__MAIN_TEXT__

Page 1

Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi

pagev

pagevtv

pagev1989

pagev1989 Sayı| 154 2020-2

ISSN: 1302-6925

www.pagev.org

UYOR L R O Z İCİYİ SANAY

N I N ’ A P I U N R I V Ğ I A R T K E L E I L A Z H U A R P EN ULLANIYO K M

YEKDE


2

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


ÜSTÜN HASSASİYET VE KARARLILIK SERVO HİDROLİK PLASTİK ENJEKSİYON MAKİNALARI

* Techmation veya Keba Kontrol Sistemi * Eckerle - Almanya Marka Pompa * Phase - İtalya Marka Servo Motor * Dijital Geri Basınç Kontrolü * Valve Gate Kontrol Sistemi * Euromap Robot Kontrolü * Plakalarda T-Kanalı Plakala

SENA MAKİNA SANAYİ VE DIŞ.TİC.LTD.ŞTİ. Küçükyalı İş Merkezi Kapı No: 72-2C E-5 Yanyol, Girne Mahallesi, Irmaklar Sokak, 34852 KÜÇÜKYALI/ MALTEPE/ İSTANBUL PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154 3 www.senamakina.com-info@senamakina.com +90 216 489 44 07 Pbx


ENDÜSTRİYEL SOĞUTMA VE ISI KONTROL SİSTEMİNDE

YENİ STANDARTLAR

MICROGEL Çift ve Tek Isı Kontrollü Kalıp Soğutucu - Isıtıcı

* -5 C ile +90 C arasında su alınabilme * DUO modellerde her iki devre sıcaklığını birbirinden bağımsız kontrol edebilme imkanı * Dokumatik ekran üzerinden debi, basınç, sıcaklık, COP,pompa çalışma grafiği... vs izleme özelliği. * Motorize vana sayesinde +/- 0,3 C hassasiyet ile çalışma * Kış aylarında serbest soğutma ile enerji tasarrufu sağlama * Fabrikada esnek çalışma imkanı o

o

o

SENA MAKİNA SANAYİ VE DIŞ.TİC.LTD.ŞTİ.

4

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Küçükyalı İş Merkezi Kapı No: 72-2C E-5 Yanyol, Girne Mahallesi, Irmaklar Sokak, 34852 KÜÇÜKYALI/ MALTEPE/ İSTANBUL www.senamakina.com-info@senamakina.com +90 216 489 44 07 Pbx


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

5


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

7


Türkiye Distribütörü

Tepro Makine ve Otomasyon Sistemleri San. Tic. A.Ş. İnönü Mah. Gebze Güzeller OSB, Nursultan Nazarbayev Sk. No:14, 41400 Gebze/Kocaeli Tel: +90 216 709 26 00 Email: in info@tepro.com.tr www.tepro.com.tr

Güçlü. Kullanıcı Dostu. Değerli. GX Serisi Makineler Avantajları: - Mükemmel hidromekanik çift plakalı kilitleme ünitesi sayesinde maksimum verimlilik. - GearX kilitleme cihazı ve GuideX kılavuz pabucu sayesinde maksimum kalıp kalitesi. - Yüksek verimli plastikleştirici ile maksimum tekrarlanabilirlik. - Kolay erişebilirlik sayesinde minimum kurulum süresi.

8

Engineering Passion

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


Your free choice in robots www.sepro-group.com

6 Eksen

5 Eksen

ROBOT OTOMASYON

SİSTEMLERİNDE DÜNYANIN SEÇİMİ - Plastik enjeksiyon makineleri için geliştirilmiş - Tüm makinelerle uyumlu - Standart ve çok amaçlı uygulamalara yönelik

Güvenilir, Hızlı ve Kesin Çözüm! Türkiye Distribütörü

Tepro Makine ve Otomasyon Sistemleri Sanayi Ticaret A.Ş. İnönü Mah. Gebze Güzeller OSB, Nursultan Nazarbayev Sk. No: 14, Gebze / Kocaeli

Tel: +90 216 709 26 00 Fax: +90 216 641 27 25 info@tepro.com.tr www.tepro.com.tr PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

9


15

AVRUPA’NIN EN PAHALI ELEKTRİĞİNİ TÜRKİYE KULLANIYOR

26

haber ÜRETİM DÜŞTÜ, İTHALAT VE İHRACAT ARTTI

haber

42

DÜNYADA YENİ TREND GERİ DÖNÜŞÜM

haber DURSUN IRAK’IN BÜYÜME VE BAŞARI HIKÂYESİ

haber 128

haber

MUSTAFA BİRİM: SANAYİCİ MARATON KOŞUCUSUDUR

10

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

78

30

PANDEMİ PLASTİK SEKTÖRÜNÜ YÜZDE 3,5 DARALTACAK


haber

61

RENATO ZELCHER: PLASTİĞİN VAZGEÇİLMEZLİĞİ PANDEMİ İLE TESCİLLENDİ

haber

70

MILLÎ EĞITIM BAKANLIĞI VE PAGEV İŞ BIRLIĞI ILE “ÇORBADA KAŞIĞIMIZ OLSUN” KAMPANYASI

184

haber

84

İSO SANAYİNİN DEVLERİNİ AÇIKLADI

Milli Eğitim Bakanlığı &PAGEV İş Birliği ile

Çorbada Kaşığımız Olsun! Koronavirüs mücadelesinde hastanelerimizin hijyen ihtiyacına katkı için Tek Kullanımlık Plastik Çatal - Kaşıklar PAGEV Liselerimizden Hediye!

PAGÇEV

PAGÇEV ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR

ÇALIŞMA HAYATINDA SAĞLIKLI BESLENME

sağlık

100

PAGEV PLASTİK DERGİSİ PAGEV Plastik Araştırma, Geliştirme ve İnceleme Dergisi Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı PAGEV’in Yayın organıdır. İmtiyaz Sahibi PAGYAY Yayıncılık Turizm ve Ticaret Ltd.Şti. adına,

Yavuz EROĞLU Genel Koordinatör

Aziz ÖZAY Yayın Danışmanı

Cesur ÇAÇA

Yayın Yönetmeni

Ertan GÜNEŞ Reklam ve Halkla İlişkiler

Uğur AKTEL Yapım

Kadir ÇAÇA Film Medya Tasarım Karakter Color Matbaası A.Ş.

Matbaa Sertifika No: 12799

Yayın Danışma Kurulu

Prof. Dr. Atilla GÜNGÖR | Marmara Ü. Prof. Dr. Duygu KISAKÜREK | ODTÜ Prof. Dr. Erhan PİŞKİN | Hacettepe Ü. Prof. Dr. Güneri AKOVALI | ODTÜ Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM | Yalova Ü. Prof. Dr. İskender YILGÖR | Koç Ü. Prof. Dr. Mehmet Ali GÜRKAYNAK | İstanbul Ü.

Prof. Dr. Mehmet E. YURCİ | YTÜ Prof. Dr. Nurseli UYANIK | İTÜ. Prof. Dr. Paşa YAYLA | Kocaeli Ü. Prof. Dr. Tekin ARDA | Newport Ü. Prof. Dr. Mustafa ÖKSÜZ | Yalova Ü. Doç. Dr. C. Gazi UÇKUN | Kocaeli Ü. Doç. Dr. Sami SAYER | Ege Ü. Doç. Dr. Çetin KARATAŞ | Gazi Ü. Dr. Mevlüt ÇETİNKAYA | PETKİM Dr. Yakup ÜLÇER | RESİNEX Elçin OĞUZHAN | TEKNOPOLİMER Engin SOKULLU | TEKNOİNTEL Metin BİLGİLİ | ARÇELİK Murat CANSEVER | EUROTEC Erkan İNDİBAY | ZİRVE POLİMER

Yayın Türü

yerel süreli 2 ayda bir yayınlanır

ISSN: 1302-6925

PAGEV Plastik Dergisi hakkında görüşlerinizi pagyay@pagev.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

Halkalı Cd. Tez-İş Merkezi No:132/1 Kat: 4 Sefaköy-İstanbul +90 212 425 13 13 +90 212 624 49 26

Sayı 154 | 2020-2


12

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


Zorlu süreci birlikte aşacağız Saygıdeğer Meslektaşlarım, Dergimizin yeni sayısından hepinize merhabalar… Koronavirüs salgınının gölgesinde zorluklarla dolu geçen 2020 yılının son çeyreğindeyiz. Türk plastik sektörü tüm dünyanın gündemine oturan pandemi krizine rağmen ülkemiz için üretmeye devam ediyor. Yılın ilk yarısını negatif görünümde kapatan sektörümüzün plastik mamul üretimi 2019 yılının ilk yarısına kıyasla miktarda yüzde 4,8 azalışla 4,8 milyon tona, değer bazında ise yüzde 7,9 düşüşle 16,6 milyar dolara geriledi. Yıl sonunda üretimin miktarda yüzde 3,5 azalışla 8,9 milyon ton, değerde yüzde 5,6 gerilemeyle 30,9 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Plastik mamul sektöründe COVID-19 salgınının etkileri ihracat verilerine de yansıdı. Sektörün ilk yarı ihracat performansı 2019 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda yüzde 5,2 artışla 1,82 milyon ton, değerde yüzde 7,8 gerilemeyle 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. COVID-19 salgını başta hijyen ve medikal olmak üzere gıdadan ambalaja kadar pek çok alanda plastiklerin hayati öneme sahip olduğu gerçeğinin anlaşılmasını sağladı. Korona ile birlikte hijyen sağlamak için ham maddesi plastik olan maske, eldiven, siperlik, tanı kitleri, dezenfektan, kolonya şişeleri, gıda ambalajları ve tek kullanımlık ürünlere talepte artış oldu. Bu süreçte çatal, kaşık, bıçak ve bardak gibi tek kullanımlık plastik tüketimi yüzde 25 arttı. Sektörümüzdeki gerilemenin daha büyük olmaması bu dönemde tüketimi artan gıda ambalajı, kozmetik ve dezenfektan ambalajı, hijyen ürünleri ve tek kullanımlık plastik ambalajlar sayesinde oldu. COVID-19 ile mücadele kapsamında PAGEV olarak tek kullanımlık ürünlere yönelik artan ihtiyacın karşılanabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ile anlamlı bir iş birliği yaptık. Bu kapsamda PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz ve PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizin gönüllü öğretmenleri, ülkemizin ihtiyacı olan tek kullanımlık plastik kaşık, çatal, bıçak üretimini gerçekleştiriyor. “Çorbada kaşığımız olsun” projemizin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığımızın belirleyeceği plastik meslek liselerinde aylık 300 bin siperlik üretilmesini ve ihtiyaç duyulan yerlere gönderilmesini destekleyerek bu mücadeleye de katkı sağlıyoruz. Sektör olarak bu mücadeleye sadece tek kullanımlık çatal, kaşık, bıçak, bardak gibi ürünlerle katkı vermiyoruz. Aynı zamanda sağlık çalışanlarının yüz siperliği, maske, tulum gibi ihtiyaçlarına yönelik üretim yapan firmalarımız bulunuyor. PAGEV olarak ise seri üreticiler yanında 3 boyutlu yazıcılarla gönüllü olarak bu mücadeleye destek veren vatandaşların ihtiyaç duyduğu ham maddeyi sağlamak noktasında da katkı sağlıyoruz. Ayrıca koronavirüs yerli test kitinin plastik kısımlarının yapılmasına destek oluyoruz. PAGEV olarak sürecin başından beri üretimin devam ettiği sektörümüzde çalışanlarımızı virüsten korumaya yönelik Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın önerilerini dikkate alıyoruz. Firmalarımızın, “yeni normal”e uyum sağlamaları noktasında herkesin anlayabileceği dilde Pandemi Bilgilendirme Kılavuzu’nu hazırlayarak sektörümüzün hizmetine sunduk. Böyle bir ortamda üretimde, ihracatta ve istihdamda kayıpların önüne geçilmesi için üretim maliyetlerinde baskı yaratan unsurların ortadan kaldırılması ve

rekabetçi üretim için gerekli enerji maliyetlerinin aşağıya çekilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sanayicilerin COVID-19 nedeniyle keskin şekilde düşen iç ve dış talep nedeniyle zor günler yaşadığı aylarda gelen astronomik elektrik faturaları işleri daha da zorlaştırdı. YEKDEM kaynaklı yüksek elektrik fiyatları ile ilgili itirazlarımızı uzun zaman gündemde tutarak sesimizi duyurmayı başardık. Yenilebilir enerjiyi destekliyoruz ancak yenilenebilir enerji teşvikinin tamamının sanayicinin sırtına yüklenmesinin artık sürdürülemez olduğunu söylüyoruz. Geçtiğimiz aylarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Fatih Dönmez’in, YEKDEM için yeni model üzerinde çalıştıklarını duyurmasını sevindirici gelişme olarak görüyoruz. YEKDEM ile ilgili yapılacak yeni düzenlemelere çözüm odaklı yaklaşımlarla katkı sunmaya hazırız. YEKDEM konusunu çözüm bulununcaya kadar gündemde tutma konusunda kararlıyız. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı 365 oda ve borsa başkanı ile 61 sektör meclis başkanının katılımıyla video konferans şeklinde gerçekleştirilen TOBB Ekonomi Buluşması’nda yine bu konuyu gündeme taşıdık. Pek çok konunun masaya yatırıldığı toplantıda YEKDEM konusu ve yaklaşımımız diğer katılımcılar tarafından da destek gördü. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, toplantı sonunda yaptığı değerlendirmede sorunun farkında olduklarını kaydederek, enerji şirketlerinin durumunu da göz önüne alıp bu konuda orta yol bulma gayreti içinde olacaklarını ifade etti. GEKAP konusu bu süreçte yine takipte olduğumuz diğer başlıktı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Hasan Büyükdede ve Çetin Ali Dönmez ile Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar’ın katıldığı toplantıda GEKAP konusu masaya yatırıldı. Plastik sektörünü temsilen biz de toplantıda yerimizi aldık, görüş ve önerilerimizi paylaştık. Dergimizin içinde toplantılarla ilgili geniş kapsamlı haberleri okuyabilirsiniz. Genel olarak karşımızda olumsuz tablo olsa da umutsuz değiliz. Tüm tedbirleri alarak, çalışarak, üreterek bu zor süreci aşacağımıza inancımız tam… Yeni sayımızda sektörümüz ile ilgili daha güzel haberlerde buluşmak dileğiyle, sağlıkla kalın…

YAVUZ EROĞLU PAGEV BAŞKANI PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

13


14

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


AVRUPA’NIN EN PAHALI ELEKTRİĞİNİ TÜRKİYE KULLANIYOR Sanayide çarkların yavaşladığı koronavirüs salgını sürecinde ülke ekonomisini ayakta tutmak için var gücüyle çalışan sanayiciler, yüksek elektrik fiyatlarının altında eziliyor. Avrupa ülkeleri içinde en pahalı elektriği Türkiye kullanıyor. Faturaların astronomik seviyelere yükselmesinin en önemli nedeni ise sanayi üretiminde kullanılan elektrikten alınan YEKDEM bedeli.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

15


YEKDEM sanayicinin yükünü ağırlaştırıyor. Pandemide daha az elektrik kullansa da faturaları artış gösteren üreticiler, çarkların dönebilmesi için öncelikle enerji fiyatlarında indirim yapılması ve bu dönemde ödenemeyen faturalar için elektrik ve doğal gaz kesintilerinin yasaklanmasını istiyor

B

ir yandan koronavirüs salgınının yıkıcı etkileriyle uğraşan sanayici diğer yandan yüksek enerji maliyetleri ile başa çıkmaya çalışıyor. Düşen petrol fiyatlarına rağmen enerji faturaları sanayicinin cebini yakmaya devam ediyor. AB istatistik kurumu Eurostat’ın 2019’da hane halkının kullandığı elektrik ve doğal gaza gelen zamları ülkeler bazında derlediği rapora göre

16

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

doğal gaza da elektriğe de en çok zam Türkiye’de geldi. Avrupa ülkeleri içinde elektriği en pahalı kullanan ülke de Türkiye. Eurostat aynı zamanda ülkelerin satın alma güçlerine kıyasla doğal gaz ve elektrik faturalarının fiyatlarını da tespit etti. Satın alma gücü paritesine göre en fahiş elektrik faturası yine Türkiye’de ödeniyor. Aynı yönteme göre elektrik faturasının en ucuz olduğu ülke ise

İzlanda oldu. Elektrik tüketiminin yüzde 70’inin iş yerlerine ait olduğu Türkiye’de EPDK verilerine göre nisan ayında toplam elektrik tüketimi yüzde 15 azaldı. Koronavirüs salgını nedeniyle insanlar daha çok evde kaldığı için konutlardaki elektrik kullanımının ortalama yüzde 10 arttığı düşünüldüğünde sanayinin elektrik kullanımının yüzde 25 civarında düştüğü tahmin ediliyor.


Enerji en büyük maliyet kalemi Sanayicinin üretime devam edebilmesi için enerji fiyatlarında bir düzenlemeye gidilmesinin şart olduğunu belirten Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, sektörün taleplerini paylaşarak şunları söyledi: “Türkiye’deki imalat sanayinin toplam elektrik tüketiminin yüzde 16,7’si plastik, petrokimya ve bağlantılı sanayinin üretimi için kullanılıyor. Ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerden plastik sanayi diğer tüm enerji yoğun sektörler gibi yüksek enerji maliyetleri karşısında zorlanıyor. Enerji ve doğal gaz fiyatları koronavirüs salgını öncesinde de rekabetçi olmaktan çok uzaktı. Salgın ile birlikte üretimini güçlükle sürdüren sanayici yüksek enerji bedellerini ödemekte çok zorlanıyor. Böyle bir süreçte bile ülke ekonomisine ve istihdamına katkı sunan sanayici yüksek faturalarla zor durumda bırakılmamalıdır. Enerji (ElektrikDoğal gaz), üretim yapan sanayicinin en büyük maliyet kalemlerinden birini oluşturuyor. İçinden geçilen bu zor zamanlarda firmalar bir yandan yetersiz işletme sermayeleri, tahsilat güçlükleri, talep yetersizliği ve bankalardan krediye ulaşma güçlüğü yaşarken diğer yandan da ödemek zorunda kaldıkları yüksek faiz oranlarının baskısını taşıyor. Ürettikleri ürünleri ancak 6 aya varan uzun vadelerle satabiliyor, bununla beraber elektrik bedellerini aylık olarak ödüyor ve zaten sınırlı olan işletme sermayelerini daha da zora sokuyorlar. Hâlihazırda petrol fiyatlarında tarihî bir düşüş yaşanıyorken ülkemizde de elektrik ve doğal gaz fiyatlarının düşmesi gerekiyor. İç ve dış talebin bıçak gibi kesildiği, önümüzdeki döneme yönelik belirsizliğin hâkim olduğu bir ortamda ayakta kalmaya ve istihdamını korumaya çalışan sanayicilerin en büyük maliyet kalemini oluşturan enerjide desteğe ihtiyaç var. Öncelikli taleplerimiz ise şunlar: Sanayi Sicil Belgesine sahip firmalar için enerji

fiyatlarında indirime gidilmesini, enerji faturaları ödemelerinin üç ay ötelenmesini ve üç ay boyunca sanayicinin elektrik ve doğal gazının kesilmemesini istiyoruz. Sanayicinin elektriği kesilirse yavaşlayan sanayi çarkları durma noktasına gelir. Elektriği, doğal gazı kesildiği için üretim yapamayan sanayici borcunu nasıl ödeyecek?” SANAYİ ELEKTRİĞİ KONUT ELEKTRİĞİNDEN PAHALI Türkiye’de elektrik fiyatları belirlenirken sanayi elektriğinin konutlardaki elektrik bedelinden daha yüksek tutulduğu bir politikanın izlendiğine değinen Eroğlu; “Bu akla yatkın bir politika değil. Sanayi elektriğinin konuttan ucuz olması lazım ki sanayimiz

rekabetçi olsun, sürdürülebilir istihdam yaratsın ve böylece hane halkı da işsiz kalıp elektrik parasını dahi ödeyemez hâle düşmesin. Sanayici elektriğe daha uygun fiyatla ulaştığında bu durum üretim ve ihracata olumlu yansıyacak, yerli üretimi güçlendirirken ithalatın da azalmasını sağlayacak. Daha fazla istihdam, daha çok kazanç, daha çok harcama ile birlikte ekonominin çarkları da hızlanacak. Aksi durumda ülkemiz, enerji maliyetlerinin üretime pozitif yansıdığı ülkelerden ithalat yapmak durumunda kalır. Bunun sonucunda da ihracat azalır, birçok sanayi tesisi kapanır, işsizlik rakamları artar ve bu da ekonomik olarak ciddi bir çıkmaza girmemize yol açar” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

17


YEKDEM üretim ve istihdamı tehdit ediyor Sanayicinin sırtındaki bir diğer yükün YEKDEM nedeniyle ödenen yüksek faturalar olduğunu söyleyen Eroğlu, “YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması) sistemiyle devlet, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı enerji yatırımcılarını, 10 yıl süreyle döviz bazında belirli bir fiyat üzerinden alım garantisi sunarak destekliyor. Yani bir enerji firması rüzgâr, güneş enerjisi, hidroelektrik santral gibi yatırımlar yaptığında devlet 10 sene boyunca döviz bazında teşvikli fiyatlarla alım garantisi veriyor. Döviz bazındaki bu yüksek bedelli alım garantisinin maliyeti sanayilerin toplam tüketim miktarına bölünerek elektrik fiyatına ekleniyor. Dolayısıyla döviz fiyatlarının yükseldiği ve havanın güneşli, akarsuların bol, rüzgârın çok estiği aylarda sanayicinin o ay ödeyeceği fatura daha da artıyor. Üstüne üstlük özellikle salgın sebebiyle olduğu gibi sanayide kapasite ve enerji kullanımı düşerse YEKDEM düşmediğinden sanayicinin elektrik faturaları düşmüyor hatta artmaya devam ediyor. Gerçekten de bugün durma noktasına gelen sanayi tesisleri çok daha az elektrik kullansalar da nisan ayındaki 18

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

faturalarını incelediklerinde büyük artışlar görüyorlar. Bu doğrultuda EPDK daha önce 121 TL olarak tahmin ettiği Nisan 2020 YEKDEM birim bedeli tahminini 228 TL olarak revize etmiş, böylelikle elektrik maliyetlerindeki YEKDEM kaleminde yüzde 100’e yakın astronomik bir artış olmuştur. Yani salgın nedeniyle tüketilmeyen elektrik sanayiciye zam olarak geri döndü. Birçok güçlükle mücadele edip ayakta kalmaya çalışırken bir de kullanmadıkları elektriğin parasını ödemek durumunda kalıyorlar. Devletimizin yenilebilir enerji üretimini teşvik etmek için uyguladığı YEKDEM tarifesi ve oluşturduğu formül yaşadığımız ekonomik süreçte sanayiciler üzerine öngörülemez ve büyük maliyet yükü oluşturuyor. En azından sene sonuna kadar sanayicilerden YEKDEM bedeli alınmaması büyük bir sorunu ortadan kaldıracaktır.” diye konuştu. ELEKTRİKTE %1’LİK DÜŞÜŞ %0,3 EKSTRA İSTİHDAM DEMEK Eroğlu, elektrik fiyatları ile yatırım ve istihdam arasında doğrudan bir ilişki olduğunu dile getirerek şu rakamları verdi: “Belçika’da 2018 yılında Leuven Üniversitesinin

yaptığı ‘Elektrik Fiyatlarının İmalat Sanayine Etkileri’ raporunda, elektrik fiyatları ile yatırımlar ve istihdam arasında bir ekonomik model oluşturulmuştur. Bu modele göre elektrik fiyatlarındaki yüzde 1’lik bir düşüş (diğer tüm koşullar aynı kalmak şartıyla) yüzde 0.30 ekstra istihdam yaratırken yüzde 0.55 ekstra imalat yatırımına sebep oluyor. Sanayide 5,4 milyon kişi istihdam edildiği düşünülürse döviz bazında yüzde 10’luk bir artış, yüzde 3’lük bir istihdam kaybı ve yüzde 5,5’lik bir yatırım kaybı anlamına geliyor. Bu veriler de gösteriyor ki sanayi elektriği fiyatlandırılırken ülkeler arası enerji fiyatlarının takibi, kişi başı GSMH ile elektrik fiyatları korelasyonu hesaba katılmalıdır. Özellikle enerjiyi yoğun kullanan demir, çelik ve kimya gibi sanayilerle ilgili enerji fiyatları belirlenirken etki ve rekabet analizleri yapılmadan dramatik artışlara gidilmemesi gerekiyor. Çok düşük marjlarla çalışan sanayi kuruluşları enerji fiyatlarındaki bu tür büyük artışlardan olumsuz etkilenmekte ve özellikle yurt içinde enerjiyi yoğun kullanmayan sektörlerin alternatif ürünlerine göre pahalı duruma düşüp pazar kaybetmektedir.” P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

19


Sanayici daha az elektriğe daha yüksek fatura ödedi

YEKDEM sanayicinin yükünü ağırlaştırıyor. Pandemide daha az elektrik kullansa da faturaları artış gösteren üreticiler, çarkların dönebilmesi için öncelikle enerji fiyatlarında indirim yapılması ve bu dönemde ödenemeyen faturalar için elektrik ve doğal gaz kesintilerinin yasaklanmasını istiyor

S

anayici yüksek elektrik faturalarından dertli… Avrupa Birliği İstatistik Kurumu Eurostat verilerine göre Avrupa ülkeleri içinde en pahalı elektriği kullanan ülke Türkiye oldu. COVID-19 nedeniyle sanayide çarkların yavaşlaması bile elektrik faturalarını düşürmedi, tam aksine artırdı. Sanayici, üretimdeki düşüşe paralel azalan elektrik tüketimine bağlı olarak faturalarında düşüş beklerken, yüzde 100 artan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması

20

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

(YEKDEM) bedeliyle nisan ayında astronomik faturalarla şok oldu. EPDK’nın daha önce 121 TL olarak tahmin ettiği Nisan 2020 YEKDEM birim bedeli tahminini 228 TL olarak revize ettiğini belirten Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, salgın nedeniyle tüketilmeyen elektriğin sanayiciye zam olarak geri döndüğünü söyledi. Eroğlu, “Bu zorlu süreçte katlanan YEKDEM bedeli, her şeye rağmen üretime devam etmeye çalışan

sanayici için kaldırılması zor bir yük hâline dönüştü. Nisan ayında sanayide elektrik tüketimi ortalama yüzde 25 düştü. Ancak düşen kullanıma rağmen YEKDEM bedeli nedeniyle faturalarımız âdeta uçtu. Sanayici, tükettiği elektrik bedeli kadar YEKDEM bedeli ödemek zorunda kaldı. Örneğin mart ayında 799 bin TL’lik elektrik faturası gelen sanayici; 110 bin TL YEKDEM bedeli öderken, nisan ayında 936 bin TL’lik elektrik faturasında ise 316 bin TL YEKDEM bedeli ödedi” dedi.


Mart ayında 799 bin TL’lik elektrik faturası gelen sanayici; 110 bin TL YEKDEM bedeli öderken, Nisan ayında 936 bin TL’lik elektrik faturasında ise 316 bin TL YEKDEM bedeli ödedi

YEKDEM BEDELI KALDIRILSIN Devletin, hidroelektrik santrali ile güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımları desteklemek için sanayicinin elektrik faturalarına yansıttığı YEKDEM bedelinin, üretim üzerinde ciddi ağırlık oluşturduğuna dikkat çeken Eroğlu şu şekilde konuştu: “YEKDEM bedeli böylesine sıkıntılı bir dönemde sanayici için taşınamaz bir yük hâline geldi. Biz Yenilenebilir Enerjiye karşı değiliz, YEKDEM ekstra bedelinin sanayicinin elektrik faturasına yüklenmesine karşıyız. Koronavirüs nedeniyle dönmekte zorlanan sanayi çarklarını iyice olumsuz etkileyen YEKDEM bedeli, mücbir sebep kapsamında yıl sonuna kadar kaldırılmalı. Aksi hâlde

sanayici tedbir almak zorunda kalır, üretimde ciddi küçülmeler yaşanır ve hedefler tutturulmaz. Sanayideki daralma daha fazla işsizlik anlamına da gelir. İhracatta kayıplar yaşanır. Üretim maliyetlerindeki artış dünyaya mal satmaya çalışan firmalarımızın rekabet şansını zayıflatır ve yurt dışı pazarlarda kan kaybederiz. Üretim maliyetlerinde en önemli kalemlerden biri olan enerji fiyatlarının yüksek oluşu, yabancı yatırımların önünü de kapatır.” YENİLEBİLİR ENERJİYE DESTEK, SANAYİCİYE KÖSTEK OLMAMALI Sanayicinin sırtına yüklenen YEKDEM bedeliyle faturaların yükseldiğini ifade eden Eroğlu, “YEKDEM sistemiyle devlet, yenilenebilir enerji kaynaklarına

dayalı enerji yatırımcılarını, 10 yıl süreyle döviz bazında belirli bir fiyat üzerinden alım garantisi sunarak destekliyor. Döviz bazındaki bu yüksek bedelli alım garantisinin maliyeti, sanayilerin toplam tüketim miktarına bölünerek elektrik fiyatına ekleniyor ve YEKDEM bedeli oluşturuluyor. Dolayısıyla döviz fiyatlarının yükseldiği ve havanın güneşli, akarsuların bol, rüzgârın çok estiği aylarda sanayicinin o ay ödeyeceği fatura daha da artıyor. Üstüne üstlük özellikle salgın sebebiyle olduğu gibi sanayide kapasite ve enerji kullanımı düşerse YEKDEM bedeli düşmediğinden, sanayicinin elektrik faturaları azalmıyor, tersine artmaya devam ediyor.” diye konuştu. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

21


PAGEV Başkanı Eroğlu, elektrik faturalarında astronomik artışa neden olan YEKDEM bedelinin sanayiciye yüklendiği sistemin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek yenilenebilir enerjinin ihâleler ile desteklendiği Almanya modeline geçişi önerdi

Yenilenebilir enerjiye

Almanya modeli önerisi T ürkiye’nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarla elektrik üretimi son yıllarda önemli artış kaydetti. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM), 2010 yılında yürürlüğe girdi ve yenilebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi

22

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

amacıyla 10 yıl döviz bazında yüksek fiyatlardan devlet alım garantisi verildi. YEKDEM teşviklerinin süresi 31 Aralık 2020’de sona eriyor. Sanayiciler ise elektrik faturalarına yansıyan ve nisan ayından itibaren yüzde 100 artan YEKDEM bedelinin yükünü daha

fazla taşımak istemiyor. Türkiye çapındaki tüm sanayi odaları başkanları, organize sanayi bölge başkanları ve çatı kuruluş TOBB dahil olmak üzere tüm sanayiciler YEKDEM yükünün artık kaldırılamaz olduğunu uzun süredir hep bir ağızdan dile getiriyorlar.


DÖVİZ BAZLI TEŞVİK MODELİNDEN VAZGEÇİLMELİ Eroğlu, yenilenebilir enerjinin önemli olduğunu ve ülkemizin bu alanda yeni yatırımları teşvik edici stratejiler geliştirilmesini olumlu bulduklarını ancak teşvik bedelinin sanayicilere yüklendiği mekanizmanın bu hâliyle sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. YEKDEM’in uygulandığı 10 yılda teknolojinin gelişmesi ve ucuzlaması ile birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarının maliyetinin de düştüğüne ancak döviz bazında teşvikli fiyatların sabit kaldığına dikkat çeken Eroğlu şunları söyledi: “Dünyada yüksek fiyattan devletin döviz bazında yıllar süren alım garantisi verdiği sistem sona eriyor. Ülkeler yenilebilir enerjiyi ihâlelerle en uygun şartlarda teklif veren firmalara veriyorlar. Bu sayede sanayicinin üzerine düşen yük de azalıyor. Sanayide yüksek enerji maliyeti, ihracatı zorlaştırırken bu da işsizliğe sebep olmaktadır. YEKDEM maliyetinin yüksekliğinin sanayimizi ve ülke ekonomisini direkt etkilediğini hepimiz biliyoruz. Sanayimizin küresel pazarda rekabetçi olabilmesi için düşüşte olan bir YEKDEM maliyeti olması gerekir. Mevcut durumda ise bu rakam hep yukarıya çıkıyor ve öngörülemiyor. Almanya’nın 2015 yılında uygulamaya başladığı sistem ülkemize de güzel bir örnek olabilecektir. Bu teşvikler ilk verildiğinde yenilenebilir enerji teknolojileri pahalıydı. Yıllar içinde gelişen ve

ucuzlayan teknoloji sayesinde yatırım maliyetleri kat be kat azaldı ama döviz bazında teşvikli fiyatlar sabit kaldı. Sabit fiyat alım garantisi yerine Hükûmetler ihâleler açıp yine özel fiyatla ama yenilenebilir enerjiyi de rekabete açarak yol alıyorlar. Almanya 2015’te ihâle bazlı enerji teşvikine başladı ve 2017 yılında tam geçişi sağladı. Dünya çapında enerji ihâleleri artık sabit alım garantili fiyatlamanın yerini alıyor ve teşvik dönemi bitiyor”. İHALE YÖNTEMİNE GEÇİLMELİ Yenilenebilir enerji çalışmalarıyla iyi model oluşturan Almanya, uzun zamandır yenilenebilir enerjiyi sabit yüksek fiyatlı teşvikler yerine rekabete açık ihâleler ile veriyor. Eroğlu, Türkiye’de de bu sistemin uygulanabileceğine dikkat çekerek, “Devletimiz ihâle ile alım yapmak konusunda denemeler yaptı ve başarılı da oldu. Örneğin; geçen yıl Mayıs ayının son gününde Türkiye’nin 4 bölgesinde yapılan RES YEKA-2 ihâlesinde kilovatsaat başına (kWh) 3,53 ile 4,56 $ cent arası fiyatlar verildi. Bu gelişmelere bakarsak mevcutta YEK’de belirtilen Cetvel 1’de kilovatsaat başına rüzgâr enerjisi için verilen 7,3 $ cent iken ihâleyle neredeyse fiyatın yarıya indiği ve bu şekilde Yenilebilir Enerji Yatırımcıları yatırım yaparken sanayicinin elektrik faturasına eklenecek YEKDEM payının nasıl düşebileceği de test edilmiş oldu” dedi. P

2021’DE YENİLENEBİLİR ENERJİDE YENİ SAYFA AÇALIM Sanayiciler, YEKDEM’de sabit fiyatlarla döviz bazında ödemenin devam ettiği ve bu maliyetin de sanayiciden alındığı sistemin sürdürülebilir ve ülke ekonomisinin yararına bir uygulama olmadığı noktasında birleşiyorlar. Teşvik sisteminin dünyada da terk edildiği bir ortamda Almanya gibi fiyat rekabetine açık ihâleler yöntemi ile yenilenebilir enerjideki artışın devam ettirilebileceğinin altı çiziliyor. Eroğlu, “Sabit döviz bazlı, yüksek fiyata dayanan Teşvikli YEKDEM sisteminin defterini 31 Aralık 2020’de bir daha açılmamak üzere kapatmalı ve 01 Ocak 2021’de yenilenebilir enerjide TL bazlı fiyat rekabetine açık yeni bir sayfa açmalıyız.” diyerek sözlerine son verdi.

PAGEV Başkanı Eroğlu’nun, YEKDEM ile ilgili çözüm önerisi medyada geniş yankı uyandırdı

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

23


Elektrikte indirim

sanayicinin çoğunu kapsamadı “Elektrikte zam yok” açıklaması sanayi tüketiminin çoğunu kapsamadı. Astronomik faturaların önüne geçmenin yolu ise ağır YEKDEM bedelinde revizyona gidilmesi

Y

enilebilir enerjiyi desteklediklerini ancak yenilenebilir enerji teşvikinin sanayicinin sırtına yüklenmesinin artık sürdürülemez olduğunun altını çizen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “EPDK 30 Haziran itibariyle elektrik tarifesini mevcut fiyat üzerinden devam ettirerek 3 ay boyunca zam yapmayacak. BOTAŞ doğal gazdan elektrik üreten santrallere satılan gazın fiyatında yüzde 12,5 indirim, sanayi ve ticarethane abonelerine de yüzde 9,7 indirim uygulayacak. Ancak maalesef küçük işletmeler için olumlu gelişme olsa da yıllık 7.000.000 KwH ve üzeri elektrik tüketenler ve ayrıca kendi tüketimine bakılmaksızın Organize Sanayi Bölgeleri içerisinde faaliyet gösteren tüm sanayicilerimiz söz

24

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

konusu yüksek tüketimli tüketici sınıfına girdikleri için bu indirimli tarife onları kapsamayacak. Bir başka ifadeyle -YEKDEM sebebiyle sanayicimiz, yine faturalarında artış yaşamaya devam edecek. 2019 yılında tüm sanayicilerimizin toplam tüketimi 94 Milyon MwH, bu tüketimin 68 Milyon MwH’lık kısmı yani yüzde 72’si yüksek tüketimli tüketici sınıfına giren OSB’ler ve münferit kullanıcılar tarafından tüketilmiş. Dolayısıyla maalesef sanayicilerimizin büyük çoğunluğunun faturaları YEKDEM sebebi ile artmaya devam edecek.” SANAYİCİ YEKDEM’DE YENİ MODELE KATKI SUNMAK İSTİYOR Enerji Bakanlığının, elektrikte 3 ay zam yapmama kararını olumlu bulmakla birlikte faturaların

yüksek gelmesinde asıl rol sahibi olan YEKDEM bedelinde de yeni düzenleme beklediklerini söyleyen Eroğlu, “Bugünlere katlanarak gelen YEKDEM bedeli üretim, istihdam ve rekabet üzerinde ağır baskı oluşturmaya devam ediyor. Yenilebilir enerjiyi destekliyoruz ancak yenilenebilir enerji teşvikinin sanayicinin sırtına yüklenmesinin artık sürdürülemez olduğunu söylüyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Fatih Dönmez’in YEKDEM için yeni model üzerinde çalıştıklarını duyurmasını sevindirici bir gelişme olarak görüyoruz. Sanayiciler olarak sesimizin duyulmasından son derece memnunuz. YEKDEM ile ilgili yapılacak yeni düzenlemelere çözüm odaklı yaklaşımlarla katkı sunmaya da hazırız” dedi. P


MICROFILT LASER DISC FILTER

Excellent FILTRATION Performance www.altechmakina.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

25


Enerji Bakanı Fatih Dönmez:

YEKDEM’de

farklı modele geçeceğiz PAGEV Başkanı Eroğlu’nun, “Yenilenebilir enerjiyi teşvikte Almanya’nın modelini uygulayalım.” önerisine Enerji Bakanı Dönmez’den yanıt geldi. Bakan Dönmez, YEKDEM’de yeni model üzerinde çalıştıklarını açıkladı

S

anayicinin en önemli maliyet kalemlerinden biri olan elektrik faturalarının astronomik seviyelere yükselmesine neden olan YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) bedeliyle ilgili gelişme yaşandı. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun, sanayicinin

26

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

sırtındaki YEKDEM yükünü hafifletmek için kamuoyunun gündemine taşıdığı “Almanya Modeli”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den yanıt buldu. YEKDEM bedeli konusunda yeni model üzerinde çalıştıklarını açıklayan Bakan Dönmez, “2019 yılında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki

payı yüzde 62 seviyesindeydi. Bu rakam 2020’de yüzde 66 oranına çıktı. Her 1 puanlık yerli ve yenilenebilir kaynak üretimi, cari dengeye yaklaşık 100 milyon dolarlık katkı yapıyor. Bu alandaki yatırımlar sürecek ancak teşvik modeli bu yılın sonunda bitecek olan YEKDEM farklı modelle devam edecek.” dedi.


30 Haziran itibariyle EPDK’nın, 3 ay boyunca zam yapmaksızın elektrik tarifesinin mevcut fiyat üzerinden devam edecek olmasını, BOTAŞ’ın ise doğal gazdan elektrik üreten santrallere satılan gazın fiyatında yüzde 12,5 indirim uygulaması, sanayi ve ticarethane abonelerine de yüzde 9,7 indirim uygulanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten PAGEV Başkanı Eroğlu, YEKDEM bedelinin üretim, istihdam ve rekabet üzerinde ağır baskı oluşturduğuna dikkat çekerek son günlerde kamuoyunun gündemine taşıdıkları bu soruna ilişkin olarak Enerji Bakanlığınca yapılacak yeni düzenlemelere çözüm odaklı yaklaşımlarla katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi. Temiz enerjiyi desteklediklerini ancak yenilenebilir enerji teşvikinin sanayicinin sırtına yüklenmesinin artık sürdürülemez olduğunun altını çizen Eroğlu, elektrik faturalarına eklenen YEKDEM bedeli uygulamasının 2010 yılından itibaren devreye girdiğini ve bugünlere katlanarak geldiğini hatırlattı. Sanayiciler olarak yeni dönemde koronavirüsün yaralarını sarmak ve ortaya çıkan kayıpları telafi etmek için çalıştıklarını ancak çarklar yeniden dönmeye başlarken, yüksek enerji maliyetleriyle boğuştuklarına vurgu yapan Eroğlu, faturaların YEKDEM bedeliyle deyim yerindeyse uçtuğunu ifade ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yenilenebilir enerji yatırımlarının sanayiciye yüklendiği sistemin artık sürdürülebilir olmadığını savunuyoruz. Çözüm olarak da yenilenebilir enerjide, ihâleler yolu ile TL bazlı teşvik modeline geçilmesini

öneriyoruz. Bu anlamda Almanya modeli örnek alınabilir. Dolar bazlıalım garantili YEKDEM teşviklerinin süresi zaten 31Aralık 2020’de doluyor. Dolayısıyla YEKDEM’de yeni sayfa açmalıyız. Sürekli artan ve öngörülemeyen, yüksek maliyetiyle

sanayicimizi, rekabetçi üretimden uzaklaştıran YEKDEM’de döviz bazlı yüksek sabit fiyatlı teşvik yerine, ihâle yöntemiyle rekabetçi şartlarda ve TL bazlı destek modeline geçmeliyiz. Yenilenebilir enerji yatırımlarını rekabete açmalıyız.” P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

27


RAĞMEN YATIRIMA DEVAM” DEDİ İYE EM ND “PA RÜ KTÖ SE Rİ ELE PLASTİK İŞLEME MAKİN

ÜRETIM DÜŞTÜ YATIRIM VE ITHALAT ARTTI

28

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

29


Plastik işleme makineleri sektöründe koronavirüs salgını yılın ilk yarısında üretime olumsuz etki ederken yatırımlarda artış gözlendi. Plastik işleme makineleri sektöründe bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla üretim yüzde 6, ihracat yüzde 15 gerilerken sektördeki yatırımlar yüzde 27, ithalat ise yüzde 47 arttı

T

ürk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfının (PAGEV), yayınladığı Plastik İşleme Makineleri Sektörü Ocak-Haziran 2020 İzleme Raporu’nda yer alan verilere göre; genel makine sektöründe kapasite kullanımı, yılın ilk çeyreğinde 2019 yılının ilk çeyreğinin üzerindeyken ikinci çeyrekte 2019 yılının gerisine düştü. Böylece plastik işleme makinelerinin de içinde yer aldığı genel makine sektöründe kapasite kullanımı, 2020 yılının ilk 6 ayında 2019 yılının aynı dönemine kıyasla 11,2 puan gerileyerek ortalama yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Salgının plastik ve plastik tüketen sektörlere olumsuz etkisiyle plastik işleme makineleri üretimi 2020 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6 gerileyerek 214 milyon dolara indi. Bu dönemde plastik işleme makineleri üretiminden; presler ve diğer makineler yüzde 47, aksam

30

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ve parçalar yüzde 24, ekstrüzyon makineleri yüzde 13, enjeksiyon makineleri yüzde 7, termoform makineleri yüzde 6 ve şişirme makineleri yüzde 3 pay aldı. İHRACAT DÜŞERKEN İTHALAT YÜKSELDİ Pandeminin tüm dünyada dış ticareti kısıtlaması sonucunda sektörün ihracatı bu dönemde yüzde 15 oranında azalarak 82 milyon dolara indi. İhracatta öne çıkan ilk beş ülke; Rusya Federasyonu, Almanya, Cezayir, Hindistan, Romanya olarak sıralandı. İhracat düşerken ithalat arttı ve yılın ilk yarısında sektörün ithalatı yüzde 47 yükselişle 255 milyon dolar oldu. Bu dönemde en çok ithalat yapılan ülkeler; Çin, Almanya, İtalya, Avusturya ve Tayvan oldu. DIŞ TİCARET AÇIĞI YÜZDE 128 ARTTI Plastik işleme makineleri

sektörünün dış ticaret açığı 2020 yılının ilk yarısında ithalatın artması ve ihracatın gerilemesi nedeniyle 2019 yılının ilk yarısına kıyasla yüzde 128 artarak 173 milyon dolar olarak gerçekleşti. MAKİNE VE TEÇHİZAT YATIRIMLARI YÜZDE 27 ARTTI Plastik sektöründe makine ve teçhizat yatırımları 2020 yılının ilk yarısında, 2019’un ilk yarısına kıyasla yüzde 27 artarak 387 milyon dolara ulaştı. Yatırımdaki bu artışta özellikle ambalaja olan talepteki yükseliş etkiliydi. Söz konusu yatırımların yüzde 66’lık büyük bölümü ithal makinelerle karşılanırken yerli makine sektörü bu artıştan istenilen oranda pay alamadı. İthal makine yatırımı 2019 yılının ilk 6 ayında 174 milyon dolar iken 2020 yılının ilk 6 ayında 255 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde yerli makine üretimi ise 132 milyon dolar oldu.


YILIN İKİNCİ YARISINDA GERİLEME ÖNGÖRÜLÜYOR Yılın ilk yarı gerçekleşmeleri ve koronavirüs salgınının ekonomiye ve plastik sektörüne muhtemel etkileri doğrultusunda plastik işleme makineleri üretiminin 2020 yılının sonunda 2019 yılına kıyasla yüzde 20 gerileyerek 406 milyon dolara ineceği, sektör ihracatının yüzde 21 düşüşle 156 milyon dolara gerileyeceği tahmin ediliyor. Diğer taraftan ithalatın yüzde 15 artışla 485 milyon dolara ve plastik işleme makineleri yatırımlarının yüzde 1 artışla 735 milyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor. PANDEMİDEN KİM NASIL ETKİLENDİ? Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi nedeniyle mart ayının ortalarından itibaren baş gösteren talepteki daralmanın sektöre olumsuz yansıdığını belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “Koronavirüs salgını neticesinde otomotiv sektöründe küresel bazda üretimin durma noktasına gelmesi, otomotiv sektörünün ana tedarikçilerinden olan plastik sektörümüzü oldukça

olumsuz etkiledi. Otomotiv sektörü için mamul ve yarı mamul üreten firmalarımızda bu dönemde büyük oranda iş kaybı olurken otomotiv işleme makine yatırımları da ertelendi. Ancak hijyen ve medikale yönelik üretim yapan firmalarımız açısından tablo farklıydı. COVID-19 salgını gıdadan ambalaja kadar pek çok alanda plastiklerin hayati öneme sahip olduğu gerçeğini teyit etti. Korona ile birlikte hijyen sağlamak için ham maddesi plastik olan maske, eldiven, siperlik, tanı kitleri, dezenfektan, kolonya şişeleri, gıda ambalajları ve tek kullanımlık ürünlerde ciddi oranda artış oldu. Pandemi sürecinde plastik sektöründeki düşüşün daha büyük olmaması ise bu dönemde tüketimi artan gıda ambalajı, kozmetik ve dezenfektan ambalajı, hijyen ürünleri ve tek kullanımlık plastik ambalajlar sayesinde oldu. Yılın ilk yarısında hemen tüm göstergeler ekside seyretse de makine yatırımlarında yaşanan yüzde 27’lik artış, pandemi süresince plastiklerin hijyen açısından oynadığı rolün daha iyi anlaşılması ve tüketicilerin bu tarz

plastik ürünlere gösterdiği ilgiden kaynaklandı.” dedi. PLASTİK SEKTÖRÜ DİRENDİ Pandemi nedeniyle dünya ve Türkiye ekonomisinde yaşanan zorlu sürece rağmen plastik sektörünün yatırımlara devam etmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Eroğlu, “Türkiye plastik sektörü dünyada 6., Avrupa’da ikinci konumda bulunuyor ve pandemi sürecinde de büyüyüp aradaki farkı azaltmak için dünyada ve Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen yatırım yapmaya devam ediyor. Bunun da önünün açılması ve kolaylaştırılması lazım. Yatırımlar için gönül istiyor ki yerli makinelerin de payı artsın. Bunun için yerli makine üretimine verilen desteklerin artırılması, ithalata karşı korunması elbette önemli ancak yatırımların önünün kesilmemesi için Türkiye’de üretilmeyen veya endüstrisi belirli seviyeye gelmemiş olan makinelerde de firmaların yatırım yapmasını engelleyici tedbirlerin alınmaması önem taşıyor. Bu konuda dengeli ve analitik bir strateji uygulanmalı.” diye konuştu. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

31


32

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PANDEMİ PLASTİK SEKTÖRÜNÜ YÜZDE 3.5 DARALTACAK

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

33


COVID-19 salgınının yaralarını sarmaya çalışan plastik sektörü yılın ilk yarısını negatif bir görünümle kapattı. Mart ayında ilk sinyallerini veren iç ve dış talepteki daralma nisan ve mayısta zirve yaptıktan sonra haziran ayında bir miktar toparlanmaya işaret etti

T

ürk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), yayınladığı raporlar ile Türkiye plastik sektörünün nabzını tutmaya devam ediyor. PAGEV’in son olarak yayınladığı Ocak-Haziran 2020 dönem raporu, koronavirüs etkisinin yılın ilk yarısında yoğun bir şekilde hissedildiğini ortaya koydu. İç ve dış talepteki düşüş 2020 yılının ilk yarısında plastik mamul üretiminin 2019 yılının ilk yarısına kıyasla miktarda yüzde 4,8 azalışla 4,8 milyon tona, değer bazında ise yüzde 7,9 düşüşle 16,6 milyar dolara gerilemesine neden oldu. Yıl sonunda üretimin miktarda yüzde 3,5 azalışla 8,9 milyon ton değerde yüzde 5,6 gerilemeyle 30,9 milyar dolar olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Geçen yılın aynı dönemine göre ilk çeyrekte artış kaydeden sektördeki kapasite

34

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

kullanım oranları, ikinci çeyrekte 2019 yılının ikinci çeyreğine oranla önemli oranda geriledi. Böylece plastik sektöründe kapasite kullanımı 2019 yılının ilk 6 ayında yüzde 72,1 iken 2020 yılının ilk 6 ayında ortalama 3,6 puan gerileyerek yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. İLK YARIDA DEĞERDE YÜZDE 7,8 GERİLEME Plastik mamul sektöründe COVID19 salgınının etkileri ihracat verilerine de yansıdı. Sektörün ilk yarı ihracat performansı 2019 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda 5,2 artışla1,82 milyon ton, değerde yüzde 7,8 gerilemeyle 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 200’e yakın ülkeye ihracat yapan plastik sektörünün bu dönemde en fazla plastik mamul ihraç ettiği ilk beş ülke: Irak, Almanya, İngiltere,

İsrail ve Fransa olarak sıralandı. Makine ve teçhizat yatırımları ilk yarıda yüzde 27 arttı, yerli makine istenilen payı alamadı. Plastik sektöründe makine ve teçhizat yatırımları 2020 yılının ilk yarısında, 2019’un ilk yarısına kıyasla yüzde 27 artarak 387 milyon dolara ulaştı. Yatırımdaki bu artışta özellikle ambalaja olan talepteki yükseliş etkiliydi. 2020 yılının ilk yarısında 4,8 milyon tonluk toplam plastik mamul üretimi içinden ambalajların aldığı pay 1,9 milyon ton oldu. Söz konusu yatırımların yüzde 66’lık büyük bölümü ithal makinelerle karşılanırken yerli makine sektörü bu artıştan istenilen oranda pay alamadı. İthal makina yatırımı 2019 yılının ilk 6 ayında 174 milyon dolar iken 2020 yılının ilk 6 ayında 255 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde yerli makine üretimi ise 132 milyon dolar oldu.


İç ve dış talepteki daralma sürüyor Plastik mamul iç pazar tüketimi 2020 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 7,5 gerileme ile 3,77 milyon ton ve değerde yüzde 10,9 azalışla 4,16 milyar dolara düştü. İnşaat, otomotiv ve turizm sektörleri başta olmak üzere plastik ürün kullanan pek çok sektördeki olumsuz etkilerin süreceği ve bunun yıl sonunda plastik mamul iç pazar tüketimini 2019 yılına kıyasla miktarda yüzde 3,1 azalışla 6,82 milyon tona, değerde ise yüzde 8,4 gerileme ile 8,33 milyar dolara düşüreceği tahmin ediliyor. Plastik ham madde ithalatı ise 2020 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla miktar bazında yüzde 4,2 gerileyerek 3,9 milyon ton, değer bazında yüzde 8,9 düşüşle 4,3 milyar dolar oldu. Plastik mamul sektöründe yılın ilk

yarısında 1,1 milyar dolar dış ticaret fazlası verildi. Geçen yılın aynı dönemine göre dış ticaret fazlasında yüzde 7,8’lik bir düşüş gerçekleşti. Yılın ilk yarı verilerini değerlendiren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “Yılın ilk çeyreğinde plastik mamul üretiminde pozitif gelişmeler yaşandı. Ancak mart ayında kendini hissettirmeye başlayan koronavirüs etkisi nisan ve mayıs’ta zirve yaptıktan sonra haziran ayında bir miktar toparlanmaya işaret etse de rakamlar ekside seyretti. COVID-19 salgını başta hijyen ve medikal olmak üzere gıdadan ambalaja kadar pek çok alanda plastiklerin hayati öneme sahip olduğu gerçeğini teyit etti. Korona ile birlikte hijyen sağlamak için ham maddesi plastik olan maske, eldiven, siperlik, tanı kitleri, dezenfektan,

kolonya şişeleri, gıda ambalajları ve tek kullanımlık ürünlerde artış oldu. COVID-19 sürecinde çatal, kaşık, bıçak ve bardak gibi tek kullanımlık plastik tüketimi yüzde 25 arttı. Pandemi sürecinde plastik sektöründeki düşüşün daha büyük olmaması ise bu dönemde tüketimi artan gıda ambalajı, kozmetik ve dezenfektan ambalajı, hijyen ürünleri ve tek kullanımlık plastik ambalajlar sayesinde oldu.” Pandemi sürecinden en az hasarla çıkmanın yolunun üretimi ayakta tutmaktan geçtiğini belirten Yavuz Eroğlu; “Üretimde, ihracatta ve istihdam kayıplarının önüne geçilmesi için üretim maliyetlerinde baskı yaratan unsurların ortadan kaldırılması ve rekabetçi üretim için gerekli enerji maliyetlerinin aşağıya çekilmesi gerekiyor” dedi. P

Türkiye plastik sektörünün 2020 yılı ilk yarı plastik mamul üretimi 2019 yılının ilk yarısına kıyasla miktarda yüzde 4,8 azalışla 4,8 milyon tona, değer bazında ise yüzde 7,9 düşüşle 16,6 milyar dolara geriledi PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

35


TOBB Ekonomi Buluşmaları’nda

Pandeminin hasarları ve çözüm önerileri konuşuldu

Bakan Albayrak’ın da hazır bulunduğu TOBB Ekonomi Buluşması’na katılan PAGEV Başkanı Eroğlu, sanayici üzerinde baskı oluşturan yüksek elektrik maliyetlerini gündeme getirerek çözüm beklediklerini dile getirdi

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı 365 oda ve borsa başkanı ile 61 sektör meclis başkanının katılımıyla gerçekleştirilen TOBB Ekonomi Buluşması yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler doğrultusunda video konferans yöntemi ile gerçekleştirildi. 20 Mayıs tarihînde gerçekleşen toplantıda, TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’da yer aldı. Toplantı ile ilgili bir açıklama yapan Başkan Yavuz Eroğlu; “Toplantıda birçok

36

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

konu gündeme geldi ancak özellikle PAGEV olarak diğer konuların yanında yakından takip ettiğimiz YEKDEM’le elektrik faturalarındaki fahiş artışların ortadan kaldırılması ve YEKDEM’in mücbir sebep kapsamında sene sonuna kadar alınmaması ve o tarihe kadar da sanayicinin üzerindeki ağır yükü kaldıracak yeni bir formül oluşturulması tezimiz vurgulandı. Özellikle Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Adıyaman Ticaret ve

Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, Kimya Sektör Meclisi Başkanı Timur Erk konuyu tekrar dillendirip, acil çözüm beklentilerini vurguladılar. Sayın Bakan toplantı sonunda yaptığı değerlendirmede sorunun farkında olduklarını kaydederek, enerji şirketlerinin durumunu da göz önüne alıp bu konuda orta bir yol bulma gayreti içinde olacaklarını ifade etti. YEKDEM konusunun sanayicinin içinden geçtiği sıkıntılı durumun da göz önünde bulundurularak önceliklendirilmesini umuyoruz” dedi.


Salgının etkisi her geçen gün azalıyor

Toplantının açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, tüm dünyayı etkisi altına alan ve küresel ekonomiye ağır bir darbe vuran Kovid-19 salgınının etkisinin gün geçtikçe azaldığına dikkati çekerek, her gelen verinin normalleşmeye daha da yaklaşıldığını somut bir şekilde gösterdiğini ifade etti. Sürecin ekonomimize olan etkilerini de gidermek için devreye aldıkları Ekonomik İstikrar Kalkanı ile sanayiciye, çalışana, esnafa bütün vatandaşlarımızla bu süreçte âdeta bir koruma kalkanı sağladıklarını dile getiren Albayrak, özellikle Kovid-19 sonrası döneme en iyi şekilde hazırlanmak için yoğun bir mesai harcadıklarını söyledi. Albayrak, bugün de son gelişmeleri ve yeni döneme ilişkin atılması gereken adımları konuşmak için bir araya geldiklerini ifade ederek, koronavirüs salgınının küresel ekonomik aktivite üzerinde tarihte benzerine rastlanılmamış şiddetli bir olumsuz etkiye neden olduğunu, uluslararası kuruluşların dünya ekonomisinin yüksek oranlarda düşüşler olacağını tahmin ettiğini anlattı. Salgının olumsuz etkileri ile mücadele etmek için Türkiye olarak

çok erken kapsamlı ve kararlı bir strateji uyguladıklarına işaret eden Albayrak, bu stratejinin, salgının ekonomiye olan muhtemel etkisini azaltmayı sağladığını söyledi. Albayrak, bu sayede normalleşme sürecinin de daha hızlı olması ve daha az bir maliyetle sonuçlanmasını sağlamış olacaklarını dile getirerek, “Bugün itibarıyla, verilen desteklerin tutarı 252 milyar lirayı aştı. Bunun içerisinde eğer ötelenen kredileri, vadesi gelen anapara faiz ödemelerini koyarsak bu rakam yaklaşık 350 milyar lirayı geçiyor. Ekonomik çarpan etkisine bakıldığında 600 milyar lirayı geçen bir rakama ulaştığımızı söyleyebiliriz. Bu paket ekonomide yakın dönemde gerçekleşecek olan toparlanmayı destekleyecektir” ifadesini kullandı. Artık normale geçişin konuşulduğu bugünlerde en önemli konunun istihdam olduğuna dikkati çeken Albayrak, bu süreçte tüm çalışanlar için iş güvencesinin altyapısını oluşturduklarını bildirdi. Albayrak, ilave istihdam için desteklerini artırarak devam ettireceklerini kaydetti. Bakan Albayrak, bu dönemde esnafa, sanayiciye, KOBİ’lere likidite ihtiyaçları için gerekli tüm destekleri seferber

ettiklerine dikkati çekerek şöyle konuştu: “İnşallah normalleşme sürecinde, bundan sonraki dönemin ‘yeni normal’ olduğunu göz önünde bulundurarak hızla adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Ekonominin yeni normale hızla adapte olacağını düşünüyorum. Küresel sistemde tedarik zincirlerinin gözden geçirilmesi, üretim alanlarında alternatiflerin oluşturulması, sağlık altyapısının yatırımlardan turizme her alanda öncelik hâline gelmesi ile oluşacak. İşte bu dönemde güçlü üretim altyapısı, genç ve eğitimli insan kaynağı, küresel değişimlere hızlı adapte olan iş dünyası ve gelişmiş sanayisi ile Türkiye dünyada yıldızı daha da parlayan ülke olacak.” Albayrak, Türkiye’nin, küresel ekonominin içinde bulunduğu bu durumu fırsata çevirebilecek potansiyele sahip dünyadaki çok az ülkeden biri olduğunu belirterek, üretim alanlarını, atıl kapasiteyi ve yeni çekirdek faaliyetleri ciddi anlamda gözden geçirmek gerektiğini vurguladı. Stratejik yatırımcıların yeni yatırım merkezleri aradığı böyle bir dönemde Türkiye’yi daha önce olduğundan daha fazla inançla alternatif bir yatırım merkezi olarak gördüğünü belirten Albayrak, “Yıllardır, herkesin konuştuğu, tarihî fırsatlara şahit olduğumuz bir döneme giriyoruz. Her alanda daha etkin bir şekilde üretmenin gündemde olacağı bir sürece giriyoruz. Bu üretim kapasitemizi iyi değerlendirirsek ekonomide yepyeni ve kalıcı bir hikâye yazacağımız bir dönem olacak” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

37


Ekonomik bağışıklık güçleniyor

Berat Albayrak, bu süreci, ortayüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin, ara mallarının ülkemizde üretilmesi başta olmak üzere yerlileştirme adımlarının hızlanması açısından da iyi değerlendireceklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Stratejik ve ülkemizde üretim imkânı olmayan ürünler haricinde artık ithalat eskisi gibi kolay olmayacak. Birileri bir dönem Türkiye’yi ithalat cenneti yapmaya çalıştı. İş dünyamız, sanayicimiz bunun şahidi. Bu dönemde bu alanların dışında artık ithalat çok zor olacak. Üreten, ihracatçı, reel yatırımcı, sanayici için konuşuyorum. Yerli üretimi ve yerli üretimin dünya ile rekabetini tüm politikalarımızda daha da önceleyeceğiz. Finansmana erişim, banka kredileri, banka rasyoları yerli üretim odaklı mı? Artık bu konsept hayatın her alanında çok daha etkin oluşacak. Yerlileştirme için elini taşın altına koyan, yerli üretim için sorumluluk alan tüm sanayicimizi daha da koruyacağız, daha da destekleyeceğiz. Bunun için özellikle uzun vadeli, Türk lirasına dayalı ve düşük maliyetli finansman programlarımızı önümüzdeki dönem düşen faizlerle birlikte daha da etkin bir şekilde hayata geçireceğiz. Salgının ön plana çıkardığı bir husus da dijitalleşmenin ve dijital teknolojilerin kullanımının önemi daha da arttı. Bu durumun ivedilikle fırsata çevrilmesi için bütün ölçeklerdeki işletmelerimizin tasarımdan üretime, pazarlamadan lojistiğe kadar tüm süreçlerde dijital dönüşümlerini tamamlamalarını

38

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

önemli görüyoruz.” Albayrak, Kovid-19 salgınıyla kur saldırılarının etkilerini gidermek ve ekonominin bağışıklık sistemini güçlendirmek adına yoğun bir mücadele verilen dengelenme sürecinin akabinde karşılaştıklarını anımsattı. Politika faizlerinin yüzde 24’ten yüzde 8,75’e, yüzde 35-40’lara çıkmış piyasa faizlerinin yüzde 7-8’lere düştüğü, enflasyonda ciddi gerileme görüldüğü bir başarı dönemi yakaladıklarını anlatan Albayrak, dengelenme döneminin başarısına dikkati çekti. Albayrak, şöyle konuştu: “Likidite ihtiyacının arttığı, ticaretin yavaşladığı böylesi bir döneme birilerinin savunduğu yüzde 20’leri aşan piyasa faizleri ile girseydik üreticimiz, sanayicimiz geleceğinin ne ile karşı karşı olacağınızı siz biliyorsunuz. Yıllarca bu ülkede TL finansmanın cazip kılınmadığı bir iklimle karşı karşıya kaldık. Şimdi bankalarla konuşuyorum, yoğun bir döviz kredilerden TL’ye dönme talebi var. Neden? TL faizleri çok daha düşük. Yavaş yavaş küresel sürecin etkileri ile buradaki erimeyi önümüzdeki dönemde daha etkin bir şekilde göreceğiz. Bugün, 252 milyar liralık maddi desteği vatandaşlarımıza ve iş dünyamıza sağlayabiliyorsak bu dengelenme döneminde sağlanan başarının etkisidir. Millî gelirin yüzde 5’ini aşkın bir kaynakla salgının ekonomik etkileri ile mücadele edebiliyorsak yine bu dönemin kazancıdır. İnşallah bu kazanımlarla ve Ekonomik İstikrar Kalkanı’nın sağladığı desteklerle Kovid-19

sonrasına da en iyi durumda giren ülkelerden biri olacağız. İstihdamda önümüzdeki aylarda hızla toparlayacak, yerli üretimde ve ihracatta önemli bir sıçramayı yakalayacağız.” Albayrak, cari açığı tamamen gündemden çıkarabilecek, finansman ihtiyacına gerek duyulmayacak bir dönemle karşı karşıya olunduğuna dikkati çekerek Albayrak, bu sürecin çok iyi değerlendirileceğini vurguladı. Reel sektörde nisan, mayıs rakamlarına bakıldığında hareketlenmenin görüldüğünü belirten Albayrak, şöyle devam etti: “Kovid-19 sonrası dönem için aldığımız sinyallerle haziran ile birlikte hızlı bir toparlanma sürecine gireceğimizi yavaş yavaş gözlemlemeye başladık. İşte bugün tüketici güven endeksi, yüzde 8,5’luk bir artışla mayıs nisandan pozitif anlamda ayrışmaya başladı. İnşallah Kovid-19 sürecinin ekonomiye etkilerinde en zorlu süreci geride bıraktığımızı görecek, haziran, temmuz, önümüzdeki süreçte daha pozitif bir sürece gireceğiz. Bu dönem, gereksiz siyasi polemiklerin kimseye faydası olmadığı net. Ben her koşulda bunu ifade etmeye gayret ediyorum. Biz polemiklerle uğraşmayacağız. Çalışmamız, iş üretmemiz, çözüm üretmemiz lazım. Sorunlara cevap üretmemiz lazım, çünkü payda Türkiye, 83 milyon. Hepimiz bu paydada nasıl katma değerli bir şekilde ülke ekonomisine daha fazla etki ederiz, katkıda bulunabiliriz, bunu ortaya koymamız lazım.”


Tedbirler sayesinde normalleşme konuşuluyor Albayrak, bugünleri üretim için bir seferberliğe dönüştüreceklerinin altını çizerek, dünyanın gittiği yeni istikameti iyi okuyup, en iyi hazırlanan ülke olacaklarını söyledi. Yeni dönemin ülkelerin finansal istikrarını, kendi para birimleriyle ticaretini ikili anlaşmalarla garanti altına almayı önceliklendiği bir dönem olacağını ifade eden Albayrak, şunları kaydetti: “Dünya buraya doğru hızla gidiyor. Biz de özellikle ticarette hacmimizin büyük olduğu, açığımız olan, serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelerle bu iş birliklerini geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son dönemde bu konuda adımlar atıyoruz, bu çerçevede yerel paralarla ticaret konusunda olsun, swap görüşmeleri, bu manada adımlarımızı atıyoruz. Onun için bu çerçevede yakından takip ettiğimiz bu iletişim ikili ülke ticaret hacmi, swap ve yerel ticaret, işte yeni adımlar attık, anons edildi. Birçok ülke ile bu iletişim devam ediyor. Yoğun bir şekilde devam ediyor. Yeni döneme hazır olmamız lazım. Bu yeni dönem, Türkiye olarak ticaret hacmi noktasında yerel paralar ve swaplar noktasında çok daha etkin bir şekilde yöneteceğimiz bir süreç. Özellikle 2020’nin ikinci yarısında, inşallah her anlamda önemli kazanımlar elde edeceğimiz bir ikinci yarı olacak.” Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam etti, bu bölümde oda ve borsa başkanlarının öneri ve talepleri Bakan Albayrak’a iletildi. Toplantı açılışında bir konuşma gerçekleştiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomide hayata geçirilen tedbirler ve destekler sayesinde normalleşmenin konuşulmaya başlandığını belirterek, “Ekonomiyi harekete geçirmeye ve çarkları yeniden döndürmeye hazırız.” dedi. “Ekonomide hayata geçirilen tedbirler ve destekler sayesinde

normalleşme konuşulmaya başlandı.” diyen Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak ilk günden itibaren kenetlendiklerini, sorunların tespiti ve çözülmesi için gereken katkıyı verdiklerini bildirdi. Hisarcıklıoğlu, sahadan aldıkları bilgileri hızlı şekilde hükûmete ilettiklerini, Bakan Albayrak’ın büyük kısmını sonuçlandırdığını dile getirdi. Bu süreçte bankacılık sistemini harekete geçiren kredi paketlerinin devreye sokulduğunu, Kredi Garanti Fonu’nun kefalet kapasitesini ikiye katlandığını, vergi-SGK ertelemeleri, kısa çalışma ödeneğiyle işletmelerin önemli bir yükten kurtarıldığını anlatan Hisarcıklıoğlu, dinamik bir sürecin başarıyla yönetildiğini vurguladı. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin belirlediği hedeflere ulaşma noktasında 3 aylık mola şeklinde gördükleri bu sürecin sonunda olunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Ekonomiyi harekete geçirmeye ve çarkları yeniden döndürmeye hazırız. Bu noktada ihtiyaç duyulan tedbir ve desteklerle ilgili olarak oda-borsa ve sektör meclisi arkadaşlarım çok güzel bir çalışma hazırladılar. Kamu ve özel sektör eş güdümü sayesinde zorlukların aşılabildiğini gösterdiniz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve sizin liderliğinizde tüm bu sıkıntıları da aşarak küresel yarışa kaldığımız yerden devam edeceğiz.” dedi. Başkan Hisarcıklıoğlu TOBB olarak hazırladıkları öncelikli sorunlar ve ortak beklentileri içeren ana konuları da Bakana sundu. Bu çerçevede; mücbir sebep kapsamının genişletilerek %20’nin üzerinde ciro kaybı yaşayan tüm işletmelerin tahakkuklarının 6 ay ertelenmesi, sağlık, medikal başta olmak üzere kamudan kesinleşen alacakların ve özellikle bekleyen hak ediş alacaklarının ödenmesi, kamu borç stoku artırılmadan firmaların finansmana erişimi sağlanması, KDV alacağı kadar koşulsuz KGF kefaleti sağlanması, hem kiralayan hem kiracı için ortak bir nokta bulunacak, kira destek mekanizmasının oluşturulması, geçici verginin birinci taksidinin ikinci taksit ile birleştirilmesi, Kovid 19’un iş kazası ve meslek hastalığı kapsamından çıkarılması, normalleşme döneminde esnek çalışmanın kolaylaştırılması ve kısa çalışma ödeneğinin süresinin uzatılması konuları öncelikli olarak sunuldu. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

39


TOBB Plastik Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisinin

gündemi koronavirüs

T

ürkiye’de mesleki üst kuruluşların temsilcisi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde 150 milyar liralık ekonomik büyüklüğe sahip olan Plastik, Kauçuk ve Kompozit sanayi temsilcilerinin üst kuruluşu olan; TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi “COVID-19 salgın hastalığına karşı alınan ekonomik önlemler, bu önlemlerin kimya sektörü ile ilişkilendirilmesi” ve “COVID-19 salgın hastalığının sektöre etkisi” konularını görüşmek üzere video konferans yöntemiyle bir araya geldi. TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu’nun başkanlığında 29 Nisan 2020 tarihînde gerçekleşen toplantıya, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Zeytinoğlu’nun yanı sıra; TOBB Ambalaj Meclisi Başkanı Mustafa Tacir, İKMİB Başkanı Adil Pelister, TOBB Meclis Başkan Vekili ve FASD Başkanı Fahri Özer, EVSİD Başkanı Burak Önder, SEPA Başkanı Mustafa Kınacı, PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, PAGDER Başkanı Selçuk Gülsün, Kauçuk Derneği

40

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Başkan Yardımcısı Fahriye Yüksel, Kompozit Sanayiciler Derneği’ni temsilen Genel Sekreter İsmail Hakkı Hacıalioğlu ile meclis üyesi firmaların üst düzey yetkilileri de katıldılar. TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Zeytinoğlu yaptığı konuşmada tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan korona salgınının sanayiye etkileri ve yaşanan bu olağanüstü süreçte ekonominin çarklarının kesintisiz dönmesi noktasında TOBB bünyesinde yapılan çalışmaları aktardı. TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu konuşmasında; Sektörel sorunları tespit etmek, çözüm için hükûmet ve özel sektör diyaloğunu en iyi şekilde geliştirmek amacıyla kurulan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisinin, bugüne kadar sektör ile ilgili pek çok önemli gündemle bir araya gelerek çözüm odaklı yaklaşımıyla sonuç aldığını belirterek, meclis çatısı altında yer alan tüm STK’ların ve firmaların güç birliği içerisinde çalıştıklarını vurguladı. Yaşanan

koronavirüs sürecinde sanayiciye verilen destekler yanında enerjide indirime gidilmesinin ve vadelendirme yapılmasının isabetli bir karar olacağını belirten Eroğlu, bu konuda tüm sanayicilerin bu konuya destek vererek STK’lar ile birlikte hareketle sonuç odaklı olmalarının önemine de değindi. TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi toplantısında, meclis üyesi sivil toplum kurulu üyeleri ve firmalar iştigal alanlarında yaşadıkları güncel sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koyarak ekonominin tekrar canlanması noktasında görüşlerini aktardılar. Ham madde tedariğinde yaşanan sorunlar, koronavirüs döneminde finansa kolay erişim, KOBİ’lere kredi destekleri, sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde çalışma izinleri ve ekonominin sürdürülebilirliği konuları toplantının başlıca gündem maddeleri oldu. Meslek örgütlerinin ve firmaların, dünya çapında çok büyük etkileri olacak ekonomik bir kriz sürecinde güç birliği içerisinde hareket etmesinin gerektiği vurgulandı. P


MARKANIZ HEDEFİNE ULAŞSIN! FİLM

F OTO TA S A MED

MEDYA SATIN ALMA Marka bilinirliğini arttırmak için ulusal ve uluslararası tüm mecralarda firmanızın temsil edilmesi ve planlı satın alma hizmetleri

ĞR

AF

RIM

YA

TASARIM HİZMETLERİ

FOTOĞRAF ÇEKİMİ

TANITIM FİLMLERİ

Kreatif becerileri yüksek ekibimiz ile kurumsal kimlik oluşturma, masa üstü yayıncılık ve tüm çizgi altı tasarım hizmetleri

Profesyonel stüdyo ortamında ürün çekimi, dış mekan, organizasyon ve CEO imaj fotoğraf çekimi hizmetleri

Tanıtım filmi, belgesel, TV reklam ve 3D animasyon yapımlar, kongre ve organizasyon çekimleri için prodüksiyon ve postprodüksiyon hizmetleri

www.cacaajans.com

+90 554 740 19 16 PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

41


TOBB Ambalaj Meclisi

sorunlara çözüm önerilerini masaya yatırdı

Pandemi ile Türkiye ve dünya ekonomisinde ortaya çıkan sorunlar ve bunlara dair çözüm önerilerini masaya yatıran TOBB Ambalaj Meclisi, sektördeki son durumu ele aldı

T

OBB Ambalaj Meclisi toplantısı 20 Nisan’da Meclis Başkanı Mustafa Tacir ile sektörel dernek ve vakıf temsilcilerinin katılımlarıyla video konferans şeklinde gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Meclis’ten Sorumlu TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Yeşil, COVID-19 salgınının, sanayi için sorun yarattığı ve TOBB’un çözüm aradığını belirtti. Yeşil, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hizmetler sektörünün durma noktasına geldiğini, sanayide ise tedarik zincirlerinin bozulduğunu, uluslararası ticaretin yara aldığını, zor günlerden geçildiğini vurgulayarak, bu zorlu sürecin en başından itibaren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak öncelikli görev yapıldığını ve sanayiden gelen taleplerin TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından her gün ilgili bakanlara iletilerek çözüm arandığını da paylaştı. Çözülen konuların da sanayicilere günlük olarak iletildiğini kaydeden Yeşil, çözüm beklenilen sorunların anlık olarak TOBB’a iletmesinin beklendiğini ifade etti. Gündemin ikinci maddesi olan; COVID-19 salgın hastalığına karşı alınan ekonomik önlemler ve bu önlemlerin ambalaj sektörü ile ilişkilendirilmesi maddesi ile ilgili olarak değerlendirme yapan Ambalaj Meclis Başkanı Mustafa Tacir; COVID-19 salgını nedeniyle sektör işletmelerinde birçok önlemler alınmakta olduğunu ve ülkemizin ihtiyacı olan gıda, tıbbi malzeme, hijyen, temizlik

42

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ürünlerinin tedarikinde bir aksama yaşanmaması adına ambalaj sektörünün gereken gayreti en üst düzeyde gösterdiğini belirtti. COVID-19’un ambalaj sektörüne etkilerinin ele alındığı madde de görüşlerini aktaran Mustafa Tacir; genel anlamda bu salgın sonrasında Türkiye’deki reel sektörün büyük bir kısmının gayet tabii ki sıkıntı içerisinde ve kapanmayla karşı karşıya geldiğini, sanayinin ihtiyacı doğrultusunda taleplerin hem TOBB Yönetim Kuruluna hem de doğrudan ilgili bakanlıklara bildirildiğini kaydetti. Sektörden gelen talepler doğrultusunda, öncelikle sektörlerin ayakta kalabilmesi için nakit akışının sağlanmasının gündeme alındığını ifade eden Tacir, vergiler, SGK ödemeleri, muhtasarlar gibi kamunun alacakları hususunda daha esnek

davranılmasının beklendiğini de ekledi. Ayrıca ambalaj sektöründe Avrupa’da %7,5 bir küçülmenin söz konusu olabileceği bilgisi alındığını ve bu kadar küçülme sonrasında oluşacak olan yeni piyasalarda çok farklı bir görüntü ortaya çıkacağı öngörüldü. Salgın sırasında gıda, temizlik, sağlık ürünlerine hizmet eden ambalaj sektörü için şu anda sorun görünmemekle birlikte, endüstriyel ürünlerde doğal olarak kapasitede bir boşluk olduğu bilgisi de paydaşlarca ortaya kondu. Bir diğer konu olarak da, plastik ambalaj malzemelerine gelen ilave gümrük vergisi konusunda da dönem dönem ülke ekonomisini koruma adına ithalatın azaltılması amacıyla belirli bir süre için bazı ülkelerden ithal edilen birtakım yarı mamullere ilave gümrük vergisi uygulamasının yürürlüğe konulduğu paylaşıldı. P


PAGEV Başkanı Eroğlu İTÜ öğrencileriyle buluştu

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencilerine, plastik dünyasını anlattı

P

AGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğrencileriyle biraraya geldi. İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun daveti ile online olarak gerçekleşen derse konuk olarak katılan Eroğlu, bölüm öğrencilerine ülkemizde ve dünyada plastik sektörü, PAGEV’in ve PAGÇEV’in çevre çalışmaları ile sürdürülebilirlik konuları hakkında kapsamlı

sunum gerçekleştirdi. Pandemi sürecinde uzaktan yapılan eğitim kapsamında online olarak gerçekleşen derse katılan Eroğlu, geçtiğimiz günlerde PAGEV tarafından tüm Türkiye’de yapılan “Plastiğin Doğada Yeri Yok, Hayatımızda İşi Çok” temalı kampanyası ve yansımaları hakkında detaylı bilgilendirme yaptı. Üniversite öğrencileri tarafından yakından izlenilen kampanyanın gençler tarafından da oldukça olumlu ve yararlı olarak karşılanmasından memnuniyet duyduğunu kaydeden Eroğlu, başrolünde Dustin Hoffman’ın yer aldığı 1976 yılı yapımı “The Graduate (Mezun)” filminde yer alan “Gelecek Plastikte” mesajının yer aldığı sahneyi de öğrencilere izletti. PAGEV ve PAGÇEV’in “sorumlu endüstri sorunsuz çevre” misyonu doğrultusunda yaptığı çalışmaları da öğrencilere

aktaran Başkan Eroğlu, geleceğin, bilinçli ve eğitimli gençlerde olduğunun altını çizdi. Dersin son bölümünde İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğrencilerinin plastik sektörü ve PAGEV ile ilgili sorularını da yanıtlayan Eroğlu, kendisinin de mezunları arasında olmaktan gurur duyduğu İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri ile bir kez daha bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Aynı zamanda PAGEV Danışma Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı olan İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu ise başarılı ve örnek iş insanı olmasının yanı sıra sivil toplumculuk ve sosyal çalışmalar kapsamında güzel projelere imza atan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ile öğrencileri bir araya getirmekten keyif duyduklarını söyledi. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

43


44

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


ŞÜM E ATIKLAR VE GERİ DÖNÜ İND ES ÖT N NÜ TÜ KÖ VE İYİNİN

: D N E R T I N E Y I K A D A Y DÜN GERI DÖNÜŞÜM 2025 yılına kadar Nestle ürün ambalajlarının %15’i geri dönüştürülmüş malzemeden üretilecek. Zara kıyafetlerinin %25’i de geri dönüştürülmüş malzemeden oluşacak. Peki Türkiye, dünyadaki geri dönüşüm trendine hazır mı?

A

tık İthalatı Çalıştayı’nda konuşan TOBB Plastik Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı / PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sektör temsilcisi olarak atıklar ve geri dönüşüm ile alakalı belirledikleri sorunlar ve çözüm önerilerini anlattı. İşte geçtiğimiz yıl 1013 Kasım tarihleri arasında Antalya’da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile sektör temsilcilerini bir araya getiren Atık İthalatı Çalıştayı’nda Başkan Yavuz Eroğlu’nun yaptığı konuşma: “Bu çalışmanın plastik grubuyla ilgili kısmını sizlerle paylaşacağız ama öncesinde Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar da buradayken sizlere Nietzsche’nin, “İyinin ve Kötünün Ötesinde” isimli kitabını anımsatmak istiyorum... Bu vesile ile iyinin ve kötünün ötesinde düşünmenin önemli olduğuna inanıyorum. Aslında bu, şu demek; eskinin iyileri bazen bugünün kötüleri, bazen geçmişin kötüleri bugünün iyileri olabiliyor. Çok açık örneği vereyim, bu salondaki herkes biliyor, geçmişin kötüsü bütün herkesin algısında da mevzuatta da, bizim sektör algımızda da

geri dönüşüm malzemesiydi, hurdaydı… Bu malzemeler eskiden kötü olarak görülürdü. Hatta mal satılacağı zaman şöyle derlerdi: “Bunun içine ne kadar çok hurda basmışsın, sen milleti kandırmışsın, hurda malzemeyi alıp doldurmuşsun içine, masa sandalye yapmışsın… Fakat bugünün gerçeği değişti. Bugünün kötüsü orijinal malzeme oldu yani geçmişte hurda malzeme kötü denilirken bu durum değişti. Geri dönüştürülmüş malzeme bugün dünyanın her yerine aranan malzeme oldu. En önemli malzeme geri dönüştürülmüş malzeme, en kötü malzeme de sıfır orijinal malzeme, sıfır kimya tesisinden çıkan plastik oldu. Gerçekten de bu durum artık söylemin ötesine geçti. Dünyaca önemli bir vakıf 7-8 yıl önce gündeme getirdi; hepimiz hatırlıyoruz, “Dünya denizlerinde plastikten çok balık olacak” başlığıyla haberler yayınlandı. O toplantıda şöyle sonuç çıkmıştı: Dünyada devler yani giyimden gıdaya global ne kadar marka varsa gönüllü olarak bir anlaşma imzaladılar. Atılan imzalara göre 2025 yılına kadar örneğin Nestle, ürün ambalajlarının

%15’inin geri dönüştürülmüş malzemeden oluşacağını taahhüt etti. Yine başka bir örnek Zara, “Bütün kıyafetlerimin %25’i geri dönüştürülmüş plastikten oluşacak” dedi. Öbür taraftan bakıyorsunuz bunları topladığımızda alt alta bütün sektörlerdeki markalar, “Ben artık sadece orijinal malzeme kullanmayacağım, plastikten geri dönüştüreceğim ve bunu kullanacağım” taahhüdünde bulundular. Dünya genelinde geri dönüşmüş malzemelere dair taahhütler yayınlandıktan sonra bizler de bürokratlarımızla toplantılar yaptık. Şunu gördük ki haklı olarak bürokratlarımız, devlet sistemindeki görevini yapıyor. Nedir o? Yazılı iç kanunu savunmak, onların uygulanmasını en iyi şekilde yapmak ki zaten oyunun kuralı budur ama yine şunu gördük ki geri dönüşmüş malzemeye bakış tam tersine işliyor ve bugünkü dünya gerçeğinin dışında kalmış. Oysa geri dönüşmüş malzeme bugünün dünyasının gerçeği. Orijinal malzeme artık tek başına makbul değil; makbul olan malzeme, istenilen malzeme geri dönüşmüş malzeme.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

45


90 FİRMA GÖRÜŞ SUNDU Sektör olarak şuna inanıyoruz ki; mevzuatlarımız baştan aşağı gözden geçirilmeli, eğer bu olmazsa sektör olarak dünyanın gerisinde kalırız. Çünkü yeni trend geri dönüşüm ve Türkiye’nin, bu çerçevede durumunu tekrar gözden geçirmesi şart. Yani artık dejenere geri dönüşüm kötü plastik değil, tam tersine bugünün gerçeğinde en önemli malzemedir. Çalıştay boyunca yaptığımız oturumlarda burada 90 firmayla bir arada şu anki süreçle ilgili atık yönetimiyle, atık ithalatıyla ilgili neler yapabiliriz diye çalıştık. Çalıştaya katılan 90 firmamızın her birinden sektördeki en önemli sorun neyse bunları yazmalarını, kayda almalarını talep ettik. Her birimizin görüşü olsun ve bunları Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile paylaşalım istedik. 90 firma da görüşlerini beyan etti,

46

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

tüm görüşleri topladık ve bunları sınıflandırdık. Sınıflandırmamız sonucunda 18 madde çıktı. Sonra ortaya çıkan bu 18 maddeyi, 90 firmanın temsilcisine dağıttık ve dedik ki: “Size göre bunların içindeki en önemli 9 madde nedir?.” 90 katılımcı en önemli 9 maddeyi belirlediler, sonra 9 maddeyi de masalara dağıtıp çözüm önerileri talep ettik. SEKTÖRDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Çalıştayda ortaya çıkan en önemli sorunlara karşı çözüm önerileri sunuldu. Birinci çözüm önerisi Bakanlığa ait. Buna göre yıllık atık ithalatı, kayıt belgesi ve tahsisat tablosu düzenlenmeli. Bu kapsamda firmayla ilgili tüm bilgiler toplanmalı. Firmaların lisansları, kalite belgeleri, kapasite raporu, ticari faaliyet bilgileri hazırlanmalı. Lisanstaki atık kodlarıyla ithal edilen malzeme

eşleştirilmeli, burada kodlarda farklılık var. Bunlar eşleştirilirse iş kolaylaşır görüşü var. Ayrıca firmaya kapasite raporunda belirtilen oranda ithalat yapabilme izni tanınmasına yönelik öneri yapıldı. Sanayicinin bu işi yapması hedefleniyor. Dolayısıyla kapasite raporu esas olmalı. Buradaki öneri şu: bu sizin kayıt belgesi diye kastettiğiniz, Bakanlığımızın normalde 1 yıllık verilmesini düşündüğünü biz biliyoruz ama arkadaşlarımız derler ki, bunun metal grupta ithalatçı belgesinde Bakanlığımızın yaptığı 2 yıllık örneği var. Bu belgelere uygun olarak 2 yıllık verilirse işleyiş kolaylaşır. Son olarak da mümkünse artık e-devlete geçiliyor. Bu tahsisat belgeleri elektronik ortamda verilirse işleyiş daha kolay olur şeklinde öneri var.


Atıklar kaynağında ayrı toplanmalı Daha sonraki sorumuz kaynakta ayrı toplamanın yetersiz olması sebebiyle sektörün ihtiyaç duyduğu kaliteli ve yerli ham maddenin ülke içerisinden temin edilememesi. Hedefimiz öncelikle yurt içinde atığın toplanmasıdır. Sayın Bakanım burada enteresan bir şey var, ben bunu özellikle söylemek istiyorum. Yurt içindeki atığı niçin bu kadar önemsiyoruz geri dönüşüm

sanayisi için önemsiyoruz, çevre için önemsiyoruz ama başka bir şey daha var. Yurt içinde denize, doğaya atılan bütün o plastikler veya atık yönetimini iyi yapamadığımız durumlar çevreye zarar veriyor mu, veriyor. Bakanlığa da zarar veriyor ama en çok bize zarar veriyor. Çünkü o durumu gören vatandaşın sektörün sürdürülebilirliğiyle ilgili

kafasında soru işaretleri kalıyor. Biz istiyoruz ki ilk önceliğimiz yurt içindeki atık geri dönüşsün ama burada eksiklikler var, bu eksiklikler olduğu için de geçiş sürecine ihtiyaç var. Bunlarla ilgili arkadaşlarımızın önerileri kaynakta ayrı toplamanın belediyeler tarafından sitelere indirilmesi, haftada bir gün toplanma günü olması, ayrıştırılarak toplanması ve bu vesileyle ayrıştırma için ayrılan zamandan tasarruf kazanması. Benzer örneklerden yola çıkarak göz önüne getirmişler. Avrupa’da olduğu gibi, hane halkına değerlendirilebilir atıkların evsel atıklara karışması hâlinde ceza uygulamasının uygulanması. Siz biraz önce söylemiştiniz cezayı uygun görmüyoruz diye ama böyle bir önerimiz de var. Ceza uygulamasının olması ve ev sahibi tarafından doğru şekilde atığı ayrıştırana kadar atıkların toplanmaması gibi bir önerimiz de var. Ama burada temel olan işin ruhu kaynağında ayrı toplama gelişsin. Bütün arkadaşlarımızın ortak söylediği bir şey var, belediyelerden çok şikâyetçiyiz. Belediyelerle ilgili ciddi sorunlar var ve bu sorunlar bize yansıyor. Mevzuatta, belediyelerin bu ambalaj atıklarını gömmemesi gerekiyor yani gidip atık alanına koymaması gerekiyor. Ama bunları uygulamak belediyeler üzerinde çok zor. Bu uygulamada Bakanlığımızın destek olmasını bekliyoruz. Bütün bu atık toplama sistemi içerisindeki firmaların ortak söylediği konu çok ciddi gelişmeye açık bir konu, orada sorunlar var, kaynağında ayrı toplamayı artırmak adına.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

47


Ek maliyetler rekabeti zorlaştırıyor Türkiye’deki geri dönüşüm sektöründe rekabeti zorlaştıran maliyet unsurları da var. Atık ithalatına getirilecek ek vergi hakkında benzeri ek maliyetler sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Sektör temsilcilerimiz diyor ki biz malımızı sadece Türkiye’de üretmiyoruz, ihraç da ediyoruz. Dolayısıyla maliyet artışlarımız bir müddet sonra rekabetçi gücümüzü zayıflatıyor. Öte yandan gümrüklerle ilgili sorun var. Gümrüklerde denetleme yapılıyor, sektör istiyor ki en azından neyin gidip gitmeyeceği yazılırsa işleyiş kolaylaşır. İsveç mesela geri dönüşüm konusunda Avrupa’nın en iyi ülkelerinden biridir. Çünkü

İsveç bu işi çok güzel mevzuat içerisinde değerlendiriyor. Çöpten altın üretmek diye belgeseli var. Avrupa’nın nasıl geri dönüşümün merkezi hâline geldiğini buradan da görebiliriz. Bakanlığımız yurt içi atık daha fazla toplansın istiyor, arkadaşlarımız da diyor ki bunu ilk başta hemen birden uygulamak sektörün işleyişini olumsuz etkiler. Yurt içindeki toplanmayı artıracak şekilde hep birlikte destek verelim yani kademeli uygulama süreci uygulayalım beklentisi var sektörde. Safsızlık kriteri vardı, bu da önemli konuydu. Şöyle bir durum var, normalde plastiği işlediğimizde bizim geri dönüşüm malzemeyi ülkeye ihraç etmek üzere getiremiyoruz

GERI DÖNÜŞÜM ENDÜSTRI OLARAK BÜYÜMELI Atık İthalatı Çalıştayı’nda 90 geri dönüşüm firmasının da katılımıyla sektörün sorunları ve çözüm önerileri tek tek masaya yatırıldı. Çalıştay’da konuşan PAGEV Başkanı Eroğlu, geri dönüşümün endüstriyel olarak büyümesi gerektiğine dikkat çekti.

48

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ama atığı getirebiliyoruz. İhracat için karşı ülkenin de onay vermesi gerekiyor, evet ben bu atığı alıyorum demeli. Bu çalıştayda plastik grubumuzun söyleyeceklerini bu şekilde özetleyebiliriz.” Petrokimyasal üretiminin giderek artan önemi, özellikle gelişmekte olan ülkelerden gelen talep artışı gibi faktörler petrokimya sektörünün bugünü ve geleceğini şekillendiriyor. Teknolojiler değişse de petrokimya sektörü yeni yatırımlarla bu değişime ayak uyduracak ve değişen taleplere yanıt verecektir. Özellikle petrokimyanın Uzak Doğu ve Asya’daki gelişimini yakından izlemeye devam edeceğiz. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

49


GEKAP konusu masaya yatırıldı

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Çevre Bakan Yardımcısı Birpınar, Sanayi Bakan Yardımcıları Büyükdede ve Alidönmez’in katıldığı toplantıda GEKAP istişare edildi

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcıları Hasan Büyükdede ve Çetin Ali Dönmez ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar’ın da katılımıyla düzenlenen Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) istişare toplantısına katıldı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Kıvanç ve TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu gibi isimlerinde de zoom üzerinden katıldığı toplantıda GEKAP sürecine ilişkin yaşanan sorun ve talepler ilgili Bakanlıklara birinci ağızdan bilgiler iletildi. Toplantıda konuşan Hisarcıklıoğlu uygulamanın 2021 yılına bırakılması gerektiğinin altını çizdi ve bunu hayati önemde

50

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

gördüklerini söyledi. Talep etmeleri sonrası Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 22 Mart’ta, GEKAP ödemelerinin 6 ayda bir yapılmasını ve ilk taksitin Temmuz ayında ödenmesini sağladığını hatırlatan TOBB Başkanı, “Reel sektörümüzü rahatlatan bu düzenleme için kendilerine teşekkür ediyorum” dedi. Son yapılan değişikliklerle birlikte, bu Yönetmeliğin, doğrudan ve dolaylı olarak neredeyse tüm sektörleri ilgilendirir hale geldiğinden söz eden Hisarcıklıoğlu, “Ambalaj, plastik, kozmetik, otomotiv, LPG gibi farklı alanlardan talepler, Sektör Meclislerimiz, Odalarımız ve Borsalarımız aracılığıyla Birliğimize ulaştırılıyor. Bizde tüm bunları Bakanlığımıza iletiyoruz” diye konuştu.

TALEPLER SIRALANDI Hisarcıklıoğlu, ortak talepleri şöyle anlattı: “Petrol fiyatlarındaki düşüş, ekonomik durgunluk ve koronavirüs nedeniyle, uygulamanın 2020 yılı sonuna kadar ertelenmesi. Uygulamada tereddüt oluşturan hususlara netlik kazandırılması. GEKAP bedellerinin düşürülmesi ve tutarların yeniden belirlenmesi. Beyannamenin, GEKAP öncesi dönemde ambalaj atıklarında olduğu gibi, yılda bir kez verilmesi. GEKAP’ın, piyasaya sürenler yerine, üreticilerden alınması. GEKAP bedeline KDV uygulanmaması. Beyanname kapsamındaki cezaların daha makul seviyeye çekilmesi ve hataların düzeltilebilmesine imkân tanınması.” P


öncesi

sonrası

E S R E N DÖ R I D N I N SE *

için a y n ü d ÜR. r bir i T l i Ş b Ü a N n Ö a ş bilir üretile k u l r daha ya nı sen de Gi rEa dRe tİyD u ağm ı r a nde b l ü ğ k ü ı d t l ü mbalaj a g e r i d ö n ü ş t ü r

a

ik t plast *8 ade

şişe

PAGÇEV, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşudur . PAGÇEV bir

GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİRPAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

51


MARMARA PET LEVHA ‘FOOD CONTACT’ BELGESİYLE TÜRKİYE’DE İLKE İMZA ATTI

Marmara Pet Levha, Gıdayla Temasa Uygunlukta

Türkiye’de bir ilki başardı

Starlinger yatırımını gerçekleştiren ilk ve tek Türk firması olan Marmara Pet Levha; FDA ve EFSA onaylı Gıdayla Temasa Uygunluk belgesine sahip ürünleriyle dikkat çekiyor

T

ürk Plastik Endüstrisinin temsilcilerinden Marmara Pet Levha, 2011 yılında İstanbul’da, 3500 m2 kapalı alanda pet (polietilen teraftalat) ve folyo (levha) üretimine başladı. Kaliteli ürün çizgisiyle marka değerini arttırarak büyüyen ve 2018 yılı başında yeni tesisine taşınan firma, makine parkurunu son teknoloji üretim hatlarıyla yenileyerek kapasitesini yılda 24.000 tona kadar yükseltti. Dış pazarlara yönelik büyüme stratejisi yürüten firma, 20 ülkeye ihracat yapıyor. Dünyanın önemli markaları arasına girmeyi hedefleyen Marmara Pet Levha, gelişen teknolojileri takip ederek üretim hatlarını modernize ediyor ve hem yurt içi hem yurt dışı pazarlara kaliteli ürünler sunuyor. GIDAYLA TEMASA UYGUNLUK Avusturya menşeili Starlinger firmasının plastik sektörüne

52

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

kazandırdığı son teknoloji ürünü ile %100 geri dönüşümlü ham maddelerin dekontaminasyonu ile istenmeyen materyaller ayrıştırılıyor. Bu ham maddeler ile üretilmiş plastik ambalajlar, gıda temas testleri sonucunda (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) FDA ve EFSA onayıyla verilen “FOOD CONTACT (Gıdayla temasa uygunluk)” belgesine sahip. Marmara Pet Levha, kurulumunu bitirdiği Starlinger yatırımı ile bu belgeye sahip ilk ve tek Türk firması oldu. Marmara Pet Levha’nın ürettiği tüm ürünler (Food and Drug Administration) FDA ve European Food Safety Authority (EFSA) onaylı “FOOD CONTACT” belgesine sahip. DÜNYA OTORİTELERİNDEN ONAYLI Avrupa’nın gıda otoritesi konumunda olan EFSA, Avrupa’nın gıda güvenilirliğinin

teminatı olarak kabul ediliyor. Gıda zincirlerindeki riskleri değerlendirerek risk iletişimini koordine eden EFSA, böylece AB ülkelerinde güvenilir gıdaların garanti edilmesini sağlıyor. EFSA, AB karar mercilerine güncel verileri temel alan yüksek kalitede bilimsel tavsiye ve değerlendirmelerini aktarıyor. Böylece gıda güvenilirliğini sağlamak adına bilinçli kararlar alınmasına yardımcı oluyor. FDA ise Amerika Birleşik Devletleri’nde gıda hususunda tek düzenleyici... Bu kurumun sağladığı FDA belgesi, ABD’de insan ya da hayvanların tüketmesi maksadı ile gıda üretimi ve paketlemesini gerçekleştiren tüm tesislerin sahip olması gereken bir belge. ABD’ye gönderilecek her türlü yiyecek, içecek ve ilaç FDA belgesine sahip olmak zorunda. FDA ABD’de ürün piyasa arzı ve ihracatı için zorunlu. P


endüstriyel SUDE YAYINCILIK • 2020

© 0212 612 09 48

ısıtma elemanları

SAFİ REZİSTANS olarak ürünlerimiz plastik, kauçuk, tekstil, ayakkabı ve kimya sanayi gibi bir çok endüstride kullanılmaktadır. Türkiye'de ve Dünya'da katıldığımız fuarlarda ürettiğimiz ürünleri tanıtıyor, sektöre daha yeni ve performanslı ürünler sunma konusunda özenle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geniş ürün yelpazemizle müşterilerimizin her türlü ihtiyacına anında cevap vermek, özenle ürettiğimiz ürünlerimizi en etkin şekilde Dünya'ya ihraç etmek için çabalıyoruz.

Vatan Mahallesi Çiftehavuzlar Cad. Ar Sokak No: 7 Bayrampaşa - İSTANBUL Tel: +90 212 613 54 88 / Faks: +90 212 567 12 19 E-Mail: info@safirezistans.com

INDUSTRIAL HEATING ELEMENTS

www.safirezistans.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

53


Favori Grup’tan

eğitime tam destek

Sektöre katkı sunan Favori Grup, sosyal sorumluluk projesi kapsamında meslek liselerindeki uygulamalı eğitimde kullanılmak üzere enjeksiyon makinesi hibe etti

İ

şleme kapasitesi bazında dünyada söz sahibi olan Türk plastik sektörünün, eğitimli ve donanımlı insan gücüne olan ihtiyacı gün geçtikçe artıyor. Bu ihtiyaç doğrultusunda meslek liseleri açan PAGEV, aynı zamanda uygulamalı eğitim ile geleceğin plastikçilerini sektöre kazandırıyor. İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakasında kurduğu iki farklı lisenin yanı sıra, Türkiye çapında değişik bölgelerde eğitim sunan lise ve yüksek

54

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

okullara da destek veren PAGEV, üyelerinden aldığı güçle eğitime katkısını arttırarak sürdürüyor. Bu kapsamda PAGEV üyesi Favori Grup Plastik ve Makine firması, uygulamalı eğitimde kullanılmak üzere Enjeksiyon Makinası bağışladı. 2010 yılında kurulan Favori Grup, sektörde tecrübeli ve genç ekibi ile plastik sektörünün ihtiyaç duyduğu makine ve donanım gereksinimlerini verim ve hizmet odaklı olarak karşılıyor. Firma, tüm

bu çalışmalarının yanında; sosyal sorumluk projeleri kapsamında ülkemizde plastik eğitimine olan ihtiyacın bilinci ile ihtiyaç duyulan enjeksiyon makinesini eğitimin hizmetine sundu. Favori Grup ortakları Fatih Kerem Yeşilçimen, Mehmet Fatih Beşe ve Erhan Gürasi tarafından PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’na teslim edilen enjeksiyon makinası ile birçok öğrenci, uzun yıllar boyunca uygulamalı plastik eğitimi görme imkânı bulacak.


Favori Grup firma ortaklarından Fatih Kerem Yeşilçimen: ”Öncelikle bu çalışmanın gerçekleşmesine ön ayak olan PAGEV çalışanlarına, yöneticilerine ve Başkanımız Yavuz Eroğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Bildiğiniz üzere toplum olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Ancak ne mutlu ki devletimizin destekleri ve sanayicimizin olağanüstü azmi ile bu süreci en az hasarla atlatacağımızı gayet net görebiliyoruz. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı’nın PAGEV aracılığıyla bizden talep ettiği makine desteğine olumlu cevap vererek plastik eğitimine katkı sağlamaktan onur duyuyoruz. Tabii biz sektörde Favori Grup olarak son 10 yıldır faaliyetteyiz. İnşallah ilerleyen yıllarda desteklerimizin kapsamını daha da arttıracağız. Bizden daha eski ve köklü firmaların verdiği destekleri kendimize örnek

alarak, bizden sonra geleceklere de bu konuda biz örnek olmak istiyoruz. Bu bağlamda okullarımıza, vakfımıza sadece makine desteği değil aynı zamanda sektör tecrübelerimizi aktaracağımız teknik eğitimlerinde sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bir makine bağışlıyorsak bunu kullanacak öğretmen ve öğrencilere bu makinelerin nasıl kullanılacağını, nasıl ayarlanacağını, nasıl bakım yapılacağını da aktarmalıyız. Favori Grup olarak biz her zaman Vakfımızın yanındayız ve destek olmaya devam edeceğiz. İhtiyacımız olduğunda her konuda PAGEV’in verdiği desteklerden ve sorunlarımızın çözümü için yaptığı çalışmalardan çok memnunuz” dedi. Başkan Eroğlu, pandemi sürecinin etkisinin görüldüğü bu dönemde böylesi hayırlı bir işe vesile olan

Favori Grup yönetimine teşekkür ederek, PAGEV üyelerinin eğitime ve sektörün geleceğine ilişkin konularda ellerini taşın altına koymaktan çekinmediklerini söyledi. Favori Grup ortakları ise sektöre ve ekonomiye katkı sunmayı hedeflerken, öte yandan sektörün önünü açacak eğitim konularına katkı sunmaktan da memnuniyet duyduklarını belirttiler. Bağışın yapıldığı günlerde Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri tarafından pandemi sürecinde sağlık çalışanlarına siperlik üretilmesi ve aynı zamanda uygulamalı plastik eğitiminde kullanılması için PAGEV’den bir enjeksiyon makinası bağışı talebi gelmişti, Favori Grup tarafından bağışlanan bu makine, Ankara’da plastik alanında eğitim veren Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gönderildi. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

55


Compound makineleri üretiminde sektörün yeni aktörü: REKOMA

T

Almak ve Altech ortaklığıyla kurulan Rekoma, geçmişten gelen teknolojik altyapı ve satış ağlarından yararlanarak hem ulusal hem uluslararası pazarda hızla büyümeyi hedefliyor

ermoplastiklerin özelliklerini geliştirmek için kullanılan aynı yöne dönen çift vidalı co-rotating ekstrüderlerin üretimi, bu ekstrüderlerin sıklıkla ihtiyaç duyduğu vida elementleri, kovan modülleri, aşınmaya karşı eşsiz dayanıma sahip bimetalik kovan iç gömlekleri, şaftları, ön kesim grupları ve uçtan uca compound hat çözümleri konusunda hizmet vermek amacı ile sektörün yeni aktörü Rekoma faaliyetlerine başladı. Türkiye’de vida kovan üretimi konusunda yarım asrı aşan tecrübesiyle sektörünün en önde gelen markası olan Almak ve geri dönüşüm ekstrüderleri, ön kesim grupları ve uçtan uca hatları çözümleri konusunda teknoloji lideri olan Altech compound üretimi için kullanılan co-rotating ekstrüderlerinin, yedek parçalarının ve hatlarının üretimi için güçlerini birleştirme kararı aldı. 2019 yılının sonunda Almanya’nın Hannover şehrinde Alman compound uzmanları ile yapılan toplantı sonrasında TürkAlman teknoloji ortaklığı olarak faaliyetlerine başlayan Rekoma,

56

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

olan 11.500 m2 kapalı alana sahip üretim tesisi ise yeni üretim ihtiyaçlarına göre yapılandırdı ve üretime başladı. Rekoma sadece Almak ve Altech’in teknolojik altyapılarından istifade ederek değil aynı zamanda satış ağlarından da istifade ederek kısa sürede hem ulusal hem de uluslararası pazarda tatmin edici pazar payına ulaşmayı hedefliyor. Tamamen profesyonel yapılanmaya giden Rekoma’nın yönetimi, sektörün 15 yıldır Almak Fabrika Müdürü olarak tanıdığı Ekstrüzyon Uzmanı, Makine Mühendisi Enver Aykut’a emanet edildi. Aykut en büyük hedeflerinin Almak ve Altech’in kedilerine yüklemiş olduğu misyonun yanı sıra şu anda var olandan çok ötede bir vizyon ile sektörün ihtiyaçlarına ileri teknoloji ve yüksek kaliteli çözümleri sunmak olduğunu geçen süre içerisinde Almanya’nın belirtti. Özellikle nihai kullanıcı nezdinde ham maddelerin Hannover şehrinde 3.500 m2’lik geliştirilmesi konusunda müşteri merkez yönetim ofisinin ve yedek beklentilerini çok iyi bildiklerini parça deposunun kurulumunu belirten Aykut, bu konuda iddialı tamamladı, İstanbul’da kurulu olduklarını söyledi. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

57


58

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


REKOR TARİHİN L LI GENE KATILIM ’NDA, KURULU ROĞLU YAVUZ E İ OY BİRLİĞ EN İLE YENİD AŞKANI PAGEV B Tİ SEÇİLMİŞ PAGEV KURUCU ONURSAL BAŞKANI MUAMMER YÜCELER

PAGEV PLASTİK SEKTÖRÜNÜN İMAJINI YENİLİYOR PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

59


T

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, oy birliğiyle yeniden PAGEV Başkanı seçilen Yavuz Eroğlu’nu ve yönetimini; araştırma, geliştirme ve eğitim çalışmalarından dolayı tebrik etti. Kurucu Onursal Başkan Yüceler ise sektörün marka değerini arttıran PAGEV’le gurur duyduğunu söyledi

ürkiye ekonomisinin itici güçlerinden plastik sektörünün temsilciliğini üstlenen Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), geçtiğimiz yıl seçimli olağan Genel Kurulu’nu rekor katılımla gerçekleştirmiş ve seçime tek aday olarak giren PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, oy birliğiyle 3. kez yeniden başkan seçilmişti. Tarihi oranda geniş katılımla gerçekleştirilen seçim gününde yaptığı konuşmada tüm sektör paydaşlarını birlikte hareket etmeye çağıran Eroğlu, “Birlikten kuvvet doğar. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada sektörümüzün büyümesi ve sorunlarının çözümü için tüm paydaşlarımızla omuz omuza çalışmaya hazırız” demişti. Yeni dönemde de sorunların çözümü noktasında mücadele etmeye ve sektörü ileriye taşıyacak tüm çalışmalarda diğer STK’lar

60

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ve sektör paydaşlarıyla birlikte hareket etmeye, güç birliği yapmaya hazır olduklarının altını çizen Eroğlu sözlerini şu şekilde tamamlamıştı: “Önceliğimiz ‘plastik çevre düşmanıdır’ algısını yıkmak olacak. Bilimsellikten uzak verilerle sektörümüzü yok etmeye yönelik adımlara göz yummayacağız. PAGEV olarak 2020 yılında daha fazla geri dönüşüm diyecek, geri dönüşüm ekonomisi ile ülkemizi kalkındırmak için yaptığımız çalışmaların hızını artıracağız. Toplum genelinde plastiklerin yaşamımıza katkısı noktasında gerçek bilinç oluşturacağız. Biliyoruz ki plastik çevre düşmanı değil defalarca dönüştürülerek yeniden kullanılabilecek altın kadar kıymetli bir malzemedir. TV, radyo ve dijital platformlarda yayınlanan ve tüm ülkeye seslendiğimiz “Plastiklerin doğada yeri yok, hayatımızda yeri çok” kampanyamızı 2020 yılında

da sürdürerek ulaştığımız kişi sayısını artırmayı hedefliyoruz”. İSVEÇ BAŞARDIYSA TÜRKİYE’DE BAŞARIR PAGEV Genel Kurulu’na katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, PAGEV isminin de ifade ettiği gibi üç konuda; araştırma, geliştirme ve eğitimde önemli açılımlar sağlandığına dikkat çekti. Avdagiç, PAGEV’in yaptığı değerli çalışmalarla, adeta günah keçisi haline getirilmeye çalışılan plastik sektörünün imajını ve vizyonunu kurtardığını söyledi. Günlük hayatın ve tüm sektörlerin odak noktası olduğu halde bu kadar şiddetle eleştirilen başka sektörün olmadığını belirten Avdagiç, “1950 yılında bütün dünyada 2 milyon ton plastik üretilirken şu an da 360 milyon ton üretiliyor.


Plastik Sektörü, 70 yılda 180 defa büyümüş. Çünkü plastiğin kullanıldığı sektörlerin yanında plastiğin çeşidi ve sayısı da arttı. O halde çözüm plastik düşmanı olmak değil. Çözüm sıfır atığın dönüştürülebilen malzeme kullanımını ve yeşil ekonomiyi devreye almaktır. Çözüm bilinçli tüketimi yaygınlaştırıp, yerleştirmektir. O halde tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeliyiz geri dönüşüm ekonomisini hep beraber başarmalıyız. İsveç başardı ise Türkiye de başarabilir. İsveç’te atıkların sadece yüzde 1’i çöpe gidiyor. İşte burada PAGEV’in çalışması öne çıkıyor. PAGEV bunun için çaba harcıyor. PAGEV çatısı altındaki firmalar sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyor. Dolayısıyla bugün Türkiye’de geri dönüşüm bilinci oluştuysa döngüsel ekonomiden daha fazla bahsediliyorsa bunda PAGEV’in gerçekten büyük payı var. Bu sebeple PAGEV’in yönetimini, kıymetli başkanını ve üyelerini ayrıca tebrik etmek istiyorum” şeklinde konuştu. Plastik sektörünün yıllık 10 milyon tona yakın üretimi, 35 milyar dolar civarında iç ve dış cirosu, 5 milyar doları aşan ihracatı ile güçlü bir

endüstri olduğunu hatırlatan İTO Başkanı Avdagiç, bu rakamlarla üretim kapasitesi açısından Avrupa’da 2., Dünyada 6. Sıraya yerleşmenin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Plastik sektörü Türk ekonomisinin gidişatı hakkında da çok açık ve net fikir verebilen sektördür. Bizim sektörden beklentimiz mamul dış ticaretinde verdiğimiz dış ticaret fazlasını, plastik hammadde ticaretinde verdiğimiz açıktan daha büyük bir noktaya taşımamız gerekiyor. Bu hedefi mutlaka başarmamız gerekiyor. Dış ticaret fazlamız mamulde yaklaşık 2 ya da 3 milyar dolar, hammadde açığımız ise yaklaşık 8 milyar dolar. Bunu başarmanın yolu hem üretimimizi hem ihracatımızı arttırmaktır. Ama bunun yanında sattığımız ürünlerin katma değerini yükseltmek de önemli hedefimiz olmalıdır. Maliyeti, kaliteyi düşürmeden azaltmalıyız. Avrupa Birliği standartlarında çevreye uyumlu üretim yapmalıyız.”

YÜCELER: GÜÇ BİRLİĞİ BENİ MUTLU EDİYOR Genel Kurul’da konuşan PAGEV Kurucu Onursal Başkanı Muammer Yüceler, sektörün büyümesiyle birlikte PAGEV’in güçlenmesinden gurur duyduğunu ifade etti. Genel Kurul’a tarihi oranda geniş bir katılım sağlanmasının önemli olduğunu söyleyen ve katılımcıların güç birliği yaparak sektöre sahip çıkmasını memnuniyetle karşıladığını belirten Yüceler, “PAGEV’in bu noktaya gelişini gördükçe, bunda benim de ufak payım vardır düşüncesiyle mutlu oluyorum” dedi. Geçmişten bugüne çalışma prensibiyle hareket ettiğini dile getiren Onursal Başkan Yüceler, “Ben çalışmayı da çalışkan insanı da seviyorum. Başarılı insanı seviyorum. PAGEV Başkanımız Yavuz Eroğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri süper başarılı işler yapıyorlar. PAGEV’in yaptığı çalışmalarla, sektörün marka değerini arttırmasını gördükçe mutlu oluyorum. Sağ olsun Başkan, her konuda beni onure etmek istiyor. Genel Kurul’a katılan herkesi, hepinizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum” şeklinde konuştu. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

61


62

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


ZELCHER: EUPC BAŞKANI RENATO

İ İĞ L Z E M İL Ç E G Z A V İN PLASTİĞ İ D N E L İL C S E T E İL İ PANDEM

Yeniden EuPC Başkanı olarak seçilen Crocco SpA CEO’su Renato Zelcher: “Sektörümüzün ürünlerinin vazgeçilmez olduğu pandemi günlerinde gözler önüne serildi. Sağlık ve ilaç sektörlerine güvenli şekilde paketlenmiş ürünleri, koruyucu ekipmanı ve hayati ihtiyaçları ulaştırdık.”

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

63


Zelcher: Yürütülen onca olumsuz kampanyadan sonra aranan malzeme hâline gelen plastik, ürettiğimiz malzemenin neden bu kadar yaygın olup milyonlarca uygulamada kullanıldığını dünyaya hatırlattı

C

rocco SpA CEO’su Renato Zelcher, Avrupa Plastik Dönüştürücüleri Birliği Genel Kurulu’nda EuPC’nin 2020-2022 dönemi için yeniden Başkan seçildi. Her yıl düzenlenen iki günlük Plastikle Döngüsel Gelecek konferansı Avrupa’daki COVID-19 salgını nedeniyle ertelenirken, EuPC üyeleri ilk sanal Genel Kurul için bir araya geldi. İlk kez 2018’de EuPC Başkanlığına seçilmiş olan Zelcher, bu yılki seçimin ardından şunları söyledi: “EuPC’nin bana 2018’den bu yana duyduğu güvenden ve ikinci kez Başkan seçilmemden ötürü onur duyuyorum. Gösterilen bu teveccüh ile bizi bekleyen zor günlere ve büyük güçlüklere, daha kararlı göğüs gerebilmemi sağlayacak güç ve huzuru içimde buluyorum. Bildiğiniz gibi Avrupa’nın hatta dünyanın savaştan bu yana gördüğü en zor zamanları yaşıyoruz. İlk acil durumun üzerinden aylar geçmesine ve kontrol altına alınmasına rağmen, bütün Avrupa birlik olmazsak başarısızlığa uğrayabiliriz. Ancak bu zor dönemde sektörümüzün ürünlerinin vazgeçilmez olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. Üyelerimizin pek çoğunun çabaları sayesinde, sağlık

64

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ve ilaç sektörlerine güvenli bir şekilde paketlenmiş ürünleri, koruyucu ekipmanı ve hayati ihtiyaçları ulaştırabildik. PLASTIK ARANAN MALZEME Yürütülen onca olumsuz kampanyadan sonra aranan malzeme hâline gelen plastik, ürettiğimiz malzemenin neden bu kadar yaygın olup milyonlarca uygulamada kullanıldığını dünyaya hatırlattı. Bu noktadan hareketle, sektörümüz ve şirketlerimiz yeniden hayata geçerken, gerçek anlamda döngüsel ekonomiye yönelik çalışmalarımızı devam ettireceğiz. EuPC bu nedenle “#Plastics4People” başlıklı bir iletişim projesi de başlatıyor.” Plastic Omnium Clean Energy Avrupa Başkan ve CEO’su Claude Clement de ikinci kez EuPC Saymanlığına ve üçüncü kez EuPC Otomotiv ve Ulaşım Bölümü Başkanlığına seçilmiş oldu. EUPC Yönetim Kurulu Üyeliği görevi hâlen devam etmekte olan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’da, “Bir taraftan plastik sektörü olarak bilimsel veriler ışığında topluma sağladığımız katkıyı anlatırken bir taraftan da özellikle bilinçsiz

tüketim, sorumsuz davranışlar ve atık yönetimine önem vermeyen devletler sebebiyle çevreye verilecek zararın önüne geçmek için yaptığımız çalışmalara Avrupa Birliği sathında başkanımız ve yönetime yeni seçilen arkadaşlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. EuPC üyeleri, İnşaat ve Yapı Bölümü Başkanlığına Tarkett EMEA Sürdürülebilirlik ve Halkla İlişkiler Direktörü Myriam Tryjefaczka’yı ikinci kez seçti. Constantia Flexibles Grup Ar-Ge Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Achim Grefenstein ise Ambalaj Bölümü Başkanlığına seçilerek David Baker’ın görevini devraldı. Genel Kurul’da ayrıca Grupo Lantero Başkanı Andres Lantero Moreno, EuPC Danışma Kurulu’nun yeni üyesi olarak seçildi. Bunun yanı sıra, EuPC’ye tam üye olarak katılan EUMEPS, plastik dönüştürücüler tarafından rEPS kullanımını raporlamak üzere hazırlanmış MORE platformuna da katılacağını bildirdi. COVID-19’un plastik geri dönüşüm piyasalarında yol açtığı sorunlara rağmen, Avrupa plastik dönüşüm endüstrisi, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımında şeffaflık sağlamaya kararlı hareket ediyor. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

65


TEK KULLANIMLIK PLASTİKLER MERCEK ALTINDA AB’nin, 2021 yılından itibaren tek kullanımlık plastik ambalajların hangilerinin kısıtlanıp hangilerinin tamamen yasaklanacağına dair hazırlattığı taslak rapor, PAGEV Tek Kullanımlık Ambalajlar Meclisi toplantısında masaya yatırıldı

66

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


D

ünyanın tamamını etkisi altına alan COVID-19, ekonomideki tüm dengeleri yeniden şekillendirirken tek kullanımlık plastik ambalajlar bu süreçten pozitif yönde ayrışıyor. Koronavirüs salgınının yayılmasını engelleyen tek kullanımlık plastik ambalajlara bakış açısı olumlu yönde değişiyor. Amerika ve Avrupa’nın ardından Türkiye’de de tek kullanımlık plastik ambalajlara ilişkin yasal düzenlemeler gerçekleştirildi ve tüketiciler, tek kullanımlık plastik ambalajlı ürünlere yönlendirildi. Marketlerdeki ekmeğin yanı sıra sebze ve meyvenin poşette satılması zorunlu hâle getirildi. Öte yandan “virüs kaparım” endişesiyle kimse kimsenin yediği-içtiği bardak, çatal, kaşık ve tabağı kullanmak istemeyince tek kullanımlık plastik ürünlere talepte artış yaşandı. Tek kullanımlık plastik ürünler, virüse karşı kalkan olunca dünya genelinde bu ürünlere yönelik bakış açısı olumlu yönde değişiyor. Salgının, tek kullanımlık plastik ürünlerin önemi hakkında ciddi farkındalık oluşturduğunu belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, PAGEV Tek Kullanımlık Ambalajlar Meclisinin son toplantısını bu gündemle gerçekleştirdiklerini söyledi. Tek kullanımlık plastik ambalaj üreticisi 40 firmanın katılımıyla yapılan toplantıda tüm üreticilerin görüşlerini alarak sektörün geleceğe dair projeksiyonunu çizmeyi hedeflediklerini belirten

Eroğlu, “Virüs ile zirveye çıkan hijyen kaygısıyla birlikte plastik ürünlerin hayatımızı nasıl kolaylaştırdığı daha net anlaşıldı. Ameliyathanelerdeki aletlerden serum ve kan torbalarına, şırıngadan kalp stentlerine kadar medikal sektördeki her yerde biz varız. Gıdanın tüketiciye hijyenik olarak ulaştırılmasında ve israfın engellenmesinde de yine ürettiğimiz ambalajlar rol alıyor. Öte yandan uçaktan otomobile, inşaattan tarıma kadar her sektörde plastik sektörümüzün ürünleri var ve bu ürünler hijyenik, pratik ve ekonomik özellikleriyle hayatımızı kolaylaştırıyor.” dedi. TEK KULLANIMLIK AMBALAJLAR MECLİSİ TAKİPTE PAGEV Tek Kullanımlık Ambalajlar Meclisi olarak 8 Mayıs’ta gerçekleştirdikleri son toplantıda COVID-19 ile ilgili gelişmelerin yanı sıra Avrupa’da üzerinde çalışılan tek kullanımlık ambalaj ürünleriyle alakalı konuları da gündeme getirdiklerini söyleyen Eroğlu, toplantıda tek kullanımlık ambalaj üreticileriyle ilgili süreci değerlendirip ortak akıl oluşturmayı istediklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıl Avrupa

Birliği (AB) Komisyonu, en geç 2021 yılından itibaren tek kullanımlık plastik ambalajların bir kısmının yasaklanması, bir kısmının ise kısıtlanması konusunda birtakım kararlar almıştı. AB bu süreçte, tek kullanımlık plastik ambalajlara uygulanacak kısıtlamaları içeren yönetmeliğinde; hangi ürünleri, hangi kriterlere göre seçeceğine dair özel bir şirkete yaptırdığı araştırma raporunun taslağını kamuoyu ile paylaştı. PAGEV olarak bu taslak raporu, Türkiye’deki üreticilerimizle masaya yatırarak değerlendirdik. Sonuç olarak taslak çalışmada muğlak konuların olduğunu ve bazı hususların düzeltmeye muhtaç olduğunu tespit ettik. Bu noktalara ilişkin fikirlerimizi toparlayıp Avrupa Birliği’ndeki komisyona ileterek sektörümüzle ilgili sağlıklı kararların alınmasını hedefliyoruz. Taslak raporlara ilişkin görüşlerimi, Yönetim Kurulu’nda yer aldığımız Avrupa Birliği Plastik Mamul Üreticileri Derneği (EuPC) vasıtası ile AB’ye iletmemiz önem arz ediyor. PAGEV Tek Kullanımlık Ambalajlar Meclisi toplantımıza katılan firmalarımız, tek ses hâlinde ve birlikte hareket etme paydasında buluşarak sektörü ileri taşıyacak adımları birlikte atma kararı almıştır.”

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

P

67


YA YATIRDI ATIK SORUNUNU MASA TİK AS PL E ’D EY RK TU DS AN PAGEV, SUSTAINABLE BR

IL Ğ E D A Y N Ü D IZ S IK AMAÇ PLAST I L A M L O A Y N Ü D IZ S IK T A

Semiha ÖZTÜRK TURMEPA

68

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Prof. Dr. Bayram ÖZTÜRK TÜDAV

Yavuz EROĞLU PAGEV

Ahmet VARIR Hakan ÖZHUY T.C. Çevre ve Şehircilik Jokey Turkey Ambalaj Bakanlığı


K

imine göre yüzyılın icadı kimine göre çevre düşmanı “plastikler” hep gündemde… PAGEV, bu yıl 8’incisi gerçekleştirilen Sustainable Brands Turkey kapsamında “Sıfır Atık Mavi ve Plastik Atık Yönetimi” konulu online oturum düzenleyerek atıksız dünyayı nasıl inşa ederiz sorusunun cevabını aradı. PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı-Deniz ve Kıyı Yönetimi Daire Başkanı Ahmet Varır, TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk ve Jokey Turkey Ambalaj Sanayi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Özhuy plastik atık sorunu ve çözüm önerilerini paylaştı. Aynı zamanda millî bir politika oluşturmak için başlatılan “Sıfır Atık Mavi” çalışmalarının detayları da oturumun bir diğer başlığı oldu. KALKINMA VE REFAH ÇEVRE ILE BIRLIKTE ELE ALINMALI “Sıfır Atık Mavi ve Plastik Atık Yönetimi” oturumunun açılış konuşmasını yapan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “Kalkınma ve refah çok önemli ama kalkınma ve refahı çevre ile birlikte ele almak gerekiyor. Bu kavramları denge içinde götürebilirsek bir değer üretebiliriz. Çok iyi kalkındık ama çevreyi yok ettik ya da tam tersi çevreyi koruduk ama hiç kalkınamadık, ikisi de sürdürülebilirliğe hizmet etmiyor. Çünkü çevre kadar insanlara refah da üretebilmek lazım. Bu ikisini birlikte başarabilecek

düzenlemeleri hayata geçirmek ve toplumsal bilinci geliştirmek gerekiyor. Bu ana çerçeveden çıkıp plastik cephesinden konuya bakacak olursak plastik 1950’lerde bulunduğunda yıllık 1,5 milyon ton gibi küçük bir üretimi olan bir malzemeyken 2017 yılı verilerine baktığımızda 400 milyon ton çapında bir üretime ulaştı. Bu endüstri gıdalarımızı koruyan ambalaj malzemeleri, otomobil ve uçak parçaları, inşaat malzemeleri gibi pek çok alanda üretim yapıyor. Bu malzemeler hayata önemli katkılar sunuyor. Bunlar doğru bir şekilde atık yönetimine tabii tutulmazsa sorumlu bir tüketim bilinci içinde tüketilmez yani aşırı tüketilirse ve geri dönüşüm alanlarına değil de doğaya bırakılırsa ciddi bir çevresel soruna sebep oluyor. Bugün denizlerdeki atığın yüzde 80’i karasal kaynaklı atıklardan oluşuyor. Bugün karaya bıraktığımız atıklar nehirler aracılığıyla ya da denize yakın katı

atık toplama alanlarından, vahşi depolama alanlarından denize karışıyor. Plastik sektörü olarak atık konusunun belli bir düzende ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda iyi bir atık alt yapısının ve tüketicilerin bilincinin çok büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Aşırıya kaçmayan tüketim, mümkün olan her şeyde geri dönüşüm ve tekrar kullanımın da altını çizmek gerekiyor. Deniz kirliliği ise tek bir ülkenin çözebileceği bir konu değil küresel bir sorun… Çünkü denizlerdeki atıklar karalardaki atıklardan farklı olarak hareket hâlinde… Bizim istediğimiz kadar iyi bir atık yönetimimiz olsun, başka ülkelerde aynı hassasiyet yoksa o ülkenin atıkları bizim denizlerimizde karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada bizim ülkemizde kamu öncülüğünde “Sıfır Atık Mavi” hareketi başlatıldı. Bu hareketin çok anlamlı olduğunu düşünüyorum.”

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

69


Tüm ülkeler birlikte hareket etmeli Oturumun ilk konuşmacısı olarak söz alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı-Deniz ve Kıyı Yönetimi Daire Başkanı Ahmet Varır, “Deniz çöpleri, G20’ye Avrupa Birliği çalışmalarına konu olmuş, bizim gündemimizde de önemli yer tutan bir sorun. Karasal kaynaklı bir sorun olduğu için sorun karada

çözülmeye çalışılıyor. 2017 yılında başlattığımız “Sıfır Atık” projesi bunun temelini oluşturuyor. Karada atığı ne kadar doğru ve çok toplar, geri kazanıma sevk edersek deniz çöplerini azaltma noktasında da o kadar başarılı oluruz. Denize ulaşan atıklar henüz parçalanmamışsa maliyetli de olsa bir şekilde toplayabiliyoruz. Ama bu atıklar küçük parçalara bölündüğünde asıl problem başlıyor. Bu noktada ne yazık ki ülkeler arasında tam bir senkronizasyonun sağlandığını söyleyemeyiz. Her türlü siyasi, etnik vb. gruplaşmalardan bağımsız tüm ülkeler birlikte hareket etmeli… Türkiye, “Sıfır Atık Mavi” ile bu konuda çok önemli bir adım attı. 10 Haziran 2019’da start verdiğimiz hareketimizde öncelikle “Deniz çöpleri eylem planları” hazırladık ve bu konuda bir genelge yayınladık. Denize

kıyısı olan ülkeler arasında tüm ülke bazında deniz çöpleri eylem planını bitirmiş tek ülkeyiz. Bundan sonra deniz çöpleri ile etkin bir mücadele gerekiyor. Bu noktada sadece Bakanlık ya da STK’lar değil özellikle yerel yönetimlerin bu eylem planlarına katkı vermeleri gerekiyor. Belediyelerin eylem planlarına yeterince katılmadığını görüyoruz. Pandemi nedeni ile şu anda biraz yavaşlamış olsa da Sıfır Atık Mavi ile ilgili sahada etkin çalışmalar yürütülüyor ve bugüne kadar 80 bin tona yakın deniz çöpü topladık. Bunların 55 bin tonu plastiklerdi. Tabii burada plastikleri karalamamak lazım. Plastikler hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş durumda, plastik kullanmazsak bazı noktalarda hayatı devam ettirmek imkânsız. Kullanılan plastiklerin deniz çöpü hâline dönüştürülmemesi gerekiyor.” dedi.

Aslolan çöp toplamak değil çöp oluşturmamaktır Bilim açısından sorun atıkların toplanması değil atık oluşturulmaması diyen Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Aslolan çöp toplama kampanyaları yapmak değil doğaya çöp atmamak. Çok geniş kapsamlı bir bilinçlendirme kampanyasına ihtiyaç var. Türkiye’deki deniz çöplerinin bir kısmı Marpol 73/78 Sözleşmesi’nin uygulanmamasından kaynaklanıyor. Herhangi bir gemi Karadeniz’in herhangi bir yerine çöplerini atabiliyor. Bu sözleşmenin gerekleri mutlaka yerine getirilmeli. Bir diğer nokta ise gereksiz tüketim, tekrar tekrar kullanımı öne çıkarmak gerekir. Üreticilerin barkod sistemi ile ürün takibini yapıp geri dönüşümlü bir zincir oluşturması gerekir. Bu

70

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 150

konuda sanayicilere büyük görev düşüyor. Atıklar toplanarak bitmez, önemli olan atık oluşturmamak.”

diyerek açıklamalarını bitirdi. Endüstri olarak kâr odaklı bir yaklaşımımız yok, sürdürülebilirliği önceliyoruz diyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “İçinden geçtiğimiz pandemi sürecinde elimizdeki en büyük korunma enstrümanı plastik malzemeden üretilen maskeler oldu. Ürün ciddi anlamda hayat kurtarıyor ama sonra baktığımızda bu maskelerin etrafa atıldığını görüyoruz. Bilinçli tüketim esas olmalı, bu noktada toplumsal bir bilinç oluşturmak için PAGEV olarak ‘Plastiklerin doğada yeri yok, hayatımızda yeri çok’ kampanyasını hayata geçirdik ve çok sayıda insana ulaştık.” diyerek sözü Deniz Temiz Derneği (TURMEPA) Genel Müdürü Semiha Öztürk’e devretti.


Plastik problemi yok, atık ve davranış problemi var

Oturumun son konuşmasını yapan Jokey Turkey Ambalaj Sanayi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Özhuy ise, “Bir plastik problemi değil, atık ve davranış problemi olduğunu düşünüyorum.” diyerek şu açıklamalarda bulundu: “Problemin kaynağı ile ilgili ne yapmalıyız diye düşünmeliyiz. Sadece plastik atık yok, çok sayıda cam şişeler, teneke kutularının da çevreye bırakıldığını görüyoruz. Biz Almanya merkezli, 15 ülkede üretim yapan, 650 bin ton ham madde işleyen bir firmayız. Şirket olarak daha az ham madde ile nasıl üretim yapabiliriz araştırması yapıyoruz. 1991 yılında “Eko konsept”

çalışmalarımıza başladık. Örneğin çok satan bir ürünümüzde yüzde 30 gramaj azaltması yaptık. Ürünlerin toplanması ve yeniden kazanılması çok önemli… Fabrikamız denize 3 kilometre, fabrikamızdan bir tane ham maddenin dışarıya çıkmasına izin vermeyiz çünkü o ham madde bizim için çok değerli… Denizden toplanmış ürünlerle yaptığımız ürünlerimiz var. Kaynağında toplamak çok önemli. Bir diğer konu ise ürün geri dönüştürülebilir mi? Biz ürünlerimizin doğaya gitmemesini sağlayıp sanayide yeniden kullanma çabasındayız. Bir davranış değişikliğine ihtiyacımız var. Sanayide bu davranış değişikliği var, toplumda da yaygınlaştırmak gerekiyor. Ürettiğimiz her ürünün karbon ayak izini ortaya koyuyoruz. Bir ürün üretilirken ne kadar karbon izi bırakıldığı çok önemli… Plastik hayatımızın çok önemli bir parçası, onun doğaya gitmemesinden hepimiz sorumluyuz. Plastik sanayicileri olarak bu konuda çalışmalarımız var. Bu noktada PAGÇEV’in çok önemli bir görev üstlendiğini belirtmek isterim. Plastik sanayicileri olarak sıfır atık noktasında iyi uygulamaların destekçisi olduğumuz gibi bu konudaki iş birliklerine de hep açığız.”

Sıfır Atık Mavi hareketiyle gurur duyuyoruz Aldığımız iki nefesten birini denizlerimizin sağladığını unutmamamız gerekir diye söze başlayan TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk; “Bir nefesi karadaki ormanlardan diğer nefesi denizdeki ormanlardan alıyoruz. Günümüzdeki çılgın tüketim alışkanlıkları sonucunda oksijen kaynağımızı tüketiyoruz. TURMEPA olarak 25 yıldır bu konuda farkındalık yaratmak için çok büyük etkinlikler yapıyoruz. Örneğin ilk temiz deniz süpürgesini Türkiye’ye getirdik. 6 tane atık toplama teknemizle düzenli temizlik yapıyoruz. Atık konusunda davranış değişikliği oluşturabilmek için şirketlerle çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Okullarda eğitime çevre konusunda katkı sağlıyoruz. Şimdi eğitimlerimize Sıfır Atık Mavi’yi de ekledik. Sıfır Atık Mavi hareketi ile gurur duyuyorum, kapsamda hayata geçireceğimiz çok güzel projeler hazırladık.” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

71


Milli Eğitim Bakanlığı &PAGEV İş Birliği ile

Çorbada Kaşığımız Olsun! Koronavirüs mücadelesinde hastanelerimizin hijyen ihtiyacına katkı için Tek Kullanımlık Plastik Çatal - Kaşıklar PAGEV Liselerimizden Hediye! 72

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PAGEV ve MEB’den Ortak Mücadele

Çorbada Kaşığımız Olsun Kampanyası

PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, karantina merkezleri, Kızılay, hastaneler ve huzurevlerine dağıtılmak üzere tek kullanımlık plastik çatal, kaşık ve bıçak üretimi gerçekleştirdi.

K

oronavirüs salgını tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Salgınla mücadelede hijyen öne çıkıyor. Sosyal mesafelerden bahsedilen bu süreçte kişiye özel tek kullanımlık ürünlerin kullanımı da önem kazanıyor. Tek kullanımlık ürünlere artan ihtiyacın karşılanabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ve PAGEV iş birliği yaptı. Bu kapsamda PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki gönüllü öğretmenler ülkemizin ihtiyacı olan tek kullanımlık plastik kaşık, çatal, bıçak üretimini gerçekleştirdi. “Çorbada kaşığımız olsun” projesinin ilk etabı plastik kaşık üretimi ile başladı. PAGEV OKULLARINDAN KORONAVİRÜSLE MÜCADELEYE DESTEK İş tabanlı eğitim sunan PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde örnek sosyal sorumluluk projeleri yürüttüklerini söyleyen PAGEV Kurumsal İletişim Yönetmeni Cesur Çaça “Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği hâlinde başlattığımız ‘Çorbada kaşığımız olsun’ kampanyası ile ülkemizin koronavirüse karşı mücadelesine destek veriyoruz. PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin atölyelerinde ürettiğimiz tek kullanımlık çatal, kaşık, bıçak gibi ürünleri başta karantina merkezleri, Kızılay, hastaneler ve huzurevleri olmak üzere ihtiyaç duyulan yerlere ücretsiz olarak gönderiyoruz. Koronavirüs salgınının önlenmesinde tek kullanımlık ürünler önemli bir rol oynuyor. İnsanların beslenme ihtiyacı ve gıdaya olan talebin hijyenik koşullarda sağlanması için ambalaj ve tek kullanımlık ürünler hayati öneme sahip. Koronavirüs salgınının arttığı şu günlerde hiç kimse, bir diğerinin kullandığı kaşığı, çatalı, bardağı, kabı kullanmak istemiyor. Salgın riskinin azaltılması

için Bakanlıklardan da iş yerlerinde mutlaka tek kullanımlık ürünlerin tercih edilmesine dönük uyarılar geliyor. Eskiden fabrikalardaki yemekhanelerde kullanılan metal tabldot ve porselen tabak yerine artık tek kullanımlık plastik kaplara geçildi. İnsan sağlığını korumamız ve gıdayı hijyenik olarak tüketmemiz için tek kullanımlık plastikler kritik önem taşıyor. PAGEV olarak koronavirüse karşı yürüttüğümüz toplumsal mücadeleye okullarımızda tek kullanımlık ürünler üretip ihtiyaç duyulan yerlere göndererek katkı sağlıyoruz. Projenin hayata geçmesi için katkı sunan Uzman Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Türk’e, üretimi gönüllü olarak üstlenen kıymetli PAGEV Gebze MTAL öğretmenlerine ve diğer tüm sektör paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” dedi. 1 MİLYON ADET TEK KULLANIMLIK ÜRÜNLE BAŞLANDI Koronavirüs salgınının ardından özellikle hijyen ve temizliğin önemli bir boyuta ulaştığına dikkat çeken PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Muhammet Erbaş, bu süreçte öncelikli olarak karantina merkezleri

ve hastanelerdeki tek kullanımlık kaşık ihtiyacını karşılamak için PAGEV okulları olarak üretime başladıklarını ifade ederek şunları söyledi: “İlk etapta aylık yaklaşık 1 milyon adet plastik tek kullanımlık kaşık üretmeyi planlıyoruz. Gönüllü öğretmenlerimiz üretime katkı vererek ülkemizin bu zor günlerinde ihtiyaç duyulan tek kullanımlık plastik üretimini gerçekleştiriyor. Birlik içinde bir çalışma yapıyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Güç birliğine ve toplum için fedakârlığa en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde PAGEV öncülüğünde birleşen Türkiye Plastik Sanayi, koronavirüs salgını ile birlikte sağlık ve hijyen sektörüne yönelik yurt içinde üretilmeyen veya salgın sebebiyle ihtiyacı karşılamayan ürünlerin Türkiye’de üretimine öncülük etti. Yapılan yatırımlarla sağlık personeli için şeffaf yüz siperliği, maske, hijyenik tulum üretilmeye başlandı. Plastik sanayi kendi çalışmaları yanında, bu konuda emek harcayan diğer tüm paydaşlara da katkı vermeyi sürdürdü. Nitekim üç boyutlu yazıcılarda sağlık çalışanları için siperlik üreten “3BoyutluDestek” gibi gönüllülere ham madde tedarikinde yardımda bulundu. P

Uzman Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Türk, PAGEV üyesi bir marka olarak çatal-kaşık projesine katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

73


Koronavirüsle mücadele seferberliğine PAGEV Meslek Lisesi’nden destek

İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile PAGEV, sağlık çalışanlarının en önemli ihtiyaçlarından olan siperlik üretimi için de önemli bir adım attı. PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde tek kullanımlık plastik çatal üretimi gerçekleştirildi

M

illî Eğitim Bakanlığının 2023 vizyonu çerçevesinde yürütülen projelerle meslek liseleri ülkemizin koronavirüs ile mücadelesinde âdeta kalkan görevi görüyor. PAGEV ile mesleki eğitimdeki kurumsal iş birliği bağlamında yapılanlar bu günlerde zirve yapan kişiye özel tek kullanımlık ürün ihtiyacını karşılıyor. Meslek liseleriyle öncü rol oynayan PAGEV, koronavirüs mücadelesinde okullarının kapısını ülkemizin ihtiyacı olan ürünleri üretmek için sonuna kadar açıyor. Karantina merkezleri, Kızılay ve

74

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

hastaneler başta olmak üzere salgın süresince ihtiyaç duyulan yerlere dağıtılmak üzere, PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde aylık 1 milyon çatal üretmek için kollar sıvandı. MESLEK LİSELERİ İLE KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünün PAGEV ile iş birliğinde bir diğer önemli adım da sağlık çalışanlarını virüsten korumada büyük önem taşıyan plastik siperlik üretiminde atıldı.

PAGEV’in desteği ile yurt çapındaki plastik meslek liselerinde aylık 300 bin siperlik üretilmesi hedeflendi. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’nın katılımıyla PAGEV Küçükçekmece Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin gönüllü öğretmenleri 13 Nisan 2020 Pazartesi günü tek kullanımlık plastik ürün üretimine başladı. PAGEV Kurumsal İletişim Yönetmeni Cesur Çaça ve PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Vekili Ömer Hançer de bu önemli güne ev sahipliği yaptı.


Koronavirüs salgını mücadelesinde meslek liselerinin kritik öneme sahip olduğunu söyleyen İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı şunları söyledi: “Koronavirüs ile mücadele ettiğimiz bu zor süreç meslek liselerinin önemini ortaya koymuştur. İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak ülkemizin ihtiyacı olan temizlik malzemeleri, tek kullanımlık maske, önlük, tulum, çatal, kaşık, bıçak, bardak gibi ürünlerin üretimini meslek liselerimizde gerçekleştiriyoruz. PAGEV ile iş birliğimizi bu noktada çok önemsiyoruz, PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri pilot merkezlerden biri konumunda bulunuyor. 16 Bilim ve Sanat Merkezi’nde siperlik üretiyoruz. PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde tek kullanımlık plastik ürünlerin yanı sıra özellikle

sağlık çalışanlarımızın en büyük ihtiyaçlarından olan siperlik üretimine de başlıyoruz. İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak koronavirüs ile mücadele sürecinde ve sonrasında meslek liseleri odaklı kurumsal iş birliği çalışmalarımız artarak sürecek.” TEK KULLANIMLIK MALZEMELERİN ÖNEMİ ARTIYOR Türkiye’nin koronavirüs ile mücadelesine verdikleri desteği hız kesmeden sürdüreceklerini söyleyen PAGEV Kurumsal İletişim Yönetmeni Cesur Çaça, “PAGEV Okullarında gönüllü öğretmenlerimizle ürettiğimiz tek kullanımlık çatal, kaşık gibi ürünleri başta karantina merkezleri, Kızılay, hastaneler ve huzurevleri olmak üzere ihtiyaç duyulan yerlere ücretsiz olarak gönderiyoruz. İçinden geçtiğimiz

süreç hijyen noktasında tek kullanımlık ürünlerin önemini ortaya çıkarırken meslek liselerinin de ne denli kıymetli olduğunu göstermiştir. PAGEV olarak İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzle iş birliği kapsamında PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde aylık 1 milyon çatal üretimi yapıyoruz. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığımızın belirleyeceği plastik meslek liselerinde aylık 300 bin siperlik üretimine ve ihtiyaç duyulan yerlere gönderilmesine katkı vererek bu mücadeleye katkı sağlıyoruz. Başta İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz olmak üzere, desteklerini esirgemeyen üye firmalarımıza, gönüllülüğün önemini ortaya koyan kıymetli öğretmenlerimize ve diğer tüm sektör paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” dedi. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

75


Kızılay’ın çorbasına PAGEV’den kaşık

PAGEV, Millî Eğitim Bakanlığıyla koronavirüsle mücadele kapsamında yürüttüğü “Çorbada Kaşığınız Olsun” projesiyle ihtiyaç sahiplerine destek oldu. PAGEV Meslek Liseleri’nde üretilen tek kullanımlık 117.000 kaşık ve 75.000 çatalı Kızılay’a bağışladı

C

OVID-19 salgınıyla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerini sürdüren PAGEV, kurucusu olduğu meslek liselerinde plastik tek kullanımlık kaşık-çatal üreterek Kızılay’a bağışladı. PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, gönüllü öğretmenler tarafından üretilen plastik tek kullanımlık kaşık-çatallar, Kızılay Kadıköy Şubesi’ne teslim edildi. Maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarının hayati önem taşıdığı şu günlerde PAGEV, hijyenik ve pratik beslenme için tercih edilen tek kullanımlık 117.000 kaşık ve 75.000 çatalı Kızılay’a bağışladı. Salgın döneminde daha da önem kazanan hijyen konusu açısından

76

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

tek kullanımlık ürünlerin oldukça pratik çözüm sunduğunu ve bu nedenle tercih edildiğini ifade eden Kızılay Kadıköy Şube Başkanı Habip Kiraz, PAGEV’e gerçekleştirdiği bağış için teşekkür etti. İş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getiren Kızılay Kadıköy Şube Müdürü Besim Elhan ise kurum olarak her gün ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtımı yaptıklarını ve dolayısıyla yemek yerken kullanılan tek kullanımlık ürünlerin ihtiyacı karşılamaya katkı sunacağını söyledi. Kızılay Kadıköy Şube’sine yapılan bağış etkinliğine; PAGEV Genel Sekreteri Ertan Güneş, Kurumsal İletişim Yönetmenleri Cesur Çaça ve Harun Meldan katıldı. Etkinliğe ayrıca üretimin yapıldığı okullardan biri olan PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Muhammet Erbaş da katıldı.

“ÇORBADA KAŞIĞIMIZ OLSUN” KAMPANYASI Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Salgınla mücadelede hijyen öne çıkıyor. Sosyal mesafelerden bahsedilen bu süreçte kişiye özel tek kullanımlık ürünlerin kullanımı da önem kazanıyor. Tek kullanımlık ürünlere artan ihtiyacın karşılanabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ve PAGEV iş birliği yaptı. Bu kapsamda PAGEV Gebze Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki gönüllü öğretmenler ülkemizin ihtiyacı olan tek kullanımlık plastik kaşık, çatal, bıçak üretimini gerçekleştirdi. “Çorbada kaşığımız olsun” projesinin ilk etabı plastik kaşık üretimi ile başladı ve ardından PAGEV Küçükçekmece Plastik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde çatal üretimi yapıldı. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

77


Duayen Usta

Şerif Meriç’in anısına

Son 11 yıldır mücadele ettiği hastalık nedeniyle hayata veda eden Türk Plastik Sektörünün Duayen Ustası Şerif Meriç, arkasında “İyi İnsan, İyi Usta” nâmını bıraktı…

T

icaretin Üniversitesi ya da Hayat Mektebi olarak tanımlanan meşhur Tahtakale, Türk plastik sektörünün doğuşuna da tanıklık etti. Önceleri el presleriyle yapılan üretim sonradan öyle gelişti ki plastik makine üretimi deyim yerindeyse ‘Altın Çağı’nı yaşadı. Çalışkanlığı, heyecanı ve yaratıcılığıyla yeni kuşaklara örnek olacak

78

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Türk Plastik Sektörünün Duayen İsmi Şerif Meriç, o zamanları anlatırken, “Sektöre Makina Yetiştiremiyorduk” diyerek durumu özetliyordu... Ürünler çeşitlenip, sayıları artarken yerli plastik makine üretimi de hızlanmıştı. Bu durum 1996 yılında Çin makineleri pazara girene kadar böyle devam etti. Ardından Çin kelimenin tam anlamıyla piyasayı silip süpürdü,

plastik makineleri üretenler yaklaşık 500 firma maalesef tek tek sahneden çekilmek zorunda kaldı. Ancak Çin ile rekabetin yolunu farklılaşarak bulan ve azimle makina üretmeye devam eden Şerif Meriç, hem plastik sektöründe iz bırakmayı başardı hem de PAGEV okulları için tasarladığı makinelerle hafızalara kazınan Duayen İsim oldu.


BAŞARI HİKÂYESİ EL PRESİYLE BAŞLADI Peki sektörde iz bırakan Şerif Meriç’in başarı hikayesi nerede, nasıl başladı?.. 1952 yılında Yunanistan’ın İskeçe kasabasında Musfaklı Köyü’nde hayata ‘merhaba’ diyen Meriç’in babası inşaat ustalığı, annesi rençberlik yapardı. Ailesiyle 1962’de Türkiye’ye gelen Meriç, o zamanki adı Taşlıtarla olan Gaziosmanpaşa’ya yerleşiyor. Dobruca Okulu’na devam eden Meriç, tatillerde babasının dayısına ait olan Üç As Plastik isimli firmada çalışmaya başlayarak çocuk yaşta alın teri dökmeye başlıyor. El presleriyle tanışması da o günlere dayanıyor. Plastik sektöründe o dönemde hammadde çeşidi azdı. Alketen, kristal ve elteks vardı. Bunların boyaması; toz boyayla içine biraz gaz döküp leğenlerde karıştırılarak yapılıyordu. Sonraları el preslerinin yerini yurt dışından gelen kollu hidrolik makineler, enjeksiyon makineleri aldı. Yıl 1964 ve o zamanlar Meriç’in yaşı epeyce küçük. Maalesef makinede çalışırken elini kaptırıyor. Tedavisinin ardından sevdiği işinden vazgeçmiyor ve yeniden plastik işine dönüyor. Üç As Plastik’ten sonra Bak Plastik firmasına geçerek burada daha büyük otomatik makinalarla yoluna devam ediyor. Askere gidene kadar el presinden hidroliğine, en büyüğünden en küçüğüne kadar tüm makinelerle hemhal oluyor.

sektörünün bir diğer Duayen İsmi Hasan Manav’la kesişiyor. Daha sonraki yıllarda Hasmak ismiyle anılsa da o dönemdeki adıyla Teknik Torna’da, talaşlı imalat yapıp plastik makinelerinin parçalarını üretmeye başlıyor. A’dan Z’ye makinanın her bölümüyle birebir ilgileniyor. Orada işi, tornacılığı, talaşlı imalatı bilen iyi ustalardan da yeni şeyler öğreniyor. İşini severek ve isteyerek yapan Meriç, plastik enjeksiyon makinesinin kovanından vidasına, hidroliğine kadar her şeyini öğreniyor. 1980’lere gelindiğinde küçük bir atölyede arkadaşıyla kendi işini yapmaya başlıyor. 1 yıl sonra üçüncü ortak işe dahil oluyor. Bir tip, iki tip derken başka makinalar talep edenler oluyor. Şişirme makinesi, ekstrüzyon makinesi gibi makineler üretiliyor. 2015 yılına gelininceye kadar tamamı plastikle ilgili pek çok makine yapan Meriç, özel makinalar konusunda uzmanlaşıyor. Öte yandan PAGEV liselerine de ufak

extrüzyon makineleri tasarlıyor. Üç arkadaş 2015 yılının Haziran ayına kadar birlikte çalışıyor ancak o tarihten sonra ayrılıyorlar. Ardından tüm tecrübesini aile şirketi Former’e kanalize eden Meriç, daha çok vida ve kovan üreten Former, markasıyla işinin zirvesine ulaşıyor. Babası Şerif Meriç’ten aldığı ilhamla sektöre hizmet sunmaya devam eden Oğulları Ahmet Meriç ve Adnan Meriç, babalarının köklü mirasını bugün Former markasıyla dünyanın pek çok noktasına ulaştırıyor. Üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden Former; Fransa, Rusya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya gibi farklı ülkelere markasının imzasını atıyor. Bugün artık aramızda olmayan Türk Plastik Endüstrisinin unutulmaz isimlerden Şerif Meriç, son 11 yıldır mücadele verdiği hastalık nedeniyle 16 Nisan 2020’de vefat etti. Ardından ise hem toplumun hem sektörün hayranlığını kazanan “İyi Bir İnsan, İyi Bir Usta” namını bıraktı. P

ÖZEL MAKİNA ÜRETİMİNDE UZMANLAŞTI Şerif Meriç’in yolu, vatani görevini yaptıktan sonra plastik

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

79


ASIRDAN “YARIM LASTIK FAZLA P NDE Ü R Ö SEKT LAN A R E Y ISIM DUAYEN M U H MER IRAK DURSUN …” ANISINA

12 Yaşındaki Küçük Acemin Sürmene Meydanı’nda başlayan

“Büyüme ve Başarı” hikâyesi D ursun Irak, 7 Kasım 1936 yılında Trabzon Sürmene Orta Mahalle’de dünyaya geldi. Dursun Irak’ın Ataları İran’ın Hoy yöresinden geldiği için “uzak” anlamına gelen Irak soyadını almış. Dedesine Sürmene’de “Acem” derlermiş. Dursun Irak’ın dedesine “Arap olmayan İranlı Türklere” Türkçede kullanılan “Acem” lakabını Dursun Irak’a da vermişler.

80

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Küçük Acem, Sürmene Meydanında tezgâh açarak 12 yaşında tanışmış ticaretle. Babası Sürmene’nin bilinen esnaflarındanmış. 1952 yılında 16 yaşındayken ticaret hayatına girmiş. Yıllar geçip hırdavatçılık dükkânında babası ve dedesiyle beraber çalışırken gözünü İstanbul’a çevirmiş her Sürmeneli gibi. Her Karadenizli’nin kafasında

olan İstanbul’da şansımı deneyeyim düşüncesi İstanbul’un yolunu tutturmuş Dursun Irak’a. O’na, “Neden İstanbul?” sorusu sorulduğunda “Büyümek için.” diye cevap verirmiş hep. Ardından da ilave edermiş “Büyümek için geldik! Büyüdük çok şükür ama sevdiklerimizi de bıraktık arkamızda” diye bitirirmiş cümlesini.


PAGEV Kurucu Üyelerinden Dursun Irak, plastik sektörünün duayenlerinden biriydi.

Usta’ya sorduğumuzda Dursun Irak’ı azimli, disiplinli ve işine âşık biri olarak tarif etti. “Dursun Irak, daima not alırdı, her sabah yapılacak işleri ve talimatlarını verir, aldığı notları satır satır takip ederdi, çalışan insanı severdi” diye sözlerini bitiriyor Yusuf Usta. İlk plastik üretimlerini el presinde kol kuvveti ile yaparken; o günlerde ham madde bulmak zordu. Ham maddeyi plastik iplik bobinlerini kırarak ve granüle dönüştürerek yaparmış. Bobinleri kırarken ellerinin parçalandığını anlatır Dursun Irak ve oğulları. Ardından ürettiği ürünlere maşrapa ve küçük kâseler ilave olmuştu. Ürünler çoğalıyor ve iş gelişiyordu. Aldığı ilk arsa 1978 yılında İstanbul Güngören’de 2800 m2’lik arsaydı. İş büyüyordu, 300 gramlık makine almıştı ve sonra 650 gramlık makine geldi arkasından.

Plastik dünyasında Dursun Irak ismi bu işi yapan ilk kuşak tarafından hâlen bilinir ve anılır. Plastik sektörüne çok insan yetiştirdi, bugün bilinen markaları üretenlerin üzerinde ve çok insanda emeği vardır

Yıl 1966 Sürmeneli Dursun Irak, İstanbul’daydı artık. Naciye Hanımla evli ve 2 çocuğuyla İstanbul’da büyüme hikâyesine başlamıştı. Sonradan bir oğlu ve bir kızı olacak, 3 oğlu ve bir kızıyla hedefi büyümek olan yaşam hikâyesine devam edecekti. Burada Naciye Hanım’dan da bahsetmek gerekli. Naciye Anne; Karadeniz kadınının tipik özelliklerini taşıyan, eşinin arkasında duran, Dursun Irak’ın mücadelesinde bilfiil işin içinde mücadele veren bir eş ve anne... İyi günde, kötü günde her zaman yanındaydı. Küçükmustafapaşa’daki ev, Tahtakale’de Eryaman İş Hanı’ndaki dükkân ilk mekânlarıydı. Adı “Cango” olan mantar tabancası, metal el feneri, ayna, bavul sapı ilk ürettiği ürünler. 1967 yılında ilk şirketini kurdu “Dursun Irak ve Oğulları Şirketi“. 1968 yılında Yenikapı’da küçük atölyede imalatın ilk adımlarındayken ürettiklerini satmak, aynı zamanda ticaret yapmak için 1968 yılında Tahtakale Mercan Yokuşu’nda Irak Plastik dükkânını açtı. 1970 yılında Demirkapı’da bodrum katta 150 m2’lik atölyeye geçti. Aynı yıl 1968 model İtalyan metal Mecanica marka ilk enjeksiyon makinesini alarak seri üretime başladı, bu makine şimdi Irak Plastik fabrikasının baş köşesinde... 150 gr’lık makine, 100 gr’lık makine ve 2-3 pres ile iş büyüyordu. Sürmeneli Küçük Acem büyüme sözünün ilk günlerindeydi. 1971 yılında ilk ustasını işe aldı ve “Yusuf Usta” ile beraberlik 49 yıl sürecekti. Yusuf

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

81


Dursun Irak sektörde unutulmaz izler bıraktı O yıllarda Irak Plastiğin süper battal leğeni plastik piyasasında fiyat belirleyiciydi, plastik ürünlerin fiyatı süper battal leğene göre yapılıyordu. Üretim yaparken işin bir de satış kısmı vardı. Dursun Irak, 1970’li yıllarda kamyonetine mal yükler, Anadolu’ya satışa çıkar, hem mal satar hem de müşterisinin yanında olurdu. Karda çok yollarda kaldığını anlatırdı. Plastik dünyasında Dursun Irak ismi bu işi yapan ilk kuşak tarafından hâlen bilinir ve anılır. Plastik sektörüne çok insan yetiştirdi, bugün bilinen markaları üretenlerin üzerinde ve çok insanda emeği vardır. Dursun Irak; Karadenizlinin bilinen çalışkanlığını, hırsını azmini taşıyordu. Liderlik vasfı ve pes etmemesi büyümesinde en büyük etkendi. Ama onun yaşamı boyunca hiç değişmeyen özellikleri vardı. İşine âşıktı. Detaycı yapısı gereği bir ürün

82

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

çıkaracaksa o ürün çıkana kadar en ince ayrıntısı ile ilgilenir, ürün çıktıktan sonra bile ürünün rengi, ismi, üründe hata var mı eksik var mı diyerek işini sonuna kadar takip eder, hatta müşterinin şikâyeti varsa onu dinler gereken neyse yapardı. Dursun Irak’ın ilk yıllardan beri hiç bırakmadığı özelliği ilk işe başladığı günden bugüne, her zaman her şeyi not alır ve aldığı notlarını harfiyen takip eder takip ettirir, iş verdiği insanın da not almasını isterdi. İşini takip etmeyen insanı sevmezdi. Bitirdiği işlerini not defterinden tek tek silerdi. Bir başka özelliği ise işinin başından ayrılmamasıdır. Makinenin başından, işçinin yanından hiç ayrılmaz, fabrikanın içinde her zaman her yerde karşınıza çıkardı. Bakarsınız bir makinanın başında işçiye iş öğretirken, ürünü incelerken bulurdunuz. Bakarsınız depoda ambalajlamayla ilgileniyordur.

Sevkiyat bölümünde yüklemeleri kontrol ederken bulurdunuz onu. Kısacası her yerde onu bulur, bir tek odasında bulamazdınız Dursun Irak’ı. 1985 yılında oğulları Köksal Irak ve Yılmaz Irak’ın da Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Irak Plastik San. ve Tic. Anonim Şirketini kurarak kurumsal firmalaşmaya adım attı. Sonraki yıllarda küçük oğlu Hüseyin Irak’da Amerika’daki eğitimini tamamlayarak aralarına katıldı. Dursun Irak’ın oğulları, makine mühendisi Köksal Irak, işletme mezunu Yılmaz Irak ve plastik mühendisi Hüseyin Irak ile beraber onlarında kattığı güçle büyüme ivmesini ve çıtayı yukarı taşıdı. Çocuklarına Dursun Irak’ı sorduğumuzda onlarda “ticareti biz babamızdan öğrendik, Dursun Irak ticareti çok iyi bilirdi” diyor. “Ve bizler sırtımızda mal taşımışızdır, bütün Anadolu’yu dolaşmışızdır, fabrikada sabahlamışızdır” diye anlatırlar.


Dursun Irak çocuklarını da taviz vermeden onları kendi gibi yetiştirmiş. Güngören’deki fabrikayı, 1992 de Hadımköy’de aldığı arsaya 1993 yılında kurduğu 18.000 m2’lik fabrikasına taşımış ve mutfak ürünlerinde üretimini artık hatırı sayılır düzeye getirmeye başlamıştır. 1966’da İstanbul’a gelen Dursun Irak, “büyümek için geldik” sözünü tutmuştu. Fakat büyümenin bedeli şanssız bir yoldan geçecekti. 1992 yılında İtalya’ya makine almaya gitmişti, o zamanlarda yabancı makineyi yurt dışından getirmek çok zordu. Talihsiz bir şekilde İtalyan mafyasının tuzağına düşmüştü. Gerçek ancak 5 yıl boyunca büyük mücadeleler sonunda temize çıktı. Fakat 5 yılını İtalya hapishanesinde geçirdi Dursun Irak. Oğulları bu yıllarda Irak Plastiğe sahip çıkmış, azimle çalışıp aynı zamanda İtalya’da babaları için hukuk savaşı vermişlerdi. Irak Plastik bu süreçte de yoluna devam etti. 1993 yılında Holiday markası ile bahçe mobilyalarına da başlangıç yaptı. Stil koltuk ve nostalji sandalyeleri ilk ürünleriydi. İtalya’da hukuk savaşı 5 yılda kazanılmış, 1997 yılının 5’inci ayında Dursun Irak işinin başına dönmüştü. Hadımköy tesislerinde her geçen gün üstüne koyarak ilerledi Irak Plastik. 2009 yılı kara bir yıldı Irak Plastik için İstanbul’da en büyük yangınını geçirdi. Hadımköy fabrikası hiçbir

şey kalmayacak şekilde 5 saatte yandı ve yangın bir hafta sürdü. 2009 yılının 10 Ekim gecesi yeni alınmış o gün çalıştırılan kıl çakma makinesinin yanışını izlerken Dursun Irak, çocuklarına ve çalışanlarına şu sözü söyledi: “Bundan öncede yaptık bundan sonrada daha iyisini yaparız.” Bu lider bir kişiliğin ve azmin sözüydü, bu yangın da bile Dursun Irak’tan ders almıştık. Yangından arta kalan en ufak parçayı bile saklamış, değerlendiririz demişti. Bu Dursun Irak’ın tasarruf tarafıydı. İşçinin başında durarak kurtarılan kalıpların kar altında bakımını yaptırmış, emeğin ne olduğunu bize göstermişti. Bazı insanların kendileri yaktı diyebileceği kadar küçüldüğü bir zamanda Irak Plastik 2010 Mart ayında Silivri’de kiralık bir fabrikada bütün tesisi geçici olarak yeniden kurdu. Karadeniz inadı verdiği söz; 2013 yılının Şubat ayında 42.000 m2 lik Hadımköy tesislerinin yeniden açılmasıyla yerine getirildi. Irak Plastik küllerinden yeniden doğdu! Yıl 2020... Son teknoloji makinaları kullanan ve robot sistemine geçen, yatırımlarını arttırarak istihdam yaratan Irak Plastik; 2020 yılında Adapazarı’nda aldığı 100 dönüm arazisinde yeni fabrika yatırımına da başlayacaktır. 100 ülkeye ihracat yapan, her yıl üzerine koyarak “büyüyen” 500 kişilik kadrosuyla memleketine hizmet etmeye devam edecektir. P

Yazan : Köksal IRAK

BÜYÜK USTA’DAN VEDA Onur verici gelişmeler yaşanırken 2020, Irak Plastik ailesi için üzücü bir yıl oldu. Kurucumuz; ticarete, sektöre 70 yılını vermiş duayenimizi, ustamızı 16 Temmuz 2020 günü kaybetmenin derin acısını yaşadık, bir çınarı kaybettik. Biz onun teslim ettiği bayrağı gelecek kuşaklara onun bize verdiği düsturla teslim edeceğimize söz veriyoruz. Işıklar içinde uyu büyük usta. Acımız tazeyken ustanın bize öğretilerini nasihatlerini anarak, bu derin yaşam hikâyesini özetlemeye çalıştık. Dursun Irak’tan şunları öğrendik: “İşini seveceksin, işini takip edeceksin, müşterine ilgide hizmette kusur etmeyeceksin. Gidemezsen bile arayıp hatrını soracaksın, işinin başında duracaksın. Sen gerekirse taş yiyeceksin, yemeyeceksin içmeyeceksin önce işçinin işçiliğini ödeyeceksin” bunlar Dursun Irak’ın olmazsa olmazlarıydı. Ticaretin ve iş insanlığının yanında, yaşamını işine adasa bile yaşamayı seven hayat insanıydı. Biz ondan çok şey öğrendik. Ondan azar işitmek bile güzeldi. Azarını bile kemençe namesi ile atardı. Azarlarını özleyeceğiz Dursun Irak… 12 yaşında Sürmene’nin meydanında başlayan Küçük Sürmeneli Acem’in “büyüme ve başarı” hikâyesi 2020 yılında maalesef son bulsa da ışığı bizle beraber daim olacak. Seni sevgiyle, minnetle anıyoruz. Rahat uyu büyük usta... PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

83


İlk plastik

B

her şey bir bilardo topuyla başladı

ilardo topunun tarihçesi, dünyanın ilk yapay polimeri olarak bilinen selüloidin tarihçesiyle yakından ilişkilidir. Selüloidin kökeni, Amerikan İç Savaşı (1861-1864) sırasında kuzey eyaletlerinin güney eyaletlerine uyguladığı ekonomik ambargoda yatar. FİL DİŞİNE ALTERNATİF BULMA YARIŞI O dönemde bilardo çok popüler bir oyundu. Ancak oynayan sayısı arttıkça, ortaya bir sorun çıktı. Bu sorunda, dünyada fil sayısının gitgide azalıyor oluşuydu. İki yüz yıl boyunca, bilardo topu yapımına uygun olup kullanılan tek malzeme fil dişi olmuştu ve bir dişten sadece 4-5 top yapılabildiği düşünülünce, talebi karşılayacak fil dişi bulunamıyordu. İç Savaş ve ambargo sonucunda bu malzemenin ithal edilmesi imkânsızlaşınca, ticareti de son buldu. KÜÇÜK KESİKTEN BÜYÜK KEŞFE Sektörün tehlikeye girdiğini gören bilardo aksesuarı üreticisi Phella and Collender, yasaklanan malzemenin alternatifini bulacak kişiye ödül verilen yarışma düzenledi. Genç mucit John Wesley Hyatt, selüloz nitrat

üzerine araştırmaya koyuldu. Ancak bir kaza sonucu parmağını kesti. Pansuman yaptığı sırada, o dönemde antiseptik olarak kullanılan kolloidon maddesini, hazırladığı karışıma yanlışlıkla damlattı ve karışımın sertleştiğini gördü. Yüzyılın keşfiyle karşı karşıya olduğunu hissedip araştırmalarına devam etti. Karışıma kafuru (camphor) ekleyerek çözümü bulması için yedi yıl daha geçecekti. 12 Temmuz 1870

günü alınan patentle selüloid doğmuş oldu ve daha sonra gelecek plastiklerin önü açıldı. Bir süre bilardo topu üretiminde kullanılan selüloid, topların birbirine çarpmasına fazla dirençli olmadığı için 20. yüzyılda bakalit (Bakelite) gibi maddelerle değiştirildi. Bilardo topları bugün çoğunlukla fenolik reçineden üretiliyor ve bu malzeme fil dişine çok benzer davranış gösterirken daha zor kirleniyor, mükemmel bir küre şeklini alabiliyor ve daha uzun süre kullanılıyor.

Duayen isim Muammer İbrişim Ü lkemizde ilk plastikler ise 1950’lerde el presleri ile üretilen ve hayvan süslemek için kullanılan boncuklardı. O yıllarda köy nüfusunun yoğun olduğu tarım toplumu olan ülkemizde, köylünün en kıymetlisi olan

84

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

hayvanlarının süsleri el presleriyle plastikten yapılıyordu. Ardından zaman içerisinde; plastik hamam tası, maşrapa, tavla pulu gibi ürünler geldi. Bu vesile ile 2016 yılında rahmetli olan Türkiye’nin ilk plastikçilerinden Muammer İbrişim’i saygıyla anıyoruz. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

85


86

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


IKLADI NAYI KURULUŞLARINI AÇ SA K YÜ BÜ 0 50 IN ’N IYE İSO- TÜRK

I S A M İR F İK T S A L P 14 I D L A İ İN R E Y E ’D 0 0 5 K İL Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod no’lu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki firmaların performansları baz alınarak yapılan değerlendirmeye göre 2019 yılı faaliyetlerine göre ilk 500 firma arasında 14 plastik firması yerini aldı

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

87


alınarak yapılmıştır. Plastik sektöründe de faaliyet gösteriyor olmasına rağmen Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen değişik NACE kodlarında yer alan firmalar bu değerlememin dışında bırakılmıştır. 2019 yılında Endüstriyel Kodlar

Değerlendirme, “ISO- Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2018 Özel Sayısındaki veriler ve Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod no’lu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki firmaların performansları baz

Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod nolu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki 14 plastik firmasının ISO ilk 500 sıralamasına girdiği ve bunlardan iki firmanın isminin verilmediği görülmektedir.

2019

2018

Firma

101

83

Köksan Pet ve Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

160

145

Korozo Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

190

190

Naksan Plastik ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

216

214

Polibak Plastik Film San. ve Tic. A.Ş.

217

217

Süper Film Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

284

-

-

288

213

Ege Profil Tic. ve San. A.Ş.

293

289

Vatan Plastik San. ve Tic. A.Ş.

318

239

Adopen Plastik ve İnşaat Sanayi A.Ş.

408

-

-

409

339

Form Sünger ve Yatak San. Tic. A.Ş.

432

416

Georg Fischer Hakan Plastik Boru ve Profil San. Tic. A.Ş.

479

422

Kalde Klima Orta Basınç Fittings ve Valf Sanayi A.Ş.

495

421

Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş

2019 Yılında ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren Plastik Firmaları (ISIC Rev. 2’de 356 kod No İçinde Yer Alan) Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

2015 ve 2016 yıllarında 14 plastik firmasının ISO sıralamasında

88

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ilk 500’e girdiği ve bu sayının 2017’de 16’ya çıktığı 2018’de

14’e ve 2019’da da tekrar 14’e çıktığı görülmektedir.


ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren Plastik Firma Sayısı Kaynak: ISO 2019/ İlk500 Büyük Sanayi Kuruluşu

İlk 500’e giren 14 plastik firması 2019 yılında toplam olarak cari fiyatlarla, 11 milyon 206 bin TL üretimden satışlar, 12 milyon 546 bin TL net satış hasılatı, 1 milyon 10 bin TL brüt satış hasılatı, 600 bin TL vergiden önce kar, 416 bin dolar ihracat ve 6.395 kişiye istihdam sağlamıştır. Söz konusu firmaların öz sermayeleri 2 milyon 200 bin TL ve net aktifleri de 7 milyon 934 bin TL olarak gerçekleşmiştir.

ISO sıralamasında ilk 500’e giren imalat sanayii firmaları, 2019 yılında 2018 yılına kıyasla cari fiyatlarla, tüm göstergelerde pozitif performans sağlamıştır. İlk 500’e giren 14 plastik firması ise 2019 yılında 2018 yılına kıyasla cari fiyatlarla, öz sermaye, net aktifler ve vergi öncesi dönem karında pozitif, üretimden satışlar, net satış hasılatı, brüt katma değer , ihracat ve çalışan sayısında negatif performans

Plastik Sektörü

2018

2019

Üretimden Satışlar (Net) 12.060 11.206

İSO İLK 500 2018

göstermiştir. Nitekim, 2019 yılında ilk 500 firma içine giren 14 plastik firmasının, 2018 yılına kıyasla ve cari fiyatlarla toplam bazda; Üretimden satışları %7,1 net satış hasılatları %7,2 brüt katma değerleri %9,7 ihracatları %11,3 ve çalışan sayıları %16,1 gerilerken, öz sermayeleri %32,5 net aktifleri %42,5 vergi öncesi dönem karları %15,4 artış göstermiştir.

Performans Değişimi (%)

2019

878.035 1.021.869

Plastik ü İSO İLK 500 -7,1

16,4

Satış Hasılatı (Net)

13.521 12.546

987.028 1.143.777

-7,2

15,9

Brüt Katma Değer

1.118

230.213 278.799

-9,7

21,1

1.010

Öz Sermaye

1.661

2.200

289.840 330.676

32,5

14,1

Net Aktifler

5.567

7.934

879.394 1.047.015

42,5

19,1

Dönem Kârı (Vergi Ön.)

520

600

63.528 128.868

15,4

102,9

İhracat (Milyon $)

469

416

71.774 73.515

-11,3

2,4

Çalışan Sayısı (Kişi)

7.622

6.395

690.704 696.792

-16,1

0,9

Plastik Sektöründe İlk500’e Giren Firmaların Performans Değişimleri (2019 / 2018) Milyon Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

89


Plastik sektöründe faaliyet gösteren ve ISO sıralamasında ilk 500 arasına giren plastik firmalarının 2019 yılında, 2018 yılına kıyasla ISO 500 büyük firma içindeki payları şu şekilde gerçekleşmiştir; Üretimden satışlar payı %1,4’ten

%1,1’e gerilemiş, Net satış hasılatları payı %1,4’ten %,1,1’e gerilemiş, Yaratılan brüt katma değerin payı %0,5’den %0,4’e düşmüş, Öz sermaye toplamlarının payı %0,6’dan %0,8’e çıkmış, Net aktifler toplamının payı

%0,6’dan %0,7’ye düşmüş, Vergi öncesi dönem karı payı %0,8’den %0,5’e gerilemiş İhracat toplamının payı %0,7’den %0,6’ya düşmüş Ücretle çalışanlar toplamının payı da %1,1’den %0,9’a gerilemiştir.

2018

2019

Üretimden Satışlar (Net)

1,4

1,1

Satış Hasılatı (Net)

1,4

1,1

Brüt Katma Değer

0,5

0,4

Öz Sermaye

0,6

0,7

Net Aktifler

0,6

0,8

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

0,8

0,5

İhracat (1.000 $)

0,7

0,6

Çalışan Sayısı (Kişi)

1,1

0,9

Plastik Sektöründe İlk 500’e Giren Firmaların İmalat Sanayii İlk 500 Firma İçindeki Payları (%) Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

Diğer taraftan, 2019 yılında ilk 500 firma içine giren 14 plastik firmasının, 2018 yılına kıyasla ve dolar bazında

toplam bazda; Üretimden satışları %22,6 net satış hasılatları %22,7, brüt katma değerleri %24,7 ve

dönem karları %3,9 gerilerken, öz sermayeleri %10,3, net aktifleri de %18,7 artış göstermiştir.

Plastik Sektörü

İSO İLK 500

Üretimden Satışlar (Net)

-22,6

-3,0

Satış Hasılatı (Net)

-22,7

-3,5

Brüt Katma Değer

-24,7

0,9

Öz Sermaye

10,3

-4,9

Net Aktifler

18,7

-0,8

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

-3,9

69,0

Plastik Sektöründe İlk 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Performans Değişimleri (2019 / 2018 - %) Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

90

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PLASTİK SEKTÖRÜNDE ISO SIRALAMASINDA İLK 500’E GİREN PLASTİK FİRMALARININ TOPLAM PLASTİK SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ PAYLARI Merkez Bankası ortalama dolar satış fiyatı 2018 yılında 4,81 TL, 2019 yılında ise 5,77 TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılında ISO sıralamasında ilk 500 içine giren 14 plastik firması,

toplam plastik mamul sektör üretiminin dolar bazında %7, toplam plastik mamul ihracatının da %10’unu gerçekleştirirken, 2019 yılında toplam sektör üretimi içindeki payları %6’ya toplam sektör ihracatı içindeki payları da %9’a gerilemiştir. 2019 yılında 2018 yılına kıyasla dolar bazında plastik sektörünün toplam üretim

değeri %2,5 gerilerken, ISO sıralamasında ilk 500’e giren plastik firmalarının toplam üretim değerindeki gerileme %26 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan aynı dönemde sektörün toplam ihracatı %0,8 artarken, ISO sıralamasında ilk 500’e giren plastik firmalarının ihracat gerilemesi %12 olarak gerçekleşmiştir.

2018

2019

%Artış

Milyon $

Milyon $

Sektörün Toplam Üretim Değeri

34.289

33.433

-2,5

İkinci 500’e Giren Plastik Firmaların Toplam Üretimleri

2.507

1.941

-22,6

İlk 500’e Giren Firmaların Toplam Üretimindeki Payı (%)

7

6

Sektörün Toplam Ürün İhracatı (Ham madde hariç)

4.823

4.862

0,8

İkinci 500’e Giren Firmaların Toplam Ürün İhracatı (Ham madde Hariç) 469

416

-11,3

İkinci 500’e Giren Firmaların Toplam Ürün İhracatındaki Payı (%)

9

10

Plastik Sektöründe İlk 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Toplam Plastik Sektörü İçindeki Payları Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Toplam İçindeki Payları (%) Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

91


TOBB Üyeleri 2019

2018

Firma

17

13

PETKİM Petrokimya Holding A.Ş.

39

47

Hayat Kimya Sanayi A.Ş.

46

41

AKSA Akrilik Kimya Sanayii A.Ş.

54

56

BRİSA Bridgestone Sabancı Lastik San. ve Tic. A.Ş.

68

77

Sasa Polyester Sanayi A.Ş.

95

98

Petlas Lastik San. ve Tic. A.Ş.

98

87

Goodyear Lastikleri T.A.Ş.

101

83

Köksan Pet ve Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

102

108

Sarten Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

106

94

Indorama Ventures Corlu Pet Sanayi A.Ş.

141

131

Ravago Petrokimya Üretim A.Ş.

160

145

Korozo Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

178

281

Sumitomo Rubber AKO Lastik San. ve Tic. A.Ş.

216

214

Polibak Plastik Film San. ve Tic. A.Ş.

217

217

Süper Film Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

255

238

Akdeniz Kimya San. ve Tic. A.Ş.

285

-

Teklas Kauçuk San. ve Tic. A.Ş.

290

308

Turkuvaz Plastik ve Temizlik Ürünleri San. Tic. A.Ş.

318

239

Adopen Plastik ve İnşaat Sanayi A.Ş.

349

383

Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş.

350

403

Kimteks Poliüretan San. ve Tic. A.Ş.

368

330

Nitto Bento Bantçılık San. ve Tic. A.Ş.

389

371

Öz-Ka Lastik ve Kauçuk San. Tic. A.Ş.

413

-

Cimtas Boru İmalatları ve Tic. Ltd. Şti.

419

-

Standard Profil Ege Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.

432

416

Georg Fischer Hakan Plastik Boru ve Profil San. Tic. A.Ş.

495

421

Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

2019 yılında TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi üyesi 27 firma, ISO 500 sıralamasına girmiştir. İlk 500’e giren 27 TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi üyesi 2019 yılında toplam olarak cari fiyatlarla, 48 milyon 7 bin TL üretimden satışlar, 54 milyon 257 bin TL net satış hasılatı, 5 milyon 891 bin TL brüt satış hasılatı, 1 milyon 716 bin TL vergiden önce

92

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

kar, 2 milyar 586 milyon dolar ihracat ve 21.902 kişiye istihdam sağlamıştır. Söz konusu firmaların öz sermayeleri 12 milyon 251 bin TL ve net aktifleri de 41 milyon 803 bin TL olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ISO sıralamasında ilk 500 arasına giren TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi üyesi 27 firmanın ISO 500 büyük firma içindeki payları şu şekilde gerçekleşmiştir;

2019 Yılında ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi Üyeleri Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

Üretimden satışlar payı %4,7 Net satış hasılatları payı %4,7 Yaratılan brüt katma değerin payı %2,1 Öz sermaye toplamlarının payı %3,7 Net aktifler toplamının payı %4,0 Vergi öncesi dönem karı payı %1,3 İhracat toplamının payı %3,5 Ücretle çalışanlar toplamının payı %3,1


PAGEV Üyeleri 2019

2018

Firma

101

83

Köksan Pet ve Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

102

108

Sarten Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

108

105

HES Hacılar Elektrik San. ve Tic. A.Ş.

141

131

Ravago Petrokimya Üretim A.Ş.

160

145

Korozo Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

190

190

Naksan Plastik ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

216

214

Polibak Plastik Film San. ve Tic. A.Ş.

288

213

Ege Profil Tic. ve San. A.Ş.

293

289

Vatan Plastik San. ve Tic. A.Ş.

2019 Yılında ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi Üyeleri Kaynak: ISO 2019/ İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

349

383

Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş.

432

416

Georg Fischer Hakan Plastik Boru ve Profil San. Tic. A.Ş.

495

421

Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş

2019 yılında 12 PAGEV üyesi firma ISO 500 sıralamasına girmiştir. İlk 500’e giren 27 PAGEV üyesi firma 2019 yılında toplam olarak cari fiyatlarla, 14 milyon 449 bin TL üretimden satışlar, 15 milyon 909 bin TL net satış hasılatı, 1 milyon 622 bin TL brüt satış hasılatı, 868 milyon TL vergiden önce kar, 607 milyon dolar ihracat ve 9.997 kişiye

2019 Yılında ISO Sıralamasında İlk 500’e Giren PAGEV Üyesi 12 Firmanın ISO 500 Firması İçindeki Payı (Milyon TL) Kaynak: ISO 2019 / 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

istihdam sağlamıştır. Söz konusu firmaların öz sermayeleri 2 milyon 709 bin TL ve net aktifleri de 10 milyon 816 bin TL olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ISO sıralamasında ilk 500 arasına giren 12 PAGEV üyesi firmaların ISO 500 büyük firma içindeki payları şu şekilde gerçekleşmiştir; Üretimden satışlar ve net satış

hasılatı payı %1,4 Yaratılan brüt katma değerin payı %0,6 Öz sermaye toplamlarının payı %0,8 Net aktifler toplamının payı %1,0 Vergi öncesi dönem karı payı %0,7 İhracat toplamının payı %0,8 Ücretle çalışanlar toplamının payı %1,4 P

PAGEV ÜYELERİ

ISO 500

% Pay

Üretimden Satışlar (Net)

14.449

1.021.869

1,4

Satış Hasılatı (Net)

15.909

1.143.777

1,4

Brüt Katma Değer

1.622

278.799

0,6

Öz Sermaye

2.709

330.676

0,8

Net Aktifler

10.816

1.047.015

1,0

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

868

128.868

0,7

İhracat (1.000 $)

607

73.515

0,8

Çalışan Sayısı (Kişi)

9.997

696.792

1,4

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

93


94

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


IKLADI NAYI KURULUŞLARINI AÇ SA K YÜ BÜ 0 50 I NC IKI İSO- TÜRKIYE’NIN

25 PLASTİK FİRMASI I D L A İ İN R E Y E ’D 0 0 5 İ C İKİN Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod no’lu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki firmaların performansları baz alınarak yapılan değerlendirmeye göre 2019 yılı faaliyetlerine göre ikinci 500 firma arasında 25 plastik firması yerini aldı

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

95


alınarak yapılmıştır. Plastik sektöründe de faaliyet gösteriyor olmasına rağmen Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen değişik NACE kodlarında yer alan firmalar bu değerlememin dışında bırakılmıştır. 2019 yılında Endüstriyel Kodlar

Değerlendirme, “ISO- Türkiye’nin ikinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2019 Özel Sayısındaki veriler ve Endüstriyel Kodlar Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod no’lu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki firmaların performansları baz

Anahtarında tarif edilen ve NACE: 22- ISIC Rev. 2’de 356 kod nolu “Başka Yerde Sınıflandırılmayan Plastik Ürünleri Sanayi “altındaki 25 plastik firmasının ISO ikinci 500 sıralamasına girdiği ve bunlardan dört firmanın isminin ve verilerinin gizlendiği görülmektedir.

2019

2018

Firma

44

-

Teknika Plast Teknik Kalıp Plastik San. ve Tic. A.Ş.

83

139

Eskapet Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

112

159

-

135

32

-

170

237

Eurotec Mühendislik Plastikleri San. ve Tic. A.Ş.

180

174

-

188

+

Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj Maddeleri A.Ş.

222

253

Sanica Isı Sanayi A.Ş.

225

210

-

274

+

Polin Su Parkları ve Havuz Sistemleri A.Ş.

286

39

Özler Plastik San. ve Tic. A.Ş.

288

327

Ziylan Taban San. ve Tic. A.Ş.

294

251

Renksan Plastik Sünger San. ve Tic. Ltd. Şti.

327

309

Serra Sünger ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.

353

-

Netafim Sulama Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

407

186

Beno Plastik Ambalaj ve Kalıp San. Tic. Ltd. Şti.

424

381

Europen Endüstri İnşaat San. ve Tic. A.Ş.

439

+

Superlit Boru Sanayi A.Ş.

443

375

Farel Plastik Elektrik ve Elektronik İmalat Sanayi A.Ş.

461

420

Subor Boru San. ve Tic. A.Ş.

473

467

Plaş Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

481

+

Kompen PVC Yapı ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.

482

440

Sümer Plastik ve Kâğıt San. Tic. A.Ş.

495

+

Ender PVC ve Alüminyum Yapı Elemanları San. ve Tic. A.Ş.

498

469

Arılı Plastik Sanayii A.Ş.

2019 Yılında ISO Sıralamasında İkinci 500’e Giren Plastik Firmaları (ISIC Rev. 2’de 356 kod No İçinde Yer Alan) Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

2016 ve 2017 yıllarında 24 plastik firmasının ISO sıralamasında 96

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ikinci 500’e girdiği, bu sayının 2018’de 22’ye indiği ve 2019’da

da tekrar artarak 25’e çıktığı görülmektedir.


ISO Sıralamasında İkinci 500’e Giren Plastik Firma Sayısı Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

İSO sıralamasında ikinci 500’e giren 25 plastik firmasından, verilerini veren 21 firmanın 2019 yılında toplam olarak cari fiyatlarla, 3 milyar 829 milyon TL üretimden satışlar, 4 milyar 225 milyon TL net satış hasılatı, 366 milyon TL brüt katma değer, 758 milyon TL öz sermaye, 1 milyar 909 milyon TL net aktif, 78 milyar TL vergi öncesi net kâr, 167 milyon dolar ihracat ve

3.334 kişiye istihdam sağladıkları görülmektedir. ISO sıralamasında ikinci 500’e giren imalat sanayii firmaları, 2019 yılında 2018 yılına kıyasla cari fiyatlarla, tüm göstergelerde pozitif performans sağlamıştır. İkinci 500’e giren ve verilerini veren 21 plastik firması ise 2019 yılında 2018 yılına kıyasla cari fiyatlarla ihracat dışında tüm göstergelerde negatif

performans göstermiştir. Nitekim, 2019 yılında ikinci 500 firma içine giren 21 plastik firmasının, 2018 yılına kıyasla ve cari fiyatlarla toplam bazda; Üretimden satışları %14, net satış hasılatları %12, brüt katma değerleri %16, öz sermayeleri %25, net aktifleri %32, vergi öncesi dönem kârları %72 ve istihdam sayıları %21 gerilerken sadece ihracatları %49 artmıştır.

Plastik Sektörü

İSO İLK 500

Performans Değişimi (%)

2018

2018

Plastik ü İSO İLK 500

2019

2019

Üretimden Satışlar (Net) 4.430

3.829

137.496 157.024 -14

14

Satış Hasılatı (Net)

4.225

157.435 178.666 -12

13

4.814

Brüt Katma Değer

435

366

36.358 39.980 -16

10

Öz Sermaye

1.008

758

58.248 68.614 -25

18

Net Aktifler

2.798

1.909

155.019 166.307 -32

7

Dönem Kârı (Vergi Ön.)

283

78

8.971

10.555 -72

18

9.833

İhracat (Milyon $)

112

167

8.989

49

9

Çalışan Sayısı (Kişi)

4.232

3.334

228.313 237.586 -21

4

Plastik Sektöründe İkinci 500’e Giren Firmaların Performans Değişimleri (2019 / 2018) Milyon Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

97


Plastik sektöründe faaliyet gösteren ve ISO sıralamasında ikinci 500 arasına giren plastik firmalarının 2019 yılında, 2018 yılına kıyasla ISO ikinci 500 büyük firma içindeki payları şu şekilde gerçekleşmiştir; Üretimden satışlar payı %3,2’den

%1,8’den %1,1’e düşmüş, Vergi öncesi dönem kârı payı %3,2’den %0,7’ye gerilemiş. İhracat toplamlarının payı %1,2’den %1,7’ye çıkmış, Ücretle çalışanlar toplamının payı da %1,9’dan %1,4’e gerilemiştir.

%2,4’e gerilemiş, Net satış hasılatları payı %3,1’den %,2,4’e gerilemiş, Yaratılan brüt katma değerin payı %1,2’den %0,9’a düşmüş, Öz sermaye toplamlarının payı %1,7’den %1,1’e gerilemiş, Net aktifler toplamının payı

2018

2019

Üretimden Satışlar (Net)

3,2

2,4

Satış Hasılatı (Net)

3,1

2,4

Brüt Katma Değer

1,2

0,9

Öz Sermaye

1,7

1,1

Net Aktifler

1,8

1,1

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

3,2

0,7

İhracat (1.000 $)

1,2

1,7

Çalışan Sayısı (Kişi)

1,9

1,4

Plastik Sektöründe İkinci 500’e Giren Firmaların İmalat Sanayii İkinci 500 Firma İçindeki Payları (%) Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

Diğer taraftan, 2019 yılında İSO sıralamasında ikinci 500 firma içine giren plastik firmalarının, 2018

yılına kıyasla ve dolar bazında; Üretimden satışları %28, net satış hasılatları %27, brüt katma

değerleri %30, öz sermayeleri %37 net aktifleri de %43 ve dönem kârları %77 gerilemiştir.

Plastik Sektörü

İSO İLK 500

Üretimden Satışlar (Net)

-28

-5

Satış Hasılatı (Net)

-27

-5

Brüt Katma Değer

-30

-8

Öz Sermaye

-37

-2

Net Aktifler

-43

-11

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

-77

-2

Plastik Sektöründe İkinci 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Performans Değişimleri (2019 / 2018 - %) Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

98

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PLASTİK SEKTÖRÜNDE ISO SIRALAMASINDA İLK 500’E GİREN PLASTİK FİRMALARININ TOPLAM PLASTİK SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ PAYLARI Merkez Bankası ortalama dolar satış fiyatı 2018 yılında 4,81 TL, 2019 yılında ise 5,77 TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılında ISO sıralamasında ikinci 500 içine giren plastik

firmalarının dolar bazında ; toplam plastik mamul üretiminin %2,7 toplam plastik mamul ihracatının da %2,3’ünü gerçekleştirirken, 2019 yılında toplam üretimi içindeki payları %2’ye inmiş, toplam ihracatı içindeki payları da %3,4’e çıkmıştır. 2019 yılında 2018 yılına kıyasla dolar bazında plastik sektörünün

toplam üretim değeri %2,5 gerilerken, ISO sıralamasında ikinci 500’e giren plastik firmalarının toplam üretim değerindeki gerileme %28 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan aynı dönemde sektörün toplam ihracatı %0,8 artarken, ISO sıralamasında ikinci 500’e giren plastik firmalarının ihracat artışı %49 olarak gerçekleşmiştir.

2018

2019

%Artış

Milyon $

Milyon $

Sektörün Toplam Üretim Değeri

34.289

33.433

-2,5

İkinci 500’e Giren Plastik Firmaların Toplam Üretimleri

921

664,0

-27,9

İlk 500’e Giren Firmaların Toplam Üretimindeki Payı (%)

2,7

2,0

Sektörün Toplam Ürün İhracatı (Ham madde hariç)

4.823

4.862

0,8

İkinci 500’e Giren Firmaların Toplam Ürün İhracatı (Ham madde Hariç) 112

167,0

49,1

İkinci 500’e Giren Firmaların Toplam Ürün İhracatındaki Payı (%)

3,4

2,3

Plastik Sektöründe İkinci 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Toplam Plastik Sektörü İçindeki Payları Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

ISO Sıralamasında İkinci 500’e Giren Firmaların Dolar Bazında Toplam İçindeki Payları (%) Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

99


PAGEV Üyeleri 2019

2018

Firma

171

235

Eurotec Mühendislik Plastikleri San. ve Tic. A.Ş.

189

154

Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj Maddeleri A.Ş.

210

303

Sarıbekir Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

273

+

Plastay Kimya San. ve Tic. A.Ş.

287

261

Özler Plastik San. ve Tic. A.Ş.

312

209

Erkul Kozmetik San. ve Tic. A.Ş.

338

362

Ode Yalıtım San. ve Tic. A.Ş.

382

340

Petro Yağ ve Kimyasallar San. ve Tic. A.Ş.

408

+

Beno Plastik Ambalaj ve Kalıp San. Tic. Ltd. Şti.

474

+

Plaş Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.

475

464

Adel Kalemcilik Tic. ve San. A.Ş.

482

440

Kompen PVC Yapı ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.

483

488

Sümer Plastik ve Kâğıt San. Tic. A.Ş.

499

427

Arılı Plastik Sanayii A.Ş.

2019 yılında 14 PAGEV üyesi firma ISO ikinci 500 sıralamasına girmiştir. İkinci 500’e giren 14 PAGEV üyesi firma 2019 yılında toplam olarak cari fiyatlarla, 3 milyar 844 milyon TL üretimden satışlar, 4 milyar 360 milyon TL net satış hasılatı, 289 milyon TL brüt katma değer, 173 milyar TL vergiden önce kâr, 109 milyon dolar ihracat ve 1.674 kişiye

2019 Yılında ISO Sıralamasında İkinci 500’e Giren PAGEV Üyesi 12 Firmanın ISO İkinci 500 Firması İçindeki Payı (Milyon TL) Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

istihdam sağlamıştır. Söz konusu firmaların öz sermayeleri 615 milyon TL ve net aktifleri de 969 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ISO sıralamasında ikinci 500 arasına giren 14 PAGEV üyesi firmaların ISO İkinci 500 büyük firma içindeki payları şu şekilde gerçekleşmiştir: Üretimden satışlar ve net satış

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

hasılatı payı %2,4 Yaratılan brüt katma değerin payı %0,7 Öz sermaye toplamlarının payı %0,9 Net aktifler toplamının payı %0,6 Vergi öncesi dönem kârı payı %1,6 İhracat toplamının payı %1,1 Ücretle çalışanlar toplamının payı %0,7

PAGEV ÜYELERİ

ISO İkinci 500

% Pay

Üretimden Satışlar (Net)

3.844

157.024

2,4

Satış Hasılatı (Net)

4.360

178.666

2,4

Brüt Katma Değer

289

39.980

0,7

Öz Sermaye

615

68.614

0,9

Net Aktifler

969

166.307

0,6

Dönem Kârı (Vergi Öncesi)

173

10.555

1,6

İhracat (1.000 $)

109

9.833

1,1

Çalışan Sayısı (Kişi)

1.674

237.586

0,7

TOBB PLASTİK, KAUÇUK VE KOMPOZİT SANAYİ MECLİS ÜYELERİ 2019 yılında TOBB Plastik, Kauçuk

100

2019 Yılında ISO Sıralamasında İkinci 500’e Giren PAGEV Üyeleri Kaynak: ISO 2019/ İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

ve Kompozit Sanayi Meclisi üyesi firmalardan ISO ilk 500 firma arasında çok sayıda firma olmakla birlikte sadece bir firma

( Akplas Plastik Kalıp San. ve Tic. A.Ş. ) ISO İkinci 500 sıralamasına girmiş ve 95’inci sırada yer almıştır. P


Plastturkey markanızı dünya pazarına taşıyor

Dünyaya açılan e-ticaret platformu Plastturkey, Türk plastik-ambalaj sektöründeki makine ve ürünleri web sitesi üzerinden dijital olarak dünyaya tanıtıyor

T

üm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ekonomik kayıplara karşı mevcut pazarların korunması ve yeni pazarlara açılma ihtiyacını da beraberinde getirdi. Türkiye’de yıllık 10 milyon ton üretim, 33 milyar dolar ciro ve 5 milyar dolar ihracat getirisine sahip plastik sektörü, COVID-19 salgını sürecinde yeni pazarlara Plastturkey. com üzerinden açılıyor. Türk plastik - ambalaj sektöründeki makineleri ve ürünleri tek bir web sitesinde dünyaya tanıtan plastik sektörünün ilk ve tek yeni e-ticaret platformu Plastturkey. com, sektördeki firmalara global bir pazar sunacak. Türkiye’de 2018 yılından bu yana faaliyet gösteren Plastturkey.com, ürün ve makine çeşitliliği ile sektörün

aradığı her şeyin en kısa sürede bulunmasına imkân tanıyor. Böylelikle sektör, dünya firmalarının ihtiyaç duyduğu herhangi bir ürün ve makine ihtiyacından anında haberdar olurken, her gün gelen binlerce alım talebiyle yeni pazarlara satış imkânı yakalayacak. BİLİNİRLİĞİ ARTTIRIYOR Türkiye’de plastik sektörünün ilk ve tek e-ticaret platformu Plastturkey’de ihracat yapmak isteyen firmalar belirli ücret karşılığında üye olabiliyor. Dünya genelindeki plastik ambalaj sanayi firmalarına aracısız ulaşım adresi olan Plastturkey.com arama motoru optimizasyonu sayesinde firmalar üst sıralarda gözükmeye başlıyor. Yeni üye firmaların

profili uzmanlar tarafından oluşturulurken, ürün eklenebiliyor, kullanıcı adı ve şifre site tarafından gönderiliyor. İlk defa ihracat yapacak olan firmalara ihracat süresi boyunca profesyonel destek sağlanırken, talebe göre sürecin tamamı da yönetilebiliyor. Plastturkey.com bugün 1000’den fazla üye sayısı ile 150 ülkede faaliyet gösteriyor. Plastturkey, satış rakamını arttırmak, ihracata başlatmak ve yeni ihracat bölgeleri oluşturmak, marka değeri ve bilinirliğini arttırmak ve dünya pazarında rekabetçi firma olmak gibi hedefleri olan tüm firmaları bu platformu keşfetmeye davet ediyor. Platform hakkında daha detaylı bilgiye https://plastturkey. com/ adresinden ulaşılabiliyor. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

101


ÇALIŞMA HAYATINDA

SAĞLIKLI BESLENMENIN IPUÇLARI YETERLI VE DENGELI BESLENME SAĞLIĞIMIZA ETKI EDERKEN ÖTE YANDAN IŞ GÜCÜ PERFORMANSIMIZA DA YANSIYOR. ÖZELIKLE OFIS ÇALIŞANLARININ HAREKETSIZ IŞ HAYATI VE OFISTE TÜKETILEN SAĞLIKSIZ ARA ÖĞÜNLER OBEZITEYE DAVETIYE ÇIKARTIYOR. OYSA ÇALIŞIRKEN DE DOĞRU BESLENMEK VE FAZLA KILOLARDAN KURTULMAK MÜMKÜN. İŞTE SIZE ÇÖZÜM OLARAK 13 ALTIN DEĞERINDE TAVSIYE Çalışırken çoğu kez yoğun iş temposunda beslenme ikinci plana atılıyor. Bu şekilde aslında farkında olmadan sağlık riske atılıyor. Oysa sağlıklı beslenme programında 3 ana öğün kesinlikle olmalı. Ara öğünlere ek olarak da 3 ara öğün yapılmalı. Böylelikle kan şekeri de dengelenecektir. Öncelikle güne dengeli kahvaltıyla başlamak gerekiyor. Poğaça, açma, simit gibi kolay ulaşılabilir besinler yerine daha doyurucu olan tam tahıllı ekmekle hazırlanmış sandviç veya tost tercih edilmeli. Öğlen yemeğindeki tercihiniz gün içerisinde besin tüketiminizi doğrudan etkiler. Öğle yemeğini dışardan sipariş etmek yerine, dışarı

Hazırlayan Diyetisyen Nejla Kazoğlu

102

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

çıkıp yemeye özen gösterin. Hem daha sağlıklı beslenir hem de yürüyüşle fiziksel aktiviteyi arttırmış olursunuz. Mekân değişikliği psikolojinize de iyi gelecek ve daha motive olmuş şekilde kaldığınız yerden işinize devam edebilirsiniz. Öğle yemeğini dışardan yemek mümkün değil ise evden ton balıklı salata, sebze yemekleri ve sandviç tarzında yemekleri yanınıza alabilirsiniz. Ama bunun için hafta başında liste oluşturmak hem zaman kaybına hem de standart yemeklere bağlı kalmanıza engel olabilir. Geç biten, uzayan günün sonunda ise akşam yemeğini atlamayın. Akşam yemeklerinin geç yendiği günlerde ara öğünlerinizi sıkıştırabilirsiniz. Geç kalan yemeklerinizde salata, menemen, ızgara, et gibi sağlıklı beslenme rutinini devam ettirebilirsiniz. Unutmayın! Öğün atlamak size kilo kaybettirmez aksine kilo aldırır.


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

103


ÇAY, KAHVE TÜKETİMİNİ

SAĞLIKLI HÂLE GETİRİN Çay ve kahve, iş hayatımızın vazgeçilmezlerinden biridir. Gün içinde içtiğiniz kahve, çay sayısını azaltmaya ve gazlı içeceklerden uzak durmaya çalışınız. Çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltır. Diüretik etki göstererek vücudun su dengesini bozuyor. Su seviyesinin azalması ile yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemi baş gösteriyor. Bunun önüne geçmek için su, bitki çayları ve ayran gibi içecekler daha sık tüketilmeli. Kahvenin selülit yaptığı bilgisi yanlış. Kafein aslında bilinen en güçlü lipolitik yani yağ yakıcı maddelerdendir. Bu sayede selülit oluşumuna katkı sağlamaz. Kullanılan süt kremaları ve tozları içeriğindeki yağ sebebi ile birikim yapmakta. Şeker kullanımı selülit oluşumunu tetiklemekte. Mümkünse karışım ve hazır kahvelerin tüketimini sıfırlamak iyi bir çözüm olabilir.

MASANIZDA SU

OLSUN

Su tüketiminin azalmasının vücudunuzun işleyişinde aksamalara ve ödeme neden olabileceğini biliyor musunuz? Aynı zamanda vücudunuzun formunun bozulmasına ve kilo vermenizin yavaşlamasına da sebep olur. Maalesef ki yoğun iş hayatı nedeni ile çoğu insan su tüketimini ihmal ediyor. Bunun için masanın üzerinde sürekli sürahi veya su şişesi bulundurmak su tüketimini arttırmada yardımcı olacaktır. Böylece sürekli göz önünde bulunan şişenizden su içmek kaçınılmaz olacak. Günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmek kilo kontrolü ve bağırsak hareketleri için önemlidir. Eğer su içmeyi zevkli hâle getirmek istiyorsanız birkaç dilim elma, limon, portakal, nane veya benzeri istediğiniz meyve dilimlerinizi katarak su içmeyi daha keyifli hâle getirebilirsiniz.

104

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

HAREKETE FIRSAT VERİN

Ofis hayatının en önemli sorunlarının başında hareketsizlik gelir. Ancak ofiste kendinize hareket olanağı tanıyabilirsiniz. Gün içinde asansör yerine merdiven kullanmak hareketinizi arttıracak ve metabolizmanızı hızlandıracak. 2 saatten fazla masanızda hareketsiz oturmayınız. Çalışırken bir şeye ihtiyacınız olduğunda masadan kalkıp kendiniz alınız. Ofis içinde iletişimizi telefonla sağlamak yerine masadan sürekli kalkarak halletmeye özen gösteriniz. Bu küçük hareketler gün içinde harcadığınız enerji miktarını arttıracak. 15 dakikada bir omuz, kol ve bacaklarınızı oturduğunuz yerde hareket ettiriniz. Masa başında yapılabilecek egzersizleri öğrenip gün içinde birkaç kez uygulamaya çalışın.


ÇİKOLATA STRESİ AZALTMAZ

Sağlıklı beslenmek için ara öğünler de önemli. Ani acıkmaları, kan şekeri düşmesini engeller ve sağlıksız atıştırmalara olan isteği baskılar. Ofis çekmecesi ara öğün kurtarıcısı olarak iyi bir seçenektir. Ayrıca ofis ortamındaki stres ve yoğun çalışma saatleri sizi kısa süreli mutlu edecek paketli gıdalara yönlendirir. Aslında çekmecenizde bulundurduğunuz çikolata stres seviyenizi azaltmak yerine arttırır. Bu yüzden hazırlanması kolay ve besin içeriği yüksek taze meyve, kuru meyveler, kuru yemişler, galeta, yoğurt, süt, ayran bulunması gerekmekte.

TOPLANTILARDA SAĞLIKLI ATIŞTIRMALAR

Bitmeyen uzun toplantılar, açlık krizleri ve ortaya konulan sağlıksız kuru pastalar, atıştırmalıklar ve bisküviler. Bu ikramlara dur demelisiniz! Toplantılar için sağlıklı atıştırmalıkları tercih etmelisiniz! Meyveler, küçük kanepeler, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi seçenekler daha sağlıklı atıştırmanızı sağlar ve gereksiz kalori alımınızı engeller. AYAKTA YEMEK YEMEKTEN KAÇIN Ofis çalışanlarının yaptığı en büyük hatalardan biri de, çalışırken yemek yemektir. Bu davranış biçimi maalesef aldığınız kalori yeterli olsa bile sizi tam tatmin etmez. Yemek yemek için zaman ayırın ve oturarak yiyin, ne yediğinizin farkında olun. Tat alma duyularınız ve beyniniz ne yediğinin farkında olarak midenin doygunluk seviyesine ulaştığını anlayacaktır. Sindirim ve tokluk hissi için yavaş yavaş tüketin ve iyi çiğneyin.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

105


LIGHT ÜRÜNLER

SİZİ KANDIRMASIN

Şekersiz diyet ürünlerin tercih edilmesi gerçekten de şeker tüketimini azaltıyor. Ama miktara dikkat! Bir besin şekersiz diye kalorisiz demek değildir. Su hariç her besinin enerji içeriği vardır. Yapılan araştırmalara göre ofis çalışanlarında mısır gevreği ve esmer ekmek tüketimi yaygın olmakla beraber yine miktarlara dikkat edilmiyor. Light ürünlerin, masum olduğu düşünülerek gerektiğinden fazla tüketilmesi de kilo alımına yol açabilir. Burada bir noktaya parmak basalım: Ne yediğiniz değil ne kadar yediğiniz önemli.

ARKADAŞ GRUBUNUZU SAĞLIKLI BESLENMEYE DAVET EDİN Kalabalık ortamlarda en önemli şey sağlıklı beslenme arkadaşlıklarıdır. Aksi takdirde siz sağlıklı beslenmeye çalışırken etrafında beslenme düzeni olan bireylerle olumlu sonuç almaya çalışmak çok zor olacaktır çünkü yemek yemek en fazla etkileşim içeren aktivitelerden birisidir. Arkadaş grubunuzu veya yakın arkadaşlarınızı sizinle sağlıklı beslenmeye ikna ettiğiniz takdirde sağlıklı beslenmek daha kolay hayat stiliniz hâline gelecektir.

TUZ ÖDEM

YAPAR

Yemeklerin tadına bakmadan tuz atmayın. Aslında mümkünse tükettiğiniz yemeklere hiç tuz atmayın. Özellikle yemekleri siz hazırlamıyorsanız iş yerindeyseniz zaten yemeğin reçetesine göre belirli miktar tuz eklenmektedir. Tuz tüketimi arttıkça su ihtiyacınız da artar ve ödem riski oluşur. Bu yüzden baharat kullanmak daha uygun olacak. Kısacası çalışırken de sağlıklı beslenmek mümkün, tek yapmanız gereken yediklerinizin farkında olmaktır.

106

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


METABOLİZMANIZI HIZLANDIRIN Ofiste metabolizmanızı hızlandıran, aktif tutan bazı yiyecek/içecek grubunu bilmelisiniz. Metabolizma hızlandıran yiyecekler/ baharatlar grubuna baktığımızda; kırmızı pul biber, karabiber, hardal, hindistan cevizi yağı, protein içerikli yiyecekler, süt ürünlerini görüyoruz. Bunları yemeklerinizde, ara öğünlerinizde ve ana öğünlerinde dengeli ve yeterli tüketebilirsiniz.

OTOMATLARDAN UZAK DURUN İş yerlerinin en büyük günah keçilerinden birisi otomatlardır. Otomatların bu kadar tehlikeli olmasının altında atlanan öğünler var. Ancak otomatlarla araya mesafe koymanız için kendinize sağlıklı atıştırmalıklar edinmeniz gerekiyor. Fakat otomatlarınızda sağlıklı olduğuna inandığınız meyve, diyet bisküviler gibi atıştırmalıklar varsa porsiyon kontrolü yapmak şartı ile onları tercih edebilirsiniz.

PROFESYONEL DESTEK ALIN İş arkadaşlarınızla birlikte alacağınız beslenme eğitimleri iş yerinde daha sağlıklı beslenme isteği uyandıran bir ekip olmanızı sağlar. Aynı şekilde sağlıklı beslenmeye çalışırken doğru bilinen yanlışların kurbanı olmanızı engeller. Böylelikle adımlarınızı daha bilinçli ve daha sağlıklı atarak daha iyi beslenme koşullarına sahip olursunuz. Ofis ortamında ise sağlıklı beslenmeden kaynaklanan yüksek enerji ve performansın farkını rahatlıkla hissedebilirsiniz.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

107


Koronavirüse karşı

B-Safe Filtreli Yüz Maskesi

B-Safe Yüz Maskesi; ergonomik koruyucu gövdesi, bakteriyel filtrasyonu, sıvı temasını önleyen nefes almaya yardımcı filtre kapağı ve elastik kulak halkasıyla virüse karşı konforlu kullanım sağlıyor

D

ünyayı etkisi altına alan Covit-19 süreci insan sağlığını tehdit etmeye devam ederken maske, yaşamımızın vazgeçilmez parçası hâline dönüştü. Hayat kurtaran maske üretimine imza atan firmalardan biri olan Bergama Plastik, koronavirüsten korunmak için B-Safe Filtreli Yüz Maskesini geliştirdi. İzmir’de üretimi sürdüren ve aynı zamanda PAGEV üyesi olan Bergama Plastik, yeniden kullanılabilir özelliğe sahip yarım yüz solunum maskesini, virüsten korunmaya yardımcı olması hedefiyle geliştirdi. B-Safe, kalitesiyle insan sağlığını korurken, tekrar kullanılabilme ve farklı filtre

108

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

teknolojilerini entegre edebilme özellikleri sayesinde, halk sağlığını geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. İki birleşenden oluşan B-Safe Filtreli Yüz Maskesi; yüzü konforlu, uyumlu ve güvenilir şekilde koruyan gövdesi ile pratik şekilde değiştirilebilen filtre kısmından oluşuyor. B-Safe, kullanım alanına, duyulan ihtiyaca göre farklı filtre türleriyle kullanılabiliyor. Kreatif tasarımıyla formunu koruyan maske, dayanıklı, sıcaktan ve nemden etkilenmeyen gövdesiyle kullanıcının, rahat nefes alıp vermesini sağlarken, değiştirilebilir filtre teknolojisi sayesinde solunan

havadaki riskleri maksimum seviyede filtreleyerek temiz nefes alınmasına olanak sunar. Diğer maskelere göre ayrıcalıklı özelliklere sahip olan B-Safe, düşük solunum direnciyle bile rahat nefes alıp vermeyi destekler. Ürün ayrıca geniş görüş açısı sağlayan, ergonomik dış tasarımı ve kişiye özel farklı renkleriyle de dikkat çekiyor. Pratik şekilde ve kolayca temizlenebilen B-Safe Filtreli Yüz Maskesi, bulaşık makinesinde ya da ılık suda, (umumi temizlik maddesiyle) elde rahatça yıkanabiliyor. Maskedeki filtrenin, kullanım yoğunluğuna bağlı olarak 8 saatte bir değiştirilmesi öneriliyor. P


Enka Plastik’ten pratik ağız siperliği Pandemiyle mücadelede önemli yer tutan bez maskeye alternatif olarak üretilen ağız siperliği, çene yapısına uygun üretildi. Antifog özelliğiyle buğu yapmayan ürün, pratik kullanımıyla dikkat çekiyor

K

ayseri’de faaliyet gösteren ENKA Plastik, bez maskeye alternatif olarak oldukça pratik özelliklere sahip, kullanımı rahat ve buğu yapmayan niteliklere sahip özelikleriyle yerli ağız siperliği üretti. İç piyasanın yanında ihracata da odaklandıklarını belirten ENKA Genel Müdürü Samet Adıgüzel, firma olarak pandemi sürecinde önce yüz koruyucu siperlik, sonrasında maske aparatı geliştirdiklerini söyledi. Sıcakların da etkisiyle birçok insanın bez maskeyi uzun süreli takamadığını ya da çene altında tuttuğunu gözlemlediklerini belirten Adıgüzel, bunun üzerine ağız siperliği geliştirmeye karar

verdiklerini anlattı. Ar-Ge çalışmalarının ardından ağız siperliği tasarladıklarını belirten Adıgüzel, “Türkiye’de bu ürünü ilk kez biz ürettik. Tasarım tescil belgelerini aldık ve tanıttık. İlgiden memnunuz.” şeklinde konuştu. Ürettikleri ürün ile sağlık mensuplarından bankacılara kadar tüm çalışanlara virüsten korunmak için pratik bir yöntem sunduklarını belirten ve ürünün tasarımı hakkında bilgi veren Adıgüzel şöyle konuştu: “Ağız bölgesinde kullandığımız pet malzeme antifog özelliği ile buğu yapmama özelliğine sahip. Ürünü tasarlamadan evvel insanların çene yapılarını inceledik. Yaklaşık

500 farklı çene yapısı üzerinde çalıştık. Ortaya çıkan sonuçlar ve çene yapılarına en uygun olan radüslü köşelerini, kesimlerini tercih ettik. Kullanıcıların rahat etmelerini sağladık. Ortaya çıkan ürünümüz karşı tarafa tükürük ve benzeri damlacıkların bulaşmasını engelliyor. Yaklaşık 6,5-7 gram ağırlığa sahip hafif ağız siperliğimiz pratik bir kullanım sunuyor.” Ürettikleri ağız siperliğinin gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında yoğun talep gördüğünü vurgulayan Adıgüzel, “Özellikle yurt dışından birçok ülkeyle görüşmelerimiz devam ediyor. Şimdiden 3 ülkeye ihracatımız gerçekleşti.” dedi. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

109


İHRACATÇIMIZI EKONOMİK PANDEMİ’DEN DAHA SIKI KORUMALIYIZ

110

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


EVSİD Başkanı Burak Önder: Salgın nedeniyle ihracat yüzde 40’ın üzerinde düşüş gösterdi. Afrika ve Orta Doğu pazarları diğer alternatif ihracat ülkelerine göre daha hızlı açılacak ancak bu yılın geneline belirsizlik hâkim

2

019’u 2,5 milyar dolar ihracatla kapatan ev ve mutfak eşyaları sektörü, küresel salgının üreticiler ve ihracat üzerinde yarattığı sonuçların yer aldığı katma değeri yüksek bir anket çalışmasına imza attı. Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder, COVID19’un sektör üzerinde yarattığı sonuçları değerlendirdi. Önder, anketten çıkan sonuçları şöyle özetledi: “Pandemi, mutfak eşyaları sektöründe üretimin yüzde 98’ini olumsuz etkilemiş durumda. Firmalarımızın yüzde 74’ü, nisan ayında ihracat oranlarının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 40’ın üzerinde düştüğünü belirtti. Kapasitenin eski düzeyine gelmesi için firmaların yüzde 50’si üç aydan uzun bir süreyi işaret ederken, diğer yarısı üç aydan kısa süreyi öngörüyor. Afrika ve Orta Doğu görece daha kısa sürede açılacak pazarlar olarak görülse de genel olarak salgının seyrini izlemek gerektiği görüşü hâkim. Firmalarımızın tamamı yurt dışı fuarların haziran-ağustos

döneminde başlamasına sıcak bakmıyor. Eylül-ekim dönemi için yüzde 26’sı katılım gerçekleştirebileceğini ifade ederken, üreticilerimizin büyük çoğunluğu 2021 Şubat ayını işaret etmiş durumda.” İHRACATÇI DAHA FAZLA DESTEK BEKLİYOR Anketten çıkan sonuçların yaşanan zor dönemin bir özeti olduğunu ifade eden EVSİD Başkanı Önder, “Küresel ölçekte çok zor bir dönemden geçiyoruz. 2020 yılı için ülke olarak hedeflediğimiz 40 milyar dolarlık gelirin büyük bir kısmını elde edemeyeceğiz gibi görünüyor ve bu süreçten, bu krizden hızlı çıkabilmemiz için elimizdeki en önemli iki enstrüman sanayi ve ihracat olacak. Mutfak eşyaları sektörünün odak noktası da ihracat. Bu noktada tedarik zinciri ve finansal yapımızda oluşan hasarları minimize etmek çok önemli. Ham madde tedariği, lojistik, ambalaj, personel istihdamı, pazarlama gibi tüm katmanlarda sıkıntılar yaşanıyor ve önlem almazsak

korona salgını sona erdiğinde de bizleri çok kolay bir süreç beklemiyor. Bu nedenle üretimleri durma noktasına gelen, ihracatı Türkiye genel ihracatının üzerinde yaklaşık yüzde 70’ler oranında düşüş gösteren sanayicilerimize mutlak suretle destek olmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu. PROAKTİF ÖNLEMLER ŞART Önder sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörümüzün mücbir sebebe dahil olması gerektiğini bir kez daha yinelemek istiyorum. Daha proaktif davranarak çek ödemelerinde KGF kolaylığı, etkili bir KDV reformu, sanayiye elektrik ve doğal gazda indirim, KDV alacakları kadar firmalara koşulsuz kefalet verilmesi gibi aksiyonlar alabilirsek çarkların yeniden dönmesini sağlayabiliriz. İhracatçılarımızın ülkemizin yarınları açısından kritik öneme sahip olduğunu düşünüyorum ve bu dönemi geride bırakacağımızdan da eminim. Kritik nokta, zor süreci en az hasarla atlatmak. Bunu gerçekleştirmek için elimizden gelenin fazlasını yapıyor olacağız.” P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

111


PANDEMİDE HAYATI KOLAYLAŞTIRAN ÜRÜNLERE TALEP YÜZDE 25 ARTTI Eldiven, siperlik gibi medikal ürünlerle birlikte ambalajlı ve tek kullanımlık ürünlere de talebin arttığını belirten PAGEV Başkanı Eroğlu: “Türkiye’deki yükseliş yüzde 25’lerin üzerinde oldu”

112

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


P

andemi döneminde hijyen önlemleri nedeniyle ambalajlı ve tek kullanımlık ürünlerin tüketimi arttı. Hammaddesi genellikle plastik olan bu ürünler arasında en çok üretim artışı ise maskede yaşandı. Genellikle plastikten üretilen ürünler, bilinçsiz tüketiciler tarafından yerlere atıldığında çevreye ciddi zarar veriyor. Uzmanlar ise geri dönüştürülebilen malzeme olan plastiği, bilinçli tüketmek gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, “Koronavirüs salgınıyla birlikte plastikte, özellikle medikal ürünlerde yani bugün hepimizin kullandığı maske, eldiven, tulum, yüz siperlikleri ve hatta şu andaki tanı kitlerinin üretiminde ciddi artışlar oldu. Bunun yanında temizlik ürünleri, dezenfektan ve kolonyanın ambalajı gibi malzemelerde artış oldu. Ayrıca gıda ambalajlarında da artış meydana geldi. Artık ambalajsız gıdayı kimse kullanmıyor. Plastik, tek kullanımlık ürün dediğimiz bir kez kullanılıp atılan çatal, bıçak, kaşık, tabak, bardak tüketiminde yükseliş yaşandı. Plastik tek kullanımlık üretim ve tüketiminde Türkiye’de yüzde 25’lerin üzerinde artış oldu” dedi. TÜKETİCİ AMBALAJLI ÜRÜN İSTİYOR Hijyen önlemleri nedeniyle kişilerin artık ambalajsız ürün satın almak istemediğini ve daha önce başka birinin kullandığı tabak, çatal, bıçak gibi ürünleri kullanmak yerine tek kullanımlık ürünleri tercih ettiğini söyleyen Eroğlu şunları söyledi: “Hepimiz biliyoruz ki bu salgınla mücadelede hijyen olmazsa olmazımız. Hijyenini düşünen hiç kimse, bir

başkasının yemek yediği kabı, bir başkasının içtiği bardağı veya kullandığı çatal, kaşık, bıçağı kullanmak istemiyor. Öte yandan ürünlerini kapalı ambalajın içinde satın almak istiyor. Onu ilk açan, yiyen, tüketen olmak istiyor. Bu talep, aslında sağlık uzmanlarının önerisi ve oldukça haklı bir kaygı. Dolayısıyla tek kullanımlık ürünlerin tüketiminde artışlar yaşanıyor. Bunun yanında mevzuat yönünde de bunu destekleyen, hükümetimizin aldığı kararlar oldu. Ticaret Bakanlığı, tüm marketlerdeki meyve-sebze reyonlarında, pazar yerlerinde ürünlerin açık satılmaması ve bunların ambalajlanarak satılmasını istedi ve bu uygulamaya girdi. Ekmek daha önce açıkta satılırken artık ambalajlı olarak satılıyor. Yine aynı şekilde daha önce fabrikaların yemek servisi yaptıkları toplu tüketim olan mutfaklarında metal çatal, kaşık, bıçak ve defalarca kullanılan porselen tabaklar yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yayımladığı kılavuzda; yemeklerin tek kullanımlık ürünlerle sunulması istendi. Aynı şekilde Sağlık Bakanlığı da ‘normalleşme sürecinde çalışma alanlarında hangi metotla güvenle çalışırız’ diye kılavuz yayımladı. Burada dikkat ettik, kılavuz içinde 28 kez ‘tek kullanımlık’ kelimesi geçiyor. Daha önce bu ürünler ağırlıklı olarak piknik alanlarında kullanılırken artık evlerde de kişisel hijyen açısından tercih ediliyor. Ambalajsız gıda almayı kimse istemiyor.” “PLASTİKLERİN HAYATIMIZDA YERİ ÇOK DOĞADA YERİ YOK” Plastiğin geri dönüştürülebilen çevreci bir ürün olduğunu

vurgulayan Eroğlu, plastik ürünlerin çevreye atılmaması gerektiğini belirterek, “Plastiklerin hayatımızda yeri çok ama doğada yeri yok. Dolayısıyla plastiklerin hepsi, bizim için hayati öneme sahip. Kullanıyoruz ancak üzücü olan işimiz bittiğinde bu ürünlerin doğaya bırakılması, çevreye atılması söz konusu. Bunların bilinçli tüketiciler olarak engellenmesi lazım. Bu ürünlerin kullanıldıktan sonraki yeri doğa değil, geri dönüşüm olmalı. Doğru şekilde çöpe atarsak, geri dönüşüm organizasyonlarıyla hem çevreyi hem sağlığımızı koruyarak dengeyi sağlayabileceğimizi düşünüyorum” dedi. MASKE ÜRETİMİNDE TÜRKİYE DÜNYA REKORU KIRDI Salgın sürecinde üretimi en çok artan ürün maske oldu. Eroğlu, konuya ilişkin şu sözleri söyledi: “Maske üretiminde Türkiye, dünya çapında rekora sahip oldu. Çünkü kısa zamanda, inanılmaz sayıda maske üretimi yapıldı. Türkiye’de neredeyse üretim yok gibiydi ürünler Çin’den geliyordu. Çünkü her gün yeni tesis ekleniyor. Günlük üretim rakamlarımız 50 milyona ulaştı. İhracatımız var, ihracatımızın daha da artma potansiyeli var. Birincisi maske, ikincisi ambalaj ürünlerinde ve tek kullanımlık ürünlerde yüzde 25’lik artış oldu. Bunlar içinde de en büyük artış bardakta yaşandı. Bu ürünlerle sadece Türkiye’yi değil, civar ülkeleri de besliyoruz. Hem medikal ürünlerde hem hijyen hem ambalaj hem de tek kullanımlık ürünlerde Türkiye plastik sanayii olarak bu ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılıyor. Ülkemiz, bölgesindeki en büyük üretici haline geldi.” P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

113


SALGIN DÖNEMİNDE İŞ SÜREKLİLİĞİ NASIL OLMALI? PAGEV ve EY iş birliğiyle düzenlenen “Salgın Döneminde İş Sürekliliği” webinarında, pandeminin ekonomideki tahribatı ve firmaların risk yönetimiyle ilgili alması gereken tedbirler konuşuldu

C

ovit-19 sürecinde iş sürekliliği için nasıl bir strateji izlenmeli? İşte bu kritik soruyu yanıtlamak için PAGEV ve EY iş birliği ile “Salgın Döneminde İş Sürekliliği” temalı webinar gerçekleştirildi. Denetim, Danışmanlık, Vergi ve Strateji konularında danışmanlık hizmeti sunan EY ile Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV’in katkılarıyla düzenlenen toplantı, PAGEV Kurumsal İletişim Yönetmeni Cesur Çaça’nın moderatörlüğünde yapıldı. Sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği webinara PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, EY Şirket Ortağı Emre Beşli, EY Direktörü Hakkı Demirci, EY Kıdemli Müdürü Sertaç Yazar ve EY Şirket Ortağı Sercan Bahadır konuşmacı olarak katıldı. “Dönüşüm” başlıklı konuşmasında

114

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

katılımcılara seslenen PAGEV Başkanı Eroğlu, pandemi sürecindeki dönüşüme dikkat çekti. Sıkıntılı süreçlere yol açan pandemide avantajlı noktaların da olabileceğine dikkat çeken Eroğlu sözlerini şu şekilde devam ettirdi: “Dünya geneline yayılan izolasyon uygulamalarıyla hem yurt içinde hem yurt dışında talep geriledi. Ancak hijyen, gıda ambalajı ve tek kullanımlık ürünlerin imal edildiği alanlarda talep artışları yaşandı. Öte yandan hammadde tedariki ve lojistikte sıkıntılar oluştu. Firmaların ve hane halkının bu süreçte finansmana erişimi de önemli. Firmalar, bankalardan istedikleri imkanlarda kredilere ulaşmakta zorluklarla karşılaşıyor. Diğer önemli sorun ise yüksek enerji maliyetleridir. Türkiye, özellikle son 1,5 yılda kurda yaşanan ciddi artış

nedeniyle enerji maliyetlerinde rekabetçi anlamda negatif ayrıştı. Oysa üretim, istihdam, ihracatta artış ve dış pazarlarda rekabet için enerji maliyetlerinin düşürülmesi şart. Ne yazık ki ülkemizde yıllardan beri süregelen en önemli bir diğer problem de sanayicinin, kazandığı parayı arsaya gömmesidir. Pandemi ile başlayan dönüşüm sürecinde ve canlandırma paketlerinde fabrikalar için uygun yer tahsisi sorununa da çözüm üretilmesi gerekiyor. Öte yandan hane halkı için kısa çalışma ödeneği gibi çalışmaların etkinliğinin arttırılması faydalı olacaktır. KOBİ’leri ve genel anlamda tüm firmaları, Türkiye’nin kısa sanayileşme tarihinde sadece ‘sermaye birikimi’ olarak değil, ‘bilgi birikimi’ olarak da görüp, bu işletmelerimizi ayakta tutmamız gerekiyor.


Dünya tarihinde yaşanan büyük dönüşümlerde olduğu gibi pandemideki dönüşümde de çeşitli zorluklar yaşıyoruz ancak bu sürecin aynı zamanda dönüşüm için hızlandırıcı etki yaptığını da görmeliyiz. Herkesi dönüşüme zorlayan bu süreçte ‘korku’ faktörü doğru analiz edilmeli! Korku, insanları birleştirebildiği gibi aynı zamanda bireylerin kendi kabuğuna çekilmesini de tetikliyor. Korkuyla hareket edenlerin temel ortak özelliği; aklı ön plana çıkarmamaları ve veriye dayalı anlayıştan uzaklaşmalarıdır. Dolayısıyla pandemide önemli olan noktalardan biri de veriye, bilgiye dayalı, korkuyu ölçebilen ve ölçtüğü için daha az panik yapan, sağlıklı karar verebilen dönüşümü gerçekleştirebilmektir. Pandemi sürecinde buna her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.” “OLAĞANÜSTÜ DÖNEMLER OLAĞANÜSTÜ TEDBİR GEREKTİRİR” Webinara katılan TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ise “Olağanüstü Dönemler Olağanüstü Tedbirler Gerektirir” başlıklı konuşmasında “Olağanüstü dönemden geçerken yeni normale önce adaptasyonumuzu, daha sonra hazırlık ve aksiyonlarımızı belirleyerek başlıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının önemli misyonlarından biri de toplumun, olağanüstü dönemlerde adaptasyon sağlamasına yardımcı olmaktır. Özellikle toplumun kurumsallaşmış sesi olan STK’lara her zamankinden daha fazla sorumluluk düşüyor. Evde ve dijitalde kalarak değer üretmeye devam etmenin

yollarını hazırladık. Dijitalleşmenin lüks değil, zorunluluk olduğunu anlatmak ve farkındalık yaratmak için yürüttüğümüz projelerimizi dijital platformlara taşıyoruz. Koronavirüs salgını sürecindeki olağanüstü tedbirleri ortak akılla ele almamız gerekiyor. Küresel sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunun temelini ekonomik değil öncelikle insani kriz oluşturuyor. TÜRKONFED olarak bir yandan konunun ekonomik etkilerini tespit ederken bir yandan da çıkış senaryoları üzerinde çalışıyoruz. Plan ve programlarımızı, ivedilikle çalışanların işini kaybetmeyeceği ve işletmelerin kapanmayacağı senaryolar üzerine kurmalıyız. Milli gelirin asgari yüzde 10’una tekabül edecek, dağılımı toplumsal vicdanı gözetecek bir hane halkı işletme gelir desteğine

ulaşmamız gerekiyor. Açıklanan 100 milyar liralık paketin dört, beş katı kaynağın devreye alınması gerektiğini düşünüyoruz. Devletin vatandaşı, esnafı, üreten kesimi destekleyerek koruması, ekonomik refah açısından da gerekliliktir. Tüm kredi ve kamu ödemelerinin faizsiz 6 ötelenmesi lazım. Kısa çalışma ödeneği iyi adım olsa da çalışanların yaşamsal ihtiyaçları ve üretime dönük istihdamı destekleyecek adımlarla kapsamının genişletilmesini yerinde olur. Merkezde alınan kararların sahaya yansıtılması lazım. Bankacılık ve finans sektörümüzün kredi musluklarını daha cesur şekilde üreten kesim için kullandırmaları hepimizin aynı gemide olduğunu gösterecektir” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

115


yüzde 54’lük kesim 2021’e sarkan, uzun süreli ekonomik yavaşlama ve yüzde 38’lik kesim 2020 yılı 3. çeyrek itibariyle normal ekonomik aktivitelere dönüş yaşanacak’ şeklinde görüş sunuyor. Şirketler, ilk aşamada etkilenen tüm alanları kapsayan bir kriz yönetimi ve ekibi oluşturarak işletmelerinin göreceği zararı asgari seviyeye çekmeyi hedeflemelidir.”

FİRMALARA “RİSK YÖNETİMİ” UYARISI EY Şirket Ortağı Emre Beşli de “Küresel Salgın Döneminde İş Sürekliliği Nasıl Sağlanır?” başlıklı konuşmasında, iş sürekliliği ve kriz yönetimiyle ilgili paylaşımlarda bulunarak şu hususların altını çizdi: “Her şirketin risk yönetimi vardı ama nedense pandemi

116

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

KAMU TEDBİRLERİ ARTTIRDI EY Direktörü Hakkı Demirci, “Covid-19’un Sosyal Güvenlik Yükümlülüklerine Etkisi” başlıklı konuşmasında “Merkezi hükümet tarafından iş ve sosyal güvenlik alanında tedbirler anlamında canlı bir süreç yaşanıyor. Korona virüsün olası etkileri dikkate alınarak dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatıldı. sürecinde bunun işlemediğini Torba yasa ile getirilen 7244 sayılı gördük. Geçmişte yaşadığımız kanun ile getirilen düzenlemeyle krizler daha yereldi. Belli sektör, 17 Nisan 2020 tarihi itibariyle şirket veya tesisleri etkiliyordu. kısa çalışma ödeneğinden Ancak pandemide küresel yararlanamayan işçiler ücretsiz değer zinciri olumsuz etkilendi. izinden yararlanabiliyorlar. SGK Yöneticilerin katıldığı anket tarafında da mart, nisan ve mayıs sonuçlarına göre, ‘yüzde 8’lik ayı prim ödemeleri mücbir sebep kesim en erken 2022’ye kadar kapsamına alınarak 6 ay erteledi” devam eden ekonomik durgunluk, İfadelerine yer verdi. P


AUTOSORT FLAKE İLE SAFLAŞTIRILMIŞ EN İYİ PLASTİK ÇAPAK PARÇALARI TOMRA‘nın AUTOSORT FLAKE makinesi, renk, metal ve malzeme bilgilerini aynı anda algılayarak daha fazla çapak varyasyonunun ayrılmasını sağlıyor ve son ürün kalitesini önemli ölçüde artırıyor.

AUTOSORT FLAKE‘I KEŞFEDİN www.tomra.com/recycling TOMRA SORTING // Dudullu OSB Mah Ìmes Sanayi Sitesi, A 101 Sok No: 10, Ümraniye/İstanbul // Tel: +90 216 526 3337 // TSS-info-turkey@tomra.com PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

117


PAGEV, pandemi sürecinde

kamuoyunu bilgilendirmeye devam etti

118

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

119


PolyOne Clariant Masterbatch şirketini satın aldı

Yeni adını duyurdu: Avient Corporation Clariant Masterbatch, 29 ülkede 46 üretim operasyon ve teknoloji merkezini ve Avient’in Renk, Katkı Maddeleri ve Mürekkepler segmentine katılacak yaklaşık 3.500 çalışanı içeriyor

Ö

zel polimer malzemeler, hizmetler ve sürdürülebilir çözümlerin önde gelen küresel sağlayıcısı olan PolyOne Corporation (NYSE: POL), Clariant ve Clariant Chemicals India Ltd’nin masterbatch işletmelerini satın alma işlemini tamamladı. PolyOne bu birleşme ile adını değiştireceğini ve Avient olarak faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Avient Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Robert M. Patterson, “Clariant Masterbatch’teki en yeni ortaklarımızı ve değerli müşterilerimizi gururla karşılıyoruz. Yeni ortaklarımız ve müşterilerimiz, bugün itibariyle

120

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Avient olarak adlandırılacak olan şirketimizin bu yeni döneminin başlangıcı olan 1. gününde bize katılıyor.” Patterson sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni marka altında, müşterilerimiz için sürdürülebilir çözümlere odaklanan, iş ortaklarımız için Harika Bir Çalışma Yeri olan ve tüm paydaşlar için değer yaratan özel bir şirket oluşturmak amacıyla iki küresel lideri bir araya getiriyoruz.” Clariant Masterbatch satın alma için yapılan anlaşma Aralık 2019’da duyurulmuştu. Clariant Masterbatch, 29 ülkede 46 üretim operasyon ve teknoloji merkezini ve Avient’in Renk, Katkı Maddeleri ve Mürekkepler segmentine katılacak

yaklaşık 3.500 çalışanı içeriyor. Kombine net satın alma fiyatı, 2019’un düzeltilmiş FAVÖK’ünün 10.8x katını veya beklenen sinerjiler dahil 7.5x katını temsil eden 1.44 milyar $. “Bu satın alma işlemi ile Avient, düzeltilmiş FAVÖK’ün %85’inden fazlasının özel uygulamalardan üretilmesini bekliyor,” diyor Patterson. “Uzmanlık yolculuğumuz on yıl önce başladığında bu oran % 10’dan daha azdı. Geçmiş organizasyonlarımızın mirasını onurlandırırken, yeni Avient adımızla bir araya geliyoruz ve geleceğe dünya çapında sürdürülebilir bir organizasyon olarak bakıyoruz.”


Şirket, yeni organizasyon için kilit önceliklerini belirledi: • Güvenliği Öncelikli Tutmak - PolyOne ve Clariant, ACC Responsible Care® şirketleridir ve hiçbir şey çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve mutluluğundan daha önemli değildir. • Çalışmak için Harika Bir Yer Olmak - Ortaklarımızdan gelen geri bildirimleri dinleriz ve daha sonra yüksek performanslı kültürümüzü oluşturmak ve küresel çapta bir tercih edilen işveren olmak için harekete geçeriz. • Kapsayıcılığı ve Çeşitliliği Geliştirmek - Tüm çalışanlar, gerçek benliklerini her gün işe getirmeye teşvik edilir. • Sürdürülebilirliğe Öncülük EtmekPolyOne ve Clariant, Plastik Atıkları Sonlandırma İttifakının (Alliance to End Plastic Waste) kurucu üyeleridir. Dört Sürdürülebilirlik

İlkemizle (İnsanlar, Ürünler, Dünya ve Performans) gelecek nesillerin de aynı şeyi yapma yeteneğinden ödün vermeden günümüzün ihtiyaçlarını karşılamayı taahhüt ediyoruz. • İnovasyona Yatırım Yapmak - Özel şirketler büyümek için yatırım yapar ve bu nedenle kaynaklarımızın uzun vadede değer yaratmaya hazır olan, yüksek büyüme oranına sahip son pazarlar için malzeme bilimi üzerine yoğunlaşmasını sağlıyoruz. • Küresel Çapta Faaliyet Göstermek, Yerelde Hizmet Sunmak - Gerçek anlamda küresel bir şirket olarak müşterilerimize verimli bir şekilde hizmet sağlamak amacıyla dünyanın her yerinde, bize ihtiyaç duydukları her yerde, operasyonlara ve teknik uzmanlığa sahibiz. •Zamansız Farklılaştırıcı Olarak

Hizmetten Yararlanma - Güven, kalıcı ve iş birlikçi ilişkiler kurmak amacıyla müşterilerimize mükemmel hizmet sağlıyoruz. Tüm Paydaşlara Finansal Destek Sağlama - Performansımız, ayrılmaz bir şekilde insanlara, ürünlere ve dünyaya yaptığımız yatırımlarla bağlantılıdır. Satın alma sinerjilerini yakalamak ve Avient’i özel ürünler alanında güçlendirmek; çalışanlarımız, müşterilerimiz, topluluklarımız ve hissedarlarımız için bir süreklilik ve değer yaratma sağlar. Patterson sözlerini şöyle bitirdi: “Bu çabalar, işletmelerimizin birleşmesi ile mümkün hâle geliyor. Birlikte daha iyiyiz.” Yeniden markalama ve yeni adıyla birlikte, şirketin kod sembolü 13 Temmuz 2020’de işlem başlangıcında geçerli olacak şekilde, “POL” yerine “AVNT” olarak kullanılacak. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

121


Gérard Liraut, GROUPE RENAULT Polimer Grup Başkanı

Polimer, otomotiv sektörü için hâlâ geleceğin malzemesi

O

n yıl kadar önce, polimerlerin otomotiv endüstrisinde oynadığı belirleyici rolden söz etmiştiniz. O görüşmemizden beri bu konuda önemli gelişmeler oldu mu? Öncelikle, geçen on yılda otomobil vizyonumuzun ne kadar değiştiğine bakmak lazım. Bugün tüm üreticiler araçlarının bağlantılı olması yönünde çalışırken tüm modellerini elektrikli hâle getirmeyi hedefliyor. Bu nedenle yeni teknolojiler bulmamız, geliştirmemiz, güvenilir hâle getirmemiz ve elektrikli araçlar örneğinde olduğu gibi, uygulayarak verimliliğini arttırmamız gereklidir. Bu da polimerleri eskisinden de önemli kılıyor. Ancak uygulama alanları yine de kısıtlı, özellikle üretilen ısı nedeniyle metal kullanımının zorunlu olduğu içten yanmalı motorlarda ve bir dereceye

122

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

kadar elektrikli motorlarda. PEEK* gibi yüksek performanslı polimerlerimiz de bulunuyor, ancak şimdilik sağladıkları katma değer, maliyetlerine kıyasla çok düşük. Yine aynı sebepten, kaportanın yapısal parçalarında karbon/reçine kompozitler kullanılmıyor, oysa teknik olarak kullanılmamaları için bir sebep yok. *Aşırı ısıya çok dayanıklı bir polimer olan PoliEterEterKeton, a very resistant polymer to extreme heat. Bağlantılı otomobillerden söz ettiniz ama yanılmıyorsam bu alandaki gelişmeler daha çok elektronik, dolayısıyla da polimer dünyasından uzakta. Elektronik, kendi giden otomobil için hayati bir alan olabilir ama polimerlerin bu alanda bir rolü

olmadığını düşünmek yanlıştır. Kendi giden araçlar bunu sihirle yapmıyor; temel işlevi belirli dalgalar yaymak olan farklı teknolojilerin bir araya gelmesiyle yapıyor. Bu dalgaların etkili olabilmesi için, engellere takılmadan yayılabilmesi lazım. Dalgaların bariyer işlevi gören bir nesneye takılması demek olan hayalet efektinin engellenmesinin yolu ise plastiklerden geçiyor. Ayrıca estetik algılar değiştikçe müşteriler sensörleri çirkin buluyor ve yüzeyde görmek istemiyor. Bu durumda da örneğin sensörü tamponun altına yerleştirmek için çözümler bulmamız gerekiyor. Faraday kafesi denen etki sebebiyle bu durumlarda metal kullanılması elbette mümkün değil. Radarların böyle bir kalkan etkisi olmadan çalışabilmesini sağladığı için burada da çözümü polimerlerde buluyoruz.


Günümüz teknolojilerinin geldiği noktada, sürücü mahallini bir Airbus kokpitine benzer hâle getirebiliriz. Ancak ergonomi ve güvenlik nedeniyle bunu yapmıyoruz. “Her şey tablette” konsepti de uygulanmasının kolaylığına rağmen aynı sebepten bir mucize çözüm değil. Yeni çözümler bulmamız gerek ve plastronik dediğimiz, elektronik devrelerin daha tasarım aşamasında kalıp plastik parçalara entegre edildiği bir teknolojiye doğru gidiyoruz. Bu teknolojinin en dikkat çekici örneklerinden biri direksiyon simidi: üzerinde çeşitli düğmeler, içinde de hava yastığı oluyor. Yeni bir konu olmamakla birlikte, düğme ve diğer parçaların üretiminde göze ve dokunma duyusuna daha çok hitap eden polimerler bulmak için sürekli araştırmalar yapıyoruz. Burada tek gözettiğimiz tasarım değil: Düğmelerin ele gelmesi,

pürüzsüz çalışması, yumuşak ve kulağa hoş gelen bir ses çıkarması gerekiyor.Son olarak da, geleceğin araçlarını ve bunlarda kullanılacak malzemeye dair planlarımızı şekillendirmekte önemli olan araç paylaşımına değinmek istiyorum. Bu araçlar elbette çok yoğun kullanılacaklar ve biz de hem dayanıklı ve kolay kirlenmeyen, kolay temizlenen, hem de duyulara hitap eden malzemeler üretmek için polimerleri inceliyoruz. Daha fazlasını açıklayamayacağım ama başlıca araştırma alanlarımızdan biri. Polimerleri yoğun günler bekliyor. Bazı dergiler sık sık elektroaktif

polimerlerden söz ediyor. Bunları biraz anlatabilir misiniz? Bunlar kısaca elektrik akımına maruz kaldıkları zaman şekil değiştirebilen polimerler. Piezoelektrik ilkesi budur. Bu kategoride iyonik elektroaktif polimer, likit kristal polimer, poliviniliden flüorür (PVDF) gibi ferroelektrik polimerler ve diğerleri yer alıyor. Biz bu sonuncusunu, sıradan hoparlörleri devre dışı bırakarak araç içi akustik sistemleri kökten değiştirmenin yollarını aramakta kullanıyoruz. Amacımız hem ses kalitesini arttırmak hem ağırlığı düşürmek. Lüks kategorideki araçların ses sistemleri onlarca kilo ağırlıkta olabiliyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

123


araçlar üzerinde bakım yapacak kişilere büyük bir kolaylık. Son olarak, ticari sır olması nedeniyle şimdi adını veremeyeceğim bazı polimerler ise, elektrik iletkenliğini azaltan veya arttıran malzemeler. Bazıları motor sıcaklığını düşürmeye yardımcı oluyor, bu sayede daha küçük radyatörler kullanarak aracın ağırlığını düşürebiliyoruz.

Bunun sebebi ne? Elektrikli araçların en öne çıkan özelliklerinden biri sessizliği. Motorların sessiz olduğu doğru, ancak lastiklerin yolla temasından ve hava sürtünmesinden kaynaklanan sesler daha fazla duyulur hâle geliyor. Bu nedenle, çoğu poliüretan bazlı olan yeni köpükler geliştirip gürültünün frekansını inceleyerek kabini en sessiz hâle getirecek malzemeyi bulmamız gerek. Köpüklerin hafifliği ve iki parça veya panel arasına kolayca yerleştirilebilmesi büyük avantaj. Geriye doğru bileşim ve yoğunluğu bulmak kalıyor. Elektrikli araçlardan söz açılmışken, piller üzerinde yapılan araştırmalar yeni polimerler ortaya çıkardı mı? Açık konuşacağım. Elektrikli aracın ağırlığı belirleyici; kütleyi ne kadar azaltabilirsek, aracın otonomisi o kadar iyi oluyor. Pil dışındaki tüm parçalarda hep aynı malzemeleri kullanıyoruz: polyamid, polipropilen, ABS, poliüretan ve polietilen ya da polikarbonat. Yakıt deposu kullanılmıyor, bu nedenle o parçanın yapıldığı polietilen olan PEHD kullanımı azaldı. İlk %100 elektrikli aracımız olan Zoé’nin sıcak parçalarında polyamid kullanıyoruz ama miktarı çok küçük. Bir de pil konusu var. Piller çoğunlukla metalden, nadir

124

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

toprak elementlerinden ve yalıtkanlardan oluşur. Plastik doğası gereği mükemmel bir yalıtkan olduğu için pillerde çok kullanılır. Polimer kâğıt da gitgide önem kazanıyor. Bunlara kâğıt denmesinin sebebi, aramid elyaflar olmalarına rağmen mukavva levhaya benzemesi. Elektrik akımını yalıtmadaki başarısının yanı sıra, termal dayanımı (-200’den 300°’ye), mekanik dayanımı ve ateşe dayanıklılığı çok yüksek. Ayrıca kolay boyanıyor, böylece renk kodlaması yapılabiliyor, örneğin yüksek voltaj olduğunu belirtmek için turuncu renk kullanıyoruz. Bu

Yakıt hücreleriyle ilgili ne diyorsunuz? Konuyu araştırdık ve bugün bu teknolojiyi kullanan ticari araçlarımız var. Ancak sıradan pillerin enerji randımanına kıyasla yakıt hücrelerinin performansının daha iyileştirilmesi gerekiyor. Yakıt hücreleri çok ısı üretiyor ve polimer pilde %96 olan randımanın aksine yakıt hücresi %30 randımanla çalıştığı için bunun çoğu boşa gidiyor. Bununla birlikte, yakıt hücreleri, sıradan piller ve hibrid sistemler gelişmekte olan teknolojiler. Birçok büyük üretici gibi biz de dikkatle araştırıyoruz ve verimlilik, otonomi ve karbon salımını dengeleyecek en iyi çözümü bulmaya çalışıyoruz. Buna ulaşmamıza da birkaç yıl kaldı.


Geri dönüşüm RENAULT için bir öncelik mi? Elbette ve bunun tek sebebi Avrupa mevzuatına göre araçlarımızın %85’inin geri dönüştürülmek zorunda olması değil (aynı mevzuata göre toplam geri dönüşüm ve geri kazanım oranının %95 olması gerekiyor). Araçlarımızı olabildiğince nötr hâle getirmek istiyoruz. Bunun için karbon salımını azaltmanın önemli olmakla birlikte fark yaratmanın tek yolu olmadığına inanıyoruz. Çevre kalitesi, lastik ve frenlerden aşınan parçacıkları, diğer tüm kirletici salımlarını ve araç içindeki hava kalitesini ilgilendiren geniş bir konu. Geri dönüşüme gelecek olursak her yıl ilerleme kaydediyoruz. Odaklandığımız konu, malzemelerimizi araçlara

yerleştirmeden önce geri dönüştürmüş olmak. Bu nedenle TOTAL-SYNOVA ile önemli bir iş ortaklığı başlattık. Ancak geri dönüşümün otomotiv endüstrisinde yeni bir gerçek olmadığını belirtmek zorundayım. Çoğu parça gövdesi yıllardır geri dönüştürülmüş plastikten üretiliyor. Önemli olan, geri dönüştürülmüş polimerleri kapalı olmayan, gözle görülen yerlerde de kullanmaya başlamamız. Buna çekinerek marşpiye panelleriyle başlamıştık, şimdi ise otomotiv sektöründen tekstil atıkları, emniyet kemerleri ve şişelerden üretilmiş bir koltuk kumaşı tasarlıyoruz. Öncesinde paspaslarda kullandık. Amacımız aynı yöntemi diğer parçalarda da kullanmak ama bunun ucuz malzeme kullanıldığı şeklinde algılanmasını istemiyoruz.

Zoé’de koltuklarda, üst sınıf ürünlerimizin diğer parçalarında elde ettiğimiz başarıyı tekrarlamayı hedefliyoruz. Henüz ayrıntılarını açıklamak için erken ama lüks serilerimiz için her gün yeni yüzey dokuları test ediyoruz. Zamanı geldiğinde başarılarımızı duyuracağız çünkü araçlarımızı kullananların bizden bunu beklediğini biliyoruz. Netleştirilmesi gereken çok ayrıntı var ama hedefimize hızla yaklaşmaktayız. Yarının otomobilinin neye benzeyeceğini bugünden tam öngörmek mümkün değil ama kesin olan bir şey var: Çevreye etkisini, otonomisini ve gücünü dikkate alan bir ekosistem içinde yer almak zorunda. İddialı bir hedef, ama pek çok icada yol açacağı için bir o kadar da heyecanlı. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

125


GEBKİM Vakfı ve SEPA

mesleki eğitimde iş birliği yaptı

Okul-Sanayi iş birliği kapsamında GEBKİM MTAL’ya destek veren SEPA, “Mesleki Eğitim Sektör İş Birliği” protokolü kapsamında deneyim ve uzmanlıklarını öğrencilerle paylaşarak mesleki eğitime katkı sunacak

G

EBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, kimya sanayinde geniş ekosisteme ev sahipliği yapan Kocaeli’nin ve Türkiye’nin en iyi mesleki eğitim veren okulu olma hedefiyle çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. GEBKİM Eğitim, Araştırma ve Sağlık Vakfı’nın öğrencilerine sunduğu imkânlar, deneyimli yönetici ve öğretmen kadrosu, kimya ve endüstriyel otomasyon laboratuvarları, bu yıl devreye alınacak olan Uygulama ve Pilot Üretim Tesisi ile mesleki eğitimde başarılı bir model ortaya koyuyor. 2020 LGS sonuçlarına göre daha ikinci senesinde Kocaeli genelinde en yüksek yüzdelik dilimle öğrenci alan ikinci okul olması da bu iddiasını perçinledi. GEBKİM Vakfı, nitelikli mesleki eğitim için GEBKİM MTAL’de eğitim gören

126

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

öğrencilerin yanı sıra eğitmenlerin de kimya sanayi ile yakın iletişim hâlinde olması gerektiğinden hareketle sanayi iş birliklerinin kurulmasına büyük önem veriyor. GEBKİM Vakfı’nın bu yöndeki son adımı Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA) ile gerçekleştirilen iş birliği oldu. Kocaeli Valiliği ile GEBKİM Eğitim, Araştırma ve Sağlık Vakfı ve Sert (Rijit) Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği arasında yapılan “Mesleki Eğitim – Sektör İş Birliği” Protokolü geçtiğimiz gün düzenlenen törenle imzalandı. Protokol; GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Otomasyon Bölümü öğretmen ve öğrencileri ile Sert (Rijit) Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği tarafından gerçekleştirilecek staj, kariyer günleri, fabrika gezilerinin yanı sıra sektöre dair bilgi ve teknoloji paylaşımını kapsıyor. Böylece

SEPA ve sektör temsilcileri GEBKİM MTAL’ye uzmanlık ve deneyimlerini aktarma, nitelikli mesleki eğitime katkı sağlama fırsatı bulurken okulda yapılacak üretimlere ambalaj desteği de verecek. Törene; Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik, Mesleki Eğitim Şube Müdürü Hayati Aydın, GEBKİM Eğitim, Araştırma ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı ile Yönetim Kurulu Üyeleri; Zümran Aracı, M. İmer Özer, Barış Pakiş, Cem Yelten, Sebahattin Işık, Macit Aydın ve Vakıf Müdürü Burak M. Sarıcı, GEBKİM MTAL Okul Müdürü Hakan Çelik, SEPA Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kınacı, SEPA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Acun, SEPA Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ile SEPA Genel Sekreteri Gülçin Kazak katıldı.


PROTOKOL İMZALANDI Açılış konuşmasının ardından Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik, GEBKİM Eğitim, Araştırma ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kınacı ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Acun “Mesleki Eğitim – Sektör İş Birliği” Protokolüne imza attılar. İmzaların atılmasının ardından GEBKİM Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hayata geçmesinde büyük katkısı olan Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik ile sert plastik ambalaj sanayii olarak GEBKİM MTAL’ye destek veren SEPA’nın Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kınacı’ya birer teşekkür plaketi takdim etti. OKUL-SANAYİCİ İŞ BİRLİĞİ Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kınacı, “Değerli sanayicilerimizin katkılarıyla Millî Eğitim ordumuza kazandırılan

GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin modern laboratuvarları ve uygulama atölyeleri, modern bilim, kültür ve sanata yakışır derslikleri ve eğitmen altyapısı ile geleceği aydınlığa kavuşturacak gençleri yetiştirecek önemli eğitim yuvalarından biri olacağından eminiz. SEPA- Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri olarak çorbada bizim de tuzumuz bulunsun diyerek geleceği şekillendirecek bu örnek projeye destek vermekten dolayı mutluyuz. İmzalanan bu protokol hem eğitim-sanayi iş birliğini geliştirmek hem de bu yuvadan mezun olan tüm gençlere istihdam sağlamak amacına hizmet edecektir. Plastik ambalaj sanayicilerimiz, GEBKİM MTAL öğrenci ve öğretmenleri ile deneyimlerini paylaşacak, fabrika gezileri ve staj imkânları dahil her türlü desteği verecektir.” diye konuştu. GEBKİM MODEL OLACAK Mesleki eğitimde ezberleri bozmak ve Kocaeli’nin kimya ekosistemine iyi yetişmiş mezunlar kazandırmak için var güçleri

ile çalıştıklarını belirten GEBKİM Eğitim, Araştırma ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, SEPA’ya destekleri için teşekkür ederek şunları söyledi: “Nitelikli bir mesleki eğitim ile gençlerimizi sektöre hazırlamak için büyük bir gayret içerisindeyiz. Kocaeli Valiliğimiz, Kocaeli İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz ve kimya sanayimizin değerli STK’ları, temsilcilerinin destekleri ile gerçekten de ülkemize örnek olacak bir eğitim modeli ve meslek okulunu bölgemize kazandırdık. SEPA-Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’ne ve sanayicilerimize GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne olan destek ve katkıları için teşekkür ediyorum. SEPA aynı zamanda okulumuzda kurduğumuz Uygulama ve Pilot Üretim Tesisi’ne malzeme desteği de verdi. Sanayicilerimizin yanımızda olmaları ve hedeflerimizi paylaşmaları bizler için çok kıymetli. Bu protokol sayesinde eminim önümüzdeki günlerde birlikte çok güzel işlere imza atacağız. Hayırlı olmasını diliyorum”. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

127


Çok fonskiyonlu ileri teknoloji

maskelerle virüse karşı mücadele

A

RBURG koruyucu gözlüklere ek olarak koronavirüsün yayılmasına karşı diğer projeye start verdi: 11 Mayıs tarihînden itibaren LSR ve PP malzemesinden yapılan yüz maskeleri, enjeksiyon dökümü işlemiyle üretiliyor. Çok fonksiyonlu maskeler sterilize edilebilir ve birden fazla kullanılabilir. İleri teknoloji: Lossburg’da LSR ürün geliştirildi ve üretildi ARBURG kaliteli ve etkili solunum maskelerini kendi geliştirip freeformer katkısıyla ilk prototipleri üretti. Ürün, ağız ve burun üzerine geçirilen yumuşak LSR maskeden ve elastik bantları sabitlemek için kancalı sert bir PP levhadan oluşuyor. Ortasında normlu delikli bir bağlantı mevcut. (DIN EN ISO 5356-1:2004). Gereksinim

128

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

çok yüksek. Bu iki bileşenin otomatik seri üretimi Lossburg’da iki elektrikli ALLROUNDER vasıtasıyla gerçekleşiyor. Günlük ortalama 3.500 solunum maskesi üretilebiliyor. Çok fonksiyonlu: Günlük yaşam, hasta bakımı için maskeleri Esnek ileri teknoloji maskeleri çok fonksiyonludur. Günlük yaşamda hastalığın bulaşmasını engellemek için açıklık, bir Flow Gate (hava çıkışı) ile kapatılır. Bir sonraki geliştirme adımında buraya bir filtre parçası takılabilir. ARBURG çok yakında bu parçayı ortakları ile birlikte üretmek istiyor. Uygun FFP2 veya FFP3 filtreleri ile örneğin doktorlar ve bakım personeli kendilerini COVID-19’a karşı koruyabilir. İş birliği: Çok sayıda ortak katılıyor

Maskesinin parça ve alet simülasyonu Sigma Engineering şirketiyle iş birliği içerisinde gerçekleşti. Yaklaşık beş haftalık rekor sürede ortaklar Polar-Form ve Foboha, LSR ve PP bileşenleri için ilgili enjeksiyon döküm aletleri üretti. Alet tekniğini gerçekleştirme işlemine ayrıca Ewikon (soğuk kanal) ve männer (sıcak kanal) şirketleri katıldı. Barth Mechanik (kavrayıcı) ve Packmat (ambalaj tekniği) diğer ortaklardı, 10.000 maskenin malzemesi için Wacker ve Borealis şirketleri sponsor oldu. Filtre parçalarının üretimi olan devam projesine ise Weber (alet), Günther (sıcak kanal), Küfner (filtre malzemesi), Herrmann Ultraschall (kaynak tekniği) ve Packmat (ambalaj tekniği) şirketleri katılmakta. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

129


1979 yılında babamın Konya’daki un fabrikasını nasıl geliştiririm derken, plastik sektörünün büyük fırsatlar yaratacağını öngörüp bu alana yatırım yaptım. Üniversite diplomasını aldıktan 1 saat sonra kurduğum Plaş Plastik, bugün 6 fabrikada 8 farklı sektöre hizmet veriyor

Plaş Plastik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Birim:

Sanayici maraton koşucusudur M ustafa Bey, başarı hikâyenize geçmeden önce sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? 1953 Konya doğumluyum. 1970 yılında İstanbul’a geldiğimde artık Konya’ya dönmeyeceğim kesindi. İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne girdim. Fakültenin 3. senesinde mimarlık yapmayacağımı anladım. Gerekçesi de şöyle; Türkiye’de mimarlar sanatını icra edemiyor, onu gördüm. Ya Karadenizli kalfaya mahkûm ya paralı müteahhitte mahkûm olan mimarlardan çok azı kendi istediği projeyi çizip bunu tatbik edebiliyor. Bu durum yapıma tersti. Hatta Endüstriyel Tasarım Bölümü’nü açan hocam vardı, “Bırak git”

130

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

dedi, madem yapmayacaksın, “hayır!” dedim, diploma almam lazım ve bitirdiğim gün Plaş’a başladım.

İlk işinizi nasıl kurdunuz? O zamanlar müşavirlik yapan Velid Günay Abi’den un fabrikasına geriye ve ileriye entegrasyon için fizibilite istedim. Yani ne olabilir? Bisküvi olabilir, makarna olabilir veya geriye doğru yem olabilir… Bu tarz bir entegrasyon arayışına girdik. Velid Abi de bir müddet araştırma yaptı ve sonra dedi ki, “Fizibilite hazırladım, plastik sektörü yeni bir alan, eğer düşünürsen gel bu işe birlikte girelim.” Fizibiliteyi aldım, okudum, Trakya’da müşterileri gezdirdi yani pazar

etüdü yaptık ve bu teklif aklıma yattı. Teknik Üniversite Taşkışla binasında diploma projesiyle jüriye girdikten sonra Velid Bey ile Divan Oteli’nde buluştuk. Taşkışla’yla Divan’ın arası 100 metredir. Diploma projesini verdikten 1 saat sonra da ben Plaş’ta işe başladım. Velid Bey’le 1979 yılının Mayıs’ında başladık, Haziran’da Lüleburgaz’da fabrikayı kurduk. İlk fabrikamız ve hâlâ amiral gemimiz Lüleburgaz’da, daha sonra peyderpey büyüdü inhouse’lar oldu, İzmir fabrikamız oldu, Sasa’nın İzmir tesislerini devraldık. Gebze ve ardından Mersin, Ayvalık, Çorlu geldi. İhtiyaca göre büyüyoruz. 40 yılın özeti kısaca bu...


İşimizi profesyonellerle büyüttük Eğitim kısmını biraz hızlı geçtik, mimarlıktan sonra ne yaptınız? Malzeme kürsüsünde, plastik doğrama konusunda yüksek lisans yapayım dedim. O zaman bir tek Türk kablo vardı İzmit’te. Tek bir hat vardı. Petkim de bana bu konuda çok destek oldu. İşin fizik yönü, kimyasal yönü bu konuda sene sonu ödevi verdik. Hocalarım çok fazla ümitli olmadılar… Ruhi Kafescioğlu’nun söylediği şey; mevsim geçişleri, mevsim ısı farkları Türkiye’de çok fazla, bu Türkiye’den ziyade Kuzey Ülkeleri’nde, Norveç, İsveç, Finlandiya, Almanya gibi ülkelerde olur... Buralara has bir malzeme diye karşı çıktılar ama bunun içerisine çelik de girdi. 2-3 odalı profillerden 7-8 odalı profillere geçti. İzolasyonu da olan mükemmel malzeme de oldu. Bugün inşaat sektörünün vazgeçilmezlerinden biri ve pek çok şirket bu konuda faaliyet gösteriyor. Sonra İstanbul Üniversitesi’nin İşletme Fakültesi’nin 2 sene gece eğitimine gittim. Orayı da dereceyle bitirdim. Bana çok faydası oldu işletme iktisadının. Siz kendi tezinizde plastik boru imalatını mı önermiştiniz? Doğrama, pencere… Türkiye’de yapılabileceğini çünkü ahşap çok pahalı, işlemesi çok daha netameli ve yeni bir sektör doğuyor

dünyada, bu profil. Hakikaten 4-5 sene sonra o sektör patladı. İlk başladığınızda sermayeyi kim koydu? Sermayeyi tabii ki aileden karşıladık, Velid Abi bu işin fikir babasıydı, hep abi rolünü oynadı ve hâlen de kurulduğu günden beri Yönetim Kurulu Başkanımız. Arada o, yoruldum, ihtiyarladım falan diyor ama hiçbir yere salma niyetimiz yok. Ailenizin un işi ne oldu? Benden sonra kardeşim Ankara’da işletme okudu. O bölümü de aktarayım. Ben üniversiteyi okurken ailemizin imkânı olmasına rağmen, babam asla buradan bir yer almadı. Çok rica ettim, çok yalvardım, hani kirada oturmayayım, “Asla olmaz çünkü İstanbul’da kalırsın” derdi. Kardeşim, Ankara’da işletmeyi kazandı, babam haftasına gitti, karşısından daire aldı, dayadı döşedi, “Hüseyin gel otur” dedi. Ben de dedim niye? “O” dedi “İstanbul’da kalmayacak” Hakikaten Hüseyin İstanbul’da kalmadı ama Ankara’da da kalmadı İstanbul’a geldi. 84 yılında da babam kendi fabrikasını sattı ve ona Güven Plastik’i satın aldık. O nasıl ikna oldu plastik sektörüne

girmeye? Bize olan güvenle plastik sektörüne girdi. Bu inanç doğrultusunda fabrikasını sattı ve yatırımını Güven Plastik’e yaptı. İşin içine girince “Keşke bu işi 10-15 sene önce yapsaymışız” dedi. Güven Plastik, termoformik kap yapan bir firmaydı. Orada 4 ortak vardı, o ortaklar çıktı, rahmetli Necdet Saraç vardı, onun hissesi kaldı, diğer hisseleri biz satın aldık. Güven Plastik’e ortak olduğumuzda Velid Abi, dedi ki; “Ben artık Güven’e gideyim, siz Plaş’ta kalın” 1 ay sonra dedi ki, “Ben bir kişiyle burayı halledemeyeceğim” Hüseyin kardeşim gitti, Ender gitti ben burada tek kaldım Plaş’ta. Ben Plaş’ın haricinde yani yönetim kurulları haricinde bir yere gitmedim yani 40 yıldır fiilen Plaş’ta çalışıyorum. Biz tamamen yönetim kuruluna çekildik. İcrada yokuz. İcrada tamamen profesyoneller var ve bizim profesyonellerimiz de sektörün geneline bakacak olursak eğitim olarak gerçekten üst düzeydedir. Buna da önem veririz ama Plaş’ın esas önemli özelliği şudur: Biz burayı abi-kardeş hürriyetiyle kurduk. Çok samimi bir ortam içerisinde yönettik. Bu samimi ortam ve bu kültür bütün işletmelerimizde şu anda vardır ve Allah’a şükür bu kültürü yitirmedik. Yitirmek istemiyoruz.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

131


Plaş’ı neden Lüleburgaz’da kurdunuz? Türkiye’de bazı şeyler markayla tanınır. Yani margarin, “Sana yağı” diye ayçiçek yağı da “Salat” diye tanınırdı. Çünkü vitrinde başka marka yoktu, yani ambalaja girmiş ayçiçek yağı yoktu, diğerleri tenekedeydi. Bizimle birlikte ayçiçek yağı rafa çıktı. Bizimle sirke, bakkallarda yerde duran kasalardan rafa çıktı. Vefa Sirkesi’ni güzel ambalaja koymak için herhâlde 7-8 sene uğraştım. Uzun soluklu bizim iş ve şunu da söyleyeyim, 100 metre koşmadık. Arkadaşlarıma da hep söylüyorum; sanayicilik maratondur. Uzun koşacaksınız. SEKTÖRDE İLKLERE İMZA ATTIK Peki 79-80’lerdeki sektörün resmini çizin dersek neler söylemek istersiniz? Tırnak içerisinde söylüyorum, yanlış anlaşılmasın daha ziyade ‘’Tahtakale zihniyeti” hâkimdi.

132

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Uzun soluklu sanayicilik yerine kâr güdüsü fazla, hemen amortisman çıkartıp makinesini amorti edecek, kâr edecek zihniyet hâkimdi... Fuara giderdik, makine getirirdik, 1 sene içinde amorti ederdik. Çünkü rakip yok, üretim az, istenildiği gibi fiyatlandırma yapılabiliyor. Hele o plastik ham maddesinin bulunmadığı dönemlerde, karaborsa olduğu dönemlerde fiyatlama serbest ve rahattı! Biz bu zihniyetle girmedik. Şöyle hesap yapardık; ham madde 1 lira, ürün 2 lira. Yüzde 50-50. Yahu bunun gramajı var, saatte üretim adedi var, firesi var, her bir ürün farklı ürün yani biz tam tersine müşteriye fizibilite verirdik. Yani müşteri şişe istedi, işte hangi makinede üreteceğiz? Ne kadar enerji sarf edeceğiz? Saate ne kadar alacağız, bunun amortismanı nedir? Genel giderleri nedir? Bu şekilde teklif verirdik ve teklif verdiğimiz çok firma da şaşırırdı. Türkiye’de hep ilkleri yapmaya

çalıştık. Türkiye’de ilk SIP programını plastik sektörüne uygulayan biziz. Ekonomik dalgalanmalar üretiminizi etkiliyor mu? Gıdaya çalıştığımız için bizde mevsimlik oynama azdır. Ekonominin sıkıntıya düştüğü yıllarda da biz de oynama azdır. Gıdada da büyük çapta yağa çalışıyoruz, bugün en ucuz yağ ayçiçek yağı. Ama şunu da gözlemliyoruz; ekonomik sıkıntıya girildiği takdirde markasız yağlara, fason yağlara doğru kayış oluyor, inanın bazen de insanlar salatasına iki kaşık yerine bir kaşık yağ kullanıyorlar. Bunu da gözlemliyoruz ama durma noktasında değiliz, hiçbir zaman olmadık. Müşterilerimiz içinde ilaç şirketlerimiz, deterjan şirketlerimiz var ve müşteri profilimiz Türkiye’nin en iyileri… Hiçbir zaman, “Yahu bu firma batar mı?” dediğimiz olmadı. Hazır üretim çeşitlerine girmişken inhouse sistemini de anlatır mısınız? O yıllarda Pınar Şaşal’ın 3 litrelik kulplu şişelerini yapıyorduk. Birkaç yıl bu şekilde çalıştıktan sonra Genel Müdür Ayhan Bey, “Lüleburgaz’da üretip İzmir’e göndermenin nakliyesi çok para tutuyor” dedi. Makinelerimizi götürdük, Şaşal’ın içerisine kurduk. Bu bizim ilk deneyimimizdi. Daha sonra Unilever’den Ayvalık Tesisi’ni almıştık, İlk gerçek inhouse’umuzu da orada kurduk. Sonra Mersin’de, Çorlu’da oldu. Şişe sektöründe bir yerde büyüyemiyorsunuz. Fabrikaları da üretim yerlerinizi de çeşitlendirmek ve bölmek zorunda kalıyorsunuz. Ayvalık’tan sonra ilk kümelenmemiz İzmir oldu. Çünkü zeytinyağının merkezi İzmir’di. Deterjanın, temizlik malzemelerinin merkezi Gebze’ydi oraya da yerimizi kurduk. Yani hayat bize gösterdi yolu.


80’lerde sektörün belirleyicileri kimlerdi? Plastik sektöründe tabi ki büyükler vardı yani Fırat gibi. Plastik ambalajda çok büyükler yoktu. Yabancı firmalar da yoktu. İlk yabancı şirket olarak Karno geldi Sena Plastik ile ortaklık kurdular Firüzköy’de… O dönemde biz de Fransız Metal Maks’la görüşüyorduk ortaklık için. Baya mesafe almıştık ama yurt dışında Karno’yla Metal Maks birleştiler. Biz de dedik ki, “Türkiye’de iki ayaklı işletme olamaz. Hani sizin bir ayağınız Sena Plastik’te bir ayağınız bizde olamaz çünkü neticede tamam biz Çorapçı ailesiyle çok dostluğumuz vardı ama işin mantığına tersti ve biz vazgeçtik ama yabancı ortaklığı sonra Güven Plastik’te tesis ettik. Finlandiya firmasıyla ortak olurken en yakın rakibimiz 250 ton işlerken, bizim kap tonajımız, 1200-1300 tondu. Yani finans için, pazar için ortak olmadık, “Dünyadaki zincire halka olabilir miyiz?” diye girdik ama maalesef Türkiye’ye gelen çok uluslu şirketler mutlu etmiyor, biz ortaklıktan ayrıldık, Güven Plastik herhalde 5.-6. el değiştirmesini yaptı. O benim içimde yaradır. Çok iyi bir firmayı elden çıkarmış olduk. . Yabancı ortakla üretim yapmak zor mu? Türkiye gerçeğini bilmiyorlar, bazı gerçekleri anlatamıyorsunuz.

Türkiye’de çok hızlı karar vermek, hızlı cevap vermek lazım çünkü müşteri böyle alışmış. Bir de onlar 60’a yakın fabrikaları olan devdi. Mesela Unilever 30 ülkede iş yapıyor. Bizim burada 3 cente verdiğimizi o bilmem nerede 2.5 cente vermiş illa burada da 2.5 cente vereceğiz, ya kardeşim burada bir ortağın var senin. Ben senin genel politikana neden uyayım? Bu tür yatırım konularında anlaşamadık ve dostça ayrıldık. Plastik sektöründeki şirketlerin genel yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Plastik sektöründe hızlı büyüyen kısım en son girmesine rağmen flexible oldu: Flexible da bizim gerçekten iyi firmalarımız oldu. Elif Plastik, Korozo, Bakioğulları, Polinas, Bak Ambalaj gibi gerçekten yüz akı firmalarımız oldu. Şişe bu denli büyüyebilen bir sektör değil maalesef. Keşke biz de flexible’a girseydik ama açıkça söyleyeyim ben yaptığımız işi seviyorum, müşteriyle münasebetlerimiz iyi. Hayıflandığınız konular oluyor mu iş anlamında? Kadere inanan biriyim. Maraton koştuk hem de uzun soluklu koştuk. Ama kısmetten ötesi olmuyor. Bakın sizinle paylaşayım. 26 yaşındaydım İzmir’de Etap Makine’nin Genel Müdürü Refik Bey vardı. İzmir’in eşrafından

bir beyefendi… Şişe makineleri almış, şişede çalıştırmamışlar henüz, satın almaya gittik. Kahve içerken Refik Bey dedi ki, “Sana bir şeyler anlatacağım, sakın unutma! Sanayicinin cebinde asla para olmaz. Hiçbir zaman paran olmayacak. Sanayide ne kadar çok para atarsan at bu kuyuyu dolduramayacaksın. Şu önemli, sanayici dediğin bisikletin üzerindeki adam gibidir. Ya pedala basar ya da edebi ve adabıyla bisikletten iner, değilse bisiklet onu devirir.” Hiç unutmuyorum bu doğu tavsiyelerini. Sizce sektörün 80’lerden bugüne en önemli sorunları nelerdir ve hangileri çözüldü? Yetişmiş elaman sorunu öncelikliydi, her kademede eleman bulmak en büyük zorluğumuzdu. Bana göre en kıymetli yatırım insana olan yatırımdır. Gerçekten eleman bulmakta zorlanıyoruz. Düşünsenize kaç noktada fabrikalarım var. Mersin, İzmir, Gebze ve hepsine eleman bulmak zorundasınız. Ancak bu sadece bizim ya da plastik sektörünün problemi değil, maalesef yetişmiş eleman sorunu tüm sektörlerin genel problemi. Türkiye üniversite mezunu yetiştiriyor ama yetişmiş eleman yetiştiremiyor. Hele hele bu teknik liselerin kapatılıp onun yerine maalesef imam hatip liselerinin açılmış olması o ara teknik kademeyi yok etti. İyi teknik eleman bugün mühendisten fazla para alıyor bizde. Çünkü işi o götürüyor. Yetişmiş eleman sorunun yanında diğer önemli sorun ise sektör çok fazla öz sermayeyle iş yapmak istemiyor. Bu nedenle sektörde iş yapanlar genelde borçlu.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

133


PAGEV ile ilgili neler söylemek istersiniz? PAGEV’de ilk toplantılar 1988’de oldu. Daha ziyade ham madde sıkıntısının olduğu yıllardı. Sektörde yavaş yavaş zihniyet değişimi başlıyordu. PAGEV’in ilk çıkış noktası Petkim ile mücadele derneği şeklinde algılandı. Bir müddet sonra bu fikir değişti ve özellikle Güngör Özadam, Selçuk Aksoy ve Yavuz Eroğlu zamanında PAGEV’e bakış farklılaştı... Bu 3 başkana teşekkür ve minnet borcu var sektörün. Daha vizyoner baktılar işe, daha geniş gördüler, daha farklı bir anlayışla çalıştılar ve bugünkü başarılı noktaya gelindi. PAGEV bugün pek çok yerde aranılıyor, sözü geçiyor. Müsteşara da rahat ulaşılabiliyor, bakanlığa da. Sektörün sorunu olduğunda kamu ile iletişim kurulup dert anlatılıp çözüm aranıyor. Eğitim alanında da çalışan PAGEV 2 okul yaptı. Az şey mi bu? Hepimiz teknik eleman eksikliği çekiyoruz. Alın size teknik eleman. Neticede mezun olan öğrenciler sektörde çalışacaklar.

134

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Büyük hizmet olarak görüyorum bunu. PAGEV’in plastik sektörü açısından önemi nedir? PAGEV, özellikle son yıllarda kamuoyu oluşturma, plastikle ilgili kötü algıyı yok etme, devlet veya kamu nezdinde sektörel hakların korunması için faaliyet yürütme gibi konularda büyük işler başardı. Emek veren Başkanı kutlamak lazım. Kendi işini bırakıp sektör için koştu. Açıkça söylemek gerekirse Yavuz gerçekten Yavuz çıktı. Hakkını teslim etmek lazım. Son yıllarda PAGEV daha kurumsallaştı, toplumda ve kamuda kendini daha iyi hissettirdi. Buna da ihtiyaç vardı. Bu konuda tenkitler de oldu, işte siyasete mi atılacak? Kendi reklamını mı yapıyor? Bunlar konuşuldu. Yahu biraz da reklam yapacaksın. Kamuoyu dediğin nedir ki? Eğer bir Müsteşar senin işini halletmişse teşekkür ilanı vereceksin ki, sonra işin düştüğünde kapıyı rahat çalabilesin. Yavuz Başkan bunları yaptı sağolsun. Yeni seçimde

benim çocukların da yanında çalışmasını isterim çünkü diğer derneklerde daha faaliz. Sizin çocuklar da sektörün içinde mi? Bir kızım, iki oğlum var. Kızımın parayla, pulla hiçbir alakası yok. Varı yoğu ilim, zaten Marmara Üniversitesi’nde doktorasını yapıyor, hocalık yapıyor. O bilim kadını, annesi gibi. Benim eşim de Marmara Üniversitesi’nde hocaydı, 3. çocuktan sonra pes etti ve hocalığı bıraktı. Ortanca oğlum Koç Ekonomi’yi bitirdi, dışarıda bir-iki sene çalıştı şimdi bizimle. O’nu belli süre Lüleburgaz’a fabrikaya gönderdik biraz plastiğin kokusunu alsın diye. Şimdi geldi, belli projeleri o götürüyor mesela bu yazılım projesi onda... Küçük olan oğlum daha yeni mezun, 1 aylık. 1-2 ay sonra da ikinci bölümü bitirecek. O ne yapacak bilemiyorum, işletmeyi bitirdi ve medyayı bitiriyor. Niyeti medya, reklam ajansları gibi yerler ama hayat ne gösterir bilemiyorum. P


ÇEVRE Mİ? ENDÜSTRİ Mİ? İKİSİ DE MÜMKÜN. Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV, "Sorumlu Endüstri Sorunsuz Çevre" ilkesiyle yola çıkan PAGÇEV ile beraber Türk Plastik Sektörü'nün en büyük hayalini gerçekleştirmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Geri Dönüştürülmesi konusunda Yetkilendirilen PAGÇEV, piyasaya sürdükleri ambalajların atıklarını geri dönüştürmesi yasayla zorunlu olan firmaların için bu işlemleri kolay hâle getiriyor. Bu kolaylıktan yararlanmak için PAGÇEV ile çalışın bu hayale siz de ortak olun.

www.pagev.org

www.pagcev.org

PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

135


136

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

137


Ambalaj Sanayicileri Derneği’nden genç tasarımcılara dünya vizesi

Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması’nda ilk 3 dereceyi paylaşan, mansiyon ve sertifika ödüllerine layık görülenler de dahil olmak üzere projelerin sahipleri AsiaStar yarışmalarına katılacak

A

mbalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı katkısıyla, Reed TÜYAP iş birliğinde bu yıl 16’ncısı düzenlenecek Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2020 başvuruları devam ediyor. Yarışmada ilk üç dereceye giren öğrenciler para ödülünün yanı sıra ‘ASD & TÜYAP Öğrenim Bursu’ ile öğrenim hayatları boyunca yılda 12 ay burs hakkı kazanacak. Yarışmada başarı elde eden diğer öğrenciler de çeşitli ödüllerin yanı sıra uluslararası yarışmalara katılma hakkı elde edecekler. Yarışma, üniversitelerin Güzel Sanatlar ve Mimarlık fakültelerinin Grafik ve Grafik Tasarım, Endüstri Ürünleri Tasarımı veya Endüstriyel Tasarım Bölümleri ve bu bölümlere eşdeğer lisans veya yüksek lisans düzeyinde eğitim gören tüm öğrencilerin katılımına açık. Diğer bölümlerde okuyan öğrenciler

138

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ise yarışmaya bireysel olarak katılamazken, Grafik ve Grafik Tasarım ile Endüstri Ürünleri Tasarımı veya Endüstriyel Tasarım Bölümleri’nde eğitim gören öğrencilerle birlikte grup oluşturarak yarışma hakkı kazanacaklar. Son başvuru tarihî 1 Temmuz 2020 olan yarışmanın Seçici Kurul Toplantısı 8 Temmuz 2020 tarihînde yapılacak ve sonuçlar 13 Temmuz 2020 tarihînde açıklanacak. GELECEĞE YATIRIM YAPMAK ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, “Öğrencilerimizi katma değeri yüksek projelere teşvik etmek bizleri son derece mutlu ediyor. Bugünün genç nesillerini yarınlarımızın teminatı olarak görüyoruz. Tasarım, hayal gücünün gerçeğe dönüşmesi anlamına geliyor. Ambalaj tasarımında dünyada ses getirecek cevherlere sahibiz. Yeter

ki gençlerimizin önünü açacak projeleri hayata geçirmiş olalım. Bir mal ya da ürünün tüketici tarafından tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden biri ambalaj. Bu bağlamda öğrencilerimizin bu yarışma vesilesi ile dünya sahnesinde boy göstermesini ciddi anlamda önemsiyoruz.” dedi. WORLDSTAR’DAN BRONZ ÖDÜL Ulusal Öğrenci Yarışması’nda ilk üç dereceyi paylaşan, mansiyon ve sertifika ödüllerine layık görülenler de dahil olmak üzere projelerin sahipleri dilerlerse WPO’nun düzenlediği WorldStar Student ile APF’nin düzenlediği AsiaStar Yarışmalarına katılacak ve bu yarışmalarda dünya derecesi alabilmek için yarışacak. Geçtiğimiz yıl düzenlenen WorldStar Student yarışmasında Türkiye’den bir öğrencinin projesi dünya üçüncüsü seçilmiş ve bronz ödül almaya hak kazanmıştı. P


Ambalaj sektöründen yılın ilk yarısında 2.4 milyar dolarlık ihracat

Ambalaj sektörü ocak-haziran döneminde 2 milyar 414 milyon 219 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Sektör ihracatı bir önceki yıla göre miktar olarak yüzde 11, değer olarak ise yüzde 4 arttı

G

eçtiğimiz yılı 4,7 milyar dolar ihracatla kapatan ambalaj sektörü, Türkiye’nin toplam ihracatına katkı vermeyi aralıksız sürdürüyor. Sektör ihracatı bu yılın ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre miktar olarak yüzde 11, değer olarak ise yüzde 4 artış kaydetti ve 2 milyar 414 milyon 219 bin dolar olarak hesaplandı. İLK 10’DA 7 AVRUPA ÜLKESİ Ambalaj sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke 197 milyon 530 bin dolar ile Almanya oldu. Almanya’yı sırasıyla İngiltere, Irak, İtalya, İsrail, Fransa, ABD, Hollanda, İspanya ve Belçika takip etti. Ambalaj

türüne göre genel toplamlara bakıldığında plastik ambalajların yüzde 65’lik payla ilk sırada, ikinci sırada ise yüzde 22 ile kâğıt/karton ambalajların yer aldığı görüldü. 883 MİLYON DOLAR DIŞ TİCARET FAZLASI Sektörün ilk 6 ay rakamlarını değerlendiren ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, “Yılın ilk altı ayında 883 milyon dolar dış ticaret fazlası vermemiz ülkemiz ve sektörümüz adına olumlu bir gelişme. Cari açığın kapanmasına katkı vermek için sektör olarak ihracat odaklı stratejiler belirliyoruz. Rakamlar, bu konuda doğru adımlar attığımızı

gösteriyor. Bir diğer önemli gelişme de, en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkelerin başında Avrupa ülkelerinin olması. Pandemi sürecinde Avrupa’da üretim çarkları durdu. Türkiye sanayisi ise bu dönemde virüse karşı tüm önemlerini alarak üretmeye devam etti. Ambalaj sektörü ihracat odaklı düşünmeye ve alternatif pazarları keşfetmeye ara vermeden devam edecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlayacağımız 2023’te 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğü, 8-10 milyar dolarlık ihracat ve kişi başı yıllık 380 dolar ambalaj tüketimi hedefimize ulaşacağımız inancındayım” dedi. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

139


Esnek ambalaj geri dönüşümünü arttırmakta sonraki adım ne? Yeni çalışmaya göre değişimin itici gücü toplama, geri dönüşüm için tasarım ve geri dönüşüm malzemelerinin benimsenmesi

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

E

snek plastik ambalaj geri dönüşümü önümüzdeki on yıl içinde üç katına çıkabilme potansiyeli ile AB’nin plastik geri dönüşüm hedeflerine önemli katkı sağlayabilir. Bunun için, karşı karşıya olunan sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Araştırmalar, AB pazarına her yıl 15 Mt esnek film sürüldüğünü ve bunun 9 Mt’unun polietilen (PE) olduğunu gösteriyor. Avrupa’da PE filmlerin geri dönüşüm oranı %23 olduğu için büyük iyileşme payı söz konusu. Özellikle de AB’de oluşan polietilen film atığının %40’ını oluşturan evsel atık akımından yararlanılması büyük önem taşıyor. Bu akımda geri dönüşümün

140

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

arttırılması için geri dönüşüm kapasitesine ve teknolojisine büyük yatırımlar yapılması gerekiyor. Ayrı toplamanın arttırılması, ayrılmış atıkların kalitesinin ve geri dönüştürülebilirliğinin yükseltilmesi paralel hedefler. Geri dönüşüm için tasarım sorunlarına örnek olarak, multilayer ürünlerde geri dönüşüm kalitesi gösterilebilir. Son pazarlarda bir o kadar önemli. PRE Başkanı Ton Emans, “rPE’nin üst kalite uygulamaları, geniş potansiyel vaat eden bir pazar” diyerek şunları ekledi: “Bugün PE esnek ambalajın sadece %13’ü filmden filme uygulamalarda kullanılabiliyor ve pratikte döngüsel olabiliyor.”

Film pazarının çoğu sektöründe geri dönüştürülmüş içeriğin artış potansiyeli taşıdığı, söz konusu araştırma ile de doğrulandı. Polipropilen (PP) esnek ambalaj, yaklaşık 2,5 Mt’luk pazarıyla, geri dönüşüm akımında payından az temsil edilen bir başka malzeme olarak gösterildi. Araştırma raporları, PP esnek filmlerin bugün çoğunlukla atık akımında ayrıştırılmadığını, dolayısıyla işlerliğe sahip ayırma ve geri dönüşüm yollarının geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Avrupa’da esnek ambalaja yönelik tüketimin de talebin de artması, döngüselliğinin iyileştirilmesi için sektörün politika mercileriyle el ele çalışmasını gerektirmekte. P


Enerjinizi tasarruflu kullanın!

DAHA AZ

ELEKTRİK

Aksiyel Fanlı Dik Tip Kuru Soğutucular

Kuru Soğutucuları

V Tipi Kuru Soğutucu

Aksiyel Fanlı Yatık Tip Kuru Soğutucular

Sertifikalı Güvenilir Çözüm Ortağınız

twitter.com/friterm

facebook.com/friterm

linkedin.com/company/friterm

Merkez / Fabrika: İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi Dilek Sokak No:10 X-12 Özel Parsel Tuzla 34957 İstanbul / TÜRKİYE Tel: +90 216 394 12 82 (pbx) Faks: +90 216 394 12 87 info@friterm.com www.friterm.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

141


Dakikalar içerisinde şarj olan organik pil üretildi ABD’deki Purdue Üniversitesi bilim insanları, mikrodalgaları kullanarak düşük maliyetli ve sürdürülebilir yeni organik pil teknolojisi geliştirdi

B

ilim insanları, mikrodalgaları kullanarak düşük maliyetli pil teknolojisi üretti. Yeni teknoloji yenilenebilir enerjiye dikkat çekmesinin yanı sıra geri dönüşümde de önemli rol oynayacak. Mikrodalgaların kullanımını içeren yeni pil teknolojisi, yenilenebilir enerji dönüşümü ve enerjinin depolaması için yeni bir yöntem ortaya çıkardı. ABD’deki Purdue Üniversitesi araştırmacıları, en geri dönüştürülebilir polimerlerden biri olan polietilen tereftalatı, pil bileşenlerine dönüştürmek için yeni bir teknik geliştirdiler. Purdue Araştırma Vakfı Ofisi ile birlikte pil teknolojileri üzerine çalışan Doç. Dr. Vilas Pol, “PET veya polietilen tereftalatı,

142

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

disodyum tereftalata dönüştürmek için ultra hızlı bir mikrodalga ışıma işlemi kullanıyoruz ve bunu pilin anot malzemesi olarak kullanıyoruz” şeklinde konuştu. Yeni pil teknolojisi düşük maliyetli ve sürdürülebilir Pol, yeni pil teknolojisiyle iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına olan toplumsal farkındalığı artırmaya da yardımcı olmaya çalıştıklarını belirtiyor. Purdue ekibi yeni yaklaşımı hem lityum-iyon hem de sodyum-iyon pil hücreleri üzerinde denedi. Yeni pil teknolojisi, ACS Sustainable Chemistry & Engineering dergisinde yayınlandı. DAKİKALAR İÇİNDE ŞARJ OLAN ORGANİK PROTON PİL

Pol, lityum-iyon teknolojisinin şu anda hem taşınabilir elektronik hem de elektrikli araç pazarına hâkim olduğunu, ancak son dönemde sodyum-iyon pil araştırmalarının düşük maliyeti ve elektrokimyasal performansından dolayı dikkat çektiğini söyledi. Pol, “Mikrodalga tekniğinin organik reaksiyonlar üzerindeki uygulanabilirliği, hızlı reaksiyon sürecinin avantajı nedeniyle son zamanlarda dikkat çekti. Standart ev tipi bir mikrodalga fırında PET’in 120 saniye içinde disodyum tereftata tam dönüşümünü gerçekleştirdik.” dedi. Ayrıca Pol, teknolojide kullanılan malzemelerin düşük maliyetli, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir olduğunu belirtti. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

143


Konuk Yazar Prof.Dr. Mahmut Özer Millî Eğitim Bakan Yardımcısı

Mesleki Eğitimi

21.yüzyıl’a uyarlamak Günümüzde otomasyonun ve yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması hem ulusal hem de küresel iş piyasalarında ciddi dönüşümlere yol açmakta. Artık büyük data analitiği ve bulut teknolojileri farklı sektörlerde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bu dönüşümler iş piyasasında işlerin insan ve makine katkı oranını sürekli insan iş gücü aleyhine değiştirmekte

B

u dönüşümün aynı zamanda yeni mesleklerle yeni istihdam alanları da oluşturacağı öngörülmektedir. Örneğin, WEF mesleklerin geleceği 2018 raporunda ortadan kalkacak meslekler nedeniyle toplam istihdamda yüzde 10’luk daralma öngörülürken ortaya çıkacak yeni mesleklerle yüzde 11’lik büyüme kestiriminde bulunulmaktadır. Bu öngörü kapsamında 0,98 milyon iş ortadan kalkarken 1,74 milyonluk yeni iş pozisyonunun ortaya çıkacağı belirtilmekte ve dolayısıyla istihdamda yeni imkânlara ve net iş pozisyonundaki artışa dikkat çekilmektedir. Söz konusu rapor bu eğilimden yola

144

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

çıkarak küresel ölçekte büyük ölçekli firmalar tarafından istihdam kapasitesindeki dönüşümlere yer vermekte, bu kapsamda 75 milyon işin insan ve makine arasındaki emek bölünmesi nedeniyle makine tarafından ele geçirilirken 133 milyon yeni istihdam pozisyonun ortaya çıkacağı kestiriminde bulunmaktadır. İş pozisyonlarındaki bu dönüşüm eğilimi beraberinde mesleklerle ilgili temel becerilerde de dönüşümleri beraberinde getirmektedir. Aynı rapor 2018-2022 dönemi için bir mesleği yerine getirmede ihtiyaç duyulan temel becerilerin yaklaşık yüzde 58’i değişmezken yüzde 42’sinin değişeceğine;

bu değişimin analitik düşünme, yenilik, girişimcilik, kritik düşünme, müzakere edebilme, esneklik ve karmaşık problemleri çözebilme gibi becerileri daha fazla ön plana çıkartacağına işaret etmektedir. Diğer taraftan artık ülkelerin iş piyasaları da statik olmaktan çıkmaktadır. Özellikle çok uluslu şirketler üretim yerlerini farklı ülkelere kaydırmaktadırlar. Üretimin coğrafi yöneliminde iki faktörün öne çıktığı görülmektedir: Yatırım yapılacak yerdeki uygun becerilerde insan kaynağı mevcudiyeti (yüzde 74) ve işgücü maliyetinin düşüklüğü (yüzde 64) (World Economic Forum, The Future of Jobs Report 2018).


MESLEKİ EĞİTİM İŞ PİYASALARINDAKİ DÖNÜŞÜMDEN DOĞRUDAN ETKİLENİYOR Tüm bu öngörülerin bugünden yarına sert bir geçişle gerçekleşmesi beklenmemektedir (OECD Employment Outlook 2019: The Future of Work). Bazı işler veya işlerdeki bazı görevler otomasyonla insandan makineye geçerken ülkeler işgüçlerini bu geçişte ortaya çıkacak yeni mesleklere nasıl taşıyabileceklerine veya aynı mesleğin gerektireceği yeni ilave becerileri nasıl kazandırabileceklerine odaklanmaktadır. Bir başka deyişle, ülkeler bu dönüşümlerden en az hasarla etkilenecek şekilde vatandaşlarının uzun vadeli istihdamını destekleyecek yeni becerileri kazandırmaya çalışmaktadır. İş piyasalarındaki bu köklü ve hızlı dönüşümden doğrudan etkilenen eğitim türü doğal olarak mesleki eğitimdir. Tüm ülkelerde mesleki eğitimin yüzleşmek zorunda kaldığı

temel sorunlardan bir tanesi, mesleki eğitimin iş piyasasındaki bu dönüşüme ve çok hızlı değişen beceri setlerine eğitimi nasıl adapte edebileceği ve nasıl cevap verebileceğidir. Teknolojideki hızlı dönüşümler doğrudan üretim ve hizmet sektörünü etkilemekte, bu durumda doğal olarak hem mevcut meslekleri yeniden tanımlamaya yol açarken hem de mesleklerden beklenen beceri ve yetkinlikler de sürekli değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Mesleki eğitim nispeten statik görünümlü eğitim yapısıyla bu değişime nasıl ayak uydurabilecektir? Ülkeler mesleki eğitim sistemlerini bu dönüşüme adapte edebilmek için çözümler üretmeye çalışmaktadır. Yapılacak dönüşüm, mesleklerin görev ve beceri tanımlarının sürekli değişeceği göz önüne alındığında sürekli değişimi talep etmektedir. Çok paydaşlı olan mesleki eğitimde müfredat ve becerileri güncelleme süreçlerinin

sağlıklı olabilmesi için paydaşların aktif katılımının gerekmesi, bu değişime ayak uydurmayı yavaşlatacak mıdır? Mesleki eğitimde dönüşüm, iş piyasasındaki hızlı dönüşümlere mezunların adaptasyonunu kolaylaştıran temel ve jenerik becerilere daha fazla ağırlık vermeyi ön plana çıkartmaktadır. Bu yaklaşım eğitimdeki dönüşümü de makul ve yönetilebilir ölçekte tutacaktır. Aslında, bu yönde dönüşümün sinyalleri mesleki eğitim ile ilgili uluslararası çalışmalarda da kendisini son zamanlarda göstermeye başlamıştır. Bu tartışmaların odak noktasını, mesleki eğitimin mesleklere özgü ve ayrıntılı bir eğitim mi yoksa mesleklerle ilgili daha genel becerilere ağırlık veren, ayrıca hızla değişen koşullara adaptasyonu kolaylaştıran akademik ve temel becerilere ağırlık veren bir mesleki eğitim mi olması gerektiği sorusuna verilecek cevap oluşturmaktadır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

145


MESLEKİ EĞİTİM GENÇ İŞSİZLİK ORANINI DÜŞÜRÜYOR Mesleklere oldukça özgü ve ayrıntılı mesleki eğitimin okuldan işe geçişi kolaylaştırdığı ve genç işsizlik oranını da düşürdüğü bilinmektedir. Ancak, bu avantajlarına rağmen mezunların iş piyasasında uzun vadeli istihdamında sorunlara yol açtığı da son zamanlarda yapılan araştırmalarda gösterilmektedir. Özellikle bu şekilde dar eğitimin, iş piyasasında yeterince iş olmadığında meslekler arası hareketliliği de sınırladığı için mezunları daha düşük beceriler gerektiren işlere veya alınan eğitimle ilişkili olmayan işlerde istihdama zorladığı bilinmektedir. Mesleki eğitimle iş becerileri uyumu sağlandığında da bu eğitim akademik becerilere yeterince yer vermediği için uzun vadede çalışanların iş piyasasındaki dönüşümlerin gerektirdiği becerileri öğrenememe veya yeni koşullara adapte olamama yüzünden işsiz kalma risklerinin arttığına işaret edilmektedir. Dolayısıyla her iki mesleki eğitim yaklaşımının avantajları ve dezavantajları iş piyasasında yaşanan ve yaşanmaya devam eden dönüşüm ile birlikte ele alındığında, meslekler arası geçişkenliğe imkân veren ve akademik, temel ve jenerik becerilerin kazanılmasına ağırlık veren bir mesleki eğitime doğru dönüşüm, makul görünmektedir. Özellikle mesleki eğitimin ortaöğretim seviyesinde güçlü

146

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

olduğu Kıta Avrupası’nda bu yönde dönüşümün başladığı görülmektedir. Aslında bu dönüşüm, genel lise ve meslek lisesi arasındaki müfredat farklılaşmasını da azaltacağı için iki lise türü arasındaki kalın duvarların da esnemesine yol açacaktır. Yeni yaklaşımda iş piyasasında adaptasyonu kolaylaştıran akademik, temel ve jenerik becerilere daha fazla yer verilmesi bir taraftan mesleki eğitim mezunlarının uzun vadeli istihdam edilebilirliklerini arttırırken diğer taraftan da mesleki eğitim mezunlarının yükseköğretime erişimlerini de kolaylaştıracaktır. İş piyasasındaki beceri beklentisinin yavaş yavaş yükseköğretim mezunları tarafından karşılanabilir seviyeye çekildiği göz önüne alındığında, yeni yaklaşımının mesleki eğitim mezunları için bu riskli duruma da çözüm üretebileceği görülmektedir. MESLEKİ EĞİTİMDE 47 ALAN VE 109 DAL VAR Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bu dönüşümleri yakından takip ederek ve tüm paydaşları ile sürekli bu sorunu müzakere ederek mesleki eğitimde haftalık ders çizelgelerinde ve mesleki eğitim alan ve dallarında kapsamlı bir güncellemeye gitmektedir. Bu çerçevede yapılan ilk değişiklik, mesleki eğitim verilen alan ve dalların değişen beceri setlerine göre güncellenmesi olmuştur. Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde 55 alan ve 203 dalda

verilen mesleki eğitim, güncelleme çalışmaları sonrasında 47 alan ve 109 dalda birleştirilmiştir. Diğer taraftan, mesleki eğitimdeki akademik derslerin ağırlığı arttırılmış ve Anadolu teknik programlarında 12’nci sınıfta haftalık 31 ders saati ilave akademik ders alabilme imkânı getirilmiştir. Anadolu teknik ve meslek programları arasındaki farklılıklar lisenin ilk üç senesinde ortadan kaldırılmış ve böylece her iki program arasında öğrencilerin geçiş yapabilme imkânları arttırılmıştır. Dönüşümde özellikle dijital becerilere ayrı bir yer ayrılarak öğrencilerin bu beceriler yönünden güçlü bir şekilde mezun olabilmeleri hedeflenmiştir. Yeni mesleki eğitim öğretim planı 2020-2021 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacaktır. Söz konusu müfredat güncellemesine genel olarak bakıldığında meslek alanlarını geniş tabanlı, aktarılabilir ve transfer edilebilir temel mesleki beceriler üzerine inşa eden, birden fazla meslek dalına ait becerilerin öğrenciye kazandırılmasını ve böylece mezunların istihdam edilebilirliği artıran bir mesleki eğitim öğretim programı oluşturulduğu görülecektir. Ayrıca, akademik becerilere daha fazla ağırlık verdiği için yeni öğretim programından mezun olanların yükseköğretime erişimleri de görece desteklenmektedir. Böylece, giderek güçlenen mesleki eğitimin hem iş piyasası hem de yükseköğretimle bağları daha güçlü hâle gelecektir. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

147


İtalya ve Türkiye arasındaki çarkların yeniden dönme vakti

D

ünyanın dengelerini alt üst eden COVID-19 salgınında ‘Yeni Normal’ olarak adlandırılan döneme girdik. Ülkeler, küresel ticaretin yeniden canlanması için gerekli tedbirleri belirleyip yeniden harekete geçmenin planlarını yapıyor. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Başkanı Livio Manzini’ye göre hem Türkiye hem de İtalya sanayide ve turizmde yeniden atağa kalkacak. YATIRIMLARI YENİDEN CANLANDIRMANIN ZAMANI Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurgulayan Manzini şöyle konuştu: “Yeni normal olarak adlandırılan bu

148

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Başkanı Livio Manzini, İtalya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolar olduğunu söyledi. Manzini, “Her iki ülke imalatta ve turizmde yeniden atağa kalkma hazırlığı içerisinde” dedi. süreç başka bir gerçeği ortaya koyuyor: Artık ekonomiler ön planda olacak. Küresel çapta ciddi bir hasar var. Her iki ülke arasındaki ticaret hacmi belirli bir dengede seyrediyor. Bu ekonomiler üretim ve sanayi odaklı. Turizm de bu noktada önemli bir rol alıyor. Çarkların durması hem İtalya’yı hem de Türkiye’yi ağır bir şekilde vurur. Yatırımların yeniden canlanması gerekiyor. İlk hedef, geriye gitmiş olan ekonomilerin aktivitelerinin salgın öncesi seviyeye gelmesi.” İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası’nın iki ülke arasındaki ekonomik ve ilişkilerin derinleşmesi adına katma değeri yüksek çalışmalara imza attığının altını çizen Livio Manzini, “20

milyar dolarlık ticaret hacmi AB ülkeleri arasında Almanya’dan sonra ikinci sırada yer aldığımızı gösteriyor. Bu başarı tesadüf değil, 135 yıllık çalışmanın eseri” dedi. KOBİ’LERİ SANAL HEYETLERLE BULUŞTURACAK Ticaretin devam edebilmesi için İtalyan ve Türk KOBİ’lerin bir araya gelmesi gerektiğini belirten Manzini, “Fuarlar bunun için kritik öneme sahipti ancak salgın nedeniyle 2021’e kadar olmayacak. KOBİ’leri sanal heyetlerle buluşturmayı hedefliyoruz. 80 ülkede faaliyet gösteren İtalyan Ticaret Odaları ile iş birliği içerisindeyiz. Türk sanayicileri dünya ile buluşturmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu. P


t-max, Tepro Makine’nin Tescilli Markasıdır.

+90 216 709 26 00

İnönü Mah. Gebze Güzeller OSB, Nursultan Nazarbayev Sk. No:14, Gebze/Kocaeli

www.t-max.com.tr PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

149


PlasticsEurope’un Yeni Başkanı

Covestro CEO’su Dr. Markus Steilemann

P

lastik üreticilerini Avrupa genelinde temsil eden meslek kuruluşu PlasticsEurope, Başkanlık görevine bugünden yürürlüğe girmek üzere Covestro CEO’su Dr Markus Steilemann’ın getirildiğini açıkladı. Dr Steilemann’ın görevi devraldığı Javier Constante ise kariyerine Dow Latin Amerika Başkanı olarak devam edecek. Dr Steilemann yeni görevinde, birliğin ve üyelerinin döngüsellik ve sürdürülebilirliğe ilişkin ortak vizyonunu endüstrinin tümüyle paylaşmaktan sorumlu olacak. Selefinden övgüyle söz eden Dr Steilemann, PlasticsEurope’un yeniden yapılanması, üyelerinin Gönüllü Taahhütler metninde yer alan döngüsellik hedeflerine ulaşmada desteklenmesi ve çevreye sıfır pelet kaybı konularında gösterdiği özverili çaba için takdir etti. Dow Latin Amerika Başkanı Javier Constante ise şunları söyledi: “Bu önemli liderlik rolüne Markus’un

150

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

getirilmesine çok sevindim. Özellikle bu zor günlerde, endüstrinin gerçekten sürdürülebilir bir geleceğe yol almak için Markus gibi kabiliyetli ve vizyoner liderlere ihtiyacı var. Markus’un başına geçtiği bir PlasticsEurope’un, sektörün döngüselliğe geçiş öyküsünü anlatmaya hazır olduğuna inanıyorum.” PlasticsEurope’un yeni başkanı Dr Markus Steilemann ise şöyle konuştu: “Yaşadığımız global sorunların karşısında, gerçekten sürdürülebilir bir geleceği kurmamız ve döngüsel ekonomiyi dünyanın yeni kılavuz ilkesi hâline getirmemiz için plastik sektörünün önemi çok büyük. Ömür sonundaki malzemelerin ve atıkların yeni ürünlerde kaynak olarak kullanılıp tüm uygulamalarda plastiğin döngüselliğini arttırmak da sektörümüzün rekabetçiliğini ve değer oluşturmasını güçlendirecektir. Bu dönüşüm yolculuğuna çıkmış olan üyelerimiz ve değer zincirinde yer alan tüm

aktörlerle iş birliği yaparak geleceğe yürüyecek olmaktan ötürü çok heyecanlıyım.” Dr Markus Steilemann, Haziran 2018’den bu yana Covestro CEO’su olarak görev yapmaktadır. Kariyerine 1999 yılında Bayer Grubu’nda başladı, 2008’den bu yana ise Covestro’nun selefi olan Bayer MaterialScience şirketinin Polikarbonatlar iş biriminde çeşitli yöneticilik pozisyonlarında bulundu. 2013 ile 2015 yılları arasında, iş biriminin Çin’de bulunan global genel merkezinin yönetimini üstlendi. Almanya’daki Covestro Yönetim Kurulu’na 2015 yılında yenilikçilikten sorumlu üye olarak katıldı. Bu rolünün yanı sıra, ertesi yıl Poliüretanlar iş biriminin de başına geçmiştir. 2017 yılında, üç iş biriminin yenilikçilik, pazarlama ve satışından sorumlu başkan yardımcılığı pozisyonuna getirildi. 1970 Almanya doğumlu olan Dr Steilemann, RWTH Aachen Üniversitesi’nden kimya dalında doktora derecesine sahip. P


İmbat iklimlendirme ürünleri artık Avusturya’da

İmbat’ın yurt dışı ortakları ile tamamladığı projede, Avusturya’da endüstriyel tesis projesi için üretilen kondenser üniteleri iki adet ve toplam 930 kW soğutma kapasitesine sahip

Ü

rün tasarımları ve güvenilirliğiyle Avrupa pazarında her geçen gün daha geniş bir alana ulaşan İmbat İklimlendirme ve Soğutma Sistemleri, özel projeye uygun olarak tasarlanan toplam 930 kW soğutma kapasiteli kondenser üniteleri, endüstriyel tesisin proses soğutmasında hizmete sunuldu. Ar-ge odaklı üretim anlayışıyla geliştirdiği yüksek verimli ve çözüm odaklı ürünleri güçlü tasarım ekibi ile hazırlayan İmbat, tamamen özgün tasarımlı ve kendi üretimi

olan ürünleri ile Türk mühendisliğini dünyaya ulaştırıyor. Dünyada yedinci Türkiye’de ise tamamen yerli tasarıma ve Eurovent sertifikasına sahip ilk çatı tipi klimanın da sahibi olan İmbat, %100 yerli sermayeyle sunduğu yüksek verimli ürünleriyle projelere değer katıyor. İmbat’ın yurt dışı bağlantılı çözüm ortakları ile tamamladığı projede, Avusturya’da endüstriyel tesis projesi için üretilen kondenser üniteleri iki adet ve toplam 930 kW soğutma kapasitesine sahip.

Kondenser ünitelerinin her biri bağımsız iki devreli, scroll multi kompresörlü, değişken kondenser fan debisi ile oransal olarak kontrol edilmekte. İmbat kondensing üniteleri desuperheater eşanjörleri ile yüksek verimli olarak hizmet vermekte. İmbat, doğru projeye doğru çözüm sunarak hem iç hem dış pazardaki çözüm ortakları ve distribütörlerine Avrupa standartlarında, yüksek verimli ürünlerini sunarken hem ülkemize hem de dünya ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

151


Symphony’nin d2p antimikrobiyal

teknolojisine FDA onayı

d2p teknolojisi, ambalaj filminin yüzeyinde bakteri üremesini önlemek üzere tasarlandı

S

ymphony Çevre Teknolojileri, ekmek ambalajı olarak kullanılan polietilen filmlere uygulanacak d2p antimikrobiyal teknolojisine ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay aldı. d2p markası altında satılacak masterbatch’ler, plastik ürünlere bakteri, haşere, mantar, yosun, koku, bulanma ve alev almaya karşı ek koruma sağlıyor. Teknoloji, ambalaj filminin üzerinde bakteri üremesini engellerken, ürünlere maliyet açısından verimli koruma da sağlamış oluyor. Firmadan yapılan açıklamada, d2p teknolojisinin, biyolojik olarak çözünebilen d2w teknolojisi ile sinerji oluşturacağı ve ürünün

152

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

hedef kitlesinde hem yeni müşteriler hem de mevcut müşteriler olduğu belirtildi. Symphony CEO’su Michael Laurier şöyle söyledi: “Yaklaşık 10 yıllık yatırım ve geliştirme sürecinin ardından d2p ürünümüze ABD’de gıda temas onayı aldığımız için mutluyuz. Ticari üretime geçerek bu benzersiz ürünü dünya pazarlarına sunmaya hazırlanıyoruz. Bunun orta vadede ciromuza büyük katkısı olacağına inanıyorum.” FDA ONAYI SADECE SYMPHONY ÜRÜNLERINE VERILDI Gıda Temas Bildirimi prosedürü kapsamında verilen onayın süre

sınırı bulunmuyor. Symphony’den yapılan açıklamada, onayın sadece şirket ürünlerine özel olduğu ve başka bir şirket ya da kişi tarafından üretilebilecek benzeri ya da aynısı herhangi bir madde için geçerli olmadığı özellikle vurgulandı. FDA onayı ile firmanın önünde Batı pazarlarında ve diğer pazarlarda pek çok yeni fırsat açılmış oluyor. Firma bugüne kadar d2w biyolojik olarak çözünür ambalaj teknolojisinin ağırlıklı olarak fırıncılık sektörüne satışından önemli kazanç elde ettiğini belirtiyor. Şirket ayrıca ekmek ambalajında kullanılacak FDA onaylı d2p teknolojisinin de büyük ilgi görmesini beklemekte. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

153


GF Hakan Plastik’ten çevre dostu ürün Silenta Extreme Ürün tasarım süreçlerinden üretim planlama, stok kontrolü ve dağıtımı gibi her aşamada çevre sorunlarını göz önünde bulunduran GF Hakan Plastik, son ürünü Silenta Extreme ile dikkat çekiyor

G

F Hakan Plastik, çevreci bir vizyonla geliştirip ürettiği, yapı ve hane halkı güvenliğini üst seviyeye çıkaran yeni atık su sistemi Silenta Extreme ile yapı malzemeleri sektöründe dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Silenta Extreme, yangın regülasyonlarına tümüyle uygun, polipropilen bazlı ve halojen grubu elementleri içermeyen formülasyonu ile Türkiye’de sektöründe tek olma özelliğine de sahip bulunuyor. Yanmaya karşı oldukça dayanıklı bir performans sergilemesine (EN 13501’e göre B-s1; d0) ek olarak, hem üretiminde hem de yanma esnasında, doğaya en çok zarar veren sera gazlarından olan kloroflorokarbon (CFC) gazları açığa çıkartmamasıyla da çevreci yönüyle kullanıcılardan tam not alıyor. Silenta Extreme’in karbon ayak izi, ham madde tedariği, boru ve ek parçaların üretimi ve ürünlerin teslimata hazır hâline gelmesine kadar geçen döngü göz önünde bulundurularak değerlendiriliyor. 110 mm çaplı 1 kg kütleli bir Silenta Extreme ürününün üretimi esnasında ortaya çıkan Küresel Isınma Potansiyeli (GWP) değeri 2,88 kg CO2 eq.; Ozon Tüketme Potansiyeli (ODP) değeri 1,62 E-07 kg CFC 11 eq., Asitlendirme Potansiyeli (AP) değeri 1,13 E-02 kg SO2 eq. Ötrofikasyon Potansiyeli (EP) değeri 1,31 E-03 kg PO4 3- eq. olarak hesaplanıyor. Çevreye olan olası olumsuz etkinin minimize edilmesi için prosesler sürekli olarak optimize ediliyor.

154

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

SILENTA EXTREME ÖZELLIKLERI Halojen içermeyen üstün yapı: Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında ülkemizde yangın sınıfları tayini için TS EN 13501 standardı uygulanıyor., EN 13501 yanma normlarına göre B-s1; d0 sınıfında sertifikalandırılıyor. Ses geçirmeyen çok katmanlı yapı: GF Hakan Plastik sessizlik kelepçeleri ile EN14366 standardına göre göre 4 l/sn’de 18 dB(A) ses performansına sahip bulunuyor. 3 katmanlı bir yapıya sahip olan Silenta Extreme; İç katmanının pürüzsüz yapısı ile mükemmel akış performansı sergiliyor, yüksek moleküler yapıya sahip orta katmanı, ses dalgalarının emilimini sağlıyor ve dış katman ise yüksek sıcaklık ve darbelere dayanıklılık sergiliyor. Ürün çeşitliliği: PP bazlı Silenta

Extreme Boru Sistemi, d50-d200 mm çap aralığında üretilebiliyor. Korozyona karşı mükemmel direnç ve uzun servis ömrü: Yüksek darbe dayanımı sayesinde kullanıldığı sistem içerisinde dayanıklılığını koruyor. Anti Shrink Sistemi ile birlikte borular ve ek parçaları, atık sistemlerinin sorunsuz bir şekilde uzun yıllar hizmet vermesini garanti ediyor. Kolay kurulum ve sızdırmazlık: Özel muf yapısı ile kolay ve hızlı bir şekilde kolay kurulum imkânı sunan Silenta Extreme, özel conta yapısı ile de su sızdırmazlığını garantiliyor ve %100 geri dönüşümlü. Ürünlerinin performanslarının yanı sıra çevre dostu olmasına da son derece önem veren GF Hakan Plastik, son teknolojiyle donatılmış üretim hatları ile sektöründe lider olmaya devam edecek. P


YENİDEN GELEN GÜÇ! Saraç Güvencesiyle, Avrupa Standartlarında Yepyeni Makineler.

DETAYLI BİLGİ İÇİN HEMEN BİZE ULAŞIN!

ENJEKSİYON MAKİNELERİ

SRC-TS S E RV O T ECH

S E RİS İ

SRC-HS YÜKSEK

HI Z LI

SERİ Sİ

SRC-DP İ K İ

P L A K A

S E RİS İ

SARAÇ PLASTİK TEKNOLOJİLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. Mecidiye Mah. Ağrı Cad. No:51 34920 Sultanbeyli-İstanbul /TR Tel:+90.216 419 47 32 / Faks: +90.216 419 06 60 src@sarac.com

+90549 419 47 32

www.sarac.com

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

155


DIOKI’nin teknolojisine Çinli firma talip oldu

Dioki Petrokimya’nın, Adana’daki tesislerinin teknolojisini Çinli firma satın almak istiyor

P

etrokimya firması Dioki’nin Hırvatistan’dan ithal edip yenilediği ve fabrikasında kullandığı teknolojiyi Çinli firma satın almak istiyor. Anlaşma olursa Türkiye’den ilk kez bu boyutta yapının teknolojisi ihraç edilmiş olacak. Petrokimya şirketi Dioki’nin Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’ndeki (TAY-SEB) fabrikasında kullandığı teknolojiye Çinli firmanın talip olması sektörde yankı uyandırdı. Sadece proje satışından, yazılım ve makine kurulumuna kadar seçeneklerin görüşüldüğü süreç anlaşma ile sonuçlanırsa Türkiye’de ilk kez bu boyutta kompleks bir yapının teknolojisi ihraç edilmiş olacak. Dioki Petrokimya Sanayi A.Ş.’nin CEO’su A. Sefa Küçükboyacı, fabrikayı 2015 yılında Hırvatistan’da atıl durumdayken şu anda tesisin genel müdürlük görevini yürüten Ümit Düngel ile birlikte satın alarak tırlarla Adana’ya taşıdıklarını ve

156

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

sistemde yüzde 35’e yakın modifikasyon yaptıklarını söyledi. Hırvatistan’dan makine ve ekipman getirdiklerini, burada yazılımlarını güncelleyerek elektronik kontrol sistemi kurduklarını ve üretimi “kendi geliştirdikleri reçeteler ve sistem” ile gerçekleştirdiklerini anlatan Küçükboyacı “Toplam 28 milyon dolarlık yatırımla oluşturduğumuz fabrikada yılda 60 bin ton katı polistiren ve 18 bin ton genleşebilir polistiren üretim kapasitemiz var” dedi. ÇİNLİ FİRMAYLA GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR Yaklaşık 100 kişiyi istihdam ettikleri tesiste, yılda 60 bin ton polistiren üretip ağırlıklı olarak 280 bin tonluk iç pazara ürün verdiklerini ve reaktörü dahil, tamamen yerli teknolojiye dayalı ikinci bir fabrika kurmayı da planladıklarını açıklayan Küçükboyacı, “Biz ikinci fabrikanın projelerini hazırlarken

yurt dışına teknoloji ihraç etme konusunda bu gelişme yaşandı. Çin’den büyük bir firma bütün makine, ekipman ve projeleriyle birlikte bizdeki fabrikanın aynısını kurmak için talepte bulundu. Görüşmeler devam ediyor. Teknoloji satabiliriz, sadece proje veya lisans satabiliriz, montaj ve mühendislik hizmetleri de dahil olmak üzere anahtar teslim de yapabiliriz. İşin kapsamı ve detayları önümüzdeki günlerdeki gelişmelere ve sürece bağlı olacak” diye konuştu. Sektördeki benzerlerine göre daha gelişmiş bir teknoloji kullandıklarını vurgulayan Küçükboyacı, “Tesisimiz daha komplike ve bu nedenle daha kaliteli polistiren üretimi yapabiliyor. Anlaşma sağlanırsa Türkiye’deki böyle kompleks yapının bir yapının teknolojisini yurt dışına satan ilk biz olacağız. Olmasını bekliyoruz, ona göre rekabetçi fiyatlar vermeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

157


Hürmak’tan alçak basınçlı kalıplama çözümleri Ürettiği alçak basınçlı kalıplama çözümleriyle firmalara teknolojik ve ekonomik avantajlar sunan Hürmak, 1 gün süren bağlanmayı 30 saniyeye düşürüyor

P

lastik enjeksiyon makineleri üretiminde yerli çözüm ortaklarından Hürmak Makine; kablo, elektronik, otomotiv ve havacılık sektörlerine yönelik alçak basınçlı kalıplama çözümleri sunuyor. Otomotiv, savunma sanayi, tıbbi cihazlar, elektronik, beyaz eşya ve kablolama gibi

158

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

sektörlerde elektronik bölgelerin enkapsülasyonu için kullanılan alçak basınçlı enjeksiyon makinesi kalıplanan bölgedeki elektronik sisteme nem, toz gibi dış etmenlere karşı tam izolasyon sağlıyor. Poliamid tabanlı kullanılan ham maddelerin yüksek yapışkanlık değerinden ötürü kalıplanan

kabloların üzerinde sıyrılma önleniyor ve bu sebeple kablo gruplamada ideal bir çözüm olarak öne çıkıyor. Hassas elektronik devre ve kartların zarar görmeksizin kalıplanarak dış etmenlerde izole edilebilmesi ise savunma sanayi ve otomotiv gibi birçok alanda ihtiyaca cevap verebiliyor. Hassas ve stabil bir enjeksiyon prosesini servo motor kontrollü enjeksiyon sistemi sayesinde garanti eden Hürmak, tek istasyon, tek istasyon kayar tabla, tek istasyon döner tabla, çift istasyon, çift kazan ve benzeri her çeşit makine versiyonunu üretilecek ürün baz alınarak proje bazlı üretilebilmektedir. Kablo gruplarının ve elektronik bileşenlerin parazit almasını da engelleyen kalıplama sistemi sağladığı yapışma mukavemeti sayesinde kimi zaman 1 gün süren bağlanmayı 30-40 saniyeye düşürüyor. Karmaşık parçaları oluşturma kabiliyeti veren düşük basınçlı kalıplama ürün maliyetini düşürmeye de katkı sağlıyor. Gerilme ve kablo sızdırmazlığı, nem, toz, titreşim koruması sağlayan sistem konnektörlerin, anahtarların ve elektronik devrelerin üretiminde kullanılıyor. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

159


Teknolojik Eğitimi Geliştirme Vakfı çeyrek asırdır eğitime katkı sağlıyor TEGEV Türk sanayisinin ihtiyacı olan yüksek teknolojiyi uygulayacak ve geliştirecek orta dereceli teknik eğitim ve öğretimi destekliyor

T

eknolojik Eğitimi Geliştirme Vakfının (TEGEV) 27. Mütevelliler Genişletilmiş Gündemli Olağan Genel Kurul Toplantısı düzenlendi. TEGEV Mütevelli üyelerinin, sanayicilerin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı daire başkanları, İl ve İlçe Millî eğitimcileri ve Mesleki ve Teknik Lise müdürlerinin katıldığı toplantı konuşmacılar ve sunumlarla genişletilmiş gündemle gerçekleşti. TEGEV Yönetim Kurulu Başkanı Burak Kasımoğlu’nun açılış konuşması ile başlayan toplantıda Başkan Kasımoğlu 2020 yılının TEGEV’in 25. kuruluş yıldönümü olması nedeniyle bu senenin son derece anlamlı olduğunu ve Yönetim Kurulunun 25 yıllık geçmişin tecrübelerinin ışığında TEGEV’in geleceğini şekillendirmek için yoğun

160

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

çalışmalar yaptığını aktardı. TEGEV’in kuruluş amacının Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojiyi uygulayacak ve geliştirecek orta dereceli teknik eğitim ve öğretimi desteklemek, yönlendirmek ve bu alandaki çalışmalara gerek duyulursa bu gayeye hizmet edecek başka kuruluşlarla iş birliği yapmak olduğunu hatırlatan Kasımoğlu, bu gaye ile yola çıkan kurucu üyeler ve sonraki yıllarda yeni mütevelli üyelerin de katılımlarıyla TEGEV’in başarılarla dolu 25 yılı ardında bırakarak bugünlere gelindiğini ifade etti. Kasımoğlu. “Geçmişimiz bize ışık tutuyor ve gelecek çalışmalarımız için ümit veriyor. Bir yandan da hepimize önemli sorumluluklar yüklüyor. Bizler Türk sanayisine yön vermiş olan

önemli firmaları temsil ediyoruz. Ancak bu firmalar yalnızca konusunda uzman, ileri görüşlü, bilim ve teknoloji liderleri değil aynı zamanda ‘sosyal sorumluluk bilinci yüksek’ firmalar ki bugün burada güzide bir amaç için bir araya gelişimize vesile olmuşlar” dedi. Kasımoğlu konuşmasının devamında Millî Eğitim Bakanlığınca 2014 yılında yayımlanan “Mesleki Eğitimde Strateji ve Eylem Planı” sonrasında geçtiğimiz beş yıl içerisinde mesleki ve teknik eğitimde hızlı bir yeniden yapılanma süreci başladığını belirtirken, Bakanlığın 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında da mesleki ve teknik eğitimin özel bir başlıkta irdelendiği ve âdeta politika hâline getirildiğini aktardı.


Millî eğitimin planları arasında yer bulan; “mesleki ve teknik eğitimde “eğitim-istihdamüretim” ilişkisini güçlendirmek, müfredatların yenilenmesi ve geliştirilmesi ve eğitim ortam ve insan kaynaklarının gelişimi” hedeflerinin TEGEV’in ilgi, bilgi ve deneyimleriyle tam olarak örtüşmekte olduğunu belirten Kasımoğlu TEGEV’in de bu hedeflere paralel olarak 2019 yılı içerisinde; “Endüstriyel Ustalık Okulu” projesi kapsamında Ali Nuri Çolakoğlu MTAL ile iş birliği protokolü imzalanması, “TEGEV İK Buluşmaları” toplantısının düzenlenmesi, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası ile iş birliği görüşmeleri, Gedik Üniversitesi ile yüksek lisans ve sertifika programlarına ilişkin ön görüşmelerin yapılması, Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Dilovası MTAL ile iş birliği görüşmelerinin başlatılması faaliyetlerini gerçekleştirmiş olduğunu genel kurul katılımcılarıyla paylaştı. TEGEV’in eğitime destek alanında vermiş olduğu burslar konusunda ise Kasımoğlu, 2018 yılında TEGEV’in toplam 26 öğrenciye burs imkânı sağladığını, 2019 yılında ise gerçekleştirilen iki farklı burs kampanyası ve sosyal medyanın daha güçlü kullanılması sonucu burs başvurularının 4700 kişiye ve burslu öğrenci sayısının ise 54 öğrenciye çıkarıldığını söyledi. Bu süreçte “Gençlerin Umudu için koşuyorum” sloganıyla 41nci İstanbul Maratonunda TEGEV için bağış kampanyası düzenleyen TEGEV mütevelli üyesi Rexroth Firmasına da özel olarak teşekkürlerini sundu. Kasımoğlu 2019-2020 öğretim yılında TEGEV olarak mesleki ve teknik lise öğrencilerine aylık 120 TL ve teknik üniversite öğrencilerine aylık 200 TL burs

verildiğini iletirken, “TEGEV’in burs bütçesi ve gelirleri çerçevesinde sağlanan burs imkânının öğrencilerimiz için faydası ve anlamının yüksek olduğu aşikardır” diye ekledi. Kasımoğlu konuşmasının son bölümünde TEGEV’in 2020 yılında Organize Sanayi Bölgeleri Yönetimleri ile işbirlikleri yapmak istediğini belirtirken, sanayi kuruluşları ile birlikte mesleki ve teknik okullarda atölye olanaklarını geliştirecek projeler yapmayı planladıklarını açıkladı. “TEGEV olarak temel amacımız okullardaki teorik eğitimi pratiğe dönüştürecek imkânların genişletilmesi, deneysel çalışma yöntemleri ve öğrenmenin uygulanması olacaktır. Esasen TEGEV’in “dual eğitim” bakış açısının da iskeletinde pratik yaparak öğrenmek yer almaktadır’ dedi. Toplantı, TEGEV Yönetim Kurulu Üyesi Lale Bauer’in TEGEV’in Mesleki Eğitime Bakışı hakkındaki konuşmasıyla devam etti. Bauer, Mesleki ve Teknik Eğitimde TEGEV Modelinin Prensiplerinin, Dual (İkili) Eğitim Sistemi, TeoriPratik Dağılımı,Proje Tabanlı Eğitim, Yetkinlik Tabanlı Eğitim, Mesleki Standart Tabanlı Eğitim, Modüler Eğitim ve Harmonize ve Standardize Eğitim olarak belirlendiğini ve TEGEV’in 25 yıldır bu prensipler doğrultusunda Meslek liselerine destek verdiğini, sanayici, okul ve devlet arasında işbirlikleri oluşturduğunu aktardı. Toplantıda Millî Eğitim Bakanlığı Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sayın Şennur Çetin, Ülkemizde Meslek Liselerinin Genel Görünümü üzerine bilgi verdi. Millî Eğitim Bakanlığı olarak hedeflerinin “Çocuklarımızın ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda uygun öğrenme

fırsatlarının sunulduğu, iş ve meslek ahlakını merkeze alan, yenilikçi, istihdama hazırlayan ve iktisadi ve sosyal sektörlerin ihtiyaçlarına göre paydaşlarla birlikte sürekli yenilenen bir mesleki ve teknik eğitim sistemini oluşturmak” olduğunu aktaran Çetin, Meslek lisesi mezunlarının %75’inin staj yaptığı işletmede işe girerken, mezunların %88inin kendi alanında çalıştığını ve bu sayıların yukarıya çekilmesi için çalışmalarına devam ettiklerini aktardı. Çetin konuşmasında mevzuat çalışmaları ile çıraklık eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alındığını, beceri eğitimi ve staj ücretleri, iş yerinin çalışan sayısına göre 3’te 2’si veya 3’te 1’i devlet tarafından karşılanmaya başlandığını, çırak öğrenciler eğitimleri süresince (9,10.11 ve 12. sınıfta), meslek lisesi öğrencileri ise 10, 11 ve 12. sınıfta iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmaya başlandığını ve staj sonundaki beceri sınavlarına sektörün katılmasına yönelik gerekli düzenlemeler yapıldığını aktardı .

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

161


TEGEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Marmara Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. Nihat Akkuş ise Mekatronik Mühendisliği istatistiki araştırmaları hakkında çalışmaları aktardı. 2019 yılında yapılan “Geleceğin Meslekleri, Mesleklerin Geleceği” konulu toplantıdan bahseden Akkuş, Marmara Üniversitesinde yapılan bir anket çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Erken yaşta kuvvetli temel eğitim, özellikle mühendislik bilimi için beceriye dayalı alanda erken eğitim, üniversite ve 2 yıllık eğitimde daha uygulamalı mümkünse şirket tabanlı eğitim, normal liseler için ise laboratuvar ve projeye dayalı eğitim ve mezuniyet sonrası iş hayatına hazır eğitim konularında ihtiyacın ortaya çıktığı ankete göre “”uygulamalı eğitimin büyük ihtiyaç olduğu” iş hayatına atılan mühendisler tarafından açıklanmış oldu. Daha sonra söz alan İstanbul

162

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Sayın Serkan Gür, Okul Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli hakkında açıklamalarda bulundu. Meslek liselerinin geliştirilmesinde sanayiciyle işbirliklerinin çok önemli olduğunu belirten Serkan Gür, teknolojik iş birliği ve deneyim paylaşımı sonrasında istihdam konusunda da sanayicilerimizin özellikle meslek lisesi mezunlarını tercih ettiklerini söyledi. İstanbul’da bulunan ve meslek eğitimi veren 334 eğitim kurumunda 256.000’den fazla öğrenci bulunduğuna dikkat çeken Gür, Üreten Okullar ve Atölye buluşmaları ile Meslek eğitiminde fark yarattıklarını belirtti. TEGEV Mütevelli üyesi BSH Türkiye, Orta Doğu, Orta Asya, Afrika ve BDT Bölgesi Servis’ten Sorumlu Başkan Yardımcısı Sayın Ümit Korkmaz – Yeni kuşak Yeni Liderlik, Digiterra Kurucu Ortağı Sayın Ali Tüzmen ise Dijital Çağ konularında görüş ve sunumlarını paylaştılar.

TEGEV Bursları yararına İstanbul Maratonunda bağış kampanyası düzenleyen Rexroth çalışanları ve bağışçıları adına Bosch Rexroth Otomasyon A.Ş. Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü, Sayın Levent Fadıloğlu’na sunulan teşekkür plaketi ve Levent Fadıloğlu’nun konuşmasının ardından toplantıya ara verildi. Toplantı öğleden sonra yapılan ve sadece mütevelli üyelerinin katıldığı Genel Kurul ile devam etti. Lale Bauer, İsmail Bayraktar ve Nihat Akkuş’un divan heyetine seçildiği toplantı, divan başkanının Yönetim Kurulu başkanı Burak Kasımoğlu’na 2019 yılı faaliyetlerini aktarması için söz vermesiyle açıldı. 2019-2020 dönemi yönetim kurulu faaliyetleri ve denetleme raporlarının okunmasının ardından Yönetim ve Denetleme kurulu oy birliğiyle ibra edildi. 2020 yılı faaliyetleri ve bütçe planlamasının paylaşıldığı toplantıda yeni dönem faaliyet planı ve bütçe kabul edildi. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

163


ZEYTİN ÇEKİRDEĞİNDEN BİYOPLASTİK ÜRETİLDİ Yıldız Teknopark Kuluçka Merkezi’nde faaliyetlerini sürdüren Biolive tarafından zeytin çekirdeklerinden üretilen çevreci biyoplastikler; elektrik-elektronik, gıda ambalaj ve oyuncak gibi sektörlerde ham madde olarak kullanılıyor. Petrol ve türevlerinden üretilen mevcut plastiklere karşın zeytin çekirdeğinden üretilen biyoplastik katkılı ham madde doğada tamamen yok oluyor. Duygu Yılmaz’ın girişimi olan Biolive, Vestel Venture’un liderlik ettiği turda 30 milyon dolar değerlemeyle aldığı yatırımla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çekti

164

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


2030’DA PLASTİK PAZARIN %40’INI BİYOPLASTİK OLUŞTURACAK Petrol ve türevlerinden üretilen plastikler yerini biyoplastiklere bırakmaya başladı. Geçtiğimiz yıl itibariyle biyoplastik ve biyoplastik katkılı plastikler 30 milyar dolarlık bir pazar oluşturdu. Bu artış hızı ve regülasyonların biyoplastiği zorunlu hâle getirmesi sonucu, 2030 yılında plastik pazarının %40’ının biyoplastik pazarını oluşturacağı öngörülüyor. Yıldız Teknopark Kuluçka Merkezinde kurularak Ar-Ge sürecinden üretim ve satış aşamasına gelen Biolive de biyoplastik granül katkılar üreterek kısa sürede yatırımcının ilgisini çekti. Vestel Venture’un liderlik ettiği turda 30 milyon dolar değerlemeyle aldığı yatırımla faaliyetlerine devam eden Biolive, yabancı

bağlantıları sayesinde Almanya, Çin ve İngiltere’ye ihracat yaptıklarını açıklayan Yılmaz, “Avrupa’da yeni satış kanalları oluşturacak anlaşmalar için HEDEF AVRUPA VE ABD görüşmeler yapıyoruz, 2018’de BİYOPLASTİK PAZARI Hem zeytin çekirdeklerini hem de Los Angeles’ta uluslararası temiz çevre teknoloji alanında ülkemizi zeytinyağı atıklarıyla dünyada temsil ettik ve ülkelerarası ‘İleri ilk kez kullanılan yenilikçi bir ürün Malzeme 1.lik Ödülü’ kazandık. oluşturduklarını açıklayan Biolive Ürünümüz, ABD ve Avrupa’da Kurucu Ortağı Duygu Yılmaz, birçok girişim kanalında “Ürünümüzle, Yıldız Teknopark yayınlandı ve çok fazla ilgi gördü” ve Yıldız Teknik Üniversitesinin şeklinde sözlerine devam etti. düzenlediği girişim yarışmasında Üretim hacmini 4 katına çıkarmak Start-up kategorisinde 1.lik için yatırımlarına devam eden kazanarak Silikon Vadisi’nde Biolive, 2 yıl içerisinde üretim girişimcilik eğitimleri aldık. En kapasitesini 5 katına çıkarmayı büyük hedefimiz 2 yıl içerisinde planlıyor. Daha yüksek dayanım Avrupa ve ABD biyoplastik pazarının en az %30’una ulaşmak. gösteren biyoplastik üretimi için Ar-Ge yatırımlarına devam eden Ayrıca, bugüne dek uluslararası şirket, faaliyetlerini bu stratejide alanda birçok ödül ve eğitime sürdürmeye devam ediyor. P de hak kazandık” diyor. Yurt dışı rakiplerinden çok daha güçlü ve daha yüksek ısıya dayanan granüller üretiyor.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

165


Burkasan yeni tesisinde

TOMRA teknolojisiyle dönüştürecek Burkasan, yeni tesisinde HDPE şişeden şişeye geri dönüşüm için TOMRA’nın ayıklama teknolojisini tercih ediyor

B

urkasan, son teknoloji otomasyon sistemleri ile yatırım yaptığı yeni plastik geri dönüşüm tesisinde TOMRA ayıklama makinelerini kullanıyor. TOMRA AUTOSORT® ve AUTOSORT® FLAKE ayıklama makinelerinin kurulumu yapılan tesiste başta PET, HDPE, PP olmak üzere saatte 5 ton atık, plastik ham madde hâline getirilerek tekrar kullanım için döngüye ve ekonomiye geri kazandırılıyor. Burkasan’ın 5.bölge teşviklerinden yararlanarak 50 milyon TL yatırım ile kurduğu yeni plastik geri dönüşüm tesisi, HDPE şişe için kullanılacak ham madde üretiyor. En gelişmiş teknolojiler ile faaliyete başlayan tesiste TOMRA’nın yüksek saflıkta ayıklama sağlayan sensör bazlı makinelerinin katkılarıyla üretilecek geri dönüştürülmüş

166

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

plastik ham madde, Türkiye’de ilk defa HDPE plastik şişe üretiminde kullanılacak. Bursa Kestel’de bulunan tesislerinde açıklama yapan Burkasan Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, “TOMRA’nın optik ayıklama makinelerini kullanarak atık plastiklerden en iyi ham maddeyi üretmeyi hedefliyoruz. Endüstri 4.0 devrimini yakalamaya çalıştığımız yeni tesisimizde hedeflediğimiz ürün kalitesi ve kapasitesine ulaşmak için teknolojik donanım büyük önem taşıyordu. Biz de bu doğrultuda özellikle yüzde 99’luk saflık oranlarını hedefler ve önemli global şirketlere ürünlerimizi sunarken TOMRA gibi global olarak alanında lider bir çözüm ortağı ile en gelişmiş ayıklama çözümlerini tercih ettik” diye belirtti.

Burkasan Atık Yönetimi ve Çevre Danışmanlık’ın lisanslı geri dönüşüm firması olarak Bursa’nın ilk ve Türkiye’nin de ilkleri arasında yer aldığına dikkat çeken Kılıç; “2005 yılından itibaren Çevre Bakanlığı’nın yayınladığı ambalaj atığı yönetmeliğine kadar hatta belirli ölçüde hâlen daha sektörümüz, hurda konsepti ile faaliyetlerini sürdürdü. Bu nedenle sektördeki hurdacı kavramını yıkarak, tüm süreçleri yöneten profesyonel bir atık yönetim şirketi olarak Türkiye’de sektörümüzün gelişimine de katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin ilk buzdolabı kırma tesisini kurmamız da bunun güzel bir örneğiydi. Şimdi de plastik geri dönüşüm ile yine bir ilke imza atıyoruz. Tesisimizde ilk defa atık plastikten orijinale eşdeğer plastik şişe üretilecek” dedi.


TÜRKİYE’DE GERİ DÖNÜŞÜM VE OTOMASYON ÖNEM KAZANIYOR Türkiye’de geri dönüşüm sektörü ile ilgili bilgi veren Vedat Kılıç; “Türkiye’de sanayide yılda ortalama 75-80 milyon ton atık oluşuyor. Evsel atık açısından baktığımızda Türkiye’de kişi başı günlük atık miktarı, 1.1 kg civarında. Bu doğrultuda evsel atık anlamında yıllık 3335 milyon ton atık meydana geliyor. Evsel atıkta bu hacimler, toplam ağırlığın yüzde 1 -1,5 oranı HDPE olmak üzere metal, cam, plastik, alüminyum gibi 7-8 milyon ton geri dönüştürülebilir nitelikte atıkları kapsıyor. Ancak maalesef bunların maksimum 1-1,5 milyon tonu toplanıp, dönüştürülüp ekonomiye tekrar kazandırılabiliyor. 6-6.5 milyon ton ise hâlen daha geri dönüştürülmeden çöplerle karışıyor. Bu durumun ekonomik anlamda TL bazında karşılığı yıllık olarak ortalama 8-10 milyar TL gibi ciddi bir ekonomik değer ve sektörümüz adına büyük bir kayıp. Durum böyleyken ve Türkiye’de geri dönüşüm sektörü gelişirken ham madde olarak atık ithalatı yapıyoruz. Öte yandan ham madde sıkıntısı olmasına rağmen Türkiye’de geri dönüşüm sektörü büyümeye de devam ediyor. Hem gelişimi otomasyon ile sürdürmek hem kısıtlı ham maddeden en ideal geri kazanım oranlarını sağlamak hem de yüksek saflıkta son ürün kalitesini elde etmek için ayıklama teknolojilerini kullanmak önem taşıyor. Bu nedenle hedeflerimize ulaşmak adına TOMRA’nın alanında lider optik ayıklama teknolojileri ile yatırımlarımızı gerçekleştirdik.

TOMRA makinelerinin düşük hatalı reddetme avantajı ile daha fazla geri kazanım sayesinde elde ettiğimiz yüksek randıman, karlılığımızı da artıran bir etken oluyor” şeklinde açıkladı. DEPOZİTO SİSTEMİYLE ARTACAK GİRİŞ MALZEMESİNE TOMRA İLE HAZIRIZ Son beş yılda atık yönetimi sektörüne 120 milyon TL yatırım yaptıklarını belirten Burkasan Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, 2021 yılında başlayacak zorunlu depozito uygulamasına da dikkat çekti; “Bu uygulama ile ülkemizde atık toplama oranları hızlıca artış göstereceği için toplanacak içecek ambalajlarını yüksek kapasitelerle ayrıştıracak ve geri dönüştürecek tesis yatırımlarına ihtiyaç var. Dolayısıyla yeni tesisimizi, depozito sisteminin gereksinimlerini de düşünerek dizayn ettik. TOMRA makinelerini tercih etmemizin bir nedeni de bu. Son teknoloji yatırımıyla gelecek dönemlere hazır olmayı

hedefledik.” Vedat Kılıç, Burkasan’ın yeni tesis yatırımıyla birlikte aylık olarak 15 bin ton civarında atık yönetimini yürüttüğüne değindi; “Yeni plastik geri dönüşüm tesisimizde, aylık 2.500 ton atık malzemeyi işleyerek minimum 1.500 ton civarında ürün elde etmeyi hedefliyoruz. Bu hedeflere manuel ayıklama ile ulaşmanız çok güç. Çok sayıda çalışan istihdam etseniz de otomasyondan faydalanmadığınızda bu kapasitede ve yüksek saflıkta ürün kalitesine ulaşmanız insan gücü ile pek mümkün değil. Özellikle pandemi süreci ve sosyal mesafe kuralları da düşünülürse manuel ayıklama, çok zorlu ve maliyetli bir yöntem olurken ürün kalitesini de garantileyemiyor. TOMRA ayıklama makineleri ile tüm bu zorlukları aşıyoruz. Global platformda güçlü müşterilerimize ürün sağlarken, kalite ve kalite kontrolde oldukça hassas davranıyoruz. TOMRA ile yüzde 99 saflık sağlayabiliyoruz” dedi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

167


TOMRA AUTOSORT®, Burkasan tesisinde hattın başlangıç tarafında ön-ayıklama işlemlerinden sonra yer alıyor. Balya açma, mıknatıs, eddy akımı ve balistik seperatör gibi makinelerden sonra asıl ayıklama, TOMRA AUTOSORT® makineleri tarafından yapılıyor. Sonrasında kırma – yıkama hattında işlenen malzemelerin son ayıklanması için TOMRA AUTOSORT® FLAKE, kırma-yıkama hattında işlenen karışık plastiklerin son aşamasında kullanılıyor. Çapak ayıklama görevini yerine getirebilmek üzere hattın ilerleyen bölümlerinde konumlandırılıyor. En küçük yabancı madde parçalarını bile ayıklarken renk, metal ve polimer cinsine göre ayıklama sağlıyor. Renk, gelişmiş̧ materyal bilgisi ve metal nesnelerin algılanmasını eş zamanlı olarak başarılı bir şekilde birleştiriyor. Çapak ayıklama uygulamalarını, tane boyutundan bağımsız olarak maksimum çalışma süresiyle optimize ediyor. TOMRA Sorting Geri Dönüşüm Türkiye ve Ortadoğu Satış Müdürü Serkan Orhan, konuyla ilgili olarak; “TOMRA AUTOSORT®, kanıtlanmış FLYING BEAM® teknolojisi ile tüm bant boyunca daha iyi algılama ve ayıklama için mükemmel bir homojen ışık dağılımı garantilerken, daha yüksek performans ve operasyonel verimlilik sunuyor. Manuel ayıklamada tespit edilemeyen malzemelerin algılanmasını sağlıyor ve ayıklamanın saflık seviyelerini daha da artırıyor” diye belirtti. YÜKSEK KALİTEDE ÜRÜN İSTİKRARI ANCAK AYIKLAMA TEKNOLOJİLERİ İLE SAĞLANABİLİR Vedat Kılıç, karışık plastik atık şişelerin TOMRA makineleri ile polimer yapılarına göre ayıklandığını açıkladı; ”Örneğin konvansiyonel yöntemlerle PET ve HDPE atıklar bir bant üzerinde ilerlerken işçiler tarafından diğer atıklardan ayrıştırılabiliyor ancak bu yöntem ile aynı kapasitede, kalitede ve maliyette son ürün elde edilmesinin kesin istikrarını sağlamak çok

168

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

mümkün değil. TOMRA sayesinde sistem otomatik olarak önce PET’leri ve HDPE’leri diğer atıklardan ayrıştırıyor, devamında ise renklerine göre tasnif ediyor. Dolayısıyla orijinal ile aynı kalitede elde edilen geri dönüştürülmüş ham maddeler sağlanıyor. Bunu da Türkiye’de ilk defa global markaların HDPE şişeli ürünleri için kullanacağız. Bu, markaların çevreye ve kaynak kullanımına verdikleri önemi gösteren bir adım.” TOMRA MAKİNELERİNİN KULLANIMI DA KOLAY AUTOSORT®’un yakın kızılötesi teknolojisi esaslı, kullanımı kolay dokunmatik ekranı (ACT) tesis operatörlerinin, operasyon gereksinimlerine uygun çeşitli ayıklama programları arasından kolayca seçim yapabilmesini sağlıyor. AUTOSORT®’un kesintisiz kalibrasyon özelliği sayesinde atık ayıklama tesisleri, operasyonlarının performansını gerçek zamanlı olarak

izleyebiliyor ve optimize edebiliyor. Böylece sürekli yüksek kaliteli verim elde ederken, sistemde daha az aksama yaşanması sağlanabiliyor. Serkan Orhan açıklamasında; “Makinelerimiz ile atık tesislerinde kârlılığın arttırılmasını sağlarken düşük işletim ve servis maliyetleri ile de müşterilerimize fayda sunuyoruz” diyor. PET’İ DE GRANÜL OLARAK ÜRETMEYİ HEDEFLİYORUZ Son olarak hedefleri ile ilgili bilgi veren Vedat Kılıç,: ”Başlangıçta granül olarak yüksek yoğunluklu polietilen ve flake olarak PET çıktısı elde edeceğiz ancak hedefimiz, yeni ek bir yatırımla PET’i de granül olarak elde etmek. Orta vadede ise ’şişeden şişeye’ geri kazanımı gerçekleştirmeyi istiyoruz. Türk Gıda Kodeksi’nin onaylaması hâlinde de içecek sektöründe değerlendirilebilecek PET şişe imalatına ham madde üretmeyi hedefliyoruz” dedi. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

169


GERİ DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİSİ VE İSVEÇ MODELİ MAKALE ERHAN SAYAN SAYDAŞ PLASTIK GENEL MÜDÜR

170

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Çevrenin korunması ve atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması adına dünyada yürütülen çalışmalarda öncü rol oynayan İsveç’in, “The Waste to Energy Systems” olarak adlandırdığı sistem bize de iyi model olabilir. Geri dönüşüm, kullanılmış ve hurda vasfına geçmiş atık malzemelerin çeşitli yöntemlerle hem yeniden kullanılması hem de ham madde olarak tekrar üretim süreçlerine geri kazandırılmasıdır. Artık tüm dünyanın kabul ettiği gibi doğal kaynaklarımız sonsuz değil ve bilinçsizce yapılan israf söz konusu kaynakları tamamen yok edebilir! Doğal kaynakların dikkatli kullanılması bu kadar önem kazanırken, geri dönüşüm sistemleri “yükselen trend” olarak karşımıza çıkıyor. Bütün dünyanın geldiği ortak nokta şu ki; kaynaklar lüzumsuz kullanılmamalı ve atıklar kaynağında doğru şekilde ayrıştırılarak çöpe giden miktar asgari seviyeye düşürülmeli. Bunun yolu ise geri dönüşüm endüstrisinden geçiyor. İşlevi ve uygulamaları sebebiyle yönetilmesi kolay olmayan geri dönüşüm sektörünün, iş gücü bakımından diğer sektörlere nazaran daha fazla emek ve dikkat gerektirdiğini de unutmamak gerekiyor. Dünyada gelişen ve değişen trend içinde geri dönüşüm sektörü, mühim yer kaplıyor

ve bu nedenle gelecek vaat ediyor. Hızla artan nüfus, şehirleşme, popüler kültür ve bu parametrelere bağlı değişen tüketim alışkanlıkları geri dönüşüm sektörü için artan bir potansiyel oluşturuyor. Türkiye’de de gelişmekte olan pazardan pay almak isteyen geri dönüşüm firmalarının sayısı artıyor ancak kalabalık nüfusa rağmen ülkemizde yeterli oranda geri dönüşüm malzemesi toplanamıyor. Yurt içindeki firmalar kapasitesini dolduracak hurda malzeme bulmakta zorluk çekince kapasiteyi doldurmak için yurt dışından atık ithal ediyor. Türkiye’de yürütülen “Sıfır Atık Projesi” ile yeni dönemde devletin, geri dönüşüm firmalarına sunacağı destek ve mevzuatla ilgili etkin iletişim, sektörün büyümesinde önemli rol oynayacaktır. Ülkemizdeki plastik sektörünün genel büyüme oranına baktığımızda maalesef ithalata dayalı büyümeyle karşılaşıyoruz. Çünkü ham madde üretimimiz oldukça kısıtlı. Özellikle pandemi sürecinde dünya genelinde yaşanan üretim ve tedarik sorunları, bize yerli üretimin önemini tekrar hatırlattı. Bunun yanında döviz kurlarında yaşanan artış ve küresel gelişmelerin tetiklediği olumsuz etkenler Türkiye’de üretim yapan geri dönüşüm firmalarını türbülansa soktu.


YOL HARİTAMIZI NASIL ÇİZMELİYİZ? Peki Türkiye, tüm dünyada trendi yükselen geri dönüşüm endüstrisiyle ilgili nasıl yol almalı? Aslında dünyaya baktığımızda oldukça iyi modeller var. Çevrenin korunması ve atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması adına dünyada yürütülen çalışmalarda öncü rol oynayan İsveç’in, “The Waste to Energy Systems” olarak adlandırdığı model bizde de uygulanabilir. Şartlarımıza uygun güncellemelerle İsveç modelini hayata geçirebiliriz. Kapsamlı ve verimli atık yönetim sistemine sahip İsveç’te, düzenli depolama sahalarında belediye atıkları neredeyse yok! Çünkü İsveç, uzun zamandır geri dönüşüm amacıyla halkına, parayı geri veren bir kutu ve şişe biriktirme sistemini hayata geçirmiş. 1984 yılından itibaren alüminyum kutular ve 1994’ten bu yana plastik şişeler için İsveç’te söz konusu sistem uygulanıyor. İsveçliler, her yıl 1.8 milyar şişe ve tenekenin geri dönüştürülerek yeniden kullanılmasını sağlıyor. Tüm evsel atıkların yaklaşık %99.3’ü enerji olarak geri dönüştürülüyor veya geri kazanılıyor. İsveç bu sistemle geri dönüşümde zirveye çıkmayı başardı. Ülkede her yıl üretilen 4,4 milyon ton evsel atığın 2.2 milyonunun, atıktan-enerjiye dönüştürülmesi “WTE” çalışmalarının meyvesidir… İsveç’te 1975’te evsel atıkların sadece %38’i geri dönüştürülebiliyorken, kurulan sistem sayesinde atık israfının tamamen önüne geçildi. Bugün evsel atıkların

neredeyse %99’unun geri dönüştürülmesi aşamasına gelindi. Böylece İsveç, 2020 yılı için hedeflediği sıfır atık ve sürdürülebilir enerjiyi elde etme yolunda başarısını ispatladı ve çevre dostu model ülke hâline geldi. Ülkemizde ne yazık ki evlerde henüz bu ayrıştırma sistemine geçilememiş olması geri dönüşüm sektörümüz için büyük kayıp. Devlet ve yerel yönetimler, özel sektörle iş birliği kurup bu sistemin hayata geçirilmesi ve işletilmesi için kolları sıvamalı. Geri dönüşüm alanında Türkiye elbette bazı projeleri hayata geçirmiş durumda ancak geri dönüşüm oranı hâlâ oldukça düşük. İsveç modelinde olduğu gibi sistem kurulup çalıştığında geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren firmaların kapasitesi ve üretim hedefleri yükselecektir. Hem çevrenin korunması hem geri dönüşümle atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması hem üretim ve istihdamın arttırılması için geri dönüşüm sektörünün mevzuata uygun, kurumsal yapıyla endüstri şeklinde büyümesi gerekiyor. Geri dönüşümün Türkiye’de endüstri olarak büyümesi ve mevzuata uygun çalışan kurumsal firmaların gelişimi için yürütülen çalışmaları destekleyen PAGEV Başkanımız Sayın Yavuz Eroğlu’na da özverili adımları için buradan teşekkür ediyoruz. Sektörün sorunlarına çözüm odaklı yaklaşımla bakan ve gelişimi destekleyen bütün adımların destekleyicisi olduğumuzun altını çiziyoruz. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

171


RENK ODAK’LI BİR YOLCULUK MAKALE AYLA ÇUHADAROĞLU ODAK KİMYA GENEL MÜDÜRÜ

172

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Bir nesnenin, kişinin, yerin veya durumun kabul veya reddinde, renk % 60 pay sahibidir… 27 yıl önce, görsel karşılaştırma yerine, cihazlarla renk kalite kontrolünü tercih eden çok sınırlı sayıda üreticiden, günümüzde “Tasarımdan Üretime Renk Mükemmelliği-Dijital İş Akışı” aşamasına gelen yolculuğa şahitlik etmekten büyük heyecan duyuyorum. Türkiye’deki üreticilerin, yıllar içerisinde global ölçekte en son teknolojik çözümleri kullanıyor ve uluslararası standartlara göre çalışıyor olmalarını hayal bile edemezdim. Renge tepkimiz neredeyse anlıktır ve her gün yaptığımız seçimler üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Pazarlama psikologları, bir ürünü değerlendirirken müşterinin bilinçaltındaki yargısının ilk 90 saniyelik dilimde oluştuğuna işaret etmektedir. PANTONE Color Institute İcra Direktörü Leatrice Eiseman ise “Satın alma kararlarının %65’inden fazlası renk algısına göre oluşuyor.” diyor…

RENK İKONİKTİR Renk, bir markayı ayırt etme konusunda benzersiz yeteneğe sahiptir. Tüketiciler, tek bir kelimeyi bile okumadan ambalaj, tabela veya promosyon malzemesi üzerindeki belirli bir rengi tanıyarak markayla anında bağlantı kurarlar. Yapılan psikolojik araştırmalara göre, müşterilerin %80’ine göre marka bilinirliğinden renk seçimin sorumlu. Ürün alımının nedeni, çoğunlukla sadece renk olabilir. İnfografik verilerine göre alıcıların % 84.7’si satın almada rengin etkisinin öncelikli olduğunu belirtiyorlar. Rengin önemli olduğu 10’un üzerinde öncelikli sektör sayabiliriz; boya, plastik, otomotiv, seramik, ambalaj, baskı, kozmetik, tekstil, mürekkep, fotoğrafçılık, perakende boya ve gıda... Renklerin iş ve yaşamdaki etkinliğinin farkından olan ve 1998 yılında renk yönetim çözümleri konusunda faaliyet göstermek üzere kurulan Odak Kimya, tam da bu pencereden işe bakarak günümüzde renk mükemmelliğine dayalı uygulamalarda çözüm tedarikçisi kimliği ile yüksek teknoloji ürünlerini, Türk sanayicisi ile buluşturuyor.


RENK KALİTE KONTROLÜ İŞ AKIŞINDA BİLİNMEYEN HALKA-DİJİTAL STANDART Rengin estetik kalite kontrol kriterlerinden, kritik kalite kontrol kriterleri arasına girmesiyle birlikte, renk ölçüm cihazlarının kullanım şekli de değişime uğramıştır.20 yıl önce, firmaların tek bir renk kalite kontrol istasyonları varken, şimdi aynı firmanın içerisinde birden fazla lokasyonda renk ölçüm istasyonu bulunuyor. Bunun yanında tedarik zincirinde (marka sahibinden tedarikçiye) birden fazla cihazın bulunması, renk kalite kontrol toleransı DE’nin daralması, aşağıdaki konularda daha dikkatli olmamızı işaret ediyor; - Doğru renk ölçüm cihazı ve yazılımı seçimi - Doğru ölçme ve değerlendirme metodu - Referans numune ve dijital standart - Cihaz kondisyonunun sürekliliği Referans numune ve dijital veri tabanı: Renk ölçümünde bir karşılaştırma söz

konusu olduğu için mutlaka bir referans renk standardı ihtiyacı mevcuttur. Fiziksel standartlar ve örnekler sonsuza kadar sürmez. Dikkatsiz kullanım ve kirli cihazlar onları hızla yok edebilir. Bunu göz ardı etsek bile rengin zaman içinde solduğu bilinen gerçektir. Bu nedenle renk standartlarını bir kez renk ölçüm cihazıyla okutup dijital olarak kalite kontrol yazılımında saklanması idealdir. Böylelikle aynı firmadaki birden fazla cihaz tek bir dijital veri tabanı kullanabilir. Dijital veri tabanı, günümüz koşullarının kaçınılmaz gerçeğidir. Avrupa’daki marka sahipleri, standart renkleri ölçüp tedarikçileri tarafından kullanılmak üzere bulut sisteminde bulundurmaya başladılar. Bu durumda iş akışının tüm üyeleri, standart rengi dijital olarak buluttan alıp kendi üretimleriyle karşılaştırarak sonuçları dijital olarak paylaşabilirler. Sadece teorik konsept gibi görünse de uygulanması için tek koşul, tekrarlanabilir cihaz kondisyonudur.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

173


MAKALE AYLA ÇUHADAROĞLU ODAK KİMYA GENEL MÜDÜRÜ

174

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Hedef dijital veri tabanı değil, sağlıklı dijital veri tabanıdır. Bu da ancak doğru kondisyonda cihazlardan oluşan tedarik zincirinde mümkün. İş akışının üyelerinin kullandığı cihazlar doğru kondisyonda değil ise dijital standardın da dijital veri tabanının da hatta renk ölçümünün de bir hükmü yoktur. Her ölçüm cihazı gibi renk ölçüm cihazlarının da yıllık bakım-kalibrasyonu yetkili servisler tarafından yapılmalı. Yetkili Servis, üretici firmanın temin ettiği servis kitleri ile üreticinin servis ve kalibrasyon prosedürlerini uygulayarak üreticinin verdiği toleransları esas alarak işlem yapmalı. Sektörde, renk ölçüm cihazının günlük beyaz kalibrasyon plakasını okutup buna göre kalibrasyon sertifikası düzenleyen firmaların varlığı maalesef bir gerçektir. Örneğin distribütörlüğünü yaptığımız ve yetkili servis merkezi olduğumuz X-Rite firmasının Türkiye’de alınan kalibrasyon sertifikaları, X-Rite sunucusundan basılmaktadır. Diğer bir deyişle, cihazınız kalibrasyon sertifikası almaya uygun değilse sertifika yazdırılamaz.

Genel olarak karşılaştığımız hata, düzenli bakım kalibrasyon hizmeti almaksızın sağlıklı veri tabanı beklentisidir. Tedarik zinciri iş akışındaki cihazlar, kullanım süresi ve kullanım koşullarına bağlı olarak farklı kondisyonlara sahip olurlar. Bu da veri tabanına her gün eklenen yeni renklerin doğruluğunu engeller. Eğer tedarik zincirinin DE toleransı çok dar ise X-Rite NetProfiler çözümü kalibrasyon periyotları arasında da cihazın maksimum doğrulukta ölçüm almasını sağlar. Tüm bunların birleşimi ile marka sahibi tarafından hedef renkler dijital olarak tanımlanır. Tedarik zincirindeki firmalar bu dijital standartlar üzerinden üretimlerini ve kalite kontrollerini gerçekleştirişler. Marka sahibi belirlediği toleranslar dahilinde bir skor hesaplama modeli tanımlayarak tedarikçilerinin üretimlerinin kalite kontrol sonucunu tek bir skor ile dijital olarak izleyebilir. Böylelikle her zaman tek bir dijital standarda ulaşmak söz konusu olacağı için fiziki referanlardan kaynaklanan renk sapması ortadan kalkar. Marka sahibi firmalar, tedarikçileri arasındaki farkı kalite skoruna göre değerlendirebilmiş olur. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

175


ŞEHIRLERIMIZ YEŞIL VE ADIL TOPARLANMALI MAKALE PROF.DR. FILIZ KARAOSMANOĞLU İTÜ ÖĞRETIM ÜYESI SÜRDÜRÜLEBILIR ÜRETIM VE TÜKETIM DERNEĞI BAŞKANI

176

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Ekim 2015’te Londra Belediye Başkanı öncülüğünde, 18 metropol kent başkanının iklim değişimine karşı bir araya gelmesinin ardından, 2006’da bu kentlerin sayısı 40, girişimin adı “C40 Kentler Ağı” oldu. Bugün İstanbul dahil 96 üyesiyle C40, iklim eylemlerinin artması, iyileştirmesi ve hızlandırılması için iş birliği yapıyor. İklim uzmanları, iş dünyası, liderleri, genç iklim aktivistleri ve sendikaların desteklediği C40, herkes için adil ve sürdürülebilir bir gelecek sağlama hedefli, cesur, iddialı, ancak somut adımlar içeren “Yeşil ve Adil Toparlanma Gündemi” raporunu yayınladı. Yeşil işler yaratma, herkes için temiz su, gıda, sanitasyon (sağlıklama),

uygun fiyatlı sağlıklı barınma, atık yönetimi gibi önemli kamu hizmetlerine yatırım yapma, temiz enerji üretimine öncelik verme, toplum için temel görevlerde çalışanları destekleme, toplu taşımayı koruma-dayanılıklı-güvenli kılma, halka ve doğaya kamusal alanları geri verme, kapsayıcı bir ekonomiye adil geçişi sağlama hususları gündemde öne çıkıyor. Sözün özü C40 sağlık ve esenlik hareketinin öncüsü olarak, yeşil ve mavi ekosistemlerde doğa temelli çözümlerle, insan-doğa birlikte dirençli şehirlerin inşası için yeşil, adil ve kapsayıcı toparlanma üstlenmesiyle “İş Birliği; Koordinasyon; Sosyal Yardım” önemli diyerek ilerliyor.


COVID-19 pandemisi sürerken ve sonrası için daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir gelecek hedefiyle uğraş verilirken, daha güçlü ve daha güvenli toparlanma için toplu taşımada bulaşın en aza indirilmesi eylemlerine, bisikletlilere ve yayalara öncelik verilmesine odaklanıldı. Yürüme ve bisiklete binmenin fiziksel ve zihinsel sağlık yararları vurgulanırken, güzelim dünyamızın güzelim şehirlerinden taşımacılık örnek uygulamaları sesi yükseldi. En erken eylemi Bogota yaparken, Berlin, Stutgart, Essen, Paris, Aucland, Madrid, Milano, Meksiko şehirlerinden en iyi uygulamaların sesi yükseldi. Ulaşımın karbon ayak izini düşürmek ve insana, doğaya yakışır sağlıklı çözüm için bisiklet, kentsel yönetimin vazgeçilmezi olmalı. 53,6 km uzunluğundaki Ankara Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Yolu Projesi’nin Milli Kütüphane-Anıtkabir ilk etabında deneme sürüşleri başladı. Başkentimize

pek yakışan bir ilk başarıldı. Bisiklet kullanımında E-bisikletlerin teşviki öne çıkmakta. E-bisiklette insanın pedala verdiği mekanik enerji gücü, batarya ile desteklenmekte. Pedala basıldığında küçük bir motor devreye girerek, sürücüyü desteklemekte, zor parkurlarda güç vererek, kolayca hızlanma sağlanmakta. Kontrolün ayaklarda olduğu E-bisikletlerde geleneksel bisiklet hissi de azalmamakta. Sürdürülebilir kentsel yönetimi başararak, iklim değişimine dirençli şehirlerle geleceğe ilerlemek için yerel iklim planlamaları çok mühim. Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) genelgesi, kılavuzu, elektronik kayıt sistemi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği ve Uyum Dairesi çalışıyor. Yılsonu mevzuatımız hazır olacak. Her biri birbirinden kıymetli ve güzelim Anadolu, Rumeli şehirlerimiz için şimdi yeşili ve maviyi adil toparlama vakti. İnsan ve doğa için fırsat vakti. P

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

177


YALOVA ÜNIVERSITESI, GELECEĞIN POLIMER MÜHENDISLERINI YETIŞTIRIYOR BAKIŞ PROF. DR. MUSTAFA ÖKSÜZ

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü

178

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Yalova Üniversitesi, akademik ve dinamik eğitim anlayışıyla, polimerik malzemeler alanında, akademik yaşam içinde ve dışında pek çok alanda çalışabilecek yetkin mezunlar yetiştiriyor. Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü hayatımızın her alanına giren plastik, kauçuk ve kompozit malzemelerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini inceleyen, yapı özellik ilişkisini belirleyen ve araştıran, bunların tasarımı, üretimi, işlenmesi ve uygulama alanlarının belirlenmesini içeren tüm süreçleri doğru yapacak insanların yetişmesini hedefleyen kimya, malzeme, makine mühendisliği bölümleri başta olmak üzere birçok mühendisliği içinde barındıran hibrit mühendisliktir. Polimerik malzemeler; müşteri talepleri, zorlu rekabet koşulları, kolay işlenebilme, hafiflik, özelliklerini geliştirmenin diğer malzemelere göre daha kolay olması nedeniyle ülke ekonomileri için oldukça önemli konuma gelmişlerdir. Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü bu

faktörler göz önünde bulundurularak kuruldu. Öğrenim süresi İngilizce hazırlık eğitimiyle birlikte 5 yıl ve öğrenim dili %30 İngilizce olup öğrenciler 1 yıl İngilizce hazırlık görmekte. Bölüm eğitim öğretim faaliyetleri 6 Prof. Dr., 2 Doç. Dr, 8 Dr. Öğretim Üyesi, 4 Araştırma Görevlisi Dr. ve 5 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 25 kişilik kadro ile çalışmalarına devam etmekte. Ayrıca lisans programında yaklaşık 300, yüksek lisans programında 53 ve doktora programında 19 öğrenci ile polimerik malzemeler hakkında eğitimöğretim faaliyetlerini sürdürmekte. Bölüm akademik kadrosu ulusal projelerin yanı sıra çeşitli uluslararası araştırma projelerinde yürütücü olarak yer almakta, uluslararası saygın yayınlarda makalelerini yayınlamakta. Öğrenciler, Erasmus Öğrenci Değişim Programı ile uluslararası burs programlarından yararlanmakta. Öğrenciler, çift anadal ve yandal programları ile ikinci bir diploma kazanma hakkına da sahip.


Öğrencilerimizin, polimerik malzemelerin üretiminden kullanımına kadar olan tüm süreçlere hâkim, geri dönüşüm süreçlerini öncelikli göz önünde bulundurarak çevre ve insan sağlığına duyarlı, araştıran, fikir geliştiren ve çözüm üreten birer mühendis olarak yetişmelerini sağlamak bölümün öncelikleri arasında olup eğitim programı bu ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Ayrıca bölüm programı öğrencilerimize uluslararası trendlere uygun ve geniş bir seçmeli ders yelpazesi ile ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirme imkânlarını sağlamakta. Ülkemizde ilk defa 2008 yılında Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde kurulan Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü olarak birçok ilki gerçekleştirerek mezunlarımızla sektöre imza attığımız başarılı projeler ve öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü, plastik ve kauçuk sektörü başta olmak üzere, otomotiv, savunma, kompozit ve inşaat malzemeleri, boya ve yapı kimyasalları, havacılık, ambalaj, oyuncak, kırtasiye, kozmetik, medikal, tekstil, elektrik elektronik, mühendislik malzemeleri ve ham madde üretimi alanlarının; üretim, ar-ge, ür-ge, ham madde giriş ve ürün kalite kontrolü, ürün ve kalıp tasarımı, üretim ve proses planlama, satış ve pazarlama bölümleri başta olmak üzere çok geniş bir yelpazede çalışabilmekte.

Birçok bölümün aksine polimerik malzemeleri işleyen işletmelerin üretim süreçleri son derece temiz ve düzenlidir. Sektörde ülkemiz genelinde 10.000 plastik işletmesinin 250.000 çalışanın olduğu, yıllık yaklaşık 15 milyar dolarlık katma değerin üretilen tek ihracat fazlası veren sektördür. Ülkemizde ilk defa Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde kurulan Polimer malzeme mühendisliği oldukça yeni ve gelişen bir bölüm olduğundan ve diğer bölümler gibi fazla mezun sayısı olmadığından mezunlarımızın hem iş hayatında hem de akademik kadrolarda yer bulma imkânları çok daha fazla. Bu çok özel mesleğe ilgi duyan tüm öğrencilerimizi özellikle üretim süreçlerini seven, ilgi duyan, Ar-Ge’ye istekli, gözlem yeteneği yüksek, iletişim becerisini geliştirecek, kendini geliştirmeye istekli, analitik düşünme yeteneği olan, özellikle fen bilimlerinde başarılı, iş planlama merakı olan ve bunu gerçekleştirmek için gayret eden, ayrıntıları fark eden, el-göz becerisi iyi veya bu özellikleri kazanmak isteyen insanların tercih edeceği bir bölümdür. Bu nedenle gençlerimizi Polimer Malzeme Mühendisi olmak için İstanbul’un hemen yanı başında Büyük Atatürk’ün, “benim kentim” dediği Yalova’ya davet ediyoruz. Yapacağınız tercihlerin, sizlere ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor ve hepinize başarılar diliyorum. P PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

179


MAKALE

PROF. DR. MUSTAFA ÖKSÜZ

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü ÖĞR. GÖR. AYSUN EKICI

Yalova Üniversitesi MYO Malzeme ve Malzeme İşleme Teknolojileri

180

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

GELECEĞINI PLASTIK AMBALAJLA ÇÖPE ATMA, DÖNÜŞTÜR Küreselleşen dünyada nüfusun artışı ve yaşam standartlarının değişmesi beraberinde üretim ve tüketim hızını her geçen gün artırmaktadır. Dünya genelindeki üretim ve tüketim hızının artışı ile birlikte hayatımızı kolaylaştıran plastiklerin kullanımı da artış göstermektedir. Plastikler kullanım sonrası genellikle insanlar tarafından doğaya bırakılarak çevresel sorunların oluşmasına yol açmaktadır. Günümüzde çöp diye atılan çoğu ürün insanlar geleceklerini de yok sayarak çöpe atıyorlar. Böylelikle, doğa kirleniyor, ekosistem zarar görüyor ve bilinçsiz davranışlar sonucunda çoğu canlının yaşama hakkı elinden alınmış oluyor. Bu nedenle özellikle Avrupa ülkeleri tarafından tek kullanımlık plastikleri ve poşetleri yasaklama yönünde çeşitli adımlar atılmaktadır. Bu tür çevreci yaklaşımlara rağmen plastiklerin hayatımıza sağladığı konfordan vazgeçmemiz imkânsız görünmektedir. Bunun yerine plastik kullanımında ve üretiminde daha çevreci düzenlemeler yapılarak çevre kirliliği önlenebilir. İnsanlar çevreye ve plastiklere gerekli değeri vermedikleri

sürece bütün yasaklara rağmen çeşitli çevresel ve ekonomik sorunlar oluşmaya devam edecektir. Dünya genelinde üretilen 359 milyon ton plastiğin 150-200 milyon tonu çevreye atılmaktadır. Bu durum plastiğin kendisinden değil insanların kullanım sonrası alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Ülkemizde son yıllarda geri dönüşüm çalışmalarına ağırlık verilmiş olup Sıfır Atık projesiyle kaynağında ayrıştırma çalışmaları başlatılmıştır. Plastiğin kaynağında ayrıştırılması geri dönüşüm oranını artırırken geri dönüşüm maliyetini düşürmektedir. Avrupa’da üretilen plastiğin yaklaşık yüzde 60’ı ambalaj ve tüketim ürünlerinde kullanılmaktadır. Türkiye’de ise ambalaj sektöründe kullanılan ürünlerin yüzde 37’si plastik ambalajlardan oluşmaktadır. Ambalaj sektöründe oldukça fazla kullanılan poli (etilen tereftalat) (PET)’ın küresel ölçekte atık yığınları oluşturduğu görülmektedir. Türkiye’de 2019 yılında üretilen toplam plastik ham maddenin yüzde 23’ünü PET oluşturmuştur.


DuPont firması tarafından 1950 yıllarında ticarileştirilen PET düşük üretim maliyeti, yüksek gaz bariyerliği (oksijen ve karbondioksit gazlarına karşı), ısıl direnci ve geri dönüştürülebilirlik gibi özellikleri sayesinde lifler, köpükler, filmler gibi pek çok endüstriyel uygulamada yaygın olarak kullanılan bir polimerdir. Son zamanlarda PET şişe üretiminde biyoesaslı ham maddeler kullanılsa da PET’in doğadaki etkilerini azaltma yönünde en etkili yöntemin geri dönüşüm olduğu kabul görmektedir. PET’in geri dönüşümü çevresel sorunların en aza indirgenmesi ve sürdürülebilir bir üretim açısından önem kazanmıştır. PET şişelerin geri dönüşüm çalışmaları ilk olarak 1970’lerde atık yönetiminin iyileştirilmesi amacıyla başlamıştır. PET atıkları, proses atıkları ve tüketici atıkları olarak sınıflandırılmaktadır. Proses atıkları, PET’in üretim aşamasındaki çapaklar veya üretim hatası sonucunda oluşmaktadır. Tüketici atıkları ise tüketicinin kullanım sonrası oluşturduğu atıklar olarak değerlendirilmektedir. PET atıkları, kimyasal ve mekanik olmak üzere iki ana yöntemle geri dönüştürülmektedir. Genellikle ambalaj sektöründe su, meşrubat ve yağ şişelerinde kullanılan PET’in atıkları çevreden toplandıktan sonra mekanik olarak geri dönüştürülmektedirler. 2015

yılında Japonya’da 0,6 milyon PET atığının 0,51 milyon tonu mekanik olarak geri dönüştürülmüştür. Mekanik geri dönüşüm süreci; kirleticileri uzaklaştırma, parçalama, yıkama, yoğunluk farkıyla ayırma, kurutma ve eriyik işleme aşamalarından oluşur. Kirleticileri uzaklaştırması aşamasında, atık PET diğer plastik türlerinden, metal parçalardan ve diğer malzemelerden ayıklanmaktadır. Bu aşamadan sonra, PET atıkları renklerine göre sınıflandırılıp öğütülür ve yıkanarak temizlenmektedir. Yıkama aşamasından sonra PET atıklarına kurutma işlemi uygulanır. Kurutulan PET atıkları, tekrar işlenerek özellikle ambalaj, otomotiv, tekstil ve mobilya gibi sektöründe kullanılabilmektedir. Yeniden işlenme ve “Aktif Yaşam” sırasında PET’in mekanik kuvvetler, yaşlanma reaksiyonları, asitler ve çamaşır deterjanları gibi çeşitli faktörlere maruz kalması yapısal ve fiziksel özellikleri değişmektedir. Bu durum, geri dönüştürülmüş PET’in kullanım alanlarını kısıtlamaktadır. Geri dönüştürülmüş PET’in yapısal ve fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesi amacıyla vakum sistemleri, katı hal polimerizasyonu (SSP) ve zincir uzatma gibi farklı yöntemler tercih edilmektedir. Bu yöntemler sayesinde üretilen geri dönüştürülmüş PET ham maddesi saf PET ham maddesi yerine kullanılmaktadır. PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

181


MAKALE

PROF. DR. MUSTAFA ÖKSÜZ

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü ÖĞR. GÖR. AYSUN EKICI

Yalova Üniversitesi MYO Malzeme ve Malzeme İşleme Teknolojileri

182

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Atık PET’in kimyasal geri dönüşümü oldukça maliyetli bir yöntemdir. Bu yöntemde, piroliz, alkoliz, hidroliz, glikoliz, metanoliz gibi kimyasal tepkimelerle atık PET’in depolimerizasyonu gerçekleştirilmektedir. Geri dönüşüm sonucunda, elde edilen kimyasal maddeler PET sentezinde ya da alkid reçine, poliüretan, doymamış poliester reçine ve epoksi reçine gibi polimerlerin sentezinde kullanılabilmektedir. Piroliz işlemi ile PET atıkları yakılarak enerji kazanımında kullanılmaktadır. Atık PET yakıldığında çevreye zarar verdiği için bu yöntem pek fazla tercih edilmemektedir. Geri dönüştürülebilen her atık ürün ham madde olarak kullanılabildiği için ekonomiye değer katmaktadır. PET şişe atıklarının çöp olmadığı aslında bir ham madde kaynağı olduğu unutulmamalıdır. PET atıklarının geri dönüştürülmesi kaynakların daha verimli kullanılmasını ve çevreye bırakılan atıkların çevresel etkilerinin en aza indirgenmesini sağlamaktadır. PET şişe atıkları ağırlık olarak fazla

olmamakla birlikte hacimsel olarak bakıldığında oldukça önemli bir oran teşkil etmektedir. Bu nedenle, PET şişe atıklarının kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm ve enerji kullanımı açısından büyük önem arz etmektedir. Çevreye bırakılan PET atıklarının azaltılması sonucunda, üretimde daha az ham madde ve ara mamul kullanılmasını sağlamaktadır. PET şişelere döngüsel bir yaşam kazandırmamız ham madde, enerji verimliliği ve sürdürülebilir tüketim açısından ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Kaynaklar S. Devasahayam, G. B. Raju, C. M. Hussain, Utilization and recycling of end of life plastics for sustainable and clean industrial processes including the iron and steel industry, Materials Science for Energy Technologies 2 (2019) 634–646. Tournier, V., Topham, C.M., Gilles, A. et al. An engineered PET depolymerase to break down and recycle plastic bottles. Nature 580, 216–219 (2020). OECD, Improving Markets for Recycled Plastics: Trends, Prospects and Policy Responses, OECD Publishing, Paris, (2018). Türkiye Plastik Sektör İzleme Raporu, PAGEV, (2019). https://sifiratik.gov.tr/plastik-atik P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

183


TEKNOLOJİ

ALTECH

184

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

LAZER DİSK FİLTRE İLE PLASTİK GERİ DÖNÜŞÜMDE KESİNTİSİZ ÜRETİM TEKNOLOJİSİ Dünyanın birçok ülkesinde atık plastikler geri dönüştürülerek uzun vadede ekonomik bir yatırım hâline getirilir. Endüstriyel veya tüketici sonrası oluşan plastik atıklar bir takım arınma istasyonlarından sonra ekstrude edilip filtrasyon işlemine tabii tutularak tekrar işlenebilir ham madde hâline getirilir. Altech firmasının Microfilt marka adı altında geliştirdiği lazer disk filtre ile eriyik polimer içindeki kontemine parçacıklar herhangi bir operatör gereksinimine ihtiyaç duyulmadan, mükemmel süzme ile filtrasyon işlemi gerçekleştirilir. Teknoloji harikası olan lazer disk filtre sistemi, filtre ekran yüzeyindeki yüzbinlerce mikro deliklerden süzülerek mükemmel bir temizlik sağlar ve cezbedici bir parlaklık sunar. Atık plastiklerde mevcut olan kâğıt, kauçuk, tahta, erimemiş plastik vs. istenmeyen yabancı parçacıklar, Altech firmasının geliştirdiği teknoloji ile el değmeden otomatik olarak eriyik plastikten sıyırma ve süzme işlemi ile dışarı atılır. Yüksek kontaminasyon çıkışı ve düşük eriyik kaybı ile geri dönüşüm sektörü üreticilerine inanılmaz kolaylıklar ve kar etme imkânı sağlar. Manuel filtre sistemlerinde; endüstriyel kâğıt atık plastiklerin filtrasyonunda, filtre ekranı 3-5 dk arasında değişim söz konusu iken, Microfilt lazer disk filtre ile 1 haftaya kadar ekran değişimi olmadan ekstruderin maksimum kapasitelere çıkabilmesine imkân sağlayarak mükemmel bir performans sergiler. Her tür geri dönüşüm ekstruderlerine kolaylıkla bağlantı yapılabilecek şekilde tasarlanmış olan Altech Microfilt laser disk filtre, müşterilerin kapasitelerine uygun olacak şekilde modellerini sunmaktadır. Sistemin birçok avantajı olup kısaca bazılarını sıralamak gerekirse:

Sık sık elek değiştirmeye son Operatörün filtre değişimine son Maksimum Kontamisyon Çıkışı,Minimum Eriyik Kaybı Düşük eriyik kaybı ile yıllık tonlarca plastik kaybına son Mükemmel temizlikte granül kalitesi Mükemmel süzme ile ürün parlaklığında artış Ekstruderin maksimum verimde çalışmasına olanak sağlaması Enerjiden tasarruf P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

185


HABERLERİ

Kaya Geri Dönüşümden Ekonomiye Katkı ÇEVDOSAN Doğaya Borcunu Ödüyor

Mc Donald’s Türkiye Sektöre Model Oluyor

186

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Toros Tarım’dan Çiftçi Akademi Projesi


ÇALIŞIYOR GERİ DÖNÜŞÜM KAZANIYOR PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

187


HABERLERİ

ÇEVDOSAN doğaya borcunu geri dönüşümle ödüyor

ÇEVDOSAN, 192 deneyimli personeli, 90 ambalaj atığı toplama aracıyla 13 belediyeyle yaklaşık 2 milyon nüfusa hizmet vererek geri kazanım projelerinde öncü rol üstleniyor

Ç

EVDOSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Akbaş, geri dönüşüm alanında verdikleri hizmetleri ve ÇEVDOSAN’ın hizmet alanlarını ve sosyal sorumluluk projelerini anlattı. ‘Geri dönüşümle doğaya olan borcumuzu ödüyoruz’ diyen Akbaş, geri dönüşüm alanında Çukurova bölgesinde öncü olduklarının altını çizdi. 1989 yılında 250 m2’lik alanda işe başladıklarını ve 1995 yılında kurumsallaşarak Mersin’de standartlara uygun geri dönüşüm tesisi kuruduklarını söyleyen Akbaş “daha sonra Adana, Osmaniye, Niğde, Silifke ve Tarsus bölgelerinde faaliyet göstermeye başladık. Bu tesislerde genellikle perakende alımlarıyla birlikte, yan kuruluşları ile Türkiye çapında ve yurt dışından toptan geri dönüşüm maddelerinin pazarlanmasında aracı kurum

188

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

görevini üstlenmekte” dedi. Akbaş, “Ambalaj atığı toplama ve ayırma faaliyetlerimizle birlikte doğaya olan borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Firmamız 6 ayrı merkezde toplam 132000 metrekarelik alanda 192 deneyimli personeli, 90 ambalaj atığı toplama aracıyla toplamda 13 belediyeyle, yaklaşık 2 milyon nüfusa hizmet vererek geri kazanım projelerinde öncü firma görevini üstleniyor. Firmamız küreselleşen dünyanın en önemli sorunlarından biri hâline gelen atık toplama ve ayrıştırma konusunda genişleyen iş hacmine paralel olarak Türkiye genelinde ve özellikle Çukurova Bölgesinde kapasitesine bağlı olarak kurumsal çözümler sunmaya, ilgili teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek inovasyon ışığında ilerlemeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

ATIK KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURUYORUZ “Şu anda Mersin’deki ambalaj atıklarının yaklaşık %80’ni toplayarak geri dönüşüme ciddi destek veriyoruz” diyen Akbaş, “Bunların dışında geri dönüşüme farkındalık yaratmak amacı ile birçok sosyal sorumluluk projeleri geliştiriyoruz. Ağaç yaş iken eğilir prensibini benimseyerek PAGÇEV iş birliğiyle öncelikle okullarda ambalaj atıkları konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Geri dönüşüm alanında faaliyetlerimize devam ederek bölgemize verdiğimiz önemli hizmeti her geçen yıl inovasyon doğrultusunda geliştirerek ülkemizi geri dönüşüm alanında dünya çapında bir marka yapma yolunda ilerleyeceğiz” dedi. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

189


HABERLERİ

Kaya Geri Dönüşüm’den ekonomiye ve çevreye katkı

K

aya Geri Dönüşüm, o zamanki adıyla Kaya Ticaret, Fethi Kaya ve oğlu İhsan Kaya’nın gazetede Seka Kâğıt Fabrikasının “hurda kâğıt alınır” ilanıyla pek de bilmedikleri bir işe girişmeleri üzerine Aydın’da 1981 yılında kuruldu. Yıldan yıla faaliyetlerini çeşitlendirip, teknik donanımını artırarak 2013 yılında Aydın’ın ilk lisanlı toplama-ayırma ve geri dönüşüm tesisi olan Kaya Geri Dönüşümü kurdular. Kaya Geri Dönüşüm, müşteri ve çalışanlarının beklentilerini karşılamak, millî serveti geri kazanmak ve çevreyi korumak gibi temel değerler üzerine kuruldu.

190

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Tesise gelen kâğıt-karton, metal, pet şişe ambalajları ve tehlikesiz (beyaz) kâğıtlar preslenerek geri dönüşümü yapılacak fabrikalara gönderiliyor. Tesise gelen pet dışındaki plastik ambalajlar ve tehlikesiz plastikler geri dönüştürüldükten sonra çapak ve granül hâline getirilerek yeni ürün üretilecek fabrikalara sevk ediliyor. Tesis uzun yıllardır tecrübesi olduğu plastik ve kâğıt sektöründe makine parkurunu yıldan yıla genişletti, ürün yelpazesini arttırdı. Plastik granül üretim kapasitesini 500 ton/ gün’den 5000 ton/gün’e çıkardı. Kaya Geri Dönüşüm, yaklaşık altı

yıldır Aydın’ın merkez ilçesi olan Efeler Belediyesi’nin lisanlı toplamaayırma tesisi olarak çalışıyor. Oradan edindiği tecrübeleriyle son yıllarda Köşk, Sultanhisar, İncirliova ve Germencik Belediyelerini de çalışma ağına ekledi. Tesis çalışmakta olduğu belediyeleriyle ambalaj atıklarını kaynakta ayrı toplama işini başarıyla devam ettiriyor. Ayrıca PAGÇEV ile yaptığı iş birliği doğrultusunda halka, okullara, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik atık ve geri dönüşüm farkındalığıyla ilgili bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştiriyor. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

191


HABERLERİ

McDonald’s Türkiye Atık Yönetiminde sektöre model oluyor

McDonald’s Türkiye, ürün ve ambalaj malzemelerinin yüzde 93’ünü 100’ün üzerinde yerli üreticiden tedarik ederek iş gücü ve pazar anlamında ülkemize katma değer oluşturuyor

A

nadolu Grubu bünyesinde 2005 yılından bu yana faaliyet gösteren McDonald’s Türkiye, 2014 yılında hızlı servis restoranları sektöründe bir ilke imza atarak ekonomik, toplumsal ve çevresel performansını değerlendirdiği sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. GRI standartları temel alınarak hazırlanan 2017 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre McDonald’s Türkiye, 2017’de McDonald’s’ın faaliyet gösterdiği 119 ülke arasında müşteri sayısı artışında birinci ülke oldu. 250’den fazla restoranı ve 6 bin çalışanıyla yılda 100 milyon kişiye hizmet veren McDonald’s Türkiye, ürün ve ambalaj malzemelerinin yüzde 93’ünü 100’ün üzerinde yerli üreticiden tedarik ederek iş gücü ve pazar anlamında da Türkiye’ye katma değer yaratıyor. Müşterilerinin gıda güvenliği

192

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

konusunda bilgilendirilmesine ve faaliyetlerini kontrol etmesine olanak tanıyan McDonald’s Türkiye, atık yönetimi konusunda da dünya standartlarında hayata geçen projeleriyle sektöre örnek oluyor. AMBALAJ ATIKLARININ YAKLAŞIK YÜZDE 57’SI GERI DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Küresel sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren McDonald’s Türkiye, sorumlu tüketim ve üretime önem vermektedir. Bugüne kadar kullandığı yağların yaklaşık yüzde 44’ünü geri dönüştüren McDonald’s Türkiye, ambalaj atıklarıyla ilgili yükümlülüklerini de PAGÇEV ile yerine getirmektedir. Ambalaj atıkları, lisanslı toplayıcı firmalara teslim edilerek bugüne kadar ambalaj atıklarının yaklaşık yüzde 57’si geri dönüştürüldü. Made for

You (MFY) Projesi’yle de o dönemde pişmiş ürün olarak tabir edilen ambalajsız atıklarda yüzde 8 azalma olurken kâğıt, karton ve ambalaj atıklarında yüzde 22 azalma gerçekleşti. Enerji tüketimi restoran başına yüzde 4,64 azaldı. McDONALD’S ÇOCUK VAKFI 350 BIN ÇOCUĞA DOKUNDU McDonald’s Çocuk Vakfı ise çocukların sağlığı ve mutluluğu için Türkiye’nin her yerinde projeler gerçekleştiriyor. Vakfın faaliyete geçtiği 1999 yılından bu yana İzmir’den Van’a, Adana’dan Trabzon’a 25 farklı yerleşim merkezindeki 30 farklı hastanenin çocuk servislerinde 52 proje tamamlandı. Vakıf kanalı ile bugüne kadar 350 binin üzerinde çocuğa ulaşılarak 3 milyon TL’yi aşkın maddi ve ayni kaynak aktarıldı. P


PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

193


HABERLERİ

Toros Tarım’dan Çiftçi Akademi Projesi Toros Tarım Çiftçi Akademi projesi ile geçim kaynağı tarıma dayalı olan toplulukların güçlendirilmesi ve yerel üretimin artmasına destek oluyor

T

oros Tarım ekonomik, çevresel ve toplumsal sorumlulukların bilinciyle benimsemiş olduğu “sürdürülebilir büyüme, operasyonel verimlilik ve sürekli gelişim” ilkeleri önderliğinde, faaliyet gösterdiği her yerde ve tüm alanlarda bütünsel sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tüm paydaşları için değer yaratmak vizyonu ile operasyonlarını sürdürüyor. 2018 yılından bu yana, gübre üzerindeki kötü algının yıkılması, gelecek nesillere tarım sevgisinin aşılanması, çiftçilere doğru tarım uygulamalarının anlatılması, “Sürdürülebilir Dünya için Sürdürülebilir Tarım” misyonunun hayata geçirilmesi, zorlu şartlarda çalışan çiftçilerin devamlı desteklenmesi ve çiftçilere doğru

194

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

ürün kullanımı ile ilgili gerekli eğitimlerin verilmesi amacıyla projelenen Toros Tarım Çiftçi Akademi projesi ile geçim kaynağı tarıma dayalı olan toplulukların güçlendirilmesi ve yerel üretimin artmasına destek oluyor. Toros Çiftçi Otobüsünün yanı sıra, Teknik Gezici Mobil Ekip Araçları ile bayi ve çiftçileri ziyaret ederek toprakbitki analizleri ve bunların önemi konusunda bilgilendirmek, bölgesel olarak çiftçi ve bayi arasında köprü görevi görmek, hızlı ölçüm kitleri ve el monitörleri ile tarlaları gözlemlemek, karşılaşılan istisnai durumlarda ise toprak ve yaprak örnekleri alarak analiz edilmesini sağlamak, sorunlara çözüm önermek ve bu yolla bölgelerdeki çiftçilere destek olmak amacı ile

tüm bölgelerde Tarımsal Teknik ve Dijital Pazarlama ekipleri belirlenen program dahilinde görevlerini sürdürüyor. Gerçekleşen proje ile, tarımsal girdilerin etkin ve çevreye zarar vermeyecek şekilde kullanılması sonucunda maliyetin ve harcanan zamanın azaltılması, üründe verimlilik ve kalite artışının sağlanmasını hedefliyor. Toros Tarım, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda Toros Çiftçi Akademi projesi ile; 1) Nitelikli Eğitim, 2) İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, 3) Sorumlu Tüketim ve Üretim, 4) Açlığa Son, 5) İklim Eylemi ve 6) Karasal Yaşam hedeflerine doğrudan değiniyor. P


ÇEVRE Mİ? ENDÜSTRİ Mİ? İKİSİ DE MÜMKÜN. Plastik Sektörünün Birleştirici Gücü PAGEV, "Sorumlu Endüstri Sorunsuz Çevre" ilkesiyle yola çıkan PAGÇEV ile beraber Türk Plastik Sektörü'nün en büyük hayalini gerçekleştirmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Geri Dönüştürülmesi konusunda Yetkilendirilen PAGÇEV, piyasaya sürdükleri ambalajların atıklarını geri dönüştürmesi yasayla zorunlu olan firmalar için bu işlemleri kolay hâle getiriyor. Bu kolaylıktan yararlanmak için PAGÇEV ile çalışın, bu hayale siz de ortak olun.

www.pagev.org

www.pagcev.org

PAGÇEV bir PAGEV GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

195


DOĞA KORUM

PAGÇEV 2019 Yılı

2.037.605 ADET AĞACIN KORUNMASI

196

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

3.945.608 kW/h ELeKTRİK TASARRUFU

Tüm Malzemeler

Plastik-Kağıt Karton

Kağıt/Karton ve Ahşap

PAGÇEV olarak yerine getirdiği çevreye sağladığınız ka

2.1

DEPOLAMA


MA BELGESİ

Çevresel Faydaları

112.581 m3

A ALANI tASARRUFU

238.058.674 LT Fosİl yakıt tasarrufu

Kağıt/Karton

Plastik-Kağıt Karton

imiz yükümlülüklerin sonucunda atkılar aşağıdaki gibidir.

2.997.150 LT SU TASARRUFU

Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşu

PAGEV PAGEV PLASTİK PLASTİK DERGİSİ DERGİSİ | | SAYI SAYI 154 154

197


PAGEV’İN ÜYELERİNE SAGLADIĞI AVANTAJLAR

Devletin, sektörümüzü destekleyici politikalar oluşturmasına yardımcı olur. Plastik sektörünün bir bütün olarak rekabet gücünün arttırılmasını ve plastik sektörümüzce yaratılacak katma değer ve istihdamın, yabancı ülkelere değil, kendi ülke ekonomimize kazandırılmasını sağlayacak çalışmalar yapar. Sektöre yönelik rapor ve verileri yayınlar. Üyelerine, her yıl TÜYAP-PAGEV iş birliği ile düzenlenen Plast Eurasia Fuarı’na standlı katılımları hâlinde özel indirimler sağlar. Üyelerinin, yurt içi ve yurt dışı uluslararası fuarlara daha uygun şartlarla katılımını sağlamak amacıyla fuar firmaları ile anlaşmalar yapar, uygun görülen fuarlara info stand ile katılır ve üyelerinin eriştiği ileri imalat teknoloji kabiliyetlerini tanıtır.

Plastik sektörünün imajını güçlendirmek için “çevre bilincini geliştirmek” amacıyla projeler hazırlayıp uygulanmasını sağlar. Ayrıca çeşitli sosyal sorumluluk projelerine de katkıda bulunur. 198

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


Sektörle ilgili yurt içi ve yurt dışı sempozyum ve toplantılara iştirak eder. Sektörün bazen bir bütün, bazen de özel sorunlarını, yazılan raporlar ve Bakan düzeyindeki görüşmeler ile dile getirir. PAGEV, üyelerinin ileri teknoloji imalat kabiliyetlerini dış dünyaya tanıtmak ve üyeleri arasında iletişim kurmak amacıyla faaliyetlerde bulunur. Sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini, yazılı ve görsel medyayı kullanarak tüm kamuoyuna duyurmaya azami surette gayret sarf eder. PAGEV Yönetim Kurulu Üyeleri, TOBB, İTO, İSO, TTGV gibi sektörümüzle ilgili kurumlarda aktif görevler alarak sektörümüzün sorunlarını ve çözüm önerilerini değişik platformlara taşır. Üyelerinin, günümüzün değişen koşullarına uyum sağlaması amacıyla, ihtiyaç duydukları eğitim faaliyetlerini organize eder. Her yıl düzenli olarak organize ettiği “Plastik Endüstrisi Kongresi” ve “Uluslararası Plastik Ambalaj Kongresi” ile belli zamanlarda düzenleyeceği veya iş birliğinde bulanacağı seminer ve eğitimlere üyelerinin ücretsiz veya indirimli katılmalarına olanak tanır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

199


öncesi

sonrası

E S R E N DÖ R I D N I N SE *

için a y n ü d ÜR. r bir i T l i Ş b Ü a N n Ö a ş bilir üretile k u l r daha ya nı sen de Gi rEa dRe tİyD u ağm ı r a nde b l ü ğ k ü ı d t l ü mbalaj a g e r i d ö n ü ş t ü r

a

ik t plast *8 ade

şişe

PAGÇEV, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ambalaj Atıklarının Yetkilendirilmiş Kuruluşudur . 200

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

PAGÇEV bir

GERİ DÖNÜŞÜM İKTİSADİ İŞLETMESİDİR


İŞYERLERİ İÇİN KORONAVİRÜSE KARŞI BİLGİLENDİRME KILAVUZU PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

201


1- AMAÇ PAGEV tarafından, iş yerinde oluşabilecek acil durumlardan kaynaklanan risk ve etkilerini en aza indirmek ve acil duruma kontrollü bir şekilde müdahâle edilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. 2- HAZIRLANAN BU REHBERE UYUM VE YASAL YÜKÜMLÜLÜK HAKKINDA Bu rehber tavsiye niteliğinde olup içerik bakımından bilgilendiricidir. Bu bir standart veya yönetmelik değildir ve yeni yasal yükümlülükler oluşturmaz. T.C. Sağlık Bakanlığı standartları veya İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (İSG Yasası) tarafından yaratılan mevcut yükümlülükleri değiştirmez. İSG Yasası uyarınca, işverenler onaylı bir Devlet Planı tarafından yayınlanan ve yürürlüğe konan güvenlik ve sağlık standartlarına ve düzenlemelerine uymalıdır. COVID-19 virüsü ile ilgili yeni bilimsel kanıtlar ortaya çıktıkça bu kılavuzda daha fazla güncelleme yapılabilir. 3- SORUMLULUKLAR Acil durumlardan korunma hizmetlerinin aksaksız yürütülmesinden Şirket Yönetimi sorumludur. Alınacak önlemlerin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kurulunun bulunduğu iş yerlerinde kurul tarafından, diğer iş yerlerinde ise işveren veya vekili koordinesinde, bulunması hâlinde iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli ile çalışan temsilcisi ve mümkünse ilk yardım eğitimi almış veya tecrübesi olan kişilerden oluşan ekip tarafından yürütülmelidir. 4- ŞİRKETLERDE İLK YARDIM DESTEK ELEMANI HAKKINDA. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 11’inci, 12’inci ve 30’uncu maddeleri kapsamında yayınlanan İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmeliğinin 11’inci maddesine dayanarak her 10 /15/ 20 kişiye bir ilk yardımcı hesabı ile bir ekip başı ile birlikte yeteri kadar personelden ibarettir. Yetki ve yükümlülükleriniz 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunun 9’uncu maddesi kapsamında yayınlanan İLK YARDIM Yönetmeliği gereğince ve 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunun ek 9’ uncu maddesi kapsamında yayınlanan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğinin 127’inci maddesi gereğince aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır. İLK YARDIM tanımında belirtilen amaç doğrultusunda, hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan en az Temel İLK YARDIM Kursu alarak ilk yardımcı sertifikası almış kişidir. • İlk yardım ekibi; Yangın, deprem, hastalık vb. sebeplerle yaralanan veya hastalanan kişilere ilk yardım yapar. • Hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapmak. • Riskli bulunan personellerin ambulans ( 112) veya Koronavirüs Danışma Hattına (184)’ e haber verilerek personelin sağlık kurumuna bildirilmesinin sağlanması.

202

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


5- ŞİRKETLERDE SALGIN HASTALIKLAR KONTROL ELEMANI HAKKINDA Bu planın uygulanması için personel sayısı 50 ve altında olan iş yerlerinde 2 kişi, sonrasında her 50 kişi için, 1 kişi ilave edilerek Salgın Hastalıkları Kontrol Elemanı belirlenmesi gerekmektedir. Görevleri: •İşe başlamadan önce her personelin tek tek ateşi ölçülerek ateşi normal görülen personelin, dezenfektasyon işlemi yapılarak çalışma alanına geçmesine izin verilmesi, kayıtlarının tutulması . • Şirket çalışma saatleri ve vardiyalarına göre belirlenmiş aralıklarla ateşlerin ölçülmesi ve kayıtlarının sağlanması . • Riskli görülen personelin diğer personelden ayrı tutularak izole edilmesinin sağlanması, temas hâlinde bulunan veya yakın ortamda çalışan personelin de ayrı bir bölgede izole edilmesinin sağlanması ve kontrol altında tutulması. • Riskli bulunan personellerin ambulans ( 112) veya Koronavirüs Danışma Hattı (184)‘ na haber verilerek personelin sağlık kurumuna bildirilmesinin sağlanması. •İşletme için gerekli olan dezenfektan, maske, eldiven vb. malzemelerin takibinin yapılması ve ihtiyaçların tedarik edilmesinin sağlanması.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

203


6- PANDEMİ NEDİR ? Bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addır. 7- PANDEMİ HANGİ ŞARTLARDA İLAN EDİLİR? WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tanımlamasına göre bir pandemik ancak aşağıdaki 3 koşulu sağladığında başlamış sayılır: • Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı • Hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması • Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması Bir hastalık veya tıbbi durum sadece yaygın olması ve çok sayıda insanın ölümüne yol açması nedeniyle pandemi olarak nitelendirilemez, aynı zamanda bulaşıcı olması gereklidir. Örneğin kanser, insanlarda çok sayıda ölüme sebep olan bir hastalık olmasına rağmen bulaşıcı olmadığı için pandemi olarak adlandırılmamaktadır (Bazı kanser türlerinin bulaşıcı etmenler tarafından ortaya çıkabildiği unutulmamalıdır).

204

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


8- İŞ YERİNİZDE CORONA VİRÜS TESPİTİ ÖNCESİ YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR • Çalışanlara Koronavirüs hakkında bilgilendirme eğitiminin ve hijyen eğitiminin verilmesi sağlanmalıdır. • Günlük vücut ısısı takibi yapılması sağlanmalıdır. İşe başlamadan önce, gün içerisinde ve sonunda belirli ve sık periyotlarla ateş ölçümü yapılarak hazırlanan tablo ilgililerle paylaşılmalıdır. Ateşi yüksek olan personeller ve ziyaretçiler çalışma alanına alınmamalıdır. • Çalışanların işbaşı yapmadan önce ellerini dezenfekte etmesi sağlanmalıdır. El hijyen ürünleri, maske vb. ürünlerin tedarik edilmesi, firma girişi ve çalışma alanlarına yerleştirilmesi ve belirli aralıklarla kullanılması sağlanmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

205


• Koronavirüs hakkında bilgi toplamak ve değerlendirmek üzere “Koronavirüs Acil Durum Komitesi” oluşturulmalıdır. Ülkedeki hastalık durumu, Acil Durum Komitesi tarafından, sağlık kurumlarından öğrenilerek gerekli bilgilerin üst yönetim ve tüm departmanlarla paylaşılması sağlanmalıdır. Ayrıca işe girişlerde ve genel olarak hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı takip edilmelidir. • El hijyenine yüksek önem gösterilmelidir. Eller en az 40 saniye boyunca sabun ve su ile yıkanmalı, bunların olmadığı durumlarda alkol içerikli el antiseptiği kullanılmalıdır. Çalışanların el yıkama durumları kontrol edilmeli ve gerekli takip düzeni sağlanmalıdır. 206

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Çalışma alanları, ofis masaları, tezgâhlar, iş araç gereçleri ve benzerleri çalışana zimmetlenmeli, dezenfektasyonu çalışanlar tarafından gün içinde düzenli olarak sağlanmalıdır. • El sıkışmak ve temas yolu ile selamlaşmak yasaklanmalıdır. • Kapalı alanlar sıklıkla havalandırılmalıdır. • Her zaman olması gerektiği gibi, izmarit, kâğıt mendil, medikal maske ve çöplerin belirlenen yerler dışına atılması yasaklanmalıdır. Her bölümde en az 1 adet kapaklı çöp kutusu bulunmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

207


• Hijyen gerektiren tüm ekipmanlar kişiye özel olmalıdır. Elde yıkama yapılmayacak, makinede yıkanılacaktır. Tek kullanımlık bardak ve diğer ürünler önerilir. • Temizlik çalışanları temizliğe başlamadan, eldiven takmadan önce ve temizlik bittikten sonra ellerini yıkamalıdır. • Değerlendirme yapılarak yurt dışı iş seyahatleri ertelenmeli ve mümkünse iptal edilmelidir.

208

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Akut solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerle yakın temasta bulunulmamalı, çalışanlar bu konuda bilgilendirilmelidir. • Şehirler arası seyahat planları tekrar değerlendirilerek mümkünse ertelenmeli veya iptal edilmelidir. • Kriz sırasında temel ihtiyaçların nasıl talep edilip lojistiğinin nasıl sağlanacağı belirlenmelidir. • Birden fazla şoförün kullanımında olan araçların dezenfeksiyonları yapılmadan diğer şoföre devri gerçekleştirilmemelidir.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

209


• Yemek firmaları çalışanlarının, çaycılar, garsonların KKD kullanımının arttırılması/dikkatinin arttırılması ve el dezenfektanı kullanımı sağlanmalıdır. • Son 14 gün içerisinde seviye 3 ve üzeri ülkelerden dönen personelin, cerrahi maske takarak virüs testi yaptırması sağlanmalı ve en yakın resmî sağlık kurumuna yönlendirilmesi sağlanmalı. • Sokak hayvanları ile temastan kaçınılmalıdır. Tesisteki mevcut başıboş hayvanlar uzaklaştırılmalıdır. • İş yerine girişlerin sadece temel personel ile sınırlandırılması sağlanmalı ve tesislere kontrollü giriş sağlanmalıdır. 210

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• İşyerinde yemekhane varsa çalışanların aynı anda toplu hâlde yemek yemesini engelleyecek şekilde farklı zaman dilimlerinde belirli sayıda personelin yemek yemesi sağlanmalı, yemekhane girişlerine dezenfektanlar yerleştirilerek hijyen sağlanmalıdır. • Personel taşıma servislerinin havalandırma filtrelerinin değiştirilmesi, iç dezenfeksiyonlarının periyodik hizmet alımı ile gerçekleştirilmesi, günlük temizliklerinin çizelge ve dezenfeksiyon talimatı ile yapılması ve sıklığına uygunluğu sağlanmalıdır. • Alt işverenlerin, geçici veya süreli çalışanların saha onaylarında güncel tarihli EK-2 Sağlık Muayene Formu ve beraberinde tüm güncel tetkiklerin olmaması durumunda sahaya sokulmaması sağlanmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

211


• Toplu olarak bulunulması gereken durumlarda kişiler arasında asgari 2 metre mesafe olması ve prosedürlerin uygulanması sağlanmalıdır. • Görüşme ve toplantıların uzaktan iletişim sistemleri ile sağlanması gerekmektedir. • Hasta ve ateşi olduğunu belirten personelin işe gelmeden hastaneye gitmesi sağlanmalıdır. • Dış firma personellerinin şoförler ve ziyaretçilerin bekleme alanında tutulması sağlanmalı, toplu yerlere girişleri kısıtlanmalıdır. • 60 yaş ve üstü, kronik rahatsızlığı olanların izolasyonu sağlanmalıdır (home office)

212

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


9- İŞLETMELERDE CORONA VİRÜS ACİL DURUM EYLEM PLANI

CORONA VİRÜS

NASIL BULAŞIR? BELİRTİLERİ NELERDİR? CORONA VİRÜS NEDİR?

ÇALIŞANLARIN SAĞLIĞINI NASIL KORUYABİLİRİZ? İŞ YERİMİZDE NELER YAPMALIYIZ?

NASIL MÜCADELE EDERİZ?

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

213


10- COVID-19 (CORONAVİRÜS HASTALIĞI) NEDİR ? Coronavirus Hastalığı 2019 (COVID-19), SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu bir solunum hastalığıdır. 11- COVID-19 BELİRTİLERİ NELERDİR? COVID-19’a hafif ve şiddetli arasında değişen hastalıklara neden olabilir ve bazı durumlarda ölümcül olabilmektedir. Belirtileri ateş, öksürük ve nefes darlığı içerir. Virüs bulaşmış bazı insanlar diğer solunum dışı belirtiler de yaşadıklarını bildirmişlerdir. COVID-19 belirtileri değişik kişilerde 2 gün veya 14 gün sonra ortaya çıkabilir.

214

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


SEMPTOMLAR COVID-19

Soğuk Algınlığı

Grip

Ateş

Yaygın

Nadir

Yaygın

Halsizlik

Bazen

Bazen

Yaygın

Genelde Kuru

Yaygın

Hafif

Yaygın

Hapşırma

Hayır

Yaygın

Hayır

Ağrı - Sızı

Bazen

Yaygın

Yaygın

Burun Akıntısı

Nadir

Yaygın

Bazen

Boğaz Ağrısı

Bazen

Yaygın

Bazen

İshal

Bazen

Yaygın

Bazen

Baş Ağrısı

Bazen

Nadir

Yaygın

Nefes Darlığı

Bazen

Yok

Yok

Öksürük

Kaynak : The Times

12- COVID-19 NASIL YAYILIR? Virüsün, esas olarak insandan insana veya aşağıdaki şekillerde yayıldığı bilimsel kaynaklarca açıklanmaktadır. · Birbirleri arasında yakın mesafe temas olan insanlar arasında, · Hasta olan kimse hapşırmak veya öksürmek yolu ile üretilen solunum damlacıklarının yakınlarında bulunan insanların ağız ve burun yolu ile nefes ve akciğere yerleşmesi ile, · Bir kişi bir yüzeye veya nesneye dokunduktan sonra kendi ağzına, burnuna veya muhtemelen gözlerine dokunarak yayılabilmektedir. PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

215


13- İŞ YERİNİZDE CORONA VİRÜS TESPİTİ HÂLİNDE YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR • Yapılacak olan ateş ölçümlerinde ateş seviyesi 38oC ve üzeri çıkan olması durumunda veya öksüren ateşi olan ve nefes almakta zorlanan bir personel varsa, cerrahi maske taktırılarak ilgili birimler ile iletişime geçilmelidir. • Virüs belirtileri tespit edilen çalışan veya çalışanlar iş yeri araçları ile hastaneye götürülmemelidir, derhal ambulansa (112) veya Koronavirüs Danışma Hattına (184) haber verilmelidir.

• Ambulans iş yerine gelene kadar virüs semptomları tespit edilen çalışan ve virüs semptomları tespit edilen çalışan ile aynı departmanda bulunan bütün personellerin iş yerinde oluşturulacak izole alana alınması sağlanmalıdır ve diğer çalışanların bu alana girmesi engellenmelidir. • Virüs semptomları tespit edilen çalışan veya çalışanlar olması durumunda, aynı ortamda çalışan diğer çalışanlar, iş yeri servisi var ise aynı servis ile işe gelen çalışanlar için derhal kontrol sağlanmalıdır. (Kontrol sağlayacak kişilerin cerrahi maske, tulum ve izole gözlük takmaları gerekliliği unutulmamalıdır.) 216

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


14- COVID-19’UN İŞ YERLERİ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ NELERDİR? • COVID-19 belirtisi gösteren kişiler işe uzun süre gelemeyeceği için devamsızlıktan kaynaklı verimsizlik oluşacaktır. • Değişen alışveriş alışkanlıkları sebebi ile bazı ürünlere karşı ilgi azalabilir. Bu da satış düşüklüğüne sebep olabilir. • Ülkeler arasında geçişler çok kontrollü ve şoförler için gidiş ile dönüşlerde karantina süresi olduğundan nakliye süreçlerinde sıkıntılar yaşanabilir. • İş yerlerinin düzenli çalıştıkları yerler ile alakalı gecikmiş sevkiyatlar. • Bazı iş yerlerinde ürün çıkışı yapamadıkları için stokların dolu olması ve raf ömrü kısa olan ürünlerde bozulma riskinin olması.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

217


15- İŞLETMELER COVID-19’A MARUZ KALMA RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPMALI? COVID-19 salgın koşullarının işletmeler, çalışanlar, müşteriler ve halk üzerindeki etkisini azaltmak için, tüm işverenlerin COVID-19 için şimdi plan yapması gerekmektedir. Virüs, bulaşması ve etkileri hakkında yeni bilgiler de dahil olmak üzere COVID-19 salgın koşulları değiştikçe bilgilerin güncellenmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, İSG Kanununun Genel Görev Maddesi, Bölüm 5 (a) (1), işverenlerin çalışanlarına ölüm veya ciddi fiziksel zarara neden olabilecek tanınmış tehlikelerden arınmış bir iş yeri sağlamasını gerektirir. İş yerlerinde COVID-19’a neden olan virüse maruz kalma riskini azaltmak için atabileceği temel adımlar aşağıda açıklanmaktadır. •Şirketler bulaşıcı hastalıklara karşı eylem planı oluşturup, şirket hafızasına bunu yerleştirmelidir. • Şirketler yemekhanelerde personeline yemekleri ve içecekleri kürdan ve baharatları tek kullanımlık tabak ve bardaklar ile yapmalıdır. Bu şekilde bulaş konusunun önünü çok ciddi olarak almış olacaktır.

218

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


16- KORONA VİRÜS ACİL DURUM PLANI

Evden çıkmadan önce yanınıza el dezenfektanı ve maskenizi alın.

Dışarıda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanın.

İş yerinde gerekli hijyen şartlarını sağlayın.

İş yerine girişlerde ateş kontrolü yapın. Ellerinizi dezenfekte edin.

Ateş, öksürük, solunum sıkıntısı var mı?

Maske takın, insanlardan uzak durun, toplu taşıma araçlarına binmeyin. Çalışanın aniden fenalaşması veya bilincini kaybetmesi Hasta hayatta ise; Hastayı diğer çalışanlardan izole edin 112 Acil servisini arayın. Ambulansı bekleyin. Hastanın durumu uygunsa en yakın hastaneye götürün. Mesainiz bittiğinde üstünüzü değiştirin. Kendinizi dezenfekte ettikten sonra iş yerinden ayrılın. Hasta yaşamıyorsa Olay yerine müdahâle etmeyin. Yetkililere haber verin. PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

219


16- KORONA VİRÜS ACİL DURUM PLANI

Çalışma alanınızı dezenfekte edin.İşletme içerisinde çalışanların birbiri ile temasını minimuma indirin. Sık sık çalışma alanınızı havalandırın Yemek molası verdiğinizde Yemekten önce ellerinizi yıkayın

Yemek ve çay saatlerinizi düzenleyin.2’li 3‘lü postalar hâlinde ayarlayın

Sıra varsa eğer diğer çalışanlarla aranızda en az 1 metre mesafe bırakın Toplu hâlde yemek yemeyin.Masalarda ikişerli oturun Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek şekilde beslenin, bol su için Yemekten sonra ellerinizi yıkayın ve işe öyle başlayın

220

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


16- KORONA VİRÜS ACİL DURUM PLANI Kronik rahatsızlığınız var mı? Ya da 60 yaş üzerinde misiniz? Zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmayın. Bağışıklık sisteminizi güçlü tutun. Hastalık belirtisi var mı? Maske takın ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Çalışanın aniden fenalaşması veya bilincini kaybetmesi Hastan yaşıyor mu? Hastayı diğer çalışanlardan izole edin. 112 Acil servisini arayın.

Bu esnada çalışanların panik yapmasını engelleyin, iş yerinden çıkmalarına müsaade etmeyin. Ambulansı bekleyin.

Hastanın durumu uygunsa en yakın hastaneye götürün.

Hasta yaşamıyorsa Olay yerine müdahâle etmeyin. Yetkililere haber verin.

kaynak : https://www.saglik.gov.tr PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

221


17- COVID-19 ÇALIŞANLARI NE ÖLÇÜDE ETKİLER? • Sağlıklı olduğunu düşünen personel arasında da hastalık kapma ve ailesine de bulaştırma endişesinden dolayı çalışmalarında verimsizlik görülebilir. • Hastalığın yayılması ile bazı çalışanlar işini kaybetme endişesi ile içinde bulunduğu ödeme şartlarının bozulacağını düşünerek çalışmalarında verimsizlik olabilir. • Çalışanlar iş yerlerindeki azalan işler sebebi ile ücretsiz izin kullanmak ile gelir kaybına uğrayacakları endişesine kapılabilir. • Çalışanlar iş yerlerinde COVID-19 hakkında gerekli tedbirler alınmıyorsa işe gitmek istemeyebilirler. • Çalışanların hasta bir aile üyesine bakmak için evde kalmalarına izin veren esnek politikalar uygulanmalıdır. İşverenler, çalışanlarının hasta çocuklarına veya diğer hasta aile üyelerine bakım sağlamak için normalden daha fazla evde kalmaları gerekebileceğinin farkında olmalıdır.

222

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


18- COVID-19 RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN İŞ YERLERİNDE ALINACAK GENEL TEDBİRLER NELERDİR? İşverenler için işçileri korumak temel enfeksiyon önleme tedbirlerini vurgulamaya bağlı olacaktır. Tüm işverenler aşağıda yazılanlar ve yasaların önerdiği üzere mükemmel hijyen ve enfeksiyon kontrol uygulamaları uygulamak zorundadır. Ayrıca salgın hastalık konusunda devletin yeni aldığı karar ve yayınlanan yasalar yakından takip edilmelidir. • Koronavirüs sebebi ile şirketlerde görevlendirilen uzmanlar ve güvenlik elemanları, ilk önce kendi sağlıklarını korumak için tedbirleri tam olarak alacak eğitim ile donatılmalıdır. • Ziyaretçi kartları her kullanımdan önce dezenfekte edilmelidir. Güvenlik personeli tarafından ortak kullanılan telsiz/telefon gibi malzemelerin vardiya değişimlerinde teslim öncesi uygun şekilde dezenfekte edilmesi sağlanmalıdır. • Ellerinizi yıkarken bilezik, yüzük vb. takıları çıkarın • Tırnakların temiz, kısa ve takma tırnakların veya tırnak ürünlerinin çıkartıldığından emin olun. • Cilt bütünlüğü bozulmuş, yara, kesik vb. yerleri su geçirmez bir tampon ile kapatın.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

223


• Tesise ilk girişte ölçülen ve doğrulanan vücut sıcaklığı değeri 38°C ve üzeri olan kişilerin tesise alınmayıp ilk ölçümden bir süre sonra tekrar ölçülmesi, vücut sıcaklığı değeri 38°C ve üzeri olan kişilerin en yakın sağlık kuruluşuna sevki ile ilgili belirlenen metodun uygulanması sağlanmalıdır. • Danışma personeli COVID-19 hakkında yeterince bilgilendirilmelidir, böylece görevlerini güvenli bir şekilde yerine getirebilirler ve COVID-19’un işletme içinde yayılmasını önlemeye yardımcı olurlar. • Danışma personeli, mümkünse, yaşlı olmayan veya kronik sağlık sorunu olmayan kişilerden seçilmelidir. Danışma personeli, fiziksel mesafe dahil olmak üzere gerekli tüm önlemleri almalıdır. Danışma vb. iletişim noktalarına iletişimi engellemeyecek şekilde en az 1.5 m aralık oluşturacak bariyer ve/veya personelin yüz koruyucu giymesi sağlanmalıdır.

224

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Çöp kovaları, konusunda uzman kişi tarafından toplanmalı ve hijyen kurallarına uygun olarak imhası sağlanmalıdır. • Atıkların bertaraf edilmesi için yetkili kurumların ve yerel otoritelerin talimatlarına uyulmalıdır. Enfektif atıklar tanımlanmalı, atık toplama istasyonu, yerel mevzuat gereksinimlerini karşılayacak şekilde diğer alanlar ve çevreden ayrılmalı, sıvı ve katı atık toplama istasyonu, atıkların uzaklaştırılmasından sonra temizlenmeli, araç, taşıyıcı ve konteynerler bakımlı, temiz ve ilgili şartlarda verilen gerekliliklerle uygun durumda tutulmalı, kullanımda olan tercihen çöp kutuları elle temas etmeden açılabilir-kapanabilir (pedallı, sensörlü, vb.) olmalıdır. • İş yerlerinde evden çalışma, esnek çalışma saatleri, kademeli vardiya uygulamaları benimsenmelidir. • Yönetici personeli evden çalıştıramadığınız durumlarda, çalışan personelin hastalanması riskine karşılık, diğer bir çalışanınızı mutlaka evden yedek olarak çalıştırın.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

225


• Tüm çalışanların, diğer çalışanların telefonlarını, masalarını veya diğer çalışma araçları ile ekipmanlarını kullanmalarını engellenmelidir. • Yüzeylerin, ekipmanın ve çalışma ortamının diğer ögelerinin rutin olarak temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi dahil olmak üzere düzenli temizlik uygulamalarına sıklıkla devam edilmelidir. • İşveren yetkili temsilcileri temizlik kimyasallarını seçerken, bu konuda uzman kişilerden (Kimya Mühendisleri gibi) bilgi alarak hareket etmelidirler. • İşverenler, çalışanların hasta olduklarında veya COVID-19 belirtileri yaşadıklarında rapor etmeleri için politikalar ve prosedürler geliştirmelidir ve personellerini bu yönde eğitmelidirler. • Potansiyel olarak bulaşıcı olduğundan şüphelenebilen kişileri işçilerden, müşterilerden ve diğer ziyaretçilerden uzak bir yere taşıyarak izole etmek ve yetkililere hemen haber vermek gerekir.

226

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• İzole alanlara giren personel sayısını kısıtlayıp kayıt altına alınmalıdır. • İş yerinde sözleşme ve geçici olarak çalışanlarla evde kalması konusunda ikna edilmesi ve kendilerini cezalandırıcı olmayan izin politikalarını geliştirmeye teşvik etmek gerekmektedir. • Akut solunum yolu hastalığı olan hastaların, hastalıklarını doğrulamak veya işe dönmeleri için bir sağlık uzmanının raporuna ihtiyaç duymayınız. Çünkü sağlık sağlayıcı ofisleri ve tıbbi tesisler çok yoğun olabilir ve bu tür belgeleri zamanında sunamayabilirler veya hastalığın tahlil sonuçları süreler içinde değişken olabileceğinden dolayı, personeli karantinaya teşvik etmelisiniz.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

227


• İş yerlerinde verimliliği yüksek olan hava filtreleri kullanılmalıdır. • İş yerlerinde uygun zamanlarda kapı ve pencere açılarak doğal havalandırma da her zaman yapılmalıdır. • İş yerlerinde personele hapşırdığı veya öksürdüğü zaman kullanması için koruyucu materyaller sağlanmalıdır.

• Müşteri karşılama bankolarında uygun mesafeli bekleme pozisyonları ayarlanmalıdır. • İş yerlerinde parmak okutma sistemleri yerine temassız sistem benimsenmeli, bu mümkün değilse bu geçici sürede sistem kullanılmamalıdır.

228

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Şirket servis ve diğer binek araçların sık sık ve tüzüğe uygun olarak dezenfekte uygulaması gerekmektedir. • Şirket servis araçlarında bir koltuk boş bırakılarak aracın yolcu taşıma kapasitesi % 50 nispetinde kullanılması sağlanmalıdır. • İş yerlerinde sosyal mesafe kuralına uygun geçiş işaretlemeleri yapılarak mesafenin korunması, yığılma ve kalabalıklaşmanın önlenmesi istenmesi ayrıca çalışanların işe girişlerinde temassız ateş ölçer ile ateşlerinin ölçülmesi sağlanmalıdır. Ateş, öksürük, nefes darlığı ve benzeri şikâyeti olan çalışanlar iş yeri sağlık personeline, bulunmaması durumunda doğrudan sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi gerekmektedir. • İş güvenliği uzmanları ve iş yeri doktorları ara dinlenmeleri ve yemek molalarını da kapsayacak şekilde çalışma süreleri içinde çalışanların birbirleriyle etkileşimlerinin asgari düzeyde olacak şekilde planlanmasını işverenlere önererek ve takipçisi olmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

229


Bulaşma riskini azaltacak şekilde uygun kişisel koruyucu donanımların seçilip kullanılması, asansörlerin mümkün olduğunca kullanılmaması, temas edilen yüzeylerin sıklıkla dezenfekte edilmesi, sosyal mesafe kuralı çerçevesinde tokalaşma, sarılma gibi davranışlardan ve ellerle yüz bölgesine temas edilmesinden kaçınılması da iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri ve hemşirelerinin, işverenlerden uygulanmasını isteyeceği tedbirler arasında olmalıdır. • İşletmede bulunan revir ve sağlık birimi vb. alanların temizlik ve dezenfeksiyonu yapılmalıdır. Reviri kullanabilecek kişi sayısının belirlenmesi, revire gelen kişinin KKD (Bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı çalışanları korunmak için yine çalışanlara verilen; giyilmek, takılmak veya taşınmak amacıyla tasarlanmış herhangi bir cihaz, alet veya malzemelerdir.) kullanımına yönelik önlemler alması, revire başvuran kişilere ait vaka takip kayıtlarının tutulması sağlanmalıdır.

230

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• İş yerlerindeki su sebillerinin ve çay makinelerinin yüksek temasa uğradıkları için bu süreçte kullanılmaması gerekmektedir. Çalışanlara kapalı ambalajda su sağlanması önemlidir. • Şirketlerde varsa mescitlerde kullanıcı sayısı belirlenmelidir. Minimum 1,5 metre fiziksel mesafe kuralını sağlayacak şeritler oluşturulmalıdır. İlgili sosyal mesafe uyarıları düzenlemeleri yapılmalıdır. Seccadelerin ve tespihlerin kişiye özel olmaları sağlanmalı ya da tek kullanımlık seccadeler bulundurulmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

231


• İşi için gerekli olmadıkça, personelin iş yerinin diğer bölümlerine girmesini engelleyin. • Doğum günü ve özel günde yapılan toplu kutlamaları virüs devam ettiği sürece iptal ediniz. • Her odada kalacak kişi sayısı oda yüzölçümüne göre sınırlandırılmalıdır. • İş yerlerinde lojman varsa yatak odaları ilgili güncel mevzuata uygun olarak düzenlenmelidir. Lojmanda her alanda fiziksel mesafe korunmalı, personel kafeteryasında da masalar ilgili güncel mevzuata göre düzenlenmelidir. Kafeterya girişinde el dezenfektanı bulundurulmalıdır.

232

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• İş yerinde Bebek Bakım ve Emzirme Odası veya Kreş olması ( Sağlık Bakanlığından izin alınmalıdır.) durumunda mevcut kanıtlar, çocuklar da COVID19’un daha hafif solunum semptomları geliştirdiğini gösterse de çocukların enfeksiyonu taşıyabildiği ve bulaştırıcı olabilecekleri bilinmektedir. Çocuklardan sorumlu kişiler veya ebeveynler herhangi bir solunum yolu hastalığı belirtisi olan çocuklara dikkat etmeli, bu durumu işletme yönetimine derhal bildirmelidir. Kreşe veya bakım odasına ilk girişte ölçülen ve doğrulanan vücut sıcaklığı değeri 38°C ve üzeri olan kişilerin ve çocukların tesise alınmayıp ilk ölçümden bir süre sonra tekrar ölçülmesi, vücut sıcaklığı değeri 38°C ve üzeri olan kişilerin ve çocukların en yakın sağlık kuruluşuna sevki ile ilgili belirlenen metodun uygulanması sağlanmalıdır. Gerekli durumlarda oyun alanlarının kapatılması ve sınırlandırılması sağlanmalıdır. Her durumda, bu işletmelere özel temizlik ve dezenfeksiyon protokolleri uygulanmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

233


• Kreşlerin düzenli olarak temizlenmesi ve havalandırılması sağlanmalıdır. Temizlenmesi zor olan (mümkünse tüm oyuncaklar) oyuncaklar oyun alanlarında ve kreşlerde tutulmamalıdır. • Hemen her zaman enfekte bir kişinin öksürük, aksırık veya solunum parçacıklarının burun veya ağızdan küçük damlacıklar yoluyla kişiden kişiye bulaşmasına rağmen, normal koşullarda olduğu gibi havalandırma sisteminin filtrelerin durumu periyodik olarak izlenmeli ve uygun hava kalitesi sağlanmalıdır. • Hasta olduğu teyit edilen bir kişinin kullandığı ofis 24 saat kullanıma kapalı tutularak temizlenmelidir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda olabildiği kadar süre kapalı tutulabilir. 19-COVID-19 RİSKİNDEN ETKİLENMEMİŞ ÇALIŞANLAR HAKKINDA İşletmede olası COVID-19 vakası olsun veya olmasın hastalık, bulaşma ve önleyici tedbirler hakkında bilgi verilmelidir. İş yerinde çalışanların Covid-19 belirtisi gösteren semptomlar geliştirmeleri durumunda, derhal amirlerine durumu bildirmeleri istenmelidir. 234

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


20- EVDEN ÇALIŞMA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ HATIRLATMALAR Müşterileriniz ve tedarikçileriniz ile iletişim önemlidir. Dışarıdan gelen ziyaretçilerin bir toplantı için iş yerinize gelmesine gerek yoktur. Dijital toplantı platformları iş dünyasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Evden çalışanların işlerine hazırlanıyormuş gibi günlerine başlaması önemlidir. Kalkın, duş alın ve giyinin. Bütün gün pijamalarınızla oturduğunuzda, kendinizi profesyonel ve iş için hazır hissetmeniz olası değildir. Ayrıca, video konferans sırasında meslektaşlarınız ve müşterileriniz için bu durum hoş olmayabilir. Çalışmaya hazır olduğunuzda, evinizde özel bir çalışma alanınızın olduğundan emin olun. Herkesin aynı anda bir evde çalışması mümkün olmayacaktır, bu sebeple en az rahatsız edilebileceğiniz ve görevlerinizi yerine getirmek için ihtiyacınız olan her şeyi koruyabileceğiniz bir köşe bulmaya çalışın.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

235


Evdeki iş çalışma alanınızı düzenlerken, ofisinizde yürürlükte olan aynı iş sağlığı gerekliliklerinin hâlâ geçerli olduğunu unutmayın; masa kurulumunu, dizüstü bilgisayar konumunu, monitör yüksekliğini ve rahat koltuğunu ayarlayın. Başka bir deyişle, normal çalışma saatlerine uyun. Dikkat dağıtıcı unsurları iyi yönetin. Dikkat dağıtıcı unsurların üstesinden gelmenin en iyi yolu yapılacaklar listesine sahip olmak ve düzenli kalmaktır. Dinlenmek için 10 dakikaya ihtiyacınız varsa, mola verin. Ardından listenize geri dönün. Birkaç mola verin. Masanızı ortalama saatte bir bırakmalısınız. Bütün gün oturmak için tasarlanmadığımız için ayağa kalkın ve biraz hareket edin. Su içmeniz gerekiyor, bu yüzden mutfağa gidin ve bir bardak su getirin. Yenilendiğimizde daha verimli çalışırız. Ofiste olmanız gerektiği gibi öğle yemeği yemeyi de unutmayın. Burası sizin eviniz, bu yüzden işiniz bittiğinde, normal ev yaşantınıza geri dönün.

236

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


21- KAPALI İŞ YERİ/OFİSLERDE COVID-19 İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER • Kapalı iş yeri/ofis olarak; fabrika, market, atölye, plaza vb. gibi kapalı çalışma alanları ifade edilmektedir. • Kapalı iş yeri/ofisler sık sık havalandırılmalıdır. • Pencereler açılarak odanın sık havalandırılması sağlanmalıdır. Merkezî havalandırma sistemleri bulunan iş yerlerinin havalandırması temiz hava sirkülasyonunu sağlayacak şekilde düzenlenmeli, havalandırma sistemlerinin bakımı ve filtre değişimleri üretici firma önerileri doğrultusunda yapılmalıdır. • İş yerlerinde ultraviyole cihazları ile hava ve yüzey dezenfeksiyonu yapılması önerilmektedir. • İş yerlerinde çalışanlar arasında en az 1 metre mesafe olması sağlanmalı ve çalışanlar maske takmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

237


Yemekhanede, masalar ve sandalyeler arası mesafe en az 1 metre olacak şekilde (tercihen 2 metre) düzenleme yapılmalıdır. Temaslı takibinin kolay yapılabilmesi için; yemek saatleri gruplara göre belirlenmeli ve mümkün ise aynı kişilerin aynı masada yemek yemeleri sağlanmalıdır. Çay içme molalarında da benzer kurallara dikkat edilmelidir. • Solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olan (ateş, öksürük, nefes darlığı) personel iyileşene kadar çalıştırılmamalı ve hemen sağlık kuruluşuna yönlendirilmelidir. • El hijyenine dikkat edilmelidir. Eller sık sık yıkanmalıdır. Eller en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği ile ovalanmalıdır. Antiseptik içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. İş yerlerinde, lavabolarda sabun ve kolay erişilebilir yerlerde alkol bazlı el antiseptiği bulundurulmalıdır.

238

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Eldiven kullanımı el temizliği yerine

geçmez. Yapılan iş, eldiven kullanımı gerektirmiyorsa COVID-19’dan korunmak amacıyla eldiven kullanılmamalıdır. Eldiven kullanımı gereksiz bir güven hissi oluşturarak el yıkama sıklığını azaltabilir ve ellerle bulaşma riskini arttırabilir. • İş yerleri temizliğinde özellikle sık

dokunulan yüzeylerin (kapı kolları, telefon ahizeleri, masa yüzeyleri gibi) temizliğine dikkat edilmelidir. Deterjan ve dezenfeksiyon için Sağlık Bakanlığının izin verdiği ürünler kullanılmalıdır. • Klor bileşiklerinin uygun olmadığı

bilgisayar klavyeleri, telefon ve diğer cihaz yüzeyleri %70’lik alkolle silinerek dezenfeksiyon sağlanmalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

239


• Temizlik yapan personel maske ve eldiven kullanmalıdır. • Temizlik sonrasında maske ve eldiven çıkartılıp iş yerindeki çöpe atılmalı ve el hijyeni sağlanmalıdır. Yıkanabilir bez maske kullanıldıysa yenisiyle değiştirilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği ile ovalanmalıdır. • İş yerinde COVID-19 pozitif bir kişi varlığı durumunda, İl/İlçe Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Birimine ivedilikle bilgi verilir. • Maske takma kurallarına tam uyularak çalışılan bir iş yerinde, bir çalışanın COVID-19 pozitif çıkması durumunda etrafındaki kişiler yakın temaslı kategorisinde değil, temaslı kategorisinde değerlendirilir. COVID-19 pozitif kişinin takip ve tedavisi sağlık kuruluşunca yönetilir, diğer çalışanlar maskesini takarak çalışmaya devam eder. İl-ilçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, hastalık belirtileri açısından 14 gün süreyle takip edilir.

240

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


22- COVID-19 SEBEBİ İLE SEYAHAT EDEN İŞÇİLER HAKKINDA ALINACAK ÖNLEMLER • Yurt içi ve yurt dışı seyahatler pandemi süresince durdurulmalı ve telekonferans yöntemi benimsenmelidir. • Bu süreçte zorunlu seyahat eden çalışanlar ise mutlaka karantina süresinde kaldıktan ve sağlığı iyi olduğu anlaşıldıktan sonra işe başlatılmalıdır. • Yabancı çalışanı olan işverenlerde mutlaka karantina sürecine uyarak gönderim ve geri kabul süreçlerini işletilmesini sağlamalıdır.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

241


23- COVID 19 İÇİN İŞ YERLERİNDE TOPLANTI ÖNCESİ VE SONRASI ALINACAK TEDBİRLER • Yüz yüze toplantılar yerine telekonferans ve başka çevrimiçi yöntemlerin benimsenmesi gerekmektedir. • Mecburi yapılan iş yeri toplantılarında, toplantı katılımcısına yetecek kadar hijyen malzemelerinin ( maske, kolonya, peçete vbg.) önceden ilgili mecrada hazır bekletilmesi. • Toplantı katılımcılarının görüşme öncesi ateşlerinin ölçülmesi. • Toplantı katılımcıların yakın seyahat geçmişlerinin öğrenilmesi. • Toplantı katılımcılarının mümkün olduğu kadar daha az sayıda tutulması.

242

• Toplantıya katılacakların iletişim bilgilerini, ulaşılabilecek birinci derecede yakın telefonunun önceden alınarak gerektiğinde ilgili otoriteler ile bu bilgilerin paylaşılabileceğim bilgisinin kendilerine tebliğ edilmesi ve ilgili formun imzalatılması PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


• Şirketlerde covid 19 şüphesi ile birisinin gözlem altına alınması ihtimali için önceden izole edilmiş bir boş alan ayrılması. • Toplantı sonrası, toplantıya katılanlardan birinin Covid 19 olduğunun duyulması hâlinde nasıl bir eylem planına sahip olunacağının bilgisine önceden sahip olmak. •Şirketlerde izole edilmiş bir odadan hastanın sağlık kurumlarına nasıl transfer sağlanacağına dair bir eylem planının olması. • Toplantıya girmeden önce tokalaşmamak ve güvenli mesafe konusunda katılımcılara konunun pratik olarak gösterilmesi. (Örneğin sağ el kalp üzerine konularak selamlaşma gibi) • Toplantıda ikramların tek kullanımlık malzemeler ile yapılması. • Toplantı katılımcılarına hijyenik malzemelerin yerlerinin toplantı öncesi gösterilmesi.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

243


• Toplantı oturma düzeneğinin birer metre ara ile önceden ayarlanması. • Mümkün olduğu kadar toplantı öncesi, esnası ve sonrasında havalandırmanın veya pencerelerin açık tutulması. • Toplantı esnasında rahatsız olduğunu hisseden kişileri gideceği adrese kadar güvenli ulaşabilmesi için her türlü destek olunması. (Ambulans ve doktoru aramak gibi) • Toplantı katılımcılarına ait bilgilerin, şirket hafızasında salgın devam ettiği sürece saklanması. • Toplantı esnasında Covid 19 şüphesi olan kişi olursa diğer katılımcılarında kendilerini 14 gün boyunca izole etmelerinin sağlanması. • Şirketlerde çalışanların zorunlu yurt içi seyahati dahi olsa ilgili seyahat öncesi ve sonrasında 14 günlük izole süresine uymalarının sağlanması.

244

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


24- ŞİRKET DIŞI ÇALIŞANLARIN KONTROLÜ Tedarikçiler hizmet sunucuları çalışma sistemlerini takip etmelidir. Ayrıca COVID-19’un yayılmasını önlemeye yönelik işletme uygulamalarına ve ulusal otorite kurallarına uymakla yükümlüdür. 25- ÇALIŞANLARIN EVE DÖNÜŞÜ VE YAPILACAKLAR İş sonrası eve gidildiğinde mümkünse ayakkabılar evin dışında bırakılmalıdır. Eve girildiğinde hijyen kurallarına uygun şekilde eller yıkanmalıdır. Anahtar, cep telefonu, şarj aleti gibi sık temas edilen kişisel eşyalar mümkün olduğunca sıklıkla dezenfekte edilmelidir. İş giysilerinin evde yıkanması gerektiği hâllerde diğer kıyafetlerden ayrı olarak en az 60°C sıcaklıkta 30 dakika süreyle yıkanmasına özen gösterilmelidir. Market alışverişi, kargo gibi dışarıdan alınan ürünler, temizlenerek eve yerleştirilmelidir.

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

245


26- TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞI TARAFINDAN YAYINLANAN COVID-19 NORMALLEŞME PLANI HAKKINDA Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanı Yardımcılığı tarafından yayınlanan Covid-19 normalleşme planı (Mayıs-Eylül 2020) hakkında normalleşme süreci, yurt içinde ve yurt dışında salgının seyrine bağlı olarak ‘dinamik’ bir şekilde yürütüleceği açıklanmıştır. Covid-19 Normalleşme Planı uygulaması Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından koordine edilmeye devam ederken, alınması gereken özel tedbirler ilgili Bakanlıklarca uygulama tarihînden önce belirlenerek ilan edilecektir.

246

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

27- SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDA ŞİRKETLERİN ÇALIŞMA İZİNİ ALMASI HAKKINDA Sokağa çıkma kısıtlamaları ve yasaklamalarıyla ilgili genelge İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlandıktan sonra, şirketlerin ilgili tebliğin yayınlanmasını ve talimatları takip ederek Valilik / Kaymakamlık / İl Sanayi Müdürlüklerine başvuru yaparak, sokağa çıkma kısıtlaması / yasağı ile ilgili taleplerini ivedilikle yazılı olarak bildirerek çalışma iznine müracaat edebilirler. Bu konudaki sorularınız için PAGEV yetkilileri ile her zaman istişare edebilirsiniz.


28- COVID-19’UN, İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI KAPSAMI DIŞINDA OLDUĞUNA DAİR SGK GENELGESİ İş dünyasının bu süreçte en önemli taleplerinden biri de Covid 19’un iş kazası ve meslek hastalığı olmadığına dair yasal netliğin oluşmasıydı. Konu TOBB Başkanı Rifat Hisaciklioğlu ve ilgili Bakanlıklar tarafından takip edilerek netlik kazandırılmıştır. Bu kapsamda, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığının 07.05.2020 tarih ve 2020/12 sayılı genelgesi ile Covid 19’un iş kazası ve meslek hastalığı olmadığına ilişkin değerlendirmesi aşağıdaki gibidir. Bilindiği üzere; Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip Koronavirüs (COVID-19), çok hızlı bir küresel yayılım göstererek neredeyse tüm Dünya ülkelerini etkilemiş ve Dünya Sağlık Örgütünce pandemik (salgın) bir hastalık olarak ilan edilmiştir. Ülkemiz de söz konusu salgından olumsuz yönde etkilenmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 15’inci maddesinde; “4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık hâlidir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre; COVID-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu dikkate alındığında, söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamında provizyon alınması gerekmektedir. http://pagevmessage.org/mail/PICS/files/COVID%20SGK%20GENELGE(1).pdf

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

247


KAYNAKLAR: • https://www.tccb.gov.tr/ • https://www.saglik.gov.tr • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yeni tip koronavirüsle (Covid-19) mücadele kapsamında iş yerlerinde alınması gereken tedbirlere ilişkin kılavuz. • İlgili sektör çalışmaları. • Information text of the US Department of Labor on COVID-19. • https://tr.wikipedia.org/ • TS 13811 – Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Standardı • https://www.hse.gov.uk/toolbox/workers/home.htm • https://www.hse.gov.uk/news/social-distancing-coronavirus.htm • https://www.osha.gov/Publications/OSHA3990.pdf • https://www.who.int/publicationsdetail/considerations-forquarantine-of-individualsin-the-context-of-containment-forcoronavirusdisease-(COVID-19) • http://pagevmessage.org/mail/PICS/files/COVID%20SGK%20 GENELGE(1).pdf

248

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154


Milli Eğitim Bakanlığı &PAGEV İş Birliği ile

Çorbada Kaşığımız Olsun! Koronavirüs mücadelesinde hastanelerimizin hijyen ihtiyacına katkı için Tek Kullanımlık Plastik Çatal - Kaşıklar PAGEV Liselerimizden Hediye!

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

249


WWW.MATERBI.COM

. BIYOBOZUNUR . . VE KOMPOSTLANABILIR )

elma kabugu gibi

250

Türkiye Mümessili : Flogaz Kimyevi Madde Makina San.Ve Tic. A.S. PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154 Tel : 0212-2797071 • www.flogaz.com • novamont@flogaz.com


ISSN: 1302-6925

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

251


252

PAGEV PLASTİK DERGİSİ | SAYI 154

Profile for PAGEV

PAGEV DERGİ 154. SAYI  

PAGEV DERGİ 154. SAYI

PAGEV DERGİ 154. SAYI  

PAGEV DERGİ 154. SAYI

Profile for pagev89
Advertisement