Page 1

Sayı:14

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI AB BİLGİ MERKEZİ

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI AB BİLGİ MERKEZİ KASIM /2012 İçindekiler: 

TÜRKİYE’NİN AB İLERLEME RAPORU YAYIMLANDI

AB iLE TÜRKIYE ARASINDA 'KÜRESEL İŞ KÖPRÜLERİ' KURULUYOR

HOLLANDA HEYETİ MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASINI ZİYARET ETTİ

TÜRK VATANDAŞLARI AB’Yİ VİZE KONUSUNDA AB MAHKEMESİNE VERMEYE HAZIRLANIYOR

EURO BÖLGESİ'NİN YENİ KURTARMA FONU YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR

AVRUPA 2020 STRATEJİSİ HEDEFLERİ AÇIKLANDI

NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ AVRUPA BİLİĞİ’NE VERİLDİ

AB, GDO'LU MISIRLA KANSER ARASINDA BAĞLANTI KURAN ARAŞTIRMAYI KABUL ETMEDİ

AB DENİZCİLİKTEN KAYNAKLANAN DÜZENLEME GETİRİYOR

AVRUPA BİRLİĞİ GIDALARDA KULLANILABİLECEK YENİ TATLANDIRICI LİSTESİNİ KABUL ETTİ

TÜRKİYE İLE AB: ORTAK ZORLUKLAR, ORTAK GELECEK

EMİSYONLARA

YÖNELİK

YENİ

(Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan sorumlu Komisyon Üyesi Štefan Füle’nin Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin ilerleme raporunun 10 Ekim 2012 tarihinde yayınlanması münasebetiyle hazırlanmış makalesi)

HİBE DUYURULARI

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?

Adres: Mersin Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi Atatürk Cad. Çankaya Mah. MTSO Hizmet Binası Kat:2 33070 MERSİN Tel:0 324 238 95 00 (282) Fax: 0 324 238 98 02 / mtso.abinfo@gmail.com 1


Türkiye’nin AB İlerleme Raporu Yayımlandı Avrupa Birliği Komisyonu'nun 10 Ekim 2012 tarihinde yayımlanan yıllık İlerleme Raporu'nda, basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili eleştiriler ağırlıklı yer bulurken, Ankara'dan yargı reformunu tamamlaması isteniyor. Türkiye'nin AB adaylık sürecindeki durgunluk dönemine rastlayan rapor, "ara dönem raporu" olarak yorumlanıyor. 2012 İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB Konseyi Dönem Başkanı olan Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımadığı ve Akdeniz'de Güney Kıbrıs hükümetinin petrol arama faaliyetine karşı çıktığı not ediliyor.Türkiye ise, diplomatik ilişkisi bulunmayan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB Dönem Başkanlığı'nı yürüttüğü dönemde yayımlanan raporu fazla önemsemiyor. Raporda, Türkiye'nin yeni bir anayasa yapımı sürecine girmesine karşın, "siyasi kriterleri karşılamak için esaslı bir ilerleme" sağlaması konusundaki kaygıların büyüdüğü vurgulanıyor. Türkiye'nin temel haklar konusundaki eksikliklerinin, terörizm ve organize suçlarla ilgili hukuki çerçevenin ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile adil olarak yargılanma hakkını kısıtlamasından kaynaklandığı ifade ediliyor. Raporda yazar ve gazetecilere çok sayıda dava açıldığına ve otosansürün yaygınlaştığına da dikkat çekiliyor. Darbe planı iddialarıyla ilgili soruşturmaların, "çap genişliğinin ve adli kovuşturmadaki eksikliklerin gölgesinde kaldığı", "Güneydoğu'daki yönetimlerin çok sayıda yerel politikacının tutuklanmasından zarar gördüğü", rapordaki eleştiriler arasında. AB Komisyonu, yargı önüne çıkarılmadan önceki tutukluluk süresinin uzunluğu gibi diğer sorunların giderilmesi için, üçüncü yargı reformunun ardından "ek adımların atılması gerektiğini" belirtiyor. Güvenlik güçleri üzerinde sivil denetiminin artmasından ve Genelkurmay'ın siyasi konulardan uzak durmasından ise, raporda olumlu ifadelerle söz ediliyor. Türkiye İlerleme Raporu'nu eleştiren Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "AB'nin beden sağlığı kadar ruh sağlığı da ciddi bir buhran içindedir. Bunun neticesinde AB psikolojik sorunlar yaşamaktadır" dedi. Bağış, "Adalet ve hakkaniyetten uzaklaşan, gerçeklere gözlerini kapatan, barış, demokrasi ve özgürlük çağrılarına kulak tıkayan bir AB, insanlığa umut veren değil, dünyayı endişeye sevk eden bir AB olur" diye konuştu.

2


AB ile Türkiye Arasinda 'Küresel İş Köprüleri' Kuruluyor Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu girişimiyle, AB, Türkiye, Mısır ve Tunus ve Filistin'den kamu kurumları ve işletmelerin ortaklıklar yürütmesini amaçlayan 'ABTürkiye Küresel İş Köprüleri Girişimi: İstanbul Köprü Oluşturma Konferansı gerçekleşti.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Ekonomi Bakan Yardımcısı Mustafa Sever Türkiye'nin her yıl ortalama 7.7 oranında büyüdüğüne dikkat çekerek Türkiye'nin gösterdiği başarıyı tüm dünyanın örnek aldığını ifade etti. Konferansın Türkiye ile AB arasında yeni bir boyut kazanmasına katkı sağlayacağını belirten Sever, yapılan yatırımlarla Türkiye'nin Gümrük Birliği yardımıyla dünyaya karşı ciddi bir açılım yaptığına dikkat çekti. Türkiye'nin yakaladığı ekonomik büyüme ile dünyanın örnek aldığı bir ülke olduğunu dile getiren Sever, 'Küresel ekonomik kriz başlamadan önce ülkemiz ekonomisi kesintisiz büyümüştür. Bu büyüme süresinin daha uzun olmasını bekliyoruz' diye konuştu. Sever, 236 ülke ile 135 milyar dolarlık ihracat rekorunun kırıldığını kaydetti. Cari açık konusuna da değinen Bakan Yardımcısı, son 7 aylık düşüş ile yüzde 31 oranında azalmayla ciddi değişimlerin yaşadığını söyledi. Toplantıda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Tanıl Küçük, AB-Türkiye Küresel İş Köprüleri Girişimi'ni çok önemsediklerini ve bu girişimle Türk, Mısırlı, Tunuslu ve Avrupalı firmaları için işbirliği açısından bir zemin hazırlamayı hedeflediklerini belirterek, esasen bir pilot uygulama olan girişimin başarılı olacağına inandıklarını kaydetti. Katılım müzakerelerindeki yavaşlık ve AB'nin Türkiye'ye uyguladığı vize engeline dikkat çeken Küçük, yine de iş dünyası olarak iyimser olduklarını ve karşılıklı olarak kazanç sağlanacak bu sürecin canlandırılmasını beklediklerini ifade etti. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean Maurice Ripert ise yabancı yatırımcıların kalkınmadaki katkısına değinerek, 'Avrupa'dan ithal edilen mallar Türkiye'deki kaliteyi ve rekabet gücünü artırdı' dedi. Proje ile duran AB ve Türkiye ilişkilerinin tekrar canlanmasına katkı sağlayacaklarını dile getiren AB temsilcisi, aynı zamanda geçen Mayıs ayında başlatılan 'pozitif gündem' süreci çerçevesinde vize, mobilite, terörle mücadele, göç konuları, enerji, toplum problemlerine daha fazla katılım ve siyasi diyalog konularının ele alınmakta olduğunu ifade etti. (haberler) Hollanda Heyeti, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı Ziyaret Etti Mersin’e yatırım yapmak için ziyaretlerde bulunan Hollanda Heyeti, 18 Ekim 2012 tarihinde yatırım ve finansal konuları görüşmek üzere Çukurova Kalkınma Ajansı ile birlikte Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Kızıltan, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Kasım Tanrıöver, Yönetim Kurulu Üyesi Rıza Durdu ve Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Korer Özbenli’nin karşıladığı heyette, Hollanda Türkiye İş Derneği Yetkilisi Bert De Nooijer, Rotterdam Ticaret Odası Uluslar arası İş Danışmanı Cor Bekker, Share Lojistik İş Geliştirme Müdürü Gerard Timmers, ING Bank Ticaret Genel Müdürü Peter Verheij yer aldı.

3


Türk Vatandaşları AB’yi Vize Konusunda AB Mahkemesine Vermeye Hazırlanıyor 3 Kasım’da Almanya’nın Köln şehrinde vize çalıştayı düzenlenecek, 6 Kasım’da ise Lüksemburg’da AB, Türklere haksız vize uygulamasından dolayı mahkemeye verilecek. Kasım’da yapılacak çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Avukat Björn Maibaum , Avukat Ali Durmuş, Avukat Fenari Narman, Avukat Oğuz Korumtay, Avukat Hasan Özdoğan ve Ismail Hakkı Yıldız katılacak. Konuyla ilgili yapılan açıklamada ; Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ortaklık (Tam üyelik) ilişkisinin işleyişinde halen birçok sorun yaşanmakta olduğu, bunların başında insanlığın doğuştan kazandığı hak olarak uluslararası sözleşmelerle kabul edilen seyahat hakkını engelleyen vize mecburiyetinin özellikle yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın aile bütünlüğünü tehdit ettiği ifade edilmiştir. Yapılan açıklamada ayrıca, Avrupa Birliği ve üye ülkeler açısından en yüksek ve en son yargılama mercii Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’dır. Merkezi Lüksemburg’da bulunan Divan içtihadı nitelikte kararlar verir ve ulusüstü özellikteki bu kararlar 27 AB üye ülkesini bağlar. Bu kararlar öncelikle uygulanır ve üye ülkelerin yasalarıyla çatıştığında onları ikame eder. Türkiye ile Avrupa Birliği 1963 yılında Tam Üyeliğe Dönük Ön Üyelik Antlaşması’nı (Ankara Antlaşması) imzalamışlardır. Avrupa Hukuku’nun sahip olduğu tüm özellikleri kapsayan bu antlaşma daha sonra 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe giren Katma Protokol ile daha da somutlaştırılmış ve uygulamaya yönelik olarak şekillendirilmiştir. Üye ülkeleri hukuken bağlayan kararlara rağmen AB üye ülkeleri hukuk dışı uygulamalarını aynen devam ettirmektedirler. Bugün bu hukuki güvencesizliği oluşturan uygulamalara karşı başta Almanya, Avusturya, Hollanda ve Birleşik Krallık olmak üzere vatandaşlarımız bireysel olarak yerel mahkemelere başvurmaktadırlar. Hukuki yollara başvurunca üye ülkeler açılacak davaları kaybedeceklerini bildiklerinden yanlış uygulamalarından hemen çark etmektedirler ve davaları düşürmektedirler. Hatta idari makamlar bir adım daha ileri giderek Avrupa Hukuku’ndan doğan haklarını bilmeyen ve bunları özellikle talep etmeyen Türklere bu haklarını vermemektedirler. Bu doğrultuda Almanya Federal İçişleri Bakanlığı’nın kaleme aldığı bir iç yazısı olduğu bilinmektedir. Günümüzde Avrupa’da hukukun üstünlüğüne ancak bu düzeyde saygı duyulmaktadır. Avrupa’nın bu tutumu sebebiyle herkesin haklarının takipçisi olması gerekmektedir. Haklar organize ve bilinçli bir şekilde takip edebilirse, meşru haklarımız hayata geçirtilebilinir ifadeleri kullanılmıştır. (abhaber)

4


Euro Bölgesi'nin Yeni Kurtarma Fonu Yürürlüğe Giriyor Avrupa'nın yeni kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) Euro Bölgesi maliye bakanlarının Lüksemburg'da gerçekleştireceği toplantıyla yürürlüğe giriyor. Daha önce 1 Temmuz'da yürürlüğe girmesi planlanan, ancak Almanya'da hakkında Anayasa Mahkemesi'nin görüş bildirmesinin gerekmesi üzerine ertelenen fon, 3 aylık gecikmeyle yürürlüğe giriyor. Fonun kararları 17 Euro Bölgesi ülkesinin maliye bakanlarından oluşan yönetim kurulu tarafından alınacak. Kuruldaki oylama sistemi, fona yapılan mali katkı ile orantılı olacak. Bu da Almanya'nın fon kararlarını veto edebileceği anlamına geliyor. ESM'nin gerektiği durumlarda, bir reform takvimine bağlı kalan Euro Bölgesi ülkelerinin tahvillerini satın alması mümkün olabilecek. Fonun aynı zamanda ülkelerin borç yükünü artırmamak için bankalara doğrudan kaynak sağlaması mümkün olabilecek. Ancak Almanya, Hollanda ve Finlandiya geçtiğimiz hafta yayımladıkları ortak mektupa 'miras kalan' sorunların ESM'ye yüklenmemesi gerektiği yönünde bir açıklama yapmıştı. Bu da İspanya'nın mevcut borç yükünde bir değişiklik olmayacağı anlamına geliyor. Avrupa Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu üyesi Olli Rehn, maliye bakanları toplantısına girereken yaptığı açıklamada 'Avrupa'da yeterince zorluk var. Kimse parti havasında değil, ancak şu anda Euro Bölgesi'nin geleceğiyle ilgili olarak, örneğin ilkbahardakinden daha az kötümserim' dedi. (euractive)

Avrupa 2020 Stratejisi Hedefleri Açıklandı Ekim başında, Avrupa Birliği’nin resmi istatistik ofisi Eurostat Avrupa 2020 Stratejisi’ne ilişkin güncel verileri içeren bir rapor yayımladı. Bilindiği gibi, AB Konseyi tarafından Haziran 2010’da kabul edilen Avrupa 2020 Stratejisi ile, Avrupa’nın, bilgiye ve yenilikçiliğe dayalı, kaynakları verimli kullanan, çevreci ve daha rekabetçi, aynı zamanda yüksek istihdam sağlayarak sosyal ve bölgesel uyumu destekleyen bir ekonomiye dönüşmesi hedefleniyor. Rapor, Avrupa Birliği’nin Avrupa 2020 Stratejisiyle belirlenen hedeflere ulaşmaktaki başarısının hedefler arasında değişkenlik gösterdiğini gözler önüne seriyor. İstihdam: Avrupa 2020 Stratejisi ile 20 ila 64 yaş arası AB nüfusun yüzde 75’inin istihdam edilmesi hedefleniyor. Rapora göre, bu oran, 2000 yılında yüzde 66,6’tan, 2008 yılında yüzde 70,3’e ulaştı. Ancak kriz sonrasında, 2011 yılında, bu oranın yüzde 68,6’ya düştüğü dikkat çekiyor. Araştırma ve geliştirme: Avrupa 2020 Stratejisi kapsamında, Avrupa Birliği’nin GSYİH’inin yüzde 3’nün Ar-GE için ayrılması bekleniyor. Bu oran, 2000 yılında yüzde 1,86’tan, 2010 yılında yüzde 2’ye ulaştı. Çevre ve iklim değişikliği: Avrupa 2020 Stratejisi kapsamında sera gazı salımlarının 1990 yılı seviyesine kıyasla en az yüzde 20 oranında azaltılması (diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin de bu yönde girişimlerde bulunmaları halinde, bu oranının yüzde 30’a çıkarılabileceği de belirtilmiştir) hedefleniyor. Raporda, 2010 yılında, sera gazı salımlarında 1990 yılına kıyasla 5


yüzde 15 oranında bir azalma kaydedildiğine dikkat çekiliyor. Avrupa 2020 stratejisi ile yenilenebilir enerjinin AB’nin toplam enerji tüketimindeki payının yüzde 20’ye çıkarılması hedefliyor. Bu oranın, 2004 yılında yüzde 8,1’den, 2010 yılında yüzde 12,5’e yükseldiği belirtiliyor. Enerji verimliliğinin yüzde 20 artırılması hedefi kapsamında ise, Avrupa Birliği çapında, ilerleme kaydedildiği ifade ediliyor. Eğitim: Avrupa 2020 Stratejisi’nin hedeflerinden birini de 18-24 yaş gurubunda okulu erken terk etme oranının yüzde 10 seviyesine düşürülmesi oluşturuyor. Raporda, 18-24 yaş grubunda okulu erken terk edenlerin oranının 2000 yılında yüzde 17,6’dan, 2010 yılında yüzde 13,5’e gerilediği belirtiliyor. Eğitim alt başlığı kapsamındaki bir diğer hedef olan üniversite mezunlarının oranının yüzde 40’a çıkarılması konusunda ise, 2000 yılında yüzde 22,4 olan üniversite mezunu oranının, 2010 yılında yüzde 34,6’ya ulaştığı belirtiliyor. Yoksulluk ve sosyal dışlanma: Avrupa 2020 Stratejisi kapsamında ulusal yoksulluk sınırında yaşayan Avrupalıların oranının yüzde 25 oranında düşürülerek yaklaşık 20 milyon insanın yoksulluktan kurtarılması hedefleniyor. Bu oran, 2005 yılında 123,9 milyondan, 2009 yılında 113,8 milyona düşmüş olmasına karşın, 2010 yılında 115,7 milyon seviyesine ulaştı. Avrupa Birliği’nin Avrupa 2020 Stratejisi kapsamındaki hedeflere ulaşmaktaki performansı incelendiğinde, Ar-Ge, yenilenebilir enerji ve yüksekokul eğitimi gibi alanlarda önemli ilerlemeler kaydedilirken, istihdam yaratılması ve yoksullukla mücadele alanında Birlik çapında yeterli düzeyde ilerleme kaydedilmediği görülüyor. (abhaber)

NOBEL Barış Ödülü Avrupa Birliği’ne Verildi 2012 NOBEL Barış Ödülü’nün Avrupa Birliğine verilmesi üzerine açıklama yapan Nobel Komitesi Başkanı Thorbjoern Jagland, AB'nin 60 yılı aşkın süredir Avrupa'da insan haklarına, demokrasiye ve barışa olan katkılarından dolayı ödüle layık görüldüğünü belirtti. AB'nin 2012 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesine gerekçe olarak, İkinci Dünya Savaşı sonrası en başarılı "Barış Projesi" olması gösterildi. Nobel Barış Komitesi'nin açıklamasında, Avrupa Birliği'nin eski doğu bloku ülkelerine istikrar getirme çabası takdir edildi. Açıklamada, "Türkiye'ye adaylık statüsü verilmesi bu ülkedeki demokratik reformları hızlandırmıştır" ifadesi de kullanıldı. Nobel Komitesi'nin ödülü Avrupa Birliği'nin kazandığını duyurmasının ardından açıklama yapan Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, "Büyük onur duyduk" dedi. 2012 Nobel Barış Ödülü madalyasını alan Avrupa Birliği, ayrıca 930 bin Euro da para ödülü kazandı. Nobel Barış Ödülü'ne aday isimler arasında Almanya eski Başbakanı Helmut Kohl, ABD eski Başkanı Bill Clinton, Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein, WikiLeaks kurucusu Julian Assange ve ABD gizli belgelerini WikiLeaks'e verdiği gerekçesiyle hapiste yatan ABD'li asker Bradley Manning'in de ismi geçiyordu. (ntvmsnbc)

6


AB, GDO'lu Mısırla Kanser Arasinda Bağlantı Kuran Araştırmayi Kabul Etmedi Fransa'da yapılan, kanser ve GDO'lu mısır arasında bağlantı kuran araştırma, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nden (EFSA) onay görmedi. Ön incelemenin ardından EFSA'dan yapılan açıklamada, araştırmanın 'dizayn, raporlama ve analizinin yetersiz bulunduğu', bu sebeple araştırmacıların vardığı sonuçların bilimsel olarak kabul edilemeyeceği kaydedildi. AFP'nin aktardığına göre EFSA bu sebeple raporu çalışmayı hazırlayan Gilles-Eric Seralini'yi, ikinci ve nihai değerlendirme öncesinde daha fazla bilgi sağlamaya davet etti. Caen Üniversitesi'nden Gilles-Eric Seralini'nin ekibi, Monsanto üretimi Roundup ilacına toleransı artırılmış NK603 tipi mısırla beslenen, ya da ABD'de tüketilmesine izin veirlen seviyede Roundup içeren su verilen farelerde tümör oluştuğunu, bu farelerin normal beslenen farelerden daha erken öldüğü sonucuna ulaşmıştı. EFSA'dan yapılan açıklamada 'Araştırmanın dizaynı ve metodolojisiyle ilgili sıkıntılar, teste tabi tutulan farelerde oluşan tümörlerle ilgili çıkarımda bulunmamıza imkan vermiyor' denildi. (euractiv) AB Denizcilikten Kaynaklanan Emisyonlara Yönelik Yeni Düzenleme Getiriyor Avrupa Komisyonu, deniz taşımacılığından Kaynaklanan emisyon salınımlarını azaltmada, 2013 yılında devreye girmesi planlanan yeni bir sistem getirmeyi öngörüyor. Avrupa Komisyonu’nun İklim Eyleminden Sorumlu Üyesi Connie Heedegard ve Ulaştırmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Siim Kallas yaptıkları ortak açıklamada, küresel düzeyde uygulanabilir bir mekanizma dahilinde, deniz taşımacılığında emisyon miktarlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına yönelik bir mekanizma (MRV) kurulmasının öngörüldüğünü belirttiler. Sistem, piyasa bazlı sektörlerin başında gelen ve Avrupa Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında yeni uygulamaya tabi tutulan havacılık sektörü gibi denizcilik sektörünün de emisyon azaltım hedeflerinin önemli başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Söz konusu sistem ile, 2030 yılına kadar emisyon salınımlarında yıllık 15 Milyar Avro tasarruf sağlanması ve sektöre yeni iş imkanları yaratılması bekleniyor. AB yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 2012 yılı sonuna kadar herhangi bir uluslararası anlaşma kabul edilmez ise, bu sistemin zorunlu hale getirileceği kaydediliyor. Ancak Hedegaard ve Kallas, 2015 yılında yürürlüğe girecek olan ve geçen sene yayımlanan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Enerji Verimliliği Dizayn Endeksi’nin tek başına AB'nin 2020 hedeflerine ulaşılmasında yeterli olmayacağı uyarısında bulunuyorlar. Diğer taraftan, sisteme getirilen eleştiriler de güncelliğini arttırmakta. Özellikle deniz taşımacılığı üzerindeki emisyon azaltım planlarının IMO bünyesinde kalması gerektiğini savunanlar mevcut. Avrupa Komisyonu’nun denizcilik sektörünü ETS dahiline katmaya yönelik çalışmalarının olduğu pek çok kez tekrarlanmasına rağmen, öngörülen mekanizmanın sektöre bağlı sera gazı emisyonlarını izlenme konusunda çok etkili olmayacağını savunan Avrupa’nın çevreci sivil toplum kuruluşlarından “Seas at Risk” temsilcileri, yeni sistemi hayal kırıklığı olarak belirtmekte. (ikv) 7


Avrupa Birliği Gıdalarda Kullanılabilecek Yeni Tatlandırıcı Listesini Kabul Etti Avrupa Birliği gıda ürünlerinde kullanılabilecek yeni tatlandırıcı maddeler listesini kabul etti. 2008 yılında kabul edilen düzenlemedeki yükümlülüklere uyumlu bir şekilde Komisyon tarafından hazırlanan iki yeni düzenleme 1 Ekim 2012 tarihinde onaylandı. Düzenlemelerden ilkinin, gıda ürünlerinde kullanılabilecek yeni tatlandırıcı listesini içerdiği; ikincisinin ise diğer tatlandırıcılar üzerindeki geçiş tedbirlerini kapsadığı ifade edildi. AB mevzuatına göre tatlandırıcılar; doğal, doğala özdeş ancak kimyasal işlemden geçmiş tatlandırıcılar, yapay, sebze ve hayvandan elde edilenler ve tütsülenmiş tatlandırıcılar şeklinde sıralanıyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin ve diğer bilimsel kurumların 2800 tatlandırıcı üzerinde yapmış oldukları analize göre yeni düzenlemelerde 2100 tatlandırıcıya onay verilirken, 400 tanesinin üzerindeki analizler tamamlanana kadar piyasada kalmaya devam edecekleri belirtildi. Yeni tatlandırıcılar listesini içeren ilk düzenlemenin, gıda sanayisinin uyum sağlayabilmesi için 22 Nisan 2013 tarihinden itibaren geçerli olacağı ifade edilirken, gıda maddelerinde kullanılmayan diğer tatlandırıcıları da içeren ve bunlar üzerindeki geçiş tedbirlerine yer veren ikinci düzenleme ise 22 Ekim 2012’den itibaren uygulanmaya başlandı.

TÜRKİYE ile AB: Ortak zorluklar, Ortak Gelecek Orhan Pamuk Türkiye’nin AB projesi ‘çöktü’ demişti. Kitaplarına hayranlık duyduğum Nobel ödüllü yazarın bu sözleri beni derinden etkiledi. Avrupa Komisyonu’nun genişleme politikasından sorumlu üyesi olarak şahsen her gün AB-Türkiye ilişkilerinin çeşitli yönleri üzerinde çalışıyorum ve ortak projemizin hiçbir şekilde terk edilmediğini söyleyebilirim; tam aksine, yakın dönemde başlatılan önemli girişimler bu sürece yeni bir enerji ve yeni bir umut katmıştır. Ancak Orhan Pamuk’un sözlerinin her iki tarafta da sıklıkla hissedilen ruh halini yansıttığını ve doğru zamanda dile getirildiğini düşünüyorum. Bu sözleri, bir kavşağa ulaşan AB ve Türkiye’nin ortak yolculuklarında kararlı adımlar atmaları gereken bir sırada yapılmış bir uyandırma çağrısı olarak değerlendiriyorum. Ortak bir yolda olduğumuzu pek az kişi sorguluyor. Türk ortaklarımıza Türkiye’yi beş, on ya da yirmi yıl sonra nerede gördüklerini sorduğumda, hepsi “Avrupa’ya demir atmış” diye yanıtlıyor. Aynı soruyu AB’deki muhataplarıma ve siyasetçilere sorduğum zaman, yanıt yine aynı: Türkiye’nin geleceğini modern bir Avrupa devleti olarak görüyorlar. Ne bizi birleştiren hususları unutmalı, ne de mevcut sorunların bunu gölgelemesine müsaade etmeliyiz. AB-Türkiye ilişkisinde sorunlar yaşandığını inkâr etmenin anlamı yok. Her iki tarafta da biraz vicdan muhasebesi yapılması gerekmektedir. Kimi zaman, Türkiye’nin katılımıyla ilgili Avrupa’dan gelen çelişkili mesajlar zihinleri karıştırıyor olabilir. Diğer taraftan, AB’de pek çok kesim Türkiye’deki reformların yavaşlığı, insan hakları konusundaki endişe verici gerilemeler ve Türkiye’nin hava ve deniz limanlarını tüm AB üyesi devletlere açma konusundaki isteksizliği nedeniyle sabırsızlanmaktadır. O halde, nasıl oluyor da Türkiye’nin AB projesine olan inancımı halen muhafaza ediyorum? 8


Günlük haberlere bir göz atmak bile ortak zorluklarımızın boyutunu ve AB ile Türkiye’nin geleceklerini birbirine bağlayan nedenleri gözler önüne sermeye yeterlidir: ekonomideki yavaşlama, enerji güvenliği, çevre, medeniyetler arası diyalog, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün etkin hale getirilmesi, son olarak en az bunlar kadar önemli olan Arap Baharı ve Suriye’deki trajik gelişmeler bağlamında ortak komşu bölgemizde istikrarın sağlanması. Tüm bu güçlükleri başarıyla aşmak için AB ile Türkiye’nin el ele vermesi gerekmektedir. İşte bu nedenle, katılım sürecine alternatif teşkil etmeyen, aksine, durağanlık döneminin ardından bu süreci canlandırmayı amaçlayan, pozitif gündemi uygulamaya koyduk. AB’nin Türkiye’deki reformlar için referans noktası olarak kalması amaçlandı. Bu konuda başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz; zira pozitif gündem uygulamaya konulduktan sadece beş ay sonra, sonuç almaya başladık: çeşitli alanlardaki AB mevzuatı ve standartları ile uyumu amaçlayan ortak çalışma gruplarının çoğu ilk toplantılarını gerçekleştirdi. AB, Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Anlaşmasının imzalanmasına paralel olarak, vize serbestisi yönünde adımlar atmaya kararlıdır. Gaz ve elektrikte piyasa entegrasyonu ya da yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi bazı önemli konularda işbirliğini ilerletme kararı aldık. Suriye de dâhil olmak üzere, dış politika konusunda diyaloğumuzu arttırdık. Görüldüğü üzere, ilişkimizde yaşanan kimi zorluklara karşın doğru yönde pek çok adım atılmaktadır. Buradan hareketle, yaklaşık üç sene önce AB Komisyonu Üyesi olarak Türkiye’ye ilk ziyaretimde söylediğim bir hususu yinelemek isterim: Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olabileceğine inanıyorum. Bu doğrultuda ortak bir kararlılığa sahibiz. Štefan Füle Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan sorumlu Komisyon Üyesi Bu makale, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin ilerleme raporunun 10 Ekim 2012 tarihinde yayınlanması münasebetiyle hazırlanmış, Zaman gazetesinde yayımlanmıştır.

9


HİBE DUYURULARI Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı Türkiye Programı Yeni Teklif Çağrısı Programın Hedefi: Programın hedefi, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının gelişmesine ve sağlamlaştırılmasına katkıda bulunmaktır. Programın amaç ve hedeflerine uygun olarak insan hakları meseleleri ve araçları konusunda eğitim, insan hakları ihlal edilen kişiler için hukuki danışmanlık ve hukuki yardım, özellikle başkent ve büyük kent merkezlerinin dışında ve kırsal bölgelerde insan hakları alanında çalışan yeni ya da hassas konumdaki sivil toplum örgütlerine ya da girişimlerine hukuki, idari, kurumsal yardım ve kapasite geliştirme desteği; insan haklarının desteklenmesi ve bu haklara saygı gösterilmesi amacıyla yerel insan hakları kuruluşlarının ülkelerinde medya, ulusal makamlar, bölgesel ve uluslararası insan hakları kuruluşları gibi ilgili paydaşlar nezdinde savunuculuk, duyarlılık oluşturma ve lobi yapma kapasitelerinin güçlendirilmesi ve koordinasyonu, düzenli diyalog için yeni platformların oluşturulması; özel olarak insan hakları konularındaki mevzuatın iyileştirilmesi amacıyla savunuculuk ve lobi faaliyetleri; insan haklarının farklı alanlarında araştırma, değerlendirme ve izleme çalışmaları; insan hakları ile ilgili seminerler, konferanslar ve diğer bilinç oluşturma girişimleri desteklenecektir. Detaylı bilgiye Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonun web sayfasından ulaşılabilir. www.avrupa.info.tr Programın Bütçesi: 2 Milyon Avro Son Başvuru Tarihi: 21 Kasım 2012 Milyon Avro

10


Hayatboyu Öğrenme Programı 2013 Genel Teklif Çağrısı Programın Hedefi: Hayatboyu Öğrenme Programı (LLP) 2013 Genel Teklif Çağrısı, Avrupa Komisyonu tarafından 03.08.2012 tarihinde yayınlanmıştır. Başvuru yapılması düşünülen alt faaliyete ilişkin olarak yayınla-nacak olan Hayatboyu Öğrenme 2013 Ulusal Teklif Çağrısı için Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) internet sayfasının düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir. Başvurular hakkında detaylı bilgiye Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) ilgili internet sayfasından ulaşılabilir. (www.ua.gov.tr) Son Başvuru Tarihi Comenius Bireysel Öğrenci Hareketlilik Comenius ve Grundtvig Hizmet-içi Eğitim

3 Aralık 2012 İlk başvuru: 16 Ocak 2013 İkinci başvuru: 30 Nisan 2013 Üçüncü başvuru: 17 Eylül 2013 31 Ocak 2013 31 Ocak 2013

Comenius Asistanlığı Comenius, Erasmus, Leonardo da Vin-ci, Grundtvig: Çok taraflı projeler, Ağ Leonardo da Vinci: Yenilik transferi için çok taraflı projeler Leonardo da Vinci: Hareketlilik ve Jean Monnet Programı Comenius, Leonardo da Vinci, Grundtvig:Ortaklıklar; Comenius: Comenius Bölgesel Ortaklıkları; Grundtvig: Çalıştay Erasmus: Yoğun Programlar (IP), Öğ-renci, Öğrenim ve Yerleştirme HareketGrundtvig: Asistanlık, Yetişkin GönülOrtak Konulu Program: Çalışma Ziya-retleri

31 Ocak 2013 1 Şubat 2013 15 Şubat 2013 21 Şubat 2013

8 Mart 2013

Ortak Konulu Program: Diğer Bütün Faaliyetler

11

28 Mart 2013 İlk başvuru: 28 Mart 2013 İkinci başvuru: 15 Ekim 2013 28 Şubat 2013


Eylem 4.1 Gençlik Alanında Avrupa Düzeyinde Aktif Kurumlar için Destek

Programın Hedefi: Teklif çağrısı kapsamında gençlik alanında faaliyet gösteren kurumların “Hareketteki Gençlik” programının genel hedeflerine katkı sağlayacak nitelikte gerçekleştirecekleri faaliyetlere destek sağlanacaktır. Söz konusu faaliyetler gençlerin kamusal, sosyal hayata aktif katılımlarını teşvik edici nitelikte ve Avrupa Birliği işbirliği faaliyetlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yö-nelik olmalıdır. Programın Bütçesi: 800.000 Avro Son Başvuru Tarihi: 15 Kasım 2012 Başvuru hakkında detaylı bilgiye Avrupa Eğitim, Görsel, İşitsel ve Kültür Yürütme Ajansı internet sayfasından ulaşılabilir. http://eacea.ec.europa.eu/youth/funding/2011/call_action_4_1_en.php

Jean Monnet-Anahtar Eylem 3-Yapısal Destek Programın Hedefi: Avrupa entegrasyon konularında çalışan veya Avrupa eğitim ve öğretim politika-ları hedeflerine katkı sağlamak için faaliyet gösteren eğitim ve öğretim alanında aktif Avrupalı birliklere (European Association) destek ver-mektir. Özel olarak ise, eğitim ve öğretim aracılığıyla gerçekleşen Avrupa entegrasyon süreci hakkında bilgi ve farkındalık düzeyini artırmaya katkı sağlayan üst düzey Avrupalı Birlikleri desteklemek ile eği-tim ve öğretimde Avrupa işbirliği stratejik çerçeve belgesinin (“ET 2020”) en az bir stratejik önceliğine katkı sağlayan bu tip birliklere destek vermektir. Programın Bütçesi: 748.400 Avro Son Başvuru Tarihi: 15 Kasım 2012 Başvuru hakkında detaylı bilgiye Avrupa Eğitim, Görsel, İşitsel ve Kültür Yürütme Ajansı internet sayfasından ulaşılabilir. http://eacea.ec.europa.eu/youth/funding/2011/call_action_4_1_en.php

12


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Elektronik Eşyalarımız Artık Hem Bize Hem Çevreye Dost 20 Nisan 2012 tarihli ve 28270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tüketici Ürünlerinin Güvenlik Risklerinin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ” ile piyasaya nihai ürün olarak arz edilen tüketici ürünlerinin güvenli olarak piyasaya arzının sağlanması için yerine getirilmesi gereken temel şartlar belirlenmektedir. Tebliğde, çocuk bakım ürünlerinden çocuk giysilerine, yiyecek taklidi ürünlerden kırtasiye malzemelerine kadar birçok ürün için insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından gerekli asgari güvenlik koşulları tanımlanmaktadır. Bu kapsamda; Çocuk bakım ürünlerinin üzerinde güvenli ve doğru kullanımla ilgili talimatların bulunması zorunluluğu, Erişim alanı içinde çocuğun parmağının veya herhangi bir uzvunun sıkışabileceği hiçbir açık uçlu boru, çıkıntı, delik, hız tertibatı, civata veya açıklık bulunmaması, kenarlar, köşeler ve çıkıntıların yaralanma riskini azaltacak şekilde üretilmesi, kordonlar, ipler ve bağ olarak kullanılan diğer parçaların boğulma riski oluşturmaması, otuz altı ayın altındaki çocukların kullanması için üretilmiş çocuk bakım ürünlerinin parçalarının ve ayrılabilir parçalarının, emme ve/ veya nefesle çekilmesini önleyecek boyutlarda olması, Çocuk bakım ürünlerinin, alev, kıvılcım veya ateş çıkartabilecek maddelerle doğrudan karşı karşıya kaldığında kolayca yanmayan (ateşin nedeni yok olur olmaz alevi sönen), tutuştuğunda yavaş yanan ve yanma süresini geciktirici maddelerden yapılmış olması, Kırtasiye malzemelerinin fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından güvenli olması, Ahşap esaslı ve bitki orijinli malzemelerde böcek tahribatı ve çürük bulunmaması, hijyenik olması zorunluluğu ve benzeri yükümlülükler getirilmektedir.

13


LİNKLER                    

Avrupa Birliği İnternet Sayfası http://europa.eu AB Komisyonu Ana Sayfası http://ec.europa.eu/index_en.htm Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu sayfası www.avrupa.info.tr Avrupa Birliği Bakanlığı sayfası www.abgs.gov.tr Merkezi Finans ve İhale Birimi sayfası www.cfcu.gov.tr Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı-TÜBİTAK www.fp7.org.tr Kültür 2007 Programı-TC Kültür İrtibat Noktası www.ccp.gov.tr PROGRESS-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı www.csgb.gov.tr Rekabetçilik ve Yenilik Programı-Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı http://ab.sanayi.gov.tr/ http://www.bilgitoplumu.gov.tr/ AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı sayfası www.ua.gov.tr AB Komisyonu Genel Müdürlükler Sayfası http://ec.europa.eu/dgs_en.htm AB Tarım Genel Müdürlüğü - AB Tarım Uygulamaları http://ec.europa.eu/agriculture/index_en.htm Türkiye - AB İlişkileri, Genişleme http://ec.europa.eu/enlargement/candidatecountries/turkey/index_en.htm AB Komisyonu Karar, Direktif ve Regülasyonları http://eurlex.europa.eu/en/index.htm AB'ye İthalat Yapabilecek Ülke ve Tesis Listeleri http://ec.europa.eu/food/food/biosafety/establishments/third_country/index_en.htm AB'nin İthalatta ve İç Piyasada Uyguladığı Gıda Sağlığı ve Hijyen Standartları http://ec.europa.eu/food/food/index_en.htm AB'nin İthalat Rejimi http://ec.europa.eu/taxation_customs/dds/tarhome_en.htm AB'ye İhracat Konusunda Yardım Alma Masası http://exporthelp.europa.eu/index_en.html Tüm Ülkelerin İthalat Rejimlerine Kısa Ulaşım Sayfası http://mkaccdb.eu.int/mkaccdb2/indexPubli.htm

14

AB Bilgi Merkezi e-bülteni Kasım 2012 Sayı:14  

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi e-bülteni Ekim 2012 Sayı:14

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you