Page 1


Birlik Mahallesi Doğukent Bulvarı 450. Cadde Vadi İkizleri Sitesi No: 3/A Çankaya ANKARA


1 ARALIK 2015 - 2 OCAK 2016


SOYUTUN DEĞİŞİMSEL (MODİFİKATİF) DEĞERİ Kaya ÖZSEZGİN Sanatta profesyonelliği ve amatörlüğü belirleyen ya da bu iki kavramı birbirinden ayıran ölçütleri, sanat eğitimiyle sınırlamak kimi zaman yanıltıcı oluyor. Hele bu tür eğitimin, resmi devlet okullarının dışına taşarak özel atölyeler ve akademilerle yaygınlaşmış bir görüntü kazanmaya başladığı çağımızda, profesyonel sanatçı olmayı, okul bitirip diploma kazanma koşuluna bağlamak, giderek daha da anlamsızlaşıyor. Kuşkusuz sanat eğitiminin, yeteneği geliştirici yönleri yok değil. Ancak salt resmi nitelikli bir eğitimle sanatçı olunacağını sanmak, hızla demokratikleşme sürecine girmiş bulunan çağdaş sanat gelişmeleri karşısında, gerçeklere ve yaşanan olgulara sırtını dönmek olur. Günümüzde sanat bilgi ve becerisi edinmenin yolları çok ve çeşitlidir. Bu yollar zorlanarak belirli düzey aşamalarına yönelmek mümkün olduğu gibi sanatçının kişisel çaba ve girişimleriyle ortamın koşullarına uyum sağlanabilir. Gerçek sanatçılığın belgesi sıradan bir diploma değil, ortaya konulmuş ya da konulacak olan yapıtların özgün-sanatsal düzeyi, ayrıcalıklı niteliğidir. Sürekli çalışma, araştırma ve üretme disiplini, kendini aşma çabası, çağdaş oluşumlarla bütünleşme kararlılığıdır sanatçıya gerçek kimliğini ve kişiliğini kazandıracak olan. Nail Payza, asıl mesleği ressamlık olmasa da, böyle bir disiplinin içinden geliyor. Hatta bu disiplinin, ona gerçek mesleği olan biyokimya profesörlüğünü bile unutturduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Nedenine gelince, resim sanatıyla olan temelden ilişkisi çok eski yıllara dayanıyor. Yani Nail Payza, resme boş zamanlarını değerlendirebileceği bir alan gözüyle bakmamış olduğunu, daha ilk sergisini açtığı 1953'te kanıtlamıştı. O yılların Ankara'sında, tek sanat merkezi sayabileceğimiz Helikon'daki bu serginin üzerinden 40 yıl geçmiş bulunuyor. 40 yılın ilk 20 yılı, Amerika ve Kanada'da sanattan kopmaksızın yaşadığı araştırma ve olgunlaşma dönemini kapsıyor. Özellikle Amerikan resminin popüler sanatçı odakları üzerinde yoğunlaştığı ve Fransız sanatı karşısında etkin bir konum kazandığı bu dönemi, Nail Payza'nın kendi resmiyle örtüşebilecek değer perspektifleri açısından irdeleme olanağı bulmuş olduğunu tahmin etmek zor değil. Daha eski resimlerindeki figür stilizasyonuna bağlı kökene ilişkin gelişmeler, 1950'li yılların başlarında Abidin Elderoğlu ve Arif Kaptan'ın yanında edindiği deneyimlerle açıklansa da, yurtdışındaki birikimleri, büyük ölçüde soyutçu Amerikan sanatına yönelik olduğu, ancak kişisel bir anlatım tekniğine ulaşma yolundaki atılımları da içeren bu dönem çalışmalarının, aynı zamanda resimsel bir ayıklama ve durulma işlevini de gerçekleştirdiği dikkati çeker. Payza, kozmopolit bir kimlik karakterine dayanmakla beraber, zamanla çağdaş bir kültür standardizasyonunu bünyesinde netleştiren Amerikan estetiğine, hangi açılardan yaklaşması gerektiği sorununa, daha o yılllarda ciddi şekilde eğilmişti. Bir takım biçimsel aktarımların ötesinde, sorunu bir hesaplaşma mantığı ve yaklaşımı içinde çözümleme olarak da alabileceğimiz bu eğilim, Nail Payza'ya, 1974'de kesin olarak Türkiye'ye döndükten sonra, resmini daha soğukkanlı ve nesnel bir denetimden geçirme olanağı sağlayacak, seçenekleri tekil bir amaç çevresinde biçimlendirme bilinci aşılayacaktır. Nail Payza'nın, kendi ülkesindeki sanatsal etkinliklere, aktif olarak sergiler yoluyla katıldığı dönem Türkiye'de sanat ortamının canlanmaya başladığı 1980’li yılların başıdır. Yer yer ve zaman zaman figürasyon çıkışlarını içerse bile, dinamizmini saf-soyutçu yaklaşımlara borçlu olan bir resim anlayışının, hemen hemen tümü büyük boyutlu kompozisyonlarda görkemli bir anlama kavuşur bu dönem resimlerinde. Piyasanın pazar ilişkilerine aldırmadan ve bu yolda herhangi bir ödün vermeye gerek duymadan Nail Payza'nın bu tür bir anlayışta direnmiş olması, kanımca onun lehine kaydedilecek bir nottur.

5


Birbirini değişik açılardan, değişik doğrultularda kesen, ya da bir formun oluşumuna olanak veren çizgi ritmiyle boyanın alt pentür değerini dışa vurmayı amaçlayan renksel bölmelerin mesajını, ortak bir payda altında toplayabilen bu resimler, bizim çağdaş sanatımızda 1950'li yıllarda etkinlik aşamasına varmış olan soyutçu biçim anlayışını, yeniden canlandırma girişimi olarak da tanımlanabilir. Kuşkusuz programlı bir girişim değildir bu; zaten kökeninde de böyle bir amacın saklı olduğunu gösterecek herhangi bir işarete rastlanmaz. Payza içtenlikle inandığı bir resim tarzının sorumluluğunu üstlenmekteydi.O tarzın dışında, bir başka türün, kişilik nosyonuyla çelişeceği gerçeğini bildiğinden, farklı şeyleri denemek gibi bir lükse girmiyordu. Genişletmek istediği, benimsediği tarzın sınırlarıydı. Bugün, eski dönem çalışmalarından bir resimle yenisini yan yana koyup baktığınızda size hem değişmiş hem de değişmemiş görünen şeyin aşkın (transcendant) bir görüş bağlanımda türdeş bir analizden kaynaklandığını kolaylıkla kavrayabilirsiniz. 1985 yılından başlayarak Ankara‘da, önceleri Mürşide İçmeli ve Hayati Misman‘ın atölyelerinde süren daha sonra, şaşılacak derecede kısa bir sürede kendi olanaklarıyla bütünleşerek, tam anlamıyla kişisel bir etkinliğe dönüşen özgün baskı türündeki çalışmalarının da ona yeni bir yol açtığını belirtmek gerekiyor. Bu türün, yağlıboya ve akrilik çalışmalar için ayrı bir seçenek değil, o çalışmalara sanatsal bir katkı niteliği taşıdığını da vurgulamalıyım. Dürer’den Bonnard’a, Degas’dan Picasso’ya pek çok sanatçının denemiş olduğu bu ikili yaklaşımı, Nail Payza’nın herhangi bir çatışmaya yer vermeyecek, aksine bütünleştirici bir senteze götürecek sanatsal işlev düzeyinde, örneklerine pek az rastladığımız bir ustalıkla çözümlemiş olması da ilginçtir. THE MODIFICATIONAL VALUE OF THE ABSTRACT Kaya ÖZSEZGİN It occasionally becomes confusing to limit the criteria that define or delimit artistic professionalism and amateurism to education in art. It is getting increasingly meaningless to attach artistic professionalism to the concept of a school diploma, especially today when such an education has expanded well beyond state colleges into private studios and academies. Education in art undoubtedly promotes artistic abilities; however, to think that one can become an artist only through official education would reflect an ignorance of the fact that contemporary art is in a process of becoming more democratic. Today, there are various ways of obtaining knowledge and skills in art. While it is possible to orient oneself towards certain levels of development using one or several of these ways, the artist can also achieve compatibility with the conditions of the environment through self directed efforts and enterprises.The indication of being a true artist is not an ordinary diploma, but the authentic-artistic level and distinguishing qualities of the present of future works. What earn the artist a true identity and personality are continuous toil, discipline in research and productivity, an effort towards transcendence, and determination to merge with contemporary formations. Although he is originally not an artist, Nail Payza comes from within such a discipline. I can even boast that this discipline has made him forget that he is a biochemistry professor. As for the reason, his radical relationship with the art of painting dates back to many years ago. In other words, Nail Payza proved that he had not considered painting as a sparetime activity when he opened his first personal exhibition in1953. It has been forty years since that exhibition was held in Helikon, almost the only art center in Ankara at that time. The first twenty years of the forty-year period reflect a time of research and development, when he lived in the USA and Canada without losing touch with art. 6


It is not difficult to guess that Nail Payza found the opportunity to analyse this period, when American painting concentrated on the popular foci of art and gained an effective position as opposed to French art, with respect to value perspectives which could overlap with his views in painting. Although the developments related to figural stylisations in his earlier paintings can be explained by the experience he gained through working with Abidin Elderoglu and Arif Kaptan in the early 1950's, it is noteworthy that his accumulations abroad carry elements of American abstractionism in art while his works during this period, which reflect steps in the direction of achieving a technique of personal expression, also perform the function of selectivity and enclairment in terms of painting. Even as early as those years. Payza seriously considered the problem of how to approach American esthetics which, although with the characteristics of a cosmopolitan identity, had formed a clear image of a contemporary cultural standardization in its structure. This tendency, which can be considered also as solving a problem within a critical logical frame of approach beyond formal kinds of transfer, provided Nail Payza with means of revising his style with a more cool-booded and objective outlook aswell as enabling him to consciously form the alternatives around a singular purpose. Nail Payza actively participated in artistic endeavours in his homeland through exhibitions during the early 1980’s, a period when Turkish art began to flourish. In his paintings of his period, an understanding of painting owing its dynamism to purely abstract approaches acquires a magnificient meaningfulness although occastionally having figurative outbursts-in compositions, almost all of which are largedimensional. It is a credit in favour of Nail Payza that he insisted on such an understanding regardless of, and not yielding against, market relations. These paintings, with a rhythm consisting of drawings that intersect each other from different angles and collect the messages of colour sections-aiming at expressing only the colour value of the paint-under a common denominator, can at the same time be defined as an attempt to revive our contemporary art during the 1950’s. This is certainly not a preprogrammed attempt, because it radically does not reflect such a purpose. Payza was undertaking the responsibility of a style of painting which he sincerely believed in. Because he knew that any style other than this would mean a conflict with his notion of personality, he was not trying the luxury of experimenting with different things. What he wanted to expand were the boundaries of the style he had adopted. Today, when you put one of his old paintings together with one of the new ones, you can easily understand that whatever seems both changed and unchanged stems from an analysis of the same style, within the context of a trascendent point of view. It is compulsory to note that his works incorporating graphic printing techniques, beginning with the year 1985, first in the studios of Mürşide İçmeli and Hayati Misman in Ankara and then in a surprisingly short period-merging with his own resources and thus becoming a fully personal enterprise, endowed him with a new path. I must also emphasize the fact that this style, rather than forming an alternative to enamel and acrylic works, constitutes an artistic contribution to them. It is also interesting that Nail Payza resolved this duality, which many artists such as Dürer, Bonnard, Degas and Picasso, have also used, with a seldom-withnessed skill of a master and an integrating level of artistic function leading to a synthesis, far from conflicts and controversies. After quite a long break, Nail Payza is exhibiting his enamel and acrylic compositions at the art gallery of Emlak Bankası. I recommend that those who know him rather by his engravings which he has been frequently exhibiting during the last years regard his compositions, based on accumulations through a long time, as products of a devoted painter and remember hat a true artist’s mission foresees continuity and determination.

7


8


NAİL PAYZA İÇİN KISA BİR DERKENAR Kaya ÖZSEZGİN Nail Payza adı, bugün sanatla uzaktan değil, yakından ilgili pek çok kişi için de tanıdık bir isim olmasa gerek. Sanat çevreleriyle bağını sıkı tutmaya çalışan biri değildi; marjinal biri olarak yaşamayı kendisi tercih etmişti. Asıl mesleği olan biyokimya profesörlüğü yanında sanatçılığı daha baskın çıkan biri olmasına karşın, kendini sanatçı taifesinin arasına sokmakta çekingen davranırdı. Oysa yaptığı işler, meslekten birçok sanatçıyı kıskandıracak türdendi. Resim sanatına derinden ilgi duyuyor ve işini ciddiye alıyordu. 1950'li yılların başında, Ankara'daki ilk sergisini açtıktan sonra Kanada'ya ve Amerika'ya gitmiş, 1970'li yılların başında, Türkiye'ye geri döndükten sonra da çalışmalarını Ankara'da sürdürmeye başlamıştı. Şakacı ve babacan tavrı, insanlara yürekten yaklaşımı, kendine özgü esprileriyle, bulunduğu ortamlarda ilgi odağı olmayı biliyordu. İyi bir sanat izleyicisi, yitik bir kuramcıydı. Sanat sorunları üzerine ilginç gözlemlere sahipti. Konuyu en duyarlı noktasından yakalıyor, çok kimseyi hayrette bırakan kıvrak bir teşhisle sonuca ulaşıyordu. Uzun yıllar dışarda yaşamanın kendisine kazandırdığı deneyimlerin kuşkusuz önemli bir payı vardı bunda. Geniş renkli yüzeyler üzerinde soyut çizgisel öğelerin, kimi yerde figüre dönüşen geometrik biçimlerin yer aldığı büyük boyutlu resimleri hepimizin ilgisini çekiyordu. Bu resimlerin arkasında, göründüğünün aksine, profesyonel bir sanatçı yaklaşımı, önemli sorunları çözmeye yönelik ciddi bir uğraş egemendi. 1975'te Ankara'da, uzun bir aradan sonra bu resimlerini sergilediğinde, herkes ortak bir fikir çevresinde birleşmişti Nail Payza, sıradan bir sanatçı değildi. Gene de Payza'yı gözümüzde seçkin kılan çalışmaları, 1980'li yılların sonuna doğru yöneldiği özgün baskı resimlerde kendini gösterdi. 1985'te Mürşide İçmeli ve Hayati Misman'ın yanında başladığı bu tür çalışmaları, çok kısa bir zaman sürecinde olgunlaşıp gelişti, kendi kişiliği doğrultusunda boyut kazandı. Özellikle tahta baskı ve linol tekniğine yönelik işleri, bu türün ustaları yanına konabilecek bir seçkinlik örneği olmakta gecikmemişti. Payza, bu konuda aldığı dersler ve edindiği pratikle yetinmiyor, dışardan getirdiği araçlar gereçlerle, konuyu içeren yayınlarla bilgi ve becerisini sürekli olarak geliştiriyordu. Birçok sanatçıya örnek oluşturacak bir ‘‘tevazu’’ duygusu içinde çalışıyordu. Gönlüne göre bir sonuç elde edemediği zaman, konunun üzerine ısrarla gidiyordu. Küçük Esat'taki evi, neredeyse bütünüyle bir atölye görünümündeydi. Eşi Bilge Hanım'ın, ona destek olmaktaki özverili davranışı, Nail Payza'nın asit ve terebentin kokuları içinde yaşamının ilerlemiş yıllarını gravür sanatına adamasında olumlu bir etkendi. Tam bir sanat işçisiydi Nail Payza. Güç beğenir bir kimliği vardı, mükemmel olana varmakta hiçbir engel tanımıyordu. Eski Anadolu mitolojisinden, efsanelerden kaynaklanan biçim anlayışındaki özgünlüğü, titiz işçiliği ve tekniğe hakim tavrını görebilmek için, çalışmalarını şöyle bir gözden geçirmek bile yeterli olabilir.

9


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 100 x 110 cm.

10


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 115 x 100 cm.

11


12


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1979 tarihli. 60 x 135 cm.

13


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1975 tarihli. 127 x 136 cm.

14


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1976 tarihli. 130 x 135 cm.

15


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1987 tarihli. 124 x 139 cm.

16


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1983 tarihli. 139 x 126 cm.

17


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı. 75 x 90 cm.

18


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1995 tarihli. 75 x 90 cm.

17


NAİL PAYZA (1920-1996) 1920 yılında İzmir'de doğan Nail Payza, resim çalışmalarına Abidin Elderoğlu ve Arif Kaptan ile başladı. İlk kişisel sergisini 1953 yılında Ankara'da açtı. Daha sonra Amerika ve Kanada'da birçok kişisel sergisi oldu. 1974 yılında Türkiye'ye dönerek çalışmalarını sürdürdü. 1983-1986 yıllarında birçok eseri İngiltere'de sergilendi.1985 yılında Mürşide İçmeli ve Hayati Misman ile baskı resim çalışmalarına başladı. 1988 yılında baskı resim sanatçısı olarak Türk Sanat Kurumu tarafından onurlandırıldı. Kişisel Sergiler: 1953 Helikon Sanat Galerisi – Ankara 1958 Saskatoon Sanat Galerisi – Saskatchewan – Kanada 1958 Regina Halk Kütüphanesi Galerisi – Kanada 1963 Encores Galerisi – Buffalo – NY 1965 Lynn Kottler Galerisi – NY 1966 Guild Tiyatrosu – New York City – NY 1967 Gloria Luria Galeri – Miami – FL 1968 Gloria Luria Galeri – Miami – FL 1968 Avanti Galeri – New York City – NY 1968 St. Clement's Kilisesi – New York City – NY 1975 Güzel Sanatlar Galerisi – Ankara 1980 Türk Amerikan Kültür Derneği – Ankara 1982 Belediye Kültür Merkezi – Mersin 1983 Aston Üniversitesi Galerisi - Birmingham – UK 1984 Birmingham Üniversitesi Galerisi – UK 1985 Bloomsbury Galeri – Londra – UK 1985 Türk-Amerikan Kültür Derneği –Ankara 1986 Totteridge Kütüphanesi Galerisi – Londra – UK 1988

Mavi Ev Sanat Galerisi – Ankara

1988 Amerikan-Türk Kültür Derneği – Washington DC 18

1988 Galeri Feyzal – Ankara


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1974 tarihli. 123 x 140 cm.

19


1988 Maya Sanat Galerisi - Ankara 1988

Milli Sağlık Enstitüsü Galerisi (4) - Bethesda –MD

1988 Alman Kültür Merkezi – Ankara 1989 Riverdale Art Galeri – NY 1989 Sanat Yapım Galerisi – Ankara 1992 Emlak Bankası Sanat Galerisi-Ankara 1992 İzmir İş Bankası Sanat Galerisi 1993 SSK Sanat Galerisi – Ankara 1993

National Association of Advancement of Selence Galerisi - Washington – DC

1994 T.C. Merkez Bankası Eğitim Merkezi – Ankara 1994

Güzel Sanatlar Galerisi-Ankara

Grup Sergileri 1966

100. Yılın Ortasında Amerikan Sanatı Sergisi Uluslararası Sanat Fuarı - Monako North and South Shore Sanat Konseyi Sergisi - Long Island, NY

1967 Westchester Sanat Derneği Sergisi - NY Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği Sergisi - New Jersey Connecticut Silvermine Sanatçılar Birliği Sergisi 1984 İnönü Vakfı Sergisi – Ankara Vakko Galeri – Ankara Gencay Galeri – Ankara St. Augustine Sanat Birliği Sergisi – Florida 1988

Sanat Kurumu Yılın Sanatçısı Sergisi – Ankara 51. ve 52. Devlet Resim Heykel Sergileri

1990 Milli Piyango Sanat Galerisi –Ankara 1991 Devlet Güzel Sanatlar Galerisi –Ankara 1992 Teku Sanat Galerisi – Ankara 1992 Milli Piyango Sanat Galerisi, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği Sergisi – Ankara 1993 Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği Sergisi – Mersin 1996 Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği Sergisi – AKM, Ankara 1994 Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği Sergisi – Şekerbank, Ankara 20


Olaylar, tuval üzeri yağlıboya, imzalı. 120 x 100 cm.

21


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1981 tarihli. 80 x 90 cm.

22


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1993 tarihli. 90 x 78 cm.

23


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1993 tarihli. 90 x 78 cm.

24


Paşa Konağı, Foça, tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1995 tarihli. 90 x 78 cm.

25


Duralit üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 91 x 103 cm.

26


1921 Türkiye, duralit üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 103 x 90 cm.

27


Kompozisyon I, tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1992 tarihli. 90 x 105 cm.

28


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 105 x 90 cm.

29


Duralit üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 91 x 102 cm.

30


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 105 x 90 cm.

31


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1988 tarihli. 71 x 81 cm.

32


Lübnan, duralit üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 90 x 103 cm.

33


Born in İzmir in 1920. Payza started to study art with Abidin Elderoğlu and Arif Kaptan. He opened his first solo exhibition at the Helikon Gallery in Ankara in 1953 and later had many other solo exhibitions in the USA and Canada. After returning to Turkey In 1974, Payza had many individual and group exhibitions and between 1983 and 1986 he exhibited his works in England. In 1985, after working on printing techniques with Mürşide İçmeli and Hayati Misman, Payza exhibited his works in Ankara, Florida and Washington DC. In 1988, the artist was honoured by the Turkish Art Commission as a printing artist. Payza’s prints and paintings can be found in many private collections inTurkey and abroad. Solo Exhibitions:

34

1953

Helikon Art Gallery – Ankara – Turkey

1958

Saskatoon Art Gallery – Saskatchewan – Canada

1958

Regina Public Library Gallery – Canada

1963

Encores Gallery – Buffalo – NY

1965

Lynn Kottler Gallery – Ny

1966

Guild Theater – New York City – NY

1967

Gloria Luria Gallery – Miami – FI

1968

Gloria Luria Gallery – Miami – FI

1968

Avanti Gallery – New York City – NY

1968

St. Clement's Church – New York City – NY

1975

State Gallery of Fine Arts – Ankara – Turkey

1980

Turkish-American Association – Ankara – Turkey

1982

Municipality Cultural Center – Mersin – Turkey

1983

University of Aston Gallery – Birmingham – UK

1984

Birmingham University Gallery – UK

1985

Bloomsbury Gallery – Londra – UK

1985

Turklsh-Amerlcan Association – Ankara –Turkey

1986

Totteridge Library Gallery – Londra – UK

1988

Mavl Bv Gallery – Ankara – Turkey

1988

Turkish-American Association – Washington – DC


Eski yokuş, tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1985 tarihli. 120 x 105 cm.

35


1988

National Institutes of Health Gallery – Bethesda – MD

1988

German Cultural Center – Ankara – Turkey

1989

Riverdale Art Gallery – NY

1989

Sanat Yapım Gallery – Ankara – Turkey

1992

Emlak Bankası Art Gallery – Ankara – Turkey

1992

İzmir İş Bankası Art Gallery

1993

SSK Art Gallery - Ankara – Turkey

1993

National Association of Advancement of Science Galllery – Washington – DC

1994

T.C. Merkez Bankası Education Center – Ankara – Turkey

1994

State Gallery of Fine Arts – Ankara – Turkey

Group Exhibitions : 1966

American Art in Mid-Century International Art Expostion – Monako North and South Shore Sanat Konseyi Sergisi – Long Island – NY Westchester Art Society – NY Painters and Sculptors Society of New Jersey Connecticut Sllvermine Guild of Artists

1984

İnönü Vakfı Exhibition – Ankara Vakko Gallery – Ankara Gencay Gallery – Ankara St. Augustine Art Association – Florida

1988

Sanat Kurumu Artists of the year 1988 Exhibit – Ankara 51st ve 52nd State Exhibition of Painting and Sculpture

1990

National Lotary Art Exhibition of Woodcuts and Painting

1991

State Gallery of Fine Arts –Ankara

1992

Teku Art Gallery – Ankara

1992

National Lotary Art Exhibition of Woodcuts and Painting – Ankara

1988

Gallery Feyzal – Ankara – Turkey

1988

Maya Art Gallery – Ankara – Turkey

36

1967


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 110 x 90 cm.

37


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 90 x 110 cm.

38


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 110 x 90 cm.

39


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 90 x 110 cm.

40


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 110 x 90 cm.

41


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 105 x 120 cm.

42


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 105 x 120 cm.

43


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1979 tarihli. 120 x 129 cm.

44


Kağıt üzeri ağaç baskı, imzalı, 1990 tarihli, 3/10. 39.5 x 49.5 cm.

Kağıt üzeri ağaç baskı, imzalı, 1988 tarihli, 1/2. 38.5 x 44 cm.

Kağıt üzeri ağaç baskı, imzalı, 1987 tarihli, 5/12. 39.5 x 41 cm.

Kağıt üzeri ağaç baskı, imzalı, 1991 tarihli, 2/6. 55 x 50 cm.

45


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı. 90 x 80 cm.

46


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 110 x 90 cm.

47


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1989 tarihli. 105 x 120 cm.

48


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1991 tarihli. 100 x 115 cm.

49


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1985 tarihli. 120 x 105 cm.

50


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1992 tarihli. 90 x 78 cm.

51


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1994 tarihli. 80 x 90 cm.

52


Tuval üzeri yağlıboya, imzalı, 1984 tarihli. 120 x 105 cm.

53


Fotoğraflar/Photographer Muhsin Önder Editör/Editor Fatih Önder Yayıncı/Publisher Ankara Antikacılık Birlik mahallesi Doğukent bulvarı 450. cadde Vadi ikizleri sitesi No: 3/A Tel: 0312 442 38 91 Fax: 0312 442 38 93 info@ankaraantikacilik.com www.ankaraantikacilik.com Bu katalog 21 Aralık 2015 - 2 Ocak 2016 tarihleri arasında ANKASANAT tarafından düzenlenen Nail Payza resim sergisine istinaden yayınlanmıştır. Baskı Adedi 700 © Tüm hakları mahfuzdur.

54


Birlik Mahallesi Doğukent Bulvarı 450. Cadde Vadi İkizleri Sitesi No: 3/A Çankaya ANKARA


bir ANKARA ANTİKACILIK kuruluşudur.

Profile for Ankara Antikacılık

Nail Payza  

Nail Payza  

Advertisement