Issuu on Google+

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI AB BİLGİ MERKEZİ

Sayı:13

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI AB BİLGİ MERKEZİ EKİM /2012 İçindekiler:  Almanya'dan vize kolaylığı  AB'den kültür ve yaratıcılık sektörlerine destek için yeni strateji           

Avrupalı şirketler krizden AR-GE ile çıkmak istiyor Dünyanın en rekabetçi ülkesi İsviçre, Türkiye listede 43. sırada Barroso: 'Hedefimiz Avrupa Birleşik Devletleri'ni oluşturmak' Slovenya’dan Hırvatistan’ın AB Üyeliğine engel Bosna-Hersek AB sürecinde ilk fırsatı kaçırdı “Avrupalı KOBİ'leri keşfettik' Avrupa Komisyonu tartışmalı 'AB bankacılık birliği' planını sundu AB, biyoyakıt üretimine sınırlamalar getirmek istiyor AB Müktesebatına Uyumda Son Gelişmeler Hibe Duyuruları Bunları biliyor musunuz?

Adres: Mersin Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi Atatürk Cad. Çankaya Mah. MTSO Hizmet Binası Kat:2 33070 MERSİN Tel:0 324 238 95 00 (282) Fax: 0 324 238 98 02 / mtso.abinfo@gmail.com

1


Almanya'dan vize kolaylığı Schengen vizesi müracaatları Türkiye’de yeni merkezlerde şahsi başvuruya gerek olmadan yapılabilecek. Almanya, Türkiye’den vize başvurularında işlemleri kolaylaştıran yeni bir uygulama başlattı. 3 aya kadar Schengen vizesi müracaatları için randevu alma ve şahsi başvuru zorunlulukları ortadan kalktı. Deutsche Welle'nin haberine göre vize müracaatında bulunacaklar, 3 Eylül'den itibaren şahsen ya da vekilleri aracılığıyla evraklarını Ankara, İstanbul, Bursa ve Gaziantep'te açılan, iDATA firmasına ait merkezlere teslim edebilecek. Başvuruyu ve belgeleri teslim alan merkez bunları Almanya’nın ilgili temsilciliklerine iletecek. İlk aşamada Ankara, İstanbul, Bursa ve Gaziantep'te başlayan uygulama, 1 Kasım'dan itibaren Antalya ve İzmir'de açılacak merkezler aracılığıyla da yürütülecek. Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Thomas Kurz, "Vize verilmesinde esasa yönelik yenilik yok, usül yönünden değişiklik yapılıyor"dedi. Kurz, merkezler aracılığıyla teslim alınacak ve Büyükelçilik ve konsolosluklara ulaştırılacak evrakların, bu aşamadan sonra Alman makamları tarafından değerlendirileceğini kaydetti. Maslahatgüzar Kurz, uygulamanın, 3 aya kadar Schengen vizesi talep eden başvuru sahiplerinin turistik ve ticari amaçlı seyahatleri için geçerli olduğunu belirtti. Uzun süreli vize başvuruları, başta aile birleşimi, öğrenci ve çalışma amaçlı başvuruların yine büyükelçilik veya başkonsolosluklara ibraz edilmeye devam edileceğini anlatan Kurz, bu konudaki randevuları iDATA firmasının vereceğini sözlerine ekledi. Yeni uygulamada Schengen vizesi için harç ücretinin miktarı değişmeyecek, merkezlere başvuru için ise 20 euro ücret alınacak. Ankara, İstanbul, Bursa ve Gaziantep'teki başvuru merkezleri, hafta içi 08:00-18:00, cumartesi günü ise 08:00-12:00 arası hizmet verecek. İlerleyen günlerde telefon danışma hattı da devreye sokulacak ve internet sayfası ile kısa süre sonra da akıllı telefonlar için hazırlanacak bir uygulama ile başvuruların durumu takip edilebilecek. Özel firmanın yeni hizmetini kullanmak istemeyen başvuru sahipleri için, iDATA'dan ücretsiz randevu almak suretiyle, eskiden olduğu gibi doğrudan Alman vize bölümlerine müracaat edebilecek. Almanya Büyükelçiliği, Türkiye'de yılda yaklaşık 130 bin vize veriyor. Bunlardan 100 binini ticari amaçlı vizeler oluştururken, vizelerin yüzde 45'i bir yıl veya daha uzun süreli seyahatler için veriliyor.

2


AB'den kültür ve yaratıcılık sektörlerine destek için yeni strateji Avrupa Komisyonu, kültür ve yaratıcılık alanında büyüme ve istihdam sağlamak için bir strateji yayımladı. Avrupa Komisyonu'ndan yapılan açıklamada mimarlık, kültürel miras, dizayn, festival, sinema ve televizyon, müzik, sahne ve gösteri sanatları, arşiv ve kütüphanecilik, yayıncılık ve radyo gibi alanlarda faaliyet gösteren şirket ve diğer kuruluşların AB'de GSYİH'nın yüzde 4.5'ini oluşturduğu ve 8.5 milyon kişiye istihdam sağladığı belirtildi. Ancak bu sektörlerin dijitalleşme ve küreselleşmenin yanı sıra pazarın kültürel ve dil eksenlerinde bölünmüş olmasından kaynaklanan zorluklarla yüzleştiği belirtilen açıklamada, finansmana erişimin de halen büyük bir engel teşkil ettiği kaydedildi. Avrupa Komisyonu'nun eğitim, kültür, çok dillilik ve gençlikten sorumlu üyesi Androulla Vassiliou, 'Avrupa'nın kültür ve yaratıcılık sektörleri yalnızca kültürün çoğulculuğu açısından önem taşımakla kalmıyor, aynı zamanda üye ülke ve bölgelerimizdeki toplumsal ve ekonomik kalkınmaya büyük katkıda bulunuyor. Avrupa Kültür Başkentleri örneğinin gösterdiği gibi bu sektörlerde yerel ve bölgesel düzeydeki yatırımlar harika sonuçlar ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda bunların yan etkileri de bulunuyor ve dünyanın her yerinden kültürlere ve yeteneklere açık, çekici ve yaratıcı bir Avrupa imajı yaratıyor' dedi. 'AB'de Büyüme ve İstihdam için Kültür ve Yaratıcılık Sektörünün Teşviki' başlıklı belgede ortaya konan stratejide, sektör düzenlemelerinin modernleştirilmesi hedefleniyor. Komisyon aynı zamanda kültür, eğitim, sanayi, turizm, kentsel ve bölgesel kalkınma ve arazi planlaması gibi alanlar arasında daha güçlü ortaklıklar kurulmasını hedefliyor. Kültür ve yaratıcılık kapsamına giren sektörlere, 2014-2020 'Yaratıcı Avrupa' programına ayrılan 1.8 milyar Euro'luk fon ve uyum fonları aracılığıyla destek olunması hedefleniyor.

Avrupalı şirketler krizden AR-GE ile çıkmak istiyor Avrupa Birliği Euro krizinden çıkış yolu ararken Avrupalı şirketler kendi stratejilerini geliştirerek,araştırma-geliştirmeye bel bağlıyor. Krize karşı şirketlerin çözümü, araştırma geliştirmeye daha fazla yatırımdan geçiyor. Deutsche Welle'nin haberine göre AB'nin yaptırdığı bir araştırma, Avrupa'da önde gelen şirketlerin yatırımlarını 2014 yılına kadar yılda ortalama yüzde 4 oranında artırmayı planladıklarını ortaya koydu. Özellikle de bilgisayar ve yazılım branşı, AR-GE yatırımlarına büyük kaynak ayırıyor. Sektör, yatırımlarda yılda ortalama yüzde 11'lik artış planlıyor.

3


İşverenlere yakın Köln merkezli Alman Ekonomi Enstitüsü'nden Oliver Koppel, bunun cesaret verici bir haber olduğunu söylüyor ve krizdeki Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkelerin son on yılda araştırmaya ayırdıkları kaynağın neredeyse yerinde saydığına dikkat çekiyor: “Avrupalı şirketlerin ekonomik açıdan zor dönemlerde bile AR-GE'ye yatırım yapmaları cesaret verici. Araştırma, ekonomik kalkınmada büyümeyi hızlandırıcı en önemli faktör. Bu alana yatırım yapmayan ülkelerde durumun bugün maalesef pek iyi olmaması şaşırtıcı değil.” AB'nin araştırması, AR-GE bütçelerini uzun vadeli planlayan büyük şirketlere odaklanıyor. Uzun vadeli planlama nedeniyle Euro krizi bu şirketlerin bütçelerine henüz çok güçlü bir şekilde yansımadı. Kasadaki para miktarına göre hareket etmek zorunda olan küçük ve orta ölçekli işletmelerde krizin etkileri daha yoğun bir şekilde hissedildi. Avrupalı şirketlerin yatırıma istekli olması, küresel rekabette geri kalmış konumunu düzeltmesi için de önemli bir eğilimi yansıtıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD daha iki yıl önce Avrupa'yı bu konuda uyarmış, Avrupalı şirketlerin yenilikler alanında ABD ve Japonya ile arasındaki uçurumun büyüdüğü uyarısında bulunmuştu. Aradaki uçurum henüz kapanmış değil. AB Komisyonu'nun Araştırma, İnovasyon ve Bilimden sorumlu üyesi Màire Geoghegan-Quinn bu nedenle Avrupa'nın oturup arkasına yaslanacak vakti olmadığı uyarısında bulunuyor: “Avrupa pek çok alanda önde gidiyor. Ama halinden memnun olma lüksümüz yok. Bizde ABD'dekinden daha fazla bilimsel yayın üretilmesine rağmen, Amerikan yayınlarından daha fazla alıntı yapılıyor. Diğer bir deyişle en yüksek etkiyi yapan en iyi araştırmalar söz konusu olduğunda gerideyiz. Ve tabii ki Çin ve diğer kalkınmanın eşiğindeki ülkeler yarışa girince rekabet de yoğunlaşıyor.” Avrupalı şirketler diğer yandan küreselleşmenin nimetlerinden de yararlanıyor. Bunda Çin'in Avrupa ürünleri için önemli bir pazar olmasının yanında, şirketler arasında AR-GE alanında sınırlar ötesi işbirliğinin giderek artması da önemli rol oynuyor.

Dünyanın en rekabetçi ülkesi İsviçre, Türkiye listede 43. Sırada Dünya Ekonomi Forumu'nun (WEF) yıllık olarak yaptığı araştırmaya göre İsviçre, üst üste dördüncü yıl dünyanın en rekabetçi ülkesi oldu. Türkiye listede 43. sırada yer alırken rekabet gücü en düşük AB ülkesi, 96. sıradaki Yunanistan oldu. WEF'in araştırması 144 ülkenin resmi verilerinden toplanan 113 gösterge ve 15 bin yöneticinin katıldığı ankete dayanıyor. 4


İsviçre bir kez daha verimli işgücü piyasası, inovasyon ve etkin kamu kurumları gibi alanlarda yüksek puan alarak Singapur'un önünde yer aldı ve listenin başını geçti. En iyi performans gösteren AB ülkeleri üçüncü sıradaki Finlandiya, dördüncü sıradaki İsveç ve beşinci sıradaki Hollanda oldu. En düşük performansa sahip AB üyesi ülke, 96. sıradaki Yunanistan oldu. Ülke aynı zamanda makroekonomik ortam açısından 144. sıra ile sonuncu oldu. WEF'te üst düzey ekonomist Margareta Drzeniek, 2012 araştırmasında sıralamada bir önceki yıla göre büyük farklılıklar gözlenmese de, derin ayrışmaların bulunduğunu söyledi. Reuters'a konuşan Drzeniek, 'Bu ayrışmaların sürmesinin - ki buradaki başlıca örnek Avrupa, ya da ABD - sebeplerinden biri, bu ülkelerin rekabet gücünü artıracak ve ileride büyümeyi istikrarlı hale getirecek uzun vadeli bir yaklaşım benimsemesini engelleyen siyasi düğüm. Bu düğüm, ileride üretimde, rekabet gücünde ve büyümede azalmaya yol açabileceği sebebiyle söz konusu ülkelerin gelecekteki kalkınmalarını da tehlikeye sokuyor' dedi. Rapora göre üç sıra yükselerek 11. sıraya yerleşen Katar'ın, büyük kısmı Kuzey Avrupa ülkelerinden oluşan ilk 10'a girebilmesi için emtia fiyatlarındaki dalgalanmaya karşı kırılganlığını azaltması gerekiyor. Araştırma, siyasi ve ekonomik sorunlar sebebiyle inovasyonun küresel merkezi olma niteliğinden uzaklaşan ABD'nin beşinci sıradan yedinci sıraya düştüğüne yer veriyor. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den oluşan BRICS ülkelerinin üçü alt sıralara gerilerken yalnızca Brezilya beş sıra birden atlayarak 48. sıraya yerleşti. Grubun lideri yine de, 26. sıradan 29. sıraya düşen Çin oldu. Rusya 2011'e göre bir sıra gerileyerek 67. sıraya yerleşti. Ülkenin makroekonomik ortamda kaydettiği hızlı iyileşmeye karşın ülkenin kamu kurumları sondan 11. sırada yer aldı.

Barroso: 'Hedefimiz Avrupa Birleşik Devletleri'ni oluşturmak' Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Avrupa Birliği'nin hedefinin bir çeşit 'Avrupa Birleşik Devletleri' oluşturmak olduğunu belirterek, birliğin bir ulus devletler federasyonuna dönüşmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, yeni yasama döneminde Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı ilk konuşmada, şimdiki AB'nin 'evrim 5


geçirmesi' ve 'bir ulus devletler federasyonuna' dönüşmesi gerektiğini söyledi. Ortak hedefin bir çeşit 'Avrupa Birleşik Devletleri' yaratmak olduğunu söyleyen Barroso, 'egemenliği, her ülke ve her vatandaşın geleceklerini daha iyi kontrol edebileceği bir şekilde paylaştırmak gerektiğini' ifade etti. Komisyon Başkanı, kaygıların hakim olduğu bu zamanlarda ulusları milliyetçilik ve popülizme terk etmenin hata olduğunu belirterek, söz ettiği federasyonun eninde sonunda yeni bir AB antlaşmasını zorunlu kılacağını kaydetti. Euro Bölgesi'nde istikrarı sağlamanın şu anda birinci derecede öncelik taşığının altını çizen Barroso, üye ülkeler arasında yalnızca işbirliğinin artık yeterli olmadığına ve Avrupa'da bankacılık sektörünü denetleyecek tek bir kurum oluşturmanın önemine dikkat çekti. Bu sonbaharda önemli bir dönüm noktasına gelineceğine inandığını dile getiren Komisyon Başkanı, 'Eğer Yunanistan taahhütlerine bağlı kalırsa, Euro Bölgesi'nde kalmalıdır' dedi.

Slovenya’dan Hırvatistan’ın AB Üyeliğine Engel AB ile Hırvatistan arasında 9 Aralık 2011 tarihinde imzalanan Katılım Antlaşması’nın, üye ülkelerdeki onay süreci devam ediyor. Temmuz 2013’te AB’ye katılımı planlanan Hırvatistan’ın üyeliğinin gerçekleşebilmesi için Antlaşma’nın 27 üye ülke tarafından onaylanması gerekiyor. Bugüne kadar 14 AB ülkesi Antlaşma’yı onaylamış bulunuyor. Slovenya ise, Hırvatistan ile yaşadığı bankacılık sektörüne ilişkin soruna uluslararası hukuka dayalı bir çözüm bulunmadığı takdirde, onay sürecini başlatmayacağını ve Hırvatistan’ın üyeliğini veto edebileceğini açıkladı. Taraflar arasındaki sorunun temelinde, 130.000 Hırvat’ın, 1990 yılında iflas eden bir Yugoslav bankasına (Ljubljanska Banka) olan 172 milyon euro tutarındaki borcunun, Slovenya’nın ulusal borcuna yazılması yatıyor. Slovenya, daha önce de 2008 yılında, sınır anlaşmazlıkları nedeniyle Hırvatistan’ın müzakere sürecinde engel yaratmış ve 11 faslın müzakereye açılmasını bloke etmişti. Taraflar arasındaki sorunun, uluslar arası tahkime götürülmesinin ardından sağlanan uzlaşı sonucunda, Slovenya söz konusu blokajı kaldırmıştı.

Bosna-Hersek AB Sürecinde İlk Fırsatı Kaçırdı Bosna Hersek, Avrupa Komisyonu tarafından kendisine sunulan yol haritasının ilk hedefini, belirlenen süre içinde yerine getiremediğinden, üyelik başvurusunda bulunmasına imkan verecek önemli bir fırsatı kaçırdı. 27 Haziran 2012 tarihli “Yüksek Düzey Katılım Diyaloğu” toplantısında, Avrupa Komisyonu, Bosna-Hersek’e, yıl sonuna kadar AB’ye üyelik başvurusunda bulunabilmesi için yerine getirmesi gereken kriterleri ve bu kriterler için belirlenen takvimi içeren bir yol haritası sunmuştu. Buna göre, Bosna-Hersek Anayasası’nın, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’ne uygun şekilde değiştirilmesi ve 6


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 22 Aralık 2009 tarihli Sejdić-Finci kararı doğrultusunda, 3 kurucu halk olan Boşnak, Sırp ve Hırvatlar dışındakilerin de parlamento ve devlet başkanlığı gibi pozisyonlara seçilebilmesine imkan sağlayacak şekilde tadil edilmesi için 31 Ağustos’a kadar teklif verilmesi gerekiyordu. Bosna-Hersek’in söz konusu kriteri yerine getirmemiş olmasından duydukları üzüntüyü dile getiren, Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland, 3 Eylül’de yaptıkları ortak açıklamada, Komisyon tarafından sunulan yol haritasının geçerliliğini koruduğunu belirterek, Bosna-Hersekli siyasi liderleri Sejdić-Finci kararının ivedilikle uygulanması için sorumlu davranmaya ve ülkenin AB ile entegrasyonun yolunu açmaya davet ettiler.

“Avrupalı KOBİ'leri keşfettik' Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, çok uluslu büyük şirketlerin yatırım kararı almasının uzun zaman aldığını belirterek, 'Büyümek isteyen Avrupalı KOBİ’lerin Türkiye’ye yoğun ilgisi var. 'Sürümden kazanalım' mantığı ile, Avrupalı KOBİ’lere dönük faaliyetlerimizi artırdık' dedi. Global ekonomik toparlanmanın zayıf seyretmesi nedeniyle bu yıl Avrupa ülkelerinden gelecek büyük hacimli yatırımların finansmanı konusunda bazı sıkıntı ve gecikmeler yaşandığını belirtti. Hürriyet gazetesinden Hülya Güler'e konuşan Aycı: 'Avrupalı KOBİ’ler kendi ülkelerine yatırım yapmak konusunda büyük şirketler gibi baskı altında değiller. 10-20-30 hatta 50-60 milyon Euro’luk yatırımların daha sık gelmeye başlamasıyla biz de Avrupalı KOBİ’leri keşfettik. Çok hızlı karar alabiliyorlar. 2-3 dev proje yerine aynı hacmi, KOBİ’lerle yakalama imkanımız oluştu. Her ay bir haftamı bir ülkede, KOBİ ziyaretlerine ayırıyorum. Almanya, İngiltere, Fransa ve hatta İspanya’dan KOBİ’lerin Türkiye’ye ilgisi çok yoğun. Ayrıca KOBİ’ler çok uluslu bazı şirketlerin yaptığı gibi ülke notuna bakmıyor, kendi ana pazarına yakın, büyüme potansiyeli olan ülke arıyor. Bu noktada da Türkiye en iyi aday. Bunu hemen değerlendiriyorlar. Beyaz eşya yan sanayi, yapı malzemeleri, otomotiv yan sanayi ve gıda sektöründe yatırıma geliyorlar.' 'KOBİ’leri keşfettik' derken çok uluslu şirketleri gözardı etmediklerinin altını çizen Aycı şöyle konuştu: 'Büyük şirketler global ekonominin toparlanmasını bekliyor. Birçoğunun elinde ciddi nakit var. Şu anda beklemedeler. Birkaç gün içinde 2-3 dev yatırımı açıklama aşamasına geleceğimizi düşünüyorum. Büyüklerin radarındayız. Petro-kimya, demir-çelik ve enerjide birçok projede son aşamalara geldik.' Türkiye’nin bu yılın ilk 7 ayında 8.9 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekti. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 6 düşük. Geçen yılın tamamında 15.9 milyar dolar yatırım çektik. Bu yıl, bu rakamın çok az altında ya da üstünde performans bekliyoruz. Haziran ayında devreye giren teşvik paketinin olumlu etkilerini görmeye başladık. Teşvikin yaratacağı katkıyı almak için daha zaman var. Şimdi harekete geçen bir şirketin teşvikleri inceleyip karar alması en az 6 ay sürer. Ocak-Temmuz arasında 113 7


proje için teşvik başvurusu yapılmışken sadece Temmuz ayında 26-27 proje için teşvik başvurusu geldi.' Yatırımcı yargı reformu istiyor Türkiye’nin yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda çok mesafe aldığı halde halen eksiklerinin bulunduğunu belirten İlker Aycı, 'Yatırımcı öncelikli olarak yargı reformu istiyor. Açılan ticari davaların uzaması, yatırımcıyı zarara uğratıyor. O nedenle bu konuda çok şikayet alıyoruz. Bunun dışında bürokrasinin azaltılması konusu her zaman gündemde' diye konuştu.

Avrupa Komisyonu tartışmalı 'AB bankacılık birliği' planını sundu Avrupa Komisyonu, Euro Bölgesi'ndeki bankaların denetimini Avrupa Merkez Bankası'na (ECB) veren 'AB bankacılık birliği' tekliflerini sundu. Ancak planla ilgili Euro Bölgesi'nin en büyük ekonomisi Almanya ve Avrupa'nın finans merkezi İngiltere dahil olmak üzere bazı çekinceleri bulunuyor. AB liderlerinin Haziran ayındaki zirvelerinde dile getirdiği talep üzerine hazırlanan AB bankacılık birliği planı, devletler ve bankalar arasındaki borç döngüsünü kırmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu'nun ortak pazardan sorumlu üyesi Michel Barnier'in sunduğu plan, Avrupa Birliği Konseyi gözetiminde ECB'ye yeni yetkiler verilmesini öngörüyor. Bunun için AB'deki 27 ülkenin onayı gerekecek. Teklifteki ikinci unsur ise Avrupa Bankacılık Otoritesi'ne (EBA) ortak karar alma mekanizması getirilmesi. Bunun için ise Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekecek. Plan çerçevesinde halihazırda ulusal kurumlarda bulunan bankaları denetleme yetkisi ECB'ye devredilecek. ECB aynı zamanda bankaların likiditelerini de kontrol ederek, gelecekteki kayıplara karşı kendilerini koruyabilmeleri için ellerinde daha fazla sermaye tutmaları şartını getirecek. Ancak teklifler, AB içinde tartışma yaratacak türden. Almanya, yeni sistemin siyasi bağlantıları bulunan devlet bankaları Landesbanken'lerin de kapsam altına alınacağından endişeli. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, ECB'nin Avrupa'daki 6 bin bankanın tamamını denetlemesinin mümkün olmayacağı görüşünü dile getirdi. Avrupa'nın bir numaralı finans merkezi Londra ise, ECB'nin yetkilerinin güçlenmesinin finans sektörüne zarar vermesinden endişe ediyor. İsveç ve Danimarka'nın da benzer kaygıları bulunuyor. Barnier, Londra'nın finans sektöründeki rolünün Euro Bölgesi için de taşıdığı öneme dikkat çekerek, bu noktada İngiltere'nin çıkarlarının da gözetileceğini belirtti. Euro Bölgesi'nin dışında kalan diğer AB ülkeleri mekanizmaya dahil olma karşılığında, sistemin karar alma sürecinde söz sahibi olmak istiyor. 8


Avrupa Komisyonu, yeni sistemin 2013'te devreye girmesini hedefliyor.

AB, biyoyakıt üretimine sınırlamalar getirmek istiyor Avrupa Birliği, olası bir gıda krizinin önüne geçmek için, düşünüldüğü kadar çevre dostu olmadığı yönüne kaygılar dile getirilen tarım bazlı biyoyakıtların üretimine sınırlama getirmek üzere bir yasa tasarısı hazırlıyor. Yasa tasarısı, şimdiki mevzuatın 2020 yılında yürürlükten kalmasının ardından biyoyakıtlar üzerindeki tüm sübvansiyonların kaldırılmasını taahhüt ediyor. Tasarıda, 'Avrupa Komisyonu, 2020'den itibaren biyoyakıtların, ancak sera gazı emisyonlarında ciddi tasarruf sağlaması ve gıda ve yem için kullanılmayan ürünlerden elde edilmesi halinde sübvanse edilmesi gerektiği görüşündedir' ifadesine yer veriliyor. Teklif çerçevesinde kanola ve buğday gibi ürünlerden elde edilen biyoyakıtların AB ulaşım sektöründe kullanılan tüm enerjinin 2020'de yüzde 5'ini oluşturması hedefleniyor. Tarım ürünü bazlı yakıtlar şu anda AB ulaşım sektörünün toplam ihtiyacının yüzde 4.5'ini oluşturuyor. Ancak AB, 2020'ye dek kara taşımacılığında kullanılan enerjinin yüzde 10'unun yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi hedefini koyarken, bunun büyük oranının tarım bazlı yakıtlardan elde edilmesi bekleniyordu. AB, buradaki açığı karşılamak için evsel atık ve yosun gibi maddelerden elde edilen biyoyakıtlara odaklanmak istiyor. Taslakta, 'Kısmen gıda ürünlerinden elde edilen biyoyakıtlara sağlanan sübvansiyolar sebebiyle, piyasada büyük miktarda bulunmayan bu ileri biyo-yakıtların üretimini teşvik etmek yerinde olacaktır' ifadesi yer alıyor. Komisyon'un hedefi, bu tip biyoyakıtların üretiminin dörde katlanması. AB'nin yürüttüğü, tarım tabanlı yakıtların emisyonları azaltmaya katkısıyla ilgili şüpheler uyandıran bazı bilimsel araştırmalar ve tahıl üretimindeki düşüşe bağlı fiyat artışlarının yarattığı kaygılar, Avrupa'daki politikaların değişmesine yol açmış durumda.

9


AB Müktesebatına Uyumda Son Gelişmeler Türkiye’nin AB’ye uyum konusundaki çalışmaları, Ulusal Program ve Eylem Planı çerçevesinde, mevzuat uyumunda da devam etmektedir. Bu çerçevede yayınlanan kanunlar ve düzenlemeler aşağıda bilgilerinize sunulmuştur:

Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında tarıma dayalı ekonomik yatırımların desteklenmesi hakkında tebliğ (tebliğ no: 2012/64) Bu Tebliğin amacı; doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının etkinliklerinin artırılması ve kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Bu Tebliğ, kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak için, gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlere yönelik yatırımlarının desteklenmesi amacıyla yapılması gereken hususları kapsar. Tarih:4 Eylül 2012, Sayı : 28401

10


HİBE DUYURULARI Kırsal Kalkınma (IPARD) Programı Yedinci Başvuru Çağrısı Programın Hedefi: Türkiye’nin katılım öncesi dönemdeki öncelikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kapasite oluşturmak ve işletmeleri Avrupa Birliği standartlarına yükseltmek. Programın Bütçesi: Üç farklı öncelik alanının toplam bütçesi 120 Milyon Avro Son Başvuru Tarihi: 24 Ekim 2012 Başvuru hakkında detaylı bilgiye Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu internet sayfasından ulaşılabilir. (www. tarim.gov.tr) Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı Türkiye Programı Yeni Teklif Çağrısı Programın Hedefi: Programın hedefi, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının gelişmesine ve sağlamlaştırılmasına katkıda bulunmaktır. Programın amaç ve hedeflerine uygun olarak insan hakları meseleleri ve araçları konusunda eğitim, insan hakları ihlal edilen kişiler için hukuki danışmanlık ve hukuki yardım, özellikle başkent ve büyük kent merkezlerinin dışında ve kırsal bölgelerde insan hakları alanında çalışan yeni ya da hassas konumdaki sivil toplum örgütlerine ya da girişimlerine hukuki, idari, kurumsal yardım ve kapasite geliştir-me desteği; insan haklarının desteklenmesi ve bu haklara saygı gösterilmesi amacıyla yerel insan hakları kuruluşlarının ülkelerinde medya, ulusal makamlar, bölgesel ve uluslararası insan hakları kuruluşları gibi ilgili paydaşlar nezdinde savunuculuk, duyarlılık oluşturma ve lobi yapma kapasitelerinin güçlendirilmesi ve koordinasyonu, düzenli diyalog için yeni platformların oluşturulması; özel olarak insan hakları konularındaki mevzuatın iyileştirilmesi amacıyla savunuculuk ve lobi faaliyetleri; insan haklarının farklı alanlarında araştırma, değerlendirme ve izleme çalışmala-rı; insan hakları ile ilgili seminerler, konferanslar ve diğer bilinç oluştur-ma girişimleri desteklenecektir. Detaylı bilgiye Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonun web sayfasından ulaşılabilir. www.avrupa.info.tr Programın Bütçesi: 2 Milyon Avro Son Başvuru Tarihi: 21 Kasım 2012 Milyon Avro

11


Hayatboyu Öğrenme Programı 2013 Genel Teklif Çağrısı Programın Hedefi: Hayatboyu Öğrenme Programı (LLP) 2013 Genel Teklif Çağrısı, Avrupa Komisyonu tarafından 03.08.2012 tarihinde yayınlanmıştır. Başvuru yapılması düşünülen alt faaliyete ilişkin olarak yayınla-nacak olan Hayatboyu Öğrenme 2013 Ulusal Teklif Çağrısı için Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) internet sayfasının düzenli ola-rak takip edilmesi gerekmektedir. Başvurular hakkında detaylı bilgiye Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) ilgili internet sayfasından ulaşılabilir. (www.ua.gov.tr) Son Başvuru Tarihi Comenius Bireysel Öğrenci Hareketlilik Comenius ve Grundtvig Hizmet-içi Eğitim Comenius Asistanlığı Comenius, Erasmus, Leonardo da Vin-ci, Grundtvig: Çok taraflı projeler, Ağ Leonardo da Vinci: Yenilik transferi için çok taraflı projeler Leonardo da Vinci: Hareketlilik ve Jean Monnet Programı Comenius, Leonardo da Vinci, Grundtvig:Ortaklıklar; Comenius: Comenius Bölgesel Ortaklıkları; Grundtvig: Çalıştay Erasmus: Yoğun Programlar (IP), Öğrenci, Öğrenim ve Yerleştirme HareketGrundtvig: Asistanlık, Yetişkin GönülOrtak Konulu Program: Çalışma Ziyaretleri Ortak Konulu Program: Diğer ütün Faaliyetler

3 Aralık 2012 İlk başvuru: 16 Ocak 2013 İkinci başvuru: 30 Nisan 2013 Üçüncü başvuru: 17 Eylül 2013 31 Ocak 2013 31 Ocak 2013 31 Ocak 2013 1 Şubat 2013 15 Şubat 2013 21 Şubat 2013

8 Mart 2013 28 Mart 2013 İlk başvuru: 28 Mart 2013 İkinci başvuru: 15 Ekim 2013 28 Şubat 2013

12


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Elektronik Eşyalarımız Artık Hem Bize Hem Çevreye Dost Avrupa Birliği’nin 2002/95/EC sayılı Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Sınırlandırılmasına İlişkin Direktifi ile 2002/96/EC sayılı Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya Direktifi’ne uyum sağlamak amacıyla çıkarılan ve 22 Mayıs 2012 tarih ve 28300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği” ile çevresel güvenlik ve insan sağlığı açısından önemli koruyucu düzenlemeler getiriliyor. Yönetmelikle birlikte, çevrenin ve insan sağlığının korunması amacıyla elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına, elektrikli ve elektronik eşyaların ithalatının kontrol altına alınmasına yönelik önlemler hükme bağlanıyor. Bunun yanında, elektrikli ve elektronik atıkların oluşumunun azaltılması için yeniden kullanım, geri dönüşüm, geri kazanım yöntem ve hedeflerine ilişkin hukuki ve teknik esaslar belirleniyor. Ayrıca, Yönetmelikte elektronik eşyalarda zararlı maddelerin yerine daha güvenli alternatif maddelerin kullanılması da düzenleniyor. Bu sayede, hem evimizde kullandığımız hem de atık durumdaki elektronik eşyaların çevreye ve sağlımıza verebileceği zararların önüne geçiliyor. LİNKLER Avrupa Birliği İnternet Sayfası http://europa.eu AB Komisyonu Ana Sayfası http://ec.europa.eu/index_en.htm Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu sayfası www.avrupa.info.tr Avrupa Birliği Bakanlığı sayfası www.abgs.gov.tr Merkezi Finans ve İhale Birimi sayfası www.cfcu.gov.tr Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı-TÜBİTAK www.fp7.org.tr Kültür 2007 Programı-TC Kültür İrtibat Noktası www.ccp.gov.tr PROGRESS-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı www.csgb.gov.tr Rekabetçilik ve Yenilik Programı-Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı http://ab.sanayi.gov.tr/ http://www.bilgitoplumu.gov.tr/ AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı sayfası www.ua.gov.tr AB Komisyonu Genel Müdürlükler Sayfası http://ec.europa.eu/dgs_en.htm AB Tarım Genel Müdürlüğü - AB Tarım Uygulamaları http://ec.europa.eu/agriculture/index_en.htm Türkiye - AB İlişkileri http://ec.europa.eu/enlargement/candidate-countries/turkey/index_en.htm AB Komisyonu Karar, Direktif ve Regülasyonları http://eur-lex.europa.eu/en/index.htm AB'ye İthalat Yapabilecek Ülke ve Tesis Listeleri http://ec.europa.eu/food/food/biosafety/establishments/third_country/index_en.htm AB'nin İthalatta ve İç Piyasada Uyguladığı Gıda Sağlığı ve Hijyen Standartları http://ec.europa.eu/food/food/index_en.htm AB'nin İthalat Rejimi http://ec.europa.eu/taxation_customs/dds/tarhome_en.htm AB'ye İhracat Konusunda Yardım Alma Masası http://exporthelp.europa.eu/index_en.html Tüm Ülkelerin İthalat Rejimlerine Kısa Ulaşım Sayfası http://mkaccdb.eu.int/mkaccdb2/indexPubli.htm

13


AB Bilgi Merkezi e-bülteni Ekim 2012 Sayı:13