Issuu on Google+

Taylan Kümeli; “Hastalıklardan meyvelerle korunun” Ünlülerin saç tasarımcısı Fikret Yılmaz Kaizen’de Altın Boynuz’a Emre Arolat damgası: “Eyüp Belediyesi nikah salonu” Nar-ı Hamam’da buluşalım 5 adımda ışıltılı cilde kavuşun Cihangir’de Güzel İşler Fotoğrafhanesi Hotel Berke Ranch eğlenceli tatil fırsatı sunuyor


v

imize değerli müşteriler siz de in er nl gü lı t Sa Pazartesi ile 6 Mar ndevü alınız. mak isterseniz ra et Yılmaz 5 Mart aş kr ul Fi e iz im sim ke en iz itm in tiğ sim eğ ndirmek, hayal et Dünyaca ünlü ke Bu fırsatı değerle ir. kt ce re ve N is E rv İZ se KA

Cem Salbaz

dir? ünlü Tıgı Fikret Yılmaz kimv yapan Fikret Yılmaz şimdi de dünyacaren ve show

olarak göre minerler ve şitli ülkelerinde se ic Team’de eğitmen çe ist rt ın A ’n pa uy veren sadece ru G d Av . an te ni vam etmek inde modaya yön de e sim in ke Uzun yıllardır To er ç sa riy a ka nd ak pı ça tive director olar rev yapan, dünya Academy de crea eek London da gö W n Yılmaz io et sh kr Fa Fi ır an ld ol ş yı birkaç kişiden biri hazırlayan, son be inde bizimle... 5 ve 6 mart günler h Monday ician, on March 5t em ad ac d an t lis portunity to known sty us and have the op YILMAZ , world et sit vi kr Fi to r. ity M un st rt ho po Göktürk will e you to use the op intment Kaizen Hair Salon, uld like to welcom wo ll us to get an appo e ca W se y. ea da Pl es . of Tu h ed 6t m ch ea ar dr M ys d wa and an u have al get the haircut yo

KAIZEN CEM SALBAZ

his career as ILMAZ... About FIKRET Y for long years and currently he is pursuing pe and has as-

d seminars in Euro d Guy Artistic Team e of the ng major shows an trainer in Toni an a di en lea be en s be ha s ha AZ tion makes him on e ta H pu y. re em e id ad w Fikret YILM Ac rld gi Ti and is wo or in the reknown izen on March 5 th the last 5 years. H er Ka ov ith w on be nd to Lo g the creative direct k in ee go W is sitions in Fashion ling world and he sumed various po say in the hair sty or intment. aj po m ap a s an t ha o ge d nals wh rtunity an po op is th ab gr top level proffessio so 6th,

İstanbul Cad. Artell Forum Çarşı No: 38 O-1 Göktürk-Eyüp/İstanbul İletişim: 0212 322 62 00-01-02


Editör Ocak’ta da dopdolu içeriğimizle soğuk kış günlerinde içinizi ısıtmak istedik. Bu sayıda önemli bir konuğu ağırladık. Şehri Mardin’in çok renkliliğini hem iş hayatına hem de sosyal projelerinde en güzel biçimde yansıtan Dr. Zeynel Abidin Erdem ile hayata dair keyifli bir röportaj yaptık. İstanbul Bis yeni yıla geleneksel parti kutlamasıyla Merhaba dedi. Biz de yeni yılın ilk günlerine az bir zaman kala partideydik, renkli görüntüler yakaladık. Kariyerinde adından sıkça söz ettirme başarısını göstermiş Mimar Emre Arolat ile keyifli içi dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Mütevazi kişiliğini işine yansıtan Arolat mimaride baba mesleğini yıllarca sürekli ilerilere taşımayı başarmış önemli isimlerden… Geçtiğimiz aylarda Göktürk’te çeşitli salonlarda saç analizleri yapan Esteworld ekibi salon müşterilerini saç konusunda bilgilendirdi. Çocuklarına bu yaz unutulmayacak anılarla dolu, güzel bir yaz tatili hediye etmeyi düşünenler için Eğitmen Fatma Sezer Çırakoğlu’ndan yaz kampı programı ilerleyen sayfalarda sizlerle buluşacak. Her sayıda olduğu gibi birbirinden ilginç tarihi hikayelere bu sayımızda da yer verdik. “Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır.” Bu cümleler Mimar Sinan ile Hürrem Sultanın kızı mihrimah Sultanın aşkını anlatır daha fazlası ilerleyen sayfalarda… Goralı Sandviç’in hikayesini Kosova’nın Gora bölgesinden Fındıkzade’ye uzanan bir rotada sayfalarımıza taşıdık. Lezzeti ile yılları aşarak bugünlere gelen Goralı’yı tatmayanlara tecrübe edin deriz. Göktürk’te şöyle keyifle gidip karnınızı doyurabileceğiniz yepyeni bir mekandayız bu ay.. Mesa AVM’de yeni açılan Gazel Et Sofrası hem mekanın geniş olması ve dekorun sadeliği hem de lezzetli et yemekleriyle mutlaka ailece gidilecek lezzet duraklarından. Göktürk’te sanat günleri durdurak bilmiyor. Gökmahal’de ardarda açılan sergi haberleri sanatseverleri sevindiriyor. Farklı uygarlıkları nar, çini, hamam gibi objelere yansıtan Hande Akalın’ın hazırlamış olduğu ‘’Nar-ı Hamam’’ resim sergisi sanat düşkünlerini bekliyor. Mustafa Deniz Seven ile fotoğraf sanatı üzerine Cihangir’deki atölyesinde okumaya doyamayacağınız bir sohbet gerçekleştirdik. Yine Neda Soydan’ın kaleminden Trajikomik Cümleler: Genç kız, “Çalış çocuğum!” diyen annesine sinirle söylenir; “Ama bunlar çok salakça, ne işime yarayacak ki?” Anne de; “Bilmek faydalıdır” yanıtını verir. Aklından geçense aslında şudur; “Aman ne bileyim, biz öğrendik de ne oldu?” Daha fazlası devam eden sayfalarda… Nihayet ara tatile kavuştuk! Sevgili anne babalar iyi bir karne ödülü için doğanın kucağında ekonomik bir tatil aktivitesine ne dersiniz!.. Hotel Berke Ranch Sömestr Tatili Paket Programı size unutulmayacak anıların kapısını aralayacak nitelikte.. Ve Van’dayız.. Depremin yıktığı Van’da kadınların yardım çağrısını çok özel bir röportajla sizlere duyurmak istedik. Anadolu’nun şanlı ilindeki beklentiler çocuk bezi, mama ve krem!.. Geçen bir yılın ardından ‘hoş gelen’ 2012’de tüm hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle, Sevgilerimle

GPQCL# õ

¢OBS,BSBN

Arzu Mükenbrun Ebru Halisdemir

CPEGBCW?WeLJ?L?LW?XeJ?PeLDMRMðP?DJ?PeLFCPF?IIe Q?IJeBePŽ ?WL?IEoQRCPGJCPCIB?FGGXGLQGX?JeLReW?NeJ?K?X W?WeLJ?L?K?XŽSBCPEG@?QeLKCQJCIGJICJCPGLCSWK?We R??FFxRCBCPŽ?WeLJ?L?LGJ?LJ?PeLQMPSKJSJSðSGJ?L Q?FGNJCPGLC?GRRGPŽ


“yüzünüzün diğer yarısıyız” M&B Saç bakımından saç kesimine, cilt bakımından pedikür-manikür ve masaja kadar bir erkeğin bakımlı hallerini üstlenen yepyeni bir merkez.

Secret Saç Tasarım Merkezi

Erkek Kuaförü

ιȵʾȨȽPɤȝǸȽѮɤɑȣǸȽ,ǸɑǸȽсȵѮ Ve Muhdi Ekinci

profesyonel ekibiyle hizmetinizdedir.

Adres: İstanbul Cad. Kemer Corner İnci Sitesi Çoban Yıldız Sok. No: 12 –Eyüp/İstanbul M&B Salon; Tel: 0212 322 67 14 Gsm: 0536 271 03 16-0536 648 35 46 E-mail: info@mbkuafor.com Secret Salon; Tel: 0212 322 53 10


OCAK 2012 15 Botox ve Dolgu uygulamalarında merak ETTİKLERİMİZ

16-17 Gazal Et Sofrası 19

Beslenmeyle İLGİLİ 10 Kural SİMGE ÇITAK

20 GORALI SANDVİÇİN HİKAYESİ 21 4 AYDA 30 KİLO VERDİM, hala KORUYORUM!

22 Hotel Berke Ranch Sömestre

TATİL PAKETİ

24-25

Van’lı Kadınların Yardım

ÇAĞRISI

28 Kök Hücre Sempozyumu 30-32 Mimar Emre Arolat’a yakında hizmete girecek olan Eyüp Nikah Salonu’nu Sorduk

34

Cloud 7 Restaurant’ta Italyan Ossobuco Geceleri

35 BİLMEK Mİ? DEĞİŞEBİLMEK Mİ? Neda Soydan


Kemer Country 300m² 5+1 Müstakil, Havuzlu 1,5 Dönüm Bahçe İçerisinde Villa 2.250.000$ İlan No Hürriyet 31434-3520 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemer Country 300m² 5+2 Havuzlu, BüyükBahçeli, Göl Manzaralı İkiz Villa 1.800.000$ İlan No Hürriyet 31434-3594 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemer Country Yalı Konaklar 350m² 4+2 Göl Manzaralı Tripleks Villa 1.750.000$ - 6.000$ İlan No Hürriyet 31434-3515 – 31434-3516 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemer Country Kemerboyu 211m² 4+1 Manzaralı Daire 4.000TL İlan No Hürriyet 31434-3580 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemer Country 400m² 1,5 Dönüm Bahçe İçerisinde 6+2 Müstakil Villa 1.800.000$ İlan No Hürriyet 31434-3398 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemer Country Kemerboyu 191m² Su Kemeri ve Tarihi Gölet Manzaralı 3+1 Temiz Daire 680.000$ İlan No Hürriyet 31434-3558 Seden AKYÜZ 0533 305 35 38

Kemer Country 450m² Havuzlu 7+2 Müstakil Villa 6.000.000TL – 9.000$ İlan No Hürriyet 31434-3140 – 31434-3173 Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

Kemer Country Orman Evleri 330m² Bakımlı 5+1 Müstakil Villa 5.500TL İlan No Hürriyet 31434-3506 Gül KOHEN 0532 276 60 32

İstanbul İstanbul Evleri 320m² Göl Kenarı, Aydınlık Lüks 6+1 Tripleks 1.300.000$ İlan No Hürriyet 31434-3603 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

İstanbul İstanbul Evleri 191m² Göl Manzaralı Geniş, Ferah 3+1 Köşe Bahçe Dubleksi 925.000$ - 4.600TL İlan No Hürriyet 31434-3518 – 31434-3526 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

İstanbul İstanbul Evleri 181m² İki Balkonlu, Göl ve Doğa Manzaralı 3+1 Ara Dubleks 545.000$ - 3.400TL İlan No Hürriyet 31434-3606 -31434-3460 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

İstanbul İstanbul Evleri 320m² Köşe Göl Kenarı 5+1 Dubleks Villa 8.000TL İlan No: Hürriyet 314343401 İstanbul İstanbul Evleri 300m² 4+1 Dekorasyonlu Köşe K Tipi Dubleks Villa 1.250.000$ İlan No: Hürriyet 31434-3370 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30 İlan No Hürriyet 31434-3370

İstanbul İstanbul Evleri 191m² Göl Kenarı 3+1 Bahçe Dubleksi 3.500$ İlan No Hürriyet 31434-3391 Gül KOHEN 0532 276 60 32

Panorama 240m² Dekorasyonlu 4+1 Bahçe Katı 720.000$ İlan No Hürriyet 31434-3593 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Mesa Yamaç Evleri 240m² 4+1 Gömme Dolaplı, Dekorasyonlu, Güney-Batı Cepheli Çatı Dubleksi 675.000$ İlan No Hürriyet 31434-3565 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Mesa Kemer Evleri 420m² Çok Özel Dekorasyonlu 7+1 Villa 1.350.000$ -4.500$ İlan No Hürriyet 31434-3362 -31434-3444 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Mesa Yamaç Evleri 178m² İyi Konumda 4+1 Bakımlı Daire 470.000$ İlan No Hürriyet 31434-3575 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30 Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71

İstanbul Zen 210m² Aydınlık, Ferah, Ufku Açık 4+1 Çatı Dubleksi 600.000$ - 3.500TL İlan No Hürriyet 31434-3395 -314343512 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Kemerlife XXI 300m² Dekorasyonlu 4+1 Bahçe Dubleksi 670.000$ İlan No Hürriyet 31434-3522 Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71

İstanbul Caddesine Yakın 93m² İyi Konumlu 1+1 Daire 295.000TL İlan No Hürriyet 31434-3497 Gül KOHEN 0532 276 60 32


OCAK 2012 36-37 Sebze ve Meyvelere DİKKAT ! Taylan KÜMELİ

38 BİS’TE YENİ YIL… 40-42 DR. ZEYNEL ABİDİN ERDEM ile Hayatın Içinden

44 KADINA ŞİDDET Fatma TAŞ

45

BaSarı=Doğru Metot Nursen Karabulut

46-47 BİYOGRAFİ ŞEHVAR BEŞİROĞLU

52-53 Mustafa DENİZ

Seven (Güzel İŞLER FotoĞrafhanesİ)

55 Kafanıza Takmayın! SABRİ Yurdakul

56 Kemeraltı Kahvaltı ve Barbekü 58-59 Nar-ı Hamam Hande Akalın

62-63 AŞK ve SANAT MİHRİMAH SULTAN CAMİİ

64-65 HİNDİSTAN 71

TÜRKİYE’DE FANTASTİK Kurgu Okuru Olmak Tuncay RENKLİKURT


9DOPRQWPDVDM\DùODU×úVYLoUHEX]XOVXODU×HQVDIELWNL|]OHULGHULQQHPOHQGLUPHYH\HQLGHQ \DS×ODQG×UPD|]HOOLùLWDü×\DQ'1$YH51$LoHULNOHUL\OHFLOGLQ\HQLOHQPHYHV×N×O×NND]DQPDV×Q× VDùODUúoHUGLùL\RùXQ&ROODJHQLOHG]HQOLPDVDMX\JXODQG×ù×QGDVHOOLWJ|UQWVQQND\EROPDV× YHV×N×ODüW×UPD|]HOOLùLQLWDü×U.D\×V×oHNLUGHùLYHGHQL]WX]X\OD\DS×ODQSHHOLQJDUG×QGDQX\JXODQDQ (OL[LUEDN×PFLOWWHJ|]OHJ|UQUJHQoOHüPHYHV×N×O×NVDùODU ZZZHYDOPRQWFRP

=HQ(QVWLWXH úVWDQEXO&DG*Pü6RN1R1ROX'NNDQ *|NWUN.HPHUEXUJD] 7HO]HQHQVWLWXHFRP


UZMANLIĞIMIZ SADECE ESTETİK Esteworld 2004 yılında güzelliğini sağlıklı yollardan arayanlara hizmet vermek amacıyla kurulmuştur. İstanbul ‘da 3 şubesi olan Esteworld Sağlık Grubu, Bahçelievler Polikliniği, Altunizade Polikliniği ve Etiler Plastik Cerrahi Hastanesinde koşulsuz hasta memnuniyeti anlayışı ile hizmet vermeye devam etmektedir. PLASTİK CERRAHİ’DE KALİTE… Esteworld; plastik cerrahi operasyonları, medikal estetik, genç kalma (anti- aging), saç ekimi ve tedavileri alanında bilimsel çözümler sunuyor. Plastik cerrahi’de; Meme büyütme-küçültme, estetik yüz cerrahisi, yüz germe, alın germe, kulak estetiği, göz kapağı estetiği, kol germe, karın germe, liposuction, saç ekimi ve tedavileri yapılmaktadır. Medikal estetik ve anti- aging; LPG(selülit tedavisi), mezoterapi, PRP, ultralipo, karboksiterapi, kimyasal peeling, MLS, botox, dolgu, lazer epilasyon, cilt bakımı, ameliyatsız varis tedavisi uygulanmaktadır. ELLİ FARKLI ÜLKEDEN BİNLERCE İNSAN… Esteworld sadece ülke insanının değil şimdiye kadar 50 farklı ülkeden binlerce insanın estetik kaygılarını gidermeye yardımcı olmuştur. Türkiye’yi yurtdışı estetik ve sağlık fuarlarında da temsil eden Esteworld koşulsuz hasta memnuniyeti anlayışını hizmet sonrasında da sürdürmeyi prensip edinmiştir. Esteworld Sağlık Grubu’nun amacı dünyanın farklı ülkelerindeki, estetik kaygı taşıyan insanlara kaliteli ve sağlıklı hizmet sunmaktır. 10


ESTE WORLD EKİBİ GÖKTÜRK’TE… Geçtiğimiz aylarda Göktürk’te bulunan bir berber kuaför salonunda saç analizleri yapan Esteworld ekibi salon müşterilerini saç konusunda bilgilendirdi. Son teknoloji cihazlar ve profesyonel ekibi ile salon müşterilerine saç analiz cihazından çıkan sonuçlara göre saç kaliteleri hakkında bilgi verildi. Saç dökülmesinin sebeplerini anlatan ve bu sorunu durdurmaya yönelik tedavi yöntemlerini hakkında bilgi veren ekip saçsızlık sorunu yaşayan kişileri saç ekimi konusunda bilinçli olmaları gerektiği konusunda uyararak şu ifadeler kullandı ‘saç ekimi hijyenik ortamlarda tecrübeli bir ekip tarafından yapıldığı takdirde başarılı sonuçlar verir’ dedi.

Hizmetler Yüz ve Vücut Estetiği, Liposuction Lazerli Tedavi Uygulamaları Dermotoloji ve Anti-Aging Saç ekimi ve Tedavi Yöntemleri Sağlıklı Beslenme ve Zayıflama

444 ESTW (3789) www.esteworld.com.tr

444 ESTW (3789) www.esteworld.com.tr

11


Sevgililer Günü’nün en elit hediyesi ‘Elite Saat ve Kolye’ Hayatındaki kadına Sevgililer Günü hediyesi almak için zevkli ve şık tasarımları tercih eden erkekler, bu Sevgililer Günü’nde deyim yerindeyse tek taşla iki kuş vuracaklar. Şık bir kutunun içinde yer alan Elite saat ve kolye, kadınların kendilerini elit hissetmelerini de sağlıyor. Cazip bir Sevgililer Günü hediyesi olan Elite saat ve Elite kolye, şıklığına düşkün kadınların vazgeçilmez aksesuarı oluyor. Elite hediye setine tüm MOJ mağazalarından ulaşabilirsiniz.

NASA’dan şaşırtıcı tıbbi keşif ! Işıklar ağrıları geçiriyor, yaraları iyileştiriyor ve cildi gençleştiriyor! Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, belli dalga boylarındaki ışıkların iyileştirici etkilerini keşfetti. “Derin Işık DPL® Terapi Sistemi, NASA tarafından geliştirilen teknolojiye göre tasarlanmış bir kişisel ışık terapi cihazı! Günde 17 dakika kullanım ile artrit gibi yaygın kas, kemik ve eklem ağrılarına iyi geliyor, yaraların iyileşmesini hızlandırıyor ve üstelik ameliyatsız cilt gençleşmesi sağlıyor. Herhangi bir yan etkisi de yok. Kuş gribi aşısına onay vermeyen Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’den dahi onay alan cihazın, AB tıbbi cihazlar direktifine uygunluk sertifikası da bulunuyor. 499 $’dan satışa sunulan cihazın sağlık ve estetik sektöründe yeni bir ufuk açacağı değerlendiriliyor.

Rosy Diamond’tan Sevgililer Günü’ne Özel Aşk Kokan Tasarımlar… Pırlantaya getirdiği farklı yorumla tasarımlarında sevgiyi yansıtan Rosy Diamond, Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı “Aşk” koleksiyonuyla unutulmaz bir hediye alternatifi sunuyor… Sevgililer Günü’nde aşkını anlatmak isteyenler için Rosy Diamond pırlanta kolye tasarımlar iyi bir hediye seçeneği iken, sevdiğine evlilik teklifi etmek isteyerek bu özel günü anlamlı kılmak isteyenler için tek taş yüzükler adeta aşkın sonsuzluğunu ifade eden bir hediye... Manevi değeri tıpkı ışıltısı gibi sonsuza kadar yansıyacak “Aşk” koleksiyonunun en göz alıcı parçaları arasında pırlanta setler yer alıyor. Tek taş, pırlanta, fantezi ve renkli taşlı yüzüklerin yer aldığı koleksiyon, Sevgililer Günü’nde aşkınızla mutlu dakikalar yaşatıyor. Her yaşa uygun tasarımlarıyla beğeni toplayan marka, berraklığı, karatı ve farklı kesimleriyle büyülüyor. Pırlantanın muhteşem tasarımlarla birleştirildiği Rosy Diamond ürünleri tüm So CHIC mağazalarında sizleri bekliyor.

Çanta aşıkları Pabbuc.com’da buluşuyor Türkiye’nin ilk ve en büyük online ayakkabı, çanta ve aksesuar mağazası Pabbuc.com’da, çanta tutkunları için birbirinden renkli modeller satışa sunuluyor. Çanta alışverişiniz için mağaza mağaza dolaşmanıza gerek kalmadan Pabbuc.com’a girerek birçok alternatif arasından size en uygun seçimi yapabilir, yorulmadan alışverişinizi tamamlayabilirsiniz. David Jones, DSN, YLondon, Ceasar David, Trendances, Puma, Converse, Columbia markalarının çantalarının satışa sunulduğu Pabbuc.com’da her zevke uygun bir alternatif bulmak mümkün.

Sihrin Gücünü Simgeleyen İnci; Kusursuzluğun ve mükemmelliğin sembolü inci Misaki farkıyla Sevgililer Günü’nde anlamlı bir hediye alternatifi oluşturuyor… Dünya’da inciyi en güzel ifade eden Misaki sevgiyi, mutluluğu ve iyi bir geleceği simgeleyen “inciyi” Sevgililer Günü için yeniden tasarladı… Kimi zaman kırılan kalpleri tamir eden kimi zaman sevgiyi pekiştiren Misaki inci, sedef beyazdan koyu gri renge geçerken kullandığı prenseslere layık taç işlemeleriyle hayran bırakıyor.

12

Helveco Romantizmi Bileklere Taşıyor Şıklığından ödün vermeyen, modern, başarılı, şık, kaliteli, çalışan ve kendinden emin kadın ve erkeğin görüntüsünü mükemmel şekilde tamamlayan Helveco, özel günlerde de farkını ortaya koyuyor. Sevgililer Günü romantizmini tasarladığı saatlerde hissettiren Helveco, kadın saatlerinde zevkli taş tasarımını ön plana çıkarırken, erkek saatlerinde şık detaylara ağırlık veriyor. Helveco’ya MOJ mağazalarından ve tüm seçkin saatçilerden ulaşabilirsiniz.


SPA ve termalin mucizevi gücü Bu yıl, sömestir tatilinde yine ailece televizyon karşısında ya da bilgisayar başında iki hafta geçirmeye mahkum olmayın. En iyisi bir değişiklik yapın ve bu defa ailenize ve kendinize televizyon terapisi yerine termal ve SPA terapisi hediye edin! Yemyeşil bir doğa içerisinde ve termal su kaynakları üzerinde yükselen Güral Harlek, doğadan gelen mucizelerini ailenizle paylaşmaya hazır. Bırakın aileniz SPA terapileriyle rahatlasın, bol oksijenle yenilensin ve termal suyun iyileştirici gücüyle sağlık ve gençlik kazansın.

Detaylı bilgi ve rezervasyon için; 0274 245 24 50

’dan Sevdiklerinize En İnce Hediye Müşterilerine ilham veren dekorasyon fikirlerini düşük fiyatlı akıllı çözümlerle bir arada sunan IKEA, sevdiklerinize IKEA HEDİYE KART’larını öneriyor Sevdiklerinize IKEA ürün gamında bulunan 8000’den fazla mobilya ve ev aksesuarı arasından hediye seçmenin en iyi yollarından biri de “IKEA Hediye Kart”. Hiç bir ek ücret ödemeden dilediğiniz tasarıma sahip IKEA Hediye Kartı, mağazaların müşteri hizmetlerinden alabilir istediğiniz miktarda para yükleyerek sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.

sofraların “şeklini” değiştiriyor Aliza Bone Yemek Takımı ile yaratıcı sunumlar, ince detaylar Sofralardaki zarafetin değişmeyen yüzü Kütahya Porselen, 12 kişilik Aliza Bone Yemek Takımı ile şıklığı yeniden tanımlıyor. Kare formuyla sunumları daha da modern hale getiren takım, kahve fincanından peçeteliğe, sosluktan çorbalığa kadar tam 85 parçadan oluşuyor. Aliza Bone serisinin dokusunu tam anlamıyla hissedeceğiniz 12 kişilik Aliza Bone Yemek Takımı, içinde bulundurduğu ürünlerle kalabalık yemekler için işlevsel çözümler de sunuyor.

TWIN YORGAN Türkiye’de yastığın ve yorganın markası PENELOPE’den uyku keyfinizi ikiye katlayacak Twin yorgan ile kış aylarınız sıcacık geçecek. Özel tasarımıyla dört mevsim kulanım imkanı sunan PENELOPE Twin Platin yorganlar aynı zamanda şıklığı yatak odalarınızla buluşturuyor. Çıt çıtlı yapısı sayesinde serin bahar akşamlarında, birleştirildiğinde ise kış aylarının yüzünü en sert gösterdiği soğuk gecelerde sizleri ısıtıyor. Doğal yapısından dolayı, sıcaklık değişimlerine karşı vücudu koruyup, nemi ayarlayan PENELOPE Twin Platin yorgan kusursuz

uyku için de mükemmel bir atmosfer oluşturuyor. PENELOPE Twin Platin yorganın perakende satış fiyatı: Tek kişilik 995 TL, Çift kişilik 1184 TL Detay için www.mayatekstil.com, 0 (216) 561 20 02

Farklı desenleriyle görsel bir şölen de yaşatan 12 kişilik Aliza Bone Yemek Takımı, KDV dahil 1.150 TL’den satışa sunuluyor. Siz de Aliza Bone Yemek Takımı ile masalarınızın havasını değiştirmek için Kütahya Porselen mağazalarını veya Kütahya Porselen ürünlerinin yer aldığı Türkiye’nin dört bir yanındaki Corner Collection mağazalarını ziyaret edebilir, internet üzerinden sipariş vermek için ise www.porselensepeti.com adresine tıklayabilirsiniz.

Peter Tanisman’dan Yüzyılın Muhteşem Saati Peter Tanisman’ın ünlü Carrousel serisinin en yeni modeli olan bu saatte, tarihi motifler ile mücevherin eşsiz uyumu dikkat çekiyor. Kadranında yer alan tarihi Selçuklu motifleri, 1.05 karatlık 73 adet pırlantayla süslenen çelik kasasıyla elegan bir görünüme sahip olan yeni Carrousel, silindirine işlenen pırlanta, safir ve yakutlu çiçek deseniyle de mücevher saat anlayışını yeniden tanımlıyor. Çizilmez kristal safir camı, içi kırmızı dışı beyaz timsah derisi bileziği ile Peter Tanisman’ın klasik Carrousel medeli olan bu saatin fiyatı ise 21,900 İsviçre Frangı.

www.peter-tanisman.com


BOTOX VE DOLGU UYGULAMALARI KONUSUNDA MERAK ETTİKLERİMİZ?? Dolguların süresi ne kadardır? Geçici dolguların süresi eskiden 3-4 ay sürerdi ancak çalışmalarla bu süre çok geliştirildi. Artık bir yıllık kalıcılığı FDA onaylı olan dolgular bulunmaktadır. Hatta hareketsiz bölgelerde bu etki daha da uzun sürmektedir.

Dolgular hangi bölgelere yapılır?

BOTOX niçin uygulanır? Botox, istenmeyen ve ciltte kalıcı hasar yaratabilen, kırışıklık yapan kas kasılmalarının geçici olarak yavaşlatılması işlemidir. Terleme, migren ve kas spazmlarında da uygulanmaktadır.

Estetik amaçlı nerelere yapılır? En çok uygulanan bölgeler alın, göz çevresi olmakla beraber boyun, çene, dudak çevresi, burun, alt yanak.. v.s gibi bölgelere de uygulamalar yapılabilmektedir. Uygulama, kişiyi bir bütün olarak değerlendirip estetik açıdan en doğru bölgelere yapılmalıdır. Gereksiz kasılma sonucu boyun sarkması, burun düşmesi, dudak çevresi v.s kırışıklık oluşturabilecek bölgelere de bu olumsuzlukları önlemek amaçlı yapılır. Ancak standardın dışındaki bölgeler, bu konuda deneyimli, anatomiye hakim hekimler tarafından uygulanmalıdır.

Botox kasları zayıflatıp,daha sonraki yıllarda sarkmalara sebep olabilir mi? Hayır. Botox ciltte kırışıklık yapmayacak şekilde kas hareketlerini yavaşlatır, kasta tamamen felç oluşturmaz. Kas küçük kasılmalarına devam eder, bu nedenle de atoni ve sarkma nedeni değildir.

Uzun etkili BOTOX var mıdır? Botox’un yüzdeki etkisi 6 aya kadar sürer. Ancak düzenli yapıldığı zaman istenmeyen kas kasma alışkanlığı unutulacağı için, başlangıca göre uygulama aralıkları uzayabilir. Terleme için yapılan uygulamanın etkisi daha uzundur, 8 -9 ay sürer.

Dolgu nedir?? Yüzde veya vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan, var olan doku eksikliğini doldurma işlemidir. 3 çeşit dolgu vardır: Geçici, kalıcı, yağ dolgusu. Geçici dolgular içinde en çok kullanılan Hyalüronik asit içeren dolgulardır. Polisakkarit olan doğal şekerdir. Çok geliştirilmiş olup her bölge için farklı yoğunlukta çeşitliliği vardır. Kalıcı dolguların yan etkisi oluştuğunda çok ciddi sonuçlar ortaya çıkar, tercih etmediğimiz dolgulardır. Yağ dolguları, vücudun herhangi bir bölgesinden alıp hazırlandıktan sonra kullanılır. Cerrah arkadaşlar tarafından yapılmalıdır.

Çöküntü, doku kaybı olan yüz ve vücuttaki her bölgeye yapılabilir. Kişi bütün olarak değerlendirilmeli ve öneriler ona göre yapılmalıdır. Dudak, şakak, yanak, çene düzeltmek, burun şekillendirmek, yüz şekillendirmek, asimetriyi düzeltmek, kaş arası derinliğini, vücutta rahatsız eden bölgeleri düzeltmek (örn, derin sırt gamzesi v.s), el üstlerine doldurmak amacıyla dolgu uygulanabilir. Ayrıca dolgu maddelerinin cilt altına uygulanan daha az yoğun formları tüm cilt altına verilerek daha diri, parlak bir görünüm oluşturulur.

Dergi ve T.V’lerdeki yapay görünümler bizleri korkutuyor,bu görüntüye neden olan uygulamalar nelerdir? Bu bana çok sık sorulan bir soru. Hatta halk arasında en çok bilinen işlem botox olduğu için, böyle görüntülerin botox ile mi oluştuğu sorulur. Bu görüntüler pek çok işlem ve operasyon sonucu oluşuyor. Çoğunlukla abartılı görünümü yaptıranlar, bu görüntüyü arzulayanlardır. Doktoru da o noktaya zorlarlar. Bence bu konudaki başarı hastanın tam olarak isteğini algılamak, muayene sonucu en doğru yapılması gerekende netleşmek, hasta ile gelinebilecek en doğru noktayı iyi ifade edebilmek, en sağlıklı yöntem ve ürünü deneyimli bir şekilde uygulamakla mümkün. Ben doğal olmayan görüntüden rahatsız olan doktorlardanım. Tüm detaylandırmalarıma rağmen hastanın hala yapılacak uygulamalarla ilgili tereddütlü ve isteğinden emin olmadığını fark edersem, o hastayı tedavi programıma almamayı tercih ediyorum.

Herkese mutlu, sağlıklı, güzelliklerle dolu günler diliyorum. Uzm.Dr.A.Demet Aşkın


gazal et sofrası

Evim Gibi

leri Lezzet köşemizde bu sayı siz l Et Göktürk’te yeni açılan Gaza Sofrası’na götürüyoruz.

MEKAN Mesa AVM ‘nin 1. katında açılan Gazal Et Sofrası, geniş iç mekanı ve sade dekoru ile sizleri karşılıyor. Masaların sıralandığı duvarlara açılan kemerli pencerelerin her birinde Doğu’nun mistik havasını yansıtan süs eşyaları ile bezenmiş. Amerikan tarzı diyebileceğimiz bir şekilde, restaurant ile mutfak adeta iç içe dizayn edilmiş. Mutfakta ürünlerin hazırlanışını oturduğunuz masadan ayağa kalkarak kolaylıkla görebiliyorsunuz. Acaba yemeğim mutfakta nasıl hazırlanıyor diye endişe etmenize gerek kalmadan istediğiniz zaman kontrol edebiliyorsunuz. İŞLETME SAHİBİ Fethi Ceylan, 26 yıllık deneyimini, Gazal Et sofrasında birbirinden nefis lezzetlerle sizlerin beğenisine sunuyor. İstanbul’un ünlü bir çok mekanında şef olarak çalışan Fethi bey, özellikle Kanatçı Haydar’da 7 yıl işletme şefi olarak çalıştığını söylerken kanat bizim işimiz der gibiydi. Ke-


NE YENİR Kanat Tavuk Şiş Adana, Urfa, Beyti, Patlıcalı kebap Kuzu Şiş, Kaburga Künefe Kabak tatlısı

baplarda da iddialı oluğunu söyleyen Ceylan, “Yemeden bir şey söylemeyin, mekanımıza bir kez gelin sizi ağırlayalım, sözü size bırakalım” diyerek bir taraftan mütevazı kişiliği ile misafirperverliğini gösterirken konu kanattan , kebaptan açılınca hemen yüz ifadesi değişiyor. Sarıyer’de bulunan Öz Kanatçı Kardeşler’de Güler Sabancı’dan Cem Boyner’e bir çok ünlüyü ağırladığını belirten Ceylan, soyadımız Ceylan olunca Gazal’da ceylan böylece güzel bir isim ortaya çıktı diyerek kendi markasını oluşturmuş. Göktürk’e bu kadar işletme varken niçin burayı tercih ettiniz sorumuza ise “Sarıyer’e Göktürk’ten bir çok müşterim geliyordu, onların isteği ve tavsiyesi ile geldim” diyor. ÇALIŞMA SAATLERİ Kanattan ızgaraya künefen kabak tatlısına hazırladığı özel salatasına kadar her şey ile bizzat ilgilendiğini, kendisini bir mekan sahibinden

çok müşteriye hizmet eden kişi olarak gördüğünü belirtiyor. Gece saat 02.00’ye kadar çalışma izinleri bulunduğunu müşteri gidene kadar mekanı kapatmadıklarını da ilave ediyor. EVLERE SİPARİŞ YOK Evlere sipariş var mı diyoruz, cevabı okkalı bir “hayır” oluyor. Şaşırdığımı görünce “Ben bu mesleğe garsonluktan başladım ve her kademesinde bulundum. Et ürünleri sıcak yenmediği zaman lezzetini kaybeder. Ben siparişi hazırladığım zaman servis elamanın yolda oyalanması trafiğe takılması gibi sorunlar hiçbir zaman onu bağlamıyor. Müesseseye kaybettiriyor. Bu sebepten evlere servisimiz yok. Ama isteyen gelip buradan kendisi alabilir. Ben lezzetin en iyi, mekanında tadılabileceğine inanıyorum.


Miele G5000 Bulaşık Makinesi: Esnek, Konforlu, Kolay, Güvenli, Çevreci… Solo, ankastre ev aletleri ve endüstriyel cihazlardan oluşan geniş ürün yelpazesi ile üstün Alman teknolojisini birleştiren ve alanında dev bir marka olan Miele, yepyeni G5000 Bulaşık Makinesi ile hayranlık uyandırıyor.

KLASİK DOKUNUŞLARIN ELEGAN BİR SICAKLIKLA HARMANLANDIĞI YENİ BİR SERİ: THE SECRET

Yeni esnek 3D – Çatal bıçak çekmecesi Yemek yemeği ve pişirmeyi zevk haline getirmeyi bilen, keyfini çıkartan herkes için Miele, mutfak kültürüne patentli 3D çatal bıçak çekmecesi ile yeni bir anlayış getiriyor. Yemek pişirmek artık daha da keyifli… Uzun saplı bardaklardan en derin servis kaşıklarına, tencerelerden en büyük servis tabaklarına kadar her şey artık bulaşık makinesine rahatça giriyor.

Villeroy & Boch’un yeni karo serisi “The Secret”, değişik malzemelerin renklerle uyum içinde kombinlenmesiyle tasarlanan özgün bir seri…

Çatal bıçak çekmecesinde yeni boyut: 3D-çatal bıçak çekmecesi* esnek yapısıyla yükseklik, genişlik ve derinlik açısından farklı çözümler sunuyor.

Duvar ve zemin kaplamasında yepyeni bir seri olan The Secret, deri ve pırlanta gibi materyallerden esinlenerek tasarlandı. Bu malzemelerin karakteristik estetik yansımaları yarı parlak ve parlak yüzeyler yaratılması için adapte edildi ve özgün bir tasarımla yeniden yorumlandı.

Miele çatal bıçak çekmecesi 25 yaşında! Bölmeli çatal-bıçak yuvası özelliğine sahip bulaşık makinelerinin ilk üreticisi Miele, 1987’den beri bu özelliği kullanıyor.

Yüksek kaliteli malzemelerin yüzeylerde kullanılması düşüncesiyle tasarlanan The Secret, mükemmel kullanılan renk konsepti sayesinde, benzersiz bir uyum sunuyor ve dahası sürpriz bir optik etki sağlamayı başarıyor: geniş renk paleti mat beyazdan gold-kreme, koyu kahve ve kırmızıdan beyaz-gümüş’e kadar genişliyor. Modern ve çağdaş bir tasarıma sahip olmasından dolayı evlerde ve lüks restoran, otel ve butiklerde rahatlıkla kullanılabiliyor.

www.villeroy-boch.com info line 0 800 211 70 00/ 532 755 75 00

Çok ekonomik 40%’a kadar enerji tasarrufu A enerji sınıfından %10 daha az enerji tüketimi: A+++ 7 litre su kullanımı* Kapıda tuz haznesi Tuz haznesinin kapıda olması bulaşık makinenizin tuzunu deterjan ve parlatıcı ile birlikte çok kolay ve zahmetsizce kullanmanızı sağlıyor. Ekstra çatal bıçak sepeti* İsteğe bağlı olarak opsiyonel kullanılacak olan büyük çatal bıçak sepeti alt rafa güvenle ve kolaylıkla yerleştirilebiliyor. Daha fazla çatal bıçak yıkayabilmek için ekstra avantaj sunuyor. * Modele bağlı özelliktir. Bardak koruma Mükemmel bardak koruma programında tüm değerli ve günlük kullanımdaki cam bardaklarınız özenle ve hijyenik olarak yıkanıyor.

444 11 22 / www.miele.com.tr Bilgi için: NG İletişim Ajansı / Aslı Kayaturan 0212 240 81 13 / asli@ng-iletisim.com


2012’DE BESLENMEYLE İLGİLİ ALMANIZ GEREKEN

10 KARAR! Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını hayatımıza adapte etmek, fiziksel aktivitemizi arttırmak için hep planlar yapar ve bu planları hep erteleriz. İşte önünüzde yeni bir başlangıç yapmak için ele geçmeyecek bir fırsat: YENİ YIL. Sağlıklı beslenme tüyolarıyla sağlıklı, bir yaşama merhaba diyebilir ve formunuza kavuşmaya başlayabilirsiniz. 1- Geçici diyet uygulamalarına son! Dönemsel olarak yaptığınız diyetlerin size hiçbir faydası yok; tersine zararı var. Bunu unutmayın ve beslenme konusunda kendinize şu sözü verin: “Hayatım boyunca sürdürebileceğim doğru beslenme alışkanlıkları edinmeliyim.“ Sağlıklı bir şekilde kilo vermenin temelinin doğru bir beslenme planını hayat tarzınızın bir parçası yapmak olduğunu bilin. Kilo problemi yaşıyorsanız bir farklılık yapın ve bir beslenme uzmanından yardım alın. 2- Sağlıksız abur cuburlarla vedalaşın. Kendinize uygun sağlıklı atıştırmalıklar bulun. Yağlı cips yerine tarhana cipsi, tatlı yerine kuru meyve, hurma yiyebilirsiniz. Patlamış mısırı, yağsız yemeyi seçebilirsiniz. 3- Yüksek kalorili içecekleri hayatınızdan çıkarın. Kahve keyfini hepimiz severiz herhalde. Ama bu yıl keyfinizle birlikte sağlığınızı da düşünmeye başlayabilirsiniz. Örneğin yüksek kalorili kremalı ve şekerli bir kahve yerine, sevdiğiniz kahveyi kremasız ve şekersiz içmeyi deneyebilirsiniz. Asitli ve şeker oranı yüksek içecekler yerine su ve maden suyu içmeyi tercih edebilirsiniz. 4- Uykuya hak ettiği değeri verin. Uyku sağlıklı bir yaşamın temelidir. Bunu kendinize tekrar hatırlatın ve yeni yılda uyku saatinize, ortamınıza, kalitenize önem verin. Uyku kaynaklı problemler birçok ciddi rahatsızlığın yanı sıra konsantrasyon bozukluğu, iştah problemleri, kronik yorgunluk gibi rahatsızlıklara neden olabilir. 5- Fiziksel aktiviteyi hayatınıza katın: Günlük 10000 adım atmayı hedefleyin. Her gün yapacağınız 30 dakikalık orta tempolu yürüyüşler adım sayınızı arttırmanıza yardımcı olacak, aynı zamanda obezite ve kronik hastalıklara yakalanma riskinizi azaltacaktır. Güne yürüyerek başladıktan sonra yapacağınız her işte kendinize bir hareket alanı yaratmanız çok önemli. Televizyon izlerken kol egzersizlerini yapabilir veya telefonla konuşurken evin içinde yürüyüş yapabilirsiniz. 6- Yağ miktarını azaltın. Hayatınızda yapacağınız ufak değişiklikler aldığınız yağ miktarını azatlamada büyük katkı sağlayacaktır. Hazır yiyeceklerden uzak durmak, et yemeklerinin pişirirken yağ ilave etmemek hayatınız için ufak ama yağ tüketiminizi azaltmak adına büyük değişimlerdir. 7- Besin çeşitliliğini arttırın. Tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmeye özen gösterin. Bu tarz bir beslenme vücudunuzun ihtiyacı olan tüm besin öğelerini tam olarak almanıza yardımcı olacaktır. 8- Rafine karbonhidratlardan uzaklaşın: Rafine edilmiş karbonhidratlardan, özellikle beyaz ekmekten uzaklaşarak, tam tahıllı ekmeklere yönelmeye çalışın. 9- Sıvı tüketiminizi arttırın. Günde 2 litre (12 su bardağı) su tüketmeye çalışın. 10- Tuz tüketiminizi azaltın. Normal bir bireyin günlük alması gereken tuz miktarı 6 gr’dır. Ancak Türkiye’de günlük tüketim miktarı 18 gr olarak tespit edilmiştir. Yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği gibi hastalıklardan korunmak adına tuz tüketiminizi azaltın. Sofranızda tuz bulundurmayın. 19


<H0$L8XĈ¬ѼĈ8

Ĉ,d LĈ

,<L<XѼ8$8<H

Ŕ0LĈ88ƈ0$d<H

Kosova’nın Gora bölgesinden gelen Goralı ailesinin, 1945 yılında Ankara’da açtıkları dükkanda önceleri tabakta servis ettikleri Goralı, 1950’li yıllarda sandviç ekmeği içinde sunulmaya başlamış ve kısa sürede çok sevilerek, Goralı dükkanının tüm Ankara’lıların uğrak yeri haline gelmesini sağlamıştır. Daha sonra 1961 yılında Fındıkzade’de açtığı büfeyle İstanbul’luları Goralı Sandviçi ile tanıştıran Ferit Goralı, kendi geliştirdiği özel reçeteli Gora Köftesi ve Gora Püresi ile Goralı Sandviçine bugünkü doyumsuz lezzetini kazandırmıştır. Tescilli Goralı Markasının imza ürünü olan Goralı Sandviçi çok geçmeden, önce İstanbul sonra da Türkiye’nin simgelerinden biri haline gelmiştir.

GORALI KARDEŞLER Şehmuz, Kemal, Ertan ve Ercan kardeşlerin işlettiği Goralı serüveni dokuz metrekarelik bir alanda başlamış. Yugoslavya’nın Gora bölgesinden göç eden Goralı ailesi, fast food ve sandviç kültürünün olmadığı o dönemlerde orijinal Goralı sandviçlerini keşfetmişler. Amca Goralı, sandviçin daha yeni yeni piyasaya çıktığı o dönemlerde, içine özel köfte, turşu, salata ekleyip ardından tost makinesinde bir güzel ısıtmış ve oluşan nefis yiyecek bugünkü Goralı halini almış. 1961 yılında Fındıkzade’de açılan Goralı, bugün halen yerinde duruyor. Ufak tefek değişiklikler dışında tam bir nostalji yaşatıyor insana. 25 sandalyelik kapasitesi olan Goralı’nın her işini bu dört kardeş yürütüyor. Başka işçi çalıştırmayan Goralı kardeşler, yiyeceklerin hazırlanmasını da servisi de kendileri yürütüyorlar.

14 FARKLI GORALI ÇEŞİDİ Goralı’nın 14 farklı çeşidi var. Goralı, Ciğerli, Kadın Budu köfteli denediğim lezzetler arasındaydı. Her yerde olanla hakiki Goralı arasındaki farkı yiyince anlıyorsunuz. Sandviçin içine kıyma, bulgur ve baharatı mikserledikten sonra pişirilen özel köfteyi koyuyorlar. Üzerine salam, sosis, amerikan salatası, turşu, patates püresi ve isteğe göre de hardal eklenince ortaya nefis bir tat çıkıyor. Et ve sandviç hariç, turşudan hardala kadar her ürünü kendi bünyelerinde üreten Goralı’nın, sandviç dahil bütün malzemeleri günlük olarak temin ediliyor. Bu lezzetin o kadar müdavimi var ki, sırf Goralı yemek için İstanbul’un her yerinden gelen müşterileri bulunmakta. Hatta onlarcasını alıp yurtdışına bile götürüyorlar. Patenti Goralı ailesine ait olan bu marka 65 yıl sonra ilk şubesini Beylikdüzü, Beykent’te açtı meraklısına duyurulur.

20

Beylikdüzü Şube : Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet Caddesi 1985 Sokak No : 13/4 Bulvar Evleri Beylikdüzü/İSTANBUL Tel : 0212 854 05 95 Fındıkzade Şube : Kızılelma Caddesi No : 24/B Fındıkzade-Fatih/İSTANBUL Tel : 0212 589 90 67


‘’Sevgili Nü Ailesi; 14 Mart 2011 tarihinde kendi kendime bir karar verdim. Ne olursa olsun artık kilolarımdan kurtulmak için. İnternette Göktürk civarındaki güzellik merkezlerini araştırmaya başladım. 2-3 yer buldum. İş çıkışı hepsi ile görüşme kararı verdim. En son sevgili Nü ailesi ile tanıştım. Sevgili Sim Hanımla (ben ona patronum diyorum) tanıştım. Kendisine mutsuzluluğumu, yeme alışkanlığımı anlattım. Bana Nü Light menü ile beraber kavitasyonu önerdi. “Ama tek şartla seninle uğraşırım. Sözümü dinleyeceksin. Şayet gerçekten zayıflamak istiyorsan dediğimi yapacaksın, devamlı gözüm üzerinde olacak” dedi. Şimdi neden “patronum” dediğimi anlamışsınızdır. İlk Nü Light menü paketim geldi. Gerçekten böyle bir şey beklemiyordum. Rahat rahat doyuyordum. Yemekler harikaydı. Şuana kadar yemediğim yemek olmadı. Düzenli olarak gelen yemeklerimi yedim ve yemeye devam ediyorum. Kavi (kavitasyon makinesinin adı ) ya düzenli olarak haftada 2 kere giriyorum. Burada kavitasyonumu yapan ouantumu yapan (yeni başladım) benimle birebir ilgilenen sevgili Şule Hanım’a binlerce teşekkür ediyorum. Hep beni destekledi ve her zaman yanımda oldu. Aslında tüm Nü ekibinin emeği var. Hepsine teşekkür ediyorum. Gerçekten bu ailenin bir bireyi olduğum için çok mutluyum.”

SONRASI

GÖKTÜRK’TE İNCELENLERİN BAŞARI HİKAYELERİNDEN FERİT KAYA: “GÖKTÜRK’TEKİ TÜM GÜZELLİK MERKEZLERİNİ ZİYARET ETTİM VE NÜ’YÜ TERCİH ETTİM.”

ÖNCESİ

“4 AYDA 30 KİLO VERDİM VE HALA KORUYORUM..’’

Saygılar Ferit Kaya 29-04-2011

NUDAYSPA Merkez: Belediye Cad.Göktürk İş Merkezi K.1 D.2 -212 322 2371-541 360 33 24 Şube:United Clups Göktürk Cad.No.48 Yeshill Sitesi 212 322 23 25-541 360 33 26


Hotel Berke Ranch Sömestr Tatili Paket Programı

Cenneti kıskandıran güzellikte

20 OCAK 2012 -8 ŞUBAT 2012 tarihleri arasında Berke Ranch’te tatil fırsatını kaçırmayın. Çocuğunuzun tatili sizden at binme eğitimi bizde olsun diyen Berke Ranch tatil yapan ailelerin çocuklarına özel rehber eşliğinde at binme derslerini ücretsiz veriyor. Lise ve ilköğretim öğrencilerini kapsayan bu kampanya çocuklarınız için mükemmel bir karne hediyesi olacak…

Program Detayı: 7 kal 6 gece öde kişi başı 75 TL yarım pansiyon (sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil) İlköğretim öğrencilerine konaklamada 50% indirim Çocuklarınız için hergün ücretsiz at binme eğitimi

Berke Ranch, International Horseback Riding Club Hotel, Akdeniz’de doğanın tüm güzelliklerinin buluştuğu bir yer. Antalya’ya 50, Kemer’e 6, denize 2,5 kilometre uzaklıkta, çam ağaçları ile kaplı Toroslar’ın ikinci yüksek tepesi olan Tahtalı Dağı’nın eteklerinde sizde derin bir nefes alma isteği uyandıracak çok özel bir doğa köşesi. Yörenin simgesi doğa harikası volkanik İkiz Tepeler portakal ve nar bahçeleri ile çevrili. Doğal yaşamın tüm güzelliklerinin barındığı yörede atla gezintiye çıkarak, trekking yaparak ya da bisikletle turlayarak günlük hayattan uzaklaşabilirsiniz. Sakin bir köşede meditasyon yapabilir, hem kendinizi, hem de doğanın tüm coşkulu seslerini bazen de sessizliğini dinleyebilirsiniz.

İletişim: Ufuk Uraz 0533 768 30 54 www.hotelberkeranch.com

22


VAN’LI KADINLARIN YARDIM ÇAĞRISI.. ACİL B VANLI KADINLARI YAŞAMA KATMA DERNEĞİ İLE KADIN HAKLARI ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ… Doğu’da hele hele de depremin yıkıp geçtiği Van’da kadın olmanın zorluklarını o bölgede yaşayan bilir. Kazanılmış haklarını yaşamak bölgenin çetin doğal örtüsünden daha büyük engeller koyar Doğu’da kadının önüne; çok eşlilik, kan davası, mirastan mahrumiyet, kötü muamele, dayak, berdel, başlık parasına satılma ve daha çokları gibi.. Öte yandan Depremle yıkılan Van yaralarını gönüllülerin desteğiyle sarmaya çalışıyor. Kadınları Yaşatma Derneği Başkanı Meftun Altun, dergimiz aracılığıyla bölgedeki çalışmalarını ve deprem sonrası artan barınma giyim gibi hayati ihtiyaçları sıraladı. Van Erciş’ten yükselen sese kulak verelim. Ekiciler köyüne gidelim Meftun Altun’u yakından tanıyalım.

Okuyucularımız için kısaca kendinizi tanıtır mısınız? 1973, Erciş’e bağlı Ekiciler köyü doğumluyum. İlkokulu bu köyde bitirdikten yıllar sonra lise öğrenimimi dışarıdan (açık öğretim) tamamladım. Evli üç çocuk annesiyim. 2005 yılında arkadaşlarımla birlikte kurduğum derneğin yönetim kurulu başkanıyım.

Kadınları Yaşama Katma Derneğini bize tanıtır mısınız? 2005 yılında kurulan derneğimiz, kırsal kesim ve yoksul kent kadınını sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan geliştirmeyi

amaçlamaktadır. Derneğimiz kurulduğundan beri çeşitli kampanyalar ve projeler yürütmüştür. Bunlardan bazıları kadınlara mesleki beceri kazandırma kursu, çok eşliliğe ve başlık parasına dönük çalışmalardır. Ayrıca Cumhuriyetle birlikte elde edilen haklar konusunda farkındalık yaratma ve vaktiyle yasalaşmış bu hakların kullanımına işlerlik kazandırma mücadele alanlarımız içindedir. Çünkü mirastan yoksun kalma, başlık parası karşılığında satılma, kan bedeli olarak verilme, dayak ve benzeri kötü muameleler bu yasalara rağmen hala devam etmektedir. Bırakın yeni haklar edinmeyi, kazanılmış hakların kullanımı bile buralarda ciddi sorundur. Bu arada kurumlarla yaptığımız çalışmalar da oldu. 20062007 yıllarında DPT ve AB kapsamında piko-nakış, biçki-dikiş dallarında 30 kadını eğiterek sertifikalar verdik. Kadınların Hukuksal Sorunları, Sosyal Kalkınmada Kadının Geliştirici Rolü ve Kadınların Sağlık Sorunları başlığı altında farklı zamanlarda konferanslar düzenledik.

Dernek faaliyetlerinde istediğiniz sonuca ulaşabildiniz mi? Kısmen ulaşabildik. Ancak umutsuz değiliz.

Kadınlardan gerekli desteği aldınız mı? Beklediğiniz gibi oldu mu? Bu konuda ciddi zorluklar yaşadık. İdeolojik olarak çeşitli kamplara ayrılan kadınları kadın sorunları konusunda kazanmak kolay olmamaktadır. Kadınların bir kısmı hükümet yanlısı dernek ve tarikatlara eğilim gösterirken, bir kısmı da etnik ayrılıkçı yaklaşımların etkisindedir. Bu iki anlayış da kadınları kendi siyasal amaçları doğrultusunda etkilemektedir. Bu çevrelerin yaptıkları kadın mitingleri ve çalışmaları kadın haklarını yükselmekten ziyade kendi siyasal çarklarına malzeme yapmaktan öteye gitmemektedir. Çünkü bu çevreler feodal yaşam tarzı altında ezilen kadınların yaşamsal haklarını geliştirme gibi hiçbir programın içinde yer almamışlardır. Hiç birinin berdel, kan bedeli verilme, mirastan men edilme, başlık parasına satılma ve kuma konularında hiçbir çalışmaları yoktur. Hatta oy kaybına uğrayacaklarını düşündüklerinden erkekleri bu konuda sıkıştırmayı akıllarının ucundan dahi geçirmemektedirler. Böylece bölge kadını kendi asli sorunlarının çözümünden uzaklaşmaktadır.

Dernek olarak neler yapmayı hedefliyorsunuz? Genel amacımız kadınların sosyal kültürel ekonomik açıdan güçlendirme ve toplumun gelişiminde aktif hale getirmektir. Yakın hedefimiz ise kadınların eğitimini sağlayan ortamlar yaratmak ve kendi hakları konusunda onlara duyarlılık kazandırmaktır. Örneğin kadın eğitim evleri ve okuma zorluğu yaşayan kızlarımıza ücretsiz dershane açmak gibi…

Derneğinize destek daha çok kimlerden geliyor? Gençlerden mi, yaşlılardın mı? Genç ve orta yaş kadınlardan daha çok destek alıyoruz. 24


L BEKLENTİLER: “ÇOCUK BEZİ, MAMA, KREM…

Depremden sonra dernek faaliyetlerine katılım arttı mı? Nasıl bir süreç gözlemlendi? Depremden sonra insanların beslenme, barınma, korunma ve eğitim gibi sorunları ortaya çıktı. Kadın sorunları belli ölçüde geri planda kaldı. Acil yardım noktasında derneğimizden beklentiler arttı. Ancak bizim yardımlarımız insanların acil ihtiyaçlarına dönük olduğu için daha çok diyalog geliştirme olanağı bulduk. Özelde kadın, genelde bütün kesimlerin ihtiyaçlarına dönük ürünler (uyku tulumu, çadır, battaniye, kadın ihtiyaç maddeleri, kuru yiyecek ve elbise) tedarik ederek yardım faaliyetlerinde bulunduk. Bu anlamda daha fazla insanla görüşme ve derneğimizi tanıtma imkânı bulduk.

Van’daki derneklerin örgütlenerek çalışmalar yapacağını biliyoruz. Bize bu çalışmalarından bahseder misiniz? Erciş merkezli derneklerle dayanışma halinde projeler geliştiriyor ve bazı etkinliklerde bir araya geliyoruz. Bölge dernekleriyle ise DAKP kapsamında bir araya geliyoruz ve çeşitli seminerlere ve eğitim programlarına katılıyoruz. Bu dernekler Van, Muş ve Hakkâri’den gelerek Van merkezdeki eğitimlere katılıyor, birlikte çeşitli atölye çalışmaları yapıyoruz.

Van’daki vatandaşlarımıza destek olmak isteyen okurlarımız için ne gibi yardımlarda bulunmalarını önerirsiniz? Van ve Erciş ağır kış koşullarının yaşandığı bir yer. Isınma ve barınma halen ciddi sorun teşkil etmekte. Kalın kışlık giyecekler (mont, palto, kazak, kadife veya kalın pantolonlar, kışlık etekler, elektrikli sobalar, kışlık botlar veya ayakkabılar, kadın iç çamaşırları, kadın bedi, çocuk bezi ve kozmetik ürünler) en acil ihtiyaçlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca büyük bir travma geçiren yöre insanı ruhsal onarıma ihtiyaç duymaktadır. Gönüllü psikiyatrilere acilen ihtiyaç vardır. Ayrıca bölgedeki sivil toplum kuruluşları ekonomik zorluklar altında faaliyetlerini sürdürmektedirler. Yardıma muhtaç insanlara ulaşabilmek için gerek araç kiralama, gerek iletişim kurmada çeşitli zorluklar yaşıyoruz. Yıkılan dernek binalarımızın yerine henüz taşımalık (konteynır) kuramadık. Deprem sırasında kırılan araç gereçlerimizi (bilgisayar, yazıcı, kitap dolapları vs.) temin etmede zorlanıyoruz. Isınma sorunu halen devam etmektedir.

İletişim: Meftun ALTUN Ekiciler Köyü. Erciş/VAN TLF: 05452800455

25


KEMAL UYSAL KÄ°MDÄ°R? BAĹ&#x17E;ARI HÄ°KĂ&#x201A;YENÄ°ZÄ° ANLATIR MISINIZ? â&#x20AC;&#x153;Beni tatmin etmeyen bir AteĹ&#x;â&#x20AC;&#x2122;e kesinlikle çalÄą-çĹrpÄą toplamam.â&#x20AC;?

,&."-6:4"- 1FSTPOBMUSBJOFS

#VJMHJĂ?FLJDJĂĄOJUF ","%&.Ăť:" 'Ăť5/&441-"/&5'Ăť5/&44 BZSJDBMJHJJMF5ĂĄSLJZFEFUFL$.5 $PSF.BTUFS5SBJOJOH TFSUJmLBMÂ&#x2018; FĂşJUNFO,FNBM6ZTBMUBSBGÂ&#x2018;OEBO TJ[MFSFTVOVMNBLUBEJSi

26

â&#x20AC;&#x153;DOKUZ YAĹ&#x17E;INDA DOÄ&#x17E;DUM!â&#x20AC;? - HaylazlÄąklarÄąm evden taĹ&#x;Äąp, mahallemizi ve 13 Ekim ilkĂśÄ&#x;retim okulunu istila etmiĹ&#x;ti. KapÄąlara tÄąrmanmam, parandelerimle salondaki mobilyalarÄą parçalamam bardaÄ&#x;Äą taĹ&#x;Äąran son damla olmalÄą ki, annem beni evimizin karĹ&#x;Äąndaki spor salonuna (dokuzuncu doÄ&#x;um gĂźnĂźmde) yazdÄąrdÄą. Annem zincirin ilk halkasÄąnÄą oluĹ&#x;turmamda en bĂźyĂźk desteÄ&#x;im oldu, devamÄą çorap sĂśkĂźÄ&#x;Ăź gibi geldi zaten... EÄ&#x;itimime yurt dÄąĹ&#x;Äąnda devam etmem pratiÄ&#x;i teori ile pekiĹ&#x;tirme fÄąrsatÄą bulmamÄą saÄ&#x;ladÄą. Bu sayede ĂśÄ&#x;rencilerimin sakatlanma risklerini ortadan kaldÄąrabiliyorum, (çßnkĂź ben defalarca sakatlandÄąm- onlara doÄ&#x;ru zamanda mĂźdahale edebiliyorum) vĂźcutlarÄąnÄą istedikleri tonlara sokabilmeleri için gerekli beslenme planÄąnÄą oluĹ&#x;turabiliyorum. (Ă&#x2021;ĂźnkĂź yaz olunca iki ay kesinlikle çalÄąĹ&#x;mÄąyorum bu sĂźreyi yurt dÄąĹ&#x;Äą seminerlerine, eÄ&#x;itime harcÄąyorum.) Roman içeriÄ&#x;inde yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;ÄąmÄą dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum, hal bĂśyle olunca hikâye de haddinden fazla oluyor :) Size bugĂźn bir hikâye anlatmayacaÄ&#x;Äąm. Ama baĹ&#x;arÄąmda en bĂźyĂźk ortaklarÄąmÄą sĂśyleyebilirim. ANNEM ve EĹ&#x17E;Ä°M... TĂ&#x153;RKÄ°YEâ&#x20AC;&#x2122;DE TEK C.M.T (CORE MASTER TRAÄ°NÄ°NG) SERTÄ°FÄ°KALI EÄ&#x17E;Ä°TMEN OLMAK SÄ°ZÄ° TANIMA FIRSATI YAKALAYANLARA NE KAZANDIRIYOR? -Ă&#x153;lke ekonomisini elinde tutan bireylerin, oyuncularÄąn, yoÄ&#x;un iĹ&#x; temposunda çalÄąĹ&#x;anlarÄąn maalesef spor yapmaya çok az vakitleri kalÄąyor. Bence Core Master Training ßç m2 bir alanda, (ofiste, evde, yatta, tatilde) 45 dakikada (800-1.200 kalori) vĂźcutta tatminkar bir efekt saÄ&#x;lamasÄą onu eĹ&#x;siz kÄąlan en bĂźyĂźk Ăśzellik. Kendisini bu kategoride gĂśren herkesin C.M.Tâ&#x20AC;&#x2122;i denemesi gerektiÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. PROGRAMLARINIZI Ä°LGÄ°NĂ&#x2021; KILAN Ă&#x2013;ZELLÄ°KLERDEN BAHSEDER MÄ°SÄ°NÄ°Z? Ä°Ĺ&#x17E;Ä°NÄ°ZÄ°N EN ZOR TARAFI NEDÄ°R? -AslÄąnda programlarÄąmÄąz tĂźmĂźyle ilgi çekici. ProgramlarÄąmÄąz ßç Ăźniteden oluĹ&#x;uyor. Ă&#x2013;Ä&#x;rencilerimizi ßç Ăźniteden fazla çalÄąĹ&#x;tÄąrmÄąyoruz. Yemek toplantÄąlarÄą, hafta sonu gezileri kÄąsaca; dÄąĹ&#x;arÄąda yapÄąlacak eÄ&#x;lence aktivitelerinin haftalÄąk planlarÄą doÄ&#x;rultusunda tesisler Ăśnceden aranÄąp size Ăśzel bir menĂź hazÄąrlanÄąyor. BĂśylelikle hem damak zevkinizden mahrum kalmÄąyorsunuz hem de fazla kalori almanÄąz engelleniyor. Ă&#x2013;n gĂśrĂźĹ&#x;meye gelen misafirlerimizde dikkat ettiÄ&#x;im en Ăśnemli Ăśzellik gĂśzlerindeki istek? Beni tatmin etmeyen bir AteĹ&#x;â&#x20AC;&#x2122;e kesinlikle çalÄą- çĹrpÄą toplamam, fakat heyecanlanacaÄ&#x;Äąm ufacÄąk bir kÄąvÄąlcÄąmÄą, devasa bir YangÄąnâ&#x20AC;&#x2122;a çevirmek için tĂźkenene kadar savaĹ&#x;ÄąrÄąm. Ĺ&#x17E;imdiye kadar çalÄąĹ&#x;tÄąrdÄąÄ&#x;ÄąmÄąz hiçbir ĂśÄ&#x;rencimizle baĹ&#x;arÄąsÄąz olmadÄąk. Bu kusursuzluÄ&#x;un bozulmamasÄą için çok dikkat ediyoruz. Hal bĂśyle olunca uygulamalarÄąmÄąz gerçekten SIKI geçiyor. KÄąsaca sĂśylemek gerekirse programlarÄąmÄązda hiç bir ilginçlik yok! Sadece olmasÄą gerekeni uyguluyoruz... Ä°Ĺ&#x;imin en zor tarafÄą! Ä°nanÄąn bunu hiç dĂźĹ&#x;Ăźnmedim çalÄąĹ&#x;malarÄąmÄą bir iĹ&#x; gibi gĂśrmĂźyorum. Sadece AĹ&#x;kâ&#x20AC;&#x2122;la sĂźrdĂźÄ&#x;Ăźm bir gemi var, bu gemiye belli aralÄąklarda yolcular biniyor. NEDEN 3 Ă&#x153;NÄ°TE? -AmacÄąmÄąz, Ăźnitelere katÄąlan bireylerin Spor ve doÄ&#x;ru Beslenmeyi yaĹ&#x;am tarzÄą haline getirebilmelerini saÄ&#x;lamak. Ă&#x2013;Ä&#x;rencilerimiz uygulamalar esnasÄąnda; yapÄąlan egzersizlerin hangi kas guruplarÄąnÄą çalÄąĹ&#x;tÄąrdÄąÄ&#x;ÄąnÄą, antrenman Ăśncesi ve sonrasÄą nasÄąl beslenilmesi gerektiÄ&#x;ini, yemek tĂźyolarÄąnÄą en ince ayrÄąntÄąlarÄąna kadar ĂśÄ&#x;reniyorlar. KÄąsaca ßç Ăźniteyi de tamamlayan bireyler kendi kendilerinin TRAINERâ&#x20AC;&#x2122;larÄą olacak seviyeye gelebiliyorlar. Bizlere de bĂśylelikle daha fazla savaĹ&#x;çĹ yetiĹ&#x;tirme imkânÄą doÄ&#x;uyor. Ă&#x153;Ă&#x2021;Ă&#x153;NCĂ&#x153; Ă&#x153;NÄ°TEDEN SONRA TAKÄ°P VAR MI? Elbette. Ă&#x153;çßncĂź Ăźniteden sonra ĂśÄ&#x;rencilerimize danÄąĹ&#x;manlÄąk desteÄ&#x;i veriyoruz, belli aralÄąklarla uyguladÄąklarÄą Beslenme ve Egzersiz planÄąnÄą kontrol ediyoruz, takÄąldÄąklarÄą bir yer varsa uzmanlÄąk alanlarÄąmÄąz içerisinde gerekli mĂźdahaleyi yapÄąyoruz. SĂ&#x153;REKLÄ° BÄ°Z DÄ°YORSUNUZ! BÄ°R EKÄ°BÄ°NÄ°Z VAR MI? Elbette sabit iĹ&#x; ortaklarÄąmÄąz var. Ä°htiyaç olduÄ&#x;unda destek aldÄąÄ&#x;ÄąmÄąz arkadaĹ&#x;larÄąmÄąz da oluyor. (EÄ&#x;itim koçlarÄą, doktorlar, terapistler, restoranlar vb.) YARIN Ä°Ă&#x2021;Ä°N NELER PLANLIYORSUNUZ? - YaklaĹ&#x;Äąk beĹ&#x; yÄąldÄąr Ăźzerinde çalÄąĹ&#x;tÄąÄ&#x;Äąm bir proje var. 2013 yÄąlÄąnda hizmete sunmayÄą planlÄąyorum. Ă&#x2021;alÄąĹ&#x;malarÄąm ve ailem dÄąĹ&#x;Äąnda kalan tĂźm sĂźreyi HAYALÄ°MDEKÄ° projeye harcÄąyorumâ&#x20AC;Ś


“36 dersteki başarı”

nbir arkadaşımın “personel trai Kemal UYSAL ismini, yakın rak ola isim bulduğu profesyonel bir ing’’ in anlamını araştırırken al Kem ikte uydu ve kendisiyle birl duydum. Merak ettiğim bir kon ını cağ ola a ım saatlik bir konuşm Hoca’ya görüşmeye gittim. Yar ti uygulamaya ve Kemal Hoca sep düşünürken kendimi bu kon ın k duyarken buldum. Arkadaşım ile çalışmaya inanılmaz bir iste m He ım. lad al Hocam demeye baş görüşmesine gitmişken; Kem a. Bir bir iç ses olarak girdi hayatım bir dost hem bir hoca hem de disiği izli ges inin değişkenliği ve den oyuncu olarak çalışma saatler i dim ken si ar zorlasa da en önemli plinli hocamı ve beni her ne kad imi diğ ver er olmam ve kendime değ ona karşı sorumlu hissediyor i çabaları; benim için, benim gib anlamış olmam. Bu yüzden tüm erli… disiplinsiz bir insan için çok değ en teşekkürler… did şim için rı kla Kendisine yaptıkları ve yapaca Benim için en önemli sözü: senin izin veriyor… 10 sene sonra; “Vücudun şuan düzensizliğe ere göre yaptıklarına, ona verdiğin değ zorundasın.’’ k ma bak iyi a kendini gösterecek. On

eye “Başarı , ‘ben yapamam’ dem da, nız ığı son verip denemeye başlad kendiliğinden gelecektir” Anil Akbıyıklı cisi. Boğaziçi üniversitesi öğren

Didem Balçın -Oyuncu

olmak istediğim yılların gücüne, inceliğine sahip izli sek on iden yen e esin lenm m Kemal hoca ile Sıkıldığım ve bedenimin güç di araştırmalarım sonucu ulaştığı ken ile esi dem yap r spo git ın üstesinden bir anda, bir diyetisyenin doğum sonrası yaşadığı yıkıntıların in enim Bed . oldu süre bir gibi i kurduk. Daha çalışmaya başlayalı iki ay a odaklanan bir çalışma disiplin num soru kat dik a lard baş ilk eden antrenbirlikte gelmeye başlarken ı kaynaklı bir çalışma ile devam mas ulaş ğa ınlı sayg diği iste in klı bir disipline sonra dik duruş ile bedenim ı metabolizmamın artık spora oda ığın artt n ünü güc in enim bed merkezlerinde manlarda her geçen gün eye başladığımı gördüm. Spor etm hiss lü güç a dah i dim ken da ece iki kişilik bir girdiğini, psikolojik olarak devamlılık gösterememişken sad da a arıy baş ir hiçb ak anc mış uzun süreli çalışmalar yap lerini iple çekiyorum. ım. Kemal Uysal ile çalışma gün takım ile çok iyi sonuçlar yakalad Banu Çelebi (Kale Termos ) Genel Müdür

Daha detaylı bilgi için:

0532 525 10 46 - 0532 72irs5ini41 z.

imizi ziyaret edebil www.kemaluysal.com.tr adres

38 27


Kök hücre, dünyanın önemli isimlerinin biraraya geldiği sempozyumda masaya yatırıldı. 2. Kök Hücre Sempozyumu Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Türk İmmünoloji Derneği işbirliği ile 23 Aralık 2011’de Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü Ord. Prof. Reşat Kaynar salonunda gerçekleşti. Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül’ün de hazır bulunduğu sempozyuma akademisyenler, firma sahipleri ve öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Konuyla ilgili Country Life’a bilgi veren Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Tunç AKKOÇ, şunları söyledi: “Kök hücre kongrelerine katılım son 10 yıldır kök hücre araştırmalarına olan ilgiden ve araştırma alanlarının genişlemesinden dolayı artmaktadır, bunu da düzenlenen sempozyumda katılımın 500 kişiyi ulaşmasıyla açıklayabiliriz. Özellikle öğrencilerin katılımları bizleri mutlu etmektedir. Sempozyumda temel kök hücre kavramlarından başlayarak klinik uygulama alanlarına kadar geniş perspektifte kök hücre dünyasından kesitler sunuldu”. Sempozyumdan notlar: -Açılış konferansını Prof. Dr. Emin Kansu “Kök hücre biyolojisinin dünü, bugünü ve geleceği” başlığı altında yaptı. Bizlere kök hücrelerin zaman tüneli içinde gelişim manzaralarını sundu. -Kök hücrelerin sınıflandırılması ile ilgili oturumda: Dr. Caroline Pirkevi embriyonel kök hücreler, Prof. Dr. Erdal Karaöz mezenkimal kök hücreler ve Prof. Dr. Ali Uğur Ural hematopoietik kök hücreler konularında temel kavramları, yaptıkları çalışmaları paylaştı. -Farklı durumlardaki kök hücreler panel başlığı altında; Prof. Dr. Duygu Uçkan Patolojik durumlarda kök hücre davranışlarını ve kemik iliği mikroçevresinin kök hücre faklılaşmasındaki önemini anlattı. -Prof. Dr. Vasıf Hasırcı doku mühendisliğinde kök hücrelerin önemini ve uygulama alanlarını detaylandırdı. - Yard. Doç. Dr. Gökhan Duruksu IPS hücreleri hakkında laboratuar deneyimlerinden bahsetti. -Prof. Dr. Sibel Yıldırım diş kaynaklı kök hücrelerinin eldesi ve immünolojik özellikleri hakkında bilgiler verdi ve araştırma çalışmalarını paylaştı. -Prof. Dr. Erkut Attar kadın doğum alanında kök hücre

28

uygulamaları hakkında deneyimlerini anlattı.. -Prof. Dr. Yavuz Taga kanser kök hücreleri ile ilgili temel kavramları ve çalışma konuları hakkında bilgiler verdi. -Doç. Dr. Tunç Akkoç allerjik hastalıklarda kök hücre uygulamaları hakkında yapılan temel yaklaşımları ve yapılan çalışmalar hakkında konuştu. Sempozyumun kök hücre alanında çalışmayı planlayan ve çalışmakta olan bilim insanlarına yararlı olduğunu umuyoruz.


5 GB iNTERNET VE MODEM SADECE 19 TL #FÝJLUBݵÎO BUUÎÛÎ IFSHPMJmJO JMBWF 100 MB IFEJZF

KARTALCELL MODEM AVEA BAYiLERiNDE BU BiR AVEA HiZMETiDiR 5BSBGUBSNPEFNLBNQBOZBTÎOEBO CFMJSMFOFOUBSJGFMFSFBZUBBIIUWFSJMFSFLGBZEBMBOÎMBCJMJS,BNQBOZBCPZVODB(#JOUFSOFUWFNPCJMNPEFNQBLFUJGJZBUÎBZMÎL5- (#JOUFSOFUWFNPCJMNPEFNQBLFUJGJZBUÎBZMÎL5-PMBDBLUÎS ,BNQBOZB&LJN"SBMÎLUBSJIMFSJBSBTÎOEBHFmFSMJEJS5BBIIUCJUJNJOEF(#JOUFSOFUQBLFUJBZMÎL5-JMF (#JOUFSOFUQBLFUJBZMÎL5-JMFEFWBNFEFS1BLFUEBIJMJOEFZFSBMBOWFUBITJMBUÎOBBSBDÎMÎLFEJMFOBZMÎL 5-EFÛFSJOEFLJNPCJMNPEFNCFEFMMFSJOFBZCPZVODBIJ[NFUGBUVSBTÎLBQTBNÎOEBZFSWFSJMFDFLUJS1BLFUBÝÎNMBSÎOEB.#CBÝÎOB,%7WFeÚ7EBIJM 5-PMBSBLDSFUMFOEJSJMJS1BLFUEBIJMJOEFTBÛMBOBOWFSJLVMMBOÎNIBLMBSÎTBEFDF ZVSUJmJJmJOHFmFSMJEJS,BNQBOZBLBQTBNÎOEBBCPOFMFSFBZEBTBBU55/&58J'JLVMMBOÎNÎIFEJZFFEJMFDFLUJS5BBIIUCJUJNJOEFOzODFIBUUÎOJQUBMFEJMNFTJEVSVNVOEB IBUUÎOJQUBMJOEFOTPOSBLJJMLGBUVSBZBGBZEBMBOÎMBOUPQMBNJOEJSJN UVUBSÎWFLBMBODJIB[CFEFMJUPQMBNÎZBOTÎUÎMÎS'JZBUMBSB,%7WFeÚ7EBIJMEJS"WFBÚMFUJÝJN)J[NFUMFSJ"Ù GJZBUMBSÎHODFMMFNFIBLLÎOBTBIJQUJS7FSJLVMMBOÎNÎOEBOZBOTÎUÎMBDBLFOGB[MBGBUVSBUVUBSÎ,%7WFeÚ7EBIJM5-PMBDBLUÎS 5-µMJL)BU"mÎMÎÝe[FMÚMFUJÝJN7FSHJTJWF 5-µMJL5FMTJ[3VITBUOBNFfDSFUJBZUBLTJUMJPMBDBLÝFLJMEF BZMÎL 5-µMJL5FMTJ[,VMMBOÎNfDSFUJJTFBCPOFMJLTSFTJODFBCPOFUBSBGÎOEBOLBSÝÎMBOBDBLUÎS,BNQBOZBTUPLMBSMB TÎOÎSMÎEÎS"ZSÎOUÎMÎCJMHJXXXLBSUBMDFMMDPNUS


Adres: EAA - Emre Arolat Architects Nispetiye Mah. Aytar Cad. No:24 Kat:3-4 I.Levent 34340 İstanbul TÜRKİYE T: +90 212 284 7073 F: +90 212 284 7063 www.emrearolat.com database.emrearolat.com

Sizi kısaca tanıyalım bize kendinizden bahseder misiniz?

MİMAR EMRE AROLAT Emre Arolat, mimaride baba mesleğini yıllarca sürekli ilerilere taşımayı başarmış önemli ismlerden…Kendi firması EAAEmre Arolat Architects ile başarı çıtasını her geçen zamanda yükselten Arolat ile mesleğini ve çalışmalarını konuştuk . Ünlü Mimara çok yakında hizmete girecek olan Eyüp Nikah Salonu’nu da sorduk.

1963’te Ankara’da doğmuşum. Galatasaray Lisesi’nden sonra, ben okurken adı Güzel Sanatlar Akademisi olan şimdiki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldum. Hemen sonra bir yıl kadar A.B.D. Washington D.C.’de, Metcalf & Associates mimarlık ofisinde çalıştım. 1987 yılında Türkiye’ye dönüp annem Şaziment ve babam, Neşet Arolat tarafından yürütülmekte olan Arolat Mimarlık bünyesinde işe başladım. Daha sonraki yıllarda bu ofisin tasarımcı ortağı oldum. 2004 yılında şimdiki ortağım Gonca Paşolar ile Arolat Mimarlık’tan ayrılarak EAA-Emre Arolat Architects firmasını kurduk ve çalışmalarımızı halen bu bünyede sürdürmekteyiz. 2008 yılından itibaren annem ve babam da EAA bünyesine dahil oldular. EAA’nın bir diğer ortağı olan Sezer Bahtiyar’ın da katkısı ile çalışmalarımızı yaklaşık yüz kişilik bir ekip olarak sürdürmekteyiz.

Yurt dışıyla kıyaslandığında Türkiye’deki mimari doku hangi noktada seyrediyor? Dünya o kadar küçüldü ki bu anlamda öyle pek de büyütülecek bir fark olduğunu iddia etmek artık pek de anlamlı görünmüyor doğrusu. Diğer mesleklerdeki nitelik ortalamasının farkı kadardır ancak aradaki mesafeler. Pek öyle özel bir durumu yok yani bu mesleğin. Hem Türkiye’de hem de dünyada hayli derin bir tıkanıklık olduğu iddia edilebilir bu mecrada. Bir tür ideolojik kavrukluk, Gösteri Dünyası’nın tartışmasız ve ezici hegemonyasıdır ortamı manipüle eden. Bu dünyadan memnun olma halinin ve bireysel tatmin mekanizmalarının oluşturduğu iklim, mimari üretimi kapatıcı bir yönde koşulluyor. Ortam parlak görüntüler, gösteriş ve tasarım ekstravaganzası anlamında gittikçe daha büyük bir hezeyan hali yaşarken öte yandan nitelik ve derinlik bağlamında gittikçe kavruklaşıyor yazık ki.

“Kapalı siteler ve içe dönük alışveriş merkezleri kentlerin yeni yüzlerinin ayrılmaz parçaları. Geleceğin şehirlerinin yegane yöneliminin bu yöne doğru olacağını düşünmek bile istemiyorum.” 30


Ödüllü çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Son dönemde sayıları gittikçe artan mimarlık ödüllerinin pek çoğu kerameti kendinden menkul ölçütler içeriyor. Dahası bu ödüllerin ezici bir çoğunluğu jüri tarafından yapıların kendilerini görerek ya da en azından ciddi bir biçimde dokümantasyonu yapılarak değil, iki fiyakalı fotoğrafa bakılarak veriliyor. Biz de son dönemde her yıl on beş-yirmi kadar uluslararası ödül alır olduk. İtiraf etmeliyim ki bu tür ödüllerin pek çoğuna hiç prim vermiyorum, hatta onları görmezden geliyorum desem yeridir.

Öte yandan içinde bulunduğumuz coğrafyada üretilen mimarlığın merkez ülkelerden farkedilme ve izlenmesi adına uluslararası ödüllerin faydasından söz edilebilir. Büyük bir hızla yaygınlaşan ve “piyasa” tarafından da aynı hızla tüketilen pek çok mimarlık ödülünün varlığından söz edilen bir iklimde, Aga Khan ödülünü bu ortamın dışında tutmak yanlış olmayacaktır. Zira seçim dönemindeki hassasiyet, jürinin, raportörlerin titiz ve ziyadesiyle ayrıntılı çalışmalarının yanı sıra; seçim için belirlenen ölçütlerin niteliği bu ayrışmayı anlamlı kılıyor. 2010 yılında İpekyol Fabrikası ile bu ödülü kazandığımız dönemde dört yüzden fazla proje aday olarak gösterilmişti. Bunların içinden seçilmiş olan beş öneri, yerel topluluklardaki yaşam kalitesinin arttırılmasına dönük ihtiyacı öne çıkartması ile çevresel, sosyal ve ekonomik mecralarda sürdürebilirliği destekleyerek, bağlamlarına karşı etik bir duyarlılık göstermiş olması gibi nedenlerle ödüllendirildi. Jüri, bu projelerin azimle birleşen ümidin, alçak gönüllükle tavlanan gururun ve çeşitlilikten ödün vermeyen birliğin hikayesini anlatmakta olduğunu savlamıştı. Ödül raporunda İpekyol Yapısı’nın bu genel tanımlamaya ek olarak, işverenin ticari menfaatine dönük işlevsel verimliliği hümanizm ile birleştirmekte olduğu vurgulanmaktaydı.

2011 yılında ise; Sancaklar Cami ve Antakya Müze Otel projeleriyle WAF (World Architecture Festival)’ta “highly commended” ödülünü, Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi projesiyle Cityscape Dubai Awards’ta en iyi “Rekreasyon Yapısı” ödülünü, İzmir Fair Complex ve Sinpaş Eco Town Projeleriyle “Green Good Design” ödülünü, Zorlu Center ve Varyap Alışveriş ve Kültür Merkezi projeleriyle de MIPIM AR Future Awards 2011’de de “Kentsel Planlama” ve “Ticari Yapılar” kategorileri ödüllerini almaya layık görüldük.

Geleceğin şehirleri için hangi öngörülerde bulunursunuz? Bizimle paylaşır mısınız? Elli yaşıma iki sene kalmışken halen kavramaya çalıştığım bu dünya, doğrusu benim gelecek senaryolarımı pek iyimser olmayan bir kanala sürüklüyor. Kentlerin giderek büyüdüğü, büyürken içinde bulunan her türlü kamusal kalitenin hızla eridiği bir dönemi yaşıyoruz hep birlikte. Mesleki varoluş temellerini salt başarı ve kazanç üzerinden odaklayan mimar kesimi için artık daha fazla ve daha gösterişli üretmekten, rakiplerinden daha afili yapıtlar ortaya koymaktan başka bir yol yok gibi. Sistemin kibirli ve buyurgan çarkları onu derinden derine egemenliği altına alıyor. Yeni ve pırıltılı bir dünyanın bir tür form akrobasisi ile oluşan fragmanlarını üretmek, adeta hazzı çıkarılan bir oyuna dönüşüyor. Sermaye egemenliğinin gittikçe keskinleştiği, üretim ve tüketim mekanizmalarının devinimine hapsolmuş yaşamın, gün geçtikçe kavruklaştığı bir dönem bu. Kapalı siteler ve içe dönük alışveriş merkezleri ile tanımlanan bir mekan olgusu ve her anlamda gücünü yitiren bir kamusal alan, kentlerin yeni yüzlerinin ayrılmaz parçaları. Geleceğin şehirlerinin yegane yöneliminin bu yöne doğru olacağını düşünmek bile istemiyorum. Umudum bir tür toplu aydınlanmanın şehirlerin sosyal ve fiziksel yapısını olumlu yönde etkilemesi yönünde. Ancak bugün bulunduğumuz yerden bakınca bu anlamda parlak bir ışığın pek de göze çarpmadığını kabul etmek gerekiyor.

“Eyüp Nikah Dairesi ve Kültür Merkezi EAA tarafından gerçekleştirilen kamusal yapılar arasında özel bir yer alıyor.”


Eyüp’te yakın zamanda hayata geçecek Nikah Salonu proje bazında o bölge için ne avantajlar sağlayacak? Proje hakkında bilgi alabilir miyiz? Eyüp Nikah Dairesi ve Kültür Merkezi projesi kentin en eski yerleşim alanlarından biri olan Eyüp’te, Haliç kıyısında, yaya yolu ile deniz arasındaki seviye farkını bir gezinti rampası ile birleştiren bir tür yapısal peyzaj elemanı olarak ele alındı. Proje, farklı seviyelerdeki platformlar arasına yerleştirilen yapısı ile değişken büyüklüklerde üç adet salon, yiyecek içecek alanları, fuayeler, ticari ve idari üniteler gibi işlevleri söz konusu yapısal peyzajın bir parçası olarak düzenleyen kurgusuyla, gerek kullanıcı potansiyeli, gerekse içerdiği ihtiyaç programından ötürü EAA tarafından gerçekleştirilen kamusal yapılar arasında özel bir yer alıyor. Yapı içindeki tiyatro salonunun bölgenin önemli bir gereksinimini karşılayacağı öngörülmekte. Tarih kokan mimari yapıların projelerinize yansıyan yönleri oluyor mu? Pek çok farklı ölçüt gibi, tarihsel katman da EAA projelerinin tasarımında önemli bir yer tutar. Geleneksel olanı kısmen ya da tamamen kopyalamak ve yapıştırmacı bir yönelimle ele almak yerine onu anlamaya çalışmak, öğrenmek ve yorumlamanın önemli olduğunu düşünüyorum.

“Her projenin, her özel durumun görüntüselliklerinden ziyade fikriyatıyla, zihinsel nitelikleriyle ilgileniyoruz”

İyi bir mimar çalışmalarında neleri göz ardı edemez sizce? EAA’da üslupçu bir yaklaşım yerine “durum” odaklı bir tasarım pratiğini sürdürmeyi ve bunu kendi iç potansiyelleri üzerinden geliştirmeyi hedefliyoruz. Her projenin, her özel durumun kendi sorunlarını tanımlamak, özel verilerini ayrıştırmak ve olabildiğince çok katmanlı bir tarifle özgülleşen durumun cevaplarını aramak üzerine kurulu bir pratik bu. Alışıldık mimari üslupları, bildik akımların motivasyonlarını ve tasarım alışkanlıklarını zaman zaman devreye sokuyoruz. Ama yine de bunlara kayda değer bir yatırım yapmıyor, her projenin kendi sorunlarını tariflemeye çalışıyoruz. Kuşkusuz bu bağlamda ortaya çıkan ürünleri birbirlerine yaklaştıran bazı özellikler var. Ancak biz bunların görüntüselliklerinden ziyade fikriyatıyla, zihinsel nitelikleriyle ilgileniyoruz.


Eyüp Belediye Başkan Yardımcısı Adem Koçyiğit:

“İSTANBUL CADDESİ İSMİNE LAYIK BİR ŞEKİLDE DÜZENLENECEK”

Son aylarda Göktürk’ün hemen hemen her sokağında bir faaliyet söz konusu… Biz de Eyüp Belediye Başkan Yardımcısı, Göktürk Şube Müdürü Adem Koçyiğit’i makamında ziyaret ederek Göktürk’teki çalışmaları kendisine sorduk. “Göktürk köyden kente hızlı bir değişim gösteren mahallelerimizden birisidir. Göreve geldiğimizden sonra Göktürk için söz verdiğimiz projeleri tek teke hayata geçirmeye başladık. Bu çalışmalarımızda da bölge insanı ve esnafımızın isteklerini göz önünde bulundurduk. Bu sebepten yatırımlarımızı yaparken fizibilite çalışmalarına ağırlık verdik. Talepleri değerlendirerek çalışmalarımızı başlattık.” Koçyiğit, bugünlere kadar yapılan çalışmaları ise şöyle sıraladı: “Mesela 18 yıldır orman bakanlığı ile itilaflı olan Orman, Güvercin ve Papağan sokaktaki yol sorununu çözüp, 1 kilometre asfalt dökerek hizmete açtık. Çamlık Caddesini baştan sona 10.000 metrekare arnavut kaldırımı ve taş döşeyerek yeniledik. Bunun yanında caddeyi yeni aydınlatma direkleri ile donattık. Çamlık Caddesi üzerindeki parkı yeniledik. Özellikle Çamlık, Cumhuriyet ve Cami sokaktaki yüksek gerilim hatlarını yer altına aldık ve bu sokaklarda voltaj düşüklüğünden meydana gelen elektrik kesintilerini önlemek için trafoları birbiri ile entegre haline getirerek bu sorunu ortadan kaldırdık. Belediye caddesinde 560 metre yolun tamamını yine 10.000 bin metrekare Arnavut kaldırımı ve taş ile döşeyerek yaya ve araç trafiğinin düzenini sağladık. Belediye caddesinden İstanbul caddesine çıkan Telekom sokağını da aynı şekilde Arnavut kaldırımı ile döşeyerek yaya ve araç trafiğinden meydana gelen keşmekeşliği ortadan kaldırdık.” Nüfusun artması ile birlikte ortaya çıkan yol problemine de tek tek çözüm üretmeye devam edeceklerini ifade eden Adem Koçyiğit, yıllardır kaldırımı olmayan ve kış aylarında su baskınlarına sebep olan Pirinçci köy yolunu genişletip kaldırımla yaya trafiğine açtıklarını anlattı. Koçyiğit, Pirinççi köy köprüsünün genişletme çalışmalarında sona gelindiğini yakın bir zamanda da köprünün çift şeritli olarak hizmete gireceğini söyledi. Koçyiğit son olarak şunları söyledi: “Kemerburgaz’da hazırladığımız 18 binlik planlarda son safhaya gelindi. Önümüzdeki aylarda bu sorunu da tamamen çözmüş olacağız. Bölgemizde yürüttüğümüz çalışmalarda eğitime de önem veriyoruz. İlçemiz dahilinde bulunan tüm liselerdeki son sınıf öğrencilerine iki dönemi kapsayacak şekilde toplam 499 tl eğitim yardımı yapıyoruz. Okullarımızın boya badana işlerini yapmanın yanında temizlik hizmetlerine de desteğimiz devam ediyor. Göktürk mahallesinde bulunan tek lisemiz Ali Rıza Özderici’ye kapalı spor salonu yaparak öğrencilerimizin kış aylarında da spor yapmalarına imkan sağladık. Göktürk ve Kemerburgaz’daki çalışmalarımız hızla devam ediyor. Yeni projelerimizin başında İstanbul Caddesi var. Proje tamamlanmak üzere ve önümüzdeki aylarda İstanbul Caddesi de ismine layık bir şekilde düzenlenecektir.”

33


Cloud 7 Restaurant’ta Italyan Ossobuco Geceleri

Hilton ParkSA İstanbul’un en üst katında yer alan Cloud 7 Restaurant’ta her Perşembe İtalyan lezzetlerinden oluşan özel menüsü ve İtalyan esintileriyle hazırlanan sıcacık konseptiyle konuklarına lezzet şöleni yaşatmak için hazır. Muhteşem panaromik Boğaz manzarası ve kusursuz hizmet anlayışıyla sevdikleriniz ve dostlarınızla keyif ve lezzet dolu dakikalar yaşayabileceğiniz Cloud 7 Restaurant, İtalyan mutfağının en seçkin örneklerini sizlerin beğenisine sunuyor.

ile özenle hazırlanan Caprese, Buffalo Mozzarellası, sebze & tulum peyniri, tavuk ciğeri ve yaban mantarı ile hazırlanan enfes Bruschette sunuluyor. Ana yemek olarak ise tadına doyamayacağınız sarımsaklı püre üzerinde servis edilen dana Ossobuco ile farklı bir lezzet deneyimi yaşayabilirsiniz. Tüm bu lezzet şöleninin üzerine cevizli dondurma eşliğinde servis edilen muhteşem bir Tiramisu ile geceyi tatlı bir sonla noktalayabilirsiniz.

Hilton ParkSA İstanbul’daki Cloud 7 Restaurant’ın İtalyan mutfağının en seçkin lezzetlerinden oluşan özel menüsünde sizi baştan çıkaracak özel tarifler bir araya getirilmiş. Başlangıç olarak farklı ve aynı zamanda bir o kadar leziz ahtapotlu patates salatası, parmesan peyniri ile birlikte enginarlı roka salatası, çeşitli soslarla hazırlanmış ızgara sebze; domates ve dağ kekiği

İtalyan konseptinden oluşan bu özel gecede size yine son derece kaliteli şaraplar eşlik ediyor. Ossobuco Menü ile birlikte seçiminize göre bir kadeh Bolla Pinot Grigio veya Lesccioni Chianti Frescobaldi şarabı KDV dahil kişi başı sadece 85 TL’ye sunuluyor. Cloud 7 Restaurant’ta muhteşem bir gece yaşamak için şimdiden yerinizi ayırtın.

Detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0212 310 1200 34


<ø`k`dI\_Y\i`E\[XJFP;8E ')()*))/,*'e\[Xjfp[Xe7^dX`c%Zfd

TRAJİKOMİK CÜMLELER Genç kız, “Çalış çocuğum!” diyen annesine sinirle söylenir; “Ama bunlar çok salakça, ne işime yarayacak ki?” Anne de; “Bilmek faydalıdır” yanıtını verir. Aklından geçense aslında şudur; “Aman ne bileyim, biz öğrendik de ne oldu?” Buradaki “Bilmek faydalıdır.” söylemini hep trajikomik bulmuşumdur. Başka bir deyişle “Sen önce öğren, bilginin yarın öbür gün ne işine yarayacağını görürsün.” Aslında “Bilmek”; bildiğinin ne işe yarayabileceğini bilemediğinde tuhaf ve anlamsız bir eylem olarak güdük kalır. Bilgiler anlamlarını bulamadıklarında davetsiz misafirlere benzerler. Çağrılmadıkları halde gelip, üstelik geldikleri gibi de gitmeyip, hayatımız boyunca beynimizde yer kaplarlar. İlk geldiklerinde düşünme eyleminin bir parçası olmaya çalışırlar ancak çevreleriyle ilişki kuramazlarsa bir odada öylece tozlanır, paslanır, masrafını da sadece beynimize değil kalbimize de çıkarırlar. Bilirsin ama bildiklerin ne kendine ne de başkasına fayda sağlar, kalbin sıkışır, nedenini bulamadığın bir mutsuzluk içinde yaşarsın. Bilmek artık seni bir yükümlülük altına almıştır. Bildiklerin seni bağlamaya, yapacaklarından geri tutmaya başlarlar. Her

yeni bilgi beraberinde endişe,korku getirir. Üstelik bu davetsizler başka davetsizlere de ön ayak olur. Önüne istemediğin halde istemediğin kadar yeni konular açılır ve sen birini bildikçe yenisini öğrenmek istersin. Bu kez öğrendiklerin seni “tam” hissettirmeye yaklaştıracakları yerde, içindeki boşluğu arttırırlar. Açlık gibi. Susuzluk gibi. Bilmek ; işine yarayabildiğinde çok güzeldir de , bilgiyi kullanamadığında bir kambur hale gelir. Elindeki boş poşeti yakınlarda bir çöp tenekesi bulamadığında saatlerce elinde dolaştırır ama bir türlü öylesine yere atamazsın ya… Eline yapışır. Çünkü çevre kirliliğinden haberin vardır ve yere atarsan vicdanın da seninle sürüklenmeye başlayabilir. Sonra plastik çöp poşetlerinin doğaya ne kadar zarar verdiğini bildiğinde, bu kez çöp tenekesinin de bir işe yaramayacağını düşünüp plastik atık kutusu aranır durursun. Sonra plastik atık kutularının da diğer çöplerle aynı yere döküldüğünü öğrenince eyvah ki ne eyvah, dünyayı kurtaranlardan(!) biri olabilmek için plastiği az kullanmaya çabalarsın ve marketten aldıklarını torbasız taşımaya çalışan sayılı şaşkından biri olursun. Kalbin rahatlar mı peki? Kesinlikle hayır. Bildikçe, müdahale edemediğin tonlarca şeyleri de bilirsin ve bir acizlik duygu-

suyla birlikte sosyal sorumluluk yükü de bindi mi üstüne… İddia ediyorum acı çekersin. Bilmek faydalı değildir. Bilmek, bildiğini kullanabildiğinde faydalıdır. Kullanamadığında ise eline yapışan çöp poşeti gibidir. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Üç üniversite bitirip iş hayatına atılamamış olmak, akademisyen olup bildiklerini ülken için,insanın için kullanamıyor olmak; okuduklarını sen anlasan da sevdiklerine anlatamıyor olmak , bunların hepsi neye yarar ki? Seneler boyunca ailenin sana empoze etmiş olduğu hobileri büyüdüğünde yapmıyor olmak, mesainin büyük kısmını örneğin bale yapmaya ayırıp da geride kalanın sadece balerinlere özgü bir yürüyüş tarzı olması…Bunlar kim ne derse desin bizleri baskılar. Sonra da deriz ki ;“Bilen insan mutlu insan değildir”! Bilen insan mutsuz olmaya mahkum değildir. Bildiklerini kullanabildiğinde ; bildikleri ile önce kendi değişebilip ; sonra da çevresini değiştirebilme gücünü bulduğunda bilen insan mutlu insan olabilir. Eğer ki çocuklarımıza bilginin ne işe yarayacağını anlatamıyorsak, kendi mutlulukları için öğrenmemelerini sağlamamız gerek. İşte bu da başlıkta bahsettiğim diğer trajikomik cümleydi.

Sadece sevgilinize ve size özel bir hediye için ;

’a uğrayın… Renkli ve eğlenceli mutfakların adresi Tantitoni ‘Sevgililer Günü’ için birbirinden keyifli ürünler sunuyor. Sevgilisine kendi elleri ile hazırladığı özel ve tatlı bir hediye vermek isteyenler için kalpli kek kalıpları hazırlayan Tantitoni bu özel günde kurulan sofralara da kalp şekilli ve özel tasarım ürünler sunuyor.

Aşk tadında kekler için… Sevgilisine kendi elleri ile kalp şeklinde kek hazırlamak isteyenler için Tantitoni de üç ayrı renk alternatifli kek kalıpları yer alıyor. Bu özel gün için hazırlan sofralara da birbirinden eğlenceli ve şık tasarımlı kalp şekilli rengarenk kase ve sosluklar Tantitoni markasıyla Göktürk’te perakende mağazacılık anlayışı sergileyen Let’s Cook’ta sizleri bekliyor.

Kartal Sokak G1 Konutları 3/5 Göktürk (Starbucks’ın arka sokağı) 0212 3228443 35


Taylan Kümeli

Vücudun en büyük dostu olan sebze ve meyveleri saklamak ve besin değerlerini yükseltmek büyük önem taşır... İşte size faydalı birkaç öneri… Vücudumuz her gün çeşitli besinlere ögelerine gereksinim duyar. Yiyecek ve içeceklerin çoğu birden fazla besin ögesi içerir; ancak hiçbiri hepsini birden içermez. Vücudun gereksinimi olan bu ögeleri yeterli miktarda almak için besinler çeşitlendirilerek tüketilmelidir. Sebze ve meyveler dört ana besin grubu içinde yer alan önemli bir gruptur. İçerdikleri vitamin ve minerallerin yanında, yapılarında sağlığı geliştirici pek çok ögeyi de barındırır. Hastalık riskini minimuma indirmek ve sağlığı geliştirmek için her gün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Sebze ve meyvelerin içerdiği vitaminler, mineraller, proteinler, antioksidan ögeler ve biyoaktif bileşenler gibi pek çok ögeden yararlanmak için bu besinlerin marketten alınmasından sofraya gelene kadar ki evrede saklama, hazırlama ve tüketim koşulları çok önemlidir. Uygun koşullar sağlanmadığında bu besinler sağlığı geliştirici ve hastalıklardan koruyucu etki göstermeyecekleri gibi çeşitli sağlık problemlerine dahi neden olabilirler. Bu nedenle sebze ve meyveleri satın alırken, kullanırken ve saklarken aşağıdaki ilkelere dikkat edilmelidir:

MEVSİMİNDE ALIN Sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmelidir. Mevsimlik sebze ve meyveler turfanda olanından daha ekonomik, daha lezzetli ve daha besleyicidir. Tazesi bulunmayan ortamlarda dondurulmuş olanları veya konserve olanları tercih edilmelidir. Marketten veya pazardan sebze ve meyve alınırken meyvelerin iri ve gösterişli olanları değil, düzgün, çürüksüz, pörsümemiş sulu ve lezzetli olanlarını seçilmelidir. Yeşil yapraklı sebzelerin yaprağı bol ve yeşil olanları, patatesin yeşillenmemiş ve çillenmemiş olanları, yeşil fasulyenin kırıldığında gevrek ve kılçıksız olanları tercih edilmelidir. Taze sebzeler dayanıksızdırlar. Ispanak, marul gibi sebzeleri, köklerindeki çamur, toz ve toprakları gidecek şekilde temizlendikten sonra buzdolabında 2-4 gün saklanabilir. Diğer taze meyve ve sebzeler ise çamurluysa yıkadıktan sonra, çamurlu değilse yıkanmadan saklanmalıdır. Patates orta nemli, karanlık, hava akımı olan yerde, kuru soğan serin ve kuru yerde saklanmalıdır. Taze sebze ve meyveler toplandıktan sonra işleme koşullarına bağlı olarak vitamin değerlerinde azalmalar olur. Sebzeler oda ısısında ve oksijenle temas 36


edecek şekilde bekletilirse vitamin kayıpları olur. Bu nedenle sebze ve meyveler soğutucuda saklanmalı, kullanılacağı zaman doğranmalıdır. Derin dondurucular yiyeceklerin daha uzun süre saklanması için oldukça uygundur; ancak derin dondurucudan çıkarılan yiyecekler; çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır. Sebze ve meyveler çözdürme işlemi yapılmadan kullanılmalıdır. Dondurulacak sebze ve meyveler, mevsimine göre seçilmeli, kaliteli olmalı, temiz soğuk suyla iyice yıkanmalı, aynı boyutta olanlar seçilmeli ve kullanılacak malzemeler temiz olmalıdır. Meyve ve pişmemiş sebzeler buzdolabında ayrı bölmelerde saklanmalıdır, böylece besinlerden biri bozulmaya başladığında diğerlerinin de bozulmalarını engellemiş olur.

İYİCE YIKAMALISINIZ Sebzeler önce yıkanmalı, sonra ayıklanmalı ve doğranmalı, hava temasında bekletilmeden pişirilmelidir. Haşlama ve pişirme suyu dökülmemelidir. Yemekler pişirildikten sonra hemen tüketilmelidir. Bekletme ve tekrar ısıtma besin değerinin azalmasına neden olur. Salatalara limon suyu yeneceği zaman eklenmelidir. Uzun süre yüksek ısıda pişirme vitamin kaybına neden olur. Sebzeler kendi suyu veya çok az su ile kısık ateşte pişirilmelidir. Pişmiş yemekler buzdolabında kapalı kaplarda saklanmalı ve sürekli yemeğin tamamını ısıtarak bozulmalarına neden olmak yerine tüketilecek miktar kadarı ısıtılmalıdır. Sıcak yemekler soğumadan buzdolabına konulmamalıdır. Sebze ve meyvelerin güneşte kurutulması da vitamin kayıplarını artırmaktadır. Direkt güneş ışığına maruz kalmayan, temizliğinden emin olunan bir ortamda, besinin üzeri açık bırakılmadan kurutulmalıdır. Reçel yapılacak meyveler ezik ve çürük olmamalıdır. Kışın çocuk beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler Çocukların kış mevsiminde hastalıklardan korunması ancak güçlü bir bağışıklık sistemiyle mümkündür. Sebzelerde ve meyvelerde bulunan “antioksidanlar” (A, C, E vitaminleri ve selenyum gibi mineraller, oligosakkaritler, alkol ve fenoller gibi bazı maddeler) hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirirler. Maydanoz, kuşburnu, yeşilbiber, limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, enginar, brokoli, fasulye ve ahududunda bol miktarda bulunan C vitamininden; ayçiçek yağı, zeytinyağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türlerinde bulunan E vitamininden; havuç, ıspanak, brokoli, domates, pırasa, marul gibi turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan A vitamininin bir türevi olan beta karotenden zengin bağışıklık sistemi hücrelerinin güçlenmesi sağlayan bu sebze ve meyveler bol miktarda tüketilmelidir. Bunun için sebze ve meyveler (taze, salata veya sebze yemeği şeklinde) sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeklerinin vazgeçilmez yiyeceklerinden biri olmalıdır.

YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. Yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle oluşan enfeksiyonları, gastrointestinal sistem hastalıklarını ve kanseri önleyici etkileri bulunmaktadır. Probiyotik yoğurtlar ise yeterli seviyede alındığı zaman bağırsak mikroflorasının dengesini geliştirerek katkıda bulunan probiyotik ve prebiyotik bakterileri içeren bağışıklığın güçlendirilmesini sağlayan önemli fonksiyonel besinlerden biridir. Bağışıklık sistemini güçlendiren probiyotik yoğurdun sindirimi kolaylaştırıcı, ishali ve kabızlığı önleyici, kolon kanseri riskini de düşürücü etkisi bulunmaktadır. Güçlü bir bağışıklık sistemi için besinlerle daha çok demir, magnezyum, selenyum ve çinko almaya özen gösterilmelidir. Demiri koyu yeşil yapraklı sebzeleri, kırmızı et, tavuk, kuru kayısı ve kuru üzümü; magnezyumu tahıl, sebze, süt ve deniz ürünlerini; selenyumu balık ve diğer deniz ürünlerini; çinkoyu ise yumurta, süt, et, tahıl ve deniz ürünlerini tüketerek alabilirsiniz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki bağışıklık sistemini güçlendirmek için tüketilmesi önerilen bu minerallerin yüksek miktarlarda alımı vücudu olumsuz etkileyebileceğinden, bu mineralleri içeren besinler önerilen düzeylerde tüketilmelidir.

Taylight Beslenme ve Danışmanlık Hizmetleri Akkavak Sok.Halilbey apt.No:19 Kat:3 Nişantaşı - İstanbul Telefon: 0212 291 75 15 www.taylankumeli.com

37


Bis’te Yeni Yıl... İstanbul Bis yeni yıla geleneksel parti kutlamasıyla MERHABA dedi. Her yıl olduğu gibi bu yılda eğlenceli yılbaşı partisiyle site sakinlerine unutulmaz bir yılbaşı hazırlayan yönetim komşularına unutulmaz bir gece yaşattı. Havanın soğuk olmasına aldırmayan komşular birarada yeni yıla girmenin keyfini yaşadı. Bis Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kalyoncu ve diğer yöneticiler Ertuğrul Yankılıç, Reyhan Karlı ile site müdürü Ayhan Seyaz’ın organizasyonuyla gerçekleşen partide renkli kareleri yakalamak ise bize düştü. 2012 Eğlencesinde For Angel’s cattering firmasının çeşitli meze ve ikramları damakları tatlandırıken çocuklar için hazırlanmış özel yeni yıl şekerlemeleri ise minik konukları memnun etti. Her yıl geleneksel hale gelen partiye bu yılki katılım oldukça yoğundu. Yönetim, önümüzdeki yıl için çok daha kapsamlı ve dolu bir programla ses getirecek bir parti planlamayı düşündüklerini söylüyor. Bis’te önümüzdeki yıl için süprizler olabilir :) 38


MOTORLU PAKET SERVİSİMİZ VARDIR.

PROFİTEROL KG 18 TL KAHVALTI TABAĞI 13 TL SÜTLAÇ KAZANDİBİ TAVUK GÖĞSÜ EKLER KG 20 TL EKMEK KADAYIFI Yaprak sarması sipariş üzerine yapılır.

MANUEL TERAPİ MASAJA BUYURUN Altı Nokta Körler Vakfı görme engelli bireyler için 10 yıldır mesleki eğitim seminerleri veriyor. Bu eğitimler kapsamında anatomi ve masaj teknikleri kursiyerlerin en çok tercih ettiği bölüm 1 yıl süren bu eğitimi başarıyla tamamlayan Ercan Koçak ve Ali Kılınç görme engellerini başarıya dönüştürmüşlerdir. Bölgemiz Göktürk ‘te Foot Medical Ayak Sağlığı ve Bakım Merkezi’ nin manuel terapi masaj sorumluları olarak göreve başlayan ikili masaj tekniklerinin tedaviye yardımcı olduğunu bunu da almış oldukları 1800 saatlik uygulamalı eğitimden dolayı her türlü rahatsızlıkları içeren (omurgadaki sorunlar, bel fıtığı, migren, siyatik kas tutulmaları vs) tebessüm dolu bu yüzler oldukça güven veriyor. O halde Göktürklüler yada Göktürk severler sağlığınız için ve görme engelli bu gençlerimiz için foot medicale doğru bir adım atın. Masaj seçeneklerimiz tuz masajı, lenf, drenaj, isveç masajı, tuana masaj, thai shatsu, spor masajı ve diğer seçenekler…

Merkezimizde çok yakın zamanda balık doktorlar hizmetinizde olacak.

Foot Medical El Ayak Bakım Merkezi İstanbul Cad. Palms Residence (Hisar Okulları Karşısı) G Blok D: 4 Göktürk Eyüp İstanbul Tel: 0212 322 12 45 Gsm: 0552 520 27 59

Açılış kapanış saatleri Haftanın tüm günü Sabah 8:30 - Akşam 23:30

Göktürk Cad. Ata Sok. No: 1 Florence Nightingale yanı) Göktürk-İstanbul Tel: 0(212) 322 19 18 www.beylerbeyigokturk.com

www.alextoysturkey.com

Amerika’nın saygın ve sofistike oyuncak markası ALEX artık Türkiye’de ALEX, 1986 yılında Amerika’da çocuklar için son derece kaliteli el sanatı ürünleri üreten bir marka olarak kurulmuştur. Zamanla, marka çok gelişmiş ve çeşitli kategorilerde genişletilmiş ürün yelpazesiyle marka imajını bugünlere taşımıştır. Bugün 1000’den fazla çeşide sahip ALEX‘te; banyo ve banyo melodileri®, bebek® , beceri, küçük eller®, çoklu oyun grupları, sanat masaları ve kırtasiye, moda ve takı grubu gibi kategorilerde ürünler bulunmaktadır. Kaliteli ve farklı tasarımlara sahip birçok ALEX ürünü, oyuncak değerlendirme kuruluşları ve önde gelen çocuk ve bebek dergileri tarafından 300’den fazla ödüle layık görülmüş ve sektörünün en prestijli onurunu kazanmıştır. ALEX ürünleri bugün dünya çapında 80’den fazla ülkede satışa sunulmaktadır. 2011 yılında, ALEX Türkiye distribütörü olarak, oyuncak sektörüne adımımızı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Marka imajını başarılı bir şekilde yansıtacak kurumsallaşmış firmalara, anlaşmalı bayilikler vererek büyüyen ALEX ailesi ile sizlere daha geniş bir yelpazeden hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Ürünlerimizi web sitemizden, seçkin mağaza ve web sitelerinden, Göktürk mağazamızdan temin edebilirsiniz. ALEX, bir yaşam tarzıdır. Çocuklar ALEX ile öğrenmenin ve keşfetmenin keyfine varırlar.Her şey bir fırça darbesiyle, ALEX ile başlar….

Göktürk Merkez Mah. İST. Cad. Telekom Sokak No: 3/8 (Starbucks arası yeni Arcadium) Eyüp-İstanbul Tel: 0 555 859 91 88


Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı ;

DR. ZEYNEL ABİDİN ERDEM İLE HAYATIN İÇİNDEN… Felsefesi; çok çalışmak.. Hak ve Adaletli olmak ise yaşam düsturu… Şehri Mardin’in çok renkliliğini hem iş hayatına hem de sosyal projelerinde en güzel biçimde yansıtan Dr. Zeynel Abidin Erdem ile hayata dair keyifli bir röportaj yaptık.

“Şahsım için herhangi bir kazanım sağlamak yerine ülkem adına nasıl daha fazla değer yaratabilirim diye düşünürüm.” Globalleşen dünyada başarınızı artıracak motivasyon çalışmalarınız hakkında neler söylersiniz?

“Dürüst, vergisini ödeyen, kaçakçılık yapmayan, Türkiye’de örnek gösterilen şirketlerden biriyiz.”

İnsanlar arasında herkesin kapasite ve imkânlarına göre görevlerin paylaşılması gerektiğine inanıyorum. Eğer bizler bu ülkede yaşıyor ve ülkemizin kalkınmasına katkımız olsun istiyorsak, bu ülkenin insanları arasında uluslararası iyi diyaloglar sağlamaya, onlara alternatifler yaratmaya çalışmalıyız. Hepimiz bir şekilde fedakârlıklar yapmak zorundayız. Bunlar hem maddi, hem manevi, hem zaman açısından değerlendirilmelidir. İşte ben de Türk halkına ve milletime hizmet amacıyla zaman, maddi değer ve enerji harcayarak yaptığım hizmetlerle mutlu oluyorum. Birçok kişi görev aldığı kurumlarda kişisel kazanım ve hizmet noktalarını kendileri tayin ederek geçim ve yaşamını daha kolaylaştırıyor. Ben şahsım için herhangi bir kazanım sağlamak yerine ülkem adına nasıl daha fazla değer yaratabilirim diye düşünürüm.Yani hep zor olanı seçiyorum. Başkalarına ayırdığınız her dakika sizden kaybolan bir süredir. Başkası için yaptığınız her hizmet kendinizin dışında başkaları için alınan bir sonuçtur. Ama ben özveriyle çalışıyorum ve tüm bunları severek yapıyorum. Her zaman olmasa da arada sırada takdir gördüğümde de gurur duyuyorum.

İşinizdeki başarı ya da başarısızlıklarınızı nasıl karşılar ve hangi b planını uygularsınız? Hiçbir başarı tesadüf değildir, unutmamak lazım. Azimli olmak, çok çalışmak, emek vermek her işin başıdır. Ticaret hayatında kâr ve zarar kardeştir. Hiçbir zaman ayrılacaklarını düşünmemek en doğrusudur. Her işe sadece kâr etmek için başlarsanız çok çabuk pes edersiniz. Son zamanlarda birçok işadamının çok hızlı başarılı olma ve köşe dönme hevesini görüyorum. Bunların yanlış olduğunu bir süre sonra kendileri de anlıyorlar, acı faturalar ödüyorlar. Gençlere ve atılımcılara tavsiye edeceğim 40

birkaç temel kuralım var; Öncelikle kendine, çevresine ve iş ortaklarına karşı dürüst olmak mecburiyetindeler. Çalışmak en önemli 2. Kural. Çalıştırdığı personelin hakkını ödemek ise şirketini sağlam bir yapıda tutmak için elzemdir. Ülkesine, toprağına, vatanına, bayrağına saygılı olmak ve devlete karşı olan sorumluluklarını yerine getirmek, vergisini eksiksiz ödemek ise geleceğinize güvenle bakabilmek için önemli bir şart.

Gerçekleşen hayalleriniz ve bundan sonrası için düşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Genpa Telekomunikasyon, yüzü geleceğe dönük ve bu geleceği hayal ettiği şekilde biçimlendirmeye çalışan bir grup olarak bu alandaki her gelişmeyi yakından izliyor ve bunu Türk insanının hizmetine en iyi şekilde sunmaya gayret ediyor. Geleceğin teknolojisine layık olmaya ve milletimize hizmeti ibadet kabul ederek aynı prensiplerimizle çalışmaya devam etmek en büyük hedefimizdir. Devletimizin ve milletimizin de hakkı olanını ödeyerek, yani dürüst vergi ödeyen, kaçakçılık yapmayan,Türkiye’de örnek gösterilen şirketlerden biriyiz. Bu, sistemli çalışmanın bir ürünü ve eseridir. Umarız nesiller boyu hep böyle devam eder.

Türkiye’nin nabzını çok iyi tutan başarılı bir iş adamı, diplomat ve de sosyal sorumluluk projelerinde imzası olan birisiniz. Peki kendinizde bu güçlü motivasyonu nasıl sağlıyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin varlığını yükseltmek, daha çok ihracat yapabilmek, uluslararası tecrübe ve bilgimizi arttırabilmek, önce komşularımızla daha sonra dünyada aklınıza gelebilecek tüm diğer ülkelerle ticaret yapabilmek için, yoğun şekilde çalışarak, zaman, fikir ve emek harcayıp, sadece kendimiz için değil diğer işadamlarına, girişimcilere yol


göstererek uzun yıllardır çalışıyoruz. Şunu hiç unutmamak gerekir yaşadığı ülkesinin yararı ve geleceği için fikir harcamayan, hizmet etmeyen, vergi vermeyen, bir anlamda çocuklarının istikbalini bugün düşünmeyen insanlar, gelecekte ne böyle bir imkân bulabilir, ne de o ülkenin sahipliğine talip olabilirler. Benim Mardinli olmamdan kaynaklanan, farklı din, dil, kültür ve sosyal yapıya sahip insanları kucaklamak gibi bir geleneği atalarımdan bugüne kadar kalan bir gelenek olarak sürdürmem, hayatımın her döneminde bana kapılar açan bir özellik olmuştur. Bugüne kadar ülkem adına yararlı bir şey yapabildiysem bu benim gururumdur, aileme bırakacağım en güzel mirastır. Vatandaşlarım ve Türkiye üzerinde yaşayan işadamları için bu hayat tarzı bir örnek olmalıdır. Bu ülke hepimizin, hep birlikte sahip çıkarsak çocuklarımız özgür ve mutlu yaşarlar.

Hükümetin inisiyatifindeki Türkiye’yi liderlik yönüyle nasıl buluyorsunuz? Yeni dünya düzeni kuruluyor ve Türkiye buradaki yerini alıyor. Türkiye, laik-demokratik yapısıyla önemli bir uygarlık ve büyük rol oynuyor. Türkiye, yenidünya düzeninde sosyal, kültürel ve stratejik amaçları ortak olan ülkeler arasında ittifaklar oluşturuyor. Bölgesel güç yeterli değil, Türkiye için bölgesel konum az kalır. Zemin kaygan, kayarsınız, kaydırırlar. Küresel hedefleriniz olmalı. Türkiye’nin, sahip olduğu potansiyeli bir bölgede değil, kıtalara açılarak kullanmalıyız. Ülkemiz, siyasi, sosyal ve ekonomik olarak düz yola çıktı. Bireysel kalkınmayı başardık, kalkınma iyi, ihracat iyi. Şimdi bir sonraki aşama Türkiye’nin küresel kalkınmayı yakalaması olmalı.

“Siyasi, sosyal ve ekonomik olarak düz yola çıktık. Şimdiki aşama Türkiye’nin küresel kalkınmayı yakalaması olmalı.”

Ermeni tasarısıyla ilgili olarak Fransa ile gelinen diplomatik ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Fransa eski anayasa mahkemesi başkanı devlet kanalına çıkarak bu kararı alan Fransız Meclisinin kendi Anayasasını açıkça ihlal ettiğini söyledi. Sarkozy MEDEF’i toplantıya çağırmadan yasayı oylamaya sundu. Oylamaya 75 kişi katıldı ve 45 kişi karşımızda oy verdi, geri kalanlar bize oy verdi. 550 kişide sadece 45 kişiyle yani onda bir bile katılım olmayanla bir kanun geçti ve bu kanun ne olacak? Bu kanun senatoda tartışılacak, eğer senatodan geçerse daha yoldayken Sarkozy imzalayacak. O zaman biz ne yapacağız? Biz her şehirde 1 milyon insan toplayacağız ve aynı gün ‘Türkler asimilasyon yapmadı. Ermeni katliamı yapmadı, Fransa’nın verdiği bu karar ve cezaya karşıyız’ cümlesini tekrarlayacağız. Parlamentolarımızda tekrarlayacağız. Fransa ‘ya karşı yaptırımlar ise zamana bırakılmalı, yayılmalı ve Türkiye’nin zarar görmeden Başka ülkelerden elde etmesini beklediği ham maddeleri elde ettikten sonra bir şeyler yapmalı. Birde yok sokakta gömlek yırtarak, kravat yakarak ve sokakta bağırıp çağırarak değil, biz hakkımızı kanuni yollardan arayacağız.

41


“Biz her şehirde 1 milyon insan toplayacağız ve aynı gün ‘Türkler asimilasyon yapmadı. Ermeni katliamı yapmadı, Fransa’nın verdiği bu karar ve cezaya karşıyız’ cümlesini tekrarlayacağız.” Hükümetin Avrupa ve ABD ile ilişkilerini nasıl yorumlarsınız? Türkiye’nin siyaset, politika, ekonomi ve strateji konularında ufukları inanılmaz geniş, büyük, anlamlı ve istikbal vaat edicidir. Ama negatif yönden bakıp da Türkiye’nin konuşulmaya ve yazılmaya başladığınız sorunları araştırıldığında bunların altından çıkma imkanı yoktur. Bugün Amerika’nın da sorunları çoktur. Fransa’nın, Almanya’nın, İngiltere’nin de aşılması zor problemleri vardır. Dolayısıyla sorun deyip sıralamaya kalktığınız zaman bu karşınızdaki anlayışın ve kültürün şemsiyesine sığınmanızı gerektirir. Türkiye’yi eleştirenlerin asıl kendi şemsiyelerinin yırtık olduğunu fark etmelisiniz. Sorunsuz bir Türkiye sloganıyla gözlerimizi geleceğe ve zirveye dikerek koşma kararlılığımızı ve bunun devamlılığını sürdürmeyi öneriyoruz. Halkımıza da aşılamayacak bir sorunumuz yok diyerek, önünde engeli bulunmayan bir Türkiye yaratma çabası göstermeliyiz. Bu sebeple artık “sorun” bizi durduracak kelime değildir, olmamalıdır.

-Evde severek yaptığınız 3 şey nedir? Elektronik benim hem işim hem en büyük hobimdir. Fotoğraf çekmek, yeni kameraları denemek benim için vaktin nasıl geçtiğini anlamadığım zamanlardır. Şimdi 3D teknolojisi ile farklı bir boyuta atladık. Gelişmeleri heyecanla takip ettiğimi söyleyebilirim. TV ‘de tarih ve doğa konulu belgesel seyretmek, eğer vakit ayırabiliyorsam benim için en büyük lüks sayılır. Oğlum ve kızım ile dünyadaki yeni gelişmeleri konuşarak beyin fırtınası yapmak son zamanlarda büyük keyif aldığımız bir başka şeydir.

-En son okuduğunuz kitap için neler söylersiniz? Başucumda her zaman bulunan kitaplar var. Son İmparator Abdülhamid Han ( İsmail Çolak ), İsim, Şehir, Hayvan ( Yılmaz Özdil ), Şükrü Kızılot Bütün Kitapları. Hatıraları canlı tutmak için özellikle tekrar okuyorum ve bazı detayları fark edince hemen not alıyorum, zaman zaman gerekli olan yerlerde kullanıyorum.

-Yaşam felsefenizi hangi cümleyle anlatırdınız? -Siyasetin dışına çıkalım biraz da sizi özelinizle tanıyalım. Hangi tür müzikten hoşlanırsınız? Ben büyük bir Ümmü Gülsüm arşivine sahibim. Her şarkısı en az 45 dakika sürer. Sanatına ve yorumuna hayranım. Türk sanatçılarından Sibel Can, İbrahim Tatlıses, Bülent Ersoy, Mustafa Sandal Yeğenim Berdan Mardini her zaman zevkle dinlediğim çok kıymetli isimlerdir. 42

Disiplin, çalışma, takip, sermaye sahibi olma ve sistemi çok iyi bilmek sayesinde bu noktaya geldik. Hiç şüphesiz, burada sihirli kelimeler “başarılı olmak ve çok çalışmak” ama benim için iki önemli sözcük daha var: Hak ve Adalet. 1965 yılında iş hayatına atıldığım günden bu yana bu iki prensip hiç değişmedi ve temel taşlarımız oldu. Bugün çocuklarıma ve yeğenlerime de aynı değerlere sahip çıkmaları konusunda telkinlerim vardır. Değerli fikirlerinizi bizlerle ve okuyucularla paylaştığınız için teşekkürler..


Fatma TAŞ Aile Danışmanı

,Ǹę̑ȽǸƈȨȇȇȐɜ

Dünyanın yarısı kadın, yarısı erkek olarak bilinmektedir. Kadının doğurganlığının sonucunda kız ve erkek çocuğu dünyaya gelmektedir. Anne ve baba rolü kimliğindeki kişiler çocuğu büyütür ve eğitirler. Çocuk, aile ortamında gördüğü ve duyduğu davranışları kendisine alır ve uygular. Bunlardan bir tanesi de şiddettir. Şiddet, güçlü olan şahsın karşısındaki zayıf insanlar toplumuna saldırarak yaralama ve kayıpla sonuçlanan olaylardır. Ülkemizde aile içi şiddet yaygın davranış bozukluğu olan topluluktur, genelde dünya ülkelerinde de yaygın olduğu bilinmektedir.

Kadına yönelik şiddetin anlamı nedir? Kadını fiziksel, ruhsal olarak inciten, kadına zarar veren, derin ruhsal zararlar veren durumlardır. Toplum içerisinde ve aile yaşamında kadına baskı uygulanması, özgürlüklerin keyfî kısıtlanması ve yaptırımcı gücü kullanarak kendi yaşamının dışında olmasını isteyerek davranış sergilenmesidir. Kadının aşağılanması ve eleştirme yapılamaz suçlu muamelesi yapılması, cinsel isteklerde yaptırımcı duruma getirilmesi kadına uygulanan şiddet türlerindendir.

Türkiye’deki oran; % 75 Türkiye’de 1988’de yapılan çalışmalarda kadına yönelik şiddet oranları çocukluktan bugüne kadar süreçler araştırıldığında %75 olarak kayda geçmiştir, bu durum görmemezlikten gelinmeyecek kadar önemlidir. Erkeklerde şiddete yönelik davranış özellikleri kadının babası, eşi, abisi, flörtü ve akrabaları içerisinde görülmektedir. Terkedilme, kayıplar, bağımlılık, erkek güvenlik duygusunda azalma, özel ve cinsel problemler davranış ve kişilik bozukluğu yaşayanlarda görülür. Kadın ve erkek rollerinde erkek güçlüdür. Şiddeti haklı davranış olarak görme, empatik bakış geliştirememe, özgüven yoksunluğu, kıskançlık, çok aşırı sahiplenme sonucunda şiddet uygulamaları görülür. 44

Çocuk Yetiştirirken Dikkat!

Çocukları eğitir ve öğretirken anne ve babaların kendi aciz kalan yönlerini içinde tamamlamaya çalışmaları çocuklarının üzerinde inanılmaz travmalar oluşturmaktadır. İçinde biriktirdiği acıyı ergenlik döneminde ortaya şiddetle veya baskıyla ortaya çıkarmaya başlar. Daha sonra da saldırganlığı eşine ve çocuklarına uygulamaya devam eder ki bu olay nesilden nesile aktarılan kısır bir döngüye dönüşür. Aile içi bir çalışmamda ayrılmak üzere olan bir çift gelmişti. Eşine şiddet uygulayan kişi kendisini şöyle ifade ediyordu; “Ne olmuş ki, ben olması gerekeni yapıyorum. Onu öldürdüm veya hastanelik mi ettim?“ diyordu. Bilinç çalışmalarımda babasının annesini dövmesi, kapıdan dışarı atması ve odaya kapatması çocuklukta ve gençliğinde şahit olduğu durumların modeli olarak ortaya çıktı. Çok doğalmış gibi bakış açısı ortaya çıkmış, eşler ve babalar böyle yapar kalıbını kendisine giydirmiş, modeli de babasından almıştı. Maalesef toplumumuzda erkek karısını döver de sever de anlayışı fazladır. Sanki hakmış gibi algılayanlar da vardır. Kadına yönelik şiddetin eğitimi, anne ve babaların davranışlarında kendisini göstermektedir. Aile yapısı kurulurken bireylerin net kararlar alması gerektiğini tutarlı, duyarlı olmak için emek vereceklerine söz vermeleri gerekmektedir. Eğer böyle bir eğilim gözleniyorsa acil tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Konuşurken emir kiplerine, konuşma tarzına, ses tonuna ve davranışlara dikkat edilmelidir. İnsanı insan yapan davranışlar ve söylemleridir. Bireyin kendisini fark etmesi kendi dünyasından çıkıp karşı taraftan bakarak kendisini eğitmesi gerekir. Kişinin tutarlı olması, öfke kontrolünü yapabilmesi önemli bir noktadır. Aksi halde bu durum kişileri birbirinden uzaklaştırır, aralarında ki bağı nefrete dönüştürür ve yaşam kalitesini düşürür. Birçok çalışmamda şiddet uygulayan kişiler için şahit olduğum cümleler “ölse de kurtulsak, nefret ediyorum“ cümleleridir. Yapılması gereken, aileden başlayıp okulda, toplu eğitim ortamlarında şiddetin insanlar üzerindeki psikolojik, ruhsal, fiziksel ve toplumsal zararlarının anlatılmasıdır. Saygın ve karşılıklı saygılı bir aile yapısı oluşturabilmek için elbirliğiyle emek vermemiz gerekiyor… Sevgiyle kalın. www.ilgidanismanlik.com

bilgi@ilgidanismanlik.com

Tel: (0216) 567 69 80 ÖZÜR: Fatma Taş’ın önceki sayıda revize yapılmadan giren makalesini bu ay düzelterek tekrar veriyoruz. Takipçilerinden ve yazarımızdan özür diliyoruz.


Nursen KARABULUT İletişim: 0532 610 66 88 nursenkarabulut@yahoo.com

ǸΒǸɑ̨=Ʉ˴ɑɤ4ȐɜɄȇ Globalleşen dünyamızda dil öğrenimi zorunlu hale gelmiş ve öğrenimi kolaylaştırmak için pek çok öğrenim metodu ve yaklaşımı ortaya atılmıştır. Ne var ki hangi öğrenim metodunun kullanılacağı öğrenciden öğrenciye farklılık gösterir; bir öğrencide çok iyi sonuçlar veren bir metot, diğerinde beklentileri karşılamayabilir. Bu noktada öğrencinin öğrenim tarzını bilmek ve ona göre dersi planlamak büyük önem kazanmaktadır. Öğrencilerin öğrenme tarzları ne kadar zeki olduklarıyla ilgili değildir. Öğrenme tarzı daha çok beynin yeni bilgiyi işleme şekliyle ilişkilidir. Pek çok öğrenim tarzı vardır ancak temel olarak 3 türden söz etmek mümkündür: görsel (visual), işitsel (auditory) ve devinduyumsal (kinesthetic). Görsel bir öğrenci okuyarak ya da öğrendiği sözcükleri ya da yapıları görerek daha iyi anlar, dolayısıyla yönergelerin yazılı olarak verilmesini tercih eder. Bu öğrenim tarzına sahip öğrenciler, dersler video gösterimleriyle çeşitlendirildiğinde, öğretileni unutmaz. Hazırlanan materyallerde bilgiler detaylandırılıp, resim, şema ve grafiklerle görsel olarak zenginleştirildiğinde, bu tarz öğrenciler daha başarılı olurlar. Bununla birlikte öğretilen konu ve sözcüklerle ilgili örnek cümlelerin tahtaya yazılması ve öğrencinin de aktif olarak tahtayı kullanması gibi yöntemlerle tahtanın etkin biçimde kullanılması bu tarz öğrencilerde son derece iyi sonuçlar verir. Son olarak, öğretileni pekiştirmek adına yeni edinilen sözcük ve yapılarla ilgili okuma metinleri ve yazma ödevleri verilmesi, öğrencinin öğrendiklerini uygulayarak görmesine ve o derste başarılı olmasına olanak sağlar. İşitsel öğrenci duyarak ve konuşarak öğrenebilir. Bu öğrencilere yeni bir konu dinleme aktiviteleri yaptırarak öğretildiğinde, öğrenci hem daha iyi anlar, hem de derse aktif katılımı sağlanmış olur. Dinleme aktiviteleri, öğretilmesi istenen yapı ya da sözcüklerin bir şarkı ya da kısa bir video ile sunulması şeklinde düzenlenebilir. Bu tarz öğrencilere, dersin sonunda o derste öğrenilenlerle ilgili konuşma konuları vererek tekrar yaptırmak ve sesini kaydedebileceği tarzda ödevler vermek, öğrenimi kolaylaştırır.

Devinduyumsal öğrenciler hareket halinde olmayı isterler ve yeni bir konu ya da sözcüğü bedenlerini kullanarak, hareketlerle pekiştirebilirler. Bu tür öğrenciler sürekli oturmayı gerektirecek çalışmalarda kolaylıkla konsantrasyonlarını kaybedebilirler. Öğrendikleri konuları tekrar edip pekiştirebilecekleri mini dramalarda rol vermek ve oyunlar oynatmak, bu öğrenme tarzındaki öğrencileri motive eder ve öğrendiklerini akıllarında daha kolay tutmalarını sağlar. Öğrendikleri yapı veya sözcükleri bedenlerini kullanarak uygulatmak (öğrencilerin öğretmenin, dildeki seviyeleri ilerledikçe zorluk derecesi artacak şekilde verdiği “otur”, “yürü” gibi komutları dinlemesi ve uygulamasıTPR metodu), öğrendiği konuları ya da sözcükleri bilgisayar ya da poster projeleriyle tekrarlatmak, ders esnasında esneme hareketleri yaptırmak, bu öğrenme tarzındaki öğrencilerde öğrenimi etkili kılar. Elbette ki öğrenci yukarda sözünü ettiğim öğrenim tarzlarından birden fazlasına sahip olabilir. Bu noktada, ders bu durum göz önünde bulundurularak planlanır ve aktif öğretim gerçekleştirilir.

Dipnot: Makale TESOL France- Paris uluslararası konferansında yaptığım sunumun kısa bir özetidir. 45


ƈ

XHƈĈH<ä0T Müzikte iyi bir icracı olmanın dışında akademik alandaki donanımı ve projeleriyle 10 parmağında 10 marifet Şehvar Beşiroğlu bu ayki biyografi köşemizin konuğu… Kanun ve Çeng icracılığı ve öğreticiliği, Müzikoloji, Etnomüzikoloji, Organoloji ve Türk Makam Müziği; Şehvar Hanım’ın sanat merceği altında dallanıp budaklanmış… Söyleşimizde Sanatçı Beşiroğlu’nun Türk müziğine duyduğu tutkuyu eminim sizler de satır aralarında yakalayacaksınız.

Bize işinizden ve kendinizden bahseder misiniz, sizi kısaca tanıyalım? İstanbul’da doğdum. Kanun ve Çeng icracısıyım. 1986 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitim Bölümü Mızraplı Ana Sanat Dalı Kanun Bölümünden mezun oldum. 1986 yılından beri İTÜ Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı Çalgı Bölümü Mızraplı Sazlar Anasanat Dalı Kanun öğretim üyesi olarak çalıştım ve Anasanat Dalı Başkanlığı yaptım. 1994 yılında Müzikoloji Bölümü Başkan Yardımcılığını ve Anabilim Dalı Başkanlığını, 2001 yılından itibaren ise Müzikoloji Bölüm başkanlığını yürütmekteyim. Müzikoloji bölümünde Lisans ve Lisansüstü düzeyde Müzikoloji, Tarihsel Müzikoloji, Etnomüzikoloji, Sistamatik Müzikoloji, Türk Müzikolojisi, Organoloji alanlarında çeşitli dersler vermekteyim. Ayrıca 1999 yılında İTÜ Sosoyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak kurulan “Dr. Erol Ucer Center Müzik İleri Araştırmlar Merkezi” program kurucuları arasında yer aldım ve bu kurumun Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı lisansüstü programlarında tarihsel müzikoloji, etnomüzikoloji, organoloji, müzik tarihi, dünya müzik kültürleri, Makam Teorisi, Müzik ve Toplumsal Cinsiyet ve Akdeniz Kültürleri üzerine lisans ve lisansüstü dersler vermekteyim. 1997 yılında girdiğim sınav ile “Doçent” unvanını aldım, 2005 yılında Profesörlüğe yükseltildim. Başlıca uzmanlık alanlarım Kanun ve Çeng icracılığı ve öğreticiliği, Müzikoloji, Etnomüzikoloji, Organoloji ve Türk Makam Müziğidir.

Günümüze kadar sürdürdüğünüz çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Prof. Erol Deran ile Kanun çalıştım. 1986-1989 yılları arasında İstanbul Senfoni Orkestrası Harp sanatçılarından Uğutan Aksel ile Arp çalıştım ve Arp tekniğini Kanun çalgısına uyguladım. Arp’ı Türk Müziği icrasında kullandım ve Kemençe sanatçısı İhsan Özgen, Ney sanatçısı Arif Erdebil ile konserler verdim, televizyon programlarına katıldım. Bu dönemde İhsan

46

Özer’in yönettiği İTÜTMDK Orkestrasında Arp çaldım. Yine aynı dönemde İhsan Özgen ve Fırat Kızıltuğ, Lale Akay, Berrak Acar, Necip Gülses, Esma Özcan ile bir dizi konser çalışması yaptım. 1987–1988 yılları arasında Kültür Bakanlığı Devlet Türk Müziği Topluluğu üyeleri arasında yer almış, Sanat Yönetmenliğini Prof. Necdet Yaşar’ın yaptığı toplulukta Prof.Dr. Alâeddin Yavaşça, İhsan Özgen, Bekir Sıdkı Sezgin, Cinuçen Tanrıkorur gibi isimlerle çalışma şerefine eriştim. 1999 yılında Murat Aydemir, Hüseyin Tuncel, Salih Bilgin ve Cengiz Onural ile birlikte kurduğum “Kantemir Ensemble” ile ilk konserimizi Borusan Kültür ve Sanat Merkezinde verdik ve bu çalışma 2000 yılında Yapı Kredi Kültür ve Sanat Yayınları tarafından Profesör Yalçın Tura’nın çevirisi ile yayınlanan “Kantemiroğlu Edvar”ı kitabı için iki CD haline geldi. Avrupa Birliği Kaleodoscope Projeleri kapsamında Hitit Müziği çalgılarının da icra edildiği Hattuşa Müzik Topluluğu’ (Hattusha Ensemble) ile yurt içi ve yurt dışında konserler verdim ve bu konserlerde dünyada ilk kez yeniden yapılan Hitit Lir’ini ve Arpı’nı çaldım ve “Hattusha Seminer Grubu” ile Hititlerden başlayarak Anadolu Müzik Coğrafyası üzerine Oğuz Elbaş, Cihat Aşkın, Ertuğrul Bayraktar ve Okan Murat Öztürk ile birlikte seminerler verdim. 2011 yılından itibaren İzmir Barok Topluluğunda Kanun ve Çeng çalmaktayım.

Yutdışındaki müzik çalışmalarınızı okuyucuyla paylaşır mısınız? Yurt dışında katıldığım ilk sempozyum 1995 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Amherst şehrinde düzenlenen “Historical Harp Society-12th Annual Conference” dır. Daha sonra çeşitli ülkelerde müzikoloji ve etnomüzikoloji, organoloji ve Ortadoğu çalışmaları alanlarında önemli kuruluşların ve üniversitelerin düzenlediği sempozyumlarda Osmanlı- Türk Müziği tarihi, teorisi, çalgıları türleri, icrası ve kadın çalışmaları üzerine tebliğler verdim. 1999 yılında Amerika Birleşik Devletleri Boston şehrinde bulunan Harvard Üniversitesi Ortadoğu


Çalışmaları Merkezinde (Center for Middle East Studies) ve New England Konservatuarı Müzikoloji ve Müzik Tarihi bölümlerinde “Misafir Araştırmacı” olarak doktora sonrası çalışmamı tamamladım. Harvard Üniversitesinde tarih profesörü Dr. Cemal Kafadar ile “Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş dönemi ve Fatih dönemine kadar müzik yaşantısı ve müzik çalgılar” üzerineydi. New England Konservatuarında müzik tarihi profesörü Dr. Robert Labaree ile “Türk Musıkisi” dersleri verdim. Kuruluşunu 1991 yılında yaptığım kadınlardan oluşan “Lale Ensemble” ile İngiltere’de bir dizi konserler verdim bu çalışmaları 1993’e kadar sürdürdüm. Şimdi bu grup ‘Altın Kızlar’ olarak çalışmalarına başarı ile devam etmektedir. Yine aynı şehirde bulunan ve “Eurasia Ensemble” ile konserler verdim. 1996 yılında Yunan asıllı bir topluluk olan “Romeiko Ensemble” ile Nashville Parthenon, Princton University, New York Hunter Collage, Boston Meliotis Center’da “Parthenon to Istanbul” başlıklı bir dizi konser verdim ve bu proje 1999 yılında CD olarak yayınlandı. 1993’den günümüze Newengland Konservatuarı, Harvard Üniversitesi, Berkley Müzik Okulu, MIT, Massachusetts Üniversitesi, Northeastern Üniversitesi, Princeton Üniversitesi, Chicago Üniversitesi, Yale Üniversitesi Dini Müzik Enstitüsünde, Kaliforniya Üniversitesi Losangles’ta İtalya Bolonya Üniversitesi, Şam Yüksek Müzik Enstitüsü’nde ve Amerika’da her yıl Simon Shaheen’in önderliğinde düzenlenen Arabic Music Reatreat’de Osmanlı Türk Müziği üzerine seminerler, yaz okulları ve ustalık sınıfları düzenledim.1996 yılında Killian Hall’da M.I.T Ağa Han Programı kapsamında, 2005 yılında Damascus’da Darül’Esad Opera House’da Derya Türkan, Serhan Aytan, Salih Bilgin, Mehemet Emin Bitmez gibi alanının önemli icracıları ile Osmanlı-Türk Müziği repertuarı üzerine konserler verdim. Avrupa Birliği projeleri kapsamında Paris’te Cite de la Musique’nin düzenlediği MORE (Music, Orality, Roots and Education) adlı projede çalıştım.

Sosyal projelerinizden bahseder misiniz? 2010 Avrupa Kültür Başkenti Çerçevesinde Sulukule Derneği ile, Sulukule çocukları için Sulukule Çocuk Sanat Atölyesinin kurulmasına katkıda bulundum. Projeyi İstanbul Teknik üniversitesi adına yürüttüm.

Şu anki projeleriniz nelerdir? Halen Almanya’da çalışmalarını devam ettiren Pera Ensemble ve Eyüp Musıkisi Vakfı’nın yürütücülüğünü üstlendiği bir Avrupa Birliği projesinde çalışıyorum. Projenin teması “Tek Tanrı’ya Müzik”. Bu projede İstanbul’un dini müzik seslerini tek bir konser içinde duyurmayı amaçlıyoruz....Bu konser Nisan ayında Ayaİrini’de gerçekleşecek. Ardından Selanik’te bir, Almanya’da üç konserimiz olacak.

Globalleşen dünyada başarınızı artıracak motivasyon çalışmalarınız hakkında neler söylersiniz? Benim hem akademik hem de sanat hayatımda motivasyonumu arttıran en önemli olgu kendi alanımdan farklı alanlardaki müzikleri dinlemek, kitap okumak ve buna bağlı olarak da geleceği düşünerek projeler üretmektir.

İşinizdeki başarı ya da başarısızlıklarınızı nasıl karşılar ve hangi b planını uygularsınız? Başarılarımı da başarısızlıklarımı da sakin karşılarım ve özellikle çok sevdiğim özel insanlarla paylaşırım ama başarısız olmamak için de çok çalışırım. Çünkü yapmak istediklerim benim için hep bir ideal ve hedeftir. Benim için mesleğim bir iş değil, bir yaşam tarzı. Bu açıdan bir başarısızlık benim için meslekteki

değil, hayattaki başarısızlıktır. Bu sebeple çok çalışırım ve zaman sınırı diye bir düşüncem yoktur bu süreçte. Bugüne kadar B planı diye bir kavramı hiç düşünmedim... Gerçekleşen hayalleriniz ve bundan sonrası için düşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Kariyerim adına bütün hayallerimin akademik anlamda gerçekleştiğini düşünüyorum. Sanatsal anlamda en büyük hayalim hocam Erol Deran ile birlikte aynı sahnede bir konser vermek, O’nunla beraber çalmak, O’nun gibi bir icracı olmak. O’nun benim müzisyenliğimdeki katkısı gerçekten çok önemli ve kendisi şu an yaşayan en iyi Kanun sanatçısı... Ama genel anlamda hayallerin de sonu yok… Mesleğim yaşam tarzım olduğundan genelde hayal ve düşlerim hep bunun üzerine… Hep yeni ne yapabilirim diye düşünürüm ve bu da projeleri getirir.

Evde severek yaptığınız 3 şey nedir? Evde çok fazla vakit geçiremiyorum. Genelde vaktim konservatuarda ve seyahatlerde geçiyor. Bu sebeple evde olduğum zamanlar benim için dinlenme zamanları ve bu zamanlarda en severek yaptığım kitap okumak ve çok sevdiğim ailem ve arkadaşlarımla zaman geçirmek.....

En son okuduğunuz kitap için neler söylersiniz? İskender Pala Od….Yunus Emre….Tek kelimeyle harika bir kitap…Zaten kendisi de okumayı sevdiğim önemli yazarlardan…

Yaşam felsefenizi hangi cümleyle anlatırdınız? Çalışmak, çalışmak, çalışmak…….


İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi Mayıs 2008’de açılan bu müze, İstanbul’un en gözde, en güzel, en samimi yerlerinden biri olan Gülhane Park’ının içinde… Eski saray duvarlarının arasında 5 dakikalık bir yürüyüş yapıp, temiz havayı, yeşilliği ciğerinize doldurup müzenin tam önünde Arap-İslam coğrafyasının bilim tarihi açısından anlamı büyük olan yerküreyi ziyaret ediyorsunuz… Ve sonra tarihi binanın içine ilk adım atılıyor… Astronomi, coğrafya, gemicilik, zaman ölçümü, geometri, optik, tıp, kimya, mineraloji, fizik, teknik, mimari ve harp tekniği sahalarında sistematik bir düzenle sergilenen eserler göstermektedir ki Arapçanın evrensel bilim dili olduğu dönemlerde değişik yollardan Avrupa’ya getirilmiş, orada kabul bulmuştur. En güzeli de bilim tarihinde yapılan çalışmaların görülmesi, levhalarda açıklamalı olarak yazmasıdır. Özellikle dekorlar, yerleştirmeler o kadar güzel ki, her girdiğiniz bölüm ayrı bir hayranlık uyandırıyor, orası buram buram tarih kokuyor… Benim en çok ilgimi çeken bölüm tıp oldu… Tedavi hususunda yazılmış kalın kalın kitaplar, kullanılan aletler, çizilen açıklamalar… Müthiş bir ayrıntı olarak orada tabiplerin resimlerini dahi görebiliyorsunuz.

Peki, müzeye neden gitmeliyim? Tercüme edilen kitaplarda çoğu defa Müslüman bilim adamlarının isimleri ya hiç anılmamış ya da tercüme edenin ismi ile yayınlanmış, Müslüman bilim adamlarının keşifleri önemli ölçüde Avrupalılara atfedilmiş, Müslüman bilim adamlarının batı bilimine yaptıkları büyük katkı gizlenmiştir. Müslüman bilim adamları ise hiçbir din ve medeniyet ayrımı yapmadan kaynaklarını açıklamıştır. Bazı Avrupalı bilginler İslam bilimiyle meşgul olmaya ve onu takdir etmeye yönelmiştir. Halen çoğu insan asılsız ve yanlış tanımlamalar karşısında kendi kültür çevresini bilmiyor. Bu çevreyi tanımada büyük etken olan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Müslümanların evrensel bilim tarihi, Müslüman bilim adamlarının seçkin konumları hakkında sağlıklı bilgi sahibi olabiliriz… Başta Prof. Dr. Fuat Sezgin olmak üzere müzenin kurulmasına katkıda bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz…

Hazırlayan: Şeyda Erva Kılıç

Panorama 1453 İstanbul fethinin kapısını sonuna kadar açtım, panorama tarih müzesinde buldum kendimi. Hemen söylemek istediğim şu: ‘Burayı görmeyen büyük bir deryadan mahrum kalır’… Bu ummana ayak bastığınızda yavaş yavaş fethe yaklaşıyorsunuz… Öyle güzel sistem kurulmuş ki; herkese verilen kulaklık sayesinde aktarılan bilgileri rahatça dinleyebiliyorsunuz. Müze, tam bittiğini düşündüğünüz anda başlıyor. Asıl rüya birkaç basamak çıktığınızda karşınıza çıkıyor. İlk gökyüzünü gördüğünüzde inanamıyorsunuz tabi, yahu dışarıda yağmur yağıyordu, hava açtı mı acaba, diye düşündürüyor hatta… Ateş sesleri, at kişnemeleri, insan çığlıkları… Ve kesinlikle her şey o kadar gerçekçi ki; kendinizi fethin ortasında hissetmemeniz mümkün değil... Surların arasında Ayasofya görünüyor, bir tarafta Marmara denizi… Bir köşede de Peygamber

50

müjdesine ‘Konstantiyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.’ (HZ.Muhammed) hadis-i şerifine vakıf olan Fatih Sultan Mehmet atının üzerinde. Hiç ertelemeyin, bu panoramik müzeyi ziyarete gidin. Her şeyi bir kenara bırakın. Hatta küçük çocuklarınızı, tanıdıklarınızı, akrabalarınızı da alın. Eminim, ‘biz, bu zamana kadar niye gitmemişiz’ diyeceksiniz, ben dedim. Özellikle ‘FETİH 1453’ filmini sabırsızlıkla beklerken zamanınızı Panorama 1453 ile değerlendirin… Bu iki mükemmel tarihi gezide Boğazhisar Okullarının gezgin anneleriyle beraber olmak da ayrıca keyifliydi. Fatih Belediyesi Cankurtaran Tesislerinde yapılan muhteşem kahvaltıyı da es geçemeyeceğim… Özel Boğazhisar İlköğretim Okuluna teşekkürlerimi


YURT DIŞI EĞİTİM Türkiye’de yabancı dilde eğitim yapan iyi okullara girmek için SBS gibi bir sınav türünden yüksek bir puan almak gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ancak bu okulların yanında yabancı dilde eğitim ve öğretim yapan azınlık okulları ve yine IB veya AP programları olan okullar da bu yarış içerisinde yerlerini alıyorlar. SBS programına girmek istemeyen veliler ilk ve orta öğretimi yurtdışına göre programlanmış okulları tercih ediyorlar. Geçmişe baktığımızda ilk, orta, lise ve üniversite yılları bittikten sonra gençler vizyonunu genişletmek veya yurtdışından alınan sertifika ve diplomalarla iş yaşamında tercih sebebi olmak için yurtdışına giderdi. Onları meslek dallarında vizyon sahibi yapacak ve yabancı dillerini geliştirecek programları ise yurtdışı danışmanlık adı altında kurulmuş şirketler yönlendirirdi. Bugün pek çok yabancı dille eğitim ve öğretim yapan özel okullar kendi içlerinde yurtdışı danışmanlık birimlerini kurdular. OSS sınavına alternatif olarak yurtdışında bir üniversitede okumak isteyen gençlere yol gösteren yabancı dil danışmanlık şirketleri içerisinde yaptıkları çalışmalarla benim ilgimi çeken ELT’nin lise öğrencilerine yönelik uyguladığı bir program dikkatimi çekti. ELT’nin, Bolonya Antlaşması ile lisenin son 3 yılını yurtdışında okumak isteyen gençleri doğrudan Avrupa’ya yolladığını öğrendim. Bunun için ELT’den Banu Alptekin Yazman ile yaptığım görüşmeyi sizi bilgilendirmek amacıyla olduğu gibi aktarmak istedim. Yurtdışı eğitim hizmetleri veren bir kuruluşsunuz. Bildiğim kadarı ile Türkiye’de yabancı dille IB ve AP programlarına uygun eğitim alan Lise öğrencilerine üniversiteler için yönlendirme yapıyorsunuz. Yurtdışı eğitim danışmanlığımız Amerika ve İngiltere ile sınırlı değil, Canada, Avusturalya, Almanya, Avusturya, Polonya, Macaristan, Romanya, Ukrayna eğitim hizmeti verdiğimiz diğer ülkeler. Dil okulları, yaz okulları work and travel da faaliyetlerimiz arasında. On yıldır Türkiye’de farklı illerde hizmet veriyoruz. Avrupa üniversiteleri Türkiye’de üniversiteyi kazanmış olma şartı olmaksızın kapılarını tüm öğrencilere açıyor. İstediğim okulu veya istediğim bölümü kazanamadım diye düşünmelerine gerek yok. Avrupa üniversitelerinde Tıp, diş hekimliği, hukuk, mühendislik alanları gibi istedikleri herhangi bir bölümde Türkiye’deki ile yaklaşık aynı maliyetlere okuyabiliyorlar. Örneğin Avusturya ve Almanya’da üniversite ücretsiz. Geriye yalnızca yaşam masraflarını karşılamak kalıyor. Ayrıca dünyaca kabul gören bu üniversitelerin YÖK denkliği de mevcut.

içme, sosyal ve kültürel aktivitelerden oluşuyor. (Geziler, sanat ve spor aktiviteleri gibi.) Öğrenci kendi ülkesinden ayrıldığı andan ülkesine geri dönünceye kadar olan süre boyunca bir grup lideri gözetiminde programı tamamlıyor. Bu program sayesinde öğrenciler dünyanın farklı yerlerinden gelen öğrencilerle tanışıyor ve güzel arkadaşlıklar kuruyor. Dil öğrenmenin yanında bulunduğu ülkenin kültürünü de yakından tanıma fırsatı buluyor. Zaman zaman hem kendileri hem çocukları eğitime dahil olsun isteyen ailelerle karşılaşıyoruz. Bu durumda ailelerin çocuklarıyla birlikte katılabildikleri programlar da organize edebiliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri ile yapılan Bolonya antlaşması ile Lisenin son 3 yılını yurtdışında okuyan gençler Avrupa Birliği Üniversiteleri ve Türk Üniversitelerine doğrudan kayıt hakkı elde edecekler. Biz de bu bilgi doğrultusunda yurtdışına lise okumak üzere öğrenci göndereceğiz. Bu yeni bir çalışma ve ilk biz yapıyoruz. LYS ve YGS kaygısı olmayan lise gençliği müthiş bir nesil demektir. WAT (Work and Travel) nedir? Bu program Amerikan hükümetinin kontrolünde yapılan tüm dünyadan üniversiteli gençlerin 4 ay boyunca Amerika’da da yaşam deneyimi edinmelerini sağlayan bir kültürel değişim programıdır. Program kapsamında öğrenciler Amerika’da yasal olarak çalışabilirler ve yaşam masraflarını kendileri karşılayabilirler. Ayrıca program sonunda kendi kazançlarıyla Amerika’yı gezip tanıma fırsatını da bulabilecekler. Bu program öğrenciye müthiş bir özgüven kazandırıyor. Bir çok öğrenci kendi kazancıyla ayakta kalma, sorumluluk alma ve insiyatif kullanma becerilerini bu program sayesinde artırıyor. Ayrıca farklı ülkelerden öğrencilerle tanışıp hem sosyal yönlerini hem İngilizcelerini geliştirme fırsatı buluyorlar. Kısaca hayatta mutlaka en az bir kere yapılması gereken bir program.

Liseli gençler için ne gibi organizasyonlar var? Lise öğrencileri için yaz okul programları çok iyi bir alternatif. Her yaş grubu için uygun olan bu paket programlar öğrencinin alacağı dil eğitiminin yanında konaklama, yeme

ayferbayhan@hotmail.com www.ayferbayhan.com Göktürk Telefon: 0212 322 49 99 Akatlar Telefon: 0212 352 52 34 GSM: 0532 521 06 86


GÜZEL İŞLER FOTOĞRAFHANESİ MUSTAFA DENİZ SEVEN Cihangir’de tarih soluyan binaların arasından salla pati ilerliyoruz. Kasvetli siyah dokusuyla sağlam yapıların boy gösterdiği Sıraselviler’in daraşık trafiğinden ara sokağa geçerek kurtuluyor, yoldan birkaç kişiye Jones apartmanını soruyoruz. Bir fotoğraf sanatçısıyla biraraya gelmenin heyecanı ile dünün mimari dekorunu gururla taş yapısında yaşatan binanın 5. katına çıkıyoruz. Bizi içten tebessümüyle karşılayan Mustafa Seven ile koyu bir sohbete başlıyoruz. Sizi takip edenler sizi oldukça iyi tanıyorlar, yalnız bir de sizden dinleyelim, kimdir Mustafa Seven? 1974 Sivas doğumluyum. Fotoğrafa ilk olarak Zenith marka bir fotoğraf makinesiyle Ankara’da öğrencilik yıllarında tanıştım. Amatör olarak fotoğraf çekmeye başladım. Teknik bakımdan herhangi bir bilgiye sahip değildim. Kurs veya ona benzer bir eğitim almadım. Her şeyi kendi kendime kitaplardan, fotoğraf hakkında yazılmış çeşitli yazılardan ve fotoğraflara bakarak öğrendim. Çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? İlk olarak Ankara’da üniversite öğrencilerinin çıkarmış olduğu ve büyük illerde yer alan Çepeçevre adlı bir gazetede çalıştım. Gazetede hem fotoğraf çekiyor hem de karikatür çiziyordum. Daha sonra Hürriyet Dergi Grubu’nun o dönemlerde çıkarmış olduğu TOP POP adlı gençlik ve müzik dergisi için karikatürler çizmeye başladım. Yine aynı yıllar içinde, Günaydın Gazetesi’ne yaklaşık bir yıl boyunca hem karikatürler çizdim hem de fotoğraf çektim,haber yaptım. Sonra Sabah Dergi Grubu’nda foto muhabir olarak işe başladım. Ardından yine Hürriyet Dergi Grubu’nda fotoğrafçılık yaptıksan sonra Milliyet Gazetesi foto servisinde çalıştım. Son olarak şu an Akşam Gazetesi’ne fotoğraf editörlüğü yapmaktayım.

Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız? Hayal ve düşüncenizin yanında çekim tekniğinizi oluşturan etkenler neler oluyor? Belgesel ve haber fotoğrafı çekmeyi seviyorum. O anlamda fotoğrafçı olmaktan ziyade “foto muhabirliği” benim için daha önemli. Özellikle portre fotoğrafçılığı çok ilgimi çekiyor ve daha çok bu alanda çalışmalarımı sürdürüyorum. Fotoğraf her insanın tanık olamayacağı anları, estetik ve görsel unusurları da kullanarak sunmaktır. Dünyanın her yerinde bir sürü olay yaşanmaktadır ve tüm bunları yerinde ve anında görebilme şansımız olamayacağına göre ancak fotoğrafçılar sayesinde bunları görebilme şansımız artar. Çünkü bunlar günlük hayatımızda karşılaşılması zor olan, özel anlardır. Ben o anların fotoğraflarını çekerken belki tek göz olarak oradayım ama biliyorum ki benim arkamda milyonlarca insanın bakışları da orada. Dünyada ve Türkiye’deki diğer fotoğraf sanatçılarını ve fotoğraf hakkında yayınlanmış akademik yayınları takip ediyorum. Sergileri izlemeye çalışıyorum. Bunlar mutlaka ki çekim tekniklerime de katkıda bulunuyordur. 52


Hangi nesne ya da canlı kadrajınıza girince büyük heyecan yaşatıyor size? Herhangi bir kompozisyona, kurguya dahil olmayan, “an” içinde yakaladığım fotoğrafları çekerken daha fazla heyecan yaşıyorum. Çünkü asıl o zaman tam da oldukları halleri yansıtabiliyorsunuz. Diğer türlü bir danışıklı dövüşün olduğu durumlarda, direktiflerle yön vererek çektiğim fotoğrafları da severim ama benim için en değerli fotoğraflar tamamıyla doğal ve sıradan anların fotoğraflarıdır. Bugüne kadar hangi ünlüleri fotoğrafladınız? Bu size nasıl bir duygu yaşatıyor bizimle paylaşır mısınız? Sinemadan, tiyatroya; edebiyattan müziğe kadar alanında tanınan birçok ünlünün fotoğrafını çektim. Hülya Avşar, Kadir İnanır, Türkan Şoray, Mustafa Sandal, Tarkan, Deniz Akkaya, Rutkay Aziz, Teoman, Gazanfer Özcan, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ilk olarak aklıma gelenler… Elbetteki Türkiye’nin önde gelen isimleriyle yan yana gelip onların sıradan hallerine şahit omak ve o anları onlarla birlikte paylaşmak oldukça keyifli. İyi bir fotoğraf çekiminde olmazsa olmazlarınız nelerdir? Bu daha çok nasıl bir fotoğraf çektiğinize bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Eğer sokakta, gündelik hayatı çekiyorsanız aynı zamanda iyi bir gözlemci olmanız önemlidir. Doğru zamanda, doğru ışığı beklemeniz lazım. Çekilen her neyse: İnsan, mekan vs. en doğru anda onu fotoğraflamak gereklidir. Eğer stüdyoda çalışıyorsanız da modelin tamamıyla teslim olması, kamerayı unutmasını, iyi bir iletişim kurmayı sağlamanız gerekir. Geri kalan her şey teknik ayrıntılardır.

Bizimle unutamadığınız bir çekim anını paylaşır mısınız? 1999 yılında yaşanan İzmit depreminde Milliyet gazetesi için çok uzun süre çalıştım bölgede. Enkaz kaldırma faaliyetleri sırasında tamamen çökmüş bir binanın kalıntıları arasında bir kadın dikkatimi çekti ve ona doğru yaklaştığımda kadının gözyaşları içinde enkazı kaldırmaya çalıştığını gördüm. Yanına yaklaşıp sohbet etmek istedim ama kadın benim farkımda değildi bütün gücüyle moloz parçaları arasında birşeyler arıyordu. Yardım etmek istediğimi söyleyip kadınla sohbet etmeye başladım ve ne aradığını sordum. ‘’Depremde bütün ailemi kaybettim bir tek ben sağ kalabildim bu binadan ve şimdi onlardan bana kalan tek şey fotoğraflarımızı arıyorum. Anılara sarılmak avunmak için’’ dedi. Bunu hiçbir zaman unutamam sanırım... Takipçisi olduğunuz bir fotoğraf sanatçısı var mı Türkiye ve dünyadaki önemli belgesel fotoğrafçılarını takip ediyorum. Her ne kadar moda fotoğrafı çekmesem de mesleğim gereği elimden geldiğince onları da izlemeye ve çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyorum. Biliyorsunuz ki son zamanlarda fotoğrafa ilgi oldukça arttı ki, sizin fotoğraflarınızı gördükten sonra fotoğrafçılığa rağbet daha da artacaktır, siz bu konuda kendini geliştirmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler olacaktır? Bol bol fotoğraf çekmelerini, izlemelerini ve işinde iyi olan fotoğrafçıların neyi ne için yaptıklarını iyi ayırt edebilmelerini onları doğru okumalarını tavsiye ederim. Tabii en önemli şeylerden birisi de hayatın içinde olsunlar. İyi bir gözlemci olabilmeleri için gerekli şeylerden belki de en önemlisi budur. Kısacası olan bitene yani hayata duyarlı olsunlar.

MUSTAFA SEVEN FOTOĞRAFÇI atölye +90 212 2433191 gsm +90 532 6121139 Cihangir, Aslan Yataği Sk. Jones Apt 5/5 Beyoğlu www.gif-tr.com mustafadenizseven@gmail.com info@gif-tr.com

53


İstanbul Akvaryum yarıyıl tatiline hazır... Dünyanın en büyük tematik akvaryumu İstanbul Akvaryum, yarıyıl tatiline iki yeni canlı türüyle merhaba diyor. İstanbul Akvaryum, sadece Valencia’daki L’Oceanogràfic Akvaryumu’nda sergilenen 210 santimetre boya, 40 kilogram ağırlığa sahip olan Dolphinfish’leri ve 1,8 metre uzunluğundaki Barracuda’ları ana tankta sergiliyor. 16 tematik alanı ve Yağmur Ormanı, 1.500 farklı türde 15.000 canlısıyla dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum, yarıyıl tatiline bünyesine kattığı iki yeni üyeyle merhaba diyor. İstanbul Akvaryum, dünyada sadece Valencia akvaryumunda bulunan farklı bir cins olan yedi adet Dolphinfish’e ve dünyanın diğer ucundan gelen altı adet Barracuda’ya artık ev sahipliği yapıyor. Eğlence ve eğitimi bir arada yaşatan İstanbul Akvaryum, yeni katılan üyeleriyle yarıyıl tatilinde ziyaretçilerini bekliyor.

Soğuk Günlerin Sıcacık Dostu

Hottable VILLEROY & BOCH İLE SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL… Her tarza ve her yaşa hitap eden Villeroy&Boch, düşünülenin aksine sadece setli ürünleri ile değil, tekli ürünleriyle de kendinizi ve sevdiklerinizi şımartacağınız hediye alternatifleri sunuyor. Tüm dünyada koleksiyonerler tarafından takip edilen, el işlemesi porselen karikatür bibloları “Benedikt Ailesi” ürünlerinden, sınırlı sayıda üretilen “2012 New Wave Coffee Cup” koleksiyonuna, kültürel zenginliği ile ilham kaynağı “Semerkand” için tasarlanan koleksiyondan, kadeh ve el yapımı kristal şamdanlara kadar geniş ürün yelpazesi ile Villeroy & Boch, farklı ürünleri sizinle buluşturuyor. Sevgililer Günü’nde unutulmaz, anlamlı ve de prestijli hediyeler vermek istiyorsanız, Villeroy & Boch Sofra mağazalarına (Kanyon 0212 353 04 88 - 89, Caddebostan 0216 385 00 39) uğramayı unutmayın!

www.villeroy-boch.com www.intema.com.tr 54

Hottable ısıtma masaları, zarif tasarımı, etrafına yaydığı sıcaklığı ve loş ışığıyla açık mekanların vazgeçilmezi olacak! Yüzyıllardır Nepal’ de uygulanan ve masaların alttan kömürle ısıtılmasından yola çıkarak tasarlanan Hottable ısıtma masaları, dekorasyona bambaşka bir boyut getiriyor. Hottable, ısınmaya ihtiyaç duyulan dış mekanlarda hem masa olması, hem de ısıtma özelliğiyle dekorasyon tutkunlarının gözdesi olacak… Akıllı Güç Hottable’ın dış hava sıcaklığına bağlı otomatik güç regülasyonu bulunuyor. Benzer ürünlere göre %50 daha güçlü ve %50 daha tasarruflu olması en avantajlı yanı! Kızıl Ötesi ısıtması sayesinde, sıfır derecede bile iki metreye kadar ısıtabilme yeteneğine sahip. 360 derece ısıtma Hottable her konumda masa etrafına yüksek teknolojisi sayesinde ısıyı dağıtıyor. Böylece masa etrafında oturanlar her zaman sıcaklığı hissedebiliyor. Hottable otomatik güç regülasyonu sayesinde de -30 ve +20 derecede ısı yoğunluğunu kontrol edebiliyor. Hottable açık hava mekanlarının, bahçelerin ve balkonların vazgeçilmezi olacak!

www.hottable.com.tr


Gj`b`pXki`jk;i%I%JXYi`PLI;8BLC 89;ùùG<Bxù:;%@ú@C8GK%EF%,B%(;%(Eùú8EK8ú@SùJK8E9LC')())(0'+/0')())0-',('',*)-((.*0. jpli[Xblc7gj`b`pXki`%Zfdnnn%gj`b`pXki`%Zfd

Kafanıza Takmayın 20 yıllık psikiyatri hayatımda bu sözü kimseye söylemedim. Çünkü takıntının özelliği kişi ne kadar gayret gösterirse göstersin kafasına daha çok takılması ve onun aklından gitmemesidir. Bu nedenle takıntıyı önlemenin temel yolu aklımızı başka konularla meşgul etmektir. Takıntılar çok çeşitli şekillerde olabildiği gibi, şiddeti de hafiften çoğa doğru değişmektedir. Nazar değmesin diye duvara vurmaktan, çizgilere basmamaya gayret etmeye kadar hafif hafif hayatımızı yokladığı gibi elimde olmadan kendimi atarmıyım diye balkona çıkmamaya, istemeden çocuğuma zarar verirmiyim diye evde ki bıçakları saklamaya kadar varabilmektedir. Ülkemizde gördüğümüz en yaygın şekli ise kirlenme takıntıları nedeniyle el yıkamadır. Elleri parçalanana kadar ellerini yıkamakta, yara olmasın diye sürdüğü kremlerden elleri hayalet gibi bembeyaz gezmektedir. Hastalık takıntıları nedeniyle doktor doktor gezmeye, başkalarına konan hastalık tanılarını kendinde aramaya başlamaktadır. Takıntılar küçük yaştan itibaren hafif düzeyde kişiyi yoklamakta ama kimi zaman birdenbire alevlenerek tüm yaşamını alt üst edebilmektedir. Çocuğunu merak ettiği için günde on kez aramakta, kıskançlık takıntıları nedeniyle eşine hayatı zindan edebilmekte bu arada da kendi yaşamı da tüm bunlar nedeniyle kabusa dönebilmektedir. Gece gündüz bu

takıntılarla uğraşmakta, iş yapamamakta, herhangi bir konuya odaklanamamakta, televizyon seyrederken, gazete okurken kendini bu konuyu düşünürken bulabilmektedir. Küçükken babam erkek arkadaşımı öğrendi ve bana kızdı ben bunu babama nasıl yaparım diye düşünen 40 lı yaşlarda ki bir bayan hastam gece gündüz bu takıntısı nedeniyle babasını günde 20 kere arayıp ona üzüldüğünü söyleyip telefonu kapamakta, babası aradan seneler geçtiğini çoktan unuttuğunu söylese de içi ikna olmayıp sürekli aramaya devam etmektedir. Bu şekilde teyid ettirme isteği tüm takıntılarda az yada çok yer almakta aynı soruyu defalarca sorup karşısında ki kişileri bunaltabilmekte, söylenenlerden ikna olmamaktadır. Bu durum dinsel takıntılarda çok daha fazla olmakta, kişi yaptığı davranışlarla günaha girmekten korktuğu için ya ibadet sayısını çok arttırmakta yada sürekli olarak çevresinde kilere böyle yaptım günah olur mu, şunu söylesem günah mıdır şeklinde danışabilmektedir. Sonuçta takıntılar tedavi edilmediğinde kişinin hayatını zorlaştıran hastalıkların başında gelmektedir. Hatta hatta ruh kanseri olarak nitelendirenler olduğu gibi bu hastalık başıma gelmeseydi de ne hastalık olsa razıydım diye düşünen hastalar çıkabilmektedir. Bu nedenle tedavide sadece ilaç kullanmak yeterli olmamakta, terapi ile kişinin

başa çıkabilme becerilerini sağlamasına yardımcı olunduğu gibi, hastalığın düzeldikten sonra da tekrarlamasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Takıntıların çocukluk yaşlarında da olan tiplerinde çocuktur geçer düşüncesi kimi zaman doğru olabildiği gibi kimi zamanda aşırı miktarda artıp okul başarısını düşürebilmektedir. Ailelerin bu durumda çocukları ile ilgili yardım alması da sonra ki senelerde takıntıların artıp yaşamını zorlaştırmasını engelleyecektir.


,FNFSBMU ,BIWBMUWF#BSCFLÍ

Güne hafta içi serpme , hafta sonu açık büfe kahvaltı ile başlıyoruz. İlerleyen saatlerde 3 saat öncesinden sipariş vererek dana tranşla hazırlanacak olan Ürgüp Testi kebabı, Barbeküde Köfte, Kaşarlı Köfte, Manisa Kebabı, Kanat Piliç, Pirzola, Et Sote Piliç Sote ile devam ediyoruz.

Testi kebabını sipariş üzerine evlere de servis yapıyoruz.

Kemerburgaz kahve dünyası karşısı Tel: 0212 360 13 35 - 507 787 44 33


YENİYIL FIRSATLARI… Bu yıl benim yılım olacak… Ders notlarım bu yıl daha yüksek olacak… Bu yaz fit bir vücuda sahip olacağım… Bu yıl kesin…sınavını kazanacağım, geçen sene bırakmak istedim ama olmadı bu sene sigarayı kesin bırakıyorum… Bir çoğumuz yeni bir yılın coşku ve umudu ile varsa zararlı alışkanlıklarımızdan kurtulmak veya bizi mutlu edeceğini düşündüğümüz yeni davranışları hayatımıza katma kararı aldık. Ve yine birçoğumuz bu kararları uygulamak istediğimiz halde vazgeçtik. Yapmak istediğimiz, umutlu olduğumuz halde yapamadığımız bu davranışların suçlusu kimdi? Cevabınızı duyar gibi oluyorum, suçlu bilinçaltım diyoruz hep bir ağızdan. Bu yıllarda ne kadar çok kullanıyoruz bu sözcüğü öyle değil mi? Aslında haksız da değiliz, zararlı olduğunu bildiğimiz halde bırakamadığımız veya hayatımıza eklemek istedi��imiz ama ekleyemediğimiz birçok davranışın kökeninde bilinçaltımız var. Ama bilinçaltımız bizden farklı, beynimizin karanlık ve gizli bölümlerinden oluşan bir tanım değildir. Bizim yaşantılarımız ve deneyimlerimiz sonucunda bilincimizin kabul etmediği iyi veya kötü ayırt etmeksizin sakladığını düşündüğümüz bir sanal bellektir. Bilinçaltımızın özelliklerini ve etkililerini madde madde saymaya kalkarsak sayfalar bize yetmeyebilir. Ama artık ucundan bir ışık tutayım diyorsak bu işe kendi başımıza değil, konusunda eğitimli kişilerden destek alarak başlayabilirsiniz. Öğrencilerimizin yarıyıl tatili başlıyor. Bu hem bizim için hem onlar için mükemmel bir fırsat olabilir. İstediğimiz halde yapamadığımız her ne varsa ucundan tutalım birlikte…

yana gelmesiyle bile sınav oluşturulabilecek bir ülkedeyiz, yani sınavlar ülkesindeyiz. Kendimizi sürekli bir sınava hazırlarken yakalıyoruz. Tatiller sınav hazırlık dönemlerinin kilit noktalarıdır. Henüz geç kalınmış bir dönemde değiliz. Kişisel eğitimimize, Sınav-Okul başarı destek programlarına ve dinlenmeyi birlikte yapabileceğimiz bir zaman aralığındayız.. Tatilde de dinlenmeyelim mi diye soran sevgili danışanlarıma, elbette dinlenelim ama başarısızlıkların gölgesinde değil, başarılarımızın güneşinde dinlenelim. Sizler için ara tatil döneminde Kişisel gelişim ve bilinçaltı birebir eğitimi, Başarısızlık nedenleri ve başarıyı artırma telkinleri eğitimi, Geleceğimizi yönlendirebilecek sınavlara nasıl hazırlanmalıyım? Şu an neredeyim ve nasıl ilerlemeliyim eğitimi, Okul derslerine ve sınava hazırlık birebir destek eğitimleri Sonuç olarak eğitim ile ilgili her konuda yanınızda olmaya devam ediyoruz…

ARA TATİL BAŞLIYOR… Bir veli olsaydım öğrencim için tatilde neler yapabilirim diye araştırma yapmak istedim. İnternet arama motoruna ‘Öğrenciler için yarıyıl tatil fırsatları’ şeklinde giriş yaptım. Bulduğum sonuçları sizlerle paylaşmak isterim: ‘Tatile avantajlı çıkın…Erken rezervasyon …Ucuz tatil…vb…Anlaşılacağı üzere benim öğrencim için tatil fırsatı olarak düşündüğüm tek şey seyahat ve eğlence. Sınavlar ve okul sonrası tatil demek, dinlenme ama sürekli dinlenme anlamına gelmiyor. Tatil, bir dönem yapmak istediğimiz ama zaman sorunu yüzünden ertelediğimiz sosyal aktiviteleri hayata geçirmek, gelecek döneme yönelik hazırlıklar yapmak, okul başarısı düşük olanlarımız için, sebeplerinin araştırılması ve çözüm üretilmesi için faydalı bir süreç anlamına da gelmelidir. Daha önce de yazılarımda bahsettiğim gibi herhangi üç harfin yan

Ali Şarkışla Yaşam&Eğitim Koçu &Matematik Öğretmeni Danışma İçin: 0532 468 77 94

Bu Ayın Sorusu

Geçen ayın cevabı:

Bu arada sorduğum zeka soruları sizi biraz olsun rutin hayatınızdan çıkarıp,beynimize egzersiz yaptırmak amaçlıdır. Elbette internet aracılığıyla çok daha hızlı bulabilirsiniz ama önemli olan cevabı hızlı bulmak değil ,düşünmektir.Bu konuda beni arayıp soru soran yol göstermemi isteyen soru çözümleri için zaman harcayan bütün okurlara kocaman bir alkış gönderiyorum. 57


HANDE AKALIN Kimdir? Ä°stanbul doÄ&#x;umlu olan Hande AkalÄąn, Dokuz EylĂźl Ă&#x153;niversitesi Ä°Ä°B FakĂźltesinden mezun oldu. Kßçßk yaĹ&#x;lardan beri iç içe olduÄ&#x;u renkleri hiç bÄąrakmadÄą, çeĹ&#x;itli atĂślyelerde resim çalÄąĹ&#x;malarÄąna devam etti. Paris Devlet GĂźzel Sanatlar Akademisi ve Art de Vivre de desen, yaÄ&#x;lÄą boya, peyzaj ve renk eÄ&#x;itimleri aldÄą.  t"SU%F7JWSF#VÂ&#x2018;T-FT#BSPOOÂ&#x2018;FT Provance/ FRANSA Prof.MurÄąel Harlaut Renk ve Peyzaj EÄ&#x;itimi  t&DPMF/BUÂ&#x2018;POBMF4VQFSÂ&#x2018;FVSF%FT#FBVY"SUT Paris/FRANSA (Paris Devlet GĂźzel Sanatlar Akademisi) Prof.Jean-Marc Thommen Desen AtĂślyesi  t&DPMF/BUÂ&#x2018;POBMF4VQFSÂ&#x2018;FVSF%FT#FBVY"SUT Paris/FRANSA (Paris Devlet GĂźzel Sanatlar Akademisi) Prof.FabÄąenne Oudart Peinture AtĂślyesi Prof.MÄącha Laury Desen AtĂślyesi Resim çalÄąĹ&#x;malarÄą sÄąrasÄąnda ortaya koyduklarÄą; yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;Äą bir hĂźznĂźn, sevincin ya da coĹ&#x;kunun duygusal karĹ&#x;ÄąlÄąÄ&#x;ÄądÄąr. SanatÄąn her dalÄąnÄąn; evrensel dili nedeni ile dĂźnyayÄą mutlak barÄąĹ&#x;la tanÄąĹ&#x;tÄąracak en bĂźyĂźk gßç olduÄ&#x;una inanmaktadÄąr. Halen çalÄąĹ&#x;malarÄąna kendi atĂślyesinde devam etmektedir. Son çalÄąĹ&#x;masÄą â&#x20AC;&#x153;Nar-Äą Hamamâ&#x20AC;? konseptidir.â&#x20AC;?


SERGÄ°LER tÉ&#x2014;UBMZBO,Ă MUĂ S.FSLF[JÉ&#x2014;;.É&#x2014;3 t(Ă NĂ Ę°1BMFU4BOBU.FSLF[JÉ&#x2014;;.É&#x2014;3 tÉ&#x2014;UBMZBO,Ă MUĂ S.FSLF[JÉ&#x2014;;.É&#x2014;3 t#FZLFOU,PMFKJ&%É&#x2014;3/& tÉ&#x2014;UBMZBO,Ă MUĂ S.FSLF[JÉ&#x2014;;.É&#x2014;3 t%FWMFU3FTJN)FZLFM.Ă [FTJÉ&#x2014;;.É&#x2014;3 t"'"$ (AssocÄąatÄąon Feminine Artistique &Culturelle) TĂźrk - FransÄąz KadÄąn SanatçĹlar Sergisi Moulins - FRANSA t'FTUJWBM&TUJWBM%V4DSJCF Cosmopolite 2010 &YQPTJUJPO"SUJTUFT%V.POEF Paris / FRANSA t&M(PVOB3FE4FB$MVC.FE&(:15 t3JYPT1SFNJVNo#0%36. t3JYPT0UFM,0/:"

â&#x20AC;&#x153;NAR-I HAMAMâ&#x20AC;? RESÄ°M SERGÄ°SÄ° GĂ&#x2013;KTĂ&#x153;RK GĂ&#x2013;KMAHAL Ă&#x2021;ARĹ&#x17E;ISIâ&#x20AC;&#x2122;NDA Hande AkalÄąnâ&#x20AC;&#x2122;Äąn hazÄąrlamÄąĹ&#x; olduÄ&#x;u â&#x20AC;&#x2DC;â&#x20AC;&#x2122;Nar-Äą Hamamâ&#x20AC;&#x2122;â&#x20AC;&#x2122; resim sergisi sanatseverlerle buluĹ&#x;uyor. Bir çok inanÄąĹ&#x;a gĂśre bereketi ve çoÄ&#x;almayÄą temsil eden â&#x20AC;&#x2DC;â&#x20AC;&#x2122;narâ&#x20AC;&#x2122;â&#x20AC;&#x2122;Äą çalÄąĹ&#x;malarÄąna taĹ&#x;Äąyan Hande AkalÄąn bu koleksiyonunun kaç toblodan oluĹ&#x;acaÄ&#x;Äą konusunda net bir Ĺ&#x;ey sĂśylemiyor. Bu konseptte bir serinin daha Ăśnceden hazÄąrlanmamÄąĹ&#x; olmasÄą ise â&#x20AC;&#x2DC;â&#x20AC;&#x2122;Nar-Äą Hamamâ&#x20AC;&#x2122;â&#x20AC;&#x2122;a ayrÄąca bir deÄ&#x;er katÄąyor. SanatçĹyÄą TĂźrk sanatseverlerle buluĹ&#x;turan Jack Collectionsâ&#x20AC;&#x2122;un kurucusu ve kĂźratĂśrĂź Derya Ceylan da sanatçĹnÄąn eserlerinin gĂśrdĂźÄ&#x;Ăź ilgiden dolayÄą uzun soluklu olacaÄ&#x;ÄąnÄą belirtiyor. Anadoluâ&#x20AC;&#x2122;nun on bin yÄąllÄąk tarihinde ve farklÄą uygarlÄąklarÄąn

yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;Äą

geniĹ&#x;

coÄ&#x;rafyasÄąnda

TĂźrklerâ&#x20AC;&#x2122;in bin yÄąllÄąk sanat geçmiĹ&#x;ini ve islam sanatÄąnÄą nar, çini, hamam gibi objelere yansÄątarak tarihe ÄąĹ&#x;Äąk olan koleksiyonu kaçĹrmayÄąn deriz.


KÜLTÜR SANAT m

Canan Dağdelen’in “Uzamsal bellek / Spatial memory” adlı sergisi Amerikan Hastanesi “Operation Room”da

Planeur’un ilk albümü “GELECEK” Avea ile piyasaya çıktı Türkiye’nin en genç ve en dinamik operatörü Avea, sanata verdiği desteğe bir yenisini daha ekledi. Türk rock müziğine yeni bir soluk getiren “Planeur”ün; “Gelecek’’ isimli ilk albümü Avea’nın katkılarıyla ve Avea-Avrupa Müzik işbirliğiyle müzikseverlerle buluştu. Vokalist/söz yazarı Serkan Modalı ile uzun yıllar Avrupa’da kariyerini sürdüren jazz/rock gitar virtüözü Onur Ataman tarafından Hollanda’da kurulan Planeur, ülkedeki en dikkat çeken Türk grubu olma özelilği taşıyor. Toplam 10 şarkının yer aldığı albümde; söz, müzik ve düzenlemelerin tamamı ise Onur Ataman ve Serkan Modalı’ya ait. Rotterdam’daki Excess stüdyosunda “kayıt mühendislerinin hocası” olarak tabir edilen Hans Pieters ile birlikte oluşturulan ilk albümde Ataman’a, Gorefest ve Ayeron gibi rock gruplarından tanıdığımız Hollanda’nın ünlü rock davulcusu Ed Warby eşlik etti.

KAOTİK İZLER 6-28 Ocak 2012 tarihleri arasında Denizhan Özer küratörlüğünde gerçekleşecek olan sergide sanatçılar gündelik hayatın renkli ama bir o kadarda kaotik yanını resim, heykel ve rölyefleriyle irdeliyor. Günümüz insanının yaşantısına dikkatlice baktığımızda kendi doğal gerçeğinden uzaklaşarak kendine bağlı kurgusal bir gerçek yarattığını görürüz. Her ne kadar bu gerçek renkli, hızlı, sayısal bir düzen içinde bizlere sempatik ve hoş görünse de aslında yaratılan tüketim kültürüne dayalı bir kaostur. Estetik kaygılardan daha ziyade yaşadığımız zaman dilimini sorgulamaya çalışan sergi 28 Ocak 2012’ye kadar MERKUR’de görülebilir. MERKUR Mim Kemal Öke Cad. Erenler Apt. No:12 D:2 Nişantaşı T: 0212 225 37 37 F:0212 231 55 07 galeri@galerimerkur.com www.galerimerkur.com

Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”, 8 Şubat 2012 – 25 Mart 2012 tarihleri arasında, Canan Dağdelen’in “Uzamsal bellek / Spatial memory“ adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının, uzamsal belleğinin izini, mimari üzerinden sürerek yerleşik düzen kavramına yeni açılımlar getirdiği sergisi, pazar günleri hariç 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilecek.


TEN KOKUSU / ERCAN AKBAY Ten Kokusu, feromonların gizem dolu dünyasına yapılan olağandışı bir yolculuk esnasında yaşanan tutku dolu aşkın öyküsünü karanlık suç serüvenleriyle harmanlayarak anlatan bir roman… Yazar Ercan Akbay, bilim dünyasında adına VNO (Vomeronasal Organ) denen ilginç bir duyu organının bazı insanlarda halen etkin biçimde kullanıldığını savunduğu ‘Ten Kokusu’ adlı yeni romanında bizlere; terde, tükürükte, menide, vajina salgısında ve kanımızda bulunabilen ve genetik şifremizi içeren ‘iletilebilir’ vücut salgılarının —feromonların— mantıkdışı esaretler yaratan vazgeçilemez aşkların ‘gerçek’ nedeni olduğunu kanıtlıyor. Cayır cayır yakan bir tuzruhu damlası gibi...

TÜRKİYE’DE İLETİŞİMİN EL KİTABI 1: “VAZGEÇMEK ÖZGÜRLÜKTÜR” İletişim danışmanı Ali Saydam’ın “Vazgeçmek Özgürlüktür” isimli üçüncü kitabı, Remzi Kitabevi’nden yayınlanarak raflardaki yerini aldı. Saydam’ın 2005 yılındaRota Yayınlarından “Algılama Yönetimi” ve 2010 yılındaRemzi Kitabevi’nden “Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?” adlı kitapları yayımlanmıştı. Saydam, yeni kitabında “gerçekliğimizin ‘değer’ine yakışan algılamayı nasıl oluştururuz?”, “Kendimizi farklılaştırarak ön plana çıkaracak “değer”ler nelerdir?”, “Yönetici mi yoksa lider mi olmak gerekir?”, “İnsan ‘kaynak’ mıdır, ‘kıymet’ midir?”, “Marka ruhunun altını çizmek için nelerden vazgeçmeliyiz?”, “Kriz iletişiminde bireysel sezgi, deneyim,hız ve becerinin rolü nedir?”, “İtibar, özellikle zor günlerde insanları da kurumları da nasıl korur?” gibi bir dizi sorunun cevabını arıyor.

Sadece bayanlara özel hizmet veriyoruz. Kendinizi Bianca’da yenileyin. HİZMETLERİMİZ Cilt Bakımı 100.-tl Protez Tırnak 150.-tl İpek Kirpik 100.-tl Manikür 15.-tl Pedikür 25.-tl Ağda Paket Fiyat 60.-tl Kaş Dizayn 10.-tl Parafin Bakım el 20.-tl Parafin Bakım Ayak 30.-tl Makyaj Günlük 35-tl Makyaj Gelin 150.-tl Kalıcı Makyaj (Fiyat Sorunuz)

Z Z Z  E L D Q F D J X ] H O O L N P H U N H ] L  F R P

Ghujl#lodqă|od#jhohq# misafirlerimize surwh}#wăuqdn/#flow# ednăpă/#lshn#nlusln# ląohpohulqgh# qdnlw#øghphohulqgh#(#8r# lqglulp1#


%ษช/:)7%2%8 0HFQXQยฑGDQ/H\ODยฑ\D.HUHPยฑGHQ$VOร‘ยฑ\DLQVDQRรณOXQXQ\DรถDPร‘NDYXรถDPD\DQDรถN KLND\HOHUL LOH GROXGXU 0HFQXQ /H\ODยฑ\D .HUHP $VOร‘ยฑ\D NDYXรถVD\Gร‘ EHONL GH E|\OH DรถN KLND\HOHULQGHQ PDKUXP RODFDNWร‘N .DUDNRoยฑGDQ 0RQD 5R]Dยฑ\ร‘ 0LPDU 6LQDQยฑGDQDรถNDFร‘Vร‘Qร‘QDVร‘OVDQDWOD\HQPH\HoDOร‘รถWร‘รณร‘Qร‘J|UHPH\HFHNWLN *L]HPOLรถDLU6H]DL.DUDNRoWDUDIร‘QGDQNDOHPHDOร‘QDQ<ย]\ร‘Oร‘Q$รถNรตLLUL0RQD 5R]DยฑQร‘Qg\NยVยhQLYHUVLWH\ร‘OODUร‘QDGD\DQร‘U.DUDNRoNDOHPHDOGร‘รณร‘รถLLUOHULQL JL]OLJL]OLDรถNร‘0XD]]H]LQFHELQHNR\DUDPDKLoELUNDUรถร‘Oร‘NEXODPD]6H]DL .DUDNRoยฑXQ0RQD5R]DDรถNรถLLULLVH\D\ร‘QODQPDGร‘รณร‘KDOGHHOGHQHOHGRODรถDUDN DGHWD\D\ร‘QODQPDPร‘รถHQJย]HODรถNรถLLUOHULDUDVร‘QD]LUYH\HRWXUXU <DรณPXUODUGDQVRQUDEย\ยUPยรถEDรถDN 0H\YDODUVDEร‘UODROJXQODรถร‘UPร‘รถ %LUJยQJ|]OHULPLQWDLoLQHEDN $QODUVร‘Q|OยOHUQLoLQ\DรถDUPร‘รถ <DรณPXUODUGDQVRQUDEย\ยUPยรถEDรถDN 6H]DLNDUDNRoยฑXQJL]HPOLDรถNร‘ 0XD]]H]$NND\DยฑQร‘QRNXOGDSLQJ SRQJรถDPSL\RQXROPDVร‘YH\D]Gร‘รณร‘ ELUรถLLULQGHEXQXGLOHJHW LUPHVLNDUรถร‘Oร‘NVร‘]DรถNร‘QรถLLUH \DQVร‘PDVร‘Qร‘QHQJย]HO|UQHNOHULQ GHQELULQLYHULU ยฎ+D6H]DLKDSLQJSRQJPDVDVร‘

0LPDU6LQDQLOH+ยUUHP6XOWDQร‘QNร‘]ร‘PLKULPDK6XOWDQร‘QDรถNร‘LOHLOJLOLRODUDN GLOOHUGHQGLOOHUHGRODรถDQDรถNKLND\HVLQLQVDQDWDQDVร‘O\DQVร‘Gร‘รณร‘Qร‘JHOLQELU OLNWHRNX\DOร‘P

62


+j2)ษชZI%= .DQXQL6XOWDQ6ยOH\PDQยฑร‘Q+ยUUHP6XOWDQยฑGDQRODQ Nร‘]ร‘ 0LKULPDK 6XOWDQ RQ \HGLVLQH EDVWร‘รณร‘QGD LNL NLรถL RQXQOD HYOHQPHN LVWHU .ร‘]OD HYOHQPHN LVWH\HQOHULQELUL'L\DUEDNร‘U9DOLVL5ยVWHP3DรถD GLรณHUL\VH0LPDU6LQDQยฑGร‘U 3DGLรถDKNร‘]ร‘Qร‘5ยVWHP3DรถDยฑ\DYHULU .RFD6LQDQHYOLGLUHOOLVLQGHGLUYHGH0LKULPDK 6XOWDQยฑD GHOLOHU JLEL Dรถร‘NWร‘U *HUoL VHYGLรณLQH NDYXรถDPDPร‘รถWร‘UDPDDรถNร‘Qร‘RODQFDJย]HOOLรณL\OH VDQDWร‘QD\DQVร‘WPร‘รถWร‘U hVNยGDUยฑD 6DUD\ยฑร‘Q LVWHรณL\OH HOEHW  \ร‘Oร‘QGD0LKULPDK6XOWDQ&DPLLยฑQLQWHPHOLQLDWDU YH ยฑGH ELWLULU &DPL\L \DSDUNHQ HVHULQH VDQNLยฎHWHNOHUL\HUOHULVยSยUHQELUNDGร‘Qร‘QยฏGร‘รถ oL]JLOHULQLYHULU 'HUNHQ LON NH] SDGLรถDK IHUPDQร‘ ROPDNVร‘]ร‘Q (GLUQHNDSร‘ยฑGD SHN NLPVHOHULQ XรณUDPDGร‘รณร‘ ร‘VVร‘] DPD รดVWDQEXOยฑXQ HQ \ยNVHN WHSHOHULQGHQ ELULQH LNLQFLELUHVHU\DSPD\DNR\XOXU0LKULPDK6XOWDQยฑD &DPL NยoยFยNWยU 0LQDUHVL RWX] VHNL] PHWUHGLU ELUDGHWLQFHFLNNXEEHVLย]HULQGH\VHSHQFHUH FDPLLQ Lo Jย]HOLรณLQL D\Gร‘QODWร‘U รดoHUGHNL VDUNร‘WODU YH PLQDUH NHQDUODUร‘QGDNL LรถOHPHOHU 0LKULPDK6XOWDQยฑร‘QVDoODUร‘Qร‘KDWร‘UODWร‘ULQVDQD รดรถWHDรถNDDGDQPร‘รถLNLHVHU (GLUQHNDSร‘ YH hVNยGDUยฑGDNL FDPLOHUL D\Qร‘ DQGD J|UHELOHFHรณLQL]ELU\HUGHGXUXQ9H0DUWยฑWD \DQL JHFH\OH JยQGย]ยQ HรถLW ROGXรณX JยQGH VH\UHGLQ 8QXWPDGDQ  0DUW 0LKULPDK 6XOWDQยฑร‘QGRรณXPJยQยGยU  (GLUQHNDSร‘FDPLLQLQWHN PLQDUHVLDUGร‘QGDQWHSVLJLEL Nร‘SNร‘UPร‘]ร‘ JยQHรถ EDWDUNHQ hVNยGDUยฑGDNL FDPLLQLQ DUGร‘QGDQ D\ GRรณDU 0LKUย 0DK HรถLWWLU *ยQHรถ YH $\ %X QDVร‘O DNร‘OODUD ]L\DQ ELU KHVDSODPDGร‘U QDVร‘O ELU Jย]HOOLNDQOD\ร‘รถร‘Gร‘U


t s i d in

H

Hindistan denilince aklıma rengarenk kıyafetler, meşhur romantik Bollywood filmleri ve büyüleyici bir dünya geliyor. Bilindiği gibi Hindistan dünyanın en büyük ikinci nüfusuna sahip. Ayrıca 5 büyük din bu ülkede birleşiyor. 27 resmî dili olup bunlar içerisinde de 500 ayrı lehçe konuşuluyor. Bir ülkede bu kadar çok fark ve çeşitliliğin bulunması içim de büyük bir merak uyandırdı. Bu ülkenin topluluğu bu farklarla nasıl baş ediyor sorusuyla ve içimde büyüyen hevesle Hindistan macerasına başladım. Küçüklüğüm hind filmlerini izlemek ile geçti. Yıllardır arkadaşlarımla kurduğum hayalim Hindistan’a gitmek, Saari (meşhur hind elbisesi) giymek, kollarımıza Choorialari (hind takısı) takıp yağmurun altında dans etmekti. Ve nihayet hayaller gerçeğe dönüştü. 26 kişiyle Hindistan maceramıza başladık, bu macerayı Mumbai, New Delhi ve Agra süsledi! İlk durağımız New Delhi’ydi, daha sonra tren ile Mumbai’ye geçtik. Hindistan’a giden herkese bu tren yolculuğunu tavsiye ediyorum. Bence eşi benzeri olmayan bir yolculuk bu. Her ne kadar Mumbai ile Delhi arasındaki en lüks tren olsa bile, bizim standartlarımıza göre normal denilebilirdi. Bu yolculuk Hind halkıyla tanışmak için çok güzel bir fırsat oldu. Çoğu hindli ingilizce bildiği için bu tren yolculuğunda hoş insanlarla tanışıp onların nasıl yaşadıklarını öğrenebildim. Ayrıca trendeki servis de süperdi! Üç öğün yemek veriyorlar, hem de tatlısıyla beraber çay, kahve keyfinden de bizi mahrum etmiyorlar. Mumbay bizi tam bir hind yağmuruyla karşıladı. Ben yağmurları abartıyorlar diye düşünüyordum, ama inanın hiç de abartmıyorlar. En fazla 20 dakika yağmur yağıyor fakat o kadar çok yağıyor ki trafik duruyor ve yollar 10-15 cm su ile doluyor. Mumbay’da görülmesini tavsiye edebileceğim yerlerden bir tanesi de National Park. Manzarası ve doğası büyüleyici olup, havası o kadar temiz ki, insan doyamıyor. Orada Hind’li bir anne, rengarenk giyinmiş 4 çocuğuyla bana poz verdiler. Şu an benden kilometrelerce uzak olan bir ailenin tablosu benim odamda asılı. Kim olduklarını bilmesem bile, her o tabloya baktığımda bir anlık bile olsa, tekrar Hindistan’da, o ailenin yanında oluyorum.


n a st İkinci haftam New Delhi ve Agra’da geçti. İlk olarak tren ile New Delhi’ye döndük. Mumbay denize yakın olması sebebiyle, yeşillikti, fakat Delhi de bir o kadar tozlu. Bana gore Mumbay ile Delhi tamamen farklı. Mumbay’da fakirlik ve yoksulluk daha az belli oluyordu ve zengin turistlerle karşılaşmak normalleşmişti. New Delhi’de ise yoksulluk heryerde ve herzaman gözler önündeydi. Buna alışmak benim için zor oldu, hatta grup içerisinde zaman zaman dayanamayıp hüngür hüngür ağlayanlar oluyordu. Her ne kadar yoksulluk olsa da Delhi’deki insanlar Mumbay’dakilerden daha cana yakın ve samimiydiler. Main Bazaar’da dolaşırken dükkanlarının önünde duranlar selamlarını eksik etmiyorlar... Delhi’den sonra Agra’ya gittik, nihayet Taj Mahal ile buluşacaktık. Taj Mahal’in yapısından ve özel mermerinden dolayı günes doğarken ya da batarken gidilmesi tavsiye ediliyor. Biz akşam yetişemediğimiz için sabah saat 5’te kalkıp güneş doğarken Taj’ı izlemek için hazırlanmıştık. Fakat şansımıza bir buçuk haftadır görmediğimiz yağmuru o sabah gördük! Dolayısıyla Taj Mahal’i güneş ışığında göremedik ama her ne olursa olsun Taj Mahal’in güzelliği yağmur olsun ya da olmasın nefes kesiciydi. Üç tarafinda da kırmızı mescid vardı, bir tarafında ise uzun bir göl. Sadece orada bulunmak bile insanın içine okadar cok huzur veriyordu ki, ben artık bu dünyada değil başka bir yerde olduğumu hissediyordum. Aşk ve sevginin simgesi olan bu sanat eserinde o sevgiyi ve aşkı hissediyordum adeta. Hindistan maceram Taj Mahal ile son buldu... Hindistan bana huzuru ve elimdekilerin kıymetini bilmeyi öğretti. Mutlaka gidip görülmesi gereken bir ülke... Berna Toprak Amsterdam Üniversitesi’nde öğrenci.


Herkes için Güzellik

Ebru Halisdemir

Yeni yılda, yeni kararlar almak , yeni planlar yapmak her zaman heyecan vericidir. Önce sağlık ve mutluluk dileriz sonra da uzun bir liste düşlerimizi süsler. Arabayı değiştirmek, evi dekore etmek, pilatese başlamak, daha sağlıklı beslenmek, düzenli cilt bakımı ve yeni makyaj malzemelerine sahip olmak. Belki de en kolayı cildimize ve güzelliğimize ayıracağımız zamanı ayarlayabilmektir. Bundan sonra sizlerle bakım ve güzelliğe dair pek çok bilgi ve püf noktayı bu sayfadan paylaşacağız. Kış sert yüzünü göstermeye ve cildimizi yormaya başladı… Soğuk hava, sert rüzgar, daha az güneş ışığı , açık havada az zaman geçirmek cilt bakımında daha özenli olmamızı gerektirir. Sorularınız için ehalisdemir47@gmail.com

1

3

Estee Lauder Take it Kış aylarında nemli, ışıltılı, aydınlık bir cilde kavuşmak için 5 adımda önerilerimiz; Yüz temizliği güzellik ve bakımın ilk adımıdır. Yüzü kirlerden, salgılardan ve makyaj kalıntılarından temizlemek için cilt tipinize uygun bir temizleyici seçerek başlayabilirsiniz.

5

La Praırıe Whıte Cavıar Illumanatıng Serum Kırışıklık giderici bir serum kullanmak cildiniz için çok önemli bir yatırımdır. Pürüzsüz bir cilt, sıkılaşmış gözenekler, ciltte toparlanma sadece 4 damla serum ile mümkündür.

4

2 Clınıque Superdefense SPF 25 Dior Revitalising Satin Eye Cream away

Lancome Tonıque Confortaway Temizlemenin 2. adımı için cilt tipinize uygun tonik seçerek gözeneklerinizin sıkılaşmasını sağlayabilirsiniz. 66

Nemli bir cilt her zaman sağlıklı görünür, özellikle kış aylarında koruma faktörlü gündüz kremleri cildinizi dış etkenlerden gün boyunca koruyacaktır. Ve uykuda güzelleşmek için son adım…

Shıseıdo White Lucency Recorvery Night Cream Cildimizi koruyan elastin ve kolajen dokuları geceleri yeniden oluşur. Gece boyunca cildinizin yenilenmesi için gece kremi kullanmalısınız.

ιɺȐȵȵȨ˴ȨȽȨɺȨȽ ȰȐɴсȽȨ

ʾ̨ȰǸɑȹǸȽ̨ɺ ȇȨȵȐ˴ȨɴȵȐ


En yeni ve en moda parfümler Burberry Body

Dior ikonu J’adore Bugün, J’adore Eau de Toilette hafif ama çok dikkat çekici bir kokunun zıtlığıyla yeni bir bölüme imza atıyor. Üst notada, sarı mandalina vurgularıyla taze citrus notaları, parlaklık ve ışıltı sağlıyor. Kalp notasında, J’adore imzası fark ediliyor. Bu zarif, zengin J’adore buketini Damask gülü, Ylang-Ylang, Jasmine Sambac ve Tunus Portakal Çiçeği oluşturuyor. Odunsu alt notadaki vanilya dokunuşu, Eau de Toilette’in kokusunun güzelliğini korur.

Yeşil tazelik ve meyve vurguları (şeftali, frezya), hafif çiçek notaları (gül, zambak) ve sandal ağacı notaları. Vanilya ve miskin duygusallığı kokuyu benzersiz

Valentina ilham perisi Valentina buketi, her yönünde farklı bir çelişkiyi açığa çıkarıyor. Beyaz Alba trüfleriyle yumuşatılmış Calabria bergamutu coşkuya ve tazeliğe övgü niteliğinde. Onların izindeki yasemin, Amalfi portakal çiçeği ve sümbülteber, yabani çileklerin asi lezzetiyle dengelenirken, Valentino kadınının parlak güzelliğini kutluyor. Son olarak, sedirin asaleti, büyüleyici amberin şehvetiyle baştan çıkartılıyor.

Cartier Baiser VOLÉ Tutkunun parfümü

Vanilya kokan, pudra renkli bir buket çiçeği tüm açılardan kadının boynunda hayal etti: suyun şeffaflığı, bir yaprağın tazeliği ve bir çiçeğin şehveti.

ιɴιȵȐɴȨȃȨǾȨɑʾȐȰȨȃȨȵȨȰѮȵιȰɕǾȨɑɴǸΒǸȹɜǸɑɺ̨

Fan di Fendi Fan di Fendi ‘’O’’ bir stardan farksız ve her zamankinden daha çekici. Armut ve Frenk üzümü Calabria mandalinası Reunion Adası’ndan pembe biber taneleri, Şam gülü, Sarı yasemin, Hafif deri akorları, Endonezya Paçulisi parfüme şehvetli bir hava kazandırıyor.

67


Göktürk Sanat

HİSAR’DA KERMES HEYECANI Geleneksel hale gelen Hisar Okulları Okul Aile Birliği Kermesi 2122 Aralık tarihlerinde okul kampüsünde yapıldı. Birbirinden renkli stantların olduğu kermeste öğrenciler, öğretmenler ve veliler hem alışveriş yaptı hem de bir arada olmanın mutluluğunu yaşadı. Ayrıca öğrenciler evde hazırladıkları yiyecekleri satarak çeşitli toplum hizmetleri projelerine de destek oldular.

Piazza Art School her yaştan insanın, sanat çalışmaları yapabileceği bir mekan. Mümkün olduğunca yelpazemizi, sanat alanında geniş ve keyfi de ön planda tutuyoruz. Çünkü keyifle üretilen işler başarıya ulaşıyor. Programlar: Yetişkinler Atölyesi P.tesi-Çarşamba (tam gün) Çocuklar Atölyesi (tuval üzerine akrilik çalışması) P.tesi-Perşembe 17.00-18.30 C.tesi 11.00-12.30 Adres: İstanbul Cad. Kaynak Sok. Kemer Palas Apt. No: 4 Tel: 0532 495 07 28


Türkiye’de Fantastik kurgu okuru olmak Türkiye’de fantastik kurgu okuru olmak sabır işidir. Bu türden kitapları sevenler, çıkan kitapları yakından takip eder, okumak ister ama her seferinde temkinli olması gerektiğini bilir. Çünkü fantastik kurgu kitaplar nadiren tek kitaptan oluşur. Durum böyle olunca, serinin devamının ne zaman çıkacağını bilmeyen okur için önünde iki seçenek vardır; Ya çıkan kitabı alıp okuyacak ve sabırla devamını bekleyecektir, ya da tüm serinin basılmasını bekleyip tamamı çıkınca okuyacaktır. Her halükarda fantastik kurgu okuru çilekeştir diyebiliriz. Bu türden kitapları basan yayınevleri okurun hızına nadiren yetişebilir. Pek çok kitap serisinin devamı basılmaya da bilir. İlk kitabın satışından memnun kalmayıp, serinin devamını basmaktan vazgeçen çok yayıncı var. Okur aldığı o ilk kitabın devamını ne zaman bir kitapçının önünden geçse sorar ama bir türlü istediği cevaba ulaşamaz. Bahsettiğim bu yayıncıların aksine, ne kadar satarsa satsın serinin tamamını basmayı görev bilen yayınevleri de var. Baskı adetlerini ilk kitabın satışıyla orantılı olarak belirliyor ama mutlaka o kitapları okuruyla buluşturuyorlar. Yine de bu, okur için yeterli değildir hiçbir zaman. Bizler kitabevlerini tanıdığımız için yayıncıların reflekslerini biliriz ama okur takip ettiği kitabın yayıncısını araştırma gereği duymaz doğal olarak. Bu yüzden de bir seriye başlamadan önce öneri almak isterler. Kitapların baskılarıyla ilgili, serinin tamamlanmış olup olmadığıyla ilgili her konuda emin olmak onların kaderidir. Mesela şu sıralar en çok satan Fantastik kurgu serisi olan Taht Oyunları serisini ele alırsak, ilk kitabın 2005 yılında Türkçe’ye çevrildiğini görürüz. O gün bugündür bu kitabı okuyan okur, dizisiyle -Game of Thrones- gündeme gelmemiş ve seri yayıncı değiştirmemiş olsaydı hala ikinci kitabı bekliyor olacaktı belki de. Ya da dünyaca ünlü Harry Potter serisini düşünürsek, ilk kitabın 1999 yılında Türkçe’ye çevrildiğini görürüz. Kitabın bu ilk baskısı neredeyse hiç ilgi görmedi ve basım haklarına sahip olan yayıncı ikinci kitabı basmadı. İngiltere’de ikinci kitap 2 Haziran 99’da çıktı. 2001 yılına kadar Türk fantastik kurgu severler ikinci kitaba kavuşamadı. Yapıkredi yayınları serinin telif haklarını satın aldı ve ülkemizde Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’nun muhteşem çevirileriyle çok beğenildi. Sonraki satış rekorlarından ve vizyondakidünyayı kasıp kavuran fırtınalardan bahsetmeme gerek yok sanırım. Hazır Potter’dan bahsetmişkenJ.K.Rowling’in bu seriye devam edebileceğine yönelik söylentiler olduğunu da belirtmek isterim. Şimdilik bir dedikodudan ibaret olsa da okurunu heyecanlandırdığına hiç şüphem yok. Bu bağlamda Fantastik kurgu sevenlere önerim şu; bir seriye başlayacaksanız o serinin bitmesini beklemek akıllıca olacaktır. İkinci bir seçenek olarak, sizi daha önce yanıltmamış bir yayıncısı olduğundan eminseniz seriye başlayabilirsiniz. Bu konuda gittiğiniz kitabevlerinden yardım istemenizi öneririm. Zira fantastik diyarlarda yollar uzun ve zordur. Kimse böyle bir yolculuğa çıktığında yarı yolda bırakılmaz istemez. Bu türün ustası J.R.R.Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi kitabında yazdığı nasihatle bitirelim; “Yola çıkmak ciddi bir iştir. Yanlış bir adım sizi içinden çıkılmayacak durumlara sürükleyebilir.” Işık ve sevgi ile… Tuncay Renklikurt Remzi Kitabevi tuncayrenklikurt@gmail.com




    +-!/+* ((E 0(0**45'),8)85 ONN$!'/-(8'4!)4!:%(#;5!(%-,-'(*8;5!-%*! '0-0(0#9./!-%:(%%*.84(4;'.!',-!./%&(%%-+'0( 0-C 7%/%)1!.,+-(*8* .+* !-!!#!*%: %)'*(-.$%,+(*+'0(0)05A*#%(/!-!1!((!- .8*8-8* F.2!./-4G4'8*8*  8-C  *$!./!-A %1!-,++(1!%-)%*#$)$1(%)*(-8* . !!O./05'(8'/ 8-C

+-!/+* ((E0*  #;5!(%*(-8

7-!*%(!-%)%5!,!'6+'.,+-  '/%1%/!.%.0*04+-05CC

#$'%-#)

%'%#)

% 

  *#%(%5!7-!/)!*%<7%/%)*8:)*8  9'/;-'!/*$+-1(!-%+-0'%/!.%

0/+(

-+'!

;5)!

%*%D+(%),%4/

+(!4+(

%(#%-8:).8

 )%*/+*

;5%'

+(" 0+,0

%*#+

%.'+

'8)40*(-8

%*!);*(!-%

!)(8-/%(!-

+ :+1

0-*01(-

!.%)1!!(.*/(-8

-!';

-/%(!-

*.+1

!(BNSQPTQPUQTS D)%(B%-'+#(0L"/)M4$++C+) & &  # +("(*8

%1!-,++( Liverpool

PS)!/-!8.8/)(8',(8$105

+-!/+* (( Moreton Hall

,(8.,+-.(+*0 !-/;-(;$1:-/(-8*04#0*.,+-(*8

!/!*!'+1(-8

,+-.$(-81!+40*(*(-8

  WALES

%-)%*#$) Birmingham

!*%.'+-/(-8

'#)#

!)!'.(+*0

%1!-,++(J !-.!4"!-%+//0-0A!/(!.);5!.% !$%-/0-01!(8:1!-%:K

*/!-*!/!-%:%)%

  ENGLAND

%4/-+.(+*0

$!./!-J-%$%'.#!5%.%A:/+(-A(8:1!-%:K *$!./!- J *$!./!-*%/! "0/+(.$.8#!5%.%A ',(8'/%1%/!)!-'!5%A(8:1!-%:K -2%' (!.% 3"+$-!2.0-4

PN

 20 MILES

;5!(!-


&#$# ) && #!#,,)  *3-+#-)8)858*)897-!*%(!-%)%5%* *#%(%5!(!-%*%#!(%:/%-)!(!-%*%A %7!-4* *:' ;('!(!- !*#!(!* %7!-97-!*%(!-(! +./(0'(-'0-0,A 6!:%/(%.,+-A'/%1%/!1!#!5%!/'%*(%'(!-%4(!$+:61'%/ #!6%-)!(!-%*%.7()'/8-C

 -+#-)5!((%'(!-% :#-00BONIOT 0-..;-!.%BP$"/ :(*#86/-%$%BV!))05

"/(8' !-../%BPN !-.JOS./K +*'()B),*.%4+*40-/'+*'().8

%*%)0).!1%4!B:(*#86 ;5!4*#%(%5!

6456 ,%#) ", ##)C *#%(/!-!E !%'%$"/.;-!.%*!!7(!*!-!' 97-!*!!7%*%5A6!:%/%'/%1%/!(!-A#!5%(!-A,-/%(!-A :+1(-A+40*(-1!.,+-!/'%*(%'(!-%4(! +(045 '),8)85 !* !.%5%*(!4%)C!(%*A4!*%97-!/%) 48(8*!*1!-%)(%:!'%( !!-!-$58-(*(8)C  $%(+(*$%5)!/(! +,()RN !-.*#%(%5!!7%/%) ),*.%4+*40-/'+*'().8 '0('48/;-!/% 1(*8/-*."!-(!-% !-#;*97(! !*.+*-1!':)'/%1%/!(!- 7(8'.%#+-/.8 "/(8'#!5%1!'/%1%/!,-+#-)(-8 0-..+*0'/8(8).!-/%"%'.8 -+#-)+40*-!"'/6%*#%(%5!97-!/)!*%* !* *8:)*(8'1!*#%(%5! !./!'!7%/%)% PR./#95!/%)1! !*!/%) 

 $!AkreditasyonlarÄą

,(8,+-(+*0

1957 yÄąlÄąnda kurulan Kings College, Ä°ngiliz Akreditasyon Konseyi ve British Council tarafÄąndan onaylÄą olup, EnglishUK ĂźyeliÄ&#x;ine sahip kĂśklĂź ve alanÄąnda ĂśncĂź olmuĹ&#x; bir eÄ&#x;itim kurumudur.

 './--!/(!-

$%++,##"!##$#

6'%(!/% %5!;-!/% $.%$-)(- 0-/ 8:868'8:$-8 './-#!5%1!/0-(- %5!:10-0.0* %./!*!%(!!'!(#!(!-%6%*6!1%-% ;-!/% %-!%-/!*%.1!#+(" !-.(!-% 

.8/)(8',(8$105

-+"!.4+*!(!*%.!-.(!-% 5)*/!*%.97-!/)!*%* !*$!-/;-(;$1:-/(-8* 4#0*/!*%.'+-/0)05 !!-%(!-%*%5%#!(%:/%-)!4! 9*!(%'%-!%-/!*%. !-.(!-%.0*0()'/ 8-C (5!)!(!-!7%/%)! $%( %-*'/!-;!(% 97-!*%(!-'!* %-'!/(!-%*%#!/%-!%(%-(!-C

-+"!.4+*!(+("!-.(!-% +(".,+-0*#%-%:4,)'%./!4!*$!*;5:(*#86 ;5!4%* !+(*97-!*%(!-%6%*1!4/!-;!(%+(0,A !!-%(!-%*%#!(%:/%-)!'%./!4!*(!-%6%*% !( %-C (5!)!(!-!7%/%)! $%( %-C -+"!.4+*!(/!*%.'+-/0A

NQRQON

0343 10/11

%(,' #!#.#%     -+#-);-!/%)%51! %7!-.+-0(-8*85%6%* (;/"!*%-/%/#!6%*C  % 

  *#%(%5!7-!/)!*%<7%/%)*8:)*8   !(BNSQPTQPUQTS D)%(B%-'+#(0L"/)M4$++C+)    


Fatma SEZER ÇIRAKOGLU İngilizce Öğretmeni & Eğitim Danışmanı Göktürk Petnahor Evleri Doruk Sitesi Tel: 0532 632 7365 E-mail:cirakoglu_fatma@yahoo.com

YURTDIŞINDA YAZ OKULU PROGRAMLARI

Son yıllarda pek çok aile tarafından tercih edilen yaz okulları yaz tatillerini sosyal bir ortamda en verimli şekilde geçirmek isteyen öğrenciler için gerçekten güzel bir alternatif. Çocuklarına bu yaz unutulmayacak anılarla dolu, güzel bir yaz tatili hediye etmeyi düşünenler için; İşte yaz okullarıyla ilgili merak edilenler. Yaz okulu nedir? Yaz okulu diğer adıyla yaz kampı programları 7-17 yaş arasındaki öğrencilerin yaz dönemlerini en verimli şekilde geçirmeleri için tasarlanmış, İngilizce eğitiminin yanı sıra sunduğu sosyal ve kültürel aktivitelerle de öğrencilerin sosyalleşmesine imkan tanıyan kişisel bir gelişim programıdır. Hangi ülkelere gidilir? İngilizce eğitiminde İngiltere, Amerika ve Kanada alternatifleri içinde en çok tercih edilen ülke yakınlığı nedeniyle İngiltere’dir. Ne zaman gidilir? Öğrencilere yabancı dil eğitiminin yanı sıra, aktivite ve sosyalleşme imkanlarını bir arada sunmaktadır. Yaz okulu programları, özellikle Haziran - Ağustos dönemlerini kapsar ve en az 2 hafta sürer. Öğretmen eşliğinde gidilebilir mi? Yaz okullarına bireysel katılımın yanı sıra, ailelerin tercihi üzerine grup halinde öğretmenler eşliğinde de gidilebilir. Bu sayede öğrenciler program boyunca ihtiyaç duydukları her an öğretmenlerinden destek alabilirler. Siz de çocuğunuzun bir öğretmen eşliğinde gitmesini tercih ederseniz, 2012 yaz dönemi İngiltere yaz okulu programımız için bana ulaşabilirsiniz. Dersler ve aktiviteler Yaz okulu programlarında öğrenciler sabah saatlerinde yabancı dil derslerine katılırlar. Öğleden sonraları ise birbirleriyle kaynaşıp aktif rol alabilecekleri çeşitli

sosyal aktiviteler düzenlenir. Bu aktiviteler okuldan okula değişmekle beraber bulunulan bölgenin tarihi, el sanatları, müzik, okuma, drama, sinema ve pek çok spor etkinliğinden oluşmaktadır. Gidilen bölgeye uygun olacak şekilde yüzme, kürek, futbol, basketbol, tenis, binicilik gibi pek çok spor dalı arasından tercih yapılabilir. Hafta sonlarında ise yakın şehirlere, eğlence parklarına, tarihi bölgelere geziler düzenlenir; barbekü partileri, piknikler yapılır. Konaklama Yurtdışında yaz okullarına giden öğrenciler yaş gruplarına göre yurtlarda veya tercihleri doğrultusunda okul tarafından belirlenmiş aileler yanında kalırlar. Öğrenciler hangi konaklama türünde olursa olsun okul görevlileri tarafından sağlık, güvenlik ve endişe edilebilecek tüm diğer açılardan gözetim altında tutulurlar. Sağlık ve güvenlik Yaz okulu programlarında güvenlik en çok önem verilen konuların başında gelir. Öğrencilere eğitim süreleri boyunca geçerli olacak bir sağlık sigortası yapılır. Ayrıca okullarda psikolojik danışmanlar, acil durumlar için sağlık personelleri mevcuttur. Ortam değişimi nedeniyle yaşanabilecek kültürel sıkıntılar, aileden ilk kez ayrılmış olmanın verdiği stres ve üzüntüler, sağlık problemleri, spor yaralanmaları gibi daha pek çok konuda öğrencilere gerekli destek uzmanlar tarafından verilmektedir. Yaz Okulu Ücretleri Yaz okullarının ücretleri gidilen ülkeye, okulların kalitesine, haftalık ders saatine, sunulan imkanlara, konaklama seçeneklerine göre değişmektedir. 2 haftalık programlarda uçak bileti hariç fiyatlar ortalama 15003000 GBP arasındadır.



countrylifesayi35