Page 1


HAREKETİN VE YENİLENMENİN MEVSİMİ; BAHAR… Gelişi tüm dünyada, festivallerle kutlanan; doğanın karşı konulmaz güzelliğini ortaya çıkaran; insanın ruhunu aydınlatan ve enerjisini yükselten; dört gözle beklenen yılın en büyülü mevsimine adım atıyoruz! Ne yazık ki kimi zaman hayatın hızlı ve yoğun akışına kendimizi öylesine kaptırıyoruz ki, etrafımızdaki güzelliklerin yanı başımızdan geçip gitmelerine izin veriyoruz. Bu kısır döngüyü değiştirmek tamamıyla bizim elimizde. 2018 baharını, keyfine vararak doyasıya yaşamaya ve tüm duyularınızı hakkını vererek kullanmaya ne dersiniz? Yazın gelmesinin habercisi olan bahar ayları çoğu birey için forma girmek ve zayıflamak için egzersize başlama alarmı olarak algılanıyor. Toplumun geneline yansıyan bu “yumurta kapıya dayanınca harekete geçme alışkanlığı”, düzenli ve doğru egzersiz yapmanın önemini bir kez daha gün yüzüne çıkartıyor. Kaliteli bir yaşamın ayrıcalıklarını yaşamayı daha fazla ertelememek için harekete geçmenin tam zamanı! Bu sayımızda da, değerli eğitmenlerimiz ve diyetisyenlerimizin hem keyifli bir o kadar da bilgilendirici yazılarına yer veriyoruz. Merak ettiğiniz sorulara yanıtlar sunuyoruz. Aynı zamanda, Sports’lu olmanın farkını yaşayan üyelerimizle gerçekleştirdiğimiz birbirinden renkli etkinliklere doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Sports Ailesi olarak hep yeniye ve daha ileriye doğru yol alırken edindiğimiz deneyimleri değerli üyelerimizle paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Her geçen gün büyüyen ailemizle mutlu ve sağlıklı yarınlara umutla bakıyoruz. Hep beraber daha nice paha biçilmez anılar biriktirmek dileğiyle…

Ceren Evcimen S’DERGİ EDİTÖRÜ


Sports’ta Öne Çıkanlar

Sports International dikkat çekici haberler ile farkını ortaya koymaya devam ediyor. Wings For Life World Run organizasyonunda dünya ile aynı anda koşamayanlar için koştuk. Outdoor aktiviteler ile hem spor yaptık hem de eğlendik.

WINGS FOR LIFE WORLD RUN Dünya ile aynı anda, koşamayanlar için koştuk.

6 sports international • sportsöneçıkanlar


HERKES İÇİN DANS Dünya dans gününde herkesin dans edebilmesi için sahnedeydik.

PAINTBALL HOMEROS VADİSİ Spor, aksiyon ve eğlence dolu bu aktivitede çok keyifli zaman geçirdik.

sportsöneçıkanlar • sports international 7


EVRENSEL ENERJİ ÇALIŞMASI

Sabire Duman Şahin ile teorik ve uygulama çalışmalarının yer aldığı kuantum alanında transformasyon etkinliği gerçekleştirildi.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ FITNESS GÜNLERİ Marmara Üniversitesi Fitness Günleri Etkinliğinde yerimizi aldık.

8 sports international • sportsöneçıkanlar


MERSİN MARATONU Uluslararası Mersin Maratonu’na üyelerimizle birlikte 42 km koşarak katılım sağladık

CUMHURİYET COŞKUSU Ataköy’de Kılıç - Kalkan ekibi Cumhuriyet Bayramı coşkumuza eşlik etti.

sportsöneçıkanlar • sports international 9


CANDEĞER OĞUZ

13 Haziran 1980 İzmir Karşıyaka doğumluyum. İlkokul son sınıfta Beden Eğitimi öğretmenimin yönlendirmesiyle atletizm hayatım start aldı. 1997 yılında, henüz 17 yaşımdayken, milli takıma seçilip ilk defa Avrupa Milletler kupasında Letonya’nın Riga kentinde Türk milli takımında yarıştım. Küçük yaşta uluslararası tecrübeniz olmuş. Peki kırdığınız rekorlar veya ilkler var mı? 2001 yılında yüksek atlama 23 yaş altı ve Büyükler Türkiye rekorunu kırdım. Aynı yıl Hollanda’nın Amsterdam kentinde yapılan 23 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa 2.si oldum. Aldığım madalya şimdiye kadar yapılan Avrupa Şampiyonası’nda teknik branşta alınan ilk madalya oldu. 2001 yılında Çin’de yapılan Dünya Üniversiteler Şampiyonası’nda finalde yarıştım. Avrupa Milletler kupasında Macaristan’ın Budapeşte kentinde 2. oldum. Aynı yıl Balkan Şampiyonu oldum. Bununla birlikte Tunus’ta yapılan Akdeniz oyunlarında finalde yarıştım. 2002 yılında Yunanistan’ın Atina kentinde Yüksek Atlama Salon Türkiye rekorunun sahibi oldum. Bu rekor 23 yaş altı ve aynı zamanda büyükler Türkiye Rekoru ve 16 yıldır hala kırılamadı. Rekorun yeni başarılar ve yeni rekorlar getirdi mi? 2001 yılı benim için yeni bir çağ başlattı. Onu takip eden uzun yıllar başarılar devam etti. 2002 yılının Balkan Şampiyonu oldum ve Avrupa Kupasında Şampiyonluk yaşadım. Aynı zamanda Avrupa’nın değişik ülkelerindeki özel yarışlara

10 sports international • RÖPORTAJ


CANDEĞER OĞUZ • sports international 11


davet edilip dereceler aldım. 2003 yılında Dünya Üniversiteler oyunları barajını geçip, Güney Kore’nin Deague kentinde Dünya Üniversiteler 4.’sü oldum. Yine aynı yıl Türkiye Şampiyonu, Balkan 2.’si ve Avrupa kupası 2.’si oldum. 2004 yılında Yeni bir Türkiye Rekoru kırarak, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları barajını geçip, yüksek atlama branşında Olimpiyatlara giden ilk bayan atlet oldum. Olimpiyat tecrübesi bir sporcunun ulaşmak istediği en üst nokta herhalde. Diğer yarışlardan farklı mı gerçekten? Hem de çok farklı. Dünyanın en başarılı sporcuları ve antrenörleriyle berabersiniz. O zamana kadar yaptığınız her antrenman ve fedakarlık, orada olabilmek için. Tam da olmak istediğiniz yer. Kalp atışlarım 12 sports international • RÖPORTAJ

olimpiyatlarda yarışırken yükseldiği kadar hiçbir yarışmada yükselmedi. Yarış sırasında aklınızdan neler geçiyor? Kendiniz için motivasyon cümleleriniz var mı? Kazanırsam ya da en iyi derecemi yaparsam neler olur? Kaybedersem ne olur? Şu ana kadar elimden gelenin en iyisini yaptım. (En iyi antrenman, en iyi beslenme, en iyi dinlenme) Yapabilirim! Bu tempo ne zamana kadar devam etti? Akdeniz oyunları, Balkan Şampiyonası, Avrupa kupası, Avrupa Şampiyonası ve Avrupa Şampiyon kulüplerde yarışarak dereceler almaya devam ettim. 2007 yılının sonuna kadar Türkiye’de hiç geçilmedim. 2009 yılında kızım Derin Oğuz dünyaya

gelince spor hayatımı sonlandırdım. 2016 yılına kadar KKTC’de yaşayıp spor eğitmenliği yaptım. 2016 yılının sonunda İzmir’e dönüş yaparak Sports International’da çalışmaya başladım. Her sporcu yarışçı olacak diye bir kural var mı? Bir sporcunun yarışçı olması için en önemli özellik ne olmalı? Her sporcu yarışçı olamaz. Bir sporcunun yarışçı olabilmesi için inanması, çok çalışması, iyi beslenmesi ve hayatını disipline etmesi gerekli. Bunları birbirinden ayıramazsınız. Ama bence en önemli özellik asla vazgeçmemek. Şu anda antrenman yoğunluğunuz nasıl? Şu anda haftada 3-4 gün antrenman yapıyorum.


Sporun hayatınıza fiziksel ve zihinsel olarak neler kattı? Neler katmadı ki. Spor yapan insan kendine güvenen, sosyal ilişkileri iyi, sağlıklı, güçlü, pozitif ve mutlu bir insan oluyor. Sahip olduğum her güzelliğin içinde sporun katkısı mutlaka var. Beslenme düzeniniz nasıl? Sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum. Özellikle protein hayatımda olmazsa olmazlardan. Zararlı yağlardan ve şekerden uzak durmaya çalışıyorum. Alkol ve sigara şimdiye kadar hayatımda olmadı. Yemek saatlerimin düzenli olmasına dikkat ederim. Asla aç kalmam. Sebze ve meyve mutlaka tüketirim. Tabii ki bol su! Sporcu olmak isteyen gençlere önerileriniz neler? Antrenman yapmayı ve doğru beslenmeyi günlük hayatının vazgeçilmezi haline getirmeleri ve asla vazgeçmemeleri. Çok çalışmak, doğru şeyleri çok tekrar etmek bu işin kuralı. Bir de mutlaka antrenman yaparken eğlensinler. İnsan sevdiği ve eğlendiği şeyleri yaparken çok daha başarılı oluyor. Profesyonel sporcu olmak istiyorlarsa acıdan zevk almayı öğrenmeleri gerekli. Spor hayatında en zorlandığınız şeyler neler? Sakatlıklar yaşadığımdaki psikolojik durumum. Antrenman yoğunluğu ve milli takım kampları, arkadaşlarınızla çok fazla gezip tozmaya fırsat vermiyor. Beslenme konusunda da zorlanmadım desem yalan olur. Branşımdan dolayı hem zayıf hem de güçlü olmak zorundaydım. Bu duruma en çok üzülen annem idi.

Spor dışında hayatınızda neler var? Derslerimden kalan zamanımı genel olarak kızım ile geçiriyorum. Bununla birlikte puzzle yapmak beni rahatlatıyor. Sporcu olmasaydınız ne iş yapmak isterdiniz? Aslında İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Sporcu olmasaydım iyi bir yönetici olmak için kendimi geliştirirdim. Kızınız Derin de sizin gibi yetenekli mi? Onu nasıl yönlendiriyorsunuz? Her anne için çocuğu yeteneklidir. Derin için de yetenekli diyebilirim Eşim de 100-200 m eski Türkiye Rekortmeni. O yüzden fiziksel özellik bakımından biraz şanslı. Şu an atletizm yapıyor. Ama ilerde

başka bir dal seçmek isterse, neden olmasın? Benim Derin için ilk hedeflediğim nokta, sporu sevip hayatının bir parçası haline getirmesi. Profesyonel olsun ya da olmasın ama mutlaka spor yapsın. Bir de beslenmesine ekstra dikkat ediyorum. Bana göre yetenek kadar çaba ve beslenme de çok önemli. Okuyucularımıza sağlıklı bir hayat için önerileriniz neler olur? Spor yaparken beslenme ve dinlenmelerine mutlaka dikkat etsinler. Vücudumuza ne verirsek o da bize geri iade ediyor. O yüzden ona iyi davranmalıyız. Profesyonel sporcular gibi değil tabii ki. Her şeyi kararında yapmak önemli.

CANDEĞER OĞUZ • sports international 13


KiLO VERMEM DURDU NE YAPMALIYIM ? Diyete başladınız. Başlangıçta her şey yolunda gidiyor. Kilolarınız azalıyor, yağlarınız eriyor. Ama ilerleyen kontrollerde kilo kaybının azalmaya başladığını fark ediyorsunuz. Bir süre sonra kilo verememeye başladığınızı görüyor ve paniğe kapılıyorsunuz. Peki, bu durumda sorun nedir? Muhtemelen diyette duraklama yani diğer bir adıyla plato dönemine girdiniz. Bu; normal, fizyolojik ve beklenen bir gelişmedir. Nedeni vücudunuzun kendi koruma mekanizmalarını devreye sokmasıdır. Bu

ELl Diyetisy ÜC a Y i t İN rna on

eni

RÇports Inte BU S r-An O

durum, aslında vücudunuzun yağ oranı ile bağlantılı kilo vermesinden kaynaklanmaktadır. Kilo verdikçe kalan kiloların verilmesi zorlaşır. Diyetin ilerleyen zamanlarında yağ miktarının azalmasına bağlı olarak

14 sports international • BESLENME


kilo vermenin zorlaşması gayet olağan bir gelişmedir. Fakat burada asıl önemli olan gerçekten duraklama dönemine mi girdiniz yoksa diyetinizi artık eskisi gibi uygulamıyor musunuz?

daha rahatlama sürecine girip diyetlerinde esneklik yapabilirler bu da kalori aşımına sebep olarak kilo vermenizi engelleyebilir.

Bu sorunun cevabını ve vücudun gerçek bir plato dönemi yaşayıp yaşamadığını değerlendirmek için aşağıdaki maddeleri gözden geçirmek gerekir.

• İkinci olarak bağırsaklarınız yeterince çalışıyor mu, kabızlık problemi yaşıyor musunuz bunlar değerlendirilmelidir. Eğer yaşıyorsanız meyve, sebze, bakliyat gibi lifli gıdaları ve su tüketiminizi arttırmalısınız.

• İlk olarak kişiler kilo vermenin etkisiyle ve çevreden gelen olumlu tepkilerle birlikte biraz

• Yaptığınız egzersizi gözden geçirebilirsiniz. Egzersiz programınız size yeterli gelmiyor olabilir veya bazen

kişiler nasıl olsa egzersiz yapıyorum o halde daha fazla yiyebilirim hatasına düşebiliyorlar. • Son olarak kilo vermeniz durduğunda gözden geçirmeniz gereken şey, yaşam tarzınız. Eskiye göre daha mı çok aç kalıyorsunuz, öğün sayılarınız azaldı mı, daha mı az uyuyorsunuz, son zamanlarda daha fazla alkol aldınız mı, stresli bir dönemde misiniz, kendinizi mutsuz, depresif hissediyor musunuz gibi soruların bir veya birden fazlasına evet yanıtını BURÇİN YÜCEL • sports international 15


veriyorsanız yaşam tarzınız da kilo vermenizi etkiliyor olabilir. Bu yüzden yaşam tarzı değişikliği yaparak kilo verme hızınızı tekrar kontrol altına almak en doğru tercih olacaktır. Eğer bu problemlerin hiçbiri siz de yok ve diyetinizi de birebir uyguluyorsunuz ama yine de kilo vermeniz durduysa o zaman gerçekten plato dönemine girmişsiniz demektir. Uzun zamandır diyet sürecindeyseniz vücudunuz, metabolizma hızınızı düşürerek bu duruma uyum sağlamaya başlamıştır. Eğer uzun zamandır çok düşük kalorili diyetler uyguluyorsanız da vücudunuz bunu bir tehdit gibi algılayarak stres hormonlarından kortizol salınımını da arttırmış olabilir. Kortizol hormonun artması ile beraber vücutta yağ yakımının yavaşlaması ve vücudun su tutması gibi etkiler kilo vermenizi yavaşlatabilir. Peki, bu plato dönemini nasıl aşabiliriz? Aslında yapmanız gereken tek şey değişiklik! Ama öncelikle sabırlı olmalısınız. Vücudunuz kilo vermemeye nasıl direniyorsa siz de aynı kararlılıkla diyetinizi sürdürmelisiniz. Aşağıdaki alternatifleri de değerlendirebilirsiniz: *Diyete bir hafta mola verip, kilo koruma 16 sports international • BESLENME

programına geçip, bir süre dinlendikten sonra diyete geri dönebilirsiniz. *Egzersiz programında değişiklik yapılır; rutin uygulamalar yerine farklı bir program izlenebilir. Sadece yürüyüş veya kardiyo egzersizi yapıyorsanız kaslarınızı güçlendirmek için dayanıklılık egzersizleri de programınıza ekleyebilirsiniz. *Diyet listelerinde çeşitlilik yaratmak gerekir. Hep aynı diyet listesiyle kilo veremezsiniz. Vücudu aynı şeylere alıştırırsanız bir süre sonra tepki alamazsınız. Eğer yüksek karbonhidratlı bir diyet takip ediyorsanız, kısa sureli yüksek protein ve düşük karbonhidrat içerikli menülere geçiş yapabilirsiniz. Eğer öğle ve akşam yemeği arasında bir porsiyon meyve yiyorsanız, badem, ceviz gibi protein içerikli gıdalarla değiştirebilirsiniz. *Uyku düzeninizdeki bozuklukları düzeltebilirsiniz. Kaliteli uyumaya özen gösterin. Uykunuzun kalitesini bozan durumları ortadan kaldırın. *Etiket okuma alışkanlığı kazanın. Çoğumuz paketlenmiş ürün tükettiğimizde paketin üzerinde yazılanları okumadan direk mideye indiririz. Artık çoğu üründe kalori değeri, yağ oranı, şeker

içerip içermediği hatta alerjik reaksiyon yapabilen katkı maddeleri dahi belirtiliyor. Aldığınız ürünlerin eklenti şeker içerip içermediğine mutlaka bakın ve diyet ürünleri kalorisiz gibi düşünüp fazla miktarlarda tüketmeyin.


GIDA İNTOLERANSI VÜCUTTA NE GİBİ SORUNLARA YOL AÇAR? Şişkinlik (aşırı gaz), ishal, kilo verememe, mide ağrısı, cilt rahatsızlıkları, baş ağrısı, diz ağrısı gıda intoleransı göstergesidir.

i

iyet

K onal D E GÖternati

i syen

TİhCir Sports In HA e aviş M

18 sports international • SAĞLIK

Yeterli oranda sindirilemeyen, bağırsaklarımızdan istenilen oranda emilemeyen gıdalar vücudumuzda çeşitli sorunlara yol açar. Bu sorunlar şişkinlik (aşırı gaz), ishal, kilo verememe, mide ağrısı, cilt rahatsızlıkları, baş ağrısı, diz ağrısı olabilir.


Gıda intoleransı; IgE ile ilişkili olmayan ve alerjik olmayan gıda hassasiyeti olarak bilinir ve bazı gıdaları sindirim güçlüğünü ifade eder. En yaygın gıda intoleransı görülen besinler süt, tahıllar (beyaz ekmek), bazı sebzeler (fasulye, lahana, soğan), acılı baharatlar, yağda kızartılmış besinler, kafein içeren içeceklerdir. Bu yiyecek ve içecekleri sindirmek için gerekli enzimin yokluğu veya transport problemi, kimyasal maddeler, bazı peynirlerdeki aminler ile kahve, çay ve çikolatalar içindeki kafein miktarı, antioksidanlar, yapay renklendiriciler, yapay aroma vericiler, koruyucular, aroma arttırıcılar, emülgatörler, tatlandırıcılar, nitratlar gıda intoleransına neden olan faktörlerdir. En yaygın gıda intoleransı tipleri laktoz ve glüten hassasiyetleridir. Laktoz intoleransından şikâyetçi olan kişiler sütte bulunan laktoz şekerini sindirememektedir. Çölyak hastalığı olarak da adlandırılan glüten intoleransında, bağışıklık sistemi buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten adlı proteine tepki verir. Bu rahatsızlıkta bağırsak duvarları zarar görür. Laktoz intoleransının çok ciddi bir zararı olmamasına karşın glüten intoleransı birçok yan etkiye sebep olabilir.

Şikâyetlerin başlaması genellikle, rahatsız edici yiyecek yendikten birkaç saat sonra ortaya çıkar ve birkaç saat veya gün sürebilir. Bazı durumlarda belirtiler 48 saat sonra da ortaya çıkabilir. GIDA İNTOLERANSININ KİLO VERMEYE ETKİSİ Vücutta mutluluk hormonu olan serotonine ihtiyaç vardır ve bu ihtiyaç gıdalarla karşılanır. İntoleransa neden olan gıdalar tüketildiğinde, gıda yeterince emilemez ve serotonin düzeyinde düşüş gözlemlenir. Bu da daha çok yemek yenmesine, dolayısıyla da kilo verememeye hatta kilo almaya yol açar. Gıda intolerans testi, kilo vermek için de oldukça verimli ve etkili bir yol haritasının ortaya çıkmasına yardımcı olur. GIDA İNTOLERANSI VE GIDA ALLERJİSİ ARASINDAKİ FARK NEDİR? Gıda intoleransı sık sık gıda alerjisi ile karıştırılmaktadır. Gıda alerjisi bağışıklık

Gıda intoleransı olan bireylerin beslenme alışkanlıklarını yeniden programlamaları gerekmektedir. sisteminin yanlış işlemesinden kaynaklanırken gıda intoleransı gıdaların içeriğindeki belli proteinlerin, şekerlerin veya katkı maddelerinin sindirilememesi demektir. Gıda intoleransı en etkili biçimde, intoleransı tetikleyen gıdaların belirlenerek sakınılması ile önlenmektedir. Besin alerjileri küçük miktarda besinle bile tetiklenebilir ve o besin her alındığında kısa sürede ortaya çıkar ve bazen çok küçük bir miktar, kısa bir sürede ciddi durumlara yol açabilir. Besin alerjisi olan kişilerin, o besinlerden uzak durmaları gereklidir. Buna karşılık besin intoleransları daha çok dozla ilişkilidir ve besin alındıktan belirsiz bir süre sonra ortaya çıkabilir. Gıda intoleransınin tedavisi yoktur, fakat doktor ve diyetisyen gözetiminde oluşturulan bir beslenme programıyla kontrol edilebilir hale getirilebilir.

Alerjim mi var ? İntoleransım mı?

Alerji İntolerans

Semptomlarım 1 saatten kısa sürede ortaya çıkıyor

X

Semptomlarıma hangi gıda(lar)nın neden olduğuna emin değilim

X

Dolaylı olarak da tüketsem beni her zaman hasta ediyor

X

Hassasiyetim olan gıdadan çok az miktarda tüketebiliyorum

X √

Yaşlandığımda rahatsızlıklarım daha kötüye gidecek gibi görünüyor

X

HATİCE GÖK • sports international 19


oldukça verimli ve etkili bir yol haritası ortaya çıkmasına yardımcı olur. GIDA İNTOLERANSI TESTİNİN KİLO VERMEYE ETKİSİ NEDİR? Uzman kontrolünde planlanan yeni beslenme programı ile sindirim kolaylaşır, şişkinlik ortadan kalkar, metabolizma hızlanır.

GIDA İNTOLERANSI NASIL TEŞHİS EDİLİR? 1. Besini dışlayıp takip ederek, 2. Nefes testi ile (Soluk ile çıkarılan havada hidrojen/metan gazlarının ölçümüne dayanır. Ağızdan glukoz, laktuloz, fruktoz, sorbitol vb verilerek soluk havası araştırılır) 3. Lazer endomikroskopisi ile, 4. Deri testleriyle (Şüphe edilen gıdanın bir kısmı hastanın sırt veya ön koluna yerleştirilir. Cilt, bir maddenin cilt yüzeyinin altına nüfuz etmesine izin veren bir iğne ile delinir. Allerjik kişilerde o bölgede şişlik görülür. Ancak, deri testleri %100 güvenilir değildir.) 5. Kan testleriyle (Kanda IgE düzeylerini ölçer. Besine özel IgE birkaç saat içinde ortaya çıkar. Kandaki IgG ve IgG4 seviyesi: geç ortaya çıkabilen besin alerjilerini çok iyi tanımlar) 20 sports international • SAĞLIK

Kan ve deri testlerini hastanın klinik tablosu ile birlikte değerlendirmek, sonrasında da dışlanan besin ile vücuttaki IgG, IgE ve inflamasyon göstergeleri (CRP ve sedimentasyon seviyeleri ile takip etmek gerekmektedir.) GIDA İNTOLERANSI TESTİ NEDİR? Gıda intoleransı testi uygulanan bireyin hangi besin maddesini sindirmekte zorlandığı, hangi proteini parçalamak için gerekli enzime sahip olmadığı gibi veriler ölçülebilir. Buna göre ortaya çıkan liste kişinin testin uygulandığı dönemden sonraki zaman diliminde tüketmemesi gereken besinleri ifade eder. Birey gıda intoleransı olan besinleri tükettiğinde aşırı şişlik, mide yanmaları ve ağrıları hissetmesinin yanı sıra kilo vermekte çok büyük zorluklar yaşar. Bu nedenle gıda intolerans testi, kilo vermek için

Uzmanlar tarafından yapılan gıda intoleransı testi sonucunda intolerans değeri belli bir rakamı geçen yiyecekler kişinin hayatından kaldırılmalıdır. Bu gıda maddeleri birçok diyet listesinde bulunan yumurtadan tahıl ürünlerine kadar değişiklik gösterebilmektedir. Kişi kendisine özel olarak diyetisyen tarafından hazırlanan bir beslenme programını uygulamaya başlar ve intolerans gösterdiği maddeleri direkt tüketmediği gibi bu besinleri içeren yiyecekleri de tüketmemelidir. Bu şekilde oluşturulan yeni beslenme alışkanlığı ile sindirim kolaylaşır ve şişkinlikler ortadan kalkar. Vücut rahatça sindirebildiği yiyecekler ile beslendiğinden metabolizma daha sağlıklı ve hızlı bir biçimde çalışmaya başlayarak kilo vermek için en uygun ortamı yaratır. Gıda toleransı testi yaptıranlara göre bu testin sonucuna göre hazırlanan beslenme listeleri kilo vermeye yardımcı olduğu gibi sağlıklı bir yaşamın da kapılarını aralıyor. Gıda intolerans testlerini, anlaşmalı kurumlara giderek ya da mobil sağlık hizmetlerine ulaşarak evinizde veya işyerinizde yaptırabilirsiniz.


Moleküler Genetiğin Egzersizdeki Yeri

U i TOtioKnLal Eğitmen T E a D EC s Intern

N

Şişli

t

Spor

22 sports international • SAĞLIK


Organizmaların DNA dizilerinin % dış görünümüne, 99,9’u her insanda davranışlarına, aynıdır. İnsanlardaki kısacası tüm çeşitliliği ve yetenekleri ortaya yapısına sebep çıkaran işte bu olan organizmaya %0,1’lik DNA diziliş özgü proteinlerin farkıdır. sentezlenebilmesi için gereken bilgiler genlerde taşınır. İnsanın genetik yapısı birbirine çok benzer. Canlıların çeşitliliğinin sırrı DNA bazlarının dizilişinin altında yatar. Bu diziliş bir organizmanın insan mı, sinek mi yahut pirinç mi olacağını belirler. İnsan Gen Projesi 1988’de başlayıp 2003 yılında bitirilmesi düşünülen ve dünyada 50 kadar ülkeden araştırıcıların katıldığı insan hücresindeki kromozomlarda bulunan yaklaşık 3 milyar DNA bazının sıralanışlarını ortaya çıkararak, insan gen haritası oluşturmaya yönelik çok kapsamlı Uluslararası bir projedir. Teknolojik gelişmelerin beklenenden daha hızlı olması nedeni ile proje kısa sürede tamamlanmıştır. Kası oluşturan yapılardan birisi olan ve hızlı güç elde (power) edilmesinden sorumlu olan Alfa aktinin üretimini arttıran ACTN3 geni içerisinde meydana gelen genetik değişimlerin kas yapısını dolayısıyla da spor performansını etkilediği bilinmektedir. Özellikle, ACTN3 geninin 577 noktasında meydana gelen değişimler (R577X) kas yapısını değiştirerek spor performansı üzerinde etkili olur, bu değişimin gözlemlendiği kişilerde Alfa-aktinin-3 daha az üretilir. Buna bağlı olarak hızlı güç elde etme özelliği azalır, ancak dayanıklılık yönünde bir artış gözlenir. Spor yetenek isteyen alanların başında geliyor, ünlü spor bilimcisi Fox’un söylediği gibi “Şampiyon olunmaz, şampiyon doğulur.” Bu cümle sporda genetiğin ne kadar önemli olduğunu açıklıyor. Sporda yetenek seçimi günümüzde antrenörlerin tecrübe ve bilgilerine göre klasik metodlarla yapılmaktaydı. Şimdi ise daha bebek doğar doğmaz, ondan alınacak az miktar kan ile bütün spor yetenekleri daha hayatının 1. haftasındayken bilinebiliyor. Sporda yetenek seçimi bu kadar erken ve kesin tespit edilirken, yarışmalı sporlarda dünya ve olimpiyat rekorlarında ülkemiz için radikal değişiklikler sağlayacağını düşünüyoruz.

NECDET TOKLU • sports international 23


Bel Ağrısı ve Korunma Prensipleri

S eni ERtiEonal Eğitm N MA erna

SEliLSports Int Şiş

Toplumlarda, yetişkin nüfusun %80’nine yakın bir oranında bel ağrısı şikâyetleri görülmektedir. 24 sports international • SAĞLIK

Bel ağrısı toplumda oldukça sık görülen ve iş gücü kaybına neden olan bir sorundur. Son yıllarda risk faktörlerinin belirlenmesi ve korunma prensipleri giderek önem kazanmaktadır. Yetişkinlerin %80’ine yakını bel ağrısı problemi yaşar. Sporcularda ise bir haftadan fazla süren bel ağrısı şikâyeti %5-8 sıklığındadır. Önemli olan doğru değerlendirme ve tedavi yaklaşımları ile kronikleşmeyi en aza indirmektir. Kronik bel ağrıları fonksiyonel yetersizlik oluşturur, yaşam kalitesini olumsuz etkiler ve kişinin verimlilik düzeyi azalır.

Bel ağrılı kişilerin %80’i 1-2 ay içerisinde iyileşmekte geri kalan bölümü kronik bel ağrısına dönüşmektedir. Bu kişilerde ağrının kaynağı çok farklı klinik nedenlere bağlı olabilir. Profesyonel sporcularda dahi %5-8 oranında bel omuru ağrıları gözlemlenmektedir. Bel ağrısı olan bireyler risk faktörlerini bilip ona göre davranmalıdırlar. Ağrının sebebini bulabilmek ve ortadan kaldırmak için aşağıda risk faktörlerini sizler için sıraladık: Ağır kaldırma; Bel bölgesine aşırı yüklenmeyi önlemek amacıyla ağır


Ağrılarınızdan kurutulmak ve yaşam kalitenizi arttırmak sizin elinizde. bir şey kaldırırken dizleri hafif bükmek belinizi koruyacaktır. Ağır yükün altına girmemeye dikkat edilmelidir Öne eğilerek dönme hareketlerinden kaçınarak sakatlanma riskini en aza indirebilirsiniz.

kondisyona sahip olmamak, eksik antrenman, yanlış yüklenme.

Stres; Yapılan işte acemi olmak, fiziksel olarak sınırları zorlayan iş alanlarında çalışmak, mobing, vb nedenler ile yoğun stres altında yaşamak dolaylı olarak bel ağrılarına neden olabilir.

Psikolojik risk faktörleri; İşinden memnun olmama durumu, takdir edilmeme, stres nedeni ile dikkat dağınıklığı, 40 yaş üstünde olmak, vs.

Sportif aktivitelerdeki risk faktörleri; yaptığı spora uygun

Kişisel risk faktörleri; Sigara içmek, önceden bel problemi yaşayanlar, fiziksel uyum bozukluğu olanlar.

Koruma prensiplerini uygulamanız ile ağrılarınız hafifleyecektir. Fakat

bir diğer önemli konu, stresten uzak durup uzman bir eğitmen eşliğinde düzenli ve doğru egzersizleri uygulayarak hayat kalitenizi arttırmaktır. Bel ağrısı şikâyetlerinizde öncelikle uzman hekimlere danışmalısınız. Koyulan teşhisi takiben, size özel antrenman programının oluşturulması için yine alanında uzman eğitmenler ile beraber çalışmanızı önemle vurgulamak istiyoruz. Ağrısız günler dileğiyle…

SELMAN ERES • sports international 25


DOÇ. ÖMER TÜRKMENOĞLU 2012 Yılından bu yana ailesi ile birlikte Bilkent Sports International üyesi olan değerli opera sanatçısı Sayın Ömer Türkmenoğlu, Kuzey Irak Erbil’de doğdu. Müzik eğitimine Erbil Kültür Merkezi’nde başladı. 1995

26 sports international • RÖPORTAJ

yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Şan Sanat Dalı’na girdi. Şan eğitimine Deva Çolakoğlu ile başladı. 1996 yılında Ankara Radyosu Türk Halk Müziği ses yarışması birincisi ve aynı yıl TRT Televizyonu’nun

TENOR

düzenlediği Türk Halk Müziği Ses Yarışması’nda da Türkiye birincisi oldu. 2000 yılında Azerbaycan / Bakü’de düzenlenen 2. Uluslararası Bülbül Opera Yarışmasında dördüncü ödülü aldı. Bilkent Senfoni Orkestrası, Bilkent


en Müzisy dım sporcu y olmasa eçerdim. s olmayı Oda Müziği Orkestrası, Türksoy Opera Günleri’nde, Mersin Opera Senfoni Orkestrası’yla birçok sayıda konser vererek opera aryaları ve türkülerimizi seslendirdi. 2003 yılında İtalya’da Imalatesta Yaz Akademisi’nde bariton Alessandro Calamai ve Mauro Trombetta ile çalıştı. Katia Ricciarelli , Maria Bieşo ve Mirella Freni’nin ustalık sınıfı çalışmalarına katıldı. Ünlü Tenor Placido Domingo adına her yıl düzenlenen “Uluslararası Operalia Şan Yarışması”nda 15 Nisan 2005’de ve “Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması’’nda 25-30 Ağustos 2006 tarihinde dünya çapında seçilen 40 sanatçı arasına girmeyi başardı. Birçok festivalde halk konserleri verdi. Yurtdışında İtalya, İspanya,KKTC, Pakistan, Macaristan, Azerbaycan, Amerika, Kanada, Makedonya,Avustralya, Suriye, Ürdün, Kırgızistan, Luxembourg, Katar, Çin Halk Cumhuriyeti ve yurtiçinde birçok yerde konserler verdi. Ayrıca 6 yıl Ankara Devlet Opera ve Balesinde Solist Sanatçı olarak çalıştı. 2010 yılında ABD Indiana Üniversitesi’nde Post

Doktorasını Ünlü Tenor Carlos Montane ile yaptı. 2012 de Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Şan Opera Bölümü’nden Sanatta Yeterlik derecesini aldı. kendi projesi olan ( Hz. İbrahim’in Çocukları Barış Duacıları) 10 Mayıs 2011 tarihinde ABD’de gerçekleştirdi. 27 Şubat 2017 tarihinde Doçentlik unvanını aldı. Ömer Bey evli ve iki çocuk babasıdır. Kendisi ile yaptığımız röportajda müzik kariyerini ve sporun hayatındaki yerini konuştuk. Müzik kariyerinizi; nasıl başladığınızı ve bugüne yolculuğunuzu bize anlatır mısınız? 2000 yılında Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Şan bölümünden mezun olduktan sonra 2001 yılında Azerbaycan’da Uluslararası Bülbül Opera Yarışmasını kazandım ve 2002 yılında Ankara Devlet Opera Balesi’nde solist sanatçı olarak göreve başladım. Aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde yarı zamanlı olarak öğretim görevliliği yaptım. Yurtiçi ve Yurtdışında ÖMER TÜRKMENOĞLU • sports international 27


birçok konser verdim ve akademik kariyerime devam ettim bu yıl şubat ayında Doçentliğimi aldım. Halen hem akademik hem de sanatsal olarak kariyerime devam ediyorum. Sizin görüşünüze göre müziğin insan hayatındaki yeri ve önemi nedir? Müzik, hepimizin hayatını etkileyen en önemli unsurlardan biridir. İster mutluyken ister üzüntülüyken her zaman bizim yanımızda, ruhumuzu etkilediği için olsa gerek müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Mozart’ın dediği gibi müzik ruhun gıdasıdır.

Müziğin sizin hayatınıza katıklarını bizimle paylaşır mısınız? En önemli katıklarından biri mesleğim olmasıdır tabi ki. Bunun dışında her zaman insanlardan farklı kılmıştır beni, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz; Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız.” Müzisyen olmasaydınız ne olmayı arzu ederdiniz? Ortaokul yıllarımda uzak doğu sporlarına çok meraklıydım, 2-3 yıl Kung Fu kurslarına gittim

ve çok seviyordum ancak müzisyen olmaya karar verince bıraktım, herhalde sanatçı olmayı seçmeseydim sporcu olmayı seçerdim. Spor hayatımda çok önemli bir yer teşkil ediyor. Sporun hayatınızdaki yeri; işiniz ve özel yaşamınıza katkıları nelerdir? Spor hayatımda çok özel bir yeri var. Bildiği gibi sağlık hayatımızda çok önemlidir ve onu korumak için spor yapmalıyız. Bu yüzden sporu hayatımızın bir parçası gibi düşünmeliyiz. Bana çok katıkları var; hem sağlık hem de ruhsal açıdan çok önemlidir, spor. Kendimi daha dinç hissediyorum

ndimi e k n a zam m ı ğ ı . Bu t p m a u y r o r y o i Sp issed h ç n i a çok d m ı m a daha ş ve ya e m i ş i da yor. ı s n a y olumlu

28 sports international • RÖPORTAJ


lere, k i l n i k t aber ğı e r ı t e p b a a y l un rım Sports’ ere arkadaşla lıyoruz. l a aktivite tan çok keyif k katılma

ve bu işime ve yaşamıma olumlu bir şekilde yansıyor.

Sports International üyesi olmak sizin için ne anlama gelir?

Ne kadar zamandır Sports International üyesisiniz?

Çok güzel bir tesis olmasından da öte keyifli bir sosyal ortam var, Sports’ta. Burada güzel bir arkadaş grubumuz var. Nerdeyse her gün masa tenisi oynuyoruz; hem eğleniyoruz hem de spor yapıyoruz. Sports’un düzenlediği turnuvalarda 2 defa ödül aldım. Çocuklarım yüzme yarışmasında ödül aldılar. Ailecek Sports’ çok seviyor ve beraber geliyoruz. Sports’un yaptığı etkinliklere,

2012 yılından günümüze ailem ile birlikte Sports üyesiyim. İlk zamanlarda Rahmetli Sayın İhsan Doğramacı Hoca Bey çağırırdı, spor yaptıktan sonra. Napolitanlar, Türküler söylerdim ve çok hoşuna giderdi. Çok güzel günlerimiz oldu Sports’ta, Hoca Beyle. Kendisi çok değerli bir insandı.

aktivitelere ailem ile beraber katılmaktan çok keyif alıyoruz. Aynı zamanda ayda bir de yemek düzenliyoruz. Sağlık açısından da oldukça verimli bir ortam olduğunu düşünüyorum.

ÖMER TÜRKMENOĞLU • sports international 29


Burası Sports

Havası güzel, doğası bu...

30 sports international • ADVERTORIAL


Sports International’a adımınızı attığınız andan itibaren farklı bir havası olduğunu fark edersiniz. Özenle hazırlanmış içyapısının sıcaklığı sizi kucaklarken, eğitmenlerin ve çalışanların pozitif enerjisi de huzurlu bir ortamda egzersiz yaparken kendinizi rahat hissetmenizi sağlar. Salonlar, hem merkezi hem de nezih noktalarda konumlandırılmıştır. Şubelerin hepsi de ulaşımın kolay olduğu yerlerde bulunmaktadır. Sports International dünyası hem iç hem de çevresel faktörler bağlamında her açıdan mükemmelliği üyelerine sunmaktadır. İstanbul’da Ataköy Marina, Şişli Elit Residence ve Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’nde 3 kulüp, Ankara’da Bilkent ve Altınoran’da 2 kulüp, İzmir ve Mersin Marina’da birer, olmak üzere toplam 7 adet fitness kulübü bulunmaktadır. Ankara Bilkent 30.000 m², Ankara Altınoran 3.200 m²,

İstanbul Ataköy 19.981 m², İstanbul Kadıköy 2.662 m², İstanbul Şişli 3.384 m², İzmir Mavişehir 12.950 m², Mersin Yenişehir 2.500 m²’lik alana sahiptir. Ferah iç yapısıyla “havalı” olmanın hakkını veren Sports International kulüplerinin tavan yüksekliklerinin en fazla olduğu yerlerinin sayısal değerleri şöyledir: İzmir Mavişehir 1015 cm Ankara Bilkent 988cm Mersin Yenişehir 578 cm İstanbul Kadıköy 530 cm İstanbul Ataköy 530 cm Bilkent Altınoran 380 cm İstanbul Şişli 322 cm. Her egzersiz için en uygun aletlerin ve salonların olduğu şubelerimizin en güzel yerleri arasında olan ferahlatıcı havuzlarının PH değeri: 6,5-7,8; klor değeri açık havuzlarda 1-3 (mg/L), kapalı havuzlarda 1-1,5 (mg/L)’dır.

bugüne spor ve sağlıklı yaşam konularında, tecrübeli ve uzman kadrosu ile keyif ve güvenle hizmet vermektedir. Kalitenin değerini bilen sportif kişilerin buluşma noktası olan Sports International’ın atmosferi Sports ailesini sürekli genişleten yeni üyelerle her geçen gün daha da güzelleşmektedir. Sports International yatırım yaparken insanın fiziksel ve psikolojik olarak mükemmelleşme serüvenine en verimli şekilde katkı sağlamak için her geçen gün daha çok çalışmaktadır… Burası Sports, havası güzel, doğası bu!

Sports International kurumsal olarak fitness ve spor merkezleri işletmeciliğini Türkiye’ye getiren kuruluştur. Kurum, 1994 yılından

ADVERTORIAL • sports international 31


32 sports international • ADVERTORIAL


ADVERTORIAL • sports international 33


Vücut Yağı Ölçümü Vücutta bulunan yağ miktarı, hem görsel açıdan hem de başta kalp-damar problemleri olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırladığından sağlığına önem veren bireyler için her zaman takibi gerekli ve merak edilen bir değerdir. Hem spor merkezlerinde spor yapan kişilerin, hem de sporcuların yağ oranını belirlemekte genelde herkesin bildiği biyoempedans cihazı kullanılıyor. Ancak biliyoruz ki birçok kişinin aklında bu cihazın verdiği değerler ile ilgili soru işareti bulunuyor. Bu cihazın temel çalışma presibi vücuda verilen zararsız seviyede farklı elektrik akımlarına vücuttaki dokularda meydan gelen direnci belirmek ve buna göre vücut bileşenlerini hesaplamak üzerinedir. Teknik bilgiye girecek olursak hücre zarını geçemeyecek kadar düşük akımlar, hücre dışı bileşenleri ölçmek için kullanılırken, hücre içi bileşenleri belirlemek için hücre zarını 34 sports international • SAĞLIK

geçebilecek seviyede akımlar kullanılır. Ölçülen direnç değerleri ile vücuttaki yağ, su, kas gibi bileşenler hesaplanır. Ölçümlerin doğru sonuçlar vermesi için bazı standartlar vardır. Ölçüm öncesi kafein(kahve) alımı, alkol alımı, egzersiz yapmış olmak, 3 saatten daha kısa süre önce yemek yemiş olmak gibi vücut bileşenlerini etkileyecek faktörler ölçüm sonuçlarını da etkilemektedir. Bu standartlar sağlanmadığı takdirde doğru sonuçlar almak ve dolayısı ile ölçümler arası sağlıklı değerlendirme yapmak mümkün değildir. Biyoempedans sisteminde standardı sağlamak zor olmasına rağmen, vücut yağı

CInal Diyet AĞ Y atio n T r e RHA rts Int

ni

isye

SEdıköy Spo Ka


analizlerinde kullanılan ve kesin sonuç veren, altın standart olarak adlandırılan diğer yöntemler ile karşılaştırıldığında bu yönteminin çok daha pratik, maliyeti düşük ve sağlıklı olduğu kesindir. Vücut kompozisyonunu belirlemekte kullanılan altın standart yöntemler; Manyetik Rezonans Görüntüleme; Vücuda verilen manyetik dalgalar ile elde edilen görüntüden analiz. Pahalı bir yöntemdir. Su Altı Tartım Yöntemi; Vücudun su üstündeki ve su altındaki ağrılığı üzerinden yapılan analiz. Ekipman ve zaman gerektirir. Dual X-Ray; Vücuda verilen radyoaktif ışınlar yardımı ile elde edilen görüntüden analiz. Radyoaktif ışınlar kullanıldığından sağlık açısından eksi puan verebiliriz. Hava Hacim Piletismografisi; Kapalı bir kapsül içine girilerek vücudun yoğunluğun belirlenmesiyle diğer bileşenler hesaplanır. Ekipman, zaman ve maliyet açısından dezavantajlıdır. İzotopik Dilüsyon Yöntemi; Vücuda verilen su benzeri bir maddenin ter, idrar gibi yollardan analizi ile vücuttaki su miktarı belirlenir. Sağlık açısından tartışılabilir. Ayrıca yine zaman ve maliyet gerektiren bir yöntemdir. Tüm bu yöntemler ölçümlerin bir uzman tarafından yapılmasını gerektirir. Bu yöntemlerin dışında deri kıvrım kalınlığı ile vücut yağının belirlenmesini sağlayan Skinfold yöntemi

biyoempedansa alternatif olacak pratik bir yöntemdir. Deri kıvrım kalınlığı ölçüm yönteminde vücudun belirli bölgelerinin özel bir kaliper (kıskaç, cihaz, alet) ile deri kıvrım kalınlıkları ölçülür ve bu şekilde vücuttaki yağ dokusu belirlenir. Ancak bu ölçüm, biyoempedansa göre daha fazla zaman almakla birlikte uzmanlık gerektirdiğinden dezavantajlı diyebiliriz. Biyoempedans yönteminin tüm bu yöntemler ile karşılaştırıldığı birçok bilimsel çalışmada, kullanılabilir ve ulaşılabilir olduğu görülmüştür. Biyoempedans ölçümleri ile vücut kompozisyon analizi 1960’lı yıllarda başlayıp günümüze kadar geliştirilerek devam etmiştir. Bu süreç içinde ölçümlerin daha sağlıklı ve güvenilir olması için araştırmalar yapılmış ve farklı frekans özellikleri ve elektrot sayılarına sahip cihazlar geliştirilmiştir. Günümüzde teknolojinin de gelişmesine paralel şekilde biyoempedans cihazları kullanımı kolay ve ulaşılabilir ölçüm araçları haline gelmiştir. Biyoempedans cihazlarında yapılan ölçümlere, ölçüm standartlarına (ölçüm öncesi ve sırasında uyulması gereken kurallar) uygun olduğunuz sürece güvenebilirsiniz. Biyoempedans yöntemi (günümüzde) yağ oranımızı tespit edebileceğimiz en kullanışlı yöntem olarak görünmektedir.

SERHAT YAĞCI • sports international 35


Sırt Ağrısı ve Yoga Hayatımızın en az bir döneminde sırt ağrısı çekmeyenimiz var mı? Sırt ağrısının kaynaklarına bakacak olursak; kronik stres, duruş bozukluğu, zayıf kaslar ve yaşlılıktan bahsedebiliriz.. Yogik bilgeler stresi,“aklın hızlanmış hali” olarak tanımlanmaktadır. Düşünme şekli öğrenilirse ve aklın hızına hâkim olunursa, stresin de en etkin şekilde yönetimi öğrenilmiş olur denilmektedir. Uzun süreli strese ilişkin sorunlar bedenimizde başlar ve gerginlik, uyku bozukluğu, alkol, sigara, ilaç kullanımında artış, ruh hali değişiklikleri benzeri psikolojik sorunlar olarak kendini göstermeye devam eder. Bedenimizi ve ruhumuzu rahatlatamamamız kronik sırt ve boyun ağrılarına yol açmakta; çeşitli hastalıklara davetiye çıkartmaktadır. Yapılan araştırmalara göre kronik sırt ağrılarının % 43’ ünün psikolojik stres, % 57’ sinin ise fiziksel sorunlar kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Sırt ağrısını önlemek tedavi etmekten çok daha kolaydır. Duruş bozukluğunun farkına vararak düzeltilmesi, kasların güçlendirilmesi ve stresin yönetilmesi ile yaşam kalitemizi bozan bu ağrıların büyük ölçüde 36 sports international • SPOR

önüne geçmiş oluruz. Yoga uygulamaları ile doğru nefes alımını öğreniriz; sık ve sığ nefes alarak strese soktuğumuz bedenimiz rahatlar. Nefes ve meditasyon çalışmaları ile düşünce akışını yavaşlatmayı öğreniriz. Yoga duruşları (asanalar) ile ise kaslarımız güçlenir, postürümüz düzelir ve yaşlılığa adım atmayı geciktirmiş oluruz. Yoga ile daha huzurlu, sağlıklı, mutlu bir şekilde içsel ve dışsal dengemizi bulma yolunda ilerliyor oluruz. Bu hali hem kendimiz hissederiz hem de etrafımıza hissettiririz. Bu iyilik, sakinlik ve dengelilik hali suya atılan taşın oluşturduğu halkalar gibi bizden başlar ve dalga dalga çevremize yayılır. Ne dersiniz? Denemeye değmez mi? Kendimiz için bir adım atmanın zamanı gelmedi mi? O zaman ilk yoga dersimize bekliyoruz...


eni

AN l Eğitm ERTrnationa

YGSpUorts Inte DU n ersi M

DUYGU ERTAN • sports international 37


Ağırlık Antrenmanı mı ? Kardiyo mu? Bu konu, spor merkezlerinde egzersiz yapanlar ya da bireysel olarak çalışanlar arasında hep tartışma konusu olmuştur. Ağırlık antrenmanlarına mı yüklenmeliyim yoksa daha çok aerobik antrenmanları mı planlamalıyım? Aslına bakarsanız bu, kişinin hedeflerine göre değişen ama hiçbir zaman bir tarafın tamamen yok sayılamayacağı bir durumdur. 38 sports international • SPOR


I RPmAeC i A n K Ü KÜÇ nal Eğit

rnatio s Inte SE-ALnİM Sport Or

Ağırlık antrenmanları, kas dokusunu güçlendiren tendonları daha kuvvetli hale getiren ve kemik kalitesini arttıran bir idman türüdür. Bu sebepten eğer kişi daha çok güçlenmeyi ve kas kalitesini arttırmayı hedefliyorsa antrenman programının %80’e yakınını güç-kuvvet antrenmanları oluşturabilir. Kalan %20’lik kısımda ise düşük düzeyde uygulanacak bir kardiyo programı, kuvvet antrenmanlarına tamamlayıcı etkisiyle vücutta biriken laktik asidi daha çabuk atmayı sağlayarak toparlanmayı hızlandırabilir. Ayrıca kalp damar sağlığı için de, uygun düzeyde yapılan aerobik antrenmanları yardımcı olacaktır. Eğer kişinin öncelikli hedefi kondisyonunu geliştirmek, akciğer kapasitesini arttırmak ya da daha risksiz bir yöntem ile kilo kaybetmek ise kardiyo programlarına ağırlık verebilir. Tabi ki bu, kuvvet antrenmanlarını programından kaldırmak anlamına gelmez. Kişinin programındaki ağırlık antrenmanları kas dokusunu kuvvetlendirerek metabolizma hızında iyileşmeye sebep olacaktır. Bu da kişideki yağ yakım hızını yükselterek kilo vermeye dolaylı yoldan yardımcı olur. Ayrıca kilo verme evresinde oluşabilecek sarkmaları da en aza indirir. Sonuç olarak bu iki antrenman türlerinden herhangi birini hayatınızdan tamamen çıkarmak yerine, hedeflerinize göre hazırlanmış bütünleyici bir egzersiz programında birleştirmeniz en etkili sonuçları almanıza yardımcı olacaktır. SELİM KÜÇÜKARPACI • sports international 39


Fonksiyonel Antreman YOLDAŞ al Eğitmeni GÜVEN Sports Internation Mavişehir

40 sports international • SPOR


Fonksiyonel Antrenman, son zamanlarda fitness sektöründe kendine sağlam bir yer bularak geniş kitlelere ulaşmıştır. Gün geçtikçe büyük fitness kulüplerinde, PT stüdyolarda hatta fizik rehabilitasyon merkezlerinde dahi kullanılmaya ve insanlar tarafından fazlasıyla tercih edilmeye başlamıştır. Bir başka bakış açısıyla bu sistem, vücudun sahip olduğu işlevselliğin kişinin eklem hareket genişliği (ROM) göz önünde bulundurularak uygulanması ve daha kısa sürede tamamlanan bir antrenman anlamına gelmektedir. Özetle bireyin itme, çekme, kendini taşıyabilme, ivmelenebilme, zıplama vb. yetileri yani fonksiyonelliği kısa sürede yapılan egzersizle aynı çatı altında birleştiğinde fonksiyonel antrenmanı oluşturur.

nel Fonksiyo kasların an Antrenm rin le ve eklem lan o birbiri ile onunu sy koordina geliştirir. Yukarıda bahsettiğimiz tanımda, “kısa sürede yapılan egzersiz” vurgusu birçoğunuzun ilgisini çekmiş olabilir. Ancak bu yazıda sizlere, fonksiyonel antrenman yapmanın, ileri yaşlarda dahi etkilerini görebileceğiniz bir kaç faydasından bahsetmek istiyorum. Basit bir şekilde vücudumuzu sorunsuz çalışan bir makine gibi düşünelim.

Bu makinenin içerisinde yer alan çarklar eklemlerimizi, çarkların birbiriyle bağlantılarını sağlayan elastik bantlar ise kaslarımızı ifade ediyor olsun. Bu makinenin belli bir ahenkle çalışabilmesi mantığını aynı şekilde vücudunuza uyarladığımızda; kasların ve eklemlerin birbirleriyle olan koordinasyonu bu antrenman sistemi sayesinde ciddi bir şekilde gelişir. Beden aynı bir makine gibi sistemli çalışmaya başlar. Bu uyum beraberinde yaşımız ilerlediğinde karşılaşabileceğimiz basit bir düşme vakasından bizi koruyabilir ya da en az hasarla atlatmamızı sağlayabilir. Bu sistem aynı zamanda kas asimetrisinin neden olduğu yanlış duruş farkındalığını bireye doğru şekilde tekrar kazandırarak dinamik postüre katkı sağlayabilir. “Kimler fonksiyonel antrenman yapabilir?” Sorusuna değinmeden önce fonksiyonel antrenmanın, alanında yeterli bilgi birikimi ve deneyime sahip olan eğitmenler ile yapılmaya başlanması gerektiğini belirtmeliyiz. Kişi, belli bir seviyeye ulaştığında ve güvenli şekilde egzersiz yapmaya başladığında bu antrenmanı programına ekleyebilir. Fonksiyonel antrenman programı uygulanmadan önce bireyin egzersiz geçmişi, sağlık durumu, kondisyon durumu, esnekliği ve kas gücü bir deneyimli bir eğitmen tarafından değerlendirilmeli; belirli egzersizlerle (makinecore aktivasyonu-koordinasyon

GÜVEN YOLDAŞ • sports international 41


ı program alı, iz s r e z g E m el planlan z ö e iy iş k de gerektiğin ın seviyesi n antrenma eli ve kişinin m değiştiril iyi şekilde n sınırları e lidir. e belirlenm çalışmaları gibi) adaptasyon süresi tamamlanmalıdır. Buradaki en önemli nokta antrenörün hazırladığı antrenman programını kişiye özel planlaması, gerektiğinde antrenmanı seviyesinin değiştirilmesi, kişinin sınırlarını çok iyi bildiğinden emin olunmasıdır. Antrenör becerisi tam da burada devreye girer. Sizler de çalıştığınız antrenörün tecrübesini sizin için planladığı egzersiz programı ile değerlendirebilirsiniz. Rutin antrenmanlarla farkı nedir? Niyetim sizlere aktarmaya çalıştığım antrenman metodunun en iyisi olduğunu savunmak değil. Sadece önemli farkların dikkate alınması gerektiği ve bizlere katabileceği maksimum faydayla ilgili fikir vermektir. Bu doğrultu da; evet mutlaka makine egzersizleri yapmalı onların güvenirliliğinden olabildiğince faydalanmalıyız. Ancak, fonksiyonel egzersizler kadar kas aktivasyonu sağlamadığını, belli bir noktadan sonra çıtayı yükseltmenin sadece ağırlık arttırmaktan ibaret olacağını bilmeliyiz. Bir diğer farkı olarak da fonksiyonel egzersizlerle, kişinin kondisyon 42 sports international • SPOR

durumuna göre kombinlenen interval yüklenmeleri ve pliometrik çalışmalarla max vo2 (Akciğerlerimize alabileceğimiz ve çalışan kaslara aktarabileceğimiz en fazla oksijen miktarı) arttırılabilir. Bu sayede dolaşım sistemimiz ve antrenmanlardan alacağımız sonuç maksimum seviyelere ulaşabilmektedir. Son olarak da ideal olanın bir kaç sistemi (Kuvvet antrenmanları-fonksiyonel antrenman-pilates) içerisinde barındıran bir antrenman olduğunu vurgulamalıyım. Fonksiyonel antrenmanda kullanabileceğim ekipmanlar nelerdir? Bu antrenmanı deneyimlerken en iyi ekipmanın vücudunuz olduğunu unutmayın. Ona güvenin ve mutlaka antrenman programlarının yukarda bahsettiğimiz fonksiyonelliğinden faydalanmaya çalışın. Egzersizleri çeşitlendirmek için; halat, ip, trambolin kettlebell gibi ekipmanlarla hedef kas gruplarına yönelik özel egzersizler yapabilir; superband ve therabandın vücut stabilizasyonunu arttırabilecek yönlerinden mutlaka bir eğitmen yardımıyla faydalanabilirsiniz.

Fonksiyonel antrenmanda ne zaman çıtayı yükseltmeliyim? Rutine kendinizi kaptırmayın. Antrenman programınızın gelişiminize göre güncellenmesi gerektiğini unutmayın. Vücudumuz rutine alışmaya çok elverişli bir yapıdadır. Eğer fonksiyonel antrenman yaparken egzersizi rahatça yapmaya başladıysanız, setleri ve tekrarları 3-4 fazlası olacak şekilde uygulayabilecek seviyeye geldiğinizi düşünüyorsanız çıtanızı yükseltme zamanınız gelmiş demektir. Eğitmeniniz bu durumu fark ederek programınızda gerekli değişikliği yapacaktır. Böylece kendinizi biraz daha zorlayıcı antrenmanın keyfine bırakabilir, sınırlarınızı esnetebilirsiniz. Unutmayın! Fonksiyonel antrenman bağımlılık yapabilir. Tekrar hatırlamanız gereken önemli nokta; sürekli aynı antrenmanı yaparak vücudu rutine alıştırmamamız ve her çeşit antrenman sisteminden faydalanmanız gerektiğidir.


TÜRK tmeni TUĞBArts ÖZ International Eği Or-An Spo

Stretching, hareket açısını arttırmak için yapılan fiziksel egzersizlerin tamamına verilen isimdir. Kas sakatlıklarının önüne geçmek için antrenman öncesinde yapılarak sizi egzersizlere hazırlar. Antrenman sonunda yapıldığı zaman ise kaslarda biriken laktik asidin dağılmasıyla kas yorgunluğunun azalmasına yardımcı olur. Bu yüzden esneme egzersizleri özellikle spor yapanlar için büyük önem taşımaktadır. Diğer faydalarını maddeler halinde yazacak olursak: • Egzersiz performansınızı arttırarak günlük hayatta daha hareketli olmanızı sağlar. • Dokuların esnekliğini arttırarak kas zedelenmelerinin ve sakatlıkların oluşma riskini azaltır. • Kasların daha hızlı gelişmesine yardımcı olur. • Psikolojik olarak bir rahatlama sağlar ve zihinsel gerginliği azaltır. • Duruş bozukluklarının giderilmesinde yardımcı olur. • Kan dolaşımını arttırır. • Antrenmanlarda dayanıklılığın artmasını sağlar. • Kramp tedavilerinde uygulandığı zaman fayda sağlar. • Yaşam kalitenizi arttırır. • Koordinasyonu arttırır. • Yatmadan önce yapılan esneme egzersizleri uyku probleminin önüne geçer. TUĞBA ÖZTÜRK • sports international 43


Sports International Ataköy’de Fitness ve Yüzme’nin birbiri ile uyumuna bayılacaksınız. En çok aldığımız sorulardan biri olan yüzme ve ağırlık antrenmanını aynı gün yapabilir miyim? Dünyanın en eski sporlarından biri olan yüzmenin geçtiğimiz senelerde Pekin Olimpiyatları’nda esen Micheal Phelps rüzgârının ardından çok daha popüler olduğunu söyleyebiliriz. Benzer bir patlama 1970’li yıllarda Mark Spitz’in Olimpiyat başarılarıyla yaşanmıştı. Yüzme bilindiği gibi birçok kas grubunu aynı anda çalıştırdığı gibi iyi bir kardio egzersizi olarak göze çarpıyor. Yüzme sırasında görünürde en çok omuz ve kollarınız çalışır ancak sırt ve göğüs kaslarınızı da sadece yüzerek ciddi şekilde geliştirmeniz mümkün. Ağırlık antrenmanı ve yüzmeyi birlikte bir program haline getirerek kısa zamanda gözle görülür bir değişim yakalayabiliriz. Fakat hedefimizi bilmek ve ona göre hareket etmemiz gerekmektedir.Hedefimiz genel fitness seviyesini arttırmak ise anaerobik ve aerobik antrenmanı birleştirmek kusursuz bir kombindir. 44 sports international • SPOR

Örneğin, yüzme kardio-vasküler sisteminizi güçlendirir. Çünkü kalp ve akciğer kapasitenizi arttırdığı için ağırlık kaldırırken daha fazla oksijen kapasitesine sahip olacaksınız. Bu artış ağırlıklarınıza yansıyacağı gibi yorgunluk eşiğinizi yükseltecektir. Diğer yandan ise ağırlık antrenmanları güç seviyenizi arttırmak için ideal seçimdir. Bu iki spor dalının birleşiminde iyi bir altyapı ve güçlenmiş kas kütlesine sahip olacaksınız. Bu hedefte olan kişi, sağlıklı bir vücuda sahip olması için programının %50’sini yüzmeye %50’sini ise fitness antrenmanına ayırması gerekmektedir. Hedef daha çok güçlenmek ise bu oran %70 fitness, %30 yüzme olarak da değiştirebilir. Hiçbir zaman yüzme antrenmanlarının kas kaybına yol açacak korkusuna girilmemesi gerekir. Uzun mesafeleri belli bir tempoda yüzerek aerobik bir çalışma yaparken, aynı zamanda ağırlık kaldırıyormuş gibi efor da sarfedersiniz. Hatta ağırlık antrenmanında uygulanan”Failure

Training”in benzeri bir çalışma metodu, yüzmede de vardır. Sonuçta kaslarınız o an elinizde 20 kiloluk bir dumbbell ya da sadece su olduğunu bilemez. Onun tek bildiği, bir sefer daha aynı şeyi yapacak gücünün kalmamış olmasıdır. Yüzme kasları ağırlık çalışmaları kadar hızlı bir şekilde büyütmez. Peki bu kesinlikle yararsız olduğu anlamına mı geliyor? Bunun cevabını öğrenmek için 2005 yılında Indiana Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya da kulak vermek lazım. Bu araştırmada yaşları 21-88 yaşları arasındaki yüzen ve yüzmeyen 172’şer kişi karşılaştırılmış ve yüzenlerin kas ağırlığının belirgin şekilde daha fazla olduğu görülmüş. Sonuç olarak fitness salonuna girdiğimizde belki de en çok gözümüzde büyüyen şey kardio bölümü, bazen sporu eğlenceli bir hale getirmek bazense farklı bir kardio antrenmanı için yüzmeyi ihmal etmeyelim.


NEDEN KARDİO YAPMALIYIZ? Tüm egzersiz alternatifleri değerlendirildiğinde kardio en vazgeçilmez ve en önemli rolü oynamaktadır. Ama dikkat etmemiz gereken çok önemli hususlar vardır. Kısaca, kardio çalışmalarını tanımlamak istersek; antrenman esnasında kalp ritmi hızının artması ve belirli bir seviyede, belirli sürelerde çalışmaya devam edilmesidir. Kardio yapmanın avantajları nedir? • Yağ yakmak için ve istenmeyen kilolardan kurtulmak için en önemli rol sahibidir. • Akciğer kapasitesini önemli bir seviyede artırır. • Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet riskini düşürür. • Kalbi güçlendirerek gereken kanın pompalanmasını sağlar. Bu şekilde kan

I LSHAE ni ANInteGrnOational Eğitme M H A B t Sports Bilken

dolaşım sistemi daha etkili çalışır. “Kan dolaşımı”; kilo almanın, kilo vermenin, büyüme hormonu salgılamanın, kas gelişiminin temel unsurudur. • Stresi azaltarak iyi uyumanızı ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. • Kardiyo yapmak enerji ihtiyacını yağlardan karşılamak demektir. Kardiyo yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Öncelikle bir amaç ve plan belirlemek gerekiyor. Düzenli olacak şekilde yeterli bir süreyi kardio egzersizine ayırmalıyız. Yeni başlayanlar için 6 ya da 7 dakika kardio egzersizi yapmak başlangıç için yeterlidir. 30 ya da 40 dakikaya çıkana kadar her hafta 1 ya da 2 dakika süreyi arttırabilirsiniz. Haftada en az 3 kardio antrenmanı önerilir. Ancak aynı aktiviteyi ayni

şekilde ve aynı şiddette yapmak etkili sonuç göstermez. Ve artık sıkıcı olmaya başlar. Nabız hızı en dikkat edilmesi gereken husustur ve yaşla, spor seviyesiyle, şiddetiyle, kişinin fiziksel durumuyla direk olarak bağlantılıdır. Az da olsa spor yapmak, hiç yapmamaktan iyidir. Aerobik kapasite (kalp, damar ve solunum sistemleri) çalışmalarının en etkili yöntemlerinden biri olan “interval training” yöntemini de denemenizi tavsiye ederim. Egzersiz şiddetinin izlenmesi oldukça büyük önem taşımaktadır. Kardiyo esnasında eğer konuşamayacak seviyeye geldiyseniz kendinizi gereğinden fazla zorluyorsunuz demektir. Vücudunuzun sesini dinlediğiniz zaman doğru şiddette kardio yapmayı öğrenebilirsiniz.

BAHMAN GOLSHAEI • sports international 45


TLI NESİBErtsTA tmeni International Eği Mersin Spo

Pilates & Rehabilitasyon

46 sports international • SPOR


Bu yazımı sizlerle paylaşmak istememin başlıca nedeni öğrenci profilimde yıllar içinde yaşanan değişimi gözlemlememdir. Önceki yıllarda ders verdiğim bireyler vücutlarını kozmetik açıdan düzeltmek için geliyorlardı. Şimdilerde ise öğrencilerimin çoğunluğunu ameliyat geçirmiş kişiler, omurga bozukluğu olan, boynunda ve belinde fıtık bulunanlar, kalça kireçlenmesinden yakınan osteoporoz hastaları ve hamileler oluşturmaya başladı. Ben de pilatesin bu tip bireylere faydaları alanındaki bilgilerimi sizlerle paylaşmak istedim. Pilates metodunu diğer egzersiz yöntemlerinden ayıran en önemli faktör, rehabilitasyon alanındaki etkinliğidir. Ben de sizlere bu yazımda iyileşmeye ve tedaviye yönelik pilatesi (PİLATES & REHABİLİTASYON) anlatacağım. Pilates denilince aklımıza ilk gelen sıkılaşmak ve formda kalmak olsa da bunlar sadece ek fayda diyebilirim. Aslında pilates, zihin yoluyla kas kontrolünü sağlamayı amaçlayan fiziksel bir güçlendirme ve tedavi yöntemidir. Geçirdiğiniz ameliyatlar ya da ağrı tedavileri sonucunda fizik tedavi süreciniz tamamlanmasıyla doktorunuz tarafından size evde uygulamanız gereken hareketlerin olduğu resimli anlatımların yer aldığı bir kâğıt verilir. Yapılması gereken bu çalışmalar başlarda uygulansa da sonra devamı gelmez. İşte

tam da bu sırada pilatesten rahatsızlığınızı tedavi etmek amacıyla yararlanabilirsiniz. Birçoğumuz hayatımızın belirli dönemlerinde iskelet ve kas sistemimizle ilgili problemlere maruz kalmışızdır. Yapılan araştırmalara göre bu oran her 10 kişiden 8’ i olarak gözlemlenmiştir. Omurganın düzgün kullanılmadığı ve vücut dengesinin bozuk olduğu duruş bozuklukları; yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ya da bu pozisyonlarda sürekli olarak tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres ağrılı kas spazmlarına yol açmaktadır. Bunların sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikâyetleri ortaya çıkar. Rehabilitasyon, vücudun kaybettiği ya da eksik fonksiyonların yeniden kazandırılması olarak tanımlanabilir. Rehabilitasyonda; hastalık ya da yaralanma sonucu vücut işlevlerinden bir kısmını kaybetmiş olan kişinin, mevcut kapasitesini en iyi şekilde kullanarak, vücut işlevlerini en üst düzeyde yapabilir hale getirilmesi amaçlanır. REHABİLİTASYONDA NEDEN PİLATES? Pilates egzersizlerinde vücuttaki hangi kas grubunu çalıştırırsanız çalıştırın, önemli olan omurganın çevresindeki kasların o egzersiz esnasında eşit ve dengeli olarak çalıştırılmasına öncelik verilmesidir. Yani tüm egzersizler omurga odaklıdır. Uygulanılacak olan program, özellikle omurga sağlığı

NESİBE TATLI • sports international 47


üzerine egzersizler olup sağlıklı bir omurgaya sahip olmak için gerekli olan mobilizasyon ve omurga güçlenmesine odaklanılmalıdır. Bunun yanı sıra öğretilen uygun nefes alma teknikleri ile kasların oksijenlenmesi sağlanır. Oksijenlenen kaslar sayesinde de ağrılar büyük ölçüde azaltılır. Pilates duruş bozukluklarının tedavisinde, esneklik kazanmada, denge gelişiminde, sakatlık rehabilitasyonunda ve hamilelikte etkili olarak kullanılabilmektedir. HANGİ RAHATSIZLIKLARDA DESTEK ALABİLİRİM? OMURGA DEJENERASYONLARI; • Sinir semptomları • Disk hasarları • Dejeneratif disk rahatsızlığı(DDD) • Spondilolistezis • Spondiloliz • Spinal stenosis • Artirits • Skolyosis • Dejeneratif eklem Rahatsızlığı

48 sports international • SPOR

• Omuz, kalça ve diz eklem problemleri • Osteoporoz (kemik erimesi)

PEKİ GRUP DERSLERİ Mİ YOKSA BİREYSEL DERSLER Mİ UYGUN OLUR?

Ve bu gibi problemlerin yanında omurga ve eklem mobilizasyon ve stabilizasyon çalışmalarıyla günlük yasam kalitenizi arttıracak ve daha konforlu bir gündelik yasam sürmenizi sağlayacak çalışmalar uygulanabilir

Rehabilitasyonda her hasta ayrı ayrı değerlendirilir. Kişilerin rahatsızlıklarına uygun ayrı, ayrı programlar hazırlanır. Mutlaka bireysel destek almak gerekir.

RAHATSIZLIĞIMIN HANGİ AŞAMASINDA YARDIM ALMALIYIM?

Bu cevap tamamen kişiye özel olmakla beraber, başlarda en 2 kez yapmaya çalışmakta yarar var.

Rahatsızlığın akut dönemini atlatmış olmak gerekir. Bunun devamında fizik tedavi süreci de bitmiş olmalıdır. Tüm bunların sonunda pilates yapabilmek için doktorunuzdan ya da fizyoterapistinizden izin almalısınız. Tüm çalışmalar doktorunuzun koyduğu teşhis sonrasında, onun direktif ve önerileri doğrultusunda yapılmalıdır.

Beden farkındalığınız arttıkça egzersizi 3-4 defa yapmak oldukça yararlı olur. Sonuç almak da kişiye özel bir durum ama ortalama 6 hafta sonra sizleri biraz daha iyi hissettirecek sonuçlar alabilirsiniz.

HAFTADA KAÇ GÜN UYGULANILABİLİR?

Unutmayın; vücut çok özel bir organizmadır ve sahip olduğumuz her kasın ayrı bir amacı vardır.


2018 Fitness Trendleri

LINÇER Eğitmeni HASANSpoKI rts International Mavişehir

The American College of Sports Medicine (ACSM), 4000’den fazla fitness profesyoneli ile yaptığı anket sonucunda 2018 Fitness Trendlerini açıkladı. Yeni sıralamaya göre “H.I.I.T” en popüler trend olurken, geçen yılın birincisi “Giyilebilir Teknoloji” üçüncü sıraya geriledi. 50 sports international • SPOR


1) High Intensity Interval Training (H.I.I.T.) : Kısa süreli, yüksek yoğunluklu ve inişli çıkışlı antrenmanları kapsar. H.I.I.T programları eğitmenler tarafından 30 dakikadan az bir süre içerisinde tamamlanacak şekilde planlanır. 2) Grup Dersleri: Hedeflerine ulaşmak için farklı kondisyon seviyesindeki bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu grup dersleri motivasyon ve eğlence açısından elverişlidir. Grup ders eğitmenleri dersin içeriğine göre katılımcılara yol gösterir, motive eder ve öğretir. 3) Giyilebilir Teknoloji: Adım sayarlar, akıllı saatler ve nabız ölçerler örnek olarak verilebilir. Hızla gelişen giyilebilir teknolojinin içerisinden kendinize uygun materyal ve uygulamaları bulmak, hedeflerinize daha hızlı ve motive bir şekilde ilerlemenizi sağlayabilir. 4) Vücut Ağırlığı Antrenmanı: Fitnessın temeline inen bu antrenman yönteminde minimum ekipman kullanılır. Bu antrenman yöntemini şınav ve barfiks ile sınırlandırmayın. 5) Güç Antrenmanları: Güç antrenmanları birçok sağlıklı yaşam merkezinin temelini oluşturur. Aynı zamanda fiziksel aktivite seviyenizin belirlenmesinde en önemli etkenlerden biridir. (Diğerleri ise aerobik kapasite ve esnekliktir.) 6) Eğitimli ve Deneyimli Fitness Eğitmenleri: Hızla gelişen fitness sektöründeki en önemli konulardan biri de eğitimli ve deneyimli fitness eğitmenleridir. Eğitmen seçerken, kaliteli eğitimler ile temelini oluşturmuş ve bireysel gelişimini devam ettiren profesyonelleri bulmaya dikkat edin. HASAN KILINÇER • sports international 51


7) Yoga: Çok eski bir geleneğe dayanan yoga, ruhu ve bedeni birtakım yöntemler ile eğiterek bu yolla bedene ve ruhsal yaşama egemen olmayı amaçlar. 8) Personal Training (Kişisel Eğitim) : Bireylere özel olarak hazırlanan ve profesyonel eğitmen desteği ile uygulanan egzersiz programlarıdır. 9) Orta Yaş Kişiler İçin Fitness Programları: Orta yaşlara ulaşmış bireylerin sağlık için spora bakış açısı genç yaşlara göre daha fazladır. Bu nedenle fitness profesyonelleri özellikle orta yaşlardaki bireylere egzersiz uygulama konusunda kendilerini eğitmelidir. 10) Fonksiyonel Antrenman: Antrenmanda etkili zaman yönetimini gerçekleştirmenizi ve kaslarınızın koordineli çalışmasını sağlayan bu egzersiz programı günlük yaşamınızı kolaylaştırır ve dengenizin gelişmesine katkıda bulunur.

52 sports international • SPOR


DİDEM ÖNEŞ 03.07.1968 Ankara doğumlu. İnternational School of Stockholm, TED Ankara Koleji, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı okullarını tamamladı. Turban AŞ, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Radyo ve Televizyon üst Kurulunda çalıştı. Halen RTÜK’de Müdür olarak görev yapmaktadır. NATO’nun Center of Excellence Defence Against Terrorism biriminde medyaya yönelik eğitimler de tamamlayan Öneş, Medya ve Terörizm alanında uzmanlaşmıştır. Bodrum Gündem yerel gazetesinde köşe yazıları yazmıştır. Yayınlanmış ilk kitabı “Ben Devrim Yaptım, hadi sana Aşkla Kal” adlı bir şiir kitabıdır. Bodrumludur; denize, yelkene, spora, kitaba, sanata, müziğe, kahveye tutkun olan yazarın bir kızı var. Merhaba sevgili SPORTS INTERNATIONAL ailesi, Gelin önce size bu kitabın nasıl ve neden hayata geldiğini anlatayım. 54 sports international • YAŞAM

Yirmi yıllık evliliğimin son on yılında kağıt üzerinde olmasa da manevi olarak sürekli yalnızdım. Yıllar önce boşandım ve yalnız kaldım. Kırk dört yaşımda bir erkeği çok sevdim, öyle ki, kendimden çok sevdim, âşık oldum; birçok insanın yaşayamayacağı yoğunlukta, tutkuda, ruhsal, entelektüel ve bedensel bütünleşmeyle aşkı yaşadım, ama yine de yalnızdım. O tecrübem bana kimseyi kendimden çok sevmemem gerektiğini öğretti. “Bana aşkı, tutkuyu öğreten adam” dediğim insan ile yollarımız ayrıldı. Ben yine yalnızım; özetle, kendimi çok yalnız hissettiğim uzun bir dönem yaşamıştım ve yaşamaktayım. Dışardan baksanız, yalnız hissetmem için hiçbir neden yokmuş gibi... Büyümüş, bana arkadaş olma yaşına, yirmi ikisine gelmiş harika bir kızım var. Ailem,

annem, babam ve kardeşimle her zaman bir aradayız. Muhteşem akrabalarım, bir sürü kuzenim var. Dahası hayatta zengin olduğumu hissettirecek güzellikte dostlarım var. Daha ne istiyor olabilirim? Nasıl yalnız olabilirim ki? Söyleyeyim! Bu ülke ve yaşadıklarım bana kendimi yalnız hissettiriyor… Kadın olarak hayatta kalmak, kendim gibi olmak için çok mücadele ettim. Üstelik şanslı denebilecek sosyal ve ekonomik çevreden geliyorum. Yaşamın içindeki sahte hayatlar, -mış gibi yaşayanlar nedeniyle, onlar gibi olmamak, kimseye yük olmadan yaşamak, duyarlı, cesur, aşk dolu ve sevgiyle,


özgür ve güçlü yaşayabilmek için verdiğim mücadele yalnız hissettiriyor Geçtiğimiz yıllar içinde ülkemizde ve dünyada yaşanan siyasal, sosyal, ekonomik gelişmeler sonucunda, çevremde sayısı giderek artan mutsuz, huzursuz insanlarla karşılaştım. Ülkemizde bir darbe girişimi olmuş, bugüne kadar karşılaşmadığımız bir travma yaşamıştık. Gündelik hayatımızın zor koşulları, stresli yaşam yetmezmiş gibi bu travmaya, sosyal çatışmalar, ekonomik sıkıntılar eklendi. Kadın erkek, genç yaşlı fark etmiyor, çok fazla mutsuz, huzursuz, gelecekten kaygı duyan insan var artık. En vahimi de, kalabalıklar arasındaki yalnızların sayılarının her geçen gün artması. Bir sabah geçmiş yazılarıma baktım ve arkadaşlarımın, okurlarımın, takipçilerimin benimle dile gelmek için, bazılarını benim de kaleme aldığım paylaşımları okudum. Baktım küçük küçük hikâyeler, denemeler, anlatımlar neredeyse bir kitap olacak şekilde birikmiş. Hepsi birbirinden farklı yaşanmışlıklar, birbirinden ayrı tecrübeler ama her yazının ortak bir noktası var: Yalnızlık… Onları tek tek aradım ve hikâyelerin toplamından, kendi gözlemlerimden çıkan hayal ürünü hikâyelerle birlikte bir anlatı kitabı basılmasını istediğimi, izinleri olup olmadığını sordum. İsimler, mekânlar, yaş ve meslekler saklı kalacak şekilde, bir kurgu

içinde değiştirilerek anlatılmak üzere izin verdiler. Kitaptaki bazı anlatılar ise tamamen kurgu, hayal ürünüdür; gerçek kişi veya olaylarla ilgisi yoktur. Hayat bir ilhamdır ve yaşam, hikâyelerden oluşur. Eminim bu kitabı alıp okuyacak bazı okurlar, “Aaa bu hikâyede anlatılan yoksa ben miyim?” diyecektir. Kendinizden parçalar bulmanız beni hiç şaşırtmayacak. Her yaşanmışlık birbirine benzer. Özellikle yalnızlık çok benzerdir! Yalnızlıkla başa çıkmaya çalışırken hayattaki duruşumu sorguladım. Benim için sıradan, herkes gibi olmayı hayat duruşu olarak algılamak yanlıştır. Günü geçiştirerek yaşayan insan olmak hayatta bir duruşumuz olduğu anlamına gelmez. Ben duruşu olanlardan olmak istedim. Bunun için fiziksel ve ruhsal dünyamın duruşunu da dengelemeliydim. Yoga bu noktada hayata tutunmamda destek oldu. Dolayısıyla, kitapta yalnızlığı, yoga duruşları dediğimiz asanalarla imgeleyerek anlatmaya çalıştım.

hikâyelerdeki yalnızlığı, ders verircesine ya da profesyonel, uzman görüşü gibi değil de (böyle yapan bir sürü kitap var çünkü) bir arkadaşla, bir dostla sohbet eder gibi okuyup, yorumladık. Yorumlarımızla birçok kadına, ‘Aslında Yalnız Değilsin’ diye seslenmeyi, yalnızlığımızı paylaşmayı ve güçlü bir duruş için bir araya gelmeyi amaçladım. Gel Dertleşelim bölümünde, Dicle’ye ve bana ait yorumlar italik ile yazılmıştır. Mevlana, “Yalnızlığın en kötüsü, seni anlamayanların arasında kalmaktır...” demiş. Eminim sizler de bu duyguyu yaşadınız. İşte bu kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda, kim bilir belki kendiniz veya yakınınızdaki birinin yalnızlığını, belki de hiç karşılaşmadığınız, kınadığınız, yaşamadan yorum yaptığınız yalnızlıkları bulacaksınız. Sevgiyle, hoşgörüyle hayata dair her şeyi yargısız kabul ile bu kitabı okumaktan zevk alacağınızı düşünüyoruz…

Kitapta, bir üçüncü gözün de dâhil olduğu Gel Dertleşelim bölümü bulunmakta. Gel Dertleşelim bölümü, yorumlarımın yanı sıra, nefes ve yoga eğitmeni olan sevgili dostum Dicle Şeren’in de asanalar ve nefes tekniklerinde katkıları oldu. Dicle ve ben DİDEM ÖNEŞ • sports international 55


PROF. DR.

AYDIN ÖZBEK

Spor yalnızca spor değildir. Bazı kavramlar, insanların algıladığından çok daha fazla ve başka özellikler içerir. Bu eksik algılama sonucunda da hak ettiği değeri asla bulamazlar. Böyle birçok kavram vardır. Spor ve kas bunlardan yalnızca iki tanesidir. Bizim toplumda spor için olumlu konuşanların bakış açısı şudur. “Boş zamanları değerlendirme faaliyetidir, zayıflama aracıdır, sağlıklı bir yaşam için yapılması zorunludur”. Doğru ama yetersiz bir bakış açısıdır. Olumsuz bakanlar içinse zararlı ve gereksizdir. Bunlara cevap vermeye bile gerek yoktur. Kaslarımıza gelince onlar için de aynı şey geçerlidir. Çoğu kişi için, bizi hareket ettirmekten başkaca önemli bir fonksiyonu olmadığı sanılır. Ama acaba öyle mi? Bir sporcu ve akademisyen olarak yaklaşık yirmi yıldır düzenli egzersizin insan bedeni ve beyninde yarattığı etkileri araştırıyorum. Bu konuda on binlerce bilimsel araştırma makalesini incelediğimi de söylemeliyim. Özellikle son on 56 sports international • YAŞAM

yıldır hücresel ve moloküler düzeyde yapılan çalışmalar, düzenli ve yeterli egzersizin yararlı etkileri konusunda şüphe götürmez kanıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine düzenli sporun kanser ve kronik hastalıkların önlenmesine yönelik etkileri hakkında binlerce “kohort çalışması” yapılmıştır. Kohort çalışmaları, bir etkenin hastalığa yol açtığını ya da önlediğini belirlemek açısından on yıllarca süren ve on bin, yüz bin, bir milyon gibi kalabalık guruplar üstünde yapılan çalışmalardır. Ayrıca aynı konuda binlerce “vaka takip çalışması” da yapılmıştır. Vaka takip çalışmaları ise hasta kişilerin hangi etkenin varlığından ya da yokluğundan dolayı bu hastalığa yakalandıklarını incelemek için geriye doğru yapılan çalışmalardır. Tüm bu çalışmalar sporun sadece hastalıkları önlemek açısından değil aynı zamanda yaşlanmayı geciktirmek ve önlemek açısından da oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Sonuçta bütün bu çalışmalar

sporun insan bedeni ve beyinine olan yararları konusunda tartışılmaz kanıtlar ortaya koymuştur. Bu durum benim için hiç sürpriz olmamıştır. Çünkü düzenli, yeterli ve uygun spor yapan kişiler hakkındaki gözlemlerimle ve araştırmalarımla örtüşen sonuçlardır. Aksine, yıllardır insanları “sadece yürüyün, fazlası zararlı” diyerek yanlış yönlendiren birçok hekim ya da


uzmanı yalanlayan sonuçlardır. Çünkü bu araştırmalara göre şu üç kavram çok önemli. Düzenli, yeterli ve uygun. Yıllardır bunu vurguluyorum. Düzenli spor, haftada en az dört gün yapılan spor demektir. Yeterli spor, biyolojik yarar sağlamak açısından egzersiz şiddetinin en az ne kadar olması gerektiğini belirlemek için kullandığım bir kavramdır. Bütün araştırmaların gösterdiği sonuç şudur. Egzersiz şiddeti, en azından maksimum oksijen kullanma kapasitesini % 6065’e ulaştıracak düzeyde olmalıdır. Bu da kaba bir tabirle, dakikadaki nabız sayısını en azından 120’nin üstüne çıkaracak bir egzersiz şiddetidir. Tabi nabız sayısında yaş ve antrenman durumuna bağlı değişiklikleri de hesaplamak kaydıyla. Uygun spor ise yapılacak egzersiz çeşitlemesi için kullandığım bir deyimdir. Sadece yürümek, koşmak ya da bisiklete binmek gibi kardiyo antrenmanları uygun ya da yeterli spor yapılıyor anlamına gelmez. Evet bunlar kalp-damar sağlığı açısından çok önemlidir ama spordan beklenen yararın ancak bir kısmını sağlarlar. Çünkü sadece bacak, uyluk ve kısmen kalça kaslarını koruyabilirler. Yine aynı şekilde sadece bu bölgelerin kemik, eklem, tendon ve bağlarını koruyabilirler. Oysa çalıştırılmayan kas liflerinin kademeli olarak kaybı yaklaşık elli yaşında başlar. Daha sonra bu kayıp artarak devam eder

ve altmış beş yaşına kadar yaklaşık % 25 olur. Seksenli yaşlarda % 50 ve üstüne çıkar. Sadece kardiyo antrenmanı ile kas kütlesini korumak mümkün değildir. Çünkü bacak ve uyluk hariç diğer bölge kasları kaybolur. Bu durumda insanlar ömürlerinin ikinci dönemlerini kaslarının yüzde ellisini kaybederek yaşarlar. Ve farkında olmadan aslında her şeylerini kaybederler. Çünkü kas yalnızca kas değildir. Uygun spor için olmazsa olmazlardan biri de denge ve esneklik çalışmalarıdır. Sadece kardiyo ve direnç (ağırlık) antrenmanları yeterli değildir. Amaç, eğer merdivenleri koşar adım inebilmekse ya da ustalık ve koordinasyon gerektiren hareketleri yapabilmekse sadece kas gücünü korumak yetmez. Dolayısıyla, 80’li yaşlarda 30-40’ lı yaşlardaki biyolojik yeterliliğimizi korumak için esneklik ve denge çalışmaları da şarttır. Denge çalışmaları özellikle önemlidir. Çünkü hem kas kaybını önler hem de çeşitlendirilerek yapılırsa “Alzheimer hastalığı” gibi bilişsel bozuklukların gelişmesini önler. Yaşlıların kemikleri mineral kaybı nedeni ile kolay kırılır. Üstelik denge yetileri de azaldığından kötü bir biçimde düşmeleri de kolaylaşır. Bu yüzden haftada 2-4 gün denge çalışmaları yapmaları gereklidir. Örneğin hiçbir yere tutunmadan

tek ayak üstünde durma çalışmaları, oturduğu yerden el ve kollarını kullanmadan kalkma çalışmaları gibi aktiviteleri yapabilirler. Yoga ve TieChi yöntemleri de çok uygundur. Sportif açıdan aktif yaşam sürmüş yaşlılar, planör açma gibi daha zor hareketleri de yapabilirler. Hatta herkes kendine ait yeni bir denge hareketi bulup deneyebilir. Misal, hiçbir yere tutunmadan tek ayak üstünde durma çalışmasını kollarımızı yana açarak ve gözlerimizi kapatarak yaparsak ve bunu bir-iki dakika sürdürürsek dengeden başka şeyler de kazanırız. Çünkü her yeni yapılan uygulama beyinde sinir hücreleri arasında yeni yolaklar oluşmasına yol açar. Alzheimer hastalığının önlenmesinde bu yeni yolakların oluşması çok önemlidir. Çünkü bu konudaki yeni hipotez, oluşan yeni yolakların sadece yeni öğrenilen bilgiyi taşımakla kalmayıp eski bilgilerin taşınmasına da aracılık ettiği şeklindedir. Bu yüzden de yeni bir dil öğrenmek, yeni bir enstrüman çalmak gibi faaliyetler de Alzheimer hastalığından korunmak için önerilmektedir. Dolayısıyla denge çalışmalarını çeşitlendirerek ikincil bir fayda da sağlamış oluruz. Ayrıca her denge çalışması aynı zamanda bir direnç egzersizidir ve kaslarımızı geliştirir. Dolayısıyla evlerimize alacağımız basit ve ucuz denge tahtaları, hem denge yeteneğimizi artıracağı

PROF. DR. AYDIN ÖZBEK • sports international 57


gibi hem de kaslarımızı korumaya yetecektir. Esneklik çalışmaları ise kramp, kasılma ve kas yaralanmalarının azaltılmasında oldukça yararlıdır. Esneklik çalışmaları eklem hareket genişliğini (Range Of Motion = ROM) artırır. Yoga ve TaiChi gibi uzak doğu menşeli teknikler de bir çeşit esneklik egzersizi sayılabilir ve oldukça yararlıdır. Esneklik çalışmaları sırt kasları ve ağrıları için de oldukça yararlıdır. Bu egzersizlerin haftada üç kez ve 10-12 dakika yapılması önerilir. Çalışma sırasındaki esnetmenin sınırını duyulan ağrı belirlemelidir. Ağrının duyulmadığı son noktadan başlanmalıdır ve bu noktada 20-60 saniye arası durulmalıdır. Yeni başlayanlar için bu süre 10-20 saniye 58 sports international • YAŞAM

olabilir. Esnetme sırasında nefes sabit tutulmalıdır. Gevşeme sırasında nefes alınmalıdır. Omurganın mümkün olduğunca gevşek kalmasına özen göstererek yalnızca karın kaslarına yük bindirmeye çalışılmalıdır. Esneklik çalışmasından önce ısınma sonrasında ise germe uygulamaları yapmak ve bunların süresini de en az beş dakika tutmak gereklidir. Yukarıda saydığım tüm bu sebeplerden dolayı “düzenli, yeterli ve uygun spor” yapılmalıdır diyorum. “Kas asla kas değildir” derken, aslında kası sadece bir mekanik hareket ettirici olarak gören öngörüleri yıkmak istiyorum. Çünkü vücut bir metabolik makine ve bu

metabolik makinada organların kendine has görevleri olduğu gibi başka görevleri de var. Kaslarımızın da hayati başka fonksiyonları var. Moloküler çalışmalar çoğaldıkça ve yeni bilgileri elde ettikçe gördük ki kas sadece otomobilin tekeri değil. Fonksiyonu sadece arabanın yolda ilerlemesini sağlamak değil ve bunun çok ötesinde. Ayrıca bir araba aksamını düşündüğümüzde aklımıza en son gelecek şey sileceklerdir. Çünkü yağmur yağmadıkça ya da ön cam görüşü engelleyecek kadar kirlenmedikçe silecekler kimsenin aklına gelmez. Oysa ön cam çok kirlendiğinde birden silecekler en önemli parçalar haline gelir. Aynı şekilde kaslarımız da hareket yetimizi kaybetmedikçe çok


aklımıza gelmez. Oysa kas kendi içinde sentez ettiği bir takım moloküllerle birçok organın çalışmasını doğrudan etkilemektedir. Bunlar içinde beyinin de olduğunu belirtmem konunun önemini daha da iyi anlatacaktır. Dolayısıyla kas sadece bir teker değildir, sadece bir silecek de değildir, aslında sadece kas da değildir. Aksine insanoğlunun metabolik faaliyetlerini yürüten, çok önemli ve hayati organlar diye tanımladığımız karaciğer ya da böbrek gibi organlara benzer faaliyetleri de olan bir dokudur. Çünkü kas, karaciğer ya da böbrek kadar olmasa da vücut metabolizmasında önemli rolleri olan bir takım proteinler ve enzimler üretir. Bu moloküller de vücudun zararlı moloküllerden arınmasından tutun da hayati biyokimyasal reaksiyonlara aracılık etmeye kadar birçok işe yarar. Ya da kas yeterli bir şiddet ve yoğunlukta çalıştırıldığında beden için yaşamsal önemi olan bir takım moloküllerin sentezinin artmasına sebep olur. Ya da bir takım molokülleri direkt kendi sentezler. Ayrıca bir çok molokül için de depo görevi yapar. Misal, Karaciğerin depoladığının dört katından fazla glikojen depolar. Yani kas aynı zamanda üretim, depolama ve salgılama faaliyeti yapan kocaman bir iç salgı bezi gibi çalışır. İşte bu yüzden kaslarımızı kaybettiğimizde her şeyimizi de kaybetmeye başlıyoruz.

Sporun bedene ve beyine etkileri konusundaki bilgi yumağı büyüdükçe artık köşe yazıları, konferanslar, seminerler ve dersler yetmemeye başlamıştı. Dolayısıyla bu konuda bir kitap yazmak kaçınılmaz hale gelmişti. Sonuçta “Mucizevi Heykeltıraş” adını verdiğim kitap 2018 Şubat ayında raflardaki yerini aldı. Kitaba bu ismi vermemin nedeni; düzenli, yeterli ve uygun sporun hem bedene hem de beyine olan etkilerinin hayret edilecek düzeyde olmasıydı. Gerçekten de hem bedenimizi hem de beyinimizi usta bir heykeltıraş gibi yontuyordu. Bazen bu yontular mucizevi etkiler gösteriyordu. Kısacası bu kitap, yaşam boyu düzenli ve yeterli egzersizin yaşlanmayı ve kanser dahil olmak üzere kronik hastalıkları nasıl önlediğinin sırlarını bilimsel kanıtlar sunarak anlatmaktadır. Bu bilimsel çalışmalar, birçok değerli bilim insanının saygın bilimsel dergilerde yayınlanmış araştırmalarıdır. Mucizevi etkilerin en önemlilerinden biri de sporun adeta bir gençlik çeşmesi gibi olmasıdır. İnsanlık var olduğundan beri bir ölümsüzlük ya da gençlik çeşmesi arıyor. Ölümsüzlük çeşmesi bugün için zor görünüyor ama gençlik çeşmesi için artık umutlu olabiliriz. Çünkü ölüme çok yakın olduğumuz terminal dönem dışında en azından biyolojik olarak otuzlu-kırklı

yaşlarda olabilmek mümkün gibi görünüyor. Yaşam boyu düzenli, yeterli ve uygun egzersiz tek başına gençlik çeşmesini sürekli akıtabilecek özelliklere sahip. On binlerce bilimsel araştırmanın sonucu hep bunu işaret ediyor. İnsanın yaşlandıkça bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesi konusunda hep şu soruyu sorarım. “İnsanlarda yaşla birlikte oluşan değişiklikler yaşlanmaya mı bağlıdır, yoksa fiziksel aktivitenin azalmasına mı bağlıdır? Aslında her ikisi de doğrudur. Bir çeşit “yumurta mı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu yumurtadan?” ikilemine benzer bir durumdur bu. Kaslarımız söz konusu olunca, yumurta-tavuk ikilemi çok daha fazla önem kazanır. Doğrudur, gerçekten de kas kuvveti ve kütlesi yaşlılığa bağlı olarak azalır. Yaşlanma hakkında çalışan bilim insanları, yıllardır bize kaslarımızda önlenemeyecek bir kayıp oluşacağını söylüyorlardı zaten. Bu görüştekiler bu gerilemenin muhakkak olacağı konusunda hemfikirdi ama ne kadar olacağı konusunda farklı düşünüyorlardı. O zaman ne yapmalıydık, çaresiz miydik? Son yıllara kadar bu görüş hakimdi. Fakat bu görüş benim gözlemlerime uymuyordu. Çünkü aktif sporculuk döneminden sonra da antrenmanlarına devam eden sporcuların kas kayıpları yok denecek kadar azdı. Özellikle son on yılda

PROF. DR. AYDIN ÖZBEK • sports international 59


yapılan çalışmalar gözlemlerimi tamamen haklı çıkardı. Şöyle ki kas erimesi (sarkopeni) büyük oranda hareket azlığına yani kasların az kullanılmasına bağlıdır. Dolayısıyla yaşlılıktaki kas kayıplarının asıl nedeni yaşlılıkdan çok kasların kullanılmamalarına bağlıdır. Tabi ki yaşlanmaya bağlı hormonal ve moloküler nedenlerle de kas kayıpları olabilmektedir ama sürekli çalıştırılan kaslarda bu etkiler çok kısıtlandığı için yaşlanmanın kaslara etkisi de çok sınırlı kalmaktadır. Çünkü yaşlanmanın kas erimesine yol açabilecek etkilerini düzenli egzersiz yok ettiği için yaşlılığa bağlı etkiler de oluşamamaktadır. Dolayısıyla yaşlılık kasa zarar verememekte ya da çok az verebilmektedir. Sonuçta da kronolojik olarak yaşlanan insanın kasları biyolojik olarak genç kalmaktadır. Gerçekten de “tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan?” 60 sports international • YAŞAM

gibi bir şey. Yaşlanma hareketsizliği tetikliyor, hareketsizilik de yaşlanmayı. Böylece kısır bir döngü oluşuyor. Bu zinciri kırmanın tek yolu düzenli, uygun ve yeterli spor. Çünkü kaslarda meydana gelen hücresel ve fonksiyonel kayıpların en büyük nedeni hareketsizlik. Bütün bu söylediklerimin özeti, yaşlılıktaki kas kayıpları için “kullan ya da kaybet” ilkesinin geçerli olduğudur. Batı toplumlarında sadece kas konusunda değil bir çok organımız ve yeteneğimiz için de “use it or loose it” (kullan ya da kaybet) ilkesi geçerlidir. Yani sürekli kullanılan kas asla yaşlanmaz. Dolayısıyla sarkopeni yaşlılık için kaçınılmaz bir son değildir. Bu da şu demek. Kronolojik olarak yaş alabiliriz ama biyolojik olarak yaşlanmak da kaderimiz değil. Düzenli, yeterli ve uygun sporun vücudumuzdaki tek

bir sisteme olan etkilerini anlatmak için bile onlarca köşe yazısı yetmez. Hele bunun hücresel boyutda ve moloküler düzeydeki etkilerini anlatmak çok daha uzun bir yazı gerektirir. Dolayısıyla bu yazı bir giriş niteliğinde olduğu için bu mucizevi etkilere dair detay veremedim. Bundan sonraki yazılarda yeni literatür bilgileri de katarak her sistem için özet yapmaya çalışacağım. İşte ancak o zaman düzenli, yeterli ve uygun egzersizin mucizevi dünyasına girebileceğiz. Özetle; bir ömrü bir gün varsayarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim. “Gün yirmi dört saat, bunun sadece bir saatini düzenli ve yeterli egzersize ayırmak, geriye kalan yirmi üç saati mutlu, sağlıklı ve genç yaşamak demek. Gençlik çeşmesinden kana kana su içmek demek.” “Sporsuz ve sevgisiz kalmayın.”


Hygienic Gym sertifikasıyla spor salonları güvende Sports International, hijyen çözümleri alanında dünyanın sayılı kuruluşlarından biri olan Diversey’in geliştirdiği The Hygienic Gym sertifika programıyla spor severlerin sağlığını koruyor. Farklı salonlarda spor yapan üyelerle yapılan araştırmalar, katılımcıların %86’sının spor salonu seçimlerinde en belirleyici unsurun soyunma odalarından duş kabinlerine kadar sağlanan temizlik ve hijyen çözümleri olduğunu vurguluyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, spor salonunu kullanan üyelerin %74’ünün ıslak ve ter bulaşmış nemli spor aletlerini silmeden kullandıklarını, % 18’inin gribal hastalığı olduğu halde spor salonunu kullandıklarını göstermektedir. ABD’de yapılan ve sonuçları Clinical Journal of Sports Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre özellikle spor aletlerinin elle temas edilen bölümlerinde biriken insan teri; nezle, grip, Hepatit A, uçuk, lejyoner ve mantar gibi hastalıkların oluşmasına zemin hazırlıyor. Bu bilgiler dahilinde hijyen konusunda risk altında olan spor salonlarınınn güvenilir hijyen çözümlerine olan ihtiyacı artıyor.

Sunduğu hijyen çözümleriyle sağlıklı yaşamı destekleyen Diversey, spor merkezlerine yönelik geliştirdiği The Hygienic Gym sertifika programıyla spor salonlarının hijyen güvenliğini sağlıyor. Salonlarındaki hijyene önem veren Sports International, bu sertifikayı alan ilk spor salonu zinciri olma özelliğini taşıyor. Sports International, Diversey’le 2 sene önce gerçekleştirdiği işbirliğiyle, Türkiye çapındaki 7 tesisi bu belgeyi almayı gerektiren kriterleri tamamlamış ve sertifikalarını teslim almışlardır. The Hygienic Gym sertifikasıyla üyelerine sağlık ve hijyen konusunda güvenilir ortamlar sağlıyor.

Hijyenik spor merkezleri için; The Hygienic Gym Diversey’in spor salonlarına yönelik uyguladığı The Hygienic Gym Programı kapsamında, öncelikle denetimi yapılacak spor merkezinde uluslararası kabul gören temizlik ve hijyen standartlarına göre detaylı bir risk analizi ile tesisin tüm ihtiyaçları ve iyileştirmesi gereken noktaları belirliyor. Bu risk analizi sonucunda ortaya çıkan sonuçlara göre, işletmeye özel bir sistem kuruluyor ve çalışan personele eğitimler veriliyor. Ayrıca, kritik noktaların

günlük kontrolü, anlık aksiyon alınması ve yapılması gereken talimatların anlatılarak işletmenin bu sistemi günlük olarak kendi kendine yönetmesi sağlanıyor. Kurulan sistem ile, Diversey Consulting Baş Denetçileri tesisi her ay spor merkezini habersiz olarak ziyaret ederek gözlemliyor ve sistemin etkin bir şekilde işletilip işletilmediği denetliyor. Bu denetlemeler esnasında, havuz suyu analizleri, hava analizleri, ekipman ve alet hijyeni analizleri, lejyonella analizleri ve çalışan personel kişisel hijyeni analizleri de yapılarak sistemin kusursuz ve sürdürülebilir bir şekilde çalışması sağlanıyor. Aylık denetimlerde kurulan sistemin performansı ve analiz sonuçları neticesinde sistemin toplam başarı puanı ortaya çıkıyor. Üst üste 3 defa minimum %80 başarı performansı gösteren işletme sürdürülebilir başarı yakaladığı için The Hygienic Gym Sertifikası almaya hak kazanıyor.

ADVERTORIAL • sports international 61


ANNE ÇOCUKLARA ÖZEL FESTİVAL

Sports International Bilkent tarafından Ankara’da ilk kez düzenlenen olan Anne – Çocuk Festivali 18 Şubat Pazar Günü Sports International Bilkent Tesisinde Anne-baba adayları ile birçok aileyi buluşturdu. Konusunda uzman çok sayıda konuk konuşmacının katılacağı festivalde anne ve babalar gün boyu bilgilenirken, çocuklar da eğlenerek öğrendiler. Festivale; Hamile-AnneBebek-Çocuk Yogası Eğitmeni Zeynep Gözübüyük, Aile ve Çocuk Danışmanı Safiye Kılıç Metin, Acıbadem Ankara Hastanesi Yeni doğan Sorumlu Hemşiresi Esra Konucu, Sports International Bilkent Diyetisyenlerinden Gurbet Ünal konuşmacı olarak katıldı. Sports International Bilkent Spor Eğitmeni Mavizer Tuğçe Metin, çocuklarla jimnastik etkinliği 62 sports international • YAŞAM

gerçekleştirirken, interaktif gerçekleşen seminerlerde anne babalar, diledikleri soruyu uzmanlarından öğrenme fırsatı buldu. Çocuklar için Fransızca gerçekleşen Fransız Baget Ekmeği yapımı, müzik, resim ve oyun atölyelerine çocuklarıyla birlikte katılan anne babaların ilgisi büyüktü. Etkinlikte gün boyu yer standlarda, bebek ve çocuklar için birbirinden renkli kıyafetler, aksesuarlar, oyuncaklar, kitaplar satışa sunuldu. Bilgilendirici, eğitici, eğlenceli ve unutulmaz bir aile etkinliği oldu. Sports International yetkilileri bu etkinliklerin devamının gerçekleşeceği haberini verdi.


sportsöneçıkanlar • sports international 63


ANKARA BiLKENT Sports International Bilkent’te kavurucu günlerde serinletici ve bilgilendirici aktivitelere imza attık. Yüksek tempolu yarışmalar ile tatlı rekabetin tadını çıkardık. Özel seminerler ile de astrolojiden detoksa birçok farklı konuda özel tüyolar aldık!

64 sports international • AKTİVİTELER

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

FUTSAL TURNUVASI

MASTERCLASS SERİSİ


MASA TENİSİ TURNUVASI

PLANK YARIŞMASI

VOLEYBOL TURNUVASI 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

BİLKENT • sports international 65


BİLKENT BAŞARI HİKÂYESİ ERGUN KENAN GÜVENÇ 1967 doğumluyum. 2015 yılına kadar motor sporları ile ilgileniyordum. 2015 yılının yaz aylarında motorumla büyük bir kaza yaptım. Kazada beyin travması geçirmişim, sonraki 5 ayı hiç hatırlamıyorum. Bunun haricinde sağ omzum ve sol bileğim kırıldı. Kazadan sonra denge problemlerim oluştu. Omuzum ile ilgili olarak Fizik tedaviye gittim ama fazla bir işe yaramadı. Bu durum beni umutsuzluğa sürüklüyordu. Eşimin ısrarı üzerine kazadan 8 ay sonra Sports’a geldim küçük küçük çalışmaya başladım. Kazadan 13 ay sonra Bahman Hoca ile kinesis çalışmaya başladım. Antidepresan alma isteğim azaldı.

66 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

Sporu 5 güne çıkardım. 2 sene önce antidepresan kullanmayı bıraktım. Spora gelmeyince kendimi kötü hissediyorum. Eskiden kolumu çok sınırlı hareket ettirebiliyordum. Bahman Hoca’nın yardımı ile şimdi kick box yapıyorum. Merdivenlerden rahatlıkla inemiyordum. Sporla birlikte Bosu üzerinde durmaya başladım. Şimdi pilates topunun üzerinde dengede durabiliyorum. Zor bir süreç geçirdim, şimdi çok iyiyim. Sporu rutin haline getirmek gerektiğini düşünüyorum, eğer rutini bozarsak bahane bulmaya başlıyoruz.


BİLKENT • sports international 67


ANKARA OR-AN

COMBAT MASTERCLASS

CUMHURİYET COŞKUSU

KIDS YOGA

Sports International Or-An her ay renkli ve capcanlı günlere sahne oldu. Spinning, yoga, zumba… Altınoran’da sporun her dalından esintilerle yaz sıcağına inat ilkbahar ferahlığında günler geçirdik! Özel günleri de atlamadık ve hazırlanan gösterilerle renkli dakikalar yaşadık. 68 sports international • AKTİVİTELER


MASA TENİSİ

TERASTA PİLATES

TERASTA SPINNING

TERASTA ZUMBA

OR-AN • sports international 69


OR-AN BAŞARI HİKÂYESİ SİBEL SAYDAM Sibel Hanım öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Quick Result programınız nasıl geçti?

Ben Sibel Saydam 55 yaşındayım. Anestezi doktoru olarak görev yapıyorum.

Diyetisyenim Burçin hanım ve spor hocam Selim beyin yakın ilgi ve takipleri benim motivasyonumu en üst seviyede tuttu ve başarma arzumu kuvvetlendirdi. İlk günlerde spor programına gelirken zorlanıyordum ancak ilk haftadan sonra tartıda verdiğim kiloları görünce büyük bir azimle devam ettirdim. İkinci haftadan sonra zorlanmak bir yana çok büyük bir keyifle derslere gelmeye başladım. Sporla birlikte yaptığım diyet nedeniyle 5 haftada 12 kilo verdim, kan şekerim normale düşerken ilaçlarımı yarı yarıya azalttım; bel fıtığına bağlı olarak yaşadığım bel ve bacak ağrılarım, uyuşmalarım geçti . Bu nedenlerle quick result programı benim için çok başarılı geçti.

Geçmişte ki kilo öykünüz nasıldı? Evlilik öncesi dönemlerde ideal kilodaydım, evlilik sonrası 2 hamilelik ve sonrasında gelişen sağlık problemlerim nedeniyle kilo almaya başladım. Bu süreçte sürekli diyet yapma, kilo verme, sonrasında yeniden kilo alma şeklinde yıllar geçti. Sizi Quick Result programına teşvik eden en büyük sebep neydi? Diyabet hastalığım nedeniyle ilaç almama rağmen kan şekerimi düzenleyemiyordum. doktorum insuline başlamam gerektiğini söyledi, o sırada Sports International’da Quick Result programının ilanını gördüm ve kendime bir şans vermek istedim.

70 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

Son olarak Quick Result programı hakkında bize ne söylemek isterseniz? Bence muhteşem bir program benim yaşam kalitemi çok yükseltti, Sporla ve diyetle barışmamı sağladı.


OR-AN • sports international 71


İZMİR MAVİŞEHİR

SPIN LADIES

Sports International Mavişehir’de sporun coşkusuna kapıldık Spinning, zumba, body bounce ve oryantalle fitleşirken kamp ve şenlikle keyifli vakitler geçirdik. Doğanın temiz havası Sports International’ın enerjisiyle birleşince harika anlara şahit olduk. Sports International, Mavişehir’de de farkını ortaya koydu. 72 sports international • AKTİVİTELER

KICK BOKS VE MUAY THAI CAMP


EGZERSİZ KAPMACA

ATHLETIC POWER PARTNER YOGA

MAVİŞEHİR • sports international 73


İZMİR MAVİŞEHİR Sports International Mavişehir’de sporun coşkusuna kapıldık Spinning, zumba, body bounce ve oryantalle fitleşirken kamp ve şenlikle keyifli vakitler geçirdik. Doğanın temiz havası Sports International’ın enerjisiyle birleşince harika anlara şahit olduk. Sports International, Mavişehir’de de farkını ortaya koydu. 74 sports international • AKTİVİTELER

MASA TENİSİ LİGİ

HERKES İÇİN DANS


SPORTS FIT

OUTDOOR PİLATES

MAVİŞEHİR • sports international 75


MAVİŞEHİR BAŞARI HİKÂYESİ ÖZGÜR ATAMAN Hedef sadece kilo vermek mi; yoksa sağlıklı ve kaliteli yaşamak mı? Her şeyden önce biraz vakit ayırıp, hedefinizi net bir şekilde belirlemelisiniz. Çünkü yürüyeceğiniz yol uzun ve meşakkatli bir yol. Eğer bu yolun kısacık ve yürümesi çok kolay bir yol olduğunu düşünüyorsanız, ya kendinizi kandırıyorsunuzdur ya da yanlış bilgilendirilmişsinizdir. En azından, kendi başarısız deneyimlerimden çıkardığım sonuç böyle. Soru yukarıdaki gibi sorulduğunda çoğumuzun cevabı hiç düşünmeden “tabi ki sağlıklı yaşamak” oluyor. Ancak iş uygulamaya geldiğinde çoğunluk “nasıl olursa olsun, yeter ki bir an önce şu kilolardan kurtulayım” diyor. Başarısız deneyimlerin çoğu da zaten bu aşamada başlıyor. Sağlıklı Yaşam; hem kaliteli ve doğru beslenmeyi hem de doğru, yeterli ve sürdürülebilir egzersiz yapmayı gerektiriyor. Benim tavsiyem, hedefinizi sadece “kilo vermek” olarak değil, (benim de yaptığım gibi) “sağlıklı yaşam” olarak belirlemenizdir. Çünkü bu hedef, bünyesinde hem kaliteli ve doğru beslenmeyi hem de hedefe özel ve sürdürülebilir egzersiz yapmayı barındırıyor. Benim (halen devam eden) hikâyem, 2015 yılında, Mart ayının sonlarına doğru, çok uzun zamandır kullanmadığım tartının üstüne çıkıp 102 sayısını görmemle başladı. Uzun zamandır fazla kilolarımın olduğunun farkındaydım ama bunun üç haneli sayılara ulaştığını görmek oldukça canımı sıktı. 35 yaşındaydım ve durup düşününce bu kilolardan kurtulup, sağlıklı bir hayata kavuşmazsam ileride beni nasıl sıkıntıların beklediğini fark ettim. O sıralarda Sports International’a devam eden eşimin görüştüğü beslenme danışmanının verdiği bilgiler doğrultusunda biraz araştırma yaptıktan sonra, ilk yaptığım şey yediğim yemek miktarlarını ve dışarıda yemek yemeyi azaltmak oldu. Yediklerimi zaman içerisinde neredeyse yarı yarıya azalttım. Eşimin de büyük desteği ile her pazar günü pazardan taze meyve ve sebze alarak haftalık yemeklerimizi

76 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

yapmaya başladık. Haftada, sadece bir gün dışarıda yemek yemeye karar verdik. Tüm bu konularda ilk 2 ay epey zorlandığımı hatırlıyorum. Bu noktada mutlaka bir destekçinin olması gerektiğini düşünüyorum. Bu kişinin sizi anlayacak ve gerektiğinde alttan alabilecek birisi olması çok önemli. Zira vücudunuzla mücadele halinde olduğunuz için ilk birkaç ay gereksiz sinirlenmeler yaşanabiliyor. Bir süre sonra eskiden yediğim yemeğin yarısı ile doymaya başladığımı fark ettim. Miktar azalmıştı ama öğünlerde yediğim çeşit sayısı artmıştı. Bu sırada günlük aktivitemi artırmak amaçlı yürüyüşler yaptığımı da belirtmeliyim. Akşam saat 8’den sonra herhangi bir şey yememeye de özen gösterdim. Bunu yapmak, dolu bir mide ile yatağa gitmemenizi sağlayacağı için en azından sağlıklı bir uyku düzenine de katkı sağlayacaktır. Şu üç anahtar kelimeyi asla unutmayın: doğru bilgi, motivasyon ve kararlılık. Sürecin her anında doğru bilgi ışığında hareket edin. Kendinizi neyin, nasıl motive ettiğini iyi bilin. Ve inatçı olun, sonuna kadar! 1 yılın sonunda hedeflediğim kilo olan 80 kiloya ulaştım. 2016 Temmuzunda Sports International’da beslenme danışmanıyla görüşüp gerekli ölçümleri yaptırdıktan sonra bir fitness antrenman programı uygulamaya başladım. Bu antrenman programını 3-4 ayda bir güncelleyerek halen yapmaya devam ediyorum. Programa ilk başladığımda 80,5 kiloydum ve vücut yağ oranım %19,4 idi. Şubat 2017’de kilom 73,6, vücut yağ oranım ise %10,4 olmuştu. Son olarak ağustos 2017’deki ölçümde kilomun 71,7 ve vücut yağ oranımın %9,4 olduğunu gördüm. Hala ilk başta edindiğim sağlıklı yeme içme düzenine bağlı kalarak, kilomu koruma amaçlı egzersiz ve antrenman yapmaya devam ediyorum. Beni bu yolda en doğru şekilde bilgilendiren ve destek veren Beslenme Uzmanı Ebru Şenyurdusev, fitness antrenman programlarımı hazırlayan ve takip eden Şafak Yardımoğlu ve beni Muay Thai ile tanıştıran Yaşam Kaya Hoca başta olmak üzere tüm Sports ailesine çok teşekkür ederim.


MAVİŞEHİR • sports international 77


İSTANBUL ATAKÖY Sports International Ataköy’de pozitif enerji yüklemesi yaptık. Spor dolu günlerde zaman zaman düzenlenen etkinlikler ile üyelerimize tatlı sürprizler yaptık. Hem yetişkinler hem de sevimli minikler adrenalin yükselten yarışmalar ile eğlencenin tadının çıkardı.

78 sports international • AKTİVİTELER

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

OUTDOOR SPINNING

RHYTHM VOL 5


STEP AEROBİC NOSTALJİ

SUMMER SURPRISE

VOLEYBOL TURNUVASI

YOGA MASTERCLASS

ATAKÖY • sports international 79


ATAKÖY BAŞARI HİKÂYESİ BİLGE KIRAN 46 yaşındayım. 10 senedir Sports International üyesiyim. Sports International’ı bir tanıdığımız sayesinde keşfettim ve adeta müptelası oldum. 78 kiloya nasıl olduğunu anlamadan çıkmıştım ve annemin kendisine büyük olan kıyafetleri bana vermek istemesiyle zayıflamaya o an karar verdim çünkü kendimi çok kötü hissetmiştim. Güç ve performans egzersizlerini grup derslerinde öğrendim.Pınar hocam, Orçun hocam, Görkem ve Ersin hocalarımla sporun keyfini keşfettim. Şimdi grup derslerini iple çekiyorum ve günde 2-3 ders yapıp hiç yorulmadan ertesi gün iş hayatıma zinde olarak devam ediyorum. 80 kilodan bu hevesim ve coşkuyla 64 kiloya düştüm ve hedefim 60 kilo, daha

80 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

yolum var. Tabiki sporun yanında gıdada çok önemli. Dikkatli beslenme ve hareketli yaşamım sayesinde bu hedefe de ulaşacağım. Sports’un etkinlikleri sayesinde birçok arkadaş edindim, bir whatsup grubumuz bile var. Spor ile ilgili paylaşımlar yapıyoruz. Biz bir aile gibiyiz burada sporu keyifle doya doya yaşıyoruz.Spinning, %100 fit , HIIT, Pilates, Zumba, yüzme, Combat, Piloxing, Taebo dersleriyle formumuzu koruyoruz, gücümüze güç katıyoruz. İngilizlerin bir deyimi vardır.’no pain,no gain’diye.’ Acı yoksa kazanım yok’ diye. Hepinize spor dolu günler diliyorum umarım benim serüvenim gibi siz de sporu sevip, sağlıklı günlere yelken açarsınız.


ATAKÖY • sports international 81


İSTANBUL KADIKÖY

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ SPINNING

Sports International Kadıköy’de zaman çok hızlı aktı. Turnuvalar ve özel günlerin şerefine düzenlenen harika aktiviteler ile Kadıköy’de heyecan hiç eksik olmadı. Kadıköy’de sporun rüzgârıyla birlikte bayram havasının estiği günler geçirdik.

WARRIORS 82 sports international • AKTİVİTELER


23 NİSAN ÇOCUK KLÜBÜ

WARRİORS 2

SPORTS CARNAVAL

KADIKÖY • sports international 83


KADIKÖY BAŞARI HİKÂYESİ HAKAN DURMUŞ Ben Hakan Durmuş. 20 yaşındayım. Spora başlamadan öneceki hayatımda gerek düzensiz beslenme gerek hareketsiz yaşamdan dolayı zamanla kilo almaya başladım. Yaşımın 18 olmasına rağmen kilom 93’e kadar çıkmıştı. Genç olmama rağmen özgüvensizlik, giydiğini kendine yakıştırmama, dar giysileri giyememe vb. psikolojik sorunları da beraberinde getirdi. Üniversiteye başladığımda spor yapan bir arkadaşımın tavsiyesiyle kendimce evde spor yapmaya başladım.

84 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

Aynı zamanda beslenmeme de dikkat ettim ve 10 kilo kadar kendi çabalarımla zayıfladım. Sonra spora ara verince tekrar kilo almaya başladım ve artık sporu yaşamımın bir parçasına sokmak için daha profesyonel bir spor salonu arayışına girdim. Sports International’a üye oldum. 1.5 ay içerisinde 8 kilo verdim. Şuanda 73 kilodayım. Bu yolda bana destek olan Sports International ailesine, güleryüzlü hocalarıma, özellikle Gamze hoca ve Batuhan hocaya çok teşekkür ederim.


KADIKÖY • sports international 85


İSTANBUL ŞİŞLİ

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ VE ŞİŞLİ SPORTS!

Sports International Şişli’de her an dolu dolu geçti. Üyelerimiz ve eğitmenlerimiz ile birlikte özel günleri unutulmaz kılacak aktivitelerle harika anılarla dolu anlar yaşadık. Şişli’de spor ve eğlenceyi buluşturmaya devam ettik.

86 sports international • AKTİVİTELER

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ÇOCUK KULÜBÜ ETKİNLİĞİ

SPORTS WARRİORS DOĞA


23 NİSAN ETKİNLİKLERİ

ANNELER GÜNÜ

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI ŞİŞLİ • sports international 87


ŞİŞLİ

BAŞARI HİKÂYESİ DİLEK PARS Sports International Şişli Tesisi’ne çok uzun süredir üyeyim. Ancak kendime hedef belirleyip bir türlü istikrarlı bir şekilde devam edip, kilomu eksiltemedim. Bunu yapamadım. Bir gün soyunma odasında bir arkadaşımı gördüğümde dedim ki; “Dilek sende başarırsın”. Yıllarca deneyip, hep vazgeçtim. 44 yaşındayım ve 8 senesini spor yaparak geçirdiğim halde sonuç alamıyordum. Çünkü sürekli kaçamaklar yaparak hep aynı yerde kalıyordum. Ben de zayıflayabilir ve fit bir görünüme sahip olabilirdim. Kararımı vermiştim. Benim hikâyem 2017 yılbaşına girmeden bir gün önce başlamıştı. 80 kiloydum… İlk önce kendime bir ajanda tuttum; gün içerisinde neler yaptığımı yazmaya başladım. Ocak 1, 2017 gecesi son olarak istediklerimi yiyip, artık çikolatalara, tatlılara veda edecektim. O gece tartıldım ve son kez kendimi 80 kg görecektim. İlk 3 ayımda; önce haftada 4 gün düzenli olarak 1,5 saatlik yürüyüş ve düzenli beslenme ile 9 kilo verdim ve 71 kg oldum. Bunu kendi çabalarımla yaptım; çünkü başarabildiğimi görmeliydim. Sonra Efsel Kuyumcu Hocamın desteğiyle daha da çok kilo vermeye aynı zamanda sıkılaşmaya da ihtiyacım olduğunun kanaatine vardık ve onun açtığı programlarla yoluma devam ettim. Başarımın sırrı kendime güvenmek,inanmak, istikrar ve ne olursa olsun asla vazgeçmemek. Haftanın 4 günü spor yapıyor, her gün 30 dakika

88 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

yüzüyor ve haftanın 2 günü Pilates derslerine giriyordum. Yorucu oluyordu ama asla yılmadım, sıkılmadım azimle programlarıma devam ettim. 7 ve 22 yaşlarında iki oğlum var ve buna rağmen yaz kış demeden devam ettim. Eşim bu azmimin başarıyla sonuçlanmayacağını söylüyordu çünkü 2 çocuk annesiydim ve 65 kiloya inmem ona göre imkânsızdı. Bu beni daha çok hırslandırıyordu. İmkânsız olamazdı. Temmuz 2017’ de yaptırdığım ölçüm analizimde 65 kilo olduğumu gördüm. Yetmemişti, daha da kilo vermek istiyordum. Çalışmalarıma düzenli devam edip daha da kilomun eksilmesi ve bunu görmek beni mutlu ediyordu. Şu an istediğim kilonun da altındayım. Bu başarımın sebebi, kendime güvenmek, istikrar ve ne olursa olsun asla vazgeçmemek… 8 ay sonucunda 80 kg’ dan 60 kg’ a inmenin mutluluğunu kelimelerle ifade edemiyorum. İnanmak, başarmanın yarısıdır. İnandım ve başardım! Bunu sakın unutmayın ve asla “Kendinizden vazgeçmeyin”. Tabii bunların yanı sıra Sports International Şişli ailesine bana gösterdikleri hoşgörü, özen ve destek için sonsuz teşekkür ederim. Sevgili Hocalarım Efsel Kuyumcu ve Emine Çetin’e anlayışları, sabırları ve bana inandıkları için çok teşekkür ederim. Sports International Şişli iyi ki varsın…


ŞİŞLİ • sports international 89


MERSİN YENİŞEHİR

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Sports International Yenişehir’de hareketli ve sıcacık günler yaşadık. Zumba ve futbol aktiviteleriyle spora doyarken trekking ve bisiklet turları ile doğayla iç içe olmanın tadına vardık. 23 Nisan eğlenceleri ve yaza merhaba partisi ise enerjinin tavan yapmasını sağladı!

90 sports international • AKTİVİTELER

STEP BY STEP MASTERCLASS

CUMHURİYET COŞKUSU


AQUA GYM MASTERCLASS

FIT MUSCLE LEAGUE

BASKETBOL TURNUVASI

HALLOWEEN

MASA TENİSİ TURNUVASI

ZUMBA MASTERCLASS

MERSİN • sports international 91


MERSİN BAŞARI HİKÂYESİ ONUR ÇEVİRME Ben Onur Çevirme, 32 yaşındayım. Mersin’de fotoğrafçılık ve reklamcılık yapmaktayım. Sports International Mersin İdari bölümü konsept ve yaza veda partisinin çekimleri için benimle iletişime geçmişlerdi. Çekimleri gerçekleştirdikten sonra personellerle iş gereği bir dostluğumuz arkadaşlığımız oldu. Bu vesileyle de güzel aileyle tanışma fırsatı buldum. Ortamdaki motivasyon disiplin ve insanların spor yaparken ki mutluluğu, en önemlisi çalışan personelin güler yüzlülüğü beni oldukça cezbetmişti.

Çünkü beslenmeme hiç dikkat etmiyordum. Bu iş böyle olmaz diyerek, beslenme alışkanlığımı değiştirdim ve bunu güzel bir sporla pekiştirdim. 6 ay kadar bir zaman diliminde 95 kg’dan 81 kg’ya düştüm. Şimdi 75 kg ideal kilo hedefimize doğru adım adım ilerliyoruz. Sports International sporu bir işkence halinden çıkarıyor ve insana seve seve yaptırıyor. O kadar güzel bir ortam ki Sports’a gelmediğimiz gün çok mutsuz oluyoruz.

O günden sonra Sports’a üye olmaya karar verdim. Düzenli olarak gittim geldim fakat bir süre hiç kilo veremedim.

92 sports international • BAŞARI HİKAYESİ

Bizlere her konuda yardımcı olan ve daha sağlıklı yaşamamız için elinden gelen desteği gösteren bütün ekibe çok teşekkür ederim.


MERSİN • sports international 93


Yıldızlar ne söylüyor? ydın Aylin gA

www.hayatinritmi.com • hayatinritmi/twitter hayatinritmiburada/instagram• hayatinritmi/facebook

Astrolo

KOÇ (21 Mart – 19 Nisan)

YENGEÇ (22 Haziran – 22 Temmuz)

Maddi kazanımlarınız için kendinize daha farklı bir yol bulmayı bu yıl başarıyor olacaksınız. Gerekirse risk alacak ama hiç yapılmamış olanı yapmaktan korkmayacaksınız. Bu süreçte size banka, miras, piyango veya eşinizden kaynaklı gelirlerinizde destek olacak. Statünüzü netleştiriyor ve bundan sonraki 3 yıl kim olduğunuza, pozisyonunuza, medeni halinize son rotüşları yapıyor olacaksınız. Girişimci yanınız, kendinize güveniniz bu yıl yüzünüzü güldürecek.

Eşinizin veya sevgilinizin uzun zamandır görmediğiniz desteğini bu yıldan itibaren daha iyi görüyor olacaksınız.İlişkinizin oturduğu veya bir ilişkisi olamayan yengeçlerin ne istedikleri konusunda somut ve net olacakları bir 3 yıl var önümüzde.Ne istediğini bilince zaman istediklerini getirmek konusunda acele edermiş, işte bu nedenle yeni yılın ilk ayında tanışacağınız veya ilişkiniz varsa evlilik kararı alacağınız bir dönem başlamış oluyor. Anne olmak isteyen Yengeçler için yine harika bir yıl. Keyifli zamanların artacağı, sevdiklerinizin desteğini gördüğünüz harika bir yıl olacak.

BOĞA (20 Nisan – 20 Mayıs)

ASLAN (23 Temmuz – 22 Ağustos)

Tüm yaşantınızı değiştirecek büyük değişimler kapıda. Mayıs ayından itibaren ev değişikliği yapabilir, farklı bir şehre taşınabilir, mesleğinizi değiştirebilirsiniz.Akademik anlamda kariyerlerine devam etmek isteyen, bu alanda kalıcı olmak adına girişimlerde bulunan tüm Boğa burçları destekleniyor olacak.Yine kendinize farklı bir hayat, yeni bir yön vermek istiyorsanız Mayıs ayından itibaren harekete geçebilirsiniz. Evlenmek isteyenler için muhteşem bir yıl.Bu kişi farklı bir şehirde veya ülkede yaşıyor olabilir.Ve tüm bu değişimlerin nedeni bile olabilir.Ortaklıklı işler yapmak için de yine harika bir yıldasınız.

İş yaşamında yeni başlangıçlar veya bilinçli istekli sonlanmalar ilk ay hissedeceğiniz gelişmeler olacak. Yeni yılın ilk ayından bundan sonraki yaşamınızda iş hayatına dair yapmak istediklerinizi masaya yatırmış olacaksınız.Bu süreçte eşiniz, sevgiliniz size ilk başta köstek oluyor gibi gözüksede sonradan en büyük destekçiniz olacaklar.Yıl ortasından itibaren kariyer yaşamınıza ilişkin aldığınız kararı uygulamaya sokarak çok farklı bir statüye geçiş yapıyorsunuz.Teknoloji ağırlıklı bir işe girmek, astroloji, uzay ve telekom gibi alanlarda çalışmaya başlamak seçenekler arasında olabilir.Emekli olabilir, kamudan özel sektöre geçişler yaşayabilirsiniz.Ekonomik anlamda hayal ettiğinizin ötesinde kazançlar sağlayacaksınız bu yıl.Hayallerinizi zengin tutun bu yıl.

İKİZLER (21 Mayıs – 21 Haziran)

BAŞAK (23 Ağustos – 22 Eylül)

İş yaşamında oldukça başarılı bir yıl size bekliyor. Uluslararası bağlantısı olan bir iş yerinde işe başlayabilirsiniz.Mesai saatleri esnek olabilir.Ve kendinize vizyon kattığınızı hissedebilirsiniz.İş arkadaşlarınız, müşterileriniz yabancı olabilir.Ekonomik anlamda kendinizi hızla bitmesi gereken bir ödemenin içinde bulabilirsiniz. Elinize geçen aynı anda bitiyor gibi gelebilir.Son yıllarda değişen sosyal çevrenizdeki değişimlerden yorulmuş olabilir, biraz daha yanlız , içe dönük, psikolojik ve ruhsal çalışmalar içinde kendinizi bulabilirsiniz.Kişisel keşif yolculuğunuz başlıyor.

Yeni yılın ilk ayında kişisel bakımınız, sağlığınız ön planda olacak.Hayattan hiç keyif almıyor gibi hissedebilir, varsa çocuğunuzla ilgili kaygılar geliştirebilirsiniz.Bekar Başaklar bu yıl hayatlarının aşkıyla karşılacaklar.Daha çok medyada, radyoda ve dergilerde yer alıp isimlerini duyurmaya büyümeye devam edecekler.Şubat ayında iş ortamında çok önemli değişimlerin meydana geldiğini öğrenebilir, veya iş değiştirebilirsiniz.Bekar Başak burçları için uzun soluklu aşkların zorlukları ile tanıştıkları bir yıl olacak.

94 sports international • YILDIZLAR NE SÖYLÜYOR?


2018 yılı zorlukların üstesinden gelmeyi öğrendiğimizi hissettiğimiz, daha olgun ve desteklenerek geçirdiğimiz bir yıl olacak. Tüm burçlar için destekleyici ve dönüştürücü etkileri olan bu yıl’a daha detaylı bakalım :

TERAZİ (23 Eylül – 22 Ekim)

OĞLAK (22 Aralık – 19 Ocak)

Ekonomik anlamda çok kazançlı bir yıl sizi bekliyor. Eğer ev değişikliği yapacaksınız bu yıl doğru bir yıl.Yeni yapılan bir binaya taşınmak, kendi evinizi satın almak gibi güzel gelişmeler var.Beklemediğiniz yerlerden gelen ekonomik destekler yüzünüzü hep güldürücek.Aileniz için duyduğunuz endişeler kaygılar yılın ilk ayında size yorsa bile Şubat ayında arkadaşlarınız ve yeni ortamların getirdiği güzel enerji size mutlu kılacak.Hiç aklınıza gelmeyecek bir yeteneğinizi bu yıl keşfedebilir ve ondan para kazanabilirsiniz bu yıl.Kendinize ekstra gelir kapıları bulmaya çalışın.

Yeni sosyal ortamlara girip onlardan çokça fayda sağlayacağınız mutlu hissedeceğiniz bir yıl olacak. Şans ve fırsatları yeni girdiğiniz, çok tanımadığınız ortamlarda yakalayacaksınız.Hayat size kendinizi konumlandırmanız, doğru mesleği bulmanız, doğru giyim stilini, kiloyu yakalamanız için bu yıl baskı kuruyor olacak.Kendinizi ilgilendiren hiç birşeyi boşveremeyeceksiniz.Özellikle sağlığınızı ve dişlerinizi sakın ihmal etmeyin.

AKREP (23 Ekim – 21 Kasım)

KOVA (20 Ocak – 18 Şubat)

Her anlamda büyüdüğünüz bir yıl olacak.Hamile kalabilir, mirasa konabilir, yaşadığınız yerleri iyileştirebilirsiniz. İletişimin her alanında kendinizi geliştirmeye zorladığınız konular yeni yılın ilk ayında size kitap yazmanız konusunda şevk verebilir.Bir dergide veya köşe yazarı olabilirsiniz.Bu yıl evli Akrep burçlarının eşleri ile ilgili radikal değişimler söz konusu.Bekar Akrep burçları kendilerine çok uygun olmayan insanlara çekilmeye açıklar, inişli çıkışlı süprizli ilişkiler kapıda. Ani evlilik kararlarından uzak durun.

Sağlığınıza çok dikkat etmeniz gereken bir 3 yıl var önünüzde.En ufak şikayetlerinizi bile mutlaka doktora sormalısınız.Statünüzü değiştiriyor, farklı işlere giriyor, işiniz dolayısıyla daha çok seyahat etmek durumunda kalıyor olabilirsiniz.Hepsi güzel size yeni deneyim ve tecrübeler sunan fırsatlar olacak.Ekonomik anlamda beklediğiniz rakamı, maaşı size sunan insanlarla bir araya geleceksiniz.Bu yıl en çok desteklendiğiniz konu maddi konular olacak.

YAY (22 Kasım – 21 Aralık)

BALIK (19 Şubat – 20 Mart)

Ekonomik anlamda uzun süredir aradığınız düzeni yakalayabildiğiniz bir 3 yıl size bekliyor.Artık paranın kontrolünü yaparken eskisi gibi zorlanmayacaksınız. Bu yıl kendinizi geri planda tutmak isteyeceksiniz.Çok fazla göz önünde olmak gibi bir isteğiniz hiç olmayacak. Yorulduğunuzu, kendi kendinize kalmak istediğinizi farkedecek ve bundan büyük keyif alıyor olacaksınız.2018 ikinci yarısından sonar yepyeni başlangıçlar için hazırsınız.

Her alanda şanslı hissedecekleri, büyüyüp güzelleştikleri bir yıl sizi bekliyor.Sosyal çevrenizde, ait olduğunuz grup, parti, dernek ne varsa varlığınızı somutlaştırdığınız, adınızı duvarlara yazdığınız bir dönem başlıyor.İlk başta size köstek olan kişiler yılın ortalarından itibaren size tam destek olarak dönecekler.Ve yılın ikinci yılında zirve ve başarıya doymak bilmeyeceksiniz.

AYLİN AYDIN • sports international 95


Profile for sports_international

Sports & Yaşam  

2018 Sayı 32

Sports & Yaşam  

2018 Sayı 32

Advertisement