Page 1

Sahadaki yard

ımcınız

Golf Arabalar

7 TL-

Temmuz/Ağustos 2011 • Sayı 03 • 2 ayda bir yayınlanır.

Cornelia Golf Club Genel Müdürü Ali Şahin

“Golf bir turizm aktivasyonudur” Bir Bale Misyoneri

Tan Sağtürk Prof. Dr. Metin Özata

“Gizli şekere dikkat”

!

Unutma Sen de Bir Adaysın

Mavi ile Yeşilin En Güzel Dansı;

Rize

İstanbul 360�

Türkçe Olimpiyatları ile

Evrenselleşiyoruz Efsane Golfçü;

Babe Zaharias Mavinin Golfle Buluştuğu Yer;

Gloria Hotels & Resorts

Galata Kulesi

ı


Sizleri Air Vision’un Gizemli Dünyasına Bekliyoruz!

r a l ş a Showroomumuz Gürblaza P ’de. Açıldı! Kat

2


3 Sevgili Okuyucularımız; Öncelikle; genel seçimlerden sonra oluşan tablonun, ülkemize hayırlı olmasını ve başarılarla dolu bir dönem geçmesini dileriz. Bir önceki sayımızda, bahar bir türlü gelmiyor diye serzenişte bulunmuştuk. Fakat şimdi, yazı ve beraberinde getirdiği sıcağı, iliklerimize kadar hissediyoruz. Yaz demişken, bu sezonun en gözde turnuvalarından olan Mercedes Turnuvası, muhteşem bir organizasyonla 2-3 Temmuz tarihlerinde Kemer Country Club’da gerçekleşti. Bu önemli turnuvayı, biz de sayfalarımıza taşıyıp geniş yer verdik. Mercedes Turnuvası, handikap’ımı aldıktan sonraki ilk

İmtiyaz Sahibi 9.Sanad Ltd. Şti. adına Adnan Kolay Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Kolay adnan.kolay@golfxl.com.tr Yayın Koordinatörü Handan Hodoğlugil handan.hodoglugil@golfxl.com.tr Görsel Yönetmen Murat Yılmaz murat.yilmaz@golfxl.com.tr Golf Yayın Danışmanı Ogün Çay ogun.cay@golfxl.com.tr Editörler Dicle Aslı Mursaloğlu asli.mursaloglu@golfxl.com.tr Esra Aynur esra.aynur@golfxl.com.tr

turnuvam olması sebebiyle, bana oldukça heyecan verici bir deneyim yaşattı.

Bayramı’nı Golf XL olarak, tüm içtenliği-

Golf XL’ın bu sayıdaki konuları arasında, Belek’te önemli bir golf tesisi olan, Cornelia Golf Club’ın Genel Müdürü Ali Şahin’le yaptığımız, Türkiye’de golfü ve golfün gelişimini içeren, dikkatle okumanızı önerdiğimiz bir söyleşi var. Değerli baletimiz, koreograf Tan Sağtürk’le ise, kahve tadında gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbeti, yine bu sayımızda bulacaksınız.

Golfün efsane ismi Babe Zaharias, yeşille

Takvimden Bir Sayfa’nın konuları arasında, bu kez bizler de varız. Tüm ilgili mensupların, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın

Yazı İşleri Nehir Değirmenci nehir.degirmenci@golfxl.com.tr Seda Seymen seda.seymen@golfxl.com.tr Yazarlarımız info@golfxl.com.tr Erdal Demirkıran Fahir Telli Murat Uzan Nilgün Sarar Şenol Bay Katkıda Bulunanlar • Türkiye Golf Federasyonu • Ahmet Gökçe - Belek Golf Haber Genel Yayın Yönetmeni • Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü • Tan Sağtürk Bale ve Dans Eğitim Merkezi • Medyalogic • Çiğdem Karaca Aydın • Gazanfer İbar • Aslı Çay

mizle kutluyoruz.

mavinin kucaklaştığı Rize, külahıyla ünlü Galata Kulesi, en büyük sağlık düşmanlarından diyabet, bu sayıda sizi bekleyen diğer konularımız. Çok daha fazlası için, dergimizin sayfalarında ilerlemeye devam edin. Keyif alacağınıza inanıyor; bol denizli, bol balıklı, en önemlisi de sağlıklı bir yaz geçirmenizi diliyoruz. Sevgi ve Saygılarımızla; Adnan Kolay

Redaksiyon Ömer Harmankaya omer.harmankaya@golfxl.com.tr Grafik Tasarım Büşra Erinkurt busra.erinkurt@golfxl.com.tr Coşkun Karaca coskun.karaca@golfxl.com.tr Fotoğraf Akın Gövtepe akin.govtepe@golfxl.com.tr

Reklam Rezervasyon T. 0216 680 36 42 Yönetim Yeri 9.Sanad Kavacık Kavşağı Gürbaşlar Plaza No:6/6 Kavacık - İstanbul/Türkiye T. 0216 680 36 42 - 43 - 44 F. 0 216 680 36 48 Baskı Portakal Basım Mat. San. Tic. Ltd. Şti. Huzur Mah. Tomurcuk Sok. No:5/1 4.Levent-İstanbul - T. 0212 332 28 01

Hukuk Danışmanı Av.Mustafa Ağca Av.Okan Bingül

Dağıtım Nar Post - www.narpost.com

Reklam Direktörü Berna Aktaş berna.aktas@golfxl.com.tr

Yaygın Süreli Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf, illüstrasyon ve konuların hakkı Golf XL dergisine aittir. İzin alınıp, kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

Müşteri Temsilcisi Çağla Gül Saraç cagla.gul@golfxl.com.tr

Yayın Türü

İmaj bank: Shutterstock.com


DİSİPLİN BAŞLIĞI

24

Efsane Golfçüler Babe Zaharias

26 54

Hızın Golfteki Karşılığı: “BABE”

Diyalog

Kahve Bahane

“Amacımız, Milli Takım’a Oyuncu Verebilmek”

“Dans Benim Evim”

Ali Şahin

Tan Sağtürk

içindekiler Golfün Abc’si Golfün Gelişimi ve İlkleri 2.................. 08 Turnuva Takip....................................12 Efsane Golfçüler Babe Zaharias...................................... 24 Diyalog Ali Şahin............................................... 26 Bay Golf Şenol Bay............................................. 32

Mini Golf............................................38 Golf Kulubü Gloria Golf Resort................................ 40 Golf Sözlüğü......................................44 Golf Gurme Fahir Telli............................................. 46

Kahve Bahane Tan Sağtürk.......................................... 54 Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran................................. 58 Global Türkiye 9. Türkçe Olimpiyatları........................ 60

Golf Dükkanı......................................48

Çizgilere Hükmeden Adam Murat Uzan.......................................... 66

Astro Golf..........................................50 Yengeç ve Aslan................................... 50

Sağlık Olsun Şeker Hastalığı.................................... 68

Golf Ekipmanları................................34 Golfe Dair 4 Golf GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr Turnuva Takvimi.................................. 52 Haber.........................................36

İçsel Yolculuk Handan Hodoğlugil.............................. 72


sayı

68 Sağlık Olsun

74 90 Duy Beni

Gezgin

Prof. Dr. Metin Özata

Unutma Sen de Bir Adaysın

Mavi İle Yeşilin En Güzel Dansı

Şeker Hastalığı

Engel Yok

Rize

Duy Beni Sen de Bir Adaysın............................... 74

Gezgin

Gardrop

Rize...................................................... 90

2011 Mayo, Bikini, Şort,

An’da Kalın Nilgün Sarar........................................ 78

Takip

Terlik Modelleri................................... 104

Takvimden Bir Gün Dünya Nüfus Günü / Gazeteciler ve Basın Bayramı / Zafer Bayramı...................................... 80

18. Uluslararası Enerji ve

Engel Yok...........................................82 Zamanda Yolculuk Galata Kulesi........................................ 86

Beauty Eurasia & Çevre Fuarı.......................................... 96 Denizdeki Nefes Kalkan.................................................. 98 Estetik Bakış......................................100 Haberci..............................................102

Ecotech Güneş Enerjisi...................................... 106 Teknotrend Online Alışveriş.................................... 108 Ajanda................................................110 www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

Hepsi Gerçek.....................................112

5


GOLFÜN ABC’Sİ

Golfün Gelişimi

ve İlkleri - 2 Kanada Kupası 1953 yılı, golf dünyası için oldukça hareketli bir yıl olur. 1966 yılından sonra ‘Dünya Kupası’ adını alacak olan ‘Kanada Kupası’da, ilk kez bu sene içerisinde gerçekleştirilir.

Siyah Irk Yeşil Sahada Amerika’da, ırkçılığın geride kalmasının ardından siyah ırkın temsilcileri, birçok spor dalında olduğu gibi yeşil sahalarda da kendini göstermeye başlar. Charlie Sifford, 1961’de, PGA’nın düzenlediği Greensboro Açık Turnuvası’na katılarak yüz yıllardır süregelen bir zinciri kırar.

Meslek Olarak Kabul Görüyor Sektörün gün geçtikçe büyümesi, profesyonel golfçülerin kazandığı miktarları da ciddi boyuta ulaştırır. 1963 yılında birçok turnuvadan zaferle ayrılmayı başaran Arnold Palmer, golften bir sene içerinde 100 bin doların üstünde kazanan ilk oyuncu olur.

8

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Not f l o G Handikaplı bir yarışmaya birbirlerine karşılıklı ola başlamadan önce oyuncular, Bir oyuncu, yarışmaya rak handikaplarını bildirmelidirler. başlarken alacağı veya çukur sayısını etkileyece vereceği bildirmişse, diskalifiye k daha yüksek bir handikap handikapla tamamlar. olur. Aksi takdirde oyunu bildirdiği

Golfçüler Kazanıyor 1968 yılına gelindiğinde, golfün zirvesinde yer alan oyuncu yine Palmer’di. Palmer, servetine servet katmayı sürdürdüğü seneler içerisinde, bir rekora daha imza atar.

Masters’ın Rengi Değişiyor Charlie Sifford’un ardından bir başka zenci oyuncu, 1975 yılında bir ilke daha imza atar ve Masters Turnuvası’na katılır.

Doğal Tehlikeler 1975 yılı içerisinde PGA, golf müsabakaları esnasında yıldırım ve buna benzer olaylardan kaynaklanan ölümcül kazaların önüne geçmek için bazı önlemler alır. Ne var ki, alınan tüm bu önlemler, 1991 yılında, Hazeltine National Turnuvası’nda meydana gelen ve 4 golfçünün hayatına mal olan yıldırımın düşmesine engel olamayacaktır.

Yaşlı Ustalar Yarışıyor Tarihler 1980’i gösterdiğinde, PGA Senior Turnuvası dört resmi müsabaka ile start alır. Böylelikle, golf dünyası eski ustalarının ezeli rakipleriyle karşılaşabildiği yeni bir turnuvaya daha sahiptir.

Kim Haklı? Kare oluklu golf sopalarının kullanımı, ekstra avantaj sağladığı gerekçesiyle, Amerika Golf Birliği (USGA) ve PGA tarafından yasaklanınca, üretici firmalardan Karsten, iki yıl sürecek hukuki bir mücadeleye başlar ve bu kararı, golfün gelişimini engelleyici olduğu gerekçesiyle, yasal olarak iptal ettirir.

Standartlar 1990 yılında PGA’den sonra R&A’nın da, 1.68 inch çapındaki topların kullanımını şart koşmasının ardından, 1910’dan beri bir türlü dünya çapında aynı standartları yakalayamayan golf sporu, her yerde aynı kurallarla oynanmaya başlanır.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

9


TURNUVA TAKİP

Erdem Kıramer

NUH CHALLENGE 2011 Nuh Group’un organize ettiği “Nuh Challenge 2011” golf turnuvası, 28- 29 Mayıs tarihleri arası İstanbul Kemer Golf&Country Club’ta gerçekleşti. İki gün süren turnuvaya 44’ü bayan olmak üzere toplam 200 sporcu katıldı. Turnuva sonunda, Genel Gross’da birinciliği Jae Woo Shim kazanırken, Beyh Goldman Benardete ikinci ve Cankut Bilir ise üçüncü oldu. Bayanlarda Lorı Blin harika bir oyun çıkarırken, minikler kategorisinin birincisi ise Sadettin Saran’ın kızı Lal Saran oldu. Mens Cat A grubunda Ali Rıza Veziroğlu 38 puanla birinciliği elde ederken, Mustafa Özdemir 37 puanla ikinci, aynı puana sahip olan Cankut Bilir ise üçüncü oldu. Mens Cat B grubunda Erdal Durukan 41 puanla birinci olurken, kendisini 38

12

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

puanla Kadir Aydın ve 37 puanla Osman Esen takip etti. Mens Cat C grubunda ise Ankara Golf Kulübü’nden Hüseyin Aslan 41 puanla birinci oldu. Aynı puanla Klassis Golf Kulübü’nden Ercan Özsivri ikinci, 39 puanla Cenk Ceyisakar ise üçüncü oldu. İki gruptan oluşan bayanlar kategorisinde ise güne damgasını 2 kupa kazanan Lori Blin vurdu. Büyük çekişmeye sahne olan Ladies Cat A grubunda İstanbul Golf Kulübü’nden İlkin Durukan birinci, yine aynı kulüpten Serra Tokar ikinci ve Kemer Golf Country Club’tan Ruhsar Gül Gürer ise üçüncü oldu. 30 sporcunun yarıştığı Ladies Cat B grubunda ise 43 puanla Lori Blin birinciliği elde ederken, 39’ar puanla Zeynep Gazioğlu ikinci ve Nida Çandarlı üçüncü olarak yarışmayı tamamladı.


Ber tan Gürka

Selahattin Özdoğan

n

Melih Okyar

Mustafa Özdemir Yusuf Teoman

Gürol Yıldız

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

13


TURNUVA TAKİP

Edip Soyak

Doğan Can At

acı

Uğur Doğan

Fulya Yurt

Fehmi Zorlu

TGF FEDERASYON KUPASI 2011 TGF Federasyon Kupası, 25-26 Haziran tarihlerinde İGK’da gerçekleşti. Derece alan golfçüler şöyle sıralandı:

14

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

ERKEKLER GROSS 1-Hamza Sayın-Klassis-131 puan 2-Güray Yazıcı-Klassis-132 puan 3-Serkan Akarsu-Kemer-132 puan

CAT B ERKEKLER 1-Ali İslamoğlu-Ankara-121 puan 2-Taha Engin-Klassis-128 puan 3-Faruk Erdoğan-Klassis-129 puan

BAYANLAR GROSS 1-Sena Ersoy-Klassis-136 puan 2-Elçin Ulu-Carya-136 puan 3-Damla Bilgiç-Klassis-144 puan

CAT A BAYANLAR Sena Ersoy-Klassis-127 puan Şükriye Yıldız-Carya-131 puan Damla Bilgiç-Klassis-132 puan

CAT E ERKEKLER 1-Hasan Ceylan-Carya-129 puan 2-Serkan Akarsu-Kemer-130 puan 3-Çağatay Ural-Klassis- 130 puan

CAT B BAYANLAR Selin Timur-Kemer-123 puan Serena Elerman-İGK-127 puan Esin Başkaya-İGK-129 puan


Ali Tatar

Hasan Basri Kur t

Tuncer Kaptan Tekin Bik e

Levent Top

İlkin Durukan

Uğur Malki

al www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

15


TURNUVA TAKİP

TGF Yıldızlar Ligi Antalya Bölgesi 5. Ayak, Sueno Golf Club’ta Oynandı.

Aslıhan Kaplan

Türkiye Golf Federasyonu’nun düzenlediği, 2011 Yerel Yıldızlar Ligi Antalya Bölgesi 5. Ayak Karşılaşmaları; 28 Haziran 2011 tarihinde, Sueno Dunes ve National Akademi sahalarında oynandı. Sueno Dunes’da mücadele eden 16-18 yaş Yıldızlar kategorisi Gross Erkeklerde, National Golf Kulübü’nden Ümit Mutlu Güner ile Gross Bayanlarda yapılan play-off sonucu, National Golf Kulübü’nden Aslıhan Kaplan birinci oldu.

Ümit Mutlu G

üner

13-15 yaş arası Küçükler kategorisi Erkeklerde, National Golf Kulübü’nden Tolga Esi; Bayanlarda ise, National Golf Kulübü’nden Gülfidan Göz ilk sırayı aldılar. National Akademi’de mücadele eden Minikler kategorisi Erkekler arasında, Sueno Golf Kulübü’nden Tolga Çalışkan, Bayanlarda ise yine Sueno Golf Kulübü’nden Fatma Çağlar birinci oldu.

16

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Doğan Can At

ıcı Burak Kaş

Nur ay Aktaş

Ali Altuntaş

Beliz Aker

Gökmen Orak

Berk Çelik

Hilal Ok

www.golfxl.com.tr Kezban GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

Nurseli Molahüseyinoğlu

Sibel Can

17


TURNUVA TAKİP

2011 Mercedes-Benz Türk tarafından, bu yıl altıncısı düzenlenen ‘MercedesTrophy’ golf turnuvası, 2-3 Temmuz 2011 Cumartesi ve Pazar günleri olmak üzere, ilk kez iki günlük bir turnuva olarak Kemer Golf & Country Club’ta gerçekleştirildi. Organizasyonda, en kısa sürede en çok sayıda golf topuna vuruş yapma konusunda dünya rekoruna sahip, ünlü Golf Showman’i olan David Edwards, özel bir gösteri ile Türk golf severlerinin karşısına çıktı. Golf oyuncularının iki kişilik takımlar halinde katıldığı Buggy yarışması ise, katılımcılara eğlenceli anlar yaşattı. Yarışmada; gözleri kapatılan araç kullanıcıları, yanlarında oturan takım arkadaşlarının talimatlarıyla, golf sahasında kukalarla çevrili olan parkuru en hızlı sürede tamamlamaya çalıştılar. MercedesTrophy 2011 kapsamında, golf sporuna ilgi duyan konuklara özel gruplar halinde ders alma fırsatı da sunuldu. Mercedes-Benz Türk’ün, Kemer Golf & Country Club’da düzenlediği “Mercedes Trophy” turnuvasına, daha önce golf turnuvalarına katılmış olan deneyimli sporcular davet edildi. Erkekler A ve B kategorilerinin birincileri ile Bayanlar A kategorisinin birincisi olmak üzere toplam 3 oyuncu, 28 Eylül – 3 Ekim 2011 tarihleri arasında Stuttgart’ta 22. kez gerçekleşecek olan, MercedesTrophy Grand Final’de Türkiye’yi temsil edecek.

18

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Adnan Kolay ka Ayşe Baş

Bertan Gürkan

ya

Aydın Turhan

Beyhan Goldm

an

Banu İpeker

Emre İpeker

Cenk Ceyişakar

Ekinci

a www.golfxl.com.tr GOLF XL Bor TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

19


TURNUVA TAKİP

Erdem Kır amer

Hakan D

L even t E

geli

olakay

Kaan Demirci

Kaya Çilingiroğlu

Mur at A

fş ar

Murat Dulgar Mustafa Dikici

20 GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.trMustafa Aras


Mustafa Özdemir

Necmiye Yazıcı

Ogün Çay

Oğuz Ünver S.S. Lee

Sang Yung Han

Selim Evrengil Semiha Turhan

Şevki Korkmaz www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

21


TURNUVA TAKİP

Yusuf Aryas

Stephen Symes

22

Yusuf Teoman

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


EFSANE GOLFÇÜLER

DüNdeNBUGüNe DüNdeNBUGüNe

Babe Zaharias Hızın Golfteki Karşılığı: “BABE”

Major Başarıları

1948

U.S. Women’s Open

1952

Titleholders Championship

24

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

4 5 9 1 . U.S

Wo

O n’s me

p en


1950

U.S. Women’s Open, Titleholders Championship

Diğer Profesyonel Başarıları 1955: Tampa Open, Peach Blossom Classic 1954: All American Open, Sarasota Open, Serbin Open, National Capital Open 1953: Sarasota Open, Babe Zaharias Open

ılında l 195 6 y lü y E 7 2 2 harias, eniy le, 4 B ab e Z a talık ned s a h ir b ığı kapadı. yakaland özler ini g ta a y a h yaşında

1949: World Championship, Eastern Open

Asıl adı Mildred Ella Didrikson’dı, fakat beyzbolda yaptığı muhteşem koşular nedeniyle ‘Babe’ takma adını aldı. Babe Didrikson, 1938 yılında profesyonel güreşçi olan George Zaharias ile evlendi ve Babe Zaharias olarak hayatına devam etti. 1935 yılında, Grantland Rice dergisinde yazarlığa başlamasıyla golfle ilgilenmesi de aynı tarihlere denk gelir. 1936 yılında, golfü öğrendikten sonra katıldığı ikinci turnuva olan Texas Women’s Invitational’ı kazandı.

1948: All American Open, World Championship

1946 ve 1947 yıllarında, seri halinde 17 amatör turnuva kazandı. Bu turnuva-

1951: All American Open, World Championships, Ponte Verde Open, Tampa Open, Fresno Open, Texas Open, Miami Weathervane 1950: All American Open, World Championship, Miami Weathervane, Western Open

ların arasında 1946 U.S. Womens Amatör ve 1947 British Amatör vardır. Zaharias, British Open’ın düzenlenmeye başladığı tarih olan 1893 yılından beri, turnuvayı kazanan ilk Amerikalı oyuncudur. LPGA Tur’un kurucu üyelerinden biri olan Zaharias, başarılarından dolayı 1954’te Vare Trophy ve 1957’de USGA Bobby Jones Award ödülleriyle onurlandırıldı. Zaharias, iyi bir golf oyuncusu olmasının dışında atletizm, tenis, beyzbol ve dalma gibi birçok spor dalıyla yakından ilgilenmiştir. 1932 Olimpiyatları’nda atletizm dalında 2 altın 1 gümüş madalyanın sahibi olmuştur.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

25


Dicle Aslı MURSALOĞLU

DİYALOG

D Röportaj

iyalog bu sayıda, golfün Türkiye’deki önemli isimlerinden Cornelia Golf Club Genel Müdürü Ali Şahin’i konuk ediyor. Son 17 senesini turizm sektöründe önemli mevkilerde görev alarak geçiren Şahin’e, golfü ve golfün gelişimi için yapılması gerekenleri sorduk.

Ali Şahin Cornelia Golf Club Genel Müdürü

“Amacımız,

Milli Takım’a Oyuncu Verebilmek” Golfe olan ilginiz ne zaman ortaya çıktı? Cornelia’ya geliş süreciniz nasıl oldu ve kaç yıldır buradasınız? Golfe tesadüfen dahil oldum. Ben aslında otelciydim, 1998 yılında Gloria Golf Resort’te işe başladım. 1999 yılında golf kulüp müdürümüz işten ayrıldı. O dönemki genel müdürümüz Cem Uzan, bana 15 gün golf kulübünde görev yapabileceğimi söylemişti. Farklı bir dal olduğundan dolayı hoşuma gitmişti. Fakat 15 gün sonra yeni bir yönetici yerine benim orada yönetici olabileceğimi söyledi. İlk zamanlarda her işte olduğu gibi çok zorlandım; fakat zaman geçtikçe golfe ve golf kulüp işletmeciliğine daha da alıştım ve bugün de işimi çok severek yapıyorum. Şubat 2005 yılına kadar Gloria Golf Resort’te çalıştım ve Mart 2005 yılında Cornelia grubuna dahil oldum. 7 yıl Gloria grubunda çalıştıktan sonra, 6 yıldır Cornelia grubunda çalışıyorum. Burada ilk başladığımda yeni proje heyecanımız vardı. Mimar seçimi, inşaat başlangıcı ve tüm prosedürler. 10 ay gibi bir dünya rekoru ile sahamızı oyuna açtık. Yapılan doğru pazarlama faaliyetleri

26

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Golf, ülke imajı için çok önemli bir turizm aktivasyonudur.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

27


DİYALOG

ve doğru hizmet anlayışımız ile golfün şu an tesislerimize kazandırdığı katma değer yaklaşık 15 Milyon Euro’dur. Bu sene yaklaşık 55 bin round golf beklentimiz var. Şahsi hedefim iki yıl içinde hizmet ve saha kalitemizi düşürmeden 60 bin roundu yakalamak.

Golf oynayan sporcuların Türkiye’yi tercih etmelerinin nedenleri nelerdir? Golf turizmi yapabilmek için, birkaç önemli unsuru destinasyonda barındırmak gerekir. Bunlar başlıca; güzel ve bakımlı golf sahaları, uygun iklim şartları, kaliteli konaklama tesisleri, tüm hizmet alanlarında iyi hizmet, kalifiye personel, kolay uçuş imkanları, uzak olmayan havaalanları, iyi servis bağlantısı, iyi bir hinterland, iyi fiyat politikasıdır (ürün – hizmet dengesi). Bu unsurlar bir araya geldiğinde golf misafirinin tüm beklentilerilerinin neredeyse tamamı karşılanmış demektir.

30

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Geriye sadece çok özel talep ve ihtiyaçlar kalır. Tesislerin hizmet anlayışına göre, bunlar da karşılanabilir; ama turizmin ana kaidesi olan hizmette güleryüz, olmazsa olmazdır. Çoğu Avrupa ülkesi bu yüzden çok fazla misafir kaybetmektedir.

Sizce Türkiye golfün merkezi olabilir mi? Bu konudaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Kesinlikle olabilir. Ama 15 saha ile olmaz. Bunun için çok daha fazla saha olmalı. Golf Federasyonun 4 yılda 100 golf sahası projesi vardı. Böyle bir proje ile kesinlikle mümkün. Bana kalırsa Alanya, Manavgat, Side, Bodrum ve Kundu gibi orman olmayan hazine arazilerine golf sahası yapılabilir. Türkiye’de eksik olan kış turizmini çok geliştirir. Böylelikle Türkiye bu işten 1 milyar dolar para kazanabilir.


Herkes e bol birdie’l i par’lı g ve ünler dilerim ...

arttırmaya çıkmalı. Bugün yeni sahalara başlansa, eminim açılışından iki yıl sonra kar yapmaya başlayan işletmeler olurlar. Eğer konaklama tesisiniz de varsa, kışın doluluk oranına da çok büyük katkıları olacaktır.

Türkiye’de golf sahaları sizce nerelerde olmalı? Ormanlık arazi olmamalı. Çevre dernekler haklı olarak birtakım tepkiler veriyorlar; ama bataklığı kurutup golf sahası yapan tesislerimiz de var. Bundan kimse bahsetmiyor. Türkiye’de golf sahalarının, illaki ormanlık arazi içerisinde olması gerektiği ile ilgili yanlış bir bilgi var. Avrupa’daki birçok golf sahasında ağaç bile yoktur. Kullanılmayan, ekonomik değeri düşük veya bunu yitirmiş olan araziler de kullanılabilir.

Dünya golfü ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

“2012 Dünya Golf Şampiyonası,

hem ülkenin hem de Türk golfünün tanıtılması için çok büyük bir fırsat. 2012 yılında Belek’de düzenlenecek Dünya Golf Şampiyonası ile ilgili neler söylemek istersiniz? Bu turnuvayı daha önce kazanan bugünün profesyonel sporcularına bakıldığında inanılmaz büyük bir organizasyon. Avrupa’da 14 yıl aradan sonra tekrar oynanacak. Hem ülkenin hem de Türk golfünün tanıtılması için çok büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Golfün sağladığı turizmin Türkiye ekonomisine katkısı sizce nasıl? Bence maddi anlamın dışında, ülke imajı için çok önemi bir turizm aktivasyonu-

dur golf. Zira bu oyunu oynayanlar, orta kesimin üstünde olanlardır. Devlet ve şirket yönetimlerinde etkin olan kişilerdir. Golf sayesinde, artık iyi haberlerin yüksek reyting yaptığı ülke durumuna geldik. Bu sene ülkemize yaklaşık 125 bin kişi golf oynamaya gelecektir. Eğer 120 sahamız olsaydı bu rakam 1,250 bin olabilirdi. Kişi başı bin Euro harcasalar, 125 Milyon Euro’luk bir girdiden konuşuyoruz. Ayrıca, yaklaşık 800 kişinin istihdamı da söz konusu.

Türkiye’de golfün gelişimini nasıl artırırız? Tek şart daha fazla saha yapılmalı. En büyük sorun arazi. Bunu da, devlet hazine arazilerinden vermeli veya açık

Golf profesyonel ve amatör golf olarak ikiye ayrılır. Profesyonel golf, her yıl artan para ödülleri ile sponsorların inanılmaz ilgisini çekiyor. Bu konu, Tiger Woods sayesinde bu hali aldı. Ayrıca profesyonel golf yeni yeteneklerin peşinde. Burada en önemli aday, geçen hafta US Open’ı kazanan Rory McIlroy’dur. İrlandalı golfçü inanılmaz bir zafer ile herkesi kendine hayran bıraktı. Amatör golfte ise, bizim en büyük hedefimiz; 2012 Dünya Amatör Golf Şampiyonası. Umarım Allah utandırmaz. Ayrıca Cornelia grubu olarak 15 adet junior yetiştiriyoruz. Amacımız, milli takıma oyuncu verebilmek. Bu çocuklar, Kadriye’de bulunan ilköğretim okulundan. Tüm masraflarını biz, grup olarak karşılıyoruz. Eminim, önümüzdeki senelerde bu çocuklardan önemli yetenekler çıkacaktır. Ali Şahin, 1971 Afyon doğumlu. İlköğretimini Almanya’da tamamlayan Şahin, 1983’de Türkiye’ye geri döndü. Eğitimine, Kütahya Atatürk Lisesi’nde devam edip, daha sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi, Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun oldu. İş hayatında Kiriş World, Gloria Golf Resort ve Cornelia Grubu ile çalışan Şahin, aralıksız 17 senedir turizm sektöründe iş yaşamını sürdürmektedir.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

31


BAY GOLF

Şenol Bay Golf Eğitmeni

Sihirli Vuruş Sihirli Vuruş “ Golf oyuncularının en çok zorlandığı vuruşlardan biridir. Amatör golf oyuncularının en çok sıkıntı çektiği vuruşların başında gelen sihirli vuruş, oyuncunun topunu istediği istikamette vurmakta ve golf swinginin eforsuz bir şekilde yapılmakta zorlandığı vuruşların en zoru olarak bilinir. Ayrıca; dünyanın en iyi hocalarının arasında dahi, tekniksel olarak ayrım ve fikir değişikliği yaratan vuruşlardan biri olan sihirli vuruş, topun ayak seviyesinin altında kaldığı pozisyondur.

Golf oyuncularının en çok zorlandığı vuruşlardan biridir Sihirli Vuruş Genelde, oyuncuların practice yaptığı yerler düzdür, mesela driving range (oyuncunun ayakları ve top aynı açı içerisinde) gibi. Oyuncunun bu yüzden, golf topunu istediği hedefe doğru yollaması veya atması daha kolaydır. Fakat, golf sahası her zaman düz değildir ve çeşitli engeller ile doludur. Bu yüzden top ile temiz ve istediğimiz gibi bir vuruş yapmamız zorlaşır. Oyuncunun, top golf sahasında nerede olursa olsun, topun olduğu pozisyonda oynaması gerekmektedir. Bu sebepten dolayı golf oyuncusun çok değişik ve zorlu vuruşlar veya pozisyonlar içinde, topunu istediği yöne doğru oynaması gerekmektedir.

32

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


ş

T EK N İ K

şekilde ve düzg ün bir rlu vuu ğr do pu to , , bu tip zo Oyuncunun en ğru atması için istediğ i yöne do pması gereken değişikliklerd ya si ce ön ruşlar rd ır: başl ıcaları şunla döneceği için, an sağa doğr u • Golf topu sold ğr u almalıdır. nu biraz sola do oyuncu duruşu bayr ak mesafeamete göre ve tik is ğı ca ra Vu • , doğr u sopa ı hesapl ayar ak sinin uzaklığın seçmelidir. raz daha fazl a ı gerekenden bi as m ol i er zl Di • esnemelidir . kenden biraz ini, olması gere es ng de lık ır • Ağ vermelidir. kl ar ına doğr u pu to ak ay ha da alıdır. Çünkü, i çok iyi korum in es ng i de t cu • Vü ruş gerektirdiğ ağı zorlu bir du aş ş ku yo ş e ld ru vu t bir şeki ngesini çok raha için, oyuncu de kaybedebilir. en daha fazl a, ması gerekend ol ni ri le el cu • Oyun n tutmalıdır son noktasında en n nı sı pa so golf uzayacaktır). boyu biraz daha n nı pa so ce le (böy

Backswing dönüşünde ise, oyuncunun dengesi çok önemlidir. Oyuncu dengesini korumak için, backswing yapmamalıdır.

geriye fazla

Bitiriş pozisyonunda, oyuncu dengesini çok iyi korumalıdır. Bu gibi zor vuruşlarda denge çok önemlidir!

HERKESE İYİ GOLFLER...

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

33


Not f l o G GOLF EKİPMANLARI

Oyuncu, bir çukurun oy na topunun oynanamaz du nması sırasında ru kuşkulanırsa, topunu inc mda olduğundan elemek için cezasız olarak kaldırabilir.

Golf Arabaları

Golf ekipman ları ar asında ön likleriyle bilin en standartla emli bir yer tutan golf ar ab rı zorluyor la oyuncusunun r. Yolcu taşım al ar ı, çeşitli model ve öz ih ela ve hizmet ar dımcınız olm tiyaçlarını karşılayan golf aya devam ed ac ar abal ar ı, go iyor. lf sahasındak ı ol ar ak golf i en büyük ya r-

PRECEDENT PRO GOLF CAR

Benzinli : 11.5 Kawasaki Elektrikli

Özellikleri:

: 48 Volt IQ

VILLAGER 8

Üst tente, ön cam, ön far, stop, korna paketi

Araç Ölçüsü : 232 x 120 x 174 cm Tırmanma Kapasitesi : %15

Benzinli : 11.5 hp Kawasaki Elektrikli

: 48 Volt IQ

Araç Ölçüsü : 399 x 120 x 122 cm Tırmanma Kapasitesi : %15 Özellikleri:

Özellikleri: Üst tente, ön cam, ön far, stop, korna paketi, arka sepet, jant kapağı, Akü şarj seviye göstergesi ve akü şarj aparatı (Elektrikli modellerde)

34

Üst tente, ön cam, ön far, korna paketi, ahşap arka kasa

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

TRANSPORTER 4 Benzinli : 11.5 hp Kawasaki Elektrikli

: 48 Volt IQ

Araç Ölçüsü : 339 x 125 x 122 cm Tırmanma Kapasitesi : %15


GOLF AMBULANS CARRYALL / TURF 1

Özellikleri: Üst tente, ön cam, ön far, açık kasa

Benzinli : 11.5 hp Kawasaki Elektrikli : 48 Volt IQ Araç Ölçüsü : 340 x 125 x 122 cm Taşıma Kapasitesi : 680 kg Tırmanma Kapasitesi : %15

Özellikleri: Üst tente, ön cam, ön far, sedye

Benzinli : 11.5 hp Kawasaki Elektrikli

: 48 Volt IQ

Araç Ölçüsü : 263 x 122 x 122 cm Kasa Ölçüleri : 96 x 115 x 24 cm Taşıma Kapasitesi

: 363 kg

Tırmanma Kapasitesi

: %15

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

35


GOLF HABER

Private Banking Golf Turnuvası

Büyük Çekişmeye Sahne Oldu

S

ezonun en çekişmeli turnuvalarından, Yapı Kredi Private Banking Golf Turnuvası, büyük bir heyecana sahne oldu. Beyhan Benardete, Erol İslamoğlu, Esra Demirsoy, Fehmi Zorlu, Kıvanç Oktay, Mustafa Koç, Raif Bilir, Salih Başağa, Serra Tokar, Uğur Ekşioğlu,

36

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Zeki Koen’in aralarında bulunduğu ve 198 golfçünün katıldığı Yapı Kredi Private Banking Golf Turnuvası’nda; erkekler üç, bayanlar iki kategoride yarıştı. İstanbul Golf Kulübü’nde düzenlenen turnuvada, sahayı toplam 70 vuruşla tamamlayan Ediz Kemaloğlu erkeklerde, 71 vuruşla tamamlayan Bey-

han Benardete de bayanlarda gross birincileri oldular. Gross birincilerinin kupalarının Mustafa Koç tarafından verildiği Yapı Kredi Private Banking Golf Turnuvası’nda, diğer ödüller Yapı Kredi Private Banking Genel Müdür Yardımcısı Mert Yazıcıoğlu tarafından takdim edildi.


Manavgat, Golf Sahası İstiyor

54

Antalya’nın Manavgat ilçesinde turizmciler, bölgeye daha fazla otel yapma yerine golf alanları yapılmasını istiyor. Side-Manavgat  Turizm  İşletmecileri Derneği (SideTUDER) Başkanı Cengiz Haydar Barut, Side Belediyesi Gençlik Merkezi’nde bir açılış töreni sonrası yaptığı basın açıklamasında, destinasyon bölgesine yeni  oteller yapılması yerine, atıl vaziyette bulunan alanlarla ve çöplüklerin golf alanı yapılması tavsiyesinde bulundu. Side destinasyonunda, yılın 12 ayı konaklama tesislerinin açık kalması ve sektörde daha fazla kişi istihdam edilmesi için Manavgat’ta golf sahaları açılması gerektiğinin altını çizen Barut, bunun yeşil alanlar değil, atıl vaziyette bulunan sahalar ile çöplüklerin ıslah edilmesiyle yapılabileceğini kaydetti. Yıl sonuna kadar Manavgat’ta 10 bin yataklı konaklama  tesisinin  hizmete  gireceğini belirten Barut,  yeni  hizmete  girecek tesisler birlikte bölgede yatak sayısının 160 bine yükseleceğini ifade etti. Avrupa ülkelerinde bölgenin Side destinasyonu ismiyle satıldığını belirten Barut, bölgede 60 bin insanın turizm sektöründen ekmek yediğini söyledi. Barut, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Bölgede, turizm sektöründe daha fazla kişi istihdamı için, konaklama tesisi yerine golf alanları yapmak zorundayız. Bunun için de atıl vaziyette bulunan çöplük alanlarının ıslah edilerek golf  turizmine kazandırılmasını istiyoruz. Her golf sahasının açılmasıyla, bölgemizde 3 bin gencimize iş imkanı doğacak. Belek’te binlerce  genç,  kedi diye tabir edilen golf topu toplamaktan geçimlerini sağlıyor. Bu Manavgat’ta niçin olmasın? Manavgat’ta atıl vaziyette golf sahası yapımı için bekleyen çöp alanları var. Bölgemizde, yılın 12 ayı turizmin olmasını istiyorsak golf sahası açmak zorundayız. Alternatif  turizme  yönelmeliyiz. Bölgemizde konaklama tesisi var, biz 400’er dönümlük golf alanları istiyoruz.“

Ünlü Golfçü Ballesteros,

54 Yaşında Beyin Tümörüne Yenik Düştü Dünyaca ünlü İspanyol golfçü Seve Ballesteros, İspanya’daki evinde yaşamını kaybetti 54 yaşındaki golfçünün 2008 yılından bu yana beynindeki tümör ile mücadele ettiği ve hayata gözlerini kapadığı açıklandı.

1970-90 yılları arasında dünyanın bir numaralı golfçüsü olarak bilinen Ballesteros’un 5 kez dünya birinciliği bulunuyordu. Carmen Botín O’Shea ile 16 yıl evli kalan Ballesteros’un, O’Shea’dan, Baldomero, Miguel ve Carmen isminde üç çocuğu bulunuyor.

“Sezonda Rus, İngiliz ve İskandinav Turistlerde Artış Bekliyoruz” 2011 turizm  sezonundan çok umutlu olduklarını belirten Barut,  yeni  sezonda Side destinasyonuna gelen turist sayısının 4 milyonun üzerinde olacağını tahmin ettiklerini kaydetti. Turizm sezonu öncesi Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde meydana gelen siyasi kargaşa ve belirsizliğin,  Avrupalı  turistler nezdinde Türkiye’nin dünya turizminde en güvenilir ülke konumuna getirdiğini belirten Barut, bu sene Rus, İngiliz ve İskandinav ülke turistlerinde geçen yıllara göre gözle görünür bir artışın olduğunu kaydetti.  Barut, “Yılın  ilk  5 ayına baktığımız zaman,  hava  yoluyla  Antalya  bölgesine gelen turist sayısında geçen yıla göre yüzde 18’lik artış var. Bölgemizde aktif  turizm  sezonu başladı. Konaklama tesislerimiz yüzde 95 oranında dolu. Bu yıl Rus, İngiliz ve İskandinav turistlerde önemli ölçüde artış bekliyoruz.” dedi.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

37


MİNİ GOLF

Mini Golfle

İlgili

Bilmeniz Gerekenler Mini golf, golf sporunun minyatür biçimidir. Dünyanın ilk mini golf sahasının, İskoçya’daki St. Andrews’da 1867 yılında kurulan ve bugün de işletilmekte olan halka açık Ladies Putting Club olduğu kabul edilir. Himalayalar olarak adlandırılan, bu 18 delikli yeşil alana sahip saha, St. Andrews’deki prestijli Royal & Ancient Golf Kulübü’nün üyeleri tarafından kurulmuştur. Mini golfün başlangıcının şöyle olduğu kabul edilir: Kadınlar golf oyununa ilgi duymaya başladığında, dönemin tutucu toplumsal bakış açısı, bir golf vuruşunun gerektirdiği bu hareketleri, halka açık bir alanda bir kadının yapmasını kabul edemiyordu. Bu nedenle, kadınlar için 18 delikten oluşan kısa bir golf sahası inşa edildi. Bunun, dünyadaki ilk minyatür golf sahası olduğu düşünülüyor. Birkaç yıl sonra Amerika ve İngiltere’deki birçok otelde, minyatür boyutta bir golf sahasına yer vermek, geleneksel hale geldi. Genelde golf sahalarıyla aynı tasarım kullanılıyordu, ancak mini golf sahaları on kat daha küçük boyutlardaydı. Oyun bir golf sopası ve kısa bir sürücü ile oynanıyordu. Garden

38

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

golf, pitch and putt golf, clock golf ya da par 3 golf olarak adlandırılıyordu. Yapay malzemelerden yapılan, geometrik biçime sahip mini golf sahaları, 20. yüzyılın ilk döneminde kullanılmaya başlandı. Bu tür sahalarla ilgili ilk kayıt, Gofstacle adında bir mini golf sahasını tanıtan, 8 Haziran 1912 tarihli The Illustrated London News gazetesinde çıkan yazıdır. Ticari seri üretime giren ilk standart mini golf sahası olan Thistle Dhu (“This’ll Do”), 1916 yılında Pinehurst Kuzey Carolina’da idi. Bir golf tutkunu olan Thomas McCulloch Fairbairn, 1922 yılında, uygun bir yapay yeşil yüzey alan formülü getirerek oyunda devrim yarattı. Bu, pamuk tohumu kabuğu, kum, yağ ve boyadan oluşan bir karışımdı. Bu buluşla birlikte minyatür golfe, artık her yerde ulaşmak mümkündü. 1920’li yılların sonlarında, sadece New York’un çatılarında 150’den fazla ve bütün ABD’de on binlerce golf sahası vardı. 20. yüzyılın ilk döneminde Amerika’da yaşanan bu mini golf çılgınlığı, 1930’lu yılların sonundaki ekonomik bunalım döneminde sona erdi. ABD’deki neredeyse bütün mini golf sahaları, 1930’lardan önce kapandı ve yıkıldı.


İletişim Acısu Mevkii 07500 Belek / Antalya / TÜRKİYE

GOLF KULÜBÜ

Tel: +90 242 710 06 00 • www. gloria. com. tr

Mavinin Golfle Buluştuğu Yer

Gloria Hotels & Resorts

r? Bünyesinde Neler Va sort • Gloria Verde Re Resort • Gloria Serenity rt so • Gloria Golf Re (18 Delikli) se ur Co d • Gloria Ol urse (18 Delikli) • Gloria New Co urse (9 Delikli) • Gloria Verde Co emi ve Driving ad • Gloria Golf Ak Range • Club House rlar • Restor an & Ba s • Fitnes • Futbol • Tennis • Su Sporları • Aktiviteler lübü • Gogi Çocuk Ku zme Havuzu Yü lı pa Ka – • Açık • Aquapark auna • Türk Hamamı-S

40

Tasarımı ünlü mimar Michel Gayon tarafından gerçekleştirilen Gloria Golf Club, iki adet 18 delikli, bir adet 9 delikli (akademik), toplam 45 delikli golf alanı ile birlikte; yanı başındaki eşsiz Akdeniz güzelliği ve Akdeniz coğrafyasının armağanı benzersiz doğasına eklenen Gloria Hotels & Resorts konforuyla, binbir ayrıcalıkla bezenmiş unutulmaz bir keyif sunuyor. “Golfün Olimpiyatı” olarak tanımlanan, iki yılda bir düzenlenen ve 2012 yılında Türkiye’de düzenlenecek Dünya Golf Şampiyonası’nın da ev sahipleri arasında yer alıyor. Toplam 3200 m2’lik bir alanı

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

kapsayan Gloria Golf Club da herşey, golfü ve golften arta kalan zamanınızın “eksiksiz bir keyif” konseptinde yaşayabilmeniz için tasarlanmış. En büyük tutkusu yaşamak olanlara ve yaşam sevincini ayrıcalıklı zevklerle bir bütün halinde algılayanlara Gloria Hotels & Resorts, benzersiz bir spor ve tatil olanakları sunuyor.

Gloria Old Course Gloria “Old” Golf Sahası (18 delik, 72 Par, 6181 m). “Old” Şampiyona golf sahası deniz kenarında, 772. 000 m2’lik çam ormanının içerisinde golf severlere gerçek bir golf keyfi sunuyor.

Green’leri yaklaşık 600 m2 olan “Old ” Şampiyona golf sahasında sabit su seviyesinde 7 adet gölet bulunuyor.

Gloria New Course Gloria “New” Golf Sahası (18 delik, 72 Par, 6239 m). Gloria “New” Golf Sahası, açıldığı 2005 yılından bugüne tüm golf tutkunlarının gözdesi haline gelmiştir. 700. 000 m2’lik çam ormanının içerisinde yer alan ve 2007 yılında European Seniors Tour Classic’e ev sahipliği yapan saha, mavi ile yeşili bir arada sunan muhteşem bir doğa parçası üzerinde golf oynamanın ayrıcalığını yaşatıyor. TPC Sawgrass Golf sahasının 17. Çukuru Par 3’ün tasarımın-


G

Gloria Golf Club

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

41


GOLF KULÜBÜ

dan ilham alınarak tasarlanan özel delik Par, 3 ada, 17. green ve 18. delik golfçüler için gerçek bir sınav alanı olarak tanımlanıyor. Green’leri yaklaşık 600 m2 olan “New” şampiyona sahasında, sabit su seviyeli 4 adet gölet (57. 000 m2) bulunuyor.

kullanılıyor. Green’leri yaklaşık 650 m2 olan sahada sabit su seviyesinde 2 adet gölet bulunuyor.

Gloria Verde Course

Bireysel, grup ve özel junior programların profesyonel bir ekip tarafından verildiği tesiste Nike ve Taylor Made ekipmanları kullanılıyor.

Gloria “Verde” Golf Sahası (9 Delik Verde, 36 Par, 2,926 m), deniz kıyısında çam ormanı içerisinde, 450.000 m2’lik bir alanda Gloria “Old” şampiyona sahasının yanında kurulmuştur. 9 delikli golf sahaları içinde Avrupa’nın önde gelen tasarımlardan birine sahip golf sahası belirli zamanlarda handikapsız oyunculara açık eğitim sahası olarak

42

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Gloria Golf Akademi ve Driving Range Golf sporuna gönül veren pro adayları için, tamamen özgün bir anlayışla tasarlamış gerçek bir akademi.

Driving Range 60 oyuncu kapasiteli çim vuruş noktaları, batı-güney çizgili 48 atış parkuru, ve 2 katlı kapalı alanıyla Türkiye’de kurulan en donanımlı golf akademisi. 4 Putting Green’den oluşan egzersiz sahası toplamda 3000 m2 alanı kaplıyor.


Gloria Golf Resort Gloria Golf Resort, toplam 515 odalı 1276 yatak kapasitelidir. 293 Standart oda (2 tanesi engelli misafirler için dizayn edilmiş. ), 79 Junior Suit, 24 Suit, 1 King Suit, 72 Gloria Family Suit, 24 Gloria Villa, 18 Executive Villa, 4 Owner Villa

Club House Benzersiz bir doğa içerisinde, golf severlerin zaman geçirmekten keyif aldığı bir mekân. Club House konsepti içinde yer alan Restoran-Bar, dünya markalarının sunulduğu bir proshop ve kişiye özel kullanım alanlarının tamamı Gloria dünyasının özgün kalitesinde…

Oteller

Gloria Verde Resort 293 odalı Gloria Verde Resort, golf sahalarının içinden geçen bir patika ile Gloria Golf Resort’a bağlanıyor. Gloria Select Villaları ve Presidential Villa da Gloria Verde Resort dahilinde bulunuyor.

Gloria Serenity Resort 369 odalı Gloria Serenity Resort’ta Deluxe Villa, 400 m²’lik VIP Villa, Pool Villa, Garden Villa, Spa Villa ve Presidential Villa yer almaktadır.

Aktiviteler

Misafirler, denizin ve güneşin keyfini çıkarırken, su ve plaj sporları ile birçok eğlenceli aktivitenin tadına varma fırsatını yakalıyorlar: Kano, deniz bisikleti, DJ Club (Profesyonel DJ’lerle Ücretsiz DJ Kursları) güneşlenme terası, tırmanma duvarı, bungee trambolin, sahil futbolu, sahil tenisi, masa tenisi, havalı tüfek, su jimnastiği, mini futbol, G volley, plaj voleybolu, okçuluk, tenis kortları, mini futbol, aerobik, dans dersleri, bowling, bilardo, sinema, 3D oyunları, karaoke...

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

43


GOLFE DAİR

Not f l o G Top, bir vuruş sonucu pa rçalanırsa, vuruş iptal edilir ve oyuncu cezasız olarak orijinal topun oynandığı yere mümkün olduğu kadar yakın bir noktadan yeni bir top oy nar.

BISQUE BOGEY: Golf oyununun bazı müsabaka şekillerinde, kurallar gereği, handikaplı oyunculara tanınan bazı haklardır.

BITE: Backspin tekniği ile greene yapılan vuruş şeklidir. Top düştükten sonra fazla yuvarlanmaz.

44

isimdir. Genelde, bu cluba sand vedge ismi verilmiştir.

güçlendirmek için bor maddesinin sürülmesidir.

BLIND SHOT / LIND HOLE:

BRASSIE: Modern 2 - wood ile eş değer özellikleri olan, pirinç korumalı, ahşaptan yapılmış fairway clubıdır. Günümüzde halen kullanılan bir terimdir.

Oynanan çukurun bayrağı, teen ground ya da fairwayin başlangıç kısımlarından görülemiyorsa, bu şekildeki çukurlara blind hole adı verilir. Bu bayrağı görmeden yapılan vuruşlara da blind shot denir.

BLOCK: Club yüzünün, normal bir şekilde topa vuruşunu önleyen harekete verilen isimdir.

BRUTTO / GROSS SCORE:

bir fazla olarak yapılan skordur.

Handikap sayısına bakılmaksızın, 18 çukur sonunda yapılan toplam skordur.

BOGEY COMPETITON:

BULGER DRIVER: Bir çeşit 1

BOGEY: Bir deliğe, par sayısından

BLADE: Eskiden kullanılan bazı putter ve ironlara verilen isimdir. Hatalı bir vuruşa da bu isim verilir. Topa, merkezinin üst tarafından clubın yüzü yerine, yüzün alt kenarı ile vurulmasıdır.

Kurallara göre belirlenen puanlarla, golf sahasında oynanan oyun çeşitlerinden biridir.

BLASTER: Loft açısı en yüksek

BORON: Bazı wood clublarda,

olan (56°) cluba verilen diğer bir

boyun kısmına sarılan spiral teli

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

BREAK / BORROW: Green’deki eğimlerden dolayı düzgün yönünden sağa - sola sapan putting vuruşuna verilen addır.

no’lu wood clubdır. Günümüzde artık kullanılmamaktadır.

BUNKER: Amerikalılar bunker için sand trap deyimini de kullanırlar. Bunker, özel olarak hazırlanmış,


Golf sporunun term inolojisine giren sö zcükleri, size bölümler h alinde sunmaya bu sayımızda da devam ediy oruz. Bu sporunu n kendine özgü dilini, anlam anızı ve kavraman ızı sağlayacak olan golf sö zlüğünü, dikkatle okumanızı öneriyoruz.

içerisindeki toprak ve çim örtüsü alınarak kum ya da benzeri malzeme ile doldurulmuş bir engel çukurudur. Üç çeşit bunker vardır. Greenside Bunker, Green çevresindedir. Fairway Bunker, Fairway üzerindedir. Coss Bunker, Fairway doğrultusunu dik olarak kesen bunkerdır.

BURIED LIE:

Topun büyük bir kısmının, bunker içerisindeki kuma gömülmesidir.

BURN / SCOTTISH STREAM: İskoç dilinde; saha içerisindeki

ırmak, dere ya da çaya verilen isimdir.

BYE: Bir matchplay yarışması, 18. çukur ya da daha önceki çukurlarda kazanılmışsa geri kalan çukurların, yarışma dışı oynanmasına verilen isimdir.

CADDIE: Oyuncunun, oyun süresince clublarını taşıyan ve bunlarla

ilgilenen, oyuncuya oyun sırasında kurallar çerçevesinde her konuda yardımcı olan kişidir. Caddie, bir ya da birden fazla oyuncuya hizmet edebilir.

CADDY: Elle çekilebilen ya da

elektrik tesisatı ile çalışan, golf çantasını taşımak için kullanılan bir çeşit arabadır.

CARRY:

Topun ilk vurduğu nokta ile yere düştüğü nokta arasındaki uzaklıktır.

CASUAL WATER: Geçici su. Su engeli olmayıp, oyuncunun vuruş durumunu almasından önce ya da sonra, sahada geçici olarak belirlenen her türlü su birikintisidir. Kar ve buzun geçici su ya da köksüz cisim olarak yorumu, oyuncunun seçeneğine bırakılmıştır. Yapay buz bir engeldir. Kırağı geçici su değildir. Oyuncu, ceza puanı kaybetmeden kurallara uygun bir şekilde topun yerini değiştirebilir.

CENTRE-SHAFT PUTTER:

Shaftın baş kısmının tam ortasına bağlandığı putter çeşididir.

CHILI-DIP: Green civarında club başının topa değmeyecek şekilde, kuvvetle yere (çime) vurulması ile meydana gelen hatalı bir vuruş şeklidir.

CHIP SHOT: Green kenarına yakın bir yerden topun, green içine az havalandırılarak çok yuvarlanmasını sağlayan bir vuruş şeklidir. CHIPPING:

Greene doğru vurulan, kısa ve fazla havalanmayan bir vuruştur.

CHIPPER: Chip yapmak için

kullanılan, vuruş açısı (loft açısı) orta derecede olan clublara verilen isimdir.

CHOKE DOWN: Clubın gripin altından tutulmasıdır.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

45


GOLF GURME

Közde Patlıcanlı Karidesli Safranlı

(Ana Yemek)

Dil Balığı Filetosu Malzemeler • Patlıcan

• Safran

• Dil balığı filetosu

• Sarımsak

• Taze jumbo karides

• Soğan

• Mısır koçanı

• Krema

• Limon suyu • Un • Tereyağı • Tuz • Akbiber

Hazırlanışı Fahri Telli

Patlıcanı közde pişirin ve kabuklarını soyun. Bütün halinde kalmasını sağlayın. Dil filetolarını kabuğu soyulmuş karidesle rulo halinde sarın. Tuz ve akbiberle marine edin ve sıcak bir fırında pişirin. Süt mısırını da közde pişirip dört parçaya bölün. Safran sosu için, soğan ve sarımsağı ince ince doğrayıp tereyağında iyice öldürün. Üzerine

Toplumların akibeti alacakları gıdalara bağlıdır. Necip Usta

46

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

biraz un atıp kavurun. Az su koyup krema ve safranı ilave edin. Tuz ve akbiber ile tatlandırıp kaynamaya bırakın. Koyuluğundan emin olduktan sonra sıcak olarak muhafaza edin. Bir tavanın içine biraz tereyağını koyup patlıcanı kızartın. Bütün pişmiş ürünleri fotoğraftaki gibi dizip, sos ile birlikte sıcak olarak servise sunun. Afiyet Olsun


GOLF DÜKKANI

Sizin İçin Seçtik

Dri-FIT Tech Stripe Ladies Sleeveless Top

Nike Socks

Nike Golf SP Key Item Polo Shirt

Nike Socks

Nike Socks Golf Dri-Fit Visual Performance Polo Shirt

48

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Nike UV Stretch Tech Solid Polo Shirt 2011

Nike Dri-Fit Imperial Pique Polo

Nike Socks

Nike Body Mapping Fade Stripe Polo Shirt 2011

Dri-FIT Bold Stripe Ladies Sleeveless Top

Nike Dri-FIT Bold Stripe Ladies Polo Shirt

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AÄžUSTOS 2011

49


ASTRO-GOLF

Yengeç (Haziran 21 - Temmuz 22) Hissetme, kelimesi yengeç burcunu oldukça tanımlar. Çünkü yengeç burçları duygusallık ve duyarlılıkları ile tanınırlar. Bu burç yuvayı simgelediğinden dolayı, yengeçler yuvalarına düşkün olurlar. Kimi zaman neşeli, anlayışlı ve düşünceli olan yengeç insanı, herhangi bir neden olmadan alıngan ve somurtkan olabilir. Yengeçlerin iç dünyalarını anlamak biraz zordur. Her işte olağanüstü olan ayrıntıcılıkları, işlerinde mükemmeliyetçiliği de yanında getirir. Etrafındakileri çok sevmelerine rağmen bu duygularını çok fazla dışa dönük yaşamazlar. Kendilerine olumsuz yönde yapılan bir hareketi, asla unutmazlar. Yaşanılan olayı olduğundan fazla büyütüp, karşı tarafı zor bağışlarlar. Sorumluluk duyguları çok gelişmiştir. Aynı sorumluluğu karşılarından da beklerler. Başladıkları işi yarım bıraktıkları hemen hemen hiç görülmemiştir. Olağanüstü hafızalarının yardımı ile isim, tarih ve kişisel ayrıntıları hatırlamaktaki başarılarını, zekaları ve kurnazlıkları ile birleştirdikleri zaman iyi yönetici olurlar. Dingin ortamda

çalışmayı severler. İşlerine oldukları kadar sevdiklerine de bağlı olduklarından dolayı bir kez sevince bağlılıkları devam eder. Öfke onları acımasız bir düşman yapabilir ama yine de haylaz çocuğunu seven anneler gibi sevmeye devam ederler. Yengeçler ancak sevgi ile yönetilebilirler. Onlara zorla bir şey yaptırmak isterseniz tam tersini yaparlar. Oysa seven bir yengeçe yaptıramayacağınız bir şey yoktur. Yengeç burcu anneliği de simgeler. Anaçlıklarından dolayı ailelerine de çok bağlıdırlar. Bu yüzden yengeçler, çocuklara gösterdikleri bağlılık ve sevgi yüzünden onları rahatsız bile edebilirler. Çocukların büyüdüğünü asla kabul etmez ve onaylamadığı bir şey yaptıklarında “Ben gençken böyle bir şey yapmazdım” diye söylenmeye başlarlar. Yengeç burcu insanları; hemşire, ev kadını, ana okulu öğretmeni, denizci, antikacı ve tarihçi olabilirler. Yengeç burcu olan kişilerin merhamet duyguları çok geliştiğinden dolayıda, doktor veya anaokul öğretmenliği, gibi işlerde de severek, hiç şikâyet etmeden çalışırlar.

Golfçü Yengeç Kararlılık ve hakimiyet duygusu, golfçü yengeçin başarısındaki sırdır diyebiliriz. Kendisinden emin yengeçler, rakiplerinden her zaman bir adım öndedir. Sempatik bir kişiliğe sahip olduklarından dolayı, sahaların aranan kişileri arasındadırlar. Kazanmak adına ihti-

yacı olan tüm bilgiye sahiptirler. Ve bu bilgiyi, kazanmak istediği oyun içinde kullanırlar. Sorumluluk duyguları çok geliştiğinden dolayı, oyunu asla yarıda bırakmazlar, skor her ne olursa olsun oyunlarına baştaki heyecanı ve azimliliği ile devam ederler.

Burcun ünlü golfçüleri: Nick Faldo, Charles Coody, Colin Montgomerie Old, Tom Morris

50

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Aslan (Temmuz 23 - Ağustos 22) Aslan burcu olan kişiler, hareketli yapıları ve gönül güzellikleri ile tanınırlar. Aslanlar için önder kelimesi onları tamamlar diyebiliriz. Etrafındaki kişilerin yaşantısını bile onlardan daha iyi düzenleyebileceğine. Karşısındakiler de bunu kabul ederlerse her şey yolunda gider. Aslan burcu öğrenmeye oldukça açıktır. Genellikle politikacı, eğitimci ve psikiyatrist olmaları, içindeki öğrenme aşkından kaynaklanmaktadır. Aslan, birçok bakımdan son derece kurnazdır. Beğendiği şeyleri açıkça söyler ve neredeyse insanı utandıracak kadar abartılı komplimanlar yapabilir. Aslan burcu, sabit nitelik taşıdığı için tutucu ve inatçıdır. Bir kere karar verdimi bundan kolay kolay vazgeçmez. Büyük işlere kalkışır ama ayrıntılarla arası pek iyi değildir. Ufku geniştir, büyük düşünür. Bu da onun cesaretinden kaynaklanmaktadır. Aslanın hükmedici davranışlarının altında aslında çok yumuşak bir insan vardır. Merhametli ve sıcakkanlıdırlar. Aslan, kalbi ve aşkı yönetir. İçten ve tutkuludurlar. Dramatik olaylara ve abartmaya bayılırlar. Konuşmaları ve hareketleri oldukça dikkat çekicidir. Sevildiklerini bilmeye ve aynı zamanda övülmeye de çok ihtiyaçları vardır. Aksi taktirde ihmal edilirlerse moralleri çabuk bozulur. Aslan burcu insanı, size bağlandığı kadar, sizin de ona bağlı olduğunuzu bildiği sürece sadık kalacaktır. Dürüst, açıksözlü ve merttir ama aldatılırsa affetmezler. Gururu kırılırsa öfkesini kontrol edemeyebilir. Öfkesinin ardından hiçbir şey olmamış gibi davranır. Fakat aslan insanı kin tutmaz ve bağışlayıcıdır. Bunların yanında oldukça güleryüzlü, neşeli ve eli açıktır. Arkadaş çevresi oldukça geniştir. Gezmeyi, eğlenmeyi, gösterişli davetlerde ve pahalı restoranlarda boy göstermeye bayılır. Zevk için para harcamayı sever ve çoğunlukla harcamaları hesapsızdır. Lüksüne düşkündürler. İstediklerini almak için büyük borçlara girebilir. Gösterişli giyinebilir, gösterişli bir arabası ya da havalı bir sevgilisi olabilir. Pahalı zevkleri vardır ve para onu, amacına ulaştıran bir araçtır. Savurgan olduğu içinde parayı elinde tutamaz. Kendine güvendiğinden dolayıda gelecekten korkmaz.

Golfçü Aslan Aslanlar her alanda olduğu gibi, golfde de zirveye oturmak isterler. Aslan insanı hırslı bir karaktere sahip olduğundan dolayı, oyunu tüm cesaretiyle oynar ve oyun sonunda kazananın o olduğunu görürsünüz. Fakat sabırsız olduğundan dolayı, ani kararlar verir, bu da oyun esnasında ki atışlarını engeller. Keskin bir zekaya sahip olan aslan burcu insanı, rakiplerini şaşırtarak bir sonraki atışını hesaplatmaz. En önemli özelliklerinden biri olan lider olma isteği, aslan burcunu zorlu bir rakip yapar. Karşısındaki oyuncunun kesinlikle cesaretli olması gerekmektedir.

Burcun ünlü golfçüleri: Duffy Waldorf, Dottie Pepper, Brad Faxon, David Feherty

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

51


GOLFE DAİR

Yurtiçi Turnuva Takvimi 2011 Başlangış

Bitiş

Turnuva Adı

Saha

İli

TEMMUZ - JULY 01/07/11

01/07/11

Yıldız Ligi

Kemer Country

İstanbul

02/07/11

03/07/11

Junior Summer Challange

National

Antalya

02/07/11

03/07/11

Mercedes

Kemer Country

İstanbul

06/07/11

06/07/11

Golf Mania 2

Kemer Country

İstanbul

09/07/11

09/07/11

Belek Trophy (3.)

National

Antalya

12/07/11

12/07/11

Aylık Medal Turnuvası

National

Antalya

16/07/11

17/07/11

Ankara Golf Kulubü

Vita Park Bodrum

Muğla

24/07/11

24/07/11

July Medal

Kemer Country

İstanbul

AĞUSTOS - AUGUST 05/08/2011

05/08/2011

Aylık Medal Turnuvası

National

Antalya

10/08/2011

10/08/2011

Golf Mania 3

Kemer Country

İstanbul

20/08/2011

20/08/2011

Parent / Child

Kemer Country

İstanbul

20/08/2011

21/08/2011

Ankara Golf Kulubü

Vita Park Bodrum

Muğla

21/08/2011

21/08/2011

August Medal

Kemer Country

İstanbul

EYLÜL - SEPTEMBER 01/09/2011

01/09/2011

Aylık Medal Turnuvası

National

Antalya

04/09/2011

04/09/2011

Mid Amateur 3

Kemer Country

İstanbul

04/09/2011

04/09/2011

TGF Yıldızlar Şampiyonası I

National

Antalya

08/09/2011

08/09/2011

Golf Mania 4

Kemer Country

İstanbul

10/09/2011

10/09/2011

Çirağan Masters

Kemer Country

İstanbul

11/09/2011

11/09/2011

Sept. Medal

Kemer Country

İstanbul

15/09/2011

15/09/2011

AGC Personel Yaz Kupası

Sultan

Antalya

17/09/2011

18/09/2011

Emaar Golf Turnuvası

İGK

İstanbul

17/09/2011

18/09/2011

Pegasus

Kemer Country

İstanbul

18/09/2011

18/09/2011

TGF Yıldızlar Şampiyonası II

Klassis Golf Club

İstanbul

22/09/2011

25/09/2011

Sultan

Antalya

24/09/2011

25/09/2011

Kemer Country

İstanbul

24/09/2011

25/09/2011

İGK

İstanbul

İGK

İstanbul

Türkiye Amatör Açık Golf Turnuvası Club Championship 3. Geleneksel Ata Yatırım Golf Turnuvası

EKİM - OCTOBER 9.Geleneksel Mövenpick Golf

01/09/2011

02/09/2011

08/10/2011

09/10/2011

Klassis - İGK Challange Cup

İGK

İstanbul

09/10/2011

09/10/2011

Mid Amateur 4

Kemer Country

İstanbul

52

Turnuvası

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Başlangış

Bitiş

Turnuva Adı

15/10/2011

16/10/2011

Kemer - IGK

16/10/2011

16/10/2011

Oct. Medal

18/10/2011

22/10/2011

21/10/2011

23/10/2011

22/10/2011

22/10/2011

23/10/2011 29/10/2011

Saha Kemer Country - İGK

İli İstanbul

Kemer Country

İstanbul

National

Antalya

İGK

İstanbul

Klassis - Kemer

Kemer Country

İstanbul

23/10/2011

Kemer - Klassis

Kemer Country

İstanbul

29/10/2011

Kaptanlık Golf Turnuvası

National

Antalya

Avrupa Erkekler Kulüp Şampiyonası 5. Geleneksel BMW Golf Turnuvası

KASIM - NOVEMBER 05/11/2011

05/11/2011

Captain’s Plate

Kemer Country

İstanbul

06/11/2011

06/11/2011

Nov Medal

Kemer Country

İstanbul

08/11/2011

08/11/2011

Başkanlık Turnuvası

National

Antalya

12/11/2011

13/11/2011

Kulüp Şampiyonası 2011

İGK

İstanbul

14/11/2011

17/11/2011

LAGTO

Carya Golf

Antalya

18/11/2011

18/11/2011

NGC Classics Turnuvası

National

Antalya

22/11/2011

28/11/2011

PGA

Gloria Golf

Antalya

26/11/2011

26/11/2011

World Cup An.Dinner

Kemer Country

İstanbul

27/11/2011

27/11/2011

İGK

İstanbul

4.Geleneksel Alzheimer Golf Turnuvası

ARALIK - DECEMBER 07/12/2011

07/12/2011

Geleneksel Pro -aum2011

Carya Golf

Antalya

10/12/2011

11/12/2011

Kaptanlık Golf Turnuvası

İGK

İstanbul

12/12/2011

12/12/2011

President’s Cup Trophy

Sultan

Antalya

15/12/2011

15/12/2011

AGC Personel Güz Kupası

Sultan

Antalya

17/12/2011

17/12/2011

Aylık Medal Turnuvası

National

Antalya

17/12/2011

17/12/2011

Christmas Scramble

Kemer Country

İstanbul

17/12/2011

18/12/2011

Ankara Golf Kulubü

Carya Golf

Antalya

30/12/2011

30/12/2011

Milennium Open Turnuvası

National

Antalya


Yurtdışı Turnuva Takvimi 2011 Başlangış

Bitiş

Turnuva Adı

Ülke

7/5/2011

09.07.2011

European Mens’ Amateur Team Championship

Portekiz

7/5/2011

09.07.2011

European Girls’ Team Championship

İtalya

7/5/2011

09.07.2011

European Boys’ Team Championship

Çek Cumhuriyeti

7/13/2011

7/16/2011

Dutch Lady Junior International

Hollanda

7/13/2011

7/16/2011

Dutch Juniors International

Hollanda

7/16/2011

17.07.2011

Evian Masters Junior Cup - Under 14

Fransa

7/21/2011

7/23/2011

European Young Masters

Macaristan

8/3/2011

8/6/2011

European Amateur Championship

İsveç

8/8/2011

8/12/2011

Girls’ British Open Amateur Championship

İngiltere

8/9/2011

8/14/2011

British Boys Championship

İngiltere

8/12/2011

8/14/2011

Hungarian Junior Amateur Open Championship

TBA

8/17/2011

8/19/2011

Ladies British Open Amateur Stroke Play Championship

İngiltere

8/24/2011

8/27/2011

Belgian International Lady Junior Championship

Belçika

8/24/2011

8/27/2011

Belgian International Junior Championship

Belçika

8/30/2011

9/1/2011

Italian International Individual (Under 16)Championship

İtalya

9/8/2011

9/10/2011

Bulgarian Open Amateur Championship

Bulgaristan

9/8/2011

9/10/2011

Bulgarian Open Ladies’ Amateur Championship

İngiltere

10/13/2011

10/15/2011

Duke of York

İngiltere

10/15/2011

10/17/2011

EGA Boys’ Challenge Trophy

Slovakya

10/22/2011

10/25/2011

Turkish Open Amateur Championships (Ladies)

Türkiye

10/22/2011

10/25/2011

Turkish Open Amateur Championships (Men)

Türkiye

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

53


KAHVE BAHANE

1 Röportaj

Tan Sağtürk Balet / Koreograf

969 yılında İzmir’de doğan Tan Sağtürk, hem balet hem de koreograf olarak 30 yılı aşkın süredir dünya sahnelerinde. 1999 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Tan Sağtürk Bale ve Dans Okulları adı altında Bale ve Dans Eğitim Merkezleri projesine başladı. Sanat başarılarından dolayı birçok kez ödüle layık bulunan Sağtürk, uluslararası Melvin Jones ödülüne de layık görüldü. 2011 yılında, her yıl geleneksel hale gelen ve “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adı altında düzenledikleri gösterileriyle, okullarının 11. Yılını kutlayacak olan, balenin tanıtımı için Türkiye’nin her yerinde konferanslar veren ve çeşitli eserlerle Türkiye turnelerine katılan Tan Sağtürk’le, evim dediği dansı konuştuk.

“Dans Benim Evim” Esra AYNUR

Baleyle nasıl tanıştınız? Tan Sağtürk adı ilk ne zaman duyuldu? İlkokulda yapılan bir müsamerede, tesadüfen beni gören bir koreografın aileme bu durumu iletmesinden sonra, 10 yaşlarında devlet konservatuarında sınava girdim. Sınavı kazanarak eğitim görme hakkı elde ettim. Yurt dışında bulunduğum sürede; bazı zamanlar Fransız Devlet Balesi ile Türkiye’ye dans etmeye geldim. Bazen de buradaki toplulukla dans ettim. Zannediyorum ki, o zamanlar insanlar Türkiye’de de adımı duymaya başlamışlardır.

Fransız Devlet Balesi’ne kabul edilen ilk yabancı dansçı ve 5 yıl sonrada ömür boyu kontrat kazanan 15 kişiden birisiniz. Başarı sırrınız nedir? Belki iyi çalıştırılmış olmak, belki İzmirli olmak, belki Türkiye’den çıkan bir dansçı olmak ya da daha başka sebeplerle, farklı bakış açısına sahip olmak

54

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

olabilir bu sorunun cevabı diye düşünüyorum.

Her zaman zarif ve daima gençsiniz, bunu neye borçlusunuz? Teşekkür ediyorum iltifatınız için. Düzenli yaşamak, düzenli spor yapmak ve dans egzersizleri sırasında sürekli faal durumda olmak, bedenin genç ve dinç kalmasına yardımcı oluyor diyebilirim.

Doğum gününüzde açık kalp ameliyatı oldunuz, 2007 senesiydi sanırım, ancak bundan yıllar önce Antalya Devlet Opera ve Balesiyle ortak sahneye koyduğunuz “rock bale”de kalbinizin üzerine çipler yerleştirilmiş ve siz kalbinizin ritmiyle dans etmiştiniz. Oysaki kalbinizdeki problem o zamanda varmış. Bir dansçı için bunun ifadesi eminiz ki çok daha farklıdır.

Aslında çok şey söylenebilir ancak ben sadece, “tesadüfe bak” demeyi tercih ediyorum. :)

“Kalp Sesi (Rock Bale) Tarzında Bir Projeye Rastlamadım” Kalbinizin ritmiyle dans etmeniz oldukça ses getirdi. Bunun dünyada yapılmış başka örnekleri var mı, yoksa bu anlamda bir ilk mi oldunuz? Dünyada belirli yerleri sadece internetten ya da yerinden takip edebiliyoruz. Bu yüzden bilemiyorum ama ben henüz rastlamadım.

Okullarınız hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz? Okullarımızda kayıt dönemi Eylül ayında başlıyor. Klasik bale eğitiminden


Projelerim Bir Sır

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

55


KAHVE BAHANE Bale Türkiye’de doğru ve yeteri kadar tanıtılıyor mu? Ve neden bale dendiğinde sadece Tan Sağtürk ismi akıllara geliyor? İkinci sorunuzun cevabı inanın bende de yok. Bunu ben de çok düşündüm. Ama bu algıyı oturtmak için, istediğiniz kadar cebinizdeki parayla reklam verin ya da istediğiniz kadar televizyon kanallarında çıkıp, sürekli baleden bahsedin olmayabilir de. Türkiye’de sadece baleyi değil, kültüre ve sanata ayrılan ödeneği de göz önüne alırsak, birçok sanat grubuna ya da topluluğa da fazla destek verildiği söylenemez. Bana sorarsanız, bu nüfusu yetmiş milyondan fazla olan bir ülke için, elbette yeterli değil.

İlk dans klibinizi Orhan Gencebay’ın çok ünlü şarkısı “Bir Teselli Ver” eşliğinde çektiniz ve “Baleyi bununla Urfa’ya anlatacağım” dediniz. Bunu ne ölçüde başardınız, istediğiniz etkiyi yakaladınız mı?

street jazz’a, latin danslarından tango ve modern dansa kadar geniş bir yelpazede eğitim veriyoruz.

bir kaç okul daha var. Onlar açıldıktan sonra da vakıflaşma işini gündemimize alacağız.

Klasik bale eğitimine 4 yaşında başlıyoruz. Hazırlık sınıflarımız var, 6 ve 7 yaştan itibaren teknik sınıflarımız devreye giriyor. Teknik sınıflar, 8 sene boyunca bale eğitimini en iyi hocalardan en iyi şekilde alıyorlar.

Şu an itibarıyla Türkiye’de nerelerde kaç dans okulunuz var?

Okullarımızda 8 yılını tamamlayarak mezun olan öğrencilerimiz, zorunlu olan 1 yıllık stajın ardından M.E.B. onaylı diplomalarını alarak eğitmen olarak çalışmaya başlayabiliyorlar.

“Okullarımızı Vakıflaştıracağız” Bildiğim kadarıyla, amacınız okullarınızı vakıflaştırmak. Böylece devamlılığınızı sağlamayı düşüyorsunuz. Bu amaca ulaşmanız için gerekli olan nedir? Çok doğru söylediniz. Açılması gereken

56

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Tan Sağtürk Akademi’nin İstanbul’da Teşvikiye, Yeşilyurt ve Altunizade’de olmak üzere üç okulu; İzmir’de Üçkuyular ve Bostanlı’da iki okulu; Trabzon, Samsun, Ankara ve İzmit’te ise birer okulu bulunuyor. Bu sayıyı artırmayı ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde de okul açmaya devam etmeyi planlıyorum.

Kimsesiz çocuklar yurdunu tarayarak, kendi merkezlerinizde yetiştirilmek üzere burslu bir sınıf oluşturdunuz. Bu fikir nasıl aklınıza geldi ve sonuçlarından memnun musunuz? Evet, bunun devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz ekip olarak. Ve elbette ki mutluyuz. Eğitim kurumlarının ana prensiplerinden bir tanesi, ticari kurum olarak görülmemesi, diğer yandan da kazandıklarını böyle şeylere yatırmasıdır diye düşünüyorum.

Zannediyorum ki yakaladım. Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde okullar açıldı ve bu okulların hepsi işler halde. Sadece okulların açılması değil, içlerinin dolu olması, bugüne kadar mezun verebilecek duruma gelmiş olması da, sanırım arzu ettiğim hedefe ulaştığımızı gösteriyor.

Sizin için bale misyoneri diyebilir miyiz? Derseniz teşekkür ederim. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum.

“Dans; Kendimi Yanında En Rahat Hissettiğim, Babam.” Dansın Tan Sağtürk’teki karşılığı nedir? Dans; benim sığınma limanınım, evim, kendimi yanında en rahat hissettiğim babam.


Bale, hayatın başka alanlarında da destekçiniz mi? Katkıları nedir?

Hayalini en çok kurduğunuz şey ne? Siz de ne hayal kırıklığı yaratır?

Genel anlamda bale, insanın algılarını çok daha fazla açan ve empati kurmasını sağlayan, daha disiplinel çalıştıran bir eğitim sunuyor. Katkılarını kendi üzerimizden görmek, bu eğitime çok ufak yaşlarda başladığımız için çok zor. Diğer türlü nasıl olunur bilemiyoruz. Bunu, ancak kendi öğrencilerimizde gözlemleyebiliyoruz. Senelerdir çocuklarını okulumuza getiren aileler de bu eğitimin, çocuklarının hayatlarında, derslerinde, evin toplanmasından tutun da, çok az bir çalışmayla bile yüksek not alınmasına kadar, çok çeşitli noktalarda, olumlu yönde belirgin farklar yarattığını söylüyorlar.

En çok hayal ettiğim şey, dans topluluğumuzun kurulması. Hayal kırıklığı ya da en son olmasını umduğum şey ise sevdiklerimi kaybetmek. Onun dışında her şeye hazırım.

Dans ve oyunculuk dışında kendinizi ifade edebileceğiniz bir meslek ya da başka bir sanat dalı desek, cevabınız ne olurdu?

Büyük şehir ve küçük şehir karşılaştırması yaptığınızda, dansın buralarda algılanışını nasıl buluyorsunuz, farklı mı aynı mı? Çok farklı algılandığı söylenemez. Çünkü Türkiye’deki şehirler, örneğin İstanbul küçük küçük köylerden oluşmuş. Köyler birleşerek kasabaları, kasabalar birleşerek şehirleri oluşturmuş. Bu yüzden, bu tip sanatsal çalışmalara karşı algı çok farklı değil. Fakat sanatsal faaliyetleri sürekli takip eden ufak bir kitle var ki, onların deneyimi ve kültüre bakış açıları diğerlerinden farklı olabilir.

“En Çok Hayal Ettiğim Şey, Dans Topluluğumuzun Kurulması” Yeni nesilde beğendiğiniz dansçılar kimler? Yeni nesilde gerçekten çok iyi dansçılar yetişiyor. Özellikle çok çeşitli yarışmalardan birincilik alarak çıkıyorlar. Bunlardan bir tanesi de Amerika’da yaşayan Oğulcan Borova. Bir diğeri Ankara’da Kadir. Gerçekten yeni dönemin medarı iftiharları her ikisi de.

Hayatta başka bir şeyleri yapmakta olabilirdi tercihim. Onda da kendimi ifade etmeye çalışırdım. Yaptığımız şey her ne ise, ifade biçimini ona uydurarak götürmek doğru olacaktır.

“C47” akıl hastalarının en ağırlarının olduğu koğuşun adı, bunu da dansa taşıdınız, ilkleri sahneye taşıyan bir isim olarak yeni projeleriniz neler? Bundan sonraki yapacağım tüm projelerim bir sır. Çünkü bir topluluk kuracağız ve bu toplulukta çok etkin koreografiler olacak. Tüm enerjimizi bu topluluğun oluşturulması ve çalıştırılması için saklıyoruz.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

57


DÜNYANIN EN AKILLI İNSANI

Erdal Demirkıran

“ “

Çağın Vebası

Referans Hastalığı

Kör eden hastalık

Anlamak mümkün değil. Sen git, elin adamına 40 milyon dolara para öde gel. Neymiş efendim. Adam Barcelona’da oynamış, Real Madrid’de oynamış. Eğer amaç futbolda başarılı olmaksa bizim amatör liglerimiz de ciddiye alınmalı. Yok amaç başka bir şeyse, onu da bilemem!

Mezuniyet Sonra eğitim. “Hangi okulu bitirdin?” İnsanı en çok kasan sorulardan biridir. Sen de rahatlamışsındır. Adam “Ne mezunusun?” diye sorduğunda, eğer sorulan kişi üniversite mezunu değilse ve diğeri üniversite mezunu ise şöyle derin bir nefes alıp, “Ben hayat üniversitesini bitirdim usta. O üniversite buralarda yok!” diye kasılır. Bana ne senin okulundan?

58

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

?

Bütün dünyayı sarmış bu referans hastalığı ama Türkiye’de bir başka. Biriyle karşılaşır karşılaşmaz sorulan ilk soru “Nerelisin?” “Yav sana ne?” -Nerelisin? -Gümüşhaneliyim.

Nerelisin Hemşerim?

?

?

Belki de şu anda, süper ligde oynayan ve Volkan’dan bile daha iyi olan kaleciler vardır; ama maalesef hiçbir zaman bunu bilemeyeceğiz. Çünkü bizim futbol adamlarımız yurtdışına gidip kaleci arama tarama çalışmalarını, oyuncu bulma telaşlarını hep sürdürecekler. Ne kadar garip değil mi? Adam yurtdışına gidiyor; binlerce kilometre yol, masraf, zaman kaybı… Allah korusun, bir de anlaşırsa milyonlarca dolar dövizi yurtdışına çıkarıyor. “Avrupa futbolcular pazarı”nın primini birkaç kat daha arttırıp ülkesine geri dönüyor. Peki bu aynı adamlar, bizim alt yapılarımıza, 2. ve 3. ligimize

bir baksalar ne kaybederlerdi? Belki, milyon dolarla ifade edilen astronomik rakamlar yurtdışında heba olmazdı, belki liglerimiz daha kuvvetlenirdi, belki de ciddiye alındıklarını ya da alınacaklarını bilseler altyapıdaki, 2. ve 3. ligdeki futbolcularımız daha da ciddi oynamaya başlarlardı.

Deneyim

İşe adam alınırken, insanlara en çok sorulan sorulardan biri de, daha önce çalıştığı yer ve deneyimdir. Yani eğer daha önce çalıştığın bir yer yoksa, deneyimsizsen sana baban bile şans vermez. Peki ama benim “Daha önce bir yerde çalıştım ve deneyimim var.” diyebilmem için bir yerlerden başlaman gerekmiyor mu? Yoksa nasıl olacakta ben deneyimli olacağım?


Hafta sonları gazetelerin insan kaynakları ekleri de üç aşağı beş yukarı aynı ilanlarla dolu. *Seyahat engeli olmayan, ingilizce bilen, gıda konusunda en az 5 yıl deneyimli, askerliğini yapmış, üniversitelerin işletme, iktisat veya halkla ilişkiler bölümlerinden mezun (Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ tercih nedenidir), tercihen yüksek lisans yapmış, Pazarlama Müdürü Aranıyor. Askerliğini yapmış olmak anlamlı bir kriterdir. Çünkü, bir yıl sonra askere gidecek biriyle uzun vadede planlar yapılamayabilir. Eğer firma şehirler arası çalıştıracak elemanlar arıyorsa, seyahat engelli olması da önemlidir. Bir ihracat firmasıysa, yabancı dil bilen eleman aramasından daha doğal bir şey olamaz. Ancaaak… Pazarlama yöneticisi arayan bir kurumun, hem de üniversite adı vererek eleman aramasını bir türlü anlayamıyorum.

Kashna Usulü Eleman İlanı Bir danışmanlık firmasına; *Yüksek hayal gücü olan, akıllı, eğitim danışmanı alınacaktır. Referans önemli değil, CV bize lazım değil, eğitim hiç önemli değil, deneyimi boşver. Okuma yazma bilmek tercih nedenidir. Başvuruda bulunabilmen için özgeleceğini fakslaman yeterlidir. Muhteşem insanlarla çalışıyorum ben. Bir türlü iş bulamayan, ama kendini ispat etmek için sadece bir fırsat arayan binlerce insan var Türkiye’de. Gel gör ki, yüzlerce kurum bu adamlardan bihaber. Benim için köprünün başında simit satıp, ilkokula giden kardeşine harçlık götüren bir ümmi, bilgisayarıyla porno siteleri dolaşan ve günde sekiz saat chat yapıp, soranlara da internetten iş başvurusu yapıyorum diye yalan söyleyen bir üniversite mezunundan yüz milyon kat daha değerlidir. (Gerçi sıfırı, yüz milyonla çarpsan ne olur?!...)

Reklamcı Olmak İstemiştim…

R

eklamcı olmak istemiştim, üniversite yıllarımda. Metin yazarı olmak istiyordum, hatta kendi kendime bir dolu da çalışma yapmıştım. Hemen hemen tüm reklam ajanslarına başvurdum ve reddedildim. Hepsinde gerekçe aynıydı. “Deneyimin yok!” Reklam ajanslarının gazete ilanları da hep birbirinin aynıydı: “Muteber bir ajansta en az 5 yıl deneyimli olmak…” ilanın özeti bu… Değişik kelimelerle de olsa anlatılmak istenen hep buydu. Şimdi de aynen devam ediyor bu tavır. Aradan 10 yıl ve hatta birkaç savaş geçti, dünya haritası bile değişti; ama kafalar ısrarla aynı. “5 yıl deneyim isterim!”

Ben insanların faydasına bakarım. İster okullu olsun, ister okulsuz. İster Harvard’dan olsun, ister bizim Marmara’dan. İnsanların canlılar alemine ne kattıkları ilgilendirir beni. Seni de insanların katma değeri ilgilendirmeli sadece. Uyarı: Şimdi sokağa çıkıp tek tek sorsak, herkes böyle düşündüğünü söyler; ama bu referans hastalığı öyle bir illet ki, hasta olan bile anlayamıyor ne çeşit bir mikrop taşıdığını.

Önceden bu tarz ilanları görünce çok sinirleniyordum, şimdi sadece gülüyorum. O ilanı veren personel müdürü veya insan kaynakları müdürünün bir anda basit bir ön yargıyla binlerce insanı elemesi ve ilanla uyumlu olmayan başvuruları, hem de en başından kenara ayırıp çöpe atması çok komik geliyor bana.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

59


Esra AYNUR

GLOBAL TÜRKİYE TÜRKİYE

60

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Geçtiğimiz ay boyunca Türk medyasında en çok yer alan konular, 12 Haziran’da yapılan genel seçim, Türkçe Olimpiyatları ve ÖSYM oldu.

TÜRKÇE

EVRENSELLEŞİYOR

9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları

Katılımcı Ülkeler 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. 32. 33.

Amerika Birleşik Devletleri Afganistan Almanya Angola Arjantin Arnavutluk Avustralya Avusturya Azerbaycan Azb. Nahçıvan Ö.C. Bangladeş Belarus Belçika Benin Birleşik Arap Emirlikleri Bosna-Hersek Brezilya Bulgaristan Burkina Faso Cezayir Çad Çek Cumhuriyeti Danimarka Demokratik Kongo Cumhuriyeti Ekvator Ginesi Endonezya Estonya Etiyopya Fas Fildişi Sahili Filipinler Finlandiya Fransa

34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. 46. 47. 48. 49. 50. 51. 52. 53. 54. 55. 56. 57. 58. 59. 60. 61. 62. 63. 64. 65. 66.

Gabon Galler Gana Gine Güney Afrika Güney Kore Gürcistan Haiti Hırvatistan Hindistan Hollanda Irak İngiltere İran İskoçya İspanya İsveç İsviçre İtalya İzlanda Japonya Kamboçya Kamerun Kanada Karadağ Kazakistan Kenya Kırgızistan Kolombiya Kosova Kuveyt Kuzey İrlanda Laos

Dil, insanların birbirlerini anlamasını ve kaynaşmasını sağlayan bir unsur. İletişim çağında kültürlerin birbirleri ile kaynaşması, farklı kültürlere sahip insanların birbirleriyle anlaşması dil ile olmakta. Türkiye’nin dünya ülkeleri ile geliştirdiği ilişkiler, Türkçe öğrenen binlerce öğrencinin mevcudiyeti, dilimizin hak ettiği konumu elde edeceğinin emareleri sayılır. Türkçe Olimpiyatları da, Türkçemizin dünyada hak ettiği konuma gelmesi ve daha yaygın şekilde kullanılması

67. 68. 69. 70. 71. 72. 73. 74. 75. 76. 77. 78. 79. 80. 81. 82. 83. 84. 85. 86. 87. 88. 89. 90. 91. 92. 93. 94. 95. 96. 97. 98.

Letonya Liberya Lihtenştayn Litvanya Lübnan Lüksemburg Macaristan Madagaskar Makedonya Malavi Maldivler Malezya Mali Meksika Mısır Moğolistan Moldova Moritanya Mozambik Myanmar (Burma) Nepal Nijer Nijerya Norveç Orta Afrika Cumhuriyeti Özbekistan Pakistan Panama Papua Yeni Gine Peru Polonya Portekiz

99. R.F.Tataristan Ö.C. 100. Romanya 101. Rusya Federasyonu 102. Senegal 103. Sırbistan 104. Singapur 105. Slovakya 106. Slovenya 107. Sri Lanka 108. Sudan 109. Suriye 110. Suudi Arabistan 111. Şili 112. Tacikistan 113. Tanzanya 114. Tanzanya Zanzibar 115. Tayland 116. Tayvan 117. Togo 118. Tunus 119. Türkmenistan 120. Uganda 121. Ukrayna 122. Ukrayna Kırım Ö.C 123. Ürdün 124. Venezuella 125. Vietnam 126. Yemen 127. Yeni Zelanda 128. Yunanistan 129. Zambiya 130. Zimbabve

için oluşturulan bir emeğin ürünü. En iyi Türkçe öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla, 2003 yılından beri düzenlenen olimpiyatlar yurt dışında Türkçeye karşı büyük bir heyecan ve ilgi uyandırdı. Türkçe Olimpiyatları bir final niteliği taşıyor. Yarışmacılar finale gelene kadar birçok aşamadan geçiyorlar. Öğrenciler, sınıf ve okul seçmelerinden sonra, ülke seçmelerinden de geçerek bu olimpiyatlara katılmaya hak kazanıyorlar. Bir eğitim yılı boyunca

Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları (15-30 Haziran), büyük bir coşku ile gerçekleşti. Medyanın büyük ilgiyle takip ettiği olimpiyatlar, ünlü isimlerden de büyük destek gördü. Bu yıl 130 ülkeden katılım sağlanan bu büyük organizasyona, medya 5 bin 176 haberde yer verdi. Dünya basınında da büyük yankı bulan Türkçe Olimpiyatları, Türkiye’nin yüz akı olmaya devam ediyor.

olimpiyatlara yaklaşık 10.000 öğrenci hazırlanıyor. Türkiye’deki finallere katılmaya hak kazanan öğrenciler, ülkelerini Türkçe olarak tanıtan stantlar hazırlayıp, ülkesini tanıtıyor ve kültürlerin kaynaşmasına katkıda bulunuyorlar. Her yıl, geleneksel bir keyfiyet kazanan olimpiyatların ödül töreninde, Türk diline ve kültürüne hizmet eden devlet büyüklerine, siyaset adamlarına, basın yayın, eğitim ve sanat camiası mensuplarına özel hizmet ödülleri veriliyor.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

61


GLOBAL TÜRKİYE

62

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Mehmet Ali Şahin:

“İnsanlığın Geleceğine Işık Tutacak Bir Etkinlik” TBMM Eski Başkanı Şahin, Türkçe Olimpiyatları’nın giderek uluslararası bir etkinlik haline geldiğini söyledi. Dünyanın 130 ülkesinden bine yakın öğrenci buraya geldiğini aktaran Şahin, “İnanıyorum ki bu gençler ilerde tahsillerini tamamladıklarında, ülkelerinde çok önemli görevlere gelecekler. Bu gençler dünyada kendi ülkelerinde yön verecek hale gelecekler. Türkçe olimpiyatları dünyanın 130 ülkesinden gelen öğrencinin bizim türkülerimizi, şarkılarımızı okuması, bizim oyunlarımızı oynamasından ibaret değildir. İnsanlığın aydınlık geleceğine ışık tutacak bir etkinliktir diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

En Büyük Sahne Performansı Bu sene, Türkçe Olimpiyatları’nda performanslarıyla göz dolduran çocuklar gösterilere, bir hafta gibi kısa sürede, 40 kişilik bir sanat ekibi tarafından hazırlandılar. 8 ay boyunca harcanan çaba, sarf edilen emek, 15 gün boyunca izlenilen gösteriler içindi. Ekibi, Anadolu Ateşi eski dansçısı, koreograf Cemil Özen yönetti. Türkçe Olimpiyatları’na katılan öğrencilerin, Türkçeleri kadar sahne performansları da muhteşemdi. 24 ilde, 60 programda yer alan çocuklar ülkemizin en büyük sahne performansını sergilediler.

Muhteşem Açılış 9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatı, Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan açılış töreni ile başladı. Açılış törenine, siyaset, sanat, spor, iş ve medya dünyasından çok sayıda kişi katıldı. 130 ülkeden, bine yakın öğrencinin 300 öğretmenin katılımıyla başlayan organizasyon, adeta şölene dönüştü. Dili, dini, rengi farklı çocukların, Türkçe ortak paydasında buluşması katılımcıları mutlu etti. Şarkıların ve şiirlerin söylendiği gecede, halk oyunları gösterisi ise izleyicileri coşturdu. TBMM Eski Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkçe Olimpiyatları’nın sadece şarkı, şiir, halk oyunundan ibaret olmadığını belirterek, “İnsanlık geleceğine ışık tutacak bir etkinliktir.” dedi.

Gelin Tanış Olalım Önceki yıllarda “Sevgi dili ile buluşuyoruz”, “Aynı dili konuşuyoruz” gibi slo-

ganlar kullanan Türkçe Olimpiyatları, bu yıl ise “Gelin tanış olalım” sloganı ile insanları bir birbirlerini tanımaya ve anlamaya çağırdı. Olimpiyatların sloganı ‘Gelin Tanış Olalım’ çağrısına sessiz kalmayıp dünya çocuklarını bağrına basan Türk halkı, Sinan Erdem Spor Salonu’ndaki muhteşem bir kapanış töreniyle misafirlerini uğurladı. Sanat, siyaset, iş, spor ve medya dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren veda gecesinde, coşku ve hüzün bir arada yaşandı. Kazakistan’dan Asel Amirova’nın seslendirdiği ‘Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda’ şarkısına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan eşlik etti. Gürcistanlı Leila Kurbanova’nın okuduğu M. Akif Ersoy’un ‘Atiyi Karanlık’ isimli şiiri, izleyicileri gözyaşına boğdu. Başbakan Erdoğan, “Türkçenin dünyaya yayılmasında öncülük eden, Türk okullarının mimarlarıyla iftihar ediyorum ve onları hayırla yad ediyorum” dedi. Olimpiyat çocuklarının kendi ülkelerine özgü kıyafetleri ve gösterileriyle renklendirdiği gecede, salonu dolduran 16 bin kişi ve ekranları başındaki milyonlar, Türkçenin çiçeklerine hak ettikleri alkışı verdi. Ülkemizde kaldıkları 15 gün boyunca şarkı, şiir ve danslarıyla gönüllerimizi fetheden 130 ülkeden bin dünya çocuğu için düzenlenen veda gecesi, adeta dünya barışının provasıydı. Türkçe Olimpiyatları Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Sağlam, olimpiyat çocuklarının bu yıl 24 Anadolu şehrinde

gösteriler yaptığını ve 1 milyonun üzerinde insana gösterilerini sergilediğini söyledi. İzleyenler gösterilerle coşku dolu anlar yaşarken, sahne arkasında hüzün hakimdi.

Atatürk Türk Dili Ödülü, Gürcistan ve Türkmenistan Devlet Başkanlarına Verildi Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından düzenlenen, Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın yapıldığı her sene, yurtiçinde ve yurtdışında dünya barışına hizmet eden veya Türk dili ve kültürüne katkısı olan yabancı devlet adamlarına verilen Atatürk Türk Dili Ödülü, bu sene Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ve Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov’a verildi.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

63


GLOBAL TÜRKİYE

Prof.Dr.Mehmet Sağlam

“Gerçek Kahramanlar, Türk Okullarının 5 Kıtadaki Öğretmenleridir” TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ve Tertip Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, bu çocukların Türkiye’nin elçisi olacaklarını aktardı. Olimpiyatların düzenlenmesinde yaptıklarının, sadece kahraman öğretmenlerinin yaptıklarına biraz destek olmaktan ibaret olduğunu söyleyen Sağlam, sözlerini şöyle tamamladı: “Gerçek kahramanlar, Türk okullarının 5 kıtadaki öğretmenleridir. Olimpiyatların bir tek maksadı var. Türkçenin dünyada evrensel bir dil olması. On binlerce öğrenci Türkçe öğreniyor. Türkçenin yaygınlaşması, bilim ve sanat dili olmasıdır.”

KİM Ne Dedi?

64

Olimpiyatların şarkı finaline katılan ünlü isimlerden organizatörlere tebrik yağdı. Geceye katılan ünlü isimlerin organizasyon için değerlendirmeleri şöyle:

Erkan Petekkaya

Tan Sağtürk

Gökhan Kırdar

Çok beğendim. Daha önce 8 kez düzenlenen organizasyonlara katılmadığım için pişmanım.

Bu, Türkiye’de gerçekleştirilmiş en büyük organizasyonlardan bir tanesi. Herkesin desteklemesi gereken bir organizasyon. Organize edenlere herkesin müteşekkir olması lazım.

Bütün çocuklar burada bir peri, bir melek olmuşlar. Önemli olan burada, bunların bizim kültürümüzü ne kadar iyi ortaya koyuyor olmaları. Türk kelimesinin aşk kadar kutsal bir kavram olduğunu düşünüyorum. Hiçbir dil, din, ırk ayrımı olmaksızın, bütün dünya üzerindeki farklı renkleri burada, bir arada görmek çok güzel bir duygu.

Cengiz Semercioğlu:

Emel Sayın

Hakan Aysev

Kenya’dan, Fransa’dan, Şili’den dünyanın dört bir tarafından gelen öğrenciler pop, arabesk söylüyorlar. Onlar, bize dilimizi, kültürümüzü, farklı yaşam tarzlarımızı anlatıyor.

O kadar duygulandım ki. Hem eğlenceli hem de çok duygusal anlar yaşadık. Her Türk vatandaşı gibi ben de çok gururlanıyorum, biliyorum ki çok büyük bir emek var bu projenin arkasında.

Türk dilinin zenginliği ve kültürel yapısı gereği dünyada hak ettiği yere bu çok başarılı organizasyonlarla geleceğini düşünüyorum. Bu çocuklar Yunus Emre’nin attığı bu tohumları bütün dünyaya yayacak.

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


ÇİZGİLERE HÜKMEDEN ADAM

YA YENİ BİR YOL YA DA YENİ BİR YOL

Murat Uzan

Ben de sizler gibi yıllardır İstanbul’da yaşıyor ve İstanbul’u geziyorum. En az iki ayda bir vapura biniyor, simitimi martılarla paylaşıyorum. O güzel nostaljik vapurlarla yolculuk yapıyorum. Nedense boğazı geçerken birçok kişi gibi ben de, o koca ve çirkin yük gemilerinden çekiniyor ve tedirgin oluyorum. Genelde bozuk boyaları, pasları ve taşımak zorunda oldukları konteynerleri ile gerçekten hepsi birer çirkinlik abidesi ama mecburen izlemek veya vapurla geçerken durup yol vermek zorundayız, o çirkinlik abidelerine.

?

İstanbul dediğimiz zaman, İstanbul’u İstanbul yapan özellikleri düşünmek gerek bence. Birinci özelliği, tabii ki Asya ve Avrupa’yı ayıran boğaz. Evet, bilenlerin gözünün önüne gelmiştir sanırım. Hidiv Kasrı’yla, Kız Kulesi’yle, Ortaköy Camii’yle, Dolmabahçe Sarayı’yla, Kuleli Askeri Lisesi ile ve birçok tarihi eserleriyle, muhteşem bir açık hava müzesi İstanbul Boğazı. Sorum şu: “İstanbul Boğazı, bir müddet Avrupalıların eline geçse ne olur?” Lütfen biraz düşünelim. Emin olun, önce boğazı emniyete alırlardı. Bu kadar yük gemisini hiç geçirirler miydi boğazdan? Bu yük gemilerinin boğazdan geçmesi ne kadar güzelse, Ortaköy sahil yolundan yük kamyonlarının

66

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

geçmesi de o kadar güzel. Ne kadar sıkıcı bir durum, yük kamyonlarıyla gezi yollarını paylaşmak ve ne kadar tehlikeli. Mutluyuz; sahil yollarında ve birçok şehiriçi yolda, yük kamyonları bize partnerlik yapmıyor. Ama söz konusu olan -dünyanın incisi- İstanbul Boğazı; bugün bile imkansız olan askeri bir dehanın planlarıyla karadan yürümüş gemilerle, yüzlerce yıllık bir hayalin sonunda fethedilmiş. Bir çağ kapanmış gemilerin denize girmesiyle …

Vay be… İstanbul Boğazı’nın değerini düşünelim. Ne kadar yapar sizce? Tabii ki, biz de paha biçemiyoruz. O zaman yük gemilerine bir çare bulsun Avrupalılar. “Yük gemilerini, gece sabaha kadar geçirsek” derler mi acaba? Mesela hiçbir gemiyi kılavuzsuz gönderirler mi, belli yükler yasaklanır mı? Ya da, patlayıcı veya parlayıcılara, aşırı yüklü gemilere izin verirler mi? Veya başka bir gözle bakalım; boğazı kirlete kirlete geçen gemilere, paslı ve çirkin gemilere, görüntü kirliliği yaratan gemilere izin verir miydi Avrupalı? Yoksa çıkar bir yol mu arardı? Yeni bir yol mu açardı? İstanbul Boğazı’nı korumak, saklamak, gelecek nesillere taşımak. Bu muhteşem açık hava müzesinde, Boğaziçi’nde nostaljik abideleri vapurlarla dolaşmak. Çay içmek Kız Kulesi’nde. Oradan

Eminönü’ne geçip balık ekmek yemek, güvercinlere yem atmak Yeni Camii’nin avlusunda. Kadıköy’e giderken selamlamak Haydarpaşa Tren İstasyonu’nu. Geçerken, usulca sıralanmış karabatakların kanatlarını açarak kucaklamak istermiş gibi bize yönelmesini seyretmek. Kız Kulesi’nin üstünde, prensesi arayan martıların rastgele uçuşları ve boğazın sularının düzene kafa tutan düzensiz akışları her bir tarafa. Topkapı Sarayı’nın gökyüzüne uzanan ihtişamı, Galata Kulesi’nden atlayan kuşların, Hezarfen’in kanatlarını kıskanırcasına süzülüp uçuşması.

Ve İstanbul Boğazı’ndaki yük gemileri… Vay be... Ben çok irkilirim bu estetiği bozan yük gemilerinden. Uzun zaman önce Osmanlı’da bizim gibi, daha estetik? olan yük gemilerinden rahatsız olmuşlar. Nasıl çözelim demişler, düşünmüşler. Dünyadan önemli kişileri de davet etmişler, hep beraber beyin fırtınası yapmışlar ve sonuca ulaşmışlar. “Yeni kanallar yapalım!” demişler. Sıvamışlar kolları, başlamışlar işe, ama ne yazık ki, İstanbul için tasarladıkları kanalı ve boğaz köprüsünü, o dönemde yapamamışlar. Fakat, diğer kanallar günümüzde de kullanılıp takdir edilmektedir. Siz hiç olumsuz cümle duydunuz mu? Ben duymadım. Hatta olumsuzluğu boş


BULACAĞIZ YAPACAĞIZ verin, “Kanal olmasaydı ne yapardık?’’ diyenleri biliyorum. İktisadi ve görsel açıdan çok başarılı çalışmalar. Planlayanları, yapanları, yaptıranları kutluyorum, 2011 yılında.

Şimdi gelelim İstanbul’un mega projesi olan Kanal İstanbul’a. Evet, bence muhteşem bir mega proje. Gerek lokasyonu, gerek hizmet edeceği mantık, arz talep dengesi, tahmini geçiş güzergahı ve Karadeniz’in Marmara ile buluşması. Bu yüzyılların bir aşk hikayesi, bir araya gelememiş iki sevgili gibi… İlginçtir, İstanbul’a büyük projeler üretildiği zaman, şu meşhur kent savaşçıları ortaya çıkıyor. Amaçları ise, “Projeleri nasıl çürütebiliriz?”. Halbuki projeyi çürütene kadar destekleseler ölümsüzleşecekler. Projede olumsuz bir şey bulabilmek için yarışa geçtiler. Tüm olumluları da, olumsuzluklar cümleleriyle alfabetik sıra gözetmeksizin sıraladılar izleyenleri de cahil kabul ederek! Boğazın şiddetli değişken akıntılarını bilmeyen, deniz canlılarının son yıllardaki durumundan bihaber, denizaltı yaşamının seyrini sadece kitaplardan bilenler, anlamadan saldırıyor, projeye zarar verebilmek için, başroldeki oyuncularla!

Filmin ismi: ‘’Kent Savaşçıları Yel Değirmenlerine Karşı” Kanal yapılamazmış! İlginç olanı, Greenpeace’in destekliyor olması. Sanki boğazdan geçen yük gemileri, boğazın ekolojik dengesine yarar sağlıyor. Greenpeace bunu görmezden geliyor. Dikkat edin, gemilere karşı hiçbir eylem de yapmıyor. Demek ki, boğazdan tüm pisliklerini denize dökerek geçen yük gemileri sorun teşkil etmiyor. Tarihi yalılara çarpmasında sorun yok, ses kirliliği yapmasında sorun yok, görüntü kirliliği zaten problem değil. Peki sorun ne sizce? Birileri bu büyük sorunu tartışıp bir yol aradılar, bir yol bulamayınca yeni bir kanal yapmaya karar verdiler. Bu muhteşem fikir için sadece tebrik bekliyorlar, amaç başka ne olabilir ki? Yüzlerce yük gemisinin, dünyanın incisi Bosphorus’tan uzaklaştırıp yeni kanaldan geçirmek istemek. Tüm kirliliği kanalda toplayıp arıtmak, yük gemilerinin geçişini kolaylaştırmak, daha da hızlandırmak, gemi geçişlerini arttırmak. Ciddi bir katma değer oluşturmak. Bu olumsuz fikirleri üretenler hiç boğaz sakinleriyle görüşmüş mü? Balıkçılarla görüşmüş mü? Gemi kaptanlarının fikri sormuş mu? İstanbullular ne düşünüyorlar bu iş için? Karşı çıkan kent savaşçılarının bu sorular hiç derdi bile değil. Ne de olsa en iyiyi

onlar bilir, en kötü plan plansızlıktan iyidir fikrini savunan diğer STK’ları da yanına alıp, bir bardak suda fırtınayı koparttın mı tamam bu iş. Kanal da neymiş! Halbuki değersiz araziler değer kazanacak, insanlara gezi alanları, ekolojik parklar kazandırılacak. Ekonomiye, süper gelir kaynakları meydana getirilecek, kanaldan geçen gemilerden de fena gelir elde edilecek. Hiçbir şey olmasa bile, İstanbul için dünya çapında inanılmaz bir reklam sağlanacak. Yapılacak inşaatın zarar etme ihtimali yok, başlamadan kar elde edecek. Şu anda biz bile bunların yararlarını sıralasak sayfalarca yazmamız gerekir.

İlginçtir, İstanbul’a büyük projeler üretildiği zaman, şu meşhur kent savaşçıları ortaya çıkıyor. Amaçları ise, “Projeleri nasıl çürütebiliriz?”.

Uzun lafın kısası, Kanal İstanbul dünya çapında mega bir projedir. Düşünene, yaptırana, yapana, planlayanlara, teşekkürü bir borç biliyorum, saygılarımı sunuyorum.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

67


Dicle Aslı MURSALOĞLU

SAĞLIK OLSUN

Diyabete

dur deyin Röportaj

Prof. Dr.

Metin Özata Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı

Her geçen gün yaygınlaşan şeker hastalığı, ülkemizde 10 milyonun üzerinde vatandaşımızda görülmektedir.Yapılan bilimsel çalışmalar, yeni teşhis edilen şeker hastalarının %50’sinin göz, böbrek ve kalp gibi organlarında hasar olduğunu göstermiştir. Bu sinsi hastalık, sizin haberiniz olmadan kalp damarları, göz ve sinirlerde hasar yapabilmektedir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Zamanımızda, şeker hastalığının gelişimini önlemek büyük önem taşımaktadır. Bunu yapabilmek için sağlıklı beslenme, egzersiz ve düzenli kontroller yapılması çok önemlidir. Eğer şeker hastalığı gelişmiş ise; onu iyi şekilde tedavi ederek organlarda hasar yapmasını önlemek veya en aza indirmek gerekmektedir. Tüm bu hedeflere varabilmek için ise, öncelikle hastalık hakkında bilgi sahibi olmak yapılması gerekenlerin başında gelmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar, eğitimli ve bilinçli hastalarda şeker hastalığının yol açtığı organ hasarlarının daha az olduğunu göstermiştir.

Golf XL, günümüzde yaygınlaşarak devam eden şeker hastalığını, Prof. Dr. Metin Özata’ya sordu.

Şeker hastalığının kısaca tanımını yapabilir misiniz?

na yapılan ölçümde 126 mg/dl’yi geçmesi durumuna şeker hastalığı diyoruz.

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi, yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra, gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına dönüşür ve daha sonra bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır.

Şeker hastalığı, Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet olarak iki şekilde karşımıza çıkar. Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülürken, Tip 2 diyabet veya diğer adıyla erişkin diyabeti, genellikle 30 yaşından sonra görülür.

Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu kanda yoksa veya olduğu halde hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa, kandaki şeker hücreye giremediğinden birikir ve şekeriniz yükselmeye başlar. İşte kan şekerinin, sabah aç kar-

68

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Şeker hastalığının belirtileri nelerdir? Tip 1 şeker hastalarında çok su içme, çok idrara gitme, çok yemek yenmesine karşın kilo verme gibi şikayetler çok belirgin olduğu halde, Tip 2 şeker hastalarında bu belirtiler silik olabilir ve hastalık sinsi bir şekilde başlar. Bu kişilerin


100 kişiden

12’sinde 3 kişiden

birinde iden her 100 kiş Ülkemizde alığı e şeker hast 10-12’sind ise en birinde her 3 kişid vardır. En gizli şeker er 3 plumdaki h önemlisi to inin asından bir şeker hast alığı şeker hast kendisinde şamakta ilmeden ya olduğunu b olduğudur.

3 diyabetliden

biri

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

69


SAĞLIK OLSUN Açlığa dayanamayan, sık acıkan, açlık atakları yaşayan, hızlı kilo alan ve bu kiloları veremeyen kişilerde gizli şeker vardır. Bu olayların sorumlusu genetik olarak hastada bulunan insülin hormon bozukluğudur. İnsülin hormonu yemek yedikçe hızlı salgılanmakta ve kan şekerini normalden daha aşağı düşürerek acıkma ve tatlı isteği uyandırmaktadır. Bu durum kan şekerinde düşme veya reaktif hipoglisemi olarak da adlandırılır. Eğer sağlıklı beslenme denilen glisemik indeks diyeti yapılmaz ise kilo alma devam eder ve sonunda şeker hastası olursunuz. Bu durumun teşhisi için bir Endokrin uzmanına başvurmak gerekir.

Diyabet hastalığının öncü işaretleri var mıdır? çoğunda hiçbir şikayet olmayabilir. Bazı hastalarda ise; sık idrara gitme, aşırı açlık, zayıflama, halsizlik, görmede bulanıklık, kadınlarda vajinal kaşıntı, susuzluk ve çok su içme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bunların yanında toplumumuz tarafından bilinmeyen belirtileri ise; terleme, gece terlemesi, çabuk sinirlenme, öfke patlamaları, halsizlik, yorgunluk, enerji bitkinliği hissi, yaraların geç iyileşmesi, cildin kuru ve kaşıntılı olması, ayaklarda uyuşma ve karıncalanma, yemeklerden sonra uyku gelmesi, tatlıya düşkünlük, sinirlilik, el ayalarında ve ayak altlarında yanma, uzun açlıklarda el-ayak titremesi ve horlama şeklinde sıralanabilir.

Açlığa Tahamülsüzlük ve Kilo Alma Gizli Şeker Belirtisi Peki, gizli şekerden de bahsedebilir misiniz?

Açlık kan şekerinin 90 ile 126 mg/dl arasında olmasına “Açlık Kan Şekeri Bozukluğu’’ adı verilirken, kan şekerinin yükleme testi sırasında saatte 140 ile 199 mg/dl arasında çıkmasına ise “Şeker Tolerans Bozukluğu’’ veya “Gizli Şeker’’ adı verilir.

70

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Evet, diyabet şeker hastalığının bazı öncü işaretleri vardır. Bunlar Tip 2 diyabet denilen şeker hastalığının ortaya çıkacağını bize anlatır. Erişkin tipi şeker hastalığının erken belirtileri şunlardır: Serum kreatinin düzeyinin düşük olması, GGT denilen karaciğer testi yüksekliği, açlık kan şekerinin 90 mg/ dl üzerinde olması, açlık insülin düzeyinin 10 ünitenin üzerinde olması, adiponektin düşüklüğü, ferritin yüksekliği, trigliserid yüksekliği, ergenliğinin erken yaşta başlaması, homosistein yüksekliği, gebelikte kan şekerinde yükselme veya yükleme testindeki bozukluklar, karaciğer yağlanması, D vitamini düşüklüğü, HbA1c yüksekliği, ürik asit yüksekliği, ailede şeker hastalığı olması, obezite-şişmanlık, tansiyon yüksekliği, interlökin-2 reseptör A yüksekliği, bel çevresinin fazla olması.

Şeker hastalığı riski olan veya ailesinde şeker hastası olan kişiler ne gibi önlemler almalıdırlar? Bizi bu konuda bilgilendirir misiniz? Sağlıklı beslenmeyi öğrenmeli, karbonhidrat alımını azaltmalı, faydalı yağ (zeytinyağı gibi sıvı yağ) yemeli, posalı gıdalar (sebze ve meyve) yemeyi alışkanlık haline getirmeli, fazla kiloları vermeli, düzenli egzersiz yapmalı, stresli bir yaşamdan uzak durmalı, sigara içmemeli, düzenli uyumalı ve alkol alımını azaltmalısınız. Günde 500 gr.dan

fazla et yememeli, kırmızı eti haftada bir yemelisiniz. Ayrıca haftada en az iki kez balık yemelisiniz. Kandaki krom, magnezyum, çinko ve manganez oranlarını ölçtürmeli, eksikse multivitamin

ilaçlarla tamamlamalısınız. Yeşil çay için, omega 3 desteği alın, tütsülenmiş ve soslu etler, sucuk, salam, jambon ve sosis yemeyin, içinde nitrat olan maden suyu veya içme suyu içmeyin, çocuğunuzu en az 6 ay emzirin ve daha önce inek sütü içirmeyin. D vitamini eksikliği varsa tedavi olun, margarin yemeyin. Diyabet riskiniz yüksekse, antioksidanlar (üzüm çekirdeği ekstresi, E ve C vitamini), probiyotik ve omega-3 desteği alın. Bu vitaminlerin yüksek dozlarının faydadan çok zarar verdiğini de unutmayın. Son olarak, az televizyon seyrediniz.

Göbek Gizli Şeker Habercisi Kilo almak ve özellikle göbek bölgesinde yağlanma, insülin direnci ve gizli şekeri olanlarda sık görülen bir durumdur. Yağların göbek bölgesinde birikmesi, iç organlar etrafında yağların arttığını gösterir. Eğer göbek çevresi 80 cm’yi aşmaya başlamışsa sizde gizli şeker ve insülin direnci olma olasılığı yüksektir. Obezite yani kilo almaya neden olan hormonlardan birisi insülindir. Şekere neden olan ise, kanda insülin hormonunun yemek sonrası yüksek olmasıdır. Yüksek glisemik indekse sahip yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların devamlı fazla yenmesi, kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur. Kandaki aşırı insülin, kilo almanızın en


önemli nedenidir. Bu nedenle, kandaki insülin düzeyini normal sınırlarda tutmak kilo vermenizi sağlamaktadır. Kanda yüksek olan insülin, önceleri kan şekerini hücrelere sokar, fakat daha sonra bu görevini yapamaz hale gelir. İnsülin hormonunun yeterince etkili olamamasına “İNSÜLİN DİRENCİ“ (Rezistansı) adı verilir. İnsülin direncini, kan damarıyla hücre arasında bulunan bir duvar olarak düşünebilirsiniz. Bu duvar (insülin direnci), kandaki glukozun kas ve yağ hücresine girmesini önler. Duvar yükseldikçe (insülin direnci arttıkça), kan şekerinin hücreye girmesi için daha fazla insülin salgılanması gerekir. Pankreastan salgılanan insülin hormonu salgısı, belirli bir süre sonra pankreas bezinin çok çalışmaktan dolayı yorulması nedeniyle azalır ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Bu süreçte, önce reaktif hipoglisemi (acıkma atakları), gizli şeker ve sonra aşikar şeker hastalığı ortaya çıkar.

Şeker hastasının beslenmesinde dikkat edeceği hususlar nelerdir? • Yağ miktarını azaltın. Yağın kalorisi çoktur. Yağlı yemekler ve katı yağ yemeyin. Kilonuz fazla ise buna mutlaka uyunuz. Yağ olarak zeytinyağı yiyiniz. Kırmızı etin yağsız olanını tercih ediniz ve haftada bir kez yiyiniz. Süt, yoğurt ve peynirin yağsız olanını tercih ediniz. • Sebze ve meyve fazla yiyiniz. Yemeklerde daha çok sebze yemeklerine ağırlık veriniz. • Bol su içiniz (günde en az 2 litre) • Tuzu azaltınız. Günde en fazla bir çay kaşığı kadar tuz yiyiniz. • Nişastalı gıdaları, börek, çörek, pasta, reçel, pekmez, bal ve diğer tatlıları yemeyiniz. • Ekmek olarak çavdar ekmeği veya tam buğday ekmeği (köylü ekmeği) yiyiniz. Beyaz ekmek yemeyiniz.

• Fazla alkol almayınız. (Alkol alırken yanında az miktarda karbonhidratlı gıda almak faydalıdır.) Likör veya tatlı şarap gibi şekerli alkol kullanmayınız. Bira içerken light birayı tercih ediniz. Alkol kullandıktan 2 saat sonra kan şekerinizi kontrol ediniz.

Şeker hastalığının vücuda ne gibi zararları vardır? Şeker hastalığı iyi tedavi edilmez ise, organlarımızda birçok hasar (komplikasyon) yapar. Bunlardan en önemlileri; gözde hasar veya körlük, tansiyon yüksekliği, kalp krizi, felç (inme), bacak veya ayak kesilmesi, sinirlerde hastalık, ağrı ve uyuşma, böbrek yetmezliğidir.

Türk Diabet Cemiyeti 46. Diabet Yaz Kampı Bitti Bu yıl 46.sı düzenlenmiş olan diabet yaz kampını 13-27 Haziran 2011 tarihleri arasında, son on beş yıldır olduğu gibi Kuşadası Kuştur Tatil Köyünde gerçekleştirildi. Diabet yaz kampı Türk Diabet Cemiyet Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık önderliğinde Dr. Sema Yıldız, Dr. Hasan Onat, Diyetisyenler, Uzman Diyetisyen Ceren Yolaşan İçeri ve Uzman Diyetisyen Şule Aykaç, Baş Hemşire Gülser Kiper, Hemşire Keziban Erduran Laborantı Alin Simon Gezerin takipleriyle sorunsuz bir şekilde gerçekleşti. Ayrıca Türk Diabet Cemiyeti, onları tıbbi beslenme alanında, kampa günlük katılımlarıyla bilgilendiren ve eğiten Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu ve Dr. Şule Şakara’ya teşekkür etti. Diabet Yaz Kampı nedir? Neden yapılır? Kimler katılabilir? Diabet Yaz Kampı, bir çok ilden katılan 100’e yakın diabetlinin, eğitimini amaçlayan aynı zamanda da günlük hayatta nasıl yaşamaları gerektiğini öğreten bir ortamdır. Kampta günlük olarak 4 kez kan şekeri

ölçümü ve doğru dozlarda insülin tedavisi doktorlar eşliğinde uygulanır ve öğretilir. Yemekler, ölçümlerde çıkan şeker ve belirlenen insülin seviyesine göre diyetisyenler gözetiminde yenir ve yemek esnasında, diabetli kişilerin günlük hayattaki öğünlerini nasıl almaları gerektiğinin pratik eğitimi de verilir. Diabette kan şekeri ve insülin uygulamasının yanında, aslında ikisindende daha önemli olan unsur, diabetli kişinin bu konuda bilgili olması ve eğitilmesidir. Diabet yaz kamplarında diabetliler, yukarıda bahsettiğimiz doktorlar, diyetisyenler ve hemşireler tarafından sıkı bir eğitime (pratik ve teorik) tabi tutulur.

lara ve yarışmalara katılıp, bol bol spor yaparlar. Bu kampın amacı, diabetlilere diabetlinin temel kuralları olan insülin veya ilacının doğru kullanılmasını ve egzersiz, tıbbi beslenmesine dikkat ederse diabetlinin normal sağlıklı bireylerden bir farkının olmadığını öğretmektir.

Tabii ki kamp, sürekli olarak eğitimle geçmez. Katılımcılar, Kuşadası’nda, eğitimden kalan zamanlarda (günün büyük bir çoğunluğu) havuzun, denizin ve kumun keyfini çıkartıp, bunların yanı sıra tatil köyünün içerisindeki organizasyon-

Türk Diabet Cemiyeti tarafından 46 yıldır düzenlenen ve birçok ülkeye de örnek olan diabet yaz kampına, Türk Diabet Cemiyeti’ne başvuran 7’den 70’e tüm diabet hastalarının ücreti karşılığında katılabilmesi mümkündür.

Türk Diabet Cemiyeti Harbiye / Adres: Dr. Celal Öker Sok. No:10 Harbiye – İstanbul Telefon : 0212 230 49 00 – 233 60 86-87 • info@diabetcemiyeti.org • www.diabetcemiyeti.org

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

71


İÇSEL YOLCULUK

Handan Hodoğlugil

“ “

Realite-Objektif Okuduğunuz sayfanın prensip başlığını oluşturan “İÇ-sel Yolculuk” ya da İÇ ses, İÇten gelen, İÇe yöneliş gibi ifadelerdeki “İÇ” den söz etmek istiyorum size. Nedir bu İÇ? İnsanoğlunu ifade ederken İÇ neresidir? Ya da bir İÇ varsa o zaman bir de DIŞ olmalı! Bu alanları ayırt etmeden, neyi ifade ettiğini bilmeden, ne şekilde nasıl etkilendiğini anlamadan, kendimizi tanımış ve tanımlamış olmak da zordur.

D

IŞ; realite alanında olan her şeydir. Yani, yaşantımızın tüm olaylarının geçtiği madde-mekan-zaman ile alakalıdır. Bunların, bizde karşılık bulduğu alan ise; beden-duygu-düşünce fonksiyonlarıdır. Dış, sadece dıştan aldığımız duygu ve düşüncelerimiz değildir, aynı zamanda ego da dış olarak çalışır. Acıkma, susama, korunma ve cinsel güdüler gibi egonun hakimiyetindeki içsel duygular da, bizim dış yanımızdır. Ve bizler, çoğu zaman dışa hapsedilmiş olarak yaşamımızı sürdürürüz. Dışta kalmış insanın “iç dünyası” bile dıştır aslında!

72

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

İ

OUT

Ç; bilgeliğe giden yol, var olma alanımızdır. Sadece olumlu duyguların barındığı, olumsuzun hiç bilinmediği yerdir. Gerçek biz olan yerdir. Bir çiçeğin güzel kokusunu aldığınızda beğeniniz DIŞ’tan, o kokunun sizde uyandırdığı sevinç anı İÇ’ten gelir. Doğayı yaşarken duyduğunuz bir kuşun cıvıltısı, denizin dalga sesi veya güzel bir müziğin tınısından hoşlanmak, dıştan alınan ve dışa yönelik duygularımızdır. Ancak bunun size hissettirdiği keyif, huzur, sevgi anı, sevinç halleri gibi daha derin ve ulvi anlar üst benliğe geçiştir ki, bunlar İÇ’ten gelir. Bazen sebepsiz yere içinizde bir kıpır kıpır olma hali yaşarsınız. Çok güzel bir şeyler olacakmış gibi hissedersiniz. “İçi, içine sığmamak” diye ifade edilir. İşte böyle neşeli hallerin yaşandığı yerde, birini çok sevdiğinizdeki o sevgi anı da, İÇ’ten gelendir. DIŞ’ta gerçekleşen olayların ve hatta ego gibi içimizde yer alan dışla alakalı durumların, ancak dışta halledilmesiyle rahatlanacağını zannetmek yetersizdir. Kişi; parasal bir sıkıntıya düştüğünde,

bir sağlık sorunu yaşadığında veya sevdiğinden ayrıldığında ya da işsiz kaldığında, sadece şartların değişmesi ile korku-endişe-sıkıntıdan kurtulacağını zanneder. Sıkıntının, korkunun, bu durumun doğal bir gereği olduğu düşünülür. Oysa bu herkes için aynı değildir. Aynı durum karşısında kimi insan yıllarca, aylarca, haftalarca sıkıntıda yaşar, kimi insan ise bunu dakikalar içerisinde aşar. Sıkıntıyı, korkuyu tetikleyen egodur. Ego; korku ve panik halindedir, bir yandan da çözüm bulma derdine düşer. DIŞ’a odaklı insan düşüncelerindekilere, zihnindekilere takılıp kalmaktadır. Başta da belirttiğim gibi, çoğu zaman dışa hapsedilmiş olarak yaşarız. Hiçbir şekilde çözümün bir parçası olmayan, sıkıntılı halde takılı kalmaya eğilimliyizdir. Buna sebep olansa sadece zihnimizdir. PC kullananlar bilir. Zaman zaman bazı programların çakışmasıyla bilgisayarlarımız kilitlenir. Bu durumda yapılacak olan seçeneği hepimiz biliriz. CTRL+Alt+Delete tuşuna basmak ya da fişi prizden çekmek. Aklınıza bunu geti-


Farkındalık-Subjektif rin. Dışta olan, istem dışı çalışmaktadır. Sizin dışla olanla ve ego ile bağlantınızın kesilmesi, yani zihin hapishanesinden kurtulmanız için fişinizi prizden çekmeniz gerekir. Çünkü bilgisayar örneğinde olduğu gibi, dışta yapılabilecek bir şeyiniz yok. Bir de zihinde kalmaya devam ederseniz, sadece dışta olana hizmet etmiş olursunuz.

Fişi çektik… Bundan sonra yapılacak tek şey İÇ’e yönelmek, farkındalığımızı oluşturmak. Ulvi olana, varoluşumuza, gönül alanımıza yönelmek. Zihnimizin bizi kullanıp olumsuzda oturtması yerine, işleri tersine çevirerek gönlümüzdeki var olan olumluyu zihnimize getirmek, zihnimizin bize olumluda hizmet etmesini sağlamak gerekir.

Söylemesi çok kolay değil mi! Aslına bakarsanız, uygulaması da çok kolay. Bir kez başlamak yeter. Bunun mucizevi gücünü keşfettikten sonra hayatı çok farklı bir gözle görmeye, sevinç anlarını çoğaltmaya başlayacağınızı fark edeceksiniz. Bir süre sonra kendiliğinden oluşmuş, “olumlu olma” ve “olumluda kalma” hali sistematik şekilde işleyecektir. Olumlamanın bir kez tozunu yuttunuz mu, vazgeçemeyeceksiniz. Sonrasında size, DIŞ’ta olumsuzla karşılaşmayacağınızı garanti edemem ancak en hüzünlü, en zor anlarınızla, çok daha kolay başeder hale geleceğinizi söyleyebilirim.

Nasıl Yapacağız? En sıkıntılı halinizde kilitlenmiş hissettiğiniz yer ile, en sevinçli anınızda coşkuyu hissettiğiniz yer olan yeri düşünün. Burası göğüs bölgemizdir. Oyun alanımızda hedef belirlendi. Kalemiz göğüs bölgemiz. Şimdi, stratejiyi

IN

belirlemekte sıra. Derin bir nefes alın, gevşeyin, bir sevinç halinizi düşünün ve gülümseyin. O anı, coşkulu duygularınızı ya da huzurunuzu hatırlayın. Sevinç dolu o yerle bağlantınızı başlatın. Orası gerçeğin ta kendisi. Orası sizsiniz. Orası sizin Tanrısal gücünüz. Orası varoluş yeriniz. Orası gerçek yuvanızla olan bağınız. Orası gönlünüz. Orası sizin krallığınız. Dışta olan hiçbir şey ya da hiçbir kimse, size O’ndan daha fazla yardım edemez. Siz çok değerlisiniz. Gücünüz, sabrınız, umutlarınız Orda. Geleceğiniz Orda. Gerçek mutluluğunuz Orda. Sadece varoluşunuz sizi sevilmeye değer kılıyor. Bu dünyada alacağınız nefesten daha fazlasını almayacaksınız, yiyeceğiniz lokmadan daha fazlasını yemeyeceksiniz. Huzurunuzu, sevincinizi çokça yaşadığınız her hayat doya doya yaşanmış olacak. Yolunuza yön kılacak tek kılavuz kendi içinizde. O’na, sevinçle ve en yüce sevginizle merhaba deyin...

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

73


Dicle Aslı MURSALOĞLU

DUY BENİ

Yarın ne o la bilemeyen cağını bizler! Biraz daha memizin za düşünmanı gelmedi m artık i?

74

Engelli kavramı, toplumumuzda farklı tanımlar içinde karşımıza çıkmaktadır. Fakat ortak bir noktada buluşup engelli kavramını açıklamak istersek; engelli, doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar ya da kaza sonucu oluşan sakatlıklar (fiziksel, zihinsel, ruhsal, duyusal) sonucunda yaşamının birçok alanında kısıtlanan ve engellerle karşılaşan kişidir.

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Toplumsal Tutumumuz Değişmeli Yaşadığımız semtte bir çok engelli kişi olabilir. Fakat bizler bunun farkında olmayabiliriz. Çünkü birçok engelli, toplumsal tutumumuzdan dolayı evlerinden dışarı çıkamamaktadır. Bu durumun nedenleri, toplumun engelli kişileri dışlaması ve engellilere yönelik çalışma şartlarının yetersiz oluşudur. Ülke nufusumuzun %13’ü engellidir. Verilen rakkamın oldukça fazla olmasına rağmen, engelliler için yapılan çalışmalar, ihtiyaçlar doğrultusunda sınırlı kalmaktadır. Toplumumuzun duyarlılık ve farklındalığını arttırması gerekirken, maalesef bu farkındalık ve duyarlılık, engelli kişiye acıma ve küçümseme şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Toplumun sergilediği bu tutum, engelli bireylere zarar vermektedir. Peki, neden engellilere acırız? Bu soruyu içimize dönüp sorguladığımızda kesinlikle vereceğimiz cevap “iyi niyet”tir. Çoğu insan bir engelli ile karşı karşıya geldiği zaman yardım etmek ister. İçinden “Allah korusun, Al-

lah yardım etsin” gibi cümleler geçirir. Peki bu cümleler haricinde onlar için yapabileceğimiz bir şey yok mu? Kesin-

likle var… Öncelikle zihinsel engellerimizi kaldırmamız gerekiyor. Bunu da empati yoluyla kolaylıkla yapabiliriz. Engelli bireyi anlayıp algılamamız içinde, engelliler hakkında bir çok şey öğrenmemiz gerekmektedir. Bir engelli ile karşılaştığımızda acıma duygumuzun ön plana çıkması tabii ki insani bir durumdur ama bunu dışarıya yansıtıp karşı tarafa hissettirmek yanlış bir

Röportaj

Yılmaz Demirel Türkiye Sakatlar Derneği Genel Sekreteri

tutumdur. İçimizde oluşan bu insani acıma duygumuzun, engelli kişilerin yaşam koşullarının düzeltilme çabasına dönüştürülmesi gerekmektedir. Kimi kişiler bir engelli ile karşılaştığında gözlerini birden kaçırıp, engelli kişiye bakmamaktadır. O anda bunu fark eden engelli kişi, kendi içinde büyük bir üzüntü taşımaktadır. Ayrıca engelli bireyler için taşıdığımız, “hiçbir şey yapamaz” düşüncesini de aklımızdan atmamız gerekmektedir. Çünkü engelli bireyler kesinlikle tam anlamıyla yetersiz değillerdir. Onların da yapabilecekleri birçok iş vardır. Engelliler, toplumumuzun ön yargılarından dolayı, sosyal alanlarda yetersiz kalıp kendilerini ciddi anlamda mutsuzluğa sokmaktadırlar. Bu toplumda yaşayan herkes, engelliler için mutlaka birşeyler yapabilir. Ama önce kendi ZİHİNSEL ENGELİMİZİ KALDIRMALIYIZ! Çünkü bugün sağlıklı olmamız, yarın da olacağımız anlamına gelmiyor…

15

yıldır dernekte gönül vererek çalışan Türkiye Sakatlar Derneği Genel Sekreteri Sayın Yılmaz Demirel’e engellilerin yaşadığı zorlukları sorduk ve onlar için neler yapılması gerektiğini konuştuk.

Engelli Olmak İçin Sebep Çok Ülkemizde engelliler için birçok terim kullanılmaktadır. Engelli, sakat veya özürlü. Bu terimler arasında bir fark var mıdır? Türkiye’deki bu kavramlar Türkiye’nin büyümesi, sanayileşmesi ve yılların geçmesi ile oluştu. Anımsarsınız, önceden özürlü ya da engelli diye bir terim yoktu. Her zaman sakatlık üzerinden gidilirdi. Mesela futbol maçında şöyle bir şey vardı; “Sert giren futbolcu sakatlandı”, ama ordaki imge neydi?

Ayağa ya da kola gelen bir darbeden dolayı oluşan sakatlık. Şimdi bu, Türkiye’deki yapı gelişince, nüfus artıp sanayileşmeyle ile birlikte bu etken çoğalınca, yeni oluşan kurumlarda sakatlık terimi olduğu gibi onun yerine engelli ya da özürlü terimleri de kullanılmaya başlandı. Bir örnek vererek açıklama yapmak istiyorum. Siz bu odadasınız ve sağlam bir insansınız. Ben sizin camınızı, kapınızı kapatırsam sizin burdan çıkmanızı engellemiş olurum. Peki siz engelli misiniz? Özür kelimesi ise; defo ya da bir kabahat sonrası kendisini af-

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

75


DUY BENİ fettirmeye ilişkin bir talep anlamına geliyor. Ama biz sakatlar olarak dile getirdik çünkü Türkiye Sakatlar Derneği, 1960 yılında kuruldu. Kurumumuz İstanbul Tıp Fakültesi hocalarının katkılarıyla 1958’de temellerini attı. O zaman Türkiye Sakatlar Derneği adını aldık. Bizden sonra gelenler engelli veya özürlü ismi altında çıktılar. Daha sonra ise engellilerin birçok türü ortaya çıktı. Birbirinden ayırdılar. Bedensel, zihinsel, görme engelliler gibi. Kurumlar çoğalıyor, insanlar bu konuda özgür, kendilerine ne istiyorsa alabilirler. Çünkü biz kavramlara takılıp kalmıyoruz. Kim neyi nasıl hissediyorsa öyle yapmalı diye düşünüyoruz.

le red ediyoruz. İşte benim burada bulunmam bunları düşünürken gelişti. Yardım etmek istedim. Klasik bir söz var; “Her sağlam bir sakat adaydır diye, “Valla ülkemizde her an her şey olabilir. Mesela ben 15 yıldır bu kurumdayım. Sağlam halimle burdayım. Bundan 2 yıl önce bir trafik kazası geçirdim ve dört ameliyat atlattım. O süre zarfında yatağa bağlandım, kısa bir sürede olsa koltuk değneğiyle tekerlekli sandalyeye bindim. Konuşmalarımda arkadaşlarıma hep şunu söylüyordum “Sizin yaşadıklarınızı görüyorum. Ama ne hissettiğinizi tam olarak hissedemiyorum”. Kazadan sonra ise şöyle dedim “sizin ne hissettiğinizi biliyorum”.

işi olamaz mı? Oluyor. Telekom da işi oluyor, noterde işi oluyor. Bu kişilerin sokağa çıkamamasındaki en büyük engel şehir mobilyalarının düzensizliği. Çünkü yerel yönetimlerimiz sağ olsunlar, zaman dilimini artık şaşırdım, sürekli kaldırım yenilmesi yapıyorlar. Kaldırımlar yüksek. Hepsi genç ve sportmen insanlar için tasarlanmış. Oysa bu ülkede engellilerin yanı sıra belirli bir yaştan sonra vücut fonksiyonları yavaşlayan yaşlılar, hamile kadınlar ve çocuklar da var. 35 cm. yüksekliğinde kaldırım olur mu? Kaldırımın önüne rampa yapıyorlar ortasında elektrik direği, hemen bitiminde telefon santral kulübesi ya da ağaç koymuşlar örnekler çok. Toplum sakat insanlara

Sizin, Türkiye Sakatlar Derneği’ne gelişiniz nasıl oldu?

Toplumumuzun engellilere bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

acımadan yaklaşsın ve lütfen sadece fırsat versinler. Onların da neler yapabileceklerini göreceklerdir.

Toplumumuz engellilere genel anlamda acıma çerçevesinde bakıyor diyebilirim. “Vah vah zavallı, aman koşalım yardım edelim”. Oysa sakat, engelli veya özürlü adına ne derseniz deyin bu insanlara acımadan, onların da hakları olduğunu bilerek, onların da bizimle eşit şartlarda yaşama katılması için, onların önlerindeki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Türkiye’de bugün 2005 yılında çıkmış olan 5378 sayılı “Özürlüler Kanunu” var. Eksikliklerine rağmen, ete kemiğe büründürülmüş bir kanun oldu diyebilirim. Mesela, orada mimari engelliler konusunda, yerel yönetimlere 7 yıllık bir zaman dilimi tanıdılar. Bir engellinin tapuda

Engellilerin en fazla karşılaştıkları problemler mimari sıkıntılar ve toplumumuzun davranışları ile ilgili… Bu konuda toplumumuzu bilinçlendirmek adına neler söyleceksiniz?

Ben sağlam bir insanım. Buradaki genel başkan benim bir arkadaşımdı. Bir başka oluşumda birlikteydik. Engelli insanların yararına yapılacak bir şeyler olduğunu gördüm, çünkü Türkiye’de “Sakatların sorunlarını sakatlar çözsün, esnafın sorunlarını esnaf çözsün, hemşirenin sorunlarını hemşire çözsün” gibi bir anlayış var. Ben bunun böyle olmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Yani sakatların sorununu çözmek için, illa sakat kalmam gerekmiyor. Size bir soru sormak isterim. Hayvan haklarını kimlerin koruması gerekir bu ülkede? İnsanların tabii ki. Kadın haklarını korumamız için illa kadın mı olmamız lazım? Bizler de kadına uygulanan şiddeti benimsemiyoruz. Şiddet-

76

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Birkaç şeyi belirterek başlamak istiyorum. Ben tanrıya dilekçe vermedim, İstanbul’da yaşayayım ve engelli olayım diye. Bu, sistemin aksamasının bir sonucu. Bu aksama Güneydoğu’da akraba evliliği sonucu karşımıza çıkıyor. İç Anadolu’da eğitimsizlik olarak çıkıyor. Doğuda bakımsızlık, batıya yaklaştıkça ise, sanayileşmenin getirdiği bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Bugün tra-


Toplum engelli insanlara yaklaşırken onları ötekileştirmemeli !!!

hedefi, Türkiye’de sakatlığın artmasını engellemek. Çünkü bataklığı kurutmak gerekiyor. Sivri sinek olayındaki gibi sivri sineği öldürmek istemiyoruz! Bataklığı kurutunca zaten sivri sinek olmayacak. Önce sakatlığın artmasını engellemek istiyoruz. Eğitimin önemli olduğunu düşünüyoruz ama şimdi Türkiye’deki eğitim sistemine, müfredata baktığımız zaman çok da engelliler düşünülmemiş. Ortopedik engelli olarak okula giden bir çocuğumuz vardı. Aileler veliler hemen imza toplayıp müdüre vermişler. “Çocuğumuzun bununla okumasını istemiyoruz” diye. Ayrımcılığa orada başlıyoruz. Ortopedik engelli bir çocuğun okula gitmesinde herhangi bir engel yok. Zaten bizim körler için ayrı, zihinsel engelliler için ayrı ayrı okullarımız var. Yeterli mi? Değil. Ama ortopedik engelli çocuklar için kaynaştırma eğitiminden yanayız biz. Çünkü onun engeli sadece ayak ya da ellerinde. Tekerlekli sandalyesinde de olsa binip gidiyor. Onun beyniyle ilgili herhangi bir sorunu yok. Engellilerde bugün okur yazar oranı %66 düzeyinde. Mesela; üniversite mezunu engelli sayısı %2’ lerde ve bunların birçoğu da engelleri zorlayarak eğitim

almış insanlar. Ya da eğitimli bir insan düşünün, bir trafik kazası geçirdi ayağını kaybetti, oldu size engelli ama yine üniversite mezunu. O yüzden toplum engelli insanlara yaklaşırken ötekileştirmeden, ayrımcılığa uğratmadan onların da bir insan olduğunu bilerek yaklaşmalıdır.

Peki, sizce devletimiz bu konuda neler yapıyor veya neler yapmalı? Türkiye’de engelli haklarıyla ilgili ilk kazanım, Bülent Ecevit döneminde, ünlü 1475 sayılı iş yasasıyla ilgili yapılan bir düzenlemeydi. 100 işçi çalıştıran yerlerin %2 oranında engelli çalıştırmaları ön görüldü. Bu 55. Hükümet döneminde biraz daha ilerletildi. 571, 572 ve 573 sayılı kanun hükmündeki kararnamelerle bunlar düzenlendi. En son 57. Hükümet döneminde, bahsettiğim gibi 5378 sayılı özürlüler yasasıyla ete kemiğe büründürüldü. Eksiklikler var ama kazanımlar da var. “Devletten bu konuda bizim beklentimiz nedir?” diye sorarsanız, sadece sorunlarımızı çözmesini istiyoruz diyebilirim. Bakın devlet yasa çıkartıyor, diyor ki “50 ve üzeri işçi çalıştıran yerler %3 ya da %4 engelli işçi çalıştıracak.” Buraya kadar güzel. Ama devletin 135 tane kamu kuruluşunda, şu anda 40 bin üzerinde engelli işçi açığı var. Bunun uygulanması gerekiyor. Bu böyle olunca da özel sektörü de denetleyemiyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı’nda, Diyanet İşleri’nde biz engelli arkadaş göremedik. Dışişleri Bakanlığı’nda da yok. Devletimizin bu konuda, biraz daha engellilere önem vermesini istiyoruz. Demek istediğim devletimiz bize hakem olsun biz kusurlarımızı çözeriz.

Dernek olarak bu zamana kadar neler yaptınız/ yapıyorsunuz? Uygar insanlar bir araya gelir çeşitli projeler üretirler. Farkındalık yaratarak toplumu kanalize etmeyi sağlarlar. Mesela biz, Türkiye Sakatlar Derneği olarak 1998 yılında Çorlu şubemizin ve o zamanki yerel ve kamu yöneticilerinin desteğiyle, bir ilköğretim okulu yaptık. Şu anda orada, 110 tane öğrencimiz eğitim görüyor. Bu bizim için çok anlamlı. 1998 yılında anahtarını da Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim ettik. Onun dışında sokakta kalmış kimsesiz

Doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar veya kaza sonucu oluşan sakatlıklar neticesi yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişiye engelli denir.

ve yaşlı engeliler var. Çünkü değişen, modernleşen Türkiye ile birlikte aile yapısı da çözülüyor. Tek kalan, birçok yalnız ve yaşlı birçok insan var. İhtiyaçlarını göremiyorlar. Biz bu kişiler için Balıkesir Gönen’de, 500 yataklı bir yaşam evi yapıyoruz. Oranın bir katını, zihinsel engelli çocuklarımız için eğitim rehabilitasyon merkezi olarak düşünüyoruz. Gelip orada kalsınlar diye. Şu an kaba inşaatını bitirdik. Kendi çaba ve imkanlarımızla o yaşam evini bitirmeye çalışıyoruz. Onun dışında, yaptığımız Avrupa Birliği projeleri var. Engelli insanları iş sahibi yapıyoruz. Bilgisayar kursu var. Mesela, Mardin şubemiz kaybolmaya yüz tutan, Süryani geleneğinin telkari işlemeciliğini Mardin’de yapıyor. En son 7 ay önce New York’ta açılan Türk haftası fuarındaydık. Samsun şubemiz organik oyuncak üretiyor. Bütün bunların hep çalışmalarını engelli arkadaşlarımız yürütüyor. Burada asıl olan bizim için, insanın engelli de olsa insan olduğunun bilinmesi.Biz özellikle bunu istiyoruz.

fik, Güneydoğu’da yaşanan kirli savaş, mayın kurbanları, maganda kurşunu, iş kazaları, hekim hataları gibi sayabileceğim birçok şey var. Türkiye’de insanların engelli olması için o kadar çok sebep var ki… Kaldırımdan yürüyorsunuz yukarıda hanımın biri cam siliyor ayağının değdiği çiçek saksısı arkadaşımızın kafasına düşüyor ve vefat ediyor. Türkiye’de maalesef insan yaşamı bu kadar basit. Engelli olmak için sebep çok ama Türkiye Sakatlar Derneği olarak kurumumuzun öncelikli

Son olarak, Türkiye Sakatlar Derneği olarak hedefleriniz nelerdir? İstediğimiz, Türkiye toplumunda sakatlık, engellilik bilinci oluşturmak ve bu insanların da hak sahibi olduklarını duyurmak. Onurlu bir birey olarak, bu toplumda anayasanın getirmiş olduğu öncelikle eğitim, iş, sosyal hayata katılım ve kültürel yaşamın içerisinde olmak gibi hakların oluşmasına katkıda bulunduk. Bu anlamda çalışmalar yürütüp, toplumumuzu bilinçlendirmek için sayısız konferans ve panelle sorunlarımızı dile getirdik. Tabii ki, değişen ve gelişen Türkiye’nin nüfusu ile birlikte şubeler açtık. Şu an 70’e yakın şubemiz var. Bir de, derneğimiz 1963 yılından beri kamu yararına çalışan dernekler statüsündedir. Dediğim gibi öncellikle biz sakatlığın artmasını önlemek istiyoruz. Bilinçlendirmek istiyoruz. Çünkü bilinçli bir insan, hakkını da hukukunu da arar.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

77


AN’DA KALIN

Nilgün Sarar

Sevgili okurlar,

www.facebook.com/pages/Nilgün-Sarar/120509288007275

info@nilgunsarar.com

Egonuzu Sobeleme Zamanı Biz insanlar, niye bu kadar çok şikayet ederiz? Bence şikayet etmek şu sevgili egomuzun kendisini beslemek, büyütmek, güçlendirmek ve canı sıkıldığında ruhumuza çimdik atmak için başvurduğu bir sürü yoldan yalnızca biridir. Hadi diyelim diğer yolları kapattık; onun için hiç fark etmez. Sadece şikayetle bile karnını her zaman doyurur ve kendini hatırlatmak için bozuk plak gibi başımızın etini yer. Şimdi, buraya kadar olan satırları okuduktan sonra lütfen durun. Üç dakika arkanıza yaslanın ve dergiyi elinize aldığınız ana kadar neler yaptığınızı düşünmeyi deneyin. Kendinize dürüst olun ama.

ğu hatayı düzeltmek için söylenen sözlerle karıştırmamak gerekir. Ya da şikayet etmemek, uygunsuz davranışlara ve tatsız durumlara göz yummak anlamına gelmez. Örneğin bir kafede garsona çayımızın soğuk geldiğini ve sıcak çay getirmesini çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun egomuzla ilgisi yoktur, sonuçta çok açık ve net olarak gerçeği söylemişizdir. Ama garsonu, ‘‘Sen bana nasıl soğuk çay getirirsin?’’ diyerek azarladığımızda, egomuz anında devreye girmiş demektir. Çünkü burada çayın soğuk gelmesini kişisel

Başkalarında gördüğümüz şeyi, kendi içimizde güçlendirirız

Neye kızdınız ve şikayet ettiniz? Ha yüksek sesle şikayet etmişsiniz ha düşüncelerinizle. İkisinin arasında hiç fark yok. Her şikayet zihnin oluşturduğu bir hikaye ve maalesef biz de bu yalnız hikayelere inanıyoruz. Yalnız hemen şunu da ilave etmek isterim. Şikayet etmeyi, bir kişinin yapmakta oldu-

78

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

olarak algılamış ve sinirlenmiş bir “ben” devreye girer. Başkalarını (bu durumda garsonu) hatalı çıkarmaktan haz duyan, bağırıp çağıran ve durumu uzattıkça uzatan bir “ben”. Bu tarz bir şikayet değişime yardım etmez, egoya hizmet eder.


Ne d

emi ş Co “E v i nfuc n i z in ius; e şiğ kom i n i tem ş unu iz l e m z un ş ik a dam e d en y et e ı n dak tm e i k ar y in i z l ar d .” an

Böyle bir egonun etkisi altındaysak, özellikle başkaları hakkında hiç farkında olmadan ve alışkanlık halinde sürekli şikayet ediyorsak, ne yaptığımızı bilmiyoruz demektir. İplik söküğü gibi devam eder düşünceler. Olumsuz etiketler yapıştırırız, insanların arkalarından konuşuruz, egomuzu haklı çıkarır ve zafer kazandığımızı zannederiz. Ya başkalarında gördüğümüz, adına ‘hata’ ya da ‘yanlış’ dediğimiz şey gerçek değil de, tamamen yanlış anlamaya, başkalarını düşman olarak görmeye, kendini haklı ya da üstün çıkarmaya şartlanmış bir bilinçaltı yansıması ise? Kulağınıza hemen şunu fısıldayayım: Kendi içimizdeki egonun önüne geçmenin en etkili yöntemlerinden biri, karşımızdaki kişinin egolarına karşı tepkisiz kalabilmektir. Bu tutum aynı zamanda kolektif insan egosundan arınmanın önemli bir adımıdır. Ancak, karşınızdaki insanın davranışının tamamen egosundan kaynaklandığını anladığınız zaman, tam bir tepkisizlik halinde olabilirsiniz. Kişisel olmadığını anladığınızda, sonuçta tepki vereceğiniz bir şey de kalmaz. Bazen, gerçekten bilinçsizce davranan insanlardan kendimizi korumak için bazı adımlar atmamız gerekebilir. Bunu onları kendimize düşman etmeden yapabiliriz. Tepkisiz kalmak

zayıflık değil, bilakis gerçek güçtür. Tepkisizliğin diğer bir adı da bağışlamadır. Bağışlamak, bir şeyi görmezden gelmek, daha doğrusu onun içinden bakarak diğer tarafı görmektir. Hoş görmektir. Egonun diğer tarafına bakabildiğimizde, hepimizin içinde bulunan aklı ve sevgiyi görürüz. Evet, belki herhangi birşeye kızmış, şikayet etmiş o halinizi şu anda hatırladınız. O zaman şikayet eden o zihin sesinizi dinleyin. Onun farkına varın. Egonun sesinin, şartlanmış bir düşünce kalıbından başka bir şey olmadığını fark edin. Bu sesi fark ettiğiniz her seferinde, sesin Siz olmadığını da anlarsınız. Siz o sesin farkında olan farkındalıksınızdır. Arka planda farkındalık, ön planda ses, yani düşünen vardır. Bu şekilde egodan kurtulur ve gözlenmeyen zihnin ötesine geçersiniz. Kendi içinizdeki egoyu bulup sobe dediğinizde, onun farkına vardığınız an, o artık ego değil, sadece eskimiş bir zihin kalıbıdır. Ego farkında olmamayı gerektirir; yani ego ve farkındalık birlikte var olamazlar, anlaşamazlar. Eski zihinsel alışkanlıklarınız bir süre daha hayatta kalabilir ve tekrar tekrar ortaya çıkabilir, çünkü heyetle binlerce yıllık kolektif insan bilinçsizliğinin meydana getirdiği bir ivme söz konusudur. Ama egonuz, onu her fark ettiğinizde zayıflamaya devam edecektir.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

79


Seda SEYMEN

TAKVİMDEN BİR GÜN

Nüfus Nüfus Nüfus Nüfus Nüfus Dünya Nüfus Günü

11 Temmuz

Fonu Birleşmiş Milletler Nüfus ya Dün , nan ınla tarafından yay iten bül u um Dur nun usu Nüf k ne göre, dünyada yaklaşı e 1.5 milyar insan sağlıklı içm n, rke unu bul sun yok an suy und de önümüzdeki 25 yıl içer isin tmu biri e üçt nun dünya nüfusu şı kar ile si like teh k uzlu lak sus kar şıya kalacak.

Dünya Nüfus Günü, 1987’den bu yana her yıl 11 Temmuz tarihinde kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, bugünü bir kutlamadan çok nüfus artışından kaynaklanan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması ve çalışmaların hızlandırılması için bir fırsat olarak değerlendirmekte.

ABD’li nüfus araştırmacılarının tahminlerine göre, yılda ortalama yüzde 1.2 oranında artan dünya nüfusu 2012’de 7 milyar olacak. Dünya nüfusunun yılda ortalama yüzde 1.2 oranında arttığı, bu büyüme oranının 2050’ye kadar yüzde 0,5’e ineceği tahmin ediliyor. Araştırmalar,

dünya nüfusunun 1800’lere kadar bir milyar, bunu izleyen 130 yıl sonra da iki milyar olduğunu gösteriyor. 2. Dünya Savaşı’nın ardından gelişmekte olan ülkelerde, özellikle tıbbi ve beslenme alanındaki gelişmelere bağlı olarak nüfus patlaması yaşandı ve hala da yaşanıyor.

24 Temmuz

Gazeteciler ve Basın Bayramı Gazetecilik, bütün dünyada giderek daha fazla önem kazanıyor. Savaşların, yoksullukların, teknolojik gelişmelerin hızla arttığı günümüzde gazeteciler, bütün bu gelişmeleri insanlara duyurmak için bütün güçleriyle çalışıyorlar. Hem gazete, hem televizyonda habercilik yapan gazetecileri hatırlamak ve onların çalışmasına dikkat çekmek için de, ülkemizde “Gazeteciler ve Basın Bayramı” kutlanıyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 1946 yılında kurulduğunda, gazeteciler için bir

80

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

gün belirlenmesi için çalışmalar başlatıldı. Fatih Rıfkı Atay, daha önce çıkan gazetelerin çeşitli sebeplerden dolayı ilk gazete sayılmayacağını öne sürerek, Akşam Gazetesi’nde 24 Temmuz’u ortaya attı. 24 Temmuz, II. Meşrutiyet döneminde yani 1908’de anayasanın yeniden yürürlüğe girmesinden hemen sonra çıkan gazetelerin, gazeteciler tarafından sansür memurlarına gösterilmeden çıkarılmış olduğu gün olduğu için kabul gördü. O tarihten itibaren de 24 Temmuz, Basın Bayramı olarak belirlendi.


“ 30 Ağustos

ZAFER BAYRAMI Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920’de TBMM’yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyor, hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM, yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. “Misak-ı Milli sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı”, görüşünden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı,

Doğu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, batı cephesinde Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılara büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakarlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi’yle Türk milleti, 1699 Karlofça Antlaşması’ndan beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e ‘gazi’ ünvanı ve ‘mareşal’ rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.

1922 yılı ağustosuna kadar hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde batı cephesine kaydırıldı. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hale getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922’de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te vardı. Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla, yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline ‘dur’ diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim.” M.Kemal ATATÜRK

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

81


ENGELLİ HABER

www.renklerherkesicindir.com

Renkler Herkes İçindir Altı Nokta Körler Derneği, Jotun Boya ile birlikte çok renkli ve hayırlı bir projeye imza attı. Çok basit bir ‘’application’’ indirip cep telefonlarına yüklemekle, görme engelliler renkleri ayırt edebilecek ve hayatları kolaylaşacak. Bu projeyle ilgili dikkat çekici bir video sosyal paylaşım sitelerinde gösterildi. Bu video her tıklandığında Altı Nokta Körler Derneği bir görme engelli vatandaşa daha bu uygulamayı ücretsiz verdi. Türkiye’de tam 700.000 görme engelli vatandaş bulunuyor.

Eğitilebilir Zihinsel Engelliler

Filografi Öğrenecek

Bu kişilerin neredeyse 500 binden fazlası sonradan görme yeteneğini yitiren yani önceden renkleri bilen kişiler. Görme engelli kişiler için renkleri ayırt edebilen bazı cihazlar üretilmiş olsa da çok pahalılar. Günlük hayatlarında onlara renkleri ayırt ettirebilecek ve ekonomik olan bir uygulama bulunmuyor.

İşte çözüm: Jotun Boya sponsorluğunda Altı Nokta Körler Derneği, görme engelli vatandaşlara ücretsiz olarak bu uygulamayı verecek.

N

evşehir Belediyesi Kapadokya Eğitim Merkezi tarafından oluşturulan Gönül Engel Tanımaz Gençlik Grubu’nun, “Tablodaki Engelsiz Parmak İzleri” isimli projesi, Avrupa Birliği Gençlik Programı çerçevesinde, uygulanabilir olarak değerlendirilerek kabul edildi. Avrupa Birliği’nin Gençlik Programı çerçevesinde

Nevşehir

Belediyesi

Kapadokya Eğitim Merkezi’nce oluş-

82

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

turulan gençlik grubu, Nevşehir’de 14 eğitilebilir zihinsel engellinin yararlanabileceği “Tablodaki Engelsiz Parmak İzleri” adı ile proje hazırladı. Yapılan değerlendirme sonrasında, hazırlanan proje, uygulanabilir olarak belirlenerek projeye katkı sağlandı. Nevşehir Belediyesi Kapadokya Eğitim Merkezi’nde açılacak Filografi Kursunun, temmuz ayı içerisinde başlaması planlanıyor.


Artık Film İzleyebilecekler! Görme ve işitme engelli kişilerin, kültürel etkinlikleri diledikleri gibi izleyebilmeleri için, yazılı ve sesli betimleme yapılarak hazırlanan “Kayıp Balık Nemo” isimli filmin galası gerçekleşti. Sesli Betimleme Derneği Başkanı ve Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Kenan Önalan; “Görme ve işitme engellilerin rahatça opera, tiyatro ve sinema gibi etkinlikleri izleyebilmeleri için çalışmalarımız sürüyor. Şu ana kadar 30’a yakın uzun metrajlı ve 15 kısa metrajlı filmin, sesli ve yazılı betimlemesini yaptık. Ayrıca ‘Yahşi

Dünya Rekoru!

Batı’ ve ‘Başka Dilde Aşk’ gibi sinema filmlerininde içerisinde olduğu 15 eserin DVD’sini yayınladık. DVD’lerin dil seçeneklerinin arasında, “yazılı betimleme” ve “sözlü betimleme” seçenekleri var. Kayıp Balık Nemo isimli filmin galasında düzenlenen kokteylin ardından, yaklaşık 400 görme ve işitme engelli çocuk farklı farklı salonlarda alınarak, “Kayıp Balık Nemo” filmini izledi. Özürlüler İdaresi Başkanı Bekir Köksal “Sorumluluk bize ait. Onlarında anlayabileceği filmler yapmak lazım.

Bu konuda film yönetmenleri ile filmi çekenlere büyük görev düşüyor. Onların da düşünmeleri gerekiyor” dedi. Köksal “Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sinema filmlerinin DVD’lerine, engelliler için de betimlemenin yapılması için bir işbirliği düşünüyoruz. Buradan çıkınca, bu projeyi hayata geçirmek için, ilgili kurumlarla görüşmeye başlayacağız” dedi.

4. Uluslararası Görme Engelli Dünya Oyunları’nda, yüzme yarışlarının ilk gününde, 100 m. Kelebek yarışında Polonyalı sporcu Mendak Joanna, 1.07.14 süreyle dünya rekoru kırarak 1. oldu. 2.’liği Rusya’dan Darya Stukolova, 3.’lüğü ise, Fisher Mary Elizabeth kazandı. Toplam 21 ülkeden 75 sporcunun katıldığı yarışta, AKPM Başkanı ve AK Parti Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı konuşmada; “Böylesi önemli ve anlamlı sportif organizasyona emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu salonun bitmesi için büyük gayret sarf eden Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’a ayrıca teşekkür ediyorum. Buradaki ilk organizasyonun uluslararası olması bizi son derece sevindirmiştir” dedi.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

83


ENGELLİ HABER

Süper Lig’in Şampiyonu Belli Oldu Adana Martı Engelliler Spor Kulübünü 98 – 65 yenen Antalya Büyükşehir Belediye Spor-Bedensel Engelliler Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Süper Lig’de şampiyon olarak karşımıza çıktı. Maç sonunda düzenlenen ödül kupasında, şampiyon olan Antalya Büyükşehir Belediye Spor Bedensel Engelliler Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na kupasını, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Asbaşkanı Ali Duran Karakaya ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın eşi Günseli Akaydın birlikte verdi.

İşitme engelli Milli Takımı İşitme Engelliler Bayan Voleybol Ligi’nden sonra, İşitme Engelliler Bayan Voleybol Milli Takımı oluşturulacak. İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Oktay Aktaş, gelecek sene Türkiye’de; 2 Avrupa, bir de dünya şampiyonası gerçekleştireceklerini belirterek, 2011 ve 2012 yıllarının kendileri için bu anlamda çok yoğun geçeceğini söyledi.

84

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

ma taleplerinin kabul edildiğini, bu şampiyonanın 10-16 Temmuz 2011 tarihleri arasında Kayseri’de yapılacağını bildirdi. Aktaş, Türkiye’den 12 ya da 13 sporcunun yarışacağı bu şampiyonaya 20 ülkeden yaklaşık 250 sporcunun katılmasını beklediklerini söyledi. Aktaş, ‘’2011 ve 2012, bizim için oldukça yoğun geçecek. Daha önce sadece atletizm ve güreşte dünya şam-

Federasyona bağlı toplam 7 bin sporcu olduğunu söyleyen Aktaş, bu sene ilk defa bayan Voleybol Ligi kurduklarını ve yine bu sene içerisinde ilk defa bayan voleybol milli takımını oluşturacaklarının da altını çizdi.

piyonalarına ev sahipliği yapmıştık.

Aktaş, gelecek sene Avrupa Atletizm Şampiyonası’na ev sahipliği yap-

ufkunu genişletiyor, hem de ülkemizi

Artık mümkün olan her branşta böyle organizasyonları yapmak istiyoruz. Önümüzdeki sene için 3 şampiyonaya talip olmuştuk, üçünü de aldık. Bu şampiyonalara hem sporcularımızın tanıtma şansını yakalıyoruz.’’ dedi.


ZAMANDA YOLCULUK

360 Bakmak

Dicle Aslı MURSALOĞLU

o

İstanbul’un tüm güzelliklerini 360 derece açı ile görebileceğiniz Galata Kulesi’nden güneşin batışını izlerken, renkli İstanbul gecelerine kucak açarak sevdikleriniz ile birlikte bu eşşiz güzelliği yaşayabilirsiniz... Galata kulesinin bugünü kadar dünü de son derece ilgi çekici.

86

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


15. yüzyıld a tersane deposu, 1 yüzyılda zi 6. ndan, 18. yü zyılda yan gın gözetl eme kule si olarak k lanılan Ga ullata Kules i, İstanbul’ Galata se un mtinde bu lunan ve şehrin en önemli se mbollerin biri olan 5 den 28 yılında inşa edilm bir kuledir iş . Kuleden ; İstanbul ğazı, Haliç B o ve İstanbu l, panoram olarak izle ik nebilmek tedir.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

87


ZAMANDA YOLCULUK

Galata Kulesinin Tarihi Galata Kulesi, 528 yılında Bizanslılar tarafından inşa edilen Galata surlarının baş kulesidir. Liman ve boğazı kontrol amacı ile yapılmış daha sonra 13. yüzyılda Cenevizlilerin, 1453 yılında İstanbul’un fethi ile birlikte Osmanlıların kontrolü altına geçmiştir. İstanbul’un fethinin ardından, Zaganos Paşa’nın buyruğuyla onarılan kuleye bir dizdar tayin edilmiştir. Galata surlarının baş kulesi olan Galata Kulesi, 1509 yılında İstanbul’u sarsan ve Küçük Kıyamet adı verilen depremde hasar görmüş, II. Beyazıt’ın buyruğuyla, Mimar Murat bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Galata’nın parlak dönemi, 12. yüz-

yılda buraya bazı ayrıcalıklarla yerleşen Cenovalılar ile başlar. Bölge bir ara Venediklilerin eline geçer. 13. yüzyıldan sonra bölge, Cenovalıların egemenliğinde bir Latin Kolonisidir. Galata çeşitli mezheplere, tekkelere, dinsel ayrımlara bağlı Müslüman, Rum (Ortodoks), Ermeni (Gregoryen, Katolik, Protestan), Süryani, Keldani, Yahudi (Romanyot, Karay, Seferad, Aşkenaz), Arap, Çingene, Sırp, Arnavut, Ulah, Cenovalı, Venedikli, Fransız, Levanten topluluklarıyla zengin bir dinler, diller mozaiği oluşturur. 19. yüzyılda nüfus artınca, yerleşim yukarı doğru kayar, konsolosluklar

da orada kurulur. Zaman içinde burası bugünkü Beyoğlu olur. Galata’yı çevreleyen ve Galata Kulesi’nde uç noktaya ulaşan surlar, Osmanlılarla birlikte yıkılır ve zaman içinde geriye çok az bir kalıntı kalır. Galata Kulesi 15. yüzyılda tersane deposu, 16. yüzyılda zindan, 18. yüzyılda yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. 1794 ve 1831 yıllarında tümüyle yanmış, 1875 fırtınasında ve 1894 depreminde zarar görmüş, 1960’lı yıllarda ise tepeden tırnağa onarılmıştır. Kule bodrumuyla birlikte 61 m. yüksekliğinde ve 9 katlıdır. 8. Katından sonrası Türkler tarafından yapılmıştır.

Gazanfer İbar’ın yaptığı araştırmaya göre;

İlk Uçan Türk Dünyanın kullanılan en eski tarihi kulesi konumunda bulunan Galata Kulesi’nden, 17. yüzyılda tarihe ilk uçan insan olarak geçen Hezarfen Ahmet Çelebi, kanat takarak 2 km. uçmuştur. Sultan Murat (1623-1640) zamanında Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar’a 2 km. uçması ona tarihte “ilk uçan insan” ünvanını kazandırmıştır. Hezarfen Ahmet Çelebi, kendi geliştirdiği takma kanatlarla uçmayı başaran ilk insanlardan biri olan, 17. yüzyılda Osmanlıda yaşamış Türk bilginidir. Hezarfen’in, Leonardo da Vinci’nin kuşlar üzerinde yaptığı çalışmalarından ilhamlandığı sanılmaktadır. Tarihi uçuşuna İstanbul’daki Galata Kulesi’nden başlamış ve İstanbul Boğazı’nı uçarak geçmeyi başarmıştır. Böylece kıtadan kıtaya uçarak bir ilke daha imza atmıştır. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin ilk uçan kişi, ya da ‘İlk uçan Türk’ olarak söz edilmesine yol açan ‘uçuş olayı’ ile ilgili tek bilgi Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde yer alır. Bu olayın varlığına işaret eden, tarihi herhangi başka bir kayıt yoktur. Var olanlar ise kaynak olarak Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni göstermektedir.

88

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

Galata Kulesi, 1348 yılında Cenevizliler tarafından inşa edildi. O günden itibaren Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Kız Kulesi’yle beraber, her devirde şehrin en önemli sembollerinden biri oldu. Basın tarihimizin önemli yayınlarından Servet-i Fünun dergisinin Ocak 1909 Perşembe günkü 924’üncü sayısında, Galata Kulesi’yle ilgili fantastik bir tadilat projesinden bahsedilmişti. Bu projeye göre tarihi kule, ilginç hale getirilmek isteniyordu.  Dergide mühendis ve şehir mimarı Aram Tahtaciyan Efendi tarafından Galata Kulesi’ne ilavesi tasvir edilen kısmı içeren bir model kule ve bu projenin planı vardı. Proje, maket kuleyle birlikte Tahtaciyan Efendi tarafından, Bahriye Nezaretine takdim edilmişti.

Medya Desteği Servet-i Fünun ise projeyi savunuyordu. Dergiye göre, sanat noktayı nazarından hiçbir kıymeti bulunmayan bu cismi binanın, İstanbul’a layık bir tarzda çarçane surette, tebdil ve tezyin edilmesi lazım geldiği ve bunun sadece

Tahtaciyan Efendi’nin projesiyle mümkün olacağı anlatılıyordu. Plana göre, kulenin üstüne 40 metre yüksekliğinde bir parça ilave edilecekti. İkinci kısım Osmanlı Hükümeti’nin kullanımına bırakılırken, küre şeklindeki birinci kısmın kullanım imtiyazı, masrafların karşılığı olarak  30 sene Tahtaciyan Efendi’ye veyahut şürekâsına verilecekti. Yani bugünkü anlamıyla ‘yap işlet devret’ modeli öngörülüyordu. Projeye göre hükümetin kullanımına bırakılan bölüme bir rasathane kurulacak, aynı zamanda yeni Galata Kulesi, telefon ve  telgrafla donatılmış bir gözetleme ve yangın kulesi işlevi görecekti. Bu kısma ulaşım da, dışarıdan monte edilecek iki asansörle yapılacaktı. Galata


Kulesi’ni ziyaret eden her kişiden iki kuruş tahsil edilecekti.

Guinness Rekorlar Kitabı’na Girmek İçin Galata Kulesi’nin Çikolatadan Heykeli Yapıldı.

Galata Kulesi’nin Sivri Külahı Eski fotoğraflar incelendiğinde Galata Kulesi’nin, 16’ncı yüzyılın başlarından 1875’e kadar sivri bir külaha sahip olduğu görülüyor. Ancak kartpostallarda, 1875’ten sonra kulenin külahsız olduğu anlatılıyor. Bilindiği  üzere günümüzde Galata Kulesi külahını tekrar takmıştır. İşte bu sivri külahın hikayesi de Tahtaciyan Efendi’nin projesi kadar enteresan. 1509’da İstanbul’da tahribata yol açan deprem sonrası Galata Kulesi de büyük hasar görmüştü. Kule, Mimar Murad bin Hayrettin tarafından 1510’da onarılmıştı. Bu tarihten sonraki bilgilerde kulenin külahı açıkça anlatılıyor. Evliya Çelebi, 17’nci yüzyılda Galata Kulesi’nin durumunu şu şekilde anlatır: “Kule 118 mimar arşını yüksekliğinde olup, kurşun kaplı bir külahla örtülüdür. İçi  10 katlı zindan ise tersanenin gemi levazımatı ambarı olmuştur.” 1794’te çıkan yangında, kulenin üst kısmı ve külahı yanar ve aynı yıl külah yenilenmekle birlikte, tepede dışarı taşkın dört tane camlı çıkma köşk yapılır. Kule 2-3 Ağustos 1831 Galata Yangını’nda tekrar tahrip olmuş, 1832’deki onarımla yeni bir külaha sahip olarak, büyük oranda bugünkü şeklini almıştır. Yapılan tamiri belirten şair Pertev’in 16 mısralık kasidesi kapı üstüne yerleştirilir. Yapılan onarımda, üst katın biçimi değiştirilerek, buraya kemerli, 14 pencereli bir kat yapılır, bunun üstüne kurşun kaplı sivri külah yerleştirilir, pencerelerin önüne demir bir korkuluk takılarak, İstanbul’u her yönden görme imkanı yaratan bir gezinti yeri yaratılmış olur.  Ancak Sultan Mahmud’un yaptırdığı sivri külahın da dayanıklı olmadığı, 1853-1854 tarihli  bir belgeden anlaşılıyor. Külahın esaslı bir tamirata ihtiyaç duyduğu anlatılırken, külah 1875’teki  bir fırtınada uçup gider.  Bu tarihten sonra Galata Kulesi’nin külahsız yılları başlıyor. ‘Sergüzeşti külah’tan illallah diyen şehrin yöneticileri  külah yerine çok köşeli iki küçük katçık yaptırmış ve ortasına da uzun bir bayrak direği dikmişler. Böy-

lece eski İstanbul fotoğraf ve kartpostallarında görülen Galata Kulesi’nin ‘külahsız’ dönemi ortaya çıkar. Mimar Köksal Anadol’un hazırladığı ‘Galata Kulesi’nin Turistik Tanzimi’ projesiyle Galata Kulesi tamamıyla restore edilir ve 28 Eylül 1967’de İBB Başkanı Haşim İşcan tarafından resmi açılışı yapılarak bugünkü halini alır. Yani yaklaşık 90 yıl sonra Galata Kulesi ‘sivri külahını’ tekrar başına geçirmiş olur.

Bir çikolata üreticisi tarafından ‘Çikolata Festivali’ çerçevesinde dünyanın en uzun, Türkiye’nin ilk dev çikolata heykeli olarak yapılan Galata Kulesi, geçtiğimiz günlerde İstinye Park Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. Açılış töreninde konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, böyle bir etkinliğin yapılmasından dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, ‘’Bu proje Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayacaktır. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum’’ dedi. Törende, 18. Beyoğlu Noterliği Baş Katibesi Nesrin Zengin, Galata Kulesi çikolata heykelinin 6 metre 20 santimetre yüksekliğinde olduğunu onayladı. Marka, 1 ton 100 kilo ağırlığındaki dünyanın en uzun çikolata heykeli ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi amaçlıyor. Heykel, 5 kişilik bir ekip tarafından 25 günde tamamlandı.

Külahlı Kulenin İki Fotoğrafı Mimar Köksal Anadol, bu restorasyon çalışmasında kulenin II. Mahmud devri şeklini esas alır. Sivri külahın varlığını ispat etmek için, İskoç asıllı ünlü fotoğrafçı James Robertson’ın (18131888) 1850 yıllarında çektiği bir fotoğrafı kullanılır. Bu fotoğrafta olduğu gibi, 1852 yılında İstanbul’a gelen ve üç sene kalarak ‘Sultan Fotoğrafçısı’ unvanını alan Fransız Fotoğrafçı Ernest de Caranza’nın, 1852 yılında çektiği fotoğrafta da sivri kulenin varlığı net bir şekilde görülüyor. 1967 yılında yapılan restorasyon sonucunda Sultan Mahmud devri biçimine dönülmüş olmakla beraber, külahı daha az sivri olarak (Cenevizler dönemindeki yapıya daha uygun olması için) ve betondan yapılmış, bir konik tepe şeklinde imal edilerek tekrar eklenmişti. Kulenin içine bir asansör konulmuş, pencereli üst kat ise restorant ve lokal haline getirilerek kiraya verilmişti.

Akşamları Bir Başka Galata Günümüzde Re stau

rant ve Kafete rya hizmeti su Galata Kulesi’n nulan de, yılın her gü nü eş siz boğaz bul manzarası ve İstankarşısında asla unutamayacağ kalar geçirece ınız dakiğinizi umuyor uz . Ak şam saat 20 sonr a eğlencen .0 0’den in tadı damağın ızda kalabilir. Program 22.50-23.50: Ha 20.0 0-21.0 0: Ye sanaki mek Servisi 23.50: Dans Müz 21.0 0-21.30: Ye iği mek Müziği İle tişim 21.30-21.4 5: Ha lk Oyunları Te l: 0212 29 3 81 80 21.50-22.20: Ha rem Show Şi şhane İstanbul 22.20-22.35: Ka Türkiye fkas Dansları w w w.gal atatower.n 22.35-22.50: 2. et Or yantel İnfo@galatatow er.net

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

89


Esra AYNUR

GEZGİN

Mavi ile Yeşilin

En Güzel Dansı

RiZE Her mevsim yeşil Karadeniz...

Yeşilin her tonuna sahip olmasıyla bilinen Karadeniz’in en önemli illerinin başında gelen Rize, Doğu Karadeniz’in en karakteristik özelliklerini gösterir. Karadeniz, Anadolu’nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi, kültürel yapısı ile de ayrılır. Rize; dik yamaçlı vadileri, doruklara ulaşılabilir dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri, kaleleri ve coşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir.

90

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


1640 yılın da Gönye Kalesi’ne görevli gid en Evliya Çelebi Rize’den ç ok kısa ba h seder: “Trabzon ’a bağlı, d eniz kıyısında, bahçeli, g üzel bir yerdir”

Anzer

Şehrin tarih öncesi hakkındaki bilgilerimiz, maalesef ki sınırlı. Yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle, Rize’nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da, bugüne kadar ortaya çıkarılamamış. Rize’nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiş. Evet, Gezgin bu sayı Karadeniz’in incisi Rize’de. Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün rehberliğinde gerçekleştirdiğimiz gezimize, Atatürk Evi Müzesi ile başlıyoruz. Müftü Mahallesi’nde yer alan Rize

Atatürk Evi Müzesi (Mehmet Mataracı Konağı)’nin yapımına 1920 yıllarında başlanmış. Bina 1921 yılında tamamlanmış. Yapı, zemin kat üzerine iki kattan meydana geliyor. Atatürk 1924 yılında, yurt genelinde sonbahar gezisine çıkmış, bu gezisi sırasında 17 Eylül 1924 tarihinde Rize’ye gelmiş ve Mehmet Mataracı’nın misafiri olarak bu evde bir akşam kalmıştır. Sivil mimari örneği olan Rize Etnoğrafya Müzesi (Sarı Ev), 19. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş. Bir zemin ve iki normal kattan oluşan yapının zemin katı sergi salonu olarak kullanılıyor.

Rize ilinin adı ile ilgili olarak, değişik görüşler ileri sürülmüş; Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos, Rumca’da “rıza” olarak dağ eteği anlamında kullanılmış. www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

91


GEZGİN

92

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


Birinci kat idare odaları, ikinci kat ise teşhir salonu olarak kullanılıyor. Rize Müzesi’nde; 76 arkeolojik eser, 594 sikke, 1129 etnografik eser olmak üzere toplam 1799 eser bulunuyor.

Şimşirli Camii Ahşap Camilerin En Güzel Örneklerinden Biri Rize kent merkezinde çarşı içinde yer alan İslam Paşa Camii (Kurşunlu Camii), bir 16. yüzyıl yapısı. Kesme taştan dikdörtgen planlı olan cami, 24 pencereli bir kubbeye sahip. 16.yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Haii tun tarafından yaptırılan ve am C a aş P İslam 1952’de restore edilen caminin minaresi tek şerefeli. İkizdere’de derin bir vadiye bakan Şimşirli Camii, Karadeniz yöresindeki ahşap camilerin en güzel örneklerinden biri. 1849’da bütünüyle kestane ağacından inşa edilen yapının, iki katlı iç mekanı inanılmaz bir ahşap işçiliğinide mutlaka görmelisiniz.

Cihar K

ale

zuk Kale ile Pazar İlçesi Yücehisar Köyü’nde bulunan Cihar Kale küçük yapılar olup, ortalarında birer gözetleme kulelerine sahipler. Pazar İlçesi’nde, küçük bir adacık üzerinde yer alan Kız Kalesi ise bu kalelerden, kulesi olmadığı için ayrılıyor.

Zil K ale

Çamlıhemşin İlçesi’nde, Fırtına Vadisi’nin hakim noktasında kurulan Zil Kale, Rize Kalesi’nden sonra yörenin en büyük kalesi. Yine Çamlıhemşin ilçesi Tatos Geçidi’nde ki Kale-i Bala içinde birçok tesisata sahip olan bir kale. Zil Kalesi’nin ortasında yer alan kule ise, Fırtına Vadisi’ne hakim. Kaçırılmayacak bir görsel şölen.

Her Derde Deva Rize

Rize K ales

i

Rize yöresindeki kalelerin hemen hepsi savunma amaçlı yapılar. Bu kalelerin içinde en önemlisi ise Rize Kalesi. Kalelerden il merkezinin doğusunda, Gündoğdu Beldesi’nde bulunan Bo-

Ayder Termal Turizm Merkezi, Rize İline 87 km, bağlı bulunduğu Çamlıhemşin ilçesine 16 km mesafede yer alıyor. Kaplıcanın, 46 derece sıcaklıktaki renksiz, kokusuz, berrak suyu (PH Değeri 8, Sodyum, Sülfat, Kükürtlü ve Radyoaktif bileşim) inflaboratuvar romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik bel ağrısı, osteoartrit

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

93


GEZGİN gibi eklem hastalıkları, miozit tendinit travma, yumuşak doku hastalıkları, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, rehabilitasyon amacıyla stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında ayrıca kalp kan dolaşımı, solunum yolları rahatsızlıklarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir nitelikte.

alana sahip. Ayrıca ilçede bulunan Ağaran ve Çataldere Şelaleleri gerek yükseklikleri, gerekse ilkbaharda suların kabarmasıyla oluşturdukları görünümle birer doğa harikası.

Yayla Turizmi İçin En Uygun Yer

Anzer, 1991 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiştir. İkizdere Anzer Turizm Merkezi yaylaların doğal güzelliği, otantik özellikleri, zengin flora ve faunasıyla görülmeye değer bölgelerden biri. Bölgede üretimi yapılan renksiz, kokusuz ve kristalleşme özelliği bulunan bir polen grubuna dahil Anzer balının, insan sağlığı açısından (kanser, iltihaplı hastalıklar, eklem ağrıları ve verem gibi) birçok hastalıkta şifa verdiği bilim çevrelerince tespit edilmiş. Anzer Yaylası alternatif turizm çeşitlerinden trekking, yamaç paraşütü ve zirve tırmanışları için oldukça elverişli. Anzer Yaylası bir taraftan Çoruh Nehri ve Bayburt İli’ne, diğer taraftan, Uzungöl Turizm Merkezi’ne ulaşım olanağı sağlaması nedeniyle ayrıca bir önem taşımakta. İlçe merkezine yaklaşık 7 km mesafede bulunan Kuspa, deniz manzaralı oldukça geniş ve düz bir

Ayder Yayl

Anzer Balı Türkiye’de üretilen ve dünya çapında tanınan eşsiz bir baldır. 450-500 çeşit kır çiçeği bulunan (bunların içinde 80-90 tanesi sadece Anzer’de yetişmektedir.) Anzer Yaylası’ndan elde edilen bu bal, çeşitli hastalıklara şifası ile ünlüdür. Haziran ayının ilk haftası ile birlikte kısmen karlı bölgelerde kardelenlerin açmasıyla bahara ve yeşilliğe ilk adımını atan Anzer, müthiş güzelliğini haziran ayı ile başlayıp temmuz ayında zirveye taşıyıp, ağustos ayında tamamlar. Haziran ayının son haftasında gözlerini çiçeklere açan arılar, ağustos ayının ortasına kadar ballarını tamamlarlar.

ası

Yayla turizmi; Rize’nin iç kesimlerinde, zengin orman dokusu yakınlarında yer alan yaylalarda, mevcut altyapıyı kullanarak yapılabilecek fazla yatırım gerektirmeyen bir turizm çeşidi. Bu aktivite için gerekli potansiyel tüm yaylalarda mevcut olup, halen Ayder, Anzer, Elevit ve Çad’da yapılmakta. Rize’nin güneyindeki Kaçkar Dağları ile yüksek dağların eteklerinde birbiriyle bağlantılı birçok güzel yayla var. Bütün bu yaylalar yaz mevsiminde insanlarla dolup taşıyor. Olağanüstü güzellikteki bu yaylaların hemen hepsinde belirli dönemlerde ot biç-

Yapılan Klinik Araştırmalara Göre Anzer Balının Faydaları: • Bağışıklık sistemini düzenler. • Bağırsak düzensizlikleri ve iltihabını giderir.

• Büyüme ve gelişmeyi etkiler. • Düşünme yeteneğini artırır; hafızayı güçlendirir.

• Dengesiz beslenme sorunlarını

Yenilmeli!

giderir.

• Cilt bozukluğu ve yaraları iyileştirici etkisi vardır.

• Mide ülseri ve bağırsak hastalıklarında tedavi edicidir.

Hamsi Çorbası, Hamsi Çiğirtası, Çumur, Enişte Lokumu, Hoşmeri, Pepeçura, Pekmezli Kabak, Karalahana Çorbası, Korkoto Çorbası, Mısır Çorbası, Ezme Lahana, Hamsi Böreği, Karalahana Sarma, Hamsi Köftesi, Kestane Yemeği, Kiremitte Hamsi,Turşu Kavurma, Fasulye Dible, Hamsi Ekşilisi, Laz Böreği, Pide, Simit

94

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr

• Kanı temizler, kalp damar hastalıklarını tedavi eder.

• Erken teşhiste, kanser hastalıkları tedavisinde de etkilidir.


Alınmalı!

Anzer Balı, Hemşin Çorabı, hasır çanta, sepetler, bakır eşya, Rize bezi (feretiko), şimşir kaşık türleri, iskemleler, kemençe ve maket taka.

me şenlikleri yapılıyor. Bu şenliklere katılmak mümkün olduğu gibi, yayla eteklerindeki yamaçlarda rehberlerle birlikte doğa yürüyüşü yapma imkanı da bulabiliyorsunuz. Kaçkar Dağları, hızlı akışlı akarsuların kaynağı konumunda. Bunların en önemlileri Fırtına Deresi, Taşlıdere, İkizdere, Karadere ve İyidere. Bu derelerde akarsu sporları (kano-rafting) için gerekli debi rejim miktarı mevcut. Bu akarsularda ulusal rafting gösterileri ve 2004 yılı ulusal rafting şampiyonası gerçekleştirilmiş. Akarsular dışında irili ufaklı birçok dere de bulunuyor.

Fırtına Deresi, Debisi En Yüksek ve En Hızlı Akan Dere Kaçkar Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçlarındaki derelerin birleşmesi ile oluşan Fırtına Deresi, Ardeşen’in yaklaşık 2 km. batısında Karadeniz’e dökülür. 57 km. uzunluğundaki Fırtına Deresi, akarsu turizmi (kano-rafting) açısından elverişli parkura sahip. Fırtına deresi, debisi en yüksek ve hızlı akan bir dere olma özelliğini taşıyor ve bu nedenle de yerli ve yabancı sporcular bu dereyi özellikle tercih ediyorlar. Çay bahçelerinin ve yer yer ağaçlık adaların arasından geçen derenin üzerindeki kemer köprüler ise, doğayla uyumlu görüntüleriyle huzur verici bir manzarayı, siz ziyaretçilerine sunuyorlar. Çayeli’ne 12 km, Rize merkeze ise 30 km mesafede olan ve Çayeli’nin içinden akan Şairler deresi üzerinde bulunan Ağaran Şelalesi, gerçek bir tabiat harikası.

Rize yaylaları, kampçılar için de mükemmel mekanlar. Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde de çadırlı ve karavanlı konaklama sağlanıyor. Rize ve civarı, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle flora ve faunasıyla çok zengin olan dağ ve sıradağlara, dolayısıyla dağ, doğa yürüyüşüne elverişli önemli bir potansiyele sahip. Rize ve Hopa arasında yer alan yıl boyunca gözlenebilen keskin buzulları masmavi gölleri, yeşilin her tonuna sahip ormanları, coşkulu dereleri, binbir çeşit bitkileri ve hayvanları ile doğal bir park görünümünde olan Kaçkar sıradağlarının en yüksek tepeleri Altıparmak (3480 m.), Kavran (3932 m.) ve Verçenik’tir (3710 m.). Bu tepeler, dağcılık sporları (özellikle tırmanış) için çok elverişli.

Güney rotasından çıkışı kolay olan Kaçkar Dağları’nı her yıl yüzlerce dağcı ziyaret ediyor. Tırmanış esnasında, eğer sis yoksa Doğu Karadeniz Dağları’nın muhteşem görüntüsü izlenebilmektedir. Kuzey rotasını ise daha çok deneyimli dağcılar tercih ederler. Kuzeyden zirve yapmanın bir avantajı geri dönüşte Ayder Yaylası’nda kaplıcalara uğrayabilme olanağı. Maviyle yeşilin bütünleştiği muhteşem bir yeryüzü cennetine merhaba demek istiyorsanız, Rize’ye mutlaka gitmelisiniz.

K açkar Dağ

Hamsi Çorbası

ı

Yöresel Tarif

Nasıl Yapılır?

1 es, 1 soğan, büyük domat 1 , si ya m re ha te gr 0 mek kaşığı Malzemesi: 10 kaşığı un, 1 ye ı tl ta 1 z, no demet mayda biber. ı su, tuz, kara tahta ğı, 4 su bardağ rını çıkarın ve leyin, kılçıkla iz ar ı 5 m al te rç ri le pa si u B de kesin. Yapılışı: Ham lin ha u ar al rç a, ’lik pa er taraft un üzerinde 1 cm nu süzün. Diğ yu a su un , ıp nı ay ğa şl so ha mates ve dakika kadar şıendelenmiş do rı R ka n. bu ru , vu ıp at ka tereyağı ile ır ın. Suyu kayn dakika karışt sileri, kı yılmış ekleyip, birkaç karıştır ın. Ham e ic iy kika , ip ed ve ten sonr a 5 da mın üzerine ila beri ilave ettik bi ra n. ka su ve z ol tu et maydanozu, rvis yapın. Afiy cak olar ak se daha pişirin. Sı

YAPMADAN DÖNM E

• Rize Kalesi’ni gö rmeden, • Ayder’de kaplıca ya gir meden, • Zil Kale’yi görmed en, • Çayeli’nde denize gir meden, • Yaylalar a çıkmada n, • İkizdere - Ilıca’da kaplıcaya gir mede n, • Botanik Çay Bahç esi’ni görmeden, • İsl am Paşa Cami i ile Ceneviz kalesini n kalıntıl ar ını görmeden, • Yörede eski bir gelen ek olan ve özellikle Ar deşen İlçesinde yapılan atmac a avcılığını izlemeden dönmeyin.

www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

95


96

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

97


98

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

101


102

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

103


108

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

109


110

GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011 www.golfxl.com.tr


www.golfxl.com.tr GOLF XL TEMMUZ-AĞUSTOS 2011

111


Golf XL Sayi 03  

Golf ve Yaşam dergisi, Golf, Bunker, 9Sanad, 9.Sanad, GolfXL, Golf XL, Ahmet Agaoglu, Mustafa Koc, Acun Ilıcali

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you