Issuu on Google+

YAŞAM VE AKTÜALİTE DERGİSİ 2014 - Şubat Sayı:05

En ilkel İnsanlar

YANOMAMi Kabilesi

maz çocuğu

çizgi dünyanın yara

BiSCOLA

CARLOSTA ERKEGi MARTIN

15

ADIMDA

FLORANSA

KAYSERİ


SENİN EVİN

SENİN DÜNYAN...

Dekoratif duvar kağıtları ile evinize yeni bir tarz yeni bir hava katın

www.gulenay.com - info@gulenay.com

Gülenay güvencesinde ithal duvar kağıtları ile hayatınıza artı katın. Tasarım ve kaliteli uygulamanın farkını hayatınızın her alanında hissedeceksiniz.


Binanıza Yalıtım Yaptırarak

Isınızı Koruyun, Paranızı Biriktirin...

Dış cephe ısı yalıtım sistemleriyle yaz ve kış faturalarınızda

50’ye

%

varan tasarruf...

Binanıza yalıtım yaptırdığınızda yakıttan sağlayacağınız tasarrufla yalıtım masraflarını karşılayacak ve ortalama üç yılda bu uygulamayı bedavaya getirmiş olacaksınız.

Yıldırım Beyazıt Mah. Olgunlar Cad. 11-A Melikgazi / Kayseri Tel: 0 (352) 232 38 34 - 35 Faks: 0 (352) 221 34 35


taşların büyülü dünyası dile geldi

kayseri forum

ipeksaray


Reyhan CoĹ&#x;kun

kayseri forum

ipeksaray


perfect desIgn perfect you...

.. .. Ofis Tasarimlarinda Profesyonel Cozumler... .


İÇİNDEKİLER

24

Paylaştıkça Güzelleşen Hayatlar

32

İspanya Mutfağı Lezzet Sırları

36

Uçuşun En Özgür Hali Gyrocopter

40

Hipnodoğum İle Sancılarla Başa Çıkmak Mümkün!

46

Yarol Yaşaroğlu “Büyüyünce Karikatürist Olacağım”

54

Bir İtalyan Masalı FLORANSA

14 | ForLife | Şubat 2014

ŞUBAT 2014

60

Yaşayan En İlkel Kabile Yanomami

64

Biscolata Erkeği CARLOS MARTIN

66 Bir Çeşit Çin İşkencesi Altın Lotus

70

15 Adımda Kayseri

80

Kış Aylarında Metabolizmanızı Hızlandırın! Kilo Almayın

92

Kaç Model Bir Aşka Sahipsiniz?


Sayı:05 İmtiyaz Sahibi Epika Reklam Ajansı Adına Mustafa Ateşmen

ForLife Dergisi - editor@ajansepika.com

Hayatına yeni başlangıçları dahil etmek isteyenler için doğru bir dönem olduğunu söyleyebiliriz. Ne de olsa her birimiz yeniliklere adım atmak için ya hafta başını, ya ay başını ya da yıl başını bekleriz. İşte böyle bir döneme adım atmanın verdiği heyecanla kilo vermeyi, yeni bir işe başlamayı, hayatına yeni bir sayfa açmayı düşünenler için yeni yılın ilk günleri bir fırsattır adeta. Bizlerde geçen yıl başında For Life olarak başladığımız yazı serüvenimize bu yıl ikinci bir sayfa açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kimi zaman “Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım” diye devam eden bir şarkı sözünde ya da “ben o yaşlardayken” diye dökülen bir sözde kimi zamanda yeni doğan bir bebeğin masumiyetinde aklımıza gelir akıp giden ama bize akış hızını hissettirmeyen yıllarımız. “Ah nerede o eski günler” cümlesinin de yaş ilerledikçe ayrı bir önemi olur her birimizin hayatında. Nedense içinde bulunduğumuz zamanı bırakıp arada bir geçmişe özlem duyar, geçmişteki yaşanmışlıkları aklımızın bir köşesine hapsederiz. Gelecek ile ilgili umutlar ise geçmiş yılı yeni bir yıla bağlayan gecenin hemen birkaç dakika öncesinde beliriverir karşımızda. O an geçmişi hoyratça geride bırakır ileriye doğru yürürüz korkmadan, binbir umutla. E hadi o zaman hep birlikte adım atalım yeni bir yıla UMUTLA... Yeni yılın bu ilk sayısında hoşunuza gideceğini düşündüğümüz seçkin konu ve röportajlarımız yine sizlerle. Modadan alışverişe, güzellikten spora, sağlıktan sanata birçok konu seçeneğimiz yine birkaç sayfa ötenizde. Birbirinden özel konuklarımızla gerçekleştirdiğimiz röportajlarımız merak edilen sorulara yanıt buluyor. Bu sayımızda kusursuz fiziği ile bakışları üzerine çeken ünlü biskolata erkeği ve top model Carlos Martin’in yanı sıra Koca

Kafalar, Fırıldak Ailesi, Çınar gibi birçok animasyon çalışmasını izleyicilerle buluşturan başarılı karikatürist ve animasyon yapımcısı Varol Yaşaroğlu sizlerle olacak. Dünya turumuzdaki durağımız romantizmi ve tutkuyu bir arada yaşamak isteyenlerin gözde mekanı Floransa olurken dünya lezzetlerinden ise İspanyol Mutfağı’nın kapısını aralayacağız. Serbest konularımızda ise hem görüntüsü hem de hikayesi ile akıllara durgunluk veren bin yıllık bir Çin geleneği olan Altın Lotus ve öldükten sonra bir başka bedende tekrar var olunduğunu destekleyen bir terim olan reenkarnasyon hakkındaki merak edilen noktaları bulacaksınız. Bunun gibi okumaktan zevk alacağınız daha birçok konu sizlerle olacak. Her sayfada ayrı bir hikâyeye konuk olmaktan mutluluk duyacağınızı söyleyebiliriz. Yeni umutlara, yeni başlangıçlara yelken açtığımız bu günlerde durgun sularla karşılaşabileceğimiz gibi dalgaların hırçınlığı ile de yüz yüze gelebiliriz. Bu yüzden dümeni bırakmadan rüzgârın sesine kulak verdiğimizde karanın tez zamanda gözükeceğini unutmayalım. Kelimeleri ile yüreklere dokunmayı başaran ender yazarlardan Elif Şafak’ın da söylediği gibi “Evrendeki her cisim, ne kadar aIbenisiz ya da ehemmiyetsiz görünürse görünsün, bir başka şeye yanıt oIsun diye yaratılmıştı. Derdin olduğu yerde deva da vardı, üstelik şaşırtıcı yakınlıkta. Mesele görebilmekti.”

G. Y. Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Sürücü Yazı İşleri Danışmanı Ayşegül Korkut Yazı İşleri Ayşegül Korkut Mehmet Sürücü Mehmet Akif Kum Fatmanur Kaygısız Muhammed Akif Alev Ateşmen Aynur Sürücü Mali Danışman S.M.M.M Serkan Önder Dinç Hukuk Danışmanı Av. Mehmet Dinç Reklam ve Medya Satın Alma Yönetmeni Mustafa Ateşmen Reklam ve Medya Satın Alma Lütfiye Dilekmen Görsel Danışman Mehmet Sürücü Grafik Tasarım Pınar Yusufoğlu Dağıtım Aktif İleti Dağıtım tr.aktif.com Baskı Doğuş Ofset www.dogus.info.tr

Yaşamın farklı ve canlı renklerinin yer aldığı yeni yazı serüvenlerimizde görüşmek dileğiyle...

Yönetim Adresi Tacettin Veli Mah. Halit Narin Cad. Bahadır Plaza No:7 (Kızılay Hastanesi Yanı) Kat:2 No: 6 Melikgazi / KAYSERİ www.ajansepika.com +90 352 222 9945

Ayşegül KORKUT

Yayın Türü 2 Aylık Süreli Yayın

2014 Şubat | ForLife | 15


lifeus

pl

R

NIYO TITANIC 2 SEFERE HAZIRLA

6 yılında Çin’de yaptırdığı Titanic 2, 201 Milyarder işadamı Clive Palmer’in dünyanın için ı yas ı milyarder, Titanic’in kop sefere hazırlanıyor. Avustralyal er, Palm r. lüyo söy i dolarlık talep geldiğin dört bir yanından milyonlarca 0 150 arak bat ıp çarp ına dağ buz ’teki bir 15 Nisan 1912’de Kuzey Atlantik inşa ını yas üne neden olan Titanic’in bir kop yolcu ve mürettebatının ölüm uştu. Ünlü ya basının büyük ilgi odağı olm dün , ettireceğini duyurduğunda inin ilk Gem . cak ata yaş unu eski Titanic ruh gemi 21. yüzyıl teknolojisiyle, ması yap ‘a thampton şehrinden New York yolcu seferini İngiltere’nin Sou Titanic ak. olac ip sah nic ile aynı özelliklere öngörülüyor. Proje efsanevi Tita 9 ide gem ı, ağın olac ton ağırlığının 40 bin 2’nin uzunluğunun 270 metre, ilecek yab taşı u yolc 5 243 r. lüyo örü ağını öng güverte ve 850 odanın bulunac şacak. çalı bat ette mür 900 2’de nic Tita

İLE BMW i3

RÜŞ

D

S SÜ K Ü L A AH

ön anlı etkinlikler ile zenlenen eş zam dü bir rt ’de dö kin ın Pe an ve ny amında dü Londra, New York en ankfurt Fuarı kaps Fr am m i3, ta W i3, BM W an tanıtımı yapıl karşısına çıktı. BM omobil severlerin ks otomobili yanından gelen ot n dünyanın ilk lü na rla sa ta de kil şe ak kasının karakteelektrikle çalışac olarak BMW mar rım sa Ta anda . or şıy ta BMW i3, aynı zam olma özelliğini an çizgilere sahip 250 şıy ve ta ç i gü rin le HP lik 0 el 17 öz ristik stil ini belli ediyor. nd ke da ’de la sn rıy 7.2 tla ha hızlamasını cesur geometrik uyla 0-100 km/s or alt ot ik m oj k ol tri kn ek te el Nm tork üreten olanak sağlayan e zil en m lı rk ek fa cü üretm için W i3, iki tamamlayan BM sadece elektrik gü i3, W BM r. ıyo çık ana elektrikle çalışan yapısıyla da ön pl tılmış dünyanın ilk na do ile ıcı at uz kullanılan menzil taya koyuyor. a da farklılığını or otomobili olmasıyl

FOTOĞR

AFTA KA

LİTE “HA

SSELBLA

D LUNAR

İsveçli fotoğraf makinesi Hassel blad, aynasız ve modeli Lunar ile lensi değiştirile dikkatleri çekiyo bilen r. Tasarımında ah karbon fiber ve şap, deri, titanyu altın gibi değerli m, malzemeler ye ya da tamamen r alırk otomatik çekim modlarında kulla en tamen manuel çekim özellikle nılabiliyor. Geliş rine sahip bu fo miş toğraf makines A-Mount objekt i Sony E-Mount ifleri ile de kulla ve Sony nılabiliyor. APSnokta otomatik C 24.3 megapik odaklı sensör ve sel, 25 Full HD video ka Lunar, 3 inç’lik yıt yeteneğine HD ekran ve OL sahip ED vizör özellik la birlikte ISO 10 lerini barındırıy 0-16000, 0.02 sa or. Bununniyelik çekim sü çekim modu gibi resi, 10fps’lik sü nitelikler barındı rekli ran makinede ay opsiyonu, haric nı zamanda çift i mikrofon dest eği de yer alıyor flaş . 16 | ForLife | Şubat 2014


TTE

MNİYE E Z İ N İ T E İKL

E BİS

İL BITLOCK

anı güvenli bir şekilde kitleme imk Anahtarsız olarak bisikletinizi esist tim işle roid And ve iOS i sunan Bitlock isimli bisiklet kilid etooth aracılığı ile bağlanarak mine sahip akıllı telefonlara Blu yaklaştığında kilidin üzerinde kullanılıyor. Kullanıcı bisikletine tanıyor ve kilit üzerindeki tuşa bulunan yakınlık sensörleri sizi amanıza izin veriyor. iOS ve kap basarak kilidi açmanıza ya da ip akıllı telefonlara indirilebilen Android işletim sistemine sah isini bisikletinizin kilidini açma yetk Bitlock uygulaması sayesinde ulada paylaşabiliyorsunuz. Uyg ailenizle veya arkadaşlarınızla kalori harcadığınızı ve ne kadar kaç ızı, ma ne kadar yol yaptığın izi diğinizi göstererek faaliyetlerin karbondioksit salınımını engelle de izliyor.

MAX FAC

TOR FAC E

FİNİTY F

ONDÖTE

Muhteşem kusursuz görünüm için tüm gün etkili 3 ü 1arada fondöten Face Finity, SPF 20 özelliği ile güneşin zararlı ışınlar ına karşı cildi korur ve cildi muhteşem dokusuyla kapatarak pürüzsüz bir görünüm elde etmenizi sağlıyor. Cilt lekelerinin, kırışıklık ve ince çizgilerin görünümünü hafifletiyor. Max Factor Facefinity Üçü Bir Arada Fondöten, SPF 20 özelliğiyle sizi güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlar ına karşı koruyor. Nemlendirici içeriğiyle cildinize özen gösteren Max Factor Facefinity 3ü Bir Arada Fondöten, kapatıcı etkisiyle size pürüzsüz görünüm vadediyor.

N

DT

LY E D A M O NZ

KE

Kenzo Madly EDT, yalnız kokusuyla değil pembe kelebek şeklindeki şişesiyle de albenisi olan bir parfüm. Üst notalarında armut, yasemin ve güneş çiçeği orta notalarında, alt notalarında ise misk, sedir ağacı bulunduran Madly EDT, özgür ruhlu kadınların tercihi... Kelebek kanadı şeklinde tasarlanan şişesiyle özgürlüğüne düşkür kadınları çağıran Kenzo Madly parfüm deliliğin heyecanlı yüzünün izdüşümü.

2014 Şubat | ForLife | 17


lifeus

pl

KALİ “CATS” Zİ Ü M LÜ N Ü ’İN AY W D O BR

İSTANBUL’DA

seCats adlı e f Practical o asık o m o a B rl a ’s y u r kıran a ld Possum rl O o k n u re t’ o in n li alleri den ebber’ T.S. E w Lloyd W n uzun soluklu müzik de, 50 re d n A e v rine şehir ay’in e zden fazla n, Broadw n. adar üç yü na dayana k bir fenome e k e n ü rç g e u g b n , e S n T A le a C iz ş n a n biri ola rafında slında y geçse de a sı olduğu fazla kişi ta milyondan üsü kediler arasında rça a p ir in de b öyk a, kendisin in terk eder ama Müzikalin ll e b a z ri G k iç disi. ayı tanıma mın ta ken nmış ve eri’ni, düny z. Örselenmiş, yıpra il d k e K le ic Jell nma döner. Anca hiç iyi davra ice Kedileri’ne geri a ki n s e o a o i y n iğ ü ll d d ella özle olarak Je b a ış z m ri ıl G ır a k b gururu lanır. Aca mez ve dış abilecek midir? kabullenil y a k krar ya la ın mügünlerini te nun ve aşk e en o tr a y ti , n zikal v , hayalleri , en iyi mü ansın, şiirin şıyan Cats ta y’de 7 kez Müziğin, d e a d w in d a iç ere Bro z yumunu ü u l k dülü e a m lm m o e k dahil i müzikal ö en dalları ward en iy A ulu r b ie v lü li ü O iyi yönetm d ı. ö kazand rammy ü G ’n e d lü in ü s d ri m Ö o Tony kostü leri kateg jinal kadro olağanüstü ikal. Bu ri ı, o m i rı iy a n s e ta ve set müz muhteşem fisiyle büyüleyici bir nan Cats; ra g ri arasında o le re h o ri k ta l me at 2014 b u Ş ve mükem -2 k ikal 21 Oca eşsiz müz r PSM’de. orlu Cente Z l İstanbu

18 | ForLife | Şubat 2014


iPAD AIR Apple’ın tekn oloji nı sizler için su harikası iPad Air, hayal ettiğ nuyor. A7 çip, inizden fazlas gelişmiş kabl ınolojisi, iOS7 osuz bağlantı ’ye entegre ed tekilm iş yaratıcı uygu tasarımı ile ba kışları üzerine lamaları ve in ce çekiyor. 2048 ve 3,1 milyon X1536 çözünü un üzerinde pi rlük ksel özelliği ile görüntülerinin fotoğraf ve vi kalitesi oldukç deo a artıyor. 9.7 in M7 yardımcı iş ç retina ekran, lemci ve 10 sa atlik pil ömrü letilmiş ağ sa ne sahip. Gen yesinde iPad işAir Wi-Fi + Ce alamadığınızda llu lar, Wi-Fi siny bile internete ali erişimi kolayl ıkla sağlıyor.

PORSCHE 911 TURBO-S Porsche’nin ik onik aracı halin e gelen 911 m deli şimdiye ka odelinin Turb dar üretilenler o S moden en güçlüs gücünde 7 ka ü diyebiliriz. 53 demeli çift de br 0 beygir iy ajlı otomatik km hıza sade şanzımana sa ce 3. hip. 0-100 hıza çıkabiliyor 1 saniyede çıkan 911 Turb o S maksimum . Bu canavarın 318 km/s yakıt tüketim talama 9.7 lt i şaşırtıyor. 10 yakıt harcayan 0 km de oryeni 911 yakı etmiş. 0’dan 20 t tasa 0 km/s hıza ka dar (124 mil/s) rrufunda ilerleme kat İç mekanda, so geçen süre: 10 l ve sağ kolla rın ,8 SportDesign direksiyon sim ın ardında vites mandalların saniye. id a sahip i, gözlerinize duyunuza da olduğu kadar hitap ediyor. D dokunma inamik motor Chrono Packag askısı sistem e Turbo ile ko ine sahip Spor mbine edildiğ lünün üzerinde t inde, hava ya ek bir monitö stığı modür bulunur. Size Kalkış Kontro SPORT, SPOR lü fonksiyonl arının aktif ol T PLUS ve up olmadığın ı gösterir.

M KONSER

SEZEN AKSU’DAN MUHTEŞE

ezen ılarından S arılı sanatç hinde Bostancı ş a b n ü n sektörü 14 tari Türk müzik ri ile 14-15 Şubat 20 arkılarını seslenirŞ le n o e y v li e ya ge r. de birçok Aksu, s i’nde bir ara öz yazarı kimliği ile z e rk e M r Kültü ci ve s birbirinden nında beste n Sezen Aksu, yine a y a in in s e m ata in karşısın üme imza sevenlerin i y e rm e başarılı alb tulmaz şarkıları ile v afet unu ir müzik ziy değerli ve endinize b k u b e rd le z. çıkıyor. Siz ser kaçma niz bu kon düşünürse

2014 Şubat | ForLife | 19


Yazı / Fotoğraflar: Mehmet Sürücü

Mustafa Şimşek Caddesi’nde

Benzersiz Bir Lezzet

Özellikle son zamanlarda her dışarı çıkışımda yeni yerler gözüme daha çok çarpar oluyor. Gerçekten de özellikle akşamları dostlarımızla birlikte gidip damak zevkimizi okşayan yeni lezzetler tadmak için bir çok alternatifle karşılaşıyoruz. İşte o zamanlardan birinde gözüme ilişen bir restoran Ankara Aspava.

www.ankaraaspava.com

¨Et işi özel ustalık ister¨diyen Özgür Kahrman, amaçlarının Kayseri’de yaşayanlara iyi eti güzel bir şekilde sunabilmek olduğunu belirtti.

20 | ForLife | Şubat 2014


Ankara’da yaşadığım dönemlerde sıklıkla gittiğim ve tadını her zaman çok sevdiğim bu restoranı Kayseri’de de görünce gerçekten çok sevindim. Nihayet birirleri bunu düşündü ve uyguladı dedim. Böylece sıklıkla gittiğim yerler listesinin başlarına Ankara Aspava’yı ekledim. Geçtiğimiz yıl Özgür Kahraman tarafından Mustafa Şimşek Caddesi’nde hizmete başlayan Ankara Aspava kurulduğu günden bugüne menülerine eklediği yeni tadlarla da günden güne daha da gelişiyor. Başkentin bu özel damak tadını Kayserili’lerle buluşturan

ASPAVA isminin geldiği yer de oldukça hoş. ¨Allah Sağlık Para Afiyet Versin Amin¨ cümlesinin baş harflerinden oluşan ASPAVA, göze hoş gelen sunumu ve benzersiz lezzeti ile de her kesimden et severlere sesleniyor. Lavaşa sarılan en kaliteli etten yapılan yaprak dönerin üzerine dökülen özel salçalı sosla benzersiz bir tadı damağınızda hissediyorsunuz. Gece 23:00’a kadar açık olan Ankara Aspava Şanslı Masa uygulamasıyla da dikkat çekiyor. Şanslı Masa ne mi? E onun cevabını da bir zahmet kendiniz gidin ve yerinde öğrenin. Önümüzde ki sayı görüşmek üzere.

2014 Şubat | ForLife | 21


Röportaj / Fotoğraflar: Mehmet Sürücü

Kayseri’nin ilk ve tek

Business

Cafe ‘si Açıldı

ÖZELLİKLE SON DÖNEMDE SAYISI OLDUKÇA ARTAN SERBEST ÇALIŞAN (FREELANCE) VE OFİS ORTAMINDAN UZAKLAŞARAK FARKLI VE SAKİN BİRORTAMDA ÇALIŞMAK İSTEYENLER İÇİN ÖZEL OLARAK TASARLANAN KAFE OFİS KONSEPTİ SONUNDA KAYSERİ’DE. MİA COFFEE’DE BİR OFİSTE BULUNAN HERŞEY VAR. HEM OFİS RAHTLIĞINI HEM DE BİR KAFENİN TARZINI YAŞAMAK İSTEYENLER İÇİN TASARLANMIŞ BİR SOSYAL ORTAM. 22 | ForLife | Şubat 2014

G

ünümüz de ofis tipi çalışma düzeni hala ağırlığını koruya dursun bir yandan da serbest çalışma tarzı dikkat çekici bir şekilde iş hayatımıza girmeye başladı. Misafirlerinizi ofis dışında ağırlarken bir yandan iş konuşabileceğiniz mekan fikri Kayseri’de başlıyor. Yenilikçi bir girişimin örneği olan Mia Coffee sizlere nezih, kreatif ve birinci sınıf bir ortam sunuyor. Özellikle ofissiz çalışanlar ve freelancerlar için çok ideal.


Girişimcilik örneği Genç bir girişimci olan Wia Venture girişim şirketinin kurucusu Mehmet Akif Kum tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Mia Coffee’ de bir ofisin olanağını ve bir cafenin ruhunu bulacaksınız. Globalleşen dünyada artık herşey çok hızlı bir şekilde değişiyor. Akşam üstü eve geldiğinizde, kafeden geldiğinizi ve önemli bir iş toplantınızın olduğunu söylediğinizde artık kimse garipsemeyecek. Ve sabah en şık kıyafetlerimizi giyip en özel misafirlerimizi ağırlayacağımız, iş toplantılarımızı keyifli bir şekilde yapabileceğimiz mekanlar var. İşte Mia Coffee bu olanakları bize sunmayı hedefleyen bir girişimin ürünü. Konforlu toplantı odaları Son derece konforlu ve rahat bir çalışma ortamı sunan Mia Coffee’ de ofis dışında

çalışmak isteyenler, serbest çalışanlar, toplantılarını ofiste değil de dışarda yapmak isyenler ve hatta ders çalışmak isteyenler için bulunmaz bir fırsat. Tarayıcı, yazıcı, fotokopi ve faks gibi ofis olanaklarının tamamını bulabileceğiz bir yer Mia Coffee. 6 kişilik, 12 kişilik 2 adet toplantı salonu, 50 kişilik seminer salonu ve 1 adet tek kişilik ofisi uygun bir ücret karşılığında kullanabiliyorsunuz.

Tarzı özel bir mekan Yine kafe kısmında takılmak isterseniz de orda da çalışma masaları, gayet sakin ve tarz bir mekan sizi karşılıyor. Damak zevkinizi de okşayan Mia Coffee’de çok tarz ve lezzetli kahveler sizleri bekliyor. Tabi kahvenizi yudumlarken Apple ürünleri için en kaliteli aksesuarlara da göz gezdirip dilediğinizi satın alabilirsiniz. Bizden söylemesi, Mia Coffee kesinlikle son dönemin en ziyaret edilesi yeri.

2014 Şubat | ForLife | 23


PAYLAŞTIKÇA GÜZELLEŞEN HAYATLAR Günümüzde pek çok insanı ilgilendiren Organ Nakli ve Organ Bağışı konusunda Kayseri’deki yetkin isimlerden biri olan Erciyes Organ Nakli Vakfı sözcüsü Özel Kayseri Bahçeşehir Anadolu Lisesi Müdürü “Duran Dağ” ile hayat kurtaran organ naklini konuştuk.

24 | ForLife | Şubat 2014


E

rciyes Organ Nakli Vakfı’nın çalışmalarından biraz bahseder misiniz? Vakfımız 1995 yılında şehrimizin hayırseverleri tarafından kurulmuş ve bu kişilerin katkılarıyla bu günlere gelmiştir. Vakfımız çalışmalarında sağlık bilimleri üzerine tahsil yapan öğrencilerimize burslar vermektedir ve Kayseri’yi önce Türkiye’nin, ardından da dünyanın organ nakli merkezi yapma hedefleri doğrultusunda adımlar atacak bireyleri destekleme gayretiyle çalışmalarına devam etmektedir. Ve yine organ naklinin önemini kamuoyuna duyurmak, sosyal bilinçlenmeyi sağlamak ve hayat kurtarmak gibi kutsal bir konuda bağışçı oluşturmak ve bağışçı sayısını artırmak amacıyla çalışmalar yapmaktadır.

Organ naklinin insan hayatı açısından önemi nedir? Görev yapamayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın, bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilebilmesi işlemine “organ nakli” veya tıp dilinde “organ transplantasyonu” denir. Hasta insanı iyileştirme, yaşama süresini uzatabilme, nitelikli bir yaşam sağlayabilme, insanın çok eski zamanlardan beri sürekli üstünde durduğu, daha iyisini amaçladığı bir konudur. Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi, tıpta da üretilen sağlık hizmetinin bir önceki aşamadan daha nitelikli olmasına imkân sağlamaktadır. Doku ve organ nakli bu konuda bir örnek oluşturmaktadır. Doku ve Organ Nakli, son elli yılda tıbbın en hızlı ilerleyen güncel dallarından birisi 2014 Şubat | ForLife | 25


Organ naklinin yapılabilmesi için aranan şartlar nelerdir? 18. yaşını doldurmuş olmak, doğru ile yanlışı ayırabilme yeteneğine sahip olmak. Organı kullanılacak hastanın yaşı önem arz ediyor mu? Bu konuda bağışçının yaşından ziyade organın durumu çok önemlidir. Ancak 70 yaş üstü kişilerin organları çok nadir durumlarda alınmaktadır.

olmuştur. Birçok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. İnsan, canlılar içinde en mükemmel yaradılışlı olandır. İnsan hayatı; yaşı, cinsiyeti, mevkii-makamı ne olursa olsun kıymetlidir. Dünyada her yıl çok sayıda insan organ yetmezliği ile karşı karşıya kalıyor. Buna karşılık, verici sayısının yeterli seviyede olmaması organ nakline olan ihtiyacı artırıyor. Kadavradan yeterli bağışın yapılmaması, canlı vericilerden nakil yapılmasını zorunlu kılıyor. Ayrıca, organ nakli bekleme listesine eklenen kişi sayısı da her geçen yıl çoğalıyor. Pek çok hasta sağlıklı bir organ bulabilmek umuduyla bekliyor. Ülkemizde organ bağışı kavramı daha çok kadavra nakilleri için kullanılmaktadır. Yaşam boyu kullandığımız bizi yaşatan organlarımızın, öldüğümüzde bambaşka hem de tanımadığımız insanları yaşatmak amacıyla kullanılması ve bu organlardan, bağışlayanların herhangi bir menfaatinin olmaması, kavram olarak gerçek bir bağış olduğu gibi aynı zamanda büyük bir insanlık örneğidir de. Bu aynı zamanda insanın yaşama duyduğu saygının da bir göstergesidir. Dünya malının dünyada kalacağı bilinciyle, sadece insana has olan, ardında bir şeyler bırakabilme, insanlık adına da bir şeyler yapabilme duygusunun da doruk noktasıdır. Türkiye’de tedavileri yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün hastaların sayısı giderek 26 | ForLife | Şubat 2014

artıyor ve bu artışla birlikte organ ve doku naklinin önemi de artıyor. Bu açıdan organ ve doku nakli hizmetleri ülkemiz açısından büyük önem taşıyor. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün olan hastaların bir bölümü uygun organ ve doku bulunamadığı için hayatını kaybederken, bir kısmı da tedavi olmak amacıyla yurt dışına giderek organ ve doku nakli yaptırmaya çalışıyor. Yurt dışına tedaviye giden bazı hastalar ise uygun olmayan koşullarda yapılan nakiller nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Ülkemizde organ ve doku nakli hizmetleri bugüne kadar yapılan çalışmalara rağmen halen istenilen düzeye ulaşmamıştır. Benzer ülkeler ile mukayese edildiğinde, ülkemizde 3-5 kat daha az nakil gerçekleşmektedir. Organ ve doku naklinin gerçekleşebilmesi, ancak organ ve doku bağışı ile mümkün olmaktadır. Bu sebeple toplumda, organ nakli bilincinin oluşturulması gerekmektedir. Bu bilincin oluşturulmasında, başta Bakanlığımız olmak üzere bütün eğitim kurumlarına, basına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. “Erciyes Organ Nakli Vakfı” da bu bilinçle toplumumuza hizmet etmektedir. Günümüzde hangi organların nakli gerçekleştirilebiliyor? Günümüzde ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, pankreas, akciğer, kemik ve kemik iliği, ince bağırsak, kan, kalp kapağı, kornea, tendon, yüz ve saçlı deri, el, kol, en çok nakil yapılan organlardır.

Hangi durumlarda organ nakli gerçekleştirilebilir? • İlerlemiş karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer hastalıklarında, • İnce bağırsakları önemli ölçüde alınmış veya işlev kaybı gelişmiş hastalarda, • Kornea hastalıklarına bağlı olarak görme kaybı gelişmiş hastalarda, • Böbrek yetmezliği gelişmiş diyabet hastalarında, • Bazı kan, kalp ve akciğer hastalıklarında, • Cildinin önemli bir bölümünü kaybetmiş hastalarda, • Yüzünün çoğunu kozmetik ve fonksiyonel olarak kaybetmiş hastalarda, • Kemik dokuda ve tendonlarında önemli hasar gelişmiş hastalarda ilgili doku ve organ nakli uygulanabilir. Hazırlanan organ nakli yasası ile “organ naklinde aile izni şartının kaldırılacağı” yönünde Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun bir açıklaması bulunuyor. Sizce bu durum gerçekleşirse organ naklinde nasıl bir tablo ortaya çıkar? Yasada bir değişiklik olmazsa, biliyorsunuz, ölen kişi organlarını bağışlamış bile olsa, organ nakilleri aile izni ile gerçekleşebiliyor. Mevcut sistemde, aile izin vermeyince nakil gerçekleştirilemiyor. Yani resmi olarak organ sahibi izin vermesine rağmen, vasiyet sistemi gereği birinci derece yakınlarından biri itiraz ederse o kişinin organları alınamıyor. Bu nedenle bağışlayanlardan organ alma oranı neredeyse 4’te 1 düzeyinde. Organlarını bağışlayan, bunu yasal olarak kayıt altına aldırtan kişilerin organlarının nakledilmesi konusu yakınlarına sorulmazsa bu oran kayda değer biçimde artacaktır. Sadece bu yıl 5 bin kişi organ beklerken hayatını kaybetti. 2013’ün ilk 10 ayında Türkiye genelinde 5 binin üzerinde nakil gerçekleştirildi; ancak nakil bekleyen hastalardan yüzlercesi yaşamını kaybetti. Yıl içinde beyin ölümü gerçekleşen vakalardan yalnızca yüzde 23’ünün organları bağışlandı. Avrupa ülkelerinde, organ nakillerinin yüzde 80’i kadavra, yüzde 20’si canlı kaynaklıyken, Türkiye’de yüzde 75 oranında canlı, yüzde 25 de kadavra kaynaklı nakiller yapılıyor. Türkiye’de bir yılda 2-3 bin arasında kadavra donör bağışının olması gerekiyor.


Hazırlanan organ nakli yasasında size göre ne tür düzenlemeler olmalı? Kişinin hayattayken özgürlüğüne duyulan saygı, organlarını bağışlayıp bağışlamama konusunda da devam etmelidir. Bundan dolayı organ bağışları, yasal korunmaya alınabilir. Yani kişi kendi rızasıyla organlarını bağışlamışsa, ölümünün ardından kimsenin onun kararını bozmasına izin verilmemelidir. Bu konuda önemli bir diğer husus, organ nakliyle ilgili vakıf ve dernekler bilindiği üzere güzel çalışmalar yürütüyor. Devlet bu vakıf ve dernekleri denetim altına almalıdır. Biliyorsunuz ki denetlenen her yapı daha sağlıklı çalışır ve gerçekten yararlı işler yapanlarla yapmayanlar ayırt edilmiş olur. Hele hele insan sağlıİslamiyet; organ-doku ve kan naklini zaruri bir tedavi yöntemi olarak kabul eder ve karşı değildir. Ancak bazı koşulların olması gerekir. Bunlar; -Organ veya dokusu alınan kişinin ölmüş olması, -Hastalığın sadece organ nakli ile tedavi edilebileceğine, mesleki yeterliliğine ve dürüstlüğüne güvenilen bir hekim tarafından karar verilmiş olması, -Alınan organ ve dokular için herhangi bir ücret alınmaması, -Tedavi edilecek kişinin buna izin vermesi, -Toplumun huzur ve güveninin bozulmaması bakımından organ ve dokusu alınacak kişinin buna sağlığında izin vermiş olması veya aksini beyan etmemiş olması koşuluyla yakınlarının izninin alınması. İslam dini açısından ilgili ayet ve hadisler de vardır. Bunlar;

ğıyla ilgili ise bu durum, daha da önem arz etmektedir. Devlet bu kurum ve kuruluşları aynı zamanda desteklemelidir de. Ülkemizde organ nakli bekleyen önemli sayıda hasta var ve bu hastaların maalesef büyük çoğunluğu, ülkemizde organ bulamadığından yurt dışında çareler aramaktadır. Bazı hastalarımız hiç de steril olmayan yerlerde ameliyat edilmekte ve hayatlarını kaybetmekte. Yasaların yurt dışına organ nakli için giden hastaları da takip edilecek biçimde düzenlenmesi önemlidir. Yukarıda saydığımız gerekçelerden dolayı yurt dışına akan sermayemiz de kayda değer orandadır. Belli düzenlemelerle bu durum da devletin kontrolünde olur diye düşünüyorum. Kayseri, organ nakli konusunda nasıl bir grafik çiziyor? Nakil bekleyen hasta sayısına oranla bağışlanan organ arasında nasıl bir ilişki var? Kayseri, organ bağışı noktasında ülkemizdeki diğer şehirlere göre maalesef ki 70-75.

sıralardadır. Şehrimizde, üzülerek söylüyorum, yeterli bağış yapılmamaktadır. Günümüzde en çok hangi organın nakline ihtiyaç duyuluyor? Günümüzde en çok böbrek ve karaciğer nakline ihtiyaç duyulmaktadır. Üzerinde en çok durulan konulardan biri olan organ naklinin dini açıdan bir sakıncası var mı? Din İşleri Yüksek Kurulunun 6 Mart 1980 ve 196 sayılı kararına göre organ bağışı caizdir. Kurul bu kararı verirken kadavradan nakli doğru bulmaktadır. Her insanın yaşama hakkı kutsaldır ve o hayattayken organlarını almak ve ölümüne sebebiyet vermek elbette ki hem dinen hem vicdanen hem de insanlık gereği kabul edilebilecek bir durum değildir. “Bir insanı yaşatmak, insanlığı yaşatmak gibidir.” felsefesi dini açıdan önemsenen bir düşüncedir. 2014 Şubat | ForLife | 27


“Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır.” (Maide suresi, ayet 32) Hıristiyanlık açısından; transplantasyonun başladığı ilk yıllarda Katolik Kiliseler birinden organ çıkarılıp başka birine takılmasına onay vermediler ve insanlar üzerinde de çok etkili oldular. Ancak aradan geçen 60 yıllık süreden sonra klinik sonuçların ortaya koyduğu bilimsel gerçekler ve değişen değer yargıları, kilisenin bu dogmatik yorumunu değiştirip organ naklini destekleyen tutum içine girmiştir. Günümüzde Katolik kilisesinin toplum üzerinde oldukça etkili olduğu ülkelerden İSPANYA, organ bağışında ve naklinde Avrupa’da 1. sıradadır. Diğer bütün büyük dinler de organ bağışını ve naklini destekler. Olumsuz ifadeler kişilerin kendi yorumlarından ibarettir. Organ nakli ile ilgili dikkat çekmek istediğiniz, belirtmek istediğiniz noktalar varsa alabiliriz. Organ yetmezliği insidansı (toplumdaki hastalık sayısı oranı) tüm dünyada artmakta olup, organ bekleyen hastalar da uygun organ beklerken yaşamlarını yitirmektedirler. Bazı hastalara (şansları varsa) diğerlerine 28 | ForLife | Şubat 2014

göre daha kısa zamanda organ nakledilmekte, bazıları ise yıllarca beklemek zorunda kalmaktadır. Organ naklinin amacı, organ yetmezliği nedeniyle yaşamının sonuna gelmiş bir hastanın hayatını kurtarmak, yaşam süresini ve kalitesini arttırmaktır. Organ bağışı her geçen yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 1.5- 2 kat artış göstermekte ancak bu artış halen çok yetersiz. İdeal olan yılda milyon nüfus başına minimum 25 kadavra dönordur. Bizde ölümlerin ancak % 35-40’ının yakınları organ bağışını kabul ediyorlar. Bu da yılda milyonda 3-3,5 kişi demek. Yani kadavradan organ bağışında yıllık ortalamanın çok çok altında kalıyoruz. Bu nedenle her yıl 6-7 bin kişi organ nakli beklerken yaşamlarını kaybediyor. Yaş ortalaması da oldukça düşük. Örneğin böbrek hastalarının % 50’sine yakınını 5-40 yaş arası kişiler oluşturuyor. Organ naklinin gelişmiş olduğu ülkeler ile aramızda bir kıyaslama yapmak gerekirse arada ortalama 15-20 kat fark var. Son olarak şunu da belirtmek isterim: Organ bağışı ki hayat kurtarmaktan bahsediyoruz gibi fevkalade önemli bir konuya derginizin göstermiş olduğu hassasiyetten dolayı sizlere “Erciyes Organ Nakli Vakfı” adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.


Yetersiz Sıvı Alımı Taș Hastalığına Neden Oluyor Dr. Mehmet Bayram Üroloji Hastalıkları Uzmanı

Özel Modern Dünyam Hastanesi Üroloji Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Bayram Günde 3 lt Su tüketmenin taş hastalığı riskini azalttığını söylüyor.

İdrar yolu taşları, böbrekte veya idrar yollarının herhangi bir yerinde oluşan, idrarda çözülemeyen ve atılamayan kimyasal maddelerin zamanla kristalleşmesi ve birikmesi ile oluşan sert cisimlerdir. Günlük sıvı alımı 1,52 lt’nin altında olanlarda, taş hastalığı riski daha fazla görülmektedir. Diyet yaparken; kalsiyum, oksalat, sodyum ve karbonhidratların gereğinden fazla alınması, yetersiz miktarda turunçgil tüketimi ve aşırı derecede güneş ışınlarına maruz kalmak taş hastalığı için risklidir. İdrar Yolu Taş Hastalığı Erkeklerde 23 Kat Daha Sık Görülür Ailevi taş hastalığı olanlarda %25 risk vardır. Hareketsiz yaşam tarzı da taş hastalığında tetikleyici bir faktördür. Doğuştan böbrek ya da idrar kanalında anatomik bozukluğu olanlarda, idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerde ve idrar

yollarının herhangi bir bölgesinde darlık gelişen hastalarda daha fazla görülür. Bu Belirtileri Dikkate Alın Taş hastalığında ağrı, genellikle boşluk olarak adlandırılan, kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Genellikle hastayı kıvrandıracak kadar şiddetlidir. Çoğunlukla bulantı, bazen de kusma görülmektedir. Bazı hastalarda idrardan kan da gelebilir. İdrar yaparken yanma, sızlama, sık idrara çıkma, gece idrara gitmek için uyanma, acil idrara çıkma, tuvalete gidince az idrar yapma ya da hiç idrar yapamama gibi idrar yolu şikayetleri olabilmektedir. Taş hastalığı tekrar edebilen bir hastalıktır. Bir defa taş oluştu ise 5 yıl içinde %50 ihtimalle yine oluşacaktır. Bu yüzden idrarla ilgili en ufak bir şikayetiniz olduğunda, hemen bir üroloji uzmanına başvurmanız gerekir. Alınabilecek Önlemler: • Günlük yaklaşık olarak 3 litreye yakın su içmek gereklidir. • Bol egzersiz ve hareketli bir yaşam tarzı oluşturmaya çalışmak önemlidir. • Tuzlu gıda ve içeceklerden uzak durulmalıdır. • Ailenizden herhangi bir bireyde idrar yollarında taş saptandı ise şikayetiniz olmasa bile kendiniz kontrol ettirmeniz faydalı

olacaktır. • Kalsiyumdan zengin gıdaları aşırı tüketmemeniz gerekir (Süt, yoğurt, peynir ve dondurma gibi tüm süt ürünleri, fasulye, çikolata, brokoli ve beyaz ekmek). • Oksalattan zengin gıdaları aşırı tüketmek de doğru değildir.(Kola, ıspanak, pancar, kakao tozu, çikolata, yeşil yapraklı bitkiler, çerezler, koyu çay ve aşırı kahve) • Diyetle birlikte turunçgilleri sık olmamak kaydıyla almaya çalışmakta fayda vardır. (Portakal, limon, mandalina gibi). • Hazır sebze ve çorbalar, hazır yemekler, fast - food ürünleri gibi hazır ürünlerden uzak durmanız gerekir. • Kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmayınız, bol miktarda balık ve balık yağı ürünlerini tüketmeniz önerilir. Tedavi: Taş hastalığı tedavisinde son yıllarda en sık uygulanan yöntem ESWL’dir. (2 cm den küçük böbrek taşlarının tedavisinde en etkili yoldur). Böbrek ile idrar torbası arasında yer alan üreterde ( idrar kanalı) takılıp kalan taşların tedavisinde “üreteroskopi” uygulanmaktadır. Taş hastalığının tedavisinde uygulanan “Perkütan taş cerrahisi”de etkili bir yöntemdir. Bu işlem sırasında; ciltte açılacak küçük bir delikten böbreğe girilerek, böbrek içindeki taşlar gözle görülüp, tamamen temizlenebilmektedir. Taşın çapının çok büyük olup, böbreğin hemen hemen tüm boşluklarını doldurduğu hastalarda, “açık ameliyat” tercih edilmektedir. 2014 Şubat | ForLife | 29


Başhekim Dr. Erol Bedir

0352

207 77 77

www.dunyamhastanesi.com

Hastane Caddesi Kemancık Sk. No: 10 Kocasinan / KAYSERİ

IYIZ

İLE ANLAŞMAL


POLİKLİNİKLERİMİZ Ortopedi

Genel Yoğun Bakım

Dahiliye

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Kadın Doğum Kulak Burun Boğaz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Genel Cerrahi Yeni Doğan Yoğun Bakım

Kardiyovasküler Cerrahi Nöroloji Üroloji Acil Servis Beyin Cerrahi

www.dunyamhastanesi.com

Kardiyoloji Radyoloji Cildiye Göz Göğüs Hastalıkları Ağız ve Diş Sağlığı Çocuk Cerrahi

0352

Anestezi ve Reanimasyon Biyokimya Gastroenteroloji Mikrobiyoloji Psikiyatri Beslenme ve Diyet Psikoloji

207 77 77


Sahip olduğu birbirinden farklı tatları ile İspanyol Mutfağı, benzersiz bir lezzet şöleni sunuyor. Zengin bir mutfak kültürüne sahip olan İspanyol Mutfağı, hem bir deniz ülkesi olmasından hem de tarih boyunca birçok savaşa, göçe ev sahipliği yapmasından dolayı birbirinden lezzetli farklı tatları içinde barındırıyor. Akdeniz yemek kültürünün yanı sıra Fenikelilerin, Yunanların, Romalıların ve Arapların İspanya’ya gelmesi ile birlikte harmonik bir tat ortaya çıkıyor. Akdeniz mutfağına özgü lezzetlerin yer aldığı İspanyol Mutfağı’nda zeytinyağlılardan et yemeklerine, deniz ürünlerinden unlu mamullere kadar birçok yemek seçeneği bulunuyor. Sabah erken saatlerde kahvaltı ile başlayan öğünler sık aralıklarla azar azar yenen aperatif ve yemeklerle devam eder. Kahvaltının aralıklarla iki defa yapılması ve açılışta kahve ve çörek tüketilmesi dikkat çeken bir başka nokta. Denizcilikteki üstün performansları sayesinde Amerika kıtasına ulaşan İspanyollar, orada keşfettikleri domates, patates, mısır, kırmızı biber, kabak, fasulye, vanilya ve çikolatayı Avrupalılar ile tanıştırarak mutfak kültürlerini zenginleştirirler. Büyük bir alana sahip İspanya’nın her bölgesinde farklı 32 | ForLife | Şubat 2014

özgün lezzetler yer alıyor. Bunların içerisinde böreklerin, fabada adı verilen fasulye yemeklerinin, tavuk eti, balık ve deniz ürünleri ile hazırlanan Paella adı verilen pilavın, deniz ürünlerin yer aldığı çorbaların, et yemeklerinin ayrı bir yeri var. İçecek olarak tercih edilen klasik içkileri Sherry hemen hemen bütün öğünlerde tüketilen farklı bir tat. Diğer bir ünlü içecekleri de meyve sularının karışımına şarap eklenerek oluşturulan Sangria. Andalucia yani Endülüs adı verilen bölgede ise daha çok karbonhidrat ağırlıklı besinler ve zeytinyağı ile yapılan kızartmalar tüketiliyor. Tapas adı verilen küçük kanepe ve mezeler ise öğün aralarının vazgeçilmezi. Smoked Paprika adı verilen baharat ise hemen hemen tüm yemeklerde ve bazı tatlılarda kullanılması ile dikkat çekiyor. Ekmek ve pirinç ise öğünlerde Türkiye’de olduğu gibi oldukça önemli bir yere sahip. Domates, patates, biber, patlıcan gibi sebzeler 15. yüzyılda Amerika’dan Christopher Columbus tarafından İspanyol Mutfağı’nın özgün lezzetlerine dâhil oluyor. Akdeniz ülkesi olmanın avantajlarını yaşayan İspanya, zeytinyağı ve zeytin üretimine de ayrı bir önem veriyor. Sizlerde bu renkli ve lezzetli mutfağın mutluluğunun tadına tariflerimizi deneyerek vara bilirsiniz.


PAELLA

İspanyol mutfağının önemli lezzetlerinden Paella, tadı ve tasarımı ile oldukça ilgi çekiyor. Roma ve Arap kültürünün bileşimi olarak görülen bu farklı lezzet, Akdeniz ile Arap mutfağını harmanlayan dokusu ile dikkat çekiyor. Tavuk eti, balık ve deniz ürünleri ile pişirilerek sunumu hazırlanan Paella, bilinenin aksine farklı bir pilav alışkanlığı kazandırıyor. Malzemeler 300 gram kalamar, 300 gram midye, 300 gram karides, 500 gram tavuk eti, 2 su bardağı pirinç, 1 çay bardağı zeytinyağı, 4 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı safran, 1 su bardağı sirke, İsteğe göre tuz, Su Hazırlanışı Ilık suda beklettiğiniz pirinçleri süzdükten sonra bir kenarda bekletin. İçi su dolu orta boy tencerenin de içerisine sirkeyi ilave edip kaynatın. Kanayan sirkeli suya kalamar, karides ve midyeleri ilave edip 5 dakika haşlayın. Haşladıktan sonra süzerek kenara ayırın. Orta büyüklükte doğradığınız tavuk etlerini de pilavı yapacağınız tencerede yağı kızdırdıktan sonra ilave edin. Soteledikten sonra üzerine deniz mahsullerini ilave edip karıştırın. Üzerine

TAPAS

Aparatif bir atıştırmalık olan Tapas, ismini “tepa” yani kapak anlamına gelmesinden alıyor. Çünkü İspanyollar Sherry adı verilen alkollü içeceklerinin içine sinek kaçmasını önlemek için bu küçük ekmek dilimlerini kullanırlarken içerken de açlıklarını yatıştırmak için tapaslardan atıştırmayı tercih ediyorlarmış. Zamanla bu küçük ekmek dilimleri peynirli, etli, yumurtalı, sebzeli birçok çeşide bürünerek günün her saati yenilebilen bir lezzet olmuş.

doğramış olduğunuz sarımsakları, suda erittiğiniz safranı, pirinci de ilave ederek sotelemeye devam edin. Üzerine 4 bardak ılık suyu da ilave ettikten sonra tencerenin kapağını kapatıp kaynamaya bırakın. Kaynayınca kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Biraz dinlendirdikten sonra sıcak olarak servis yapabilirsiniz.

FRİTTATA

Pastırmalı Tapas Malzemeler 6 dilim baget ekmeği, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, 10 dilim pastırma, 4 çorba kaşığı labne peyniri, 2 dilim beyaz peynir. Hazırlanışı Tavaya koydunuz zeytinyağını biraz ısıtıp üzerine küp küp doğradığınız pastırmaları ilave ederek fazla kurutmadan soteleyip altını kapatın. Bir kasenin içerisine de labne peyniri ve beyaz peyniri ilave ederek karıştırın. Hazırladığınız bu karışımı ekmek dilimlerinin üzerine pay ederek üzerine pastırmaları ilave ettikten sonra servis yapabilirsiniz.

Malzemeler 6 adet yumurta, 2 adet sosis, 4 dilim salam, 2 çorba kaşığı sıvıyağ, 2 çorba kaşığı biber salçası, 1 su bardağı rendelenmiş kaşar, tuz, karabiber, kekik. Hazırlanışı Derin bir kabın içerisine aldığınız yumurtaları köpürene kadar çırpın. Yağlanmış fırın kabına dökerek önceden ısıtılmış 185 derecelik fırında biraz sulu kalacak şekilde pişirin. Fırından çıkardıktan sonra üzerine ketçaplı sıvıyağ karışımını gezdirin. Sonra üzerine dilimlenmiş sosis ve salamları yerleştirin. Kekik, karabiber, tuz ve rendelenmiş kaşarları ekledikten sonra fırına tekrar vererek pişirip sıcak olarak servis yapın.

2014 Şubat | ForLife | 33


Alkol tadının daha az hissed ildiği hafif bir anlamına geliy içecek olan S or. angria, “Kutsa Malzemeler l Ateş” Yarım şişe kırm ızı şarap Yarım su bard ağı rom 3 adet portak al 1 adet elma Bir avuç kış ça yı 2 adet tarçın çubuğu 3 yemek kaşı ğı şeker Hazırlanışı Geniş bir cam kap içerisine yarım şişe kırm bardağı romu ızı şarabı dökü ve tarçın çubu n. Üzerine ya klar suda çok fazl rım su a demlemeden ını ilave edin. Kış çayını da bi hafif kabardık leyin. 2 adet tan suyunu sü r bardak sıcak portakalın su yunu, kalan bi züp karışıma beraber ufak r tanesini ve ekküpl elmayı da ka Şekeri de ekle er halinde doğrayıp karışım bukları ile yip karıştırdık ın olduğu kase tan sonra üzer ye ilave ediyor kadar buzdol ini streç film abında beklet uz. ile kapatıp so in. Sonrasınd sevdiklerinize ğuyana a elde edeceğin ikram edebili iz bu benzersi rsiniz. z tadı

kaşığı tuz, 1 yağ, ½ çay re te r g r 5 2 le 1 Malzeme bardağı un, ı su, 1,5 su rtma yağı a ız K , a 1 su bardağ rt u şeker, 3 yum su bardağı , 4 yemek ğı mısır unu şı İçin; ka su y o ça S 1 ta Çikola 00 ml süt, r çikolata, 5 125 gr bitte r kaşığı şeke İçek kaynatın. zu ekleyere tu ar d ı ve ka ı ış ğ e n n a ya le rl re e Hazı kıvama g rine su, te e ir b iç n re u ğ ce ra n yo edip ı kapata k Derin bir te ş yavaş ilave aldığında ocağın altın cağı va ya a d u n i ka risine u top şeklin nra krema sı ın. Karışım ştırdıktan so ısından biraz daha rı ka e iyice karıştır ic İy . a tatl ilave edin uru tulumb dığınız yağın yumurtaları ceğiniz ham Derin bir tavada kızdır e ir şt . e rl ye dar kızartın ndirin. içerisine kilde şekille gini alana ka kmesini n şe re k sı ca rı la sa o uzun ını çe rak altın p fazla yağ urroları ata zerine koyu ü içerisine Ch n u n u vl a in. kağıt h şekeri serp Kızaranları nra üzerine so n kolataları ta ık d sağla yarısını ve çi n tü sü e n re içerisi tü ve mısır de bir tence içerisinde de kalan sü in iç ta la yu kıvamı kabın Sıcak çiko ve edin. Ko ıtın. Ayrı bir ila ıs e r yup in a d iç ka ın e m selerine ko eriyen lı karışı çük servis ka ırıp çikolata kü şt rı ra n ka u so n n u un attıkta kadar kayn dına varın. elde edine yemenin ta k ra a ır d n a b rı la o Churr

34 | ForLife | Şubat 2014


Gayrimenkul yatırımlarınızda sizi ticaretin merkezi İstanbul’da temsil ediyoruz.

İstanbul İletișim: Talatpașa Mah. Pazar Yolu Cad. Sedai Plus No:2/24 Esenyurt/İSTANBUL Tel. 0212 620 82 88 – 89 Kayseri İletișim: Tacettin Veli Mah. Bahadır Plaza Kat: 9 Melikgazi/KAYSERİ Tel. 0352 222 0 800 (pbx)

www.sesgrup.com 2013 Haziran| ForLife | 47


Uçma duygusunu güvenilir ve rahat bir şekilde yaşatan Gyrocopter hakkında merak edilenleri ELA Gyrocopter Türkiye Distribütörü U.L. Pilot Hakan Çetinkaya ile konuştuk. Gyrocopter ile biraraya gelme hikayenizden biraz bahsedebilir misiniz? Uçmaya ilgim çocukluk yıllarımda başladı. Gerçekten uçabilme imkanımı ise ancak 2002 yılında Adana Tarkim Uçuş Okulu’ndan aldığım eğitim ve Ultralight Pilot Lisansı’na sahip olarak yakalayabildim. 8 yıl kendime ait motorlu yelken kanat ile uçtum, havadan fotoğraf çektim . Son yıllarda meteorolojik limitleri yüksek bir hava aracına olan arayışım sonucu yurt dışındaki havacılık fuarlarında Gyrocopter ile tanıştım. İspanya’da aldığım temel tip eğitimi üzerine daha ileri seviye pilotaj eğitimi ve geçen yılda Avusturyalı ve Macar hocalardan öğretmenlik eğitimi aldım. Asıl mesleğim eczacılık ama bir taraftan da İspanyol ELA Gyrocopter firmasının Türkiye distribütörlüğünü ve Gyrocopter eğitmenliğini bir arada devam ettiriyorum. Gyrocopter hem yapısı hem de işleyişi ile oldukça farklı bir çizgi çiziyor. Nedir bu Gyrocopter? Gyrocopter helikopterden yıllar önce İspanyol Mühendis Juan de la Cierva tarafından icat edilmiş ve uçurulmuş döner kanatlı bir hava ara36 | ForLife | Şubat 2014


2014 Şubat | ForLife | 37


cıdır. En büyük özelliği havada tutunmayı sağlayan döner kanadının motor gücü ile çevrilmeden yani uçuşu sırasında meydana gelen nisbi rüzgar ile kendiliğinden dönmesidir. Dolayısıyla olası bir motor arızasında aynı şekilde kumanda edilerek iniş gerçekleştirebilir. Elbette helikopterde motor arızasında aynı Gyrocopter gibi otorotasyon ile iniş yapabilir ama bu manevra zaten Gyro’nun standart uçuş prensibi olmasından dolayı daha pratik ve çok daha az risklidir. Uçak ve helikopter arası karakteristiğe sahiptir diye basit bir tanımlama ile anlaşılması kolaylaştırılabilir ama gerçekte kendine özgü teknik ve tavrının anlaşılması için detaylı bir eğitim ve tecrübe gerekmektedir. 100-150 metre uzunluğunda pistlerden kalkıp, 0-15 metre mesafelere inebilir. Havada düz uçuş seviyesini koruyarak 30 km’ye kadar yavaş uçabilir ve 180 km süratlere ulaşabilir. Havadan fotoğraf ve film çekimi, orman yangın gözetleme, kıyı emniyeti, trafik kontrolü ve birçok sivil ve askeri alanda hizmet verebilecek yetenektedir. Yaygın kullanımı sportif amaçlıdır. Gyrocopter ne kadar süredir meraklılarına uçma hissini tattırıyor? Türkiye’de beklediğiniz ilgiyi görüyor mu? İcat edilmesi 1923 olmasına rağmen dünyada sportif amaçlı kullanımı 20-30 yıllık bir geçmişe dayanır. Ülkemizde Gyrocopter sahibi sayısı 8-10 civarındadır ama ilgili sayısı çok fazla ve her gün artmak38 | ForLife | Şubat 2014


tadır. Ben yaklaşık iki yıldır meraklılara bu hizmeti sunuyorum. Tepkiler gerçekten de pozitif. Gezi amaçlı birçok uçuşumda insanlar kendilerini bir rüyanın içinde gibi hissediyorlar ve hayatlarının en güzel deneyimlerinden biri olduğunu dile getiriyorlar. Gyrocopter’e özel tecrübe ve tanışma amaçlı gelen birçok pilotun tepkisi ise Gyro’nun teknik kabiliyetlerine duydukları şaşkınlık şeklinde oluyor. Her yönüyle çok kabiliyetli ve güvenli bir hava aracı olduğu tartışılamaz gerçekten. Gyrocopter’in uçmayı sağlayan diğer sporlardan farkı nedir? 450 kg altında sınıflandırılmış ve birçok vergiden muaf erişilmesi ve devam ettirilmesi daha kolay bir hafif hava aracı olmasından dolayı neredeyse her yaştaki meraklıya ekonomik olarak kolay erişilebilir olması en büyük farkı ve avantajıdır. Kendi sınıfının da en kabiliyetli hava aracı olması en büyük farkı ve avantajıdır. Şehirlerarası yolculuklarda kullanmak mümkün mü? Menzili ne kadar? Elbette uzun uçuşlar yapabilir ve bir depo yakıt ile 450 km mesafe kat edebilir. Şehirden şehire, meydandan meydana seyrüsefer yapabilir ama ulaşıma özellikle de trafiğe bir çözüm değildir. Hangar ve pist ihtiyacı var mıdır ? Normal koşullarda 80-100 metre mesafeden teker kesebilmesine rağmen hava sıcaklığı, rüzgar ve yük gibi faktörler değerlendirildiğinde 200- 300 m uzunluğunda temiz ,toprak veya asfalt pist kalkış için yeterli olacaktır. İniş için mesafe, iniş tekniği ve rüzgara bağlı olarak 0-10 metre

kadardır. Bu sebeple acil iniş gerektiren durumlar için çok aranan ve hayati bir avantaja sahip bir araçtır. Taxi yapması kolaydır. Hangar için 2×9 m bir alan ve 3m yükseklik yeterlidir. Kanat açıklığı olmadığı için çok sayıda Gyrocopter’i küçük alanlarda barındırmak mümkündür. Araç arkasında da transportu mümkün ancak rotor palinin demonte edilmesi gerekir. Motorsuz uçabilir mi ? Bilindiğinin aksine hemen hemen tüm hava araçları motorsuz uçma yeteneğine daha doğrusu süzülme yeteneğine sahiptir. Gyrocopter’de motorun susması halinde ileri gidiş azalarak öncelikle çöküş başlayacağından rotor dönmeye devam eder ve yaklaşma yapıp palyeye geçebilir. Motorsuz iniş konusunda en emniyetli hava aracı olduğu söylenebilir, zira motoru çeviren bir motor gücü olmadığı için bu hareket devam edecektir. Meteorolojik limitleri nelerdir ? Birçok hava aracına göre üstünlüğü ve tercih sebeplerinden biri de meteorolojik limitleridir. Kitapçığında operasyon rüzgar limiti 40 knot, yan rüzgar limiti 15 knot olarak verilmektedir. Neredeyse fırtına düzeyinde rüzgarlarda ve türbülanslı havalarda uçabilecek sayılı hava araçlarındandır. Gyrocopter ile uçuş keyfini tatmak için herhangi bir kurs ya da lisans gerekiyor mu? Lisans almak isteyenlerin nasıl bir yol izlemesi gerekir? Ultralight Pilot Lisansı sahibi olmak gerekiyor . Bunun için ülkeden ülkeye değişmekle birlikte 25 saat uçuş, 60 saat teorik eğitim alamak yeterlidir denebilir . Ülkemizde de yetkili okul mevcut . 2014 Şubat | ForLife | 39


40 | ForLife | Şubat 2014


HİPNODOĞUM İLE SANCILARLA BAŞA ÇIKMAK MÜMKÜN! Doğum sancıları ile başa çıkabilmenin yeni yöntemi hipnodoğumda gizli. Anne olmanın verdiği heyecanın yanı sıra doğum anında çekilen sancılar birçok anne adayının korkulu günler geçirmesine neden olur. Bilinçaltına işlenen korku, endişe ve kaygılar doğum anının stresini ikiye katlayarak acının normalin üzerinde hissedilmesine yol açar. Hipnodoğum sayesinde ise doğum anı ile ilgili olumsuz yargılar güncelliğini yitirerek yerini rahatlatıcı ve sakinleştirici düşüncelere bırakıyor. Hipnodoğum ile Korkulara Veda! Doğum sancısı ile meydana gelecek olan acı hissiyatı ilk kez doğum yapacak kadınlarda çoğu zaman korkuya dönüşüyor. Annelik duygusunu tatma isteği dahi doğum korkusunun gerisinde kalıyor çoğu zaman. Böyle durumlarda bilinçaltında oluşan korku senaryolarını yok etmek ise hiç de kolay olmuyor. Normal doğum kararı veren anne adaylarının doğum korkusunu yenip doğum sürecini rahat atlatabilmesi için yardımcı olan yeni bir teknik olan Hipnodoğum yöntemi ile ise huzurlu bir doğum gerçekleştirmek mümkün. Doğum öncesinde hipnoz tekniği ile eğitim alan anne adayları korkularının aslında hiç de zannedildiği gibi büyük olmadığını anlayarak olumsuz doğum düşüncelerinden arınıyor. Doğum Öncesi Bilinçaltı Temizliği Önemli Doğum esnasında duyulan sancının şiddeti anne adaylarında farklı olsa da kimisi bu acıyı hafif hissederken kimisi de yoğun olarak yaşıyor. Bunu en aza indirgeyip rahat bir doğum gerçekleştirmek için önerilen yöntem ise Regresyon Hipnoterapisi. Bilinçaltındaki doğum korkusunu silmede etkili bir yöntem olan Hipnodoğum, doğum

sancısının baş edilebilir bir durum olduğunu bilinçaltına iletiyor. Doğum anındaki sancı ile baş etmeyi öğrenen anne adayı kontrol edilebilir bir doğum gerçekleştirmeyi başarıyor. Doğum korkusundan dolayı sezeryana yönelen birçok kişi de Hipnoterapi ile korkularını yenerek normal doğum yapmaktan çekinmiyor. Doğum sancıları ile başa çıkmada etkili bir yöntem olan Hipnoterapi, bilinçaltından kaynaklanan birçok rahatsızlığı da sona erdiriyor. Çeşitli travmalar, fobi ve korkular da bu yöntem ile son buluyor. Dikkat edilmesi gereken nokta Hipnoterapi eğitiminin uzman kişiler tarafından verilmesi. Bu yöntemin ülkemizde de uygulandığını ancak henüz yaygınlaşmadığını belirten Orhan, regresyon hipnoterapisinin sadece doğum ağrılarını dindirmede değil, travma kayıtlarından kurtulmak, korkular ve fobilerden arınmak, taciz-tecavüz gibi hayatı olumsuz etkileyen her türlü duygunun etkisini silmek, maddi, duygusal hayat, cinsel hayat gibi olumsuz giden periyodik gidişatların altında yatan kodlardan temizlenmek için de kullanıldığını kaydetti. Hipnodoğum, bilinçaltındaki doğum korkusunu, endişesini silme çalışmasıdır. Bu yöntem zihinsel iyileştirme tekniklerini kullanarak hastaya bazı öğretileri vermek ve doğum sırasında bu öğretilerden faydalanmaktır. Ancak belirtmek gerekir ki düşünerek ağrıyı hafifletmek mümkün fakat tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmaz. Bilinmesi gereken şey; doğum sancısının kabul edilebilir, mücadele edilebilir bir ağrı olduğudur.

2014 Şubat | ForLife | 41


Kayseri’nin yaşam merkezi

Forum Kayseri

Kayserililerin buluşma ve vakit geçirme merkezlerinden biri olan Forum Kayseri Genel Müdürü “Gamze Ergel” ile Forum Kayseri alışveriş merkezini ve şehrin sosyal hayatına kattıklarını konuştuk.

42 | ForLife | Şubat 2014

AVM’nizi genel olarak anlatır mısınız? (Yatırım bedeli, toplam metrekare, kiralanabilir alan, vs.) Forum Kayseri 65 bin metrekarelik kiralanabilir alanı ve 150 bin metrekare toplam inşaat alanı ile Anadolu’daki en büyük alışveriş merkezlerinden biridir. Multi Development Türkiye olarak, tüm projelerimizde olduğu gibi ulusal ve uluslararası birçok ünlü markayı Forum Kayseri’ye getirerek bu markalarla , bölge halkını ilk kez tanıştırdık. Forum Kayseri’de 200’ün üzerinde ulusal ve uluslararası marka yer almaktadır. Forum Kayseri 2011 yılının son günlerinde hizmete girdi. Açılışından bugüne, geçen sürecin değerlendirmesini yapar mısınız? Forum Kayseri 21 Aralık 2011 tarihinde açıldı ve çok kısa bir süre içerisinde 7’den 70’e tüm Kayseri’nin ve çevre illerden gelen herkesin buluşma noktası haline geldi. Bugüne kadar alışverişi fırsata dönüştüren kampanyalar, ünlü isimlerle söyleşiler, satış rekoru kıran kitapların yazarlarıyla imza günleri ve genç yeteneklerin desteklendiği etkinlikler gibi birçok organizasyona imza atarak ziyaretçilerimize farklı hizmetler sunduk, sunmaya da devam ediyoruz. Forum Kayseri, şehrin sosyal hayatına canlılık getiren bir yaşam merkezi haline geldi.


Kayseri’nin yaşam merkezi haline gelen Forum Kayseri, şehrin ilk yeşil alışveriş merkezidir. Çevre dostu bina sertifika sistemi olan Breeam (Bina Araştırma Kuruluşu Çevresel Değerlendirme Metodu) tarafından “çok iyi” derecede sertifikalanmış Kayseri’nin ilk yeşil binasıdır. Forum Kayseri’nin şehrin mimari dokusunu yansıtan dış görüntüsünde uyguladığımız hassasiyeti çevre açısından da gösterdik. Bu yaklaşım doğrultusunda Forum Kayseri’yi, Avrupa standartlarında karbon salınımını esas alan, enerji tüketimini en aza indirecek, ozon dostu elektro-mekanik sistem seçimleri ile ziyaretçilerine ve kiracılarına yarar sağlayacak bir altyapıda hazırladık. Forum Kayseri’ye dair her şeyi Kayserililerin tercih ve beklentilerine göre organize etmeye çalışıyoruz.

Forum Kayseri olarak kısa bir sürede yaptığınız başarılı organizasyon ve etkinliklerle uluslararası ve ulusal pek çok ödüle layık görüldünüz. Ödül aldığınız projelerinizden bahseder misiniz? Son olarak geçtiğimiz ay açıklanan Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi (International Council of Shopping Centers-ICSC) tarafından düzenlenen, sektörün en önemli ve en prestijli ödülü olan ‘Avrupa’nın En İyi Alışveriş Merkezi’ ödülü için Büyük Alışveriş Merkezleri kategorisinde finale kaldık. Forum Kayseri Alışveriş Merkezi olarak daha önce de lansman kampanyası kapsamında gerçekleştirdiğimiz ‘Forum Kayseri Reklam Yıldızlarını Arıyor’ projesiyle Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi (ICSC) Solal Pazarlama Ödülleri ‘Dijital Medya’ kategorisinde Jüri Özel Ödülü, Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA tarafından ‘Etkinlik Yönetimi’ kategorisinde Altın Küre Ödülü ve International Business Awards’ta Altın Stevie Ödülü’ne layık görüldük.

Açılışınızdan bugüne yapmış olduğunuz etkinlik ve kampanyalardan bahseder misiniz? Hangi etkinlikleriniz ile fark yarattığınızı düşünüyorsunuz Kayseri’de? Şimdiye kadar düzenlediğimiz tüm etkinliklerde Forum Kayseri’nin farkını yansıttığımızı düşünüyorum. Dünyaca ünlü futbolcu Luis Figo ile işbirliği yaparak futbola yeteneği olan çocukları “Inter Milan Yaz Kampı”na gönderdiğimiz projemiz ‘’Luis Figo Forum Alışveriş Merkezleri’nde Seni Seçsin, Hayallerin Gerçek Olsun’’ projemiz çok ilgi gördü. 6-22 Ocak 2012 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte 8 – 16 yaş arasındaki yaklaşık 4.000 genç şansını denedi ve sahaya çıkıp teke tek maçlar yaptı. Bu maç görüntüleri kaydedilerek Luis Figo ve ekibi tarafından izlendi. Bu gençlerden bir şanslı yetenek değerlendirmeler sonucunda Inter Milan takımının 2012 yaz kampına gitti ve unutulmaz bir deneyim yaşadı. Açılışımızın hemen sonrasında Forum Alışveriş Merkezleri olarak gerçekleştirdiğimiz Luis Figo projesinde spora olan ilgiyi görme ve yaşama şansını yakalamıştık. 2013 senesinde bu defa Türkiye’nin en popüler gruplarından biri olan maNga ve ünlü aranjör İskender Paydaş ile Forum Kayseri’de “İşte Şimdi Sahne Senin” projesini gerçekleştirdik. Burada da müziğe olan ilgiyi görme ve yaşama şansını yakaladık. Proje kapsamında 16 - 24 Ağustos 2013 tarihleri arasında Forum Kayseri’de kurulan bu özel stüdyoda , ziyaretçilerimiz belirlenen bir listeden seçtikleri şarkıları seslendirdiler. Kaydedilen şarkılar İskender Paydaş başkanlığında bir jüri tarafından dinlendi ve en beğenilen yetenek 25 Ağustos günü maNga tarafından açıklandı. Ödül olarak birinci gelen genç yetenek o gün maNga’nın verdiği muhteşem konserde sahneye çıkma fırsatına sahip oldu. Ayrıca sosyal medyada da yaptığımız küçük yarışmada sorulara doğru

cevap veren 10 fan maNga ile tanışıp, sohbet etme şansını yakaladı. 2012 yılının Haziran ayında ekranların sevilen yarışma programı Wipeout’u Asuman Krause’nin sunumuyla Dünya’da ilk defa özel bir parkur kurularak Kayserililerle buluşturduk . 10 gün boyunca ziyaretçilerimizin hem yarıştığı hem de eğlendiği Wipeout parkurunu en hızlı tamamlayan ziyaretçimiz ödül olarak 1000 TL’lik hediye çekinin sahibi oldu. Geleneksel hale getirdiğimiz ve bu sene ikincisini düzenlediğimiz Forum Fashion Week etkinliğimizin ilkini 5 – 6 – 7 Ekim 2012 tarihlerinde gerçekleştirdik. Moda dolu 3 gün yaşadığımız Forum Kayseri’de, ünlü modeller Şenay Akay, Tatyana, Şebnem Schaffer ve Irmak Atuk , Sonbahar-Kış sezonunun en gözde kıyafetlerini kurulan dev podyumda Kayserililer için sergiledi. Ekranların sevilen ismi Nur Yerlitaş da Kayserili kadınlara şık olmanın tüyolarını verirken Alışveriş Gecesi’nde bir çok marka da Forum Fashion Week’e özel indirimler düzenledi. Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Forum Fashion Week kapsamında modanın kalbi 27 - 29 Eylül 2013 tarihlerinde Forum Kayseri’de attı. Moda severler Forum Kayseri’de, son yılların gözde mankenlerinden Carlos Martin ve güzellikleriyle dikkatleri çeken Merve Büyüksaraç, Irmak Atuk ve Tatsyana Tsvikevic’in podyuma çıktığı defileleri izledi. 28 Eylül 2013 tarihinde moda dünyasının en popüler isimlerinden Ivana Sert ile keyifli bir

2014 Şubat | ForLife | 43


sohbet gerçekleştirdik. Sezon trendleri ve giyimde ipuçlarını anlatan Ivana Sert izleyenlerin sorularını cevapladı ve birlikte fotoğraf çektirdi... ‘Alışveriş Geceleri’ ile sürpriz indirimler ve fırsatlar sunarak moda ve alışveriş tutkunlarının yüzünü güldürdük. Buna ek olarak açıldığımızdan bu yana Mevlana aşığı yazar Sinan Yağmur’u ve kadınların gönlünde ayrı bir yeri olan Derya Baykal, Nilgün Belgün, Mesut Yar gibi önemli isimleri sohbetlerle, imza günleriyle Kayserililerle buluşturduk. Türk sinemasının dev ismi Türkan Şoray’ı ağırladık. Forum Kayseri’de 2012 yılın sonunda hayata geçirdiğimiz otomobil kampanyası ile 50 TL ve üzeri alışveriş yapan ziyaretçilerimiz Audi A5 Sportback kazanma şansını yakaladılar. Yaklaşık 300.000 ziyaretçimiz bu kampanyaya katılarak çekilişe katılmaya hak kazandılar. 2013 yılının sonunda yine ziyaretçilerimize mükemmel bir otomobil kazanma fırsatı sunmayı arzu ediyoruz. 27 Aralık’ta başlayacak ve 6 Nisan 2014 ’de sona erecek otomobil kampanyamız ile bu defa bir kişiye 2013 model Mercedes CLA 200 AMG otomobil hediye edeceğiz. Toplamda 100 TL ve üzeri alışveriş yapan ziyaretçilerimiz kampanyaya katılarak bu muhteşem hediyeye sahip olma fırsatını yakalayacaklar. 2013 Mart ayında bitirdiğimiz Audi A5 Araba kampanyamızın hemen sonrasında geçen sene de yaptığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz “Bahar Kampanyamızı” 23 Nisan – 23 Mayıs 2013 tarihlerinde gerçekleştirdik. 16 Haziran – 27 Temmuz 2013 tarihleri arasında tüm dünyada 1 milyon yükleme sayısına ulaşan akıllı telefon uygulaması olan “iButterfly” projesini gerçekleştirdik. Birçok prestijli pazarlama ödülünü kazanmış bir mobil uygulama olan ‘’iButterfly’’ kampanyası süresince ziyaretçilerimizi ‘sanal’ kelebek avına davet ettik. Ziyaretçilerimizin kampanyaya katılmak için yapmaları gereken ‘’iButterfly’’ uygulamasını, akıllı telefonlarına indirmek ve kelebekleri yakalamak oldu. Yakalanan her kelebek, indirimler ve/veya hediyeler kazandırdı. Bu uygulama ile farklılığımızı hissettirecek ve alışverişi eğlenceye dönüştürecek bir kelebek avını başlatmış olduk. Bu sene Ramazanda da geçen sene olduğu gibi yine Kayseri halkına unutamayacakları bir Ramazan sunduk. Ramazan ayı boyunca, ünlü komedyen Yavuz Seçkin, gerçekleştirdiği şovuyla ziyaretçilere kahkaha dolu saatler yaşatırken; Eşref Vakti Grubu ve Kolektif İstanbul Grubu Ramazan ayı içerisinde verdikleri konserlerle ziyaretçilerimize keyifli bir müzik ziyafeti sundu. Üstelik ziyaretçilerimizin 44 | ForLife | Şubat 2014

müzik keyfi, hafta içi her akşam fasıl dinletisi ve her Pazar neyzen eşliğinde gerçekleşen Dj performansı ile ikiye katlandı. Forum Kayseri’de ayrıca, ramazan süresince düzenlenen Karagöz-Hacivat gölge oyunuyla bir Ramazan geleneğini paylaşmaktan büyük bir zevk aldık. İftardan sonra ise her akşam şerbetçi, macuncu, lokumcu geleneksel ramazan tatlarını ziyaretçilerimize ücretsiz olarak sundu. Forum Kayseri olarak açılışınızdan itibaren geçen süreyi değerlendirebilir misiniz? Planladığınız hedeflere ulaşabildiniz mi? Forum Kayseri olarak hedefimiz Kayseri ve civar illere hitap eden bir alışveriş merkezi olmaktı. Geçen iki yılda rakamlarımıza baktığımızda mağaza cirolarındaki artış oranı ve toplamda 25 milyon ziyaretçi sayısı ile hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebiliriz . Forum Kayseri ziyaretçi portföyü hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sizi en çok kim tercih ediyor? Biz 7’den 70’e herkese hitap ediyoruz. Forum Kayseri güçlü marka karmasıyla, Türk ve dünya mutfağının lezzetlerini sunan restoran ve kafeleriyle, alışverişi eğlenceye dönüştüren etkinlikleriyle farklı bir alışveriş deneyimini ziyaretçilerine sunuyor. Bu sebeplerle Kayseri ve çevre illerden, her kesimden ve yaştan ziyaretçiler Forum Kayseri tercih ediyor. Az önce de paylaştığım gibi geçen iki yıllık süre zarfında Forum Kayseri’yi 25 milyon kişi ziyaret etti. Özellikle yeni mecraların oluştuğu günümüzde sosyal medyayı ne ölçüde kullanıyorsunuz? Bunun size ne yönde katkısı oluyor? Günümüzde pazarlama ve iletişimde hedef kitleye ulaşmada sosyal ağların geldiği nokta ve önemi yadsınamaz. Biz de Forum Kayseri olarak sosyal medyayı aktif bir şekilde

kullanıyoruz. Kampanyalarımızı, etkinliklerimizi Facebook hesabımızdan duyuruyoruz. Sosyal medya üzerinden sık sık ziyaretçilerimiz için hazırladığımız özel uygulamalar ile sürpriz fırsatlar sunuyoruz. Bu yılın sosyal medyadaki son sürprizi ise Facebook’ta 7 gün sürecek Forum’la Bingola oyunumuz olacak. Bu aslında herkesin bildiği ve Yılbaşı akşamlarının vazgeçilmez oyunu Tombala... Ziyaretçilerimizin Facebook üzerinden katılabileceği bu oyun her gün 3 kişiye farklı ve sürpriz hediyeler kazandıracak. Yeni kampanyalarımızı, yarışmalarımızı ve bizimle ilgili her türlü bilgiyi http://www. facebook.com/ForumKayseriAlisverisMerkezi Facebook adresimizden takip edebilirsiniz. Forum Kayseri’de kaç kişi çalışıyor? Kayseri için istihdam sağladığınız kişi sayısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Forum Kayseri’de yaklaşık 2500 kişi çalışıyor. Kadroda çok büyük bir artış beklemiyoruz çünkü Alışveriş Merkezi’miz neredeyse %100 doluluk oranı ile açıldı ve o şekilde devam ediyor....Çok rahatlıkla görebiliyoruz ki Forum Kayseri şehrimize ekonomik olarak çok büyük bir değer kattı. 2014 yılı için planlarınız, hedefleriniz neler? Kısaca anlatır mısınız? Daha önce de belirttiğimiz gibi Forum Kayseri’nin en önemli hedefi sadece Kayseri halkının değil çevre illerinde alışveriş merkezi olmaktı. Geçen 2 yıllık süreçte hedeflerimize vardığımızı düşünüyoruz. 2014 yılında yine aynı hedef doğrultusunda yakaladığımız bu ivmeyi devam ettirmek istiyoruz. Herkesin heyecanla ziyaret ettiği, aradığı her şeyi bir arada bulabildiği ve kendini iyi hissettiği şehrin çekim merkezi Forum Kayseri’de, hedefimiz her zaman ziyaretçilerimize “En İyi”’ olanı sunmak olacaktır.


FİT VÜCUDUN SIRRI

“KOGA” DA SAKLI Düz ve fit bir karına sahip olmak istiyor, ancak bunun mümkün olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hem kickboks hem de yoganın bir karışımı olarak karşımıza çıkan “koga”, uygulayıcılarını daha fit bir görünüme kavuşturuyor. Hem kickboks hem de yoga eğitmeni Jon Koga tarafından geliştirilen bu egzersiz yöntemi son zamanların oldukça dikkat çeken hareketleri arasında. Kendisini yogayı başka bir egzersiz biçimi ile birleştiren ilk kişi olarak gören Jon Koga, bu egzersizin esnekliği artırıp kasları şekillendirdiğini önemle vurguluyor. Kişiye esneklik, denge ve dayanıklılık sağlayan yoga ile kasların daha güçlü ve dinç olmasına olanak veren

kiskboks birleşince ortaya koga adında her iki spordan da birşeyler alan bir egzersiz türü çıkıyor. Yüksek tempolu kardiyo egzersizi olan pliometrik hareketlerin yanında esneme hareketlerini de içeriyor. Denge kapasitesini ve akciğerleri de güçlendiren bu program, fit bir vücuda kavuşmak isteyenlere yardımcı oluyor. Kickboks ile yoganın harmanlanması sonucu ortaya çıkan bu fusion fitness programı ile daha fazla yağ yakımı sağlanmış oluyor. Böylece vücuttaki yağ oranının düşürülmesi daha hızlı sağlanmış oluyor. Sizlerde hem dayanıklı hem esnek hem de daha fit bir görünüm elde etmek istiyorsanız kogayı yaşamınıza dahil edebilirsiniz.

2014 Şubat | ForLife | 45


Varol Yasaroglu . “büyüyünce karİkatürİst olacağım”

Türk mizah litaratürüne Koca Kafalar ve Fırıldak Ailesi gibi unutulmayacak yapımlar hediye eden Varol Yaşaroğlu ile şimdiye kadar hayata geçirdiği projelerini ve gelecek planlarını konuştuk.

46 | ForLife | Şubat 2014


2014 Şubat | ForLife | 47


Varol Yaşaroğlu normal yaşantısında çizdiği karikatürleri ve animasyonlarındaki gibi renkli bir kişiliğe mi sahip? Kendinizi nasıl tanımlarsınız? Evet renkli bir kişiliğe sahip olduğumu düşünüyorum. Ben de karikatürler ve animasyonlardaki karakterler gibi gülüyorum, ağlıyorum, susuyorum, konuşuyorum, duruyorum, koşuyorum, zıplıyorum, şaşırıyorum, kızıyorum, seviniyorum, üzülüyorum, tıkanıyorum, açılıyorum, seviyorum, sevmiyorum, hayal kuruyorum, kurmuyorum, sonra tekrar kuruyorum. Yani sabit durmuyorum. Hep değişkenim. Hayatta en kötü şey sabit olmak ve durağanlık... Projelerimde herkesin yaptığını yapmak istemiyorum; farklı olsun istiyorum. Farklı bir proje yaptığımda ve o projenin benzerlerini yaptıklarını gördüğümde hemen daha farklı bir şey yapmak istiyorum. Renkli çizgi romanlara bayılıyorum. Okuyunca mutlu oluyorum. Bazen yanımdakileri çok güldürüyorum, bazen ağzımdan tek kelime çıkmıyor. İşte ben bunu renklilik olarak görüyorum. Hep suskun olmanın yanında hep şakacı ve esprili olmanın da renkli değil sıkıcı olduğunu düşünüyorum. Zıtların birlikteliği hep benimle oldukça kendimi daha renkli hissediyorum.

ların konuları bu renklilikten besleniyor. Ve hayat bu konuların yanında çok renkli bir görsellik sunuyor bize. Bir mekana, bir odaya, bir sokağa, bir taşıta bindiğimde en çok dikkatimi çeken şey ise duvardaki renkli resimler, dikiz aynanın üzerinde sallanan bir maskot, duvardaki grafitti, gazete bayisindeki rengarenk dergiler, parktaki heykel olabiliyor. Estetik duygumu harekete geçiren ve besleyen her şey... Sanata dair her şey... Hayata geçirdiğiniz çalışmalarınızı incelediğimizde “ilk”lerle dolu olduğunu görüyoruz. Henüz fikir aşamasında olan, gerçekleştirmeyi düşündüğünüz ilkleriniz var mı? Kafamda fikir aşamasında olan birçok “ilk” var. Ama bu fikirler uygulamaya geçmedikçe, içimde belli bir süre sonunda geçerliliklerini yitiriyorlar. Ya benzerleri yapılmaya başlamış oluyor ya da zaman aşımından bana artık bir yenilik olarak görünmüyorlar. O yüzden fikir aşamasında olan ilklerimi uygulamaya koyduğumda sizinle paylaşmayı daha çok isterim.

Çocukken sorulduğunda genelde hiç kimse “büyüyünce karikatürist olacağım” demez. Sizin karikatürlere olan ilginiz nasıl başlayıp gelişti? Bugün bu noktaya geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Henüz 5-6 yaşlarında dahi evde Pembe Panter çizimleri yapan bir çocuktum. TRT kanalının yeni yeni renkli yayınlara geçtiği zamanlardı ve Pembe Panter izlemeye bayılıyordum. Ben de Pembe Panter’i çizenler gibi çizmek istiyordum. Sürekli, defterler dolusu çiziyordum. Sokağa çıkmadan saatlerce evde defterler dolusu çizgi romanlar yapıyordum. Çizgi filmleri izledikçe kendime bir söz verdim: “Varol, bu çizgi filmler harika! Büyükler değerini bilmiyorlar. Büyüdüğünde bunların değerini ve güzelliğini unutma! Söz ver! Büyüdüğünde de bu güzellikleri kaçırmayacağına”… Sanırım bu sözü verdiğimde, bilinçaltımda “büyüyünce karikatürist olacağım” sözünü de vermişim:)

Sadece çocukların değil yetişkinlerin de yüzünü güldürmeyi başarıyorsunuz. Bu doğrultuda “Türkiye’nin yetişkinlere yönelik ilk çizgi film dizisi “Fırıldak Ailesi”ni yaratma fikri nasıl oluştu? Küçüklüğümden beri böyle bir hayalim olduğunu söylemiştim. Ama uygulamaya geçmek için yılların da geçmesi gerekiyordu. Büyüdüğümde Fırıldak Ailesi’ni yaratma fikrinin oluştuğu an, bir çizgi dizi yapabilecek koşullarımın oluştuğu andır. Bilgisayar ve içinde kullandığım programlar ile tanışmam adım adım bu hayalimin gerçekleşmesini sağladı. Photoshop programı ile tanıştım: 16 milyon renk seçeneğine kavuştum, Flash programı ile tanıştım: İnternette yayınlanabilir animasyonlar yapma yeteneğine eriştim, dijital kalem ile tanıştım: ekran üzerinde serbest el çizimler yapmanın zevkine vardım, internetle tanıştım: benim gibi düşünen, hisseden insanlarla üretmenin ve paylaşmanın zenginliğine eriştim. Çoğu insan gibi mizah dergilerine merak sardım. O zaman da kendime hep şu soruyu sordum: “Böylesine güzel mizah dergilerimiz, karikatür geleneğimiz var. Niçin bunların yansıması çizgi filmlerimiz yok?”

Karikatür çizerken nelerden esinlenirsiniz, nelere dikkat edersiniz? Hayat çok renkli. Yukarıda saydığım duyguların, aksiyonların çok çok ötesinde, on milyon galaksi! boyutunda bir renklilik İşte bunlardan esinleniyorum. Yani hayata dair her şeyden. Karikatürlerin ve animasyon-

İnternet ortamında benim gibi çizgi dünyasına gönül vermiş insanlarla tanıştım. Hep birlikte Türkiye’nin en çok izlenen internet mizah sitesi grafi2000.com’u oluşturduk. Grafi2000.com’da internette yayınlanabilir flash animasyonlarla tv dünyasına ısınmaya başladık. Grafi2000.comedy

48 | ForLife | Şubat 2014


programı ile flash animasyonların ilk kez broadcast kalitesinde televizyonlarda yayınlanabileceğini gösterdik. Yani şu anda Fırıldak Ailesi gibi bir çizgi film diziyi hayata geçirebilmemiz için gerekli koşulların sağlanması ve bu koşulların sağlanabileceği sürecin geçmesi gerekiyordu. Haftalık bir çizgi dizinin mümkün-dengeli bütçe ile teknik olarak yapılabilmesi için bilgisayar teknolojilerinin şu anki son noktaya gelmesi gerekiyordu. Ve tabi ki hemen ardından bilgisayar teknolojilerini çok iyi kullanıp animasyonları gerçekleştirecek çok güçlü bir ekip. O ekibi oluşturmak en baştaki görevlerimden biri oldu. Çünkü biz bilgisayar teknolojilerini çok yakından takip eden bir şirket olarak, özellikle 2d animasyon teknolojileri açısından zamanın hep ilerisinde olduk. Çizgi film üniversitelerinden mezun olan insanlara dahi kullandığımız programları öğretmek zorundaydık. Böylece şu anda her biri birbirinden yetenekli yaklaşık 40 kişilik süper bir ekibe sahip olduk. Ayrıca işin temeli senaryo. Bir dizinin en temel taşı senaryonun, sağlam olması gerekir. Bunun için de doğru senaristi ve senaryoyu beklememiz gerekiyordu. Coşkun Irmak Türkiye’nin sosyolojik yapısını çok çok iyi gözlemlemiş bir yazardır. Tiyatro oyunu, roman, hikaye, dizi senaryosu gibi birçok eserinde bunun etkilerini görebiliriz. Bu anlamda bir Türk Ailesi’nin çizgi dizisini yapmak için Coşkun Irmak ile çalışmak bizim için çok büyük bir şans oldu. Sonrasında, aynı zamanda Fırıldak Ailesi’nin yönetmenliğini de yapan Can Dizdaroğlu, Coşkun Irmak’tan aldığı senaryo yazma işini başarıyla sürdürme-

ye başladı. İnternetteki maceraların senaryoları Can Dizdaroğlu’na ait. Animasyon projesinin ruhunu en iyi yansıtabilecek kişilerden biri de zaten şirketimizin diğer ortağı Berk Tokay. Berk Tokay da genel yönetmenliği üstlenince “Fırıldak Ailesi’ni yapmaya hazırız!” diyebildik:) Şu sıralar TRT Çocuk ekranlarında yine Türkiye’de bir ilk olan Osmanlı dönemini çocukların gözünden anlatan “Çınar” adlı bir çizgi diziniz yer alıyor. Çınar hangi özellikleri nedeni ile bir ilki gerçekleştiriyor? İlk defa tarihimiz bir animasyon macerası olarak izleyicilere sunuluyor. Ayrıca sunduğu görsellik de dünyada bir ilk. Oldukça karmaşık animasyon tekniklerinin bir araya gelmesi ile realistik çizgi roman kareleri görselliğinde bir dizi oluşturduk. Dizi film, her bölüm kendini olayların içerisinde rol alan biri olarak hayal eden “Çınar” karakteri üzerinden çocuklara hayal kurdurmayı amaçlıyor. Çınar, on yaşında ilköğretim dördüncü sınıf öğrencisi. Sosyal bilgiler dersinde geçmişte Osmanlı İmparatorluğu diye bir devletin var olduğunu öğrenir. Öğretmeni, Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti’nden sonra kurulduğunu, aslında bizlerin bu devletin devamı olduğumuzu anlatır ve tarihe yolculuk başlar. Bugüne kadar genelde hep güldürdünüz, Çınar gibi böyle eğitici bir çalışmayı yaratmaya nasıl karar verdiniz? Bu tür çalışmalarınızın devamı gelecek mi? Hikâye anlatmayı seviyoruz. Hikâyelerimizin sadece komedi ağırlıklı olması gerekmiyor. Önemli olan hayal dünyasında yaptığımız eğlenceli yolculuk. Okul yıllarımda tarih hep

2014 Şubat | ForLife | 49


ezberci ve sıkıcı bir şekilde anlatıldı. Bizim amacımız tarihimizi eğlenceli bir görsellik ile sunup çocuklara sevdirmek. Keşke benim okul yıllarımda da tarihimizi film izler gibi öğrenebilseydim. “Güç görüntüde artık!” yaşadığımız dönemin en önemli sloganı. Eğitimin de görsele dayalı olması bunun kaçınılmaz bir sonucu. Televizyon yayınları ile ilgili “Sadece dijital platform için üretilecek yayınların zamanının geleceğini” söylüyorsunuz. Sadece dijital platformlar için üretilecek yayınların 2014 yılında daha hızlı bir yükselişe geçeceğini öngörüyorum. Fırıldak Ailesi bu anlamda öncüdür. Yayın hayatına TV ekranlarında başlayan “Türkiye’nin yetişkinlere yönelik ilk çizgi film dizisi” Fırıldak Ailesi’nin 2.Sezon bölümleri, 4 Eylül’de www.youtube. com/grafi2000 kanalında webisode’lar halinde yayınlanmaya başladı. CookPlus.com, Fırıldak Ailesi’ne sponsor olma girişimi ile Türkiye’de dijital ortamda, animasyon webisode devriminin öncülüğü yapıyor. Dizi, yeni bölümleri ile internet ortamında haftalık, düzenli periyotlar halinde her hafta Çarşamba günü 20.30’da yayınlanıyor. Facebook, Twitter, İnstagram gibi sosyal medya platformlarımıza üye izleyicilerimiz Youtube kanalımızın izlenme trafiklerini doğrudan etkiliyor. Youtube kanalımızın istatistikleri incelendiğinde üye sayısı ve izlenme oranlarında çok hızlı bir yükseliş göze çarpıyor. Bu da bize önümüzdeki senelerde önemli bir eğlence kanalına sahip olacağımızın sinyallerini veriyor. TV dünyası ile sosyal medya platformları şimdiden entegre olmuş durumda. Artık Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarındaki izleyici profilleri izleniyor ve buradan elde edilen veriler TV kanallarındaki rating verileri ile ilişkilendiriliyor. TV kanallarının önümüzdeki dönemlerde varlıklarını eski bilinen yöntemlerle sürdürmeleri gittikçe olanaksızlaşıyor. Yazılı medyada yaşanan değişim, kuşkusuz görsel medyada da etkisini göstermeye başladı. Belirli bir yayın saatinde sevdiği program ya da diziyi izlemek için televizyonun karşısına geçip beklemek, gelecek nesiller için oldukça akıldışı kalıyor. Dijital platformların interaktif izleyici yapıları, şu anda bile TV dünyasına sıçramaya başladı. TV dünyası dijital dünyaya doğru büyük bir değişim gerçekleştirecek. İzleyiciler için istedikleri zaman, istedikleri içeriğe ulaşmak ve bu içeriklerle interaktif bir ilişki içinde olmak, geleceğin medya düzeninin temellerini oluşturacak. Bir fenomen haline gelen “Koca Kafalar Baba Haber Bülteni” ile de her yaş grubunun ilgisini çekmeyi başarıyorsunuz. 50 | ForLife | Şubat 2014


Koca Kafalar Baba Haber Bülteni ile mizah dergilerinin kapak ve ilk iki sayfasında yer alan mizahı televizyonda gerçekleştirmeyi istedik. Ve şu anda ratinglerimizin başarısına baktığımızda 7’den 70’e bu anlamda çok güçlü bir yapım gerçekleştirmiş olduğumuzu gördük. Böylece güncel haberleri mizahi bir şekilde yorumlayan Koca Kafalar Türkiye’nin çok önemli bir markasına dönüştüler. Yakın bir zamanda hayata geçireceğiniz yeni projeleriniz olacak mı? Fırıldak Ailesi’nin mobil oyununu çıkardık, Koş Sabri Koş isimli oyunumuz Androidler için ücretsiz. İos ve Facebook sürümü de geliyor. Bu konuda çok heyecanlıyız. Bundan sonra da mobil ya da bilgisayar oyunları konusuna odaklanmak gibi bir yönelimimiz olacak. Grafi2000 Prodüksiyon yapımlarına ait farkındalık yaratacak ürünlerin yer aldığı bir e-ticaret sitesine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Bir animasyon sinema filminin hazırlıklarına da somut olarak başlamış durumdayız. Tecrübe ve deneyimlerinizi genç kitlelere ulaştırmak adına animasyon ve karikatür üzerine bir akademi kurma fikriniz var mı? Böyle bir oluşumu gerçekleştirmek ne güzel olur. Yakın zamanda TRT Okul kanalında “Varol Yaşaroğlu İle Çizgi Ötesi” adında bir TV programı serisi gerçekleştirdim. Bu programda yanımdaki öğrencilerime tabletler üzerinde nasıl animasyon yapılacağının bilgilerini paylaştım. Çok ilgi gördük; bu konuda sosyal medya üzerinden programın eski bölümlerinin nerede izlenebileceğine dair inanılmaz yüksek sayıda soru aldık. Bahçeşehir Üniversitesi’nde de animasyon üzerine bir workshop çalışması gerçekleştirdim. Orada da ilginin büyüklüğünü gördüm. Karikatüre, animasyona olan olan ilginin büyüklüğü eğitimle desteklenirse sektör için yetişmiş yeni yetenekli gençlere kavuşmuş olacağız. Yani böyle bir akademi fikri benim için oldukça heyecan verici. Televizyon dünyasına kazandırdığınız karakterleri sinemada da görebilecek miyiz? Sinema filmleri yapmak istiyoruz. Artık bu olgunluk dönemine girdiğimizi düşünüyoruz. Bu doğrultuda en önem verdiğimiz konu: Senaryo. Sinema izleyicisinin karşısına içimize sinen senaryolar ile çıkmak istiyoruz. O yüzden en iyilerini ortaya çıkarana kadar yazıyoruz, siliyoruz, tekrar yazıyoruz ve tekrar silip yine yazıyoruz. Ayrıca tekniğimizi de bir sinema filmlerine uygun hale getirinceye kadar, sürekli araştırmalar yapıyoruz, kendimizi geliştiriyoruz. Umarım çok güzel sinema filmlerini izleyicilerimizle buluşturabiliriz. İlginiz için teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz. 2014 Şubat | ForLife | 51


Nazım ile Piraye MAVİ GÖZLÜ DEVİN AŞKI Kelimelerin sanatsal bir aşkla dizelere döküldüğü bir sevdanın iki kahramanının öyküsü Nazım Hikmet ile Piraye.

52 | ForLife | Şubat 2014


Nazım Hikmet de yaptığı hatanın farkına vararak Piraye’ye şu satırları yazar: “Yeryüzünde hiçbir insan, hiçbir insana benim sana yaptığım kötülüğü yapmamıştır. Bütün bunlara rağmen gel. Sana “gel” diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam ne halt edeyim, öyleyim işte. Fakat gel. Ve benden nefret ederek, hor hakir görerek de olsa, beni bir daha yalnız bırakma!”

Hikâye aşkın ne kelimelere sığan ne de mesafeye aldıran bir kavram olarak bu iki sevdalının kalbinde filizlenmesi ile başlar. Yaşamı boyunca birçok kez aşk ile tanışan Nazım, Piraye’ye büyük bir aşkla bağlanacağından habersiz yaşamına devam etmektedir. Piraye henüz 16 yaşında iken bir sanat yönetmeni ile ilk evliliğini yapar. Bu evlilikten iki çocuğu dünyaya gelir. Nazım’da Nüzhet ve Lena isimlerindeki iki bayanla evlilik gerçekleştirir. Ancak her ikisi de evliliklerini bitirme kararı alarak yollarına kaderin kendilerine yazdığı senaryodan habersiz devam ederler. Genç şair biten evliliklerinin ardından yaşamına devam ederken dikkatini kız kardeşinin yakın arkadaşı Piraye çeker. Kırmızı saçlı, bal rengi gözlere sahip Piraye’de eşinden yeni boşanmış bir kız ve bir erkek çocuğu ile yaşayan yalnız bir kadındır. Zamanla bu iki yalnız insan birbirlerinin sığınacak limanı olur. Aşklarını bir daha hiç ayrılmayacakmış gibi birbirlerinin yüreklerine demir atarlar. Ailelerinin karşı çıkmasına rağmen 1935 yılında birlikteliklerini evlilikle taçlandırmaya karar verirler. Ancak bu mutlu beraberlikleri fazla uzun sürmez. 1938 yılında ordu içinde komünizm propagandası yapmak ve askeri isyana teşvik etmekle suçlanıp iki ayrı davadan 28 yıl 4 ay hapse mahkûm edilir Nazım. Aşkını henüz doyasıya yaşayamamışken özgürlüğünün dört duvar arasına sıkıştırılmasına aldırmayan Nazım, Piraye için aşk dolu şiirler ve mektuplar yazar. Hapishanedeki karanlık günlerini Piraye’nin hayali ile aydınlatır. İçtenlikle yazdığı şiirlerinden birinde Nazım Hikmet: “Bir tanem! Son mektubunda: “Başım sızlıyor yüreğim sersem!” diyorsun. “Seni asarlarsa seni kaybedersem;” diyorsun; “yaşayamam!” Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı

bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.” diyor. İlerleyen dönemlerde Piraye için kaleme aldığı şiirlerden biri de: Kitap okurum : İçinde sen varsın, Şarkı dinlerim : İçinde sen. Oturdum ekmeğimi yerim: Karşımda sen oturursun, çalışırım : Karşımda sen. Sen ki, her yerde «hâzırı nâzır»ımsın, Konuşamayız seninle, Duyamayız sesini birbirimizin : Sen benim sekiz yıldır dul karımsın...

Piraye’nin ziyaretine gelmesi için yalvarır. Gelmezse kendini öldüreceğini söyler. Bunun üzerine Piraye, Nazım’ın ziyaretine tekrar gitmeye başlar. Mektuplaşmalar devam eder. O sıralarda Nazım Hikmet özgürlüğüne kavuşmak için açlık grevi yapmaktadır. Rahatsızlandığı için hastaneye yatırılır. Münevver Hanım ile tekrar görüşmeye başlar. Piraye ise bunu bildiği halde hastaneye gider. Hapisten çıktığında evine gelebileceğini söyler. Bu sırada Münevver Hanım’ın içeri girmesi ile birlikte Nazım Hikmet iki arada kalır. Bu durumu daha fazla gururuna sindiremeyen Piraye ise odadan çıkar ve bir daha geri dönmez. 12 yıllık hapis hayatından sonra özgürlüğüne kavuşan Nazım Hikmet, Münevver Hanım ile evlenip yeniden bir yuva kurar. Ancak Münevver Hanım’a olan aşkı da tükenir. Siyasi yönden sorunlar yaşadığı için yurtdışında yaşamaya başlar. Burada da iki evlilik daha geçirir ve 1963 yılında hayata gözlerini kapatır, ardında Piraye için yazdığı onlarca mektup ve şiir bırakarak. Piraye de büyük bir aşkla sevdiği bu adamı boşandıktan sonra kalbinin derinliklerine gömer. Son nefesini verdiği 1995 yılına kadar da hayatına kimseyi dahil etmez.

Şairin o dönem yazdığı şiirlerinin içerisinde Piraye’yi bulamamak ya da görememek mümkün değil. Ancak birbirine bu kadar tutku ile bağlı iki sevdalı yüreğin yolları zamanla ayrılmaya başlar. Tarihler 1946 yılını gösterdiğinde dayısının kızının ziyaretleri ile Nazım Hikmet yeni bir aşka yelken açar. Yolunu yıllardır gözleyen, uğruna şiirler yazdığı kadına karşı içinde bilinmeyen bir soğukluk oluşur. Münevver Hanım’a karşı beslediği duygular karşılıksız değildir. Piraye’ye karşı her zaman dürüst olan Nazım, bu yeni sevdasını da açıkça mektubunda dile getirir. Piraye bu yazılanlara inanamaz. Yıllardır kendine iltifatlar eden, büyük bir aşkla sevgisini dile getiren bu adamın yazdıkları karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Bunun üzerine bir daha delicesine sevdiği ve saygı duyduğu bu adamı görmeye gitmez. Münevver Hanım ise evli ve bir çocuğu olmasına aldırış etmeden bu aşkı aradaki engellere rağmen yaşamaya devam eder. Münevver Hanım boşanma isteğine kocasının karşı çıkması üzerine Nazım Hikmet ile bir süre görüşemez.

2014 Şubat | ForLife | 53


FLORANSA

54 | ForLife | Şubat 2014

Tarihin doğa ile bütünleştiği eşsiz şehir Floransa, romantizmi ve tutkuyu bir arada yaşamak isteyenleri masalsı güzelliğine davet ediyor.


Avrupa’nın önemli ticaret merkezlerinden biri olan Floransa, İtalya’nın en gözde şehirlerinden biri. İçerisinde barındırdığı tarihi yaşanmışlıkları, doğa güzellikleri, sanat galerileri kentin dünyanın dört bir tarafından ziyaretçi akınına uğramasına yol açıyor. Rönesans döneminin doğum sancılarının sona erdiği yer olan Floransa, açık hava müzesini andıran görünümü ile sanatsal ve kültürel birçok yapıya ev sahipliği yapıyor. Kentin bir zamanlar başkent Roma’nın askeri yerleşim yeri olarak kullanılması ise duyanları şaşırtmaya yetiyor. Leonardo Da Vinci, Dante, Galileo gibi ünlü sanatçıların eserlerine ilham kaynağı olan Floransa’nın her köşesi tarihe tanıklık etmiş eserlerle kaplı. Sahip olduğu 80’den fazla müze ile tarihini her daim canlı tutan Floransa, 1982 yılından itibaren Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Zamanında İtalya’ya başkentlik yapan bu kent, şu an da Toskana bölgesinin başkenti. Eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılan şehrin

tarihe ışık tutan kısmı Eski Floransa’da yer alıyor. Floransa’nın zaman tünelinde keyif dolu bir yolculuğa hazırsanız kentin tarihi merkezini yürüyerek rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Merak etmeyin, trafiğe kapalı bu yerde Arnavut kaldırımlı taş sokaklar sizlere eşlik ediyor olacak. Signoria Meydanı Kent merkezine adım atmanız ile birlikte karşınızda size tüm samimiyeti ile kucak açan Signoria Meydanı eşlik ediyor. Meydan adını önünde bulunduğu eski şehir yönetim merkezinden alıyor. Binanın girişinde Michelangelo’nun ünlü Davud heykelinin bir kopyası da tüm heybeti ile ziyaretçilerini selamlayarak kentin eşsiz dokusuna davet ediyor. Meydanın ortasında bulunan Ortaçağ döneminin İtalyan heykeltraşı Ammanati tarafından yapılan ünlü Neptün Havuzu ile içiniz ferahlarken havuzda yer alan mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün Heykeli, mermer atlar, denizkızları

2014 Şubat | ForLife | 55


ve erkek deniz tanrıları estetik bir görünüm sergiliyor. Meydandaki diğer heykelleri incelediğinizde her birinin Vatikan’ı işaret ettiği anlaşılıyor. Bunun nedeni ise o dönem kilisenin tehlikeli olarak görülmesi. Bu yüzden çağdaşlaşmak adına o dönem Rönesans ciddi şekilde destekleniyor ve şehrin birçok yerine heykeller inşa ediliyor. Galeri Uffizi Başlı başına bir sanat galerisi olan Floransa’ da dünyanın en eski sanat müzelerinden Uffizi’yi ziyaret etmenin ayrıcalığı bir başka. 1580 yılında yapımı tamamlanan bu binanın her detayı tarihi bir atmosfer barındırıyor. Ofisler anlamına gelen Uffizi’nin hikâyesi ise oldukça ilginç. İtalya’da 200 yıl hâkimiyet süren Medici 56 | ForLife | Şubat 2014

ailesi kendisini halktan çok üstün gördüğünden halkın arasında yürüyerek nehrin karşısına geçmemek adına ofis olarak kullanacakları Uffizi’nin üst katına şehrin yönetim merkezine bağlı bir kral yolu inşa eder. Böylece halkın arasına karışmadan gidecekleri yere ulaşırlar. Kendini halktan soyutlayan Medici Ailesi’nin sanat koleksiyonu da bu müzede yer alıyor. Günümüzde tarihi süslemelerle bezeli iki katlı U şeklindeki müzede dünyaca ünlü tablolar, heykeller misafirlerini ağırlıyor. Ponte Vecchio Köprüsü Floransa’nın içinden geçen Arno nehri üzerinde yer alan bu şirin köprü, üzerindeki hediyelik eşya dükkânları ile hoş bir görünüm sergiliyor. 14. yüzyılda yapımı tamamlanan bu şirin köprü Floransa’ya gelip de boş dönmemek isteyenler

için farklı hediye seçenekleri sunuyor. Ortaçağ döneminde kasap dükkânı olarak hizmet veren bu köprü, 17. yüzyıldan itibaren kuyumcuların yerleşim yeri olur. Daha sonra düzensiz bir şekilde inşa edilen bu dükkânların üzerinden Floransa büyük dükü bir geçit inşa ettirir ve görünümü bugünkü halini alır. Köprü arada sel taşkınları yüzünden zarar görse de bakım onarım çalışmaları sonucu ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Floransa Katedrali (Duomu Di Frenze) Gotik tarzının en etkileyici örneklerinden olan katedral, 7. yüzyıldan kalan Santa Reparata Kilisesi üzerine inşa edilir. Kubbesi ile dikkatleri üzerine çeken katedralin mazisi ise 13. yüzyıla dayanıyor. Pembe, yeşil ve beyaz mermerlerle kaplı olan binanın dış kısmı oldukça gösterişli


iken iç kısmı sade yapısı ile dikkat çekiyor. Katedralde dikkati çeken başka noktalar ise girişteki 15. yüzyıla ait olan saat ile Giorgio Vasari’nin Last Judgement (Kıyamet Günü) adını verdiği freskleri. Floransa’nın dini merkezi olarak kabul gören bu katedralin dikkat çeken kubbesine çıkabilmek için 464 basamağı kat etmeniz gerekiyor. Rönesans döneminin önemli eserlerinden olan bu kubbenin mimarı ise Brunelleschi. Katedrale kadar gelmişken hemen yan tarafındaki çan kulesini ve karşısındaki vaftizhaneyi ziyaret etmeyi de unutmayın. Pitti Sarayı (Palazzo Pitti) Pitti ailesinin sarayı olarak 1457 yılında inşa edilen saray, günümüzde Floransa’nın en büyük mimari yapısı olarak kabul ediliyor. Floransalı Pitti Ailesi, Mediciler’den daha

zengin olduklarını göstermek için bu sarayı inşa ettirir. Ancak bütün servetlerini bu saray için harcayınca Mediciler’e satmak zorunda kalırlar. Saray, 16. yüzyılda Medicineler’ in ev sahipliği yapmasından sonra biraz daha büyütülerek gösterişli bir hale getirilir. Floransa’nın önemli müzelerinin yer aldığı bu sarayda; 16. ve 17. yüzyıl döneminin önemli resim çalışmalarının bulunduğu Palatine Galerisi, 19. yüzyıl tasvirlerinin olduğu Royal Apartmens, Medici ailesine ait değerli eşyaların olduğu Silver Museum, 19. ve 20. yüzyıla ait resimlerin bulunduğu Modern Sanatlar Galerisi, Porselen Müzesi ve Kostüm Galerisi yer alıyor. Boboli Bahçeleri Tarihin efsunlu havasından sıyrılıp kendinizi doğanın kollarına bırakmayı düşünüyorsanız Boboli Bahçeleri, huzurlu bir zaman geçirmenize yardımcı olacak. Harika manzarası, ilginç heykelleri ile Boboli Bahçeleri Pitti Sarayı’nın arka tarafında yer alıyor. Avluda dikkatle işlenen mağara mimarisi sarayı bahçeden ayırıyor. 16. yüzyılın bilinen en gösterişli bahçesi, heykelleri, çeşmeleri, havuzu, dizaynı ile Floransa ziyaretçilerinin rahat bir nefes aldığı yer olarak dikkat çekiyor. Rönesans döneminin bahçe

düzenlemesine sahip Boboli, vaktinizi keyifle geçireceğiniz eşsiz bir yer. Ne Yenir / Ne İçilir? Yemek konusunda oldukça başarılı bir kent olan Floransa, lezzet dolu dakikalar geçirmenize yardımcı oluyor. Taze ve çıtır çıtır bir tat sunan Toscano ekmeğinin yanında zeytinyağlı yemekler, çeşit çeşit peynirler, lezzetli şaraplar masanıza eşlik ediyor. Bunun yanında dünyaca ünlü pizzasını, lazanyasını, spagettiyi ve tiramisuyu tatmak da ayrı bir keyif veriyor. Alışveriş Floransa’ya kadar gidip de alışveriş yapmadan geri dönmemek olmaz. Bunun için uygun fiyatları ile göze çarpan mekânları keşfetmeniz yeterli. Bütçenizi sarsmadan alışveriş yapmanın keyfini yaşamak istiyorsanız Floransa’nın merkezindeki yüksek fiyatlarda hediyelik eşya satan dükkânlardan uzak durmalıs��nız. Bunun yerine ara sokaklardaki hediyelik eşya dükkânlarından daha uygun fiyata alışveriş yapmanız mümkün. Bir de Floransa’ya yakın mesafelerde olan Outlet Center’lardan ünlü İtalyan markalarının ürünlerini çok ucuza alma şansına erişebilirsiniz. 2014 Şubat | ForLife | 57


. . . ANLAYIN PL N E ID D IM S I IZ IN IL TAT . . .

. ATIL SEÇENEKLERI

. EN YENI T

AlaçatI

Masmavi denizi ve ferahlatıcı rüzgârıyla Alaçatı, tatil tutkunlarının gözde mekânları arasında. Mavi pencereli taș evleri, Arnavut kaldırımlı taș sokakları ve içine çeken ber rak denizi ile mükemmel bir tatil keyfi sunuyor. İzmir’in Çeșme ilçesine bağlı șirin bir kasabası olan Alaçatı, güneșlenip denizin tadını çıka rmak isteyenler için kumsalı ve dört mevsim eksilmeyen rüzgârı ile de sörf tutkunlarının en gözde mekanı. Kendin izi masallarda anlatılan küçük ama sevimli evlerde hiss edebileceğiniz taș evlerden restore edilen otelleri ise fark lı bir tatil keyfi yașamanızı sağlıyor. Ege’nin kendine özgü tatlarının yer aldığı zey tinyağlı ve deniz mahsuller ini içeren menüsü ile Alaçat ı restoranları ise farklı tatları keșfetmenize yardımcı oluyor. Tatilde huzuru ve heyecanı aynı anda yașamak isteyen ler için Alaçatı en uygun yerlerd en biri diyebiliriz.

Datça

ğınız Datça, unutamayaca leștiği bir yer olan ilhil sa k çü kü bu li Mavi ile yeșilin bütün denizlerle çevri afı tar Üç r. e yo nu ind su ris bir tatil keyfi Muğla’nın içe tünleștiği bir noktada bü ’in tniz Da de u Ak uğ ve old e e çesi Eg mesafesind ğa ve tarihin yürüyüș ve bulunuyor. Deniz, do sınız. Odeon, Apollon ak ac ay lam an geçtiğini s antik ido Kn ğu du ça’da vaktinizin nasıl lun bu rın rin ve antik tiyatrola bayraklı Venüs’e ait mabedle ı çok az olan mavi yıs sa ’de ye rki Tü ilir, eb ed z. Datt ini are irs ziy bil ni tıla nti ke iğine ka her türlü spor etkinl e Datniz eri ikl vd se plajlarında güneșlenip en larının farkına varırk tat tli ze lez a tarihçi am lü fif Ün ça’nın ha bilirsiniz. k eșyalar da satın ala eli diy he erse, rel ist ye ını sı as tıra olm ça ha ömürlü rattığı kulunun uzun yer bir ı as rik ha ğa do Strabon’un “Tanrı ya n sözü de Datça’nı ır.” ak bır a ı’n as ad Datça Yarım kte, ne dersiniz? olduğunu açıklar niteli

Cancun AdasI

İsmini belki daha önce duymadığınız fakat hem doğal güzelliği hem de canl ılığı ile ziyaretçilerinin oldukça beğenisin i kazanan ada, son zamanların dikk at çeken turizm yerleri arasında. Meksika ’nın güneydoğusunda yer alan tatil kenti, masmavi denizi ve sosyal hayatı ile eșsiz bir tatil fırsatı sunuyor. L harfini andıran konumu ile dikkat çeken Cancun, çok sayıdaki beyaz kumlu plajı, palm iye koruları ve mercan kayaları ile dikk at çekiyor. Adaya gittiğinizde kalacak yer sıkıntısı yașamamanız adına sayısı 150’ye ulașan otel hizmeti bulunuyo r. Eski zamanlarda Mayaların da yerleșim yeri olan bu adada kutsal maya piram idi Chichen Itza’yı da görebilirsiniz. Saki n bir tatil yerine gece kulüpleri, alıșv eriș merkezleri ve lüks restoranların oldu ğu Cancun Adası size heyecan dolu bir tatil imkânı sunuyor. Deniz, kumsal ve güne șin bir arada olduğu adada canlı bir gece hayatı da sizleri bekliyor. 58 | ForLife | Şubat 2014


Ayder YaylasI

asijeni ile iç düny iz havası, bol ok m m ta rte sı te r, yla de Ya r Ay de orsanız Ay ı bir yeri olan tiy as is rik ak ha șm la ğa as ak do ıc z’in ıran kapl ı, da olsa uz Doğu Karadeni eri ortadan kald ltüsünden biraz nl rü ke gü et in z hr yenisu Șe um r. gatif ve ol sı ile kendinizi nızı aydınlatıyo erisindeki doğa ninizdeki tüm ne iç der de er Ay Be kl a, r. lli m ye și la r ye ıh bi size göre , kaymak m lezzetleri ve fte in kö çk se si m rı, ha la i an a, orm ak zevkin de buğulam ladin ve kayın gelenlerin dam i burası. Hamsi es r’e lg , de bö Ay m r le riz et tu rafting yapabilir güzel lezz leyeceğiniz bir rtına Deresi’nde Fı gibi birbirinden yi ı an ite as ol tiv rb rı ak ço la r k su bi ba lı a fark balı ve ka cağı gibi hırçın parak yașamın i dan da anlașıla er de trekking ya yılın her mevsim nl ye de te in is büyülüyor. Adın iç ak er nl rm ye ka te çı is k bu re ak ye de am rü kl si yü kona Zil Kale doğanın tadını olduğu yaylada evleri ve tarihi r. Yeșilin hakim nuyor. Hemșin lu doğal dokusu bu gü ri le öz el e ot in dahil edebilirle ğ nd Rize’nin ke kaplamalı da ı. p aç șa rk ah bi an ğer. en ol rd de a ken yerle faaliyette kalmay e görmeniz gere rkaç gün de olsa rd bi ye ı ve as e ey rik lm ha rü doğa yla gö rine sahip bu ya ve yeșil atmosfe

Amasra

Batı Karadeniz’in șir in ilçesi Amasra, 3 bin yıllık tarihi geçmiși ile leri kendine hayran görenbırakıyor. Karadeniz’ in doğa ile bütünleș rinden Bartın’a bağlı en șehirlebir ilçe olan Amasra, ziyaretçilerine denize burnu, koyları ve ad uzanan aları ile görsel bir gü zellik sunuyor. Güne en romantik șekilde șin batıșını sunan bu ilçede gün batımını izleyebilir, tek ile Karadeniz’in hırçın ne turu yerine durgun sular ında gezintiye çıkab Tarihi ve doğal güze ilirsiniz. llikleri ile Amasra, mi safirlerine huzurlu ve bir tatil geçirmelerini romantik sağlıyor. Yelkenli ile rüzgâra ve denize ka bilir, sahil kenarında fa tutabalık tutup bisiklet tur una da çıkabilirsiniz. en ünlü çarșısı Çekic İlçenin iler’ e giderek de do ğal malzemeler ve ca yapılan hediyelik eș nlılardan yalardan hatıra olarak alabilirsiniz. Gece ku nin yaygın olduğu, lüplerigürültülü yerlerden hoșlanmıyorsanız Am için kafanızı dinleyip asra sizin denizin ve kumsalın tadını çıkarabileceğini diyebiliriz. z bir yer

Floransa

rkezlerinden biri olan İtalAvrupa’nın önemli ticaret me hayranlık uyandıran mimaya’nın turizm kenti Floransa, ne kapılarını aralıyor. Rönerisi ve kültürü ile misafirleri kent, tarihsel ve romantik sans’ın doğum yeri olan bu için harika bir yer. Șehrin ler bir yolculuk yapmak isteyen edası içerisinde gezinirken açık hava müzesini andıran a birçok heykele, tarihi biRönesans döneminden kalm erileri ve müzelere rastlanalara, bazilikaya, sanat gal geçen Arno Nehri ise tarihin yabilirsiniz. Șehrin içinden lıyor. Leonardo da Vinci, Midoğa ile bütünleșmesini sağ Dante gibi önemli sanatçılar chelangelo, Machiavelli ve Sanat ile bütünleșen bu ler. isim da kent ile özdeșmiș atçının eserlerini eserleriharika șehir daha birçok san n Floransa’ya kadar gitmișke ne ilham kaynağı olmuș. misu tira , uno pic cap en rind de yörenin önemli lezzetle etmeyin. Bütçeniz uygunsa ve pizzalarını tatmayı ihmal al llerde kalabilir ya da term tarihi binalardaki butik ote tlı fiya ük düș eki ind ges böl ini kaplıcaları ile ünlü Montecat otelleri tercih edebilirsiniz.

2014 Şubat | ForLife | 59


EN . .YAsAYAN . iLKEL KABiLE

YANOMAMi Amazon Ormanları’nın yerli sakinleri Yanomami Kabilesi, modernize olmuş zamane dünyası içerisinde ilkel yaşam tarzları ile dikkat çekiyor.

60 | ForLife | Şubat 2014


Devlet sisteminin dışında yaşayan bu yerli halk yönetimden, yardımlardan ve vergilerd en bir haber yaşayarak hayatlarını idame ettiriyorlar. Bu bağ ımsız durumları devlet güvencesi altına alınmalarını engelle rken güvenliklerinin tehdit altında olmasına yol açıyor. Zaman zaman kaçık maden avcılarının gerçekleştirdiği saldırılar hem canlarını hem de mallarını tehlike altına sokm aya yetiyor. Maloca adı verilen daire şeklindeki evlerde yaşayan kabile üyeleri, modern yaşamdan uzak gele nekçi bir hayat sürüyorlar. Bu ilginç geleneksel davranış ları arasında ise ölen yakınlarını yakıp küllerini aile üyel eri arasında paylaştıktan sonra yemeleri yer alıyor. Evlilik ise kabile üyelerinin önem verdiği bir kurum. 8, 9 yaşına gelen kız çocukları evlendirilerek eşlerinin her türlü hizmetin i yapması sağlanıyor. Ailelerin uygun gördüğü kişilerle yapı lan evliliklerde kadınlar çocuklarla ve bahçe işleri ile ilgilenirken erkekler de avcılık, toplayıcılık ve çiftçilik yapa rak ailelerinin geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.

teknolojik aletleri aya gitmek, en yeni Günümüz insanı uz raşırken Yanolaylaştırmak için uğ icat edip yaşamı ko i ve kulaklarını eyleri adeta gözlerin mami Kabilesi’nin bir ün olduğunca mk mü tıp melere kapa dış dünyadaki geliş t ediyorlar. inde yaşamaya gayre kendi sınırları içeris Amazon Orn ilya sınırında yer ala Venezuella ve Brez zde hayatta mü nü gü , n Yanomamiler manları’nda yaşaya ğü olarak dikkat rli halkların en büyü kalmayı başaran ye çekiyor. safesi ile 6 sabanın yürüyüş me Kabileye en yakın ka in kendine ayrı sahip olması, kabilen günlük bir uzaklığa fusa sahip nü bin asına yetiyor. 14 bir dünya oluşturm en önemli en ed it hd te n yaşamını bu büyük yerli halkı cıları geliyor. ise kaçak maden av unsurlarının başında ile gerçekleşte cılarının helikop r av ın alt k ça ka yıl n Geçe esi dünyanın 80 kabile üyesinin ölm tirdiği saldırı sonucu çekmişti. dikkatini bu bölgeye

Bu ilkel kabile üyelerinin bir başka dikkat çeken özelliği de şiddeti normal bir davranış olarak algılamaları. Kabiledeki erkekler, eşlerine şiddet uygulamakta n çekinmiyor. Şiddeti güçlü olmanın bir simgesi olarak kabu l ediyorlar. Evlenen çiftlerin çocuğunun ilki erkek olan a kadar doğan kız çocuklarının öldürüldüğü de kabile hakkındaki bir başka iddia. Bu yüzden kabilede erkekler in sayısı kadınlara oranla daha fazla. Günümüzde yaşayan en büyük ilkel kabilelerden Yanomamileri kendi sınırları içerisinde ilkel de olsa bir yaşam sürmeyi başarabildikleri için kutlama mak elde değil.

2014 Şubat | ForLife | 61


Ölümden sonra tekrar hayata gelindiğini iddia eden bir terim olan “reenkarnasyon”, bazı kesimler tarafından reddedilse de bazı kesimlerce de varlığı kabul edilmeye devam ediyor.

. S U L O . R A V N E D I N E Y

N O Y S A N R A K N REE

en reenkarnasdoğruluğu netleşmey de kil şe bir sin ke len Ha retleri bırakarak an herkeste soru işa yon, inanan inanmay r. Dünyanın lar yapılmasını sağlıyo varlığı hakkında yorum bir terim olan n tire insanları kesiş klı far en ind ler lge bö farklı er taşıyan kişilerin önceki hayatından izl reenkarnasyon, daha en sonra bir e ister istemez ölümd anlattıkları ile birleşinc in mümkün en tekrar dünyaya gelm başkasının bedeninde getiriyor. olabileceğini akıllara rlık Bilmecesi Reenkarnasyonun Va i olarak kabul şka bir insana geçmes ba n da an ins bir n hu Ru lı bir yaklaşımı olan nun biraz daha detay edilen reenkarnasyo nsız varlıklara an, hayvan, bitki ve ca tenasühte ruhun ins i olgular içeriam enkarnasyonu İsl geçtiğine inanılıyor. Re nun mümkün bu eri ml âli k bazı din sinde ele alacak olursa mın varlığına n bazıları da bu kavra olmadığını vurgularke . ayetinde geçen 28 i rim Bakara sures Ke -ı ran Ku r. iyo ed işaret sonra diriltecek, iltti. Sonra öldürecek, “Allah sizi ölü iken dir farklı şekilde leceksiniz” ayetinin iki nihayet O’na döndürü lerde bu ayetin sir karıştırıyor. Kimi tef yorumlanması kafaları n verilmesica , ölü için en önceki hali çocuğun ana rahmind z ana rahminde, ştir. Yani insan bir ke ne de diriltme denilmi ölüp ikiz kez nra diriltilerek iki kez bir kez de kabirden so

62 | ForLife | Şubat 2014

diriltilmiş o luyor. Bazı İslam huku dünyaya ge kçula lmemiş varl ığın ölü kab rına göre de bu ayet, hayatta iki ul edilmeye kez ölüp dir ceğinden g ilme Dünya gene erçek linde reenka yi yani reenkarnasyon u vurguluyo rnasyonun konuşmala r. o lduğunu idd rını dikkate ia eden kişi aldığımızda akılları karı lerin bu durumu ştırmaya ye n olabilirliğ tiyor. i ihtimali Reenkarna syo Dünya gene nu Destekleyen Rap orlar linde birçok bili konusunda çeşitli araşt m adamının reenkarna ırmaları bulu syonun varl çeken bir is ığı nuyo im o yatrist Ian S lan ve 20. Yüzyılın Galil r. Bunlar arasında dikka tevenson ta esi sayılan t K rafından ya Prof. Steve pılan araştır anadalı Psikinson yakla m şı k a 1 dikkat çekiyo da çocukları 000 çocuk ü n anlattıkla zerinde yap r. rı ile ölen ki gösterdiğin şilere ait olg tığı araştırmai ortaya çıka u ların parale rdı. Ayrıca ö açmış yara llik len izlerinin söz konusu çocu kişilerin ölümlerine yo belirdiğini o l klarda doğu topsi fotoğ rafları ile be m işareti ola malar ne ka lgelemeyi b rak dar doğru b a şa ilinmez am insan reenka a günümüzd rır. Bu araştırrnasyonun e her dinde varlığı konu bulunmaya n birçok sunda iddia devam ediy lı açıklama or. larda


i G E K R E A T A L ÜNLÜ BiSCO

N I T R A M S O CARL

lü top hayran bırakan ün e in nd ke i es rk he ında Forum kışıklılığı ile k etkinliği kapsam Fit görünümü ve ya ee W n io sh Fa m ru ile Fo nuştuk. model Carlos Martin merak edilenleri ko da ın kk ha k re le ge Kayseri’de biraraya 64 | ForLife | Şubat 2014


Bizler sizi ilk olarak Biscolata reklamıyla tanıdık ama hakkınızda çok da fazla bir şey bilmiyoruz. Sizleri biraz daha yakından tanımak istiyoruz. Nerelisiniz? Ne üzerine eğitim aldınız? 3 Ekim 1979 yılında İspanya’nın Zaragosa kentinde doğdum. Zaragosa Kayseri büyüklüğünde bir şehir. Bilgisayar programcılığı üzerine eğitim gördüm, aynı zamanda bir yıl da elektronik dersi verdim. Ofis işini sevmediğimi fark ettim, çünkü pazartesiden cumaya kadar hep aynı modda olmaktan sıkılıyordum. Bu yüzden seyehat ederek modelliğe başladım. Madrid ve sonrasında Barselona’ya gittim. Bu şehirlerde modellik yaptım. Dokuz sene boyunca seyehat ettim ve 14 senedir modellik yapmaktayım.

Genelde bir iş için bir ülkeye gittiğimde çekimleri tamamladıktan sonra reklam kampanyaları yayınlanmadan ayrılıyorum. Çoğu zaman ‘seni bu ülkelerde görmüştüm’ gibi şeyler duyuyorum. Türkiye’ye geri döndüm, çünkü burası daha hızlı büyüyor. Sürekli gelmeye devam ediyorum.

Günlük yaşantınızda modayı takip ediyor musunuz? Daha çok ne tarz kıyafetler giyinmeyi tercih ediyorsunuz? Genelde rahat ve gündelik kıyafetler giyinmeyi seviyorum. Takım elbiselerim, spor kıyafetlerim var ama özellikle pamuklu kıyafetler tercih ediyorum. Çok bol kıyafetler giyinmeyi sevmiyorum, her zaman dar ama rahat kıyafetler tercihimdir. Modayı çok yakından takip etmek, bence çok fazla. Farklı kıyafetleri kombine etmek daha iyi bana göre.

Şu an birlikte olduğunuz biri var mı? Evlenmeyi düşünüyor musunuz? Bir kız arkadaşım var, ama evliliği henüz düşünmüyorum. Bir yıldır beraberiz.

Herkes tarafından merak edilen fit görünümünüzün sırrı nedir? Şu an önceki gibi fit değilim. Dizi çekimleri sırasında çok fazla kilo kaybettim, çünkü çok fazla antrenman yapmak zorundaydım. Şimdi tekrar eski halime dönmeye başladım. Beslenmeme dikkat ediyorum ve günlük spor yapıyorum, koşuyorum. Özel bir beslenme programınız var mı? Sadece karbonhidratı az tüketmeye özen gösteriyorum.

Bayanlar size hayranlık duyarken erkeklerde bir kıskançlık oluşuyor ister istemez. Bu ilgiden memnun musunuz? Buraya kadınları çalmaya gelmedim. Bu yüzden endişelenmelerine gerek yok (gülüyor). Tabii ki bu kadar ses getirebileceğini düşünmemiştim, çünkü bu reklam bugüne kadarki çalışmalarım arasında ses getiren en büyük şey.

Kısa bir süre önce Yağmurdan Kaçarken adlı bir Türk dizisinde rol aldınız. Oyunculuğa bakış açınız nasıl? Bunu hobi olarak mı yoksa meslek olarak devam ettirmeyi düşünüyor musunuz? Şimdiye kadar sadece televizyon reklamlarında yer alıyordum ve modellik yapıyorum. Yağmurdan Kaçarken projesi ilk oyunculuk deneyimim oldu. Çok zevk aldım ve oyunculuğa da devam etmek isterim. İlerleyen dönemlerde sizi yine dizi veya sinemalarda görebilecek miyiz? Şu an için ilgi çekici bir teklif yok.

Bugün Forum Fashion Week programı kapsamında buradasınız. Bu program hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Şu an için sadece provayı görebildim ve çok güzel görünüyor.

İş hayatınızın dışında vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Aslında çok fazla boş zamanım oluyor. Çünkü her gün çalışmıyorum. Doğanın tadını çıkarıyorum. Bisiklet sürmeye bayılıyorum. Koşu yapıyorum. Dışarıda zaman geçirmeyi seviyorum.

Böyle bir programda bulunmaya nasıl karar verdiniz? New York’taydım ve telefon geldi. Forum Fashion Week için davet ettiler. Ben de kabul ettim, çünkü burada bulunmak benim için çok büyük bir zevk.

Kayseri’ye bu ikinci gelişiniz. Şehri gezme fırsatınız oldu mu? Bir önceki gelişimde Kayseri’ye geldim, bir araba kiraladım ve 3 günlüğüne Kapadokya’ya gittim. Dönüşte ise tekrar Kayseri üzerinden gittim. Uçağa binmeden 3-4 saat önce Kayseri’yi biraz gezme fırsatım oldu.

Biz sizleri daha çok Biscolata reklamlarıyla tanıdık. Özellikle Türkiye’de bu reklam sayesinde daha çok tanındınız. Bu reklamın bu kadar ses getirebileceğini düşünüyor muydunuz? Bu kadar ilgi olacağını beklemiyordum. Ama ardı arkasına teklifler gelmeye başladı. Önce televizyon reklamı sonrasında dizi ve hala gelmeye devam ediyor. Burada daha büyük bir ilgi var diğer ülkelere nazaran.

Gelecek ile ilgili projelerinizi alabilir miyiz? Şu an New York’ta kalıyorum. Noel’e kadar orada kalacağım. Türkiye’ye sıkça gelebilmeyi ümit ediyorum. Noel’i İspanya’da ailemle birlikte geçireceğim. Genel olarak ise şu an için bir şey görünmüyor. Gelecekle ilgili şu an bir planım yok.

2014 Şubat | ForLife | 65


BiR ÇEŞİT ÇiN İŞKENCESİ

ALTIN LOTUS 66 | ForLife | Şubat 2014

Bin yıllık bir Çin geleneği olan ayak bağlama yöntemi “altın lotus” hem görüntüsü hem de hikâyesi ile akıllara durgunluk veriyor.


Güzel görünümlü ayaklara sahip olabilmek adına losyon ve kremlerle yapılan bakım tüyolarının yerine daha farklı bir yöntemi gelenek haline getiren Çinli kadınların acı dolu ayak hikâyesi bu kadar da olmaz dedirtiyor. Günümüzde artık geçerliliğini yitiren bir yöntem olsa da ayak bağlama yani altın lotus tekniği bir dönem Çinli kadınların olmazsa olmazları arasındaymış. “Altın Lotus’un Sırrı” Çinli kadınların güzellik anlayışının simgesi olan “Altın Lotus” kavramı küçük ayaklara sahip olmanın simgesi olarak görülüyor. 10. yüzyılda henüz bebek sayılacak 3 ile 5 yaş arasındaki kız çocuklarının ayakları üzerinde uygulanmaya başlanan bu sıra dışı yöntem acıya rağmen asırlarca devam eder. Kız çocuklarının ayaklarının küçük kalması, aşırı büyümemesi için uygulanan bu yöntem statü elde edebilmenin önemli bir göstergesidir. Ayaklar önce çeşitli bitki karışımlarından oluşan sıcak bir suda iyice ovulduktan sonra başparmak önde olmak üzere diğer dört parmak ayağın altına gelecek şekilde bükülüp bezlerle sarılıyor. Sık aralıklarla bu işlem tekrarlanıyor. Ne zamanki tarak kemiği sırf güzellik adını verdikleri bir kalıp için kırılıp ayak tabanı ile birleşir o zaman bu işlem amacına ulaşıyor. Sonrasında topuğa mümkün olduğunca yaklaştırılıp sarılarak sadece başparmağın olduğu estetik dışı bir görünüm ortaya çıkartılıyor. Bizler için bu görüntü rahatsız edici olsa da bu durum onlar için bir güzellik göstergesi olarak kabul ediliyor. Sırf bu yüzden birçok kadın kan gren olup hayatını kaybetse de o dönem küçük ayak evlenebilmenin ve sosyal hayatta saygı duyulmanın tek kavramı oluyor. Bu acılı güzellik metodu 1900’lü yıllara gelindiğinde yasaklansa da müdavimleri uygulamaya devam ediyor.

Geçmişten Gelen Bir Gelenek Dünyada dikkat çeken geleneklerden biri olan altın lotus, Güney Tanğ Hanedanlığında Hükümdar Li Yü’nün bir fantazisi sonucu oluşur. En gözde geyşasına ayaklarına ipek kumaş bağlayıp üzeri değerli taşlarla kaplı sahnede dans etmesini istemesi ile başlar bütün hikâye. Bu şekilde daha zarif ve güzel göründüğüne inanılan ayaklar saray dışındaki kadınlar tarafından da kabul görür ve gelenekselleşir. Görünümünün dışında bu uygulamanın nedenlerinden birinin de erkeklerin kadınların özgürce hareket etmelerini kısıtlayarak kendilerine bağımlı hale getirmek istemeleri. Altın Lotus’un verdiği dayanılmaz acıdan dolayı yürümekte zorlanan Çinli bayanlar evlerine ve eşlerine daha bağımlı hale bu şekilde getirilmeye çalışılıyor. Erkekler bu duruma birde sadece estetik açıdan değil cinsel açıdan da yaklaşıyor. Bu iç acıtıcı ayaklara cinsel bir anlam yüklemeleri hiç akıl alır gibi gelmiyor aslında. 1911 yılına gelindiğinde ise yeni nesil Çinliler durumun vahametini görüp bu durumun son bulmasını sağlayıcı çalışmalar ortaya koyuyorlar. Kendilerini yabancıların karşısında vahşi ve cani olarak gösteren bu uygulamanın yasaklanmasını sağlamak adına eğitim kampanyaları başlatıp Çin’in bu durumdan dolayı dünyanın gözünde düştüğü durumu insanlara anlatıyorlar. Asırladır güzelliğin simgesi olarak kabul edilen bu küçük ayakların aslında dünya geneline bakıldığında hiç de güzel ve çekici bir görünüme sahip olmadığı altın lotus karşıtları tarafından vurgulanarak sonlandırılmaya çalışılıyor. Günümüzde ise eski müdavimleri dışında genç nesilden bu Çin işkencesine maruz kalan pek kimse yok diye biliniyor.

2014 Şubat | ForLife | 67


GIDALARDAKİ JELATİN TEHLİKESİ! Birçok gıda ürününün içerisinde yer alan jelatinin sahip olduğu tehlikenin farkında mısınız? Müslüman olmanın getirdiği önemli gerekliliklerden olan helal gıdalarla beslenme şartını günümüzde ne kadar dikkat etsek de aşabiliyoruz. Domuz ve katkı maddelerinden şeklen uzak dursak da bu maddelerin üstü kapalı olarak önümüze servis edildiğini hiç düşündünüz mü? Jelatin de dikkat çekmek istediğimiz nokta büyük kısmının içeriğinde domuz katkısının olması. Asıl şaşırtan tarafı ise jelatinin yaşantımızdaki şekerli ürünlerden, yoğurt, peynir, puding, krem şanti, margarine; jelibon ve dondurmadan meşrubatlara; ilaçlardan şampuan, parfüm, saç jölesi gibi kozmetik ürünlere kadar tüketimini yaptığımız onlarca ürünün içerisinde yer alması. Jelatinli Ürünlerdeki Gerçek! Hammadde olarak domuz ve sığır derisinin kullanılması günümüzde hemen hemen birçok gıda da yer alan jelatinin etrafa saçtığı olumsuz tabloyu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye’de jelatin üreten bir tesis olmadığı için yılda 3 bin ton kadar jelatin yurt dışından ithal edilirken bunun sadece dörtte birini sığır jelatininin oluşturduğu geri kalan kısmının ise domuz derisinden elde edilen jelatin olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Jelatin üretiminin büyük kısmını Avrupa ülkelerindeki üreticiler yaparken sadece Pakistan helal sertifikalı jelatin üreten bir ülke olarak Türkiye’ye jelatin göndermektedir. Ancak Pakistan’dan gelen bu miktar

68 | ForLife | Şubat 2014

Avrupa’dan gelen miktarın dörtte biri olması kullandığımız ürünlerde domuz jelatinini de tükettiğimizi açıklamaya yetiyor. Dikkat Jelatin! Sığır ve domuzların deri, kemik ve bağ dokularının uzun üretim süreçlerinden geçirilmesi ile üretilen jelatin, protein açısından zengin bir besin olmasının yanında dondurma, yoğurt gibi gıdaların kıvamının tutturulmasında da kullanılıyor. Normalde 2 kilo sütten 1 kilo yoğurt elde edilirken jelatin sayesinde 1 kilo sütten 1 kilo yoğurt daha masrafsız elde edilmiş oluyor. Yediğimiz gıdalar üzerinde içeriğinde jelatin var yazısının E 441 kodu ile sembolize edildiğini bilmenizde fayda var. Üzerinde sığır jelatini yazmıyorsa şüpheli gıdalar arasında yer alacağını unutmayın. Günümüzde domuz derisinden elde edilen jelatinin ucuz olması ve kısa bir işlem sürecinin bulunması domuz jelatinine olan talebi artırıyor. Bu yüzden şüphelendiğiniz ürünleri İslami açıdan almamanızda fayda olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Jelatin hakkında biraz bilgi sahibi olduktan sonra ürünleri inceleyip almak ya da almamak size kalmış.


başı

Kişi

0T0L

8.

‘den

yan aşla

b

la

tlar

fiya

Düğün ve Kına gecelerinizde bizimlesiniz...

Salonlarımız / Bahçelerimiz Salonu

Uçhisar

Osmanlı

Garden

Şemsettin

Salonu

Otağı

Kır Bahçesi

Havuzbaşı EPİKA

Eski Dostlar

Organizasyon Ofis: Alpaslan Mh. Kızılırmak Cd. Belde Sk. Mehdioğlu St. NO: 15/13 Sosyal Tesisler ve Düğün Salonları: Hisarcık Yolu Polis Evi Yanı T.0352 236 16 46

www.idealorganizasyon.com.tr info@idealorganizasyon.com.tr 2013 Eylül| ForLife | 37


15 KAYSERİ ADIMDA 4

1

n.

aim adrenali

ütü ile her d Yamaç paraş

Hehip Ali Dağı, a s e ğ li k e s k enyü isteyenlere b k 600 metrelik e lm ü z ü s a mad zarfen gibi se eyfi sunuyor. şk çu u zersiz bir

5 2

Dağcılık

ve kaya

a yaşamak renalini bir arad oluyor. Heyecanı ve ad cı ing sporu yardım isteyenlere raft

70 | ForLife | Şubat 2014

Yeraltı ş e atmosfe hirlerinden yan sıy r.

an gizem

li Kayseri, m ve Ağırn odern dünya s eyyahla as ilçele rın r şehirler ine dave inde uzayıp gid ı Talas en yera t ediyor. ltı

ğın mer kezi. 4000 m etreye y ak ile Erciy es, hem ın sahip olduğ u yükse dağcılık uğraşan kliğ h d hazırlıyo oğaseverler iç em de kayak ile i in r. uygun b ir ortam

3 mantı Irmağı’nda rafting keyfi. Za

Kayseri’ye gide n yol mantı ve pastırmadan ge çer. Kayseri’nin düny aca ünlü özgün lezzetleri mantı ve pastırma ikili sini tatmak hem ruha hem de m ideye iyi geliyor.

6

ık Kayseri’nin ış

saçan tarihi

geçmişi.

ı ile ipliği yapmas h a s v e te e iy irçok meden ografya müGeçmişinde b yseri’de Arkeoloji ve Etn . Ka tutabilirsiniz ık ış dikkat çeken e h ri ta k t edere zelerini ziyare


7 Gesi bağlarında dolanmanın keyfi. Gesi, yeşilin doğa ile bütünleşyer olan r yazılan bir Adına türküle unuyor. ik s tiği bir güzell

8

azlığı.

neti Sultan S

10 Yüzlerce kuş türüne ev sahriipnilikğeişyfeapdaenbilSirultheamn Kuşların cen

Fotoğraf karele

rinde tarih koka

n mekânlar.

Kayseri merkezd e bulunan Hunat Kayseri Kalesi, Hatun Külliyes i, Saat Kulesi ve da ha dönemi eserlerin i fotoğraflayarak birçok Selçuklu süzleştirebilirsi arşivinizde ölüm niz. -

ski’den şehir

Tele Hisarcık Erciyes ayaklar altında.

9

nler

ı izlemek isteye Şehri kuşbakış çmaz. için bu fırsat ka

em kuş türle siniz. Sazlığı’nda h izi bırakabilir in d n e k a n rı olla de doğanın k

Kapuzbaşı

Şelaleleri il

eniz özlem

i duyanlara

Kuşçu Bara jı. Çevresind e bulunan lü k ları ve pla jı ile Kuşçu s marinası, piknik a la nezih bir o rtam sunu nyor.

14 Anadolu Harinkcae.

e masal lar Diyarı il

le

tadında eğ

ağı esi, su kay ç h a b t a n a hayv yarış Lunaparkı, rtif alanlar, ı o p s , ti is p inlik alan alanı, buz i birçok etk ib g rı a rl u rk pa i bekliyor. misafirlerin

11

ku. 7 farklı şela lenin akark en bıraktığ tutku yaşa ıh mınızı hare ketlendirm eyecan ve eye yetece k.

13 Piknik alanları

12D

e artan coş

. tamlar

cık or ile sıca

arültür P K s a H erler Kadir rmanı, rajı piknik sev O t n e eler, K klı Ba Beştep ardı, Sarımsa ebiliriz. iy n kı, Kıra n mekânlar d u g y için u

15

Turiz m

in me rkezi nde b Kays ir ken eri, h em ç Kapa t. evres doky merk a, Av indek a e olduğ zlerine y nos gibi i Ürgüp, t a u ve ya kültüre kınlığı he urizm l mira banc m de ortam ıt s s ı sun uristlere lar açısın ahip uyor. dan y harik a bir e gezi rli 2014 Şubat | ForLife | 71


72 | ForLife | Şubat 2014


N I R A L N O Y S A R E P O K i ESTET

i R E L R Ö T K A i YEN

R E L K E K ER

r de zde erkekle ü m ü n ü g e ed or. adınlar gels ptırmaktan çekinmiy k k a r la o k il le ya yince akla ik müdaha t e t s e Estetik de e t k li aşlarla bir ilerleyen y tıcı etkisini manın yıpra e za e rm e rd G e z kl ü e Y rışıklık ve u gibi erk de oluşan kı rı da larda olduğ n n la ri n ya le o a çok a lt iy B ci ks k n sedere z tablo dah vücut fo Bu olumsu nlerinde his ve canlılık karşısında e r. nucu k i d e ili e is rl so ir b e tk d si d e e e o cı le ki tm tı pra ına ldimizde ni kaybe a mücade ti ıs ci rl e e rş iy la N a ka ik Zamanın yı r. sinde m a st ın n şl rk la lg a a e sa gibi ayn oyun bö e te cildin tirmeye b e ne altı ve b nüm eskisi şlarla birlik ld rü çe canlılığını yi e ö i ya e n ı g ir d e ’l b t g 0 fi n m 4 a e lo ki d h b e lların ciltte suz ta nimizd çıkar. Hem rtulmanın yo r toparlanane de bede der. Bu olum kler de ya e e ku a u rk n rt e a tl o u rd ık m rt la i a a iz eb mala se de len sarkm ı oluşturgeçtiğimizd oluşan sark r gibi görün rda meydan ge nma kalkan atsız ediyo . Bu sayede h vu arı ve kaşla n o ra kl sa a rı sy p ile la ra n ka e le z p a ya ö o h G a k ba . d ti ü lir m elde e ri ü m st n ti e k e rü ti g rşı este al bir gö bir hale in rm o rg n e g ile a i h zamana ka m a e işle rak d nu tutuyor. larda germ a manın yolu şan sarkma lerin başınd lu le o a h a d ü m tik ğlanır. rduğu este n estetiği, edilmesi sa klıkla başvu göğüs küçültme, buru k la ku çe Erkeklerin sı ), p me mli nea ve ke ion(yağ em alarının öne Ameliyatı ağı kaldırm k rm p u la ka u şv K z a ö ise liposuct b ltmek g çe i, p ye Ke üdahale nümü düze e, saç ekim rin estetik m klarındaki kepçe görü e yüz gerdirm pçe kl e ke n rk a E d tarafın eliyor. biri de kula tına arkadaşları ameliyatı g a ya d a n h rı denlerinden iş la r, ğ e cukluk ça l, bu erkekl o e Ç n b . k la ri o le ço e ) a su ke h m u a n ca iste şa lay ko n (Yağ Emm yağlanma sıkıntısını d runla karşıla an dolayı a ki Liposuctio men aynı so rler. Görünümü ranla bölgesinde kulaklarınd e o l h e ra n B e la r. n m e yo ya h şı a e a da issed Erkekler b lgelerinde ya eri altında olmayıp k kıkırdaatıldıklarınd i rahatsız h n ve sırt bö ece d stezi ile kula l bir p kendilerin d e ü in n n sa iç a i l şü e ib ü g ka lg basen, boyu d ö ı u lo b n ğ , ları n bu orma urum nlarda oldu k kulağın n ileyen bu d in liposuctio yağlar baya lumsuz etk r edindiği iç sı sağlanara o a ye lm e a d ı e d ım n vr n kı karın içerisi ğının gereke dilmesi sağlanır. m taşıyor. ee ld e m ü ayrı bir öne n görü n irçok nede saç ekimi. B ltme oluşmasına orantılı imi rdan biri de k k Göğüs Küçü dan olumsuz bir tablo la ile E ka n ç lo o şa a ki sy S e ve ra d e çısın a çok alın nemli op h ö yaşla hem a d e in m , , d iç e n si h r e , e si Görünüm a e şl ri kl lm e çi m e Erk im ge eri ç dökü plum iç erdeki büyü stres, mevs usu olan sa ab ç, bu durum to n a kâ ila la n , vr n e olan göğüsl in a a ik d ğ d e zl m e r n a si ü rk l Z e özg ımsa itamin gösterir. t seçiminde e aşırı bölgesinde görülür. V dışında kalıt e olarak artış eme, kıyafe yor. Büyüm faktörlerin m i ili e b daki dökülm ib d g ız e ça r n t a rı la l a ke n yo çl re ru i a h S , so a r. l n d yo sa ke ye n ır ç lu e rahat ha o o lın m sa e horm lar a etkili lu da enize girem ğüsteki yağ n ile fazla en basit yo külmesinde mama ve d r de saç dö ntemi ile gö o orsa bunun le sy iy yö tarafından d n r ra e e io la p ız h ct o a ts i rr a su h lastik ce sıyla rah kez cerra p a u n zl değilse lipo b o fa a esi sy zi ys ra si a e d d p r. Bu o ri safha r elde e ilm büyüme ile inden geçiyo pılarak daha gür saçla m ki e or. kilde ya yağlar alınıy en uygun şe luyor. o ış sağlanm 2014 Şubat | ForLife | 73


İ N E Y EN

GİYİM TÜYOLARI

Modayı yakından takip edemeyenler için en yeni giyim tüyolarını sizlerle paylaşıyoruz. Yapacağınız kombinlerle hem çekici hem de modaya uyum sağlamak sizin elinizde.

Renklerle uyumu yakalayın. Kış sezonunun öne çıkan renkleri arasında siyah-beyaz, yosun yeşili, haki, camel, kırmızı, bordo, pembe, turuncu gibi renk tonları yer alırken ana rengini ise kobalt mavi oluşturuyor. Farklı renk kombinleri ile kullanabileceğiniz kobalt maviyi bir bütün olarak da üzerinize uygulamanız mümkün. Ayrıca altın ve gümüşün başı çektiği metalik renklerde sezonun öne çıkanları arasında.

Modellerde sportif şıklık. Kış aylarının vazgeçilmezi kazaklar, krem ve ekru tonlarındaki saç örgüsü modeli ile bakışları üzerine çekiyor. Saç örgüsü modelli kazağınızı jean ve spor ayakkabınız ile kombinleyerek sportif bir şıklık yakalayabilirsiniz. Deri etek, deri pantolonlar, şallar, ekose kumaşlar bu sezonun öne çıkan parçaları arasında yer alıyor. Ayrıca kıyafetlerinizin üzerinize oturması da gerekmiyor artık. Üzerinize emanet gibi duran, büyük salaş kıyafetler bedeninizi özgürlüğüne kavuşturuyor.

Kışa özel aksesuar kombini Gri renkli, kısa, sert saplı çantalar her renk kıyafetinize uyum sağlarken takılarda geometrik desenlerin yanı sıra Love, Cool, Happy gibi sloganlar yer alıyor. Sloganlar sadece kolyelerde değil çanta ve şapkalarda da dikkat çekiyor. Kolye ve bilekliklerde ise inci detayı göze çarpanlar arasında. Küpelerde ise çivi detayı, kıkırdak küpeleri ve omuzlara kadar değen uzanan küpeler ön planda. Chanel zincirler de kolye ve bileklik olarak kullanıma sunulanlar arasında. Bronş ve kolyelerdeki sinek, böcek figürlerini de unutmadan hatırlatalım.

74 | ForLife | Şubat 2014

Ayakkabılarda dikkat çeken tarz. Kış sezonunun dikkat çeken ayakkabıları arasında cap toe’ler dikkat çekiyor. Platform topuk ayakkabıların burun kısmında kullanılan farklı renk ve metalik zımbalı, çivili materyaller ayakkabılara farklı bir tarz yaratıyor. Bilekte biten anckle botlar bu sezonda giyilmeye devam ediyor. Bunun yanında bir kenarı lastikli olan chelsea botlar ve diz üstü çizmeler de vitrinlerdeki yerini alıyor. Çizme ve botlarda dolgu topuklar, kürk ve kadifeler göze çarparken renklerde ise kırmızı dikkatleri çekiyor.


KIRIŞIKLIKLARA KARŞI ÇARE F R O T O K S 20’li yaşların son çeyreğine adım atmanız ile birlikte kendini göstermeye başlayan kırışıkları artık dikkate almanıza gerek yok. Kırışıklıklarla mücadelede en yeni trend “Frotoks”, bilinen birçok estetik müdehaleyi geride bırakacağa benziyor.

Henüz deneme aşamasında kırışıklık önleyici bir yöntem olan frotoks, şimdiden ismini duyurmaya başladı. Kırışıklıklarıyla başı dertte olan bay ve bayanların merakla beklediği bu yöntemi yaşlanma karşıtı botokstan ayıran en önemli fark, zehir içermemesi. Şaşılık tedavisindeki etkisi ile gündeme gelen botoks, zamanla estetik müdehale alanında da kullanılmaya başlanılması ile oldukça ses getiren bir yöntem olmuştu. Botoks ile vücuda zehir enjekte edilerek istemli kaslarda geçici olarak felç yaratılıp mimik kırışıklıklarının düzeltilmesi sağlanıyordu. Frotoks da ise enjekte edilen sıvı zehir yerine azot olduğu için botoksa oranla daha sağlıklı bir yöntem olarak kabul ediliyor. Frotoks’un Kullanım Alanları Frotoks ile cilde verilen sıvı azot sayesinde şok etkisi yaratılarak kırışıklıklara neden olan kaslar kontrol altına alınıyor. Etkisini ilk uygulama anından itibaren görebilir, 4 ay etkisini cildinizde yaşayabilirsiniz. Estetiğin dışında frotoks ayrıca vücutta ağrı hissedilen bölgelerde de kullanılması ile dikkat çekiyor. Henüz estetik merkezlerde yerini almasada Frotoks, çok kısa bir zamanda kırışıklıkları ile savaşan kişilerin bir numaralı silahı olacağa benziyor. 2014 Şubat | ForLife | 75


..

..

uNLu YILDIZLARIN .. . GuZELLiK SIRLARI Sanatları, oyunculukları ve podyum performanslarının yanında bakımlı ve alımlı görünümleri ile de dikkat çeken ünlü yıldızların güzellik sırlarını aralamaya ne dersiniz?

Julia Roberts Oscar ödüllü oyuncu Julie Roberts, oyunculuğu kadar güzelliği ile de dikkatleri üzerine çekmeyi başaran isimlerden. Sade ama alımlı güzelliği ile göz dolduran ünlü oyuncu, gülümsemenin önemine dikkat çekiyor. Çarpıcı gülümsemenin de beyaz dişlerden geçtiğine vurgu yapan Roberts, güzelliğinin sırrının pahalı kozmetik ürünlerinin yerine doğal ürünlerde saklı olduğunu belirtiyor. Cilt güzelliği için ballı süt karışımını cildine uygulayarak nemlendirip canlılık kazandırırken, bacaklarına da jojoba yağı, D vitamini ve Aloe Vera içeren krem uyguluyor. Limonlu adaçayının da formunu korumasına yardımcı olduğuna dikkat çekiyor.

Kıvanç

Tatlıtuğ

Oyunculuk kariyerinde hızlı çıkış yakalayan ünlü manken, kusursuz fiziği ve yakışıklılığı ile sadece bayanların değil erkeklerinde ilgi odağı. Mankenliğe adım atmadan önce kariyerine basketbol ile başlayan Tatlıtuğ, fit görünümünü spora borçlu. Düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyen başarılı oyuncu, beyaz et ve sebze ağırlıklı bir beslenme programını uygulamaya önem veriyor.

76 | ForLife | Şubat 2014

Miranda

Kerr

Moda dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Miranda Kerr, çarpıcı güzelliği ile tüm dünyanın ilgisini üzerinde toplamayı başaran isimlerden biri. Ünlü iç giyim markası Victoria Secret’ın önemli mankenlerinden biri olan Kerr’in güzellik sırları oldukça merak uyandırıyor. Her sabah limonlu sıcak su ve bir kaşık hindistan cevizi yağı içen ünlü manken, çocuk sahibi olduktan sonra beslenmesine ve egzersiz yapmaya daha çok dikkat ettiğini söylüyor. Cildinin canlı ve parlak kalmasını sağlamak için de kuşburnu yağını kullanıyor.


Çağla Şikel

Fahriye Evcen

Moda sektörünün önemli isimlerinden Çağla Şikel, yıllar geçtikçe artan bir güzelliğe sahip. Çocuk sahibi olmasına rağmen formundan bir şey eksilmeyen ünlü modelin fit görünümü bayanların oldukça ilgisini çekiyor. Canlı ve parlak saçları ile podyumlarda dikkat çeken Şikel, bunun sırrını tatlı badem yağına bağlıyor. Cildi için de argan yağının mucizelerinden yararlanıyor. Pürüzsüz bacakları ile de beğeni toplayan güzel manken, selülit oluşumuna karşı 10 damla portakal yağı, 5 damla kekik ve 5 damla biberiyeden oluşan karışımı kullanıyor. Bacaklarına sürdüğü bu karışımı streç film ile sarıp terleyene kadar beklettikten sonra yıkayarak selülit oluşumunu engelliyor.

Son zamanların beğenilen isimlerinden Fahriye Evcen alımlı güzelliği ile hayranlık uyandırıyor. Kil, yosun, havyar, istiridye ve çay ağacı yağı özlü maskeler ile cildini canlı tutmayı başaran ünlü oyuncu, haftada üç gün düzenli spor yapmayı da ihmal etmiyor. Kızartma yememeye de dikkat eden Evcen, daha çok balık ve sebze yemekleri tüketmeye önem veriyor.

Charlize Theron Oyunculuğu kadar güzelliği ile de dikkatleri üzerine çeken Charlize Theron’un bakım tüyoları da merak edilenler arasında. Beyaz teninin pürüzsüz güzelliğini güneş ışınlarından korumak için kapalı havalarda dahi 50 faktörlük koruyucu kullanan güzel yıldız, nemlendirici kullanmayı da ihmal etmiyor. Yoga ile içsel huzuru yakalayan Theron, bisiklet sürerek de formunu korumaya çalışıyor. Beslenme öğününden de yumurta ve eti eksik etmiyor.

Kate M

oss

İngiliz süper model Kate Moss, beğenilen fiziği sayesinde 14 yaşında iken moda dünyasının renkli yaşamına adımını atan bir isim. Sıkı bir vücuda sahip olmasını her sabah buz ve salatalık ile kaplı küvette birkaç dakika kalmasına bağlıyor. Cildi için de aynı yöntemi uygulayan güzel yıldız, buz ve salatalık ile dolu su içerisinde yüzünü de bekleterek sıkı bir cilde kavuşmaya çalışıyor. Fondöten tercihinin de her zaman sıvı olmasına dikkat ediyor. Saçları için de Aloe Vera ve lavanta özlü şampuanlar kullanıyor.

t

İvana Ser

Modelist ve tasarımcı kimliği ile bilinen ve son zamanlarda “Bugün Ne Giysem” adlı programın da jüri üyeliği ile tanınan İvana Sert, kusursuz güzelliği ile de adından söz ettiriyor. Yoğun çalışma programından dolayı fazla makyaj yapan Sert, cildini iyice temizledikten sonra oluşan kızarıklığı gidermek için Bepanthen kremi kullanıyor. Sporu yaşamından eksik etmeyen ünlü model, günde 4 km yürüyüş yaparken daha çok kick box sporu ile ilgileniyor. Formunu korumak için de ekmekten uzak duruyor. 2014 Şubat | ForLife | 77


trendler

S Dkny

Versace

Moda sektörünün önemli isimlerinden DKNY, 2014 kış sezonu için hazırlamış olduğu koleksiyonu ile oldukça göz dolduruyor. Koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında lazer kesimler, leopren kumaşlar, çizgili kıyafetler yer alıyor. Siyah ve beyaz arasındaki uyum da sık sık birçok kıyafette vurgulanmış. Salaş kazaklar, yarım ceketler de dikkat çeken diğer parçalar arasında. .

İtalyan moda markası Versace, her yeni sezon yenilediği kıyafetleriyle beğeni toplamaya devam ediyor. Mavi, sarı, pembe, beyaz, siyah gibi renklerin ön plana çıktığı koleksiyonda farklı tasrımlar dikkat çekiyor. Vinil kumaşlar, asimetrik dekolteler, zımbalı tasmaların yanında kürk ve deri detayları da Versace’nin kış koleksiyonun içerisinde yer alıyor. Mini elbiseleri, ceket ile pantolon ve etekten oluşan takımları, kısa bluzları da oldukça başarılı.

78 | ForLife | Şubat 2014

Tuğba & Venn Moda sektörünün en beğenilen markalarından Zara’nın 2013 Sonbahar Koleksiyonu yenilenen tarzı ve renkli içeriği ile dikkat çekiyor. Bu sezon sunduğu iç giyim ürünleri ile de bakışları üzerine çeken Zara, dantelli ve yırtmaçlı saten gecelikleri ile göz dolduruyor. Ekose, leopar ve vintage desenlerle harmanlanan kıyafetler, çeşitli aksesuarlarla bütünleştiriliyor. Bel hatlarını vurgulayan maskülen kesim ceketler, oduncu gömlekler bu sonbahar Zara’daki yerini alıyor. Baklava ve kareli desenler de koleksiyonun göze çarpan tarafları arasında.


S trendler

Kiğılı Erkek giyim markalarından Kiğılı, 2014 kış koleksiyonunda spor kesimlerin yanında klasik şıklığı da vurguluyor. Punk Grunge’, ‘Kuzey Denizi Esintileri’, ‘70’lerin Sartolyalist Yaklaşımı’ ve ‘Kış Sporlarından’ ilham alınarak hazırlanan koleksiyonda kapitone heritage ceketler, mumlu ve kaplamalı yüzeyli kumaşlardan yapılan kaban ve montlar, kareli gömlekler, kazaklar yer alıyor. Ayrıca pantolonlarda camel, koyu yeşil, petrol, taba, vizon ve mavi renkleri ön plana çıkarken toprak tonlarının hakim olduğu koton pantolonlar ise spor gömlek ve trikolarla kombinleniyor. Şal yaka bluzler ve çoban düğmelerde öne çıkanlar arasında.

Tommy Hilfiger Kırmızı, beyaz, mavi renklerin hakim oldığu koleksiyon siyah, lacivert, füme, gri ve bordo renklerede sahip. Pötikare, kazayagı olarak tabir edilen desenlere ağırlık verilirken saç örgüler ve deride koleksiyonun dikkat çeken parçaları arasında. Sportif şeritler, kolejli ekoseler, vintage kesimli gömlekler, trikolar, balık sırtı süveterler, kapitone ceketler, şerit örgülü atkılar, yün dokuma blazer ve flanel gömlekler koleksiyonun diğer parçaları arasında yer alıyor.

Cacharel Fransız giyim markası Cacharel, kış sezonuna özel tasarımları ile adından söz ettiriyor. Slim ekose gömlekler, tek renkli polo yaka trikolar, maskülen kesim trençkotlar, çizgili klasik ve sportif kesimli takımlar kendini beğenen ve şıklığını ön plana çıkarmak isteyen erkekler için başarılı bir koleksiyon sunuyor. Koleksiyonda tarçın desenli yelekler, bordo pantolonlar, morun cazibesini yansıtan triko kazaklar ve desenli gömlekler dikkat çekiyor.

2014 Şubat | ForLife | 79


KIŞ AYLARINDA METABOLİZMANIZI HIZLANDIRIN! KİLO ALMAYIN Birçok şeyde olduğu gibi metabolizmanızın da kışlık bakımını yaptırmazsanız yaza fazlalıklarınızı eritme telaşı ile girebilirsiniz. Bu yüzden gereksiz yere strese girmek yerine öncesinden önleminizi alın. Kış aylarının gelmesi ile birlikte üzerimizdeki ağırlığın arttığını hissederiz. Bu ağırlığı ruhunuzda hissederken zamanla bedeninizde de hissetmeniz mümkün olur çoğu zaman. Aynanın karşısına geçtiğinizde veya baskülün üzerine çıktığınızda kilo aldığınızı anlarsınız. Bu yüzden kış mağdurları listesine dahil olmak istemiyorsanız spor kadar metabolizmanızı da artırmayı ihmal etmemelisiniz. İşte metabolizmanızı hızlandırmak için yapmanız gerekenler:

olduğu kalorinin yarıdan fazlasını dışarı atması nedeni ile kuru fasulye gibi baklagilleri, elma, karpuz gibi meyveleri, şam fıstığı gibi baharatları tüketmeye önem verin. Acı biberin iştah kapatıcı ve metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden de yararlanmak iyi gelecektir. Protein içeren balık, tavuk, süt, yoğurt, yumurta gibi besinleri tükettiğinizde kaslarınızı korurken metabolizma hızınızı da artırmış olacaksınızdır. Daha az enerji harcanmasına neden olan yağlı besinlerden de uzak durmaya çalışın.

-Su tüketimine önem verin. Kış aylarında terleme ile su kaybı yaşanmadığı için daha az su tüketilmesi metabolizmayı yavaşlatan etkenlerden biridir. Bu nedenle günlük en az 1,5-2 litre su içmenin önemini unutmayın. Günde en az 8 bardak su içmek de vücuttaki yağın daha hızlı atıldığını vurgulayan bilgiler arasında. Ancak soğuk havanın etkisi ile su ihtiyacınızı çay, kahve gibi içeceklerle dengelediğinizi düşünmeyin. Çünkü bu tür içecekler, kafein içermeleri açısından suyun sahip olduğu etkiyi yaratmaz.

-Öğünlerinizi düzenli ve sık aralıklarla yapın. Unutmayın ki yediğiniz yemekler sindirim esnasında fazla enerji harcadığından sonrasında metabolizmanız yavaşlar. Bunun sonucu kilo almaya başlarsınız ve her bayanlar platformunda fit görünümlü bayanları gördükçe hem pastaları yer hem de kilo aldığınızı vurgulayarak yakınırsınız. Ancak öğünlerinizi sık aralıklarla yaptığınızda bünyeniz aldığınız kalorileri daha fazla ve hızlı bir şekilde yakmanızı sağlar. Bunun için metabolizma hızınızın seviyesini yükseltmek için öğünlerinizi 3’ten 6’ya çıkarmalı ve günlük 4 saatte bir azar azar ama sık aralıklarla yemek yemeyi ihmal etmemelisiniz. Yiyeceklerin termik etkisinden düzenli periyotlarla yararlandığınızda metabolizmanızı hızlandırdığınızı

-Doğru besinleri tüketin. Tükettiğiniz besinlerin bedeninizde yağ olarak kalmasını istemiyorsanız gıda tercihinizi doğru yapmanız gerektiğini unutmayın. Tok tutan ve sahip

80 | ForLife | Şubat 2014


zamanla fark edeceksinizdir. Akşam yemeklerinizi de geç saatlere bırakmamaya dikkat edin. -Sporu yaşamınızın bir parçası haline getirin. Özellikle sabah saatlerinde yapılan egzersizlerin vücudunuzu harekete geçirmede daha etkili olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bunun için günde en az yarım saatlik sabah yürüyüşü ve jimnastik aletleri ile yapılan egzersiz hareketlerini yapmanız bedeninizi hareketlendirmeye yetecektir. Bunun dışında voleybol, basketbol, futbol, yüzme, dağcılık gibi çeşitli spor faaliyetlerine katılarak daha fazla enerji harcamaya gayret edin. -Yaşamınızı hareketlendirecek aktiviteler edinin. Monoton bir hayatınız varsa ve her gün aynı durağanlıkla zaman geçiriyor, boş vakitlerinizde arkadaşlarınızla birlikte

çay saati düzenleyip bol miktarda kalori alıp bunu oturarak yakmayı planlıyorsanız yanılıyorsunuz. Bunun için biraz hareketlenseniz çok iyi olur. Örneğin çay saatleri yerine spor saatleri düzenleyip arkadaşlarınızla birlikte hem eğlenceli hem de hareketli bir zaman geçirebilirsiniz. Bunun yanında bisiklet turuna çıkabilir, kış aylarının avantajından yararlanıp kayak, buz pateni gibi -Bazal metabolizma hızınızı bilerek hareket edin. Sizlerde dinlenme halindeyken vücudun sarf ettiği enerjiyi yani bazal metabolizma hızınızı hesaplayarak daha bilinçli beslenip spora yönelebilirsiniz. • Erkekler= 66 + ( 13.7 x Kilogram olarak ağırlık) + ( 5 x santimetre olarak boy ) - ( 6.8 x yaş ) • Kadınlar= 655 + ( 9.6 x Kilogram olarak ağırlık) + ( 1.7 x santimetre olarak boy ) - ( 4.7 x yaş ) 2014 Şubat | ForLife | 81


82 | ForLife | Şubat 2014


ZAMANA KARŞI

SAVAŞIN! YAŞLANMAYI

GECİKTİRİN! Her yaşın ayrı bir güzelliği olsa da zamanın yıpratıcı etkisine direnmek sizin elinizde. Bunun için bir yudumda içip kırışıklık ve lekelerinizden kurtulacağınız bir gençlik iksirinin olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Olduğunuzdan daha genç görünmek için günde en az 1 saatinizi kişisel bakımınıza ayırmanız yeterli, ancak bunu bir zorunluluk olarak değil isteyerek yaptığınız zaman sürekliliği olacaktır. Bunun için dikkat etmemiz gerekenler: -Düzenli ve dengeli spor yapın. Spor yapmak önemli ancak bunu kaliteli ve doğru bir şekilde yaptığınız zaman yararını göreceğinizi unutmayın. Spor yapmadan önce ve sonrasında kendinizi aşırı yorgun hissetmek istemiyor ve kaslarınızın kalitesini de düşürmeyi düşünmüyorsanız esneme hareketleri yapmayı ihmal etmeyin. En az yarım saatinizi egzersiz ve adale çalıştırıcı hareketler yaparak geçirmeye dikkat etmeli, günlük yürüyüşünüzü yapmayı da ihmal etmemelisiniz. -Enerji verici besinleri tüketin. Sağlıklı yaşamın temel kaynağı tükettiğiniz besinlerde saklı olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmamız gerekiyor. Bu doğrultuda ilerleyen yaşa rağmen zinde ve genç tutan besinler arasında kuru erik, brokoli, soya sütü, ayçekirdeği, soğan, pazı, kırmızı biber, kuru baklagiller, domates, siyah üzüm, balık, havuç ve kabak yer alıyor.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte içimizi saran yaşlanma korkusuna yenilmek istemiyor ve her daim genç kalmanın umudunu taşıyorsanız zamana meydan okumanın tam zamanı.

Yüzünüzde elastikiyetini kaybeden kasların eskisi gibi sıkılaşmasını yüz yogası ile sağlamanız mümkün. Cildinizde yapacağınız küçük egzersizler sayesinde sarkan cildinizi toparlarken kırışıklıklarınızı açabilirsiniz. Göz kapağınızın sarkmasını önlemek için orta parmağınız ile kaşlarınızı yukarı kaldırıp aşağıya doğru 15 saniye bakın. Yanaklarınızda gevşeme ve çizgi oluşumunu önlemek için de “u” ve “x” harflerini sık tekrarlamanız yeterli. Alnınızdaki kırışıklıkları gidermek için de işaret parmağınız ile daire şeklinde masaj yapmanız yararlı olacaktır. Bu egzersizlerde önemli olan noktanın düzenli aralıklarla yapılması gerektiğini de unutmayın. -Vitamin ve mineral takviyesinin önemini atlamayın. Antioksidan içeren vitamin ve minerallerin şifalı dünyasına adım attığınızda cilt dokunuzu ve bağlayıcı hücreleri yenileyebilirsiniz. Reishi Mantarı, Celergen, Koenzim Q10, Oculegen, Alfa Lipoik Asit, Inneov Fermete gibi anti-aging vitamin takviyeleri gençliğin hareketli rüzgârına götürmede etkili. -Kozmetik ürünlerin dünyasından yararlanın. Clinique All About Eyes Göz Kremi

-Yüz yogası yapmayı ihmal etmeyin. İlerleyen yaşlarla birlikte zamanın yıpratıcılığını en çok hissettiren cildinizi kendi haline bırakmanız halinde sarkma ve kırışıklık yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. L’Oreal Paris Advanced Revitalift Anti-Aging Gece Kremi 2014 Şubat | ForLife | 83


SAÇLARINIZI BURCUNUZA GÖRE RENKLENDiRiN! Saçlarınızın hangi rengi alması konusunda henüz bir karar veremediyseniz burcunuz size en ideal olan saç renginizi fısıldıyor. Her burcun kendine özgü taşıdığı özellikler yaşam tarzını şekillendirebildiği gibi stilinizi de etkileyebiliyor. Saçlarınız da burcunuzun yaydığı enerjiden nasibini alarak sizi yansıtan renge bürünüyor.

BOĞA KADINI KOÇ KADINI Sıcakkanlı ve tutkulu yapısı ile dikkat çeken koç kadını için beğenilmek ve övülmek oldukça önemlidir. Sürekli hareket halinde olan bu burçların yüksek enerjisini yansıtan en ideal saç renginin kızıl ve tonları olduğunu belirtebiliriz.

Kendine güvenen ve duruşu ile bakışları üzerine çeken boğa kadını, zarafeti ile de karşısındakini büyüleyen bir yapıya sahip. Güçlü kişiliğinin yanında fiziki görünümü ile de beğeni toplayan boğaların ışığını yansıtacağı en iyi saç rengi ise sarı ve tonları.

YENGEÇ KADINI Aşırı duygusal yapıları ile ön plana gelen yengeç kadınları, renkli giyim tarzları ile dikkat çekiyor. Modaya uyum sağlamak yerine kendi modalarını yaratan yengeçler, saçlarda daha çok bal köpüğü veya açık kahve tonlarını tercih ediyor.

İKİZLER KADINI Sahip oldukları neşeli ve enerjik tarzları ile çevresindeki herkesin beğenisini kazanan ikizler kadınları için sabit bir saç rengi olduğunu söyleyemeyiz. Değişiklik yapmaktan çekinmeyen bu bayanlar için siyah rengin daha çok yakıştığını vurgulayabiliriz.

ASLAN KADINI Her daim bakımlı ve zarif aslan kadınları, kendileri vurgulamak istemese de güzellikleri etrafa ışık hızı ile yayılıyor. Bu alımlı bayanların canlı ve uzun saçları için en ideal saç renginin açık kumral ve fındık kabuğu renkleri olduğunu söyleyebiliriz.

84 | ForLife | Şubat 2014


BAŞAK KADINI Detaylara olan düşkünlüğü ile bilinen başak kadınları, sessiz ve sakin yapılarının ardında barındırdıkları güçlü kişilikleri ile dikkat çekiyor. Özgüveni yüksek bu bayanları ise en iyi platin tonlarındaki sarı saçlar yansıtıyor.

TERAZİ KADINI Kendi halinde bir yaşam sürmeyi tercih eden terazi kadınları, güzelliklerine ayrı bir önem veriyor. Sanata olan yatkınlıkları ile dikkat çekseler de göz önünde olmayı pek sevmediklerinden dolayı kumral tonları terazi kadınları için doğru bir tercih olacaktır.

YAY KADINI

AKREP KADINI Çekici bakışları ve sıra dışı giyim tarzları ile akrep kadınları, gizemli ve bir o kadar da alımlı bir görünüme sahipler. Uzun düz veya dalgalı saçları ile akrepler siyah, kızıl ya da altın sarısı renklerin tılsımıyla kendilerini daha çekici bulacaklardır.

Sosyal kişilikleri ile girdikleri ortamlara neşe saçan yay kadınları, enerjik ve canlı bir yaşam sürmeyi tercih ediyor. Adrenalini yüksek aktif yaşam tarzı ile dikkat çeken yayları en iyi yansıtan saç rengi koyu kumral diyebiliriz.

KOVA KADINI

OĞLAK KADINI Mücadeleci ve sabırlı yönleri ile başarılı bir yaşam grafiği çizen oğlak kadınları, doğal görünümleri ile dikkat çekmeyi başaran bir yapıya sahip. Bu yüzden oğlaklar için en uygun saç renginin toprak tonları olduğunu söyleyebiliriz.

Özgürlükçü ve idealist yapıya sahip kova kadınları, sıra dışı zevkleri ve isyankâr yapısı ile dikkat çekiyor. Kovaların içerisindeki asi ruh, onu saç rengi seçiminde de farklı olmaya kışkırtıyor. Yoğun ve parlak kızıl tonları kovanın farklı tarzını iyi yansıtıyor.

BALIK KADINI Duygusallığı ile dikkat çeken balık kadınları, hassas ve narin yapılarının ardında barındırdıkları güçlü kişilikleri ile de hayranlık uyandırıyor. İnce ve narin bir fiziki yapıya sahip olmaları onları duru bir güzelliğe kavuşmalarına yardımcı olurken saç renkleri ise doğal toprak tonları ile dikkat çekiyor.

2014 Şubat | ForLife | 85


AL YANAKLI SU KAPLUMBAGALARI

Yeryüzünün sevimli canlıları kırmızı yanaklı su kaplumbağaları minicik yapıları ve sakin hayat tarzları ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Singapur Kaplumbağası olarak da bilinen kırmızı yanaklı su kaplumbağası ismini yanaklarındaki kırmızı, turuncu renkteki şeritlerden alıyor. Doğru ve bilinçli bir şekilde bakıldığında ömürleri yaklaşık 30 yılı bulurken boyları da 25 ile 35 cm arasında bir uzunluğa erişebiliyor. Ancak doğru bakım teknikleri uygulanmadığında bu sevimli küçük canlılar birkaç ay hatta hafta içerisinde ebediyete göç edebiliyorlar. Bunun için bakımını yaparken gerekli hassasiyeti göstermeyi ihmal etmeyin. Bakım Teknikleri Su kaplumbağaları her ne kadar sessiz ve sakin bir canlı olarak bakımları kolay zannedilerek evlat edinilse de sırf bu yüzden ömürlerinin baharında, gençliklerini doyasıya yaşayamadan bu dünyadan göçüp gidiyor. Öncelikle bu minik canlıların suda yaşadığı kadar kuru bir zemine de ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Suda egzer-

86 | ForLife | Şubat 2014

siz yaparak hareket yeteneklerini geliştiren su kaplumbağaları, kuru bir zemine çıkarak dinlenip uyumayı tercih eder. Ancak bu canlılar için en tehlikeli faktörün soğuk hava olduğunu dikkate almayı da ihmal etmeyin. Bunun yanında küçük plastik kaplar yerine onlar için özel üretilen teraryumlarda termostatlı ısıtıcı ve hava nemlendirici cihaz bulundurarak onlar için en doğal ve uygun ortamı yaratın. Yani suyun içerisine bırakıp kaderine terk etmeyin bu hayvancıkları. Yaz aylarında hava akımının olmadığı bir yerde gelişimlerini olumlu etkilemek için güneşlendirebilirsiniz, ancak arada suya girip çıkabileceği bir yer hazırlayın onlar için. Kış aylarında ise sağlıklı olan su kaplumbağaları kış uykusuna yatarak inzivaya çekilir. Ancak doğal ortam yerine evde yetiştikleri için kış uykusuna yatmamaları daha sağlıklı. Bu nedenle kışı rahat bir şekilde geçirebilmeleri için akvaryum sıcaklığının 26 derecenin altına düşmemesine özen gösterin. Üşüttüğü tak-

dirde akciğer enfeksiyonu geçirerek gözlerine vurur ve kör olur. Beslenme Çantaları Su kaplumbağalarının beslenme öğününde diyet programı yapmanıza gerek yok. İhtiyaçları kadar yiyip geri kalan besinleri tüketmeme gibi bir özellikleri var. Beslenme çantalarında ise yeşil yapraklı sebzelerden marul, tavuk ve balık eti, kurutulmuş karides, haşlanmış yumurta beyazı, hazır yem ile beslenilebilir. Kabuğunun yumuşamaması için yemine D3 vitamin takviyesi yapıp güneş ışığından yararlanmasını sağlamalısınız. Aksi takdirde kabuğunun yumuşaması nedeni ile hayata veda etmesi an meselesi olabilir. Bu nedenle bu minik canlıların küçüklüğüne ve sessizliğine bakıp bakımını ihmal etmeyin. Yaşama tutunmaları için çok hassas bir yapıya sahip oldukları bilinci ile hareket edin.


ÖDÜL YAPI’DAN REFERANS KAMPANYASI Ödül Yapı yine çok ses getirecek yeni bir kampanya ya daha imza attı. Müşterilerine sağlam estetik güvenilir konutlar üreten Ödül Yapı düzenlemiş oldukları kampanyalar ile de Kayseri de tercih edilmeye devam ediyor.’’REFERANS SİZDEN HEDİYENİZ BİZDEN sloganı ile duyurulan kampanya’da ev satın almayı düşünen müşterilerin satışına vesile olan kişilere 1500 TL Para ödülü verilecektir. 30 Nisan 2014 Tarihine kadar devam edecek olan kampanya’dan herkes faydalanabilecek. ŞİMDİ TAM ZAMANI BU FIRSATLAR KAÇMAZ! Referans Kampanyası daire alacak müşteriler de ayrıca inanılmaz fırsatlar sunuyor. Kampanya’da vade faksız ve faizsiz 40 aya kadar vade imkanı sağlanır iken nakit satın alımlar için’de % 16 lara varan iskontolar uygulanmaktadır. Başlangıçta talep edilen peşinatı da 4 ay sonrasına erteleyen Ödül Yapı ‘dan müşteriler % 5 gibi kaparo ile ev sahibi olabiliyorlar .Takas Daire konusunda da müşterilere yardımcı olunur iken ,yine bu kampanyadan ev sahibi olan müşterilere ücretsiz konut sigortası hediye edilmektedir.

Müşteri sadakatına ve ürün kalitesine önem veren Ödül Yapı, 10 yıla kadar da Satış sonrası Teknik Servis hizmeti de vermektedir. 2013 YILINDA SEKTÖRÜMÜZDE REKORLAR KIRILDI Ödül Yapı Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer kahraman; 2013 yılı sektörümüz adına çok verimli bir yıl oldu,Ülke genelinde yaklaşık 1.100.000 adet konut satılarak istisna bir büyüme sağlandı, artık konut, insanların barınma ihtiyacının dışında’da tam bir güvenilir yatırım aracı oldu dedi.Konut satışlarının ve fiyatlarının da artan özellik gösterdiğine değinen Kahraman, projelerden başlangıç ve lansman aşamasından itibaren daire satın alan kişilerin % 40-45 lere varan karlılıkları söz konusu oldu dolayısıyla 2013 yılında hiçbir yatırım aracı bu kadar kazandırmadı dedi.Ülkemizde istikrar ortamının devam etmesi durumunda 2014 yılı içinde benzer satışların olacağını ve karamsar olmadıklarını ifade eden Kahraman, 2014 yılında Markalı konut ve Lüks konut üretiminde yoğunlaşacaklarını, Talas ilçesinde Ocak ve Şubat aylarında birbirinden iddialı iki konut projesini daha satışa açacaklarını ifade etti.

Önümüzdeki günlerde gerek hammadde girdilerinde ki artıştan gerekse % 18 Kdv uygulamasından dolayı fiyatların artacağını söyleyen Kahraman tüm daire satışlarının Türk lirası üzerinden gerçekleştirdiklerini vade farksız ve faizsiz daire sahibi olmayı düşünen müşterilerin acele etmeleri gerektiğini vurguladı. KENTSEL DÖNÜŞÜM Önümüzdeki beş yıl içerisinde Kentsel Dönüşüm Projelerin’den Kayseri’de bir çok konutun yıkılarak yeniden inşa edileceğini,şehrin çehresinin değişeceğini ve site tarzı projelerin çoğalacağını belirten Kahraman bundan gayrimenkul sektörü de olumlu etkilenecektir dedi. Sektörde tüm projelerini sorunsuz olarak müşterilerine teslim etme başarısını gösteren firmamız Kentsel dönüşüm konusun da da müşterilerin ilk tercihi haline gelmiştir. Müşterilerin bu güvenine layık olmaya devam edeceklerini belirten Kahraman kalitemizi ve kazancımızı müşteriler ile paylaşmaya devam edeceğiz dedi

2014 Şubat | ForLife | 87


DAHA PÜRÜZSÜZ BİR CİLT İÇİN “DERMATERAPİ” İlerleyen yaşlarla beraber cilt üzerinde oluşan kırışıklık, çatlak, ince çizgilerin tedavisinde etkili yöntemlerden biri de “dermaterapi”. Yeni hücre oluşumunu artırarak ciltteki kök hücrelerin çoğalmasına neden olan dermaterapi adı verilen yöntem, cildin tazelenmesini sağlıyor. Cildin azalan elastikiyetini artıran yapısı ile dermaterapi, dermaroller adı verilen silindirik bir tamburun üzerine dizilmiş 192 adet çok ince çelik mikro iğneler yardımı ile cilde uygulanıyor. Derinin üst tabakasına hiçbir zarar vermeyen bu iğneler yardımı ile cildin alt katmanlarına uzanan mikro kanallar açılması sağlanarak hücrelerin çoğalmasına yardımcı protein yapıları olan büyüme faktörlerinin bu kapılardan derinin içine aksettirilmesi sağlanır. Bu küçük kanallar gözünüzü korkutmasın, 15 dakika içinde hiçbir iz bırakmadan kendiliğinden kapanarak cildinizin daha pürüzsüz bir yapıya kavuşmasına yardımcı oluyor. Uygulama sonrası ise yaşamınıza kaldığınız yerden rahatlıkla devam edebiliyorsunuz.

Tedavi Alanları Dermaterapi cildin gençleşip tazelenmesini sağlarken kırışıklıkların, ince çizgilerin, geniş gözeneklerin, sarkmaların, akne ve suçiçeği izlerinin, selülitli bölgelerin, yaraların, cilt lekelerinin ve çatlakların tedavisinde de oldukça etkili sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.

MAYADAN GELEN GÜZELLİK Yüksek dozda protein içeren maya sayesinde cilt dokularınızı yenilemek artık çok kolay. İçeriğindeki B2 ve B6 vitaminleri sayesinde cildin yağ dengesini ayarlayarak akne ve sivilce oluşumunun önlemesinin yanında cildi nemlendirici, arındırıcı, canlandırıcı ve yenileyici özelliğe de sahip. Eğer sizlerde mayanın etrafına saçtığı bu faydadan yararlanmak istiyorsanız dünyaca ünlü Kimya Mühendisi Şems Aslan’ın verdiği maya maskesini uygulayabilirsiniz. Malzemeler 1 çorba kaşığı limon suyu, yarım çay bardağı su, 1 poşet yaş maya, 1 bardak buz Hazırlanışı Hafiften sulandırdığınız limon suyu ile cildinizi silin ve kurulayın. Ardından yarım çay bardağı suda mayayı tahta kaşıkla ezerek krem kıvamına getirin. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boyun bölgenize uygulayın. Gazlı bir bezi ya da ince bir tülbenti yüzünüze burun deliklerinize gelen kısım açıkta kalacak şekilde serin. Sıcak bir suyun içerisine de batırıp çıkardığınız havlunun suyunu sıkıp yüzünüzde 5 dakika bekletin. Bu uygulamayı 5 defa tekrarladıktan sonra yüzünüzü yıkayıp buzla masaj yapın. Son olarak da saf zeytinyağını cildinize masaj yaparak yedirin. Not: Maya maskesinin kıllanma riski olan veya kıllı bir cilde sahip olanlar hariç tüm cilt tiplerine uygun olduğunu da belirtelim. 88 | ForLife | Şubat 2014


“MELANOMA”YA DİKKAT! Cilt üzerinde oluşan tehlikeli bir kanser türü olan melanoma, erken müdahale edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan vakalara neden olabiliyor.

Deriye renk veren melanosit hücrelerinin dağınık bir şekilde büyümesi sonucu oluşan bu kanser türüne açık tenli, güneşe karşı hassasiyetleri olan kişilerin yakalanma riski daha yüksek iken koyu tenliler bu konuda daha şanslı diyebiliriz. Nedenleri Melanomaya neden olan faktörlerin başında güneş ışınlarının zararlı etkisi geliyor. Bunun dışında endüstriyel X ışınlarına maruz kalma, yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları, ailede genetik olarak cilt kanserinin bulunması gibi nedenler de melanomaya neden olabiliyor. Güneş ışınlarına fazla maruz kalan kişilerde daha çok kendini gösteren bir kanser türü olan melanoma, vücudun güneş gören yerlerinin dışında görmeyen yerlerinde de ortaya çıkabiliyor. Erkeklerde daha çok sırt bölgesinde, kadınlarda ise bacaklarda yaygın olarak görülen bu kanser, zamanla cildin yüzeyinden derinliklerine doğru inerek tehlikeli bir hale ulaşıyor. Bir de deride doğuştan var olan veya sonradan oluşan benler üzerinde melanomanın oluşma riskinin olduğu söyleyebiliriz. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre dünyada her yıl 48 bin kişi melanoma kanserinin yol açtığı nedenlerle hayatını kaybetmesi melanomanın insan sağlığını ciddi boyutta tehdit ettiğini gözler önüne seriyor. Belirtileri Benin dış görünüşünde meydana gelen büyüklük, renk

değişikliği, şekil bozukluğu gibi belirtiler melanomayı işaret edebiliyor. Pullanma, kabuklanma, kızarıklık, şişlik, kanama, yanma hissi, kabarıklığın artması ve genişleme sayılabilecek diğer belirtiler arasında gösterilebilir. Melanomada benin bir yarısı diğer yarısından daha büyük iken kenarları da düzensizdir. Ben tek renge sahip değildir. Üzerinde siyah, kahverengi, kırmızı, mavi, beyaz renkler dağınık bir şekilde bulunur. Korunmanın Yolları Öncelikle yapmanız gereken güneş ışınlarından korunmak diyebiliriz. Güneş ışınlarının dik geldiği 10 ve 16 saat dilimleri arasında dışarıya çıkmamaya özen gösterin. Dışarı çıkarken güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin. Bunun dışında vücudunuzda var olan veya sonradan oluşan benlerin yapısında meydana gelen bozuklukları göz ardı etmeden doktora gösterin. Yeşil çay, siyah çay, domates, üzüm çekirdeği, karpuz gibi besinleri tüketmeye önem verin. Tedavisi Melanoma tedavi edilirken daha çok cerrahi yöntem uygulanır. Kanserli bölge cerrahi müdahale ile çıkarılır. Tümöre en yakın bölgedeki lenf bezleri de temizlenir. Aşı ve ilaç tedavisi ile de vücuttaki kanser hücrelerinin öldürülmesi sağlanır. Bağışıklık sistemini güçlendirici domates, havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeleri ve yoğurdu da her gün tüketmeye özen gösterin. 2014 Şubat | ForLife | 89


Yaşamınızı Kolaylaştıracak Püf Noktaları Küçük dokunuşlar ile günlük hayatınızda karşılaştığınız sorunlara çözüm getirmek sizin elinizde.

Patates Haşlarken

Bol Köpüklü Türk Kahvesi İçin Bütün bir günün yorgunluğunu atmak ya da keyif için bir dostla içilen kahvenin yeri her zaman için ayrıdır. Fakat kahvenin lezzetinin sırrının köpüğünde olduğu da bir gerçektir. Bunun için bol köpüklü kahve yapmak için ilk yapacağınız şey şekerli kahve yapacaksanız iki fincan için iki şeker kaşığı kahve ve şekeri cezvede iyice karıştırın. Daha sonra üzerine bir fincan suyu ekleyip karıştırmaya devam edin. Son olarak da ikinci fincandaki suyu da ekleyip karıştırıp kısık ateşin üzerine koyun. Kahve kabarmaya başladığında üzerindeki köpüğü kaşık yardımı ile fincanlara pay edin. Kaynamaya başlayınca taşırmadan fincanlara kalan kahveyi paylaştırarak servis yapın.

Hem lezzetli hem vitaminli hem de canlı bir renge sahip haşlanmış patates elde etmek istiyorsanız çok kolay. Patateslerinizin vitaminini kaybetmemesi ve daha çabuk pişmesi için haşlama suyunun içerisine bir kaşık margarin, canlı bir sarı renge sahip olması ve dağılmaması için de bir kaşık sirke koymanız yeterli olacaktır.

Kıyafetinize Yapışan Sakızı Dert Etmeyin En sevdiğiniz kıyafetinize yanlışlıkla sakız yapışmış ve çıkartmaya çalıştıkça başarılı olamıyorsanız daha fazla uğraşmayın. Sakız yapışan kıyafetinizi bir poşet içerisine koyup birkaç saat buzdolabında bekletip çıkardığınızda başarılı bir sonuç elde ettiğinizi göreceksinizdir. 90 | ForLife | Şubat 2014

Halıdaki Mobilya İzlerini Yok Etmek İçin Mobilyalarınız uzun süre aynı noktada sabit kalınca yerini değiştirdiğinizde geriye mobilya ayağının izi olumsuz bir tablo oluşmasına neden olur. Bu izi ortadan kaldırmak ise sandığınızdan daha kolay diyebiliriz. İzin üzerine bir parça buz koyup erimesini bekleyin. Daha sonra elektrik süpüresini üzerinde gezdirdiğinizde izin kaybolduğuna tanık olacaksınız.


Ütü Yaparken Hızınızı Artırın

Karbonat ile Gelen Hijyen Hamur işlerinde kullanılması ile dikkat çeken karbonat, daha birçok alanda kullanımı ile dikkat çekiyor. Buzdolabı kokusunu yok etmek ve meyve, sebzelerinizin ömrünü uzatmak istiyorsanız bir kase karbonatı buzdolabınızın bir köşesine koymanız yeterli. Bunun dışında halı, koltuk veya elbise üzerine damlayan yağı da yok etmek için üzerine karbonat döküp su ile ıslattıktan sonra birkaç saat bekletmeniz yağ lekesini yok etmeniz için yeterli olacaktır. Diş sağlığı açısından da bire bir oranlarında tuz ile karbonatı karıştırıp dişlerinizi fırçaladığınızda hem ağızda oluşacak virüsleri hem de ağız kokusunu önlemiş olursunuz.

Deri Ayakkabınızın Çatlamasını Önleyin Deri ayakkabınızda zamanla meydana gelen çatlaklar çirkin bir görüntü oluşturur. Bunu ortadan kaldırmak için ayakkabının içerisine tahta kalıp veya kâğıt koyarak içini doldurun. Üzerine badem veya hint yağı sürdükten sonra ütü buharı ya da sıcak sudan çıkan bir buharı tutun. Böylece ayakkabınız üzerinde oluşan çatlağı gidermiş olursunuz. Deri ayakkabılarınızı silerken de elma sirkeli sudan yararlanırsanız ilk günkü tazeliğine ve parlaklığına kavuşturmuş olursunuz. Muz kabuğunun iç kısmı ile de silip bez ile ovalarsanız parlatmış olursunuz.

Güvecinizin Çatlamasını Önleyin Yeni aldığınız güvecinizde enfes yemekler yapmadan önce ömrünü uzatmak için yapmanız gereken küçük bir ayrıntı var. İçini sirkeli su ile doldurup bir gece bekletin. Daha sonra suyu döküp iyice yıkayın. Böylece güvecinizin çatlamasını önlemiş olursunuz.

En sıkıcı ev işlerinden biri olan ütü yaparken hızınızı artırıp üst üste yığılan ütülerinizden bir an önce kurtulmak istiyorsanız bunun çok kolay bir püf noktası var. Ütü masasının kılıfının altına yerleştireceğiniz alüminyum folyo sayesinde üstten uyguladığınız sıcak basıncın alt taraftan tekrar kıyafetinize yansıması ile kırışıklardan daha kolay kurtulabilirsiniz. Bir de ütü yaparken oluşan yanık izlerinden kurtulmak için de oksijenli suya bandırılmış bez ile yüzeyi iyice silin. Daha sonra üzerine peçete veya kâğıt havlu serip yeniden ütüleyin. Böylece yanık lekesinin yok olduğunu gözlemleyeceksiniz.

Çaydanlıklarınızın Parlaklığa Kavuşturun

Her gün kullandığınız çaydanlıklarınızın dış yüzeyinde zamanla kararma, iç yüzeyinde de kireçlenme meydana gelir. Çaydanlıklarınızı ilk günkü tazeliğine kavuşturmak istiyorsanız bunun için yarım çay bardağı üzüm sirkesine 1 yemek kaşığı tuz ilave edin. Elde ettiğiniz karışımı sünger yardımı ile çaydanlığın yüzeyine sürüp yıkayarak parlaklık elde etmiş olursunuz. İç tarafındaki kireci yok etmek için de patates kabukları ile bir miktar suyu çaydanlıkta kaynatmanız yeterli olacaktır. Ya da patates kabuğu yerine limon tuzu kaynatmanız da kireci sökmede etkili olacaktır. 2014 Şubat | ForLife | 91


l e d o M Kaรง ska Bir A z? i n i s p i h a S 92 | ForLife | ลžubat 2014


Sevdiğiniz insana karşı ilginiz ne derece bilemeyiz ancak nasıl bir aşk modeline sahip olduğunuzu testimizi cevaplandırdığınızda az çok keşfetmiş olacaksınız. 1) Elinize bir fırsat geçse nereye ışınlanmak isterdiniz? a)New York b)İstanbul c)Beyrut 2) Canınız sıkıldığında yapmaktan zevk alacağınız aktivite hangisi olur? a)Yamaç paraşütü ile semaya atlamak b)Lunaparkta adrenalini yakalamak c)Arkadaşlarla tavla oynamak 3) Hangi mutfak kültürü damak zevkinize daha çok hitap ediyor? a)Bol baharatlı Meksika mutfağı b)Sevilen lezzeti ile Thai mutfağı c)Köklü geçmişi ile Osmanlı mutfağı 4) Kahve türlerinden hangisi keyfinizin tadını çıkarmanıza yardımcı olur? a)Expresso b)Cappuccino c)Türk Kahvesi

5) Sihirli bir değnek yardımı ile size bir şans verilecek olsa hangisini tercih ederdiniz? a)NASA’da üst düzey astronot olmayı b)Bir filmin sanat yönetmeni olmayı c)Antika dükkânı sahibi olmayı 6) Bir arabanın sizin için olmazsa olmazı nedir? a)Normalin üstünde bir hız limitinin olması b)Dış hatlarının keskin, iç mekânının konforlu olması c)Yaşanmışlıklarla dolu, eski ama güncelliğini yitirmemiş olması 7) Aşkınıza hangi şartlarda sürpriz yaparsınız? a)Kendimi özel hissettiğim her an b)Neden aramam, içimden geldikçe c)Evlilik ya da doğum günlerinde

8) Sevgilinizle vaktinizi hangisi ile geçirmekten keyif alırsınız? a)Dünya turuna çıkarak b)Birlikte doğa sporları yaparak c)Lunaparkta çocuklar gibi eğlenerek 9) Boş zamanlarınızı ne tür faaliyetlerle geçirmek sizi daha çok yorar? a)Bulaşıkları yıkamak b)Ütü yapmak c)Kıyafet dolabını düzenlemek 10) Bahçesi olan bir eviniz olsa hangi meyve ağacını yetiştirmeyi isterdiniz? a)Ananas b)Muz c)Kayısı

DEĞERLENDİRME A ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA Baş döndürücü tasarımı ve nefes kesen hızı ile Lamborghini Veneno, hırsı ve tutkuyu en uç noktalarda yaşayan bir aşık olduğunuzu dile getiriyor. Aşkta yeniliklere açık yapınız en yeni aşk oyunlarını hayatınıza dahil etmenize olanak veriyor. Sevdiğiniz insana karşı şaşırtıcı ve şımartıcı davranışlarda bulunmayı seviyor, aşkta bonkör davranmayı tercih ediyorsunuz. Gösterişli ve sıra dışı bir aşk yaşamak için maddi ve manevi fedakârlıkta bulunmaktan kaçınmıyorsunuz. Yalnız aşkınızı doruklarda yaşarken hızlı davranmanız aşkınızın olması gerekenden daha kısa sürmesine neden oluyor. B ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA Hem dış hem de iç görünümü ile normal boyutta bir güzellik sunan Aston Martin Rapide S gibi aşık olacağınız insanda ikisinin bir arada olduğu bütünlükten yanasınız. Aşkınızı yaşamanızda iç ve dış güzelliğin eşit şekilde bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Aşkta kaliteli bir birliktelik yaşamak

sizin için önemli. Geleneksel hale gelmiş sıradan bir ilişki yaşamak yerine kimi zaman tutkulu kimi zaman da sakin bir aşk hayatına sahip olmak sizin için önemli. Karşınızdaki kişiye aşkı normalin üstü bir şıklıkla yaşatıp bazen bulutların üstüne çıkıp bazen ise ayaklarınızın yere basmasına izin veren bir tavrınız var. C ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA Birlikte geçireceğiniz zamanın aşkta sahip olunan en değerli şey olduğunu düşünmeniz sizi 1934 model Lagonda M45 Tourer ile eşleştiriyor. Yaşadığınız aşkta birlikte olduğunuz zaman dahil geçmişte yaşadığınız anıların da büyük önemi var. Aşkınızı dolu dizgin yaşamak yerine sakin ve olağan bir şekilde sürdürmek sizi mutlu etmeye yetiyor. Hızlı bir aşk yaşamak yerine ölçülü ve normal bir hızla ilerlemek sizi mutluluğa ulaştırıyor. Adeta seyirlik değil ömürlük bir aşkın şövalyesi gibisiniz. İçinizde oluşan aşk kıpırtılarını 70 yaşına geldiğinizde dahil hissetmeniz mümkün. 2014 Şubat | ForLife | 93


AİLE ÇAY BAHÇESİ Yazar:Yekta Kopan Kitabın Özeti Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sa-hi ben babamın neyiydim? Bütün bu hikâyenin içinde benim rolüm neydi, diye düşündüm hep. Benim repliklerimi kim yazmıştı, mizansenlerimi kim belirlemişti? Sahneye hangi taraftan gireceğime, uslu kızı oynarken neler giyeceğime, içimdeki kötülüğü kusmaya başladığımda nelerden soyunacağıma kim karar vermişti? Okuduğum bütün kitaplarda beni bana anlatacak bir karakter arardım. Dinlediğim radyo oyunlarından, izlediğim filmlerden bir cümlecik çalmaya çalışırdım. Saatçi Nejat Bey ile ev hanımı Meral Hanım’ın kızı Müzeyyen’i bana anlatabilecek bir cümle. Yekta Kopan’ın yeni romanı Aile Çay Bahçesi’nin, çoğu kadının kendinden izler bulacağı unutulmaz bir kahramanı var: Müzeyyen... Aile yaşamının gizli şiddetine başkaldıran, kardeşinin doğumuyla kendi varlığının silinmeye başladığını hisseden bir kadın... Kopan’ın romanı, güçlü, okuru kıskaca alan bir anlatımla sarsıcı bir finale uzanıyor.

ATEŞBÖCEĞİNİN ŞARKISI Yazar: Kristin Hannah Kitabın Özeti Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor… Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım. O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti… Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız. Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir. Geçmişi yaralarla dolu Tully... Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate… Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.

YAŞAR CADDE Türk Pop Müziği’nin başarılı isimlerinden Yaşar, “Cadde” adını taşıyan 9. stüdyo albümü ile yeniden sevenleri ile birlikte. Seyhan müzik etiketi ile raflardaki yerini alan albüm, toplam 10 şarkıdan oluşuyor. Başarılı popçu albümün ilk video klibi söz ve müziği Alper Arundar’a ait “Anlatamıyorum” adlı şarkının hikâyesini izleyicilerle paylaştı. 94 | ForLife | Şubat 2014

BAZILARI SİYAH SEVER Yazar: Barbaros Altuğ Kitabın Özeti Satırlarının arasında Jeanette Winterson’dan Ayşe Kulin’e, James Baldwin’den Paul Auster’a pek çok yazar gezinirken Altuğ bizi Londra, New York, Paris, Delhi, Berlin ve diğer sevdiği şehirlerde de gezdiriyor. “Ankara’da okuduğum yıllara götürüyor bir tweet. Adanalı bir arkadaşımdan ilk kez duyduğum bir şarkı: Saçlarına Yıldız Düşmüş, Koparma Anne. Hiç duymadığım, sanki başka bir dilde söylenen bir şey. O kadar güzel ama o kadar ayrı ki benim o güne kadar gelen her şeyimden, güzel olduğunu söylemekten bile çekiniyorum. Hâlbuki bugüne kadar her satırını aklımda tutacağım şarkının. Ahmet Kaya, şarkıyı söyleyen. Seneler geçtikçe kendine hayatımda usulca bir yer açıyor şarkıları; iyi huylu kediler gibi. Yavaşça sokuluyorlar aklıma ve uygun bir kuytu bulup uyumaya başlıyorlar orada. Ne zaman âşık olsam, yurtdışında uzun süre yaşasam, kötü bir haber alsam, kendi başıma kalsam ben fark etmeden saklandıkları yerden çıkıp yaralarımı iyi ediyorlar.”

MODEL LEVLA’NIN HİKAYESİ Son zamanların önemli çıkış yapan gruplarından Model, müzik yaşantısındaki 3. albümü “Levra’nın Hikayesi” ni çıkardı. Özellikle şarkı sözleri ile dikkat çeken grubun yine Can Temiz tarafından sözleri yazılan üçüncü albümleri ‘Levlâ’nın Hikayesi‘, GNL etiketiyle yayınlandı Levlâ; Farsça’da ‘Var olması gereken her şey’ anlamına geliyor. Bu kez tamamen bir konsept albüm hazırlayan grup, albümde baştan sona bir hikayeyi anlatıyor.


VE DAĞLAR YANKILANDI Yazar: Khaled Hosseini Kitabın Özeti Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullaha sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbile varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak... Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistanın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kâbilden Parise, San Franciscodan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor. Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseininin yazarlığında bir dönüm noktası.

BEYOĞLU’NUN EN GÜZEL ABİSİ Yazar: Ahmet Ümit Kitabın Özeti Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı’’nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul’’un en gözde yeri olan Beyoğlu’’nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. Kadınlar, diyor bir ses zihninin derinliklerinden... Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun. Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. Kadınlar, diyor o ses yine, Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder.

MEHMET ERDEM HİÇ KONUŞMADAN Geçtiğimiz yıl Nisan ayında yayımladığı “Herkes Aynı Hayatta” albümüyle milyonların beğenisini kazanarak bir fenomen haline gelen ve aldığı “En İyi Erkek”, “En İyi Çıkış” ve “Yılın Müzisyeni” gibi ödüllerle 2013 yılının ödül rekortmeni olan Mehmet Erdem, yepyeni albümü “Hiç Konuşmadan” ile müzik marketlerdeki yerini aldı. On şarkının yer aldığı “Hiç Konuşmadan” albümünde; bir Barış Manço klasiği “Gibi Gibi”, Sezen Aksu imzalı “Aldırma Deli Gönlüm”, Tanju Okanın yorumuyla ölümsüzleşen “Kadınım” ve Erkin Korayın seslendirdiği “Aşkımız Bitecek” gibi unutulmayan şarkılar yepyeni düzenlemeleri ve farklı yorumuyla Mehmet Erdemin sesinde yeniden hayat buldu.

KATY PERRY - PRISM Amerikalı şarkıcı Katy Perry’nin Capitol Records tarafından yayımlanan dördüncü stüdyo albümü Prism, şarkıcının 2010’da satışa sunulan Teenage Dream albümünden sonra hazırladığı ilk stüdyo albümüdür. Albümün çıkış single’ı Roar adlı parça ABD’deki Billboard Hot 100 listesinde bir numara olmayı başardı.

2014 Şubat | ForLife | 95


S İ N E M A YUNUS EMRE AŞKIN SESİ

Yapım: Türkiye Tür: Macera, Tarih Yönetmen: Kürşat Kızbaz Senaryo: Kürşat Kızbaz Oyuncular: Altan Erkekli, Devrim Evin, Burak Sergen, Bülent Emin Yarar, Sinan Albayrak Gösterim Tarihi: 10 Ocak 2014 Filmin Özeti Aşkı arayan bir dervişin şair olma öyküsüdür, ‘Yunus Emre Aşkın Sesi’. Anadolu’nun derinliklerinden yayılan ışığın; sevgiyi ve aşkı harmanlama öyküsüdür. Kan ve savaşın ortasında kalan Anadolu köylüsü Yunus, Hacı Bektaş-ı Veli’nin verdiği nefesi kabul etmez, buğday ile avunur. Kısa sürede yaşadığı pişmanlık Yunus’u zamansız bir ilahi aşk arayışına sürükler. Artık ne buğday vardır ne de Yunus. Aşkı arama yolnuda Yunus tüm sevdiklerini feda ederken dünyevi aşkla bağlandığı Balım Kızı’da görmezden gelir. Yunus Anadolu’nun tüm erenlerini ilahi aşkı arama yolunda ziyaret edecek, gerçek sevgiyi ve aşkı bulmaya çalışacaktır. Aradığının kendi içinde saklı olduğunu bilemeden..

JOE Yapım: ABD Tür: Dram Yönetmen: David Gordon Green Senaryo: Larry Brown, Gary Hawkins Oyuncular: Nicolas Cage, Heather Kafka, Tye Sheridan, Sue Rock, Ronnie Gene Blevins Gösterim Tarihi: 28 Şubat 2014 Filmin Özeti Film, kaçak bir suçlunun sorunlu bir gençle tanışıp ona yardım etmeye karar vermesi ve daha iyi bir yaşam arama uğraşlarını konu alıyor. Sanatçı bugün role nasıl adapte olduğunu anlattı. Vücudu dövme dolu bir suçlu rolündeki Cage oldukça ilgi çekici. Bu yüzden sanatçının Joe isimli filminin sabahki seansına yer bulmak mümkün değildi. Cage, filmdeki rolü kabul etmeden önce bir yıl düşünmüştü. Filmin yönetmeni çekimler için güneyin ruhunu yansıtan güneyli amatör oyuncuları kullandı. Joe’nun ortağını filmde genç oyuncu Tai Sheridan üstlendi. 96 | ForLife | Şubat 2014


MANDELA: ÖZGÜRLÜĞE GİDEN UZUN YOL

Yapım: ABD, Güney Afrika Tür: Biyografi, Dram, Tarih Yönetmen: Justin Chadwick Senaryo: William Nicholson Oyuncular: Idris Elba, Naomie Harris, Mark Elderkin, Robert Hobbs, Theo Landey Gösterim Tarihi: 7 Şubat 2014 Filmin Özeti Nelson Mandela’nın tüm dünyada en çok satanlar listesinde uzun süre ilk sırada yer alan otobiyografisinden senaryolaştırılan ‘Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol’un ilk gösterimi ABD Başkanı Barack Obama’nın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da yapıldı. Filmin senaryosu, Nelson Mandela’nın otobiyografisi, Mandela “Long walk to Freedom- Özgürlüğe Uzun Yürüyüş”adlı kitaptan William Nicholson tarafından uyarlandı. Justin Chadwick’in yönetmenliğini üstlendiği filmde Mandela’yı Idris Elba Walter Sisulu’yu Tony Kgoroge, Ahmet Kathrada’yı ise komedyen Riaad Moosa canlandırıyor. Film, Mandela’nın çocukluğundan başkanlığa giden uzun ve zorlu yıllarına odaklanıyor.

İBNİ SİNA: HEKİM Yapım: Almanya Tür: Dram, Macera, Tarih Yönetmen: Philipp Stölzl Senaryo: Jan Berger, Noah Gordon Oyuncular: Ben Kingsley, Stellan Skarsgård, Manuela Biedermann, Ian T. Dickinson, Adam Thomas Wright Gösterim Tarihi: 14 Mart 2014 Filmin Özeti 9 yaşındaki Rob Cole doğal bir yetenekle dünyaya gelmiş ve annesinin yaklaşmakta olan ölümünü tuhaf bir biçimde sezmiştir. Engelleyemediği ölüm gerçekleştiğinde, Bader onu ikna ederek uzun bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk ise küçük hokkabazlıkları ve hekimlik alanında çeşitli yöntemleri öğrendiği bir eğitim süreciyle geçer. Ne var ki Cole için bir noktadan sonra bu metodlar sınırlı kalır ve daha engin bir bilgi birikimine sahip olmayı istemeye başlar. Bu amaçla rotasını Pers topraklarına çevirir ve görmeyi dilediği kişi tüm doktorların doktoru İbn-İ Sina’dır. Ünlü hekimin Ispahan’daki okuluna ulaştığında ise zorluk ve yasaklarla karşılaşır. En büyük sorunu ise Hristiyan olması ve bu nedenle okula kabul edilemeyecek olmasıdır. Ancak genç Rob içindeki bu bilgi açlığıyla hepsini aşmaya hazırdır ve nihayetinde kutsal amacı uğruna, sorunları kendi belirlediği yöntemlerle çözmeye başlar.

2014 Şubat | ForLife | 97


Kurumsal Kimlik Faaliyet Raporu Web Tanıtım Filmi Fotoğraf Dergi


www.ajansepika.com


Daha güçlü, daha yırtıcı, daha özgür! Duygularınızı dizginlemeyin, gücü hissedin.


For life 5 sayısı