Issuu on Google+

YENİ BİRLİK DEMOKRASİ • SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ • İŞBİRLİĞİ • DAYANIŞMA

İSVEÇ TÜRK iŞÇİ DERNEKLERİ FEDERAYONU YAYIN ORGANI • www.trf.nu • Yıl (år): 34 • Sayı (nr.): 6/2010

Yeni Birlik Yeni Yılınızı kutlar!


BAŞYAZI

Değerli okurlar,

YENİ BİRLİK Yeni yıla girerken

s. 4

Yaşlılarımızın bayramını kutladı

s. 6

Murat Topçu

s.8

Wikileaks

s.12

Sağlık köşesi

s.14

Türk kadınları sorunlarını tartıştı

s.16

Konsolosluk hizmetleri

s.18

İsveç nereye.

s.20

Hukuk Köşesi

s.22

Sigorta köşesi

s.30

YENİ BİRLİK

sayı 6/10

İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu Aylık Yayın Organı Utges av Turkiska Riksförbundet • Adres/Adress: Järnvägsgatan 86 172 75 Sundbyberg • Tel: 08-728 00 34 - 08 531 732 05 -08 531 706 15 Fax: 08-728 00 42 • Internet: http:// www.trf.nu • e-mail: turkiskariksforbundet@swipnet.se -info@trf.nu • Telefon saatleri (hergün)/Telefontid (vardagar): Pazartesi-Cuma / 09.00-12.00 / 13.30-17.00 Sahibi/Ansvarigutgivare: Hasan Dölek • Redaksiyon/I redaktionen: Hasan Dölek, Ramazan Kavaklı, İlknur Akdağ, Adem Okur • İlan sorumlusu/ Annonsansvarig: Adem Okur • Grafik Tasarım/Layout: Yasemin Celebi • Dizgi/Sättning: Atilla Kulbay Yıllık abone ücretleri/Årsprenumeration: Üyeler/Medlemmar: 100:Örgüt ve Kurumlar/Org: & Ins: 250:- Yurtdışı/Utrikes: 250:PlusGiro: 439 83 10 – 5 Önemli / Viktig: Sipariş edilmeyen yazılardan veya okuyucu mektuplarından redaksiyon sorumlu değildir! Redaktionen är icke ansvarig för insänt eller ej beställd material! Verilmiş veya verilecek anonslarda olası değişliklikler, her iki ayda bir ayın 15’inde Yeni Birlik’e ulaştırılması gerekmektedir. Verilen tarihten sonra itiraz veya değişiklik istemi geçersiz olup, muhtemel yanlışllıklardan Yeni Birlik sorumlu tutulamaz. Annons och/eller manustext förväntas vara oss tillhanda senast den 15 i varannan månad.

Geçtiğimiz ay mübarek kurban bayramını kutladık. Resmi bayramlarımız gibi dini bayramlarımızda bizler için çok önemli. Türkiye’de resmi kurumlar tatil edilerek kutlanan kurban bayramı, bu yıl İsveç’de hafta içine gelmesi sebebi ile çalışanlarımız için biraz stresli geçti. Arkadaşlar bayramlarımızı dünyanın neresinde olursak olalım,haftanın hangi gününe gelirse gelsin,ailelerimiz,büyüklerimiz ve çevremiz ile kutlamaya, büyüklerimizi ziyaret etmeye devam etmeliyiz.Tabii ki sabah bayram namazı ile başlayarak. Bunların hepsini bilhassa çocuklarımıza her yıl yaşatmak ve öğretmek zorundayız. Kendi kültürünü,dini inanışını ve anaannesini bilmeyen, unutan veya yaşatmayan toplumlar her zaman asimile olmaya hazır toplumlar olduğunu da unutmayalım.

Dostlar, geçtiğimiz günlerde Stokholm’ ün merkezinde bir terör saldırısı oldu. Çok şükür ki bu saldırıda, bombayı taşıyan kişi haricinde hayatını kaybeden olmadı. Bende, bu saldırı esnasında,patlamanın olduğu yere doğru yaklaşık 15 metre mesafe uzaklığındaydım. O korkunç patlama sesini, insanların çığlığını ve koşuşturmalarını tasvir etmem mümkün değil.Dünyanın neresinde olursak olalım bizler her zaman terörü lanetledik.Yine Stokholm’deki terörü de lanetliyoruz.Fakat bu terör saldırısını İslama mal etmemek gerekir, bunun içinde çevremize bilhassa İsveçli dostlarımıza İslam’da insan canına kast etmenin ve insanlığa zarar vermenin yasak olduğunu,kabul edilemez olduğunu güzel bir dille açıklamalıyız. Her müslümanın bir terörist olmadığını anlatmalıyız.

Değerli okurlar,önümüzdeki günlerde yeni yıla giriyoruz. Geçtiğimiz yıl bizler için yoğun bir yıl oldu.İsveç’de yerel ve genel seçimler yapıldı ve seçimlerin sonucunda ise ırkçı parti hem birçok belediye ve il genel meclislerinde temsilcilerini artırdı hemde İsveç parlamentosunda 20 milletvekili ile temsil edilme hakkını aldı.Biz yabancılar için hiç de hoş bir durum olmadı. Önümüzdeki dört yıl boyunca meclisde alınacak kararların daha da yakın takipcisi olmalıyız.Aynı zamanda uzun zamandır ülkemizde tartışılan askeri dönemin hazırladığı anayasa’nın değişikliği için yapılan tartışmalar referandum ile son buldu. Anayasada ilgili bazı maddelerin değişikliğine evet çıktı. Geçtiğimiz yıl hem İsveç için hemde Türkiye için çok hareketli bir yıl oldu. İnşaallah yeni yıl bizlere,sizlere sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl olur. Yaşanan bu terör olaylarının bir daha yaşanmaması temennilerimle, yeni yılınızı kutlarım. Hasan Dölek İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Yeni Birlik förbehåller sig rätten till ansvarsfrihet för fel som inte reklamerats inom angiven tidsgräns. 3 YENİ BİRLİK


Haber

Yeni yıla girerken geleceğimiz üzerine notlar Yakında yeni bir yıla daha giriyoruz. Gerilere uzandığımızda,70´ li 80´ li yıllarda, yaşam göçmenler için biraz daha kolaydı. Psikolojilerimiz farklıydı, Türkiye ye geri dönme ile ilgili hayallerimizin diri olduğu zamanlardı. Gerektiğinde iki işte birden çalışılıyordu. Dönülecek, ülkede yaşanılacaktı. Birikim ve Türkiye’ye yatırım yapılabiliyordu. Yani bu olanakları yaratmak mümkün olabiliyordu. Bugün durum hayli değişti. Diğer avrupa ülkelerinde geri dönüşü özendiren uygulamalar yaşandı ve pekte işe yaramadığı görüldü. Bizler de kendi deneylerimizle, dönme eğilimlerinin sonlandığını yaşadık. Yani bulunduğumuz ara aşama da, giderek artan biçimlerde, hayallerimiz, ihtiyaç ve taleplerimiz İsveç´te yaşanılacağına göre oluşmaya başladı. Kuşkusuz ki çocuklarımız da büyük oranda böyle düşünecekler. Bu süreçler kendi kanallarında yaşanırken, dünyada ki gelişmelere paralel olarak, İsveç’ te de birçok değişiklik gerçekleşti. Sovyetlerin ve reel sosyalizm in sahneden çekilişi, uzun yıllar kendini sözkonusu ülkelerin varlığına 4 YENİ BİRLİK

göre tarif eden İsveç’i de derinden etkiledi. Uzun yıllar iktidarda kalmış olan Sosyal Demokratlar, başta işçiler olmak üzere çalışan kesimler için göreceli de olsa, iyi koşullar yaratabilmişlerdi. Sosyal demokratlar iyi bir altyapı gerçekleştirmişlerdi. 90 sonrasında işler değişmeye başladı. Her alanda hızlı bir gerileme sürecine girildi. Daha sonra Sosyal demokratlar iktidardan uzaklaştı. İşsizlik artmaya, hayat pahalılığı kendini hissettirmeye başladı. Elbette olumsuz değişikliklerin faturası her zaman ve her yerde olduğu gibi en alttakilere, önce göçmenlere, işçilere yani çalışan kesimlere ödettirildi, ödettiriliyor. Bu süreç şimdilerde de devam ediyor.

Günümüzde işsizlik en fazla biz göçmenleri etkiliyor. Piyasada birçok açıdan güçsüzüz. 40 yaşın üzerindeki kuşağın doğru dürüst bir iş bulması zorlaştı. Gençler de, özellikle üniversite bitirememiş olanlar, mesleği olmayanlar geçim aracı bulmakta zorluk çekiyorlar. Bir yandan kira, mutfak ve günlük yaşamın diğer harcamaların da güçlük çekilirken, diğer yandan sosyal yaşamın farklı alanlarında da sıkıntılar yaşanıyor. Hastalık kasası nın durumu içler acısı. Şunu itiraf etmeliyizki, bu kurumu belki bizler de bir veya bir kaç kez aldatmış, istismar etmişizdir. Bunun yanlışlığı kabullenilmeli. Ama devlet


Haber

kurumları da ‘’Kurunun yanında yaşlar da yanar’’ deyişindeki gibi davranamaz, davranmamalı. İstismarı önlemek adı altında gerçek hak sahipleri ve mağdurlar görmezden gelinemez. Doğru dürüst, kalıcı, çalışmayı önleyici bir hastalığı olmadığı halde, yıllarca süren hastalık yazılmaları, ciddi araştırma ve muayenelerle, önlemler alınarak düzeltilmeli, ama bunun yanında, onlarca örneğini yaşadığımız, gerçek hastaların mağdur edilmeleri de önlenmelidir. Bu doğrultudaki yanlış ve hatalı uygulamalar ısrarla devam ettirilmektedir. İşsizliği önlemede önemli bir araç eğitimdir ve bu yolla işsizlere yeni meslekler ve yetenekler kazandırmak mümkündür. Ama bugün uygulanan yöntemlere bakıldığında, umutlu olmak pek olası değildir. İş bulabilmenin yolu olarak sunulan çözümler, kimi firmalara para kazandırmak, iktidara, işsizlik oranını gizlemek, bu uygulamalara katılanlara da boş vakit geçirtmek ötesinde bir şey kazandırmıyor. Türkiyeden gelenler olarak, ticaret alanında da ne yazıkki, istisnaları bir yana bırakırsak, ağırlıklı olarak lokantacılık ve pizzacılık alanlarında varız. Aslında buralarda da kimilerimiz, kendimizi patronlar olarak görsek de, gerçekte on saati aşan günlük çalışmalarımızla, sözkonusu dükkânların işçileriyiz. Ve kendilerimizi kurumlara karşı savunacak araçlardan yoksunuz. Son yıllarda yapılan kimi değişiklerle de daha olumsuz ve karmaşık bir sürece itildik. Şaskınız, geleceklerimiz konusunda endişeliyiz. Güya destek gibi sunularak alınan kimi tedbirlerin, temel katkı ve destek içeriği taşımaması, endişeleri daha da artırıyor. Bu alanda çalışanların bildiği gibi, KDV oranlarının bir miktar düşürülmesini sağlamak bile, kalıcı ve rahatlatıcı bir etki yapabilecekken, söz verilmiş olmasına rağmen iktidar tarafından bir tür gerçekleştirilmiyor. Son seçimlerdeki ırkçı-ayrımcı ve aşırı milliyetçi partinin parlementoya girmesi de gösteriyorki, hangi maskeyle açığa çıkarsa çıksın, İsveç te de yabancı düşmanlığı gelişiyor.

Dünyadaki tüm deneyler de görüldüğü gibi, İşsizliğin arttığı, yaşam standartlarının gerilediği koşullar ayrımcılığı, yabancı düşmanlığını da körüklüyor. Sıradan insanları bile etkiliyebiliyor. Mücadele edilemez, doğru tarif edilemez, toplumsal kesimin iyi niyetlileri kazanılamaz ve birlikte ırkçılık geriletilemezse, önümüzdeki dönem de, bu süreç daha da derinleşecek gibi görünüyor. Hükümetin geçtiğimiz günlerde reform adı altında yürürlüğe koyduğu yeni uygulamalar dan da anlaşılacağı gibi, adım, adım dayanışmacı politika ve anlayışlardan vazgeçildiği de çok açıktır. Bu sorunları uzatabiliriz. Ama özetle yeni yıla iyi girmediğimizi belirtmeliyim. Peki de ne yapacağız. Tarih örneklerle dolu. Sorunların sahipleri olarak, var olduğumu gösteremezsek,

Günümüzde işsizlik en fazla biz göçmenleri etkiliyor. Piyasada birçok açıdan güçsüzüz. biz de varız diyemezsek, bak hesaplarını bozarız diye haykıramazsak, özcesi politik alanda bizlerin de önemli bir rolü olduğunu, örgütlü bir güç olduğumuzu anlatamazsak, gücümüzle belirtemezsek, bekleyen ve sadece şikâyet eden olursak, son örnekte olduğu gibi alınan kararları gazetelerden okursak, önümüze konulanı kabullenmek durumunda kalırız. İşte tam da bu anlamda yeni yılda, bireyler ve örgütler olarak pratik adımlara ihtiyacımız vardır. Bireyler olarak toplumsal sorunlara daha ilgili hale gelmeye gayret etmeliyiz. Siyasal süreçleri iyi izlemeye, etkilemeye, içinde olmaya çalışmalıyız. Çevremizi, çocuklarımızı, toplumsal çıkarlarımıza uygun düşen siyasal yapıların içinde olmaya, bu yapılarda etkin olmaya, kararlarını etkilemeye özendirmeliyiz. Derneklerimizin

buluşma lokalleri olma ötesinde, sorunlarımızın tartışıldığı, sonuçların yetkili kurumlara iletildiği, takip edildiği sosyal yapılar haline gelmesine katkı koymalıyız. Örgütlü yapılar olarak derneklerimiz ve Federasyonumuz da yeni yılda daha aktif bir konuma gelmeli, getirilmelidir. Derneklerimiz, sosyal sorunlarımızı federasyonumuza aktif olarak taşımalı, gerekli desteği vermeli ve sonuçları takip ederek hesap sormalıdır. Federasyonumuz, derneklerimizin önerilerini dikkate almalı, toplumsal yaşamı iyi izlemeli, sorunlarımızı, talep ve ihtiyaçlarımızı belirleyip, ilgili kurum ve siyasal yapılara, çözüm noktalarına iletmelidir. Bu anlamda yeni yılda, öncelikli sorunlarımızın ve çözüm önerilerimizin belirlendiği bir kurultay toplantısı yararlı olabilir. İlgili bakanlıklar, sendikalar ve siyasal partilerle ilişkiler güçlendirilebilir, ilişkiler sürekli duruma getirilebilir. Göçmen federasyonlarının üst örgütü olan SIOS un daha aktif ve etkin olabilmesi için gerekli çaba gösterilebilir. Tüm bunlar yapılabilirse, örgütlerimizin görüşü alınmadan, hem de Reform adı altında bazı kararların uygulamaya konulmasına cesaret edilemez. Ben umutluyum. Geride kalandan olumlu dersler çıkartılabilinirse yeterdir. Yüzümüzü yeni olana, geleceğe döndürmeliyiz. Kişiselliklerden arınarak, farklılıklarımızla, yanyana, ortak çıkarlarımıza sahip çıkarak, daha kaliteli bir yaşama doğru, daha güçlü yürüyebiliriz. Bu beklentilerle, tüm hemşehrilerimin yeni yılını kutluyor, yeni yılın, tüm toplumlarda, toplumsal adalet, eşitlik ve savaşsız - sömürüsüz bir dünya talebinin yaygınlaştığı bir sürecin başlangıcı olmasını diliyorum.

Sedat Özgüven

5 YENİ BİRLİK


Haber

İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu

Rinkeby’de yaşlılarımızın bayramını kutladı İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu (İTİDF) Rinkeby’de yaşlılar bakım evini (Rinkeby Stadsdelsförvaltning)bayram dolayısıyla ziyaret ederek, burada kalan Türk yaşlılara moral verdi. Ziyarete Stockholm Büyükelçiliğin’den Müsteşar Cengiz Fırat ve idari memur Hasan Erdemir de katıldı. Yaşlıların geçmiş kurban bayramını kutlayan heyet, beraberinde getirdikleri baklava ve şekerpareyi yaşlı insanlarımıza ikram etti. İTİDF Genel Başkanı Hasan Dölek: “Federasyon olarak her yıl olduğu gibi, bu yıl da yaşlılar bakım evini ziyaret ederek, burada kalan büyüklerimizin hatırını sorduk” dedi. Ziyarette bakım evinde kalan 17 yaşlının yanı sıra, 6 Türk personelin de sorunlarını dinlediklerini söyleyen Dölek: “Belediye, bakımevi bütçesinde kesinti yaptığı için, önceki yıllara göre hizmetlerin azaldığına ilişkin şikâyetler var. Federasyon olarak biz, sorunların çözümü için elimizden geleni yapıyoruz.Yine bu yıl da, yaşlılarımızdan bilgilendiğimiz sorun ve sıkıntıları gerekli makamlara ileteceğiz’’ dedi. Rinkeby yaşlı bakım evinin Türk bölümünde çalışan Kevser Aslan da, çalışan personelin sorunlarından bahsetti. Kendisinin 22 yıldır aynı birimde çalıştığını ve son yıllarda ise yeni açılan Türk bölümünde işine devam ettiğini söyleyen Kevser Aslan, işinden çok memnun olduğunu.Türk yaşlılar ile çalışmanın, onlara bakmanın kendisi için sadece para kazanmak için yapılması gereken bir iş olmadığını, aynı zamanda manevi bir hizmet olduğunu söyledi. Yaşlılarımız bizleri aynı zamanda evlatlarının yerine koyuyorlar diyen Aslan, bütçede yapılan kısıtlamadan dolayı personelin azaltıldığını ve bu kısıtlamadan dolayı işlerinin güçleştiğini de dile getirdi. Müsteşar Fırat, bakımevinde kalan yaşlılara konsolosluk işlemlerinde yardımcı olacakları sözünü verdi. Konsolosluğa gelmenin zorunlu olmadığı durumlarda, yaşlıların konsolosluk işlemlerini ikinci elden yapabileceklerini ifade eden Fırat, yaşlılardan gelen bir istek üzerine haftada bir bakımevine bir din görevlisi gelmesi için girişimlerde bulunabileceğini de söyledi. Müsteşar Fırat ayrıca bakımevine Türkiye manzaralı tablolar hediye etme taahhüdünde de bulundu. Bakımevi yöneticilerinden Hossein Ahmadian ise bakımevinde, bakıma muhtaçların ve kendi kendini idare edebilenlerin olduğu iki ayrı bölüm olduğunu söyledi. Müesseselerinde sadece Türklerin kaldığı bir bölüm de olduğunu belırten Ahmadian: “Bu yaşlılara yönelik Türkçe konuşan personelimiz de var. Ayrıca uydu anteni ile Türk televizyonlarını seyretme imkânı da sunuyoruz” dedi.‘’Federasyon başkanı Hasan Dölek ile sık sık buradaki

6 YENİ BİRLİK

sorunları konuşuyoruz ve kendilerinden yardım alıyoruz’’ diye devam eden Ahmadian, personeli ile birlikte en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını belirtirken, bakımevinde Türk bölümünde boş yer olduğunu ve Stockholm’ün her bölgesinden talepleri kabul ettiklerini,ayrıca İran’ lılar ve Latin Amerika’lılar için de birer bölüme sahip olduklarını da belirtti. Sanatcı Ekrem ise müziği ile hem yaşlıları hemde çalışan görevlileri eğlendirdi. Ekrem,annesinin de Türk bölümünde kaldığını ve geçerdiği bir rahatsızlıkdan dolayı gözlerinin görmediğini söyledi.Yaşlı evindeki hizmetten ve Türk personeleden duyduğu memnuniyeti dile getirerek,personele ve yönetime teşekkür etti. YENİ BİRLİK


ANNONS

PARABOLEN FESTVÅNING

RUDSJÖTERASSEN 2 (HANINGE KOMMUNHUS) 136 41 HANINGE

WWW.RESTAURANGPARABOLEN.SE 08-448 52 02 0704-93 12 58

BIRAKIN ORGANİZASYONUN TÜM DETAYLARI İLE SALON PARABOLEN´İN DENEYİMLİ/UZMAN KADROSU İLGİLENSİN, SİZ YALNIZ BU ÖZEL GÜNÜN KEYFİNİ YAŞAYIN… SALON PARABOLEN, ÖZEL MENÜLERİ İLE DE DAVETLERİNİZİ UNUTULMAZ KILIYOR SAĞLAM DAMAK TADI VE ŞIKLIĞI BİRARADA SUNAN EKİBİMİZ, EKONOMİK YA DA YEMEKLİ PAKETLERDEN BİRİNİ TERCİH EDEBİLECEĞİNİZ SALON PARABOLEN ORGANİZASYONUMUZ AKLINIZDA OLDUĞU KADAR DAMAĞINIZDA DA GÜZEL İZLER BIRAKACAK.. SALONUMUZ, DÜĞÜN, NİŞAN, KINA GECESİ, SEMİNERLER YEMEKLİ YEMEKSİZ, KUTLAMALARI İLE SİZ MÜŞTERİLERİMİZE 5 YILDIR HİZMET VERMEKTEDİR. SALON ÖZELLİKLERİ 800 KİŞİ AĞIRLAMA KAPASİTESİ İLE SALONUMUZDA KLİMA/ HAVALANDIRMA, 400 OTO PARKI İLE 4X6 METRE BOYUNDA SİNEVİZYON GÖSTERİMİ, SES SİSTEMLERİ SAHNE DEKORASYONU BULUNMAKTADIR. REZERVASYON: TEL: 08.448 52 02

MOBİL: 0704-9312 58

7 YENİ BİRLİK


Haber

Murat Topçu: Türkler Şovu Seviyor KLA Sport Management, merkezi Amerika’nın Dallas eyaletinde kurulan bir menajerlik şirketi. FİFA Menajeri Serdar Tuygun’un sahibi olduğu şirketin Amerika ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkede temsilciliği bulunuyor. KLA Sports Management’in İskandinavya temsilcisi Murat Topçu www.turkishleague.com un sorularını yanıtladı. İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşayan Murat Topçu yazarımız Tansu Sarı’ya çok özel açıklamalarda bulundu. İşte 40 yaşındaki başarılı menajerin açıklamalarından bazı satırbaşları: Futbolculuktan menajerliğe geçtim 9 yaşında Ankara Anıttepe Futbol Okulu’nda futbola başladıktan sonra Petrolofisi ve Hacetepe Camuzoğluspor Genç takımlarında forma giydim. Geçirdiğim ağır sakatlık beni aktif anlamda futboldan uzaklaştırsa da içimdeki aşk sönmemişti. Bu sektöre girmeden önce Antalya’da turizm işiyle uğraştım. Stockholm’e eşim yüzünden gittim Aile dostlarımız ve ortak akrabalarımız vasıtasıyla 2007 yılında eşim Çiçek Erzurum’la tanıştım. Çiçek Stockholm’de yaşıyordu ve evlendikten hemen sonra İsveç’e yerleştik. Türk futbolu geri gidiyor Üzülerek belirteyim ki Türk Futbolu beklentilerin oldukça altında. 2002 yılında yakaladığımız Dünya üçüncülüğü sonrası çıtayı bir türlü yükseltemedik. Sanırım kulüp yetkililerimiz yeteri kadar iyi araştırma yapmıyorlar. İsveç futbolunda şov yok İsveç pazarı enteresan bir pazar. Ben her hafta burada birçok maçı izliyorum. Türkiye’den geldiğim için ligimizin atmosferini bekliyorum. Biz yapı olarak şova dönük hareketlerden hoşlanıyoruz. Ancak İsveç futbolunda göze hoş gelen futbol oynanmıyor. Buna karşılık İsveç Avrupa’nın en üst liglerine en fazla oyuncu veren ülke. Bu durum da ayrı bir tezat oluşturuyor. Çok disiplinli ve fizik olarak kuvvetli olmaları İsveç futbolunun artısı. Zira dünyanın en iyi savunmacıları İsveç’ten çıkıyor. Türkiye’de isveç ligi tanınmıyor Sanırım ülkemizde Teknik Direktör ve yöneticiler İsveç Futbolu’nu yeterince iyi tanımıyor. Bazı hocalar, kulüp menajerleri ve yöneticiler daha önce İsveç’e gelip maçları izlediler. İlerleyen yıllarda İsveç’ten daha fazla oyuncuyu Türkiye Liglerinde görebileceğimizi düşünüyorum. Yıldızlar kaliteyi arttırır Türkiye’ye bu sezon Stoch, Guti, Quaresma, Misimovic, Niang, Zalayeta, Santana gibi yıldız oyuncular geldi. Bu futbolcular ligimizin kalitesini arttıracaktır.Böylesine önemli oyuncuların gelmesi Türkiye’nin vizyonu ve misyonu açısından genel bir mesaj anlamına da geliyor. Ümit karan amerika kapısından döndü Geçtiğimiz günlerde Eskişehirspor’la sorun yaşayan 8 YENİ BİRLİK

Ümit Karan’ı Amerika Ligi’ne götürmek için menajeriyle anlaşmıştık. Ancak Teknik Direktör Rıza Çalımbay’ın Eskişehirspor’dan ayrılması sonucu Ümit Karan kulübünde kaldı ve bu transfer gerçekleşemedi. Bomba gibi geliyoruz Biz KLA Sport Management olarak yeni kurulmamıza rağmen piyasaya hızlı bir giriş yaptık. Çok sayıda ünlü futbolcu ve Teknik Direktörle görüşüyoruz. Fenerbahçe U-18 takımından Mehmet Topçu’nun yetkilerini aldık. Ayrıca Teknik Direktör olarak da Giray Bulak, Hayrettin Gümüşdağ, Engin Fırat ve Erhan Altın’la anlaştık. Önümüzdeki günlerde adımızdan daha da sıkça söz ettireceğimize inanıyorum.


ANNONS

Tel: 08 - 760 97 86 Fax: 08 - 760 97 31

Türk Hava Yolları ile yaşlılık, öğrenci, gençlik ve çocuk indirimli Türkiye’nin her yerine bütçenize uygun biletler. Pegasus Hava Yolları ile İstanbul Sabiha Gökçen havalimanına ve aktarmalı diğer şehirlere uygun biletler için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

9 YENİ BİRLİK


Haber

Merhaba sayın, sevgili her yaştaki Yeni Birlik okurlarına… Uzun yıllar Stockholmde Botkyrka belediyesinde, Fittja ve Tallid okullarında öğretmenlik yapmış, o dönemlerde elimizden geldiğince iç Anadolumuzdan gelen halkımıza her alanda yardım etmiş, yol göstermis ve onların İsveç´teki yaşamlarındaki zorlukların kolayca üstesinden gelmeleri için örgütlenmelerinde, kurduğumuz dernek çatısı altında yapılan faaliyetleri başlatanlardan biriyim. O zamanlar sizlerden önce İsveç´e gelen, dil bilen ve birazda tahsilimiz olduğu için, bizlerin çektiği sıkıntıları sizlerin çekmemesi için sizlere önderlik  ettik, siz vatandaşlarımızı bir çatı altında biraraya getirmek için kurduğumuz dernekte faaliyetler yaptık. Burada hem ülke hasretimizi gidermek, hem de İsveç´in yaşam düzenine ayak uydurabilmek için birlikte el ele vererek calıştık. Hiçbirimiz Türk, kürt, laz, alevi, şehirli, okumuş, cahil, köylü ayırımı yapmadan birlikte bir sürü kültürel, sosyal faaliyetler yaptık… O zamanlar çoğunluğu Kululu olan sizlere öncülük yaptık. Hepimizin ortaklaşa tarafı köylü, mektepli,tahsilli, cahil hatta okuma yazması olmayanlarımız dahil bu ülkeye daha iyi şartlar içinde yaşamak, kimimiz para biriktirip geri dönmek, kimimiz çocuklarımızın istikbali için, bazılarımızda kazandığı parayla satın aldıgı Volvosu ile (vişne rengi) Kuluya, İstanbula, İzmire, Konya ya tatillerde gidip bizimde arabamız var dercesine fiyaka yaptık, bazılarımızda gece külüplerinde gönül (!) eğlendirdik… Kimilerimiz ise Türkiyedeki politik faaliyetleri yüzünden yakalanmamak için kaçıp buralara geldik. Hepimizin ortak tarafı, daha rahat yaşamak, rüyalarımızı gerçekleştirmek için geldik bu diyar-ı gurbete… Bu ara şunuda burada söylemeden geçemiyeceğim, hiçbirinizi, Kululu, Kasabalı, köylü olduğunuz için küçük 10 YENİ BİRLİK

görmedik. Ben şahsen Karadenizin Samsun şehrinin Çarsamba kazasında( ozaman köy gibiydi) 1938 yılında doğmuşum. Yani anlayacağınız doğuştan köylüyüm. Köylülüğümden  hiç utanmadım…Ailecek İstanbul’a daha iyi şartlar altında yaşamak için köylü olarak geldik. Ama bu büyük şehirde hayatımızın sonuna kadar köylü olarak yaşayamazdık. Onun için mücadele ettik, Anadolu dilimimizin yerine İstanbul´daki şehir türkçesini öğrendik, ilk, orta tahsillerimizi burada yaptık, yabancı dil öğrendik. Kültürel faaliyetlere katıldık, sinemayı, tiyatroyu, operayı burada gördük, günlük gazeteleri burada okumaya başladık, giysilerimizi buraya göre değiştirdik. Şarkı söylemeyi, dans etmeyi, spor yapmayı bu yeni mekanımızda öğrendik. Şunun altını burada çizerek söylüyorum ”Köylü olmak ayıp değil, köylü kalmak ayıp ” demiş Yaşar Kemal İsveç´te olduğu bir zaman o yıllarda Federasyon başkanlığı yapmış olan Osman Özkanat´la yaptığı bir sohbette!...

Köylü olmak ayıp değil, köylü kalmak ayıp ” demiş Yaşar Kemal. Size bu satırlardan seslenerek söylüyorum, ben önce köyümden İstanbul’a göç ettim. Siz çoğunuz, Anadolu insanlarımız (biz şehirliler hariç) Kulu’dan, İstanbul’a ayak basmadan Ankara’dan, İstanbul dan uçağa atlayıp birsürü ülkeyi geçerek Stockholm´ün Sergel Torget´ine ayak bastınız 200 kişi olarak. Sizler için  hiçte kolay olmayan iç Anadolu yaşantısından, dünyanın en modern ülkesi olan ve şehri olan Stockholm´e uyum sağlamak hiçte kolay olamazdı… Bütün bu zorlukların üstesinden öyle

veya böyle geldik, geldiniz, bu ülkede kök saldık, aileler kurduk, çoluk çocuk sahibi olduk, paralar kazanıp iş kurduk, ev aldık. Şu an üçüncü, dördüncü generasyon olarak küçük azınlıkların en büyüklerinden biri olarak yaşamımızı sürdürüyoruz… Ama ne yazıkki ben kendi kendime şu soruyu sorduğumda üzülmemem mümkün değil :40 – 45 yıllık yaşantımızda neler yaptık, nerelere geldik? Şu an diğer azınlıkların övündüğü başarılı insanlarından, bizden kimler var? Mesela niye bir Zlatanımız, niye isim yapmış bir müzisyenimiz, niye bir yazarımız, niye bir şarkıcı Darinimiz. Neden politikanın en üst düzeyine çıkan politikacımız yok? Bu sorumu bu zamana kadar Federasyonumuz da başkanlık yapmış, çalışmış arkadaşlarımada sormak istiyorum. Neden o zamanlarda bu genç nesli aralarına alamadılar? Neden Gençlik federasyonunu aynı çatı altında barındıramadılar? Neden bugün gençlik federasyonu hala biz yetişkinlere kızgın ve birlikte çalışmayı düşünmüyorlar? Tiyatro alanında şu an Devlet kraliyet tiyatrosunda yıllarca oyuncu olarak İsveç´in tüm şehirlerinde tiyatro sahnelerine çıkan ve de şu an Türk gölge tiyatrosunu tek başına kuran, Gävle şehir tiyatrosu ile birlikte 80 gösterisi satılan Hacivat-Karagöz oyununu İsvec´in en ücra köşelerinde oynayan sizin yöre halkından Muharrem Çeşmeli´nin oğlu Fikret Çesmeli´den haberiniz var mı?  25 yıldır İsveç Devlet Tiyatrosunda oyuncu olarak sahneye çıkmış, hakkında gazetelerde, kendisiyle, oynadığı oyunlarla ilgili sitayişkar yazılar yazılmış, oyunculuğu dışında müzik ve de resim dallarında da kendini kabul ettirmiş tecrübeli kişiden neden yararlanmıyoruz? Neden bu zamana kadar Federasyonumuz bu yetenekli insanı kanatlarının altına alarak onunla federasyon ve üye


Haber

derneklerinde kültürel faaliyetleri yapmadınız? Neden elimizdeki bir avuç yetenekli insanlarımızla onların öncülüğünde kurslar açıp gençlerimizi eğitmelerini, kültür alanında faaliyet göstermelerini düşünmediniz?. Bu kadar yıl sonra resim alanında kaçımız, kaç gencimiz bu dalda başarılı oldu. Ressam İhsan abimizden sonra bu alanda İsveç´te isim yapan Hasan Erdemir´in dışında kaç ressamımız var? Müzik alanında doğru dürüst bir koromuz bile çalışmalarını sürdürebilecek desteği ne derneklerden ne geçmişteki federasyonlardan alabildi. Neden gençlerin kurduğu TUF kendilerine büyük yararı olacak bu genci aralarına almadılar? Ona gazetelerinde kültürel konularda yazı yazması için şans tanımadılar, yer vermediler?  Ki ben Kenan Gündoğdu seneler evvel tiyatro ve müzik alanında başlattığım çalışmalar hem öğretmen arkadaşlar, hem yerel dernekler, hem de Federasyonların başkanları tarafından desteklenseydim şu an kendi ve İsveç halkına konser verebilecek, tiyatroyu sevdirecek gruplarımız olabilirdi… Senelerce Federasyonda görev yapan vatandaşlar, ileriye dönük çalışmalar yapamadıkları için Türkiye’den büyük paralarla şarkıcılar, sanatkarlar, oyuncular getirip kültürel geceler yaptılar, eğlendiler, eğlendirdiler, böbürlendiler, öğündüler… Kendi olanaklarımızla bu dallarda gençlerimizi yetiştiremediğimiz için de hala yurt dışından sanatkar getirmeye devam ediyoruz.. Oysa diğer azınlık guruplarının çocukları erevizyon gruplarında boy gösteriyorlar.   Şimdi gelelim bir türlü birleşip tek dergi ile zengin bir kadro ile kendi halkına kaliteli ve zengin içerikli bir gazete çıkarmamakta ısrar eden siz sorumlularına. Şu an bu satırları yazarken üç gazeteniz de önümde. 34 sayfalik Yeni Birliğin 17 sayfası reklam. TUF´ un 30 sayfasının 8 sayfası reklam, diğer sayfalarının çoğunluğu iş ve eğitimle ilgili broşürlerin karmaşık bir renk cümbüşü. Kaldı ki eğitimle ilgili broşürleri okullardan, iş bulma ile gili konuları gençlerimiz İşçi Bulma Kurumlarından öğrenebilirler. Biraz

moda, bir söyleşi, biraz kültür… Bence TUF ta en iyi sayfa Aynur İnanın SAMHÄLLE adı altındaki Gurbetçi değil Vatandaşız yazısı. Beyaz sayfa üstüne yazılmış ve biraz daha büyük puntolarla yazılmış olsaydı daha etkili olurdu. Kültür sayfası da hem layoutu hem de içeriği hoş ve güzel.

istedikleri konular hangileri, satırları okumakta zorluk çekiyorlar mı?

Evet sayın, sevgili yurttaşlarım, aradan 40 – 45 yıl geçmesine rağmen sorarım size nerede örgüt dergilerine yahut diger gazetelere bu kadar yıl sonra yazı yazacak kaç gazetecimiz yazarımız var? Göğsümüzü gere gere gururlanacağımız kaç başarılı olmuş gencimiz ve yetişkinimiz var?

 En önemlisi, bir çalışma grubu kurup, İsveç´te, Stockholm´de konularında başarılı olmuş insanlarımızı araştırıp bu kişilerle ilgili bir kitapcık yapıp tüm halkımıza, üyelerimize dağıtmak.. Bunlar sırasıyla, gazeteci, yazar, ressam, müzisyen, tiyatro oyuncusu, doktor, iş sahipleri, sporcu vs. Şu an en büyük sıkıntımız vatandaşlar olarak bazı kendi düzenlediğimiz organizasyonlarda aradığımız insanlara ulaşamamız. Daha doğrusu konularında isim yapmış insanlarımızla ilgili bir data baz kurmak.

Şimdi siz şuan aktif çalışan Federasyonlarımız ve örgütlerimize bir önerimle noktalamak istiyorum satırlarımı. Ayrıca siz okurlar beni telefonla yazılı olarak hakaret etmeden arayabilir eleştirebilir, veye sohbet babında telefonlada konuşabiliriz. Lütfen, en kısa zamanda kendi halkımıza yönelik bir araştırma yapın, aşağıda yazacağım konularla ilgili bir formül yapıp evlere, her yaştaki insanlara postalayın, onlarında çalışmalarınız hakkında görüşlerini, isteklerini alın, düşüncelerini öğrenin.. Evlerine giren gazeteleri kaç kişi okuyor, nasıl buluyorlar, gazete düzenini nasıl buluyorlar, gazetelerinden okumak

Tüm Federasyonların çatısı altındaki derneklerin durumu ne alemde? Derneklere olan ilgi nasıl? Dernekler eskiden olduğu gibi üyelerine kültürel faaliyetleri yapıyorlar mı? 

Beni sabırla okuduğunuz için teşekkür eder, herşeyin gönlünüzce olmasını dilerim. Kenan Gündoğdu Emekli öğretmen Media Pedagog

11 YENİ BİRLİK


Haber

İnternet üzerinden wikileaks sitesi arcılığı ile demokrasi mücadelesine katkı Hepimiz izliyoruz. Son günlerde WikiLeaks adı, bütün dünyanın gündemine girdi. Yarattığı fırtınanın içine girmeden önce, bu ismin ne olduğuna bakalım. WikiLeaks, kaynaklarının gizliliğini koruyarak, hükümetlerin ve diğer organizasyonların gizli ve hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslarararası organizasyondur. Organizasyonun kendi tarafından, WikiLeaks ‘ın Çinli muhaliflerin yanı sıra, ABD, Tayvan, Avrupa, Avustralya ve Güney Afrika ‘lı gazeteciler, matematikçiler ve şirket teknologları tarafından kurulduğu belirtilmektedir.

‘’Yeni bir dünya göreceğiz, tarih yeniden yazılacak’’diyor, devi ürküten Wikileaks. Çeşitli gazete ve dergilerin tanımladığına göre, Avustralya’lı gazeteci ve internet aktivisti olan Julian Assange, organizasyonun yöneticisidir.Yayınlanan bilgilere göre, kuruluşundan sadece bir yıl sonra, organizasyonun ve wikileaks.org ‘un veritabanında, 1.2 milyondan fazla doküman bulunmaktadır. Bunların sırayla yayınlanacağı belirtilmektedir. Hakkında ve yayınladığı belgeler ile ilgili olarak, birçok değerlendirme gazete manşetlerini süslüyor. Konuyla ilgili olarak, İnternet´te yüzlerce haber bulmak mümkün. WikiLeaks’ın yarattığı sarsıntı-sızıntı epey devam edeceğe benziyor. ABD siteyi ‘Terörist’olarak ilan etti. Kısa zamanda kapatma atakları başlatabilirler. Hillary Clinton, ABD li diplomatları ve gizli Yazışmaların gereğini savundu. Ayrıca Başbakan Erdoğan a ve Hükümet üyelerine ‘’Üzgün’’olduğunu belirtti.

12 YENİ BİRLİK

Açıklanan birçok belgede, Obama nın seçilmesiyle yeni bir dönem başladığını iddia edenlerin aksine, zorba ve emperyalist yöntem ve dayatmaların devam ettiği de görülüyor. ABD nin, kendini dünya imparatoru olarak gören anlayışı belgelere o denli yansımışki. Özür dilemekle, üzgünüz demekle geçiştirilecek gibi değil. Türkiye en fazla belge sızdırılan ülkeler arasında.2002 den bu yana olan dönemle ilgili olarak 7.918 belge sızdırılmış. Bunlardan 577 sinde ‘’Gizlilik derecesi Yüksek’’ kaydı bulunuyor. Belgelerde, ABD kökenli bir İran vatandaşının, Türkiye üzerinden kaçışı gibi basit olayların yanı sıra, İsrail Gizli servisi Mossad Başkanı Meır Dagan ın Türkiye ile ilgili önemli saptamaları da var. Belgelere göre Dagan ‘’İslamcıların güç kazandığını düşünüyor, ordunun sessiz kalmasına şaşırıyor, Türkiye, Mısır, Ürdün, Suriye ve Lübnan’nın istikrarsız olduğunu ve bu ülkelerin önünde belirsiz bir gelecek olduğunu’’iddia ediyor. Mossad, islamcıların yükselişini engellemek için, ABD den Türkiye ye daha fazla destek verilmesini faydalı görüyor. ‘’Yeni bir dünya göreceğiz, tarih yeniden yazılacak’’diyor, devi ürküten Wikileaks. Yıllardır ‘’Baska bir dünya mümkündür’’diyerek, her tür zorluğa, baskıya ve olanaksızlığa rağmen, gerçekleri dile getirenleri doğrulayan belgeler, egemen olanların, güçlü olanların yönetme anlayışlarını açıkça ortaya koyuyor. Yeni olan ne? Hangi belgeler, sürpriz bilgilerle dolu? Açıklanan belgelerde dile gelenler, bilinmiyor değildi. Ancak bu biçimde açıkça sergilenmesi, ortaya çıkması, bir biçimde yetkililerce kabul edilmesi, farklı bir etki bırakıyor, açıklamalara farklı bir önem kazandırıyor. Açıklamalar dünya basınında önemli yer aldı. Ülkelerin haber kuruluşları, konu ve önemine göre, bilgilerin değişik yanlarını öne çıkardılar. İngiliz haber kuruluşu BBC, Suudi Arabistan’ın

ABD’yi İran’a saldırması için zorladığı bilgisine yoğunlaştı. BBC, ayrıca ABD’nin Taliban üyesi sandıkları bir Alman vatandaşını tutuklayan CIA casusları hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmaması için Almanya’yı uyardığı bilgisini verdi. Amerikan CNN kanalı ise, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, diplomatlarına Birleşmiş Milletler’de casusluk faaliyeti yürütmesi için gönderdiği direktife dikkat çekti. Clinton, Kuzey Koreli diplomatların adlarının, adreslerinin, kredi kart numaralarının yanısıra, parmak izlerinin, imzalarının ve hatta göz retina özelliklerinin ele geçirilmesini istemiş. Alman Der Spiegel dergisi, sızıntının Amerikan dış politikasını gerçek hâliyle gözler önüne serdiğini yazdı. Bu politikanın ‘inanılmaz derecede karanlık’ olduğu da ifade edilmiş. Der Spiegel, sızan belgelerin ABD’nin Erdoğan hükümetine şüpheyle baktığını kanıtladığını yazarken, benzer bir durumun Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle için de geçerli olduğunu aktardı. Bilgi notlarına göre, ABD, Alman bakanı yetersiz bulurken, Westerwelle’nin Washington’a şüpheyle yaklaştığını belirtmiş. Fransız Le Monde, WikiLeaks’in dünya başkentlerinde bir fırtınayı tetiklediğini yazdı. Le Monde, belgelere göre, Fransız hükümetinin İran rejimini ‘faşişt’ olarak tanımladığını aktardı. ABD’li yetkililer, belgelerin sızdırılmasını yorumlarken, bunun Amerikan diplomasisi için tarihi bir darbe olduğunu söylediğini ve “Bir daha asla daha önceki gibi diplomasi yapamayacağız” dediğini aktardı. İsrail’deki Haaretz gazetesi, WikiLeaks’in sızdırdığı belgelerin İsrail’i utandırmadığını, çünkü İsrailli yetkililerin İsrail medyasına ve ulusal parlamentoya yönelik yaptıkları bilgilendirmelerle Amerikan


Haber

hükümetine gönderdikleri notlar arasında çelişki olmadığını yazdı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da sızan belgelerin İsrail’in İran konusundaki haklılığını kanıtladığını savundu.

Yaşadığımız ülkelerde ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele eden bizler, her alanda eşit haklar için mücadele eden bizler de Bu olaydan dersler çıkarmalı, İnterneti daha etkin ve doğru kullanmaya çaba göstermeliyiz.

Demokrasi ve insan hakları ihlalleri ile mücadele için, açı, evsizi, sömürüsü olmayan, herkesin, yaşadığı her yerde, eşit muamele gördüğü, yepyeni bir dünya için, mücadele ve uğraş alanları zenginleşiyor. Silahlar artıyor. Dün kendi askersel alanını donanımlı hale, daha güvenli hale getirmek için kullanıma soktukları İNTERNET bugün ABD ni vuruyor.

Şimdi yeni açıklamaları bekliyelim. Halklar bu süreci demokrasinin gelişiminde önemli bir dönemeç olarak değerlendirebilirlerse, günlük yaşamı etkileme, daha insancakaliteli yaşama, demokrasiyi ve insan haklarını geliştirme ve geleceği kazanma savaşımında, bu sızıntılardan yararlanabilirse ‘’Dünyamızda hiçbirşey eskisi gibi olmayabilir’’ diyebiliriz. Yani son tahlilde belirleyici olan,

halkların kendi güçlerine dayanan mücadeleleridir ve Wikileaks örnekleri, bu mücadeleye yardımcıdestekleyici işlevler görürler. Elbette doğru okunabilir, abartılardan ya da yok sayan tutumlardan kaçınılarak değerlendirilebilir ve uygun sonuçlar çıkarılabilirse. WikiLeaks konusundaki belge ve açıklamaları çok değişik site ve bloglardan izlemek olanaklı.Türkçe olarak http://wikileaksturkce.blogspot. com/ adresinden takip edebilirsiniz. Sedat Özgüven

13 YENİ BİRLİK


Sağlık Köşesi 

Sevgili Yeni Birlik okuyucuları, Merhaba! Sayın Federasyon Başkanımız ve Yeni Birlik Dergisi Editörünün teklifi üzerine vatandaşlarımıza tıbbi açıdan yardımcı olabilme ümidi ile bu sayımızdan itibaren büyük bir zevk ve heyecanla sizlerle birlikte olacağım. Öncelikle tüm dergi çalışanlarına teşekkür ederim yaptıkları hizmetlerden dolayı. Kısaca kendimi tanıtarak başlamak istiyorum yazıma. İsmim Harun Uzel, 1973 Ankara doğumluyum. İlk ve orta eğitimimi Kulu`da yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesi İstanbul(Çapa) Tıp Fakültesi`nden 1999 yılında mezun oldum. Kadınhanı - Kolukısa Sağlık Ocağı ve Kulu Devlet Hastanesi´nde bir müddet çalıştıktan sonra Ekim 2003 de İsveç´e yerleştim. Mayıs 2005 den beri Skövde şehrinde, Kärnsjukhus(KSS) te çalışmaktayım. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Dünya Sağlık Örgütü`nün tanımlamasına göre Sağlık; yalnızca hasta veya sakat olmamak değil, bireyin bedenen, ruhen, sosyal ve ekonomik yönlerden iyilik halidir. Görüldüğü üzere “Sağlık” çok geniş kapsamlı bir kavramdır. Yirminci yüzyılda dünyada eğitim ve gelir düzeyindeki yükselme, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, bulaşıcı hastalıkların kontrolu gibi etkenler beklenen yaşam süresinin artmasına neden olmuştur. Yaşam süresinin uzaması istenen bir şey olmakla birlikte, paralelinde bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların görülme sıklığında artış meydana gelmiştir. Yaşlı nüfusun çocuk nüfusa oranla artış içinde olması, toplumdaki sağlık sorunlarının çocukluk çağı hastalıklarından yaşlı nüfusta görülen bulaşıcı olmayan hastalıklara doğru kaymasına yol açmıştır. Yapılan çalışmalar, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine ve sosyal sınıfların yapısına bakılmaksızın kronik hastalıkların günden güne arttığı konusunda alarm vermektedir. Dünyada her yıl hayatını kaybeden 57 milyon kişiden 33,4 milyonunun ölüm nedeni kronik hastalıklardır. 14 YENİ BİRLİK

Bulaşıcı olmayan hastalıkların sağlık sistemine olumsuz etkileri de sürekli bir şekilde artmakta ve sosyo-ekonomik gelişmeyi tehdit etmektedir. Bu hastalıklar ülkemizin sağlık kaynaklarının önemli bir kısmını tüketmektedir. Genellikle, bulaşıcı olmayan hastalıkların yaşlanmanın doğal ve kacınılmaz sonucu olduğu, bulaşıcı hastalıklardan daha az önemli ve kontrol edilemez olduklarına inanılmaktadır. Oysa bu hastalıklar yaşamın kaçınılmaz bir gerçeği olmadıkları gibi çoğunlukla önlenebilir hastalıklardır. Bu hastalık grubunda cok sayıda hastalık bulunmasına rağmen çoğunun risk faktörleri ve korunma stratejileri ortaktır. Tüm bu risk faktörleri ekonomik, sosyal ve politik çevreden, cinsiyet ile davranışlardan etkilenmektedir. Bu yüzden de önerilerde bulunmak kolay, fakat önerilerin bir yaşam biçimi haline getirilmesi ise çok kolay değildir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel hareketlilik, sigara kullanımını terk etmek gibi davranışlar doğruluğuna inanılsa da, değiştirilmesi zor alışkanlıklar arasındadır. Bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadelede koruyucu hekimlik yaklaşımı etkili bir yaklaşımdır. Örnek olarak, sigaranın bırakılmasından iki sene sonra kalp ve damar hastalığı riski %50 azalmaktadır. Yine sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi, tuz tüketiminin azaltılması gibi önlemlerle yüksek kan basıncı ve kolestrol yüksekliği önlenebilmektedir.

ekonomik yük de azalacaktır. Bulaşıcı olmayan hastalıkların oluşturduğu hastalık yükünde önemli bir payı olan kalp ve damar hastalıkları açısından olumlu olan husus “önlenebilir” olmalarıdır. Dünya Sağlık Örgütü kan basıncı, obezite, kolestrol ve sigara içiminin kontrolü ile kalp ve damar hastalığı görülme sıklığının yarıya indirilebileceğini bildirmektedir. Öte yandan kalp ve damar hastalıklarından ölümler, gelişmiş batılı ülkelerde azalma eğilimi gösterirken gelişmekte olan ülkelerde artmaktadır. Kalp ve damar hastalıkları ile ilgili risk faktörleri arasında yaş, cinsiyet, genetik ve etnik etkenler “değiştirilemez etkenler” grubuna girerken; sigara ve diğer tütün ürünleri, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sedanter yaşam, şişmanlık, kan yağlarının yüksekliği, kan başıncı yüksekliği ve kan sekeri yüksekliği “düzeltilebilir risk faktörleri” grubundadır. Bu çercevede yapılması gereken; hasta olanlar için tedavi imkanları sağlamanın yanısıra, “önlenebilir” nitelikteki kalp ve damar hastalıklarından korunma stratejilerini geliştirmek, birey ve toplum için planlar yapmaktır. Bu bağlamda benim birinci derecede amacım; okuyucularımızı bilgilendirerek, kalp ve damar hastalıkları ile mücadelede başlıca risk faktörlerinin azaltılması yolu ile kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi ve bu alanda kontrolün sağlanmasıdır. Bundan sonraki sayımızda “düzeltilebilir risk faktörleri” grubundan Kan Basıncı Yüksekliği- Hipertansiyon (Hypertoni) konusunu ele alacağız. Aşağıdaki e-mail adresime bu konuyla ilgili sorularınızıyorumlarınızı yada genel olarak eleştirilerinizi yazarsanız memnum olurum. Sağlıklı günler dileğiyle

Kronik hastalıkların yaşam süresi ve kalitesine olan olumsuz etkisi, maddi ve manevi maliyetlerin yüksekliği düşünüldüğünde yaşam tarzını değistirmeye yönelik koruyucu programların önemi daha iyi anlaşılacaktır. Risk faktörlerinin kontrol altına alınması ve diğer temel önlemlerle hastaneye yatış, pahalı tedavi edici ve cerrahi işlem gerektiren hastalıkların azalması ve bu hastalıklara bağlı işgücü kayıpları ve ölümlerin de azalması ile

Dr.Harun Uzel harunuzel73@ yahoo.com KardiologiInternmedicin KSS-Skövde


Annons

Gaziantep’li

ERDAL Gaziantep BaklavasÄą deyince... t'‘TU‘LM‘#BLMBWB t $FWJ[MJ#BLMBWB t'‘TU‘LM‘)BWVD%JMJNJ t½[FM,BSF#BLMBWB t,VSV#BLMBWB t'‘TU‘LM‘%JMCFS%VEBǘ‘

t'‘TU‘LM‘%à[,BEBZ‘G t$FWJ[MJ4VMUBO t'‘TU‘LM‘%VSVN t$FWJ[MJ#VSNB t1SFOTFT t$FWJ[#PIÎBT‘

Stockholm genelinde Centrum’larda     c\q`qYXbcXmXƒ\Ăť`kc\i`d`q`YlcXY`c`ij`e`q

>Xq`Xek\gĂŠc`9XbcXmXZĂŠ

ERDAL

/ZNĂŠSTUBUPSHt450$,)0-. #VUJL5MG    .PCJM    XXXCBLMBWBDJFSEBMDPN

>Xq`Xek\g9XbcXmXjĂŠeĂŠe

K\b8[i\j`

15 YENÄ° BÄ°RLÄ°K


HABER

İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu yeni tüzük değişikliği paketini başarıyla tamamladı

Federasyonumuzun tüzüğü tartışmak ve değiştirmek için planladığı toplantı 28.Kasım.2010 tarihinde gerçekleştirildi.Farklı yaklaşımlar vardı. Bazı arkadaşlarımız,kongrede tüzükle ilgili alınmış karara göre, değişikliklerin olağan kongreye ertelenmesi gerektiğini belirtiyorlar , bazı arkadaşlarımız ise tüzük değişikliği yapılabileceğini,zaten genel kongrelerede hiçbir zaman tüzük değişikliğine zaman kalmıyor diyorlardı. Toplantıya ilişkin farklı görüşler nedeniyle bir süre usul tartışmaları yaşandı.Sonuçta yapılan toplantının ’’Tüzük değişikliklerinin Tartışıldığı’’ bir temsilciler meclisi toplantısı olması genel kabul gördü ve tüzük temsilciler kurulu başkan Hasan Dölek’ in açılış konuşması ile başladı, ardından Göteborg il örgütü başkanı ve aynı zamanda İTİDF örgütlenme sekreteri Sami Görgülü’ nün yoklama yapmasının ardından, divan oluşturuldu. Yönetim kurulu’nun divan başkanlığına ve sekreteryasına önerdiği kişiler; Başkan Rahim Kulbay, divan üyeliklerine ise Bülent Gürkan, Alim Şerif Avcu ve Nezahat Andiç seçildiler. Ardından kurul çalışmalarına başladı. İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonunun, Tüzük Temsilciler Kurulu Kongresini adeta ateş bastı. Zaman zaman hararetli tartışmaların, zaman zamanda espirilerin ön 16 YENİ BİRLİK

plana çıktığı toplantı tüm üyelerin mutakıp kaldığı, yönetim kurulu’ nun uzun zamandır üzerinde çalışıp hazırladığı yeni  tüzük taslağı, delegelerinde katkılarıyla kabul gördü. 80 Üstünde delegenin katıldığı ‘’Tüzük değiştirme ‘’Kurulunda zaman zaman sert tartışmalar yaşandı. Yeni modern ve demokratik bir tüzük taslağı hazırlamak için yola çıktıklarını belirten İsveç Türk İşçi Dernekler Federasyonu yönetimine, kurultaya katılan bazı üyeler itiraz etti. İtirazlarını dile getiren üyeler, Tüzük Temsilciler Kurulu Kongresinde hukuki olarak bu kurultayın tüzüğü değiştiremeyeceğini, ancak Genel Kongrede değiştirebileceklerini söylediler. Başkan Hasan Dölek ise söz alarak artık bu tüzük ile kongrelerde sorunlar çıkıyor, kongreler de ise zaman darlığı nedeni ile tüzuk değişikliği yapılamıyor. Birçoğunuzun da katıldığı son kurultayımızda yine aynı sorun ve sıkıntılar ile karşılaştık. O yüzden bugün burada çalışalım gerekli hazırlığı yapalım, genel kongrede ise hiç zaman kaybetmeden bu paketi kabul edelim. dedi. Bazı delegelerin, olumlu yöndeki itirazları  ise Federasyon başkanı, yönetim Kurulu ve salonda bulunan tüm üyeler tarafından olumlu karşılandı. Daha sonra yeni tüzük taslağı

içerisinde bulunacak maddeler üyelere sunularak yeniden yapılandırıldı. DÖLEK SONUÇTAN MEMNUN Modern İsveç sistemine uygun yeni bir tüzük taslağı üzerinde çalışmak için toplandıklarını belirten İsveç Türk İşçi Dernek Federasyon başkanı Hasan Dölek, ‘’Eski taslağa göre seçim kurulunda sıkıntılar var. Yönetim kururlu seçiminde sıkıntılar var. Eski Tüzüğe göre yönetim kururlu 8 asil üye, 4 yedekten oluşur diyor. Arkayı sayfayı çeviriyorsun, 11 asil, 4 yedekten oluşur yazıyor. Biz Kongrede yönetim kurulunu neye göre seçeceğiz. 11 göre mi? 8 göre mi?


Haber

Ayrıca eski yani bizden önceki yönetimlerin isteği üzerine tüzük üzerinde genel kongrede değişiklikler yapılmış ama bu değişiklikler tüzüğe işlenmemiş. Birde delegelerimizin ve derneklerimizin anti demokratik gördüğü bazı maddeller vardı. Bu maddeleri gerekli kurumlara anlatmakta güçlük çekiyorduk. Şimdi bu yeni öneri paketi ile tam demokratik bir tüzük olacak, ne bana nede bir başkasına ayrıcalık tanımayan yeni öneri paketi, hazırlandığı dönemde çoğunluk tarafından olumlu bulundu. Bu gün sıfırdan eski tüzük tartışılarak yeni tüzük taslağı hazırlandı. Herkes bu taslak üzerinde mutabakata vardı. 2012 yılında ki olağan kongrede yeni taslak oylanarak hızlı biçimde yürürlüğe girecek.’’ Şeklinde konuştu. Eski federasyon başkanlarından Haydar Akan ise zaman zaman söz alarak hem

Eski taslağa göre seçim kurulunda sıkıntılar var. Yönetim kururlu seçiminde sıkıntılar var. toplantının toplanış şekli, hemde usül ile ilgili konuşmalar yaptı. Ayrıca yeni hazırlanan tüzük paketin de gördüğü sıkıntılı maddeleri ise daha anlaşılır bir biçimde yorumlayarak kurulun çalışmlarına destek verdi. Türk toplumu’nun önemli kanaat liderlerinden Bekir Kulbay ise söz alarak federasyon’un geleceğini ve geçmişini değerlendiren önemli bir konuşma yaptı. Federasyon’ un önemine değinen Kulbay, konuşmasında eskiden kongrede seçimlere giden federasyon

başkanı’ nın karşısında aday olamak çok zordu çünkü görev deki başkan her zaman kongre salonuna 20-0 giriyordu. Bu yüzden kimse kolay kolay başkana karşı aday olamıyordu. Şimdi bu salonda bunun düzeltilmesi gerekmektedir, dedi. Başkan Hasan Dölek ise yeni tüzük taslağının hazırlanması esnasında yapılan tartışmaları çok faydalı bulduğunu ifade etti. Delegeler’ in büyük bir kısmı ise artık yorulduk her kongrede tüzük sorunu yaşıyorduk, zaman darlığından dolayıda kongre bir türlü tüzüğe değinemiyordu, bugün güzel oldu. İTİDF yönetim kurulu’ na teşekkür ederiz ki bu konuya eğildikleri için, dediler. Kurulu, divan başkanı Rahim Kulbay bir teşekkür konuşması yaparak sonlandırdı.

17 YENİ BİRLİK


Haber

Skogås Türk Kültür Derneği Konsolosluk hizmetleri bilgilendirme toplantısı Skogås Türk Kültür Derneği ile Huddinge Türk Kadın Derneğinin ortaklaşa düzenledikleri ” Konsolosluk Hizmetleri Bilgilendirme Toplantısı” Skogås Okulu yemek salonunda yapıldı. Toplantıya çok sayıda vatandaş ve konsolosluk yetkilileri katıldı. Toplantıyı bir konuşmayla açan dernek başkanı Taner Yıldız; ”Vatandaşlarımızın istekleri doğrultusunda bu toplantıyı düzenledik. Toplantı çağrımızı kabul ederek buraya gelen Büyükelçilik yetkililerine teşekkür ediyorum. Bizler üyelerimizin bize ilettikleri sorunlarından yola çıkarak bir sorunlar paketi hazırladık” diyerek, kısa açıklamalarla bu sorunları dile getirdi. Üzerinde tartışılan bu sorunlar şu biçimde sıralayabiliriz. Sosyal Güvenlik Sigortaları Prim ödeyerek Türkiye’de emekli olma Türkiye’de seçme ve seçilme hakkı Türkiye’den yakınlarımızın ziyaret vizesi

18 YENİ BİRLİK

ve oturma hakkı Konsolosluk hizmet binası E- Konsolosluk Yeni pasaportların durumu Konsolosluk işlemleriyle ilgili bilgiler Anadil ve kültürel kimlik Eğitim ve Kültür Müşavirliği’nin çalışmaları Eğitim araç ve gereçleriyle Türkçe kitaplar Milli Günlerimiz ve Türk Enstitüsü (Türkevi) Taner Yıldız açıklamalarından sonra sözü B. Elçilik Müsteşarı Cengiz K. Fırat’a verdi. Müsteşar Konsolosluk hizmetleri konusunda genel açıklamalar yaparak,”Sizlerin de belirttiği gibi konsolosluk binamızın fiziki koşulları yetersiz. Bakanlığımızdan bir heyet gelerek gerekli incelemeleri yaptı ve yeni bir binaya geçmek için karar alındı. Biz de bunun çalışmalarını başlattık. Bu tür işler biraz da bürokratik konular olduğu için zaman alabilir ama, umarım kısa bir

sürede sonuçlanır ve beklentilerimize yanıt verecek bir binaya hep birlikte kavuşmuş oluruz. Elçiliğimiz her zaman sizlerin durumlarıyla ilgili olarak gerekli kurumlarla ilişkilerini sürdürüyor. Geçen gün Uyum Bakanı Erik Ullenhag’ı Sayın elçimizle birlikte ziyaret ettik ve bakan uyum konusunda Türklerin başarılı olduklarını söyledi. Ayrıca başka göçmen gruplarına örnek gösterdiklerini dile getirdi. Bu bizi sizlerin adına sevindirdi” dedi.

Entegrasyonun en önemli unsurlarından birisi de; göçmen toplumlarının kendi anadillerini korumak ve geliştirmektir.


Haber

Anadil eğitimi önemli Müsteşar Fırat, İsveç’te yaşayan Türklerin anadili eğitimi konusunda sıkıntılar yaşadıklarını sık sık dile getirdiklerini söyleyerek; ”Eğitim Müşavirimiz aaltı aydır buradalar ve çalışmalarını sürdürüyorlar. Elçiliğimizin bu konuda yapacak fazla birşeyi yok. İsveç kesinlikle Türkiye’den öğretmen getirilmesine karşı ve bu sadece Türkiye’ye yönelik de değil. Tüm göçmen grupları için geçerlidir. Müşavirliğimiz destek amaçlı Türkiye’den başta kitap olmak üzere eğitim araç ve gereçleri getiriyor ve bunların dağıtımını yapıyor. Anadili konusunda buradaki kurumlarla muhatap olacak olan sizlersiniz ve sizlerin örgütleridir” biçiminde konuşmasını sürdürdü. Anadil eğitimi üzerine söz alanlar ailelerin bu konuda bilinçli olarak birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleri halinde başarılı olunabilineceğini belirttiler. Entegrasyonun en önemli unsurlarından birisi de; göçmen toplumlarının kendi anadillerini korumak ve geliştirmektir. Eğer buna özen gösterilmezse, entegrayon yerine asimilasyonun gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Biz, burada yaşayan Türk toplumu olarak anadilimizi gelecek kuşaklara iyi bir biçimde öğretemezsek, İsveç toplumu içerisinde yok olur gideriz, görüşünü dile getirdiler. Prime dayalı emeklilik Daha sonra katılımcıların sorularına konularıyla ilgili olarak müşavirler ve konsolosluk çalışanları yanıtlar verdiler. En çok üzerinde konuşulan konu Türkiye’de emeklilik meselesi oldu. Bu konudaki sorulara Sosyal Güvenlik Müşaviri Salih Seçkin yanıtlar verdi. Seçkin; ”Prime dayalı emeklilik için Türkiye’de hiç sigortalara bağlı olarak çalışmamış bir kişi için dokuz bin iş günü üzerinden en düşük günlük olarak sekiz Türk Lirası ve en yüksek 52 Türk Lirası prim ödemek zorundadır. Eğer daha önce sigortalı çalışmış olanlar varsa, onlar da çalıştıkları gün sayısı bu dokuz bin günden çıkartılarak kalan kısmını ödemesi gerekiyor” dedi. Askerlik Bir diğer konuda Türkiye’nin artık İsveç’te bilfiil yapılan askerlik görevini kabul etmemesi ve burada askerlik yapmış olanların artık askerlikten muaf olmayacaklarının söylenmesi

oldu. Bunun nedeninin de, İsveç’te askerliğin gönüllülük esasına göre yapılmaya başlanmış olması gösterildi. İsveç Hükümeti 2010 Temmuz ayından itibaren askerlik yapmayı gönüllülük esasına bağlamıştı ve zorunlu askerliği kaldırmıştı. Bundan böyle gençlerimiz burada da askerlik görevini yapmış olsalar da, Türkiye’de para ödeyerek yirmi bir gün askerlik yapacaklar. Bu süreyi geçirenler daha fazla para ödemek durumunda olacakla (38 yaş üstü). Yeni pasaport sistemi Yeni yıldan itibaren eski pasaportlar uzatılmayarak yenileriyle değiştirilecektir. Yeni pasaportlar chipli olacak ve fotoğraflar ”biyometriks” biçimde çektirilecek (fotoğrafçılara bunu söylemek gerekiyor) ve istenen belgelerle birlikte konsolosluk

şubelerine başvurulacaktır. Yeni pasaportlar Türkiye’de hazırlanacak ve konsolosluğu tekrar gönderilecektir. Bundan böyle konsolosluklar pasaport hazırlamayacaklardır. Toplantı iki saatten fazla sürdü ve her iki tarafta toplantıdan memnun ayrıldı. Konsolosluk mensupları sorunları olan vatandaşlarımızın hem elçiliğin internet sayfasına yazarak hem de bizzat gelerek görüşmeler yapacaklarını hatırlattılar. İnternette sorulan soruların üç beş gün içinde mutlaka yanıtlanacağını vurguladılar. Dernek başkanı Taner Yıldız’ın toplantıya katılan her iki derneğin üyelerine ve Stokholm Türk Büyükelçiliği yetkililerine teşekkür konuşmasıyla son buldu. YENİ BİRLİK 19 YENİ BİRLİK


Haber

İsveç nereye... Eylül seçimleri İsveç’i nereye taşıdı... 1. Giriş; Dünya nereye ve İsveç nereye... Ulusal sınırlar dışına taşınan enerji kaynakları ile dünya bir süredir yeniden yapılanıyor. Buna, enerji kaynakları temelinde dünya yeniden paylaşılıyor diyenler de çıkabilir. İsveç’teki enerji kaynakları da bunun içindedir. Meraklısı için örnekse Finli, (yabancı) bir kartele satılan elektrik şirketi, Fortum! Özelleştirme, yabancı kartellere satış olaylarına ara verilmeden genel ve yerel seçimler, İsveç günlük yaşamına damgasını vurdu. Çok renkli karnaval gibi afişlerle bir seçim süreci yaşadı İsveç. Birkaç örnekle yetinelim. 2. Madalyonun dışa dönük önyüzü; partiler ve günlük yaşam... ve LO... “Bara ett arbetarparti kan fixa jobben” gibi (M), “Alliansens gröna röst” gibi (C) afişlerle, burjuva partileri hasımlarından rol çaldılar.” İlki Socialdemokraterna, (S) ikincisi (MP) yeşiller, kilit rollerini karşı partilere kaptırdı. Şöyle ki rödgröna bu iki kardeş takım, kalelerine ofsaytan atılan birer golle maça başladılar. Socialdemokraterna (S) bu gole karşı ne savunma hattı kurdu ne de karşı atak yaptı. Yeşiller ise TV’de kavga dövüş bu kural dışı golü kaleden çıkarmaya çalıştılar. “Håll ihop” (V) ve “Modernisera Sverige” (MP) gibi afişlerde, doğrudan bir mesaj yoktu. Bazı partiler (F) “Svenska sproket.” “Unga ska ha job.” afişleri ile çok yönlü şov yaptılar ve bir taşla birkaç kuş vurdular. Bu arada kırmızı gül ile, bekleyemeyiz diyen ; “Vi kan inte venta” yazılı afişler kentin her yanını doldurdu. “Ett mänsligaste Sverige” gibi (KD) hangi hedefe atıldığı belli olmayan afişlerle kafalar iyice karıştı. LO’ya bağlı “kommunal” gezgin kervanlar kent meydanlarını park yaptı bu sırada. Bunların arasında ilginç afişler doğrudan hedefe yönelerek bulvarlara çıktılar. Kitleye, orta ve altkesim sosyal tabakalara, göçmenlere yönelik iki etkinlik yapıldı. LO, kısa paslarla adam adama oynadı, topu 20 YENİ BİRLİK

ayakta tutmadı, bu açıdan burjuva kaleler şut yağmuruna uğradı. Baş aşağı asılmış afişlerde, özelleştirme ekonomisine yön verenler, altyazıları ile sergilendi. LO, sayıları vere vere boks arenasını yer yer salladı. Fakat zıplayan rakip düşmedi ring halatları şöyle ki ittifak partilerini kurtardı. Evet! Alliansen adı ile anılan burjuva partileriden en küçük bir tık bile çıkmadı. Bu salvolara yanıt vermek ne demek, bakanlar düzeyinde dönüp bakan bile olmadı onlara. Madalyonun bu yüzünde günlük yaşam.. işten atılanlar..hastalar.. emekliler falan.. şöyle ki sayılar vardı. Bu olguya da bakarak, evet, bizler; İsveç

Tıpkı futbol maçı gibi seçimlerin şiddetine kimi kalpler dayanamaz! nereye.. yurttaşlar nereye taşındık.. diye kendimize soruyoruz. 3. Madalyonun arkaya dönük öteki yüzü ve seçimler... Aylık gelirine, giderine bakan herkesin yaklaşabileceği güncel bir konudur bu. Seçim İsveç’i nereye taşıdı yaklaşımı, yabancılar, emekliler, öğrenciler, çocuklu anne babalar açısından ilk sırada günceldir. İşsizlik, kiraların yükselişi, hastane ilaç giderlerinin artışı, çocuk bakımı giderleri yukarıdaki sosyal grupların sürekli gündemidir artık. Öte yandan bu sonuçlarıyla, bu konuların tümünde yine bu sosyal grupların payı var. Seçim sandığına gitmeme ve oy verdikleri partilerle bu sonuçlarda payları vardır. Partiler, yukarıda sıralanan sosyal grupları şöyle ya da böyle etkileyecek vaatlerde bulundular. Bu günlerde ben, dört ulusal gazeteyi günü gününe izledim. Seçim olayında görsel yazınsal veri, yüzlerce haber, fotoğraf yayımlandım. Günde bazen iki, üç yazı ile İsveç seçimlerini kaleme aldım. Biraz da alegorik açıdan bu şaşırtmacalı seçim karnavalına yaklaştım.(*)

Seçimlerde her zaman ateşli bir hava olur! Takım tutar gibi, gol attık yaşasın diye taraf tutunca yandınız! Neşelenmek isterseniz seçimler bir yanıyla karnavaldır. Öteki bir yanıyla gerer ve futbol gibi kandırır insanı. Takım tutmak her zaman hepimiz için kolay bir noktadır ve kendimizi kaptırırız buna! Arkaplanda olanlara yaklaşmadan, her konuda hemen eleştirmek ve çatık kaşlarla ortaya atılmak ve kükremek de olur. Oysa sükunetle konuya yaklaşmak da var. Buna ne gerek var demeyin! İnanın! Tıpkı futbol maçı gibi seçimlerin şiddetine kimi kalpler dayanamaz! Evet! Konuya önyargısız yaklaşalım, arkaplanda olanlar çiçekler gibi önümüzde açılsın. 4. Westerberg (M), Härstedt (S) ve satranç taşları filler, atlar, kaleler, vezir ve şah... Mona Sahlin yönetiminde Socialdemokraterna/Sosyal Demokrat Parti, bildiğiniz gibi göğüs farkıyla öne çıktı. Ne var ki Sverigedemokraterna adı altında (SD) eski ırkçı hareket,


Haber

partileşerek barajı aştı ve parlamentoya girdi. Meclis Başkanı seçimi ile sahneye alındılar. Bu durum, satranç taşlarının bulundukları yerleri bozdu. Parlamento aritmetiği etkilendi. Meclis Başkanlığını hükümet ortaklarının adayı (M) Per Westerberg aldı. Bilinen genel şeyler. Bilinmeyen şeyler! Sverigedemokraterna (SD) barajı aşamasaydı ne olacaktı? Hükümet kurma görevini (M) parti başkanına veren Meclis Başkanı Per Westerberg, Kraliyet erkinden sonra, başbakandan önce bir pozisyon alır. Kent Härstedt (S) Meclis Başkanlığını alsaydı, hükümeti kurma görevini Mona Sahlin yüklenecekti. Bilindiği gibi, Sverigedemokraterna bu sonuçla, Sosyal Demokratlar’ın önünü kesti. Madalyonun ön yüzünde ortaya çıkacak gelişmeler, ”yeni isveçliler”i, emeklileri, öğrencileri, hastaları, çocuklu aileleri daha çok etkileyecek. Seçim sonuçlarıyla ortaya çıkanlar sadece bunlar değil. Meclis başkanlığı seçimini, Per Westerberg’in alması, Mona Sahlin’in sonunu ve partinin bugünkü kaotik durumunu hızlandırdı. Epeyce hızlandırdı hem de. Daha sonra bir parantez açmak isterim. Bkz (**) Evet! Meclis Başkanlığı seçimi s ile ortaya çıkan satranç düzleminde kılıçlar çekildi. Atlar, filler, kaleler yer değiştirdi ve piyonlar atağa kalktı. Şah ve vezir sıkıştılar... Vezir beklenirken, şah elden gitti, oyun bitti. Mona Sahlin bu satrançta oyundan düştü! 5. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray maçları ve tutkunlar bilir... Bir örnek daha verelim. Ayak topu kaç kişi ile oynanır? On bir kişi ile oyuna başlamak futbolda kuraldır. Kurala göre on bir kişi ile sahaya çıkılır. Evet! Yerine yanlış oyuncu ile takım sahaya sürüldüğünde, otoriteler ”takım bir eksik ” der. On bir yerine, örneğin dokuz kişi ile topu kendi yarı sahasından çıkaramaz, rakip sahaya inemez o takım. Dar alanda topu sürmek, rakip kaleye inmek için on bir kişinin akıllı ayaklarla koşması gerekir. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Bursaspor, Trabzonspor maçlarına tutkun olanlar bunları bilir. Bir şey daha var! Ter atmak yetmez! Şu da var! Sahada stres değil, pres yapacak her oyuncu. Koşmayan futbolcu varsa antrenör ne yapar ? Onu dışarı alır! Moderaterna (M) partisinde buna benzer şeyler oldu. Fredrik Reinfeldt çok hızlı davrandı. Adam adama markaj

yaptı, dar alanda top kaptı. Per Schlingmann’ı genel sekreterlikten aldı. Evet! Seçim sonrası hemen. Bayan Sofia Arkelsten’i (M) genel sekreter yaptı. Ayrıca parti sözcüsünü de değiştirdi. Yükselen seçim sonuçlarına karşın genel sekreteri, şöyle ki, 2007’de İsveç yurttaşı olmuş Alman, Schlingmann’ı, parti içindeki ”veziri” görevden aldı. Neden? Mona Sahlin bu tür hamleleri yapabildi mi, bilmiyoruz. Bilmediğimiz çok şey var! Daha doğrusu bu hamleleri yapmasına eski vezirler, eski atlar, filler izin verdiler mi, bunu da bilmiyoruz. Bir de Carl Bildt (Moderaterna) döneminde yüzde on sekiz dolayında oy potansiyeli olan, bu gün yüzde otuzun üstüne çıkan bu partiye bakalım. O dönem parti başkanı ve başbakan, şimdiki dışişleri bakanı Carl Bildt, deneyimlerine karşın Reinfeldt’in işine karıştı mı bilmiyoruz. Mona Sahlin, partisinin içinde bu liderlik ortamını bulabildi mi, bunu da bilmiyoruz. Alliansen ve özellikle Moderat Parti (M) son teknolojik enstrumanları kullanırken (S) sosyal demokratlar bu teknolojiyi ne kadar kullandı, biliyor muyuz? Bilmiyoruz! 6. Sonuç tümcesini merak edenler ve bir dipnotu... Evet! Görüldüğü gibi arkaplanda kolayca anlaşılamayan farklı şeyler var. Bu seçimi başa baş götüren iki partinin içsel devinimlerine, modernize hareket olanaklarına yaklaşarak bakmakta yarar var. Başarılı, ya başarısız bir parti, tüm yönetim kurumları ile bu sonuçları paylaşır. Madalyonun görünmeyen yüzünde bir tür gizli kalmış satranç hamlelerini bilmiyoruz. Şimdi sonuç tümcesi olarak ne diyeceğimi merak edenler var! Mona Sahlin maça başlamadan önce, on bir kişi ile değil de, dokuz kişi ile mi sahaya çıktı diye soranlar olabilir... Hani şimdi, benden bir sonuç sözü bekleniyor ya... Neden olmasın! Şöyle ki... Belki de satranç tahtasında bir at, bir kale, bir fil eksikle Sosyaldemokratlar çıktı maça... belki de… Bakın! Bir de, daha maç başlamadan duran bir top var; “Bara ett arbetarparti kan fixa jobben.” İşte böyle falsolu bir vuruşla, çok uzaktan bir gol var mı.. buradan tam göremiyorum.. siz bir şey gördünüz mü? Tekin Sonmez, 8 Aralık 2010 Stockholm.

Tekin Sönmez

Roman, öykü, deneme yazarı, ozan, gazeteci, fotoğraf sanatçısı, sinevizyon editörü, interaktiv blog ve site yönetmeni. tekinsonmez36@gmail.com (*) Seri yazıları ve fotoğraflarıyla Cumhuriyet Gazetesi Afganistan savaş muhabirliği (2002) yapmış bir gazeteci olarak Hürriyet, Radikal, Cumhuriyet, Aydınlık gibi gazetelerde Güney Amerika, Hindistan kültür yazıları ve yüzlerce fotoğrafı yayımlanmış bir gazeteci olarak Ekim 2010 İsveç seçimlerine yansızlıkla ve temkinli yaklaştım. http://tekinsonmez.com http://stockholm2010val.blogspot.com http://tekinsonmezblogs.blogspot.com http://nismedia.com (**) Bugünkü durum için biraz geçmiş tarihlere gidelim. Anna Lindh’in parti gençlik kolları (SSU 1984-1990) başkanı seçilmesi evresine bakalım. O evrede gençlik kollarının (asli görev dışında) dünyanın başka yerlerindeki lokal konulara ve farklı hedeflere yönlendirilme etkileri olabilir mi? Bu ne demektir? 1984 - 2010 kısa bir süre değil. Bir kuşak ortaya çıktı. Objektifimizi o yıllara çevirelim. Satranç tahtasındaki yerlere bakalım. O gün gençlik kollarına girenler bugün nerede? TS

21 YENİ BİRLİK


HUKUK Köşesi

Soru - Cevap Soru: Merhabalar, 6 yıldır İsveç’teyim ve İsveç vatandaşlığını aldım. Yaklaşık 5 yıldır fabrikada çalışıyorum. Sorum şu: annem Türkiye’de yalnız yaşıyor ve hiçbir geliri yok. Birinci dereceden hiç kimsesi Türkiye’de yaşamıyor. Onu yanıma aldırabilir miyim? Benimle yaşayabilir mi burda, bütün masraflarını karşılarsam. Şuan zaten anneme bakıyorum. Her ay belirli bir para gönderiyorum. Cevap: Sizin durumunuzda olan çok fazla kimsenin bulunduğunu söylemek isterim. Yabancılar hakkındaki kanuna göre, çekirdek aile durumunda olmayan kimselerin, İsveç’te bulunan bir akrabasından dolayı oturum izni alabilmesi için en azından şu şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Öncelikle, müracaatın İsveç’te bulunan kimsenin süresiz oturma izninin almasının hemen ardından, içtihatta bu süre yaklaşık 6 aydır, yapılması gerekmektedir. İkincisi, oturma iznini alan kimse ile gelmek isteyen kimse arasında ekonomik ve kişisel bir bağ bulunması gerekir. Bunun anlamı, İsveç’te bulunan kimse ile gelmek isteyen kişinin kendi ülkelerinde iken aynı evi paylaşmış olmaları ve bahsedilen bağın kendi ülkelerinde oluşmuş olması gerekmektedir. Dahası, geride kalan kişiye bakacak başka bir kimsesinin bulunmaması gerekmektedir. Pratikte bu tip müracaatlar oldukça ayrıntılı incelenir ve genellikle yukarıda bahsedilen şartlar oldukça dar değerlendirilir. Yani, şartlardan birisinin eksik olması genellikle olumsuz bir karar çıkmasına sebep olabilir. Bunun sebebi ise, buraya gelen kimselerin genelde yaşlı kimseler olması ve çalışacak durumdan yoksun olmakla beraber, sisteme ekonomik anlamda yük olması düşüncesidir. Bu bilgiler ışığı altında, annenizi buraya getirmenizin oldukça zor olduğunu söylemek zorundayım. Soru: Merhaba Sadik Bey ilk önce çok teşekkür ederim bu kadar insanın sorunlarını dınleyıp cevap yazdığınız için. Benim de bir sorum olacak. İsveç vatandaşlığı için 1 ay önce başvurdum 22 YENİ BİRLİK

vizemi ilk aldığım tarih 10.10.2005. Fakat halen cevap gelmedi son iki senedir yıllık gelerim 150 bin kr olarak görünüyor. Bunların hepsi sorunsuz yalnız Türkiye’de bir defasında 6 haftadan fazla kaldım. Sizce bekleme süresi nedir neden bu kadar uzadı 1 haftada aldığını söyleyen arkadaşlar var. Ayrıca burda bir çocuğum var 3 yaşında. Simdiden çok teşekkür ederim kolay gelsin.

Acaba şimdi ayrılmaya kalkısırsam oturum konusunda her hangi bir hakkım var mıdır? Eğer en az 5 yıldır oturma izniniz varsa ve süresiz oturma iznine da sahipseniz kural olarak İsveç vatandaşlığına başvurabilirsiniz. Bundan başka, İsveç’te bulunuduğunuz zaman içerisinde bir suç işlememiş ve icra dairesinde borcunuzu zamanında ödemediğinizden dolayı ‘kara listeye’ girmemiş olmanız gerekmektedir. Yurt dışına yapmış olduğunuz kısa ziyaretler, eğer gezi amaçlı ise, bu zaman da 5 yıllık sürenin hesabında dikkate alınır. Bu bağlamda, Türkiye’de 6 haftadan fazla kalmış olmanız olumsuz bir durum yaratmaz. Şu anda vatandaşlık başvurularında beklemes süresi yaklaşık 6 aydır. Ancak, karar bu süreden daha önce de çıkabilir, daha sonra da. Eğer müracaatınızda bir eksiklik yoksa ve Migrationsverket’in iş yoğunluğuna göre kararınız 3 ay içerisinde de verilebelir. Eğer çocuğunuz hakkında gerekli belgeleri de verdi iseniz, çocuğunuz da sizinle beraber vatandaş olabilir. Soru: Merhaba Sadik Bey! Ben 3 yil önce evlilik yolu ile İsveç’e geldim. Fakat evli olduğum kişiyle hiç uyum sağlayamadık. Şu an oturum iznim bitmis durumda ve onun yenilenmesini bekliyorum, gerekli başvuruları yaptım. Ama evli olduğum kişiden de bir an önce ayrılmak istiyorum. Acaba

şimdi ayriımaya kalkısırsam oturum konusunda her hangi bir hakkım var mıdır? Evli olduğum kişiden bağımsız olarak. Cevap: Aile birleşiminden dolayı verilen geçici oturma izni, kural olarak ancak birliktelik devam ediyorsa uzatılabilir ya da süresiz izne konu olabilir. Eğer birliktelik sona ermiş ise genel kural oturma izninin iptal edilmesidir. Ancak, bu kuralın bazı istisnaları mevcuttur. Mesela, berberliğin bitmesinin sebebi, oturma izni olan kimsenin şiddete maruz kalması ve bunun mahkeme kararı ile ispatlanabilmesidir. Bir diğer istisnası ise, oturma iznine sahip olan kimsenin İsveç’te bulunduğu sürece çalışıp çalışmadığıdır. Bu bağlamda; eğer burada kaldığınız üç yıl boyunca tam zamanlı olarak çalıştı iseniz veya şu anda bir işe sahipseniz (ancak bu durumda maalesef PUT olmaz) eşinizden bağımsız olarak PUT yani süresiz oturma ve çalışma iznini alabilirsiniz.

Saygılarımla Stockholm 2010-12-12 Avukat Sadık Kutlu Jur kand Ledamot av Turkiets advokatsamfund Juristfirman Sadik Kutlu AB Kungsholmsgatan 10 2 tr 112 27 Stockholm Tel: 08- 650 24 41 Fax: 08-650 24 42 E-post: sadik@ kutlu.se


! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !

! ! !

"#"$%&'()"! *+#$,!*"#"-&".,#,/&"!'0'#1! !

!"#"$%&%'(!)*%+)%)*,-,.(*%/0/-&% 1)+'(*2)!(-(3)%*"+/1/-4% % %5)-(%5(2(-(3%*/$2/%,21/-4%

% %

ISTANBUL SABIHA GÖKCEN / ANKARA IZMIR / ANTALYA / ADANA / KONYA /TRABZON / ERZURUM / DIYARBAKIR

Upplandsgatan 10, 111 23 STOCKHOLM Tel: 08-24 00 60

35 senedir hizmettinizdeyiz info@akasia.se www.akasia.se


kım a b e d v e a r a l a t Yaşlı ve has un! s l o o e v E z i n i için seçim

Seçiminiz EVEO olsun Kaliteli ve size uygun hizmeti ancak Eveo verebilir. Eğitimli ve deneyimli bakıcılarımızla hizmetinizdeyiz. Amacımız güvenli ve yaşamınızı kolaylaştıracak bir şekilde size hizmet verebilmektir. Size uygun hizmet ve bakım Sizin kültürel ve etnik talepleriniz doğrultusunda size hizmet verilecektir. Sizin uygun gördüğünüz kişi veya size yakın olan kişiler aracılığıyla istediğiniz hizmetleri size sunabilme olanağına sahibiz. Verilecek her tür hizmet sizin istek ve görüşlerinize uygun olarak verilecektir. Seçim hakkı sizindir Yeni yasaya göre size evde hizmet vercek kuruluşu kendiniz seçme hakkına sahipsiniz. Kendi istekleriniz doğrultusunda istediğiniz kuruluşu seçebilirsiniz. Eveo olarak kuruluşumuz, çalışanlarımız ve hizmetlerimiz hakkında sizi her zaman memnuniyetle bilgilendirebiliriz. İhtiyacınız olduğu halde bugüne kadar evde bakım hizmetinden yararlanamadıysanız, ne yapmanız konusunda sizi aydınlatabiliriz. Çekinmeden bizimle 08/559 25 003 numarılı telefonla ilişkiye geçebilirsiniz. www.eveo.se adresindeki sitede hakkımızda gerekli bilgiler vardır. Eveo’nun faaliyet gösterdiği belediyeler Eveo, bugün Stockholm, Haninge, Sollentuna ve Järfälla belediyelerinin sınırları içinde faaliyet göstermektedir. Bizimle ilişkiye geçeceğiniz e-posta adresi ve telefon numarası: Telefon: 08/559 25 003 E-posta: info@eveo.se

HER ZAMAN YANINIZDA VE HİZMETİNİZDE


Haber

Türk kadınları sorunlarını tartıştı Türk Kadınlar Federasyonu Başkanlar Kurulu toplantısı 22-23 Ekim 2010 tarihinde yapıldı. Silja Line gemisinde gerçekleştirilen iki günlük yatılı toplantıya ; TKF Yönetim, Seçim ve Denetleme Kurulları üyeleri ile İsveç’in farklı yerlerinde örgütlenmiş üye derneklerden temsilci olarak gelen 40 kişi katıldı. Türk Kadınlar Federasyonu ve üye derneklerin güncel faaliyetleri ile sorunlarının ele alınarak tartışıldığı toplantı, Genel Başkan Hülya Göker’in kısa açılış konuşmasıyla başladı. Başkanlığını Macide Akay’ın yaptığı toplantı da eski Genel Başkan ve halen TKF Seçim Kurulu üyesi Serpil Kayı söz alarak, Türk Kadınlar Federasyonu’nun kuruluşu ve tarihi hakkında katılımcıları bilgilendirdi. TKF üyesi Skåne, Helsingborg, Huddinge, Rinkeby ve Handen de ki Türk kadın dernekleri başkanları da derneklerini kısaca tanıtarak faaliyetlerini ve dernek çalışmalarında yaşadıkları zorlukları anlatarak karşılıklı bilgi ve deneyimlerini aktardılar. Dernek temsilcileri aynı zamanda Türk Kadınlar Federasyonu’ndan beklenti ve isteklerini dile getirdiler. TKF Yönetim Kurulu’nca kabul edilerek onaylanan 2009 faaliyet ve hesap yılına ilişkin Faaliyet ve Mali raporları, başkanlar kurulunun bilgisine sunuldu. TKF Genel Başkanı Hülya Göker içinde bulunduğu yoğun iş temposu nedeniyle yeterince zaman ayıramadığı için, bir yıl sekiz aydan beri gönüllülük temelinde yürüttüğü başkanlık görevinden ayrıldığını açıkladı. TKF Yönetim Kurulu, gelecek yıl Mart ayında yapılacak olan TKF Olağan Kurultayına çok kısa bir zaman kalmasını gözönüne alarak ve TKF tüzüğünün ilgili maddesi uyarınca, Başkan yardımcısı Fatma Yıldız’ı, 2011 mart ayında yapılacak olan Kurultay’ a kadar olan görev süresiyle TKF Genel başkanlığına oybirliğiyle atama kararı aldı. Yönetim Kurulu’nun bu kararı konusunda toplantıya katılan temsilcilere bilgi verildi. İki gün süren yatılı Başkanlar toplantısı, görevinden ayrılan Hülya Göker’e TKF ye yaptığı özverili katkılarından dolayı katılımcıların teşekür etmesiyle ve yeni Genel Başkan Fatma Yıldız’a başarı dilekleriyle sona erdi. Macide Akay

26 YENİ BİRLİK


Bizi telefonla ararsanız, Müşteri Hizmetleri bölümünden bir görevliyle konuşabilirsiniz. Görevli memurlarımız İsveççe ve İngilizce konuşmaktadırlar. Genel sorularınıza cevap, başvurunuz/davanız hakkında bilgi, başvuru formunu doldurmak için yardım ve kendi kendine hizmet (self servis) fonksiyonlarının nasıl çalıştığı hakkında bilgi elde edebilirsiniz. Aynı zamanda tercüman yardımıyla şahsi görüşme için de zaman (randevu) ayırabilirsiniz. www.forsakringskassan.se


VEFAT

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

Üyelerimizden, sayın Akkız Çiğel vefat etmiştir.

Üyelerimizden, sayın Yaşar Yiğin vefat etmiştir.

Merhumeye Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine

Merhumeye Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine

ise başsağlığı dileriz.

ise başsağlığı dileriz.

RİNKEBY TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ

RİNKEBY TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ

İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

Üyelerimizden, sayın Hayrullah Erdoğdu vefat etmiştir.

Üyelerimizden, sayın M.Ali Kapkaç vefat etmiştir.

Merhuma Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine

Merhuma Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine

ise başsağlığı dileriz.

ise başsağlığı dileriz.

RİNKEBY TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ

ALBY TÜRK İŞÇİ ve KÜLTÜR DERNEĞİ

İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI Üyelerimizden, sayın Osman Uygur vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine ise başsağlığı dileriz. RİNKEBY TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

28 YENİ BİRLİK

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI Üyelerimizden, sayın Mehmet Kelecioğlu’nun eşi vefat etmiştir. Merhumeye Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine ise başsağlığı dileriz.

İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU


øsveç’te Sizin seyahat acenteniz

Resecentrum i City AB

Sveavägen 39 · Box 3245 · SE-103 64 Stockholm Bankgiro: 5670-3671 resecentrum.se · royalballoon.com · dinler.com · rcg.se

Telefon: 08 - 22 22 90 · Faks: 08 - 22 44 90 Resecentrum güvencesiyle internet üzerinden haftann her günü, 24 saat, dünyann her yerine bilet alabilirsiniz:

www.resecentrum.se/online

Bütçenize en uygun ücretlerle Pegasus, AnadoluJet ve THY ile Türkiye’nin her yerine her gün seferlerimiz var. Gençlerimize ve 60 yaú üstü yolcularmza özel indirm var! Ankara’ya AnadoluJet ile Sal ve Cumartesi günleri direkt seferler: Stockholm Arlanda Æ Ankara, TK7333, 17:15 Æ 21:45 Ankara Æ Stockholm Arlanda, TK7332, 13:40 Æ 16:15 (2011 yaz sezonu Pazartesi/Sal gecesi ve Cuma/Cumartesi gecesi planlanyor) Antalya’ya THY ile Cumartesi günleri direkt seferler: Stockholm Arlanda Æ Antalya, TK242, 13:25 Æ 18:30 Antalya Æ Stockholm Arlanda, TK241, 09:30 Æ 12:25 (2011 yaz sezonu Çarsamba ve Cumartesi satúa ack!) østanbul’a Pegasus ile Pazartesi, Sal, Perúembe ve Cumartesi günleri direkt seferler: Stockholm Arlanda Æ østanbul Sabiha Gökçen, PC846, 13:55 Æ 18:20 østanbul Sabiha Gökçen Æ Stockholm Arlanda, PC845, 10:40 Æ 13:15 Pegasus’un Stockholm’den østanbul aktarmal uçuú noktalar: Adana, Ankara, Antalya, Beirut, Bodrum, Dalaman, Diyarbakr, Elaz÷, Gaziantep, Hatay, øzmir, Kayseri, Kharkiv, Konya, Krasnodar, Lefkosa, Malatya, Samsun, Sofia, Tblisi, Trabzon ve Van Pegasus’un en uygun ücretleri ve 20 kg standart + 30 kg’a kadar ilave bagajl biletleri Resecentrum’dan alnr.

Hoúgeldiniz... Emin Dinler · Filiz Sayn · Hülya Yi÷it · Ahmet Aksel


SİGORTA köşesi

Emeklilik Kamusal emeklilik sisteminde, bütün çalışma yaşamı boyunca elde ettiğiniz gelirleriniz esas alınır. Yani, elde ettiğiniz ve vergisini ödediğiniz tüm gelirleriniz emekliliğinize esas alınır.

Doğal olarak bu da emekli aylığının daha uzun bir süre ödeneceği anlamına gelmektedir.

aylığı alabilirsiniz:

Emeklilik Dairesi´nden her yıl size turuncu bir zarf gönderilir.

gelire dayalı emekli aylığınızın düşük veya hiç olmaması.

Kamusal emeklilik kesintisi, gelirinizin ve vergiye tabi diğer tüm ödencelerinizin yüzde 18,5´i dir. Bunun yüzde 16´sı gelir emekliliği kesintisidir ve bu miktar İsveç´teki gelir gelişimine paralel bir seyir izler.

Bu zarfta gelir ve prim emeklilik hesabınızdaki tasarruflarınız ve prim emekliliği fonlarınızın yıl içinde izlediği değer gelişimi yer alır. Turuncu zarf içinde, ne kadar emeklilik puanı tasarruf etmiş olduğunuza ilişkin bir karar ve çokları için gelecekteki emekli aylıklarının miktarı konusunda bir tahmin de yer alır.

Tam oranda garanti emekliliği alabilmek için İsveç´te 40 yıl ikamet etmiş olmak gerekmektedir. İsveç´te 40 yıldan daha kısa süreyle ikamet etmişseniz garanti emekliliğiniz düşük olur. Gelire dayalı emekli aylığınız yükseldikçe garanti emekli aylığınız da düşük olur.

Geri kalan yüzde 2,5 ise prim emekliliğine aktarılır. Bu paraların hangi fonlarda tasarruf edileceğine siz karar verirsiniz. Gerçek gelirler dışında bazı soyut gelirler de emeklilik puanı oluşturmaktadır ki, bunların hepsine emekliliğe esas alınan gelirler denilmektedir. Küçük çocuk sahibi olduğunuz, öğrenim gördüğünüz, askerlik yaptığınız, yüksek eğitime ayırdığınız yıllar için veya erken emeklilik ya da aktivite ödencesi almanız halinde de emekliliğe hak kazanabilirsiniz. Gelirinizin en fazla belli bir seviyesine kadar olan bölümü emekliliğinize esas kabul edilebilir, buna gelir tavanı denilir. Gelir tavanı, yıllık brüt gelir endeksinin 7,5 katıdır. Nikâhlı eş veya kayıtlı çift iseniz, prim emekliliğine aktarılacak olan emeklilik puanınızı dilerseniz karınıza, kocanıza veya partnerinize devredebilirsiniz. Başvuru en geç devir işleminin geçerli olmaya başlayacağı yılın 31 Ocak tarihine kadar yapılmış olmalıdır. Siz, bunun durdurulmasını bildirinceye kadar devir işlemi devam eder. Emeklilik puanının devri durumunda miktar yüzde 8 oranında azalır. Bu paralar tüm emekli tasarrufçuları arasında bölüştürülür. Bu miktar, erkek ve kadınlar için aynı oranda azalır. Miktarın azalmasının nedeni, erkeklerden kadınlara yapılan emeklilik devir işlemlerinin daha fazla sayıda olacağının hesaplanması ve kadınların yaşam sürelerinin ortalama olarak erkeklerden daha uzun olduğudur. 30 YENİ BİRLİK

Kamu emeklilik aylığının bir bölümünü gelir emekliliği oluşturur. Gelirinizin ve vergiye tabi diğer ödencelerinizin her yıl yüzde 16´sı emeklilik kesintisi olarak, bu bölüme aktarılır. Gelir emekliliğinde, emeklilik tasarruflarınızın toplamı esas alınır. Gelir emekli aylığınızın ne kadar olacağı, çalıştığınız süre içinde ne kadar kesinti yapılmış olduğuna ve toplumdaki gelir gelişimine bağlıdır. Kamu emeklilik aylığının bir bölümünü prim emekliliği oluşturur. Gelirinizin ve vergiye tabi diğer ödencelerinizin her yıl yüzde 2,5 oranındaki bölümü prim emekliliği kesintisi olarak ayrılır. Prim emekliliğinde, emeklilik sistemindeki tasarruflarınızın toplamı esas alınır. Prim emekliliğinin miktarı, ne kadar kesinti yapılmış olduğuna ve seçmiş olduğunuz fonların izlemiş olduğu değer gelişimine bağlıdır. Paralarınızı nereye yatıracağınıza kendiniz karar vermek suretiyle prim emekliliğinize kendiniz tesir edebilirsiniz. O nedenle, prim emekliliği bir bütün olarak emekliliğin küçük bir parçasını oluşturmaktaysa da önem taşıyabilmektedir. Garanti emekliliği, kamu emeklilik aylığının bir bölümünü oluşturur ve alınan vergilerle finanse edilir. Yaşamı boyunca hiç gelir sahibi olmamış veya az gelir sahibi olmuş kişiler içindir. Kimlere Garanti Emekliliği Bağlanabilir? Aşağıdaki durumlarda garanti emekli

65 yaşını doldurmuş olmak,

1937 veya daha önceki yıllarda doğmuş olanlar için garanti emekliliği konusunda özel kurallar geçerlidir.   Ek emeklilik, kamu emeklilik aylığının bir bölümünü oluşturur. Eski emeklilik sistemindeki ATP´nin (Genel Ek Emeklilik) yerine getirilmiştir. Ek emeklilik, gelire dayalı bir emekliliktir ve çalıştığınız yıllardaki geliriniz esas alınır. Gelirleriniz, sistemde emeklilik puanı olarak kaydedilmiş olup, bu puanlar ne kadar çok ise ek emeklilik aylığınız da o oranda yüksek olur. Bu emeklilik, sadece 1954 yılından önce doğmuş olanlar içindir. Gelir ve prim emekliliği olarak aldığınız kamu emekliliği aylığınızın bir kısmını da ek emeklilik oluşturmaktadır. Dönemin ne kadar sonraki yıllarında doğmuş iseniz, gelir ve prim emekliliğiniz de o oranda artar. 1938 yılından önce doğmuş iseniz sadece ek emeklilik aylığı alırsınız. Kesin bir emeklilik yaşı olmadığından, emekli aylığı size  otomatik olarak ödenmez, o nedenle emeklilik için kendiniz başvuruda bulunmalısınız. Emeklilik Dairesi´nin web sayfasından veya form doldurarak başvurabilirsiniz. En erken 61 yaşını doldurduğunuz aydan itibaren emekli aylığı alabilirsiniz. Başvuru yaptığınızda, aylığın tamamına mı ya da bir kısmına mı başvuracağınıza karar verir. Gelire dayalı emeklilik, ek emeklilik, garanti emekliliği   başvurusuyla birlikte, prim emekli aylığınıza da başvuru yapıp


SİGORTA köşesi

yapmamak veya prim emekli aylığınızı daha erken veya daha sonraki bir tarihte almak konusunda kendiniz karar verirsiniz. Başvuru yaptığınız aydan önceki dönem için ödeme yapılmaz. O nedenle başvurunuzu zamanında bırakmanız önemlidir. Emekli aylığını almak istediğiniz tarihten iki üç ay önce başvuru yapmak normal bir süredir. Gelecekteki emekli aylığınızı etkileyen birçok faktör olduğundan, aylığınızı nasıl alacağınız konusunda zamanında planlama yapmanız önem taşımaktadır. Hem çalışabilir hem de emekli aylığınızın tamamını veya bir kısmını alabilirsiniz. Yaşamınız boyu elde ettiğiniz gelirler emekliliğinize tesir eder. O sebeple, daha uzun süre çalışırsanız, gelire dayalı ve prim emekliliğiniz de o derece yüksek olur. Bunun nedeni, yeni emekli puanları kazanılmaktayken, birikmiş emeklilik sermayesinin daha az sayıda yıla dağılacak olmasındandır. Prim emeklilik aylığınızın miktarı, seçmiş olduğunuz fonlardaki değişime de bağlıdır.    Emekli aylığınız, Emeklilik Dairesi tarafından ayda bir kez ödenir. Dul/yetim emekliliği, emeklilere konut ek yardımı veya yaşlılara geçim yardımı gibi ödenceler alıyorsanız, bu yardımlar da emekli aylığınızı aldığınız tarihte ödenir.    Prim emekliliği paralarınızı korumak için fon sigortasını tercih  ederseniz, tıpkı emeklilikten önce olduğu gibi fon hesabınız yine vardır. Paralarınız hâlâ fonlara yatırılmaya devam eder. Fonlarınızın değeri farklıdır ve tıpkı önceden olduğu gibi dilerseniz fonlarınızı değiştirebilirsiniz. Emekli aylığınız, fon hesabınızdaki güncel değer bazında her yıl yeniden

hesaplanır. Hem emekli aylığı alıp hem de çalışıyor iseniz, fonlara yatırılmak üzere yeni para girişleri olacaktır. Bu paralar otomatik olarak seçmiş olduğunuz en son dağılıma göre yatırıma yönelir.     Geleneksel sigortayı seçerseniz, paranızın idaresi Emeklilik Dairesi´ne geçer. Belli bir miktar her ay garanti olarak size ödenir. Geleneksel sigortayı bir kez seçmişseniz artık fon sigortasına tekrar geçemezsiniz. Fonunuzu değiştirmek için en basit yol, prim emekliliği hesabınıza girmenizdir. Bu işlemi web sayfamızdaki “Emeklilik Sayfalarınız” bölümünden yaparsınız. Orada örneğin, yatırabileceğiniz paranızın ne kadar olduğunu da görebilirsiniz. Değer değişim tablolarını da kontrol edebilir ve emekliliğiniz hakkında yıllık bilgileri okuyabilirsiniz. Hesabınıza girebilmek için ya elektronik kimlik ya da kişisel şifrenizin olması gerekmektedir. Elektronik kimliği bankaların çoğundan veya örneğin Telia´dan temin edebilirsiniz. Kişisel şifrenizi bizim web sayfamızdan sipariş edebilirsiniz. Fon, tasarruf sahiplerine ait olan kıymetli kâğıtlar kümesidir. Paranızı fonda tasarruf etmeye başlamakla beraber, fondan pay satın almaktasınızdır. Tek tek değerli kâğıtlarda yaptığınız tasarrufla karşılaştırıldığında, fon tasarrufundaki risk dağılımı makul bir seviyededir. Fonun idaresi, fon yöneticicisi tarafından yürütülür. Emeklilik Dairesi, bu fonları cinsleri üzerinden gruplara ayırır. Fonun hangi fon cinsine dahil olduğu, fon idaresinin hangi değerli kağıtlara veya hangi değerli kağıt kombinasyonuna yatırım yapmış olmasına bağlıdır.

Hisse senedi fonları, büyük bölümüyle hisse senetlerinden oluşur. Hisse senedi, bir şirkette sahip olunan paydır, o nedenle fonun değeri, şirketlerin başarı durumuyla eştir. Hisse senedinin değer gelişimi, piyasanın şirketin gelecekteki başarısının nasıl olacağı yönündeki değerlendirmesine de bağlıdır. Hisse senedinin borsadaki fiyatı, bu durumun en açık ifadesidir. Hisse senedinin borsadaki fiyatına hisse senedi kurları denilir. Hisse senedi fonlarındaki değer süreç içerisinde, faiz fonu ve karma fonlara kıyasla daha fazla değişiklik gösterir. Bu, hisse senedi fonlarının daha yüksek bir risk taşıdığı anlamına gelir. Uzun vadede ise hisse senedi fonlarının, faiz fonu ve karma fonlara kıyasla daha değerli olabileceği düşünülmektedir. Farklı hisse senedi fonları arasındaki risk oranı büyük farklılıklar gösterebilir. Temel kural, bir hisse senedi fonu bir alanda ne kadar yoğunlaşmış ise risk oranının da o derece artacağıdır. Portföyünde birçok ülkenin hisse senetleri olan küresel bir fonun taşıdığı risk genellikle, örneğin sadece bir ülke, bölge veya branşın hisse senetlerine yatırım yapmış olan bir fondan daha azdır. Hisse senedi fonunda, sıkça daha fazla sayıda ama en az 16 değişik türde hisse senedi olmalıdır. Fonda pay satın aldığınızda, riski en az 16 hisse senedine yaymış olursunuz ve o nedenle, örneğin tek bir şirketin mali durumundan sadece o şirketin hissesini almış olmak kadar etkilenmezsiniz. Faiz fonları, örneğin devlet tahvilleri gibi sadece faiz getirili değerli kâğıtlardan oluşur. Faiz getirili bu değerli kâğıtlar devlet, belediyeler ve şirketler tarafından satışa çıkarılır. Bu onlar için bir borçlanma yöntemi olup, 31 YENİ BİRLİK


SİGORTA köşesi

borç veren tasarrufçular ise verdikleri borcun faizini alırlar.

birçok puan birden değişim göstermesi ender rastlanan bir şey değildir.

Faiz fonlarının değeri normal şartlarda fazla değişmez, istikrarlı bir değer değişimi izlerler. Böylece faiz fonları genel anlamda hisse senedi ve karma fonlardan daha az risk taşır. Öte yandan, hisse senedi ve karma fonlardaki gibi yüksek değer artışı olanakları yoktur.

Düşük değer artışının enflasyon oranının altında kalma riski olduğu için, kısa vadeli faiz fonları uzun vadeli tasarruf amaçlı değildir.

Kısa vadeli faiz fonları, genelde daha istikrarlı bir değer değişimi izler ve bu fonların uzun vadeli faiz fonlarından daha düşük riski vardır. Ancak, uzun vadeli faiz fonlarında uzun vadede daha yüksek değer artışı olmuştur. Yabancı ülkelerde yatırıma yönelen faiz fonları da döviz kurlarındaki hareketlilikten etkilenir. Örneğin, doların değeri düşüyor ise ABD´de yatırımı olan bir fonun değeri de düşer. Döviz kurlarının kısa dönem içinde

Karma fonlar, hem hisse senedi hem de faiz getirili değerli kâğıtlardan oluşur. Dağılımının nasıl olacağına fon yöneticisi karar verir, o nedenle fon portföyü süreç içinde ve değişik karma fonlar arasında farklılıklar gösterir. Karma fon, hem hisse senedi hem de faiz getirili değerli kâğıtlardan oluştuğu için, normal olarak hisse senedi ile faiz fonları arasında bir risk düzeyi söz konusudur. Ancak, hisse senetleriyle faizlerin dağılımı farklı olduğu için, değişik karma fonlar arasındaki risk oranı da çok farklı olabilmektedir.  

Nesil fonu, belli bir yaşta olan tasarrufçulara yöneliktir. Bu fonlar, emekliliğe daha uzun bir süre olduğunda çok sayıda hisse senedinden oluşacak şekilde yapılanmıştır. Emekliye ayrılma yaşına yaklaşmanızla birlikte, paralar da kademeli olarak hisse senetlerinden faiz getirili değerli kâğıt fonlarına kaydırılır. Nesil fonları, hangi yaş grubuna uyarlanmış olmasına bağlı olarak, hepten hisse senedi fonu, faiz fonu veya karma fonlardan  oluşabilir. Nesil fonları, emeklilik yaşına yaklaşmanızla birlikte otomatik olarak hisse senetlerinden faiz fonlarına yönelir. Bununla, kısa bir tasarruf süreniz kalmışsa düşük bir risk almanız amaçlanmıştır. Öte yandan, emekliliğe daha uzun yıllarınız kalmış ise alacağınız risk daha büyük olabilir. Nesil fonları, tasarrufunda fazla aktif olmak istemeyenler için uygun bir alternatiftir.    Farklı nesil fonları, tıpkı İsveç´le yabancı bir ülke arasındaki dağılımda olduğu gibi, hisse senetleriyle faiz getirili değerli kağıt fonları arasındaki dağılıma bağlı olarak farklı yatırım alanlarına yönelebilir.  

SÅLD

SÅLD

SÅLD

DITT MÄKLARVAL I BOTKYRKA Alltid hos Bomäklaren 1) Fri värdering av Er bostad inom 24 timmar 2) Alltid proffessionell fotagrafering av Er bostad med bild behandling 3) Annonsering i både Mitt i Huddinge och Mitt i Botkyrka 4) Flyttstädning ingår i arvodet. 5) Det viktigaste: LÅGT ARVODE

Adress:

Serdar Sarihan

Sezer Arikan

Ayrıca, hisse senetlerinden faizlere yönelik yeni paylaştırmanın ne zaman olacağı da farklılıklar gösterir. O nedenle, karar vermeden önce nesil fonları konusunda daha geniş bilgi edinmeniz yararlı olur.   Evet bu sefer de bu kadar değerli üyeler.

Vårt mål är att vara det bästa alternativet i Er kommande bostadsaffär. Vare sig Ni är köpare eller säljare så ger vi Er bästa tänkbara service och bemötande. Vi vill skapa ett klimat där båda parter, köpare och säljare kan mötas och känna sig trygga genom hela förmedlingsprocessen.

Rådsvägen 10 141 48 Huddinge Telefon: 32 YENİ BİRLİK 08-774 35 35 Fax: 08-774 87 89 Mobil: 070-765 30 41

Daha yüksek hisse senedi payı, riskle birlikte fonun büyüme olanaklarını da artırır. Daha çok faiz payı yatırımına yönelen karma fonlar için ise bunun tersi geçerlidir.

Ömer Sarihan

Yakında sigorta ve emeklilik hakkında seminerler düzenliyeceğiz, lütfen TRF´in sitesinde sol tarafta duyuruların altında seminerlerin ne zaman olucağını görebileceksiniz. Bilgi sahibi olmak isteyen gelebilir, siz sorun ben cevap vereyim. Saygılar ve sevgiler Hatice Toklucu, Sigorta Uzmanı Sorularınızı info@trf.nu adresine yazabilirsiniz


ANNONS

VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI Üyelerimizden, sayın Dursun Gül vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet,kederli ailesine ve tüm sevenlerine ise başsağlığı dileriz. GÖTEBORG TÜRK VELİLER DERNEĞİ GÖTEBORG TÜRK İL ÖRGÜTÜ İSVEÇ TÜRK İŞÇİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

33 YENİ BİRLİK


pias_resebya03_19x265_conv.fh11 10/25/10 6:00 PM Page 1 C

Composite

M

Y

CM

MY

CY CMY

K


Avs: Turkiska Riksförbundet CC_ilan_195x265.pdf 1 25.11.2010 15:07 Järnvägsgatan 86 POSTTIDNING 172 75 Sundbyberg

B

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


Yeni Birlik 6/2010