Issuu on Google+

Engelliler İçin Danışma Hattı 532 212 0 241

Bayanlardan Övgü Yaptığı çalışmalarla kısa süre içinde Şehitkamil ilçesinin vizyonunu değiştiren Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’na, bir övgü de sosyal tesislerden faydalanan ev hanımlarından geldi. Ardı ardına hizmete açtığı.. S.5’de

Yıl 4 sayı 155 Tarih 15 Ekim 2012

Brezilya’ya Tatile Gideriz

Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı, çok zorlu bir rakiple oynadıklarını ifade ederek, “Böyle oyunları çözebilmek için sabırlı, istekli, kapanan takımlara karşı set oyunlarını çabuk çevirmemiz veya duran toplardan... S.12’de

“Biz De Varız Gazetesi Azmin Zaferidir”

www.bizdevarizgazetesi.org

HAYIRLI OLSUN GAZİANTEP Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç Şahinbey Belediyesi tarafından 86 bin metrekare alan üzerine kurulan Akkent Spor köyü içinde bulunan Kapalı Spor Salonunun temelini attı. Akkent spor köyü kapalı spor salonu temel atma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gaziantep Valisi Erdal Ata, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer, Gaziantep Emniyet Müdürü Ömer Aydın, İl Genel Meclis Başkanı Menderes Karaduman, Şahinbey İlçe Kaymakamı Uğur Turan, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Yahya Şahan, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Filiz Üzücü, İl gençlik Kolları Başkanı Bekir Aslan, İlçe Kadın Kolları Başkanı Latife Havuçcuoğlu, Meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. S.4’de

Baş Köşe

ALTINÇİM PARKI YENİDEN CANLANIYOR Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kavaklık Altınçim Parkı’nı vatandaşların taleplerine göre düzenliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Hasan Hüseyin Sülü, 20 bin metrekare yeşil alanı, 7 bin 100 metrekare Alleben Deresi, 13 bin 600 metrekare yürüyüş alanları ve 3 bin 500 metrekare meydanlarıyla birlikte toplam 45 bin metrekarelik... S.3’de

Evlilik’te Rehavete Kapılmayın Türkiye’de 2008 yılında 99 bin 973 çift boşanırken, 2011 yılında ise bu rakam 16.8’le artarak, 120 bin 117’ye çıktı. Bu verilere göre, son 4 yılda Türkiye’de boşanma oranının oldukça arttığını görüyoruz. Uzman Nörolog Mehmet Yavuz’a göre; 4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evlilik; kimilerinin...... S7’de

“Ben İnsan Değilim !” Türkiye tam bir haftadır bir emniyetçinin söylediği anlamını kendisinin dahi bilmediği bir cümleyi tartışıyor.. Diyarbakır Emniyeyet müdürü olarak atanan zat basın mensuplarıyla tanışmak için bir araya geliyor başlıyor konuşmaya ve diyorki konuşmanın ortasında “Dağdaki teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz” evet müdür ben dağda ölene ağlamıyorum ve sizin saçma teorinize göre insan değilim öylemi ? Siz göreve gelir gelmez bir çuval inciri berbat edeceksiniz ardından çıkıp okulu,öğrencileri,öğretmenleri yakmaya kalkan hainlere öfke duyacaksınız hemde hemen ertesi gün... Merak ettiğim bir diğer konu ise yirmi yıl boyunca el bebek gül bebek yetiştirip askere davulla gönderen anneye oğlunu tabutla karşılayıncada desenize “Dağdaki teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz” diye. Boşuna dememişler “söz mermi gibidir ağzından çıkana kadar senindir çıktıktan sonra herkesin”diye... Size acizane tavsiyem çıkın o basın mensuplarının karşısına şehid annelerinin gözünün içine bakarak özür dileyin.Bu saatten sonra yapacağınız en doğru iş budur. Benden söylemesi... Kalın Sağlıcakla... İsmail Tunç bizdevarizgazetesigmail.com


2 Biz De Varız

Güncel Haberler

1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı Özel Primer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yavuz ÇAPAN, “Kanserde erken teşhis hayat kurtarır” dedi. 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı olması dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin önemine temas eden Özel Primer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yavuz ÇAPAN, “Meme kanseri meme hücrelerinde başlayan kanser türüdür. Akciğer kanserinden sonra görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür. Meme kanseri yayılmadan önce erken tespit edilirse hasta yüzde 96 yaşam şansına sahiptir. Kadınların 20 yaşından sonraki dönemde her ay memelerini kendi kendilerine muayene etmeleri gereklidir. Kendi kendine yapılacak meme muayenesinin zamanları şu şekildedir; menopoz öncesi dönemde adet bittikten sonraki 5 ila 7’inci günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı gününde. Meme kanserinin bulguları; memede ele gelen ‘ağrısız kitle’ meme kanserinin ilk bulgusudur. Memede ağrı hissi meme kanserinde genelde olmaz. Bir memede belirgin şişme, meme cildinde gamzeleşme, meme baş etrafındaki deride renk değişikliği, meme başlarında asimetri, meme başından kanlı akıntılar olması” ifadelerini kullandı. Doktor Çapan, meme kanseri riskini arttıran faktörleride şöyle sıraladı: “50 yaş üzerinde olunması, yakın akrabalardan birinde meme kanseri olması, daha önceden diğer memede kanser tespit edilmiş olması, adet görmeye 12 yaşından önce başlamış olması, hiç gebe kalmamış olması, adet görmesi 50 yaşından sonra da devam ediyor olması. Memedeki şüpheli kitleleri tanımlamada üç önemli metot rol oynar; meme muayenesi, meme ultrasonu, mamografi kesin tanı ise memede tespit edilen şüpheli kitleden biyopsi alınarak yapılan patolojik inceleme ile konulabilir diyen Dr. Çapan Meme Kanseri tarama testinin “4049 yaş arası 2 yılda bir Mamografi, 50 yaş ve sonrasında ise her yıl Mamografi çektirilmelidir dedi.

GAMEP’TEN VALİ ATA’YA ZİYARET...

Yayın Sahibi İsmail TUNÇ www.bizdevarizgazetesi.org bizdevarizgazetesi@gmail.com 342 230 2 316 532 212 0 241 İdare Merkezi Kolejtepe mh.keleşhoca cd.Demet apt.no:23/1 Şahinbey-Gaziantep Grafik-Tasarım İsmail Tunç Baskı Efe Tanıtım Matbaacılık Adres:Kocaoğlan mh.Kenan Evren blv.no:35/2 Şahinbey-Gaziantep Tel:342 2253260

Gaziantep Medya Platformu Derneği (GAMEP) Kurucu Başkanı Nazmi Özkoyuncu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Gaziantep Valisi Erdal Ata’yı makamında ziyaret etti... Gaziantep’te tüm medya çalışanlarını bir çatı altında toplamak hedefiyle kurulan ve kısa bir süre içerisinde Türkiye’nin en büyük medya platformları arasına girmeyi başaran GAMEP, 17 Kasım’da gerçekleştireceği “ Marka Şehrin Markaları” ödül töreni öncesi Gaziantep Valisi Erdal Ata’yı ziyaret etti. Ziyarete, GAMEP Kurucu Başkanı Nazmi Özkoyuncu, Yönetim Kurulu Üyeleri Galip Ünlükara, İbrahim Belge, Mehmet Gören ve Savaş Oğuz katıldılar. Vali Erdal Ata’ya, Medya Platformu Derneğinin kuruluş amacı ve şu ana kadar yapmış olduğu çalışmaları hakkında bilgiler veren GAMEP Başkanı Özkoyuncu, platforma aralarında Gaziantep’te faaliyet gösteren 60 farklı medya kuruluşundan 180 kişinin üye olduğunu söyledi. GAMEP’in üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ve en aktif medya platformlarından biri olduğunu belirten Özkoyuncu,” 17 Kasımda tüm üyelerimizin katılımlarıyla önemli bir organizasyona imza atmayı planlıyoruz. Gazi şehrimizin bir dünya kenti olarak tanınmasında emeği geçen Gaziantepli sanayici ve kuruluşlarımıza yönelik “Marka Şehrin Markaları” ödül töreni düzenleyeceğiz. Burada amacımız medya çalışanlarını ve şehrin önemli markalarının kurucularını bir araya getirmek, tanışmalarını sağlamak ve bu markalarımıza böylesi önemli bir organizasyonda ödül vererek onları onure etmek. Bundan sonraki süreçte de bir dünya markasının şehrimizden çıkmasını teşvik etmek “dedi.

Nalan Pıçakcı nalan_p35@hotmail.com

Gözyaşını Dili... Birdenbire aklıma düştü çocukken döktüğüm gözyaşlarıyla şimdikilerin farkı.Biraz düşünmeye zorladım kendimi sebepleriyle ilgili.Meğerse neler gizliymiş o taneciklerde...Bu hafta da konum oluverdiler sizlerle paylaşacağım. Bazen bir üzüntünün, bazen ise sevincin ifadesidir gözyaşı.Yalan söylemeyi beceremeyen gözlerimizin dış dünyaya açılan dilidir.Çocukken isteklerimiz için bir silahtı. Büyüdük yalnızlık oldu, ayrılık oldu, minicik bir hediyenin kalbimize dokunuşu oldu. Bildiğimiz gibi gözlerimizin çalışmasında gözyaşının çok büyük bir rolü vardır.O akan damlacıklar sadece tuzlu tenecikler değildir.Gözümüzün işlevselliğini sağlayan mucize bir sistemin en önemli parçasıdır. Ben gözyaşının fiziksel özelliğinden çok duygusal durumlarda yarattığı etkiden söz etmek istiyorum. Söyleyemediklerimize ,tepkilerimize ,sevincimize ,üzüntümüze olan katkısından örneğin.Bilim adamları her ne kadar gözü hastalıklardan koruyan tahriş eden maddelerin etkisini hafifleten ve gözü ıslak tutan sıvı deseler de, şairlere göre duygusal isyanın meyvesidir gözyaşı.Bu ister bir acı an olsun, ister bir kavuşma, ya da bir kazanmanın öyküsü. Duygusal nedenlerden sonra dökülen gözyaşında, kandaki manganezin 30 kat daha fazlasına rastlanmış olması elbetteki bir tesadüf değildir.Manganez insanda mizaç değişikliğini etkileyen bir elementtir.İşte “Ağla rahatlarsın” sözü bundan sıkça söylenir.Yani duygulandığımız zaman gözyaşı dökerek ağlamazsak köntrolümüzü az da olsa kaybederiz ve dolaylı olarak da sağlığımızı. Yapılan araştırmalara göre ,kadınlar erkeklerden 4 kat daha fazla ağlıyor.Uzmanlar bunu hormonal dengeye bağlıyor.Erkeğe yakıştırılan “Erkekler ağlamaz “ sözü de buna büyük bir neden tabi ki.En çok gözyaşını neden akıtıyoruz sizce ? Yapılan anketlerde %49 hüzüne ,%29 mutluluğa ,%4 de korkuya bağlaniyor sebepler.Yanaklarımızdan süzülen tuzlu damlacıklar nasıl da psikolojimizi yansıtıyor... Kim ne derse desin biz gözyaşlarını zayıflık olarak görmeyelim.Çekinmeyelim ağlamaktan.Ruhumuzun kirlerini gözyaşlarımızla temizleyelim.Üzüntülerimizden çok sevinçlerimize eşlik etsin o damlacıklar. Yazımı Sunay Akın`ın küçücük bir şiiriyle noktalamak istiyorum. Odunsuz bir sobanın Yanında titreyen Çocuğu görse yağmur, Gözyaşlarını odaya Tavan arasındaki delikten Usulca bırakır.... Kalın sağlıcakla....


3 gaziantep-bld.gov.tr

Biz De Varız

ALTINÇİM PARKI YENİDEN CANLANIYOR Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kavaklık Altınçim Parkı’nı vatandaşların taleplerine göre düzenliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Hasan Hüseyin Sülü, 20 bin metrekare yeşil alanı, 7 bin 100 metrekare Alleben Deresi, 13 bin 600 metrekare yürüyüş alanları ve 3 bin 500 metrekare meydanlarıyla birlikte toplam 45 bin metrekarelik Kavaklık Altınçim Parkı’nı yeniden canlandırmak için bir proje hazırladıklarını dile getirerek, “Zamanını iyi ve güzel bir şekilde geçirmek isteyenlerin uğrak yeri haline gelecek olan bu parkta; bir kafeterya, iki büfe, iki tuvalet ve çocuk oyun alanları bulunuyor. Ayrıca, Kavaklık Caddesi’nden parka giriş tarafında su gösterisiyle güzel bir görüntü oluşturan bir havuz ve oturma gruplu mini bir meydan da proje içerisinde yer alıyor. Kavaklık Altınçim Parkı’nda, Fevzi Çakmak Bulvarı ve Mehmet Apaydın Sokağı’nın kesiştiği köşede gerçekleştireceğimiz düzenlemede, halkın toplanacağı ve dinleneceği 3 bin 500 metrekarelik bir meydan bulunuyor. Bu meydanda sanatsal ve görsel aydınlatma objeleri, oturma yerleri ve Alleben Deresi’nin iki tarafını bağlayan köprü de ayrı bir güzellik oluşturuyor. Kavaklık Altınçim Parkı Yenileme Projesi’nde, parka gelecek ziyaretçilerin de alana kolayca ulaşmalarını sağlayacak birçok giriş bulunuyor. Rafet İşitmen Caddesi’nden parka köprülü bir giriş, Mehmet Apaydın Sokak’tan engelliler için rampalı, diğer ziyaretçiler için de merdivenli bağlantılar daha kolay ulaşım imkanı sunuyor” dedi. Proje detayları hakkında bilgiler veren Fen İşleri Daire Başkanlığı Peyzaj Mimarı Pelin Yıldırım da, “Alleben Deresi’nde, dere suyunun hızını azaltmak için yapılan genişlikler içinde adacık bulunan parkta, bu genişlikler üzerine parkın sirkülasyonunu sağlayacak dairesel köprü inşa ediyoruz. Hatta 700 metre uzunluğunda genişleyen ve biyolojik olarak temizlenecek olan Alleben Deresi’nin içerisinde, gondollar ve Venedik kayıkları ile gezilebilecek” ifadelerini kullandı. Kavaklık Altınçim Parkı’nı gece gündüz yaşayan bir park haline getirmek istediklerini vurgulayan Yıldırım, park alanının özel aydınlatmalarla gecede yaşayan bir mekan olmasını hedeflediklerini söyledi.

BÜYÜKŞEHİR SANATIN HER ALANINDA UYGULAMA YAPIYOR Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, alt ve üst yapının yanı sıra sosyal yaşam, eğitim, spor ile kültür-sanat alanında da örnek uygulamalar yapmaya devam ediyor.

Kültür-sanat alanında müzik ve festival çeşitleri ile Gazianteplilere değişik bir hava yaşatan Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, önceki gün düzenlediği Golden Horn Brass caz konseri ile sanatseverleri adeta büyüledi. Ömer Ersoy Kültür Merkezi’nde sevenleri ile buluşan Golden Horn Brass grubu, seslendirdikleri parçalardan oluşan eğlenceli bir konser verdi. Salonu dolduran katılımcıların sık sık ayakta alkışladıkları konserde, izleyiciler zaman zaman ritimleri ile gruba eşlik etti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Evrim ve Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Sema Marangoz’un da katıldığı caz konseri yaklaşık bir saat sürerken, konser sonrasında Golden Horn Brass Caz Grubu üyelerine Gaziantep’e has bakır tabak hediye eden Evrim ve Marangoz, grubu önümüzdeki yıl tekrar Gaziantep’te görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti.

GAMEK ÖĞRENCİLERİ KİMSESİZ ÇOCUKLARI YALNIZ BIRAKMADI Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (GAMEK) Eğitici Annelik kursiyerleri, Gaziantep Çocuk Yuvası Müdürlüğü’nü ziyaret ederek merkezde kalan çocuklarla sıcak ve samimi anlar yaşadı. GAMEK Eğitici Annelik Kursu öğrencilerinin mesleklerinde başarılı olmalarının çocuk sevgisiyle başlayacağını belirten GAMEK Genel Koordinatör Yardımcısı Zehra Gündüz, “Çocukları sevmeyen bir insan yalnızca annelikte değil yaşamın hiçbir alanında başarılı olamaz. Gerek kursiyerlerimizin eğitimlerinde, gerekse kimsesiz çocukları yalnız bırakmamak adına bu buluşmayı gerçekleştirdik. Ziyaretimizle çocukları sevindirmek istedik. Bu ziyaretimizde çocuklara GAMEK Pastacılık Okulu öğrencilerimizin hazırlamış oldukları pastaları ve sütleri ikram ettik. Ayrıca kursiyerlerimiz tarafından çocuklara çeşitli hediyeler sunmaları miniklerin sevinçlerini ikiye katladı” dedi.

Ahmet Bayraklılar yalnizdegilsin_iz@hotmail.com Yalnızlık Bu günlerde sokağa çıktığınızda bir yere oturun ve izleyin,insanların yürürken dahi düşünceli,so lgun,karamsar,üzüntülü,hasta,daha bir çok depresyonları yaşadıklarını fark etmemek mümkün değil zannedersem. Aslında başkalarına da bakmadan kendimiz dahi aynı durumda olduğumuzu anlarız. Bu halleri başlıca sebepleri ekonomik problemlerden kaynaklanıyor, fakat kimileri iyi veya kötü ayakta durabiliyor,kimimiz doyumsuz,kimimiz bencil,kimimiz riyakar,kimimizde yalnız,en büyük problemde bu olsa gerek,yalnızlık insanları her türlü hale sokabiliyor. Ekonomik durumun dahi normal degilse senin hiç hakka sahip olamadığın görülüyor,ekonomik durumu iyi olmayan kişi düşüncelerini bile eleştirilir,inancı dahi eleştirilir hale gelmekte,ama…ekonomik durumu iyi olan insanları kimse eleştiremez hatalarını dahi görmemezlikten gelinir.onun inancı sağlamdır,ideolojisi doğrudur,onun ahlakı en iyisidir,onun kişiliği en mükemmelidir,onun ağzıyla konuşulur. Bu nedenledir ki etrafımda ki her kese şunu söylüyorum eğer toplumda varlığınızı kanıtlamak istiyorsanız ekonominiz iyi olması gerek artık her şey ekonomiye bağlı hatta hatda inancınızı dahi en sağlıklı şekilde yaşayabilirsiniz, bu tür problemler bizleri yalnızlığa sevk ede biliyor.Kısacası bu yazımda yalnızlığın sebebini buna baglaya biliriz, şair bu yalnızlık dizilerini çok güzel anlatmış. YALNIZIM NE DOST NE SEVGİLİ DERDİMİ ATARIM İÇİME GİZLİCE OTURURUM KARANLIK ODADA YALNIZIM NE DOST NEDE SEVGİLİ GECE ÇIKARIM YILDIZLARA BAKMAYA SAYAMIYORUM BİNLERCE YILDIZLARI ÖZLEDİĞİM SEVDİĞİMİ KİME ANLATMAYI KİME GİDEM KİME ANLATMAYA SAKLI FERYADIM VARDIR NASIL SUSTURAM İÇİMDE YANGIN YANAR NASIL SÖDÜREM KIRIK TESTİ NERDEN ÇAMUR BULAM YALNIZIM NE DOST NE SEVGİLİ

BİZ DE VARIZ GAZETESİNE ABONE OLMAK İÇİN 342 230 2 316


4 sahinbey.bel.tr

Havva Sönmez

Entellektüel Bakış

Yabancı’laşma... İnsan olarak yeryüzünde hayatımızı idame ederken, kendimizi, ihtiyaçlarımızı, çevremizi tanıyoruz. Hemen hepimizin bulunduğumuz statüye göre bir işi, sosyal çevresi, ailesi ve kısacası bir standart düzeni bulunmakta. Hayat döngümüz; çocukluk, eğitim, erişkinlik, iş, evlilik, emeklilik ve ölüme doğru, kırılması zor bir döngü içersinde takibini sürdürürken biz sadece “rollerimizin gereğini” yerine getiriyoruz. Rol gereği!!! Şu rol dedikleri; dizi ya da film oyuncularının, başkaları tarafından yazılan öykülerde yer alan insanların davranış biçimi değimlidir? Hatta meşhur bir deyimdir karşındakinin gerçekçiliğine ikna olamadığımız zamanlarda “rol yapma” deyişimiz. Sitem belirtir... Rol yapana… Gerçek olmayana… Demek insan olarak gerçek olmayan sahtelere aslında yabancı olana karşı otomatik bir reaksiyon gösterebiliyoruz. Acaba biz, kendimiz sahteleşmeden, yabancılaşmadan ne kadar gerçek olarak yer alıyoruz yaşam düzeninde. Örneğin kaçımız işyerinde haksızlığa uğradığında patronuna kızgınlığını çekinmeden dile getiriyor? Ya da üçüncü bir gözden bakarsak, kimler haksızlığa uğrayan bir arkadaşını patron karşısında destekleyebiliyor? Şimdi bu iki örnek sorudaki şahıslara dikkat çünkü; biri önce gelen CAN diğeri sonra gelen CANAN. İşte yabancılaşmayı evreleriyle anlatan kısa özlü sözümüz. Biz yıllardır özlü sözümüze sadık kalarak kendimizi önce CAN’ı kurtarmak çabasındayken CANAN’lar yabancı/el oldu bize. Sonrada onların en ufak bir halini arz edişinde rol yapma dedik. Kendi canımızın derdindeydik dolayısıyla onun ne yaşadığına şahit olamadık, sağır ve kördük can derdindeyken. Oysa hayat basamakları tecrübeye muhtaçtır ve bu tecrübe illaki sen yaşarken değil, başkası yaşarken paylaşılarak da kazanılabilir. Fakat biz yaşadığımızı tecrübe bilip başkalarına el-alemin derdi olarak baktığımızda sandalyemizin ayağı hep bir eksik kalacaktır. Eğer adam sendecilik yapıyorsanız kuvvetle muhtemel, sizin vicdani, ahlaki ve en önemlisi insani karakteriniz gelişmemiştir. “Öyleysek napalım? ” diyenler… Eğer rol yapmadan soruyorsanız işte önerilerim; çöp karıştırıp karnını doyurana, gece vakti kocası-babası tarafından dövülüp kapıya koyulana, kar ayazında paltosuz terlikle okula gidene, yolda arabanın çarpıp kaçtığı yaya yolcuya ve daha nice akıl ve vicdanınızı rahatsız eden haksızlık görenlere bir sorun hele “haliniz nicedir” diye. Şimdiden bunu yapabilen yüreklere selam olsun çünkü onlar artık rol yapmayan gerçek vicdan ve akıl sahibi ve en önemlisi kendine YABANCI’LAŞMADAN insan kalanlardan…

Biz De Varız Gazetesine Abone Olmak İçin 342 230 2 316

Biz De Varız

HAYIRLI OLSUN GAZİANTEP

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç Şahinbey Belediyesi tarafından 86 bin metrekare alan üzerine kurulan Akkent Spor köyü içinde bulunan Kapalı Spor Salonunun temelini attı. Akkent spor köyü kapalı spor salonu temel atma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gaziantep Valisi Erdal Ata, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer, Gaziantep Emniyet Müdürü Ömer Aydın, İl Genel Meclis Başkanı Menderes Karaduman, Şahinbey İlçe Kaymakamı Uğur Turan, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Yahya Şahan, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Filiz Üzücü, İl gençlik Kolları Başkanı Bekir Aslan, İlçe Kadın Kolları Başkanı Latife Havuçcuoğlu, Meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan ve Şahinbey Belediyesinin spor alanında yaptığı çalışmaların anlatıldığı kısa film gösterimi ardından konuşan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “Şahinbey Belediyesi olarak sağlıktan spora, temel eğitimden mesleki eğitimlere kadar hemen her alanda vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam ediyoruz. Sosyal Tesislerimizle, Gençlik Merkezlerimizle, Spor Salonlarımızla sağlık ve spora dair ne varsa ulaştırmaya çalışıyoruz. Akkent spor köyümüz 86 bin metrekare alan sahip olup, dört halı sahamız tamamlanmıştır. Bu alanımızda, Kapalı spor Salonu, Kapalı Yüzme Havuzu, Atletizm Pisti, Yürüyüş Pisti, Voleybol ve Basketbol Sahaları, Halı Sahalar, Tenis Kortu, Soyunma Birimleri, Tribün, Kafeterya, Çocuk Oyun Alanları ve Eğlence Merkezi yer alacak. Akkent Yüzme Havuzumuz 4.318.800 TL’ye ihale ettik. Bugün temelini atacağımız kapalı spor salonumuz ise, 4.177.200 TL’ye ihale ettik. hanımlar yüzme, spor ve kültür merkezimizi ise, 9.483.896 TL ‘ye ihale ettik. Sadece bu üç tesisimiz için 25 Milyon TL belediyemiz yatırım yapmıştır. Yine Perilikaya bölgemizde ikinci bir spor köyü yapmak için kamulaştırma çalışmaları yaptık. Şu anda tesislerimizde 2.923 kişi spor yapıyor, 3 yılda 10.835 kişi spor yaptı. 118 Okulumuza Tenis Masaları hediye ettik. 22 okul bahçemize Futbol Halı sahası yaptık. Parklarımıza 42 adet Futbol, 23 adet Basketbol ve Voleybol Sahası olmak üzere toplam 65 adet saha yaptık. Belediye olarak spor alanında ne yapıyorsak halkımız için yapıyoruz. Tesisimiz halkımıza hayırlı uğurlu olsun.”dedi. Şahinbey Belediyemiz, AK Parti dönemi yerel yönetim anlayışını birebir tatbik eden ve uygulayan bir belediyecilik anlayışını ortaya koymaktadır. Spor alanında önemli çalışmalara imza atan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek konuşmasına başlayan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, “Daha öncede Gaziantep’e geldiğimde Şahinbey Belediyesinin gençler ve hanımlar için yapmış olduğu çalışmaları görme imkanım olmuştu. Şahinbey Belediyemiz yapmakta olduğu bu eserlerle AK Parti dönemi yerel yönetim anlayışını birebir tatbik eden ve uygulayan bir belediyecilik anlayışını ortaya koymaktadır. Halkı düşünen kadınları düşünen ve sosyalleşmesini sağlayarak bu projeler, sosyal sorumluluk ve sağlıklı yaşam parolasıyla gençlerimizin okul öncesi ve sonrası zamanlarını sağlıklı bir şekilde doğru faaliyetlerle doldurmayı hedefleyen etkinliklerdir. Yanı başımızda tamamlanmak üzere olan Akkent Yüzme havuzu tüm Gaziantep’in yedi gün yirmi dört saat hizmetinde olacaktır. Belediyemizin yapmış olduğu bu spor alanları Milli Eğitim müdürlüğümüzün de büyük oranda yükünü alacaktır. Son yıllarda Emniyet Müdürlüğümüz tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projeleri var. Bu projeler sokakta çalışan ve madde bağımlısı gençlerimize yönelik projelerdir. Bu Projeleri uygulamak için alanlara ihtiyaç var. Şahinbey Belediyemizin Akkent yüzme havuzu ve kapalı spor salonu Emniyet Müdürlüğümüzün kullanacağı alanlar olacaktır.”dedi. Başkanımız ekonomik fiyatlara bu tesisleri ilçesine kazandırıyor Bakan Kılıç konuşmasında tesislerin maliyetlerine de değinerek, “Yüzme havuzumuz 4 milyon 300 bin TL ve kapalı spor salonumuz 4 milyon 100 bin TL’ye ihale edilmiştir. Bu rakamlar gösteriyor ki bunlar son derece ekonomik maliyetler. Belediyemiz demek ki kılı kırk yapıyor. Çok ekonomik rakamlara bu eserleri ilçesine kazandırabiliyor.”dedi. Bu tesislerin toplu açılışını Başbakanımızla Yapacağız... 2012 yılı yatırım programı kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığının da bu alanda bir atletizm pisti yapım işi olduğunu ifade eden Bakan Suat kılıç, “Bu tesisimizin yapımına en kısa sürede başlayacağız. Şahinbey Belediyemiz bu hizmetlerle Gaziantep’in spor alanındaki yükünü önemli ölçüde alan ve kaldıran bir yerel yönetim olacaktır. Belediye Başkanımızın bir ricası oldu nisan ayında bu yüzme havuzu ve salonu birlikte açarız dedi. Eğer nisan ayında bu salon bitmiş olursa, inşallah yerel seçimler öncesi bu tesislerin toplu açılışını Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte gerçekleştiririz. Türk milleti için milletimiz için hizmet üreten ve taş üstüne taş koyan millete hizmeti kendisine ilke edinen halkın rızasını kazanmayı hakkın rızasını kazanmaya eş değer gören herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.”dedi. Konuşmaların ardından hep birlikte Akkent spor köyü kapalı spor salonunun temeli atıldı.

ŞAHİNBEY BELEDİYESİ 2013 YILI BÜTÇESİNİ BELİRLEDİ 2012 yılında ek bütçe de dahil 400 milyon TL ile ilçe bazında Türkiye’nin en büyük bütçesini yapan Şahinbey Belediyesi, 2013 yılı bütçesini 450 milyon 250 bin TL olarak belirledi. Şahinbey Belediyesi’nin ekim ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Mehmet Tahmazoğlu’nun başkanlığında belediye meclis salonunda yapıldı. 2013 mali yılı tahmini bütçesinin görüşüldüğü toplantıda bütçe 450 milyon 250 bin TL olarak belirlendi. Bir konuşma yapan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “Bütçemizi hazırlarken bütçemizin büyük bir bölümünü vatandaşa yönelik yatırım ve hizmete ayırdık. Hizmet noktaları olan Belediyemiz Fen, Park bahçeler ve Emlak İstimlak Müdürlüklerimize ayırdık. 2010 yılında 170 milyon TL bütçe yaptık. Ek bütçe ile birlikte 176 milyon TL olan bütçemizi gerçekleştirdik. 2011 yılında 216 milyon TL olarak belirlediğimiz bütçemize 50 milyon TL ek bütçe yaparak 266 Milyon TL olarak gerçekleştirdik. 2012 yılında 345 milyon TL olarak belirlediğimiz bütçemize 55 milyon TL ek bütçe yaparak 400 milyon TL’ye çıkardık. Yılın ilk dokuz ayında bütçemizin yüzde 75’lik oranını gerçekleştirdik. Dengeli bir şekilde gidiyor. 2013 yılında 450 milyon 250 bin TL olarak belirlediğimiz bütçemizin 295 milyon TL’lik kısmını yatırım bütçesi olarak ayırdık. Tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun” dedi.


5 Biz De Varız

sehitkamil.bel.tr

EV HANIMLARINDAN BAŞKAN FADILOĞLU’NA ÖVGÜ

Yaptığı çalışmalarla kısa süre içinde Şehitkamil ilçesinin vizyonunu değiştiren Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’na, bir övgü de sosyal tesislerden faydalanan ev hanımlarından geldi.

SOSYAL TESİSLER AİLE SICAKLIĞINI ARATMIYOR Ardı ardına hizmete açtığı sosyal tesislerle Şehitkamil ilçesinin gururu haline gelen Başkan Fadıloğlu, tesislerde açılan kurslardan faydalanan ev hanımlarıyla bir araya geldi. Sosyalleşmenin en belirgin özelliğini taşıyan tesislerde ev hanımları, dikiş, nakış, el beceri kursları, Kur’an, okuma-yazma kursları ile çeşitli seminerlere katılarak hayata bakış açılarını değiştiriyorlar. Sosyal tesisler sayesinde eve hapsolmaktan kurtulan bazı ev hanımları çocuklarıyla birlikte bir aile yuvasını aratmayan tesislerde çeşitli konularda eğitim alıyorlar. EV HANIMLARI BAŞKAN FADILOĞLU’NA TEŞEKKÜR ETTİ Huzurun ve mutluluğun sakin olduğu sosyal tesislerde eğitim almanın çok güzel bir duygu olduğunu söyleyen ev hanımları, bu tesisleri kazandıran Başkan Fadıloğlu’na teşekkür ederek; “Yıllar önce Şehitkamil ilçesine bu kadar güzel hizmetlerin yapılacağını hiç düşünmezdik. Başkanımız sağ olsun hiç durmadan yorulmadan sürekli bizler için hizmet üretiyor. Özellikle hizmete açtığı sosyal tesisler sayesinde eve hapsolmuş biz ev hanımlarını eve bağımlı kalmaktan kurtardı. Sosyal tesislerde tüm kadınlar bir araya gelerek kurslara ve seminerlere katılıyoruz. Aile sıcaklığını aratmayan tesisler sayesinde çok mutlu ve huzurluyuz. Bu sosyal tesisleri kazandıran başkanımızdan ve ekibinden Allah razı olsun” dediler.

Kadınca Gaziantep’ten sesimizin ulaşabildiği bütün güzel insanlara Sıcacık merhabalar. Bir kadın olarak, bir anne olarak öncelikle Kadının evinizdeki, hayatınızdaki yerini ve önemini sorgulamak İsterim. Nedense kadının başarısı her zaman ötelenir. Kadın Doktor, kadın öğretmen, kadın sürücü… Kadın yapınca bakış birden değişir. Oysaki en zor görevler her zaman kadındadır. Kadın doğurur, büyütür, eğitir yeri gelir doktordur yeri gelir öğretmen hatta daha da İleri gidebilirim.Kadın gelecektir kadın yetiştirir, olgunlaştırır. Bizim Gaziantep’te bir söz vardır kadın gelmez yerini geliştirir (olmaz’ı Olur hale getirir) Kadının hayatımızdaki önemi bir anne kadar, bir eş kadar önemli unutmayalım ona göre davranalım. Haftaya kadın gözüyle bakmaya devam edeceğiz dualarınızı üstümüzden eksik etmeyiniz hoşça ve sağlıcakla kalın.

‘ŞEHİTKAMİL BASKETBOL CUMHURİYET KUPASI’ TURNUVALARI BAŞLADI’ Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen ve toplam 18 takımın mücadele edeceği ‘Şehitkamil Basketbol Cumhuriyet Kupası’ turnuvaları düzenlenen törenle start aldı. TURNUVAYA KATILIM YOĞUN OLDU Şehitkamil Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen turnuvanın açılış törenine, Gaziantep Vali Yardımcısı Nursal Çakıroğlu, Şehitkamil Belediye Başkan Vekili Abdülcebbar Özkara, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı Hasan Coşkun, Şehitkamil İlçe Müftüsü Sabri Kütükçü, Şehitkamil Belediyesi Kulüp Başkanı Musa Yıldız, meclis üyeleri ile davetliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. “İLK KEZ CUMHURİYET KUPASI TURNUVALARI DÜZENLEDİK” Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende folklor ekibi tarafından hazırlanan gösteriler sergilendi. Gösterilerin ardından bir konuşma yapan Başkan Vekili Abdülcebbar Özkara, “Daha önceki düzenlediğimiz turnuvalara ek olarak bu yıl ilk defa Cumhuriyet Kupası turnuvaları da düzenliyoruz. Tüm sporculara ve katılan hocalarımıza başarılar diliyorum” dedi. “ÖRNEK FAALİYETİNDEN DOLAYI ŞEHİTKAMİL BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Öğrencilere yönelik yapılan turnuvaların çok önemli olduğunu dile getiren Vali Yardımcısı Çakıroğlu ise, bu tür turnuvaların çocukların ruh ve fiziken gelişimine büyük katkı sağladığını belirtti. Örnek bir faaliyet düzenleyen Şehitkamil Belediyesi’ne teşekkür eden Çakıroğlu, çocuklara da başarılar diledi. Konuşmaların ardından turnuva Vali Yardımcısı Çakıroğlu’nun top atışıyla başladı. Program sonunda tüm protokol üyeleri öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdiler. DERECEYE GİREN SPORCULARA ÇEŞİTLİ HEDİYELER VERİLECEK İlköğretim öğrencilerine yönelik düzenlenen Erkek ve bayanlardan oluşan turnuvada toplam 18 takım mücadele edecek. Turnuvaya katılan tüm takımlara okul spor müsabakalarında ve yarışmalarda kullanmaları için Şehitkamil Belediyesi tarafından forma dağıtıldı. Turnuva boyunca serbest atış yarışmaları, üç sayılık atış yarışmaları ve koordinasyon yarışmaları yapılacak dereceye giren sporculara da çeşitli ödüller verilecek. Turnuva kategorilerinde dereceye giren ilk üç takıma kupa ve madalya takdim edilecek. Ayrıca turnuvaya katılan tüm sporculara birer adet madalya, okullara ise kupa hediye edilecektir.


6 Güncel Haberler

Biz De Varız

GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞI AYNI HASTALIK MIDIR? Havaların soğumasıyla birlikte grip, nezle ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşanırken, bu hastalıkların birbirine karıştırılması ve gelişi güzel ilaç kullanımı kafalarda soru işareti oluşturuyor. Medical Park Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr Gönül Bakır grip ve soğuk algınlığının birbirine karıştırılmaması konusunda uyarıyor! GRİP NEDİR? “Grip, influenza virüslerinin bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde meydana getirdiği, özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara yol açabilen, bulaşıcı özelliği yüksek viral bir enfeksiyondur” diyen Medical Park Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr Gönül Bakır, grip ve soğuk algınlığının birbirinden farklı hastalıklar olduğunu ifade ederek uyarılarda bulundu. Grip Belirtileri Başlangıcı genellikle anidir. Kişi kendini iyi hissediyorken, 1-2 saat içinde önce; üşüme, titreme, terleme, baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş (38°C-40°C) başlar, daha sonrasında ise burun akıntısı, baş dönmesi, öksürük, boğaz ağrısı, göğüste yanma, ağrı, gözlerin sulanması ve gözlerde ışığa hassasiyet şikâyetlerinden bir ya da birkaç tanesi tabloya eklenebilir. Bu belirtiler 3-5 gün kadar sürse de genellikle 2-3 gün içinde düzelme başlar. Grip nasıl tedavi edilir? Her şeyden önce grip viral bir enfeksiyondur, kesinlikle antibiyotik kullanılmamalıdır. İstirahat, gerekirse yatak istirahati uygulanmalıdır. Yakınmalar düzeldiğinde hemen normal aktiviteye dönülmemeli, tam bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam edilmelidir. Bulunulan ortamın uygun ısıda olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat edilmeli, havanın kuruması engellenmeli, nemli olması sağlanmalıdır. Gripten korunma nasıl sağlanır? Gripten korunmanın en etkin yolu grip (influenza) aşısıdır. Bu aşı ülkemizde de başarıyla uygulanmaktadır. İnfluenza aşıları Eylül-Aralık ayları arasında tek doz olarak üst kolun dış yüzeyine uygulanır. Özellikle astım, kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkları olanlar ile 65 yaş üstü kişiler ve sağlık personelleri hastalık riskinin arttığı gruplar olup bu kişilerin aşılanması kesinlikle önerilmektedir. Soğuk algınlığı nedir? Soğuk algınlığı; çeşitli virüslerin yol açtığı, üst solunum yollarında bazı belirtilere yol açan hafif seyirli bir hastalıktır. Soğuk algınlığı belirtileri: Baş ağrısı, eklem ve kas ağrısı, yorgunluk hissi, akan ya da dolu burun, hapşırma, boğaz ağrısı, göğüs doluluğu, koku ve tat duygusunun azalması, kulaklarda basınç hissi, ses kalitesindeki değişiklikler, genelde hafif seyirli ateş yükselmeleri başlıca belirtilerdir. Soğuk algınlığında tedavi: Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi belirtilere göre yapılmalıdır. Su içinde eritilerek kullanılan ve soğuk algınlığına ait belirtileri gideren ilaçlar, sıvı alımının artırılması ve hızlı etki sağlaması açısından da önerilebilir. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder. Virüsler, mikrobun bulaştığı yerlerde (ortak kullanım alanları, kapı tokmağı, telefon gibi) canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsler kolay bir şekilde gözümüze ve burnumuza temas edebilirler. Bunu engellemek için eller sık sık sabunlu su ile yıkanmalı ve kişisel temizliğe önem verilmelidir. Uzm. Dr. Gönül Bakır Medical Park Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

Çiğdem Oflu crocusafran@gmail.com ‘Güven bana...’ Bir ayak bağı, güven sorunları ilişkilerde... Geçmişin kırık camlarını hâlâ yüzünüzde, avuçlarınızda taşıyorsanız eğer, kimseye kolayca sarılamazsınız.Kim ister göğsündeki camların kendinden çok karşı tarafa batmasını?... Bir yandan da kırılma korkusu tutup elinizden çeke çeke götürür, odanıza hapseder sizi . “Gık” demeden beklediğiniz karanlık odada, zaman zaman sızan bir ışık anahtar deliğinden , hah işte aslında o değil midir şu ıssız adadan sizi kurtaracak olan büyük tesadüf eseri : kurtarma gemisi ya da bu odadan çekip çıkaracak olan “güven bana” eli... Sanmam... Siz karanlığa bakmaya alıştıkça ışık zorlayacak sizi.Siz istemedikçe çıkamazsınız; çünkü deneme yanılmalar biriktikçe denememeye başlamışsınızdır artık, yorucu gelir kendini anlatmalar, sıkıcı çoğu kez de... Bir önyargıdır işte, çivi gibi çakılı durur : “O da aynısını yapmayacak mı? Son kalan parçalarımı da tuza çevirmeyecek mi ?” Tam da bu noktada geçmişin önyargılarını başkalarına yansıtır, adını da “güvenememek” koyarsınız... Peki ya güvenmek mi gerekir koşulsuzca, kendini kollarına, kalbini onun avuçlarına bırakıp rahatça sırtını ona yaslamak mı gerekir ? “Aman ne olacaksa olsun” mu demek : güvenmek ? Hayattan dersimi almaya çabalamakta olduğum kadarıyla güvenmek : yüz puanla başlatmak değil karşıdakini, en baştan sıfır verip haksızlık da yapmamak... Bir limit tanımak olabilir belki . Bırakalım o limitin üstüne geçip geçmemeyi ya da altına düşüp düşmemeyi onlar belirlesin. Yeterince zaman bize göstermeyecek mi zaten kaç puan alacaklarını ? Ne saklanmak karanlığa ne de gözlerini alıştırmadan, aniden bakmak parlayan keskin ışığa ... Sadece biraz zaman tanımak, kapının ardında bekleyen şu an için bir “yabancı” ya Güvenin bana


7 Sağlık

Biz De Varız

EVLİLİK’TE REHAVETE KAPILMAYIN Türkiye’de 2008 yılında 99 bin 973 çift boşanırken, 2011 yılında ise bu rakam 16.8’le artarak, 120 bin 117’ye çıktı. Bu verilere göre, son 4 yılda Türkiye’de boşanma oranının oldukça arttığını görüyoruz. Uzman Nörolog Mehmet Yavuz’a göre; 4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evlilik; kimilerinin rüyasıyken kimilerinin de kâbusu olabiliyor. Çoğunluk için gereklilik olan bu kurum, bazı çiftleri zamanla yoruyor ve evlilik hüsranla sonuçlanabiliyor. Günümüzde çiftlerin ilk bahanesi ‘şiddetli geçimsizlik’ olsa da, bireyleri mutsuzluğa sürükleyen faktörlerin başında; kendileriyle barışık olmamaları ve kendi kapasitelerinin çok üstünde beklentileri olmasından kaynaklanıyor. Evlilik kararı almadan önce iyice tanıyın! İlk 1 yıl, daha sonraki 6 yıl ve evliliğin 20. yılı... Ani evliliklerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanma riskinin daha fazla olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, aniden evlenenlerin birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanıdığını ve uyumlu olmamaları halinde ilk 1 yıl içinde boşandıklarını vurguladı. Ayrıca, görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp evlenenlerin ilişkileri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabiliyor. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabuluculuk yapmasının önemli bir faktör olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, 20. yıldan sonra boşanmalarda görücü usulü evlilik ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir farkın olmadığını da bizlere hatırlatıyor. Mutlu evlilikler için bazı ipuçları Bilimsel bir araştırmada, her 100 kişiye hiç kıpırdamadan karşı cinsten birisine bakmaları isteniyor, sonuç ise şaşırtıcı… Birbirlerinin yüzlerine bakan çiftlerden bazıları aşık olup evlenmeye karar veriyor. Dr. Mehmet Yavuz’a göre; tıpkı bu araştırmalarda olduğu gibi çiftlere her gün en az 5 dakika birbirlerinin yüzlerine bakmalarını öneriyor. Boşanmayı önleyen davranışlar Karşılıklı empati de evliliğin yürütülmesinde önemli bir faktördür. Psikolojide ‘kendini gerçekleştiren ön kabul’ yasasına değinen Dr. Mehmet Yavuz, bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasanın kendini geliştirmeye başladığını söylüyor. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanıyor. Sağlıklı bir evlilik yaşantısı için neler yapılmalı? Elinizdekilerin değerini bilin Sağlığınızın, ailenizin, çocuklarınızın, dostlarınızın değerini bilin. Eşinizle ortak arkadaşlıklar kurun. Mutluluğunuz için araya hedefler koymayın Kendinize ev, araba alınca, çocuk olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız gibi hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil, uzun bir yolculuktur. Her eleştiriye kulak vermeyin Çevrenizdeki insanların eleştirilerine ve önerilerine göre yaşarsanız, kendiniz için yaşayamazsınız. Hatalara duyarlı olmayın: Hatalar, tekrarlanmadıkça görmezden gelinmelidir. Gördüğünüz şeyi söylemezseniz hafızanızdan uçup gider, söylerseniz hafızanızda yer eder. Her olumsuzluğu söze dökmeyin. Evliliğinize zaman ayırın Çiftler, akşam yemeklerini birlikte yemeye gayret göstermeli, pazar sabahları hep beraber uzun kahvaltı keyifleri yapmalıdır. Ayda birkaç kez konsere, sinemaya, tiyatroya bu da olmazsa pikniğe gidilmeli, seyahatlerden eşlere hediyelerle dönülmelidir. Başkalarına yardım edin Yardıma muhtaç insanlara birlikte destek olmaya çalışmak, birliktelik duygusunu pekiştirir. Bu da beraberliğe takım ruhu kazandırarak ilişkinin doğru çizgide ilerlemesini sağlar.

Op. Dr. Hakkı Yıldırım Ortopedi Uzmanı AİLELERİN KORKUSU Gözbebeğimiz çocuklarımız aileleri tarafından çok sevilirler. Öyleki bu sevgi, aileleri çocukları ile ilgili en ufak sorunda doktor doktor dolaşmak durumunda kalır. Bugün ki yazımda bu duruma değineceğim. Genellikle ortopedi polikliniğine getirilen çocuklar hakkında aileleri ayaklarının eğri olduğunu, topal yürüdüklerini yada içe-dışa bastıklarını iddia ederler. Neyseki bu şikayetlerin, yaptığımız detaylı muayeneler sonunda boşa olduğunu görürüz. Maalesef kulaktan dolma bilgilerle yada bir komşunun yada akrabanın çocuk hakkındaki yorumu ile bunu yapar aileler. Çocuklar ilk yürümeye başladıklarında zaten paytak paytak yürürler. Bu yürüme şekli çok sevimli bulurum. Altında herhangi bir patoloji aramanın anlamı yok bana göre. 4 yaşına kadar çoğu çocuğun tabanları düzdür. Çünkü çocuklarda bulunan esmer yağ dokusu denen doku, çocukların yabanlarını doldurur ve düz tabanmış gibi gösterir. 4 yaşından sonra bu yağ dokusu yavaş yavaş yok olur ve insanların çoğunun ayakları normal halini alır. Almasa ne olur diye sorabilirsiniz. Yine çoğu çocukta bunun bir zararı olmaz. Yumuşak düz tabanlık dediğim türde zaten ameliyata gerek yoktur ve ortopedik tabanlı yumuşak ayakkabılar işimizi görür. Ama sert düz tabanlık dediğimiz tür varsa ve bu çocukta ağrıya neden oluyorsa o zaman, çeşitli tedavilerin, hatta ameliyatın dahi gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Diğer sık şikayet de çocuğun içe basması şikayetidir. Çocukların kemikleri erişkinlere göre daha yumuşak ve şekil alabilir özelliktedir. Maalesef özellikle kız çocuklarımız iki bacağını çapraz yapıp oturmayı çok severler. Bu oturuş şekli femur kemiğinde anteversiyon açısı dediğimiz açıyı artırır ve çocuk içe basıyormuş gibi görünür. Burda en önemli görev ailelere düşüyor. Çocuklarımızın çapraz şekilde oturmaları yerine bağdaç kurup oturmalarını özendirmemiz gerekir. Ortopedi polikliniğine başvuran çocukların, sadece oturma şeklini düzelterek tedavisi yapılır. Eğer çocuğun yaşı büyümüşse yada anteversiyon açısı çok fazla artmışsa, ameliyatla anteversiyon açısı düzeltilir. Aslında bu yazıda en fazla üstüde durmamız gereken ortopedik çocuk rahatsızlığı, doğuştan kalça çıkığıdır. Gelişimsel kalça displazisi olarak da adlandırılır. En ciddi ortopedik rahatsızlıklardan biridir. Genellikle genetik (ırsi) özellik gösterir. Her ailenin doğan çocuğunun doğar doğmaz kalça muayenesi olması gerekir. Hatta benim fikrime göre her yenidoğan bebeğe kalça ultrasonografisi çekilmesi gerekir. Hatta ultrasonografinin 3. Ayın sonunda tekrarlanması gerekir. Ayrıca ailelerin çocukları kesinlikle kundaklamamaları gerekir. Eğer çocukta bir yatkınlık varsa bu kalça çıkığına yol açar. Tedavide ilk 6 ayda teşhisin konması çok önemlildir; zira 6 aya kadar ameliyatsız basit bir bandajlama yöntemi ile rahatsızlık büyük ölçüde tedavi edilir. Kritik zaman 6 aydır. Sonrasında çocuğun yaşı büyüdükçe hem yapılan ameliyatların içeriği büyür hem de hasta ve aile için çekilmez bir hal ve zorluk oluşturur. Uzun lafın kısası, bebeğimiz doğduğunda, doktorunuza kalça muayenesinin ve ultrasonunun yapılıp yapılmadığını eğer o hastanede bu yapılamıyorsa, taburcu olduktan sonra en yakın zamanda bir ortopedi uzmanına muayene olunmasını öneririm.


8 Reklam

Biz De Var覺z


9 G羹ncel Haberler

Biz De Var覺z

9


10 Biz De Varız

Mizah

Sinyal

Karpuz çekirdekleri Dünya Genetik Projeler Yarışması yapılıyormuş. Tüm ülkelerden genetik profesörleri yarışmaya çalışmaları ile katılmış. İlk Fransız profesörün çalışmasının başına gelmişler. Jüri başkanı çalışmasının ne olduğunu sormuş. Fransız profesör başlamış anlatmaya: - “Ben inek genleri ile tavuk genlerini birleştirdim. Ortaya çıkan mahlukatın eti kırmızı et kadar lezzetli, beyaz et kadar sağlıklı oldu”, demiş. Ardından diğer çalışmaları ülke ülke gezmeye başlamışlar. Sıra gelmiş Türkiye’den bizim Laz profesöre. Jüri başkanı: - “Sizin çalışmanız nedir?”, diye sormuş. Laz profesör anlatmış: - “Ben” demiş, “karpuz genleri ile hamam böceği genlerini birleştirdim!” Birden tüm jüri üyelerinden bir kahkaha kopmuş ve başkan Laz profesöre: - “Bu çalışma ne işe yarar?”, diye sormuş. Laz profesör: - “Acayip işe yarıyor, karpuzu kesiyorsunuz, çekirdekleri kaçışıyo!”

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel’i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..

İngilizce biliyormuş

Temel Çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi Liverpool Limanı’na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz’e bağırdı: - Tut şu halatı! İngiliz anlamadı bir şey.. Temel yine bağırdı: - Tut şu halatı! İngiliz’de gene hareket yok.. Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı: - Do you speak English? - “Yes.. Yes..” dedi İngiliz; Temel öfkeyle bağırdı: - O zaman tut şu halatı..!

Rize - Trabzon

Trabzonlu imamlarla, Rizeli imamlar turnuva düzenleyip maç yaparlarmış; ama her defasında Rizeli imamlar yenerlermiş. Trabzonun takım kaptanı Temel Hoca demiş ki; “uşaklar bu böyle gitmez, bizim Trabzonsporlu Hami’yi takıma alalım, diyelim ki bu bizim merkez caminin yeni hocası.” Diğerleri de kabul etmişler ve maça gitmisler Rize’ye. Dönüşte takım kaptanı Temel Hoca’ya sormuşlar, “mac ne oldu? diye; “2-1 yenildik” demiş. “Peki golleri kim attı?” diye sormuşlar; Temel “bizim golü Hami Hoca attı; onların golleri de Del Pierro Hoca ile Roberto Carlos Hoca attı..” demiş.

Evli adam bekar adam

Bir düğün sofrasında bir bekar, bahtsızlığına hayıflanıyor: “Evliler kuşkusuz talihli kimselerdir” diyordu. Hanımlar bu sözlere bayılmışlardı. İçlerinden biri: “Niçin?” diye sordu ve şu yanıtı aldı: - “Evli adam sadece bir kadından korkar. Bekar ise bütün kadınlardan.”


Teknoloji

Biz De Varız

Galaxy S3 Mini Ön Sipariş’e Açıldı Samsung’un 11 Ekim’de resmi tanıtımını yaptığı Galaxy S3 Mini’nin İngiltere’de ön sipariş alımları başladı. İşte ön sipariş fiyatları ve tahmini çıkış tarihi. Samsung, 11 Ekim’de Almanya’da 4 inç boyuta sahip Galaxy S3 Mini modelini resmen duyurdu. Telefonla ilgili teknik detaylara ve gelişmiş görsellere buradaki Galaxy S3 Mini Hakkında Her Şey yazımızdan bakabilirsiniz. İngiltere’nin önde gelen çevrimiçi perakendecilerinden Clove’un sitesinde ön siparişe açılan Galaxy S3 Mini’nin fiyatı 298.80 Pound olarak belirlenmiş. Ön sipariş sürecinde olduğu için ürün biraz daha pahalı fiyata sahip olabilir. Belki ürün çıktıktan sonra fiyatlar biraz daha uygun seviyeye gerileyebilir. İngilitere’deki Galaxy S2 fiyatlarına baktığımızda da benzerlik gösterdiğini biliyoruz. Galaxy S2 ile Galaxy S Advance arasında teknik özelliklere sahip olan akıllı telefonun fiyatı Galaxy S2 gibi olacak. Akıllı telefonun ülkemizde 1000 lira seviyesinden satışa sunulması bekleniyor. Bakalım vergiler ve ithalatçı firmalar belki S3 adından etkilenerek fiyatı daha da şişirecekler mi göreceğiz.

Tablette Kurtuluş Uygulamada Apple’ın ilk tablet bilgisayarı iPad’in piyasaya çıkmasının üzerinden iki yılı aşkın bir zaman geçti. Hala ciddi bir rakibi olmayan iPad’in en büyük kozu uygulama ekosistemi. Muhtemelen bu yazıyı bir bilgisayar, cep telefonu ya da tablet bilgisayar üzerinden okuyorsunuz (başka ihtimal var mı diye sormayın Akıllı TV uygulamamız da var). 15 günde bir yayınlanan SDN Teknosa Magazin dergimizin Android ve web sürümleri olsa da asıl okuyucu kitlemiz iOS yüklü cihazlarda bulunuyor. iPad piyasaya çıkalı 2 yılı aşmasına rağmen hala ciddi bir rakibinin olmaması da ilginç. Bunun en önemli sebebi ise rakiplerin ağırlıklı olarak donanıma önem vermeleri. halen piyasada satılmakta olan rakip tabletler içinde iPad’den çok daha güçlü ürünler var. Ancak iPad’in hala yüzde 80’lere varan pazar payına sahip olmasının altında yatan şey güçlü donanım değil. Uygulama zenginliği avantaj Apple’ın kurduğu uygulama ekosistemi iPad’in en güçlü yanlarından biri. Çünkü bir tablet bilgisayar satın aldığınızda onu verimli kullanmanın anahtarı uygulamalardan geçiyor. Eğer kullanıcıya uygulama zenginliği, kalitesi ve yerel uygulama seçenekleri sunamazsanız 38 çekirdekli işlemciye sahip tablet yapsanız da bir şey farketmiyor. Bunu iyi başaran Apple hem uygulama zenginliği hem stabilizasyon hem de yerelleşme anlamında ciddi adımlar attı. Zaten pazar payının bu kadar yüksek olmasının sebebi de bu adımlar. Android cephesinde ise halen bir standardizasyon yok. Farklı çözünürlük, farklı donanım gücü ve farklı konfigürasyonlar bizim gibi yayıncıları bu alana yatırım yapmaktan alı koyuyor. Yerelleşme konusunda ise Android, iPad’in çok daha gerisinde. Bu anlamda Google’ın çok daha fazla yol alması gerekiyor. Microsoft ne yapacak? Bu ayın sonunda dünya ile aynı anda piyasaya sürülmesi beklenen Windows 8 işletim sistemi ile beraber tabletlerde de yeni bir dönem başlıyor. iPad ya da Android’den farklı olarak Windows 8 işletim sistemli tabletler aynen PC’lerde olduğu gibi masaüstü ile birlikte kullanılabiliyor. Bu da PC’deki uygulamaların aynen tablette de çalışması anlamına geliyor. Tabletleri bu şekilde kullanmak ne kadar mantıklı bilemem. Benim çok işime yaradığı kesin ancak günlük kullanım için çok gerekli olduğunu da düşünmüyorum. Zaten böyle bir ihtiyacı olan kullanıcılar dizüstü bilgisayar alıyor. Uygulama konusunun önemini bilen Microsoft bu alana ciddi yatırımlar yapıyor. Hem dünyada hem Türkiye’de uygulama geliştiricilere önem veren şirket Türkiye’de Açık Akademi ismini verdiği online uygulama eğitim servisini de devreye aldı. Kısa bir süre sonra bu servisin mevyelerini de almaya başlayacağız. Bakalım Windows 8 bu alanda ne gibi hareketlilik sağlayacak. Merakla bekliyoruz.

11


Yıl 4 sayı 155 Tarih 15 Ekim 2012

“Biz De Varız Gazetesi Azmin Zaferidir”

www.bizdevarizgazetesi.org

BREZİLYA’YA GİDERİZ AMA TATİLE A Milli Futbol Takımı, 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri D Grubu’ndaki üçüncü maçında Kendi evinde Romanya’ya 1-0 mağlup oldu.

“OYUNCU TERCİHLERİNDE YANLIŞLIK YAPMADIM” A Milli Takım, 2014 Dünya Kupası D Grubu 3. maçında Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Romanya’ya 1-0 mağlup oldu. Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı, çok zorlu bir rakiple oynadıklarını ifade ederek, “Böyle oyunları çözebilmek için sabırlı, istekli, kapanan takımlara karşı set oyunlarını çabuk çevirmemiz veya duran toplardan sonuç almamız gerekiyordu. Oyunun başında istekli ve arzulu başladık. Duran toptan golü atsaydık oyunun seyri değişecekti. İlk yarı biterken yedimiz gol moralleri bozdu. İkinci yarı tamamen rakip sahada oynamamıza rağmen oyuncuların oyunu çevirme arzuları vardı. Zor bir oyun oldu ve bu zor oyunu kaybettik. Rakibimizi tebrik ediyorum” dedi. “BÖYLE TALİHSİZ MORAL BOZUCU BİR GOL YEMEMEMİZ GEREKİYORDU” Coşkulu bir oyun ortaya koyduklarını vurgulayan Avcı, “Rakibin dengesini bozabilmek adına oyunun set bölümünü biraz daha çevirmemiz lazımdı. Böyle talihsiz moral bozucu bir gol yemememiz gerekiyordu. Sabır çok önemliydi. Duran top bile bu oyunu çözebilirdi. Özellikle ikinci yarıda oyun çok dengeliydi. İkinci yarı oyun dengeli gitmesine rağmen sıcak oyun ve rakip ceza sahasına girmeyi başaramadık. Bizim girdimiz pozisyonlar da rakibin girdiği pozisyonlar da var. Yapılan hatadan maç da kaybedebiliyorsun ya da girilen pozisyonda maçı da kazanabiliyorsun. Özellikle oyun oynama topa sahip olan takım olmak oyunu bozmaya çalışan takımlar adına böyle bir zemin olması bizi biraz sıkıntıya soktu” diye konuştu. “OYUNCU TERCİHLERİNDE YANLIŞLIK YAPMADIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM” Kadro seçiminde yanlışlıklar yapıp yapmadığı yönündeki soruya Avcı, “Orta sahaların bizim ön liberolara baskı yapacağını biz de bunun karşısında neler yapacağımızı çalıştık. Biz son 10 maçtır çift santrafor oynamıyoruz. Ama bu maçta 30 dakikalık bir bölümü çift santrafor oynadık. Bu maçın ilk yarısı ve ikinci yarısında rakibin fazla pozisyona girme durumu yoktu. Oyuncu tercihlerinde yanlışlık yapmadığımı düşünüyorum. Bu tercih benim ve ekibimin. Bu maçın büyük bölümünde iştahlı ve arzulu oynadık fakat üretemedik. Bunun içinde kaybetmek de var. 10. maçımızı oynadık. Pozisyona giren iştahlı oynayan pozisyona giren bir takım olma yönünde önemli bir adım attık. Bunu genel olarak değerlendirmek lazım, tek maç olarak değerlendirmemek lazım. Bugün topa sahip olan baskılı oynayan belki rakibin zor oyunu bozma anlamında fazla üretemeyen bir takım görüntüsü çizdik” cevabını verdi.

8. dakikada Arda’nın sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içerisinde topa iyi yükselen Semih’in kafa vuruşunu kaleci Tatarusanu çizgi üzerinden çıkardı. 11. dakikada Marci’nın kafayla defansın arkasına gönderdiği top Grozav’ın önünde kaldı. Grozav’ın ceza sahası dışından etkisiz şutu yandan dışarı gitti. 17. dakikada Emre’nin kaleyi cepheden gören noktadan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içerisinde Umut’un kafa vuruşu yandan auta çıktı. 25. dakikada Semih Kaya’nın kaptırdığı topta Stancu sol kanattan atağı sürükleyip ceza sahasına girdi. Stancu’nun yerden vuruşunda top kaleci Volkan’da kaldı. 33. dakikada sol kanattan Sercan’ın sert ortasında top savunmadan sekip Hasan Ali’nin önünde kaldı. Hasan Ali’nin gelişine sert vuruşu kaleci Tatarusanu’da kaldı. 45+1. dakikada Pintilii’nin ara pasına hareketlenen Grozav kalesini terkeden Volkan’ın yanından topu filelerle gönderdi. 0-1 59. dakikada Hamit’in hatalı pasında topu kapan Torje’nin hızla ceza sahası içerisine sokuldu. Torje’nin ceza sahası sağ çaprazından yerden vuruşunda top kaleci Volkan’da kaldı. 60. dakikada sağ kanattan Rat’ın ortasında kale önünde Marica topa dokunamadı. 63. dakikada Marica’nın pasında ceza sahası önünde bomboş kalan Cocis’in vuruşu üstten dışarı çıktı. 66. dakikada Hasan Ali’nin ceza sahası dışı sol çaprazından sert vuruşunda top kalecide kaldı. 67. dakikada Arda’nın pasında topla buluşan Mevlüt’ün rakiplerinden sıyrılarak girdiği pozisyonda ceza sahası sağ çaprazından vuruşu yan ağlarda kaldı. 76. dakikada Türkiye’nin geliştirdiği atakta ceza yayı önünde topla buluşan arda rakibinden sıyrılarak vuruşunda top kalecide kaldı. 88. dakikada Arda’nın arka direğe ortaladığı topta Mevlüt kafayla içeri çevirdi fakat Umut’tan önce savunma araya girerek tehlikeyi önledi. 90+5. dakikada Emre Çolak’ın sağ kanattan ortasında ceza sahası içerisinde müsait pozisyonda Nuri’nin kafa vuruşu üstten auta gitti. 90+7. dakikada Mutu’nun ceza sahası dışı sol çaprazdan vuruşunda kaleci Volkan topu çelmeyi başardı. STAT: Şükrü Saracoğlu HAKEMLER: Howard Melton Webb xx, Michael Mullarkey xx, Darren Cann xx TÜRKİYE: Volkan x, Gökhan xx, Semih xx, Ömer xx, Hasan Ali xx, Emre Belözoğlu xx (Nuri dk. 81 x), Mehmet Topal x, Hamit x (Mevlüt dk. 61 x), Arda x, Sercan x (Emre Çolak dk. 69 x), Umut x YEDEKLER: Mert, Cenk, Egemen, Mehmet Ekici, Tunay, Aydın, Caner, Bekir TEKNİK DİREKTÖR: Abdullah Avcı ROMANYA: Tatarusanu xx, Tamas xx, Goian xx, Chiriches xx, Rat xx, Pintilii xx, Bourceanu xx, Torje xx, Grozav xxx (Cocis dk. 50 x), Goian xx, Stancu xx (Mutu dk. 82 x), Marica xx (Chipciu dk. 79 x), YEDEKLER: Pantilimon, Luchin, Lazar, Latovlevici, Gaman, Maxim, Popa, Gardos, Grigore TEKNİK DİREKTÖR: Victor Piturca GOL: Grozav (dk. 45+1) (Romanya) SARI KART: Goian (Romanya)


155.sayı