Page 1

Sayı: 102 / Ekim - Aralık 2019

firMARKA: Bosch Termoteknik Pazarlama Direktörü Ali Aktaş Üretici: Teska Genel Müdürü İbrahim İyice Geçerken Uğradık: Bengi Kombi Genel Müdürü Hakan Bengi Geçerken Uğradık: Milimetrik Yapı Kurucu Ortağı Arzu Yeşilyurt Okur

Online Yayın

issuu.com/timder


FLANŞIN GERÇEK ADRESİ Endüstriyel ürünler ve tesisat malzemelerinde lider markalar, sektördeki deneyimi uzun yıllara dayanan uzman bir ekip, “Uğur Endüstri” markası altında üstün çözümler... Bizimle hala tanışmadıysanız, bekliyoruz.

UĞUR TEKNİK ENDÜSTRİYEL YAPI MALZ. İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş. Merkez Demirciler Sitesi 1. Cadde No: 39 Zeytinburnu/İstanbul Tel: (0212) 582 28 86-87-88 | Faks: (0212) 582 28 80 Fabrika Akçaburgaz Mah. 3137 Sok. No: 5 Esenyurt-Kıraç/İstanbul Tel: (0212) 886 52 57 | Faks: (0212) 886 96 93

info@ugurendustri.com www.ugurendustri.com


TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PORSELEN SERAMİĞİ; KALESINTERFLEx

ANCAK ONUNLA BOY ÖLÇÜŞÜR

120x360 Teknoloji ve inovasyonun eseri olan, Türkiye’nin en büyük porselen seramiği Kalesinterflex; üstün boyutu, esnek yapısı ve ince formuyla özgün mimariler için sınırsız özgürlükler sunuyor. kale.com.tr


Sayı: 102 / Ekim - Aralık 2019

TİMDER Yönetim Kurulu: Aydın Eşer, Deniz Kaya, Yücel Baran, Ali Canik, Begüm Kıratlılar, Bekir Zabcı, Cemal Kır, Ertan Sapankaya, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Yıldıray A. Yılmaz,

İLAN İNDEKSİ Arka Kapak:

Seramiksan

Ön Kapak İçi:

Uğur Endüstri

Arka Kapak İçi:

Fırat Boru

01

Kale

03

Teska

Dergi Adı: Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği Dergisi

05

Livea - Motto Banyo

İmtiyaz Sahibi ve Adresi: Aydın Eşer (baskan@timder.org.tr) Demirciler Sit. 1. Cd. No:21 34780 Zeytinburnu, İstanbul

09

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu

13

E.C.A. - Serel

15

Mapei

19

Sanica

21

Hitit Seramik

23

Aknur Endüstri Malzemeleri

25

Bien Banyo

27

Lucco

29

Kalay Banyo

31

Japar

33

Formina - Ece Seramik

35

NG Kütahya Seramik

37

Norm Bağlantı & Tesbit Elmanları

39

Pimtaş

41

UNICERA

Yayın Türü: Yaygın Süreli

43

Ge-Ti

Yayın Yürütme Kurulu: Aydın Eşer, Deniz Kaya, Begüm Kıratlılar, Nurhan Tanyeli, Orhan Hopa, Yeliz Kılıçaslan, Ayşe Arslan.

45

Yurtbay Seramik

49

Bien Yapı Ürünleri

51

Qua - Hayal Seramik

53

Blanco Öztiryakiler

55

Güral Vit

57

Orka Banyo

63

NPlus Banyo

67

Dura∙tiles - Akgün Group

77

Karlim

firMARKA: Bosch Termoteknik Pazarlama Direktörü Ali Aktaş Üretici: Teska Genel Müdürü İbrahim İyice Geçerken Uğradık: Bengi Kombi Genel Müdürü Hakan Bengi Geçerken Uğradık: Milimetrik Yapı Kurucu Ortağı Arzu Yeşilyurt Okur

Online Yayın

issuu.com/timder

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Adresi: N. Begüm Kıratlılar (dergi@timder.org.tr) Nisbetiye Mh. Peker Sk. No:2C Beşiktaş, İstanbul Yayın & Tasarım Yönetmeni: Orhan Hopa (orhan@timder.org.tr) Kurumsal İletişim Sorumlusu: Ayşe Arslan (ayse@timder.org.tr) Yönetim Yeri Adresi: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir, İstanbul Basım Yeri Adresi Telefonu: Uniprint Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ömerli Mh. Hadımköy-İstanbul Cd. No:159 34555 Hadımköy, Arnavutköy, İstanbul T: (0212) 798 2840

KÜNYE / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Basım Tarihi: Aralık 2019

2

İletişim Bilgileri: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir, İstanbul T: (0216) 580 8343 dergi@timder.org.tr www.timder.org.tr

/timder1988

Dergimizde yayınlanan yazı ve görsellerden imza sahipleri sorumludur. Ticari reklamlar, reklam verenlerin sorumluluğundadır. Yayınlanan yazı ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz, kullanılamaz.


YÖNETIMDEN

AYDIN EŞER TIMDER YÖNETIM KURULU BAŞKANI “2020’ye temkinli bir iyimserlikle giriyoruz.”

DIPNOT

N. BEGÜM KIRATLILAR TIMDER SORUMLU YAZI IŞLERI MÜDÜRÜ Bayi Sadakatinin Maddi ve Manevi Unsurları

ALI AKTAŞ

IBRAHIM IYICE

BOSCH TERMOTEKNIK ORTA DOĞU VE KAFKASYA PAZARLAMA DIREKTÖRÜ

TESKA GENEL MÜDÜRÜ

EKONOMININ NABZI A. MAHFI EĞILMEZ EKONOMIST Geldik 2020’ye

TIMDER’DEN

TİMDER Yönetim Kurulu, Teka Yönetimini Ağırladı TİMDER Akademi Tanıtım Çalışmaları Kapsamında Firma Ziyaretleri Gerçekleştirildi TİMDER İstişare Kurulu Toplantısı Gerçekleşti TİMDER Akademi, Sektörü Geliştirmeye Devam Ediyor

HAKAN BENGI

ARZU YEŞILYURT OKUR

BENGI KOMBI GENEL MÜDÜRÜ

HUKUKEN

MILIMETRIK YAPI KURUCU ORTAĞI

TİMDER Yönetim Kurulu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Ziyaret Etti TİMDER Yönetim Kurulu, Kaleseramik’i Ziyaret Etti.

AV. ARB. FIRAT BARIŞ KAVLAK

İşçi Sayısına Bağlı Olarak İşveren Yükümlülükleri

ARAMIZA KATILANLAR ETKIN YÖNETIM

END. Y. MÜH. SAIT SAĞLAM

Verimlilik Önemli ise Etkinlik Kritiktir

ILETIŞIMDE ILETIŞIM OTO TEST

ALMILA DALKILIÇ

Müşteri Daima Haklı mıdır?

Volkswagen Elektrikli ID. Space Vizzion Test Sürüş İzlenimleri

ÇALIŞAN MUTLULUĞU REHBER Kristal Karlar Diyarı; Kars ÜRÜNLER

DR. ÖĞR. ÜYESI GÜLBENIZ AKDUMAN Mutluluk Hangi Bileşenlerden Oluşuyor?

HABERLER

Altuğ Akbaş Kaleseramik Genel Müdürü Oldu Kalekim, Timur Karaoğlu’na Emanet ISK-SODEX ile İklimlendirme Sektörüne Yeni İhracat Kapıları Aralandı TİMFED Yönetim Kurulu Toplantısı Antalya’da, Gerçekleşti 60 Milyar Dolarlık Dünya Pazarı UNICERA’da Yeniden Şekilleniyor


“2020’YE TEMKINLI BIR IYIMSERLIKLE GIRIYORUZ.” Hepimizin bildiği ve şahit olduğu gibi, 2019 yılı ülkemiz ve sektörümüz açısından çok zor geçti. Ekonomimizde 2018’in ortalarında başlayan finansal dalgalanmalar, etkileri hala devam eden sonuçlar meydana getirdi. Farklı para birimleri karşısında Türk Lirası’nın pozisyonunda yaşanan ani değişimler ve faizlerin yükselmesi firmalarımızı büyük bir belirsizlikle karşı karşıya bıraktı ve bunların sonucunda da pazar paylarında ciddi daralmalar yaşandı.

YÖNETİMDEN / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

“Üretim rakamlarının azaldığı yadsınamaz bir gerçek.” Sektörün yaklaşık %95’ini temsil eden bir dernek olarak, alanlarında uzman isimlerden aldığımız danışmanlıklar sayesinde, mevcut gidişatı çok daha öncesinde görerek üyelerimizi uyarmış ve önlem almalarını salık vermiştik bu uyarımızı dikkate alan firmalarımız süreci en az hasarla atlatmayı başardılar. Genel itibariyle üyelerimiz ciddi bir küçülme içerisine girmek durumunda kalmadılarsa da üretim rakamlarının azaldığı yadsınamaz bir gerçek.

6

“Malzeme kalitesi ve işçilik açısından tüm dünyayla rekabet edebilecek güçteyiz.” Son 2 yıldır devam eden problemler elbette bir anda sona ermeyecektir ancak biz her zaman temkinli bir iyimserlikle hareket etmekten yanayız. Genç nüfusumuz ve işini iyi yapan firmalarımız olduğu sürece bu zorlu süreçleri arkamızda bırakamamız için hiçbir neden yok. İç pazardaki daralma bir süre daha devam edecek gibi görünüyor bu durumu telafi etmek adına ihracatı artırmak adına çalışmalarımızı hızlandıracağız. Yerli firmalarımız dünyada kolayca tutunmalarını sağlayacak başarılı işlere imza atıyorlar, malzeme kalitesi ve işçilik açısından tüm dünyayla rekabet edebilecek güçteyiz.

“Çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz.” Tesisat inşaat malzemeleri hem ülke ekonomisinde, hem de inşaat sektörü üretiminde önemli bir yere sahip. Burada önemli olan daha çok katma değer yaratacak bir üretim yelpazesi ve dağıtım ağı ile küresel rekabette önemli bir yere gelmek. Bu noktada üreticilerimiz çeşitlilik ve kalite konusunda üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getirerek çıtayı her geçen gün daha yukarıya taşıyorlar. Biz de ihracatı güçlendirmek için en önemli kanallarımızın başında gelen, artık uluslararası bir kimliğe bürünmüş olan UNICERA Fuarımızın gücünü artırmak için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Paydaşları içerisinde yer aldığımız ve bu sene 10 - 14 Mart 2020 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz UNICERA Fuarımızda geçtiğimiz yıl ciddi bir yabancı ziyaretçi sayısına ulaştık, fuarı ziyaret eden her 4 kişiden 1’i yabancıydı. Bu çok ciddi bir gelişme, katılımcı firmalarla yaptığımız fuar değerlendirme görüşmelerinde de konuyla ilgili memnuniyetlerini öğrenme fırsatımız oluyor. Nihayetinde firmalarımız yabancı pazarlarda yapacakları tanıtımları kendi bünyelerinde yürüttüklerinde çok ciddi bütçelerle karşı karşıya kalıyorlar, UNICERA sayesinde ise böyle bir giderle karşılaşmadan birçok ülkeden gelen alıcılarla görüşüp ürünlerini anlatma fırsatı yakalıyorlar. Sene boyu yürüttüğümüz pazarlama çalışmaları neticesinde bu yıl daha farklı pazarlardan çok daha fazla sayıda katılımcı ağırlamayı hedefliyoruz. “Derin yenileme çalışmalarını destekliyoruz.” Sektörümüzdeki durgunluğun başlıca sebeplerinden birinin de kentsel

AYDIN EŞER

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı baskan@timder.org.tr

dönüşüm beklentisi nedeniyle düşüşe geçen yenileme pazarı olduğunu söyleyebiliriz. Mülk sahibi birçok kişi yapacağı yenilemeleri kentsel dönüşüm hevesiyle erteledi ve bu ertelemeler hala devam ediyor. Depreme hazırlıklı olma noktasında da ertelemelerin olumsuz sonuçları olmasından endişeliyiz. Bir an önce hasarlı binaların tespit edilmesi ve yönetmeliklere uygun olarak güçlendirme çalışmalarının tamamlanması gerekiyor. Derin yenileme olarak ifade edilen ve yalnızca estetik olmayan, yapısal iyileştirmeleri de kapsayan çalışmaları dernek olarak destekliyor, şehrin silüetini bozmayan bir uygulama olduğu için de kentsel dönüşüme girmeyecek alanlarda bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda yetkili mercilerle olan görüşmelerimizi başlattık, umarım en kısa sürede güzel gelişmeleri sizlerle de paylaşacağız.

“DERİN YENİLEME OLARAK IFADE EDILEN VE YALNIZCA ESTETIK OLMAYAN, YAPISAL IYILEŞTIRMELERI DE KAPSAYAN ÇALIŞMALARI DERNEK OLARAK DESTEKLİYORUZ.”


“Türk kuvvet ve zekâsının yenmediği ve yenemeyeceği müşkül yoktur.”


BAYI SADAKATININ MADDI VE MANEVI UNSURLARI Pazarlama sisteminin en kritik unsurlarından biri olan dağıtım kanalı, üreticilerin müşterileriyle temas noktalarını oluşturuyor. Dağıtım kanalında yer alan aracılar yani bayiler, üreticilerin satış kısmındaki yüklerini üstlenerek, tüm kaynaklarını üretim için kullanabilmelerine olanak sağlıyor. Üreticilerin başarılı olmalarını sağlayan unsurlara baktığımız zaman, kendilerinden kaynaklı unsurlar kadar bayilerin performanslarının da etkin rol oynadığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Ticari amaçla hareket eden ve temsil ettiği üretici firmayı daha iyi bir teklif geldiğinde değiştirme ihtimali bulunan bayilerde aidiyet yaratmanın maddi ve manevi birçok yolu bulunuyor: Düzenli bayi ziyaretleri gerçekleştirmek Üretici firmayı temsil eden satış ekibinin bayileri sıklıkla ziyaret etmesi, aidiyet hissini güçlendirmenin yanı sıra, markanın müşteri geri bildirimlerini güncel olarak takip etmesine de olanak tanır.

DİPNOT / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Bayilerle iş dışı ilişkiler geliştirmek Bayilerin aidiyet duygularını güçlendirmek adına, üretici firmanın yetkili isimlerinin de yer alacağı çeşitli organizasyonlar düzenlenebilir. Yetkili isimlerin bu tür organizasyonlarda bayilerle bir araya gelmesi, bayilerin kendilerini değerli hissetmelerini sağlayarak, kurumun bir parçası oldukları inancını pekiştirir.

8

Şirket temsilcilerinin doğru seçilmesi Şirket ve bayi arasındaki ilişkiyi sağlayan ve sürekli temasta olan kişiler satış ekibinin çalışanlarıdır. Satış konusunda deneyimli, ürünü tanıyan, şirketi bilen, insan ilişkileri kuvvetli olan satış ekiplerinin, bayilerle ilişkilerde çok daha başarılı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu nedenle üretici firmaların çalışan seçimlerinde bu faktörleri göz önüne almaları ve bayilerle ilişkilerini takip etmeleri gerekir. Bu kişilerle ilgili oluşacak olumsuz bir intiba şirkete mâl edilebilir. Sözleşmeye sadık kalınması Yapılan sözleşmelerde elbette üretici kendi çıkarlarını gözetmek ve avantajlı konumunu sürdürmek durumundadır ancak bunu sağlarken bayilerinin çıkarlarını da kollaması güven ilişkisi açısından büyük önem taşır. Şirketlerin mevcut sözleşmelere sadık kalması ve

çıkar çatışması yaşandığı anda bayiyi zora sokacak oyunlara başvurmaması ilişkinin sürdürülebilirliği açısından kıymetlidir. Üretici firmanın sözleşmelere olan sadakatini ve dürüstlüğünü gören bayiler de kendi davranışlarını buna göre şekillendirir, güven unsuru bu ikili ilişkide büyük önem taşır. Profesyonel aktiviteler Üretici firmaların tanınırlığını artırma adına yürüttüğü reklam ve PR çalışmaları, yerli/yabancı prestijli fuarlarda yer alması bayilerin satışlarını kolaylaştıracağı gibi, sattığı markayla gururlanmalarını ve markayı sahiplenmelerini sağlar. Marka kavramı, bir üründen çok daha fazlasını ifade ettiği için bayinin sattığı markayı bilmesi, değerli görmesi müşterilere lanse ediş şeklini de etkiler. Sıradan bir ürün satmakla bir markayı satmak arasındaki farkın bayilere iyi anlatılması, marka değerinin doğru ifade edilmesi gerekir. Ürünlerle ilgili bilgilendirici eğitimler düzenlemek Bayiler, markanın öncelikli temsilcisi durumunda olduğundan yeni çıkan bir ürünü öncelikle onların tanıması büyük önem taşır. Bu sayede ürünü birinci ağızdan dinlemiş olarak müşteriye daha iyi anlatabilirler. Bilgilendirmenin yanı sıra bu tarz etkinliklere davet edilmek aradaki ilişkinin sıcak tutulması açısından da önem taşır. Kampanyalardan öncelikli haberdar etmek Bayilerin, ürünün müşteriyle temasını sağlayan noktalar olduğu gerçeğinden yola çıkarak, onların istek ve beklentilerini en iyi ölçen kişilerin de bayi çalışanları olduğunu söyleyebiliriz. Üretici firma, kampanya tasarlarken bayilerinin fikrini aldığında, nihai tüketicinin istek ve beklentilerini de öğrenerek kampanyayı geliştirme imkânı bulacaktır.

N. BEGÜM KIRATLILAR

TİMDER Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü dergi@timder.org.tr

Fiyat rekabetinde destekleyici olmak Üretici firmalar, rakiplerini devamlı olarak takip ederek pazar araştırmaları yapmalı, rakip analizi oluşturmalı ve fiyat politikalarını piyasaya göre şekillendirmelidir. Rekabet durumunda tüm sorumluluğu ve riski bayiye yüklemek yerine, bayisine gerekli desteği sunarak, satışa yaklaşması konusunda etkin rol oynaması daha makuldür. Özellikle projelerde, bayinin rakiple baş başa rekabet etmesi gerektiği durumlarda üretici iskonto oranını uygun düzeyde sağlayarak, tüm yükü bayinin omuzlarına yüklemekten kaçınmalıdır. Bayilere proje yönlendirmek Üreticiler, kendilerine gelen proje önerilerini, bölgesel uygunluk durumuna göre bayileriyle paylaşarak satışlarını destekleyebilirler. Üreticilerin kendi bünyelerinde proje ekibi kurarak bayilerden bağımsız olarak bu süreçleri sürdürmeleri, ikili ilişkilere zarar verir. Bayi kendi markasıyla rakip olmak istemez, bu da ilişkinin sürdürülebilirliği için engel teşkil edebilir. Bütün bu unsurlar göz önüne alınarak şekillendirilen üretici bayi ilişkileri, uzun soluklu ve başarılı bir şekilde devam edecektir. Üreticiler, bayileriyle temsil edildiklerini, bayiler de herhangi bir ürünle değil belirli bir markayla hizmet sunduklarını düşünerek hareket etmelidir. Unutulmaması gereken üretici ve bayi paydaştır. Aralarında mevcut olan kazan kazan politikasıdır. Bayi kazanırsa üretici de kazanır.

“UNUTULMAMASI GEREKEN ÜRETİCİ VE BAYİ PAYDAŞTIR. ARALARINDA MEVCUT OLAN KAZAN KAZAN POLİTİKASIDIR.”


GELDIK 2020’YE 2020’ye girerken bir durum tespiti yapmakta yarar var. Öncelikle 2019’da neler oldu ve bu yıl nasıl bitiyor önce onu ele alalım. Dünya 2019’da resesyon korkusu içinde yaşadı. Bu korkunun yarattığı etkiyle 2018’de uygulamaya başlanan sıkılaştırıcı politikalarda genişlemeye dönük bazı değişiklikler yapıldı. Mesela Fed, faiz artırımlarını bırakıp faiz indirimlerine, bilanço küçültmeyi terk edip piyasaya yeniden para sürmeye başladı. Diğer gelişmiş ülke merkez bankaları da sıkılaştırmaya başlama yönündeki planlarını terk edip genişlemeci uygulamalara devam ettiler. Bu hızlı tepki resesyon beklentilerini oldukça azalttı ve 2019 biterken resesyon olasılığı en azından ABD’de önemli ölçüde gündemden çıktı. Buna karşılık Avrupa üzerinde hala bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Çin, 2020’ye oldukça gerilemiş bir büyüme performansıyla giriyor. Japonya 30 yıldır çıkamadığı durgunluktan çıkma çabasını sürdürüyor, İngiltere, beklenenin aksine Brexit’ten çok zarar görmeden yoluna devam ediyor. Grafik 1 2010’dan 2019’a gelişmiş ülkelerin (GÜ) ortalamasını gösteriyor (grafik; IMF, World Economic Outlook Data, October 2019’da yer alan verilerden yararlanılarak benim tarafımdan hazırlanmıştır.)

Grafiğe bakıldığında gelişmiş ülkelerde 2011 sonrasında %1 ile 2,3 arasında değişen bir büyüme oranı görülüyor. 2019 yılında niçin resesyon beklentisi içine girildiği de yine grafiğin gidişinden anlaşılabiliyor. 2019 yılında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ekonomiler oldukça zarar gördü. Türkiye ekonomisi ilk iki çeyreğinde küçülen ekonomi, üçüncü çeyrekte zayıf bir büyüme performansı sergiledi. Yılın son çeyreğinde büyüme %5 bile olsa yıllık büyüme ortalaması %0,5 dolayında kalacak. Grafik 2’de gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) ortalama büyümesi (mavi) ile Türkiye’nin büyüme ortalamasını (kırmızı) 2010’dan 2019’a gösteriyor (grafik; IMF, World Economic Outlook Data, October 2019’da yer alan verilerden yararlanılarak tarafımdan hazırlanmıştır.) Grafik gerek GOÜ’lerin gerekse Türkiye’nin büyüme hızında 2010’dan bu yana düşüş yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin büyüme hızında ortaya çıkan düşüşün, yaşanan iniş çıkışlar da dikkate alındığında daha sarsıcı olduğu grafikten görülebiliyor. Sağdaki tablo, Türkiye’nin başlıca makro göstergelerini 2018 yılıyla karşılaştırmalı

EKONOMİNİN NABZI / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Grafik 1

10

Grafik 2

A. MAHFİ EĞİLMEZ Ekonomist

mahfie@gmail.com www.mahfiegilmez.com olarak gösteriyor (2018 yılı için TÜİK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB verileri kullanılmış, 2019 yılı için de eldeki son verilere göre tahmin yapılmıştır.) Büyüme (%) İşsizlik (%) Enflasyon (%) Gösterge Faiz (%) USD/TL Kuru Bütçe Dengesi / GSYH (%) Cari Denge / GSYH (%)

2018 2,8 13,5 20,3 19,7 5,3 -1,9 -3,5

2019 0,5 14,0 11,2 11,6 5,9 -2,9 1,1

Bu karşılaştırma bize 2019 yılında ekonomide bazı alanlarda toparlanma, bazı alanlarda ise düşüş yaşandığını gösteriyor. 2018 yılının 3 ve özellikle de 4. çeyreğinde yaşanan ivme kayıplarının 2019 yılının ilk iki çeyreğinde devam etmesi ve üçüncü çeyrekteki zayıf toparlanma büyümenin düşük kalmasına yol açmış bulunuyor. Bu ilişkiyi cari dengenin ilk bakışta olumlu görünen ancak büyüme açısından olumsuz olan görünümünden de anlayabiliyoruz. 2019 yılında işsizlik artık %13’ün üstünde bir düzeye yerleşmiş görünüyor. Buna iş aramayıp da işsiz olanları ve mevsimlik işsizleri de katarsak işsizlik oranı Buna geniş işsizlik oranı diyoruz) %20’ye dayanıyor. 2019 yılında en ciddi bozulma bütçe açığında karşımıza çıkıyor. Her ne kadar bütçe açığının GSYH içindeki payının %2,9’da kalacağı tahmin edilse de bu oranın Merkez Bankası’ndan tarihimizde ilk kez kullanılan 46 milyar TL’lik yedek akçeyle sağlandığına dikkat etmek gerekir. Eğer bu kullanım olmasaydı açığın GSYH’ye oranı %4 dolayında


2020 yılına girerken 2019 yılının son çeyreğinde başlayan toparlanmanın etkisini verilerden görebiliyoruz. Bunları birer grafikle sunalım. İlk olarak ekonominin arz yönüne bakalım. Üretim artışını kapasite kullanımı (Grafik 3) ve sanayi üretim artışından (Grafik 4) görebiliyoruz. 2019 yılının üçüncü çeyrek büyüme verilerine baktığımızda yatırımların hala ciddi oranda eksi olduğu ortaya çıkıyor. Bu demektir ki büyüme yeni yatırımlarla değil kapasite kullanımının yükselmesiyle sağlanmış bulunuyor. Bunun bir zararı yok belki ama geleceğe ilişkin sürdürülebilirliği sağlayamayacağı açık. 2020 yılında kapasite kullanımının bundan çok daha öteye gidemeyeceğini dikkate alırsak büyümeyi ancak ve ancak yatırım artışıyla sağlayabileceğimizi anlayabiliriz. Bunun da tek yolu riskleri düşürmek. 2019 yılının sonlarına doğru Türkiye’nin risk priminin (CDS primi) 300’ün altına gerilemiş olması olumlu bir gelişme. Bu oranı çok daha aşağıya düşürmek için elden geleni yapmak gerekiyor. Ne var ki atılan adımlar bu gereği yerine getirmekten şimdilik uzak görünüyor. Üretimin önemli kalemlerinden olan otomotiv ve inşaatta da son dönemde toparlanma işaretleri var. Aşağıdaki grafikler (Grafik 5 ve Grafik 6) bu gelişmeyi gösteriyor (Grafik 5 için kaynak: ODD Bültenleri, Grafik 6 için kaynak: TCMB Konut Endeksleri.) Grafik 5 ve Grafik 6’da bu toparlanma işaretleri açıkça görülebiliyor. Buna karşılık her iki alanda da toparlanmanın bütçeyi zor duruma sokacak önlemlerle sağlanmış olması iyimserliği sınırlıyor. Bu önlemler kalktığında bu iki sektörde ne gibi bir gelişme yaşanacağını tahmin etmek kolay değil. Benzer bir toparlanma işaretini talep yönünde de görmek mümkün. Bunu da Grafik 7’de yer alan perakende satış hacmi değişiminden izleyebiliriz (Kaynak: TÜİK, Perakende Satış Hacim Endeksi, Ekim 2019) Grafiğe baktığımızda perakende satış hacminin (bir başka açıdan bakarsak toplam talebin) son iki ayda bir toparlanma sergilediğini görebiliyoruz. Buna karşılık bu toparlanmanın da

kredi artışları, faiz ve vergi indirimleri gibi ek önlemlerle sağlanmış olduğunu ve bunlar bittiğinde ne yönde gideceğinin tam olarak bilinmediğini gözden kaçırmamak gerekiyor.

Grafik 3 Kapasite kullanımı 2016-2018 ve 2019

Özetle söylemek gerekirse 2019 yılının son çeyreğinde başlayan toparlanma işaretlerinin bütçe destekleriyle 2020’nin ilk yarısında da devam etmesi mümkün görünüyor. 2020 yılına ilişkin ilk tahminlerimi paylaşayım (tahminlerim arasında kur tahmini yok. İçinde bulunduğumuz koşullarda sağlıklı bir kur tahmini yapılabileceğini düşünmüyorum.) Bu tahminlerin altında yatan varsayımları basit bir şekilde “mevcut koşulların devam edeceği” yaklaşımına dayandırdığımı da ifade edeyim. Büyüme (%) İşsizlik (%) Enflasyon (%) Bütçe Dengesi / GSYH (%) Cari Denge / GSYH (%)

Grafik 4 Takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları, Ekim 2019 (2015=100)

Grafik 5 OTOMOBİL VE HAFİF TİCARİ ARAÇ PAZARI

2020 3,0 13,0 12,5 -3,0 -2,0

Toparlanmanın gerçek bir çıkışa dönüşebilmesi için faizden, kurdan, zorunlu karşılıklardan ve vergi oranlarını artırmaktan öte bir takım politika uygulamalarına ve riskleri düşürecek uygulamalara ihtiyaç var. Bu uygulamalar; demokrasiyi iyileştirmek, hukukun üstünlüğünü sağlamak, eğitimi bilim temeline oturtmak, dış politikada yurtta barış dünyada barış temel ilkesine dönmek gibi ekonomi dışı görünen yaklaşımları yaşama geçirmekle başlamalı. Bunlarla birlikte Kanal İstanbul gibi ülkeyi gereksiz riskler ve büyük borçlar altına sokacak projelerden uzak durmak gerekiyor. Türkiye 2020’de toparlanıp ekonomisini yeniden güçlü kılmak istiyorsa hayallerden gerçeklere geçiş yapmak ve yarattığı gereksiz riskleri hızla düşürecek düzeltmeler yapmak zorunda.

Grafik 6

KONUT SATIŞLARI Nominal Reel(TÜFE ile Düzentilmiş)

Grafik 7 Takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi yıllık değişim oranları, Ekim 2019 (2015=100)

EKONOMİNİN NABZI / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

olacaktı. Bu da yıllardır çıpa olarak sunulan bütçe disiplininin kaybedilmesi anlamına geliyor. TL, Dolara karşı önceki iki yılda yaklaşık %20 oranında değer kaybetmişti. 2019’da bu kaybın %11 dolayında kalacağı görülüyor.

11


TIMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

12

TİMDER YÖNETİM KURULU, TEKA YÖNETICILERINI AĞIRLADI Teka CEO’su Aydın Kuzaltı ve CCO’su Kıvanç Işık, TİMDER Yönetim Kurulunu, Ataşehir’de bulunan dernek merkezinde ziyaret etti. Toplantıya; TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, Başkan Yardımcısı Deniz Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Kemal Yıldırım, Cemal Kır, Yücel Baran ve Begüm Kıratlılar katılım sağladı. Sektörün mevcut durumunun değerlendirildiği görüşmelerde, 2020

için alınması planlanan tedbirler ifade edilerek geleceği dair öngörüler paylaşıldı. Mutfak sektörünün dünyadaki ve ülkemizdeki durumu hakkında bilgiler paylaşan Kuzaltı, küçülmenin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını, global bir daralmanın etkisini gösterdiğini dile getirdi. Sektörün son 10 yıl içerisinde gösterdiği büyük ilerlemede, yetişmiş iş gücünün ve profesyonel yöneticilerin oynadığı büyük

rol üzerinde hemfikir olunarak, TİMDER Akademi sponsorları arasında yer alan Teka’ya, desteklerinden dolayı bir kez de bu vesileyle teşekkür edildi. Ardından Ekim ayında başlayan TİMDER Akademi 2019-2020 eğitim dönemi hakkında bilgi verildi. 15 yıldır devam eden eğitimleri desteklemek adına yapılabilecek çalışmalarla ilgili fikir alışverişinde bulunuldu. Başarı temennilerinde bulunulmasıyla sona eren görüşme sonrasında hatıra fotoğrafı çekildi.


TİMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

14

TİMDER YÖNETİM KURULU, IBB BAŞKANI EKREM IMAMOĞLU’NU ZIYARET ETTI TİMDER Yönetim Kurulu üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu makamında ziyaret etti. TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, Başkan Yardımcısı Deniz Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Begüm Kıratlılar, Cemal Kır, Ertan Sapankaya, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Yücel Baran, Aydoğan Avan, Baki Kartalkaya, Mehmet Yeşilyurt ve Aksimum Yapı Malzemeleri Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Yıldırım’ın katılım sağladığı ziyarette, sektörün mevcut durumu hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. TİMDER’in sektöre ve ülke ekonomisine kazandırdığı en önemli

faaliyeti olan UNICERA Fuarı’nın ele alındığı görüşmede, TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri, fuarın daha iyi bir hale getirilmesi hususunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden beklentilerini ifade ettiler. Aydın Eşer, kentsel dönüşüm beklentisiyle duran yenileme çalışmalarının sektörde yarattığı durgunluğu belirterek, derin yenileme çalışmalarına ağırlık verilmesinin şehrin silüetini değiştirmeden yapıları güçlendireceğini dile getirdi. Ekrem İmamoğlu, benzer bir çalışmanın belediye bünyesinde de yapılmasının planlandığını, yık-yap anlayışının şehrin

silüetine ciddi zararlar vermenin yanı sıra kaynakların verimli kullanılması hususunda da engel teşkil ettiğini belirtti. Yapılacak çalışmalarda birlikte yol alınmasının süreçleri de hızlandırabileceğini ifade etti ve belediye bünyesinde bulunan konuyla ilgili birimlerin, dernek yönetimiyle temasa geçeceklerini, ortaklaşa yapılabilecek çalışmalarla ilgili detaylı bir toplantı organize edeceklerini söyledi. Ziyaret, Eşer’in İmamoğlu’na, sosyal sorumluluk anlayışları doğrultusunda destekledikleri Semra Çelik’in, İstanbul temalı bir resmini hediye etmesinin ardından sona erdi.


IN TER IOR LIV ING

ULTRATOP LOFT

Kişiselleştirme, işlevsellik, tasarım ve dayanıklılık. Zemin ve duvarlar hayat buluyor. Ultratop Loft; çağdaş iç mekan tasarımları için farklı tonlar, düzlemsellik ve bu birlikteliğin yarattığı yenilikçi çözüm önerisi. Ultratop Loft; çarpıcı bir etkiye sahip, dekoratif zemin ve duvar kaplamaları oluşturmak için tek bileşenli malayla uygulanan çimento esaslı ürün.

/MapeiTurkiye


31 Ekim tarihinde Kaleseramik ziyaret edilerek İnsan Kaynakları Müdürü Kağan Özsarı ve İnsan Kaynakları Uzmanı İrem Uçkunlar ile görüşüldü.

1 Kasım tarihinde Duravit ziyaret edilerek, İnsan Kaynakları Müdürü Kerem Erturan ile görüşüldü.

6 Kasım tarihinde Daikin ziyaret edilerek, Daikin Akademi Bölüm Müdürü Birsen Atakay ve Daikin Akademi Eğitim Operasyon Uzmanı Ayşegül Erol Yazıcı ile görüşüldü.

11 Kasım tarihinde Kortaş Yapı ziyaret edilerek, Kortaş Yapı kurucusu Necmettin Taştan ve Enes Taştan ile görüşüldü.

11 Kasım tarihinde Emek Yapı ziyaret edilerek, Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Karahan ile görüşüldü.

TİMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

24 Ekim tarihinde Elmor ziyaret edilerek, Muhasebe ve İdari İşler Müdürü Kayıhan Kayı, Reklam ve Halkla İlişkiler Uzm. Nuray Artış, Yönetim Sist. ve Eğt. Uzm. Zeynep Zervent ile görüşüldü.

16

TIMDER AKADEMI TANITIM ÇALIŞMALARI KAPSAMINDA FIRMA ZIYARETLERI GERÇEKLEŞTİRİLDİ TİMDER Akademi 2019-2020 tanıtım çalışmaları kapsamında, üye firma ziyaretleri gerçekleştirildi. 2004 yılından bu yana TİMDER ve Organik Danışmanlık Hizmetleri iş birliği ile düzenlenen TİMDER Akademi’nin tanıtım görüşmelerinde de TİMDER ve Organik Danışmanlık Hizmetleri bir aradaydı. Tanıtım çalışmaları kapsamında sırasıyla; Elmor, Kaleseramik, Duravit, Daikin, Kortaş Yapı, Emek Yapı,

Eczacıbaşı, Evdema ve Orka Banyo ziyaret edildi. TİMDER Genel Koordinatörü Nurhan Tanyeli’nin TİMDER Akademi hakkında yaptığı genel bilgilendirmelerin ardından sözü devralan Organik Danışmanlık Hizmetleri Kurucusu Sait Sağlam, hazırlanan sunumu paylaşarak bütün derslerle ilgili kısa kısa bilgiler verdi. Bu yıl, derslerin daha bütünsel ve sürdürülebilir bir şekilde sunulması adına yepyeni bir konseptle

oluşturulan ve “TİMDER Akademi Gelişim Programı” olarak lanse edilen müfredatın, önceki yıllarda yapılan eğitim çalışmalarıyla arasındaki farkları açıklayan Sağlam, firma yetkililerinden gelen soruları yanıtladı. Görüşmeler, firma yetkililerinin TİMDER Akademi ile ilgili görüş ve önerilerinin alınması ve çalışanlarının eğitimlere katılımlarını artırmak için yapılabilecek çalışmaların değerlendirilmesinin ardından sona erdi.


12 Kasım tarihinde Eczacıbaşı firması ziyaret edilerek Sena Akcan ile görüşüldü.

26 Kasım tarihinde Orka Banyo ziyaret edilerek Satış Müdürü Hakan Arslanbakan ve Pazarlama Müdürü Evrim Dimitoka ile görüşüldü.

TİMDER ISTIŞARE KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ TİMDER İstişare Kurulu Toplantısı 22 Ekim 2019 Salı günü; TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Deniz Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Canik, Bekir Zabcı, Cemal Kır, Ertan Sapankaya, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Yıldıray Yılmaz, Yücel Baran,

Geçmiş Dönem Başkanları Ferhan Özkalp ve Nural Tuncer’in katılımıyla Aleko’nun Yeri Deniz Park Restaurant’ta gerçekleşti. TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, son istişare toplantısından bu yana Yönetim olarak gerçekleştirdikleri

faaliyetlerle ilgili bilgi verdi. Yapılan etkinliklerin, hayata geçirilen projelerin değerlendirildiği toplantıda TİMDER Yönetim Kurulu, gelecek dönemde hayata geçirilmek istenen projelerle ilgili Geçmiş Dönem Başkanları’ndan görüş aldı. Keyifli bir sohbet eşliğinde sektörün dünü ve bugünü masaya yatırıldı.

TİMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

26 Kasım tarihinde Evdema ziyaret edilerek, Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik ile görüşüldü.

17


TIMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

18

TİMDER YÖNETİM KURULU, KALESERAMIK’İ ZIYARET ETTİ TİMDER Yönetim Kurulu üyeleri, Kaleseramik Genel Müdürü Altuğ Akbaş’a yeni görevi için tebrik ziyaretinde bulundu. Ziyarette, TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, Yönetim Kurulu Üyeleri Bekir Zabcı, Cemal Kır, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Yücel Baran ve Yıldıray Yılmaz hazır bulundu. Eşer, TİMDER adına Altuğ Akbaş’ı yeni görevi dolayısıyla tebrik ederek, içlerinde yetişen birinin böyle bir pozisyonda yer almasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Sektörün mevcut durumu hakkında fikir alışverişinde bulunan grup, 2018’in ortalarında başlayan finansal dalgalanmaların hala devam eden etkilerini değerlendirerek gelecek yılın hedeflerini masaya yatırdı. Yaşanan sektörel küçülmelerin ve azalan yeni inşaatların meydana getirdiği durgunluğun, yenileme pazarı sayesinde aşılabileceği konusunda hemfikir olunarak, yenileme pazarının canlandırılması adına atılabilecek

adımlar ve bu adımların yaratacağı olası etkiler değerlendirildi. Akbaş, ihracatın artık boyut değiştirdiğini, Kaleseramik olarak değişikliklere uyum sağlamak adına yeni stratejiler geliştirdiklerini ifade ederek, izledikleri yollarla ilgili kısa bir bilgilendirmede bulundu. Ziyaret, iki tarafında da iyi dileklerini ve temennilerini dile getirmesiyle sona erdi.


Premix Tam Yoğuşmalı Kombi Paslanmaz Çelik Eşanjör


TİMDER’den / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

20

TIMDER AKADEMI, SEKTÖRÜ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYOR Yapı ve inşaat malzemeleri sektörünün çatı kuruluşu TİMDER’in (Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği) sektör profesyonelleri için düzenlediği TİMDER Akademi’de yeni dönem 5 Kasım Salı günü, Hakan Metin Akgün’ün sunumuyla gerçekleşen “İkna Edici İletişim; Algı Yönetimi” eğitimiyle başladı. Derslerin daha bütünsel ve sürdürülebilir bir şekilde sunulması adına bu yıl yepyeni bir konseptle oluşturulan ve “TİMDER Akademi Gelişim Programı” olarak lanse edilen eğitimler; “Pazarlama ve Satış”, “Yönetim ve Planlama”, “Dış Ticaret” ve “Dijital Dönüşüm” olmak üzere 4 modül altında toplanıyor. Modüller ise, farklı ana temalar çerçevesinde geliştirilen toplam

17 eğitimden meydana geliyor. Küresel eğilim ve trendler doğrultusunda, alanında uzman isimlerin katkılarıyla hazırlanan eğitim programıyla, katılımcı farkındalığının ve bilincinin arttırılması ve katılımcılar üzerinde değer yaratılması amaçlanıyor. Ayrıca gelişim programıyla birlikte, üretici ve bayiler arasında köprü kurularak sektördeki iş ağının genişlemesine katkıda bulunmak hedefleniyor. 15 yıldır aralıksız olarak devam eden ve bugüne kadar 9.654 sektör çalışanının katılım gösterdiği TİMDER Akademi ile ilgili konuşan TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, “Sektörün gelişimine katkıda bulunma misyonuyla hareket eden bir dernek

olarak, önceliklerimizin başında her zaman eğitimi ulaşılabilir kılmak ve sektörümüzün gelişimini sağlamak geliyor. Bu yıl eğitimlerimize yeni bir soluk getirmek ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlamak amacıyla yeni bir konsept oluşturduk, katılımcılarımızdan aldığımız geri dönüşler de başarılı bir yenilik içerisine girdiğimizi gösteriyor. TİMDER Akademi’yi daha uzun yıllar devam ettirme niyeti içerisindeyiz.” dedi. Sektörde görev alan farklı kademelerdeki çalışanların bilgi düzeylerini ve farkındalıklarını artırmayı hedefleyen TİMDER Akademi eğitimleri Salı günleri Gayrettepe Dedeman İstanbul Hotel’de devam ediyor. Katılımın ücretsiz olduğu eğitimlerin kayıtları timder.org.tr’den yapılıyor.


BİEN’İN USTA SEMİNERLERİNDEKİ 17’NCİ DURAĞI İZMİR OLDU Seramik sektörünün önemli oyuncularından Bien, 12 Eylül’de bu yıla ait 17’nci usta seminerini gerçekleştirdi. İzmir Fuar Anemon Otel’de seramik ustalarıyla buluşan Bien’in, İzmir Bayisi Mehmet Ceylan Yapı Malzemeleri ile ortak düzenlediği seminere 150 seramik ustası katıldı.

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Bien, ustalarını yeni ürünler ve uygulamalar konusunda eğitmek amacıyla seminerler düzenlemeye devam ediyor. İş kalitesini ve müşteri memnuniyetini artırmayı hedefleyen Bien, seminerler aracılığıyla ustalarla iletişim kurma olanağı da sağlıyor. Bien’in Mart ayından bu yana düzenlediği seminerlerin bu seferki durağı 12 Eylül’de İzmir oldu. Uzun yıllardır birçok şehirde usta seminerleri organize eden Bien, 2019 yılında usta seminerlerine daha da ağırlık verdi. İzmir’de düzenlenen seminer yılbaşından bu yana gerçekleştirilen 17’nci seminer oldu. Bien’in, Mehmet Ceylan Yapı Malzemeleri ile ortak düzenlediği eğitim programında ustalar yeni ürünler ve ürünlerin özellikleri ile ilgili detaylı bilgi sahibi oldu.

22

Bien’in Teknik Hizmetler Şefi Cenk Senotay’ın hazırladığı sunumlarla gerçekleşen seminerlerde, Bien’in üretim tesisleri ve ürünlerinin anlatıldığı tanıtım filmi de gösterildi. Bien Teknik Hizmetler Şefi Cenk Senotay; “Ustalar seramik seçmeye çalışan müşterileri yönlendirme konusunda çok etkili. Ustalara ürünlerimizi iyi anlatıp onlara ürünleri döşerken hangi konulara dikkat etmeleri gerektiğini belirttiğimizde, işçilik kaliteleri de yükseliyor. Mekânlar daha şık oluyor ve müşteri memnuniyeti de aynı oranda artıyor.” dedi. Yönlendirme ve iyi işçilik işin %50’si Cenk Senotay; ‘’Hangi koşullarda, hangi zeminlerde, hangi ürünün

kullanılması gerektiği, dış mekan, iç mekan, ortam ve hava koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiği, doğru yönlendirmenin ana unsurları. Müşteri memnuniyeti markamız adına çok değerli. Bir alan seramik ile kaplandığında, yani yeni bir yaşam alanı oluşturulduğunda; burada tasarımın ve ürünün kalitesi %50 oranında önemli ise geri kalan %50’lik kısım da iyi bir işçiliktir” diyerek sözlerini tamamladı. Bien Bölge Satış Müdürleri’nin de katıldıkları seminerde ustalara profesyonel seramik kesme makinası ve çeşitli hediyeler verildi. Ürünler, ürün özellikleri ve uygulamalar hakkında detaylı bilgiler içeren eğitim programında ustalar sorularına yanıt aldı, isteklerini ve önerilerini aktardılar.

BİEN BANYO GRUBU’NUN İKİNCİ SEMİNERİ SAMSUN’DA YAPILDI Islak zeminlere yönelik ürünler de üreten Bien, seramik ustalarına yönelik eğitimlerin ardından, tesisat ustalarına yönelik eğitim seminerleri de organize etmeye başladı. Tesisat ustalarına yönelik seminerlerin ikincisi 11 Ekim Cuma günü Samsun’da gerçekleşti. Seminere 60’ın üzerinde tesisat ustası katıldı. Bien Banyo A.Ş. ustalarını yeni ürünler ve uygulamalar konusunda bilgilendirmek amacıyla eğitim seminerleri düzenlemeye başladı. İş kalitesini ve müşteri memnuniyetini artırmayı hedefleyen Bien Banyo A.Ş., tesisat ustalarına yönelik bu seminerler aracılığıyla ustalarla iletişim kurma olanağı da sağlıyor. Eğitim seminerinin ikinci durağı 11 Ekim’de Samsun oldu. Samsun Anemon Otel’de düzenlenen eğitim seminerinin açılışında Bien Banyo A.Ş. Pazarlama Müdürü Cem Güvengiriş, Bien Banyo A.Ş.’yi tanıtan bir sunum yaptı. Sunumu

gerçekleştiren Güvengiriş, “Ürünlerimizi ne kadar iyi anlatıp, tanıtırsak işçilik kalitesi o oranda yükseliyor ve hata riski azalıyor. Bu sebeple bu tür eğitimlerin faydalı olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu. Tanıtım sunumunun ardından Armatür Ürün Müdürü Serdar Burduroğlu, ürün gamında bulunan armatür ve tamamlayıcı ürünler hakkında bilgiler verdi. Daha sonra Seramik Sağlık Gereçleri Ürün Müdürü Aldonat Sunar, Bien’in seramik sağlık gereçlerini kapsayan ürünler hakkında ustaları bilgilendirdi.

Bu eğitimlerle, tesisat ustaları Bien ürünleri hakkında detaylı bilgiye sahip olurken, ürün montajları ile ilgili pratik bilgiler de aldılar. Ürünler, ürün özellikleri ve uygulamalar hakkında detaylı bilgiler içeren eğitim programında ustalar sorularına yanıt bularak, isteklerini ve önerilerini aktardılar. Bien Ankara Bölge Satış Müdürü Bülent Özkan ve Satış Sonrası Müşteri Hizmetleri Sorumlusu Orhan Yongacı’nın da katıldığı seminer Gala Yemeği ile devam etti. Seminerde sürpriz hediyelerin olduğu bir de çekiliş yapıldı.


BOSCH TERMOTEKNİK’TEN KASIM AYINDA 100.000 ADET KOMBİ Isıtma, soğutma ve havalandırma sektörünün önde gelen firmalarından Bosch Termoteknik, Kasım ayında 100.000 adet kombi üretti. Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası, 2019 yılının Kasım ayında ürettiği 100.000 kombi ile yeni bir rekora imza attı ve “üretim üssü” unvanını pekiştirdi. İklimlendirme sektöründe ‘İhracat Lideri’ olan ve 27 yıldır Manisa’da faaliyet gösteren fabrikanın kuruluşundan bu yana ürettiği cihaz sayısı 8 milyon adedi aştı. Termoteknik iş kolunda dünya çapında öne çıkan tesisler arasında yer alan Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası’nda, dünyanın dört bir yanındaki 41 ülke için, 740’tan fazla farklı cihaz tipi üretimi yapılıyor. Bosch Termoteknik Manisa Ar-Ge Merkezi’yle gerçekleştirdiği araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ülke ekonomisi için katma değer sağlamaya devam ediyor. Ayrıca şirket Ar-Ge’de yaptığı atılımlarla, 2014-2018 yılları arasında Manisa’da en fazla patent başvurusu yapan 3. şirket oldu.

BUDERUS STAR CLUB ÜYELERİ MANİSA’DA BULUŞTU

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Buderus’un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği “Şehir Buluşmaları” kapsamında iş ortakları Manisa Fabrikasında bir araya geldi.

24

Buderus, “Şehir Buluşmaları” adıyla Türkiye genelinde düzenlediği toplantılarla Star Club üyeleri ile bir araya gelmeye devam ediyor. 26 - 27 Ağustos tarihlerinde Manisa Fabrikasında gerçekleştirilen ve 26 iş ortağının katılım gösterdiği toplantıda; Buderus Star Club’ın son yenilikleri ve yeni ürünlerin ön plana çıkan özellikleri ile ilgili sunumlar yapıldı. Bunların dışında gerçekleştirilen dijitalleşme sunumlarıyla ise dijitalleşen dünyaya iş ortaklarını mümkün olan en iyi şekilde adapte etmek hedeflendi. Sunumlardan sonra gerçekleştirilen dijitalleşme konulu yarışmadan sonra kazanan katılımcılara sürpriz hediyeler verildi. Dünyanın en büyük kombi fabrikalarından biri olan Manisa Fabrikası gezisiyle toplantı son buldu. Buderus Star Club, sektördeki uzmanlara, satış ve montaj yaptıkça star puan kazandıran, aynı zamanda üyelerine teknik eğitimler, teşvik seyahatler ve iş geliştirmeye yönelik

pek çok imkan sunan bir program. Sektörünün en çok kazandıran sadakat kulübü Buderus Star Club; müşteri memnuniyetini her zaman odak noktasında tutarak, iş ortaklarının gelişimine katkıda bulunmayı ve bu sayede daha memnun müşteriler yaratmayı amaçlıyor. Buderus yetkili

toptancı bayileriyle çalışan montajcı alt bayiler için geliştirilen bu sistem ile sektöre sunulan hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor. Buderus Star Club üyelere birçok avantaj ve ayrıcalık sağlamanın yanında, profesyonelliklerini geliştiren ve destekleyen bir konsept sunuyor.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

ISK-SODEX İSTANBUL’A DAIKIN’İN ‘AIRFEL’ ÇIKARMASI

26

İklimlendirme sektörünün inovatif şirketi Daikin, bu yıl 2-5 Ekim tarihleri arasında düzenlenen ISK-SODEX İstanbul Fuarı’na ‘Airfel’ markalı ürünleriyle katıldı. Ziyaretçilerin büyük beğenisini kazanan 400m2’lik Airfel standı, ısıtma ve soğutma alanındaki zengin ürün gamıyla ilgi odağı olurken, markanın sektördeki iddiasının da altını çizmiş oldu. Isıtma, soğutma, klima, havalandırma, yalıtım, pompa, vana, tesisat, su arıtma ve güneş enerjisi sistemleri sektöründe hizmet veren oyuncuların en önemli buluşma noktalarından biri olan ISK-SODEX İstanbul Fuarı, 2-5 Ekim tarihlerinde gerçekleşti. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara iklimlendirme sektörünün öncü markası Daikin, ‘Airfel’ markasıyla katıldı. Isıtmadan soğutmaya geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Airfel, fuar alanındaki 400 m2’lik standıyla göz doldururken, markanın tasarım ve teknolojisi yenilenmiş ürünleriyle

birlikte, piyasaya sürülecek yeni cihazları büyük ilgi gördü. Sektörünün en önemli oyuncularından biri olduğunu geniş ürün gamıyla ispatlayan Airfel, önümüzdeki günlerde piyasaya sürülecek yeni ürünleriyle de sektördeki iddiasını tekrarlamış oldu. Soğutma tarafında split klima, multi klima, kaset tipi klima, kanallı tip klima ve salon tipi klima olmak üzere 5 farklı ürünün sergilendiği Airfel standının ısıtma tarafında ise kombi, şofben, kaskat, duvar tipi kazan ve yer tipi kazanın yer aldığı 6 farklı ürün grubu kendine yer buldu.

Kombinin en önemli parçalarından biri olan ‘plakalı eşanjör’den esinlenilerek kurgulanan ve 400 m2’lik bir adayı kaplayan Airfel standı, ziyaretçilerin büyük ilgisiyle karşılaştı. Bayi, toptancı ve yabancı yatırımcıların hedeflendiği fuar 4 gün sürdü. Fuarda ziyaretçilere en iyi deneyimi yaşatmayı amaçlayan Daikin, 50 adet personel ile hizmet verdi. Satış ekibi, ürün sorumluları, servis departmanı, pazarlama ve PR ekipleri gelen her ziyaretçiyle ayrı ayrı ilgilenerek ürünleri anlattı, gerekli bilgilendirmeleri yaptı. Airfel, tasarımıyla da büyük ilgi çeken standında 12 bin ziyaretçi ağırladı.


DEMİRDÖKÜM BAŞARILI YETKİLİ SATICILARINI 3 FARKLI ÜLKEDE AĞIRLADI

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, yetkili satıcılarının motivasyonunu artırmak ve satışlarını desteklemek için her sene birbirinden farklı konseptte düzenlediği toplantılarına yenilerini ekledi. Şirket bu sene ödüllü seyahat kampanyası kapsamında başarılı olan iş ortakları için Prag, Odessa ve Moskova gezileri düzenledi. Düzenlenen organizasyonlara toplamda 400’e yakın iş ortağı katıldı.

28

İklimlendirme sektörüne 65 yılda birçok ilki kazandıran DemirDöküm, Türkiye genelindeki başarılı yetkili satıcılarını bu yıl da yurt dışı seyahati ile ödüllendirdi. İş ortaklarıyla oluşturduğu bağ ile her yıl başarılarına yenilerini ekleyen DemirDöküm, gelenekselleşen seyahat kampanyasını bu yıl 3 farklı destinasyonda gerçekleştirdi. Yetkili satıcılar ile sinerjiyi artırmanın da hedeflendiği ödül kapsamında 2019 yılında üstün performans sergileyen yetkili satıcılar için Prag, Odessa ve Moskova’ya seyahatler düzenledi. 3 farklı ülkede gerçekleştirilen organizasyonlara toplamda 400’e yakın yetkili satıcı katıldı. Altın şehir Prag keşfedildi DemirDöküm’ün yenilikçi ürün ve hizmetleri, müşteri beklentilerinde yaşanan değişimler ile hizmet kalitesinin önemi hakkındaki

paylaşımların yapıldığı programın ilki, tarihi dokusuyla “Avrupa’nın Kalbi” olarak gösterilen Altın Şehir Prag’da düzenlendi. 20 DemirClub üyesinin katıldığı organizasyonda tarihi mirası 30 yıla yakın süredir UNESCO tarafından koruma altına alınan ve dünyanın en büyük antik kalesinin de yer aldığı Prag için farklı noktalara keşif turu düzenlendi. 3 gün süren organizasyon süresince Prag’ın mimarlık harikası yapılarının yanı sıra yöresel lezzetleri de deneyimlendi. Kültür şehri Odessa’da 3 gün Son yıllarda tatil ve kültür gezilerinin en sevilen rotalarından biri olan Odessa gezisine DemirDöküm yetkili satıcılarının yanı sıra DemirClub satış noktaları katıldı. Görkemli mimari yapıları ve geniş caddeleriyle ziyaretçilerini büyüleyen Odessa’ya düzenlenen gezide 280 satış noktası temsilcisi ağırlandı. 3 gün süren

etkinlikte uzun yıllardır efsanevi keşiflere de ev sahipliği yapan Odessa’nın sanat noktaları ve zengin kültürel geçmişi olan lezzetleri deneyimlendi. Rusya’nın kalbine yolculuk DemirDöküm’ün toptancı ve taahhütçü yetkili satıcıları için düzenlediği bir diğer toplantı ise dünyanın en çok turist çeken başkentlerinden biri olan Moskova’da gerçekleştirildi. Kızıl Meydan, Kremlin Sarayı, Katedralleri, Puşkin Müzesi, Bolşoy Tiyatrosu, Lenin Mozalesi, Gorki Parkı gibi pek çok meşhur noktanın ziyaret edildiği 3 günlük Moskova seyahatinde yeni dönem iş planları paylaşıldı ve iş ortaklarının talepleri dinlendi. Sanatı, kültürü ve tarihiyle dünyanın sayılı cazibe merkezlerinden biri olan Moskova organizasyonuna DemirDöküm üst düzey yöneticilerinin yanı sıra 100’e yakın iş ortağı katıldı.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

EGE SERAMİK, “2019 KADINLARLA GÜÇLENDİRİLMİŞ YÖNETİM KURULU” ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ

30

Sektöründeki başarılarıyla birçok ödülün sahibi olan Ege Seramik, bu kez de yönetim komitelerinde profesyonel kadın yöneticilere yer verdiği için Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hayata geçirilen Bağımsız Kadın Direktörler Projesi kapsamında ödüllendirildi. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hayata geçirilen Bağımsız Kadın Direktörler Projesi kapsamında; 2019 yılı “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu Endeksi” ve “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu Ödülleri”, “7. Kadın Direktörler Konferansı”nda açıklandı. Toplamda 7 şirketin ödül aldığı konferansta Ege Seramik, 2019 yılında BIST’de kayıtlı profesyonel kadın üyesi olan tüm şirketler arasında “komitelerinde en fazla kadın üyesi oranına sahip şirketlerden” biri olarak “2019 Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü almaya hak kazandı. Ödülü Ege Seramik adına Kurumsal Yönetim Komite Üyesi Aysel Hatipoğlu, Avrupa İmar ve Kalkınma

Bankası Türkiye Ülke Direktörü Arvid Tuerkner’den aldı. Ege Seramik AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Polat konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ‘’Kadınların iş yaşamına kattığı pozitif değere inanıyoruz. Doğaları gereği ortaya koydukları üretkenlikleri, analitik bakış açıları, sağduyulu ve pozitif yaklaşımları ile iş yaşamında denge sağladıklarının ve başarıda büyük pay sahibi olduklarının farkındayız. Borsa İstanbul Şirketlerinin geneline baktığımızda %37,8’inde kadın yönetim kurulu üyesi bulunmazken, Ege Seramik AŞ. Yönetim Kurulu’nda 2 kadın üyemiz ve Yönetim Kurulu Komitelerimizde de değerli kadın yöneticilerimiz yer

almaktadır. Ege Seramik şirketimizin operasyonel yönetim süreçlerinde de kadın yöneticilerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bugüne kadar olduğu gibi, bu günden sonra da iş yaşamında kadın gücünü desteklemeye ve yönetim kadrolarımızda kadın yönetici sayımızı arttırmaya devam edeceğiz.” dedi. Ege Seramik’te hali hazırda, 6 üyenin bulunduğu Yönetim Kurulu’nda 2 bağımsız kadın üye, Bağımsız Denetim ve Kurumsal Yönetim Komiteleri’nde 2’şer kadın üye görev alıyor. Borsa İstanbul’da yer alan toplam 402 şirket içinde görev alan 2.734 Yönetim Kurulu Üyesi’nin %15,9’u ( 435 kişi ) kadınlardan oluşuyor.


banyolarınızın görünmez kahramanı www.japar.com.tr


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GF HAKAN PLASTİK 2020 ÇALIŞMA PROGRAMINI BELİRLEDİ

32

GF Hakan Plastik, tüm beyaz yakalı çalışanları ile gerçekleştirdiği toplantı ile 2020 yılına başlangıç yaptı. “Gücünü hisset, harekete geç“ mottosuyla hedeflerini belirledi. Yoğun ve zorlu bir yılı geride bırakırken GF Hakan Plastik, firma çalışanları ile bir araya gelerek 2020 çalışma programını belirledi. Kaya İstanbul Fair & Convention Hotel’de gerçekleşen toplantının mottosu ise ‟Gücünü hisset, harekete geç“ oldu.

İnovasyon sadece ürünlerde değil, hizmette ve daha da önemlisi iş yapış şekillerinde de olacak” dedi. Batuhan Besler ayrıca gerçekleştirdiği sunum ile 2020 yılında yenilenen organizasyon yapısı ve yeni organizasyondan beklentilerini paylaştı.

İki gün süren toplantının açılış konuşmasını yapan GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler, “2020 için en önemli vizyonumuz, deneyimi, sağlam alt yapısı ve yenilikçi yaklaşımı ile gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bu sektörü geliştirmek, inovatif ürün ve hizmetler sunmak, iş ortakları için kalite ve güvenin tam karşılığı olmaktır.

Genel strateji paylaşımının ardından tüm departmanlar bu stratejiyi destekleyecek bölüm hedeflerini, ekip çalışmasına verilen önemi de ortaya koymak adına, ekip olarak sundular. Toplantıda GF Hakan Plastik’in 2020 hedefleri arasında yer alan Yalın Üretim, özellikle üzerinde yoğunlaşılan konu oldu. GF dünyasında “BOB” olarak

tanımlanan “Yalın Yönetim” anlayışının temelleri ve uygulamaları, firmanın kendi bünyesindeki BOB eğitimcileri tarafından aktarıldı. Keyifli bir eğitimin ardından katılımcılara Üretim Atölyesi simülasyonu yaptırıldı. Katılımcılar bu simülasyonda, basit bir üretim hattında yapılabilecek yalınlaşma uygulamaları ile kaynakların ve zamanın nasıl etkin kullanılabileceği konusunu eğlenceli bir şekilde deneyimleme imkânı buldular. Eğitimde aynı zamanda Yalın Düşünce yöntemlerinin günlük iş akışına nasıl uygulayabileceği konusuna da değinildi. GF Hakan Plastik 2020 yılında İnovasyon ve Yalın Yönetim uygulamaları ile sektörde yenilikçi yüzünü güçlü bir şekilde ortaya koyacak.


ISK-SODEX İLE İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNE YENİ İHRACAT KAPILARI ARALANDI

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

ISK-SODEX, 2-5 Ekim 2019 tarihleri arasında sektörü İstanbul’da bir araya getirdi. İklimlendirme sanayinde geleceğin teknolojilerine odaklanılan fuarda 35 ülkeden 1021 katılımcı, ISK SODEX 2019’da Türkiye dahil 107 ülkeden fuarı ziyarete gelen 85.371 sektör profesyoneli ziyaretçi ile fuar bünyesinde bir araya gelerek önemli iş birliklerine imza attı.

34

ISK-SODEX, 2-5 Ekim 2019 tarihleri arasında sektörü İstanbul’da bir araya getirdi. Hannover Messe Sodeks Fuarcılık tarafından sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlenen fuarda Türkiye’deki üreticiler 107 ülkeden alım heyeti ile görüşerek ihracata yönelik yeni iş birlikleri gerçekleştirdi. İklimlendirme sanayinde geleceğin teknolojilerine odaklanılan fuarda 35 ülkeden 1021 katılımcı, ISK SODEX 2019’da Türkiye dahil 107 ülkeden fuarı ziyarete gelen 85.371 sektör profesyoneli ziyaretçi ile fuar bünyesinde bir araya gelerek önemli iş birliklerine imza attı. 2018 yılında gerçekleşen fuara kıyasla %4’lük yabancı ziyaretçi artışı yakalayan fuarda, bu yıl bir önceki yıla kıyasla gerçekleşen online ziyaretçi kaydında gözlemlenen %60’lık artış oranı ise dikkat çeken önemli bir diğer başarı kriteri arasında yer alıyor.

önemli bir yer turan AB ülkeleri başta olmak üzere Afrika ve Güney Amerika kıtasından satın alma heyetlerini Türkiye’den üreticilerle aynı masada bir araya getirdik. 4 günlük süre zarfında yerli ve yabancı üreticiler fuarın sunduğu fırsatları çok iyi bir şekilde değerlendirdi, önemli anlaşmalara imza attı. Sektörü ihracat hedeflerine taşıyan bir organizasyona ev sahipliği yaptık.”

ISK-SODEX’e yabancı ilgisinin her geçen yıl arttığını belirten Hannover Messe Sodeks Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel şunları ifade etti: “ISK-SODEX Fuarı’nda bu yıl birçok ilki bir arada yaşadık. Fuar, yeni tarihlerinde gerek katılımcı ve ziyaretçi sayısı gerekse yarattığı iş hacmi açısından inanılmaz güzel ve verimli geçti. Sektör ihracatında

İki yılda bir düzenlenen ve dünyanın en büyük fuar organizatörü firmalarından, Alman devi Deutsche Messe’nin Türkiye ofisi Hannover Messe Sodeks Fuarcılık ile ISKAV, DOSİDER, İSKİD, İZODER, TTMD, POMSAD, SOSİAD, ESSİAD, MTMD ve KBSB iş birliğiyle gerçekleştirilen ISK-SODEX 2019, sektörün en fazla iş hacmi yaratan buluşmalarından birine de imza attı.

Dünya Devleri ISK-SODEX ile İstanbul’da Bir Araya Geldi! ISK-SODEX 2019 Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Çin, Fransa, Hindistan, İtalya, Güney Kore, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Pakistan, İspanya, İran, Rusya, Yunanistan, Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Tayvan ve Japonya başta olmak üzere 35 ülkeden 1000’in üzerinde katılımcı marka ile yıla damgasını vuran bir organizasyona daha imza attı.

Katılımcı firmalar 107 ülkeden 85 bin üzerinde profesyonel ziyaretçi ile önemli iş anlaşmaları gerçekleştirdi. ISK-SODEX Fuarı, katılımcılarını bir yandan yeni iş birlikleri için potansiyel müşterilerle bir araya getirirken, diğer yandan fuar süresince düzenlenen forum ve konferanslarla bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı bir platform olarak renkli etkinliklere de sahne oldu. Birbirinden renkli organizasyon ve konferanslara da fuar bünyesinde ev sahipliği yapan, İklimlendirme sektörü alanında bölgenin en büyük ve önemli fuarı 14.Uluslararası “ISK-SODEX 2019”da bu yıl ilk olarak gerçekleştirilen yenilikler arasında, 10.Salonda yer alan Yangından Korunma Sistemleri ve 13.salonda görücüye çıkan MEP Hizmetleri bölümleri de sektörün yoğun ilgi ve beğenisi ile karşılaştı. Bu yıl ikinci kez düzenlenen “ISKSODEX Ustalar Ligi 2019” yarışmasında 4 gün boyunca yarışarak doğru montaj, projeye uygunluk ve estetik kriterlerinde dereceye giren ilk üç kombi ustası “Türkiye’nin en iyi ustası” olarak ödüllendirildi. ISK-SODEX’in şanslı ziyaretçileri fuar kapsamında gerçekleştirilen çekilişle 1 adet FIAT Fiorino, 6 adet Kombi, 1 adet nem alma cihazı ve ISKAV Yayınları’ndan oluşan 10 set kazanma şansı elde edecek.


KALEKİM TÜRKİYE’NİN EN MÜKEMMELİ OLDU

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Türkiye’nin en prestijli ödülleri arasında gösterilen 2019 Türkiye Mükemmellik Ödülleri sahiplerini buldu. Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından bu yıl “Çözüm Özünde” temasıyla düzenlenen 28. Kalite Kongresi’nde, Kalekim, 2019 Türkiye Mükemmellik Ödülü’nü alarak sektörde bir ilke imza attı. Müşterilere değer katma ve sürdürülebilir bir gelecek yaratma kavramlarını temel alan yaklaşımıyla Kalekim Usta Kulübü, ödülün alınmasında öne çıkan uygulama oldu.

36

KalDer tarafından Türkiye’nin en mükemmellerinin belirlendiği 2019 Türkiye Mükemmellik Ödülleri sahiplerini buldu. Kurulduğu günden bu yana yapı kimyasalları sektörüne liderlik yapan Kalekim, bu yıl “Çözüm Özünde” temasıyla gerçekleştirilen 28. Kalite Kongresi’nde, 2019 Türkiye Mükemmellik Ödülü’nün sahibi oldu. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ile üst yönetimden isimlerinde yer aldığı ödül törenine, Kalekim yaklaşık yüz kişilik bir ekiple çıkarma yaptı. Ödül töreninde konuşan Timur Karaoğlu, kısa süre önce Kaleseramik koltuğuna oturan, Kalekim’in eski Genel Müdürü Altuğ Akbaş’ı da bu sürecin asıl mimarı diyerek sahneye davet etti. Akbaş, “Mensubu olmaktan, ekip arkadaşı olmaktan, her zaman gurur duyduğum bir ailedeyim. İnanın, Kalekim bu ödülü almak için işini iyi yapmadı. İşini iyi yaptığı için bu ödülü aldı.” diye konuştu. Kalekim’in kalite yaklaşımını değerlendiren Timur Karaoğlu, “Müşteri

odaklı ve sürekli kendini geliştiren bir bakış açısıyla içinde olduğumuz çağın getirdiği değişimi her zaman yakından izledik. 2009’dan bu yana değişimi etkin bir şekilde gözlemlemek, yapılacakları belirlemek, uygulamaya almak ve mevcut projeleri daha etkin yönetmek için yeni bir yol haritasıyla belirledik. Bu çerçevede çalışmalarımızı, tüm çalışanlarımızın da aktif katılımıyla bütünsel bir çerçevede yürütmeye başladık. Tüm bu çalışmaların ana çerçevesini ve omurgasını oluşturmada ise EFQM Mükemmellik Modeli’ni yönetim modeli olarak benimsedik. Çalışmalarımızın uzman bir bakış açısıyla değerlendirilmesi için de 2010 yılında KalDer dış değerlendirme sürecinden geçtik.” şeklinde konuştu.

açısı elde ettik. Faaliyet, yaklaşım ve iyileştirmeleri tek bir çerçeve içinde yönetmeye başladık. 46 yıllık bilgi ve tecrübe birikimimizle sektörümüzde rol model konumdayız. Bu anlamda faaliyetlerimizin her adımında mükemmelliğe gönül verdik. Şimdi ise tüm bu çalışmalarımızın Mükemmelik Ödülü’ne layık görülmesi bizim için büyük bir gurur. Bu ödül, yıllar boyunca yürüttüğümüz yönetim anlayışı ve her faaliyetimizde özenle uyguladığımız “Daima En İyi” ilkemizin taçlandırılmasıdır. Her bir çalışanımızın bu süreçte çok büyük katkısı var. Bu mükemmellik yolculuğunda tüm ekip arkadaşlarıma ve bize her zaman güvenen iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.”

“Mükemmelliğe gönül verdik” Özdeğerlendirme projeleriyle çalışmalarının etkinliğini geliştirmeye devam ettiklerini vurgulayan Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu, şunları söyledi: “EFQM Mükemmellik Modeli ile birlikte, bütünsel bir bakış

Kaliteyi yaşam kültürü haline getirerek, ülkedeki refah düzeyini artırmak için 30 yıldan beri çalışan KalDer, Türkiye Mükemmellik Ödülü ile en iyi performans gösteren ve stratejiyi eyleme dönüştürerek üstün başarı gösteren kurum ve kuruluşları tanımaktır.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

38

ALTUĞ AKBAŞ KALESERAMİK GENEL MÜDÜRÜ OLDU

KALEKİM, TİMUR KARAOĞLU’NA EMANET

Kale Grubu çatısı altında yer alan, Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşu Kaleseramik’in Genel Müdürlüğü’ne grubun deneyimli ismi Altuğ Akbaş atandı.

Kale Grubu Şirketleri çatısı altında yer alan, Kalekim’in Genel Müdürlüğü’ne, markanın deneyimli ismi Timur Karaoğlu getirildi.

Türkiye’de seramik sektörünün kuruluşuna öncülük eden ve bu alandaki yatırımları ile bir dünya devi haline gelen Kale Grubu’nda üst düzey bir atama gerçekleşti. Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 15’inci büyük seramik karo üreticisi Kaleseramik’in Genel Müdürlük koltuğuna Altuğ Akbaş atandı. Kaleseramik’in iç piyasadaki liderliğini sürdürmeye ve uluslararası pazardaki başarısını daha üst seviyeye taşımaya devam edeceklerini vurgulayan Altuğ Akbaş, “Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale Banyo ve Edilcuoghi Edilgres gibi sektörün öncü markalarımız ile Türkiye’nin açık ara ihracat lideriyiz ve büyüme alanımız da yine ihracat üzerinden olacak. Ülke olarak içinde bulunduğumuz koşullara rağmen, global pazardaki payımızı daha da artırarak ihracatımızı %40’ın üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi. 1992 yılında katıldığı Kale Grubu’nun farklı departmanlarında görev alan Altuğ Akbaş, grubun yapı kimyasalları sektöründeki lider markası Kalekim’de, 2013 yılından beri Genel Müdürlük görevini yürütüyordu. Altuğ Akbaş hakkında: 17 Temmuz 1969’da İstanbul’da doğan Altuğ Akbaş lise öğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 1987 yılında girdiği İTÜ Makine Fakültesi’nden 1992 yılında Makine Mühendisi olarak mezun oldu. Aynı yıl Marmara Üniversitesi’nin İşletme Enstitü programına dahil oldu ve Kale Grubu şirketlerinden Kale Pazarlama’da Üretim Planlama Sorumlusu olarak iş hayatına başladı. Kale Pazarlama şirketinde Nisan 2003’e kadar sırasıyla Planlama Yöneticiliği, Pazarlama Müdür Yardımcılığı, Satış Müdürlüğü, Pazarlama Koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. Nisan 2003’de Kaleseramik’te başladığı Pazarlama Grup Müdürlüğü görevini Mart 2008’e kadar sürdüren Akbaş, sonrasında Kaledekor’da Genel Müdür görevini üstlendi. Mart 2011’de Kalekim A.Ş.’de Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlenen Akbaş, Haziran 2013’den itibaren bu tarihe kadar, Kalekim A.Ş.’de Genel Müdür olarak görevini sürdürmektedir. İzoder’de Isı Yalıtım Komisyonu üyesi, Bosad Yönetim Kurulu Üyesi ve İmsad Tüzel Kişi temsilcisidir. İyi derecede İngilizce bilen Altuğ Akbaş evli ve iki çocuk babasıdır.

Kuruluşundan itibaren yapı kimyasalları sektörüne öncülük eden Kale Grubu şirketlerinden Kalekim’de üst düzeyde bir atama gerçekleşti. Üretim ve satış kapasitesi olarak Türkiye ve bölgesinde 1’inci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer alan Kalekim’in Genel Müdürlük koltuğuna Timur Karaoğlu atandı. Kalekim’in iç piyasadaki liderliğini sürdürmeye ve globaldeki başarısını yerinde üretimle daha da üst seviyelere çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Timur Karaoğlu, “Yurt dışı pazarlarda yerinde üretime yönelerek küresel bir marka olma yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Yeni dönemde tüm çalışma arkadaşlarımla birlikte, bayrağı çok daha yukarılara çıkarmaya kararlıyız.” dedi. Karaoğlu “Bugün dünyanın pek çok yerinde güçlü bir dağıtım ağıyla, Kalekim ürünlerimizi 80 ülkede tüketici ve profesyonellerle buluşturuyoruz. İhracatımızın %6’sını Avrupa Birliği ülkelerine, %35’ini Ortadoğu’ya, geri kalanını tüm dünyaya gerçekleştiriyoruz. Bizim ürünlerimiz pahada hafif, yükte ağır olduğu için uzaklara taşındıkça maliyetten dolayı kârlılığını yitiriyor. Biz de gözümüzü, ihracat yapmaktan çok yurt dışında büyümeye çevirdik. Kalekim markasıyla önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.” diye konuştu. 21 Ekim Pazartesi günü Genel Müdür koltuğuna oturan Timur Karaoğlu yaklaşık 18 yıldır Kale Grubu’nda çeşitli görevler üstlendi. Timur Karaoğlu hakkında: Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü’nden 1998 yılında mezun oldu. 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Yönetim, iş geliştirme, pazarlama ve satış stratejileri geliştirme ve uygulama konularındaki tecrübeleriyle öne çıkan Timur Karaoğlu, 2001 yılında Kale Grubu şirketlerinden Kale Pazarlama’da Kalekim Ürün Sorumlusu olarak iş hayatına başladı. 2007 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi MBA programını bitirdi. Kale Pazarlama Şiketi’nde Satış Müdür Yardımcısı pozisyonunda 4 yıl çalıştı. Şubat 2008’de Kaleseramik’te başladığı Dağıtım Kanal Satış Müdürlüğü görevini 2013 yılına kadar sürdürdü. 2018 yılına kadar Perakende Piyasalar Başkan Yardımcısı ve Yurtiçi Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı olarak görevler aldı. Son olarak Şubat 2018’de Kalekim Satış Pazarlama Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Timur Karaoğlu, 21 Ekim 2019 tarihinde Kalekim Genel Müdürü olarak göreve başladı.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

40

NG KÜTAHYA SERAMİK “YENİ NESİL DİJİTAL DENEYİM MERKEZİ” İLE DİJİTALE GEÇTİ NG Kütahya Seramik, İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenen dünyanın en büyük uluslararası seramik fuarı Cersaie’de, yeni nesil tasarımları ve NG Digi+ uygulamasıyla dikkatleri üzerine çekti. Dünyanın pek çok noktasından uluslararası markaların buluştuğu fuarda, Digi+ adını verdiği ‘‘Yeni Nesil Dijital Deneyim Merkezi’’ ile seramik sektöründe ilklerin öncüsü olduğunu bir kez daha kanıtladı. NG Kütahya Seramik, yapay zekâ desteğiyle kontrol edilen ve 240 cm x 480 cm’lik üzerinde yürünebilen interaktif zemin görüntüleme sistemiyle birebir ölçekli dijital ürün deneyimini, ilk kez Cersaie Fuarı aracılığıyla tüm dünyadan ziyaretçilere yaşattı. NG Kütahya Seramik’in en üst teknolojileri kullanarak hayata geçirdiği uygulama, ürünleri üç boyutlu bir şekilde inceleme, yüzey dokuları

en gerçekçi şekliyle deneyimleme imkânı sunuyor. Web sitesinde ve mobil uygulamada yer alan NG Digi+ uygulaması, kullanıcılara ürün seçiminde kılavuzluk ediyor. Evinizi sanal ortamda tasarlayın! Seramiklerdeki rölyef ve geometrik yüzey hareketleri, ışık altındaki yansıma ve parlaklık özellikleri NG Kütahya Seramik’in web sitesinde ve mobil uygulamasında gerçekçi

bir simülasyonla sunuluyor. Sanal ortamda, mekânların her bir yüzeyinde döşeme şablonunu deneyimleme imkânı bulan kullanıcılar, ürünleri bilgisayar ya da cep telefonu üzerinden uygulayarak, istedikleri mekanları kendi zevklerine göre tasarlayabiliyor. NG Digi+, kullanıcılarına çok gerçekçi sanal bir tasarım aracı sunmasıyla ve interaktif zemin görüntüleme sistemiyle mağazacılık konseptine yeni bir bakış açısı getiriyor.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

42

SERAMİKSAN BAYİ AĞINI GENİŞLETMEYE DEVAM EDİYOR Koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle bayi ağını genişletmeye devam eden Seramiksan’ın, Erzincan ve Adıyaman’daki yeni bayileri hizmete açıldı. Seramik sektörünün yenilikçi markası Seramiksan, bayileri ile Türkiye çapında müşterilerine kaliteli hizmet vermeye devam ediyor. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle bayi ağını genişletmeye devam eden Seramiksan’ın biri Erzincan biri Adıyaman’da olmak üzere iki yeni bayisi daha hizmete açıldı. Seramiksan’ın Erzincan’daki yeni mağazası Yiğit Yapı, 450 m2

kapalı, 2000 m2 açık alana; Adıyaman Kahta’daki yeni mağazası Taş Yapı İnşaat ise 1100 m2 kapalı, 450 m2 açık alana sahip. Yeni mağaza açılışlarıyla ilgili olarak konuşan Seramiksan Türkiye Satış Müdürü M. Süreyya Çağlar: “Yeni bayilerimiz ile başlayan iş birliklerimizin uzun yıllar devam

edeceğine inanıyorum. Anadolu’da bayi ağımızı genişletmemizi sağlayan yeni mağazalarımızla, müşterilerimize ulaşarak ürünlerimizi buluşturduğumuz için gururluyuz. Seramiksan olarak Türkiye çapında bayi ağımızı genişleterek koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkemizi bayilerimiz aracılığıyla müşterilerimiz ile buluşturmaya devam edeceğiz.” dedi.


HAVA PERDESİ - KATI YAKITLI KAT KALORİFERİ KLİMA - KOMBİ - HAVLUPAN - PANEL RADYATÖR - KAZAN - APEREY - DALGIÇ POMPA - GENLEŞME TANKI - HİDROFOR - ISI PAYLAŞIM SİSTEMİ SİRKÜLASYON POMPASI - SICAKLIK KONTROL ÜNİTELERİ - BRÜLÖR - DİRSEK - FLANŞ MANŞON - REDÜKSİYON - KEP - VANA - RAKOR NİPEL - FİTTİNGS - FLEX - TERMOMETRE - BORU 1982’den bugüne karşılıklı güven ilkesiyle HAVA PERDESİ - KATI YAKITLI KAT KALORİFERİ KLİMA - KOMBİ - HAVLUPAN - PANEL RADYATÖR - KAZAN - APEREY - DALGIÇ POMPA - GENLEŞME TANKI - HİDROFOR - ISI PAYLAŞIM SİSTEMİ SİRKÜLASYON POMPASI - SICAKLIK KONTROL ÜNİTELERİ - BRÜLÖR - DİRSEK - FLANŞ MANŞON - REDÜKSİYON - KEP - VANA - RAKOR NİPEL - FİTTİNGS - FLEX - TERMOMETRE - BORU HAVA PERDESİ - KATI YAKITLI KAT KALORİFERİ KLİMA - KOMBİ - HAVLUPAN - PANEL RADYATÖR - KAZAN - APEREY - DALGIÇ POMPA - GENLEŞME TANKI - HİDROFOR - ISI PAYLAŞIM SİSTEMİ BRÜLÖR - DİRSEK - FLANŞ - MANŞON - KEP

TEKNİK MALZEMENİN TEDARİK MERKEZİ

ge-ti@ge-ti.com www.ge-ti.com

TÝMDER Grafik Servisi

Ferhatpaşa Mh. 34.Sk. No:19/23 Ataşehir/ İstanbul T: (0216) 471 56 61 F: (0216) 526 16 81


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

44

TİMFED YÖNETİM KURULU ÜYELERİ, DENİZLİ’DE BİR ARAYA GELDİ İnşaat malzemecilerinin en geniş katılımlı sivil toplum kuruluşu olan Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu (TİMFED) Yönetim Kurulu toplantısını Denizli’de gerçekleştirdi. Toplantının ardından, DİMSİAD’ın da paydaşları arasında yer aldığı DEYEF’i (Emlak ve Yapı Endüstri Fuarı) gezen TİMFED heyeti, Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Melek Sözkesen’i de ziyaret etti. İnşaat malzemecilerinin en geniş katılımlı sivil toplum kuruluşu olan Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu’nun (TİMFED) Yönetim Kurulu Üyeleri, Denizli’de bir araya geldi. DİMSİAD (Denizli İnşaat Malzemesi Satıcıları İşadamları Derneği) ev sahipliğinde gerçekleşen Yönetim Kurulu Toplantısı’na; TİMDER, BURTİMDER, ANTİMDER, KARTİMDER ve KONTİMDER katılım sağladı.

TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, üye dernekler gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi vererek gündem maddelerini değerlendirdiler. TİMFED desteğiyle devam ettirilmesi kararlaştırılan eğitim faaliyetleriyle ilgili de görüşülerek bir eğitim çizelgesi oluşturuldu. Toplantının ardından, TİMFED Yönetim Kurulu Üyeleri, DİMSİAD’ın da paydaşları arasında yer aldığı DEYEF’i (Emlak ve Yapı Endüstri Fuarı) ziyaret

ettiler. Standları dolaşan üyeler, katılımcı firmalarla fuarın sektöre katkılarıyla ilgili görüş alışverişinde bulundular. Fuar ziyareti sonrası Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Melek Sözkesen ile toplantı yapan heyet, TİMFED’in ve TİMFED’e bağlı derneklerin faaliyetlerinden bahsederek, Denizli Ticaret Odası’nın çalışmaları hakkında bilgi aldı. İnşaat sektörünün durumunun değerlendirildiği toplantıda DTO ve TİMFED’in iş birliği yapabileceği konular da görüşüldü.


ŞIK & SADE Tasarımın içindeki sadelik ve doğallığı Barkwood'un zengin ahşap dokusuyla keşfedin.

yurtbayseramik.com

#doğadansanata


KÜRESEL OYUNCULAR, 9. ULUSLARARASI İNŞAATTA KALİTE ZİRVESİ’NDE TİCARETTE SINIRLARI AŞMAYI KONUŞTU

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

İnşaat malzemeleri sanayisinin uluslararası oyuncuları, Türkiye İMSAD tarafından 9’uncusu düzenlenen ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nde bir araya geldi. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Bu yıl ‘Rekabetin Şifreleri: Sınırsız Ticaret’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz zirveyle hedefimiz, dış ticaret performansımızı daha da artırmak için dış ticarette bizi sınırlayan kendi engellerimizi ortadan kaldırmak ve sektörümüzün büyümesi için yeni açılımlar sağlamaktır” dedi.

46

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), 2009 yılından bu yana gerçekleştirdiği ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nin 9’uncusunu, bu yıl ‘Rekabetin Şifreleri: Sınırsız Ticaret’ temasıyla Swissotel The Bosphorus İstanbul’da düzenledi. İş ve ekonomi dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı zirvede, sektörün her kesiminden 500’ü aşkın katılımcı bir araya geldi. “Dış ticaretimizi sınırlayan engelleri kaldırmalıyız” İnşaat malzemeleri sanayisinin, gerek toplam üretim, dış ticaret ve istihdamdaki payı, gerekse diğer sektörlerle yakın ilişkisi sebebiyle Türkiye için stratejik önem taşıdığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Zirvemizin bu yılki teması ‘Sınırsız Ticaret’ çünkü Türkiye olarak inşaat malzemesi üretiminde dünyanın en büyük 5 ülkesinden biriyiz. Küresel Rekabet Endeksi’nde yer alan 140 ülkenin 115’ine ihracat gerçekleştiriyoruz. Almanya, İngiltere, ABD, Kanada, İsrail, Irak en önemli pazarlarımız. Bununla birlikte en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında Çin, Romanya, Fransa, Yemen ve İtalya

da bulunuyor. Bu zirveyle, dış ticaret performansımızı daha da artırmak için ticaretimizi sınırlayan engelleri ve çözüm önerilerini masaya yatırarak sektörümüzün gelişimine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Sektör olarak Türkiye’nin ilk 3 sektörü içinde yer aldığımız ihracat hacmindeki ivmeyi sürekli kılmak en önemli amacımız. Bunu gerçekleştirmek için de; neler yapmamız gerektiğini, mevcut pazarlarımızın dışındaki bölgelere ulaşarak ihracattaki sınırları ne şekilde aşmamız gerektiğini araştırıyor ve benzer bir dizi konuyu masaya yatırarak, sektörümüzün büyümesi için yeni açılımlar sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu. Haksız rekabetin uluslararası ticarette gündemde olduğunu belirten Ferdi Erdoğan, “Çin taklitçilikte birinci, Türkiye ikinci. Kayıt dışı üretim ile mücadele etmemiz gerekiyor. Hız, maliyet ve kalite üçgenini sağlamalıyız. Bu, tedarik zinciri yönetiminde maliyeti ve müşteri memnuniyetini etkileyen en önemli faktördür. Biz Batı’nın standartlarıyla üretip Doğu’nun fiyatlarıyla rekabet ediyoruz. Ülkelerin rekabet endeksine baktığımızda 98 baz puanla batımızdaki ülkelerden daha

iyi bir endekse sahipken, doğumuzdaki gelişmekte olan ülkelerden de daha yüksek bir endekse sahibiz” şeklinde konuştu. Almanya Endüstri 4.0’ı tamamladığında pazarı kaybetme tehlikemiz oluşacak Endüstri 4.0 konusuna da dikkat çeken Ferdi Erdoğan, “Son yıllarda Endüstri 4.0 çok konuşuluyor. Türkiye’nin üretim maliyet endeksi 98, ABD 100, Almanya %121, İngiltere 109, Fransa 124, Çin 96, Hindistan 91, Singapur 82. Özellikle Almanya, maliyet endeksinde bizden 24-25 baz puan daha yüksek iken, 2024’te Endüstri 4.0’ı tamamladığında maliyet endeksi 90’a, bizim altımıza düşecektir. Bu gelişmeyle Almanya pazarını kaybetmemiz söz konusu. En büyük ve en iyi pazarlarda rekabet gücümüzü korumak için ülke olarak etkinliğe, verimliliğe ve insana daha çok yatırım yapmamız gerekiyor” dedi. İhracatçı fazla ama ihracat değeri düşük İhracatın daha değerli hale gelmesi için Türkiye’nin markalaşmasının çok önemli olduğunun altını çizen Ferdi Erdoğan, “Türkiye’de yaklaşık 83 bin ihracatçı var. 2018’deki ihracat gelirimiz 168 milyar dolar. 168 milyar dolarlık ihracatın, 102 milyar doları, TİM’in


Küresel ticaretteki ürünlerin önemli bölümü ortadan kalkacak TİM Başkan Vekili Kutlu Karavelioğlu zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, küresel ticaretin bir değişim süreci yaşadığına ve post dijital dönemde, bugün küresel ticarete konu olan ürünlerin önemli bir bölümünün ortadan kalkacağına dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerin dahi altyapı ve konut alanlarında bitmek bilmeyen ihtiyaçları olduğunu ifade eden Kutlu Karavelioğlu, dolayısıyla bu yok oluştan en az etkilenen sektörlerin başında inşaat sektörünün geleceğini belirtti. İnsanlar artık değer zincirine odaklanıyor Türkiye’nin önde gelen kadın sanayicilerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, “Dünyada rekabet artık çok daha farklı bir noktada. Ne kadar farklılaşıyorsanız hem ürününüze hem hizmetinize talep yaratabiliyor ve öne geçebiliyorsunuz. İtalya ve İspanya’ya baktığımız zaman, aslında ülke markasına yatırım yaparak öne çıktıklarını, önde gelen tasarımcılarını daha iyi konumlandırarak onun rüzgarıyla diğerlerini de peşlerinden sürüklediklerini görüyoruz” dedi. Rekabet gücünü artırmanın diğer bileşenlerinin Ar-Ge, yenilikçilik, insana yatırım, bilgiye dayalı ekonomik ve toplumsal yapıya geçiş olduğunu vurgulayan Zeynep Bodur Okyay, şunları söyledi: “İnsanlar artık değer zincirine odaklanıyor. Tek başımıza hiçbir zaman muktedir değiliz. Bugün dev markalar tedarik zincirinde iş birliği yapıyor. Çünkü ekosistemler dünyası geçerli. Artık bildiğimiz rekabet stratejileri, ülkelerin üstünlükleri artık geçerli değil. İnsanlar kendi değer yaratma yaklaşımları üzerinde duruyor. Farklılaşmayla, müşteriyi anlamaya çalışmamız lazım. Bir markanın değeri aslında yarattığınız faydayla ortaya çıkıyor. Bu etkileri göz önünde bulundurduğumuzda, bizim başka bir açıdan işimize yaklaşmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Ayrıca sosyal medya sadece paylaşımların yapıldığı bir yer değil, orada hakkınızda bir algı oluşuyor. Artık ne kadar sosyal etki yarattığınız, ne kadar çevreci olduğunuz, süreçlerinizi nasıl tasarladığınız, ne kadar farklı olduğunuzla alakalı bir algı bu. O

yüzden de her işin başı insan ve yetkin insan yetiştirmek zorundayız, yoksa işimiz çok zor.” Satış yaptığımız ülkeleri anlamamız lazım Zirvede, Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkan Yardımcısı Fikret Sebilcioğlu’nun moderatörlüğünde ‘Rekabeti Bozanlar-Maverik Sendromu’ başlıklı oturum düzenlendi. Oturumun konuşmacıları ise Etik ve İtibar Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Fevzi M. Toksoy, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Başkanı Feyyaz Ünal, Marka Koruma Grubu Sözcüsü Aslıhan Aydınlık ve Kurumsal İlişkiler Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Devrim Çubukçu oldu. Türkiye’nin tedarik zincirinde yer alan bir ülke olduğunu belirten Fikret Sebilcioğlu, “Satış yaptığımız ülkeleri anlamamız lazım. Bizden ne istiyorlar? Bu sadece düşük fiyat değil. Öncelik kalite. İhracatımız birim ve fiyat olarak artıyor olsa da kilogram başına birim değeri düşüyor. Fiyat ile rekabet ediyoruz” dedi. Maverik Sendromu’nu da tanımlayan Sebilcioğlu, Maverik’in oyun bozan, kuralları kendine göre değiştirmeye çalışan kişi ya da kurumları tanımladığını belirtti. 80’lerdeki futbol gibi içeride rekabet var ama dışarıda 8 yiyorsunuz Türkiye’deki Rekabet Kurumu’nun dört dörtlük işlediğini belirten Fevzi Toksoy, devletin diğer kurumlarının Rekabet Kurumu ile iletişim halinde olması gerektiğini vurguladı. Aksi halde sadece akvaryum ortamı yaratılarak iç pazarda güzel bir ortam olacağını kaydeden Toksoy, “Devletin diğer kurumlarının da rekabetin ne olduğunu idrak etmesi gerekiyor. Türkiye’de şirketler arasındaki rekabetin boyutu 80’lerdeki futbol gibi. İçeride rekabet var ama yurtdışındakilerden 8 yiyorsunuz. Devlet kurumlarının iş birliği içinde çalışmasını sağlamak sektör derneklerinin sorumluluğudur. Devlete stratejinizi söylediğinizde ‘gel konuşalım’ diyor” dedi. Biz kendi kendimize rekabet ediyoruz Kurumsal yönetimin öneminin her geçen gün arttığını dile getiren Feyyaz Ünal, şirketleri kurumsallaştırırken bürokrasinin artırılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. İyi kurumsal yönetimin iyi yatırımı çektiğine değinen Ünal, “Biz kendi kendimize rekabet ediyoruz. Bazı pazarların tek tedarikçisiyiz, Yine de fiyat rekabetini aşamıyoruz. İlk 10 ayda 742 milyon dolarlık çimento ihracatı gerçekleştirmişiz. Miktar bazında %70, değer bazında %45 artırabilmişiz” diye konuştu.

Türkiye taklit piyasasında Çin’den sonra ikinci sırada Sahte, kaçak, taklit piyasasının dünya ticaretinin 2.5’ini oluşturduğunu anlatan Aslıhan Aydınlık, Türkiye’nin bu piyasada Çin’den sonra ikinci sırada olduğunu açıkladı. Fikri Sınai haklar konusunda Türkiye’deki yasanın altyapısının iyi olmasına karşın uygulamada sıkıntılar olduğunu anlatan Aydınlık, şunları söyledi: “Tüketici ilk olarak fiyatın ucuzluğundan dolayı sahte ve kaçak ürüne yöneliyor. Sağlık endişesi, güvenlik endişesi gibi durumlar yoksa bilerek alıyorlar. Bu nedenle bu ürünü üreten de satan da alan da cezalandırılmalı. Avrupa’da bu olduğu için Avrupalı turistler Türkiye’den bu ürünleri alıyorlar. Satılan yerler bilinse de bu yerlere baskınlar yapılması engelleniyor. Türk ihracatçısı açısından Türkiye’nin sahte kaçak ürün üreten ikinci ülke olması kötü bir imaj yaratıyor. Türkiye sahte parfüm üretiminde ihtisaslaşmış durumda.” Avrupalı müşterilerin fiyat kırma riski var Gelecek dönemde Türkiye’yi Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmemesi nedeniyle tehdit eden konular hakkında bilgi veren Devrim Çubukçu ise şunları anlattı: “Avrupa Birliği üçüncü ülkelerle STA’lar imzalıyor. Vietnam ile imzaladılar. Biz ne üretiyorsak Vietnam da onları üretiyor. 2 yıl içinde gümrüksüz olarak Vietnam’dan ürünler AB’ye akmaya başlayacak. Bu nedenle Avrupalı müşteriler fiyat kırmak isteyebilirler.” Türkler yenilemeden çekiniyor Global ölçekteki işlerin, değişen ve dönüşen yerel müşteri koşullarına göre adapte edilmesi gerektiğini vurgulayan Kingfisher Türkiye ve MENA Bölge Ofisi Direktörü Raci Serhat Kökenek, şunları söyledi: “İnsanlar evleri ile ilgili değişiklik yapmak istiyor ancak birtakım çekinceleri de var. 10 farklı ülkede gerçekleştirdiğimiz araştırmada ülkeler arasında ciddi farklılıklar olduğunu gördük. Almanlar proje yapmayı daha çok tercih ederken, Türklerin %50’si ampul değiştirmekten bile çekiniyor. Büyüyen bir pazar olan Polonya’da ise en büyük proje evlerin ısıtma sistemlerini yenilemek” diye konuştu. Zirvede buildingSMART Türkiye Buluşması Ayrıca zirvede eş zamanlı olarak ‘Rekabetin Sayısal Hali’ başlıklı buildingSMART Türkiye Buluşması gerçekleşti. Her biri alanında uzman yabancı konuşmacılar, ‘openBIM; Hareket, Zihniyet ve Teknoloji’, ‘openBIM Eğitiminde Global Kriter: bSI Sertifikası’, ‘İnşaat Endüstrisinin Amazon Dönemi’ başlıklı özel sunumlarını katılımcılarla paylaştı.

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

açıkladığı 1000 ihracatçıya ait. Geriye kalan 83 bin ihracatçının yaptığı ihracat değeri, 66 milyar dolar. İhracatçısı bu kadar fazla olan bir ülkenin, bu kadar düşük bir ortalamaya sahip olması önemli bir soruna işaret ediyor. Made in Turkey için ihracatı nicelik için değil nitelik için yapmalıyız. Ürünümüze güven duyulması olmazsa olmaz unsurdur.” diye konuştu.

47


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

48

TİMFED YÖNETİM KURULU TOPLANTISI ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİ Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu (TİMFED) Yönetim Kurulu toplantısını Antalya’da gerçekleştirdi. TİMFED Yönetim Kurulu Üyeleri toplantı sonrasında, YAPEX Emlak ve Yapı Endüstri Fuarı’nı da ziyaret ettiler. İnşaat malzemecilerinin en geniş katılımlı sivil toplum kuruluşu olan Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu’nun (TİMFED) Yönetim Kurulu Üyeleri, Antalya’da bir araya geldi. ANTİMDER (Antalya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği) ev sahipliğinde gerçekleşen Yönetim

Kurulu Toplantısı’na; TİMDER, TİMKODER, DİMSİAD, KONTİMDER ve KARTİMDER katılım sağladı. TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, üye dernekler bir önceki toplantıdan itibaren gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi vererek gündem maddelerini değerlendirdiler.

Toplantının ardından, TİMFED Yönetim Kurulu Üyeleri, Yapex’i (Emlak ve Yapı Endüstri Fuarı) ziyaret ettiler. Standları dolaşan üyeler, katılımcı firmalarla fuarın sektöre katkılarıyla ilgili görüş alışverişinde bulundular. Fuar ziyareti sonrası hep birlikte öğle yemeği yiyen TİMFED üyeleri, sektörle ilgili sohbetlerine devam ettiler.


60 MİLYAR DOLARLIK DÜNYA PAZARI UNICERA’DA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Dünya seramik sektörünün yakından takip ettiği UNICERA - İstanbul - Seramik Banyo Mutfak Fuarı, yaklaşık 1.500 uluslararası marka ve 140 ülkeden 100 binin üzerinde ziyaretçisiyle kapılarını açıyor. 60 milyar dolarlık dünya seramik pazarının buluşma noktası olan fuarda banyo ürünleri, zeminduvar kaplamaları, seramik işleme teknolojileri, mutfak ürünleri, dekorasyon ürünleri, ambalajlama, depolama gibi pek çok ürün görücüye çıkıyor.

50

CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından Türkiye Seramik Federasyonu (TSF), Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) iş birliği ve KOSGEB desteğiyle organize edilen UNICERA - İstanbul - Seramik Banyo Mutfak Fuarı, 10 - 14 Mart 2020 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açıyor. 140 ülkeden 100 binin üzerinde sektör profesyoneline ev sahipliği yapması beklenen fuarda, yaklaşık 1.500 uluslararası markanın en yenilikçi ürünleri görücüye çıkacak. Fuarda ayrıca, 60 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan dünya seramik pazarının 11’inci büyük tedarikçisi konumunda bulunan Türk seramik sektörü de yeni pazarlara yelken açacak. Fuar kapsamında ayrıca; eş zamanlı Kitchen Turkey özel bölümü de gerçekleştirilecek.

Yenilikçi ürünler tanıtılacak Seramik ve yapı sektörünün lider ve ihracatçı markalarının bir araya geldiği Türkiye’nin en büyük ihtisas fuarı UNICERA, sektörün en yenilikçi ürün, tasarım, malzeme ve teknolojilerine sahne olacak. Türkiye’nin yanı sıra seramik sektörüne yön veren Çin, İtalya, İspanya ve Hindistan gibi ülkelerden uluslararası markaların katılacağı fuarın, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da katılımcı, ziyaretçi ve ticaret hacmi ile yeni bir rekora imza atması bekleniyor. 2020 yılının trendleri belirlenecek Yerli ve yabancı sektör profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği fuar; bu yıl 120.000 m2’lik alanda 140 ülkeden 100 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Banyo ürünleri, zemin-duvar kaplamaları, seramik işleme teknolojileri, mutfak

ürünleri, dekorasyon ürünleri, ambalajlama, depolama gibi pek çok ürün görücüye çıkacağı fuarda, Dünyanın en önemli tasarımcıları 2020 yılının trendlerini belirleyecek. Kitchen Turkey özel bölümünde mutfak ürünleri sergilenecek UNICERA - İstanbul - Seramik Banyo Mutfak Fuarı’nda ayrıca eş zamanlı Kitchen Turkey özel bölümü gerçekleştirilecek. Dünyanın en değerli markalarını tek çatı altında buluşturan fuarın bu özel bölümünde A’dan Z’ye tüm mutfak ürünleri sergilenecek. Ziyaretçiler elektronik malzemelerden mutfak evyelerine, havalandırma sistemlerinden yıkama ve pişirme ünitelerine kadar aradıkları her şeyi Kitchen Turkey özel bölümünde bulabilecekler. Sektör Kitchen Turkey özel bölümüyle ihracat rekoru kırmaya hazırlanıyor.


HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

52

VİTRA’NIN YENİ KARO SİSTEMLERİNE ALMANYA’DAN MÜKEMMEL TASARIM ÖDÜLÜ VitrA’nın retromix ve mode karo sistemleri, üstün tasarım kaliteleri nedeniyle German Design Award 2020 kapsamında “Mükemmel Ürün Tasarımı” ödülüne layık görüldü. VitrA’nın retromix ve mode karo sistemleri, üstün tasarım kaliteleri nedeniyle German Design Award 2020 (Alman Tasarım Ödülü) kapsamında “Mükemmel Ürün Tasarımı (Excellent Product Design)” ödülüne layık görüldü. Alman Tasarım Konseyi (German Design Council) tarafından “Banyo ve Sağlık” kategorisinde verilen ödüller, VitrA Tasarım Ekibi’nin imzasını taşıyor. Retromix, Red Dot: Product

Design 2019 kapsamında da ödül almaya hak kazanmıştı. VitrA’nın retromix karo sistemi, değişik büyüklüklerdeki geleneksel desenlerin birlikte farklı kompozisyonlarda kullanılabileceği güçlü bir grafik dil yaratarak sayısız atmosfer tasarımına ilham veriyor. Dört renk paleti üstüne kurulu mode sistemi ise banyoda renk kullanımını teşvik ediyor ve

kullanıcısının tarzını yansıtan banyo atmosferleri yaratmaya olanak tanıyor. Benzersiz trendleri keşfederek onurlandırmayı hedefleyen German Design Award, tasarımda mükemmellik arayışıyla düzenleniyor. Uluslararası pazarlarda aktif olan ürün ve projelerin aday olduğu ödüller, uluslararası jüri tarafından değerlendirilerek “Mükemmel Ürün Tasarımı” ve “Mükemmel İletişim Tasarımı” başlıklarında veriliyor.


WARMHAUS BAYİLERİ İLE BURSA’DA BULUŞTU

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Warmhaus, Türkiye’nin farklı bölgelerinde hizmet veren bayileriyle Bursa’da bir araya geldi. Toplantı kapsamında Warmhaus’un yeni ürünleri, 2020 yılı stratejileri ve geleceğe dönük planları bayilerle paylaşıldı.

54

Warmhaus, Türkiye genelindeki bayileriyle Sheraton Bursa Hotel’de bir araya geldi. “Birlikte Varız” mottosuyla gerçekleşen bayi toplantısının açılış konuşmasını yapan Warmhaus Genel Müdürü M. Kağan Turan global ve Türkiye pazarından bilgiler paylaştı. Turan; “Global kombi pazarında ülkemiz Çin, Güney Kore ve İngiltere’nin ardından dördüncü sırada yer alıyor. Kombi pazarının bu yılı 850-900 bin adet ortalama ile tamamlamasını bekliyoruz. Önümüzdeki yıl pazarda ortalama %10-15 artış olacak ve kombinin ısıtma sektörü içindeki payı artacak.” dedi. Konuşmasında ürün gamına ekledikleri yeni ürünlere de değinen Turan, “İnovatif ürünleriyle dikkat çeken markamızla bu yıl iki yeni ürünümüzü tüketicilerimizle buluşturduk. Bunlardan birincisi sınıfında dünyanın en küçük kombisi olan Minerwa, diğeri ise akıllı

oda termostatımız RecoWa. 2020’de Minerwa ve RecoWa kendilerinden söz ettirecek ve Warmhaus markasının her eve girmesi hedefimize katkı sunacak.” ifadelerini kullandı. 2019’a dair değerlendirmelerde bulunan Turan, “2019’u hedeflerimizi gerçekleştirerek, istediğimiz büyümeye ulaşarak kapatıyoruz. Önümüzdeki dönemde sizlerin de katkısıyla bu başarımızı sürdürecek ve 2020 sonu itibariyle, Türkiye’de doğal gazın ulaştığı her noktada olacağız. Üç yıl gibi kısa sürede 19 ülkede Warmhaus markamızla kombi satar hale geldik. 2020’de 19 olan bu sayıyı 25’e çıkarmayı planlıyoruz. Ürün ve hizmet kalitemizi her zaman en üst düzeyde tutarak, ihtiyaç duyulan her anda, her yere ve herkese kaliteli, güvenli ve tasarruflu sıcaklık ulaştırma misyonumuzla çalışmayı sürdüreceğiz. Her alanda insana verdiğimiz değerle ısınma ihtiyacını hızlı ve etkin bir şekilde çözmeye odaklanan inovatif

ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. Bugün Türkiye’de 400 çalışanımız, 425 satış noktamız ve 117 yetkili servis noktamız kocaman bir aileyiz. Bu başarılarımızda sizlerin büyük bir katkısı bulunuyor. Hedeflerimize sizlerin desteğiyle ulaşabiliriz. Birlikte ülkemize hizmet etmek, milli sermayeye katkı sağlamak, farklılaşmak ve güven için varız. Varlığımızı sizlerin de desteğiyle en üst seviyelere çıkaracağız.” şeklinde konuştu. Toplantının ikinci bölümünde söz alan Warmhaus Yurt içi Satış Müdürü Selim Kabiloğlu, Warmhaus’un 2020 yılı için hedeflerinden ve satış stratejilerinden bahsederek “Bayilerimiz ve iş ortaklarımız ile güvene dayalı uzun soluklu bir çalışma şeklini her zaman benimsedik. Aramıza yeni katılacak bayilerle de birlikte yeni yıl için belirlediğimiz hedeflerimize de ulaşacağımıza inanıyorum.” dedi.


GÜRAL VİT BİR

MARKASIDIR.

guralvit.com.tr


WAVIN DÜNYANIN EN SESSIZ BORUSU İLE ISK-SODEX’TEYDİ

HABERLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Wavin Türkiye, 2-5 Ekim tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ISK-Sodex 2019 Fuarı’nda ziyaretçilerini ağırladı. Çevreye dost, enerji verimli, iklim değişikliklerine karşı dirençli ve yenilikçi sistemlerin tanıtıldığı fuarın gözde ürünü ise yine fuarda lansmanı yapılan dünyanın en sessiz borusu Wavin AS+ oldu.

56

Wavin Türkiye, 2-5 Ekim tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ISK-Sodex 2019 Fuarı’nda ziyaretçilerine merhaba dedi. Oldukça yoğun bir ziyaretçi kitlesini standında ağırlayan Wavin Türkiye, standında ürün ve hizmetleri ile ilgili ziyaretçilere bilgiler aktardı. Fuar temasını “Dünyada en iyi, Dünya için en iyi” olarak belirleyen Wavin Türkiye, standında ziyaretçilerine bunun bir temadan öte tüm müşteri ve diğer iş ortaklarına bir vaat olduğunun da altını çizdi. Çevreye dost, enerji verimli, iklim değişikliklerine karşı dirençli ve yenilikçi sistemlerin tanıtıldığı fuarın gözde ürünü ise yine fuarda lansmanı yapılan dünyanın en sessiz borusu Wavin AS+ oldu. Stuttgart Fraunhofer Enstitüsü’nde yapılan ölçülere göre sistemin 4 l/s debide ses seviyesi 10 dB(A) olarak ölçüldü. Bu değer yeni Wavin AS+’ın dünyanın en sessiz borusu olduğunu tescilledi. Proje ihtiyaçlarına

göre seçilebilecek diğer sessiz boruları SiTech+ ve yangına karşı dirençli SiTech B1’i de misafirlerine tanıtan Wavin Türkiye, müşterilerine sessiz borulardan çıkan gürültü seviyelerini test etme imkânı sundu. Wavin Türkiye, Sentio yerden ısıtma ve serinletme sistemiyle, tam otomasyonlu ve farklı ürün paket opsiyonlarını barındıran çözümleriyle, ziyaretçilere bu alandaki uzmanlığını aktardı. Isıtma bölümünde sergilenen Calefa kat istasyonu ise, merkezi ve bölgesel ısıtma sistemi dahilinde bir apartman dairesinde ısıtma ve sıcak su üretimini bağımsız olarak kontrol edebilmektedir. Sessiz boru ve yerden ısıtma çözümlerinin yanı sıra yeni nesil Tigris press-fit tesisat boru ve ek parça sistemi, QuickStream sifonik yağmur suyu tahliye sistemi ve diğer tüm ürün grupları hakkında da detaylı bilgiler, ziyaretçileri ile buluştu. Wavin’in

yağmur suyu tahliye sistemlerinde dünya çapındaki referans projelerinden biri olan Atletico Madrid’in stadyumu Wanda Metropolitano’daki uzmanlık çözümleri misafirlerle paylaşıldı. Fuar sırasında basın ekibine konuşan Wavin Türkiye Genel Müdürü Fatih Asal, geçtiğimiz günlerde Wavin Pilsa’dan Pilsa ibaresinin kaldırılmasını ve artık globalde tek ve güçlü bir marka olan Wavin ismi ile yola devam edileceğini paylaştı. Ayrıca ana firma Mexichem’in Orbia ismini almasına ve Orbia’nın beş iş kolundan biri olan İnşaat ve Altyapının tüm dünyada Wavin ile temsil edileceğine vurgu yaptı. Asal, “Sodex’te yenilikçi ve enerji verimli ürün gamımızı ziyaretçilerimizle buluşturuyoruz. Bu bağlamda gördüğümüz ilgiden oldukça memnunuz. Sessiz borunun mucidi olan firmamızın ürettiği Wavin AS+, dünyanın en sessiz borusu olma özelliğini taşıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.


BOSCH TERMOTEKNIK TÜRKIYE, ORTADOĞU VE KAFKASYA BÖLGELERINDEN SORUMLU PAZARLAMA DIREKTÖRÜ

FİRMARKA / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

ALI AKTAŞ

58


“GÜCÜMÜZÜ, GELECEK İÇİN YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARA BORÇLUYUZ.”

Bosch Termoteknik olarak, Manisa’daki fabrikamızda 27 yıldır kendi ürünlerimizi tasarlayarak üretiyor; Türkiye’nin yanı sıra sorumlu olduğumuz Ortadoğu ve Kafkasya bölgesindeki 17 ülkenin ısıtma ve soğutma ihtiyacını karşılıyoruz. Pazarda güçlü bir konuma sahip olan şirketimiz iklimlendirme konusunda büyük potansiyel taşıyan bu ülkelerde başarıyla hâkimiyet gösteriyor. Manisa fabrikamızda 1000’i aşkın çalışanımızla komponent ve kombi üretimi gerçekleştiriyoruz. Duvar tipinde, 18 cihaz ailesi için 740’tan fazla farklı tipte ürettiğimiz cihazların %60’ı yoğuşmalı, %40’ı konvansiyonel cihazlardan oluşuyor. “Manisa fabrikamızın kuruluşundan bu yana ürettiği cihaz sayısı 8 milyon adedi aştı.” Son 4 yıldır, her yıl 700.000’i aşkın kombi üreterek ülkemiz ve dünyada birçok aileye ısıtma konforu sağladık. Ülkemizin zorlu ekonomik koşullarla mücadele ettiği 2019 yılında da şirket olarak başarımızı devam ettirdik. Kasım ayında ürettiğimiz 100.000 adet kombi ile aylık üretimde yeni bir rekora imza attık. Bu rekorla ‘üretim üssü’ unvanını pekiştiren Manisa fabrikamızın kuruluşundan bu yana ürettiği cihaz sayısı 8 milyon adedi aştı. Yüksek üretim adetlerimizle 41 ülkeye ihracat gerçekleştirerek aynı zamanda ülke ekonomimize katkı sağlıyoruz. İhracat rakamlarımızla elde ettiğimiz sürdürülebilir başarımızla 2018 yılını da İklimlendirme Sektörünün Sanayi İhracat Lideri olarak kapattık. Gelişim ve yeniliği her daim odağımıza aldığımızı eklemek isterim. Bu amaçla araştırma ve geliştirme konularına odaklanan Bosch Termoteknik Ar-Ge

Merkezimiz, sektörümüzde ön plana çıkıyor. Ar-Ge Merkezimizle 2012-2016 yılları arasında üst üste beş kere kendi sektörümüzdeki en başarılı Ar-Ge Merkezi seçildik. Ayrıca Ar-Ge’de yaptığımız atılımlarla 2014-2018 yılları arasında Manisa’da En Fazla Patent Başvurusu Yapan 3. şirket olduk. Bu iş sonuçları ve ödüller ışığında Bosch Termoteknik Türkiye olarak Bosch global içindeki stratejik konumumuzu korumaya devam ediyoruz. “Her Zaman Her Yerde Önce Müşteri” Bosch Termoteknik olarak bayi ve servislerimizden son kullanıcılarımıza kadar tüm müşterilerimize kişiselleştirilmiş hizmetler sunmayı, kendileriyle her türlü kanaldan hızlı iletişim kurmayı önemsiyoruz. Müşterilerimiz, bizi 2023 ve ötesine taşıyan vizyonumuzun ve stratejimizin her daim temelinde yer alıyor. Bu temeli organizasyonumuz ve sinerjimizle ele almak; her gün, her daim aklımızda, teknolojimizde, süreçlerimizde, odağımızda, geleceğimizde olan müşterilerimize olan yaklaşımımızı daha da ileriye taşımak için 2019 yılında “Her Zaman Her Yerde Önce Müşteri” projemizi hayata geçirdik. Donanımlı ve yetkin ekiplerimiz, konforlu evler yaratmak, müşterimizin ihtiyacı olan çözümleri kendilerine sunmak, onların tam olarak kalbinde yer almak için özenle çalışıyor. Cihazlarımız ve sağladığımız hizmetlerle mutlu ve huzurlu evler, müşteriler yaratmayı, teknolojimizi güvenle kendilerine ulaştırmayı her şeyden öteye koyuyoruz. Organizasyonumuz var olduğu sürece devam edecek olan bu yaklaşım, başarımızın temelini oluşturuyor. Müşteri odaklı yaklaşımımızın en büyük parçalarından biri olan, son kullanıcılarımızla bizi bir araya getiren bayi ve satış sonrası servis ağımızı çok önemsiyoruz. Kendilerinin bilgi birikimi ve tecrübeleriyle son kullanıcılara hızlı ve kaliteli hizmetler sağlamak için Bosch Partner Program ve Buderus Star Club gibi projelerimize ek olarak yeni projeler geliştiriyoruz. Böylelikle iş ortaklarımızın sürekli gelişimine destek veriyor, kendileriyle düzenli ve sıkı bir iletişim kuruyoruz. Yalnızca projelerimizle değil eğitimlerimizle de iş ortaklarımıza katkıda bulunuyoruz. Bu amaçla kurduğumuz Bosch Termoteknik

Akademi’nin eğitim planlaması dahilinde bayi ve servislerimize her sene tesisat ve iklimlendirme konularında temel eğitimler vererek kendilerinin teknik bilgilerini taze tutuyoruz. Bosch Termoteknik Akademi bünyesinde hayata geçirdiğimiz uzaktan eğitim platformu ile bayilerimizin, eğitimlerimize bilgisayar olan herhangi bir yerden, ihtiyaç duydukları her an ulaşmalarını sağladık.

“BİZ, SOSYAL VE DİJİTAL BİR ŞİRKETİZ.” Son olarak, sektördeki başarılarımızı ve liderliğimizi yeni trendleri takip etmemizle direkt ilişkilendiriyoruz. Biz, sosyal ve dijital bir şirketiz. “Termoteknolojinin Geleceğiyiz!” misyonumuzu gerçekleştirmek adına tüm ekibimiz ve sinerjimizle her yıl yepyeni dijitalleşme projeleriyle müşterilerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Müşterilerimiz bu alandaki farkı hem son teknoloji bağlanabilir ürünlerimiz hem de sunduğumuz hizmetlerle deneyimliyor. “Sadece ürün satışı değil aynı zamanda sistem satışı da yapıyoruz.” İklimlendirme sektöründe konut, ticari, bireysel ve endüstri kullanımlarına uygun geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. Önemli bir başlık olarak; sadece ürün satışı değil aynı zamanda sistem satışı da yaptığımızın altını çizmek isterim. Müşterilerimizin her türlü talebini değerlendirerek, bu taleplere en uygun olan sistemleri kendilerine sunarak tercih sebebi oluyoruz. Isıtma sistemlerimizde kombi, merkezi sistem, kaskad sistemler ve yer tipi yoğuşmalı kazanlarda birçok farklı modelimiz bulunuyor. Sıcak su ve ısıtma sistem çözümlerine ek olarak; oteller, havaalanları, hastaneler, alışveriş merkezleri, ofis binaları, rezidanslar gibi yüksek kapasite ihtiyacı olan ticari binalardan tek bir villaya kadar tüm yapılarda verimli iklimlendirme için VRF dediğimiz, Değişken Debili Soğutucu Akışkan Sistemlerini de müşterilerimizle buluşturuyoruz.

firMARKA / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

İş hayatıma 1992 yılında Isıtma, Soğutma ve Havalandırma sektöründe satış mühendisi olarak başladım. Daha sonra satış sonrası hizmetler mühendisi ve yöneticisi olarak görev aldım. 2014 yılından bu yana Bosch Termoteknik Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya Bölgelerinden Sorumlu Pazarlama Direktörü olarak görevimi sürdürmekteyim. Şu an sorumluluğum altında olan pazarlama departmanında; marka yönetimi, ürün yönetimi, Müşteri İletişim Merkezi ve Bosch Termoteknik Akademi birimleri bulunuyor.

59


firMARKA / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

“GÜNDE ORTALAMA 19 PATENT BAŞVURUSU YAPIYORUZ.”

60

Soğutma pazarındaki gücümüzü kanıtlayan VRF sistemlerinin yanı sıra, yüksek kalite anlayışı ile üretilmiş ileri teknolojiye sahip multi ve ticari split klimalarımız, tüm kombinasyon seçeneklerinde yüksek verimlilik ve enerji tasarrufu sağlıyor. Ayrıca farklı ihtiyaçlara uygun domestik fanlarımız ve split klimalarımız 5000 ve 8000 modellerimiz ürün portföyümüzde yer alıyor. Geniş ticari ısıtma ve soğutma ürün gamımıza ek olarak bireysel ürünlerimizle hem Bosch hem Buderus markalı kombilerimizi müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz. Ar-Ge Merkezimizden ayrıca bahsetmek isterim. Bosch olarak, dünya çapında Ar-Ge’ye büyük önem veren ve 1 günde ortalama 19 patent başvurusu yapan bir şirketiz. Ürünlerimizin tüketici ihtiyaçlarına daha fazla ve hızlı çözümler sağlaması hedefiyle Ar-Ge faaliyetlerine ayrıca odaklanıyoruz. ‘Yaşam için teknoloji’ sloganımızla tüketicilerimizin konforunu destekleyen, hayatlarını kolaylaştıran ve fark yaratan ürünler sunmak ana hedefimizi oluşturuyor. En az seviyede enerji kullanarak iklimlendirme yapabilen, bu sayede hem çevreye daha az karbondioksit salımı yaparak çevreyi koruyan hem de kullanıcılarımıza daha

düşük faturalar ile tasarruf yaptıran ürünler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüm bu hedefleri gerçekleştirebilmek için 80’den fazla Ar-Ge çalışanımız Manisa’daki fabrikamızda Ar-Ge çalışmalarımızı yürütüyor. Bosch Condens 7000 ürünümüzle tasarım konusunda yaptığımız yeni başlangıç, en güzel örneklerimizden birini oluşturuyor. Gelecekteki tüm ürünlerimizin hem dizayn ve tasarım hem de kullanım özellikleriyle müşterilerimizde tercih sebebi olacağını belirtmek isterim. “Buderus ve Bosch yoğuşmalı kombilerimiz, %30’a varan tasarruf sağlıyor.” Kullanıcılarımız için öncelikli başlıklardan biri olan enerji verimliliği ve tasarrufunu Bosch Termoteknik olarak biz de çok önemsiyoruz. Ürün gamımız ve ödüllü Ar-Ge Merkezimizde geliştirdiğimiz yüksek verim ve tasarruf sağlayan Buderus ve Bosch yoğuşmalı kombilerimiz; klasik ısıtma cihazlarına göre iklim, işletme ve bina şartlarına bağlı olarak yaklaşık %30’a varan oranlarda tasarruf sağlıyor. Ayrıca ileri teknoloji ve bağlanabilirlik imkânı sunan yeni nesil akıllı oda kumandalarımız ile kullanıcılarımızın

her türlü gereksinimini karşılayan entegre çözümler sunuyor, sektörümüzde bu özelliğimizle ön plana çıkıyoruz. Bireysel ürünlerimize ek olarak ticari ürün gamımızdaki yeni nesil Buderus ticari kazan sistemlerimiz ve kontrol panellerimiz ile müşterilerimize her türlü proje ve uygulamada yüksek verimli ekonomik işletim sağlıyoruz. Bosch Termoteknik olarak enerji verimliliğine yalnızca ürünlerimizle değil bilinçli kullanıma öncülük ederek de katkıda bulunuyoruz. Bu kapsamda yoğuşmalı kombi kullanımının teşvik edilmesini, kullanıcılarımızın bu konuda bilinçlendirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun yıllardır bu alanda sürdürdüğümüz çalışmalar sonucu İngiliz BRG Building Solutions firması tarafından yayınlanan, 2017 yılı Avrupa Isıtıcı Pazarına ilişkin rapora göre; yoğuşmalı kombi kategorisinde Bosch ve Buderus markalarımız ile ısıtma, soğutma ve havalandırma pazarında lider seçildik. Bosch markası kombilerimiz ile birinci olurken, Buderus markamız da ikincilikle onu takip ediyor. Bizim için çok önemli olan bu başarıların, sektöre yön veren bir firma olduğumuzun önemli bir göstergesi olduğunu belirtmek isterim.


Yeni nesil, bağlanabilir ürünlerimize ek olarak, üretim alanındaki Endüstri 4.0 kapsamında lojistik süreçlerinde otomasyon, dijital fabrika ve büyük veri uygulamalarıyla birçok projeyi hayata geçirdik. Mal kabul alanında kullanmaya başladığımız RFID (Radyo Frekans Dalgası Yayan Etiket) uygulaması ile gelen malzemelerin üzerine RFID etiketi

yapıştırılması yoluyla malzeme giriş hareketinin otomasyonu sağladık. Önceleri barkod okutma ile yaklaşık 3 dakikada yapılan bir paletlik malzeme giriş işlemini tamamen ortadan kaldırarak üretim adetlerimize önemli bir katkı sağladık. Çalışmamızla Termoteknik fabrikaları arasında RFID uygulamasını kullanmaya başlayan ilk fabrika olduk. Aynı zamanda üretim hatlarımızda ağa bağlı üretim makineleri kullanımına geçerdik. Şirketimiz için öncelikli konulardan biri olarak, üretim ve ofislerimizdeki süreçlerimizde “Kağıtsız Fabrika” olma misyonumuzla tüm iş akışımızı dijitalleştiriyoruz. 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Lojistik Merkezimiz hem teknoloji hem de süreç iyileştirmeleri adına çok önemli bir yatırım oldu. Merkezimizle, tedarikten müşterilere uzanan tüm değer akışını tek bir çatı altında toplayarak şirketimizin lojistik süreçlerini yalınlaştırdık. Tüm sevkiyat planlama ve malzeme hareketlerinde barkot okuyucular, RFID, rampa yöntemi gibi modern teknolojiler kullanarak çok daha hızlı sevkiyat yapıyoruz.

“Ürünlerimizi inovasyon ve teknoloji ışığında geliştiriyor, geleceğe yönelik yatırımlar yaparak gücümüzü koruyoruz.” 120 yılı aşkın varlığıyla çok güçlü bir marka olan Bosch’un termoteknik iş kolu olarak, Bosch ve Buderus markalarımızla şirketimizin marka değerini ve stratejisini devam ettiriyoruz. 1731 yılında Almanya’daki Buderus ailesinin demir üretimi ile hayata geçirdiği Buderus markamız Avrupa’nın en eski markalarından biri olma özelliğini sürdürüyor. Yenilikçi ve uzman bir yapıya sahip olarak 1825 yılında, döküm alanındaki tecrübesini soba üretimine dönüştüren markamız her geçen gün ürün gamını genişleterek kullanıcılarımıza özel çözümler sunuyor. Hem Bosch hem de Buderus markalı ürünlerimiz; fonksiyon, performans, dizayn, tasarruf ve çevreye uyumları ile öne çıkıyor. Bosch Termoteknik Türkiye olarak tüm organizasyonumuz, Bosch ve Buderus gibi büyük ve prestijli markalara sahip olmanın sorumluluğu ve bilinciyle çalışıyor. Trendleri ve ihtiyaçları takip ederek, ürünlerimizi inovasyon ve teknoloji ışığında geliştiriyor, geleceğe yönelik yatırımlar yaparak gücümüzü koruyoruz.

“KAĞITSIZ FABRİKA” OLMA MİSYONUMUZLA TÜM İŞ AKIŞIMIZI DİJİTALLEŞTİRİYORUZ.”

firMARKA / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Bosch Termoteknik olarak hem üretim hem de satış organizasyonumuza katkıda bulunan teknoloji ve dijitalleşme çalışmalarına odaklanıyoruz. Bu kapsamda pazara sunduğumuz ve tamamen Bosch tarafından geliştirilen Easy Control ve Buderus yeni nesil TC100 akıllı oda kumandalarımızla müşterilerimiz, evlerinin dışında olsalar dahi kombilerini rahatlıkla kumanda edebiliyor. Mobil uygulamaları bulunan cihazlarımız, evlerdeki WiFi (kablosuz) ağa bağlanarak internet üzerinden kombi nerede olursa olsun cihazı kontrol edebilme imkânı sunuyor. Aynı zamanda kendiliğinden öğrenme ve Geo-fencing modlar gibi akıllı fonksiyonları sayesinde ısıtma sisteminin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayarak enerji tasarrufu elde edilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca Buderus Logamatic TC100’ün akıllı termostatik vanalarıyla birlikte kullanıcılarımız odalarını ayrı ayrı kontrol edebiliyor. Cihazımız, her odanın kullanım şekline ve müşterilerimizin talebine bağlı olarak ayrı sıcaklık seçimleri vererek önemli bir oranda enerji verimliliği sağlıyor.

61


“BAYİLERİMİZLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ HER YENİ ÇALIŞMANIN ŞİRKETİMİZİN GELECEĞİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ.” Prestijimizi, cihazlarımızın kalitesi ve müşterilerimizin memnuniyet oranının yüksek olmasıyla da devam ettirdiğimizi belirtmek isterim. Bayi ve servis ağımızın tecrübesi, son kullanıcılarımıza sağladığımız fırsatlar müşterilerimizin memnuniyetini artırırken kendilerinin her daim odağımızda yer alması bizi rakiplerimizden farklılaştırıyor. Özetle, bir teknoloji devi olan markalarımızın arkasında ciddi bir tecrübe var. Bu da her anlamda kullanıcılarımıza avantaj sağlıyor. Bayilerimizin bilgi birikimi ve tecrübesini önemsiyor ve bu alandaki gelişimleri için kendileriyle hem ürünlerimiz ve teknik konular hem de dijitalleşme başlıklarını kapsayan birçok eğitim ve proje gerçekleştiriyoruz. Birebir son kullanıcıyla iletişimde olan bayilerimizle gerçekleştirdiğimiz her yeni çalışmanın şirketimizin geleceği olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada Dijital Partnerlik, Bosch İş Ortakları ve Buderus Uzmanlar Portalı ve Promosyon Portalı gibi birçok önemli projeye imza attık.

firMARKA / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

2019’da hayata geçirdiğimiz Dijital Partner Projemizle, bayilerimizin dijitalleşme alanındaki yetkinliklerini ölçümledik ve 35 bayimizi “dijital partner”imiz olarak ilan ettik.

62

Dijital partnerliği bir takım işi olarak görüyor ve projemizle bayilerimize birçok avantaj sunuyoruz. Bayilerimizin dijital varlıklarının analizinden Google görünümleri, websiteleri ve sosyal medya hesaplarına kadar inceleyip kendilerine özel tavsiye ve yönlendirmelerde bulunuyoruz. Bununla birlikte bilgiye ihtiyaç duydukları konularla ilgili kendilerine detaylı bilgilendirmeler yapıyoruz. Sonrasında artık onların dijital koçu oluyoruz. Dijital alanda belirli bir yetkinlik düzeyini kanıtlamış bayilerimizin son kullanıcılarımızla canlı bir ortamdan erişme ve hizmet sağlamaları konusunda çok daha çevik ve hızlı olacağına inanıyoruz. Yine 2019 yılında bayilerimiz için hayata geçirdiğimiz bir diğer önemli proje olan Bosch İş Ortakları ve Buderus Uzmanlar Portalı projelerimizle tüm dijital platformlarımıza tek bir kullanıcı adı ve şifreyle giriş yapabilme kolaylığı

sağladık. Oluşturduğumuz ara yüz sayesinde tüm sistemlerimizi portalımıza entegre ederek çok kullanışlı ve yalın bir sistem yarattık. Kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmak ve işlerinde hız kazanmalarını sağlamak amacıyla yola çıktığımız projemize; bundan sonra işleme aldığımız her yeni dijital platformu bu portale entegre ederek devam edeceğiz. Son olarak promosyon portalı projemizle geliştirdiğimiz ara yüz sayesinde iş ortaklarımızın tüm promosyon ürünlerimize tek bir kanaldan ulaşmasını sağladık. Tüm bu dijitalleşme projelerine odaklanmamızın sonucu olarak bayilerimizden çok pozitif geri bildirimler alıyoruz. Kendilerine sunduğumuz yeniliklerle bilgi birikimi ve tecrübelerini her daim bir üst seviyeye taşımalarını ve bütünleşik bir bakış açısıyla başarılarımızı artırmayı bekliyoruz. “Bugüne kadar dünyada 200.000’in üzerinde bağlanabilir ürün satışı gerçekleştirdik.” Geçtiğimiz yıllarda hazırladığımız 5 yıllık büyüme planı çerçevesinde Türkiye ve sorumluluk alanımızdaki diğer ülkelerde mevcut varlığımızı güçlendirerek; yeni ürünler, yeni pazarlar, yeni müşteriler ve yenilikçi satış dağıtım kanalları ile ciromuzu artırmayı hedefliyoruz. Özellikle VRF sistemler ve Endüstriyel Isıtma

Sistemleri’nde pazar payımızı artırmayı ve yoğuşmalı kombilerde sürdürdüğümüz pazar liderliğimizi koruyarak sektörde önemli ve güçlü bir oyuncu olmaya devam etmeyi planlıyoruz. Tüm bunlara ek olarak termoteknoloji sektörünün geleceğini şekillendirmeye devam edebilmek için misyonumuz olan “Biz, termoteknolojinin geleceğiyiz” söyleminin arkasında durduğumuzu belirtmek isterim. Bu misyon için yenilikçi bakış açısıyla Ar-Ge çalışmalarımızı yürütmeye ve ürünlerimizin dijitalleşmesine büyük önem veriyoruz. Bugüne kadar dünyada 200.000’in üzerinde bağlanabilir ürün satışı gerçekleştirdik. Bu ürünlerin gelecekte büyük bir potansiyele sahip olacağını öngörüyoruz. Bosch Termoteknik olarak yeni vizyonumuz çerçevesinde müşterilerimize yenilikçi iklimlendirme çözümleri sunmayı, ilham veren ürünlerimizle kullanıcılarımızın yaşam kalitesini artırmayı ve sektöre katkılarımızın devamlılığını amaçlıyoruz. “TIMDER’in iklimlendirme sektörüne yüksek fayda sağladığı kanaatindeyiz.” TİMDER tarafından hayata geçirilen faaliyet ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Derneğin, iklimlendirme sektörüne yüksek fayda sağladığı kanaatindeyiz. Önümüzdeki yıllarda da bu başarılarınızın devamını diliyoruz.


64

ÜRETİCİ / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GENEL MÜDÜRÜ

İBRAHİM İYİCE


“TEK HEDEFİMİZ; TESKA’YI BİR DÜNYA MARKASI HALİNE GETİRMEK.”

Ürün gamımızda ankastre vana, ankastre banyo bataryaları, yeni nesil duş robotları, Türkiye’de ilk defa bizim tarafımızdan, tamamen yerli üretim olan Smart Flex duş hortumu, taharetmatikler yer alıyor. Ürünlerimizin ISO belgesi ve patentleri var. Bunların haricinde

yurt içinde TS EN 817, EN 816, yurt dışında CE, WRAS gibi belgelerle ilgili başvurularımızın süreçleri devam ediyor. Fikir olarak başlayan tasarımlarımız önce bilgisayar ortamında ardından 3D yazıcılarda ve daha sonrasında kalıp aşaması tamamlanarak son teknoloji makinelerle üretiliyor. Çıkan tüm parçalar önce basınç, sızdırmazlık ve dayanıklılık testinden geçiyor. Bu testlerden geçtikten sonra kalite kontrolü yapılarak montaj ve paketleme aşaması tamamlanarak tüketiciye ulaştırılıyor. Piyasada sağlam bir yer edinebilmek için kaliteden asla ödün vermiyoruz.

“PİYASADA SAĞLAM BİR YER EDİNEBİLMEK İÇİN KALİTEDEN ASLA ÖDÜN VERMİYORUZ.”

Güven duyulan ve tercih edilen bir marka olmamızın sebebi de budur. Tüm firmalarda olduğu gibi bizde de teknoloji kullanımı arttı. Her geçen gün bünyemize son teknoloji makineleri katarak bu sürece ayak uyduruyoruz. Önceleri ürünlerimizin montajında daha çok insan gücü kullanırken yeni makinelerle işimizi daha hızlı, pratik ve güvenli bir şekilde üretmeyi başarıyoruz. Bu da gerek ürünlerin kalitesinde gerekse seri üretimde büyük kolaylık ve rahatlık sağlıyor, hata oranını azaltıyor. “Sadece ustaların değil son tüketicinin de bilinçlenerek ürünlerimizi tercih etmesini sağlıyoruz.” Türkiye’nin her ilinde bayilik sistemi kurarak ürünlerimizin daha çok kullanıcıyla buluşmasını sağlıyoruz. Çeşitli TV ve sosyal medya reklamlarıyla da son kullanıcıya ürünlerimizi tanıtma çabasındayız. Böylelikle sadece ustaların değil son tüketicinin de bilinçlenerek ürünlerimizi tercih etmesini sağlıyoruz. Yurt dışında etkin fuarlara katılarak, sosyal medya reklamları vererek insanların hafızasında yer edinerek bizi ve ürünlerimizi tanımaları için ciddi çaba sarf ediyoruz. Dış ticaret ekibimizde yer alan arkadaşlarımız sürekli farklı ülke ve firmaları ziyaret ederek yurt dışında etkin bir şekilde hem ülkemizi hem de markamızı tanıtmak için faaliyetlerde bulunuyorlar.

ÜRETİCİ / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

1971 yılında Adana Ceyhan’da doğdum, 7 kardeşin en küçüğüyüm. Dört yıllık meslek okulunu bitirip kalfalık ve ustalık diploması aldım. 1990 yılında da rahmetli abimin açtığı tesisat atölyesinde çalışmaya başladım. O da yapılmayanı yapma peşinde olan bir insandı. Kısa süre içinde imalata başladı. Tesisatı ve imalatı onun yanında öğrendim. Şimdi tüm ürünlerimizin çizimini ve tasarımını ben yapıyorum. 2005 yılında Adana’da Saveplast markasıyla vana, çek valf ve kombi alt bağlantı seti imalatına başladım. Başarımı dünyaya tanıtabilmek ve çok daha güzel işler başarabilmek adına 2012 yılında İstanbul’a gelerek Teska markasını hayata geçirdim. Teska markasıyla birlikte ürün gamımızı genişleterek ankastre vana ve banyo bataryaları üretmeye başladık. Her geçen gün de gerek ürün çeşitliliğini gerekse müşteri yelpazesini genişleterek bu günlere geldik. Teska kurulduğu günden itibaren hiç mikro hedefimiz olmadı. Tek bir hedefimiz var o da Teska’yı bir dünya markası haline getirmek.

65


“UNICERA FUARI’NA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ VE HER YIL ARALIKSIZ KATILIYORUZ.”

ÜRETİCİ / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Her geçen gün fuarların önemini çok daha iyi anlıyor ve doğru olduğuna inandığımız pazarlarda fuarlara katılmaya özen gösteriyoruz. Fuarlar aslında ürünlerimizi hem firmalara hem de nihai tüketiciye sergileyebildiğimiz en güzel alanlardır. Bu nedenle UNICERA Fuarı’na çok önem veriyoruz ve her yıl aralıksız katılıyoruz. Yıllardır başta UNICERA olmak üzere katılmış olduğumuz tüm fuarların firmamızın büyümesinde ve hızla tanınmasındaki payı asla göz ardı edilemez.

66

“Bayiler bizleri temsil eden en önemli ortaklarımız.” Hemen hemen Türkiye’nin her iline yayılan bir bayii ağımız mevcut. Bayii ilişkilerimizde dikkat ettiğimiz en büyük husus karşılıklı güven. Bayiler bizleri temsil eden en önemli ortaklarımız. Onlar ürünlerimizi ne kadar doğru tanır ve tanıtırsa nihai tüketiciye ulaşmak o kadar kolay olur. Ürün gamını sürekli güncel tutarak, alışılagelmiş standart tasarımların dışına çıkarak sloganımızda belirttiğimiz gibi banyolarda fark yaratıyoruz. Bayilerimizden en büyük beklentimiz özellikle bölgelerindeki projelere girebilmek için yapılan zorlu rekabetlerde Türk malı olan Teska’ya güvenmeleri ve önceliği Türk markalarına vermeleri. “İşi kolayına değil, kuralına göre yapma mottomdan asla vazgeçmeyeceğim.” Teska’nın başarılı olmasını sağlayan birinci etken; hedefimizin daima yenilikçi, araştırmacı ve günün

koşullarına uygun yeni nesil ürünler çıkartmak olması, ikinci etkense yapılanı kopyalamak yerine sıfırdan kendi ürünlerimizi tasarlayıp üretiyor olmamız. Günümüzde var olanı çalıp kopyalayanlar başardıklarını sanmaya devam etsinler, biz yeni bir şeyler üreterek güzel işler başarmaya devam edeceğiz. Başarı felsefem olan ‘’işi kolayına değil, kuralına göre yapma’’ mottomdan asla vazgeçmeyeceğim. Eğer bu ülkede yaşıyorsak ülkemizin bir yerlere gelmesini istiyorsak ki istemeliyiz, mutlaka bunun için bir şeyler yapmalı ve fark yaratmalıyız.

ediyorum. Sonuçta ülke ekonomisine bizlerin de katkı sağlayabilmesi için daha çok üretmek ve Türk mallarının kalitesini dünyaya duyurmak zorundayız. Bizler üretmekten vazgeçersek tüketim toplumu olarak dışa bağımlı yaşamaya mahkum oluruz. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi ‘’Üretmeden tüketen milletler, önce haysiyetlerini sonra da hürriyetlerini kaybederler.’’ Devletimizin de desteğiyle tüm sanayicilerin, üreticilerin ve halkımızın elini taşın altına koyup ülkemiz ve ekonomimiz için birlik olup elinden geleni yapması gerekir.

Ben üreticiyim, o halde benim yapmam gereken; üretimle ilgili piyasaya çıkan ürünleri geliştirmek için çaba sarf etmek. Nitekim yaptığımız ürünler de bunun bir kanıtı. Üreticiler olarak, ülkemizi dışa bağımlı bir tüketim toplumu olmaktan çıkartarak gelecek nesillerimizi de düşünerek üreten ve kaliteden ödün vermeyen bir sanayi anlayışı yaratabilmeliyiz.

“Bizlerin daha ileriye doğru sağlam adımlarla ilerleyebilmesi için gösterdiği gayret TİMDER’in ne kadar değerli olduğunun kanıtıdır.” Öncelikle TİMDER’e ve bünyesinde çalışan tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. UNICERA Fuarı’nda biz TİMDER üyelerine sağlamış olduğu imkân ve desteklerden ötürü minnettarız. Sektörümüzün en büyük derneği olarak biz üreticiler için vermiş olduğu ücretsiz eğitim desteği asla göz ardı edilemez. Dalında en başarılı eğitmenlerle her konuda eğitim imkanı sağladığı için personelimizin gelişimine olan katkılarından dolayı teşekkürü bir borç biliyorum. İnşaat sektöründe bizlerin daha ileriye doğru sağlam adımlarla ilerleyebilmesi için gösterdiği gayret TİMDER’in ne kadar değerli olduğunun kanıtıdır. Daima birlikte çok daha iyi işler başarabileceğimiz bir yıl olmasını diliyorum.

“Türk mallarının kalitesini dünyaya duyurmak zorundayız.” Maalesef 2019 yılı ülke ekonomisi açısından pek iç açıcı geçmedi. Geçen seneden beri süre gelen döviz dalgalanmaları ve belirsizlikler her sektörü olduğu gibi inşaat sektörünü de çok fazla etkilediğinden umduğumuz gibi bir yıl olduğunu söyleyemeyiz. Buna karşılık 2020 yılının hepimiz için çok daha güzel bir sene olacağını ve sektörümüzün canlanacağını ümit


Doğa ile zarafetin buluşma noktası

www.akgungrubu.com | www.duratiles.com.tr


68

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GENEL MÜDÜRÜ

HAKAN BENGI


“SEKTÖRÜMÜZÜN DURUMU JACKIE CHAN FİLMLERİNİ ARATMIYOR”

“Ağırlıklı ciromuzu kombiden elde ediyoruz.” Esnaf kökenli bir aileden geldiğim için her zaman kendi işimi kurma hayalim vardı ama mezun olduğum dönemde ülkede şu andaki gibi bir ekonomik kriz hakimdi, bu şartlar altında kendi işimi kurmam riskli olacağından belirli bir süre güvenli bir limanda ücretli olarak çalışmaya karar verdim. Üstelik doğal gaz ülkemizde çok yeni olduğu ve yine tam bu sıralarda bilgisayarlar iş hayatında yerini almaya başladığı için ciddi bir dönüşüm süreci yaşanıyordu. Bu nedenlerden dolayı bir süre ücretli çalışmanın işi öğrenme açısından fayda sağlayacağı aşikârdı. İlk iş yerimde 2,5 yıl kadar çalıştıktan sonra şu anda Vaillant olarak bilinen Alman firmasının yeni bir yapılanma sürecinde olduğu bir dönemde, 1998 yılında bu firmaya transfer oldum. 2008 yılına kadar da burada bayi sorumluluğu, bölge sorumluluğu, bölge müdürlüğü, satış pazarlama koordinatörlüğü gibi çeşitli görevlerde bulundum. İşten ayrıldığım 2008 yılında da Mortgage Krizi patlak vermişti, birçok firma için zorlu bir dönemdi. O zaman şu an Daikin olarak bilinen Airfel firmasında Türkiye Satış Müdürü olarak çalışmaya başladım ve buradaki görevime 2 sene kadar devam ettim. Bu sıralarda kariyer hevesi yerini kendi işimi yapma özlemine bırakmaya başlamıştı ve 2010 yılında Demirciler Sitesi’nde Bengi Kombi’yi kurdum. İlk olarak İmmergas bayiliğiyle başladık, sonrasında E.C.A., Ferroli, Bosch bayiliklerini de aldık. Önceki dönemlerde tek bir markanın bayiliğini yapma geleneği hakimdi, birkaç markanın birden bayisi olmak uygun görülmüyordu. Sonrasında internetin hayatımıza girişi karşılaştırma kültürünün yayılmasını sağladı ve çoklu markaları satmak mümkün hale geldi. Biz çoklu marka satışıyla girdik bu işe hala da aynı şekilde devam ediyoruz. Radyatör, klima, termosifon, şofben ve tesisat malzemeleri gibi farklı ürünler satıyor olsak da ağırlıklı

ciromuzu kombiden elde ediyoruz. 5-6 firmanın direkt bayiliğini yürütmenin yanı sıra müşterinin taleplerine göre piyasadan temin ederek toptan olarak tüketicilerimize sunduğumuz markalar da var. 2012 yılından bu yana sektördeki rekabet çok yoğunlaştı. Bizler de kârlılık artırma ve iç pazardaki yoğun rekabetin etkilerini azaltabilme gayesiyle 2012 yılında dış pazarlara açılmaya karar verdik. Öncelikle Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Rusya ve İran gibi çevre ülkeleri hedef alarak çoğunu gezdik, sektör dinamiklerini araştırdık, müşteri kitlesini analiz ettik ama bu ülkelerde çok başarılı olamadık, satış rakamlarımızı hedeflediğimiz kadar yükseltemedik.

“CİROMUZUN %50’SİNİ İHRACATTAN ELDE EDİYORUZ.” 2015 yılında ise Çin, Azerbaycan, Mısır ve Libya’ya odaklandık, ihracat işimizin hacmi büyümeye başladı. 2018 itibariyle ciromuzun %50’sini iç pazardan %50’sini ihracattan elde eder hale geldik. Çin’de ve Azerbaycan’da kendi şirketimizi kurduk, bu ülkelerde depolarımız ve showroomlarımız bulunuyor, hatta Azerbaycan’da 4 tane showroom açtık. Çin’de 40’ın üzerinde, Mısır’da 2 ve Libya’da 1 müşterimiz var. “Sektörümüzdeki Türk üreticileri, dış pazarlarla buluşturmayı misyon edindik” İhracat yaptığımız ülkelere, Türkiye’de, Türk üreticiler tarafından ortaya çıkarılan ürünleri satıyoruz. Yani aslında biz, sektörümüzdeki Türk üreticileri, dış pazarlarla buluşturmayı misyon edinmiş bir firmayız. Yalnızca Çin’de farklı bir uygulamamız daha var, burada Türk ürünlerinin yanı sıra Çin’de üretilen bazı tamamlayıcı ürünlerin de satışını yapabiliyoruz. Ticaretin kuralları ülkeden ülkeye hatta şehirden şehre değişse de bazı temel kurallara sadık kaldığınız, iyi ürün/hizmet sunduğunuz ve bölgenin dinamiklerini iyi okuduğunuz sürece başarılı olmamanız

için bir neden yok. Türkiye’de muadilimiz olan birçok firmaya örnek olduk, dış ticaret için cesaret verdik bundan dolayı da gurur duyuyoruz. “Sanayici görünümündeki kasaba tüccarları çoğunluğu oluşturuyor.” İhracatını yaptığımız markaları göz önüne aldığımızda, kombi üreticileriyle radyatör üreticilerinin tamamen farklı yapıda olduklarını söyleyebiliriz. Ülkemizde 20’nin üzerinde radyatör üreticisi var, bunlar arasında ilk grubu, global dinamikleri bilerek üretim yapan kurumsallaşmayı başarmış firmalar oluşturuyor. Çoğunluğu oluşturan ikinci grup ise, sanayici görünümündeki kasaba tüccarları diye tanımladığım, üretim tesisine ve ortaya çıkan mamule baktığınızda sanayici olduğunu düşüneceğiniz ama yönetim mantalitesi olarak kasaba tüccarlığının ötesine geçememiş kişilerden oluşuyor. Bunların içerisinde yalnızca iyiye doğru evrilme potansiyeli olanlarla iş yapıyoruz, şu an bu şekilde çalıştığımız 4 firma var. Bu firmalara, her aşamasını kontrol ederek, tescil ettirdiğimiz global markamızın ürünlerini ürettiriyoruz. Köy bakkalı zihniyetiyle üretim yapan üçüncü grupla ise hiçbir şekilde ticari ilişki içerisine girmemeyi tercih ediyoruz. “Ihracat departmanında çalışıp kombiyle radyatör arasındaki farkları dahi bilmeyen çok insan var.” Kombi üreticilerinin ise daha global oyuncular olduğunu söyleyebiliriz, burada oyunu kuralına göre oynayabilen firmalar boy gösteriyor. Ülkemizdeki kombi üreticilerinin en büyük dezavantajı, ihracat departmanlarında istihdam ettikleri kişilerin yeterince kalifiye olmamaları. Maalesef ki en üstten en alta kadar ihracat departmanında görev alan hiç kimse konusuna hakim değil. Bunun en önemli sebebi ise, yöneticilerin ihracat departmanına çalışan seçerken yalnızca yabancı dil bilgisine bakıyor olması. İyi yabancı dil bilenin iyi ihracat yapabileceği var sayılıyor. Oysaki durum çok daha farklı. Sadece İngilizce değil, hedef pazarın yerel dilini, ülkenin dinamiklerini, bağlı olduğu şirketin pazarlama stratejilerini, ürün gruplarını da çok iyi bilmesi gerekiyor. Bu sektörde, ihracat departmanında çalışıp da kombiyle radyatör arasındaki farkları dahi bilmeyen çok insan var. Nihayetinde satış insan ilişkisidir, dile iyi hakim olabilirsiniz ama insan ilişkilerini iyi kuramazsanız ihracatta başarılı olma şansınız yoktur.

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Anadolu Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden 1994 yılında mezun oldum. Benim fakülteye başladığım dönemlerde Makine Mühendisliği’nde motor, mekanik, akışkanlar gibi alışılageldik bölümler vardı, ilk kez bizim dönemimizde doğal gaz bölümü açıldı. Ülkemiz o sıralarda doğal gazla yeni yeni tanışıyordu, ben de gelecek gördüğüm için bu bölüme yöneldim. Böylece tesisat sektöründeki faaliyetlerim başlamış oldu.

69


ve kombilerin fiyatlarının önemli ölçüde artması. 2018 yılının başlarında standart bir kombi yaklaşık 1.500 TL’ye alınabiliyorken bugün en az 3.500 TL’yi gözden çıkarmak gerekiyor. Tabii bu yalnızca kombi fiyatındaki değişiklik, bir de tesisat masraflarındaki artışı da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Haliyle kombi pazarında ciddi bir düşüşe tanıklık ettik hala ediyoruz ama ülkemizde artık bir ısıtma kültürü oluştu bunun geriye sarması mümkün değil. Hatta 2010 yılında çıkan bir yasada 1.000 metrekarenin üzerinde inşaat ruhsatı olan yerlerde bireysel ısıtma yapılamayacağı kombi kullanılmayacağı söylenmişti ve kamuoyu da bunu kombi satışı yasaklandı diye algılamıştı o zamanki açıklamalarımda da kombi pazarı bitmez daha 13 milyon ev var diye belirtmiştim nitekim haklı da çıktım sektör her yıl düzenli olarak büyümeye devam etti.

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Umarım ilerleyen dönemde şirketlerin üst düzey yöneticileri bu hatanın farkına varırlar. Bizim ihracat yapan bir ülke olmamız lazım, aldığımızdan çoğunu satabilmeliyiz. Biz ülke olarak iyi bir üreticiyiz, dünyanın en büyük radyatör üreticisiyiz, en büyük kombi üreticilerinden de biriyiz. Rekabetçiyiz, ürünlerimiz kaliteli ama bu ürünlerimizi yabancı pazarlara anlatabilecek insan kaynağından yoksunuz.

70

“Avrupa yakasının en iyi hizmet veren toptancısı olmak istiyoruz.” 2019 yılında Avrupa yakasındaki müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için biri Gaziosmanpaşa biri de Esenyurt’ta olmak üzere 2 şube daha açtık. Bizim bulunduğumuz bölgede müşterimizin en büyük beklentisi hızlı hizmet alabilmek. Nakliyeyle bu sorunu çözemediğimizi fark ettik, yetişmiş elemanlarımız da olduğu için şube açma yoluna gittik. Her iki yeni şubemizde de buradaki ürün grubumuzun aynısını sunuyoruz. 2020 yılında yeni şube açmak gibi bir düşüncemiz yok ama ilerleyen dönemlerde müşterilerimize yakın olabilmek adına farklı bölgelerde de var olabiliriz. Burada da yine önceliğimiz Anadolu’ya açılmak değil de batıya odaklanarak Trakya’ya doğru gitmek. Avrupa yakasında 2 yeni şube açmak yerine farklı şehirlere de açılabilirdik ancak biz Türkiye’den ziyade Avrupa yakasının en iyi hizmet veren toptancısı olarak devam etmeyi tercih ettik.

“Ithal ürünlerin oranı ciddi şekilde azaldı hatta artık bizler ihraç eder pozisyona geldik.” Sektöre girdiğim zaman Türkiye’de yalnızca 3 ilde doğal gaz kullanılıyordu şu an bu sayı 70’e yaklaştı, kapısının önüne gaz götürülen ev sayısı 20 milyonu geçti, kullanıcı sayısı 15 milyona yaklaştı. Bunlar tabi o zamanlar hayal edilemeyecek rakamlardı. Kombi satışları senelik 10 bin’ler civarında seyrederken geçtiğimiz yıllarda 1 milyon 300 bin adet kombi satışına ulaşıldığına tanık olduk. Ülkemizde hiç üretici firma yokken şu an 20’nin üzerinde kombi, bir o kadar da radyatör üreticisi var. İthal ürünlerin oranı ciddi şekilde azaldı hatta artık bizler ihraç eder pozisyona geldik. “Ülkemizde artık bir ısıtma kültürü oluştu bunun geriye sarması mümkün değil.” 25 yılda sektör hem cirosal hem adetsel olarak hızlı bir şekilde büyüdü. İstihdam olarak da öyle. Başlarda sektörde 3-5 bin kişi çalışırken şu an 50-60 bin kişi direkt olarak 100-200 bin kişi de dolaylı olarak faaliyet gösteriyor. Kombi satışlarında bir tek 2001 ve 2009 krizlerinde düşüşler yaşandı onun dışında sektör istisnasız her yıl büyümeye devam etti. İçerisinde bulunduğumuz 2019 yılında ise sektörde daralmalar meydana gelmeye başladı. Bu daralmanın 2 temel nedeni var; birincisi ErP Yönetmeliği’ne geçilmesiyle birlikte konvansiyonel kombilerin satışının durması, yoğuşmalı kombilere geçiş yapılması, ikinci sebep ise; 8 Ağustos 2018’de yaşanan kur atağı nedeniyle alım gücünün azaltması

“Yakın bir gelecekte kombiye alternatif olabilecek, yatırım ve işletme maliyeti olarak ekonomik bir aday görünmüyor.” 2020 ve 2021’den başlayarak kombi satışları mutlaka artarak devam edecektir ta ki kombiden daha tasarruflu, daha verimli ve ilk yatırım maliyeti düşük bir ürün çıkana kadar. Bunun için de en büyük iki aday; ısı pompası ile elektrikli kombi. Isı pompasının ilk yatırım maliyeti, elektrikli kombinin de elektrik fiyatlarına bağlı olarak işletme maliyeti yüksek. Eğer 2023 sonrası nükleer santral sebebiyle elektrik ucuzlarsa o zaman elektrikli kombilerin kullanımı artabilir. Ama yakın bir gelecekte kombiye alternatif olabilecek, yatırım ve işletme maliyeti olarak ekonomik bir aday görünmüyor. “Ticaret insanının işi çok mal satmaktan ziyade yeteri kadar kâr etmek olmalıdır.” Hemen her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de problemler var. En temel problem, daralan piyasada rekabetin tamamen fiyatla yapılmaya çalışılması bunun da kârsızlığa sebep olması. Her satıcı piyasaya ürün sunarken fiyatının en uygunu olması gerektiğini düşünüyor. Elbette uygun fiyat daha yüksek sayıda ürün satılmasını sağlıyor ama çok mal satmak her zaman doğru olan mıdır? Ticaret insanının işi çok mal satmaktan ziyade yeteri kadar kâr etmek olmalıdır. Dünyadaki tüm kombileri biz satsak kâr etmediğimiz sürece bir anlamı olmayacaktır. Kültürden kültüre bu anlayış şekil değiştiriyor, bazı ülkelerde de kimse en ucuz satan olmak istemiyor, müşterinin en ucuz olanda bir hinlik arayacağını düşünerek, fiyat verirken kendisini, en ucuzun bir üstünde yer alabilecek şekilde konumlandırıyor.


“BİR SÜRE GÜVENLİ BİR LİMANDA DURARAK GİDİŞATI İZLEYECEĞİZ.”

Ülkemizdeki pazar daralmasının bir benzeri dünyada da yaşanıyor, tüm talep eğrileri aşağı doğru seyrediyor. Azerbaycan, Mısır, Libya ve Çin’de bunun etkilerini çok net görüyoruz. Bu sorunu çözmek için Amerika ve Avrupa Birliği Merkez Bankası dünyaya sıcak para enjekte edip talep yaratarak ticaret çarklarını döndürmeye çalışıyor. Önümüzdeki yıllarda Batı kaynaklı para 2000’lerin başındaki gibi ucuz ve daha bol olacak. Biz ülke olarak bundan ne kadar yararlanacağız, paranın ne kadarı bize akacak onu bilmiyoruz. Bizim şu an yeni bir hedef ülkemiz yok, bir süre güvenli bir limanda durarak gidişatı izleyeceğiz. “Devletin devreye girerek birtakım kurallar belirlemesi şart.” Sektördeki bir diğer sorun da, iş yapabilmek için herhangi bir izne ya da belgeye gerek olmaması. Bu sayede sermayesi olan herkes bu sektörde varlık gösterebiliyor. Firma sayısıyla birlikte arz da artıyor ve talep herkesi memnun edebilecek düzeyde olmayınca fiyat rekabeti devreye giriyor. Sonrasında yaşananlar ise Jackie Chan filmlerini aratmıyor. Jackie Chan filmlerinde sürekli bir koşuşturmaca, kovalamaca hakim; film boyunca gözünüzü ayırmadan izliyorsunuz, bittikten sonra geriye dönüp ne oldu şimdi diye sorulduğunda kimse cevabı bilmiyor. Sektörümüzde de durum aynı böyle, çok dinamik bir sektör, herkes çok yoğun bir koşuşturmacada, sonra yıl bitiyor rakamlara bir bakıyoruz kimse doğru düzgün kâr edememiş. Bu,

bizim gibi firmaların veya TİMDER’in çözebileceğinden çok daha büyük bir sorun yaratıyor, burada kural koyucu devletin devreye girerek birtakım kurallar belirlemesi şart. “Biz bu işi kurarken hayalimiz kuracağımız sistemin kusursuz olması üzerineydi.” Değişen dinamikler, değişimin kazandığı hız gibi faktörler artık uzun vadeli planlar yapılmasının önüne geçmeye başladı. Özellikle biz Türklerde kısa vade şu an, orta vade öğleden sonra, uzun vade ise ya akşama ya da cumaya kadarki bir süreci ifade ediyor. Biz bu işi kurarken hayalimiz kuracağımız sistemin kusursuz olması üzerineydi. Avrupalı bir firma Türkiye pazarına girmek istediği zaman bizim firmamıza gelsin, imrensin ve burayı satın almak istesin diyerek yola çıktık. Burada amacımız, şirketimizi satmaktan ziyade, sistemimizin talep edilecek kadar iyi olmasını sağlamaktı. Bu vizyonu belirlememizin üzerinden 10 yıl geçti, hala tam olarak hedeflediğimiz noktaya gelemedik ama epey yaklaştık. Bir 5-10 sene sonra hayal ettiğimiz noktada olabileceğimizi düşünüyorum. Firmamızın sürdürülebilir bir yapıda olması için büyük çaba harcıyoruz yine de peşimizden gelen kuşağın bu işe devam edip etmeyeceğiyle ilgili bir öngörüde bulunamıyorum. Biri liseye devam eden, biri üniversiteye hazırlanan iki oğlum var. İkisine de seçecekleri işle ilgili bir yönlendirmede bulunmuyorum.

Çocukluklarından bu yana ikisini de karar alabilme yetisi kazanabilecekleri ve bu kararların sorumluluklarını üstlenebilecekleri şekilde yetiştirmeye gayret ettim. Gönlümden geçen elbette en azından birinin mevcut işimizi devam ettirmesi ancak bunu onları etkilememek adına dile getirmeyip kararı tamamen onlara bırakıyorum. “TIMDER, sosyal tarafı ağır basan, paydaşlarını geliştiren bir yapıya sahip.” TİMDER, üyesi olmaktan gurur duyduğumuz bir oluşum. Yönetim Kurulu’nda da sevdiğimiz saydığımız isimler var, hepsi canla başla çalışıp ciddi bir emek veriyor. Derneğe üye olmama da vesile olan, üniversite arkadaşım Deniz Kaya da Yönetim Kurulu’nda aktif olarak görev alıyor, hem dernek adına hem onun adına memnuniyet duyuyorum. Herkes toplantılarda fikrini özgürce dile getirebildiği için TİMDER buluşmalarında önemli bir sinerji oluşuyor. İşlerin yoğunluğundan dolayı eğitimlerine ve diğer faaliyetlerine çok sık katılamasam da sosyal tarafı ağır basan, paydaşlarını geliştiren bir yapıya sahip olduğunu görüyorum ve personelimi de eğitimlere katılmaları yönünde teşvik ediyorum. Sektörün gücünü artıran en önemli faaliyetlerin başında gelen UNICERA Fuarı’ndaki başarıları da ortada, ciddi bir emek ve özveri söz konusu. Bugün burada beni dinlemeniz ve derginizde yer verecek olmanız bile çok önemli.

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

“2019 yılında sektörümüzdeki en hareketli alan 2. el kombi alanı oldu.” Sektörde fiyat artışının yarattığı en büyük sorun, 2. el kombi diye bir kavramın ortaya çıkması oldu. Eskiden tüketiciler 10-15 yıl kullandıkları kombileri arıza yaptığında servisi çağırırlardı, parça değişimiyle yeni kombi alımı arasında maliyet farkı düşük olduğu için de yeni kombi almak daha cazip gelirdi. Ancak mevcut durumda, alım gücünün düşmesi ve kombi fiyatlarının çok yükselmesinden dolayı tamir ettirme oranları oldukça yükseldi, hatta 2. el kombiler türedi. Bundan önceki dönemlerde kombinin 2. eli olmaz diye bir algı vardı, 2019 yılındaysa sektörümüzdeki en hareketli alan 2. el kombi alanı oldu. Bu da tabii birçok dezavantajı barındırıyor. Bu alan için bir an önce bir düzenleme getirilmesi gerekiyor.

71


GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

KURUCU ORTAĞI

ARZU YEŞILYURT OKUR

72


2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde yüksek lisansımı yaparken şimdiki ortağım Okyar Pelister’in yanında çalışmaya başladım, böylelikle sektörle ilk temasımı da kurmuş oldum. Yaklaşık 2 yıl sonra iş ilişkimiz ortaklığa evrildi, o günden bu yana da Milimetrik Yapı olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. İlk zamanlar İntema bayisi olarak hizmet veriyorduk, bu süreç yaklaşık 15 yıl devam etti, sonrasında Lineadecor bayiliğini aldık, 3 yıldır da Lineadecor bayisi olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Lineadecor bayiliğinin yanı sıra mutfak ana temalı pek çok malzeme ve ürünün bayiliğini de yürütüyoruz. Milimetrik Yapı olarak, çalışmalarımızı 2 ayrı bölümde ele alabiliriz. İlk kısım elbette mutfak, bu alanda perakende ve proje tarafında başarılı işlere imza atıyoruz. İkinci kısım ise; anahtar teslim taahhüt işlerimizden meydana geliyor. Burada mimari tasarımı oluşturma ve bu tasarımların hayata geçirilmesi süreçlerini üstleniyoruz. Hem konut hem iş yerleri için çalışıyoruz. “Ekibimiz, sektörümüzün en tecrübeli, en işine hakim çalışanlarından oluşuyor.” Uzun yıllardır sektörümüzde faaliyet gösteren, deneyimli bir kadroya sahibiz.

İş bilmeyen bir yığın insanın bu sektörde olduğu gerçeğini de göz önüne alarak çalışanlarımızın nitelikleri konusunda mütevazi olmamız doğru olmayacaktır. Ekibimiz, sektörümüzün en tecrübeli, en işine hakim çalışanlarından oluşuyor. Bir de uzun yıllar aynı ekiple devam etmenin, firmalar için önemli bir avantaj yarattığına inanıyorum, hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyor ve anlıyoruz. Zaman zaman iş nedeniyle oluşan görüş ayrılıkları olsa da birbirimizi iyi tanıyıp anladığımız için sorunları kısa sürede çözüme kavuşturabiliyoruz. Çalışanlarımızla uzun soluklu çalıştığımız gibi, müşterilerimizle de genellikle uzun soluklu ilişkiler kuruyoruz. İyi tanıdığınız müşteriye vereceğiniz hizmetle, yakalayabileceğiniz memnuniyet düzeyiyle yeni tanıdığınız bir müşterininki bir olmayacaktır elbette. Bir de aynı kişilerle tekrar çalışabilmek bizlere işimizi iyi yaptığımızı ve müşteri memnuniyetini sağlayabildiğimizi de net olarak gösteriyor. Anahtar teslim işlerimizin yapısı gereği çeşitli alanlarda uzmanlaşmış iş ortaklarıyla birlikte çalışmamız gerekiyor. İyi bir mekanikçi veya elektrikçi olmadan sorunsuz bir proje teslim etmeniz mümkün olmayacaktır.

Bu nedenle uzun yıllardır sektörde olan, dilimizi anlayan ve kalite odaklı çalışan kişilerle iş ortaklığı içine giriyor ve anahtar teslim işlerde birlikte çalışıyoruz. Sonuçta insan ilişkileri de devreye girdiği için illa ki çeşitli sorunlar yaşanıyor ama karşınızdaki kişiler çözüm odaklı profesyonel kişiler olduğu sürece üstesinden gelebiliyorsunuz.

“GERÇEKÇİ OLMAK GEREKİRSE 2020 IÇIN DE ÇOK BÜYÜK BEKLENTILERIMIZ YOK, YİNE TEDBİRLİ DAVRANMAMIZIN GEREKECEĞİ BİR YIL OLACAK.”

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

“YENİLEME PAZARI ETKİ ALANINI GENİŞLETİYOR”

73


GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

“LİNEADECOR’UN İSTANBUL’DAKİ EN BÜYÜK MAĞAZASINA SAHİBİZ.”

74

Sektörün durumu şu an için çok iç açıcı değil açıkçası ve bence en büyük sorunumuz güvensizlik. Dün yapılan yanlışlar o kadar çok insanın canını yaktı ki bugün herkes birbirine karşı fazlasıyla temkinli ve şüpheci yaklaşıyor. Bunun en temel nedeni de, sektörümüzün son 10-15 yıl içerisinde çok hızlı büyümesi ve alakasız kişilerin dahi bu büyüye kapılarak sektörde kendine yer edinmeye çalışması oldu. Dünyanın geneline sirayet etmeyen, yalnızca ülkemize has büyük bir büyüme yaşandı ve hiçbirimiz bu büyümeyi sorgulamadık, talep o kadar yoğundu ki nitelikli niteliksiz iş yapan ayrımı olmadan herkes kesesini doldurabildi. Şimdi geldiğimiz noktada bu bolluk ortadan kalktığı için süreç hepimizi zorluyor. Gerçekçi olmak gerekirse 2020 için de çok büyük beklentilerimiz yok, yine tedbirli davranmamızın gerekeceği bir yıl olacak. Buna rağmen ümitsiz değiliz, elbette daha rahat olacağımız günler de gelecektir.

“Bilinçli tüketici sayısı yok denebilecek kadar az.” Sektörümüzde özellikle talebin azaldığı bu günlerde kıyasıya bir rekabet var ve bilinçli tüketici sayısı yok denebilecek kadar az. Özellikle bizim gibi standart ürünler satmayan bir firma için diğer firmalarla bir tutulmak, kıyaslanmak çok zorlayıcı, keşke bizleri, bize denk hizmet sunabilecek firmalarla kıyaslayabilen bilinçli tüketicilerle karşı karşıya olsaydık. Yine de biz kendimizi elimizden geldiğince anlatmaya, potansiyel müşterilerimizi referanslarımızla görüştürmeye devam ediyoruz. Neyse ki bir kez kendimizi kanıtlayıp çalışmaya başladıktan sonra o iş ilişkisi uzun süre kopmadan devam edebiliyor. Biz kişiye, projeye özel çalışmalar yaptığımız için sektördeki çoğu firmadan ayrışıyoruz. Perakende müşterilerimizin evine kadar gidiyoruz, numunelerimizi götürüyoruz. Bilgisayar üzerinde hazırladığımız projeleri, 3D görselleri sunarak son şeklini onlarla

birlikte verebiliyoruz. Bizi bu işte başarılı kılan şey, müşterilerimizi iyi dinleyip beklentileri doğrultusunda çalışmalarımızı şekillendiriyor oluşumuz ve çoğu zaman akıllarındaki fikre o kadar yakın şeyler sunuyoruz ki en ufak değişiklik olmadan uygulanmasını isteyebiliyorlar. Mağazamız görsel olarak çok güçlü, burada ferah bir mağazada olmamız sayesinde ürünlerimizi en doğru şekilde sergileyebiliyoruz. Lineadecor’un İstanbul’daki en büyük mağazası da burası, yaklaşık 500 m2’lik bir alana sahibiz. İçerideki teşhir ürünlerini sürekli yeniliyoruz, müşterilerimizin gezerken keyif alacakları bir mağaza yaratabilmek bizim için çok önemli. “Ağırlığı yenileme ve perakende pazarına veriyoruz.” Kentsel dönüşüm projelerinin azalması nedeniyle biz de ağırlığı yenileme ve perakende işlerine vermeye başladık.


“OLUŞAN GÜVENSİZLİK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR VE TÜM SEKTÖRÜ ETKİSİ ALTINA ALIYOR.”

“Verdiğimiz hizmetin, ürünün bedelini temin edemediğimiz çok fazla firma var.” Özellikle sıkıntılı geçen son 2 yılda, en büyük sıkıntıların ekonomik belirsizliklerden kaynaklandığına şahit olduk. Hiç ummadığımız, birlikte uzun zamandır da iş yaptığımız firmaların konkordato ilan etmesi bizleri çok zor durumlara soktu. Firmalar bizlere olan yüklü borçlarını ödemediler ama biz her zaman olduğu gibi ödemelerimizi gününde yapmaya, vergilerimizi aksatmadan ödemeye devam ettik. Bu süreçlerde esas zarara uğrayan bizim gibi firmalar için devletin bir kolaylık sağlaması gerekirdi maalesef böyle bir girişimle karşılaşmadık. Hala daha verdiğimiz hizmetin, ürünün bedelini temin edemediğimiz çok fazla firma var, artık onlarla ilgili bir beklentimiz de kalmadı bir süre daha bu durumun etkilerini yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Ve ne yazık ki bu dönem gücü yeterince olmayan pek çok küçük üreticiyi yok etti, bu gerçeği görmezden gelemeyiz. Sektörümüze en büyük zararı, iş bilmeyen yalnızca sermayesi olduğu için bu alanda iş yapmaya kalkışan kişiler veriyor. Yanlarında çalıştırdıkları kişiler de kendileri gibi işle ilgili bir fikri olmayanlardan oluşuyor. Bu durum, uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren bizim gibi firmalar için zorluk yaratıyor. Bu kişiler kaliteye bakmadan yalnızca fiyat odaklı çalışıyorlar ve rekabeti de yine fiyat üzerinden

yürütmeye çalışıyorlar. Onlar fiyat kırdıkça aramızdaki uçurum büyüyor, kârlılığı hiç düşünmeden hareket ediyorlar, yalnızca günü kurtarma gayesiyle yapılan bu hareketler onlar kadar bizlere de zarar veriyor. Gerçekliğine inanamadığımız tekliflerle karşılaşıyoruz, sonuç olarak önceliği kalite olmayan, ucuza iş yaptırmak isteyen kişilerin gözünü boyayarak işi alıyorlar. Sonrasında ya avansı aldıktan sonra batıyorlar ya da kaçıp izlerini kaybettiriyorlar, müteahhit ve mülk sahibi zarara uğruyor. Böylelikle oluşan güvensizlik çığ gibi büyüyor tüm sektörü etkisi altına alıyor. Burada müteahhit ve mülk sahiplerine büyük iş düşüyor, çalışacakları firmayı iyi araştırmaları önceliği fiyata değil kaliteye vermeleri gerekiyor. Aksi takdirde sadece kendileri için veya sektör için değil ülke ekonomisi için de büyük zarar meydana

geliyor. Nihayetinde biz bu ülkenin geçici misafirleriyiz, gelecek nesiller için göz kulak olmakla mükellefiz, onlara dürüst ve yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin görevi. “Dernek faaliyetlerinin sektörler için ne kadar faydalı olabileceğine tanıklık ediyoruz.” TİMDER, sektörümüzün en büyük ihtiyacı olan yetişmiş iş gücünün oluşabilmesi için uzun yıllardır mücadele veriyor, bizler de TİMDER üyesi firmalar olarak bu çalışmaları beğenerek takip ediyoruz. Seminerlerinde alanında uzman isimleri ağırlayarak farklı konulardaki soru işaretlerimizin giderilmesine de yardımcı oluyorlar. Bu anlamda aktif şekilde yürütülen dernek faaliyetlerinin sektörler için ne kadar faydalı olabileceğine de tanıklık ediyoruz.

GEÇERKEN UĞRADIK / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Kentsel dönüşüm beklentisi azaldıkça da insanlar uzun zamandır erteledikleri yenilemeleri yaptırmaya başlıyorlar, burada hareketliliğin artacağı inancındayız. Biz yalnızca evleri değil iş yerlerini de yenilediğimiz için o kısımda da bir hareketlilik bekliyoruz. Hem yeni nesil iş yerleri hem de esnek çalışma alanlı ofisler yeni dönemde çok konuşacağımız ve umuyoruz ki çok çalışacağımız konular olacak.

75


İŞÇİ SAYISINA BAĞLI OLARAK İŞVEREN YÜKÜMLÜLÜKLERİ Mevcut Hukuk Sistemimizde işverenin kanundan doğan bazı genel yükümlülükleri bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) kapsamında işverenin genel yükümlülükleri, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve buna ilişkin gözetim ve denetimin yürütülmesi olarak özetlenebilir. Bununla birlikte, iş yerinde çalışan işçilerin sayısı arttıkça işverenin genel yükümlülüklerine birtakım ek yükümlülükler eklenmekte ve işçi sayısı arttıkça işverenin yükümlülükleri de buna bağlı olarak artmaktadır.

HUKUKEN / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Kanun ve 6631 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca iş yerinde çalışan işçi sayısının yirmi (20), otuz (30), elli (50), yüz (100) ve yüz elliyi (150) aştığı hallerde işverenin birtakım ek yükümlülükleri ortaya çıkmaktadır. Makalemizin devamında söz konusu yükümlülükler detaylı şekilde incelenecektir.

76

I. Yirmi ve Üzeri İşçi Çalıştıran İşverenin Yükümlülükleri Kanun’un 29. Maddesi uyarınca iş yerinde çalışan işçi sayısının yirmi (20) ile yüz (100) arasında olması halinde en az on (10) işçinin iş sözleşmesine bir (1) aylık süre içinde -aynı tarihte veya farklı tarihlerde- son verilmesi hali toplu işçi çıkarma sayılmaktadır ve işverenin bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Böyle bir durumda işveren fesih tarihinden otuz gün öncesinde yazı ile İşkur Müdürlüğü’ne ve İlgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne bildirimde bulunmakla yükümlüdür. II. Otuz ve Üzeri İşçi Çalıştıran İşverenin Yükümlülükleri İşyerinde çalıştırılan işçi sayısının otuz (30) ve üzerinde olması durumunda ise, söz konusu işçilerin kıdemleri altı (6) aydan fazla ise, Kanun kapsamında iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Buna göre, işveren bu iki şartın sağlanması halinde söz konusu işçilerin iş sözleşmelerini geçerli bir sebep ileri sürmeksizin feshedemeyecektir. Ne var ki, Kanun’a göre sendika faaliyetlerine katılma, işveren aleyhine dava açma, ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, hamilelik, doğum yapma, din ve siyasi görüş gibi durumlar fesih için geçerli sebep oluşturmayan başlıca hallerdir.

Otuz (30) işçinin hesaplanmasında aynı işverenin aynı işkolunda sahip olduğu tüm iş yerlerinde çalışan işçilerin sayısı dikkate alınmaktadır. İşçilerin kıdemleri hesaplanırken ise aynı işverenin tüm iş yerlerinde geçirilen zaman dikkate alınmaktadır. III. Elli ve Üzeri İşçi Çalıştıran İşverenin Yükümlülükleri Kanunun 30. Maddesi uyarınca, elli (50) ve daha fazla işçinin çalıştığı özel sektör iş yerlerinde işverenin yüzde üç (%3) oranında özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. İşçi sayısının hesaplanmasında, aynı il sınırları içerisinde aynı işverene ait iş yerlerinde çalışan işçi sayısı göz önünde bulundurulmaktadır. Elli (50) ve daha fazla işçinin çalıştığı kamu sektörü işyerlerinde ise yüzde iki (%2) oranında eski hükümlü işçi ile yüzde (%4) oranında özürlü işçi çalıştırılması gerekmektedir. Ayrıca, elli (50) ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin 6631 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndan doğan bir yükümlülükleri de bulunmaktadır. Buna göre, söz konusu işverenler iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin çalışmalar yürütmek üzere iş yerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmak ve kurulun kararlarını uygulamakla yükümlüdür. IV. Yüz ve Üzeri İşçi Çalıştıran İşverenin Yükümlülükleri Kanun’un 53. Maddesine dayanılarak hazırlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği uyarınca yüz ve daha fazla işçi istihdam eden işverenlerin iş yerlerinde izin kurulu kurma yükümlülüğü bulunmaktadır. Kurul, biri işvereni ya da temsilcisini diğer ikisi işçilerini temsil edecek şekilde üç kişiden oluşmaktadır. Kurulun görevleri ise işçilere ilişkin yıllık izin programları hazırlamak ve işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanabilmelerini sağlamaktır. Ayrıca, Kanun’un 29. Maddesi uyarınca işçi sayısının 101 ile 300 arasında olduğu iş yerlerinde işçilerin en az %10’unun iş sözleşmelerinin toplu olarak veya farklı tarihlerde işveren tarafından bir ay içerisinde feshedilmesi halinde işverenin İşkur Müdürlüğü’ne ve İlgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne bildirimde bulunması gerekmektedir.

AV. ARB. FIRAT BARIŞ KAVLAK

TİMDER Hukuk Danışmanı firat@kavlak.av.tr

Son olarak, yüz ve daha fazla kadın işçi çalıştıran işverenlerin Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik kapsamında ek bir yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu iş yerlerinde, işverenlerin, kadın işçilerin bir yaşından küçük çocuklarını bırakabilmeleri ve emzirebilmeleri için iş yerinden en fazla 250 metre uzaklıkta bir emzirme odası kurmaları gerekmektedir. V. Yüz Elli ve Üzeri İşçi Çalıştıran İşverenin Yükümlülükleri Yüz elli (150) ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin Kanun kapsamında dikkat çeken yükümlülükleri olmamakla beraber yüz elli (150) ve daha fazla kadın işçi çalıştıran işverenlerin Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik kapsamında kadın işçiler için kreş açma zorunluluğu bulunmaktadır. Kreşler iş yerine mümkün olan en yakın mesafede olmalı aksi takdirde işverence ulaşım hizmeti sağlanmalıdır. Sonuç olarak, mevcut hukuk sistemimizde işverenin yükümlülükleri iş yerinde çalışan işçi sayısına bağlı olarak değişmektedir ve işçi sayısı arttıkça işverenin yükümlülüklerine birtakım yeni yükümlülükler eklenmektedir. İşçi sayısının artması halinde iş gücünün de buna paralel olarak arttığı göz önüne alınırsa işverenin yükümlülüklerinin çoğalması melhuz bir durum olarak görülmektedir.


? Hall 2 - Stand No C13


ARAS GLOBAL TİCARET VE LOJİSTİK TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ ÇIĞDEM ARAS Dudullu OSB Mh. Des. San. Sit. 113.Sk. C07 Blok No:65 Ümraniye, İstanbul T: (0216) 540 3067 - (0212) 540 3067 F: (0216) 540 1859 www.arasglobal.com.tr - www.arasglobalyapi.com

ASOS SERAMİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ BEDIR YENI Yeni Diyarbakır Yolu Üzeri No:39/A Kahta, Adıyaman T: (0416) 734 2252 F: (0416) 734 2254 www.asosseramik.com

FİONART CAM MOZAİK VE İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ AHMET AKKAYA Yakuplu Merkez Mh. Sanayi Cd. No:10/1 Beylikdüzü, İstanbul T: (0212) 689 4040 F: (0212) 689 5578 www.fionartmosaic.com

ARAMIZA KATILANLAR / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GMS SU ARMATÜRLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ MUHSIN AKDENIZ

78

Hadımköy Mh. Gazi Mustafa Özyanar Cd. No:18 Arnavutköy, İstanbul T: (0212) 771 1915 F: (0212) 771 1918 www.gmsmix.com

İNAN ALÜMİNYUM SANAYİ TİCARET VE PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ NEŞET ÖNCÜ Bakırcılar San. Sit. Manolya Cd. No:8 Beylikdüzü, İstanbul T: (0212) 875 8623 F: (0212) 875 8636 www.inansa.com

KB BANYO SERAMİK VE İNŞ. YAPI MALZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. FATIH BAYRAKTAR Yenidoğan Mh. Eyüp Sultan Cd. No:26 Bayrampaşa, İstanbul T: (0212) 612 3000 - 05 - 07 www.alfierebagno.com


VERİMLİLİK ÖNEMLİ İSE ETKİNLİK KRİTİKTİR

Peki değişimi yönetirken etkinlik ve verimliliğimizi arttırmak adına nasıl bir stratejide ilerlemekteyiz? Değişimin olduğu bir yerde etkinliği ve verimliliği sürekli sorgulamak gerekecektir: Doğru işi mi yapıyorum? İşi doğru yapıyor muyum?

“UZUN VADEDE KÂRLI BIR IŞLETME OLABILMENIN YOLU TÜM SISTEMLERI ETKIN VE VERIMLI IŞLETMEKTEN GEÇER.” Günümüzde işletmeler varlıklarını sürdürebilmek adına bir yandan değişimi yönetirken bir yandan da zararını yönetmek ve sürdürülebilir kârlılığı sağlamak durumundadırlar. Evet uzun vadede sürdürülebilir bir kârlılıktan bahsediyoruz. İşletme uzun vadede kârlı olsa bile matematiksel karşılık olarak kâr ettiği gibi bazen zarar da edebilir. “Kâr ve zarar kardeştir” atasözünde de gördüğümüz gibi ticarette her zaman kâr etmek mümkün olmaz. İşletmeler sadece kâr edeceğini düşünmemeli, zararlarını da yönetmeyi iyi bilmelibilmeli, varlıklarını sürdürmek istiyorlarsa kârlı oldukları dönemlerde dahi kurumsal check-up’larını ihmal etmemelidir. Kâr ediyoruz ama nasıl? Zarar ediyoruz ama nereden? Kârı etkileyebilecek risklerimizi belirledik mi? Zor dönemlerde zarar etmemek için izleyeceğimiz stratejiler neler olacak? gibi soruları kendilerine sormaları ve akıllıca çalışmaları gerekir.

“ETKINLIK DOĞRU IŞI YAPMAKTIR.” Neticede kısa dönemli zarar ediyor olmak her zaman iflasa sürüklendiğimiz anlamına gelmemektedir. Önemli olan işletmenin varlığını sürdürebilmesi ve zor dönemleri en hafif şekilde atlatabilmesi adına işletme için doğru stratejiler belirlemek ve yapılması gerekenleri gerçekleştirmektir. En doğru kararları alabilmek, yapılan işin doğru iş olduğundan emin olmak, tüm kaynakları verimli kullanabilmek, insan kaynağına gereken değeri vermek, çalışanın desteğini alabilmek ve sermayeyi en etkin şekilde yönetebilmek bu süreçte işletme adına çok önemlidir.

DOWNSIZING: “KÜÇÜLMEYE GIDEREK BÜYÜMEK DE BIR STRATEJIDIR!” Küçülme eylemi işletmeniz için bir sonuç değil kâr veya zararımızı yönetmek adına bir strateji olmalıdır. Peki bu stratejiyi izleyerek nihai amaca ulaşmak için nerelerden başlamak gerekir? Öncelikle, ◉ Yer aldığınız sektörü/pazarı çok iyi tanıyın ◉ Müşteri profilini ve çalışma şartlarınızı iyi analiz edin ◉ Özgün bir kurumsal kimliğiniz olsun ◉ Organizasyon yapınızı esnek bir yapıda tasarlayın ◉ Operasyonlarınız için her zaman alternatif bir planınız olsun ◉ Çalışanı işten çıkarmak maliyetleri düşürmek adına en kolay yöntemlerden biridir ama sonuçları itibariyle oldukça yıkıcı olabilir. Bu nedenle kuruşlara takılmadan önce lojistik, hizmet kalitesi, optimum stok dengesi gibi konulara odaklanın ◉ Müşteri geri bildirimlerini iyi analiz edin ve analiz sonuçlarını hizmet kalitenizi arttırmak için kullanın Bunların yanı sıra nakit akışlarını kontrol altına almak, ödeme-tahsilat dengesini sağlamak, ekonomik göstergeleri takip etmek, gerektiğinde faiz ve enflasyon piyasalarını iyi değerlendirmek gibi işin matematiksel boyutlarının ve muhasebe konularının da iyi uygulanması şarttır.

SAİT SAĞLAM

Endüstri Yüksek Mühendisi Yönetim Danışmanı ssaglam@organikik.com

Operasyonel verimliliği sağlamak adına yapılan geçici uygulamalar, geçici işten çıkartmalar, satış tarafında yer alan ekibe yapılan baskılar kârlılığı belirli bir dönem için arttırsa da müşteri ve çalışan deneyimini olumsuz etkiler. Kârlılık yıkıcı veya yapıcı etkiye sahip olabilmektedir. Yıkıcı kârlılıkta işletme kısa vadeli edinimlere odaklanırken, yapıcı kârlılıkta işletme sürdürülebilir sonuçlar yaratmaya odaklıdır. Bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz öncelikli eylemleri gerçekleştirmek için işletme olarak küçülme kararını yüksek farkındalıkla ve bilinçli olarak vermek gerekir. Aksi halde yıkıcı sonuçlar yaşanabilir.

“KRIZLER FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELIDIR!” Her kriz şirketlere, kurumlara mali değer kaybettirebilir. Peki bu krizleri nasıl fırsata çevirebiliriz? Örneğin belirli periyotlarda işletmemizin GZFT (SWOT) analizini yapıyor muyuz? Her işletme bu analiz ile güçlü ve zayıf yönlerini, fırsatlarını ve tehditlerini ortaya koymalıdır ki bütünsel olarak işletme adına en doğru kararları alabilsin, krizleri fırsata çevirebilsin, güçlü yönlerini kullanabilsin, zayıf yönlerinin farkına varsın ve zayıflıklarını gidersin. Sonuç olarak uzun vadede kârlı bir işletme olabilmenin yolu işletmedeki tüm sistemleri etkin ve verimli işletmekten geçer. Ayrıca seçimlerimiz ve özellikle bu zor dönemlerde aldığımız her bir karar kritiktir. Doğru karar verebilmenin yolu da önce kendini (işletmeyi) ve pazarı tanımaktan geçer.

ETKİN YÖNETİM / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Günümüz gelişmelerine ve küresel trendlere baktığımızda her şeyin hızla değiştiğini görüyoruz. “Değişim” dediğimiz olgunun işletme kârlılığı ve verimliliğine olan yansımaları tartışılmaz bir gerçektir. “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.” sözünden yola çıkarak bir işletme için de değişimin daim olduğu ve bunu yönetemeyen şirketlerin varlıklarını sürdürmelerinin çok mümkün olmadığı görülmektedir.

79


MÜŞTERİ DAİMA HAKLI MIDIR? Müşteri her zaman haklı mıdır? a) Haklıdır b) A şıkkı doğrudur c) B şıkkı doğrudur d) C şıkkı doğrudur e) Hepsi doğrudur Bu esprili soruya ve cevap şıklarına daima gülümsemişimdir. O kadar sorulan bir sorudur ki bu, çeşitli alternatif cevaplar geliştiriliyor artık. Aslında en doğrusu ; Müşteri haksız olsa bile haklı gibi davranmak gerekir! Müşteriye iyi bir hizmet sunulduğunda bu haklı - haksız karmaşasını asgari düzeyde tutmamız mümkün olacaktır: Şapka çıkarttıran hizmetin 5 önemli özelliği 1. Müşteriyi çok iyi tanımak 2. Müşteri eğilimlerini yakından izlemek 3. Ürün tasarımında müşteriyi de dinlemek 4. Müşteri taleplerini “en mükemmel” biçimde karşılamak 5. Müşteri şikayetlerinde proaktif, empatik olmak, hızlı davranmak Müşterileri kazanmak için onlara NE vermek gerekir ? DEĞER vermek KULAK vermek GÜVEN vermek Peki; Müşterinin satın alma süreci nasıl işler?

İLETİŞİMDE İLETİŞİM / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Şu anda bir şey almalı mıyız?

80

HAREKET

Ne almalıyız?

SEÇENEK

Unutulmaması gereken önemli bir husus var: Kötü müşteri yoktur, sadece bazı müşterileri memnun etmek diğerlerine göre daha zordur. Müşteriler sizinle iş yapmaktan vazgeçerler çünkü; % 1’i vefat eder % 3’ü başka yere taşınır % 5’i başka iş ilişkileri kurar % 9’unu rakipler kapar % 14’ü ürün veya hizmetten memnun değildir % 68’i gördükleri muameleden memnun değildir % 82’si TAMAMİYLE BİZİM ELİMİZDE!

İlk başta işi doğru olarak yapma

+

KAYNAK

Satın alacak olanak var mı?

Kimden almalıyız?

Müşteri ile iletişimde Baber’s ın Hissettirme Kuralları ise; Müşteriye; Onu duyduğunuzu Onu anladığınızı Ondan hoşlandığınızı Ona yardımcı olduğunuzu Onu takdir ettiğinizi Ona saygı duyduğunuzu Hissettirin! der daima!

Yönetim & Kişisel Gelişim Eğitmeni, Hitabet Koçu almilad@gmail.com

Müşteri Tatminine Giden Yol Müşteri ilişkileri yönetimi

=

Müşteri tatmini ve bağlılığı

Bireysel müşterilere odaklanma Tatminsizliğin kaynağının belirlenmesi Sorunun kökünün analiz edilmesi GARIP ama GERÇEK ◉ Şirketler kârlılıklarını, mevcut müşterilerinin %5‘ini koruyarak %25‘ten, %125’e kadar artırabilirler. ◉ Mutlu müşteriler olumlu deneyimlerini 4 ya da 5 kişiye anlatır. Tatmin olmamış müşteriler olumsuz deneyimlerini 9 -12 kişiye anlatır.

OLANAKLAR

ALMILA DALKILIÇ

◉ 3 müşteriden 2’si, hizmet aldıkları şirket ve kişinin kendisine önem vermediğini düşünür. ◉ 25 tatmin olmamış müşteriden sadece 1 tanesi ürün veya hizmet aldığı şirkete bunu belirtir. Müşteri, marka ile yaşadığı deneyim sürecinin her zaman baş rolünde olmak ve deneyimlerinin kendine özgü olmasını ister, duyduğu vaka örneğinde kendisini bulmak, marka ile müşterinin bağlarının kopmamak üzere kenetlenmesini sağlar. Müşteri deneyimini en iyi aktaran kişi, bu yolculuğu olumlu sonuç alarak

deneyimlemiş olan tüketicidir. Olumlu sonuç veren müşteri deneyimleri, markaların ömrünü bir 15 yıl kadar uzatır; çünkü bilinirlik nesillerden nesillere aktarılınca kalıcılık sağlar. Bu da markanın kişiliğini, kültürünü veya yapısını müşteri potansiyeli olan birçok kişiye ulaştırması konusunda etkili bir pazarlama iletişimi olarak ele alınır. Müşteri deneyiminde, duygusal ögeler ön plana çıkarıldığında, tüketici kendinde güzel hisler uyandıran ürün / hizmeti almaya yönelir. Bu da duygusal mesajın, doğru yerde ve zamanda hedef müşteriye aktarılması olarak düşünülebilir. Kısacası, tüketicinin zihninde yeni kategori yaratmak ya da arzu edilen şekilde konumlanmasını sağlamak, olumlu bir müşteri deneyiminden geçer. Bunun dillerden dillere destanlaştırılması ve kalplerde yer etmesiyle son bulur. Kaynaklar: Almila Dalkılıç Arşivi www.pazarlamailetişimi.com


Otomobil gazetecisi ve test pilotu Murat Tosun, Volkswagen’in en yeni üyesi ID. Space Vizzion’u TİMDER Dergisi okurları için değerlendirdi: Volkswagen, ID. model ailesinin en son üyesi ID. Space Vizzion’un tanıtımını Los Angeles Otomobil Fuarı öncesinde gerçekleştirdi. Bir spor otomobilin aerodinamik tasarımı ile bir SUV’un geniş iç hacim özelliklerini birleştiren ID. Space Vizzion, tamamıyla yeni bir otomobil kategorisi oluşturuyor. Tamamen elektrikli olan ID. Space Vizzion’un tasarımı ve formunda yeni bir yaklaşım dikkat çekiyor. Modelin öne çıkan tasarım unsurlarının başında sportif dizayn öğelerini taşıyan detaylar yer alıyor. Böylece aracın sürtünme kat sayısı 0,24 oluyor. ID. Space Vizzion, tamamıyla yeni bir otomobil kategorisi oluşturuyor. Eğer bu yeni sınıf tutarsa diğer markaların ataklarını da görebileceğiz. Volkswagen’in MEB (Modüler Elektrikli Araç Platformu) platformu üzerine inşa

edilen ID. Space Vizzion, 82 kWh’lık pil kapasitesiyle 590 kilometreye kadar sürüş menzili sağlıyor. 4MOTION özelliğiyle de tercih edilebilen model, 340 PS’lik motor gücü sayesinde 0’dan 100 km/s hıza 5,4 saniyede ulaşabiliyor. Tasarım çok farklı ve başarılı Elektrikli otomobillerin ön kısmında radyatöre veya motor için büyük bir alana ihtiyaç duyulmadığından tasarım açısından daha fazla özgürlük sağlanıyor. Volkswagen tasarımcıları ve mühendisleri de bu özgürlüğü, ID. Space Vizzion’un aerodinamiğini en iyi düzeye getirmek ve menzilini artırmak amacıyla son derece verimli kullanmışlar. Ön bölümde yer alan hava girişleri, aracın yol tutuşu ve menziline katkı sağlıyor. Son derece geniş yaşam alanı ID. Space Vizzion’un iç tasarımında MEB platformunun sunduğu avantajlardan tam anlamıyla faydalanılmış. Elektrikli motorun kompakt boyutları ve zemine entegre edilen piller sayesinde orta sınıf bir modele göre daha uzun bir aks mesafesi mümkün oluyor. Böylece

kullanışlı ve geniş bir iç mekan elde ediliyor. ID. Space Vizzion’u sürdürülebilir bir otomobil haline getiren bir diğer unsur ise iç mekanda kullanılan malzemeler. Modelin iç tasarımında kullanılan geri dönüştürülebilir malzemeler, ID. Space Vizzion’un çevreci karakterini pekiştiriyor. Tamamen dijitalleştirilmiş kokpitiyle, ID. Space Vizzion sezgisel kontrol açısından yeni bir dönemi açıyor. Araç sürüş bilgilerinin tamamı, ilk kez artırılmış gerçekliğe sahip renkli ek bilgilendirme ekranıyla (Augmented Reality Head Up Display) ön cama yansıtılıyor. Klasik kokpit yerine, yalnızca temel sürüş bilgilerini içeren bir mini ekran direksiyon arkasında bulunuyor. Tüm otomobil ayarları ve Bilgi & Eğlence sistemi menülerine 15,6 inç’lik bir dokunmatik ekran üzerinden ulaşılabiliyor. 2021 yılı içerisinde satışa çıkması beklenen VW ID. Space Vizzion, ilk etapta Avrupa, Kuzey Amerika ve Çin’de satılacak.

OTO TEST / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

VOLKSWAGEN ELEKTRIKLI ID. SPACE VIZZION TEST SÜRÜŞ IZLENIMLERI

81


MUTLULUK HANGI BILEŞENLERDEN OLUŞUYOR? Mutluluk kavramını anlamak için tanımda yer alan bileşenleri de incelemek gerekiyor. Mutluluk kavramının yargısal ve bilişsel boyutu yaşam memnuniyeti iken, duygusal boyutunu da olumlu-olumsuz duygular oluşturuyor. 1. Yaşam Tatmini/Memnuniyeti Yaşam tatmini veya yaşam memnuniyeti genel olarak kişinin belirli bir duruma ilişkin tatminini değil bütün yaşamını ve bu yaşamın tüm boyutlarını içerir. Kapsamında hayattan zevk almak, anlamlı bir hayata sahip olmak, hayatta amaç ve hedeflerinin olması ve bunlar için uğraşıda bulunmak gibi kavramlar yer alır. Yaşam memnuniyeti, günlük ilişkiler içinde olumlu duygunun olumsuz duyguya egemen olması şeklinde kısaca tanımlanabilir.

Peki Türk halkı yaşamından ne kadar memnun? Türkiye İstatistik kurumunun 2003 yılından beri düzenlediği “Yaşam Memnuniyeti” araştırması sonuçlarına göre Türk halkının mutluluğu sistemli bir şekilde her yıl düşüyor. Her ihtiyaç kendi çözümünü de doğurur her zaman. Bu sonuca baktığımızda “mutluluk” konusuna verilen önemin her geçen gün neden arttığını da daha rahat anlıyoruz. Toplumumuz mutsuz oldukça mutlu olmanın ve mutlu etmenin yollarını aramaya daha fazla odaklanıyor.

DR. ÖĞR. ÜYESI GÜLBENIZ AKDUMAN

Akademisyen, Eğitmen, Yazar gulbeniz@akduman.com

2003- 2018 Yaşam Memnuniyeti Araştırması Sonuçları

ÇALIŞAN MUTLULUĞU / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Yaşam memnuniyeti ve mutluluk birbirini hem tamamlayan hem de birbirinden ayrı düşünülemeyecek kavramlardır. Kaliteli bir yaşam, memnuniyet ve mutluluk getirdiği gibi kalite, memnuniyetin ve mutluluğun bir sonucudur. Dolayısıyla da yaşamından genel olarak memnun olduğunu dile getiren bireyin mutluluğunun da önünde herhangi bir engel olmadığı sonucuna varılabilir.

82

Çoğu bilim adamı yaşam kalitesiyle mutluluğu ilişkilendirerek subjektif yaşam kalitesi ve mutluluğu aşağıda belirtilen üç kategoriye ayırmışlardır: ◉ Yaşam kalitesinin doğruluk, kutsallık gibi dış kriterlerle tanımlanmasıdır. ◉ Bilim adamları bireylerin hayatlarında neleri pozitif olarak değerlendirdiğine odaklanarak subjektif yaşam kalitesini yaşam memnuniyetiyle açıklamışlardır. Marcus Aurelius’a göre “kendisini düşünmeyen insan mutlu olamaz”. Shin ve Johnson ise mutluluğu “bir insanın hayat kalitesinin seçtiği kriterlere göre şekillendiğini” açıklayarak tanımlamıştır. Bu tanımlamalardan da anlaşıldığı üzere mutlulukla ilgili tanımlamalar bireyin amaç ve yaşam memnuniyetine uygun olmalıdır. ◉ Burada günlük hayata daha yakın olarak yapılan tanımlamaya göre subjektif yaşam kalitesi duygusal deneyimlere bağlıdır.

2. Olumlu ve Olumsuz Duygular: İnsanın yaşadığı içsel deneyimler duygusallık kavramıyla açıklanmaktadır. Duyguların aşağıda belirtilen beş temel unsuru olduğu söylenebilir:

olarak tanımlanmaktadır. Olumlu ve olumsuz duyguların hepsi hedef odaklıdır. Kişi hedeflerine ulaşamadığında hissettiği duygulara olumsuz duygular adı verilmektedir.

◉ Fiziksel (dışsal) ve psikolojik (içsel) uyarı,

Örneğin çok çalışıp da sınavı geçemeyen bir öğrenci hayal kırıklığı, sinir, suçluluk, utanç, düşmanlık, kıskançlık gibi olumsuz duygular hissedecektir. Okulundan başarı ile mezun olan bir kişi ise mutluluk, gurur, sevgi, memnuniyet gibi olumlu duygular hissedecektir.

◉ Genellikle zevk alma ya da almama şeklinde kendini gösteren hisler, ◉ Deneyimin bilinçli olarak farkında olmak ve değer vermek, ◉ Duygusal olarak açıklayıcı davranışlar, ◉ Duygusal davranışın çevresel sonuçları. Duygular bir insanı biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak bütünüyle kapsar. Duygular kişinin hedeflerine bağlı

Mevlana’nun bir şiirinde dediği gibi; “Körün ayağına bir engel takıldı, yaygıyı yayan iyi yaymamış dedi. Yaygıyı yayan da, aaa kör dedi.” “Kimseye suç yükleme, sen tutacağın yolu görmüyorsun.” Günümüz dünyasında bireyler en çok zamanı çalışırken harcadığı için


çalışanların duygusal durumlarına daha fazla önem verilmelidir. Bu nedenle duygular iş hayatının içinde yer alır ve iş hayatının ayrılmaz parçasıdır. Mutsuz bir birey iş ortamında meydana gelen olayları olumsuz bakış açısıyla algılama ve yorumlama eğiliminde olduğu için yaşadığı yoğun duygusal gerilimi ve temelde kendisi ile ilgili olan inançlarını (ne zaman neyi becerdim ki zaten ya

da benden iş çıkmaz, ben böyleyim gibi) besleyeceği için mutsuzluk ve iş tatminsizliği yaratacaktır.

◉ Olumlu bakış açısına sahip olma,

Koşullar ne olursa olsun olumsuz duygulanıma sahip mutsuz çalışanlar, yaşama dair olumsuz algı ve beklentileri nedeniyle, olumlu duygulanıma sahip çalışanlar kadar mutlu olmayacaklardır. Mutluluğun en önemli belirleyicileri ise;

◉ Hayattan memnun olma bileşenlerine ek olarak kişinin kendini gerçekleştirme, kişisel gelişimini sağlayabilme, hayata dair amaç ve hedeflerine ulaşmak için çaba sarf etmesidir.

◉ Olumsuz bakış açısına sahip olmama,

KITAP ÖNERISI

TIP ALANINDA MUTLULUK - Dr. Can Akduman PSİKOLOJİ ALANINDA MUTLULUK - Fulya Eğrioğlu FELSEFE ALANINDA MUTLULUK - Dr. Kaan Özkan DİN PENCERESİNDEN MUTLULUK - Recep Çiftçi AİLEDE MUTLULUK - Esen Karahan ÖRGÜTSEL İLETİŞİMDE MUTLULUK - Dr. Gülnaz Karahan İKTİSAT BAKIŞ AÇISINDAN MUTLULUK - Prof. Dr. Murat Şeker - Dr. Hakan Bektaş PAZARLAMA ALANINDA MUTLULUK - Fatih Osman Cengiz MİMARİDE MUTLULUK - Gül Gökçek MUTLULUĞA YOGAYLA ULAŞMAK - Merih Kenet

ÇALIŞAN MUTLULUĞU / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Mutluluk son yıllarda çok fazla gündeme gelen konulardan biri. Bu alanda yazılan kitaplar genelde tek yazarlı ve tek bir disiplin/çalışma alanından kavrama bakıyorlar. Oysaki hayatımızın içinde yer alan mutluluk kavramı hemen birçok farklı disiplinin alanında yer alıyor. Mutluluk konusunu anlayıp hayatın içine enjekte edip hem özel hem de iş hayatında mutlulukla yaşamak için kavramı yer aldığı tüm disiplinlerle analiz edip anlamak gerekiyor. Bu bağlamda mutluluk konusunda uzun yıllardır çalışan ve doktora tezini bu konuda yapan iki akademisyen Gülbeniz Akduman ve Gülnaz Karahan editörlüğünde mutluluğa farklı disiplinlerden bakıp bütünleşik olarak ele alan, kendi alanlarında uzman yazarların yazdığı 10 bölümden oluşan kitabımızda her bir bölüm yazarı aşağıdaki yer alan alt başlıklar kapsamında mutluluğu değerlendirdi;

83


Kars, kültürel dokusu ve kayak merkezi sayesinde her yıl çok sayıda ziyaretçiyi misafir ediyor. Son yıllarda popülerliği epeyce artan Doğu Ekspresi de Kars’a olan ilgiyi artırmış durumda. Trenle gelip birkaç saatlik gezintinin ardından geri dönenlerin yanı sıra, turistik gezi ya da kayak için konaklayanların sayısı da azımsanamaz. İstanbul’a yakın olan Uludağ, Kocatepe, Kartepe ve Kartalkaya gibi kayak merkezlerinin özellikle son yıllarda çok kalabalık oluşu, kayak severleri farklı alternatiflere yönlendirmiş durumda. Bu alternatiflerin arasında da benzersiz bir konumda olan Kars, kayak için sağladığı avantajlarla öne çıkıyor. Çığ tehlikesi barındırmıyor Sarıkamış’ı kayak açısından popüler hale getiren unsurların başında, kayak sporu için çok elverişli olan toz kristal karın yalnızca Alpler ve Sarıkamış’ta bulunması geliyor. İri kristal tanelerden oluşan kar birbirine yapışmıyor.

REHBER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Yılın büyük bir kısmı güneşli olmasına rağmen kar ilk günkü tazeliğini yitirmeden pırıl pırıl bir görüntü sunmaya devam edebiliyor. Sarıkamış’ın çığ tehlikesi barındırmaması ve pistlerin etrafındaki sarı çam ormanları sayesinde rüzgardan korunuyor olması da snowboardcuların keyfini ikiye katlıyor.

84

Ulaşım için birçok seçenek mevcut Kars’a ulaşım için uçak ve tren en çok tercih edilen alternatifleri oluşturuyor. İstanbul’dan 2, Ankara’dan 1,5 saatlik bir uçak yolculuğuyla Kars’a, sonrasında Kars Havaalanından da toplu taşıma, taksi ya da özel tur aracıyla Sarıkamış’a ulaşmak mümkün. Ankara’dan hareket eden trenle de yaklaşık 24 saatte Kars’a varılabiliyor. Doğu Ekspresi’ne son yıllarda bilet bulmak zor ancak bunu başarabilirseniz kayak öncesi yolculukta da hoş bir deneyime imza atmış olursunuz. Konaklama için kayak pistinin etrafında dizili, yeni yapılmış birçok otel mevcut ancak daha ekonomik bir konaklama isteyenler için Sarıkamış merkezde bulunan oteller de iyi birer alternatif olacaktır. Üstelik merkezde kalmak yeme, içme ve gezip görme açısından çok daha fazla alternatif sunuyor. Merkezde kalmanın tek dezavantajı her sabah ve akşam yaklaşık 10 dakikalık bir yolculukla kayak merkezine ulaşmak zorunda kalınıyor. Bunun için de genellikle taksiler tercih ediliyor.


Bütün malzemelerinizi temin edebilirsiniz Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki otellerin hepsinden kayak malzemeleri kiralanabiliyor ve özel ders alınabiliyor. Malzeme satın almak isteyenler için de dükkanlar mevcut. Yine öğle ve akşam yemekleri için de otellerin büyük kısmı dışarıdan gelen misafirleri kabul edebiliyor.

Yakın bir zamanda kapalı telesiyejlerin devreye alınması planlanıyor Ayrıca biri 1437 diğeri 1807 metre olmak üzere 2 adet telesiyej ve 1 adet teleski bulunuyor. Telesiyejler şimdilik açık, yakın bir zamanda kapalı telesiyejlerin devreye alınması planlanıyor. Telesiyejleri kullanmak için Ski Pass kartlarına dilediğiniz çıkış sayısı kadar yükleme yapabiliyorsunuz, günlük sınırsız çıkış hakkı almanız da mümkün. Bazı oteller konaklayan müşterilerine bu kartı ücretsiz olarak sunabiliyor. Yerel tatlar mutlaka denenmeli Yeme içme konusunda Kayak Merkezi’nin çevresine konuşlanmış otel veya cafelerden yararlanmak mümkün. Otellerin birçoğu yemekte açık büfe olarak hizmet vermeyi tercih ediyor. Kayak merkezlerinin vazgeçilmez keyfi olan sucuk ekmek de yine bu cafelerden temin edilebiliyor. Öğle yemeğini kayak merkezinden uzaklaşmadan yiyip akşam yemeği için merkezdeki mekanlardan birini seçmek mümkün. Kars’ın en meşhur yemeği tandırda kaz, hangel, evelik çorbası, revan köfte, acem kavurma, bozbaş gibi yerel tatlar Kars’a gitmişken mutlaka denenmeli.

REHBER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Yılın 5 ayı kayılabiliyor Sarıkamış Kayak Merkezi’nde yılda ortalama 57 gün yağan kar, yerde yaklaşık 114 gün boyunca kalıyor, ortalama kar kalınlığı ise 1,5 metreyi buluyor. Aralık başından Nisan başına kadar yılın 5 ayı kayılabiliyor. Toplam 25 km uzunluğunda 9 pist bulunuyor. Ayrıca, 5 km’si Dünya Kayak Federasyonu tarafından tescilli olan 45 km’lik Cross Country kayak pistinin de yer aldığı tesislerdeki en uzun pist 3,5 km. 1.738 metreden başlayan pistler, 2.958 metre yüksekliğe kadar çıkıyor. Her kayak merkezinde olduğu gibi başlangıç, orta, zor seviyelerde farklı pistleri var. Yeşil ve mavi pistler başlangıç ve orta seviyelere, kırmızı ve siyah pistler ise orta-zor ve zor seviyelere denk geliyor. Diğer kayak merkezlerinde olduğu gibi başlangıç ve orta seviye pistleri genellikle yoğun oluyor.

85


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

86

ARTEMA, SUYUN AKIŞINA YÖN VERIYOR! Artema, banyo ve mutfak bataryalarının yanı sıra, el ve tepe duşlarında sunduğu akış çeşitliliğiyle farklı kullanım alışkanlıkları ve beğenilere uygun çözümler geliştiriyor. İleri teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle, suyun kullanıldığı her yerde pratiklik, verimlilik ve dayanıklılık sunan Artema, farklı tasarımlarını, suyun akışına yön veren çözümleriyle zenginleştiriyor. Artema’nın lavabo bataryaları, farklı kullanıcı tercihlerine cevap veren üç ayrı su akış seçeneğiyle geliyor. Banyo armatürleri standart, doğal ve dikdörtgen

akış alternatifleriyle kullanıcılara farklı deneyimler yaşatırken; mutfak armatürleri normal ve sprey akış alternatifleriyle mutfakta hayatı kolaylaştırıyor. Canlandıran duş keyfi Artema, günlük vücut bakımı, rahatlama ve ferahlama için, el duşlarında altı farklı akış seçeneğiyle canlandıran bir duş keyfi sunuyor. AquaMassage özellikli el duşları, yoğun su akışıyla masaj etkisi yaratarak gerginliği azaltıyor. AquaSoft duş sistemleri ruhu arındırarak vücudu rahatlatırken, AquaSpray,

vücudu canlandırarak hızlı bir güne başlamak için ideal su akışı sağlıyor. AquaMassage özelliği AquaSoft ile bir arada kullanıldığında, rahatlatıcı ve arındırıcı bir etki yaratırken, AquaSpray özelliğiyle birleştiğinde, ruhu masajla canlandırmanın keyfini getiriyor. Waterfall özelliği ise bir şelaleden dökülen suyun doğallığını ve gücünü banyolara taşıyor. Tepe duşlarında bulunan yoğun damla teknolojisi sayesinde ise suya hava katılıyor. Böylece daha dolgun ve yumuşak damlalar elde ediliyor; duş keyfi artarken, su ve enerji tasarrufu yapılıyor.


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

VitrA, mimaride yüzyıllardır kullanılan meşenin estetiğini zeminlere taşıyor. Meşenin zaman içinde dönüşen karakterli yapısından ilham alınarak tasarlanan Craft porselen karo koleksiyonu, sofistike dokusu ve damarlarıyla fark yaratıyor. Meşeyi yeniden şekillendirerek ahşaba anlam ve derinlik kazandıran koleksiyon, özenle seçilmiş dokusu ve beş farklı renk seçeneğiyle sıcak mekanlar yaratıyor. Dış mekanda kullanılmak üzere özel olarak geliştirilen 20 mm’lik karolar, içeriden dışarıya tüm zeminlere tasarım bütünlüğü getiriyor. Craft’ın eni 20, 30 ya da 40 cm, boyu ise 120 cm olan karoları; meşe, grej ve bejin tonlarında üretiliyor.

87


BİEN’DEN HAFIZALARDA YER EDECEK BIR KOLEKSIYON: MAESTRO Yenilikçi tasarımları ve en son teknolojisi ile fark yaratan Bien’in yeni teknik porselen karo koleksiyonlarından Maestro, kullanıldığı alanları bir orkestra şefi gibi düzenliyor. Parlak yüzeyi ve büyük ebatlarıyla öne çıkan koleksiyon, mermerin en parlak halini etkili bir şekilde sunuyor. Özel ebatlarda tasarlanan koleksiyonun en büyük özelliği estetik görünümü ile kullanım kolaylığını birlikte sunması. Kolay temizlenebilen, hijyeni en üst seviyede sağlayan koleksiyon tercih edildiği zeminlerde varlığını iddialı bir şekilde ortaya koyuyor. Nano teknoloji ile üretilen, oversize kategorisinde yer alan koleksiyonun 120x180 cm ve 60x180 cm olmak üzere iki farklı ebadı mevcut.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Doğal zenginliğin en büyük temsilcisi mermerin ihtişamını yansıtan Maestro Koleksiyonu, yaşam alanları, sosyal alanlar, oteller, restaurantlarda kullanıma imkân tanıyor.

88


BANYOLARA FARKLI YORUM KAZANDIRAN: BİEN MOLY Banyo dekorasyonu; hijyenik koşulların sağlanmasını şart koşarken fonksiyonelliğin estetik kaygılarla uygulanmasını öne çıkarıyor. Islak zeminlere yönelik inovatif ürünler tasarlayan Bien, tüm bu unsurları göz önünde bulundurarak tasarladığı ürünlerle banyoları geliştiriyor. Bien’in formuyla dikkat çeken Moly Serisi modern banyolar için yeni bir seçenek oluşturuyor. Serinin 52 cm’lik No-Rim asma klozeti ve gövde üstü deliksiz lavabosu, geometrik formu ile banyolara estetik bir yaklaşım getiriyor.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

Hijyen standartlarını da üst seviyede tutan Bien imzalı Moly Serisi işlevselliği ve yaratıcılığı bünyesinde barındırarak banyolarınızda yeni bir ihtiyaca cevap veriyor.

89


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GF HAKAN PLASTİK’TEN YANMAYA KARŞI DAYANIKLI, PP BAZLI SILENTA EXTREME

90

Yüksek ve çok işlevli bina sayısının artması, tasarım ve yapım aşamasında seçilen malzemelerle güvenli yapılar oluşturulması yönünde çalışmalara hız kazandırıyor. 2007 yılında uyulması zorunlu hale gelen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında ülkemizde TS EN 13501 standardı uygulanıyor. GF Hakan Plastik, EN 13501 yanma normlarına göre B-s1; d0 değerlerini sağlayan yüksek performanslı bir ürün geliştirdi: Silenta Extreme Yanmaya Dayanıklı PP Bazlı Halojen İçermeyen Ses Yalıtımlı Boru Sistemi. Polipropilen (PP) hammaddeler kullanarak halojen (yandığında öldürücü gaz açığa çıkan malzemeler) içermeden alev geciktirici özellikte malzemelere ulaşmak oldukça zor bir konudur. GF Hakan Plastik, Türkiye’nin ilk sessiz

borusu Silenta ürün grubuna eklediği Silenta Extreme ile bu zor uygulamayı hayata geçirdi. GF Hakan Plastik yine bir ilke imza atarak PP bazlı yanmaya dirençli B-s1;d0 sınıfında bir ürünü plastik boru sektörüne kazandırmış oldu. GF Silenta Extreme, yönetmeliği uygun özelliklerinin yanı sıra GF Hakan Plastik sessizlik kelepçeleri ile EN14366’ya göre 4 l/sn’de 18 dB(A) ses performansına da sahip bulunuyor. Hem sessiz, hem yanmaya karşı yüksek dirençli hem de halojen madde içermeyen PP bazlı Silenta Extreme Boru Sistemi, d50-d200 mm çap aralığında üretilebiliyor. 3 katmanlı bir yapıya sahip olan Silenta Extreme: -İç katmanının pürüzsüz yapısı ile

mükemmel akış performansı sergiliyor. Üstün kimyasal direnci ile korozyon ve aşınmaların önüne geçiyor. -Yüksek moleküler yapıya sahip orta katmanı, ses dalgalarının emilimini sağlıyor. -Dış katman ise yüksek sıcaklık ve darbelere dayanıklılık sergiliyor. Anti Shrink Sistemi ile üretilen tüm Silenta Extreme ailesi ve ek parçaları, atık sistemlerinin sorunsuz bir şekilde uzun yıllar hizmet vermesini garanti ediyor. Özel muf yapısı ile kolay ve hızlı bir şekilde kolay kurulum imkânı sunan Silenta Extreme, özel conta yapısı ile de su sızdırmazlığını garantiliyor. 150mm-3000mm aralığında üretilen Silenta Extreme Boru Sistemi, ayrıca DIN 4102-B1, DIN 4109, EN 1451-1 normlarına da sahip bulunuyor.


Hitit Seramik, 19.7x19.7 cm ebatlarında Retro esintileri taşıyan yeni bir çini serisi üretti. Porselen tekniği ile hazırlanan Amalfi, Positano ve Como 2019-2020 sezonu için tasarlandı. Renklerini doğadan alan bu seri, ortama hem canlılık, hem de zamansız bir şıklık katıyor. İç ve dış mekanlarda kullanıma uygun olan bu tasarımda kalınlık ise sadece 1 cm.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

HİTİT SERAMİK‘TEN YENI ÇINI SERISI

91


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

92

YENILENEN DURAVIT STARCK 1 Starck 1 etajerli lavabonun olağanüstü başarı hikayesinde sıradaki bölüme hoş geldiniz. Tasarımcı Philippe Starck ve Duravit, tasarım klasiğinde küçük değişiklikler yaptı. Ürün 1994 yılında piyasaya çıktığında kova ve leğeni andıran antik formuyla lavabo ve makyaj ünitesi bütün dikkatleri üzerine çekmişti. Artık Starck etajerli banyo dolabı bir el yıkama alanından daha fazlasını

sunuyor. Size göz alıcı bir saklama alanı sağlıyor ve yapılan son yeniliklerle banyonuzu aydınlatıyor. Kapakları açıldığında opsiyonel LED aydınlatma iç kısmı parlama yapmadan aydınlatarak aradığınız şeyi kolayca bulmanızı sağlar. Led aydınlatma, etajerli banyo dolabı içindeki mat cama özellikle yumuşak bir görünüm verir. Yeni ayna da net bir görüntü sunar. Ayna üstü LED aydınlatma, tüm banyolar için sıcak bir

atmosfer oluşturur. Dikdörtgen biçimi, yuvarlak formdaki konik lavabo ile kontrast yaratarak şık ve modern banyo tasarımları sunar. Tasarım klasiği, beyazdan gece mavisine kadar yeni moda renklerde saten mat vernikle kaplanmıştır. Yüksek parlaklıklı Beyaz ve Siyah vernik kaplı üç farklı gerçek ahşap yüzey de mevcuttur. Herkesin hayalindeki banyo için çok sayıda tasarım seçeneği sunar. O tam bir yıldız!


Sektörde E.C.A. markalı ısıtma ve soğutma ürünleriyle faaliyet gösteren Emas Makina, son teknolojiyi kullanarak tasarladığı E.C.A. Calora Premix Kombi ile kullanıcısını tasarrufla buluşturuyor. Sürdürülebilir bir dünyaya katkı… ErP yönetmenliğine uygun, A enerji verimlilik sınıfıyla kullanıcısına yüksek tasarruf sağlamanın ötesinde küçük boyutlarıyla çok az yer kaplayan Calora Premix, gaz emisyon değerleriyle çevre dostu bir ürün olmasıyla sürdürülebilir

dünyaya da katkı sağlıyor. Calora Premix, bakım hatırlatıcı fonksiyonu ve ergonomik kontrol paneliyle kullanıcısına konforlu bir deneyim sunuyor. Ayrıca akıllı oda termostatı ile uzaktan kontrole de imkan sunan ürün, yeni nesil teknolojisiyle beğeni kazanıyor. Üstün emniyet, sessiz çalışma özelliği 16 farklı üstün emniyet sistemleriyle güvenli yanma sağlayan Calora Premix, sessiz çalışma özelliğiyle de kullanıcısının rahatını ön planda tutuyor.

Kullanım suyunda feed forward türbin sistemi ile sabit sıcaklıkta su alma imkânı, paslanmaz çelik eşanjör ile yüksek yanma verimi, düşük atık gaz emisyonu ve enerji verimli sirkülasyon pompası ile daha az enerji tüketimi sağlayan Calora Premix, bu özellikleriyle kendi sınıfında ön plana çıkıyor. Ayrıca son teknolojiyle tasarlanan Calora Premix, cep telefonunuzla uzaktan evinizi istediğiniz dereceye ayarlamanıza, bu sayede daha çok konfor ve tasarruf elde etmenize imkân sağlıyor.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

E.C.A. CALORA PREMIX KOMBI ILE KULLANICI KONFORU ÖN PLANDA

93


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

94

KIŞISELLEŞTIRILEBILEN YAŞAM ALANLARI IÇIN E.C.A. DIZAYN RADYATÖRLER Gelişen ve değişen dünyada zamanla tasarıma ait farklı anlayışlar ortaya çıktı. Tasarımların bir bütün olarak ele alınmasının yanı sıra kişiselleştirilebilen unsurlar mekanların tasarım gücünü ortaya koydu, tasarım devamlılığı yaşam alanlarımızı sıradanlıktan kurtardı. Yaşam alanlarımızı ve mimariyi güçlendiren unsurlardan biri olan dizayn radyatörler de bunlardan biri. Elginkan Topluluğu çatısı altında 30 yılı aşkın süredir iklimlendirme sektörünün en güçlü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren E.C.A.,

teknoloji ve tasarımı odak noktasına alarak tasarladığı dizayn radyatörlerle yaşam alanlarımızı hem ısıtıyor hem de tasarıma olan bakış açımızı yansıtmamıza olanak tanıyor. İç mimarlar, mimarlar, tasarımcılar ve modern yaşam alanları oluşturmak isteyenler için ideal bir seçenek olan E.C.A. dizayn radyatörler, doğada bulunan formları, renkleri ve işlevselliği bir arada harmanlayarak gizlenmiş tesisat yapısıyla mimari konseptlere uyum sağlayacak tasarımlar oluşturmanın önünü açıyor.

Pazar ve üretim pratiklerinin yanı sıra tüketici eğilimlerini iyi analiz edip benzersiz ürünler tasarlayan E.C.A., ürünlerinde Nano-Seramik kaplama teknolojisi kullanarak yüksek korozyon direncini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Tüketiciler tarafından en çok tercih edilen ürün grubunun Icon Panel Radyatör olurken; ürünün öne çıkan özellikleri, kolay temizlenebilme, estetik, ince tasarım, mutfak ve banyo gibi mekanlarda havlu askı özelliği ile ısınmanın yanında havlu kurutma imkânı sunması…


MIRANDELA

COLOMBIA

PRIMAVERA

EGE SERAMİK AUTUMN COLLECTION SERILERI Ege Seramik’in İtalya Cersaie Fuarı’nda ilk kez beğeniye sunduğu Autumn Collection 2019 ürün serileri gün yüzüne çıkmaya başladı. 60 yepyeni seriyi içeren koleksiyon ebat, renk, yüzey uygulamaları ve desen çeşitliliği ile adeta görsel bir şölen sunuyor. Dünya seramik sektöründe yükselen küçük ebat ve yüzey aplikasyonu trendlerinin en çarpıcı örneklerini barındıran Autumn Collection ile yaşam alanlarınızı değiştirecek dokunuşları yapmadan önce mutlaka tanışın. Tarzını yaşadığı mekandan başlayarak ortaya koyanların vazgeçilmezi olacak olan bu serilerden en az biri sizin için tasarlandı.

Colombia: Pas efektli tasarımı ve tüm yüzey granilya aplikasyonu ile Colombia, kuşkusuz endüstriyel görünümlü seramik ürünlerin en sıra dışı ve iddialı olanı. 2 renk seçeneği ve 60x60 cm ölçüsü ile Colombia endüstriyel görünümü mekanlarınızda yakalamanın en pratik yolu. Primavera: 20 ayrı mix deseni, Sofistike renk tonları ve eskitilmiş görüntüsü ile Primavera mekanlarınıza sanatsal bir ahenk katıyor. Ayrıca Primavera serisi, 20x20 cm ölçüsü ile son dönemin yükselmekte olan küçük ebatlı seramik trendinin en iyi çarpıcı örneklerinden.

Mirandela: Pastel renkleri ve rölyefli tasarımı ile Mirandela bu sonbaharın en romantik serisi. 10x30 cm küçük ebatlı ve 11 renk seçenekli seri, duvarlarınızı değiştirmeye geliyor. Mirandela ile bu sonbahar hüzün yok, renk çok. Navara: Bazalt görünümlü Navara ile tanışın. Metalik granilya uygulaması ile gerçeğine çok yakın bir görünüm yakalayan seri ayrıca 2 renk alternatifine sahip. Mekanlarında volkanik parıltılar görmek isteyenlerin favorisi olacak olan Navara, Autumn Collection 2019’un yeni üyesi.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

NAVARA

95


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

96

FORMİNA, COUNTRY DUŞ KABINI ILE BANYOLARA ARTI DEĞER KATIYOR Yıllardır banyolara değer katma misyonu ile üretim yapan Formina, işlevselliği konforla birleştirerek, hayatı kolaylaştıran şık ürünler tasarlıyor. Duş kabinlerinden küvetlere, kompakt sistemlerden spa havuzlara kadar geniş ürün yelpazesi sayesinde farklı tarzlarda

banyoların ihtiyaçlarını karşılayan Formina, Country duş kabini ile hem cam, hem de profil renklerinde bol alternatif sunuyor. Modern bir tasarıma sahip Country duş kabininin alüminyum profilinde beyaz, mat ve parlak, siyah, altın, bronz renk alternatifleri ile

camlarında ise bronz, füme, mavi, yeşil, punto ve reflekte renk alternatifleri bulunuyor. Kare ve dikdörtgen duş tekneleri ile uyumlu ebat alternatiflerine de sahip olan Country duş kabini, temperli camı sayesinde güvenli kullanım olanağı da sunuyor.


Özellikle süpermarket, kafe, devlet binaları gibi gündelik yaşamın yoğun mekanlarında hızlı sonuç almak için tercih edilen ‘Ultratech’ kısa sürede tadilat işlerinizi yapmanıza imkân sağlıyor. Seramik uygulamaları ürün grubunda C2FTE S2 sınıfı çimento esaslı, 3 saat içinde ekstra hızlı priz alarak derz dolgu işlemine imkân sağlayan yapıştırma harcı Ultratech, yapı sektöründe önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Her türlü iklim koşullarına dayanıklı Ultratech; yüksek yapışma gücü, ekstra hızlı priz alma, esneklik (S2 Sınıfı) özelliği sayesinde ani ısı değişimleri nedeniyle oluşan yüzey gerilimlerine ve her türlü iklim koşullarına dayanıklılık, düşey yüzey uygulamalarında kayma

yapmayan, uzun çalışma süresine sahip olmak gibi temel özelliklerinden dolayı tüketici ve profesyonellerden büyük ilgi görüyor. Hızlı uygulama, ideal kullanım Özellikle dış mekanlarda büyük ebatlı seramik, granit, porselen seramik, mermer gibi kaplama malzemelerinin yapıştırılmasında kullanılan Ultratech, 2-3 saat sonra derz dolgu işlemine imkân tanıyarak bir gün içinde trafiğe açılması gereken mekanlar için ideal bir kullanım sunuyor. S2 sınıfı yüksek esnekliği sayesinde ani ısı değişimlerinin ve alışveriş merkezleri, hastane, okul gibi yaya-yük trafiğinin fazla olduğu mekanlarda yoğun olarak tercih ediliyor. Ultratech, iç ve dış mekanlarda, seramik, porselen seramik, doğal taş,

traverten, dekoratif tuğla, granit, klinker, kotto gibi kaplama malzemelerinin yanı sıra, arkası cam elyaf takviyeli ince seramiklerin ve granitlerin döşenmesinde mükemmel sonuç veriyor. Dünyanın en ince ve en büyük boyutlu seramiklerinden Kalesinterflex (3-5 mm inceliğinde) ürünlerinin yer ve duvar uygulamalarında kolaylıkla kullanılabilen ürün, ayrıca binaların dış cephelerine 30 metre yüksekliğe kadar seramik, granit, porselen seramik, mermer gibi kaplama malzemelerinin beton, sıva, şap gibi yüzeyler üzerine güvenle yapıştırılmasında kullanılıyor. Derz dolgu uygulamalarında ise Kalekim’in 32 alternatiften oluşan zengin renk seçeneğine sahip Fugaflex ise, seramiklerle uyumlu estetik mekanlara sahip olma fırsatı sunuyor.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

KALEKİM’DEN HIZLI SONUÇ VEREN YAPIŞTIRMA HARCI: ‘ULTRATECH’

97


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

GEBERİT, DUVARIN ARKASINDAKI UZMANLIĞINI DUVAR ÖNÜNE TAŞIYOR

98

Banyolardaki tasarımı fonksiyonla buluşturan Geberit, yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan banyo koleksiyonuyla duvarın arkasındaki uzmanlığını duvarın önüne 3 farklı seri ile taşıyor. “Design Meets Function”, “Tasarım Fonksiyonla Buluşuyor” mottosu çerçevesinde Türk tüketicisinin beğenisini kazanacak ürünlerle pazara dahil olan Geberit, daha geniş bir ürün gamıyla hizmet verecek olmanın mutluluğunu yaşıyor. Zamanının ötesinde zarif tasarım; Citterio Ünlü İtalyan mimar ve tasarımcı Antonio Citterio’nun tasarım ruhunu yansıtan Geberit Citterio, sade detayları akıcı şekillerle bir araya getirerek kusursuz bir tasarım ortaya çıkarıyor. Doğal formu ve pürüzsüz görünümüyle Citterio, benzersiz tasarımıyla banyoları sıradanlıktan kurtarıyor. Organik forma sahip lavaboları ve şık banyo dolapları ile kullanıcısına farklı seçenekler sunan tasarım, kir birikmeyen Geberit Rimfree® akıllı klozetler ile mükemmel uyum sağlıyor. Parlak ve sağlam cam ön panel seçeneklerini ahşap ve camın heyecan verici zarifliğiyle birleştiren Citterio, banyonuzda tasarım özgürlüğünün ismi oluyor.

Yaşam alanınızdaki “iCon” Pürüzsüz ve modern tasarımıyla Geberit iCon banyo koleksiyonu ise kullanıcısını modern bir tasarım dili ile buluşturuyor. Banyosu için yaratıcı fikirler arayan ve modern bir hava katmak isteyen kullanıcılar için ideal bir seçenek olan Geberit iCon, geniş ürün yelpazesiyle beğeni kazanıyor. Lavaboların içinde bulunan yuvarlak iç hatlar ile keskin dış hatların zıtlığını bir bütün olarak ela alan iCon, çok çeşitli lavabolar, banyo mobilyaları ve aydınlatmalı aynalarıyla yaşam alanını bütünselci bakış açısıyla tasarlamanızı sağlıyor. Geberit iCon banyo mobilyaları, esnek kombinasyon seçeneği sunan saklama alanlarıyla öne çıkıyor. Seri ile sunulan ürün çeşitliliği kurulum için ideal seçenek oluyor. Seride bulunan aynalar ve aynaların yanına veya tam altına yerleştirilebilecek raflar ise sınırsız özgürlüğe açılan kapının anahtarı oluyor. Doğal meşe, antrasit ve beyaz renk seçeneklerine sahip banyo mobilyalarıyla iCon, küçük banyolarda da fonksiyonelliği ile tercih sebebi oluyor.

İnce formlar, maksimum fonksiyon. Geberit’ten Smyle banyo serisi Çağdaş tasarımı estetik çizgilerle birleştiren Geberit Smyle banyo koleksiyonu da rahatlatıcı ve pozitif bir banyo ortamı yaratmak isteyenlerin tercihi oluyor. Ebeveyn ve misafir banyoları için ideal bir seçenek olan Smyle, banyonun yapısal durumu ne olursa olsun uyum sağlayabilen tasarımıyla kullanıcısını üst düzey rahatlıkla buluşturuyor. Serinin banyo mobilyaları modüler yapısıyla öne çıkıyor. Kullanıcısının tasarıma olan bakış açısına göre pek çok farklı şekilde kombinlenebilen Smyle koleksiyonunda bulunan havlu askı ve duvar rafı ise tasarımı tamamlayan unsurların başında geliyor. Geniş saklama alanı sunan çekmeceleriyle düzen severlere de seslenen Smyle, yuvarlak ve kare tasarımlı lavabolarıyla da banyolarında reform yapmak isteyenlerin tercihi oluyor. Geberit Option aynalar ile uyumlu olan Smyle bu özelliği ile de özellikle gece mükemmel bir aydınlatma sağlıyor. Geberit Smyle, modern banyolarda tüm ihtiyaçlar için ideal çözümler sunuyor.


ODE EVOMINERAL ILE KONFORLU YAŞAM ALANLARI SUNUYOR Türkiye’nin %100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olan ODE Yalıtım, binaların ara bölme duvarları için A1 sınıfı yanmaz ürün grubunda olan yeni ürünü Evomineral’i piyasaya sundu. Mineral yünler kapsamında EN 13162 standardı normlarına uygun olarak üretilen ürün, ısı ve ses yalıtımında üstün performans sergiliyor. Düşük ısı iletkenlik katsayısı ile yüksek enerji verimliliği sunan Evomineral, yüksek ses yutuculuk özelliği ile konforlu yaşam alanları oluşumuna katkı sağlıyor. Evomineral, esnekliği, yumuşaklığı ve kolay uygulanması sayesinde zamandan ve işçilik maliyetinden de tasarruf edilmesini sağlıyor.

Pazara sunulan yeni ısı ve ses yalıtımı ürünü Evomineral’in ODE Yalıtım’ın üstün Ar-Ge gücü sayesinde geliştirildiğini belirten ODE Yalıtım Pazarlama Direktörü Ceylin Akdemir, şöyle konuştu: “Yeni ürünümüz Evomineral, sahip olduğu EUCEB ve EPD belgesi ile insan sağlığına olumsuz etkileri olmadığı kanıtlanmış elyaflar ile üretiliyor. Evomineral’in üstün performans sunan yapısı, beklentileri tam anlamıyla karşılayacak. ODE Yalıtım olarak üstün Ar-Ge gücümüz ile pazarın ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan ürünler geliştirmeye devam edeceğiz.”

Yalıtımda dünya markası olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini ve yatırımlarını aralıksız sürdüren ODE, üstün Ar-Ge kabiliyeti sayesinde ürün yelpazesini genişletiyor. Bu vizyonun son halkası olarak ODE Epikon Proof Su Yalıtım Sistemi ile Türkiye’yi yeni nesil su yalıtımı ile tanıştırıyor. ODE Epikon Proof hidrostatik su basıncına, yırtılma ve delinmelere karşı mukavemetli yapısıyla zaman ve işçilikten tasarruf sağlıyor. 2,0 mm ile 4,5 mm arası değişen 5 farklı ürün gamına sahip Epikon Proof Su Yalıtım Sistemi, her türlü ihtiyaca cevap veriyor. ODE’nin üstün Ar-Ge yeteneği, yenilikçi yapısı ve uzmanlığıyla ortaya çıkan ODE Epikon Proof Su Yalıtım Sistemi’nin bitümlü ürünleri, yapılarda suyun, nemin neden olduğu olumsuz etkilere karşı koruma sağlarken, yaşam alanlarına konforlu bir su yalıtımı getiriyor. Epikon Proof, yenilikçi yapısıyla temel su yalıtımında koruma betonu atılmadan, doğrudan üzerinde demir donatı işleri yapılmasına izin veren, temel betonu atılabilen, sahip olduğu reçete ve üst yüzeyindeki özel kum yapısı sayesinde, üstüne dökülen betona yüksek yapışma mukavemetine sahip bir ürün olarak ön plana çıkıyor.

Bitüm esaslı yeni nesil Epikon Proof Su Yalıtım Sistemi’nin, reçinesinde yapısını güçlendirici çok farklı polimerler içerdiğini belirten ODE Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özdemir; “Bu polimerler malzemeyi çok daha dayanıklı kılmakla birlikte ürünün kolay uygulanmasında ve mükemmel bir yalıtım sağlamasında başrol oynuyor. Polimerlerle takviye edilmiş bitüm, yüksek çekme, kopma ve yırtılma dayanıma sahip polyester

kullanılarak nihai özelliklerine ulaşıyor. Ayrıca, taşıyıcı özellikleri ile doğru orantılı olarak çok farklı detaylarda ve iklim şartlarına uyumlu, uygulama ve kullanım kolaylığı sunması, yeni nesil Epikon Proof Su Yalıtım Sistemi’ni diğer su yalıtım malzemelerinden ayıran önemli bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor. Epikon Proof Membran taze betona kuvvetli biçimde yapışarak tüm temel yüzeyinde mükemmel bir sızdırmazlık sağlıyor.” dedi.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

ODE SU YALITIMI ÜRÜN AILESININ YENI ÜYESI: EPIKON PROOF

99


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

100

KALE BANYO, YENILENEN MOBILYA KOLEKSIYONU ‘ARTE+’ ILE DAHA FAZLA DEPOLAMA ALANI SUNUYOR Alışılmış banyo tasarımına farklı ve modern bir bakış açısı kazandıran Kale Banyo, kullanıcı dostu serileriyle banyoları daha şık ve kullanışlı hale getiriyor.

yüksek bir koleksiyon olarak hayata geçirdiği Arte+ ayrıca sitilize edilmiş modern Selçuklu çizgileri ile de aşırıya kaçmadan modern bir klasik izlenimi veriyor.

Banyo mobilyasında birçok kişinin tercihi olan Arte’nin fonksiyonları; günümüz yaşam tarzının ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirildi. Kale Banyo’nun, orta segmentte depolaması

Arte+’ın fonksiyonel parçaları, tüketicinin hayatını kolaylaştıracak çözümler sunuyor. Aynalı dolap modülleri depolama ihtiyaçlarının yanı sıra banyoya ihtiyaç duyulan aydınlık ve

ferah bir görünümü de kazandırıyor. Gövde ve kapaklarında suya dayanıklı durabad kaplama kullanılan seri, 65, 80, 100 cm setler olarak tüketiciye sunuluyor. Daha çok depolama alanı sunan koleksiyon, altın ve krom olmak üzere 2 alternatif kulp opsiyonu da sunuyor. Alternatif olarak Arte+’ın mat renk seçenekleri arasında; antrasit, beyaz ve krem, parlak renk seçenekleri arasında ise beyaz ve krem renkleri bulunuyor.


Kaliteli, fonksiyonel ve estetik ürünleriyle yaşam konforunu artıran Kale Banyo, yeni nesil teknoloji serisi armatürleri Master Pull Down ve Professional Spiralli mutfak bataryaları ile hem görsel hem de fonksiyonel anlamda, mutfaklarınızı özel mekanlar haline getiriyor. Kale Banyo’nun yeni nesil tasarım felsefesine sahip teknoloji

serisi mutfak bataryaları suyun yönünü değiştirerek mutfakta çalışmayı daha kolay hale getiriyor. Esnek kullanım sağlayan Master Pull Down ve 360 derece döner borulu Professional Spiralli mutfak bataryaları, uzayabilen çıkış uçları ile size geniş bir hareket özgürlüğü ve yıkama kolaylığı

sunuyor. Yüksek konfor özelliği ve çift fonksiyonlu akış seçeneğine sahip bataryalar büyük tencere, tepsi gibi yıkanması zor ürünleri kolaylıkla temizlemeye imkân sağlıyor. Aynı zamanda el duşu özelliğine sahip bataryaların el yakmayan ve uzayabilen el duşları ile de sebzelerinizi kolayca yıkayabiliyorsunuz.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

KALE BANYO YENI NESIL ARMATÜRLERI ILE KULLANICILARA HAREKET ÖZGÜRLÜĞÜ GETIRIYOR

101


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

102

PELİ’DEN SIRADIŞI BIR TASARIM: ARCTIC IÇ MEKAN KAPILAR Ahşabın doğallığını beyazla kombinleyen Arctic Style kapılar, birebir parke uyumuyla mekanın bütün olarak algılanmasına da katkı sağlıyor. Peli’nin dekoratif iç mekan kapı tasarımlarından olan Arctic kapılar, üç farklı kanat genişliği ile iç mekanlarda kullanım kolaylığı sağlıyor. Çizilmelere karşı dayanıklı olan Arctic, sıra dışı görünümüyle, bugünün

ve yarının trendlerini yaşatmanıza imkân tanıyor. Peli’nin diğer iç mekan kapı tasarımında olduğu gibi Arctic Style’da da öncelik parke ve kapı yüzeyini bütünleştirmek. Peli-DK’nın sektöre getirdiği bu yeni anlayış ile mekanlarda kullanılan süpürgelikler ve kapıların pervazları aynı olabiliyor.

Tasarımı ile mekanları ayrıcalıklı kılan Arctic Style, kapı yuvasında kullanılan fitil sayesinde kapının sessiz açılıp kapanmasını sağlıyor. Kilitte ise farklı bir sistem kullanılıyor; Kale’nin ürettiği sessiz kilit sayesinde kapı kilitlenirken de ses çıkarmıyor ve ortamın dinginliğini koruyor.


Farklı geometrik şekillerde ve rengarenk üretilen QUA Flawless lavabolar üzerindeki özel kaplama tekniği sayesinde ilk günkü kadar yeni kalıyor. QUA Flawless Lavabo Serisi göze hitap ettiği kadar hijyen standartlarını da en üst seviyede tutuyor. Gold, rose gold, platin, saten rose gold, saten platin, diamond blue, saten beyaz renk seçenekleri bulunan Flawless Lavabolar, Fiziksel Buhar Biriktirme olarak adlandırılan (PVD kaplama) özel bir teknikle üretiliyor.

ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

QUA’DAN PVD KAPLAMALI FLAWLESS LAVABOLAR

103


ÜRÜNLER / TİMDER Dergisi 102.Sayı, Ekim-Aralık 2019 / issuu.com/timder

104

VILLEROY & BOCH, CENTURY UNLIMITED; 150 YILIN ILHAMIYLA YENI MODERN MEKANLAR Villeroy & Boch, Century Unlimited karo sistemiyle kendi geçmişinden ve gelenekselleşen bir tarzdan esinleniyor. Villeroy & Boch’un 150 yıl önce ürettiği ve dünyada sembolik yapılarda kullanılan tarihi Mettlach karoları, yenilikçi ve modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlanarak Century Unlimited’da hayat buluyor. Mat renklerin tercih edildiği karo sistemi, eski ve yeninin anlamlı bir karışımını temsil ediyor. 8 temel karosu ve onların renkleriyle uyumlu

3 dekor serisiyle Century Unlimited, zengin ve eşsiz bir konsept sunuyor. Century Unlimited ile renk ve desenler kullanılarak sınırsız alternatifler yaratılabiliyor. Grinin farklı tonları ile siyah bir araya geldiğinde, şık tasarımlar elde ediliyor. 27 dekor seçeneğinin yanı sıra, her rengin kenarlığı ve eşleştirme köşesi sayesinde, zeminde her boyutta halı deseni oluşturulabiliyor. Almanya’da Mettlach yakınlarındaki Nennig kasabasında 1852 yılında bulunan yer mozaiklerinden etkilenen

Villeroy&Boch’un o günkü yöneticisi Eugen von Boch, benzer karolar üretmek istediğine karar veriyor. 1869’da Mettlach’taki Villeroy & Boch fabrikasında üretilmeye başlanan seramik karolar, zaman içerisinde popülerleşiyor ve dünya çapında “Mettlach karoları” olarak anılıyor. Tarihi modellerinden ilham alınarak 150 yıl sonra “Century Unlimited” adıyla yeniden hazırlanan koleksiyon, Mettlach karolarının geleneğini modern bir formla sunuyor.


LAVA BETONUN ZAMANSIZ GÜZELLİĞİNİ YAŞAM ALANLARINA YANSITIYOR

Lavabo Aura Koleksiyonu Klozet, Bide Ocean Plus

VİTRİFİYE

seramiksan.com.tr

Profile for TİMDER (Tesisat İnşŸaat Malzemecileri Derneği)

TİMDER Dergisi 102. Sayı  

Bosch Termoteknik - Ali Aktaş, Teska - İbrahim İyice, Bengi Kombi - Hakan Bengi, Milimetrik Yapı - Arzu Yeşilyurt Okur röportajları, ürün ta...

TİMDER Dergisi 102. Sayı  

Bosch Termoteknik - Ali Aktaş, Teska - İbrahim İyice, Bengi Kombi - Hakan Bengi, Milimetrik Yapı - Arzu Yeşilyurt Okur röportajları, ürün ta...

Profile for timder
Advertisement