Page 1

ETBİR

Et Üreticileri Birliği, Kırmızı Et Sektör Yayını 2012 / Bahar

Gıda mevzuatında yapılan yeni düzenlemelerin odak noktası

Gıda Güvenliği

Prof. Dr. İrfan Erol; “Temel yaklaşımımız tüketiciye güvenilir gıda arzının teminidir.”

Mera Kanunu değişikliği ile yem maliyetleri düşürülecek!

IPARD Programı ve TKDK Uygulamalarındaki Son Gelişmeler

Balkanların tarım ülkesi Makedonya ve görülmesi gereken en iyi 5 Balkan şehri1

Niğde Tarım Cezaevi’nde Modern Et Kombinası


2


3


BU SAYIDA NELER VAR? Et Üreticileri Birliği, Kırmızı Et Sektör Yayını Yıl: 6 Sayı: 23 Bahar 2012 Para ile satılmaz.

İmtiyaz Sahibi

DOSYA

Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol; “Temel yaklaşımımız tüketiciye güvenilir gıda arzının teminidir.”

Et Üreticileri Birliği adına Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet YÜCESAN

Yayın Koordinatörü Ayla TORUN

Yönetim Yeri Atlantis İş Merkezi C Blok K: 5 No: 14 Osmanlı Bulvarı Kurtköy İSTANBUL Tel: 0216 478 62 79 Fax: 0216 478 62 76 e-mail: etbir@etbir.org www.etbir.org

Yapım Afiş İletişim I DBYR Tel: 0535. 711 41 37 @: afis@afisiletisim.com www.afisiletisim.com

34 06 08 12

Sorumlu Yazi İşleri Müdürü Ergün GÖÇER

Yayın Kurulu Prof. Dr. Dilek BOYACIOĞLU Prof. Dr. Mustafa TAYAR Vet. Dr. Ahmet YÜCESAN Vet. Dr. Can DEMİR Mustafa ALBAYRAK

18

BAŞKANDAN

Baskı Armoni Nuans Görsel Sanatlar, İletişim Hiz. San. ve Tic. A.Ş. Tel: 0216 540 36 11 pbx Fax: 0216 540 42 72

ETBİR Kırmızı Dergi’de yayınlanan yazı ve fotoğraflar yazılı izin alınmadan kullanılamaz, alıntı yapılamaz.

4

ETBİR I KIRMIZI

20

SEKTÖRDEN HABERLER Sanet Monoray Sistemleri Anuga Food Tec Fuarı’ndaydı

26

SEKTÖREL TEKNOLOJİ Ecofrigo, Monoraylı et kasası

28

HAYVANCILIK Mera Kanunu değişikliği ve tarım arazilerinin bölünmesinin önlenmesiyle, Yem maliyetleri düşürülecek!

30

GÜNDEM Gıda mevzuatında yapılan yeni düzenlemelerin odak noktası Gıda Güvenliği

34

DOSYA Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol; “Temel yaklaşımımız tüketiciye güvenilir gıda arzının teminidir.”

40

KIRSAL KALKINMA IPARD Programı ve TKDK Uygulamalarında Son Gelişmeler

ETBİR’DEN HABERLER ETBİR’DEN HABERLER Yeni Gıda Mevzuatı ve Kırmızı Et Sektörüne Etkileri Paneli ETBİR’DEN HABERLER Kesim Hayvanlarının Refahı ve Kesimhanelerde Hayvan Refahı Uygulamaları Eğitimi 7-10 Mayıs 2012’de yapılacak

Reklam Rezervasyon Tel: 0216 478 62 79-324 62 64 Fax: 0216 478 62 76 e-mail:etbir@etbir.org

24

SEKTÖRDEN HABERLER EBK sözleşmeli besicilik yoluyla 100 bin baş hayvan alacak

IPARD Programı ve TKDK Uygulamalarında Son Gelişmeler

40


46 Niğde Tarım Cezaevi Et Kombinası

46

KAMU Niğde Tarım Cezaevi büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıktan sonra Modern Et Kombinası ile kamuya hizmet veriyor

50

SEKTÖREL RÖPÖRTAJ Gıda sektörünün önemli laboratuvarlarından Kontrollab artık Bureau Veritas çatısında!

52

TEKNOLOJİ Başarı yolunda Veviba Belçikalı et ürünleri işletmesi tüm katma değer zincirini CSB-System ile yönetiyor

55

İŞ DÜNYASI Yeni TTK’da cezai yaptırıma bağlanan, tacirler hakkındaki önemli hükümler

58

SAĞLIK Masa başı çalışanların beslenme çantasında olması gerekenler

60 62

AKTÜEL PAZARLAMA Sosyal Medya Nedir?

64

GEZİ Balkanlarda Gezilecek Yerler Görülmesi gereken en iyi 5 Balkan şehri

66

SEKTÖRÜN ETKİNLİK TAKVİMİ

ÜLKE RAPORU Balkanların tarım ülkesi Makedonya

Tüm işletmeniz için Ticari BT çözümleri

Başarı sistemin sonucudur

kliyoruz Ziyaretlerinizi Be Halle: 8.1 029 Stand B-020/C12 20 t ar 27-30 M Köln Almanya

Daha hızlı. Daha güvenilir. Daha verimli.

Et sektörünün dünyadaki lider firmaları CSB-System’i başarıyla kullanıyorlar. Entegre BT Çözümümüz ile Rekabet gücünüzü arttırın. Avantajlarınız:  Ön tanımlı sektörel süreçler  İşletmenizin tüm ihtiyaçlarına tek elden çözüm  Kısa sürede kurulum ve yatırımın hızlı geri dönüşü

Daha fazla bilgi için lütfen Kare kodu okutunuz! CSB-System Türkiye Hasan Önel Cad. No:69 34325 Firuzköy - İstanbul info@csb-system.com  www.csb-system.com 5


BAŞKANDAN

Değerli meslektaşlarımız ve dostlarımız, Yeni bir sayıyla daha karşınızdayız. Gıda sektörünün gündemine, son aylarda gıda mevzuatında yapılan düzenlemeler kapsamında yürürlüğe giren yönetmelikler damgasını vurdu. Biz de yeni mevzuata bir bakış ve kırmızı et sektörü bakımından getirilen yenilikleri değerlendirdiğimiz bir panel düzenleyerek, konuyu tartıştık. Geçen ay Foteg Gıda İşleme Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlediğimiz etkinlik hakkında detayları iç sayfalarda bulabilirsiniz. Çok geniş bir kapsamla gıda sektörünü yeniden şekillendiren ve üretimden satışa tüm kanalları ayrı ayrı ilgilendiren düzenlemelerin sözkonusu olduğu mevzuat, özellikle et mamullerinde gıda güvenliği ve denetim bakımından sektörümüz için önem arzediyor. Mevzuat; Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun tamamlayıcısı olarak 2011 yılı sonu itibarıyla yürürlüğe girmeye başlayan, hayvan refahından izlenebilirliğe kadar gıda üretiminin ve satışının tüm aşamalarını düzenleyen çok sayıda yönetmeliği kapsıyor. Gıda güvenliği, izlenebilirlik, hayvan refahı, gıda işletmelerinin çalışma koşulları konularında yapılan düzenlemeler özellikle kırmızı et sektörü için önemli konuların başında geliyor. Yeni gıda mevzuatının neler getirdiği ayrıca detaylı olarak bu sayıda yer alıyor. Bu gelişmelerle birlikte sektör olarak hayatımıza giren ‘Hayvan Refahı’ konusunda da bazı yaptırımlar getirildi. İşyerlerinin Hayvan Refahı Sorumlusu çalıştırma zorunluluğunun yakın gelecekte uygulamaya girecek olması nedeniyle, Mayıs ayında “Kesimde Hayvan Refahı” konulu bir eğitim programı düzenleyeceğiz. Eğitim, İngiltere merkezli RSPCA kuruluşunun desteğiyle, İstanbul Veteriner Hekimler Odası ve Veteriner Halk Sağlığı Derneği işbirliğiyle gerçekleşecek. Geçmiş yıllarda uygulanan ETBİR üyelerine indirimli akaryakıt anlaşmasına bu dönemde Petrol Ofisi ile devam edeceğiz. Petrol Ofisi, üyelerimize ülke genelindeki istasyonlarında Otomatik Filo Yönetimi sistemi ile avantajlı koşullarda ve otuz gün vadeyle yakıt sağlayacak. Kırmızı et sektörümüzün yayın organı olarak devam eden Kırmızı Dergi’nin bu sayısında birliğimiz ve sektörden haberlerin yanı sıra; Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne atanan Sayın Prof. Dr. İrfan Erol ile röportaj, IPARD Programı’nın geldiği aşama hakkında detaylı bilgiler, yeni gıda mevzuatı kapsamında yapılan düzenlemeler, Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumu’nu Et Kombinası, Makedonya hayvancılık ve et sektörü hakkında ülke raporu ve ilginizi çekeceğini düşündüğümüz farklı konular yer alıyor. Sizlerin ilgi ve desteğiyle faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Saygılarımla, Dr. Ahmet YÜCESAN ETBİR Yönetim Kurulu Başkanı

6

ETBİR I KIRMIZI


7


ETBİR’DEN HABERLER

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nde yeni dönem

ETBİR Yönetim Kurulu’ndan Prof. Dr. İrfan Erol’a tebrik ziyareti

G

eçtiğimiz günlerde Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne atanan Prof. Dr. İrfan Erol’u ziyaret eden ETBİR Yönetim Kurulu üyeleri, Genel Müdür’e yeni görevinde başarılar diledi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndaki yeni yapılanmayla beraber, daha önce Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü olan birim Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü olarak düzenlenmişti. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi olarak gıda sektörü ile yakın bir şekilde akademik çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. İrfan Erol, yeni genel müdürlüğün ilk genel müdürü oldu. İrfan Erol’u makamında ziyaret eden ETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Dr. Ahmet Yücesan, Başkan Vekili Mustafa Albayrak ve yönetim kurulu üyeleri Osman Uluçay ile M. Emin Arslan, Prof. Dr. Erol’a yeni görevinde başarılar dilerken, et sektörünün gündemindeki konuları da değerlendirdiler. Görüşmede yönetim kurulu üyeleri, geçen yıl yayınlanan 5996 sayılı kanuna dayalı olarak yürürlüğe konulan yönetmeliklerle ilgili olarak; gıda işletmelerine getirilen ruhsat ve onay işlemleri ile ilgili düzenlemeler,

8

ETBİR I KIRMIZI

sorumlu veteriner hekim çalıştırma mevzuatı ve devam eden ithalat sürecindeki uygulamalardan doğan aksaklıklarla ilgili görüşlerini aktardılar. Yönetim Kurulu üyeleri Genel Müdür İrfan Erol’un ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Kavak’ı da ziyaret ettiler.


9


ETBİR’DEN HABERLER

Fransa Triskalia Kooperatifi ETBİR ve Özlem Et’i ziyaret etti Fransa’nın kuzey batı bölgesindeki yetiştiricilerden oluşan Triskalia Kooperatifi Büyükbaş Hayvan Konseyi üyelerinden bir heyet ETBİR ve Özlem Et’i ziyaret etti.

F

ransa Konsolosluğu Ticaret Ateşeliği’nin organizasyonuyla Türkiye’ye gelen 20 kişilik heyet, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki çeşitli çiftlik ve et işleme tesislerinde inceleme gezisi yaptı. Yıllık 40.000 büyükbaş kesim kapasitesi bulunan Triskalia Kooperatifi üyeleri, ETBİR’in konuğu olarak 19 Mart’ta Özlem Et Kombinası ve et mamulleri üretim

10 ETBİR I KIRMIZI

tesislerini gezdiler. Konuklara hoşgeldiniz konuşmasını yapan firma sahibi Recep Coşkun’un ardından ETBİR Yönetim Kurulu Başkanı ve Özlem Et Genel Müdürü Dr. Ahmet Yücesan Türkiye’nin ekonomik yapısı, hayvancılığı ve kırmızı et üretimi ile ilgili bilgi veren bir sunum yaptı. Sunumun ardından tesisi gezen Triskalia Kooperatifi üyeleri, et

mamullerinin üretim aşamalarını inceledi ve kombinada büyükbaş hayvanların kesimini gördü. İnceleme gezisi sonrasında yapılan şarküteri ürünleri tadımının ardından heyet, Tayyip Group’un Ömerli’de 100 dönüm arazi üzerine kurulu çiftliğine gitti. Kooperatif üyeleri, organik et üretimi yapılan Tayyip Çiftliği’nde ülkemizdeki besicilik yöntemleri hakkında bilgi aldılar.


ETBİR üyelerine Petrol Ofisi’nden indirimli akaryakıt

G

eçtiğimiz yıllarda başlatılan ETBİR üyelerine indirimli akaryakıt çalışması Nisan ayından itibaren Petrol Ofisi ile devam edecek. Üye firmaların önemli sarfiyat giderlerinden olan araç yakıt ihtiyacını azaltabilmek amacıyla yapılan anlaşmadan, 1 ile 50 arasında aracı olan tüm firmalar faydalanabilecek. Fiyatta oldukça avantaj sağlayacak İndirim oranları firmaların araç sayısına göre değişecek. İndirim oranları Türkiye genelinde 1771 Petrol Ofisi istasyonundaki otomatik filo yönetimi sistemiyle pompa satış fiyatları üzerine yansıyacak. Sisteme dahil olan firmaların alımları ayda iki kez olmak üzere ayın 15 ve 30. günleri faturalandırılacak. Ödemeler bir ay vadeli olarak yapılacak. Otomatik filo yönetiminde alım yapan üye firmalardan cihaz kullanım bedeli alınmayacak ve cihazların montajı ücretsiz olarak yapılacak. Sisteme dahil olan firmalar bu sistem sayesinde filoya ait araçlarının hareket ve harcamalarını internet üzerinden takip edebilecekleri gibi anında müdahale de edebilecekler. Sistemle akaryakıt alımlarının takibinin yanı sıra, araç veya filo ve TL veya litre bazında limit atama ve limit iptali, yine araç veya filo bazında bölge kısıtlaması ve gün, saat, tarih ve vardiya kısıtlamaları yapabilecekler. Ayrıca araç çalınması durumunda, akaryakıt alımını anında durdurabilecekler. Petrol Ofisi anlaşması ile indirimli alım yapmak isteyen üyeler ETBİR ile bağlantı kurarak Petrol Ofisi yetkilisine ulaşabilirler.

ETBİR I KIRMIZI 11


ETBİR’DEN HABERLER

Et Üreticileri;

Gıda güvenliğinde sorunun kaynağı konuşulmuyor! ‘Yeni Gıda Mevzuatı ve Kırmızı Et Sektörüne Etkileri Paneli’ 3 Mart’ta yapıldı. Üçge Elektronik A.Ş.’nin desteğiyle ETBİR’in düzenlediği panel, FOTEG Gıda İşleme Teknolojileri Fuarı kapsamında CNR Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Panelin ilk oturumunda Yeni Gıda Mevzuatı’na dair düzenlemeler tartışılırken, ikinci oturumda kırmızı et firmaları konuyu kendi sektörleri bakımından değerlendirdi.

E

TBİR Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Yücesan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Yücesan; çok geniş kapsamı olan ve üretimden satışa tüm kanalları ayrı ayrı ilgilendiren düzenlemelerin sözkonusu olduğu mevzuatı değerlendirirken, özellikle et mamullerinde gıda güvenliği ve denetim bakımından sektörün beklenti içinde olduğunu belirtti. Yücesan “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun ardından 2011 yılı sonu itibarıyla Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmeye başlayan, kısaca Yeni Gıda Mevzuatı olarak adlandırılan yasal düzenlemeler, hayvan refahından izlenebilirliğe kadar gıda üretiminin ve satışının tüm aşamalarını düzenleyen çok sayıda yönetmeliği kapsıyor. Gıda güvenliği, izlenebilirlik, hayvan refahı, gıda işletmelerinin çalışma koşulları konularında yapılan düzenlemeler özellikle kırmızı et sektörü için önemli konuların başında gelmektedir” dedi. Panelde Aralık 2011’den bu yana Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren gıda mevzuatına dair düzenlemeler hakkında İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı Şube

12 ETBİR I KIRMIZI

Müdürü Adnan Tepe katılımcılara detaylı bilgi verdi. İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan ise mevzuatın veteriner hizmetleri ve mesleki balımdan getirdiği yenilikler ve önemli hususları hakkında görüş ve değerlendirmelerini aktardı. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım tarım sektörünün medya ile ilişkileri ve medyanın gıda, tarım haberlerine bakışı yönünden ele aldığı konuşmasında mesleki tecrübelerini paylaştı. Medyanın bakışıyla mevzuatı değerlendiren Yıldırım, özellikle uzmanlık isteyen bu tür çalışmaların kamuoyu ve gazeteci tarafından anlaşılırlığı üzerinde durdu.

Mevzuat toplumun tüm kesimlerini ilgilendiriyor Konuşmasında yeni gıda mevzuatında yapılan düzenlemeler hakkında bilgi veren Adnan Tepe, düzenlemelerin amacının gıda ve yem güvenilirliği, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı, hayvan ıslahı ve refahı, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak olduğunu belirtti. 5996 sayılı kanun ve ilgili mevzuatı

sadece üretici değil, tüketiciler, sanayiciler, ihracatçılar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini belirten Tepe, Türkiye’de AB standartlarında bir gıda denetim sisteminin yeniden tesis edilmesi amacıyla 100’ün üzerinde düzenlemenin yürürlüğe girdiğini ifade etti. Yönetmeliklerin içeriği hakkında başlıkları aktaran Adnan Tepe Gıda gıda işletmecisinin, kontrolü altındaki üretim, işleme ve dağıtım aşamalarının tümünde yönetmeliklerde belirtilen hijyen gerekliliklerinin sağlanmasından sorumlu olduğunun altını çizdi.

Düzenlemelerin % 70’i veteriner hekimlik hizmetleriyle ilgili 5996 sayılı Kanunu veterinerlik mesleği bakımından değerlendiren İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Kanun’un bitkisel ve hayvansal üretim, bitki sağlığı ve hayvan sağlığı, gıda ve yem üretimi, pazarlaması, kontroller gibi çok geniş bir alanı kapsadığını belirtti. Kanun ile genel kuralların çok kısa olarak düzenlendiğini, uygulamaya yönelik ayrıntıların büyük


çoğunluğunun yönetmeliklere bırakıldığını ifade eden Arslan, “Düzenlemelerin % 70’inin veteriner hekimlik hizmetleriyle ilgili fakat Kanun taslağı tartışılırken meslek örgütlerinin önerileri genellikle dikkate alınmadı. Kanun yapılırken diğer meslek gruplarının etkisi olmuştur” dedi. İVHO Başkanı 5179 sayılı Kanun’daki sorumlu yöneticiliğin kaldırılarak yeni kanunla işletmecilere sorumluluk getirildiğini, artık gıda ve yem işletmelerinin, işin nevine göre, konu ile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırmak zorunda olduğunun belirtti. Arslan düzenlemelerle kombinalar, kesimhaneler, parçalama ve bağırsak işleme tesislerinin veteriner hekim çalıştırmak ve gıda işletmecisinin, işletmenin faaliyette bulunduğu çalışma gün ve saatlerinde zorunlu personel istihdam etmek zorunda olduğunun altını çizerek, ‘gıda işletmesinde çalışan zorunlu personel, işletmenin faaliyette bulunduğu çalışma gün ve saatleri içerisinde başka bir işte çalışamaz’ hükümlerine dikkat çekti. Resmi Veteriner Hekim, Yetkilendirilmiş Veteriner Hekim ve Resmi Yardımcı Görevlendirme konularında personel istihdamı hükümlerinin açık olmadığını ve kafa karıştırabileceğini ekleyen Arslan sözlerini; “Meslek örgütlerimizin, Fakültelerimizin, STÖ, işveren ve diğer meslektaşlarımızın işbirliği içinde yönetmeliklerin doğru uygulanmasını takip etmesi gerekir” diyerek tamamladı.

Medyanın tarıma, gıdaya bakışı felaket haberciliği üzerine kurulu Konuşmasında medyanın tarıma bakışını değerlendiren Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım; “Medyanın tarıma, gıdaya bakışı genellikle felaket haberciliği üzerine kuruludur. Bir felaket olursa haber yapılır. Sel, kuraklık, GDO, deli dana, çiftçinin hapse girmesi, ürünün çöpe dökülmesi, her türlü eylemler, ihraç ürünlerinin geri dönmesi, gıda terörü her zaman ilgi çeker” dedi. Yıldırım sunumunda tarımla ilgili haberlerde taklitçiliğin egemen olduğunu, bir mecranın yaptığı haberi diğerinin tekrarladığını ve tarım-gıda konusunda düzenli yazı yazan çok az gazeteci olduğunu belirtti. Yeni Gıda Mevzuatı düzenlemelerinin medyaya yansımasını da değerlendiren Yıldırım; Mevzuat konularını incelemek ve yazmak uzmanlık istediğini söylerken “Bu yönetmeliklerin tek tek medyada yer alması elbette mümkün değil. Mevzuat okumayı bilmeyen medya yönlendirmeye açık oluyor. Ne verilirse onu yayınlıyor” dedi. Yayınlanan yönetmeliklerin genel olarak çok karmaşık olduğunu ifade eden Yıldırım, “uzmanlar anlayabilir ama gazetecinin anlayıp haber diliyle ve ilgi çekici başlıklarla vermesi her zaman kolay olmuyor” sözleriyle medya ile kamunun iletişiminde önemli bir noktaya dikkat çekti. Dünyada

Akkoyun; ”Kimse şarküteri mamulü yemiyor çünkü ürüne güvenmiyor. Avrupa ülkelerinde bir markette 12 m. şarküteri rafı var. Ürünün 15 gün raf ömrü var. Bu AB’nin çok şarküteri yediğinin değil gıdaya güvendiğinin göstergesidir. Üreteceğiz ve ürettikçe güvenilir gıdaya aktaracağız.” tarımın stratejik sektör olduğunu hatırlatan Yıldırım Dünya Bankası ve Dünya Gıda Örgütü’nün gelecek 10 yılda gıda fiyatlarının artacağını bildirdiğini, bu bakımdan dünyada tarımsal üretimin en az yüzde 50 artması gerektiğini ve bu gelişmeler doğrultusunda tarım gazeteciliğinin çok önemli olacağını sözlerine ekledi.

Gıda güvenliğinde sorunun kaynağı konuşulmuyor İkinci oturumda kırmızı et sektöründe faaliyet gösteren firmalar, konunun kırmızı eti ilgilendiren tarafları ile birlikte sektörün güncel meselelerini tartıştılar. ETBİR Başkan Vekili Mustafa Albayrak’ın yönettiği oturumda söz alan firma temsilcileri Hakan Akkoyun ve M. Emin Arslan mevzuatın hayata geçirilmesi ve uygulamaya üzerinde durdular. Tüm bu düzenlemelere rağmen gıda güvenliğinde sorunun kaynağının

ETBİR I KIRMIZI 13


ETBİR’DEN HABERLER

Arslan; “Meslek örgütlerimizin, fakültelerimizin, STÖ, işveren ve diğer meslektaşlarımızın işbirliği içinde yönetmeliklerin doğru uygulanmasını takip etmesi gerekir.” konuşulmadığını belirten Bonfilet Yönetim Kurulu Başkanı ve ETBİR üyesi Hakan Akkoyun; “Kaynak düzeltilmeden yazılı düzenlemeler hiçbir şeyi tek başına değiştiremez. Üreten, işleyen, satan herkes bu kurallara vakıf olmalıdır. Üretici iyi bir hayvan yetiştirdiğinde mükafatını sanayiciden ve desteklemelerden görmelidir. Daha hızlı bir şekilde yol almamız için sade, anlaşılır bir şekilde tanıtım kitleriyle tabana bilgi yayılmalıdır. Yeni düzenlemelerle olabildiğince sade, bürokrasisi azalmış işlemlerle sistem kayıt altına alınmalıdır” dedi. Akkoyun kırmızı et sektörünün yeni sanayileşmeye başlayan bir sektör olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “İlk Gıda Kodeksi oluşumunda ETBİR adına komisyon üyesi olarak, kanatlı ve kırmızı et karışımına şiddetle karşı çıktık. Ama bu karışım izni gelip ilk olarak sanayiciyi vurdu. Bu üretimler denetlenemedi, merdiven altı üretim gelip sanayiciye çarptı. Sonuçta çözüm tüm süreci ve üretimi kayıt altına almaktır.” Kırmızı etin Türkiye’de çok büyüyeceğini düşündüğünü

14 ETBİR I KIRMIZI

belirten Akkoyun “Kırmızı eti bilen, tüketmeyi bilen, seven ama tüketemeyen bir toplumuz. Sanayici, üretici ve kamunun sürekli istişare ve işbirliğine ihtiyacı var. Üretimde 10. sıradan 136. sıraya geldik ama başaracağız” diye ekledi. Güvenilir gıda üretiminde hayvan varlığının kayıt altına alınmasının önemine değinen Hakan Akkoyun; “RF sistemi ile hayvan varlığı takip edilebilir. Bankaya fon ayırtıp, ilçe tarım müdürlüklerine takip ettirmek kadar basit bir işlem. Trafik puanımız arabamız çevrildiğinde ülkenin her yerinden görülebiliyor. Aynı şey hayvan takibi için neden yapılamıyor?” diye sordu. Tüketicinin şarküteri ürününe sıcak bakmadığına da değinen Akkoyun ”Kimse yemiyor çünkü ürüne güvenmiyor. Avrupa ülkelerinde bir markette 12 m. şarküteri rafı var. Ürünün 15 gün raf ömrü var. Bu AB’nin çok şarküteri yediğinin değil gıdaya güvendiğinin göstergesidir. Üreteceğiz ve ürettikçe güvenilir gıdaya aktaracağız” dedi.

Tavuk kemiği ve atıklarının kullanımı 1,5 milyon ton civarında Etçii Genel Müdürü M. Emin Arslan ise “Yeni mevzuat ile onay almış firmalar dışında merdiven altı üretimin nasıl engelleneceğini anlayabilmiş değilim” diyerek, denetlenmeden kesim yapan küçük işletmeler, 3. Sınıf mezbahalar için neler yapılacağını yetkili otoritelerden öğrenmek istediğini

belirtti. Et mamulü üretiminde tavuk kemiği ve atıklarının kullanımının 1,5 milyon ton civarında olduğunu düşündüğünü belirten Arslan şunları ekledi: “Büyük marketlerin 5 TL’lik kampanyalarında hala bunu görüyoruz. En iyi denetçi tüketicidir yaklaşımı doğru bir yaklaşım. Tüketici bu konuda bilinçlendirilmeli.” Arslan sektörün genel sorununun maliyetler olduğunu tekrarlayarak; “Yasaklamak yerine üretim maliyetlerini düşürerek, yurtdışı ile rekabet edebilir hale getirilmeli. AB nasıl yapıyorsa bizde de öyle teşvikler verilmeli. Hayvan kaydı sağlıklı değil. 11 milyon görünüyor ama varlık 8,5 milyon civarında. 3 milyon açık var. 3. Sınıf mezbahalarda kesilenler kayda girmiyor. % 75 fona rağmen Avrupalı çiftçi 3,3 euroya satıyor para kazanıyor, bizi üretici 14 TL’ye satıyor para kazanamıyor. Avrupalı hayvanını satmıyor, sadece etini satıyor. Avrupa’dan buzağı alıp iç piyasaya 10 TL’ye satılabilmeli ki yerli üretici bu işten para kazanabilsin” dedi. Oturum Başkanı Mustafa Albayrak ise değerlendirme konuşmasında ithalatın açıldığı dönemde mecburi, şimdi ise ihtiyaç olduğunu ifade etti. O dönemde etsizlikten firmaların % 50’sinin kapandığını belirten Albayrak “İthalat açılmasaydı firma sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Ancak şimdi yerli üretimin arttığını hissetmemiz güzel” dedi.


ETBİR I KIRMIZI 15


Et endüstrisinin lider tedarikçisi Kurulduğumuz 1982 yılından bu yana, et ve süt endüstrisine yönelik en kaliteli hammaddeleri, her biri kendi alanında lider olan, dünyanın pek çok ülkesindeki temsilcisi olduğumuz firmalardan ithal edip, üstün hizmet anlayışımızla sanayicilerimizle buluşturmaktayız. Sektördeki pek çok yeniliğe öncülük etmiş olan firmamız, sürekli gelişim içinde olan et ve süt endüstrilerimizin ihtiyaçlarını öngörüp, bu alanlardaki yenilikçi çalışmalarını sürdürmektedir. Geniş bir ağ aracılığı ile sektördeki en yeni ürünleri taramakta, değişen ve gelişen ihtiyaçlara en uygun ürünler ve makineler bulunmakta, pek çok pilot fabrikada denemeler yapılmakta ve içlerinden en başarılı olanlarını, siz sanayicilerimizle buluşturmaktayız. Bu sayede, sanayimizin gelişmesindeki yerimizi almakla kalmayıp, aynı zamanda endüstriyel çözümler de sunmaktayız. Plastik, fibrus ve kolajen barsaklardaki hizmet kalitemizi arttırmak ve taleplere daha hızlı bir şekilde cevap verebilmek amacıyla, bu ürünleri kendi tesislerimizde şirtlemekteyiz. Sevk edilen tüm ürünlerimiz takip edilmekte, olası bir şikayet durumunda en uygun çözüm bulunmaktadır. Misyonumuz, sektördeki en kaliteli hammaddelere sanayicilerimizin kolayca ulaşmasını sağlamak, hızlı ve kaliteli bir hizmet sunarak, verimliliklerini ve üretim performanslarını arttırırken maliyetlerini düşürmelerini sağlamak, bilgi birikimimizi paylaşmak ve karşılıklı güvene dayalı uzun süreli iş ilişlileri kurmaktır. Vizyonumuz, et ve süt endüstrisinde endüstriyel çözümler üretmek için yenilikleri sürekli takip ederken, müşterilerimize beklentilerinin üzerinde hizmet ve ürün sunmaktır. Değerlerimiz; n Her müşterimizi bir referans olarak algılayarak bu doğrultuda hareket etmemiz ve bu bağlamda müşteri odaklılık n Güvenilirlik n Yenilikçilik, ileri görüşlülük n Liderlik n Araştırmacılık n Girişimcilik n Samimiyet n Dinamizm

Kılıflar

ri

K

ele d d a M atkı

r

jla a l a b m A

r e l e n i k Ma


Hizmetlerimiz Şirtleme Plastik, fibrus ve kolajen barsaklardaki hizmet kalitemizi arttırmak ve taleplere daha hızlı bir şekilde cevap verebilmek amacıyla, bu ürünleri kendi tesislerimizde şirtlemekteyiz. Her çeşit suni kılıf, yarı ve tam otomatik şirt makinelerimizde şirtlenmekte olup, sevk edilen tüm ürünlerimiz takip edilmekte, olası bir şikayet durumunda en uygun çözüm bulunmaktadır. Baskı Plastik barsaklarda 8+8 renk baskı yapılabilmektedir. UV boya kullanılan bu baskılarda fotoğraf baskı da yapılabilmektedir. Fibrus barsaklarda ise 6+6 renge kadar baskı yapılabilmektedir. Bu baskıda su ve alkol bazlı boyalar kullanılmakta olup, son derece net baskılar elde edilmektedir. Dağıtım İstanbul içerisinde sevkiyatları kendi araçlarımızla gerçekleştirmekteyiz. Siparişleriniz, en kısa sürede fabrikanıza teslim edilmektedir. İstanbul dışındaki müşterilerimiz için ise diledikleri ambar veya kargo şubesine kadar teslimat yapmaktayız.

SELKA GIDA VE KİMYEVİ MADDELER SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Hamidiye Mah. Soğuksu Cad. Özer İş Merkezi No: 5 Kat:7 PK. 34408 Kağıthane / İSTANBUL Tel: 212 321 18 00 Faks: 212 321 18 09 e.mail: info@selkagida.com web: www.selkagida.com

17


ETBİR’DEN HABERLER

Kesim Hayvanlarının Refahı ve Kesimhanelerde Hayvan Refahı Uygulamaları Eğitimi Avrupa Birliği’ne tam üyelik süreci kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca hazırlanan “Hayvan Refahı Yönetmeliği” yürürlüğe girdi. Yönetmelik gereği çalıştırılması gereken Hayvan Refahı Sorumlularını eğitmek ve belgelendirmek üzere bir seminer gerçekleştirilecek.

E

TBİR, Veteriner Halk Sağlığı Derneği ve İstanbul Veteriner Hekimler Odası’nın işbirliği ile “Kesim Hayvanlarının Refahı Ve Kesimhanelerde Hayvan Refahı Uygulamaları” konulu bir eğitim semineri düzenledi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün onayıyla düzenlenecek eğitim programı 7-10 Mayıs 2012 tarihleri arasında, İstanbul’da Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İngiliz kuruluş RSPCA - Royal Socıety For The Preventıon Of Cruelty To Anımals’ın ana destekçisi olduğu eğitimi Animal Welfare Training firmasının uzmanları verecek. Eğitim programı öncelikle, kesimhanelerde çalışan veteriner hekim ve yardımcı personele açık olacak. Katılımı 40 kişi ile sınırlı olan eğitimin dili İngilizce olacak ve eğitim esnasında simultane tercüme yapılacak. Dört günlük eğitimin iki günlük ilk aşamasında Hayvan Refahı Sorumlusu Temel Eğitimi ve ikinci aşamasında Kesimhanelerde Hayvan Refahı Değerlendirilmesi Eğitimi verilecek. Eğitime katılanlara iki aşamalı teorik ve pratik eğitim için uluslararası geçerliliğe sahip olan iki ayrı sertifika verilecek.

18 ETBİR I KIRMIZI

‘Hayvan Refahı’ artık yasal güvence altında Hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumayı ve sağlamayı hedefleyen 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” 11.06.2010 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmişti. Kanunun kabulüyle birlikte hayvan refahı terimi de mevzuatımızda yerini aldı. Düzenlenen eğitim programa ihtiyaç bu yeni mevzuat düzenlemesinden doğdu. Kanunun “Hayvan Refahı“ başlıklı 9. maddesinde “Hayvan sahipleri veya bakımından sorumlu kişiler, hayvan refahının sağlanması amacıyla, hayvanların barınma, bakım, beslenme, sağlık ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak, sorumluluklarındaki hayvanların insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerinde oluşturabilecekleri olumsuz etkilere karşı gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.” hükmü yer alıyor ve uygulama esasları yönetmeliklere bırakılıyor. Bu doğrultuda çiftlik hayvanlarının, gelişmesi, uyumu ve evcilleşme durumları ile bakıldıkları ve yetiştirildikleri koşulların asgari standartlarını belirleyen “Çiftlik

Hayvanlarının Refahına İlişkin Yönetmelik” 23 Aralık 2011 tarih ve 28151; hayvanların yurt içindeki nakilleri sırasında korunmalarını ve hayvan refahı kurallarına uyulmasını güvence altına alan “Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliği” 24 Aralık 2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Kesimhaneye kabul edilen her bir hayvanın veya hayvan grubunun; kesimhaneye geldiğinde hayvan refahı açısından uygun durumda olması, Kesimhanelerdeki hayvan bekleme yerlerinin büyüklüğü ve bölümlerinin hayvan refahını sağlayacak şekilde olması, bu yerlerin hayvanların tanımlanması ve kesim öncesi muayenesine imkân verecek şekilde yapılmış olması, hayvanlar kesimhaneye getirildikten sonra gereksiz yere bekletilmeden kesilmesinin ancak, hayvan refahını sağlamak amacıyla gerektiğinde kesimden önce bir dinlenme süresi verilmesi gerektiği Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğinde hüküm altına alınmış durumda. Yönetmelik gereği artık yeni doğan buzağılar en geç 20 gün içerisinde küpelenerek kayıt altına alınacak. Eğer yeni doğan buzağılar


kayıt altına alınmazsa hayvan sahibi ceza ödemek zorunda kalacak. Mevzuatta yapılan bu değişiklikler gereği kesimhanelerde kesim öncesi muayenede; her bir hayvan için hayvan refahı koşullarının sağlanmış olup olmadığı, zoonotik hastalıkların ve Bakanlıkça belirlenen hastalıkların tespit edilmesine özel önem göstererek insan ve hayvan sağlığına olumsuz etki yapacak herhangi bir durumun olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim nakil süresince ve kesim esnasında hayvanların korunmasına yönelik hayvan refahına ilişkin mevzuata uygunluğunu doğrulamak zorunda olacak. Hayvanların nakli veteriner gözetiminde gerçekleşecek, veteriner raporu olmadan hayvanın nakli yapılmayacak. Resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim, nakil sırasında hayvanların korunmasına ilişkin kurallara uyulmadığını tespit ederse, mevzuatın ilgili tedbirlerini uygulayacak. İnceleme ve muayenelerde, halk veya hayvan sağlığını etkileyebilecek herhangi bir hastalığın varlığını veya hayvan refahının ihlal edildiğini ortaya çıkartır ise resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gıda işletmecisine bildirimde bulunmak zorunda. Hayvanların kesimi veya itlaf edilmesi sırasında hayvanların korunmasına ilişkin kurallara riayet edilmediğinde, resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gıda işletmecisinin derhal gerekli düzeltici tedbirleri aldığını ve tekrarını önlediğini doğrular. Resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim; talimat verilmesinden, üretimin yavaşlatılması ve durdurulmasına kadar, problemin karakterine ve ağırlığına bağlı olarak değişen, orantılı ve ilerleyici bir yaklaşımla yaptırım önlemlerini alır.

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü himayesinde

KESiM HAYVANLARININ REFAHI ve KESiMHANELERDE HAYVAN REFAHI UYGULAMALARI EĞiTiM PROGRAMI Eğitimin Ana Destekçisi:

ROYAL SOCIETY FOR THE PREVENTION OF CRUELTY TO ANIMALS

23.12.2011 lik tarihli Çift ının Hayvanlar etmeliği Refahı Yön rinde rle gereği işye Hayvan lı ka ifi rt se umlusu Refahı Sor mecburi ak m tır çalış olacaktır.

07 – 10 Mayıs 2012

Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi • Eğitim kontenjanı; kesimhanelerde çalışan 20 veteriner hekim ve 20 yardımcı personel olmak üzere toplam 40 kişidir. • Tüm eğitimler; İngilizce olup, simultane tercüme yapılacaktır. • Katılımcılara teorik ve pratik eğitim için uluslararası geçerliliğe sahip olan iki ayrı sertifika verilecektir.

KAYIT İÇİN: ETBİR I Et Üreticileri Birliği

Tel: (216) 478 62 79 Faks: (216) 478 62 76 E-posta: etbir@etbir.org

www.etbir.org

31 Mart 2012 tarihine kadar kayıt yaptırılması gerekmektedir. Eğitimin Veren Kuruluş

Düzenleyenler

Animal Welfare Training Ltd. www.awtraining.com

Uygun durumda, resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim hayvan refahı problemleri ile ilgili olarak diğer yetkili kurumları bilgilendirir. Resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim, nakil sırasında hayvanların korunmasına ilişkin kurallara uyulmadığını tespit ederse, mevzuatın ilgili tedbirlerini uygular. Bakanlık, veteriner hekimleri belirtilen konuları kapsayan sınavda başarılı olması durumunda resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim olarak atayabilir. Ancak Bakanlık adayın, üniversite mezuniyetinin bir parçası olarak veya lisansüstü derece kanalıyla gerekli olan bilgiye sahip olduğunu

ETBİR

Et Üreticileri Birliği

İVHO

İstanbul Veteriner Hekimler Odası

VHSD

Veteriner Halk Sağlığı Derneği

belgelemesi halinde sınav şartından vazgeçebilir. Adaylardan, gerekli olan bilgiyi, veteriner hekim olarak nitelik kazandıktan sonra temel veterinerlik eğitiminin bir parçası olarak alınan bir eğitim yoluyla veya mesleki tecrübe kanalıyla edinenler, durumlarını sertifika ve benzeri belgelerle belgelemeleri halinde Bakanlık, bu adaylar için eksik olan konulara göre farklı sınavlar düzenleyebilir. Bu ihtiyaçlar çerçevesinde sertifikalı hayvan refahı sorumlusu yetiştirmek üzere düzenlenen eğitim programının içeriği ve detaylı bilgiye www.etbir.org web sitesinden ulaşılabilir.

ETBİR I KIRMIZI 19


SEKTÖRDEN HABERLER

EBK sözleşmeli besicilik yoluyla 100 bin baş hayvan alacak

Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Çalıştayı’ndan İletişim Fakülteleri’ne ‘Tarımsal Yayıncılık’ dersi önerisi

Et ve Balık Kurumu yerli üretimi artırmak amacıyla besicilerle 100 bin başlık canlı hayvan ithalatı için sözleşme yapıyor. Kurum, sözleşmeli besicilik yoluyla 100 bin baş hayvan alacak.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın düzenlediği “Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Çalıştayı”ndan, İletişim Fakülteleri’nde tarımsal yayıncılık dersleri okutulması önerisi çıktı.

H

ayvan satmak üzere EBK ile sözleşme imzalayan besicilere kesim tarihindeki alım fiyatları uygulanacak. Ayrıca alım fiyatlarımıza ilave olarak kilo başına 30 kuruş sözleşme pirimi ödenecek. Kesim tarihindeki fiyat sözleşme tarihindeki fiyatın altındaysa sözleşme tarihindeki alım fiyatı geçerli olacak. Besiyi Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında tamamlayarak hayvanını teslim eden çiftçilere ek olarak kilo basına 10 kuruş daha ödeme yapılacak. Besiye alınacak tosunlar; yerli ırk, kültür ırkı ve kültür ırkı melezi büyükbaş sığır cinsi erkek hayvanlardan oluşacak. Hayvanlar en az 6 aylık, en çok 2 yaşında olabilecek. Ağırlıkları 150-350 kg arasında değişecek hayvanlar çiftçiler tarafından 4-12 ay arasında besiye tabi tutulacak. Sözleşme gereği her besici en az 10 başlık sözleşme ve teslim yapmak zorunda. Besiye alınacak tosunlar ithal veya yerli olabilecek. Et ve Balık Kurumu’nun on ildeki kombinalarıyla sözleşme yapan besici, sözleşme yapacağı kombinaya hayvan başına 300 TL tutarında teminat verecek. Teminatlar kesim sonrası besiciye iade edilecek. Besi tosunlarının karkas ağırlığının böbrek yağları alınmış olarak % 57 verimli olması isteniyor. Karkas randımanı % 57’nin altında kalanlar, EBK’nın sözleşmeli besicilik modeli dışında uyguladığı alım fiyatlarına göre değerlendirilecek.

20 ETBİR I KIRMIZI

B

akanlığın, Şubat ayında Antalya’da düzenlediği çalıştay tarımsal yayıncılığın taraflarını ilk kez bir araya getirdi. “Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Çalıştayı”nın ön sonuç bildirisinde çiftçi eğitiminin önemine dikkat çekilerek, tarımsal yayım ve yayın faaliyetlerinde özel sektör, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kamunun işbirliği içinde çalışması gerektiği vurgulandı.

Uzmanlaşmış tarım muhabirlerine ihtiyaç var Beş gün süren çalıştayın sonucunda, tarımsal yayın dersinin üniversitelerde okutulmasının zorunluluğuna dikkat çekildi. Çalıştaya katılan akademisyenler, bazı ziraat fakültelerinde okutulan tarımsal yayım dersinin kapsamının genişletilerek tüm Ziraat ve İletişim fakültelerine yaygınlaştırılmasını önerdiler. Çalıştayda üreticilerin medyayı yakından takip ettiği belirtilerek, bunun yapılan anketlerde de ifade edildiği ve ‘yeni tarımsal yöntemleri ilk olarak hangi bilgi kaynağından öğreniyorsunuz’ sorusuna üreticilerin yüzde 51’lik oranla medyadan yanıtını verdiği belirtildi. Tarımsal yayıncılıkta uzmanlaşmış gazetecilere ihtiyaç duyulduğu vurgulanırken, Florida Üniversitesi’nde ‘Tarımda Medya ve İletişim’, Wisconsin Üniversitesi’nde ise ‘Tarımsal Gazetecilik’ derslerinin lisans düzeyinde fakültelerde okutulduğuna dikkat çekildi. Öneriyi dile getiren akademisyenlerden Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sezai Türk, tarımsal yayın dersinin özellikle iletişim fakültelerinde okutulması gerektiğini vurgulayarak, medyanın tarım sektörüne yabancı olduğunu söyledi. Türk, iletişim fakültelerinde verilecek tarımsal yayım dersi ile bu açığın giderileceğine dikkat çekti ve tarımsal yayımın çiftçi eğitimi için hayati öneme sahip olduğunu ifade ederek “uzmanlaşmış tarım muhabirlerine ihtiyaç var” dedi.


21


SEKTÖRDEN HABERLER

2012 yılı yatırım ve işletme kredileri Tarımda 2004 yılından itibaren kullandırılan, düşük faizli yatırım ve işletme kredileri uygulamasına devam ediliyor. Bu yıl damızlık etçi sığır yetiştiriciliği ve damızlık düve yetiştiriciliğine % 100 indirim ve 7.500.000, büyükbaş hayvan besiciliğine hem yatırım hem işletme döneminde % 50 indirimle 3.000.000 ve küçükbaş hayvan besiciliğine yatırım döneminde % 100, işletme döneminde % 50 indirimle 1.500.000 TL kredi kullandırılacak.

Z

iraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla dağıtılan krediler, toplam 23 kalemde bir çok tarımsal faaliyet alanını kapsıyor. Hayvancılıkta damızlık etçi sığır yetiştiriciliği, damızlık düve yetiştiriciliği, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanlarında % 100, diğer konularda %25 ile % 50 faiz indirimi sağlayan düşük faizli kredilerinden işletme kredileri için 18 ay, yatırım kredileri için ise 7 yıla kadar vade ile faydalanma imkanı bulunuyor. Hayvancılıkta; damızlık süt sığırı yetiştiriciliğinde üst limit 20 milyon TL, damızlık etçi sığır ve damızlık düve yetiştiriciliğinde 7.5 milyon TL, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde 5 milyon TL, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve besiciliğinde limit 3 milyon TL, küçükbaş hayvan besiciliğinde 1,5 milyon TL, yaygın bitkisel ve hayvansal üretim, traktör alımı, tarımsal mekanizasyon, arazi alımı ve diğer konularda 500.000 TL olarak belirlendi. Hayvancılık işletmesi kurmak veya işletme kapasitesini büyütmek isteyenlere yatırım ve işletme kredisi kullandırılacak. Buna göre; n Damızlık etçi sığır yetiştiriciliğinde 10 baş ve üzeri n Damızlık düve yetiştiriciliğinde 50 baş ve üzeri n Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde 10 baş ve üzeri n Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde koyun için en az 50 baş, keçi için en az 25 baş kapasite n Büyükbaş hayvan besiciliğinde 10 baş ve üzerinde besi sığırcılığı işletmesi n Küçükbaş hayvan besiciliğinde 100 baş ve üzerinde küçükbaş hayvan besi işletmesi Birden fazla üretim konusu için kredi talebinde bulunan bir yatırımcının kullanacağı kredi tutarı, krediye konu ürünlerden en yüksek kredi limitine sahip ürüne göre belirlenecek. Bu yıl düşük faizli yatırım ve işletme kredilerinde, iki alanda ilk kez kademeli faiz indirimi uygulanacak. Kredi miktarına göre damızlık süt sığırcılığında üç kademeli, yaygın hayvansal üretimde iki kademeli faiz uygulanacak.

22 ETBİR I KIRMIZI

Kredilerin vadesi Bu yıl verilecek düşük faizli tarım kredilerinde vade; işletme kredilerinde 1.5 yılı, yatırım kredilerinde 7 yılı aşmamak üzere Ziraat Bankası ve Tarım Kredi tarafından belirlenecek. Geçen yıl yatırım kredisi onaylanmış, ancak krediyi alamayan üretici ve yatırımcılar, geçen yılki indirim oranları ile kalan kredilerini kullanabilecekler. Yeni alacakları kredi ise bu yılın şartlarına göre kullandırılacak. Yeni yatırım için olduğu gibi, mevcut işletmelerin satın alınmasında da düşük faizli kredi kullanılabilecek. İşletme satın alımda kullanılacak kredi limitleri ve faiz indirim oranları kararnamede belirtilen faaliyet konularındaki kredi ve faiz tutarı ile aynı olacak. Arazi alımında hem yatırım hem de işletme kredilerinde yüzde 25 faiz indirimi uygulanacak. Arazi satın alma kredisinin üst limiti 500 bin lira olabilecek.

Kredilerden kimler yararlanamayacak? Geçmiş yıllarda kullandırılan kredilerde, mevcut yatırım kredisine ait anapara tutarının yüzde 30’u ödenmeden aynı üretim konusundaki başvurulara yeni yatırım kredisi kullandırılamayacak. Ayrıca, diğer kamu kuruluşlarınca verilen faiz indirimli destek, hibe, teşvikler kapsamında kredi alanlar Ziraat Bankası ve Tarım Kredi’nin vereceği faiz indirimli krediden yararlanamayacak. Yatırımcı bunlardan birini tercih edecek. Tasfiye olunacak alacaklar hesabında borcu bulunan veya bu hesaplarda kayıtlı olan borçları ertelenmiş veya taksitlendirilmiş veya yeniden yapılandırılmış olan ve geri ödeme süreci devam eden üreticilere bu kararname kapsamında kredi açılmayacak.


Kırmızı et ürünlerinde “Çiftlikten Sofranıza” izlenebilirlik…

www.afisiletisim.com

Özlem Et Mamülleri; üretimlerinin tüm aşamalarını kayıt altına almak üzere ‘Çitflikten Sofranıza İzlenebilirlik Sistemi’nin altyapısını oluşturuyor.

Özlem Et Mamülleri bilgi sistemlerinde etin temin edildiği hayvanın orijini, kesiminin ve parçalamanın yapıldığı yer gibi bilgileri kayıt altına almak üzere altyapıyı kurdu. Bu bilgi sistemiyle, herhangi bir istenmeyen durumda geriye dönerek sorunun kaynağının saptanması, ileriye doğru izleyerek kriz yönetim mekanizmalarının çalıştırılması sağlanarak, gıda güvenliğinde önemli bir adım gerçekleştirilecek.

Kaliteyi Güvenle Tüketin!

Özlem Et ve Et Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti.

23

Tepeören Mah. 34959 Akfırat - Tuzla / İSTANBUL Tel: (0216) 304 23 00 Faks: (0216) 304 23 06 e-posta: ozlemet@ozlemet.com.tr

www.ozlemet.com.tr

Alo Özlem: (0216) 304 23 00

Özlenen Kalite... Özlenen Lezzet...


SEKTÖRDEN HABERLER

Sanet Monoray Sistemleri Anuga Food Tec Fuarı’ndaydı Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından Anuga Gıda Fuarı’na, bu yıl ilk kez ‘Gıda Teknolojileri Fuarı’da eklendi.

2

7-30 Mart 2012 tarihleri arasında düzenlenen Anuga Food Tec Fuarı’na ülkemizden de çok sayıda firma katılım sağladı. 11 salonda düzenlenen fuarda, 38 Türk firması yer aldı. Et teknolojileri alanında üç firmanın katıldığı fuarda, diğer firmalar ambalaj ve gıda makineleri alanındandı. Anuga Food Tec’te yer alan et toknolojileri firmaları, kesimhaneler için modern monoray sitemleri üreten Sanet Ray Kesimhane ve Monoray Sistemleri Ltd. Şti. ile birlikte Arı Makine ve Yiber Elektronik firmaları oldu. Bu yıl ilk kez düzenlenen Anuga Food Tec’in düzenlenmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Arı Makine Şirket Müdürü Turgut Arıcı fuarın oldukça geniş katılımcı portföyünün yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinden ziyaretçilerden de ilgi gördüğünü belirtti. Kırmızı et sektöründe kesimhane, depolama ve taşıma

24 ETBİR I KIRMIZI

alanlarında kullanım kolaylığı sağlayan ikiz ray sistemini geliştiren ve sektörün ihtiyaçlarına cevap vermek üzere karkas transfer rayları üreten Sanet Monoray Sistemleri, Anuga Food Tec ile ürünlerini Avrupalı kırmızı et firmalarına tanıttı. Fuarda ilgi gören ürünleri ile Türkiye’den teknoloji ihraç edecek olan Sanet yöneticisi Vet. Dr. Ahmet Yücesan fuar hakkında; “Ülkemizde ilk kez ikiz ray sistemlerini dizayn ederek kesimhanelerde uygulamaya geçirmiştik. Artık yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da hem büyükbaş hem de küçükbaş kesimhane projelerini uyguluyoruz. Anuga Food Tec bu anlamda yabancı firmalarla bağlantı kurmak ve ihtiyaçlarına cevap verebileceğimizi görmek açısından önemli bir kazanım oldu” dedi. Anuga Food Tec iki yılda bir düzenlenmeye devam edecek ve gelecek organizasyon 24-27 Mart 2015 tarihlerinde olacak.


ETBİR I KIRMIZI 25


ADVERTORIAL

SEKTÖREL TEKNOLOJİ

Ecofrigo;

Monoraylı et kasası bizim işimiz!

2008’de bu yana Ankara’da faaliyetlerini sürdüren Ecofrigo, et kasası üretimde liderliği bırakacak gibi görünmüyor. Monoraylı et kasasının bazı teknik özellikleri n

n

n

G

ıda güvenliği zincirinin en önemli halkalarından birini oluşturan soğuk zinciri bozmadan ürün naklini ve teslimini sağlamak özellikle et sektörü için hayati bir öneme sahip. Karkas et naklinin en gerekli ihtiyacı olan soğutuculu ve monoraylı kasa sistemi imalatında, Ecofrigo ciddi çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Sektörde her geçen yıl daha güçlü olarak müşterilerine hizmet veren Ecofrigo, frigorifik et kasası üretimine ağırlık vermiş durumda. Teknolojiyi ve müşteri taleplerini doğru tespit eden firma teslimatlarını hızlandırdı. Monoraylı kasa üretimi ile ilgili bilgi veren Ecofrigo Satış Yönetmeni Hakan Taze, “Türkiye’ de yakın zamana kadar birkaç firma dışında monoraylı et kasası

n kullanan firma yoktu. Sektör büyüdükçe firmalar kaliteye yatırım yapmaya başladı” diyor. Monoraylı et kasalarının kullanım kolaylığı, şık dizaynı ve sağlamlığıyla tercih edildiğini söyleyen Taze; Et ve Balık Kurumu, Kayarlar Et ve Erşan Et’ in dışında Antalya’nın köklü firmalarından Markoç Et, Ankara’dan Öztaş Et ve Demireroğulları Et , İstanbul’dan Aydos Et’in monoraylı Ecofrigo kasalarını kullanmaya başladığını belirtiyor. İmalatlarının et sektöründe beğeniyle karşılandığını ifade eden Hakan Taze iddiasını şöyle sürdürüyor: “Et sektöründeki bütün firmalar Ecofrigo ayrıcalığı ile monoraylı et kasasını kullanacaklar. Farkı anlayacaklar!” Ayrıntılı bilgi için: www.ecofrigo.com.tr

26 ETBİR I KIRMIZI

n

n

n

Kanca ve ray sistemlerinde, kasa yapısını güçlendirmek amacı ile kullanılan destek profilleri ısı köprüleri oluşturmayacak şekilde dizayn edilmiştir. Tavanda özel dizayn edilmiş alüminyum raylar, karkasın hareketini sınırlayan Cr-Ni sabitleyiciler ve Cr-Ni kancalar ile şık ve sağlam çözümler sunar. Panel iç yüzeyinde ithal, % 48 hasır cam takviyeli, güçlendirilmiş CTP ile darbe dayanımı arttırılmıştır. Zeminde kullanılan kırmızı renkte, minimum 5 mm kalınlığında iki bileşenli zemin kaplaması sayesinde, zemin panelleri darbeye dayanıklıdır. Uzun ömürlüdür ve kolay temizlenebilir. Et Taşıma Rayı: Tavanda 2’’ sıcak daldırma galvaniz borudan imal 5 sıra ray. Kancalar: İthal DIN 250 normunda, 750 kg/adet taşıma kapasiteli, et ile temas eden yüzeyi 304 kalite Cr-Ni’ den mamul. Güvenlik: Kancaların sabitlenebilmesi için alüminyumdan mamul, Cr-Ni kilitleme mekanizmalı ray taşıyıcıları.


AutoMatic

“Filo Yöntimi”

PO ve ETBİR İŞBİRLİĞİ PETROL OFİSİ’nden ETBİR üyelerine avantajlı yakıt Petrol Ofisi Automatic Filo Yönetimi;

Araç filonuzun akaryakıt tüketimlerini Türkiye’nin en geniş istasyon ağına sahip Petrol Ofisi istasyonlarından, tanımlayacağınız limitler dahilinde herhangi bir ödeme yapmaksızın ve gelişmiş otomasyon altyapısı sayesinde % 100 kontrollü olarak sağlayan Filo Yönetim Sistemidir. Sistem, ülke genelinde yaklaşık 1750 Petrol Ofisi istasyonunda ücret ödemeden, aracınızdan inmeden, pompa fiyatları üzerinden yapılacak indirimle yakıt almaya imkan sağlayacaktır. İster bir araç isterseniz şirketinizin tüm araçları sisteme girebilir. Şirket personellerine nakit veya kredi kartı vermeye ihtiyaç kalmaz. Araç ve dönem bazında yakıt tüketim kontrolü sağlanır. İstasyondan fatura almak için beklemeye gerek kalmaz. Ayın 1-15 arası yakıt alımlarınızı içeren fatura ayın 15’inde, 16-30’unu içeren fatura 30’unda kesilir ve devam eden ayda 30 gün vadeyle ödenir. Ödemeler Garanti Bankası, İşbankası, TEB ve Denizbank’taki Kredili Mevduat Hesabınızdan çekilecektir.

Ücretsiz cihaz montajı ve kullanımı

Filoya ait araçların hareket ve harcamalarını internet üzerinden takip ve anında müdahale Araç veya filo / TL veya litre bazında limit atama ve limit iptali Araç veya filo bazında bölge kısıtlaması ile gün, saat, tarih ve vardiya kısıtlaması

Başvuru Petrol Ofisi Satış ve Müşteri Hizmetleri Bölümü Tel: 212 329 17 00

Detaylı bilgi www.etbir.org www.automatic.com.tr


HAYVANCILIK

Mera Kanunu değişikliği ve tarım arazilerinin bölünmesinin önlenmesiyle,

Yem maliyetleri düşürülecek! Hayvancılıkta maliyetleri düşürmek için yürütülen çalışmalar hız kazandı. Özellikle et fiyatlarını düşürmek için alınan tedbirler piyasaları rahatlatsa da kalıcı çözüm için yapısal tedbirlerin alınması zorunluluğu sektör paydaşlarının ortak görüşüydü. Bakanlık bu doğrultuda Mera Kanunu’nda değişiklik ve tarım arazilerin miras yoluyla bölünmesinin önlemek üzere yasal düzenlemeye gidiyor.

H

ayvancılığın en önemli ihtiyacı olan yem maliyetini, dolayısıyla hayvansal ürün maliyetlerini düşürmek üzere Mera Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Değişiklik tasarısıyla atıl durumda bekleyen 2 milyon hektar mera alanını ülke ekonomisine kazandırması hedefleniyor. Yeni düzenlemeye göre kullanılmayan mera alanları, ıslah edilmek şartıyla hayvancılık işletmelerinin hizmetine sunulacak.

Yıllık 15 milyon ton kaba yem açığı var Hayvancılık maliyetinin yüzde 70’ini kaba yem oluşturuyor. Yıllık yaklaşık 50 milyon ton kaba yem ihtiyacı bulunan Türkiye’nin kaba yem üretimi ise 35 milyon ton. Kaba yem ihtiyacının karşılanmasında doğal ve en ucuz kaynak olan meraların etkin kullanımıyla, atıl durumdaki alanların değerlendirilmesinin yanı sıra, 15 milyon tonluk açığın kapanmasına da katkı sağlayacak. Bu amaçla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ülke genelinde mera alanlarının yeniden tespit ederek hayvancılık yapmak isteyen girişimcilerin hizmetine sunacak. Kullanıma açılacak meraların kullanım süreleri ve şartları, barınak büyüklükleri ve uygulamaya ilişkin diğer yönetmelikle belirlenecek. Türkiye’nin 8,7 milyon hektar mera

28 ETBİR I KIRMIZI


alanı bulunuyor. Ancak tahsisli şekilde kullanılan alan 2,3 milyon hektar. Yeni düzenlemeyle, sınırları belirlenmiş ama atıl durumda bekleyen 2 milyon hektar mera alanının ıslah edilirken, mera tespit ve sınır belirleme çalışmalarına devam edilecek.

Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi engellenecek Öte yandan tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin önlenmesi amacıyla da çalışmalar sürdürülüyor. Günümüzde 20 milyona ulaşan parsel sayısı, tarımsal verimliliğin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Bakanlıkça yürütülen çalışmayla Medeni Kanun’da düzenleme yapılarak, kanundaki mirasla ilgili mevcut hükümleri değiştirmek hedefleniyor. Miras yoluyla bölünmenin önüne geçilmesiyle, tarım arazilerinin giderek küçülmesi ve ekonomik parsel büyüklüğünün altına düşerek verimsizleşmesinin engellenmesi amaçlanıyor. Bu amaçla Tarım Bakanlığı, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle birlikte bir çalışma yürütüyor. Bu doğrultuda Bakanlık, tarla tarımı yapılan alanlarda arazi toplulaştırma çalışmalarına hız verecek. 2012 yılı sonuna kadar 2 milyon hektar alanın toplulaştırma projelerinin tamamlanması hedefleniyor. Devam eden yıllar için ise yıllık 1 milyon hektar alanın toplulaştırılmak üzere projelendirilmesi öngörülüyor. Bakanlık, tarım arazilerinin bölünmesini önlemek üzere hazırladığı yasa tasarısını son şeklini köy muhtarları, çiftçiler ve diğer paydaşlardan oluşan 50 bin kişiyle yapacağı anketin sonucuna göre belirleyecek. Anket için köy muhtarları, çiftçi önderleri, kooperatif, birlik, vakıf, dernek, oda ve borsa temsilcileri ile yüz yüze görüşülecek. Ankette miras paylaşımı, hisseli arazilerin hissedarlardan birinde toplanması, işletmelerin parçalanması gibi konularda görüşler alınacak.

ETBİR I KIRMIZI 29


GÜNDEM

Gıda mevzuatında yapılan yeni düzenlemelerin odak noktası

Gıda Güvenliği Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun ardından 2011 yılı sonu itibarıyla yürürlüğe girmeye başlayan, kısaca Yeni Gıda Mevzuatı olarak adlandırılan yasal düzenlemeler, hayvan refahından izlenebilirliğe kadar gıda üretiminin ve satışının tüm aşamalarını düzenleyen çok sayıda yönetmeliği kapsıyor.

T

oplumun güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak ve Avrupa Birliği ile uyum esasları dikkate alınarak 13 Haziran 2010’da yayınlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun gereği ve tamamlayıcısı olan 102 yönetmelik yeni yılla birlikte artık yürürlüğe girdi. Yeni mevzuat kapsamında hayata geçecek olan değişiklikleri kamuoyuna bir toplantıyla aktaran Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker mevzuatın kapsamını; “Hedefimiz vatandaşlarımızın daha sağlıklı, daha hijyenik, daha güvenilir gıdaya ulaşması. Bu kanunun uygulanmasıyla birlikte AB ülkelerinde insanlar hangi standartta gıda tüketiyorsa, vatandaşlarımız da

30 ETBİR I KIRMIZI

aynı standartlarda güvenilir gıdayı tüketecektir” sözleriyle özetledi. “Gıda, tarım sektörünün tüketiciye, kentliye dönük yüzüdür” diyen Bakan, o nedenle sadece üreticilerin değil herkesin gıda sektörün bir paydaşı olduğuna dikkat çekerek, kanun ve düzenlemelerde birinci amacı bu şekilde oluşturduklarını belirtti. Yapılan düzenlemeler ile insan sağlığı ve beslenmesi ve ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyan hayvan ve bitki varlığının hastalık ve zararlılara karşı korunması, mücadele yöntemleri, hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların önlenmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Gıda üretimi konusunda Türkiye’yi AB standartlarına ulaştırması hedeflenen düzenlemeler gıda güvenilirliği sisteminin kurulmasına odaklanıyor. Gıda güvenilirliği sisteminin insan, hayvan ve bitki sağlığının yüksek seviyede korunmasının yanı sıra, gıda ürünleri ihracatının artışına katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye’nin marka alanını gıda oluşturuyor Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin sürdüğüne işaret eden Bakan Eker, bu konuda Türkiye’nin yaşayabileceği en büyük problemin, gıda konusunda olacağını söyleyenler olduğunu


hatırlatarak, “Bu gıda kanunuyla, bu mevzuatla aslında Türkiye’nin AB standartlarını çok rahat bir şekilde yakaladığını, yakalayabileceğini ve uygulama kabiliyetine sahip olduğunu göstermiş oluyoruz. Aslında bu AB’yle uyumun ve entegrasyonun da gıda ve gıda sektörüyle ilişkili olarak daha kolay olacağını göstermesi bakımından önemli” dedi. Ticari olarak Türkiye’nin marka alanını gıdanın oluşturduğuna dikkat çeken Mehdi Eker, Türkiye kelimesinin yurt dışında gıda ile olduğu kadar başka hiçbir endüstriyel ya da teknoloji ürünüyle anılmadığını vurguladı ve çıkarılan mevzuatın bu açıdan da büyük önemi bulunduğunu kaydetti.

Ürün kaynağına kadar izlenebilecek Gıda güvenliği için oluşturulan stratejik plan çerçevesinde 12 ayrı eylem planı hazırlandığını belirten Eker, yapılan mevzuat düzenlemelerinin içeriğini şöyle değerlendirdi: “Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, alkollü ve alkolsüz içecekler, takviyeli gıdalar vb. ile ilgili eylem planı hazırlandı. Bir başka husus işletme kaydı ve onayı. Daha önce sadece gıda üretim yerleri kayıt altına alınırken, bundan sonra sadece üretim yapan

değil, toplu tüketim ve satış yerleri de kayıt altına alınacak. İzleme güvenliği olacak. Yumurta hangi çiftlikten, ilden geldi bileceğiz. Et ve et ürünleri nerede imal edilmiş, hangi bölge, hangi çiftlikte imal edilmiş, bunu geriye doğru izleyebileceğiz. Ancak, sebze ve meyvede zaman alacak bunun başlaması. Tüketici sağlığının korunması amacıyla taklit ve hileli ürün üreten firmalar artık Bakanlıkça kamuoyuna açıklanacak. Eskiden bu yasa olarak mümkün değildi. Sadece ceza hak edenleri teşhir etmek dışında, toplum sağlığına katkı amacıyla da uygun ürün satan firmalara da ödül vereceğiz. Böylece iyi ve kötüyü birbirinden ayıracağız. Yem fabrikaları ve çiftlikler ürettikleri ve hayvanlara yedirdikleri yemlerin kaydını tutacaklar. Kendisi için de üretiyorsa, başkasına da satacaksa bunların kaydını tutacaklar. Hayvanlara kötü muamele yapılamayacak, gerek çiftlikte, gerek taşınırken, gerek kesilirken eziyet olmaması esas. Hayvanlara ayrılan alanın belli standardı olacak. Hayvanlara 8 saatten fazla yolculuk yaptırılmayacak. Belli aralıklarla dinlendirilecek. Çiftlikte üretim yapanlar, mandıra, kesimhane bunların sahipleri ve piyasaya arz edenler, bakkal, market, toptancı, depocu, bunların hepsi ürettiğinden ve sattığından sorumlu olacak.”

5996 sayılı Kanun’un ardından yapılan yasal düzenlemeler neler getiriyor?

Gıda ve Yem •

Önceden birden fazla kurum gıda güvenilirliği denetim sorumluluğunda iken; Bu kanun ile gıda konusunda tek yetkili otorite Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı oldu. Bakanlık bünyesinde ilk defa gıda ve yem güvenirliliği, hayvan sağlığı ve refahı, bitki sağlığı konularında bilimsel esaslara dayalı risk değerlendirmesi yapmak üzere “ Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı” oluşturuldu. Tek gıda otoritesi olan GTHB gıda üretim zincirinin her aşamasında olası risklerin halk sağlığı üzerine etkilerini bilimsel ve tarafsız olarak değerlendirerek gerekli tedbirleri alacak ve kamuoyu ile paylaşacak. Bilimsel temelli açıklamalar sayesinde bilgi kirliliği önlenecek. Bakanlık gıda denetim stratejik planını oluşturarak, ilk kez bu plan çerçevesinde 15 ayrı konu bazında eylem planlarını hazırladı. Önceden sadece gıda üreten işyerleri kayıt altında iken, şimdi “tarladan sofraya gıda güvenilirliği” prensibi kapsamında gıda işi ile uğraşan tüm işletmeler kayıt altına alınacak. Yeni uygulanması planlanan izlenebilirlik sayesinde marketten alınan etin ve meyvenin hangi çiftlikten ya da bahçeden elde edildiği bilinecek ve güvenilir olduğundan emin olunacak. Vatandaş da denetimin bir parçası haline gelecek. Alo 174 gıda hattının daha etkin kullanılması sağlanacak. Coğrafi işaret almış tarım ve gıda ile ilgili ürünler Bakanlıkça denetlenecek, geleneksel

ETBİR I KIRMIZI 31


GÜNDEM

“Türkiye, yurt dışında gıda ile olduğu kadar başka hiçbir endüstriyel ya da teknoloji ürünüyle anılmıyor.”

• •

• •

ürünlerimiz korunacak. Tüketiciyi aldatan ve sağılığını tehlikeye atan firmalar Bakanlıkça kamuoyuna açıklanacak. Haksız rekabet önlenecek. Birincil üretim kayıt altına alınacak (çiftlik, sera,tarla) İşini doğru yapan firmalar da teşvik etmek amacıyla çeşitli uygulamalar yapılacak. Gıda üretiminde sorumluluk işletme sahibinde olacak. İnsan sağlığına uygun olmayan hayvansal ve bitkisel ürünler toplatılacak. Hayvanlara kötü muamele yapılmayacak, taşınırken, kesilirken eziyet çektirilmeyek. Yem işletmeleri ve çiftlikler

32 ETBİR I KIRMIZI

• •

ürettikleri ve hayvanlara yedirdikleri yemlerin kaydını tutacaklar. Gıda ve yemde üretimin durdurulması, piyasaya arz ve tüketimin engellenmesi, toplatılması ve benzeri ihtiyati tedbirler alınabilecek. Gıda işletmecisi, kendi faaliyet alanının her aşamasında Kanun’da belirtilen şartları ve izlenebilirliği sağlamakla yükümlü kılındı. Gıda etiket bilgileri, kolayca okunabilecek. Gıda etiketlerinde günlük karşılama miktarı (GKM) uygulamasına ilk defa yer verildi. Bu uygulama ile tüketiciler, tükettikleri gıdanın bir porsiyonunun ‘enerji, şeker,

toplam yağ, doymuş yağ, tuz’ açısından günlük ihtiyaçlarının ne kadarını karşıladığı bilgisine ulaşabilecekler. Böylece günlük olarak alınması gereken enerji ve besin öğesi miktarları daha kolay kontrol altında tutulabilecek ve bu uygulama obezitenin önlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Etiketleme mevzuatı kapsamında daha önce de yer alan, bazı hassas tüketici gruplarına yönelik uyarı hükümleri artırıldı. Belli tüketiciler tarafından tüketilmemesi gereken veya kısıtlı miktarlarda tüketilmesi gereken bazı gıda bileşenlerinin gıdadaki varlığını işaret eden uyarı cümleleri etiketlerde daha fazla yer alacak.


Hayvan Sağlığı •

Ülkemize ithal edilecek hayvan ve hayvansal ürünlerin sınırda, sınır kontrolü sağlanacak. Kontrol daha önce varış işletmesinde yapılıyordu. İhracatçı ülkedeki tesisler ve karantina merkezleri yerinde denetlenecek. Hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele kapsamında, ülkemiz genelinde hayvan hastalıkları kontrol altına alınacak, bölgesel ve ülkesel eradikasyon sağlanacak. Tazminatlı hayvan hastalıklarının kapsamı genişletilerek kuduz, brusella (koyun-keçi), kuş gribi, yalancı tavuk vebası (Newcastle)

hastalıkları tazminatlı hale getirildi ve mezbahanelerde sığır tüberkülozu hastalığı tespit edilen hayvan sahiplerine de tazminat ödenmesi imkanı sağlandı.

standartlar geliştirildi. •

Zoonoz ve zoonotik etkenlere karşı antimikrobiyal direnç izlenecek, doğru antibiyotik ve uygun miktarda kullanımı sağlanacak. Veteriner Sağlık Ürünleri (aşı, ilaç, biyolojik madde vb) üretimi ile ilgili GMP (İyi Üretim Uygulamaları) ve GLP (İyi Laboratuvar Uygulamaları) standartları geliştirildi ve uygulamaya konuldu.

Hayvan ticareti yapan celepler, hayvan nakli ile iştigal eden nakliyeciler, hayvan nakil araçlarının sürücüleri, nakliyeye eşlik eden hayvan bakıcıları, ilk kez belirli bir eğitim programına tabi tutularak yetkilendirilecek ve kayıt altına alınacak.

Ev-süs hayvanlarının satıldığı, üretildiği, barındırıldığı ve eğitim verildiği yerlerle ilgili olarak hayvan refahı, hayvan hakları ve AB normlarına uyumlu olarak

Bitki Sağlığı •

Bitki sağlığındaki kayıt, ruhsatlandırma ve uygulama prensipleri insan ve çevre sağlığına duyarlı ve AB ile uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlendi.

Bitkisel üretim materyali üretimi (tohum, fide ve fidan) AB ile uyumlu olacak şekilde kayıt altına alınacak ve çiftçi ektiği tohumun diktiği fidan ve fidenin nerden geldiğini bilecek.

Bitki hastalık ve zararlısı taşıma riski olan her türlü materyalin ithalat ve ihracat esnasındaki kontrolü AB ile uyumlu hale getirilerek etkin bir karantina denetimi yapılması sağlandı. İlk defa bitki sınır kontrol noktaları oluşturuldu.

Bitki koruma ürünlerinin (zirai ilaç vb.) kullanımından kaynaklanan insan ve çevre sağlığı risklerinin azaltılması amacıyla bu ürünleri uygulayanların eğitimi ve sertifikalandırılması ve yapılan uygulamaların çiftçi tarafından kayıt altına alınması sağlanacak. Çiftçiler ilaç kullanımı için ilk kez sertifikalandırılacak.

Bitki koruma ürünlerinin üretimi, ithalatı, depolanması ve satışı ile ilgili hususlar çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde uluslararası normlara uygun hale getirildi. İlaç üretim yerlerinin standartları ilk defa belirlendi.

ETBİR I KIRMIZI 33


DOSYA

Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol;

“Temel yaklaşımımız tüketiciye güvenilir gıda arzının teminidir.” 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve buna bağlı olarak yayımlanan yönetmelikler ile tebliğlerin tüm gıda sektöründe bir çok sorunu zaman içerisinde ortadan kaldırması bekleniyor. Ancak önemli olan, mevzuatta yer alan kriterlerin gıda işletmeleri tarafından etkin bir şekilde uygulanması.

G

ıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndaki yeni yapılanmayla birlikte Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü de Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü olarak yeniden düzenlenmişti. Bir akademisyen olarak çalışmalarıyla gıda sektöründe yakından tanınan ve geçtiğimiz günlerde Genel Müdürlüğe atanan Prof. Dr. İrfan Erol ile yeni görevi ile birlikte kurumun yeni yapısı hakkında görüştük. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ndeki başarılı kariyerin ardından atandığınız Genel Müdürlük görevinde başarılar diliyoruz. Bu atama Bakanlıktaki yeni yapılanma ile birlikte yeniden düzenlenen Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü için de yeni bir dönemin başlangıcı. Genel Müdürlükteki bu düzenleme ve değişiklikler neleri kapsıyor? Gıda üretimi ve tüketimi her toplum için sağlık, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan büyük önem arz etmektedir. Toplumların öncelikli amacı, yeterli düzeyde gıda arzını sağlarken, tüketici sağlığının da en üst düzeyde korunmasını temin etmek olmalıdır. Her yıl milyonlarca insan gıda kaynaklı hastalıklardan dolayı hayatını kaybetmektedir. Gıda (gıdanın üretimi, işlenmesi ve hazırlanmasında kullanılan su da dahil) pek çok mikrobiyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikenin kaynağı olabilmektedir. Üretimden tüketime uzanan gıda zincirinin her aşamasında bu tehlikeler mevcut bulunmakta ve gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda gıdaya bulaşması kaçınılmaz hale gelmektedir. Türkiye; gerek halk sağlığını korumak gerekse ihracat yapabilmek amacıyla, gıda güvenilirliği ve kalitesi alanında yasal süreci, uygulamaya aktarımını ve sanayi adaptasyonunu hızlandırmıştır. Avrupa Birliği ile müzakereler sürecine hazırlık aşamasında, AB gıda mevzuatını izlemek suretiyle ulusal mevzuatını uyumlaştırmakta ve uygulamaya dönük altyapısını güçlendirmektedir.

34 ETBİR I KIRMIZI

Bakanlığın sorumlu alanlarına göre ana üretim bazında yeniden yapılanma ile AB ile müzakere sürecinde Genel Müdürlükler içerisinde konu bazında yeniden düzenleme ihtiyacı doğmuştur. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nde de Daire Başkanlıkları itibariyle yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Genel Müdürlük 11 Daire Başkanlığından oluşmaktadır. İlk defa Türkiye’deki risk değerlendirme faaliyetlerini koordine etmek üzere “Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı” kurulmuştur. Ayrıca gıda ile birlikte yürütülen yem ile ilgili konular “Yem Daire Başkanlığı” bünyesinde toplanmıştır. Gıdanın üretimi, satışı, denetimi gibi tüm süreçleri kapsayan geniş bir sorumluluk alanınız var. Yeni Gıda Mevzuatı’nında yürürlüğe girmesiyle ülkemiz tarımı ve gıda sanayi için de yeni bir dönem başlayacak. Bu süreç ne gibi değişiklikler getirecek? AB ile 12. fasıl müzakereleri çerçevesinde faslın açılışı öncesindeki ön koşullardan biri olan 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı ve Gıda ve Yem Kanunu” 13 Haziran 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.


Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün yeni düzenlemelerle ortaya çıkan görevleri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bünyesinde 6 Haziran 2011 tarihinde 639 sayılı KHK ile kurulan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün görevleri: • Güvenilir gıda ve yem arzını sağlamak. • İzlenebilirlik esaslarını belirlemek. • Gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeleri üreten işyerlerinin kayıt ve onay işlemleri ile üretim ve satış yerlerinin kontrol ve denetimlerini yapmak veya yaptırmak. • Gıda, yemler ile gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin giriş ve çıkış gümrük kapılarını tespit ve ilan etmek. • Veteriner sınır kontrol noktalarını ve bunların çalışma esaslarını belirlemek. • Yem ve yem katkı maddeleri, tescili, satışı ve denetimi ile ilgili usul ve esasları belirlemek ve denetlemek. • Yem ve yem katkı maddelerinin üretimini ve satışını yapan işletmelerin onay verme esaslarını belirlemek ve onay verme işlemlerini yapmak. • Hayvan kimlik sistemi ve hayvan hareketlerini kontrol etmek. • Canlı hayvan, bitki, hayvansal ve bitkisel ürünler ile gıda ve yemin dış ticareti ile ilgili sağlık şartlarını, sınır kontrol noktalarını ve bunların çalışma esaslarını belirlemek ve yürütmek. • Bitki, hayvan, gıda ve yem güvenirliğini gözeterek tüketiciyi ve halk sağlığını korumak amacıyla tedbirler almak.

5996 sayılı Kanun; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı gıda güvenilirliği, veterinerlik ve bitki sağlığı alanında “tek yetkili otorite” olarak belirlemektedir. Bakanlık, bu alanlarda düzenlemeler yapmaya ve ilgili kontrol ve denetimleri yürütmeye yetkili kurum olarak belirlenmiş olup, gerek gördüğü durumlarda ilgili taraflara görev ve sorumluluk verme yetkisini elinde bulundurmaktadır. 5996 sayılı Kanun ile 5 temel kanun yürürlükten kaldırılarak, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin tüm mevzuat bir çatı altında toplanmıştır. Yapılan düzenlemelerde en önemli husus gıda güvenilirliğine yapılan vurgu. Gıda güvenilirliğini sağlamak üzere öngörülen değişikliklerden bahseder misiniz? Bakanlığımızın birinci önceliği gıda güvenilirliğini sağlamaktır. Bu konu 2010-2014 yıllarını kapsayan Stratejik Planımızda da yer almıştır. Gıda güvenilirliğinin önemli bir bölümünü oluşturan gıda hijyeninin teminine yönelik yürütülen denetim ve kontroller; ithalat ve ihracatta yapılan kontroller dahil birincil üretim aşamasından tüketiciye kadar olan tüm aşamalarda işletmelerin onay/kayıtları ile şüphe, şikayet, izleme, izlenebilirlik, gözetim, denetim ve HACCP (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) tetkiki gibi farklı resmi kontrolleri içermektedir.

Onaya tabi gıda işletmelerinde üretilen hayvansal gıdalara sağlık işareti veya tanımlama işareti taşıma zorunluluğu getirildi. Sağlık işareti insan tüketimine uygun olan hayvanlara uygulanması gereken, kesimhanenin onay numarasını ve işletmenin bulunduğu ülkeyi belirten bir işaret. Tanımlama işareti ise tesisin bulunduğu ülke ve tesisin onay numarasını belirten bir işaret.

Bakanlığın Gıda Güvenliği Politikası • • • • • • • •

Çiftlikten Çatala Gıda Güvenilirliğini sağlamak. Kodeks Alimentarius ve AB müktesebatı ile uyumlu mevzuat hazırlayarak yayımlamak. Tüketiciye güvenilir gıda arzını sağlamak. Tüketici sağlığını yüksek seviyede korumak. Tüketici haklarını korumak. Sürdürülebilir ve etkin kontrol ve denetim yapmak. Sektörde haksız rekabeti önlemek. Ülke ihracatının geliştirilmesine katkıda bulunmak.

ETBİR I KIRMIZI 35


DOSYA Resmi kontrollerin planlanması; risk esaslı bir değerlendirmeden sonra ürün, işletme, yöre, bölge, ülke, içerik temelli kriterlerin analiz sonuçlarına göre belirlenmektedir. Burada temel yaklaşım, Avrupa Birliği’nde olduğu gibi gıda güvenilirliğinin temininde asıl sorumluluğun gıda işletmecisinde olmasıdır. Riske dayalı resmi kontrol sisteminde; işletmenin asgari teknik ve hijyenik şartları, önceki kontrollerden edinilen bilgi ve deneyimler ile gıda işletmecilerinin uyguladığı otokontrol sonuçları dikkate alınmaktadır. Bu amaca yönelik çalışmalarda ilgili tüm paydaşlarla işbirliği yapılması, güvenilir gıda bilincinin toplumun tüm kesimlerince benimsenmesi önemli görülmektedir. Bu nedenle, “tarladan sofraya” etkin bir gıda ve yem denetiminin halkımızla işbirliği halinde sağlanması böylece tüketiciye güvenilir gıda arzının temini, Bakanlığımızın temel yaklaşımıdır. Tüketiciler için sağlanan izlenebilirlik, etiket değişiklikleri gibi kolaylıkların içeriği nelerdir? Gıda işletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla, üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında, sorumluluğundaki gıdanın, gıdaya ilave edilecek her türlü maddenin ve gıdanın elde edildiği hayvanın takibinin yapılabilmesi için, bir sistem oluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığa sunmak zorundadır. Piyasaya arz edilecek gıda, izlenebilirliği sağlamak amacıyla uygun şekilde etiketlenmek veya Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelerle uygun şekilde tanımlanmak zorundadır. Tüketiciler için izlenebilirliğin sağlanması amacıyla gıdaların etiketlenmesine ilişkin genel kuralları içeren etiketleme mevzuatı da yenilenmiş olup, yeni hazırlanan “Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği” 2011 yılının sonunda yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmeliğin amacı; son tüketiciye ve toplu tüketim yerlerine

Yönetmelikler neler getiriyor? 5996 sayılı Kanuna hukuki dayanak teşkil etmek üzere AB mevzuatına uyum amacıyla pek çok yönetmelik yayımlanmış ve bu konuda mevzuat çalışmaları devam etmektedir. Yayımlanan yönetmelikler ile gıda ürünlerinin tarladan çatala kadar izlenebilirliğin sağlanması amacıyla kayıt altına alınması ve AB hijyen kriterlerinin uyulması sağlanacaktır. Bu yönetmeliklerden;

Gıda Hijyeni Yönetmeliği; tüketicinin korunmasını sağlamak amacıyla gıda işletmecisinin, gıdanın birincil üretiminden son tüketiciye arzına kadar uyması gereken gıda hijyenine ilişkin genel kuralları içermektedir.

Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik; onay kapsamındaki hayvansal

gıda üreten işletmeler dışında gıda üreten işletmeciler ve perakendeciler (satış ve toplu tüketim yerleri) Bakanlığımıza kayıtlarını yaptırmak zorundadır. Hayvansal gıda üreten işletmelerden; et, süt, yumurta, balıkçılık ve insan tüketimine uygun hayvansal yan ürün üreten işletmeler ise faaliyete geçmeden önce şartlı onay belgesi, daha sonra onay belgesi almak zorundadır. Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren onaya tabi gıda işletmeleri, 31.12.2012 tarihine kadar onay almak zorundadır. Ancak, işletmesinin modernizasyonuna dair planları sunması ve bu planların Bakanlığımız tarafından da onaylanması durumunda bu işletmeler 31.12.2013 tarihine kadar onay almak zorundadır.

Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği; hayvansal gıda üreten

gıda işletmecilerinin uyması gereken özel hijyen gerekliliklerini belirlemektedir. Onaya tabi olan gıda işletmecileri, ürettiği hayvansal gıdaları sağlık işareti veya sağlık işaretinin uygulanmasının öngörülmediği durumlarda tanımlama işareti uygulamadan piyasaya arz edemezler. Gıda işletmecisi ürün etiketlerinde onay numarasını içeren tanımlama işaretini belirtmek zorundadır. Kesimhane işletmecisi, menşe çiftlik bünyesinde tutulan kayıtları içeren ilgili gıda zinciri bilgileri sağlanamayan hayvanları işletmesine kabul etmeyecektir.

Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik;

hayvansal gıdaların resmi kontrol esaslarını belirlemektir. Bakanlık kesimhanelerde ve parçalama tesislerinde en az bir Resmi veya Yetkilendirilmiş Veteriner Hekim görevlendirecektir.

36 ETBİR I KIRMIZI


arz edilen gıdaların genel etiketleme kurallarını, beslenme yönünden etiketleme kurallarını ve gıdalardaki beslenme ve sağlık beyanlarına ilişkin kuralları belirlemektir. Yönetmelikle tüketiciler temel bilgi kaynağı olan gıda etiket bilgilerini 12 Punto büyüklüğü kullanılacağı için daha kolay okuyabileceklerdir. Tüketiciler, tükettikleri gıdanın bir porsiyonunda enerji, şeker, toplam yağ, doymuş yağ ve tuz açısından günlük ihtiyaçlarının ne kadarının karşılandığı bilgisini etikette bulabilecektir. Bu uygulama obezitenin önlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Şartlı onay belgesi ile faaliyete geçen işletme üç ay içerisinde yerinde ikinci bir resmi kontrole tabi tutulmakta ve kontrolün sonucunun uygun olması halinde işletme şartlı onay belgesi onay belgesine çevrilmektedir.

Mevzuat gereğince, gıda amaçlı hayvansal ürün üreten ve mevzuatın yayımından sonra faaliyet gösteren işletmeler onay almadan faaliyette Resmi kontrollerin bulunamazlar. Onay almadan faaliyet gösteren işletmeler için idari yaptırım planlanmasında temel uygulanmaktadır.

yaklaşım, Avrupa Birliği’nde olduğu gibi gıda güvenilirliğinin temininde asıl sorumluluğun gıda Belli tüketiciler tarafından işletmecisinde olmasıdır. tüketilmemesi veya kısıtlı miktarlarda Riske dayalı resmi tüketilmesi gereken bazı gıda bileşenlerinin gıdadaki varlığını işaret kontrol sisteminde; eden uyarı cümleleri etiketlerde işletmenin asgari teknik belirtilecektir. Örneğin; bazı ürünlere duyarlı olan tüketiciler ve farklı yaş ve hijyenik şartları, önceki grupları için alerjenler gibi. kontrollerden edinilen Kırmızı et sektörüne yeni mevzuata bilgi ve deneyimler ile gıda ilişkin uyarılarınız neler olacak? işletmecilerinin uyguladığı Hayvansal gıda üretimi yapan onaya otokontrol sonuçları tabii gıda işletmelerinin faaliyete geçmeden önce “Gıda İşletmelerinin dikkate alınmaktadır. Kayıt ve Onay Yönetmeliği”nde belirtilen gerekli bilgi ve belgelerle birlikte işletmenin bulunduğu Bakanlığımız İl Müdürlüğüne başvurmaları gerekmektedir.

İbraz edilen bilgi ve belgelerde eksiklik olmaması halinde işletme bina, alt yapı ve ekipman açısından İl Müdürlüğü kontrol görevlileri tarafından yerinde resmi kontrole tabi tutulmakta, kontrol sonucunun uygun olması durumunda gıda işletmesine şartlı onay belgesi ve işletme onay numarası verilmektedir.

Onaya tabi gıda işletmelerinde üretilen hayvansal gıdalara sağlık işareti veya tanımlama işareti taşıma zorunluluğu getirilmiştir. Sağlık işareti, “Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik” uyarınca kesim öncesi ve kesim sonrası veteriner hekim muayenesinden geçen ve eti insan tüketimine uygun olan evcil tırnaklı hayvanlar ile memeli av hayvanları (tavşanımsılar hariç) ve büyük av hayvanlarına uygulanması gereken kesimhanenin onay numarasını ve işletmenin bulunduğu ülkeyi belirten bir işarettir.

Tanımlama işareti; sağlık işaretinin uygulanması gerekenler ile yumurtalar dışındaki hayvansal gıdaların taşıması gereken “Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği” uyarınca tesisin bulunduğu ülke ve tesisin onay numarasını belirten bir işarettir. Gıdanın paketinden ve/veya ambalajından çıkarılması veya başka bir tesiste daha ileri düzeyde işlenmesi durumunda bu işlemleri gerçekleştiren tesisin onay numarasını belirten yeni bir işaretin hayvansal gıdaya uygulanması gerekmektedir. “Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği” ve “Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik” ile getirilen, kesime sevk edilen hayvanların gıda zinciri bilgisinin bulunması şartı özellikle kimliği belirsiz, hasta veya hastalık şüphesi olan, kalıntı arınma süresi tamamlanmamış veteriner ilacı uygulanmış hayvanların kesim için sevk edilmesini engelleyecektir. Tüm kesimhane, et parçalama tesisleri ve av hayvanı işleme tesislerinde resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekimin görevlendirilmesi ise hijyen paketinin getirdiği ve güvenilir etin piyasaya arzının sağlanmasına önemli katkı sağlayacak yeniliklerden biridir. İşletmelerde görevlendirilecek olan resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekimlerin mesleki

ETBİR I KIRMIZI 37


DOSYA yeterliliklerinin tespiti, görev ve sorumlulukları detaylı olarak belirlenmiştir. Kesime sevk edilen hayvanlara eşlik edecek gıda zinciri bilgisinin aranması, çiğ süt kriterlerine uyum zorunluluğu ile halen faaliyet gösteren gıda işletmelerinin belirlenen hijyen kurallarına uyumları gibi bazı önemli konularda mevzuatın uygulanmasında sıkıntı yaşanmaması adına geçiş süreleri belirlenmiştir. Konuya ilişkin yönetmeliklerin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren onaya tabi gıda işletmeleri, 31.12.2012 tarihine kadar onay almak zorundadır. Ancak, işletmesinin modernizasyonuna dair planları sunması ve bu planların Bakanlığımız tarafından da onaylanması durumunda bu işletmeler 31.12.2013 tarihine kadar onay almak zorundadır.

Yönetmeliklerin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren onaya tabi gıda işletmeleri, 31.12.2012 tarihine kadar onay almak zorunda. Ancak, işletmesinin modernizasyonuna dair planları sunması ve bu planların Bakanlık tarafından da onaylanması durumunda, bu işletmeler 31.12.2013 tarihine kadar onay alabilecek.

Düzenlemelerden başarılı sonuç alınabilecek mi? Avrupa Birliği’ne entegrasyon çalışmalarının bir sonucu olarak 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve buna bağlı olarak yayımlanan yönetmelikler ve tebliğlerin tüm gıda sektöründe bir çok sorunu zaman içerisinde ortadan kaldıracağı söylenebilir. Ancak burada önemli olan husus, yayımlanmış olan mevzuatta yer alan kriterlerin, gıda işletmeleri tarafından etkin bir şekilde uygulanmasıdır. Teknolojiye ayak uydurma, güncel bilgi birikimine sahip olarak sanayiye rehber

Başlıca düzenlemeler •

5996 sayılı Kanun ile 5 temel kanun yürürlükten kaldırılarak, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin tüm mevzuat bir çatı altında toplanmıştır.

Kanun kapsamındaki kontrollerle ilgili analizleri veya hastalık ve zararlı organizma teşhisi yapmak üzere faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel kişilere ait laboratuvarlar için Bakanlık’tan onay alınma zorunluluğu getirilmiştir.

Birincil üretim hariç olmak üzere, gıda ve yem işletmecilerine, tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları (HACCP) ilkelerine dayanan gıda ve yem güvenilirliği sistemini kurmak ve uygulama zorunluluğu getirmektedir. Kanun ile idarî yaptırımları uygulamaya İl Müdürü yetkili kılınmıştır. Resmî kontroller sırasında, insan sağlığı, gıda ve yem güvenilirliği, bitki ve

38 ETBİR I KIRMIZI

hayvan sağlığı açısından tehlike oluşturması ve acil tedbirleri gerektirmesi durumunda, idarî para cezaları hariç olmak üzere diğer idarî yaptırımları uygulamada kontrol görevlisine de yetki verilerek herhangi bir olumsuzlukta anında müdahale edebilme imkânı sağlanmıştır. •

Kanun kapsamındaki konularla ilgili komisyonlar veya komitelerin kurulabilmesine ve ilgili kurum ve kuruluşlar ile diğer bakanlıklarla işbirliği yapılabilmesine imkân sağlanmıştır.

Ülkemizdeki büyük ve küçükbaş hayvanların tümünün kayıt altına alınmasını, bunların hareketlerinin izlenmesini ve bu hayvanlardan elde edilen gıda maddelerinin izlenebilirliğini sağlamayı hedeflemektedir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na hayvanların barınma, nakliye, itlaf ve kesim sırasındaki refahı


olma, tüketiciyi koruma ve uluslararası ticareti kolaylaştırma gıda mevzuatının ana ilkelerindendir. Gıda kontrol laboratuvarlarının akreditasyonu ve uygulanacak olan analiz yöntemlerinde bütünlüğün sağlanması da diğer önemli bir husustur. Kontrol sistemleri; son ürün kontrolüne dayalı reaktif kontrol sisteminden, üretim hattında kritik kontrol noktaları ve bu noktalarda oluşabilecek riskleri belirleyerek önlemleri zamanında alan ve böylece tüketicimize kabul edilebilir oranda risk taşıyan, daha sağlıklı ve kaliteli gıda maddesi sunma imkânı veren proaktif kontrol sistemine geçirilmek durumundadır. Bunun için HACCP ile birlikte, iyi hijyen uygulamaları (GHP) ve iyi üretim uygulamaları (GMP) da uygulanmak zorundadır. Bu sistemlerin başarıyla uygulanması hammaddeden başlayarak, tüketimin son aşamasına kadar belirli noktalarda kontrol ve analizler ile üretici, işletmeci, pazarlamacı, tüketici eğitimi ve işletmelerin kendi oto kontrollerinin tesis edilmesiyle mümkün olabilecektir. Etkin bir kontrol sistemini oluşturmada devlet kontrolleri yanında tüketicinin gıda kontrolü yapması, daha kaliteli ve sağlıklı ürünler için en etkili yoldur ve bu da bir eğitim çalışmasını gerektirmektedir. Bu itibarla kamu kuruluşları yanında gıda sanayi, mesleki ve sektörel kuruluşlar, üniversiteler, tüketici dernekleri ve medyaya da büyük görevler düşmektedir.

ile ilgili hususlar ile hayvan ıslahı konusunda düzenleme yapma yetkisi vermektedir. •

• •

Takviye edici gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca belirlenmektedir. Gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin AB ile uyum şartlarını ortaya koymaktadır. Tüm işletmelere kayıt/ onay zorunluluğu getirilmiştir. Gıda güvenilirliğinin sağlanması konusunda esas sorumluluk işletmecilere verilmiştir. Bağımsız, tarafsız, şeffaf ve bilimsel esaslara göre risk değerlendirmesi esasları belirlenmiştir. Tüm gıda zincirinde izlenebilirliğin sağlanması Kanunun bir diğer hedefidir. Tüm işletmecilere, ürettikleri gıda/yem veya bunların üretiminde kullanılacak hammaddelerin kaydını tutma zorunluluğu getirilmiştir. Gıdanın hangi

aşamalardan geçtiği geriye dönük olarak takip edilmekte, gıda güvenilirliğine ilişkin sorunların kaynağı tespit edilerek, zamanında ve etkin müdahale yapılmaktadır. •

Resmi kontroller, çok yıllık ve yıllık bazda, risk esasına dayalı olarak hazırlanan kontrol planları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

Tarım ve gıda ile ilgili coğrafi işaret veya geleneksel ürün adlarının kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunun denetlenmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na verilmiştir.

Belirli boyuttaki gıda ve yem işletmelerine, işin nev’ine göre, konu ile ilgili lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştırma zorunluluğu getirilmiştir.

Birincil üretim yapanlar dahil, hijyenle ilgili düzenlemeler kanun kapsamında ele alınarak cezai yaptırımlar getirilmiştir.

ETBİR I KIRMIZI 39


KIRSAL KALKINMA

IPARD Programı ve TKDK Uygulamalarında

Son Gelişmeler

2011 yılı yaz aylarında Avrupa Komisyonu’nca onaylanarak yetki devrini alan Kırsal Kalkınma Programı kapsamındaki hibe ve krediler için başvuru çağrıları devam ediyor. Bugüne dek beş çağrı ilanı yapılan IPARD Programı’na ilgi ve gelinen aşama hakkında Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Kerem Akgündüz’den bilgi aldık. IPARD Programı’nın ne olduğunu kısaca hatırlatmak bakımından özetler misiniz? Ülkemizin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde geçmişten günümüze kadar uzanan süreç içerisinde, en önemli ayaklardan birisini de “mali işbirliği” oluşturmaktadır. Kısaca anımsatmak gerekirse; 2007–2013 katılım öncesi dönemi için diğer aday ülkelere olduğu gibi, ülkemize sağlanan Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA) beş ana bileşeninden birisi de “Kırsal Kalkınma” bileşeni IPARD’dır. AB’nin Ortak Tarım Politikası ve Kırsal Kalkınma Politikasına yönelik müktesebatının uygulanması ve tarım sektörü ile kırsal alanların sürdürülebilir gelişiminin AB tarafından desteklenmesi suretiyle; ülkemizin tarım ve kırsal alanların geliştirilmesi konularında yürütmekte olduğu çalışmalara yeni bir ivme kazandıracak olan bu bileşene ilişkin fonlar kapsamında, AB tarafından Türkiye’ye ayrılan bütçe toplam IPA bütçesinin yaklaşık %18’i olmak üzere 874 milyon Avro’dur. Türkiye’nin de katkısıyla bu fonlar 1 milyar 165 milyon Avro’ya kadar ulaşmakta olup; yatırımcının da katkısı düşünüldüğü zaman tarım sektöründe 2 milyar Avro’nun üzerinde yatırım tesis edilebilecek bir program kapsamından bahsediyoruz.

40 ETBİR I KIRMIZI


Fonların hedefi nedir? Bu fonlarla; tarım sektörünün genelinde olduğu gibi, kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımızın gelir düzeyinin yükselmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi, doğal kaynakların korunarak kullanılması ve zenginliklerin tüm insanlarımıza yansıtılması en temel hedefimizdir. Bu doğrultuda; genel olarak IPARD Programı ile hedeflenen yatırımlar vasıtasıyla tarım sektörünün sürdürülebilir modernizasyonuna katkı sağlanması; gıda güvenliği, veterinerlik, bitki sağlığı, çevre ve diğer ilgili olabilecek AB müktesebatının üstlenilmesinin teşvik edilmesi ve standartların iyileştirilmesi; kırsal alanların sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlanması ve Programın ikinci fazında uygulamaya konulacak yerel kırsal kalkınma stratejileri ve tarım-çevre tedbirlerinin uygulanması için hazırlık faaliyetlerinin yapılması amaçlanmaktadır.

Program kapsamında hangi faaliyetler destekleniyor? IPARD Programı kapsamında süt ve et üretimi; et, süt, meyve ve sebze, ve su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması faaliyetleri; kırsal gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ihtiyacını karşılamak üzere arıcılık ve bal üretimi, tıbbi ve aromatik bitki ve süs bitkileri üretimi olmak üzere modern çiftlik faaliyetleri; kırsal turizmin, kültür balıkçılığının ve yerel ürünlerin geliştirilmesi faaliyetleri ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler yaş, kadın, dağlık alan gibi pozitif ayrım kriterlerine göre % 50’den % 65’e kadar hibe oranlarıyla desteklenmektedir. Bu amaçla AB hibe fonlarının, 2007-2013 döneminde, kırsal kesimde yaşayan vatandaşlara, çiftçilere, üretici örgütlerine ve tarım sektöründe faaliyet gösteren işletmelere proje karşılığında ve sözleşmelerine uygun olarak kullandırılmaktadır. Program; ‘kişi başına milli gelir, gelişmişlik farkı, göç verme durumu ve tarımsal potansiyel gibi kriterler dikkate alınarak, Avrupa Komisyonu ile yapılan müzakereler sonucunda belirlenen ilk fazda 20 , ikinci fazda 22 olmak üzere toplam 42 ilimizde uygulanmaktadır.

Şimdiye kadar edindiğimiz deneyimlere göre, ülkemizde kırsal kesimdeki paydaşlar için nispeten yeni olan bu destek türünün başvuru prosedürleri, potansiyel faydalanıcılarımıza ilk etapta zor görünebiliyor. Mevcut prosedürlerin Bakanlığımızın veya Kalkınma Ajansları’nın sağladığı benzeri diğer ulusal desteklere oranla ağır olması faktörü, başvuru yoğunluğunun beklenenden daha düşük olmasına yol açabiliyor. Bununla beraber; tarım sektörümüzün konuya ilgisinin gitgide artmakta olduğunu da memnuniyetle gözlemliyoruz.

IPARD Programı nedir? AB tarafından aday ülkeler için tahsis edilen IPARD fonlarının üye ülkelerde uygulanmakta olan yapıya benzer bir sistem - Genişletilmiş Merkezi Olmayan Uygulama Sistemi - çerçevesinde kullandırılması öngörülmüştür. Bu sistem ile öngörülen gereklilikler doğrultusunda; program otoritesi olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı belirlenmiştir. Bakanlık çalışmaları neticesinde; 25 Şubat 2008 tarihi itibariyle Avrupa Komisyonu onayıyla yürürlüğe giren IPARD Programı hazırlanmıştır. Bununla beraber; Programın uygulanmasından sorumlu olarak “AB ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakların, ülkemizde kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için kullanılmasını sağlamak” amacıyla, 4 Mayıs 2007 tarihinde 5648 sayılı kanun ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu resmen kurulmuştur. IPARD fonlarının uygulanabilmesi için ön gereklilik olan ulusal akreditasyon ve Avrupa Komisyonu’ndan yetki devri alma süreci; 2007 yılından bu yana çok yoğun bir şekilde sürdürülen akreditasyon çalışmaları neticesinde, yasal düzenlemeler, fiziki koşulların temini, personel istihdamı ve eğitimi, prosedürel hazırlıklar, teknik kurumlarla işbirliği çalışmaları, tanıtım ve bilgilendirme gibi pek çok faaliyetin başarıyla gerçekleştirilmesiyle tamamlanmıştır. Bunun sonucunda 29 Ağustos 2011 tarihli Komisyon Yetki Devri Kararı alınarak, Tarım ve Kırsal Kalkınma Faslı açılış kriterlerinden birisi yerine getirilmiştir. IPARD fonlarının % 93 bütçesine tekabül eden üç tedbir kapsamında TKDK Merkezi ve 20 İl Koordinatörlüğü için yetki devri alınmıştır. IPARD Programının birinci uygulama dönemi, ulusal akreditasyon süreci ve AK’nin yetki devri kararını takiben başlamıştır. ETBİR I KIRMIZI 41


KIRSAL KALKINMA AB’nin Ortak Tarım Politikası ve Kırsal Kalkınma Politikası’na yönelik müktesebatının uygulanmasına ilişkin fonlar kapsamında, AB tarafından Türkiye’ye ayrılan bütçe toplam IPA bütçesinin yaklaşık % 18’i olmak üzere, 874 milyon Avro’dur. Türkiye’nin de katkısıyla bu fonlar 1 milyar 165 milyon Avro’ya kadar ulaşmakta, yatırımcının da katkısı düşünüldüğünde tarım sektöründe 2 milyar Avro’nun üzerinde yatırım tesis edilebilecek bir Program kapsamından bahsediyoruz. 2011 yaz aylarından itibaren 5 çağrı ilanı yayınladınız. Tarım sektörünün konuya ilgisi nasıl, talep toplanabiliyor mu? Yetki Devri kararını müteakiben Kurumumuz tarafından şimdiye kadar sırasıyla; 1-22 Ağustos 2011, 5 Eylül – 5 Ekim 2011, 19 Aralık 2011-10 Ocak 2012, 1-20 Şubat 2012, 15 Mart – 13 Nisan 2012 tarihleri arasında olmak üzere toplam 537 milyon 814 bin 704 Avro destek bütçesi ile 5 başvuru çağrısına çıkılmıştır. Hedeflenen proje sayısına ve planlanan destek tutarına ulaşılmak üzere ve süreçteki zaman kısıtı da dikkate alınarak; Kurumumuz tarafından değerlendirme, proje uygulama ve ödeme süreçleri hızlandırılmıştır. Söz konusu başvuru çağrılarını önümüzdeki dönemde çok sayıda yeni çağrı ilanları takip edecek. Şimdiye kadar edindiğimiz deneyimler doğrultusunda, açıkça ifade etmek gerekirse; ülkemizde kırsal kesimdeki paydaşlar için nispeten yeni olan bu destek türünün başvuru prosedürleri, potansiyel faydalanıcılarımıza ilk etapta zor görünebilmektedir.

42 ETBİR I KIRMIZI

Mevcut prosedürlerin Bakanlığımızın veya Kalkınma Ajansları’nın sağladığı ve benzeri diğer ulusal desteklere oranla ağır olması faktörü, başvuru yoğunluğunun beklenenden daha düşük olmasına yol açabilmektedir. Ancak, bu zorlukların bilincinde olarak diğer yoğun çalışmalarımızın yanı sıra; tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri de Merkez ve İl Koordinatörlüklerimiz tarafından üstün gayretlerle sürdürülmektedir. Bakanlığımız bünyesinde yer alan Programın Yönetim Otoritesi’nin koordinasyonuyla gerçekleştirilen söz konusu faaliyetlerimiz kapsamında; 2011 yılı 1. ve 2. çağrı dönemlerinde, başvuru rehberleri, teklif toplama kuralları gibi yaklaşık 160.000 adet bilgilendirme dokümanı ve 640 bilgilendirme ve tanıtım faaliyeti ile 11,000 potansiyel faydalanıcılara ulaşılmıştır. 2012 yılı içerisinde de tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin yaklaşık 110.000 adet basılı ve görsel materyal ile sürdürülmesi öngörülmektedir. Bununla beraber; günümüze kadarki başvuru çağrıları kapsamında alınan başvuru sayılarına baktığımız zaman, tarım sektörümüzün konuya ilgisinin gitgide artmakta olduğunu da memnuniyetle gözlemliyoruz.

Tarımsal işletmelerin yeniden yapılandırılması ve Topluluk standartlarına ulaştırılmasına yönelik yatırımlar kapsamında diğer tedbirlere ve sektörlere kıyasla, et ve süt sektörüne daha yoğun bir ilgi söz konusu. Proje içerikleri daha çok hangi ihtiyaçlara göre şekilleniyor? Süt veya et hangisine ilgi daha fazla? IPARD Programı kapsamında desteklenen projelerin içerikleri, tarım sektörümüzün ulusal stratejilerimiz ve amaçlarımız bağlamında ve AB ile entegrasyonunun göz önünde bulundurulmasıyla geliştirilmesi doğrultusunda şekillenmektedir. Tarımsal ürün kalitelerinin artırılması, gıda güvenliğinin sağlanması, pazarlama zincirlerinin iyileştirilmesi, üreticilerin rekabet gücünün artırılması, kırsal kesimin gelirlerinin yükseltilmesi ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi ihtiyaçlarına yönelik projeler IPARD kapsamında desteklenmektedir. Et ve süt sektörü bazında spesifik bilgi vermek gerekirse; iki sektöre de özellikle tarımsal işletmelerin yeniden yapılandırılması ve Topluluk standartlarına ulaştırılmasına yönelik yatırımlar kapsamında diğer tedbirlere ve sektörlere kıyasla daha yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Kendi içerisinde mukayese


yaptığımızda gelen proje başvuru sayıları karşılaştırıldığında, süt sektörüne yönelik ilginin arada çok büyük bir fark olmamakla beraber biraz daha yüksek olduğu ifade edilebilir.

Proje başvuru sahipleri gerekli şartları yerine getirebiliyorlar mı? Hangi alanlarda eksiklikler yaşanıyor? Gerek IPARD’ın ülkemizde uygulama açısından özgünlüğü, gerekse proje başvurusu ve uygulaması açısından mevcut prosedürlerin nispeten daha karmaşık oluşu ile Programa ilişkin ilgi ve bilgi aşamalı olarak gelişmekte ve dolayısıyla gerekli şartları yerine getiren uygun kalitede proje başvurusu sayısı kademeli olarak artmaktadır. Çağrılarda alınan başvuruların incelemeleri sonrasında görülmüştür ki; sunulan başvurular, prosedürlere uygun olarak hazırlanamayabilmektedir. Bunun sonucu olarak sektördeki kişi ve kuruluşların proje hazırlama kapasitelerinin düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede; danışman firmalara ve potansiyel başvuru sahiplerine yönelik tanıtım ve eğitim faaliyetleri devam etmektedir. Proje hazırlamada güçlük yaşanmasından kaynaklı olarak danışman firmalara bağımlılığın azaltılması adına; Bakanlığımız tarafından da gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. Örneğin; Yönetim Otoritesi tarafından tarımsal yayım hizmetleri danışmanlarının, sivil toplum örgütlerinin ve danışman şirket uzmanlarının IPARD Programı kapsamındaki tedbirler konusunda eğitilmelerini amaçlayan bir eğitim projesi uygulanmaktadır. Proje sonunda, kamu ve özel sektör kuruluşlarında, IPARD Programı fırsatları ve gereklilikleri konusunda ayrıntılı bilgiye sahip geniş bir uzman havuzu oluşmuş olacaktır. Daha sonra bu uzmanlar, Programın ilk fazındaki 20 il genelinde potansiyel faydalanıcılara bilgi aktarıp kılavuzluk yapabilecek ve onlara Kurumumuza yönelik başvuruların hazırlanmasında yardımcı

olacaklardır. Bir diğer sorun ise; sektördeki potansiyel başvuru sahiplerinin finansal kaynak bulmada yaşadıkları sıkıntılardır. IPARD Programı kapsamında faydalanıcıların uygun görülen destek miktarına ilişkin yatırımı gerçekleştirmesi için alternatif finansal kaynaklarının devreye sokulması ihtiyacı söz konusudur. Bu doğrultuda; Kurumumuz tarafından gerek IPARD programının uygulanabilirliğini arttırmak, gerekse tarım sektöründe temel sorun alanlarından birisi olan kredilendirme konusunda çözüme destek olmak amacıyla, kırsal kredi mekanizmasının geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılmasına yönelik kamu ve özel bankalar nezdinde çalışmalar gerçekleştirilmiş ve 14 banka ile protokol imzalamıştır. IPARD Programına ilginin arttırılması ve proje red oranlarının azaltılması için gerekli analizler yapılarak nedenler ortaya konulmuş, uygulamalarının sadeleştirilmesi için gerekli prosedür ve IPARD Program modifikasyon önerileri belirlenmiştir. Gerekli modifikasyonların onaylanması için Komisyonun ilgili birimleri ile müzakereler sürdürülmektedir.

Hibe talep edilen rakamlar hangi aralıklarda gerçekleşiyor? IPARD Programı kapsamında potansiyel faydalanıcılar tarafından talep edilebilen hibe miktarları desteklenen tedbirlere ve sektörlere göre değişkenlik göstermektedir. 101 tedbiri için minimum yardım oranı 15.000’den 20.000 Avro’ya ve maksimum yardım oranı 500.000’den 1.000.000 Avro’ya, 103 tedbiri için minimum yardım oranı 25.000’den 50.000 Avro’ya ve maksimum yardım oranı 1.000.000’den 3.000.000 Avro’ya ve 302 tedbiri için minimum yardım oranı 10.000’den 15.000 Avro’ya ve maksimum yardım oranı 200.000’den 400.000 Avro’ya kadar değişebilmektedir.

ETBİR I KIRMIZI 43


KIRSAL KALKINMA Şimdiye kadar kaç başvuru yapıldı, kaçı kabul edildi? Bugüne kadar toplam 5 Başvuru Çağrı ilanı yayınlanmıştır. Bunlardan ilk dört başvuru çağrısı kapsamında toplamda 536 proje başvurusu Kurumumuza iletilmiştir. İlk iki başvuru çağrısı kapsamında ise proje değerlendirme ve seçim süreci tamamlanmış olup buna göre; 1. Başvuru Çağrısı kapsamında gelen 41 proje başvurusundan 4 proje desteklenmeye uygun bulunarak sözleşmeleri imzalanmış ve 2. Başvuru Çağrısı kapsamında ise gelen toplam 207 proje başvurusundan ise 61 proje uygun olarak seçilmiştir. 2. Başvuru Çağrısı kapsamında uygun bulunan projelerin sözleşmelerinin imzalanma süreci devam etmekte olup; 3. ve 4. Başvuru Çağrıları kapsamında gelen başvuruların değerlendirme süreçleri de halen sürdürülmektedir.

Yapılan incelemelerde proje ret sebepleri, düşük bir oranla idari kontroller aşamasında eksik evrak sunulması ile IPARD uygunluk kriterlerine uygun olmayan başvuruların gelmesi ve daha yüksek oranla teklif alma kurallarına uygun olmayan teklifler ve belgeler sunulmasından kaynaklanıyor.

Kabul edilmeyen başvuruların önemli eksiklikleri nelerdi? İlk iki Başvuru Çağrısı kapsamında kabul edilen projelerin yanı sıra toplamda 37 proje reddedilmiştir. Bunlara yönelik kısa bir değerlendirme ortaya koymak gerekirse; İl Koordinatörlüklerimiz ve Merkezimiz tarafından yapılan incelemelerde proje ret sebeplerinin, düşük bir oranla idari kontroller aşamasında eksik evrak sunulmasından ve ayrıca IPARD uygunluk kriterlerine uygun olmayan başvuruların gelmesinden kaynaklandığı gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra; ekseriyetle görülen odur ki, daha yüksek oranla teklif alma kurallarına uygun olmayan teklifler ve belgeler sunulmasından kaynaklı olarak söz konusu proje başvuruları reddedilmiştir. Bu doğrultuda; Kurumumuz uzman personeli tarafından önlem olarak, potansiyel faydalanıcılarımızın en çok sıkıntı yaşadığı alanlarda, özellikle teklifler konusunda bilgilendirme faaliyetlerine başlanmıştır. Yapılan tüm bu değerlendirmeler ve çalışmalar sonucunda, uygun bulunan proje sayısında önemli ölçüde artış sağlanmaya başladığını ifade edebiliriz. Bu durum ayrıca, Kurumumuz tarafından uygulanan AB IPARD Fonlarına her geçen gün ilginin daha da arttığının bir göstergesi olmuştur.

Ülkemizde eksiklik olarak gördüğünüz, ancak talep olmayan alanlar var mı? IPARD Programı’nın çerçevesi ve dolayısıyla, destek verdiği tedbir grupları ve sektörler bellidir. Bu zamana kadar gelen başvurular incelendiğinde; Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Pazarlanması alt tedbirinden hiç başvuru olmaması ve bununla beraber, Su Ürünlerinin İşlenmesi

44 ETBİR I KIRMIZI


ve Pazarlanması alt tedbirinden ve kanatlı eti sektöründen de çok az sayıda başvuru gelmesi, bu sektörlerde IPARD Programı’na yeterince ilgi olmadığını düşündürmektedir. Özellikle kanatlı eti sektöründen IPARD fonlarına gösterilen ilgilinin az olmasının nedenleri Kurumuzca araştırılmış; bu doğrultuda, talebi arttırmak üzere tespit edilen kapasitelerle ilgili bir takım Program değişikliği önerileri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın ilgili birimine iletilmiştir.

Çiftçi ve yatırımcılarımızı bir kez de buradan ihtar etmek adına uyarılarınız nelerdir? Çiftçilerimiz ve yatırımcılarımız, herhangi bilgi taleplerini veya sorularını Kurumumuzun İl Koordinatörlükleri ve Merkezi bünyesinde kurulmuş bulunan Yardım Masasına şahsen başvuru yolu ile veya resmi yazı, faks ve Kurum resmi web sayfasındaki “yardım masası” uygulaması aracılığıyla iletebilirler. Ayrıca, Türkiye’nin her yerinden ulaşılabilir olan 444 85 35 no’lu telefon hattı, sorularını telefon vasıtasıyla yöneltmek isteyen soru sahipleri için mesai saatleri içinde faal durumdadır. Kurumumuz tarafından, IPARD Programı kapsamında hazırlanacak projelerde uyulması gerekli kurallar ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında potansiyel başvuru sahiplerine yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri sürekli olarak gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda; Başvuru Çağrı Rehberleri, Teklif Alma Kuralları, İş Planı Hazırlama Rehberi, Başvuru Formu Hazırlama Rehberi gibi pek çok bilgilendirme dokümanları ile broşür ve bilgi kartları TKDK web sitesinde (www.tkdk.gov.tr) yayınlanmaktadır. Ayrıca bu dokümanlar basılı olarak TKDK İl Koordinatörlükleri tarafından başvuru sahiplerine sunulmaktadır.

Bu doğrultuda; başvuru sahiplerinin hazırlayacakları projeler için özellikle bazı hususlara dikkatlerini çekiyoruz. Öncelikle, Kurumumuz tarafından yayınlanan tüm bilgilendirme dokümanlarını dikkatli ve detaylı bir şekilde incelemelerini ve karşılaştıkları sorun veya sorular ile ilgili İl Koordinatörlüklerimizde bulunan yardım masalarına başvurmalarını öneriyoruz. Başvuru sahiplerine yönelik tüm resmi bilgilendirmelerin TKDK tarafından yapıldığı, bunun dışında diğer kişi ve kurumlar tarafından yapılan bilgilendirme ve yönlendirmelerde TKDK’nın herhangi bir sorumluk kabul etmediği ve hiçbir danışman kişi veya kurumla yetki devri suretiyle bir ilişkisi olmadığı unutulmamalıdır. Yatırımın bütçelendirilmesi için alınacak tekliflerde, Teklif Alma Kurallarına kesinlikle uyulmalı, teklifler ve tekliflerle ilgili diğer tüm belge ve dokümanlar bu rehberdeki kurallara uygun olarak hazırlanmalıdır. Tekliflerle ilgili pek çok konuda doğrudan projenin ret edilmesine kadar giden bir süreç söz konusu olduğundan tüm kurallara uyulması ve TKDK web adresinde yayınlanan “Teklif Alma Örnek Formları”ndan yararlanılması önerilmektedir. Bu doğrultuda; özellikle sıklıkla karşılaşabildiğimiz bir sorun olan hazırlanacak projelerde kopya ve manipülasyonlara karşı dikkatli olunmalı ve bu yöndeki girişimlerden mutlaka kaçınılmalıdır. Başvuru yapılacak tedbirin uygunluk kriterleri mutlaka sağlanmalı ve tedbir ile ilgili tüm belge ve dokümanlar başvuru paketinde eksiksiz olarak yer almalıdır. Son olarak vurgulamak gerekirse; başvuruların tesliminde, Kurumun iş yükü de dikkate alınarak gecikmelerin ve olası aksaklıkların önüne geçilebilmesi için son başvuru teslim tarihi beklenmeden daha erken bir tarihte başvuruların tesliminin başvuru sahiplerinin lehine olduğu unutulmamalıdır.

ETBİR I KIRMIZI 45


KAMU

Niğde Tarım Cezaevi büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıktan sonra

Modern Et Kombinası ile kamuya hizmet veriyor Yaklaşık 100 kurumun et ihtiyacını karşılayan Niğde Açık Cezaevi Et Kombinası’nın tüm üretim aşamalarında hükümlülerin alın teri ve emeği bulunuyor. Üretilen etler kendi laboratuarlarında incelendikten sonra tüketime sunuluyor.

N

iğde Açık Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren İş Yurdu Müdürlüğü Et Kombinası bölgenin kesimhane ihtiyacının önemli bir kısmına cevap veriyor. Atıl işgücünü ekonomiye kazandıran kombinanın işletmesinden de sorumlu olan Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Murat Yılmaz tesis ve çalışma sistemleri hakkında bilgi verdi.

Kurum bünyesinde faaliyet gösteren kombina ne zaman kuruldu? Kombinamız 2010 yılının Haziran ayında faaliyete başladı. Yaklaşık 3 milyon lira maliyeti olan kesimhane inşaatına 2009 yılının Nisan ayında başladık. İşyurdu ve hükümlülerin katkısıyla tesis toplam 1 milyon 250 bin liraya mal edilerek, 2010 Haziran ayında deneme kesimine başlandı.

Kombinanın teknik imkânları ve kapasitesi hakkında bilgi alabilir miyiz? Kombinamız 1.sınıf ruhsatlı bir kesimhanedir. Kesimhane günlük 100 adet büyükbaş ve 500 adet küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip. Tesiste 8 adet soğuk hava deposu

46 ETBİR I KIRMIZI


bulunuyor. Şimdilik ayda 150 ton civarı bir et üretimimiz var. Bunun yaklaşık 90 tonu kemiksiz olarak işlendikten sonra satışa sunulmaktadır. Üretimimizi herhangi bir hizmet satın almadan, tamamen hükümlülerin istihdamı yolu ile gerçekleştirmekteyiz. Ülke genelinde pek çok ceza infaz kurumunun et ihtiyacını karşılayacak durumdayız.

Neden böyle spesifik bir alanda faaliyete başlama kararı aldınız? Ülkemizde Ceza İnfaz Kurumlarında çalışan personel, hükümlü ve tutukluların sayısı göz önüne

alındığında, ihtiyaçlar doğrultusunda mesleki eğitim ve meslek edindirme çalışmalarının önemi ortaya çıkmaktadır. ”4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun” un temel amacı, hükümlü ve tutukluların meslek edinmeleri, sivil hayatta yaşamlarını daha iyi ve suçtan uzak olarak devam ettirebilmelerini sağlanmaktır. Bu amaçla cezaevlerinde çeşitli iş kollarında faaliyet gösteren atölyeler vardır. Kurumumuz bünyesinde uzun yıllardır hayvancılık iş kolu faaliyetlerini sürdürmekte idi. Ahırlarımızda sağmal hayvan, besi ve küçükbaş olmak üzere yaklaşık

1500 kadar hayvanımız mevcuttur. Kars, Kırşehir gibi besicilik faaliyetlerinde bulunan cezaevlerinin hayvanları da kombinamızda kesilmektedir. İl içi resmi kurumlara ve kendi cezaevimize yetecek kadar, eski yöntemlerle hizmet veren bir kesimhanemiz vardı. Yeni ve modern bir kesimhane fikri ile birlikte üretimdeki kalitemiz ve standartlarımız en üst seviyeye ulaştı. Şu an il içi ve il dışı cezaevleri ve diğer resmi kurumlarla birlikte yaklaşık 100 kurumun et ihtiyacını karşılamaktayız. Tüm üretim aşamalarında hükümlülerimizin alın teri ve emeği vardır. Üretilen etlerimiz kendi laboratuarımızda incelendikten sonra tüketime sunulmaktadır.

Kurum bünyesinde uzun yıllardır hayvancılık iş kolu faaliyetleri sürdürülmekteydi. Ahırlarda sağmal hayvan, besi ve küçükbaş olmak üzere yaklaşık 1500 kadar havyan mevcut. Kars, Kırşehir gibi besicilik faaliyetlerinde bulunan cezaevlerinin hayvanları da kombinada kesiliyor. ETBİR I KIRMIZI 47


KAMU

Personel ihtiyacının hükümlülerden sağlıyorsunuz. Bu alanda çalışmış tecrübeli kişiler var mı? Kesimhanemiz kurulurken Kasaplık mesleğini icra etmiş bir infaz koruma memuru arkadaşımız ve daha önce kombinalarda çalışmış 3–4 hükümlü ile başladık. Şu an profesyonel anlamda hizmet verebilen 15–20 kasap hükümlümüz yetişmiş bulunmaktadır. Toplam 40 hükümlü ve 10 personel ile 1 Veteriner Hekim kadromuz bulunuyor. Ayrıca Gıda Mühendisimiz de atandı, yakın bir zamanda görevinin başında olacaktır.

Kombinanın müşterileri, alıcıları kimlerden oluşuyor?

48 ETBİR I KIRMIZI

Kurumunuza talep var mı? Yaklaşık olarak 80 cezaevine et göndermekteyiz. İzmir’den Sinop’a oradan Mardin. Diyarbakır, Mersin’e kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada hizmet vermekteyiz. İl içi ve merkez ilçelerdeki okullar, hastaneler ve birçok resmi kuruluşlara et veriyoruz. Şu an gelen taleplerin tamamını karşılayamamaktayız. Kombinamıza ait binamıza ek bir hizmet binası inşaatımız devam etmektedir. Tamamlandığında daha geniş bir hizmet ağına hitap etme imkânına ulaşacağız.

Rekabet koşulları bakımından Niğde çevresinde diğer kombinaların yapısı nasıl? Fiyat politikamızı belirlerken piyasa

aktörleri ile eşit koşullarda hareket ediyoruz. Hayvan alırken piyasa fiyatları ile eşit bir politikamız vardır. Aynı şekilde satarken de piyasa koşulları içerisindeyiz. Piyasa realitesine uygun davranmamızdan dolayı ve ödemelerdeki düzenimizle, bölgede önemli bir marka olduk. Bu da bölgesel fiyat belirlenmesinde önemli bir rol almamıza neden olmaktadır.

Kurum’un kombinanın yanı sıra sürdürdüğü hayvancılık faaliyetlerinden de bahseder misiniz? Kombinanın hizmete geçmesiyle birlikte kurumumuz kapasite artırımı çalışmalarına hız vermiş olup, yeni açılan ekime el verişli alanlarda silajlık mısır, arpa, fiğ ve yonca gibi yem bitkileri hasat sonucu


hayvancılık işkoluna devredilmiştir. Yeni inşaatı tamamlanan yaklaşık 1000 büyükbaş ve 2000 küçükbaş hayvan kapasitesi modern ahırlarda hijyenik koşullarda et ve süt hayvanı yetiştiriciliği de yapılıyor. 160 başlık açık besi ahırı ve 10 başlık süt sağım ünitesi yeni faaliyete başladı ve süt ineklerinden günlük ortalama 1500kğ süt elde edilmektedir. Büyükbaş hayvancılık iş kolunda 35 hükümlü, küçükbaş hayvancılıkta 15 hükümlü istihdam ediliyor. Bu hükümlülere iş ve meslek öğretilirken, çalışmaları karşılığında gündelik ödenmektedir. Aynı zamanda iş ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmaktadırlar. Bu işkollarımızda kesimlik hayvanların etleri Niğde ilinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye genelindeki Ceza İnfaz Kurumlarına satılmaktadır.

ETBİR I KIRMIZI 49


SEKTÖREL RÖPORTAJ

Gıda sektörünün önemli laboratuvarlarından

Kontrollab artık Bureau Veritas çatısında!

Gıda sektörüne uzun yıllardır hizmet veren Kontrollab tecrübesi Bureau Veritas’a devredildi. Kalite kontrol alanında dünyanın önde gelen kuruluşlarından olan Bureau Veritas, Türkiye’ye girmek için bilgi birikimine güvendiği Kontrol Lab’ı satın aldı.

G

ıda sektöründe deneyimli bir akredite laboratuvar olarak faaliyetini sürdüren Kontrollab Gıda Kontrol Laboratuvarı, dünyanın önemli kalite kontrol kuruluşlarından olan Bureau Veritas tarafından satın alındı. Kontrollab bundan böyle Bureau Veritas kuruluşu olarak uluslararası alanda laboratuvar çalışmalarını sürdürecek. Bureau Veritas Türkiye ve Mısır Sorumlusu Atanur Dikmen ile Türkiye ve Kontrollab’ı tercihleri ve devam eden çalışmaları hakkında görüştük.

Bureau Veritas, ülkemizin önemli gıda kontrol laboratuvarlarından Kontrollab ile girdiği işbirliği ile artık Türkiye’de de faaliyet gösteriyor. Türkiye’ye girme tercihini neden yaptınız? Türkiye’de üretimde kalite kontrol alanında çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’nin ve bölgenin ihracatta ve ithalattaki kalite kontrol gereksinimlerini geliştirmek ve kendimizi bu alanda ilerletmek istedik. Bu bakımdan en önemli sektörü gıda olarak gördük ve 2009 itibarıyla gıda operasyonunu Türkiye’de

50 ETBİR I KIRMIZI

kurmaya karar verdik. Yaptığımız piyasa araştırmalarında gıda alanında Türkiye’de uluslararası laboratuvar bulunmadığını gördük. Bu araştırmalar sırasında, yaklaşık bir yıl önce Kontrollab ile tanıştık. İlişkilerimiz ilerlerken bizim açımızdan Kontrollab ile yola çıkmanın doğru olacağına karar verdik. Bilgi ve birikiminin hedefimize ulaşmada faydalı olacağına inandığımız Kontrollab’ı bünyemize alarak Türkiye pazarında büyümek istedik.

Dünyadaki faaliyetlerinizden bahseder misiniz? 1828 yılında Fransa’da kurulan Bureau Veritas, gemicilik sektöründe faaliyete başlamış, ancak şimdi dünyanın en önemli kalite kontrol firmalarından biri durumunda. Faaliyetlerini gemicilik, inşaat, belgelendirme ve tüketim malları sektörleri olmak üzere dört sektörde sürdürüyor. CPS diye adlandırdığımız tüketim malları sektörünün aynı zamanda genel müdürlüğünü


sürdürüyorum. Tüketim malları grubu, tüketime yönelik her türlü ürünün teslimi, kalite kontrolü, gözetimi ve denetimini kapsıyor. Günümüzde ticaretin merkezi Uzakdoğu özellikle Çin olduğu için şirketin merkezi de Hong Kong’da. Türkiye bölgesi olarak biz Avrupa, Almanya’ya bağlıyız. CPS bölümünün dünyada kalite kontrol anlamında oyuncak, mobilya, gıda, kozmetik, elektronik eşya laboratuvarları bulunuyor.

Kontrollab’ın devri öncesi Türkiye’de faaliyetleriniz var mıydı? Türkiye’de 1998 yılında tekstil sektöründe faaliyete başladık. Türkiye’den ihracat yapan firmaların numunelerine testler yapıyoruz, aynı zamanda gözetim ve denetim hizmeti veriyoruz. Zamanla tekstilin yanı sıra oyuncak, mermer, cam eşya, mobilya alanında çalışmaya başladık. Ayrıca tekstilde önemli bir ihracatçı ülke olan Mısır’da, Türkiye’ye bağlı olarak çalışan bir laboratuvarımız var. 2009 başında gıda alanında Türkiye faaliyetlerimize

başladığımızda, uluslararası alanda birlikte çalıştığımız süpermarket zincirleri ve yine Türkiye’den ihracat yapan uluslararası firmalar vardı. Ancak laboratuvarımız olmadığı için kontrol ve analizleri başka laboratuvarlara yaptırıyorduk. Kontrollab’ın piyasada oluşturduğu ciddi, prestijli bir imajı var. Bu nedenle Kontrollab markasını da bir dönem tutmak istiyoruz. Önemli olan firmayı sayın almak değil, bilgi ve birikimi değerlendirip yürütmektir.

Türkiye gıda sektörüyle ilgili faaliyetleriniz neler olacak? Uluslararası gıda laboratuvarı olarak Bureau Veritas’ın piyasaya kazandıracağı en büyük avantaj uluslararası tecrübedir. Bunu da şu şekilde sağlıyoruz; Yabancı bir firma ürün alımı yapmak istediği ülkedeki firmayı, markayı tanımıyor. Ancak o ürünün kalitesini kontrol eden Bureau Veritas’ı tanıyor ve yaptığı işe güveniyor. Bu bir kendini ispatlama aracı olarak, firmaya ihracat avantajı sağlıyor. Yabancı bir firmanın gelip almak istediği ürünü denetlemesi çok zor. Biz

buradaki sektörle uluslararası piyasa arasında köprü olarak, açığı değerlendirmek üzere yola çıktık. Bu noktadan sonra yönümüz piyasanın özel isteği olan ürünlere yönelerek gıda laboratuvarı operasyonunu ilerletmek olacak.

Bundan sonrası için hedefleriniz, projeleriniz neler? Bundan sonra yapacağımız en önemli çalışmalardan biri, sektörü daha da bilinçlendirmek adına Bureau Veritas’ın dünyada oluşturduğu ağı Türkiye’ye entegre edecek sistem hakkında müşterileri bilgilendirmek olacak. Onlara daha fazla değer katabilecek, kalite kontrol sunabilecek ve kendimizi geliştirecek projelerin içinde yer alacağız. Tekstilde kurduğumuz bölgenin merkezi İstanbul’daki organizasyonu gıdada da devam ettirmek amacındayız. İthalat-ihracat numunesi değil, tamamen özel sektöre yönelik, Türkiye’deki üreticileri ve market zincirlerini geliştirecek kalite kontrol servisi ve hizmeti sunmayı hedefliyoruz.

ETBİR I KIRMIZI 51


ADVERTORIAL

TEKNOLOJİ

Başarı yolunda Veviba

Belçikalı et ürünleri işletmesi tüm katma değer zincirini CSB-System ile yönetiyor Belçika firması Veviba, CSB-System’in et işleme sektörüne özel ticari BT çözümünü tercih etti. Belçika’da kalitesiyle iyi bir isim yapan ve yıllık yaklaşık 150 Milyon Euro cirosu olan başarılı et işletmesi Vebiba, tüm katma değer zincirini CSB-System ile yönetiyor.

F

irma 300 çalışanıyla iki ayrı tesiste günlük 30.000 paket sığır eti üretimi gerçekleştiriyor. Belçikalı Verbist Grubuna ait işletme, besi, kesim, parçalama, paketleme süreçlerinin tamamını tek elden yürütüyor. Bu bakımdan Benelüks ülkelerinde nadir bir işletme olan Veviba’nın yanında Verbist grubuna dahil olarak, av hayvanları işletmesi Giber d´Ardenne ve kanatlı hayvan işletmesi Pouler d´Ardenne de bulunuyor.

52 ETBİR I KIRMIZI

CSB-System’i kullanma kararı Güçlü bir büyüme için baştan sona otomasyon ve proses optimizasyonu gerekliliği nedeniyle sektöre özel yeni bir ERP çözümü araştırmasına başlayan Veviba, et ürünleri işleyen bir işletmenin lojistik zincirine tam uyumlu bir yazılım arıyordu. Bunun da ötesinde işletme yöneticileri tüm üretim kademelerini tam olarak entegre etmek ve holdingin diğer

işletmelerini de bir ağ üzerinden birbirlerine bağlamak istiyorlardı. Ayrıntılı araştırmalar ve referans işletmelere yapılan ziyaretlerden sonra Veviba CSB-System’in sektöre özel ticari BT çözümünü alma kararı verdi. Sektöründe uzman CSB-System’in özellikle et işleyen işletmelerin taleplerine tam uyumlu çözümü sunması bu tercihin yapılmasında etkili oldu. Veviba İşletme Genel Müdürü Vincent Duponsselle kararla ilgili olarak; “Uluslararası et sektöründe lider birçok işletme


CSB-System’e güveniyor. Tabi ki tercihimizdeki en önemli nedenlerden biri buydu“ dedi.

Kullanımda komple çözüm Satış bölümünden başlayan sistemin kurulumu, kademeli olarak hayvan yönetimi, tedarik, izlenebilirlik, kalite yönetimi, depo, parçalama, üretim, mali muhasebe, zaman yönetimi ve sipariş toplama bölümlerinin kurulumu izledi. Çok kısa bir zamanda komple çözümün devreye alınmasını Dupensselle; “Kurulum ve devreye alma çok başarılı geçti ve CSB-System’in desteği gerçekten dikkate şayandı“ sözleriyle değerlendirdi. Sevkiyata hazırlama bölümüne 2010 yılı başında yeni otomatik kasa sistemi eklendi, bu sayede personel sayısında hiç bir değişiklik olmadan sevkiyata hazırlama performansı üç kat arttırıldı. Ayrıca bu sayede sevkiyata hazırlama süreleri belirgin bir şekilde düşürüldü. Vincent Duponsselle “Sevkiyata hazırlama bölümünde yaptığımız yatırım çok kısa sürede kendini amorti etti” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Veviba tüm süreçlerini

ve proseslerini, 95 çalışma noktasında kullanılan CSBSystem desteği ile optimize ediyor. Veviba’nın 16 çiftliğinde buzağıların doğumunun hemen ardından kulak küpeleri takılarak kaydı yapılırken; yaklaşık 8.000 sığırın besisinden, kesime, üretimden paketlemeye ve depolamadan sevkiyata kadar tüm işler aynı sistemde yapılıyor. İşletme Genel Müdürü Vincent Duponsselle uygulamanın avantajlarını “CSB-System işimizi daha etkin yapılandırmamızda yardımcı oluyor. Otomasyon derecesinin arttırılması, özellikle de güncel işletme verilerine hızlı erişim ve üretim proseslerinin entegre ve çevrimiçi analiz edebilme olanağı sayesinde maliyetleri belirgin bir şekilde düşürdük“ diyerek açıklıyor. Diğer iki işletme Giber d´Ardenne ve Pouler d´Ardenne, tek bir merkezi ticari BT çözümü ile çalışabilmek için, ağ üzerinden CSB-System’e bağlanmış durumda.

şeffaf ve etkin olması gerekiyor. Tüm işletmeniz için Bu nedenle Veviba’da hızlı, Ticari BT çözümleri güvenli ve tüketime dayalı üretimi sağlayan, güçlü bir üretim planlaması kullanıldı. Bugün kolay anlaşılır bir kontrol merkezinde tüm üretim bilgileri hızlı ve detaylı bir şekilde takip edilebiliyor. Bu sayede Veviba; üretim miktarı, siparişten sevkiyata kadar olan süreç ve makinelerin kapasite kullanımı hakkında sürekli olarak bilgi alabiliyor. Böylece prosesler sürekli iyileştirilebilir ve böylece rekabet gücü arttırılır. İşletme Genel Müdürü Duponsselle işletmenin diğer planlarında yine CSB-System’in yardımını alacaklarını ifade ederek; “Yakın gelecekte parçalama ve üretim prosesleri ve özellikle de kalite Bekliyoruz rinizi iyi Ziyaretledaha parametreleri hakkında : 8.1 CSBHalleBunu bilgi almak istiyoruz. B-020/C-029 Standyapmak System’in yardımıyla 12 istiyoruz“ diyor. 27-30 Mart 20 ya an m Köln Al

Başarı sistemin sonucudur

Etkin üretim planlaması Özellikle üretim alanında her gün karmaşık sorunlarla karşılaşan et işletmelerinin üretim akışlarının, sürekli

Daha İzlenebilirlik hızlı. en uygun gerçekleştirildi Daha şekilde güvenilir. CSB-System’in kullanımındaki en önemli fayda, Veviba merada Daha ürünlerinin verimli. yaşayan canlı hayvandan

perakendecilerin raflarındaki paketlenmiş kesintisiz Et sektörünün dünyadaki ete liderkadar firmaları CSB-System’i izlenebilirliğinin sağlanmış başarıyla kullanıyorlar. olması. Veviba CSB-System Entegre BT Çözümümüz ile Rekabet gücünüzü arttırın. sayesinde, bir ürünün üreticiden sonra, çeşitli ticari ve işleme kademelerinden geçerek Avantajlarınız: tüketiciye ulaşmasındaki  Ön tanımlı sektörelkadar süreçler mal akışlarının kesintisiz  İşletmenizin tüm ihtiyaçlarına tek elden çözüm belgelenmesi sağlayabilmiş  Kısa sürede kurulum ve yatırımın hızlı geri dönüşü durumda. Rasyonel ve kesintisiz bir kayıt sistemi sadece tüm malzeme ve ürün yönetimi

Daha fazla bilgi için ETBİR I KIRMIZI 53 lütfen Kare kodu okutunuz!


TEKNOLOJİ

proseslerinin entegrasyonu ile sağlanabiliyor. İzlenebilirlik alanında CSB-System’in komple ERP çözümünün faydaları açıkça belirlenebiliyor. Bu sayede hangi partinin hangi müşteriye gittiği bilindiğinden tam bir risk sınırlaması yapılabiliyor. Ek olarak daha fazla proses ve ürün güvenliği için şeffaf karışım yönetimi ve ayrıca tüm ürün yönetimini malzeme girişinden depolamaya; üretim, paketleme, sevkiyata hazırlamadan ürün çıkışına kadar yapılandırma olanağı bulunuyor.

Çok yönlü avantajlar Veviba İşletme Genel Müdürü Duponsselle sistemin işletmeye yararlarını “CSB-System’in sektöre özel tam entegre ERP yazılımının kullanımından ileri derecede fayda sağlamıştır. Projenin tüm alanlarında,

54 ETBİR I KIRMIZI

donanım birimlerinde, Kontrol ve Yapılandırma Yöneticisinin (CCM) entegre kullanımı sayesinde alt sistemlerin azaltılması sağlandı. Bu da işletmemizde yönetim ve bakım giderlerinin azaltılmasını sağladı. Tüm yetkili ERP istasyonları her zaman detaylı üretim ve depo bilgilerine erişebiliyor. Bu sayede bölümler arası sistem iletişimi basit ve doğrudan sağlandı. Diğer bir göze çarpan avantaj ise etiketleme ve sevkiyata hazırlamanın bir iş adımında yapılabilmesi sayesinde siparişlerin daha verimli hazırlanabilmesidir” sözleriyle özetliyor. Bunun sonucunda Veviba’da daha az personel ve proses maliyeti çıktığını belirten Duponsselle; “Gelecekte de bilişim teknolojilerinin yardımıyla işletmemizin otomasyon derecesini sürekli

yükseltmek için planlarımız var. Bu planlarımızda da kendini ispatlamış BT iş ortağımız CSBSystem’e güveneceğiz“ diyor.


İŞ DÜNYASI

Yeni TTK’da cezai yaptırıma bağlanan

Tacirler hakkındaki önemli hükümler TTK 39/2 uyarınca, “…tacirin işletmesiyle ilgili olarak kullandığı her türlü kâğıt ve belgede, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarası gösterilir. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 Sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu (kısaca TTK), gerçek ve tüzel kişi tacirler ile, tacir hükümlerine tabi tutulanlar bakımından önemli bazı düzenlemeler içermekte olup, bu düzenlemelere aykırı davranışlar, cezai yaptırıma da bağlanmıştır. Bu düzenlemelerden, uygulama açısından, mutlaka bilinmesi gereken üç adedini ele alarak, bunların başlıca neler getireceğini ve öngördükleri yükümlülüklere aykırılık için hangi cezai yaptırımların uygulanacağını göstermek, bu kısa yazının amacını oluşturmaktadır.

Ticaret ünvanı seçme, kullanma, tescil ettirme, işletmeyle ilgili “her tür kağıt ve belgede”, kanunda sayılan bilgilere yer verme zorunluluğu Her tacir, açıldığı günden itibaren onbeş gün içerisinde, işletmesini ve seçtiği ticaret ünvanını tescil ettirmek zorundadır (TTK. 40/1). Tacir, işletmesiyle ilgili işlemleri yaparken ve senetleri imzalarken, bu ünvan altında imza atmalıdır (TTK. 39/1). Ünvanın, işletmenin görülebilecek bir yerine ünvanın kolayca okunacak şekilde yazılması gerekir (TTK. .Ünvan altında imzaya kim yetkiliyse o kişi ya da kişilerin imza sirkülerinin de notere onaylattırılması ve sicile verilmesi gerekir (TTK. 40/2). Bu hükümler, halen yürürlükte olan 6762 Sayılı (eski) Ticaret Kanunu’nun (kısaca ETK), 40 ve 41. maddelerinde de zaten bulunmakta idi. Fakat yeni Kanun, ETK’da olmayan, oldukça ilginç ve uygulama bakımından sıkıntı yaratacak bir başka yükümlülük getirmektedir : TTK. 39/2 uyarınca, “…tacirin işletmesiyle ilgili olarak kullandığı her türlü kâğıt ve belgede, tacirin sicil

ETBİR I KIRMIZI 55


İŞ DÜNYASI

numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarası gösterilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, sırasıyla yönetim kurulu başkan ve üyelerinin; müdürlerin ve yöneticilerin adları ile soyadları gösterilir. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanır”.

Öncelikle belirtmeliyiz ki, her tür kağıt ve belgede denilmiş olmasının yaratacağı belirsizlik bir yana, bu kadar genel bir ifade kullanılmış olması karşısında, sayılan bilgilere yer verilmesi gerekmeyecek kağıt ve belgeler acaba var mıdır sorusu akla gelmektedir. İfade, sanki, düzenlenecek fatura, tahsilat makbuzu ve yazar kasa

56 ETBİR I KIRMIZI

fişlerini dahi kapsar izlenimi yaratmaktadır. Sözkonusu hüküm, işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere matbu evrak bastırmış olan tacir ve sanayicileri, bu evrakı anlaşmalı oldukları matbaalara gönderterek değiştirtme ve sayılan bilgileri içerecek şekilde yeniden bastırtma gibi bir külfet altına sokmaktadır. Bu durum, mutlaka ek bir maliyet ve zahmet yaratacaktır. Ayrıca, matbu evrakta bu kadar çok bilgiye yer verilebilmesi için, ya kağıt boyutlarının çok büyük olması, hatta, neredeyse fakültelerin sınav kağıtları gibi çift yapraklı olması gerekecek, ya da, sırf bu yükümlülüğün şeklen de olsa ifası uğruna, anılan bilgilerin, karınca duası gibi küçük ve okunamayacak puntolarla bastırılması gibi, hükmün amacıyla bağdaşmayan yollara gidilecektir. Daha da önemlisi, oldukça geniş sayılan bu bilgilerin her tür kağıt ve belgede bulunmasını öngören sözkonusu hükme aykırılık, cezai yaptırıma da bağlanmış bulunmasıdır. Gerçekten, TTK. 51/2’ye göre, 39. madde hükmünü ihlal edenler hakkında, m. 38/1’de belirtilen yaptırım uygulanacaktır. TTK. 38/1’de de, “üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası” gösterilmiştir. Özetle, TTK. 39/2’deki bu hükmün, amacını oldukça aştığı, deyim yerinde ise “vur

deyince öldür” misali kapsamlı ve ağır bir yükümlülük içerdiği görülmektedir. Kanımızca, hüküm acilen değiştirilmeli, bu yükümlülüğün kapsamı daraltılmalı, hangi belgelerde hangi bilgilerin gösterilmesi gerektiği açıkça belirtilmeli, bu yapılırken de, gösterilecek bilgilerin sayısı ve kapsamı da mutlaka daraltılmalıdır. Örneğin, gösterilecek bilgiler, ticaret sicil numarası ile sermaye şirketlerinde şirketin internet sitesinin adresi ve numarası ile dahi sınırlı tutulabilir.

Anonim ve limited şirketlerde pay sahiplerinin ve yöneticilerin şirkete borçlanma yasağı A. TTK. 358 uyarınca, “İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz. Meğerki, borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulsun”. Bu hüküm, m. 644/1,b’nin atfı nedeniyle, limited şirkette de uygulanacaktır. Fakat, şirketin işletme konusu kapsamında üçüncü kişilerle yaptığı türden işlemleri, pay sahipleri ile de yapmasına bir engel yoktur; yeter ki, pay sahibi ile yapılan işlemler de, emsalleri (üçüncü kişilerle yapılanlar) ile eşit veya benzer koşullara sahip olsun. Bu anlamda örneğin, şirketin fabrikasında ürettiği oto lastikleri üçüncü kişilere hangi fiyat ve şartlarda, kaç taksitle satılabiliyorsa, pay sahiplerine de ancak aynı veya benzer şart ve taksitlerle satılabilecek, yani pay sahibi lehine, şirket aleyhine olan ve emsallerinden farklı olan uygulamalara gidilemeyecektir.


Önemle eklemeliyiz ki, 6103 Sayılı, “Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun”un 24. Maddesi, TTK. 358’e aykırı şekilde anonim veya limited şirkete borçlanmış olan pay sahipleri için, 1 Temmuz 2012’den itibaren üç yıllık süre öngörmüş ve borçların bu sürede nakit ödeme yoluyla tasfiyesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Borcun tamamen veya kısmen bir başkasınca üstlenilmesi, borç için kambiyo senedi (çek, bono veya poliçe) verilmesi, ödeme planı yapılması veya benzer yollara başvurulmasının, bu madde anlamında tasfiye sayılmayacağı da açıkça düzenlenmiştir. TTK. 358’deki yasağa aykırı davranışların yaptırımı, m. 562/5,c’de gösterilmiş olup, yasağa aykırı olarak şirkete borçlananlar için, “üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezası” öngörülmüştür. B. TTK. 395/2’deki düzenlemeye göre, “Yönetim kurulu üyesi, onun 393 üncü maddede sayılan yakınları, kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri, şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Bu

kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilirler”. TTK. 395/3 uyarınca da, 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dâhil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler. TTK. 395/4, Bankacılık Kanununun özel hükümlerini saklı tutmuştur. TTK. 395/2’deki borçlanma yasağına aykırılığın yaptırımı da, m. 562/5,d’de gösterilmiş olup, yasağa aykırı olarak şirkete borçlanan kişiler için, “üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezası” getirilmiştir. C. Ülkemiz uygulamasında, şirket kasasını kendi cebi gibi gören ve dilediği zaman ve miktarlarda şirketten para almayı alışkanlık haline getirmiş pay sahipleri ve şirket yöneticilerinin bu yasaklamalara özellikle dikkat etmesi gerekecektir.

Sermaye şirketlerinin internet sitesi kurma zorunluluğu TTK. 1524 gereği, her sermaye şirketi, bir internet sitesi açmak, site

zaten var ise, bu sitenin belirli bir bölümünü, maddede sayılan hususların yayımlanmasına tahsis etmek zorundadır. TTK. 124/2, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketi sermaye şirketleri olarak saydığından, bu şirketler, m. 1524’te öngörülen yükümlülüğe tabidirler. TTK. 1534’e göre, internet sitesi kurma zorunluluğuna dair m. 1524, TTK’nın yürürlüğe girmesinden (1 Temmuz 2012’den) itibaren bir yıl sonra, yani, 1 Temmuz 2013’de yürürlüğe girecektir. TTK. 562/12 ise, aynı kanunun 1534. Maddesinin getirdiği bir yıllık süre ile açıkça çelişecek biçimde, internet sitesini, 1 Temmuz 2012’den itibaren üç ay içinde oluşturmayan veya site içeriğinde, gerekli hususları açıklamayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve paylı komandit şirket yöneticisi olan komandite ortaklar hakkında, altı aya kadar hapis ve yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezası yaptırımı getirmektedir. Son olarak eklemeliyiz ki, yukarıda, II nolu kısımda ele aldığımız borçlanma yasağı ile, III nolu kısımda değindiğimiz internet sitesi kurma ve öngörülen hususları orada açıklama yükümlerine aykırılıkların cezai yaptırımını düzenleyen TTK. 562’deki suçların, resen takip edileceği de, m. 563’te hükme bağlanmıştır.

ETBİR I KIRMIZI 57


SAĞLIK

Masa başı çalışanların

Beslenme çantasında Olması gerekenler Bazı gıdalar, kilo alımını hızlandırırken bazı gıdaların tüketilmesi de metabolizmayı harekete geçirerek hareketsiz geçen zamanlardan alınan zararın en aza indirgenmesini sağlar. Peki, nedir bu gıdalar?

H

emen herkesin ortak sıkıntılarından biri hareketsiz yaşam… Özellikle masa başı diye tanımlanan çalışma modeli içinde olan ve sabahtan akşama kadar çalışmalarını oturarak geçiren kişiler hareketsizlikten sık sık dem vurular. Hareketsiz yaşam ile birlikte zamanla kilo ve kiloya bağlı olarak gelişen kalpdamar hastalıkları, aşırı yağlanma gibi sorunlar baş göstermeye başlar. Peki, işimiz masa başın-

58 ETBİR I KIRMIZI

daysa ve hareketlerimiz sınırlı ise biz bu sorunlarla nasıl mücadele edebiliriz?

Yeşil çayı hayatınıza sokun! Yeşil çay içeriğinde bulunan maddelerle toksin atımını sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. Özellikle şeker kullanımı olmaksızın tüketilmesi önemlidir. Hatta yeşil çayınızı var ise bir dilim

limon ile tüketmeniz yararlı olacaktır. Günde 3 bardak tüketilen yeşil çay hareketsiz geçen saatlerin size dokunmamasını sağlayacaktır.

Atıştırmalıkları sağlıklı hale getirin! Eğer çalışma saatlerinde bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyuyorsanız bunu sağlıklı gıdalardan seçmek, sağlığınızı korumanıza


2 haftada kilo vermenin 10 adımı

1

7

2

8

. 2 haftada kilo vermek istiyorsanız çöp besinlere ve abur-cubura veda edin. Dışarıda yemek yemeyi bırakın ve diyet ürünler dahil olmak üzere şekerli içeceklerden uzak durun. . Daha çok taze gıdalar ve tahıllı yiyecekler tüketmeye özen gösterin. Basit kural günde 2 porsiyon meyve ve 5 porsiyon sebze yemektir.

3

. Her gün tükettiğinizden daha az asitli içecek tüketme ve yerine daha fazla meyve yemek gibi alışkanlıklar geliştirin.

4 yardımcı olacaktır. Örneğin kurutulmuş meyveler bu sorunla mücadelede birebirdir. Elma ve armut kurusu (cipsi diye de satışa sunulur) gün arasında size keyifli ve sağlıklı bir mola sağlayacaktır. Dilerseniz mevsiminde taze olarak satın aldığınız elma ve armutlardan siz de evde kolaylıkla cips hazırlayabilirsiniz. İnce dilimlerle kestiğiniz elma ve armutları küçük karelere ayırarak bir yağlı kağıt üzerine dizebilir ve fırının turbo özelliğinde kurutarak her daim tüketilebilecek cipsler hazırlayabilirsiniz.

Yoğurt ve sütü ihmal etmeyin! Meyveli küçük yoğurtlar, kalorisi azaltılmış süt (özellikle keçi sütü çok faydalı) masa başı çalışanların sıklıkla tüketmesi önerilen besin grupları. Ara öğünlerinizde yoğurt, süt, meyve ve kuruyemiş tüketimi (kuruyemişten kasıt badem, ceviz, kuru kayısı, kuru dut… vb) size sağlıklı bir beden kazandıracaktır.

. Her gün midenizi mutlu edecek 6 öğün yemek yemeyi alışkanlık haline getirin. Buradaki anahtar, her bir öğünde tek porsiyon tüketmektir. İkinci porsiyonu kesinlikle almayın ya da porsiyon hacminizi arttırmayın. 1 tabak kuralına her zaman için uyun.

5

. Pratik olmaları açısından hazır yemek kolaylık taşısa da bu besinleri tüketirken pişirme ve porsiyon hacmine dikkat etmeniz gerekiyor. Et ürünlerini tüketirken kızartma yerine ızgara tercih etmek, patates kızartması yerine haşlamasını tüketmek gibi küçük detaylarla lezzet aldığınız gıdalardan vazgeçmek zorunda kalmaksızın öğünlerinize dahil edebilirsiniz.

. Yemekler düşmanınız değil. Yemek yemediğinizde gücünüzü kaybedersiniz. Eğer öğle yemeğine vakit bulamadıysanız, mutlaka meyve ile vücudunuza takviyede bulunun. . Eğer abur-cubur yemek istemiyorsanız abur-cubur satın almayı kesmelisiniz. Güçlü olun ve daha fazla çikolata tüketmeyin. Kilonuzun yanı sıra market faturanızın da düştüğünü göreceksiniz.

9

. Egzersiz yapmak kilo kaybını destekleyen en önemli şeydir. Günlük yürüyüşler kilonuzun ideal olmasını sağlayacaktır. En kolay yapabileceğiniz spor her gün biraz yürümektir. Mevsimlere göre de bu aktiviteleri belirleyebilirsiniz. Disiplin sorunu yaşıyor ve itici bir güce ihtiyaç duyuyorsanız o zaman bir eğitmenden destek almanız sizin için ideal olacaktır. En yakın spor salonuna yazılarak oradaki eğitmenlerden size uygun bir program hazırlamalarını isteyebilir ve egzersizi bir yaşam biçimi haline getirebilirsiniz.

1

0. Öğle tatilinizi akıllıca kullanın. Öğle molanızın bir bölümünü yürümeye ayırın. Gün ortası yürüyüş yapmak ya da koşmak enerjinizi yükseltir ve sizi stresten arındırır.

6

. Ne yediğinizden çok yedikten sonra vücudunuzun hissettikleridir önemli olan. Eğer sofradan kalkarken doymadığınızı hissediyorsanız, birkaç dakika sonra açlığınızı şeker ya da çikolata ile bastırmaya çalışmak yerine bir parça meyve yiyebilirsiniz.

ETBİR I KIRMIZI 59


AKTÜEL PAZARLAMA

Sosyal Medya Nedir?

Sosyal medya terimini çok sık duyuyoruz. Peki sosyal medya ne demektir tam olarak biliyor muyuz? Gelin bu birleşik terimi parçalayalım ve kavramları ayırarak inceleyelim.

M

edya; insanların, olaylar ve diğer insanlarla kurduğu bir iletişim ortamıdır. Bu ortamda ise gazete, televizyon, dergi, internet gibi araçlar aracılığı ile iletişim gerçekleşir.

Klasik medya nedir? Öncelikle medya nedir diye düşünürsek sosyal medya teriminden önce, medya tek taraflı iletişim sunan bir araçtır. Televizyon, gazete, dergi vs. medya araçlarından bireye tek taraflı bir iletişim kanalı. Klasik medyada birey olarak tüketiciyizdir. Medya içeriğini (haber, eğlence, görüntü gibi) üretenler ve o içerikleri tüketenler vardır. Üreten ve tüketenler farklı kişilerdir ve direk bir bağlantıları yoktur.

Sosyal medya nedir? Sosyal medya ise, hem medya içeriğini üreten hem de tüketen herkesin olduğu bir medya kanalıdır. Web 2.0 akımıyla yani herkesin internette bloglar ve

60 ETBİR I KIRMIZI

Facebook, Twitter, Friendfeed ve Linkedin gibi platformlar aracılığıyla kolaylıkla bilgi ve görüşlerini paylaşmasıyla aslında sosyal medya da ortaya çıkmıştır. Başlangıçta tüm bu siteler ve akım web 2.0 olarak anılmaktaydı. Şu an ise sosyal medya ismiyle anılmaktalar. Peki nereden geliyor bu “sosyal”? Sosyal sözcüğü toplum ve toplumsal olgular için kullanılır. Bu durumda Sosyal Medya tanımı, iletişim aracının toplumun kendisi olduğu bir kavram haline geliyor. Kısaca özetlemek gerekirse Sosyal Medya, kişinin kendisinin ürettiği içeriği, yayınladığı ve paylaştığı her türlü platformun genel adıdır. Klasik medyadan en büyük farkı, karşılıklı bir iletişimin söz konusu olmasıdır. Kişilerin birbirleriyle, kurumların kişilerle doğrudan iletişim kurabildiği ve geri dönüş alabildiği bir platformdur. Örneğin, televizyonda bir haber izlediğinizde ya da gazetenizi okurken, siz o bilgiyi alırsınız an-

cak konuyla ilgili şahsi yorumunuzu en fazla çevrenizdekilere sözel olarak aktarabilirsiniz. Oysa kendi blogunuzda ya da üyesi olduğunuz her an telefonunuzdan bağlandığınız çılgın sosyal ağ aracılığı ile o an edindiğiniz ilginç bilgiyi yüzlerce hatta binlerce kullanıcıya aynı anda ulaştırabilirsiniz. İşte bu kadar, siz de sosyal medyanın bir parçasısınız.

Sosyal medya nerededir, neye benzer? Sosyal Medyanın tanımını yaptıktan sonra şimdi de sıra Sosyal Medya web sitelerinden bahsetmeye geldi. Sosyal medya çok kapsamlı bir kavram olup, çok çeşitli web sitelerini kapsamaktadır. Bu web sitelerinin ortak bağı size web sitesi ve ziyaretçileriyle paylaşım olanağı tanımasıdır. Söz konusu etkileşimi ölçülebilir teknikler, internet ve internet tabanlı teknolojiler desteklemektedir. Bu sayede oluşacak sosyal medya platformlarında tek kişiden bir topluluğa ya da bir topluluktan


diğer topluluklara yayınlanan bilgilerin ulaştırılması mümkün kılınmıştır.

Sosyal medyanın ortak yapıları; n İnternet ve mobil cihazları da

kapsayan, elektronik paylaşımı destekleyen arama teknolojilerine sahip olması, n Kendilerine özgü konseptin, sloganların ya da içeriğin akılda kalıcılık oranının yüksek olması, n Yazılı basının yeniden tasarlanmasına ve yayınlanabilmesi olanakları şeklinde sıralanabilir.

Sosyal medya siteleri Sosyal medya, sosyal network ya da sosyal ağ siteleri. Hemen her gün televizyonda ya da haber-

lerde ya da bir arkadaş sohbetinde duyduğumuz bir kelime haline geldi bu sosyal medya. Peki sosyal medya denince ne anlaşılmalı, hangi internet siteleri sosyal medya internet sitesi olarak değerlendirilebilir, sosyal medyaya ait internet siteleri nelerdir, internet sitenizin ya da firmanızın ya da markanızın reklam ve tanıtımını hangi sosyal medya mecralarında yapabilirsiniz, yapmalısınız, işte aşağıdaki listede bu sorulara cevap verecek sosyal medya sitelerini listeledik. Aşağıdaki listeyi oluştururken öncelikle bu sosyal network ve sosyal medya internet sitelerinin Türkiye’deki popülerliklerini göze aldık. Firma ya da markanızı sosyal medyada tanıtırken aşağıdaki listedeki sıralamaya göre hareket edebilirsiniz gönül rahatlığıyla.

Sosyal medya ve sosyal Ağların büyüme hızı Sosyal medya kavramını hemen her gün duymaktayız. Sosyal medya siteleri hem kendi içlerinde, hem de sayısal olarak hızla arıyor ve önümüzdeki en az 2 sene bu artış aynı şekilde devam edecek. Sosyal medya istatistikleri ile ilgili Sosyal medya ve sosyal networklerin büyüme hızları ile ilgili bazı çarpıcı bilgileri sizlerle paylaşmak istedik bu makalede.

Sosyal ağların 10 milyon kullanıcıya ulaşma süreleri, hızları Linkedin ilk 10 miyon üyeye 3,5 senede, Twitter ilk 10 milyon üyeye 3 yılda, n Facebook ilk 10 milyon üyeye 2,5 senede, n Google+ ise ilk 10 milyon üyeye sadece 2 haftada ulaştı. Yani sosyal medya dünyanın en hızlı yayılan hastalığından daha hızlı yayılmakta dünyaya. Son olarak sosyal medya her gün değişmekte ve gelişmektedir. Sosyal medyada var olmanın temel şartlarına sonraki yazımızda değineceğiz ancak püf noktalar, yeni şeyler denemek, küçük hatalar yapmak, sonrasında doğru cevapları öğrenmek ve yeni şeyleri denemeye devam etmektir. n n

Sosyal medya internet siteleri 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16.

Facebook Twitter Youtube Blogger – Blogspot Ekşi Sözlük WordPress Uludağ Sözlük İtü Sözlük Linkedin Friendfeed deviantArt, Flickr Tumblr Google Plus Second Life MySpace

Her saniyede, n 2250 Tweet gönderiliyor n 600 kişi Facebook profil duru-

munu güncelliyor n Youtube’a 25 dakika uzunluğunda video yükleniyor n Sosyal medya’daki oyunlarda 20 dolardan fazla gerçek para harcanıyor sanal ürünler için. Twitter’daki Tweetleri bir yazıcıdan çıkarıyor olsaydık; yazıcıdan çıkan kağıdın saatteki hızı 1800 km olurdu. Facebook durum güncellerimini yazıcıdan çıkarıyor olsaydı, kağıdın yazıcıdan çıkış hızı saatte 700 km olurdu. Sosyal ağlarda yazılan herşeyi görmek isteseydik; Twitter için dakikada 3,7 milyon kelime, Facebook için dakikada 1 milyon kelime hızla okuyor olmamız gerekirdi.

ETBİR I KIRMIZI 61


ÜLKE RAPORU

Balkanların tarım ülkesi

Makedonya Makedonya’da uzun bir geleneğe sahip olan koyun yetiştiriciliği, tarımsal ihracata önemli katkı sağlayan bir alt sektör olma özelliğini sürdürüyor. Doğal yapısı hayvancılığa çok uygun olan ülkede sürüler ekolojik olarak kirlenmemiş alanlarda yetiştiriliyor.

B

ir tarım ülkesi olan Makedonya’da tarım ve hayvancılık sektörü, Makedonya GSMH’sına, istihdama, ticarete ve kırsal ekonomiye sağladığı katkılarla ülke ekonomisinde çok önemli bir yere sahiptir. Tarım ve hayvancılık sektörü ülke GSMH’na %12’lik katkı sağlamaktadır. İşlenmiş gıda sektörü ile bu oran %16’ya yükselmektedir. İstihdam açısından büyük önem taşıyan tarım sektörü toplam çalışanların %24’üne iş imkanı sağlamaktadır. Makedonya yaklaşık 1.225.000 hektarlık tarım arazisine sahiptir ve bu rakam toplam yüzölçümünün % 45’ini oluşturmaktadır. Tarım arazilerinin 537.000 hektarı işlenebilir arazi (% 44), 687.000 hektarı ise (% 56) çayır ve otlak alanıdır. Kişi başına ekilebilir arazi miktarı 0,625 hektar ile 0,35 hektar olan AB ülkeleri ortalamasından daha yüksektir. İşlenmemiş arazi oranı ise toplam tarım arazisinin %35’ini oluşturmaktadır. Tarım arazilerinin % 80’ini özel sektör işlemektedir. Yaklaşık 230 milyon USD olan tarım ürünleri ihracatı, toplam ülke ihracatının % 20’sini oluşturmaktadır.

aittir. Söz konusu yasa, tarımsal alanı değil, tarımsal alanları işleten kamu işletmelerinin özelleştirme sürecini başlatmıştır. 2003 yılı itibarıyla işletmelerin % 95’i özelleştirilmiştir. Devletin sahip olduğu tarım alanları tarımsal işletmelere sınırlı bir süre için bedelsiz olarak veya çiftçilere belirli bedeller karşılığında kiralanmaktadır. Toprakların geleneksel olarak küçük çiftçilerin elinde küçük küçük parsellenmiş olan Makedonya’daki 178.000 civarında özel çiftlik başına ortalama 2,5-2,8 hektarlık alan düşmektedir. Özel çiftliklerin % 40’ı 2 hektardan daha az toprağa sahip küçük aile çiftlikleridir. Bu durum yem bitkileri yetiştiriciliği ve dolayısıyla hayvancılığı olumsuz etkilemektedir.

Hayvancılık Makedonya’da sığır, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapılmaktadır. Hayvan üretimi, kesimi, ihracatı ve işleme sanayiinin Makedonya tarım sektöründe önemli bir yeri vardır. Tarihsel olarak, büyükbaş

ve küçükbaş hayvancılık küçük çiftçiler tarafından yapıla gelmektedir. Ancak son zamanlarda bazı büyük üreticiler de spesifik alanlarda üretime başlamıştır. Makedonya’daki hayvan yemi üretimi ülke ihtiyacının ancak % 30-35’ini karşılayabilmektedir. Toplam ekilebilir arazinin sadece % 8’ini otlaklar oluşturmaktadır. Bu nedenle hayvansal üretimi arttırmak amacıyla yem bitkileri alanında bazı tedbirler alınmıştır. Hayvan yeminin hayvancılık ürünlerindeki maliyetlerin % 50-85’ine karşılık geldiği sektörde, hayvan yemi açığı hayvancılığın gelişmesinin önündeki en önemli engel olarak göze çarpmaktadır. Ülkede son on yılda hayvansal üretim azalma eğilimine girse de, dana ve koyun üretimi artmaktadır. Toplam hayvansal üretiminin % 36’sı süt ve süt ürünlerinden oluşmaktadır. İşlenmemiş süt ihracatçısı olan Makedonya et, sakatat, sosis ve benzeri ürünler ve tavukçuluk ürünlerinde net ithalatçı konumundadır.

Makedonya Et Ürünleri Üretimi (kg) İthalat

Aile işletmeleri

İşlenmemiş et ve sakatat

51.516.065

1996 tarihli Tarımsal Alanları Yöneten İşletmelerin Dönüşümüne İlişkin Yasa, tarımsal alanları ulusal servet ya da kamu malı olarak tanımlamıştır ve bu tarımsal alanların önemli bölümü hala devlete

Sosis ve benzeri ürünler

3.038.423

62 ETBİR I KIRMIZI

İhracat İşlenmemiş et ve sakatat

3.349.295

Sosis ve benzeri ürünler

497.242

Kaynak: National Agricultural And Rural Development Strategy (NARDS) For The Period 2007-2013, s 43


Makedonya’daki Lisanslı Hayvancılık İşletmeleri İşletme Çeşidi

Lisanslı İşletme Sayısı

İhracat İşletmeleri

AB İhracat Lisansı Olan İşletmeler

Kırmızı Et Mezbahaları (sığır, koyun, domuz)

21

7

7 (koyun)

Tavuk Mezbahaları

2

2

Et İşleme Tesisleri

37

11

Süt İşleme Tesisleri

70

6

1

Toplam

143

37

10

Kaynak: National Agricultural And Rural Development Strategy (NARDS) For The Period 2007-2013, s 44

Makedonya’da hayvan kesimi, hayvancılık ürünleri işlemesi, üretimi, toplaması, depolaması, dondurulması ve ticari alanında 143 lisanslı firma faaliyet göstermektedir. Bu firmalardan 37’si ihracata yönelik faaliyet göstermekte ve 10 tanesi AB ihracat lisansına sahip durumdadır. Ürünlerini ihraç etmek isteyen hayvancılık işletmeleri ihracat kontrol numarası almak zorundadır. Sadece iç pazara yönelik üretim yapan işletmeler için böyle bir zorunluluk yoktur.

Sığır Hayvan yetiştiriciliği ülkenin kuzey, batı ve doğu sınırlarına yakın tepelik ve dağlık alanlarda yapılmaktadır. Hayvancılık yapısı et ve süt üretimi anlamında ikili bir özelliğe sahip olmakla birlikte asıl ağırlık süt üretimindedir. Et üretimi ikinci planda kalmakta, erkek danaların besiye alınmasıyla yapılmaktadır. Et üretimi için besiye alınan soylar genellikle Sırbistan’dan ithal edilmektedir. Ülkedeki başlıca hayvan cinsleri; % 54 oranında Busha (süt, et ve az oranda iş için kullanılan yerli bir cins), % 19 oranında Simmental (et ve süt üretimi için eşit oranda beslenen), % 13 oranında Doğu Friesian/Holstein (süt için), % 13

oranında Montafon (süt) ve Oberintal (süt) cinsleridir. Son on yıldır sığır sayısı düzenli olarak azalmaktadır. Yaklaşık sığır varlığı 260.000’dir. Sığır çiftliklerinin % 91’inde 10 baş hayvanın altında, % 6’sında 20 baş hayvanın altında, % 2’sinde 50 baş hayvanın altında hayvan bulunurken, sığır çiftliklerinin sadece % 1’inde 50 baştan fazla hayvan bulunmaktadır. Yıllık ortalama sığır eti üretimi yaklaşık 7.500 tondur ve bu rakam ülkenin tüketim ve et işleme sanayinin ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Yıllık yaklaşık 15.000 ton et ithal edilmektedir. Et işleme sanayinin ihtiyaçları da dahil olmak üzere, iç talep her yıl ortalama 21 milyon Avro’luk ithalatla karşılanmaktadır.

Koyun ve Keçi Makedonya’daki koyun yetiştiriciliği uzun bir geleneğe sahiptir ve tarımsal ihracata önemli katkı sağlayan bir alt sektördür. Ülkenin doğal ortamı hayvancılığa çok uygun olduğundan sürüler ekolojik olarak kirlenmemiş alanlarda yetişmektedir. Ülkedeki koyun sayısı yıllık ortalama 1,28 milyon civarındadır. Ülkedeki koyun kayıt sistemi olmadığı için tam sayı bilinmemektedir.

Makedonya’dan İhraç Edilen Et Miktarı Ürün

Miktar, ton/hl

Değer, milyon Avro

Pay %

Kuzu eti, soğutulmuş veya dondurulmuş

2.875,8

13,6

4,3

Sığır eti, taze veya soğutulmuş

8.614,0

18,8

5,1

Sığır eti, dondurulmuş

6.105,4

7,1

1,9

Süt koyunlarının % 96’sı özel çiftliklerde yetiştirilmektedir. Koyun çiftliklerinin sayısı yaklaşık 3.000’dir. Çiftliklerin önemli bölümü 51’den az koyuna sahiptir. Yaklaşık % 45’lik bölümünde koyun sayısı 101 ile 300 arasında değişmektedir. Yaklaşık on çiftlikte ise 1.000’den fazla koyun bulunmaktadır. Çiftliklerin önemli kısmı aile çiftlikleridir ve büyük sürüler sadece ülkenin batı bölgelerinde bulunmaktadır. Genel olarak çiftçiler tarafından sadece aile ihtiyaçları için birkaç adet keçi beslenmektedir ancak, son zamanlarda bu alanda da bazı yatırımlar yapılmaya başlanmıştır. Koyun gibi, keçi de geçmişte ülkenin en önemli geleneksel ürünlerinden biriydi. Ancak aşırı otlatma nedeniyle keçi besiciliği 1950’lerden 1989’a kadar yasaklanmış ve ülkedeki keçi sayısı çok azalmıştır. Sonrasında keçi yetiştiriciliğine ilgi yeniden yükselmiş ve 2001-2005 döneminde ülkedeki keçi sayısı yıllık ortalama 72 bine ulaşmıştır. Hayvancılık Enstitüsü verilerine göre ülkede 1.200 keçi çiftliği bulunmakta, sadece 1-5 adet keçi bulunan çiftlikler dışarıda tutulduğunda bu rakam 664’e düşmektedir. Piyasada keçi sütüne olan talep ve yüksek kâr oranları nedeniyle keçi yetiştiricilerinin sayısı artmaktadır. Makedonya’daki keçi cinsleri Balkan bölgesine ait soylardır. Saanen ve son zamanlarda üretim merkezleri tarafından üretilmeye başlanan Alpine cinsleri de bulunmaktadır. Keçilerin verimlilikleri üretim koşullarına bağlı olarak değişmekle birlikte ülkedeki ortalama keçi ağırlığı 30-40 kg ve süt verimi 150 litre civarındadır. Ortalama koyun eti üretimi yıllık 6.000 ton olarak gerçekleşmiş ve artan bir eğilim göstermiştir. Üretimin yarısı ihraç edilmektedir. Makedonya’daki et ihracatının % 75’i AB ülkelerine yapmaktadır. Et ihracatın toplam tutarı yıllık 12,5 milyon Avro civarındadır. Bu rakam et ihracatını toplam tarımsal ihracat içinde en önemli üçüncü kalem haline getirmektedir.

ETBİR I KIRMIZI 63


GEZİ

Balkanlarda Gezilecek Yerler;

Görülmesi gereken en iyi 5 Balkan şehri

Balkanlar her zaman Avrupa’daki ilk ziyaret edilen yerlerden olmasa da son yıllarda özellikle siyasi kargaşaların durulmasıyla daha çok insan için ilgi çekici tatil yerlerinden biri olmaya başladı. Özellikle hala keşfedilmemiş bakir doğal güzelliği, Balkanların daha çok turist çekmesine sağlıyor.

B

alkanlar kültürü, gelenekleri ve zengin tarihi ile gezilmesi gereken yerlerden. Şu an özellikle Balkanlardaki en popüler yerler doğal güzellikleri, değişik kültürleri barındıran yapısı, yemek kültürü ve ziyaretçileri çeken misafirperver insanları ile eşsiz bir yer olmayı başarıyor. Avrupa’nın bu köşesini gezmek isteyenler için, Balkanlarda gidilebilecek, görülmesi gereken en iyi 5 yeri sunuyoruz.

Prilep, Makedonya Prilep gerçekten en çarpıcı yerlerden biri, şehrin geleneği ve moderniteyi kendine has ilginç ve hoş bir şekilde beraber barındırmasının yanında konumunun çıplak bir tepenin altında taşlar tarafından çevrilen bir yerde olması da ilginç bir görüntüye sahip olmasını sağlıyor. Yorgan yaması gibi bir görüntüsü olan orta çağ kalelerinin kalıntıları şehre tepeden bakıyor. Şehirde görülmesi gereken pek çok yer var: Eski Çarşı, Saat Kulesi, pek çok kilise ve eski manastır gibi.

Dubrovnik, Hırvatistan Dubrovnik Hırvatistan için gerçek bir mücevher değerinde. Dubrovnik Akdeniz’deki en resmedilmeye değer yerlerden biri. Orta çağın güzelliğini halen koruyan tarihi bir şehir ve şehrin

64 ETBİR I KIRMIZI


görülmeye değer mimarisi ve ilginç detaylara gösterilen dikkat, 5 yıldızlı oteller tarafından gölgelenmemiş durumda. Şehirde görebilecek harika yerlerin dışında, Dubrovnik’te pek çok kültürel etkinlik ve harika kumsallar var.

Brasov, Romanya Romanya coğrafi olarak Balkan yarımadasında bulunmasa da kültürel ve tarihsel bağlarından ötürü Balkanların bir parçası olarak kabul ediliyor. Brasov ve çevresinde sık ormanlar bulunuyor ve harika şehir hayatı ve çarpıcı manzaralarıyla Brasov Transilvanya’daki tarihsel şehirlerden biri.

Veliko Tarnovo, Bulgaristan Kuzey Bulgaristan’da bulunan üniversite şehri Veliko Tarnovo orta çağ Bulgaristan’ının başkentiydi ve bugünlerde ülkenin kültürel başkenti konumunda. Veliko Tarnovo’da pek çok ilginç müze, tarihsel alan ve öğrenci nüfusunun çok fazla olması nedeniyle canlı bir gece hayatı bulabilirsiniz.

Prizren, Kosovo Prizren Sırbistan’ın orta çağdaki başkentiydi, fakat şehre gittiğinizde etrafınıza dikkatlice bakarsanız pek çok mimari yapıda Türk mimarisinin etkilerini görürsünüz. Prizren bu anlamda camilerin ve manastırların şehri ve bu camiler ve manastırların çoğunun tarihi 14. yüzyıla kadar gidiyor. Pek çoğu siyasi çatışmaların olduğu zamanlarda zarar görse de halen daha görülmeye değer güzelliklerini saklıyorlar.

ETBİR I KIRMIZI 65


SEKTÖRÜN ETKİNLİK TAKVİMİ

GIDA FUAR ve ETKİNLİKLERİ NİSAN 2012 12 – 15 Nisan:

7-10 Mayıs 2012

TUYEM 11. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi RIXOS Premium Belek. Belek, Antalya Bilgi: Türkiye Yem Sanayicileri Birliği, Türkiyem-Bir www.turkiyeyembir.org.tr

Agro-Food Libya 2012 Fuarı Libya Bilgi için: Wahaexpo / www.arifuarcilik.com

12–15 Nisan 2012 Mersin 6. Uluslararası Gıda, Gıda Teknolojileri ve Paketleme Fuarı Yenişehir Fuar Merkezi – Mersin Bilgi için: Forza Fuarcılık Org. Hizm. A.Ş.

17 - 18 Nisan 2012 İkinci Türk-Alman Su İşbirliği Günü (2nd Turkish German Water Partnership Day) Polat Renaissance Otel - Yeşilyurt İstanbul Detaylı bilgi ve online kayıt: http:// tr.germanwaterpartnership.de/index.php?id=97

25 – 26 Nisan 2012 “Yerel Zincirler Buluşuyor” - Türkiye Perakendeciler Federasyonu İstanbul Haliç Kongre Merkezi Bilgi için: www.yerelzincirlerbulusuyor.org

10 – 12 Mayıs III. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu Konya Bilgi için: Prof. Dr. Selman TÜRKER, III. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu Başkanı. www.gelenekselgidalar.com

12 - 18 Mayıs 2012 79. Novisad Agriculture Uluslararası Tarım, Tarım Endüstrisi, Tarım Makineleri ve Hayvancılık Fuarı Novisad – Sırbistan Bilgi için: Expotim Fuarcılık A.Ş.

HAZİRAN 2012 4 – 6 Haziran 2012 19 th World Meat Congress – 19. Dünya Et Kongresi Paris – Fransa Bilgi için: www.worldmeatcongress2012.com

MAYIS 2012

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü himayesinde

3-4 Mayıs 2012

KESiM HAYVANLARININ REFAHI ve KESiMHANELERDE HAYVAN REFAHI UYGULAMALARI EĞiTiM PROGRAMI

3. Gıda Güvenliği Kongresi Harbiye Askeri Müze – İstanbul Bilgi için: www.gidaguvenligikongresi.org

Eğitimin Ana Destekçisi:

ROYAL SOCIETY FOR THE PREVENTION OF CRUELTY TO ANIMALS

7-10 Mayıs 2012 Kesim Hayvanlarının Refahı ve Kesimhanelerde Hayvan Refahı Uygulamaları Eğitim Programı Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi Bilgi için: www.etbir.org

23.12.2011 k tarihli Çiftli ının Hayvanlar tmeliği ne Yö ı Refah erlerinde gereği işy Hayvan sertifikalı rumlusu So ı Refah mecburi çalıştırmak r. olacaktı

07 – 10 Mayıs 2012

Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi

66 ETBİR I KIRMIZI

• Eğitim kontenjanı; kesimhanelerde çalışan 20 veteriner hekim ve 20 yardımcı personel olmak üzere toplam 40 kişidir. • Tüm eğitimler; İngilizce olup, simultane tercüme yapılacaktır. • Katılımcılara teorik ve pratik eğitim için uluslararası geçerliliğe sahip olan iki ayrı sertifika verilecektir.

KAYIT İÇİN: ETBİR I Et Üreticileri Birliği

Tel: (216) 478 62 79 Faks: (216) 478 62 76 E-posta: etbir@etbir.org

www.etbir.org

31 Mart 2012 tarihine kadar kayıt yaptırılması gerekmektedir. Eğitimin Veren Kuruluş

Düzenleyenler


ETBİR I KIRMIZI 6702


68

Etbir Kırmızı Dergi Sayı 23  

Etbir, Et Üreticileri Birliği, Kırmızı Et, Mustafa Bılıkçı, ayla Torun, Afiş İletişim, www.etbir.org, Meat Magazine

Etbir Kırmızı Dergi Sayı 23  

Etbir, Et Üreticileri Birliği, Kırmızı Et, Mustafa Bılıkçı, ayla Torun, Afiş İletişim, www.etbir.org, Meat Magazine

Advertisement