Page 1

Tuðgeneral Musa Çitil’in Þüpheli araç paniði davasý 25 Aralýk’a ertelendi N M. Sait Çakar

usaybin ilçesinde bomba bulunduðu þüphesiyle durdurulan araçta yapýlan incelemeler sonucunda cep telefonu çýktý. Edinilen bilgilere göre, Moris Tepesi mevkiinde bir araç, içinde patlayýcý bulunduðu þüphesiyle durduruldu. Sürücüsü gözaltýna alýnan araçta Mardin'den gelen patlayýcý uzmanlarý inceleme yaptý. Patlayýcý uzmaný köpeklerin de katýldýðý inceleme sonucunda aracýn gizli bölmelerine yerleþtirilmiþ çok sayýda cep telefonu ele geçirildi. Nusaybin Kacakçýlýk ve Organize Suçlar Grup Amirliði ekiplerinin incelemesinden sonra

D

erik ilçesinde 1993-94 yýllarý arasýnda faili meçhul cinayete kurban giden 13 köylüyle ilgili, dönemin Derik Jandarma Komutaný Musa Çitil hakkýnda açýlan davanýn ilk duruþmasý görüldü. Mardin Aðýr Ceza Mahkemesi'nde yapýlan duruþmaya müþtekiler katýlýrken, sanýk Ankara Jandarma Bölge Komutaný Tuðgeneral Musa Çitil raporlu olduðu için gelmedi. Müþtekiler sanýk gelmediði için beyanda bulunmak istemeyince duruþma 25 Aralýk 2012 tarihine ertelendi. Sayfa 2’de

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

12 Ekim 2012 Cuma

araç detaylý incelenmek üzere emniyet otoparkýna çekildi. Olay nedeniyle kontrollü bir þekilde saðlanan ulaþým, aracýn çekilmesiyle tamamen trafiðe açýldý. Nusaybin Ýlçe Jandarma Komutaný Jandarma Binbaþý Abidin Beyyurlu ve Ýlçe Emniyet Müdürü Cem Koray Kýlýçkaya bölgeye gelerek bilgi aldý.

Yýl: 9 Sayý 2469 Fiyatý :25 Kr

‘Tarihi kenti komple deðiþtirdik’ Vali Turhan Ayvaz, Mardin'in önünde, tarihini deðiþtirecek büyük yatýrýmlar olduðunu ifade ederek, tarihi kenti komple deðiþtirdiklerini belirtti. Ýsmail Erkar

Yolcu otobüsünde uyuþturucu operasyonu

M

ardin Artuklu Üniversitesi ev sahipliðinde Güneydoðum Derneði'nce Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Mardin Ýçin Doðru, Sürdürülebilir Kalkýnma Modeli Arayýþý" konulu panel yapýldý.

Sedat Aslanaçier

M

ardin'den Mersin istikametine giden bir yolcu otobüsü ile Nusaybin ilçesinde bir evde yapýlan aramada toplam 4 kilo 490 gram uyuþturucu esrar maddesi ele geçirildi ve 2 kiþi tutuklandý. Mardin Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlularla Mücadele Þube Müdürlüðü ekipleri, “uyuþturucu madde ticareti yapan þahýs ve organizasyonlara” yönelik yapýlan çalýþmalar kapsamýnda, seyreden bir yolcu otobüsüyle Nusaybin ilçesinden Mersin'e uyuþturucu esrar maddesi götürüleceði bilgisi ihbarý alýndý. Nusaybin Bölge Trafik Denetleme istasyon Amirliði karþýsýnda durdurulan yolcu otobüsünde yapýlan aramada,A.T., isimli þahsýn oturduðu koltuðun altýndaki çantada ve þahsýn üzerinde daralý aðýrlýðý toplam 2.145 gram uyuþturucu esrar maddesi ele geçirildi. A.T., Nusaybin Baþsavcýlýðýnca tutuklandý. Yine Nusaybin ilçesinde A.K., isimli þahsýn iþyerinde yüklü miktarda esrar maddesi muhafaza ettiði ve ayný adresten satýþýný yaptýðý bilgisi alýnmasý üzerine, bahse konu iþyerinde yapýlan aramada toplam 2.345 gr kubar esrar maddesi ele geçirildi. A.K., çýkarýldýðý Nusaybin Baþsavcýlýðýnca tutuklanarak Mardin e-tipi kapalý cezaevine konuldu. Bu arada Mardin polisi “ikametten hýrsýzlýk olaylarýný önlemeye yönelik” yapýlan çalýþmalar kapsamýnda, Yeniþehir mahallesi, bir daireden 27 parça gümüþ taký ve 5 adet kol saati çalýndýðý bilgisi aldý. Polisin yaptýðý çalýþmalar neticesinde hýrsýzlýk olayýný gerçekleþtiren F.B.D. (26) ve M.B. (29) isimli þahýslar çaldýklarý eþyalarla birlikte yakalandý. gözaltýna alýnan her iki þahýs çýkarýldýklarý adli makamlarca “ikametten hýrsýzlýk, mala zarar verme suçlarýndan” tutuklanarak Mardin E-tipi kapalý cezaevine gönderildiði belirtildi.

Panelin açýlýþ konuþmasýnda Vali Turhan Ayvaz, “Mardin'in önünde, tarihini deðiþtirecek büyük yatýrýmlar olduðunu ifade ederek, tarihi kenti komple deðiþtirdiklerini belirtti. Vali Ayvaz, Mardin'in dünya

çapýnda reklamlarýný yaptýklarýný, bunun sonucunda da kentte büyük 5 ve 4 yýldýzlý oteller yapýldýðýna dikkati çekerek þöyle dedi, "2023 vizyonunda, 5 milyar dolar gelir bekliyoruz. Bu alanlarda büyük istihdam alanlarý olacak. Tarýmda yüksek verim ve rekolte artýþýndan sonra muhakkak sanayi gelecek. Mezopotamya ovasýnda bir yýlda yaklaþýk üç ürün elde edilebilecek. Yüksek rekolteden sonra bu kente sanayileþmesinin gelmesi gerekiyor. Zaten þu anda kentimizde büyük bir sanayileþme var. Tarýmýn geliþmesinden sonra bu daha da ilerleyecektir. Bunun yaný sýra yapýlmasý gereken gençlerin, özellikle de genç kýzlarýn kazanç saðlamalarý ve birer meslek sahibi olmalarýdýr. Özelikle genç kýzlarýn okuyup meslek sahibi olarak hayata atýlmalarýný arzu ediyoruz. Diðer türlü genç kýzlarýmýz ezilebiliyorlar. Dolayýsýyla evlenmek sonuç ve çözüm deðil. Düðündeki altýn bileziklerle yetinmeyip gerçek bir altýn bileziðe sahip olarak hayata atýlmak gerekiyor" dedi. Artuklu Üniversitesi Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Mustafa Oflaz ise, Artuklu Üniversitesi'nin Mardin'e çok büyük katkýsýnýn olduðunu belirtti.

geçildi. Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, "Türkiye Turizm Stratejisi 2023"; DÝKA Genel Sekreteri Dr. Tabip Gülbay, "Sürdürülebilir Kalkýnmanýn Aracý Olarak Kalkýnma Ajanslarýndan Beklenenler ve Gerçekleþmeler, Hedefler, Sosyal Algý ve Gerçekleþmeler";GAP Bölge Kalkýnma Ýdaresi Proje Koordinatörü Þeyhmus Yýlmaz, "GAP Mardin'de Uygulanmýþ Kalkýnma Modellerinin Analizi ve Doðru Model Arayýþý, GAP; Ýnsani ve Sosyal Sürdürülebilirlik Temelinde Temel Hedefler ve Gerçekleþmeler, Artuklu Üniversitesi Öðretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Lokman Toprak, "Mardin'in Sürdürülebilir Kalkýnmasýnda Ýnsan Kaynaklarý ve Eðitim Faktörü, Bölgeler Arasý Kalkýnma Farklýlýklarý ve Turizmin Kalkýnma Farklýlýklarýný Gidermedeki Rolü" konularýnda panelde sunum yaptýlar.

Ulusal Ajans'tan Artuklu Üniversitesine Ödül

Konuþmalarýn ardýndan Güneydoðum Derneði yöneticilerinden 22. dönem Mardin Milletvekili Nihat Eri'nin baþkanlýðýný yaptýðý panele

Öðrenciler hayvanlarý korumayý öðrendiler Ali Edis

1

931 yýlýnda ilan edilen “Hayvanlarý Koruma Günü” çerçevesinde; Ýl Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü Hayvan Saðlýðý, Yetiþtiriciliði ve Su Ürünleri Þubesi tarafýndan “Sokak

Hayvanlarý Rehabilitasyon Merkezine” gezi düzenlendi. Bu kapsamda MahmutGürsel Tatlýdede Ýlköðretim Okulu Üçüncü sýnýf öðrencileri “Sokak Hayvanlarý Rehabilitasyon Merkezine” götürüldü. Öðrencilere, Rehabilitasyon Merkezinde

görevli Veteriner Hekim Ýsmail Taþ tarafýndan Rehabilitasyon Merkezi hakkýnda bilgi verildi. Hayvan Saðlýðý, Yetiþtiriciliði ve Su Ürünleri Þubesinde görevli Veteriner Hekim Emine Asal “Hayvanlarý Koruma Günü” ile ilgili bilgi veridi. Veteriner Hekim Asal çocuklarýmýza çevremizde ki hayvanlara nasýl davranýlmasý gerekiyor. Onlara evde yaþayan hayvanlarýna karþý olan sorumluluklarýný anlattýklarýný belirterek þunlarý kaydetti. “Her þeyden önce hayvanlarýnda birer canlý olduðunu unumamalýyýz onlara karþý davranýþlarýmýza dikkat etmeliyiz ve onlara iyi bakmalýyýz onlarda bu dünyanýn bir parçasý burada ki amacýmýz çocuklarýmýzý etrafýndaki hayvanlara davranýþ biçimi ve hayvan sevgisini aþýlamak bu yüzden çocuklarýmýz Mardin’de ki hayvan barýnaðýna getirerek buradaki çalýþmalarý göstermek istedik.” Dedi.

A

vrupa Mesleki Eðitimi Geliþtirme Merkezi'nun Mardin'e yaptýðý ve beþ gün süren çalýþma ziyareti Ulusal Ajans tarafýndan ödüle layýk görüldü. Koordinatörlüðünü Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Ekinci'nin yaptýðý Mardin Artuklu Üniversitesi Projeler Koordinasyon Merkezi tarafýndan organize edilen "Eðitimde Denetim ve Deðerlendirme" konulu çalýþma ziyaretinin Türkiye'de en iyi uygulamalar arasýnda yer aldýðý öðrenildi. Sayfa 2’de


12 Ekim 2012 Cuma

2

Tuðgeneral Musa Çitil’in davasý 25 Aralýk’a ertelendi D

erik ilçesinde 1993-94 yýllarý arasýnda faili meçhul cinayete kurban giden 13 köylüyle ilgili, dönemin Derik Jandarma Komutaný Musa Çitil hakkýnda açýlan davanýn ilk duruþmasý görüldü. Mardin Aðýr Ceza Mahkemesi'nde yapýlan duruþmaya müþtekiler katýlýrken, sanýk Ankara Jandarma Bölge Komutaný Tuðgeneral Musa Çitil raporlu olduðu için gelmedi. Müþtekiler sanýk gelmediði için beyanda bulunmak istemeyince duruþma 25 Aralýk 2012 tarihine ertelendi. Mardin Cumhuriyet Savcýsý Zekeriya Kabasakal tarafýndan hazýrlanan iddianamede, halen Ankara Jandarma Bölge Komutanlýðý görevini yürüten dönemin Derik Jandarma Komutaný Tuðgeneral Mus Çitil hakkýýnda 13 kez aðýrlaþtýrýlmýþ hapis cezasý isteniyor. Ýddianamede, iþlenen cinayetlerin detaylarýna yer verilirken, Çitil'in öldürülen sivil vatandaþlarla ilgili 'terörist' diye tutanak tuttuðu belirtiliyor. Duruþmada söz alan sanýk Musa Çitil'in avukatý Yurdakan Yýldýz, müvekkilinin Etimesgut Askeri Hastanesi'nden alýnan 5 günlük istirahat raporunu sundu. Yýldýz, "Suç tarihi olarak belirtilen zamanlarda müvekkilim Derik Jandarma Komutaný'dýr. Biz yargýlanabilmesi için izin alýnmasý gerektiðini düþünmekteyiz." dedi. Mahkeme heyeti Yurdakul Yýldýz’ýn bu talebini reddetti. Mahkemede Türkçe bilmeyen müþtekilerden Cahide Çeviren, Züleyha Ýzci, Hediye Durmaz, Zülfinaz Avcýl için yeminli Kürtçe tercüman atandý. Tercüman aracýlýðý ile mahkeme baþkaný ile görüþen

kadýnlarýn mahkeme baþkanýna teþekkür etmesi dikkat çekti. 18 yýldýr babasýnýn katilini arýyor Yakýnlarýný kaybeden ailelerden Yasin Avcýl, duruþma çýkýþýnda gazetecilerin sorularýný cevapladý. 18 yýl önce babasý Vecdin Avcýl’ýn faili meçhul cinayete kurban gittiðini belirten Avcýl, “Hepimizin bir umudu var. Artýk Türkiye’de yasalar iþleyecek. Kendini yasalar üzerinde görenlerin, eþkýya kanunlarýný sürdüren insanlarýn, hiçbir mahkemeye bakmaksýzýn kendini efsane gören insanlarýn bugün burada yargýlanacaðýný, tutuklanacaðýný sanýyorduk. Ama olmadý. Mahkemenin verdiði karardan memnun deðiliz. Simit çalan bir insana 15 yýl hapis cezasý verilirken, bu kadar insaný katletmiþ, faili meçhul cinayetlere karýþmýþ, köyleri yakmýþ bir birimin liderinin bugün getirilmemesi bizleri derinden üzdü.” dedi. Olayýn geçmiþi Derik'e baðlý Dumanlý köyünde 1993 yýlýnda Seydoþ Çeviren, Ahmet Çeviren, Yusuf Çeviren, Abide Çeviren, Ramazan Çeviren ve Mehmet Necat Arýs'ýn ahýra patlayýcý konularak öldürülmesiyle ilgili soruþturma geçtiðimiz aylarda tamamlandý. Halen Ankara Jandarma Bölge Komutanlýðý görevini yürüten dönemin Derik Jandarma Komutaný Tuðgeneral Mus Çitil hakkýnda 19 yýl aradan sonra dava açýldý. Ýddianamede, Derik Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'na sunulan Musa Çitil imzalý 22.02.19993 ve 24.02.1993 tarihli yazýlarda, sivil vatandaþlarýn 'terörist' gibi gösterildiði, buna karþýlýk dönemin DGM savcýlýðý arþivinde

bulunan bir yazýda, maktullerin 'sivil vatandaþlar' olarak nitelendirildiði, ölen þahýslarýn terörist olmadýðý, terörist unsurlara yardým ve yataklýk yaptýklarýna dair de herhangi bir delil elde edilemediði vurgulanýyor. Ayrýca 1994 tarihli Jandarma tutanaðýnda Derik ilçesinde taksicilik yapan Mustafa Aydýn'ýn PKK'lýlar tarafýndan yolunun kesildiði ve öldürüldüðü belirtilirken, Aydýn'ýn kimliði tespit edilemeyen 'Servet' kod adlý itirafçýnýn ihbarý üzerine Musa Çitil tarafýndan defalarca tehdit edildiði tanýklarýn ifadesinde yer buldu. Aydýn, Mazýdaðý sýnýrlarýnda kendi arabasýnda kafasýna bir el ateþ edilerek öldürülmüþtü. 1994 yýlýnda Derik'te yaþanan diðer bir olayda Mehmet Erek ile jandarma kontrol noktasýnda kaybolan Ahmet ve Ramazan Erek'in cesetlerinin DerikMazýdað yolu kenarýnda bulunduðuna dikkat çekilen iddianamede, olayda 2 farklý kalaþnikof kullanýldýðý, silahlardan birinin 1 ay önce cesedi bulunan Mustafa Aydýn'ýn öldürülmesi olayýnda da kullanýldýðýnýn tespit edildiði ortaya çýktý. (CÝHAN)

Belediye Baþkaný Nasýroðlu, Erdem Koleji’ni ziyaret etti Ali Edis

M

idyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu, Mehmet Nezih Erdem Koleji’ni ziyaret etti. Baðlar Mahallesi’nde bulunan Özel Mehmet Nezih Erdem Ýlköðretim Okulu’nda incelemelerde bulunan Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu’na okul idaresi, yönetim kurulu üyeleri ve iþadamlarý eþlik etti. Okul Müdürü Salih Aslan’dan bilgi Baþkan Nasýroðlu, eðitim kalitesi, fiziki þartlar ve eðitim kadrosu açýsýndan okulu beðendiðini kaydetti. Nasýroðlu, “ Ýlçemiz açýsýndan son derece güzel bir okul. Baþarý bireyler yetiþecek olan bu kurumda topluma yararlý bireyler yetiþecek. Burada eðitim

gören çocuklarýmýzýn ilerde memleketimizin iftihar edeceði fertler olacaðýna inanýyoruz.” dedi. Eðitim kurumlarýna yapýlan saldýrý kabul edilemez Önceki gün Diyarbakýr’da bir okula ses bombasý ve molotofkokteyli atýlmasýyla ilgili deðerlendirmede bulunan Baþkan Nasýroðlu “ Eðitim kurumlarýna yapýlan saldýrý kabul edilemez. Savaþta bile okullar, hastaneler ve çocuklara dokunulmazken, kendi çocuklarýnýn, kendi kardeþlerinin eðitim gördüðü kendi okullarýna yapýlan saldýrýyý tasvip etmiyoruz.” diye tepkisini dile getirdi. Erdem Koleji yönetim kurulu üyeleri ise gerçekleþtirilen ziyaretten dolayý memnun olduklarýný ifade ettiler.

Vali Ayvaz’dan Yeþilli ilçesine taziye ziyareti Ulusal Ajans'tan Artuklu Üniversitesine Ödül Ýsmail Erkar

A

vrupa Mesleki Eðitimi Geliþtirme Merkezi'nun Mardin'e yaptýðý ve beþ gün süren çalýþma ziyareti Ulusal Ajans tarafýndan ödüle layýk görüldü. Koordinatörlüðünü Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Ekinci'nin yaptýðý Mardin Artuklu Üniversitesi Projeler Koordinasyon Merkezi tarafýndan

organize edilen "Eðitimde Denetim ve Deðerlendirme" konulu çalýþma ziyaretinin Türkiye'de en iyi uygulamalar arasýnda yer aldýðý öðrenildi. Avrupa Birliði'ne (AB) baðlý 10 deðiþik ülkeden, 12 eðitimcinin katýldýðý ziyarette taraflar, yapýlan çalýþmanýn dünyada bir kalite referansýna dönüþmesini temin etmek amacýyla özellikle AB ülkelerinde uygulanan eðitim ve denetim sistemlerine iliþkin konularý masaya yatýrarak karþýlýklý görüþ alýþveriþinde bulundu. Çalýþma ziyaretiyle ile ilgili bilgi veren Mardin Artuklu Üniversitesi Projeler Kurumsal Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Ekinci, Üniversite'nin 2011 yýlýnda ziyarete ev sahipliði yapma talebinde bulunduðunu belirterek: "2011 yýlýnda yapýlan ev sahipliði baþvurumuz; Ulusal Ajans (UA) ve ayný zamanda çalýþma ziyaretlerini AB ülkeleri adýna organize eden CEDEFOP tarafýndan kabul edildi. Daha sonra çalýþma

M. Sait Çakar

M

ardin'de taksi ile yolcu minibüsünün çarpýþmasý sonucu dört kiþinin ölümü ve oniki kiþinin de yaralanmasýyla son bulan trafik kazasýnda hayatýný kaybeden vatandaþlarýn ailelerine baþsaðlýðý ve taziye dileklerinde bulunmak üzere Vali Turhan Ayvaz, Yeþilli Kaymakamý Ediz Sürücü Ýl Özel Ýdaresi Genel Sekreteri Halil Homan ve Yeþilli ilçe Müftüsü Salahattin Yýlmaz ile birlikte Yeþilli Ýlçesine giderek vatandaþlarýn sorunlarýný dinleyip tesellide bulundu, dua okudu.

ziyareti kataloðunda yayýmlanan talebimiz katýlýmcýlarýn da konuya ilgi duymalarý sebebiyle bu çalýþma ziyareti katalogdan tercih edilerek çalýþma takvimine dâhil edildi." þeklinde konuþtu. Ekinci, katýlýmcýlarýn bütün giderlerinin AB Eðitim ve Gençlik Programlarý tarafýndan finanse edildiðini ifade ederek, "Bizler katýlýmcýlarýn yapacaðý incelemeleri ve kendi ülkelerindeki uygulamalarý paylaþmalarý için uygun bir program ve zemin saðlamaya çalýþtýk. Ayný zamanda katýlýmcýlar bölgenin kültürel birikimini ve tarihi mekânlarýný yerinde görme ve inceleme imkâný buldular. Bunu Artuklu Üniversitesi ve Mardin'in tanýtýmý açýsýndan çok iyi bir fýrsat olarak deðerlendiriyoruz." dedi. Gelecekte farklý projelerle ortak iþbirliði yapmaya yönelik kararlarýn da alýndýðý çalýþma ziyaretinde elde edilen bilgi ve deneyime dayalý olarak yazýlacak rapor, CEDEFOP ve Ulusal Ajans tarafýndan deðerlendirilecek. Topluluk içindeki eðitim ve öðretim sistemleri arasýnda karþýlýklý deðiþim, iþbirliði ve hareketliliði

güçlendirmek amacýný taþýyan ve Türkiye'de düzenlenen çalýþma ziyaretleri arasýnda ödüle layýk görüldüðünü belirten Yrd. Doç. Dr.Ekinci, bu ödülün Mardin Artuklu Üniversitesi açýsýndan mutluluk verici olduðunu dile getirdi. Katýlýmcýlarýn kendi kuruluþlarýnda gerçekleþtirilen iyi uygulama örneklerinin paylaþýlmasý, bilgi ve tecrübe alýþveriþi yoluyla "en iyiyi bulma" arayýþý sonucunda tüm Avrupa genelinde eðitim kurumlarýnýn hizmet kalitesinde artýþ saðlanmasý hedefleniyor.

Kazada hayatýný kaybedenlerin yakýnlarýný dinleyen Vali Ayvaz, trafik kazasýnda ölenlere Allah’tan rahmet, hastanede tedavi gören vatandaþlarýn ailelerine de tesellide bulunarak acil þifalar diledi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

12 Ekim 2012 Cuma

3

"KCK operasyonlarý yapýlmasaydý birkaç Antep yaþanýrdý" Kürt aydýn ve yazar Orhan Miroðlu, "Bu yapýlanmaya karþý giriþilen operasyonlarýn doðru olmadýðýný, Kürt hareketini güçlendirdiðini söylemek de bana çok gerçekçi gelmiyor." dedi.

Akçakale’de hayat normale dönüyor K

S

uriye diktatörü Beþþar Esed’e baðlý birliklerle Özgür Suriye Ordusu arasýndaki çatýþmalarýn Þanlýurfa’nýn Akçakale ilçesinin hemen karþýsýndaki Tel Abyad’a dayanmasýyla kötü günler baþladý.

Suriye’den atýlan top mermisinin bir eve düþmesi sonucu 5 kiþinin hayatýný kaybetmesi üzerine Türkiye anýnda karþýlýk verdi. Ýlçe halký çareyi il merkezine ve diðer bölgelerdeki akrabalarýna sýðýnmakta buldu. Ancak Türkiye’nin caydýrýcý ve itidalli tavrýyla olaylar duruldu. Büyük panik yaþanan Akçakale’de hayat giderek normale dönüyor. Ýlçeyi terk eden aileler dönmeye baþladý. Ancak Esed’in Tel Abyad’a operasyon düzenleyeceði söylentileri sebebiyle sýnýr mahallelerindeki evler ise hâlâ boþ. Vatandaþlara sýk sýk, ‘Sýnýr hattýna yaklaþmayýn.’ uyarýsý yapýlýyor. Polis özellikle Akçakale Gümrük Kapýsý’na giden yola ikaz þeridini çekerek geçiþlere izin vermiyor. Genelkurmay Baþkaný Necdet Özel ve beraberindeki üst düzey komutanlarýn dün Akçakale’yi ziyareti de ilçe halkýnýn moralini yükseltti. Özel’in ziyaretini alkýþlarla karþýlayan Akçakaleliler, bunun kendileri için büyük moral olduðunu söyledi. Akçakaleli Ýbrahim Yýlmaz, “Ýþte ilçedeki tedirginlik þimdi bitti. Kendimizi burada zaman zaman yalnýz hissediyorduk ama Paþa’mýzýn burayý ziyareti bizi çok gururlandýrdý.” diyor. Özel’in ziyareti sýnýrýn diðer yakasýndaki muhalifleri de heyecanlandýrmýþ. Birçoðu Esed birliklerinin bir daha kolay kolay Türk tarafýna top atýþý yapamayacaðýný düþünürken, bazýlarý temkinli yaklaþýyor. Ýlçedeki tedirginliðin sona erdiðinin bir baþka iþareti ise 1 aydýr kapalý olan okullarýn tekrar açýlmasý. Dün binlerce öðrenci uzun bir aradan sonra dersbaþý yaptý. Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü çatýþmalar sebebiyle ‘rapor veya izin’ alarak ayrýlan öðretmenlerin ilçeye dönmesini istedi. (CÝHAN)

Bakan Dinçer: Okullarý güvenlik tedbirleri ile boðmak doðru olmaz

M

illi Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, "Terörün okulu hedef almasý çok açýk bir þekilde hiçbir beþeri deðere sahip olmadýðýný, ahlaki herhangi bir unsur taþýmadýðýný da bize gösteriyor." dedi. Güvenli okul projesi kapsamýnda tüm okullarda alýnan tedbirler bulunduðunu hatýrlatan Dinçer, "Bunlarýn dýþýnda okullarý çok fazla güvenlik tedbirleri ile boðmak doðru olmaz kanaatini taþýyorum. Ýhtiyaç duydukça gerekli tedbirleri almaya devam edeceðiz." diye konuþtu. Milli Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, ‘Okullar Hayat Olsun Projesi’ kapsamýnda Özdemir Gürocak Ýlköðretim Okulu’nu ziyaret etti. Dinçer, burada gündeme iliþkin sorularý da yanýtladý. PKK terör örgütü tarafýndan Doðu Anadolu ve Güneydoðu Anadolu bölgesindeki okullara yapýlan saldýrýlarla ilgili bir soru üzerine Dinçer, "Hakkari’de, Þemdinli’de daha önce benzer saldýrýlar olmuþtu. Üzüntümü ifade etmeliyim. Okullara yönelik bu saldýrýlarý þiddetle kýnýyor, saldýrýlarý yapanlarý lanetliyoruz." dedi. Açýk bir savaþta bile hastaneler, okullar ve camilerin saldýrýya uðramadýðýný dile getiren Dinçer, "Çünkü buralar beþeri deðerlerin temsil edildiði yerlerdir. Okullarda çocuklar, masum insanlar eðitim görüyorlar. Terörün okulu hedef almasý çok açýk bir þekilde hiçbir beþeri deðere sahip olmadýðýný, ahlaki herhangi bir unsur taþýmadýðýný da bize gösteriyor. Çaresizce, umutsuzca eðitim engelleyecek bir çaba içine girmiþler. Bunun çýkar yol olduðunu düþünmüyorum. Bunu yapanlara bu tip eylemlerden vazgeçmelerini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandý. Þemdinli’de ikinci kez okul yakýldýktan sonra velilerin gösterdiði tepkiyi hatýrlatan Dinçer, þöyle devam etti: "Ben tepki gösteren velilere teþekkür ediyorum. Okullarýna sahip çýkmýþlardý. Dün yine Diyarbakýr’da yapýlan saldýrýda öðretmenlerimiz karþý koydular, okulun kundaklanmasýna izin vermediler. Bu vesile ile okullarýmýza geçmiþ olsun diliyorum, okul yöneticilerimizi ve öðretmenlerimizi tebrik ediyorum. Münhasýran Gülay öðretmeni, Yusuf öðretmeni, Sayit öðretmeni, okul müdürü Hanefi’ye hem geçmiþ olsun diyorum, hem tebrik ediyorum. Onlar okullarýna sahip çýktý. Gördük ki veliler, öðrenciler, öðretmenler okullarýna sahip çýkarlarsa hiçbir terör bize etki yapamaz." Dinçer, okullarda ekstra güvenlik tedbiri alýnýp alýnmayacaðýnýn sorulmasý üzerine, "Zaten güvenli okul projesi kapsamýnda tüm okullarýmýzda emniyet güçlerinin aldýðý tedbirler var. Daha önceden fark edilmesi halinde ekstra tedbirler alýnýyor. Bunlarýn dýþýnda okullarý çok fazla güvenlik tedbirleri ile boðmak doðru olmaz kanaatini taþýyorum. Ýhtiyaç duydukça gerekli tedbirleri almaya devam edeceðiz." Dedi. (CÝHAN)

ürt aydýn ve yazar Orhan Miroðlu, KCK operasyonlarý yapýlmasaydý 9 kiþinin hayatýný kaybettiði Gaziantep olayý gibi birkaç olayýn yaþanabileceðini söyledi. Hiçbir hukuka dayanmadan insanlarý yargýlayabilen, infaz uygulayabilen bir yapýlanmadan bahsedildiðini dile getiren Miroðlu, "Bu yapýlanmaya karþý giriþilen operasyonlarýn doðru olmadýðýný, Kürt hareketini güçlendirdiðini söylemek de bana çok gerçekçi gelmiyor." dedi. Terör örgütü PKK'nýn son dönemde yaptýðý infazlarýn JÝTEM'i hatýrlattýðýný kaydeden Miroðlu, "Zulmedenin mikrobunu kapmýþ." ifadesini kullandý. PKK'nýn silah býrakma zamanýnýn da bir hayli ileriye gittiðini ifade eden Miroðlu, silahsýzlanma konusundaki kararýn sadece örgüte deðil aðýrlýklý olarak Kürt siyasi gruplar ile Kürt toplumuna ait olduðunu vurguladý. Kürt toplumunda 'bu silah bana zarar veriyor' diyebilen bir muhalefete ihtiyaç bulunduðuna dikkat çeken Miroðlu, Ergenekon'un Ýmralý sürecini kontrol meselesinin de artýk sona erdiðini ifade etti. Cihan Haber Ajansý(Cihan) muhabirinin sorularýný cevaplayan Miroðlu, dikkat çekici açýklamalarda bulundu. Yerel seçimlerde BDP'nin bugünkü politikalarýnda ciddi bir deðiþim olacaðýný sanmadýðýný dile getiren Miroðlu, deðiþikliðin 'daha fazla þehir kazanma' þeklinde yansýyabileceðini belirtti. Dersim, Van, Mardin gibi kritik þehirler bulunduðunu dile getiren Miroðlu, sözlerine þöyle devam etti: "BDP'nin hedefi, bir bölgeyi yönetme iddiasýný güçlendirmek olacak. Politikalarý bu þekilde þekillenecek. Van ve Doðubeyazýt'ýn korunmasý önemli olacak. Eðer buralarý kaybederse 'Demokratik Özerklik' þeyi tamamen çökecek. Bu seçim o büyük iddianýn sýnacaðý bir seçim olacak. 'Demokratik özerkliðe hazýr bir Kürt toplumu var, biz de bunu yönetmeye hazýrýz' anlayýþý ya güçlenecek ya da biraz daha zayýflayacak. Mevcut durumu korursa Türkiye'de siyaset çevreleri bunu bir güçlenme olarak okumayacak. Tabi bekledikleri gibi yüzde 40-50 bir artýþ olursa onun için önemli bir sonuç olacak."

"CHP Kürt meselesinde son 30 yýlla yüzleþmeli" Oslo'da ne konuþulduðunun sýr olmadýðýna dikkat çeken Miroðlu, CHP'nin bilip de bilmezlikten geldiðini ve Kýlýçdaroðlu'nun "Ne Konuþuldu?" derken bunu bir tehdit üslubuyla söylediðini ifade etti. CHP'nin Oslo sürecini tamamen onaylayabilmesi veya yeni bir Oslo talebiyle toplumun karþýsýna çýkmasý için kendi içinde Kürt meselesinde son 30 yýlda olup bitenlerle ciddi yüzleþmesi gerektiðinin altýný çizen Miroðlu, parti içinde kafa karýþýklýðý yaþandýðýný, Oslo süreci konusunda farklý seslerin çýktýðýný kaydetti. Meselenin bugün 'devrimci halk savaþý stratejisi'ne karþý son bir yýlda Öcalan'ýn pozisyonunun ne olduðunun cevabýnýn aranmasý olduðunu dile getiren Miroðlu, "PKK, Öcalan'ýn 2000'li yýllarda Oslo süreciyle birlikte býraktýðý PKK mý yoksa farklý bir PKK mý var? Kendi örgütüyle arasýndaki iliþkiler, bugün bir Oslo sürecini yeniden baþlatmaya yeterli mi? Örgütü tarafýndan dinlenen ne kadar bir Öcalan var?" sorularýný yöneltti. "Reformlara BDP ve CHP destek vermedi" "PKK ile sadece silahlarýn

býrakýlmasý konusunda görüþülebileceði" görüþüne katýlmayan Miroðlu, PKK'nýn arzu ve isteðinin iyi okunmadan bir pozisyonun belirlenemeyeceðini söyledi. Pozisyonun Kürt vatandaþlara göre belirlenebileceðini dile getiren Miroðlu, pazarlýk konusu yapmadan haklarýn hayata geçirilebileceðini belirtti. Atýlan reformlarda bir diyalog ve müzakere zemini üzerinden ulaþýlmadýðýna dikkat çeken Miroðlu, þöyle devam etti: "Seçmeli dersten tutun da TRT Þeþ'e kadar ya da askeri vesayet meselesinde olup bitenlere kadar, iþte Balyoz ve Ergenekon süreci... Bütün bunlarda kabul etmek lazým ki toplumun demokrat çevrelerinden belli bir destek aldý. Ama siyasi aktörler bu desteðin dýþýndaydýlar, BDP ve CHP'yi kastediyorum. Dolayýsýyla bundan sonra da süreç böyle yürüyecek." Kürt talepleri olarak gelen problemlerin 20'ye yakýn maddenin 10-15'i þuan hal yoluna konulduðunu anlatan Miroðlu, en önemli iki problemin ise yerel yönetimlerin demokratikleþtirilmesi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik þartý, anadilde eðitim meselesi olduðunu belirtti. "PKK'nýn silah býrakma zamaný bir hayli ileri gitti" PKK'nýn isteðinin sadece silah býrakma olmadýðýný, siyasi manada kendisine sunulacak þeylerin konuþulmasý olduðunu dile getiren Orhan Miroðlu, Suriye'de olup bitenlere bakýldýðýnda PKK'nýn silah býrakma zamanýnýn bir hayli ileriye gittiðini düþündüðünü ifade etti. Silah býrakmanýn Türkiye'de yakýn zamanda konuþulacak bir þey olmadýðýnýn altýný çizen Miroðlu, þu an PKK'nýn silah býrakmasýný gerektirecek bir ortam deðil tam tersine silahlarýný iyi korumasýný zorlayan bir ortam bulunduðunu kaydetti. Suriye'de kazandýðý pozisyonun böyle bir pozisyon olduðunu dile getiren Miroðlu, silahýn PKK'ya hem Türkiye'de, hem Suriye'de, hem de Kuzey Irak'ta gerektiðini söyledi. "Kürt toplumunda 'Bu silah bana zarar veriyor' diyebilen bir muhalefete ihtiyaç var" Söylemlere bakarak AK Parti'nin BDP politikasýný okumanýn çok gerçekçi olmadýðýna belirten Miroðlu, Baþbakan'ýn söylemlerinin daðdaki buluþmaya bir tepki olarak okunabileceðini ifade etti. BDP'nin Kürt sorunu denilen ateþi tutma gücü ve yetkisi bulunmadýðýný vurgulayan Miroðlu, þunlarý dile getirdi: "Bu böyledir diye BDP gibi bir Kürt siyasi hareketinin, 'Biz silahý elimizde tutan insanlar deðiliz, silahý baþkalarý elinde tutuyor, dolayýsýyla sizin elinde silahý tutanlarla konuþmanýz lazým' þeklindeki anlayýþýný ben akýlcý bir politika bulmuyorum. Bu akýlcýlýk deðil. Çünkü bugün hiçbirimizin böyle bir þey demeye hakký yok. Elinde silah tutan insan sadece kendisine deðil bize de zarar veriyor. Toplumsal sürece, demokratik sürece zarar veriyor. Demokratik hamlelerin ortaya konmasýný engelliyor. Toplumu terörize ediyor. Toplumu otoriter eðilimlere sevk ediyor. Otoriter eðilimlere saygý duyan bir toplum haline geliyor Kürt toplumu. Dolayýsýyla silahsýzlandýrma programý sadece PKK'nýn silahlý gücünün karar vereceði veya vermeyeceði bir mesele deðil. Aðýrlýklý olarak Kürt siyasi gruplarýdýr ve Kürt toplumunun karar vereceði bir meseledir. Bu silah bana zarar veriyor diyebilen bir muhalefete ihtiyaç var Kürt

toplumunda. Eðer þiddet meselesi, 'PKK'nýn yürüttüðü halk savaþý stratejisi sadece PKK'yý ilgilendirir, bizi ilgilendirmez, bu meseleyi onunla konuþun' derse bir siyasi toplum, burdan bir çözüm mantýðý çýkmaz." "Ergenekon’un Ýmaralý'yý kontrolü sona erdi" "Ergenekon'un Ýmralý sürecini kontrol meselesi de bence artýk sona erdi." diyen Miroðlu, tam bir tarih vermenin mümkün olmadýðýný belirterek "Ergenekon operasyonlarýyla birlikte bu sona erdi. 2008, 2009'un sonlarý. Son 1 -2 yýlda Ýmralý'da Öcalan'ýn gerçek muhataplarý artýk bir sivil inisiyatif, sivil bir iktidarý temsil eden muhataplar. Askeri muhataplarý yok artýk, ama 10 yýldýr Ýmralý'yý her bakýmdan Ergenekon örgütü kontrol etti ve bu bugün artýk açýk bilinen bir þey. Dolayýsýyla bu kopukluk yaþandýktan sonra Öcalan ve örgütü arasýnda ciddi bir kopukluk ve ayrýþma söz konusu oldu. Bu nasýl yeniden toparlanýr, Öcalan yeniden örgüte söyleyebileceði sözleri nasýl dinletilir bir hale getirilebilir; bu sorularýn bugün için bir karþýlýðý yok PKK'da. Eðer olsaydý Leyla Zana'nýn Baþbakan ile görüþmesi, gazetede yayýnlanan röportajda söylenenlerin bir karþýlýðý olabilirdi. Bugün Öcalan konuþsa ondan daha ilerde þeyler söyleyebilecek durumda deðil." þeklinde konuþtu. Yeni Anayasa'dan umutlu olmadýðýný dile getiren Miroðlu, muhalefetin Türkiye'nin çýkarlarý yerine partisel çýkarlara göre hareket ettiðini söyledi. AK Parti'ye karþý önceliði amaçlayan bir muhalefetlik yapýldýðýný anlatan Miroðlu, bu Meclis'in yeni Anayasayý yapabileceði kanaatinde olmadýðýný kaydetti. AK Parti'nin 63 maddelik demokratikleþme paketine yönelik 'istemezuk' çevresinin þimdiden muhalefet çizgisiyle iþi sabote etmeye çalýþtýklarýný savunan Miroðlu, bu yaklaþýmýn doðru olmadýðýný ifade etti. "KCK operasyonlarý kürt hareketini güçlendirdi demek gerçekçi deðil" 'KCK operasyonlarý iyi mi oldu kötü mü oldu?' yönündeki bir soruya Miroðlu, þunlarý söyledi: "Ýyi mi oldu kötü mü oldu deðil de KCK nedir, bu sistem neyi öngörüyor; ona bakarak karar vermek lazým. KCK kuruluþu itibariyle, hedefledikleri þeyler itibariyle meþru görülebilir mi? Normal bir demokratik sistemde KCK gibi yapýlar üzerinden bir entegrasyon düþünmeye kimsenin hakký olabilir mi? Buna baktýðýmýz zaman sorulara hiç de olumlu cevap veremeyiz. KCK Türkiye'nin demokratik sisteminden ve muhtemelen anayasasýndan ayrý bir toplum yönetme modeli ve anlayýþý olarak ortaya çýkýyor. Dolayýsýyla hiçbir demokratik sistemin böyle bir anlayýþý toleransla karþýlamasý mümkün deðil. Eðer bu anlayýþ bir de PKK'nýn yürüttüðü silahlý mücadelenin merkezinde duruyorsa o zaman bir yanýyla güvenlik önlemleri de gündeme gelebilir ve geldi de Türkiye'de zaten. Bu örgüte ve anlayýþa karþý þiddet boyutuyla çok ciddi önlemler alýndý. Benim kanaatim odur ki eðer bu önlemler alýnmasaydý, bu operasyonlarda bu eylemleri muhtemelen yapacak olan insanlar tutuklanmasaydý; bugünkü, iþte son bir yýlýn çatýþma tablosuna baktýðýnýz zaman; iþte 600 Kürt genci ölmüþ, 150'ye yakýn güvenlik görevlisi hayatýný kaybetmiþ, þehit olmuþ; bu tablonun biraz daha korkunç bir hal alacaðýný düþünmek mümkün diye

düþünüyorum. Yine sivillere yönelik eylemlerde hem istihbaratýn iyi kötü iþliyor olmasý, bazý gözden kaçmalar ya da bazý ihmallere raðmen sonuçta birkaç Antep olmadý çok þükür diyebiliyoruz. Birkaç Menemen olmadý diyebiliyorsak bence burda da istihbaratýn önemli bir etkisi oldu, KCK'ya yönelik operasyonlarýn önemli bir etkisi oldu. Sonuçta hiçbir hukuka dayanmadan insanlarý yargýlayabilen, insanlara infaz uygulayabilen bir yapýlanmadan bahsediyoruz ve bu yapýlanmaya karþý giriþilen operasyonlarýn doðru olmadýðýný, Kürt hareketini güçlendirdiðini söylemek de bana çok gerçekçi gelmiyor. Ama bu operasyonlar sýrasýnda BDP ve KCK arasýndaki mesafe giderek daraldýðý için BDP'nin normal sivil ve demokratik haklarýný kullanarak parti içinde politika yapan insanlarýn da zarar gördüðünü görmemiz gerekiyor. Burda iþte hukukun ve soruþturmalarýn iþleyiþiyle ilgili kaygýlar söz konusu. Bu kaygýlarýn çoðu kez haklý olduðunu biliyoruz. Ýþte Büþra Ersanlý'dan tutunda Ragýp Zarakolu'na kadar yada iþte BDP'li Belediye Baþkanlarý, Meclis üyeleri maalesef bu operasyonlar çerçevesinde kurulan bir takým iliþkiler, münasebetler neticesiyle çünkü artýk öyle bir iç içe geçmiþlik var ki savcýlar da çok zorlanýyorlar, hukuk sistemimiz de iþin altýndan kalkamýyor. Dolayýsýyla böyle bir tablo. Bütün bu yargýlamalarýn hukuk çerçevesi içinde geçmesi, insanlarýn sivil politika yapmak için orada bulunan insanlarýn zarar görmemesini saðlamak elbette ki önemli bir görev olarak duruyor Türkiye'nin önünde." "PKK zulmedenin mikrobunu kaptý" Kürt aydýn ve yazar Orhan Miroðlu, terör örgütü PKK'nýn yaptýðý infazlarý ise "Zulmedenin mikrobunu kapmak" olarak deðerlendirdi. Zulmedenin mikrobunun 1990'larda nüksettiðini anlatan Miroðlu, JÝTEM'i kasdettiðini ifade etti. JÝTEM'in bugün aynen PKK'nýn yaptýðý usullerle sivil insanlara yönelik birçok faili meçhul cinayet gerçekleþtirdiðini hatýrlatan Miroðlu, þöyle konuþtu: "PKK bugün ayný yöntemleri uyguluyor. Çünkü hedeflediði bir þey var: Türkiye'yi bu zemine çekmek. Yani 90'lý yýllarýn devlet politikasýný hayata geçirmek. Ama tabi bu tarafta da iktidar özenle bundan kaçýnmaya ve 90'lý yýllara dönüþü akla getirecek hemen hemen hiçbir þeye imza atmýyor, giriþmiyor. Ýþte Þemdinli'de, baþka yerde operasyonlar oluyor, bitiyor, karþýlýklý çatýþmalar. Fakat sivillerin zarar gördüðü bir süreç yaþamýyoruz. Kimse 90'lý yýllara geri döndük gibi bir þey diyemiyor. Ama PKK söz konusu olduðunda þunu görebiliyoruz: PKK, evet Türkiye'yi 90'lý yýllarýn zeminine çekmeye çalýþýyor ve 90'lý yýllarýn devlet yöntemleriyle iþ yapýyor. Böyle bir hareket anlayýþý var. Dolayýsýyla zulmedenin mikrobunu kapmak gibi bir durumla karþý karþýyayýz." Orhan Miroðlu, Taraf gazetesinden ayrýldýktan sonra Ahmet Altan ile görüþmediðini sözlerine ekledi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

12 Ekim 2012 Cuma

4

Cizreli mucit gençler, Brezilya Bilim Fuarý'nda Türkiye'yi temsil edecek Brezilya’daki Bilim Fuarý'nda Türkiye’yi temsil etmek için davet edilen genç mucitler Esra Nur Sekin ve Muhammed Yargatekin, binlerce kilometre öteden güzel haberlerle dönmeyi hedefliyor.

Þ

ýrnak'ýn Cizre ilçesinde yetiþen ve 'çeti' olarak anýlan bitkiden antibakteriyel el dezenfektaný üreten Cizre Fen Lisesi öðrencileri, bölgenin artýk terörle deðil bilimle ve güzelliklerle anýlmasýný istiyor. Brezilya’daki Bilim Fuarý'nda Türkiye’yi temsil etmek için davet edilen genç mucitler Esra Nur Sekin ve Muhammed Yargatekin, binlerce kilometre öteden güzel haberlerle dönmeyi hedefliyor. Ýsmi terörle birlikte anýlan Þýrnak'ta eðitimde güzel adýmlar da atýlýyor. Þýrnak Cizre Fen Lisesi öðrencileri geliþtirdikleri proje sayesinde Brezilya'da Türkiye'yi temsil edecek. Lise öðrencilerinden Muhammed Yalgatekin ve Esra Nur Sekin, 'Alkolsüz el dezenfektaný' -Non-Alcoholic Disinfectent- projesiyle Brezilya'da düzenlenecek Bilim Fuarý'na Türkiye

adýna katýlacak. Öðrenciler Brezilya'ya gitmek üzere 16 Ekim'de Cizre'den hareket edecek. Okul bahçesinde yetiþen bitkiden el dezenfektaný unuttular Cizre Fen Lisesi Proje Danýþmaný kimya öðretmeni Þerif Balcan, öðrencilerin okul bahçesinde, çorak toprakta yetiþen bir bitkiden en üst düzeyde yararlanýlabilecek bir ürün ortaya çýkardýklarý için kutladýðýný belirterek, "Bu gerçekten bir baþarý öyküsü. Tüm imkansýzlýklara raðmen bir þeyler yapýlabileceðini biz bu örnekte yaþadýk. Çevredeki üniversitelerle iþbirliði yaptýk. Çeti bitkisinin bünyesindeki bileþiklerin antibakteriyel olduðunu tespit ettik. Öðrencilerle bu bileþikleri deterjanda mý sabunda mý kullanýlým diye tartýþýrken, bir öðrencimizin babasý saðlýk personeli olduðu için dezenfektan olabileceðine kanaat getirdik. Cizre Devlet Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarý'nda gerekli denemeleri yaptýk, olumlu sonuç aldýk. Bu sonuçlardan sonra ulusal ve uluslararasý düzeyde yapýlan yarýþmalara baþvurular yapýldý. Ulusal yarýþmalarda birincilik, altýn madalya. TÜBÝTAK’ýn 43. ortaöðretim öðrencileri arasýnda yapýlan yarýþmada da teþvik ödülü aldýk. Yurtdýþýna da baþvuru yaptýk. Projemiz Brezilya’da yapýlacak ve 52 ülkenin katýlacaðý 27. Bilim Fuarý'na davet edildi. Türkiye adýna orada inþallah güzel sonuçlarla döneriz.” diye konuþtu. Performansýmýzýn en iyisini segileyeceðiz Ýlk defa yurtdýþýna çýkacaðý için çok heyecanlý olduðunu belirten öðrencilerden Esra Nur Sekin, “Bilindiði gibi Cizre sürekli kötü bir þekilde anýlýyor. Bizde böyle bir proje yaparak en azýndan

Dicle Üniversitesi'nde akademik yýl açýldý

D

ilçemizi, ilimizi en baþta ülkemizi temsil etmekten mutluluk duyuyoruz. Ýlk defa yurt dýþýna çýkýyorum. Çok heyecanlýyým zaten. Ýnþallah orada en güzel þekilde performansýmýzýn en iyisini sergileyeceðimize inanýyorum.” dedi. Projeye nasýl baþladýklarýný da anlatan Esra Nur Sekin, okulun vizyonunun araþtýrmayý teþvik ettiðini belirterek þunlarý söyledi: " Bilimsel bakýþ açýsý gereði etrafýmýzla irtibat halindeyiz. Bir gün okulumuzun çevresinde çete bitkisini gördük. Biyoloji öðretmenimizle ilk baþta bu bitkiyi inceledik. Daha sonra biyoloji öðretmenimiz bizi kimya öðretmenimize yönlendirdi. Kimya öðretmenimiz olan Þerif beyle birlikte bitkinin kimyasal içeriðini araþtýrdýk. Elde ettiðimiz sonuç, bitkinin antibakteriyel özelliði sahip olmasýydý. Yaptýðýmýz bu el dezenfekte mesela el sabunu olarak kullanýldý. Bakterilerde de gereken etkiyi gösterdi. Bunu yaptýðýmýz için mutluyuz.” þeklinde konuþtu. Hedefimiz, ülkemize iyi bir derece ile dönmek Bir diðer öðrenci Muhammed Yargatekin de duygularýný þöyle ifade etti: “Hedefimiz ülkemizi ve ilimizi orada iyi bir þekilde temsil ederek oradan bir derece ile ülkemize geri gelmektir. Ülkemizi sevindirmek istiyoruz. Onun için çok çalýþýyoruz. Brezilya’da projemizi daha anlatacaðýmýzý düþünüyorum. Ýnþallah orada daha iyi anlatým güzel bir derece ile ülkemize geri döneriz. Öbür arkadaþlarým da bence bilimle iç içe olsunlar. Günümüzde bilim sürekli geliþiyor. Günümüzde bulunmayan çok þeyler var. Bunlarý iþte merak etsinler. Merak edip onlarda böyle projeler içerisinde olsunlar. Ülkemizi kalkýndýracak böyle projelere ihtiyacýmýz var. Onlarda bu bilime gerekli olan ilgiyi göstersinler.” (CÝHAN)

Dinçer: Okullarýmýzý öðrenci ve velilerle koruyacaðýz

M

illi Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, terör örgütünün okullara saldýrmasýný acizlik olarak deðerlendirdi. Bakan Dinçer, "Okullarýmýzý öðretmen, veli ve öðrencilerimizle koruyacaðýz." dedi Harran Üniversitesi akademik yýlý açýlýþýna katýlmak üzere Þanlýurfa'ya gelen Milli Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, Þanlýurfa Valiliði'ni ziyaret etti. Giriþte þeref defterini imzalayan Bakan Dinçer, programý ile ilgili kýsa bir deðerlendirmede bulundu. Ardýndan sorularý cevaplayan Dinçer, terör örgütünün okullara saldýrmasýný sert dille

eleþtirdi. Velileri okula sahip çýkmaya davet eden Bakan Dinçer, sorunu veli öðretmen ve öðrencilerle çözeceklerini söyledi. Saldýrýlarý acizlik olarak deðerlendiren Bakan Dinçer, açýk savaþ hallerinde bile hastane, okul ve camilere saldýrýnýn olmadýðýný vurguladý. Dinçer, saldýrganlarý beþeri deðerlere sahip olmamakla eleþtirdi. 'Terör saldýrýlarý üzerine yeni güvenlik tedbirleri alýnacak mý?' sorusu üzerine Bakan Dinçer, þunlarý söyledi: "Saldýrýlarý þiddetle kýnýyorum, ama güzel tarafý da var. O da þu: Bu saldýrýlar karþýsýnda gördüðünüz gibi öðrenciler, veliler ve öðretmenlerimiz karþýlýk veriyorlar. Þemdinli’de okulu yakanlarý velilerimiz protesto etti, itiraz etti, direndiler. Diyarbakýr'da öðretmenlerimiz, öðrenci ve veliler tavýr koydular. Biz elimizden geldiðince güvenlik tedbirleri alýyoruz, ama her halukarda öðretmenlerimizin, öðrencilerimizin ve velilerimizin okullarýna sahip çýkmasý halinde bu sorunlarý çözeceðimize inanýyorum."

Gün içinde ilin eðitim sorunlarý ile ilgili kapsamlý bir toplantý yapacaklarýný dile getiren Dinçer, Akçakale sorununu ayrýca deðerlendireceklerini ifade etti. Bakan Dinçer daha sonra Þanlýurfa Valisi Celalettin Güvenç'in makam odasýna geçti. Burada yaklaþýk yarým saat süren görüþmenin ardýndan Dinçer, Harran Üniversitesi akademik açýlýþ törenine katýlmak üzere Osmanbey Kampüsü'ne geçti. (CÝHAN)

iyarbakýr Dicle Üniversitesi'ninyeni akademik yýl açýlýþý ve yapýmý tamamlanan Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi'nin açýlýþý düzenlenen törenle yapýldý. Törende konuþan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayþegül Jale Saraç, 4 yýl içinde öðrenci sayýsýný ikiye katladýklarýný belirterek, kendileri için en önemli þeyin öðrencinin yüreði olduðunu söyledi. Saraç, baþlattýklarý öðrenci odaklý eðitimin devam edeceðini vurguladý. Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen törene Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, AK Parti MKYK Üyesi Prof. Mehmet Akýn, Diyarbakýr Valisi Mustafa Toprak, DÜ Rektör yardýmcýlarý, fakülte dekanlarý, öðretim üyelerinin yaný sýra çok sayýda öðrenci katýldý. Akademik yýl açýlýþ konuþmasýný yapan Rektör Prof. Dr. Saraç, üniversitelerinin çok köklü bir geçmiþe sahip olduðunu belirterek, görevde bulunduklarý süre içerisinde Diyarbakýr'daki kurum kuruluþlar ve halkla iþbirliði içerisinde olduklarýný kaydetti. Saraç, "Dört yýl gibi bir süre içerisinde üniversitemizin fiziki ve teknik altyapý ve üstyapý baþta olmak üzere hedeflediðimiz alanlarýn büyük bir kýsmýnda ciddi bir baþarý elde edilmiþtir. Ayrýca üniversite anlayýþýnýn saðladýðý özgürce düþünme atmosferi içinde baþta bölgemiz olmak üzere ülkemiz ve tüm insanlýðý ilgilendiren sorunlar konusunda araþtýrmalar yapýlmýþ, çözüm önerileri sunulmuþtur." diye konuþtu. Öðrenci sayýsý 13 bin 500'DEN 26 bine ulaþtý Göreve geldiklerinde 13 bin 500 olan öðrenci sayýsý bugün yüzde yüz artýþ göstererek 26 bine ulaþtýðýný anlatan Saraç, "Ayrýca son üç yýldýr üniversitemize yabancý uyruklu öðrenci alýmý da baþlamýþtýr. Bölümlerimiz

teknik donaným, laboratuvar ve modern araþtýrma merkezleri ile zenginleþtirilmiþ; mevcut sýnýf ve laboratuvarlar yenilenmiþ, akýllý tahtalar, akýllý sýnýflar kurulmuþtur." dedi. Öðrencilerin bilgiyle donanmalarýnýn yaný sýra kültür, sanat ve sporla da iç içe olduklarýný belirten Saraç, þunlarý söyledi: "Öðrenci kulüplerine verilen destekler ile 18 olan kulüp sayýsý 109’a çýkmýþ, bu kulüpler bünyesinde onlarca sanatsal, kültürel ve sportif etkinlik gerçekleþtirilmiþtir. Bu etkinlikler çeþitli ulusal ve uluslararasý platformlarda sergilenmiþ ve takdir toplamýþtýr. Ahlat Kültür Festivali'nde gösterilen yüksek performans ile öðrencilerimiz büyük alkýþ almýþ, Polonya'da düzenlenen IV. Uluslararasý Folklor Festivali'nde büyük beðeni toplamýþlardýr. Modern Halk Danslarý Topluluðumuz Ýspanya’da düzenlenen 32. Müzik ve Popüler Halk Oyunlarý Dans Festivali’nde Türkiye’yi temsil etmiþtir. Yine çeþitli kulüplerimizin hazýrladýðý tiyatro gösterileri Bursa, Çanakkale, Ýzmir ve Ankara’da sergilenerek büyük beðeni topladý." Dicle Üniversitesi olarak baþlattýklarý “Akademik Performans Deðerlendirme ve Ödüllendirme” uygulamasýnýn devam ettiðini belirten Saraç þöyle devam etti: "Dünyanýn sayýlý üniversiteleri arasýna girme hedefine yönelik olarak; öðretim üyelerine her türlü desteðin verilmesi konusundaki çalýþmalarýmýz sürmektedir. Uluslararasý paydaþlarla iþbirliðini geliþtirme kapsamýnda uluslararasý iþbirliði anlaþmasý yapýlan ülke sayýsý her geçen gün artmaktadýr. Bir yandan eðitim ve öðretimin kalitesi artýrýlýrken, diðer yandan yapýlan araþtýrma ve incelemelerle bilime katký sunuldu. Uluslararasý, ulusal ve yerel düzeyde yüzlerce bilimsel, sosyal, kültürel etkinlik gerçekleþtirilmiþtir." (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Haftanýn Duasý

Ü S R Ü K

Yüce Rabbimiz! Seninle aramýza ?göz açýp kapayýncaya kadar bile olsa? hiçbir engelin girmesine fýrsat verme ve bizi hiçbir zaman huzurundan kovma! Bize ?bizim istihkakýmýza göre deðil de? Senin keremine yakýþýr bir þekilde muamelede bulun. Ne olur, iþlediðimiz günahlardan dolayý bizi azaba uðratma! Bu muhtaç ve müþtak kullarýna muhabbetinin halavetini tattýr da, sinelerimiz inþiraha ersin.. Ayrýca, bizi Yüce Nebinin sünnetini ihya edebileceðimiz faydalý bir ilimle rýzýklandýr!

5

12 Ekim 2012 Cuma

Sözün Özü Her yönüyle ideal nesiller yetiþtirmek istiyorsak her þeyden evvel ideal bir yuvaya ihtiyaç vardýr. Evet, her þeyden evvel yuva, Cenab-ý Hakk'a baðlanmalýdýr. Ebeveyn veya onlardan biri Allah'ýn halifesi olarak bu iþi ele alýnca, O'na baðlýlýk sayesinde aile fertleri o kadar aziz, onurlu ve meselelere hâkim olacaklardýr ki, bunun daha ötesi olamaz ve böyle bir yuvada problem de söz konusu deðildir.

Fasýldan Fasýla

Ýkindi Sohbetleri

Hayýrlý evlât hayýrlý Evliliðin gayesi A ailede yetiþir 1- Çocuk yetiþtirme kabiliyeti olmayan, onlarýn hiçbir problemiyle meþgul olmayan bir ana-babanýn vesayetindeki çocuklar öksüz ve yetim sayýlýrlar.

2- Kadýn, yaratýlýþý itibarýyla bir öðretmen ve bir terbiyecidir. Bu açýdan bir annenin en önemli vazifesi çocuðunu hayýrlý bir þekilde yetiþtirme olmalýdýr. 3- Ana-baba yuvayý koruyucu sera gibi kullanmalý, çocuklarýnýn ahlâkî eðitimlerini hedef yapmalý ve onlarýn zayi olmasýna fýrsat vermemelidirler.

A

nne ve baba, iyi evlât yetiþtirme konusunda mutlaka mutabakat saðlamalýdýrlar. Çocuk yetiþtirme kabiliyet ve istidadý olmayan, olsa da sorumluluk yüklenmeyen bir anne ve onlarýn hiçbir problemiyle meþgul olmayan bir babanýn vesayetindeki çocuklar, anne ve babalarý olsa da yetimdirler. Allahýn, þefkat, merhamet, incelik ve hassasiyetle donattýðý, donatýp çocuklarýný yetiþtirme konusunu tabiatýnýn bir derinliði haline getirdiði anne, ruhundaki bu potansiyeli mutlaka onlarý hakikî insanlýða yükseltme istikametinde kullanmalýdýr. Zaten o, fýtratý itibarýyla bir muallime, bir mürebbiye ve bir mürþidedir. Onun en önemli vazifesi çocuðunu yetiþtirmek olmalýdýr. Allah, anne ile çocuðunun arasýný ayýraný kýyamet gününde sevdiklerinden ayýrýr. (Hâkim, Müstedrek, 2/55) hadisi de annenin çocuk terbiyesindeki müstesna rolünü gayet net bir þekilde ortaya koymaktadýr. Anne, donanýmýnýn gereðini yerine getirirken baba da hilkat ve konumunun icabý daima temkinli, dirayetli, kiyasetli ve dikkatli olmasý gerekmektedir. O siyasetle, memuriyetle, ticaretle, ziraatle vb. iþlerle meþgul olur ve biraz da tabiatýnýn gereði ailedeki ayrý

M. Sait Çakar

bir boþluðu doldurur. Evet, o, gücü, mukavemeti ve farklý yapýsýyla ayrý iþlere namzettir. Zaten kadimden beri o hep hususî bir sorumluluðun insaný olagelmiþtir. Ormandan aðaç kesmeden alýn da, saban sürmeye; arpa, buðday ekip biçmeden inþaatlardaki ya da fabrikalardaki bütün aðýr iþlere kadar her þey ona baðlý devam edegelmiþtir. Böyle aðýr iþlere, bedeniyle, iradesiyle mukavemet edebilecek erkek bence yerini korumalý, kadýn iþleriyle kadýnlaþmamalý ve kadýný da takatini aþkýn aðýr iþlerle uðraþtýrmamalýdýr. Þefkat Kahramaný Anneler Ayrýca erkek, bir mukavemet abidesidir ama bir þefkat kahramaný deðildir. Þefkat, annenin en önemli derinliðidir; o, dokuz ay karnýnda gezdirir çocuðunu. Dünyaya getirir yüz zahmetiyle, bakar büyütür bin meþakkatiyle. Gece inlediði zaman hemen kalkýp imdadýna koþar.. Aðladýðýnda da baðrýna basar. Tabiatýndan kaynaklanan bir iþtiyak ve insiyakla onu yaþatmak için yaþar. Ýþte bir tarafta kadýn diðer tarafta da erkek, teþkil ettikleri aile vahdetiyle cennet saraylarýný hatýrlatan öyle bir yuva kurarlar ki bu yuvanýn çehresinde öteleri temaþa edebilirler. Günümüzde erkek bir dairede, kadýn da bir dairede çalýþýr. Bu durumda çocuklar ya baþkasýnýn yanýnda ya da çocuk kreþlerindedir.. Evet, erkek ve kadýn da çalýþýnca, çocuklar belli ölçüde de olsa yalnýzlýða, sahipsizliðe terk edilirler. Sonra bu insanlar kendi kendilerine þöyle teselli olurlar: Orada çok þefkatli, bilgili kimseler var. Çocuklara bizden daha iyi bakýyorlar. Oysaki çocuðun, bütün bunlarýn ötesinde istediði daha baþka þeyler vardýr. Kreþte çocuðun elbisesini yýkayabilirler.. Yemeðini vaktinde yedirebilirler, teneffüs etmek istediðinde dýþarýya çýkarýp gezdirebilir ya da lunaparklarda elinden tutup dolaþtýrabilirler; ama bunu yapanlar hiçbir zaman çocuðun annesi, babasý olamaz, onun en çok muhtaç olduðu þefkati ona veremezler. Þefkat, çocuðun, annesinin yüzünde okuduðu, sinesinde bulduðu, babasýnýn kucaðýnda hissettiði cibillî alâkadýr. Bunu vermedikleri takdirde onu baþka hiçbir fanteziyle tatmin edemezler. Böyle eðitim yuvalarý veya kreþlere terk edilen çocuklar bir

yana, çýraklýk devresinde bir ustaya veya kalfaya teslim edilen çocuklarý ele alalým; eðer bu usta ve kalfa þefkatten uzak ve biraz da haþin ise, mütemadiyen huþunet gören bu çocuklar, zamanla öylesine duygusuz, öylesine katý ve öylesine merhametsiz yetiþirler ki; yabancýlar þöyle dursun, annelerine babalarýna karþý dahi kaba davranmadan geri durmazlar. Böyle sert insanlarýn, çýraklýk devresinde, o masum çocuklarýn mülayim ruhlarýnda icra ettiði menfi tesir bu ölçüde olumsuz neticeler doðurursa, daha dünyaya gelir gelmez götürüp yabancý kucaklara teslim ettiðimiz çocuklarýn, o yabancý nazarlar altýnda ne hâl alacaklarýný kestirmek zor olmasa gerek. Her zaman kendisini bize Rahmân ve Rahîm olarak tanýtan, Kurâný Kerimde tam yüz on dört defa Bismillahirrahmanirrahim kelâm-ý mübecceli içinde Rahmâniyet ve Rahîmiyetini anlatan Allah (cc), bu mübarek isim ve sýfatlarýyla annede tecelli etmiþ gibidir. Evet, Allahýn (cc) Rahmâniyet ve Rahîmiyetiyle bir haneye tecellisini, annenin binbir ihtimamla çocuklarýnýn üzerine eðilmesi ve onlarý görüp gözetmesi þeklinde mütalâa edebiliriz. Böyle bir mazhariyetin dünyada hiçbir þeyle deðiþtirilemeyecek kadar yüce olduðunda þüphe yoktur. Bir dönemde üniversitede eðitim gören, hatta yüksek lisans ve doktora yapan, ama terör odaklarýnýn eline düþmüþ bazý gençler oldu ve anneyi babayý aðlatan, onlarýn ciðerini daðlayan merhametsiz, duygusuz nesiller yetiþti; ancak bunlar birer istisna idi ve okumanýn, okutmanýn aleyhinde delil teþkil edecek þeyler deðildi. Kimse evlâdýný, bir kurþunla vurulsun ya da toplumun huzurunu kaçýrsýn diye yetiþtirmez; yetiþtirmez ama bazen onlarýn hiç beklenmedik cereyanlara kapýlýp gitmelerini de önleyemez. Ýþte ister böyle sürpriz olumsuzluklar, ister muhtemel tehlikeler karþýsýnda annebaba her zaman yuvayý bir koruyucu sera gibi kullanmalý, çocuklarýnýn ahlâkî eðitimlerini öncelikli hedef yapmalý ve çocuklarýnýn zayi olmasýna fýrsat vermemelidirler.Sonuç olarak diyebiliriz ki, anne-baba, hisli, þuurlu, vatanýna milletine, dinine sýmsýký baðlý bir neslin yetiþmesi için gerekli olan her þeyi yapmalý ve onun aklî, kalbî, hissî, mantýkî boþluk yaþamasýna fýrsat vermemelidirler. Þayet anne-baba dindar, Kurâna baðlý, Ýslâmý bilen kimseler ise çocuklar da þuurlu yetiþecek ve milletlerinin ikbal yýldýzýný parlatacaklardýr.

ile, bazýlarýnýn anladýðý gibi bir çocuk yapma fabrikasý deðildir; o, toplumun en hayâtî bir parçasý ve milletin de ilk nüvesidir.

Dolayýsýyla da o, ne bir kuluçka makinesi, ne de cismânî arzularýn tatmin vasýtasýdýr. O, kutsal bir müessesedir. Kutsiyetin en belirgin çizgisi de nikâhtýr. Belli prensipler çerçevesinde, meþrû bir akitle çiftlerin bir araya gelmesine nikâh denir ki; bu hedefi, gayesi belli bir anlaþmadýr. Allah, nikâh prensipleri için olmayan bir araya gelmelere sifah ve zina nazarýyla bakar. Din, nikâh adý altýnda böyle bir meþrû birleþmeyi iyi bir milletin temeli, rüknü, esasý kabul eder. Ancak, meþrû birleþmeler bile bir gayeye baðlýdýrlar. Maksatsýz, gayesiz, geliþigüzel evlilikler meþrû sýnýrlarý zorlayacaðýndan bir Müslüman bu konuda oldukça hassastýr. Evet, izdivaçtaki hedef, Allahý hoþnut ve Resûlullahý memnun edecek bir neslin yetiþtirilmesi olmalýdýr. Hedefi ve gayesi olmayan izdivaçlar, niyetsiz ameller gibi bereketsizdirler. Gaye olmayýnca bazen dinine-diyanetine bakýlmadan hiç tanýnmayan birisiyle sýrf boyuna posuna bakýlarak evliliðe benzeyen bir araya gelmeler, uhrevî derinliðinin olmamasý yanýnda çok defa uyumsuzluk ve geçimsizliklerle sonuçlanýr. Hele bir de, Kurâna inanan ve inanmayan, Resûlullahý (sallallahu aleyhi ve sellem) tanýyan ve tanýmayan iki kiþi bir araya gelmiþse.. Evet, aileler

arasýnda inanma ve inanmama açýsýndan zýt düþünceler söz konusu ise, dinî, fikrî sürtüþmeler kaçýnýlmaz olur ve telâfisi imkânsýz uyuþmazlýklar baþ gösterir.

Gayeli izdivaç, enine-boyuna düþünülerek, hissin yanýnda aklî-mantýkî olan izdivaçtýr. Ve evlenmede maksat düþünülerek hareket edildiðinden ailede huzur vardýr. Neticesi düþünülmeden ve bir gaye gözetilmeden yapýlan evliliklerin neticesinde ise, deðiþik sýkýntýlar söz konusudur. Böyle bir yuvada, aile fertleri sürekli huzursuzluk yaþarlar. Din, bir taraftan evlenmeyi meþrû kýlýp onu teþvik ederken diðer taraftan da meseleyi gaye ile sýnýrlandýrmaktadýr. Zaten insanýn her iþinde ve davranýþýnda bir gaye olmalýdýr ki, teþebbüs ve atýlýmlarýnda da kararlý olabilsin ve o hedefe ulaþmaya çalýþsýn. Þayet o bir gaye gözetmiyorsa, mesaisini de tanzim edemez ve hiçbir zaman hedefe ulaþamaz. Buna metot, usûl ya da gayeyi nazara almanýz itibarýyla finalite de diyebilirsiniz. Þu bir gerçektir ki, hareket ve davranýþlarýmýzda gaye gözetmiyorsak, baþarý þansýmýzý da büyük ölçüde kaybetmiþ sayýlýrýz.

His Dünyasý

Sarsýntý Evlerdi, yurtlardý gözümün nûru,Görmeden baharý hazaný geldi.Yapýlanlar sînelerin sürûru,Yapan yaptý þimdi bozaný geldi. Gül bahçesinde bir muson rüzgârý, Kýraðý korkusu bülbülün zârý, Izdýraptan hiç kalmamýþ karârý, Belki de bu iþin mîzaný geldi..? Saksýda güllerim buruþup gitmiþ Hýzýr-Ýlyas bir dem buluþup gitmiþ; Bahar yamaçlarla konuþup gitmiþ, Ruhlara Azrâil ezaný geldi. Kapýmýn önünde sanki bir son gün, Simsiyah örtüler, ýþýklar ölgün.. Enbiyâ, evliyâ yurduna sürgün, Göç edip gitmenin zamaný geldi. Bana ne arkada kalan dünyadan! Gözlerime büyü yalan dünyadan; Benimçün her zaman nâlân dünyadan, Bir gerçek âlemin fizâný geldi... M. Fethullah Gülen Hazýrlayan : Sedat Aslanaçier


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

12 Ekim 2012 Cuma

6

Akçakale'de cumartesi günleri

telafi eðitimleri verilecek

Dinçer, ilçede aksayan eðitim açýðýný cumartesi günleri verecekleri eðitimle telafi edeceklerini söyledi.

M

illi Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, Suriye´de devam eden savaþ nedeniyle okullarýn yaklaþýk bir aydýr kapalý olduðu Þanlýurfa'nýn Akçakale ilçesine geldi. Dinçer, ilçede aksayan eðitim açýðýný cumartesi günleri verecekleri eðitimle telafi edeceklerini söyledi.

ÝLAN SAVUR ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ESAS NO : 2012/104 Esas KARAR NO : 2012/244 Davacý HASAN DOÐAN aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi Ýstemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; HÜKÜM : (Gerekçesi Yukarýda Açýklandýðý Üzere) Davanýn KABULÜ ile, 1- Mardin ili Savur ilçesi Yenilmez Köyü Cilt No:45, Hane No:39,BSN No: 23, TC Kimlik No: 17480642620 ibrahim ve Hori'den olma HASAN DOÐAN'ýn "DOÐAN" olan soyadýnýn "RAMAZAN” , 04.08.1945 olan doðum tarihinin 15.09.1941, Yenilmez olan doðum yerinin Beyrut/LÜBNAN olarak düzeltilmesiyle Nüfüs'a kayýt ve TESCÝLÝNE, 2- Yatýrýlan peþin harç karar ve ilamharcýna yeterli olduðundan yeniden harç alýnmasýna yer olmadýðýna, 3- Yapýlan yargýlama giderlerinin davacý üzerinde býrakýlmasýna, 4- HMK 333 maddesi uyarýnca hükmün kesinleþmesini müteakip dosyada bulunan gider avansýnýnýn kullanýlmayan kýsmýnýn davacý tarafa iadesine, 5- Kararýn kesinleþmesini mütakip en geç 10 gün içerisinde kararýn onaylý iki örneðinin gereði için Ýlçe Nüfus Müdürlüðüne gönderilemesine, 6- Hükmün bir örneðinin 4721 sayýlý TMK 27/2 Maddesi uyarýnca gazetede ilanýna, Dair davacý vekili ve davalý temsilcisinin yüzüne karþý kararýn tebliðinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile baþvurmak suretiyle Yargýtay temyiz yolu açýk olmak üzere verilen karar açýkça okunup usulen anlatýldý. 20/09/2012 Teblið yerine geçmek üzere ilanen teblið olunur. 09/10/2012

Harran Üniversitesi’nin akademik açýlýþ yýl dönümüne katýlmak üzere Þanlýurfa’ya gelen Milli Eðitim Bakaný Ömer Dinçer, Akçakale’de incelemelerde bulundu. Önce kaymakamlýðý ziyaret eden Dinçer, ardýndan Süleymanþah Ýlköðretim Okulu'na geçti. Yürüyerek okula giden Dinçer, yol boyu bekleyen vatandaþ ve esnaf ile sohbet etti, sorunlarýný dinledi. Ardýndan okul bahçesinde bekleyen öðrencileri seven Dinçer, okulun içerisine girdi. Bu sýrada okul bahçesinde bekleyen öðrenciler tekrar sýnýflara alýndý. Bakan Dinçer sýnýflarda öðrencilerle görüþtükten sonra okul müdürünün odasýnda öðretmenlerle mini bir toplantý yaptý. Okul içerisine basýn mensuplarý ise alýnmadý. Çýkýþta sorularý cevaplayan Dinçer, aksayan eðitimin cumartesi günleri ile telafi edileceðini açýkladý. “3 haftaya yakýn bir süredir eðitimimiz aksadý. Ýl ve ilçe milli eðitim müdürümüzden detaylý bilgi aldým. Tabi eðitimin aksamasý yaklaþan bazý sýnavlar için sýkýntý yaratýyor. Bu nedenle bazý kararlar aldýk. Hafta sonlarý eðitim yapacaðýz. Bu þekilde telafi edeceðiz. Sýnýra çok yakýn Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu'nda eðitim vermiyoruz. Buradaki öðrencilerimizi baþka okullara yönlendireceðiz. Bir de bir köyde okul kapalý olacak. Buradaki öðrencileri de baþka okullara nakledeceðiz. Þu ana kadar aksayan eðimi telafi için dönem sonuna

kadar cumartesi günleri eðitim yapmaya karar verdik. Bu haftadan itibaren cumartesi günleri eðitim devam edecek.” dedi. Askeri okullarýn ders müfredatý Askeri okullarýn ders müfredatý ile ilgili çalýþmalarýn da devam ettiðini kaydeden Dinçer, deðiþikliklerin ilgili kurumlarla istiþare halinde yürütüldüðünü ifade etti. Çalýþmanýn tamamlanmasý durumunda askeri okullarýn açýklama yapmasýnýn daha uygun olacaðýný kaydeden Dinçer þunlarý söyledi: “Askeri okullarýn müfredatý ile ilgili çalýþma yapýlýyor. Bunu bakanlýðýmýz tek baþýna yapmýyor. Ýlgili kurumlar ve Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn ilgili birimleri ile çalýþýyoruz. Daha netleþen bir þey yok. Bu kurumlarýn hangi tür seçmeli ders seçecekleri ve ne tür yeni dersler koyacaklarýna dair bizim kendimizi empoze edeceðimiz bir durum yok. Onlarýn vereceði karara saygý duyuyoruz." Topun düþmesi sonucu 5 kiþinin hayatýný kaybettiði evde incelemede bulunan Dinçer, daha sonra eþi ve 3 çocuðunu kaybeden Ömer Timuçin’e taziye ziyaretinde bulundu. Bolatlý köyündeki taziye çadýrýna gelen Dinçer, acýlý aile reisini teselli etti. Dinçer’in programý eðitim sorunlarýnýn masaya yatýrýlacaðý polisevindeki toplantý ile devam edecek. (CÝHAN))

ÝLAN SAVUR ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ESAS NO : 2012/48 Esas KARAR NO : 2012/236 Davacý ÐAZÝ KAR aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Yaþ Düzeltilmesi Ýstemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; HÜKÜM : (Gerekçesi yukarýda açýklandýðý üzere) 1- DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDÝ ÝLE, 2- Mardin ili Savur ilçesi Üçkavak Köyü Cilt No:42, Hane No:46,BSN No: 23, TC Kimlik No: 58639270684 , Zeydin ve Köçeri'den olma ÐAZÝ KAR'ýn, KAR olan soyadýnýn HIDIR olarak DÜZELTÝLMESÝYLE Nüfusa KAYIT VE TESCÝLÝNE, 3- Davacýnýn 10.10.1939 olan doðum tarihinin 01.01.1941 olarak ve ÜÇKAVAK olan doðum yerinin Lübnan/Beyrut olarak düzeltilerek nüfusa kayýt ve tescili yönündeki talebinin REDDÝNE, 4- Yatýrýlan peþin harç karar ve ilam harcýna yeterli olduðundan yeniden harç alýnmasýna yer olmadýðýna, 5- Yapýlan yargýlama giderlerinin davacý üzerine býrakýlmasýna, 6- Kararýn kesinleþmesini müteakip en geç 10 gün içerisinde onaylý iki örneðinin gereði için ilçe Nüfus Müdürlüðüne gönderilmesine, 7- HMK 333 maddesi uyarýnca hükmün kesinleþmesini müteakip dosyada bulunan gider avansýnýnýn kullanýlmayan kýsmýnýn davacý tarafa iadesine, 8- Hükmün bir örneðinin 4721 sayýlý TMK 27/2 Maddesi uyarýnca gazetede ilanýna, Dair davalý temsilcisinin yüzüne karþý teblið tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargýtay temyiz yolu açýk olmak üzere verilen karar açýkça okunup usulen anlatýldý. 13/09/2012 Teblið yerine geçmek üzere ilanen teblið olunur. 09/10/2012

PKK'nýn okul baskýnýndan yaralý kurtulan öðrenci Cihan’a konuþtu

T

erör örgütü PKK sempatizanlarý tarafýndan Diyarbakýr’da Þehit Lisesi’ne düzenlenen saldýrý sonrasýnda gözünden ve göðsünden yaralanan 12.sýnýf öðrencisi Necat Oruç, geçirdiði ameliyat sonrasýnda yoðun bakým ünitesine alýndý. Oruç, yaralandýðýný hastanede fark ettiðini söyledi. Terör örgütü PKK’nýn okullara yönelik olarak Diyarbakýr ve Þýrnak’ta saldýrýlar düzenledi. Diyarbakýr’da Þehitlik Lisesi’ne düzenlenen saldýrýda okul öðretmenlerinden Yusuf Karataþ, Gülay Binay ve 12. sýnýf öðrencisi Necat Oruç yaralandý. Yaþanan olay sonrasýnda yaralýlar çeþitli hastanelere kaldýrýldý. Patlama nedeni ile gözünden ve göðsünden yaralanan lise öðrencisi Oruç, Diyarbakýr Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi’nde tedavi altýna alýndý. Geçirdiði ameliyat sonrasýnda yoðun bakým ünitesine alýnan Oruç, Cihan Haber Ajansý(Cihan) konuþtu. Yoðun bakýmda gözetim altýnda tutulan Oruç’un yorgun olduðu, konuþurken zorluk çektiði gözlemlendi. Bombalý ve molotof kokteyli saldýrýdan yaralý olarak kurtulan Oruç, yaþadýklarýný þöyle anlattý: “5-6 kiþi okulun arka kapýsýnda geldi. 5-6 kiþi de ön tarafa geldi. Ön tarafa gelenler içeriye giremedi. Arka tarafdan gelenler içeriye girdi. Molotof attýlar. Yukarý çýktýlar bir þey patladý, kalktým bu haldeyim. Hastaneye falan kaldýrdýlar. Geri kalanýný hatýrlamýyorum. Okula Molotof, ses bombasý falan attýlar. Patladý zaten. Bende bu hale geldim. Okulda kendimdeydim. Yaralarýmýn farkýna burada vardým.” (CÝHAN)

12 Ekim 2012 Cuma Gazete Sayfaları  

12 Ekim 2012 Cuma Gazete Sayfaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you