Issuu on Google+


BU

SAYI DA

Güzellik & Estetik 6 Saatte 10 Yaş Daha Genç Ünlü Saçlarla Kendi Tarzınızı Oluşturun Doğal Güzellik formülleri Doğum Sonrası Fazla Kilo Kabusu Evlenmeden Önce Düşünün Şiddet ve Kadın Erkeklerde Menopoza Girer

Sağlık Söylemeye Çekindiğimiz Hastalık Kıl Dönmesi (pilonidal sinüs) Prof.Dr.Erdoğan Sözüer Refleksoloji Ayak Masajıyla Hayata Dönün

Hayat Çalışan anne ve babalar ‘Çocuğunuzu Kreşe Hazırlayın’ Erken Kalkan Yol Alır -Güne erken başlamanın yolları İş Hayatında Burçlar

İlişki Dizi Mevsimi Başladı Gezdim Gördüm & Yedim İçtim Ayşegül’le yemek, cafe, internet..hayat!

Relax Giyecek Hiçbir Şeyi Olmayanlardan Mısınız? Vücut Tipine Göre Pantolon 2011 Sonbahar

Moda

hemYAŞAMhemALIŞVERİŞ


Hem Editör’den Yaz Bitti! İçsel Yolculuk Başlasın…

Adına

Havalar biraz soğuduğunda, kitap ve dergi okumanın keyfi yaz aylarında gittiği yerden geri dönüyor. İnsan kendine, yani özüne doğru dönüyor da diyebiliriz. Yazın sosyal hayatında edinilen tecrübeler, sevinçler hatta boş vermişlikler bu içsel yolculukta gün yüzüne çıkıyor. Ekim ayının girmesiyle birlikte kişisel alanlarımıza ilgimiz artmaya başladı. Evde daha fazla vakit geçirmek, masa başı sohbetleri etmek, Tv de bir programa ya da diziye kapılmak, ilgi alanlarımızı okuyarak geliştirmek gibi etkinlikleri uygulamaya başladık. Tv demişken yeni yayınlanmaya başlayan geleceği parlak diziler ve reyting rekorları kırmaya devam eden eski dizilerle alakalı kısa bir araştırma yapıp hangi gün hangi kanalda yayınlandıklarını yazdık. Kalabalık Tv dünyasından seçtiklerimizin hoşunuza gitmesini umuyoruz. Öte yandan bu sayımızda kişisel mutluluğunuzla ilgili içeriğe daha fazla yer ayırdık. Hazır ev hayatınız yoğunlaşmak üzereyken erken uyanabilme üzerine yaptığımız araştırmayı okuyarak günü doya doya yaşayabilir, refleksoloji yani ayak masajı tekniğine bir giriş yaparak ailenin aranan şifacısı olabilirsiniz. İtiraf etmeliyim ki, ilişkiler alanında öne çıkan ‘Erkekler de Menopoza Girer’ konusundan da pek umutluyum. Kocasının asabiyetinden şikayet eden onlarca kadının var oluşu ve hayattan keyif almayan orta yaşlı asık erkek yüzleri umudumu pekiştiriyor. Ne yazık ki dünyanın sonuna dek tam donanımlı kadınlar ve erkekler olarak ulaşamıyoruz. Fizyolojik güçlerimizin zamanla azalıp mutluluğumuzu çalmasına izin vermek yerine tıbbın nimetlerinden yararlanmak gerek. Huysuz Erkek Sendromunu atlatmanın yollarını mutlaka okuyun, okutun! Hem 18’ de yeniden buluşmak ümidiyle, Hoşçakalın…

Mustafa BAYRAM

YARATICI YÖNETMEN - TASARIM Sercan Melik ASLAN

Candan Ofset

DAĞITIM KOORDİNASYON Atm Lojistik

Fevzi Çakmak Mah. Bozantı Cad. No : 96 KAYSERİ

Latife GÖKTAŞ REKLAM REZERVASYON

Bize Yazın info@hemdergi.com


9


Alerjik dudaklara evde doğal ruj Çok sık karşılaştığımız bir sorun olmasa da birçok kadının rujların içeriğinde bulunan kimyasal maddelere karşı alerjisi var, hatta bu diğer makyaj malzemelerini de kapsayabiliyor. Organik makyaj ürünlerinin kendine iyi bir pazar bulması biraz da buna bağlı. Klasik rujlar size de alerji yapıyorsa ve organik makyaj malzemelerini pahalı buluyorsanız rujunuzu kendiniz yapabilirsiniz. İşte alerjiye sebep olmayan ev ruju için malzeme listemiz; 1 çay kaşığı bal mumu 1 tatlı kaşığı çilek, vişne, ya da benzeri kokulu bir meyvenin toz jölesi 1 çay kaşığı parafin 1 çay kaşığı vazelin 1 çay kaşığı buğday özü yağı İstediğiniz ruj rengi için gıda boyası Vazelini, bal mumunu ve parafini benmari usulü ( bir kabın içinde, sıcak su dolu başka bir kaba koyarak) veya ısıya dayanıklı bir kâsede mikrodalga fırında eritin. Buğday özü yağını, çilek esansını ve tercih ettiğiniz gıda boyasını ilave edip iyice karıştırın. Temiz ve kuru bir kaba koyarak donmasını sağlayın. Ruju fırçayla uygulamanız gerekecek. Bakımlı ve parlak dudaklarınızla gülümsemeyi ihmal etmeyin.


Şimdi Beyaz Kadınlar Gözde Beyaz ten şeffaflık ve temizliğin bir göstergesi olarak 20.yy a kadar hem Avrupa’da hem de ülkemizde çok tutuluyordu. Geyşaların diyarı Japonya’da ise beyaz tenli olmayan kadınlar çeşitli kremlere ve maskelere servet harcıyor. Hani öyle pudralanmış gibi görünen aşırı beyazlık değil de normal bir beyaz ten gerçekten de kadınları çekici hale getiriyor. Kısa bir araştırmayla en tutulan cilt beyazlaştırma maskesini bulduk. Pirinç Unu Pirinç ununa süt veya su ekleyerek macun kıvamına getirip maske olarak kullanabilirsiniz. Pirinç Suyu 1 kaşık pirinci 15 dk kadar kaynamış suda bekletin, çıkan suyu cildinize sürerek masaj yapın. Yüzünüzü yıkamadan kendi kendine kurumasını bekleyin. Pirinç cildi nasıl beyazlaştırıyor? Pirinç, bol miktarda para aminobenzoik asit içerir. Bu cildi güneşin etkilerinden korur. ferulik asit ve allantoin ise pirinçte bulunan diğer koruyucular. Bu maddeler koruyucu ve onarıcı etkilerini hızlı bir şekilde göstererek cildin beyazlaşmasını sağlıyor. Bir aştırmaya göre Japonya da göl kenarında pirinç tarlalarında çalışan kadınların gün boyu güneş altında kalmalarına rağmen tenlerinin esmerleşmemesi çalışma esnasında yüzlerini pirinç tarlası altındaki suyla yıkamaları imiş. İşte haşlanmış pirinçte bulunan vitaminler; okuyun cildinize ve bünyenize yararına siz karar verin; sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, E- B1- B2 vitamini.

13


6 Saatte

FUE Saç Ekimi ile

10 Yaş

Daha Genç

So-Ep Güzellik Merkezi FUE Saç Ekimi İnsanoğlunun en önemli aksesuarı saç, aynı zamanda onu diğerlerinden ayıran karakteristik bir özellik sağlıyor. Güzellik ve estetiğin vazgeçilmez unsuru olan saçlar hem fiziksel hem de psikolojik durumumuzu derinden etkiliyor. En olumsuz hallerden biri de özellikle erkeklerin muzdarip olduğu saç dökülmeleri ve kellik. Neyse ki çağımızda gelişen tıbbın yardımıyla saçsızlık üzüntüsü kısa sürede ortadan kaldırılabiliyor. So-Ep Güzellik Merkezi kurucusu Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Saffet Örs 6 saat gibi bir sürede 10-15 yaş daha genç ve sağlıklı görünmenizi sağlayacak olan FUE saç ekimini Hem okurları için anlattı.

Op. Dr. Saffet Örs

Kayseri Saç Ekiminde Markalaşma Yolunda Saç ekiminde FUE ve FUT yöntemi olmak üzere 2 yöntem vardır;. FUT yönteminde enseden şerit çıkarılmaktadır. Dikişli bir yöntem olan FUT yönteminde ensede iz kalmakta hasta haftalarca ağrı duymaktadır. FUE yöntemi ise en son yöntem olup herhangi bir dezavantaj içermemekte; kesme, dikme, kanama, iz olmamakta, hastalar uzun süreli ağrı çekmemektedir. Kliniğimiz FUE yöntemini Kayseri’de yapan ilk merkez olup, Foliküler Ünite Ekstraksiyonu direk estetik cerrah tarafından yapılmaktadır. Bu önemlidir; çünkü saç nakli cerrahi bir işlemdir ve mutlaka bir estetik plastik cerrahın yapması gerekir. Maalesef Türkiye de yasak olmasına rağmen saç ekimi yapan merkezlerin % 90 ında plastik cerrah yoktur, var olanların çoğunda da plastik cerrah bu işlemi bilmemektedir. Çünkü bunun için ayrı bir eğitim almak gerekir. Kliniğimiz saç ekiminde eğitim veren bir kurum pozisyonundadır. Türkiye’nin ve dünyanın pek çok şehrinden hastalar saç ekimi için Kayseri’ye gelmektedir. Son yıllarda yüzlerce hasta Almanya, Amerika, Hollanda, Danimarka, Belçika, Bosna Hersek, Romanya İran gibi ülkelerden Kayseri’ye gelip saç ektirmiştir.

Önce

Sonra


FUE SAÇ EKİMİ (foliküler ünite ekstraksiyonu) Saç ekiminde amaç; genetik olarak dökülmeme özelliğine sahip olan ensedeki saç köklerinin saçsız olan bölgeye transferidir. Bu sayede saçlar tıpkı ensedeki gibi dökülmeyecektir. Kliniğimizde tüm dünyada olduğu gibi son 5 yıldır saç ekiminde FUE (foliküler ünite ekstraksiyonu) yöntemi uygulanmaktadır. Çapları 0,8 ile 1 mm arasında değişen özel iğnelerle saç köklerinin alınma yöntemine fue yöntemi denir. Bu iğnelerle alınan kökler ön taraflara transfer edilir. Alınan bölgelerde herhangi bir iz kalmaz, ağrı olmaz, dikiş kullanılmaz, saçlar çok kısa kestirilse dahi iz görülmez. Kayseri de fue saç ekimini en uzun süredir yapan ve en tecrübeli kliniğiz. FUE yöntemi esas olarak saç foliküllerinin tekli , ikili veya üçlü şekilde çıkartılması işlemidir. Çıkarılan bu 2-3 saç teli içeren dokuya greft veya foliküler ünite denir. Bu yöntemde foliküler üniteler (GREFT) doğrudan derinin kök seviyesinden çıkarılır. Bu yöntem "non-invasive" olarak bilinir. Saçlı deriden, kesme ve dikme işlemi olmaksızın sadece foliküler ünitenin çıkartılması için özel tasarlanmış uçları olan aletler kullanılır. Kliniğimizde greft almada mikromotor yöntemini kullanmaktayız. Ekim işlemi santimetre kareye 60-70 greft ( 120-130 saç teli ) ekilecek şekilde planlanmaktadır. Santimetrekareye 50-60 greft yerleştirme dünyada yapılan en büyük sayıdır. Bu konuda biz dünyanın çok çok ilerisindeyiz. FUE'de donör alanda neşter kullanılmaz, dikiş atılmaz ve köklerin alındığı bölgede gözle görülür bir iz kalmaz, hastaya hiçbir

komplikasyon yaratmadan, günlük yaşamından alıkoymadan saçsızlık sorunu çekenleri yeniden saçlarına kavuşturur. Fue yönteminde ekilen bölgede saçlar demetler halinde çıkmaz bu nedenle doğal görüntü oluşur. SO-EP’te FUE tekniği ile yapılan ekimlerde bir seansta 2500 ila 4000 arası foliküler ünite (GREFT) nakledilmektedir. Buda yaklaşık 5000-12000 saç teline denk gelmektedir. Bu sayıdaki greft naklini tek seansta yapan Türkiyedeki ender kliniklerden biriyiz. İşlem ortalama 5-7 saat arasında sürmektedir. Ekim sonrası 2 gün bandaj uygulamaktayız. Ekilen saçlar 7-10 günde tutup, 1 ay süreyle uzayıp, birinci ayın sonunda dökülmektedir. Kökler içerde kalıp ortalama 5-6 ay sonra tekrar uzayarak normal saç haline gelmektedir. Bu seyir saç ekiminde normal süreçtir ve hastaların endişeye kapılmaması gerekir. Saç ekimi yanında bıyık, sakal ekimi, kaş ekimi, yara izlerinin saç ekimi ile kamuflajı da yapılmaktadır. Ekim sonrası 30 gün süresince deniz, hamam, sauna, yüzme havuzu gibi yerlere gidilmemesini önermekteyiz.

Saç Ekimi Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Saç Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ekimden 48 saat önce aspirin vs. kullanmayın. Ekimden 48 saat önce alkol almayın. Ekimden hemen önce losyon, jöle vs. kullanmayın. Düzenli aldığınız ilaçları doktorunuza bildirin. Tedaviden önce gece mutlaka 8 saat uyuyun. Tedavi günü mutlaka kahvaltı yapın. Yanınızda geniş bir şapka getirin. Herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa doktorunuza bildirin. Lensiniz varsa doktorunuza bildirin.

Verilen ilaçları dikkatli ve düzenli bir şekilde kullanın. Doktorunuzun tavsiyelerini mutlaka dinleyin. Ağır efor sarfetmeyin. Alkol almayın. Operasyon esnasında verilen serum nedeniyle yüzünüzde bir şişlik oluşabilir. Bunu önlemek için alın bölgesi üzerine 1 saat arayla 10 dakika olacak şekilde buz tedavisi uygulayın. Şişme olursa endişe etmeyin, 3-5 günde yok olacaktır. Tozlu yerlerde dolaşmayın. Başınızı 7 gün su ile temas ettirmeyin. 1-2 hafta aşırı güneşte dolaşmayın. İkinci günün sonunda pansuman için kliniğimize gelin.

17


癟覺t覺rlar seni bekliyooo!

Tel: 223 42 42


Yeni Jetta, 1,2 litrelik bir motorla nasıl bu kadar atak ve güçlü olabiliyor? Yanıt çok basit:

Çünkü o bir Volkswagen.

Bu bir ilandır.

Her Volkswagen gibi o da en az yakıtla en çok gücü üretmek için gerekli olan teknolojiye sahip. 1,2 litrelik motoruyla 105 PS güç ve 175 Nm tork üretmesini de TSI teknolojisine borçlu.

Volkswagen Yetkili Satıcısı ÖzSa Osman Kavuncu Cad. No: 206 Kocasinan - KAYSERİ Tel: (0352) 330 ÖZSA, B‹R DO⁄UŞ OTOMOT‹V SERV‹S VE T‹CARET A.Ş. YETK‹L‹ SATICIS

IDIR.

07 33 - 330 18 56 (4 hat) Faks: (0352) 330 07 34


TSI motorlar, direkt benzin enjeksiyonu teknolojisiyle akıllı şarj teknolojisini birleştiriyor. Yeni Jetta’yı test edenlerin, onun 1,2 litrelik bir motoru olduğuna inanmakta güçlük çekmelerinin nedeni de bu birleşim sayesinde elde edilen yüksek performans. Üstelik bu performans, Yeni Jetta’da DSG şanzımanla bir araya geliyor. Çift kavramalı DSG şanzıman, modern şanzıman tarihinde bir kilometre taşı. Bu şanzıman, saniyenin %1’inden kısa bir sürede bir üst vitese geçiş yapabiliyor. Kalkışlarda, birçok otomobilin dikiz aynasında hızla küçüldüğünü görmenin keyfi bir yana, DSG şanzıman vites değişimi sırasında yaşanan güç kaybını önleyerek Yeni Jetta’nın yakıttan tasarruf etmesini de sağlıyor. Yeni Jetta’nın 510 litrelik geniş bagaj hacmi, TSI motorun ve DSG şanzımanın sunduğu ekonomiyle birleşince, insanda uzun bir tatile çıkma isteği uyandırabilir. Üstelik asimetrik olarak katlanabilen arka yolcu koltuğu, pratik bir yükleme alanı sunuyor. Orta kol dayama, bir yandan konfor sağlarken diğer yandan da el altında bulunması gereken eşyalar için geniş bir eşya gözü olarak iş görüyor. Yeni Jetta, küçük ama güçlü TSI motoru, yakıt tasarrufuyla performansı bir arada sunan DSG şanzımanı ve üstün konforuyla Volkswagen Yetkili Satıcısı ÖzSa’da sizi bekliyor.

21


Dizi

Mevsimi

Başladı!

Televizyon severlere müjdeler olsun, geçtiğimiz ay itibariyle Tv kanalları dizi mevsimine hızlı bir giriş yaptı. Gerek reyting rekortmeni eski diziler gerekse yeni diziler haftanın akşamlarını rezerve etmeye başladı bile. Hangi kanal, hangi dizi, kim oynuyor sizin için araştırdık.

ADINI FERİHA KOYDUM

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ

Cuma Show Tv 20:00 Hazal Kaya, Vahide Gördüm, Metin Çekmez, Deniz Uğur, Çağatay Ulusoy, Cihan Okan

Kim demiş toplumsal sınıf yok diye. Dizi ülkemizin sızlayan yanlarından biri olan bu konuya değiniyor. Kapıcının güzel ve zengin delikanlıya aşık kızı kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi oluyor. Ne var ki, yalanlar üzerine inşa edilen bu pembe hayat ne Feriha’ya ne de ailesine mutluluk getirmiyor. Dizi 2. Sezonunda da reytinge reyting demiyor. Dizide Feriha’nın annesi rolünde oynayan Vahide Gördüm’ün sağlık problemleri sebebiyle diziden ayrılacak olması ise muhtemel bir senaryo ya da oyuncu değişikliği doğuracak gibi görünüyor.

Salı Kanal D 21:00 Erkan Petekkaya, Ayça Bingöl, Wilma Elles

2. sezonuyla ekrana gelen dizi Salı günlerini rakipsiz götürüyor. İlk sezon boyunca milyonları ekrana kilitleyen fırtınalı aile ilişkileri yerini fedakarlık ve durgunluğa bırakmış gibi görünse de yeniden Türkiye’ye dönen Carolin diziyi yeniden hareketlendiriyor.


İFFET FATMAGÜL ÜN SUÇU NE?

Yeni! Cumartesi Star Tv 20:00 Deniz Çakır, İbrahim Çelikkol Perşembe Kanal D 21:00 Beren Saat, Engin Akyürek, Sumru Yavrucuk

Tecavüz sahnesiyle gündeme oturan dizi yeni sezonunda da Perşembe akşamlarının vazgeçilmezi olmayı başardı. Evlilik hayalleri kurarken zengin serseri takımının tecavüzüne uğrayan, reddedilen, terk edilen Fatmagül’ün hikayesi yeniden aşkı bulmasıyla umutlu bir hal aldı. Bir de geçmiş peşlerini bıraksa…

Yıllar evvel Müjde Ar’ın oyunculuğu ile sinema filmi olarak çekilen İffet’in dizi versiyonu ilk bölümünden itibaren ilgi topladı. İffet aşkına karşılık büyük ihanetle karşılaşan temiz mahalle kızının hikayesi. İffet’in ilerleyen bölümlerdeki yükselişi ve intikamı Ferhunde karakterini aratmayacak gibi görünüyor.

MUHTEŞEM YÜZYIL KUZEY GÜNEY

Çarşamba Show Tv 21:00 Halit Ergenç, Meryem Uzerli, Nebahat Çehre, Okan Yalabık

Yeni! Çarşamba Kanal D 20:30 Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy, Öykü Karayel Tatlıtuğ bu kez farklı bir imajla çıktı izleyici karşısına; öfkeli, haylaz ve otoriteleri umursamayan genç Kuzey dizideki olayların odak noktası. Dizilerde alışkın olunan aşk üçgeni Kuzey, ağabeyi Güney ve Güney’in aşık olduğu Cemre’nin üzerinde birleşiyor. Birbirine çok bağlı olan 2 erkek kardeşin aynı kadına aşık oluşu, kıskançlık ve hırs diziyi ilerleyen haftalarda daha etkili hale getirecek gibi görünüyor.

İlk sezon finalini nefes keserek yapan dizi 2. Sezona da hararetli girdi. Saray entrikalarının yanında meşhur Mohaç Meydan Muharebesinin canlandırılması diziye ilgiyi arttırdı. 500 bin dolar harcanan Mohaç Savaş’ı çekimlerinde bin 500 figüran rol alırken, savaş sahneleri için Edirne’de köy inşa edildi. Mohaç Seferi sahneleri için Osmanlı tüfekleri, zırhları ve topları tasarlandı. 2 bin kişinin görev aldığı sahnede yurtdışından getirilen 10 usta dublör de kamera karşısına geçti. Bu arada dizinin yeni yüzü Burak Özçivit Akıncı Beyi Malkoçoğlu olarak diziye dahil oldu. Yakın zamanda ise Mehmet Ali Erbil’in dizide rol alacağı kulislerden gelen haberler arasında.

23


YALANCI BAHAR UMUTSUZ EV KADINLARI

Yeni! Pazartesi Star TV 20:00 Fahriye Evcen, Cansel Elçin, Serkan Ercan

Yeni!

Türk Ekranları’nın Monica Belluci’si Fahriye Evcen dizide geçmişinde sevdiği uğruna hatalar yapmış evli bir kadını canlandırıyor. Yıllar sonra hapisten çıka gelen eski sevgili mutlu ailenin kaderini nasıl değiştirecek bekleyip göreceğiz.

Pazar Kanal D 20:00 Bennu Yıldırımlar, Ceyda Düvenci, Evrim Solmaz, Özge Özder , Songul Öden

Kanal D'nin merakla beklenen uyarlama dizisi 'Umutsuz Ev Kadınları’ diğer uyarlama dizilerin aksine beklenen performansın üstüne çıktı. Oyunculuk ve mekan kalitesi diziyi daha ilk bölümden itibaren yüksek bir noktaya taşımayı başardı. Komedi ve trajedi gibi gerçekleri içinde barındıran senaryo güçlü diyaloglarla şekilleniyor. Kadınlar arasındaki aşk çatışmaları, dostluk gibi duygular erkeklerin iş ve para hırsının konu edildiği dizi en iyi uyarlama Türk dizisi olmaya aday.

AL YAZMALIM Pembe Dizilerden Sıkılanlar İçin

Aksiyon ve Komedi Kurtlar Vadisi Pusu Perşembe TNT Yeni! Pazartesi ATV 20:00 Barış Falay , Özge Özpirinçci, Seçkin Özdemir

Aşka inanan, görücülerden kaçan genç bir kız, hıza tutkun genç motosikletçi… Cengiz Aytmatov'un Kırmızı Eşarp adlı romanının günümüz Türkiye'sine ve TV ekranlarına uyarlanarak senaryolaştırıldığı “Al Yazmalım” kasaba, aşk ve firar gibi kavramların harmanlandığı beğenilen yeni bir dizi.

Behzat Ç Pazar Tv En (20 Kasımdan itibaren) Alemin Kralı Cuma Atv


,


Mooney'in ardından sahne alan Rick Estrin ve grubu The Nightcats Hilton havasını daha da ısıttı. Enerjik grubu ve Rick Estrin sempatik halleriyle Blues’in ruhunu tam anlamıyla taşıdıklarını ispatladılar. Bu arada çok yetenekli bir armonika ustası olan Estrin armonika solosuyla kendisine hayran bıraktı. Biz mızıka diyoruz onlar ise armonika, adı ne olursa olsun kötü olan her şeyi unutmak için bu enstrümanı iyi çalan birinden dinlemek işe yarıyor, tavsiye ederiz. Blues Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda şehrimizin nadide müzik olayları arasında yerini aldı sevgili okurlar. 27 Eylül Salı gecesi Blues severler Hilton Oteldeydi. 22'ncisi

düzenlenen

Efes

Pilsen

Blues

Festival

kapsamında ilk olarak Blues'un Mississippi tarzını benimseyen en önemli sanatçılarından John Mooney sahne aldı. Mooney’in ters akor şovu görülmeye değerdi doğrusu. Ve Lucky Peterson… Müziğe başladığında o kadar küçük yaştaymış ki daha okumayı öğrenmeden müziği öğrenen bir insana duyulması gereken saygıyı hak ediyor. Birçok müzik aletini ustaca çalabilen Peterson gecenin sonuna doğru Blues sahnesinde yerini aldı. Tüm Blues festivallerinde olduğu gibi konserler sona yaklaştıkça dinleyenler daha da keyiflendi, gecenin bitmesini hiç istemedik ancak malumdur her eğlencenin bir sonu oluyor.

Gelecek seneki Blues coşkusunu beklemek üzere evlere doğru yola koyulduğumuzda vakit gece yarısını geçiyordu. Efes Pilsen sponsorluğunda düzenlenen festival her yıl olduğu gibi bu yıl da beklenen misafir kotasını karşıladı. Yeni bir Efes Pilsen Blues etkinliğinden yazmak üzere… Şimdilik hoşçakalın…


Evlenmeden Önce

DÜŞÜNÜN

Yeni bir eve taşınmak, yeni bir kıyafet almak hatta tırnağa hangi renk oje süreceğine karar vermek için bile çok yönlü düşünürüz. Kaldı ki evliliğin önemi bunlarla kıyaslanamayacak kadar derin. Mutlu bir evliliğe zemin hazırlamak için pembe gözlükleri bir süreliğine çıkarmak şart. Aşağıda 10 ana başlıkta evlilik için gerekecek nitelikleri sıralamaya çalıştık. İlişkinize göre her pozitif niteliğe 10 puan verin, bakalım evlilik adayınız yüzde kaç başarılı ! Arkadaş gibi sevdiğiniz biri Süregelen flört dönemlerinin ve evliliklerin en büyük sorunu çiftlerin birbirini sadece eş olarak görmesinden kaynaklanıyor. Bu tarz evlilikler sohbet, şakalaşma, birlikte sosyal etkinlikte bulunma gibi neşe getiren etkinliklerden mahrum oluyor. İnsanlar yanında mutluluk duymayacağı kişilerle pek fazla zaman geçirmek istemezler ve böylece evlilik sıkıcı bir hal almaya başlar. Evlilik kararı vermeden önce eşiniz olacak kişiyle arkadaşlık yapıp yapamayacağınızı mutlaka ölçün. Mantık evliliği klişelerine uyarak yaptığınız evlilikte sıkıcı akşam yemekleri ve hafta sonlarıyla karşılaşabilirsiniz. İnsanlara güvenen biri Bazı insanlar doğuştan şüpheci ve güven duymaz bir yapıya sahiptir. Buna insan sevgisinden yoksundur da diyebiliriz. Evlenmeyi düşündüğünüz kişinin çevresine göz gezdirin ona güven duyanları ve onun güven duygusunu inceleyin. Başına gelen kötü şeylerden dolayı insanlardan nefret eden ya da onlara inanmayan biri uzun sürekli ilişkiler kuramayacaktır.


Kişiliğinize saygı duyan biri

Bu durum iki şekilde karşınıza çıkabilir; İkinizin bir bütün olmanız gerektiğine inanır ve bütün bireysel faaliyetlere karşı çıkar, Haddinden fazla bağlılık gösteren adaylar evlilik sonrasında da bunu devam ettirerek size ait bütün yaşam alanına el koyabilirler. Unutmayın bugüne şuan ki ruh halinizle gelmenizde arkadaşlarınızın, sevdiklerinizin, hobilerinizin etkisi çok büyüktür. Bunlardan vazgeçmeniz halinde karakterinizde mecburi değişimler oluşur. Bir zaman sonra eskiye özlem duygusunun psikolojik ağırlığında kalabilirsiniz. Kendisi bireysel yaşamını devam ettirirken sizinkine engeller koyar, huzursuzluk çıkarır, Bu durumun mimarı ise erkekler… Toplumumuzda yer etmiş erkek üstünlüğü anlayışı kocaları karılarına karşı kısıtlayıcı ve tutucu olmaya itebilir. Bunun yanında kendi yanlışlarını mazur görme eğiliminde de olabilirler. Siz gayet normal bir hayat tarzıyla yaşarken olur olmaz sebeplerle yaptıklarınıza müdahale ediliyorsa evlilik konusunu bir kez daha düşünmenizde fayda var demektir.

Aşırı fanatiklik tehlikeli Bir futbol takımına, siyasi partiye ya da görüşe aşırı fanatiklik gösteren eş adaylarına tereddütlü yaklaşmalısınız. Eğer siz de de benzer fanatiklik duyguları varsa anlaşmanız hayli zorlaşabilir. Aynı evde 2 fanatik Fenerbahçe taraftarı olacaksanız sorun yok, ama biriniz Galatasaraylı ise karşı tribünlerden birbirinize bağırıp çağırmanız olası.

Benzer eğitim geçmişi Evlenmeyi seçeceğiniz kişinin sizinle benzer eğitim düzeyine sahip olmasına özen gösterin. Söz gelimi hiç üniversiteye gitmemiş birisi bunun sosyal getirilerinden de haberdar olmayacak ve sizi anlamayacaktır. Olaylar karşısında alınması gereken kararlar ve çözüme giden yolda da aynı fikre sahip olabilmek için mantıksal olarak benzer düzeyde olmak gerekiyor.

Akran olmayın Evlenecek çiftlerin aralarındaki yaş farkı ileride nasıl bir hayatları olacağına dair ipuçları verir. Aradaki yaş farkının çok fazla olması olumsuz sonuçlar doğurabileceği gibi akran yani yaşıt olmakta çok iyi bir tercih değil. Fazla yaş farkında jenerasyon farklılığı, fiziksel yetersizlik gibi sorunlar, yaşıtlıkta ise erkeğin duygusal olarak kadına göre daha geç Cinsel çekicilik şart olgunlaşmasının getireceği bazı sorunlar baş gösterecektir. Cinsellik bilindiği gibi eşler arasındaki en bağlayıcı ve önemli Büyüklerin söylediğine göre uygun olan yaş durumu kadının olaydır. Tensel birliktelikte mutluluk duymadığınız biri ile erkekten 2-5 yaş arasında küçük olması. ömrünüzü geçiremezsiniz. Sadece mantıklı geldiği için kabul ettiğiniz bir evlilik teklifi sadece sizin değil eşinizin de Çalışkan erkek ve kadın tercih sebebi hayatını çekilmez ve tatsız tuzsuz bir hale getirebilir. Yapması gereken işleri erteleyen, her sabah işe gittiği için gocunan bir erkek iyi bir aile reisi olamayacağı yönünde Sorumluluklarına değer veren, verdiği sözleri sinyaller veriyor demektir. Aynı şey kadın içinde geçerli. Ev hayatının ve çocukların sorumluluğunu alabilecek nitelikte yerine getirmeye özen gösteren biri bir eş seçmek gerekiyor. Evliliğin yükünü kaldırabilecek kişinin öncelikle kendi hayatındaki sorumlulukları yerine getiriyor olması gerekir. Söz gelimi ailesi ile ilgili görevlerini yerine getiriyor olmasına sevinebilirsiniz. Bu iyiye işarettir. Öte taraftan verdiği sözler konusunda hassas olması, erteleyeceği bir randevu için önceden haber vermesi gibi şeyler onun insan ilişkilerinde özenli olduğunu gösterir. Aynı özeni eşine de gösterecektir.

Ailenin fikri Yetişkinsiniz ve kararlarınızı tek başınıza vermekte özgürsünüz. Ancak unutmayın ki anne babanız sizden kat be kat tecrübeli. Bazı zamanlarda tecrübe çok ciddi bir geleceği görüş tekniğidir. Evleneceğiniz kişiye ısrarla “Hayır” diyen ailenizin sebeplerini görmezden gelmeyin.

29


Güzellik Buradan 6 Adım

Belki şimdi değil ancak 10 sene kadar sonra bugünkü güzelliğinize hayran olacak yeniden bugüne dönmek için elinizden geleni yapacaksınız. En iyisi siz şimdiden kendinize bakmaya başlayın ki yıllar sonraki görüntünüzle şimdiki arasında dağlar kadar fark olmasın. Eğer cildinize, saçınıza iyi bakar, düzenli olarak temizler, nemlendirirseniz, uzun yıllar gençliğinizi koruyabilirsiniz. İşte genç ve güzel görünmenin 6 temel adımı...

Parlak saçlar Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler: Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Bir başka öneri ise ;1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın, çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak, bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.

Selenyum Deposu Salatalık Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Salatalık ayrıca canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Henüz bahçe salatalıkları da tükenmemişken cildiniz için her gün 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizdeki ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.


İyi bir uyku Cildimiz kendini onararak, yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları, gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar. Rahat bir yatak, saten kılıflar, hafif bir tütsü işinizi kolaylaştırabilir.

Elma, erik ve balığı çok sevin Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu söylüyor. Araştırmalar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu ortaya koyuyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiğini de unutmayın.

Dudaklar balla parlasın Bal ve dudağın birlikte anılmasını mecaz olarak algılamazsak balın eşsiz nimetlerinden yararlanabiliriz. Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı: 1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp 3-4 güm süreyle kullanabilirsiniz.

Cildinizin saksıda durup su bekleyen bir çiçek olduğunu varsayın Gayet basit bir düşünme sistemi olarak söylemek gerekirse nemini kaybetmeyen cilt kurumayacak, dökülüp, kırışmayacaktır. Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Yüzünüzü sıcak sudan uzak tutun daima ılık su ile yıkayın ve sabun kullanmayın. Böylece doğal yağlarını yok etmezsiniz. Bunun yanında haftada bir kez doğal ve nemlendirici bir maske uygulayın.

Daima mutfakta bulabileceğiniz yoğurt bu konuda sıkı yardımcınız olacaktır. Temiz cildinize yoğurdu sürün ve 15 dk bekleyip temizleyin. Öte yandan doğal yağlardan olan kayısı yağı da kırışıklıklar konusunda estetik cerrahi ile yarışıyor. Kalsiyum, magnezyum ve betakaroten içeren kayısı yağını günde 1 kez kuruyan cildinize sürdüğünüzde farkı göreceksiniz.


Devlet Hastanesi Acil Girişi Karşısı Örnekevler Mah. No: 17 KAYSERİ


Seรงkin ve Kaliteli Hizmetiyle

Keyfiniz yerinde

Tel: 0352 231 68 00 - 0352 231 86 66

Fax: 0352 231 68 69


Erken Kalkan Yol Alır ‘Derler’ Ah ne zordur o yastıktan ayrılmak… Araştırmalara göre 75 yıl yaşayan bir insan ortalama olarak ömrünün 26 yılını uyuyarak geçiriyor. Doktorlar sağlıklı bir yaşam için günde 6-8 saat arasında uyunması gerektiğini söylüyor. Maalesef modern dünyada Tv ve Pc gibi şeylerin gece uykusunu elimizden almasıyla erken yatmayı da erken uyanmayı da beceremez hale geldik. Ne yazık ki sabah erken uyanmayan insanlar günü büyük bölümünü kaybetmiş oluyor. Bu yazımız erken uyanmak isteyip başaramayanlar için. Ne demiş büyükler “ Erken Kalkan Yol Alır”…


Yatak odanızı ve yatağınızı yenileyin Yatak odanız ve yatağınız erken uyanma operasyonunda en önemli öğelerdir. Bir türlü uyanamıyorum, sabah kalktığımda yorgun hissediyorum diyenlerin sorunu aslında yatakları ile ilgili. Sağlıklı bir uyku için tam ortopedik, omurgayı kavrayan bir yatak almalısınız. Yatak odanızı değiştirin; eşyaların yerini, yatağın yönünü, duvar boyasını vs.. Bej, kum renkleri, sarı, yeşil ve mavinin tonları yatak odalarında tercih edildiğinde daha ferah ve uykuya müsait ortamlar oluşturulabilir. Yatak odanızda yığınla eşya bulundurmayın. Ortalığa saçılmış kıyafetler, kitaplar, fazladan sandalye gibi şeyler zihninize karmaşa alarmı gönderip uykuya geçmenizi engelleyecektir.

‘5 dakika daha’ uyumak güzeldir ama dinlendirmez Uğruna, çalan alarmları defalarca ertelediğimiz 5 er dakikalık uykular sanmayın ki bir şey kazandırır, bilakis kısa olup derin olmadıkları için yoruyorlar. Alarm melodisi olarak değişik müzikler kullanmanız faydalı olabilir, mesela hard rock ayağa fırlamanıza yardım edecektir. Ya da uçan alarmlı saatlerden bir tane alabilirsiniz. Alarm çalmaya başladığında saatin tepesinde bulunan pervane uçup gidiyor daha kötüsü yerine takmadan çılgınca çalan alarm susmuyor.

Uykuya dalmaya çalışırken

Aklınıza gelen bin bir türlü düşünce sinirlerinizi bozar, düşünmemeye çalıştıkça daha da şiddetlenirler. Unutmayın ki düşünce kontrolü başlı başına bir gelişim konusudur. Basit olarak önerebileceğimiz şey aklınıza gelen düşünceleri kovmaya çalışmadan sadece takip edin. Bir noktadan sonra kaybolduklarını göreceksiniz.

Başucunuzda Bir Bardak Su

Sabah kalkar kalkmaz su içmeyi adet haline getirin. Uyuduğunuz süre boyunca terleyerek su kaybediyorsunuz. Geceden başucunuza koyduğunuz 1 bardak su metabolizmanızı hızlandıracağından daha zinde hissedeceksiniz.

Perdeleri Sıkıca Kapatmayın

Güneş ışığı odanıza girmezse beyninizde bulunan hipotalamus sabah olduğunu anlayamaz ve melatonin hormonunu salgılamaz. Böylece uyku halinde kalmaya devam edersiniz. Gece yatmadan önce perdelerinizi yüzünüze ışık vuracak şekilde açın.

Kedi gibi gerinin

Kediler uyandıkları zaman nasıl hareketler yaparlar bilirsiniz. Ön ayaklarını iyice uzatıp beli esnetme bunlardan biridir. Yatağınızdan kalkar kalkmaz bu hareketleri yaparsanız kendinizi bir anda enerji yüklenmiş gibi hissedeceksiniz.

Bitkilerden Destek Alın

Uyumadan önce bir fincan melisa çayı sinirlerinizi okşayıp rahatça uyumanızı sağlar. Melisa, stresten mide rahatsızlıklarına, baş ağrısından uykusuzluğa kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde etkili olan bir bitki. Çayın yapılışı da çok basit kuru melisa yapraklarının üzerine kaynar su döktükten sonra, 5-10 dk demlenmesini bekleyin. Dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek için. Melisa’yı aktardan almak ve kaynatmak zor gelir derseniz, büyük marketlerde satılan poşet melisa çaylardan da yararlanabilirsiniz.

35


Ayak Masajıyla

Hayata Dönün Baş Ağrısını Ayak Baş Parmağınıza Böbrek Sorunlarınızı Ayak Tabanınızın Merkezine Masaj Yaparak İYİLEŞTİRİN!!! Refleksoloji'nin tarihi 5000 yıl öncesine, Mısır Firavunlarına kadar uzanıyor. Tarihi kayıtlar incelendiğinde bu bilim dalının Hindistan'da, Japonya'da, Çin'de ve Amerika'nın yerli Kızılderili medeniyetlerinde de bilindiği görülüyor.

Nedir? Refleksoloji eller, ayaklar ve kulaklarda bulunan özel refleks noktalarının, vücudun diğer organlar ve salgı bezleri ile bağlantılı olması temeline dayanan bir bilim dalı. Refleksoloji, bugün destekleyici ya da tamamlayıcı tedavi dediğimiz tedaviler arasında yer alıyor. Bu özellikleriyle akupunktur tedavisi ile benzerlikler gösteren refleksolojinin ondan farkı ise akupunktur iğneleri yerine masaj ve basınç tekniğinin kullanılıyor olması.

Nasıl İyileşme Sağlıyor Genellikle tahta çubuklar eşliğinde ya da ellerle yapılan masajlar sayesinde refleks noktalarına basınç uygulanarak vücuttaki sinirler ve kan dolaşımı uyarılıyor, böylece rahatsızlıklar gideriliyor. Refleksolojiyi anlayabilmemiz için öncelikle insanın tüm vücudunun ve organlarının belli bir enerji frekansında çalıştığını bilmemiz gerekiyor. Zaten bugün hastalık diye tabir ettiğimiz enerji dengesizliği sorunları da bu şekilde oluşuyor. Vücuttaki enerjinin akış yönündeki ufak bir değişiklik çeşitli ağrılara sebep oluyor. Akupunktur prensiplerine benzer şekilde, refleksoloji vücudun enerji akımını uyararak iyileşme ve fiziksel fonksiyonlarda dengeyi sağlıyor.

1900’lü yıllara gelindiğinde Amerikalı bir doktor olan William Fitzgerald bu tedavi ve enerjisel denge sağlama metodunu fark edip öğrenir ve uygulamaya başlar. Refleksolojinin yayılması genel olarak Dr. William Fitzgerald’ın yöntemi ağrı kesici olarak kullanmasıyla başlıyor. Refleksoloji böylece Önce tüm Amerika kıtasına ardından da Dünyaya yayılıyor.


En yaygın hali ayaklara yapılan terapi Uzak doğu ülkelerinde tıpkı bizim ülkemizdeki ayakkabı boyacıları gibi küçük tezgahlarla köşe başlarında, meydanlarda bekleyen refleksoloji terapistleri var. Onlar yaptıkları işe Tai masajı diyor. Anlatılanlara göre yarım saatlik bir tai masajı tüm gün yürümüş olmanın yorgunluğunu dahi yok edebiliyor.

Ayak masajı nasıl yapılıyor Ayak refleksolojisti, kişinin ayaklarındaki belirli noktalara başparmağıyla basınç uygulayarak, bu noktanın vücutta ilintili olduğu alanda rahatlama sağlar. Bu noktaları ve masaj şeklini iyi bilmek ise tekniği uygulayan uzmanın becerisine kalıyor. Refleks noktalarını uyarmak için kimi zaman ucu yuvarlak tahta çubuklar kimi zamansa sadece eller kullanılıyor. Refleksoloji uzmanları, vücudun herhangi bir yerindeki rahatsızlığın

ayakların

bu

bölgeye

karşılık

gelen

noktasındaki duyarlılıkla dışarı yansıdığını söylüyor; hastalıkları teşhis ettiklerini iddia etmeseler de iyi bir terapist vücudun neresinde bir zayıflık olduğunu rahatlıkla bulabiliyor.

Hangi şikayetlere iyi gelir Günlük hayattaki stres, kan dolaşımını yavaşlatır. Refleksoloji ise kan dolaşımını hızlandırarak vücudun besinlerdeki vitaminleri alımını ve toksin atımını çoğaltır. Doktorların stres kaynaklı dediği tüm hastalıklarda işe yarayan bir formüldür. Motivasyon azalması, dikkat eksikliği ve fiziksel yorgunluk enerji akışının yavaşlığı ile ilgilidir. Refleksoloji akışı hızlandırırken “bir türlü konsantre olamıyorum” gibi şikayetlere de son vermiş olur. Refleksoloji terapisi gören insanların grip ve soğuk algınlığına karşı daha kuvvetli oldukları da anket araştırmalarının bir sonucu.

41


Negatif duygular organları tehdit ediyor Tai felsefesine göre dengesi bozulan duygularımız direk olarak organları ve faaliyetlerini kısıtlayarak hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyor. İşte dengeden çıkmaması için hassas olunması gereken duygular ve etkiledikleri organlar.

Korku Korku böbreklerin temsil ettiği bir duygudur, negatif özellikleri, sırt ve bel ağrıları, idrar yo lları problemleri ve yalnızlık duygularını körükler. Kabuklu deniz ürünleri: ıstakoz, midye ve istiridye gibi yiyecekler böbrek enerjisini aktif ediyor.

Öfke Öfke karaciğerde işlev bozukluğu doğurur. Bu durumda; mide bulantısı, kramplar, baş ağrıları ve âdet döneminde meme hassasiyeti gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bunlar göğüs kanserinin ve rahim tümörlerinin asıl sebepleridir.

Endişe Dalak kanın nasıl, nereye ve bedenin hangi bölgesine ne miktarda akacağını kontrol eder. Dalak; ruhun uygulamalı düşünme, odaklanma ve bazı hafıza işlevlerinden etkilenir. Aşırı düşünmek veya endişe dalağın enerjisini yok eder. Bu durumda ise Depresyon, anksiyete, huzursuzluk, iştah azalması, yorgun kollar ve bacaklar, karın şişkinliği ve bayanlarda adet dönemi bozuklukları ortaya çıkabilir.

Üzüntü ve Yas Üzüntü akciğerlerin enerjisini bozarak solunum sıkıntıları ortaya çıkartabilir. Bronşit, astım gibi sorunlar sevilen birisini kaybetmeyle çok yakından ilişkilendirilir. Göğüsten gelen derin öksürükler de mutsuzluğun göstergesidir. Yasta ise ciğerlerdeki enerji sıkışır ve beden şoka girer. Akciğerin enerjisini arttırmak ve düzenlemek için badem, armut, bal gibi yiyeceklere ağırlık verilmelidir.


Kendi Kendine Refleksoloji

ilerleyerek bir sonraki noktaya geçin. Masajı belirtilen nokta-

Refleksoloji bir uzmanlık alanı olmasına rağmen belirli

lara parmaklarınızla giderek artan bir baskı uygulayarak

teknikleri ve noktaları öğrendiğinizde kendi kendinize de

yapmalısınız. Dilerseniz tahta çubuklar da kullanabilirsiniz.

etkileyici bir refleksoloji ya da tai masajı uygulayabilirsiniz.

Masajın süresi size kalmış ama 5-10 dakikadan daha azı işe

Uzmanların demeçlerine göre her gün ayaklarıyla ilgilenen

yaramayacaktır. İlk etapta canınız biraz acıyabilir buna

insanlar daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürüyorlar.

katlanın, 2. Masajdan sonra daha rahat, ağrısız ve mutlu bir

Ayaklarınıza masaj yapmaya başlamadan önce, aromatik

hayat sürmeye başlayacaksınız.

yağlar karıştırdığınız ılık bir suda bekletin. Ardından

Eğer ayağın yüzey kısmında damarlar çok belirgin ve kabarık

verdiğimiz ayak haritasındaki belirtilen noktalara bakarak

duruyorlarsa, o vakit çok yavaş ve yumuşak basılarak, masaj

vücudunuzda sorunlu olduğunu düşündüğünüz noktalara

yapılmalıdır. Aksi halde damar zedelenmesine sebep olabil-

basınç uygulayın. Üç saniye kadar sıkıca bastırıp milim milim

irsiniz.

İşte ayak tabanlarınızda bulunan ve organlarınızı direk olarak etkileyen bazı uç noktalar.

Refleksoloji’ye ihtiyacınız var mı? Aşağıdaki sorulardan en az 3 tanesine evet diyorsanız, refleksoloji terapisiyle duygu tedavisine ihtiyacınız var demektir. -Depresyon ilaçları kullanıyor musunuz? -Sürekli kızgın bir halde misiniz? -Çok sık ve kolayca ağlıyor musunuz? -Karar vermekte zorlanıyor musunuz? -Stresten dolayı tırnaklarınızı yiyor musunuz? -Ruh haliniz sık sık değişiyor mu? -Geçmişteki olumsuz olaylar gün içinde sık sık aklınıza geliyor mu?


Erkekler de

Menopoza Girer Sürekli bir şeylerden şikayet eden, hayatından memnun olamayan, her gününü mutsuzlukla geçiren bir erkek tanıyorsanız bu durumu huy ya da karakter sınıfına koymadan önce düşünün… Büyük ihtimalle o Huysuz Erkek Sendromuna kapılmış yani andropoza girmiş, aslında normal bir erkek. Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre erkeklerin %30 kadarı bu sendromdan muzdarip olarak hayatı hem kendilerine hem de ailelerine zehir ediyorlar. Trafik problemi, geçim sıkıntısı, aile içi anlaşmazlıklar ve tabi ki ilerleyen yaş erkeklerde ki bu sendromu tetikliyor. Dolayısıyla şehir merkezinde yaşayan ve maddi geliri iyi olmayan erkekler hes’li olmaya daha yakın. Peki, HES yani huysuz erkek sendromunun bilimsel tanımı nedir? Erkeklerdeki testosteron yani erkeklik hormonundaki ani düşüşten kaynaklanan, aşırı sinirlilik ve huysuzluk haline "HES" , HUYSUZ ERKEK SENDROMU deniliyor. Çeşitli kaynaklarda hırçın ya da sinirli erkek sendromu olarak ta karşınıza çıkabilir. Bu sorunun bir diğer adı ise erkek menopozu olarak bilinen ‘andropoz’. Huysuz erkek sendromunu andropoz başlangıcı olarak ele aldığımızda tedavi ve tanıda izlenmesi gereken yol birleşiyor. Anlayacağınız üzere dönemsel olarak sıcaklık basan, sinirinden patlayan ve sürekli şikayet eden sadece kadınlar olmayabiliyor. Erkeklerin de menopoza girebileceğini günümüz ilerleyen tıbbı da kabul etmiş durumda. Erkeklerde andropoz durumunun hangi yaşlarda ortaya çıkacağı ise her hasta için farklı. Bazı erkeklerde 50’li yaşlardan sonra, bazılarında ise 80’li yaşlarla birlikte andropoz belirtileri görülebiliyor. Andropoza girmede temel sebep erkeklik hormonundaki azalma. Testosteron hormon seviyesi düşen erkek gittikçe mutsuzlaşıyor.


Huzursuz erkek sendromu nasıl anlaşılır Hayattan keyif alamama Boş verme Naz ve kapris yapma Şikayet mevzularını abartma Alınganlık Sürekli öfkeli davranma ve çatık kaşlar Cinsel isteğin azalması Kas ağrıları Yukarıda belirtilen genel durumlar baş göstermişse bu sendroma kapılmış olma yani andropoza girmiş olma ihtimali çok yüksek. Süreyi uzatmadan doktorun yolunu tutmak gerekiyor.

Sendromlu erkek içine kapanır

Hangi doktora gitmek gerekiyor Erkeklik hormonundaki düşüşü tespit etmek için oldukça basit bir kan tahlili yeterli oluyor. Andropozdan şüphelenenlerin bir üroloji uzmanına görünmesi gerekiyor. Ürolog muayene esnasında hastalığın fiziksel belirtilerini ölçüt olarak değerlendirecek ardından da tahlil sonuçlarıyla eşleştirip uygulanacak tedaviyi belirleyecektir. Diğer yandan bu tedavinin 2 dalda yapılması etki sürecini hızlandırıyor. O sebeple uzmanların önerisi andropoz tedavisinde ürologla birlikte psikolojik yardım da almak.

Huysuzluğu gideren tedavi bir tablet ya da iğne Andropoza girdiği tespit edilen erkeğe dışarıdan verilen erkeklik hormonu sayesinde belirtilen şikayetlerin çoğu ortadan kalkıyor ve hasta eski, sağlıklı günlerine geri dönüyor. Tablet, iğne ya da cilde yapıştırılarak yavaşça emilen bantlar tedavinin alternatifleri içinde. Aslına bakılırsa 40’lı yaşlarını geçen bir erkeğin yapması gereken düzenli olarak ürologa giderek hormonal seviyelerini kontrol altında tutmak. Unutmayın ki sürekli asabi bir erkekle yaşamak hiçbir kadının işine gelmez. En iyisi size duyulan sevgi ve saygıyı su istimal etmeden andropozla gelen huysuzluk işini çözün. Doktora gitmeye ikna olmanız için Türk Androloji Derneği’nin konuyla ilgili hazırladığı testini veriyoruz. Test sonucunuz ciddi çıkarsa ailenizi ve sevdiklerinizi daha fazla incitmeden andropoz tedavisine başlamalısınız.

İçinde bulunduğu sıkıntıyı agresif hareketlerle dışa vuran hasta, olur olmaz her şeye sinirlenmeye başlar. Bu sorunlar ise zamanla kişiyi hem kendisine hem de çevresine karşı çekilmez hale getirir. Andropozun ilerleyen dönemlerinde bunalıma giren hasta, her hangi bir tedaviyi de kabul etmezse kendini toplumdan, çevresinden soyutlayarak içine kapanacaktır.

Bu dönemde erkeğin aldatma ihtimali daha yüksek Andropoz döneminde bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını anlayan erkek bir yenilenme içine girmek istiyor. Böylece sorunlarını aşacağını düşünüyor. İşte aldatma ihtimali burada ortaya çıkıyor çünkü farklı bir partnerle cinselliği yeniden keşfetme isteği doğuyor. Karısıyla arasında iletişimsel sorunlar olan erkekler soluğu dışarıda alabiliyor.

47


Andropoz Testi

Puanlama yaparken Yok: 1 Hafif: 2 Orta: 3 Şiddetli: 4 Çok şiddetli: 5

Test Sonucunuz 17-26 puan ‘Sorun Yok’ 27-36 puan ‘Kısmen Sorun Var’ 37-49 puan ‘Andropoza Girmiş Olma İhtimaliniz Yüksek’ Hormon Testi Yaptırın.

50- üstü puan ‘Andropoza Girmiş Olma İhtimaliniz Çok Yüksek’ Mutlaka Hormon Testi Yaptırın.


Hedefleriniz, hayalleriniz ve değerlendirmeniz gereken fırsatlar kapınızı zorluyor ama gerekli finansal desteği bulamıyorsanız ya da günlük hayatta karşılaştığınız mali konular sizi aşar hale gelmişse, işi bilen birilerinden destek alma zamanınız gelmiş demektir. Orta Anadolu Özel Bankacılık Denizbank Kayseri Şube Müdürü Yasin Atikler Hem Okurları için Denizbank’ın Özel bankacılık sistemi ve hayatınızı en iyi hale getirmeyi amaçlayan özel hizmetlerini anlattı. DenizBank Özel Bankacılık, hedef segmentindeki müşterilerinin, birikimlerine değer kazandırmak ve varlıklarını değişen koşullara ve müşteri yapısına en uygun şekilde yönlendirmek amacıyla, 2004 yılından bu yana sektörde faaliyet göstermektedir. DenizBank Özel Bankacılığın müşteri profili, 250 bin dolar ve üzeri likit varlığa sahip birey ve tüzel kişilerden oluşmakla birlikte, DenizBank Finansal Hizmetler Grubu olarak ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimize tek bir portaldan, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş paketler halinde sunma avantajına da sahibiz. Tek portal yaklaşımımız sayesinde finansal hizmetler grubunun tümünün, müşterilerimiz tarafından kullanımına imkan sağlamaktayız. Bu nedenle müşterilerimiz, ilk etaptaki varlık büyükleri bu limitin altında olsa dahi Özel Bankacılık müşterisi olabilmektedirler. Ekim 2011 itibariyle, Türkiye’nin çeşitli illerinde konumlandırdığımız 15 Özel Bankacılık Merkezi ve 1 corner olarak toplam 16 noktadan müşterilerimize hizmet vermekteyiz.


Orta Anadolu Özel Bankacılık Merkezi olarak, Aralık 2009 tarihinde Kayseri’de faaliyet göstermeye başladık. Ancak DenizBank Özel Bankacılık olarak, sadece bulunduğumuz ilin değil, bulunduğumuz bölgenin özel bankacılık hizmet sunumunu gerçekleştirmeyi amaçladığımız için Orta Anadolu Özel Bankacılık Merkezi olarak sadece Kayseri de değil, Konya, Sivas, Niğde, Nevşehir, Karaman, Aksaray, Yozgat, Kırşehir olmak üzere toplam 9 ile hizmet vermekteyiz. Orta Anadolu Özel Bankacılık merkezi bölgede faaliyet gösteren ilk ve tek Özel Bankacılık Merkezidir. Özel Bankacılık sektör büyüklüğüne baktığımızda, DenizBank’ın bu büyüklük içerisinde %3 ün üzerinde bir paya sahip olduğunu ifade edebiliriz. Genç ve dinamik yapımız, çözüm odaklı çalışma şeklimiz ve kuruma bağlılığı sağlanmış, gelecek vaat eden takım arkadaşlarımız ile birlikte sahip olduğumuz payı gün geçtikçe artırmaktayız. Orta Anadolu Özel Bankacılık olarak da çok genç olmamıza rağmen varlık büyüklüğü olarak DenizBank Özel Bankacılık içerisinde %4 ün üzerinde bir paya sahibiz. Bunun yanı sıra müşteri adedi olarak da grafiğimiz sürekli artış göstermektedir. Bu durumu, Orta Anadolu Özel Bankacılık Merkezi olarak bölgede, müşterimizin ihtiyaçlarına cevap verebiliyor durumda olduğumuzun bir göstergesi olarak ifade edebiliriz. Diğer bankaların özel bankacılık uygulamalarından farklı olarak Anadolu da büyüyor olmak DenizBank Özel Bankacılığın önemli kriterlerinden birini oluşturmaktadır. Orta Anadolu Özel Bankacılık olarak da, bu bölgede hedef profilimize uygun pek çok müşterimizin yakınına hizmet ulaştırabiliyor ve değişken taleplerine kişiye özel çözümler sunabiliyor olmak öncelikli amaçlarımız arasındadır. Bankaların çoklu müşteri kanallarından sundukları ürün ve hizmetler ağırlıklı olarak standart yapı ve özelliktedir. Bunun yanı sıra Özel Bankacılık, ürün çeşitliliği bakımından, alternatiflerin en bol olduğu birimdir; sınırlı sayıda müşteriye geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunulmaktadır. Özel Bankacılık müşterileri ağırlıklı olarak mevduat ve benzeri ürünleri tercih ederken, giderek artan oranda da ürün çeşitlendirmesine gitmektedir. Kullanılan ürünler arasında döviz ve hisse senedi opsiyonlarını, hazine bonosu, devlet tahvili ve Eurobondları, Anapara korumalı fonlar ve diğer fonlarımızı ve henüz düşük oranda olsa da Özel Sektör Tahvillerini sayabiliriz.

Alanında uzman ve deneyimli portföy yöneticilerimizin her biri, sınırlı sayıda müşteriye özel, finansal katma değer yaratmaktadır. Bu doğrultuda, müşterilerimizin yatırım stratejilerini ve ihtiyaçlarını, değişkenlik gösteren piyasa koşullarına göre sürekli olarak yakından izlemekteyiz. Müşterilerimizin yatırım yapacakları ürünler ile ilgili görüşlerimizi paylaşarak, risk/getiri algıları doğrultusunda, tüm bankacılık hizmet ve ürünlerini alternatif çözüm önerileri ile birlikte sunuyoruz. Bunun yanı sıra Özel Bankacılık müşterilerimiz, DenizBank Finansal Hizmetler Grubu tarafından sunulan tüm avantajlar (seyahat sigortası, asistans hizmeti, avantajlı sağlık sigortası ve check-up paketleri vb.) ile ayrıcalıklı hizmet ve ürünlerimizden de yararlanabilmektedir. Ayrıca tüm Özel Bankacılık müşterilerimiz; kişiye özel internet bankacılığı ve sürekli ulaşabilecekleri ayrı bir iletişim merkezi hattı 444 OZEL (6935) ile de 7/24 aktif bir iletişim kanalında hareket edebilmekte ve bu kanallar aracılığı ile sunduğumuz hizmetlerden faydalanabilmektedir. Müşterilerimizin finansal olmayan ihtiyaçlarına cevap verebiliyor olmamız da bizim için oldukça önemli. Bu doğrultuda lifestyle hizmetlerimiz, 2011 yılında uygulamaya başladığımız ve uluslararası iş ortaklarımız aracılığı ile gerçekleştirmekte olduğumuz gayrimenkul, sanat ve vergi danışmanlık aracılık hizmetleri ile devam ediyor. 2011 yılının sonunda lansmanını gerçekleştireceğimiz DenizBank Özel Bankacılık kredi kartının sunacağı çeşitli avantajlar ile de müşterilerimize ayrıcalıklı hizmet sunmaya devam edeceğiz. Etkinlik yönetimi açısından da müşterilerimize “özel” olduklarını hissettirme çabası içerisindeyiz. Bu doğrultuda, müşterilerimize paraları ile satın alamayacakları deneyimler yaşatmayı hedeflemekteyiz. Örneğin, Viyana’da sevgililer günü kutlaması, uluslararası spor müsabakalarını VIP izleme şansı, yelkenciliğe ilk adım olarak adlandırdığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz Hello Sailing, müşterilerimize farklı ve özel olduklarını hissettirdiğimiz etkinliklerden birkaçıdır. Ortalama varlık büyüklüğünü her yıl %70’ler seviyesinde artıran bir grup olarak, önümüzdeki dönem için de en az bu başarıyı sürdürebilir olmayı amaçlıyor ve 2014 yılında Türkiye Özel Bankacılık Sektöründe ilk üç özel bankacılık içerisinde yer almayı hedefliyoruz.

51


Çocuğunuzu Kreşe Hazırlayın Parlayan Yıldızlar & Minik Kalpler

Çalışan anne ve babaların en sık karşılaştığı sorunlardan biri kreşe ya da anaokuluna bırakılan çocuğun uyum sürecinde yaşadığı zorluklar. Okul öncesi dönemin çocukların duygusal ve sosyal gelişimi açısından çok önemli bir yeri olduğunu biliyoruz hatta çocuk bu ilk sosyalleşme döneminde kişiliğinin %50 lik bir kısmını oluşturuyor. Dolayısıyla kreş ve anaokulu döneminin sağlıklı geçmesi ebeveynler ve çocuklar için hayati önem taşıyor. Bir önceki sayımızda çocukları ev kazalarından koruma yollarını paylaşmıştık. Bu sayımızda Parlayan Yıldızlar ve Minik Kalpler Kreşlerinin kurucusu Fatma Tekdemir ile çocuğun kreşe uyum süreci ve anne babaların izlemesi gereken yolları konuştuk.

Güven Duygusu Zor Kazanılır

Bu alışma dönemi bazı çocuklar için gayet sıkıntılı. Çocuk kreşe geldiğinde en güvendiği insanlar olan annesini, babasını etrafında göremeyince paniğe kapılacaktır. Özellikle de çocuğa karşı aşırı koruyucu davranan aileler bu süreci daha da zorlaştırır. Özgüven duygusunu annesinin kucağında bırakan çocuk ürkek ve ağlamaklı gözlerle günün geçmesini bekleyebilir.

Çocuğa güven duygusu kazandıracak bazı öneriler

Sürekli ikaz ve uyarı halinde olmayın; düşersin, yanarsın, kırılır, kızarım gibi olumsuz cümleler çocuğun kendi başına bir şeyler yapma şevkini kıracaktır. Çocuklarınızı mutlaka disipline edin ama bunu hiç bir zaman sinirle ve katı kurallarla yapmayın. Giyeceği kıyafeti onun seçmesini isteyin. Yemeği dökecek diye tedirgin olmayın, bırakın tek başına yesin. Döktüğü zamanda kızmayın mutlaka “aferin” deyin.


Oyun gruplarında neler yapılıyor? Isındırıcı oyunlarla çocukların motivasyonu sağlanır. Bu oyunlar parmak oyunları basit jimnastik hareketleri ve taklit oyunlarından oluşur. Çocuğun motivasyonu sağlandıktan sonra eğlenmesi ve arkadaşlarıyla kaynaşması için daha hareketli oyunlara geçilir. Bu esnada efor sarf eden çocuklar yorulacağı için masada oynanan dinlendirici oyunlar sırayı alır.

Adaptasyon sorunu yaşayan çocuk kreşteki diğer çocuklara zarar verir mi? İnatlık yapan çocuk bireyselleşiyor demektir

İnatlık yetişkin insanlar için hoş bir şey olmasa da çocuklarda durum biraz farklı. Büyüyen her çocuk bireyselleşmek için çaba gösterir, çevresini merak eder, dokunur, yürümek için çaba gösterir ve yürür, yürüyerek ulaşabildiklerinin sayısı artar ve daha çok merak etmeye başlar. İstediklerini yapmak için sizinle inatlaşır ve kendini ortaya koyar, tüm bunlar çocuk için bir bireyselleşme çabasıdır. Çocuğunuz inatlık yapıyorsa içten içe mutlu olmalısınız çünkü o artık karakteri ve istekleri olan büyük bir insan olma yolunda yürümeye başlamış demektir.

Öncelikle anne kreş fikrine alışmalı

Kreşe alışma sürecinde annenin davranışlarının ne kadar önemli olacağını tahmin bile edemezsiniz. Çocuğunu kreşe bıraktığı için üzülen ve kaygılanan anne bu duyguyu tamamen çocuğa aktaracaktır. Ayrılırken bol bol sarılıp öpmeler, duygu dolu gözler çocuğun bu endişeyi olduğu gibi yüklenmesine yeter de artar bile. Hatta ağlamasına dayanamayan anneler çocuğu kreşten alıp götürmek bile isteyebilir. Burada önemli olan duygusal değil mantıklı davranabilmek. Annenin bu kısa ayrılık sürecine önceden hazırlanmış olması gerekiyor. Bunun için anne-babalara çocuklarını kreşe kaydettirmeden önce oyun gruplarına getirmelerini önerebiliriz. Bir de anne ya da babanın “sen biraz oyna ben hemen geleceğim” gibi şeyler söyleyerek gidip akşama kadar dönmeyişi çocuğa kandırıldığı hissini veriyor. En sağlıklısı çocuğun psikolojik yapısına göre hareket etmek. Gerekirse ilk gün annenin de kreşte kalması sağlanabilir.

Sürekli ağlayan, oyunlara katılmayan çocuk mutlaka diğerlerini de etkileyecektir. Oyuncakları paylaşmamak, yemek yememek gibi durumlar olabilir.

Çocuğa abartılı şeyler anlatmayın Çocuğu kreşe getirmeden önce söylenen şeyler önemli; eğer anne çocuğa masallar diyarı gibi bir yerin tasvirini yaparsa bunu bulamayan çocuk bocalar, güveni yıkılır. Kreşin arkadaş, eğitim ve oyun yeri olduğu anlatılmalıdır.

Aile uyum içinde hareket etmeli Ülkemizde de şehrimizde de sık karşılaştığımız bir durum olarak çocuğa anne baba dışındaki yakın akrabalarında müdahalesi ortaya çıkıyor. Kreşe gitmeyi reddeden çocuğa büyükanne, büyükbaba, hala vs destek çıkmamalı, bu çocuğa güç verip inadını pekiştirir. Tüm aile bireyleri bu konuda ortak kararla hareket etmeli.

Kreş yönetimi ile sürekli iletişim halinde olun Öncelikle çocuğunuza öğretmenini sevdirecek sözler söylemelisiniz. Öğretmeninin daima onu koruyacağını bilmesi gerekir, bunu anne baba söylerse çocuk daha da inanacaktır. Diğer yandan personelle ilgili bir sıkıntı yaşanmışsa bunu çocuğun yanında dile getirmemeli mutlaka kreş yönetimi ile paylaşmalısınız.

55


Doğum Sonrası Kilolar

“Ajda Pekkan elbette daima formunda ve zayıf olur hiç doğum yapmadı ki!” diyen onlarca kilolu anne gördük, gördünüz. Hamilelik ve doğum sonrası alınan fazla kiloları verememe korkusu günümüz kadınlarını çocuk sahibi olma fikrinden bile soğutuyor. Ne de olsa görsel güzellik evliliklerin devamı, kişisel mutluluk ve daha birçok şey için çok önemli. Peki, gerçekten hamilelikten sonra alınan kiloları vermek bu kadar zor mu yoksa biraz abartılıyor mu? Sizler için araştırdık.


Hamilelikte ideal kilo artışı 12.5 kg

Boyu kilosuyla orantılı bir kadın için hamilelik süresince alınması gereken ortalama kilo 12.5 olsa da bu artış 16 kiloya kadar normal sayılıyor. Ancak boyu kilosuyla orantılı olmayan daha zayıf olan kadınlar için önerilen kilo artışı 18 kg. Şişman kadınlar için önerilen kilo artışı ise 7 ila 11 kg arasında.

Doğumda 6-8 kilo kaybedilir Bebeğiniz dünyaya geldiğinde onun kilosu ile de orantılı olarak 6-8 kg arasında kaybetmeniz beklenir. Emzirme dönemi ise vücuda depolanmış yağların çoğunun kullanılacağı bir dönem olduğu için bu dönemde kilo vermeye devam edersiniz. Ancak hamilelik esnasında söylenen sınırların üstünde kilo almışsanız eski halinize dönmek için biraz çaba sarf etmelisiniz.

İlk 6 ay kilo vermeyi düşünmeyin Öncelikle emzirmenin yoğun olduğu ilk 6 ayda kilo vermek için hiçbir zayıflama diyeti uygulamamalısınız. Sağlıklı beslenmeye konsantre olmanız gerekiyor. Özellikle yağlı yemekler yapmaktan kaçının. Daha çok ızgara veya buharda pişirme yöntemlerini kullanın. Bilinmeyen bir hatada şekerli besinlerin daha fazla süt yapacağına inanılması. Böyle düşünerek kilo kilo tatlı yemeyin. Ancak canınız tatlı yemek istediği zaman sütlü tatlıları tercih edin. Böylece hem kilo kontrolü açısından hem de kalsiyum alımı açısından iyi bir tercih yapmış olursunuz.

Spor ve Egzersiz Yeni anneler normal doğumu takiben 1. ay sezeryanı takiben ise 3. ay içinde spora başlayabilir. İlk başlarda en mantıklı olanı vücutlarındaki ödemi de atmalarını sağlayacak kısa süreli yürüyüşlerdir.

59


Müşterilerimiz Diyor ki! Bu Mağaza Harika Çok Güzel Şeyler Var...

Düğün ve Kına Geceleri Aksesuarları Yeni Doğan Bebek Süslemeleri Doğum Günü Süsleri Mağaza Açılış ve Vitrin Süsleri Yılbaşı Süslemeleri Her Türlü Ambalaj Malzemesi Karton-Renkli Poşetler Uçan Balon, Uçan Fener Tel: 0 352 222 76 06 Gsm: 0 536 324 61 85 Merkez: Adliye Ahmet Paşa Cd. Finans Bank Arkası Şube: Kasseria Avm Alt Kat

61


Giyecek Hiçbir Şeyi Olmayanlardan Mısınız? Kıyafet dolu dolaplar içinde giyecek bir tek şey bile bulamıyor olmak gerçekten çok acı. Özellikle kadınların yaşadığı bu depresif hal randevulara gecikmeden tutunda bütün günü yüzü asık ve güvensiz geçirmeye bile sebep olabiliyor. Sakın, ‘giyecek bir şeyim yok’ demeyin. Dolabınızın tıklım tıklım dolu olduğunu biliyoruz. Belki ufak birkaç öneri ve tüyo ile giyim danışmanlığınızı üstlenebiliriz.

Sabah giyeceğiniz giysiyi mutlaka ama mutlaka gece yatmadan önce belirleyin. En azından alternatif kıyafetleri göz önüne çıkarın.

Ne giyeceğinizi sadece zihninizde değil gerçekte de planlayın. Dolabınızda olduğunu düşündüğünüz etek ya da tişört kardeşinizin üzerinde ya da kirliler arasında olabilir.

Boş olduğunuz bir gün tüm dolabınızı boşaltın ve giyilebilecek durumda olan tüm kıyafetleri göz önüne koyun. Modası fazlaca geçmiş, üzerinize artık olmayan ve yıpranmış kıyafetleri odanızdan uzaklaştırın. Eskiler sadece karmaşa yaratacaktır.


Güzel olup hiç kullanılmayan kıyafetler vardır. Onları kullanmamanızın sebebi muhtemelen kombine konusunda yaşadığınız

Kafanızdan birkaç kombinasyon yapın ve deneyin, hatta kesip biçerek yeni bir şeyler sıkıntıdır.

yapabilirsiniz.

Bol bol takı satın alın.

Kıyafetle ne ilgisi var derseniz büyük hata edersiniz. Takılar kıyafetleri inanılmaz ölçüde değiştirirler. Klasik beyaz bir bluzu iri taşlı bir kolyeyle bir de kolyesiz kullanarak farkı görebilirsiniz. Büyük bilezikler ve küpeler de aynı etkiyi yaratırlar. Sizin anlayacağınız dolabınızda mutlaka takılara özel bir alan olsun.

Flar, şal ve şapkanın büyüsüne inanın. Tarzınız olandan bir tane seçip kıyafetlerinizle

birlikte kullanın. Kaliteli olmasına özen gösterin. Bu aksesuarlarda tıpkı takılar gibi değişiklikler yapacaktır.

Tüm kıyafetlerinize karşı soğuk hissettiğiniz bir gün olacağını ihtimal sayarak dolabınıza 1-2 eşofman koyun. Kaliteli ve şık olanlardan alırsanız cafe, alışveriş merkezi gibi yerlere rahatlıkla

Hem spor hem şık olmak da çekicidir. gidersiniz.

Yazlık kıyafetleri kış geldiği zaman toparlayıp kaldırma devri geride kaldı. Özelliklede tişörtlerinizi asla gözünüzün önünden ayırmayın. Hırkalarla kombine edebilirsiniz. Keten pantolonlarınızı desenli tül çoraplarla kışın da giyersiniz.

kapri

Annenizin eski kıyafetleri sakladığı yerler bazen hazine kadar değerlidir. Ön yargılı olmayın ve neler var bir bakın. Modanın geçmiş yılların esintileriyle şekillendiği malum; bol paçalı ve

yüksek belli pantolonlar, yarasa kollu bluzlar işinize yarayacaktır.

63


Dünya Mutfağından Lezzetler.

ş i r a p i s alo 8 2 8 1 2 23


...

www.yesilfeslegen.com

Serçeönü Mah. Ahmet Paşa Cd. Mühendisler İşhanı No: 24/A (Finansbank Karşısı)


Hangi Vücut Tipine Hangi Pantolon Pantolon bir kadını vezir de edebilir rezil de, çağın en sık kullanılan gündelik ve özel giysisi pantolonlar uygun vücut tiplerine göre seçilmediğinde iyi sonuçlar doğurmuyor. Kadınların boy ortalamasının 1.60 olduğu ülkemizde alt giyime özel ilgi göstermemiz şart.

Armut Bayanlar Dar Paça Pantolondan Uzak Durun! Üst bölgesi dar ve ince, alt bölgesi geniş ve kalın olup küçük göğüslere, ince bir bele ve geniş basenlere sahip olan kadınlara ‘armut tipinde’ diyoruz. Armut tipi bayanlara tavsiye edilebilecek pantolon tarzı boru paça olanlar. Asla giyilmemesini önereceğimiz pantolon modeli ise dar paça olanlar. Ayrıca yüksek bel pantolonlarda kalçaları daha geniş göstereceği için düşük bel pantolon giyinmelisiniz. Armut tipi

bayanlar ayakkabı seçerken de mutlaka topuklu olanları tercih etmeli. Size tavsiyemiz koyu renk boru paça bir jean pantolon üzerine dikkati üst tarafa kaydıracak renkli, yarasa kollu bir buluz ve mutlaka topuklu ayakkabılar.

Elmalar! Bel Bölgesine Dikkat! Elma tipi vücuda sahip olanların üst bölgesi geniş, alt bölgesi ise incedir. Orta ya da büyük göğüslere, kalın bir bele, belli belirsiz bir bel kıvrımına, incecik ve şekilli bacaklara, dar kalçalara sahiptirler. Vücudunuzun alt kısmı ince olduğu için dilediğiniz pantolonu giyebilirsiniz. Dar paça pantolonlar, kapriler bir çok bayanın aksine size yakışacaktır. sizin dikkat etmeniz gereken en önemli nokta belinizi ön plana çıkaracak bir üst giyim eşyasıdır.


Buna örnek olarak dar bir bluzu ya da büyükçe bir kemeri verebiliriz. Siyah dar paçalı bir pantolonun üzerine dökümlü bir bluz giyebilirsiniz, yeter ki belinizi ve belirgin olmayan bel kıvrımınızı saklayın.

Kum Saati Vücutlar Ne Giyse Yakışır Kum saati vücut dendiğinde aklımıza ilk olarak sürekli yabancı basın gündeminde olan Kim Kardashian geliyor. Mükemmel vücut tipi olarak da bilinen kum saati vücuda sahip olanların büyük göğüsleri, incecik bir beli ve geniş kalçaları vardır. Bel kıvrımı tıpkı bir kum saatini andırır. Düşük ve yüksek belli pantolonlar, kot ya da keten olanlar, tulumlar gibi bir çok kıyafet türü üzerinizde güzel duracaktır. Bunun ayrıcalığını mutlaka yaşayın. Size tavsiyemiz kıvrımlarınızı boşa harcayacak kıyafetlerden, bol ve salaş üstlerden uzak durmanız. Pantolon olarak düşük belli bol paçalı bir jean’ı tercih edebilirsiniz. Boyunuz uzunsa ayakkabı olarak babetleri, kısaysa platform topuklu ayakkabıları tercih edin. Bu arada elma tipi kadınların uzak durması gereken kalın ve süslü kemerleri siz rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Sırım Vücutlu Kadınlar Pantolon Konusunda Rahat Kıvrımları çok belirgin olmayan, atletik ve zayıf bir vücut sırım vücutlu kadınları betimler. Üst ve alt bölge hemen hemen aynı inceliktedir. Saklamanız gereken bir özelliğiniz olmadığı için kıyafet konusunda daha rahat davranabilirsiniz. Siz daha ziyade dekolteyi, saçları ve takıları ön plana çıkaran bir tarz belirlemelisiniz. Cepleri işlemeli olan Jean pantolonlar, skinny tarzı pantolonlar ve bol paçalı ‘boyfriend’ denilen pantolonlar tipinize rahatça uyum sağlayacaktır. 67


Özel Erciyes Eğitim Kurumları Geride Kalan 17 Yıl ve Gelecekte Bekleyen Başarı Dolu Yılların Hikayesi Şehrimizin önde gelen eğitim kurumlarından olan Özel Erciyes Eğitim Kurumları Genel Müdürü Metin Bekiş ile gelecek nesillere fayda sağlayacak eğitim ve öğretim sistemini, velileri, öğrencileri, teknolojik dünyanın olumlu ve olumsuz etkilerini konuştuk.

Başarıyı arttıran en önemli gelişmeler nelerdir sizce? Öncelikle öğrenci başına düşen ilgiyi arttırmaya yönelik olarak sınıfların 15-20 öğrenci kapasitesinde tutulması diyebiliriz. Eğitim Teknolojisinin etkin kullanımı ve bilimsel çalışma yapılabilecek ortamların bulunması da çok önemli. Öğrencinin gelişimi sadece okula bağlı değil elbette, velilerinize neler öneriyorsunuz? Velilerin öncelikle eğitime bakış açısını gözden geçirmesi gerekiyor, zira ‘Dahi’ olmaya zorlanan çocuk psikolojik problemlerle karşı karşıya geliyor. Öğretimin yanında karakter (Değerler) eğitiminin çok önemli olduğunu daima vurguluyoruz. Çocuklarımızı kazandığında mutluluk verecek birer yarış atı gibi değil, hayatın basamaklarını teker teker, iyi ve kötüyü görerek çıkacak, dünyayı deneyimleyecek ve ileride güzel işler yapacak birer birey olarak görmeliyiz.

Özel Erciyes eğitim Kurumlarının kuruluş aşamasından kısaca bahseder misiniz? Özel Erciyes Eğitim Kurumları bir ileri görüş ve hayırseverlik örneğidir. 17 yıl önce 1994 yılında Kayserili iş adamlarımızın yeni nesillere güzel bir gelecek hazırlamak amacıyla attığı adım bugün kentimizin eğitim alanında en güvenilir kurumlarından biri halini aldı. Erciyes Eğitim Kurumlarını farklı kılan nedir? Kurumuzun en temel farklılıklarından biri doğayla iç içe bir yaşamı öğrencilerine sunuyor olması. Ali Dağı eteklerinde çevrenin gürültüsünden uzak, bağımsız ve güvenli bir okul hayatı hem öğrencilerimizi hem de velilerimizi memnun ediyor. Kurumuzu farklı kılan önemli diğer bir unsurda kesinlikle kar amacı olmaması ve hiçbir ticari kaygı duymamasıdır. Kurumunuz sadece bir alanda değil eğitimin birkaç basamağında eğitim veriyor. Tevfik Kuşoğlu İlköğretim Okulu 16 yıldır, Erciyes Anadolu Lisesi ise tam 17 yıldır şehrimize ve ülkemize faydalı olmasını umut ettiğimiz talebeleri mezun ediyor. Bu arada Tevfik Kuşoğlu İlköğretim Okulu Anasınıfı’nı da unutmayalım. Anasınıflarında geleceğimizi temin edecek çocuklarımızı bu teminatın hazırlıklarını güle oynaya yaparken seyredebilirsiniz.

Ergen yaşlardaki öğrenciler için de bu çağları atlatmak pek kolay değil. Günümüzde çocuklarımızın gelişimde olumlu etkisi olan şeylerin yanlış kullanılmaları sonucu bir çok olumsuz sonuç doğurdukları aşikâr. Buna örnek olarak internetin yanlış kullanımını, tv dizilerindeki manipülasyonları ve hatta sınırsız kullanılan cep telefonlarını gösterebiliriz. Bu araçlar çocuklarımızı tembelliğe ittiği gibi onların yaşlarından daha büyük davranışlar sergilemelerine de sebep oluyor. Zihnen çabuk büyüyen çocuklar ileride mutsuzluğa ve başarısızlığa mahkûm olabiliyor. Onları bu olumsuz etkilerden korumak ve yönlendirmek yine eğitimcilere ve ailelere düşüyor.


Okul yönetimi ve aile arasında nasıl bir iletişim sağlanması gerekir? Kurumlarımızda Danışmanlık Sistemi aracılığıyla okul-aile iş birliğini sağlıyoruz. Öğrenciler danışmanlar tarafından sürekli gözlemleniyor. Yine danışman öğretmenlerimiz velilerin evlerine özel ziyaretler yaparak durum değerlendirmesi sağlıyorlar. Karşılıklı sağlanan bu haberleşme kültürü sayesinde el birliği ile çocuklarımızın sorunlarını çözüyoruz. Kısaca veli,okul ve çevre ile “Okul Kültürü” oluşmuştur. Öğrencilerin eğitim ve sosyal hayatı arasında nasıl bir bütünlük oluşturulmalı? Eğitimin temel amacı “Karakter İnşa Etmektir” prensibinden hareketle şunu söyleyebiliriz ki verilen eğitimin yanında karakterini de geliştirebilen öğrenci geleceğe daha hazırdır. Bu sebeple sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler öğretimin hemen yanında gelmesi gereken çok önemli eğitim unsurlarıdır. Tarihi ve kültürel geziler, sinema ve tiyatro, yüzme, tırmanma, yürüyüş, basketbol ve voleybol gibi spor dalları, dil ve müzik eğitiminde hassasiyet gösterilmesi kurumumuz tarafından benimsenen önemli ilkeler arasında. Öğrencilerimizin sosyal hayatı boşa geçirilecek zaman olarak değil eğitimin parçası olarak algılamalarını, eğlenirken öğrenmelerini ve deneyimlerini kullanmalarını istiyoruz.


Gezdim Gördüm

&

Yedim içtim

Annem kahvaltıda kek yapmış Sabah sabah kek mi yenir derken, anladım ki bu kek bildiklerimizden değil çokta lezzetli ve doyurucu olmuş. İşte tarifi. 3 yumurta, 3 su bardağı un, 5 yemek kaşığı yoğurt, az yağlı beyaz peynir, 1 yemek kaşığı margarin, 2 yemek kaşığı sıvı yağ, 1 paket kabartma tozu, tuz, karabiber, kırmızıbiber, yeşil soğan, maydanoz, dereotu. Tüm yeşillikleri bir arada kıyıyoruz. Yumurta yoğurt ve yağları bir kapta karıştırıyoruz. Yeşillikleri ve peyniri ekleyip tekrar karıştırıyoruz. 180 derecede ısınmış fırında 35-40 dk. Pişiriyoruz.

Merhaba sevgili hem okurları, Ben Ayşegül, bu sayıdan itibaren pratik bilgiler, çeşitli tarifler ve işinize yarayacak ürünleri bana ayrılan bu sayfalardan okuyup görebileceksiniz. Kayseri’de nereye gidilir, ne yapılır, internette neler var ve daha fazlasını sizin için araştırıyor olacağım.

Doğal saç renginizi evde açabilirsiniz Yıpratan açıcılar, kuaförde geçen saatler falan… Bunları bir tarafa bırakın; saçınız doğal renge sahipse yani hiç boya yoksa ve evde açmak istiyorsanız, Palette’nin yoğun renk açıcısını deneyebilirsiniz. Saçınızda boya varsa ve saçınız çok koyu tondaysa sakın denemeyin. Korkunç bir turuncuyla dolaşmak istemiyorsanız tabi. Yaparken de mutlaka bilen birinden yardım isteyin. Saçın doğal rengini 4-5 tona kadar açabiliyor, diğer açıcılarla kıyaslayınca fazla yıprattığı da söylenemez. Saçın yıpranmaması için kullanma talimatını mutlaka uymanız gerekiyor.

Anka Kafe’de katmerli tost keyfim Her kafenin kendine özgü bir lezzeti olması beni çok mutlu ediyor. Özellikle de farklı tatlar deneyecek bir yerlerin olması çok güzel. Anka Kafe’nin özel ürünleri arasında bulunan katmerli tost harikaydı. İçinde peynirin yanı sıra kırmızıbiber de var. Lezzetli ve farklı bir şeyler arayanlara duyurulur. Öte yandan Anka’ya gelmişken mutlaka piramit pastanın tadına bakın. Unutmadan, Anka Kafe Kayseripark karşısında.


Duvar etiketleri harika görünüyor Ev dekorasyonunda son trend duvar etiketleri. Birbirinden güzel motifler, figürler yapı marketlerde satılıyor. Salonunun ya da özel odasının farklı görünmesini isteyenler için çok hoş seçenekler var. Şehrimizde Tekzen ve Koçtaş’ta bazı örneklerine rastladım. Hatta bir de internet sitesi var www.duvarsticker.com. İnternette örnekleri çeşitlendirebilirsiniz. Benim seçimlerim;

En yakışanı söyleyen, en dürüst arkadaşlar… www.giysemmi.ekolay.net Bir kıyafet seçme hengâmesi sırasında internette dolaşırken bu siteyi buldum. Biz kadınlar kıyafet seçerken fikir almaya bayılırız hatta fikir alacak kimse olmadığında çok kötü hissediyoruz. Evde kimsecikler yokken ve önemli bir görüşmem varken kıyafetlerimi giyip fotoğraf çekiyorum, sitedeki arkadaşlar sağ olsun dürüstçe söylüyorlar yakışmış mı, yakışmamış mı, neyle kombine etmeliyim gibi…Ayrıca benim gibi düşünen başkalarının kıyafetlerine de ben yorum yazıyorum, kendime moda eleştirmeni havası veriyorum.

Magic leverage saç bigudisi İnternette kullanımını anlatan videoları olan gayet pratik bir saç şekillendirme ürünü. Bukleli saçları sevenler için çok kullanışlı görünüyor. Ürün yurt dışından ithal ediliyor, bildiğimiz bigudiyi daha farklı hale getirmişler. Aradım taradım ama Kayseri’de ürünü satan bir firma yok şimdilik, internette ismi ile aratırsanız bazı alış veriş sitelerinden alabilirsiniz. Fiyatı da çok uygun 14.00 TL kadar.

600 Yaşında Çınar Ağacı Hisarcık Fatih Parkında bulunan 600 yıllık anıt ağaç illaki gidilip görülmeli sevgili okurlar. Hava iyice kötüleşmeden bir hafta sonu çayı için uğrayabileceğiniz çok sakin bir mekan burası. İsmi Doğu Çınarı olan bu yaşlı ağaç varlığıyla bile mutluluk veriyor insana.

73


Evlecek Çiftlere Türkiye’nin EN ÖZEL KAMPANYASI

FABRİKA SHOWROOM O. S.B Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Osman Kavuncu Cad. No:241 Kayseri No:110 Kayseri T:0352 322 02 92 (pbx) T:0352 336 59 00 - 336 79 00


3’LÜ GRUP

5.499 TL N U T U T I SIK

FIRSAT E LİNİZDE N KAÇMAS IN


Cocosh Butik

Batik 139 tl Cocosh Butik

Setre

Koton


Setre

Koton SETRE 2011/2012 Sonbahar Kış Koleksiyonu İddialı renk skalasıyla sonbaharda dikkat çekmek isteyen trend tutkunlarına hitap ediyor. Setre ürünlerinin online satış adresi www.setreshop.com

Batik 64.90 tl

Batik 99.90 tl

LCW 16.50 tl

Desa 299 tl

Desa kürk bot 246 tl

77


Şhıkır Şhıkır 34.90 TL

Şhıkır Şhıkır 42.99 TL

Şhıkır Şhıkır


Şhıkır Şhıkır 34.99 TL

Şhıkır Şhıkır 43.90 TL

Şhıkır Şhıkır 29.75 TL


Şhıkır Şhıkır 28.90 TL

Şhıkır Şhıkır 78.50 TL

Şhıkır Şhıkır 42.90 TL

Şhıkır Şhıkır 44.90 TL


Şhıkır Şhıkır 54.90 TL

Şhıkır Şhıkır 69.00 TL

Şhıkır Şhıkır iç giyim Sinema Onay hizasında

81


Cocosh Butik 2011 Sonbahar

Cocosh Butik

Cocosh Çanta 55 TL

Cocosh Butik 55 TL Cocosh Kemer 35 TL

Cocosh Butik 80 TL


Cocosh Butik 139 TL

Cocosh Butik 65 TL

Cocosh Butik 15 TL

Cocosh Butik 50 TL

Cocosh Butik 80 TL


Marka Store 45 TL

Marka Store 45 TL

Ergün Eryılmaz Kolye 105 TL

Marka Store Ceket 75 TL Gömlek 35 TL Pantolon 55 TL Şort 35 TL

Ergün Eryılmaz Bileklik 60 TL

Ergün Eryılmaz 116 TL Ayakkabı Dünyası 179 TL


Ergün Eryılmaz Kolye 62 TL Marka Store 45 TL

Batik 49.90 TL

Marka Store 45 TL

Ayakkabı Dünyası 289 TL

85


Tıpış Tıpış 129.90 TL

Tıpış Tıpış 129.90 TL

Tıpış Tıpış 39.50 TL

Tıpış Tıpış Nike 67.50 TL


Tıpış Tıpış 56 TL

Tıpış Tıpış Takım 79 TL

Tıpış Tıpış 54.50 TL

Tıpış Tıpış 33.99 TL

89


Tıpış Tıpış Takım 210 TL

Tıpış Tıpış Takım Gömlek 42.90 TL Yelek 42.90 TL Pantolon 59.90 TL Tıpış Tıpış Takım 225TL

Tıpış Tıpış Bot 39.50 TL


Tıpış Tıpış Takım 179 TL

Tıpış Tıpış 42.90 TL Tıpış Tıpış 39.90 TL

Tıpış Tıpış Bot 84.90 TL

Tıpış Tıpış Hastane Seti Kampanya 45 TL

Tıpış Tıpış Tulum 61.50 TL

Tıpış Tıpış Hastane Seti 116 TL


Yeni Lezzet Durağımız

Fesleğen Restaurant Fesleğen Restaurant yaklaşık 3-4 ay önce Erzurumlu bir müteşebbisin kurduğu, bulunduğu çevrede special yemekler yapan tek restoran diyebiliriz. Sade dekorasyonu ve samimi havası insana yemekten başka şey düşündürmüyor. Restoran sahibi Hakan Işık Erzurum’dan şehrimize gelen içtenliği ve maharetli elleriyle ocak başına geçip bize Palandöken Köfte de yaptı. Doğu’da yemeğe verilen önem bir başka oluyor, bambaşka bir lezzet katıyor doğrusu. Hele de Kayseri’nin merkezinde hakiki Erzurum Palandöken Köftesi… Fesleğen’in sunumları Erzurum yöresel yemekleriyle sınırlı değil belirtmek isterim. Fesleğen’de bizim için hazırlanan Specialleri dilimden geldiğince anlatmaya çalışacağım, gidip yerinde t a d ı n a bakmak ise size kalacak.

Çok Acıkanlara Et Casori Çılgınca acıkmışsanız sizi ancak et casori doyurur diyebiliriz. Ben sulu etli ve lezzetli yemek kategorisine ekledim, aklımın bir köşesine yazdım. Her yerde böyle leziz yaparlar mı bilmem. İtalyan mutfağına ait yemeğin içerisinde dana bonfile, domates, sarımsak, biber gibi şeylerin yanı sıra dömiglass sos bulunuyor.


Piliç Severler Fesleğen’e Köri Soslu Piliç Türk ustanın elinden İtalyan mutfağı örneklerimize devam ediyoruz. Köri soslu tavuk, yumuşacık tavuk bonfile ve mantarla çok leziz olmuştu. Köri sosu insanı başka diyarlara götürüp getiriyor. Baharatın memleketi olan Hindistan her daim mistik ve çekici gelmiştir zaten. Bu arada köri sosuna ön yargıyla yaklaşmamanız için küçük bir araştırma sonucunu da sizinle paylaşıyorum. Köri tozunun temel maddelerinden olan zerdeçal ve ’curcumin’ bileşikleri, Alzheimer, diyabet ve kanser gibi hastalıklara karşı olumlu etki yaratıyor.

Beef Stragonof Jülien doğranmış etlerle yapılan yemeklerin müptelası bir başkadır. Aynı eti farklı doğrayınca tadı mı değişiyor derseniz cevap veremem ancak bir fark yok da diyemiyorum. Jülien ayrı kuşbaşı ayrı şey. Jülien doğranmış dana bonfile, kornişon, havuç, patates başta olmak üzere kremayı da unutmayalım. İşte karnını güzelce doyurmak isteyenlere leziz bir alternatif daha; Beef Stragonof.

Olmazsa Doymam! Salatalar! İnsanın önce gözü doymalı derler ya çok haklılar. Salata mantığını kim keşfetmiş bilemiyorum ama tebrik edilesi bir buluş doğrusu, salata olmazsa olmaz bir sofrada. Bir kere o renk çeşitliliği doyuruyor insanı, tabi öyle rastgele değil güzel olmalı salata, durduğu yere yakışmalı. Tamer Usta tam 4 çeşit salata hazırladı bize; Keçi peynirli salata, Özel Fesleğen salata, aysberg salata ve bademli tavuk salata. Bademli tavuk salatayı özellikle tavsiye ediyorum, kavrulmuş bademler ve tavuk eti hem gözünüze hem gönlünüze hitap ediyor.

Chicken Flaminyon Tavuk bonfile, mantar, soya soslu krema ve kaşar peyniri yemeğin ana unsurları. Vazgeçilmez cips ve kroketlerle servis edilen bu yemeği de beğenmemek mümkün değildi. Mantar ve kremanın uyumu zaten tartışılmaz, tavuk severlere önerilebilecek harika lezzetlerden birisi de Chicken Flaminyon.


Duvarlarınıza

Dokunun

Ev dekorasyonunda en temel ve belki de en hassas alan duvarlar…. Duvarlar mobilyalarımızın, perdelerimizin, halımızın rengine karar veriyor, odaları dar ya da daha geniş gösterebiliyor hatta ruh halinize bile etki ediyor. Artık duvarları tek renk boyayarak ya da yıllarca kullanılacak bir duvar kağıdı ile kaplayarak kullanmakla yetinmiyoruz. Ünlü markalar ve modern dekoratif fikirleri öncülüğünde salonda, oturma odasında, mutfakta geçirilmek istenen zaman artıyor, artıyor….

Bu sayı dekorasyon alanımızda duvarlara dokunmak istedik ve araştırdık. Sektörün öncüsü Filli Boya tamda bu ihtiyacımızı karşılıyor. Arte Yalıtım&Dekorasyon aracılığıyla iç mekan dekorasyonunda harikalar yaratan Alpina Style ürünleri ile duvarlarınıza değerli birer tablo havası verebilirsiniz. Tabi dekoratif aksesuarlarla duvarlarınızı daha da zengin göstermek yeteneğinize ve seçiminize bağlı.


Varak

İnci Doku

Küçük oda lara değil ama büyü çok yakışa k alanlara n varak do ku ihtişam özel. Diğe ı sevenlere r dokulard cephe kap an farklı o larak dış lam göz alıcı re ası olarak ta kullanıl abiliyor. En nkleri altın sarısı ve m dekorasyo etalik gri. İç nda parça tarzlarda o lı uygulayarak farklı luşturabilir siniz.

Asalet timsali inci şimdi duva rlarda. İnci doku parlaklığ ında, silinebile n bir duvar doku uygulam ası olan inci do ku sadece inci renginden ibar et değil. Aynı do ku tarzında camgöbeği ve kızılımsı renkle ri de bulabiliyorsunuz.

etalik M u l m u K Doku

Mermerli

teyenfarklılık is de ız s ır ın s unda klerin korasyon sahra ren bilirler. Duvar de ytin ve bakır gibi i deneye y e z ri , e s ın u lt b a ler arlayan ran aha da p ve z alıcı du d ö g re a ö d g a a dah mun odalar sıma duru çok alan Işığın yan özellikle güneşi eal. a lar için id uygulam ıklandırmalı alan yoğun ış

Doku

tlı ve ağır rdiği şatafa oruz. Alpina e v n ri e Merm a bulamıy ku her dokud örüntülü duvar do ü y tü n rü g gö r e e rd rm e erçek me de merm ar Style’nin g hem mermeri hem d a k uza sı ri salonun le k r n uygulama o re M . m ilin cağınız tü e etmeyi b lar in b m bulamaya o k yeter ki siz rdeki mermer doku getiriyor, avi renkle kte bizim ve koyu m oratif objelerle birli dek . açık renk tercihimiz

oku

Dalgalı D

Yıllar boyu sizinle ‘duvar kağıdı’ Her yıl dekorasyon yenilemek, duvar boyamak bana göre değil diyorsanız sizin seçiminiz duvar kağıdından yana olmalı. Hem eski hem de köklü bir yöntem olan duvar kağıtları uzun yıllar sizinle olmaya hazır. Kaliteli bir duvar kağıdı 15 yıl boyunca dayanıklılığını koruyabiliyor. İsterseniz sade isterseniz farklı çizgilerden seçebilirsiniz. Koku yapmayacaktır ve sağlamdır. Ayrıca yırtılan bozulan yerlerini kolayca tamir edersiniz. Silinebilir olduğu için temizlik açısından da çok uğraşmayacaksınız.

sanat eseri lı boya bir ğ a y ideali a rd a serinin en Duvarl in iç e k a m la sağ nın mavi v görüntüsü ulaması. Uygulama s u n a y k o g ku uy llanarak u k a zd dalgalı do u si n gi seri sini banyo . Kahveren ağ evi tonları seri rebilirsiniz e ed v d si in is h iğ ı e edild ferahlığ yla kombin unun dışında çok a y il b o m beyaz aktır. B aratmayac de yaratıcılığınızı sıcaklığını la y ela siz renkli kart bilirsiniz. konuştura

Duvarlarda sanat eserleri – alçı dekorasyon

Evinizin yazlık ve kışlık kıyafeti - mantolama

Kolon, kiriş ya da tavanlarınıza iç açan bir görüntü kazandırmak istiyorsanız alçı dekorasyonu deneyebilirsiniz. Tavan kenarlarına yaptıracağınız alçıpanlar sayesinde evinizi küçük bir saraya çevirmeniz mümkün. Yaptıracağınız alçıpanın anti-bakteriyel, nem önleyici, yüzeye nefes aldıran ve yanmayan özelliklere sahip olmasına dikkat edin.

Dış cephe ısı yalıtımı evinizi dış koşulların yıpratıcı etkilerine karşı korur. Özellikle şehrimizin iklim koşullarında mantolama yapılmayan evlerde yaşamak işkence haline gelebiliyor. Mantolama sayesinde kışın soğuk hava içeri giremez, yazın ise sıcak hava evinizi hararete boğamaz. Yani her mevsimde ferah bir eve kavuşursunuz. Isıtma- soğutma giderlerindeki azalma da sizi özellikle mutlu edecektir.

Arte Yalıtım & Dekorasyon 97


Evde Profesyonel Temizlik Defalarca temizlenmesine rağmen çıkmayan lekelerin haklı bir sebebi var!

Gözümüze gayet düzgün görünen tüm yüzeylerin aslında madde olarak pürüzlü, girintili çıkıntılı yüzeylere sahip olduğunu söyleyerek başlayabiliriz. Mesela evlerimizde birçok yerde bulunan cam yüzeyler, ahşap yüzeyler ve ankatrelerimizde bulunan metal yüzeyleri de bu pürüzlü yüzeylere örnek gösterebiliriz. O iflah olmaz lekelerin, kireçlenmelerin sözün özü temizlik problemlerinin tek sebebi yüzeylerde bulunan pürüzlerde biriken organik ve inorganik kalıntılar. Defalarca silseniz de pürüzlü tabaka altına sıkışan kalıntıları çıkaramıyor olmanız gayet normal. Gerçek temizlik için evvela tüm yüzeyleri pürüzsüz ve kaygan hale getirmemiz gerekiyor.

İşte, son yıllarda sıkça duyduğunuz Nanoteknoloji burada devreye giriyor ve yorucu ev işlerini dert olmaktan çıkarıyor. Nanoteknolojinin görevi maddeyi en küçük yapı taşları ile kontrol etmek. Ev işlerinde işe yarayacak kısmı ise az önce bahsettiğimiz pürüzlü yüzeyleri pürüzsüz hale getirerek tozun ve bakterilerin tutunamayacağı hale getirmek. Kayseri’de kurulmuş ve Türkiye genelinde dağıtım ve proje bazlı işler yapan Oğuz Proje ve Dış Ticaret Firmasının ülkemize ithal ettiği ve şehrimizde de dağıtımını yaptığı “Nanovations” markalı yüzey koruma ve bakım ürünleri ihtiyaç duyulan tüm yaşam alanlarında etkili ve kalıcı temizliğe hitap ediyor. Çevre dostu profesyonel temizlik ürünlerini Oğuz Dış

Ticaret

Genel

Koordinatörü

Fatih

KALPAKLIOĞLU ve Proje Direktörü Oğuz KALPAKLIOĞLU ile sizler için değerlendirdik.


Evimizi nemden koruyalım Cam ve Seramik yüzeylerde aylar süren ışıltı

Özellikle sıcak mevsimleri geçirdiğimiz yazlık evlerde kullanılan, Kayseri taşı da denilen bazalt taşlar suyla temizlik esnasında tüm suyu ve nemi emme gibi bir özelliğe sahip. Bu

Mikroskopla incelendiğinde tüm pürüzlerinin ve pullu

ise zamanla aşınma ve rutubet taşımaya sebep oluyor.

yapısının rahatça göründüğü bir madde olan cam, temizlik

Rutubetli evlerin insan sağlığına iyi gelmediğini, çeşitli

harekatının da ilk hedefidir. Pencereleri temiz olmayan ev

bakterilerin üremesine zemin oluşturduğunu biliyorsunuz.

temizlenmiş bile sayılmaz. En iyisi temizliğe CL40 Cleaner’i

WR-1 isimli ürün bazalt taşların suyu emmesini engelliyor.

cam ve seramik yüzeylere uygulayarak başlamak. Hemen

Ayrıca kışın oluşan buzlanma da bu ürün sayesinde yok

ardından ise yapısında nano-partiküller içeren NG1010

oluyor. Merdivenleri ve avluyu daha güvenilir hale getirme-

dediğimiz koruyucu kit geliyor. NG1010 kimyasal yapısı

kte fayda var. Su tutmayan bazalt taşı sizin için görüntüledik.

gereği cam yüzeylere derinlemesine nüfus ederek, bu yüzeylerdeki boşlukları yapısında barındırdığı nano-partiküllerle dolduruyor. Bu durumda cam yüzeylerin pürüzsüzleşmesini sağlıyor. Böylece camlarınıza vuran yağmur damlaları akıp gidiyor. Bu uygulamayı bir kez yaptığınız takdirde 6 ay boyunca

kolay

kolay

kirlenmeyen,

lekelenmeyen

pencerelere kavuşacaksınız.

Metalleri parlatalım Kireçli, sararmış görünen musluklar kadar temizliği kamufle eden bir şey daha yoktur. Banyo ya da mutfaktaki metal aksamlar, balkonlardaki krom korkuluklar, ankastre setler ve gümüşleri de örnek verebiliriz. Bu alanların başına gelen genellikle havadaki nemden dolayı paslanma, kireçlenme ve

Asla leke tutmayan giysiler ve mobilyalarınız olabilir

sararma oluyor. NH 2015 bunları gidermek ve uzun süreli koruma sağlamak için üretilmiş ürünlerden biri. Aşındırıcı

Leke tutmayan koltuklar, perdeler, halılar ve giysileriniz

özelliği olmayan ürün tüm bu izleri silip yenilerine karşı da

olabilir. Hatta yağmurda ıslanmayan bir palto ya da ceketini-

aylar süren bir koruma kalkanı oluşturuyor.

zin olması bile mümkün. Bunu sağlamanın yolu yine nanoteklojiden geçiyor. Nanotex isimli tekstil ürünü bu tarz eşyalara bir sıvı döküldüğünde emmesini engelliyor, su ya da içecek eşyanın üzerinden kayıp gidiyor.

Arabalarınızı da unutmayın NG1010 otomotiv sektöründe son yılların en pratik icadı olarak sahnede. Ürünü evde kullanabileceğiniz gibi araç camlarında da kullanarak su, kir ve buzlanmaya karşı yoğun bir direnç sağlayabiliyorsunuz. Ayrıca kireçlenmeye karşıda uzun süreli direnç sağlıyor. TÜV tarafından güvenlik ve etkisi belgeli olan ürün sayesinde yağışlı havada görüş kaybı gibi durumlar ortadan kalkıyor.

101


şiddet VE KADIN İnsanlığa ait ilk hikayelerde bile var olan şiddet Habil ile Kabilin topraklarından günümüze kadar hiç eksilmeden, değişmeden taşındı. İnsanlığın en büyük hastalığı evimizde, sokakta ya da hemen yan kapıda kadınları, çocukları ağlatıyor…


Şiddet evliliğin ilk günlerinde bile kendini gösterebilir Şiddet içeren ilk davranış genellikle evliliğin ilk günlerinde başlıyor. Ne yazık ki evlilik öncesinde nişanlılık döneminde şiddete uğrayanlar da bulunuyor. Eşin her şiddet davranışından sonra “değişme” sözü vermesi, ilişkinin sürmesinin nedenleri arasında yer alıyor. Kadınların dikkat etmesi gereken nokta ise şiddet eğilimli davranışların kolay kolay değişmeyeceği.

Eşit Şartlarda Değiliz Fiziksel olarak erkeklerin kadınlara nazaran çok daha güçlü olduğunu söylemeye gerek yok. Bu fiziksel ayrılık beraberinde bir üstünlüğü de getiriyor. Erkek tarafından şiddete uğrayan kadınlar normal bir kavgaya gore çok daha fazla yara ve hasar alıyor. Kadınlar bırakın karşılık vermeyi çoğu zaman kendisini korumayı dahi başaramıyor; şişmiş yüz, kapanmış gözler, bedenlerinde ameliyat gerektirecek derinlikte yaralar, çok sayıda kesik ve çürük, ile kimi zaman ailelerine kimi zaman polise sığınıyorlar.

Cinsel Şiddet Gurur Kırıcı Fiziksel şiddete uğrayan kadınların büyük bölümü cinsel şiddete de uğruyor. Hiçbir duygusal yakınlaşma olmadan üstüne üstlük şiddet ve hakaretin ardından kocasının cinsel isteklerine boyun eğmek zorunda kalan kadınlar sonrasında büyük psikolojik travma yaşıyor. Gururu zedelenen kadın kocasından olduğu kadar cinsellikten de uzaklaşıyor. Hakaretler Tokatlardan Daha Çok Acıtabilir Sözel şiddet, her şeyden önce kadınların, özgüvenlerini yok etmeyi amaçlayan çok etkin bir saldırı yöntemi olarak kullanılıyor. Sözel şiddet, aşağılama, küfür ve hakaretin yanı sıra, bazen kadına takılan aşağılayıcı bir isimle, bazen de kadının önem verdiği şeylerle, bedeniyle, dış görünüşüyle alay edilerek sürdürülüyor. Daha kötüsü söylenen aşşağılayıcı sözler unutulmuyor.

Duygusal Şiddet Duygusal şiddet ise, tüm kadınların farklı derecelerde maruz kaldığı bir şiddet türü olarak ortaya çıkıyor. Küçümseme, korkutma, isim takma, hayati bir önem taşıdığını sezdikleri nesne veya kişiyi uzaklaştırma/zarar vermekle kadını tehdit etme, duygusal şiddetin bazı halleri.

Ekonomik Şiddet Hem mutlu etmek hem de mutsuz etmek konusunda en başarılı ve etkili nesne para olsa gerek. Şiddete uğrayan her üç kadından ikisine, aynı zamanda ekonomik şiddet de uygulanıyor. Kadının çalışmasına izin vermeyip veya maddi imkanı daha geniş olduğu halde, kadına çok kısıtlı para vermek, çalışan kadının kazandığı paranın tümünü elinden almak, evle ilgili tüm maddi bilgileri eşinden saklamak, mal ve mülklerin sadece kendi üzerinde olmasını sağlamak ekonomik şiddetin yöntemleri arasında sayılıyor.

105


Karısını Döven Erkek Diğerlerinden Farklı Görünmüyor Şiddet uygulayan erkek profili “normal, bildik, tanıdık biçimde davranan erkekler” olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla kadınlar şiddet uygulayan kocalarını “dışarıda melek” olarak tanımlıyorlar. Hatta bazıları, bu nedenle ailesine ve dostlarına, şiddete uğradığını söyleyemediğini, kendisine inanmayacaklarından emin olduğunu ifade ediyor. Bu durumda karısını döven erkeği diğerlerinden ayırmak pek mümkün görünmüyor. Alkol kullanımı şiddeti iki yönlü etkiliyor Alkollü olduklarında erkekler, daha “rahat ve fütursuzca” şiddet uygulayabiliyorlar ve şiddeti alkolün arkasına sığınarak açıklayabiliyorlar. Ancak, alkol şiddetin kaynağı değil, erkeklerin kullandığı bir araç olarak ortaya çıkıyor. Bu tarz erkeklerin büyük bölümünün gelir getiren bir işi oluyor ve gelir getiren faaliyetleri olanların büyük bir grup oluşturması, toplumun şiddet uygulayanların “işsiz, bir baltaya sap olamamış” erkekler olduğuna dair ön yargısını ise geçersiz kılıyor. Şiddet uygulayanlar, mühendis, doktor ve sanatçılar; döviz bürosundan lokantaya, pazarcılıktan market işletmeciliğine, tesisatçılıktan marangozluğa, küçük imalatçıya kadar çok değişik işte çalışan, esnaflar, polis, bekçi, zabıta gibi kamu görevinde çalışanlar kısaca her meslek grubundan ve her kesimden erkekler, olabiliyor. Bu da şiddetin kültür, eğitim, para v.s. ile ilgili olmadığını ortaya koyuyor. Erkeğin kadına karşı uyguladığı şiddetin amacı otorite sağlamak, kedini kanıtlamak, duygusal baskıdan kurtulmaya çalışmak olabilir. Hatta aileden gelen alışkanlıklar bile erkeği karısını dövmeye itebilir. Zira erkek babasından ya da annesinden sorunları şiddetle çözmeyi davranış biçimi olarak modellemiş olabilir. Bütün bunların yanında asıl önem arz eden kadının erkek şiddetinden nasıl kurtulacağı. Psikoloji konusunda uzman olanlar şiddete uğrayan ancak evliliğini devam ettirmek isteyenlere bazı önerilerde bulunuyor; Kocanızdan şiddet gördüğünüzü güvenebileceğiniz az sayıda insanla paylaşın, eşiniz üzerinde etkisi olan bir aile büyüğünden de yardım isteyebilirsiniz. Eşinizin sakin olduğu bir zamanda onunla konuşmayı deneyin. Suçlayıcı konuşmalar yapmadan kendi meramınızı anlatın.

Eşinizde daha önce tedavi gördüğü ya da yeni oluşmuş olabilecek ruhsal bir hastalık olup olmadığını belirlemeye çalışın. Evlilik hayatında değişiklik yaparak şiddet durumunu değiştireceğinizi düşünmeyin; örneğin çocuk sahibi olarak kocanızın artık sizi dövmeyeceğini düşünmeniz doğacak çocuğunuza da zarar verecektir. Eşinizin saldırganlığını arttıran sözler söylemekten, tutum ve davranış göstermekten uzak durun. Onu neyin yatıştırdığını belirleyin ve o şekilde hareket edin. Gelir getiren mesleki beceriler edinmeye çalışın. Mümkün olduğunca toplumsal etkinliklere katılın. Her türlü özveri ve tahammüle rağmen şiddetten kurtulamıyorsanız çocuklarınızın büyüdüklerinde daha sağlıklı bir ruhla yaşaması i��in kendinize eşinizden farklı bir yol çizmeli ve adımlarınızı korkusuzca atmalısınız. Her durumda aşağılayıcı olmaktan uzak durarak sessizce kendi yolunuzda ilerlemeniz sizi daha güçlü kılacaktır. Nihayetinde sürekli şiddet uygulayan bir insanın sağlıklı olduğunu düşünmek olanaksızdır. Kadın ya da Erkek olalım şiddeti daima bir hastalık olarak görüp ondan kaçınmak için tüm tedbirleri almalıyız.

Şiddete Uğrayan Kadının Yaşamı Korkuyla Dolu Eşleri veya karşı cinsten her hangi biri tarafından şiddete uğrayan kadınlar, ruhsal açıdan da sorunlar yaşıyor. Şiddete uğrayan kadınlarda, had safhada korku, ürkeklik, sessizlik ve çekingenlik, uykusuzluk, bitkinlik, seslere karşı aşırı tepki, baş dönmesi, ayakta duramama, unutkanlık, irkilme, çarpıntı, öfke patlamaları, aşırı yorgunluk, umutsuzluk, sık sık çarpıntı hissi, kendini suçlama, perdeleri açma korkusu, yalnız sokağa çıkamama, geleceğe yönelik plan yapamama, güvensizlik, düzgün cümleler kurmakta zorlanma, yalnızlık hissine kapılma, konuşurken gözle iletişim kuramama, solgunluk, bezginlik, sık sık ağlama krizleri, hayata karşı ümitsizlik gibi yaşam kalitesini derinden etkileyen izler görülüyor.. Ayşegül TÜRKOĞLU


AKAL ERN Porselen Çaydanlık 28.80 TL AKAL Sima Yemek Takımı 24 parça 79.50 TL AKAL Sima Kahvaltı Seti 46 parça 116 TL AKAL Güral Bone Yemek Takımı 85 parça 675 TL

AKAL Enesco- Doğa 37 Parça Bardak Takımı 300 TL

AKAL Enesco- İpek 37 Parça Bardak Takımı 325 TL

AKAL Enesco- ALev 37 Parça Bardak Takımı 300 TL

AKAL Enesco- Delta 37 Parça Bardak Takımı 325 TL


Söylemeye Çekindiğimiz Hastalık

KIL DÖNMESİ Latince iki kelime pilos = kıl, nidus = yuva, tıbbi adı ile pilonidal sinüs, halk arasındaki yaygın kullanımı ile de ‘kıl dönmesi’ denilen hastalık toplumumuzda sık görülen bir rahatsızlıktır. Normalde kuyruk sokumunda orta hatta ve yaklaşık makatın 5 cm üstünde bir veya bir kaç ağzı bulunan delikler (sinüs) ile karakteristiktir. Ancak nadiren el ve tırnak diplerinde (berberlerde), göbek, ense gibi bölgelerde de görülebilmektedir. Esas olarak cilt ve cilt altı bölgesini tutan bu hastalık akut alevlenmelerle devam eder. Her iltihabi ataktan sonra çevreye ve derin dokulara doğru ilerleyerek daha geniş bir alanı istila eder. Bazen o kadar yayılır ki kuyruk sokumu bölgesinde çok sayıda delikten iltihabi akıntı olmaya başlar, sağda ve solda kalçalara ve aşağıda makat bölgesine kadar uzanabilir. İşin çok önemli diğer bir yanı da zaman geçtikte cerrahi tedavi zorlaşmakta ve ameliyattan alınacak başarı da düşmektedir.

Bu nedenle kıl dönmesi dendiğinde olayı basit, önemsiz bir hastalık olarak algılamak son derece yanlıştır, bazen hayal edilemeyecek boyutlara kadar ilerleyebilen ciddi bir rahatsızlıktır.

Bu hastalığın sebebi nedir?

Daha önceleri pilonidal sinüs hastalığının doğuştan kıl köklerinin cilt altında gömülü olması nedeniyle meydana geldiği kabul ediliyordu. Ancak günümüzde sonradan oluşan bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Kuyruk sokumundaki kılların deri altına gömülmesi ve bunların meydana getirdiği reaksiyon, kıl kökü iltihapları ve bunun yaygınlaşması sorumlu tutulmaktadır. Bu bilgiyi destekleyen en önemli bulgu, ameliyatta hastalıklı bölgelerden pek çok miktarda kıl yumaklarının çıkartılmasıdır. Daha çok esmer erkeklerde (kadınlara oranla 3 misli daha sık), 20-30 yaş civarında, kıllı ve uzun süre oturarak iş yapanlarda görülmektedir. Bu nedenle bazı meslekler risk oluşturmaktadır (şoförler, uzun süre bilgisayar başında çalışanlar, arazide traktör sürenler, masa başı memurları gibi).


Riski arttıran sebepler nelerdir? -Yoğun kıl mevcudiyeti -Kılları içeriye iten dış kuvvetler ve bası (uzun süre oturma, dar giysiler vs) -Şişmanlık -Kötü hijyen şartları, bölgenin terli ve nemli bırakılması -Derin intergluteal (kalçaların birleştiği bölge)oluk -Kıl diplerinde meydana gelen iltihabi olaylar

Bu hastalığın belirtileri nelerdir?

Şikayetler hastalığın süresine ve iltihabi olayın ciddiyetine göre değişir. Hastalığın erken dönemlerinde kuyruk sokumunda küçük tek bir delikten hafif ve az miktarda iltihabi akıntı mevcuttur. Akut ataklar esnasında ise kuyruk sokumunda şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik vardır. Kuyruk sokumunda sertlik hissi, pis kokulu akıntı veya iç çamaşırda kanlı lekeler görülebilir. Uygun şekilde ve zamanında tedavi edilmeyen hastalarda tekrar eden ataklar sonucunda bölgedeki delik sayısı artar ve genişler. Hastalık cilt altında yeni yollar yaparak derinlere doğru ilerler ve çok geniş bir sahayı tutar. Hastaların bazılarında ise ateş, titreme, terleme, bulantı, kusma gibi tüm vücudun etkilendiğini gösteren ciddi enfeksiyon bulguları görülebilir.

Kıl dönmesinin tedavisi nasıldır?

Kıl dönmesinde hastalığının başarılı olarak tedavi edilmesi demek, hastalıklı bölgenin tamamen çıkartılması, hastanın mümkün olan en erken zamanda işine dönmesi ve nüks (hastalığın tekrarlaması) etmemesi demektir. Bu kriterleri bize sağlayan en etkili yöntem cerrahidir. Ancak hasta hangi dönemde gelmişse tedavi ona göre düzenlenir. Öncelikle kötü hijyen şartları hastalığı kolaylaştırdığı için bölgenin temiz ve kuru tutulması son derece önemlidir. Hasta apse birikimi veya iltihabi akıntı ile gelirse, bu dönemde acilen apsenin uygun ve etkili bir şekilde boşaltılması gerekir. Hastaya etkili antibiyotikler ve ağrı kesici verilir. Cerrah kontrolünde olan hasta daha sonra uygun bir zamanda hastalığın kesin tedavisi için ameliyata edilir. Kronik hale gelmiş vakalarda da cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Cerrahi tedavi ile hastalıklı bölge tamamen çıkartılır. Uygulanacak cerrahi tekniği belirleyen en önemli faktör ise hastalığın ilerleme derecesidir. Hastalığın erken dönemlerinde daha basit işlemlerle tedavi sağlanabilir. Ancak uzun süreden beri devam eden, pek çok ağızla dışarıya açılan veya

daha önce ameliyat olmuş nüks vakalarda çok daha ciddi ve komplike ameliyatlar gerekmektedir. Bu nedenle hastaların erken dönemde bir genel cerraha müracaat etmeleri çok önemlidir. Hastalık ne kadar uzun süre devam ederse çevre ve derin dokulara o kadar yayılır ve çıkartılması gereken doku miktarı o kadar geniş olur. Bunun sonucunda ortaya çıkan geniş doku boşluklarının kapatılması da güçleşir. Bu hastalarda ‘flep kaydırma yöntemleri’ yani ‘doku kaydırma yöntemleri’ kullanılmaktadır. Bu ameliyatlarda çıkartılan yara bölgesi çevredeki temiz dokular ile doldurulmaktadır. Doku kaydırma yöntemleri daha teknik, tecrübe ve deneyim gerektiren ameliyatlardır, ancak hastalığın tekrarlama riski daha düşüktür. Hastalıklı bölgenin çıkarılması ve yaranın çevre dokulardan bir parça döndürülerek kapanması ile gerçekleştirilen bu ameliyatlarda yüksek başarı sağlanmaktadır.

Ameliyattan sonra nelere dikkat edilmelidir?

Ameliyat sonrası dönemdeki en önemli sorun hastalığın yeniden ortaya çıkması yani nüks etmesidir. Bu nedenle ilk ameliyatın tecrübeli bir cerrahi ekip tarafından yapılması önemlidir. Ameliyattan sonra da dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Ameliyat bölgenin temiz tutulması, terli bırakılmaması ve kıl dökücü kremler kullanılarak bölgenin kıldan arındırılması önemlidir. Kıl kontrolünde anüsten başlayarak kuyruk sokumuna kadar olan bölgeye kadar 5 cm. eninde bir alan kıllardan arındırılmalı ve bu 10 günde bir tekrarlanmalıdır.

Sevgili okuyucular bu yazımızdan aklımızda kalması gerekenleri şu şekilde özetlemek istiyorum:

-Uzun süre oturmanızı gerektiren bir işiniz varsa mutlaka belirli aralıklarla (30 dakikada bir) kalkıp dolaşın ve kuyruk sokumu bölgesindeki basıncı azaltarak kan dolaşımını sağlayın. -Kuyruk sokumu bölgesinde ağrılı bir şişlik, kızarıklık, iltihabi bir akıntı tespit ederseniz lütfen bir genel cerrahi uzmanına başvurunuz. -Kıl dönmesi, bir cerraha zamanında başvurulduğunda ve uygun tedavi yapıldığında tam iyileşmenin sağlandığı ve yüz güldürücü neticelerin alındığı bir hastalıktır. -Ancak zamanında tedavi edilmezse veya arka arkaya nüksler meydana gelmişse hayal bile edilemeyecek kadar ciddi boyutlara ulaşabilir ve peş peşe bir dizi ameliyatı gerektirecek hale gelebilir. Bu durumda neticenin ne olacağını da önceden kestirmek mümkün değildir.

111


Güzelliğinizi Birlikte Keşfedelim ESTETİK CERRAHİ Burun Estetiği Meme Küçültme Meme Slikonu Göz Kapağı Estetiği Karın Germe Liposuction Fue Saç Ekimi Tüm Estetik Ameliyatlar SAĞLIKLI YAŞAM VE ZAYIFLAMA Diyetisyen Exima Kavitasyon ve Selülit Tedavisi) Pasif Jimnastik Lenf Drenaj Lipoliz Liposuction ( Vakumla Yağ Alma) Yosun Terapi Selülit Masajı

MEDİKAL ESTETİK Lazer Epilasyon Lazerle Leke Tedavi Lazerle Dövme Silme Lazerle Cilt Yenileme Dolgu,Botoks Mezoterapi Selülit Tedavisi Profesyonel Cilt Bakımı Kimyasal Peeling Havyar Bakımı Thalassoterapi

www.drsaffetors.com info@drsaffetors.com BANKALAR CAD. ANADOLU BANK ÜSTÜ

Tel: 0 352 222 69 69


POLİKLİNİĞİ

Estetik Güzellik ve Lazer

Op. Dr. Saffet ÖRS Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı


Saklıbahçe’ye Gelenler Yaşadı Gelmeyenler için Son Fırsat!

Kooperatif Merkezi

TÜRKİYE’NİN

TEK

TSE BELGELİ KOOPERATİFİ

İstasyon Cad. Öztürk İş Mrk. No: 15Kat: 2/202 Kayseri Tel: 0 352 222 92 02 Fax: 0352 221 09 18 Şantiye Merkezi

Y.Beyazıt Dolmuşları Son Durak Karşısı Melikşah Üni. Yanı Tel: 0 352 224 81 62 - 0352 224 81 65 www.ss-saklibahce.com ss_saklibahce@hotmail.com


SÖZ

VERDİĞİMİZ GİBİ Hayal ettiğiniz eve çok az kalmışken düşlerinizi ertelemeyin! 160 m2 Lüks Konut Projesi ile yola çıkan Saklıbahçe Konut Yapı Kooperatifi, yüksek kalite standartları ve uygun ödeme koşullarıyla, Kayseri’nin en güzel yerinde, ideal yaşam alanlarıyla, Faraşoğlu İnşaat güvencesiyle, ev sahibi olmaya ne dersiniz? Saklıbahçe Konut Yapı Kooperatifine gelin, siz örnek dairemizin içinde keyifli bir hayatı, güvenilir bir geleceği hayal ederken biz bu hayalleri ne kadar kolay gerçekleştirebileceğinizi anlatalım.


Ünlü Saçlarla Kendi Tarzınızı Oluşturun Platin sarısı ve perçem 1946 doğumlu Ajda Pekkan’ı meşhur olduğu ilk yıllarda çekilmiş fotoğraflarda bile perçemleriyle görebiliyoruz. Sanatçı platin sarısı, asimetrik kesim, bazen dalgalı bazen düz saçlarını hem toplayarak hem de açık kullanmayı seviyor. Ajda Pekkan, sahneye spreyden katılaşmış kabarık saçlarla çıkmıyor. Böylece doğal görünüyor, dağınık saçları modern çizgili sahne kıyafetleriyle uyum içinde.

En önemli aksesuarı saçları Shakira’yı uzun kızıl saçlarla tanımıştık. 2. Albümüyle büründüğü tarzı ise hala koruyor. Sarı dan açık kahveye doğru zaman zaman değişen saç renginin yanı sıra dalgalı ve kabarık saçları tarzını koruyor. Hatta Shakira’nın dağınık dalgalı saçları kuaförlerden sıkça istenen asi modellerden. Kabarık saçlar sanatçının hafifçe erkeksi hatlara sahip olan yüzünü profesyonelce çevreliyor ve daima gülen yüzünü ön plana çıkarıyor.

Muhteşem bakır Belirli bir döneme hakimdi ama artık kimse saçlarını bakır renk yapmaz dediğimiz bir zamanda Muhteşem Yüzyıl dizisi yayınlanmaya başladı. Hürrem Sultan’ı canlandıran Meryem Uzerli bakır renk lüleli saçlarıyla geniş bir hayran kitlesi topladı. Bakır rengi saçta çok alımlı durabildiği gibi kötü sonuçlarda doğurabilir. Sizde Hürrem Sultan gibi açık bir ten rengine ve renkli gözlere sahipseniz bakır saçlarla güzel görünebilirsiniz. Eğer esmerseniz bakır renkten uzak durmanızda fayda var. Bu arada bu saç rengini kullanmaya karar verdiğinizde kıyafetlerinizle kontrastı iyi yakalamanız gerekecek. Kahve tonlardaki giysilerden uzak durun.

Koyu renk saçla sade görüntü Yahşi Cazibe ile ünlenen Aslıhan Gürbüz sade görüntüsünü birazda koyu renk normal kesimli saçlarına borçlu. Her zaman daha genç gösteren koyu renk aynı zamanda yüzün olduğundan daha açık renkte görünmesini de sağlıyor. Yahşi Cazibe karakteri saçlarını yarım ya da tam olarak toplamayı tercih ediyor. Saçın altlara doğru daha hacimli olması topuzlara da hava katıyor.

Sempatik kahverengi Sempati oyuncu Julia Roberts’in saçları kahve-karamel-sarı hatta siyah renk arasında gidip geldi. Ne var ki ünlü oyuncu kahve ve karamel tonlarının vazgeçilmez yüzü. Kahve tonları gözlerinin rengiyle tam olarak örtüşüyor ve onu daha da çekici hale getiriyor. Robert’s saçlarının aralarında zeminden daha parlak geçişlerde kullanıyor.

Asimetrik tarzlar Beckham saç modelinden sonra en tutulan asimetrik tarzı şarkıcı Rihanna oluşturdu. Saçına servet harcayan ve sık sık model, renk değiştiren Rihanna’yı buna rağmen asimetrik kısa saçlarıyla hatırlıyoruz. Uzun süre bu saçla dolaşmak kolay olmasa da farklı bir stil olduğu su götürmez. Bu modelin Rihanna’ya bu kadar yakışmasında farklı kafatası yapısının etkisi olduğunu da unutmayalım. Alnı yüzüne göre geniş ve bombeli olanlar bu tarzı deneyebilir.


Ergün Eryılmaz Kasseria

Kasseria zemin katta buunan Ergün Eryılmaz takıları internet üzerinden www.erguneryilmaz.com’dan satışta.

117


Üfa

ÜNLÜ

ferforje

alüminyum

ünlü olmak zor iş tam 36 yıldır ünlüyüz imalattan satışa size yarar ne varsa Satış Şb.: Sanayi Bölgesi 5. Cadde 22. Sk. Showroom: Sanayi Bölgesi 11. Cadde No: 52/A No: 38 Kocasinan - KAYSERİ Kocasinan - KAYSERİ Tel: 0 (352) 320 27 85 Fax: 0 (352) 336 44 56


T SEK

ÖR

DE

36

yıl

www.unludemir.com.tr - satis@unludemir.com.tr


Mercedes’in En “yeni” leri Kayseri’de

Mercedes- Benz Türk tarafından bu yıl düzenlenen “Yıldızlar Takımı Roadshow” etkinliği, 13 Ekim perşembe günü Bayraktarlar Merkay'ın ev sahipliğinde Kayseri’deydi. Roadshow’da Mercedes’in C Coupe ve SLK modelleri ön planda olmak üzere E Coupe, SL, CLS, E ve S serisi araçları görücüye çıktı. Lansmanın en keyifli kısmı ise test sürüşleriydi. Mercedes’in en yeni ve özel araçlarının tamamını misafirlerinin beğenisine sunmak üzere düzenlediği test sürüşlerinde bu yıl C -E serisi araçlar; E ve C Coupe, E Cabriolet, SLK, CLS, GLK, GL, R, Smart For Two , C63 AMG Coupe ve CLS 63 AMG davetlilerle buluştu. Mercedes-Benz ve bayi yetkilileri geçen yıl olduğu gibi bu yılda da Roadshow’a en yoğun ilginin Kayseri’de olduğunu söylediler. Test sürüşlerinde en yoğun ilgiyi gören araçlar ise Mercedes’in gözdeleri CLS 63AMG ve C 63AMG Coupe oldu. Test sürüşleri için onlarca kişinin katıldığı Roadshowda çeşitli ikramlarla karşılanan Mercedes tutkunları dünya devinin yeni serileri hakkında bolca bilgi edinme fırsatı da buldu. Bayraktarlar Merkay bünyesinde yılda iki kez Test sürüşü etkinliği düzenleyerek hem şehrin sosyal aktivitelerine hem de Mercedes’in yeni araçlarının tanıtımına katkı sağlıyor.


SL - 300 Sürüş keyfinde cömert, yakıt tüketiminde tutumlu: SL 300. 6 silindirli 170 kW (231 hp) güç ve 2500’den 5000 rpm devir hızına kadar 300 Nm tork sağlamaktadır. SL'in ön tarafındaki powerdomelar, altında yatan güç hakkında fikir vermektedir. 6, 8 ya da 12 silindirli motorlarıyla ayağınızın hafif bir hareketiyle otomobil ileri fırlayarak yolu arkanızda bırakmaya başlayacaktır. Kadrandaki parçalar bile SL ile yapılan bir sürüş kadar dinamiktir. Kontak anahtarı çevrilir çevrilmez Race Start özelliği ile dinamik bir şekilde dönmeye başlarlar.

SLK Serisi Araç, seyahat esnasında sürücüye kritik durumları hemen tanımlaması ve güvenli bir şekilde üstesinden gelmesi konusunda yardımcı olur. İkinci safhada, bir tehlike durumunda, sayısız önleyici tedbir yaralanma riskini azaltmak için etkinleştirilir. Bir kaza durumunda, yolcular geniş kapsamlı pasif güvenlik sistemleri tarafından sağlanan etkin, kişiselleştirilmiş korumadan faydalanır. Son olarak, dördüncü öğe, yeni kazaların olma riskini azaltmak için tehlike uyarı flaşörlerinin otomatik olarak etkinleşmesinde olduğu gibi bir kaza sonrası safhasını bünyesinde barındırmaktadır.

C – Coupe Yeni C-Serisi Coupé otomobillerde kullanılan benzinli motorların yüksek performanslarının yanı sıra sundukları sürüş keyfi, benzersizdir. Hem 4 silindirli, hem de V6 silindirli modeller üstün bir gelişmişlik düzeyi ile düşük yakıt tüketimlerine sahiptir.

127


Ferforje

Demirin Ateşle Dansı Eski demirci ustalarının kömür ocağında kor gibi yanan demirlere çekiçle vurarak nasıl şekil verdiğini bilirsiniz. Ortaya çıkan ürünler bazen bir padişaha kılıç, bazen bir çiftçiye saban olurdu geçmiş zamanlarda. Demirci ustalarının emeği ve göz nuru zamanla daha ince işlere yöneldiğinde ferforje denilen sanat dalı ortaya çıkmış oldu. Yani demire lüks katarak şekil veren Ferforje sanatının temelleri milattan sonra 4. yüz yılda atıldı.


Bahçe kapıları, pencereler ve çeşitli süs eşyaları gibi ürünlerde kullanılarak dekorasyon işlerine nostalji ve gösteriş getiren ferforje sanatı aslında herkes tarafından bilinen ve hayranlıkla izlenen bir şey olsa da isim itibariyle pek tanınmıyor. Şehrimizde Ferforje imalatı yapan ve birçok bina kapısında, pencerelerde ürünlerini gördüğümüz Ünlü Ferforje firma sahibi Recep Dursun bu ihtişamlı sanatı ve gelişimini Hem Dergi okurları için anlattı. 1975 yılında kurulan firmamız 36 yılın vermiş olduğu deneyim birikimini ferforje işçiliği ile beğeninize sunuyor. Bu işi yaparken ciddiyet ve kaliteden ödün verilmemesi gerektiğini, ferforjenin sıradan bir işçilik emeği değil temeli çok eskilere dayanan bir sanat dalının günümüze uyarlanışı olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.

Ferforje montajı ve standartlarına dikkat edilmeli

şekil

Ferforjelerin yapı biçimleri ve motifleri binanın, evin şekline göre biçimlendirilmelidir. Çoğu insan ferforje işçiliğinden çok iyi anlamadığı için buna önem göstermeyerek vasat görünümlerin hatta sağlıksız montajların yapılmasına vesile oluyor. Oysaki güvenlik ve görünüm ferforje işçiliğinin en temel iki prensibidir. Dekorasyonda dayanıklılık Kaliteli malzeme kullanılarak, uygun boyama işleminden geçen ferforjeler çok uzun yıllar dayanacağı için kullanıcıya sıkıntı olmayacaktır. Dekorasyon gibi hassas bir konuda dayanıklılığın önemi tartışılamaz.

Ferforje yaptırırken dikkat edilmesi gerekenler Ucuz işçilik ürünü ferforjeler çok kısa bir süre sonra pişmanlık doğuracaktır. Örneğin ferforje ürünü bir bina kapısında ucuz demir doğrama malzemesi kullanıldığında kapı açılıp kapanırken müthiş bir gürültü olacak ve zorluk yaşanacaktır. Hazır kalıplar tam olarak yuvasına oturmayabilir, bu sebeple alınan ölçüye dikkat edilmelidir. Ürünün size özel imal edildiğini kontrol edin. Alt kat pencerelere ve balkonlara ferforje yaptırırken vidaların iç taraftan takılmasına dikkat edilmelidir.


NEDEN

DEKORASYON

Öncelikle bu soruyu yanıtlamak için iç mimarlık konusunda ayırıma gitmeden belli başlı yararlarından bahsetmek gerek. Hiç kuşku yok ki insan sağlığına olumlu etki yapar. Hangi şekilde yapıldığı ise bazı püf noktalardan geçer.Evler ofisler bürolar eczaneler mağaza sahibi kişiler zevklerine göre dizayn etmek isterler. Bu davranış bile insanın mutluluğuna olumlu etki yapar. Görmek istediği şeyi görür. Yapmak istediğini yapar ve bunu her gün her saniye tasarladığı şekilde tüm güzelliğiyle bütün zevkleri karşısındadır. Kişiye ekstra motivasyon katar ve dekorasyonuyla ilgili aldığı övgüler özgüvenin artmasını sağlar.

Keyif veren tasarımlar... www.prdizayn.com

info@prdizayn.com


izmetleri

Mühendislik H

Taşeronluk Hizmetleri

Anahtar Teslim Uygu

lamalar

Dış Cephe

a

Mantolam

Dış Cephe Süsl

eme

on İç Mekan Dekorasy

rımlar

Mimari Tasa Referanslarımız

& Dekor Ürünleri

3 Boyu

tlu Çizim

ler

PRODİZAYN Müh. Mim. İnş. Tah. Elk. San. Tic. LTD. ŞTİ. Gevher Nesibe Mh. Atatürk Bulvarı No:76/A Kocasinan/KAYSERİ Tel: 0 352 221 10 74 Fax: 0 352 221 10 75 Selçuk Mh. Ethem Onbaşı Cd. Gamze Apt. Altı 13/B NİĞDE Tel: 0 388 232 00 07 Fax: 0 388 232 01 71


İş Hayatında

Burçlar

Yaşamımızın her evresinde olduğu gibi iş-güç kısmında da 12 burç ve etkilerini görüyoruz. Bazen rekabete doymayan bir koç bazen ise çalışanlarına kök söktüren detaycı bir başak oluyoruz. Bunlara inanılmaz demeyin, burçların iş hayatınızı, patronunuzu, ekip arkadaşlarını nasıl etkilediğine şaşıracaksınız….


Koç

KOÇ Son nefese kadar rekabet Burçlar dünyasında en hırslı ve rekabetçi burç olarak bilinen koçlar kaybetmekten nefret ettikleri için, genelde kazanan olmak yolundadırlar. Rekabete girdiklerinde sergiledikleri efora inanamazsınız. Koç liderlik özelliği taşıdığından mesleğinde ilerlemek, üst seviyelere ulaşmak için elinden geleni yapar. Alt pozisyonlarda da kendisine verilen inisiyatifi sonuna kadar kullanmaktan, hatta kimi zaman kuralları değiştirmekten hiç çekinmez. Diplomasiden uzak ve ben-merkezcil bir yapısı olmasına rağmen, Koç etrafındaki insanların motivasyonlarıyla ve performanslarıyla da yakından ilgilenir. Herkesi harekete geçirebilmek için elinden geleni yapar. Macerayı ve hareketi seven Koç için, rutin işler, uzun toplantılar oldukça sıkıcıdır. Önündeki projeye 'hemen' başlamak, ve diğerine 'hemen' geçmek için sabırsızlanır. Ofisinin duvarlarında başarı belgeleri ya da masasında plaketler sergileyen birini görürseniz koç olduğunu düşünebilirsiniz. Liderlik vasfı varsa iş ortaklarının canını biraz sıkabilir. Koçların iş hayatındaki en olumsuz yönü tüm kararları tek başına almak istemeleridir.

BOĞA Güvenilir, sadık çalışan Ayakları yere basan ve daima sağlam bir görünüş sergileyen boğaya her konuda güvenebilirsiniz tek sorun onu harekete geçirmektir. Maddi olarak gayet sorunsuz giden iş boğanın hareket blokajı sebebiyle oldukça yavaş ilerler. Fakat boğa başladığı her işi, en zor şartlarda bile sabırla bitirebilen tek burçtur. Amacına kilitlendiği zaman gözü başka hiç bir şey görmez. Sabit bir burç olması nedeniyle, özellikle ilerleyen yaşlarda teknolojik ve sosyolojik yeniliklere ayak uydurmakta zorlanabilir. Genellikle sakin ve huzur dolu olmasına rağmen, damarına basıldığı zaman ya da sabrının sonuna geldiğinde, normal tavrıyla, hiç alakası olmayan şiddetli reaksiyonlar gösterebilir. Boğa burcu insanı ofisini masalarda ikramların bulunduğu lüks ve şatafatlı tablolar ya da süs eşyalarının olduğu bir yer olarak tasarlar. En azından ikram edebileceği şekeri mutlaka bulunur.

İkizler

Boğa

İKİZLER İş dünyasının en başarılı ara bulucusu İkizler insanı en zor şartlarda dahi motivasyonunu kaybetmemesi ile tanınır. Çift karakterli oluşu sizi yanıltmasın üzerine düşen görevleri başarıyla yerine getirir. İş ile ilgili sorunu pek çok şeyi bir anda yapmak istemesi ve çabuk sıkılmasıdır. Onu rutin işlere değil başarı ile ödüllendirilecek önemli işlere sevk etmek daha faydalıdır. İnsan ilişkilerindeki başarısı, İkizler'in iş dünyasında doğal bir şekilde arabulucu rolünü de üstlenmesinde neden olur. İş arkadaşları arasında denge bulucu unsur görevi üstlenir ve bu özelliği sayesinde daima akıl danışılan olur. Sert bir dille başladığı iş görüşmesinin leyhine sonuçlanmasına şaşırmamalısınız çünkü ikizler burcu insanı muhatabının durumuna göre şekillenerek onu tarafına çekmeyi başarır. Öte yandan liderlik tutkusu çok yoğun olmadığı için iş arkadaşlarına, bildiklerini aktararak, öğreterek zenginleştirmeyi ve geliştirmeyi sever. Yeni fikirleri, gelişmeleri ve projeleri sevinç ve hevesle kabul eder.

YENGEÇ Ofiste evinde gibi güvende ve rahat hissetmek ister Aile hayatında olduğu gibi iş hayatında da çevresindeki insanlardan kendisinin gösterdiği aynı hassasiyeti bekler ve üzülür. Bu durum yengecin aşırı kırılgan yapısının iş hayatına yansımasıdır. Öte yandan adımlarını ancak sağlam bir noktaya atan yengeçler iş yerini en az riskle muhatap ederler. İhtiyatlı davranmaları onlara daima sağlam mevkiler önemli kazançlar getirir. Yönetim işlerinde başarı gösterirler çünkü insani ihtiyaçlara karşı da duyarlıdırlar. Seven ve koruyup kollayan yapısıyla vazgeçilmez bir patron olabilirler. Yengeçler hırslı olmadıkları için genellikle büyük ilerlemeler kaydetmezler örneğin orta ölçekli bir işletmeyken holding olmak onlara göre bir hedef değildir ancak sahip oldukları orta ölçekli işletme diğerlerine göre çok daha rahat, maddi olarak güvenilir ve sıcaktır. Ofis hayatında israftan kaçınırlar. Odalarında antika eşyalar ya da yadigarları sergilemeyi severler.

Yengeç

133


En Çok Satan 5 Kitap Eylül ve Ekim aylarında yabancı yazarlar dünyaca ünlü kitaplarıyla Türk okuyucuların gözdesi oldu. Bu sayıda kitap bölümümüzde 2 Avrupa, 1 Orta Doğu ve 2 Türk yazarlı kitap yerini aldı. Soğuk havaların baş gösterdiği son zamanlarda sıcak evinizde bir fincan çay eşliğinde okuyabileceğiniz, aşk ve dostluk temelinde şekillenmiş bu 5 kitabı sizler için araştırdık. Bir Gün- David Nicholls- Roman Dexter ve Emma’nın üniversitede başlayıp 20 yıl boyunca aralıklarla süren aşk hikayesi aşk romanı sevenler için çok güzel bir alternatif. Kitap ismini kahramanlarının geçirdikleri tek bir günden sonra yıllarca birbirlerini düşünerek

yaşamalarından alıyor. Okurlardan gelen yorumlara göre çiftin hikayesi öyle sürükleyici ki The Times’in kitap klübünden gelen yorum “Bu tam bir, bütün randevularımı iptal edin-beni rahat bırakın,kitabı" Diyor.

Küçük Mucizeler Dükkanı- Debbie Macomber- Roman Kitapları bütün dünyada 140 milyondan fazla satan ve birçok dile çevrilen Debbie Macomber, romanlarıyla şimdi ülkemizde. Hayattan sıkılmaktan şikayet edenlere yazardan bir paragraf; "Artık o eski tasasız kız değilim. Yaşadığım her günün

değerini biliyorum. Çünkü hayatın ne kadar değerli olduğunu öğrendim... Hiçbir şeyi, özellikle de hayatı hafife almaz oldum. Artık hiçbir günümü boşa geçirmiyorum. Çektiğim acıların karşılıklarının olduğunu öğrendim..."

İki Dirhem Bir Çekirdek – İskender PalaKültürel Araştırma Atasözleri ve deyimler hayatımızda nasıl da büyük bir paydaya sahiptir. Bir tür araştırma kitabı olan İki Dirhem Bir Çekirdek’te edebiyatı gençlere sevdiren yazar olarak

tanınan İskender Pala deyimlerimizin çıkış hikayelerini anlatıyor. Rastgele kullandığımız deyimlerin ne tür tecrübeler sonucu ortaya çıktığını bilmek eğlenceli olsa gerek.

Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini- Roman Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek

sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

İki Cami Arasında Aşk- Mürvet Sarıyıldız- Tarihi Roman Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan'ın ve büyük aşkı Mihrimah Sultan'ı anlatan sürükleyici bir roman. 18 yaşında kendi arzusu ile devşirilip payitahtta getirilen Sinan, Karaboğdan Seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan'a aşık olur. Bu aşk, Sinan'a önce Prut Nehrini on üç günde

geçilecek köprüyü yaptırır. Payitahtta dönüşte Mihrimah Sultan'ın evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paşa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kızı Mihrimah'ı Rüstem Paşa ile evlendirir. Sinan, bu evlilik üzerine kendini sanatına verir. Sarayın baş mimarı olur. Aşkını payitahtta yaptığı hanlar, hamamlar ve camilere yansıtır.

137



hem 17