Issuu on Google+

10

ADIMDA

NEGATİF ENERJİYE

VEDA E DİN!

Dünyanızda

Güzellesmeye Yer Açın

YAŞAM VE AKTÜALİTE DERGİSİ 2013 - Eylül Sayı:04

yeni albüm

le

geliyo

r

sidir.”

lme e s k ü y a ynı and

N Ü G L E B N Ü na

ruhu i k i k ş A “

MORiTANYALI KADINLARIN KÂBUSU

NİLG

LEZZET DÜNYASININ BAŞARILI JÖNÜ

MANŞ’I GEÇEN İLK TÜRK KADINI

NESRİN OLGUN ARSLAN

AŞKINIZ

KAÇ BEDEN GİYER?

Yağız İzgül

2013 Eylül| ForLife | 1


2 | ForLife | Eyl端l 2013


2013 Eyl端l| ForLife | 3


4 | ForLife | Eyl端l 2013


2013 Eyl端l| ForLife | 5


6 | ForLife | Eyl端l 2013


2013 Eyl端l| ForLife | 7


8 | ForLife | Eyl端l 2013


2013 Eyl端l| ForLife | 9


2013 ‘te dekoratif duvar kağıtları ile evinize yeni bir tarz yeni bir hava katın

Siz de evinizde yeni trendleri takip etmek ve dekorasyonda farklı olmak istiyorsanız yeni ve farklı çeşitlerimize bir göz atın.

Bilgi için

0 (352) 232 38 34 10 | ForLife | Eylül 2013


Binanıza Yalıtım Yaptırarak

Isınızı Koruyun, Paranızı Biriktirin... Dış cephe ısı yalıtım sistemleriyle yaz ve kış faturalarınızda

% 50’ye varan tasarruf...

Binanıza yalıtım yaptırdığınızda yakıttan sağlayacağınız tasarrufla yalıtım masraflarını karşılayacak ve ortalama üç yılda bu uygulamayı bedavaya getirmiş olacaksınız.

Uygulamada Garanti Bizden Karar Sizden... Yıldırım Beyazıt Mah. Olgunlar Cad. 11-A Melikgazi / Kayseri - Türkiye Tel: 0 (352) 232 38 34 - 35 Faks: 0 (352) 221 34 35 www.gulenay.com - info@gulenay.com 2013 Eylül| ForLife | 11


Ortopedi Kardiyoloji Dahiliye Radyoloji RTASI SAĞLIK SİGO yız Kadın Doğum Cildiye ile anlaşmalı Kulak Burun Boğaz Göz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ağız ve Diş Sağlığı Genel Cerrahi Çocuk Cerrahi Plastik Cerrahi Anestezi ve Reanimasyon Nöroloji Biyokimya Üroloji Gastroenteroloji Acil Servis Mikrobiyoloji Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Psikiyatri Beyin Cerrahi Beslenme ve Diyet Psikoloji

+90 352

www.avrupahastanesi.com Gevher Nesibe Gök Geçidi No:15 Kocasinan KAYSERİ Devlet Hastanesi Karşısı, Mimarsinan Parkı İçi 12 | ForLife | Eylül Mah. 2013


Ortopedi Dahiliye Kadın Doğum Kulak Burun Boğaz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Genel Cerrahi Plastik Cerrahi Yeni Doğan Yoğun Bakım Genel Yoğun Bakım Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kardiyovasküler Cerrahi Nöroloji Üroloji Acil Servis Beyin Cerrahi

Kardiyoloji Radyoloji RTASI SAĞLIK SİGO yız Cildiye ile anlaşmalı Göz Göğüs Hastalıkları Ağız ve Diş Sağlığı Çocuk Cerrahi Anestezi ve Reanimasyon Biyokimya Gastroenteroloji Mikrobiyoloji Psikiyatri Beslenme ve Diyet Psikoloji

+90 352

207 77 77 www.moderndunya.com Hastane Caddesi Kemancık Sk. No: 10 Kocasinan KAYSERİ

2013 Eylül| ForLife | 13


www.germetatravel.com

14 | ForLife | Haziran 2013


ler l e t o i r e l y ö tatil k

kültür turları

araç ki tekli ları s e d b e g s o K asyon z i n a g r O r Fua

ralama info@germetatravel.com

GERMETA TRAVEL A GRUBU SEYAHAT ACENTASI Cumhuriyet Mah. İnönü Bulv. No: 75/D (Kayseri Lisesi Karşısı) Melikgazi / Kayseri Tel: +90 352 201 11 11(pbx) Faks:2013 +90 352 201 11 |1215 Haziran| ForLife


Ne

dir ASP Bu AV A

Ank ara’ n “ harfl Allah ın bir le zzet erin Sağ l d ben en alır ık Para klasiği hali . As zers Afiy e yap diyor. Y iz lezze pava, g et Vers ne gele ra ö n u i ti sınır k döne murtal ile de ze hita n Amin ASPAV p ed ” cü A, is her rin ü ı lav ları eşsi aşan le zerine aşa sar kesimin en sun mlesini mini umu ılan z bir n ba zzet dök da olm sos ile sırrını ülen öz birinci mak tad ile ruh ş s m aya a s e dav unumu erak e l salça ınıf ette ına hita , et e l tti ı n p diyo olan A riyor. sos, A yapıl a S S A r. İş te b PAVA, h nkara PAVA’n n d ı Ank u lezzeti erkesi önerin n ara’ m i n ya g tatma üdavi m k itme ye g için artı i erek k yok .

?

16 | ForLife | Eylül 2013


Ne ASPrede AVA Bu

?

Özg ü cad r Kahra des man in tadı nı K de hizm tarafın a bir ç d ok k yseri’lil ete gire an 201 yazl e e 3 yı n r b le An ap ı l Gec k bahçe çeşitl buluştu kara A ında Kö e e 23 s r s ş r p u i gere .00’ özelli inide r yor. K ava b k Mah k a a a ı a k tecr etinin kadar le sıcak hatlıkl ymasız şkentin llesi M a ü u h y gözd besiyle kalitesi izmet günler bulabi aprak bu öze stafa Ş d d v l l v e e e e K ö d et ce re ay ne am imşek m te şim dide ekanla seri’nin azeliği n Anka rcih ed ğiniz m rin dış ak ı eka iliyo eşsi n ad rında gurm gerek ra As nın nda z r. tadı lezzeti ay. Siz d n biri o elerin se usta pava n. lma ların i yeri e ya n en nde bu ın 2013 Eylül| ForLife | 17


İÇİNDEKİLER

26

EYLÜL 2013

42

Yeryüzü Doktorları

Tükenmişlik Sendromu

28

48

32

50

Manga Yeni Albümle Geliyor

Lübnan Mutfağı

34

Röportaj: Nilgün Belgün

38 Çocuğum Hiperaktif Deyip Geçmeyin

40

Evlilik Dışı Çocuğun Hakkını Koruyun 18 | ForLife | Eylül 2013

Yasak Bir Aşkın Aktörleri: Adnan Menderes & Ayhan Aydan

Lezzet Dünyasının Başarılı Jönü: Yağız İzgül

54 Manş’ı Geçen İlk Tür Kadını: Nesrin Olgun Arslan

72 Aşkın Yalın Olmayan Hali POLİAMORİ

86 Moritanyalı Kadınların Kabusu GAVAJ


2013 Eyl端l| ForLife | 19


Sayı:04 İmtiyaz Sahibi Epika Reklam Ajansı Adına Mustafa Ateşmen

SONU OLMASIN BAHARLARIN…

G. Y. Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Sürücü Yazı İşleri Danışmanı Ayşegül Korkut Yazı İşleri Ayşegül Korkut Mehmet Sürücü Mehmet Akif Kum Fatmanur Kaygısız Muhammed Akif Alev Ateşmen Aynur Sürücü Mali Danışman S.M.M.M Serkan Önder Dinç Hukuk Danışmanı Av. Mehmet Dinç Reklam ve Medya Satın Alma Yönetmeni Mustafa Ateşmen Reklam ve Medya Satın Alma Lütfiye Dilekmen Görsel Danışman Mehmet Sürücü Grafik Tasarım Pınar Yusufoğlu Dağıtım Aktif İleti Dağıtım tr.aktif.com Baskı Doğuş Ofset www.dogus.info.tr Yönetim Adresi Tacettin Veli Mah. Halit Narin Cad. Bahadır Plaza No:7 (Kızılay Hastanesi Yanı) Kat:2 No: 6 Melikgazi / KAYSERİ www.ajansepika.com +90 352 222 9945 Yayın Türü 2 Aylık Süreli Yayın

20 | ForLife | Eylül 2013

ForLife Dergisi - editor@ajansepika.com

D

oğanın yeşilden sarı bir renge geçiş yaptığı sonbahar mevsiminin serinletici atmosferi altında ruhunuzu gezintiye çıkaracak konu seçeneklerimiz ile yeni sayımızda yine siz değerli okuyucularımız ile birlikteyiz. Kimi zaman güneşli kimi zaman bulutlu kimi zamanda yağmurlu bir sonbahar havası iç dünyamızı da aynı ölçüde şekillendirirken kendimizi okyanusun ortasında dalgalarla boğuşarak bir batıp bir çıkan balıkçı teknesi gibi hissederiz. Zamana karşı durmanın anlamsız olduğunu düşünüp kendimizi zamanın kollarına bırakırız. Gözümüzü açtığımızda ise geçip giden zaman sadece yaşanmışlıkların esintisini bırakır hafızalarımızda. For Life da birbirinden ilginç ve renkli konuları zamanın saklı çemberine bırakarak yolculuğuna devam etmenin mutluluğunu yaşıyor. Yeni yazı serüvenimizde de sizlere modadan alışverişe, güzellikten spora, sağlıktan sanata birçok konu seçeneği sunuyoruz. Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da müzik, sanat, lezzet ve spor camiasının önde gelen isimlerinden Nilgün Belgün, Manga, Nesrin Olgun Arslan ve Yağız İzgül ile gerçekleştirdiğimiz röportajlarımız sizlerle olacak. Dünya turumuzda bu seferki durağımız hayranlık uyandıran doğal güzelliği ve eşsiz tarihi dokusu ile benzersiz bir tatil imkânı sunan Sintra olurken, mutfağının kapılarını ise zengin mutfak kültürü ile Lübnan açıyor. Serbest konularımızda ise Türklerin tarihi geçmişine ışık tutacak Beyaz Piramitlerin ardındaki saklı gerçeği, dünyaca ünlü sanat adamı Mimar Sinan’ın kafatasısının kaybolmasındaki sırrı ve Kuzey Afrika ülkesi Moritanyalı kadınların kâbusu Gavaj geleneğinin şaşırtıcı hikâyesi hakkındaki üstü

kapalı bilinmeyenler ortaya çıkıyor. Son zamanların dikkat çeken konularından tükenmişlik sendromu hakkında merak edilenleri öğrenirken yaşamdan daha fazla keyif almak adına negatif enerjilerinize veda etmenin yollarını keşfedeceksiniz. Ünlülerin güzellik sırrına ortak olup daha bakımlı olmanın püf noktalarını da verdiğimiz tüyolarla yakalayacaksınız. Evcil hayvan listemizde ise hiç de alışık olmadığınız bir isim “tarantula” gizemli dünyası hakkındaki bilgileri sizlere fısıldayacak. İnsanlığı duyarlı olmaya davet eden yeni bir isim ile bu sayımızda da karşınızda olacağız. Sadece insanların değil insanlığın da yara aldığı her coğrafyaya şifa vesilesi olmanın hayali ile yollara düşen Yeryüzü Doktorları Derneği’nin belki de şu zamanda en çok ihtiyaç duyulan sesine birlikte kulak vereceğiz. Dünyada şiddet her geçen gün sesini yükseltmeye devam ederken barışı bir güvercin gibi görüp uçup gitmesine izin vermemeliyiz belki de. Öncelikle barış tohumlarını bizler içimize atmalıyız ki sonraki nesillerde de aynı şekilde yeşerip devam edebilsin. Halil Cibran’ın da kelimelere döktüğü gibi “Yüreğin bir volkansa eğer avuçlarında çiçek açmasını nasıl bekleyebilirsin?” Bu kadar tüyo yeterli sanırım. Okuma iştahınızı artıracak birbirinden renkli konularımız birkaç sayfa ötede sizleri bekliyor. Buyurmaz mısınız yazı serüvenimize misafir olmaya… Yaşamın farklı ve canlı renklerinin yer aldığı yeni yazı serüvenlerimizde görüşmek dileğiyle…


EPİKA

2013 Eylül| ForLife | 21


lifeus

pl

SAMSUNG GALAXY

GEAR

Samsung’un henüz sat ışa sunulmadan ilgi uy andıran yeni ürünü Ge saatte yeni bir dönemi ar, başlatacağa benziyor. Tel efon ihtiyacını azaltacak olan bu teknoloji harika sı ürün ile sesli telefon görüşmesi yapmanız mümkün. Kordonu üze rinde bulunan mikrofon ve hoparlörden rahatlıkl konuşma yapmanız mü a mkün. Tek yapmanız ger eken elinizi kulağınıza götürmek. Tam şarj ile 25 saat kesintisiz kullan ma özelliği bulunan Samsung Gear’da şarj sıkıntısı yaşamazken 1.6 3 inçli Super Amoled ekranı üzerinde bulun an uygulamalar yaşam ınıza pratik çözümler sun yor. 6 farklı renk seçene uği sunan Samsung Gear, bağlı olduğu telefona gelen e-postaları ve me sajları görüntülüyor, sos yal ağ uygulamalarını kullandırıyor ve kayıtlı fotoğraflara bakmayı da mümkün kılıyor. Ayrıc internette aranılan şey a i bulması için de Gear’ da bulunan sesli arama özelliği kullanılabiliyor.

RENKLİ TASARIMI İLE “IPHONE 5C”

Kullanıcılara siyah ve beyazın dışında canlı renk seçenekleri sunan iPhone 5C, 4 inç boyutu ve 1135x640 çözünürlüğü ile dikkatleri çekiyor. 1 GB Ram ve 16/32/64 GB depolama alanına sahip modelin arka kamerası 8 megapiksel, ön kamerası ise 1.2 MP çözünürlüğe sahip. 124.2 mm x 58.4 mm x 7.6 mm boyutundaki renkli kasası yalnızca 106 gram ağırlığa sahip. Akıllı modelin dikkat çeken bir başka özelliği de İQS işletim sistemini kullanıyor olması.

JENNİFER LOPEZ’İN YILDIZI PARLIYOR PRİORİ LASH RECOVERY SERUM

Kirpiklerinizi ve kaşlarınızı iki hafta gibi kısa bir sürede uzatıp daha dolgun, kıvrımlı ve kalın bir görünüm elde etmek istiyorsanız Priori Lash Recovery Serum tam size göre. İçerisinde bulunan maddeler kirpiklerinizi nemlendirip daha kalın ve güçlü görünmesini sağlıyor. Yeni kirpik oluşumunu destekleyen ve uyaran kirpik kompleksleri ile de daha sağlıklı, esnek ve dayanıklı kirpiklere sahip oluyorsunuz. 22 | ForLife | Eylül 2013

Hollywood Bulvarı’ndaki Şöhretler Yolu’nda artık bir tanıdık ismin de yıldızı parlıyor. Ünlü şarkıcı Jennifer Lopez, adını Hollywood’taki yıldızlar geçidine kaydetti. 20 Haziran’da Los Angeles’da düzenlenen törene Christian Dior imzalı elbisesi ile katılan Lopez, bulvardaki 2500.’ncü yıldızın sahibi olmanın verdiği mutluluğu yaşıyor.


KERASTASE HOMME

Saç bakımının bir numaralı markası Kerastase, erkekler için özel hazırladığı saç bakım ürünü Kerastase Homme ile canlı, güçlü ve kepeksiz saçlara kavuşturuyor. Genetik faktörler, yaş ve saç yapısını ele aldığımızda yıpranan saç yapısını güçlendirmek artık dert değil. Kerastase Homme sayesinde canlı ve sağlıklı saçlara kavuşmanız mümkün. Koyu renk kıyafetleri rahatlıkla giyerken saçlarınıza da istediğiniz kadar rahatlıkla dokunabilirsiniz.

L’OREAL PERFECT CLEAN İLE MASAJ ETKİealSİcilt temizleme ürünlerine bir Ünlü kozmetik markası L’or e cilt temizleyen Perfect yenisini daha ekledi. Masaj etkisiyl uygun bir temizlik Clean, her yaşa ve her cilt grubuna n Pod ile cilde etli ederek sunuyor. Özel masaj başlığı Clea temizleyen seri, ciltteki en tıkanmış gözenekleri temizley uşatıyor. Perfect Clean yum i cild ırıp pürüzleri ortadan kald normal ve karma ciltler köpük jeli, köpük kremi ve pleengi için her yaşa ve gruba uygun.

PHYSCIANS FORMU LA IŞILTILI GÜZELLİK

Parıltı artırıcı puf bronze r ile yüz, omuz, kol, saç ve omuz bölgenize anında uzun süreli ışıltı sağlıy or. Hipoalerjinik özelliğe sahip bu ürün, gözenekleri tık amadan cildin nefes almasını sağ lıyor. Ürünü hafif sallad ıktan sonra 15 cm uzaklıkta n uygulama yapmak iste diğiniz bölgeye püskürtün. Sonrasında püskürttüğü nüz bölgeye elinizle temast a bulunmayın. Işıltılı gü zellik sağlayan bu ürün, cild e zararı dokunan parape n ve yağ içermiyor.

ANSER KARANLIK, K LTIYOR RİSKİNlüİTüArkZkaAnser araştırmacısı Dokbatoğır şık-

Dünyaca ün e yenileyici ve vücudun, hücr , ak or D onunu gece ik vf Te elatonin horm m i ic ey nl ze dü tıp uyarıyor: lık sistemi ıladığını hatırla lg sa ıyı ta ık nl ra i uyku bu salg yani ka uzun ve düzenl da en m zd ta yü or bu lık , an ak Kar or. Dor a ğışıklığı artırıy ve kansere ba nsere yakalanm ka n ri le lü ür öz , e nu rm ğu gö du doğuştan k düşük ol irlerine göre ço fiş ğe ın di ar in zl in ha al ci ihtim elektrikli ve n rı la ık n ış rı n la an uyurken bütü sız uyuyamay i öneriyor. Işık e dikkat in iğ kt re nin çekilmesin ge ı si kullanılmas da uyku maske çekiyor. 2013 Eylül| ForLife | 23


lifeus

pl

ELMADAN GELEN ENERJİ

ETOX E-V

Akıllı telefonlar için tasarlanan elma şeklindeki şarj aleti hem iştahınızı hem de konuşma sürenizi kabartacak. Candia.com.tr akıllı telefonları şarj etmek için istasyon olarak kullanılan elma şeklindeki rengârenk şarj üniteleri ile bulunduğu ortama dekoratif bir görünüm kazandırıyor. Pembe, beyaz, siyah, yeşil, kırmızı renk seçenekleri bulunan elma şeklindeki şarj standı, güzel görünmenin yanı sıra cihazı dik tutarak gelen mesajların durduğu yerden okunmasını sağlıyor. Candia, üyelerine sunduğu kullanışlı ve dekoratif ürünler ile yaşam alanlarını güzelleştirmeye devam ediyor.

Kamuoyunda “Yerli Ferrari” olarak nitelene Malkoçlar Oto n Etox’u üreten motiv, ODTÜ işbirliği ile ot modeli Etox Eomobilin elek V’yi üretti. “T trikli ürkiye’nin ilk olarak tanımla yerli otomotiv nan ve 100 ki i lometrelik mes enerji kullana afeye 2 liralık rak ulaşan ar aç evlerdeki priz olabilmesiyle le dikkat çekiyo r. “Herhangi bi rde şarz ila 8 saat kulla r evdeki prizi rak normal, yü 6 ksek amper ve panosunu 45 ren bir elekri dakika kullana k ra k ise aracımız biliyoruz. Şarj ı hızlı şarj edeın ardından ta m dolu konum akülerin yüks a gelen Lidyum ek güçlü elek trik motorunu hareket eden çalıştırmasıyla araç, 120 ila 15 0 kilometre ar alabiliyor. asında menzi l

AKILLI İLK YERLİ TELEFON “GEBZE T40”

AX 1 kez NİKE ArüİRnürM ke Ni Air ile ilk

Dünyanın gö dan beri Air Max tanışığı 1987 yılın rim ştan yaratıldı. Ev her seferinde ba el öz ise ı as lk aki ha sürecinin bir sonr ax. M r Ai ke Ni ile su tasarlanmış doku im, hafif yapısı ve Bu yenilikçi üret Air liği ile dört ikonik nefes alabilir özel ıy aç or. yeni bir devrim Max modelinde ve ri le özgün renk Air Max efsanesi desn ba ta n değiştire oyunu tamamen Nike, r. yo rü gö ı ıy yg i sa teği ile hak ettiğ lediği el nc odellerini gü klasik Air Max m at kk di le renkleriy parlak Tape Pack çekiyor.

24 | ForLife | Eylül 2013

Turkcell tarafından geliştirilip tanıtımı yapılarak kod adı “Gebze” olan T40, eylül ayı sonu itibari ile satışa sunulacak. Türk motifleri taşıyan tasarımı, değiştirilebilir arka kapağı, arayüzü, zil sesleri ile yerelleştirilen telefonun 400-600 TL arasında bir fiyata sahip olacağı belirtiliyor. Turkcell T40’da “Çaldır Kapat” özelliği ile arayan numarayı anında kapatmanızı sağlayan yanıt menüsü bulunuyor. Turkcell T40’ın “kilit ekranı” okunmamış mesaj, cevapsız çağrı ve e-postalarınızı cihazı açmadan görüntülemenizi ve tek bir dokunuşla yanıtlamanızı sağlıyor. Telefonda nazar boncuklu, kabartmalı arka kapaklar ile her bölgenin özel zil sesleri de bulunuyor. Kart ekranı da 9 bölümden oluşuyor. Turkcell T40 arka kapağında yer alan mikrofon, telefonla konuşurken dış ortamdaki gürültüyü engelleyerek sesinizin net bir şekilde karşı tarafa gitmesini sağlıyor. Böylece gürültülü ortamda bile konuşma dışında bir sesin karşı tarafa gitmesi engellenmiş oluyor.

DİYABET HASTAL

ARINA ÖZEL ÇOR

AP

Kayseri Erciyes Tekn opark’ta diyabet ha stalarının yüzünü gü çorap üretildi. Gümü ldürecek ş liflerinden dokuna n antibakteriyel ve çoraplar, diyabet ha güç tutuşan stalarının ayak sağlı ğını ön plana alıyor. nındaki kan dolaşım Ayak tabaını engellememek ad ına esnek bir şekilde çoraplar, hem konfo dokunan ru hem de sağlığı ay aklar altına seriyor. liflerinden üretilen Gümüş bu çoraplar, sadece diyabet hastaları içi kesimden insanın ay n değil her ak sağlığı için büyü k önem taşıyor. Gümü duğu ortamdaki bakte şün bulunrileri yok edici özell iği de ayakta manta engellemesini sağlı r oluşumunu yor.


Yetkili satıcısıdır

Showroom’umuzu rahat rahat gezebilesiniz diye Pazar günleri de açığız en

inizd

IL S A N tler izme

H

?

bilirim

rlana Yara

Evinizde yapmak istediğiniz değişikliklerle ilgili olarak hemen; 0352 237 5253’u arayıp ücretsiz keşif için randevu alın. Yapacağımız Keşif TAMAMEN

ÜCRETSİZDİR.

Keşif ekibimiz sizi ziyaret edip, evinize yapmak istediğiniz tadilatlar ile ilgili 3 boyutlu sunum yapar

Bu şekilde tadilat sonrası evinizin nasıl olacağını görüp ona göre karar verebilirsiniz. Tecrübeli ekibimizin dekorasyon ile ilgili fikirlerinden faydalanabilirsiniz. Ayrıca maliyet hesabınızı da yapar ve FİYAT TEKLİFİMİZİ

SUNARIZ.

Teklifimizi onayladığınız anda

Kılıçarslan Mah. Kızılırmak Cad. No:16/A Melikgazi- KAYSERİ Tel: +90 352 237 52 52 - 53 Fax: +90 352 237 52 51

www.nuovo.com.tr

profesyonel ve işinin ustası ekiplerimiz hemen çalışmaya başlar. Verdiğimiz fiyat teklifine yılların tecrübesi ve kalite anlayışı dahildir İş Teslimleri tam zamanında ve garantili yapılır.

Tek amacımız sizleri en güzel şekilde hayalinizde o konforlu ve şık evinize kavuşturmaktır.

237

5253 (

)

2013 Eylül| ForLife | 25


26 | ForLife | Haziran 2013


Yoğun çalışma temposu içerisinde koştururken bünyenizi ne kadar zorladığınızın farkına varmadan tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

B

u sıralar ünlülerde baş gösteren Tükenmişlik Sendromu, daha çok çalışan kişilerde sıklıkla görülüyor. Bayanların hassas bir bünyeye sahip olması ise bu sendromun sıklıkla bayanlarda ortaya çıkmasını tetikliyor. Adını Muhteşem Yüzyıl dizisinin sevilen oyuncusu Meryem Uzerli ile duyuran sendrom, aslında hiçbirimizin yabancı olmadığı bir durum. Sizlerde kendinizi son zamanlarda yorgun, mutsuz, huzursuz, sinirli ve gergin hissediyor; hayattan tat alamıyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya kalmış olabilirsiniz.

TÜKENİŞİN NEDENLERİ Yoğun ve stresli bir iş hayatı yaşayan kişilerde sıklıkla görülen bu sendrom, daha çok insanlarla bire bir iletişim kuran, uzun çalışma saatlerine sahip olan ve rekabet ortamında bulunan kişilerde ortaya çıkıyor. Mükemmelliyetçi, takıntılı ve titiz kişilerin yaşamlarında daha sık karşılaşılan bir durum olan tükenmişlik hali 3 şekilde karşımıza çıkabiliyor: Duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma ve başarısız olma korkusu. TÜKENDİĞİNİZİ NASIL ANLARSINIZ? Kum saatinin üst kısmındaki kumların akıp gitmesi gibi sizde kendinizi zaman içerisinde aktığınızı düşünebilirsiniz. Kendinizi her gün biraz daha eksilmiş, bitkin, halsiz, isyankâr hissedebilir, işinizi veya ilişkinizi bitirme noktasına getirebilirsiniz. Tükenmişlik sendromuna yakalanmış, ancak bunun farkında değilseniz bunun belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz: Halsizlik, yorgunluk, motivasyon eksikliği, negatif düşünme, fiziksel ve duygusal tükenme, çaresiz hissetme gibi durumlar sendromun içerisinde bulunduğunuzu gösterir. Tükenmişlik Sendromu’nu

depresyondan ayırmak gerekirse depresyon hayatın tümünü etkisi altına alırken Tükenmişlik Sendromu sadece yapılan işle ilgili. Tükenme evresindeki kişilere baktığımızda ise ev hanımlarından sağlık ve eğitim sektöründeki çalışanlara kadar birçok kişinin her gün bir adım daha tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını görebiliriz. TÜKENMİŞLİĞİN EVRELERİ İlk zamanlar işinize dört ele sarılıp idealleriniz uğruna tüm zorluklara karşı daha güçlü durmaya çalışırken zamanla bu durum etkisini yitirmeye başlar. Bu esnada işinizin olumsuz taraflarına seve seve katlanır, uykusuzluğu ve yorgunluğu kendinize dert etmezsiniz. İkinci evreye geçerken de durgunluk dönemi baş gösterir. İlk zamanlardaki enerjinizin yavaş yavaş tükendiğini fark edersiniz. Üçüncü evrede ise içinde bulunduğunuz olumsuz durumu değiştirmenin ne kadar zor olduğunu düşünerek kendinizi engellenmiş hissedersiniz. Kendini daha mutsuz ve çaresiz hissettiren dördüncü evreye gelindiğinde ise kişi işini sadece sosyal güvence ve ekonomik yönden dolayı devam ettirme zorunluluğu içerisinde bulur. Yaptığı işten kesinlikle memnun olmayan kişi, işini devam ettirecek gücü kendinde bulamadığından sonlandırmayı tercih etmek daha kolayına gelir. TÜKENMEYİN! DİRENİN… Tükenmişlik Sendromu’nu depresyondan ayıracak olursak depresyon hayatın tümünü etkisi altına alırken Tükenmişlik Sendromu sadece yapılan işle ilgilidir. İş şartlarının iyileştirilmesi ya da iş değişikliği sendromun geçmesini sağlayabilir. Hayatta karşılaştığınız zorlukları kafanıza fazla takmayıp olumlu yanlarını görmeye çalışırsanız tükenmek yerine yeniden var olacağınızı unutmayın.

2013 Eylül| ForLife | 27


yeni albüm geliyo

r

rum Kayseri’deki Fo ile a g n a M u vilen grub da Rock müziğin se rogramı kapsamın p a şm rı a y ” in n e S ri “İşte Şimdi Sahne de Forum Kayse n si ce n ö ri e rl se kon uk. sahne alacakları edilenleri konuşt k ra e m a ’d o tr is B ffee& Shakespeare Co 28 | ForLife | Haziran 2013

le


Röportaj: Ayşegül Korkut

Bu soru daha öncesinde sizlere birçok kez sorulmuştur, ancak For Life okurları için bir de biz sormak istedik: Manga’nın kuruluş öyküsünden kısaca bahsedebilir misiniz? Nasıl bir araya geldiniz? Özgür: 2001’in sonlarında Ankara’da farklı cover gruplarında çalan bir ekip iken Yağmur’un beste çalışması yapan bir grup kurmak için eleman arayışı içerisine girmesi ile ortak arkadaşlarımız vasıtası ile tanıştık. Ferman ile ben daha önce bir başka grupta çalıyorduk. Ben Ferman’ı, Ferman’da Cem’i gruba davet etti. Sonunda bugünkü hale geldik. Yani Ankara’da üniversitede müzik yapan, kendi bestelerini yapıp müziği ile kendilerini ifade etmek isteyen bir ekip olarak başladık bu işe. Grubunuzun isminin anlamı da çok merak ediliyor. Anlamı nedir Manga’nın? Özgür: Manga ismini de Yağmur buldu. Öyle spesifik bir nedeni yok. Hem kulakta güzel tınlıyor hem de başka dillerde de telaffuzu güzel bir terim. Eğer illaki alt bir terim ararsanız Japon çizgi roman kültürüne verilen bir isim. Sınırsız bir hayal gücü ve insanın kendini o anlamda ifade ederken her türlü rahatlıktan faydalanabilmesini ifade eden bir terim aslında. “Sing Your Song” beste yarışması ile müzik yaşantınızda dikkat çekmeyi başaran bir grupsunuz. Günümüzde dönem dönem ekranları meşgul eden müzik yarışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Ferman: Sing Your Song’un en önemli farkı beste yarışmasıydı. Magazinsel hiçbir yanı yoktu. Özellikle Murat Tümer o zamanlar bize, “Bu yarışmayı istersem çok magazinsel hale getirebilirim. Her gazete ve televizyonda haberleriniz çıkar. Magazin muhabirleri peşinize düşebilir. Ben böyle bir şey istemiyorum.” dedi. Biz de böyle bir şey istemediğimizi belirttik. Bu tamamen müziğe odaklı bir yarışmaydı. Şu andaki yarışmalar daha çok eğlenceye odaklı. Üzücü olan yanı ise yarışmadan sonra bu insanlar kayboluyor. Bence Türkiye’de yorumcu sayısı oldukça fazla. İnsanları beste yapmaya yönlendirseler daha iyi bir noktaya gelinecek. Çünkü birçok insanın sesi güzel zaten, orada bir sıkıntı yok. Ancak beste sıkıntısı var. Yeni nesil bizce çok iyi beste üretemiyor. Yeni popçuların çoğu birbirine benzeyen besteler yapıyorlar. Yani bu yarışmalar insanları biraz daha fazla beste yapmaya, müzik üretmeye teşvik etse daha iyi olacağını düşünüyorum. Eğer televizyon ekranlarında bir yarışma yapılacaksa insanların üretmeye teşvik edilmesi lazım.

“FORUM KAYSERİ’DEKİ BU TİP YARIŞMALAR AYRI BİR KULVARA SAHİP.” Ferman: Bunlar performans odaklı yarışmalar biraz daha. Sahneye çıkıp grupla birlikte gerçek seyirciyi tadıyorsunuz. Forum’un düzenlediği yarışmanın en büyük amacı bu. Bizler sahnemizi paylaşarak destek veriyoruz, Forum’da böyle bir ortam yaratarak destek veriyor. Ama hiçbir zaman insanları kandırmıyoruz. Sahte bir dünya yaratma çabasına girmiyoruz. Bundan sonrası sizin yapacağınız tercihlerle şekillenecek diye belirtiyoruz. Çünkü biz de onu yaşadık. Çok dibe vurduk. Verilen sözler tutulmadı. Bizler kendimizi motive ettik daha çok. Ama hiçbir zaman dağılmadık. Bizler şanslıyız ki durmadan bir şeyler üretebiliyoruz. Günümüzde birçok müzik grubu dağılıp güncelliğini yitirirken sizler Manga olarak başarılı çalışmalara imza atıp geniş kitlelere hitap etmeye devam ediyorsunuz. Bu başarıyı ve dinamizmi neye borçlusunuz? Kendi aranızda nasıl sağlıyorsunuz? Ferman: Müzik bizim hayatımız. Farklı sanat dalları ile de ilgileniyoruz, ancak kendimizi asıl ifade ettiğimiz araç müzik. Dünya müziğini takip ediyoruz. Hiçbir şeyi yadırgamıyoruz. Kendimizi yeni tarzlara açmak zorunda gibi hissediyoruz. Yenikliklere her zaman açığız. Üretken bir grubuz ve iyi şeyler ürettiğimizi düşünüyoruz. Müzik tarzı olarak “nu metal” ve hardcore” a yakın bir stil benimsemeniz bazı kitleler tarafından Linkin Park’ın Türk versiyonu olarak adlandırılıyor. Bu düşünceye katılıyor musunuz? Ferman: İlk çıkışımızda bir örneklendirme yapılması gerekiyordu. Çünkü Türkiye ana akım olarak bizim müziğimize hazır değildi. Bizim de feyz aldığımız çok önemli gruplar vardı. Ama bu tarzda popüler bir grup çok fazla yoktu. 90’ların ortasında başlayan “nu metal” adı verilen müzik akımından bizler o dönem çok etkilendik. Birçok gruptan feyz alarak kendi dünyamızı yarattık. Bu benzetmelerden hiç rahatsız olmadık. Çünkü çalışmalarını takip ettiğimiz, sevdiğimiz gruplardı. Sonrasında da biz tamamen kendi müziğimizi yaratma yoluna gittik. Yeni albümümüzde de en yüksek seviyeye ulaştığımız noktalardan biri bu olacak. Albümlerimizin en güçlüsü de bu olacak bizim için. Artık insanlar bir şeyler duyduğu zaman Manga gibi diyorlar. Bizim amacımız da buydu aslında. Kendi şarkılarımızı da artık kritize ediyorlar. Bu şarkı çok Manga değil, yeni bir şey yapmışınız diyorlar. Bu durum hoşumuza gidiyor.

“Müzik bizim hayatımız. Farklı sanat dalları ile de ilgileniyoruz, ancak kendimizi asıl ifade ettiğimiz araç müzik.”

2013 Eylül| ForLife | 29


“Forum Kayseri’deki bu tip yarışmalar ayrı bir kulvara sahip. Bunlar performans odaklı yarışmalar biraz daha. Sahneye çıkıp grupla birlikte gerçek seyirciyi tadıyorsunuz. Bizler sahnemizi paylaşarak destek veriyoruz, Forum’da böyle bir ortam yaratarak destek veriyor.”

30 | ForLife | Eylül 2013

Benzetilme bizi hiç rahatsız etmiyor. Çünkü bir sanata başlarken orijinal diye bir şey yoktur. Herkes bir akımdan etkilenir. O akım da kendi dünyasını eritip sonra başka bir akım üretir. Dünyaca sevilen seslerden Inna yakın bir zamanda gerçekleştirdiği bir röportajında Türkiye’den düet yapmak istediği ismin Manga olduğunu, müziğinizi ve sizleri çok başarılı bulduğunu belirtiyor. Sizler Inna ile düete nasıl bakarsınız? Dünya genelindeki isimlerden kiminle düet yapmak, sahneyi paylaşmak isterdiniz? Ferman: Biz Inna ile 2009 yılındaki MTV Müzik Ödülleri’nde tanışmıştık. Röportajı okuyunca da gurur duyduk. Çünkü Inna’nın Avrupa’da çok büyük bir takipçi kitlesi var. Biz çok farklı tarza sahip insanlarla düet yapmayı zaten seviyoruz. Inna ile gidip tekrar görüşsek mi diye de düşündük aslında. Yani uygun bir ortam olur ve çok güzel bir şarkı yaratabileceğimize inanırsak her zaman farklı tarzlarla düet yapmaya açığız. Yeter ki doğru zamanda, doğru şarkı ile bir araya gelebilelim.


Albüm müziklerinizi yaparken nelere dikkat ediyorsunuz, belirli ritüelleriniz var mı? Yağmur: Çok özel, spesifik ritüellerimiz olduğunu düşünmüyorum. Özellikle şu an üzerinde çalıştığımız yeni albümümüzde mümkün olduğunca her şeyi özgür bırakıp daha önceden planlanmamış yerlere gitmesine çalışıyoruz. Böylece şarkılarımız daha önceden tahmin etmediğimiz yerlere gidebiliyor. Prodüksiyon anlamında belirli formülasyonlardan uzak durmaya çalıştık. Bu da bize daha çok keyif veriyor. Şarkı başladığı halinden çok daha başka yerlere gidebiliyor. Bugüne kadar yeni şarkılarımızda da bu durum olumlu bir şekilde gelişti. Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni projeleriniz var mı? Yağmur: Birkaç tane projemiz var, ancak şu an albüme odaklandık. Albümün de yüzde 80’lik kısmını tamamladık. Bir aksilik olmazsa albümümüzü sonbaharda dinleyicilerimizle paylaşmayı istiyoruz. Müzik dışında zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz? İlgilendiğiniz başka alanlar da var mı? Yağmur: Şu aralar albüm dışında aktif olarak ilgilendiğim bir şey yok. Sadece bazı hayallerim var. Film setleri ile ilgili bir şeyler yapmayı isterim. Tabii ki benim için bir numara her zaman müzik. Ferman: 8-9 tane video klip yönetmenliği yaptım. Ama bunu devam ettirmedim. Arada sevebileceğim, bir şeyler verebileceğim işler gelirse yapıyorum. Geçen yıl TRT

Müzik’te “Kulaktan Kulağa” isminde bir program yapmaya başlamıştım. Bir sezon çektik, şimdi onun yeni sezonunu çekeceğiz. Sinema okuduğum için sinema ve video ile ilgili bir şeyler yapmak için büyük bir istek duyuyorum her zaman için. Ama şu anda bir şeyler gerçekleştirmek için çok ciddi bir vakit bulamıyorum. Özgür: Profesyonel olarak müziğin dışında çok fazla bir şey yok. Öykü yazarlığına ilgi duyuyorum. Vakit bulabilirsem yapacağım en önemli şey toplu bir öykü kitabı ya da bir roman çıkarmak olacaktır. Cem: Şu an için benim de yok. Çünkü kendi işimiz yeteri kadar zamanımızı alıyor. Ama onun dışında merak olarak ilgilendiğim

jeotermal tarım var. Garip bir dal ama kıyısından köşesinden biraz ilgileniyorum. Şu an detaylı ilgilenmek için vaktim yok ama ileride neler yapılabilirim göreceğiz. Sahnede dikkat çeken tarzlara sahipsiniz. Günlük yaşantınızda modayı takip ediyor musunuz? Cem: İster istemez modayı takip ediyorsunuz. Çünkü etrafınızda moda oluşuyor. Ama spesifik olarak şunu takip ederim, bu senenin rengi buymuş gibi kişisel olarak bir merakım yok. Buradan hayran kitlenize iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Ferman: Sıkı dursunlar, yeni albümümüzle geliyoruz. 2013 Eylül| ForLife | 31


BİR K İ N O ARM

H

TAT

L

N A N ÜB

I Ğ A UTF

M

ip olan rüne sah ü lt ü k k a gin mutf ı ile zen ıs p a y n ya ak armanla her dam tlerini h dı sunuyor. e z z le tleri ile u e ğ z ı o z ta s D le a k a e s m v ş tı nfe ra dam retle uğ Arap, Ba tfağı eşsiz bir übnan, e u yapan L uzun yıllar tica zzetlerin de i M ğ n li a ip n h b Lü da ev sa halkının öresel le iki prakların ekiyor. Lübnan ğlarken farklı y eleri ile de her ı, to te e iy ç a n m s t lar e ı a ir lı d g k ın e ğ s e a ik m a n y d olm iyeti eytin si ile ip z e Birçok im h i, k a r tm â s e le h e e p z me hita zesin t bütün ansız zevkine ak ürünü yelpa . Osmanlı ve Fr übnan mutfağı sunuyor. Yoğur k de e e utf nL lur assı ekm afirlerin geniş m arındıra neden o tları mis sacda yapılan y fasulye, nohut, isinde b masına r ta e ık l ç iç e a z e y ü d orta en g rini uru rilen lezzetle tlıcan, k e posası birbirind j” adı ve kültürün ri ve daha nice n “Khoubiz sor ulgur, pirinç, pa ında. Eritilmiş v mli bir kle leri aras mezi ike anında b ında öne an. et yeme vazgeçil azı. Bunların y tfağın baş aktör tatlandırılmas in r le tatlard k yeme azsa olm ytinyağı da mu ze yemeklerinin nibahar sevilen lm o in r e e b y z le e , meze hin ve et ve s imyon limon, ta n Samneh ise iber, karanfil, k yoğurt, la b o a ı r tereyağ rçın, ka alınmış aratlarda ise ta h a B lezzet. gibi e olduğu d r le k e r yem urt diğe t ve yoğ u h o N . için; ahip Köftesi ma öneme s ir b ı ıy r y k r da a 200 gr n için; a çorbala i d s uru soğa n e k ı’ ğ t iy a e b Ter 1 ad Mutf ğurt n R o a r y n A e ı b ğ L ib ü a b L A d a 1 su bar aşığı un ÇORB riflerin yer aldığıesini oluşturuyor. Tuz, kar aşığı sıvı yağ ta ler ek k ek k m e e m m m e lz e e y a y lz 1 m Zengin 2 a a M inç umurta ın da an mış) rdağı pir 1 adet y çorbalar 1 çay ba ğı nohut (haşlan tenceda 1 su bar artın. Bir kapta ız k k a r u a s ap a bir 1,5 litre toplar y in. Başk ıp küçük ekleyerek pişir erine kaynayan r tı ı ış ış r a ıl k Yap rini z su in. ın üz alzemele rine bira ıştırın. Karışım silmesini önley Köfte m inçleri alıp üze r e a ri k k le ıp e ç r ic pirin u iy pir arıştı reye de e yoğurd ş ilave ederek k hutları ve pişen ra tavada v n u , ta n r a o no da yumu ndan yavaş yav ri, haşlanmış orba piştikten s iniz. irs yu .Ç ftele il u n ö s b k tı e a a ı, b iy n r y y o ım a ç fiyetle iraz k a b iz karış in ip ip d y iğ e tt le e e Elde e ilav una ek orba suy ak üzerin sırayla ç e nane kızdırar ğv biraz ya

YE İ N E B E L

32 | ForLife | Eylül 2013


k ın rengâren eler, sofralar zeb ez m se , rt an u ol oğ ir tahin, y R rinden b e le E er et L el E zz ez uZ le m E li ı “H M önem atlı, acıl ında ise tfağının en elenler aras or. Bol bahar g y ta lı k ğ la il sa sa la ı Lübnan mu ir ak ın otsu b esi deyince e kavuşmas armanlanan h . e il or ı bir görünüm et katıyor. Lübnan mez ıy ağ al y n er i” y ve zeyti lezz ous bi Tahin ini”, kekik ler ve etler ” ve “Bakdon oumus Tah k “H se , a” em “S rm mus Ava j”, “Tabuli”, abaghanou “Zahter”, “B

RMA A V A S U M HU

YEMEKLER

Baharatın bol ku llanıldığı, deniz ürünleri, et ve se zelerin de yer al bdığı Lübnan Mut fağı’nın aromatik lezzetlerine karş ı koymak imkans ız. Yoğurt, fasuly ve nohut ise mut e fağın vazgeçilmez tatları. Bu lezzetlerin içerisinde falafel, kibbe leb eniye, yoğurtlu peynir köftesi la bneh makbus, m aydanoz ve bulg kaplı geleneksel ur lezzet tabouleh, fasulye ezmesi maluf, ekşili yapr ak sarması başı çekiyor.

FALAFEL

Malzemeler ı nohut 1 su bardağ tahin ı 2 çay kaşığ i et zu u 50 gr k limon suyu ı ığ aş k ı tl 1 ta er tuz, toz bib İsteğe göre

an atın. Haşlan ı suda kayn tahin, limon, ağ d ar b su 2 tları zerine Yapılışı ığınız nohu ten sonra ü adar sinde ıslatt ine getirdik ce al çekinceye k ön h u n re n ü ü u g p y ir a su B d n ri u le ot ilde et b k ız ro şe utfak da bu radığın nohutları m kaç dakika Kuşbaşı doğ ir . B an . in ad in ed e tm ed u e av i il ilav irin. Soğ tuz ve biber ra üzerine zeytinyağı luğa yerleşt oş b ız n ın ğ so tı pişirdikten nin içinde aç n sonra püre soteledikte iz. yapabilirsin servisinizi

TATLIL

AR Hamur ve süt tatlıları fakta port a nın sıklık k fıstığı tatl al çiçeği e la tüketild sansı, gül yapılan Lü ıların aromatik lez iği mutsu yu, ce zetleri ara bn sında. Bun viz, badem ve Şam dokuya sa an baklavası, irmik la hip ma’am rın arasın ve sütle h d a oul kurab ataif yer a iyesi, “ma zırlanan Layali Lüb a bademle lıyor. nan, farklı ’amoul ma d” ve pan cake türü olan

LAYALİ L ÜBNAN

Malzemeler 3/4 su bardağı ku ru nohut 1 adet kuru soğa n 1 diş sarımsak 1 yemek kaşığı do ğranmış maydano z 1 çay kaşığı kim yon 1 çay kaşığı kişn iş 1/2 çay kaşığı ka bartma tozu Yapılışı Bir gün suda bekl ettiğiniz nohutla rı süzdükten sonr üzerini geçecek a miktarda su ekley erek bir tencerey koyun. 15 dakika e kaynattıktan sonr a nohutları mutfak robotunun içi ne alarak üzerin e soğan, sarımsa maydanoz, kimyo k, n, kişniş ve kaba rtma tozunu ekleyin. Yoğun kı vama gelene kada r robotu çalıştırın. Sonrasında ce viz büyüklüğünde toplar yaparak üzerini hafif düzle ştirin. Kızartma yapacağınız kızg yağın içerisine kö ın fteleri atıp kızartı n. Kızaran köfte leri ince pidenin arasına salata ve yoğurtta ekleyer servis yapın. ek

Malzeme ler 1 litre süt 1 su barda ğı 1/2 kahve irmik fincanı gü l suyu 1/2 kg. ka ym 30 adet şa ak m fıstığı 20 adet ba dem 4 muz Şerbeti iç in 3 su barda ğı toz şek er 1 su barda ğı 1/2 limon su un suyu Yapılışı Derin bir tencereye sütü, gül su koyu ve k yunu ve 1 ıvamlı bir su bardağ hale gelin ı ceye kada r pişirin. C irmiği koyun ve kıs Şurup için am bir tep ık ateşte k ; şekeri, su sinin içine arışt yu ve limo boşaltın. İr d ö küp soğum ırın. İrmikler pişip, n mik tatlısı suyunu de tatlınız aya bırakın soğ rin bir ten üzerine diz . cereye ko in. Muzları uduktan sonra kay y u m p n arasına parçaya k ağı üzerin kaynatın. b eserek üz erine koyu adem ve şam fıstık e yayın. Muzları so Şurup iyice katılaşı larını batı yup ince d nca bir ka şurubu ge ra b il zdirin. Da ha sonra d rak tatlıyı süsleyin. imler halinde kesere a Tatlıyı arz ilim dilim k tatlının unuza göre servis yap arak sevd 8 veya 12 iklerinize ikram edin .

2013 Eylül| ForLife | 33


k ş A “ki ruhun aynı anda i .” r i d i s e yükselm

N Ü G L E B N Ü

NİLG

ı ıra canl s ı n a y in t j: Röporta kimliğin leri çeken sana m u c n u y oru u, o kkat Tiyatroc yapısı ile de di ün Belgün ile F g jik panyası ismi Nil m ı l ve ener a ı r K a r ş a a “Bah nın b portaj dünyası şveriş Merkezi a keyifli bir rö Alı nrasınd o s Kayseri ı m a progr Çekilişi” irdik. eşt gerçekl ut

l Kork Ayşegü

Ayşe Arman sizin hayat karşısındaki canlılığınız için bir yazısında “içinden çikolata fışkıran sufle gibi” benzetmesini kullanmış. Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız? Bende kendi kendime ben içimden çikolata fışkırıyorum diyemeyeceğim, o öyle görmüş. Ben kendimi çok eğlenceli, yaşaması kolay bir kadın olarak görüyorum. Ama iş hayatında da çok disiplinli olduğum için yaşaması bir anlamda zor da gelebilirim başkalarına. Ama bütün işlerim rayında giderse iş hayatımda yaşaması kolay bir kadınım. Kaprisim, huysuzluğum yoktur. Bir kere çok eğlenceli bir kadınımdır, eğlenerek iş yaparım. Nerede olursa olsun vapurda, uçakta bile eğlenmem lazım benim. Hep eğlenerek çalışan bir kadınım. Eğlenceliyim yani. Bende ömür uzar, kısalmaz. Televizyon programları, diziler, tiyatro oyunları derken birçok çalışmanın içerisinde sizi görüyoruz. Yaşamınızdaki bu enerjiyi, heyecanı ve canlılığı neye bağlıyorsunuz? Çok çalışıyorum. Her şeyi yapıyorum. Bunu aşırı Allah vergisi bir enerjime borçluyum. Ama tabii ki bu enerjimin bu halde olması mesleğimi çok sevmemden kaynaklanıyor. Çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Allah’ta bana ömür, sağlık verdiği sürece bunu yapacağım. Televizyon dizisi de yapacağım, yeri gelecek sunuculukta yapacağım, oyunculukta yapacağım, şarkı da söyleyeceğim, dansta edeceğim ki tek kişilik gösterimde bunları zaten yapıyorum. Yani hepsini sırasıyla zaman zaman yer değiştirerek yapacağım. Tabii ki sağlıklı olduğum sürece, çünkü işim benim yaşama sebebim. Başarılı oyunculuğunuz ve enerjik yapanız kadar güzelliğiniz ile de oldukça dikkat çekiyorsunuz. Güzelliğinizin sırrını bizimle paylaşabilir misiniz? Güzelliğin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum ama bence güzellik bir duruştur, hayata bakıştır, gülmektir. Gülmek bir kadını çok güzel yapar. Bunun yanında giyinmeyi severim, güzel giyinmeye çalışırım. Yüzüm gözüm her zaman bakımlıdır. Yani saçım başım dağınık hiç sokağa çıkmam. Ama her 34 | ForLife | Haziran 2013


zaman böyle makyaj da yapmam. Kendime göre bakımlı bir halim var, budur sebebi. Bu aralar kadınların en güzel çağının 40’lı yaşlar olduğu söyleniyor. Size göre, sizin en mutlu olduğunuz yaş hangisi? En mutlu olduğum çağ benimde öyle 40’lı yaşlarım. Çünkü bir kadının kendini en iyi hissettiği yaş 40’tır. Ben neyim? Ne istiyorum? Ne ile mutlu oluyorum ya da ne ile mutlu olmuyorum? Yani kadının kendini bildiği, kendinden çok emin olduğu ve aynı zamanda bütün her şeyinin oturduğu yaş 40. Hayata bakışın daha net olduğu bir yaş. Netlik insanı mutlu etmeye sebeptir. Aşık olmaktan korkmayan ve aşkı şeffaf bir şekilde yaşayan birisiniz… Aşık olmaktan hiç korkmam. Olduğum zaman da aslanlar gibi yaşarım. Son zamanlarda gördüğüm kadarıyla mutsuzlukla beslenen bir toplum olmuşuz, inşallah mutlulukla besleniriz. Artık etraftan çok konuşulduğu için bu tip ilişkileri gizli yaşamaya karar verdim. Ama olursa yine yaşarım tabii ki.

Sizin gibi hayatı dolu dolu yaşayan birinin keşke şunu da yapsaydım dediği bir şey var mı? Olmaması için böyle davranıyorum. Keşke şunu yapsaydım, keşke bunu yaşasaydım dememek için özgür ruhumla hareket ediyorum keşkelerimin olmaması için. Siyaset ve politikada yer almayı düşündünüz mü? Tabiki bütün sanatçıların, aklı yerinde olan, ülkesini seven her insanın bir siyaseti vardır. Benim de kendime göre bir siyasetim var, ama ben bir oyuncuyum siyasetimi gerektiği zaman gösteriyorum. Yani adaletli bir kadınım, adaletli olmayı isterim. Ülkemde insanların mutlu olmasını, onlarla beraber mutluluğu paylaşmayı ve en önemlisi sevgiyi paylaşmayı çok seviyorum. Ancak hem sanatçı hem politikacı olunmaz. Sanatçı olarak politikaya meslek olarak değil dışarıdan gerektiği zaman katılıyorum. Her sanatçının politik bir duruşu vardır. Her sanatçının içinde muhalefet vardır, sanatçı başkaldırandır. Ben de sanatçılığın gerekliliğini yaşıyorum.

“HEPİMİZ EL ELE OLALIM.” Ülkemde mutlu olmak, hep birlikte el ele olmak istiyorum. Ülkemde hiçbir zaman ayrımcılık istemiyorum. Bir bütün olarak el ele bir Atatürk Ailesi istiyorum. Ben Atatürk kızıyım, annem Atatürkçü, bütün ailem Atatürkçü. Onların yetiştirdiği bir kız olarak şuanda da bir Atatürk Cumhuriyet kadını olarak böyle bir birliktelik olsun, hep beraber kimse ayrılmadan başı açık, kapalı ama hepimiz el ele olalım. Bu aralar ne tür çalışmalar ile meşgulsünüz? Bu aralar tatil çalışmasıyla meşgulüm. Küçük seyahat planlarım var. Yazı Bodrum’da geçirmeyi düşünüyorum, yani bir iki ay. Hayatımda ilk defa kendime bir iki aylık tatil hakkı tanıdım bu yaşa kadar. Yaz kış devamlı çalıştım.

Aşkı nasıl tanımlarsınız? Bence aşk nedir? O kadar çok şeydir ki… Bence aşk iki ruhun aynı anda yükselmesidir. Ama fikirler çok önemlidir. Fikirler geçimsizse ruhlarda geçinemez. Ben mesela şimdi Yoko Ono ile John Lennon aşkını çok iyi anlıyorum. Gençliğimde yani daha genç kız iken o zamanlar John Lennon hayranıydım. İyi hoş adam ama böyle iyi bir müzisyen bu çirkin kadında ne bulmuş diyordum. Şimdi o kadar iyi anlıyorum ki, işte 40 yaş buna sebep oluyor. Hayata bakışları, birlikte aynı şeylerden zevk alışları, ikisinin de fikirlerinin geçimli olması onların o aşkını daha yüceltmiş. Aşka böyle bakıyorum.

Yakın zamanda hayata geçireceğiniz yeni bir televizyon programı, dizi, sinema, tiyatro projeleriniz var mı? Bir televizyon programı projemiz var, onunla ilgiliyim. Ya kadın programı olur ya da haftalık program olur ama bir televizyonda olmayı, televizyondan halkla bütünleşmeyi istiyorum açıkçası. Çünkü televizyon çok geniş kitlelere hitap ediyor. Fikrimden, hayatımdan, enerjimden faydalanılan bir kadın programı istiyorum. Kadınlara bu yaşam sevgisini aşılamak istiyorum açıkçası. Mutsuzluktan mutluluğa götürmek istiyorum kadınları. Onlara faydalı bir program düşünüyorum. Onun dışında tek kişilik gösterime ilave dans ve şarkı koyuyorum. Çünkü çok beğenildi, onu daha çok geliştiriyorum. Dizi şu anda yapmayı düşünmüyorum. Televizyon programıyla tek kişilik gösterime devam etmek istiyorum, seneye ki planım bu.

Sizce aşk nedir? Aşk zaten bir heyecandır. Ama birlikte olmaya başladığından itibaren fikirlerinin, ruhunun, her şeyin örtüşmesidir aşk. İki kişiyken tek olmaktır.

Daha önce Kayseri’ye gelmiş miydiniz? En son Kayseri’ye Ali Poyrazoğlu ile birlikte “İyi Günde Kötü Günde” oyunuyla geldik. Daha evvelki yıllarda da hep tiyatro oyunları vasıtası ile gelmiştim.

Aşkta daha çok neye önem verirsiniz? Tek başına sadakatlidir adam ama sevimsizdir, ağzına geleni söyler, şiddet uygular. Böyle bir şey diyemem. Tek başına değildir. Nazım Hikmet’in çok güzel bir sözü vardır: “Ben aşkı hürmet, muhabbet, sadakat diye anlarım. Ben anlamam bir zaaf anı denilen şeyi.” Çok güzel bir söz, aşk önemli bir şeydir. Yaşadın mı hakkını vereceksin.

Nasıl buluyorsunuz Kayseri’yi? Gayet güzel bir şehir Kayseri. Çok gelişmiş buluyorum. Her geldiğimde daha gelişmiş buluyorum. Sizin burada çok şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Ben İstanbul’da on beş dakikalık evime geçenlerde iki buçuk saatte gittim. Onun için büyük bir şans Kayseri’de yaşamak.

“Nerede olursa olsun vapurda, uçakta bile eğlenmem lazım benim. Hep eğlenerek çalışan bir kadınım. Eğlenceliyim yani. Bende ömür uzar, kısalmaz.” 2013 Eylül| ForLife | 35


. ” i P A R E T A “AROM DOĞADAN GELEN

ENERJİ

Bitkilerden etrafa saçıla n şifa tozlar rapi ile yağ ı bu kez arom olarak insan atebedenini har dınlatıyor. ekete geçirip ay-

6 bin yıllık ge çmişi ile bitkile ri ve, tohum, sa p, kök gibi fark n kabuk, yaprak, çiçek, m eylı yerlerinden bedendeki bi el rçok rahatsız lığa iyi geliyor de edilen yağlar tarihi geçmiş .O e dayanan ar omaterapi, M ldukça eski bir mumya yapı ısırlılar tarafın mında, Çinlil dan er tarafından şükranın bir ifa Tanrı’ya duyu desi, Yunanlıla lan malılar tarafın r tarafından gü dan da banyo sonrası masaj zelleşmek, Ronılır. Uçucu ya yapımında ku ğlarla yapılan llabu koruyucu heki mlik sistemi ol tedavi sistemi, günümüzde arak kabul ed iliyor. 150’ye yakın çeşidi buluna n aroma yağları; ağrı kesici, an iltihap kurutu tid cu, leştirici, idrar epresan, balgam söktürüc ü, uyarıcı, saki söktürücü ve nhazmı kolayl yor. Ancak bu aştırıcı etki sa yağl ğlıve yaşlıların ku arı hamilelerin, 1 yaş altın daki bebekler llanması öner in ilmiyor.

negatif rahatlatıcı ve an mau d cu vü r yağla yapıl elde edilen hareketlerle i özlerinden üşük tempoda, yavaş Gevşetici ve k it z. b u n e il su ı or ım r. D en arınıy rd le ji -Masaj yard dırıcı bir etki yaratıyo nuz. er u en rs ın i negatif kurtuluyo etkilerden ar hatlayıp bedeninizdek eklem ağrılarınızdan ve e ra Soğuk kom saj sayesind elliği sayesinde de kas ygulanıyor. as ve diş u öz i e d ic il ir k d n şe i le din re ik de k uk olmak üze lirken sıcak kompres ği sıcak ve soğ ge kesici özelli e i il rı iy i ağ e m er ip te ir el n ö şt y şm le s şi in re k ve p sa a m i -Ko kişiy rkulm nta yağları rılarına, bu pres baş ağ eriye ve lava ib B r. yo li i ge zit ağrılarına iy nezle, sinü k algınlığı, u teğ n so yö r n la ğ yo yaratıyor. r. İnhalas omatik ya yo ar li ge an ir i n iy la ı u e ız ile uyg p başın b lemlerin yağ damlatı ve cilt prob n yöntemi o a cu n sy rı çu la la u a ık h la n zl -İ sı am gınlığı rahat i kaynar suya birkaç d gibi soğuk al ekleşiyor. dek rç in is ge er e il iç iz ın en ab latmaminde bir k ıp buharı içinize çekm lardan dam at omatik yağ ar la am havlu ile kap d birkaç ağınız suya ile, duş alac r. i m te n ö y cı oluyo -Banyo anıza yardım nız rahatlam illeri

ek ygulanış Ş

api U Aroma Ter

Şifa Sağladığ

ı Alanlar

Stres, gerginlik , uykusuzluk başta olmak üz ne, regl öncesi ere baş ağrısı döneme, men na, migreopoz sorunlar ağrılarına, iltih ına, kas, ekle aplanmalara ve m ve kemik doz ve yöntem solunum yolu de rahatsızlıkları na doğru likle ağız yolu kullanıldığında iyi geliyor . Aromatik ya yla alınmamas ğlar kesinı tavsiye edili ise zehirlenm yor. İçilmesi e vakaları ile durumunda karşılaşılıyor.

36 | ForLife | Haziran 2013


başı

Kişi

0T0L

8.

‘den

la

tlar

iya an f

ay başl

Düğün ve Kına gecelerinizde bizimlesiniz...

Salonlarımız / Bahçelerimiz Salonu

Uçhisar

Osmanlı

Garden

Şemsettin

Salonu

Otağı

Kır Bahçesi

Havuzbaşı EPİKA

Eski Dostlar

Organizasyon Ofis: Alpaslan Mh. Kızılırmak Cd. Belde Sk. Mehdioğlu St. NO: 15/13 Sosyal Tesisler ve Düğün Salonları: Hisarcık Yolu Polis Evi Yanı T.0352 236 16 46

www.idealorganizasyon.com.tr info@idealorganizasyon.com.tr 2013 Eylül| ForLife | 37


Hanım Demirbaş Uzman Sosyal Pedagog Psikolog

ÇOCUĞUM HİPERAKTİF DEYİP GEÇMEYİN! Çocuk gelişimini ciddi derecede etkileyen rahatsızlıklardan biri olan hiperaktivite hakkında merak edilenleri Uzman Sosyal Pedagog/Psikolog Hanım Demirbaş ile konuştuk. Röportaj: Ayşegül Korkut

“GÜNÜMÜZDE HİPERAKTİVİTE OLDUKÇA YAYGIN BİR HASTALIK” Velilerin çoğunun bu hastalıkla ilgili çok fazla bilgi sahibi olmamasından dolayı çok yanlış yaklaşımlar sonucu tedavisi zor olabilmektedir. Çünkü hiperaktivite de önemli iki unsur vardır: Birisi aşırı hareketlilik, diğeri ise istekleri erteleyememe. Yani dürtüsellik söz konusudur. Dikkat eksikliği vardır. Hiperaktivite zekâ yüksekliği olarak bilinir, yanlış bir düşüncedir bu. Bunun tanısı ancak 1. sınıftan sonra konulabiliyor, karne baz alınıyor. Genelde baktığımız da karne kötü oluyor ve bunu veliler yanlış değerlendiriyor. Çocuklarını haylaz olarak nitelendiriyorlar.

Hiperaktivitenin belirtilerinden bahsedebilir misiniz? Bu çocuklar genelde çabuk sıkılırlar. Oyuncaklardan dahi sıkılıp parçalarlar veya iki dakika ilgisini çeker, sonra hemen başkasına atlar. Bu çocuklar genelde dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Ama her şeyi sünger gibi çekerler. Yerinde duramazlar ders çalışırken sürekli çeşitli bahanelerle dersten kalkarlar. Üzerine aldıkları bir işi zaten bitiremezler. Birini bitirmeden diğerine geçerler. Sınır tanımazlar, zararın nerden geleceğini bilemez. Bir de onu isterler. Zararı seviyorlar gibi bir imaj yaratırlar. Başları beladan eksik olmaz. En önemli semptomları dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik. İstenmeme ve başarısızlık öyküleri çok fazla olduğu için bunların olumsuz etkileri histeri bazında fazladır. Psikoterapik çalışmalarla bu stres yönleri azaltıldığında daha rahat olup iç huzuru yakalayacağı için kendini daha iyi kontrol edebilir. Hiperaktivitenin başlangıç yaşı var mı? 38 | ForLife | Eylül 2013

Hiperaktivite çok erken yaşlarda başlayabilir. Bu dört yaşında da görülebilir, daha küçükken de görülebilir ama en belirgin özellliği uyku düzeninde bozukluk varsa, az uyuyorsa, huzursuzsa illaki bir çocuk psikatristine başvurmaları gerekir. Genelde yaramaz çocukları hiperaktif olarak tanımlıyorlar, bu kanı sizce doğru mu? Her yaramaz çocuk hiperaktif değildir. Hiperaktif bir çocuğu oturtamazsınız. Koltukların tepesinde gezer, duvarlara tırmanır. Yani aşırı hareketlidir. Yaramaz çocuklar ise normal çocuksu yani olması gerektiği yaramazlığı sergilerler. Hiperaktif çocukta unutkanlık çok fazladır. Unutur, düzensizdir, tertipsizdir. Zamanla davranış bozuklukları olabilir. Yalan söylerler, olmamış şeyleri uydururlar. Madde bağımlılığına kadar gidebilir. Evden kaçmalar görülebiliyor. Okul başarısı düşük oluyor. Özel eğitimle bunu telafi edebilirler. En azından özel eğitimle o uçurumu minimuma düşürebilirler. Başta

dediğim gibi önce hiperaktif çocuğu olan anne ve babayı bilinçlendirmek lazım. Önce bu durumu kabullenmeleri gerekiyor. Çocuk yaramazlık yaptığında ailenin bu duruma öfkeyle, kızgınlıkla karşılık vermesi nasıl bir etki uyandırır? Bu çocuğu daha fazla kötüye götürür. Zaten hiperaktivite de saldırganlıkla dürtüsellik söz konusu. Dürtüsel davrandıkları için de zaten o büyük bir tehlike. Bu çocukları daha çok sanatsal veya spor faaliyetlere yönlendirmeliyiz. O zaman enerjilerini, dikkatlerini geliştirebilirler. Aileler bunun çok fazla faydasını görür. Kendileri de, çocukları da daha iyi olur. Nasıl Davranmalıyız? Hiperaktivitede daha çok kuralcı olup; kısa, öz ve net cümleler söylemeliyiz. Uyarı ve tenkit yerine daha çok çocuğumuzu nerede ve nasıl görmek istiyorsak o şekilde yaklaşmalıyız. Yani çocuktan hemen itaat etmesini beklemek yanlış olur. Ama gereken sabırla,


kısa kısa cümlelerle ne istediğimizi dile getirmemiz gerekir. Çünkü çabuk sıkılıyorlar. Hata yaptıklarında ceza yerine daha çok yaptığı güzel şeyleri, olumlu yönlerini, güçlü yönlerini ortaya çıkarmamız, törpülememiz gerekir. Dediğim gibi uyarılar, tenkitler hiçbir işe yaramaz. Dolayısıyla konuşmalarda önemli olan kısa ve öz cümleler kullanmamız. Hiperaktivite de tekrar söylemek istediğim 20 yıllık iş hayatımda en önemli şey özellikle Kayseri ve İç Anadolu Bölgesi’nde doktor ne söylüyorsa ona uymalılar. Çünkü bunun sonu daha kötü olup daha çok ilerliyor. Burada aile, okul, doktor, terapist hepsi bir çalışmalı. Hiç kimse birbirinin kötülüğünü istemez.

İlerleyen yaşlarla birlikte hiperaktiflik kayboluyor mu yoksa yine aynı şekilde devam ediyor mu? Dediğim şekilde güzel bir iş birliğine girildiğinde semptomları azalır. Erken teşhis çok önemlidir. Hiçbir zaman geç kalınmış sayılmaz, zararın neresinden dönerseniz kardır hesabı. Ailenin tutumu çok önemli. Türkiye’de de artık bu açılan uçurumu kapatmak için kurumlar, terapi merkezleri var. Bunlardan faydalanmalılar. Diyelim ki

ergenlik döneminde o tarz sıkıntıları yaşıyor ve bana geldiler. Önce psikatriste yönlendiriyorum. İlaçlar yavaş yavaş etkisini göstermeye başladıktan sonra burada ailecek ergenle birlikte bireysel çalışmalar yapıyoruz ve bu durumdan gerçekten olumlu sonuçlar alıyoruz. “HİPERAKTİVİTEDE İLAÇ TEDAVİSİ ATLANMAMALI” Anneler ve babalar genelde çocuğum daha kötü oluyor diye ilaç taraftarı değiller. Ama ilaçları almazlarsa dikkat eksikliği veya davranışlarda kontrol altında tutma gibi zorluklar yaşadıklarından okulda başarı sağlayamıyorlar. Zaten bunların uyum sorunları da olabiliyor yani sosyal ilişkilerinde de

çok fazla sıkıntı oluyor. Çünkü kendilerine hâkim olamıyorlar yani bunlara ilacın dışında destek sağlanırsa hayatını daha kolay idame edebilir duruma gelebilirler, ama işte dediğim gibi biraz bilinçsizce yaklaşıyoruz. Sadece psikoterapist diyenler var, bu da olmuyor. Tabii ki hiperaktivite gerçekten ilaç tedavisi gerektiren bir rahatsızlıktır. Ve bu tedavi edilmezse ileride kişilik bazında ciddi bozukluklara yol açıyor.

“TEDAVİ ÇOK ÖNEMLİ” Hiperaktivitede en önemli şey tedaviyi geciktirmemektir. Doktorun reçete ettiği şekilde muhakkak bir doktora gitmeleri gerekiyor. Doktor ilaç verdiğinde çocuğum daha kötü oluyor diye düşünmemeliyiz. İlaç en azından onu okulda dikkatini toplamasını sağlar . Ama diğer tabii ki muhakkak yan etkileri vardır başka şikâyetler ortaya çıkabilir ona da katlanmak lazım. Çünkü hiperaktivitenin diğer asıl semptomlarına baktığımızda yalan söylemek, evden kaçmak, madde kullanımı hangisi daha ağır basıyor bunu bir tartmak lazım. İlaçların çocuklara yan etkisi var mı? Her tarz ilacın yan etkisi vardır. İlaç gerek-

tiren durumlar vardır ki ben uzman olarak hiperaktiviteden gerçekten çekinirim. Niye çekinirim? Tedavisi olmadığı zaman örneğin antisosyal kişilik bozukluğuna gidebiliyor. Mafya tipi gezen gençler bunlar için gerekli olabilir. Anne baba daha geç kalmadan, reşit olmadan, ona karşı gelebilecek güce sahip olmadan elinden tutup gereken mercilere intikal etmeli. Çocuğu onun için değerliyse, kıymetliyse cehennemi yeryüzünde yaşamanın hiçbir anlamı yok. 2013 Eylül| ForLife | 39


Av. Hacı Osman Özülkü

EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞUN HAKKINI KORUYUN! Resmi bir evlilik olmadan evlilik birliği dışında doğan çocuklar da birtakım haklara sahip.

Çocukların evlilik dışında dünyaya gelmesi sahip olmaları gereken hakların olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaya yetmiyor. Evlilik dışı doğsa da bir çocuk gerekli işlemler yapıldığı takdirde hukuki hakları güvence altına alınmış oluyor.

Babalık Davasının Açılması Çocuk ile baba arasında soybağı anne ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Anne ve baba evli değilse velâyet anneye ait olduğu gibi anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velâyeti babaya verir. Soybağına ilişkin davalar ise babanın çocuğu tanımaması üzerine taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. 40 | ForLife | Eylül 2013

Çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğmuş ve anne de bu arada yeniden evlenmiş olursa ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır. Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyu, annesi, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi


davasını açabilir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davasını açar. Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Sonradan Evlenme Durumu Evlilik dışında doğan çocuk, anne ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur. Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez. Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların anne ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re’sen gerekli işlemi yapar. Anne ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması hâlinde itiraz hakkına sahiptir. Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

Tanıma ve Babalık Hükmü Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça da tanınamaz. Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir. Tanıyan yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anne ve çocuğa karşı açılır. Babalık Hükmü Dava Hakkı Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini anne ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse

mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir. Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. Miras Hakkı Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. Mirasçı olabilmek için miras bırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır. Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır.

2013 Eylül| ForLife | 41


42 | ForLife | Eyl端l 2013


YERYÜZÜNÜN

BEYAZ ÖNLÜKLÜ

MELEKLERİ YERYÜZÜ DOKTORLARI

Röportaj: Ayşegül Korkut

Ellerine aldıkları iyilik fenerleri ile dünya genelindeki yardıma muhtaç birçok insana ışık olmayı başaran Yeryüzü Doktorları Derneği gönüllüleri gösterdikleri maddi ve manevi fedakârlıklarla sağlıklı bireylerin topluma kazandırılmasında büyük bir rol oynuyor.

Sadece insanların değil insanlığın da yara aldığı her coğrafyaya şifa vesilesi olmanın hayali ile yollara düştüklerini dile getiren Yeryüzü Doktorları Derneği Kurumsal İletişim Yönetmeni Ümit Pasin’e kuruluş hikâyeleri ve çalışmaları hakkında merak edilen sorularımızı yönelttik. Sizlerde insanlığın tüm dünyada halen yaşadığına inanıyor ve bu iyilik halkasının bir ucundan tutmak istiyorsanız Yeryüzü Doktorları ekibinin gönüllüleri arasında yer alabilirsiniz. Yeryüzü Doktorları (Doktors Worldwide)’nın kuruluş serüveninden biraz bahsedebilir misiniz? Yeryüzü Doktorları; Türkiye, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nden bir grup hekim ve sağlık mensubunun girişimi ile 2000 yılında Manchester ‘da kuruldu. Dört yıl sonra da T��rkiye Şubesi açıldı. Başlangıçta bir avuç doktor iken kısa süre içerisinde 3.000 gönüllünün oluşturduğu bir iyilik hareketi ortaya çıktı.

Çalışma ekibi kimlerden oluşuyor? Sadece doktorlar mı bu ekip içerisinde yer alıyor? Yeryüzü Doktorları gönüllüsü; insanlığa ve iyiliğe dair kalbinde bir dert taşıyan, sadece insanların değil insanlığın da yara aldığı her coğrafyaya şifa vesilesi olmanın hayalini kuran, kurduğu hayallerin peşine düşerek bu yolda zamanını, imkânını, gayretini, enerjisini, sanatını, tecrübesini her türlü şahsî menfaatlerinden bağımsız olarak gücü nispetinde ortaya koyabilen vicdan sahibi her insandır.

2013 Haziran| ForLife | 43


Yeryüzü Doktorları gönüllüsü; bir hekimdir, bir annedir, bir eczacıdır, bir tiyatrocudur, bir diş hekimidir, bir sanatkârdır, bir hemşiredir, bir öğrencidir, bir optisyendir, bir terzidir, bir paramediktir, bir avukattır, bir acil tıp teknisyenidir, bir iletişim uzmanıdır, bir mimardır, bir öğretmendir, bir nakliyecidir ve insanlığa dair daha birçok alanda emek veren herkestir. Yeryüzü Doktorları gönüllüsü; bir hekimdir, bir annedir, bir eczacıdır, bir tiyatrocudur, bir diş hekimidir, bir sanatkârdır, bir hemşiredir, bir öğrencidir, bir optisyendir, bir terzidir, bir paramediktir, bir avukattır, bir acil tıp teknisyenidir, bir iletişim uzmanıdır, bir mimardır, bir öğretmendir, bir nakliyecidir ve insanlığa dair daha birçok alanda emek veren herkestir. YERYÜZÜ DOKTORLARI GÖNÜLLÜSÜ, ORADA VE HER YERDE BİR İYİLİK ELÇİSİDİR. Yeryüzü Doktorları olarak temel hedefiniz ve sloganınız nedir? Yeryüzü Doktorları yeryüzünün neresinde temel tıbbi bakım ve sağlık hizmetlerinden mahrum bir insan (hasta, sakat, felaketzede, mazlum, mağdur) varsa; diline, dinine, ırkına, cinsiyetine bakmaksızın tıbbi yardım ulaştırmaya çalışıyor. Yeryüzü Doktorları orada ve her yerde sloganıyla çıktığı bu yolda tedaviye muhtaç insan kalmayıncaya dek çalışmalarına devam edecektir. Bugüne kadar ne tür çalışmalar içerisinde bulundunuz? Çalışma alanlarınız nelerden oluşuyor? Koruyucu Sağlık Hizmetleri Yeryüzü Doktorları yaygın olarak görülen hastalıklara karşı salgınların önlenmesi ve bireylerin sağlıklarını tehdit eden unsurların bertaraf edilmesi amacıyla bilinçlendir44 | ForLife | Eylül 2013

me ve aşılama çalışmaları yürütür. Temel gıdalara ulaşamayan ve bu durumdan olumsuz yönde etkilenen çocuklar ve hamile kadınlara yönelik Anne - Çocuk Sağlığı ve Beslenme Sağlığı merkezleri açarak ağır beslenme bozukluklarını tedavi eder, anne ve çocuk sağlığı üzerine yoğunlaşarak temel sağlık hizmetleri verir. Yeryüzü Doktorları, HIV/AIDS önleme kapsamında çocukların sünnet edilmesi, yetersiz beslenmenin önüne geçilmesi amacıyla da kurban kesim ve dağıtımı faaliyetlerini organize eder.

kaynaklı tüm afet anları ile savaş ve kriz durumlarında acil müdahale, yardım ve tedavi hizmetleri götürmek amacıyla ekipler kurar, buna yönelik tıbbi malzeme, ekipman ve ilaç sevkiyatı yapar.

Afet Acil Durum Hizmetleri Yeryüzü Doktorları, insan ve tabiat

Fiziksel Kapasite Artırma Hizmetleri Yeryüzü Doktorları, ülkelerin veya böl-

Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri Yeryüzü Doktorları kötü hayat şartları, fakirlik, açlık, kıtlık gibi nedenlerle gelişebilecek hastalık ve salgınların önlenmesi ve tedavisi amacıyla tıbbi yardım projeleri ve programları uygular; buna yönelik tıbbi malzeme, ekipman ve ilaç sevkiyatı yapar.


gelerin sağlık sistemlerinin ve yürütülen hizmetlerin iyileştirilmesi amacıyla uzun vadeli ve kalıcı çalışmalar yürütür. Hastaneler, sağlık merkezleri, laboratuvarlar gibi sağlık ünite ve birimlerinin sevk, kurulum ve idare süreçlerini yürütür. Eğitim Hizmetleri Yeryüzü Doktorları, hizmet verdiği ülkelerin sağlık çalışanlarının kapasitesinin artırılması amacıyla Lisans-Lisansüstü, Sürekli Tıp Eğitimi, Sertifika Programları, Halk Eğitimi, Bilimsel Araştırma ve Etkinlikler gibi eğitsel organizasyonları koordine eder. Böyle hayırlı bir işe başlarken nelerin dikkate alınması gerekir? Bu zorlu yaşam mücadelesi içerisinde kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? Yeryüzü Doktorları süreklilik arz eden bir çalışma gerçekleştiriyor. Kopuş değil, devamlılık süreci var. Herkesin hedefi biraz daha fazla ihtiyacı olan coğrafyaya ulaşmaktır. Son ihtiyaç sahibine ulaşıncaya kadardır. Yapmış olduğumuz çalışmaların irtifasının düşmemesi gerekiyor ve bunun için de kapasitenin artırılmasını hedefliyoruz. Bağışçılarımız ve gönüllülerimizin desteklerini sürekli hissetmemiz tarifi mümkün olmayan bir motivasyon kaynağı Hizmet verdiğiniz yerler daha çok nereler oluyor? Yeryüzü Doktorları temel sağlık hizmetlerinden mahrum, yıllık sağlık harcaması kişi başına 25 dolar civarında olan insanların yaşadığı coğrafyalara odaklanmıştır.

Yeryüzü Doktorları yeryüzünün neresinde temel tıbbi bakım ve sağlık hizmetlerinden mahrum bir insan (hasta, sakat, felaketzede, mazlum, mağdur) varsa; diline, dinine, ırkına, cinsiyetine bakmaksızın tıbbi yardım ulaştırmaya çalışıyor.

Yeryüzü Doktorları, bugüne kadar dört kıtada 30’u aşkın ülkeye tıbbi ve insani yardım ulaştırmıştır. Bunlar arasında, Türkiye, Sudan, Inguşetya, Kongo DC, Filistin, Sierra Leone, Gana, Hindistan, Kenya, Bangladeş, Nijer, Gine Bissau, Suriye, Libya, Sri Lanka, Bosna Hersek, Irak, Kosova, Guatemala, Makedonya, Yunanistan, Endonezya, Lübnan, Afganistan, Pakistan, Lübnan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Yemen ve Somali sayılabilir. Ne tür hastalıkların tedavisinde rol alıyorsunuz? Yeryüzü Doktorları her türlü ihtisas alanından sağlık gönüllüsünü barındırır. Salgın hastalıkların tedavisinden çocuk cerrahisine, ortopedik ameliyatlardan göz ameliyatlarına kadar birçok cerrahi müdahalede bulunma yetisine sahiptir. 2013 Eylül| ForLife | 45


Ulaştığınız noktalar gerçekten sağlık alt yapısı olmayan yerler. Buna rağmen başarılı birçok ameliyat ve muayene gerçekleştiriyorsunuz. Bunu sağlarken alt yapıyı nasıl kuruyorsunuz? Sahada çalışmalarını yürütürken, yine BM’nin İnsani Yardım Ofisi, BM Çocuk Fonu UNICEF, Dünya Sağlık Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlarla akredite olarak çalışıyor. Ulusal anlamda da TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı gibi kuruluşlarımızla akredite olarak ya da paydaş olarak projeler yürütüyoruz. Proje Yönetim Departmanımız sahadaki yerel paydaşlarımızla sürekli irtibat halinde. Yapılan ihtiyaç analizleri ile faaliyetler planlanıyor. Gönüllülerimizle de sıkı bir birlikteliğimiz var. İhtiyaç analizleri sonucunda açılan çağrılara kısa sürede dönüşler yapılıyor. Bugüne kadar birçok bölgeye ulaşmayı başaran bir yardım kuruluşusunuz. Bugün dünya üzerinde acil sağlık yatırımı yapılması gereken yerlerin başında nereler geliyor? Nijer, Sudan, Yemen sayılabilir. Derneğinize gereken desteğin verildiğini düşünüyor musunuz? İnsanlar derneğinize ne şekillerde yardımda bulunabilir? Yeryüzü Doktorları’na herkes kendi durumuna göre bağışta bulunabilir. Faaliyetlerimiz bağışlarla yürütülüyor. İnternet sayfamızdaki Yardım Sepeti üzerinden kredi kartı veya Paypal ile banka hesap numaralarımıza, PTT posta çeki hesabımıza bağış yapılabildiği gibi 6612’ye SMS atarak da 5 TL bağışta bulunulabilir.

Dudak – Damak Yarığı, Obstetrik fistül, katarakt gibi konulara özel tematik tıbbi kamplar düzenler. Gittiğiniz yerlerde insanların nasıl tepkisi ile karşılaşıyorsunuz? Afrika’daki faaliyetlerimiz sırasında beyaz insanlara karşı önyargıyı hissedebiliyoruz. Ancak kısa süre içerisinde bu ön yargı kırılıyor ve yerini büyük bir sempatiye bırakıyor. Hizmet verdiğimiz yerler genelde zor coğrafyalar. İnsanlar doktor yüzü görmemiş. Haliyle temkinli yaklaşıyorlar. Yardımlarınızla amaçladığınız nokta nedir? Yardım ettiğiniz yerlerde sürdürülebilirliği nasıl sağlıyorsunuz? Az gelişmiş sağlık hizmetlerine erişimin sıkıntılı olduğu coğrafyalarda, mekânlarda çalışıyoruz. Oralarda kapasite arttırıcı programlar yürütmeye çalışılıyoruz. Bu programlar; sağlık tesisleri inşa edilmesi, alt yapıya destek verilmesi, ekipman, ilaç ve tıbbi malzeme yardımı şeklinde oluyor. Sağlık sisteminin rehabilitasyonu ve yerel sağlık personelinin eğitilmesine yönelik hizmetlerle sürdürülebilirliği sağlıyoruz. 46 | ForLife | Eylül 2013

Bank Asya - ŞUBE ADI: 58 - ÜSKÜDAR

SWİFT KODU : ASYATRIS

HESAP TÜRÜ

HESAP NO

IBAN NO

TL

2699999-5

TR 75 0020 8000 5802 6999 9900 05

USD

2699999-6

TR 48 0020 8000 5802 6999 9900 06

EURO

2699999-7

TR 21 0020 8000 5802 6999 9900 07

Kuveyt Türk - ŞUBE ADI : 5 - FATİH

SWİFT KODU : KTEFTRIS

HESAP TÜRÜ

HESAP NO

IBAN NO

TL

2699999-3

TR 09 0020 5000 0026 9999 9000 03

USD

2699999-105

TR 68 0020 5000 0026 9999 9001 05

EURO

2699999-106

TR 41 0020 5000 0026 9999 9001 06


Gayrimenkul yatırımlarınızda sizi ticaretin merkezi İstanbul’da temsil ediyoruz.

İstanbul İletişim: Talatpaşa Mah. Pazar Yolu Cad. Sedai Plus No:2/24 Esenyurt/İSTANBUL Tel. 0212 620 82 88 – 89 Kayseri İletişim: Tacettin Veli Mah. Bahadır Plaza Kat: 9 Melikgazi/KAYSERİ Tel. 0352 222 0 800 (pbx)

www.sesgrup.com 2013 Haziran| ForLife | 47


Yasak Bir Aşkın Aktörleri Adnan Menderes & Ayhan Aydan

Eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in politikacı kişiliğinin yanında opera sanatçısı Ayhan Aydan ile yaşadığı aşk üzerinden geçen yıllara rağmen konuşulmaya devam ediyor. Siyasetçi kişiliği ve hazin ölüm hikâyesi ile daha çok akıllarda yer edinen Adnan Menderes, evlilik dışı yaşadığı aşk hikayeleri ile de dikkat çekiyor. Bu aşklar içerisinde ise opera sanatçısı Ayhan Aydan’ın ayrı bir yeri var.

48 | ForLife | Haziran 2013


Tarihler 1899 yılını gösterdiğinde Aydınlı toprak ağası bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelen Adnan Menderes, rahat bir çocukluk dönemi geçirir. Amerikan Kolejinde eğitim görür. Bütün milletin büyük bir mücadele içinde vatanını savunduğu Kurtuluş Savaşı’na katılarak İstiklal Madalyası almayı hak kazanır. Askerden dönen bu genç delikanlı o sıralar ailesi ile birlikte İzmir’de yaşamaktadır. İzmir’in saygın ailelerinden Evliyazade Fatma Berrin Hanım ile evlenir. Beraberliklerinden üç çocukları olur. Ancak Adnan Menderes, evlilik dışı birtakım gönül ilişkileri yaşar. Eşi Berrin Hanım’ın bu durumun farkında olduğu düşünülse de bu konu ile ilgili kimseye hiçbir açıklama yapmaz. Muhafazakâr kişiliği ile ön plana çıkan Adnan Menderes, yasak aşklarını yaşamaktan sakınma gereği duymaz. 1940’lı yıllarda muhalefet partisi milletvekili iken Van Valisi Haydar Bey’in kızı Mukaddes Hanım ile evliliğine rağmen 12 yıl sürecek bir aşk yaşar. Tutku ile bağlandığı bu kadın o sıralar eşinden boşanmıştır ve iki çocuğu ile yaşamaktadır. Deniz yolcuğu sırasında aynı

vapura binen bu iki sevdalı orada tanışır. Mukaddes Hanım’ın güzelliğine kapılan Adnan Menderes, bu tanışıklığı 12 yıl sürecek bir beraberliğe dönüştürür. Taki Adnan Bey’in yeni bir aşka yelken açmasına kadar. Bir sonbahar akşamı başbakan olarak katıldığı bir davette Adnan Menderes, opera sanatçısı Ayhan Aydan ile tanışır. İlk görüşte bu zarif ve güzel hanımefendiden etkilenen Adnan Bey, Mukaddes Hanım ile yaşadığı tutkulu aşkı bir kenara bırakır. 25 yaşındaki bu genç bayan 50 yaşındaki Menderes’i oldukça etkiler. Ayhan Hanım da o sıralar orkestra şefi Hasan Ferit Alnar ile evli ve bir çocuğu vardır. Bu ilişkinin evli iken olmasından rahatsızlık duyan Ayhan Hanım, Adnan Menderes’e eşine boşanmak istediğini söyleyeceğini belirtir. Bunun üzerine Menderes, Ayhan Hanım’ın kocası ile konuşup boşanmalarını ve kendisinin evleneceğini söyler. Ayhan Hanım’ın eşi başbakanın bu konuşmasını dikkate alır ve boşanır. Boşandıktan sonra Adnan Menderes, Ayhan Hanım’ın eski eşine birkaç yıl para yardımında da bulunur. İki sevgili be-

raberliklerine çevrelerinde duydukları hiçbir söze kulak asmandan devam eder. Ayhan Hanım, sevdiği adamdan çocuğu olmasını çok ister. İki kez düşük yapmasına rağmen üçüncü çocuğu doğurmaya kararlıdır. Adnan Menderes, Ayhan Hanım’ın hamile olduğunu duyduğunda ise bebek aldırılamayacak durumdadır. Menderes, bunun üzerine bebeğin dünyaya gelmesini kabul eder. Hamilelik süresince Ayhan Hanım, Adnan Menderes’in kendisini bu şekilde görmesini istemediği için uzak kalmak ister. Ancak bu durum Ayhan Hanım için hiç de iyi olmaz. Menderes, İstanbul’da kendine yeni bir sevgili bulur. İstanbul Emniyet Müdürü’nün eşi Suzan Sözen ile ilişki kurar. Bebek sekiz aylık olduğunda doğum gerçekleşir. Doğum esnasında bebek ters gelmiş, kordonu ayağına ve boynuna dolanmıştır. Müdahale sırasında kolu da kırılan bebek 9 saatlik bir yaşam mücadelesinden sonra hayata gözlerini kapatır. Bu durum Menderes’in Yassıada’da yargılandığı mahkemeye de konu olur. Eskisi gibi bir araya gelmeyen çift, zamanla birbirlerinden tamamen ayrılır. Görüşmeler sadece telefonla yapılıyordur artık. Tarihler 27 Mayıs 1960’ı gösterdiğinde ise ihtilal yapılmış ve Başbakan Adnan Menderes’in görevine askeri darbe ile son verilmiştir. 62 yıllık hayat serüveni, DP iktidarının 10. yılında Yassıada’da son bulacaktır. Yassıada yargılaması sırasında bu beraberlik tekrar gündeme gelir. Adnan Menderes’in halkın gözünde iyice düşmesi için bu beraberlikten olan bebeğin Menderes tarafından öldürüldüğü iddiası ortaya atılır. Olayın açıklığa kavuşması için mahkemeye çıkan Ayhan Hanım, “Ben bu adamı çok sevdim” diye aşkını itiraf eder ve bebeğin doğum sırasında hayatını kaybettiğini açıklığa kavuşturur.

2013 Haziran| ForLife | 49


YAĞIZ İZGÜL LEZZET DÜNYASININ BAŞARILI JÖNÜ

“Her zaman söylediğim gibi yemek yapmak benim için bir meditasyon vazifesi görür. Benim için önemli olan yemeği hızlı ve hamarat bir şekilde yapmak değil, yavaş ve ince dokunuşlar ile tamamlamaktır.” diyen mutfağın karizmatik ve usta şefi “Yağız İzgül” ün lezzetlerin sırrına ortak olma hikâyesini kendisinden dinledik. Röportaj: Ayşegül Korkut 50 | ForLife | Haziran 2013


Yemek yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

“Ben işim süresince mutfağa çok girmediğim ancak mutfakta yapılanlara çok özendiğim için, günün sonunda büyük bir hevesle mutfağa girerim, çünkü görüp de uygulama fırsatını bulamadığım birçok formülü o vakitte hayata geçirebilirim. “

Her aşçının yaptığı gibi temizlik ve malzemelerin önceden hazırlanmış olması benim için önem arz eder. Çalışırken mutfağı kirletmek beni rahatsız eder. Mutfakta temiz çalışmak zor olmakla beraber çok ufak dokunuşlar ile önüne geçilebilir. Dolayısı ile planımı yapar, malzemelerimi hazırlar ve işe öyle girişirim. Bu hiç şaşmaz. Başarılı bir aşçı ve iyi bir gurmesiniz. Başarınızın temelinde yatan ölçüt nedir?

Yağız İzgül’ü biraz kendisinden tanımak isteriz. 1977 senesinde İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli meslek dallarında şansımı denesem de her zaman gönlümün olduğu yeme-içme sektöründe, şık bir AVM’nin yemek katında bir restoran sahibi olarak kendimi buldum. Hayatımda bir dönüm noktası olan bu işten sonra gerek mutfağında gerek salonunda bulunaraktan bu sektör de yaklaşık 10 senedir meslek hayatıma devam etmekteyim. Profesyonel anlamda lezzetlerin s��rrına ortak olma hikâyeniz nasıl başlayıp devam etti? Aslında çocukluğumdan beri evde yapılan yemeklere çok meraklı değilim ( Tabi insan yaş aldıkça evde pişen yemeğin kıymetini anlıyor ); bir çocuk olarak ben de hamburgeri, pizzayı tercih ediyordum. Bu bende sürekli olarak evden kaçıp lezzeti başka yerlerde arama gibi bir alışkanlığa sebebiyet verdi. Bu özellik devam etti ama peşinden

koşulan lezzetler de zaman içerisinde olgunlaştı, gelişti, globalleşti... O zamanlar üç sokak ötedeki büfeye gitmek bir tutku olabilirken şimdi küçülen dünyanın da bir etkisi ile imkanlarımız dahilinde farklı ülkelere, farklı kültürlere yönelebiliyoruz. Kendimi bu sektörde bulmama yol açan olaylar zinciri de bu keşfetme tutkusunun bir sonucudur. Yemek yapmak sizin gibi usta bir aşçı için nasıl bir anlam ifade ediyor? Her zaman söylediğim gibi yemek yapmak benim için bir meditasyon vazifesi görür. Benim için önemli olan yemeği hızlı ve hamarat bir şekilde yapmak değil, yavaş ve ince dokunuşlar ile tamamlamaktır. Günün sonunda eve geldiğim zaman mutfakta kendim ile başbaşa kalmak benim için çok değerli bir andır. O anda yaratıcılığımı ortaya çıkarmak, yakın zamanda deneyimlediğim bir lezzeti kendimce yorumlamak gibi hedefler beni rahatlatır. Bazen bir kaç saat mutfakta kalıp çeşit çeşit yemekler yaptığım olur. Evde iki kişi olduğumuz ve ikimizin de tok olduğu halde  Fakat yemeklerin yapımı tamamladıktan sonra daha hafiflemiş, sakinleşmiş bulurum kendimi.

Ben kendimi başarılı göremiyorum ama sanıyorum ki hayatım boyunca da kendimi başarılı göremeyeceğim, çünkü bende doymak bilmeyen bir merak ve kendimi geliştirme çabası var. Dolayısı ile geldiğim her noktada bir üst basamak mutlaka görünüyor. O noktada takdir izleyicinin ya da beni dışarıdan gören gözlerindir. Yine de başarı değil ama bugün geldiğim noktayı diyecek olursak, temelinde merak dürtüsü vardır diyebilirim. İyi bir gurme olmanın yolu nereden geçiyor? Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki ben bir gurme değilim. Yani yukarıdaki sorunun benzeri bir cevap olarak bunu söylüyorum, çünkü bu noktada da sınırlar sonsuz. Siz ne kadar bir noktaya geldiğinizi düşünseniz de her zaman daha ilerisi, daha ötesi vardır. İyi bir gurme bir yemeğin yanında içeceği şarabın üzümünün yılına kadar bilir. Gastronomi konusunda engin bilgi sahibidir. Damağı son derece keskin, en ufak tadları birbirinden ayırt edecek donanımda olmalıdır. Bunun gibi daha bir sürü özelliğin bir arada toplandığı yapıda insanların sayısı da son derece az. Gurme diye adlandırdığımız, 2013 Haziran| ForLife | 51


Hayata geçirmeyi planladığınız yeni bir proje var mı? Uzun vadede daha kapsamlı bir mutfak malzemeleri tedarikçisi olmayı planlıyoruz. Bunu yaparken insanların temel ihtiycaçları dışında mutfak ve hayat kalitelerini artırmaya yönelik bir konsept üzerinde duruyoruz. Yani bir pazar ya da market havasında değil de, mutfak alışverişinin okulu olabilecek bir konsept. Sizin kendi keşfiniz olan Türkiye’nin ilk dökme demir mutfak eşyaları imalatçısı Hecha’nın ortaya çıkış öyküsü ve yakaladığı başarı oldukça dikkat çekiyor. Bu başarı serüvenini bir de sizden dinlemek isteriz. Kasaplık yapan bir arkadaşım bir gün denemek üzere döküm bir tava çıkardı. Kendisine bunlardan yapabileceğimi söyledim. Bir tane de hediyelik yaptım... Onu satmış, “on tane daha yap” dedi... Sonra yirmi, sonra otuz... Derken yedi sene sonra o zamanlarda bir ayda çıkan ürün bugün bir günde çıkıyor. Son zamanlarda bütün kariyer yaşantısını bir kenara bırakarak aşçılığa yönelen kişilerin hikâyelerini duymaktayız. Aşçılığı meslek olarak yapmayı düşünenlere bu mesleği yapmalarını tavsiye eder misiniz?

tanıdığımız bir çok isim de gurme değildir. İş hayatında lezzet ustası olan kişilerin evlerinde yemek yapmaktan uzak durduğu söylenir. Peki, siz işinizde olduğu kadar evinizde de yemek yapmaya vakit ayırabiliyor musunuz? Ben işim süresince mutfağa çok girmediğim ancak mutfakta yapılanlara çok özendiğim için, günün sonunda büyük bir hevesle mutfağa girerim, çünkü görüp de uygulama fırsatını bulamadığım birçok formülü o vakitte hayata geçirebilirim. Ancak aşçılık mesleğinden para kazanan birçok isim özel durumlar dışında, dediğiniz gibi evde marifetlerini konuşturmanın çok meraklısı olmayabiliyor. 52 | ForLife | Eylül 2013

Sizi daha çok “Şeflerin Düellosu” yarışmasındaki jüri üyeliğiniz ile tanıdık. Yakın bir zamanda yeni bir televizyon programında sizi yine görebilecek miyiz? Muhtelif projeler gündeme geliyor, her an herşey olabilir  Sahip olduğunuz tecrübe ve lezzet birikimlerini kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz? Düşünüyorum. Bunun için öncelikle bugüne kadar uyguladığım tarifleri derliyorum. Bugüne kadar yaptığım gezileri de işin içine katıp bir hikâye olarak toparlayacağım. Standart yemek kitaplarının içlerinden çok güzelleri çıksa da içinde ruh olanlar daha bir başka oluyor.

Etmem, çünkü aşçılık da diğer tüm meslekler gibi çocuk yaşından itibaren temeli atılması gereken bir meslek. Bugün yaptığınız işi bırakıp doktor olmaya kalkışmanız ile aşçı olmaya kalkışmanız arasında çok büyük bir prensip farkı yok. Seneler sonra belli deneyim ve emeğin sonunda bir yere gelebilirsiniz ki hazırdaki bir mesleği bırakmaya gerek yok. Ancak hobi olarak herkesin belirli bir noktaya kadar bu konuda kendini geliştirmesi bence bir gereklilik. Yemek, yemek hayattır. Yemek yapmanın ve tatmanın dışında normal yaşantınızda nelerle uğraşıyorsunuz? Yemek yapmak benim için hem meslek hem de hobi. Bununla beraber en büyük tutkum amatör olarak müzikle ilgilenmek. Her şeyden arta kalan neredeyse tüm vaktimi piyano başında bir şeyler yapmaya çalışarak geçiriyorum. Ne kadar başarılı olduğumu önemsemiyorum ama inanılmaz huzur buluyorum. Ayrıca elimden geldiğince spor yapmayı ihmal etmiyorum.


2013 Eyl端l| ForLife | 53


MANŞ’I GEÇEN İLK TÜRK KADINI

“NESRİN OLGUN ARSLAN” “4 yıl süren yoğun antrenmanlar sonucunda 29 Ağustos 1979 tarihinde 15 saat 47 dakika yüzerek ‘Manş Denizi’ni Yüzerek Geçen İlk Türk Kızı’ olmayı başardım.” Röportaj: Ayşegül Korkut

Ansiklopedilere ve belgesellere konu olan hikâyesi ile Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk ve tek Türk kadını Nesrin Olgun Arslan ile spor kariyeri ve başarıları üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajımız başarıya ulaşmada azmetmenin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Henüz küçücük bir çocukken yüzme serüvenine adım atan Nesrin Olgun Arslan, bir inat uğruna bu zorlu maratonu yüzmeye karar vermesinin hikâyesini bizler için yeniden kelimelere döktü. 54 | ForLife | Eylül 2013


Yaşamınızın önemli bir dönüm noktasını oluşturan yüzme serüveniniz nasıl başladı? 1957 yılında Adana’da doğdum. Bu sporu seçmemin nedeni ise Adana’nın o yıllarda yüzme konusunda Türkiye rekorunu elde eden profesyonel yüzücülere sahip olmasıydı. Bu nedenle o dönem Adana’da yüzme sporu oldukça yaygınlaşmıştı. 7 yaşıma geldiğimde ailemin de beni yaz aylarında vakit geçirmem için yüzmeye yazdırması ile birlikte bu spordaki serüvenim başlamış oldu. 16 yaşım itibariyle de profesyonel olarak yarışmalara katılmaya başladım. Bu yarışmalardan 100’e yakın madalya ve kupa kazandım. Yüzme dışında ilgilendiğiniz başka spor dalları var mı? Çocukluk yıllarımda Adana’da kapalı yüzme havuzu olmadığından, sadece yaz aylarında antrenman yapabiliyordum. Kış aylarında ise form tutmak adına masa tenisi ile ilgilenmeye başlamıştım. Bu sporda da Türkiye dereceleri aldım. Türkiye’nin ilk kadın tramplen atlayan sporcusu unvanına sahibim, bu dalda da Türkiye şampiyonluklarım bulunuyor. 40 yaşından sonra başladığım tenis sporu ise gerçekten büyük keyif alarak yaptığım bir spor oldu. Veteran Turnuvalarında da Türkiye çapında birçok derece aldım. Manş Denizi’ni geçen ilk Türk kızı olarak oldukça önemli bir başarıya imza attınız. Sizi Manş Denizi’ni geçmeye iten neden ne idi? Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nün 1. sınıfını tamamladıktan sonra yaz tatili için Adana’ya dönmüştüm. Tatilde de havuzda antrenmanlara devam ediyordum. Bir gün antrenmandan sonra büfeye oturup sigara yakmıştım. O sırada Gençlik ve Spor İl Müdürü Tuncay Şenyüz Hocam içeri girip beni sigara içerken

görünce “Madem sigara içiyorsun, artık sen yüzmeyi bırak. Zaten artık yaşın da geçti” dedi. Çok değer verdiğim bir hocamdan bu sözleri duyunca şaşırmıştım. O dönem gazeteler 32 yaşında olan Erdal Acet isimli sporcumuzun Manş Denizi’ni yüzeceğini yazıyordu. O an kendimi savunmak için “Erdal Acet’in halen yüzdüğünü ve onun gibi bende Manş Denizi’ni geçeceğim” diye büyük konuşmuştum. O an hocam bu sözüme inanmayıp dönüp gitmişti, ancak ben bir inat uğruna verdiğim bu sözü yerine getirmek için zorlu bir mücadeleye başladım. Azmettim ve başarıya ulaştım. Manş’da başarıya ulaşmak için ne tür çalışmalar, antrenmanlar gerçekleştirdiniz?

Sabır bu sporun ana maddesi. Kaslarınız ağrısa da antrenmanı yarım bırakmamanız gerekiyor. Kendi kendinizle bir savaş halindesinizdir sürekli… Takım sporlarının aksine, sosyalleşme imkânının çok düşük olduğu bir spordur, o açıdan da büyük azim ve istikrar gerektirir. Adana’nın dört bir yanı sulama kanalları ile çevrilidir. Akıntıya karşı yüzme antrenmanlarını bu sulama kanallarında yapmam bana avantaj sağladı diyebilirim. Her gün kilometrelerce yüzdüm. 4 yıl süren yoğun antrenmanlar sonucunda 29 Ağustos 1979 tarihinde 15 saat 47 dakika yüzerek “Manş Denizi’ni Yüzerek Geçen İlk Türk Kızı” olmayı başardım.

2013 Eylül| ForLife | 55


maları için elimden geleni yaptım. Bunun dışında da katıldığım bir çok sempozyum ve kongrelerde başarı hikayemi anlattım. Gençlerin o meraklı bakışlarını görmenin ve beni canı gönülden dinlediklerini bilmenin değeri paha biçilmez. Sizin bu başarıyı yakalayan ilk Türk kızı olmanız o dönem kadınların toplum hayatındaki yerini nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Manş’da önemli bir başarıya imza attıktan sonra ne tür çalışmalar içerisinde oldunuz? Eğitmenlik kariyerime devam ettim. Bu başarı omuzlarıma daha büyük bir sorumluluk yükledi diyebilirim. İyi bir rol modeli olmak zorundasınız öğrencilerinize, gençlere, çocuklarınıza… Doğru adımlar atmalısınız. Hikâyenizi anlatırken bile doğru cümleler seçmelisiniz. Ben kendimi eğitime adadım, popüler işleri tercih etmek yerine, her yüzme öğrettiğim öğrencimle öyle büyük bir manevi tatmin duydum ki. Toplam 5 bin çocuğa yüzme öğrettim, yarışmalara birçok sporcu hazırladım. Bunun dışında kendi spor salonumda 7’den 70’e yüzlerce kadına spor sevgisini aşıladım, sedentar bireyler olma-

56 | ForLife | Eylül 2013

Manş Denizi’ni geçip Adana’ya döndükten sonra onlarca mektup aldım. Yüzde 90’ı ise kadınlardandı, öyle güzel şeyler yazmışlardı ki… Hem duygulandım, hem sevindim… İşte o zaman ne kadar doğru bir karar alıp, uyguladığımın farkına vardım. Birçok kadının rol modeli olmak ve onlardan övgü dolu sözler almak o kadar özeldi ki… Sporunun kişiye kazandırdığı en önemli şey sizce nedir? Sporun fiziksel faydalarının yanı sıra psikolojik etkilerini de göz ardı etmemek gerekir. Atatürk’ün “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” sözü bunu çok iyi açıklıyor. Fiziksel olarak sağlıklı bir birey, zihinsel olarak da sağlıklı olmaya yatkındır. Bu yüzden sporu bir yaşam biçimi haline getirmek, her ailenin çocuklarına kazandırması gereken en önemli görevdir. Birçok kişiye örnek olacak deneyimlerinizi kitaplaştırma ya da sinema filmi haline getirme projeniz var mı?

NTV’de “İşte İnsan” adlı program kısa bir belgeselimi çekti. Sinema filmi konusunda da bazı teklifler geldi fakat çok içime sinmedi. Ancak daha içime sinen ve iyi bir ekipten bu teklif gelirse kabul edebilirim. Kitap konusuna gelince de, 2014 yılında kızım Bengü Arslan’ın editörlüğünde kitabım raflarda yerini alacak. Bunu da ilk defa sizin derginizde açıkladım. Şu an ne tür projelerle ilgileniyorsunuz? Zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz? Türkiye Yüzme Federasyonu’nun “Olimpik Kulaçlar” projesinin Adana ayağını yürütüyorum. Uluslararası Yüzme Yarışları’nda da Teknik Komite’de aktif görevlerim devam ediyor. Bunun yanı sıra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ndeki Baş Antrenörlük görevim devam ediyor.


ABD’nin Los Angeles şehrinin bir bölgesi olan Hollywood, günümüzde film sektöründeki başarıları ile adını tüm dünyaya duyuran Amerikan film endüstrisinin adı. Amerikan yapımı ilk filmlerin çıkış yeri New York olsa da film şirketleri zamanla Hollywood’a kaymaya başlar. Hollywood’u tercih etmelerinin nedeni ise tüm yıl boyunca film çekmeye elverişli hava koşullarının ve doğal güzelliklerin olmasının yanında bölgenin, kameralarını izinsiz kullandığı gerekçesiyle film şirketlerini sürekli dava eden Thomas Edison’dan uzakta olması. Çünkü yapımcılar, kendilerini maddi yönden zora sokan ünlü mucit Thomas Edison’un sinema konusundaki patentlerinden dolayı ödeme yapma konusunda kaçınmaktadır. Böylece Hollywood ilk zamanlar film yapımcılarının kaçış yeri olarak sektördeki yerini alır. Zamanla film endüstrisinin merkezi haline gelir. İlk Hollywood stüdyosu Nester Corporation, 1911 yılında Sunset Bulvarı’ndaki bir barın içinde kurulur. Bundan birkaç yıl sonra, şehirde kurulan 20’den fazla küçük stüdyoda, yılda 600’e yakın film çekilir. Günümüzde ise ileri teknoloji ve imkânların artması ile birlikte yükselişe geçen Hollywood filmleri başarısını korumaya devam ediyor. Hollywood’un yıldızı parlayan isimleri arasında The Godfather ile Alpacino, Cesur Yürek ile Mel Gibson, Yeşil Yol ile Tom Hanks, Hayalet ile Demi Moore, Bay&Bayan Smith filmi ile Brad Bitt ve Angelina Jolie yer alıyor. Ünlü yönetmenleri arasında ise Schindler’in Listesi ve Jurassic Park ile Steven Spielberg, Ocean’s Eleven ile Steven Soderbegh, Dövüş Kulübü ile David Fincher, Terminator filmi ile de James Cameron gibi isimler oldukça büyük beğeni topluyor.

64 | ForLife | Haziran 2013

a t hat n kali

HOLLY WOOD


EVLİLİKLER NE ZAMAN TEHLİKEYE GİRER? Adem Ocak Psikolog / Evlilik Danışmanı

Evliliğinizde kıskançlık, aldatılma vb. şüphelerinizde artış varsa; evliliğinize, kendinize ve eşinize olan güveninizde azalma olduğunu hissediyorsanız; cinsel ve duygusal anlamda eşinizden uzaklaşma hissediyorsanız; cinsel ilişkinizde belirgin bir azalma varsa; sık sık tartışıyor ve tartışmalarınız kavga ile sonuçlanıyorsa; tartışmalarınızda veya kavgalarınızda “boşanma” sözcüğünü daha sık kullanır hale geldiyseniz; ilişkinizde sevgi, saygı, güven ve bağlılık duygularında azalma varsa; evliliğiniz size ve eşinize mutluluk, neşe ve canlılık vermiyor ve hatta tam tersi sizi ve eşinizi sıkıyorsa, eşiniz artık size özen göstermiyor, iltifatlarda bulunmuyor, hediyeler almıyorsa, doğum gününüzü veya evlilik yıldönümünüzü hatırlamıyorsa evliliğinizin için tehlike çanları çalıyor demektir. Sonrasında çatışmalar ve iletişim problemleri arttıkça, eşler taraf olur. İlişkinin olumsuzlukları üzerine odaklanmaya başlarlar. Ama bu sorunları düzeltmek ve değiştirmek elimizdedir. Yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan değişimde önemli olan, değişimin istediğiniz yönde olmasıdır. 60 | ForLife | Eylül 2013

Cinsel Sorunların Evlilik Sorunlarıyla İlişkisİ Cinsel sorunlar, evlilik sorunlarıyla ilişkilidir. Cinsel problemleri ile başa çıkabilmek için cinsel terapiye başvuran çiftlerin problemleri evlilikte yaşanan çatışmalardan da kaynaklanabilir ve bazen aile içindeki diğer bireylerin fonksiyonlarından da etkilenebilir. Aynı şekilde yaşamları için yardım isteyen çiftlerin evlilik sorunlarına ek olarak cinsel sorunları da var olabilir. Örneğin eşe karşı duyulan düşmanlık; cinsel etkinlik öncesi baskı ve gerilim yaratılarak, cinsel etkinliği başlatmak için uygunsuz bir zaman seçilerek, fiziksel veya psikolojik açıdan kendini eşine karşı itici göstererek veya eşin cinsel isteğini geçiştirmek için bahaneler bulunarak ifade edilebilir. Görüldüğü gibi cinsel sorunlar evlilik sorunlarının sonucu olabildiği gibi evlilik sorunlarının nedeni de olabilir. Bu nedenle cinsel terapinin yanında terapistin evlilik danışmanlığı konusunda da bilgi ve tecrübe sahibi olması önemlidir. Evlilik danışmanlığında; sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme eğitimi, atılganlık

eğitimi, model gösterme, biçimlendirme, markayla ödüllendirme, taşırma, itici uyarıcılara koşulama, öz-denetim sağlama vb. davranışçı teknikler, olumsuz otomatik düşüncelerin belirlenmesi, imajinasyon tekniği, sorunları listeleme, aşağı doğru ok tekniği, sokratik sorgulama tekniği, akılcı-duygusal rol yapma tekniği, sanki farz et tekniği, inancın avantaj ve dezavantajlarını inceleme tekniği, bilişsel cetvel tekniği, aşırı uçların vurgulanması tekniği, kendini açma tekniği, ev ödevleri, problem çözme tekniği, karar verme tekniği, davranışsal deneyler tekniği, etkinlik planlama ve izleme tekniği, dikkati farklı bir uyarana odaklama tekniği, rol yapma tekniği, pasta tekniği vb. bilişsel teknikler ile eşler arasındaki iletişim ve uzlaşma becerilerinin geliştirilmesi, iletişim eğitiminin verilmesi, çiftin yaşam repertuarlarının genişletilmesi, aktif ya da pasif kızgınlığın giderilmesi, sınır ve sorumlulukları netleştirilmesi, eşlerin beklentilerini açıkça ortaya koyması ve karşılıklı anlayış temelinde uzlaşma sağlanması, eşlerin davranış repertuarlarını genişletilmesi ve esnetilmesi, rahat tartışma ortamının sağlanması,


düşünce okunması çalışması, güven kaybının giderilmesi, eşlerin rolleri hakkında çok farklı ve gerçekçi olmayan beklentilerinin giderilmesi, güç çatışmalarının giderilmesi, davranış değişiklikleri ve bu değişiklikleri sağlamak için birbirlerine karşı kullanacakları ödül ve cezaları belirleme konusunda anlaşmaya varma, eşlerin kendi çatışmalarıyla daha etkin bir biçimde başa çıkmaya çalışmaları üzerinde yoğunlaşmaları, anlaşamasalar bile uzlaşabileceklerinin öğretilmesi, eşlerin birbirlerinin gereksinimlerine karşı anlayış ve duyarlık geliştirmeleri, cinsel iletişimin sağlanması, cinsel kılavuz düşüncenin geliştirilmesi, çiftin mevcut so-

runu, eşlerden birinden kaynaklanan sorun olarak görmek yerine, eşler arasındaki ilişkiden kaynaklanan sorun olarak görmelerinin sağlanması, yanlış yorumlanan davranışların düzeltilmesi, eşlerin tek tek değil bir sistem olarak ele alınması vb. yardımcı teknikler kullanılmaktadır. Evlilik yaşamında çok çeşitli sorunlar karşımıza çıkabilir. Önemli olan tüm sorunları sevgi, saygı, karşılıklı anlayış, iyi niyet ve iletişim ile çözmenin yollarını aramaktır.

2013 Eylül| ForLife | 61


10 1

nun.

elerde bulu

ktivit Rahatlatıcı a

3

NEGATİF

ENERJİLERİNİZE VEDA E DİN!

cek, yaşai dinlendire iz in n ih z e v meditasBedeninizi avet edecek d i iy rj e n e if nizdeki mınıza pozit liyetler üzeri nerji a fa i ib g a g o e yon, reiki, y rken vücudunuzdaki lı ımcı a rd a u y ğ lu e n yorgu lmesin ri e id g a d k yenın tıkanıklıkları lumsuz yönlerini görme eın o bu aktivit olur. Yaşam fark etmeniz r. ı n rı la n a y if rine pozit n olacaktı daha mümkü e d n si e y sa ler

2

ADIMDA Hayatınızı ister istemez etkisi altına alan olumsuz düşünceler zamanla tüm bedeninizi de kaplayarak üzerinizde kara bulutların dolaşmasına yol açar. Sizler de üzerinizdeki olumsuz havayı dağıtıp güneşli günlere yelken açmak istiyorsanız bunu 10 farklı şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

4

Kendin iz

i doğan

ın kolla rına bır Doğanın akın. y e ş i l atmos altında f e r i g v ya da ç erçekleştireceğ e dinlendirici eşitli do etkisi iniz yü rü ğa zin geri gelmesi sporları kayb yüş, piknik o n bir zem in üzeri e yardımcı ola lan enerjinin c ğınızla aktır. To de 5 dak ya p i negatif pacağınız yür ka kadar çıplak rak üyüş is enerjile a yae rin topr caktır. ağa akm üzerinizdeki asını sa ğlayaızı genişletin.

Hobi alanların

nızdan biraz onoton yaşantı m ki an m za de size iyi Her ler keşfetmek te vi ti ak i n ye m, el sasıyrılıp yama, hat, resi bo ap hş A . ir , keman, gelecekt rine ya da ney bi n da n rı la rs ne de natları ku rslerinden biri de ik üz m bi gi anıgitar, saz gulamalar zam uy rz ta u B . iz katılabilirsin şekilde geçirha enerjik bir da ve i fl yi ke ı nız verecektir. menize olanak

62 | ForLife | Eylül 2013

5

Yaşamınızı h areketlendire cek sporlar yapın. Hayatınız her zamanki seyr inde devam ediyor ancak, bu durağanlık sizi mutsuz ediyorsa farklı spor dalları il e daki siyah be hayatınızyaz tabloyu re nklendirmek size iyi gelece ktir. Yamaç pa raşütü, bangi jumping, raftin g gi nızı harekete ge bi adrenalin duygularıçirecek sporlar yaşamınızı renklendirirken ruhunuzun da mesine yardım özgürleşcı olacaktır.

Seyaha

t rotan

ızı beli rleyin. Hangi m evsimde naldığın olursan d ı ları ka a yapacağınız z olun ruhunu ybolan z buküçük t enerjini a sağlaya zin yer til kaçamakcaktır. Deniz, ine gelm süne ke kum nd e yaylada inizi bırakabili sal ve güneş sini ü dağ hav r asını içi ya da daha ser çlüin nize çek ebilirsin bir iz.


9 daha Sevdiklerinize

fanızda hissediyor ve ka ız ln ya i iz n di Ken utsuzluğa r tablo sizi m sa m ra ka an arak oluş ize biraz bakın en vr çe sa or üy veren sürükl lerinize değer ce n şü dü , n ve sizi se . Sevdiğiniz ığına şükredin insanların varl organize zel bir program izi göskişiler için gü rin faktaki hünerle ut m u un B . in zırlayaed asada, evde ha m r bi iz n ği ce tere çayında yfinde ya da 5 ke a em n si ız n cağı irsiniz. gerçekleştirebil

8

Doğal taşların

6

Üzerinizde

enerjisinden ya

rarlanın. Psikolojik ve fi ziksel sıkıntıla rın azaltılmasında etkisi ya dsınamayan ta şlar, negatif enerjileri yok et mede de oldukç a etkili. Bu taşlardan amet ist, tan küçük bir pa akik ve pembe kuvarsrçayı üzerinizde negatif enerjin taşımanız izi pozitife çevi rmede önemli bir etkiye sahi p.

ndurun. tar tuz bulu

bir mik

en

zitif etkisind

çayının po yağı ve ada

10

eyin.

ı ihmal etm

apmay Olumlama y

etrafınızı gi yönde ise uğunu n a h ız n çı a ış yönde old Yaşama bak berinin de o m çe “olumlu i rj e n e saran andığınızda y u h a b sa r celerin He ozitif düşün unutmayın. p ce e d sa e inizde m v orum” dediğ düşünüyoru y ri e v in iz urmuş sına bana ulaşma ra karşı bir kalkan oluşt seula ha pozitif his a d negatif duyg n ü g n tü inizi bü olacak, kend deceksiniz. . ın n a rl yara

ma zardan koru a n e v a m la p şıtif enerjiyi to nizde her gün 1 çay ka Tuzun nega ri e z zu Ü tu . a ın ararlan ksa sofr etkisinden y uracağınız kaya tuzu yo ız n a nd uzaklaşm ğı kadar bulu enerjilerin etkisinden z tu u u ötü taşıdığınız b e d iz n ri sayesinde k e z ü şamları da nutmayın. mümkün. Ak ertesi gün yenilemeyi u üp lavaboya dök

7

ın.

fazla vakit ayır

endirisinirleri güçl ı, ğ a y e y ri e nize bib ında bilekleri e ip yapısıyla ığ h d ıl sa k e sı iy iz tk e in Uyarıcı e sahip. İç u felsefesin tıcı bir etkiy tir. Uzakdoğ ki negatif a k tl ce a h le e ra g e i v iy ci ız da da koklaman açayı, odanız sürmeniz ya erisinde yakacağınız ad k ca ola tır. iç na yardımcı sı a şm göre bir tava la k a z rtamdan u enerjilerin o

Biberiye

2013 Eylül| ForLife | 63


bağı zayıflamakta ve aile büyüklerinin kontrolü ve desteği azalmaktadır. Bu yaştaki çocukların bağımsız hareket etme arzusunda olmaları da bunda etkili olmaktadır. Örneğin; yalnız başına okula gitmek zorunda olan çocuğun trafik kazasına uğrama ihtimali elbette ki, okul öncesi dönemdeki çocuklardan daha yüksek olacaktır. b) Çocuğun okula başlaması ile karşılaştığı insanların sayısı artmakta ve okulda yüz1erce çocukla yakın bir ilişkiye girmektedir. Bu durum bazı bulaşıcı hastalıkların daha kolay yayılmasına yol açar .Örneğin sınıftaki bir öğrenci birçok arkadaşının bitlenmesine ya da kabakulak geçirmesine neden olabilir.

Özel Modern Dünya Hastanesi Mesul Müdürü, E.Ü Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı’ndan emekli Prof. Dr.Yusuf ÖZTÜRK 03-09 eylül halk sağlığı haftası etkinlikleri kapsamında ,okul çağı çocuklarına ilişkin önemli bilgilerini paylaştı.

D

ış dünyayı keşfetmeye başlayan çocuk olaylar arasında sebep-sonuç ilişkisi kurmaya ve mantığını kul1anmaya başlar. Daha fazla öğrenmek için büyük bir merakı vardır ve bu nedenle sürekli sorular sorar. Bu yaştaki, çocuk bir yandan dış dünyayı tanımaya çalışırken, öte yandan da kendisini tanımaya başlar. Çocuk kendi kimliğini bulmaya çalışırken, kendine örnek olarak genellikle anne veya babasını seçer .Gerek cinsel yönden ve gerekse diğer kişilik özellikleri yönünden kendini anne veya babasıyla özdeşleştirir. Anne-babanın olumsuz davranışları çocuğun da yanlış davranış biçimleri geliştirmesine ya da çocukta kimlik bocalamasına yol açabilir. Bu gelişim döneminde çocuğun okula başlaması ve aile çevresinden önemli ölçüde kopması da çocuğun ruhsal yaşamında önemli etkilere yol açabilir. Bu etkinin biçimi ve şiddeti çocuğun daha önceki ruhsal durumu, ailenin tutumu ve kardeş durumu gibi faktörlerle yakından ilişkilidir. Annesine aşırı bağımlı olan ya da aşın kıskançlık sorunu olan çocuklarda, okula başlama önemli güçlükler doğurabilir. Okul dönemi çocukların sağlık ve eğitim yönünden gelişmelerinin önemli bir aşamasını oluşturur ve bu iki gelişim arasında çok yakın bir etkileşim söz konusudur. Okul döneminin sağlık ve eğitim üzerine etkilerini ve bu ikisi arasındaki etkileşimlerini şöyle özetleyebiliriz; 1. Genel olarak hastalık ve ölüm oranları doğumdan sonra giderek azalır: Bu nedenle okul çocuklarında hastalanma ve ölme ihtimalleri bebeklere ve oyun dönemindeki çocuklara göre daha düşüktür. Ancak, bu dönemdeki çocuklarda çevresel özellikler ve davranış özellikleri nedeniyle bazı hastalıklar daha sık görülür. Bu hastalıklar arasında: ”kabakulak, kızıl, difteri, barsak parazitleri, bitlenme” gibi bulaşıcı hastalıklar ve çeşitli kaza1ar (trafik kazaları, düşme, boğulma, yanma ve zehirlenmeler gibi) sayılabilir. Ayrıca, bu dönemdeki çocukların sigara içme, alkol alma, uyuşturucu alışkanlığı vb. gibi çeşitli “kötü alışkanlıklar” edinme ihtimali de oldukça yüksektir. Bu sağlık sorunlarının okul çocuklarında sık görülmesinin iki önemli nedeni vardır. a) Çocukların okula başlamasıyla çocuğun aile ile 74 | ForLife | Eylül 2013

Okulların çeşitli yönlerden yetersiz imkanlara sahip olması yukarda sayılan risklerin daha yüksek olmasına yol açmaktadır. Örneğin; “sınıfların hacimce yetersiz oluşu, havalandırma ya da ısıtma imkanlarının yetersizliği” gibi faktörler bulaşıcı hastalıkların daha kolay yayılmasına yol açmaktadır. Okul bahçesinin yetersizliği ise, kazaların artmasına neden olabilmektedir. 2. Yukarda sayılan önemli risklere karşılık okul çocuklarının bir arada olmaları dolayısıyla bazı sağlık hizmetlerinin daha kolay ulaştırılması mümkündür. Okul öncesi dönemdeki çocukların aşılanması ya da hastalıklar yönünden kontrol edilmesi için her çocuğa tek tek ulaşmak zorunlu iken, okul çocukların birçoğuna aynı anda ulaşmak mümkün olmaktadır. Bu nedenle, okulda aşılama çalışmaları ve hastalık taramaları oldukça kolaydır. 3. Çocuğun sağlık durumu öğrenme yeteneğini doğrudan etkiler. Çocukta daha önceden var olan ya da okul döneminde ortaya çıkan çeşitli hastalık ve sakatlıklar okul başarısını değişik derecelerde olmak üzere olumsuz yönde etkiler, örneğin iyi işitmeyen bir öğrenci öğretmenin söylediklerini yeterince işitemeyeceği için başarılı olamaz. Görme kusuru olan bir çocuk tahtaya yazılanları okuyamayabilir. Böylece derse ve öğretmene ilgisi azalır ve başarısız olur. Çeşitli zihinsel özürler de öğrenmeyi güç ya da imkansız hale getirebilir. Benzer şekilde. uzun süreli yakınmaları (baş ağrısı, kaşıntı vs) olan çocuklar da dersleri ile yeterince ilgilenemedikleri için başarısız olurlar. Çocuğun okula devamını engelleyen çeşitli hastalık durumlarında, çocuğun okul başarısı önemli ölçüde etkilenir. Bazı çocuklarda ise, herhangi bir organik rahatsızlık olmadığı halde ruhsal sorunlar nedeniyle, derslere karşı isteksiz olabilirler. Çocuğun okuldaki başarısızlığının nedeni yeterince araştırılmadan, öğretmeni ya da anne-babası tarafından cezalandırılması halinde, hem çocukta ruhsal sorunlara ve hem de öğrenme isteğinin daha da azalmasına neden olabilir. Bu nedenle. çocuğun derslerine ilgisizliği ve başarısızlığı gerek öğretmenler ve gerekse ebeveynler için bir uyarı olmalıdır. Bu başarısızlığın nedeni araştırılmalıdır. Başarısızlık nedeninin ortaya çıkarılması ve belirlenen sorunların çözümü için; öğrenci velileri, okul yöneticileri ve sağlık ocağı personeli arasında iyi bir koordinasyon sağlanmalıdır. Zaman zaman veli-öğretmen veli-sağlık personeli ya da öğretmen-sağlık personeli şeklindeki ikili işbirliği de gerekli olabilir. 4. Her alanda olduğu gibi sağlık alanındaki eğitimin de en önemli halkalarından birini ilkokul eğitimi oluşturur. Bu dönemdeki öğrenci1erin gördüğü ve duyduğu şeylerden daha kolay etkilenmesi ve ilkokulu bitirenlerin önemli bir bölümünün daha ileri öğrenme devam etmemesi nedeniyle, ilkokuldaki sağlık eğitimi çok önemlidir. Bu dönemde veri1ecek iyi bir sağlık eğitimi, bireyin ömür boyu sağlıklı yaşamasına yardımcı olabilir. Hatta bu kişi bi1gi ve davranışlarını gelecek nesillere aktararak, daha sonraki nes1illerin sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. Zaman zaman,

çocuk okuldan edindiği bilgileri ailesine ve topluma taşıyarak, yetişkinlerin davranışların bile etkileyebi1ir. Örneğin; sigaranın zararlarını, el yıkamanın önemini ya da yiyeceklerin besin değerlerini öğrenen bir çocuk, babasının sigarayı terk etmesine, annesinin daha besleyici yemekler pişirmesine ya da evdeki lavaboda sürekli sabun bulundurulmasına yardımcı olabilir. Elbette ki okulda verilen sağlık eğitiminin başarılı olabilmesi için, eğitimin sürekli olması, öğrenilen şeylerin davranışa dönüştürülmesi için şartların uygun olması, eğitici1erin davranışları ve öğrencilere örnek olması ve okuldaki eğitimin ai1ede de desteklenmesi gereklidir. Örnek verecek olursak, tuvaletten sonra el yıkamanın önemini kavratmak ve bunu davranışa dönüştürebi1mek için, bu konunun önemi her fırsatta vurgulanmalı, okulun tuvaletlerinde sürekli sabun bulundurulmalı, egiticiler düzenli el yıkayarak öğrenci1ere örnek olmalı ve çocukların bu yöndeki davranışları aile bireyleri tarafından da teşvik edilmelidir. Bu yaş grubu için yapılması gerekenler aşağıda sunulmuştur: 1. Eğer çocuğunuz okul çağına kadar tam bir sağlık kontrolünden geçmemişse, okula başlamadan önce sağlık ocağına başvurarak, çocuğun okula devamına ya da eğitimine engel olabilecek bir sorunu olup olmadığını kontrol ettiriniz. Bu sorunlardan düzeltilmesi mümkün olanların tedavisini yaptırınız. Örneğin, görme kusuru olan bir çocuğa gözlük kullandırarak görme kusuru düzeltilebilir. Çocuğun normal eğitimini engelleyen ve düzeltilmesi mümkün olmayan, görme, işitme, zihinsel ve ortopedik özür1ü çocuklar için özel eğitim imkanları olduğunu unutmayınız ve bu imkanları araştırınız. 2. Okula devam eden çocuğunuz hastalandığında, en kısa zamanda tedavisini yaptırınız. Çünkü; hastalık hem çocuğun eğitimini olumsuz yönde etki1eyecek ve hem de okuldaki diğer çocuklara zarar verebilecektir. 3. Çocuğun derslere ilgisiz olması ya da okulda başarısız olması halinde, onu cezalandırmayınız. Bu başarısızlığın nedenlerini araştırıp, bu nedenleri ortadan kaldırmaya çalışınız. Bu konuda gerekirse, öğretmenden, okul yönetici1erinden ya da sağlık ocağı personelinden yardım isteyiniz. Her başarısızlığın bedensel ya da ruhsal bir nedeni olduğunu unutmayınız. 4. Çocuğunuza evde verdiğiniz eğitimin okulda verilenlere ters düşmemesine özen gösteriniz. Çocuğun okulda kazandığı bilgi ve sağlıklı davranış biçimlerini pekiştirmeye çalışınız. Kendi olumlu davranışlarınızla ona örnek olunuz. Sizin yanlış davranışlarınız varsa, değiştirmeye çalışınız. Terk edemediğiniz yanlış davranışlarınızın çocuğunuzu olumsuz yönde etkilememesi için gayret gösteriniz. Örnek verecek olursak, sigara içen bir baba iseniz, çocuklarınızın sigara içme ihtimali yüksek olacaktır .Eğer çocuğunuzun sigara içmesini istemiyorsanız, sigarayı terk etmeye çalışınız ya da hiç olmazsa, çocuklarınızın yanında sigara içmeyiniz. Çocuğunuz sigaranın zararlarından ve sigara içmemek gerektiğinden söz ediyorsa, şakayla bile olsa, bunun tersini söylemeyiniz. Unutmayınız ki, çocuk için annesi, babası ve öğretmeni çok önemlidir. Bu kişilerin,benzer davranışlar ve sözleri çocuğun doğru davranış biçimleri geliştirmesine yardımcı olur. Aksine, birbirleri ile çelişen söz ve davranışlar çocuğun bocalamasına ve ruhsal dengesinin bozulmasına yol açabilir. Okul dönemi çocuğun sağlığı başarılı bir eğitim için çok önemlidir. Bu nedenle, öğretmenlerle, okul yöneticileri ile ve sağlık ocağı personeli ile işbirliğinizi güçlendirerek, çocuğunuzun bedensel ve ruhsal sorunlarına vaktinde çözüm bulmaya çalışınız.


Dünyanızda

Güzellesmeye

66 | ForLife | Eylül 2013

Yer Açın

Hayatınıza dahil edeceğiniz küçük bakım tüyoları ile hem ruhunuzu hem de bedeninizi gençleştirmeye ne dersiniz?


R E L iS D Z A Y E B M BE

L i G E D L A Y A H

lerinizin bembeyaz amlayıcı unsuru diş tam n ini lliğ ze gü z Yü de zor değil. Bunu nüm sergilemesi hiç iz ve sağlıklı bir görü le elde edebileceğin ünler ve teknikler da la lar yeni geliştirilen ür ım rış acağınız bitkisel ka gibi kendi hazırlay z. sağlayabilirsini cekler hayalini y ve kahve gibi içe Her gün içtiğiniz ça engel oluyor ıza an dişlere kavuşm z ya be uz un uğ rd ku sı görünümden çalasanız da sarım lere kavuşmanız ve ne kadar sık fır eyin. Bembeyaz diş ülm üz nız rsa ıyo kurtulam ile daha kolay. artık birçok yöntem i Bleaching Yöntem cı olacak olan vuşmanızda yardım ka e ler diş az ey Bemb za çıkıyor. Home iki şekilde karşımı tegoriye ayrılan bleaching yöntemi olmak üzere iki ka g hin ac ble s ofi ve uygun beyazlatma bleaching diş ölçüleriniz alınıp le lik ce tma ön de em nt bu yö tulacak olan beyazla 3-4 gün dişlerde tu n da dın ar n ını plağı hazırlanıyor. ılmas ştirilerek dişlere tak nüm jelinin plağa yerle bembeyaz bir görü da nız ığı ad yık zi ini ler ve diş de ıp re ar sü çık plağı daha kısa ün. Bunun yanında mk g mü hin ız ac an ble lam s ka ofi ya sunan beyazlatma imkanı ışını UV ek ler rü sü daha maliyetli bir ine an jelin diş üzer nd afı tar r. u yo or şu kt do ise diş ilmesinden olu ı ile aktif hale getir ım ha rd da ya de er re laz sü a da ya ha kıs sraflı gözükse de da z. ini Bu yöntem biraz ma irs şabil bleaching ile kavu beyaz dişlere ofis

Güzelligin Sırrı

e d l a i c a f a r d y H Saklı

Kür 1 Malzemeler at 1 çay kaşığı karbon ı ağ ny 2 damla zeyti Yarım limon suyu Uygulanışı i bir cam Bütün malzemeler tırdıktan rış ka de rin kase içe karışımdan sonra fırçanıza bu fırçalayın. zi ini biraz alıp dişler da zamanla nız ığı lad gu Düzenli uy dığını sizde dişlerinizin beyazla göreceksiniz.

Kür 2 Malzemeler at 1 çay kaşığı karbon çın tar ı şığ ka 1 çay üş adaçayı 1 çay kaşığı öğütülm Uygulanışı inde Bir çay tabağı içeris meleri diş lze karıştırdığınız ma lerinize diş ile ı fırçası yardım aç rk Bi ın. lay ça fır sürerek lerinizin diş a nr so an ad lam uygu hit şa de siz beyazladığına olacaksınız.

ni karşı gençlik iksiri ne si ki et ı ıc at pr yı al ile Zamanın ülmeyin. Hydrafaci üz z nı sa ıy ad m la halen bu şmanız canlı bir cilde kavu ve üz zs rü pü ha artık da mümkün. lanan serumlar

cilde uygu nlılığını temi Hydrafacial ile sis e em nil ye t m sayesinde de ca cil HD rken kazandığı ne olu iz tem ter iz din sayesinde cil koruyor. durum lar yakınınlar için bu Uygulandığı Alan ık ve genişliğinden ıkl yanı an un tık luğ ki ru de ku rin ve Gözenekle aşırı yağlanma i ek ltt Ci . or luy de bu cial sayesin tarihe Hydrafacial ile son e çizgiler de Hydrafa inc ve ri , cildin ele lek ş ındıran bu yöntem sıra akne, güne ölü hücrelerden ar ip ey kişilerin izl n ıra tem pt ldi ya Ci karışıyor. s ya da dolgu tok Bo . or lıy e rşı ka da ı cilt üzerinde tahriş doğal nem ihtiyacın yöntem olması ise bir ği bir ce hiç ile da ab sın lat na gu es de rahatlıkla uy a süren uygulama gösteriyor. 15 dakik nlük hayatınıza gü ir, bil pa neden olmadığını ya ı nız nrasında makyajı acı hissetmezken so siniz. men devam edebilir he kaldığınız yerden 2013 Eylül| ForLife | 67


5

ADIMDA

R E L L E I L BAKIM r değil.

hiç de zo k a lm o ip h a . lıklı ellere s ğ a s e v tirebilirsiniz ş lı le k ım e k ç a r b e , g k hale Yumuşa 5 adımda bakımlı bir i i iz im m iş ri ğ e bir e ll d e büyük i kısmı ise hiç k temas eden ir e b le d y n iz e e d rk in d r a ra e a m k Ell ey -yağlı birço bir kısmı iş

3

Chanel Le Vern

is 475 Dragon

Oje, 64 TL

totların ğuk, kuru : dığımız me kli sıcak-so la re u ü g s y e kım tüyoları U d a . n z b ri ri k e e a d c iç e ra n rf ü tu a G ba s e kavuş in birçok ça a güzelliğin d ım d a getirmek iç 5 i iz ez. İşte elin sonuç verm

Tırnaklarınızı renklendirirken dik kat edin Tırnaklarınıza uygu layacağınız oje seçiminizi yapa rken kaliteli olmasına öz en gösterin. Bir de ojenizi çıkarm ak için uyguladığınız as etonu tırnaklarınızı yıprat mamak adına üzerinde fazla sürtmeyin. Asetonlu pamuğu tır nağınızın üzerinde biraz bekle ttikten sonra tek dokunuşta çıkarmaya çalışın. Aseton tırna klarınızdaki nemi de oje ile birlik te aldığından işlem so nrasında üzerine badem ya da susam yağı sürerek kaybola n nemin geri gelmesini sağla yın.

uşatın izi yum Ellerin e ipeksi bir d ını Elleriniz ğa kavuşmas lı k a ş u yum unu ancak b istiyor ız a s ıyor n da başaram ı size bu konu ri usulü a ğ a m y n n e zeyti tır. B ı olacak ıttığınız 1 su c ım d r ıs ya damla şekilde hafif bir ytinyağına 20 ıştırın. ar ı ze bardağ u ekleyerek k bu ar uy d s a n k o a m li n dakik 0 1 i lettikte k iz e Ellerin inde b is r e iç ın karışım yarak ipeksi . ıka y a a varın r n o s ın farkın ğ lı arıcı k a ş xtra On L yumu iE tr u N hy 18 T Vichy ic Kremi 50ml, El Bakım 68 | ForLife | Eylül 2013

1

irin çlend ızı gü n detay n ı r a l e k Tırna akla ilk gel mayan ol ce n n i a y g e l ı d r ımı ğının e kı El bak or. Güçlü v in argan ya bir y ç lar olu z. Cam lmak i tırnak lara sahip o anabilirsini suyu ve l r k on ra tırna yağı rım lim den ya sihrin içerisine ya adar argan ın k kabın niz miktar z bu karışım r a u ği ekledi uşturduğun dakika kad ez Ol 15 k . ı r n z i ı u b n y ı ko aklar ın. Haftada n lı r ı t ı l e sağ k için kay nra yı ım güçlü ve yacak. o s n e ğla tikt arış beklet ağınız bu k uşmanızı sa c v a a y k a l a lar uygu 12 TL tırnak remi, K m ı k Ba ırnak El ve T a n e g Neutro

ya da yaptırın Manikürünüzü yapın nikür yapmak ma ile mı rdı Bir uzman ya ev de inizde kendiniz yerine dilerseniz siz kenarlarınızın k yapabilirsiniz. Tırna aki rad bu n içi sertleşmemesi k itme na tır e rin ye ek sm fazlalıkları ke da tırnak a ks e setiniz yo seti ile geriye itin. İtm bekletin. ek rer sü ğı m ya diplerinize biraz bade geriye kulak çöpü yardımı ile Yumuşadıktan sonra iz. sin ilir tamamlayab iterek manikürünüzü

Doğru törpü ile tırnakları nızı şekillend Tırnak bakımın irin ıza gösterdiğini z özen kadar şekillendirme kısmını da dikk ate alın. Törpü tercihinizi 3 se çenekten yana kullanabilirsini Birincisi metal z. törpü ile tırna klarınıza şekil törpü ile hem verebilir, kâğı şekillendirip he t m de fazla zede gerçekleştirm lemeden bakım iş olursunuz. K ını üp törpünün üç ayrı bakım ya farklı rengi ile pabilirsiniz. Be de üç yaz kısmı ile şe ile tırnak üzer kil verebilir, gr indeki çıkıntıla i kısmı rı alabilir, siya sarı lekeleri te h kısmı ile de mizleyebilirsini oluşan z. Size tavsiyem fazla zarar verm iz tırnaklarınız ek istemiyorsa a nız metal yeri kullanmanız. ne plastik törp ü Mavala Tırnak Törpüsü (6 ad et), 30 TL


Siyah Noktası z t l H i a yal Degil C r i B

Bayanla rın biri olan sıklıkla yakınd ığı si fazla va yah noktalar ile durumlardan kit sa dersiniz kaybetmeden g vaşmak için da ? ha ardınızı almaya ne

ucu nedeni ile tıkanması son ve ölü hücre birikmesi kir , yağ n rum eri du ekl bir zen Gö de zor cildinizi arındırmak hiç oluşan siyah noktalardan skelerin yanında ma al doğ ız ğın aca lay uygu e etmenizde etkili bir değil aslında. Bunun için eld cilt bir ürünler pürüzsüz tik me koz ız ğın aca kullan izlemeyi başardığınızda noktalardan cildinizi tem sıklaştırmayı da çözüm sunacaktır. Siyah k için gözeneklerinizi me elle eng u un şum olu ise yeniden ihmal etmeyin. . inizi açmayı deneyin -İlk olarak gözenekler kase içerisine üzü zün yü ile lu hav iz ğin Başınızın üzerine örtece arak gözeneklerinizin tut ika dak un buharına 5-10 suy ı ak sıc z nu ğu du koy ardığınız şırınga yardım mak yerine iğnesini çık mayan Çık . ışın çal aya açılmasını sağlayın. Sık arm çık rine hafifçe bastırarak ile siyah noktaların üze yin. izle tem ile ı dım yar siyah noktaları da maske

-Türk Usulü Kahv e Maskesi Malzemeler 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı Uygulanışı Cam bir kase içeris ine aldığınız malze meleri karıştırdıktan sonr a yara ve sivilce olm ayan cilde uygulayın. 3-4 dakik a beklettikten sonr a soğuk su ile yıkayıp haftada bir kez tekrarlayın . Sonrasında maden suyu veya gül suyu ile cildin izi temizleyin.

-Gözeneklerinizi Yulaf ile Sıkılaştır ın Malzemeler 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi tozu 1 tatlı kaşığı limon suyu Uygulanışı Malzemeleri cam bir kase içerisinde ma cun kıvamına gelene kadar karış tırın. Elde ettiğiniz Neutregana Siyah karışımı yüzünüze sürerek Nokta 20 dakika bekletti Temizleme Jeli, 23 kten sonra soğuk su ile yıkay TL ın.

Son e in s e lm ü k ö D ç a S e il p Pr çeşitli

klerde Kadınlarda ve erke k oluşan saç nedenlere dayanara ntemi ile dökülmeleri PRP yö kıyor. sorun olmaktan çı

Kadınlarda daha çok hormonal bozuklar ve stres nedeni ile yaşanan saç dökülmesi, erkeklerde irsî olması nedeni ile kaçınılmaz bir durum olarak ortaya çıkıyor. Diğer başlıca nedenleri arasında ise saç şekillendiricilerin yüksek ısısına maruz kalma, menopoz, vitamin ve mineral eksikliği, tiroit hastalığı, anti deprasan ve tansiyon hapları, stres, yaşlanma, doğum, zayıflık gibi faktörler yer alıyor.

edilen solüsyonun seyrelen ya da saç olmayan bölgeye enjekte edilmesi ile işlem tamamlanıyor.

PRP(Platelet Rich Plazma) Yöntemi Nedir? Deri tabakasının yenilenip canlanmasını sağlayan PRP yöntemi, zayıflayan veya ölmeye başlayan saç köklerini kişinin kendi kanı ile canlandırıp sağlığına kavuşturuyor. Kandaki akyuvar ve trombositlerin ayrılması sonucu elde

Ayda bir kez üç defa uygulanan bu yöntem, sadece 10 dakika gibi kısa bir süre içerisinde saç köklerinin güçlenmesini sağlarken zayıf tellerin dökülmesini de engellemiş oluyor. Bu işlem kişinin kendi hücreleri ile yapıldığı için de hiçbir yan etkisi bulunmuyor.

Uygulama Süresi Kan pıhtılarının oluşumunda görev alan bir hücre olan Platelet veya diğer isimi ile trombosit, içeriğindeki doku yenileyici özelliği biyolojik kimyasallardan dolayı saçları eski sağlığına kavuşturuyor.

2013 Eylül| ForLife | 69


“BEYAZ PİRAMİT” Türklerin tarihi geçmişine ışık tutacak “Beyaz Piramit” in asırlardır görmezden gelinmesi arkasında saklı olan gerçeği düşündürmeye yetiyor.

En eski piramitlerin Mısır’da olduğu gerçekliğini sona erdirecek olan ve kamuoyundan büyük bir gizlilikle saklanan Beyaz Piramitler, tüm yasaklara ve gizliliğe rağmen varlığını hissettiriyor. Tarihin seyrini dahi değiştirebilecek bilgilerin saklı olduğu bu piramitler özellikle Türk tarihi açısından büyük önem taşıyor. Tarihin Gizemli Tanığı Geçmişinde barındırdığı büyük sırlarla beraber zamana inat ayakta durmayı başaran

70 | ForLife | Eylül 2013

ve on altı piramitten oluşan bir kompleksin en büyüğü olan Beyaz Piramit, ilk olarak II. Dünya Savaşı sırasında Amerikalı Pilot James Gaussan tarafından Hindistan’dan Çin’e erzak taşırken fark edilir. Gaussan, Çin’in Xian bölgesinde yani Kuzey Çin’de Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan bölgesinde yer alan piramitlerin kireç taşından yapıldığı kanısına varır. Sonrasında yine bazı yazarların bölgede bir takım incelemelerde bulunması üzerine Çin, yerli ve yabancı kişilerin piramitlerde araştırma yapmasını yasaklar. Çin’in bu derece açıklanmasını


istemediği bu piramitlerin sakladığı sırrın büyüklüğünün derecesi ise oldukça büyük merak uyandırıyor. Sır Perdesi Aralanıyor Bölgedeki piramitlerin en büyüğü olan 300 metre yüksekliğindeki bu dev piramit, dünyanın en büyük ve en eski piramidi olsa da adı ve yeri sır gibi saklanmaya çalışılıyor. Piramitin varlığı deşifre edildiğinde turizm açısından yüksek bir gelir sağlayacak olan Çin Hükümeti buna rağmen Beyaz Piramit’in varlığını gizli tutmayı tercih ediyor. Çin’in bu çabası oldukça düşündürücü olsa da kimse çıkıp resmi bir açıklama da yapmıyor. Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülen bu piramitlerin en büyüğü sahip olduğu 300 metre yükseklik ile dikkat çekiyor. Piramitlerin olduğu yer yasak bölge ilan edilmekle kalmayıp ziyaret edilmesi halinde idama kadar uzanan caydırıcı ve ürkütücü bir ceza yaptırımı içeriyor. Öyle ki Çin, bu piramitleri saklayabilmek için üzerine helikopterlerle toprak atıp tohumlama yaptıktan sonra yaprakları dökülmeyen ağaçlar dahi dikmiş. Bazı araştırmacılar yasağa ve tehlikeye rağmen meraklarını yenemeyip beyaz piramidin içerisinde araştırma yapmanın bir yolunu bulup içeriği hakkında bilgiler veriyor. Yani bu tarih meraklıları da olmasa kimsenin hiçbir şeyden haberi olmayacak.

onaylandığında piramit inşa teknolojisinin ve mumyalama tekniğinin Eski Mısır’a Ön- Türk uygarlıkları tarafından öğretildiği sonucuna ulaşılacağı iddia ediliyor. Piramitte yer alan mezar odaları zamanla oluşan çöküntüler yüzünden kapanırken Türk tarihinin ilk hükümdarı Oğuz Kağan’ın mezarının da burada yer aldığı oradaki bölge halkı tarafından belirtiliyor. Piramit içerisindeki kayaların bazılarında kurt başları, ay yıldız figürleri dikkat çekerken Oğuz Kağanı temsil eden çift boynuzlu granit taşta da onun

silüetinin yer aldığı araştırmacı yazar Oktan Keleş’in orada binbir güçlükle çektiği fotoğraf ile belgeleniyor. Oğuz Kağan’ın bu şekilde tasvir edilmesinin nedeni ise kendi döneminde boynuzları olan başlıkları takmayı sıklıkla tercih etmesinden kaynaklanıyor. Yazarın dikkat çektiği konular arasında mezar odasındaki kayaların üzerindeki yazılardan bir kısmının 2023 yılına işaret ettiği ve yakın bir zamanda Türk hâkimiyetinin olacağı yönünde.

Beyaz Piramit’in Sırrı

EPİKA

Bölgeyi tüm olumsuz şartlara rağmen gizlice ziyaret eden yabancı araştırmacıların ortak vardıkları sonuç ise piramitlerde ön Türklere ait yazıtların ve Mısır medeniyetinden daha ileri tekniklerle yapılmış mumyaların olduğu yönünde. Ayrıca bu mumyaların önemli bir özelliği iç organlarının çıkartılmadan ileri mumyalama teknolojisi ile yapılması. Bu veriler bilimsel olarak

2013 Eylül| ForLife | 71


” İ R O LİAM

“PO

avram n bir k m de ta ır ş a ş ını he nları f anmaya m aşkın varlığ bileceğini in iye tara a k ş A da ilişk ldüğü ori, he ip ola a s h m a a ıl a s ş y li tı o k a r tü P ınlı apıy ürü ğu ta olan rda şaşk ve ilinde y lu bir y k doğrulu kın çok pısı ile duyanla ABD’de gidere açıdan erin bilgisi dah or. Aşkın tek u ş a ık ş a a b iy il e r y v ü iş m n n T i k a ir r a d z n ele erek olan da g çısın ç ke nme- saavtıuyor. Avrupa ülk ramı gid atmaya a inananlar a iyi işaret v a ld a a k k k in lı iç un r ü tta k aşklı bir ilişk ler z olduğ Haya ki diye düş ın bir yayılan bue eçotkisi altına alıyor. ölümsü ldukça çarpık ayı tercih eden ro u u m d Y a m d k i ş r a i k a r ib ş ü y ’y u v g c ka kiye i a çoklu u söz lmuş r b ı o k olun o li k ş ” ız n a k ts e o ş e a k a m kö rah or “ etse d birç olia Latince an hiç ’de Am i durumd yin. P ynı anda anca ve “çok”, Latince çok eşli aşk n u in u b Y ğ ce yani a a Poli , etik muyor. nanca’d geliyor. Çoklu değil yaşanabile bu terim n a le ın e g m a anla anlamın kez aşamak y . r o y

söylü

72 | ForLife | Haziran 2013


gemın sim n kuma u kavra ta ram ola iz. Bu b v k i a i ş s f a k e y e m ir lu en b ndiril n çok ebilir şam K in le e a il iy e d Y b d z im ü tm a is la i e y li a d k k k a ş Bu elli iliş lar d flı h olara umuz Çoklu A yetmiş. bu simge ile b orinin dığı bir ncak, lum inin çift tara ler değil kadın rinin a a y a lm o lm i m o a kliğin sistem sadece erkek mez a oliamo la si endilerin rında ise poli ani “π” n ve te luyor. P e ış arları k ğru bilin ilişSadakati ne derece do e aşık olmak r. sistemd gönüle sahip o in bunu anlay n- raft dalar. Bayrakla n “pi” işareti y eden o n e r e ak in il ir aşk olar de başka bir rak gösterilmiy - geniş b farkı da çiftle durumu kabull lı yolu arfini simgeley ırsızlığı tems mızı i’ la k r h ın r kır r la e s u o m ş o b fa i, a iğ a m ş v i d b n ta a aşk bir Poli es ya nede r. Ma . Hem Tabik nmesi. harcı da değil a yaşamak simgesi ve areti yer alıyo ığı bayraklairmeye oldukları herk nle hayata e it ll b u i b a iy k k ald d iş ık Bu nede aynı an de yer r yiğidin rak ışla suzluk göre aş ı aşkı ve Onlara parçası oluyor. kişi fazla ola ir mek he şık olup bunu rafında anlay ı son ah renklerin , kırmız izliliği ü ğ ü tl s ıc iy ta a b ç y dürü ve s rda g rının bir yerden birka isi olan taraf i kişilere rumu her iki oldukça zorla avi renk durumla urt dışında k in rı du mek rında m siyah ise bazı le Y k . e r kaldıkla ebiliyorlar. İliş r olan ilişkis ı ve bu b o i , ediy rini ed nmesin tutkuyu eyi sembolize enler birbirle ipıların de va kabulle . devam y b evdiğin aşka daha ka tm s te la e ız r u is k ı n a b e ih a k r k ın c s n e a r s te lumlu olsa g başka i bir bulduy yaşam et sitelerinde teyeno n ı e u lu ız y n k u ın o n b ç k in a iç de . Dim k is k aş tern aşkı bitirme . Karşı taraf d aşkı seçenler y r gerçe et edin yaşama erini bu kları in or ri ola de sizle bilmeye gayr i bulgurdan oluşturdu böyle bir aşkı il k ir e r b a in d n Y açabiliy e de poliama a e n eldek iç bu k eğerini soram liyor. Yani ileri gibi düşü ediyor. Yoksa Yin şılıyor. kabullenmek h işkilerini zora n onun d ince giderken ori” bir kav d ih n c e r k klif ir il am io ler yine rde bulmayı te de böyle bir te durumu Kıskançlık bu in de compers a yat’a p Bırakın “poli . le ak in e y . n iç ay r. tarz sit şantıları içeris çanta ya da a olmayın köşede dursu olmuyo Bunu aşmak dece zevk alm a y a l a ın . ir a r r b m s aşla nor olarak kabiliyo dıkları andan rında b idir. şa undukla leri an meseles s ” n yani ya ayı seçiyorlar. a ğ a e p n m a a e P ğ y “ m papa kabı Simge odaklan esinin kla koli simg delesi lı a m c ık e ç ü n a ö M in ir Aşk Her şey nanlar e polly amorinin Zorlu B nu savu i dü- Poli sı ise şaşırtıcı. anın İngilizced u b k a yaşam işki gib de olma ası ve papağ ri aşkı u bir il Poliamo e kadar meşr diklerinde hiç - nuşulm n ir op için her e işin içine g ı anlıyorlar. T d ın e ığ d ls a ü n olm şü r kolay bu kada

2013 Haziran| ForLife | 73


trendler

S Armine

H&M

2013 sonbahar koleksiyonu ile Armine, rahatlığı ve şıklığı bir arada sunuyor. Ceket, pardösü ve tuniklerde saks mavisi, pardösü ve uzun eteklerde yeşilin tonları, gömlek ve tuniklerde hardal sarısı, elbise ve ceketlerde de mor renk canlılığı ile koleksiyona renk katıyor. Geometrik desenli pileli etekler, önden düğmeli bebek yayalı gömlekler, çizgili şifon etekler, balıkçı yaka tunikler sonbaharın huzurlu atmosferine kendinizi kaptırmanıza neden oluyor.

2013 sonbahar koleksiyonu ile H&M, streç pantolonlar, skinny jeanler, kimonolar ve işlemeli kıyafetler ile dikkat çekiyor. Deri pantolonlar, bol kesim çan eteklerin yanı sıra fraklar, ince pullu elbiseler ve kazaklar yer alıyor. Koleksiyonda yün, pamuk, kadife ve suni kürk gibi kumaşlar ön plana çıkıyor. Renk kartelasında ise ağırlıklı olarak siyah, gri, kırmızı ve metalik tonlar bulunuyor.

76 | ForLife | Eylül 2013

Zara Moda sektörünün en beğenilen markalarından Zara’nın 2013 Sonbahar Koleksiyonu yenilenen tarzı ve renkli içeriği ile dikkat çekiyor. Bu sezon sunduğu iç giyim ürünleri ile de bakışları üzerine çeken Zara, dantelli ve yırtmaçlı saten gecelikleri ile göz dolduruyor. Ekose, leopar ve vintage desenlerle harmanlanan kıyafetler, çeşitli aksesuarlarla bütünleştiriliyor. Bel hatlarını vurgulayan maskülen kesim ceketler, oduncu gömlekler bu sonbahar Zara’daki yerini alıyor. Baklava ve kareli desenler de koleksiyonun göze çarpan tarafları arasında.


S trendler

Kip

Tommy Hilfiger

Pastel tonlarla sezona giriş yapan Kip, 2013 sonbahar koleksiyonu ile şıklığından ve kalitesinden yine ödün vermiyor. Mavi, yeşil, kahve, gri, bordo, siyah ve lacivertin tonları koleksiyonun dikkat çeken tasarımları arasındaki yerini alıyor. Denim ve casual pantolonlarla kombinlenen klasik ve casual ceketler kendinden emin, havalı beylerin tercihi oluyor. Birçok renk seçeneği sunan süet ayakkabılar, kemerler ve aksesuarları ile de Kip, tamamlayıcı bir şıklık oluşturuyor.

Klasik ve modern tasarımların bir karması olarak ortaya çıkan Tommy Hilfiger, 2013 Sonbahar Koleksiyonu ile göz dolduruyor. Koleksiyonda daha çok lacivert, koyu bordo, haki ve fildişi renkleri ağırlıklı olarak kullanılıyor. Sportif denizci paltosu, balıkçı parkası modellerinin yanı sıra grafiksel kaz ayağı desenli kumaşlar koleksiyonun dikkat çeken tasarımları.

Diesel Erkek giyimdeki kalitesi ve şıklığı ile dikkat çeken Diesel, 2013 Sonbahar Koleksiyonu’nda vahşiliği ile dikkat çekiyor. Koyu renklerin hakim olduğu koleksiyonda iddialı ve çarpıcı modeller yer alıyor. Eskitilmiş modeller, koyu ve açık renkli kot modelleri ile birlikte kumaş pantolon ve eşofman modelleri farklı tasarımları ile ön plana çıkarıyor.

2013 Eylül| ForLife | 77


s I L A is r e V

Evlerin vazgeçilmez mekânı mutfaklarda yaşamınızı kolaylaştıracak ve mutfağınıza renk katacak birbirinden güzel ürünler sizleri bekliyor. Tefal Family Grill Dumansız Izgara, 399 TL

Porland Atatürk Dsn.6 Karaf 500CC, 20 TL

Paşabahçe Damacana Musluklu 5 Litre, 85 TL Arçelik K-1579 Katı Meyve Sıkacağı, 249 TL

Karaca Platino 12 Kişilik Bardak Seti(61 Parça), 648 TL

Beko BKK-2113 M Kahve Makinesi, 169 TL 78 | ForLife | Eylül 2013

Porland Just Marrıed Aperitif Takımı, 40 TL

Papilla Romantik Tava - 24 cm, 22 TL

Tchibo Hızlı Dondurma Hazırlayıcı, 79 TL


Bernardo Rosy Kapaklı Kek Fanusu, 17 TL

Mısır Ayıklama Aleti, 9.90 Esse Schafer Mıknatıslı Baharatlık, 65 TL

Galatasaray U11821 Tost Makinesi, 79 TL

Tchibo Narenciye Spreyi, 22 TL Fizz Saver Pet Şişe Sebili, 14.90

Paşabahçe Kandil Abajur Smoke Küçük, 145 TL

Tchibo Sirkelik ve Yağlık, 29 TL

Ar469 Arzum Arzum Steam Power 360 Dikey Buharlı Temizleyici, 299 TL

Bernardo Türk Kahve Fincan Takımı - 6’lı, 49 TL 2013 Eylül| ForLife | 79


TUZ O DALA RI

Son za man alterna larda adında n tif tıp a rayışı i sıklıkla söz e çerisin t de olan tiren tuz oda la lara um ut oluy rı or.

80 | ForLife | Eylül 2013


Birçok rahatsızlığa iyi geldiği tespit edilen tuz odaları, günümüzde şifa kaynağı olarak sağlık sorunları yaşayanlar tarafından tercih ediliyor. İlk olarak tuz mağaraları adı altında rahatsızlığı olanlar tuzun şifasından yararlanırken artık özel olarak dizayn edilen odalarda tuz terapileri gerçekleştiriliyor. Ülkemizde de Spa merkezleri, oteller, özel sağlık merkezleri tuzun insan sağlığına olan yararını keşfederek mekânlarında tuz odalarına yer vermeye özen gösteriyor. Tasarımı Oldukça İlgi Çekici Klasik hastane ya da Spa merkezi odalarından farklı bir mimari yapıya sahip tuz odaları, hem bembeyaz görüntüsü hem de tuzlu yapısı ile dikkat çekiyor. Steril ve hava geçirmeyen tuz odaları; tavanları tuz

sarkıtları, duvarları ve zemin ise tuz tuğlası veya işlenmemiş tuzlarla kaplı bir yapıya sahip. Ortamın tamamen tuz ile kaplı olması odanın bakterilerden arınmasını sağlarken atmosferdeki neme karşı bir tampon görevi görerek odanın aseptik özelliğinin korunmasına da yardımcı oluyor. Dinlendirici müzik ve loş ışığın altında hiçbir şey yapmadan koltuğunuzda oturarak sağlığınıza kavuşabiliyorsunuz. Birçok Hastalığa Deva Astım, alerji, egzama, sedef, sinüzit, deri iltihabı, bronşit, eklem ağrısı, stres ve uykusuzluk gibi rahatsızlığı olanların tercih ettiği tuz odaları sağlıksal birçok olumlu sonuç ortaya çıkarıyor. Sağlık sorunu yaşayanların yanı sıra güzelliğine önem verenler de

tuz odasının pozitif etkisinden nasibini alıyor. Cildin yenilenmesi üzerindeki etkisinin yanı sıra anti-aging ve antioksidan özelliği de bulunuyor. Ayrıca tuz terapisi sayesinde akciğer ve solunum yolları da temizlenerek daha sağlıklı bir hale geliyor. Ancak yüksek tansiyonu, ateşi ve kalp yetmezliği sorunu yaşayan kişilerin bu terapiden uzak durması gerektiği belirtiliyor. Uygulama Terapisi İlk uygulama seansının 5 gün üst üste 30’ar dakika ile yapıldığı tuz terapisi, sonraki aşamalarda ayda bir kez olarak devam ettiriliyor. Rahatlığın ön planda olduğu koltuklarda, müzik ve loş ışık altında sadece oturarak gerçekleştirilen terapi sonrasında bir çorba kaşığındaki tuzun 1/10’u kadarını almış oluyorsunuz.

2013 Eylül| ForLife | 81


TÜPTEDAVİSİNDEKİ BEBEK

SON GELİŞMELER

Op. Dr. Arzu YURCİ Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Memorial Kayseri Hastanesi

Günümüzde tüp bebek tedavi yöntem ve uygulamaları baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Önemli olan yeni tekniklerin hangi çiftlere, ne zaman ve nasıl uygulanacağına doğru karar verilmesidir. Çiftler yenilikleri takip ederken tedavi göreceği kurumun güvenilirliğine, deneyimli ekibine ve merkeze ait ‘’eve canlı çocuk götürme’’ oranına mutlaka dikkat etmelidir.

T

ürkiye’de her 100 çiftten 15’i çocuk sahibi olmak istediği halde bu isteğini gerçekleştiremiyor. Ancak bu alandaki olumlu gelişmeler önceki dönemlerde imkansız gibi görünen durumlarda bile daha fazla çocuk sahibi olma şansı sunuyor. En az üç kez tüp bebek uygulamasına rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler, yeni yöntemlerle anne-baba olma şansını yakalayabilir. Genetik inceleme, kokültür, IMSI (sperm büyütme) gibi teknikler, gebe kalma ihtimali düşük olan her üç çiftten birinde gebelik elde edilmesini sağlıyor. Memorial Tüp Bebek Merkezinden Op.Dr. Arzu YURCİ bu konudaki son yenilikleri açıkladı.

82 | ForLife | Eylül 2013

Çocuğu olmayan bir çift ne zaman doktora gitmelidir?

En çok hangi sorunla tüp bebek başvurusu yapılıyor?

Kadının yaşı tedavide çok önemlidir. Kadın 35 yaş altında ve çiftler korunmasız-düzenli bir yıllık cinsel ilişki ile gebelik elde edemiyorlarsa doktora başvurulmalıdır. Kadın 35 yaş üstünde ise bu süre 6 aydır. Kadın yaşı 38’in üzerinde ve yumurtalıklarını olumsuz etkileyebilecek  bir kemoterapi yada yumurtalıkla ilgili bir ameliyat geçirmişse, erkek de ise sperm değerlerini kötü yönde etkileyecek kemoterapi veya ameliyat öyküsü varsa çiftler zaman kaybetmeden doktora başvurmalıdır. .

Birinci sırada şiddetli erkek kısırlığı yer alıyor. Tüp bebek merkezlerine başvuran hastaların yüzde 50 -55’inde erkek faktörü saptanıyor. İkinci sırada 38 yaş ve üstünde yumurtalık rezervi azalmış ve bir an önce bebek sahibi olmak isteyen kadınlar yer almakta. Üçüncü sırada ise yumurtlama bozukluğu, şiddetli endometriyozis (rahim içi dokusunun rahim dışında bulunması) hastalığı ve tüp tıkanıklığı olan kadınlar yer alıyor. Kadın ve erkeklerde kısırlık oranı nedir?


Yapılan başvurularda kadın erkek oranının birbirine çok yakın olduğu belirlenmiştir. Fakat spermiyogram tahlilleri çok iyi incelendiğinde erkekte kısırlık görülme oranının kadına göre biraz daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Tüp bebek tedavisine ne zaman başvuruluyor? Çocuğu olmayan çiftlerde diğer tedavi yöntemlerinden cevap alınamadığı zaman tüp bebek tedavisine başvuruluyor. Şiddetli erkek kısırlığı varsa, kadında tüpler tamamen kapalıysa ya da görevini yerine getiremiyorsa ve kadının yaşı ileriyse tüp bebek yöntemi öneriliyor. Aşılama gibi daha basit tedaviler denenmeden tüp bebeğe geçmek doğru mu? Zaman kaybetmek istemeyen çiftler, diğer tekniklerin başarı şansı düşük olduğu için bir an önce tüp bebek yöntemini tercih edebiliyor. Ama biz evlilik süresi kısaysa ve gös-

terilmiş önemli bir neden yoksa daha basit tedavi modellerine başlamalarını öneriyoruz. Eğer tüp bebekte ısrar sürerse yöntemin avantaj ve dezavantajlarını anlatarak tüp bebeğe başlayabiliyoruz. Tüp bebekte başarı oranı nedir? En iyi şartlarda yapıldığında ilk denemede başarı oranı yüzde 50 -60 civarındadır. Birçok çift, gebelik elde edebilmek için birden fazla tedaviye ihtiyaç duyar. Üç denemede bu oran yüzde 85’lere çıkmaktadır. En az üç kere tüp bebek deneyip başarısız sonuç alanlarda tekrarlayan başarısızlıktan söz edilir. Bu çiftlerde tedavi başarısını artıran son gelişmeler nelerdir? Bazı ileri uygulamalarla şans artırılabilir. Blastosist transferi bu yöntemlerden biridir. Günler boyunca gelişip hücre sayılarını artıran embriyolar beşinci günden itibaren iki ayrı hücre tipine ayrılarak aralarında bir sıvı biriktirir. Bu embriyolara ‘Blastosist’ denir.

Ne yazık ki her embriyo bu aşamaya kadar gelişimini devam ettiremez, daha erken bir dönemde gelişimini durdurur. Hastaya blastosist transfer etmek gebelik şansını artırmak anlamına gelir. Hastaya ne kadar az embriyo transfer edilirse blastosist transfer ederek gebelik şansı o kadar artırılmış olur. Bu nedenle, transfer sayısının kısıtlandığı durumlarda blastosist transferi uygulaması başarıyı artırıcı bir etki yapar. Örnek olarak ülkemizde iki yıl önce uygulamaya giren yönetmelik ile transfer edilen embriyo sayısına kısıtlama getirilmiştir. Bu uygulama sonucu tüp bebek sonucu oluşan çoğul gebelikler anlamlı olarak azalmıştır. Hastadan yeterli miktarda ve kalitede blastosist elde edilmesi durumunda, tedavilerin başarısız kalma nedeni olarak embriyo dışı nedenlere yönelmek faydalı olacaktır. Neden tüm embriyolar blastosist aşamasına kadar bekletilip ondan sonra transfer edilmiyor? Burada blastosist transferlerinin dezavantajlarından söz etmek gerekir. Günümüzde tüp bebek teknolojileri ne kadar geli-

2013 Eylül| ForLife | 83


şirse gelişsin ne yazık ki insan vücudunun mükemmel mekanizmasını bire bir taklit edebilmek son derece güçtür. Embriyoları daha erken bir dönemde vücudun doğal ortamına bırakmak yerine laboratuvar şartlarında daha uzun süre bekleterek embriyonun blastosist evresine ulaşmasının avantajları hala tam olarak aydınlanmış değildir. Dolayısıyla her vakada uygulanması mümkün değildir ve uygulanabilmesi için elimizde bu riski karşılayacak sayıda embriyo olması lazımdır. Blastosist transferi sayesinde hem embriyonun rahime tutunma şansı yüksek olmakta hem de arzu edilmeyen çoğul gebelikler engellenmektedir. Sperm seçiminde yenilikler nelerdir? Spermler mikroskop altında büyütülerek seçilmektedir. Bu amaçla kullanılan en yeni teknik IMSI’dir. Normalde tüp bebek yönteminde spermleri mikroskop altında 200 kez büyüterek seçmekteyiz. Ancak IMSI adı verilen yöntemle 6 bin-6 bin 500 kere büyütme şansına sahibiz. Spermi 6 bin kere büyüttüğünüzde sperm başında genetik şifreyi taşıyan bölgedeki bütün bozuklukları görebiliyoruz. Dolayısıyla bozuk spermleri değil, daha sağlam olanlarını seçiyor ve mikroenjeksiyonu kaliteli bir spermle uygulayabiliyoruz. Kaliteli spermlerle oluşan embriyonun ise rahimde tutunma şansı artıyor. Genetik incelemelere ne zaman ihtiyaç duyulur? Genetik tanıya (PGT) ihtiyaç duyulan durumlardan ilki; ailede kalıtsal yolla geçen, doğacak bebeğe intikal edebilecek ve sorumlu kromozom ya da gen bölgesinin bilindiği durumlardır. Bu bölge ya da kromozomlar embriyolar üzerinde incelenip sağlıklı embriyoların transferine imkan sağlar. Bir diğer durum tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarıdır. Bu yöntemde rahime koymadan önce

embriyoların kromozomları incelenir ve rahimde en çok tutunma potansiyeline sahip embriyo seçilir. Böylece hem embriyonun tutunma şansı artmakta hem de gebelik olursa düşük riski azalmaktadır. Dondurma tekniğinde son aşama nedir? Günümüzde iki farklı dondurma tekniği var; yavaş ve hızlı. Beş yıl öncesine kadar yavaş dondurma daha çok uygulanırken günümüzde hızlı dondurma tekniği tercih ediliyor. Çünkü bu teknikle embriyoların tamamının, yani tüm hücrelerinin hiç hasarsız canlıklarını devam ettirme ihtimalleri daha yüksek. Bu da doğal olarak başarı oranlarına yansıyor. Özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta ise çiftlerin dondurma-çözdürme işlemlerine biraz çekingen yaklaşmalarıdır. Ancak bilinmelidir ki yumurtalıkların uyarıldığı tedavilerde kullanılan ilaçlar yumurtaları

büyütürken rahim dokusunun embriyoyu kabul etme mekanizmasına zarar verebiliyor. Dondurma-çözdürme tedavilerinde ise rahim dokusu diğer duruma göre çok daha doğal bir halinde ve embriyoyu kabul etme mekanizması zarar görmemiş durumdadır. Ayrıca her tedavide kadına yeni baştan hormon vererek yumurtalıkları uyarmak yerine bir seferinde elde edilen birkaç kaliteli embriyonun saklanarak sonraki uygulamalarda bunların çözdürülerek transferi bu sayede mümkün olabilmektedir. Özetlemek gerekirse, dondurma-çözdürme teknikleri merkezlerin toplam başarılarında önemli bir yer tutar. Hastaların bu alternatifi kullanmaları başarı şanslarını artıracaktır. Başka yenilikler var mı? Embriyoların ilk dört -beş gün, yurt dışından gelen yapay sıvılar içine konularak büyütülmesi yöntemi de başarıyı artırabilen bir diğer yöntemdir. Bunun dışında yapay rahim uygulaması var. Bu yöntemle adetin 21’inci günü rahim içinden küçük bir parça alınıp bu dokuyu laboratuvar koşullarında üreterek bir anlamda yapay rahim oluşturuyoruz. Embriyolar bu doku içinde büyütülüyor. Rahim içini taklit eden bu ortamda embriyolar daha iyi büyüyor ve rahime tutunma kabiliyeti artıyor. Tüp bebek denemesi kaç kez tekrarlanabilir? Tüp bebek tedavisindeki son yenilikler ışığında günümüzde üst limit yoktur. Kadının yumurtalıkları uygunsa ve yaşı gençse ve çift bu tedaviyi denemek istiyorsa defalarca denemeye izin verebiliyoruz. Ancak özellikle 43 yaş sonrasında meme kanseri riskinde artış olabilmesi nedeniyle hormonal tedavileri çok önermemekteyiz.

84 | ForLife | Eylül 2013


Tarihler 1896 yılını gösterdiğinde Lumieres Kardeşler’in “sinematograf” adını verdikleri ilk sinema aygıtını hayata kazandırmaları ile Türkiye’de de bu sektörde kıpırtılar başlar. 1896 yılında II. Abdülhamit’in sarayda bir film gösterimi düzenletmesi ile birlikte sinema Osmanlı topraklarına adımını atar. İlk film çekimi ise Fuat Uzkınay tarafından çekilen belgesel formatındaki “Aya Stefanos Rus Abidesi’nin Yıkılışı” nı görüntülenmesidir. İlk konulu film ise Türkiye’de ilk sinema salonlarının açılışına ön ayak olan Sigmund Weinberg tarafından Moliere’nin “Zoraki Nikah” adlı oyunundan uyarlanan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” adıyla çekilir. Sonrasında bunu Sedat Simavi’nin 1917 yılı yapımlı “Pençe” ve “Casus” filmleri izler. Cumhuriyet’in ilan edilmesi ile birlikte Muhsin Ertuğrul Türk sinemasına önemli katkılar sağlarken sinemacılar dönemi olarak adlandırılan 1952/1963 yılları arasına da yeni Türk sinemasının temellerini atan isim Lütfi Ömer Akad ve Metin Erksan olur. Televizyonların henüz yaygınlaşmadığı bu dönemde sinema salonlarında izlenen filmlerin verdiği keyif film sektörünün patlama yapmasına neden olur. Yeşilçam Filmleri olarak adlandırılan 1960-1970 arasındaki dönemde renkli filmlerin de yapılmaya başlanması ile birlikte yüzlerce film seyircisiyle buluşur. Yeşilçam’ın taçsız kralı Ayhan Işık, Belgin Doruk, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Sadri Alışık, Yılmaz Güney, İzzet Günay, Hulisi Kentmen, Türkan Şoray, Cüneyt Arkın gibi değerli isimler kitlelerin sinema ile özdeşleşmesini sağlar ve bu dönem yüzlerce film çekilir. Televizyonların toplum hayatındaki yerinin yaygınlaşması ve filmlerin video, VCD, DVD formatlarının çıkması ile sinemaya olan ilgi azalsa da 2000’li yıllardan sonra çıkarılan yasa ve düzenlemelerin yanı sıra kaliteli çalışmaların gerçekleştirilmesi sinemaya olan ilgiyi yeniden artırır. Günümüzde ise Türk sinemasının başarılı isimleri arasında Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen, Çetin Tekindor, Demet Akbağ, Kenan İmirzalıoğlu, Nurgül Yeşilçay, Cem Yılmaz gibi ünlü isimler dikkat çekiyor. Nuri Bilge Ceylan, Serdar Akar, Çağan Irmak, Ferzan Özpetek gibi isimlerde son dönem Türk sinemasının ödüllü yönetmenleri arasındaki yerini alıyor.

a t hat n kali

YEŞİL ÇAM

2013 Eylül| ForLife | 85


MORiTANYALI KADINLARIN KÂBUSU

Günümüzde bayanlar zayıflamak için maddi-manevi birçok çaba harcarken Kuzey Afrika ülkesi Moritanya’da durum Gavaj geleneği ile tam tersine dönüyor. Özellikle yaz aylarının gelmesi ile birlikte fit bir görünüme sahip olmak için yemek dahi yemeyen birçok bayan, Moritanya’da asırlardır devam eden geleneği duyduğunda aslında birkaç fazla kilonun hiç de büyütülecek bir yanı olmadığını anlıyor. Avrupa ülkelerinde insanlar zayıflamak, fazla yağlarından arınmak için çaba harcarken Moritanya’da kilolu bayanların normal karşılanması şaşırtıcı bir durum gibi gözüküyor.

86 | ForLife | Eylül 2013


Gavaj Geleneğinin Sırrı Kilolu kadınların daha çok güçlü ve söz sahibi olduğu ülkede zayıflık bir o kadar iyi karşılanmıyor. Bayanların kilosu ülkede hem sosyal yaşamlarını hem de özel yaşantılarını aynı oranda etkiliyor. Geleneğe göre kadın ne kadar kilolu olursa kocasının gönlünde o derece büyük bir yere sahip oluyor. Bizim gibi batı ülkelerinde yaşayanlar bu durumu şaşkınlıkla karşılasa da kilonun bu ülkedeki önemi yadsınamaz bir gerçek. Aslında atalarımızın geçmişte söylediği “Bir dirhem et bin ayıp örter” sözü günümüzde bizde geçerli olmasa da Moritanya’da geçerliliğini koruyor. Ağırlığınız Kadar Değerlisiniz Küçük yaşlardan itibaren kız çocuklarına zor ve baskı kullanarak yedirilen yemekler Gavaj geleneğinin temelini oluşturuyor. Doyduğu için yemek yemek istemeyen çocuklar aileleri tarafından falaka, ayak sıkıştırma, zincirleme gibi türlü işkencelere maruz kalıyor. Bu yemekler çocuğun midesi alsın almasın zorla yediriliyor. Bu baskı metodları çocuk ne zaman kilo aldı o zaman son buluyor. Evlenme çağına gelindiğinde ise kilolu kızların kısmeti açık iken zayıf olanların kaderi daha farklı oluyor. Şiddetin nedeni, boyutu ve yeri ne kadar değişirse değişsin öznesi yine bayan oluyor. Şiddetin adı gelenek olarak kayıtlara geçse de kişi üzerinde oluşturduğu psikolojik ve fiziksel baskı kabullenilir gibi değil. Batıda eksi bedenlere inmek için verilen gayret, burada büyük bedenlere ulaşınca son bulması şaşırtıcı.

2013 Eylül| ForLife | 87


BiR MASAL DiYARI Bir Ortaçağ şehri olan Sintra, hayranlık uyandıran doğal güzelliği ve eşsiz tarihi dokusu ile benzersiz bir tatil imkânı sunuyor.

A R T SiN

n s Okyanusu’nu zginlerini Atla ın ge ın a as ny ny dü dü tısında İber isinde düşler vrupa’nın ba yer alan maviliği içer t ediyor. Sintra’nın mave da güzelliğine da Yarımadası’n mekânlarında zbon kentinarı ve tarihi Başlıklı Portekiz’in Li ra, yeşilin salsı sokakl inizi Kırmızı nd nt ke Si an en al rk r ni de ye - gezi etmeniz müm tünleştiği bü Hood gibi hiss n an bi m Ro or , ız z K nı mavi ile bü rçok doğal yetişkin olursa r. Benzersiz bi kün. Uslu bir i görebilir, yüleyici bir ye olan Sintra; sarayları, ında Şirinler’ as ar rı la rk rkan pa p ve eresinden sa güzelliğe sahi ağ döneminden kalma rayı’nın penc maSa ak na aç ar rt Pe O an m ve i müzeler çlarına tır ilerini tarihi sa tç in re ’ ya el nti zi zi nz ile ge pu rı ak bir inde Ra mimari yapıla ını aratmayac as r. Adını eteğ yo ny rı dü ka l çı sa e iy bir gezint n alan Sintz. ra Dağları’nda yaşayabilirsini yer aldığı Sint ile modern sü tü ör l şi ye ğu ra, sahip oldu

A 88 | ForLife | Haziran 2013


1840 yılına ait bronz kral heykeli, 529 metrelik yükseklikteki dev haç figürü ve kulübeler yer alıyor. Renkli ve kuleli yapısı ile masallardaki sarayları anımsatan Pena, usta ellerle işlenen taşları ve seramikleri ile görenlerde hayranlık uyandırıyor. Saraydan kuşbakışı etrafı seyre daldığınızda Atlas Okyanusu’nun maviliğine kapılıp ormanlar içerisinde kaybolabilirsiniz. Cabo da Roca

Nasıl Giderim? Bir hafta sonunuzu veya birkaç günlük tatil planınızı harekete geçirip küçük bir kaçamak yapmayı düşünüyorsanız rotanızı Sintra’ya rahatlıkla çevirebilirsiniz. Bunun için ilk durağınız Portekiz’in başkenti Lizbon olmalı. Lizbon’a vardığınızda Rossio tren istasyonundan yapacağınız tren turu ile yaklaşık 45 dakikada Unesco Dünya Mirası listesinde bulunan Sintra’ya ulaşabiliyorsunuz. Trenden indikten sonra 10 dakikalık bir yürüyüş mesafesi ile Sintra merkezindeki gezi maceralarınıza başlayabilirsiniz. Bahçeli villa tipi yerleşimlerin hâkim olduğu Sintra’da alışık olduğunuz kent havasından sıyrılıp kendinizi masal diyarında hissetmeniz mümkün. Ne Yenir-İçilir Sintra’ya kadar gelip de bölgenin kendine özgü lezzetlerini tatmadan geri dönmeyin. Portekiz’in milli balığı Morina yani Codfish, Grilled sardalya ve ahtapot salatası bunlar-

dan biri. İçecek olarak da yerel likörleri olan Ginjina ve Porto şaraplarını tatmayı ihmal etmeyin. Pena Sarayı Yemyeşil bir bahçenin tepe noktasında kurulu Pena Sarayı, dünyanın 7 harikasından bir olmasa da ilk 10’un içerisinde yer alabilecek güzellikte. Kraliyet ailelerinin yazlık dinlenme yeri olarak Kral II. Ferdinand tarafından 1838 yılında bir ortaçağ manastırının üzerine inşa edilen saray; Barok, Gotik ve Rönesans döneminin izlerini taşıyor. 1910 yılında Portekiz’de Cumhuriyet’in ilan edilmesi üzerine kurulan saray, ulusal anıtlar kategorisine alınarak dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerine müze görevi yapıyor. 1995 yılına kadar birçok doğal afetin etkisine maruz kalan saray, yeniden restore edilerek bu tarihten itibaren UNESCO’nun dünya mirası listesine dâhil edilir. Sarayın çevresinde yer alan 200 hektarlık botanik parkta göller, çeşmeler, mağaralar, tapınaklar, çeşitli bitkiler,

Sintra’ya 45 dakikalık mesafede bulunan muhteşem manzarası ile Cabo da Roca, Avrupa’nın en batısında Atlas Okyanusu’na karşı misafirlerini ağırlıyor. Yani burada Avrupa’nın bittiği yerdesiniz. Bu doğa harikası yere gelen turistlere birkaç Euro karşılığında hatıra amaçlı Avrupa’nın en ucunda bulunduğuna dair sertifika da veriliyor. Cezbedici yüksekliğe sahip uçurumu, kendinizi Hazerfan gibi yüzeye bırakma isteğinizin uyanmasına neden olabiliyor. Sert lodosu, hırçın dalgaları ile Cabo da Roca, ruhunuzu özgürlüğe bırakacağınız bir atmosfere sahip. Burunda yer alan deniz feneri ise ayaklarınızı sallayarak kurduğunuz düşlerinize ışık tutuyor. Oyuncak Müzesi 20 bin oyuncağın bulunduğu bu devasa oyuncak müzesi 50 yıllık bir geçmişe sahip. Eski yeni binlerce oyuncağın yer aldığı bu müzede dikkat çekenler arasında 3000 yıllık eski Mısır taş oyuncakları, 1930’lardan kalma Hornby trenleri, ilk Alman oyuncak arabaları, oyuncak askerler, bebek evleri ve sömürgelerden gelen tahta oyuncaklar yer alıyor. Müzede yer alan hediyelik eşya dükkânından da Sintra hatırası orijinal hediyeler alabilirsiniz. Moors’ Castle  Sintra’yı deniz seviyesinden görmek yerine tepeden kuşbakışı izlemek isteyenler için harika bir yer olan Moors’ Castel’ın kale duvarları üzerinde yapacağınız yürüyüş farklı bir izlenim yakalamanıza yardımcı oluyor. 9. yüzyılda inşa edilen kale, üzerinden geçen zamana rağmen tüm heybetiyle ayakta kalmayı başaran ender eserlerden. Panoramik okyanus ve Sintra manzarası ile kale, ziyaretçilerine eşsiz dakikalar yaşatıyor. Quinta da Regaleira Sintra’ya kadar gidip de görmeden dönmemeniz gereken yerlerden biri de Quinta da Regaleira. Eşsiz dokusu, doğa güzelliği, terasları, galerisi ve muhteşem mimarisi ile bu saray, her dakikanızı unutulmaz kılıyor. Quinta da Regaleira karşısında hayranlığınızı gizlemeniz mümkün değil.

2013 Eylül| ForLife | 89


AŞKINIZ

KAÇ BEDEN GİYER?

90 | ForLife | Eylül 2013


Aşkınızı ilan etmeden öne sahip olduğunuz aşk ölçülerini dikkate almanızda fayda var. Aksi takdirde uyuşmazlık yaşamanız kaçınılmaz diyebiliriz. 1. Uzun zamandır düşlediğiniz tatile kavuşmanız an meselesi. Bunun için tatil rotanızı nereye çevirirdiniz? a. Evde oturur, sinema keyfi yaparım b. Yak��n yerlerdeki tatil yerlerinden birini keşfe çıkarım c. Avrupa, Asya, Ortadoğu hangisi kolayıma gelirse rotamı oraya çeviririm 2. Hayatta taviz vermeyeceğiniz şey nedir? a. Gurur b. Prensip c. Aşk 3. Sevdiğiniz kişi bir başkasına aşık olduğunu söylerse tepkiniz nasıl olur? a. O an bir daha yüzüne bakmam, defterden silerim. b. Aşık olduğu kişinin kimliğini öğrenip aşkımı kurtarmaya çalışırım. c. Mutluluğu için sessizce çekilmeyi göze alırım.

4. Yolda sahibini kaybetmiş bir kedi görseniz ne yaparsınız? a. Biraz üzülür, yoluma devam ederim b. Yiyecek, içecek alabileceğim bir yer var mı ona bakarım c. Sahiplenip evimde ona bir yer açarım. 5. Size tekrar bir şans verilse hangi şehirde doğmayı isterdiniz? a. Mardin b. İzmir c. İstanbul 6. Hangi masal kahramanı ile rolleri değişmek istersiniz? a. Heidi b. Robin Hood c. Peter Pan 7. a. b. c.

8. Elinize geleceği gösteren kristal bir küre verilse, neyi araştırırdınız? a. İş hayatınızı b. Aşk hayatınızı c. Yaşam hikâyenizi 9. Adrenalin deyince aklınıza ilk ne geliyor? a. Nefesinizi tutmak b. Dağa tırmanmak c. Yamaç paraşütü ile semada süzülmek 10. Yaşamınızda hangisini yapmak size daha çok keyif verir? a. Alışveriş b. Spor c. Dünya turu

Deniz deyince aklınıza ilk ne gelir? Mavilik Huzur Sonsuzluk

DEĞERLENDİRME A ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA Aşkınızın “small” bir bedene sahip olduğunu söyleyebiliriz. Fazlalıkların olmadığı fit görünümünüzle dikkat çekiyorsunuz. Sevginizi dile getirmek için çok fazla çaba sarf etmek yerine akışına bırakmayı tercih ediyorsunuz. En büyük korkularınızdan birinin aşk ölçülerinizin genişlemesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden zaman zaman sevdiğiniz kişiye karşı ölçülü davranmayı ihmal etmeden hareket etmeye özen gösteriyorsunuz. Ancak unutmayın, ölçülerinizi biraz büyütmek sevginize iyi gelecektir. Arada sahip olduğunuz beden size dar gelse de aza kanaat etmeyi bilmeniz aşkınızın yolunda gitmesine yardımcı oluyor. B ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA “Medium” beden aşkınız ile göz kamaştırıyorsunuz. Aşkınızı hem doyasıya yaşıyor hem de aşırılıklardan kaçınıyorsunuz. Sahip olduğunuz

ideal aşk ölçünüz ile oldukça beğeniliyorsunuz. Sevginizi göstermekte cimrilik yerine cömertlikten yanasınız. Sevdiğiniz insanı fazla şımartmak istemeseniz de şımartılmayı seviyorsunuz. Yine de arada formda kalabilmek adına aşk diyetine girip fazlalıklarınızı atarak rahatlamaya çalışıyorsunuz. C ŞIKKI ÇOĞUNLUKTAYSA Sahip olduğunuz “Xlarge” bedeniniz ile oldukça göze batıyorsunuz. Aşkınızda aşırılıklara yer veriyorsunuz. Sevmeyi biraz abartarak karşı tarafa kör kütük bağlanmakta bir sakınca görmüyorsunuz. Mantığınız yerine daha çok duygularınızla hareket ettiğinizden acil olarak diyete ihtiyacınız olduğunu söyleyebiliriz. Aşkınız için yapamayacağınız çılgınlık yok gibi düşünüyorsunuz. Böyle giderse üzerinize oldukça büyük gelen bir aşka yelken açmaya tam gaz devam edeceksiniz.

2013 Eylül| ForLife | 91


Yağ Şişelerinizin Temizliğini Dert Etmeyin

Yağ şişeleri ince yapısı nedeniyle temizliğinde en çok sorun yaratan mutfak gereçlerinden. Gerçekleştirdiğiniz birçok temizleme yönteminden olumlu sonuç elde edememişseniz üzülmeyin. Şişenin içine atacağınız kaya tuzunu su ile çalkalayın. Sonrasında şişenizi yıkadığınızda pırıl pırıl bir sonuç elde edeceksiniz.

Balık Kokusu Kâbusunuz Olmasın

Yerken tadına karşı koyamadığımız balık, pişerken etrafına yaydığı koku nedeni ile üzerimizde rahatsız edici bir etki yaratır. Eve yayılan bu kokuyu önlemek için birçok yöntem tavsiye ediliyor. Bunlardan birkaçının size yardımcı olacağını düşünüyoruz.

-Balık tavanızı bir defa yıkadıktan sonra içine su koyup içine bol miktarda tarçın atın. Bu tarçınlı suyu tavanın içerinde iyice kaynatın. Böylece odanızdaki balık kokusunun yerini tarçın alırken tavanızdaki kokuyu da gidermiş olacaksınız. -Bir başka yöntem olarak da balığı kızartırken ayrı bir kabın içinde kaynatacağınız sirkeli su etrafa yayılan kötü kokuyu çekecektir.

Patates Kızartmasının Çıtır Çıtır Olması İçin

Faturalarınızın Kabarmasını Önleyin

Evinizde yapacağınız küçük tasarruflarla faturalarınızın ay sonunda şişkin bir şekilde gelmesini engelleyebilirsiniz. - Elektrik ocaklarında kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması yüzde 30, yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanılması ise yüzde 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. - Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatmak buhar enerjisinden yüzde 60 tasarruf edilmesini sağlıyor. Sebze ve patates haşlarken düdüklü tencere kullanılması ve az su konulması ile yüzde 50-70 oranında enerji tasarruf edilmiş oluyor. - Saç kurutma işleminin mümkün olduğu kadar havluyla yapılması öneriliyor. Bir saç kurutma makinasının ortalama 10 dakika çalışması 60 wattlık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer elektrik tüketiyor. -Soğuk geçen bugünlerde doğal gazda maliyetlerin düşürülmesi için bazı ayrıntıların önem taşıdığı, çatı yalıtımı ile enerjide yüzde 20, dış duvar yalıtımıyla yüzde 15 ve basit sızdırmazlık önlemleriyle yüzde 10 oranlarında tasarruf sağlanabileceğini aklınızdan çıkarmayın. en olur. Bu tür gereçlerin paslanmaz çelik olması gerekir.

Patates kızartmasının çıtır çıtır olması için uğraşıyor ama bir türlü bunu beceremiyorsanız dert etmeyin. Doğramış olduğunuz patateslerinizi 15 dakika kadar soğuk suda bekleterek nişastalarını bırakmasını sağlayın. Sudan çıkardığınız patatesleri iyice kuruladıktan sonra kızgın yağın içine koyun. Tam pişmeden yağdan alıp derin dondurucuda soğutun ve tekrar kızgın yağın içine bırakın. Bu kez aradığınız çıtırlığı yakalamış olma şansınızın yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

2013 Eylül| ForLife | 93


KARDEŞİMİN HİKÂYESİ Yazar: Zülfü Nivaneli Kitabın Özeti Son olarak Serenad romanı ile herkesi kendine bir kez daha hayran bırakan Zülfü Livaneli yeni kitabı olan Kardeşimin Hikâyesi ile de aklınızı başınızdan almaya aday gibi görünüyor. Polisiye bir hikâyeyi aşk ile buluşturan fakat aşkı sorgulamamıza neden olan roman sizi karmaşık bir hikâyenin içine sokuyor. Karadeniz’in küçük bir kasabası güne bir cinayet haberi ile başlar. Bu cinayet biri için hayatın sonu demek iken başkaları için yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bir tarafta bir inşaat mühendisi, diğer tarafta ise meraklı bir gazeteci. Zülfü Livaneli yeni kitabı ile birlikte mutlulukta son noktanın aşk olduğuna inananlara farklı bir mesaj gönderiyor. Bunu yaparken de okurlarına mükemmel kurgulanmış karmaşık ve tehlikeli bir hikâye sunuyor.

DÖNÜŞ Yazar: Ayşe Kulin Kitabın Özeti Gerçekler acıdır; acıtır, incitir... Tam da hayatının yoluna girdiğini sandığı günlerde, önce annesinden gelen bir haber, ardından eski bir şapka kutusunda bulduğu mektuplar... Derya’nın, iki yıldır sümenaltı edilen gerçekleri bir tokat gibi öğrenmesi, onu dünyanın bir mega kentinden ötekine savuracak, kaderi onu sarı bir sonbahar günü, açılıp açılmayacağını bile bilemediği bir demir kapının önüne kadar taşıyacaktır. Genç kız, acaba gizem dolu bu perdenin ardına geçebilecek midir Öğreneceklerini kabul edebilecek, kabul etse bile sindirebilecek midir O kapı açılırsa elbette... Dönüş, aldatmanın, aldatılmanın, affetmenin, acıtan gerçeklerin romanı.

CANDAN ERÇETİN MİLYONLARCA KUŞTUK Candan Erçetin’in son müzik albümü Milyonlarca Kuştuk, stüdyo albümlerinden yedincisini oluşturuyor. Albüm on dört şarkı ve bir akustik versiyon olmak üzere toplam 15 şarkıyı içeriyor. Albümdeki 9 şarkının sözü Candan Erçetin imzasını taşıyor.

94 | ForLife | Haziran 2013

İSTANBUL-HATIRALAR KOLONYASI Yazar: Selim İleri Kitabın Özeti Her kentin bir öyküsü vardır. Ve her kent kendi öyküsüyle büyür, güzelleşir, aranır ve anımsanır. Her birimizin de bir öyküsü vardır kent içinde. Çocukluğumuz, ilk sevda günlerimiz, hüzünlerimiz, kavuşmalarımız ve arayışlarımızla. İstanbul için de öyle. Ama bir başka İstanbul, bir şiir İstanbul ise, geçmişin fotoğraflarından ve Selim İleri’nin kaleminden “İstanbul Hatıralar Kolonyası”. “Bana öyle geliyor ki, mevsim sonbahar. Ve güneşli bir öğleden sonra. Yıl şimdi 2006. Fotoğraftaki kendime bir yabancıya bakar gibi bakıyorum. Doğup büyüdüğüm İstanbul’a da çoğu kez öyle bakıyorum. Bu yüzden sürüyor İstanbul Kitapları. “İstanbul Hatıralar Kolonyası” nı bu yüzden kaleme getirdim. Geçmiş elli yılın dökümünde, tarihî ve soylu bir kentin bana yansımış, bende hâlâ yaşayan öyküsünü arıyorum” diyen İleri’den başka söze gerek var mı?..

THE 20/20 EXPERİENCE The 20/20 Experience, Amerikalı şarkıcı Justin Timberlake’ in 3.stüdyo albümü. Uzun bir aradan sonra tekrar dinleyicilerinin karşısına çıkan 6 Grammy ödüllü Justin Timberlake’in, Jay Z’nin eşlik ettiği çıkış parçası “Suit & Tie” şarkısı.


SENDEN ÖNCE BEN Yazar: Jojo Moyes Kitabın Özeti Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu... Yaşamın ince detayları Lou’ dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu... Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor. Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou’ nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur? Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

KORAY CANDEMİR YARIM KALAN Türk Rock müziğinin başarılı temsilcilerinden Koray Candemir, yeni albümü “Yarım Kalan” ile dikkatleri çekiyor. İlk solo albümünü 2001 yılında yayımlayan Candemir, 12 yıllık bir aranın ardından ikinci kez solo albümüyle müzikseverlerle buluşuyor. Prodüktörlüğünü Mor ve Ötesi’nden tanıdığımız Burak Güven’in yaptığı albüm 11 şarkıdan oluşuyor.

SON OYUN Yazar: Ahmet Altan Kitabın Özeti Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi. Şehvetten sakının! Bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize. Bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti. Kim Tanrı’nın yarattıklarıyla baş edebilir ki, hiçbirimiz edemedik. En masumlarımız bile rüyalarında günaha bulaştı. Emre uyamadık ama şehvete karşı dikkatli olmayı, şehvetle boğuşmayı, onu bastırmak için uğraşmayı, ondan kaçmaya çalışmayı öğrendik. Yenilsek de zayıf bir kalkanımız, ince bir zırhımız oldu. Şefkat öyle değildi. Tanrı şehvetin yolunu kapatırken şefkatin yolunu sonuna kadar açmıştı. Kimse şefkatin yolunda yürürken tedirgin olmaz, kuşku duymaz, kaçması gerektiğini düşünmezdi. Yüzündeki gizli gülümsemesinden anlaşıldığı gibi o bunu içgüdüleriyle sezmiş, Tanrının yasakladığı topraklara girmek için tanrının şefkatini bir Truva atı gibi kullanmayı öğrenmişti. Her erkek kapılarını açıp o atı gönül rahatlığıyla içeri alıyordu. Tanrının söylemeye vakit bulamadığını söylemek bana düşecekti: Güzel kadınların uyandırdığı şefkatten korkun.

DEMI Demi Lovato’nun çıkardığı 4. stüdyo albümü “DEMI”, müzik eleştirmenlerinden genelde çok iyi yorumlar aldı. Albüm, ilk haftasında 110,000 kopya satarak ABD Billboard 200 listesine 3 numaradan giriş yaptı, kariyerindeki en iyisi oldu. Ayrıca albüm çıktığı hafta tam 50 ülkede iTunes’ta 1 numaraya çıktı.

2013 Haziran| ForLife | 95


S İ N E M A DIANA

Yapım: ABD Tür: Biyografi, Dram Yönetmen: Oliver Hirschbiegel Senaryo: Stephen Jeffreys Oyuncular: Naomi Watts, Naveen Andrews, Cas Anvar, Juliet Stevenson, Geraldine James Gösterim Tarihi: 20 Eylül 2013 Filmin Özeti Tüm dünyanın tanıdığı ve sevdiği Galler Prensesi Diana’nın hayatının son iki yılına ışık tutan bir film “Diana”. Akademi ödüllü güzel oyuncu Naomi Watts’ın canlandırdığı Prenses Diana rolü, içinde çok naif ve tutkulu bir kadını barındıran bir aşkın hikâyesi. Naveen Andrews (The English Patent) Naomi Watts’a Dr. Hasnat Khan rolünü canlandırarak eşlik ediyor. Oliver Hirschbiegel’in yönetmen koltuğuna oturduğu Diana’da gerçek aşkın bir kadının her kim olursa olsun, hayatını nasıl değiştirebileceği tüm duygusallığıyla işleniyor.

NEVA

Yapım: Türkiye Tür: Dram, Romantik Yönetmen: Birkan Uz, Can Arca Senaryo: Ilgın Olut , Can Arca Oyuncular: Başak Parlak, Levent Özdilek, Nergis Kumbasar, Şükrü Özyıldız, Tevfik Urgancıoğlu Gösterim Tarihi: 13 Eylül 2013 Filmin Özeti AŞK, sevgilinize daha çok güvenmenizi mi sağlar, yoksa daha çok sorgulamanızı mı geçmişini? Geçmişin sorgulanması, aşk için verilen mücadelelerden yola çıkılarak yazılan gerçek bir hikâye NEVA… Yazar Ilgın Olut’un kendi yaşadığı bir hikâyeden yola çıkarak 2002 yılında yayınladığı aynı adlı romandan uyarlanan filmin başrollerinde Başak Parlak ve Şükrü Özyıldız bulunuyor.

96 | ForLife | Haziran 2013


ZAMANDA AŞK

Yapım: İngiltere Tür: Bilim Kurgu, Dram, Komedi Yönetmen: Richard Curtis Senaryo: Richard Curtis Oyuncular: Rachel McAdams, Bill Nighy, Lee Asquith-Coe, Domhnall Gleeson, Catherine Steadman Gösterim Tarihi: 04 Ekim 2013 Filmin Özeti Genç yaştaki Tim Lake, ailesiyle birlikte sıra dışı bir yeteneğe sahiptir:Tim hayatının farklı yönlerini değiştirmek için bu özelliğini kullanmaya başlar. Mary adında bir kıza aşık olur çalışmak için Londra’ya taşınır. Tim gizli yeteneği ilişkilerine de yeni bir ‘boyut’ getirir ama genç adam yakın zamanda her sorunu bu şekilde çözemeyeceğini fark edecektir.

RIDDICK

Yapım: ABD Tür: Bilim Kurgu, Fantastik Yönetmen: David Twohy Senaryo: Jim Wheat , Ken Wheat Oyuncular: Vin Diesel, Karl Urban, Katee Sackhoff, Nolan Gerard Funk, Jordi Molla Gösterim Tarihi: 04 Ekim 2013 Filmin Özeti Güneşin kavurduğu bir gezegende ölüme terk edilen Riddick kendini yırtıcı bir uzaylı türüyle karşı karşıya bulur. Hayatı için savaşırken aktive ettiği yardım alarmı iki gemiyi harekete geçirir. Birinde paralı askerler taşınmaktadır ötekine ise Riddick’in geçmişinden biri kaptanlık yapmaktadır.

2013 Haziran| ForLife | 97


markan覺za kreatif lezzetler

www.ajansepika.com


100 | ForLife | Eyl端l 2013


For life 4 sayısı çıktı