Issuu on Google+

Basýn Ýlan Kurumundan Y gazetemize ziyaret

Sedat Aslanaçier

olacaktýr. Gelecekte bölgesel anlamda bir yapýlanma söz konusu olacaktýr. Þuan ki amacýmýz gittiðimiz illerde ki gazeteleri yerinde görmek içindir. Bu yapýlanmamýzla birlikte gelecekte her þey yerine oturacaktýr. Çok farklý bir sisteme doðru gidiyoruz ve bu çalýþmalarýmýz sistemin taþlarýný yerine oturtma çalýþmalarýdýr" dedi. Yerel gazetelerde yayýnlanan resmi ilanlar gazetelerin temel gelir kaynaðý olduðunu söyleyen Duran,“Ýhale ilanlarýnýn kurumlarýn kendi internet sitesinden yayýnlamasý konusunda biz çalýþmalarýmýzý sürdürüyoruz. Þuan bu konuyla ilgili taslak olarak bekleyen bir çalýþma var ve gelecekte bu konuyla ilgili önümüze neyin çýkacaðýný bilmiyoruz. Fakat þunu belirtmek gerekirse

erel gazeteleri ziyaret etmek üzere Mardin'e gelen Basýn Ýlan Kurumu Ýlan Hizmetleri Müdürü Nail Duran, gazetemizi ziyaret etti. Mardin Valiliði Basýn ve Halkla iliþkiler müdürü Muazzez Kurtay ve Basýn Ýlan Kurumu Ýlan Hizmetlerinden Altan Aydýn ile birlikte gazetemiz imtiyaz sahibi Rýdvan Fidan'ý ofisinde ziyaret eden Duran, Mardin'deki gazeteleri yerlerinde incelemek ve sorunlarýný dinlemek amacýyla geldiklerini belirtti Duran, "Basýn Ýlan Kurumu Genel Müdürümüz Mehmet Atalay'ýn göreve baþlamasýnýn ardýndan mevcut yapýlanmamýzda ciddi anlamda bir yenilenme söz konusu olmuþtur. Önümüzde ki süreç ilanlarýn daðýtýlmasýnda bazý farklýlýklarýn olacaðý bir süreç

teknolojiyi reddetme þansýmýz yok ancak önlem alma þansýmýz var. Ama þunu belirtmek gerekirse artýk kamu ihale ilanlarýnýn kurumlarýn internet üzerinden yayýnlanmasý zamanla devam edecek diye düþünüyorum” dedi. Gazetemiz imtiyaz sahibi Rýdvan Fidan ise, ”Basýn Ýlan Kurumu Ýlan Hizmetleri Müdürü Nail Duran beyefendiyle telefonla sýk sýk görüþüp, bilgi alýþveriþinde bulunuyoruz. Kendisi Sýkýntýlarýmýzla ilgili çok yakýndan ilgilenir. Þimdi bize böyle bir ziyaretle adeta sürpriz yaptý. Kendilerini Mardin'de görmekten mutluluk duyduk. Bundan sonra da bu tür ziyaretlerin devamýný bekliyoruz” dedi. Daha sonra gazetemizin personel durumu baský sayýsý ve daðýtýmla ilgili bilgi alan Duran gazetemizden ayrýldý.

Kýzýltepe'ye 3 bin kiþilik Cami yapýlýyor M. Sait Çakar

K

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

OSB kendi enerjisini üretecek

19 Ekim 2012 Cuma

ýzýltepe ilçesinde 368 müteþebbisin bir araya gelerek kurduðu Hububat Ticaret Merkezi'ne 3 bin kiþilik cami inþa ediliyor. 4 bin 300 metrekare üzerine kurulan cami, 26 kubbeli, 2 minareli olacak ve 3 kattan oluþacak.

Yýl: 9 Sayý 2475 Fiyatý :25 Kr

Mardin'deki tarihi camilerin haricinde en büyük cami olma

özelliði taþýyacak olan yeni cami, 3 ay sonra hizmete girecek. Tarihi Ýpekyolu üzerinde kurulan camide taziye evi, Kuran kursu ve derslikler bulunuyor. Camide ayrýca yolcular için duþ odalarý da yer alacak. Yaklaþýk 7 milyon liraya mal olmasý beklenen camiyi hayýrseverler yaptýrýyor. Kýzýltepe Zahireciler Derneði Baþkaný Mehmet Þerif Öter, her katýnda bin 500 kiþinin ibadet edeeceði camiyi bölgeye kazandýrmanýn mutluluðunu yaþadýklarýný söyledi.

Basýn mensuplarýyla kahvaltýda bir araya gelen Ömerli ilçe Belediye Baþkaný Yýlmaz Altundað,ilçede vatandaþlarla birlikte yapýlan yeni cami için mahkemelik olduðunu ve þu anda soruþturmanýn da devam ettiðini söyledi. Ali Edis CHP'li Ömerli ilçe Belediye Baþkaný Yýlmaz Altundað, vatandaþlarla birlikte ilçede 4 minareli cami yaptýrýnca mahkemelik oldu. Basýn mensuplarýyla kahvaltýda bir araya gelen Ömerli ilçe Belediye

M

ardin'de 108 fabrikanýn bulunduðu 1.Organize Sanayi Bölgesi, kademeli olarak kurulmasý planlanan güneþ enerjisi santraliyle kendi enerjisini üretecek.

Mardin'de 110 fabrikanýn bulunduðu 1. Organize Sanayi Bölgesi, kademeli olarak kurulmasý planlanan güneþ enerjisi santraliyle kendi enerjisini üretecek. Mardin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Baþkan Yardýmcýsý ve Mardin Sanayici ve Ýþ Adamlarý Derneði (MARSÝAD) Baþkaný Nasýr Duyan, yaptýðý açýklamada, yaþanan elektrik kesintileri ve dalgalanmalarýn iþ adamlarýný zor durumda býraktýðýný, bu yüzden bir proje hazýrladýklarýný Sayfa 2’de kaydetti.

Baþkaný Yýlmaz Altundað, ilçede yaptýðý hizmetleri hakkýnda gazetecilere bilgi verdi. Altundað, ilçede vatandaþlarla birlikte yapýlan yeni cami için mahkemelik olduðunu ve þu anda soruþturmanýn da devam ettiðini söyledi. 2009 yýlýnda göreve geldiði günden itibaren birçok projeye imza attýklarýný belirten Altundað, "Ömerli'ye yakýþan her türlü hizmeti yapmak için ayrým yapmadan hizmet ediyoruz. Hizmet ederken de bazen bu hizmetleri yaptýðým için mahkemelik oldum. 4 yýl baþkanlýk süresi boyunca bir yýl mahkemelerde ifade vermekle geçirdim. En son olarak, ilçede bulunan camiyi yýkýp yenisini yaparken þikayet üzerine mahkemelik oldum. Þu anda soruþturma devam ediyor" dedi. Camiyi vatandaþ, hayýrsever ve belediyenin desteðiyle yeniden yaptýklarýný ifade eden Altundað, "Caminin projesini bizzat kendim çizdim. Eski binanýn yýkýlmasý ve temel atýlmasýnda belediyenin imkanlarýný kullandýk. Diyanet, belediye, vatandaþ ve Cami Vakfý iþ birliði yaptýk. Ömerli ilçesine yakýþan ve sembol olacak bir cami yaptýrmak istedik. Cami herkesin gözbebeði ve simgesi oldu. Bunu yaparken belli bir kesim bunu yadýrgadý. Ama saðduyu

daha çok hakim oldu. Bu proje uygulanýrken 4 minareli tek cami Ömerli ilçesinde olmasý bizleri mutlu etti. Bize keyif veriyor. Ayný anda 3 bin kiþinin namaz kýlabileceði bir külliye olacak. Tamamen Artuklu sentezi ile düzenlenmiþ. Bir buçuk ay içinde ibadete açýlacak" þeklinde konuþtu. Camiyi yaparken belli bir kesim tarafýndan þikayet edildiklerini de dile getiren Altundað, konuþmasýna þöyle devam etti: “Bunlarýn Ömerli'nin önünü týkamak için yapýldýðýna inanýyorum. Ömerli'nin geri kalmýþlýðýn tek nedeni bu þikayetlerdir. Gerekçesi olarak herhalde hizmetin gelmemesi için yapýlan þikayetlerdir. Yoksa bu cami kimsenin camisi deðildir. Herkesin ortak malýdýr. Sadece camide deðil

yaptýðýmýz her hizmette engelleniyoruz. Cami yapýlýrken tabi ki yadýrgandý yýktýðýmýz zaman sýkýntý çektik. Ama yýkýldýktan sonra temelin atýlmasý ve inþaatýn baþlamasý ile birlikte insanlarýn söyleyecek bir þeyi kalmýyor. Ýnsanlarýn bizi sevmesini beklemiyoruz. Genel anlamda Ömerli halký bizi seviyor. Ömerli patlama yapacak. Nusaybin gibi Midyat gibi geliþecektir. Aslýnda bu proje Ömerli'nin en ciddi en saðlýklý projedir. Bu projeyi önemsiyoruz. Bu projeyi yaparken cami tasarýmý cami tasarýmý ezber bozdu. Paranýn ve imanýn kimde olduðunu ancak Allah biliyor. Ýnananlara ve inanmayanlara saygý duyuyorum. Ben inançlý biriyim dolayýsýyla vatandaþ benden bunu istiyorsa herkesten önce ben buna destek veririm."

Belediye Cuma günleri ücretsiz sünnet yapacak Ýsmail Erkar

M

ardin Belediyesi, her cuma günü ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarýnýn sünnetini ücretsiz olarak gerçekleþtirecek. Belediye tarafýndan açýlan sünnet sezonunda ilk etapda 50 ihtiyaç sahibi ailenin çocuðu sünnet edildi. Sünnet olan çocuklarý yalnýz býrakmayan Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, çocuklarla sohbet ederek onlara çeþitli hediyeler verdi. Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, 50 çocuðun erkekliðe ilk adýmý attýðý

günde bir araya geldiklerini söyledi. Ayanoðlu, "Ailelerimizin bu önemli gününe ortak olduðumuz için mutluyuz. Çocuklarýný sünnet etme imkaný bulamayan dar gelirli ailelerin çocuklarýný sünnet ediyoruz. Sünnet için baþvuran hiçbir vatandaþýmýzý geri çevirmiyoruz. Bu arada hiçbir ücret almadan çocuklarýn sünnetini gerçekleþtiren Kadýn Doðum ve Çocuk Hastanesi Müdürü Mehmet Sait Uçar’a da teþekkür ediyorum.” dedi. Sünnet sezonunun açýlmasýyla Mardin Belediyesi bünyesinde kurulu bulunan Saðlýk

"Kanserde erken teþhis önemli"

M

Birimi, her Cuma günü sünnet yapacak. Çocuklarýný sünnet ettirmek isteyen aileler önceden Mardin Belediyesi Kültür ve Sosyal Ýþleri Müdürlüðü’ne baþvurmalarý gerekiyor.

ardin Ýl Saðlýk Müdürü Mehmet Derviþ, kanser hastalýðýnýn gerek dünyada gerek Türkiye'de ölüm nedenleri arasýnda ikinci sýrada yer aldýðýný söyledi. Dünya’da yýlda 6 milyon insan kansere yakalanýrken önümüzdeki 20 yýl sonunda 12 milyona ulaþacaðý tahmin edildiðini belirten Derviþ, "Kanser hastalýðý gerek, dünyada gerek, ülkemizde ölüm nedenleri arasýnda ikinci sýrada yer almaktadýr. Kanser hastalýðý; öldürücülüðü, býraktýðý sakatlýklar ve tedavideki yüksek maliyeti nedeniyle ülke ekonomisi ve iþ gücünde çok aðýr kayýplara sebep olmaktadýr. Sayfa 2’de


19 Ekim 2012 Cuma

2

OSB kendi enerjisini üretecek Mardin'de 110 fabrikanýn bulunduðu 1. Organize Sanayi Bölgesi, kademeli olarak kurulmasý planlanan güneþ enerjisi santraliyle kendi enerjisini üretecek. Ýsmail Erkar

M

ardin'de 108 fabrikanýn bulunduðu 1.Organize Sanayi Bölgesi, kademeli olarak kurulmasý planlanan güneþ enerjisi santraliyle kendi enerjisini üretecek. Mardin'de 110 fabrikanýn bulunduðu 1. Organize Sanayi Bölgesi, kademeli olarak kurulmasý planlanan güneþ enerjisi santraliyle kendi enerjisini üretecek. Mardin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Baþkan Yardýmcýsý ve Mardin Sanayici ve Ýþ Adamlarý Derneði (MARSÝAD) Baþkaný Nasýr Duyan, yaptýðý açýklamada, yaþanan elektrik kesintileri ve dalgalanmalarýn iþ adamlarýný zor durumda býraktýðýný, bu yüzden bir proje hazýrladýklarýný kaydetti. Projeyi kademeli olarak hayata geçireceklerini ifade eden Duyan, "Yaþanan elektrik kesintileri ve dalgalanmalarýn önüne geçebilmek için kademeli olarak 50 milyon avro tutarýnda 30 megavatlýk güneþ enerjili bir santral kuracaðýz. Kurulacak santralle OSB'de faaliyet gösteren bütün iþletmelerin enerji ihtiyacý karþýlanacak" dedi. Bu kapsamda firmalardan gelen teklifleri deðerlendirdiklerini ifade eden Duyan, þunlarý söyledi: " Bölgede yaþanan enerji, yani elektrik sorunu var. Maalesef bu sorun buradaki herkesi olumsuz etkiliyor. Buna raðmen ihracatýmýz çok iyi durumda. Bu sorunlarý aþmamýz durumunda ciddi bir potansiyel oluþacak. Bunun için de elektriðin yaný sýra alternatif çalýþmalar içine girdik. Bununla ilgili fizibilite çalýþmalarýmýz devam ediyor. Þu anda üç firmadan teklif aldýk. Bu ciddi ve büyük bir proje. Gelen teklifleri daha açmadýk. Hala teklifler geliyor. Santrali hemen kurmayacaðýz. Kademeli olarak yapacaðýz. Uzun vadeli bir proje. Ýlk olarak 12 ya da 15 megavatlýk bir santral kurulmasýný planlýyoruz. Buradaki iþ adamlarýmýzla görüþtük. Hepsi sýcak bakýyor. Yaþanan bu elektrik santrali için de

araþtýrmalarýmýz devam ediyor. Enerji yatýrýmlarýna, uzun vadeli krediler veriliyor. Bu krediye bir çok banka girecek. Çünkü devlet garantisi var." Duyan, bütün sýkýntýlara raðmen Türkiye'nin ihracat rakamlarýný arttýrmak için baþarýlý çalýþmalara katkýda bulunduklarýný sözlerine ekledi.

Ýlçelerden kan baðýþýna büyük ilgi

Ýkinci OSB için çalýþmalar sürüyor Birinci Organize Sanayi Bölgesi 110 fabrika ile dolan Mardin'de, uzun zamandýr devam eden 2'nci OSB çalýþmalarý tatlýya baðlandý ve arazisi olan vatandaþlar ikna edilerek, bin 500 dekar arazi tahsisi yapýldýðýný müjdeleyen Mardin Valisi Turhan Ayvaz, 180 müteþebbisin fabrika kurmak için sýra beklediðini açýkladý. Ýnanç ve kültür turizmi ile yýldýzý giderek parlayan 7 bin yýllýk tarihi Mardin kenti sanayisi ile de gün geçtikçe adýndan söz ettirmeye baþladý.2001 yýlý ekonomik krizden neredeyse hiç etkilenmeyen Mardin OSB'de ki doluluk oraný yüzde yüzü buldu. Halen 110 fabrikanýn yüzde yüz kapasite ile çalýþtýðý Mardin birinci Organize Sanayi Bölgesi'nde, tarým ve tarýma dayýlý ürün iþletmelerinin aðýrlýklý olduðu belirtildi. Mardin-Nusaybin karayolunun 5'nci kilometresinde yer alan hazine ve özel mülkiyete ait arazilerin çakýþtýðý bir alanda kamulaþtýrma çalýþmasý baþlattýklarýný belirten Mardin Valisi Turhan Ayvaz, burada arazisi bulunan vatandaþlarla anlaþarak kendilerine daha farklý alanlarda arazi tahsisi yaptýklarýna dikkat çekerek, “Bin 500 dönüm arazi tahsisi yaptýk. Allah kýsmet ederse Mardin 2'nci OSB'yi burada kuracaðýz. Ayrýca burada gerek görmemiz halinde bin 500 dekar daha arazi ilavesi yapma imkânýmýz var” dedi. Bin 800 fabrikatör sýrada Arsa pürüzünün giderilmesinden sonra parselasyon ve altyapý çalýþmalarýna geçildiðini de sözlerine ekleyen Mardin Valisi Ayvaz sözlerini þöyle sürdürdü: “Ýkinci Mardin Organize Sanayi Bölgemiz için sýrada 180 fabrikatör var. Bu müteþebbisler bir an önce fabrikalarýný kurup üretime geçmeyi arzulamaktadýr. Bu da Mardin adýna çok sevindirici bir geliþmedir. Bir yandan inanç ve kültür turizmi, bir yandan da sanayileþmede atýlan dev adýmlarla çok ama çok mutluyuz. Yeni teþvik yasasý ile artýk Mardin'i tutana aþk olsun. Buradaki temel amacýmýz ihracatý artýrmanýn yaný sýra iþsizliði de önlemektir. Halen 5 bin kiþinin çalýþtýðý Mardin OSB'den sonra, 2'rcisi içinde en az 10 bin insanýmýza aþ ve iþ imkâný saðlanmýþ olacaktýr.” Üretimi arttýrarak ihracatý tetikleyecek olan Mardin ikinci OSB'ye 180 yeni fabrikanýn

M. Sait Çakar

K kurulmasý ile alýnacak 10 bin yeni iþçi ile de iþsizliðin de adeta kökü kazýnacaðýna kesin gözle bakýlýyor. Nusaybin yolu deðer kazandý Mardin-Nusaybin karayolunun 5'nci kilometresinde kurulacak 2'nci OSB ile birlikte daha þimdiden arza fiyatlarý yüzde 100 oranýnda deðer kazandý. Tarýma elveriþli arazilerin sanayi yatýrýmýna kaydýrmamaya azami çaba harcayacaklarýný dile getiren ovanýn önder çiftçilerinden Abdulkadir Yýldýz, daðlýk alanlara kaydýrýlan yeni OSB çok isabetli bir karar olduðunu belirterek, “Burada sera alanlarý çoðalacaktýr. Yaþ meyve ve sebzeye özgü tesislerde elbet kurulacaktýr ve bu yöndeki üretime de apayrý bir canlýlýk katacaktýr. Yani hem sanayici, hem de tepenin yamacýnda tarýmsal üretim yapan biç çiftçiler kazanacaktýr. Buda Mardin'deki refah payýný en az 1520 kat arttýracaktýr. Arsalarýmýzýn deðeri de daha þimdiden birkaç misli artmýþtýr. Bu olanaðý saðlayan baþta Valimiz olmak üzere, Belediye Baþkanýmýz, Mardin Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði ve emeði geçen tüm kesimlere þükran borçluyuz” dedi.

ýzýlay, Mardin'in Midyat ilçesinde 'Kan baðýþý kampanyasý' düzenledi. Bir doktor ve 6 görevlinin hazýr bulunduðu kan baðýþý TIR'ý önünde vatandaþlar kan vermek için kuyruk oluþturdu. Kýzýlay Midyat Þube Baþkaný Murat Aykat, kan vermenin özellikle hastanelerde yatan hastalara destek olma açýsýndan önemli bir davranýþ olduðunu belirterek, " Kan baðýþýnda bulunan bireyin hem kaný yenileniyor hem de bir kiþinin kan ihtiyacý karþýlanýyor." dedi. Midyatlýlarýn kan vermek için sýraya girdiðini belirten Aykat, 90 ünite kan topladýklarýný belirtti. Kan vermenin insanlýk görevi olduðunu belirten Fethullah Yýldýz isimli vatandaþ, kan aracýný gördükten sonra iþ yerini kapattýktan sonra kan vermeye geldiðini kaydetti. Kýzýlay görevlileri ise

Diyarbakýr, Siirt, Batman, Elazýð, Mardin, Bingöl, Þýrnak illerinde faaliyet gösteren 52 hastanenin kan ihtiyacýnýn Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi olarak ilgili yasa esaslarý doðrultusunda karþýladýklarýný aktardý. Nusaybin'de Kan Baðýþýna Yoðun Ýlgi Kýzýlay Diyarbakýr Bölge Müdürlüðü bünyesindeki kan baðýþý Mobil aracý Nusaybin`de Kan baðýþý topladý. Kan baðýþýna Nusaybinliler yoðun ilgi gösterdi. Türk Kýzýlayý Diyarbakýr Bölge Müdürlüðüne baðlý mobil ekipler, insan saðlýðýnda hayati önem taþýyan kan ihtiyacýnýn karþýlanmasý amacýyla þehir þehir geziyor. Nusaybin Belediyesi önüne kurulan Diyarbakýr Kan Merkezine ait mobil araçta yapýlan kan baðýþýna vatandaþlar yaný sýra Belediye baþkan yardýmcýsý Ahmet Dinç ve Din Bir sen'e baðlý din görevlileri de katýldý.

"Kanserde erken teþhis önemli" M Ali Edis

ardin Ýl Saðlýk Müdürü Mehmet Derviþ, kanser hastalýðýnýn gerek dünyada gerek Türkiye'de ölüm nedenleri arasýnda ikinci sýrada yer aldýðýný söyledi. Dünya’da yýlda 6 milyon insan kansere yakalanýrken önümüzdeki 20 yýl sonunda 12 milyona ulaþacaðý tahmin edildiðini belirten Derviþ, "Kanser hastalýðý gerek, dünyada gerek, ülkemizde ölüm nedenleri arasýnda ikinci sýrada yer almaktadýr. Kanser hastalýðý; öldürücülüðü, býraktýðý sakatlýklar ve tedavideki yüksek maliyeti nedeniyle ülke ekonomisi ve iþ gücünde çok aðýr kayýplara sebep olmaktadýr. Ülkemizde halkýn yüzde 80’i kanseri çok önemli bir hastalýk olarak sayarken yüzde 2’si kanser erken belirtilerini bilmektedir.” dedi Meme kanseri erken teþhis edildiðinde terdavi edilebilir Günümüzde kanser türlerinden biri olan meme kanserinin erken teþhis edildiði takdirde tedavi edilebilen hastalýklar grubuna girdiðini hatýrlatan Derviþ, bütün geliþmelere raðmen kadýnlar tarafýndan çok iyi tanýnmadýðý için

hala en çok korkulan hastalýklarýn baþýnda yer aldýðýna dikkat çekti. Kadýnlarda 45 yaþýnýn üzerinde meme kanserine yakalanma riski taþýdýðýný ifade eden Derviþ konuþmasýna þöyle devam etti: "Özellikle yakýn akrabalarýndan birinde meme kanseri hikâyesi varsa, sigara veya alkol kullanýyorsa, adet görmeye 12 yaþýndan önce baþlamýþsa, hiç gebe kalmamýþsa veya bebeðini emzirmemiþse, uzun süre hormon tedavisi görmüþse meme kanseri olma riski biraz daha artmaktadýr. Unutmayalým ki meme kanserinden

ve diðer kanserlerden korunmak için hayatýmýzda dikkat etmemiz gereken bazý kurallar vardýr. Yeterli ve dengeli beslenmek, aþýrý kilodan korunmak, alkol ve sigara alýþkanlýðý varsa býrakmak, 30 yaþýndan önce doðum yapmak, bebeðini emzirmek, stresi kontrol etmek, spor yapmak ve düzenli olarak doktor muayenesinden geçip gerekli tetkiklerini yaptýrmakla da meme kanseri riski azaltýlabilir. Ayrýca kendi kendine meme muayenesi yapmak da meme kanserini erken teþhis etmeye yardýmcý olur ve hayat kurtar.”


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

19 Ekim 2012 Cuma

3

Arýnç: Diyarbakýr Emniyet Müdürü konusunda Baþbakan da haklý ben de

Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, Diyarbakýr Emniyet Müdürü Recep Güven'in 'Daðda ölen terörist için aðlamýyorsan insan deðilsin' cümlesi hakkýndaki sözlerinin arkasýnda olduðunu söyledi. Arýnç, "Þahsi fikrimi söylerken ben ne kadar doðru ve haklýysam Sayýn Baþbakanýmýzýn o gün yaptýðý eleþtiriler de yerden göðe kadar doðrudur ve haklýdýr." dedi.

B

aþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, Diyarbakýr Emniyet Müdürü Recep Güven'in 'Daðda ölen terörist için aðlamýyorsan insan deðilsin' cümlesi hakkýndaki sözlerinin arkasýnda olduðunu söyledi. Arýnç, "Þahsi fikrimi söylerken ben ne kadar doðru ve haklýysam Sayýn Baþbakanýmýzýn o gün yaptýðý eleþtiriler de yerden göðe kadar doðrudur ve haklýdýr." dedi. Arýnç, "Keþke Emniyet Müdürü o cümleyi bu konuþmanýn içine koymasaydý. Veya aðlamak yerine 'düþünmek gerekir' deseydi, 'hepimizi sorumlu tutmak gerekir' deseydi. Ýddialý bir cümle kurmuþ. Ama konuþmanýn bütününü alýn ben þahsen çok güzel buldum, örnek buldum. Halen bu düþüncemin arkasýndayým. Benim adým Bülent Arýnç, bu konuþma doðrudur. Yeter ki konuþmanýn içerisinde, bir devlet yönetiminde, bir hükümette yanlýþ anlaþýlabilir terörle mücadele endiþesi olmasýn. Ýki kere iki dört. Þahsi fikrimi söylerken ben ne kadar doðru ve haklýysam Sayýn Baþbakanýmýzýn o gün yaptýðý eleþtiriler de yerden göðe kadar doðrudur ve haklýdýr." diye konuþtu. Bülent Arýnç, yaptýðý konuþmada gündeme iliþkin deðerlendirmelerde bulundu. Konuþmasýnda Diyarbakýr Emniyet Müdürü Recep Güven'in tartýþmaya sebep olan sözlerine deðinen Arýnç, "Geçen günlerde Diyarbakýr Emniyet Müdürü'nün bir sözü oldu. Ben de Diyarbakýr'a gidiyorum ve onlarý çok seviyorum. Diyarbakýr'ýn Müslüman kimliðine, dine ve diyanete olan ilgisini geçmiþten beri biliyorum. Þu anda Diyarbakýr'da PKK terörü üzücüdür ama onlarýn aslý Müslümanlýktýr. Onlar Ýslamiyet ve Peygamber Efendimizin her sözüne 'Lebbeyk' demiþlerdir. Kürtlerin önemli alimleri var. Bediüzzaman bunlardan biridir. O örgüt ortaya çýkýncý en büyük zararý bu tür Müslüman ve alimler ile mollalara vermiþtir. O bölgede bulunan mollalarýn açlýða mahkum edilmesi ve sürgüne zorunlu kýlýnmasý rastgele deðildir." diye konuþtu. "SÖYLEDÝÐÝM HER SÖZÜN ATTIÐIM HER ADIMIN ARKASINDAYIM" Diyarbakýr Emniyet Müdürü'nü Siirt'ten tanýdýðýný belirten Bülent Arýnç, "Bu arkadaþýmýz gazetecileri toplamýþ bir konuþma yapmýþ. Konuþmasýnda da diyor ki; 1991-95 yýllarý arasýnda Diyarbakýr'daydým. Þöyle þöyle acý olaylar yaþandý. Bugün örgütün geldiði noktada o acý olaylarýn mutlaka kaygýsý var. Sonunda iddialý bir cümlede sarf ediyor. O daha eskiden bir cümle imiþ. Bana sormuþlardý diyor þimdi ayný þeyi tekrar söyleyeyim. 'Eðer bir teröristin bile daðda öldüðüne acýmýyor, aðlamýyorsak insan deðiliz.' gibi bir cümle var. Ama bu 20 dakikalýk bir konuþmanýn içinde ayrý bir cümle. O gün Bakanlar Kurulu var ve ondan sonrada bana soruyorlar. Ben de

diyorum ki; 'bu Bakanlar Kurulu'nda konuþulmadý, görüþülmedi. Ama benim þahsi düþüncemi merak ediyorsanýz....' ben sorulduðu zaman cevap vermeden durmayan bir adamým. Þahsi düþüncem de budur. Ertesi gün grup toplantýsý var, siz bir yýldýr tanýyorsunuz ama ben 40 yýllýk siyasi hayatýmda söylediðim her sözün, yaptýðým her iþin, atýðým her adýmýn hesabýný þerefle veririm. Dolayýsýyla bir yanlýþým olursa 'yanlýþ yaptým' derim. Ama doðru olanýn da arkasýnda durmaya devam ederim. Hiç istikbal kaygým yoktur. Sonunda 'þu mu olacaðým, bu mu olacaðým...' hesap kitapla alakam yok. Allah dostu bir adamým ben. Siyasete yalýn ayakla girdim bugünde yalýn ayakla devam ediyorum. Çok þükür, Rabbim bana Meclis Baþkanlýðý gibi þerefli bir görev nasip etti. Ben sade bir milletvekili olarak bu yaptýðým iþten de gurur duyuyorum." þeklinde konuþtu. "Sadece o cümleye dikkat ederek eleþtirebilirler" Baþbakan Erdoðan'ýn kendisini aradýðýný, o cümlenin sorunlu olduðunu söylediðini aktaran Arýnç, "O cümle tek baþýna alýnýrsa, baþý sonu birbirinden ayýrt edilirse yanlýþ anlaþýlabilir, doðru. Nedir o; daðda ölen adama aðlamýyorsan sen þöylesin. Önü arkasý bunu izah ediyor. Ama bizdeki insanlar sadece o cümleye dikkat ederek eleþtirebilirler. Özellikle muhalefet bunu eleþtirebilir ve Türkiye'de terörle mücadelede bir yanlýþ anlaþýlmaya yol açabilir. Çünkü askerimiz gayretli, polisimiz gayretli, Bütün güvenlik güçlerimiz baþlarýnda komutanlarý olduðu halde dað baþýnda terörle mücadele ediyorlar. Bundan büyük þeref olur mu? Bu inanlarýn kuvvei maneviyesini kýrmak hiçbir zaman doðru olmaz. Mesele þudur bir; ben þahsi görüþümü açýkladým bunda ihtilaf yok. Ýkincisi ben konuþmanýn bütününü esas aldým. Beyefendilerin haberi olmayabilir Bugün terörü meydana getiren 10 sebep varsa bu 10 sebeple mücadele etmedikten sonra terörle mücadelede baþarýlý olamazsýnýz. O bölgenin halkýnýn kimliðini inkar ettiler yýllarca. 'Sen Kürt olamazsýn, dað baþýnda kar vardý, kart kurt ediyordu, sen o seslerle Kürt oldun' diye alay ettiler. Kürtçe konuþamazsýn dediler konuþaný cezaevine koydular. Siz öyle bir kimlikle yaþayan insan olsanýz buna isyan etmez miydiniz? Buna hayýr demez miydiniz? Bu ne kadar yanlýþ, 'Allah beni böyle yarattý niye beni böyle kabul etmiyorsun' demez miydiniz. Ýsyan ettiler...Aldýlar adamý evinden sokakta kurþun sesini duydu karýsý, sokaða çýktý kafasýndan vurulmuþtu. Taksinin içerisinde vurdular oðlunun eline düþtü adam. Bugünleri biz yaþadýk. Babasý kucaðýna düþmüþ bir genç buna isyan edip daða çýkmýþsa ayýp deðil mi yahu? Bu insaný anlamak gerekmez mi? Bu insaný bu suça iten sebeplerden birisi de budur demek ne zaman yanlýþ oldu. Doðru konuþalým." dedi. "Adým Bülent Arýnç bu konuþma doðru" Orada yaþanan trajediyi çok iyi bildiklerini vurgulayan Arýnç, sözlerini þöyle sürdürdü: "Keþke Emniyet Müdürü o cümleyi bu konuþmanýn içine koymasaydý. Veya aðlamak yerine 'düþünmek gerekir' deseydi, 'hepimizi sorumlu tutmak gerekir' deseydi. Ýddialý bir cümle kurmuþ. Ama konuþmanýn bütününü alýn ben þahsen çok güzel buldum, örnek buldum. Halen bu düþüncemin arkasýndayým. Benim adým Bülent Arýnç, bu konuþma doðrudur. Yeter ki konuþmanýn içerisinde, bir devlet yönetiminde, bir hükümette yanlýþ anlaþýlabilir terörle mücadele endiþesi olmasýn. Ýki kere ki dört. Þahsi fikrimi söylerken ben ne kadar doðru ve haklýysam Sayýn Baþbakanýmýzýn o gün yaptýðý eleþtiriler de yerden göðe kadar doðrudur ve

haklýdýr." O çocuklarý daða çýkaran sebeplerin ortadan kaldýrýlmasý gerektiðinin altýný çizen Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, "Bu gün güzel insanlar güzel iþler yapýyorlar. Okullar, dershaneler açýyorlar. Sadece Bursa'da deðil Diyarbakýr'da Þýrnak'ta... Örgüt bunlara her gün bomba atýyor. Cizre'deki yurda bomba attýlar, yok etmek istediler. Þimdi de okullarý bombalýyorlar. Bakýn Harun Tokak güzel bir hikaye yazdý, hikaye gerçek. Hakkari'de bir baba sefil kýyafetler içinde elinden tuttuðu çocuðu ile gelir. Der ki; .enim çocuklarýmdan bir tanesi daða gitti, 3-4 tanesi de periþan vaziyette. Ama içlerinde en akýllýsý bu, bunu sizin yurdunuza alýn ve okutun 'bu bari kurtulsun' der. Yurt idarecisi der ki; 'her yerimiz dopdolu. Sizin gibi babalar geliyorlar (biz koridorda dahi yatarýz) diyorlar, ama kusura bakmayýn Milli Eðitim denetliyor, kaymakam denetliyor yurdumuzda çocuðunuza yer yok.' Adam zannediyor ki para pul meselesi. Diyor ki; 'elimde ne varsa satar savarým, size veririm, çocuðumu alýn ve okulunuzda okutun. Kurtulsun.' Yurt idarecisi ellerini yana açýyor '3 veya 6 ay sonra bir gelin bakalým bir yer boþalýrsa biz de sizi alalým' diyor. Bir tarafa notta alýyorlar. 6 ay sonra bir yer boþalýyor ve hemen adamcaðýzý arýyorlar. 'Gel seninle hemen görüþelim' diyorlar. Adam geliyor. Diyorlar ki; 'senin oðluna da sýra geldi, yurda alabiliriz.' Adam iki gözü iki çeþme 'geç kaldýnýz oðlum daða çýktý' diyor. Evet gençler böyle daða çýkýyor. O yanýp tutuþuyor, 'keþke alabilseydim onun kurtulmasýna vesile olabilseydim' diye ama olamadý." diye konuþtu. "Aðlayan Genelkurmay baþkanlarý ile baþbakanlara ihtiyaç var" Bu sýrada gözyaþlarýný tutamayan Arýnç, "Aðlamak insani bir olaydýr. Aðlamak güzel bir þeydir, her yerde her zaman deðil þüphesiz. Ama gözyaþlarýnýn olmasý insaný insan yapar. Gözyaþýndan mahrum olan insana ben acýrým. Onun kalpsizliðine, hayattan kopuþuna acýrým. Onun vicdansýzlýðýna acýrým..... Gözyaþýndan mahrum olmasýnýn altýnda ne yatýyor onu bilmem ama Türkiye'nin aðlayan genelkurmay baþkanlarýna, baþbakanlara, bakanlara ihtiyacý var. Aðlamak güzel þey, aðlayan insanda vicdan, edep vardýr. Ýnsan sevgisi, millet sevgisi vardýr. Allah herkese nasip etsin." ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

Türkiye'ye sýðýnan Suriyeli sayýsý 145 bine dayandý Ü lkelerindeki þiddet olaylarýndan kaçarak Türkiyeye sýðýnan Suriyeli sayýsý 144 bin 938'e ulaþtý. Bunlardan 43 bin 104 Suriye vatandaþý ülkesine dönerken, 101 bin 834 kiþiye her türlü yardým yapýlýyor. Baþbakanlýk Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý (AFAD)'ndan yapýlan yazýlý açýklamada, Suriye’den gelenler için kurulan 13 çadýrkent, 1 geçici kabul merkezi ve 1 adet konteynerkentte bugün itibariyle 101 bin 834 Suriye vatandaþý bulunduðunu bildirildi. AFAD tarafýndan Hatay’da 5, Þanlýurfa’da 2, Gaziantep’te 3, Kahramanmaraþ, Osmaniye ve Adýyaman’da 1’er olmak üzere toplam 13 çadýrkent ile Kilis’te 12 bin kiþilik 1 adet konteynerkent kurulduðu ifade edilen açýklamada, "2011 yýlý Nisan ayý içerisinde Suriye’de baþlayan iç karýþýklýklar nedeniyle, nüfus hareketlerine yönelik olarak bugüne kadar ülkemize gelen 140 binden fazla Suriye vatandaþý için, Baþbakanlýk AFAD tarafýndan 7 ilimizde kurulan kamplarda bir yýlý aþkýn süredir, her türlü insani yardým ihtiyacý karþýlanmaktadýr. Baþkanlýðýmýzýn koordinasyonunda; ilgili kurum ve kuruluþlarca çadýrkentlerde ve konteynerkentte barýnma,

yiyecek, saðlýk, güvenlik, sosyal aktivite, eðitim, ibadet, tercümanlýk, haberleþme, bankacýlýk ve diðer hizmetler verilmektedir. Konteynerkent ve çadýrkentlerde her türlü koordinasyon; ulusal ve uluslararasý afet ve acil durumlarda ülkemiz adýna yetkili kurum olan Baþbakanlýk AFAD tarafýndan saðlanmaktadýr. Baþbakanlýk AFAD’ýn gönderdiði ödenekler ile kurulan kamplarda, okul, cami, ticaret, polis ve saðlýk merkezi, basýn brifing birimi, çocuk oyun alanlarý, televizyon izleme üniteleri, su deposu, arýtma merkezi, trafo ve jeneratör gibi donatýlar da yer almaktadýr. Konteynerkent ve çadýrkentlerde, ülkemize giriþ yapan Suriye vatandaþlarýna günlük olarak 3 öðün sýcak yemek verilmeye devam edilmektedir." denildi. Bugüne kadar Türkiye'ye toplam 144 bin 938 Suriye vatandaþý giriþ yaptýðý belirtilen açýklamada, þu bilgilere yer verildi: "Bugüne kadar toplam 43 bin 104 Suriye vatandaþý ülkesine dönmüþtür. 96’sý refakatçi, 602’si hasta ve yaralý olmak üzere toplam 698 kiþi hastanede bulunmaktadýr. Hastanedekilerle birlikte ülkemizde toplam 101 bin 834 Suriye vatandaþý bulunmaktadýr.”(CÝHAN

TZOB: Okul sütü projesi peynir ve yoðurtla çeþitlendirilmeli T ürkiye Ziraat Odalarý Birliði (TZOB) Baþkaný Þemsi Bayraktar, okul sütü projesinin peynir, yoðurt gibi süt ürünleriyle çeþitlendirilmesi gerektiðini söyledi. TZOB Baþkaný Þemsi Bayraktar, Atlý Spor Kulübü'nde kurbanlýk fiyatlarýný açýklmak üzere düzenlediði toplantýda, okul sütü projesi ile ilgili açýklamalarda da bulundu. Hükümetin her gün 7 milyon 200 bin okul çaðýndaki çocuða 200

mililitre süt daðýtýmýný, birçok eleþtirilere ve tartýþmalara raðmen baþarýlý bir þekilde yürüttüðünü ifade eden Bayraktar, programýn 2012-2013 eðitim ve öðretim döneminin ikinci yarýsýnda da haftada 3 gün süreyle devam ettirileceðini aktardý. Bayraktar, þöyle devam etti: "Bu kararý da haftada 3 güne düþürülmesine raðmen destekliyoruz. Okul sütü programlarý; saðlýklý nesillerin yetiþmesi açýsýndan; sosyal,

tüketim alýþkanlýklarýnýn artýrýlarak süt ve süt ürünlerine talep yaratýlmasý ve süt sektöründe arz-talep dengesinin saðlanmasý açýsýndan da ekonomik fayda saðlýyor. TZOB olarak bu programýn peynir, yoðurt gibi süt ürünleriyle çeþitlendirilmesi ve mutlaka yasal bir zemine oturtulmasý gerektiðine inanýyoruz. Böylece, bu programlarýn uygulandýðý ülkelerdeki gibi, saðlýklý nesillerin yetiþtirilmesi devlet garantisi altýna alýnmýþ olacak." Sütte arz fazlalýðý sorununun sadece okul sütü programýyla aþýlamayacaðýný, hayvancýlýkta müdahale kurumu kurulmasý gerektiðini de belirten Bayraktar, "Bunun, istikrar için þart olduðunu her fýrsatta söylüyoruz. Bu kurum, et için de çok önemli... Kamuoyuna çalýþmalarýn baþlatýldýðý yönünde deklare edilen ve Et ve Balýk Kurumu bünyesinde oluþturulmasý düþünülen bu kurumun, bir an önce faaliyete geçmesi, sütte ve dolayýsýyla ette yaþanacak sorunlarýn önüne geçecektir." diye konuþtu. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

19 Ekim 2012 Cuma

4

Kazalar arttý, 250 liralýk trafik poliçesi Batman'da 1200 liraya çýktý Sigorta þirketleri, ilde meydana gelen kaza sayýsýndaki artýþý dikkate alarak, geçen yýla göre trafik sigortasý ve kasko poliçesine 1000 lirayý bulan zam yaptý.

B

atman'da trafik sigortasý ve kasko poliçesi fiyatlarýnýn geçen yýla göre anormal artmasý, araç sahipleri ile otomobil bayilerini zor durumda býraktý. Sigorta þirketleri, ilde meydana gelen kaza sayýsýndaki artýþý dikkate alarak, geçen yýla göre trafik sigortasý ve kasko poliçesine 1000 lirayý bulan zam yaptý. Batman'da 72 plakalý bir araç için trafik sigortasý poliçesi 1200 liradan kesilirken diðer illerde bu rakam 250 ile 300 lira arasýnda deðiþiyor. Batmanlýlar, konuya devlet yetkililerinin çözüm bulmasýný istiyor. Trafik sigortasý ve Kasko poliçesi diðer illere göre 1000 lira farký Batman Ford Otosan Yöneticisi Mehmet Þirin Oðuz, trafik sigortasý poliçesindeki yükselme nedeniyle sýfýr araç satmakta zorlandýklarýný belirterek, " Batman plakasý sigorta þirketlerinin gözünde suçlu muamelesi görüyor. Poliçe ücretleri bu nedenle diðer illerden 3-4 kat daha yüksek. Dosya, plaka, ruhsat fiyatý belli ancak kasko ve trafik sigortalarýnda diðer illere göre 1000 TL fark var.” dedi. 72 plaka el yakýyor 72 plakalý aracýn cep yaktýðýný söyleyen Samanyolu Kooperatifi Baþkaný Ahmet Örüker, 15 yeni araç aldýðýna

dikkati çekerek, " Baþka ilde 300 TL olan poliçeyi Batman’da 1200 - 1500 lira isteniyor. Batman’da yüksek hasar öngürüsü ile fiyat artýrýlýyor. Ne yapacaðýmýzý bilemiyoruz. ” diye konuþtu. Ýki aracým var birine 300 diðerine bin 500 Tl ödüyorum Trafik sigortasý bedelinin yüksekliði nedeniyle Batman'da farklý illerin plakasýný taþýyan araç kullananlarda mevcut. Ýsmini açýklamayan bir sürücü, 47 plakalý aracý için 300 lira 72 yani Batman plakalý aracý için ise bin 500 TL trafik sigortasý bedeli ödediðini söyledi. Sigorta þirketleri bölgeden çekiliyor Bu yýl fiyatlarda büyük bir artýþ yaþandýðýna dikkat çeken Minibüsçüler Odasý da geçen yýl 200-300 TL’ye yapýlan trafik sigortasýnýn bu yýl 1300-1400’lere týrmanmasýnýn esnafý ciddi bir þekilde maðdur ettiðini ileri sürdü. Sigorta þirketlerinin 72 plaka üzerindeki ayrýmcýlýðýnýn neye dayandýðýný bilmediklerini belirten oda yöneticileri, “Fiyat artýþlarýnýn, farklý uygulama talepleri ve araçlardaki yüksek hasar gösteriminden kaynaklandýðý iddia ediliyor. Buda esnafý maðdur ediyor, ilgili mercilerden cevap bekliyoruz. Mevcut sigorta þirketlerinin bazýlarýnýn ilimizde

kapandýðýný görüyoruz. Yeni acentelerin verilmediðini bilinmektedir. Bu konuda hassasiyet bekliyoruz.” dedi Sigorta þirketleri çekilirse yatýrýmcý gelmez Sigorta acentacýlýðý yapan Hüseyin Yýldýrým ise “Bizim bölgede böyle bir uygulama söz konusu. Bu da bizi ve müþteriyi karþý karþýya getiriyor. Sigorta þirketleri, acenteleri þu an kapatmakta ve bu bölgeden çekilmekteler. Buna da hasarlarýn yüksek olmasýný gerekçe gösteriyorlar. Türkiye’nin her yerinde hasar var sadece Batman’da deðil. Bu sigorta þirketlerinin yanlýþ politikalarýndan kaynaklanan bir sorun. Ama bunu acente ve vatandaþlara mal ettiler. Biz bu sorunlarýný bizzat genel müdürlerimize ilettik. Sigorta þirketlerinin çekilmemesi gerektiðine dikkat çektik. Fiyat politikalarýný deðiþtirmelerini istedik ancak bizi dinlemediler fiyatlarý da yüzde 300 artýrdýlar. Ýlerde sonu olmayan bir yola girebiliriz.” Yüksek fiyat nedeneiyle Kasko yaptýrmadým sokak sokak çalýnan aracýmý arýyorum Fiyatlarýnýn yüksek olmasý nedeniyle aracýn kaskosunu yaptýramadýðýný belirten vatandaþ ise “Fiyatlar çok yüksek olduðu için aracýmýn kaskosunu yapamadým aracým çalýndý maðdur oldum. Sokak sokak aracýmý arýyorum” dedi. Bir baþka araç sahibi ise sigorta þirketlerinin ilgisizliðinden yakýndý. “Kaza yaptým üç aydýr aracým buradadýr fertini yapmýþlar parasýný hala göndermediler. Üç aydýr arabasýzým çalýþmýyorum ne parasýný ödüyorlar ne doðru dürüst bir bilgi veriyorlar. Artýk plakalarýmýzý deðiþtirmeye baþladýk.” diye konuþtu. (CÝHAN)

Ýþsizler mantar yetiþtirme kursu ile iþ sahibi olacak Þ

anlýurfa’nýn Birecik ilçesinde iþsizleri ve ev hanýmlarýný iþ sahibi yapmak amacýyla mantar yetiþtirme kursu açýldý. 20 kursiyerin eðitim sýrasýnda yetiþtirdiði mantarlar hem ilçe ve il merkezine, hem de Kayseri ve Adana gibi illere satýlýyor. Birecik Kaymakamlýðý ve Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eðitim Merkezi, meslek edindirmeye yönelik mantar yetiþtirme kursu baþlattý. 8 Aðustos-22 Aralýk tarihlerinde düzenlenen kurslarýn istihdama yönelik olduðunu söyleyen Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eðitim Merkezi Müdür Yardýmcýsý Mustafa Odabaþý, bayanlarýn evlerinde bu mantarlarý yetiþtirerek aile ekonomisine katkýda bulunabileceklerini ifade etti. Kursiyerlerden Ýbrahim Mutlu ise bu tür kurslarýn çok yararlý olduðunu, mantar yetiþtirmeyi öðrendiklerini, ileride bu

mantarlarý yetiþtirip satmayý hedeflediklerini söyledi. Kurs öðretmeni Yeliz Oðuz, kursiyerlere mantar yetiþtirmeyi öðrettiðini, bu kurslara evdeki bayanlarýn daha çok katýlmasý gerektiðini ifade etti. Oðuz, bu kursun bölgede ilk defa açýldýðýný ve vatandaþlara iþ imkâný sunacaðýný sözlerine ekledi. (CÝHAN)

Diyarbakýr polisi, Kurban Bayramý'ný kana bulamak isteyen teröristleri yakaladý

D

20 bin litre akaryakýt, 27 bin paket kaçak sigara ele geçirildi Þ

anlýurfa Emniyet Müdürlüðü’nce yapýlan 3 ayrý operasyonda 19 bin 640 litre kaçak akaryakýt ve 27 bin paket kaçak sigara ele geçirildi. Operasyonlarda 6 kiþi gözaltýna alýndý. Þanlýurfa Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þubesi ekipleri, ÞanlýurfaDiyarbakýr yolu üzerinde bulunan bir dinlenme tesisinde þüpheli görülen bir akaryakýt tankerinde arama yaptý. Aramada 19 bin 640 litre kaçak akaryakýt ele geçirildi. Olay ile ilgili 3 kiþi gözaltýna alýndý.

Ayný þubeye ait polis ekipleri, Mardin yolunda þüphelendikleri iki araçta yaptýklarý aramada ise toplamda 27 bin paket kaçak sigara ele geçirdi. Ýki araçta bulunan 3 kiþi de gözaltýna alýndý. Emniyet Müdürlüðü'nden yapýlan açýklamada, kaçakçýlýk ve organize suç örgütlerine yönelik baþarýlý operasyonlarýn titizlikle devam edeceði belirtildi. Açýklamada bu mücadelede vatandaþtan alýnan destekten dolayý memnuniyet duyulduðu ve motivasyona katký saðlandýðý vurgulandý. (CÝHAN)

iyarbakýr Valiliði, eylem yapmak için örgütün kýrsal yapýlanmasýndan þehre gönderilen teröristlerin yakalandýðýný ve Kurban Bayramý'ný kana bulamak isteyen terör örgütü üyelerinin amaçlarýna ulaþamadýðýný bildirdi. Diyarbakýr Valiliði'nden yapýlan yazýlý açýklamada, Diyarbakýr Emniyet Müdürlüðü'nün bayram öncesi eylem yapmak isteyen terör örgütüne izin vermediði belirtildi. Açýklamada, "2012 yýlý içerisinde yapýlan baþarýsýz eylemlerin ve operasyonlar neticesinde verdikleri kayýplarýn sözde intikamýný almak isteyen örgütün, 2 kýrsal kadro örgüt mensubunu, Kurban Bayramý öncesinde ses getirici eylem yapmak amacýyla ilimiz merkezine gönderdiði ve bayram öncesi ilimizde kanlý saldýrý yapma talimatý verdiðinin güvenlik güçlerimizce tespit edilmesi üzerine, yapýlan baþarýlý operasyon neticesinde, bahse konu þahýslar ve bunlara yardým ve yataklýk eden 1 kiþi Baðlar ilçesi Ali Emiri Köprüsü civarýnda yakalanarak gözaltýna alýnmýþtýr." denildi. Terör örgütünün kurmak istediði silahlý komite yapýsý deþifre edildi Diyarbakýr polisinin, PKKKCK terör örgütüne 2007 yýlýnda katýlan Navdar kod adlý terörist B.K. ile 2009 örgüte katýlan Ruhat kod adlý H.A.'nýn Diyarbakýr il merkezine eylem yapmalarý amacýyla gönderildiklerinin tespit edildiði bildirilen açýklamada, "Bu þahýslarýn geçmiþ yýllarda örgütün suikast, bombalý eylem, sabotaj konularýnda eðitim aldýklarý ve

ilimize sivil, kadýn, yaþlý ayýrt etmeksizin kanlý ve sansasyonel bir eylem yapmak için geldikleri þeklinde duyumlar bulunmaktadýr. Adý geçen teröristlerle birlikte yakalanan ve ayný zamanda teröristlere yardým yataklýk eden O.Y. isimli þahsýn da silahlý bir komite oluþturma çabasý içinde olduðu ve bu yapýnýn da bu operasyonla deþifre edilerek çökertilmiþtir." ifadelerine yer verildi. Terör örgütünün bu komite yapýlanmasýyla güvenlik güçleri ile halký karþý karþýya getirmeyi amaçladýðý vurgulandý. ÖSB biriminde görevli terörist daha yakalandý Terör örgütüne yönelik düzenlenen bir baþka operasyonda ise KCK bünyesinde yer alan sözde öz savunma birliklerinde görevli bir kiþinin daha yakalandýðý kaydedilen açýklamada, þunlar kaydedildi: "Bu terör örgütü mensuplarýnýn yaný sýra güvenlik güçlerimiz tarafýndan terör örgütü içerisindeki faaliyetleri nedeniyle aranýr durumda olan ve Kuzey Irak’a giderek, Kandil bölgesinde silahlý ve ideolojik eðitim aldýðý, eðitim aldýktan sonra da öz savunma birlikleri içerisinde faaliyet yürüttüðü þeklinde de hakkýnda bilgiler bulunan Arjin kod adlý D.Y.'nin de 16.10.2012 günü yakalanmasý ayrýca saðlanmýþtýr. Yakalanan þahýslarýn ilgili savcýlarýn koordinesinde Ýl Emniyet Müdürlüðü'ndeki sorgularý devam etmektedir. Bu ve bunun gibi baþarýlý operasyonlarla halkýmýzýn güvenini ve takdirini kazanan güvenlik güçlerimiz yýlmadan, býkmadan, usanmadan görev yapmaktadýrlar. Vatandaþlarýmýzla

birlikte Diyarbakýr’ýn huzurunun ve güvenliðinin daim kýlýnmasý adýna birlik ve beraberlik içerisinde baþarýlý çalýþma ve uygulamalar bundan böyle de titizlikle devam ettirilecektir." PKK Ramazan Bayramýný da kana bulamak istemiþti Açýklamada, terörle mücadelede uygulanan etkin güvenlik konsepti ile PKK/KCK terör örgütünün bölgedeki çabalarý sekteye uðratýldýðý hatýrlatýlarak, "Gerek kýrsalda yapýlan baþarýlý ve etkin operasyonlar, gerekse þehir merkezlerinde yapýlan KCK/TM operasyonlarý sonucu köþeye sýkýþan bölücü terör örgütü, yaklaþan kýþ süresi öncesinde þehir merkezlerinde ses getirici eylem yaparak bu çýkmazý aþmaya ve taraftarlarýna moral/motivasyon kazandýrmayý planladýklarý bilinmektedir. Bu kapsamda, PKK/KCK terör örgütü üst yönetimince Diyarbakýr baþta olmak üzere büyükþehirlerde ses getirici eylemler yapýlmasý talimatý verildiðinin öðrenilmesi üzerine istihbarat birimlerimiz çalýþmalarýna aðýrlýk vermiþlerdir. Hatýrlanacaðý üzere geçtiðimiz Ramazan Bayramý öncesinde de yine eylem yapmak üzere ilimize geldiði tespit edilen bir bayan örgüt mensubu muvaffak olamadan yakalanmýþ, kanlý bir saldýrýnýn önüne geçilmiþti." ifadeleri kullanýldý. Yapýlan son operasyonda görüleceði üzere dini ve insani deðerlerden yoksun terör örgütünün bakýþ açýsýnýn deðiþmediði ve örgütün amacý uðruna masum canlarý hiçe sayarak ölüm ve kan saçmaya devam ettiðinin altý çizildi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Haftanýn Duasý

Ü S R Ü K

“Allah’ým ümmet-i Muhammed’e selamet eyle! Allah’ým ümmet-i Muhammed’e rahmet eyle! Allah’ým ümmet-i Muhammed’i maðfiret eyle! Allah’ým ümmet-i Muhammed’in kalblerini te’lîf eyle. Allah’ým ümmet-i Muhammed’i nusretinle te’yîd buyur. Allah’ým ümmet-i Muhammed’in bütün ahvalini ýslah eyle. Allah’ým ümmet-i Muhammed’i muvaffak eyle. Allah’ým! Müslümanlara derlenip toparlanmayý müyesser kýl! Allah’ým ümmet-i Muhammed’e diriliþe giden yollarý göster!”

Sözün Özü Her yönüyle ideal nesiller yetiþtirmek istiyorsak her þeyden evvel ideal bir yuvaya ihtiyaç vardýr. Evet, her þeyden evvel yuva, Cenab-ý Hakk'a baðlanmalýdýr. Ebeveyn veya onlardan biri Allah'ýn halifesi olarak bu iþi ele alýnca, O'na baðlýlýk sayesinde aile fertleri o kadar aziz, onurlu ve meselelere hâkim olacaklardýr ki, bunun daha ötesi olamaz ve böyle bir yuvada problem de söz konusu deðildir

Ýkindi Sohbetleri

Arafatta yürekleri çatlatýrcasýna dua 1) Hac bir ibadettir, dolayýsýyla o, sýrf Allah emrettiði için yerine getirilmelidir. Çünkü Rabb-i Kerîm’e karþý ibadette bulunmak O’nun hakký, bizim de vazifemizdir. 2) Hac yolcusu, yola çýkarken, Sidretü’l-münteha’nýn izdüþümüne ve insanlýðýn Allah’ý gösteren mihrabýna doðru ilerlediðinin farkýnda olmalý ve sinesi bu duygularla dopdolu olarak oraya varmalýdýr. 3) “Allah’ým, ne olur, beni, benim çirkinliklerimle baþ baþa býrakma! Allah’ým, buraya arýnmaya geldim! Ne olur, arýndýr beni ya Rabbi!” diyerek insan göbeðini çatlatýrcasýna, yüreðini yýrtarcasýna gönülden dua etmelidir.

C

enab-ý Hak, “Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe’yi tavaf etmesi Allah’ýn insanlar üzerindeki hakkýdýr. ” (Âl-i Ýmran Sûresi, 3/97) kavl-i kerimiyle, hac yolculuðuna güç yetirenlere haccý farz kýlmýþtýr. Günümüzde, geçmiþe nispeten seyr ü seyahat imkânlarýnýn arttýðý, yolculuklarýn kolaylaþtýðý, kutsal topraklarda hac farizasýnýn daha rahat eda edildiði ve bütün bunlarýn yanýnda insanlarýn imkânlarýnýn daha çok geniþlediði bir gerçektir. Fakat daha da önemlisi günümüzde, birkaç asýrdan beri üzerine ölü topraðý saçýlmýþ gibi uyuþuk bir hali bulunan Ýslam Dünyasý’nýn yeniden din ve diyanete uyanmaya baþlamasýdýr. Ayrýca, þu an hacca giden dört beþ milyon insanýn yanýnda, kendilerine böyle bir fýrsat tanýnmadýðýndan dolayý gidemeyenlerin sayýsý da az deðildir. Belki önümüzdeki yýllarda Arafat’ta on milyon insan ayný anda ellerini kaldýrýp Allah’a yalvaracak; bunun neticesinde kim bilir arþ-ý rahmet nasýl ihtizaza gelecek, Cenâb-ý Hak ne lütuflarda, ne ihsanlarda bulunacak ve böylece inanan gönüller bir kez daha kendi ayaklarý üzerine doðrulup iman, itminan, huzur ve emniyet soluklayacaktýr.

M. Sait Çakar

Saniyelerin Ýçine Sýðýþtýrýlan Seneler Hac bir ibadettir, dolayýsýyla o, sýrf Allah emrettiði için yerine getirilmelidir. Çünkü Ma’bûd-u Mutlak ve Maksûd-u Bi’l-Ýstihkak olan Rabb-i Kerîm’e karþý ibadette bulunmak O’nun hakký, bizim de vazifemizdir. Bu açýdan bir mü’min, her þeyden önce, üzerimizde saðanak saðanak lütuflarý bulunan Cenab-ý Hakk’ýn emrine inkýyadýn bir gereði olarak hac farizasýný yerine getirmelidir. Öncelikle insan, daha baþtan nereye gittiðinin þuurunda olmalýdýr. Evet, hac yolcusu, yola çýkarken, Sidretü’lmünteha’nýn izdüþümüne, bir yönüyle Cenab-ý Hakk’ýn teveccüh ettiði bir âleme yolculuk yaptýðýnýn ve insanlýðýn Allah’ý gösteren mihrabýna doðru ilerlediðinin farkýnda olmalý ve sinesi bu duygularla dopdolu olarak oraya varmalýdýr. Ayný zamanda haccý; farz, vacib, sünnet, müstehab ve âdâbýna riayet ederek eda etmeye çalýþmalý ve orada hep Allah’a müteveccih olmalýdýr. Diðer bir ifadeyle insan hac vazifesi boyunca, hep Allah için baþlamalý, Allah için iþlemeli, Allah için oturmalý, Allah için kalkmalýdýr… Allah için Kâbe’ye yürümeli, Allah için Kâbe karþýsýnda el açmalý, Allah için Mültezem’e yüzünü koymalý, Allah için Hacerü’l-esved’i istilam etmeli veya öpmelidir… Allah için Mina’ya çýkmalý, Allah için Arafat’ta bulunmalý ve Allah için Müzdelife’ye inmelidir… Kýsaca orada menâsikin her birini Allah için yapmalý ve böylece saniyelerinin içine, Allah’ýn izni ve inayetiyle, seneleri sýðdýrmaya çalýþmalýdýr. Ayrýca insanýn bu mukaddes yolculuk boyunca laubaliliðe vesile olabilecek ortamlardan kaçýnmasý gerekir. Bunun için de elden geldiðince fuzulî iþlerden ve fuzulî iþlerle meþgul edebilecek kiþilerden kendini tecrit etmelidir. Ýnsan orada gereksiz muhabbetlere girmek yerine, gönüllerin yumuþayýp gözlerin ceyhun olduðu yerleri kollamalý ve “Bir daha nasip olur mu olmaz mý?” þuuruyla hareket edilmelidir. “Ne olur, arýndýr beni ya Rabbi!” Ayný zamanda bu kutsal beldeleri, tazarru ve niyazlarýmýzý Cenab-ý Hakk’a sunma adýna çok iyi deðerlendirmeli ve oralarda hep ümmet-i Muhammed’in kalbi olarak heyecan yaþamalý, o heyecaný dillendirmeye çalýþmalýyýz. Mesela Kâbe’nin ilk görüldüðü an, dualarýn

5

19 Ekim 2012 Cuma

kabul buyrulduðu sýrlý ve sihirli bir andýr. Dolayýsýyla böyle bir anýn dua adýna çok iyi deðerlendirilmesi gerekir. Ayný þekilde insan Mina’ya gittiði zaman orasýný Arafat’a çýkmak için ilk arýnma kurnasý olarak görmeli ve saniyesini boþa geçirmeksizin orada da Cenab-ý Hakk’a içini dökmelidir. Arafat’a gelince, ehl-i tahkikin ifadesiyle, Cenab-ý Hak orada yapýlan dualarý -yüzde nispetiyle söylemek belki doðru olmasa da, kabul olunan dualarýn çokluðunu ifade etmek için söyleyelimyüzde doksan dokuz kabul buyurur. Hatta diyebiliriz ki, Cenab-ý Hak, Kendisine gönülden teveccüh etmiþ insanlarýn hürmetine, liyakati olmayan kiþilerin dualarýný bile orada kabul eder. Bildiðiniz üzere, Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm), Arafat’ta hep ümmeti için dua etmiþtir. Kul haklarýnýn affedilmesi için bile orada âdeta çýrpýnýp durmuþtur. Bir hikmete binaen bu duanýn orada kabule karin olmadýðý rivayet edilir. Ancak Rahmet ve Þefkat Peygamberi (aleyhissalâtü vesselâm) kalbi kýrýk ve mahzun olarak Müzdelife’ye geldiðinde, orada da ellerini açmýþ ve sabaha kadar hiç uyumaksýzýn ümmeti için dua dua yalvarmýþtýr. Ýbn Abbas (radýyallahu anh), bu esnada Efendimiz’in yanýnda bulunduðunu, duasýnýn sonuna doðru Efendiler Efendisi’nin tebessüm buyurduðunu nakleder ve sonra da bunu, duanýn kabul buyrulup Efendimiz’e bu mevzuda biþaret verildiðine hamleder. Gönlüm bu meselenin bu þekilde olmasýný ne kadar arzu ederdi! Çünkü bu, bizim de beraatýmýz sayýlýr. Evet, Kâbe, Mina, Arafat ve Müzdelife Cenâb-ý Hakk’a teveccüh, tazarru ve niyaz adýna açýlmýþ birer menfez gibidir. Oralarda Cenab-ý Hakk’a müteveccih olanlarý O asla mahrum býrakmaz. Öncelikle buna yürekten inanmak lazým. Zaten, Efendiler Efendisi de (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) bize, duanýn kabul olacaðýna itikat ederek dua edilmesini tavsiye buyurmuyor mu? Bu açýdan, “Ben dua edeyim de ne olursa olsun.” düþüncesiyle deðil, “Allah’ým, bahtýna düþtüm. Allah’ým, büyüklüðüne sýðýnýyorum. Allah’ým, rahmetinin enginliðine dehalet ediyorum. Allah’ým, ne olur, beni, benim çirkinliklerimle baþ baþa býrakma! Allah’ým, buraya arýnmaya geldim! Ne olur, arýndýr beni ya Rabbi!” gibi þuurlu ifadelerle insan göbeðini çatlatýrcasýna, yüreðini yýrtarcasýna gönülden dua etmelidir.

Fasýldan Fasýla Mina, çok özel bir mekânýn adýdýr nsan bu mübarek mekânlarda ve bu kutlu zaman dilimlerinde kendisi, evlad u iyali ve yakýnlarý için de dua edebilir.

Ý

Fakat özellikle günümüzde ümmet-i Muhammed’in hali, kanaatimce, bizim þahsî durumumuzdan çok daha fazla önem arz etmektedir. Zira Müslüman coðrafyasý olarak bugün hal-i pürmelalimiz ortada. Ýslam tarihi boyunca, hiç bu kadar periþan bir vaziyete düþmemiþtik. Kendi ayaklarýmýzýn üzerinde duramýyor, baþkalarýnýn altýmýza koyduðu þeyler -ki bununla onlarýn neyi hedeflediklerini hiçbir zaman bilemiyoruzüzerinde durmaya çalýþýyoruz. Fakat çok defa ayaðýmýz altýndaki bu destekler de çekiliyor ve biz ipe asýlý bir insan gibi berdâr oluyoruz. Bu acý tablo karþýsýnda iki büklüm ýzdýrapla kývranýp duran Hazreti Pîr, ümmet-i Muhammed’in dertlerini düþünmenin, kendisini düþünmekten alýkoyduðunu ifade ediyor. Bu açýdan haccetme imkânýný elde eden Müslümanlar Kâbe’yi gördüklerinde, ellerini açarak, yüreklerini çatlatýrcasýna, “Allah’ým ümmet-i Muhammed’e selamet eyle! Allah’ým ümmet-i Muhammed’e rahmet eyle! Allah’ým ümmet-i Muhammed’i maðfiret eyle! Allah’ým! Müslümanlara derlenip toparlanmayý müyesser kýl! Allah’ým ümmet-i Muhammed’e diriliþe giden yollarý göster!” diyerek ümmet-i Muhammed için dua dua Allah’a yalvarmalýdýrlar. Mina’ya yürürken ve Mina’da gecelerken de ayný þekilde yüzleri yere koymalý ve ümmet-i Muhammed’i dileyerek ayný dualarý tekrar edip durmalýdýrlar. Zira Mina kendine has hususiyetleri bulunan mübarek bir mekânýn adýdýr. Düþünün ki, Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve

sellem) Ýslam’ýn ilk yýllarýnda Mekke’de ve daha baþka yerlerde muhataplarýndan bulamadýðý cevabý orada bulmuþ, orada O’na sahip çýkýlmýþtý. Demek ki, sahip çýkýlma esprisi açýsýndan oranýn ayrý bir kýymeti vardýr. Ýþte Cenab-ý Hakk’ýn bu ölçüde bir teveccühünün bulunduðu mekânda, biz de sahip çýkýlacaðýmýz ümidiyle ellerimizi açmalý ve “Allah’ým, ümmet-i Muhammed’in bükülmüþ belini doðrult ve bu diriliþ vetiresini tamamla!” diye dua etmeliyiz. Arafat’a doðru yürürken de çok önemli bir yere yüründüðünün farkýnda olunmalýdýr. Kim bilir belki de orasý yeryüzünde Cenab-ý Hakk’a en yakýn olan bir mekândýr. Veli olmayan insanlar bile orada ciddi bir kurbet yaþayabilirler. Evet, Cenab-ý Hak orada bulunan insanlara utûfe-i þahanesi adýna fevkaladeden lütuflarda bulunabilir. Bu itibarla da ötelere en yakýn bu karargahta insan yine içini dökmeli ve ümmet-i Muhammed adýna Cenabý Hakk’a yalvarýp yakarmalýdýr. Orada yeme içmeyle vakit tüketilmemeli; aðza, bayýlmayacak ve açlýðý yatýþtýracak kadar bir iki lokma almak suretiyle güneþ batýncaya kadar, Arafat’taki o altýn zaman dilimi, saniyesi dahi fevt edilmeksizin, hep dua, yalvarma ve yakarmayla geçirilmeli ve oranýn gerektirdiði samimiyet ve sadakat ortaya konmalýdýr.

His Dünyasý

Gönlümün Sultaný Gönlümün sultaný her zaman dilimde virdim, Aðlarsam, Sanadýr âh u efgâným Efendim. Ayrýlmaz bendenim, sâyende kulluða erdim, Yollara rehberim, derde dermaným Efendim. Nere baksam, kimi görsem gönlüm hep Sen’dedir, Kulun boynundaki tasmasýyla bir bendedir; Onu alýp satmak yalnýz Sen’in elindedir, Iþýðým, ziyam, göznurum, bürhâným Efendim. Ne dizimde tâkat ne irademde fer kaldý, Þu biten hayatýmdan bir sürü keder kaldý; Sermâyem olmasa da Sen’den bir eser kaldý; Bir de kapýnda nâlân u giryâným Efendim. Sahip çýkmazsan eðer bu sîne virân olur, Kararýr duygular gönülde bir külhân olur. Söner bütün ýþýklar ayânlar pinhân olur.! Gözde nûrum, tende câným, cânâným Efendim. M. Fethullah Gülen Hazýrlayan : Sedat Aslanaçier


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

19 Ekim 2012 Cuma

6

Ilýsu barajýnda hedef 2014 GAP kapsamýnda yapýlan yatýrýmlarýn en önemlilerinden biri olan Ilýsu Barajý ve Hidroelektrik Santralinin tamamlanma tarihini bir yýl erkene alarak 2014 olarak belirledi.

O

rman ve Su Ýþleri Bakanlýðý, GAP kapsamýnda yapýlan yatýrýmlarýn en önemlilerinden biri olan Ilýsu Barajý ve Hidroelektrik Santralinin tamamlanma tarihini bir yýl erkene alarak 2014 olarak belirledi. Baþta Diyarbakýr, Batman, Mardin, Siirt ve Þýrnak illeri olmak üzere Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nin tamamýnýn kalkýnmasýna katkýda bulunacak olan Ilýsu Projesi tamamlandýðýnda, üreteceði yýllýk ortalama 4 milyar kWh enerji ile ülke ekonomisine yýlda 400 milyon dolar katký saðlayacak. Dicle Nehri üzerinde 141 metre yüksekliðinde inþa edilecek olan Ilýsu Barajý ve HES iþletmeye alýndýðýnda, 45 milyon metreküplük gövde hacmi

açýsýndan Türkiye'nin ikinci kurulu gücü bakýmýndan da 4. büyük barajý olacak. Ilýsu Barajý ve HES'in yapýlmasýný takiben Cizre Barajý ve HES de hizmete alýnacak. Böylece Cizre-Ýdil ovalarýndaki 660 bin dekar tarýmsal arazinin modern þartlarda sulanmasý saðlanacak. Bu alanlarýn sulanmasý ile tarýmsal verim 6 kat artacak ve bölge ekonomisine dolayýsýyla da ülke ekonomisine büyük katkýlar saðlanacak. Ayrýca Ilýsu Barajý inþaatý müddetince direk ve dolaylý olarak toplamda 4 bin kiþiye çalýþma imkaný yaratýlmýþ olacak. Dicle Nehri akýmlarýný ekonomik ölçüler dahilinde düzenleme yeteneðine sahip yegane depolama tesisi olan ve þu an itibariyle

yüzde 45 gerçekleþme seviyesinde bulunan Ilýsu Barajý ve HES Projesi, GAP'ýn en önemli kilit projelerinden birisi olacak. Baraj yapýmý ile Hasankeyf ilçesinin çok az bir kýsmý baraj sularý altýnda kalýrken, tarihi 12 bin yýl öncesine dayanan Hasankeyf'te tarihi ve kültürel varlýklara sahip en önemli yer olan 'Yukarý Þehir' ise su altýnda kalmayacak. Ilýsu Projesi'nin maksimum su kotundan etkilenmeyen Yukarý Þehir, bu alanýn yeniden düzenlenmesi ile birlikte içindeki kültürel varlýklarýn sergileneceði bir 'Arkeolojik Park ve Açýk Hava Müzesi' olarak hizmete sunulacak. Barajdan etkilenmeyen Yukarý Þehir'de onlarca tarihi eser kazýlar tamamlanýp uygun bir çevre düzenlemesi ve modern bir müzecilik anlayýþýyla arkeolojik park içinde teþhir edilecek. Baraj sularýndan etkilenecek olan Aþaðý Þehir'de ise kültür eserlerinin ortaya çýkarýlmasýna yönelik kazýlara devam ediliyor. Ilýsu Projesi içinde tarihi varlýklar için bütçe ayrýlmasýyla, mevcut eserlerin korunmasýnýn yaný sýra yeraltýndaki eserlerin gün ýþýðýna çýkarýlmasý imkaný da saðlanmýþ olacak. Ilýsu Barajý ve HES Projesi kapsamýnda yeniden yerleþim çalýþmalarý ise hýzla devam ediyor. Yeni Ilýsu Köyü altyapý tesisleri ve sosyal donatýlarý ile bölge halkýna saðlýklý bir yaþam alaný saðlanacak.

Silopi ovasýnda pamuk hasadý baþladý Þ

ýrnak’ýn Silopi ilçesinde pamuk hasadý baþladý.

Türkiye´nin pamuk üretiminin yüzde 40´ýnýn yapýldýðý Güneydoðu Anadolu Bölgesi´nde pamuk hasadý baþladý. Silopi ovasýnda bulunan köylerde çiftçilerin uzun zamandýr uðraþ verdiði pamuk tarlalarý, bereketli bir sezon geçirdi. Yaklaþýk 3 ay sürmesi tahmin edilen hasat dönemine giren üreticiler, bu yýlýn bereketli

olacaðýna inanýyor. Türkiye-Irak sýnýrýnýn sýfýr noktasýnda bulunan bölgede pamuk tarlasýnda çalýþan iþçiler, yaptýklarý iþlerinden gayet memnun olduklarýný dile getirdi. Tarlada çalýþan iþçilerin çavuþu Ahmet Kaçar, "Yaklaþýk bir aydýr buraya çalýþmaya geldik. Sabah saat 06:00’da gelip iþ baþý yapýp akþama kadar çalýþýyoruz. Burada yaklaþýk 20 iþçimiz var." dedi. Ýþçilerim günde kiþi baþý yaklaþýk 150 kilo pamuk topladýklarýný aktardý. (CÝHAN)

Hacý adaylarý geceyi otobüslerde geçirdi

TSK, Suriye'nin Kobani sýnýrýnda askeri tatbikat gerçekleþtirdi

T

ürk Silahlý Kuvvetleri (TSK) Suriye’nin Kobani sýnýrýnda bulunan tepelerin eteðinde

uçaksavar, tank ve füze bataryalarýndan oluþan zýrhlý araçlarla tatbikat gerçekleþtirdi.

Tatbikatý, Þanlýurfa 20. Zýrhlý Tugay Komutaný Tuðgeneral Ýhsan Baþbozkurt, Suruç Tabur Komutaný Yarbay Ýbrahim Angün ve çok sayýda üst düzey komutan izledi.

2. Hudut Tabur Komutanlýðý’na baðlý Mürþitpýnar Askeri Birliði'ndeki zýrhlý araç, tank ve füze bataryalarý bu sabahtan itibaren birlik içinde bulunduklarý mevziden çýkarýlarak Suriye sýnýrýnýn sýfýr noktasýnda konuþlandýrýldý. Sýnýrýn sýfýr noktasýnda konuþlanan tank, uçaksavar ve Stinger füze bataryalarýnýn namlularýný terör örgütü PKK'nýn Suriye uzantýsý olan PYD’nin devlet yönetimine el koyduðu Kobani ilçesine çevrildi. (CÝHAN)

Þ

ýrnak'ýn Silopi ilçesi yakýnlarýnda bulunan Habur Sýnýr Kapýsý üzerinden kutsal topraklara gidecek hacý adaylarýnýn Silopi'ye geliþleri artarak devam ediyor. Dün gece hacý adaylarý barýnma sorunu yaþadýklarý geceyi otobüslerde geçirdi. Hacý adayý Nihat Tekinci, "Biz ilk defa arabalarýmýzý boþaltýp boþ olarak geçeceðiz. Ondan biz

araba tutup eþyalarýmýzý alacaðýz. Eziyet çekeceðiz. Daha önce böyle sýkýntý çekmedik. Kapýlardan rahat geçmemize kolaylýk saðlanmasýný istiyoruz. Þimdiye kadar sýkýntý çekmedik. Ama bundan sonra çekeceðiz. Kapýdan geçerken Zaho'ya geçeceðiz. Arabamýz bizden sonra gelecek. Ne zaman gelecek, o da belli deðil." diye konuþtu. Hacý adayý Abdullah Toprak, "Her þeyi göze almýþýz. Allah'ýn yoludur. 2 gündür buradayým. Ýhtiyaçlarýmýzý evden getirdiklerimizle karþýlýyoruz. Otobüste kalýyorum. Battaniyemiz var. Bazen de çimlerin üzerinde yatýyo-rum." Þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

Kaçak hayvan ele geçirildi: 25 gözaltý

S

uriye üzerinden yurda kaçak sokulan 64'ü büyükbaþ olmak üzere bin 292 hayvan ele geçirildi. Kaçakçýlýkla ilgili 25 kiþi gözaltýna alýndý. Ýç savaþýn devam ettiði Suriye’den kaçak yollarla yurda birçok hayvan sokuluyor. Bayram öncesi artan kaçak hayvan trafiðine jandarma ekipleri ‘dur’ dedi. Jandarmaya baðlý ekiplerin 20 gün içerisinde sýnýrda kaçakçýlýkla ilgili yaptýðý operasyon ve yol uygulamalarýnda 64'ü büyükbaþ, bin 228'i küçükbaþ olmak üzere bin 292 kaçak hayvan ele geçirildi. Operasyonlar sonucunda 25 kiþi kaçakçýlýk þüphesi ile gözaltýna alýndý. (CÝHAN)

Zayi Ýlanlarý Adýma kayýtlý olan SRC-1 ve SRC-3 Taþýt kartlarýný kaybettim. Hükümsüzdür. Mehmet Sait SÝÞMAN Adýma kayýtlý olan SRC-1 ve SRC-2 Taþýt kartlarýný kaybettim. Hükümsüzdür. Metin YILDIRIM


19 Ekim Cuma Gazete Sayfaları