Page 1


İçindekiler TİMDER Yönetim Kurulu: Kemal Çelik, Kemal Yıldırım, Serdar Dönmez, Bertan Yılmaz, Bircan Şahin, Cemal Kır, Hasan Duman, Mehmet Ali Yedek, Mehmet Arslan, R. Aslan Yılmaz, Y. Ali Tung

Ekim - Aralık 2013

82

Kapak Fotoğrafı: Orhan Hopa

Ekim - Aralık 2013

82

Mekan: UNICERA 2013 Creavit Standı

Dergi Adı: Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Adresi: Kemal Çelik (baskan@timder.org.tr) Saadetdere Mh. E5 Karayolu Üzeri No:8 Esenyurt / İstanbul Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Adresi: Mehmet Arslan (mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr) Kayışdağı Mh. Bostancı Dudullu Yolu No:40 Kadıköy / İst. Hukuk Danışmanı: Av. Murat Çelikten (murat@murathukuk.com) Yapım & Görsel Tasarım Yönetmeni: Orhan Hopa (orhan@timder.org.tr) Yönetim Yeri Adresi: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir / İstanbul Basım Yeri Adresi Telefonu: Özgün Ofset Yeşilce Mh. Aytekin Sk. No:21 Seyrantepe / İstanbul (0212) 280 00 09 Basım Tarihi: Aralık 2013

Yayın Türü: Yaygın Süreli

Yayın Yürütme Kurulu: Mehmet Arslan, Nurhan Tanyeli, Orhan Hopa İletişim Bilgileri: Atatürk Mh. Namık Kemal Cd. Ekincioğlu Sk. No:44/1 K:1 34758 Ataşehir / İstanbul T: (0216) 629 0 100 info@timder.org.tr www.timder.org.tr

Ön Kapak İçi: Arka Kapak: Arka Kapak İçi:

Seranova/Umpaş Seramiksan Advance Design

1

Elmor

9

VitrA / Eczacıbaşı

7 11

13 17 25 37 39

41 43 45 47 49

53 55 57

59 61

63 65

67 69 73 75 77 79

81 89 103

113 119 127 131 133 135

Ege Seramik

Yunus Armatür / Yedekler Çanakkale Seramik Damla Banyo

GPD / Gül Pres Döküm Formina / Ece Seramik Yurtbay Seramik Ge-Ti

NTG Plastik Duravit

EVDEMA

Cermix / Koramic YK Fırat

EKPAŞ

Norm Bağlantı

NG Kütahya Seramik

Natura Bagno / Doğa Banyo Creavit / Çanakcılar SFA - SaniHydro

Bien Yapı Ürünleri Ege Vitrifiye Petek Banyo Güral Vit

UNICERA

FYM Bagno / Öncü Banyo Hitit Seramik Pera Seramik Orka Banyo Betaş

Watersun / Yedekler

SRC Yapı - HydroCabin Penta

Lider / Özlider Gelişim Teknik

Dergimizde yayınlanan yazı ve görsellerden imza sahipleri sorumludur. Ticari reklamlar, reklam verenlerin sorumluluğundadır. Yayınlanan yazı ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz, kullanılamaz.

2

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


İçindekiler TİMDER’den

08

HABERLER

36

SAHADAN

112

SİSTEM & YÖNETİM

114

HUKUKEN

116

İŞ HUKUKU

118

İLETİŞİMDE İLETİŞİM

120

SÖYLEŞİ

82

Çanakcılar Şirketler Grubu Yönetim Temsilcisi Erol Arat

94

SATIŞ HATTI

90

ÜRETİCİ

Petek Banyo Sistemleri Genel Müdürü Ercan Bunyak

98

İÇİMİZDEN BİRİ

ETKİN YÖNETİM

122

Seramiksan Satış Müdürü M. Süreyya Çağlar

BAYİ VİZYONU

124

GEÇERKEN UĞRADIK

GEÇERKEN UĞRADIK 116 108

SAĞLIKLI YAŞAM

126

ARAMIZA KATILANLAR

128 Akış Yapı Malzemeleri Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Yıldırım

Akar Seramik Genel Müdürü Zeynel Kızılkaya

ÜRÜNLER Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

130

104

Sesa Yapı Malzemeleri Şirket Ortağı Ertan Sapankaya

3


Yönetimden

Kemal Çelik

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı baskan@timder.org.tr

Önde Gelen Ticari Sorunlarımız Sayın okurlarımız, Kasım ayı sonlarında TİMKODER (Tesisat İnşaat Sanayi Malzemecileri Derneği) ev sahibliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Yönetim Kurulu Toplantımıza TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu da konuk olarak katıldı. Derneklerimiz ve federasyonumuzun faaliyetleri hakkında bilgi paylaşımında bulunulan ve samimi bir ortamda gerçekleştirilen toplantıda, federasyonumuzun kurulma sürecinde değerli katkı ve desteklerini esirgemeyen Sayın Hisarcıklıoğlu, üye geliştirme konusunda ki öneri ve tavsiyelerini aktardı. Ticaret hayatımızda önemli yeri olan “tahsilat” konusunda güvenin tesis edilmesi adına, uzun süre üzerinde çalışılan “alacakların sigorta edilmesi” konusunda sunum izlendi. Tüm sektörlerin ortak sorunu olan ve ticaret hayatımızı etkileyen; Geçici vergi uygulamasının kaldırılması, Tahsilat vadesine uygun KDV ödemesi, Çek Kanunu’nda yapılan değişikliklerle kalkan cezai yaptırımların olumsuz etkileri, Konularında sorun ve çözüm önerileri içeren bir dosyayı Sayın Hisarcıklıoğlu’na sundum. Siz değerli okurlarımız ile bu sayımızda sunduğumuz dosyanın bir özetini paylaşmak istedim.

Geçici Vergi Uygulamasının Kaldırılması Yüksek enflasyon sebebiyle kaybın önüne geçmeyi amaçlayan geçici vergi uygulamasının, günümüzde enflasyonun

4

artık tek hanelerde seyretmesi ve iniş trendine devam etmesi sonucu, vergi adaletini sağlamak ve işletmelere haksız ön finansman yaptırmamak açısından geçici vergi uygulamasının kaldırılması gerekli hale gelmiştir. Enflasyonun makul seviyelere indiği piyasalarda, işletme sermayelerinin izin verdiği ölçüde satış vadeleri uzamaktadır. Düşük enflasyonun yaşandığı gelişmiş ülke ekonomilerinde uzun satış vadeleri ve borçlanma imkanları bunun somut örnekleridir. Ülkemizde de, tek haneli enflasyon seviyelerinin ve ekonomik istikrarın sağlanmasına paralel olarak, piyasalardaki ortalama satış vadeleri uzamış ve sektörüne göre, ortalama vadeler 1012 ay seviyelerine kadar çıkmıştır. Mevcut geçici vergi uygulamasına göre; Fiili olarak kazanılmamış bir değer üzerinden nakit olarak iki, üç, hatta sektörüne göre dört defa geçici vergi ödenmektedir. Bu vergi, işletmelerin üzerinde kalan haksız bir ön finansman niteliği taşımaktadır. Vergi, yıllık olarak hesaplanan bir değer olmasına rağmen, her bir geçici vergi dönemi ayrı bir dönemmiş gibi algılanarak, bir sonraki geçici vergi döneminde, önceki dönemden daha az kazanç gösterilemezmiş gibi psikolojik olarak, bir algı baskısı yaşanmaktadır. Geçici vergi uygulamasının kaldırılması yaklaşımı ile herhangi bir vergi indirimi önerilmemektedir. Kamu otoritesinin 3 yıllık Orta Vadeli Planlarda olduğu gibi gelir planlamasını da yeni koşullara uygun olarak düzenleyebilecek yetkinliğe eriştiği düşünülmektedir. Geçici vergi uygulamasının devam ettirilmesine bağlı olarak, düşük enflasyon düzeyinde daha düşük kar oranları

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Yönetimden söz konusu olabilmekte ve bu kar kaybını telafi etmek için işletmeler kayıt dışına itilmektedir. Bu nedenle, geçici vergi uygulaması yönteminin artık devletin asli gelir toplama usulleri arasında yer almaması yerinde olacaktır.

Tahsilat Vadesine Uygun KDV Ödemesi Geçici vergi uygulamasına yönelik yukarıda bahsedilen konular, KDV ödemelerinde yaşanan sorunların ana hatları ile de kesişmektedir. Dolayısıyla, bu hususta da KDV ödemelerinin tahsilat vadesiyle uyumlu olabilecek bir sisteme bağlanması, doğru olacaktır. Ödeme gücünün tahsilatla doğacağı prensibi gereği, ödeme gücü henüz oluşmamış mükelleften, KDV ödemesini talep etmek uygun değildir. Bir diğer yanıyla, tahsilat yapılmadan vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabul edilmesi, tahsilatın yapılmaması durumunda, önceden ödenen verginin söz konusu mükellef üzerinde kalmasına neden olmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın sahip olduğu gelişmiş alt yapı; işletmelerin tüm mali verileri, fon akışları ve diğer kayıtlarına erişim noktasında yeterli olanak sağlamaktadır. Bu durumda işletmelerin hangi vadede tahsilat yaptığı net bir şekilde hesaplanabilmektedir. Böylece, yapılan tahsilatın vadesine uygun olarak, yeni bir KDV ödeme sistemi kurgulanabilir.

Çek Kanununda Yapılan Değişikliklerle Kalkan Cezai Yaptırımların Olumsuz Etkileri 5941 sayılı Çek Kanunu’na yeni birtakım hükümler getiren 6273 sayılı “Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 03 Şubat 2012 de yürürlüğe girmiştir. Çek Kanunu’nda yapılan en önemli değişikliklerden biri, cezai yaptırımların yerini idari yaptırımların almış olmasıdır. Buna göre; Karşılıksız çekte hapis cezası kaldırılmıştır. Karşılıksız çek keşide edenler hakkında öngörülmekte olan cezalar kaldırılmıştır. Çekin ibraz süresi içerisinde ilgili bankaya ibrazı halinde ve ibraz süresinden itibaren altı ay içerisinde talepte bulunulması durumunda yargılama yapılmadan Cumhuriyet Savcısı tarafından gerekli araştırmanın yapılarak çek keşidecisi hakkında her bir çek ile ilgili olarak

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilir, şeklindeki düzenlemeye geçilmiştir. Hamiline çek yaprağı olmadan hamiline çek keşide edenler için önceki yasada öngörüllen 1 yıla kadar verilen hapis cezası kaldırılmıştır. Hamiline çek yaprağı kullanmadan hamiline çek keşide edenler hakkında ise Cumhuriyet Savcılığı tarafından Üç Yüz Türk Lirasından başlamak üzere, Üç Bin Türk Lirasına kadar idari para cezası yeni Kanun kapsamında verilebilir hale getirilmiştir. Bu bağlamda önceki Kanun uyarınca bir yıla kadar verilebilen hapis cezası TAMAMEN kaldırılmıştır.

Çeklerin eski güvenilirliğini sağlamak adına; Çeklerin ibrazı bakımından 1.01.2017 tarihine kadar “ibraz edilse bile tahsil edilememesi” konusunda getirilen geçici madde çeklerin ödeme aracı olarak güvenilirliğini azaltmıştır. Çekler üzerinde yazan tarihe kadar ibraz edilememekte ibraz edilse dahi tahsile konulamamaktadır. Bu nedenle bu geçici madde uzatılmalı ve Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olan bu düzenleme uzatılmamalıdır. Bankaların sorumluluğunun arttırılmasına rağmen, bankalar çeşitli bahaneler altında tabela şirketlerine çek karnesi vermeye devam etmektedirler. Kanun bankaların sorumluluğunu arttırmalı ve aynı zamanda çek karnesi verilmesini daha da zorlaştırmalıdır. Çeklerin yaptırımı hayli zayıflamış, bilinçli bir şekilde çek keşide ederek dolandırıcılık normal algılanır hale getirilmiştir. Çeklerin yaptırımı; seri halde keşide edilen ve ödenmeyen çekler bakımından nitelikli dolandırıcılık kapsamına sokulmalıdır. Çek sahiplerine ilişkin Bankalar Birliği nezdinde veya TCMB nezdindeki sicil sorgulaması bakımından yapılan çalışmalar süratle devreye geçirilmeli ve “güvenli çek” uygulamasına geçilmelidir. Güvenli çek; bankalar nezdinde daha yüksek limitli çek keşide edilmesini sağlayan bir kredi sözleşmesi ile temin edilmiş çek olabilir. Ülkemizin bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sağlanan güven ve istikrar ortamında tüm sorunların aşılacağı inancımı belirtir, sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

5


Dipnot

Mehmet Arslan

TİMDER Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr

“BAŞARI”

Hangi işi yapıyor olursanız olun, hayatınızı nerde nasıl yaşıyorsanız yaşayın, neticede elde etmek istediğiniz en önemli ve tek şey BAŞARI’dır.

Peki bir çok makaleye, kitaba konu olmuş BAŞARI için bir formül var mıdır? Şunlar bunlar yapılırsa BAŞARI garanti sizindir demek mümkün müdür? BAŞARI için genel bir doğru ve izlenecek tek bir yol var mıdır? Elbette yok! Olması da zor... Çünkü her iş için, her koşul için, her insan için BAŞARI farklıdır. BAŞARI farklı olduğu için de ona ulaşma yolları da o BAŞARI’yı kovalayan firma ya da kişiye göre değişmektedir. Herkesin, her durumun BAŞARI formülü farklıdır ve sadece farklı değil geçicidir de... BAŞARI’ya ulaşırken bugün izlediğiniz yol, yaptıklarınız ve edindiğiniz tecrübeler yıllar sonra aynı BAŞARI’yı yakalamaya çalıştığınızda geçerli olmayacaktır. Zira zamanla değişeceğinden, zaman aktıkça BAŞARI için yeni mücadeleler vermek gerekecektir. BAŞARI zaman içerisinde değişken olduğu gibi yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi kişiye göre de özel ve değişkendir. Dünya üzerinde bugün yaşayan 5 Milyar kişi için 5 Milyar farklı BAŞARI söz konusudur. Bir çocuğu örnek alarak anlatalım. Çok iyi resim çizme kabiliyetine sahip bir çocuk BAŞARILI sayılırken matematik vb. konulara eğilimi ve ilgisi olmadığında BAŞARISIZ mı sayılmalıdır? Bence bu bir kırılma noktasıdır. Bu kırılma noktasında karar merciisi olarak aile ve öğretmenler karşımıza çıkacaktır ve bu çocuk için izlenecek iki yol vardır. Resim yeteneğini göz ardı edip standart eğitim düzeninde ısrarcı olmak veya bu resim yeteneğini ciddiye alıp bu konuda kendini geliştirebileceği şekilde bir eğitim almasını sağlamak. Standart eğitim sürecine çocuğun devam ettirilmesi Anne-Baba ve toplum standartları için BAŞARI sayılabilirken aslında bir yeteneğin kaybolmasına

6

ve o çocuğun BAŞARISIZ olmasına yol açacaktır. İşte BAŞARI bu yönüyle de kişiye özel olduğunu bir kere daha vurgulamaktadır. Bu örneği aynen iş hayatına çevirmek mümkündür. Sadece bu mizansen de yer alan rol figürlerinin isimlerini değiştirmek yeterli olacaktır. Anne-Baba yerine Şef-Müdür gelebileceği gibi öğretmen yerine de patron vb. figürler konabilir. Tabii ki çocuk rolünü de çalışan personel alacaktır. Bu rol dağıtımından sonra da kişiye özel kariyer gelişimi ve iş hayatında BAŞARI’yı irdelemek mümkün olacaktır. Sonuç diğer hikayedeki gibi aynıdır, BAŞARI kişiye özeldir ve her birey kendi BAŞARI hikayesini kendi yazabilmektedir. Unutulmamalıdır ki; karar mercileri ismini verdiğimiz anne-baba, şef-müdür ve öğretmen-patron gibi ikilemelerin BAŞARI hikayelerimizdeki en önemli replikleri yetenekler ve kapasite çerçevesinde kişiyi doğru yönlendirmeleri olmalıdır. Şimdide BAŞARI’yı kapalı bir kutu içerisinde kalmış bir obje olarak düşünelim, yukarıda bahsettiğimiz engelleri aştığımızda bu kutu ortadan kalkmaktadır ancak buna rağmen BAŞARI’yı yakalayamanlar da olmaktadır. Her önü açılan, imkanlar sunulan kişiler başarılı olacak diye bir kural da yoktur. Dedik ya; BAŞARI kendi içinde bile değişkendir. Dışardaki engelleri aşmak kadar kişinin kendi içinde de BAŞARI’yı kafasındaki kapalı kutudan dışarıya bırakması, yani BAŞARI’ya inanması gerekmektedir. Bu da işin manevi boyutudur. Fiziki bütün şartlar yerine getirilse de inanılmayan bir yola çıkmak BAŞARI’yı sağlamayacaktır. Tam bir motivasyon ve inanmışlık ile bu süreç tamamlanacaktır. Kafamızdaki zincirleri kırmakla beraber bize ve başarabileceğimize inanmayan kişilerindeki kafalarındaki zincirleri kırmanın yolu BAŞARI’yı istemek, inanmak, onun için yılmadan-yorulmadan mücadele etmekten geçer. Taa ki diğer başarıyı kovalama zamanı gelene kadar... Yani; inanmak başarmanın yarısıdır. Diğer yarısı ise mücadeledir.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

TİMDER Yönetim Kurulu Can Can Seramik’i Ziyaret Etti TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Yönetim Kurulu Toplantısı için 24 Ağustos 2013 tarihinde Bursa’ya giden TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri toplantı sonrasında BURTİMDER (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Can Can Seramik Firma Sahibi Can Can’ı mağazasında ziyaret etti. TİMDER Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra BURTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Aydın Eskibozkurt ve TİMFED & TİMDER Genel Koordinatörü Nurhan Tanyeli’nin de hazır bulunduğu ziyarette TİMDER Yönetimi mağazayı gezerek Can Can’dan firması hakkında bilgi aldı. Mağaza gezisinin ardından gerçekleştirilen sohbette BURTİMDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yapmakta olan Can Can ile TİMDER Yönetimi STK’ların önemi, görevleri, sorunları ve çözüm önerileri gibi birçok konuda fikir alışverişinde bulundular.

8

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

TİMDER Gençlik Kolları Üyeleri TİMDER Yönetimi ile Bir Araya Geldi

TİMDER 2013 - 2015 Yönetim Kurulu’nun belirlenmesinin ardından Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik’in önderliği, Gençlik Kolları Komitesi Başkanı Ersin Aydeniz’in çalışmalarıyla kurulan TİMDER Gençlik Kolları Komitesi, üyelerinin büyük çoğunluğu ile TİMDER Yönetim Kurulu ile tanışma istişare toplantısı düzenledi. TİMDER Genel Merkezi toplantı salonunda 23 Eylül 2013 tarihinde gerçekleşen toplantıda Gençlik Kolları Üyeleri ve TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri’nin kendilerini tanıtmasının ardından gerçekleşen sohbette gençlerin TİMDER’e bakışı, yapmak istedikleri çalışma ve organizasyonlar, sektör hakkındaki görüşleri alındı.

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik ve TİMDER Gençlik Kolları Başkanı Ersin Aydeniz

Toplantıda ayrıca; Gençlik Kolları Komitesi Başkanı Ersin Aydeniz, ilk etapta izleyecekleri yol haritası hakkında bilgi verdi ve projeleri hakkında TİMDER Yönetim Kurulu Üyelerinin de görüşlerini aldı. Uzun süren sohbetin ardından TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik; sektör ve derneğin gençleri ile bu toplantıda bulunmaktan büyük keyif aldığını ifade ederek toplantıyı sona erdirdi.

10

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Ge-Ti Yeni Adresinde Ziyaret Edildi

İTO’nun düzenlemiş olduğu Gümrüklerde Son Gelişmeler, Beklenti ve Talepler Paneli’ne katılan TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik, Yönetim Kurulu Üyeleri Bircan Şahin, M. Ali Yedek ve Genel Koordinatör Nurhan Tanyeli panel sonrasında Yönetim Kurulu Üyelerinden Y. Ali Tung’u Ge-Ti İnş. ve San. Malz. Tic. Ltd. Şti.‘nin yeni taşındığı adresinde ziyaret etti. Hayırlı olsun temennilerini dile getiren TİMDER Yönetimi, TİMDER gündemindeki çalışma ve projeler üzerine mini bir toplantı da gerçekleştirirken sektör üzerine sohbet ettiler. Mağazanın gezilmesi ile son bulan ziyaretin ardınan M. Ali Yedek’in sahibi olduğu Yedekler İnş. Malz. A.Ş. de ziyaret edildi.

Y. Ali Tung

Kemal Çelik, M. Ali Yedek ve Bircan Şahin

12

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

TİMDER ve TİMKODER Ulucanlar Cezaevi Müzesini Gezdi TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Yönetim Kurulu Toplantısı için 27 Kasım 2013 tarihinde Ankara’da TİMKODER Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından karşılanan TİMDER Yönetimi TİMKODER’in süpriz olarak gerçekleştirdiği program ile Ulucanlar Cezaevi Müzesini gezdi. Rehber eşliğinde cezaevinin geçmişi ve yaşanmışlıkları hakkında bilgi alınmasıyla birlikte restore edilerek geleneksel sanatlara ev sahipliği yapan Sanat Sokağı da gezildi. Gezinin ardından dernek yöneticileri TİMFED Yönetim Kurulu Toplantısına katılmak üzere müzeden ayrıldılar.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972 tarihinde Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleşen idam yaftaları

14

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

15


TİMDER’den

TİMDER Üyeleri Akaryakıtlarını Petrol Ofisi’nden de İndirimli Alıyor TİMDER’in üyelerine sunduğu avantajlarına bir yenisi daha eklendi. Artık TİMDER Üyeleri giderlerinde önemli bir pay tutan akaryakıtlarını Petrol Ofisi’nin yurt çapındaki tüm istasyonlarından %5.5 indirim ile alabiliyor. TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) ve Finansnet arasında yapılan anlaşma çerçevesinde TİMDER gibi TİMFED Üyesi tüm derneklerin üyeleri Petrol Ofisi’nin geniş istasyon ağındaki tüm noktalardan yapacakları akaryakıt alışverişinde bu indirimden faydalanabilecekler. Yakıtnet Taşıt Hizmet Sisteminin Özellikleri İnternet üzerinden filoya ait araçların akaryakıt alımlarının anında takibi İnternet üzerinden anında müdahale yetkisi Anında limit atama ve iptali (araç ve filo bazında TL ve LT bazında ) Bölge kısıtlaması (araç ve filo bazında) Gün saat tarih ve vardiya kısıtlamaları Araç çalınması durumunda, akaryakıt alımını anında durdurma yetkisi

Yakıtnet Taşıt Hizmet Sistemi ile Türkiye genelinde 2.400’e yakın istasyonda indirimli akaryakıt alım imkanı… Ayda iki defa, her ayın 15. Günü ve son günü faturalama ve %5,50 indirimli akaryakıt hizmeti… Firmanıza özel farklı ödeme seçenekleri…

İnternet üzerinden online olarak raporlama yapılmaktadır. Fatura ve tüketim bilgileri görüntülenmesi Yetkili elektronik posta adreslerine gönderi ile raporlama.

16

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

TİMDER Yönetimi NTG Plastik’i Ziyaret Etti TİMDER’in düzenli olarak gerçekleştirdiği sektörel ziyaretlerinin Aralık ayındaki bir durağı da NTG Plastik oldu. 21 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte geçen dönem Yönetim Kurulu Üyeleri’nden Aydın Eşer, Baki Kartalkaya ve Ertan Sapankaya da hazır bulundu. NTG Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tahir Gönenç ve Satış Müdürü Yüksel Aysu tarafından karşılanan TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri firma yetkililerine TİMDER ve son dönem faaliyetleri hakkında bilgi verdi. NTG Plastik Yöneticilerinden de firma hakkında bilgi alınmasının ardından sektör üzerine sohbet gerçekleştirildi. Bir hayli keyifli geçen sohbetin ardından fabrika turu atılarak üretim teknolojisi ve çalışma prosesleri hakkında bilgi alındı. Fabrika gezisi sonrası fabrikanın arkasında bulunan NTG Ormanı ve NTG Çiftliği gezilerek birlikte yemek yendi.

18

TİMDER Yönetiminin NTG Yönetimine misafirperverlikleri, sanayimiz ve sektörümüze kattıkları değer için teşekkürlerini ifade etmesinin ardından ziyaret sona erdi.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

19


TİMDER’den

TİMDER Yönetimi Orka Banyo’yu Ziyaret Etti TİMDER’in Üyelerinin sorunlarını dinlemek, firmaları daha yakından tanımak üzere gerçekleştirdiği üye ziyaretlerinin Aralık ayındaki bir durağı da Orka Banyo oldu. 21 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette TİMDER Yönetimini firmanın Genel Müdürü Ömer Yılmaz ve Satış Müdürü Hakan Arslanbakan karşıladı. TİMDER Yönetimi firma yetkililerine TİMDER hakkında bilgi aktarırken ve kendilerinden de Orka Banyo hakkında bilgi aldı. Banyo mobilyaları ve inşaat sektörü üzerine gerçekleşen sohbetin ardından heyet fabrikayı gezdi. Gezinin ardından ziyaret programı sona erdi.

20

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

21


TİMDER’den

TİMDER Akademi Eğitim Seminerleri 2013 Dönemi Tamamlandı

TİMDER’in üstlenmiş olduğu eğitim misyonu ile 2004 yılından bugüne aralıksız olarak gerçekleştirmiş olduğu TİMDER Akademi Eğitimleri’nin 2013 dönemi tamamlandı. Her eğitim döneminde ilginin daha da arttığı TİMDER Akademi eğitim seminerleri 2013 dönemi 17 Eylül 2013 tarihinde İETT Genel Müdürü olarak görev yapmakta olan eğitim organizasyonunun oluşum ve gelişiminde önemli katkılar sağlayan TİMDER Akademi Onursal Eğitmeni Dr. Hayri Baraçlı’nın sunumunu gerçekleştirdiği

22

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

“Kurumsallaşmada Temel Başarı Faktörleri” eğitimi ile başlamıştı. Kişisel Gelişim Okulu ve İşletme Okulu olmak üzere 2 okul konseptinde toplam 18 dersten oluşan seminer dizisi 28 Kasım 2013 tarihinde gerçekleşen İşletme Yönetimi Vaka Çalışması ve Sınavı ile son buldu. Yoğun ilgi ile gerçekleşen 18 eğitimde katılımcılar konularında uzman eğitmenler’den bilgi almakla birlikte ders öncesi ve aralarında oluşturulan sosyal alanda yeni dostluklar kazandı.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

23


TİMDER’den

Renkli uygulamalar, etkileyici sunumlar ve eğitmenlerin konulara hakimiyeti ile büyük beğeni toplayan TİMDER Akademi eğitimleri, katılımcılarının tümüne katılım sertifikaları takdim ediliyor. Eğitimler sonunda gerçekleşen sınav ve katılım durumları dikkate alınarak belirlenen başarı düzeyinde dereceye giren katılımcılara ise TİMDER Akademi Ödül Töreninde Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından akredite edilen Başarı Sertifikaları ve TİMDER Özel Ödülleri takdim edilecek.

Sıradışı geçen bazı eğitimlerin sonu da sıradan olmadı

24

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


LAVABO BATARYALARI

BANYO BATARYALARI

Banyonuzdaki Zarafet...

Tasarımlarında modern çizgilere ve fonksiyonelliğe sahip olan GPD ürünleri, banyo serilerinde de sizlere ürün seçeneklerini sunuyor. GPD’ nin tüm ürünleri gibi banyo serileri de doğaya dost üretim anlayışı ile üretilmekte.

www.gpd.com.tr


TİMDER’den

Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası 2013 Şampiyonu; Teka

TİMDER’in büyük bir rekabet ve yeni dostluklara sahne olan en çekişmeli faaliyeti; Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvası, 27 Ekim - 8 Aralık 2013 tarihleri arasında Kadıköy - Kalamış Gençlik Merkezi’nde gerçekleşti. EVDEMA ve E7 Yapı Market sponsorluğunda, E7 İnşaat, Kale, Kalekim, Meral Yapı, Mesa Teknik, NG Kütahya Seramik, Özkanlar Seramik, Pimaş, Tanışlar Grup, Teka, Türkmenler, Wavin Pilsa takımlarının katılımıyla gerçekleşen turnuva her yıl olduğu gibi Merhum Taner Oğuz’un eşi Emel Oğuz’un başlama vuruşu ve sektör temsilcilerinin karma oluşturdukları veteran takımlarının açılış maçı ile başladı.

26

TİMDER Başkanı Kemal Çelik ve Merhum Taner Oğuz’un eşi Emel Oğuz

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

27


TİMDER’den

A GRUBU

28

KALE

MESA TEKNİK

NG KÜTAHYA

ÖZKANLAR

TÜRKMENLER

WAVIN PİLSA Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

B GRUBU

E7 İNŞAAT

KALEKİM

MERAL YAPI

PİMAŞ

TANIŞLAR GRUP

TEKA

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

29


TİMDER’den 1. Hafta Müsabaka Sonuçları A GRUBU

KALE 4-2 MESA TEKNİK NG KÜTAHYA 0-8 TÜRKMENLER ÖZKANLAR 16-0 WAVIN PİLSA

B GRUBU

TEKA 5-7 KALEKİM MERAL YAPI 5-3 PİMAŞ TANIŞLAR GRUP 4-1 E7 İNŞAAT

2. Hafta Müsabaka Sonuçları A GRUBU

TÜRKMENLER 6-5 ÖZKANLAR KALE 6-1 NG KÜTAHYA MESA TEKNİK 5-4 WAVIN PİLSA

30

B GRUBU

PİMAŞ 6-2 TANIŞLAR GRUP TEKA 8-1 MERAL YAPI KALEKİM 3-6 E7 İNŞAAT

Her yıl olduğu gibi turnuva süresince gerekli donanımlara sahip bir ambulans ve 3 sağlık personeli hazırdı. Gerekli durumlarda müdahalede bulundular.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den 3. Hafta Müsabaka Sonuçları A GRUBU

NG KÜTAHYA 10-9 WAVIN PİLSA MESA TEKNİK 0-12 ÖZKANLAR KALE 2-4 TÜRKMENLER

B GRUBU

MERAL YAPI 3-5 E7 İNŞAAT KALEKİM 5-2 TANIŞLAR GRUP TEKA 5-3 PİMAŞ

7 hafta boyunca büyük çekişmelere sahne olan turnuvada şampiyonluk kupasına adını yazdıran takım Teka olurken turnuvanın İkincilik kupasına Kale, Üçüncülük kupasına Kalekim sahip oldu. Hakem raporları ve alınan kartlar ile belirlenen Centilmenlik kupasını ise bu yıl Mesa Teknik ve Tanışlar Grup olmak üzere iki takım aldı. Turnuvanın en çok gol atan ismi olan Teka takımından Ömer Kaya’da Gol krallığı kupasını kaldıran kişi oldu.

4. Hafta Müsabaka Sonuçları A GRUBU

TÜRKMENLER 17-3 WAVIN PİLSA MESA TEKNİK 4-8 NG KÜTAHYA KALE 11-2 ÖZKANLAR Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

B GRUBU

TEKA 12-3 TANIŞLAR GRUP KALEKİM 7-3 MERAL YAPI E7 İNŞAAT 4-6 PİMAŞ

31


TİMDER’den 5. Hafta Müsabaka Sonuçları A GRUBU

TÜRKMENLER 10-6 MESA TEKNİK NG KÜTAHYA 9-12 ÖZKANLAR KALE 11-3 WAVIN PİLSA

32

B GRUBU

TEKA 10-0 E7 İNŞAAT MERAL YAPI 6-11 TANIŞLAR GRUP KALEKİM 4-2 PİMAŞ

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den 6. Hafta Müsabaka Sonuçları TÜRKMENLER 0 - 3 TEKA (Hükmen) KALE 6-4 KALEKİM

7. Hafta Müsabaka Sonuçları TEKA 4-0 KALE TÜRKMENLER 0-3 KALEKİM (Hükmen)

Turnuvada her yıl olduğu gibi yeni dostluklar kuruldu. Katılımcılar aileleri ve taraftarları ile birlikte geldikleri Kalamış Gençlik Merkezi’nde hem maç yaptılar hemde tesislerde güzel bir haftasonu geçirme imkanı buldular. Taner Oğuz - TİMDER Geleneksel Halı Saha Futbol Turnuvasına sponsorluk desteği veren; EVDEMA ve E7 Yapı Market’e, katılımları ile turnuvamızı renklendiren; E7 İnşaat, Kale, Kalekim, Meral Yapı, Mesa Teknik, NG Kütahya Seramik, Özkanlar Seramik, Pimaş, Tanışlar Grup, Teka, Türkmenler, Wavin Pilsa’ya teşekkürlerimizi sunarız.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

33


TİMDER’den

Teka Takım Kaptanı Zekeriya As’a Şampiyonluk Kupası Merhum Taner Oğuz’un eşi Emel Oğuz ve TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik tarafından takdim edildi

Kale’ye İkincilik Kupası TİMDER Sosyal Faaliyetler Komitesi Başkanı Hasan Duman tarafından takdim edildi

34

Kalekim’e Üçüncülük Kupası TİMDER Yön. Kur. Üyesi Y. Ali Tung tarafından takdim edildi

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TİMDER’den

Turnuvanın en centilmen takımlarından Tanışlar Grup’a kupası TİMDER Y.K. Üyesi Mehmet Arslan tarafından takdim edildi

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

Turnuvanın en centilmen takımlarından Mesa Teknik’e kupası TİMDER Y.K. Üyesi Mehmet Ali Yedek tarafından takdim edildi

Turnuvanın en golcü oyuncusu Ömer Kaya’ya kupası Organizasyon Komitesi Üyesi Turgay Kılıç tarafından takdim edildi

35


Haberler

Alarko-Carrier’dan, Su Basınçlandırma Sistem Ürünleri için Yeni Marka: Enerji verimliliği sağlayan soğutma ve ısıtma çözümleriyle tanınan Alarko-Carrier, “Optima” adlı yeni markasını sektörün hizmetine sundu. Optima, Alarko Carrier tarafından üretilen ve satışa sunulan sıcak su sirkülasyon pompaları,

bireysel ve endüstriyel hidroforlar ile dalgıç pompaların pazardaki yeni markası olacak. Alarko Carrier’ın yüksek kalite, uygun fiyat ve satış sonrası hizmet değerlerini temsil eden Optima logosunu oluşturan mavi renk suyu, yeşil çevreciliği, sarı ise yüksek enerji tasarrufu özelliğini temsil ediyor.

Alarko Carrier, Bakü’deki Fuarda Uluslararası Ziyaretçilerle Buluştu İklimlendirme sektörünün öncü ismi Alarko Carrier, 23-26 Ekim tarihlerinde Azerbaycan’da düzenlenen “Aquatherm Bakü 2013” fuarında stand açtı. Fuara, uluslararası ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme sistemleri, su tesisatı, sanitasyon, çevre koruma teknolojileri, yüzme havuzları ve yenilenebilir enerji alanlarında faaliyet gösteren şirketler katıldı. Alarko Carrier, sergilediği ısıtma ve su grubu ürünleriyle, uluslararası ziyaretçilerin dikkatini çekti. Alarko Carrier, Azerbaycan’daki distribütörü Nobel Elektrik ile birlikte yer aldığı 60 m2’lik standında; ısıtma grubu ürünlerinden Serena, Seradens ve Trendy kombileri, Wolf marka yoğuşmalı kazanları, Alarko

çelik kazanları, brülör ve panel radyatörleri sergiledi. Standda yer alan su grubu ürünleri ise dalgıç pompaları, sirkülasyon pompaları ve hidroforlardan oluştu. Aquatherm Bakü 2013 hakkında değerlendirme yapan Alarko Carrier Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Çopur, “Bu yıl Azerbaycan distribütörümüzle birlikte 2. kez katıldığımız fuarda, ısıtma ve su grubu ürünlerimiz hakkındaki bilgileri aktarma olanağı bulduk. Özellikle kombi ve merkezi sistem kazanları başta olmak üzere, ürünlerimize gösterilen ilgiden oldukça memnun kaldık. Nobel Elektrik’le verimli bir işbirliği gerçekleştirerek, 2014 yılına dönük iş bağlantılarımızı kuvvetlendirdik.” dedi.

36

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Bilfa Tesisat Elemanları Bayileri ile Odessa - Ukrayna’daydı

PD (PARKER DAVİS) Fittingsleri genel distribürötörü Bilfa Tesisat Elemanları, Bağlantı ödül gezisini 14-17 Haziran tarihlerinde Ukrayna’nın Odessa şehrinde gerçekleştirdi.

38

geliştirme imkanlarını da konuştular.

Bilfa Tesisat’ın ödül gezisine katılan katılımcılar hem güzel bir tatil imkanı, hem de iş stresinden uzaklaşarak eğlenme fırsatı buldular.

Bilfa Tesisat Genel Müdürü A. Levent Kuzay Beergarden restaurantta yaptığı kısa konuşmada Bilfa Tesisat ve PD markasına verdikleri destek ve gösterdikleri güvene teşekkür ederek, PD‘nin her geçen gün gördüğü artan talep için bayilerinin ortaya koyduğu büyük katkıdan dolayı müteşekkir olduklarını belirtti.

Odessa gezisine katılan bayiler Beer garden ve Apsheron restaurantlarında alınan akşam yemeklerinde keyifli sohbetler yaparak, birbirlerini tanıma ve ticaretlerini

Gezinin son gününde Sadiypapedy Restaurant’ta muhteşem bir Gala gecesi geçiren bayiler, gelecek yılda birlikte olmak dilekleri ile mutlu bir şekilde yurda döndüler. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

ÇEBİD’den Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na Ziyaret

Türk çelik boru sektörünün önemli temsilcisi Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD), sektördeki son gelişmeler ve üretimde kullanılan yeni teknolojiler hakkında Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na bilgi verdi. Bakan Veysel Eroğlu’nun makamında gerçekleşen ziyarete; ÇEBİD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet K. Erciyas, ÇEBİD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Demircioğlu, ÇEBİD Yönetim Kurulu Üyeleri Vedat Yalçın ve Mehmet Öksüzoğlu ile ÇEBİD Genel Sekreteri Mehmet Zeren katıldı. Görüşmede, dikişli çelik boru sektöründe Avrupa’da birinci, dünyada beşinci konumda bulunan Türk üreticilerin kaydettikleri önemli başarılar hakkında Bakan Veysel Eroğlu bilgilendirildi. Sektörün sorunları hakkında da Bakanla görüşen heyet, özellikle Devlet Su İşleri projelerinde Türk çelik borularının kullanımının artırılması için Veysel Eroğlu’ndan destek istedi.

40

Görüşmenin sektör için verimli geçtiğini söyleyen ÇEBİD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet K. Erciyas, “Türkiye, çelik boru sektöründe üretim yapısı ve kullandığı teknolojileri düşündüğümüzde dünyanın önünde koşuyor. Geçtiğimiz yıl sektörümüzün gerçekleştirdiği 4,25 milyon tona yakın üretimle Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisi konumunda bulunması da bunun en önemli göstergesi. Sektörümüzü daha ileri noktalara taşımak için referans projeler kilit rol oynuyor. Sayın Bakanımız Veysel Eroğlu ile yaptığımız görüşmede de bu konuyu gündeme getirdik. Ülkemizdeki Devlet Su İşleri projelerinde Türk çelik borularının kullanımının önemli olduğunu belirttik. Türk çelik borularının kullanıldığı boru hatlarının daha uzun ömürlü olduğunu ve daha yüksek işletme güvenliğine sahip olduğunu ifade ettik. Görüşmemiz sırasında, Bakan Veysel Eroğlu da sektörümüzü uzun zamandır tanıdığını ve gerekli desteği vereceğini söyledi. Sektörümüz için önümüzdeki günlerde pozitif gelişmelerin yaşanmasını bekliyoruz” diye konuştu. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

DemirDöküm Kazakistan’da Ödüllü Kombisi Atron’u Tanıttı DemirDöküm, Kazakistan’ın en büyük şehri Almatı’da, 1 Kasım 2013 tarihinde, Metro Sport & Entertainment Center’da özel bir tanıtım etkinliği yaptı. D e m i r D ö k ü m ’ ü n Kazakistan’da işbirliği içinde olduğu distribütörü ve onun 80’i aşkın bayi, tesisat elemanı ve kurumsal firma temsilcileriyle bir araya geldiği bu etkinlikte DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Ertuna, ABD’den ‘Good Design’ ödülüyle dönen ve Türkiye’ de de en çok tercih edilen ürünlerinden olan Atron kombi hakkında bilgi verdi. Erdem Ertuna konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye’de ısıtma sektörünün lider kuruluşu olarak, rekabetçi ürünlerimizin yanında, hızlı ve esnek yapımız, geliştirdiğimiz yenilikçi iş modellerimiz ve hizmetlerimiz ile ortaklarımız ve toplum için sürekli değer yaratarak büyüyoruz. DemirDöküm ısıtma sistemlerinde 59 yıllık deneyimi ile Avrupa’nın en geniş üretim

42

yelpazesine sahiptir.” Ertuna konuşmasını DemirDöküm’ün Türkiye pazarındaki başarılı grafiğini anlatarak sürdürdü ve ayrıca DemirDöküm’ün servis yapılanması hakkında bilgiler verdi. Yapılan toplantının ardından tüm misafirlerin katılımı ile 1.5 saatlik karting yarışı yapıldı. Başarılı olan sürücüler özel bir kupayla ödüllendirildi. Akşam yemeği ile sonlanan etkinlik sayesinde katılımcılar birbirleriyle kaynaşma imkanı buldular.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

DuraStyle, Iconic Award’da En İyiler Arasında Yerini Aldı DuraStyle’ın banyo ürün yelpazesi, katıldığı ilk uluslararası yarışmada, mimari ve tasarımın etkileşimi sayesinde Iconic Ödülü’nü kazandı. Çok sayıda üstün kaliteli tasarım başvurusu alan ve Alman Tasarım Konseyi tarafından düzenlenen disiplinlerarası yarışma, standartlarını daha ilk turda yüksek tuttu. Mimarlık, iç mimarlık, tasarım ve marka iletişimi konularında tanınmış uzmanlardan oluşan jüri, en yüksek onur olan “Best of the Best” ödülünü Mimari, İç Mimari, Ürün, İletişim ve Konsept kategorilerinde 28 kere verdi. DuraStyle’ın geliştirilmesinde belirleyici bir faktör, bütünleyici felsefesi oldu. Tasarımcılar, mimarlar, iç mimarlar ve

44

üreticiler, el ele çalışarak tüm gereksinim ve uygulamaları en iyi şekilde karşılayabilecek, modern ihtiyaçlara uyumlu, sürdürülebilir bir banyo programı geliştirdiler. Duravit CEO’su Prof. Dr. Frank Richter; “DuraStyle ile hem evlerin hem de proje sektörünün gereksinimlerini karşılayan tam teşekküllü bir banyo serisi geliştirmeyi başardık. Bu konseptin, bu kadar işinin ehli bir jüriyi ikna etmesinden oldukça memnunuz.” dedi. Happy D.2 serisi jüriden puan toplayarak ayrı bir Iconic Ödülü’nün sahibi oldu. Bu seri, feminen ve şık olmanın yanı sıra başarılı ve ikonik Happy D. ürün yelpazesini takip ediyor. Markanın kendine has karakteri, daha fazla ustalık ve açıklıkla yeniden yorumlandı. Happy D.2 aynı zamanda oldukça pratik ve ilgi çekici teknik özellikler barındırıyor.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nda Bayrak Değişimi

Yeni Grup Başkanı, Atalay Gümrah Oldu Türkiye’de en geniş ürün yelpazesine, üretim ve satış ağına sahip Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun Başkanlığına Atalay Gümrah atandı. Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde 21 yıl boyunca çeşitli sorumluluklar üstlenen Gümrah, yeni görevine 1 Ekim itibarıyla başladı. Kariyerine, 1992’de Eczacıbaşı Topluluğu’nda, Ekom Dış Ticaret bünyesinde Bölge Sorumlusu unvanıyla başlayan Gümrah, 1994-1997 arasında VitrA UK’de Ticaret Müdürü olarak çalıştı. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun satış ve pazarlama şirketini kurmak ve ülkedeki faaliyetlerini geliştirmek üzere, 1997’de Rusya’daki EBM Jsc’ye Şirket Müdürü olarak atandı. 19992005 yılları arasında, Grubun Türkiye’deki satış ve dağıtım faaliyetlerini yürüten İntema’da çeşitli görevler üstlendi, birçok değişim projesinde yer aldı. 2006-2011 arasında ise İntema Genel Müdürü oldu. Eczacıbaşı bünyesindeki çeşitli şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği de yapan Gümrah, 2011 yılından beri Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun Banyo Ürünlerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyor.

1967 yılında Giresun’da doğan Atalay Gümrah, Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nin Endüstri Mühendisliği bölümünde tamamladı.

VitrA’ya “En İyi Tasarım Markası” Ödülü Dünyanın en prestijli ödüllerinden Plus X kapsamında, ürünleriyle ödül alan tüm markalar, kendi kategorilerinin en büyük ödülünü kazanmak üzere yarıştı. Ödüle layık görülen ürünlerde, tüketicilerin hayatına artı değer katma ve geleceğin yaşam beklentilerine uygun çözümler sunma şartını arayan 130 kişilik uluslararası jüri, En İyi Tasarım Markası Ödülü’nü (Best Design Brand 2013/2014) “sağlık” kategorisinde VitrA’ya verdi. VitrA, 10 yıldır “bugünün ve yarının yenilikçi teknolojileri”ni ödüllendiren Plus X’in mayıs ayındaki töreninde, System Infinit lavabo,

46

Pentagon imzalı Nest Trendy Armatür serisi ve NOA tasarımı Metropole kanalsız klozetle, tasarım ve işlevsellik ödüllerini aldı. Geçtiğimiz yıl 17 prestijli ödüle layık görülen VitrA bu yıl ayrıca, 2 Red Dot ödülünün de sahibi oldu. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

İTO, Gümrüklerde Son Gelişmeler, Beklenti ve Talepler Paneli Düzenledi İTO (İstanbul Ticaret Odası), Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın katılımıyla, 13 Kasım 2013 tarihinde “Gümrüklerde Son Gelişmeler, Beklenti ve Talepler Paneli” düzenledi. Panele; İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, Oturuma Başkanlık Yapan İstanbul Teknik Üniversitesi İktisat Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kenan Alkin’in yanı sıra Panelist olarak; İTO Gümrük Müşavirliği Meclis Üyesi Metin Korkmaz, İTO Gümrük Müşavirliği Derneği Başkanı Turan Gündüz, Gümrükler Genel Müdürü Cenap Aşçı, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürü Harun Uslu, Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürü Avni Ertaş bulunurken katılımcılar arasında; TİMFED & TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik, Yönetim Kurulu Üyeleri Bircan Şahin ve M. Ali Yedek, Genel Koordinatör Nurhan Tanyeli’de yerini aldı. Panelin açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar yaptı. Çağlar; “Ülkemizde yaptığımız her işle çıtamızı daha da yükseltmek ve dünya sıralamasında ilk 10’nun içinde yer almak istiyoruz.” dedi. İthalat ve ihracatı bulunduğu durumun 2-3 katına çıkarmayı hedeflediklerini belirttikten sonra gelen talepleri ilgili yerlere ilettiklerinden ve yeni projeler için Müsteşar Ziya Altunyaldız ile değerlendirdiklerinden de bahsetti.

İTO Başkanı Çağlar, Müsteşar Ziya Altunyıldız’a günün anısına hediyelerini takdim etti

Çağlar’ın ardından konuşmayı devralan Müsteşar Ziya Altunyaldız ‘’Ticaret; pazarlama, üretim, refah ve dinamizm demektir. Aynı zamanda hayatın kaynağıdır. Ülkemizi faklı bir boyuta taşımaya çalışıyoruz. En kolay ve en güvenli bir ticaret ülkesi yapmayı hedefliyoruz.’’ diyerek başladığı konuşmasında; ’’Dünyayla ticaret yapmaktayız bu da dünyayla rekabet yaptığımız anlamına gelmektedir. Küresel Aktör olmayı hedefliyoruz. Mikro üretim değil makro üretimle dünya nüfusuna ulaşmayı hedefliyoruz ’’ dedi. Panel, İstanbul Teknik Üniversitesi İktisat Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kenan Alkin’nın oturum başkanlığında devam etti. Panelin ikinci bölümünde panelistler katılımcıların sorularını yanıtlayarak konuyla ilgili akıllarda oluşan tüm soru işaretlerine cevap olmaya çalıştılar.

TİMFED & TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri Bircan Şahin ve M. Ali Yedek

48

TİMFED & TİMDER Başkanı Kemal Çelik

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Seramiğin Kalesi ile Denizlerin Piri, Roma’da buluştu Piri Reis’in dünya haritasını çizmesinin 500. yıl dönümü olan 2013 yılının, UNESCO tarafından Piri Reis’i Anma Yılı olarak kabul edilmesi nedeniyle Kale Grubu tarafından hayata geçirilen sergi, Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği tarafından restore edilen Via Lancelotti’deki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil ve pek çok seçkin davetlinin katılımıyla düzenlenen resepsiyonda konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Kale Grubu’nun yatırımlarının bulunduğu İtalya’da, Türkiye adına çok özel bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Zeynep Bodur Okyay sergi açılışında şunları söyledi: “56 yıllık köklü geçmişiyle Türk seramik sektörüne öncülük eden Kale Grubu olarak, ataları dünya medeniyetine ve kültürüne damga vurmuş bir neslin torunu olarak, Avrupa’da ve Dünya’da aydınlanma çağının başlangıcı kabul edilen Rönesans’ın doğduğu İtalya’da, ülkemiz adına çok önemli bir etkinliğe imza atıyoruz. Piri Reis’in yaşadığı topraklarda doğan, Leonardo da Vinci’nin nefes aldığı topraklara yatırım yapan Kale Grubu, insanlığın bu ortak zenginliklerini buluşturan bu çalışmayla, onlara biraz da olsa şükran borcunu ödemek istiyor.

Bugün aramızda bulunan, 6’sı yabancı 13 saygın seramik sanatçısının, ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513 tarihli Dünya Haritası ile belli başlı yapıtlarından esinlenerek ortaya çıkardığı eserleri, en önemli ürünümüze; ailemizin imzasını taşıyan seramiğe yansıttık. Şimdi bu eserleri, Avrupa medeniyetinin tartışılmaz başkenti Roma’da, sanatseverlerin ilgi ve beğenisine sunuyoruz. Bu çalışma, bir dönem Piri Reis’in de yaşadığı bu topraklarda can bulan Kale Grubu’nun, ecdadına duyduğu saygı, sevgi ve minnetin ufak bir göstergesidir. Kale Grubu olarak, Piri Reis’in eşsiz bir gusto ile yarattığı bu tarihi, seramikle birleştirerek bizden sonra gelecek nesillere de aktarılmasını sağlamaya gayret ediyoruz.” Denizlerin Piri ile Seramiğin Kalesi’nin hikâyesi… Piri Reis, Osmanlı Devleti için olduğu kadar denizcilik ve haritacılık alanlarında dünya için de büyük bir isim. Bu nedenle Piri Reis’in Dünya Haritası’nı çizmesinin 500. yıldönümü

50

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler olan 2013 yılı, UNESCO tarafından Piri Reis’i Anma Yılı olarak kabul edildi. Her daim toprağına, değerlerine, geçmişine sahip çıkan ve bir dönem Piri Reis’in de yaşadığı topraklarda can bulan Kale Grubu, kimliğine ve vizyonuna uygun hareket ederek ‘Denizlerin Pirini, Seramiğin Kalesiyle’ birleştirmeye karar verdi. Piri Reis’in sanat eseri niteliğinde 90 adet büyük boy haritası ile Türk seramik sanatçıları İsmail Bütün, Burak Çiftçi, Ayşegül Şahin ve Mustafa Tunçalp’ın yorumladığı 30’a yakın seramik eseri buluşturan ilk sergi Çanakkale’de açıldı. Kale Grubu bu sergiyi, Piri Reis’in adına yakışır şekilde tüm dünyayla tanıştırmak istedi ve projenin ikinci ayağı olacak Roma’daki sergi için harekete geçildi. Piri Reis’in haritalandırdığı coğrafyadan 6 sanatçı, Fransa, İtalya, Mısır, İspanya ve Yunanistan’dan Amerika’dan gelerek 6 Türk seramik sanatçısı ile buluştu. Misafir sanatçılar, tıpkı Avrupa medeniyeti gibi dünyaya yön veren Türk medeniyetinin

geçmişini hissetmelerini ve dünyanın en büyük imparatorluklarına ev sahipliği yapmış İstanbul’un ruhunu daha iyi anlamalarını sağlayacak keşif gezileri yaptılar. Kendilerine Piri Reis ve eserleriyle ilgili bir takım bilgiler aktarıldı ve ardından, Kaleseramik fabrikalarının bulunduğu Çanakkale Çan’a geçip, 15 gün süren bir workshopta (çalıştayda) Piri Reis’in haritalarını kendilerine göre yorumladılar. Türkiye’den; Mustafa Tunçalp, Serap Erdoğan, İsmail Yardımcı, Sevim Çizer, Ayşegül Şahin, Engin Çetin, İtalya’dan Ivo Sassi, Yunanistan’dan Kostas Karakitsos, Mısır’da Ossama Emam, Fransa’dan Elisabeth Le Retif, İspanya’dan Xavier Monsalvatje ve ABD’den Charles Wissinger, 15 gün süren çalıştay sonunda, dünya çapında 100’den fazla özgün seramik eser ortaya çıkardılar. Neticede bu çalışmalar arasından seçilen 50’yi aşkın eserden oluşan ikinci sergi, aynı topraklardan, Çanakkale’den çıkan 2 Akdenizliyi, “Denizlerin Piri” ile “Seramiğin Kale”sini bu kez İtalya’nın başkenti Roma’da buluşturdu.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

51


Haberler

Kalekim Erzurum Fabrikası Hizmete Açıldı Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşu Kale Grubu’nun yapı kimyasalları sektörünün önde gelen firmalarından Kalekim’in Erzurum Fabrikası hizmete açıldı. Tarihi İpek Yolu üzerindeki konumu nedeniyle coğrafi ve stratejik açıdan yüzyıllardır Doğu Anadolu’nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Erzurum’da; bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacak Kalekim’in yeni fabrikasının açılışı Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ile Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından yapıldı. Kalekim Erzurum Fabrikası’nın, bölgedeki mevcut ve potansiyel pazar ihtiyacını karşılamak amacıyla 5 yıllık yatırım planları çerçevesinde hayata geçirildiğini söyleyen Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, İpek Yolu üzerindeki Erzurum’un geçmişten bugüne önemli bir ticaret merkezi olduğunu belirterek şunları söyledi: “1973 yılında seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları üretimiyle faaliyetine başlayan Kalekim, 40. yılında, yapı kimyasallarında üretim ve satış kapasitesi olarak Türkiye’de ve bölgemizde birinci, Avrupa’da ise beşinci sırada yer alıyor. İnşaat sektörünün her türlü yapı kimyasallarının yanı sıra su ve ısı yalıtım malzemeleri ve boya-sıva da üreten Kalekim bu 40 yıllık süreçte, 500 çalışana, 8 fabrikaya, yıllık 500.000 ton satışa, 250 Milyon TL ciroya, emek yoğun işten otomasyon ve teknoloji yoğun işe ulaştı. Seramik

yapıştırıcıları

ve

derz

dolgu

pazarında en çok tercih edilen ve koşulsuz müşteri memnuniyetini sağlayan Kalekim’in Ar-Ge çalışmalarında yaklaşık 150 üründen oluşan ürün gamının tüm geliştirme ve iyileştirme faaliyeti, herhangi bir know-how transferi olmaksızın yürütülüyor. Erzurum fabrikamız, kuruluş yeri analizi açısından; gerek lojistik imkânları, gerek hammadde kaynaklarına yakınlık, gerekse 630 km’den 192 km’ye inecek Erzurum hinterlandını içinde üretimin satışa çevrilmesi bakımından hem grubumuz hem de yapı kimyasalları sektörü için önemli bir tesis. Şu ana kadar 2,5 milyon TL’lik bir yatırım yaptığımız fabrikamız, Doğu Anadolu’nun merkez üssü ve en önemli ticaret merkezi olan Erzurum’un yanı sıra bölge ekonomisine de büyük katkı sağlayacak. Doğu Anadolu’da, kuzeyden güneye ve batıdan doğuya geçen anayolların kesişim noktasında tarihi bir lojistik merkez olan Erzurum’daki fabrikamız ile bölgede hem bu anlayışı sergilemek hem de kendi hinterlandı içinde oluşmuş mevcut ve potansiyel pazar ihtiyaçlarımızı karşılayıp rekabet gücümüzü yükseltiyoruz. Bu fabrika ile bölgeye yakın olan Gürcistan ve Azerbaycan yönelik satış potansiyelimizi artırmak istiyoruz. Bu amacımızın somut bir göstergesi olan Kalekim Erzurum fabrikamız Türkiye için de çok önemli bir adım. Kurulduğu günden itibaren ülkemizin sanayileşme sürecinde çok önemli bir rol oynamış; “Ticaretin bireyleri, sanayinin ise toplumları zenginleştireceği” sözünü şiar edinen Kale Grubu olarak, aynı felsefenin yeni bir zincirini, bir sanayi tesisini daha ülkemize kazandırdığımız için çok mutluyuz. Grubumuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun.” Rakamlarla Kalekim Erzurum Fabrikası 2,5 milyon TL Yatırım miktarı: 90 bin ton/yıl Üretim kapasitesi: Fabrika açık alanı: 4.350 m2 Fabrikalı kapalı alanı: 3.540 m2 Fabrika toplam alanı: 7.890 m2

52

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Kaleseramik, Light+ Koleksiyonu ile ADI Design Index’e Seçildi Çanakkale Seramik, Kalebodur ve Kale markalarıyla banyolar ve yaşam alanlarında farklı ve konforlu mekanlar yaratan Kaleseramik; İtalya Endüstriyel Tasarım Birliği - The Italian Association for Industrial Design (ADI) tarafından, her yıl aday gösterilen İtalyan tasarımcı ve tasarım ofislerine ait en başarılı ürünlerin alındığı ADI Design Index’e, Kalebodur markasıyla ürettiği Light+ seramik karo koleksiyonu ile seçildi. Light+ ürünü, Triennale di Milano’da Sergileniyor Japon bakış açısı ile İtalyan tasarımının birleşiminden doğan Isao Hosoe Design tarafından, tasarlanan Light+ koleksiyonu, ilk seçimlerin ardından kentin önemli modern sanat ve tasarım müzesi olan Triennale di Milano’da düzenlenen sergideki yerini alırken, ikinci tur seçimlerinin ardından “ADI Design Index 2013” seçkisine alınmaya hak kazandı. 3 Kasım’a kadar devam edecek sergide ziyaretçilerin beğenisine sunulan Light+ koleksiyonu, ADI’ın değerlendirme

kriterleri arasında bulunan; üretimde mükemmelliyetçilik ve ayırt edici tasarım özelliklerini karşılaması ile de, bir Türk markasının tasarım alanındaki başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Light+ koleksiyonu, seramik ve yapı malzemeleri dışında birçok alandan başarılı ürünlerin aday gösterildiği, İtalya’nın en prestijli tasarım seçkilerinden biri olan organizasyonda; 853 adayın arasından seçilerek 170 ürünün arasına girmeyi başardı. ADI Design Index’e, değerlendirmeyi geçen seramik ve yapı malzemeleri firmalarından; Kaleseramik, Ceramica Sant’Agostino, Ceramiche Refin, 3D Surface ve XILO1934 alındı. Işığın yön verdiği koleksiyon: Light+ Işık ve gölgenin eşsiz dansından ilham alan, sanatsal ve matematiksel teorilerden esinlenilerek, mükemmeli arayanlara hitap ediyor. Yalın duruşunun içinde zekice tasarlanmış bir ruh taşıyan seriyle beraber banyolar için yepyeni bir çağ başlıyor. Kağıt katlama sanatı Origami’nin banyolardaki yansıması olan seri, kullanıldığı mekana kusursuz bir görsellik katmakla kalmıyor, görenlerde de büyük hayranlık uyandırıyor.

54

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Binasına Mantolama Yaptırmayan Dairesini Satamayacak Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği’ne göre yeni yapılar için mantolama uygulaması zorunluluğu bulunuyor. Kentsel Dönüşüm Süreci kapsamında yeni yapılan tüm binalar, bu yönetmelik uyarınca ısı yalıtımlı olarak inşa edilmek zorunda. Kentsel Dönüşüm Projesi ile birlikte ülke genelindeki 18 milyon konut stoğunun yaklaşık üçte birinin yeniden inşa edilmesi bekleniyor. Bu durumda projenin inşaat sektörüne ve dolayısıyla da bir alt sektör olan yapı kimyasalları sektörüne büyüme yönünde katkısı tartışılmaz. Kentsel Dönüşüm uzun soluklu bir proje. Şu an yüzde 2 civarında olan büyüme rakamının yıllar içerisinde Kentsel Dönüşüm Projesi’nin etkisiyle daha da artacağı bekleniyor. Kentsel dönüşüm, yapıların dayanımı ve kalitesine çok büyük katkı sağlayacak. Yeni yapılacak olan konutların tümünün yasalar gereği ısı yalıtımlı olarak yapılması zorunluluğu bulunuyor. Bu uygulamanın inşaat sektörünün bir alt kolu olan ısı yalıtım sektörüne de büyük ivme kazandırması bekleniyor. Diğer taraftan yeni binalarda deprem dayanımı sağlamak üzere daha nitelikli ürünler kullanılacak. Bunların hepsinin inşaat sektörü ve alt sektörlerinde büyümeyi, ülkemizdeki konutların nitelik ve güvenlik açısından gelişmesini beraberinde getirmesi bekleniyor. Sürmeli: “Mantolamayla Önemli Enerji Tasarrufu Sağlanacak” KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli, Enerji ihtiyacının artışı karşısında, binalara getirilen mantolama zorunluluğunun büyük önem taşıdığını vurguladı. Sürmeli, “Isı yalıtımı konusu, kamuoyunun ilgi gösterdiğinden daha büyük önem taşıyor. Çünkü ısı yalıtımı sayesinde önemli oranda enerji tasarrufu sağlanarak dış borç açığının da azaltılmasına katkıda bulunulacak” diye konuştu.

56

KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli

Onur Sürmeli ayrıca, mantolama zorunluluğunun Kentsel Dönüşüm Süreci kapsamında deprem riskine karşı da önemli bir tedbir olduğunu belirtti. Denetimsiz yapılaşma sonucu binaların şu anda “tam anlamıyla saatli bomba durumunda olduğunu” ifade eden Sürmeli, “Kentsel Dönüşüm Projesi ile birlikte 18 milyon yapı stoğunun yaklaşık üçte birinin yeniden yapılması söz konusu olacak. Mantolama malzemeleri de bu süreçte talebin artacağı ve niteliği önem kazanacak ürünler arasında bulunuyor. Diğer taraftan yeni binalarda deprem dayanımı sağlamak üzere daha nitelikli ürünler kullanılacak. Bunların hepsinin inşaat sektörü ve alt sektörlerinde büyümeyi, ülkemizdeki konutların nitelik ve güvenlik açısından gelişmesini beraberinde getirmesi bekleniyor” diye konuştu. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Türkiye’nin En Büyük Seramik Showroom’u NG Kütahya Seramik ile Konya’da Açıldı Farklı tasarımların yaratıcı markası NG Kütahya Seramik, sektöründe bir ilke daha imza atarak Türkiye’nin en büyük seramik showroom’unu 8 Ekim 2013 Salı günü gerçekleşen açılış töreniyle Konyalılarla buluşturdu. Konal İnşaat’ın yeni showroom’unun açılış töreni Kütahya Porselen Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral, NG Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Konal İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Aslan Korkmaz’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılışa onur konuğu olarak katılan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak showroom’u gezerek ürünleri inceledi ve NG Kütahya Seramik ile seramik sektörü hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Açılışa Konyalılar büyük ilgi gösterdi. 6.400 metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda 10.000 metrekare alana sahip Türkiye’nin en büyük seramik showroom’unda NG Kütahya Seramik’in 2014 kreasyonları ve tüm ürün grubundaki en yeni tasarımları sergileniyor. Ziyaretçiler muazzam ürün çeşitliliği içerisinde kendi beğenilerine uygun ürünleri kolayca bulabiliyor ve Konal İnşaat’ın uzman ekibinden her konuda ayrıntılı bilgi alabiliyor. Konal İnşaat showroom’unun açılış töreninde konuşma yapan NG Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, böylesine önemli bir hizmeti Konyalılarla buluşturmaktan mutluluk duyduklarını söyledi: “NG Kütahya Seramik olarak her zaman ‘ilk ve en büyük’ olma arzusuyla hareket ediyoruz. Bugün de Türkiye’nin en büyük seramik showroom’unu hizmete açtık. Yeni showroom’un Konyalılardan büyük ilgi göreceğine inanıyoruz, çünkü Konya her zaman kaliteye önem veren bir ilimiz oldu. Yeni ve modern yapıların yükseldiği Konya, seramik seçiminde son derece bilinçli

58

hareket eden bir şehrimiz. İş ortağımız Konal İnşaat’ın sahibi Sayın Aslan Korkmaz ile birlikte el ele vererek büyük hedefler koyduk ve Türkiye’nin en büyük seramik showroom’unu Konya’da hayata geçirdik. Başta Sayın Aslan Korkmaz olmak üzere tüm Konal İnşaat ailesine gerçekleştirdikleri titiz ve detaylı çalışmalardan dolayı teşekkürlerimi sunuyor, ticari hayatlarında başarılar diliyorum.” Konal İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Aslan Korkmaz, yeni showroom hakkında şu bilgileri verdi: “Konal İnşaat olarak bugün Türkiye’nin en büyük seramik showroom’unu açmanın gururunu yaşıyoruz. Biz yaptığımız işi sadece bir ürünün satış ve pazarlaması olarak değerlendirmiyoruz. Aslında şehrimizdeki yapılara estetik, nitelik ve nicelik bakımından değer kazandırıyoruz. Konya’mızda son yıllarda konsept inşaat projelerinin sayısı her geçen gün büyük bir hızla artıyor. Biz de Konal İnşaat olarak her beğeniye hitap eden tarzda ürünlerimizin yanı sıra satış öncesi ve satış sonrası hizmetlerimizle benzersiz bir servis sunuyoruz. Kalite, çeşitlilik ve yüksek nitelikli müşteri hizmeti Konal İnşaat olarak bizim her zaman önceliğimiz oldu. Bu anlayışımızı hep daha ileriye götürüyoruz. Bizlerden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen bütün NG Kütahya Seramik ailesine ve Konal İnşaat bünyesindeki emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.” Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Lacivert Yapı Malzemeleri Güngören’de Açıldı Malzemeleri’nin ortakları Hasan Çakmak ve Erhan Ünal sektördeki başarılarını adım adım arttırarak daha büyük projelere de imza atacaklarını belirtti ve perakende bazında da bu mağaza ile birlikte önemli bir ivme yakalamayı hedeflediklerini ifade ettiler.

Lacivert Yapı Malzemeleri İstanbul Güngören’deki mağazasının açılışını 14 Eylül 2013 tarihinde gerçekleştirdi. Grohe, Serra, Seranit, E.C.A., Natura Bagno, VitrA, Hüppe, Yaprak Duş, Weber, İdevit, Wescoo gibi birçok markanın ürünlerinin teşhir edilerek ticaretinin gerçekleştirildiği ve mimari hizmet verilen mağazada Lacivert Yapı Malzemelerinin 500m2 showroom ve 1500m2 açık deposu bulunuyor. Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner ve sektörün birçok temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen açılışta Lacivert Yapı

60

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

‘Ankara’yı Değiştiren Projeler 10/10’ Forumlarının 8’incisi Gerçekleştirildi

İnşaat sektörünün önde gelen şirketlerinden Seranit Yapı Grubu sponsorluğunda, TSMD (Türkiye Serbest Mimarlar Derneği) Mimarlık Merkezi tarafından hayata geçirilen “Ankara’yı Değiştiren Projeler 10/10 Forumları”nın sekizinci oturumu 28 Kasım 2013, Perşembe günü düzenlendi. Bu ayki oturumda, kenti değil ama tasarım alışkanlıklarımızı değiştirebilecek bir proje ve yeşil bina örneği olan ‘Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Merkez’i konuşmacı ve katılımcılar tarafından yerinde incelendi. Bina gezisi ile başlayan program ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Savaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Projenin tarafları ile talepten tasarıma, tasarımdan uygulamaya kadar tüm süreçlerin tartışıldığı

62

oturumun konuşmacıları ise; TSMD Yönetim Kurulu Başkanı Yeşim Hatırlı, Mimarlık Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Ekin Ç. Turhan, TMB Yönetim Kurulu Başkanı ve işveren temsilcisi Emin Sazak, Proje Müellifi AVCI Mimarlık Kurucusu Mimar Selçuk Avcı, Yüklenici Temsilcisi MESA Mesken A.Ş. Proje Müdürü Mimar Ozan Turhan ve projenin sürdürülebilirlik danışmanlığını yürüten Mekanik ve Elektrik Mühendisi Patrick Bellew’di. Ocak 2013’ten bu yana her ay düzenlenen forumlarda; yapımı devam eden yeni bir proje üzerinden kent, ana aksların dinamiği, gelişimi, değişimi, mevcut ve gelecek öngörüleri inceleniyor. Forumlar, mimar ve sektör paydaşlarını sağlıklı bir diyalog ve eleştiri ortamı çerçevesinde bir araya getirerek başkentin mimari gelişimine ışık tutmayı hedefliyor. Mesleki üretim ve süreçlere dair tüm aşamaların, sorunların ve çözümlerin tatışıldığı birebir paylaşım ortamı sunan oturumlar, aynı zamanda mimarlık öğrencileri ve mesleğin yeni katılımcıları için de yol gösterici oluyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Seramik Sektörünün Parlayan Yıldızı Seranova Bayi Ağını Genişletiyor 2013 yılını atılım yılı olarak ilan eden Seranova, sadece ürün gamını yenilemekle kalmayarak, satış öncesi ve satış sonrası hizmet anlayışında da fark yaratarak hizmet kalitesini daha da yükseltti. Yeniden yapılanma süreci kapsamında bayilik sistemini tamamen değiştirerek bayilik sisteminden bayi konseptine geçiş yapan Seranova`nın, Yeni konsept mağazalarının sayısını gün geçtikte arttırıyor.

İstanbul Yapı - İstanbul

RS Seramik - Eskişehir

MF Yapı İnşaat - Cizre

Uyarlar Yapı - Adana

Akpınar İnşaat - Trabzon

Umpaş Seramik - Uşak

Uzman Yapı - Denizli

Umpaş Seramik Fabrikası - Uşak

64

Özde İnşaat

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

TİMFED Yönetim Kurulu Toplantısı Bursa’da Gerçekleşti

TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Ağustos ayı Yönetim Kurulu Toplantısı 24 Ağustos Cumartesi günü BURTİMDER’in ev sahipliğinde Bursa Botanik Park’ta bulunan Otanik Otel’de gerçekleşti. Toplantı öncesi İskender Efendi Konağı’nda buluşarak yemek eşliğinde sohbet eden Yönetim Kurulu Üyeleri toplantıyı yapmak üzere Otanik Otel’e geçtiler.

Üye Dernek Değerlendirme Sistemine göre dernek değerlendirilmelerinin de yapılmasının ardından dernek temsilcileri bölgesel sorunlar ve çözüm önerilerini paylaştı. Derneklerin bölgelerinde üyeleri yararına oluşturdukları projeler ve sağladıkları sektörel bilgi akışının da ülke çapında tüm TİMFED Üyelerine paylaşılmasının faydalı olacağının belirtilmesi dolayısıyla benzeri çalışmalarda TİMFED’in bilgilendirilmesi, TİMFED tarafından da bu bilginin tüm Üye Derneklerle paylaşılması kararlaştırıldı.

TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik’in açılış konuşması ile başlayan toplantıda öncelikle geçmiş toplantıda alınan kararlar gözden geçirildi. Derneklerin bu süre içinde yapmış olduğu faaliyetleri hakkında bilgi vermelerinin ardından dernekler yılsonuna kadar planlanan faaliyetleri hakkında bilgi verdi. 1 Temmuz tarihinde devreye giren TİMFED

66

Gündemin tamamlanmasının ardından Yönetim Kurulu Üyelerinin gündeme taşınmasını istedikleri konuları paylaşması ile toplantı sona erdi.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

TİMFED Ekim Ayı Toplantısı Antalya’da Gerçekleşti

TİMFED (Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu) Ekim ayı Yönetim Kurulu toplantısı ANTİMDER’in (Antalya Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği) ev sahipliğinde 30 Ekim 2013 tarihinde Ramada Plaza Otel / Antalya’da gerçekleşti. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik’in açılış konuşmasının ardından toplantının gündem maddeleri görüşülmeye başlandı. Bir önceki toplantı kararlarının gözden geçirilmesinin ardından dernekler son dönem yaptıkları faaliyetler ve planladıkları organizasyonlar hakkında bilgi verdi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na aktarılacak konuların görüşülmesinin ardından gündemin diğer konuları görüşülerek karara bağlandı.

TİMKODER organizasyonunda gerçekleşecek ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katılacağı Kasım ayı Yönetim Kurulu toplantısı programı ve

Toplantı sonrasında Aytaş Yapı ve Geçmiş Dönem ANTİMDER Başkanı Yaşar Tabur’un ziyaret edilmesinin ardından organizasyon sona erdi.

Aytaş Yapı Ziyareti

68

Yaşar Tabur Ziyareti

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Türk Seramik Sektörü Yeni Yıl Balosu’nda Buluştu Türkiye Seramik Federasyonu’nun 6 Aralık 2013 tarihinde Moda Deniz Kulübü’nde ger gerçekleştirdiği Geleneksel Yeni Yıl Balosu sektörün buluşma noktası oldu. Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı (TSF) Ahmet Yamaner’in evsahipliği yaptığı baloya, gerek Seramik Sektöründe faaliyet gösteren ve federasyona üye olan sanayi kuruluşlarının yöneticileri, dernek başkan ve üyeleri, seramik sanatçıları büyük ilgi gösterdi. Konukların keyifli dakikalar geçirdikleri kokteylin ardından verilen yemek, Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı (TSF) Ahmet Yamaner’in hoşgeldiniz konuşmasının ardından başladı. Türk seramik sektörünün gelişim süreci ve gelecek hedefleri ile bu doğrultuda TSF’nun yaptığı çalışmalar hakkında da kısaca bilgi paylaşan Yamaner, sektörün tüm paydaşlarıyla el ele vererek daha ilerleyecek çok yolun olduğunun altını çizdi. Gecede ayrıca Çanakcılar Şirketler Grubu Onursal Başkanı Mehmet Çanakcı ve geceye katılamayan Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Toprak adına oğlu Ahmet Toprak’a Türkiye Seramik Federasyonu’nun sektörüne önemli katkılar sağlayanlara layık gördüğü TSF Onur Ödülü’nün takdimi de gerçekleştirildi.

70

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Ekim - Aral覺k 2013 Say覺 82

71


Haberler

UNICERA Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı 26. Kez, 26 Şubat’ta

26 Şubat - 2 Mart 2014 tarihlerinde 26. kez kapılarını açacak olan UNICERA Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul’da, yine seramik ve banyo sektörünün buluşma noktası olacak. Orta Doğu’dan Avrupa’ya Orta Asya’dan Balkanlar’a sektörün alıcı ve satıcılarını buluşturan UNICERA Fuarı büyük bir ticari potansiyele bir kez daha ev sahipliği yapacak. 26 yıldan bu yana düzenli bir büyüme ve gelişme göstererek Türk Seramik Sektörünün imajını yükseltmek ve küresel pazar payını artırmak çabalarına çok önemli katkılar sağlayan UNICERA bu yıl 300’ün üzerinde firma ve temsilciliğinin katılımı ile 86.000 m2 kapalı alanda gerçekleştirilecek. 2013 yılında 93 ülkeden 4.982 yabancı profesyonel ziyaretçiye ev sahipliği yapan UNICERA, üretimde yerli kaynakları en çok kullanan ve ithal ürünlere bağımlılığı en az olan seramik endüstrisi için en büyük pazarlama platformu olmanın beraberinde Avrupa’nın bu alandaki en önemli iki büyük fuarından biri olma özelliğini taşıyor.

72

Sektöre moral vermesi ve ivme kazandırması beklenen UNICERA fuarının, Avrasya coğrafyasında Türk ihracatına da büyük katkı yapması bekleniyor. Seramik, banyo, mutfak sektörünün önde gelen firmalarını bir araya getirecek fuar; tasarım, inovasyon ve fonksiyonelliği buluşturan geniş ürün yelpazesi ile beğeni topluyor. Aralarında dünyanın en saygın tasarım enstitülerinden Design Zentrum Nordrhein Westfalen’ın düzenlediği tasarım yarışması “Red Dot Award” ödüllü koleksiyonların sergileneceği ve ünlü markaların lansmanlarına ev sahipliği yapacak UNICERA’da; son yıllarda tasarım ve AR-GE desteğiyle sadece banyo ve mutfaklarda değil iç ve dış yaşam alanlarında tercih edilen seramikler, 2014 moda trendlerinin hayat bulduğu banyolar, ergonomi ve görselliğin öne çıktığı mutfaklar, seramik işleme teknolojileri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Fuar; mimar, iç mimar, tasarımcı, mühendis, müteahhit, satın alma uzmanları gibi sektör profesyonellerinin yanı sıra, evini çağdaş tasarımlarla yenilemek isteyen nihai tüketiciye de açık olacak. Fuarla ilgili ayrıntılı bilgi ve online davetiye hizmeti için www. unicera.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

TİMFED Kasım Ayı Yönetim Toplantısı TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun Katılımıyla Gerçekleşti

TİMFED’in Olağan Yönetim Kurulu toplantısı 27 Kasım 2013 tarihinde TİMKODER’in organizasyonunda Ankara TOBB Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşti. TİMFED’in kuruluşunda önemli katkılarda bulunan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da konuk olduğu toplantıda TİMFED’in genişleme yol haritası, sektörel gündem konuları paylaşılarak sorunlara karşı çözüm önerileri görüşüldü. Federasyon Üyelerinin sektör ve ekonomiyle ilgili sorunlarını, görüşlerini dinleyen Hisarcıklıoğlu, sektörel değerlendirmenin yanı sıra dünya ekonomisine ilişkin de bir sunum gerçekleştirdi.

74

Türkiye’nin her ilinde sorunların ve taleplerin odalar aracıyla daha güçlü duyurulabileceğini belirten TOBB Başkanı, yaşanan sıkıntılar ya da beklentilerin oda meclislerinde tartışılabileceğini ifade etti. Hatayı insanlarda değil, sistemde aramak gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, bir soru üzerine yeni anayasanın gerekliliğini ve önemini dile getirdi. Dünya ekonomisinde önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken TOBB Başkanı, “Tarihte ilk defa gelişmekte olan ekonomilerin aldıkları payın, gelişmiş ülkelerin payını geçtiğini gördük” diye konuştu. Yeni ekonomik düzen içerisinde Türkiye’nin de yerini ve pozisyonunu alması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, dünya ekonomisinin birleştiğini bu treni kaçırmamaları gerektiğini vurguladı. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

VitrA’nın Yer Karolarına İnovasyon Ödülü VitrA’nın Uptown ve Samba yer karoları, dünyanın prestijli ödüllerinden Interior Innovation Award 2014’ün sahibi oldu. Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen IMM fuarı kapsamında 2002 yılından beri verilen Interior Innovation Award, mobilya/dekorasyon sektörünün en inovatif ürünlerini seçiyor. Bu yıl, VitrA’nın büyük ebatlı porselen yer karosu Uptown, beton görünümüyle; Samba yer karosu ise meşe ve venge görünümüyle en inovatif ürün ödülüne layık görüldü. VitrA, tasarımı teknolojiyle buluşturarak değer katan fonksiyonel ürünleriyle, geçtiğimiz yıl da 17 prestijli ödülün sahibi olmuştu.

VitrA’nın Uptown porselen yer karoları, beton görünümüyle, konutların yanı sıra ticari yapılarda ve dış cephede kullanılabiliyor. Krem, mink, beyaz ve koyu gri renk alternatifleriyle sunulan seri, kolay temizleniyor. 30x60’tan 75x150 santime kadar değişen boyut alternatifleriyle sunulan karolar, istenilen kombinlerin yaratılmasına olanak tanıyor. VitrA’nın Samba porselen yer karoları, açık meşe ve venge renk seçenekleriyle sunuluyor. Kırmızı, sarı ve turkuvaz ana motif renklerine sahip Samba, doğal görünümüyle dikkat çekiyor.

VitrA’ya Hindistan’dan İki Ödül VitrA, 17-20 Ekim 2013 tarihleri arasında Hindistan’ın Bombay kentinde gerçekleştirilen Mumbai Acetech 2013 fuarından iki ödülle döndü. VitrA’nın standı, Hindistan’ın hızla gelişen inşaat sektöründen büyük ilgi gören fuardan, En İyi Stand ödülüyle ayrıldı. Fuar kapsamında düzenlenen Design Wall yarışmasının banyo kategorisinde ise Metropole serisinde yer alan ve VitrA Flush özelliğine sahip yeni klozetler, En İnovatif Banyo Ürünü ödülüne layık görüldü. Özel kanalsız tasarımı sayesinde bakteri üremesini engelleyen klozet, maksimum hijyen ve kolay temizlik sağlama özelliğiyle, en dikkat çekici ürünlerden biri oldu.

76

VitrA, tasarımı teknolojiyle buluşturarak değer katan fonksiyonel ürünleriyle geçtiğimiz yıl da 17 prestijli ödülün sahibi olmuştu. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Weber, Türkmenistan’da Yapı Profesyonelleri ile buluştu

Sektörün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla su yalıtımındaki uzmanlığını sektör profesyonelleri ile paylaşan Weber, bu amaçla düzenlediği eğitimlerden sonuncusunu 24, 25 ve 26 Temmuz tarihlerinde Türkmenistan’da gerçekleştirdi. Alanında uzman proje firmalarından 100’e yakın mimar, mühendis ve müteahhit’in katıldığı “Su Yalıtımında Uygulama Sahaları” konulu eğitimlerde bitümlü kaplamaların alternatif çözümlere göre avantajları vurgulanırken, Weber’in hem çimento esaslı hem de bitüm esaslı su yalıtım malzemelerinde sunduğu çözümler paylaşıldı.

78

Dünyanın ilk 100 şirketi arasında yer alan Saint-Gobain’in yapı grubu kuruluşlarından Weber, 2008 yılında bünyesine katılan Deitermann markası ile su yalıtımı pazarına etkili ve çeşitli çözümler sunuyor.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Haberler

Ytong Fabrika Günleri, Antalya’da Devam Etti Türk inşaat sektörünün köklü kuruluşu Türk Ytong, 50. kuruluş yıldönümü etkinliklerini sürdürüyor. Yarım asırlık başarısının coşkusunu her bir fabrikasındaki çalışanlarıyla birlikte kutlamak için düzenlenen “Ytong Fabrika Günleri”, Antalya Fabrikası’ndaki buluşmayla devam etti. 23 Ekim Çarşamba günü Antalya Fabrikası’nda yapılan kutlamada, Türk Ytong’un Kurucusu ve Onursal Başkanı Bülent Demiren, Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar birer konuşma yaptı. Döşemealtı Belediye Başkanı Nurettin Tursun da etkinliğe katılarak, Ytong’un 50. Yıl coşkusuna ortak oldu. Türk Ytong Kurucusu ve Onursal Başkanı Demiren kutlamada yaptığı konuşmada; 1963 yılında, 50 bin m³ kapasite ile başlayan Ytong üretiminin, Türkiye’nin 5 bölgesinde kurulan 5 fabrika ile bugün 2 milyon m³ kapasiteye ulaştığını dile getirdi. 1998’de üretime başlayan Antalya Fabrikası’nın kapasitesinin bugün 325 bin m³ olduğunu belirten Demiren, Türk Ytong’un, donatılı çatı plakları üretim ve uygulama başarıları ile bölgenin inşaat faaliyetinde önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. İkinci 50 yıl içerisinde hayata geçirilmesi hedeflenen Antalya projelerini de açıklayan Demiren, “Donatılı üretimini artırmakla birlikte, Ytong hammadde rezervi müsait olan, ülkemizin bu bölgesinde, ikinci bir üretim tesisi kurmak hedefindeyiz,” şeklinde konuştu. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar ise inşaat sektöründen çok büyük destek gören ve hızla gelişen Antalya Fabrikası’nın, Akdeniz Bölgesi’ndeki kaliteli yapılaşmaya çok önemli bir katkı sağladığını vurguladı. Hinginar, “Bir turizm ve tatil cenneti olan Antalya daha kaliteli bir yapılaşma ile Türkiye’mizin ve dünyanın en

80

önemli şehirlerinden biri haline gelmektedir ve bu gelişmede bizim de katkımızın olması bizleri çok mutlu etmektedir,” dedi. Dünyanın ikinci büyük Ytong üreten ülkesi olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Hinginar, “Hedefimiz yapacağımız yeni yatırımlarla önümüzdeki 2-3 yıl içinde dünyada bir numara olmaktır,” diye konuştu. Türk Ytong’un enerji tasarrufunu da desteklediğinin altını çizen Hinginar, “Türk Ytong olarak 50 yılda ülkemize sağladığımız enerji tasarrufu 10 milyar doları buluyor. Bir sanayi kuruluşu olarak sağladığımız istihdam ve katma değerin yanında ayrıca sağladığımız enerji tasarrufu da bir başka artı değerdir.” dedi. Türk Ytong Kurucusu ve Onursal Başkanı Bülent Demiren ve Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar yaptıkları konuşmalarda, Antalya Fabrikası’nın faaliyete geçmesinde büyük emeği bulunan, Antalya’nın değerli işadamlarından merhum Mustafa Kıvrak’ı da rahmetle andı. Fabrika çalışanları, bölgedeki yetkili satıcılar ve yerel yöneticilerin katıldığı etkinlikte uzun yıllardır Ytong’a hizmet veren çalışanlara kıdem ödülleri verilirken, Türk Ytong’un 50 yıllık hikâyesini kilometre taşlarıyla gözler önüne seren “50. Yıl Sergisi” de ziyarete açıldı. “Antalya Ytong Fabrika Günü”, 50. yıl pastasının kesimi ve fabrikada birlikte yenen yemeğin ardından sona erdi. “Ytong Fabrika Günleri” Pendik Ytong fabrikasında yapılacak kutlamayla son bulacak. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Söyleşi

Erol Arat

Çanakcılar Şirketler Grubu Yönetim Temsilcisi

“Gel dedi yarim ve girdim Çanakcılar hayatına.” Kıvırcık saçlarıma inat, kıvırcıkım işin doğrusu. Nerden çıktı şimdi “kıvırcık” der gibi bakıyorsunuz bana! Anlatayım. Zonguldak Ülkemiz endüstriyelleşme sürecinin en önemli illerinden biridir ve ülkemin her ilinden göç almış ve kültürel mozaiğin insan ayağında barışı, kardeşliği ve dostluğu, yüksek üretim değerleri ile barındırmış çok kozmopolit bir şehirdir orası. Gerek Taşkömürleri Kurumu ve gerekse iki büyük Demir Çelik fabrikasıyla aş olmuş, iş olmuş, yürek olmuş bir çok

82

ülkem insanına… Ülkemin Doğu Karadenizli vatandaşları da yerlilere hep “kıvırcık” dermiş. Kıvırcıklığım oradan gelir. 1965’te Zonguldak/Gökçebey’de dünyaya gelen saçlarımla birlikte. Üzülmem, gururumu incitmez o söz, beni ben yapan yaşam sarmalımda. O zamanlar bir Zonguldak ilçesi olan Karabük ise, biçimlenen çocukluk ve gençlik süreçlerimin ilk ve orta öğrenimimin adresi oldu. İki yıllık süreyle, YÖK’ün ilk kuruluş yıllarında Ankara’da beslenen “Öğretmen” kimliğimin sonrası Zonguldak yine bana mesken oldu. Önce Maden Mühendisi, sonra Yüksek Maden Mühendisi Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Söyleşi ve sonrasında mühendislik doktorasına uzanan yollar vardır çokça kullandığım. Bir yandan akademik hayata (6 yıl Karaelmas Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak çalıştım) yavaş yavaş sokulmalar, öte yanda acılı, duygusu yoğun, süreçleri sancılı sevgilerle örülen başka bir yaşam serüvenine dönüşüverdi 1995 yılında… Evliliğin başka bir adı benim için “gönüllü kulluğa” dönüşüvermişti. Evlendim ve İstanbul’la tanıştım. Açılımları kendi içsel dünyamızda büyük depremler yaratan, eşimin erkek kardeşinin yaşam serüvenlerinde. Kaybettik onu, 18 aylık yoğun uğraşlarımız sonrasında. 24 yaşında adam gibi adam olan bir delikanlı, yitip gitmişti içimizden, ne olduğu belirsiz dünyalara. O süreçte başladı gönüllü kulluğum, hayatımın kadını ve yaşamımın en önemli parçalarından biri olan Çanakcılar Grubuyla. “Gel” dedi yarim ve girdim Çanakcılar hayatına. Gelmemin, grup içine katılmamın fayda veya zararına ben değil, çevremde örgülü diğer insanlarım karar versinler. Geçmişi zor süreçlere endekslilikten bugün için kurtarabilmemiz mümkün değil. Hani “tırnaklarımla kazıyarak geldim” derler ya… O misal bizimkisi. Ailece yaşana gelen büyük bir dayanışmanın, hırs, istek, başarım arzusu ve içsel motivasyonun en büyük örneklerindendir bence grubumuz. Saygı ve sevgiyi en öncelikli kullanan ve ancak işle haşır neşir bir yaşamın dışa vurumudur, başarımlar. Genleriyle öğündüğümüz, hırslarına çok büyük saygı duyduğumuz ilk kuşak dayanışmasının oluşturduğu ve direkt sonraki kuşaklara nakledilmiş motivasyon gücümüzü hep yukarılara taşıyan “daha iyi olabilme güdümüzün” varlığıdır, bizleri “biz” yapan.

Endüstriyel anlayışın içinde ürete geldiğimiz bütün ürünlerimizin arkasındayız. Tuvalettaşıyla başlayan serüven, ıslak mekan kültürünün bütün parçalarına kadar uzanmış, gerek üretim altyapımız ve gerekse pazarlama etki alanımıza sokulan diğer ürünlerle bütünsellik yolunda çok büyük aşamalar kaydedilmiştir. Süreç nirengi noktalarının kültürel değişimindeki ürün formatlarının albenisi de, standardize edilmiş duruşları da, ürün mixlerindeki zenginlikler de her geçen süreçte daha anlamlı boyutlara taşınmış bulunmaktadır. 19 yıl önceki % 18 olan toplam klozet üretim ve satış rakamlarımız günümüz koşullarında % 40 oranlarına ulaşmış bulunmaktadır. Bu aslında, ıslak mekan kültüründeki değişimleri gösteren çok basit bir işarettir. Trendin değişiyorum dediği yerde, siz duramazsınız. Siz de değişimi yakalamak, piyasa realitelerine uygun çözümler üretmek zorundasınız. Günümüz evlerinin banyo formatında kullanılan vitrifiye 2 parçayla sınırlı kapasiteleri karşımıza koyarken, geçmişte bu rakam minimum 4’tü. Gerek vitrifiye ve gerekse ıslak mekanın diğer paydaşları olan banyo mobilyası, gömme rezervuar, iç takım, klozet kapağı ve bataryalar ile eklentili bütün ürün portföyümüzü çok iyi noktalara taşıdığımıza yürekten inanıyoruz.

“Trendin değişiyorum dediği yerde, siz duramazsınız. Siz de değişimi yakalamak, piyasa realitelerine uygun çözümler üretmek zorundasınız.” Mozaik tuvalettaşlarının içinden su akıtabilmeyi hedefleyip başarabilen bir anlayış, daha iyiyi üretebilmenin 1960’lı yıllardaki versiyonuna örnek olarak gösterilebilse de, işin açıkçası bütün işlerimiz günümüz koşullarında yapılabileceklerin çok ama çok daha fazla olduğuna inanan yeni nesillerle besleniyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

83


Söyleşi

Bu süreç hiç bitmeyecek, hep yenileri, hep daha iyilerinin üretim süreçleri, araştırmaları devam ederek, kendi estetik kaygılarımızı minimize edecek ve tüketici tercihlerini daha çok yakalayan çabalarımızı sürdüreceğiz. “Yer ve duvar karoları ile akrilik çözümlemeler hariç ıslak mekanın bütün ürün grubu pazarlama ağımızın ürünleri arasındadırlar.” Şirketler Grubumuzun, banyo ıslak mekanları için “Creavit” ve “Armica”, ofis çözümlemeleri için ise “doxa” markalı ürün üretme ve pazarlama faaliyetleri aktif olarak devam etmektedir. Armica, sadece lavabo, bide, banyo ve mutfaklarda sıklıkla kullanılan su bataryalarına ilişkin kullandığımız grubumuzun en genç markasıdır. Emekleme süreci sonrasında yürümeyi, sonrasında koşmayı öğrenecek ve hak ettiği albenilere uzanacaktır. Grup dinamiklerimizi oluşturan en büyük motor güç, Creavit’tir. Gerçi, adının konmasında çok büyük emeğimin olduğu ve benim iki oğluma (Ata ve Bora’ya) nazire “kızım” dediğim bu markamızın 8 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Daha çocuk gibidir. Yürümeyi öğrenmiş, koşmaya hazır durumdadır. Yer ve duvar karoları ile akrilik çözümlemeler hariç ıslak mekanın bütün ürün grubu pazarlama ağımızın ürünleri arasındadırlar. Gelişen ve değişim odaklı iş

84

geliştirme anlayışlarımızın uzantısında kısa – orta ve uzun vadeli hedeflerimiz arasında bütün ıslak mekan ürünlerini pazarlama düşüncemiz bulunmaktadır. “Ar-Ge’ye, Ür-Ge’ye değer algılarımızı besleyen en önemli unsurlar olarak bakıyoruz.” Realitenin gerektirdiği ve standart koşullamaların zorunluluklarını kendi içimizde zaten sağlayabiliyoruz. Ar-Ge’ye, Ür-Ge’ye değer algılarımızı besleyen en önemli unsurlar olarak bakıyoruz. Ürün geliştirme konusunda ülkemizin en iyi marka ve firmalarıyla rahatlıkla karşılaştırılabilecek, test edilebilecek, kıyaslanabilecek çok fazla çözümlemelerimizin olduğunun farkındayız ve zaten bunları piyasalardan alınan geri bildirimlerden de görebiliyoruz. Suyun değerliliğinin çok öne çıktığı ve küresel ısınmanın kendi misyonlarımızda biçimlenen sorunsallarına ürünlerimizle katkıda bulunmayı sürdürüyor ve gereksinimli Ar-Ge çözümlemelerimizi sürekli yükseltiyoruz. Susuz pisuarlar, az su tüketimli klozetler, antibakteriyel ürünler, az su tüketimli ve fotoselli su armatürleri gibi farklı zamanların gereksinim doğurduğu ürünlerimizi estetik algılarımızla birleştirerek insanlara sunuyoruz. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Söyleşi “Sektörel kümelenmenin çok uzağında, hammadde sahalarına çok çok uzakta kendi içsel dinamiklerimizin gücünü maksimize ediyor, rekabetten korkmadan insanlara ürün ve hizmetlerimizi sunarken “var” olduğumuzu her şart ve koşulda deklare ediyoruz.” Artan üretim ve satış trendlerimizin seyri de, haklılıklarımızı ortaya koyuyor. Mevcut pazarlarımızdan aldığımız payı her geçen yıl yükseltiyoruz. Bu süreç ivmelerinin, kendi projeksiyonlarımızın olağan koşullarında planlandığı gibi gidebildiğini biliyoruz. Sektörel kümelenmenin çok uzağında, hammadde sahalarına çok çok uzakta kendi içsel dinamiklerimizin gücünü maksimize ediyor, rekabetten korkmadan insanlara ürün ve hizmetlerimizi sunarken “var” olduğumuzu her şart ve koşulda deklare ediyoruz. “Yıllık yaklaşık 30.000 adet bandında bedelsiz ziyaretçi alan bu ortam, paydaşlarına inanılmaz güzel anlar yaşatabilmekte ve bu durum bizleri ve özellikle de Onursal Başkanlarımızı mutlu kılmaktadır.” Üretim tesislerimizdeki Hayvanat Bahçesi şu an Onursal Başkanlarımızdan olan ve daha çok Sayın Mehmet Çanakcı’nın, Etnografya Müzesi şu an Onursal Başkanlarımızdan olan ve daha çok Sayın Mithat Çanakcı’nın ve Botanik alan ise her iki Onursal Başkanımızın üstün gayret, azim ve şevkle oluşturdukları birer gönül mecralarıdır. Her işe hepsinin katkısı mutlaka vardır ve dayanışmanın, birbirinden fikir almanın izleri de bu türevlemelerde hep etkin olmuştur. Yıllık yaklaşık 30.000 adet bandında bedelsiz ziyaretçi alan bu ortam, paydaşlarına inanılmaz güzel anlar yaşatabilmekte ve bu durum bizleri ve özellikle de Onursal Başkanlarımızı mutlu kılmaktadır. Gerek Hayvanat Bahçesi ve gerekse Müze, ilgili Bakanlıkların kontrol ve denetimlerine tabii olarak faaliyetlerini sürdürmekte ve portföylerine yeni eklenenlerle büyümeye devam etmektedirler. Bu güzellikleri bize, toplumumuza, insanlarımıza, çalışanlarımıza, ziyaretçilerimize, yurt içi ve dışından gelen bütün sektör paydaşlarımıza sunulması ve servis yeteneklerinin sürekli Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

yükseltilmesini sağladıkları gerekçeleriyle, Onursal Başkanlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağ olsunlar, var olsunlar. “Bugün ben markayım diyebilen her bir marka, mutlaka onları besleyen dağıtım ağlarının tutundurmalarında piyasadaki realitelerini yükseltebilmişlerdir.” Pazarlama’nın en önemli parametrik noktası, dağıtım ağlarıdır. Ağ iyi çalışmaz, verimli olamazsa ne üretirseniz üretin, anlamlı değer oluşturacak büyümeleri sağlayamazsınız. Bugün ben markayım diyebilen her bir marka, mutlaka onları besleyen dağıtım ağlarının tutundurmalarında piyasadaki realitelerini yükseltebilmişlerdir. Bizim anlayışımıza göre yurdumuz ve dünya ölçeğinde, her dağıtım noktası aslında bir bayii’dir. Bu ana’dır, tali’dir, yapı markettir, proje gruplarıdır, parekende noktalarıdır. Her birinde varız olasılıklar dahilinde. Ama bizim için aslolan, “ana bayilik” yapılanmalarıdır. Ülke ölçeklerimizde 400 adete yakın fatura kestiğimiz ana bayii, taahütcü bayii, parakendeci bayii ve yapı market bulunmakla birlikte, tali bayilik ağının ülkem nirengi noktalarının uzantılarında 5000’e yakın noktada ürünlerimiz bulunmakta ve insanlarımıza sunulmaktadır. Asıl oyuncuların, “ana bayiler” olduğunu söylemiştim. Bayiler iyi para kazanabilir ve ürünlerimizi satmakta sıkıntı çekmezlerse (ki inşallah çekmezler) bizlerde büyüme eğilimlerimizi sürdürmekte sıkıntı çekmeyiz. Yirmi yıllık sektör deneyimimde, bayilerimizin de, bizim de büyüme eğilimlerimizin sürdüğünü görüyor ve bu nedenle dağıtım ağımızın bütün kahramanlarını, bütün bayilerimizi ve çalışanlarını yürekten kucaklıyor ve saygılarımı sunuyorum. Hep beraber büyüdük ve büyümeye de hep beraber devam edeceğiz. Elbette 8 Bölge Müdürlüğümüz ve oraları besleyen iç müşterilerimiz yani kendi çalışanlarımızın da bu başarıda çok büyük katkıları bulunmaktadır. Bu iş bir ekip işi olup, en tepedekinden, en alttakine kadar uzanan insan ilişkilerini öncelikli ve saygı değer kılan anlayışla beslenmekte ve sürdürülmektedir.

85


Söyleşi Herşey kopya edilebilir mevcut dünya düzeninde. Ancak insan ilişkilerini, yukarıdan aşağıya bütün noktalardaki insani ilişkileri kopyalayabilip, hayata geçirebilmek asla ve asla mümkün değil. Bu noktadaki hataya tahammülümüz yok. Her insan hata yapabilir ama, bir üstteki insan bunu telafi edecek mutlaka bir çözüm üretmek durumundadır. Şükürler olsun ki, günümüze kadar olumsuzluğu tarafımıza yansıyan kötü ilişkiler yaşamadık. Pazarlama’nın değer taşlarına ilişkin yaptıklarımız elbette vardır. Ama bundan sonraki süreçlerde daha çok dokunuşların olacağını söylemekte sakınca görmüyorum. Direkt tüketiciye ulaşacak çözümlemeleri de barındıran, pazarlama açılımlarımız 2014 ve sonrasında artarak devam edecektir. “Bayilerimiz adı konulmuş kurallarımızın yurdun dört bir tarafında herkes için geçerli olduğunu bilir.” Biz eşitlikçi bir firma ve markayız. Edirne’nin Keşan’ındaki fiyatımızla, Mersin’in Anamur’undaki, Kars’taki, Samsun’daki, İstanbul-Ankara’daki, İzmir ve dibimizde ki Bartın ve Karabük’teki ve hatta merkezimizdeki fiyatta aynıdır. Bu anlayış bizi hep yukarılara taşımıştır. Keza vadelerimiz de değişmez. Bayilerimiz adı konulmuş kurallarımızın yurdun dört bir tarafında herkes için geçerli olduğunu bilir. Örneğin biz, büyük montanlı projelere, toplu konut işlerine direkt ürün vermeyiz. Arada olan bayinin de para kazanmasını, onlarında nemalanmalarını isteriz. Proje ve toplu konutlara ilişkin çalışma arkadaşlarımız bayi sahibi ve çalışanları ile sürekli temas halinde olup, en uygun çözümlemeye ilişkin altarnatifler oluşturmak çabasındadırlar. Bu durumda bizi farklı kılıyor bir şekilde. Doğru iletişime çok büyük önem veririz.

86

“Asıl olan insandır ve insanlar hep daha iyilerine layıktır.” Farkındalıkları olan çözümleyici ürün çeşitliliğimizin, ülkemizin bir çok üreticisine göre hiçte az olmadığı ve çoğundan bile ciddi miktarda fazla olduğu aşikardır. Ürün kümelerimizin her geçen gün zenginleşen portföy derinliği de, piyasada bize büyük hareket kabiliyeti kazandırmaktadır. Böylece, ekonomik derinlikte yaşana gelen değişik ürün gruplarıyla, tüketici segmentinin bütün bölümleri ürünlerimizi izlemekte, beğenmekte ve kendi değer alanına sokarak satın almaktadırlar. Biz insanların iyi malzemeler kullanmalarının gereğine inanan bir markayız. Ürünlerimizi her insanın almasını beklemiyoruz. Bekleyemeyiz de zaten. Ancak yaşamına değer verenlerin, ilkesel olarak hijyenliği ölçüt alanına sokanların, kalite algısının standartlarla betimlenmiş sınırlamalarına önem verenlerin bizleri de tercihleri arasında bulundurmalarından dolayı da son derece mutlu oluyoruz. Bu anlayışlarımız hiç değişmedi ve belki de hiç değişmeyecek. Asıl olan insandır ve insanlar hep daha iyilerine layıktır. “Bilinmeli ki artık; eski karlılıklar, eski sirkülasyon olmayacak. Artık “var” olabilmenin anahtarı, farklılıklarda gizli...” Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Söyleşi Hep birlikte rekabetin aşırı şekilde yaşandığı, ulusal ve uluslararası ölçekli bir çok oyuncunun kendilerine rol kapmaya çalıştıkları, ekonomik süreçlerin girdaplarıyla sarsılan, yükselişleri ile tavan yapan bir dünya düzleminde yaşıyoruz. Sektörümüzde öyle. Saha çok fazla rol almak, konumlanmak, değer algılarını yükseltmek isteyen markalar ve firmalarla dolu. Böyle olunca da, dünden ders alan, tutunurlukları yüksek olan ve yarınları yönetme becerisi gelişmiş olanların ayakta kalacağını tahmin etmek hiç de zor olmaz. Tüketim ordusunun çok hızlı büyümesine rağmen, üretim güçlerinin maksimizasyonu ile oluşan çelişkiler akıl almaz vadeleri ve balon büyüklükteki değerleri piyasalara sunuluyor. Bu durum firmalara temkinli olmayı, itinalı davranmayı, kredibilitenin sınırlarını minimal ölçeklerde kullanmayı ve elbette risk sahalarından uzak durmayı zorunlu kılıyor. Bilinmeli ki artık; eski karlılıklar, eski sirkülasyon olmayacak. Artık “var” olabilmenin anahtarı, farklılıklarda gizli... Kendi duruşunu, risk algısının dar alanlarında paslaşılan yelpazeden, geniş alanlara açılan ve pazarlama diyalektleri kurulmuş bütünsel bakış açılarının oluşturulması zorunludur. Ülkem ve ülkemin şirketleri üretim odaklılıktan kurtulunup, mutlaka pazarlama odaklılığı yaşam biçimi olarak hayata geçirmek zorundadır. Üretim odaklılar için yarın artık, dünden daha zordur. Ama ve ancak başarılabilir, zincirler kırılıp pazarlama odaklı düşünce iş dünyalarımıza adapte edilebilirse. Mutlaka başarmalı ülkem bu açmazını… “Borç yiğidin kamçısı” olmamalı sadece… “Eken, biçer” yaşanıyor dünyada… “Kendi markalarımızı evrensel düzenin daha çok paylaşacağı ölçeklere taşımak en temel hedeflerimiz arasında bulunmaktadır.” Biz sektörün iyi bir oyuncusu olmayı önemsiyor ve hatta daha iyi olma çabalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Pazarlama odaklılığı, yaşam alanımıza sürmeye başladığımız son birkaç yılın gelecek versiyonlarında, daha iyi bir oyuncu göreceğinizden kuşkunuz olmasın. Genç, dinamik ve sayısal çoğunluğu Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

yeterli yetkinlikteki insan kümelerimizle yapacaklarımızı planlamış, stratejik derinliği kurumsal ve marka düzleminde daha refere noktalara taşımış bulunmaktayız. Gerek Creavit ve Armica’nın ve gerekse de doxa markalarımızın sektörlerinden aldığı pay ve verecekleri katkılar her geçen yıl artarak devam edecektir. Ülkem düzleminde yaşana gelen değişim dinamiklerinin pozitif versiyonlarında, kendi markalarımızı evrensel düzenin daha çok paylaşacağı ölçeklere taşımak en temel hedeflerimiz arasında bulunmaktadır. Mecvut % 40 ihracat portföyümüzün, minimum % 50 ölçeklerine ulaşması ve evrensel duruşun gücünü daha çok kullanmayı düşünüyoruz. Günümüz koşullarında, gelişmiş batı’nın uluslararası büyük aracı kurumları aracılığıyla ve sektörel anlamda dünyanın çok ciddi kurumlarından aldığımız farklı tandanslı işbirlikleri ve evlilik istekleri yönelimlerimizi önemli ölçüde etkileyebilecek açılımları tarafımıza sunmaktadır. Ne yapılacağını, ne olacağını şimdiden kestirmek pek mümkün değildir. Ancak yine de yarınların daha çok üreten, daha çok istihdam sağlayan, daha çok aş, daha çok iş, daha çok paylaşım olacak çözümlemelerinin en önemli belirleyicilerinden biri olmayı umuyoruz. Bu anlamda da, sektör parametrelerinin tamamını barındıran üretim ve pazarlama altyapısıyla, insanların yanında veya yanı başında olmayı hedefliyoruz. Bu gücün ve birikiminde tarafımızda fazlasıyla bulunduğuna inanıyoruz. “UNICERA bizim bayramımız…” UNICERA bizim bayramımız… Ülkemiz sektörel oyuncularının kurarken bir hafta, yaşarken beş gün ve sökerken bir günlük birlikteliklerinin şenliğidir bizim için. Derler ki kimileri, iki yılda bir yapılsın. Derler ki kimileri, hep Mart’ta yapılsın… Bana göre ise, her yıl yapılması ve İtalya CERSAI’nin önüne veya arkasına konumlandırılmasıdır asıl olan. Bu konuda daha önceki duruşumdur ve maalesef değişemedim. Başka bir istem şu olabilir; UNICERA konusunda, uluslararası katılımı olan marka ve firma sayısının artırılması gereğidir.

87


Söyleşi ve CERSAIE katılımlarımızı son birkaç yıldır askıya alsakta, zaman zaman katılımlarımız olacaktır. Yurtdışı fuarların, % 40 bandında bulunan ihracat potansiyelimizin oluşturulmasındaki öneminin farkındayız. Bu nedenle, daha efektif, daha pazarlama tandanslı çözümlemelerle yurtdışı fuarlarda olmayı sürdüreceğiz. Ülke imaj karakteristiklerimizin fuarlarla örgülü olan duruşuna, her bir üretici veya markamız katkı koymak ve değer yaşatmak zorundadır. Biz elimizden geldiğince ve sürekli olarak çizgimizi yukarılara taşıma uğraşıyla konuya ilişkin hassasiyetlerimizi yaşatıyor ve ülkemize katkısı olmaya özen gösteriyoruz.

Bırakalım daha çok Alman, İtalyan, İspanyol üretici veya marka gelsin, fuara katılımcı olarak katılsın. Ne demişlerdi eskiler: “Korkunun ecele faydası yok”. Korkmayalım. Kendi rüştünü ispat etti bizim sektörümüz. Dolayısı ile daha da güçlenebilmek adına, sektörel olarak birim metre kare veya birim kg ürün fiyatlarımızı böyle böyle yükseltebiliriz. Her fuardan bir şeyler öğreniyoruz, her fuardan birkaç müşteri yakalıyoruz. Dolayısı ile bu konuda da yapılacak davetlerin, uluslararası kimliği güçlendirilmiş bir UNICERA ile daha katma değerli ürünler satabilmemizin önünün açılacağına yürekten inanıyorum. Elbette gerek kurumumuz ve markamız olarak sadece UNICERA’ya katılmıyoruz. Aynı lokasyondaki YAPI fuarı da katılım gerçekleştirdiğimiz yurt içi fuarları arasında. İkisinin de duruşları farklı olmasına rağmen, çok fazla etkileşimi olan, dönüşü bulunan kazanımlar elde ettik şimdiye kadar ve bundan böyle de bu kazanımların artacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan CEVISAMA, ISH gibi uluslararası fuarlara katılımımızı gelecekte de sürdürmeye devam edeceğiz. MOSBUILD

88

“Ülkemizin sorunlarını hep birlikte ve el ele çözmeliyiz.” Uzun zaman oldu. Briç oynamayı unuttum. Yok vaktim. Köprü oluyorduk eşle, elimizdekiyle en iyisini yapabilelim diye. Rakibi dinliyor, elinde ne var ne yok öğrenebiliyor, en iyi stratejiyi uygulamaya koyuyorduk. Bazen tersine, rakipler atraksiyon içinde… Savunuyorduk bizde kendimizi elimizden geldiğince. Savunusu, stratejisi, altı, üstü, toplamı “köprüydük” birbirimize. Yine öyle olmalı, ülkemizin sorunlarını hep birlikte ve el ele çözmeliyiz. Ülkemin üç büyük sorunu var bana göre… Çözdüğümüzde genel ülke imaj parametrelerimizin de çok büyük ölçüde pozitif olarak değişebileceğini görebiliyoruz rahatlıkla. Bunlar özgürlük, demokrasi ve eğitim düzleminde yaşana gelen sorun ve soruların çözümlemelerinde gizli aslında. Belki de üçü bir biriyle çok ilintili, çok bağlantılı, çok yeknesak… Sorunsuz bir “özgürlük” için, demokrasi ve eğitim… Sorunsuz bir “demokrasi” için, eğitim ve özgürlük… Sorunsuz bir “eğitim” için, özgürlük ve demokrasi… Çözersek birini, yarılanmış çözümü de bulunur öteki diğerlerinin… Bunları hallettiğimizde zaten, deriz ki “Ülke olarak yolumuz çok açık…” Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Üretici

Ercan Bunyak

Petek Yapı Gereçleri Dağıtım Paz. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü

Petek Banyo Sistemleri’nin Kurucu Ortakları Ahmet Bunyak ve Cevat Ertal 30 yılı aşkın bir süredir sektörde faaliyet gösteriyor. Petek markamız ise 1999 yılından bugüne varlığını sürdürmektedir. Üretimimize ilk olarak duroplast banyo kapakları ile başlamıştık. Sonrasında metal banyo aksesuarları ürün gamımıza girdi. Yaklaşık 10 yıldır da banyo mobilyası üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerimize devam etmekteyiz. “Kat ettiğimiz mesafeyi dikkate aldığımızda ihracat konusunda da iyi bir yol haritası izlediğimizi söyleyebiliriz.” Ülke çapında 400’ün üzerinde bayimiz bulunmakla birlikte yapı marketlerde de ürünlerimizi nihai tüketicilerle buluşturmaktayız. Firma olarak 34 ülkeye ihracat yapıyoruz. UNICERA, CERSAIE ve ISH Frankfurt fuarlarının da katkılarını da gözardı etmemek grek. Hedefimiz ihracat yaptığımız ülke sayısını 40’a çıkarmak. Diğer yandan ihracatta ki hedefin sadece ülke sayısını arttırmak olmadığını da biliyoruz. Aynı zamanda yaptığımız pazarlama

90

çalışmalarıyla birlikte bu ülkelerde her geçen gün marka bilinirliğimizi ve ciromuzu arttırmaya gayret ediyoruz. Kat ettiğimiz mesafeyi dikkate alırsak iyi bir yol haritası izlediğimizi söyleyebiliriz. Bilinen ve aranan bir marka olma amacımızı yurtiçinde önemli ölçüde sağladık. Bunu sağlamak içinde gerek basında reklam, fuar organizasyonları, bayi teşhirlerinde ilgi çekicilik gibi birçok konuda özenle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. “Önümüzdeki süreçte de ailemiz genişleyerek şirketimiz güç kazanmaya devam edecektir.” Şirketimizin yönetim kurulu Cevat Ertal ve Ahmet Bunyak ile birlikte ben, abim Bülent Bunyak ve kardeşim Erkan Bunyak’tan oluşmaktadır. Aynı zamanda hepimiz kendi alanımızda şirketimizde aktif görev almaktayız. Şu an 300’e yakın bir istihdam sağlıyoruz. Bu düzenli olarak ortalama %20 artarak devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte de ailemiz genişleyerek şirketimiz Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Üretici güç kazanmaya devam edecektir. istihdam %20 ortalama ile büyürken üretim tesislerimizin de genişlemesi gerekiyordu. Alibeyköy’deki üretim tesislerimizden şu an bulunduğumuz Hadımköy fabrikamıza taşındık. Bu taşınma ile birlikte üretim teknolojimizi daha da geliştirerek yeni makina yatırımlarımızı yaptık. Bu gelişmeler tabi ki kapasitemize önemli bir katkı sağladı. Üretim yapan bir firma olmakla birlikte aynı zamanda bir pazarlama şirketiyiz. üretim şartlarımızı iyileştirirken kendimizi de geliştirmek zorundayız. Ürün kalitelerinin arttırılması, üretimin doğru safhalarda yapılabilmesi, müşterinin beklediği hizmeti istediği süreçte temin edebilmesinin de önemini biliyor ve bu konularda da gerek yatırımlar gerekse sistem geliştirmelerimiz ile şirketimiz ve markamıza değer katmaya devam ediyoruz. “2018 için hedefimiz üretimimizin %50’sini ihrac etmek.” İthalat yapmıyoruz. İhracatımız ise üretimimizin ortalama %20-22 gibi gerçekleşiyor. Orta vadede 2018 için hedefimiz üretimimizin %50’sini ihrac etmek. Bu bağlamda düzenli olarak yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımların karşılığını da ilerleyen zaman içinde görüyoruz. Yeni ürünler geliştirerek müşteri beklentilerini en iyi şekilde karşılamayı amaçlıyoruz. 4-5

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

arkadaşımız ürün geliştirme ile ilgilenirken, hem sinerji oluşturmak hemde beklentilerin yansıtılması için bu ekibe pazarlama, üretim gibi farklı departmanlardan arkadaşlarımız da katkı sağlıyor. Yurtdışı fuarlarında yeni trendler takip ediliyor. Aynı şekilde banyonun yönlendirici sektörü olan seramik sektörünü renkleri, desenleri, ebatları gibi tüm detaylarıyla takip ve analiz ediyorlar. Bu izlenimler üzerinden de doğru ürünler üretebilme yetimizi arttırıyoruz. Bütün bunlara rağmen her ürünümüz mükemmel ilgi topladı, yok sattı demek mümkün değil. Ancak %80 oranında ürünlere ilginin beklenen doğrultuda olması doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. “Artık öyle bir noktaya geldik ki; UNICERA’da lanse edilen bazı ürünleri daha sonraki dönemlerde yurtdışı fuarlarında da görmeye başladık.” Yurtdışı fuarlarına yönetim, pazarlama,

91


Üretici satış ekiplerimizin yanı sıra üretim, ARGE, ÜR-GE gibi diğer ekiplerimizde katılıyor. Onların da sektörün yurtdışındaki trendlerine hakim olmasını, ürün ve sektör gelişimlerini analiz etmelerini sağlıyoruz. Bundan 10 yıl önce katıldığımız yurtdışı fuarlarında gördüğümüz ürünler iç pazarda 5 yıl sonra bile talep görüyordu. Artık öyle bir noktaya geldik ki; UNICERA’da lanse edilen bazı ürünleri daha sonraki dönemde yurtdışı fuarlarında da görmeye başladık. Sektörümüzün lider markaları arasında olduğumuzu görüyoruz. Bu sadece ürün adetleri, ciro gibi rakamsal değerlendirmelerle olmuyor. Ürün kalitesi, üretim teknolojisi, yeni ürün geliştirme kabiliyeti gibi önemli kavramlar da tüketicinin bakış açısını belirliyor. “Üretim teknolojisi, ürün kalitesi ve ürünü asıl olarak gösteren detayları konusunda her zaman önemli bir fark ile önlerindeyiz.” Ne yazık ki her sektörde olduğu gibi banyo mobilyaları ve aksesuarları sektöründe de haksız rekabet mevcudiyetini koruyor. Piyasada rekabet eden üreticilerin önemli bir bölümü ürün-model taklitleriyle, ürün garanti ve servis hizmeti hemen hiç vermeden

92

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Üretici

sadece fiyata endekslenip piyasada ki rekabeti haksız hale getirmeye devam ediyorlar. Bizim gibi yatırım kabiliyetine sahip üretim teknolojisi gelişmiş firmalar bu konudan daha az etkileniyor. Çünkü onların yarattığı haksız rekabet avantajlarına karşı biz de üretim teknolojisi, ürün kalitesi ve ürünü gösteren detaylar konusunda her zaman önlerindeyiz. Banyo mobilyası’nın hacimli bir ürün olması sebebiyle bizim gibi ülke çapında dağıtım ağına sahip firmaların en büyük sorunlarından biri de nakliye giderlerinin yüksek olması. Nakliye giderlerinin bu kadar yüksek olması dolayısıyla haksız rekabet yaratmayı ilke edinmiş yerel bir üretici ile rekabette fiyat dezavantajı yaşayabiliyoruz. Umutlandırıcı olan ise bilinçli tüketici sayısının her geçen gün artması.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

“Herkesin bir öz eleştiri yapması, dışarıdan alabileceği eleştirileri objektif bakış açısıyla değerlendirebilmesi gerekmektedir.” Hiçbir insanın kendisi için ben dört dörtlük birisiyim diyemeyeceği gibi firmaların da kendilerini böyle görmemeleri gerekiyor. Mutlak surette herkesin eksiklikleri vardır. Önemli olan bunların farkına varabilmek ve bu eksiklikleri giderebilmektir. Bunu sağlayamadığınız müddetçe göz ardı edilen sorunlar ileride başa çıkamayacağınız problemlere dönüşebilir. Bu nedenle herkesin öz eleştiri yapması, dışarıdan alabileceği eleştirileri objektif bakış açısıyla değerlendirebilmesi gerekmektedir. Biz bunu sağlamaya çalışıyoruz. İnanıyorum ki herkes bu anlayışa sahip olduğu sürece daha gidecek çok yolumuz var.

93


Satış Hattı

M. Süreyya Çağlar

Seramiksan Turgutlu Seramik San. ve Tic. A.Ş. Satış Müdürü

“Seramiksan’ın ürün yelpazesinde 1000’in üzerinde ürün bulunuyor.” Seramiksan olarak 1994 yılında 1,5 milyon m² yıllık kapasite ile üretime başladık. Şu anda ürün çeşitliliğimiz ve üretim kapasitemiz açısından sektörün önde gelen firmaları arasında yer alıyoruz. Yer karosu, duvar karosu, sırlı granit, teknik granit, dış cephe kaplaması ve yapı kimyasalları ürünlerimiz ile ülkemizin sayılı üreticilerinden biriyiz. 2009 yılında gelişen teknoloji ve büyüme anlayışımız ile üretimimizi artırarak 28 milyon m²’lik üretim kapasitesine ulaştık. Mimar ve iç mimarlardan oluşan uzman çalışan kadromuz ile müşterilerimize en iyi hizmeti veriyor, ihtiyaç duyulan her konseptte özel ürünler üretiyoruz. Dekorasyona bambaşka bir bakış açısı getiriyor ve son teknoloji ile üretilen ürünlerimizi Türkiye’nin

94

her bölgesine ulaştırmayı hedefliyoruz. Seramiksan, Türkiye geneline yayılmış 200’ün üzerinde ana bayisi ve 500 tali bayisi ile seramik sektörünün lider markası olma yolunda hızla ilerliyor. Sınırsız renk ve desen seçenekleriyle evlere değer katan Seramiksan’da farklı zevklere yönelik birçok ürün bulunuyor. Seramiksan’ın ürün yelpazesinde 20 ayrı ebat, 50 farklı renk, 120 farklı desen ile bunları zenginleştiren 130 farklı bordür ve dekordan oluşan 1000’in üzerinde ürün bulunuyor. Çağdaş, yenilikçi ve farklı beğenilere yanıt verebilecek koleksiyonlar hazırlayan Seramiksan, üretim kalitesine paralel, gününde teslimat ve istikrarlı fiyat politikası ile müşterilerinde yarattığı güvenle birlikte gerek yurt içi gerekse yurt dışı müşterilerinin sayısını her geçen gün artırıyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Satış Hattı Karo üretimimizin yanı sıra 2011 yılında temeli atılan ve Nisan 2013’te üretime başlayan Seramiksan Vitrifiye Fabrikası 112.000 m2 alan üzerinde 45.000 m2 kapalı alana sahiptir. Yatırımın tamamı bittiğinde, yıllık 2.000.000 adetlik bir kapasiteye ulaşılacaktır. Tesiste seramik sağlık gereçlerinin yanı sıra klozet kapağı üretimi de gerçekleştirilmektedir. Tesis tam kapasiteye ulaştığında bünyesinde 250 kişiye iş imkanı sağlayacaktır. “Banyolarda kaliteli yaşam için gerekli tüm teknolojiyi şık bir tasarımla birleştiriyoruz.” Öncelikli olarak piyasaya yeni sunduğumuz vitrifiye serisi ile banyolarda seramik ve vitrifiyeyi buluşturuyoruz. Banyolarda kaliteli yaşam için gerekli tüm teknolojiyi şık bir tasarımla birleştiriyoruz. Seramiksan vitrifiye ürünleri kullanıcı dostu tasarımları ile kullanıcıların zaman içinde karşılaşabileceği sorunları başlangıçta ortadan kaldırıyor. Vitrifiye ürünleri dışında seramik karo üretim kapasitemiz 28 milyon m²’. Yeniliklerin öncüsü olma misyonu ile son üç yıldır teknolojiye büyük yatırım yaptık. Örneğin Türkiye’de ilk ve tek olarak Nano Tech granitleri ürettik. Soluble Salt teknolojisi ile Lappato, Full Lappato porselen karoları sektörümüze sunduk. Rotodigit teknolojisiyle Digiart karolarda 3 boyutlu dijital baskı imkanımız bulunuyor. Ayrıca yeni ebatlarla duvar karolarımızda da bir farklılık yarattık. Geçen yıl yüksek parlaklık özelliğine sahip ürünleri elde etmek için geliştirdiğimiz High Glossy tekniğini hayata geçirdik. Bu ürün grubunun bugüne kadar üretilen yer seramikleri veya duvar karolarından farkı, parlak granit veya sırlı porselenlere göre daha parlak olması. Önümüzdeki dönemde de dijital ve granit (60x90 parlak ve mat granitler) ürün portföyümüz yeni ürünlerle zenginleşmeye devam edecek. Son dönemlerde Türkiye de sektörel gelişime örnek teşkil edecek birçok önemli çalışma yapılıyor. Özellikle yapılan ArGe çalışmaları ile tüketiciye son teknoloji ürünler sunuluyor. Bunun yanında çevreyi düşünerek enerji kaynaklarını en verimli Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

şekilde kullanmaya yönelik başarılı çalışmalara imza atılıyor. Seramiksan olarak bizlerde bu alanda Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. “Doğadan ilham alıyor, ürün çeşitliliğimizi inovatif yaklaşımımızla zenginleştiriyoruz.” Seramiksan olarak iyi tasarımın herkesin hakkı olduğunu düşünüyor ve yaşam alanlarını en yeni teknolojilerle ürettiğimiz tasarım kalitesi yüksek ürünlerimizle güzelleştiriyoruz. Doğadan ilham alıyor, ürün çeşitliliğimizi inovatif yaklaşımımızla zenginleştiriyoruz. Seramik sektörü, gelişen teknoloji ve özel üretim sistemleri ile her zevke ve ihtiyaca uygun ürünler sunmaktadır. Tüm dekorasyon öğelerinde olduğu gibi seramikte de zamanın ruhunu yakalamak mümkün. Günümüzde dekorasyon modası, akımları temelden reddeden bir anlayıştan uzaklaştı. Bu kapsamda seramik modasına yön veren, trend yaratan akımların ortaya çıktığını görüyoruz. Bu da sektörün her geçen gün kendini yenileyerek özel ürünler tasarlamanın önünü açıyor. Seramiksan olarak yeni teknoloji ve yeni nesil ürünlerimiz ile hem sağlıklı hem de modaya uygun ve özel tasarım ürünler sunmaktayız. Kullanıcılarımızın hayatlarına her zaman değer katmaya söz veriyoruz. Seramiksan Türkiye’de ilk defa sektöründe Nano teknolojiyi kullanan üreticidir. Nano teknoloji ile ürettiğimiz ürünler Seramiksan’ı tercih edenlere leke tutmayan, bakteri barındırmayan hem daha temiz hem daha parlak ürünler sunuyor. Kirlenmeyen ve leke tutmayan bu ürünler temizlikte zaman ve para kaybının önüne geçiyor. Seramiksan olarak 3 yıldır sürdürdüğümüz reklam ve tanıtım çalışmalarımızla marka yatırımlarımıza başarılı bir şekilde devam ediyoruz. Ürün portföyümüzdeki çeşitlilik ve inovatif değişikliklerle yapılanmamız Seramiksan’ı rakiplerine göre de farklılaştırdı. Bu farklılaşma şirketimizin ve bizimle beraber hareket eden bayilerimizin cirolarına ve karlılıklarına olumlu olarak yansıdı.

95


Satış Hattı

96

Seramiksan, son teknoloji ile üretilen ürünlerini Türkiye’nin her bölgesine ulaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Seramiksan, Türkiye geneline yayılmış 200’ün üzerinde ana bayisi ve 500 tali bayisi ile seramik sektörünün lider markası olma yolunda hızla ilerliyor. Bunun dışında son dönemde giderek yaygınlaşan yapı marketlerden Koçtaş ve Bauhaus’ta Seramiksan ürünleri nihai tüketicilerin beğenisine sunulmaktadır.

değişeceğini görebiliyor, risk almadan uygulama sonucunu görmeleri sağlanıyor. SeraCAD’i çizim programları hakkında bilgisi olmayanlar bile rahatlıkla kullanabiliyorlar.

Dış pazarlardan başta İsrail, İngiltere, Kanada, Azerbaycan, Gürcistan olmak üzere yaklaşık 40 ülkeye ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Büyük toptancılar, perakendeciler, yapı market zincirleri ve yurtdışında projeler yürüten inşaat şirketlerinden oluşan yurtdışı müşteri portföyümüzle geniş bir pazara yönelik olarak çalışıyoruz. Farklı teknik nitelikteki ürünlerimizin çokluğu, ebat, renk ve desen çeşitlerimizle Amerika’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Asya’ya, Uzak Doğu ve Arap ülkelerine kadar farklı beğenileri olan pazarların taleplerini karşılayabilmemiz ihracatımızı olumlu yönde etkiliyor. Ürünlerimizin her biri tasarım ve üretim kalitesi açısından ayırt edici özellikleri ile öne çıkıyor. Teknolojik farklılıklarımız ile yalnızca ülkemizde değil dünya pazarlarında da fark yaratıyoruz. Üretimimizin % 30’unu ihraç ediyoruz.

Türk insanı artık showroom’larda daha çok zaman harcıyor ve buralarda beğendiği ürünleri talep ediyor. Bu sürecin artarak devam edeceği görüşündeyiz. Artık sadece fiyat rekabeti yaparak ürün satmak çok gerilerde kalıyor. Tüketici beğendiği ürüne eksiksiz ve istediği zamanda ulaşmak istiyor. Üreticilerin de ürünlerini bayilere veya satış noktalarına satmak yerine, bayi ve showroom’ları aracılığıyla tüketicilerine ulaşması, ardından da kusursuz ve eksiksiz sevk hizmeti vermesi gerekiyor.

Bunun dışında mimarlar ve mimar odaları ile görüşerek onları fabrika ve showroomlarımıza davet ediyor onlara ürünlerimizi daha yakından tanıtarak projelerinde çözüme yönelik alternatifler sunmaya çalışıyoruz.

2011 yılında bayilerimize yeni kurumsal kimliğimizi aktardığımız, markalaşma çalışmalarının önemiyle ve kurumsallaşmayla ilgili bilgiler verdiğimiz toplantılar düzenledik. Bayilerimizin satış ekiplerine eğitimler verdik.

“Yıllara göre değişiklik gösteren yapı sektörünün talepleri sebebi ile üreticiler istikrarlı bir üretim yapma aşamasında oldukça zorlanıyor.” Türkiye Seramik pazarında 27 büyük firma faaliyet göstermektedir. Yan sanayi ile birlikte çalışan sayısı ise 220 bini buluyor. Sektör, son yıllarda ekonominin genel gidişine paralel olarak çok ciddi bir değişim ve gelişim yaşadı. Özellikle üretim kabiliyetlerinin değişmesi, yeni teknolojilerin gelmesi, kapasitelerin artması, tüketicilere çok farklı seçenekleri, çok daha uygun şartlarla sunma imkânı sağladı.

“Artık sadece fiyat rekabeti yaparak ürün satmak çok gerilerde kalıyor.” Seramiksan, ürünlerinin mekanlarda nasıl hayat bulacağını görmek isteyenler için oluşturduğumuz ücretsiz 3 boyutlu tasarım platformu SeraCAD ile bu alanda önemli bir eksikliği gideriyoruz. Kurulum ve kullanım kolaylığı sunan programla kullanıcılara özgürce tasarım yaparak kendi evrenlerini yaratma imkanı sunuluyoruz. SeraCAD kullanıcıları Seramiksan’ın sayısız seramik, vitrifiye seçeneği ve kombine edilebilen serileriyle yaşam alanlarının nasıl

Genel açıdan bakarsak seramik sektörü son dönemde kurulu kapasitesini satmakta zorlanıyor diyebiliriz. Sektörde yoğun bir rekabet yaşanıyor. Yıllara göre değişiklik gösteren yapı sektörünün talepleri sebebi ile üreticiler istikrarlı bir üretim yapma aşamasında oldukça zorlanıyor. Avrupa’daki durgunluk her ne kadar Türkiye’deki üreticilere bir fırsat yaratsa da bu fırsatı avantaja dönüştürmenin çok kolay olmadığı düşüncesindeyiz. Ayrıca Türkiye’de de kullanılan teknoloji ve insan kaynağının sektörde ileri olan ülkeler yani İtalya ve Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Satış Hattı İspanya’dan farklı olmadığını Türk seramik sektörünün de dünya standartlarında üretim yaptığını söyleyebiliriz. Uzun dönemde jeopolitik konumu ve özellikle enerji kaynaklarının geçiş noktası üzerinde olmamız, yakın coğrafyadaki hızlı değişim her sektörde olduğu gibi seramik sektörünün de önünün açık olduğunu gösteriyor. Sektörün sorunlarını ana başlık halinde sıralarsak; Sadece fiyat kırarak yapılan gereksiz rekabetin üreticileri yatırım yapamaz hale getirmesi ve yeni ürün gelişiminin önünü kapatması. Özellikle dekor bordür grubunda, merdiven altı tabir edilen üreticilerin ürünlerimizi son derece kalitesiz bir şekilde taklit etmesi. Bu durum hem tüketicinin bir süre sonra üründen şikayet etmesine ve mağdur olmasına hem de devletin ciddi şekilde vergi kaybına sebep olmaktadır. Sektörün İtalyan ve İspanyol tasarımcı ve üreticiler tarafından yönlendirilmesine rağmen Anadolu’ya özgü birçok tasarım, renk ve desen Türkiye’nin dünyada kendi tarzını belirlemesine ve farklı bir trend yaratmasına yardımcı olabilir. Bu anlamda kendi tasarımlarımıza yatırım yapmalı onları desteklemeli ve önlerini açacak şekilde eğitimlerine katkı sağlamalıyız. Tasarımcılarımıza gereken değeri vermeliyiz. “2013 yılına da yeni yatırımımız olan vitrifiye ürünleri ve portföyümüze eklenen yeni büyük ebatlı granitler ile hızlı bir başlangıç yaptık.” 2013 yılı hem satış bütçeleri hem de pazarlama ve bayi ağımızın genişletilmesi anlamında beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Bir önceki yıla oranla %20 büyüme gerçekleştirdik. Geçmiş yıllarda olduğu gibi kapasitelerimizin tamamını en verimli şekilde kullandık ve satış hedeflerimizi de bu anlamda geçtiğimiz yılların üzerinde tamamladık. Ayrıca yeni yatırımımız Seramiksan Vitrifiye fabrikası Temmuz ayında üretime başladı. Teknoloji kullanımı ve üretim imkanları anlamında dünyadaki en son teknolojiye sahip Vitrifiye fabrikamız seramik sağlık gereçleri alanına Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

yeni bir soluk getirdi. Yıllık 2 milyon adet üretim kapasitesine sahip Vitrifiye fabrikamızla, Seramik Sağlık Gereçleri alanında da Türkiye’nin en önemli üreticileri arasına gireceğiz. Bu gelişmelerin yanı sıra özellikle yeni açtığımız showroomlar ve satış noktaları bayi ağımızın daha da genişlemesine ve ürünlerimizin Türkiye’nin hemen her yerinde kolayca ulaşılır olmasına imkan tanıdı. 2013 yılına da yeni yatırımımız olan vitrifiye ürünleri ve portföyümüze eklenen yeni büyük ebatlı granitler ile hızlı bir başlangıç yaptık. 2014 yılında da özellikle iç pazarda ve inşaat sektöründe bir büyümenin olmasını ve bunun hem üretim ve teknoloji hem de bayi ağı ve showroom alt yapısı güçlü firmalar tarafından çok iyi değerlendirilerek son yıllarda yapılan yatırımların karşılıklarını alacaklarını düşünüyorum. “UNICERA sorumluluklarını yerine getirerek, yabancı ziyaretçilerde dikkat çeken bir büyüme performansı sergiliyor.” Fuarlar, modern teknolojik yatırımlarımızı sergilemek açısından bizler için de çok büyük bir fırsat. Seramiksan olarak her yıl, UNICERA, Yapı Fuar’ı ve CERSAIE’de ürünlerimizi sergiliyoruz. UNICERA Fuarı da Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü sergilediği en önemli platformlar arasında yer alıyor. Bu açıdan UNICERA seramik sektörünün lokomotiflerinden biri haline geliyor. Dünya seramik sektörüne İstanbul’u bir cazibe merkezi haline getirebilmek için biz sektör profesyonellerine ve fuarlara büyük görevler düşüyor. UNICERA özellikle son yıllarda tüm üreticiler için bir hazırlık, portföy yenileme, yeni ürünleri sezona hazırlamak için bir fırsat da yarattı. Bizler inovasyonumuzla ve geliştirdiğimiz ürünlerle fark yaratırken, fuarlar da dünya seramik sektörünü ülkemize çekmeli. UNICERA bu bağlamda sorumluluklarını yerine getirerek, yabancı ziyaretçilerde dikkat çeken bir büyüme performansı sergiliyor. Her yıl yabancı ziyaretçi sayısının hızla arttığını gözlemliyoruz.

97


İçimizden Biri

Ertan Sapankaya

Sesa Yapı Malzemeleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Şirket Ortağı “Sesa tecrübelerin sinerjisinden doğan bir şirkettir.” Sektöre 1979 yılında Enka Şirketler Grubu’nun PİMAŞ Plastik İnşaat Malzemeleri’nde Satış Temsilcisi olarak giriş yaptım. Sonrasında çeşitli görevler üstlendiğim PİMAŞ’tan 1996 yılında şirketin üretimi durdurmasıyla ayrılma kararı aldım. 16 yıl üretici bir firmada profesyonel yöneticilik yapmamın ardından O. Suha Seciloğlu ile birlikte 1996 yılında Sesa Yapı Malzemeleri Tic. ve San. Ltd. Şti.’ni kurduk. Özellikle altyapı ve mekanik malzeme satışıyla dolu dolu geçen bir 35 yılım var. Dolayısıyla sektörün eskilerinden sayılırız. Şuan aşağı yukarı üretici ve satıcı olarak aynı zaman genişliğinde bir deneyimim var. Bunun bana ve dolayısıyla şirketimize önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Suha Bey’de ortaklığımız öncesinde Borusan’ın uzun yıllar bayiliğini yaparak önemli bir tecrübe kazanmış. Bu tecrübeleriyle birlikte bugün olduğu gibi bir Borusan ailesinin bir parçasıymış gibi firma ve sektöre çok hakim bir tecrübe ve birikimi vardır. Dolayısıyla Sesa tecrübelerin sinerjisinden doğan bir şirkettir.

98

“Deneyimlerimiz ve profesyonel düşünebilme yetimiz zor zamanları aşmamızdaki en büyük kaynak oldu.” Şirketi kurduğumuz günde de acaba ne yaparız? Bu iş olur mu? Diye hiç düşünmedik. Çünkü; zaten pazarı, müşteri profilini, sektörde yapılabilecekler ve başkalarının yapmış olduğu hatalar konusunda oldukça tecrübeliydik. Bu nedenle bugünlere gelmemiz ne çok kolay, ne de çok zor oldu. Zor koşullar karşımıza çıksa da bunları nasıl aşacağımız konusundaki deneyimlerimiz ve profesyonel düşünebilme yetimiz zor zamanları aşmamızdaki en büyük kaynak oldu. Dolayısıyla iyi bir ivme ile agrasif bir tutum sergilemeden sağlıklı bir şekilde büyüdük. “İlk gelen kamyondaki malları Suha Bey ile birlikte indirdiğimiz o günü asla unutmam.” Şirketimizin faaliyete başladığı dönemde Kağıthane’de toplam 200m2 bir alanda Suha Bey ve benim haricimde hiçbir çalışanımız olmadan bu yola çıkmıştık. İlk gelen PİMAŞ kamyonundaki malları Suha Bey ile Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


İçimizden Biri birlikte indirdiğimiz o günü asla unutmam. Kısa bir süre sonra PİMAŞ’tan ayrılan 2 arkadaşımızı da Sesa Yapı ailemize kattık. Hep birlikte şirketimiz için emek verdik. Bir süre sonra mağazamızın bulunduğu alanın bize yetmemesi ve mevcut yerimizi büyütemediğimiz için şirketimizi Maslak Ayazağa’daki 2800m2’lik mağazamıza taşındık. Yaklaşık 6 yıl önce de ürünlerimizin hacimli ve tonajlı ürünler olması dolayısıyla iyi bir müşteri portföyüne sahip olduğumuz Anadolu yakasındaki müşterilerimize hizmet kalitemizi arttırmak için Kayışdağı’nda şuan bulunduğumuz şubemizi açtık. Burada da 200m2’si mağaza, ofis olmak üzere 1000m2 bir alanda hizmet veriyoruz. Ayazağa mağazamızda 10, Kayışdağı mağazamızda 5 arkadaşımıza istihdam sağlıyoruz. Borusan, Fırat başta olmak üzere Wavin Pilsa, Ekpaş, Ege Yıldız, NTG Plastik, Vesbo, Pimtaş, K.A.S. Vana firmalarının ürünleri ile tüm Türkiye çapında ticari faaliyetlerimize devam ediyoruz. İlk yılın sonunda 400 olan müşteri portföyü geçen süre içinde 3000’e çıkardık. O gün İstanbul ve çevresini kapsayan pazar ağımız bugün yurt çapında yaygın bir yapıya kavuştu. Ürünlerimizi direkt olarak biz ihrac etmezken genellikle büyük şirketleri kapsayan müşteri portföyümüz neticesinde yurtdışına da ciddi bir sevkiyatımız oluyor. Şirketimizi kurduğumuzda ana kalem ürünlerimiz olan plastik ve çelik borular ile birlikte ısıtma-soğutma sistemleri de ürün portföyümüzde bulunuyordu. Bir süre sonra bizim asıl uzmanlık alanımız olan plastik ve çelik boru ürünleri konusunda ihtisaslaşma kararı alarak tüm enerjimizi bu sektöre çevirmek için ısıtma-soğutma sistemlerini ürün portföyümüzden çıkarttık.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

“Bizim vazgeçmediğimiz hedeflerimiz; kalıcı, istikrarlı bir çizgide ilerleyerek karşılılı memnuniyeti yaratacak ticareti sağlamaktır.” 2013 sonu itibariyle Borusan Boru ve Fırat Plastik altyapı borularında da Türkiye Birincisiyiz. Bu doğru bir ticaret yapısı kurduğumuzun da bir göstergesidir. Biz asla hedeflerimize Türkiye Birincisi olmak gibi bir madde koymadık. Bizim vazgeçmediğimiz hedeflerimiz; kalıcı, istikrarlı bir çizgide ilerleyerek karşılılı memnuniyeti yaratacak ticareti sağlamaktır. Zaten bu hedeflerin başarılmasıyla bu da emeklerimizin bir karşılığı olarak sağladığımız bir başarıdır. “Bu işi sadece para kazanmak için yapmıyorum. Gerçekten sevdiğim için yapıyorum.” Benim sektöre girdiğim günden bugüne sektörün büyüklüğüne baktığımızda tarif edilemeyecek kadar büyük bir fark olduğunu görüyoruz. Yaşadığımız teknolojik gelişmeler ışığında baktığımızda da teknolojinin her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de çok büyük bir katkı sağladığını görüyoruz. Bugün 15 kişiyle sağladığımız ciroları o zaman 50 kişiyle de hizmet veriyor olsak sağlamamız mümkün değildi. Teknoloji bu kadar gelişti ama ben bir nostalji esintisi yaratmak adına halen 1979’daki gibi elle yazarak teklif sunmayı tercih ediyorum. Bu güzellik beni memnun ediyor. Aynı şekilde karşı taraftanda bu konuda çok olumlu tepkiler alıyorum. Geçmişten bugüne sektörü değerlendirdiğimizde en büyük farklılık; karlılık oranları olduğunu görüyoruz. Dün cirolar çok daha küçüktü ama karlılık oranları da tam aksine çok daha büyüktü.

99


İçimizden Biri

Birçok arkadaşımız ben bu işi 80’li yıllarda 10 yıl yapsaydım kenara çekilip kendimi rahatlıkla geçindirebilecek bir yapım olurdu diyor. Bunun kesinlikle doğru olduğuna katılmak ile birlikte ben bu işi sadece para kazanmak için yapmıyorum. Gerçekten sevdiğim için yapıyorum. Bu yüzden halen şantiyelerdeyim, stoklarımı kontrol eder, çok aktif bir şekilde çalışmaya devam ederim. Her ne kadar ortağım Suha Bey artık kenara çekilelim, daha az zaman ayıralım dese de kesinlikle ikimizde bunu yapamıyoruz. Dolayısıyla ben bu sektörden emekli olacağım. “Son 10 yılda Türkiye’de inşaat sektörü bu kadar hareketli ve büyükken ben iş yapamıyorum diyen kişinin sektörü değil kendini bir gözden geçirmesi gerekiyor.” Bu sektörde işini bilerek yapan başarılı olur. Tamamen paraya odaklı bir sektör değil, göze hitap eden bir malzeme de olmaması dolayısıyla bu işte başarının kaynağı bilginiz ve bilginizi doğru bir şekilde karşı tarafa aktarabilme becerinizdir. Bu sektördeki müşteri portföyü zaten profesyoneller, yani ürün ve sektör hakkında bir bilgisi olan kişiye bu ürünü satmaya çalışıyorsunuz. Dolayısıyla ihtiyaca uygun çözüm üretmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bu işi yapabilmenin imkanı yok.

100

Son 10 yılda Türkiye’de inşaat sektörü bu kadar hareketli ve büyükken ben iş yapamıyorum diyen kişinin sektörü değil kendini bir gözden geçirmesi gerekiyor. Böyle bir pazarda bilginiz, iş yapabilme beceriniz varsa iş yapamamanız imkansız. Sektörümüz çok ürün yenilenen, modası olan bir sektör değil. Bununla birlikte rekabet şartları nedeniyle fiyat farklılıkları da çok söz konusu olmuyor. Dolayısıyla kendinizi öne çıkartmak için, hizmeti öne çıkartmalısınız. Bu nedenle hizmet hızımızı arttırmak için de her ne kadar maliyetli de olsa stoklu çalışmaktayız. Satış aşamasında bunun bize katkı sağladığını net bir şekilde görüyoruz. Çünkü müşteri beklemek istemiyor. O anda karar verdiğinde o malın deponuzda olduğunu, istediği an kamyona yükleneceğini bilmek müşteriye ayrı bir güven veriyor ve bizi öne çıkartıyor. Ticareti doğru insanlarla, firmalarla, doğru şekilde gerçekleştiriyoruz. Şirketimizde protestolu, sorunlu çeklerin %1’i geçmemesi de bunun en güzel göstergelerinden biri olarak görülebilir. “Ürün, hizmet ve en önemlisi de insan kalitesiyle öne çıkabiliyorsanız işte o zaman gerçek ticaret yapıyorsunuz demektir.” Ben hiçbir zaman ticareti bir mal alım satım ilişkisi olarak görmedim. Ticaret aynı zamanda ikili ilişkileri en iyi şekilde sağlamanızı gerektirir. En ucuza mal satmakta bir ticaret olabilir ama benim kabul ettiğim ticaret bu değil. Elbette bizim de çok ucuza verdiğimiz mallar oluyor ama bunun yüzdesi çok düşüktür. Siz ürününüzün ucuzluğu ile öne çıkmak yerine ürün, hizmet ve en önemlisi de insan kalitesiyle öne çıkabiliyorsanız işte o zaman gerçek ticaret yapıyorsunuz demektir. Çünkü bunlar Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


İçimizden Biri ticaretin gerekleridir. Biz şirketimizde çalışan arkadaşlarımızın tümüyle çok sık iş dışında bir araya geliyoruz. Buna ailelerimizle birlikte olmakta dahildir. Tüm personelimiz birbirinin ailesi ile görüşüyor. Zaten bizde çalışanlar bir eleman değil, arkadaş, evlat, kardeşimizdir. Bu felsefe ile hareket etmemiz dolayısıyla da her biri Sesa Yapı’nın birer sahibi gibi çalışmaktadır. Çünkü biz burada söylemde değil, gerçek bir aile yapısı kurduk. Şirketimizin en büyük özelliklerinden biri de en genç personelimizin 10 yıllık olmasıdır. Dolayısıyla hem süreklilik, hem iş hakimiyeti, hemde aidiyet duygusu açısından önemli bir farkımız var. Bu farkımızın da bize büyük bir avantajı var. Biz çalışan arkadaşlarımıza güveniyor karşılığını da görüyoruz. Şuan herbirinin birçok üretici firmanın profesyonel çalışanlarına vermek istemedikleri yetkileri

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

vardır. Biz dediğimiz gibi ailemizin bir parçası, şirketimizin bir sahibi olarak gördüğümüz ve karşılıklı güveni en iyi şekilde sağladığımız için bu yetkileri hiç çekinmeden kendilerine verdik. Sağolsunlar onlarda bu güvenimize hiçbir zaman boşa çıkartmadılar. Eğitim ve tecrübelerin paylaşılmasının çok büyük önemi olduğuna inanıyorum. Bu nedenle oğlum Can’ın da konuya hakim olması dolayısıyla birlikte planladığımız sektörel radyo kurma projemiz var. Bununla ilgili projemizi geliştiriyoruz. Bu belki benim önderliğimde, belki de TİMDER liderliğinde olabilir. Bunu zaman içinde projemizi tamamlamamız ile göreceğiz. Bu radyodaki amacımız müzik yayını ile birlikte sektörümüz ile ilgili röportajlar, bilgi paylaşımları, eğitim konularının işlenmesidir. İnşallah zamanı geldiğinde bu konuda iyi bir yapılanma ile sektörümüz için güzel bir hizmet ortaya çıkarmış oluruz.

101


İçimizden Biri şekilde gençlere güvenmesi ve onları aktif bir şekilde sadece şirket için değil aynı zamanda sektör için de fayda sağlamaya yönlendirmeli diye düşünüyorum. Tecrübe tabi ki çok önemli ama tecrübelerimizi onlara aktarmak ve tecrübe kazanmalarını sağlamakla birlikte bilgi çağında yaşamalarının, teknolojiye daha hızlı uyum sağlamalarının sinerjisini iyi bir avantaj olarak kullanabilirler. Bu sektörümüz için hiçte göz ardı edilemeyecek bir avantaj olacaktır. Şirketlere baktığımızda zaten artık büyük çoğunlukla genç aile bireylerinin aktif görev aldığını görüyoruz. Sektörün geleceğinin emanet olduğu gençlerimizi sektörel birliklerimizde de daha aktif şekilde görmeyi diliyorum.

Oğlum Can Radyo – Televizyon bölümü son sınıfında eğitim hayatına devam ediyor. Şuana kadar şirketimizde aktif bir görev vermedik. Çünkü parçalı mesainin işten soğumasına neden olacağını düşünüyorum. Okulunu bitirmesinin ardından tam anlamıyla işine konsantre olabilecek şekilde şirketimizde görev almasını arzu ediyorum. Tabi ki birden bire merdivenlerin en üstüne çıkması mümkün değil, bu nedenle biz nasıl merdivenleri tek tek çıkarak bugüne geldiysek o da aynı şekilde kademe kademe ilerleyecek. Bütün departmanlarda çalışarak tecrübe edinecek ve bu tecrübeyi yeterli noktaya ulaştığında şirketimizin profesyonel bir yöneticisi olacaktır. “Sektörün geleceğinin emanet olduğu gençlerimizi sektörel birliklerimizde de daha aktif şekilde görmeyi diliyorum.” Ben sektöre daha fazla hizmet edebilecek, katkı sağlayabilecek her organizasyon ve faaliyette olmaya gayret ederim. Uzun yıllar TİMDER Yönetim Kurulu’nda görev almam da bunun bir örneğidir. Şimdi dernek yönetiminde görev almıyorsam da her türlü projede bir üyesi olarak görev almaya hazırım. Aslına bakarsanız tüm üyelerinde bu bilinçte olması gerekiyor. Şimdi oğlum gibi diğer arkadaşlarımızın çocuklarını da sektöre, derneğe kazandırmaya gayret ediyorum. Bütün meslektaşlarımın da aynı

102

“Derneğin bir kahvaltı, yemek organizasyonuna gelmek ile ne yaptığını anlayamazsınız.” TİMDER’in yönetiminde yer alsam da almasam da hep içinde olan aktif üyelerinden biri oldum. Bu nedenle yaptıkları ve yapabileceklerini çok iyi biliyorum. Çizgisinden hiç ödün vermeden 25.yılını geride bırakan derneğimizin bana göre Atatürk’ün felsefesiyle yetişmiş, ufku açık bir toplumu yansıtmasından da ayrı bir keyif duyuyorum. Böyle bir birliğin içinde olmak gerçekten de güzel. Derneğin gerek yönetiminde olduğum, gerekse olmadığım dönemlerde ilgisiz üyelerin TİMDER ne yapıyor sorusunu sormalarına hiç anlam veremedim, veremeyeceğim. Derneğin bir kahvaltı, yemek organizasyonuna gelmek ile ne yaptığını anlayamazsınız. TİMDER’in ne yaptığını merak eden arkadaşlarımızın derneğin içinde yer alması, gerek faaliyetlerine katılması gerekse katkı sağlarak herbir organizasyon altında nasıl bir emek yattığını görmesi gerekiyor. Dışardan ahkam kesmek ile hiç kimse bir yere varamaz.Bunların hiçbirini yapmasalar bile dernek merkezimizde profesyonel çalışanlarımızdan her zaman öğrenebilirler. Kuruluş ve varoluş amacımız; Sesa’nın kalıcı, saygın ve çağa uygun bir şirket olarak devamlılığını sağlamaktır. Sektörümüzden ülkemize; birlik, beraberlik ve hoşgörü ortamının yayılması ve güzel günlerin hep varolması dileğimizle... Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Geçerken Uğradık

İlhan Yıldırım

Akış Yapı, Yapı Malz. ve Turz. Yat. San. Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Üyesi

1977 İstanbul doğumluyum. İşletme mezunuyum. Evliyim ve bir kızım var. Babam Niyazi Yıldırım tarafından kurulan Akarsu Yapı şimdiki unvanı ile Akış Yapı olan aile şirketimiz 1970’li yıllardan buyana sektörün önde gelen firmaları arasında istikrarlı bir şekilde hizmet vermektedir. Üniversiteden mezun olduktan sonra şirketimizde aktif görev almaya başladım. Fakat aile geleneğidir çocukluk yıllarımdan bu yana

104

hep işlerin içinde oldum. Boş vakitlerimizi hep işte değerlendirirdik. O yıllardan bugüne sektörü yakinen takip ettiğimi söyleyebilirim. 15x15 beyaz fayansların tahta kasalarda geldiğini, odunlu banyo kazanlarını, döküm küvetleri ve vitrifiyenin samanla taşındığını net hatırlayan birisiyim. O günlerden bugüne çok şeylerin değiştiğini gördüm. İyi gelişmeler oldu. Bunların yanı sıra tabi ki birtakım olumsuz gelişmeler de oldu. Rekabet kaliteyi yükseltti. Kalite yükseldikçe çeşit artmaya başladı. İnsanlar evleri söz konusu olunca hep en iyisini, güvenileni ve marka olanı almayı tercih etti. Senelerdir kendi ürün portföyünde sek törümüzün en iyileri arasında yer alan Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Geçerken Uğradık

üreticilerin bayiliği ile toptan ve perakende ticaret yapıyoruz. Bunların başında Kale Grubu markaları, E.C.A. - Serel, Fırat Plastik yer alıyor. Ümraniye mağazamız ve kartal depomuzda toplamda 70 personelle hizmet vermekteyiz. Türkiye’de mağazacılığın öncülerindeniz. 1998 senesinde Türkiye’nin en büyük mağazasını sektöre kazandırdık. O yıllarda insanlar pek anlam veremediler. Bu işi yapmak için bu kadar büyük mağazalara gerek var mı? dediler. Ama zaman gösterdiki artık bu mağazalarda yetmiyor. İyi hizmet etmek adına sürekli sektörü takip edip yeniliklerin peşinde koşuyor, sektörün gelişme hızının arkasında kalmamaya özen gösteriyoruz. Geçmiş yıllarda teşhirlerimizde 3-4 senede bir tadilat yapardık şimdi senelik mağaza yeniler hale geldik.

Şimdi bakıyoruz 10 daire toplu iş! Bunun yanı sıra; aynı markayı satan satıcılar bile projelerde rakip olmaya başladılar. Üreticiler projelere direk kendileri fiyat veriyor. Bunlar bizim açımızdan hep sıkıntı kaynağı oluyor. Bir yandan rekabet etmeye çalışırken öbür yandan artan işletme maliyetleri ile boğuşuyoruz. Sorunsuz ve kaliteli hizmet vermenin bedeli çok yüksek, bu hizmeti verip karşılığını alamadığınız zaman sıkıntılar başlıyor. Üreticiler bunları dengelemek adına birtakım yaptırımlarda bulunuyorlar fakat bayiler bunu yine iyi şekilde değerlendirmeyip, rekabetin içine sokuyorlar.

Eskiden perakendecilik yapmak karlıydı ama günümüzde toptan ve perakende arasındaki karlılık neredeyse aynı seviyelere geldi. Eskiden 50 daire toplu iş olarak görülüyordu. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

105


Geçerken Uğradık

“En iyisini, en ucuza almak” müşterilerimizin tek hedefi. Teknolojiyi bu anlamda çok iyi kullanıyorlar. Bu doğrultuda mağazamızı ziyaret eden her müşterimiz, hazırlıklı bir şekilde alışverişe başlıyor. Alışveriş kültürü tamamen değişti. Fakat bizim sektörde değişmeyen tek şey ‘pazarlık’. Ben alışveriş

106

yaparken hiçbir yerde pazarlık yapamıyorum ama bizim mağazamıza gelen neredeyse her müşteri pazarlık yapıyor. Ürün çeşidi arttıkça bayilerin sırtına ağır yük binmeye başladı. Tüccarlarımıza taşıyamayacağı yük yüklenmek isteniyor. Stok her açıdan bayi için sıkıntılı. Üretim dışı olan mallar,

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Geçerken Uğradık

iade edilen mallardaki ebat ve ton farkı bütün karlılığı etkiliyor. Her sene binlerce metrekare ürünü, maliyetinin altında satmak zorunda kalıyoruz yada en son çare moloz şeklinde, üstüne para verip çöpe atıyoruz. Bu sadece seramik sektöründe böyle değil aynı sıkıntı vitrifiye ve mobilyada da var. Bu konuda üreticilerden hassasiyet göstermelerini bekliyoruz. Günümüz koşulları ticareti tamamen riskli hale getirdi. Uzun vadeler, uyku kaçıran vadeler oldu. Öz sermayesiyle çalışmayan küçük, büyük fark etmez her kuruluş muhakkak sıkıntı yaşıyor. Günümüzde borçla işletme kurmakla, hayal kurmak arasında pek fark görmüyorum. Bu tarz kuruluşlar çok çabuk kayboluyorlar ama sektördeki diğer kuruluşlarda bunlardan nasibini alıyor. Üreticiler birebir teminatlı çalışıyor ama bizlerde bu pek mümkün değil. Bu anlamda ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Riskleri göz önünde bulundurup bu anlamda doğru adrese, doğru satışlar yapmak lazım aksi takdirde yaptığınız satışın karşılığını alamamak kötü sonuçlar doğuruyor. Son dönemde hükümetin kredi ve kredi kartları konusunda alacağı tedbirlerin piyasaları olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum fakat bir anlamda doğru bir Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

tedbir olduğunu da düşünüyorum. İnsanlar muhakkak tüketecekler ama tüketirken hesaplı olmarında fayda görüyorum. Cebinde kredi kartı olan herkes olmayan parayı harcamaya başladı. Zamanla bunların sıkıntıları ortaya çıkmaya başladı. Gelecek için en önemli hedeflerimiz arasında her zaman olduğu gibi istikrarlı şekilde büyümek ve varlığımızı korumak var. Çok uzun vadeli planlar yapmıyoruz, günümüz koşullarında bazen yarını konuşmak için bile çok erken olabiliyor. O açıdan hep hazırlıklı ve temkinli olmaya çalışıyoruz. Bu sektörde yıllarca üstlerde kalabilmek çok zor, her zaman hesaplı ve temkinli olmakta fayda var diye düşünüyorum. Bu sektörde büyümek çok kolay ama maalesef geçici sektörün çok birincileri oldu ama ikincileri, üçüncüleri… hep aynıydı… TİMDER sektörümüz açısından çok önemli, hatta öncü bir kuruluş. Eğitim ve sosyal alanlarda çok güzel çalışmalara imza atıyor. Özellikle UNICERA fuar organizasyonu konusunda çok başarılı buluyorum. Avrupa’nın en büyük ikinci fuarı konumunda, tabi bu anlamda Türk sanayicisinin de emeği büyüktür. Türkiye bu sektörde dünyanın en hatırı sayılır ülkesi haline gelmiş durumda bu bizler için gurur verici bir tablodur.

107


Geçerken Uğradık

Zeynel Kızılkaya

Akar Seramik Paz. San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü

Aslen Erzincanlıyım, ailem 1965 yılında İstanbul’a göç etmiş. Bende 1973 yılında İstanbul’da doğdum. Liseye kadar öğrenimimi İstanbul’da tamamlamamın ardından Ankara Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesinde eğitim hayatım devam ettim ve mezun oldum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Sektöre 1997 yılında Bağcılar Mahmutbey’de 2.000m2 açık depo şeklinde İspanya’dan bordür, süpürgelik ve yer – duvar karoları ithal ederek başladım. İstanbul için ve dışına pazarlama yaparak 2001 yılına kadar devam ettik.. Sonrasında ise şuan bulunduğumuz Çekmeköy deki mağazamızı yaparak buraya taşındık ve ithalatı bırakarak Ege Seramik bayiliği ile ticaret hayatımıza devam ettik. Ege Seramik bayiliğimiz halen devam etmekle birlikte 2005 yılında Seranit Granit bayiliği aldık. Seranit Yapı Grubu’nun Serra markasını yaratması ile birlikte Serra’nın da bayisi olduk. Bununla birlikte Baymak Isı

108

Grubu başta olmak üzere Söğüt Seramik, Orka Banyo, Petek Banyo gibi sektörümüzde faaliyet gösteren birçok firmanın bayiliği ile ticaret hayatımız devam etmektedir. Şuan 700m2’lik bir alanda 16 kişiyle hizmet veriyoruz. Ancak sektörün gerekleri gün geçtikçe değişiyor. Sadece seramik üzerine ticaret hayatınızı odaklamanız artık yeterli gelmiyor. Buna istinaden 2 yıl önce aldığımız bir karar ile yapı grubundaki diğer ürün kalemlerini de ticaret hayatımıza katıyoruz. Ürün kalemlerinin genişlemesi ile birlikte tabiki bulunduğumuz alan bizim için yeterli gelmemeye başlıyor. Bu nedenle hemen yan tarafımızda çalışmaları bitmek üzere olan 800m2’lik bir alanı daha mağazamıza katıyoruz. 6 ay içinde açılışını gerçekleştirmeyi planladığımız bu mağazamız ile birlikte seramik mağazası konseptinden yapı market konseptine geçmiş olacağız. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Geçerken Uğradık “Artık hedefimiz müşterilerimizin ihtiyacı olan tüm ürünleri “Temelden Çatıya” satarak hem hizmet alanımızı hemde ticaret potansiyelimizi arttırmaktır.” Rekabetin bu kadar yoğun, karlılığın bu kadar az, müşteri beklentilerinin ise bu kadar yüksek olduğu bir sektörde artık sektör olarak konseptimizi değiştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu yeni yatırım ve ürün çeşitliliğimiz de bu görüşümüzden kaynaklanıyor. Akar Seramik’in ürün portföyüne paralel mağaza genişlemesi Artık hedefimiz ihtiyacı olan tüm ürünleri satarak hem hizmet alanımızı Aksi takdirde zaten aracın ceza yemesi hemde ticaret potansiyelimizi arttırmaktır. durumunda yine ciddi bedeller ödemek Bana göre artık bu hizmet ve ticaret anlayışı zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle nakliye sektörümüzde 5 – 10 yıl içinde yaygınlaşacak. sektörümüzün önde gelen sorunlarından Bu yeni konsepte geçiş yapmayan veya biri olduğunu söyleyebiliriz. uyum sağlayamayanlar ise önemli derecede güç kaybedecektir. Piyasanın geleceği bunu Mal arzının ve satıcı firmaların fazlalığı gösteriyor. firmaları “Fiyat Odaklı” satışa itmekte ki buda düşük kar marjını getirmekte. Piyasada şuan en ciddi sorunlarımız arasında Kısa vadede kazançlı gibi görünse de kar oranları, depolama sorunları, lojistik, bu politika firmaların bilançolarında ile birlikte nakliye konusunda yaşadığımız ciddi zararlarla sonuçlanır. Yapılması sıkıntılar bulunuyor. Ticaretimizin büyük gereken fiyat rekabetinden uzaklaşıp, bölümü havaleli ve ağır malzeme üzerine güleryüzlü hizmet, müşteri ilişkilerinde olduğu için tonaj sınırlamalarından kaynaklı sıcak teması sürekli tutabilmeniz, malın büyük cezai yaptırımlar karşımıza çıkıyor. heran elinizde bulunması, düzgün bir Çok cüzzi kar oranları ile çalıştığımız bu şekilde muhasebe kayıtlarınızın tutuluyor sektör içinde nakliye konusunda da mecburi olması, personelinizin doğru hizmet olarak 1 kamyon ile taşıyacağınız ürünü 2 sağlayabilmesi, müşterilerinize farklı ve kamyon ile taşımak zorunda kalıyorsunuz. çeşitli ürünler sunabilmeniz sizi diğer Bu nakliye giderlerinizi ikiye katlıyor. firmalardan farklı kılacaktır.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

109


Geçerken Uğradık “Seramik çarşısı gibi birçok mağazanın bulunduğu bir siteleşmeye gitmek ve ortak, organize depo kullanımı ile sektörümüzün ihtiyaçlarına uygun bir yapılanma sağlamamız gerekiyor.” Karlılık az olmakla birlikte müşteri beklentileri olabildiğince yüksek ve yükselmeye devam ediyor. Örneğin bizim sektörümüzde stok zorunluluğu var. Akşam 6’da mağazaya gelen müşteri o gün ürünü seçmek, sabah 8:30’da da ustanın işe başlamasını istiyor. Dolayısıyla sizin hem stoklarınızda müşteri beğenilerinin değişkenliğine istinaden geniş bir ürün portföyü bulundurmalısınız hemde müşterinin istediği gibi akşam aldığı ürünü sabahın en erken saatinde sevk edebilecek şartlara sahip olmalısınız. Bunu sağlayabilmek için hem bulunduğunuz yerde stok imkanına, hem stoğunuzda ürün çeşitliliğine ihtiyacınız var. Bunu sağlama zorunluluğunuz ile birlikte kar marjlarınız aslında bu giderleri karşılayabilmek için çok düşük seviyelerde kalıyor. Bu nedenle sektörümüzün mobilyacı ve benzeri iş gruplarının yapılandığı gibi bir ortak pazar alanına ihtiyacı var. Seramik çarşısı gibi birçok mağazanın bulunduğu bir siteleşmeye gitmek ve ortak, organize depo kullanımı ile sektörümüzün ihtiyaçlarına uygun bir yapılanma sağlamamız gerekiyor. Bu konudaki çalışmayı en iyi şekilde yürütebilecek kurum TİMDER’dir, bunu bekliyor ve istiyoruz. Bununla birlikte

110

TİMDER’in en iyi yapabileceği hizmetlerden birinin de bilgi iletişim hizmetleri tabanı oluşturarak sıkıntıya düşen firmalar hakkında risk bildirimleri yapabilmesidir. Bu organizasyonlara öncülük etmesi TİMDER’in bizler için yapabileceği en güzel çalışmaları olacaktır.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Geçerken Uğradık “İnsanlar eski dairelerinde tadiat yapmak yerine yeni daireler almaya yönlendiler.” Kurulduğumuz aşamada özellikle perakende müşterilere yönelik hizmet veriyorduk. Ticaretimizin %70’i perakende, %30’u toplu işleri kapsıyordu. Şimdi ise bu oranlar tam tersine döndü. Bunun nedeni Türkiye’de yaratılan “Sanal” inşaat sektörüdür. Sanal dememin nedeni son 10 yılda Amerika’da ortaya çıkan daha sonradan İspanya ya yayılan bir inşaat furyasıdır. Bu furya 1015 yıl once karşılaştığımız “Araç Furyası” sonrası “Kredi Kartı” furyası gibi Kapitalist düzenin bir icadıdır. İnsanların arsalarının değerleri 10kat, evlerinin değerleri 2-3 katına çıktı. Ancak gelir düzeylerindeki artışlar bu oranların yanında oldukça komik düzeylerde kaldı. Düşünün ki site içerisinde ortalama 3+1 dairenin değeri 450.000 den başlamakta iken bugün asgari ücret 850 TL dir. Bu daireler kimlere satılıyor? Satın alanlara daha iyi bir hayat vaad ederek yüksek duvarlı evlerinin arkasında “Huzurlu” sloganıyla daire alanlar acaba sokaklara çıktıklarında yada gözaçıp kapayıncaya kadar gelen aysonlarıda daire taksitlerini öderken huzursuz olmayacaklar mı? İnsanlara sanal bir pazar yaratılarak buna inandırıldı. Bu furyanın daha uzun bir süre

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

devam edeceğini düşünmüyorum. Aynı bir zamanlar ki Kredi Kartı yada Araç furyası gibi bitecektir. Sonuçları iyi olmayacaktır. Büyük inşaat firmalarına da baktığınızda direkt olarak fabrikaların kendi bünyelerinde kurdukları toplu işler departmanlarından alımlarını gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla işin erbabı tüccarlar heryer şantiye alanıyken satış yapamaz duruma geldiler. Fabrikalar bayi toplantılarında bayilerine plaketler dağıtarak motive edip sırtlarını sıvazlıyorlar ama siz gelin bayilere sorun ne şartlarda satış yapıyorlar. Kim nederse desin aldığınız ödüllere yada övgülere inanmayın. Bana göre bir bayinin satacağı seramik miktarının yıllık ortalama 250.000 m2‘yi geçmemesi lazım bunun üzeri çok risk almak demektir. Gelen her çeki kabul edersiniz, açık mal vermek zorunda kalırsınız, daha büyük depo daha büyük kamyonlar daha çok personel. Sonra işler bir kesilir. Aman Allah Korusun… skor için satış yapmaya gerek yok. Son olarak şunları söylüyorum, riskinizi koruyun, bilançonuza dikkat edin, karlılığınızı arttırın. Eskinin klasik bir sözü vardır “Müşteri veli-nimetimizdir” diye bu sözün 2000 li yıllardaki yeni versiyonu “Parasını ödeyen müşteri veli-nimetimizdir.” Olmalıdır…

111


Sahadan Dünyanın neresinde olursa olsun bir yenilikten sadece bizlerin değil herkesin haberi oluyor ve insanlar artık bunları sizden talep ediyor, yani sizleri itiyor dinlenmek için bile duramazsınız artık. Yapı marketlerin hızla yaygınlaşması rekabetin ölçeğini de boyutunu da değiştirdi. Dünyada iki elin parmakları kadar olan markalar, AVM’lerle paralel açtıkları yüzlerce mağaza ile inşaat piyasasından günden güne artan bir pay alıp rekabeti ileri bir düzeye taşıdılar. Bugün büyük teşhir alanları ile fiyat karşılaştırılmasına imkan vermekle birlikte ürün seçenekleri ile tüketiciyi cezbediyorlar. Şirketimizde de ayrı bir bir bölüm ile hizmet verilen Yapı Marketler bugün hızla büyüyorlar.

Mücahit Aslan

Elmor Tesisat Malzemesi Ticaret A.Ş. Satış Uzmanı

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Yüksek öğrenimimi tamamladıktan sonra 1996 senesinde Elginkan Topluluğu’na katıldım. Elmor A.Ş. Toplu İşler bölümünde çalışmaya başladım. Bir sene şantiyelerle ilgilendikten sonra bayi kanalına geçtim. O günden bugüne zorlu ama bir o kadar da zevkli bu kanalda çalışıyorum. Firmanın ve markanın görünen yüzü olmak gerçekten de zor bir iş. Çünkü müşterilerin ihtiyaçları da bayilerin ticari beklentileri de 2000’li yılar öncesine göre çok değişti. 2000 öncesi enflasyonist ortamlarda işletmeler öyle veya böyle ayakta durabiliyordu. Bugüne göre kısıtlı ürün çeşitliliği ve hizmet ile rekabetin yoğun olmadığı ortamda herkes, tabiri caizse ekmek yiyiyordu. Bugün ise müşteriye her platformda, internet ortamı, teşhir mağazaları, sosyal medya da markanızı ve ürünlerinizi göstermeniz gerekirken; bayilerinize de rekabet ortamında para kazandırmak zorundasınız.

112

Rekabet daha da artacak orası kesin, artık dünya çapında sermayesi olan şirketler bu sektörde yer alıyor. Bu nedenle sektörümüzdeki küçük ve orta çaplı satış noktalarının orta ve uzun vade de bağımsız, kendini geliştirmeden ayakta durma şansı yok gibi görünüyor. İleride rekabetin daha da yoğunlaşacağı göz önüne alınırsa; daha bugünden beraber ortak hareket etmeleri gerekiyor. TİMDER olarak bu konu da bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri ile çok güzel işler yapıyorsunuz. Siyasi ve ekonomik istikrarın devamı halinde inşaat sektörümüzün önü çok açık. ECA markası ile 120’yi aşan ülkeye ihracatımız, yurtdışında uzun yıllardır başarı ile iş yapan müteahhitlerimiz, Türkiye inşaat sektörü olarak dünyanın her yerinde üretim dahil faaliyetlerimiz, inşaat sektöründeki bizleri gururlandırıyor. İki haneli büyümelerle ülkemizin itici motoru olmaya inşallah uzun seneler devam edeceğiz. Elginkan Holding olarak bütün şirketlerimiz, rahmetli Başkanımız Ekrem Elginkan Beyin direktifleri doğrultusunda iç pazar liderliğimizi sürdürürken kalite ve ihracat odaklı çalışmaya ve istikrarlı büyümeye, istihdam sağlamaya, sosyal projelere kaynak aktarmaya, kısaca bu toprağın insanına hizmet vermeye devam edeceğiz. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Sistem & Yönetim

M. Aykut Bulut

Yüksel Seramik San ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü aykutbulut@yukselseramik.com

BBA

Bugün ekonomik alanda faaliyette bulunan şirketleri üç ana yapıda sınıflandırmamız mümkündür. Sahiplik yönünden ele aldığımızda özel, kamu ve karma işletmeler olarak, hukuki yönden incelendiğinde ise gerçek ve tüzel kişiler olarak alt gruplara ayırmamız mümkündür. Şirketlerin kurulmasından sonra gösterdikleri faaliyetlere göre sınıflandırılmaları ise aşağıdaki şekilde olmaktadır. a) Endüstri Şirketler; hammadde alırlar üretirler ve mamul satarlar. b) Ticari şirketler; ticari mal alırlar ve ticari mal satarlar. c) Hizmet Şirketleri; kendileri üretirler ve hizmet satarlar.

Bu kuruluşların birbirlerinden mal ve hizmet alarak yaptıkları ticari faaliyetlere bu günün ekonomik dünyasında yazılış olarak B2B, İngilizce okunuş olarak ise ‘’bi tu bi’’ ile B den B ye anlamı oluşturulmaya çalışılmıştır. B2B Ticaret yapan bir firmadan, ticaret yapan firmayla yapılan mal ve hizmet alımlarını anlatan bir ifade olarak ‘’business to business’’ ile ekonomi dünyasında yerini almıştır. Burada firmalar kendi aralarında ticari faaliyette bulunurlarken ürün veya hizmetin özellikleri, faydaları, işlevselliği, fiatı, servis nitelik gibi somut verilerin daha çok dikkate alındığı bir değerler bütünü olmaktadır. Hangi ihtiyaçların karşılandığı, süre, kalite, verimlilik, maliyet ve sonuçta bu üründen alınan fiziki ve maddi faydaların değerlendirildiği ticari bir faaliyet alanıdır. Ticari faaliyetlerin bir diğer sınıfı da ticari firmaların doğrudan doğruya müşteriye daha doğrusu tüketiciye yaptıkları satışlardır. ‘’B2C’’ olarak simgelendirilen bu faaliyette ise yine İngilizce okunuş olarak ‘’bi tu si’’ ile B‘den

114

C’ye anlamı oluşturulmaya çalışılmış ve ticari faaliyette bulunan bir firmadan direkt tüketiciye yapılan işlemi anlatan ‘’business to consumer’’ ile ekonomi dünyasında kısaca B2C olarak ifade edilmiştir. Bu tür faaliyetlerde ise marka tüketici üzerinde güçlü ve tesir edici bir değer olup somut değerlerden daha çok duygusal bağların hakim olduğu bir durum oluşacak ve tüketici üzerinde seçimini yaptıracak bilinirlik ve duygusallığı yaratmak bu noktada ağırlıklı olarak öne çıkacaktır. Bu noktaya gelmişken şu saptamayı da hatırlamakta fayda görüyorum. Malum olduğu üzere bugün bir ticari faaliyetin başarısı için 4P formülü ile hareket etmek bunun verdiği mesajlara uymaya çalışmaktan bahsedilir. 4P kısaca product, price, place, promotion olarak açıklanır ve karşılık olarak ürün, fiyat yer ve iletişim ilgili faaliyetleri kapsar. Bu özellikler gerek firmaların nezdinde gerekse üretilen ürünle ilgili olarak son derece önemli ve dikkatlice takip edilmesi, uygulanması gereken ödevlerdir. Bugün bunların ötesinde beşinci bir “P” harfinin genellikle tüketici üzerinde etkisi olmaktadır. Perception, ‘’imaj algı’’ anlamını taşıyan bu kelime karar vermede 85/15 denklemine ciddi bir şekilde tesir etmektedir. Tüketicilerin satınalma anındaki kararlarını %85 oranında duygularıyla, %15 oranında ise mantıklarıyla aldığı düşünüldüğünde bilinirliğin ve firmanın duruşunun önemi ortaya çıkmaktadır. B2B tür faaliyetlerde her ne kadar somut özellikler önplanda olsa da, yine de burada faaliyette bulunan firmaların pazardaki duruşları, davranış biçimleri, güvenilirlikleri, sözlerinin ve mallarının arkalarında durmaları oldukça önemlidir. Çünkü dışa vurum planlansa

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Sistem & Yönetim da, planlanmasa da kişilerin vücut dilleri gibi bir şeydir. Herhangi bir planlı tanıtım, reklam faaliyetlerinde bulunmadan da, her firma pazara kendi yapısıyla ilgili bir mesaj vermekte olup bu pazarda nasıl bilindiklerinin kendileri bile farkına değillerdir. Pazara sunduğumuz ürünün ve servisin kalitesi, satarken ve sattıktan sonra, ürünümüzle ilgili her türlü sorumluluğun arkasında olduğumuzun bilinmesi öncelikli olarak pazarda iyi bilinmemizi sağlayacaktır. Kalite konusunun çözülmüş olduğu durumlar için ise yapılması gereken önemli şey kopyacılıktan uzak durmaktır. Ürün veya hizmetin bir diğer firma ile aynı olması ve bunun bir firma politikası haline gelmesi piyasa içinde bilinirliğimize aksi yönde tesir edecektir. İnnovatif, müşterinin görmek istediği fakat bir türlü bulamadığı fayda ve estetiği ürünün içine katmak, pazarda farklı olarak bilinmemize katkı sağlayacaktır. Bilinirliği arttırmak adına yapılan reklam ve promosyonların satışçıları ve insanların ilgisini çekmediği sürece hiçbir faydası yoktur. Bu gün iletişim bombardımanı nedeni ile kendimizi korumaya almış olmuş olup, televizyon ve radyoda reklamları izlemeyip katalog, dergi, sms ve e-postaları incelemeyip, telefonları red ettiğimiz bir dünyanın içindeyiz. Asıl olan; ürün ve hizmetle pazarda kendini tanıtmış hiç kimseye boş vaatte bulunmayan, azını vaat edip çoğunu veren, küçük farkları öğünme vesilesi yapmayan, rakiplerin izinden yürümeyen, kapalı kutu olmayan, nerede olursa olsun elindekilerle en iyisini yapmaya uğraşan, güler yüzlü ve insanların birbirlerine anlattığı bir firma olup, bilinirliğin bu yönde arttırılması, kendisinin ve müşterilerinin mutlu olduğu bir dünyada yaşaması en büyük ideali olmalıdır. Satın almaya karar vermiş kişiler için o an önemli olan ürünün beğenilmesi ve sahip olma duygusudur. Sahip olma duygusu herşeyden önce gelmekte, aksi ise mutsuzluğa, o firma veya markaya küskünlüklere sebep olmaktadır. Satın alma esnasında, hemen almak, malın hazırlanmasını müteakip almak, anlaşılan vade de almak, üretim gerekiyorsa sürecin öğrenilip belirtilen tarihte almak gibi muhtelif durumları olabilmektedir. Hemen tüketime veya kullanılmaya başlanılacak ürünler için genellikle çok kısa vadeli satın almalar gerçekleşirken,

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

alınarak yeni ürünler üretmek için kullanılacak ara ürünlerde ise kısa, orta vadeli satın almalar gerçekleşmektedir. Esas olan satış anlaşmalarının yapılmasından sonra, zamanında teslim almaktır. Zamanında teslim stoklarda bulundurmak, stoklarda bulunan ürünü satmak, ana tedarikçide stoklarda bulundurmak veya yeniden üretilecek olanlar için ise doğru planlanıp, doğru zamanda üretilerek, doğru zamanda malı teslim etmek, bir firmanın en çok üzerinde durması gereken konulardan birisidir. Sipariş anında parasını ödemiş olan müşterilerin beklentilerine cevap alamaması, kendisini aldatılmış, kandırılmış zannetmelerine sebebiyet verecek ve o firmayla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesine neden olacaktır. Sonuç itibariyle müşteri almak istediği malı, bulmak, görmek istemektedir. İhtiyaç olduğu anda beğendiği ve bulduğu malı alan müşteri en mutlu kişidir. Yine satın almaya karar vermiş kişiler için diğer önemli etken malın fiyatı olmaktadır. Yani kişi beğenecek sahip olmak isteyecek ve fiyat alınabilir olacak. Alınabilir olmak, ancak doğru bir fiyatlama politikasıyla oluşacaktır. Doğru fiyatla pazarda olabilmek, rekabet edilebilir bir yapıda olmak ve üretim maliyetlerinde aşırılık yaşamamakla mümkün olacaktır. Üretim tekniklerinde en son teknolojilerin desteğinde verimli olarak çalışmak, maliyetler için çok önemli bir başlangıç olmaktadır. İkinci önemli nokta ise tasarlanan ürünün, nitelikleri içerisine konulan ve konulmayan detaylar, maliyette öne çıkmaktadır. Burada malın içeriğine katılan özellikler ve gösterilen özen, malın niteliğini belirlemektedir. Bütün bunların ötesinde üretim anında yaşanan kötü ve sağlanamayan kalite maliyetleri pazara sunulacak olan ürünün fiyatını doğrudan etkileyecektir. Sağlanamayan kalite, maliyet artışlarının yanında iç ve dış başarısızlık, kaybedilen fırsatlar, itibar kaybı olarak sonuçlanacaktır. Herkesin her yerde sahip olabileceği özenle kurulmuş üretim tesislerinde, kısıtlı hammadde kaynakları ile üretim yapılan dünyamızda farklılığı yaratacak, ürüne değer katacak, verimli çalışarak rekabet edebilecek, fiyatları oluşturabilecek ve bu sayede kendi ürünlerinin alınmasını sağlayacak olan yine çalışanlar olacaktır. Sonuçta bir malın alınabilir olmasının üzerinde bir çok faktör bulunmakla beraber, fiyat öncelikli olarak öne çıkmaktadır. Bu kadar lafın özeti de herkesin kendine göre yorumlamasıyla “Bilinir, Bulunur, Alınabilir” olmaktan geçmektedir.

115


Hukuken

Av. Murat Çelikten TİMDER Hukuk Danışmanı murat@murathukuk.com

YENİ BORÇLAR KANUNU’NDA KEFALET Ülkemizde herhangi bir borca veya 3. şahsın taahhüdüne, asıl borçlu yanında şahsi kefalet verme çok sık başvurulan bir teminat şeklidir. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Borçlar Kanunu’nun bir diğer yeni uygulaması ise kefalet bakımındandır. Bu yeni düzenlemeye göre Kefalet sözleşmesinin; 1) Yazılı şekilde yapılması, 2) Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın açıkça belirtilmesi, 3) Kefaletin verildiği tarihin belirtilmesi, 4) Müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğinin, kefalet sözleşmesinde kefilin kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Görüldüğü üzere Kanun, burada herhangi bir ayrıma gitmemiş ve hem adi hem de müteselsil kefalet bakımından kefil olanlar bakımından el yazısı ile ifade edilmesi zorunluluğu getirmiştir. Bu durumda kefilin bizzat el yazısı ile verilmemiş bir kefaletin

116

ister basit isterse müşterek kefalet olsun, kanunun açık hükmü çerçevesinde geçerli olmayacağı açıktır. Kanunda getirilen diğer bir yenilik de evlilik birliği içerisinde verilen kefalet bakımındandır. Buna göre eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu kefalet düzenlemesi ile aile birliğinin korunması amacı güdülmüştür. Belirtilen rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması ayrı bir şart olarak getirilmiştir. Bu yeni getirilen madde çerçevesinde uygulamada sürekli problemlerin ortaya çıkması, ticaret hayatında faaliyet gösteren tacirlerin ve şirketlerin, özel hayatlarından dolayı risk alabilme özgürlüklerinin fazlasıyla kısıtlanması, uzun süreden beri biraraya gelemeyen ancak herhangi bir sebeple sona erememiş evlilikler içerisinde bu uygulamanın neredeyse imkansız olması, uygulamada büyük problemler Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Hukuken yaratmıştır. Özellikle ticaret hayatının dinamikliği çerçevesinde başta bankalarla yapılan işlemler olmak üzere tüm kefalet gerektiren işlemlerin gerçekleşme süresinin makulden fazla uzaması ve neredeyse durma noktasına gelmesi üzerine kanun koyucu bu konuda yeni bir düzenlemeye gitmiştir. Buna göre ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerin, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletlerin, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler bakımından söz konusu maddede belirtilen eşin rızasının aranması yükümlülüğünü kaldıran bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik 11.04.2013 tarihinden sonra verilebilecek kefaletler bakımından geçerli hale gelmiş ve uygulamaya girmiştir. Bunun yanında kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmayacaktır. Bu durumda özellikle bankalar nezdinde verilen kefaletler bakımından genel kredi sözleşmelerine verilen kefaletlerin kapsamının arttırılması açısından yani özellikle kefalet miktar artışlarının yazılı olarak yapılması zorunludur. Aksi takdirde kefilin sorumluluğu ilk imzalanan genel kredi sözleşmesi ile kullanılmasına izin verilen kredi limitleriyle sınırlı olacaktır. Yukarıda izah edilen sona erme hükmü bakımından, madde içerisinde ticari veya Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

özel işler bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığından, madde tüm kefaletler bakımından geçerli olacaktır. Kefaletin sona ermesi konusuna gelince, hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Kanunda, borçluya, bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı belirtilmiştir. Maddeden yorumla, borçluya bir tüzel kişilik tarafından verilen kefaletin on yıllık süre sonunda kendiliğinden ortadan kalkmayacağı belirlemesi yapılabilir. Süreli olmayan kefalet bakımından sona erme ancak asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise, kanunun öngördüğü hâllerde, alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini istemek suretiyle sona erdirilebilir. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Bu yeni gelen 10 yıllık sınırlama çerçevesinde özellikle bankalar nezdinde verilen genel kredi sözleşmeleri bakımından ilelebet ve sınırsız olarak ilgili sözleşme imzası sonrasında yürürlükte kalmasının önüne geçilmektedir. Uygulamada ne yazık ki kefalet bakımından Yargıtay kararı henüz oluşmadığından veya ulaşılabilen kaynaklarda yer almadığından, yukarıda izah edilen bazı maddelerin yorumlanması esnasında açık kalan yönleri ilerleyen zamanda tamamlamayı umut etmekteyiz. Bu vesileyle kefile kalmadan ödenen borçlarınız olmasını dileyerek bu dergideki yazımızı bitiriyoruz.

117


İş Hukuku Kanunla Kuruma Verilen Yetkiler Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çeşitli maddeleriyle bu sorunlara çözüm getirmeye çalışan uygulamalar geliştirmektedir. Asgari işçilik uygulaması, mevcut teknoloji ile yapılan üretim miktarının belirlenmesi ve bu üretimin ne kadar işçiyle yapılabileceği, değişik iş kollarında ortalama işçi ücretlerinin ne olması gerektiği gibi parametreler yardımı ile kayıt dışı işçiliğin önüne geçilme çalışmaları yapılıyor. Bir Örnek; Mühendislerin Asgari Ücreti Bunlardan uygulamaya konulan bir örnek; Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği arasında yapılmış olan bir protokol ile bu kuruluş üyelerine “asgari bir ücret” uygulaması, sanal asgari ücret olarak değerlendirilerek eleştiriliyor.

Seyfullah Beysülen İş Hukuku Danışmanı

SANAL ASGARİ ÜCRET Ülkemizde, kayıt dışı işçilik, önemli bir sorun olarak yöneticilerin önünde çok uzun zamandan beri durmaktadır. Uygulamada, 1999 yılında yapılan Sosyal Sigortalar Kanunu değişikliği ile, işçinin bir gün öncesinden Kuruma bildirilmesi gerektiği, değişikliği yapılarak ve ay içinde eksik gün gösterilen işçilerin, bu günlerde neden çalışmadıkları konusu belgelendirilerek önemli bir yol alınmıştır. Ücretin Eksik Beyan Edilmesi de Kayıt Dışılığın Bir Parçası Kayıt dışı işçiliğin bir başka tarafı ise ücret bordrolarını ilgilendirmektedir. Ücret bordrolarında gösterilen ücretler, alınan gerçek ücretleri çoğu kez yansıtmıyor. Bunun önlemi olarak ücretlerin bankalar aracılığı ile ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Ancak burada 10 işçinin altında işçi çalıştırılan bir işyerinde bu zorunluluk yoktur. Bununla birlikte bazı işyerleri bordro dışında ödenen ücretleri banka dışı yollardan ödemektedirler.

118

İki kuruluş arasında yapılmış olan protokol ile TMMOB’ne ücretlerin eksik bildirilmesini önlemek amacıyla mühendislik, mimarlık ve şehir planlama alanlarında meslek icra eden disiplinlere ilişkin olarak yıllık bazda asgari ücret seviyeleri belirleme yetkisi tanınmış ve bunun SGK’na iletilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Bunun üzerine TMMOB 01.01.2013 tarihinden geçerli olmak üzere, en az ücreti, brüt 2.700 TL olarak belirlemiştir. Sanal Asgari Ücret mi? Protokole dayanak olarak 5510 sayılı Kanunun 100’ncü maddesinin esas alındığını belirten Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, bu maddenin Kuruma diğer kurumlarla yapılacak protokoller çerçevesinde bilgi ve belge isteme yetkisi verdiğini, işçi ve işveren iradeleri yerine geçerek sigortalıya ödenecek en az ücreti belirleme yetkisi vermediğini ileri sürmektedir. Prof. Caniklioğlu, hukuk düzenimizde, kural olarak sözleşme özgürlüğü ilkesinin olduğunu buna müdahalenin ancak yasa ile olacağını belirterek, yukarıda sözü edilen uygulamanın yasal olmadığını söylemektedir. Gerçekten de yüzüncü madde metninde bilgi ve belge verme zorunluğu söz konusudur. Yukarıda belli meslek gruplarında asgari ücret belirleme yetkisi bu madde içeriğinde bulunmaktadır. Protokol 5502 sayılı Yasanın 13 ve 14’ncü maddelerine de atıf yaparak hazırlanmıştır. Bu maddelerde Kurumun bu tür belirlemeler yapabileceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


İletişimde İletişim

Almila Dalkılıç

Kişisel Gelişim Uzmanı almilad@gmail.com

TELEFONDA GÖRÜŞMENİN ALTIN DEĞERİNDEKİ KURALLARI Telefonu açarken sanki beklediğiniz bir telefonmuş gibi davranmalısınız Ahizeyi daha kaldırmadan gülümsemeye başlamış olun Ağzınızda bir şeyler varken telefonu açmayın Sakız çiğnemeden ve bir şey yemeden konuşmalısınız, sakızı iç yanak kısmınıza gizleyerek konuşmak da belli olur… Telefonu açan kişi öncelikle kendini tanıtmalı sonra aradığı kişinin adını ve görevini söylemelidir Telefonu açar açmaz hatır sormalı direkt konuya girilmemelidir

+

120

Heyecanlı bir şekilde konuşulmamalıdır Telefon sesi ne çok sert ne de çok yumuşak olmamalıdır Telefonu mutlaka açan kapatır Arkadan kovalayan varmış gibi hızlı hızlı ve kesik kesik konuşma yapılmamalı Telefonda biriyle konuşurken başka biriyle konuşma olmaz Gülümsemeniz yüzünüzden konuşma boyunca eksik olmamalı Konuşmayı adeta bir sözlü el sıkışma şeklinde sonlandırmalısınız

-

TELEFONDA PERDELEME

Kendisi şu an dışarıda,daha sonra arayabilir misiniz?

Kimin aradığını bilmek istiyor.

Kim arıyor diyelim efendim?

Kim arar?

Bir saniye, yerinde olup olmadığına bakayım.

Bekletiyorum, sizi bekleteceğim.

Kendisi şu an ofiste değil, mesaj bırakmak ister miydiniz?

Kendisi burada yok. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


İletişimde İletişim TELEFONDA MEŞGUL OLMA DURUMUNDA

+

-

Telefonu meşgul, rica etsem tekrar arayabilir misiniz?

Kendisi telefonda görüşüyor, ne istemiştiniz?

Üzgünüm ama telefonu meşgul sizi beklemeye almamı ister miydiniz?

Bende anlayamadım telefonu çalıyor ama cevap vermiyor.

Kendisi şu an telefonda, bekleyebilir misiniz yoksa O’mu sizi arasın?

Şu an çok önemli bir telefon görüşmesi yapıyor.

Telefonu meşgul, benim yardımcı olabileceğim bir şey var mıydı?

Bana meşgul olduğunu ve telefon bağlamamamı söyledi.

Telefon açıldığında asla “kimsin” denmez Üst makam ast makamı aradığında titlelar ve isimler eksiksiz söylenmelidir Telefon çaldığında ikinci ya da üçüncü çalışında açılmalıdır Yürürken ve yatarken asla konuşma yapmayın Hoparlör açtığınızda fazla dış ses olmayan bir ortamda bulunduğunuzdan emin olun Veee Arayacağım dediğiniz bir zaman dilimi içinde mutlaka karşı tarafı arayın, yoksa güvenilmez biri izlenimi yaratırsınız; hemen geri arama yapamayacaksanız , geniş bir zaman dilimi belirtmenizde fayda var “ GÜN İÇİNDE UYGUN OLDUĞUMDA SİZİ ARAYACAĞIM “gibi… Telefonda görüşme; gelişen teknolojik araçlar ile birlikte hala en etkili iletişim araçlarından olup, doğru ve kurallarına uygun kullanıldığında iş hayatının en avantajlı vazgeçilmezidir. Eğer çok sık görüşme yapan biriyseniz, televizyonda anons yapan bir spiker olarak düşünün kendinizi. Her konuşmanızı en iyi şekilde yapmalısınız… Belki bunu düşünmek size iyi gelir;) Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

121


Etkin Yönetim

Sait Sağlam

Endüstri Yüksek Mühendisi Stratejitek Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri Yönetici Ortak, Projeler Yöneticisi ssaglam@stratejitek.com

İŞLETME KÖRLÜĞÜ ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK 21.yy Türkiye’sinde değişen piyasa koşullarında ayakta kalabilmenin yegâne yolu rekabet etmek ve rekabet etme gücünü geliştirmektir. Rekabete dayalı bir pazarda, ürün veya hizmetin pazar kabiliyeti ona rekabet etme özelliği kazandırır. Bunu elde etmenin en etkili yolu; farklı olmak ve müşteriye farklılaştırılmış ürün ya da hizmeti sunabilmektir. Farklı olmak, değişime sürekli ayak uydurmaktır. Değişim, bir zaman dilimindeki değişikliklerin bütününü ifade eden bir kavramdır. İşletmeler için düşünüldüğünde değişimi yönetmek pazarda ayakta kalabilmenin yegane yoludur. Değişimi gerçekleştirmek için işletmelerin müşteri kavramını doğru anlayabilmeleri ve yorumlayabilmeleri gerekir. Müşteriyi tatmin edilmesi gereken varlık olarak tanmladığımızda müşteri türleri nedir sorusunu cevaplamak gerekir. Müşteri kavramı; Dış Müşteri, İç Müşteri ve Tedarikçi olarak birbirinden ayrılmalıdır.

122

Dış müşteri, işletmenin sunmuş olduğu ürün ya da hizmetin kullanıcısıdır. Tedarikçi, işletmenin iş ortaklarını ifade etmektedir. İç müşteri ise işletmenin insan kaynakları yani entellektüel sermayesidir. İşletmenin çalışanlarının değişimi yaşamaları ve yönetmeleri doğrudan hizmet veya ürün kalitesini etkileyen en önemli unsurdur. İşletme körlüğü ise çalışanlarla doğrudan ilişkili olup bir işletmede kullanılan yöntem ve uygulamalardaki hataların ve gelecekteki olası fırsatların ve risklerin çalışanlar tarafından algılanamaması sorunudur. Çalışanlar zamanla işletmedeki uygulamalara ve iş yapış şekillerine alıştıkları için sorunları, riskleri ve fırsatları görmeleri zorlaşır. Üstelik bu durum, yöneticiler için çok daha zor olabilmektedir. Günlük problemlerle meşgul olan yöneticiler, işletme körlüğü nedeniyle, halledilmesi son derece kolay olan problemlere bile çözüm bulmakta zorlanabilmekte ve özellikle Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Etkin Yönetim işletmenin geleceğini ilgilendirecek konularda, oluşabilecek fırsatları fark edemeyerek veya riskleri öngöremeyerek işletmeye önemli kayıplar yaratabilmekte veya işletmeyi yüksek kazanımlardan mahrum bırakabilmektedirler. Yöneticilerin stratejik seviyeden taktiksel seviyeye düşmelerinin en çarpıcı sebebi işletme körlüğü olarak açıklanabilir. İşletme körlüğüne neden olabilecek sebepler arasında işletmelerin; Bütünsel bakış açısıyla sisteme odaklanmamaları Stratejik yönetim anlayışının eksikliği Hedeflerle yönetimin her kademede etkin olmaması Performans değerlendirme sisteminin eksikliği Süreç odaklı iş yapış tarzının etkili olmaması Çalışanları yetkilendirme ve delegasyon eksikliği sayılabilir. Bu sebeplerle birlikte dinamik bir yapıda sürekli iyileştirme mantığı ile hereket etmesi gereken işletmeler statik bir yapıya büründüğünde çalışanların alışkanlıkları ile birlikte körlük derecesinin artması kaçınılmazdır. Artan işletme körlüğü ile öğrenilmiş çaresizlik ortaya çıkmaktadır. Yönetici ya da çalışan bu çaresizlik içerisinde at gözlüğü ile pazarda yaşanan değişimi göremeyecek, fırsat ve tehditlerin farkına varamayacaktır. Öğrenilmiş çaresizlik kavramı söz konusu olduğunda haşlanan kurbağa sendromu akla gelmektedir. Kurbağanın sinir sistemi ani değişimlere tepki vermek üzere kurulmuştur. Yavaş yavaş ilerleyen tepkilere cevap verememektedir. Bir kurbağayı kaynayan suya attığınız zaman kaçmak ve içinden çıkmak için zıplayacaktır. Ilık suya koyduğunuzda, zamanla suyu kaynama noktasına çıkarttığınız zaman olduğu yerde kalacak ve kaynayan sudan çıkamayacaktır. Aynen bunun gibi işletmelerde de çalışanlar işleyen hatalı ya da etkin olmayan süreçlere zamanla alışarak tepki veremeyecek ve sürdürmeye devam edeceklerdir. Bu nedenle işletmelerde körlüğü ortadan kaldıracak bir yönetim anlayışı olmalıdır. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

Unutulmamalıdır ki; yönetim anlayışı, işletmelerin en belirgin ve en ayırt edici özelliğidir. Yönetim; daha etkin olmak zorundadır ve bütün süreçlerle iletişimde olmalıdır. Bütünsel bakış açısıyla kendini sonuçlara ve performansa odaklamalıdır. Değişimi yönetebilmeli ve çalışanları değişime ayak uyduracak şekilde sevk ve organize etmelidir. Yönetim; planlama, örgütleme, koordinasyon ve denetim olmak üzere, modern yönetim yaklaşımlarının üzerinde uzlaştığı dört fonksiyona sahiptir. Planlama, önceden belirlenmiş amaçlara ulaşabilmek için yapılması gereken işlerin ve izlenmesi gereken yolun belirlenmesidir. Etkin bir yönetim için, iyi bir planlama çalışmasının ardından atılması gereken ikinci adım, başarılı bir örgütlemedir. Yönetim fonksiyonlarının üçüncüsü olan koordinasyon, örgütün amacının gerçekleştirebilmesi için ilgili tüm birimler ve kişilerin uyum içerisinde hareket etmesinin sağlanmasıdır. Yönetimin dördüncü ve son fonksiyonu olan denetim; planlama, örgütleme, koordinasyon faaliyetlerinin değerlendirilmesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu fonksiyonda en önemli husus üçüncü taraf gözetimininde etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesidir. İşletme körlüğünü ortadan kaldıracak en önemli adım işletmenin hizmet ve faaliyetlerinin bağımsız bir biçimde belirlenmiş kriter ve ölçütlere göre denetlenmesidir. İşletmelerde ürün ya da hizmet kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla işletme körlüğünü ortadan kaldıracak planlamaların yapılması zorunludur.

123


Bayi Vizyonu

Çetin Cinemre

SERVİS Eğitim & Danışmanlık Eğitim Uzmanı cetinc@ttmail.com / admin@servisegitim.com

KALİTE MALİYETLERİ Kalite maliyetleri müşteri beklentilerinin karşılanması için yapılan ürün geliştirme ve süreç iyileştirme çalışmaları ile ortaya çıkmıştır. Bu konuda Kaoru Ishikawa, Philip B. Crosby, Edwars Deming, Joseph Duran gibi otoriteler önemli katkı yapmıştır. Özellikle Edwars Deming “Kalitenin Babası” olarak kabul edilmektedir. Deming’in “Krizden Çıkış” adlı eseri çok aydınlatıcı bilgiler içermektedir. Kaliteyi sağlamanın, sürdürmenin, kontrol etmenin, iyileştirmenin ve geliştirmenin, güvence altına almanın ayrı ayrı maliyetleri vardır. Bu yönde yapılan tüm çalışmalar, harcanan emek, zaman ve para kalite maliyetlerini oluşturur. Kalite maliyetleri iki boyutta ele alınır: 1) Önleme maliyetleri: Önlenmesi gereken kalitesizliktir. Kalitesizliği önlemek, aynı zamanda kaliteyi sağlamak demektir. Önleme maliyetleri ürün ve hizmetlerin müşteri ihtiyaç ve beklentilerine uygunsuzluğunu önlemek (müşteri memnuniyetsizliğini önlemek) veya onlara uygunluğunu sağlamak (müşteri memnuniyetini sağlamak) amacıyla yapılan etkinliklerin maliyetidir. Bu etkinlikler ürün üretiminden veya hizmet sunumundan önce yerine getirilir.

124

çalışmaların maliyetidir. Bu maliyetin içerisinde pazar araştırması, pazar analizi, pazar bölümlendirme (segmentasyon), rekabet analizi gibi maliyetler vardır. Kalite planlama (tasarım) maliyeti: Şirket bünyesinde kalite ile ilgili örgütlenmenin yapılması, TSE ve ISO standartlarına uyum için gerekli altyapının hazırlanması (teknoloji seçimi, teknik donanım vb), kalite planının yapılması, kalite güvence sisteminin kurulması ve işletilmesi, süreçlerin planlanması ve süreç haritalarının çıkarılması, süreç yeterlilik ve etkinliklerinin ölçülmesi, gerekli dökümantasyonun hazırlanması, çalışanların eğitilmesi ile ilgili maliyetlerdir. Kalite iyileştirme/geliştirme maliyeti: Var olan kalite düzeyini daha üst düzeylere çıkarmak adına yapılan çalışmaların maliyetidir. Ancak bu çalışmalar kalite ile ilgili sorunlar yaşandığı zaman yapılıyor ise; önleme maliyeti ve dolayısıyla kalite maliyetleri içinde değil, kalitesizlik (başarısızlık) maliyetleri içinde değerlendirilir Önleme maliyetleri konusunda şu soruların yanıtları aranır:

Önleme maliyetleri kendi içinde şöyle sınıflanır:

Kaliteyi nasıl sağlayabiliriz? Kalitesizliği (kalite hatalarını) nasıl önleyebiliriz? Kaliteyi nasıl güvence altına alabiliriz? Kaliteyi nasıl iyileştirebiliriz, geliştirebiliriz?

Pazarlama maliyeti: Pazarı tanımak ve pazarın ihtiyaçlarını belirlemek için yapılan

2) Kontrol (değerlendirme) maliyetleri: Ürünlerin veya hizmetlerin üretimi sırasında Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Bayi Vizyonu ve sonrasında kalitenin kontrol edilmesi için harcanan kaynakların maliyetidir. Kalite kontrol veya kalite ölçümü ile ürün veya hizmetlerin kalitesinin planlanan (hedeflenen) düzeyde olup olmadığına bakılır. Üretim sürecinin belli aşamalarında yapılan kontroller, testler; ürün veya hizmetin pazara sunumundan sonraki araştırmalar (müşteri memnuniyeti araştırması) kontrol maliyetleri içindedir. Kontrol maliyetlerinin bileşenleri şunlardır: Üretim girdilerinin kalitesini test etmenin maliyeti: Girdiler kaliteli olmazsa, süreçler ne kadar kaliteli olursa olsun ürün/ hizmet kalitesi sağlanamaz. Bu nedenle girdilerin, üretim sürecine girmeden önce (kabul aşamasında) kalitesi kontrol edilir. Üretim şirketlerinde “giriş kalite kontrol” olarak adlandırılan bu süreçte amaç, üretim etkenlerinin kalitesinin önceden belirlenen teknik özellikleri (şartname/spesifikasyon) ne ölçüde taşıdığını ortaya çıkarmaktır. Bu aşamada TSE ve ISO standartlarına uygunluk da aranılan bir özelliktir. Süreç denetim maliyeti: Üretim girdilerinin kalitesi belirlenen teknik özellikleri taşıyabilir, ama bunlar üretime girdikten sonra öngörülen (planlanan) süreçler içinde kullanılmak zorundadır. Bunun için üretim süreçlerinin de planlandığı şekilde işleyip işlemediğinin kontrol edilmesi gerekir. Örneğin; süreç akışı, süreç haritasına uygun mudur? Planlananın dışında farklı/ yanlış süreçler var mıdır? Süreç içindeki kalite ölçüm noktalarına uyulmakta mıdır? Ölçüm alet veya cihazlarının bakımları ve kalibrasyonları yapılmakta mıdır? Son kontrol maliyeti: Üretim süreci tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ürün veya hizmetin kalitesinin kontrol edilmesinin yarattığı maliyettir. “Final kontrol” veya “teslim öncesi kontrol” da denilen bu kontrollerde amaç, ürün veya hizmetin pazara sunulmadan (müşteriye ulaşmadan) önce kalitesinin ölçülmesidir. Üretim süreci boyunca yapılan kontrollerde gözden kaçan hatalar olabilir. Bunların yakalanması ve pazara (müşterilere) yansımadan düzeltilmesi önemlidir: Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

Sadece hatanın anlaşılması (ortaya çıkarılması) için kullanılan kaynakların maliyeti son kontrol, dolayısıyla kalite kontrol maliyeti olarak yorumlanır. Hata yapılmış ise, hatanın düzeltilmesi için harcanacak kaynakların (zaman, emek gibi) maliyeti; kalitesizlik (başarısızlık) maliyeti içine girer. Kontrol maliyetleri konusunda şu sorulara yanıt aranır: Ürün veya hizmetin kalite düzeyi nedir? (planlanan ve gerçekleşen kalite ilişkisi), Ürün veya hizmetin kalitesi hedefler ile ne kadar uyumludur? (uygunluk kalitesi) Ürün veya hizmetin kalite performansı nedir? En kötü olay üretim öncesi, üretim aşaması ve üretim sonrası son kontrol aşamalarında saptanamayan bazı hataların ürün veya hizmet pazara sunulduktan sonra ortaya çıkmasıdır ki bunun maliyeti (kalitesizlik maliyeti) çok büyüktür. Olan olmuştur. Geri dönüş vardır, ama maliyeti yüksektir. Müşteri memnuniyetsizliği, müşteri şikayetleri; güven ve imaj kaybı, markanın yıpranması ve pazar kaybı gibi. Kalite maliyetleri bir bütün olarak düşünüldüğü zaman kontrol maliyetlerinin bütün içindeki payı, önleme maliyetlerine göre çok fazladır. Kaliteyi kontrol etmenin maliyeti, kalitesizliği önlemenin maliyetinin 4-5 katı büyüklüktedir. Bu bağlamda önleme maliyetleri arttırılırsa kontrol maliyetleri azalacak, bu da toplam maliyetleri aşağıya çekecektir. Doğrusu ve yapılması gereken budur. “Kalitesizlik önlenseydi, kaliteyi kontrol etmeye gerek kalmazdı” şeklinde düşünülebilir; ama ne yapılırsa yapılsın, hangi önlem alınırsa alınsın kalitesizlik tam olarak (%100) önlenemez. Üründe veya hizmette “sıfır hata” hedefine ulaşmak ancak belirli bir zaman diliminde olanaklıdır. Sıfır hata, geçici bir başarıdır. Sürdürülemez. Uzun dönemde er ya da geç bir şeyler ters (planlananın tersine) gidecek, kalitesizlik ortaya çıkacak ve bunun yarattığı maliyete de katlanılacaktır.

125


Sağlıklı Yaşam

KANSERDEN KORUNMANIN 10 ALTIN KURALI Kanser, dünyada ve ülkemizde en sık görülen ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye’de her yıl 175 bin yeni kanser teşhisi konulmakta ve yüzlerce insan çeşitli kanser türleri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Oldukça düşündürücü olan bu rakamlara karşın, kanser %30-40 oranında önlenebilmektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, kanserden korunmak için önerilerde bulundu. 1-Sigara içmemek. Kanserden ölümlerin %30’ undan, akciğer kanseri vakalarının % 87’sinden sigara sorumludur. Ayrıca sigara; ağız, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, pankreas, mide, böbrek, idrar kesesi kanserine de yol açmaktadır. İçinde 100’e yakın kansere yol açan madde içeren bu sigaradan uzak durmak kanserden koruyucu önlemler arasındadır. 2-Alkol almamak ya da miktarını sınırlamak. Alkol ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerindendir. Özellikle sigara ile beraber alkol almak kanser riskini oldukça artırmaktadır. 3-Radyasyondan uzak durmak. Güneş ışığına yani ultraviyole B ışınlarına uzun süre maruz kalmak deri kanserine yol açmaktadır. Uzun süre solaryuma girmek de kanser riskini artırmaktadır. Yaz aylarında 11.0016.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığından uzak kalınmalı ve koruyucu kremler kullanılmalıdır. 4-Enfeksiyonlardan korunmak. Dünyada tüm kanserlerin 1/5’i kronik enfeksiyonlara bağlıdır. Human Papilloma virüsü rahim ağzı kanserine, Hepatit B virüsü karaciğer kanserine neden olmaktadır. Ayrıca AIDS hastalığı olanlarda birçok kanser daha fazla görülmektedir. Güvenli bir cinsel yaşam ve aşılanma ile bu enfeksiyonlardan ve kanserden korunulabilir. 5-Sağlıklı beslenmek. Kanser riskini artıran gıdalardan uzak durmak, kısa zamanda yüksek ateşte pişirme gibi yöntemlerden kaçınmak önemlidir. Kanserle savaşan besin ögeleri içeren gıdalar tüketilmeli, günde en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalıdır.

126

Günde 2-3 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekir. Fazla kırmızı et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı için haftada en fazla yarım kilo kırmızı et tüketilmeli, bunun yerine; balık, tavuk, hindi gibi beyaz etler tercih edilmelidir. Bakla, kuru fasulye, nohut, börülce, mercimek gibi bitkisel proteinler sofralardan eksik olmamalıdır. Şeker ve yağ tüketimine de dikkat edilmelidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yenilmelidir. Ispanak, kara lahana, brokoli, pazı, marul gibi koyu yeşil; domates, pancar, nar gibi koyu kırmızı; havuç, bal kabağı, kayısı gibi koyu sarı-turuncu; kırmızı lahana, patlıcan gibi mavi-mor; sarımsak, soğan gibi beyaz sebzeler meyveler ile beslenilmeli yani sofralar renkli olmalıdır. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, tam yulaf tercih edilmeli yani kanserden koruyucu besinleri almak için “tam” beslenilmelidir. 6-Egzersiz yapmak. Her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmektedir. 7-Kilo dengesini korumak. Aşırı kilolar başta meme kanseri olmak üzere; kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkilidir. Kilo vermek ile kanser riski belirgin olarak azalmaktadır. 8-Kanserin erken belirti ve bulgularını bilmek. Açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik, ağrı, deri değişiklikleri, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklikler, beklenmedik ve anormal kanamalar ile akıntılar, iyileşmeyen yaralar, vücutta ele gelen kitleler, şişlikler, yutma güçlükleri, hazımsızlık ve ses kısıklığı kanserin belirtileri olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır. 9-Kanser riskini bilmek ve kanser tarama programlarına girmek. Kişide herhangi bir şikayet olmasa bile, belli yaşlarda yapılan tarama testleri ile kanser erken evrede saptanabilmektedir. 10-Stresle başa çıkmak. Stres, dolaylı olarak kanseri tetikleyebilmektedir. Egzersiz, meditasyon, danışmanlık ve konuşma tedavileri, grup terapileri, sosyal destek, depresyon ve anksiyete giderici ilaçların kullanımı gibi yaklaşımlar stresle başa çıkmak için önemli yöntemlerdir.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Aramıza Katılanlar

Bilfa Tesisat Elemanları İth. İhr. Paz. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Kuruluş Yılı: 2009 Bulunduğu Alan: 90m2 (Kapalı) Çalışan Sayısı: 8 Kişi Kurucuları: A. Levent Kuzay ve İrfan Çelimli Ortakları: A. Levent Kuzay, İrfan Çelimli ve Baran Gökçe Markalar (Bayilikler): PD Marka Fittings Adres: Doğu Mah. Aydınlı Yolu Cad. Mola Sok. No:12 D:3 Pendik / İstanbul T: 0216 483 76 33-34 F: 0216 483 76 69 E-Mail: bilfa@bilfatesisat.com www.bilfatesisat.com

İdeal Yapı Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.

Kuruluş Yılı: 1994 Bulunduğu Alan: 200m2 Çalışan Sayısı: 9 Kişi Kurucuları: Necmettin Arman ve Alaattin Arman Markalar (Bayilikler): Çanakkale Seramik, VitrA, Artema, Orka Banyo, E.C.A., Pelikan v.s. Adres: Bağdat Cd. No:160/A Küçükyalı - Maltepe / İstanbul T: 0216 417 84 60 (4 hat) F: 0216 417 84 64 E-Mail: info@idealmutfakbanyo.com www.idealmutfakbanyo.com

Mono Yapı ve İnşaat Ürünleri

Kuruluş Yılı: 2011

Bulunduğu Alan: 70m2 kapalı, 35m2 açık, Çalışan Sayısı: 2 Kişi Kurucusu: Özcan Ceylan Markalar (Bayilikler): Artemis, VitrA, Artema, Pakduş, Badella... Adres: Taşdelen Mh. Turgut Özal Bulv. Atabey Cd. No:2 Dükkan:6 Taşdelen-Çekmeköy / İstanbul T: 0216 312 72 52 F: 0216 312 72 51 E-Mail: info@monoyapi.com.tr www.monoyapi.com.tr

128

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Aramıza Katılanlar

Net Isı Mühendislik ve Tic. Ltd. Şti.

Kuruluş Yılı: 1993 Bulunduğu Alan: 250m2 Çalışan Sayısı: 20 Kişi Kurucusu: Yusuf Altınbulak Ortakları: Nural Altınbulak Markalar (Bayilikler): Vaillant, Protherm, Arçelik, Etna Adres: İçerenköy Mh. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Cd. No: 76 Ataşehir / İstanbul T: 0216 469 66 67 F: 0216 469 34 65 E-Mail: info@netmuh.net www.vaillantnetisi.com

Neyzen

İnşaat San. ve Tic. A.Ş. Kuruluş Yılı: 2009 Bulunduğu Alan: 4950m2 kapalı, 7000m2 açık Çalışan Sayısı: 40 Kişi Kurucuları: Tamer Özyurt ve Ozan Bük Ortakları: Tamer Özyurt ve Ozan Bük Markalar (Bayilikler): Marshall, Hakan Plastik, Akg Gazbeton, Hekim Yapı, Akçalı Boya, Kütahya Seramik, Akçansa Çimento, Kilsan, Saint Gobein Weber, Ozan Bük Atışkan Alçı, Icf Isı Cihazları, Kale Makina, Vip-tec, Teleset Mobilya… vb. markaların bayiliği ile birlikte toplamda 23 farklı ürün grubunda yaklaşık 12.000 kalem ürünün satışı yapılmaktadır. Adres: Genel Müdürlük ve Lojistik Merkezi Toptan Satış Merkezi: Örnek Mh. Uğur Mumcu Cd. 1342. Sk. No:9 Esenyurt / İstanbul T: 444 70 27 F: 0212 699 91 28 E-Mail: info@neyzenyapi.com www.neyzenyapi.com Esenyurt Mağaza: Doğan Araslı Cd. Merkez Mh. 1115. Sk. No:1 Esenyurt / İstanbul Bahçeşehir Mağaza: Esenkent Mh. Bahçeşehir Hadımköy Yolu, Ntepe Sitesi Ticari F Blok No:10 Esenyurt/İstanbul Beylikdüzü Mağaza: Atatürk Mh. 555 Sk. Özyurtlar Rezidance D Blok No: 1 Tüyap Arkası Esenyurt / İstanbul NMerkez AVM Mağaza: Yenikent Mh. Doğan Araslı Cd. N Merkez AVM (Kaymakamlık Karşısı) Esenyurt / İstanbul Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

129


Ürünler

ACO’dan Tasarımın ve İşlevselliğin Bir Araya Geldiği S Serisi Banyo drenajında yeni standart getiren S Serisi duş kanalları, her çeşit banyo dekoruyla uyumlu olmasının yanı sıra paslanmaz çelik ince ızgarası ve neredeyse görünmez drenaj kanalı sayesinde güvenilir drenaj sağlıyor. Tasarımın ve işlevselliğin biraraya geldiği S Serisi duş kanalları, ince ızgarası sayesinde sahip olduğu görsel üstünlük ile banyoları yaşam alanına çeviriyor.

130

Ayrıca paslanmaz çelikten olan ve kolay çıkartılabilen koku tutucu kilidi, rahat temizlik imkanı sağlıyor ve olası koku rahatsızlığını önlüyor. Lazerle kesilmiş ve kimyasal işlemlerden geçirilmiş ürünleri için ACO, kullanıcıya yüksek güvenlik garantisi veriyor.

55 mm: Duş kanalının 55 mm minimum montaj yüksekliği, yeni yapıların yanında eski yapıların restorasyonlarında da tercih edilebilir hale getiriyor. 55-64-80 mm seçenekleri de mevcut.

Özellikler 2 cm: Sadece 2 cm görünür genişlikteki ızgarası ile banyolarda dilediğiniz yere kolayca montaja uygun. 2 adet paslanmaz çelik ızgara seçeneği mevcut.

1500 mm: Standart boyutları olan 700800-900-1000-1200 ve 1500 mm ile bütün ihtiyaçları karşılıyor.

0,8 l/s: Etkileyici drenaj kapasitesi

Yüksek kalite paslanmaz çelik İzolasyona uygun paslanmaz çelik flanşlı Döşeme-mermer-seramik kalınlığına göre ayarlanabilir yükseltme parçaları bulunan (11, 14, 16 ve 22 mm) Güvenilir drenaj için 1 metreyi geçen boylarda birbirine bağlanmış 2 adet süzgeç gövdesi bulunan Koku tutuculu Görünen kısım için 2 farklı dizayn paslanmaz çelik ızgara seçenekli Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Baumit ile Her Türlü Zemine Yüksek Standartlar

Baumit, iç mekanda zeminlerde kullanılmak üzere geliştirilen ürünleri ile değişmez kalitesini ortaya koyuyor. Her zemin için doğru ürünü sunan Baumit, geliştirdiği ürünleri ile kalıcı ve dayanıklı çözümler sunuyor. Baumit’in sadece iç mekan zeminlerinde kullanılmak üzere geliştirdiği Nivello Quatro, halı, seramik veya parke gibi malzemelerin altında kullanılarak daha dayanıklı ve estetik bir şekilde döşemelere zemin hazırlıyor. Kendiliğinden yayılan kalsiyum sülfat bazlı ve kırık beyaz renkte bir şap ürün olan Nivello Quatro, ayrıca eski zeminlerin renovasyonu için de son derece uygun bir ürün. Ürünün esneme kabiliyeti sayesinde yerden ısıtma sistemleriyle de başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Kendiliğinden çok iyi yayılma özelliğine sahip olan Nivello Quattro, 20 mm’ye kalınlığa kadar uygulanabiliyor ve ürün döküldükten 3-4 saat sonra üzerinde yürünebiliyor. Oluşturduğu homojen üst yüzey ve “sıfır” çatlakla 72 saat içerisinde üzerine döşeme yapılmasına olanak sağlıyor. 25kg’lik ambalajda sunulan Nivello Quattro, basit sıva makinası (teknik destek alınmalı) ile de uygulanabiliyor.

132

Baumit’in kullanıma hazır beton ürünleri Beton B20 ve Beton 30 ise sadece ev değil, bahçe uygulamalarında da kullanılabiliyor. Yüksek mukavemetli ve dona karşı dayanıklı olmalarından dolayı hem küçük hem de büyük alanlarda tercih edilebiliyor. Özellikle beton santrallerinin girmesinin sıkıntılı olduğu alanlarda, alışveriş, iş merkezi ya da konut projelerinde sıklıkla kullanılıyor. Her pakette standart kalitede ürün sunması, hazır ambalajlı olması sebebi ile kolay taşınması sayesinde kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Merdiven, taş duvar, bahçe duvarı gibi farklı alanlarda uygulama kolaylığı ile zamandan ve iş gücünden tasarruf edilebiliyor.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Gelişim Teknik, aquatherm ve Wavin AS ile Sağlıklı, Uzun Ömürlü Çözümler Sunuyor kaynaktan çıktığı gibi saf ve temiz bir şekilde kullanıcıya ulaşmaktadır. LEED (enerji ve çevre tasarımı) kriterlerine de uygunluk gösteren aquatherm boruları bu sayede ekolojik olarak rakiplerine fark atmaktadır.

Gelişim Teknik A.Ş. kaliteli ürün gamındaki aquatherm ürünleri ile göz kamaştırıyor. Sağlık, konfor ve hijyen felsefesiyle üretilen aquatherm fusiolen tesisat sistemleri, içme suyunu zehirli kimyasallara karşı korurken, odalar arası duyulabilecek su akış sesini önleyerek konfor sağlıyor. İnsan sağlığı ve güvenliğine büyük önem veren aquatherm, suda çözülmeyen ve toksik maddelerden arınmış hammaddesi fusiolen®nin kullanıldığı bir sistem geliştirmiştir. Bu sistemde; boru bağlantılarında lehim ya da tutkal kullanılmadığından su kimyasallara ve metal iyonlara karşı tam anlamıyla korunabiliyor. Uzun ömrü, işçiliğin kolay oluşu, ısı iletim katsayısının düşük oluşu, kireç tutmaması ve yüzey pürüzsüzlüğü malzemenin üstün vasıflarını meydana getirmektedir. Darbe ve kimyasallara dayanıklı olup, uzun yıllar bozulmadan kullanılabilirlik özelliğine sahiptir. Bazı sebeplerden kaynaklanan iç ve dış korozyona dayanıklıdır. Bu özelliğini farklı uygulama alanlarında kullanan aquatherm, sıhhi tesisat sistemleri, ısıtma-soğutma (fan coil) ve jeotermal sistemleri, yerden ısıtma sistemleri, yangın/sprinkler sistemleri, duvardan ve tavandan ısıtma ve soğutma sistemlerini geliştirmiştir. Bulunması zor olan çapları da bünyesinde barındıran aquatherm, bu özelliğinden dolayı jeotermal hatların tesisatında da özellikle tercih edilmekte ve kullanılmaktadır. aquatherm sıhhi tesisat sistemleri sayesinde, su ilk

134

Gelişim Teknik A.Ş. tarafından 20 seneden fazla bir süredir kullanılan bu ürünlerden biri de Wavin AS sessiz borudur. Astolan hammaddesinden üretilen Wavin AS Sessiz Boru®, 95°C’ye kadar kimyasal ve yağ atıklarına karşı dayanıklılığı sayesinde, özellikle çürüyen pik tesisat sistemlerinin yenilenmesinde tercih edilmektedir. Hastanelerde ve laboratuvarlarda korozyona uğramadan, delinmeden ve sorun çıkarmadan görevini yapar. Büyük mutfaklarda ve çamaşırhane giderlerinde deformasyon ve tıkanma riski olmaksızın rahatlıkla kullanılabilir. Hafif olması sayesinde taşınması çok kolaydır. Diğer boru sistemlerine geçişleri sorunsuzdur. Montajı kolay ve güvenilirdir. Bakım ve onarım gerektirmez. Sağlam ve stabildir. Tüm hava şartlarında kullanılabilir yapıdadır. Sessizliği ile tanınır (4 litre/sn’de 11 dB’dir). Terleme yapmaz ve yüksek binalarda kullanımı rahat ve güvenlidir. DN 56- DN 200 arası tüm boru ve ek parçaları ile komple bir sistemdir. Müşterilerine sonsuz konforu yaşatmayı amaçlayan Gelişim Teknik A.Ş., aquatherm ve Wavin AS ürünleri ile müşterilerinin ihtiyaçlarını maksimum düzeyde karşılamaktadır.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Bien’den Kadınlar için Zarif Erkekler için Sert Hatlar Moda, yemek, alışveriş gibi pek çok konuda olduğu gibi dekorasyon konusunda da kadın ve erkeğin beğenileri bazı farklılıklar gösteriyor. Seramik sektörünün yenilikleriyle öne çıkan firması Bien, bu farklılıkları göz ardı etmeyip; İnci, Eramosa, Fracture ve Alto adlı serilerini hem kadınlar hem de erkekler için ayrı renklerde ve formlarda tasarladı. İnci: Asalet ve Zerafetin Adı İnci serisi, hem erkeklerin beğenisine hitap edecek siyah renkte, hem de kadınların zevkini yansıtacak, banyolara duru bir görünüm kazandıracak beyaz renkte üretiliyor.

İnci

Siyah ve beyaz renk seçenekleriyle, incinin güzelliğini yansıtan seri, mekânlarında asillik ve zarafeti yansıtıyor. 30x80 cm ebadında üretilen İnci serisi, siyah ve beyazın şıklığını yaşam alanlarına taşıyor. 2012 yılında seriye yeni eklenen 30x80 ebatlardaki Gül ve Damla dekorlar ise seri ile mekân bütünlüğünü tamamlıyor. İtalya’nın, dünya çapındaki saygın kuruluşlarından biri olan “Como Kültür Departmanı Avrupa Tasarım Kuruluşları Bürosu” tarafından düzenlenen A’ Design Awards ‘da katıldığı 5 tasarımıyla da ödüle layık görülen Bien; Yapı-İnşaat Malzeme ve Sistemleri kategorisinde “İnci” ile yarışmadaki en yüksek ödül olan Platin A’ Design Ödülü’ne layık görüldü. Alto: Işıltı, Gösteriş, İhtişam Işıltılı ve gösterişli bir görüntüye sahip

136

Alto

olmak ve mekânlarında fark yaratmak isteyen herkesin beğenisini kazanan seri, renk değiştirme özelliğiyle dikkat çekiyor. İhtişamlı, tasarımda ve dekorasyonda ön plana çıkacak mekânlar oluşturmak isteyenlerin tercihi Alto serisi 30x60 platin ve beyaz renk seçenekleriyle ışıltılı ve gösterişli mekânlar oluşturuyor. Serinin üzerinde bulunan üç boyutlu kabartmalı doku ve parlak görünümü sebebiyle bakış açısına göre renk değiştirebilen ve ışık oyunlarına cevap verebilen Alto serisi yaşam alanlarına muazzam bir hareket, ışıltı ve zenginlik getiriyor. Eramosa: Mermerin İlham Verdiği Seri Maskülen özelliğiyle erkeklerin tercihlerini etkileyen Eramosa serisi, doğal görünümü ve sıcak renk tonlarıyla da kadınların gönlünü fethediyor. Kanada kökenli Eramosa mermerinden ilham alınarak üretilen doğal ve sıcak renk tonlarına sahip seri, hoş ve yumuşak bir kontrast içerirken, geniş kullanım yelpazesiyle farklı seçeneklere ışık tutuyor. İnce damarlı görünümü ile doğallığı yansıtan Eramosa serisi kahve, vizon ve fildişi alternatifleri ile Bien’in iddialı ürünlerinden biri… 21x63 duvar ve 40x40 yer karosu olarak üretilen Eramosa, rektifiyeli olmasının ve dijital teknolojinin sağladığı tüm avantajlarını bünyesinde barındırıyor. 21x63 ebatlardaki Leaf ve Edera dekorlar ise serinin sadeliğine dinamizm katıyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

DemirDöküm’den Üstün Özellikli Su Isıtıcıları DT3 termosifonlarda bulunan geniş mavi LCD ekran, termosifondaki su sıcaklığının en hassas şekilde takip edilerek istenen değerin ayarlanmasını sağlar. Bu ekrandaki simgeler yardımıyla hangi fonksiyonların devrede olduğu kolayca görülebilir.

optimum sıcaklık seviyesinde çalışarak minimum enerji harcamasını sağlayan Eco Mod özelliği bulunur. Bu mod süresince cihaz 47–53 0C aralığında çalışır.

Bu termosifonlar çift cidarlı olup, iki cidar arasındaki monoblok poliüretan izolasyon, ısının uzun süre muhafaza edilmesine yardımcı olur.

Doğal gaz ve LPG ile kullanılabilen hermetik şofbenler 11 lt/dk ve 14 lt/dk olmak üzere iki farklı kapasitede tasarlandı.

DT3 termosifonlardaki Legionella (Anti– Bakteriyel) fonksiyonu, cihazda bakterilere karşı koruma sağlar. Bu özellik cihazın ilk çalıştırılmasından 3 gün sonra devreye girer ve su sıcaklığını 70 0C’ye çıkartarak bakterileri dezenfekte eder. Cihaz standby konumunda iken 30 günlük periyotlarla bakterilere karşı korunma işlemi otomatik olarak devam eder. Termosifon kazanının içinde kullanılan korozyona karşı koruyucu magnezyum anot termosifonun ömrünü uzatır. Otomatik hata bildirim fonksiyonu, cihazda herhangi bir zamanda oluşan hatayı tespit imkânı sağlar ve sorunla ilgili uyarı verir. Donma koruma emniyeti ile cihazda su sıcaklığı 60C’nin altına düştüğünde donma koruma özelliği otomatik olarak devreye girer ve suyun sıcaklığı 100C’ye çıkarılarak suyun donması önlenmiş olur. DemirDöküm DT3 Termosifonlarda, cihazın Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

DT3 Termosifonlar, sıcaklığın aşırı derecede yükseldiği durumlarda aşırı ısınmaya karşı koruma özelliğiyle tam emniyet sağlar. DemirDöküm, “Su Isıtıcıları” ürün gamında termosifonların yanı sıra Hermetik Şofbenleriyle de sektörün öncü markasıdır. Ürünlerinde yüksek güvenlik standartlarını benimseyen DemirDöküm Compact Şofbenler 6 ayrı emniyet sistemi ve CE belgesine sahiptir.

Baca bulunmayan ortamlar için ideal çözüm sunan hermetik modellerde bulunan dijital ekran, suyun sıcaklık değerleri ve arıza kodlarının tüketici tarafından rahatlıkla görülmesine imkan sağlıyor. Çok soğuk havalarda devreye giren donma emniyet sistemi cihaz içerisindeki suyu otomatik olarak ısıtarak cihazın donmasını engelliyor. DemirDöküm’ün Bozüyük’teki tesislerinde, en son teknolojiyle üretilen su ısıtıcıları, Avrupa’nın birçok ülkesine ihraç ediliyor.

137


Ürünler

Çanakkale Seramik, Chakra ile Doğanın Dingin Ruhunu Yansıtıyor Herkes için özel seçenekler sunmak amacıyla seramik karoda bilinen kalıpların ötesine geçen Çanakkale Seramik, yaşam odaklı tasarımlarıyla mekanlara değer katıyor. Tabiatın dingin ruhunu yansıtan Chakra serisi ile yaşam alanlarınızda natürel dokunuşlar ve pozitif duygular yaratabilirsiniz. Ahşabın estetik yüzeyinin seramikte hayat bulduğu Chakra serisi, 15x90 ebadı ve özel dokusuyla ahşabın doğallığını ve huzurunu evinizde yaşamanızı sağlıyor. Doğayı yaşam alanınızın bir parçası haline getiren seri, mekânlarda mükemmel bir atmosfer oluşturuyor.

Doğanın Huzur Veren Ahengi Quantum Serisi ile Evinizde Gelişmiş üretim teknolojisi ve zengin ürün seçenekleriyle tüketicilerin beğenisine hitap eden Çanakkale Seramik, doğanın en güzel dokularını yansıtan koleksiyonları ile yaşam alanlarında benzersiz atmosferler oluşturuyor. Doğanın zenginliği ve huzur veren ahengi, Quantum serisinin geniş doku, renk ve ebat seçenekleri ile evinize geliyor. Quantum serisi, hem mat hem parlak yüzey alternatiflerinin yanı sıra 5 ayrı renk seçeneği ve 30x60, 45x45, 60x60 ebatları ile mekanlarda fark yaratıyor. Her beğeniye ve zevke göre bir renk ve ebadın bulunduğu bu zengin içerikli seri, evinizde düşlediğiniz atmosferi yaratabilmeniz için tasarlandı.

138

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Banyolardaki Moda, Creavit Vera

Gün geçtikçe alışkanlıklar değişiyor ve insanlar evlerini güzelleştirmeye banyolarından başlıyor. Modern banyoların vazgeçilmezi banyo mobilyaları evlerin kimliğini değiştirirken, banyolar evlerin cazibe noktalarına dönüşüyor. Stil sahibi kadının gözdesi Creavit Banyo Mobilyası içinden hiç çıkmak istemeyeceğiniz banyolar yaratmak için çalışıyor. Creavit Vera Banyo Mobilyası kişiye özel çözümleriyle evinizin konforunu banyonuza taşıyor.

Creavit armatürlerle kullanılması öneriliyor. Kullanışlılığıyla da fark yaratan takımın 90 cm ve 120 cm’lik farklı ebat seçenekleri bulunuyor. Tüketicisini dinleyen marka Creavit, her ihtiyaca uygun çözümleriyle banyo modasının öncüsü oluyor.

Creavit Vera Banyo Mobilyası boy dolabı, aynalı üst modül ve akrilik lavabolu alt modülden oluşuyor. Özgün tasarımıyla banyoda konfor arayanların tercihi Vera Banyo Mobilyası, işlevsel, fonksiyonel ve ergonomik kullanımıyla öne çıkıyor. Tasarımın gücü özellikle lavabonun formunda kendini gösteriyor. Gövde ve kapaklarında yeşil, beyaz ve cappucino lake renk seçenekleri bulunan takımın uygun Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

139


Ürünler

Duravit Nahho: Yüzer gibi Banyo Keyfi Duravit, ünlü tasarım grubu EOOS ile birlikte eşsiz bir tasarıma imza attı. Kanodan esinlenilerek tasarlanan, hiçbir noktasına temas etmeden yüzer gibi gevşeme imkanı sunan küvet Nahho, arınma ve dinlenme ritüeline yeni bir boyut kattı. EOOS, Arkaik modellerden esinlenerek yeni tasarımlar hazırlayıp ve bu tasarımları ileri teknoloji ürünlerine dönüştürüyor. Nahho, işte bu yaklaşımın sonucunda yaratılan ve çok güçlü duygusal çekiciliği olan en yeni tasarım. Kullanıcıya tam bir gevşeme haline geçerken ağırlıksızlık hissinin keyfini çıkartma ayrıcalığı sunan Nahho, küvet içinde sanki bir kanodaymış gibi hissettirmek için tüm özel şartlara sahip.

Ses modülünde mp3 çalar ya da cep telefonu gibi bir ses kaynağıyla bağlantı kurmak, şarkı ve ses düzeyi seçimini yapmak için Bluetooth kullanılıyor. Küvetin kendisi de yankılayıcı gövde görevi görüyor. Ses, küvetin yapısındaki ses dönüştürücüler aracılığıyla iletiliyor. Böylece Nahho suyun üstünde ve altında, sesten ve müzikten en iyi şekilde keyif almanızı sağlıyor. Böyle yüzer halde suda uzanmış olarak arka planda hafif bir müzik dinlemek, mutlak gevşemeyi sağlamanın mükemmel yolu. Günbatımı ışığının sudaki davetkar oyununu özleyenler küvetin özel aydınlatmasından da büyük zevk alacaklar.

En önemli ön şart tamamen gevşemiş, başka bir deyişle, tamamen uzanmış durumda olmak. Bunun için Nahho’da “ormancı” boyunluğundan ilham alınarak yapılmış özel bir kafa yastığı da unutulmamış. “Ormancı” uyurken başı yerden yüksekte tutmak, zararlılardan ve haşerelerden korunmak için eski zamanlarda Etiyopya’da kullanıyordu. Tasarımcılar bu eski modele dayanarak banyodaki kişinin boynunu anatomik bir eğimle nazikçe kavrayan, böylece gövdeyi suyun üstünde tutan “modern bir ormancı” tasarladı. Kulaklarının suya girmesini tercih edenler, ormancının alt kısmını çıkararak küvete biraz daha dalabilir. Müzik ve nazik aydınlatma eşlik ediyor Özel geliştirilmiş ses modülü, işitsel keyfi tamamlamak için hazırlandı.

140

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Ege Seramik’ten Ahşabın Sıcaklığını Yansıtan Seriler Ege Seramik, doğa kadar gerçek doğa kadar dayanıklı ahşap koleksiyonu ile evinizin her köşesine taşınıyor. Ege Seramik portföyünde yer alan ahşap görünümlü Fossilwood, Sandal Wood, Ottowa, Marina ve Country seramikler estetik ve dekoratif bir anlayışla sırlı granit malzemenin dayanıklılığını bir arada sunuyor. Kullanıldığı mekana doğal bir zenginlik sağlayan ahşap görünümlü zeminler minimalist, modern ve vintage gibi birçok tarzla bütünleşiyor.

Country Marvel Wood; Digital Tile ürünü olarak üretilen Marvel Wood serisi, renklendirilmiş ahşap dokusuyla kullanıldığı ortama canlılık katıyor. 60x60 cm ebadına sahip Marvel Wood serisi, rölyefle desteklenerek daha doğal görünüme kavuşuyor. Trend renklerin hâkim olduğu Marvel Wood serisi, alternatif döşeme seçenekleri ile kendi tarzınızı yansıtma fırsatı sunuyor.

Sandal Wood Autumn Collection 2013 koleksiyonunda farklı ebat ve renk alternatiflerine sahip Adonis ve Marvel Wood serileri, iç ve dış mekanda rahatlıkla kullanılabiliyor. Ege Seramik’in doğayı kıskandıracak kadar doğal görünümlü ve dayanıklı ahşap serileri mekanlarınızın vazgeçilmez trendleri arasında yerini almaya aday.

Adonis Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

Ottawa

Adonis; Ahşabın doğal ve sıcak yansıması olan Adonis serisi, doğanın samimiyetini mekanlarınızla tanıştırıyor. 45x45 cm ebadında Digital Tile ürünü olarak üretilen Adonis serisi, sırlı granit olarak üretiliyor. Ceviz, Akçaağaç, Meşe ve Merbau renk seçeneklerine sahip seri, banyolarında farklı ahşap dokulara sahip olmak isteyenler için ideal fırsatlar sunuyor.

Marvel Wood

141


Ürünler

Ege Vitrifiye’den Yaşlı ve Bedensel Engelliler için İdeal Seriler

Ürettiği kaliteli ve modern vitrifiye ürünleri ile sektörde adından sıkça söz ettiren Ege Vitrifiye, yaşlı ve bedensel engelliler için ideal çözümler sunuyor. Klasik klozetlerden farklı olarak tasarlanan 50 cm yüksekliğindeki seriler, klozet ve yanlarında kullanılan yardımcı tutunma aparatları ile engelli ve yaşlı kişinin tekerlekli sandalyeden klozete rahat ve kolay şekilde geçişini sağlıyor. Klozet yanında, yatay ve dikey hareket sağlayan, gerektiğinde klozet kağıdı taşıyıcısı takılabilen aksesuar modelleri ile son derece fonksiyonel çözümler sunuyor.

142

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Natura Bagno’dan Farklı Beğeni ve İhtiyaca Uygun Çözümler ÖREN: Geometrik yalınlık, yeni Ören banyo dolabı ile küçük banyolara büyük olanaklar sağlıyor, geometrik köşeleriyle dar alanların vazgeçilmezi. SİLYON: Altın değerinde dokunuşlar, her zaman kalite ve lüksü arayanlara parlak lakesi ile altın cam tezgahın birbirine uyumu kısacası zarafet, SİLYON DEMRE: Sade Gösteriş, sadeliğin ve lüksün bir arada olmasın hayal ettik, Demre sessiz kapanan kapakları parlak yüzeyi ve geometrik Clean Active lavabosu ile banyonuza lüksü getiriyor.

GARDİON: Banyoda doğallık, yeni GARDİON modelindeki üç boyutlu lamine kaplamalarla yepyeni bir banyo konsepti sunuluyor, Abanoz ve Belly kaplamaları ile beyazın şık parlak tonları uyum ve zarafetle birleşiyor. LARİSSA: Etkileyici kıvrımlar, Larissa banyo dolabı banyolarında fark yaratmak isteyenlere özel tasarlandı. Yüzeyindeki belirgin kıvrımları ve parlak lakesi ile göz dolduruyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

143


Ürünler

İDA Seramik’ten Banyolara Romantik Dokunuş

Zengin ürün seçenekleriyle tüketicilerin hayallerindeki mekânları keşfetmelerini sağlayan İDA Seramik, yeni serisi Romance ile banyolarda modern ve romantik ambiyanslar yaratmaya imkan sağlıyor. Siyah, beyaz ve kırmızı olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle üretilen Romance serisinin 25x40 cm ebadındaki fonları ve gözalıcı dekoru, altın ya da gümüş rengi tüm aksesuarlarınızla uyumlu olacak şekilde tasarlandı. Serinin çiçekli dekorları ise banyolara bahar canlılığını kazandırıyor.

144

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Opaco ile Mutfaklara Yeni Yorum

Yenilikçi çizgisiyle modern mutfak tasarımları sunan İntema Mutfak, Opaco modelini yeniden yorumladı. Tasarımı ve estetiğinin yanında, fonksiyonel olmasıyla da göz dolduran Opaca, geçirdiğiniz mutlu anların tanığı olmaya aday. OPACO “Evin ve mutfağın kendine özgü karakterini ön plana çıkaran, bütüne hakim olan renklerdir.” diye düşünenler için Opaco ideal bir seçim... Mutfak tasarımında yeni bir trend olarak öne çıkan mat lake mutfakların doğal ahşap ile kombinasyonu çerçevesinde yorumlanan Opaca modeli, modern, ferah ve doğaya yakın duruşuyla farkını ortaya koyuyor. Opaco, standart mat lake renklerin haricinde özel teknolojisi sayesinde sunduğu yüzlerce renk seçeneği ile kullanıcılarına kendi mutfak dünyalarını özgürce yaratma şansı veriyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

145


Ürünler

Orka Banyo Gold Line Serisinden; Elisse ve Quenn

Orka Banyo, insan ve çevre sağılığına duyarlı Thermoform yüzeye ve ithal mineral lavaboya sahip, iki taraflı iç dış ayna formulünü IP 44 suya ve neme dayanıklı ithal aydınlatma ile sunan Gold Line Serisi ürünlerini tanıtıyor. Quenn ile mekanlar taçlanıyor, yumuşak formları ile estetik bir düş kuruluyor Quenn banyo mobilyası gövde ve kapaklarında kolayca eskimeyecek 1. Sınıf mdf üzeri doğal amerikan ceviz kaplama uygulaması mevcut. IP 44 suya ve neme dayanıklı ithal yuvarlak dekoratif spot aydınlatma ile banyonuzu ışıklandırıyor. Tasarımda kullanılan gizli raf uygulaması ile banyolar daha düzenli. Elisse, dalgalardan ilham alan formları teknolojiyle birleştirdi. Elisse banyo mobilyasıyla bir yenilik daha gerçekleştirilerek oval kapak yüzeylerinde Thermoform kaplama uygulandı. Yeni Thermoform Yüzeyler... Orka 2013 kolleksiyonunda ıslak mekanların vazgeçilmezi olacak.

146

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Kalekim’den Zeminde İddialı Çözüm: Tecnica

Yapı sektöründe 40. yılını kutlayan Kalekim’in köklü Ar-Ge tecrübesi ile üretilen Tecnica, zemin sistemlerine getirdiği yeniliklerle; yaratıcı, ekonomik, estetik, güvenli ve uzun ömürlü uygulamalar sunuyor. Kalekim’in Ar-Ge bilgi birikimiyle geliştirerek, Alman ve İtalyan teknolojileriyle desteklediği Tecnica Zemin Sistemleri; çevreye duyarlılığından asla ödün vermeyen ürün ailesiyle, üretim ve yaşam alanlarında sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor. Her yerde Tecnica Çok geniş bir kullanım alanı olan Tecnica; “Yüksek kimyasal ve mekanik dayanım gerektiren üretim alanları”, “lojistik depolama alanları”, “gıda ve ilaç üretim alanları”, “katlı otoparklar”, “genel üretim alanları”, “ticari yapılar”, “ofisler” ve “dış

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

mekan aktivite alanları”nda estetik, uzun ömürlü ve hızlı çözümler üretiyor. Sektöre kazandırdığı yeniliklerle ilklere imza atan Kalekim, Tecnica Zemin Sistemleri ile birlikte sunduğu profesyonel teknik destek ve servis hizmetleriyle de her aşamada mükemmelliği hedefliyor.

147


Ürünler

Weber’den Bir Yenilik Daha: weber.dry UV coat Su yalıtımı ve teknik harçlar alanında geniş ürün gamıyla farklı ihtiyaçlara yönelik kaliteli ve güvenilir çözümler üreten Weber, akrilik dispersiyon ile su geçirimsizlik katkıları içeren, çimento esaslı, çift komponentli, geliştirilmiş UV dayanımlı, elastik su yalıtım harcı weber.dry UV coat’ı geliştirdi. Eylül ayında pazarın beğenisine sunulan ürün, 20 kg’lık kraft torba ve 10 kg’lık plastik bidondan oluşan setiyle kullanıcının hizmetine sunuluyor. Hafif yaya trafiğine yüksek dayanımı ve geliştirilmiş UV direnci sayesinde, farklı sıcaklıklarda elastikiyetini kaybetmeyen weber.dry UV coat, tüm yapılarda, özellikle; üzeri başka bir kaplama malzemesi ile kaplanmayarak üstü açık bırakılacak teras çatılar için güvenli kullanıma uygun su yalıtım malzemesi olarak öneriliyor. Ürün ayrıca, üzeri seramik kaplanacak; balkon, banyo, tuvalet ve mutfak gibi ıslak hacimlerde, yüzme havuzlarında ve su depolarında da pratik uygulama imkanı sağlıyor.

Binanızın Dış Cephesini, Weber Dış Cephe Kaplamaları ile Dekore Edin! Weber, sıklıkla tercih edilen çimento esaslı mineral sıvaların artık bir standart haline geldiği günümüzde, kolay uygulama özellikleri ve yüksek performansa sahip estetik görünümlü kaplama seçenekleri ile farklı kullanıcı ihtiyaçlarına cevap veriyor. Tüm yapıların dış cephelerinde ve dış cephe ısı yalıtım sistemleri üzerine rahatlıkla uygulanabilme özelliğine sahip Weber Dış Cephe Kaplamaları, 12 farklı tekstür seçeneği ve 400 farklı palet rengi ile dekoratif çözümler sunuyor. Yüzeylere nefes aldıran ve düşük su emilimi sayesinde binayı dış etkenlere karşı dayanıklı kılan son kat kaplamaları, bu sayede yapıların daha uzun ömürlü olmasına da olanak sağlıyor.

148

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Seramiksan Ocean Serisi ile Banyoya Güzellik Geldi

Seramiksan, yeni vitrifiye ürünleriyle göz dolduruyor. Kesintisiz oval formu ve minimalist tasarımı ön planda olan Ocean, kusursuz detayları ve sade şıklığı ile banyolarda farklı bir atmosfer yaratıyor. Nanotech teknolojisiyle üretilen Ocean serisi leke tutmayan ve bakteri barındırmayan bu özelliği ile banyolarda hijyeni kolayca sağlamanıza yardımcı oluyor. Seramiksan ürünlerinde kaliteli yaşam için gerekli tüm teknolojiyi şık bir tasarımla birleştiriyor. Seramiksan Ocean serisi kullanıcı dostu tasarımları ile kullanıcıların zaman içinde karşılaşabileceği sorunları başlangıçta ortadan kaldırıyor. Seramiksan vitrifiye ürünlerinde standart aksesuar olarak yer alan yavaş ve sessiz kapanan klozet kapağı aynı zamanda Nanotech özelliğine sahip Seramiksan Ocean serisi ile banyoda mükemmele ulaşmak her zamankinden daha kolay olacak. Seramik vitrifiye ile buluştu, güzellik tamamlandı. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

149


Ürünler

Kale’den Şık ve Uyumlu Armatür Serisi: Ventus

ve dayanıklılık sağlıyor. Yüzde 40 oranında su tasarrufu sağlayan akış düzenleyicisi aynı zamanda + / - 7 derece açı ile döndürülerek suyun akış yönünü ayarlayabilme özelliğine sahip.

Kaliteli, fonksiyonel ve estetik armatürleriyle yaşam konforunu artıran Kale’nin Ventus serisi, köşeli ancak yuvarlatılarak keskinliği alınmış hatları ile şık ve işlevsel bir tasarım sunuyor. Farklı tipte banyolara sağladığı uyum ile tüketicilerin beğenisini kazanan Ventus, yıkama için ayrılmış geniş alanı ile rahat bir kullanım sağlıyor. Su ile buluşulan her mekana estetik ve fonksiyonel bir değer katan Kale; ısı ve akış sınırlayabilen 40 mm’lik seramik kartuşunun kullanıldığı Ventus serisi ile, standart armatürlere göre önemli oranda su tasarrufu

Ventus serisi, ayrıca tek tip ankastre lavabo,banyo ve duş bataryalarının sıva altı parçası ile bir takım olma özelliğiyle dikkat çekiyor. Kalebox sıva altı ayrı ayrı monte edilebilen parçalar sayesinde kullanıcıya hem montajda hem de ürün performans kalitesinde son derece önemli avantajlar sunuluyor. Tüm Kale armatürlerinde olduğu gibi Ventus serisi armatürler 5 yıl garanti kapsamında satılıyor.

150

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

NG Kütahya Seramik’ten Fosil ve Titanik Serileri

NG Kütahya Seramik, karoda farklılık yaratan iki serisini dekorasyonda şıklık arayanlar için sunuyor. Fosil ve Titanik, mükemmel yüzey şekilleri ve elegan duruşlarıyla aradığınız atmosferi yaratmanızı sağlıyor. Bone ve toprak renklerinde sunulan Fosil, hem mat hem de polish yüzeye sahip. Fosil, sırlı porselen karo özelliği ve 100x50 ebatıyla iç ve dış mekanlara doğallık katıyor. Titanik ise parlak yüzey şekliyle göz alıcı bir seramik karo deneyimi yaşatıyor. Bora ve buz renkleri bulunan Titanik, rölyefli yüzeye sahip olarak 60x60 ebatlarında mekanlara uygulanıyor.

Dağ Evlerinin Sıcaklığı Dekorasyona Taşınıyor NG Kütahya Seramik, Almera serisi ile dekorasyona yeni bir soluk getiriyor. Dijital baskılı seramik karolar kullanıldıkları ortamlara doğal dokunuş katarak sıcak bir atmosfer yaratıyorlar. Almera serisi, sırlı porselen, rölyefli ve mat yüzeyli dokuya sahip. 100x50 cm ölçülerindeki seri hem iç hem de dış mekan dekorasyonlarında tercih ediliyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

151


Ürünler

Serra’dan Farklılığın Uyumunu Yakalamak İsteyenlere Çok Özel Bir Karo:

Fiori di Pesca

İsmi şeftali çiçeği anlamına gelen Fiori di Pesca, çiçeğin sahip olduğu çok özel renk tonlarını karolara yansıtırken; her karoda farklı bir desen oluşturan damarlı yapısı ile mekanlarda farklılığın uyumunu gözler önüne seriyor. Mermer desene sahip olan ürün, beyaz ve griden oluşan iki ayrı renk alternatifiyle evleri baştan yaratıyor. Temizliği temsil eden beyaz renk karolarıyla kullanıldığı mekanlarda huzur ve güven yaratan Fiori di Pesca, gri rengin yarattığı denge unsuruyla da iddialı mekanlar yaratıyor. Duvar karolarında 30 x 90 ölçülerine sahip Fiori di Pesca, 60 x 60 ölçülerine sahip yer karolarında parlak renk, porselen karolarda ise mat renkleri ile farklı zevklere hitap ediyor.

152

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

Mutfağınızın Parlayan Yıldızı; Vanucci Platino Parlak lake dokusuyla mutfaklara ışıltılı ve estetik bir görsellik kazandıran Vanucci Platino, desenlerindeki özel el işçiliği sayesinde mutfak mobilyasında fark arayanlara özel bir alternatif sunuyor. Çeşitli renk alternatifleri de bulunan Platino, yenilikçi ve fonksiyonel özellikleriyle hayatı kolaylaştırmak için yaratıldı. Platino ile mutfakların kapısı ışıltılı bir dünyaya açılıyor Dolap kapaklarında parlak lake üzerinde el işçiliği kullanılarak tasarlanmış, birbirini takip eden desenlerin yer aldığı Platino; akrilik, granit, mermer gibi farklı tezgah çeşitleriyle de uyumlu bir tasarıma sahip. Vanucci mutfaklar, “dokun-aç” elektrikli mekanizmasıyla, dolapların ve çekmecelerin kullanımına da büyük bir rahatlık getiriyor. Kapaklar, ellerin dolu ya da kirli olduğu durumlarda dahi tek bir dokunuşla açıpkapama sistemine sahip. Modern ve minimalist çizgileriyle dikkat çeken Platino serisinde, parlak grafitten, parlak koyu kahveye, parlak siyahtan parlak fildişine kadar geniş renk seçenekleri de mutfaklar için en ideal seçimleri oluşturuyor.

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

153


Ürünler

Ahşaptan İlham Alan Karo Serisi Nature Side Yeniliklerle Tekrar Karşınızda

Villeroy&Boch’un yenilenen porselen karo serisi Nature Side, otantik materyalleri ve ahşap-tan aldığı ilhamla, modern iç mimari trendleri ile mükemmel uyum sağlayan bir seri olarak öne çıkıyor. Nature Side, profesyoneller ve son tüketicilerden gelen görüşlerle iki yeni renk seçeneği ve balıksırtı dekorları ile genişletildi ve yenilendi. Seri, bu yenilenen özellikleri ile zemin ta-sarımında yüksek kalitede parke görünümü yaratmaya olanak sağlıyor. Beyaz ve gri Nature Side’a yeni eklenen çağdaş renkler… Diğer 4 renk seçeneği olan bej, bej-limed, gri-kahve ve kızılkahvenin de içinde olduğu tüm renkler, doğal bir his katan mat rölyeflerle birlikte, yüzeyde belirgin şekilde güçlü bir görünüm yaratıyor.

154

22,5x90cm ve 11,25x90cm dar formatlı karolarla otantik parke görünümü yaratmak mümkün. Yeni balıksırtı desenli karolar ise serinin içerdiği 6 renkte sunuluyor. Serinin 30x30cm mozaikleri zemin ve duvar dekorları yaratılmasına olanak sağlıyor. Komple bir zemin konsepti sunan Nature Side, evin her bölümü için uygun olmasının yanında; otel ve mağazalar gibi genel yaşam alanları için de fırsatları sunuyor. Sağlam, dayanıklı ve bakımı kolay olan bu karo serisi, R9 kaymazlık özelliği ile de sadece yaşam alanları için değil, aynı zamanda giriş ve karşılama alanları, mutfaklar ve banyolar için idealdir. R9 kaymazlık özelliğine sahip mozaikler ise, iyi tasarlanmış duş alanlarında kullanılabiliyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


Ürünler

VitrA’nın Isıtmalı Boy Dolabı Üşümeye Son Veriyor VitrA’nın kendinden ısıtmalı boy dolabı, hem havluların çabuk kurumasını sağlıyor, hem de soğuk günlerde sıcacık bir bornoza sarınmanın lüksünü yaşatıyor. Softcube serisinin saklama ve ısıtma özelliğini tek bir üründe toplayan ısıtmalı boy dolabı, sık banyo yapanlar için ıslak havlu ve bornozların kısa sürede kurumasını sağlayarak, inovasyonu tasarımla buluşturuyor.

VitrA Skyline Serisiyle, Ticari Mekanlarda Porselen Rahatlığı

VitrA’nın Skyline yer karosu serisi, porselen teknolojisinin dayanıklılık, hijyen ve kullanım kolaylığını işyerlerine taşıyor. Krem, açık vizon, bone, soft kahve, gri, moka ve antrasit seçenekleriyle sunulan karoların rölyefli dokusu, mat yüzeyler yaratıyor. Kesme bordürlerin yer aldığı, 30x60 ve 60x60 boyutlarındaki Skyline karolar, mekanlara sadelik ve şıklık kazandırıyor. Ekim - Aralık 2013 Sayı 82

155


Ürünler

Yurtbay Seramik’ten Nikea Serisi

Yaşam alanlarınıza farklı bir dokunuşu Yurtbay Seramik Nikea serisi ile taşıyın. Bulunduğu yere pozitif enerji ve zevkli bir dokunuş katan seri aynı zamanda her bir parçasında kendi hikayenizi yaratmanıza olanak tanıyor. Geçmişin esintilerini günümüz modern yapısı ile birleştirirken, tamamen size özel ve sizi yansıtan sıralanışı ile görenleri hikayenizin bir parçası olmaya davet ediyor.

156

Ekim - Aralık 2013 Sayı 82


TÜRKİYE’NİN YENİ VİTRİFİYE MARKASI

D Ü N YAC A Ü N L Ü A L M A N V İ T R İ F İ Y E M A R K A S I K E R A M AG, A DVA N C E D E S I G N İ L E T Ü R K İ Y E ' D E .

Yüzyılı aşan deneyimini, yenilikçi tasarımlarla ürünlerine yansıtan Almanya'nın vitrifiye devi Keramag artık size çok yakın. Keramag, yüksek kalite anlayışı, dayanıklılık ve yaşam alanına kattığı değerlerle alanında fark yaratıyor.

K e r a m a g ' ı n d ü n y a c a ü n l ü t a s a r ı m c ı l a r ı ; C i t t e r i o, B r o h a m m e r, T h i e s v e S c h m i d t i l e s a n a t v e d o ğ a y ı b u l u ş t u r u y o r.


TİMDER Dergisi 82. Sayı  

Yapı malzemeleri sektöründen röportajlar, haberler, ürün tanıtımları, Akademisyen ve Uzmanlardan makaleler yer almaktadır. (Ekim - Aralık 20...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you