Page 1

Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi

SAYI | 143 KASIM 2017 www.pagev.org pagev pagev1989 pagevtv pagev1989

BIRLIĞIMIZI

ISSN: 1302-6925 ISSN: 1302-6925

BÖLDÜRTMEDİK Kazanan ihracatçı oldu

GÜMRÜKTE ORDİNO BELGESİ İSTENMEYECEK

20

PLAST EURASIA 27. KEZ KAPILARINI AÇIYOR

36

PLASTİKTEN EKONOMİYE 15 MİLYAR DOLAR

46

PAGÇEV LÖSEV’LE İYİLİĞE KOŞTU

114


Investing in

the future

Orpic is one of Oman’s largest companies and one of the most rapidly growing businesses in the Middle East oil industry. Orpic’s refineries in Suhar and Muscat as well as the Aromatics and Polypropylene plants in Suhar, provide fuel, chemicals, plastics and other petroleum products to Oman and to the world. To meet the needs of the growing international markets, Orpic’s new vision is to be a globally competitive, downstream business that Oman is proud of, while achieving profitable and sustainable growth for Orpic. Driven by best business practices, Orpic’s mission is to sustainably maximize the value for our stakeholders as their partner of choice. Our values inspire us to serve Oman and our customer with pride, putting the customer as a prime area of focus. www.orpic.om 2

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

3


t-win Verimli, sağlam, enerji korunumlu Servohidrolik iki plakalı t-win, enjeksiyon ihtiyaçlarınız için doğru makinedir. Özel tasarımına bağlı olarak hızlı ve enerji verimliliği yüksek üretim yapabilmenizi sağlar.

Verimli üretim

Düşük enerji sarfiyatı Dayanıklılık

Yüksek kullanılabilirlik

Düşük ayakizi

Ergonomik kullanım

www.wintec-machines.com

4

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

WINTEC ENGEL ENJEKSİYON MAKİNELERİ TİC.LTD.ŞTİ Giyimkent E4 Blok, B142, No: 30 34235 Esenler-İstanbul Tel: 0212 438 58 50, faks: 0212 438 50 42 www.wintec-machines.com atakan.unal@wintec-machines.com


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

5


6

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

7


www.kraussmaffei.com/px Türkiye Distribütörü

Tepro Makine ve Otomasyon Sistemleri Tic. Ltd. Şti. Mimar Sinan Mah. Bosna Cad. Çolpan Sok. No.2 34782, Çekmeköy/İstanbul Tel: +90 216 709 26 00 Fax: +90 216 641 27 25 E-mail: tepro@tepro.com.tr Web: www.tepro.com.tr

Full elektrikli PX serisi Gücün esneklikle buluşması PX serisi, tüm hizmet ömrü boyunca esnekliği ile dikkat çekiyor. Tüm full-elektrikli makinalar için yeni standartlar belirliyor: – Seçimde esneklik – Üretim esnasında esneklik – Retrofit (yenileme) uygulamalarında esneklik PX‘ i istediğiniz gibi yapılandırın – all-electric, all-flexible.

Engineering Passion 8

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

9


PAGEV BAŞKANI YAVUZ EROĞLU:

BİRLİĞİMİZİ BÖLDÜRTMEDİK KAZANAN İHRACATÇI OLDU

12 36

özel haber

PLAST EURASIA İSTANBUL PLASTİK SEKTÖRÜNÜ BİRARAYA GETİRİYOR

82

özel dosya

röportaj

ULUSLARARASI PAZARDA SÖZ SAHİBİ OLABİLİRİZ

46

özel haber PLASTİK SEKTÖRÜNDEN EKONOMİYE 15 MİLYAR DOLARLIK KATKI

10

42

AVRASYA AMBALAJ FUARI’NA YURT DIŞINDAN REKOR KATILIM

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

özel haber TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE İLK TERCİH PLASTİK AMBALAJLAR

30


dosya

20

GÜMRÜKLERDE ARTIK ORDİNO BELGESİ İSTENMEYECEK

haber

66

gezi raporu

4 ülkede fabrikalar O’Ndan SORULUYOR

94

52

KÖRFEZİN İNCİSİ: KATAR

özel haber BİZE İHRACAT YAPMAYI TURGUT ÖZAL ÖĞRETTİ

etkinlik

PAGÇEV LÖSEV’LE İYİLİK İÇİN KOŞTU

114

PAGEV PLASTİK DERGİSİ PAGEV Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı PAGEV’in Yayın organıdır. İmtiyaz Sahibi PAGYAY Yayıncılık Turizm ve Ticaret Ltd.Şti. adına,

Yavuz EROĞLU Genel Koordinatör

Aziz ÖZAY

Yayın Yönetmeni

Yayın Danışma Kurulu

Mustafa GÜR

Prof. Dr. Atilla GÜNGÖR | Marmara Ü. Prof. Dr. Duygu KISAKÜREK | ODTÜ Prof. Dr. Erhan PİŞKİN | Hacettepe Ü. Prof. Dr. Güneri AKOVALI | ODTÜ Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM | YTÜ Prof. Dr. İskender YILGÖR | Koç Ü.

Yapım

Prof. Dr. Mehmet Ali GÜNKAYNAK | İstanbul Ü.

Ertan GÜNEŞ Yazı İşleri

Yağmur CENGİZ Reklam ve Halkla İlişkiler

Kadir ÇAÇA Film Medya Tasarım Karakter Color Matbaası A.Ş.

Matbaa Sertifika No: 12799

Prof. Dr. Mehmet E. YURCİ | YTÜ Prof. Dr. Nurseli UYANIK | İTÜ. Prof. Dr. Paşa YAYLA | Kocaeli Ü. Prof. Dr. Tekin ARDA | Newport Ü. Prof. Dr. Mustafa ÖKSÜZ | Marmara Ü. Doç. Dr. C. Gazi UÇKUN | Kocaeli Ü. Doç. Dr. Recep YENİTEPE | Marmara Ü. Doç. Dr. Sami SAYER | Ege Ü. Doç. Dr. Çetin KARATAŞ | Gazi Ü. Dr. Mevlüt ÇETİNKAYA | PETKİM Dr. Yakup ÜLÇER | RESİNEX Elçin OĞUZHAN | TEKNOPOLİMER Engin SOKULLU | TEKNOİNTEL Metin BİLGİLİ | ARÇELİK Murat CANSEVER | EUROTEC

Yayın Türü

yerel süreli 2 ayda bir yayınlanır ISSN: 1302-6925

PAGEV Plastik Dergisi hakkında görüşlerinizi pagyay@pagev.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

Halkalı Cd. Tez-İş Merkezi No:132/1 Kat: 4 Sefaköy-İstanbul +90 212 425 13 13 +90 212 624 49 26

Sayı 143 | Kasım 2017

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

11


12

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


2018’e girişimci ruhla adım atıyoruz Saygıdeğer Meslektaşlarım, Plastik sektörü olarak yoğun, hareketli ve bir o kadar verimli bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Son sayımızdan bu zamana kadar geçen süre zarfında bile birçok yeni gelişmeye tanıklık ettik. Dergimizde detaylarını bulabileceğiniz son dönemdeki çalışmalarımızı kısaca paylaşmak istiyorum. Öncelikle sektörümüzün iki önemli sorununun çözümüne katkı sağlamış olmanın gururunu yaşadığımızı ifade etmek istiyorum. Bunlardan biri İran’la ithalat ve ihracatımızı güçleştiren Zorunlu Konsolosluk Onayı’nın kaldırılmasıyla ilgili çalışmamız oldu. Her iki ülke açısından ticareti yavaşlatan ve sanayicilerimize yıllık 150 milyon liralık tasdik kesintisi yükü getiren uygulamanın iki ülke tarafından karşılıklı olarak yürürlükten kaldırılmasına katkı sağladık. İkinci önemli çalışmamız ise ihracatçı birliklerinde, ‘Böl-Parçala-Yeniden Başkan Ol’ şeklinde özetlediğimiz ‘Bölünme Planı’na fırsat vermemiz oldu. Bu yanlışı her fırsatta dile getirdik ve sonunda mücadelemiz sonuç verdi. İhracatçı birliklerimizi böldürmedik. Kazanan ihracatçımız, kazanan Türkiye’miz oldu... Bahsettiğimiz bu iki önemli hususun dışında son dönemde sektörümüze ivme kazandıracağına inandığımız başkaca gelişmeler de yaşandı. Bunlardan biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yerli otomobil projesiydi. Yerli otomobil üretimi; hem ülkemizin, hem plastik, kompozit ve birçok sektörün üretimine ivme kazandıracak. Diğer önemli gelişme ise inşaat sektöründeki kamu alımlarında zorunlu yerli malı uygulaması ve plastik, kauçuk, kompozit ürünlerimizin listeye eklenmesiydi. Bu karar, inşaat yapım işlerine yönelik üretim yapan firmalarımızın gücüne güç katacak. Bu güzel gelişmelerin yanında ülkemiz sanayi ve dış ticaretini etkileyen sorunlarla ilgili de sizden gelen talepler çerçevesinde çalışmalar yapmaktayız. Nitekim gümrük işlemleriniz sırasında nakliye acenteleri tarafından “Ordino” veya benzer isimler altında kanun dışı bir şekilde tahsil edilen bedelin ortadan kaldırabilmesi için mücadele verdik. Gümrük ve Ticaret Bakanlığımıza iş ziyaretinde bulunarak soruna ilişkin dosyayı birinci elden ileterek çözüm önerimizi sunduk. Nitekim çok kısa bir süre sonra bazı limanlarda söz konusu ordino belgesinin talep edildiğini tespit eden Bakanlığımız, firmalardan ordino belgesi istenmemesi için resmi yazı yayınladı. Firmalara yıllık 700 milyon

liralık ek yük getiren ordino sorununun çözümü için proaktif rol alan Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Bülent Tüfekci başta olmak üzere Sayın Müsteşarımız ve emeği geçen tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyoruz. Öte yandan Vakfımızın her yıl iftiharla sunduğu, sektörümüzün gelişimi açısından çok büyük öneme sahip organizasyonlara devam ediyoruz. Kasım ayında Uluslararası Ambalaj Teknolojileri Kongremizi hayata geçirdik. Şimdi sıra Plastik Endüstrisi Kongresi ve PlastEurasia İstanbul 2017 Fuarı’nda… Bu yılı siz değerli sektör temsilcilerimizin desteği ve katkısı ile başarılı şekilde geride bırakıyoruz. 2018 yılında da girişimci ruha sahip plastik sektör temsilcileri olarak; ülkemize daha fazla istihdam, katma değer ve yatırım sağlamak, üretim ve ihracatı daha ileri düzeye taşımak için çalışacağız. Dolayısıyla tüm projelerimizi daha iyiye ulaşmak üzere oluşturuyor, sektörümüze bu anlamda öncülük ediyor ve siz değerli sektör temsilcilerimizin desteği ile çözüme yönelik adımlarımızı bir bir hayata geçiriyoruz. PAGEV, Türk plastik sektörünün gelişimi için her türlü çalışmanın odağında aktif olarak rol alıyor, sektöre liderlik ediyor. Sorunları çözme çabamız çerçevesinde yaptığımız faaliyetlerden ülkemizdeki tüm sektörler fayda sağlıyor. Bu sorumluluğun farkındayız. Ekonomimizin büyüme ivmesini hızlandırmak ve önümüzdeki engelleri kaldırmak için çözüm odaklı çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutluyor ve hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

YAVUZ EROĞLU PAGEV BAŞKANI


PAGEV BAŞKANI YAVUZ EROĞLU: BÜYÜK BİR YANLIŞTAN DÖNÜLDÜ

BİRLİĞİMİZİ BÖLDÜRTMEDİK

KAZANAN İHRACATÇIMIZ OLDU İhracatçı birliklerinde, sektörleri bölerek 8 yıllık görev süresi biten başkanlara yeniden koltuk bulma oyununu bozduk. Ekonomi Bakanlığımız ve sektör temsilcilerimizin desteğiyle yanlıştan dönüldü. TİM, ihracatçı birliklerinde bölünmeye dair taslak çalışmasından vazgeçildiğini açıkladı. ‘Birliğimizi koruyacağız! Bölünmeye dair planları da boşa çıkaracağız. İhracatçının bölünmeye değil, birleşerek daha güçlü olmaya ihtiyacı var’ demiştik. Mücadelemiz sonuç verdi; ihracatçı birliklerimizi böldürmedik. Kazanan ihracatçı, kazanan Türkiye oldu.

14

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

15


2

018 yılında seçimlere gitmeye hazırlanan ihracatçı birliklerinde; 26 olan sektör sayısının 42’ye çıkarılması ve bu yolla 2 dönem görev süresi biten başkanlara yeniden koltuk bulmaya dönük taslak çalışması iptal edildi. İhracatçı birliklerinde bölünmeye yönelik tartışmalar hakkında açıklama yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Sekreterliği, konuya ilişkin taslak çalışmasının iptal edildiğini duyurdu. Sektörlerin bölünmesini içeren çalışmaya ilk andan itibaren karşı çıkan PAGEV, 2018 yılı Nisan ayında yapılacak seçimler öncesinde ihracatçı birliklerinin yapısının değiştirilmek suretiyle sektörlerin bölünmek istenmesinin ihracatçıya zarar vereceğini savunmuştu.

TİM’den geri adım atıldığına dair açıklama yapılmasının ardından konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, bölünmeye karşı ortaya koydukları tepkiler üzerine yanlıştan dönülmesinden dolayı memnuniyet duyduklarını belirterek, “İhracatçı birliklerinde ‘Böl-Parçala-Yeniden Başkan Ol’ şeklinde özetlediğimiz ‘Bölünme Planı’ hayata geçseydi ihracatçılardan yapılan kesintiler artacak ve küçük parçalara ayrılarak birlikçiklere dönüşen yapılar güçsüzleşerek etkinliğini kaybedecekti. Bizler de bu nedenle ‘Bölünme Planı’na en başından itibaren kaşı çıktık ve gelişmeler haklılığımızı ortaya koydu” dedi. İhracatçı Birlikleri Kanunu’na göre başkanların en fazla 2 dönem, yani 8 yıl başkanlık

yapabildiğini hatırlatan Eroğlu, 2 dönem kuralı gereği görev süresi biten bazı başkanların, kendilerine yeniden koltuk sağlayacak bir yapı oluşturmak için ‘Birlikleri Bölme Planı’nı hayata geçirmek istediklerine dikkat çekerek şunları söyledi: “67 bin ihracatçının ‘Bölünme Planı’na karşı çıkması için çağrıda bulunarak, kamuoyunu bilgilendirdik. “BölParçala-Başkan Ol” şeklinde özetlediğimiz taslak çalışmanın hayata geçirilmesinin karşısında durduk. Nitekim ihracatçı birliklerinin bölünmesine karşı verdiğimiz haklı mücadelede destek gördük ve tepkiler üzerine TİM, ihracatçı birliklerinde bölünmeye dönük taslak çalışmasından vazgeçildiğini açıkladı.”

TİM, ihracatçı birliklerinde bölünmeden

vazgeçildiğini açıkladı

16

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

şok açıklama geldi. TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’ndeki sektörlerin bölünüp-bölünmemesine dair oylamada “Evet

Birlik Bölünsün” şeklinde oy kullanan İKMİB Başkanı Murat Akyüz ve Matruşka Yapı, bölünmeyi istemiyormuş gibi açıklama yaptı.

TİM, bölünmeye dair taslak çalışmasından vazgeçildiğini duyurduktan sonra bu bölünme planının baş aktörlerinden İKMİB’den


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

17


“Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hürriyet gazetesine verdiği demeçte; İhracatçı birliklerinde bölünmeye dönük tartışmalar olduğunu ancak Bakanlık olarak kendilerinin bölünmeye dair bir niyet taşımadığını açıkça deklare etti.

İhracatçı kazandı

Türkiye kazandı

‘İhracatçılarımızın bölünmeye değil, birlikte daha güçlü olmaya ihtiyacı var” tezi ile hareket ettiklerini anımsatan Eroğlu, “Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci, Hürriyet gazetesine verdiği demeçte; ihracatçı birliklerinde bölünmeye dönük tartışmalar olduğunu ancak Bakanlık olarak kendilerinin bölünmeye dair bir niyet taşımadığını açıkça deklare etti. Ayrıca konudan haberdar ettiğimiz firmalarımızın tamamına yakını da bölünmeye karşı çıktı. Nitekim Başkanlığını yürüttüğüm TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’nde bölünme planına dair yaptığımız oylamada 18

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

üyelerin tamamına yakını ihracatçı birliklerinde sektörlerin bölünmesine karşı çıktı. Bölünmeyi savunan küçük kesim içinde 8 yıllık görev süresi bitecek İKMİB Başkanı Murat Akyüz de vardı. Hem Ekonomi Bakanlığı’nın, hem de sektörlerin bölünmeye karşı çıkmasına rağmen, bölünmeyi talep edenlerin sanki Ekonomi Bakanlığı ve sektörler bölünme istiyormuş algısı oluşturmaya çalışması da iyi niyetle bağdaşmıyordu. Keza gelişmeler gerçeği ortaya çıkardı. Ekonomi Bakanlığımızın desteği ve sektör temsilcilerimizin ortaya koyduğu tepki bize istediğimiz sonucu verdi. TİM, ihracatçı birliklerinin bölünmesine dair

taslak çalışmadan vazgeçildiğini açıkladı. Yürüttüğümüz haklı mücadele ihracatçı birliklerini bölünüp parçalanmaktan kurtardı ve etkisiz birlikçiklerin oluşmasını engelledi. Öte yandan ihracatçılarımız bölünmenin ortaya çıkması durumunda ödeyecekleri fazla kesinti yükünden kurtuldu. Sonuç itibariyle yanlıştan dönüldü ve kazanan ihracatçılarımız, kazanan Türkiye’miz oldu. İhracatçı birliklerinde bölünmeye karşı çıktığımız mücadelemizde bizi destekleyen Sayın Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci başta olmak üzere katkı sunan tüm sektör temsilcilerine ve paydaşlara teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.


İhracatçı birliklerinde bölünmeyi savunanların, yakın geçmişte büyük tepki gören ve bu nedenle kapatılan Plastik Tanıtım Grubu (PTG)’nun mimarları olduğunu söyleyen Eroğlu, ihracatçılardan yapılan zorunlu kesintilerle oluşan fonların yönetiminde olan bu isimlerin, aynı zamanda İKMİB’in yönetiminde yer aldığını hatırlatarak açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Dün, ihracatçılar olarak gösterdiğimiz tepkiler üzerine kapatılan Plastik Tanıtım Grubu konusunda rol alanlar, bugün yine ihracatçılarımızın aleyhine olan birliklerin bölünmesi konusunda iç içe geçmiş bir yapı olarak karşımıza çıktılar. Dün PTG’yi savunan bu Matruşka yapının yönetiminde yer alan dernek başkanları, bugün yine İKMİB Başkanı ile aynı safta yer alıp, ihracatçı birliklerinde bölünmeyi savundular. Ancak onların bu ittifakına karşı verdiğimiz haklı mücadele ile ihracatçı birliklerimiz bölünüp parçalanmaktan kurtuldu, etkisiz birlikçiklerin oluşması engellendi. Öte yandan ihracatçılarımız, bölünmenin ortaya çıkması durumunda ödeyecekleri fazla kesinti yükünden kurtuldu.

Matruşka yapı

yine sahnede

sonra tam tersi bir açıklama yaparak dezenformasyon peşinde koşan İKMİB Başkanı Murat Akyüz’ün tutumunu etik kurallara aykırı buluyor ve bulunduğu konumun ciddiyetiyle bağdaştırmıyoruz. Nitekim TOBB’da yapılan seçim ve medyadaki birçok haber; bölünmeyi savunan İKMİB Başkanı Akyüz’ün, dünkü tavrıyla bugünkü açıklamalarının korkunç bir çelişki barındırdığını ortaya koymaya yetiyor. Bütün bu gerçekler ortadayken dün bölünmeyi hararetle savunanların, bugün çark ederek ‘Bizim Bölünme Planımız Yoktu’ demesini sektör temsilcilerimiz ve kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Bölünme planı

isteyenler çark etti

Bütün bu gerçekler ortadayken dün bölünmeyi hararetle savunanların, bugün çark ederek, ‘Bizim Bölünme Planımız Yoktu” demesini sektör temsilcilerimiz ve kamuoyunun takdirine bırakıyoruz PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

67 bin ihracatçıya Bölünme Planı’na karşı çıkma çağrısı yaptıklarını ve bunun ardından TİM’in, sektörlerin bölünmesine yönelik taslak çalışmasından vazgeçildiğini açıkladığını ifade eden Eroğlu, “İşin ilginç tarafı TİM, bölünmeye dair taslak çalışmasından vazgeçildiğini kamuoyuna duyurduktan sonra İKMİB’den şok bir açıklama geldi. TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’ndeki oylamada sektörlerin bölünüpbölünmemesine dair yapılan oylamada ‘evet, bölünme olsun’ şeklinde oy kullanan İKMİB Başkanı Murat Akyüz, şimdi ise bölünmeyi istemiyormuş gibi açıklama yaptı. Bölünmeye dair tavrı ortadayken TİM’in kararından

19


Kökten çözüm için

Milat Nisan 2018

İ

hracatçı birliklerinin bölünmesine karşı yürüttükleri çalışmada başarılı olduklarını ancak tehlikenin henüz geçmediğini savunan Eroğlu, “Matruşka yapı, değişik yöntemler ile yeniden ihracatçının zararına olacak planları devreye sokabilir. Maalesef başkanlığı kendine meslek edinenler ne olursa olsun koltuğu bırakmak istemiyor ve bu nedenle başkaca oyunlar kurguluyor. Birlik ve odalarımızda örgütlenmiş bu tür Matruşka yapılanmalardan kurtulmak için Nisan 2018 önemli bir milat

20

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

olacak. Önümüzdeki yıl Nisan ayında Sanayi Odası, Ticaret Odası ve İhracatçı Birlikleri seçimlerinin tamamı aynı ayda gerçekleştirilecek. Dolayısıyla kendi ikbali için firmalarımızın zararına olacak planları hayata sokmak isteyen Matruşka yapılanmalara “Dur” demek için hep birlikte Nisan ayında, kritik 3 günü odalarımıza ve birliklerimize sahip çıkmaya ayırmalıyız. Aksi halde Matruşka yapının isimleri değişse de aynı yapı içinden bir diğerinin sanki “yeniymiş gibi” seçimlere sokulup, değişim ve gelişimin önü tıkanabilir. Önümüzdeki

dönem için böyle bir tehlike söz konusu. Türkiye’nin üreten gücü olarak bizler; Sanayi Odası, Ticaret Odası ve İhracatçı Birlikleri’ndeki makamları çalışkan, sonuç alan, vizyon sahibi, mücadeleci, temsil gücü yüksek sanayicilerimize emanet edersek sorunlarımızı çözer, sektörümüzü ve ülkemizi yeni vizyonla ileriye taşırız. Bu anlamda Nisan 2018 tarihinin hepimiz için önemli bir milat olacağını unutmamalı ve seçimlere katılarak geleceğin oluşmasında irade kullanmalıyız” açıklamasında bulundu. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

21


GÜMRÜKLERDE ARTIK “ORDİNO”

BELGESİ İSTENMEYECEK

22

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Nakliye acentelerinin, ithal edilen hammadde ve ürünlerin gümrük işlemleri sırasında firmalardan “Ordino” adı altında tahsilat yapmasına sebep gösterdiği belge artık gümrüklerde istenmeyecek. Kanun dışı şekilde tahsil edilen bedelin kaldırılmasıyla firmalar, yıllık 700 milyon liralık ek yükten kurtulacak. PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

23


24

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

N

akliye acentelerinin, sektör farkı gözetmeden tüm firmalardan tahsil ettiği kanun dışı “Ordino Bedeli” ve buna ait belge yoğun tepkiler üzerine Gümrük Bakanlığı’nca kaldırıldı. Gümrüklerde bu belge artık istenmeyecek. Dış ticaretimize zarar veren anlayışla hareket eden nakliye acenteleri tarafından alınan ordino bedelinin, firmalara yıllık 700 Milyon liralık ek yük getirdiğini savunan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, ordino belgesinin artık istenmemesi için gümrüklere yazı gönderen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na teşekkür etti. Firmalara ağır maliyet yükü getiren ordino belgesinin kaldırılması için aylardır yoğun çaba harcadıklarını ve bu kapsamda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bir dizi temaslarda bulunduklarını belirten Eroğlu şöyle konuştu: “22 Kasım Çarşamba günü Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Bülent Tüfenkci ve Müsteşarımız Sayın Cenap Aşçı’ya yaptığımız çalışma ziyaretlerinde, haksız ordino

Keyfi olarak yazı Türkiye’deki tüm Gümrük tahsil edilen Müdürlükleri’nin girişlerine asıldı.” ordino bedelinin kaldırılması için KONŞİMENTO YETERLİ OLACAK mücadele veren Aylardır verdikleri mücadele ile ordino bedelinin kanun dışı ve PAGEV Başkanı keyfi olduğuna işaret ettiklerini Eroğlu, “Ordino ve kaldırılması yönünde talepte uygulamasını bulunduklarını hatırlatan ‘Serbest Piyasa’ Eroğlu, “Gümrük Bakanlığımızın aldığı karar, mücadelemizdeki diye yutturmaya haklılığımızı ispatladı. Bundan çalıştılar ama bu sonra “Ordino Belgesine” oyunu bozduk. ihtiyaç olmadan konşimentoyla Bazı gümrüklerde tüm gümrükleme işlemleri Bu önemli ordino belgesinin tamamlanabilecek. aşamada katkılarından dolayı istendiğini tespit başta Gümrük ve Ticaret eden Bakanlığımız, Bakanımız Sayın Bülent Tüfenkci ve Müsteşarımız Sayın Cenap bu uygulamayı Aşçı olmak üzere emeği geçen tümden kaldırdı. tüm bürokratlarımıza teşekkür Acente ve liman ederiz. Ülke ekonomimizin işletmelerinin kanun menfaati doğrultusunda, dışı uygulamalarına üretim çarklarımızın önündeki birlikte kaldırdığımız son veren Gümrük engelleri birçok konuda olduğu gibi, bu ve Ticaret sorunu da tam olarak çözene kadar konunun takipçisi Bakanlığımıza devam edeceğiz. Tüm teşekkür ediyoruz” olmaya firmalarımıza hayırlı olsun” dedi. dedi

belgesinin kaldırılması için istişarelerde bulunduk. Sektör temsilcilerinden konuya ilişkin gelen şikâyet dosyalarını bizzat ilettik. Çözüm hususunda, tüm gümrük işlemlerinde hiçbir şekilde “Ordino Belgesi” istenmeyeceğine dair bir yazının Bakanlık tarafından tüm gümrüklere ivedilikle yollanmasının önemine vurgu yaptık. Yine aynı gün TOBB Meclisimizden de ordino bedelinin kaldırılması için oybirliği ile tavsiye kararı çıkarttık. Bütün bu mücadelemizin ardından 24 Kasım’da Bakanlığımız; Bazı gümrüklerde Ordino Belgesi istendiğini belirterek, bundan böyle tüm gümrüklerde, gümrük işlemlerinin herhangi bir aşamasında, gümrük müdürlüklerince Ordino Belgesi aranmayacağına dair resmi yazıyı yayınladı. Ordino belgesinin kaldırıldığına dair bu

DÜZENLEME LİMAN İŞLETMELERİNİ DE KAPSAMALI Gümrük Bakanlığı’nın, haksız yere alınan ordino belgesinin kaldırılmasına yönelik adımını büyük memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Eroğlu şöyle konuştu: “Firmalarımız için tehlikenin tam olarak ortadan kalkması için liman işletmelerinin de bu belge olmadan firmalarımızın mallarını serbest bırakacak şekle sokulması gerekiyor. Gümrüklerde Acenteler ile yaşanan ordino sorununun Bakanlıkça çözülmesi sonrası liman işletmelerinin de, ordino bedeli olmadan malları limandan çıkartmama gibi bir tutum içine girmemesi için Ulaştırma Bakanlığımız ile yeni bir yasal düzenleme için görüşüyoruz. Bakanlığımızın bu konuda gerçekleştireceği düzenlemeyi yakından takip ediyor ve hızlandırmaya çalışıyoruz.”


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

25


İ K E D N Ü N Ö N İ T DIŞ TİCARE

I L A M K L A K R E L L ENGE PAGEV heyeti, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Müsteşar Cenap Aşçı’yı ordino sorununun çözümü için ziyaret etti.

Türkiye’nin ithalatını, sanayisini, ihracatını ve tüketicinin cebinden çıkan parayı etkileyen tekelci uygulamanın “Serbest Piyasa” olarak açıklanamayacağını belirten PAGEV Başkanı Eroğlu, “liman işletmeleri ve nakliye acentelerinin ordino uygulamasına Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, kamu yararını göz önüne alarak genelgeyle son vermesini memnuniyetle karşıladık” dedi. Kanunda yeri olmadığı halde tahsil edilen ve yıllık toplam 700 milyon TL’yi bulan ordinonun dünyada yalnızca Türkiye’de bir bedelle uygulandığına dikkat çeken Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Tamamen para tahsil etmek için icat edilmiş ve kanuni olmayan ordino bedeli, dış ticaret engellerinin en büyük örneği. Firmalara milyonlarca liralık ek maliyet getiren ordino bedeli ayrıca zaman kaybıdır. İthalatçılar, bedelini ödediği malını gümrükten çekebilmek için adına ordino denilen bedeli ödemek zorunda

26

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

tahsil ettiği ordino bedeli, gümrükleme işleminin ayrılmaz bir parçası gibi algılatılmaktaydı. Hatta uygulamaya göre bazı gümrüklerde ordino olmadan, işlem tamamlanıp mal gümrükten çekilememekteydi. Bu yönden bakıldığında bu bedelin oluşmasını sağlayan ortam gümrük idaresinin, gümrük ÇÖZÜM ÜRETİLDİ Söz konusu belgenin kaldırılması ile mevzuatı uyarınca gerçekleştirdiği hizmetinden kaynaklanmaktaydı. ilgili özellikle son bir aydır Gümrük Dolayısıyla gümrük idaresine ve Ticaret Bakanlığı ile yoğun kanunla verilmiş görevlerin çalışma yürüttüklerini söyleyen yerine getirilmesi bağlamında Eroğlu, gerekli verileri sağlayarak gerçekleştirilen işlemler için çözüm önerileri sunduklarını acentelere ayrı bir gelir kaynağı belirterek sözlerine şöyle devam doğmaması veya söz konusu etti: “Bu konuda Başbakan zorunlu hizmetler karşılığında tahsil Yardımcımız Sayın Recep Akdağ edilen ücretlerin kamu gücünü da, basına yaptığı ordino istismar edici nitelikte olmaması bedelinin hukuksuz olduğunu ve gerekmekte. Yine “Serbest Piyasa” kaldırılması gerektiğini açıklamıştı. Ancak acenteler, kanun dışı bedel tam serbest piyasa koşullarının gerçekleştiği ortamlarda olur. için “Serbest Piyasa var, bizim Malını gümrükten çekip üretim ticari işimize kimse karışamaz, yapmak zorunda olan sanayici istemeyen başka acente ile için gümrük alanı bir kamu alanıdır çalışsın” diye savunmaya geçip ve bu durumda Kamu Yararı haksız uygulamayı devam kavramı öne çıkmaktadır.” ettirmek istedi. Acentelerin bırakılıyordu. Ana ve yardımcı hammaddelerin ithal edildiği düşünüldüğünde söz konusu uygulama ve maliyeti ihracata da olumsuz yansıyordu. Ordino bedeli öte yandan Türkiye’yi, ‘iş yapılabilir Ülke’ sıralamasında da gerilere itiyordu.”


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

27


28

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Ordino Bakanlıkça kaldırıldı hala ayak direyenler var

B

ildiğiniz gibi 24.11.2017 tarihinde attığımız duyuruda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığımızın, tüm gümrüklere gönderdiği yazıyı paylaşmış ve artık gümrüklerde ordino belgesinin resmen kalktığını duyurmuştuk. Söz konusu yazı ekte verilmiş olup, Bakanlığımız resmi yazısında, bazı gümrüklerde uygulamada Ordino belgesi istendiğini kabul ederken, bundan sonra kesinlikle istenemeyeceğini, malların konşimento sahibine, ordino belgesi olmadan teslim edileceğini açıkça belirtmiştir. Böylece firmalarımız ve ülkemiz dış ticareti üzerindeki 700 milyon TL’ye varan bir yük kaldırılmıştır. Yıllardan beri firmalarımızın yaptığı tüm ithalatlarda sırtında bir yük olan bu ordino bedelinin kaldırılması yönünde 2000’li yıllardan itibaren birçok çalışma yapılmış ve maalesef sonuç alınamamıştır. Biz de bu konuda firmalarımızca tarafımıza ulaşan şikayetleri görev kabul ettik ve konu hakkında kamuoyu oluşturmaktan, Bakanlıklarımıza teknik görüş oluşturmaya, sivil toplum örgütlerimizin bilgilendirilmesine, konuyu basına taşımaya kadar birçok çalışmalar yaptık. Bu çalışmalar neticesinde en son 22.11.2017 tarihinde Sn. Bakanımız Bülent Tüfenkçi’ye yaptığımız çalışma ziyaretimiz sonrası yayınlanan bu resmi yazı ile gümrüklerde uygulamada yaşanan ordino belgesi uygulaması resmen kaldırılmış oldu. Ancak firmalarımızdan aldığımız şikayetlerde, bazı acentelerin; Bakanlık yazısına rağmen yeni yöntemlerle, ordino belgesi istediklerini görmekteyiz. Öncelikle “Ordino” kelimesi yerine

teslim evrağı, yük teslim talimat formu vb. yeni isimlerle, bu bedeli almaya devam etmeye çalışmaktalar. Ayrıca malların gümrük işlemleri, kanuna uygun bir biçimde ordinosuz olarak tamamlansa dahi, limandaki gümrük ambarı üzerinden tekrar ordino belgesi istemekte, bu belge bedeli acenteye ödenmeden, firmalarımızın mallarının ambardan çıkışına müsaade etmemekteler. Bu şekilde yapılan işlemle ilgili gerek acente, gerekse buna alet olan limandaki gümrük ambarları kanun dışı bir uygulamaya imza atmaktadır. Çünkü nakliyeci malı limana yanaştırdığı anda malı gümrüğe teslim etmektedir ve gümrük bunu ordino olmadan teslim edin dedikten sonra limandaki gümrük ambarları, bunu mal sahibine teslim etmemezlik yapamazlar (TK m.1178 fıkra 2 ile 3/c).Limandaki gümrük Ambarları gümrük idaresinin ayrılmaz bir parçasıdır ve Bakanlığın, malların ordino belgesi aranmadan sahibine teslim edilmesi yazısı onları da bağlamaktadır. Bakanlığın bu “Ordino uygulamasını” kaldıran resmi yazısından ve firmalarımızın tepkisinden sonra bu süreci devam ettirmeleri artık mümkün değildir. Firmalarımız kanun dışı bir şekilde hala ordino bedeli talep eden acentelere ödemeyi ihtirazi (çekinceli) kayıtla yapmalıdır, bu şekilde hukuki haklarını korurken, diğer yandan geriye dönük ödedikleri bedeli alma imkanları olacaktır. (Bahsedilen yöntem ekte detaylı açıklanmıştır.) Oluşturduğumuz çok ciddi kamuoyu baskısı, firmalarımızın tepkisi ve Bakanlığın “ordino belgesini”

resmen kaldıran yazısına rağmen, maalesef ihracatçının yanında olması gereken bazı dernek ve birliklerin, “kalkmadı,hayırlı olmadı” şeklinde açıklamalarının neye ve kime hizmet ettiğini anlayamamakla birlikte, önceliğin ülkemiz ve ihracatçımız olması gerektiği düşüncesiyle, tüm paydaşlarımızı, olumlu katkı yapmaya bir kez daha çağırıyoruz. Dünya Bankasının yeni yayınladığı araştırma; Türk sanayisine gümrüklerde OECD ülkelerinden 6 kat fazla evrak bedeli yüklendiğini ortaya koymaktadır. Bu bedelin ana sebeplerinden biri de limanlarla bağlantılı lojistik işlerinde tekelleşmeye varan yapılanmalardır. Türkiye bu sorunu bir an evvel çözmelidir. Nitekim “Ordino Bedeli” pandoranın kutusudur. Ve bu anlamda şu an oluşturduğumuz kamuoyu baskısı ve Bakanlığımızın resmi yazısı sonrası diğer konuların da yakın zamanda çözüm yoluna gireceğine inanıyoruz. Biz de firmalarımız üzerindeki gümrüklerle ilgili diğer lojistikle bağlantılı yükleri kaldırmak için başta TOBB, TİM olmak üzere STK’larımız ve Bakanlıklarımız ile çalışmaya ve sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Bu önemli aşamada katkılarından dolayı başta Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sn. Bülent Tüfenkci ve Müsteşarımız Sn. Cenap Aşçı olmak üzere emeği geçen tüm bürokratlarımıza tekrar teşekkür eder, ülke ekonomimizin menfaati doğrultusunda, üretim çarklarımızın önündeki engelleri birlikte kaldırdığımız birçok konuda olduğu gibi, bu konunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz. PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

29


Türk sanayicisi gümrüklerde OECD’nin 6 katı

evrak bedeli ödüyor

Dünya Bankası’nın, 190 ülkeyi karşılaştırdığı İş Yapma Kolaylığı Raporu’na göre Türkiye’de gümrüklerde belge hazırlama maliyeti, OECD ülkelerinin 2,5 katından fazla. Bu bedel ithalatta 6 katı seviyesine kadar çıkıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren tüm ithalatçı ve ihracatçı firmaların gümrüklerde yaşadığı sorun geçtiğimiz günlerde PAGEV tarafından gündeme getirilmişti. PAGEV, Türkiye’de nakliye

SANAYİCİNİN İŞİ ZORLAŞTIRILMAMALI Türkiye’nin lojistik bir üs olma hedefinin gerçekleşmesi için lojistik sektöründeki tekele varan yapılaşmaların kontrol altına alınması gerektiğini açıklayan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Lojistik sektöründe durum, Türkiye’nin ithalatını ve ihracatını dolayısıyla Türkiye’nin ekonomisine zarar verir bir hal aldı. Nitekim 190 ülkenin karşılaştırıldığı Dünya

30

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

acenteleri tarafından firmalardan, ithal edilen tüm hammadde ve ürünlerin gümrük işlemleri sırasında, “Ordino” veya benzer isimler altında kanun dışı bir şekilde bedel tahsil edildiğini ve bu bedelin yıllık toplam değeri 700 milyon TL’yi bulduğunu açıklamıştı. Nitekim 190 ülkenin karşılaştırıldığı “Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Raporu” da PAGEV’in ortaya çıkardığı bu sorunu kanıtladı.

Bankası İş Kolaylığı Raporu’nda da açıkça ortaya kondu. Gümrüklerimizde, Türkiye’den ortalama olarak 4 kat daha zengin ülkelerden 6 kat daha fazla evrak maliyeti oluşturan bir yapı var. Türkiye bu yapıyı kırmalı” dedi. Eroğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’yi, dünyada iş yapılabilir ülke sıralamasında aşağılara düşüren, dış ticaretimizden bir nevi pay alan ve daha da önemlisi firmalarımızın güçlükle elde ettiği

Dünya Bankası’nın raporuna göre Türkiye’de gümrükleme/belge hazırlama maliyeti, ihracat için yüksek gelir grubundaki Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinin 2,5 katından fazla. İthalatta ise bu maliyet yine OECD ülkelerinin 6 katı seviyede. Dolayısıyla Türkiye’de ticaret yapan firmalar, Türkiye’den ortalama 4 kat daha zengin ülkelerden 6 kat daha fazla gümrükleme maliyeti yükleniyor.

gelirlerine göz diken bu tekele varan yapılar bir an evvel kontrol altına alınmalı. Maalesef bu bedelleri alanlara ait sivil toplum örgütleri yaptıkları açıklamalarda, neden nakliye bedelini baştan aldıkları halde firmalarımızdan bir kez daha ekstradan evrak bedeli almadan mallarını teslim etmediklerini ya da neden Türk firmalarının ülkemizden 4 kat daha zengin OECD ülkelerinden 6 kat fazla gümrük belge maliyeti ödediğini açıklamamakta.” P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

31


TÜKETİCİ ÜRÜNLERİNDE İLK TERCİH PLASTİK AMBALAJLAR

DÜNYA BİYOPLASTİK ÜRETİMİ

15 MİLYON TONA ÇIKACAK

32

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV, bu yıl dördüncü kez düzenlediği Uluslararası Ambalaj Teknolojileri Kongresi ile 2016 yılında 19,3 milyar dolarlık üretime ulaşan ambalaj sektöründeki son gelişmeleri gündeme taşıdı.

Kongrede; temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden gıdaya, tekstilden elektronik ürünlere kadar birçok sektörün dâhil olduğu “Tüketici Ürünlerinde Ambalajlar” tüm boyutlarıyla ele alındı.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

33


T

ürk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), ‘Uluslararası Ambalaj Teknolojileri Kongresi’nin dördüncüsünü 24 Ekim 2017’de Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de gerçekleştirdi. Türkiye ve yurt dışından uzmanlar, sektör temsilcileri ile akademisyenlerin bir araya geldiği kongrede; temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden gıdaya, tekstilden elektronik ürünlere kadar birçok sektörün dâhil olduğu “Tüketici

Ürünlerinde Ambalajlar” mercek altına alındı. Ambalaj sektörünün tüm taraflarını buluşturan organizasyon, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun açılış konuşması ile başladı. Kongre, “Ambalajda Yeni Trendler” başlıklı panelle devam etti. PAGEV Başkanı Eroğlu’nun moderatörlüğünde yapılan panelin diğer önemli isimleri Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD) Başkanı Fahri Özer, TOBB Türkiye Ambalaj Sanayi Meclisi Başkanı Mustafa Tacir, Ambalaj Sanayicileri

Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA) Başkanı Osman Acun oldu. Panelde, tasarım ve markalaşma sürecinde ambalajın önemi ve inovatif trendler ayrıntılarıyla ele alındı. Farklı konularda oturuma da ev sahipliği yapan kongrenin en dikkat çekici başlıkları ise tek kullanımlık kahve kapsüllerinde yeni teknolojiler, ambalaj sektöründe satın alma ve birleşmeler ile geleceğin trendi biyoplastikler oldu.

Tüketici eğilimleri

üretimi arttıracak

Tüketici Ürünlerinde Ambalajlar” teması ile gerçekleştirilen 4. Uluslararası Ambalaj Teknolojileri Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “ambalaj sektörünün son 10 yıllık gelişim çizgisine baktığımızda dikkat çekici oranda büyüdüğünü görüyoruz. Bu büyümede; perakendecilik, lojistik, nakliye alanındaki gelişmelere ek olarak değişen yaşam koşulları da etkili oluyor. Ailelerin küçülmesi, nüfusun yaşlanması, sağlık konusunda bilinç düzeyinin artması gibi etkenler göz önüne alındığında ambalaj sektörünün gelecek 34

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

dönemlerde de önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ambalajlar temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden gıdaya, tekstilden elektronik ürünlere kadar birçok sektörün de vazgeçilmezi. Ambalajlar ürünü dış etkenlerden koruyarak raf ömrünü uzatırken taşıma kolaylığı sağlıyor, hijyenik olmasının yanı sıra pazarlama desteği de yaratıyor. PAGEV olarak biz de bu yıl 4.’sünü düzenlediğimiz Ambalaj Teknolojileri Kongremiz ile ambalaj sektöründe yeni teknolojiler ve trendler, hammadde, pazar, inovatif

gelişmeler ve tasarım gibi konularını uzmanları ile birlikte ele aldık. Kongremiz her yıl bir öncekinden daha kapsamlı ve verimli hale geliyor. Tüm katılımcılara ve kongremize destek veren başta Ana Sponsorumuz PAGÇEV olmak üzere; TOBB Ambalaj Sanayi Meclisi, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA), TOBB Plastik Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi ile Ambalaj Makinecileri Derneği’ne (AMD) teşekkür ederiz” diye konuştu.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

35


PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun moderatörlüğündeki panelde; FASD Başkanı Fahri Özer, TOBB Türkiye Ambalaj Sanayi Meclisi Başkanı Mustafa Tacir, ASD Başkanı Zeki Sarıbekir ve SEPA Başkanı Osman Acun konuşmacıydı.

Ambalajların yüzde 60’ı plastik

3636

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Amerika ve Avrupa’dan sonra en büyük biyoplastik tüketicisi olacağını gösteriyor. Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle son beş yılda ciddi bir artış gösteren dünya biyoplastik üretiminin 2020 yılına kadar yıllık yüzde 14,8 artışla miktar bazında 15 milyon ton ve değer bazında 30,8 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Tüketicilerin çevreye olan duyarlılığının artması, üretici firmaların biyo bazlı ve biyobozunur özellikteki plastiklere ilgisini artırmış durumda. Diğer yandan yakın gelecekte “dropins” olarak tanımlanan biyo bazlı olup biyobozunur özelliği olmayan biyoplastiklerin üretiminin sektörde hakim olması bekleniyor. Fosil kaynaklı plastiklerle aynı teknik özelliklere sahip olan Bio PET’lerde hızlı bir gelişim öngörülüyor. Mısır gibi tamamen doğal ve yenilebilir kaynaklardan elde edilen PLA ürünleri ise tüm biyobozunur plastik pazarında gelir ve hacim bakımından en hızlı büyüyen kategori haline gelecek. P

Rekabetçi piyasa koşullarında önemi artan ambalaj, ürünü dış etkenlerden koruyarak hijyenik koşullarda taşıma ve saklama sağlayarak raf ömrünü uzatıyor. Tüketicilerin satın alma kararında da ambalaj tercih nedeni oluyor.

Türkiye’de üretilen ambalajların yüzde 60’ından fazlasını plastik ambalajlar oluşturuyor. Bu yönü ile plastik ambalaj teknolojilerindeki gelişme ve yenilikler ambalaj sektörüne de yön veriyor. Plastik ambalaj sektörünün üzerinde en çok konuştuğu malzemelerden biri ise biyoplastikler. PAGEV Uluslararası Ambalaj Teknolojisi Kongresi’nde de Biyobazlı Plastik Ambalajlar özel bir başlık altında ele alındı. Günümüzde ambalaj, tarım, otomotiv, ev aletleri, tüketici elektroniği alanlarında kullanılan biyoplastikler, yıllık toplam plastik üretiminin yüzde 1,5’ini karşılıyor. Dünya genelinde üretilen 325 milyon ton plastiğin sadece 5 milyon tonu biyo bazlı plastiklere ait. , BİYOPLASTİK PAZARI BÜYÜYOR Biyoplastik pazarının yüzde 60’ından fazlasını Kuzey Amerika ve Avrupa oluşturuyor. Araştırmalar 2020 yılına kadar Asya Pasifik Bölgesinin Kuzey


RAKAMLARLA TÜRKİYE AMBALAJ SEKTÖRÜ

10 6.1 1.12

2016 yılında ambalaj üretimi 19,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2017 yılın ilk yarısında ise 10 milyar dolar oldu.

Plastik ambalaj üretimi 2017 yılının ilk yarısında 6,1 milyar dolar oldu.

3.8

Ambalaj sektörünün 2016 yılındaki ihracatı 3,8 milyar dolara ulaştı.

10

Türkiye’de toplam ambalaj sektörü üretiminden plastik ambalajlar %60’ın üzeri pay alarak liderliğini sürdürüyor. Ambalaj tüketim rakamlarında da plastikler yine ilk sırada yer alıyor.

2017 yılı Ocak-Haziran dönemindeki plastik ambalaj ihracatı ise 1,12 milyar dolar olarak gerçekleşti. Plastik ambalaj ihracatı bu dönemde ambalaj sektörünün toplam ihracatından aldığı yüzde 55’lik pay ile üretimde olduğu gibi ihracatta da liderliğini sürdürdü.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

37


PLASTİK SEKTÖRÜ BİRARAYA GELİYOR

Plastik sektörünün aktörleri, PAGEV ve TÜYAP iş birliğiyle düzenlenen Plast Eurasia İstanbul Fuarı’nda buluşuyor. Son teknolojik ürünlerin görücüye çıkacağı fuarı, yurt içi ve yurt dışından 50 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

38

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

39


T

ÜYAP tarafından PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) işbirliği ile 6 Aralık Çarşamba günü kapılarını açacak Plast Eurasia İstanbul, her yıl düzenlenen fuarlar arasında dünyanın ikinci, Avrasya’nın en büyük ihtisas fuarı olarak düzenleniyor. Plast Eurasia İstanbul, sektörün tüm paydaşlarını 9 Aralık Cumartesi gününe kadar Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ağırlayacak. Plastik sektörünün profesyonellerine en yüksek kaliteyi 27 yıllık deneyimle sunarak, sektörde en üst değeri yaratmayı ve bu değeri

40

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

korumayı kendisine ilke edinen Plast Eurasia İstanbul Fuarı, her yıl olduğu gibi bu sene de ilkeleri doğrultusunda hareket ederek, sektörde elde ettiği başarının tesadüfî olmadığını kanıtlamayı amaçlıyor. Plastik sektörü, Türkiye ekonomisinin en önemli dinamo taşlarından biri. Plast Eurasia İstanbul Fuarı da plastik sektörünün her zaman yanında olarak sektörün ilerlemesine katkı sağlıyor. Sektörün ilerlemesine yardımcı olacak son teknoloji inovasyon harikası ürünleri ve makineden hammaddeye geniş ürün yelpazesini fuarın

bünyesinde bir araya getiren Plast Eurasia İstanbul, bu yıl yine başarılı bir organizasyona imza atıyor. 50 BİN ZİYARETÇİ BEKLENİYOR Bu yıl 40’ı aşkın ülkeden 1100’e yakın firma ve firma temsilciliğinin katılımı ile düzenlenecek Plast Eurasia İstanbul 2017, 27.Uluslararası İstanbul Plastik Endüstrisi Fuarı’nı, 4 gün boyunca 50.000’in üzerinde sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. Her yıl kendi ziyaretçi rekorunu kıran Plast Eurasia İstanbul, bu yıl da sektörün yüzünü güldürecek rekor ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

41


Yurt dışından yoğun katılım Türk plastik sektörü, yıllar içerisinde hızlı bir büyüme ivmesi kazanarak ve her yıl bu ivmeyi arttırarak gelişimine devam ediyor. Plastik sektöründe yakalanan başarılı grafik neticesinde Avrupa ve Ortadoğu’nun dikkati Türkiye üzerine çevrildi. Bu durum Türk Plastik sektörüne yönelik ticari atılımlardaki artışı da beraberinde getirdi. Sektörün ihtiyacının yanı sıra Avrupa ve Ortadoğu’nun da Türk Plastik Sektörüne dair yaklaşımı göz önüne alınarak düzenlenen pazarlama faaliyetleri neticesinde, T.C. Ekonomi Bakanlığı ve Moskova, Sofya, Tahran, Tiflis,

42

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Üsküp ve Kahire’de yer alan TÜYAP Yurt dışı ofislerinin de katkılarıyla fuara birden çok ülkeden alım heyeti organizasyonu düzenlendi. Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Fas, Filistin, Gürcistan, Hırvatistan, Irak, İran, Kazakistan, Kosova, Lübnan, Makedonya, Mısır, Moldova, Özbekistan, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovenya, Sudan, Suriye, Tacikistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan bu ülkeler içerisindedir. Ayrıca Tüyap tarafından fuara gelmek isteyen yurt içi ziyaretçiler için otobüs organizasyonları düzenlendi.

FUAR 4 GÜN SÜRECEK Hayatın her alanında yaygın kullanımı, sağlam, hafif ve güvenli olmasıyla yaşantımızdaki yerini giderek genişleten plastik ve tüm sektörlerin yapı taşı niteliğinde olan plastik endüstrisine olumlu katkılar sağlayan PLAST EURASIA İSTANBUL 2017 Fuarı 6 - 7- 8 Aralık tarihlerinde 10:00 – 19:00, 9 Aralık tarihinde ise 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Fuar hakkında daha detaylı bilgi için www.plasteurasia.com P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

43


44

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Avrasya Ambalaj Fuarı’na Yurt dışından rekor ziyaretçi Ambalaj sektörünün en prestijli fuarlarından biri olan Avrasya Ambalaj Fuarı’nın 23’üncüsü 25-28 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ambalaj Sanayicileri Derneği ve REED TÜYAP Fuarcılık işbirliğiyle düzenlenen fuarda 1000’den fazla özel ziyaretçi misafir edilirken, yurt dışından gelen ziyaretçi oranında büyük artış gerçekleşti ve yeni pazarlarda yeni iş ortaklıklarına imza atıldı.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

45


A

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Avrasya Ambalaj Fuarı’na katılan PAGEV ve PAGÇEV, gerek yerleşik stantlarında, gerekse katılımcılarla temasları ile sektör paydaşlarıyla buluştu.

mbalaj Sanayicileri Derneği (ASD) ve REED TÜYAP işbirliğiyle gerçekleştirilen, sektörün Türkiye’deki en önemli buluşma platformu 23. Avrasya Ambalaj Fuarı, 25-28 Ekim tarihleri arasında 43 ülkeden 1.122 firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla gerçekleşti. 108 ülkeden 60 bine yakın ziyaretçiye ev sahipliği

yapan fuar, 7 bin 500’e yakın yabancı ziyaretçiyi ağırladı. 2016’ya göre toplam ziyaretçi oranında yüzde 7, yurt dışı ziyaretçi oranında ise yüzde 22’lik artış yaşandı. Avrasya Ambalaj Fuarı; sektörün diğer dernekleri Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD),

Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Metal Ambalaj Sanayicileri Derneği (MASD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA)’nın da desteğini alıyor.

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu Başkanlığındaki PAGEV Heyeti, dört gün boyunca üye ve meslektaşların güncel konu ve beklentileriyle yakından ilgilendiler.

46

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Yeni hedef

Kuzey Afrika pazarı Fuarda ASD ve REED TÜYAP ekiplerinin birlikte yürüttüğü Yurt dışı çalışmaları kapsamında bu yıl Fas ve Nijerya konuk edilirken Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kafkasya’dan da üst düzey sektör profesyonelleri ağırlandı. Yurt dışı katılımında yaşanan rekor artışı değerlendiren ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, “Yeni pazarlara ihtiyacımız var. Bu sebeple ASD olarak, REED TÜYAP ekipleriyle Fas’ta yürüttüğümüz yoğun çalışmalar sonucunda bu yıl fuarda Fas ve Nijerya’yı konuk ülke olarak ağırladık. Bu ülkelerden özel alım heyetleri

getirttik. Bu yılki hedefimiz Kuzey Afrika pazarı oldu. Fuarın satış ve pazarlama ekibi, sektör firmalarının portföyünde olmayan yeni firmalara ulaşarak yeni iş ortaklıkları için görüştüler. Fuar her geçen yıl daha çok ilgi görüyor. Bu yıl özellikle Yurt dışından gelen ziyaretçi oranında ciddi artış yaşandı. Bu da Türkiye Ambalaj Sektörü olarak dünya çapında daha görünür hale geldiğimizin bir kanıtı. Önümüzdeki yıllarda yeni pazarlar edinerek dünya pazarından aldığımız payı artırmaya devam edeceğiz” dedi. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

47


TÜRKİYE EKONOMİSİNE

15 MİLYAR DOLARLIK DESTEK 48

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Türk Plastik Sektörü, 2018 yılında yüzde 5 büyüyecek. Üretim; miktarda 10 milyon tona, değerde 37 milyar dolara yükselecek ve sektör Türkiye ekonomisine 15 milyar dolarlık katma değer sağlayacak.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

49


T

ürkiye’de özellikle iş dünyasının yakından takip ettiği Dünya Gazetesi, Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı ve aynı zamanda TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı olan Yavuz Eroğlu ile Türk Plastik Sektörü’ne ilişkin özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Açıklamasında 2018’e yönelik beklentiler hakkında bilgi veren Eroğlu, “Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’nda hedeflenen yüzde 5’lik ekonomik büyüme gerçekleşirse, Türk Plastik Sektörü, 2018 yılında en az yüzde 5 büyür. Üretim; miktarda 10 milyon tona, değerde 37 milyar dolara erişebilir ve sektörümüz ekonomiye 15 milyar dolarlık katma değer sağlayabilir. Sektörümüz 2018’de mamul ve hammadde olarak 5.5 milyar dolarlık direkt ihracat, dolaylı ve dolaysız ise toplamda15 milyar dolarlık ihracat rakamlarını geçebilir” dedi. ENERJİ MALİYETLERİ REKABETİ ZORLAŞTIRIYOR Türk plastik sektöründe faaliyet gösteren firmaların konjonktürel ekonomik sorunlardan olumsuz

50

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143 PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

etkilendiğine vurgu yapan Eroğlu, sektörel olarak da birçok sorunla mücadele ettiklerini söyleyerek, “En önemli sorunumuz yüksek enerji maliyetleri. Türkiye’deki enerji maliyetlerinin yüksekliği ihracat potansiyelimizi olumsuz etkiliyor ve sektörün uluslararası rekabet gücünü kaybetmesine sebep oluyor. Diğer bir sorunumuz ise sektörümüzün yaşadığı vasıflı iş gücü ihtiyacı. Yaklaşık 25 bin yetişmiş elemana ihtiyacımız var ve bu ihtiyaç her gün artıyor. Bu sorunun çözümüne katkı sunması için biri Gebze, diğeri Küçükçekmece’de bulunan iki Endüstri Meslek Lisesi’ni eğitime kazandırdık ve Milli Eğitim Bakanlığına hibe ettik. Bu okullarımızdan mezun öğrencilerimiz, sektörümüze istihdam kaynağı sağlıyor” görüşüne yer verdi. HEDEF MÜHENDİSLİK PLASTİK ÜRETİMİ Sektörün gelişimine ivme kazandıracak diğer önemli adımlarla ilgili de bilgi veren Eroğlu, sektörün büyümesine paralel olarak, katma değeri

yüksek mamuller üretip ihraç etmeyi, birim ihraç fiyatlarını gelişmiş ülkeler ortalaması olan 4,5 $ / Kg’a çıkarmayı ve yatırım teşviklerinden azami ölçüde yararlanmayı hedeflediklerini ifade etti. Eroğlu, “bu doğrultuda önümüzdeki dönemde ülkemizde ‘harcıâlem’ dediğimiz plastik hammadde tipleri yerine, katma değerli mühendislik plastiklerinin teşvik edilmesinin daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu kapsamda sektörümüze; Ar-Ge, test, sertifikasyon, eğitim ve danışmanlık merkezi kazandırmak için başlattığımız çalışmalarda hızla ilerliyoruz. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’miz ile Türkiye’nin milli projelerinin temelini oluşturacak endüstriyel beceri ve yeteneklerin geliştirilmesini sağlayarak özelde plastik sektörünün, genelde Türkiye ekonomisinin gücüne güç katacağız” dedi. Eroğlu, plastik sektörüne yönelik kamuoyunda oluşturulmak istenen yanlış algıya karşı da mücadele verdiklerini belirterek, plastiklerin hayatı kolaylaştıran vazgeçilmek ürünler olduğunu savundu.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

51


Pet şişe

kapak sektörü

Türkiye’de pet şişe kapağı üreten birçok küçük tesisin bulunduğunu belirten Eroğlu, bununla birlikte üretimin yüzde 80’inin 8 tesiste yapıldığını söyledi. Türkiye’de pet şişe kapaklarının pazar payları hakkında da bilgi veren Eroğlu açıklamasında, “Türkiye’de pet şişe üreten firmaların toplam proses kapasiteleri yıllar

itibariyle değişmekle birlikte yılda ortalama 90 bin ton civarındadır. Firmalar son 2 yıldır kapasitelerinin en çok yüzde 75’ini kullanabildi. Toplam plastik şişe kapağı üretimi, sektör toplam plastik mamul üretiminden miktar bazında yüzde 1 gibi cüzi pay alıyor. İç pazar tüketimi ise 50 bin ton civarında iken üretimin

yüzde 40 – 50’si ihraç ediliyor” dedi. Pet şişe kapağı sektöründe arz fazlalığı nedeniyle kapasite kullanma oranlarının yüzde 75’ler civarında olduğunu belirten Eroğlu, bu nedenle firmaların önümüzdeki yıl kapasite artışından çok, ihracat pazarlarını arttırma çabası içinde olacağına işaret etti

Kapakta 7 milyar dolarlık ticaret hacmi Pet şişe kapağı sektöründe dünya ticaret hacminin 7 milyar doları bulduğunun altını çizen Eroğlu, Çin, Almanya, ABD, Fransa ve İtalya’nın en büyük ihracatçı ülkeler olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya toplam

52

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

şişe kapağı ihracatı içinde Türkiye olarak yüzde 1,7 pay alıyoruz. 2016 yılında miktar bazında 46 bin ton, değer bazında 60,4 milyon dolarlık kapak ihraç ettik. İhracatımız 2017 yılının 9 aylık döneminde miktarda 15,8 bin ton, değerde ise 45,5

milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızın lider ülkesinin yüzde 50 payla İtalya olduğunu söyleyebilirim. İtalya’yı yüzde 9 payla Yunanistan, yüzde 8 payla Bulgaristan, yüzde 6 payla İspanya ve yüzde 4 payla Portekiz izliyor.” P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

53


KÖRFEZİN İNCİSİ

KATAR Arapça yağmur damlası anlamına gelen Katar, küçük bir coğrafyaya hükmetse de dünyanın en zengin ülkelerinden biri

54

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


GEzİ REHBERİ PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

55


YÜZÖLÇÜMÜNDEN BÜYÜK ÜLKE

KATAR

Türkiye’ye büyük sempati duyan Katar, 2.3 milyonluk nüfusa sahip olsa da oldukça zengin bir ülke. Resmi dili Arapça olan Katar’da çok sayıda yabancı işçi yaşıyor ve bu nedenle “İşçi ülkesi” olarak biliniyor. Katar’da yabancıların oranı yüzde 87’ye ulaşıyor. Kişi başına düşen gelir bakımından dünyanın en zengin ülkesi olan Katar, dünyada yüzde 0.4’lük işsizlik oranıyla en az işsizliğin olduğu ikinci ülke. Amerika’dan, İngiltere ve Türkiye’ye kadar dünyadaki pek çok ülke için en önemli yabancı yatırımcı konumunda bulunan Katar’ın önümüzdeki yıllarda dünyadaki yatırım tutarını 335 milyar dolarlık seviyeye çıkarması bekleniyor. Bu nedenle Türkiye ve birçok ülke Katar’ın yapacağı yeni yatırımlardan en büyük payı almaya çalışıyor.

NERELER

GEZ İLİR

Bu ülkeyi tercih eden turistler; sıcak ve misafirperver bir toplumla karşılaşıyor. Özellikle otantik geleneksel ziyaretçiler Katar’dan memnun kalıyor. Birinci sınıf müzeler, galeriler, kamu sanatı örnekleri, tarihî alanlar, lüks oteller ve alışveriş merkezleri ve miras alanları gelen turistleri büyülüyor. Katar ayrıca çok sayıda doğal varlığa sahip. Ziyaretçiler yıl boyu güneşin, geniş bakir plajların, İç Deniz’in, büyüleyici çöl manzaralarının, mangrov lagünlerinin ve rüzgârla şekillenmiş etkileyici kaya oluşumlarının tadını çıkarabilir.

56

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

BİR ZAMANLAR OSMANLIYDI

1871 yılında Osmanlının egemenliğinde olan Katar ile ilişkiler 1913 yılında sona erdi. 1915 senesinde İngilizlerin işgal ettiği Katar 1971’de bağımsızlığını kazanabildi. Doğalgaz ve petrol rezervleri 1940 yılında keşfedildi. Bu tarihe kadar en değerli geçim kaynağı inci olan Katar’ın kaderi değişti. Petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunmasıyla ülke inciden, enerji kaynaklarına geçiş yaparak hızla büyümeye başladı. Bugün ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 60’ı doğalgaz ve petrole dayanıyor. Katar, dünyanın en büyük 3. kanıtlanmış gaz rezervlerine sahip olmasıyla birlikte dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçısı.


BARCELONA’NIN ANA SPONSORU

Dünyaca ünlü Barcelone futbol takımının ana sponsoru olan Katar, uluslararası pazarlarda satın aldığı bankalar ve şirketler kadar, futbol dünyasındaki yatırımları ve medyadaki gücüyle de tanınıyor… Katar’ın Al Jazeera kanalı ABD’de yayın yapıyor. Ayrıca 2022 Dünya kupasına ev sahipliği yapmaya hazırlanan Katar, futbol dünyasının da gündeminde. Katar, önümüzdeki yıllarda Dünya Kupasına ev sahipliği yapan ilk Arap ülkesi olarak tarihe geçecek.

?

NEREDE KALALIM NE YİYELİM Doha Golf Club : Eğer golf oynamayı seviyorsanız golf oynayacağınız tek adres var orası da Doha Golf Club. Çölün ortasında yem yeşil bir araziyi görünce insan çok şaşırıyor. Her ne kadar bizim Belek’teki golf sahaları kadar güzel olmasada fena değil.

yapmak için Katarlılar ilk aşamada 2.5 milyar dolar para harcamışlar. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bu rakamın 15 milyar dolar olacağını tahmin ediyorlarmış.

Al Bandar : Souq Waqif üzerinde yer alan Al Bandar Restaurant’ta hem yemek yiyebilir hem de nargile The Pearl : Doha ‘da ziyaret edilmesi içebilirsiniz. Menülerine gelince gereken yerlerin başında geliyor kebap çeşitleri ve güzel appetizerları bana göre. Yukarıdan bakıldığında var. Özellikle kavurmalı humus ve inci şeklinde görünen bu adayı babaganuş yemenizi tavsiye ediyoruz.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

57


58

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

BİR ÇÖL MACERASI

Doğalgaz ve petrol kaynaklarıyla öne çıkan Katar; İngiltere’den Amerika ve Türkiye’ye uzanan birçok ülke için en değerli yabancı yatırımcı. Ciddi bir finansal güce sahip Katar, otantik turistler için de tam bir cazibe merkezi.

SAFARİ


Plastik, Kauçuk, Kal›p, Makina için...

Su ve Yağ Soğutucular› Enerji sarfiyat› düşük ekonomik ürünler

Friterm V Tipi Kuru Soğutucu

Friterm Yat›k Tip Islak Kuru Soğutucu

SERT‹F‹KALI GEOMETR‹LER ID Numarası

M2522-3/8” F3228-12mm F3833-12mm F3833-15mm M4035-12mm M4035-15mm

14. 06. 001 14. 04. 002 14. 04. 003 14. 04. 004 14. 04. 005 14. 04. 006

SICAK/SO⁄UK SU BATARYALARI FRT COILS V 4 YAZILIMI

DO⁄RUDAN SU SPREYLEME S‹STEML‹ ISLAK/KURU SO⁄UTUCULAR

ÜRÜN SEÇ‹M PROGRAMI V 5.0

D‹KEY T‹P VE V T‹P‹ ECOMESH S‹STEML‹ ISLAK KURU SO⁄UTUCULAR

S‹SLEME S‹STEML‹ ISLAK/KURU SO⁄UTUCULAR

Merkez / Fabrika: İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi Dilek Sokak No:10 X-12 Özel Parsel Tuzla 34957 İstanbul / TÜRKİYE Tel: +90 216 394 12 82 (pbx) Faks: +90 216 394 12 87 info@friterm.com www.friterm.com

twitter.com/friterm

facebook.com/friterm

linkedin.com/company/friterm

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 140

59


PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, yerli üreticilerin daha da güçlenmesi için faaliyetlerine devam ediyor

60

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


YERLİ OYUNCAK ÜRETİCİLERİ

POZİTİF AYRIMCILIK BEKLİYOR PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, Türkiye’de üretim yapan yerli aktörlerin güçlenmesi için verilen desteklerin artarak devam etmesi gerektiğini savunuyor. Yerli sanayiciler, özellikle Uzak Doğu’dan gelen sağlık standartlarına uygun olmayan oyuncaklara yönelik kontrollerin arttırılmasını istiyorlar

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

61


T

ürkiye’de üretim yapan yerli oyuncak sektörünün güçlenmesi için faaliyetlerini sürdüren PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Komite Başkanı Oğuzcan Çetinalp ile üyelerin katıldığı toplantıda biraraya geldi. Yerli oyuncak sektörünün güçlenmesi için pozitif ayrımcılığın şart olduğunu savunan PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, sağlıksız ithal oyuncaklara yönelik denetimlerin sürmesi gerektiğinin altını çiziyor. Toplantıda Kids Turkey Oyuncak Fuarı, yerli üretimin son durumu, oyuncak ithalatında

yaşanan son gelişmeler, Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili son gelişmeler ve Almanya’nın Nürnberg şehrindeki oyuncak fuarı ile ilgili konular ele aldı. PAGEV Oyuncak Komitesi, önceki toplantıda Kids Turkey Fuarı’nın desteklenmesi için ortak karar almıştı. Bu karar doğrultusunda fuar desteklendi ancak süreç içerisinde fuarın organizasyonuna karşı çıkan ve fuarın bu yıl yapılmaması yönünde düşünceleri olan bazı STK’lar, firmalara fuara katılmama çağrısı yapmıştı. PAGEV Yerli Oyuncak

Komitesi, bu yaklaşımın fuara, katılımcı firmalara ve sektöre zarar vereceğini savunarak söz konusu STK’lara karşı çıkmıştı. Sevindirici olan gelişme ise tüm engellemelere rağmen PAGEV Oyuncak Komitesi’nin de destekleri ile Kids Turkey Oyuncak Fuarı’nın sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi oldu. Katılımın ve ilginin beklenen seviyede olması ve ilk etapta fuarın yapılması noktasında çekinceleri olan STK ve katılımcıların da fuara destek olması PAGEV Oyuncak Komitesi tarafından memnuniyetle karşılandı.

Yerli oyuncak sektörü

güç kazanmalı

Toplantının diğer önemli gündem konusu ise yerli oyuncak sanayindeki gelişmeler oldu. Son dönemde yerli üretim yapan firmaların, üretim kapasiteleri ve üretimde artan rakamsal değerlere çıkmalarının gündeme geldiği toplantıda özellikle kamuoyunda ve kamu nezdinde oyuncak sanayinin desteklenmesi noktasında gelinen noktanın memnuniyet verici seviyede olduğuna dikkat çekildi. Yerli oyuncak sanayinin desteklenmesi konusunda hükümetin aldığı kararların yerinde olduğu, komitece bu kararların desteklendiği ve bu destek çerçevesinde de yerli üretimin güçlendirilmesi konusunda

62

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

fikir birliği oluştuğu vurgulandı. Toplantıda, oyuncak ithalatına karşı olunmadığı ancak yerli oyuncak üretiminin arttırılmasının ülke stratejisi açısından uygun olduğunun altı çizildi. Uzun vadede ülkemizde iyi bir oyuncak sanayi oluşması için yerli üretimin güçlenmesinin kaçınılmaz bir gerçeklik olduğu kaydedildi. Bu noktada da yerli sanayi adına pozitif ayrımcılığın sürmesi ve desteğin kesintisiz olarak devam etmesi gerektiği belirtildi. DÜZCE PROJESİ OLGUNLAŞIYOR Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili son gelişmelerin de değerlendirildiği PAGEV

Oyuncak Komitesi toplantısında, stratejik sektör olan yerli oyuncak sektörünün, devletin strateji belgeleri arasına girdiği hatırlatıldı. Düzce’deki projede özel sembolik fiyatlarla organize sanayi bölgesi içinde yer alma ile ilgili çalışmaların sürdüğüne dikkat çeken Komite yetkilileri, süreçle ilgili en önemli unsurun standart yaklaşım yerine, özel fiyatlandırma ile oyuncak sanayinin cezp edilmesi gerektiği üzerinde mutabık kaldı. Sektörün sorunlarının detaylı şekilde ele alındığı toplantıda özellikle üretici, ithalatçı ve perakendecisiyle tüm sektörün birbirini desteklemesinin önemine vurgu yapıldı. P


ÇOK ŞEY YAPABİLİR İHTİYACI AZDIR

TASARRUF SAĞLAR VE İHTİYACINIZ OLANI VERİR

ELEKTRİKLE ÇALIŞIR PERFORMANSI YÜKSEKTİR HIZLIDIR

RUTİNİ VARDIR

Elektrikli enjeksiyon kalıplama dünyasına ilk adımınız: GOLDEN ELECTRIC, hidrolik GOLDEN EDITION‘ın rakipsiz kalitesini elektrikli tahrikin verimiyle birleştirir. Müşterilerinizin ve kumanda ünitelerinizin mutluluğu için.

www.arburg.com.tr

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 142

63


Düzce yerli oyuncakta bölgenin üssü olabilir

Düzce’de kurulacak Oyuncak İhtisas Sanayi Bölgesi için Almanya’nın Nürnberg bölgesindeki oyuncak kümelenmesi model olacak. “Made in Nürnberg” gibi “Made in Düzce” markası oluşturulacak

Y

erli oyuncak sanayinin gelişimi ve kümelenmesi çalışmaları kapsamında Ankara’da toplantı düzenlendi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda yapılan toplantıya Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Kültür ve Turizm Bakanlıkları ile PAGEV, TRT, TİKA, Düzce Üniversitesi ve yerli oyuncak üreticileri katıldı. Milli oyuncak üretimi için Düzce’deki Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulması planlanan Oyuncak İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ana gündem maddesi oldu. Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak İhtisas Sanayi Bölgesi’nde; akülü araba gibi oyuncakların yanı sıra peluş, tahta, elektronik oyuncaklarla, puzzle gibi karton oyunlarına yönelik üretim yapılması planlanıyor. Oyuncakların tasarımından testine ve hammadde üretimine kadar pek çok aşama Düzce’de gerçekleştirilecek.

64

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

DÜZCE’YE NURNBERG MODELİ Düzce’de kurulması planlanan Oyuncak İhtisas Sanayi Bölgesi için Almanya’nın Nürnberg bölgesindeki oyuncak kümelenmesi model olacak. Dünyada oyuncakta oluşan “Made in Nürnberg” markasının benzeri “Made in Düzce” olarak oluşturulacak. Düzce’de üretilen oyuncaklar güvenilir, uluslararası kriterlere uygun ve sağlıklı oyuncakların sembolü olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT ve TİKA gibi kurumlar da milli

oyuncağın kültürel boyutu için çalışma yapacak. Oluşturulacak milli oyuncak, TRT Çocuk kanalında gösterilecek çizgi filmlerle desteklenecek. Ankara’daki toplantıda konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, evrensel insani değerlere, bizim kültürümüzden yaptığımız katkı üzerine yoğunlaşan bir çalışma içerisindeyiz. Burada önemli olan ilk planda şu an zayıf durumdaki yerli oyuncak üretimini canlandırmaktır. Bunun için Türkiye’de oyuncak üretimini cazip kılmamız gerekiyor. Çin’den gelen haksız rekabet tehdidini, uzun vadeli politikalarla kontrol altına alır ve ithalatın yerliyi yok etmesini engellersek bu konuda hızlı yol alırız. İthal oyuncakları, sağlık ve çevre yönünden kontrol ederek, yerli sanayiyi vahşi rekabete maruz bırakmamalıyız” dedi. Toplantıda söz alan PAGEV Oyuncak Komitesi Başkanı Oguzcan Çetinalp ise “Eğer haksız rekabet önlenir ve gerçekten oyuncağa stratejik öncelik verilirse Türkiye, bölgenin oyuncak üretim üssü olabilir. Kümelenmeye bu yüzden önem veriyoruz” diye konuştu. P


All Electric

HIZ HASSASİYET TEMİZ ÜRETİME inanıyoruz!

www.negribossi.com

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

65


Kids Turkey Fuarı’na yerli oyuncak imzası

Türkiye ve bölgenin en eğlenceli fuarı Kids Turkey, İstanbul’da düzenlendi. Fuara katılan yerli oyuncak sektörü temsilcileri, sağlıksız ithal oyuncaklara yönelik denetimlerin sürmesini istedi

K

ids Turkey 11. Oyuncak, Çocuk, Lisans, Oyun ve Oyun Ekipmanları Fuarı 4-7 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Görücüye çıkan oyuncaklara çocukların yanı sıra büyükler de ilgi gösterdi. Kids Turkey Fuarı’nda, PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi temsilcileri yer aldı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde kurulan

66

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi, yerli oyuncak sektörünün gelişmesi ve uluslararası boyutta söz sahibi olması için faaliyetler yürütüyor. Fuarda yer alan firmaların stantlarına gerçekleşen çalışma ziyaretlerine; PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Başkan Yardımcısı Ali Karadeniz, PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi Başkanı Oğuzcan Çetinalp ile Komite Başkan Yardımcısı

Özdemir Aydın, üyeler ve Ekonomi Bakanlığı, Marmara Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Uzun katıldılar. Yapılan görüşmelerde özellikle yerli oyuncak üretiminin devlet tarafından daha fazla teşvik edilmesi, kümelenme için kurulacak olan Oyuncak İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve yeni uluslararası markalar oluşturulması konularında istişarelerde bulunuldu.


PAGEV Başkanı Eroğlu; “Yerli oyuncak üretimimizin son yıllarda gösterdiği atılım memnuniyet verici. Özellikle ithalatçılarımızın da, üretime başlamış veya başlamak üzere olduklarını görmek ülkemiz ve çocuklarımız adına sevindirici. Ekonomi ve Sanayi Bakanlıklarımızın, PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi’nin çalışmalarını desteklemesini de memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye’de oyuncak üretimini cazip kılmamız gerekiyor. Çin’den gelen haksız rekabet tehdidini, uzun vadeli politikalarla kontrol altına alıp, ithalatın yerliyi yok etmesini engellersek hızlı yol alırız. İthal oyuncakları, sağlık ve çevre yönünden kontrol ederek, yerli sanayiyi vahşi rekabete maruz bırakmamalıyız” dedi.

Oyuncakta haksız rekabetin

önüne geçilmeli PAGEV Yerli Oyuncak Komitesi Başkanı Oğuzhan Çetinalp ise “Komitemizin çalışmaları ve Ekonomi Bakanlığımızın, haksız rekabeti engellemek ve çocuklarımızın sağlığını güvence altına almak için uygulamaya koyduğu kontroller, yerli üretimi arttırdı. Türk oyuncak sektöründe yatırımlar ve istihdam hız kazandı. Oyuncak firmalarımız, çocuklarımızın arzu ettiği kaliteli ve tasarımlı ürünleri üretecek alt yapısını güçlendirdi. Bu iyi gidişatı daha da güçlendirmek için Kids Turkey Fuarı’na, PAGEV olarak işbirliği kuruluşu olarak destek verdik” dedi. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

67


4 ülkedeki fabrikalar O’ndan soruluyor

PolyOneAvrupa Operasyon Direktörü Elçin Oğuzhan, en başarılı kadın yöneticiler arasında yer alıyor. Almanya, İspanya, Türkiye ve Hindistan’da yer alan toplam 5 fabrikanın sorumluluğunu taşıyor.

Ö

nce Şişli Terakki Lisesi ardından İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1998 yılında İTÜ’den Yüksek Kimya Mühendisi derecesini aldıktan sonra Ar-Ge Mühendisi olarak Tekno Polimer Mühendislik Plastikleri San. ve Tic. A.Ş.’de göreve başladı. Tekno Polimer’in PolyOne’a devir olmasıyla birlikte; sırasıyla Ar-Ge Müdürü, Teknik Direktör, Ülke Müdürü görevlerinde bulundu. Son olarak Temmuz 2014’ten beri PolyOne Avrupa Operasyon Direktörü olarak Almanya, İspanya, Türkiye ve Hindistan’da yer alan toplam 5 fabrikanın sorumluluğunu taşıyor. PolyOne Türkiye Sorumlusu Elçin Oğuzhan ile biraz iş, biraz da kadın olarak geldiği başarılı noktanın sırrını konuştuk.

68

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Genel hatları ile PolyOne’ı anlatarak, Türkiye Plastik sektörüne sunduğunuz ürün ve yeniliklerden söz eder misiniz? PolyOne Tekno Polimer Mühendislik Plastikleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, mühendislik plastikleri pazarında Türkiye’nin en önde gelen kompaunding firmalarından biri. 1985 yılında 350 ton/yıl kapasiteli tek bir ekstrüder ile faaliyete başlayan Tekno Polimer, günümüzde 25.000 ton/yıl kapasiteye ulaştı. Üretimler çift burgulu ekstrüderler ile gerçekleştirilmekte. Kurulduğu andan itibaren teknolojide liderliği ve üründe kaliteyi hedeflemiş markamız, bu amaçla sektörünün en kapsamlı kalite kontrol ve ürün geliştirme laboratuarını 1987 yılında hizmete soktu. Tekno Polimer Ocak 2000 itibariyle hisselerinin önce % 87’ sini, Ocak

2004 itibariyle de geri kalan hisselerinin tamamını PolyOne Corporation’ a devretti. Böylece % 100 Amerikan şirketi haline gelen PolyOne Tekno Polimer halihazırda New York Borsasında işlem görüyor. PolyOne Tekno Polimer ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemini uzun yıllardan bu yana tüm proseslerinde ve faaliyetlerinde etkin şekilde uygulamaya devam etmekte; çevreye saygılı, yüksek iş güvenliği standartlarını benimsemiş, çalışanlarına değer veren, katılımcı, müşteri ve tedarikçileri ile ortak çalışmalar yürütmekte. 1985 yılından beri İkitelli’de yerleşik olan PolyOne Tekno Polimer, Kasım 2013 tarihi itibariyle, son teknolojiye göre dizayn edilmiş; modern üretim, ArGe, depolama tesisleri ve ofisleriyle yeni yerinde İstanbul Esenyurt’ta faaliyetlerine devam etmekte.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

69


Termoplastik pazarını genel hatları ile anlatarak, günlük yaşantımıza sağlanan konfor ve kolaylıkları paylaşır mısınız? Türkiye, dünya termoplastik pazarında en hızlı büyüyen ülkelerden birisi olma konumundadır ve PolyOne tarafından geliştirilen polimer malzeme çözümleri plastik işletmecilerinin artmakta olan malzeme taleplerine yardımcı olmakta. Bildiğimiz üzere termoplastikler tekrar tekrar eritebilirler ve çözülebilirler. Bu da çevreyi koruma ve geri dönüşüm açısından özel bir anlam taşır. Belli başlı türleri birbirleri ile karıştırılmadığı taktirde termoplastikler yeniden kazanım için mükemmel uygunluktadırlar. Termoplastiklerin otomotiv sektöründen elektrik & elektronik sektörüne, beyaz eşya grubundan sağlık hizmetlerine, paketleme sektöründen boru üretimine kadar birçok sanayide geniş kullanım alanları bulunmakta ve her geçen sene termoplastik malzemelere olan talep artarak devam etmekte.

edebilen firma sayısı da giderek artmakta. Plastik sektöründeki firmaları genel olarak plastik mamul üreticisi, makine & ekipman firmaları ve hammadde & yardımcı madde üreten firmalar olarak 3 grup altında toplayabiliriz. Buna karşılık Türkiye’de plastik kullanımı hala Avrupa ve dünya ortalamasının gerisinde kalmakta. Bu da bize Türkiye’de plastik malzemelere olan talebin önemini ve gelecekte daha da artabileceğini göstermekte. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranına baktığımızda sektörümüzde hala ciddi şekilde dışa bağımlılık olduğunu söyleyebiliriz ki bu husus plastik sektörünün en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmakta.

Sektörde örnek bir kadın yönetici olarak elde ettiğiniz başarılar önemli bir model teşkil etmekte. Bu noktada sizden bir değerlendirme alabilir miyiz? Plastik sektörünün gelişmeye açık sektör olması itibariyle kadınların da sektörün gelişimine katkıda bulunması gerekmekte. Türkiye Plastik Sanayinin konumu ve Üniversite yaşantısından sonra ben direkt olarak bu sektörde gelişim hakkında neler söylersiniz? işe başladım ve yaptığım işi her Türkiye’de plastik sektöründe zaman çok sevdim. Ar-Ge’de faaliyet gösteren firmalar yeni bir şeyleri keşfetmek, bunun çoğunlukla KOBİ düzeyinde olup için bir seri denemeler yapmak, plastiklerin kullanımındaki artışa tecrübe edinmek benim için çok paralel olarak ihracat yapan heyecan vericiydi. Sonrasında ve dünya pazarlarında rekabet

70

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

yöneticilik sıfatımla öncelikle şirketime ve çalışanlarımıza ve tabii ki kendime değer katma yönünde çalışmalarda bulundum, uluslarası seviyede liderlik ve koçluk eğitimlerine katıldım. Sonuç olarak, yaptığınız işi çok sevmek, iyi insan ilişkileri kurabilmek, risk alabilmek ve gerektiğinde cesur davranabilmek bence başarıya giden yoldaki en önemli etmenler. Kadınların iş hayatında daha etkin roller üstlenmesi adına düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu noktada her zaman konuşulan konular olarak kadın/erkek eşitliği, iş yaşamında kadınların karşılaştıkları sorunlar, cinsiyet ayrımcılığı, kadının ev hayatındaki konumu ve ailesine karşı sorumlulukları kadınların daha etkin roller üstlenmesine bir engel teşkil edebilecek şekilde karşımıza çıkabiliyor. Geçen yıl 42 ülkede yapılan “Kadınların İşgücüne Katılımı” konulu araştırmanın sonuçlarına göre dünya genelinde kadınların iş dünyasındaki yeri hala istenilen düzeyde değil ve gelecek 10 yıl içerisinde de işgücünde herhangi bir eşitlik mümkün gözükmüyor. Ancak bu zinciri kırmak ve yukarıda bahsettimiz sorunları aşmak yine kadınların kendi elindedir. Kadının istediği taktirde başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığı kanaatindeyim


ERF 250

Sürekli Eriyik Filtresi Ben Becher, CEO, Becher Plastics: „Ettlinger’in harika bir ürünü var! ERF Filtre çok iyi bir iş çıkarıyor. Ekstrüderi bir kere devreye alındıktan sonra adeta bir otomatik pilot gibi çalışıyor. Çok iyi teknisyenleri ve yedek parça stoklarıyla inanılmaz derecede hızlı destek veriyorlar. Bir daha önüne bir Ettlinger filtre koymadan yeni bir ekstrüder asla almam.”

• Tam otomatik, sürekli çalışma

• Sabit eriyik basıncı

• Haftalara varan filtre değişim aralığı

• Çok kirli malzemeler için ideal

• Minimum Eriyik Kaybı

• Kağıt, tahta, aluminyum, kauçuk, silikon, yüksek sıcaklığa dayanıklı polimerler

P2B Mühendislik ve Danışmanlık Ltd. Şti. • Istanbul Tel.: (216) 266 58 24 • E-Mail: info@p2b.com.tr www.ettlinger.com

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

71


72

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

seviyeden çalışanın değerli fikirlerini kazanabilmek ve onların katılımı sağlayabilmek ve bu sayede hedeflenen seviyeye daha çabuk ulaşabilmek amacındayız. Tabii ki çalışanlarımızın da bu projeden fayda sağlaması esastır; bu bağlamda çalışanlarımızı geliştirip fırsat eşitliği yaratarak onların kazanımlarından şirketimizin de dolaylı olarak kazanım sağlayacağı inancındayız. Varsa eklemek istediğiniz hususları alabilir miyiz? Bu değerli söyleşi için öncelikle size çok teşekkür etmek isterim. PAGEV sektörümüzde önemli işlere imza atan ve sektörün menfaatlerine göre önemli yönlendirmeler yapan bir kurum. Birçok konuda sektörde önderlik etmekte. PolyOne Turkiye olarak PAGEV ile işbirliğine her zaman hazır olduğumuzu ve destekçiniz olduğumuzu eklemek istiyorum. P

“Lead by Women” projesi Amerika’da Ohio’daki merkezimizde başlayan ve tüm dünyaya yayılan kadınların iş hayatındaki etkinliğini arttırmak ve kadınların yöneticiliğinde farklılıkları yönetmek üzerine kurulmuş bir projedir ve ben de Avrupa’yı temsil eden proje yöneticisiyim

“Lead by Women“ projesi ile ilgili etkin çalışmalar sürdürdüğünüzü biliyoruz. Bize bu projeden bahseder misiniz? “Lead by Women” projesi Amerika’da Ohio’daki merkezimizde başlayan ve tüm dünyaya yayılan kadınların iş hayatındaki etkinliğini arttırmak ve kadınların yöneticiliğinde farklılıkları yönetmek üzerine kurulmuş bir projedir ve ben de Avrupa’yı temsil eden proje yöneticisiyim. Bu amaçla gerek Türkiye’de, gerekse Avrupa’da ve global bazda çeşitli aktiviteler yürütmekteyiz. Projede farklı profesyonellik seviyesinde çalışanların geniş katılımını hedeflemekteyiz, farklılıkların fark yaratacağı düşüncesiyle kadın çalışan oranının daha yüksek olduğu şirketlerin daha iyi sonuçlar alabildiği gerçeğini birleştirerek yola çıkıldı. Proje bu anlamda sadece kadın odaklı bir proje değil; farklılıkları kadınların yönetmesi, her


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

73


Ev ve mutfak eşyası SEKTÖRÜ BİRARAYA GELDİ

EVSİD tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Turkish Housewares by Invitation Only etkinliğine katılan 42 Türk firması, 28 ülkeden gelen 50 firma ile bir araya gelerek ev ve mutfak eşyası eşyaları satıyor.

74

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


D

ünyada 90 milyar dolarlık büyüklüğe yaklaşan ev ve mutfak eşyaları sektörünün oyuncuları İstanbul’da Türk şirketlerle üreticilerle buluştu. Etkinliğine katılan 42 Türk firması, 28 ülkeden gelen 50 firma ile bir araya gelerek ev ve mutfak eşyası eşyaları satıyor. Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) tarafından ilki geçen yıl düzenlenen Turkish Housewares by Invitation Only etkinliğinin ikincisi İstanbul Hilton Bosphorus Oteli’nde başladı. EVSİD Başkanı Burak Önder yaptığı açıklamada, geçen seneki 21 ülkeden gelen alıcı sayısını bu sene bu sayıyı 28’e çıkardıklarını belirterek, “Birçok firmamız ilk kez Uruguay, Brezilya, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Kolombiya gibi uzak pazarlara ihracata başladı” dedi. Türkiye mutfak eşyası ihracatında 6. sırada 2017 yılının ilk 10 aylık ihracatının Ev ve Mutfak Eşyaları sektörü açısından bir önceki yılın aynı dönemine göre olumlu geçtiğini kaydeden Önder, “9 aylık rakamlar 2016 yılına göre ihracatımızda yüzde 7,49’lık bir büyümeyi gösteriyor. Son çeyrekte de aynı artış trendini sürdürürsek 2017’yi 2,3 milyar dolarlık ihracatla kapatabiliriz” dedi. Sektörün dünya genelinde ihracatta

6’ıncı sırada yer aldığına dikkat çeken EVSİD Başkanı, “İlk sıradaki Çin’in pazar payı yüzde 48. İkinci sıradaki Almanya’nın ise yüzde 6,7 seviyesinde. Dünya pazarının yaklaşık yarısı Çin’in elinde. Türkiye olarak dünya ev ve mutfak eşyaları pazarından aldığımız pay ise yüzde 2,37 civarında. Ev ve mutfak eşyaları sektöründe en fazla ihracatı elektrikli ürünler, ocaklar kategorisi alıyor. Ardından en güçlü olduğumuz kategori ise plastik ev ve mutfak eşyaları” diye konuştu. Hedef Latin Amerika ve Uzakdoğu Ev ve mutfak eşyaları sektörü olarak hemen hemen tüm ülkelere ihracat yaptıklarını kaydeden Önder, bu yıl Nijerya, Angola ve Arjantin’e yapılan ihracatta bir önceki döneme göre yüzde 100’ün üzerinde artış yaşandığını belirtti. Ekonomi Bakanlığı ile yürüttükleri URGE projeleri kapsamında hedef pazarları belirlediklerini vurgulayan Burak Önder, “2018 için Latin Amerika, Batı Avrupa ve Uzakdoğu hedef pazarlarımız. Bu pazarların yanı sıra diğer yakın pazarlarda da ihracatımızı daha da arttırma yönünde faaliyetler planlıyoruz” şeklinde konuştu.Açılışa PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve İKMİB Başkanı Murat Akyüz’de katıldılar. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

75


A.Schulman’dan Türkiye’ye yatırım T

Çerkezköy’e kurulan A. Schulman fabrikası, Türkiye’de ilk kez “nefes alabilen ambalaj üretimi” için gerekli olan maddeyi üretecek. Üretim ve istihdama katkı sağlayacak yatırım, gıda israfını da azaltacak.

ürkiye büyüyen ekonomisi, nitelikli işgücü, stratejik konumu ve yeniliklere açık yatırım ortamıyla yabancı yatırımcıların cazibe merkezi haline geldi. Yüksek performanslı plastik kompaundlar, kompozitler ve polimerlerin uluslararası tedarikçisi A.Schulman, yeni Masterbatch üretim tesisi için Türkiye’yi seçti. Çerkezköy

76

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Organize Sanayi Bölgesi’nde açılışı gerçekleştirilen tesis, plastik sektörünün istihdam, üretim kapasitesi ve ihracat gücüne katkı sağlayacak. Amerikalı A. Schulman firmasının, Çerkezköy’e kurduğu fabrikanın resmi açılış törenine; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve

Tanıtım Ajansı (Türkiye Yatırım Ajansı) ve Dünya Yatırım Ajansları Birliği Başkanı Arda Ermut, A. Schulman Kıdemli Başkan Yardımcısı ve EMEA Bölgesi Genel Müdürü Heinrich Lingnau, A. Schulman Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ekin Kurt, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ile çok sayıda iş ortağı, yerel protokol temsilcileri ve çalışanları katıldı.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

77


Yerli sanayiye

yabancı destek

İmalat sanayinin en genç ve en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan Türkiye plastik sektörü, yaklaşık 9 milyon tonluk üretim kapasitesi ile dünyada 6’ncı Avrupa’da ise ikinci konumda yer alıyor. Başarılı performansa rağmen sektörün en önemli sorunu hammaddede ithalata bağımlı olması ve yeterli katma değer sağlayamaması. Büyük kısmı KOBİ olan yerli üreticilerin bu sorununa yabancı yatırımcıdan destek geldi. Yüksek performanslı plastik kompaundlar, kompozitler ve polimerlerin uluslararası tedarikçisi A.Schulman yeni Masterbatch (plastik hammaddelere eklenen granül biçiminde boyar madde ve katkılar) üretim tesisi için Türkiye’yi seçti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve 11 Ekim 2017 tarihinde açılışı gerçekleştirilen tesisin plastik sektörünün istihdam, üretim kapasitesi ve ihracat gücüne katkı sağlaması bekleniyor. GIDA İSRAFINI ÖNLEYECEK YATIRIM Hammaddede yüzde 85 oranında ithalata bağımlı olan Türkiye plastik sektörüne yeni bir soluk getirmesi beklenen tesisin açılışında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz

78

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Eroğlu, “Bu tesiste Türkiye’de ilk kez nefes alabilen ambalaj üretimi için gereken madde üretilecek. Bu yatırım hem katma değerli ürünlerin ülkemizde üretilmesine, hem de büyük boyutlara ulaşan gıda israfının önüne geçilmesini sağlayacak” dedi. Böyle bir yatırım yapıldığı için mutlu olduklarını belirten Eroğlu şöyle konuştu: “A.Schulman, ülkemizde gıda ve endüstriyel ambalaj müşterileri için yaklaşık 17 bin 500 ton birinci sınıf katkı maddesi, beyaz ve nefes alabilir nitelikli masterbatch üretecek. Türkiye’de ilk kez üretilecek bu madde sayesinde hem katma değerli ürün Yurt içinde üretilecek, hem de korkunç boyutlara varan gıda israfının önüne geçilmesine katkı sunulacak” dedi. NEFES ALABİLEN AMBALAJ A.Schulman’ın geçtiğimiz günlerde resmi olarak yürürlüğe giren, sebze ve meyvelere ambalaj zorunluluğu getiren düzenlemeyi destekleyen önemli bir yatırım yaptığına dikkat çeken Eroğlu, “Gıda israfına karşı önlem alınması gerektiğini ve bu konuda en doğru seçeneğin ambalajlama olduğunu her fırsatta

dile getiriyorduk. Bakanlığımız da bizimle hemfikir oldu ve 2019 yılından itibaren bu israfın önüne geçmek için adım atarak yasal düzenlemeyi hayata geçirdi. Ambalaj sektörümüz altyapısı, teknolojisi ve kalitesiyle gıdaların en sağlıklı ve en doğru şekilde paketlenmesini sağlayacak. Öyle ki plastik sektörümüze kazandırdığımız yeni tesiste yine ambalaj sektörümüze büyük bir ivme kazandıracak. A.Schulman bu fabrikada nefes alabilen ambalaj üretimi için gereken Masterbatch’ler üretecek. Bu ürünler plastiklere eklendiğinde hava almayı sağlayacak mikro havalanma pencerecikleri oluşturuyor. Özellikle gıda ambalajlama da çok önemli bir teknoloji. Bu sayede sebze, meyve, peynir gibi temel gıdalar ambalaj içindeyken hava alabiliyor, böylece tazeliğini uzun süre koruyor. Uzun süre saklanabilen gıdalar ile israfın da önüne geçilebilecek. Ayrıca özellikle gıda ambalajlama da önemli bir rol üstlenen bu maddenin üretiminin ülkemizde gerçekleştirilecek olması sektör temsilcilerimize de büyük avantaj yaratacaktır” diyerek sözlerine son verdi.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

79


A. Schulman Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Avrupa, Orta Doğru ve Afrika’dan (EMEA) sorumlu Genel Müdürü Heinrich Lingnau, Türkiye’de yatırım yapmaktan memnun olduklarını belirtti

Türkiye yabancılar için yatırım üssü oluyor Açılış törenindeki konuşmasında A. Schulman Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Avrupa, Orta Doğru ve Afrika’dan (EMEA) sorumlu Genel Müdürü Heinrich Lingnau, açılışı gerçekleşen fabrika ile bölgedeki tüm müşterilerine yepyeni bir platformda daha etkin bir hizmet sunacaklarını ifade ederek şunları söyledi; “Bu tesisimiz bölgedeki müşterilerimize daha etkin hizmet vermek üzere oluşturulmuş yeni bir platformdur. Türkiye, bölge ticareti için ana geçiş noktası haline geldi. Bu da bize hızla büyüyen pazardaki payımızı arttırmamıza ve daha güçlü olmamıza olanak sağlayacak.” A. Schulman Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ekin Kurt; “Satıştaki hızlı ve karlı

80

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

büyümenin ardından, şimdi yeni bir başarıya daha imza attık. Türkiye’deki stratejik yatırımımızla gurur duyuyoruz. A. Schulman masterbatchleri müşterimizin ihtiyaçlarını karşılayan, yüksek performanslı çözümler sunan ve maliyet avantajı sağlayan ürünlerdir “diyerek görüşlerini paylaştı. ÜRETİM VE İSTİHDAM ARTIYOR Türkiye Yatırım Ajansı Başkanı Arda Ermut ise törendeki konuşmasında, A. Schulman ile Ajans olarak 2015 yılından bu yana geçen süreçte yakın çalıştıklarını belirterek şunları kaydetti; “İthalatın yoğun olduğu bir sektörde böyle bir yatırımın ülkemize gelmesinden dolayı mutluyuz. Ülkemizin istihdamına, üretim kapasitesine ve ihracat

gücüne katkı sağlayacak olmasından ötürü bu yatırımı önemli buluyoruz. Amacımız sadece yatırım değeri olarak değil aynı zamanda kritik sektörlerin değer zincirlerinde ülkemizin daha iyi konumlandırılması anlamında da katkı sağlayacak yatırımları ülkemize kazandırmak. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik açılış töreninde gerçekleştirdiği konuşmasında; çokuluslu şirketlerin dünya barışına ve huzuruna büyük katkı sağladığını; karar vericileri, emekçileri, bir araya getirerek hayırlı amaçlara hizmet ettiklerini ifade ederek yatırımın hayırlı olmasının temenni etti. P


MARKANIZ HEDEFİNE ULAŞSIN! FİLM

F OTO TA S A MED

MEDYA SATIN ALMA Marka bilinirliğini arttırmak için ulusal ve uluslararası tüm mecralarda firmanızın temsil edilmesi ve planlı satın alma hizmetleri

ĞR

AF

RIM

YA

TASARIM HİZMETLERİ

FOTOĞRAF ÇEKİMİ

TANITIM FİLMLERİ

Kreatif becerileri yüksek ekibimiz ile kurumsal kimlik oluşturma, masa üstü yayıncılık ve tüm çizgi altı tasarım hizmetleri

Profesyonel stüdyo ortamında ürün çekimi, dış mekan, organizasyon ve CEO imaj fotoğraf çekimi hizmetleri

Tanıtım filmi, belgesel, TV reklam ve 3D animasyon yapımlar, kongre ve organizasyon çekimleri için prodüksiyon ve postprodüksiyon hizmetleri

www.cacaajans.com

+90 554 740 19 16 PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

81


Kangjian Zhu, Borhce Yönetim Kurulu Başkanı ve Çin Plastik Makine Endüstrisi Birliği Başkanı

Borche akıllı üretimde çığır açıyor

Çin’in en büyük kuruluşlarından Borche, Akıllı Plastik Enjeksiyon Makineleri Tasarım teknolojilerini de kullanarak dünyadaki rakiplerine fark attı. Çin’den Amerika’ya birçok ülkede üretim yapan Borche, akıllı makineleriyle verimliliği zirveye çıkarıyor. 82

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV Okulu’na makine bağışı yapan Borche, 2015 yılında Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından “46 Akıllı Üretim Programına pilot uygulayıcı olarak seçilen ilk firma” oldu.

B

orche Machinery Co. Ltd., 2003 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin güneyinde Guangzhou şehrinde Plastik Enjeksiyon Makinesi konusunda teknik ve ticari deneyimi çok yüksek olan Mr. Kangjian Zhu ve güçlü ortaklar grubu tarafından kuruldu. O günden bugüne kadar kaliteden asla ödün vermeden Akıllı Plastik Enjeksiyon Makineleri Tasarım Teknolojisini de kullanarak, benzeri görülmemiş bir hızla büyüyen şirket, Çin Halk Cumhuriyeti’nin en güçlü 10 plastik enjeksiyon makinesi üreticisi ödülünü de alarak başarısını perçinledi. Yüksek Müşteri Memnuniyeti Sağlama takdir ödülüne sahip olan firma aynı zamanda Çin genelindeki ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer alıyor. Borche, kendisine ait üç farklı üretim tesisinde 700’den fazla çalışanıyla üretimini sürdürüyor; Guangzhou AR&GE ve üretim merkezi, Hangzhou tesisi ve yine Guangzhou Akıllı Üretim Teknolojileri Üretim üssü. 2013 senesinde Kuzey Amerika’da kurduğu üretim tesisi ile Amerikan pazarında da çok kısa zamanda kendisini kabul ettirdi. Çin Plastik Makine Endüstrisi Birliği’nin (CPMIA) üyesi Borche, 2015 yılında Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından “46 Akıllı Üretim Programına pilot uygulayıcı olarak seçilen ilk firma” oldu. Bununla birlikte 2016 yılında Ulusal Akıllı üretim yeni Model Programı tarafından pilot uygulayıcı olarak seçilen ilk Çin’li plastik makine üreticisi.

ULUSLARARASI DEV: BORCHE Çift plaka plastik enjeksiyon makineleri üretiminde uzman olan Borche, Avrupa’lı ekibi ile işbirliği içerisinde 2007 yılından beri çift plakalı makine üretirken, 2014 yılından beri de akıllı üretim tekniklerine odaklandı. Firmanın, Çin iç pazarı başta olmak üzere birçok ülkede farklı uygulamalar için sağladığı birçok akıllı üretim hattı bulunuyor. Borche yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletine bağlı Jacksonville’de Walmart için üretim yapan bir firmaya anahtar teslim proje teslimatı yaptı. Burada konu olan üretim hattı aynı zamanda UL sertifikası alarak plastik endüstrisinde bir ilke imza attı. Bahsi geçen üretim sistemi bir adet çöp kovası ve bir adet de kova olmak üzere iki hattan oluşuyor. Kova hattı bir adet BU800 (kapak ve diğer aksesuarlar) ve BU1500 (gövde) olmak üzere iki adet akıllı teknolojiler ile donatılmış çift plakalı plastik enjeksiyon makinesinden oluşuyor. Bu hatta 55 Litre, iki farklı tipte 68 Litre, 75 Litre ve 85 Litre kovalar üretilebilirken, kalıp değişimleri ve farklı paketleme biçimleri otomatik olarak yapılıyor. Dahası, Borhce’un üretim ve paketleme ile ilgili çözümleri sayesinde ürün et kalınlıkları 2-2.5 mm’den 1.5-1.8 mm’ye düşürülerek, ağırlıkta % 40 ve lojistik maliyetlerinde % 50 tasarruf sağlanıyor. Bunun bir sonucu olarak verimlilik arttırılmış ve tüm çevrim 42 sn de tamamlanmış oluyor. PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

83


BORCHE

PLAST EURASIA 2017 Fuarı’nda olacak

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan PlastEuroasia2017 fuarında, Borche ve Hastek işbirliği ile uzaktan müdahale-arıza giderme donanımı olan Borche IPHM sistemi ile donatılan bir adet çift plakalı plastik enjeksiyon makinesi sergilenecek. Çin Plastik Makine Endüstrisi Birliği Başkanı Kangjian Zhu, PlastEuroasia2017 ile ilgili iyi dileklerini iletirken şu ifadeyi ekliyor: “Çin Plastik Makine sektörü

olarak teknolojideki gelişmeler doğrultusunda Türk plastik sektörü ile işbirliğini arttırarak, birlikte daha güzel işlere imza atacağımızı ümit ediyorum.” RAKİPLERE GÖRE BİR ADIM ÖNDE Borche akıllı üretim hatları Amerika Birleşik Devletleri’ne UL sertifikası ile ihraç edilirken, bu alanda Çin’de üretilen ilk makineler olma özelliğini taşımaktadırlar. Industry 4.0 (Endüstri

Kova hattı bir adet BU800 (kapak ve diğer aksesuarlar) ve BU1500 (gövde) olmak üzere iki adet akıllı teknolojiler ile donatılmış çift plakalı plastik enjeksiyon makinesinden oluşuyor

84

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

4.0), bütün Dünyaya yayılırken, Borhce rakiplerine göre bir adım önde olmanın gururunu yaşıyor. Çin Plastik Makine Endüstrisi Birliği’nin (CPMIA) şu anki başkanı olan Borche Yönetim Kurulu Başkanı Kangjian Zhu, bu konuda önderliği üstlenerek Çin’ in Industry 4.0 yolculuğunun 2025 yılında Made In China sloganı ile daha ileri seviyelere taşınmasını hedefliyor. P


Come and visit us at Plast Eurasia Hall 7, Booth 731

No matter how you define success, A. Schulman can help you achieve it. We offer a rich, diverse product portfolio (Masterbatch, Engineered Thermoplastics, Specialty Powders, Engineered Composites, Distribution Services) along with world-class technical support to help understand and solve your most pressing challenges.

Our definition of success is helping you achieve yours.

Customized high-performance engineered composites, thermoplastic compounds, resins and masterbatches. www.aschulman.com Factory Address A. Schulman Plastik San. Ve Tic. A.S. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Gaziosmanpaşa Mahallesi 5. Cadde No: 5 Çerkezköy/Tekirdağ, Turkey Phone:+90 282 736 14 00

Head Office Turkey A. Schulman Plastik San. Ve Tic. A.Ş. FSM Mah. Poligon Cad. Buyaka 2 Sitesi Kule:3 D:61 34771 Ümraniye – Istanbul, Turkey Phone: +90 (0) 216 504 06 16 PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

85


Netpak Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı:

Uluslararası pazarda söz sahibi olabiliriz Ambalaj konusunda ülkemizin alt yapısını ve bilgi birikimini kullanarak; otomasyon sistemlerinde yaptığımız geliştirmelerle uluslararası pazarın büyük çoğunluğunu ülkemize kazandırabiliriz Netpak Ambalaj’ın kilometre taşları nasıl örüldü? 1983 yılı itibariyle Kayseri’de plastik ambalaj üretimine başladık. 1998 yılında Netpak Ambalaj’ı kurduk. 2000’li yıllara yaklaşırken tüm dünyada plastik poşetlerin yanlış kullanımları nedeniyle çevre sorunları ortaya çıkmaya başladı. Bu nedenle “Gelecekte çevre dostu ambalajlar neler olur?” sorusuna cevap aradık. 2005 yılında imalatımızı İstanbul’a taşıyarak; bu arayışlarımız neticesinde tüm Ar-Ge ve bilgi birikimimizle ‘Doğa Dostu’ nonwoven taşıma torbası üretimine başladık. 2008 yılına geldiğimizde üretimin büyük çoğunluğunun elle yapıldığı bu yeni sektörde otomasyonla üretime önem vererek; Ar-Ge çalışmalarımız neticesinde ultrasonik kaynak yöntemi ile yüksek kalitede ve uygun maliyetli nonwoven çantalar ürettik. Aynı yıl içerisinde ultrasonik kaynak yöntemiyle çanta üretiminde patent başvurusu yaptık. 2011 yılında ilk incelemeli patentimizi aldık (NR 2008 00712 B). Ar-Ge çalışmalarımıza istinaden mevcut durumda 23 adet patent ve faydalı model belgesi sahibiyiz.

86

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Ar-Ge’lerimiz neticesinde kendi teknolojisini üreten bir firmayız. Üretimde kullandığımız makinelerin %80’ini Ar-Ge bölümümüzde imal ettik. İştirakimiz olan ULTRAPAK Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile de bu makinelerin seri imalatını yaparak yurt içi ve yurt dışı pazarlarda satmayı hedeflemekteyiz. Dünya standartlarının üzerinde kalite ve yeniliklerle; Yurt dışı ve Yurt içinde oluşturduğumuz bilgi birikimimizle 2013 yılı itibariyle dünyaya açıldık. 4 yıllık süreçte ihracat yaptığımız ülke sayısını 30’un üzerine çıkardık. Yurt içi satış gelirlerimiz her yıl ciddi oranlarda büyürken; ihracat rakamlarımızın toplam satışımız içindeki payının 2017 içinde %50’yi geçeceğini öngörmekteyiz. Netpak Ambalaj olarak, otomasyon sistemlerine yaptığımız yatırımlar ve ar-ge çalışmaları sayesinde katma değerli ürünler üretmekteyiz. Türkiye ihracat kg değeri 1,37 $, ambalaj sektörü ortalama ihracat kg değeri yaklaşık 2 $ iken; Netpak Ambalaj olarak katma değerli ürünlerimizle ortalama ihracat değerimiz 4 $ düzeyinde gerçekleşmekte. Böylece petrol ithal eden bir ülke olarak bu üründe yüksek bir katma değer yaratarak ülkemize kazandırmaktayız. Ülkemizin plastik sektöründe Avrupa’da ikinci ve Dünya’da altıncı olarak sergilediği başarıyı, ultrasonik kaynaklı nonwoven taşıma torbası üretiminde de gösterip; bir üretim üssü haline gelebilmesi için çalışmaktayız. Bu çalışmalarımızın neticesinde bu yıl İDMİB’ten ‘İhracatta Fark Yaratanlar’ Ödülü aldık. Yeni yatırım planlarınız var mı? Mevcut durumda nonwoven taşıma torbası üretim kapasitesi olarak Avrupa’nın en büyük firmalarından biriyiz. Bu yıl içinde; Yurt içi ve Yurt dışı taleplerine istinaden kapasitemizde %30 bir artış gerçekleştirmek için makine ve altyapı yatırımı yaptık. Bu hızda büyürken tesis altyapı anlamında ihtiyaçlarımız çok hızlı şekilde artmaktadır. Mevcut fabrikamıza 2014 yılında taşınmış olmamıza karşın yeni yer ihtiyacımız çok hızlı şekilde oluştu. Bu talebe istinaden Hadımköy civarında organize sanayi içerisinde arsa alarak 20.000 metrekare kapalı alana sahip yeni bir fabrika inşaatı yapmayı

planlamaktayız. Yatırımlar konusunda devletimizin de ciddi destekleri yer almaktadır. Bu sektördeki katma değerli ve büyük pazar nedeniyle özel desteklerin de olacağını umut ediyoruz. Aldığınız patentlerle ilgili neler söyleyeceksiniz? Ambalaj sektöründeki bilgi birikimimizi kullanarak; çok yeni olan bu sektörde birçok yenilik yarattık. Laminasyonlu nonwoven, nonwoven atlet poşet ve laminasyonlu jüt ürünleri tam otomasyon sistemiyle ultrasonik kaynaklı olarak üretimlerini yapmaktayız. Yarı otomatik kulplama sistemleri ve yarı otomatik dip yapışma sistemleriyle de ultrasonik kaynak sistemiyle 3 boyutlu çantalar üretmekteyiz. 10 yıllık süreçte Ar-Ge ve makine bölümümüze yaptığımız yatırımlar sayesinde otomasyonla kulplama ve dip kaynak sistemlerinde, sektörümüze Dünya’da benzeri olmayan çözümler geliştirmiş bulunmaktayız ve geliştirmeye devam etmekteyiz. Çalışmalarımızın neticesi olarak 2011 yılında TPE’nden ilk ultrasonik kaynaklı nonwoven bez çanta üretim patentimizi aldık. Mevcut durumumuzda 2’si Avrupa Patent Ofisi tarafından ve 5 adedi Türk

Patent Ofisi’nden incelemeli olmak üzere 7 patent ve 16 faydalı modelimiz mevcuttur. Patentini aldığımız buluşları üretecek makineler için de aynı zamanda patent sahibiyiz. Yine bu makineleri de iştirakimiz olan Ultrapak Makine A.Ş. üretmekte ve seri üretimimize entegre etmekteyiz. Bu geliştirdiğimiz sistem ve ürettiğimiz ürünlerle de; İstanbul Sanayi Odası tarafından verilen ‘Çevre ve Enerji Ödülü’nü 2014 yılında aldık. İMMİB Hezarfen Projesi ‘İstanbul Patent Başvuru Birinciliği’ni 2015 yılında 2010-2014 dönemi için almaya hak kazandık. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen ‘Verimlilik Ödülü’nü 2015 yılında baskı ve laminasyon sistemlerini tek makinede birleştirerek almaya hak kazandık. İDMİB tarafından 2016 yılında ‘İhracatta Fark Yaratanlar Ödülü’ne; 2013 yılında başladığımız ihracat serüvenimize 4 yılda 30’un üzerinde ülkeye ihracat başarımızın karşılığı olarak layık görüldük. Avrupa Patent Ofisi’ne müracaat edip, aldığımız makine ve otomat patentleriyle dikkatlerini çekerek Avrupa Patent Ofisi’nin Türkiye’de ziyaret ettiği ilk KOBİ’yiz.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

87


Bez çantada

yeni trendler

Başarılı bir aile şirketi olarak diğer aile şirketlerine önerileriniz var mı?

Netpak Ambalaj aile şirketidir. Tüm bölümlerimizde profesyonel yöneticiler kendi sorumluluk alanlarında işlerinin yönetiminde özgür şekilde hareket etmekte. Önemli kararlarımızı ve yatırım planlarımızı tüm yönetim ekibimizle eşit söz haklarımızın olduğu toplantılarımızda almaktayız. Bu sayede daha hızlı ve doğru kararlar alabilmekteyiz. Aile şirketi olmaktan mutluyuz. Orta vadeli planlarımıza istinaden her geçen gün bölümlerimizi genişleterek; bölümler arası iletişimin güçlü olduğu ve hızlı işleyen kurumsal bir alt yapı kurmaktayız. Kurumsallaşmayı bir kalıp olarak almak yerine; profesyonel yöneticilerin hızlı karar alabildiği bir sistem kurmaları ve sorumluluk almalarının şirketleri ileriye taşıyacağını düşünüyorum. Bez çantalarla ilgili yeni trendler neler? 2018 yılında bizi bekleyen yenilikler var mı?

Endüstri 4.0 tüm dünyada hızla yayılırken sektörümüzdeki en önemli yenilik de otomasyon sistemlerine yönelim olacak. Sektör bilançolarımız büyük hızla büyürken; öncüsü olduğumuz otomasyon sistemiyle üretim her geçen gün daha da fazla önem kazanmakta. Üzerinde çalıştığımız projeler ve patent başvurularımız neticesinde manuel üretimin neredeyse tamamını otomasyon üretimine çevirmekteyiz. 2017 başında iç süreçlerimizi daha iyi yönetebilmek amacıyla tüm CRM, üretim, muhasebe ve operasyon süreçlerimizde ERP

88

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

sistemine geçmiş bulunmaktayız. Bu sayede yalın yönetim anlayışıyla daha kaliteli ürünleri üretirken iç süreçlerimizi daha verimli hale getirebilmekteyiz. Tüm bu iyileştirmeler neticesinde Uzakdoğu ile kıyaslanınca hammadde maliyetlerimiz daha fazla olmasına karşın dünya piyasalarında yüksek kaliteli ürünlerle bile fiyat rekabetine girebilmekteyiz. Otomasyon ve endüstri gücümüzle rakiplerimizin otomasyonla üretemediği ürünleri, dünya standartlarının üzerinde bir kaliteyle Avrupa başta olmak üzere, Kuzey Afrika ve Amerika ülkelerine ihraç etmekteyiz. Birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalara istinaden plastik poşet kullanımına düzenleme gelirken, petrol ithal eden bir ülke olarak ülkemizin çıkarları gözetilerek bazı düzenlemelerin gerekliliği gündeme gelmiştir.

Bu düzenleme çevrenin korunmasına ciddi katkı sağlarken cari açığımızın azaltılmasına da pozitif katkı sağlayacak. Bir örnek vermek gerekirse yapılan araştırmalar neticesinde 70 gsm nonwoven bir çantanın ortalama kullanım süresinin 104 kez olduğunu görmekteyiz (Comparison of existing life cycle analysis of shopping bag alternatives ABN 76 104 485 289) Böylece her alışverişinde 2-3 plastik poşet kullanan bir birey; bez çanta kullanarak 200-300 adet plastik poşetin tüketimini engellemiş olabilecek. Ambalaj sektörü dış ticaret fazlası vererek ekonomiye ciddi katkılar sağlamakta. Bu değişimle iç tüketimimiz daha da azalacak ve böylece kaynaklarımızı ülkemize faydalı farklı projeler için değerlendirebileceğiz.


Hidrolik Enjeksiyon Ünitelerinde Yeni Jenerasyon Daha fazla hassasiyet, ergonomi ve verimlilik Enjeksiyon üniteleri kapama ünitesi ile beraber enjeksiyon makinesinin kalbini oluşturur. Bu iki merkezi ünite makinenin performans ve verimliliğinden sorumludur. ENGEL hidrolik enjeksiyon ünitelerini geliştirerek size başarılarıyla kendini ispat etmiş ENGEL Victory ve ENGEL Duo enjeksiyon makineleri serisini sunuyor. Bu makineler yeni enjeksiyon ünitelerinin sağladığı yenilikçi özellikleri sayesinde daha yüksek hassasiyet, ergonomi ve verimliliğe ulaşıyor.

Hassasiyet – Daha hassas enjeksiyon IQ weight control

parça ağırlığı (gr)

Yeni enjeksiyon üniteleri daha kaliteli bir baskı sürecini ve kusursuz bir enjeksiyonu mümkün kılar. Isı silindiri içindeki ısı kontrol aralığı, besleme bölgesi içindeki topaklanmayı emniyetli bir şekilde engellemek ve plastik ham maddesinin daha fazla nem emmesini önlemek için genişletilmiştir. Geliştirilmiş enjeksiyon pistonu tasarımı baskının daha düzenli ve kararlı olmasına büyük katkı sağlamaktadır. Ortam koşulları ve ham madde dalgalanması durumunda bile istikrarlı bir baskı süreci sağlamak için ENGEL, bu tür değişiklikleri tespit eden ve aynı enjeksiyon baskısında otomatik olarak dengeleyen ‚akıllı baskı ağırlığı kontrolü‘ (IQ weight control) yazılımı geliştirmiştir.

IQ weight control olmadan malzeme nem miktarı değişkenliği

Ergonomi – Daha hızlı silindir değişimi ENGEL hidrolik enjeksiyon makinelerinin yeni tasarım özellikleri hem makine operatörü hem de bakım teknisyeni için ergonomiktir. ENGEL duo enjeksiyon makinelerinin anahtar dolaplarının ve pompalarının yeni düzenlemesi, bu bölgelere erişilebilirliğin kolaylaşmasına sebep olmuştur. Isı silindirini değiştirirken sökülebilen silindir, bundan böyle ek ekipmana ihtiyaç duymadan makinenin yanına alınabilir. Isı silindiri sabit ayaklıdır, takmak veya sökmek için özel aletlere ihtiyaç yoktur. Bu yeni tasarım ile ENGEL, hızlı kalıp bağlama prensibini ısı silindirinde uygulamış ve söz konusu işlemi hızlandırmıştır.

Verimlilik – Daha da fazla enerji tasarrufu daha az ısıtma

Yeni nesil besleme boğazı soğutma performansına ek olarak yeni nesil enjeksiyon grubuna sahip Engel Victory ve Engel Duo hidrolik makinelerinde Ecodrive standart olarak sunulmaktadır. Bu iki özellik enerji verimliliğinizi arttırmaktadır. Engel’in uzun yıllardır kullandığı daha az soğutma enerjisi servohidrolik tahrik sistemi yeni makine modellerinde standart olarak sunulmaktadır. Yüksek enerji verimliliği makinenin pompasının ihtiyaç duyulan hidrolik debisine göre çalışmasından kaynaklanmaktadır. Eğer makine herhangi bir hareket yapmıyorsa (örneğin soğuma zamanı gibi) motorlar çalışmıyor ve enerji tüketmiyor. Ayrıca bu sayede makineler çok daha sessiz çalışıyor ve hidrolik yağ ısısı her zaman düşük seviyelerde kalıyor. Bu aynı zamanda hidrolik yağ soğutması için harcanan enerjinin de düşük kalmasına sebep oluyor.

www.engelglobal.com PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

89


Pazar araştırmalarında son kullanıcılardan çok güzel geri dönüşler almaktayız. Bazı markalar için ürettiğimiz ürünlerin 5 yıl gibi uzun süreler sonrasında bile kullanıldığını görebilmekteyiz. Bir marka için böyle bir reklam ve müşteri referansı oluşturmanın mümkün olduğu farklı bir ürün göremiyoruz. Kurumsal müşterilerimiz de ürünlerin reklam avantajlarını ve çevreye sağladığı bu faydaları dikkate alarak özellikle son yıllarda ürünlerimize yüksek ilgi göstermektedirler. Interpack Fuarı nasıl geçti? Gözlemlediğiniz yenilikler var mı?

3 yılda bir yapılan Interpack Fuarı’na ikinci katılımımız gerçekleşti. Genel olarak yaptığımız değerlendirmelerde nonwoven ambalaj sektöründe yüksek bir gelişme olmadığını gördük. Bu nedenle firmamızdaki yenilikler ziyaretçilerimiz tarafından çok yüksek ilgiyle karşılandı. Bu nedenle de sektörümüzde öncü bir firma olduğumuzu daha iyi anladık. Her iki fuarda da, bünyemizdeki patent, know-how ve kapasitelerimiz sayesinde çok önemli ambalaj firmalarından işbirliği ve ortaklık teklifleri almaktayız. Ülkemiz ve sektörümüzün büyümesine katkı sağlayacak şekilde bu teklifleri değerlendirme aşamasındayız. Katılımcı sayılarımızı ve talep miktarlarını incelediğimizde 2014’teki fuara göre sektörümüze olan ilginin ve talebin ciddi oranda arttığını söyleyebiliriz. Bu artışın nedeni birçok ülkede plastik poşet kullanımına getirilen düzenlemelerdir. Netpak Ambalaj olarak yüksek kalite ve kapasiteye karşın uygun fiyatlarla yaptığımız üretimler sayesinde uzun dönemli anlaşmalar yaparak fuarı bitirdik. Avrasya Ambalaj Fuarı tanıtımının da başarılı şekilde yapılması ülkemiz adına bizleri mutlu etti. Ekonomik anlamda 2018 beklentilerinizi alabilir miyiz?

Global ekonominin ve tüketim

90

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

alışkanlıklarının, toplumların bilinçlenmesiyle birlikte daha sürdürülebilir ve çevreci ürünlere yöneldiğini görmekteyiz. Bu nedenle insanlara fayda sağlamayan ürünler çok daha hızlı şekilde miyadını doldurmakta. Doğru ürün üreten ve geleceğe yatırım yapan firmalar büyürken, sürdürülebilir olmayan ürünleri üreten firmalar her geçen gün gerilemektedir. Netpak Ambalaj olarak yeni yatırımlarımızla 2018 yılında da %50’nin üzerinde bir büyüme öngörmekteyiz. Bez çantalarda tasarım konusu da öne çıkıyor. Tasarım konusunda yeni trendler var mı?

Bez çantalar; bir araç değil insanların taşımak isteyeceği şık bir tasarım ürünü olmalı. Bu amaçla bünyemizde kurumsal iletişim ve grafik tasarım ekibimiz çalışmakta. Ürünlerin her yerde kullanılabilmesi amacıyla daha çok desen ve daha küçük logo tercih etmekteyiz. Müşterilerimizin birçoğundan sadece kurumsal tasarım bilgilerini almaktayız. Sonrasında grafik ekibimiz müşterimizin taleplerini analiz etmekte. Bu analizlere istinaden müşteri taleplerini karşılayan; insanların uzun süre kullanmak isteyeceği doğa dostu ürünleri farklı ve şık şekilde tasarlamaktayız. Yüksek kalitede baskı teknolojileri kullanarak baskılarını gerçekleştirmekteyiz. Bu sayede yaptığımız

Eklemek istediğiniz son husus nedir?

Netpak Ambalaj olarak en büyük hedefimiz ülkemizi bu sektör için en büyük üretici haline getirmektir. Bu amaçla ambalaj sektöründe bulunan, bu sektöre girmek isteyen ya da plastik poşet üretim tesisini ultrasonik nonwoven üretim tesisine dönüştürmek isteyen firmalarla birlikte projeler yapmak ve bilgi birikimimizi kendileriyle paylaşmak istemekteyiz. Dünya’da milyarlarca $ büyüklükte olan bu sektör günümüzde Uzakdoğulu firmaların eski sistem üretimleriyle ilerlemektedir. Ambalaj konusunda ülkemizin alt yapısını ve bilgi birikimini kullanarak; otomasyon sistemlerinde yaptığımız geliştirmelerle pazarın büyük çoğunluğunu ülkemize kazandırabiliriz. Bu pazarlara yakınlığımız, yetişmiş insan gücümüz, bilgi birikim ve uzun süreli tecrübelerle kazandığımız teknoloji alt yapımız ülkemizin üretimdeki gücüyle birleşerek bizi çok avantajlı kılmaktadır. Plastik sektörümüzün Avrupa’da 2. olarak gösterdiği başarıyı nonwoven çantalarda en güçlü ülke olarak çıtayı çok daha yukarılara çıkarmak yapılacak düzenlemelerle ve birlikte oldukça kolay olacaktır. Netpak Ambalaj olarak bu süreçte; ülkemizin ilerlemesi adına üretimi planlayan firmalara bilgi birikim ve ArGe’mizle destek olmaktan mutluluk duyacağız. P


Herşey control altında UNILOG B8 Kontrol sistemi Pazarın en gelişmiş kontrol sistemi: • WITTMANN 4.0 ile çevresel ekipmanların ful entegrasyonu • Tüm WITTMANN Grup ürünlerinde, standart LED durum göstergesi • 21,5" ekran • Ful HD çözünürlük (1920 x 1080) • Çoklu dokunmatik • Mekanik olarak döndürülebilen ekran • Çoklu kopyalanabilir makine ayar noktaları • Renkli makine durum göstergesi • Ekran bölebilme özelliği • Manuel hareketler için membrane tuşlar • RFID kullanıcı erişimi (giriş / çıkış) -Anahtar kartı ve anahtar kolye vasıtasıyla • Hareket kontrol

yakınlaştır

kaydır

WITTMANN BATTENFELD Plastik Makineleri Ltd. Şti.

Küçükyali iş merkezi | Girne Mahallesi, Irmak Sokak | F Blok No: 20 | TK-34852 Maltepe Istanbul Tel.: +90 216 550 93 14 | Fax: +90 216 550 93 17 | info.tr@wittmann-group.com PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

91


92

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

93


İÇİNİZİ ISITACAK

sağlıklı kış içecekleri

Soğuk ve uzun kış günlerinde size eşlik eden içeceklerden hangisini tercih edersiniz? Pek çok kişi üşüten kış günlerinde hasta olmamak için damak tadına uygun olduğu kadar sağlığına da fayda sunacak şifalı içecekleri tercih eder. Kış içeceklerinden en favorileri salep ve bozadır. Salep ve bozanın yanı sıra bitki çayları da hem içinizi ısıtır, hem şifa kaynağı olup sizleri hastalıklara karşı korur. Ihlamur, ada çayı bunlardan en meşhur olanları. Hem içimizi ısıtan, hem sağlığınızı korumanıza yardımcı olan bu içeceklerin faydaları saymakla bitmez. İşte, en çok tercih edilen 5 kış içeceği… IHLAMUR: Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, C ve P vitamini, reçine ve enzimler bulunuyor. Ihlamurun yemek hazmını kolaylaştırıcı etkisi bulunuyor. Mide problemi çeken insanlar ıhlamuru, yaklaşık 1 tatlı kaşığı bal ile tükettiklerinde mide hazmını kolaylaştırmış olurlar. Ayrıca ıhlamur bağışıklık sisteminin güçlenmesine sebep olduğu için kış aylarında karşılaştığımız nezle ve gribe karşı da panzehir etkisine sahiptir.

94

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

SALEP: Salebin müsilaj özelliği dokular üzerine yumuşatıcı etki yapar, bir nevi dokunun üzerine koruyucu bir katman oluşturur. Özellikle mide rahatsızlıklarında etkili olan salep, hazmı kolaylaştırarak mideye iyi gelir. Bunun yanı sıra tarçınla tüketiminde ise özellikle üst solunum yollarında fayda sağlar. Salep öksürük ve bronşite iyi gelir. Tarçın ile tüketilen salep ayrıca tarçının kan şekeri dengesini sağladığı için tokluk verir ve tatlı isteklerini azaltır. Özellikle şeker yerine tatlandırıcı ile tüketilen salep hem tatlı isteğini giderir, hem de tok tutar bu yüzden diyet yapanlara tavsiye edilir. ADA ÇAYI: Ada çayı bitkilerin arasında daha kuvvetli bir antioksidan olarak bilinir. Antioksidan özelliğiyle bağışıklık sistemini güçlendirir grip ve nezle gibi hastalıklara yakalanmayı önler. Ayrıca antioksidan özelliği ile kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili olur. Ada çayı yemek sonrası içildiğinde hazmı kolaylaştırır.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

95


BOZA Darı irmiği, su ve şekerden üretilen bozanın faydaları oldukça fazladır. Bünyesinde A ve B vitaminlerinin dört türü ile C ve E vitaminleri mevcuttur. Mayalanması sırasında ürettiği

YEŞİL ÇAY Siyah çayın kafein içeriği yeşil çaya göre daha yüksek, yeşil çayın polifenol içeriği siyah çaydan daha fazladır. Siyah çayın dehidratasyon ( vücuttan su atımı) etkisi vardır, yeşil çayın böyle bir etkisi yok. Ayrıca yeşil çayın antioksidan aktivitesi vardır. Yapılan araştırmalarda yeşil çayın; göğüs, pankreas, kolon kanserleri üzerinde koruyucu etkisi ortaya çıkmış. Aynı zamanda kardiyovasküler hastalıkların oluşum riskini azaltır ve damar tıkanıklığını engeller. P

96

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

laktik asit ise ender gıda maddelerinde bulunuyor ve bu değerli asit türünün hazmı kolaylaştırıcı etkisi oluyor. Süt yapıcı özelliği nedeniyle emzikli kadınlara ve vitamin-enerji kaynağı olarak sporculara

tavsiye edilir. İçeriğinde yağ yok fakat şeker olduğu için gün içinde 1 bardaktan fazla içilmesi önerilmez. İçindeki aktif mayalarla barsak florasını düzenler ve probiyotik etki gösterir.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

97


Plastik sektörünün duayen ismi Nahit Kemalbay:

Bize ihracat yapmayı Turgut Özal öğretti Öğrenciyken fabrikada işçi olarak çalışmaya başladım. Üniversiteyi bitirip askerden döndükten sonra ticarete atılıp kendi işimi kurdum. Özal, uçakla bizleri yurt dışına götürüp ihracat yapmamızın önünü açtı.

Plastik sektörünün önemli isimlerinden biri olarak yaşam öykünüzü özetler misiniz? 1948 Ardahan doğumluyum. İlk ve ortaokulu Ardahan’da, lise eğitimimi (o zamanlar Ardahan’da lise olmadığından) Kars’ta bitirdim. Kars Lisesi’ni tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım. Üniversiteyi bitirdikten sonra kısa dönem 4 aylık askerlik görevimi tamamladım. Üniversitede okurken 4 yıl boyunca

98

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

hem okudum, hem de bir plastik fabrikasında çalıştım. Üniversite ve vatani görevim bittikten sonra kendi adıma iş kurmaya karar verdim. Plastik sektöründe çalışmaya başlamanız bir tesadüf müydü? Plastik fabrikasında çalışmam bir tesadüf değildi, çalışmak zorunda olduğum içindi. Çünkü ben köylü bir ailenin çocuğuyum. Ailemin ekonomik imkânları kısıtlı olduğundan üniversiteyi okumak

için aynı zamanda çalışmam ve iş hayatına atılmam gerekiyordu. O dönemlerde liseyi bitirmek ve iş bulabilmek önemliydi. Önce işçilikle başladık tabii. Lise mezunu olduktan sonra fabrikaya işçi olarak girdim. Sonra o zamanki patronum beni ustabaşı yaptı. Ardından Şef ve 4 yıl içerisinde müdür oldum. Müdür olduktan sonra askerlik görevimi de tamamladım. Askerlik bittikten sonra ticarete atılıp sanayici olmaya karar verdim.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

99


Ticarete ilk adımı nasıl attınız, ilk firmanızın ismi neydi? İlk firmamızın ismi Özen Melamin’di. Özen ismi, özenmekten geliyor. Patronuma özendiğim için bu ismi seçmiştim. İlk kurduğum işyeri Bayrampaşa Seymen Sokakta aşağı yukarı 50 metrekarelik atölyeydi. O dönemlerde Türkiye’de sanayi daha emekleme safhasındaydı, sermaye yoktu, bugünkü standartlara göre en büyük sermayeler bile küçüktü. Bilgi yoktu, teknoloji yoktu. Herkes birbirinden öğrendiği işleri yapıyordu. Bende İşletme mezunuyum, yani sanayi alanında teknik biri değilim, ona rağmen teknik olanlarla da aynı işleri yapıyorduk. Üretimi seviyordum, üretmek hoşuma gidiyordu, ortaya güzel bir şey çıkarmanın keyfini alıyordum. Bir ürünün dizaynını ve planını yapıyorsan fiziki olarak görünümünü meydana getirdiysen demek ki o da senin üretimindir, yaratmandır, katkındır. Ben bunu bu şekilde düşünüyordum. İlerleyen zamanlarda ise tabak, melamin sofra takımları vs. ürettim. Bayrampaşa’daki ilk atölyemde evde kullanılan tasların üretimini yapıyor ve Tahtakale’de satıyordum. Bu şekilde üretip satmaya başladık, sonraları biraz daha ilerleyerek tabakları çeşitlendirerek geliştirdik, Plastik kaplar yapmaya başladık. O dönemlerde Türkiye’de inşaat sektörü ilerlediğinden dolayı klozet kapağı ihtiyacı duyuldu ve biz bu işe de girdik. Aynı malzemeden klozet kapağı yapmaya başladık. Klozet kapağı yaparken banyo aynası, aksesuarı, plastik işleri ve aksamları da gündeme geldi, onları da yapmaya başladık. Her geçen gün halka genişlemeye başladı. Bayrampaşa’da birkaç yer tutup işleri büyüttük. Ardından da sanayi sitelerine taşındık. Sonraları bulunduğumuz yerler de yetmemeye başladı ve Güngören’e geldik. Özen Melamin’den, Özbay Melamin’e geçişiniz nasıl oldu? O dönemde Güngören’de yer alıp fabrika binası yapmak istedim. Hayal ettiğim şekilde bir yer olsun istedim. Güngören’de, Kale Sanayi Mahallesi’nde binamı yaptım. Sonrasında tüm taşlar zamanla yerine oturdu. Çalıştırdığım işçi sayısı ve iş kapasitem yükseldi. Şirketin 100

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

ortakları kardeşlerden oluşuyordu ve kardeşler arasında ayrılık oldu maalesef. Özen Melamin’i ağabeyime bırakıp, Özbay Melamin’i kurdum. Sistemi oturtarak ve şirketlerin bazı statülerinden faydalanmak adına Anonim Şirket olarak firmamı büyüttüm. Gerek yapı malzemeleri, klozet kapağı, banyo aksesuarları bakımından, gerekse de melamin sofra takımları alanlarında büyüdük ve Türkiye’nin bu sektöründe büyükleri arasında yer almaya başladık. O günlerdeki rekabeti anlatır mısınız? O günkü Türkiye şartlarında mal satıyorduk fakat İhracat yoktu. 67 vilayet vardı o zaman. 67 vilayette herkesin müşterileri vardı. Herkesin belli pazarlarda payı vardı. Rekabetimiz iç pazardaydı, sonra Libya hikayemiz çıktı, Libya’dan siparişler alınmaya başlandı. TürkiyeLibya ile ihracatla ilgili özel bir anlaşma yaptı. Anlaşmadan sonra

Libya, Türkiye’den mal almaya başladı, aldığı mal kapasitesi çok büyük bir potansiyele sahipti. Bütün plastik sektörü ve melamin sektörü birdenbire şahlandı. Herkes rahat nefes aldı ve ihracatın tadını almaya başladık. Daha sonra merhum Turgut Özal döneminde ihracat konusunda ciddi atılımlar oldu. Bütün iş adamlarını uçaklara alıp, ihracat pazarı ülkelere götürdü. Bizim de kendisiyle seyahatlerimiz oldu. Her gittiğimiz yerde mal satmamızı sağladı, her sektörün önünü açtı. Bizlere ihracatın püf noktalarını öğretti. O dönemlerde döviz taşımak yasaktı. Özal bununla ilgili yasakları kaldırdı. Dövizin kuvvetli olmasını sağladı ve ticarette bunun büyük avantajları oldu. O avantajlar olunca da artık herkes ihracatın kazancını görmüş oldu ve tabii ki bizde gördük. Ondan sonra dünyaya açılmaya başladık. Böylece ihracat kanallarımızı geliştirmiş olduk


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

101


PAGEV Genel Sekreteri Ertan Güneş,Özbay Melamin Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kemalbay ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Özal döneminden sonra sektörle bugünlere kadar uzanan ilişkilerinizi aktarır mısınız? Özal’dan sonraki sektörle ilişkilerimiz ticari anlamda rekabet olarak iç piyasada çok sert geçmeye başladı ama dışarıya herkes kendi kalitesine göre mal üretiyordu. Böylece dışarıda büyük sıkıntı çekmiyorduk ama içeride fiyatlar birbirini vuruyordu. O bakımdan genelde dışarıya bir yönelim oldu. Sanayiciliğinizin yanı sıra Sivil Toplum Kuruluşlarında da etkinliğiniz var. Bu alanda neler yapıyorsunuz? O dönemlerde, Sivil Toplum Kuruluşlarının açılmasına önem verdik. Sağ olsun Muammer Yüceler ağabeyin öncülüğünde (her zaman takdirle anarız) sektöre çok emek verildi. Bizde onunla birlikte aynı kadrodaydık. PAGEV’in kuruluşunda Muammer Bey ile beraber çalıştım. Tahtakale’de dükkan dükkan gezdik, Vakfın ne yapacağını, neler yapacağını insanlara anlattık, herkes çevresindeki insanları ikna etti. İnsanlar ilk zamanlar sivil toplumculuğa karşı biraz daha katı bakıyordu. Herkesin kafasında bir acaba vardı ve bu birleşmelere soğuk bakıyorlardı. İnsanlara tek tek anlattık, izah ettik. Birlikten 102

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

kuvvet doğar mantığıyla hareket ederek birleşip, beraber bir şeyler yapmamızın daha doğru olacağını anlatıyorduk. PAGEV kurulduğunda PAGEV’in Yönetim Kurulunda da bulundum. O dönemlerde PAGEV’in hemen hemen tüm faaliyetlerinde; fuarlarda, eğitimde, yurt içi ve yurt dışındaki çalışmalarda, devletle olan ilişkilerin hepsinde büyük rol oynadım. Tabii Odalar da vardı hayatımızda. Ben İstanbul Ticaret Odası’nda 4 dönem yani 16 yıl plastik sektörünü temsilen mecliste bulundum. 1 dönem de yönetimde bulundum. 3 dönemde mecliste bulundum. Ayrıca 3 dönemde İstanbul Sanayi Odasındaydım, hatta 3,5 dönem, 14 yıldır da Sanayi Odasında görev yapmaktayım. Son 4 yıldır da Yönetim Kurulundayım. Sanayi Odasının diğer bölümlerinde de meclis üyeliği yaptım. İstoç’un öyküsünü anlatır mısınız? Neden böyle bir ihtiyaç doğdu? Buradaki plastikçilerin bir araya gelmesine nasıl ön ayak oldunuz? Tahtakale’nin Mercan bölgesinde çok sağlıksız ve çok küçük yerlerde iş yapıyorduk. Dar ve küçük bir bölgeydi. Hanların altlarında, bodrum katlarında ve yüksek

katlarda iş yapılıyordu. Kendi arabamızla kapının önüne gelip iş yapabileceğimiz ve kendi yerimizde üretim yapabileceğimiz işletmenin hayalini kuruyorduk. Buna benzer örnekler vardı, zamanında Konya’da böyle bir sistem vardı. Biz de böyle bir yer yapmaya karar verdik ve uygun yer arayışına girdik. Tahtakale’de bir üye taraması yaptık. Üye taramasından sonra da böyle bir projeye ne kadar firmayı dahil edebileceğimizin fizibilitesini yaptık. Talepleri topladık. Plastik sektörüyle ilgili ciddi bir talep ile karşı karşıya kaldık. Binlerce kişiden oluşan bir liste oluşturduk ve bu iş gittikçe büyüdü. Bununla ilgili yer aramaya başladık, bize uygun bir yer olmalıydı. O zamanın şartlarından bahsediyoruz yani 39 sene öncesinin şartları. Zamanında buralarda hiçbir şey yoktu. O zaman arsa ofisi vardı şimdi TOKİ’ye devredildi. Arsamızın yerine şimdi TOKİ bakıyor. Bütün emlak işlerine o bakıyor. O zaman arsa ofisi Maliye Bakanlığına bağlıydı. Bu işin tam zamanı 1980 ihtilali sonrasına tekabül ediyor. Burası o zaman Bakırköy’e bağlıydı. Bakırköy’ün il sınırları içerisinde Mahmutbey’de istediğiniz gibi bir arsa var ve 1 milyon 100 bin metrekare büyük bir arsa, bu arsayı çapını ve krokisini alarak gidip gördük. Gördük ama o tarafa yol yok ancak karşısından görebildik. Hayal kırıklığı oldu mu? Hayal kırıklığı olmadı. Rahmetli Özal’ın o gün Edirne Otobanı’nın projesi yeni başlamıştı. Yol buradan geçecek dediler. Yol buradan geçecekse zaten problem yoktu. Çünkü arabanın girmediği bir bölgeydi. Yolun geçecek olması bizim için daha iyi olacaktı, hem mevkisi hem de büyüklüğü bakımından bizim için uygun bir yerdi. İstoç o günlerden bugünlere geldi. Genç meslektaşlarınıza son mesajınız nedir? Plastik vazgeçilmez bir malzeme, Türkiye Plastik Sektörünün daha da büyüyeceğine inanıyorum. Bu yüzden işletmelerimizin teknolojiye, yeniliğe eğilmeleri ve katma değeri yüksek ürünler üretmeleri çok önemli. Disiplinli çalışmak ve zorluklara karşı mücadele etmek gençlerimizi başarıya mutlaka ulaştıracak. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

103


En yeni züccaciye ürünleri Zuchex Fuarı’ndaydı

İstanbul’da gerçekleştirilen ve 500 firmanın katıldığı Züchex Fuarı’na, Tüyap ev sahipliği yaptı. Züccaciye sektörünün en önemli markalarının yer aldığı fuarda PAGEV üyesi firmalar dikkat çekti.

Z

üccaciye sektörünü biraraya getiren Uluslararası Züccaciye ve Hediyelik Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri Fuarı (ZUCHEX), Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Tasarım odaklı markalar ve satın almacılar için en cazip ve tercih edilen fuar olarak sürekli gelişim ve yenilikçi faaliyetlerini sürdüren ZUCHEX Fuarı’nda; züccaciye, ev tekstili, hediyelik ve dekoratif eşya, elektrikli ev aletleri, plastik ev gereçleri gibi birçok ürün sergilendi. Eylül ayında yapılan fuara sektör mensubu 500 firma katıldı. PAGEV’in birçok üyesinin de stantlı olarak yer aldığı fuara PAGEV Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşan heyet ile çalışma ziyareti

104

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

gerçekleştirildi. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, EVSİD Başkanı ve PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi Burak Önder ile Yönetim Kurulu Üyeleri Eren Ünlü ve Orhan Göçer’den oluşan heyet plastik sektöründe mutfak eşyaları alanında iştigal eden sektör temsilcileri ile bir araya geldiler. Sektörün genel durumu, gelişimi, sorun ve çözüm imkânları çerçevesinde gerçekleşen ziyaretler son derece verimli geçti.

PLASTİK EV VE MUTFAK EŞYA İHRACATI ARTIYOR 2017 yılının ilk 6 ayında plastik ihracatında en dikkat çeken yükseliş plastik ev ve mutfak eşyaları ürün grubunda yaşandı. Mutfakların vazgeçilmezi plastik ürünlerini dünyanın pek çok ülkesine ihraç eden sektör 197 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken değer bazında artış yüzde 30’u buldu. Miktar bazındaki ihracat ise yüzde 13 artışla 70 bin tona yükseldi. Sektörün ilk yarı ihracatını sırtlayan plastik ve mutfak eşyaları ihracatının 2017 yılı tamamında 2016’ya kıyasla yüzde 11 artış göstermesi ve yaklaşık 400 milyon dolara ulaşması bekleniyor P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

105


Kalıp sektörü zirvede buluştu UKUB tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nin 7’ncisi gerçekleştirildi. 28 Eylül 2017’de TOSB Workinn Hotel’de gerçekleşen zirve otomotiv, beyaz eşya gibi lokomotif sanayinin satın alma heyetleri dışında, Yurt içi ve Yurt dışı sektör temsilcileriyle birlikte toplamda 350 üst düzey sektör mensubunu bir araya getirdi Endüstriyel kalıp sektöründeki gelişmelerin, sorunların ve çözümlerin masaya yatırıldığı zirve, Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği Başkanı Şamil Özoğul’un açılış konuşmasıyla başladı. Özoğul, değişen ve gelişen teknolojinin insanlığa ve kalıp sektörüne etkilerine dikkat çekti. UKUB Başkanı Şamil Özoğul: “Değişen teknolojiye ayak uydurmalıyız” Dünyadaki dijitalleşme ve değişen teknolojiyle birlikte kalıpçılık sektöründeki zorunlu değişimin önemine değinen Özoğul, “Yapılan

106

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

bilimsel araştırmalara göre dünyayı değiştirecek en önemli teknolojik gelişmelerin şunlar olduğu söyleniyor: - Bulut teknolojisi - Mobilite teknolojileri - Data mining (veri madenciliği), veri ticareti - Sosyal medya - Yapay zeka teknolojileri Bu teknolojik gelişmeler, 4. Sanayi Devrimi’nin de altyapısını oluşturan “Dijital Teknolojiler” olarak karşımıza çıkıyor. Peki bizler bu değişime hazır mıyız? Bazı ülkeler, dijitalleşen sanayi ortamında çalışacak gelecek nesil insanların eğitilmesine yönelik yeni eğitim programları oluşturup uygulamaya geçtiler bile. Bizler bilimi kullanarak bilinmeyen gerçekleri keşfediyor ve öğreniyoruz, teknolojiyle de bu bilgileri ihtiyaçlarımıza göre değiştiriyor ve dönüştürüyoruz. Kuşkusuz ki rekabetçi olabilmek için, tüm süreçlerimizi her yönüyle

optimize ederek maliyetleri düşürmeli ve karımızı arttırmalıyız. Bu yüzden de sürekli değişen ve gelişen teknolojiye mutlaka sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız. Ancak toplumsal yapının değişmesinde sosyal, kültürel ve ekonomik tüm faktörleri dışlayıp teknolojiyi birincilik kürsüsüne koymakla insan iradesine haksızlık etmiş oluruz. Bu yıl 7.sini düzenlediğimiz Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nin odağında “insan” var. UKUB olarak önceliğimiz, sektörümüzün değişen şartlara uyum sağlayarak gelişmesini ve rekabet gücünü arttırmasını sağlamaktır” şeklinde konuştu. Değişimin insanla başladığını ve teknolojiyle devam ettiğini vurgulayan Özoğul: “Amacımız teknolojinin esiri olmayan, onu keşfeden, kontrol altına alan, geliştiren ve nimetlerinden yararlanan bireylerden oluşan bir toplum haline gelmek olmalıdır” diye konuştu.


Dijitalleşen dünyada

kalıpçıların değişmesi şart

Halen çalışmakta olan tecrübeli kalıp ustalarının büyük kısmının birkaç yıl içerisinde emekli olacağı ve bu kadroların yerine geçecek yeterli insan kaynağına ulaşmakta sıkıntı yaşayacaklarının altını çizen Özoğul konuşmasına şöyle devam etti: “UKUB olarak bizim de üyesi olduğumuz Dünya Kalıpçılar Birliği – ISTMA’nın her yıl yayınladığı raporda son birkaç yıldır birçok ülkenin dile getirdiği ortak bir endişe var. Artık geleneksel olarak nitelenen üretim yöntemlerini kullanan birçok sektörde çalıştıracak insan bulamamak büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Ülkemizdeki eğitim sorununu da üzerine koyarsak bizim sorunumuz çok daha büyük. Çünkü yeni nesil artık bu tür işlerde çalışmak istemiyor. Bugüne kadar modern olarak nitelediğimiz ve kalıpçılık alanında halen yoğun olarak kullandığımız birçok imalat teknolojisi günümüzde artık konvansiyonel yani geleneksel hale geldi. Değişen nesil sürekli yeni bir şeyler arayışında. Eskiyle yaşamak, eskiyle çalışmak istemiyorlar, eskiyle tatmin olmuyorlar. Bugün Türkiye’de 1 milyonu aşkın işsiz üniversiteli, 700 bine yakın işsiz lise mezunu gencimiz var. Ama hepimiz çalıştıracak insan arıyor fakat yeterince bulamıyoruz. Bu durumu sadece eğitimin kalitesizliğiyle gerekçelendirmenin doğru olmadığını düşünüyorum artık. Bugüne kadar üzerinde çok da düşünmediğimiz ama çok daha önemli olan bir başka sorun, yeni neslin, eski nesil geleneksel işlerde çalışmak istemiyor olmasıdır.” “Değişen dünyayla birlikte kalıp üretim anlayışı da değişecek” Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan 3D printer sistemlerinin firmalara pek çok alanda fayda sağladığını dile getiren Özoğul; “BMW, Mercedes, Toyota gibi otomotiv sektörünün dev isimleri yazılım, üretim ve Ar-Ge alanlarında bu sistemi kullanıyor. Böylelikle

maliyet ve zamandan da tasarruf edilerek fark yaratan yepyeni süreçler geliştiriliyor. Yakın gelecekte bildiğimiz, alıştığımız anlamda sanayi üretiminin, otomotiv üretiminin, metalik ve plastik parça üretiminin ve nihayetinde kalıp üretiminin değişeceği, değişmek zorunda kalacağı gerçeği açıkça ortaya çıkmaktadır” diye konuştu. “Dijitalleşen dünyada kalıpçıların değişmesi şart” Dijitalleşen dünyayla birlikte kalıpçılarında değişmesi gerektiğini vurgulayan Özoğul; Değişen insanın, değişen ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda, herhangi bir alanda yaşanan teknolojik değişim birçok başka sektörün her kademede değişme ve gelişme ihtiyacını da tetiklemektedir. Dijitalleşen ve değişen dünyada biz kalıpçılar da değişmek zorundayız artık. Değişen taleplere

ve yetişen yeni nesle uygun yeni nesil teknolojik kalıpçılığın tanımını yapmalı ve çalışma ortamlarımızın iyileştirilmesi de dahil yatırımlarımızı yeniden yapılandırmalıyız Her şeyden önemlisi değişime ve gelişime açık olmalı, sadece mevcut siparişlerin üretimine odaklanmadan, öğrenilmiş alışkanlıklarımızı sürekli tekrar etmekten vazgeçerek dünyada yaşanan değişimleri takip etmeliyiz. Yurt dışı kalıp üreticileriyle işbirliği fırsatlarını araştırmalı, ortak projeler yapmalı, hatta ortak yatırımlara girmeliyiz. Bu sayede küresel pazarın talep ettiği teknolojik bilgi ve tecrübe transferini de daha hızlı sağlayabiliriz” diyerek teknolojinin gerektirdiği zorunlu değişimin ve yeni yatırımların gerekliliğinin altını çizdi. Özoğul konuşmasının ardından sözü TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca’ya devretti.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

107


TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca:

“Türk otomotiv sektörü Yurt dışında yatırım yapmalı”

Otomotiv sektörünün genel durumunu, gelecek vizyonlarını ve sektörün kalıpçılardan beklentilerini değerlendiren Alper Kanca: “Dünya ölçeğinde, otomotiv sektöründe ve tedarik sanayisinde yavaş yavaş bazı şeyler değişiyor. Artık sektörde sadece Türkiye’de kalarak, üretim yaparak büyümek, gelişmek ve hatta ayakta kalmak mümkün değil. Müşterilerimiz bizi artık Yurt dışında görmek istiyorlar. Yurt dışına yatırım yapmamız gerekiyor” dedi ve ekledi:“Otomotiv sektörü geçmişten günümüze çok iyi bir performans gösterdi. Ülkemizin etrafındaki savaş vb. siyasi ve ekonomik olumsuzluklara rağmen otomotiv sektöründeki başarısı bizim gurur kaynağımızdır. Bu başarının içerisinde bizi en çok gururlandıran da ihracat başarımızdır. Kalıpçıların da içerisinde bulunduğu otomotiv sektörü, 11 yıldır ihracat şampiyonudur. Bu performansımızı sürdürebilirsek önümüzdeki senelerde Avrupa’nın önemli bir tedarik üssü olabiliriz ve bunu sağlayacak alt yapıya da sahibiz.” B Plas Kalıphane Müdürü Cüneyt Özumar;

“Yurt dışına çıkacak paranın ülkemizde kalmasını sağlıyoruz”

Yerlileştirme kapsamındaki bir projenin Türkiye’de nasıl yapıldığı, nasıl yerlileştiği, yaşanan problemleri ve projeyi yerlileştirirken dikkat edilmesi gereken unsurlara değinen Özumar: “Buradaki hedefimiz üretilebilecek projelerde alternatif bir firma olarak ana sanayiye hizmet verebilir duruma gelmektir. Hidrolik sisteminden, dişli sistemine ve iğnesine kadar projenin tamamında yerli malzeme kullanarak projeyi ülkemize kazandırıyoruz. Projeyi yerlileştirerek Yurt dışına gidecek milyarlarca liranın ülkemizde kalmasını sağlıyoruz. Bunların hepsini de yapabilecek kişi Şamil Bey’in de konuşmalarında bahsettiği gibi yetişmiş insanlarla mümkündür” dedi. 108

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Beyçelik Gestamp Fabrika Direktörü Gökhan Besler:

“Türkiye gelecekte kalıpçılık merkezi haline gelebilir”

Türk kalıpçılığının geleceği ve fırsatları hakkında bilgiler vererek kalıpçılığın tarihçesiyle sözlerine başlayan Beyçelik Gestamp Fabrika Müdürü Besler: “Kalıp kelimesi hem dilimize hem de hayatımız yerleşmiş durumda. Türk kalıpçıları olarak bu sektörde eğer kazanmak istiyorsanız ürün ve model çeşitliliğini arttırarak, mühendislik ve Ar-Ge’ye önem vererek kazanç pastasındaki payınızı almalısınız. Eğer pastadaki payınızı alamıyorsanız ve süreklilik arz edemiyorsanız kendinize dönüp bakmanız ve bunun nedenini araştırmamız gerekiyor. Bu noktada problemleri belirleyerek birlikte hareket etmenin en büyük çözüm olacağını düşünüyorum. Yeni yöntemler geliştirmezsek ve gelişen teknolojiye ayak uyduramazsak var olamayız. Bunlara önem verirsek Türkiye ileride çok ciddi bir kalıpçılık merkezi haline gelebilir” dedi. Ford Otosan Takım Kalıp Alan Müdürü Burak Gürler:

“Yatırım yaparken teknolojik gelişmelere ayak uydurmak şart” Ford Otosan Takım Kalıp Alan Müdürü Burak Gürler, Endüstri 4.0 hakkında konuşmacıları bilgilendirdi. “Endüstri 4.0 bir olgu, bir vizyondur. Bu vizyon inovasyonla beraber yürüyor ve değişimle beraber büyüyor. Dünyada hiçbir şey sıfırdan üretilmiyor. Hepsi bir vizyonla başlıyor ve bizde üstüne

ekleyerek ilerliyoruz. Her şey çok hızlı değişiyor ve bu değişimle, yeni teknolojinin getirdiği imkanlarla birlikte beklentilerimiz farklılaşıyor. Biz de yatırım yaparken bu değişiklikleri göz önünde bulundurarak kendi bünyemize uygun yatırımlar yapmalı ve teknolojiye ayak uydurmalıyız” ifadelerini kullandı. UKUB Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Aybaraz:

“Kalıpçılık eğitim programı sektöre yetişmiş eleman kazandıracak”

Sektörün en önemli problemlerinden biri olan yetişmiş, kaliteli personel eksikliği konusuna vurgu yapan Aybaraz, “Bu sorunun çözümüne yönelik, Coşkunöz Endüstri Meslek Lisesi ve Coşkunöz Eğitim Vakfı ile birlikte temel kalıpçılık meslek eğitiminin verilmesi üzerine ortak bir proje geliştirdik. Proje kapsamında öngörülen eğitim programında sırasıyla teorik eğitim, pratik eğitim ve değerlendirme aşamaları bulunmaktadır. Teorik eğitimler meslek liselerinde verildikten sonra kursiyerlerin çalıştıkları atölye ortamında pratik eğitimler verilecek ve uzman eğitmenler tarafından yapılacak değerlendirme sınavlarıyla kursiyerlerin ilerleme durumları belirlenecektir. Sınavlarda başarılı olan kişiler sertifika almaya hak kazanacaklar“ diyerek kalıpçılıkta eğitimin önemine değindi.


Kraus Maffei Tepro Makine Özel Projeler Takım Lideri Burak Sağlam:

“Endüstri 4.0 sonsuz bir yolculuk gibi”

Endüstri 4.0 ve plastik enjeksiyon sektörü üzerine bir sunum gerçekleştiren Kraus Maffei Tepro Makine Özel Projeler Takım Lideri Burak Sağlam, Endüstri 4.0 ile ilgili durum değerlendirmesi yaparak konuşmasına başladı. “Endüstri 4.0 derken aslında bir vizyondan bahsediyoruz. Endüstri 4.0 sonuna varılmayacak sonsuz bir yolculuk gibi. Biz bu yolculuğu yaparken kazanımlarımız tabii ki olacak. Bunu ileride meyvesini yiyeceğiniz ağaçların dikimi olarak da görebilirsiniz. Değişim, teknolojiyle birlikte çok hızlı bir şekilde ilerliyor ama buna direnemeyiz. Bir yerden başlamak zorundayız. En önemli konulardan biri ise günümüz makinalarına, sistemlerine ve günümüz şartlarına uygun kalifiye çalışanlar yetiştirmektir. Çünkü bu sistemleri anlamayan biriyle iş yaptığınızda kaos ortamı kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından öğle yemeğine geçildi. Yemeğin ardından Ulusal Kalıpçılık Zirvesi Shenyang Machine Tool Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Dr. Ömer Ganiyusufoğlu’nun sözü devralmasıyla devam etti. Shenyang Machine Tool Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Dr. Ömer Ganiyusufoğlu:

“Devlet teşvikinin en güzel örneği: Çin”

Ganiyusufoğlu, Çin’in gelişme sürecinde takım tezgahlarının konumu ve geleceği üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Konuyla ilgili sektör tecrübelerini paylaşan Ganiyusufoğlu, Çin’in sanayisi ve sektör planlamalarıyla ilgili bilgiler verdi.“Endüstri 4.0 ve dijitalleşme kapsamında Çin’in geleceğe dönüş stratejisiyle ilgili en az 5 yıllık kalkınma planı bulunuyor. Ayrıca dijitalleşme konusuyla ilgili her konuda devlet teşviki mevcut. Çin, devlet teşvikinin en güzel örneğidir. Çünkü devlet teşviki olmadan hiçbir çalışma yapılamıyor. Çin, ileri üretim teknolojileri ve uçak sanayisine önem veriyor. Bunların perde arkasında makinalar

yapılıyor, deneyler yapılıyor. Çin’in en çok önem verdiği sektörlerden biri de gemi sanayi. Çin, ayrıca gemi yollarında da söz sahibi olmak istiyor. Dijitalleşmeyi de kullanarak yeni gemi tipleri geliştiriyorlar. İş hayatındaki disipline büyük önem veren Çin, bunun gibi daha birçok alanda da faaliyetlerine devam ediyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Otomotiv Plastik Enjeksiyon Kalıp Kalite ve Proje Yönetim Danışmanı Can Okatan:

“İşini iyi yapabilen insan kaynağı yetiştirmemiz gerekiyor”

Otomotiv Plastik Enjeksiyon Kalıp Kalite Yönetim Danışmanı Can Okatan, Otomotiv plastiklerinde enjeksiyon proses simülasyon programları kullanımı hakkındaki tecrübelerini paylaştı. “Bize analitik düşünebilen, hammadde bilgisi olan, talaşlı imalat bilen, problem çözmeyi ve proje yapmayı bilen kısaca kalifiye insanlar gerekiyor. Tezgahlar, programlar ve her şey satın alınabiliyor ama onları insanlar kullanıyor. Dolayısıyla bizim muhakkak bir şekilde bu endüstri içinde hangi pozisyonda olursa olsun işini çok iyi yapan bir insan kaynağı geliştirmemiz gerekiyor” diyerek konuşmasına son verdi Oerlikon Balzers Genel Müdürü Uğur Urkut:

“Endüstri 4.0 alanındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz” Oerlikon Balzers Genel Müdürü Uğur Urkut kalıpçılıkta PVD kaplama uygulamalarıyla ilgili bilgiler aktardı. “Endüstri 4.0’ın ilk ortaya atıldığı 2011 yılından bu yana teorik olarak kalıp dahi yapar hale geldik. Endüstri 4.0 bu zamana kadar ki bütün bildiklerimizi unutacağımız bambaşka bir dünya açıyor bize bizler de bunun farkında olduğumuz için bu alandaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Mubitek Kurucu Başkanı Mustafa Bintaş:

“Hayatta kalabilmenin şartı değişime adapte olmaktır”

Tasarımda Endüstri 4.0 hedefleyen trendler konusunda bilgiler vererek tecrübelerini paylaşan Bintaş, “Hayatta kalabilmenin şartı değişime uyum sağlamaktır.

Endüstri 4.0 bir şekilde hayatımıza girdi. Fakat önemli olan onu çok hızlı bir şekilde devreye alabilmek ve hayatımıza adapte etmektir. Endüstri 4.0’ı kol gücünün beyin gücüne dönüştüğü durum olarak görüyoruz. Fakat tasarım olmadan Endüstri 4.0’ın olması mümkün değil. Basit tasarımlar var ama zamanla karmaşıklığın artmasıyla birlikte tasarımlar takım çalışması da gerektiriyor. Fakat tasarım konusunda bizim sürecimiz kısalmıyor. Gelecekte robotlar tasarımcıyı bekleyecek ve tasarımcı tek bir tuşla her şeyi çalıştırabilir hale gelecektir. Ben tasarım 4.0’da da Endüstri 4.0’da geri kalacağımızı düşünmüyorum. Ülkemiz gerçekten gelişmeye son derece hızlı adapte olan bir ülkedir” diyerek sözü zirvenin son konuşmacıları olan BBC Turkey Kurucu Ortakları Banu Koç Çakan ve Cem Atat’a devretti. BBC Turkey Kurucu Ortakları Banu Koç Çakan ve Cem Atat:

“Aile şirketlerini bekleyen gelecek: Duygusal Zekâlı Şirket”

Aile ilişkilerinin şirket yapısına etkilerini inceleyen BCC Turkey Denge ve Değişim Merkezi Kurucu Ortakları Banu Koç Çakan ve Cem Atat, Türk aile şirketin yapısı, riskleri ve gelecekleri hakkında bilgiler verdiler. Çakan, aile şirketlerini bekleyen risklerle birlikte şirketlerin geleceklerini garantiye alabilmeleri için gitmeleri gerekli yolun, şirketi duygusal zekâlı bir şirket haline getirmek olduğunun altını çizdi. Atat; “Aile şirketlerinde eğer aile içinde yaşanan herhangi bir olayı içeride yönetemezseniz dışarıdaki diğer teknolojik gelişmeleri şirketinizin bünyesine ne kadar dahil etmek istesenizde şirketin gidişatını olumsuz yönde etkileyebilirsiniz. Sırf bu sebeple Yurt dışında artık şirketlerin gittikleri yol o şirketi duygusal zekalı şirket haline getirmektir. Bir işletmede verimliliğin ve yaratıcılığın en üst düzeyde işe yansımasıyla ortaya çıkacak olan sinerji ancak duygusal ve manevi motivasyona bağlıdır” diyerek sözlerine son verdi. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

109


MAKALE

PAGÇEV çalıştı

geri dönüşüm kazandı

2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,2 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüştürerek, ülke ekonomisine 610 milyon lira kazandırdık atıklar ile 7,1 milyon kilowatt elektrik, 2,1 milyon litre su ve 256 milyon litre fosil yakıt tasarrufuna imza atıldı. Tüm bu atıkların geri dönüştürülmesi ve atık depolama sahalarına gönderilmemesi sayesinde de 2,3 milyon ton metreküp alandan tasarruf edildi.

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur CENGİZ

T

ürkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV olarak atık yönetimi çerçevesinde yürüttüğümüz ambalaj atıklarının azaltılması, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü çalışmalarında hızla ilerliyoruz. 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 22,2 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüştürerek, ülke ekonomisine 610 milyon lira kazandırdık. Bu dönemde 16 il ve 60 belediye ile yaptığımız iş birliği sonucunda yaklaşık 12 milyon kişinin atığını geri dönüştürdük.

110

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Ağırlık cinsinden en fazla plastik, ardından kağıt, cam, metal ve kompozit atığın geri dönüşüm zincirini tamamladık. PAGÇEV olarak 2018 yılı hedefimizi ise 250 bin ton ambalaj atığının geri dönüşümü olarak belirledik. Geri dönüştürdüğümüz ambalaj atıkları sayesinde hem ekonomiye hem de çevreye verdiğimiz katkıyı artırdık. Örneğin; 2017 yılında geri dönüştürdüğümüz atık miktarı sayesinde 1,5 milyon ağaç kurtarıldı. Geri dönüştürülen plastik

2017 yılını hedeflerimizin üzerinde tamamlamış olmak oldukça memnun edici. Ambalajdan kâğıda, metalden kompozit ürünlere kadar birçok ürünü geri dönüştürerek bir yandan çevreyi korumaya devam ettik, diğer yandan ekonomiye sağladığımız katkıyı artırdık. Öyle ki toplam 220 bin ton atıkla ekonomiye 610 milyon lira katkı sağladık. Bu atıkların içerisinde sınırsız kez geri dönüştürme özelliğine sahip olan plastikler 89 bin tonla ilk sırada geldi. Eğer PAGÇEV olmasaydı bu kadar plastiği yeniden üretmek için 1,3 milyon kilowatt elektrik enerjisi tüketilecekti. Bu üretim sonunda 531 bin ton karbondioksit salınımı olacaktı. Yalnızca bu miktardan yola çıkarak bile geri dönüşümün sürdürülebilir bir çevre ve ekonomi için nasıl bir değer yarattığını anlayabiliriz. Elbette yalnızca atık toplayarak bu katkıyı sağlamıyoruz. Bizler bu farkındalığı oluşturmak için projeler hayata geçiriyoruz. Çocuklar, ev hanımları ve hatta eğitimcilere bile ambalaj atıklarının bilinçli kullanımı ve geri dönüştürülmesi konusunda eğitim veriyoruz. Önümüzdeki yıl da tüm bu faaliyetleri artırarak çalışmaya devam edeceğiz.


BİLİNÇLİ BİR TOPLUM AYDINLIK BİR GELECEK GÜZEL BİR ÜLKE ve DAHA YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA İÇİN AMBALAJ ATIKLARINI KAyNAĞINDA DOĞRU AYRIŞTIRARAK GERİ DÖNÜŞÜME SEN DE DESTEK OL

pagcev pagcev pagevtv pagcev

PAGÇEV, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşudur PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR

pagcev.org

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

111


HABERLERİ

PlasticsEurope’un gündemi döngüsel ekonomi

P

AGEV’in de üyesi olduğu PlasticsEurope Akdeniz Bölgesi Danışma Kurulu toplantısı 1617 Kasım 2017 tarihlerinde Tiran’da gerçekleşti. Toplantının ana gündem maddesi AB Döngüsel Ekonomi Paketi ve sektörümüze getirdiği yükümlülüklerdi. Arnavutluk ekonomik durumu hakkında yapılan sunum ile başlayan toplantının ilk bölümü AB Döngüsel Ekonomi Stratejileri, AB Deniz Atıklarının Yönetimi stratejileri, PAGEV’in de desteklediği “İyi Süpür Hareketi (Operation Clean

112

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Sweep)” etkinlikleri ve PAGÇEV olarak içinde bulunduğumuz PlasticsEurope Atık Yönetimi Platformu faaliyetleri ile devam etti. Bu bölümün en etkileyici konuşması ise % 99 oranında plastik atık geri dönüşümü/ geri kazanımı sağlayan Almanya’nın ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu Der Grune Punkt tarafından yapılan ve kendi ülkelerinde yaptıkları

çalışmaları anlattıkları sunumdu. Toplantının ikinci bölümünde ise katılımcılar ülkelerindeki atık yönetimi ve deniz atıklarına yönelik çalışmalarını paylaştılar. Atık Yönetimi Platformunun en aktif üyesi PAGÇEV’in faaliyetleri Genel Müdürü Yağmur Cengiz tarafından paylaşıldı. PAGÇEV’in düzenlediği Deniz ve Çocuk Şenlikleri ile, belediyeler ile birlikte yürütmüş olduğu ambalaj atık geri dönüşüm faaliyetleri ve çocuklara yönelik gerçekleştirdiği eğitim ve farkındalık çalışmaları oldukça ilgi çekti.


PAGÇEV Tiran’da

geri dönüşüm tesisinde

A

mbalaj atıklarının yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV, üyesi olduğu PlasticsEurope Atık Yönetimi Platformu ile birlikte Arnavutluk’ta bir dizi ziyaretlerde bulundu. Arnavutluk atık yönetimini yerinde inceleyen ve AB ülkelerinden temsilcilerin bulunduğu heyet önce Tiran’da bulunan bir plastik

geri dönüşüm tesisini inceledi. Arnavutluk’ta hala ambalaj atıkları konusunda bir atık yönetimi sistemi bulunmuyor. Atıkları taşıma ve toplama da bir lisansa tabi tutulmuş değil. Atıklar sokak toplayıcıları tarafından toplanıyor ve geri dönüşüm tesislerine getiriliyorlar. Plastik geri dönüşüm tesisinin ardından ikinci durak Durres

yakınlarındaki bir alüminyum geri dönüşüm tesisi oldu. Burada da özellikle otomotiv sektöründen kaynaklanan atıklar eritilerek yeni alüminyum kalıplara ya da profil üretimi için 6-7 m’lik çubuklara dönüştürülüyordu. Ülkede alüminyum için de herhangi bir atık yönetimi ya da lisanslandırma bulunmuyor.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

113


HABERLERİ

8. TÜRKTAY

Atık Yönetimi Paneli düzenlendi

8. TÜRKTAY panelinde, atık yönetimi ve geri dönüşümü alanındaki önde gelen paydaşlar, akademisyenler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üst düzey yöneticiler ve alanında uzman isimler bir araya geldi. 114

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

115


HABERLERİ Türkiye’de Tüm Yönleriyle Atık Yönetimi Paneli (TÜRKTAY), 18-19 Ekim’de Ankara’da düzenlendi. 8. TÜRKTAY panelinde, atık yönetimi ve geri dönüşümü alanında ki önde gelen paydaşlar, akademisyenler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üst düzey yöneticiler ve alanında uzman isimler bir araya geldi. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya gelerek görüş ve önerilerinin paylaşıldığı panelde, “Türkiye’de Çevre Politikaları”, “Stratejik Yerli Kaynak Atık”, “Çevre Alanında Eğitim, Sosyal Güvenlik ve İstihdam”, “Atık İthalat ve

İhracatının Atık Piyasalarına Etkisi”, “Ambalaj Atıklarının Etkin Yönetimi ve Teşvikler”, “Ulusal Atık Yönetimi ve Eylem Planı Çerçevesinde Belediye Atıklarının Etkin Yönetimi”, “Atıktan Türetilmiş Yakıtın Kullanım Alanları”, “Endüstriyel Atıkların Yönetimi ve Denetim” konuları ele alındı. Türkiye’nin geri dönüşüm ve atık yönetimi alanlarındaki deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılması, bu alanlardaki ekonomik fırsatların değerlendirilmesi, işbirliklerinin gelişimine destek verilmesi amacıyla düzenlenen panele yoğun bir katılım gerçekleşti.

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, “Ambalaj Atıklarının Etkin Yönetim Stratejisi ve Yatırım Teşvikleri” konulu 5. panelde Avrupa’da uygulanan atık yönetiminden rol modelleri katılımcılar ile paylaştı.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

116

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, “Ambalaj Atıklarının Etkin Yönetim Stratejisi ve Yatırım Teşvikleri” konulu 5. panelde Avrupa’da uygulanan atık yönetiminden rol modelleri katılımcılar ile paylaştı. Özellikle % 99 oranında geri dönüşüm/ geri kazanım gerçekleştiren Almanya örneğini paylaşan Cengiz, ülkemizde de atıkların gömülmesinin bir an önce yasaklanmasının, geri dönüşümü mümkün olmayan atıklardan ise enerji geri kazanımı amacıyla faydalanılmasının önemine değindi. P


1939’dan beri...

PP

POLİPROPİLEN Homopolimer Kopolimer Random Kopolimer Laminasyonluk

PE

POLİETİLEN Alçak Yoğunluk Yüksek Yoğunluk Lineer Metalosen

PS

POLİSTİREN Kristal Antişok

EVA

EVA

SAN

SAN

ASA

ASA

PLA

POLİLAKTİK ASİT

LCP

LİKİT KRİSTAL POLİMER

PPE

PPE

PA

POLİAMİD Poliamid 6 Poliamid 66 Poliamid 11 Poliamid 12 Poliamid Alaşımları Polieter Blok Amid

PBT

PBT

PPS

POLİFENİLENSÜLFİD

ABS

ABS

MABS

ŞEFFAF ABS

PMMA

AKRİLİK

POM

POLİASETAL

PC

POLİKARBONAT

PVDF

PVDF

TPU

TERMOPLASTİK POLİÜRETAN

MB

MASTERBAÇ Renkli Siyah-Beyaz FR (Yanmaz) Slip Antiblok Antistatik UV IR Antifog Antivirüs Likit Boya Kalıcı Antistatik Kalıcı Slip Light Diffuser Köpürtücü Antibakteriyel Antikorozyon

YAPIŞTIRICI Ara Katman Yapıştırıcı Hammadde Alüminyum Kompozit Panel Yapıştırıcı Film Solar Panel Filmi Halojensiz B1 Sınıfı Alev Geciktirici Kompaund

HAYİM PİNHAS A.Ş İSTANBUL İstoç 4. Ada No:145 Mahmutbey - İstanbul Tel: (0212) 659 58 57 Faks: (0212) 659 58 48 İZMİR OFİS VE DEPO 7401 Sokak No:8 Pınarbaşı - İzmir Tel: (0232) 472 11 64 BURSA OFİS VE DEPO Kara Ali Mahallesi Cumhuriyet Caddesi No:62 Çalı, Nilüfer – Bursa Tel: (0224) 482 51 71 Faks: (0224) 482 49 53

www.pinhas.com.tr PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

117


HABERLERİ

Eğitim, çevre ve geri dönüşüm misyonuyla proje üreten PAGÇEV, sanayici, öğrenci ve çevrecilerden oluşan ekibiyle İstanbul Maratonu’na katıldı. LÖSEV için maraton koşan PAGÇEV, lösemi ile mücadele eden minikler için bağış topladı. 118

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGÇEV LÖSEV’LE İYİLİĞE KOŞTU

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

119


Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV sürdürülebilir bir çevre adına bir yandan ambalaj atıklarının geri dönüşümünü organize ederken, diğer yandan sosyal sorumluluk projelerinde aktif yer alıyor. PAGÇEV her yıl olduğu gibi bu yıl da sanayici, öğrenci ve çevrecilerden oluşan ekibiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından düzenlenen Vodafone 39. İstanbul Maratonu’ndaki yerini aldı. PAGÇEV ekibi bu yıl küçük bedenleri ile lösemi hastalığıyla mücadele eden çocuklara destek olmak amacıyla ter döktü. Sanayiciler, çevreciler, öğrenciler ve PAGÇEV çalışanlarının katıldığı ekip, maraton haftasında LÖSEV için bağış da topladı. PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz “Çevre Şehircilik Bakanlığımızın yetkilendirilmiş kuruluşu olarak bir yandan çocuklarımıza temiz bir çevre bırakmak adına ambalaj atıklarının geri dönüşümünü organize ediyor, diğer yandan da farklı sosyal sorumluluk projelerine katkı 120

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

veriyoruz ve toplumsal gelişmişliğe destek olmaya çalışıyoruz. Bu anlamda her yıl olduğu gibi bu yıl da sektör temsilcilerimiz, okullarımızda eğitim gören öğrencilerimiz ve tüm çevre dostlarımızla birlikte maratonu koştuk. Hatta bu yıl lösemi ile

mücadele eden miniklerimiz için hem ter döktük hem de bağış topladık. LÖSEV’e destek olabildiğimiz için mutluyuz. Farklı sosyal sorumluluk projeleriyle çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. P


ServoTech Serisi

YENİ JENERASYON ENERJİ TASARRUFLU ENJEKSİYON MAKİNELERİ 60 - 2100 Ton ServoTech Serisi

Saraç Plastik Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. Mecidiye Mah. Ağrı Cad. Selçuk Sk. No.1 34920 Sultanbeyli - Istanbul / Turkey T:+90 216 419 47 32 (pbx) F:+90 216 419 06 60 src@sarac.com www.sarac.com PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

121


HABERLERİ

Ambalaj Teknolojileri

Kongresi’ne PAGÇEV imzası Türkiye ve Yurt dışından uzmanların, sektör temsilcilerinin ve akademisyenlerin bir araya geldiği kongrede; temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden gıdaya, tekstilden elektronik ürünlere kadar birçok sektörün dâhil olduğu “Tüketici Ürünlerinde Ambalajlar” mercek altına alındı. 122

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGÇEV’in sevimli maskotu PAG, Ambalaj Teknolojileri Kongresi’nin katılımcılarına geri dönüşüme ilişkin bilgiler verip, birlikte anı fotoğrafları çektirdiler. PAG ile birlikte eğlenceli vakit geçiren katılımcılar çevre duyarlılığı konusunda yürüttüğü çalışmalardan dolayı PAGÇEV çalışanlarına teşekkür ettiler.

P

AGEV, “Uluslararası Ambalaj Teknolojileri Kongresi”nin dördüncüsünü PAGÇEV Ana sponsorluğunda 24 Ekim 2017 tarihinde Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de gerçekleştirdi. Türkiye ve yurt dışından uzmanların, sektör temsilcilerinin ve akademisyenlerin bir araya geldiği kongrede; temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden gıdaya, tekstilden elektronik ürünlere kadar birçok sektörün dâhil olduğu “Tüketici Ürünlerinde Ambalajlar” mercek altına alındı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Ambalajlar ürünü dış etkenlerden koruyarak raf ömrünü uzatırken taşıma kolaylığı sağlıyor, hijyenik olmasının yanı sıra pazarlama

desteği de yaratıyor. PAGEV olarak biz de bu yıl 4.’sünü düzenlediğimiz Ambalaj Teknolojileri Kongremiz ile ambalaj sektöründe yeni teknolojiler ve trendler, hammadde, pazar, inovatif gelişmeler ve tasarım gibi konularını uzmanları ile birlikte ele aldık. Kongremiz her yıl bir öncekinden daha kapsamlı ve verimli hale geliyor. Tüm katılımcılara ve kongremize destek veren başta Ana Sponsorumuz PAGÇEV olmak üzere; TOBB Ambalaj Sanayi Meclisi, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA), TOBB Plastik Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi ile Ambalaj

Makinecileri Derneği’ne (AMD) teşekkür ederiz” diye konuştu. Ambalaj sektörünün tüm taraflarını buluşturan kongre, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun açılış konuşması ile başladı ve “Ambalajda Yeni Trendler” başlığı altında bir panelle devam etti. Panelde, tasarım ve markalaşma sürecinde ambalajın önemi ve inovatif trendler hakkında merak edilenler ayrıntılarıyla aktarıldı. Panelden sonra devam edenler oturumlarda sektörün önde gelen temsilcilerinin ambalajlarda yeni trendler üzerine konuşmaları gerçekleşti. PAGÇEV de Kongre esnasında açtığı stantta tüm katılımcıları ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda bilgilendirdi. P PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

123


HABERLERİ

MİLASLI MİNİKLERE GERİ DÖNÜŞÜM BİLİNCİ AŞILANDI

Ç

M

ilas Belediyesi ve PAGÇEV iş birliği ile geliştirilen proje ile çocuklara küçük yaşta çevre bilinci oluşturmak için; ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik, geri dönüşüm eğitimleri verilmeye başlandı. Proje ilk olarak Semiha Altunkan İlkokulu, Gümüşlük İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu ve Özel Milas Tek Koleji’nde gerçekleşmiş olup, şimdilik 410 öğrenciye ulaşıldı. Çocuklarımıza ambalaj atıkları eğlenceli bir şekilde tanıtılarak, diğer atıklardan ayrı toplanması konusunda bilinç oluşturulması amaçlandı. Eğitim sonrasında da okullara geri dönüşüm kutuları bırakıldı. Proje

evre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Katı Atık Yönetimi Çalıştayı Konya’da gerçekleşti. Avrupa Birliği, İçişleri, ve Kalkınma Bakanlıklarından yetkililerin yanı

124

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

ile önümüzdeki günlerde Milas bölgesindeki tüm ilkokullara ulaşılması hedeflenmektedir.

sıra AB Türkiye Delegasyonu temsilcileri, üniversiteler, müşavir ve müteahhit firmalar, belediyeler, İller Bankası, TMMOB, sivil toplum kuruluşları, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Dünya Bankası, gibi kurum ve kuruluşun 200’ü aşkın temsilcisi bir araya geldi. Katı atık sektöründe karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri, projeler ve yeni teknolojilerin masaya yatırıldığı Çalıştayda, düzenli depolamaya kabul edilecek atık miktarının azaltılması da gündem maddelerindendi.

KATI ATIK YÖNETİMİ MASAYa YATIRILDI


PAGÇEV AVRASYA AMBALAJ FUARI’NDA

Ambalaj atıklarının yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV, bu yıl 25-28 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 23.’sü düzenlenen Avrasya Ambalaj Fuarı’nda yerini aldı. Ürünlerini ambalajlı olarak piyasaya süren firmaları; ürünlerinin ambalajlarını geri dönüştürme yükümlülükleri konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Ambalaj sektörünün buluşma noktası Avrasya Ambalaj Fuarı katılımcıları Geri dönüşüm kahramanı PAG ile eğlenceli dakikalar geçirdiler.

K

urulduğu günden bu yana eğitime verdiği destek çerçevesinde özellikle öğrenci ve ev kadınlarına yönelik bilinçlendirme ve farkındalık projeleri gerçekleştiren PAGÇEV bu kez eğitimcilere ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda eğitim verdi. Ankara Yenimahalle Belediyesi ve Yenimahalle Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen eğitim programı Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Öğretmenlerin de desteğini alarak daha duyarlı ve çevreci nesillerin yetişmesini amaçlayan PAGÇEV, ambalaj atıklarının geri kazanılması için yapılması gerekenleri tüm detayları ile paylaştı. Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV atık yönetimi çerçevesinde ambalaj atıklarının azaltılması, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü için çalışmalar gerçekleştiriyor. Atıkların geri dönüşümü konusunda ilköğretim çağından başlayarak her yaşta farkındalık yaratmak ve kamuoyu oluşturmak amacıyla bilinçlendirme çalışmaları yürüten PAGÇEV, bu kez öğretmenlere özel bir projede yer aldı.PAGÇEV, Ankara Yenimahalle Belediyesi’nin düzenlediği ve ilçede yer alan anaokulundan liseye seviyesine kadar birçok okuldan öğretmenlerin katıldığı seminerde atık yönetimi ve geri dönüşüm eğitimi verdi. Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitim programında ambalaj atıkları, elektronik atıklar ve atık piller olmak üzere üç farklı konu ele alındı. Seminer sayesinde atıklar ve geri kazanılması konusunda öğretmenlerin de bilgilendirilmesini sağlayan PAGÇEV, bilinçli eğitimcilerle çevrenin korunması ve atıkların kontrolü konusunda daha bilinçli nesillerin yetiştirilmesini destekliyor.

PAGÇEV’DEN ÖĞRETMENLERE GERİ DÖNÜŞÜMÜ EĞİTİMİ

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

125


Canlı Makine Performansı Demag Plastics Group ve Barlo Plastik işbirliğiyle gerçekleştirilen otomotiv sektörüne yönelik “Canlı Makine Performansı” ilgi topladı.

B

arlo Plastik’in ev sahipliğinde düzenlenen “Canlı Makine Performansı”; Demag Plastics Group, Güçsan Plastik, Mar Otomasyon/Yushin ve Planer Mühendislik’in işbirliği ile gerçekleştirildi. Otomotiv sektörüne yönelik düzenlenen etkinlik, sektörün öncü firmalarını biraraya getirdi. Gösterimde otomotiv sektörüne özel enjeksiyon prosesi detayları işin uzmanları tarafından detaylı şekilde anlatıldı. Canlı Makine Performansı sunumlarında yer alan katılımcılar, merak ettikleri bütün teknik/ticari sorulara yanıt alma fırsatı yakaladı. Barlo Plastik Teknik Müdürü Aydın Olçum’un yaptığı sunumların; 1. Oturumunda Genel Enjeksiyon Proses Teknikleri, 2. Oturumda Proses İzleme Detayları: Çevrim Analizi, Proses İstatistikleri ve Proses Kontrolü, 3. Oturumda ise Üretim Verimliliği: Active İnjection, Auto Purging, Endüstri 4.0 konuları işlendi.

126

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Canlı Makine Performansı’nın son oturumu, PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine özel, makine başında kısa değerlendirme sunumuyla tamamlandı. SUMITOMO DEMAG 3 BİN KİŞİLİK DEV KADROYA SAHİP Sumitomo (SHI) Demag, 180 kN ile 20000 kN kapama kuvvetleri arasındaki enjeksiyon makinelerinin mühendisliğinde uzman. Plastik enjeksiyon makinelerinde geliştirilmiş ürünler arasında, yüksek hassasiyette teknik parçalar, otomotiv parçaları, medikal ürünler ve tüketim ürünleri öne çıkıyor. Sumitomo (SHI) Demag; komplike enjeksiyon parçalarının kısmi veya tam otomasyonunun sistem çözümü, robot kullanımı gibi yardımcı donanım ve sistemleri de sağlar. Ürün programı, plastik enjeksiyon makineleri ile ilgili olarak; geniş açılı teknik destek hizmetleri

ile de genişletilmiş durumda. Sumitomo (SHI) Demag; mühendislik ihtisası olan plastik enjeksiyon makineleri imalatı için küresel imalat ağı ile Almanya, Japonya ve Çin’de dört üretim tesisine sahip. SHI, 3000’in üzerinde çalışanı ile kesintisiz satış ve servis hizmeti sunuyor. BARLO PLASTİK TEKNOLOJİYİ YAYGINLAŞTIRIYOR 1992 yılında faaliyetlerine başlayan Barlo Plastik A.Ş., alanlarında teknoloji lideri olan plastik makinesi ve yan ekipman üreticisi firmaların ürünlerini ve deneyimlerini, en uygun şartlarda Türk imalatçılarına sunuyor. En yüksek teknolojinin sektördeki bütün firmalar tarafından kullanılmasını amaç edinen Barlo Plastik; tüm müşterilerinin ürün kalitesi, hız, kapasite, enerji tasarrufu, eleman tasarrufu, vs. konularda rekabet güçlerini en üst seviyeye çıkarmalarını hedefliyor.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

127


Mar Plastik Metal Kalıp San. Tic. Ltd. Şti. plastik enjeksiyon ve kalıp endüstrisine yönelik faaliyetini İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesinde sürdürüyor. Firma önce kalite, yenilikçi güç, üstün teknoloji ve yüksek hassasiyeti ilke edinerek istikrarlı ve sorunsuz üretim için koşulsuz müşteri memnuniyetiyle büyüme sürecini sürdürüyor. Sektörün önde gelen firmalarından biri olmanın sorumluluğu ile hareket eden Mar Otomasyon, CAD/ CAM dizayn imkanları ve yüksek hassasiyetli tezgahlarla, teknolojiye ve insan kaynaklarına yatırım yaparak, global pazarda yerini koruyor. Firma, dünyadaki modern teknolojileri yakından takip ederek her geçen gün kendini daha da geliştiriyor. PLANER MÜHENDİSLİK’TEN İKLİMLENDİRME ÇÖZÜMLERİ Planer Mühendislik Soğutma Klima Tesisat İnşaat Sanayi Limited Şirketi, Erteknik Soğutma (kuruluşu 1997) ve Plan Mühendislik (kuruluşu 1997) firmalarının 2002

128

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

yılında birleşmesi sonucunda kuruldu. Planer Mühendislik ticari, endüstriyel ve proses soğutma, iklimlendirme, otomotiv, plastik ve enerji sektörlerinin soğutma ihtiyacını karşılayacak verimliliği yüksek, çevreci ve yenilikçi ürünler üretiyor. Kanatlı borulu ısı eşanjörleri, hava soğutmalı endüstriyel ve ticari kondenserler, kondenser üniteleri, evaporatörler, şok dondurucular, su-glikollü soğutucular, kuru ve

evaporatif soğutucular, konfor ve proses amaçlı su soğutma grupları, doğal soğutma sistemli soğutma grupları, yağ soğutucular ve ısı geri kazanım bataryaları üretimde öne çıkan ürünler olarak dikkat çekiyor. Planer Mühendislik; sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması açısından güvenlik koşullarına sahip CE belgesine sahip ürünlere imza atıyor. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

129


Polimer sektörünün aktörleri buluştu

İstanbul’da gerçekleştirilen Bayegan Polimer Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı temsilciler bira araya gelerek sektörün sorunları ve çözüm yollarını masaya yatırdı.

B

ayegan tarafından İstanbul’da düzenlenen 1. Uluslararası Polimer Sempozyumu’nda, Türkiye ve Dünya Polimer Sektöründeki gelişim ele alındı. Plastik sektöründen uluslararası katılımcıların da yer aldığı sempozyumda; sektörün yerli ve yabancı temsilcileri bir araya geldi. Petrokimya ve plastikte fırsatlar ülkesi Türkiye, plastik sektöründe ihracat değerlendirmesi, Türkiye polimer sektörüne genel bakış ve sektörün karşılaştığı sorunlar konusunda değerlendirmelerin yapıldığı

130

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

sempozyumun ilk gününde Bayegan Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Bayegan, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve İKMİB Başkanı Murat Akyüz açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. Sempozyumu, polimer sektörünü bir araya getirmek, polimerin sorunları ve avantajlarını geliştirmenin yollarını oturup konuşmak için düzenlediklerini ifade eden Ercüment Bayegan, “Bu yıl 1’incisini yapıyoruz, her 2 yılda bir bu etkinliği yapmayı planlıyoruz. Polimer sektörü çok dinamik. O bakımdan sektörün bir üyesi

olarak mutluyuz. Bu dinamikliğin artarak devam etmesi ve bazı karsızlık sorunlarının çözülmesi çok önemli. Onlar üzerinde çok fazla yoğunlaşıyoruz. Hep birlikte bu sorunlara belli noktalarda çözüm getirebileceğimize inanıyorum. Bu problemlerin çözülmesi konusunda atılan çok adım var. Çözüm üretmeye hep birlikte gayret ediyoruz. Sektör yetkilileriyle birlikte oturup konuştuk. Sonuçların daha efektif bir şekilde hızla çözüme ulaşması hepimizin temennisidir” dedi.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

131


Katma değeri yüksek

üretim şart

“Petrokimya ve Plastikte Fırsatlar Ülkesi” temalı sunumu gerçekleştiren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Türkiye plastik sektörüne genel bir bakış ve sektörün karşılaştığı sorunlar ve çözümleri konusunda değerlendirmelerde bulundu. Eroğlu, Türk Plastik Sektörünün, Dünya ve Avrupa’daki konumuna değinerek sektörün özellikle katma değeri yüksek ürünler üretmesinin öneminin altını çizerek, model olarak Almanya örneği ile daha etkili sonuç alınacağını kaydetti. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin hayata geçirilmesi ile sektörün katma değeri yüksek ürünler üretmesinin önünün açılacağını belirten

Eroğlu, plastik sektörünün daha büyük hedeflere ulaşacağına inandığını söyledi. İKMİB Başkanı Murat Akyüz ise konuşmasında İKMİB olarak kimya ve plastik ihracatçılarının gelişimlerine yönelik sürdürdükleri çalışmalardan bahsederek, birlik olarak Türkiye ihracatının gelişimi için çalıştıklarını da kaydetti. Konuşmaların ardından gerçekleşen ilk panelde; Bayegan Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Bayegan, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve İKMİB Başkanı Murat Akyüz panelist olarak Türkiye Polimer Sektörüne Genel Bakış ve Sektörün Karşılaştığı Sorunları etraflıca ele alarak, dinleyicilerden gelen soruları yanıtladılar. P

ULUSLARARASI KATILIMCILAR Uluslararası Polimer Sempozyumu kapsamında düzenlenen bir diğer panelde Körfez ülkelerinden büyük Petrokimya üreticileri olan National Petrochemical Industrialization Company (TASNEE) CEO’su Mutlaq Al Morished, Oriental Petrochemicals Company (OPC) CEO’su Dr. Tarek Zaghloul ve Egyptian Propylene & Polypropylene Company (EPPC) Direktörü Nabil Hamdy, dünyada değişen ticari faktörlerin polyolefin sektörüne etkileri, üretici stratejileri ve Türkiye pazarı ile ilgili öngörüler konusunda bilgiler aktardı. İki gün süren 1. BAYEGAN Polimer Sempozyumunda yer alan doyurucu ve güncel konuların işlendiği panel ve sunumların yanı sıra Tedarikçi ve Müşteri Görüşmeleri Programları da etkinliğe zenginlik kattı.

PAGEV Başkanı Yavuz EROĞLU Bayegan Y.K. Başkanı Ercüment Bayegan

132

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV Tematik Lisesi

MEB toplantısına ev sahibi oldu PAGEV Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, MEB Tematik okullar toplantısına ev sahipliği yaptı

P

AGEV Lisemizde MEB Tematik Okul toplantısına ev sahipliği yaptık. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcımız Sn. Serkan Gür, ekibi ve YK üyemiz Sn. Eren Ünlü ile diğer Tematik okul temsilcilerinin katılımıyla verimli bir toplantı oldu. Bu vesileyle Atölyelerimizde öğrencilerimizle olma fırsatını da kaçırmadık. Güçlü Türkiye için Güçlü Mesleki Eğitim. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

133


Clariant ColorWorks® ile büyülüyor

Renk çeşitliliği marka kimliği ve arz süresinde oluşturduğu farkla dikkat çeken Clariant Masterbatches, ColorWorks® ile ambalaj ve tüketim ürünleri sektörleri için yüksek kalitede ve gelişmiş performans sunuyor

Ö

zel kimyasallar alanında dünya lideri olan Clariant, sanayiye yönelik kapsamlı ürün ve hizmet portföyünü büyütüyor. Sürekli yeni teknoloji platformlarına yatırım yapan Clariant, özellikle ilham verici ve özel konseptlere sahip yüksek performanslı ürünler için, mevcut piyasa trendlerine hitap eden plastik sanayi inovasyonları geliştiriyor. Clariant Masterbatches İşletme Birimi, Clariant ailesi içinde küresel bir tasarım ve teknoloji hizmet ağı olan ColorWorks® ile özel bir hizmet sunuyor. Clariant bu hizmet kapsamında markalarla ve tasarım firmalarıyla yakından çalışarak, müşterileri için özel hazırlanmış renk kreasyonları geliştiriyor. ColorWorks®, markaların yeni ürünleri piyasaya daha hızlı sunmalarına, marka bilinirliğini ve değerini artırmak için rengi daha etkin bir şekilde kullanmalarına yardımcı oluyor. 40 BİN RENK Estetik taleplerin yanı sıra ürünün nihai

134

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

uygulamasının teknik koşullarını da göz önüne alan çözümler geliştiren tasarım ve teknoloji merkezlerine sahip ColorWorks®, Türk müşterileri için de çok farklı hizmetler sunuyor. ColorWorks® arşivinde plastik malzemeler üzerine uygulanabilir 40.000 renk estetiği mevcut. ColorWorks®, müşterilerine ayrıca trend bilgileri ve piyasa araştırmaları, ilham panosu kreasyonları, kavramsal ve endüstriyel tasarım prototip çalışmaları, sanal prototip çalışmaları, teknik fizibilite değerlendirmeleri ve maliyet değerlendirmeleri de sunuyor. DOĞAL YEŞİL, TURUNCU VE KIRMIZI ÖNE ÇIKIYOR Geçtiğimiz yıllarda ColorWorks®, tüketici trendlerini analiz eden uluslararası trend öngörü rehberi ColorForward’ı Türkiye pazarına sundu. Türkiye Masterbatches Bölüm Müdürü Ufuk Açıkel konuyla ilgili şunları söyledi: “ColorForward’a Türkiye’den müşterilermiz yoğun

ilgi gösterdi. Ambalaj, tekstil ve beyaz eşya sektörlerinde aktif olan müşterilerimize 2017’nin trendleri ve renklerini sunmuştuk. ColorForward 2018’i ise şimdiden müşterilerimizle paylaştık. Genellikle ambalaj sektöründen müşterilerimiz, özellikle sınırlı üretim ürünleri için trend renkleri seçme konusunda daha cesur davranıyor. Genel olarak belli segmentlerin belli renkleri tercih ettiğini söyleyemeyiz. Ama otomotiv gibi sektörler daha geleneksel ve uzun süre beğenilebilecek renkler kullanma eğiliminde oluyor.” Clariant’ın bu sene İtalya, Como’da ColorForward 2019 çalıştayını düzenleyeceğini belirten Açıkel, çalıştayın içeriğini şöyle özetiyor: “Çalıştayın ana konusu dünya çapındaki toplumsal trendler olacak. ColorWorks® tasarımcıları, 2018’de doğal yeşillerin, sıcak tonlu kırmızıların ve turuncuların trend renkler olacağını, 2019’da ise mor tonlarının ve açık mavilerin öne çıkacağını öngörüyor.” P


BİRLİKTE DAHA DA İLERİYE ABS | ASA | EVA | HDPE | LDPE | MB | PA6 | PA6.6 | PA6.10 | PBT | PC | PC/ABS | PC/PBT | PC/PET | PC SHEETS & FILMS | PEEK | POM | PPA | PPCOM | PPCOPO | PPHOMO | PPO | PPRACO | PPS | SAN | SBC | SMMA

®

Tel. + 90 216 575 85 49 gght@guzmanglobal.com www.guzmanglobal.com

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

135


Tam iletkenlikte

Eurotec®’ten akılcı çözümler

Eurotec® ,elektrik iletken ya da yalıtkan termal iletken malzemelerde fonksiyonel çözümler sunuyor. Termal iletken plastik malzemeler hafiflik, tasarım kolaylığı, tek aşamalı proses, renk stabilitesi ve korozyon direnci avantajlarıyla metallerin yerine kullanılıyor

G

elişen teknolojiyle birlikte elektronik ekipmanlarda minyatür boyutta yüksek fonksiyonel özelliklere sahip komponentler kullanılmaya başlandı. Minyatürleşen elektronik ekipmanlar, fonksiyonlarını sürdürebilmek için daha fazla güç harcıyor, bununla birlikte enerji yoğunlukları artıyor. Bu sebeple ideal malzemenin ve tasarımın seçimi daha verimli ısı dağılımı sağlamakta önemli rol oynuyor. Termal iletken plastik malzemeler hafiflik, tasarım kolaylığı, tek aşamalı proses, renk stabilitesi ve korozyon direnci avantajları ile metallerin yerine farklı termal

136

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

iletkenlik uygulamalarında yer almaya başladı. Termal iletkenlik sisteminde; ısı kondüksiyon, konveksiyon ve radyasyon yolu ile iletiliyor. Termal iletken plastiklerde en önemli parametre yüzey alanını arttırmak ve parça geometrisinde oynayarak konveksiyon hızını arttırıyor. Bu yöntem ile termal iletken plastikler, birçok farklı uygulamada metallerin yerine alternatif olarak kullanılabiliyor. Eurotec® elektrik iletken ya da yalıtkan termal iletken malzemelerde yaratıcı ve fonksiyonel çözümler sunuyor. Elektrik yalıtkan malzemelerde 10 W/m.K termal iletkenliğe ve

elektrik iletken malzemelerde 20 W/m.K termal iletkenliğe ulaşmak mümkün oluyor. GENİŞ YELPAZE Eurotec® sahip olduğu geniş ve çeşitli ürün yelpazesini uygulama alanındaki tecrübeleri ile birleştirerek ihtiyaç duyulan farklı termal iletkenlik seviyelerinde müşterilerine akılcı çözümler sunuyor. Eurotec® termal iletken ürün portföyü ile PA, PC, PBT, PP, PPS, PEEK, PPA gibi geniş yelpazede polimerlerde ve alev geciktirici özellikli elektronik, aydınlatma, ısı değiştirici gibi uygulamalarda benzersiz P özellikler sağlıyor.


PLASTICS A VELOX EXPERTISE

ENJEKSİYON VE EKSTRÜZYON MAKİNALARINI TEMİZLEME GRANÜLATI • Yüksek ısılar için özel ürünler (420 C’ye kadar) • Şeffaf ürünler için özel ürünler • Sıcak yolluklar için ideal temizlik • Kolay uygulanabilir , hızlı ve efektif sonuçlar • Ekstrüzyon prosesi için uygun ürünler • Hammadde ve zaman kaybınızı en aza indirir

Bedelsiz numune talepleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. VELOX Türkiye Tel: + 90 (0)216 349 24 45 • Fax: + 90 (0)216 345 45 23 Email: info.tr@velox.com • www.velox.com

VELOX Türkiye bedelsiz numune gönderileri için tüm haklarını saklı tutar

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

137


138

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

139


Pendik’e tam otomatik ambalaj atığı ayırma tesisi Benli Geri Dönüşüm, Türkiye’nin ilk tam otomatik ambalaj atığı ayırma tesisini Pendik’te faaliyete geçiriyor. Tesis, 8 ton/saat ambalaj atığı ayrımı yapma kapasitesine sahip olacak

D

ünyada özellikle son 20 yılda ön plana çıkan atıkların rehabilitasyonu ve geri kazanımı konusu Türkiye için de son derece önemli. Bir insan günde ortalama 1 kilo çöp üretiyor. Bu açıdan bakıldığında ortaya çıkan yüksek miktardaki çöpün rehabilite edilmeden, vahşi depolama yöntemi ile gömülmesinin çevreye büyük zarar verdiği, aynı zamanda ülke ekonomisinde büyük kayıplara yol açtığı ortaya çıkıyor. Çevresel ve ekonomik zararların önüne geçilmesi için yapılan geri kazanım çalışmalarının ana unsuru olan atık ayırma tesisleri ile ilgili uzun süredir çalışmalar yapan Benli Geri Dönüşüm, sektördeki yarım asırlık tecrübesini mühendislik ve know how desteği ile birleştirerek atık ayırma tesis müteahhitliği faaliyetleri gerçekleştiriyor.

140

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

AYLIK 3.300 TONLUK KAPASİTE İlk projesini Eskişehir’de gerçekleştiren Benli Geri Dönüşüm, Türkiye’nin Avrupa standartlarına uygun ilk otomatik ambalaj atığı tesisini kurdu. İkinci projeyi Afyon’da gerçekleştiren Benli Geri Dönüşüm, ilk verimli çalışan otomatik evsel çöp ayırma tesisini kurup faaliyete geçirdikten sonra Bilecik’te günlük 300 ton evsel ve endüstriyel atık işleyebilen üçüncü tesisini tamamlayıp teslim etti. Bilecik projesinin ardından Pendik Belediyesi için yapımına başlanan tesis çok yakında faaliyete geçecek. Pendik’teki tesis tamamlandığında Türkiye’nin ilk tam otomatik ambalaj atığı ayırma projesine imza atılmış olacak. Proje tamamlandığında tesis, aylık 3.300 ton ambalaj atığını ayırma kapasitesine sahip olacak. YÜKSEK TEKNOLOJİ KULLANILDI Tesis yüksek teknolojiye sahip

olduğu için normal şartlarda 100 kişinin yapacağı işi 15 kişilik ekip yapabilecek. Tam otomatik kontrol odasından (SCADA) yönetilecek tesis; cam, metal, alüminyum, plastik ve kağıt ürünlerini balistik, optik ve eddy current seperatörler yardımı ile ayıracak. İleri teknoloji ürünü olan bu seperatörler, ambalajları renk, ağırlık, kalınlık ve manyetiklik gibi özelliklerini kullanarak ayırmaktadır. Ayrılan ambalaj atıkları balya pres makinaları vasıtası ile ilgili geri dönüşüm tesislerine sevk için hazır hale getirilecek. Vizyon sahibi belediye ve şirketlerin öncülüğünde hayata geçirilecek olan atık ayırma tesisleri sayesinde, bir taraftan çöp depolama alanlarının minimum seviyelerde tutularak doğanın korunması sağlanırken, diğer taraftan geri kazandırılan ambalaj atıklarıyla ekonomiye katkı sağlanacak. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

141


Stäubli 125. Yılını

“Yenilik Tutkusuyla” kutladı

1892’de küçük bir atölye ile kurulan firma gelişerek Konnektörler, Robotik ve Tekstil olmak üzere üç temel faaliyet alanında yüksek kaliteli mekatronik çözümler ve teknolojilerde lider marka oldu

S

täubli Türkiye’nin Tuzla’daki tesisinde 18 Ekim Çarşamba günü düzenlenen 125. yıl dönümü kutlama etkinliğinde Stäubli Türkiye Genel Müdürü A. Muzaffer Sinangil 125 yıllık mükemmellik yolculuğunu anlattı. Muzaffer Sinangil konuşmasında, “Stäubli Sanayi Makina Türkiye’de 21 yıldır satış ve servis organizasyonuyla hizmet vermekte. 2018 yılının başında firmamız Tuzla’daki yeni tesislerinde güneş panelleri için Junction Box (bağlantı kutusu) üretimine başlayacak” dedi. Sabancı Üniversitesi Finans kürsüsü başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş da kutlama etkinliğine katılarak “Bilim, Ekonomi, Gelecek ve Siz!” başlıklı ilgi çekici konuşmasını dinleyicilere sundu. Stäubli’nin mükemmellik yolculuğu 19. yüzyılın sonlarında İsviçreli, tekstil endüstrisinin en üst noktasında iki aile işbirliği içindeydi: Rudolph Schelling ve Hermann Stäubli, 1892’de Zürih Gölü kıyılarında, Horgen’de “Schelling & Stäubli” şirketini kurduklarında ticari içgüdü ve teknik beceri gösterdiler. O günden bu yana, şirket “mekanik atölye” den, dünya genelinde endüstri müşterilerinin en ileri teknolojileri ile takdir gören uluslararası mekatronik grubuna dönüştü. Zamanının ötesinde düşünmek Geçtiğimiz 125 yıl içerisindeki gelişmeler, şirketin temeli olan yeniliğe olan tutku ve devamlılığı kanıtlıyor. Uygun bir şekilde, “yenilik için 125 yıllık tutku”,

142

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

2017 yılı yıl dönümü için slogan haline geldi. Modern teknolojik gelişmeler ve vizyon sahibi fikirler, 19. yüzyılın sonunda olduğu gibi yeni milenyumda da başarıyla çalışabilecek bir şirketi şekillendirdi. Tutkuyla icat etme ve kaliteye verilen önem ile iç içe geçmiş güvenilirlik, müşteri odaklılık ve uzun vadeli taahhütlere dayalı bir strateji; Stäubli ailesinde nesiller boyu aktarılan değerlerdir. Ve modern, sağlıklı bir şirketi başarı ile sonraki kuşaklara da aktarmayı hedefliyor “diyor Stäubli Grup’un CEO’su Rolf Strebel. Ve ekliyor, “Bu, çevresel ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir şekilde hareket etmenin yanı sıra, her zaman teknolojik olarak önde düşünme ve müşterilere katma değerli çözümler sunabilmek için teknolojiyi ön plana çıkarmayı da içeriyor.”


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

143


Önce konnektörler

sonra robotlar

Armürün icadı 19. yüzyılın sonlarında, tekstil endüstrisi altın çağını yaşıyordu. Stäubli armürlere odaklanarak dokuma alanında önemli bir tedarikçi haline geldi. Hermann Stäubli, ilk olarak ithal makineleri tamir ederek bilgi birikimi elde etti. Kısa süre içinde olağanüstü bir ürün üretmek için bir hedef belirledi. Talebi: en yüksek kalite ve üstün müşteri odaklılığıydı. Dokuma fabrikalarının en iyi sonuçlara ulaşabilecekleri en iyi armürleri yapmaktan daha azına razı değildi. Stäubli, o dönemde bile müşterilerin daha düşük maliyetle, daha kaliteli ve daha karmaşık desenlerle daha fazla kumaş üretmesine imkân tanıyan verimli üretimle ilgili yüksek gereksinimlere sahipti. 1893’te “Schelling & Stäubli” kendi ürünleri ve tasarımları olan ilk armürlerini teslim etti. 1900 yılında bir başka yeni gelişme de, bugün hala yaygın olarak kullanılan kapalı ağızlık sistemiyle donatılmış kartonlu armür makinasının icadıyla sonuçlandı. 1909 yılında Rudolph Schelling’in ölümünün ardından şirket ismi Stäubli olarak değiştirildi. Önce konnektörler sonra robotlar

144

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Stäubli, dokuma endüstrisinin teknolojik öncüsü ve güvenilir ortağı olarak onlarca yıl sonra uzmanlığını 1956’da hızlı bağlantı çözümlerine genişletti. “Stäubli ailesi konnektörlerin üretimine başlama konusunda ileri görüşlü bir karar alarak hem becerilerini yeni bir faaliyet alanına aktarmış, hem de bugünkü şirketin temel taşı olan aktiviteyi belirlemiştir” diyor Strebel. O zamandan beri Stäubli, müşterilerin endüstriyel süreçlerini daha da basitleştirmek ve güvenliğini artırmak için gelecek odaklı teknolojiler geliştirme olanakları arıyor. Bu nedenle, 2002’de elektrikli konnektörlerle Stäubli portföyünü geliştirmek süreklilik sağlayan bir adımdı. Stäubli1982’de ABD robotik öncüsü Unimation ile işbirliğine başlayarak başka bir önemli çeşitlendirme adımı atmıştır. 1989 yılında Unimation’ın satın alınması, bugün endüstriyel robotik ve otomasyon alanında dünyanın önde gelen oyunculardan biri olan Stäubli’nin Robotik Bölümü’nün temelini oluşturdu. Her alanda sürekli iyileştirme ve geliştirme

“Yenilikçilik ruhu başlangıcından beri şirketi tanımlamıştır; Stäubli’nin doğasında derin bir kök salmış” diyor Strebel. “Sürekli müşterilerimize değer katan yeni çözümler geliştirmemizin nedeni budur. Aynı zamanda, dünya genelindeki personelimiz arasındaki uyumlu ruh, merak ve sürekli gelişim felsefesiyle ilgili farkındalık, uzun vadeli başarımız için belirleyici niteliktedir. Gelecek 125 yılda da kişisel, mesleki ve teknik alanlarda sürekli gelişmek motivasyonumuzdur.” Coğrafi yayılım ve portföy genişlemesi Stäubli Grubu, 1892 yılından bu yana hem teknolojik hem de coğrafi olarak büyük ölçüde büyüdü. 1909’da Stäubli ilk üretim birimini Fransa’ya, ardından diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Amerika ve Çin’de de üretim tesisleri kurdu. Bugün Grubun 29 ülkede, 12 üretim birimi ve iş birimleri bulunmaktadır. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 çağında, sanayinin en gelişmiş ve en yenilikçi dallarından birinde Stäubli, insan ve makina işbirliği için teknolojik bir öncü olarak dinamik yoluna devam ediyor. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

145


Aytek Chillers’ten “Blast Air”

Plastik şişirmede soğutma problemleri Su ile yapılan soğutmada kalıp yüzeyinde terleme olmaması için soğutma suyu sıcaklığı artırılmakta, bu da çevrim süresini uzatmakta.

Ş

işirme ile kalıplama yönteminde ürünler basınçlı hava ile şişirilmekte. Isı, parçanın dış yüzeyinden kalıp yüzeyine aktarılır. Şişirilmiş parçanın iç yüzeyi, kalıp soğutma işlemi sırasında çok daha yüksek sıcaklıkta kalır. Dış ve iç yüzey sıcaklığı arasındaki büyük fark malzeme stresine neden olur. Malzeme stresi kötü bir ürün kalitesine neden olur ve ürün sızıntı, yük veya düşme testlerinde başarısız olabilir. Şişirme kalıpçıları, genellikle testleri geçirmek için duvar kalınlığını % 10’a kadar arttırmak zorunda kalırlar. Ağırlığın artırılması, daha yüksek malzeme maliyeti ve daha uzun çevrim süresi ile birleştirilir. Geleneksel su ile yapılan soğutma sistemi şişirme kalıbının tüm bölgelerinden homojen olarak ısıyı almakta yetersizdir. Kalıp içerisindeki su yolluklarının tasarımı genellikle yetersizdir.

146

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

NEDEN BLAST-AIR Şişirme işlemi sonrasında parçanın içindeki aşırı ısınmadan kurtulmak için dâhili soğuk hava uygulaması dünyada yeni uygulanmaya başlayan bir soğutma tekniği. Kalıplama işlemi sonrasında parçanın içindeki aşırı ısınmadan kurtulmak için -35oC kuru hava verilmesi ile ürün kalitesinin artırılması ve üretim süresinin kısaltılması hedefleniyor. Şişirme ile kalıplama prosesinde, soğutma süresi boyunca -35oC soğutulmuş kuru hava verilmesi ile yüzeyden ısıyı geri çekilir ve üründeki soğutulmuş hava değişimi malzeme stresini azaltır. Sonuç olarak soğuma süresini önemli ölçüde azaltır.İstenilen iyileşmeyi sağlamak için üründeki hava dağılımı

çok önemlidir. Üfleme pimleri ve üfleme iğneleri, daha kalın duvarlara ve kalıp tarafından çok iyi soğutulmayan bölgelere havayı yönlendirmek için münferit ürünler için özel olarak tasarlanabilir. Ürün içindeki türbülanslı hava akımı da çok önemli bir faktördür. Şişirme valfleri, işlem için en yüksek hava basıncıyla ürünü oluşturmak üzere tasarlanabilir.

ÇALIŞMA PRENSİBİ Sistemin çalışma prensibi olarak 2 kademeli mekanik soğutma sistemi kullanılır. Önce hava +5oC ye soğutularak nemden kısmi olarak arındırılır. Daha sonra hava, içi adsorbant ile doldurulmuş̧, silindirik iki adet kolona girer. Kolonlardan birisi gelen nemli havayı kurutur. Diğer kolon, içinden ters yönde geçirilen “rejenerasyon havası” yardımı ile içindeki neme doymuş̧ adsorbantın yeniden kurutulması için kullanılır. -50oC çiğlenme sıcaklığına ulaşan hava 2. Soğutma devresi yardımıyla -35oC hava sıcaklığına bir eşanjör yardımıyla soğutularak prosese verilir. Hava çıkışında özel olarak tasarlanan elektronik valf devresiyle çıkan hava 2 istasyonlu şişirme makinasına eşit olarak dağıtılabilir. Dağıtım halindeki havanın debisi ölçülür. BLAST-AIR AVANTAJLARI • -35oC kuru hava ile hızlı soğutma • %20 üretimde artış • Yüksek ürün kalitesi • Yüksek mukavemet • Homojen duvar kalınlıkları • Daha az malzeme ile üretim P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

147


Matrix Yazılım CEO’su Murat Şentürk:

E-ticaret hacmi 1.6 trilyon doları aştı

Öncelikle kısaca kendinizden ve şirketinizden bahseder misiniz? 1990 yılından sonra ticari hayata atıldım. Reklam ve promosyon alanında başladığımız yolda zaman içinde matbaacılık, web tasarım, e-ticaret ve en son göz ağrımız olan Matrix Yazılımın da eklemesi ile zinciri kendimize göre tamamlamış olduk. Bu zincir nasıl oluştu? Kısa bir cevap verecek olursak, sektörler bizi çağırdı diyebiliriz. Promosyon işi geliştikçe matbaacılık bir gereksinim oldu, reklamcılık zaman içinde dijitale yöneldikçe web tasarım ayağı zorunluluk oldu. İnternet yaygın bir şekilde kullanılmaya başlayınca e-ticaret işin olmaz ise olmazı oldu ve 148

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

finalde tüm bunları bir çatı altında toplayan Matrix Yazılım ortaya çıktı. E-ticaret kavramı deyince ne anlamalıyız? Bir cümlede anlatmamız gerekirse e-ticaret, ticaretin elektronik versiyonu diyebiliriz. E-ticaret; 90’lı yılların ortasından sonra hayatımıza giren internetin kullanımının artması ile beraber dijital ticaretin global adı oldu. Bu sistem üzerinden ürettiğiniz ya da satışını yaptığınız ürün ya da hizmetlerin çeşitli ödeme sistemleri ile bir internet sitesi üzerinden alışverişe açılmasıdır. E-ticaret gerçekten pazardan önemli pay alıyor mu yoksa sadece kurumsal görüntü mü? Görüntü mü? (Gülümsüyor)

Tam aksine, eğer inatçı bir tavır sergileyip e-ticaret karşıtı olursanız zamanın ve rekabetin çarkları içinde belki de yoktan var ettiğiniz şirketiniz gözünüzün önünde eriyip gidebilir. İsterseniz hem global, hem de ülkemizden rakamlar vererek örneklendirmeler yapalım ve bunun üzerinden devam edelim. Global perakende e-ticaret hacmi 2016 yılı itibarıyla 1.6 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Bu rakamın havada kalmaması adına yine 2016 yılında Türkiye’nin toplam bütçe gelirinin yaklaşık 150-200 milyar dolar, Almanya’nın bütçesinin ise 300-350 milyar dolar seviyelerinde olduğunu belirtelim. Sadece bu karşılaştırma bile e-ticaret denilen aracın ne kadar büyük bir dev olduğunu bizlere göstermiş oluyor.


Rakamlar büyük, bir de e-ticaret hacminin kendi içinde nasıl bir hızla büyüdüğünü anlatabilir misiniz? İşin bu kısmı da gerçekten ilgi çekici. Dünya genelindeki ticarette resmi olarak dile getirilmese de global bir kriz ya da daha yumuşak bir lisan ile bir daralma olduğunu biliyoruz ama bu gerçek e-ticaret tarafında bu şekilde değil. Örneğin global rakamlara baktığımızda e-ticaret pazarı 2013 yılından 2015 yılına yani sadece 2 senede %50lik bir artış gözlemlendi ve yapılan tahminler ışığında günümüzde 2 trilyon dolar seviyesinde olan yıllık hacim 2020 senesinde 10 trilyon dolar seviyelerine ulaşacak. E-ticaret’in sınıflandırması ya da değişik kolları var mı? Evet, genel olarak e-ticareti iki ana kola ayırabiliriz. Biri B2C, bir diğer ise B2B. 2020 yılı için beklenen rakamlar ise B2C için yıllık 3,2 triyon dolar, B2B için ise 6,7 trilyon dolar seviyelerinde. B2C; Business to Consumer yani işletmeden tüketiciye satış, B2B ise Business to Business yani işletmeden işletmeye yapılan satış anlamındadır. E-ticaret’e yeni başlayan ya da başlamayı düşünen işletme sahibi nelere dikkat etmeli?

Aslında ticaretin dili ve kuralları tüm dünya ve sektörlerde aynı. Ticarette bilinen genel kural ve sistemler e-ticaret için de geçerli yani dürüst olmak, müşteriye hızlı cevap vermek ve ürünü aynen satış öncesinde vaat ettiğiniz şekilde müşteriye teslim etmek. E-ticarette standart ticaretten farklı olarak müşteri ürünü fiziksel olarak kontrol edemeyeceği için görsel ve teknik detaylandırma çok önemli ve bunları yaptıktan sonra da klasik olarak doğru fiyatlandırma sizin satış yollarınızı açar.

“E-ticaret unutmaz” diye bir kavram var. Bu ne anlama geliyor? Evet, bu kalıp çok yerinde bir tabir. Standart ticarette şirketinizden ya da aldığı üründen memnun olmayan bir müşterinin kuruma vereceği zarar ile e-ticaret dünyasında şirketinizden memnun kalmayan bir müşterinin vereceği zarar kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Üründen ya da hizmetten olmayan müşterin olumsuz bir yorumu onlarca belki de yüzlere potansiyel müşterinin sizin şirketinizi seçmekten vazgeçmesi anlamına gelebilir. E-ticaret hacminiz ne olursa olsun, her müşteriyi %100 memnun etmek şirketin ana hedefi olmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

149


Ürününün 1 gün geç kargoya verilmesinden memnun olmayan müşteri anlamına mı geliyor? E-ticaret müşterisi bu kadar acımasız mı? Öncelikle eski bir söz ile cümlemize başlayalım, “Müşteri her zaman haklıdır”. Ayrıca “Acımasız” sert bir söylem. Şunu unutmayın ki; o müşteri satın aldığı ürüne dokunmadan sadece resimlerine ve teknik açıklamalarına bakarak, sizin şirketinize güvenerek anında teslim almayacağı bir ürüne ödeme yapıyor ve beklemeye başlıyor. Sizden beklentisi ise tarif edilen ürünü, vaat edilen sürede teslim almak. Bu yüzden müşteriye acımasız demek doğru değil, o sadece çağın gerektirdiği hıza uyum sağlamanızı bekliyor. Güzel söylüyorsunuz fakat gün içinde yüzlerce sipariş alan bir firma, stok kontrolü, cari hesap

150

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

açma, müşteriyi borçlandırma sonra ödeme alınınca cari hesabını kapatma, faturalandırma, ürünü kargoya verme ve kargo takip sürecini yönetmek gibi işlemler için onlarca yeni elemanı sadece bu bölüme yönlendirmesi gerekmiyor mu? Bu da şirketlere ciddi bir maliyet oluşturmaz mı? İşte zaten bizler de tam sorundan yola çıkarak doğru bir yazılım sistemi geliştirdik. Bu yazılımımız;

saydığınız tüm işlemleri (ürünü fiziksel olarak şirketinize gelen kargo yetkilisine teslim etmek haricinde) bir kalem bile oynatmadan ya da herhangi bir çalışana ihtiyaç duymadan kendi içinde otomatik olarak çözüyor. Bizim yazılım sistemimiz, tüm bu ihtiyaçları çözümleyerek işletmeleri, ek maliyet ve iş yükünden kurtarıyor. Online satışı konuştuk, peki firmalar üretim sırasındaki kontrol ve maliyet hesaplarını nasıl yönetmeli? Üretici firmalara ERP seçimlerini yaparken titiz davranmalarını öneriyoruz. E-ticaret kısmını bir yazılımdan, üretim takibini başka yazılımdan, muhasebe bölümünü ise başkaca bir yazılımdan takip etmek verimliliği ciddi anlamda düşürür. Bu nedenlerle şirketler ihtiyaçlarını çok iyi analiz ederek, tüm ihtiyaçları tek bir yazılım altında toplamalıdır. Bu şekilde çalışan firmalar verimlilikte ciddi bir avantaj sağlamış olurlar. P


METİN BİLGİLİ PLASTIC TRAINING & CONSULTANCY

METİN BİLGİLİ PLASTİK EĞİTİM ve DANIŞMANLIK

PLASTİK SEKTÖRÜNDE 37 YILLIK TECRÜBE EĞİTİMLERİMİZ 1-Temel Plastik Enjeksiyon Prosesi ve Problem Çözüm Yolları 2-İleri Plastik Enjeksiyon Teknolojileri 3-Hammadde Seçimi, Tasarım ve Prosesler Üzerindeki Etkileri. 4-Plastik Enjeksiyon Parça Tasarımı. 5-Plastik Enjeksiyon Kalıp Tasarımı ve Teknolojileri 6-Algılanan Kalite ve Kalite Kontrolü. 7-Verimli Bir Plastik Fabrikası Yönetimi 8-Ekstrüzyon Prosesleri. 9-Ambalaj Sanayisinde Kullanılan Plastikler ve Üretim Teknolojileri 10-Plastik Parça Dekorasyon Yöntemleri All trainings and consultancy services are available in English.

www.metinbilgili.com | metin@metinbilgili.com | 0532 438 18 77 PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

151


PlastiSense ile geri sarmaya son

makineniz 7/24 güvende

Plastik sektöründe verimliliği arttırmaya dönük çalışmalarıyla dikkat çeken Enveta, Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiği PlastiSense’yi sektörün hizmetine sundu.

PlastiSense Kaçak Sensörü enjeksiyon memesinde ve meme-kovan bağlantısındaki kaçakları tespit etmek için özel olarak geliştirilmiş bir cihaz. Cihaz, detektör borusu sayesinde hava akış hızındaki küçük değişikleri bile algılayarak kaçağı başlangıç aşamasındayken tespit ediyor. Eriyik plastik, detektör tüpü

152

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

tıkadığında veya tüpü deforme ettiğinde cihaz alarma geçerek makineyi korumaya alıyor. Robotla veya operatörsüz çalışan makinelerde memeden kaynaklı kaçakları tespit etmek oldukça zordur. Erken tespit yapılsa bile genellikle meme rezistansı, termokupl ve ilk bölge rezistansları zarar görmüş oluyor. Eğer kaçak erken tespit edilemezse eriyik plastik tüm kovanı sarıp çok daha büyük hasara yol açıyor, hatta yangına sebebiyet verebiliyor.

PlastiSense ile 100% meme ve kovan koruma • Kaçak kaynaklı zaruri makine duruşlarını azaltır. • Geri sarmayı önler. • Yüksek maliyetli rezistans ve termokupl değişimine önler. • Plastiğin alev almasından kaynaklı yangınları önler. • 7/24 koruma sağlar. • Hızlı amortisman / Düşük yatırım maliyeti . • Kolay kurulum ve montaj. P


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

153


Duayen İbrahim Özaydın

154

Türkiye’yi plastik sektörü ile tanıştıran ve ömrünü sektörün gelişimine adayan duayen işadamı İbrahim Özaydın hayata veda etti. Yenilikçi vizyonu ve girişimci kişiliği ile sektörde ilklere imza atan Özaydın, 1988 senesinde Irak-İran savaşı sırasında ürettiği 18 milyon şampuan şişesi, 4 bin matara ve 2 bin su bidonu ile o dönemin vergi

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

rekortmenleri arasına girdi ve bronz madalyanın sahibi oldu. Türkiye sanayisine ve ekonomisine sağladığı katkıların yanı sıra eğitime verdiği önem çerçevesinde birçok okul projesi hayata geçiren Özaydın’ın yaşamını yitirmesi derin üzüntü yarattı. Plastik sektörünün duayen isimlerinden İbrahim Özaydın, son yolculuğuna uğurlanırken geride başarılarla dolu bir

ömür bıraktı. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında sıralanan Türk plastik sektörünün ülkemizdeki ilk girişimcileri arasında yer alan İbrahim Özaydın, 1950’li yıllarda plastik üretimine başladı. Girişimci kişiliği ile sektöre çok değerli katkılarda bulunan Özaydın, eğitime verdiği önemi 4 anaokulu, 1 ilkokul, 1 ortaokul ve 2 meslek lisesi yaptırarak gösterdi.

‘‘

‘‘

yaşama veda etti


REKORLARLA DOLU BİR YAŞAM Özaydın’ın vefatının ardından açıklama yapan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “Merhum İbrahim Özyadın’a Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum. Kıymetli bir duayenimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü duyuyoruz. Türk plastik sektörüne yaptığı katkıları unutmamız mümkün değil. Son olarak kendisini evinde ziyaret etmiş ve engin deneyimlerini dinleme fırsatı elde etmiştik. Girişimci kişiliği ve eğitime verdiği önem ile sektöre çok önemli katkıları olan Muhterem İbrahim Amca’yı tanımaktan çok mutlu oldum. Deneyimlerinden bahsederken gözlerinden yayılan ışığı ve yenilik

heyecanını bize bıraktığı en önemli miras olarak koruyacak, nasihatlerinden faydalanacağız. Biz de ileride bu sektörde çalışacak genç arkadaşlarımıza ilham vermek ve kendisinin anısını yaşatmak üzere PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizdeki bir laboratuvara İbrahim Özaydın’ın adını vereceğiz.” REKORLARA İMZA ATTI Eroğlu, “Mesleğine büyük bir tutku ile bağlı olan Sayın İbrahim Özaydın, 1956 yılında ütü sapları, pervane çanağı üreterek mesleğe başladı. O günün şartlarında ilk kez İtalya’dan makineler getirdi ve üretimini büyüttü. 1988 senesindeki Irak - İran savaşı sırasında 18 milyon adet şampuan şişesi, 4 bin

adet matara ve 2 bin adet su bidonu üretti. O dönem 1 milyon vergi ödeyerek vergi rekortmenleri arasına girdi ve bronz madalyaya sahip oldu. İbrahim Amcamız ekonomiye katkısının yanı sıra eğitime de büyük hizmetler verdi. 4 anaokulu, 1 ilkokul, 1 ortaokul ve 2 meslek lisesinin kurucusu. Ayrıca çalışanların sektörüyle ilgili olarak eğitim alması gerektiğine inanıyordu. Türk plastik sektörü dünyada altıncı, Avrupa’da ikinci konumduysa, dünyanın pek çok bölgesine plastik ürünlerimizi ihraç ediyorsak bu başarıda İbrahim Özaydın gibi sektör duayenlerimizin çok büyük payı vardır. Onlardan aldığımız bu emaneti en iyi şekilde koruyup geliştirmeyi bir borç olarak biliyoruz” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

155


Plastik Sektörü ‘Cengiz Abi’sini de kaybetti

Y

ıllarını sektöre adayan PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Meltem Makina’nın sahibi Cengiz Karabolat yaşamını yitirdi. Türkiye Plastik Sektörüne uzun yıllar hizmet eden ve sektördeki hizmetleri nedeniyle “Cengiz Abi” olarak tanınan Karabolat, yılların birikimi olarak edindiği tecrübesinin yanında ruhunu, gözyaşını ve duygularını da ortaya koyarak, sahip olduğu değerler için mücadele etme noktasında sektörü sürekli güçlü tutan önemli bir duayendi. Karabolat’ın vefatı tüm sektörde derin bir

156

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

üzüntüye sebebiyet verirken, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan baş sağlı mesajında, “Seni her zaman güzel bir insan olarak anacağız” cümlesi dikkat çekti. Başsağlığı mesajında; Cengiz Karabolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı dilendi. ÖMRÜNÜ SEKTÖRE ADADI 1956 yılında İstanbul’da doğan Cengiz Karabolat, orta ve lise eğitimini 1974 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı. 1979 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı Fakültesi’ni bitirdi. Askerlik

görevi öncesi 1981 yılında çeşitli işletmelerde çalışarak plastik sektörüne adım attı. 1983-1988 yılları arasında Bekoteknik A.Ş.’de plastik sektöründeki çalışmalarına devam etti. 1993 yılına kadar farklı şirketlerde yöneticilik yaptı. 1993 yılında ise Meltem Makine’yı kurarak 2010 yılına kadar Battenfeld Plastik Enjeksiyon ve Boru/ Profil Ekstrüzyon Makinaları şirketlerinin Türkiye mümessilliğini yürüttü. 2014’ten bu yana AMUT Group Türkiye mümessilliğini yürütmekteydi. Almanca ve İngilizce bilen Cengiz Karabolat evli ve bir kız babasıydı.


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

157


PAGEV’İN ÜYELERİNE SAĞLADIĞI AVANTAJLAR PAGEV, üyelerinin ihtiyaç ve taleplerini dikkate alarak yüklendiği misyonu aşağıdaki faaliyetleri yerine getirerek yürütür.

1 2 3 158

Devletin, sektörümüzü destekleyici politikalar oluşturmasında yardımcı olur.

4

Plastik sektörünün bir bütün olarak rekabet gücünün arttırılmasına ve plastik sektörümüzce yaratılacak katma değer ve istihdamın, yabancı ülkelere değil, kendi ülke ekonomimize kazandırılmasını sağlayacak çalışmalar yapar.  

5

Sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini, yazılı ve görsel medyayı kullanarak tüm kamuoyuna duyurmaya azami gayret sarf eder.

6

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Her yıl Tüyap-PAGEV iş birliği ile düzenlenen PlastEurasia Fuarı’na üyelerine özel indirimli standlı katılım imkanı sağlar.

Üyelerinin, yurt içi ve yurt dışı uluslararası fuarlara daha uygun şartlarla katılımı amacıyla fuar firmaları ile anlaşmalar yapar, uygun görülen fuarlara info stand ile katılır ve üyelerinin eriştiği ileri imalat teknoloji kabiliyetlerini tanıtır.

Her yıl düzenlediği “Plastik Endüstri Kongresi”, ‘‘Uluslararası Plastik Ambalaj Teknolojileri’’ve belli zamanlarda bizzat organize edeceği veya iş birliğinde bulanacağı seminer ve eğitimlere üyelerimizin ücretsiz veya indirimli katılmalarına olanak tanır.


7 8 9 10

Üyelerinin değişen koşullara uyum sağlaması amacıyla, üyelerce ihtiyaç duyulan eğitim faaliyetlerini organize eder.

Sektörümüzün bazen bir bütün, bazen de özel sorunları, yazılan raporlar ve bizzat Bakan düzeyindeki görüşmelerle dile getirir.

Sektörümüzle ilgili yurt içi ve yurt dışı sempozyum ve toplantılara iştirak eder.

Internet sayfasında sektöre yönelik raporları ve verileri yayınlar.

11 12 13 14

PAGEV, üyelerinin ileri teknoloji imalat kabiliyetlerini dış dünyaya tanıtmak ve üyeleri arasında iletişim kurmak amacıyla faaliyetlerde bulunur PAGEV Yönetim Kurulu Üyeleri, TOBB, ITO, ISO, TTGV gibi sektörümüzle ilgili kurumlarda aktif görevler alarak, sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini değişik platformlara taşır.

Sektörün yasayla kurulmuş en üst kuruluşu olan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’nin Başkanlığını yürütür.

Plastik sektörünün imajını güçlendirecek, çevre bilincini geliştirmek ve sosyal sorumluluk projeleri’ne katkıda bulunmak için projelerin hazırlanıp uygulanmasını sağlar.

PAGEV üyelik başvurusu için: +90 212 425 13 13

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

159


Esra Ersöz Müdür, İçerik Piyasa Bilgisi Departmanı ChemOrbis

Türkiye’nin polimer tüketimi 2017’yi kapatırken büyüme ivmesini koruyor 2017 yılında toplam polimer ithalatı ilk kez 4.5 milyonun üzerine çıkabilir ve hatta 5 milyon ton sınırına yaklaşabilir. Türkiye’nin toplam polimer tüketimi son yıllarda bir miktar hız kaybetse de büyümeye devam ediyor. İlk 3 çeyrekte kaydedilen ithalat miktarı dikkate alındığında 2017 yılının da yeni bir büyüme ile kapatılması kuvvetle muhtemel. ChemOrbis İstatistik Sihirbazı ile hazırlanan grafikten de görülebileceği üzere 2001 ve 2011 yılları arasındaki polimer ithalatlarındaki hızlı büyüme, 2011’den sonra artık yerini nispeten daha ufak büyüme oranlarına bırakmış. 2017 itibarıyla yaklaşık %78 oranında ithalata bağımlı olan Türkiye polimer piyasasında son 4-5 yıl zarfında yıllık bazda yaklaşık 4 buçuk milyon ton polimer ithalatı

160

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

gerçekleşirken, miktarın bu seviyelerde aşağı yukarı stabilize olduğu görülüyor. POLİMER İTHALATINDA 5 MİLYON TON EŞİĞİ YAKIN MI? Bu yılın ilk 3 çeyreğine bakıldığında toplam polimer ithalatının yıllık bazda % 12 artarak 3,8 milyon ton ile yeni bir rekora ulaştığı görülüyor. Söz konusu büyüme hızının yıl sonuna kadar en azından % 8-10 civarında kalacağı varsayılırsa, 2017 yılında toplam polimer ithalatı ilk kez 4,5 milyonun üzerine çıkabilir ve hatta 5 milyon ton sınırına yaklaşabilir. Polimerlere ürün bazında bakıldığında ilk 3 çeyrek için % 12’lik büyüme hızını, Yüksek Yoğunluklu Polietilen (HDPE) hariç diğer tüm ürünlerin üstlendiği görülüyor.


LLDPE TALEBİNDE CİDDİ SIÇRAMA En belirgin artış yıllık bazda %25 ile Lineer Alçak Yoğunluklu Polietilen (LLDPE) ithalatında gözleniyor. Toplam ithalatın 340 bin tonun üzerine çıkarak, geçen yılın toplam ithalatını ilk 3 çeyrekte neredeyse yakaladığı görülüyor. Bu durum 2017 başı itibarıyla metalosen LLDPE ithalatlarının, normal LLDPE ithalatlarından farklı bir GTIP numarası ile ayrılmasına rağmen gerçekleşmiş bulunuyor. HDPE ithalatlarında %1’lik bir azalma görülürken, Alçak Yoğunluklu Polietien (LDPE) ithalatları yeni bir rekoru gördü. Yıllık bazda %7 artan LDPE ithalatları, ilk 3 çeyrekte 215 bin tonun üzerine çıktı. PP BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR Ürün grubu olarak Türkiye’deki polimer pazarının % 35 ile en büyük payına sahip olan PP için ithalatlardaki artış son 3-4 yılda belirgin bir şekilde yavaşlamıştı. Bu senenin ilk 3 çeyreğinde ise homo PP ithalatları yıllık bazda %8 oranında, belirgin sayılabilecek bir artış kaydetti ve 1,2 milyon tonun üzerine çıkarak kümülatifte yeni bir rekora imza attı. Benzer şekilde kopolimer ithalatlarında da aynı süre zarfında %4’ten fazla bir artış görülüyor.

PVC ŞEYTANIN BACAĞINI 2017’DE KIRDI 2013 yılında Yurt içi üretici ve ithalat toplamıyla birlikte pazar payı 1 milyon ton sınırına dayanan PVC için ithalatlar, o tarihten bu yana mütemadiyen azalma eğiliminde bulunuyordu. Ancak bu sene ilk 3 çeyrek için son yıllardaki düşüş döngüsü kırıldı ve ithalatlar yıllık bazda % 8 artarak, 535 bin tona yükseldi. İthalat miktarı ile rekor kıran başka bir ürün ise ABS oldu. 2017’nin ilk 3 çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine kıyasla %11 artan ABS ithalatları 100 bin ton sınırına dayandı. Geçen yılın tamamında 114 bin ton ithalat gerçekleşmişti. Daha fazlası için www.chemorbis.com’a üye olarak, Piyasa Bilgisi bölümü altında fiyatlardaki hızlı değişimleri, arz-talep dinamiklerindeki güncel bilgileri takip edebilir, ülke ve ürün bazındaki istatistikleri inceleyebilir, farklı bölge ve ürünleri aynı ekranda kıyaslayabileceğiniz analiz araçlarını kullanarak kendi grafik ve tablolarınızı oluşturabilirsiniz.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

161


Doç.Dr.-Ing. Sami SAYER EÜ, Ege MYO Polimer Teknolojisi Anıl EKER EÜ, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği

162

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

GRAFENİN ÜRETİMİ VE POLİMER ESASLI MALZEMELERDE KULLANIMI Özet Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak konvansiyonel üretim metotlarına alternatif olarak yeni ve inovatif üretim teknikleri gelişmektedir. Bu durum bir taraftan üretim metotlarının çeşitlenmesini sağlarken diğer taraftan da farklı endüstri uygulamalarının nihai ürüne dönüşmesiyle yaşam standardının yükselmesine katkı sağlamaktadır. Endüstrideki hafif ve dayanıklı malzeme ihtiyacı yeni malzemelerin geliştirilmesine yol açmıştır. Grafenin üstün elektriksel ve ısı iletkenliği, yüksek mekanik mukavementi ve esnek yapısı endüstrinin birçok alanında grafeni diğer malzemelere göre daha cazip hale getirmiştir. Makaralı Sistem (roll to roll) kimyasal buhar biriktirilmesi (Chemical Vapor Deposition, CVD)

metodu endüstride yüksek miktarda ve kaliteli grafen film üretiminde en geçerli yöntemdir. Bunun dışındaki kimyasal metotlar da akademik çalışmalarda yer almalarına rağmen endüstriyel uygulamalar için şu anda uygun değildir. Grafenin Gelişimi ve Özellikleri Grafen, tarihte en yaygın olarak bilinen malzemelerden biri olan grafitten (kurşun kalemlerin çekirdek kısmı) elde edilen, bal peteği görünümlü, karbon atomlarından oluşan 2 boyutlu bir malzemedir (Tek katmanlı ve birkaç katmanlı grafenden söz ettiğimiz için kalınlık çok düşük nanometrelerde ölçülmekte ve 3. Boyut göz ardı edilmektedir.).


Grafit eski Yunan kültüründen beri bilinen bir malzeme olmasına rağmen ilk çalışmalar 1840 yılında grafit oksit üzerinde yapılmış ve 1900’lerin ortalarında grafit oksit bazlı bataryalar denenmiştir. 1986 yılına gelindiğinde “Grafen” kavramı tek katmanlı grafit malzemeler için önerilmiştir. 2004 yılına gelindiğinde Geim ve Novoselov grafit katmanlarını bant kullanarak ayırmayı başarmış ve grafenin özelliklerini inceleme fırsatı bulmuşlardır. Bu yönteme mikro mekanik tabakaları ayırma yöntemi ismi verilmiştir. 2010 yılında Geim ve Novoselov 2 boyutlu grafen malzemesi üretimi üzerine yaptıkları çalışmalarla Nobel Fizik ödülünü kazanmışlardır [6]. Bu başarı grafen üzerindeki ilgiyi arttırmış ve grafenin potansiyelini ortaya çıkarmıştır. Bu aşamadan sonra grafen konusundaki akademik çalışmalar farklı bir boyut kazanmış ve elde edilen araştırma sonuçları endüstrinin farklı alanlarında kullanılmaya başlamıştır. Grafenin yüksek elektrik iletkenliği (30 ohm/ sq değerlerine kadar düşük yüzey direnci [2] ), yüksek ısı transferi ve mekanik dayanım özellikleri (1100 GPa’ye kadar Young Modulus [5]) sebebiyle bugün birçok alanda geleceğin teknolojilerini oluşturacak altyapı olarak görülmektedir. Grafenin üretim tekniklerinden bahsetmeden önce neden bu kadar önemli bir malzeme olduğunu daha detaylı açıklamak gerekir. Grafen teknolojileri aşağıda listelenen tüm alanlarda gelişime açıktır [1]: • Elektriksel iletken, saydam ve çizilmeye karşı dayanıklı filmler, • Karbon filmleri ve karbon kağıdı,

• İletken bariyer filmler, • Plastik ve kauçuklar için katkı maddeleri, • Köpükler için katkı maddeleri (nano boyutta), • Kaplamalar, • Pigmentler, • 2D ve 3D baskı için baskı macunları, • Basılı elektronik, • Elektrotlar • Sensörler ve dokunmatik ekranlar • Katalizörler •Grafik tabanlı piller ve süperkapasitörlerin yanı sıra enerji depolama • Membran olarak. • Transistör ve işlemci teknolojileri Grafen, en çok elektronik sektöründe karşımıza çıkmaktadır. Bunun sebeplerinden biri teknolojide bazı limitlere erişmemiz ve limitleri kullandığımız malzemelerle aşamıyor olmamızdır. Transistor teknolojilerinde Moore kanunu olarak da adlandırılan Intel’in kurucularından Gordon Moore’un 1965 yılında öngördüğü birim alandaki transistor sayısının artmasıyla işlemci performanslarının her sene katlanarak artması günümüzde artık nanometre mertebelerinde transistorlerin gelişmesine öncülük etmiştir. Grafen bu noktada yüksek iletkenlik sağlaması sebebiyle klasik silikon teknolojilerine alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Bunun dışında dokunmatik ekran teknolojilerinde performans ve dayanıklılık (çizilmezlik ve kırılmazlık) arayışımız şimdiye kadar en yaygın geliştirilen indiyum kalay oksit bazlı dokunmatik ekranlardan grafen ekranlara yönelim sağlamıştır.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

163


Dokunmatik Ekranların Çalışma Prensibi Dokunmantik ekranlar x-y düzleminde bir matris yapısına sahiptir Bu matris içerisinde her koordinatta belirli hücreler mevcuttur (ITO veya grafen yapılı olabilir). Direnç bazlı ekranlarda ekrana temas ile elektriksel direnç değişirken, kapasitif ekranlarda elektriksel kapasitanstaki değişimler sinyal üretilmesini sağlar. Kullanıcının dokunmatik ekrana dokunması ile oluşan sinyaller işlemci tarafından yorumlanarak gerekli fonksiyonun çalışması sağlanır. [7] Rice ve Sungkyunkwan Üniversitelerindeki bilim insanlarının çalışmaları sonucunda grafen bazlı dokunmatik ekranların endüstriyel boyutta üretimi gerçekleşmiştir. Bunun dışında Bluestone Global Tech ve Samsung gibi firmalar da grafen bazlı dokunmatik ekran üretimi üzerine çalışmaya devam etmektedir [8,9]. Teknolojik gelişmelerle birlikte grafenin inceliği ve esnekliği sayesinde yakın gelecekte telefonlarımızın ve bilgisayarlarımızın bir kağıt gibi katlanarak taşınabileceği düşünülmektedir. [9] Ekranların dışında grafenin güneş pilleri, süper kapasitör gibi uygulamalarda kullanılması batarya teknolojilerinin gelişmesini ve elektrikli otomobillerden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda enerji çözümlerini sağlayacağı öngörülmektedir. Grafen Üretim Teknikleri Grafen üretimindeki en yaygın metot kimyasal buhar biriktirme (CVD) metodudur. Diğer metotlar arasında tabakaların ayrılması (exfoliation) ve grafen oksitin indirgenmesi de bulunmaktadır. Ancak tüm metotlar arasında endüstriyel üretim, çok miktarda, uniform ve kaliteli ürünler talep ettiği için bu yazıda daha çok makaralı CVD metodu üzerinde durulacaktır. Tabakaların Ayrılması Yüksek saflıktaki grafitin potasyum ile belli bir oranda karıştırılması sonucunda potasyum atomları grafit katmanlarının arasına yerleştirmektedir. Bu yeni malzemeye KC8 ismi verilmektedir [5]. KC8, etanole atıldığında potasyum ile etanol arasındaki etkileşimler sayesinde grafit tabakaları ayrışıp, grafen tabakalarına dönüşmektedir [5]. 164

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Grafen Oksidin İndirgenmesi Grafitin çeşitli kimyasal metotlarda oksitlenmesi grafit tabakalarının ayrılmasına ve grafen oksit yapısının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Grafen oksit termal tavlama, ışık, mikrodalga veya kimyasal metotlarla indirgenerek grafen saflaştırılabilmektedir [5]. Kimyasal Buhar Biriktirilmesi (CVD) Bu metot, çeşitli metal tabakalar üzerinde yüksek sıcaklık altındaki bir fırında, karbon kaynağı gazların (metan gibi) bozunması ve ayrılan karbon atomlarının metal yüzey üzerine tutunarak grafen tabakası oluşturmasını içerir. Nikel ve bakır bu alanda en çok tercih edilen metallerdendir. İnce bakır folyo üzerine 1000 ⁰C’ye yakın sıcaklıklarda vakum ortamında metan gazı gönderildiğinde karbon atomları ayrışarak metal yüzeye tutunmaya başlar. Grafenin tek katmanlı veya birkaç katmanlı üretimi bu şekilde elde edilebilmektedir. Endüstriyel üretim için bu sistemden yola çıkılarak bazı geliştirmeler yapılmıştır. Makaralı sistem CVD denen metotta bu sisteme makaralar eklenmiştir ve bakır folyo makaralar arasında döndürülmektedir. Yüzey alanının genişletilmesi ve tek seferde daha çok malzeme üretimini amaçlayan bu metodun basamakları aşağıdaki sırayla açıklanmaktadır [3]:

Şekil 4: Tabakaların ayrılması ve sonucunda sarmal grafenin oluşumu


• Metal ince film makara sistemine yerleştirilir ve kuvars tüp fırına alınır. • Fırındaki sıcaklık yaklaşık olarak 1000⁰C’ye çıkarılır (Daha düşük sıcaklıklarda yapılan çalışmalar da mevcuttur.) • Bu sırada ortama karbon kaynağı organik bir malzeme salınır. (Ör: Metan gazı) • Yüksek sıcaklıkta metan gazındaki karbon atomları metal film üzerine tutunarak ince bir katman oluşturur. • Burada çoklu katmanlar veya kesintiye uğrayan yerler olabilir bu durum grafenin iletkenliğini ve sağlamlığını değiştirecektir. Genelde tek katman elde edilmeye çalışılır ve kesintiye uğrayan kısımların (hatalı bölgeler) tamiri için ek işlemler uygulanabilir. • Polimer esaslı malzemelerin üzerine grafen kaplanabilmesi için, fırından çıkarılan metalgrafen yapısının grafen kısmına yapıştırıcı bir malzeme uygulanır, daha sonra bu kısma polimer esaslı film yapıştırılabilir. • Metal-grafen-polimer malzemesinin metal kısmı kimyasal çözücülerle ayrılır (etching).

hala indiyum kalay oksit olsa da, grafen yakın gelecekte üstün özelliklerinden dolayı dokunmatik ekran teknolojilerinde tercih edilen malzeme konumuna geçecektir. Bu iki malzemeyi karşılaştırırsak: [2] Konvansiyonel şeffaf elektrotlar, indiyum kalay oksit (ITO) kullanır. Güneş pilleri, dokunmatik sensörler ve düz panel ekranlarda yaygın olarak kullanılırlar. ITO filmler, 100 ohm/sq’den daha az bir yüzey direncine, % 90’lık optik şeffaflığa ve sınırsız ölçeklenebilirliğe sahiptir (Tek seferde üretimi için boyutsal sınır yoktur.) Bae ve ekibinin yaptıkları bir çalışmaya göre, tek katman 125 ohm/sq yüzey direncinde %97.4 optik transparan grafen malzeme 30 inç boyutunda üretilmiş ve 4 katmana çıkarıldığında direncin 30 ohm/sq değerine ve transparanlığın %90’a düştüğü gözlemlenmiştir. Bu da ITO’dan daha kaliteli bir malzeme olmasını sağlamaktadır. [2] Grafenin konvansiyonel üretiminde yüksek sıcaklık, düşük basınç ve karbon kaynağına duyulan gereksinimin yanı sıra etching gibi kimyasal işlemlerin bulunması, üretim maliyetinin artmasına neden olmaktadır. Bu yöntemde elde edilen grafenin endüstride rekabet edebilme gücü zayıflamaktadır. Ancak Kobayashi ve ekibi 100 metre uzunluğunda tek katmanlı grafen yapmayı gerçekleştirdirler [3].

Şekil 5: Grafenin makaralı sistemle bakır folyo üzerinde üretilmesi ve ardından PET film üzerine yapıştırılması

Grafen, 2 boyutlu bir malzeme olmasından dolayı genelde transparan bir polimer üzerinde taşınır. Bu metotla üretilen grafen ilk olarak dokunmatik ekran teknolojilerinde alternatif malzeme olarak kullanılmaktadır. Ekran teknolojilerindeki genel kabul görür malzeme

Şekil 6: Dokunmatik ekran üretiminin baştan sona aşamaları

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

165


Bu sistemin diğerlerinden farkı, ısıtma işleminin makaradaki bakır katmandan akım geçirilerek sağlanması, böylece sistemin hacmi artsa da karbon bozunumu bakır yüzeye yakın bölgelerde gerçekleşmekte ve homojen bir yapı sağlanabilmektedir. (Şekil 5) Bu metotla elde edilen 100 metrelik grafenin 150 ohm/sq gibi düşük bir dirence sahip olması elektronik alanında kullanıma imkan vermektedir. Yüksek sıcaklık ve düşük basınç grafen kalitesini arttırır ancak yüksek sıcaklıklarda basıncın çok fazla düşürülmesi de bakırın erimesine sebep olacağından optimum işlemin tanımlanması gerekmektedir. Ayrıca yüksek sıcaklıkta eğilme gösteren bakır üzerinde oluşturulan grafen katmanı, bakırdaki eğilme ortadan kalktığında kesintiye uğrayabilir. Bu sebeple bu çalışma sıcaklık ve basıncın daha düşük olduğu uygulamaların geliştirilmesi gerektiğini öngörmektedir. Üretilen grafen filmin kalitesini (iletkenlik gibi parametreler açısından) etkileyen başlıca faktörler: 1. Kullanılan Metal (Metallerin tanecik büyüklüğü grafenin kalitesini etkilemektedir.) 2. Karbon Kaynağı 3. Ortam Sıcaklığı 4. Ortam Basıncı 5. İşlem Süresi Demir, rutenyum, bakır, nikel, kobalt, altın, platinyum ve birçok alaşım grafen eldesinde kullanılırken, her metaldeki işlem farklı sıcaklık ve işlem süresi gerektirir. Metal seçiminde, maliyet ve kalite göz önüne alındığında piyasada en fazla bakır ve nikelin tercih edildiği görülmektedir. Ortam basıncının yükselmesi grafenin kalitesini düşürmekle beraber, vakum ortamının oluşturulması da maliyeti arttıran etmenler arasındadır. Vakum yerine inert gaz kullanılması da tercih edilebilir. Sonuç Grafen bazlı gelişmeler bu yazıda anlatılanlarla sınırlı değildir ve bugün birçok malzeme aynı zamanda grafen ile katkılı hale getirilmek için yeniden araştırma ve uygulamalara konu olmaktadır. Teknolojik gelişmeleri yakalayabilen ve hem bilgi hem 166

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

de teknoloji üretimine katkı sağlayabilenler geleceğin teknolojilerini de büyük ölçüde domine etme fırsatını yakalama şansı bulacaklardır. Bu yazıda grafenin polimer esaslı malzemeler ile birlikte kullanımı konusunda PLASTİK dergisi okuyucularına da bilgi vermek amaçlanmıştır. P Kaynakça: 1. Herstellung von Graphen Folien im Roll to Roll Verfahren- Production of graphene films in the roll-to-roll process / Kunststoffe 12/2013_p.105 2. Sukang Bae, Hyeongkeun Kim, Youngbin Lee, Xiangfan Xu, Jae-Sung Park, Yi Zheng, Jayakumar Balakrishnan, Tian Lei, Hye Ri Kim, Young Il Song, Young-Jin Kim, Kwang S. Kim, Barbaros Ozyilmaz, Jong-Hyun Ahn, Byung Hee Hong and Sumio Iijima (2010) - Roll-toroll production of 30-inch graphene films for transparent electrodes – Nature Nanotechnology 3. Toshiyuki Kobayashi, Masashi Bando, Nozomi Kimura, Keisuke Shimizu, Koji Kadono (2013) - Production of a 100-m-long highquality graphene transparent conductive film by roll-to-roll chemical vapor deposition - Applied Physics Letters 4. Rebecca S. Edwards and Karl S. Coleman (2013) - Graphene film growth on polycrystalline metals 5. Ayşe Bedeloğlu, Mahmut Taş (2016)Grafen ve Grafen Üretim Yöntemleri 6. C.T.J. Low, F.C. Walsh, M.H. Chakrabarti, M.A. Hashim, M.A. Hussain (2013) Electrochemical approaches to the production of graphene flakes and their potential applications 7. How it works: The technology of touch screens, www.computerworld.com/ article/2491831/computer-hardware/ computer-hardware-how-it-works-thetechnology-of-touch-screens.html 8. Nanomaterials in touch screens, www. azonano.com/article.aspx?ArticleID=3176 9. Flexible touch screens made with printed graphene, www.technologyreview. com/s/419426/flexible-touch-screen-madewith-printed-graphene/


BİLİNÇLİ BİR TOPLUM AYDINLIK BİR GELECEK GÜZEL BİR ÜLKE ve DAHA YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA İÇİN AMBALAJ ATIKLARINI KAyNAĞINDA DOĞRU AYRIŞTIRARAK GERİ DÖNÜŞÜME SEN DE DESTEK OL

pagcev pagcev pagevtv pagcev

PAGÇEV, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşudur PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR

pagcev.org

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

167


Doç. Dr. Ahmet Okur Manisa Celal Bayar Üniversitesi

168

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

TÜRKİYE VE OECD ÜLKELERİNDE İSTİHDAM ESNEKLİĞİ Özet İstihdam esnekliği, ekonomik büyüme ile emek istihdamı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir kavram olarak, özellikle 2000 li yıllardan sonra ülkemizde sıkça tartışılan bir konu olmuştur. Ekonomik büyümeye koşut olarak artmayan emek istihdamı nedeniyle “istihdam dostu olmayan büyüme” kavramı gündeme gelmiştir. Büyüme ve istihdam arasındaki ilişki derinlemesine analiz edildiğinde iktisadi faaliyetlerin neredeyse tümüne değinmek gerekebilir. İstihdam esnekliği; ekonomideki verimlilik, iş güvencesi, piyasa yapıları, ekonomi politikalarının etkinliği vb. gibi birçok iktisadi parametreyle doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilidir. Bu makale ile istihdam esnekliği kavramı açıklanacak; esneklik katsayısının yıllar itibariyle niçin istikrarlı bir seyir izlemediği ana hatlarıyla

özetlenecek ve Türkiye ile OECD ülkelerindeki katsayılar yıllar itibariyle karşılaştırılıp değerlendirilecek. İSTİHDAM ESNEKLİĞİ NEDİR? İstihdam esnekliği, yıllık istihdam artış oranlarının GSMH yıllık artış oranlarına bölünmesiyle bulunmaktadır. Bu ilişkinin sonucu olarak, büyümeyi uyaran unsurların esnekliği aşağı çekme yönünde bir işlevi vardır. İstihdam esnekliği kavramı gündeme geldiğinde istihdamın artma eğiliminde olması (yüksek esneklik) diğer taraftan ekonomik büyümenin de benzer eğilimde olması, arzulanır ekonomi politikası amaçları olarak gündeme gelmektedir. Ancak ilişkinin paradoksal bir içerik taşıması nedeniyle, iktisat yazınındaki tartışmaların belirli bir yöne evirildiğini söylemek de mümkün değil.


İstihdam esnekliği kavramı tartışılırken; ekonomilerin işsizlik oranları, beşeri sermayenin gelişmişlik durumu, toplam işsizler, emek ve sermaye verimliliği ile ulusal gelir düzeyi değerlerinin de dikkate alınması gerekir. Yüksek işsizlik oranlarına sahip ekonomilerde işsizliği massetmenin bir yöntemi olarak emek yoğun teknolojilerin tercih edilmesi ekonomi politikası amaçlarına uygun olabilir. Diğer taraftan gelişmekte olan ekonomiler için, kronik bir sorun olan cari açık sorunu, yüksek katma değerli üretim ve ihracat ile dengeye geleceği için, sermaye yoğun teknolojiler, ekonomi politikası karar organları tarafından desteklenebilir. İktisat yazınında sıkça tartışılan ve gündeme gelen, büyümenin istihdam yaratmama sorunu ise toplam yatırımlar içinde sermaye yoğun yatırımların yoğunluk kazanması nedeniyle ortaya çıkabilir. Türkiye ekonomisi açısından yüksek işsizliğin azaltılması kadar cari açığın azaltılması da iki temel ekonomi politikası amacıdır. İstihdam yaratma açısından iki temel amacın hangisinin ne oranda önceliğe sahip olacağı ise ekonomi politikası karar organlarının tercihine bağlıdır. İşgücü verimliliğindeki artışlara bağlı olarak büyüme artarken istihdam esnekliği düşmektedir. Verimlilik artışlarının önemli kaynağı ise teknolojik yatırımlar olup sermaye yoğun özelliğe sahiptir. Sermaye yoğun yatırımların toplam verimlilik üzerinde pozitif etkisi vardır. Bu nedenle büyümenin istihdam yaratma işlevi, toplam işgücü verimliliği ile de ilgilidir. Bu ilişki çerçevesinde istihdam esnekliği düşerken büyümenin ivme kazanması beklenir. Bu durumda istihdam artışları GSYH büyüme oranının üzerine çıkar

ve emek başına verimlilik düşer. Esneklik katsayısı genellikle birin altında gerçekleşmektedir. Esnekliğin bire yaklaşması yüzde birlik büyümenin yüzde birlik istihdam artışı sağlaması demektir. Bu durumda verimlilik artışları sıfıra yaklaşır. Esnekliğin birin üstüne çıktığı durumlarda ise yüzde birlik bir büyüme yüzde birin üzerinde istihdam artışı yaratır. İSTİHDAM ESNEKLİĞİNİN ‘‘İSTİKRARSIZ YAPISI’’ Ekonomik büyümenin başlangıç dönemlerinde yüksek büyüme oranları ile yüksek istihdam sağlanırken sonraki dönemlerde büyüme ile istihdam ilişkisi zayıflamaktadır. “Yaygın büyümeden yoğun büyümeye” doğru gelişen bu süreçte sermaye lehine gelişen teknoloji, emek istihdamını katılaştırmakta, büyüme ve istihdam ilişkisi zayıflamaktadır. Bu ilişkiye dayanarak işsizlik sorunu ve ekonomik büyüme arasında herhangi bir ilişki kurulamayacağı yönünde araştırma sonuçları da mevcuttur: “Türkiye ekonomisinde büyüme oranı ile işsizlik oranı arasında karşılıklı bir nedensellik ilişkisi bulunmamaktadır. Nedensellik ilişkisinin yönü sadece işsizlik oranından büyüme oranına doğru bulunmakta, büyüme oranından işsizlik oranına doğru bir nedensellik ilişkisi ise bulunmamaktadır. Bir başka ifade ile Türkiye ekonomisinde işsizlik, iktisadi büyümeyi etkileyen faktörler içinde yer almakta fakat iktisadi büyümenin yüksek veya düşük oranda gerçekleşmesi işsizliğin oluşmasında veya işsizliğin önlenebilmesinde herhangi bir etkiye sahip bulunmamakta’’ (YılmazGöktaş Ö.: 2005: 75)

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

169


Türkiye’de büyüme ve istihdam arasındaki ilişkiyi 1997–2009 dönemi üçer aylık veri kullanılarak yapılan bir çalışmada; GSYH’ den istihdama doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. İstihdam esneklikleri temel sektörler bazında (tarım, sanayi, hizmetler) karşılaştırıldığında en yüksek istihdam esneklik değerinin sanayi sektörüne ait olduğu belirlenmiştir. Sanayi sektörüne ilişkin alt sektörler itibariyle madencilik sektörünün, hizmetler sektörüne ilişkin alt sektörler itibariyle de inşaat sektörünün en yüksek esneklik değerlerine sahip olduğu tespit edilmiştir. İnşaat sektöründe çıktıdaki %1’lik artışın istihdamı çıktıdaki artıştan daha fazla etkilediği, diğer sektörler itibariyle bu durumun gerçekleşmediği ortaya konulmuştur. İnşaat sektörünü takiben en yüksek esneklik katsayı değerinin madencilik sektörüne ait olduğu saptanmıştır .(Albayrak N. vd. :2017) Ekonomik büyümenin istihdam üzerindeki etkisinin araştırıldığı ve 2000-2102 dönemini esas alan bir diğer çalışmada değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişkinin varlığına dikkat çekilmektedir. Çalışma sonuçlarına göre; 2004-2005 döneminde büyümenin istihdam üzerinde güçlü etki yaratmadığı ve 2010-2011 yıllarında yaşanan yüksek büyüme döneminde ise büyümenin istihdam üzerinde güçlü etkisi olduğunu göstermişlerdir.(Ertuğrul H.vd.:2013) Türkiye’de “sermaye” girdisinin ithalat maliyetlerinin ucuzluğu, sanayi üreticisini ithal edilmiş ara malı ve yatırım mallarını yerli üretime ve genelde işgücüne karşı ikame etmeye yönlendirmektedir. Döviz kurlarındaki ucuzluk bir yanda finans 170

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

piyasalarında bir istikrarsızlık unsuru olarak değerlendirilirken, diğer yanda da sanayide düşük teknolojili ve sermaye yoğun bir faktör donanımını özendirmektedir.(Yeldan E.vd.:2014) Sermaye yoğun yatırımlar istihdam esnekliği katsayısının yüksek çıkmamasına neden olarak , “istihdamsız büyüme” konusunu gündeme getiren bir gelişmedir. Ancak uzun dönemde verimlilik artışlarının sermaye birikimine yapacağı katkıyla, istikrarlı büyüme patikasının yakalanacağını da belirtmek gerekir. Büyüme evreleri açısından bakıldığında sermaye yoğun yatırımların ağırlık kazanması verimlilik oranlarının istihdamdan daha yüksek oranlarda uyarılması sonucunu doğurabilir. Kalifiye emekle, yoğun teknoloji belirli bölgelere yığılabilir. Bunlar ekonomik gelişmenin sonuçları olarak yorumlanmalıdır. Türkiye ekonomisinde de ‘‘istihdam dostu olmayan büyüme’’ özellikle 2001 krizinden sonra gündeme gelmiştir. Bu dönemde uygulama alanı bulan esnek kur sisteminde, değerli yerli paranın sermaye malı ithalatında avantaj sağlaması, sermaye/teknoloji yoğun yatırımların belirli dönemlerde daha cazip olmasını sağlamış olabilir. Bu sürecin, verimliliği istihdam kadar uyarmaması, istihdam dostu olmayan büyüme tartışmalarını gündeme getirmiştir. İstihdam esnekliği ile ilgili bir araştırmada 2005-11 döneminin bulguları bu süreci teyit etmektedir. Bu araştırmaya göre 0,40 ile 2,24 değerleri arasında büyük oynaklık gösteren istihdam esnekliği, sektör ve sektör büyümelerine göre farklı değerler gösterebilmektedir.(Gürsel S. v.d::2012)


Yatırım kararları planlanırken; sermayenin maliyeti ve beşeri sermayenin niteliği ile getiri oranları göz önünde bulundurularak, yatırımın emek yoğun veya sermaye yoğun olması yönünde karar verilmektedir. İstihdamın seyrini belirleyen unsur emek ve sermaye bileşiminin hangi oranlarda gerçekleşeceği ile ilgili olmaktadır. Bunların dışında büyümenin ne oranda istihdam yaratıp yaratmayacağı büyük oranda ‘‘piyasa’’ ile ilgili bir sorundur. Büyüme patikasına katkılar açısından tüm 1980-2010 boyunca sermaye yatırımlarının payı %58, emeğin payı ise %23 düzeyinde gerçekleşmiştir. “Artık” (residual) olarak hesaplanan TFÜ payı ise %19 olarak gerçekleşmiştir. 2000-2010 arasında sermayenin büyümeye katkısı %66,6’dır. Toplam faktör üretkenliğinin payı %20; emeğin payı ise %13’e gerilemiştir. Bu bulgular 1980 -2010 döneminde GSYH değerleri içinde toplam sermaye payının giderek artarken, emeğin payının giderek düştüğünü ve toplam faktör verimliliğinin de artış eğiliminde olduğunu göstermektedir. 2000 sonrası dönemin istihdam dostu olmayan ve aşırı sermaye yoğun niteliklerini sergilemesi bakımından bu bulgular önemlidir. (Yeldan E. vd. 2014) Diğer taraftan, emek gelir artışı ile verimlilik kazançları arasındaki bağlantıyı kuran, sosyal güvenlik sistemlerinin de güçlenmesini içeren stratejilerin benimsenmesi önemlidir. (Çaşkurlu E. :2014) Ekonomik dalgalanmalar açısından bakıldığında; istihdam üzerindeki etki iki şekilde gelişmektedir: Birincisi, talep daralmakta dolayısıyla arz kesimi de bu daralmaya uyum göstermekte ve istihdam düşmektedir. İkincisi, daralan istihdam nedeniyle talep tekrar daralmaktadır. Ekonomideki daralmalar sırasında, piyasaların kayıt dışılığı ve formel yapısı, istihdam esnekliğini belirleyen bir role sahip olmaktadır. Kayıt dışı ekonomide faaliyet gösteren ve işgücü maliyetleri üzerinde kontrol gücüne sahip olan firmalar, maliyet avantajı sağlamaktadır. Firmalar, işgücü üzerinde hem ücret düzeyini belirleme hem de çalışma saatlerini kontrol etme gücüne sahip olduğundan istihdam ve üretim düzeyini sağlama konusunda daha

avantajlı bir durum sağlayabilmektedirler. Formel piyasada faaliyet gösteren firmalar ise, ekonomik daralma dönemlerinde, kıdem tazminatlarının firmaya yük getirmemesi amacıyla işçilerin iş akitlerinin korunması yoluna giderken işgücü piyasasının daha çok daralmasının da önüne geçmiş olmaktadırlar. Böylece İstihdam esnekliği kayıt dışı ekonominin sahip olduğu işgücü maliyet avantajları veya formel piyasadaki firmaların daralma dönemlerindeki fesih maliyetlerine katlanmak istememeleri nedeniyle, istihdam esnekliğinin istikrarlı olmasına katkı sağlamaktadır. “Formel piyasada” , istihdam esnekliği üzerinde etkili olan bir başka unsur “ istihdamın korunması” ile ilgilidir. İşgücü piyasasına yönelik politikaları uzun yıllar meşgul eden, iş güvencesi - istihdam esnekliği tartışmalarının vardığı nokta, en azından Avrupa Birliği’ndeki mutabakat açısından, “işlerden çok insanların korunmasına öncelik” verilmesidir. Bu ilkeye “flexicurity” (güvenceli esneklik) adı verilmektedir. İlkenin amacı, bir yandan işten çıkarma, dolayısıyla işe alma maliyetlerini düşürerek ve çalışma saatlerini esneterek firmaları istihdamı artırmaya teşvik ederken, diğer yandan çalışanlara işsiz kaldıkları takdirde geniş sosyal koruma sağlamak ve işsizlerin istihdam edilebilirliğini aktif işgücü politikaları ile artırmaktır (Gürsel S v.d,: 2010:67).

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

171


TÜRKİYE VE OECD ÜLKELERİNDE İSTİHDAM ESNEKLİĞİ Tablo- 1’ de 1981-2015 yıllarını kapsayan ve Türkiye ile OECD’nin GSMH ve istihdam değerleri karşılaştırılmaktadır. GSMH ve istihdam değişimleri, 2005 yılı 100 kabul edilerek düzenlenmiş ve yıllık artış hızları yüzdelik olarak hesaplanarak tabloya dâhil edilmiştir. 1981-2015 zaman serisinde, 2005-2012 dönemi, geçmiş yıllar ve karşılaştırmaya konu OECD ülkelerine kıyasla yüksek esneklik değerlerine sahiptir.2000-2005 dönemi hariç, esneklik 1981-2012 yılları arasında artış eğilimindedir.2000-2005 dönemini farklı kılan, 2001 krizinin etkisidir. Ancak benzer eğilim OECD ülkelerinde de ortaya çıkmıştır. Türkiye 2010-12 döneminde istihdam yaratma açısından OECD ülkelerinin üzerinde değerler elde etmiştir. 1981-2012 zaman serisinde istihdam esnekliğinin yıllar

172

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

itibariyle artış eğiliminde olduğu görülmekte ancak değişkenler arasında anlamlı bir korelâsyonun olmadığı da anlaşılmaktadır. Ekonomik büyümeye eşlik eden istihdam artışının inşaat sektöründeki istihdam artışı ile ilgili olduğu hesaplanmıştır. 2010-11 döneminde inşaat sektöründe katma değer artışı oransal olarak kendinden daha büyük istihdam artışı sağlamıştır. (GürselS.v.d:2012) İstihdam artışı inşaat sektörünün emek yoğun özelliği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durumda istihdam artışlarının sermaye yoğun yatırımlar yerine emek yoğun yatırımlarla yapılmasının işsizlik üzerindeki baskıyı azaltacak önemli faktörlerden biri olduğu tartışılabilir. Konuyla ilgili olarak yapılan araştırmalarda, işsizlik ile ilgili sorunların temelinde sermaye yoğun yatırımların olduğu ileri sürmektedir.


SONUÇ İstihdam esnekliği, ekonomik büyümenin emek istihdamını hangi oranda etkilediği ile ilgilenmektedir. Esneklik katsayısı, düşme eğilimine girdiğinde ekonomik tartışmalar yoğunlaşırken, iktisadi anlamda, çıkar sahipleri ile politik karar alma birimleri de daha çok kısa dönem sonuçlarıyla ilgilenmektedirler. Dolayısıyla uzun dönem emek istihdamının istikrarı, ayni zamanda politik karar alma yapısının da istikrarını gerekli kılmaktadır. Toplam faktör verimliliğinin artışı başlangıçta emek istihdamını düşürse bile uzun dönemde (Türkiye’nin en önemli büyüme sorunlarından biri olan) sermaye birikimini hızlandıracağı için, istihdam esnekliğinin daha istikrarlı bir yapıya kavuşacağı beklenebilir. Dolayısıyla esnekliğin istikrarsız yapısının nedeni olan sermaye yoğun yatırımların ,( literatürde sıkça tartışıldığının tersine ) , etkin ekonomi politikası olarak tercih edilmesi gerekebilir. Bunların dışında, kayıt dışı ekonominin toplam payının düşürülmesine yönelik yapısal politikaların hayata geçirilmesi önemlidir. Yapısal reform olarak sık gündeme gelen, eğitim kalitesi, iş piyasası düzenlemeleri, hukuki ve kurumsal düzenlemeler ile siyasi istikrar, ekonomik büyümenin bileşenleri olup, uzun dönemli istihdamında istikrarını sağlayan unsurlar olacaktır. P

Kaynakça: ALBAYRAK N. ;ABDİOĞLU Z.;(2017)) “İstihdam Yaratmayan Büyüme: Alt Sektörler Bazında Bir Araştırma “Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi, C: 7,Sayı: 13 s:215-228 Ertuğrul, H. M. ; Uçak, A. ;(2013) “ Ekonomik Büyüme İstihdam İlişkisi: Türkiye için Dinamik Bir Uygulama”, International Journal of Human Sciences, 10(1), 661-675 Çaşkurlu, E. ;(2014) “İstihdamsız Büyüme (İstihdamsız İyileşme) Sorununa Karşı Kamusal Politikalar ve Önemi: Türkiye Açısından Bir Değerlendirme” Amme İdaresi Dergisi, Cilt 47, Sayı 2, Haziran, s. 43-76. OECD Factbook 2015-2016 (2017) YELDAN Erinç, (2014) , “1980 Sonrası Türkiye Ekonomisinde Büyüme Kaynaklarının Ayrıştırılması” Çalışma ve Toplum Ekonomi ve Hukuk Dergisi, Sayı:40 Gürsel S. ve Uysal-Kolaşin G (2010) “İstihdamda Dezavantajlı Grupların İşgücüne Katılımını arttırmak”; BETAM Araştırma Notu, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Gürsel S. Ve İmamoğlu Z.(2012) “Kıdem Tazminatı Reformu –Sorunlar ve Çözümler; BETAM araştırma Notu ,Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul GÖKTAŞ, YILMAZ, Özlem (2005), “Türkiye Ekonomisinde Büyüme ve İstihdam Oranları Arasındaki Nedensellik İlişkisi” İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri ve İstatistik Dergisi, Sayı: 2, İstanbul, s.11-29. PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

173


Motorlu araç geri dönüşümü de bir plastik geri dönüşümüdür

ETTLINGER P2B Mühendislik

Avrupa Birliği’nin 2000/53/EC no’lu direktifine uygun olarak ömrünü tamamlamış araçlardaki atık maddelerin geri kazanımları ile ilgili regülasyonlar 2015 yılında Avrupa’da yürürlüğe girdi. Buna göre araçların ortalama ağırlığının %95’i tekrar kullanılabilir ve geri kazanılabilir, %85’i ise geri dönüştürülebilir olmak zorundalar. Eurostat istatistiklerine göre Avrupa’da 2013 yılında ortalama araç ağırlığı 1034 kilogram civarında. Bu ağırlık içindeki plastik miktarı araçtan araca farklılık göstermekle birlikte genellikle %20’ye ulaşabilmekte. Bu miktarın da neredeyse yarısının Poliüretan (PUR) ya da Polipropilen (PP) olduğunu söylemek mümkün. (Şekil 1)

Demir ve çelik hala en önemli malzemeler ancak ömrünü tamamlamış araçlarda gittikçe artan oranlarda plastik bulunması bu araçların geri dönüşümcülerin ilgilerini daha fazla çekmesine yol açıyor. Geri dönüştürülmüş plastik hammaddelerin saflığı ve kalitesi son tahlilde filtrelenme verimliliğine bağlı. Büyük boyutlu yabancı maddelerin ayıklanması ve plastik kırıklarının türlerine göre ayrıştırılmasından sonra yeniden kaliteli granül elde edebilmek için tüm yabancı maddelerin etkin bir şekilde filtrelenebilmesi gerekiyor. Özel olarak geri dönüşüm uygulamaları için tasarlanmış Ettlinger’in yüksek performanslı ERF filtreleri bu alanda verimli ve ekonomik çözümler sunuyor.

KƌŐĂŶŝŬ DĂůnjĞŵĞůĞƌ Diğer Akışkan Ăŵ ůĂƐƚŽŵĞƌ

Diğer

WW

DĞƚĂů WDD

W WůĂƐƚŝŬ

Ws >>W ^

,W

W

Şekil. 1. Ömrünü tamamlamış araçlarda malzemelerin oranları. [2]

174

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

WhZ


Uygulamaya göre farklılıklar göstermekle birlikte, ömrünü tamamlamış araçlardan plastikleri ayrıştırmak ve geri dönüştürmek sanayi için hiç de göründüğü kadar kolay bir iş olmayabiliyor. * Büyük plastik parçaların demonte etmesi ve ayrıştırması nispeten kolay olabiliyor. Bu parçalara birkaç örnek olarak PP veya PC/PBT bileşimlerinden yapılan tamponlar, motor komponent panelleri, dış ve iç komponentler ve akülerin PP kutularını sayabiliriz. Geri kalan plastik parçalar ise kırıcılarda 150 mm’den küçük parçalara ayrılırlar. Kırıklar da farklı sınıflara ayrılırlar. Plastikler SLF (Shredder Light Fraction - Hafif Kırıklar), RESH (Residue Shredder – kırma Artıkları) veya ASR (Auto Shredder Residue – Otomotiv Kırık Artığı) olarak sınıflandırılırlar. Bu tür atıklar toplam ağırlığın %25’i ile %40’ı arasında olabilir. Bu kırıklar karmaşık proseslerle malzeme gruplarına göre (örn: PP, HDPE, ABS, PS) ayrıştırılırlar. Kırıklar daha sonra bir ekstrüderle eritilir ve idealde yeniden önemli otomotiv uygulamalarında kullanılabilecek yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş malzeme haline getirilirler. YÜKSEK KALİTELİ GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ GRANÜLLER İÇİN ETKİN FİLTRELEME Ancak bu ayrıştırılmış kırıkların içinde yüksek oranlarda farklı artıklar da bulunur - örneğin tamponlardan ve diğer dış komponentlerden gelen boya, elastomer artıklar (ki SLF’lerin %30’una varan oranlara ulaşabilirler), tahta, selüloz ve elyaflar [3]. Bu ve benzeri yabancı maddeleri ayrı bir extrüzyon filtreleme prosesiyle etkin bir şekilde ayrıştırmak gerekir. 10 yılı aşkın bir süredir sektörde kendilerini ispatlamış olan ERF Yüksek Performanslı Eriyik Filtreleri (Şekil 2) Ettlinger Kunststoffmaschinen GmbH tarafından tam da bu tür geri dönüşüm uygulamaları için geliştirilmişlerdir.

Şekil 2 Ettlinger ERF Eriyik Filtresi, ekstrüder ile birlikte, bir geri dönüşüm merkezinde yer alan en önemli iki komponentten biridir. ERF Eriyik Filtreleri temel olarak bir servo motor tarafından yavaşça döndürülen silindirik bir filtreden oluşur. Filtre yüzeyinin üzerinde bulunan mlyonlarca konik delik uyguulma gereksinimlerine göre farklı çaplarda üretilebilir. Eriyik filtre yüzeyinin dışından içeriye doğru akarken yabancı maddeler dış yüzeyde yakalanırlar ve filtrenin her bir turunda bu maddeler yüzeyden sıyılarak uzaklaştırılırlar. Böylece deliklerin tıkalı kalmasına izin verilmez. Bu sürekli temizleme mekanizması sayesinde sistem sürekli olarak sabit bir basınçta çalıştığından elastomerler artan basınçla filtreden geçebilecek zamanı bulamadan güvenli bir şekilde filtre yüzeyinden uzaklaştırılabilirler. Filtrelenmiş eriyik yoluna devam ederken yabancı maddeler bağımsız bir servo motor tarafından dönüş hızı optimize edilerek kontrol edilen bir deşarj vidasına yönlendirilirler. Bu çalışma prensibi ile yabancı maddelerin tamamına yakını verimli bir şekilde filtrelenebilir. ERF filtrelerle yapılan saha uygulamalarında %18’e varan kirlilik oranlarında dahi yüksek kaliteli granül üretebilmenin mümkün olduğu görülmüştür.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

175


Yabancı maddeleri etkin bir şekilde filtrelerken ERF filtreler çok düşük eriyik fireleriyle ve bu sayede geri dönüşüm maliyetlerini daha da düşürmesiyle de sektörde kendisinden söz ettirmektedir. ERF filtrenin girişindeki eriyik basıncı sistemi kontrol etmek için önemli bir parametredir. Giriş basıncı gelen malzemedeki kirlilik oranındaki değişimlerden etkilenir. Örneğin kirlilik oranındaki artıştan dolayı giriş basıncı artarsa, filtrenin ve deşarj vidasının hızları otomatik ve birbirlerinden bağımsız olarak adapte edilir. Böylece otomatik modda çalışırken dışarı atılan malzemede kirlilik oranı %70’lere ulaşabilir ki bu da önemli miktarda hammadde tasarrufuna karşılık gelebilir. Bu arada filtrenin dönme hareketi de bir karıştırma etkisi yaratarak gelen kirli malzemedeki yabancı maddelerin dağılımını homojenize etmeye yardımcı olur ki bu da filtreleme kalitesini arttırır. ERF Eriyik Filtresi üç boyda (ERF-200, ERF-250 ve ERF-500) üretilmektedir. Malzemeye ve filtre delik çapına bağlı olarak saatte 6,000 kg’a varan kapasitelerde çalışabilmektedirler. (Şekil 3)

Şekil 3 Yüksek Performanslı Ettlinger Filtreler gereken hat kapasitesine göre farklı boyutlarda üretilmektedirler. OTOMOTİV GERİ DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI Bugüne kadar ERF filtrelerde başarıyla uygulanmış otomotiv uygulamalarına birkaç örnek vermek gerekirse: Tamponlar Bir boya çıkarma prosesinden geçmiş olmalarına karşın tampon kırıkları arasında hala belli oranda boya artıkları kalmakta ve geri dönüştürülmüş hammadde kalitesini son derece olumsuz yönde etkileyebilmektedirler. 80 µm çapında deliklere sahip bri ERF filtre bu boya parçalcıkları son derece etkin bir şekilde filtreleyebilir. Ortaya çıkan granülden yine kritik plastik enjeksiyon otomotiv parçaları üretilebilir. PP Akü Kutuları Akü kutularının kırıklarında kağıt, metal ve yüksek viskositeli plastikler bulunabilir. Klasik bir filtre sistemi farklı yabancı maddelerin bir arada olunca zorlanabilir, filtreleme maliyetleri oldukça artabilir. Ettlinger ERF filtrelerle ise saatte 3 ton’a varan oranlarda yüksek kaliteli granül üretmek mümkün olabilir. Hafif Kırıklar (SLR) Ömrünü tamamlamış araçlardan elde edilen PP ve diğer kırıklarda yüksek oranlarda elastomer içerebilir. Elastomerler üretilecek kompoundun mekanik özelliklerini etkileyebilir. ERF filtreler, sürekli dönerek temizlenen filtre yüzeyleri sayesinde elastomer parçacıklarına deliklerden geçmek için yeterli zaman tanımaz. Bu üstün bir filtreleme performansı ve sayede otomotiv plastik enjeksiyon parçalarında kullanılabilecek yüksek granül kalitesi elde edilir.Bu filtreleme performası sayesinde elastomerlerin kırma işlemi öncesi ya da sırasında ayrıştırılması gibi yüksek maliyeti bir üretim adımına gerek kalmaz.(Şekil 4)

176

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


Çıktı DĂůnjĞŵĞ Ͳ 'ƌĂŶƺů 'ŝƌĚŝ DĂůnjĞŵĞƐŝ Ͳ Kırıklar

&ŝůƚƌĞ Deşarj DĂůnjĞŵĞƐŝ

ETTLİNGER KUNSTSTOFFMASCHİNEN GMBH HAKKINDA… 1983 yılında kurulmuş olan, merkezi Augsburg, Bavyera yakınlarındaki Königsbrunn’da bulunan Ettlinger Kunststoffmaschinen GmbH bugün eriyik filtreleri konusunda küresel bir oyuncudur. (www.ettlinger.de) Eriyik filtrasyonu alanında şirket çok farklı kirlilik oranlarında plastikler için sürekli filtreler üretmektedir. ERF serisi filtreler geri dönüşümün bir çok alanında kullanılmaktadırlar ve çok kirli girdi malzemelerinden kağıt, aluminyum, tahta, silikon ve yüksek sıcaklıkta eriyen polimerleri filtreleyebilmektedirler. Buna karşılık ECO filtreler ise kompoundlama ve film hatları için tasarlanmışlardır. Orijinal malzemelerde jelleri ve aglomerleri filtreleyerek film hatlarındaki siyah noktaları azaltarak yüksek kaliteli filmler üretilmesini sağlarlar. Bunn yanında ECO filtreler PET ve PA malzemleri de filtrelemek için tasarlanmışlardır. (www.ettlinger.de) Ettlinger Türkiye’de P2B Mühendislik tarafından temsil edilmektedir. P (info@p2b.com.tr)

Kaynakça: [1]http://ec.europa.eu/eurostat/statisticsexplained/index.php/End-of-life_vehicle_ statistics#Total_weight_of_end-of-life_ vehicles, May 2016 [2]PlasticsEurope Market Research Group (PEMRG) / Consultic Marketing & Industrieberatung GmbH: Automotive – The world moves with plastics. Brochure, Sept. 2013 [3]Martens, H.: Recyclingtechnik – Fachbuch für Lehre und Praxis. Springer 2010

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

177


Halil DEMİRER Yalçın BOZTOPRAK Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği

178

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

POLYESTER MATRİSLİ ve BACA KÜLÜ / TiO2 DOLGU TAKVİYELİ KOMPOZİT MALZEMELERİN MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ ABSTRACT Over the last decade different kinds of industrial wastes have been successfully employed as fillers in polymer composites for use in various fields. This not only reduces the production costs but also offers an opportunity for the use of waste materials leading to reduced environmental problems. The aim of this experimental work is to evaluate the possibility for the utilization of fly ash obtained from iron and steel industry for use in polyester composites. With this aim neat polyester samples were cast in Teflon mold as control samples. Then fly ash was added to polyester matrix 10%, 20% and 30% by weight ratios. In addition, 9% fly ash+1% TiO2, 18% fly ash+2% TiO2, and 27% fly ash+3% TiO2 hybrid series were

prepared to see the effect of TiO2 powders. Impact and tensile tests were conducted on the prepared samples. The results showed that the maximum impact strength was obtained from the composite samples having 20% fly ash. The increase in the impact strength was threefold compared to the neat resin. Having a hybrid structure with the addition of TiO2 caused a reduction in the impact strength compared to the only fly ash added samples with the same ratio. Elasticity modulus increased with the addition of only fly ash and hybrid additions whereas elongation to break and breaking strength decreased. Keywords: Hybrid Composites, Industrial waste, Fly ash, Titaniumdioxide, Mechanical Properties.


GİRİŞ Baca külü, kömürle çalışan elektrik santrallerinde kömürün yanması sırasında oluşan kalıntılardan biridir. İnce parçacıklar baca gazı ile yükselir ve filtre torbaları veya elektrostatik çöktürücülerle toplanır. Baca külü, atık veya geri dönüştürülmesi gereken atık yan ürün malzemesidir. Baca külü yan ürün materyali olduğundan kimyasal bileşenleri önemli ölçüde farklılık gösterebilir ancak her türlü baca külü; silikon, kalsiyum, demir ve alüminyum oksitler içerir. Kaynağına bağlı olarak kömür; bir veya daha fazla toksik kimyasalları (arsenik, berilyum, bor, kadmiyum, krom, kobalt, kurşun, manganez, civa, molibden, selenyum, stronsiyum, talyum ve vanadyum) eser miktarda içerebilir. Baca külü, polimer matris kompozitlerinde yaygın olarak takviye malzemesi olarak kullanılmaktadır ve daha önce PEEK, PP, Epoksi, PVA ve HDPE ve etilen-okten kopolimer (EOC) gibi çeşitli polimerlerde kullanılmıştır. Alkadasi ve arkadaşları baca külü yüzeyini bir silan ile modifiye etti ve modifiye edilmiş baca külü, matrisi polibütadien kauçuk olan bir PMC yapımında kullanıldı. Li ve arkadaşları PET/ FA kompozitlerinin özelliklerini inceledi ve geliştirdi. Baca külü içeriğinin bir fonksiyonu olarak kompozitlerin yoğunlukları ve basma dayanımları arttı, baca külü ilavesiyle % büzülme ve su emme azaldı. Sengupta ve arkadaşları, geri dönüştürülmüş polipropilen ve furfuril palmitatla modifiye edilmiş baca külünden kompozitler hazırladı. Anandhan ve arkadaşları [12] ikiz vidalı ekstrüzyonla EOC’den kompozitler geliştirdi.

DENEYSEL ÇALIŞMALAR Kullanılan Malzemeler: Bu çalışmada reçine olarak polyester reçinesi, dolgu maddesi olarak 170 µ partikül ebatında TiO2 tozu ve yine dolgu maddesi olarak demir çelik sanayisinden elde edilen baca külü kullanılmıştır. Baca külünün karakteristik özellikleri Tablo 1.’de verilmiştir. Ayrıca katalizör olarak MEKP, hızlandırıcı olarak da kobalt naftalat kullanıldı.

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

179


Numunelerin Hazırlanması Öncelikle saf polyester içerisine ağırlıkça %1,5 MEKP katıldı ve karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave edildi ve yine karıştırıldı. Karışım, teflon kalıba döküldü. Numuneler 24 saat soğumaya bırakıldı. 1. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça %10 baca külü ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat katılarak karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi. 2. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça %20 baca külü ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave edilerek karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi. 3. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça %30 baca külü ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave

180

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

edilerek karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi. 4. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça % 9 baca külü+% 1 TiO2 ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave edilerek karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi. 5. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça % 18 baca külü+% 2 TiO2 ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave edilerek karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi. 6. Grup Numune: Saf polyester içerisine ağırlıkça % 27 baca külü+% 3 TiO2 ilave edilerek karıştırıldı. Daha sonra ağırlıkça %1.5 MEKP katılarak karıştırıldı. Son olarak ağırlıkça %0.25 kobalt naftalat ilave edilerek karıştırıldı. Karışım, bir teflon kalıp içerisine döküldü. Numuneler, soğuması için 24 saat kalıpta bekletildi.


Numunelere Uygulanan Mekanik Testler İzod Darbe Testi: Tüm numunelerin çentikleri, Ceast marka çentik açma cihazında 2 mm derinliğe ve 1 mm radyüse sahip olacak şekilde açılmıştır. Yapılan testlerde kullanılan numuneler 80x10x4 mm ölçülerindedir. İzod darbe testi Zwick marka cihazda ISO 180 standardına göre 5,4 kJ’lük sarkacın düşürülmesi ile yapıldı ve ani uygulanan yük altında malzemenin kırılması için gerekli enerji miktarı kJ/m2 cinsinden ölçüldü.

Şekil 1. Baca külü ilavesi ile darbe mukavemetindeki değişim

Çekme Testi: Hazırlanan numunelerin çekme deneyleri Zwick Z010 model çekme cihazında ISO 527 standartlarına uygun olarak 5mm/dk çekme hızında yapılmıştır. SONUÇLAR Yapılan ölçümler sonucunda katkısız polyesterin darbe mukavemeti 2 kJ/m2 olarak elde edildi. Polyestere sırasıyla %10, %20 ve %30 oranlarında baca külü ilavesiyle elde edilen numunelerin darbe dayanımı test sonuçları Şekil 3.1’de verilmiştir. %10 ve %20 baca külü ilave edilen numunelerin darbe dayanımlarında ciddi artış görülürken %30 baca külü ilave edilen numunelerin darbe dayanımında daha az artış görülmüştür. Darbe dayanımında en fazla artış %20 baca külü içeren numunelerde elde edilmiştir. Fakat genel olarak bakılırsa ilave edilen tüm baca külü dolgular sayesinde malzemelerin tokluğunda artış gözlemlenmiştir. Polyester reçineye sırasıyla %9 baca külü + %1 TiO2, %18 baca külü + %2 TiO2, %27 baca külü + %3 TiO2 ilavesiyle elde edilen numunelerin darbe dayanımı test sonuçları Şekil2’de verilmiştir. Bu sonuçlara bakıldığında TiO2 eklendikçe düzenli bir artış görülmektedir. Şekil 1’deki grafik ile kıyaslamak gerekirse TiO2’nin eklenmesi ile artışın daha az olduğu görülmektedir. Tüm sonuçlar göz önüne alındığında maksimum artış, %20 baca külü dolgulu malzemede görülmüştür.

Şekil 2. Baca külü ve TiO2 ilavesi ile darbe mukavemetindeki değişim

Sadece baca külü dolgu malzemelerinin artarak ilave edilmesiyle malzemelerin çekme mukavemetinin düştüğü Şekil 3.5’de görülmektedir. En fazla düşüşün %30 baca külü ilavesi yapılan numunede olduğu tespit edilmiştir.

Şekil 3. Çekme Mukavemeti Sonuçları PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

181


TARTIŞMA %20 baca külü içeren ve % 27 baca külü + % 3 TiO2 içeren numunelerde darbe mukavemetinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Buna ilaveten dolgu ilavesinin artmasıyla çekme mukavemetinde düşüş olduğu görülmüştür. P REFERENCES 1) Parvaiz MR, Mohanty S, Nayak SK, Mahanwar PA; Effect of surface modification of fly ash on the mechanical, thermal, electrical and morphological properties of polyetheretherketone composites; Mater SciEng, A 528: 4277-4286, (2011) 2) Satapathy S, Nando GB,Nag A, Raju KVSN; HDPE-Fly Ash/Nano Fly Ash Composites, J App PolymSci 130: 4558–4567, (2013) 3) M. Koleva, A. Zheglova, V. Vassilev, E. Fidancevska; “Composites Containing Waste Materials; Advances in Composite Materials - Analysis of Natural and ManMade Materials; China; (2011) 4) S. Anandhan, Recent Trends in Fly Ash Utilization in Polymer Composites; International Journal of Waste Resources, June (2014) 5) Sengupta S, Pal K, Ray D, Mukhopadhyay A; Furfuryl palmitate coated fly ash used as filler in recycled polypropylene matrix composites; Compos B Eng 42: 1834-1839, (2011) 6) Satapathy BK, Das A, Patnaik A; Ductile-to-brittle transition in 182

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

cenosphere-filled polypropylene composites. J Mater Sci 46: 1963-1974, (2011) 7) Kulkarni SM, Kishore; Effects of surface treatments and size of fly ash particles on the compressive properties of epoxy based particulate composites; J Mater Sci 37: 4321-4326; (2002) 8) Nath DCD, Bandyopadhyay S, Boughton P, Yu A, Blackburn D, et al., Chemically modified fly ash for fabricating super-strong biodegradable poly(vinyl alcohol) composite films; J Mater Sci, 45: 2625-2632, (2010) 9) Deepthi MV, Sharma M, Sailaja RRN, Anantha P, Sampathkumaran P; Mechanical and thermal characteristics of high density polyethylene–fly ash cenospheres composites; Mater Des 31: 2051-2060, (2010) 10) Anandhan S, Sundar SM, Senthil T, Mahendran AR, Shibulal GS; Extruded poly(ethylene-co-octene)-fly ash composites value added products from an environmental pollutant by S. Anandhan; J Polym Res 19: 9840, (2012) 11) Alkadasi NAN, Hundiwale DG, Kapadi UR; Effect of coupling agent on the mechanical properties of fly ash–filled polybutadiene rubber; J Appl Polym Sci 91:1322-1328, (2004) 12) Li Y, White DJ, Peyton RL; Composite material from fly ash and postconsumer PET. Res Cons Recycl 24: 87-93, (1998


LÜTFEN AJANDANIZA KAYDEDİN!

NİSAN

Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV, 2018

10-14 NİSAN PLASTPAK FUARI İZMİR

yılında da düzenlediği organizasyonlar ile sektörü bir araya getirecek. Sizler de orada olmak için etkinlik takvimimizi ajandanıza şimdiden kaydedin

MAYIS

HAZİRAN

EKİM

22 MAYIS GELENEKSEL PAGEV İFTAR BULUŞMASI

5 HAZİRAN PAGÇEV DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLAMALARI

30 EKİM, 5. PAGEV ULUSLARARASI AMBALAJ TEKNOLOJİLERİ KONGRESİ

EKİM

ARALIK

ARALIK

31 EKİM - 3 KASIM İSTANBUL AMBALAJ FUARI, TÜYAP

4 ARALIK 2018 13. PAGEV TÜRK PLASTİK ENDÜSTRİSİ KONGRESİ

5-8 ARALIK 2018, PLAST EURASIA FUARI, TÜYAP

pagev

pagev1989

pagevtv

pagev1989 PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

183


Hafif otomobil tasarımı için LANXESS’ten Tepex Henrik Plaggenborg

184

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Enjeksiyonlu kalıplanan SUV front-end modüllerinin bölgesel güçlendirilmesi: Çelik saca kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha hafif, malzeme bağı daha büyük mekanik yük direnci sağlıyor. LANXESS’ten sürekli elyaf takviyeli termoplastik kompozit Tepex, enjeksiyonlu kalıplama bileşenlerinin bölgesel güçlendirilmesi için ek parçalar (insert) gibi birçok potansiyel kullanıma sahip. Metal ek parçalar yalnız enjeksiyonlu kalıplama malzemesine kenetlenirken, kompozitler, bileşenlerin mekanik mukavemetini artıran bir malzeme bağına sahip. Hepsinden önemlisi Tepex, çok daha hafif. Sırasıyla Birleşik Devletler ve Çin’de üretilen Volkswagen Atlas ve Teramont SUV araçların front-end modüllerinde bu açıkça görülüyor. Tepex uygulama

geliştiricisi Harri Dittmar, bunu, “Her iki aracın front-end modülünde, çelik saclardan yapılan benzer ek parçalardan yaklaşık yüzde 50 daha hafif olan Tepex ek parçaları kullanılıyor. Ayrıca, alanlar çok daha fazla gerilmeye dayanıyor” sözleriyle açıklıyor. Atlas modelinin front-end modülü, İsrail’de, Teramont front-end modülü ise Çin’de üretiliyor. AKILLI ÜRETİM SÜRECİ Her iki SUV aracın front-end modülü, enjeksiyonlu kalıplanan polipropilenden yapılıyor. Bu modüller, kaput mandalının etrafındaki alanda, 1 mm kalınlığındaki Tepex Dynalite 104-RG600 ile güçlendiriliyor. Bu yarı mamul kompozitin matrisi, polipropilenden yapılıyor.


Hacim olarak yüzde 47 oranında kumaş şeklinde sürekli cam elyaf ipleri içeriyor. Front-end modülün her iki yanında, “Z gergileri”, aynı kompozit malzemeden şekillendirilmiş bir ek parça ile takviye ediliyor. Üç ek parçayla enjeksiyonlu kalıplama işlemi son derece verimli. Kenar ek parçaları, kalıbın dışında şekillendiriliyor, yeniden 140°C’ye ısıtılıyor ve ardından kenardan kalıba sokuluyor. Aynı anda, orta ek parça ısıtılıyor ve ardından iki dış ek parçayla birlikte kalıba dökülüyor. Dittmar’ın açıklamasına göre, “Bileşenlerin karmaşık düzenine rağmen, kısa zaman döngüleriyle verimli bir üretim süreci sağlanıyor.” İŞLEM AVANTAJLARI Tepex’i kalıba yerleştirme ve yeniden şekillendirme işlemi kolayca tekrarlanabiliyor. Ayrıca kompozit malzemedeki delikler, kumaşın gerekli yapısal bütünlüğünü kanıtlıyor. Her iki özellik de başlangıçta frontend modülün kuvvetlendirilmesine yönelik olan tek yönlü elyaf içeren termoplastik malzemelerin üzerinde bir gelişmeyi temsil ediyor.

ÇEŞİTLİ POTANSİYEL UYGULAMALAR Enjeksiyonlu kalıplanan parçaların bölgesel güçlendirilmesine dair Tepex’in birçok potansiyel uygulama alanı bulunuyor. Dittmar’a göre: “Otomobil imalatında Tepex, orta konsollar, orta dirseklikler ve arka raflar ile kapı giydirmeleri ve desteklerinde kullanılabilir.” ARTAN SERİ ÜRETİM UYGULAMASI SAYISI Tepex, Brilon, Almanya’da bulunan LANXESS iştiraki Bond- Laminates GmbH tarafından geliştirilip üretiliyor. Gövde altı kaplaması, koltuk arkaları, modül destekleri, akü konsolları, front-end bileşenleri, fren pedalları ve tampon borularının tümü kompozit malzemeden yapılıyor. Tepex Automotive, Teknik Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü, Henrik Plaggenborg, “Tepex’in hafif otomobil tasarımında artan başarısı nedeniyle dünya genelindeki ortaklarımızı seri üretimin başlangıcından itibaren tüm Tepex bileşen geliştirme aşamaları boyunca desteklemek için özel bir proje grubu kurduk” şeklinde konuşuyor. P

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

185


PLASTİK ENJEKSİYON KALIPLARI İÇİN PİYASAYA SÜRÜLEN “MOBİLE MOLD CLEANER” İLE KALIPLAR DAHA VERİMLİ VE UZUN ÖMÜRLÜ

TAMER ÖZEL RTC-TEC Bağlantı Elemanları AR-GE Müdürü

186

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

AR-GE çalışmalarına geçtiğimiz yıl başlanan ve dünyada ilk olarak Türkiye’de üretilen bu makine ile su kanallarının tıkanıklıklarını gidermek oldukça kolaylaşıyor. Enjeksiyon kalıplarının sorunsuz ürün üretmesi için, soğutma suyu kanalları içinde tortu ve kireç birikmesi sonucu çaplarının daralması ve bu tıkanıklıkların en kısa sürede açılması kalıp performansı açısından son derece önemlidir. Kalıp içindeki su yolları gün geçtikçe tıkanması, tortu biriktirmesi ve suya karışan partiküllerin delik çaplarını daraltması sonucu ısı stabilitesi sabit tutulamayan kalıptan çıkan ürünün form bozukluğu başlamış demektir. Kalıp henüz baskı ömrünü tamamlamadan çalışamaz hale gelmesi üretimin aksamasına yol açar. Çok basit bir şekilde bu kanalların temizliği yapılabilir. İçerisinde kimyasal solüsyonlar bulunan üç farklı sıvı deposu ihtiva eden bu makine’nin en büyük özelliği sadece (6-8 bar) basınçlı havaya ihtiyaç duymasıdır. Elektriksiz olması çarpılma

gibi kaza riskini de ortadan kaldırıyor. Uygulama işlemi ilk olarak temizlenmesi gereken kalıbın giriş ve çıkışlarını makineye bağlayarak ilk önce ana temizleme solüsyonunu basınçlı hava ile birlikte darbeli bir şekilde kanallara gönderir. Kanal tıkanıklığının az ya da fazla olma durumuna göre bu ana solüsyon potansiyometre ile dakikadaki darbe sayısı az veya çok belirlenir. Kanallar temizlendikten sonra ikinci depodaki Nötralizasyon solüsyonu makine üzerindeki yönlendirme valfi ile kanallara gönderilir. Son olarak üçüncü depodaki Koruyucu solüsyon kanalların tekrar tıkanmasını önleyerek uzun süreli koruma sağlar. Bu işlemler kalıbın su yollarının tekrar tıkanmasını önlemek için sırasıyla yapılmalıdır. Endoskop kamerasıyla kanalların temizliği bakım zamanlarında kontrol edilmelidir. Bir diğer detay ise kalıp kanalları tamamen tıkanmadan önce bu makine kullanılmalıdır. Tamamen tıkanmış bir kanalın açılması uzun bir zaman alabilir. Kanal temizleme makinesi, 900x600x850 ebatlarında paslanmaz gövde içinde solüsyonlarının ihtiva edildiği üç adet her biri 35 litrelik depolardan oluşur. Hava ve solüsyon karışımı yaklaşık 30 lt/ dk. debi yaratır. Dış kısımdaki kumanda panelinde yönlendirme valfi, hava ve su basınç göstergeleri, potansiyometre ve açma kapatma butonları bulunur. Ayrıca yardımcı malzeme olarak kalıba bağlantı yapılabilmesi için hortum tesisat malzemeleri vardır. Sonuç olarak; Dünya’da ilk olarak Türkiye’de tasarlanıp üretilen ve dünyada benzerlerinden çok daha üstün teknik kapasiteye sahip bu makinenin Türkiye’deki plastik enjeksiyon kalıpçılığının gelişmesi ve akabinde ülke ekonomisine katkısı kadar tüm dünya’da ses getirecek bir gelişme olması gurur vericidir. P


PAGÇEV ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR 10

BİR CAM ŞİŞE GERİ DÖNÜŞÜNCE..

ENERJİ KARŞILANABİLİR

100

1 BİLGİSAYARIN 25 DAKİKA KULLANDIGI

ADET METAL KUTU GERİ DÖNÜŞÜNCE..

WATTLIK BİR AMPÜL 35 SAAT YANABİLİR

8 ADET PLASTİK ŞİŞE GERİ DÖNÜŞÜNCE..

1 ADET FORMA ELDE EDİLEBİLİR

* A Milli Takımımız 2010 yılında oynanan Honduras maçına geri dönüşümle elde edilen forma ile çıkmıştır.

1 TON KAGIT GERİ DÖNÜŞÜNCE..

17 TANE AGAÇ KESİLMEKTEN KURTARILABİLİR

PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR

www.pagcev.org

Ambalaj Atıklarının 187 Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143 Yetkilendirilmiş


188

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PLASTİK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ HAZIRLAYAN: Metin bilgili

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

189


RESİM

AÇIKLAMA Enjeksiyon kalıplarında açılan bir çukura takılarak plastik parçanın ne zaman üretildiği bilgisin parça üzerine aktaran üzerinde değiştirilebilir rakamlar olan blok.

Ekstrüzyon silindirinin hava çıkışı kısmında basıncın azalması ile hava ve gaz çıkışının sağlandığı kısım.

Enjeksiyon kalıplarında proses ve kalıp problemleri nedeni ile kalıp ayrılma hattında enjeksiyon ve tutma basıncı fazında oluşan taşık plastik malzemelere çapak adı verilir.Bu çapaklı kısımların kullanım ve görsel kalite için kesilmesi yada alevle alınması işlemidir.İşlem elle ,CNC makinelerle,robot koluna takılan alev üreten ekipmanlarla yapılır. Enjeksiyon prosesinde tutma basıncının yüksekliği,kalıp yüzey sıcaklığının çok olması,plastik malzeme sıcaklığının yüksek olması,itici problemi,çıkma açısı yetersizliği gibi yanlış prosesler sonucu oluşan plastik parçanın şekil değiştirmesi için kullanılır.

DegradatIon

DensIty

Dater insert

Decompression section

Deflashing

TÜRKÇE Tarih bloğu

Basınç azalma kısmı

Çapak alma

Deformation

Şekil değiştirme

Ekstrüzyon silindirinde vakum delikleri aracılığı ile ocak içinde oluşan gazların alınması sağlanır bunun sonucunda ürün üzerinde nem izleri gibi izlerin oluşması engellenir.Enjeksiyon kalıplarında da kalıp açılma hattı üzerinde oluşturulan kanallar vasıtası ile kalıp içinde kalan hava ve plastik hammaddenin oluşturduğu gaz dışarı atılır.

Degassing

Gazdan temizleme

Plastik malzemelerin moleküler yapısının bozularak doğada kaybolmasının sağlanması için üretilen’ bio degradable’ plastikler içinde kullanılan bir terimdir.

Degradable

Parçalanabilir

Isı etkisi ile malzemenin tekrar geri dönüşemeyecek şekilde zarar görmesi.Örneğin enjeksiyon kovanı içinde çok ısınma nedeni ile renk değiştiren bir malzeme ‘Isıl bozunmaya uğradı’ denir.

Degradation

Birim hacimdeki madde miktarıdır. Sıcaklıkla değişken bir yapı gösterir. Plastik malzemelerde ‘bulk density’ tabiri plastiklerin granül halde silolarda stoklanması durumunda kullanılır.

Density

Yoğunluk

Plastik malzemelerin kurutulması için ortamın havasını silikajel içinden geçirerek kuru havayı hammadde üzerine üfleyerek çalışan kurutma sistemi

Dessicant dryer

Kuru hava ile kurutucu

Genel olarak sac işleme kalıpları için kullanılan bu terim Ekstruder kalıpları içinde kullanılmaktadır.

Die

Kalıp

Levha ekstruzyon kalıplarında kalıp ile min-max üretilebilecek kalınlığı belirler.

Die gap

Kalıp aralığı

Diesel effect

Yanma izleri

Differantial scanning calorimetry

DSC

Enjeksiyon sırasında kalıp içinde hava sıkışması sonucu plastik malzemenin yanması ve siyah bir görüntüye dönüşmesi. Plastikleri, ısı altında farklı akış durumlarına göre tanımlayan ısıl analiz yöntemidir. Malzemelerin giriş kontrolünde de kullanılır. Kabul edilmiş bir malzemenin ısıl eğrisi ile yeni girişi yapılan malzemenin aynı malzeme olup olmadığı analiz eğrisi karşılaştırılarak bulunur.

190

İngilizce

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Bozunma


RESİM

AÇIKLAMA

İngilizce

TÜRKÇE

Kayma kuvveti arttıkca vizkozitesi artan sıvı.

Dilatant

Genişleten

Diluent

Seyreltici

Eriyik yoğunluğu azaltıcı. Plastik parçaların kalıplanmasından sonra beklenen hassas ölçülerini koruması kararlı olarak adlandırılır.

DIN16901

Dimensional stability

Ölçüsel kararlılık

Plastik parçaların üretim sonrası ölçüsel olarak sapmaları için kullanılan toleranslardır DIN 16901 ile tanımlanır.

Dimensional tolerances

Bir kap içine konulan sıvı polimer malzemenin kaba daldırılan ve üretilmesi istenen şekildeki metal kalıbın üzerine belirli bir süre içinde kaplanması sonucu elde edilen parçanın üretim prosesine verilen addır.

Dip coating

Eksenel simetrik parçalarda kullanılır. Birleşme yeri izi güçlüdür. Dezavantajlı yönü ise giriş yerinin ayrılması için operasyon gerektirmesidir.

Disc gate

Disk giriş

Plastikler içine sonradan katılan katkı malzemelerinin özellikle boyar maddelerin plastik içinde dağılmasına denir.

Dispersion

Dağılma

İstenmeyen şekil değişikliği

Distortion

Şekil değişikliği

Direct Metal Laser Sintering: Hazne içinde bulunan metal tozları üzerine lazer istenilen şekil yönlendirilir. Eritilen metal tozları sistem yardımı ile aşağıya indirilir ve üzerine tekrar toz serilir ve tekrar lazer ile eritilir. İşlem 3D şekil oluşana kadar devam eder ve sonrasında şekillenen parça etrafındaki tozlar temizlenerek parça alınır.

DMLS

Levha ekstruderinde plastik levhanın alttaki merdaneden soğutma hattına verildiği merdane sistem

Downstack

Plastik parçanın enjeksiyon ve soğutma fazından sonra itme fazında kalıptan rahat ayrılması için kalıba verilen açıdır. Texture yapılan yüzeyler kalıp açılma hattına dik olarak yapılmışsa bu açı daha fazla uygulanır.

Draft

Çıkma açısı

Ekstruder kalıbından ya da vakum deliklerinden istenmeyen plastik eriyik kaçağı.

Drooling

Eriyik kaçağı

Malzemenin üzerine bastırıldığında oluşan çentiğe bağlı sertlik ölçme cihazı

Durometer

Shore

Plastik malzemelerin hygroscopic(nem alan) türleri ortamın neminden etkilenir, bu nemin alınması için plastik üzerine sıcak hava üfleyen bir sistem kulanılır. Kuru hava ve ortam havasını alıp ısıtarak hammadde üzerine üfleyen iki tip sistem vardır. Kuru hava üfleyenler tercih edilmelidir.

Dryer

Kurutucu

Banyo içindeki test parçası üzerine uygulanan basınç banyo sıcaklığı dakikada 2 derece artırılır.0.254 mm’deki eğilme DTUL sıcaklığı olarak kaydedilir.

DTUL

Yük altında ısıl şekil değiştirme

Plastikler esneyebilen sünebilen malzemelerdir.Süneklik testi sırasında.Elastik süneklik.plastik süneklik ve kopma izlenir.

Ductility

Süneklik

Plastik içinde çözülen boyar madde genellikler şeffaf renkler için kullanılır.

Dye

Boya

Ölçüsel toleranslar

Daldırma kaplama

Direk metal lazer sinterleme

Alttan yığma

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

191


PLASTİK SEKTÖRÜNE DAİR HERŞEY BU SİTEDE sektör oyuncularının a’da Z’ye ihtiyaç duyabileceği tüm bilgilerin yer alacağı en geniş kapsamlı sitesi yayın hayatına başladı

www.pagev.org

Plastiğin kullanımı ve öne çıkan özellikleri PLASTİK ENDÜSTRİSİ HAKKINDA MERAK EDİLEN HERŞEY

GÜNCEL VE GENİŞ BİLGİ MERKEZİ 192 www.pagev.org PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

Plastik Nedir? Plastik çeşitleri ile alakalı detaylı teknik bilgileR


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

193


194

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143


PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

195


196

PAGEV PLASTİK DERGİsİ | SAYI 143

PAGEV DERGİ 143. SAYI  

PAGEV DERGİ 143. SAYI

PAGEV DERGİ 143. SAYI  

PAGEV DERGİ 143. SAYI

Advertisement