Page 1

HOLLANDA’DA TÜRK İŞ ADAMLARININ EKONOMİK GÜCÜ

kitlesi, gerek konuşmacılar ve konuları ve gerekse de HOTİAD”a tahsis edilen salonun özelliği (Avrupa

HOTİAD, Hollanda’da kurulmuş bir Türk Sivil Toplum Örgütü olup, Hollanda da yasayan üst düzey Türk asıllı işadamlarını bir çatı altında toplamayı basarmış güçlü bir kuruluştur. Kuruluş amaçları doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren HOTİAD, kısa bir sürede başta Türk resmi kurumları olmak üzere, Hollanda’da yaşayan Türklerin ve basının güvenini kazanmış, çeşitli konularda da bilgisine başvurulan bir kurum haline gelmiştir. HOTİAD üyelerinin yıllık ciroları yaklaşık 1,5 milyar euro ya yakın olup, Hollanda’da Türk asıllı girişimcilerin yapmış olduğu toplam ticaret hacminin yaklaşık % 10 unu gerçekleştirmektedirler. Bilindiği üzere iş adamlarımız, Hollanda ekonomisine önemli katkılar sağlamaktalar. Her ne kadar da Hollanda Hükümetinin haksız yabancılar politikası olsa da, bu gücümüzün bilincinde olup, gelecek 20 yıl içerisinde Hollanda’da kapanmak üzere olan yaklaşık 50 bin işletmenin kurtarılması için, Türk işadamlarının ciddi bir potansiyel güç oluşturduğunu açıkça ifade etmektedirler. Yabancılar politikasında popülist bir politika izlemekte olan Hollanda hükümetleri, gerçekte, yani ülke çıkarları söz konusu olduğunda yabancı - yerli ayırımı yapmamayı tercih etmektedirler. Umuyoruz bu yaklaşım, hayatın her alanında devam etsin.

Çalışmalarımız Gururla devam ediyor HOTIAD”ın kuruluş amaçlarının başında lobicilik gelmesine rağmen, başarılı öğrencilerimize eğitimlerini tamamlamalarına dönük katkılarımızın yanı sıra, ilkini 2005 yılında Başlattığımız “Avrupa Türk İşadamları Maastricht Zirvesi” ve 2006 yılında Den Haag”ta Hollandalı girişimcilere dönük düzenlediğimiz “Yatırım Cenneti Türkiye” adlı etkinliklerimiz, Türk – Hollanda kamuoylarında çok büyük yankılar uyandırmıştı. Dolayısıyla 2008 in Şubat 9 – 10 tarihlerinde gene Maastricht te yaptığımız Avrupa Türk İşadamları Maastricht Zirvesi çok büyük bir yankı uyandırarak tam anlamıyla amacına ulaşmıştır. Gerek katılımcı

NUMMER - SAYI 5

Mehmet Soytürk Voorzitter - Başkan

Birliğinin temelinin atıldığı salon) yaptığımız çalışmanın ne kadar profesyonel olduğunu göstermektedir.

Dolayısıyla, Bu zirveye katkısı olan kişi ve kurumlara tek tek teşekkür etmek isterim. Ama bu sayfadaki bana ayrılan yerin darlığından ve teşekkür edeceğim kişilerin çokluğundan dolayı isimleri sıralamak istemedim Ama dergimizin iç sayfalarında gerek konuşmalarını okuyacağınız gerekse resimlerinden takip edeceğiniz herkese candan teşekkürlerimi sunarım. Ama özellikle salonu bize tahsis eden Eyalet valisine ve yardımcısı Bay Verheen e sonsuz şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim

Gelecek organizelerde de beraber olma dileği ile Saygılarımı sunarım

| www.hotiad.nl

1


Colofon İçindekiler - Inhoud

HOTİAD HOTİAD is een organisatie die met haar activiteiten, actieve betrokkenheid, functionaliteit en prestige beoogt te bewerkstelligen van en voor Turkse werkgevers in Nederland en in andere Europese landen. Sahibi HOTİAD Yayın yönetmeni Ahmet Kaya Yayın Kurulu: Mehmet Soytürk, Turgut Torunoğulları Gülali Alkılıç, Şerif Aktürk, İlhan Döne, İsmail Üngüç, Behzat Eren, Ali Bekdur, Hitmket Gürcüoğlu Yazışma Adresi Vlaardingweg 21-A 3044 CJ Rotterdam Nederland

Postbus 16537 2500 BM DEN HAAG Nederland

Tel.: +31(0)10 245 00 90 +31(0) 10 262 14 24 Faks: +31(0)10 415 52 67 +31(0)10 245 07 09

Hollanda’da Türk İş adamlarının ekonomik gücü Mehmet Soytürk

1

Genel Tespit ve Küçük Öneriler Ahmet Kaya

3

Şartlar çetin imtihan zor Turgut Torunoğulları

5

About NETUBA 8 Hans Risch’in zirve konuşması Zirvenin 1. günü konuşmacıları

11-16

Nieuw ondernemerschap C.W.M.H. Schoenmakers

18-19

Türkiye’nin AB üyeliğine tam destek Zirvenin 2. günü konuşmacıları

20-23

HOTİAD’IN elçilik ve konsolosluk ziyareti

23

Hollanda ev AB ülkelerindeki Türk nüfusu, hane verileri ve girişimci ekonomik gücü Prof. Faruk Şen

26-28

HOTİAD üniversite öğrencilerini Yalnız bırakmadı

28

Zirveden plaket görüntüleri

30-31

Zirveden görüntüler

33

HOTİAD 2009 lll. Maastricht Ekonomi Zirvesi Hazırlıklarına Başladı

34

Dışişleri bakanı Ali Babacan ile buluşma

34

Tilburg İş Adamları Derneği HOTİAT’I ziyaret etti

35

Kocatepe Spor kulübünde buluşma

35

HOTİAD Anterwerpen fuarına katıldı

36-37

İzin sonrası HOTİAD üyelerinin buluşması

38

HOTİAD üye kayıt formu

40

Grafisch ontwerp Powerdesign | Den Haag www.powerdesign.nl

2

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


Genel Tespit ve Küçük Öneriler Hollanda da yaklaşık 400 bin insanımız yaşamakta ve hayatın her alanında aktif rol almaktalar. Ama 40 yıllık geçmişimize baktığımızda Hollanda çapında, insanlarımızın kendi aralarında iletişimi ve kaynaşmayı sağlayacak herhangi bir aktivite yapamamışlar. (çeşitli dernek veya kurumların yaptıkları bazı yöresel ve özel organizelerin dışında.)

Ayrıca bulunduğumuz ülkelerde, özellikle Hollanda da hem Hollandalılar hem de biz Türkler olarak ortak özellikler taşıyan, karşılıklı hoşgörü ve anlayış içerisinde geniş kapsamlı organizeler gerçekleştirmemişiz.

Hollanda’da yaşayan biz Türkiye kökenli insanlar, varolan potansiyel güçlerini Hollanda ve Türkiye kurumlarına sergileme girişimleri çok cılız kalmıştır.

Aynı zamanda, Hollanda’da yaklaşık 16 milyon nüfus yaşamakta. Yarısına yakını senede en az iki kez olmak üzere turistik amaçla yurt dışına çıkmakta. Son yıllarda Türkiyeye giden Hollandalılarda artışın olmasına rağmen İspanya, Portekiz ve İtalyaya giden sayıya ulaşamamaktadır. Oysa bu ülkede 400 bin insanımız yaşamaktadır. Bu da gösteriyor ki, burada bulunan insanlarımız yeterli ilişkiyi kurmamışlar ve tanıtıma çok fazla katkı sağlayamamışlar. Ayrıca da Türkiye, var olan doğa ve turistik güzellikleri yeterince sergileyememiş.

Ticari konularda başarılı olmamıza rağmen, Hollanda’daki ticari kurumlar içerisinde hiç bir varlığa sahip değiliz. Hiç bir kurumun yönetim kadrosunda yokuz.

Yine hayatın diğer alanlarında , sanatta, edebiyatta, sporda, müzikte v.b. konularda başarılı olmuş insanlarımızın tanıtımlarına dönük ve ürünlerini sergileyebilecekleri alanlar ve imkanlar yaratılmamıştır. Hollanda kurumlarının zaman zaman maddi olarak dernekleri desteklemesine rağmen, başarılı insanların ön plana çıkmaları mümkün olamamıştır.

Türkiye’de Kültür Bakanlığı zaman zaman Türkiye’deki tiyatro, sinema, edebiyat, müzik vb gibi konulardaki kurumlara destek olurken, Yurtdışındaki yurttaşlarımızın hiçbir etkinliğine, sanatsal – kültürel çalışmalarına maddi katkıda bulunmadığı gibi bu insanlarımızın varlığından da adeta bihaberdir. Oysa bu insanlarımız Türkiye için birer kültür, sanat ve turizm elçileridirler.

NUMMER - SAYI 5

Ahmet Kaya Bu nedenleri genişletmek veya detaylandırmak mümkün. Bütün bunları sergileyecek, etkileyici, kalıcı (her yıl yenilenen) ve toplumumuzun bütününü kucaklayacak, Hollanda toplumu ile entegre olmaya hizmet eden bir organizasyona ihtiyaç vardır. Bu organizasyona Hollanda’dan ve Türkiye’den bakanlık yetkililerinin ve diğer ilgili kurumların önde gelenlerinin dahil olmaları gerekmektedir, dolayısıyla iki ülke arasında sanat – kültür ve turizm alanlarında köprü kurmaya önemli ölçüde yardımcı olunur.

Tam bu noktada HOTİAD ve benzeri kurumlara hem ihtiyaç var, hem de bu kurumlara çok iş düşüyor. Bu gibi kurumların görevden kaçma gibi bir lükslerinin olamayacağını düşünüyorum. Genele bakabilen, önce insan diyebilen, geldiği ve bulunduğu ülkeleri düşünen kişi ve kurumlar daha çok özverili olmalıdırlar. Yoksa boşlukları birileri doldurmaya çalışırlar ve açacakları yaraları da sarmanın zor olacağı kesindir.

Büyük organizelerde buluşmak üzere

| www.hotiad.nl

3


4

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


ŞARTLAR ÇETİN İMTİHAN ZOR Bu ekonomik fırtınadan en az zararla kurtulmanın başka çaresi yoktur.. Bankalarla başlayan fırtına dinmediği takdirde, konut, turizm, başta olmak üzere her sektörü önüne katıp yutacaktır… Bu belirsizlikte hangi iş veren yeni yatırımlar düşünebilir, bu belirsizlikte hangi banka ile iş yapılabilir, bu belirsizlikte nasıl yeni iş alanları oluşturulabilir. Tüm dünyada gelişen teknolojiye paralel olarak işsiz sayısı günden güne artarken, bankalardan sonra ilk etkilenecek hatta durduracağı sektörler, inşaat, konut, emlak ve turizmdir. Düşünün; Bir turizm sektöründen 120 değişik iş kolu dolaylı para kazanmaktadır. İnşaat sektöründen yine öyle.. O halde, hiç kimse benim tuzum kuru, bana bir şey olmaz, benim firmamı etkilemez diyemez.

Turgut Torunoğulları Denetim Kurulu başkanı

Kurulduğu günden itibaren HOTİAD olarak, kuruluş amaçlarımız ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemekteyiz.. Maalesef, son aylarda Amerika’da başlayıp dünyaya yayılan kriz, ister istemez bizlerin de gündemine oturdu… Geride bıraktığımız mübarek ramazan ayında, iftar sofralarında konuşulan ana konu, dünyayı sarsan ekonomik krizin uzun ve kısa vadede Avrupa’ya ve bizlere nasıl yansıyacağı oldu. Bayramı birlik ve berberlik içinde kutladık, geçen her günün her saatin, her dakikanın öneminin farkında olarak, dünyada yaşananların bizlere yansıması nasıl olur, neler yapmalı, ne tür önlemler almalıyız gibi bir takım sorulara cevap, sorunlara çözüm bulmak zorundayız. “Ölmek üzere olan yaşlı adam, oğullarını yanına çağırır ve birer tane çubuk vererek kırmalarını ister. Çubuklar her oğul tarafından zorlanmadan kırılır. Sonra ikişer, sonra üçer çubuk verir, çubukların sayısı arttıkça oğulları zorlanmaya başlar. Nihayet artan çubuk sayısının dayanma ve kırılma gücü arttığı için belirli bir sayıdan sonra hiç biri verilen çubukları kıramaz. Yaşlı adam; “ İşte çocuklar, sizler tek tek olursanız birer çubuk gibi olursunuz. Karşı bir güç tarafından hiç zorlanmadan kırılırsınız. Oysa hepiniz birlikte olduğunuz zaman sizi kimse kıramaz, yenemez” der. Bu misalden yola çıkarak öncelikle HOTİAD olarak, kayıtsız şartsız birlik ve beraberliğimizin devamı şarttır.

NUMMER - SAYI 5

Başta da belirttiğim gibi HOTİAD olarak, kuruluş amaçlarımızda misyonumuzda ve vizyonumuzda belirlediğimiz hedefler doğrultusunda hareket ettik etmeye de devam edeceğiz.. Hatırlayacak olursak : “Genelde Avrupa Birliği Ülkelerinde özelde ise Hollanda’da yapılanmasını tamamlamış, aktif bir gelişme sağlayan, pazar paylarını sürekli artıran yenilikçi, ileri görüşlü ve yeni iş sahalarına el atan Türk işadamları, sosyal ve ekonomik güçlerini HOTİAD çatısı altında birleştirerek güçlü bir birliktelik oluşturmayı hedeflemiş bulunmaktadırlar” diye başlamıştık söze… Vizyonumuz da ise; “ Ortak paydalarda buluşup, güçbirliği ve girişimcilik ruhunu destekleyen, eğitim ve sosyal alanlarda yönlendirici istihdam sağlamak” demiştik. Ortak paydalarda buluştuğumuz iki büyük ve başarılı zirveyi geride bıraktık. Şimdiden 2009 lll. Maastricht Ekonomi Zirvesi hazırlıklarına Başladık. Geleneksel hale gelen Maastricht Zirvesinde 2009 yılında da yine Türkiye’den ve Hollanda’dan Ekonomiden sorumlu bakanlarla birlikte, dünya ve Avrupa ticaretinin rotasını belirleyecek yüzlerce iş adamı katılacaktır. 2009 Maastricht Zirvesine de damgasını vuracak konu malum dünyayı sarsan, borsaları sallayan savuran kriz ve önlemler olacaktır.. Ben HOTİAD olarak, birlik ve beraberlik içinde olduğumuz sürece her türlü krize karşı direnebileceğimiz kanaatindeyim.. Öte yandan HOTİAD kurulurken amacımız, belirli zaman dilimlerinde bir araya gelmek, yemek yemek, çay kahve içip hoşça sohbetler edip gülüp eğlenmek değildi.. Bu kriz, dünyayı sarsan bu fırtına biz HOTİAD için de çetin bir imtihan olacaktır ve biz bu imtihandan geçeceğiz, geçmeliyiz, geçmek zorundayız, hatta bu krizde büyümenin yollarını bulacağız. Saygılarımla.

| www.hotiad.nl

5


6

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

7


providing relevant information on a variety of subjects. Netuba helps and participates in organising trade missions to/from Turkey, arranges “Meet the Ambassador” events; is closely involved in receiving incoming trade missions and has excellent contacts with Ministries, Embassies and NGO’s not only in Holland but also in Turkey. Members of Netuba are mainly medium and small size companies. For those interested I advise to visit the Netuba website: www.netuba.nl. So far some info about Netuba of which I have the please to serve as chairman.

Hans Risch Voorzitter NETUBA - NETUBA Başkanı

Excellenties, Ladies and Gentlemen, As Chairman of Netuba I am honored to be invited to address this distinguished audience at the 2nd conference of Turkish Entrepreneurs in Maastricht. The city of Maastricht always played an important role in the history of the development of the European Union. Many important decisions have been taken in this city and I am sure that the board of Hotiad had that in mind to opt for Maastricht to hold this conference. As you could have seen from the program I am addressing you in my capacity of Chairman of Netuba which stands for Netherlands Turkey Business Association. Let me start by providing you with some brief information. Netuba has been founded in 1992 at the initiative of the Dutch Ministry of Economic Affairs and some of the bigger Dutch Chambers of Commerce. Netuba is the Dutch arm of the Turkish Dutch Business Council, and was founded in 1993 with the intention to stimulate trade and investments between The Netherlands and Turkey. The Turkish arm of the Joint Business Council is the DEIK, the Foreign Economic Relations Board, which I assume is well known by many of you and which aim it is, to promote foreign investments in Turkey. What is Netuba! Netuba is in the first place a platform for those individuals and/or companies that in one way or another are involved in doing business with Turkey. It is a platform that enables members to exchange experiences, learn from each other and co-operate in those areas that might be beneficial to them. In order to serve this purpose, on regular basis Netuba organises events and on-site visits to exchange views and experiences, offers assistance in finding partners, and assists in solving problems by bringing it to the attention of the right relevant parties. In some cases, events are organized in cooperation with third parties and therefore also accessible to a larger group rather than only Netuba members. In addition, a Newsletter appears four times a year

8

| www.hotiad.nl

Excellencies, Ladies and Gentlemen, As I have pointed out! Netuba is a platform for entrepreneurs involved in doing business with and in Turkey, I think it appropriate to share with you the view we as entrepreneurs have in relation to Turkish membership of the EU. The issue in 2004 whether or not accession negotiations with Turkey was strongly supported by Netuba however it is sad to observe that it was and still is heavily influenced by sentiment and even prejudice. Sentiments about the country, its history, its politics and its religion! Europe seems to forget that Turkey has been committed to integration with Europe since 1932, when it joined the International Labour Organization (ILO). Followed by many other international affiliations aimed at cementing the affinity and connection with Europe and ending in 1999, with obtaining the official status as candidate member state of the EU. Furthermore, it should not be discounted that Turkey is a country with a functioning market economy it has a democratic political system and separation of church and state. That a religious party such as the Justice and Development Party (AK) was and still is explicitly committed to the introduction of European values with regard to individual freedom and the implementation of rules and laws, should comfort politicians and governments. From all this is it difficult to conclude that Islam and a modern, mainly Christian Europe cannot go together. I would rather say; on the contrary! Another aspect of the accession debate concerned the issue of migration This issue creates fear that a possibly expanding flow of migrants, will lead to being pushed out of the labour market. However, based on studies there is no foundation for such fears as these studies showed that the flow of Turkish migrants to the whole EU would reach a maximum of 4 million people by 2025 of which only a small share (4%) would come to the Netherlands. In the meantime we have gained experience with the flow of Polish immigrants to our country and we already now see that a large number of the immigrant’s return back to their country as the economic circumstances in their home

NUMMER - SAYI 5


country improve. Also based on historical practical experience with Greece, Portugal and Spain, it seems reasonable to assume that accession will actually spark a remigration flow towards Turkey. Accession will bring economic improvements in Turkey itself, so that the push towards migration will decline. The employment situation in Turkey will improve, thus creating the prospect of finding work and prosperity at home. There is also another aspect that should be taken into account and that is “AGEING”. The EU labour force will age over the coming decades. Whether we like it or not, this means that the EU labour market will have to be opened up. And since Turkey has a well educated and internationally oriented young labour supply, this group of young people will be able to plug the gaps in the labour market in the future. As chairman of Netuba – to a large extend representing the Dutch business community with business links with Turkey - I of course have to dwell on the economic effects of Turkey’s accession to the EU, focusing on the effects on and the opportunities for Dutch businesses. Turkey has a population of around 70 million. It is generally regarded as a major emerging market. In terms of the share of imports and exports in national income, the Turkish economy currently has a closed character. But accession to the EU would force it to become more open, so that Turkey’s huge potential domestic market would become accessible to foreign businesses, especially those from the EU member states and thus offering many opportunities for Dutch businesses. If we look what happened in the newly accepted countries of the EU, we can clearly observe that since the moment of the accession talks started, the volume of foreign direct investment started to increase. That this is not only optimistic talking is clearly demonstrated by the figure of FDI in the recent years. Let’s take the financial sector. Western financial institutions have entered Turkey and established close cooperations or even have invested in the Turkish financial market by taking over Turkish institutions. Besides that the privatisation of State Enterprises has showed to be a success and there is still more to come. All this FDI should be regarded as long term investments and not as “hot money”; it should be perceived as clear signals of confidence in the future development of Turkey. Investors do not like political turmoil, they prefer political stability. Turkey and its government under the guidance of your Prime Minister Erdogan showed that in the past years stability on the political and economic scenery is in good hands. Apparently it is the business community; more than the national and international politicians that consider Turkey more as an opportunity rather than a risk. There is also an other aspect why I think that Turkey is much better positioned than many other new member states. Turkey has a large home-market to offer and that is what many other new EU countries lack. This will for sure result for these countries to a shorter foreign investment horizon and at the longer run in discontinuation of investments.

NUMMER - SAYI 5

The Netherlands has traditionally been able to make excellent use of opportunities arising on the international playing field. Hence it seems reasonable to assume that Turkey’s accession to the EU will also create new opportunities and possibilities for the Netherlands. Within Netuba we experience that Dutch industries benefit from the opportunities offered by Turkey. Information and communication technology, logistics, environment and trade – to name but a few sectors of many – are able to benefit strongly from the potential. Given Turkey’s already existing fruitful trade relations with former Soviet Republics and other countries in the region, Turkey is able to act as springboard, with all the economic advantages of that for Dutch companies. In addition to economic considerations, the decision whether or not to continue with the accession negotiations will be highly influenced by political will. This will determines whether Turkey’s justified request will be approved. The key of course is that the Copenhagen criteria must be met. Here I like to voice my concern about the real will of some of the European politicians and the sincerity of their intentions. I regularly get the impression that Europe is changing the rules during the game and that new obstacles cultural and religious of nature- are regularly brought into the picture. The EU is particularly originated from an economic need rather than from joint cultural and religious consciousness. The EU is not concentrated around a Christian ideology but around an economical and political concept These cultural and religious items have never been formulated as criteria and thus they should not play a role in the negotiation process. Also geopolitical aspects are misjudged as the impact is not yet actual and thus politicians tend not to pay too much attention to this aspect. This is in my opinion very short sighted.

Dutch businessmen have been throughout the age’s great entrepreneurs. They sailed under the patronage of the socalled VOC (Vereenigde Oost Indische Compagnie) all seas and established in many places centres of commercial activities; also in Turkey. In these places trade flourished and money was widely exchanged. Within Netuba we will promote stimulate and support this attitude in the firm belief that if the business community is not reacting in time “Turkey will be a missed opportunity rather than a Turkish delight”. You as Turkish businessmen I call on you as well. Do not stay apart but join the Dutch institutions that share the same goals, so that we jointly can work together, learn and support each other in the firm believe that that is in the best interest for Holland, Turkey and Europe. I thank you for your attention.

| www.hotiad.nl

9


10

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


Avrupa’daki Türk işadamları hem bulundukları ülkelere hem de Türkiye’ye önemli bir katkıda bulunuyorlar

ZİRVENİN BİRİNCİ GÜNÜ Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD’ın düzenlediği ve geleneksel hale gelen işadamları ekonomi zirvesinin ikincisi Maastricht kentinde yapıldı. Başta Hollanda olmak üzere Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerinden zirveye katılan konuklar, Avrupa’da yaşayan Türk kökenli işadamlarının hem bulundukları ülkeye hem de Türkiye’ye önemli bir katkıda bulunduklarına dikkat çektiler. AB Maastricht Anlaşmasının imzalandığı salonda düzenlenen zirvenin açılış konuşmasını yapan Limburg vali yardımcısı Herman Vrehen, böylesi bir etkinliğe evsahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Türk kökenli işadamlarını ve şirketleri bölgelerinde yatırım yapmaya davet eden, vali yardımcısı, Limburg’u Avrupa kültür başkenti yapmak istediklerini ve bu yüzden her kesimle sıkı bir iletişim geliştirmek istediklerini dile getirdi.

Herman Vrehen Limburg vali yardımcısı -Lid Gedeputeerde Staten

NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

11


Selahattin Alpar

Mehmet Soytürk

Lahey Büyükelçisi

HOTİAD Başkanı

Zirvede daha sonra bir konuşma yapan Lahey Büyükelçisi Selahattin Alpar ise, Hollanda’da bulunan Türklerin iyi bir konumda olduklarını ve yaşadıkları ülkeye son derece uyum sağladıklarını dile getirdi. Aynı zamanda büyük bir kesimi Hollanda vatandaşı da olan yaklaşık 400 bin nüfuslu Türk toplumunun oluşturduğu güççün yadsınmayacak kadar önemli olduğuna da değinen Alpar, insanlarımızın bir çok alanda olduğu gibi ticari alanda da etkili bir konumda bulunduklarını kaydetti. Hollanda’daki Türk kökenli işadamlarının ticari alanda önemli rol oynadıklarını da belirten Büyükelçi Alpar, şöyle konuştu: “Bu işadamlarının Hollanda’da oluşturdukları ekonomik faaliyet küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Bununla birlikte Hollanda ve Türkiye arasındaki ticari gelişmelerde de önemli bir tablo var ortada. Hollanda’nın Türkiye’deki toplam yabancı sermaye doğrudan yatırımları bugün 5 buçuk milyar Euro’yu aşkındır. Bu küçümsenmeyecek bir rakamdır. Türkiye’de yatırım yapan Hollandalılardan bahsederken aynı zamanda Hollanda’da iş yapan Türk kökenli işadamlarından da bahsetmek lazım. Bugün burada yaklaşık 12 bin işletme sahibi işadamımız var. Bu 12 bin şirketin oluşturduğu istihdam oranının önemi ortadadır ve altı çizilmeli. Biz Türkler, bu yatırımlardan kıvanç duymaktayız. Kıvanç duyduğumuz bir başka nokta ise Hollanda’da yaşayan insanlarımızın bu ülkeye gösterdikleri intibadır.”

12

| www.hotiad.nl

HOTİAD Başkanı Mehmet Soytürk de böylesine geniş ölçekli bir zirve düzenlemekten dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için ellerinden gelen çabayı sarf ettiklerini belirten Soytürk, Türkiye’nin Avrupasız Avrupa’nın da Türkiyesiz olamayacağını belirtti. Bu ekonomi zirvelerinin, Türkiye’nin AB’ye gireceği tarihe kadar düzenlemeyi tasarladıklarını söyledi.

NUMMER - SAYI 5


“Türkiye Avrupa’nın bir parçasıdır ve dolayısıyla AB’ye üye olacaktır”

üyelikle ilgili olarak hem Türkiye’nin hem de AB’nin yapması gerekenler olduğunu belirtti.

Rene van der Linden Avrupa Konseyi Meclis Parlamentosu Başkanı

Türkiye raportörü olmak kolay değil”

Süleyman Demirel Eski Cumhurbaşkanı

Zirveye davetli olmasına rağmen katılamayan eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel ise gönderdiği mesajında, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine vurguda bulundu. Avrupa Birliği’nin Türkiyesiz yarım kalacağını, hem Türkiye’nin AB’ye hem de AB’nin Türkiye ihtiyacı bulunduğunu belirten Demirel gönderdiği mesajında şunlara değindi: “Türkiye Avrupa’nın bir parçasıdır ve dolayısıyla AB’ye üye olacaktır. Avrupa’daki işadamlarından bahsediyoruz. Kendileri iş bulmak için giden insanlarımızdır. Ama şimdi orada yatırımcı olup o ülkelerin insanlarına iş imkanı vermektedirler. Bu demektir ki oraya giden insanlarımız görevlerini tam yapmışlardır. Türkiye’nin AB üyeliğine olumlu katkı sağlamaktadırlar. Bir de Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın tasarrufları konusu var. O da çok önemli. Dişlerinden tırnaklarından artırarak Türkiye yatırım yapan insanlara müteşekkiriz. Avrupa’daki Türk işadamları bizim için bayraktır. Bunu büyük bir mutlulukla ifade etmek isterim. Orada iş adamı olmuş başarılı olmuş tüm insanlarımızı kutluyorum. Hepsine başarılar diliyorum.” Türkiye’nin çok yakın bir dostu olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Avrupa Konseyi Meclis Parlamentosu Başkanı Rene van der Linden ise Türkiye’nin muhakkak Avrupa Birliğine girmesi gerektiğine dikkat çekti. Avrupa’nın Türkiye gibi bir ülkeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Van der Linden,

NUMMER - SAYI 5

Ria Oomen AB Türkiye Raportörü

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasını kendilerinin de istediğini ve bunun için birlikte çalışılması gerektiğine işaret eden AB Türkiye raportörü Ria Oomen ise, “Türkiye, istenilen reformları sadece Avrupa Birliği istediği için değil kendisi için iyi olduğundan dolayı da sürdürmelidir.” Dedi. Türkiye’nin raportörü olmanın hiç de kolay olmadığını belirten Oomen şöyle konuştu: “Hem

| www.hotiad.nl

13


Türkiye’nin hem de AB’nin bir birlerine ihtiyaçları var. Bu yüzden birlikte çalışmamız lazım. Bir birimize ihtiyacımız var. Türkiye’nin AB yolunda yapmayı vaat ettiği bir takım anlaşmalar var. Düşünce hürriyeti, demokrasi, özgürlükler alanında atılacak adımlar sadece AB istediği için değil Türkiye içinde olumlu olduğu için atılmalıdır.”

“Osmanlı dönemindeki uç beyleri gibisiniz” Avrupa’daki Türk kökenli işadamlarını Osmanlı dönemindeki uç beylerine benzeten Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yavuz Cabbar, Türkiye’nin tanıtımında önemli bir rol üstelenen bu insanlara bu yüzden müteşekkir olduklarını söyledi. İşadamlarının Avrupa’da Türkiye bayraktarlığını yaptığına da değinen Cabbar, onların hem yaşadıkları ülkelere hem de Türkiye’ye önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Ne Türkiye’nin ne de Avrupalı yöneticilerin milyonlarca ciroya sahip bu insanların farkında olmadıklarını da dile getiren Cabbar şöyle konuştu: “Sadece Türkiye’nin değil bulunduğunuz ülkelerin ekonomisine de önemli bir katkıda bulundunuz. Gönderdiğiniz paralarla Türkiye’ye de katkıda bulundunuz. Ama şimdi başka bir konuda Avrupa’ya katkıda bulunuyorsunuz.

AB’de bu anlamda böyle bir birlik olarak ortaya çıktı. Bütün ülkelerin tek bir hedefi var, o da vatandaşların refah seviyesini yükseltmektir. Türkiye’de kendi insanlarının refah seviyesini yükseltme için çaba gösteriyor. Bu anlamda AB üyeliği önemli bir yoldur. Küresel entegrasyona neredeyse entegre olmuş bir ülkeyiz. AB’yle yaklaşık kırk yıldır ilişki içindeyiz. Türkiye’de hiç kimse, bizim özel şartlarımız var bu yüzden biz AB’nin bir takım kurallarına uymayız demiyor. Ama şu var, AB’den istenen şudur, diğer üye olmaya çalışan ve üye olan ülkelere ne yaptıysanız bize de aynısını yapın. Çifte standart yapmayın. Ama bize göre cifte standart var; aynı muamele yapılmıyor Türkiye’ye. Türkiye ticari alanda sürekli bir büyüme trendi yakalamış durumdadır. Son beş altı yıldır istikrarlı bir ekonominin Türkiye’de artık yerleştiğini söylemek istiyorum. Ülkemiz bir yandan AB’ye üyelik için yoğunlaşmışken diğer yanda ise sürdürülebilir bir yatırım ortamı oluşturmak gayreti göstermekte. AB yolunda önemli reformlar yaptık. Gerek siyasi, gerek ekonomik istikrarımız ve gerekse de AB yolundaki yürüyüşümüz yatırımcılara yeni olanaklar sunmakta.” Türkiye’de gelişen ekonomik ortamın Türk ve Hollandalı işadamlarının ortak birliktelikleriyle daha da olumluya dönüşebileceğini de belirten Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, konuşmasında daha sonra ise Türkiye’deki yatırım olanaklarına da değindi.

“Türk işverenlerin Hollanda’ya yaptıkları yatırımlardan gurur duyuyorum” Zirveye katılan Hollanda Ekonomi Bakanı Maria van der Hoeven’da Türk kökenli işadamlarının Hollanda’ya yaptıkları yatırımlardan onur duyduğunu söyledi. Doğum yeri olan Maastricht’te yapılan bu toplantıya katılmanın kendisi açısından önemli olduğunu da dile getiren Hollandalı Bakan, Türkiye ve Hollanda arasındaki ilişkilerin bir çok alanda olduğu gibi ticari alanda da iyi bir seyir izlediğini ve HOTİAD gibi kuruluşların bu iyiye gidişe önemli bir katkı sunduklarını kaydetti.

Yavuz Cabbar Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı

Milyonlarca Euro ciroyu aşan büyüklükte yatırımlara sahipsiniz. Belki hem biz hem de Avrupa’daki yöneticiler sizin gücünüzün farkında değiller. Ama düzenlediğiniz bu programlarla bu gücün farkında olmamıza yol açıyorsunuz. Belki bu yolla bu gücün farkına varırız. Yaşadığımız çağda sınırlar ortadan kalkıyor. Bunun farkına varan ülkelerin bir çoğu bir yandan ekonomilerini dünyaya açıyor diğer yandan ise birliktelikler yaparak rekabet etme imkanlarını artırmaktadırlar.

14

| www.hotiad.nl

Türkiye’nin Hollandalı yatırımcılar için son derece önemli bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Ekonomi Bakanı şöyle konuştu: “Türk işverenlerinin Hollanda’ya yaptıkları katkılardan dolayı gurur duyduğumu belirtmek isterim. Mesajım şudur: Birlikte çalışalım birlikte yaşayalım. Bu hükümetimizin de sloganı aynı zamanda. Bu anlamda sizi Hollandalı işverenlerle aynı görüyorum. Hepinizin de amacı aynı. Hollanda’da bulunan işadamlarının hepsini bir ve aynı görüyoruz. Her ne kadar geçmişlerimiz farklı olsa da amaçlarımız ve hedeflerimiz aynı olduğu için herkesi aynı görüyoruz. Hollanda’da Türk kökenli işadamlarının önemli bir özellikleri var. Türk kültürünü ve dilini biliyorsunuz. Tecrübeleriniz çok önemli bunu göz ardı etmeyin. İşadamlarının zorluklarını da bilmiyor değilim. Bir çok organizasyonlar var, yeni yatırımcıları

NUMMER - SAYI 5


destekleyen kurumlar bunlar. Onlarla irtibata geçerek yeni başlayan yatırımcılara destek olabiliriz. Bunun yanı sıra Türkiye’de son derece dinamik ve gelişen bir potansiyele sahip. Türkiye’nin stratejik konumu da çok önemli. Son dönemlerde yapılan reformların önemli açılımlar yaptığını söyleyebilirim.

40 – 50 sene önce kırsal kesimden gelip Avrupa yollarına düşen Türklerin bugünkü konumlarının ve yakalanan çıtanın oldukça yüksek olduğunu belirten işadamı Kemal Şahin ise, kendisinin de Avrupa’da okuduğunu ama bugün ise önemli bir yatırımcı olduğunu dile getirdi. Hollanda’daki işadamlarının verdiği mücadelenin dikkate değer olduğunu ve bunun diğer ülkelere örnek olmasını arzuladığını kaydeden Şahin, Türk kökenli işadamlarının örgütlenebilmeleri halinde muazzam bu potansiyelin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Şu anda Avrupa’da 100 bine yakın Türk yatırımcının bulunduğuna da değinen Şahin, bu insanların yaklaşık 450 bin kişiye istihdam olanağı sunduğunu ifade etti. Bu istihdam imkanının, bir çok AB üyesi ülkenin yaptığından daha büyük olduğunu da dile getiren Şahin, büyük şirketlerin yüzünden Avrupa’da insanların girişimci olmaktan çekindiklerini

Maria van der Hoeven

oysa Türkler arasında ise bunun sürekli yükselişte olduğunu söyledi. Türk kökenli işadamlarının tecrübe sahibi olmadıkları için diğerlerine oranla daha çok iflas edebildiklerine de vurgu yapan Kemal Şahin, işadamlarına, bu konuda Avrupalı meslektaşlarının tecrübelerinden yararlanmaları tavsiyesinde bulundu.

Hollanda Ekonomi Bakanı

Ticari alandaki büyüme oldukça olumlu bir trend izlemekte. Hollanda Türkiye’de şu anda ikinci büyük yatırımcı ülke konumunda. Yabancı yatırımcılar için yapılan düzenlemeler olumlu sonuçlar verdi. Ben yakın zamanda Türkiye’ye gideceğim. Devlet sekreterimde Türkiye’ye gidecek bu sene içinde. Bu çerçevede ticari ilişkilerimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Çabamız bu.”

“Türk işadamları Avrupa’da 450 bin kişiye istihdam sağlamakta”

Halim Mete TOBB Başkan Yardımcısı

Lale devrinden bu yana Türkiye’nin dostu olan Hollandalılar ile bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Halim Mete’de, Türkiye dışında iş yapan insanların köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Türk kökenli işadamlarının sadece Avrupa’da değil dünyanın bir çok bölgesinde yatırım yaptıklarına da değinen Mete, Türkiye’de son yıllarda ekonomi alanında yaşanan gelişmelerin oldukça önemli olduğunu söyledi.

Kemal Şahin Almanya’da iş adamı

NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

15


ALMANYA DAKİ TÜRKLERİN KONUMU Zirveye katılarak bir konuşma yapan ATİAD başkanı Recep Keskin, Özellikle çeşitli istatistiki bilgiler vererek Almanya’daki Türk nüfusunun genel yapılanmasını anlattı. Verdiği bilgileri sıraladı. ATİAD konusunda kısa bilgide veren Recep Keskin, şöyle devam etti. “ATIAD yurtdışında Türk kökenli en eski, en saygın ve en etkin işveren ve girişimci örgütüdür. Bu alanda bir simge ve marka olmuştur. ATIAD öncelikle ekonomik alanda üstün performans gösteren, sektörlerinin öncü ve örnek kuruluşlarını bünyesine dahil etmektedir. ATIAD sadece Avrupa’daki Türk kökenli isletmelerden oluşmaktadır. ATIAD, hiçbir kişi, kurum veya ülkeye bağımlı değildir. Görüşlerini her alanda açıkça ve cesaretle ifade edebilmektedir. Bu bagimsizlik, ATIAD’ in lobicilik konusundaki etkinligini daha da güçlü kılmaktadır” diye devam etti

Recep Keskin ATİAD Başkanı

ALMANYA VE AVRUPA‘DA GİDEREK ARTAN TÜRK NÜFUSU

16

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

17


NIEUW ONDERNEMERSCHAP Nederlands-Turkse Ondernemers Vereniging HOTİAD ‘Wat is de visie van de Nederlandse banken over nieuw ondernemerschap?’ We zijn hier vandaag bij elkaar om het te hebben over kansen. Kansen voor ondernemerschap, kansen voor ambitie. VNO-NCW en ING (Bank) geloven in ondernemerschap, in ambitie en daarom hebben wij ons hieraan verbonden. Wij vinden ondernemerschap voor Nederland van groot belang. Het is de kurk waarop onze samenleving drijft. Onze samenleving verandert en het is dus niet verbazend dat ook het ondernemerschap verandert. Allochtoon ondernemerschap, etnisch ondernemerschap, is een voorbeeld van nieuw ondernemerschap. In 2004 heeft VNO-NCW de term ‘Nieuw Ondernemerschap’ geïntroduceerd om een einde te maken aan stigmatiserende benamingen als allochtone en etnische ondernemers. Want boven alles is etnisch ondernemerschap gewoon ondernemerschap. En dat kunnen we in Nederland goed gebruiken. Méér ambitie, durf, inzet en doorzettingsvermogen. Het aantal niet-Nederlandse bedrijven is afgelopen jaren sterk gegroeid. Hun deelname aan de economie wordt steeds groter. In Nederland is nu een op de acht ondernemers van niet-Nederlandse achtergrond (in aantallen 122.000). Deze groei zal ook de komende jaren doorzetten. De ambitie om te ondernemen is bij etnische bevolkingsgroepen vaak zelfs groter dan bij autochtonen. Steeds meer autochtone Nederlanders kiezen de veiligheid van het werknemerbestaan en beginnen niet aan een eigen bedrijf. Veel familiebedrijven gaan, bij gebrek aan opvolging vanuit de eigen familie, over in handen van een nieuwe ondernemer. Volgens cijfers van het ministerie van Economische Zaken nemen bovendien de overlevingskansen van de nieuwe starters toe. In 2001 ging nog rond de 30% van de allochtone starters binnen een jaar failliet, nu is dat percentage gedaald naar 17%. Gezien de vergrijzing van de autochtone bevolking en de veranderde bevolkingssamenstelling, vooral in de grote steden, zal deze trend zich in de toekomst onverminderd voortzetten. De verwachting is dat er de komende acht jaar 120.000 nieuwe ondernemers nodig zullen zijn: zoveel mensen stoppen de komende jaren en zoeken een opvolger voor hun bedrijf. Voor een goede overdracht is ongeveer drie jaar nodig. Er zal in Nederland de komende jaren dus flink moeten worden geïnvesteerd in het overdragen van ondernemerschap. Dat stelt eisen aan de kwaliteit en vooral de professionaliteit van dit proces, maar ook van het ondernemerschap als zodanig. Die professionalisering is van levensbelang. Want naast de succesverhalen zijn er nog teveel ondernemers die er niet in slagen het eerste jaar door te komen. Teveel startende ondernemers gaan onvoorbereid, onvoldoende opgeleid

18

| www.hotiad.nl

C.W.M.H. Schoenmakers ING Bankası Bölge Müdürü - Voorzitter Districtsdirectie ING BANK

en vaak lichtzinnig te werk. Daardoor struikelen velen of blijft hun inkomen onder de maat. Bovendien moet het nieuwe ondernemerschap uit de welzijnssfeer komen. Ondernemerschap hoort daar niet in thuis. Het stimuleren en professionaliseren van nieuw ondernemerschap stelt dan ook nieuwe eisen aan het politieke beleid. Ook de overschakeling van kleinschalig ondernemerschap naar grootschalig ondernemerschap is van groot belang voor het volwassen worden van het nieuwe ondernemerschap. Er is wat dat betreft wel al vooruitgang geboekt. Tien jaar geleden dacht men bij allochtone ondernemers nog uitsluitend aan kleine bedrijven, die zich voornamelijk bezighielden met de eigen bevolkingsgroep. Iedereen kent de voorbeelden van de bakker, de slager of de eettent. Tegenwoordig bedienen allochtone ondernemers een veel grotere klantenkring en zijn zij actief op allerlei markten. Zeker ondernemers van de tweede generatie voelen zich niet gebonden aan traditionele branches en kiezen steeds vaker voor de zakelijke dienstverlening en hoogwaardige producten en diensten als advies, onderzoek en communicatie. In het stimuleren van deze positieve ontwikkeling is een belangrijke taak weggelegd voor het onderwijs. Ondernemerschap zit in je bloed maar kun je ook leren. Doordat ondernemerschap nauwelijks een aandachtspunt is in het onderwijs, worden weinig jongeren geprikkeld om als ondernemer aan de slag te gaan. Zoals de SER twee jaar geleden al bepleitte moet de aandacht voor het ondernemerschap in het initiële onderwijs vergroot worden. Van belang is dat leerlingen vaardigheden herkennen en ontwikkelen die bruikbaar zijn in het ondernemerschap en worden getraind in het zelfstandig aanpakken en oplossen van problemen. Ook scholingsinstellingen kunnen een belangrijke rol spelen. Rotterdam is een goede uitzondering met ondermeer de Albeda Ondernemersschool. Waarom zouden we investeren in kwaliteit en professionaliteit van het nieuwe ondernemerschap? Nieuw ondernemerschap heeft veel positieve effecten. Allereerst is het, zoals al het ondernemerschap,

NUMMER - SAYI 5


van groot belang voor de Nederlandse economie. Het biedt werkgelegenheid, niet alleen aan hoog- maar ook aan laaggeschoolden. Aangezien veel nieuwe ondernemers in de grote steden in de Randstad te vinden zijn heeft het nog een specifiek positief effect op de lokale stadseconomie. Dit effect is het best zichtbaar in de achterstandswijken in de grote steden waar autochtone ondernemers hun zaak sluiten vanwege een teruglopende omzet, het ontbreken van een opvolger of door de veranderende samenstelling van de wijken. Nieuwe ondernemers springen vaak in dit gat, nemen zaken over en dragen zo bij aan het behoud en de versterking van de economische structuur van de wijk. Groepen die hier tot nu toe vooral zichtbaar zijn, zijn Chinezen, Hindoestanen, Surinamers en Turken. Op die manier dragen nieuwe ondernemers met hun bedrijven bij aan de verdere integratie van allochtonen en versterking van de lokale en regionale economie. Het is te hopen dat andere nieuwe groepen binnen afzienbare tijd net zo goed zichtbaar zullen zijn in deze economische structuur. Ook betekent nieuw ondernemerschap een verrijking van het stedelijke bedrijvenaanbod dat momenteel nogal tot filialisering neigt. Nieuwe ondernemers zullen steeds meer marktaandeel onder de Nederlandse bevolking krijgen. Voor veel nieuwe ondernemers geldt dat zij hun assortiment aanpassen aan de klanten die de bedrijven bezoeken. Hoewel ze nu nog veel in aparte wijken gevestigd zijn is het niet onwaarschijnlijk dat deze bedrijven over een aantal jaren door hun succes ook verschijnen op A-locaties. De verwachting is dat nieuwe ondernemers op den duur zo succesvol worden dat ze volledig zullen integreren. Daarmee komen we bij het tweede positieve effect van nieuw ondernemerschap. Het heeft een geweldige stimulans voor integratie en inburgering. Die integratie en inburgering is geen eenzijdig proces. Door de komst van nieuwe Nederlanders verkleurt onze samenleving. De migrant wordt een beetje Nederlands en de Nederlander wordt een beetje migrant. Autochtonen ontdekken de islamitische slager en allochtonen ontdekken de Hema. Zo ontstaat er een nieuwe consumentenmarkt met specifieke wensen. Nieuwe ondernemers spelen hierin een belangrijke rol en vormen eigenlijk het voorbeeld hiervan. Ondanks deze positieve geluiden zijn er nog steeds een aantal remmen op de snelle groei van nieuwe ondernemers. Veel jonge en kleine bedrijven in Nederland hebben bijvoorbeeld moeite met het aantrekken van externe financiering. Hoofdpunt is dat financiers problemen lijken te hebben om het risicoprofiel van te financieren projecten juist in te schatten. Externe financiers hebben vaak niet zulke gunstige ervaringen met starters. De onbekendheid met nieuwe ondernemers, hun cultureel bepaalde manier van zakendoen en soms ook met hun producten, maakt instellingen extra voorzichtig bij de inschatting van de vooruitzichten van nieuwe ondernemers. Communicatie is daarbij een sleutelwoord. Naast deze financiële obstakels zijn ook de administratieve en juridische vereisten voor veel potentiële ondernemers geen eenvoudige opgave. Nieuwe ondernemers houden niet altijd voldoende rekening met de vigerende wetten en regels, zodat sommige van hun activiteiten een (semi-)informeel karakter krijgen. De

NUMMER - SAYI 5

hoeveelheid informatie over wetten regels en eisen stijgt hen veelal boven het hoofd. Ook stimulerende regelingen gaan voor een groot deel aan hen voorbij omdat ze niet of slecht geïnformeerd zijn over de mogelijkheden die speciale krediet- en belastingsregelingen hen kunnen bieden. De actieve participatie aan ondernemersnetwerken kan aan deze belemmeringen een einde maken. Ons land heeft een rijke traditie van samenwerking tussen ondernemers. Die samenwerking heeft betrekking op onderlinge leveranties en kennisuitwisseling, maar ook gezamenlijke belangenbehartiging, netwerken en professionalisering. Deze samenwerking heeft bijgedragen aan een efficiënt productiesysteem, resultaatgerichte ondernemingen, internationalisatie en toenemende professionalisering van ondernemers. Dat is dus precies het steuntje in de rug dat nieuwe ondernemers nodig hebben. Het is dan ook opvallend dat nieuwe ondernemers aan dat systeem nauwelijks deelnemen. Men werkt samen met ondernemers uit de eigen kring, maar is nauwelijks lid van lokale ondernemersverenigingen, brancheorganisaties en werkgevers-verenigingen, of vertegenwoordigd in het bestuur van een kamer van koophandel. Daardoor klinkt hun stem onvoldoende door in het beleid van deze organisaties en van de overheid. Ook nemen allochtone ondernemers niet of nauwelijks deel aan franchiseformules en winkelketens. Dit is zorgwekkend aangezien het belang voor ondernemers om samen te werken met toeleveranciers en afnemers in hoog tempo toeneemt. De franchiseformule kan een oplossing bieden voor een aantal belangrijke knelpunten waar nieuwe ondernemers tegenaan lopen zoals gebrekkige managementvaardigheden, entreeproblemen in bepaalde branches en een tekort aan gunstige locaties. Op initiatief van de ministeries van Economische Zaken, Justitie, Sociale Zaken en Werkgelegenheid, Onderwijs, Cultuur en Wetenschappen en Volksgezondheid, Welzijn en Sport werd samen met VNO-NCW het ‘Actieplan Nieuw Ondernemerschap’ gepresenteerd. Dit actieplan heeft tot doel het nieuwe ondernemerschap te versterken door enerzijds te proberen de barrières voor nieuwe ondernemers weg te nemen, en door anderzijds de positieve bijdrage die nieuwe ondernemers leveren aan het ondernemerslandschap in Nederland voor het voetlicht te brengen. VNO-NCW heeft een duidelijke visie op nieuw ondernemerschap: hun deelname aan de netwerken en activiteiten van VNO-NCW (en andere organisaties) is cruciaal voor de toekomst van Nederland (en van VNO-NCW zelf). Daarom investeert VNO-NCW nadrukkelijk in het verkrijgen van een grotere betrokkenheid van nieuwe ondernemers bij bestaande netwerken. Dat doen wij allemaal vanuit het oogpunt van het bevorderen van ondernemerschap en behartiging van ondernemersbelangen en dat doen we niet vanuit een welzijnssfeer maar wel uit een economisch perspectief en behandel ze als ondernemer want we hebben het over ondernemers. Voor VNO-NCW is het duidelijk: het nieuwe ondernemerschap waar we het vanmiddag over hebben, zal een hoop perspectieven en oplossingen brengen waar BV Nederland op zit te wachten.

| www.hotiad.nl

19


Türkiye’nin AB ü tam deste

ZİRVENİN İKİNCİ GÜNÜ Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD’ın düzenlediği geleneksel 2. Maastricht Türk İşadamları Ekonomi Zirvesi’nin ikinci gün oturumda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine destek mesajları verildi. İkinci gün oturumlarının açılış konuşmasını yapan Maastricht Belediye Başkanı Yardımcısı J. Costongs, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklemekle birlikte önemsediklerini de dile getirdi.

J. Contongs

Türkiye’nin AB üyeliğinin her iki kesim içinde olumlu sonuçlar doğuracağını belirten Costongs, işadamlarının bu ilişkilerde önemli bir rol üstelendiğine değindi. Yaşadığımız çağda sadece sınırlar içine kapanıp kalmanın mümkün olamayacağını, insanların, sınırlar ötesi bir düşünceye sahip olmaları gerektiğini de dile getiren Costongs, Maastricht’te böylesine önemli bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Maastricht Belediye Başkanı Yardımcısı

20

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


üyeliğine ek Hans Risch Voorzitter NETUBA - NETUBA Başkanı

Bence kültürel ve dini argümanlar üyelik ilişkilerin de rol oynamamalı. Çünkü AB dini veya kültürel bir birlik değil; ekonomik ve siyasi bir yapıdır. Bunu unutmamak lazım.”

Türkiye’nin AB üyeliğiyle ilgili olarak kimi çevrelerin beslediği korkuların yersiz olduğuna değinen Hollanda - Türkiye İş Konseyi (NETUBA) Başkanı Hans Rich’de yaptığı konuşmada, Türkiye’nin üyeliğine destek verdiklerini söyledi. AB’nin ne kültürel ne de dini bir birlik olmadığını bu yüzden Türkiye’nin önüne de bu türden engellerin çıkarılmaması gerektiğini belirten Hans Rich, kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak değerlendirdiği Türkiye’nin AB ile ilişkileri konusunda şu değerlendirmede bulundu: “Avrupa’nın Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili olarak korku duyduğu en önemli noktalardan bir tanesi göç olgusudur. Çoğu insan üyelikten sonra büyük bir göçün yaşanacağı endişesini yaşamakta, ama bence bu yersiz bir korkudur. Bana göre geri dönüş, yani Türkiye’ye göç dahi yaşanır. Avrupa’nın yaşlı bir nüfusu var. Bence Türkiye’nin dinamik ve genç nüfusu Avrupa’nın yaşlı nüfus ile ilgili problemlerine çözüm olabilir. Türkiye kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Türkiye’nin AB için risk taşımamakta. Türkiye’nin AB’ye dönük beklentilerinin karşılanması gerekir bence ama Kopenhag kriterleri de yerine getirilmeli.

NUMMER - SAYI 5

Türkiye’de son dönemlerde yakalanan istikrar ortamının işadamlarına güven verdiğini de sözlerine ekleyen NETUBA Başkanı Hans Rich, daha sonra şöyle konuştu: “Başbakan Erdoğan başkanlığındaki hükümetlerin yakaladığı bu istikrar oldukça önemli. Bu ortam yatırımcılara güven vermekte. Batılı ticari şirketlerin Türkiye’deki yatırımlarında yaşanan artış hepimizin malumudur.Bu yakalanan istikrarın sonucudur. Türkiye, bilgi, teknoloji ve ticari birikimiyle Hollanda şirketleri için de önemli bir rol oynayabilir. Türkiye’deki ticari pazarın dışa açılım yaşayacağını ve Hollanda’nın da diğer AB ülkelerinin de bundan olumlu etkileneceğini söyleyebilirim” dedi.

Bertha Verhoeven - van Lierop K.v.K Maastricht Başkan Yardımcısı

| www.hotiad.nl

21


“Türkiye’nin AB yolunda sivil toplum kuruluşlarına önemli iş düşmekte”

tüm tablolarda Türkiye muhakkak yer almaktadır. Türkiye’nin içinde yer almadığı bir resimle geleceği tasarlamak mümkün görünmemekte. Hollanda’nın Türkiye’ye desteği bizi memnun etmekte. Genç ve dinamik ve eğitimli nüfusumuzu gelecekte AB’yi hareket geçirecek bir lokomotif görevi görecektir. AB ile ilişkilerde siyasilerin yanı sıra sivil toplumunda önemli bir etkisi vardır. Bir birimiz tanımıyoruz. Geçmişte yaşanılanlarla bugünü şekillendiremeyiz. Bir birimiz öteki muamelesi yapmamalıyız. Bu konuda Avrupa’daki işadamlarına çok önemli görevler düşmekte. İşadamları bana göre birer elçidirler.”

Zayıf yönlerimizi unutmadan güçlü yönlerimizi ön plana çıkarıp, AB yolundaki yürüyüşümüzün devam etmesi gerektiğini de dile getiren TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete, Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Mete daha sonra şöyle konuştu: “İşadamları olarak gündemdeki konuları olumlu ve aynı zamanda temkinli ele alırız. Olumlu mesajlar vermek istiyorum. Türkiye 1980 yılından itibaren çok hızlı bir dönüşüm süreci yaşamakta. Bu dönüşüm sürecinde iş dünyası öncü rol oynamaktadır. İşletme sayısındaki artış bunun en güzel göstergesi. Türkiye, bulunduğu bölgede bir sanayi üssü haline gelmiştir. Türkiye’deki yatırım imkanları artmakta ve artık AB ülkeleriyle rekabet eder hale gelmiş durumdadır. Bunda kuşkusuz girişimcilerin önemli bir rolü var.”

Halim Mete TOBB Başkan Yardımcısı

Kimi çevrelerde yükselen bazı olumsuz seslere rağmen Türkiye’nin AB yoluna devam ettiğini kaydeden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Halim Mete ise, Türkiye’nin içinde yer almadığı bir tablo ile geleceği tasarlamanın mümkün olamayacağını dile getiri.

Bölgesinin dinamik gücü konumunda bulunan Türkiye’nin AB’ye katılımından herkesin kazançlı çıkacağını da vurgulayan Mete, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde önemli bir aşama kaydedilmiştir. Son dönemlerde yapılan reformlara rağmen bazı ülkelerin tutumları yüzünden katılım süreci bazı soru işaretlerine yol açmıştır. Bir belisizlik ortamı oluşturmak motivasyonumuzu olumsuz etkilemekte. Oysa Türkiye’nin üyeliğinden herkes kazançlı çıkacak. Çünkü Türkiye, bölgesinin en büyük ve dinamik gücüdür. Dünyanın geleceği ile ilgili konuşulan

22

| www.hotiad.nl

Yavuz Cabbar Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı

Sivil toplum örgütlerinin demokratik yaşamın vazgeçilemez kurumları arasında yer aldığını belirten Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yavuz Cabbar

NUMMER - SAYI 5


ise, bu örgütlerin, Türkiye’nin AB üyeliği sürecine yapabilecekleri katkılara değindi. Avrupa ülkelerinde bulunan sivil toplum örgütlerinin Türkiye’ye karşı beslenen yanlış anlamaların giderilmesinde önemli bir rol üstelenebileceğine değinen Yavuz Cabbar şu değerlendirmede bulundu: “İleride Avrupa ülkeleri vatandaşlarına Türkiye’nin üyeliği konusunu sorabilirler. Siz ne düşünüyorsunuz diyebilirler. Bu yüzden bir kısın insanların Türkiye ile ilgili besledikleri yanlış veya olumsuz yargıların değişmesi çok önemli. Burada işte sivil toplum örgütlerine çok rol düşer. Onun için Bu kurumların varlığına önem veriyoruz.”

Ertuğrul Önen Dünya Türk İşadamları Vakfı Başkanı

Türkiye’nin nihai amacının AB’ye tam üyelik olduğunu hatırlatan Dünya Türk İşadamları Vakfı Başkanı Ertuğrul Önen’de yaptığı konuşmada, herkesin bunu anlaması gerektiğine işaret etti. Türkiye’nin Maastricht kriterlerine tam anlamıyla uyduğunu ve Kopenhag kriterlerinin ise yerine getirilmeye çalışıldığını kaydeden Mete, “Tek arzumuz var. Dediğim gibi Türkiye’nin amacı AB’ye tam üyeliktir. Kriterleri tam anlamıyla yerine getiriyoruz. Arzumuz çifte standarttın uygulanmamasıdır. Kimi zaman çifte standart olduğunu görüyoruz bu bizi üzüyor. Bize yeni kriterlerin konulmamasını istiyoruz. ” Şeklinde konuştu.

HOTİAD’IN ELÇİLİK VE KONSOLOSLUK ZİYARETLERİ HOTİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, her zaman olduğu gibi 2008 çalışmalarıyla ilgili Büyükelçiliği ve Başkonsolosluğu ziyaret etti. Çalışmalar hakkında büyükelçi Selahattin Alpar’a ve başkonsolos Esin Altuğ’a Geniş bilgi veren Hotiad üyeleri, karşılıklı fikir alış – verişinde bulundular.

NUMMER - SAYI 5

Özellikle, 2008 kasım ayında yapılacak “Yatırım Cenneti Türkiye” ve 2009 yılında yapılacak “Maastricht Avrupa Türk İşadamları Zirvesi” nin içeriği ve konuları hakkında görüşmeler yapıldı.

| www.hotiad.nl

23


24

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


www.ozener.nl

Rooseveltstraat 39 T: +31 (0) 71-5890999 2321 BL Leiden (Hollanda) F: +31 (0) 715892026 NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

25


Bölüm 1: Hollanda’daki Türk Toplumunun günümüzdeki Nüfus Yapısı • Hollanda Avrupa Birliği İstatistik Dairesi Eurostat istatistiklerine göre 27 AB ülkesi içinde 16,3 milyon (2006) nüfusu ile Almanya, Fransa, Büyük Britanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Romanya’dan sonra 8. sırayı almaktadır. • 2006 yılı verilerine göre Hollanda’da 3,15 milyon göçmen kökenli nüfus bulunmaktadır. Bu Hollanda’daki nüfusun yüzde 19,3’üne tekabül

26

| www.hotiad.nl

etmektedir. Hollanda göçmen nüfus oranı ile AB ülkeleri içinde en önde yeralmaktadır. • Bu ülkede AB ülkeleri dışından gelen göçmenler içinde en büyük grubu yaklaşık 393.000 ile Endonezya’lılar, 365.000 ile Türkler ve daha sonra Surinam ve Fas’lılar almaktadır. • Ayrıca AB ülkelerinden gelen göçmen kökenliler içinde en büyük grubu 390.000 üstünde bir nüfus ile Almanlar oluşturmaktadır. Hollanda’da yaşayan 365.000 Türk kökenli göçmen tüm göçmen kökenliler içinde yüzde 11,6’lık bir orana sahipler. • Hollanda, Almanya’ya göre daha heterojen bir göçmen nüfus yapısına sahiptir. Almanya’da Türkler göçmen nüfusun yaklaşık üçte birini teşkil etmektedir. • Tüm göçmenler içinde yüzde 11,6’lık nüfus oranına sahip olan Türkler Hollanda genelinde 365.000 nüfus büyüklüğü ile yüzde 2,2’lik bir orana ulaşmaktadır. • Türk kökenli nüfusun yüzde 53,7’sini birinci nesil, yüzde 46,3’ünü ise ikinci nesil oluşturmaktadır. 1 Mart 2007

NUMMER - SAYI 5


tarihli en son nüfus verilerine göre Hollanda’daki Türk nufus sayısı 369.590 düzeyine çıkmış bulunmaktadır. • Bu tanıma göre; birinci nesil Türk kökenliler, Türkiye doğumlu olan ve aynı zamanda anne ya da babası yabancı ülke doğumlu olanlardan oluşmaktadır. Bu tanım kronolojik nesil sırasını kastetmemektedir. Hollanda’ya göç eden Türkler’in Türkiye doğumlu çocukları da bu tanıma göre birinci nesli oluşturmaktadır. • İkinci nesil ise Hollanda doğumlu olup, ebeveynlerinden birisi Türkiye doğumlu olanlardır. Kendisi ve anne babası Hollanda doğumlu olanlar Hollanda da göçmen olarak tanımlanmamaktadır. Bu grup istatistiklere girmemektedir. Bunlar da eklendiğinde Türk kökenli nüfus sayısı Tablo 3’te belirtilen sayılarıda aşmaktadır. • Hollanda İstatistik Dairesi’nin tahminlerine göre 2020 yılında bu ülkedeki Türk kökenli nüfus 440.000 sınırını geçecektir. • Hollanda’da yaşayan 365.000 Türk kökenli içinde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı statüsünü taşıyanlar yaklaşık 99.000 kişilik sayılarıyla toplam Türk kökenli nüfus içinde yüzde 27’lik bir paya sahipler. Diğer yüzde 73’lük nüfus ise Hollanda vatandaşlığı statüsüne sahiptir.

denk düşen Türk kökenli girşimci sayısı, Almanya’dan sonra AB ülkelerindeki en büyük grubu oluşturmaktadır. • Yaşları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede Hollanda’daki Türk girişimcilerinin yüzde 46,1’lık bir bölümünün 30-40 yaş grubunu kapsadığı ortaya çıkıyor. 50 yaş altındaki kesimin toplam girişimcilere oranı ise yaklaşık yüzde 91’i buluyor. • Türk girişimcilerin ikamet süreleri değerlendirildiğinde

Bölüm II: Hollanda’daki Türk Hanelerinin Genel Yapısı • TAM Vakfı tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, Türkler’de ortalama hane büyüklüğü 3,9 kişiden oluşmaktadır. Sonuçlar, hanede ortalama çalışan kişi sayısını 1,6 ve haneye giren ortalama net geliri takriben 2.150 Euro olarak göstermektedir. • Ortalama net gelirin en büyük bölümü (1.780 Euro) ailenin geçimi ve tüketim için harcanmakta ve 370 Euro civarında bir bölümü tasarruf edilmektedir. • Hollanda’daki 93.600 Türk hanesinin ortalama net aylık geliri 2006 yılı itibariyle 2.150 Euro civarındadır. Buna göre Türk hanelerinin yıllık toplam geliri, aynı yıl içinde 2,41 milyar Euro’nun üstündedir. Araştırma sonuçlarına göre Türk haneleri, gelirlerinin yaklaşık yüzde 17’sini tasarrufa ayırmaktadır. • Hollanda’da konut sahibi olan Türkler’in sayısı takriben 17.000’ini geçmektedir. Böylelikle Hollanda’daki Türk hanelerinin yaklaşık yüzde 18,2’sinin konut sahibi olduğu söylenebilir. • Hollanda, AB İstatistik Kurumu Eurostat tarafından hesplanan 2006 yılı tahmini rakamlarıyla 528 milyar Euro’luk Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) ile AB içinde en büyük ekonomiye sahip 6. ülke konumundadır. • Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin yaptığı hesaplamalara göre Hollanda’da çalışan Türk nüfusunun bu ülkenin GSYİH’sına yıllık katkısı yaklaşık 8,4 milyar Euro civarındadır. Bu miktar, Avrupa Birliği üyesi olan Malta’nın GSYİH’sının 1.7 katına denk düşmektedir.

Bölüm III: Hollanda’daki Türk Girişimcileri • Son 20 yıl içinde, kendi başına iş kuranların sayısında önemli artışlar kaydedilmiştir. • Günümüzde toplam 13.500 civarında Türk kökenli işadamı Hollanda’daki piyasayı zenginleştirmektedir. • Toplam çalışan Türk nüfus içinde yüzde 9’luk bir orana

NUMMER - SAYI 5

Prof. Faruk Şen TAM Müdürü

ise, dörtte üçe yakın bir kesimin 11 ile 30 sene arasında Hollanda’da yaşıyor olduğu ortaya çıkıyor. • Girişimcilerin uyruğuna bakıldığında da yüzde 80,2’lik bir kesimin Hollanda vatandaşı, geriye kalan yüzde 19,8’lik kesimin de Türk vatandaşı olduğu ortaya çıkıyor. • Bayan girişimciler Hollanda’da Türk girişimciler arasında yüzde 20,7’lik bir oran ile azınlığı oluşturuyor. • Hollanda’daki ortalama bir Türk girişimci profilini çizmek gerekirse, bu kişi erkek, ortalama 37,0 yaşında, ortalama 23,5 yıldır Hollanda’da ikamet etmekte ve genelde Hollanda vatandaşlığını taşımaktadır. • Yeni işyerleri açarak Türk işletmeleri Hollanda’daki iş piyasasına katkıda bulunmaktadırlar. Böylelikle Türk işletmeleri tarafından 2006 yılında yaratılan istihdam

| www.hotiad.nl

27


sayısı 62.000’e ulaşmıştır. Bu alanda da Türk işletmeleri ‘etnik niş’lerinden kopmuş bulunmaktadırlar. • İşletme başına yapılan ortalama yatırım miktarının 2006 yılında takriben 110.000 Euro’yu bulması, buna bağlı olarak toplam kümülatif yatırım hacmini de 1,5 milyar Euro düzeyine çıkarmıştır. • Türk girişimcilerin küçümsenmeyecek ekonomik gücü özellikle elde edilen toplam ciro rakamında ortaya çıkmaktadır. Hollanda’daki Türk kökenli işletmeler toplam 5,6 milyar Euro tutarında ciro ile önemli bir ekonomik gücün sahibidirler. • Her ne kadar perakende ticaret ve gastronomi, Türkler arasında en yaygın branş olsa da, eldeki araştırmaya göre, artık perakende ticaretten toptan ticarete, imalat sanayinden zanaata ve hizmet sektöründen inşaat alanına kadar hemen her sektörde ve bunlara bağlı iş kollarında Türk girişimcilere rastlamak mümkün hale gelmiştir.

Bölüm IV: AB Ülkelerinde Türkler • 2006 yılı sonunda AB ülkelerinde yaşayan Türk göçmen nüfusun 4,2 milyona ulaştığını ortaya koymaktadır. • Türk kökenliler, AB’deki en büyük ulusal göçmen grubunu oluşturmaktadır. • Değişik kaynaklar AB ülklerinde yaşayan yabancıların sayısını 25 milyon civarında göstermektedir. Göçmen uyruklular (diğer ülke vatandaşları ve yaşadığı ülkenin vatandaşlığına geçenler) dikkate alındığında bu sayı yaklaşık 40 milyona ulaşmaktadır. • Avrupa Birliği ülkelerinde toplam çalışanların yüzde 0,69’unu oluşturan 1.372 milyon çalışan Türk, AB’nin cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasılasına (GSYİH) 2006 yılında yaklaşık 80,7 milyar Euro’luk bir katkı sağlamış bulunmaktadır. • Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı’nın yaptığı anket sonuçlarına göre, AB’deki Türk girişimcilerinin sayısı 1996 yılında 56.500 iken 2006 yılında 101.000’e ulaşmış bulunmaktadır. • 101.000 Türk girişimci, 10,9 milyar Euro yatırım, 43,9 milyar Euro ciro ve 474.000 kişilik istihdam yaratmaktadır. • Yeni üye olan Bulgaristan ve Romanya’da bulunan Türkiye kökenli girisimciler bu verilere dahil edildığinde AB ülkelerindeki Türk girişimci sayısı 125.000 sınırını geçmektedir.

Hotiad üniversite öğrencilerini yalnız bırakmadı Maastricht üniversitesinde eğitim gören Türkiye `den gelen 60 öğrenciye üniversite rektörü ve eski eğitim bakanı Bay Jo Ritzen evinde bir resepsiyon vererek, öğrencilere moral verdi. Bu geceye davetli olarak katılan Hotiad başkanı Mehmet Soytürk, Türkiye’den gelen öğrencilere sahip çıktı. Öğrencilere Hotiad adına konuşma yapan sayın Soytürk, kendilerine Hollanda’daki işverenler ve iş imkanları hakkında bilgi verdi. Gecede Türkçe müzik eşliğinde moral depolayan gençlere, bay Ritzen Türkçe şarkı söyleyerek güzel bir sürpriz yaptı. Maastricht üniversitesi rektörü bay Ritzen, Türkiye’nin Avrupa ve Hollanda için önemini bir kez daha dile getirdi. Türkiye`den master eğitimi için gelen gençlerin bir kaç sene içinde 200 öğrenciye çıkarmak için gereken adımların atıldığı söyleyen bay Ritzen, bu gençlere Hollanda’nın çok ihtiyacı olduğunu söyledi.

28

| www.hotiad.nl

Bay Ritzen`in çalışmalarını tebrik etmek için sayın Soytürk Hotiad adına Hollanda,Türkiye, Avrupa ve Hotiad bayrağını hediye etti. Bay Ritzen Hotiad’ın gençleri bu gecede yalnız bırakmadığı için teşekkür ederken ileride Hotiad ile beraber gençlere yönelik çalışmalar yapmak istediğini ifade etti.

NUMMER - SAYI 5


NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

29


ZİRVEDEN PLAKET GÖRÜNTÜLERİ Zirvede konuşma yapan misafirlere HOTİAD üyeleri tarafından plaketler ayrı ayrı takdim edildi.

Maria van der Hoeven Hollanda Ekonomi Bakanı

Selahattin Alpar Lahey Büyükelçisi

30

Şerif Aktürk

| www.hotiad.nl

Mehmet Soytürk HOTIAD Başkanı

Rene van der Linden

Avrupa Konseyi Meclis Parlamentosu Başkanı

NUMMER - SAYI 5

İlhan Döne


.

Halim Mete TOBB Başkan Yardımcısı

Yavuz Cabbar

Sanayi Bakanlıgı Müsteşar Yardımcısı

Rai Oomen

AB Türkiye Raportörü

Kemal Şahin

Ahmet Kaya

Gülali Alkılıç

Almanya’da iş adamı

Turgut Torunogulları

Bertha Verhoeven - van Lierop K.v.K Maastricht başkan yardımcısı

Hasan Kutluince

İbrahim Atilla

Kıbrıs sanayi odası başkanı

NUMMER - SAYI 5

Mehmet Soytürk

Mehmet Soytürk

| www.hotiad.nl

31


32

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


ZİRVEDEN GÖRÜNTÜLER

NUMMER - SAYI 5

| www.hotiad.nl

33


HOTIAD 2009 lll. Maastricht Ekonomi Zirvesi Hazırlıklarına Başladı HOTIAD’in geleneksel olarak düzenlediği Maastricht Zirve toplantılarının 3. sünün hazırlıklarına başlandı. Türkiye’nin Avrupa birliğine tam üye olarak kabul edilinciye kadar Maastricht’te Zirve yapılacağını söyleyen Hotiad başkanı Mehmet Soytürk zirve hazırlıklarının son derece iyi gittiğini söyledi. Soytürk Zirvenin 2009 yılındaki programının eski Ayrupa Konseyi Parlementosu meclis başkanı Sayın Bay Rene van der Linden ile ortaklaşa organize edileceğini belirtti. Bay van der Linden’in yıllarca Avrupa ve Türkiye’de edindiği tecrübelerle zirve programına renk katacak. 2009 Maastricht zirvesine konuşmacı olarak katılacakların listesinde Turkiye’de ilk ona giren şirket yöneticilerinin de olacağı belirtildi.

DIŞİŞLERİ BAKANI ALİ BABACAN İLE BULUŞMA

Dışişleri Bakanı Ali Babacan Hollanda’ya yaptığı ziyarette Hollanda’daki Türk Sivil Toplum örgüt temsilcileri ile buluştu.

34

| www.hotiad.nl

T.C Den Haag Büyükelçiliğinde sivil toplum örgüt yöneticileri ile bir araya gelen Babacan, genel sorunları dinledi. Örgüt temsilcileri sırayla söz alarak Hollanda’daki eğitim, sosyal, ticari ve benzeri konularda ki sorunları dile getirdiler.

NUMMER - SAYI 5


TİLBURG İŞ ADAMLARI DERNEGİ HOTİAD’ı ZİYARET ETTİ

T’ilburg çevresine hitap etmek ve bu çevredeki Türk İşadamlarını bir araya getirmek ve onların genel sorunlarına eğilmek amacıyla kurulan TILBURG İŞADAMLARI DERNEĞİ yönetim kurulu üyeleri HOTİAD”ı ziyaret ettiler. Bu ziyarette, HOTİAD çalışmalarını yakından izleyen TİD yöneticileri, aynı zamanda da HOTİAD yöneticilerinin tecrübelerinden yararlandılar.

KOCATEPE SPOR KLUBÜNDE BULUŞMA

İzin sezonundan sonra Hotiad üyeleri, basın mensupları ile sohbet yemeği yediler. Kocatepe Spor Kulübünde yenilen yemek, ramazana rastlamasından dolayı aynı zamanda bir iftar yeği özelliğini de taşımış oldu.

NUMMER - SAYI 5

Basın mensuplarıyla geniş çaplı görüşme fırsatı bulan Hotiad üyeleri, Aynı zamanda klüp yöneticileri ile de tanışma fırsatı buldular. Spor yapan gençlerin desteklenmesi gerekliliği vurgulanan görüşmede aynı zamanda klüpe sponsorluk ta yapılmıştır.

| www.hotiad.nl

35


HOTİAD ANTWERPEN FUARINA KATILDI

20 mart 2008 Tarihinde Belçika’nın Antwerpen şehrinde BAKAY GRUP tarafından düzenlenen fuara, HOTİAD’da katıldı.

Ayrıca bu sene de beni, HOTİAD adına konuşmacı olarak davet etmelerinden dolayı Bakay kardeşlere ve Organize Kuruluna teşekkür ediyorum Değerli katılımcılar, Sizlere önce, HOTİAD Hollanda Türk İşadamları hakkında bilgi vermek istiyorum. HOTİAD, Hollanda da yaşayan üst düzey iş adamalarının, 2004 yılında kurmuş oldukları bir çatı kurumudur.

Fuar açılışında HOTİAD başkanı Mehmet Soytürk’te bir konuşma yaptı.

Faaliyetleri, genelde lobi çalışmaları olmakla beraber, ticari ve sosyal kültürel gelişmeleri de yakından takip etmektedir. Ayrıca HOTIAD, kendi bünyesinde kurduğu eğitim fonu ile başarılı bir çok öğrenciye burs vererek eğitime de önem vermektedir.

Sayın Elcim Baskonsolosum Baskanlarim degerli katilimclar ve Gorsel va yazili basinin cok degerli temsilcileri.

HOTİAD, Türkiye”nin Avrupa Birliğine giriş sürecinde çeşitli organizeler yaparak Türkiye’nin ekonomik ve turistik tanıtımını da yapmaktadır.

Ben, Bakay Grubu’nun geçen sene organize ettiği fuarda da konuşmacı idim ve HOTİAD olarak ta destek vermiştik. Doğrusu geçen seneki fuarda umduğumun fazlasını bulmuştum. Dolayısı ile busene daha da iyi bir organize bekliyordum. Şimdi yanılmadığımı gördüm ve de mutlu oldum. Bakay kardeşleri ve bu organizeye emeği geçenleri tebrik ediyor ve kutluyorum.

Bu tanıtımlardan sonuncusunu, HOTİAD olarak, 9 -10 Şubat 2008 tarihinde “Avrupa’daki Türkiye” adı altında düzenlemiş olduğumuz 2. Maastricht Avrupa Türk İşadamları Ekonomi Zirvesi idi. Maastricht Limburg Eyalet Meclis binasında düzenlediğimiz toplantı 2 gün sürdü. Bu toplantıya, Avrupa’dan ve Türkiye’den üst düzey işadamları ile birlikte, bakan ve oda

36

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


başkanları düzeyinde katılımcılar oldu. Aynı zamanda bu toplantıda Avrupa’daki Türklerin ekonomik gücü de anlatılmaya çalışılmıştır. HOTİAD, kurulduğu günden bugüne kadar, bu ve buna benzer toplantıları her yıl periyodik olarak düzenledi. Aynı zamanda da gelecek yıllarda da devam edecektir. Değerli Misafirler.

Çünkü, bugün Avrupa’da ticaret dünyasındaki haklı yerimizi almış bulunmaktayız. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yüzlerce sektörde, yüzbine yakın işadamımız, yüzbinlerce işçi çalıştırmakta ve milyarlarca euro ciro yapmaktalar. Bu rakamlar gösteriyor ki, bizler Avrupa’da artık ciddi bir güç haline geldik. Bu gücümüzün bizler gayet farkındayız. Umarım Avrupa Birliği Ülkeleri ve Türkiye de farkındadırlar.

HOTİAD, Kuruluş ve amaçları konusunda size kısa bilgi verdikten sonra, şimdide Hollanda’daki Türk asıllı İşadamlarının ekonomik dinamiği hakkında özet bilgiler vermek istiyorum.

Eğer biz, bulunduğumuz ülkelerdeki konumumuzun farkında isek, gene eğer bizler gelişen ekonomi dünyası içerisinde hızla yerimizi alıyorsak, hem bulunduğumuz ülkelerde, hem de Türkiye’ye karşı sorumluluğumuz var demektir.

Hollanda da yaklaşık 45 bin kişiye istihdam imkanı sağlayan 15.000 Türk asilli işletme bulunmakta. Bu işletmelerin toplam cirosu 5 5,5 milyar euro civarında tahmin edilmekte olup bu firmaların öz sermayeleri ise 1 milyar euro dan daha fazladır.

Bu sorumluluklarımızın başında Avrupa’daki toplumumuzun genel konumlarını yükseltmeye çalışmak ve Türkiye’nin Avrupa”ya dönük yüzü olmanın hakkını vermektir.

Değerli katılımcılar, Ben, bir başka konuya dikitlerinizi çekmek istiyorum. Avrupa’da yarım yüzyıla yakın bir geçmişe sahibiz. Bugün gelinen nokta, ne Avrupa ülkelerinin ne de Türkiye’nin tahmin bile edemeyecekleri bir noktaya ulaşmıştır. Hayatın her alanında, Sanat da – eğitimde - iş hayatında, politikada ve hayatin her alanında varız ve her geçen gün sayımız da artmaktadır. Ama bunların başında, hayata damgasını vuran ekonomik ve ticari alanda girişimimiz göz ardı edilmemeli diye düşünmekteyiz.

NUMMER - SAYI 5

Bunu yaparken de, tabi ki işadamları dernekleri ve diğer sivil toplum kurumlarıyla birlikte hareket etmek ve yakın temasta olmak çok önemlidir. Bunun için bugün buradayız ve gururla ekonomik gücümüzü burada göstermekteyiz ve gelecekte hep beraber çok daha güçlü olacağımızı da herkesin bilmesini isterim. Bu vesile ile sizlerle burada, bir arada olmaktan bir kez daha mutlu olduğumuzu belirtmek istiyorum, Bu organizasyonun verimli geçmesini ve aynı zamanda burada hep beraber geçireceğimiz 3 günün herkesin gönlüne göre olmasını temenni ediyor, Hollanda Türk İşadamları adına hepinizi saygı ile selamlıyorum.

| www.hotiad.nl

37


İZİN SEZONU SONRASI HOTİAD ÜYELERİNİN BULUŞMASI 2008 Yaz tatilinden sonra HOTIAD üyeleri, dernek lokalinde buluşarak sohbet ettiler.

ayrıca da Türkiye ve Avrupa’daki gelişmeleri değerlendirme fırsatı buldular.

Yeni çalışma yılında, yeni programı tartışan HOTIAD üyeleri, Gelecek sezonda

Bu buluşmada yapılan toplantıda, gecen sezonda yapılan çalışmaların değerlendirmesinin yanında, yeni çalışma yılındaki programlar değerlendirildi.

38

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5


ZİRVEDEN PLAKET GÖRÜNTÜLERİ DEVAM

Bertha Verhoeven - van Lierop

K.v.K Maastricht başkan yardımcısı

Suzan Özpolat

Mehmet Soytürk

Ysuf Efe

Selçuk Öztürk

Herman Vrehen

Hikmet Gürcüoğlu

C.W.M.H. Schoenmakers Hüseyin Çelik

NUMMER - SAYI 5

Faruk Halıcı

Hans Risch

Recep Keskin

| www.hotiad.nl

39


40

| www.hotiad.nl

NUMMER - SAYI 5

HOTIAD Sayi 5  

Voorzitter - Başkan Birliğinin temelinin atıldığı salon) yaptığımız çalışmanın ne kadar profesyonel olduğunu göstermektedir. Kuruluş amaçlar...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you