kurulup, 1978 yılında ise GPD markası ile yoluna devam eden, vana üretimi ile başladığı yolda, banyo mutfak armatürleri üretimi ile konutlarda hem sıva altı hem de sıva üzeri dünyaya hitap eden, müşterilerin ihtiyaçlarına en iyi hizmeti vermeye odaklanmış 52 yıllık bir çınar. Üretimimize İstanbul Beylikdüzü’ndeki fabrikamızda devam ediyoruz. 1 Milyon adet’e yakın armatür, 1,5 Milyon adet civarı da vana ve musluk üretiyoruz. “Pazara en iyi ürünü vermek adına kadrolarımızı sürekli eğiterek bilgilerini ve vizyonlarını güncel tutuyoruz.” Ar-Ge, tasarım ve inovasyon çalışmalarımız fabrikamızdaki mühendis ekibimiz tarafından, pazarlama ekibimizin de desteği ile devam ediyor. Trendleri iyi

88

“GPD; dünyaya hitap eden, müşterilerin ihtiyaçlarına en iyi hizmeti vermeye odaklanmış 52 yıllık bir çınar.” takip ederek zamanında pazara en iyi ürünü vermek adına kadrolarımızı sürekli eğiterek bilgilerini ve vizyonlarını güncel tutuyoruz. Kendi ekibimizin gerçekleştirdiği tasarım serilerimiz zaten yıllardır oldukça fazla beğeni topluyor. GPD olarak hemen hemen tüm bataryalarımızda su ve enerji tasarrufunu ön planda tutuyoruz. El değmeden çalışan fotoselli bataryalardan, su sıcaklığını sabitleyen termostatik bataryalara ve zaman ayarlı bataryalara kadar geniş çaplı bir üretimimiz var. Ayrıca banyo bataryalarımız dakikada 16 litre, lavabo ve eviye bataryalarımız dakikada 8 litre gibi düşük ölçülerde su harcıyor ve kullanıcılarının cebini koruyor. Bunlara

ilave olarak 50 bar basınca dayanıklı özel GPD logolu GPD kartuşumuz ısı ve debi ayarlı olup, kullanıcıya harcayacağı suyun miktarını GPD teknik servisi aracılığıyla ayarlama imkanını da tanıyoruz. Ayrıca bu yıl içinde; armatür açıldığında soğuk su ile sistemin başladığı, kombiyi çalıştırmadan sıcak sudan tasarruf sağlayan “cold start” kartuşlu iki seriyi de ürün gamına alacağız. “Ödenen paranın hakkını veren ürünler ile zenginleştirirken, satış sonrasında da 100’e yakın teknik servisimiz ile ürünümüze sahip çıkıyoruz.” Ürünlerimizi tanıtmak için sektörel ba-


“İç piyasada oldukça başarılıyız. İhracatta da bu modeli yaymaya çalışıyoruz.” Pazarda ilk 4 firmanın içindeyiz. Sürekli ama kontrollü bir büyüme içindeyiz. Yapı market kanalında ise Koçtaş yapı marketlerde en çok satılan armatür markası konumundayız. Kısaca iç piyasada oldukça başarılıyız. İhracatta da bu modeli yaymaya çalışıyoruz. İhracat payımız her sene artıyor ve 30’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Iraktan İsveç’e, Kenya’dan Rusya’ya geniş bir coğrafyada GPD markasını tanıtıyor ve kaliteli ürünlerini satıyoruz. GPD’nin ana iddiası GPD markalı ürünleri kullanan tüketicilerin, ürünlerimize verdiği paraların, ürünün kalitesi ile hak edildiğine olan inançlarının her geçen gün artmasıdır. Biz bir ürün üretiyoruz ve bu bizim tek işimiz. Bu üretim ve sunulan hizmet sonrasında kullanan memnun ise biz de memnun oluyoruz ve daha iyiyi yapmak adına motive oluyoruz. 10 yıl sonra GPD bugün olduğu yerden çok daha ilerde olacaktır. Kısa vade hedeflerimiz hızlı bir şekilde ilerleyen satışlarımızın trendini bozmadan, ürün gamımızı sürekli güncellemek ve kâr oranlarımızı hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirmek olarak özetlenebilir.

Orta ve uzun vadede ise özellikle ihracat satışlarımızı daha da fazla büyütmek ve %50’lere ulaştırmak var. İç piyasada ise tüketici algısında güvenilir marka imajımızı devam ettirmek istiyoruz. GPD daha çok uzun yıllar sektörde önemli bir oyuncu olacak. GPD olarak “Daima Sizlerle” sloganımızdaki gibi daha uzun seneler üretim yapan, kaliteli ürünlerini tüketiciye ulaştıran, satış sonrası hizmeti en üst kalitede yerine getiren, profesyonel bir ekip tarafından kuyumcu titizliğinde kurumsallık odağında yönetilen bir aile şirketi olmaya devam edeceğiz. Tüm müşteri ve kullanıcılara bizi 40 senedir tercih ettikleri için sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

“Sektörümüz son 10 yılda önemli bir büyüme kaydetti. 300 üzerinde üretici ve ithalatçı firma genişleyen bu pazardan yararlandı.” Sektör konut yapımına paralel şekilde her yıl büyümekte. Ülkemizde yenileme pazarı anlamında her yıl en az 600700.000 adet yeni konut yapılmak zorunda. Artan bir kentleşme oranımız var. Bu bağlamda, hükümetin de politikaları ile nerede ise tüm ekonomi yapı sektörü bazlı büyüyor. Sektör içinde armatür üretimi de hem üreticiler hem de daha çok ithalatçılar ile birlikte sürek-

li büyüyor. Sektörümüz son 10 yılda önemli bir büyüme kaydetti. 300 üzerinde üretici ve ithalatçı firma genişleyen bu pazardan yararlandı. Ancak bu firmalardan çoğu kaliteyi iyileştirmek yerine kısa vadeli kâr peşinde koştular ve bataryalarda birim fiyat artışını engellediler. Düşük fiyatlar üreticilerin kâr oranlarını azaltırken ithalatçıları büyüttü. TOKİ konutlarında kullanılan ürünlerde ise sadece fiyat odaklı davranıldığından, kulanıcıların batarya ürün gruplarına verdiği değer çok gelişmedi. Bundan sonraki dönemde dünyanın içinde bulunduğu ekonomik ortam ve ülkemizin durumu yükselecek faizler sonrası konut fiyatlarında olduğu söylenen balonun patlamasına yol açabilir. Konut stoğu fazlalığı satılamaz ise bu dönemde üretici ve ithalatçılar arasında bir doğal seleksiyon olacağını düşünüyoruz. Bu sebeple iç piyasada sağlam dururken yurt dışında büyümeye odaklanacağız. “Türk menşeili bizim gibi ciddi anlamda armatür üreticisi olan toplam 9-10 firma varken, sektörde 350 civarı armatür markasının pazarda satılıyor olması bence sektöün en önemli sorunudur.” Sektörün en önemli sorunu kontrol azlığıdır. Kaliteli üretimler ile kalitesizleri ayıracak bir oyun kurucu ülkemizde etkin değil. TSE standartı da artık tam bir belirleyici değil. Satın alma gücü anlamında ise konut kredi faizlerinin halen aylık %1’in altına inmemesi, mevcut konut stoğunun satışını engelliyor. Türk menşeili bizim gibi ciddi anlamda armatür üreticisi olan toplam 9-10 firma varken, sektörde 350 civarı armatür markasının pazarda satılıyor olması ve bunların çoğunun insan sağlığına aykırı, Avrupa normlarına uymayan malzemeden üretildiği halde kontrol ve denetim olmadığından rekabettede de haksızlık yaratıyor olması bence sektörün en önemli sorunudur.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

sında, bilboardlarda, 7 senedir sektör içinde dağıtımını yaptığımız kurumsal yayınımız olan GPDergi’de, bayi stand teşhir uygulamalarında, kataloglarımızda, yurtiçi ve dışı fuarlarda aksiyonlar gerçekleştiriyoruz. Markamızı her gelir grubunun evine girebilen ve yıllarca problemsiz kullanım sonrasında, ödenen paranın hakkını veren ürünler ile zenginleştirirken, satış sonrasında da 100’e yakın teknik servisimiz ile ürünümüze sahip çıkıyoruz. TSE’den TS ISO10002:2006 “Müşteri Memnuniyeti Yönetim Belgesi”ni alan ilk firmayız.

Üretici

“Konut stoğu fazlalığı satılamaz ise bu dönemde üretici ve ithalatçılar arasında bir doğal seleksiyon olacağını düşünüyoruz. Bu sebeple iç piyasada sağlam dururken yurt dışında büyümeye odaklanacağız.”

89


Buse Sarıbaş Topçu

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Üretici

Sarıbaşlar Seramik San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Üyesi / İthalat & İhracat Müdürü

1990 İstanbul doğumluyum. İş hayatım küçük yaşlarda fabrikamızın bahçesinde oyunlar oynayarak başladı. Öğrenim hayatımı Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünde tamamladıktan sonra ailemizin üçüncü kuşak temsilcisi olarak aktif bir şekilde çalışmaya başladım. Yönetim Kurulu Üyesiyim. Markamızın tüm dış pazarlarda etkinliğini sürdürmesi ve yeni pazarlarda yer alması için ihracat ve ithalat organizasyonlarını bizzat kendim yönetiyorum. Sarıbaşlar Seramik ticari hayatına 1983’te yapı malzemeleri toptan satışı ile başladı. Daha sonra vitrifiye üretimi yapma kararı alınarak 1993 yılında İstanbul’da yıllık 300.000 parça adet ile kalite ve müşteri memnuniyetini ilke edinerek Sarıbaşlar Seramik vitrifiye fabrikası üretime başladı. 2006 yılında Çerkezköy Veliköy Organize Sanayi Bölgesinde 20.000 m2 açık ve 6.500 m2 kapalı alanda 300.000 adet

90

“İş hayatım küçük yaşlarda fabrikamızın bahçesinde oyunlar oynayarak başladı.” yıllık kapasiteyle ve yeni teknoloji ile donatılmış fabrikamızla üretimimize kaldığımız yerden devam ettik. 2008 yılında % 25 kapasite artışı sağlayan ilave fabrika yatırımını gerçekleştirip, 2010 yılında ise tüm dünyanın içinde bulunduğu ekonomik krize rağmen tamamı 12.000 m2 kapalı alan içerisinde yıllık 750.000 parça üretim kapasitesine ulaştık. Vitrifiye üretiminde modern çizgileri ve kaliteyi ön planda tutuyoruz. Her gün değişen tasarım anlayışına göre kaliteli, estetik, fonksiyonel ve ekonomik olmayı ön planda tutan bir anlayış ile üretim yapıyoruz. Müşterilerimizin banyolarında kendi tarzlarını yansıtmalarına olanak sağlıyoruz. Deneyimli kadromuzla,

üretimin her aşamasında teknolojiyi kullanıyoruz. Vizyonumuz; gelişme ve büyümenin değişmez parçası olan teknolojik yeniliklere açık olmak ve bu yenilikleri işletmeye dahil edecek gerekli yatırımları yapmak. Üretim kalitesini daima sürdürebilir kılmak ve daha da ileri taşımak amacıyla teknik ekibimiz tüm Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarını titizlikle gerçekleştiriyor. Sarıbaşlar Seramik Euroser markamızla, çeyrek asırlık tecrübesi ile dünyanın 25 ülkesinde ve Türkiye’nin her bölgesinde bayi ağı ile ürünlerini tüketicilerle buluşturuyoruz. Üretimimizin %20sini ihraç ediyoruz. Bu süreçte deneyimli, pratik ve dinamik pazarlama kadromuz-


la hizmet veriyoruz. Müşteri isteklerine odaklı pazarlama yönetimi yaklaşımını benimseyerek uyguluyoruz. İş ortağı olarak gördüğümüz bayilerimizin ve nihai müşterilerimizin memnuniyetini en üst düzeyde tutacak toplam kalite anlayışını benimsiyoruz. Pazarlama ve satış organizasyonumuzu 2016 yılı itibariyle kurduğumuz Sarıbaşlar Pazarlama İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ile birlikte profesyonel bir yaklaşımla devam ettiriyoruz. Rekabetin hayli yüksek olduğu bu sektörde tüketicinin dikkatini çekmek için en son trendleri kısa sürede yurtiçi ve yurtdışı pazarlara ulaştırıyoruz.

sağlamak ve süreklilik önemlidir. Bu sebeple bayi yapımızı korumaya çalışıyoruz. Bunun yanında yurtdışında yeni pazarlara girmek ve ihracatımızı artırmak amacındayız. Var olan yabancı portföyümüze ek olarak daha çok Avrupa ülkelerine ihracat yapmayı planlıyoruz. Rekabetin yoğun olduğu bir sektördeyiz. Yeni pazarlara

Türkiye için inşaat sektörü oldukça önemli bir sektör. İnşaat sektöründe inişler çıkışlar var ancak Türkiye’de inşaat sektörünün duracağını düşünmüyorum. Var olan yoğun genç kuşak, artan nüfus, kentsel dönüşüm, yeni konut edinmeler, konutların yenilenmesi inşaat sektörüne ve dolayısıyla seramik ve vitrifiye sektörüne olumlu yansıyacaktır. Üretime daha çok önem verilmeli ve üretim teşvik edilmeli. Vasıfsız eleman ve ara eleman bulamıyoruz. İş gücü sorunu ve enerji fiyatları büyümeyi engelliyor. Üretimin gelişmesi ülkenin kalkınmasında büyük rol oynuyor. Üretime destek olunursa Türkiye’nin daha iyi noktalara geleceği düşüncesindeyim.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

açılmak, müşterilerle buluşmak, yeni ürünleri sergilemek için fuarlara katılım çok faydalı oluyor. Bu sebeple yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılmaya özen gösteriyoruz. Özellikle UNICERA iç pazar fuarı olmaktan çıkıp zamanla Avrupa’nın en büyük seramik, banyo fuarlarından biri oldu. Yurtdışı ziyaretçilerinin de çok yoğun katılımı olduğundan ihracatta yeni pazarlara giriş yapmamıza ve mevcut müşterilerimizle tekrar bir araya gelmemize olanak sağlıyor.

Üretici

“Vizyonumuz; gelişme ve büyümenin değişmez parçası olan teknolojik yeniliklere açık olmak ve bu yenilikleri işletmeye dahil edecek gerekli yatırımları yapmak.”

Dünya’da marka değeri her geçen gün artan Türkiye’mizin kalkınmasında en büyük rolü olan üretimin gelişmesine, çeşitlenmesine, standartların yükseltilmesine ve çevre bilinci içinde ekonomiye katkıda bulunmasına yönelik yasalara, yönetmeliklere ve ahlak kuralları ile geleneklerimize uygun her türlü girişimin yanında ve içinde yer almak hedeflerimiz arasında yer alıyor. İç ve dış piyasalardaki mevcut müşterilerimizin memnuniyetini en üst düzeyde tutarak, işbirliklerimizin devamlılığını

91


Yücel Baran

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Geçerken Uğradık

Baran Mühendislik Tes. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. Genel Müdürü

92

“İstanbul artık satış konusunda deformasyona uğradı. Taşrada ise herkes birbirini tanıyor, bu nedenle bende hep daha fazla esnaf hissi uyandırıyor.”

1964 doğumluyum. 1986 yılında Trakya Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Üniversiteden mezun olduktan sonra Ak Çimento fabrikasında kısa bir süre stajyer olarak olarak çalıştım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra 1989 yılında Baymak’ta pazarlama elemanı olarak iş hayatına başladım. 1991 yılında Körfez’deki kriz sonrasında Baymak’ta köklü bir ekip değişimi yaşanınca, bizde Baymak’tan ayrılıp 1992 yılında Şirinevler’de Baran Mühendislik Ltd. Şti.’yi kurduk. İlk önce proje ve taahüttle başladık. Daha sonra potansiyel müşteri çevremizden dolayı Baymak bayilik alıp satışa yöneldik. O günden sonra sektörde iddamızı ve hedefimizi hep koruduk. 2001’de de Demirciler Sitesindeki kendi yerimize taşındık.

gesi Edremit, Akçay, Burhaniye pazarımız açısından çok iyi gelişme gösteren illerimiz. Şuan Bandırma’dan dolayı Balıkesir’de de ciddi bir hareketlenme var. İstanbul artık satış konusunda deformasyona uğradı. Taşrada ise herkes birbirini tanıyor, bu nedenle bende hep daha fazla esnaf hissi uyandırıyor.

Baymak teknik ürünlerini ihtiyacı anında karşılıyoruz. Ürüne talep alma şeklimiz genelde anlık olduğu için bölgeler oluşturduk. Yapılanmamızı da boşluk gördüğümüz önce Bursa, sonrasında Edirne ve son olarak da Çanakkale’de gerçekleştirdik. Çanakkale Körfez Böl-

“Şirket politikası olarak pazarlama çalışmalarına ağırlık veriyoruz.” Baymak’ta ciro bakımından son 3 senedir üçüncüyüz. Çalışan sayımız şubelerimizle birlikte 18 kişi ve 35 münhasır alt bayimiz var. Şirket politikası olarak pazarlama çalışmalarına ağırlık veriyoruz.

Çalışma portföyümüz genellikle ısıtmacılar, teknik malzeme satıcıları bir de mekanikçi arkadaşlarımıza ürün tedarik ediyoruz. Biz genelde ısıtmacılarla bir de klimacılarla çalışıyoruz. Bizde başka bir ürün yok. Pazarın şuanki durumuna baktığımız zaman sıkışık bir dönem görüyoruz. Şuanda ortam huzursuz. Biz bu durumda bütün zorluklara rağmen ticareti devam ettirmeye çalışıyoruz. 25 yıl önce ticarete başladığım bu sektörde eski günleri çok arıyoruz. O dönemlerde ödeme sormazdık, aklımıza bile gelmezdi, yeterki müşteri sipariş versin diye bakar-


“Bugün ticaret sermayeye dayandı. Sermayesi, gücü, birikimi ve geçmişi olmayan kişiler için ticari hayat çok zor.”

dık. Geçmiş dönemlerde sözle iş yapılıyordu. Söz demek çek senet demekti. 2002 yılına kadar enflasyonun olduğu bir ortamda ticaret yaptık ve o günlere baktığım zaman kolay ticaretin olduğu dönemlermiş diye düşünüyorum. 20042006’dan sonra enflasyonun %10’ların altına düştüğü bir ortamda ticaret yapmak çok daha zorlaştı. 2006’dan sonra sektör olarak enflasyonsuz ortamda ticaret artık para kazandırmaz oldu. 2006’da aldığımız malı 2007’de daha ucuza aldık ve çok kişi bu durumdan zarar gördü. Baymak’ta eski dönemlerde 2 ayda bir liste değişirdi. Aylık %4 vade geçişi vardı. 5 ayda 20 puan geçiş vardı. 5 ay sonra mala %25 zam gelirdi. Ticaret şimdi ise çok zorlaştı. Bugün ticaret sermayeye dayandı. Sermayesi, gücü, birikimi ve geçmişi olmayan kişiler için ticari hayat çok zor. Türkiye’de eskiden de 500 Bin konut yapılıyordu, bugün de 500 Bin konut yapılıyor. Eskiden 500 Bin konutu 500 Bin müteahhit yapıyordu. Şimdi 500 Bin konutu 50 tane müteahhit yapıyor. 50 tane adamın peşinde koşuyoruz. Bu müteahhitlere satın alma gücü sağlıyor.

ğil. Bu şekilde bayiyi koruyamazsınız. Türkiye’de 3 Milyon metre panel radyatör tüketimi var, 22 Milyon metre üretim kapasitesi var. Bu koşullarda rekabet olmaması mümkün değil ve sektörümüz bu açıdan git gide zorlaşıyor. Geleceğin mimarı gençlerimize baktığımız zaman çok hırslılar ve çok yüksek beklentileri var. Tekonolojiyi çok iyi kullanıyorlar. Bana göre teknolojinin gelişimiyle bir çağ kapanıp yeni bir çağ açıldı. Gençler internet sayesinde her şeye ulaştığı için beklentiler de yükseldi. Internetten çok hızlı arabalar, evler, diziler,

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Aydın Eşer, Yücel Baran, Yeliz Kılıçaslan ve Didem Arıseli Baran

“Bizim sektörde çok daha fazla emek harcanması, enerji sarf edilmesi, finansman ayrılması, pazarlamaya ağırlık verilmesi gerekiyor.” Doğalgaz, ısı sektörü rekabetin çok yoğun yaşandığı bir sektör. Birçok marka var. Arz çok, talep çok az... Hatta bugünlerde mevsimden dolayı hiç talep yok diyebiliriz. Herkesin yürüdüğü yerde biz koşmazsak geri kalıyoruz. Bizim sektörde çok daha fazla emek harcanması, enerji sarf edilmesi, finansman ayrılması, pazarlamaya ağırlık verilmesi gerekiyor. Bu sebeple erişemediğimiz yerlere ulaşmak amacıyla dört bölgede hizmet veriyoruz. Özellikle Körfez bölgesi ısı sektörü açısından çok hareketli bir bölge. Oralara da hizmet etmek adına koşturuyoruz.

Geçerken Uğradık

yaşam tarzları, arkadaşlar derken her örneğe iyi/kötü ulaşabiliyorlar. Bunları daha mütevazi semtlerde yaşayanlar da gördükçe izledikçe hayalindeki dünyaya sahip olmak istiyor. Bu da onlara hırs sağlıyor. Tabi bu hırs herzaman hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine olanak sağlamıyor ve hayal kırıklığı yaşıyorlar ama ben herşeye rağmen arkamızdan güzel bir nesil geldiğine inanıyorum.

Eskiden fabrikaların toplu işler müdürlüğü diye bir bölümü yoktu. Bayiler gider müşteriyle birebir görüşürdü. Şimdi ise müşteri karşısında muhatap olarak fabrikayı görmek istiyor. Çünkü artık projeler için termin çok önemli, bu noktada fabrikanın verdiği termin müşteriye daha doyurucu geliyor. Bayiyi korumak adına toplu işler tanımının üreticiler tarafından iyi belirlenmesi gerekiyor. 3-5 parça ürüne toplu iş demek doğru de93


Geçerken Uğradık TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

“İlişkilerimizi sıcak tutmak adına aynı zamanda haftanın üç günü şehir dışına çıkar bayileri gezerim.” Bizde rekabet denilince akla sadece fiyat geliyor. Kimse kalitesine, hizmetine, satış sonrası servisine bakmıyor. Bizim sektörde fiyattan sonra bizi farklı kılacak konu insanların kalbine dokunmak. Bayilerle samimiyeti, o sıcak diyaloğu yakalarsak, bayinin kalbini kazanırsak fiyatı da bir nebze aşabiliyoruz. Bu nedenle bayilerle iki ayda bir, toplantı salonumuzda toplantı yapıyoruz. Geçen yıl bayilerle bir Antalya gezisi yaptık. Yaklaşık 100 firmayı eşleriye birlikte bizzat eşimle ben ağırladım. 4 gün kaldık ve büyük bir aile olduk. Bu tarz seyahatlar insanları birbirine çok yakınlaştırıyor ve farklı bir bakış açısı kazandırıyor. İlişkilerimizi sıcak tutmak adına aynı zamanda haftanın üç günü şehir dışına çıkar bayileri gezerim. İstanbul’dan çıkar Edirne’ye, ordan Çanakkale’ye sonra Bursa’ya gider ve İstanbul’a geri dönerim. Benim için yüzyüze iletişim herzaman çok büyük önem taşır. Biz bu kültürü zamanında Baymak’la yaptığımız gezilerde öğrendik. Aidiyet duygusunu oluşturmak çok önemli. İşimi çok severek yapıyorum. Sektörün büyüklerinden duayenlerinden bir

94

“Bizim sektörde fiyattan sonra bizi farklı kılacak konu insanların kalbine dokunmak.” şeyler öğrenmek beni herzaman mutlu ediyor. Bu yüzden de masa başında çalışmayı sevmem, hep sektörün önde gelen insanlarıyla görüşmeyi arzu ederim, bu beni daha verimli hale getiriyor diye düşünüyorum. Devlet politikaları ve konjektörün getirecekleriyle ilgili olarak gelecek hedeflerimizi planlıyoruz. Belli bir ciroyu yakalamak gibi hedeflerimiz var ama bu hedefler çok değişken olabiliyor. Emekli olduktan sonra da Baran Mühendislik’in devam etmesini sağlamak istiyoruz. Hayalimizde beş şube açmak vardı, dört tanesini açtık. Kalan bir tane şubemizi de Anadolu yakasında açmayı istiyoruz. “TİMDER’in en çok sevdiğim özelliklerinden bir tanesi de, herkes görev alıyor ve herkes görevini layıkıyla yaptıktan sonra yeni kuşağa bırakıyor.” TİMDER ilk kurulduğunda ben çok genç yaşlardaydım. O dönem Esentepe’de büro katında kurulduğunda, haftada

bir toplantı yapılırdı. O zamanlar ben Baymak’ta pazarlamada çalışıyordum ve toplantılara pek gidemezdim ama sektör için güzel bir çalışma olduğunu bilirdim. TİMDER’in en çok sevdiğim özelliklerinden bir tanesi de, herkes görev alıyor ve herkes görevini layıkıyla yaptıktan sonra yeni kuşağa bırakıyor. Hiç bir kavga, dövüş, saygısızlık, art niyet yok. Kimse TİMDER’i kendi menfati için kullanmak istemiyor, herkes sektöre ne katabiliriz diye düşünüyor. Bizde böyle nadide bir kuruluşun bir parçası olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Gerçekleştirilen “Sektör Duayeni Sohbetleri” çok başarılı bir etkinlikti. Bizler için çok faydalı bir faaliyet oldu. İnsanların hiç bir karşılık beklemeden verdiği en değerli şey bilgisi. Biz de bu etkinlikte Nevzat Demir’den çok değerli bilgiler aldık. Bu tarz etkinliklerin devam etmesini arzu ediyoruz. Sektörün sıkıntılarının da TİMDER tarafından ele alınmasını ve bilgilendirici etkinliklerin arttırılmasını bekliyoruz.


SOLUS SERİSİ ‘SADELİKTEKİ MÜKEMMELLİK’

satis@gpd.com.tr www.gpd.com.tr facebook/gpdaimasizlerle Danışma hattı: 0850 460 0 473


Haydar Özyıldız

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Geçerken Uğradık

Nilsu Plastik San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü

96

1972 Sivas Divriği doğumluyum. Sektöre 1994 yılında Esen Plastik’te başladım. Esen Plastik’te beş sene Trakya Bölge Satış Temsilcisi olarak çalıştım. 1999 yılında ayrılıp Nilsu Plastik’i kurduk. Profesyonel hayattan ticarete geçiş yapmam da kendi işimi yapma arzumun baskın gelmesi sebep oldu. “Müşterilerimiz aradığı zaman Nilsu Plastik’te bu ürün var mıdır diye düşünmüyor, ürünün mevcut olduğunu bildiği için sadece adet siparişi geçiyor.” Nilsu Plastik olarak ürün gamımızda ağırlıklı olarak alt yapı ürünleri yer alıyor. Bunun yanında peyzaj sulama, tarımsal sulama ve üst yapı da var ama alt yapı ürünlerindeki ağırlığımızla tanınıyoruz. Esenyurt’ta bulunan 1,5 dönümü kapalı toplam 2 dönümlük arazimizde hizmet veriyoruz. Bu tesisimize geçen sene geçtik ve yaptığımız bu büyük yatırımla stok alanımızı çok büyüttük. Artık müşteri sipariş ettiği malı

“Bizim ticaretimizde güven odaklı çalışmak önemlidir. Müşterilerimiz bilirler ki verdiğimiz tarih ve saatte malzemeyi teslim ederiz.” hemen teslim almak istiyor. Kimse 3-5 gün ürün bekleme lüksüne sahip değil sadece ürün var mı diye soruluyor ve sipariş geçiliyor. Şuanda stok alanımızda bizim ana kalemlerimizden her türlü ürün bulunuyor. Müşterilerimiz aradığı zaman Nilsu Plastik’te bu ürün var mıdır diye düşünmüyor, ürünün mevcut olduğunu bildiği için sadece adet siparişi geçiyor. Bu nedenle bu tesis bizim için çok artı değer oldu. Ancak iki dönüm arazi İstanbul şartlarında ciddi bir maliyet getiriyor ve bu maliyeti gidermenin de tek bir yolu var satış yapıp, kar edebilmek. Bunun için

de normalden daha fazla çalışıyoruz. Biz piyasada çok sözü tutulan bir firmayız. Çünkü biz bir iş için söz verdiysek o işten zarar da edeceğimizi bilsek o işi yaparız. Bizim ticaretimizde güven odaklı çalışmak önemlidir. Müşterilerimiz bilirler ki verdiğimiz tarih ve saatte malzemeyi teslim ederiz. Müşteri memnuniyeti bizim için esastır. Yaptığımız işe baktığınız zaman herkesin kalitesi belli, bunları üreten firmalar belli ve herkes ürünleri aynı yerden alıyor. Rakiplerimiz de aynı fabrikalarla çalışıyor ve rakamlar he-


“Münhasır bayilik dediğimiz sistem Türkiye’deki ticarette artık maalesef işlemiyor.” Trakya Bölgesi’nde tali bayilerimiz var. Trakya Bölgesi’nde müşterimiz nalbur gibi satıcılardan oluşuyor. Bunun yanı sıra İstanbul’da ve Türkiye’nin diğer yerlerinde şantiyeler, inşaat firmaları gibi alt yapı işi olan yerlerde de müşterilerimize ulaşıyoruz. Ürün gamımızda Esen Plastik, Dizayn, Ege Yıldız, Wavin Pilsa, Sanica, Rain Bird, Arangül, NTG gibi sektörün içinde üretim yapan hemen herkesle çalışıyoruz. Münhasır bayilik dediğimiz sistem Türkiye’deki ticarette artık maalesef işlemiyor. Çünkü artık malzemeyi nereden bulabiliyorsak oradan alıyoruz o yüzden herkesle de çalışmak durumundayız. Gelecek dönem hedeflerimiz arasında uygulama çalışmaları yapmak var. Yaptığımız işin bir adım ötesi uygulamaya gitmek, şantiyelerde uygulama işleri alabilmek diye düşünüyoruz. Uygulama işi satıştan da daha karlı bir iş, satışı zaten yapıyoruz artık malzemeyle birlikte uygulamayı da yapabilmeli-

yiz. Uygulama işini tek başımıza değil, alternatif bu işi bilen bir firmayla beraber yapmayı planlıyoruz. Çünkü bizim bildiğimiz iş, bu işin toptan ticaretini yapmak, uygulama işi bizim bildiğimiz bir iş değil o nedenle bilen biriyle yapılması görüşündeyiz.

“Herkesin birbirine güvendiği sözün senet sayıldığı bir ticaret şekli vardı.” Ticaretin dününe baktığımızda söze dayalı bir iş anlayışı vardı. Herkesin birbirine güvendiği sözün senet sayıldığı bir ticaret şekli vardı. Şimdi ise ticaret artık çok zorlaştı ve eskisi gibi rahat hareket edemiyoruz. Bugün ki ticaret işleyişine baktığınızda önce alacağımız çekin görüntüsünü istiyoruz, fabrikalara gönderiyoruz, kendi istihbarat birimlerimiz

araştırıyor. Ancak ona da çok güvenmiyoruz ve müşteriden bize referans göstermesini istiyoruz. Çünkü artık bankaları da direk referans olarak kabul edemiyoruz. Banka zorda ise kendi parasını kurtarmak için müşterisinin bir şekilde para alması gerektiğini ve ticaretini çevirmesi gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle bankalara da çok güvenmiyoruz. Bizim için asıl olan müşterinin referanslı gelmesi oluyor. Çekle cari çalışmıyorsak yada çok güvendiğimiz bildiğimiz firma değilse artık satış yapmıyoruz. İnşaat sektörünün Türkiye’de hiçbir zaman durmayacağını düşünüyoruz çünkü inşaat sektörü ekonominin en önemli ayaklarından bir tanesini oluşturuyor. Sektörde çok dürüst ticaret yapan, para odaklı değil, ticaret odaklı çalışan firmalar var. Bu firmalar illa ki ayakta kalacaklar ve sektörün devamlılığını sağlayacaklardır. Bununla birlikte gelişen teknolojiye tüm sektör olarak ayak uydurmamız gerekiyor. Bizler üretici olmasak da bizim de geliştirmemiz gereken yanlarımız olduğu gibi herzaman kendimizi yenilemek durumundayız. Bizler gelecekte

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

men hemen aynı, bu nedenle biz farkı hizmetimizde yaratıyoruz.

Geçerken Uğradık

“Her yerde her ürüne ulaşan müşteriler için ya bir ürünü iyi fiyatla vereceksiniz ya da daha iyi hizmet sunacaksınız. Biz Nilsu Plastik olarak hizmetimizle fark yaratmaya çalışıyoruz.”

97


“Ticarette kime mal sattığımıza ve kimden mal aldığımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor.”

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Geçerken Uğradık

düşüyor, satış baskıları artıyor. Fabrikalar bizi bu konuda çok yanlız bırakıyor. Ticarette kime mal sattığımıza ve kimden mal aldığımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor.

98

var olabilmek adına kazanç odaklı değil, kalite odaklı çalışmamız gerekiyor. Müşterimize güven vererek, en iyi hizmeti sunarak, en iyi malı en iyi fiyata vererek fark yaratabilmemiz gerekiyor. Müşteriler artık neden sizi tercih edelim diye sorgulamaya başladı. Bu noktada her yerde her ürüne ulaşan müşteriler için ya bir ürünü iyi fiyatla vereceksiniz ya da daha iyi hizmet

sunacaksınız. Biz Nilsu Plastik olarak hizmetimizle fark yaratmaya çalışıyoruz. Sektörümüzde rekabet çok fazla bu nedenle para kaptırmadan çalışmamız gerekiyor. Mal alınabilecek ve mal satılabilecek firma sayısı çok az bu nedenle herkes aynı kişilere mal satmaya çalışıyor. Doğal olarak kar marjları

“Iş hayatında zorlandığınızda, arkanızda TİMDER gibi bir kurumun olduğunu hissetmek psikolojik bir destek veriyor.” TİMDER bize göre sektörün değerli bir kurumudur. Doğru noktalarda doğru işler yapan sektör için önemli bir birlik kaynağıdır. Sektörü bir araya getiriyor, sektörde faaliyet gösteren herkes TİMDER sayesinde birbirini tanıma fırsatı buluyor. Iş hayatında zorlandığınızda, arkanızda TİMDER gibi bir kurumun olduğunu hissetmek psikolojik bir destek veriyor. Bize göre TİMDER, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları içerisinde en başarılılar arasında yer alıyor.


Nihat Yıldırım

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Geçerken Uğradık

Buca Yapı Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı

Yapı malzemeleri sektörüne 1991 yılında İzmir’de Tavas A.Ş. de Satış Temsilcisi olarak başladım. 1996-1998 yılları arasında askerlik görevimi tamamladıktan sonra Seramiksan A.Ş.’de İzmir Bölge Satış Temsilcisi olarak çalışmaya başladım. 2008 yılında Seramiksan’dan kendi iş yerimi kurmak amacıyla ayrılarak İzmir Buca’da Buca Yapı Ltd. Şti.’ni kurdum. Uzun yıllar çalıştığım Seramiksan A.Ş.’den talep ettiğim bayiliğin kabul edilmesi ile 70 m²’lik küçük bir mağaza ile sektöre ilk adımımızı attık. Aradan geçen 8 yılllık sürede önce 450 m²’lik bir mağaza ile ilk Seramiksan showroomumuzu Buca’da açtık. 2011 yılından itibaren Seramiksan’ın yenilenen ürün portföyünün özellikle pazarda ses getiren nano teknolojili granit grubu ürünlerinin piyasaya girmesi ile temsilciliğini yaptığımız Seramiksan’ın markalaşma, kurumsallaşma ve reklam faliyetlerinin hızlı bir şekilde ilerlemesi ile 2012 yılında bu gelişmelere paralel olarak 200 m²’lik ikinci mağazamızı açtık. Bugün toplam 650 m²’lik iki showroom, 3500 m²’lik depo alanı ve 15 çalışanımız ile Ege Bölgesi’nde seramik, granit,

100

“Yeni konut ihtiyacı ve kentsel dönüşüm projeleri inşaat faaliyetlerinin daha uzun yıllar hareketli olacağının en önemli göstergesidir.”


“İstikrarlı büyüme ve bireylerin gelir düzeylerinin artması, özellikle markalaşmış konutlara olan talep artışını doğurmuş ve bu konutların prim yapmasına sebep olmuştur. Olmayada devam edecektir.”

Rekabetin çok yoğun olduğu seramik ve vitrifiye sektöründe özellikle temsilciliğini yaptığımız firmanın bayilerini çok iyi desteklemesi gerekmektedir. Dünyadaki trendleri yakından takip eden ve bunu çok hızlı bir şekilde bayileriyle paylaşan Seramiksan A.Ş.’nin bayisi olmak bizim en büyük avantajımız. Sadece fiyat ve vade ile yapılan rekabetin uzun vade de hem üreticiye hem de ba-

yilere zarar verdiğini çok iyi biliyoruz. Bu sebeple mağazalarımızı güncel tutmak, gelen müşterilerimize en iyi hizmeti kusursuz bir şekilde sunmak ve verdiğimiz sözleri yerine getirmek Buca Yapı’yı rakiplerinden her zaman bir adım öne çıkartmaktadır. TİMDER başta eğitim ve sosyal faaliyetleri olmak üzere sektörümüzün temel taşlarından biri olmuştur. Hem üretici hem satıcı tarafında yapmış olduğu çalışmalarla Türkiye’nin önde gelen sivil toplum örgütlerindendir. Bu anlam da TİMDER’i, yaptığı başarılı çalışmalarından dolayı destekliyor ve kutluyorum.

Geçerken Uğradık

Ülkemizdeki hızlı nüfus artışı sebebi ile her yıl en az 500 Bin yeni konutun inşa edilmesine ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra 1999 yılından önce yapılan konutların kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde yıkılarak yerine modern binaların yapılması ve bunun artarak devam edecek olması inşaat faaliyetlerinin daha uzun yıllar hareketli olacağının en önemli göstergesidir. Bunların yanı sıra mevcut binaların banyo mutfak gibi ıslak hacimlerinin yenilenmesi perakende pazarına da hareket getirmeye devam edecektir. Ekonomide ki istikrarlı bü-

yüme ve bireylerin gelir düzeylerinin artması, özellikle markalaşmış konutlara olan talep artışını doğurmuş ve bu konutların prim yapmasına sebep olmu, olmayada devam edecektir.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

vitrifiye ve yapı kimyasalları ürünleri satışında müşterilerimize hizmet veriyoruz. 20’ye yakın tali bayimize ve özellikle İzmir’de faaliyet gösteren mimar ve müteahhitlere hizmet veren firmamız son dönemde perakende pazarında da tüm kredi kartlarına peşin fiyatına taksit imkânı ile müşterilerimize hizmet sunuyoruz.

Buca Yapı Mağaza Satış Sorumlusu Filiz Savaş, Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Yıldırım, Finans ve Personel Sorumlusu Bahar Yıldırım, Muhasebe Sorumlusu Neşe Cangül

101


Fahri Çağrı Özgümüş Wavin Tr Plastik San. A.Ş. Ürün Uzmanı

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Sahadan

Bu sayede pazarlama kaynaklarınızı en etkili şekilde kullanmış olursunuz. Sektörümüze baktığımızda tesisatın ömrünün yapılan montajın kalitesiyle doğrudan orantılı olduğunu göreceksiniz. Ürününüz her ne kadar kaliteli olursa olsun, doğru yapılmayan montajlar büyük bir problem olarak karşımıza çıkabiliyor. Wavin Pilsa bu soruna çözüm olarak iki yıl önce Wavin Academy merkezini açtı. Wavin Academy’de ustalar, mühendisler, müteahhitler, müşteriler, vb ücretsiz bir eğitimden geçiriliyor. Açıldığı tarihten bu yana Wavin Academy’de 7.000’den fazla kişiyi eğitimden geçirdik. Tamamen ücretsiz olan bu eğitimlerle amacımız sektördeki eğitim açığını ortadan kaldırmak.

Profesyonel iş hayatıma 6 yıl önce Doğuş Holding bünyesinde başladım. Holding iştirakleri firmaların performans analizleri, pazar gelişimleri takibi ve yeni yatırım fırsatları araştırmaları gibi görevler üstlendim. Ardından araya giren askerlik dönemi oldu ve devamında biraz daha sıcak pazarın içine dahil olmaya karar verdim. Demirdöküm firmasında Bölge Bayi Yönetimi ve Satış pozisyonunda iki yıla yakın çalışma şansım oldu. Ardından şu anda çalışmakta olduğum Wavin firmasında Üst Yapı Ürün Uzmanı olarak görev almaktayım. üç yıllık Wavin deneyimim boyunca yenilikçi sistem çözümlerimizden biri olan Sifonik Yağmur Drenajı sistemlerimizin Ürün Yönetimi, Proje Satış Yönetimi ve Uygulama Bayi ağının geliştirilmesi görevlerini yürütmekteyim. Öncelikli olarak Wavin gibi uluslararası alanda faaliyet gösteren bir gurubun içinde yer almanın pek çok keyifli yanı var. Bunların en başında firmamız 45 yıllık geçmişiyle Türkiye’deki plastik boru sektörünün en köklü firmalarından biri. 2016 yılı pazarlama stratejilerimize baktığımızda yeni ürünlerle pazarda farklılaşmak en büyük amaçlarımızdan biri. Bu anlamda oldukça şanslıyız. Türkiye’de hiçbir firmada muadili olmayan yeni ürünlerimiz mevcut. Örneğin benim de ürün grubu olarak so-

102

rumlu olduğum sifonik çatı sistemleri Quickstream’i üç yıl önce pazara sunduk. Üç yıl gibi kısa bir sürede Türkiye çapında birçok stadyum, AVM, fabrika, lojistik merkezinin yağmur tahliye sistemleri çözümünde aktif rol aldım. QuickStream yenilikçi olduğumuz ürünlerden sadece bir tanesi. Bina içi tesisatta kullanılan Hep2O push-fit sistemi, SiTech+ sessiz boru, altyapı basınçlı hatlarda kullanılan Apollo, infiltrasyon ve depolama sistemi Q-bic ve sayamayacağım daha onlarca yeni ürünü pazara sunmak firmamız için önemli rekabet avantajı sağladığı gibi, benim mesleki gelişimim için bulunmaz bir nimet. Öte yandan, bizim Wavin olarak marka sloganımız “connecttobetter”. Yani ürünlerimizle, hizmetlerimizle iş ortaklarımızı daha iyisine bağlamak bizim marka vaadimiz. Çünkü onların beklentisi kendi ihtiyaçlarını bilen ve bunu kaliteli bir şekilde sunabilen firmalarla çalışmak artık. Bunu layığıyla yapmak keyifli olduğu kadar büyük de sorumluluk gerektiren bir görev. Günümüz pazarlama kavramında hedef kitlenizi tanımanız ve onlara yönelik stratejiler geliştirmeniz çok önemli. Tabiri caizse makinalı tüfek gibi her tarafa ateş değil, belli bir hedefe odaklanıp onu nişan almak çok daha etkili bir yol.

Arzın talepten daha fazla olduğu günümüz şartlarında rekabet avantajı elde edebilmek oldukça zorlu bir hale geldi. Birçok firma artık birbirine çok benzeyen ürünleri üretiyor ve hiçbir farklılık yaratamıyor. Wavin Pilsa olarak ürünlerimizle sektörde farklılaştığımızı çok net söyleyebilirim. Birçok ürünümüz katma değerli olup, müteahhite, tesisatçıya ya da mühendise önemli faydalar sağlıyor. Örneğin bina içi temiz su hatlarında kullanılan standart PPR’yi birçok firma üretebiliyor. Fakat bizim ürün gamımıza baktığınızda bu amaca yönelik yeni nesil PPR’den üretilen Pilsa Plus, cam elyaf takviyeliden çok daha iyi performans gösteren Basalt Boru, yine bu sistemlerde kullanılan ve kaynak gerektirmeden push-fit yöntemiyle birkaç saniyede bağlantısı yapılan Hep2O, sadece sıcak&soğuk su sitemleri için sayabildiğim yenilikçi ürünlerimizden birkaçı. Tüm ürün portföyünü de düşünürsek ürün gamımızdaki çeşitlilik sayesinde plastik boru sektöründeki çıtayı fazlasıyla yükselttiğimizi ifade edebilirim. Buna ek olarak ticari gelişmelere bakacak olursak altı yılda şunu gördüm ki güvene dayalı açık hesapla çalışılan ödeme koşullarından artık yavaş yavaş vadelerin kısaldığı, ödemelerin DBS gibi bankacılık sistemi üzerinden yapıldığı bir yapıya kavuşuyoruz. Bunda özellikle yabancı sermayeli firmaların Türkiye pazarına dahil olmalarının da etkin bir rolü bulunmakta. Ciro-Finansal Risk dengesini firmalar etkin oranlara çektikçe rekabet koşularının nasıl değişeceğini ise hep beraber göreceğiz.


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

UNICERA 2016

UNICERA Kıtaları Buluşturdu

104

Yapı sektörünün en büyük buluşması UNICERA, TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal, Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aydın Eşer, Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) Başkanı Ahmet Yamaner, TOKİ Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Şahin ve TBMM İmar, Bayındırlık ve Turizm Komisyon Başkanı Erol Kaya’nın katılımı ile 23 Şubat’ta TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul’da kapılarını açtı.

28 yıldır dünya pazarlarını sektör markaları ile buluşturmaya devam eden UNICERA Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı, bu yıl Almanya, Amerika, Bulgaristan, Çin, Fransa, Hindistan, İngiltere, İran, İspanya, İtalya, Sırbistan ve Türkiye dahil olmak üzere 13 ülkeden 372 katılımcı firmayı 11 salon 98.000 m2 kapalı sergileme alanında ağırladı. Global platformda sektörün yoğun ilgi gösterdiği fuarda geçen yıla göre, yabancı katılımcısı sayısında %48 artış

gerçekleşti. Küresel pazarda yeni işbirlikleri ve etkin stratejilerin oluşturulmasında önemli rol oynayan fuar; Bulgaristan, Bosna Hersek, Gürcistan, Filistin, Fransa, Hırvatistan, İran, Kosova, Litvanya, Makedonya, Moldova, Özbekistan, Rusya, Sırbistan, Tunus, Ukrayna, Ürdün, Yunanistan’dan gelen alım heyetlerinin yanı sıra bireysel katılımlar ile birlikte 107 ülkeden 6.618 yabancı, 78 ilden 61.673 yerli, toplamda 68.291 ziyaretçiye ev sahipliği yaparak, küresel


TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal

TİMDER Yönetim Kurulu Başkan Yarcımcısı Aydın Eşer

TSF Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yamaner

TBMM İmar, Bayındırlık ve Turizm Komisyon Başkanı Erol Kaya

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

TOKİ Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Şahin

En Yeni Teknolojilerin Özel Alanı “CERAMICTECH” En son teknolojilerin yakından takip edildiği CERAMICTECH Seramik İşleme Teknolojileri özel bölümü bu yılda katılımcı ve ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Her yıl biraz daha büyüyen ve ilgi gören CERAMICTECH özel bölümünde uygulama aşamasında kullanılan tüm teknoloji ürünlerini; seramik makineleri, makine yedek parçaları, yan sanayi ürünleri, hammaddeler ve kimyasalları birebir inceleme fırsatı sundu.

UNICERA 2016

ekonomik daralmaya rağmen sektörün en önemli ticaret merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı.

105


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

UNICERA 2016

Geleceğin Profesyonelleri Uzmanlarla Buluştu UNICERA, katılımcı ve ziyaretçilerine sunduğu ticari fırsatların yanı sıra yurtiçinden ağırladığı üniversitelerin mimarlık, içmimarlık, endüstri ürünleri tasarımı ve seramik, cam bölümü öğrencilerini sektör uzmanları ile buluşturdu. Fuar aynı zamanda birbirinden renkli sergilere de ev sahipliği yaptı.

106

Adnan Menderes Üniversitesi

Afyon Kocatepe Üniversitesi

Anadol Üniversitesi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

Dokuz Eylül Üniversitesi

Dumlupınar Üniversitesi

Hacettepe Üniversitesi

Karadeniz Teknik Üniversitesi

Namık Kemal Üniversitesi

Sakarya Üniversitesi

Selçuk Üniversitesi

Uşak Üniversitesi


Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na bağlı ZİBEÇ (Zihinsel Bedensel Engelli Çocuklara Yardım Kolu) tarafından organize edilen sosyal sorumluluk projesi kapsamında; engelli çocukların toplum içerisinde kaynaşması ve sosyalleşmesi amacıyla, fuarın ilk iki günü engelli çocuk ve gençlerinin tasarlayıp uyguladıkları seramik duvar süslemeleri çalışmaları sergilendi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

İSMD Başkanı Yüksek Mimar Ertun Hızıroğlu ve Mimar Umut İyigün

Seramik Sanatının Yansımaları F.Figen Şekerci Sabuncuoğlu’nun “Hayata Dair” Sergisi ve Adell Su Armatürleri tarafından düzenlenen “Ab-ı Hayat Koleksiyonundan Tarihi Su Kapları” sergisi ziyaretçileri sanatla bir araya getirdi. Genç tasarımcılar geleceğe yön veriyor. Fuar süresince; 18 Mart Üniversitesi, FMV Işık Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin seramik tasarım çalışmalarının yer aldığı sergiler ile genç tasarımcıların eserleri profesyoneller ile buluştu.

UNICERA 2016

Teknoloji, Mimarlık, Deneyimler TÜYAP-İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD) iş birliği ile düzenlenen, İSMD Başkanı Yüksek Mimar Ertun Hızıroğlu ve Mimar Umut İyigün’ün konuşmacı olarak katıldığı “Teknoloji, Mimarlık, Deneyimler” konferansında 20’inin üzerinde üniversiteden öğrencilerin katılımı ile bir araya geldi. Konferansta; gelişen teknoloji ile mimari gelişmeler masaya yatırıldı.

107


UNICERA 2016 TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

108

Ressam Semra Çelik’in Ayaklarıyla Yarattığı Mucizeler... 9. Salon’da açılan sergide küçükken geçirdiği trafik kazası sonucu iki kolunu da kaybetmiş Ressam Semra Çelik’in ayaklarıyla birlikte yaptığı çalışmalar sergilendi. Tesisat İnşaat Malzemeleri Derneği (TİMDER)’in sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Ressam Semra Çelik’ e destek vermek amaçlı başlattıkları etkinlik yoğun ilgi ile karşılandı.


mik Türkiye’de 8000 yıldır üretiliyor ve bunun neticesinde de en kaliteli ürünü geliştirme yeteneğine sahipler.

Western Design Architects Phill Easton

Türkiye ziyaretimin bir parçası olarak Topkapı, Sultanahmet Cami’sini ve diğer bir sürü küçük camiyi ziyaret ettim. Tarihi çinilerin en ustaca eserlerini gördüm. Turkuazın Fransız ‘turque’ ve ‘quartz’dan oluştuğunu öğrendim. Kullanılan materyalin turkuaza parlaklığını verdiğini öğrendim.

OAİB çalışanları tarafından harika bir konukseverlikle karşılandım ve birlikte Turkish Ceramics sergisini gezdik. Türk seramiği hakkında Türkiye seyahatim öncesinde hiç fikrim yoktu ama detaylı bir şekilde bilgi edindim. Sera-

Modern Türk seramiği çok gelişmiş, daha önce hiç görmediğim inanılmaz bir güzelliğe sahipler. Seramiklerin büyüklükleri 3x1 m kadar olabiliyor. Esnek seramikler bükülerek istenilen şekili

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

Biz Hong Kong’da fabrikası olan ve bütün dünyaya satış yapan bir firmayız. Aynı zamanda Türkiye’nin büyük markalarından biriyle çalışıyoruz. Yüksek kalitede yumuşak kapanmayı sağlayan özel menteşe sistemli klozet kapakları üretiyoruz.

Hing Wo Ind. Co. Ltd. Lucy Chiu

UNICERA, seramik üreticilerinin, satıcılarının ve alıcılarının bir araya gelip ürünlerini sergiledikleri ayrıca ürünler ve ihtiyaçlar hakkında bilgi alışverişi yaptıkları, klasik alım satım fuar kalıplarının dışında insanları misafirperverlikle bir çatı altında toplayan, seramik

alabiliyor. Bu dijital seramikler, ahşap, mermer, çimento, beton gibi cilalanmış taşların yerini alabiliyor. Bu seramikler görüntüde çakıl taşlarına o kadar benziyor, o kadar gerçekçi duruyorlar ki dokunmadan karo seramik olduğunu anlayamıyorsunuz. Kalitesi bütün dünya çapındaki ürünlerle aynı olmasına rağmen, üretim masraflarının düşük olması onları daha satın alınabilir kılıyor. Doğal taşlara ve parkeye alternatif olarak bakımı çok daha kolay, yıpranma payı az, alttan ısıtılabilir ve çok daha ucuz bir ürün olarak dikkat çekiyor. Bütün bu gördüğüm ilginç ürünlerin yanı sıra, tanıştığım insanlardan çok yakın ilgi ve misafirperverlik gördüm.

endüstrisi için harika bir organizasyon. UNICERA dünya çapında yapılan diğer fuarlarından farklı bir fuar. Fuarı ilk ziyaretim değildi. Fuar sırasında Türk şirketleriyle tanışıp onların isteklerini anlayarak ürünlerimizi isteklerine göre yönlendirme ve geliştirme imkanı verdiği için mutluyuz. Bizim için UNICERA’nın en güzel yanı yurtdışındaki diğer ülkelerden diğer ürünlerin sergilenmesine değil, lokal seramik endüstrisine yardımcı olması ve onların ürünlerini sergilemelerine fırsat vermesi oluyor.

Natural Bleach DV Rao Dakuri Güzel düzenlenmiş bir organizasyonla seramik endüstrisindeki birçok önemli karar yetkisine sahip insanla ve şirketlerle tanışma fırsatı bulduk. Seramik üreticilerine hammadde sağlayan bir şirketiz ve tek bir mekanda birçok bilgi edinme imkanı bulduk.

Türk seramik şirketleriyle de işbirliklerimiz bulunuyor. Bu iş birlikteliklerimiz neticesinde pazarımızda pozitif geri dönüşler alıyoruz. Türkiye’den porselen seramik, karo ve vitrifye temin ediyoruz. Organizasyon için teşekkür eder, gelecek etkinler için başarılar dilerim.

Carrelage & Mosaique Awa Dembele – Bakayoko Fuarı şahane buldum. Bize bütün partnerlerle bir araya gelme fırsatı verirken aynı zamanda iyi bağlar ve yeni ürünleri keşfetme olanağı sundu. Gerçekten minnettarım.

110


Fuarın, bizler gibi diğer sektör paydaşlarını da mutlu kıldığına inanıyoruz. Fuarın ziyaretçi ve katılım kitlesi hedef kitlemiz ile uyumluydu. Fuarda yenilikçi ve tasarım ürünlerimizi sergilediğimiz standımızda misafirlerimizi ağırlamaktan, onlarla buluşmaktan, gelişme alanlarımızı, işbirliği noktalarımızı görüşmekten mutluluk duyduk. Ülkemizde ve dünyanın değişik noktalarında pek çok yerde insanımızı sağlıklı suyla buluşturan Adell ürünlerimizin gerek fuar ziyaretçileri gerekse diğer firmalardan beklentimizin üzerinde beğeni kazanması mutluluk verici oldu. Fuarda birçok yeni iş bağlantısı yapma imkânı bulduk. İş ortaklarımızla, sektör paydaşlarımızla, yapı geliştiricilerimizle, hedef kitlemizle geliştirebileceğimiz işbirlikleri konusunda hasbihal eylemek güzeldi.

Adell standımızdan ayrı olarak açmış olduğumuz Ab-ı Hayat Tarihi Su Kapları sergimiz yurt içi ve yurt dışı katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Katılımcılar bu sergimize yansıyan eşsiz su medeni-

Fuarın firmamıza, değerli tüm sektör paydaşlarımıza, sektörümüze ve ülkemize önemli faydalar sağlayacağını ümit ediyoruz. Her yıl istikrarlı büyüme sağlayan, hizmet kalitesini hep yukarı taşıyan UNICERA, gelecekte de sektörümüzün ticaret hacmini geliştirmesine hizmet edecektir. Fuarın, müşterilerimizi işin merkezine alarak yaptığımız yatırımlar, öncü çalışmalarımız, tasarım ürünlerimiz ve yenilikçi yaklaşımlarımızla fuar sonrası dönemin, yeni başarılara imza atmamıza ve büyüme hedefimize önemli katkı sağlayacaktır. Fuar, bizler ve sektör paydaşlarımızın satış grafiğinin birebir pazarlama ilişkileri ile yükselmesine, sektörümüzün ve ülkemizin gelişimine aracılık edecektir.

UNICERA Fuarı dünya ölçeğini kazanmış bir platform olarak tüm olumsuzluklara rağmen yine de pek çok insanı kucaklamış, pek çok verimli buluşmaya, işbirliğine vesile olmuştur. Adell Arma-

Bu yıl düzenlenen fuarın özellikle ziyaretçi kitlesi, şirketimizin beklenti ve hedeflerine yönelik çok daha uygundu. Bu manada özellikle yurtiçi yoğun olmak üzere yapı malzemeleri satıcıları, mimar ve iç mimarlar, profesyonel mimari tasarım şirketleri, taahhüt hizmeti veren şirketler ve yatırımcılar noktasında mevcut ve yeni ürün yatırımlarımızı gösterebilme fırsatımız daha efektif ve amacına uygun oldu.

Betaş Yönetim Kurulu Üyesi Halil Ayten

Bu yıl düzenlenen fuarda, fuar yönetiminin, geçmiş yıllara nazaran çok daha başarılı bir iletişimle, amaca yönelik kitleyi hedeflemiş ve kategorize etmiş olduğunu gördük. Bunun

şirketimize yansıması, mevcut ürünlerimizin sunumu ve yeni ürünlerimizin fuardaki lansmanı ile yurtiçi ve yurtdışı yeni müşterilerin daha çok kazanılmasına, marka bilinirliğimizin daha da artmasına ve yeni işbirlikleri ile pazardaki lider pozisyonumuzun pekişmesine katkı sağladı.

Fuar Görüşleri

Adell Genel Müdürü Ergun Topçu

Adell olarak, son yıllarda geçirdiğimiz değişim ve dönüşüm, üçüncü kuşağın işe dahil olması, yenilikçi bir yapı kazanmamızı sağladı. Tasarım ve Ar-ge ekibimizle yaptığımız araştırma ve çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz dünya trendlerini, coğrafi ve kültürel özelliklerimizle harmanlayıp müşterilerimizin beğeneceği tasarımlar, özgün koleksiyonlar ortaya çıkardık. Armatür sektörünün öncü markalarından biri olarak Adell, fuarda sektöre yön veren yenilikçi armatür koleksiyonlarımız, duş sistemlerimizi ve banyo aksesuarlarımızı sergiledik.

yetimize ait değerlerle birlikte tarihte yolculuğa çıkmış, unuttuğumuz ne kadar değerimizin, güzel gündelik yaşam ritüelimizin olduğunu fark ettiler. Müzeye gitme alışkanlığı az olan bir toplum olarak UNICERA gibi bir platformda ayaklarına gelen tarihsel kültürle buluşma pek çok ziyaretçimizi geçmişine götürmüş, ayrı bir nostaljik hava oluşturmuştur. Sergimizin gelecek fuarda ana fuayede orijinal eserlerle birlikte bir sergi olarak açılmasının çok daha faydalı olacağına inanıyoruz.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

tür olarak biz inanıyoruz ki, UNICERA Fuar yurtiçi ve yurtdışı tanıtımlar neticesinde, yerli ve yabancı iş adamlarının profesyonel anlamda katılımcılar ile bağlantılar kurmasını sağlayacak, bölge hatta dünya ticaretine katkıda bulunacaktır. Geliştirilmiş özgün tasarımlarımızı sergilediğimiz UNICERA, sektör paydaşlarımızla, yurt içi ve yurt dışı hedef kitlemizle buluştuğumuz faydalı bir platform olarak gerçekleşti.

UNICERA’nın yoğun seramik ağırlıklı bir fuar olması ve bilinmesi en büyük avantajlarından birisidir, bununla birlikte yapı sektörüne doğrudan hitap eden diğer önemli sanayi kalemlerinden de dinamik oyuncuların ve alt sektörlerin bu fuara çekilmesi fuara büyük bir ivme kazandıracaktır. 111


cat gerçekleştiren bir markayız. Her yıl UNICERA Fuarı’na yurtdışı müşterilerimiz standımızı ziyaret amacıyla geliyorlar. Bu yıl da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yurtdışı ziyaretçilerimiz oldukça fazlaydı. Yeni anlaşmalar yapmak, var olan ilişkilerimizi geliştirmek adına fuar taleplerimizi karşıladı.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

Bien Seramik Satış Grup Başkanı Metin Savcı UNICERA Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın ise İkinci büyük fuarı. Fuar yeni iş ilişkileri kurmak adına önemli bir yerde duruyor. Aynı zamanda nihai tüketiciler, sektör profesyonelleri, nihai satıcılar ve mimarların da fuara yoğun şekilde katılım gösterdiğini görüyoruz. 6 kıtada yaklaşık 70 ülkeye ihra-

Ülke pazarlama dinamiklerimizin, “üretmeyi satmaya” tercih eden duruşu bir nebze olsun bu fuarlarla kırılmakta ve ülkem üreticileri sektörel olası değişimleri bu fuarda yakalayarak, kendi iş dinamiklerine adapte etmektedirler. Elbette kendi başına marka ve firma gelişimine yeterli olmayan fuarın, pazarlama dinamiklerini de çok fazla etkileyen bir unsur, bir duruş, bir kimlik kazanımına katkı da sağladığı muhakkaktır.

Creavit Yönetim Temsilcisi Erol Arat Sektörel anlamda ülkemizin ve yakın coğrafyamızın en önemli fuarı UNICERA’dır. Bu anlamda da sektörü besleyen, sektörün tüm paydaşlarına büyük katkısı olan, yaşana gelen gelişim ve değişimleri kendi dinamikleriyle sağlayan ve sürekliliği pozitif trendleri ile özdeşleşen bir fuar oldu UNICERA... Belki bu konumlara ulaşmak hiç de kolay olmadı. Büyük büyük hollerin her bir metre karesi, her yılın artan fonksiyonlarında gelişti, büyüdü. Geçmişi yaşayıp günümüzün olağan zenginliğini yaşayan bir çok markamız bu fuarla, kendi içsel dinamiklerini dış dünyaya açtı. Hala daha bir çok firmamız, bu fuardan beslenmekte ve kendi gelişim çizgilerini sürdürmektedirler.

112

Satış ve pazarlama politikalarıyla yenilikçi, dinamik ve farklı ürünler pazara sunuyoruz. Markamız ile ilgili gerek yurtiçi, gerek yurtdışı pazarlarının taleplerini dikkate alan üretim yapıyoruz. Karo koleksiyonlarımızdan 43 yeni seriyi ilk defa bu fuarda yetkili satıcılarımızın, sektör profesyonellerinin ve nihai tüketicilerin beğenilerine sunduk. Seramik Sağlık Gereçleri ürün gurubumuzdan da Mineral koleksiyonumuzu ilk kez UNICERA’da görücüye çıkardık. Seramik Sağlık Gereçleri ürün gurubumuzdaki diğer ürünlerimizi ve ödüllü ürünlerimizi ilk kez Bien markasıyla temasta bulunan ziyaretçilere tanıttık. Yurtiçi bayilerimiz fuarda yeni serilerimize ait si-

Yakın coğrafyanın ötesine uzanan ve dünyanın bir çok ülkesinden fuara gelen katılımcı sayısındaki artış yeterli ölçeklerine çıktığında ve elbette ki uluslararası sektörel oyuncuların ve/veya markaların UNICERA’ya katılımlarının sağlanmasıyla daha evrensel boyutlar yaşanabilecektir. Kendi rüştünü ispat etmiş bir sektörel fuarın mevcut paydaşlarının, uluslararası katılımlı firmaların artmasıyla kaybedecekleri değil, kazanacakları büyük değerler mutlaka olacaktır. Fuar takviminin sürekli gerileyen halleri, “kışın” ve “İstanbul trafiğinin” çekilmezliğini daha çok sıkıntıya sokacak gibidir. Bu tarih, daha önce defalarca söylememe, ifade etmeme, yazmama, çizmeme rağmen doğru konumlandırılmış bir tarih değildir. İtalya Cersai’nin 20-30 gün öncesinde konumlandırılacak bir fuarın, olası müşteri bağlantılarıyla ve tutundurma davranışlarıyla sektörümüze

parişler verdiler. Markalaşma sürecimizde yaptığımız pazarlama yatırımlarının geri dönüşü olarak da görebileceğimiz bayilik arayışında olan ve kendi bölgelerinde ürünlerimizi satmak isteyen yeni ziyaretçilerle tanıştık. Nihai tüketiciler de sezon açılırken evlerinde yenilemek istedikleri alanlarla ilgili fuar standımızdan görevli profesyonel çalışma arkadaşlarımızdan bilgiler ve tavsiyeler alma şansı buldu. Fuardan ziyaretçi kitlesinden ve markamızın gördüğü ilgiden memnun ayrıldık. UNICERA, üretici firmaların o yılın yeni ürünlerini sektör profesyonellerine, mimarlara, müteahhitlere, nihai tüketicilere tanıttıkları önemli bir platformdur. UNICERA uluslararası nitelik kazanması nedeni ile üretimlerin yurtdışı müşterilerine de tanıtıldığı, satışının yapıldığı bir fuar olarak önemini her geçen gün artırmaktadır. Dünya seramik pazarından ülkemiz ve markamızın daha fazla pay alabilmesi adına fayda sağlayan bir organizasyon olarak katılım göstermekteyiz. daha farklı dinamikler kazandırabileceğini düşünüyorum. Hem İstanbul... Hem Türkiye reklamasyonu açısından Eylül nirengili bir fuar, hem ülkemize, hem sektörümüze anlamlı ve pozitif sonuçlarıyla “imaj”, ”pazarlama”, ”ülke”, ”sektör” dörtleminde pozitif çıkarımlara sebep olacaktır. 1999 yılından beri UNICERA’ya katılıyoruz. Gerek büyüklük, gerek imaj destinasyonu, gerek dağıtım kanalı opsiyonelliğimiz her yıl aratarak devam ediyor. Bu yıl en sevindirici noktalardan birisi, “dağıtım kanalımızın yürekli insanları olan tüm bayilerimizin” ve elbette potansiyel yeni bir çok yerli ve yabancı bayii adaylarının bizleri ziyaret etmesi tarafımızı sınırsız mutlu kılmıştır. Sinerjik işbirliklerimizin doğurduğu, yeni ürün gamlarımıza olan ilginin ve siparişe dönüşen anlamlılığı bu yılda süregelmiştir. Mevcut kapasite artış sürecinin içinde bulunduğumuz üretim koşullarımız nedeniyle, daha önce girmekte imtina ettiğimiz, proje detaylı yeni açılımlara, yeni kanallara olan girme eğilimlerimizi sürdüreceğiz. Bu anlamda, fuar sırasında markamızın izlerini görüp yaşayan yeni insan, bayii, mimar, müteahhit bir çok firmanın satın alma grupları ile yakaladığımız iletişim birlikteliğinin gelişen zamanda çalışma işbirliğine dönüşeceğinden eminiz. Bu kazanımları sağlayan böyle bir fuara sahip olduğumuz için mutluyuz.


Ege Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş 28. UNICERA Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı’na uzun süredir hazırlıklarını yaptığımız 4 yeni serimiz ve tamamlayıcı tek parça ürünlerimiz ile katıldık.

Yurt dışından gelen ziyaretçilerin sayısında geçen yıllara nazaran azalma vardı. Avrupa Birliği’ne serbest giriş için Türkiye’nin kabullendiği yaptırımlarla Ortadoğu, Afrika ve bazı Türki Cumhuriyetleri’nin de içinde olduğu seksen sekiz ülkeye vize şartı konul-

UNICERA’nın organizasyon açısından, her geçen sene biraz daha dünya çapındaki emsallerini yakalama, hem katılımcılarına hem de ziyaretçilerine daha konforlu ve verimli bir fuar yaşatma çabasını takdir ediyoruz. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller

tim süreçlerimizde yatırımlarımıza aralıksız devam ederek, son teknolojiyi kullanmaya, daima yenilikçi çalışmalar içinde olmaya gayret gösteriyoruz.

İç ve dış pazarlardan fuara katılan müşteriler yeni ürünlere yoğun bir şekilde ilgi gösterdi ve siparişe dönüşen talepler oluştu. Fuar amacına hizmet ederek bizim için çok başarılı bir şekilde sonuçlandı.

Fuarda ahşap, mermer konseptli ürünlere ilave olarak, tekstil dokulu ürünlerimizin de tanıtımını yaptık. Ayrıca, yeni geliştirdiğimiz kalıptan şekilli 20x120 ebatlı ahşap ürünleri de bu fuarda ilk defa tüketici ile buluşturduk.

Bu yıl da birbirinden farklı ebat, doku, desen, yüzey seçeneklerini barındıran, 30’a yakın serimiz var. Seramik sektöründe dünyada trend olan her konsepti Ege Seramik standında, müşterilerimiz ve son kullanıcılarla buluşturduk. Üre-

Dijital dekor uygulamalarında gelinen son noktada, birçok özel malzemenin farklı yüzey ve alışılmışın dışında renk uygulamaları ile zenginleştirildiği, dijital dekorlu ürün çalışmaları da standımızda pazara lanse edilen diğer ürün grupları oldu.

Güncel yaşanan olaylar nedeniyle özellikle yurt dışından gelen ziyaretçi sayısının olumsuz yönde etkileneceğini tahmin ediyorduk ancak beklediğimizin aksine 39 farklı ülkeden 150’ye yakın yabancı ziyaretçi standımızı ziyaret ederek ciddi anlamda ürünlerimizle ilgilendi.

zetimizin kanalsız versiyonunu devreye aldık. Standımızı ziyaret edenler yenilik olarak ayrıca ince kenarlı çanak lavabolarımızı da görmüş oldular. Fuarda sergilediğimiz tüm yeni ürünlerin, yılın ikinci yarısından itibaren seri üretimine başlanarak, bayi teşhirlerinde yer alması sağlanacak.

Yurt içinden ise her zaman olduğu gibi bayilerimiz bizleri yalnız bırakmadı. Onlardan da yeni ürünler ile ilgili çok olumlu yorumlar aldık.

Fuar beklentilerimizi büyük ölçüde karşıladı. Sadece yurt dışı ziyaretçiler kapsamında daha fazla AB ülkelerinden ziyaretçiler bekliyorduk. Bu sene ağırlık Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden gelen ziyaretçilerdeydi.

Beğeniye sunduğumuz 4 yeni serimizden Zela ve Finikia, birlikte çalıştığımız İtalyan tasarımcı Claudio Papa tarafından Ege Vitrifiye için dizayn edildi. Diğer 2 yeni serimiz Selge ve Karina ise fabrika bünyemizdeki ekibimizin tasarımlarıdır. Selge ile üst segmentteki kanalsız ürün eksikliğimizi giderdik. Bunun yanısıra orta segment için de Dropia asma klo-

Fuar Görüşleri

Damla Banyo olarak bu sene kendi açımızdan iyi bir fuar geçirdik. Yurt içinde çalıştığımız bayilerimizin ziyaretleri ve yeni koleksiyonumuzun beğeniyle karşılanması bizleri oldukça mutlu etti.

masından dolayı, Türkiye’ye girişte zorluk yaşanmakta ve bunun da katılımcı sayısında büyük bir oranda azalmaya sebebiyet verdiğini görmekteyiz. Zaten ISH Frankfurt yapı fuarının olduğu yıllar ziyaretçi sayısı her zaman az olmaktadır. 2017 yılında ISH fuarı ve vize uygulaması sonucunda yurt dışı ziyaretçi sayısının daha da düşük bir oranda olacağını düşünüyoruz.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Damla Banyo Satış & Destek Direktörü Hacer Kara

UNICERA Fuarı daha fazla yurt dışı tanıtımı ile sektörün en büyük ikinci uluslararası fuarı yapılabilir. Bu kapsamda üyesi bulunduğumuz Türkiye Seramik Federasyonu ve Yönetim Kurulu Üyesi olduğum SERSA’da gerekli çalışmaları yapmaktayız. 113


Fuar Görüşleri TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

114

Formina Genel Müdürü Gözde Ece

EVDEMA Kurumsal İletişim Yöneticisi Nagihan Erkut

izlenebileceği yer olan fuarlarda yoğun bir sektörel bilgi alışverişi sağlamakla birlikte kişiler arasında da iletişimi kurmaktayız.

Ürün niteliklerine göre hedef kitle çeşitlilik göstereceği gibi sektörün pazarlama kanallarına göre de hedef kitleye ulaşma yöntemleri de farklılık göstermektedir. En doğrudan hedef kitleye ulaşma yöntemlerinden biri de fuarlardır. Bu senede her sene olduğu gibi doğru kitleye ulaştığımızı ve onların da en iyi kaliteyi yakaladıklarını düşünüyorum. Sektördeki ürün ve hizmetlerin şuana kadar ulaştığı aşamanın en net

Yapı sektörünün, en büyük fuarı olan UNICERA, kıtaları buluşturuyor. Türkiye’den ve dünyadan birçok firma ve markanın katılımı ile gerçekleşen UNICERA her geçen sene en yeni tasarım ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Bu sene yaşadığımız ekonomik daralmaya rağmen sektörün en önemli ticaret merkezi olmaya devam etmektedir. İlerleyen senelerde de bunu en üst seviyelere taşıyacağına inanıyorum.

yacak geçerliliğini hala sürdürmektedir. UNICERA Fuarı’nın sektörün içinden gelen ziyaretçileri ile katılımcılarının da seçkin ve profesyonel markalar olması amacına yönelik bir organizasyon olduğunun kanıtıdır.

bakış açısı ile daha dinamik hazırlanıyoruz. Bu doğrultuda her kitleyi göz önünde bulundurarak tasarlanan 6 yeni modelimiz ve ürün portföyümüze yeni kattığımız duş kanal sistemlerimizi de ilk defa UNICERA Fuarı’nda tanıttık. Bedensel engeliler ve yaşlılara özel tasarlanan Free küvet modelimiz ile engelleri banyodan kaldırdık, klasik küvetin her zaman var olduğu günümüzde Lina ve Pablo klasik küvetlerini tasarladık. Duş kabin sistemlerinde de farklı açılır sistemler ve alternatif aksesuarlar kullanarak görselliği zenginleştirdik. Banyoların tamamlayıcı ürünleri değil banyoları zenginleştirici ürünleri olmak ve geniş ürün yelpazesi ile her kitleye hitap edebilecek kapasitemizi gün ve gün arttırma yolundayız.

Bizim en temel hedefimiz yurtdışından standımızı ziyaret eden şirketler ile var olmadığımız pazarlarda hem proje bazında hem de uzun dönemli çalışma fırsatı yakalamak. Bu sene gerek yurtiçi gerekse yurtdışından ziyaretçilerin yoğun katılımı standımıza olan ilgileri ve fuar sonrası bu ilginin reel doğrultuda sonuçlarını görmek sevindirici.

Günümüzde fuarlar firmaların hedeflerine doğrudan ulaşmada azımsanma-

Her yıl etkinliğini daha da artıran UNICERA Fuarı’nda daha verimli yol almak için kendimizi tekrar etmeden, yenilik yapmak için yenilik değil gereksinim duyulana hakim olmak için yoğun bir Ar-Ge çalışması yürütüyoruz. Kalite ve kaliteli olmak süreklilik ve inovasyon ister, biz Formina ailesi olarak her yıl bir önceki yıldan daha fazla ne sunabiliriz

Graniser Genel Müdürü Erol Hacıoğlu

UNICERA Fuarı profesyonel ve nihai müşterilerimizle birebir iletişim kurma şansı bulduğumuz bizim için önemli bir buluşma noktası. Son yıllarda iç pazar fuarı olmaktan çıkıp, komşu ülkelerin hatta Avrupa’nın önemli bir seramik fuarı oldu. Yıl boyunca özenli çalışmalarla hazırladığımız serilerimizi müşterilerimizin beğenisine sunduğumuz bu tür fuarlar biz katılımcılara öz eleştiri yaptırarak kendimizi değerlendirme şansı veriyor.Gelişimin ivmesi olan bu tür rekabetçi platformların sektörümüze faydası oldukça yüksek. Fuar sayesinde yeni serilerimizi sektör profesyonelleriyle buluşturmaktan ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin beğenisini kazanmaktan oldukça mutluyuz.

Sektörün seçkin markalarını bir araya getiren UNICERA Fuarı yurtiçi ve yurtdışından gelen ziyaretçilerine kapılarını açtı ve sektörel bir buluşma noktası olarak bu yıl daha efektif sonuçlar verdi.

15 yılı aşkın katılım sağladığımız UNICERA Fuarı’nın aynı ivmede devam ettiği sürece yenilikleri getiren gelecek vaat eden, bu sektörde Avrupa’nın en büyük fuarları arasında yer almaya devam edeceği aşikârdır. Yaptığımız görüşmeler bizler için yeni pazarların açılmasını sağladı. Fuarda bir çok yeni iş bağlantısı yapma imkanı bulduk. Graniser olarak, kurulduğumuz günden bugüne, kalite anlayışımızdan ödün vermeyen modern çizgimiz ve müşteri odaklı hizmet anlayışımız ile yaşam alanlarını daha keyifli hale getirmeye devam ediyoruz. Önceki yıllarla kıyasladığımızda ülkemizin içinde bulunduğu durum itibari ile özellikle yabancı ziyaretçi sayısında bu yıl önemli bir düşüş söz konusu olduğunu gözlemliyoruz. Bu negatif durumun önümüzdeki yıl düzeleceğini umarak UNICERA Fuarı’nın gelişerek sektörümüze daha faydalı bir organizasyon olacağını düşünüyorum.


Özgen Özkan Standımıza gelenleri şaşırttığımızı söyleyebilirim. 17 yılı aşkın süredir Türkiye’de eviye, armatür ve ankastre cihazları ile mutfak sistemlerinde uzmanlığını kanıtlamış dünyanın önde gelen markalarından biri olarak faaliyet gösteriyoruz. UNICERA Fuarı’nda ise daha çok konsept projelerimiz akrilik uygulamalarımız ve paslanmaz çelik banyo malzemelerimiz ile yer almayı tercih ettik. Hikayenin başına dönersek, 2015 yılı itibari ile Franke Türkiye’nin artık yatay bir büyüme ile faaliyetlerine devam ettiğini söyleyebiliriz. Şu an itibariyle 7 farklı iş kolunu bünyesinde barındıran Franke Türkiye’de bu yatay büyümenin temelini 4 yıl önce devreye aldığımız FSS

Tüm bu anlatmak istediklerimizin ana teması ise bir “Kumbara“ aslında. Fuar standımızda ziyaretçilerimizin gözüne hep bir kumbara çarptı. Kumbara: Anlatmak istediğimiz tüm teknik fonksiyonların tüm insan odaklı ürün faydalarının ve “Tasarrufun” bir sembolüydü. Akrilik ya da paslanmaz çelik tüm uygulamalarımızda ki hijyen avantajı ile temizlik malzemelerinden tasarruf, uzun ömürlü kullanımdan gelen tasarruf, te-

nilikçi ürünler ve hayatı kolaylaştıran işlevsel çözümler sunduk.

Kale Yapı Ürünleri Grubu Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Derya Ercan Kaleseramik olarak, Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı UNICERA’da, her biri alanında öncü markalarımızla, farklı yaşam tarzlarına hitap eden ye-

Kaleseramik açısından 2016 yılına iyi bir başlangıç olan UNICERA’da, markalarımız Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale, Edilcuoghi ve Edilgres ürünlerine yönelik yoğun ilgi ve beğeniyi bizzat görme ve değerlendirme imkanı bulduk. Markalarımızın en yeni koleksiyonlarını, alternatif kullanım örnekleriyle birlikte sergiledik. Seramikten vitrifiyeye, banyo mobilyalarından armatür ve duş sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede ürettiğimiz ürünlerle, farklı ihtiyaçlara yönelik estetik çözümleri, tüketici ve profesyonellerle buluşturduk. Sektörde ilk kez hayata geçirdiğimiz, tüketicilere kendi banyosunu tasarlama olanağı veren ‘Kale360.com’ uygulamasından sonra, UNICERA’da tanıttığımız ‘sanal gerçeklik’ teknolojisi ‘Kale Vizyon’ ile tüketicinin hayalindeki ban-

Kısacası; standımızı ziyaret eden profesyonellere de bu anlamda yeni ufuklar açtığımızı ve hikayemizin güzel bir özetini yaptığımızı düşünüyorum. Fuarın bu yıl uluslararası katılımının yoğun olacağı öngörüsündeydik. UNICERA 2016 bu anlamda beklentilerimizi karşıladı diyebiliriz. Gerek katılımcı gerekse ziyaretçi profiliyle oldukça tatmin edici bir fuar oldu bizim için. Kamusal ve kişisel alanlarda ergonomik ve tasarruflu ürün arayan, özel projeler yaratmak isteyen, açıkçası çözüm arayan profesyoneller ile her biri konusunda uzman ürün sorumlularımızı ortak bir zeminde bir araya getirmek, yeni ürün gruplarımız ile yakaladığımız enerjiyi onlara ulaştırmak keyifliydi. Avrupa ve Orta Doğu’dan pek çok profesyonelin ziyaret ettiği UNICERA Fuarı uluslararası kimliği ile önemli bir iletişim platformu. Fuarın başarısının önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceği görüşündeyim. Özellikle uluslararası yatırımın Türkiye’ye olan ilgisi artmaya devam ettikçe, fuarın ziyaretçi profili de bu yönde çeşitlenmeye devam edecektir. Bu da gerek katılımcı gerekse ziyaretçiler açısından verimli işbirlikleri sağlanması için iyi bir zemin oluşturacaktır.

yoyu gözünün önüne getirdik. Ayrıca bayiler, mimarlar ve nihai tüketicilerin, Kale standında sunduğumuz, trendleri belirleyen yenilikçi ürün ve uygulamalarımıza gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı çok mutlu olduk. Fuar sonrasında da bu ilginin, bayilerimiz ve diğer iş ortaklarımız aracılığıyla Türkiye genelinde sürmesini hedefliyoruz.

Fuar Görüşleri

G. Avrupa, K. Afrika, Orta Doğu, Kafkasya

mizlik ve bakım maliyetlerinin minimuma inmesi ile sağlanan tasarruf ve daha pek çok fayda sayabiliriz.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Franke Bölge Direktörü

akrilik yüzey uygulama malzememiz ile attık. Ardından %100 Swiss Made logosunu taşıyan KWC armatürler hayatımıza girdi ve 2005 yılından beri satışını yaptığımız “Paslanmaz Çelik Banyo Sistemleri“ ürün grubumuzu daha aktif pazarlama ile gündemimize aldık. Bu çeşitlilik hem ekibimize hem de şirketimize dinamizim katıyor. Bu kapsamda Franke Türkiye olarak anlatacağımız bir hikayemiz vardı. Üstelik çok yönlü ve alt başlıklar içeren bir hikaye. UNICERA Fuar standımıza gelenlere de bu çeşitliliği göstermek, hikayenin özetini geçmek istedik açıkçası. Franke’nin yaşamın olduğu her yerde olma hikayesinin bir özetini sunmak amacımızdı. Sadece mutfakta ya da banyoda değil; ofiste, alışveriş merkezinde, okulda, hastanede, havaalanlarında, stadyumlarda, benzin istasyonlarında oteller, cafe ve restaurantlarda, hapishanelerde. Kısaca kamusal yada kişisel tüm kullanım alanlarında olduğumuzu ve bu alanlara özel projelerimizi anlattık.

Bizim için değeri yüksek bir fuar olan UNICERA’da kazandığımız bu ivmeyi, iş potansiyelimiz, ürün kalitemiz ve üstün hizmet anlayışımız ile birleştirip, hem Kale Yapı Ürünleri Grubumuz, hem iş ortaklarımız hem de ülkemiz için artı değere dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Türk seramik karo, vitrifiye sektörlerinin imajını yükseltmek ve küresel pazar payını artırmak vizyonu çerçevesinde önemli bir uluslararası pazarlama platformuna dönüşen UNICERA, sektöre moral veriyor. 115


UNICERA Fuarı her yıl sektörümüz adına büyük bir buluşma noktasıdır. Hitit Seramik olarak katılımcı kitlesini son derece etkili bulduk. Her ne kadar son dönemlerde yaşanan terör baskısı sonucu Avrupalı katılımcılarda sayıca düşüş gözlemlemiş olsakta, biz hedef kitlemize ulaşmış durumdayız. Gerek daimi müşterilerimiz, gerek nihai alıcı, gerekse mimar, satınalma uzmanı ve dekoratör gibi profesyonellerle ciddi görüşmelerimiz oldu. Fuar sonrası randevu ve görüşmelerimiz halen sürüyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

Hitit Seramik Sat. ve Paz. Gn. Mdr. Yrd. Ertan Yücel

ISVEA Genel Müdür Yardımcısı Yakup Fırat

Fuar ile Türk seramik sektörünün, dünya konjenktüründe ne kadar önemli bir yerde bulunduğunun bir kez daha altını çizmiş olduk. Firmamız adına, teknoloji

Global ve yerli tüm markaların ürün ve teknolojilerini sergilediği UNICERA, sektörümüz için çok önemli bir fuar. Biz de çok önem veriyor ve en yeni serilerimizi, teknolojilerimizi ilk kez UNICERA Fuarı’nda sunuyoruz. Bu yıl da ilk kez tüketicilerle buluşturduğumuz ürün ve teknolojilerimiz oldu. Fuar, Türkiye dışında Almanya, Amerika, Bulgaristan, Çin, Fransa, Hindistan, İngiltere, İran, İspanya, İtalya, Portekiz ve Sırbistan gibi dünyanın pek çok ülkesinden 372 firmaya ve 68.000’in üzerinde nitelikli ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Bu katılım tüm sektörler ve Türk ekonomisi adına umut verici bir gelişme. Standımızı Avrupa ülkeleri ağırlıklı ol-

Geçen yıllar ile kıyaslandığında, ziyaretçi sayısında bir azalmanın olduğu gözlemlenmektedir fakat ziyaretçi profili detaylı incelendiğinde, daha ziyade profesyonel bir kitlenin fuara katılım gösterdiği sonucuna ulaşıyoruz. Tam da bu noktada, dünya lansmanı öncesi görücüye çıkardığımız yeni markamız MiaLuce için hedeflediğimizin de ötesinde bir ziyaretçi akını ile karşılaştık.

İdevit İhracat Sat. ve Paz. Müdürü Besim Alişan 116

Fuar beklentisi görece bir kavram, İdevit olarak amacımızı aylar öncesinden net olarak belirleyerek çok titiz çalışmalara imza attık. Global pazarlarda Türkiye’nin sesini ve tasarım gücünü maksimum seviyelerde duyurmak ve olabildiğince fazla ziyaretçi çekmek amacıyla ilk defa tüm bayi ve distribitörlerimizi 5

ve tasarım olarak, Avrupalı diğer üreticilerden hiçbir eksiğimiz olmadığını yabancı katılımcıların dilinden işitmek gurur vericiydi. Halihazırda çalışan müşterilerimizin yeni koleksiyonumuza olan ilgisi ve talebi, ayrıca yeni çalışma kanallarını oluşturmak adına girişimlerimizin fuarda karşılık bulması bizim açımızdan son derece sevindirici oldu. UNICERA her yıl kendinisini biraz daha globalleştiriyor. Dünya genelinde sektörümüz adına takip edilen bir organizasyon olduğunu görüyoruz. Fuarın fiziki ortamının her yıl iyileştirilmesi, yurtdışı organizasyonlarda reklam ve tanıtımının etkin bir biçimde yürütülmesi bu ivmeyi arttıracaktır.

mak üzere dünyanın 30 ülkesinden katılımcı ziyaret etti. UNICERA, ihracat, bayilik anlaşması ya da iş ortaklığı gibi bağlantıların kurulması adına önemli bir fuar. UNICERA Fuarı, Türk seramik sektörünün gücünün sergilenmesi ve uluslararası pazarda bilinirliğinin artırılmasında önemli rol oynayan bir organizasyondur. Sektörümüz, ülkemiz için katma değer yaratan ve rekabet ortamı geniş bir sektördür. Sektörün gelişmesi ve büyümesi için daha rekabetçi, ileri teknoloji kullanan ve yeniliğe önem veren bir vizyonla gerek sosyal beklentileri gerekse işgücü talebini karşılamış olmamız gerekmektedir.

yıldızlı bir otelde ağırlayarak yurtiçi ve ihracat olmak üzere 2 farklı gala gecesi düzenledik. Bu sayede dünyanın farklı ülkelerindeki bayilerimizi ve yurtiçi iş ortaklarımızı fuara çekerek MiaLuce ile tanışmalarını sağladık. Şimdiden, münhasır bayilik talepleri aldık. Olağanüstü ilgi ile karşılaşan yeni tasarımlarımız beğeni toplamış ve önümüzdeki yol haritamızın oluşturulmasına katkı sağlamıştır. Bunun ötesinde yeni serilerimiz olan Alfa ve Neo Classic yoğun ilgi ile karşılaşarak, fuar vesilesi ile henüz çalışmadığımız farklı ülkelerden de talep görmüştür. Artık UNICERA, CERSAI’nın kan kaybetmesi sonucunda uluslararası anlamda değer kazanan bir fuar haline geldi.


ölçülerindeki koleksiyonlar fuarın en iddialı ürünleri arasında yer aldı. Mermer, ahşap, taş, sedef, dokularının yeniden yorumlandığı tasarımlar inovasyon ve zarafeti seramik yüzeylerde buluşturdu. 120x240cm, 120x120cm ebatlarındaki seramiklerimize de yeni seriler ekledik. Hem yeni bağlantılar kurduk hem de mevcut müşterilerimizle ticari ilişkilerimizi geliştirdik. Ziyaretçilerimiz NG VR uygulaması ile NG Kütahya Seramik’in en yeni koleksiyonlarının uygulandığı üç boyutlu mekanları anında izleyip, çok özel ebat ve ürünlerin üretildiği NG Kütahya Seramik fabrikasında sanal gezintiye çıkmanın ayrıcalığını yaşadılar.

UNICERA Fuarı her geçen yıl kendini geliştirmeye ve sektörde önem kazanmaya devam etmektedir. Uluslararası katılımcıların yoğunluğu ve artan beklentileri tüm Türk üreticilerin kalitelerini yukarı çekmeye ve inovatif ürünler ile değişime zorlamaktadır. Bu gelişmeler Türk üreticilerin uluslararası arenada rekabet edebilme gücünü ve ülkemizin marka değerini artırmaktadır. UNICERA Fuarı’nın düzenli olarak her yıl yapılması gelecek yıllarda da dünya seramik sektörüne ivme kazandıran önemli fuarlardan biri olma yönünde sürekliliğini sağlayacaktır.

UNICERA 2016 ziyaretçi profilini incelediğimizde büyük bir kısmı profesyonel temsilciler, mimarlar ve sektör ile doğrudan alakalı kişilerden oluşmakta. Ulusal ve uluslararası ziyaretçi sayıları açısından beklentilerimizi karşıladı. Oldukça verimli bir fuar organizasyonu gerçekleştirdik. Stant tasarımımız ve fuara özel tasarladığımız yeni seri ürünlerimiz yoğun ilgi ve beğeni dolu yorumlar aldı. Dünyada ilk kez NG Kütahya Seramik tarafından üretilen 60x160cm

NPlus Genel Müdürü Çetin Erol UNICERA Avrupa’nın en iyi düzenlenen ihtisas fuarlarından birisi olmakla beraber yurt dışında da markalaşarak her geçen yıl büyümenin haklı gururunu yaşıyor ve yaşatıyor. Fuar ziyaretçi profili genel anlamda söyleyecek olursak banyo, seramik ve mutfak alanında

ki yeni tasarımları, teknolojik ilerlemeyi merak eden, yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi düşünen, katılımcı firmalarla yüz yüze tanışmak ve görüşmek isteyen bir kitleden oluşuyordu. Konuya bu açıdan baktığımızda UNICERA gibi ihtisas fuarlarının firmalar açısından önemi açıkça ortaya çıkıyor. Çünkü ticari ihtisas fuarları, günümüz pazar koşullarında üretici ile tüketicileri, karşı karşıya getirebilen aktivitelerin en önemlisidir. İhtisas fuarları sayesinde katılımcı firmalar, iş yaptıkları müşterileri ile yüz yüze iletişim kurmakla beraber ürün ve firma ile ilgili düşünceleri esas kaynaktan öğrenme şansına sahip oluyorlar. Firmalar rekabetin olduğu ortamda fuarlara katılmalı ve fırsatları satışa çevirecek yeni ilişkiler kurmalıdırlar. Türkiye fuarcılık sektöründe ciddi anlamda yol aldı. Fuarlar teknolojinin takip edildiği, yeni ürün ve hizmetlerin tanıtıldığı, yeni pazarların keşfedildiği, geleceğe yönelik ticari ilişkilerin kurulduğu farklı ve taraf-

sız bir arena. Seramik sektörünün ülke ekonomisine katma değer ve istihdam sağladığını düşünürsek UNICERA; yeni ürünleri analiz etmek, marka bilinirliğini arttırmak, yeni pazarlar keşfetmek, kurumsal imajı güçlendirmek adına doğru hazırlanmış bir fuar. Ayrıca üreticilerin, tasarımcıların, ziyaretçilerin bir araya geldiği önemli bir iletişim platformu. Yeni gelişmelerden haberdar olmak ve pazar ile iletişim kurmak fuara katılım hedefimizdi. İhracat açısından baktığımızda da düşündüğümüzün çok üzerinde yabancı ziyaretçimiz oldu.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

NG Kütahya Seramik Genel Müdür Yardımcısı Celal Üstündağ

Fuarcılık sektörünü hep bir adım öteye götüren, günümüzde düzenlenen ihtisas fuarlarının en önemlilerinden birisi yurt dışında da markalaşmış olan UNICERA’dır. Türkiye de ki fuarcılık sektörüne her anlamda çok şey kattığına inanıyoruz. Her yıl istikrarlı büyüme sağlayan, hizmet kalitesini hep yukarı taşıyan UNICERA gelecekte de sektörümüzün ticaret hacmini geliştirmesine hizmet edecektir. 117


Sektöründe dünyanın ikinci büyük fuarı konumunda olan ve bu yıl 28.cisi düzenlen UNICERA Fuarı’na ORKA® Banyo olarak 14. kez katıldık. Ürünlerimizi sergilediğimiz fuarda bu yıl daha da yoğun bir ziyaretçi kitlesi ile karşılaştık ve birçok yeni bağlantılar ile ayrıldık.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

ORKA Banyo Mobilyaları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz

Bu yıl da yoğun Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarının neticesinde oluşturduğumuz yeni tasarımlarımızla genişlettiğimiz ve son teknoloji ile ürettiğimiz ORKA® Banyo 2016 Koleksiyonu ile fuarda yer aldık. Ayrıca FSC™’li ürünlerimizi de sergiledik. İç pazar ziyaretçileri açısından baktığımızda yeni ürünlerimizin büyük beğeni ile karşılandığını söyleyebiliriz. Fuarda yeni bayilik görüşmeleri yaparak yeni iş bağlantıları kurma im-

yoğun ilgi görmesi gerek biz üreticiler adına, gerekse Türk yapı sektörü adına güzel bir çağrışım yarattı. Bu sene fuara yepyeni bir kitle katıldı. Yurt dışı ayağındaki artışa oranla, yeni nesil ailelerin de fuara ilgisi tahminimizin üzerinde gelişti. Hem sevindirici hem de hız kazanmamızı sağlayan gelişmeler ortaya çıktı. Yoğun bir sezon bizleri bekliyor.

Penta Banyo Yönetim Kurulu Üyesi İsa Baş UNICERA Fuarı beklentimizin üzerinde bir katılım ile gerçekleşti. Bizler adına heyecan verici bir fuardı. Yeni ve inovatif ürünlerimizin geçtiğimiz yıllara nazaran

Fuarda bu sene özellikle değinmek istediğimiz başlıca konular vardı ki bunlar fuarın da genel konseptiyle aynıydı. Bu sene Penta için geri dönüşüm ve tasarruf temasını işlemek önem arz eden bir konuydu. Fuarda sergilediğimiz ürünlerimiz ve bu temaya uygun stant tasarımımızla amacımızı gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. Fuar özellikle ziyaretçi çeşitliliği ve ilk günden itibaren ziyaretçi sayısındaki yoğun katılım ile bizleri sevindirdi. Penta, ihracat tarafında geniş kolları

kanı da yakaladık. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak ülkemizin içinde olduğu duruma istinaden iç pazardaki durgunluk ve belirsizliğe karşı standımıza yönelik bir heyacan vardı. İhracat pazarı açısından da yabancı müşteri sayısında bir azalma söz konusuydu genelde. Geçen senelerde ağırlıklı olarak Irak başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinden ve Libya’dan yoğun ziyaretçi olurdu; bu yıl aksine diğer ülkelerden (İran, Tunus, Cezayir ve Fas’tan) gelen ziyaretçi sayısı fazlaydı ama Avrupa’dan gelen müşteri sayısında belirgin bir oranda azalma vardı. UNICERA Fuarı’nın global marka olmamız için gereken adımları atmamızda bize katkısı çok büyük oluyor.

olan bir firma ve ziyaretçilerimizin de bunu dile getirmesi bizleri sevindiren diğer unsur oldu. Fuardan beklentimiz yeni iş birlikleri gerçekleştirmekti ki bunu da başardığımızı görmekteyiz. UNICERA Fuarı her zaman Türk yapı sektörünün ve dolayısıyla da inşaat sektörünün önemli bir parçası olmuştur. 28.si düzenlenen fuara katılımın artması sadece Penta adına değil temsil ettiğimiz sektörün Türkiye’de geldiği nokta adına da önem arz ettiğini belirtmeliyiz. Bugün Avrupa’nın ikinci büyük organizasyonu olan UNICERA, birinci olmaya değer bir potansiyeli de barındırıyor. Gelinen nokta, bizlerin sektörün gelişimine sağladığı başarılı katkıların da göstergesidir. Penta adına bizler geldiğimiz noktadan hem memnun hem de gururluyuz. Böylesine önemli bir sektörde ilk beş içerisinde yer almak bizlerin başarısının kanıtıdır.

Sanica Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fatinoğlu Biz grup olarak plastik boru, panel radyatör ve banyo grubu (Küvet, Kabin Spa Gömme Rezervuar) olmak üzere 3 ana sektörde üretim yapıyoruz. Her sene UNICERA Fuarı’nda yurtiçi ve yurtdışı bayi ve ziyaretçilere ürünlerimizi sunarak yeniliklerimizi ve ayrıcalığımızı göstermeye çalışıyoruz. 118

Bu sene de bayi ve distribütörlerimizin çoğunluğu fuarı ziyaret etti. Onları misafir edip ağırlayarak, yeni ürünlerimizi de tanıtma şansımız oldu. TİMDER’in her sene ki gibi ciddi, disiplinli bir organizasyonu sayesinde başarılı bir fuar daha gerçekleşmiş oldu.


UNICERA Seramik Banyo Mutfak Fuarı’na bu yıl katılım geçtiğimiz yıllara göre biraz daha zayıftı. Bunun en önemli sebepleri arasında; güney sınırlarımızda yaşanan sorunların yanı sıra yakın tarihte Rusya ile krizi de gösterebiliriz. Buna rağmen özellikle fuarın birinci, ikinci ve üçüncü günleri yurtdışından gelen ziyaretçiler ile ciddi bağlantılar ve iş görüşmeleri gerçekleştirildi. UNICERA Fuarı’nın hemen ardından gelen siparişler ile bu gelişmeler ihracat olarak da satışlarımıza yansıdı. İç pazar olarak baktığımızda özellikle gelen profesyonel ziyaretçi sayısı ve kalitesinde bir miktar azalma olsa da bu yılda fuardan beklediğimiz sonuçları aldık. Ancak

UNICERA özellikle hem iç hem de dış pazarda yeni müşterilerle tanışma anlamında bu yıl da çok ciddi katkı sağlamış, özellikle dış pazarda bugüne kadar ulaşamadığımız yeni pazarlara ulaşma imkanı yaratmıştır. Fuar aynı zamanda sektör profesyonellerinin de teknik altyapı, ürün portföyünün zenginliği ve bu ürünlerin sunumu anlamında şirketleri ve markaları kıyaslayabilecekleri çok özel bir platform olma görevini de yerine

Gelecek yıllarda yeni katılan üreticiler ve markalarla beraber fuar alanının daha da büyüyeceğine, katılımcı sayısının ve uluslararası platformda ilginin daha da artacağına inancımız tamdır. Seramiksan olarak her yıl olduğu gibi gelecek yıllarda da bu sorumluluğun bilinciyle fuara en iyi şekilde hazırlanarak hem şirketimizi hem de uluslararası platformda ülkemizi temsil etmeye devam edeceğiz.

CERSAI Fuarı’nda ziyaret eden bir çok dostumuz, UNICERA Fuarı’nda da bizleri kendi ülkemizde ziyaret etme nezaketini gösterdiler.

temleriyle, aksesuar ürün gamında tamamen yerli hammadde ve teknolojisi ile % 100 yerli üretim hedefi ile 3 sene önce yola çıktığımız HYDROMİX markasının ortaya koyduğu bu hedefi göstermemizdir.

Yurtiçi müşteri portföyümüz zaten çok genişti ancak bu sene özellikle iç mimarların, tasarım firmalarının, sektörde kanaat önderlerinin her senekinden daha fazla firmamıza ilgi gösterdiklerini gördük ki, bu doğru yolda ilerlediğimiz konusunda güvenimizi arttırmış oldu.

SRC Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Sürücü Biz her UNICERA Fuarı’nda hedeflediğimiz müşteri segmentlerine ve bağlantılarına hep ulaştık ve bunun sonucu bir çok iş bağlantısı yaptık. Son yıllarda katıldığımız İtalya’daki CERSAI Fuarı’nın da katkısı ile yurtdışı müşteri portföyümüzü ikiye katlamış durumdayız. Bizleri

Seramikte Avrupa’nın üçüncüsü, vitrifiyede Avrupa’nın en büyük üreticisi olan Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuarı konumunda olan UNICERA Fuarı, her iki ürün grubunun da yurt içi ve yurt dışı pazarlarındaki en büyük vitrini konumundadır. Bu sebeple Seramik Federasyonu, TÜYAP ve TİMDER’in bu büyük sorumluluğun bilinciyle hareket etmesi ve gelecek yılları planlaması çok önemlidir. Yapılacak en ufak bir hatanın bu kadar katma değer yaratan bir sektöre getireceği zararın maliyeti çok büyük olacaktır.

Bu seneki fuar özellikle üst segment markamız olan ROXQUA’nın lansmanı olması neden ile bir başka önem arz etmekteydi. A Plus müşterilerimize özel hazırlanan ve ilk kolleksiyonunu sergilediğimiz bu markalı ürünlere gösterilen ilgi bizlerin de beklentisinin üzerine çıktı. Bu seneki fuarda bizim için önemli olan ikinci konu ise yine uzun yıllardır Türkiye’de maalesef yatırım yapılmaktan kaçınılan, Çin pazarına tamamen teslim olmuş el duşu, dikey mesaj sis-

Yıllardır sektörün en büyük fuarı olan CERSAI Fuarı’na katıldığımızda, hep hayalimiz UNICERA’nın da bu düzeyde bir fuar olmasıydı. Her geçen yıl gördük ki sektörün her kesiminin çok çalışması ile biz bu hayali hep beraber gerçekleştirebiliriz. UNICERA Fuarı’nı dünyanın bir numaralı fuarı haline getirebiliriz.

Fuar Görüşleri

Seramiksan Satış Müdürü M. Süreyya Çağlar

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Seramiksan 2016 ürün portföyündeki yenilikleri ve değişiklikleri bu fuarda sektör profesyonellerinin beğenisine sundu. 2015 yılı sonunda devreye aldığımız yeni granit fabrikasının üretmiş olduğu 60x60, 60x120, 120x120 ebatlarındaki ürünlerin yanı sıra en son teknoloji ile donatılan Seramiksan vitrifiye fabrikasının üretmiş olduğu kanalsız Rim-out klozetler ve 2,5-4 LT ile fonksiyon yapan klozet ve rezervuarlar ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Seramiksan ürün portföyünde yer alan ve dünyadaki en son trendleri temsil eden teknik granit, ful lappato ürünlerinin yanı sıra mozaik, doğal taş, ahşap ve tuğla efektli ürünler en çok dikkat çeken ürünler arasındaydı.

getirmektedir. Özellikle bu sektöre yatırım yapan distribütörler, yapı marketler ve büyük inşaat şirketlerinin mimar ve satın almacıları fuara yoğun ilgi göstermekte ve önümüzdeki yıllarda yapacakları yatırımları ve satın almaları bu fuarın sonunda yaptıkları değerlendirmelere göre belirlemektedirler.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

özellikle doğu ve güneydoğu bölgesindeki bayilerimiz bu fuara geçtiğimiz yıllarda göstermiş oldukları ilgiyi gösteremediler.

Bu sadece fuarı düzenleyen veya pazarlayan ekiplerin tek başına yapabilecekleri bir iş değil. Burada fuara katılan firmalara da çok görev düşüyor. Sadece güzel standlar yapmakla olmuyor, ürüne kattığınız katma değerle, dünya standartlarında tasarımları ve inovatik çözümleri bu fuarda sunarak bu hedefe ulaşabiliriz. 119


misafir ağırladık. Ürünlerimiz gerek fuar ziyaretçileri gerekse diğer firmalardan beklentimizin üzerinde beğeni kazandı.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Fuar Görüşleri

Seranova Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hilmi Alper Yepyeni ürünlerimizle farklı konseptler oluşturulmuş bir stand ile karşıladık misafirlerimizi. Seramiğin her alanda kullanılabilirliğini ön plana çıkartan canlı mekanlar hazırladık misafirlerimize ve tüm serileri göstermeye elverişli olarak tasarlanmış estetik ürün panolarına yer verdik. Birbirinden farklı ebatlar, desen ve renk seçenekleriyle Seranova ailesinin yeni ürünlerini fuar ziyaretçileri ile buluşturduk. Sektörde trendler mermer, ahşap ve doğal taş yönüne doğru gidiyor, standımızda ağırlıklı olarak bu özellikleri taşıyan tasarımlar yer alıyor ve ilgi çekiyor. Bu tasarımların gün geçtikçe dijital teknoloji yardımıyla desteklenmesi ile birlikte çok daha iyi bir seviyeye geleceğine inanıyoruz. Yenilenen standımızda fuara özel tasarımlarımızı ve iddialı serileri ziyaretçilerin beğenisine sunduk. 2016 yılı için doğal taş, mermer ve ahşap dokulu ürünleri ile farklı ebatları ön plana çıkarttık. Genel olarak fuara katılımdan ve ziyaretçilerden oldukça memnunuz. Fuar süresince standımızda yerli ve yabancı pek çok

Yurtbay Satış ve Pazarlama Müdürü Kemal Saygı 120

UNICERA ulusal ve uluslararası alanda marka bilinirliğini arttırma ve yeni pazarlara erişebilme konusunda bizlere sunulan en iyi fırsat. UNICERA İtalya Bologna’da düzenlenen seramik fuarından sonra dünyada ikinci seramik fuarı. Türk seramiklerinin dünya pazarlarında yer alması ve rekabet gücünün daha fazla artması noktasında bizim için çok önemli bir fuar UNICERA. Bu konuda emeği geçen herkese öncelikle teşekkür ediyoruz. Her geçen yıl şunu görüyoruz ki Türkiye seramiklerinde kalite ve inovasyon ön planda, dolayısıyla yapılan tasarımların ne kadar güzel olduğu ve dünyada beğenildiği herkesçe bilinen bir gerçek haline geldi. Bundan sonra durmadan daha çok çalışmamız gerekmekte. Seramik pazarında Türkiye’nin mutlak suretle İtalyan ve İspanyol rakipleriyle birebir rekabet içinde olduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız. Daha ciddi çalışıp yeni ürünler üretmek ve inovatik yapıyı devam ettirmek zorundayız.

ürünlerimiz vasıtasıyla o pazarlarda önümüzdeki süreçte ciddi bir noktaya geleceğimize inanıyoruz. Bu yolda UNICERA bizim için en etkin yol. 2015 yılı seramik sektörü için çok iyi geçmedi diyebiliriz. Gerek siyasi çalkantılar gerekse dövizde meydana gelen hareketlilikler Türkiye’deki pazarın ciddi anlamda etkilemesine sebep oldu. Federasyonun açıkladığı verilere göre 2015 yılında seramik ihracatı %25 oranında düşüş gösterdi. 2016 yılının herkes için iyi bir yıl olmasını fuarın da tüm firmalara güzel faydalar sağlanmasını temenni ediyoruz. Fuarın tüm firmalara önemli katlılar sağlayacağını ve Avrupa dünya pazarlarında ciddi bağlantıların yapılabileceğine inanıyorum.

Seranova olarak yaklaşık 42 adet ülkeye ihracat yapıyoruz. Bunların içerisinde ağırlıklı olarak Romanya – Kafkas bölgesi, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Avrupa geliyor. Bu ülkelerin dışında Kanada ve Amerika pazarı bizim için hem yeni hem de gelişmekte olan bir pazar. Bu pazarlara uygun etkin ürünler yapmaya başladık. Bu

Fuarın ziyaretçi ve katılım kitlesi amacına, isteklerimize uygundu. UNICERA, dünya çapındaki önemli alıcılarla tanışma ve işbirliği yapma imkanı sağlayan ticari bir etkinlik olmasının ötesinde; ulusal ve uluslararası alanda başarılı mimar ve tasarımcıları, akademisyen ve ilgili fakültelerden öğrencileri sektör profesyonelleri ile bir araya getirerek, önemli bir iletişim platformu olma özelliği taşıyor. Bu yıl fuarda ziyaretçi profilinde bu çeşitliliği gözlemledik. Yurt içi ve yurt dışı katılımın ve ziyaretçisinin arttığını gördüğümüz efektif sonuca yönelik güzel bağlantılar yaptığımız bir fuar oldu. Türkiye’nin en önemli fuarında standımızda bu kadar yoğun ziya-

retçi akınına uğramak bizleri sevindirdi. Yurt dışı ziyaretçilerinin yoğunlaşması, yapı sektöründe Türkiye’nin çok önemli bir konuma geldiğini gösteriyor. Ticaret hayatımıza yansımalarını yıl içerisinde daha iyi ölçüyor olacağız. Avrupa’nın ikinci en büyük fuarı olan UNICERA, bu sene bizlere yurtdışı müşteri potansiyelinin yüksek olduğunu gösterdi. Yakın gelecekte Avrupa’nın en büyük fuarı olacağına inanıyorum. Her geçen yıl büyüyen UNICERA Fuarı, yurtdışı ihracat tarafındaki potansiyeli gözler önüne serdi. Yenilikçi ürünlerimiz büyük ilgi gördü. Başarılı bir fuar geçirdiğimize inanıyorum.


Av. Fırat Barış Kavlak TİMDER Hukuk Danışmanı firat@kavlak.av.tr

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Hukuken

Fazla Çalışma Ücreti ve Hukuki Boyutu

122

Genel Olarak: 4857 sayılı İş Kanunu md.41 hükmüne göre ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. İş Kanununa İlişkin olarak yayınlanan Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği konuya ilişkin ikincil mevzuat olarak İş Kanunu md.41/10 fıkrasına dayanak teşkil edecek şekilde yürürlüktedir. Fazla çalışma kavramı ilgili yönetmelikte İş Kanununda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları, fazla sürelerle çalışma ise haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda bu çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmaları ifade eder.

“Fazla çalışmanın her saati için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.”

Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Ücreti: İş Kanunu md.41/2 fıkrası, Yönetmelik’in 4.maddesinde de tekrar edilmiş ve buna göre fazla çalışmanın her saati için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir olarak hüküm altına alınmıştır. İş Kanunu md.41/3 hükmüne göre haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Benzer düzenleme Yönetmelik’in md.4/2 fıkrasında da mevcuttur. Yönetmelik’in md.4/3 hükmüne göre parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, fazla çalışma süresince işçinin ürettiği parça veya iş tutarının hesaplanmasında zorluk çekilmeyen hallerde, her bir fazla saat içinde yapılan parçayı veya iş tutarını karşılayan ücret esas alınarak fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanır. Bu usulün uygulanmasında zorluk çekilen hallerde, parça başına veya yapılan iş tutarına ait ödeme döneminde meydana getirilen parça veya iş tutarları, o dönem içinde çalışılmış olan normal ve fazla çalışma saatleri sayısına bölünerek bir saate düşen parça veya iş tutarı bulunur. Bu yolla bulunan bir saatlik parça veya iş tu-

tarına düşecek bir saatlik normal ücretin, yüzde elli fazlası fazla çalışma ücreti, yüzde yirmibeş fazlası fazla sürelerle çalışma ücretidir. Fazla Çalışma Yaptırılacak İşçinin Onayı: İş Kanunu md.41/7 hükmüne göre fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Yönetmelik’in md.9 hükmüne göre fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının alınması gerekir. Zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yapılan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma için bu onay aranmaz. Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay her yılbaşında işçilerden yazılı olarak alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır.

“Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” Fazla Çalışmada Sınır: İş Kanunu md.41/8 hükmüne göre fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Yönetmelik’in md.5 hükmüne göre ayrıca bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır.


“İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir.”

Fazla Çalışmanın Belgelenmesi: Yönetmelik’in md.10 hükmüne göre işveren, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırdığı işçilerin bu çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek, imzalı bir nüshasını işçinin özlük dosyasında saklamak zorundadır. İşçilerin işlemiş olan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretleri normal çalışmalarına ait ücretlerle birlikte, 4857 sayılı İş Kanununun 32 ve 34 üncü maddeleri uyarınca ödenir. Bu ödemeler, ücret bordrolarında ve İş Kanununun 37. maddesi uyarınca işçiye verilmesi gereken ücret hesap pusulalarında açıkça gösterilir.

“Fazla çalışma yaptığını, iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir.“

Fazla Çalışmanın Tespiti: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2016/1277 K. 2016/4005 T. 16.2.2016 kararına göre: “İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2014/27770 K. 2016/1075 T. 19.1.2016 kararında: “Fazla çalışma yaptığını, iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla mesai yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.” İmzalı bordroların kesin delil teşkil edeceğine hükmetmiştir. Bu nedenle işyerinde fazla çalışma olsun veya olmasın, işçiye bordrosunu imzalatmak büyük öneme haizdir. Fazla Çalışmalarda Zamanaşımı: 4857 sayılı İş Kanunu md.32/8 hükmüne göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Fazla çalışma ücreti de bu kapsamda değerlendirilecektir. Ancak zamanaşımı bir defi olması nedeniyle yargılama safhasında ileri sürülmesi gerekir. Aksi halde mahkeme tarafından kendiliğinden borcun zamanaşımına uğradığı değerlendirilmesi yapılamaz.

“İşyerinde fazla çalışma olsun veya olmasın, işçiye bordrosunu imzalatmak büyük öneme haizdir.”

Hukuken

görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.” bordroların imzalatılmasının önemini ortaya koymaktadır.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Serbest Zaman: Yönetmelik’in md.6 hükmüne göre fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi, isterse işverene yazılı olarak başvurmak koşuluyla, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı, 6 ay zarfında işverene önceden yazılı olarak bildirmesi koşuluyla ve işverenin, işin veya işyerinin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihten itibaren iş günleri içerisinde aralıksız ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. İşçinin bu kanundan ve sözleşmelerden kaynaklanan tatil ve izin günlerinde serbest zaman kullandırılamaz.

123


Dr. Atakan Genç

Stratejitek Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri agenc@stratejitek.com

Endüstri 4.0

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Etkin Yönetim

Sanayi devriminde lider ülkeler arasında yer alamayan ülkemiz bilgi ve iletişim devrimini kaçırmamak için büyük bir çaba içerisindedir. Endüstri 4.0, dördüncü sanayi devrimi olarak ilk defa 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı’nda dile getirilmiştir. Almanya Hükümeti bu konuda bir çalışma grubu oluşturmuş ve bu çalışma grubu 2013 yılında Endüstri 4.0 raporunu bir strateji belgesi olarak açıklamışlardır. Tarihteki sanayi devrimlerine baktığımızda ilk olarak buhar gücünden faydalanan makinelerin büyük bir dönüşüme imza attığını görmekteyiz. Ardından, üretim bandı tasarımıyla birlikte elektriğin kullanıldığı seri üretime geçişin devrim niteliğinde olduğunu görmekteyiz. Sonrasında ise günümüzde de kullanılan dijital teknolojiye sahip programlanabilir makinelerin kullanıldığını görmekteyiz. Bu üç geçiş sanayi devriminin ilk üç versiyonu olarak tanımlanmaktadır. Dördüncü sanayi devrimi diğer adıyla Endüstri 4.0 ise bugün bir stratejik dönüşüm olarak görülmekte ve ülkeler rekabet avantajı sağlamak adına bu dönüşümün gerektirdiği yatırımları en verimli biçimde yönetmeye çalışmaktadırlar. Endüstri 4.0 ile bilişim teknolojileri ve sanayinin bir araya getirilmesi ve endüstriyel verimliliği en üst seviyeye çıkarmak amaçlanmaktadır. İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişme ve özellikle 5G hızına geçiş Endüstri 4.0 stratejisinin uygulanabilirliği için kritik öneme sahiptir. İnternet bağlantılı cihazların, sensörlerin kullanımının daha pratik hale gelmesiyle birlikte yeni nesil fabrikaların kurulması da söz konusu olacaktır. Yeni nesil akıllı fabrikalarda girdi maliyetlerinin daha düşük olması, üretim kapasitelerinin ve ürün kalitesinin buna nazaran yüksek olması söz konusu olacaktır. Üreticilerin dağıtım kanalında önemli bir paydaşları olan bayilerin, Endüstri 4.0 olarak bahsettiğmiz bilgi ve iletişim devrimini yakalamaya çalışacak üreticilerin yeni yatırımlarını yakından takip ederek stratejik planlarını oluşturması akıllıca bir hamle olacaktır. Kalite, üretkenlik ve maliyet avantajı oluşturan yeni 124

nesil fabrikalaşma yolundaki markaların bayilere rekabet avantajı kazandıracağı göz ardı edilmemelidir. Yeni endüstriye ayak uyduramayan şirketler rekabette geride kalarak giderek yok olacaklardır. Bilgi ve iletişimdeki bu devrim verimlilik konusunda çok büyük bir sıçramaya imkan tanırken ihtiyaç duyulan işgücü niteliğinde köklü bir değişimin gereğini de ortaya koyacaktır. Çalışanlardan çok çalışması değil, akıllı çalışıp yüksek katma değer üretmesi beklentisi ağırlık kazanacaktır. Endüstri 4.0 ile birlikte yeni iş tanımları ve meslek gruplarının oluşması beklenmektedir. İnsan kaynağından yüksek teknolojili sistemlerin sürdürebilirliğini ve geliştirilmesini sağlamak beklentisi her geçen gün daha fazla artacaktır. Fiziksel iş gücüne talep ise gittikçe azalacaktır. Bu tabloya bakıldığında devlet politikası olarak eğitim sisteminin dinamik, çok yönlü ve bilgili insan kaynağının yetişmesine imkan vermesi kritik öneme sahiptir. Ayrıca, büyük işletmelerin de gerek kuracakları vakıf okulları gerekse destekleyecekleri vakıf okulları aracılığıyla Endüstri 4.0’a hitap edecek insan kaynağını yetiştirmeleri stratejik bir davranış olarak beklenebilir. Bununla birlikte, şirketlerin her zamankinden daha çevik olmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Dış çevresindeki değişimleri iyi takip edip analiz edebilmek bir işletme için ne kadar önemliyse aldığı kararları en hızlı biçimde hayata geçirmek de bir o kadar önem taşımaktadır. Bunu başarabilmek işletmenin yüksek operasyonel yetkinliğe sahip olmasıyla yakından ilişkilidir. İşletmeye yön verenler, işletmenin çevresindeki yasal ve politik değişimleri sürekli takip etmeli ve buna göre işletmesine konum belirlemelidir. Benzer biçimde, ekonomik alandaki gelişmelere odaklanmalı, teknolojik değişimleri, sosyal ihtiyaçlardaki değişimleri yakından takip etmelidir. Bu şekilde, yönetici liderler bugünden işletmenin gelecekte hangi mücadeleler ile karşı karşıya kalacağını öngörmelidir. Şüphesiz kurumsal

işletmeler her zaman daha avantajlı olacaktır. Çünkü, işletmelerde karar desteği açısından kritik olan konu kurumsal hafızanın ve kararların uygulanabileceği bir mekanizmanın varlığıdır. Kurumsal hafıza oluşturabilmek için verileri kaydedip bilgiye dönüştürmek şarttır. Endüstri 4.0 çağıyla birlikte biliyoruz ki, tüm nesnelerin internet üzerinden birbiriyle bağlantısını sağlamak mümkün olacaktır. Bu, üretim sürecinde yer alan tüm nesnelerin bir bulut sistemine dahil olması anlamına gelmektedir.

“İşletmelerin gelecekte kendilerini hayal ettikleri yer, Bulut’tur!” Bulut teknolojisi sanal olarak tüm işletme içi nesnelerin birbirine bağlı olması anlamına gelmektedir. Bununla birlikte, bu sisteme dahil olacak internet bağlantılı üretim elemanlarının her birinin veri üretmesi çok büyük bir kapasite ihtiyacını da ortaya koyacaktır. Burada önemli nokta bu verilerin toplanmasından ve kaydedilmesinden çok verilerin analiz edilerek anlamlı raporlara dönüştürülmesidir. “Big Data” diye adlandırılan büyük veri kümelerini işleyebilecek süper hızlı bilgisayarlara ihtiyaç her zamankinden çok daha fazla olacaktır. Bu noktada raporlama sistemlerinin geliştirilmesi konusu da ayrı bir çalışma alanı olarak karşımıza çıkacaktır. Dördüncü sanayi devrimini iyi anlamak ve gelecek için işletmelerini konumlandırmak liderlerin en önemli önceliği haline gelmiş durumdadır.


Seyfullah Beysülen İş Hukuku Uzmanı

Yıllık Ücretli İzin Uygulamasında Yeni Dönem

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

İş Hukuku

4857 Sayılı iş kanunun 56’ıncı maddesi “yıllık ücretli izninin uygulaması” nı düzenlemiştir. Madde; yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

“İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.” İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin

126

“İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.” süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/6 md.) Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise altıncı fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

Yukarıda da yazıldığı üzere yıllık ücretli iznin bir bölümü on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünebilir denilmektedir. Ancak yapılan son değişiklik ile üç olan bölünebilme kaldırılmıştır. Burada unutulmaması gereken bir izin süresinin on günden az olamayacağıdır. On günün üzeri işverenin uygun görmesi halinde on günden sonra ki kısım için sınır ortadan kalkmış olmaktadır. Örneklersek; 20 gün yıllık ücretli izni olan bir işçi, bir iznini on gün kalan on gün iznini de 2’ye bölebiliyordu. Ancak yeni durumda on günden sonra kalan on gün istenilen sayıda bölünebilir. Burada sınır kaldırılmıştır. Uygulamada işçiler ile işverenleri karşı karşıya getiren kısa süreli izinler hususunda ki sıkıntıyı böylece ortadan kalkması öngörülmektedir. Unutulmamalı ki Anayasamızda da güvence altına alındığı gibi çalışmak ve dinlenmek haktır. Bu hakkın çalışma kısmı kullandırılırken gösterilen özen, dinlenme hakkının kullandırılmasında da gösterilmelidir.

“Yıllık ücretli izin kullanımında unutulmaması gereken; bir izin süresinin on günden az olamayacağıdır.”


Çetin Cinemre

SERVİS Eğitim & Danışmanlık Eğitim Uzmanı cetinc@ttmail.com / admin@servisegitim.com

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Bayi Vizyonu

SATIŞ SONRASI Satış sonrası hizmet –adı üzerindebir malın satışından sonra ortaya çıkan ve müşterinin o mal ile ilgili bazı ihtiyaçlarını karşılamayı, sorun veya şikayetlerini çözmeyi amaçlayan etkinlikler dizisidir. Çok farklı yönleri, güçlükleri ve kendine has özellikleri ile diğer hizmetlerden ayrılır. Bir malı sattıran, satış sonrası hizmettir. Satış sonrası desteği olmayan bir malın satışı zordur. Çünkü müşteriler mal satın alırken, satış sonrası desteğini sorgular. Satıştan sonra sorun yaşadıkları zaman kendilerine kimin, ne şekilde, hangi hızla yardımcı olacağını bilmek isterler. Satış sonrası hizmetin kalitesi, müşteri memnuniyeti üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu bağlamda malın kaliteli olması yeterli değildir. Mal kalitesi, hizmet kalitesi ile desteklenmediği sürece müşteri memnuniyetinden söz edilemez. O halde mal kalitesi ile hizmet kalitesi bir elmanın yarısı gibi birbirini tamamlar. Müşterilerin mal veya malzemeyi satın aldıktan sonra kullanım aşamasında sorunlarla karşılaştıkları ve çözüm merkezi olarak yetkili veya yetkisiz tesisatçılara veya teknik servislere yöneldikleri bilinmektedir. Satış sonrasında sorun yaşamayan müşteri sayısı oldukça azdır. Bunun sebepleri üzerinde durulması ve yaşanan sorunları önleyici çabalar içine girilmesi gerekmektedir. Şunlar sorgulanabilir: Müşteri gerçek ihtiyaçlarının farkında mıdır? Mal veya malzeme seçimi doğru mudur? Seçimini yaparken aklının/mantığının sesini mi dinlemiştir, yoksa duyguları ile mi karar vermiştir?

128

Satıcıyı yanlış yönlendirmiş olabilir mi? Satıcı, müşterinin ihtiyaçlarını analiz etti mi, onu doğru anladı mı? Satıcı, müşteriye ihtiyacı ile örtüşen mal veya malzemeyi mi sattı, yoksa stok durumuna bakarak kendisinin satmak istediğini mi sattı?

Mal veya malzemenin özellikleri nedir?

Satıcı mal veya malzeme hakkında müşteriyi doğru bilgilendirdi mi?

Müşterinin istekleri, seçimleri; gerçek ihtiyaçları ile yöndeş mi?

“Satıcı, müşteriye bir usta önerdiği zaman onun işçilik kalitesine garanti vermiş olur. Bu garantiyi veremeyecek ise, usta önermekten kaçınmalıdır.” Tabi ki müşterinin ihtiyaç, istek ve beklentileri önemlidir. Ancak bazı müşteriler kendileri için doğru ve uygun çözümleri bilmezler. Bu yüzden yanlış seçimler yapabilirler. İhtiyaçlarını karşılamayacak veya kullanamayacakları bir malı, akılcı ve mantıklı düşünmeden sırf duygularının etkisinde kalarak satın alabilirler. Çünkü tesisat ve inşaat malzemeleri ile ilgili bilgileri ya yetersizdir, ya da yanlıştır. Bu konuda aydınlatılmaları ve yönlendirilmeleri gereklidir. Satıcı şunlara odaklanmalıdır:

Müşterinin ihtiyaçları nedir?

Mal veya hizmetin özellikleri, müşterinin gerçek ihtiyaçları ile örtüşüyor mu? Örtüşüyorsa, mal veya malzeme seçimi doğrudur. Değilse, yanlıştır. Örtüşüyorsa, müşteri mal veya malzemeden beklediği faydayı sağlayabilir. Müşteriler genellikle satın aldıkları mal veya malzemenin tesisatı, kurulumu veya sorunlarının çözülmesi için satıcıdan kendilerine yardımcı olmasını ve tesisatçı veya usta önermesini isteyebilirler. Satıcı, müşteriye bir usta önerdiği zaman onun işçilik kalitesine garanti vermiş olur. Bu garantiyi veremeyecek ise, usta önermekten kaçınmalıdır. Usta kendi bünyesinde çalışıyor ise, ona zaten kefil olmak zorundadır. Kefil olamayacağı usta ile çalışması hatadır. Konu ile ilgili yaşanmış bir olay şu şekildedir. Tabela işi ile uğraşan bir müşteri yeni bir atölyeye taşınacaktır. İnşaat malzemesi satan dükkana gider. Duvarların alçıpan ile kaplanacağını, üzerine boya çekileceğini söyler. Satıcının piyasada serbest çalışan ve bu işi yapan bir ustası vardır. Müşteri ile malzeme fiyatı üzerinde


Usta: “Siz benimle pazarlık yaptınız. Ben de fiyatı aşağı çektim ve ona göre işçilik yaptım. Müşteri: Nasıl yani? Sen paraya göre mi iş yapıyorsun? Usta: Evet. Bu ayıp veya yanlış değil. Size alçıpan üzerine macun çekilmesi, zımpara yapılması gerektiğini söyledim. Ona göre fiyat verdim. Bana “Gerek yok usta. İki kat boya çek. Yeter’ dediniz. Müşteri: Öyle dedim. Yanlış yaptım. Böyle olacağını nerden bileyim? Sen beni uyaracaktın. Yönlendirecektin. Usta: Kusura bakmayın. Müşteri ne isterse, onu yaparım. Bu paraya, bu kadar iş olur. Müşteri: Sen dürüst bir usta olsaydın, kaliteden ödün vermezdin. ‘Sizin istediğiniz gibi iş yapmıyorum. Macun ve zımpara şart. Yoksa boya dökülür’ derdin. Ben de ona göre düşünür ve karar verirdim.

Bu olayda müşteri haklıdır. Buna benzer başka bir olayda evinin iç duvarları kağıtla kaplı müşteri bir usta ile anlaşır. Duvar kağıtları sökülecek ve boya yapılacaktır. Usta çalışmaya başlar. Kağıtları söker. Boyaya başlar. Akşam eve gelen müşteri boyayı beğenmez. Usta ile arasında şu konuşma geçer: Müşteri: Usta bu ne biçim boya? Duvar harita gibi. Usta: Sıvayı ben yapmadım. “Duvar kağıtlarını temizleyin. Üzerine iki kat boya çekin” dediniz. Ben de onu yapıyorum. Müşteri: Onu yapıyorsun da, yaptığın iş içine siniyor mu? Usta: Sinmiyor aslında, ama siz öyle istediniz. Müşteri: Sıvanın bu kadar kötü olacağını düşünemedim. Boyaya başlamadan önce bana niçin bilgi vermedin? Usta: Daha fazla ödeme yapmayı kabul etmeyeceğinizi düşündüm. Müşteri: Nerden biliyorsun? Usta: Bilmiyorum. Tahmin ettim. Ancak geç kalmış sayılmayız. Fiyat farkını öderseniz duvara macun çekerim. Zımpara yaparım. Üzerine de astar ve iki kat su bazlı saten boya uygularım. O zaman istediğiniz gibi olur. Müşteri yanlış isteklerde bulunabilir, yanlış beklenti içine girebilir ve bunun farkında olmayabilir. İstek ve beklentileri sorgulanmalı, gerçek ihtiyaçları ile yöndeş olup olmadığına bakılmalıdır. İstekleri, ihtiyaçları ile yöndeş olmadığı zaman teknik açıklama yaparak isteğinin veya beklentisinin niçin yanlış olduğu konusunda aydınlatılmalıdır. Dürüst esnaf olmanın gereği, müş-

terinin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak ve memnuniyetini sağlayacak mal veya malzemeyi satmak, satış sonrasında da onun yanında olmaktır. Sadece malı/malzemeyi satmaya odaklanmak, satış sonrasında müşterinin karşılaşabileceği sorunlara duyarsız kalmak yanlıştır. Böyle davranan satıcı, gelecekte aynı müşteriye yapabileceği satışları kaçırır. Bununla da bitmez. O müşterinin, başka müşterilerle ile yaşadığı olayı paylaşması nedeniyle başka müşterileri (potansiyel müşteriler) de kaçırır. Bu bağlamda satıcılık, sadece malı satmakla bitmez. Satış sürecinde olduğu kadar satış sonrasında da müşteri ile ilgilenmek gerekir. “Bu benim işim değil. Benim işim mal satmak. Satış sonrası beni ilgilendirmez. Satıştan sonra müşteri sorun yaşarsa tesisatçı veya teknik servis kendisine yardımcı olur” şeklinde düşünmek ne kadar doğrudur? Ne yazık ki bu şekilde düşünen satıcılar çoktur. Bazı profesyonel satıcılar, gelecekteki satışların, satış sonrasında müşteriye gösterdikleri ilgi ile bağlantılı olduğunun bilincinde olarak kendi bünyelerinde tesisatçı veya usta çalıştırır. Ya da piyasada anlaştığı, işçilik kalitesinden emin olduğu tesisatçı veya usta ile çalışırlar. Tesisat çekme ve inşaat ile ilgili diğer uygulamaları onlara yaptırırlar. Bu çözüm, müşterinin de istediği bir çözümdür. Çünkü müşteri mal veya malzemeyi bir yerden satın almayı; tesisatını, kurulumunu veya uygulamasını başka birine yaptırmayı genellikle tercih etmez. Paket çözüm ister. Bu bağlamda mal veya malzemenin satışını yapan, bunun yanında satış sonrasında da kendisine yardımcı olan satıcıları tercih eder.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

anlaşır. İşçilik fiyatını usta ile konuşmasını ister. Malzeme teslim edilir. Usta çalışmaya başlar. Alçıpanları döşer ve üzerine iki kat boya çeker. Üç ay sonra müşteri sinirli bir şekilde satıcının dükkanına gider. “Ne biçim iş yaptınız. Boya çatladı ve dökülmeye başladı. Benden şu kadar para aldınız. Siz nasıl esnafsınız?” şeklinde isyan eder. Satıcı “Size sattığım alçıpan ve boya malzemesinin kalitesi konusunda sıkıntı olamaz. Uygulama (işçilik) hatası olabilir. Usta ile görüşün” der. Müşteri “Ben ustayı tanımam, sizi tanırım. Usta, sizin ustanız. Onu bana siz tavsiye ettiniz. Yaptığı işten de siz sorumlusunuz. Mağduriyetimi giderin” şeklinde karşılık verir. Satıcı “Usta benim maaşlı adamım değil. Piyasa ustası. Onun yaptığı iş, beni bağlamaz” der. Tartışma çıkar. Usta çağrılır. Müşteri ile usta arasında şu diyalog geçer:

Bayi Vizyonu

“Dürüst esnaf olmanın gereği, müşterinin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak ve memnuniyetini sağlayacak mal veya malzemeyi satmak, satış sonrasında da onun yanında olmaktır.”

129


Tolga Gözüm AKUT Marmaris Ekip Lideri

DOĞADA KAYBOLMA TİMDER olarak sosyal sorumluluğumuz kapsamında AKUT Arama Kurtarma Derneği ile birlikte hazırladığımız bilinçlendirme çalışmalarımız devam ediyor. Bu sayımızda, AKUT’un uzman kadrosundan AKUT Marmaris Ekip Lideri Tolga Gözüm ile “Doğada Kaybolma” konusunu ele aldık.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Afet Bilinci

Tolga Bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Benim adım Tolga Gözüm. 42 yaşındayım. 1999 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. 1994 yılından beri doğa sporları ile uğraşıyorum. Marmaris’te yaşıyorum.

130

Arama-Kurtarma konusunda ne gibi eğitimler aldınız ve ne gibi tecrübeler yaşadınız? 2000 yılından beri arama-kurtarmanın çeşitli alt başlıklarında hem eğitimler alıyorum hem de eğitimler veriyorum. Genel itibariyle “arama” konusunda ise hem AKUT Arama Kurtarma Derneği’nden hem de başka kuruluşlardan aldığım birçok eğitim var. 75’in üzerinde arama-kurtarma operasyonuna katıldım ve bu operasyonlar ile farklı tecrübeler edindim. Ülkemizde doğa sporlarına olan ilgi son 15-20 yılda ciddi bir artış göstermiş durumda. Bu ilgi aynı zamanda çeşitli kazaları da beraberinde getirmekte. AKUT eğitmenlerinden biri olarak anlatır mısınız, doğaya çıkarken nasıl bir planlama yapmamız gerekir? Öncelikle ne kadar tecrübeli olup olmadığımıza ve faaliyetin ne boyutta olduğuna bakıp her türlü hazırlığımızı en ince detayına kadar hesaplamamız gerekir. Bir doğa sporu kazası en tecrübesiz bireyden en profesyonel sporcuya kadar herkesin başına gelebilir. Planlamanın ilk aşamasında, faaliyet boyunca ihtiyacımız olacak bilgileri toplamamız önemlidir. En başta gideceğimiz bölgenin coğrafi durumu kontrol edilmeli. Kayalık mı, patika mı, yüksek irtifa mı gibi bilgiler edinmek ve daha sonra hava durumu hakkında araştırma yapmak gerekir. Faaliyetimizin süresini de belirledikten sonra

“Bir faaliyetin ön planlamasındaki en önemli noktalardan biri de o faaliyet hakkında birilerini bilgilendirmektir.” malzeme hazırlığına başlamalıyız. Elbette bu konu gidilecek faaliyetin süresine ve içeriğine göre değişkenlik gösterecektir ama bazı temel malzemeler vardır ki onları her tür faaliyetin ortak malzemesi olarak nitelendirebiliriz. Bunlar yanınızda olmazsa olmaz malzeme/ekipmanlardandır. Bunlara birkaç örnek verecek olursak, su, düdük, yiyecek, ilkyardım malzemesi, lamba – ışık kaynağı, yedek kıyafet gibi şeyler her tür doğa sporcusunun yanında bulundurması gereken malzemeler olacaktır. Bir faaliyetin ön planlamasındaki en önemli noktalardan biri de o faaliyet hakkında birilerini bilgilendirmektir. Yani nereye gideceğimiz, faaliyet içeriğimizin ne olduğunu ve ne kadar süre sonra geri döneceğimiz gibi bilgileri yakınlarımızla paylaşmamız gerekmektedir. Ancak bu şekilde başımıza bir şey gelmesi durumunda, yardım talep edemeyecek durumda bile olsak bir arama ekibi için gerekli başlangıç noktasını belirtmiş oluruz. “Başlangıç Noktası” nedir? Başlangıç Noktası kayıp kişinin en

son bilindiği/görüldüğü noktadır. Bir arama operasyonunda bir başlangıç noktası yani aramaya nereden başlayacağınızın belli olması son derece önemlidir. Örneğin kişinin aracını ya da ona ait olduğunu düşündüğünüz bir malzeme bulursunuz ve bu sizin için kayıp kişinin bilindiği en son noktadır. Arama operasyonu bu tür bilgiler ile yürür. Kaya tırmanışı faaliyetine giden bir sporcu ile mantar toplamaya giden bir köylüyü veya ava giden bir avcıyı arayacağımız arama planları farklılık gösterecektir. Dolayısıyla kayıp kişinin faaliyet planını ve amacını bilmek, en son nerede olduğuna dair fikir sahibi olmak, yanında ne gibi malzemeler olduğunu bilmek son derece değerli bilgilerdir. İnsanlar neden kaybolur? Bunun için birçok etken sayabiliriz. Gidilen bölge hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak ve kötü hava koşulları başta gelen etkenlerdendir. Bu elbette bilmediğimiz yere gitmemeliyiz anlamına gelmez, iyi araştırma yapmamız, gittiğimiz yolu iyi belirlememiz ve de faaliyet planından, rotadan sapmamamız yeterli olacaktır. Kötü hava koşulları derken de aniden bastıran bir sis gibi durumlardan bahsediyorum. Yolumuzu görmemizi ve nereye gittiğimizi kestiremememize sebep olabilir. Yine faaliyetin geceye uzaması, yorgunluk, ekip içerisinde moral bozukluğu ve anlaşmazlıklar gibi etkenler de kaybolma yaşamamıza sebebiyet verebilir. “Gittiğimiz yolu belirlememiz” dediniz, bunu biraz açar mısınız? Elbette… Bu belirleme için benim kullandığım iki güzel yöntem. Birincisi nirengi noktası belirlemek. Faaliyeti kaç


Teknik malzemelerle işimiz çok daha kolaylaşacaktır değil mi? Günümüz teknolojisinde harita okuyan akıllı cihazlar, GPS cihazları vb. ne gibi malzemeler var? Okurlarımıza bu malzemelerin temin edilebileceği yerler, maliyetleri ve işlevleri hakkında kısa bilgiler aktarır mısınız? Bu malzemeler birçok şeyi kolaylaştıracaktır. GPS cihazı uydudan yerinizi belirleyen cihazdır. Dolayısıyla bu cihazın çalışabilmesi için telefonun çekmesine gerek yoktur. Bu tür malzemeler doğa sporları, av malzemeleri satan firmalardan temin edilebilir. Birçok şirketin internetten satışı da bulunuyor. GPS cihazının fiyatı pusulaya göre yüksektir fakat işlevi çok daha fazladır. 500 lira ile 3.000 lira arasında değişen fiyatlara satılmaktadır. Doğa yürüyüşleri, tırmanış, dağcılık, mağaracılık vb. sporlarla çok ilgilenen kişilerin GPS cihazı edinmeleri çok işlerine yarayacaktır. Bu cihaz sayesinde sadece nerede olduğunuzu tespit etmek değil aynı zamanda gittiğiniz rotaları işaretlemek, kaydetmek ve daha sonra tekrar takip etmek gibi birçok işlevi de yapabilirsiniz.

Böyle bir faaliyete çıktığımda, bölgeyi de bilmiyorsam ve şayet hiç işaretli olmayan bir patika kullanacaksam en önemli aracım cep telefonum olacaktır. Bu durumda da en çok dikkat ettiğim nokta, yürüyüş esnasında sık aralıklarla telefonumu kontrol edip çekip çekmediğine bakmaktır. Ne kadar tecrübeli olsam da faaliyete çıkmadan önce nereye gittiğimi, ne yapacağımı ve de ne zaman döneceğimi ve hatta ne zamana kadar dönmez ve haber vermezsem endişelenilmesi gerektiğini, birilerine anlatır öyle giderim.

Bunların yanı sıra yanımıza almamız gereken malzemeleri araştırdığımızda genellikle harita, pusula, GPS gibi teknik malzemeler ile karşılaşırız. Ancak gerçekçi olmak gerekirse doğaya çıkan herkesin bu tür malzemeleri kullanmayı bildiğini ya da temin ettiğini söyleyemeyiz. Yanımızda olmaları elbette hayati derecede önemli ancak kötü senaryoyu düşünecek olursak yapmamız gerekenler şöyle; en kötü ihtimalle yaptığımız araştırmalardan edindiğimiz bilgiler ile kendimize bir kroki çizebiliriz. Hangi noktalarda su bulacağımızı, ne tarafımızda hangi yolun veya köyün kalacağını veya hangi dağın, nehrin yanından dolaşacağımızı o krokiye işaretleyebiliriz.

Kaybolduğunuz anda ise panik olmamanız çok önemlidir. Geldiğiniz yoldan geri gidebileceğinizden eminseniz geri gitmeye çalışmanız, telefonunuzun çektiği son noktaya ulaşmanız ve kaybolduğunuzu birilerine haber vermeniz gerekir. Hangi yöne gideceğinize dair bir bilginiz yoksa ve telefonunuz çekmiyorsa telefonunuzun sinyal alabileceği bir nokta aramanız gerekir. Dolayısıyla ilk önemli nokta kaybolduğunuzu haber verebilmektir. Bir patika üzerinde hareket ediyorsanız o patikayı kaybetmemeniz, kaybettiyseniz geri dönüp takip ettiğiniz rotayı bulmaya çalışmanız gerekir. Arama planlamaları ilk aşamada hep patikalar ve yollar üzerinden yapılacaktır.

Faaliyetim birkaç gün sürecekse, konaklama veya yemek yeme molalarında ya o arkadaşımı arar nerede olduğumu anlatırım ya da konum bilgisi yollarım. Çünkü biliyorum ki bir arama ekibi için en önemli bilgiler ne tür bir faaliyet yaptığım ve en son nerede olduğumdur.

Afet Bilinci

Diğer yöntem ise gidilen rota üzerinde ara ara durup geri dönüp dönüş yoluna tersten bakmaktır. Daha sonra bu yolu dönerken o görsel bilgi de hafızamızda canlanır ve “evet, buradan geçmiştim” diyebilirsiniz.

Bu malzemelerin yanımızda olmadığını varsayacak olursak; kaybolduğumuzda kısıtlı donanıma sahipsek ne yapmalıyız? Öncelikle ön hazırlığımıza bir geri dönelim isterseniz. Bir yürüyüş faaliyetinden bahsediyoruz. Faaliyete çıkmadan önce yeterli yiyecek ve içeceği, özellikle suyu yanımıza aldığımızdan emin olmalıyız. Yol üzerinde su temin edebileceğimiz noktalar olup olmadığını rehber kitaplardan, bölge hakkında internet üzerinden yapacağımız araştırmalardan ve bloglardan öğrenebiliriz. Ayrıca havanın durumuna göre kıyafet seçilmesi çok önemlidir. Yedek çorap ve içlik, t-shirt gibi kıyafetleri de atlamamak lazım. Hangi hava koşullarında olursanız olun bir yağmurluk her zaman işinize yarayacaktır. Yağmur yağmasa bile sert bir rüzgâr, yaz günü olsa bile çok zor bir gece geçirmemize sebebiyet verebilir.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

kişi yaptığımız önemli değil, aynı şeyi yalnızken de yapabiliriz. Örneğin rota üzerinde değişik bir ağaç görürüz, o esnada o ağaç ile ilgili zihnimizde veya kalabalıksak ekip arkadaşlarımızla bir cümle paylaşmak çok kalıcı bir nirengi noktası olacaktır. Mesela “arkadaşlar, ağaca bakın nasıl yosun tutmuş” gibi. O bilgi herkesin aklında kalacaktır. Yönümüzü kaybettiğimiz an “yosun tutmuş ağaç vardı ya hani…” dediğimizde, herkes nereden bahsettiğimizi biliyor olacaktır.

Pusula ise çok daha cüzi rakamlara satılmakta. 50 liradan başlar, özelliklerine göre 500 liraya kadar satılan modelleri bulunur. Yine son derece kullanışlı bir malzemedir. Kullanım esnasında gittiğiniz yönü kontrol etmeniz ve gerekiyorsa mesafe veya süre ölçerek notlar almanız dönüş yolunuzu bulmanızda faydalı olacaktır.

131


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Afet Bilinci

Tabii bu noktada cep telefonunuzun batarya durumunu değerlendirmeniz ve ona göre davranmanız gerekir. Gereksiz aramalardan kaçınmak, gerekmiyorsa internet bağlantısını kapatmak hatta belki telefonunuzu tasarruf moduna almak faydalı olacaktır. Aynı şekilde su ve yiyeceğinizi de tedarikli kullanmaya başlamanızı da tavsiye ederim. Rotanız üzerinde belirgin bir nokta var ise nerede olabileceğinize dair bilgi olarak bu noktaları anlatmanız önemlidir. Örneğin “sağımda tepesi karlı olan bir dağ var” gibi bir bilgi veya “yaklaşık 1 saat önce bir çeşme geçtim” gibi bir bilgi. Sizi aramaya gelecek olan kurtarma ekipleri bu bilgileri değerlendirerek alan daraltacaklar ve size ulaşmaları çok daha kolay olacaktır. Alan daraltmak nedir? Bir arama ekibi nerede olabileceğinize dair bir senaryo ve alan belirler. Bu alan öncelikli aranacak alandır. Bunu belirlerken de sizin verdiğiniz faaliyet planı, nirengi noktası, son olduğunuz nokta gibi bilgiler önemlidir. Dolayısıyla verebileceğiniz her türlü bilgi bu öncelikli alanın mümkün olduğu kadar daraltılmasını ve daha çabuk size ulaşılmasını sağlayacaktır. Eğer telefonla ulaşılabiliyorsanız arama ekibi tarafından aranacaksınızdır ve de yönlendirileceksinizdir. Nerede olduğunuzu tahmin etmeye yönelik sorular sorulacaktır, yanınızda neler bulunduğu öğrenilecektir, sağlık durumunuz hakkında bilgi edineceklerdir ve bu bilgilerin hepsi arama planı için değerlidir. Toparlayacak olursak, doğaya gitmeden önce faaliyetimizi iyi planlamak, başkalarıyla paylaşmak, gideceğimiz bölge hakkında bilgi edinmek, araştırma yapmak gerekir. Yanımıza varsa harita, pusula, GPS gibi malzemeler almak, telefonumuzu iyice şarj etmek, varsa yedek batarya taşımak, geceye kalma ihtimaline karşı giyim, yiyecek ve su taşımak, el veya kafa feneri almak ve bir ilkyardım çantası bulundurmak önemlidir. Ayrıca ateş başlatabilmek için çakmak veya kibrit almak da ihmal edilmemelidir. Örneğin bir fotoğraf meraklısısınız ve rotanızdan sapıp bir yamaç kenarından manzara fotoğrafı çekmeye gidip kayboldunuz. Sizi aramaya gelecek olan arama ekibi bu ihtimali bilmiyor ise seçenekleri çok daha sonra değerlendirecek ve size ulaşmakta daha geç

132

kalacaktır. Sanırım bu örnek bir arama ekibi için her türlü bilginin değerli olduğunu kavramamıza güzel bir örnektir. Doğa aktiviteleri yapılan güzergâhlarda devletin rota belirlemek gibi, güvenli olmayan bölgeye girişi engellemek gibi, doğa sporları için ayrılmış alanlarda belirli aralıklarla güvenlik personeli, barınak, gıda, ilkyardım malzemesi gibi temel yaşam desteği temin edecek pratik tedbirler almış olması gerekmez mi? Elbette, bu söylediğiniz ideal olan uygulama. Özellikle, Likya Yolu, Karia Yolu gibi çok bilinen ve kullanılan rotalarda, rutin olarak rota işaretleme çalışmaları, barınak yerleri, su imkânları vb. gibi hizmetlerin yaygınlaştırılması gerekli. Doğa sporlarını ve doğa turizmini destekleyen bir yapı oluşturulması hem güvenlik açısından hem de bu tür faaliyetlerin geliştirilmesi açısından çok verimli olacaktır. Yalnız, devletin üstüne düşenler olduğu kadar vatandaşların üzerine düşenler de var. Örneğin her yaz Kelebekler Vadisinde ya da Likya Yolunda, parmak arası terlikle tırmanış yapan bireyler kaza ya da kaybolmaya maruz kalıyor. Devlet gerekli tedbirleri almış olsa dahi vatandaş bu güvenlik kurallarına uygun hareket etmezse kalıcı bir çözüm sağlanamayacaktır. Bu tür risk barındıran sporlar ve faaliyetler hakkında daha bilinçli bir toplum haline gelmemiz gerekiyor. Üstelik günümüzde internet sayesinde bilgiye ulaşmak da çok kolay… Sürekli olarak doğa sporları ile uğraşan ya da doğaya çıkan kişilerin bu gibi temel bilgileri edinmesi son derece önemli. Biz AKUT olarak bilgiyi paylaşmaya elimizden geldiğince hazırız. Vatandaşlarımız bizi sadece kaybolduklarında değil, uzmanlı alanlarımızla ilgili destek istedikleri her zaman arayabilirler… Biz AKUT’ta operasyonel olmak istesin ya da istemesin her gönüllümüze Navigasyon, Oryantring, Sar-tech 3 dediğimiz Doğada Arama-Kurtarma ve İlkyardım eğitimi veriyoruz. AKUT, gönüllülerini arama kurtarma faaliyetleri için yetiştiriyor olsa da gönüllülerimiz aldıkları bu eğitimler ile sadece operasyonlarda değil hayatın her alanında daha bilinçli bireyler olarak hareket ediyorlar. Tabii yine hiç operasyonel olmayıp derneğimiz içerisinde

fayda sağlayabileceğiniz birçok görev mevcut. Bir de şunu belirtmek isterim; İlkyardım ve Afet Bilinçlendirme toplumdaki herkesin alması gereken eğitimlerdendir. Yeri gelmişken, AKUT’un millî sporculardan ve uzman eğitmenlerden oluşan kadrosu ile 7’den 70’e her yaş grubundan bireye 15-20 kişilik gruplar dahilinde, dört mevsime uygun doğa kampları düzenlediğini hatırlatmak isterim. Bunun için web sayfamızdan bizlere her zaman ulaşabilirsiniz. AKUT hakkında da çok kısa birkaç cümle almak isteriz… Tabii… AKUT ailesi olarak bu hafta 20. yılımızı doldurmuş olmanın heyecan ve mutluluğu içerisindeyiz, gururluyuz… Tam 20 yıldır hiçbir karşılık beklemeksizin, hiç tanımadığımız insanlara yardım elimizi uzatıyoruz. Yaşamın en değerli hediye olduğunu unutmadan, zorda kalmış bireylere “Buradayız, geldik, seni kurtaracağız” diyoruz. Bunlar tarifi zor duygular… Ülke genelinde 36 ekibimiz, 2110 gönüllümüz var. Bunların 718’i kadın. Cinsiyet, dil, din, ırk gözetmeksizin her gönüllümüze fırsat eşitliği sağlıyor, eğitimlerden kesinlikle taviz vermiyoruz. Derneğimiz 1999 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Dernek” statüsüne erişmiştir. 2011 yılında Birleşmiş Milletler’in afet gücü içerisinde yer almaya hak kazanan ilk Türk ekibi olan AKUT, kurulduğu günden bu yana, tamamı gönüllü kadrosu ile yurt içi ve yurt dışında toplam 2101 operasyon gerçekleştirmiş; 2250 birey ve 963 hayvanı yaşama döndürmüştür. Kitlesel afet niteliğinde yurt içinde 50 deprem, 33 sel, 42 heyelan operasyonunda görev alan AKUT; yurt dışında ise 7 Deprem (1999 Atina, 1999 Tayvan, 2001 Hindistan, 2003 İran, 2005 Pakistan, 2010 Haiti, 2015 Nepal), 1 sel (2000 Mozambik)operasyonuna katılmıştır. Derneğimiz yine hiçbir karşılık beklemeksizin yılda ortalama 2000 oturum ile 100 Bin kişiye Afet Bilinçlendirme semineri vermektedir. AKUT Spor Kulübümüz 2009 yılında kurulmuştur ve 9 branşta sporcular yetiştirmektedir. Bizlere eğitimlerle ilgili, gönüllü olmak için, bağış yapmak için vb. konularda AKUT web sayfasındaki iletişim bilgilerimizden her zaman ulaşabilirsiniz.


Almila Dalkılıç

Yönetim & Kişisel Gelişim Eğitmeni, Hitabet Koçu almilad@gmail.com

Bakın başarısını soranlara ne diyor Kasparov: “Kendimiz için hangi yolu seçeceğimize karar veremeyiz. Kişisel tarz, indirip kurabileceğimiz bir bilgisayar yazılımı değildir. Bunun yerine, sizin için en iyi neyin işe yaradığını anlamalı ve sonrasında, denemeler ve zorluklarla kendi yönteminizi geliştirmelisiniz; yani kendi haritanızı.” Bir konferansına katıldığım değerli meslektaşım Mümin Sekman şöyle demişti ve benim de çok hoşuma gittiği için not almıştım; “Başarı, hedef koyduğun şeyi gerçekleştirmektir. Şanstan önce fırsatları kolla. Unutmayın ki şansla gelen başarılar şanssızlıkla gider.” Başarı çok ciddi bir konsantrasyon gerektirir. “Düşünce gücünüzü saklamayın, gerektiğinde kullanın.” “Unutmayalım ki, bugün karşılaştığımız sorunların temeli dünkü çözümlerde yatmaktadır.” “Her insanın; toprak çakıl ve altından oluşan yönleri vardır. İlişki içinde ben toprak ve çakıl için “dinlersem”, kişi bana toprak ve çakıl yönünü verir. Eğer ilişkimde onun altın yönünü görür ve o tutum içinde “dinlersem”, kişinin içindeki altınları bulurum.” Doğan Cüceloğlu Önemli olan, problemi aklımızda ele alış biçimimizdir. Problemler ya sizi

Yaratıcılık Problemi iyi tanımla Çözümünü bulmaya çalış Çözüm yolları ara Kimsenin düşünmediğini düşün ve yap Yaratıcılık her şeyde olduğu gibi problemlerin çözümünde de etkilidir. Yaratıcılık ve korku birbiriyle çok ilintili. Korku dediğimiz şey ne? Nelerden korkuyoruz ve bu korkular bizi neleri yapmaktan alıkoyuyor? Karizmatik insanlar korkmazlar mı? Ya da belli etmiyor olabilirler mi? Bence bu tip kişiler korkularını belli etmeyerek profesyonellik gösteriyorlar ve izlemesi pek keyifli oluyor açıkçası... Her insanın benliğinin bir köşesinde KORKU bulunur. Genellikle “ya başaramazsam?” ile başlar. Sahip olduğumuz özelliklerin yeterince farkına varmadığımızda ve kendimize haksızlık etmeye başladığımız noktada korku da oluşmaya başlar. Sonrasında tüm beynimizi ele geçirir ve normalde yapacak olduğumuz bir şeyi yapamaz hale getirir bizi... Şartlandığımız bazı şeyler var, küçüklükten beri süregelen... Örneğin bir gül gördünüz ve görür görmez “çok güzel” dediniz. Dikkatle düşünün azami gözlemle, kimin sözlerini tekrar

ediyorsunuz? Bu, çiçeğin güzel olduğu ifadesi şimdi, şu anda sizin deneyiminiz mi? Bunu gerçekten siz mi yaşıyorsunuz, yoksa çocukluğunuzda bir başkasından duyduğunuz sözleri mi tekrarlıyorsunuz? Ya da bir kitapta okumuş olabilir misiniz? Bir hocanız, arkadaşınız, ailenizden biri... Sadece hatırlamaya çalışın lütfen; bulduklarınıza çok şaşıracaksınız. Eğer derinlere inerseniz evet bunu ilk defa biri söylemişti diyebilir ve şaşırabilirsiniz. Bu sizin programınızın bir parçası olmuştur ve o zamandan beri tekrarlıyorsunuzdur ve daha fazla tekrarladıkça, o bir şekilde içinize işleyecektir. O anı yaşadığınızda çok önemli ve anlamlı olabilir ama artık değil, ne zaman yeni bir şeyle karşılaşsanız aklınız durdurur sizi... Dur bakalım bu yeni bir şey tehlikeli olabilir emin misin der bize... Biz de durur ve yapacağımız pek çok şeyi askıya asarız ve onlar askıda kalır da kalır, hatta çoğu zaman unutulur gider. Eğitimlerimde zaman zaman kullandığım bir espridir. Bir şey yapmak üzere olup da cesaretle başlayamayan herkese anında şöyle derim; “Dur senin bir çocukluğuna ineyim” ve diğer katılımcılarla birlikte bunu söylediğim kişiyi de neşemize ekleyerek hep birlikte güleriz. Ama niye güleriz? Şu an yaşadığımız ve korktuğumuz pek çok şey geçmişten gelen izlerin bir resmi değil midir?

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Garry Kasparov; dünyanın en yetenekli ve tüm zamanların en iyi satranç oyuncusu olarak kabul ediliyor. Üstelik yüksek IQ’su ile sınırları zorlyor. IBM’in süper bilgisayarı Deep Blue’ya karşı giriştiği efsanevi düellolar ise hala belleklerimizde...

bitirir ya da yüceltirler. Amerikalı Filozof James Russel diyor ki; “Her sorun bir kılıç gibidir, bıçağından tutarsanız elinizi keser, sapından tutarsanız size hizmet eder.”

İletişimde İletişim

Her Şeyin Başı Çalışmak...

Gelin o resmi yeni baştan çizelim ve eski çizilen resimleri bir tarafa kaldıralım artık... Resimlerin revize edilip güncellenme vakti geldi artık... Hayatınızda görsel resim oluşturmayı ihmal etmemeniz ve istediğiniz her şeyi karşınızda görebilmeniz dileği ile...

133


Alarko Carrier, Serena Serisi Kombilerini Yeniledi Alarko Carrier, başarılı kombi serisi Serena’yı son teknolojiyle donatarak yeniledi. Alarko Carrier’ın Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ana üretim tesislerinde geliştirilen kombiler, kullanıcılara bir çok kolaylık sunuyor. İçerisindeki elektronik kart sayesinde bütün güvenliği ve fonksiyonel işlemleri kontrol etmeyi sağlayan Serena kombi, gaz kesildiğinde veya alev söndüğünde, emniyet gaz valfinden cihazı kapatıyor. Yakıcının tekrar ateşlenmesi, elektronik ateşleme sistemiyle sağlanıyor. Cihazın ön kısmında yer alan mavi LED ışıkla çevrelenmiş kontrol paneli, kombinin çalışma durumuyla ilgili kullanıcıları uzaktan bilgilendiriyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Yenilenen Serena serisiyle ilgili bilgi veren Alarko Carrier Isıtma Ürün Müdürü Erkan Mutlu, “Daha yüksek ısıtma kapasitesi, daha fazla kullanım suyu debisi ve sınıfının en üstün teknik özelliklerine sahip Serena serisini, yeni emniyet sistemleri ve dünyadaki son teknolojiyle donatarak yeniledik.” dedi.

134

Artema’dan Zamansız Bir Armatür: Z-line Artema’nın sade ve zamansız ürünü Z-line bataryalar, dayanıklılığı ve yalın tasarımıyla banyo ve mutfakların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Artema’nın hijyen ve teknoloji odaklı tasarımı Z-line eviye ve banyo bataryaları, fonksiyonel kumanda kolu tasarımıyla hayatı kolaylaştırıyor, kir tutmaz yüzeyiyle ev işlerinin en büyük yardımcısı oluyor.


Ariston Thermo Group’tan Sıcak Su Konforunun Yeni Adı, Velis Evo Geliştirdiği ürünleriyle yaşam alanlarında yüksek konfor sağlayan Ariston Thermo Group, yeni termosifonu VELIS EVO ile konfor ve tasarrufun sınırlarını genişletiyor. “ECO EVO” özelliği ile kullanım alışkanlıklarınızı öğrenerek, sıcak suyu miktar ve zamanlama olarak tam ihtiyacınıza göre hazırlıyor. Böylece elektrik faturanızda %14’e varan tasarruf sağlıyor. Yepyeni “Akıllı Mavi Işık Teknolojisi” ise, dokunmatik bir ekran üzerinden tüm programlamayı yapmanızı sağlıyor.

Braas Çatı Sistemleri’nin Güçlü Isı Yalıtım Çözümü Thermomanto Sistem Ailesi Genişliyor dan öne çıkıyor. Thermomanto Sistem üzerindeki yatay kanallar, herhangi bir alt yapı hazırlığına gerek kalmadan kiremit montajının hızlı ve düzgün olarak yapılmasını sağlarken; dikey kanallar ise kiremit altının etkin ve sürekli olarak havalandırılmasına imkan veriyor. Thermomanto Sistem, yeni çatılarda olduğu kadar, özellikle çatı yapısının komple değişim imkanı olmadığı çatı yenileme işlerinde de kolaylıkla uygulanabiliyor.

Tüm dünyada artan enerji maliyetleri ve çevre kirliliği ile ilgili kaygılar, günümüz inşaat sektöründe enerji verimliliğini ve buna bağlı olarak yapının toplam enerji performansını önemli kavramlardan biri haline getiriyor. Bir yapının toplam ısı kaybında çatılar, önemli bir role sahip. Bu nedenle ısı yalıtım performansını artırmada, çatılarda yapılan “doğru ısı yalıtım” uygulamaları son derece önem kazanıyor. Braas Çatı Sistemleri, yapının enerji performansı açısından önemli bir alanı olan çatıların enerji verimliliğini artırmak amacı ile yüksek performanslı ürünler sunmaya devam ediyor. Braas’ın bu amaçla geliştirdiği çözümlerden biri de, ısı yalıtımı (çatı mantolama) ürünü Thermomanto Sistem. Yüksek yoğunluklu, yüzeyi zırhlı, yüksek basma mukavemeti ile kar, rüzgar ve öz ağırlık gibi yüklere

karşı yapısal bütünlüğünü koruyan, binili kenar profile sahip, ekstrüde polistren (XPS) özel tasarımlı ısı yalıtım plakası olan Thermomanto Sistem, 4, 5, 6, 8 ve 10 cm’ den sonra şimdi de 12 cm kalınlık alternatifi ile sunuluyor. R=3,85 m2.K/W ısı geçirgenlik direnci ile Thermomanto Sistem 12 cm, çatılarda enerji verimliliği ve tasarrufu açısın-

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Velis EVO, 27 cm derinliği ile yerden önemli bir tasarruf sağlıyor. Yatay ve dikey montajlama seçenekleri ile kullanımı kolaylaştırırken, titanyum emaye kaplı çift tank yapısı ile uzun ömürlü kullanımı garanti ediyor. Kalite, güven ve enerji tasarrufunu bir arada sunan Ariston Thermo Group, VELIS EVO termosifon ile her zaman olduğu gibi kullanıcıların maksimum memnuniyeti sağlamayı hedefliyor.

Braas’ın sunduğu yüksek performanslı ısı yalıtım çözümleri ile hem çatılarda ısı köprüleri oluşması önleniyor hem de çatıların ısı yalıtım performansı ve enerji verimliliği artırılıyor. Enerji verimliliği artan çatılar sayesinde, ısıtma ve soğutma için harcanan bütçeler azalıyor ve çatı katlarında dört mevsim ideal yaşam konforu sağlayacak bir ortamın oluşturulması sağlanabiliyor. 135


Baymak, Yeni Modeli Elegant Plus ile İddialı Klima pazarındaki gücünü geçtiğimiz iki yılda katlayarak arttıran Baymak, sezona yeni ürünü Elegant Plus ile hazırlanıyor. Geçen yıl klima pazarı yaklaşık %5 büyürken satış adetlerini %50’nin üzerinde artıran Baymak, bu yılın ilk çeyreğinde de klima satışlarında %37 artışla klima satışlarındaki büyümesini devam ettirdi.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

2016 yılı hedeflerini büyüten Baymak, bu başarısını yeni ürünü Elegant Plus ile gerçekleştirecek. Baymak, ekonomik, estetik, sessiz ve 0,5°C’ye kadar hassas sıcaklık kontrolü sağlayan yeni klima modeli Elegant Plus ile bu yaz da evlerin tercihi olacak.

Elegant Plus soğutmada A++, ısıtmada A+ enerji verimlilik değerlerine ek olarak ECO Mod özelliğiyle klimaların korkutan faturalarına da çözüm getiriyor. Yeni modelin sahip olduğu ECO Mod kullanıcılara soğutmada ekonomik bir kullanım sunarak, cihazın en düşük enerji tüketiminde çalışmasını sağlıyor. ECO Mod çalıştırıldığında cihaz iç üniteden aldığı sıcaklık bilgilerine göre değil, dış ortam sıcaklığına göre değişen yazılım parametrelerine göre çalışıyor. Elegant Plus’ta kullanılan kompresör, fan, izolasyon malzemeleri ve benzeri ekipmanların sessiz çalışma prensibine göre tasarlanmış olmasının yanı sıra Silence Mod özelliği en düşük ses seviyesini sağlıyor. Gizli LED ekran sayesinde cihaz kapalı iken Elegant Plus kullanım alanında estetiği ile ön plana çıkıyor. İhtiyaca yönelik her detayın düşünüldüğü

Baymak Elegant Plus’da hassas sıcaklık kontrolü 0,5°C’lik artış ve azalışların yapılabilmesine de olanak sağlıyor. Yatay ve dikey hava kanatçıklarının, kumanda üzerinden 4 yöne hareket edebilmesini sağlayan Elegant Plus, mekanın iklimlendirmesini homojen şekilde gerçekleştirerek daha konforlu bir ortam sağlıyor. Son kullanıcıya sağlanan bu özelliklerin yanında kurulumu da düşünen Baymak, yeni seri klimalarında Çift Taraflı Drenaj Bağlantısı özelliğini sunarak servislerin ilk kurulumunda daha esnek davranabilmesini sağlıyor. Bu sayede cihazın drenaj hattı kurulum alanının uygunluğuna göre istenilen yönden çekilebiliyor. Baymak Elegant Plus Klima, 5 yıl garantinin yanı sıra montaj ve satış sonrası hizmetleriyle de kullanıcılarını yormuyor.

Baymak, Premix Yoğuşmalı Kombi Yoğuşmalı kombi pazarının önemli markalarından Baymak tarafından tasarlanan ve üretilen yoğuşmalı kombiler çok sessiz yapılarının yanı sıra düşük zararlı gaz emisyonu ile çevreci ve uzun ömürlü olma özelliğine de sahip. Tüm yoğuşmalı cihazlarına ilave hiçbir ücret talep etmeden 3 yıl garanti kapsamına alan Baymak, ürün ve servis kalitesiyle de kombilerin kullanım ömrü boyunca tam performansının güvencesi olmaktadır. Baymak’ın hedefi sektöre sunduğu yüksek kalite, teknik üstünlük ve rekabetçi fiyat ile dünya pazarlarında Türkiye’yi kombi üretim üssü haline getirmek. Baymak, “Pahalı Enerjiye Karşı Baymak” sloganı ile enerjiyi ithal ettiğimiz ve her zamankinden daha fazla dışarıya bağlı olduğumuz bir dönemde toplumsal bir görevi üstlenerek; yoğuşmalı cihazları, yüksek verimli, düşük sıcaklık kazanlarını ve yüksek verimli kalorifer kazanlarını öne çıkararak pazarın bilinçlenmesi için çalışıyor.

136


Yaşam alanlarımızın belki de en önemli bölümüdür mutfaklar. Evlerimizdeki en samimi, en sıcak, en güzel, en özel sohbetler de çoğunlukla mutfakta yapılır. Bien seramikleri mutfaklarda konforu ve hijyeni sağlarken tüm bu konuşmalara da tanıklık eder. Birçok film sahnesinde de izlediğimiz gibi meşhurdur mutfak sohbetleri… En özel tatların yaratıldığı aynı zamanda da en güzel sohbetlerin yapıldığı, bu ortamlara bir de Bien’in seçkin tasarımları eklenince evler daha da güzelleşir. Bien’in doğadan öykünerek ürettiği yer ve duvar karoları ile mutfaklarda kendi stilinizi kendiniz oluşturun. Çevre dostu Bien ürünleri ile her zevke uygun birçok alternatifle mutfaklarınız fark yaratsın. Mutfaklarınıza Bien şıklığı ve sıcaklığı gelsin.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Mutfaklara Bien Şıklığı

137


Bosch’tan Kendi Küçük, Performansı Büyük Yeni Bir Kombi: Class 2000W ya da brülör çalışmasını devreye alarak, suyun donmasını engelliyor. Bu özelliği devreye sokmak için, cihazı bekleme durumuna almak yeterli oluyor.

Bosch, yeni nesil konvansiyonel kombisi Bosch Class 2000W ile şıklığı ve yüksek performansı buluşturdu. 700x400x299 mm’lik kompakt ölçülere sahip olan Bosch Class 2000W, diğer kombilere göre çok daha rahat şekilde taşınırken yaşanılan ortamlara estetik bir dokunuş yapıyor.

Pompa ve üç yollu vana blokaj koruması sağlıyor Uzun süreli çalışmama durumunda oluşabilecek pompa ve vana problemlerini de önleyebilen Bosch Class 2000W, çalışmama sürelerini denetleyerek pompa ve üç yollu vanaya açkapa işleminin gerçekleştirilmesini sağlıyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Bosch Class 2000W, kompakt tasarımıyla küçük dolapların bile içine sığıyor, böylece kullanıcılara boş alan yaratırken kolay montaj imkanı veriyor. Bosch’un yeni kombisi, geniş arka aydınlatmalı LCD ekranı ve ayar tuşlarıyla oldukça şık ve modern bir görünüme sahip bulunuyor. Bosch Class 2000W’nin fan ayarları baca mesafesine göre yazılım üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Böylece hem kısma pulu kullanımına gerek kalmıyor hem de ısıtma verimi düzenlenmiş oluyor. “Kombim donar mı?” diye korkmaya son!

Cihazda oluşan arızalar ise ekranda hata kodlarıyla gösteriliyor. Ayrıca, bazı arızalarda emniyet sistemi çalışarak cihaz işletimi otomatik olarak askıya alınıyor. Bosch Class 2000W, ısıtma tesisatın içindeki suyun donması durumunda oluşabilecek hasarları engellemek amacıyla devreye alınan bir güvenlik sistemine de sahip bulunuyor. Cihaz, tesisattaki suyun sıcaklığı 8 derecenin altına düştüğünde pompa sirkülasyonu

Buderus’un Yeni Nesil Isı Pompası: Logatherm Compact Geniş ürün gamıyla her türlü ihtiyaca yönelik çözümler sağlayan Buderus, yeni havadan suya ısı pompası serisi Logatherm Compact ile verimlilik anlayışını değiştiriyor. Sınıfındaki en yüksek verimlilik değerlerini sunan ürün, düşük enerji tüketimiyle de rakiplerine fark atıyor. Logatherm Compact, Logamatic kontrol altyapısı ve (ErP uyumlu) düşük enerji tüketimli sirkülasyon pompasına sahip iç ünitesiyle verimlilik değerlerine adeta kendi damgasını vuruyor. Logatherm Compact, yüksek çıkış suyu sıcaklığı, en düşük sesle çalışma özelliği ve hafif dış ünite tasarımıyla birlikte kullanıcılara en kolay montaj imkanını sunuyor. Entegre bir internet erişim modülüne sahip olan ürün, böylece akıllı telefon ve tablet bilgisayar vasıtasıyla uzaktan kontrol edilebiliyor. Su devresi tesisatıyla soğutucu akışkan borulaması gerektirmeyen tasarımıyla Logatherm Compact, en zorlu hava koşullarında bile kesintisiz konfor ve yüksek performans sunuyor. Logatherm Compact, tüm bu özellikleriyle apartman dairesi veya villa gibi farklı mekanlarda; hem ısıtma hem de soğutma için merkezi sistem konforunu tek çatı altında sağlıyor.

138

Uzun ömürlü bağlantıya hazır olan yeni kombi, duvara yakın hidrolik bağlantı imkanıyla kolay şekilde montaj edilebiliyor. Ayrıca, duvar üstü boru tesisatında şık bir görünüm sağlarken, duvara yakın hidrolik bağlantılar sayesinde ek teçhizat kullanılmadan monte edilebiliyor.


Creavit’ten Banyolara Sanat Esintisi; Art Banyo Dolabı

ke uygun yenilikçi ve estetik bir dünya yaratmak için çalışan Creavit, ufak dokunuşlarla banyolarda harikalar yaratılmasına imkân tanıyan Altın Renkli Neo Aksesuarları ve Avangart Armatür’üyle de şık ve modern bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Banyosunda yeni bir bakış açısının sunacağı kusursuz güzellikleri görmek isteyen, yenilikçi ve estetik bir dünyada mükemmel uyumun peşinde olan Creavit kullanıcıları; ezber bozan, modern, renkli bir dünyada estetiğin ve duyguların uyumunu keşfediyor.

Creavit’ten Sabah Güneşi Gibi Bir Armatür Banyolarda pırlanta edası ile parlayan şık modern ve iddialı bir tasarım... İsmini pırlantadan alan cazibesini kusursuz tasarımından olan Creavit Diamond serisi, banyonuzda sizleri sabah güneşi gibi karşılamaya geliyor. Creavit’in ürün portföyüne yeni giren Diamond banyo ve lavabo armatürleri banyosunda modernlik ve şıklık arayanlara merhaba diyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Creavit Altın Serileri, modern çizgilerin altın rengiyle bezendiği etkileyici görselliklerinin yanında, pratik ve konforlu tasarımlarıyla da kullanıcılara sade bir şıklık sunuyor. Su damlasından ilham alınarak tasarlanan, dış yüzeyde oldukça ince bir form yakalayarak banyolarda şıklığı tamamlayan Drop Altın Renkli Kumanda Paneli, sudan aldığı yaşam enerjisini banyolara taşıyor. Estetik görünümüyle banyoların havasını değiştiren, duvara montajıyla banyosunda yerden tasarruf etmek isteyenleri düşünen Altın Renkli Asma Klozet, işlevsel ve konforlu yapısıyla modern banyoların vazgeçilmezlerinden oluyor. Her zev-

Ürünler

Banyoları sanat eserine dönüştürme konusunda bir sihirbaz olan Creavit, Art Banyo Mobilyası ile klasiğin modernize edilmiş halini sadelik ve şıklıkla yeniden yorumluyor. Tam açılır çekmecesi, tabloyu andıran LED ışıklı aynası, geniş alt modülü ve aynası ile minimalist çizgilerin çekiciliğini banyolara taşıyor. Creavit, göz alıcı bir sanat eseri gibi banyoları güzelleştiren Art Banyo Mobilyası’nı, Creavit Altın Serileri ile kusursuz bir uyum içerisinde kombinleyerek gösterişten uzak bir mekân algısı içerisinde farklı tarzları buluşturuyor.

Banyolara pırlantanın ışıltısını taşıyan Creavit Diamond lavabo ve banyo armatür tasarımları, banyolarda suyun saflığı ile bütünleşecek çizgilerdeki tasarımı ile göz dolduruyor. Modern çizgilere sahip olan Diamond armatür serisi, ürünün ham maddesini oluşturan pirincin usta ellerde işlenmesiyle, suyun akışına yön veriyor. Banyo ve lavabo armatürü seçeneği bulunan tasarımların üretiminde 25 cm seramik disk kartuşlarının kullanılmış olması, ürünün dayanıklılığını ve ömrünü uzatıyor. Oynar kumanda kolları sayesinde minik hareketlerle sıcak soğuk su ayarlama kolaylığı sağlayan Diamond serisi, banyolarında suyun saflığı ile bütünleşen tasarımlarıyla farkını ortaya koyuyor. 139


Duravit, Güney Afrika’nın El Yapımı Seramik Tasarımlarını Sunuyor

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Asırlardır süregelen bir gelenek: Eski çağlardan beri, insanlar sanat eserleri ve gündelik objeler üretmek için seramiği kullanıyor. İnsanlığın ve malzemenin ortak tarihi seramiğin potansiyelini vurguluyor. Çünkü, bugün malzeme hiç olmadığı kadar gelişmiş durumda. Seramikten üretilen el yapımı tasarımlara yönelik belirgin bir trend mevcut ve en son moda konsept mağazaları aniden elle şekillendirilmiş ürünleri satmaya başladılar. Milano’daki uluslararası mobilya fuarında, özel tasarım banyo üreticisi olan Duravit “Ormandaki Sanat” isimli Güney Afrika seramik sanatı merkezini görücüye çıkarıyor ve modern seramik tasarımlarının gelecekte nasıl görüneceğini gösteriyor. Seramik, yeniden keşfedilen bir trend mi? Bunun nedenleri hem kültürümüzden hem de çağdaş yaşam tarzımızdan kaynaklanıyor. Tıpkı söz konusu yiyecek olduğundaki gibi, tüketici ürünlerin nereden geldiğini bilmek istiyor. Ve insan eliyle yapıldığı gözle görülür bir biçimde belirli olan daha kaliteli olarak değerlendiriliyor ve daha fazla değer görüyor. Seramiğin birçok çarpıcı özelliği bulunuyor çünkü ham maddeleri doğaları gereği eşsiz, hijyenik, son derece dayanıklı ve sürdürülebilir. Şimdiye kadar bulunan en eski seramik en az 24.000 yıllık. Günümüzde seramik, tabaklar, bardaklar ve ekstra keskin bıçakların

yanı sıra, seramik dolgular ve yapay kalça eklemleri, araba bujileri, yüksek gerilim hattı izolasyonunda ve uzak mekiklerinin ısı kalkanlarında kullanılıyor.

Duravit tarafından geliştirildi ve patenti alındı ve yalnızca 5 mm kalınlığa sahip oldukça ince duvarlı yüksek dayanımlı lavaboların üretilmesine imkân sağlıyor.

Seramik, banyolar için de vazgeçilmez bir hale gelen yüksek-performanslı bir malzeme. Bu alandaki teknoloji ve kalite standartları oldukça gelişti ve ham madde seçiminin yanı sıra, ultramodern kaplama ve yüzey işleme tekniklerine de uygulanıyor. Duravit banyo seramiklerinin en son jenerasyonunda kil, kuartz, feldispat ve kaolinin dikkatli bir biçimde seçilen bir karışımını kullanıyor. Sonuncusu porselen yapımında kullanılan çok ince ve beyaz bir kaya ve oldukça değerli çünkü kaynakları sınırlı. DuraCeram® seramikleri özel olarak

Ve uluslararası özel tasarım-banyo üreticisiyle, Güney Afrika menşeili “Ormandaki Sanat” arasındaki bağlantı sorusuna gelince. Bunun cevabı çalışma yönteminde yatıyor: Üretimde ve kullanımda sürdürebilirlik sunan ikonik nesnelerin üretimi için hassasiyet, beceri ve el işçiliği gerekiyor. “Ormandaki Sanat” kapsamında sergilenen seramikler çağdaş renkleri ve şekilleriyle göz dolduruyor. Bir Güney Afrikalı olan Anthony Shapiro tasarım ve konseptten sorumlu ve her yaştan insana çömlekçiliği öğretiyor. Ve Shapiro’ya göre bu sunum için çok talep var. Çünkü akıllı telefona ihtiyacınız yok, bu sizi daha yavaş bir tempoda çalışmaya mecbur bırakıyor ve kendi ellerinizle çalışıyorsunuz. Seramiğin en önemli çağdaş yaşam tarzı hareketleri ile bağdaşmasının sebebi de bu: Bir şeyler ekmenin ve Hobi Bahçeciliğinin cazibesi ve el işçiliğine geri dönüş. Shapiro ve merkezi, aynı zamanda seramik sanatı çalışmalarında Cape Town’daki yoksul çocuklara da yardımcı oluyor. Çocuklar ve genç bireyler kendilerini gelecek kariyerleri için daha iyi hazırlamak adına “Light from Africa” Vakfı’ının bir parçası olarak kendi yaratıcılık potansiyellerini keşfediyorlar.

140


E.C.A. Slim Duş Başlıklarında Fonksiyonellik, Tasarımda Şıklıkla Buluştu

E.C.A. Fotoselli Bataryalarda Üç Boyutlu Şıklık E.C.A. yine bir yenilikle Türkiye’de ilk defa fotoselli bataryalarda aynı tasarımın 3 farklı boyuttaki standart, orta ve yüksek tip seçeneklerini tüketici beğenisine sunuyor. Fonksiyonelliğin özgün E.C.A. tasarımıyla birleştiği fotoselli bataryalar, özellikle toplu yaşam alanlarında su tasarrufu ve hijyenik kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Üretimde çevreye olan hassasiyetini daima koruyan E.C.A.’nın fotoselli ürünleri, yüzde 80’e varan su tasarrufu sağlıyor. E.C.A. fotoselli bataryalar, yeşil bina sertifikasyonuna da uygun.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Tamamı tavandan su tesisatına bağlanabilen Slim duş başlıkları, yuvarlak veya kare formlarıyla farklı stildeki banyolarla mükemmel bir uyum sağlıyor. İncelikleri sayesinde sadece konutlarda değil, otel projelerinde de tercih edilen başlıkların dikkat çekici diğer bir özelliği kireç kırıcılı perlatörü ve paslanmaz çelik yapısıyla deformasyona uğramaması. Tasarım böylece ince, zarif görünümünün yanı sıra büyük bir fonksiyonellik de sunuyor.

Ürünler

Fonksiyonellik ve estetiğin yanı sıra uzun kullanım ömrü ve çevre dostu olma ilkesiyle tasarımlarını gerçekleştiren E.C.A, Slim duş başlıkları ile banyolara zarif bir görünüm kazandırıyor. Özgün ve şık çizgiye sahip başlıklar 30, 40 ve 50 cm olarak üç farklı incelikte müşterilerin beğenisine sunuluyor.

E.C.A., Türkiye’de ilk defa fotoselli bataryalarda aynı tasarımı üç farklı boyutta tüketicilerle buluşturarak mekanlarda estetiğin yanı sıra bütünlük arayanlara da hitap ediyor. Restoran, otel, alışveriş merkezi, okul gibi ortak kullanım alanlarında hijyenin öne çıkmasıyla birlikte eller yıkanmadan önce ve temizlendikten sonra musluğa dokunmak gerekmediğinden fotoselli ürünler hijyen sağlamada daha da önem kazanıyor. Aynı zamanda gereksiz su tüketiminin de önüne geçerek hem doğayı korumaya yardımcı oluyor, hem de ekonomik olarak katkı sağlıyor.

141


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Ege Seramik Alla Turca Serisi ile Banyolara Tarihin İzlerini Taşıyor

Ege Seramik pazara sunduğu Türk Çini Motiflerinden Alla Turca serisi ile geleneksel sanatı seramiğe taşıyor. 7 farklı desenin farklı uyarlamaları ile 14 yeni ürünün yer aldığı seri,   UNICERA Fuarı’nda katılımcılardan büyük ilgi gördü.  Çini desenli ürünler dekor amaçlı olarak iç mekanların da birçok alanında kullanılabilirken, özellikle otellerin hamam bölümlerinde sıklıkla tercih edilen ürünler arasında yer alıyor.

142


Ege Vitrifiye’den Dropia Asma Kanalsız Klozet Ege Vitrifiye Dropia asma klozet kanalsız tasarımıyla banyolarınızda kolayca temizlenebilen, hijyenik yüzeyler yaratıyor. Estetik görünümü ve ergonomik yapısına, kanalsız (EgeRimless) teknolojisinin de dahil edilmesiyle, kullanıcılara hakettikleri lüksü ve rahatlığı sağlayan, mükemmel bir ürün sunuyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Özel tasarlanmış klozet kapağı ile yalın çizgisini destekleyen Dropia klozet, gömme rezervuar sistemleri ile kullanılarak mekanda alan kaybını önlüyor. Dropia Asma Klozet Aquasave özelliğine sahip olduğu için 6 litre yerine sadece 4 litre su ile etkin temizlik sağlıyor.

143


Ideal Standard’dan 2 Yeni Banyo Mobilya Serisi“Reflections” ve “Kingston”

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Evin en çok kullanılan mekanlarından olan banyolar, farklı tasarımların sergilendiği, teknoloji ve şıklığın birbiriyle yarıştığı, dekorasyonun her geçen gün sınırları zorladığı alanlar olarak dikkat çekiyor. Ideal Standard, bu alandaki dünya liderliği ile sunduğu teknoloji ve tasarımlarına iki yeni seri daha ekledi. Modern hayatın içinde geçmişin zarif esintilerine de yer vermek isteyenler için Reflections ve ihtişamı seven, avangart bir tarzdan hoşlanan klasikçiler için Kingston. Reflections: Modern hayatın içinde geçmişin izleri Reflections, geçmişten esinlenerek minimalist çizgilerin modern yorumuyla banyoları dizayn ediyor. Beyaz - altın ve siyah- altın seçeneklerinin bulunduğu seri, lake gövdesi ve saten altın kaplama kulplarıyla fark yaratıyor. Saten-altın lake ahşap çerçevesiyle göz dolduran Reflections ayna ise detaylardaki şıklığı simgeliyor. Strada lavabolar ile tamamlanan seri, banyolarda kusursuz bir görünüm elde etmek isteyenlerin beğenisine sunuluyor. Kingston: İhtişam, zarafet ve avangart bir tarz İhtişamı seven, avangart bir tarzdan hoşlanan klasikçiler için tasarlanan Kingston, özel tasarım saten altın kaplama kulpları ve saten altın lake ahşap çerçeveli aynasıyla banyoların atmosferini değiştiriyor. Ayrıcalıklı bir banyo deneyimi yaşamak isteyenler için tasarlanan Kingston Serisi’ne ait dolaplar gerek tasarımı gerekse modern görünümüyle banyoların havasını tamamen değiştiriyor. Lake kapak, saten-altın kaplama kuplu Kingston alt dolap ve yine aynı özelliklere sahip Kingston boy dolabı, günümüz banyolarını geçmişin ihtişamıyla yeniden yorumluyor.

Ideal Standard EASY-Box; Profesyoneller Tarafından Profesyoneller için Yapıldı Sürekli gelişen banyo teknolojilerinde yenilikleriyle öncü olan Ideal Standard beklentilerin önüne geçerek tüketicilerin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Easy-Box sıva altı seti, tüm ankastre termostatik, banyo ve duş bataryalarına uyumlu, esnek, özel ekipmanlara ihtiyaç duymadan hızlı ve kolay montaj imkanı sağlıyor. Easy-Box ile duvar önü,duvar üzeri, duvar içerisi, taşıyıcı duvar ve prefabrik sistemlerde olmak üzere 5 tip montaj uygulaması yapılıyor. Bu montaj uygulamaları, 89 çeşit batarya için geliştirildi. Su sıçramasına karşın koruma kapak, dışarıdan gelen su sıçramalarına karşı koruma sağlıyor. Tüm açıklıklar, ayrı ayrı ve eksiksiz olarak contalanıyor. DICHT-FIX teknolojisi sayesinde de duvar seramiği ve borularda oluşabilecek her türlü su sızıntısı önleniyor.

144


ISVEA’dan Yazlık Evlere Fonksiyonel Çözümler

100 cm ile 45 cm arasında 4 farklı boyutta sunulan Sentimenti flat lavabolarla kullanılan lavabo dolapları, çekmeceli ve kapaklı bölmeleri ile geniş depolama alanı sağlıyor. Sentimenti asma monoblok lavabo ise 550x450x570 mm’lik ölçüleriyle küçük hacimli, dar banyolar için özel olarak üretiliyor.

ISVEA’dan Alışılmışın Dışında Bir Tasarım “Cappitone” ISVEA, yeni serisi Cappitone ile alışılmışın dışında bir tasarıma imza atarak banyolardaki hayal gücünün sınırlarını zorluyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

İnce hatları ve kıvrımları ile zarif bir görünüme sahip olan Sentimenti, A’Design Award 2014’te ödüle layık görüldü. İnsan doğasında bulunan duyguların zıtlığından ilham alınan, bu nedenle yuvarlak ve keskin hatların bir arada bulunduğu tasarım, Nativita Design Studios imzası taşıyor. Farklı hacimlerdeki banyolar düşünülerek özel olarak tasarlanan Sentimenti, yumuşak hatları ile flat lavabo, oval formlu çanak lavabo ve asma klozet alternatifleri sayesinde banyolarda zarafet ve yalınlığı bir arada sunuyor.

Ürünler

ISVEA, yazlık evlerini yenilemeye hazırlananlar için Sentimenti serisinde yer alan farklı ebatlardaki lavabo ve lavabo dolapları, asma monoblok lavabosu ve asma klozet seçeneği ile şık ve kullanışlı alternatifler sunuyor.

Cappitone, ISVEA’nın ödüllü tasarımlarına daha önce de imza atan Genesis Research&Design tarafından tasarlandı. Yıllar geçse de modası asla geçmeyen kapitone deseninden ilham alınarak tasarlanan Cappitone, özel ve ayrıcalıklı bir banyoya sahip olmak isteyenlerin ilk tercihi olmaya aday. Sütun ayaklı Cappitone lavabolar, farklı renk seçenekleriyle her banyoyla mükemmel uyum sağlayan çok özel alternatifler sunuyor. Beyaz, platin/beyaz, altın/beyaz, altın/vizon, platin/siyah ve beyaz/siyah olmak üzere birbirinden özgün kombinlerle tasarlanan Cappitone, banyolara şıklığın yanı sıra modern bir görünüm de kazandırıyor. Estetik dokunuşlarla banyoları evin en ihtişamlı mekanlarından birine dönüştüren Cappitone, aynı zamanda pürüzsüz lavabo yüzeyi ile kullanım kolaylığı sağlarken ıslak hacimlerin vazgeçilmezi olan hijyeni de beraberinde sunuyor. 145


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Kale Icon ile Hem Küçük Hem Büyük Mekanlarda Yüksek Depolama Çözümleri

146

Doğru malzemeyi, trendlere uygun tasarım ögelerinde kullanarak tüketiciyle buluşturan Kale, bu yıl sunduğu 4 farklı canlı mekanda, bütünsel dilini aktarmayı sürdürüyor. Bunların arasından, Ece Yalım Design Studio tarafından tasarlanan Kale Icon koleksiyonu, kendi içinde küçük hacimli alanlara ve büyük mekanlara yüksek depolamalı çözüm ile iki farklı alternatif oluşturmaktadır. Tasarım dili ortaklaştırılan her iki çözüm de, çağdaş ve postmodern bir izlenim sergilemektedir. Serinin en büyük özelliği 6 milimetre inceliğindeki, Kale Ar-Ge’nin mühendisliğini yaptığı ve Ürün Tasarım Müdürlüğü’nün tasarladığı çanaklardır. Bu lavaboların yarattığı değerler; ekolojik, hafif, estetik, daha az hammadde, daha az elektrik ve daha az iş gücü ile aynı ebatlardaki normal lavabolara göre yüzde 40 daha hafif olmasıdır.


UV ışınlarına dayanıklı, elastik ve tek bi-

leşenli poliüretan su yalıtım malzemesi olan İzopur Trans, düşük sucaklıklarda da özelliklerini koruyor. Suya ve dona dayanıklı olduğu gibi sararmayan ve esnekliğini kaybetmeyen özelliklere sahip İzopur Trans; asit, alkali, deterjan, deniz suyu ve yağlara karşı dayanıklılığı yüksek bir ürün olarak öne çıkıyor.

Kalekim’den Su Kaçaklarını Anında Durduran Güçlü ve Etkili Çözüm: İZOSTOP

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Kalekim, sektöre kazandırdığı yenilikçi ürünleriyle, tüketici ve profesyonellere yönelik kapsamlı çözümler üretmeye devam ediyor. Kalekim’in şeffaf yalıtım ürünü İzopur Trans, her türlü malzeme ile kaplı balkon ve terasların su yalıtımı için, kolay ve hızlı bir uygulama imkanı sağlıyor.

İzopur Trans, şeffaf olmasının getirdiği avantaj ile seramik, cam, cam tuğla, doğal taş, ahşap ve bambu yüzeylerin, herhangi bir estetik kaybı olmaksızın su yalıtımında kullanılıyor. Böylece İzopur Trans ile seramik, granit seramik, granit, mermer gibi parlak malzemelerle kaplı teras ve balkonlarda, kaplamaları kırmadan, büyük bir kolaylıkla su yalıtımı uygulaması yapılabiliyor.

Ürünler

Kalekim’den, Teras ve Balkonlarda Kaplama Üzeri Su Yalıtımı İçin İdeal Çözüm: ‘İzopur Trans’

Bodrumlar, temellerdeki perde duvarlar, betonarme su depoları ve beton borulardaki basınçlı suyun yanı sıra, sızıntı halinde gelen aktif su kaçaklarının yalıtım öncesi durdurulmasını ve tıkanmasını sağlayan İZOSTOP, dayanıklı ve uzun ömürlü yapısıyla, kullanıldığı alanlarda mükemmel sonuçlar elde ediyor. Su geçirimsiz, hızlı priz alan ve aktif su kaçaklarını birkaç saniye içinde önleyen İZOSTOP, ayrıca boru ve kablo geçişleri ile kalıp içindeki gergi demiri boşluklarının doldurulması ve yalıtımında da kullanılıyor. Üzerine her türlü su yalıtım malzemesi uygulanabilen İZOSTOP, betonarme donatısını korozyona uğratmıyor.

147


Tasarım ve Konfor Mitsubishi Electric Kirigamine Zen Klimada Buluştu

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Mitsubishi Electric, şık tasarımıyla dikkat çeken Kirigamine Zen serisi klimaları ile yüksek enerji verimliliğini estetikle buluşturuyor. İsmini Japonya’nın ünlü Kirigamine tepelerinden ve özünde sadeliği barındıran Zen felsefesinden alan Kirigamine Zen klimalar, soğutmada sezonsal verimlilik kriterlerine göre en verimli sınıf olan A+++ enerji sınıfında yer alıyor. Siyah, beyaz ve gümüş renkleri ile farklı zevklere hitap eden Mitsubishi Electric Kirigamine Zen klimalar, beş farklı kapasite seçeneği ile de her ihtiyaca uygun çözümü sunuyor. Asil ve sade tasarımı ile her türlü iç mimari yapıya uyum sağlayan Kirigamine Zen klimaların beyaz rengi ferahlığı, siyah rengi sofistike çarpıcılığı ve gümüş rengi zarafeti temsil ediyor. Mekanlara şıklık katan Kirigamine Zen klimaların parlak yüzeyi ise kolay temizlenebilmesi sayesinde ilk günkü yapısını uzun yıllar koruyabiliyor. Doğal hava Mitsubishi Electric patentli üfleme ağzı, çift kanat tasarımı sayesinde ısıtma veya soğutma modunda havanın en konforlu ve homojen şekilde ortamda dağılmasını sağlıyor. Oluşturulan doğal akış, kullanıcıyı rahatsız edebilecek hava çarpmalarını engelleyerek ortamı hızlı ve verimli bir şekilde iklimlendiriyor. Zen serisi klimalar, salınımlı hava akımı yaratarak, konfor kaybı yaşatmadan,

kullanıldığı alanı ilave yüzde 20’ye varan enerji tasarrufu ile iklimlendiren “Econo-Cool” fonksiyonuna sahiptir. Ayrıca düzenli bakımı yapıldığında filtreleme özelliğini 10 yıla kadar koruyan Nano Platinium Filtresi, hem iç hem de dış ünitedeki düşük ses gücü seviyesi, servis hizmetini hızlandıran arıza tespit sistemi ile birçok konfor, verim ve iç hava kalitesi teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Mobil klima kontrolü Günümüzün planlı yaşam ihtiyacına cevap verebilecek bir fonksiyon olarak Mitsubishi Electric Kirigamine Zen klimalarda bulunan günlük ve haftalık programlama özelliği ile kullanıcılar cihazlarını istedikleri zaman çalışmak üzere ayarlayabiliyor. Açma-kapama programlaması sağlayan günlük programlama fonksiyonunun yanı sıra, her güne dört farklı komut ile toplamda 28 ayrı tanımlama yapılabilen haftalık programlama sistemi, cihazların detaylı ve otomatik kontrol edilmesini sağlıyor.

Mitsubishi Electric ayrıca, klima kontrol özgürlüğü sunan ve opsiyonel olarak kullanılabilen bulut tabanlı çözümü MELCloud ile klimaları internet üzerinden bilgisayar, tablet veya akıllı telefon ile her yerden kumanda etmeyi de mümkün kılıyor. MELCloud teknolojisi ile kayıtlı birden fazla klimanın ayrı ayrı açılıp kapanması sağlanabiliyor, çalışma fonksiyonu, ayar sıcaklığı, fan hızı ve kanat üfleme açısı değiştirilebiliyor. Zaman içerisinde dış ortam sıcaklığı, ayar sıcaklığı gibi çeşitli raporlar alınıp klima kullanım alışkanlıkları irdelenebiliyor. Bu sayede daha fazla tasarruf etmek için verimli bir klima yönetim modeli oluşturulabiliyor. Kompakt yapı Mitsubishi Electric fabrikalarının doğaya dost üretim anlayışıyla, son teknoloji ve yüksek işçilik kalitesinin sinerjisinde üretilen Kirigamine Zen klimalarda kullanılan yüksek verimli kompresör ve ısı değiştiriciler, serinin tüm kapasitelerinin tek bir kompakt kasa içerisinde yer almasını sağlıyor. Genişliği sadece 895 mm, derinliği ise 195 mm olan iç ünite ebatları, cihazların montaj yeri alternatiflerini artırıyor, iç mimarinin estetiği içerisinde uyum içinde var olmasını garanti ediyor. Ayrıca bu seri cihazlar bir iç üniteye bir dış ünite montajı ile mono split olarak veya yer tasarrufu sağlayan ve sekiz iç üniteye kadar bağlantı yapılabilen tek bir dış üniteyle multi sistem olarak da kullanılabiliyor. Var olan klima tesisatına uyum Mitsubishi Electric Kirigamine Zen serisi klimalar, var olan klima tesisatına uyum sağlayan bir teknolojiye sahip. Böylece, evin dekorasyonuna önemli ölçüde müdahalede bulunmadan montaj süresi ve maliyetlerinde avantaj sağlanıyor.

148


Doğallıktan Vazgeçemeyenlere; NG Kütahya Seramik Albatros Serisi

Vaillant, eRELAX ile Ev Konforunda Kuralları Değiştiriyor Vaillant, 140 yılı aşkın tecrübesi ile ısıtma, soğutma ve yenilenebilir enerji sektörüne yenilikler getirmeye devam ediyor. Yüksek üretim standartlarında üretilen, yeni nesil otomatik kontrol cihazı Vaillant eRELAX; kombilerin uzaktan kontrol edilmesini sağlayarak yüksek oranda tasarruf sunuyor. Vaillant eRELAX; otomatik kontrol cihazı, akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlarınız ile kombi cihazınızı istediğiniz her yerden kontrol edebilme konforu sunuyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Albatros serisi, İtalyanların ünlü Statuario mermerinin ferah yüzey görünümünü dingin ve sıra dışı bir çizgiyle yeniden yorumluyor. 120x240 cm ölçülerindeki Albatros, doğallıktan vazgeçmeyenlere tasarımda serbestliği sunuyor.

Kombinizi hayat tarzınıza göre programlayabilirsiniz Vaillant eRELAX, kullanıcının yaşam ritmine göre, kombinin günlük veya haftalık olarak programlanmasına imkan tanıyor. Hem ısıtma hem de kullanım suyu sıcaklığını anlık olarak da istenen yerden ayarlayabilme olanağı sunarken, kullanıcıların kişisel isteklerine akıllı termostat ile uyum sağlıyor. Vaillant eRELAX kullanım alışkanlıklarına göre öneride bulunuyor Vaillant eRELAX uygulaması, kullanım alışkanlıklarını takip ederek, kullanıcıya tasarruf önerilerinde de bulunuyor. Böylelikle, enerji tüketimi ve masrafları kontrol altına alabiliyor. Ayrıca, akıllı oda termostatı, hava durumuna uyum özelliği ile evin bulunduğu şehirdeki verilere göre mekanı ideal ısıya ulaştırıyor. Verimli çalışmanın yarattığı düşük yakıt tüketimi sayesinde çevrenin korunmasına da destek oluyor. 149


Norm Bağlantı’dan Yeni Ürünler Norm Bağlantı, sürekli olarak geliştirdiği ürün portföyüne sessiz boru kelepçesini de ekledi. Binaların atık su tesisatlarında kullanılan sessiz boruların montajı için talep edilen sessiz kelepçeler, tüm Norm Bağlantı bayilerinden tedadik edilebiliyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Tüm ürünlerinde olduğu gibi bu üründe de kalite politikasını sürdüren Norm Bağlantı, ürün tasarımını gereken ses yalıtımını sağlayacak şekilde yapmıştır.

150

Norm Bağlantı ayrıca; pazara sunulduğu andan itibaren, kalitesiyle tercih edilen ürün haline gelen perfore kanallar için son kullanıcıların talepleri üzerine, 30x30x2x2000 mm ve 50x50x3x2000 mm U ve L kanalların üretimine de başladı. Böylelikle U ve L kanallarda: 30x30x2x2000 - 30x30x2,5x2000 30x30x3x2000 - 40x40x2,5x2000- 40x40x3x2000 - 40x40x4x2000- 50x50x3x2000 - 50x50x4x2000 çeşitliliği sağlandı. Norm Bağlantı, çok yakın zamanda Klevis kelepçeleri de pazara sunacak.

VitrA’dan Ayrıcalıklı Bir Banyo Deneyimi: Memoria Black Dolap ve Deluxe Ayna Christophe Pillet’nin VitrA için tasarladığı Memoria Black dolapları, ince kenarları ve keskin hatlı formlarıyla ayrıcalıklı bir banyo deneyimi sunuyor. Değişik renkleri, parlak ve mat sır seçenekleri bulunan Memoria Black dolaplar, LED ışık vurgularıyla mekânı zenginleştiriyor ve tasarımın parlamasını sağlıyor.  Geridönüşümlü ve çevre dostu dolaplar, petek panelleri sayesinde kolay taşıma ve uygulama imkânı tanıyor. Memoria Black serisiyle mükemmel uyum sağlayan Deluxe aynalar, buğu yapmayan özelliği veya mini büyüteçli ayna seçeneğiyle, kadınların hayatını kolaylaştırıyor. Alt ve üst kısmında aydınlatma ünitesi bulunan aynalar, banyolara ferahlık katıyor.


Penta’dan Mutfaklara Keyif Katan Tasarımlar Penta’nın yeni nesil mutfak evye armatürleriyle mutfakta geçirilen vakitler artık daha keyifli ve daha tasarruflu hale geliyor.

İster çift yönlü ister tek yönlü algılama sensörü ile fotoselli evye armatürlerinde dokunmanıza bile gerek kalmıyor… Tercih kullanıcının mutfak keyfinde diyen Penta, mutfakta da teknolojiyi unutturmuyor. Mutfakta Pencere Açmak Dert Değil Penta, geliştirdiği ürünleri ile mutfaklardaki pencere önünde bulunan evyeleri de düşündü ve en uygun armatürü üret-

Ürünler

ti. Cam önü evye armatürü 90⁰ hareket ettirilebiliyor ve katlanabiliyor. Bu sayede mutfakta geçirilen vakitlerde pencereleri açıp kapatmak da kolaylaşıyor. Hareket Özgürlüktür Penta, mutfakta temizliğe önem verenlere kullanım kolaylığı sağlayan spiralli evye bataryaları ile hareket özgürlüğü sağlıyor. Spiralli başlığı çıkartılarak gerek evye gerek mutfak tezgâhınızı kolayca temizleyebilir, özgürce hareket edebilirsiniz. Spiralli evye armatürleri değişik renk seçenekleriyle de mutfaklara uyum sağlıyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Mutfakta Hijyen… Mutfakta yemek yaparken kadınların en büyük sıkıntıları arasında belki de en önemlisi yağlı, sabunlu, unlu kısacası kirli ellerle armatür açıp kapatmak olmaktadır. Buna inovatif çözümler getirmeyi amaçlayan Penta, dokunmatik ve fotoselli evye armatürleri ile bu sorunu çözüyor. Dokunmatik Evye armatürüne dokunduğunuzda çalışmaya başlıyor, tek dokunuşla da kapanıyor. Armatürün üst kısmında bulunan piller sayesinde yapacağınız her dokunuş algılanıyor ve otomatik olarak açılıp kapatılıyor. Ayrıca geliştirilen 4 AA pil teknolojisi sayesinde armatürün pilini değiştirmeden 110.000 kez açıp kapamak mümkün. Pillerinin bitmesi durumunda armatür manuel olarak da açılıp kapatılabiliyor.

“Yaşam alanlarına keyif katmayı diliyoruz…” Mutfakta geçirilen zamanların keyifli hale gelmesini amaçladıklarını dile ge-

tiren Penta Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Koordinatörü İsa Baş ekledi: “İnsanlar mutfakta yemek yapmaktan, vakit geçirmekten keyif alıyorlar. Bizlerin amacı mutfakta geçirilen vakti maksimize edecek çözümleri kullanıcılarımıza sunmak. Sorun olarak görülen ufak detaylara inovatif çözümler getirerek mutfaklara keyif ve özgürlük kattığımıza inanıyoruz ve bunun için çalışmalara da devam ediyoruz. Kullanıcılarımıza tavsiyemiz en çok su tüketiminin gerçekleştiği mutfaklarda özellikle dokunmatik ve fotoselli evye armatürlerine yönelmeleri olacaktır.” 151


TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

ORKA® Su ile Saflığın Ötesi

Duru tasarımı ile minimal bir algı yaratıyor... Köşeli ve lineer formu, parlak lake yüzeyi ve geniş iç hacmi ile ORKA® Su modern bir banyonun tüm özelliklerini taşıyor. Bembeyaz rengi ile Silverline Collection ürün grubunda yer alan Su, seramik lavabosu, frenli tam açılır çekmeceleri, kapakları ve dolaplı ekolojik aynası ile banyolarda bol saklama alanı ve ferahlık vaad ediyor. 80 cm, 100 cm ve 121 cm ölçülerinde satışa sunulan ORKA® Su 2016 ORKA® Banyo Koleksiyonu’nda yer alıyor.

152


Seramiksan Garden; Yazın Doğal Ruhu Bahçenizde Doğadan aldığı ilhamla iddialı tasarımlara imza atan Seramiksan, yeni serisi Garden ile balkon, bahçe, teras zeminlerde gerçeklik dokusu oluşturmaya devam ediyor. Yaz bahçelerinin keyfini, mekanlara taşımak isteyenlerin ve doğallığı sevenlerin tercihleri arasında yer alıyor. Siyah, beyaz, bej, kemik renk alternatifleriyle bahçe, teras, açık hava mekanlarınızda uyum sağlayacak olan porselen karolar, 50x50 cm ebatında rektifiyesiz olarak üretilirken ıslak zeminlerde rahatlıkla kullanılma özelliğine sahip.

Seramiksan, ahşap ve metal efektli yeni serileriyle alışıldık tasarımların dışına çıkıyor. Zarif, klasik, modern tasarımlarla üretilen iki yeni seri: Wooden Colormix ve Bronz Metalik… Ahşabın en sıcak hali ve huzuru Wooden Colormix sırlı porselen karolara yansıyor. Dijital teknolojiyle üretilen seri, yarattığı gerçeklik hissi ile doğallığı sevenler için ideal bir seri. Wooden Colormix, 15x90 cm ebatında rektifiyesiz olarak üretilirken ıslak zeminlerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Metal efektinin porselen karolardaki görüntüsü iddialı bir tasarımı ortaya çıkardı. 60x60 cm ebatında dijital teknolojiyle üretilen Bronz Metalik sırlı porselen karolar, hem klasik hem modern duruşuyla zamansız mekanlar yaratıyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Seramiksan‘dan Evinizi Şımartan Tasarımlar

Ürünler

Seramiksan’ın Garden serisi ile evinizin bahçesinde, yazlık mekanlarınızda aradığınız doğallığı yaşatabilirsiniz.

153


Serel’den 4Life Klozetlerde Yeni Nesil Temizlik Teknolojisi Maksimum temizlik konsepti ile yola çıkan Serel, 4Life klozetlerde devrim niteliğinde yeniliklere imza atıyor. E.C.A, tüm Serel ürünlerinde olduğu gibi 4Life klozet serisinde de maksimum hijyen sağlayan “Hygiene+” özelliğini standart olarak sunuyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Serel’in, yeni nesil temizlik teknolojisi EasyWash özelliği sayesinde, klozetlerde estetikten ödün vermeden etkin hijyen sağlanıyor. Yıkama fonksiyonu için ek parçaların ve kirlenebilecek çıkıntıların bulunmadığı yeni klozet tasarımında, suyu haznenin tamamına dağıtıyor ve iç yüzeyi eksiksiz şekilde temizliyor. Serel’in teknolojisi kadar tasarımı ile de öne çıkan 4Life ürünleri, IF Design Award, Design Turkey Good Design Award ve A’ Design Award gibi dünya çapında önemli platformlar tarafından da ödüle layık görüldü. Serel EasyWash teknolojisi ile temizleme suyuna tam hükmederek, klozetin

Franke ile Evlerin ‘Havası’ Değişecek Eviye, armatür ve ankastre cihaz üreticilerinden İsviçreli Franke, şimdi de klima koleksiyonuyla evlerin havasını değiştiriyor. 100 yılı aşkın deneyimi ile her zaman çizgi üstü tasarımlar sunmuş, sadece satış anında değil satış öncesi ve müşteri memnuniyeti ödüllü servis ağıyla satış sonrasında kullanıcılarının yanında olmayı başaran Franke, Frame Klimalar ile teknoloji, modern tasarımlar ve yüksek performansla evlere benzersiz bir konfor sunuyor. Sessiz, Çevre Dostu ve Estetik DC Inverter teknolojisi ile üretilen kompresör iç ve dış ünite fanları sayesinde Franke klimaların hem iç hem de dış üniteleri maksimum sessizlik özelliğine sahip. Uyku modu, 1W stand-by elektrik tüketimi, turbo fonksiyonu, çift yönlü su drenaj çıkışı ve -15 - +50 derecede soğutma / ısıtma Franke Frame Klimalar’ın özelliklerinden birkaçı.

154

iç yüzeyinin yıkanmasını sağlıyor; aynı zamanda kanal kısmının temizlik sorununu ortadan kaldırarak sıçratma probleminin önüne geçiyor. Serel EasyWash özellikli klozetlerin hazne yapısı alışılagelmiş klozetlerden farklı olarak, girinti çıkıntılardan arındırıldı. Sadece suyun akabileceği hattı oluşturan bir çizgiye sahip olan haznenin zaman içerisinde temizlenmesi gereken bölgelerine kolaylıkla ulaşılabiliyor.

Doğa dostu 4life klozet, 4,5 litre su ile tam temizlik fonksiyonu sunuyor ve yüzde 25 su tasarrufu sağlıyor. 4life klozet “Hygiene+” özelliği sayesinde kir tutmuyor, kolay temizleniyor ve hijyeni maksimuma çıkarıyor. Aynı zamanda hijyenik yüzey teknolojisi, bakteri oluşumunu engelliyor. Aynı zamanda tamamen gizli montaj özelliğiyle dikkat çeken 4life klozet, 10 yıl garanti ile sunuluyor. Serel Hygiene+ özelliğine sahip ürünler, pürüzsüz yüzey teknolojisiyle ürünün leke tutmamasına ve kolay temizlenmesine yardımcı olurken, su ve deterjan kullanımından tasarrufla hem çevreye, hem bütçeye katkıda bulunuyor. Ürün, hijyenik özellikli sırın pişirildiği sıcak uygulama yöntemi ile üretildiğinden, Serel Hygiene+ özelliğini ürünün garanti süresi boyunca koruyor. Serel Hygiene+ özelliği, her bütçeye ve her zevke uygun tüm Serel modellerinin tüm seramik parçalarında standart olarak sunuluyor.

Ayrıca modern inverter teknolojisi ile enerji tasarrufu ve yüksek performans sunan Franke Frame Klimalar’ın soğutmada A++ ve ısıtmada A+ enerji sınıfı ürünleri tasarım ve performansın mükemmel uyumunu sağlıyor. Konforlu Bir Kullanım ve Enerji Tasarrufu İçin Bunlara Dikkat Edin: • Mekanınıza uygun klima kapasitesi seçin, • Isı yalıtımı iyi olan mekanlarda klimanız daha az enerji harcayacaktır, • Klimanızın iç ve dış ünitelerini direkt güneş ışığı alan yerlere koymaktan kaçının, • İç ve dış ünitelerin hava akışının engellenmemesi daha verimli kullanımı sağlar,

• Cihazınızın sıcaklığının çok yüksek veya düşük sıcaklıklara ayarlamak performans ve konfor kaybına sebep olacağından tavsiye edilmez. Oda sıcaklığının dış hava sıcaklığından 5-6 derece farklı olarak ayarlanması daha verimli çalışmayı sağlar, • İç hava kalitesinin korunması için filtrelerin düzenli olarak bakımı ve değişimi yapılmalıdır. • Cihazınızın uzun süre performanslı çalışması için iç ve dış ünitelerin bakımı düzenli olarak yapılmalıdır.


Modern ve bir o kadar güçlü tasarımlarıyla vitrifiye sektöründe fark yaratan Turkuaz Seramik, yaz esintilerini taşıyan yeni koleksiyonu ile banyolara değer katmaya devam ediyor. Yumuşak tasarımları ve geometrik formu ile hayallerdeki banyoları tasarlayan Turkuaz Seramik, Noura Serisi ile kullanıldığı mekâna yaz mevsiminin canlılığını taşıyor. Noura serisi geometrik tasarımı ve yumuşak hatları ile banyolara farklı bir görünüm kazandırıyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Turkuaz Seramik ile Banyolarda Yaz Esintisi

Aydınlık ve ferah bir görünüm için beyazın saflığı ile yaz renklerinden oluşan ahşabın sıcaklığının yansıtıldığı banyolar Noura serisi ile farklı bir formla buluşuyor. Tasarımda yumuşak geçişlere sahip lavabo hazneleri, geometrik dış hatlar ile modern bir görünüme kavuşurken, dış hatlara uygun tasarlanan iç hazne ile muhteşem bir kontrast oluşturuyor. Etajerli ve ayaklı lavabolara sahip seri görünümü ile banyolara mutlu bir yaz hikayesi yaşatıyor. 80x35, 60x30, 60x48 ebatlarında üretilen lavabolar, asma klozet, duvara sıfır takım klozet ve kolon ayak ile güzel bir bütünlük oluşturuyor.

155


Villeroy&Boch’tan Yeni Siyah Beyaz Bir Duvar Konsepti: Monochrome Magic

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Villeroy&Boch’un yeni duvar konsepti Monochrome Magic, siyah ve beyazın tasarım gücünü zıt bir çekicilikle sunuyor. Örgüye benzer yapıya sahip dekor karoların eşit ölçülerde kare formunda döşenmesi sonucunda 3 boyutlu küpler oluşuyor. Bakış açısına ve ışığın gelişine göre değişkenlik gösteren, sonsuz sayıdaki yansımalar ve değişik efektlerle duvarlarda mükemmel bir görünüm sağlıyor. Monochrome Magic için yepyeni bir ebat da geliştirildi: 40x120cm karolar yatay olarak döşendiğinde tam bir yüzey etkisi oluşturuyor. Her bir yaşam alanına görsel bir genişlik katan seri, duş alanları için de çok ideal: 120cm uzunluğu sayesinde modern duş alanlarının tüm genişliğini tek bir karo ile kaplama fırsatı sunuyor. Böylelikle; sadece karoların temizliği kolay bir hale gelmiyor, ayrıca çok uyumlu ve zarif bir görüntü elde ediliyor. Monochrome Magic koleksiyonunun fon ve dekorları ayrıca 30x60cm

ebatlarında da sunuluyor. Tüm karolar siyah ve beyaz renklerinde; mat ve parlak alternatifler içeriyor. Monochrome Magic günümüzün siyah beyaz trendini tam olarak yansıtırken; çekici rölyefleri

Villeroy&Boch Artis Banyo Lavabo Serisi Zarif Bir Fonksiyonelliğe Dayanarak Üretildi Villeroy&Boch’un yeni Artis serisindeki tezgah üstü lavabolar ince ve narin seramik yapılarıyla üstün bir seviyeye ulaşıyor. Üstün ve sade görünüşlü banyo lavaboları 4 şekilde sunuluyor: yuvarlak, oval, dikdörtgen ve kare… Derin ve fonksiyonel lavabolar çekici oldukları kadar, kullanım kolaylığı da sağlıyor. Artis serisi özel banyolarda ve bazı kamusal alanlarda kullanılabiliyor. Üstün geometrik lavabolar aile veya misafir banyolarına sade bir görünüm kazandırırken, aynı zamanda özel tasarım banyolarda kendine güvenen bir vurgu yapıyor. Üstün şekillere sahip Artis lavabolar yüksek kalite ve yıkama alanı çözümlerinin mükemmel tasarımı ile otel banyoları veya restoran tuvaletleri için de uygun… Alpin beyazı ve parlak beyaz renklerinde sunulan Artis banyo lavaboları TitanCeram’dan üretilmiştir; Legato mobilya serisindeki lavabo dolapları ve Just serisinden armatürler ile kombinlenebilir.

156

ile 3 boyutlu seramik tasarımının da altını çiziyor. Seri, rezidanslar, oteller, mağazalar başta olmak üzere, tüm yaşam alanları için, alışılmışın dışında tasarım olanakları sunuyor.


Önceleri, banyo ve mutfakları doğal taşla döşenen ahşap evler vardı. Ardından modern evler inşa edildi, salonlar yine ahşapla kaplanırken, banyolarda tercih edilen malzeme seramik oldu. Günümüzün modern yapılarında, yalnızca evler değil tüm yaşam alanları seramikle kaplanmaya başladı. Sektörünün trendlerini belirleyen VitrA’nın doğadan esintiler taşıyan yer ve duvar karoları, iç ve dış mekânlarda, duvar ve zeminlerde güvenle kullanılıyor. VitrA, salon ve teraslarda ahşap görünümlü porselen seramikleri, yatak odası duvarlarında 3D rölyefli karoları öneriyor. Banyoda, yıkanma alanlarında kullanılan mermer ve doğal taş görünümlü seramikler, diğer kaplama ürünlerine oranla daha temiz ve hijyenik bir ortam sağlıyor. VitrA seramikleri, üstün yüzey teknolojisiyle aşınmaya, kimyasal malzemelere, ısı değişimine, neme ve güneş ışınlarına karşı dayanıklılık sunarak tercih ediliyor.

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

VitrA Seramiklerde Doğaya Dönüş...

157


Türk Ytong’dan Sektöre Bir İlk Daha

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Türk Ytong, sektörde ilklerin öncüsü olmaya devam ediyor. Uluslararası Yapı İstanbul Fuarı’nda ısı yalıtım performansı yüzde 30 geliştirilmiş yeni ürünü “Ytong 0,09”u ilk defa sergileyen Türk Ytong, inovasyonda kat ettiği mesafe ile dikkat çekiyor. Ytong 0,09, sağladığı enerji tasarrufu sayesinde, binaların A ve B sınıfı enerji tasarrufu kategorisine yükselmesini sağlıyor. Türk yapı sektörüne enerji tasarrufunda sınıf atlatacak olan Ytong 0,09, standart gazbeton bloklardan yüzde 13 daha hafif olması nedeniyle de deprem güvenliği açısından yapılara hayati kazanımlar sağlıyor. Ytong’dan Yapı Sektöründe Bir İlk Daha Uluslararası Yapı İstanbul Fuarı’nda konuşan Türk Ytong Genel Müdürü Gökhan Erel, “Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen gazbeton üreticisi olarak son yıllarda özellikle malzemenin ısı yalıtım performansına yönelik önemli inovasyonlar gerçekleştirdik. Odak noktamız olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu alanında 2014 sonunda Ytong duvarların ısı iletkenlik hesap değerini %15 daha iyileştirerek geliştirdiğimiz Ytong Blok 0,11’i sektöre tanıtmıştık. Şimdi bu ürünü daha da ileri taşıyarak ısı yalıtım performansını %30 daha artırdığımız “Ytong 0,09”u sektörle buluşturuyoruz. Sektörde yine bir ilk olan ve devrim niteliği taşıyan “Ytong 0,09”un ısı yalıtım performansı piyasadaki standart gaz-

beton blok ürünlerine göre yüzde 30 daha fazladır. Bu geliştirme sağlanırken, ürünün basınç dayanım değeri olan 2,5 MPa korunmuştur” dedi. İki yıl içinde ürün inovasyonu alanında kat ettikleri mesafenin çok önemli olduğunun altını çizen Erel, ısı yalıtım performansı ile aynı oranda sağladıkları enerji tasarrufunun da arttığını, bunun ise gerek hane halkına gerekse de ülke ekonomisine çok daha önemli katkılar sağlayacağını belirtti. “Yapılara Sınıf Atlatıyoruz” Güncel yönetmeliklere göre yeni yapılacak veya yapılmakta olan binaların enerji kimlik belgesi sınıfı, en düşük C olacak şekilde tasarlanıp inşa edilmesi gerektiğini hatırlatan Erel, Ytong 0,09 ürünü kullanılan yapıların bu alanda da avantaj sağlayacağını söyledi. Erel, “C ya da B” gibi kategorilerde projelendirilmiş bir binada, mimari projede değişiklik

158

yapılmaksızın sadece duvar malzemesi olarak “Ytong 0,09” kullanılması ile bina enerji tasarrufunda sınıf atlayacak. Yapı bu sayede durumuna göre bir üst noktaya, ‘A veya B sınıfı enerji tasarrufu’ kategorisine yükselecek. Bu önemli kazanım sonucunda yeni ürünümüzün binalara sınıf atlatacağını rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi. “Yapılar hafifleyecek” Öte yandan ürünün hafifliğine de dikkat çeken Erel, “Ytong 0,09” standart gazbeton bloklardan yüzde 13 daha hafif bir ürün. Böylece binaya daha az duvar yükü binmesini sağlıyor, yani binanın hafiflemesine de yardımcı oluyor. Binanın hafiflemesi ise depremde maruz kalacağı kuvvetlerin azalmasına büyük oranda fayda sağlıyor. Ytong 0,09 bu yönüyle deprem güvenliği açısından da yapılara hayati kazanımlar sunuyor” dedi.


Yurtbay Seramik Rose Wood, Soho, Condor, Jüpiter Serileri

Yurtbay Seramik’in modern yaşamayı seven ve tasarıma önem verenler için hazırladığı en yeni serileri ile hem trendi yakalayın, hem de zengin ürün çeşitliliği ile harika kombinlerinizi hazırlayın. Doğanın güçlü dokuları ile en çok vakit geçirdiğiniz yaşam alanlarınıza taze dokunuşlar getirin. Yurtbay Seramik’in sunduğu Rose Wood, Soho, Condor, Jüpiter serileriyle hayalini kurduğunuz evi gerçeğe dönüştürmeye başlayın.

Rose Wood Evinize baharda yeni bir soluk getirmeye ne dersiniz? Rose Wood ile baharı evinize getirin. Yurtbay Seramik, ilkbahar dönemi için satışa sunduğu 15 x 90 ebatındaki Rose Wood ile dikkat çekiyor. Soho Banyosuyla bir adım önde olmak, sadelik içinde ihtişamı bulmak isteyenlerin tercihi: Yurtbay Seramik’ten Soho Serisi. Beyaz ve krem renklerinde, duvar kullanımına uygun, 30 x 60 ebatında olan seri, kabartmalı dokusuyla beğeni topluyor.

Jüpiter

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016

Ürünler

Soho

Condor Tekstil dokusunun özgün yorumundan doğan, mekânları zamanda unutulmaz bir yolculuğa çıkaran Condor Serisi. Yaşam alanlarınızı hassas bir kumaş gibi işleyen Condor, 60x60 ebatında satışa sunuluyor.

Rose Wood

Jüpiter Banyonuzda ve dilediğiniz her yerde mermerin zarif dokusuna Jüpiter Serisi ile yer açın. Mermer görünümü ile mekânlarda doğallık ve şıklığı aynı anda yakalama fırsatı sunan Jüpiter, 30 x 90, 60 x 60 ebatlarında satışa sunuluyor.

Condor

159


160 Mehmet Yücel Aktaş Çamlık Mh. İkbal Cd. No:104/A Erdal Naşifoğlu Necati Yıldırım Halil Çakır Mesut Dolanbay Ahmet Kandaş Cihad Kızanlık Hakan Keklik Mehmet Kuri Melike Gülbahçe Erdem Atik Mustafa Gaygusuz Kadir Sarısoy Aydın Hakan Sarul Osman Karacakaya Caner Çiçek Tevfik Şahin Soner Çelik Mehmet Bekir Kara Yücel Kandaz

Aktaş Seramik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.

Banyo İstanbul Yapı Malz. İnş. End. Tic. Ltd. Şti.

By Atlas Mutfak Mobilya Dekorasyon San. Tic. Ltd. Şti.

Çakır Proje

Destone Yapı Malz. ve İnş. Tic. Ltd. Şti.

Ege Müh. İnş. Tes. Taah. Tic. Ltd. Şti.

İstanbul Nalburiye Teknik Hırd. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Keklik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.

Kurtoğlu İnş. San. Tic. Ltd. Şti.

Melcon Mühendislik ve İklimlendirme Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Metaş Profil Boru Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.

MG Yapı Mlz. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.

Mix Yapı

OBC İnşaat Tic. Ltd. Şti.

Oskar İnş. Malz.

RİM Yapı - Caner Çiçek

Şahin Yapı ve End. San. Tic. Ltd. Şti.

Taş Duvar Soner Çelik

Terra Armatür Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti.

Üçel Yapı Mlz. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.

Bahçeköy Merkez Mh. Adnan Menderes Cd. No:4/A

İstiklal Mh. Birlik Cd. No:39/A

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

Kocaeli

Şehir

Tuzla

Tepebaşı

Maltepe

Ümraniye

Kartal

Ataşehir

Sarıyer

Ümraniye

(0216) 489 6363

(0216) 344 7444

(0216) 370 6169

(0216) 576 0700

(0212) 625 0404

(0216) 358 0071

(0216) 553 5330

(0216) 394 3205

(0212) 640 4151

(0216) 335 7110

(0212) 211 7052

(0216) 425 7888

(0212) 675 2151

(0212) 267 2003 - 04

(0216) 594 0475

(0212) 474 9404

(0262) 321 6303

Telefon

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

(0212) 226 2692 - 94

(0216) 328 2210

(0212) 661 2661

(0216) 394 4555

Eskişehir (0222) 323 0606

İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul

Büyükçekmece İstanbul

Erenköy

Ümraniye

Tuzla

Bayrampaşa

Ataşehir

Şişli

Ataşehir

Başakşehir

Beşiktaş

Ümraniye

Bağcılar

İzmit

İlçe

Merkez Mh. Londra Asfaltı E5 Yanyol Beyazsaray Apt. No:153/B Avcılar

Orhanlı Mh. Demokrasi Cd. No:42, Orhanlı

Uluönder Mh. Baksan San. Sit. No:49/4

Merkez Mh. Atatürk Cd. No:19/A, Küçükyalı

Tepeüstü Mh. Alemdağ Cd. No:552

Hacılar Cd. Ardıçağacı Sk. No:3/C, Cevizli

Eski Üsküdar Yolu Cd. No:23/A, İçerenköy

Hadımköy Yolu Cd. No:129, Çakmaklı

Fahrettin Kerim Gökay Cd. Marmin Apt. No:272/4

Esenevler Mh. Talatpaşa Cd. No:6/C

Orhanlı Mh. Demokrasi Cd. No:80

Kartaltepe Mh. 50. Yıl Cd. No:50/1

Aşık Veysel Mh. 3001 Cd. No:198

Fulya Mh. Ortaklar Cd. Bahçeler Sk. No:11/B, Mecidiyeköy

Cengiztopel Cd. No:42/B, Küçükbakkalköy

Masko Mob. Sit. 4.A Blok No:22

Gayrettepe Mh. Pazar Sk. No:20A

Yeni Mh. Mevlana Cd. 3. Sk. No:44/A

Uğur Akbaba

Adde Dekorasyon İnş. San. Tic. Ltd. Şti.

Ömerağa Mh. Şahabettin Bilgisu (Ankara) Cd. (Müftülük Yanı)

Adres

Ahmet Ersarı

Adı Soyadı

A&Z Dekor Zeynep Ersarı

Kurum Adı

Aramıza Katılanlar

(Derneğimize 22 Mart - 3 Mayıs 2016 tarihleri arasında yeni katılan üyelerimizdir.)

TİMDER Dergisi 90.Sayı / Nisan - Haziran 2016


Profile for TİMDER (Tesisat İnşŸaat Malzemecileri Derneği)

TİMDER Dergisi 90.Sayı  

Yüksel Seramik - Hanifi Mutlu, Türkiye Seramik Federasyonu - Germiyan Saatçioğlu, GPD - Aret Polat, Euroser - Buse Sarıbaş Topçu, Baran Mühe...

TİMDER Dergisi 90.Sayı  

Yüksel Seramik - Hanifi Mutlu, Türkiye Seramik Federasyonu - Germiyan Saatçioğlu, GPD - Aret Polat, Euroser - Buse Sarıbaş Topçu, Baran Mühe...

Profile for timder
Advertisement