Page 1

2013/MAYIS

EKONOMİ & İŞ KÜLTÜRÜ DERGİSİ

ÖDÜL

İ S E C GE

İ k E el

Öz

SAĞLIK

En hızlı büyüyen ve en çok getirisi olan yatırım

HEDEF ALLİANCE YÖNETİM KURULU BAŞKANI

ETHEM SANCAK “KAYSERİ, ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİREREK TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMALI”

Dört Duvar İçinde

DEV BİR EKONOMİ

A.V.M.’lerin Ekonomiye Etkisi YOUNG BUSINESS - 8 | 3


4 | YOUNG BUSINESS - 8


YOUNG BUSINESS - 8 | 5


Mayıs 2013

36/

Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak

“Kayseri, ortaklık kültürünü geliştirerek Türkiye’ye örnek olmalı.”

62/

Güvençelik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ergüven

“Yaptığın işe ya başkasının aklı ermeyecek ya da parası yetmeyecek” 6 | YOUNG BUSINESS - 8


42/

Sayı: 8 GESİAD Adına İmtiyaz Sahibi Hamdi KINAŞ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Musa KİRAZGİLLER

Gözden Kaçırılmayacak Bir Ayrıntı

SAĞLIK

En hızlı büyüyen ve en çok getirisi olan yatırım

Türk Sağlık Sektöründe son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde giderek büyüyen bir ivme kat edilmekte ve bu doğrultuda büyük yatırımlar gerçekleştirilmektedir.

08/ 66/ 68/

Haberler Ülke Raporu: Fildişi Sahili

İdare Yeri Bahçelievler Mah. Komando Cad. Alidağı Yolu Nihavent Konağı Altı No:107 Talas / KAYSERİ Tel: +90 352 438 1414 Faks: +90 352 438 0969 E - Posta: GESİAD@kayseriGESİAD.org www.youngbusiness.com.tr www.kayseriGESİAD.org Baskı Doğuş Ofset Tel: +90 352 322 18 55 www.dogus.info.tr Dağıtım & Lojistik Aktif İleti Dağıtım Tel: +90 352 231 1611 tr.aktif.com Yayın Türü Ulusal ve Süreli, 2 Aylık Yayın

Batı Afrika’nın ticaret merkezi ; Fildişi Sahili’ni yakından inceledik.

Young Business, Kayseri Genç Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin Yayın Organıdır.

Dört Duvar İçinde DEV BİR EKONOMİ A.V.M.’lerin Ekonomiye Etkisi

İki ayda bir yayınlanır. Yazılardaki sorumluluk yazarlarına aittir. Yayımlanmayan yazılar iade edilmez. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.

Alışveriş merkezlerinin kiracılar, yatırımcılar ve ziyaretçiler olmak üzere birden fazla birleşeni bulunuyor. Sosyal iletişim ve etkileşimde önemli yerlerden biri olan AVM’ler küreselleşen dünya ve Türkiye’de modern alışveriş merkezleri olarak dikkat çekiyor. Kent ekonomisine ve sosyal hayata sağladığı katkılar ile AVM’ler son yılların gözde mekânları arasında yerini alıyor.

Gazetesi Yazarlarından 84/ Bugün Ekonomi Yorumları

90/ İşTREND Hayatında Tercih Edilen Iphone Apps Uygulamaları 2 İhracat Raporu 94/ Türkiye İhracatçılar Meclisi’ nin açıkladığı en son ihracat rakamları

Haber / Fotoğraf / Masaüstü Hazırlık

Tacettin Veli Mah. Halit Narin Cad. No:7 Bahadır Plaza (Kızılay Hastanesi Yanı) Kat.2 Melikgazi / KAYSERİ T/F: +90 352 222 9945 www.ajansepika.com info@ajansepika.com Haber / Röportajlar Mehmet Sürücü / Mustafa Ateşmen / Lütfiye Dilekmen / Ayşegül Korkut / Fatmanur Kaygısız Fotoğraf Editörü / Sayfa Tasarım Mehmet Sürücü / Pınar Yusufoğlu YOUNG BUSINESS - 8 | 7


İLK SÖZ

Hamdi KINAŞ GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Ekonominin Nabzı Atmaya Devam Ediyor Değerli Sanayici ve İşadamları,

Saygıdeğer Okuyucularımız,

Bu sayımızda sağlık sektörünü ele alıyoruz. Kayseri’nin sağlık sektöründeki bölgesel üstünlüğü artık aşikârdır. İleri tıp teknolojisinin yanı sıra coğrafi konumu, insan kaynakları yeterliliği, teşhis ve tedavi başarısı, bağımsız akreditasyon kuruluşları tarafından denetlenen hastaneleriyle Kayseri, sağlık alanında Türkiye’de dikkat çeken bir gelişme göstermektedir. Öte yandan Türkiye’deki sağlık sektöründeki gelişmeler de dünyada dikkat çekmektedir. Bu konuda yatırım yapan, Kayseri’yi ön plana çıkaran ve yatırım yapmaya devam eden yatırımcılarımızı tebrik ediyoruz. Kayseri’deki olumlu gelişmeler sağlık alanında yapılan reform niteliğindeki dönüşümlerle birleşince sağlık sektörü ele alınması ve incelenmesi gereken önemli bir sektör haline gelmiştir. Sağlık sektörü hem Kayseri’nin hem Türkiye’nin bir hizmet sektörü alanı olarak dikkat çekici hale gelmiştir. Bu sayımızda bu konuyu işledik. Umarız doyurucu bir çalışma olmuştur.

Bu sayımızın kapak konusu ise alışveriş merkezlerinin ekonomiye etkisi olarak belirlendi. Kayseri, organize alışveriş merkezleri ile ciddi olarak ilk kez 2006 yılında tanışmıştır. İlerleyen zamanlarda kentin farklı bölgelerinde AVM’ler açılmaya başlanmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla da açılmaya devam edecektir. Kent ekonomisine ve ülke ekonomisine olumlu katkıları bakımından ayrıntılı olarak incelenmesi gereken alışveriş merkezlerinin bir de olumsuz yönlerine dikkat edilmelidir. Esnaf, sanatkâr ve tüccarların tepkilerini, eleştirilerini ve konuya yaklaşımlarını da ciddiyet ve hassasiyetle dinlemek gerektiğini düşünüyoruz. Kayıt dışını azaltması, organize olması, pek çok markanın bir arada bulunabilmesi, çeşit zenginliği, müşteri memnuniyeti, ulaşım rahatlığı, pazarlıksız satış gibi üstünlüklerinin yanında esnaf ve sanatkârlar üzerindeki olumsuz etkileri de kesinlikle görmezden gelinmemelidir. İstihdam ve sosyal açıdan büyük önem arz eden küçük esnaf ve sanatkârın haklarını ve çıkarlarını ko-

8 | YOUNG BUSINESS - 8

ruyacak tedbirlerin ve projelerin hayata geçirilmesini büyük bir zaruret olarak görüyoruz. Değerli Okuyucular, Bu gündem ve gelişmeler bir yana, GESİAD olarak faaliyetlerimiz hız kesmeden devam ediyor. 2013 Ekonomi Ödülleri buluşması, yeşil binalar zirvesi, faizsiz bankacılık toplantısı ve markalaşma ile ilgili seminer faaliyetlerimizden bazılarıdır. Şundan emin olunuz ki GESİAD’ın sizler için düzenlediği etkinliklere katılımınız vizyonunuza ve ticaret hacminize çok ciddi katkılar sağlayacaktır. Bu sayımızı yayına hazırlayan ekibe, reklam veren iş adamlarına, yazılarıyla ve röportajlarıyla dergimizi zenginleştiren tüm kişi ve kurumlara Yönetim Kurulum adına tek tek teşekkür ederim. Sizi dergimizin sayfaları ile baş başa bırakıyorum.


YOUNG BUSINESS - 8 | 9


HABER GESİAD İnşaat Komisyonu Üyeleri Gaziantep İş Gezisine Katıldı Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) İnşaat Komisyonu üyeleri ikili iş görüşmeleri, fabrika ve büyük inşaat projeleri ziyareti için organize edilen Gaziantep-Şanlıurfa İş gezisine katıldı.

Anadolu İşadamları Federasyonu (ANFED) ve Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) üyesi GESİAD tarafından organize edilen iş gezisine İnşaat Komisyonu üyeleri katıldı.

Gezinin ilk gününe Sunguroğlu Mezunlar Derneği-SUNDER- sosyal tesislerinde kahvaltıyla başlayan üyeler sonrasında Balat Halı fabrikası üretim tesisleri gezilerek bilgiler aldı. Akabinde Güneydoğu İşadamları ve Sanayicileri Federasyonu(GÜNSİAF) Yönetim Kurulu Başkanı ve TUSKON Başkan Yardımcısı Kasım Fincan’ın Fabrikası Martut Kimya gezilerek Kasım Fincan’dan Gaziantep hakkında ekonomik ve sosyal bilgiler alındı. Geziye ikili iş görüşmeleriyle devam eden üyeler Hür Sanayici ve İşadamları Derneği-HÜRSİAD- inşaat komisyonu başkanı İbrahim Erbalcı’yı iş yerinde ziyaret ettikten sonra dernek merkezine geçerek HÜRSİAD İnşaat Komisyonu Üyeleriyle tanışma ve inşaat sektörü üzerine istişare toplantısı gerçekleştirdi. Gaziantep’te bulunan Zirve Üniversitesi ve Türkiye’nin en büyük 10 projesinden biri olan Sinpaş’ın inşa ettiği ‘’Antepia’’ gezilerek bilgiler alınan gezinin ikinci gününde ise Gaziantep ve Şanlıurfa’da kültürel yerler ziyaret edilerek Kayseri’ye dönüldü.

Güney Afrika, Gauteng Eyaleti Başbakanlık Ofisi TUSKON Ziyareti Güney Afrika Gauteng Eyaleti Başbakanlık Ofisi ve Kalkınma Ajansı yetkilileri TUSKON’u ziyaret ettiler. TUSKON Afrika Koordinatörlüğü ve Gauteng Eyaleti Başbakanlık Ofisi iş birliği ile organize edilen sektörel ziyaretler kapsamında heyet, TUSKON’u ziyaret etti. Türkiye ve Güney Afrika ilişkilerinin ele alındığı toplantı, TUSKON Afrika Koordinatörü Timur Tığdemir ve Gauteng Başbakanlık Ofisi Genel Direktörü Margaret-Ann Diedricks arasında hediye takdimi ile son buldu.

10 | YOUNG BUSINESS - 8


Madencilikte 4,5 milyar dolar yatırım ihtiyacı var Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, dünyada GSYH içinde madenciliğin payı yüzde 2 civarında iken Türkiye’de bu payın yüzde 1,5 civarında bulunduğunu belirterek “Biz bunu yeterli görmüyoruz. Dünya ortalamasına çıkması için yaklaşık 4,5 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacımız var” dedi. Bakan Yıldız, 2. Avrasya-Ortadoğu, Kuzey Afrika (MENA) Madencilik Zirvesi’nin açılışında, madenciliğin ekonominin temelini oluşturduğunu, kalkınmayı başlatan ana sektör olduğunu ve ülkenin GSYH’sına konan değerin en önemli parçalardan biri konumunda bulunduğunu söyledi. Madenciliğin geleceğin ekonomisini şekillendirmede önemli unsurlardan olduğuna işaret eden Yıldız, 10 yıldır Türkiye’nin, idaresine konan iradeyle bir istikrar ülkesi haline geldiğini ve bu siyasi istikrarın sürdürülebilir olduğunu ifade etti. Yıldız, madencilik sektöründe Türkiye’de ve dünya genelinde 2003 yılından sonra ciddi bir hamle başladığını ve metallere olan güçlü talebin dünyadaki metal fiyatlarını etkilediğini dile getirerek, arz ve taleple alakalı olarak bazı madenlerin ön plana çıktığını, bazı madenleri ise geri kaldığını, altın ve bakır aramacılığıyla alakalı fonların daha da geliştirildiğini belirtti.

çıkması için yaklaşık 4,5 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacımız var. Ülkemiz madenciliğinin gelişmesinde diğer sektörlerde olduğu gibi uluslararası sermeye ile büyüyeceğimizin farkındayız. O yüzden bizler bu istikrarı sektörün lehine kullanmak istiyoruz. Sektördeki uluslararası sermaye sağlam zeminler arayacaktır ve Türkiye bu manada sağlam zemindir” diye konuştu. Maden sektörünün 2002 yılında 700 milyon dolar civarında olan ihracatının 4 milyar doları geçtiğini belirten Yıldız, bu ihracatta doğal taşın yüzde 45, metalik cevherlerin yüzde 34, endüstriyel minerallerin yüzde 16, diğer ürünlerin de yüzde 5 pay sahibi olduğunun bilgisini verdi. Yıldız, sektörün ithalatının ise şu anda 12 milyar dolar civarında bulunduğuna, ancak bu rakamı düşürmek ve ihracatı artırmak gerektiğine işaret ederek, 2023 yılında sektörün 20 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesini hedeflediklerini bildirdi.

Dünyada GSYH içinde madenciliğin payı ortalama yüzde 2 civarında iken Türkiye’de bu payın yüzde 1,5 civarında bulunduğuna işaret eden Yıldız, “Biz bunu yeterli görmüyoruz. Dünya ortalamasına

GESİAD İş Kadınları Platformu Kuruldu Genç Sanayici ve İş Adamları Derneği (GESİAD), iş kadınlarına daha iyi hizmet verebilmek amacıyla Elif Bozdağ’ ın başkanlığında GESİAD İş Kadınları Platformunu kurdu. Ekonomi ve iş dünyasındaki başarılı iş kadınlarına da dernekte yer veren GESİAD, İş Kadınları Platformu ile kitlesel bir başarı sağlamayı amaç ediniyor. İş hayatında faaliyet gösteren iş kadınlarının vizyonlarının evrensel düzeye taşınması, ekonomik ve sosyal amaçlar doğrultusunda başarılı çalışmalar gerçekleştirilmesi amacıyla GESİAD İş Kadınları Platformu hayata geçirildi. Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmada kadının iş hayatındaki önemi bu platform ile bir kez daha vurgulandı.

YOUNG BUSINESS - 8 | 11


18 - 20 Haziran 2013 Türkiye - Dünya Ticaret Köprüsü

Türkiye - Dünya Ticaret Köprüsü kuruluyor Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından her yıl düzenlenen Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü programı, 19-20 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Bu yıl 18.’si düzenlenen Türkiye Dünya Ticaret Köprüsü etkinlikleri uluslararası iş dünyasında önemli bir yere ulaştı. Bu program inşaat, yapı malzemeleri, mobilya ve iş makineleri sektörlerindeki firmaları uluslararası platformda ticaret yapmalarına katkı sağlayacak en büyük organizasyon olarak görülüyor. Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü 2013 organizasyonunun yeni pazarlara açılmada büyük bir kolaylık sağlayacağı planlanıyor. 140 ülkeden 1500 ithalatçının programa katılacağı Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü’nün 2013 programında 101 stant kurularak 30.000 ikili iş görüşmesi yapılacak. İnşaat, yapı malzemeleri, mobilya ve iş makineleri sektörlerine yönelik düzenlenen programda yurt içi katılımcılar yabancı firmalarla iş bağlantıları kurabilecek ve 140 ülkeden TUSKON temsilcisi ile tanışma fırsatına erişebilecek.

Ticaret Köprüsü programı ile Afrika’dan Avrasya’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar seçkin işadamları ile buluşma noktası oluşturulacak. Yabancı firmala-

rın ürün stantlarına daha fazla ilgi göstereceği organizasyonda 17 dilde tercüman hizmeti sağlanacak.

GESİAD Gıda Sektörü İstişare Toplantısı Anadolu İşadamları Federasyonu (ANFED) ve Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) üyesi olan GESİAD, Gıda sektörü üyeleriyle yaptığı toplantıda firmaların işbirliği ve güç birliği sağlamaları açısından fikir alışverişinde bulundu. Gıda sektöründe faaliyet gösteren üyelerin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) Gıda Komisyonu Başkanı Kemal Çakır’ın Dernek olarak ilk hedeflerinin üyelerin yurt dışına açılımını gerçekleştirmek olduğunu belirterek bu bağlamda gerçekleştirilecek iş birliği ve güç birliği sağlamanın faydalı olacağını belirtti. Çakır’ın konuşmasının ardından toplantıda Gıda Üretim, Gıda Ticaret, Et ve Et Ürünleri, Un ve Un Mamulleri, Tarım ve Hayvancılık, Restoran Komite Temsilcileri; üye işadamlarının taleplerini dinlediler. Toplantıya katılan GESİAD Üye İlişkilerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kıranatlı planlanan çalışmalarla ilgili bilgi verirken, GESİAD Gençlik Platformundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Alparslan; Ekonomi Bakanlığı desteğiyle yürütülen URGE-Uluslararası Rekabeti Geliştirme Projesi’nin Gıda Sektörüne faydaları konusunda bilgiler verdi. 12 | YOUNG BUSINESS - 8


YOUNG BUSINESS - 8 | 13


GESİAD, Moğolistan Ülke Tanıtım Toplantısı Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD ) Üyelerin yurt dışına açılımını gerçekleştirmek amacıyla Moğolistan Büyükelçisi ve beraberindeki heyetle birlikle “Moğolistan Ülke Tanıtım Toplantısı” gerçekleştirdi. Anadolu İşadamları Federasyonu (ANFED) ve Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu-TUSKON- Üyesi olan GESİAD’ ın düzenlediği ülke tanıtım toplantısında Moğolistan Büyükelçisi Badamdorj Batkhishig Ph.D, Ülkelerinde ki ticaret ve yatırım olanaklarından bahsederek işadamlarını yatırım yapmaları için Moğolistan’a davet etti. Moğolistan’ın yüz ölçümü olarak çok büyük olduğunu fakat nüfusunun 2.8 Milyon olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Batkhishig, ülkede ki bu nüfusun neredeyse yüzde elli oranında ki kısmının çadırlarda yaşadığını anlattı. Ticaret ve Yatırım olanaklarını katılımcılara sırasıyla aktaran Büyükelçi, ‘’Özellikle son 2-3 yıl olmak üzere Moğolistan Ekonomisi büyük bir artış gösterdi. 10 yıl öncesinde 50 $ olan memur maaşları şuan 500 $’ın üzerinde yine 10 yıl öncesinde kişi başına düşen milli gelir 500 $ iken bugün 5000 dolar. Moğolistan Ekonomisi her geçen gün artıyor ve buna bağlı olarak ülke de ki en önemli sektörün İnşaat sektörü olduğunu söyleyebilirim çünkü alım gücü gelişiyor’’ ifadelerini kullandı. Yatırım yapılırken ülke nüfusunun göz önünde bulundurulmaması gerektiğini söyleyen Batkhishig, ‘’Ülke nüfusumuz az ama olanaklarımız çok fazla. Ülke de hayvancılık sektörü yoğun, 34 milyonu küçükbaş olmak üzere, 40 milyonun üzerinde hayvan bulunuyor. Deri işleme sektöründe derilerin çoğunluğu hammadde olarak Çin’e gidiyor. Hiç olmazsa

%50’lik kısmı Moğolistan’da işlenmesi açısından çalışmalar yapmaktayız bu anlamda da deri işlemeciliğinde büyük bir yatırım olanağı bulunmaktadır’’ dedi. Moğolistan’a yolların, üst ve alt geçitlerin yapılması gerektiğini de söyleyen Büyükelçi, Turizm sektörü olarak da imkânı olan her Türk’ün ziyaret edebileceği yerlerin olduğunu belirtti.

“Türkiye ile sıkı bir iş birliği açısından ısrarcıyız, Bizler Türk Milletiyle aynı tarihi paylaşıp aynı topraklarda yaşamışız, Moğolistan’da Rusya ve Çin’in dışında üçüncü komşu diye yeni bir deyim var ve biz Türkiye’yi üçüncü komşu olarak görüyoruz. Teşvikler ve hükümetler arası anlaşmalar konusunda çalışmalarımız devam ediyor, Devlet olarak dış yatırımcılara her şeyi kolaylaştırmak istiyoruz”

İfadelerini kullandıktan sonra Kayseri’de bu kadar işadamıyla bir araya gelmekten dolayı mutlu olduğunu söyledi. Büyükelçinin konuşmalarının ardından Moğolistan Fahri Konsolosu Hasan Haskahraman ise yılardır Moğolistan’la iş birliği içinde olduklarını ve gerek ticaret anlamında gerekse yapılan yatırımlarda her hangi bir problem yaşamadıklarını

söyleyerek Kayserili iş adamlarını Moğolistan’a yatırım yapmaları konusunda bilgilendi. Toplantının son bölümünde katılımcı iş adamlarının sorularına cevaplar verilirken GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Kınaş Büyükelçiye organizasyon için teşekkür edip hediye takdiminde bulundu.

Gambiya Ekonomi Bakanı TUSKON Tarafından Ağırlandı Gambiya Ekonomi Bakanı Sayın Hon. Keppa Satou Toruay ve beraberindeki Gambiya Yatırım ve İhracatı Teşvik Ajansı CEO’sunun da dahil olduğu 14 kişilik heyet, TUSKON tarafından ağırlandı. Konuk bakan, özellikle tarım, madencilik, balıkçılık, nehir ve hava taşımacılığı, turizm, sağlık ve veteriner hizmetleri, bilgi işlem teknolojisi, üretim, ormancılık ve enerji alanlarında yatırımlara öncelik verdiklerini, bu alanlarda Türkiye’den yatırımcıları beklediklerini ifade etti. 14 | YOUNG BUSINESS - 8


YOUNG BUSINESS - 8 | 15


GESİAD Şirketler Nasıl Markalaşır Konferansı Sata ile kahvaltıda bir araya geldi. Kolcuoğlu Restaurant’ta gerçekleşen programda GESİAD Yönetim Kurulu’na Reklam Yönetimi konusunda bilgiler veren Mindshare Türkiye Genel Müdürü Özer Sata, Kayseri’de tüketiciye ulaşmak, markalaşmak isteyen firmalara yönelik tavsiyelerde bulundu.

Çok sayıda işadamı ve sanayicinin katıldığı programda Türkiye’nin en büyük reklam ajansı Mindshare Türkiye Genel Müdürü Özer Sata şirketlere tavsiyelerde bulundu. Marka olmak isteyen üreticilerin; tüketiciye odaklı çalışmalar yürütmeleri gerektiğini kaydeden Sata, “Reklamcılıkta yenilikçi uygulamalar kullanılmasını tavsiye ediyorum. Araştırmalara göre eğer bir ülke yüzde 3 büyüyorsa reklam sektörünün büyüme oranı yüzde 10 olarak gerçekleşiyor. 2015 yılında üretim maliyetlerinin yüzde 15 artacağını açıklayan uzmanların görüşlerini dikkate alırsanız iş dünyasının yatırımlarının 5’te birini dijitalleşmeye vermelerini tavsiye ediyorum. Türkiye’de bir tüketici ortalama haftada 650 reklam filmi izliyor, pazarlamada iletişimin önemi her geçen gün artıyor.” dedi. Markalaşmanın ürünle değil hedef kitleyle gerçekleştirilebileceğini ifade eden Genel Müdür Sata, şunları söyledi: “Yerelde üretim yapan şirketler için ulusal reklamlardan ziyade yerel reklam kaynaklarını kullanmaları, Açıkhava reklamlarını tercih etmeleri mantıklı olabilir. Televizyonların dijitalleşmesinden sonra yerelde bölgesel reklam yayınları başlayacak. Bu süreci takip eden firmalar öne çıkacaklardır. Sosyal medyanın televizyona etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Türkiye’de bir kişi internetten ayda 150 sorusuna cevap adıyor. Tele16 | YOUNG BUSINESS - 8

vizyonda izlediği reklamların yüzde 57 oranında internette aratıyor. Bu demek oluyor ki dijital medyaya yatırım markalaşma için önemli bir basamak olacak.” Konferansın ardından GESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Levent Somtaş, Mindshare Türkiye Genel Müdürü Özer Sata’ya teşekkür plaketi takdim etti. Konferansın ertesi günü ise GESİAD, Mindshare Türkiye Genel Müdürü Özer

Yerel medyanın ve reklam ajanslarının desteklenmesini tavsiye eden Mindshare Türkiye Genel Müdürü Özer Sata, “Ulusal reklam maliyetlerinden çok daha uygun fiyatlarla yerelde çok güzel markalaşma çalışmaları ve uygulamaları mümkündür. Yerel medyayla olan diyalogunuzu geliştirmenizi onlarla birlikte iyi işler çıkarmaya çalışmanızı tavsiye ederim. Yereldeki reklam ajanslarıyla da daha verimli çalışmalar yapmanızı tavsiye ederim. Sizin talepleriniz ve reklam ajansınızı da destekleyerek yapacağınız markalaşma çalışmaları etkili olacaktır. Sizler yerel dinamiklerinizi güçlendirmelisiniz. Çevrenizdeki imkânları kullanarak yerelde başarıyı yakalamak hedefiniz olmalıdır. Yoksa İstanbul’dan reklam ajansı hizmeti alarak markalaşmanızda başarılı olmanız çok zordur, İstanbul’daki bir ajansın Kayseri’de üretim yapan Kayseri’ye satan bir firmayı algılaması çok zor olacaktır. Her alanda olduğu gibi bu alanda da iletişim öne çıkıyor. Ulusal olmayan firmalar yerelde markalaşma sürecini yönetmelidir.” şeklinde konuştu.


Türkiye -Brezilya İş Kadınları Ticaret ve Yatırım Heyeti Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Türkiye -Brezilya İş Kadınları Ticaret ve Yatırım Heyeti gerçekleştirdi. Türkiye’den Brezilyaya giden ilk kadın iş heyeti, yeni yatırım imkânlarını ve mevcut pazarı yerinde gözlemledi, Brezilya’nın Sao Paulo şehrinde 22 iş kadınıyla birlikte düzenlenen is görüşmeleri programında birçok yerli firmayla ikili iş görüşmeleri yapıldı.

Trafik Sıkışıklığı Kâbusuna ‘Akıllı’ Çözüm Karayolları Genel Müdürlüğü ile temasa geçen Türk ve yabancı ortaklı bir şirket karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunu tek elden yönetmek amacıyla ekonomi yönetiminin kapısını çaldı. Üzerinde çalışılan yeni sistem ile şehirlerarası yollara ve merkeze kurulacak akıllı tabelalar tüm trafiği gözetleyerek bilgisayar aracılığı ile araç sahiplerine çeşitli uyarılarda bulunacak. Taşıt sahipleri, şehir merkezlerinde yoğunluk oluşmaması için yavaş gitmeleri yönünde uyarılırken sürücünün cep telefonuna güzergâhta bulunan tüm yol tamiratlarının bilgisi gelecek. Güzergâhtaki hava durumları hakkında sık sık bilgi verilecek. Trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla tüm sinyalizasyon işaretlerinin akıllı tabelalardan oluşması için çalışma başlatıldı. Proje hayata geçerse akıllı tabelalar bilgisayar aracılığıyla araç sahiplerine çeşitli uyarılarda bulunacak.

İstanbul’un, trafik sıkışıklığında dünyanın ikinci şehri olması, hükümeti harekete geçirdi. Yollardaki yoğunluğu azaltmak amacıyla Türkiye genelindeki tüm yollarda trafik sinyalizasyon işaretlerinin akıllı tabelalardan oluşması için çalışma başlatıldı.

Şehir dışındaki araçlar bilgisayar aracılığı ile hız yönlendirmesi yapılarak girişlerdeki trafik yoğunluğu da azaltılmış olacak. Şehir merkezinin yoğunluğuna göre araçlara yönlendirme yapılacağı için girişlerdeki sıkışıklığın da önüne geçilmiş olacak. Trafik kazalarını azaltmak için yollarda “Kaza var, yavaş gidin, yol kaygan, buzlu” gibi önlemleri içeren yazılar da yer alacak. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülke genelinde trafik yoğunluğunu azaltmayı planlayan proje kapsamında trafik kazalarında ölüm oranını yüzde 50 azaltma, gereksiz yakıt harcamalarının önüne geçilmesi ve sürücülerinin bilgilendirilerek kazaların en aza indirilmesi hedefleniyor. Maliyeti 250-300 milyon Euro arasında değişen projenin yıllık ülke ekonomisine 1 milyar Euro’nun üzerinde katkısı olacağı hesaplanıyor. YOUNG BUSINESS - 8 | 17


GESİAD Yeşil Binalar Zirvesi Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) ve Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) ile ortaklaşa organize edilen programda gelecekte konut sahibi olmak isteyenlerin tercih sebebi olacak yeşil binalar hakkında önemli bilgiler aktarıldı.

Programa Emlak Konut GYO ve ÇEDBİK Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur’un yanında Soyak Holding CEO’su ve ÇEDBİK Yönetim Kurulu Üyelerinden M.Emre Çamlıbel ve Amerikalı şehir tasarımcısı, Mimar Sidney Rasekh katıldı. “Nasıl tüketiyorsak öyle kazanmalıyız” diyen Sur, “Yeşil binaları merkeze alarak küresel tehdidi, küresel fırsata dönüştürebiliriz. Yeşil binalarla enerji tasarrufu sağlarız. Ülkemiz yeşil bina konusundaki bugünden yerini alırsa daha da gelişir” ifadelerini kullandı. ÇEDBİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Emre Çamlıbel de yeşil binaların yapımının zor olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Bu toplantı sonucunda şunu göreceğiz, dünyada ve ülkemizde her binayı yeşil hale döndürülebilmek zor değil. Bunu yapabilmek için yeşil bina malzemesine ihtiyacımız var. Kayseri yapı malzemesi üreten bir şehir olursa merkez haline gelir. Ekonomik acıdan stratejik bir güç

18 | YOUNG BUSINESS - 8

olur. Bunu sahiplenmiş başka bir şehir yok. Biz de size destek oluruz. Kayseri’de büyük bir rekabet ortamı var. Bundan faydalanabilirsiniz. İnsanlar yeşil bina denince çevreyi koruyan, hepimizin kullanmak isteyeceği şeyleri hayal ediyor. İnsanlar yeşil binada yaşamak isteyecek, bunu göreceksiniz. Yeşil bina yaparken mevcut binaları nasıl kazanırız diye de plan yapmalıyız. Bu fırsatı nasıl değerlendirmek gerektiğini düşünmeliyiz.”


YOUNG BUSINESS - 8 | 19


e-Vize Start Aldı! Elektronik vize (e-Vize) uygulaması başladı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-Vizeuygulamasının, kamunun verimli çalışabileceğini, etkin ve kaliteli hizmet sunabileceğini dünyaya örnek olacak bir sistemle gösterdiğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı’nda, e-Vize konusunda düzenlenen toplantıda konuşan Şimşek, Maliye Bakanlığı olarak bu programın bir partneri olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Maliye’de bir zihniyet devrimi yaşandığına dikkat çeken Şimşek, “Biz de şimdi beyannamelerimizin yüzde 99’unu elektronik olarak alıyoruz. Hemen hemen tüm işlemleri elektronik ortama taşıyoruz. Yakında elektronik defter, elektronik fatura, elektronik denetim... Her şeyi biz elektronik ortama taşıyacağız. Dışişleri Bakanlığımız da gerçekten çağın bir adım ötesinde. Bu çok önemli Türkiye için.

Çünkü turizmde dünyada 6. konumdayız. Mal ihracatından sonra en büyük gelir kalemimiz turizm. Bu konuda Türkiye’ye gelen misafirlerin hayatlarını ne kadar kolaylaştırırsak, ülkemiz kazanacak. Bu açıdan çok önemli bir adım. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.”

TUSKON, Türkiye-Sırbistan Ticaret ve Yatırım Forumu Düzenledi yük suç bizde, kendimizi tanıtamadık, iyi sunum yapamadık. Sırbistan pazarında Türk işadamlarının daha fazla istiyoruz. Sırbistan Balkan Bölgesi’ndeki en büyük ticaret alanı, bu potansiyeli kullanın. Yurtdışından gelen yatırımcılara destek çıkıyoruz. Büyük yatırımlar için ciddi KDV indirimleri sağlıyoruz. Türk işadamlarının bir tek gol atması gerekiyor” dedi.

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Sırbistan Başbakan Yardımcısı, İç-Dış Ticaret ve Telekomünikasyon Bakanı Sayın Rasim Ljajic’in katılımıyla “Türkiye-Sırbistan Ticaret ve Yatırım Forumu” düzenledi. Forumda konuşan Konuk Bakan Ljajic, iki ülkenin siyasi alanda ilişkilerin çok iyi seviyede olduğunu, ancak ticari alanda iki ülke arasındaki ekonomik 20 | YOUNG BUSINESS - 8

potansiyel göz önüne alındığında ilişkilerin istenilen seviyede olmadığına dikkat çekti. Sırbistan’da 600 İtalyan, 300’den fazla Hırvat şirketi bulunduğunu söyleyen Sayın Bakan buna karşılık Türkiye’den sadece 30 şirketin bulunduğunu ifade etti. Türk şirketlerini Sırbistan’a davet eden Sayın Başbakan Yardımcısı “Hala Sırbistan’ın potansiyelini tanımadığınızı düşünüyoruz. En bü-

TUSKON Başkanı Rızanur Meral ise Türk işadamlarının Sırbistan ile coğrafi yakınlığı ve gelişen karşılıklı ticareti de göz önüne alarak Sırbistan pazarında etkin rol almalarını ve sahip oldukları sanayi tecrübesini paylaşmalarını istediklerini bildirdi. Meral, altyapı ve inşaat sektöründen tekstil, otomotiv ve gıdaya kadar pek çok alanda karlı yatırım ve ticaret fırsatlarının Sırp ve Türk işadamlarının karşılıklı işbirlikleri kurmasıyla değerlendirilebileceğini ifade etti. Forum yaklaşık 70 Türk işadamı ile Sırbistan’dan gelen işadamları arasında gerçekleşen ikili iş görüşmeleri ile sona erdi.


BÜYÜK BULUȘMA Kayseri’nin İlk Mega Endüstriyel Yapı Marketi Açıldı

0352

290 70 77 www.baumega.com

O.S.B. 12.Cadde No:12 Kayseri YOUNG BUSINESS - 8 | 21


GESİAD Uluslararası Pazarlama ve Pazar Araştırması Eğitimi Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD), Akademi Eğitimleri kapsamında firmaların yurtdışında müşteri bulmalarının, doğru müşteriyi seçme ve ilişkilerin nasıl devam etmesi gerektiğinin anlatıldığı ‘’Uluslararası Pazarlama ve Pazar Araştırması Eğitimi” düzenledi. “Pazar nedir?” den başlayarak, pazarlama ve çeşitleri hakkında bilgi vererek eğitime giriş yapan Uzman Eğitimci Cengiz ÖZCAN, daha sonra “dış pazar araştırmasında, masa başı araştırması ve alan araştırması nasıl yapılır? ; pazar potansiyelinin ölçülmesi ve pazarın değerlendirilmesinde nelere dikkat edilmelidir? ; pazar araştırması kapsamında Kullanılabilen destekler nelerdir? ; ihracat planında ve hedef pazar seçiminde neler kıstas alınmalı ve nelere dikkat edilmeli?” soruları üzerinde durarak eğitimin ilk bölümünü, teorik bilgiler bölümünü tamamlandı. Eğitimin ikinci bölümünde ise daha çok pratiğe yönelik teorikte cevaplanan soruları, sunum eşliğinde, pratikte nasıl kullanıldığını, dış ticaret operasyon kısmında yapılan hataları, doğru diye

bilinen ama esasta yanlış olan uygulamaları; Dünya’da en çok kullanılan web sayfaları ve bu sayfaları nasıl kullanmak gerektiği gibi birçok konuya değinerek eğitim tamamlandı.

TUSKON, Portekizce Konuşulan Ülkelerdeki İş Fırsatları Programı ve Turizm Odası Başkanı Bahadır AYDIN, Portekiz-Türkiye Ticaret, Endüstri ve Turizm Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Cenan DEMİREL, Grupo Nett Yönetim Kurulu Başkanı Mira LUİS ve birçok işadamı katılımı gerçekleşti. Programda Portekizce Konuşulan Ülkeler İş Konseyi Başkan Yardımcısı Francisco MANTERO Portekizce Konuşulan ülkelerdeki (Angola • Brezilya • Doğu Timor • Gine Bissau • Mozambik • Portekiz • São Tomé ve Príncipe • Yeşil Burun Adaları) iş fırsatlarından bahsederken TUSKON üyelerini bu ülkelere yatırım yapmaları konusunda çağrıda bulundu. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) TUSKON genel merkezde ‘Portekizce Konuşulan Ülkelerdeki İş Fırsatları’ adlı program gerçekleştirdi. 22 | YOUNG BUSINESS - 8

Programa TUSKON Yönetim Kurulu Üyeleri M.Ata CEYLAN ve İnci KONUK, Portekizce Konuşulan Ülkeler İş Konseyi Başkan Yardımcısı Francisco MANTERO, Portekiz-Türkiye Ticaret, Endüstri

Program sonunda TUSKON Yönetim Kurulu Üyesi İnci Konuk tarafından Portekizce Konuşulan Ülkeler İş Konseyi Başkan Yardımcısı Francisco Mantero’ ya hediye takdim edildi.


GESİAD Faizsiz Bankacılık ve Güncel Ticari Meseleler Konferansı Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD), ‘’Faizsiz Bankacılık ve Güncel Ticari Meseleler’’ konulu konferans düzenledi. Bank Asya sponsorluğunda Elmacıoğlu İskender Salonu’nda gerçekleşen konferansa, Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Döndüren konuşmacı olarak katıldı. Osmanlı döneminde de “Murabaha” denilen faizsiz bankacılık yapıldığını belirten Döndüren, şunları kaydetti: “Şu anda finans kurumları faizsiz bankacılığı, yani murabahayı tercih ediyor. Çok eskilere dayanan bu sistem, İslam hukukundan gelmekte olup Osmanlı İmparatorluğu’nda da kullanılmıştır. Mesela ben 80 liraya mal alıp, bunu 100 liradan sattım. Ama ben 100 liradan satarken müşteriye de söylüyorum. İşte bu murabaha denilen faizsiz bankacılıktır. Bu sistem tercih edilmelidir. Ticaret hilesiz, hurdasız olacaktır. İslam’ın hoşgördüğü şekilde yapılması gerekir. İslam kurallarına göre yaparsak kazanma şansımız da artar.” Son bölümü soru-cevap şeklinde geçen konferansta GESİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Ezinç, Döndüren’e günün hatırası olarak plaket takdim etti.

YOUNG BUSINESS - 8 | 23


Türkiye – Bavyera Yatırım Fırsatları Forumunu Düzenlendi

14 Mart 2013 tarihinde Türkiye’nin en yaygın iş dünyası sivil toplum kuruluşu Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), Almanya İş Hayatı Dernekleri Federasyonu (BUV) ile birlikte İstanbul’da “Türkiye – Bavyera Ticaret ve Yatırım Forumu” düzenledi. Forumda konuşan Bavyera Ekonomi Bakanı ve Eyalet Başbakan Yardımcısı Martin Zeil şuları kaydetti: “Türkiye bu bölgenin güç merkezi haline geldi. 2023 vizyonu ile Türkiye’nin çok büyük işler başardığını görüyoruz. Dünya ekonomik devlerinin ilk 10’u arasında yer alma hedefini görmek bizi çok mutlu ediyor. Türkiye’nin geleceğe odaklanma duygusundan biz de biraz kendimize pay çıkarsak iyi olur.” 2 bin Bavyeralı şirketin Türkiye ile temasları bulunduğunu anlatan Martin Zeil, “Bavyera Türk ilişkilerinin bu kadar güzel olması beni çok mutlu ediyor. İlişkilerin daha da iyi olması için çalışmak zorundayız’’ dedi. Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakan Yardımcısı Mustafa Sever de bugün baktıklarında Türkiye’nin en büyük ticaret ortağının Almanya olduğunu belirtti. 2002 yılından bu yana Almanya’dan Türkiye’ye gelen doğrudan yatırım miktarının 5.5 milyar dolara ulaştığına işaret eden Sever, bu rakamlarla Almanya’nın Türkiye’de en fazla yatırım yapan 9. Ülke konumunda bulunduğu24 | YOUNG BUSINESS - 8

nu, bunun daha üst sıralara çıkmasını ve Almanya’yı ilk 3 içinde görmeyi arzuladıklarını belirtti. Sever, müteahhitlik konusunda da Almanya’da ciddi fırsat olduğunu düşündüğünü kaydetti. Sever, “Önümüzdeki dönemde firmalar arasında hızla işbirliği mekanizmaları kurularak gerek ülkemizdeki gerekse 3. Ülkelerdeki ortaklaşa projeleri hep beraber hayata geçirebiliriz” dedi. TUSKON Yönetim Kurulu Üyesi Efsane Turan da açılış konuşmasında “2012 yılında Türkiye’de 330 Alman şirketi otomotiv, inşaat enerji, hizmet ve sağlık sektörlerinde faaliyet göstermeye

başlamıştır” dedi. Karşılıklı ticaretin 35 milyar Avro’ya ulaştığını belirten Turan, ancak bu ticaretin ve yatırımların iki ülke arasındaki potansiyelin çok altında olduğunu söyledi. Gerçekleşen ticaret hacminde de aslan payını önde gelen birkaç şirketin işaret eden Turan, “Büyük şirketlerimiz arasındaki ticaretimiz de muhakkak artmalıdır ancak hem sosyal ilişkilerimizi iyileştirmek hem de ekonomilerimize daha ciddi destek olmasını sağlayabilmek için KOBİ’lerimiz arasındaki ticareti arttırmaya yönelik faaliyetlere de hız vermeliyiz” dedi.


EPİKA

YOUNG BUSINESS - 8 | 25


YOUNG BUSİNESS 2013 Ekonomi Ödülleri Gecesi Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (GESİAD) öncülüğünde 16 Nisan 2013 tarihinde Hilton Otel’de gerçekleştirilen “Geleneksel Young Business Dergisi 2013 Yılı Ekonomi Ödülleri” sahiplerini buldu. Hilton Otel’de düzenlenen ve iş dünyasının önde gelen isimlerini buluşturan gecede birçok başarılı isim ödül aldı. Kayseri Hilton Otel’de gerçekleştirilen ödül törenine GESİAD Başkanı Hamdi Kınaş, Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Young Business Dergisi Yayın Kurulu Sorumlusu Erol Boydak, Kayseri Valisi Şerif Yılmaz, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, AK Parti Kayseri İl Başkanı Ömer Dengiz ve çok sayıda işadamı katıldı. Törende GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Kınaş, GESİAD Eğitim-Proje ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Erol Boydak ve Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak konuşma yaptı. Gecede 2013 Yılı GESİAD Onur Ödülü Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak; GESİAD Onur Ödülleri Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, Kayseri Erciyesspor Başkanı Ziya Eren, Şahbaz Panel Radyatör Yönetim Kurulu Başkanı Kamil

Erginler’e; Young Business Ekonomi Ödülleri’nden Yılın İşadamı Ödülü Avrupa Konutları Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya’ya, Yılın Eğitime Katkı Ödülü AK Parti İl Başkanı Ömer Dengiz’e, Yılın Sanayicisi Femaş Metal Yönetim Kurulu Başkanı Recep Mamur’a, Yılın Markası Kumtel Yönetim Kurulu Üyesi Osman Köseoğlu’na, Yılın İnovasyon Ödülü Güvençelik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ergüven’e, Yılın Girişimcisi Ödülü Saygın Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yangın’a, Yılın İhracatçısı Ödülü Dener Makine Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Dener’e, Yılın Yatırımcısı Ödülü Ommer Otel Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Başyazıcıoğlu’na, Yılın İş Kadını ödülü Mimar Mehtap Sevinmez’e ve Yılın GESİAD Üyesi Ödülü Silver Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Haskaraman’a verildi.

Gecede Onur Ödülü alan Ethem Sancak, konuşmasıyla konukları büyülerken, yılın işadamı ödülünü ise Kayserili ünlü işadamı Süleyman Çetinsaya aldı. 26 | YOUNG BUSINESS - 8


Sizlerin her zaman ilk tercihi olmak

hedefi doğrultusunda, kalite odaklı yatırımlarımız

EPİKA

devam etmektedir.

www.sebat.com.tr

YOUNG BUSINESS - 8 | 27


Bir Marka Bir Öykü Programının Konuğu Saffet Arslan Oldu Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği – GESİAD - Gençlik Platformu önde gelen iş adamlarının tecrübelerinden faydalanmak amacıyla gerçekleştirilen ‘’Bir Marka Bir Öykü’’ programının konuğu İpek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Saffet ARSLAN oldu.

İsviçre Başkonsolosu TUSKON Ziyareti Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON ) İsviçre Başkonsolosunu Monika Schmutz Kırgöz ve İsviçre Destek ve Yatırım Ajansı Direktörü Mehmet Yıldırımlı’yı TUSKON genel merkezde ağırladı. TUSKON hakkında detaylı bilgi verilirken, bugüne kadar TUSKON’un gerçekleştirdiği programlar ve organizasyonlar anlatıldı. İsviçre Başkonsolosu Monika Schmutz Kırgöz, iki ülke arasındaki ticareti geliştirmek adına TUSKON ile birlikte programlar düzenlemek istediklerini belirtirken TUSKON Başkanı Rızanur Meral birlikte program yapmaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Programın sonunda TUSKON Başkanı Rızanur Meral tarafından İsviçre Başkonsolosu Monika Schmutz Kırgöz’e hediye takdim edildi.

Sözlerine genç iş adamlarını cesaretlerinden dolayı tebrik ederek başlayan İpek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Arslan; “Dürüst olursak her zaman kazanan oluruz. Kolektif çalışmaya özen göstermeliyiz. Birlikte çalışma, destek, azim ve fedakârlık bu yolda çok önemli. Hayırlı niyet ve gayretle başarılı olabilirsiniz. İşlerinizde iyi niyetli ve sabırlı olmalısınız. Bizlerin zengin olması demek Kayseri’nin zengin olması Türkiye’nin zengin olması demektir. Tek kazanan bizler değiliz. Biz kazanıyoruz, Kayseri kazanıyor, en önemlisi Türkiye kazanıyor. Sizler büyürseniz Türkiye büyür. Gerçek hürriyet zenginleşerek olur. Gerçek özgürlük sağlanınca işine de inancına da müdahale edemezler. Elbette büyümemizi istemeyecek kişiler ve kurumlar karşımıza çıkacaktır. Sizler daha çok kazanacaksınız ki büyüyesiniz ve hürriyetinize kimse müdahale etmesin.’’ diye konuştu.

28 | YOUNG BUSINESS - 8

Yıllar önce Türk pasaportu taşımaktan dolayı çektiği sıkıntıları dile getiren Saffet Arslan, “750 milyar dolarlık iş hacmine ulaştıktan sonra bu tür sıkıntılar yaşamadım. Dolayısıyla bir Türk iş adamı olarak hem kendim hem de Türkiye kazandı” ifadelerini kullandı “Adımlarımızı sağlam atmalıyız. Sizler de işlerinizde farkındalık oluşturarak ve emin adımlarla ilerleyerek büyümelisiniz. Büyümek elbette önemli ama büyürken dünyaya uyum sağlamak ve küreselleşmek getirilerine uygun hareket etmek de önemli. Ne kadar aksiyon ve çalışma o kadar üretim” değerlendirmesinde bulundu. İpek Mobilya’nın üretim tesislerinde Gençlik Platformu adına konuşan Yunus Keskinkılıç Saffet Arslan’a teşekkür ederek bu tür programların yolun başında olan genç iş adamları için iyi bir başlangıç olacağını dile getirdi.


EPİKA

YOUNG BUSINESS - 8 | 29


TUSKON Üyelerine Özel “TUSKON Kart” TUSKON Kart’ın sunduğu ayrıcalıklar dünyası yaşamınızı daha kolay ve keyifli hale getirecek TUSKON Kredi Kartı Bank Asya tarafından Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) üyelerine özel olarak tasarlanmış kredi kartıdır. VIP özellikleri ve avantajlı bol kazandıran kampanyaları olan TUSKON Kredi Kartı, Master Card Logosu ile Türkiye’de ve yurt dışında VİSA ve Master Card amblemi bulunan milyonlarca işyerinde geçerlidir. Bank Asya’nın diğer kredi kartları AsyaCard, Platinum ve DIT Card’ın tüm kampanyalarından faydalanan TUSKON Kredi Kartı sahipleri bu kampanyalar dışında TUSKON üyesi binlerce üye işyerinde kendisine özel hazırlanan kampanyalardan faydalanarak alışverişlerini bol taksitle ve kat kat puan kazanarak yapabilecektir. TUSKON Kredi Kartına sadece TUSKON üyeleri sahip olabilecektir. Temassız Alışveriş özelliği ile 35 TL altındaki tüm alışverişlerinizde temassız POS cihazı olan binlerce üye işyerinde, 8 ilde Bank Asya’nın ulaşım projelerinde ve deniz ulaşımında Turyol İskelerinde ödemelerinizi beklemeden yapabilir, zaman kaybetmezsiniz.

AsyaYardım tarafından yılda bir kez ücretsiz olarak verilir.) Kurye Servisi Neyi nereye göndermek istediğinize karar verin, gerisini düşünmeyin. VIP Müşteri Hattı’nı arayın, gerekli organizasyonu yapalım. Seyahat Harcamalarında Taksitli Ödeme TUSKON Kart sahipleri yurt içinde yaptıkları tüm seyahat harcamalarını taksitle ödeme ayrıcalığını taşır, TUSKON Kart peşin işlemlerini 3 taksitte, taksitli alışverişleri ise yapılan taksit tutarına ilave +3 taksit ile ödeme imkanı sağlar. E-Ticaret Sitesi Kurulumu Firmanızın e-ticaret sitesi yoksa ve bir e-ticaret çözümüne ihtiyacınız varsa TUSKON Kredi Kartı size cazip fiyatlar ile e-ticaret sitesi kurulumu için avantajlar sunar. Hizmetler Tercüme, Faks, Bilgisayar ve Mobil Telefon Kiralama, Konferans Salonu Organizasyonu veya Mesajlarınızın İş Ortaklarınıza iletilmesi hizmetlerimizden yararlanmak için VIP Müşteri Hattı’nı arayın… (AsyaYardım yılda 5 sayfa ücretsiz tercüme yaptırma imkanı sağlar.)

TUSKON Kredi Kartı sahipleri günlük yaşamının her anında kendisini özel hissedecek. Kartını teslim aldıktan sonra kendisine özel VIP Müşteri hizmetleri hattı, sağlık hizmetleri, seyahat alışverişlerinde özel avantajlı kampanyalar, yurtdışı alışverişlerinde peşin alışverişlerini 3 taksitle vade farksız ödeme avantajı, VIP Asistans hizmetleri ve avantajlı bankacılık işlemlerinden yararlanmaya başlayacaktır. Kısacası, TUSKON Kredi Kartı ile alışveriş yapmanın keyfini ve avantajlarını dilediğince yaşayabilecektir. Sosyal hayatın yüklerini hafifletin! Rezervasyondan ulaştırmaya, idari hizmetlerden danışmanlık hizmetlerine kadar pek çok sosyal ihtiyacınız için TUSKON Kart’ın ayrıcalıklarından yararlanın… Rezervasyon Hizmetleri Tiyatro, Konser, Otel, Spor Müsabakaları, Restoran, Yurt İçi ve Yurt Dışı Ulaşım (Tren, Uçak, Otobüs vs.), Araç Kiralama, Tercüme/Simultane Tercüme ve Rehberlik hizmetleri ile ilgili tüm rezervasyonlarınızı* sizin adınıza gerçekleştiriyoruz. (Rezervasyon hizmetlerinden yararlanmak için 48 saat öncesinden VIP Müşteri Hattı’nı aramanız gerekmektedir.) İlaç Gönderimi VIP Müşteri Hattı’nı arayın, ilaçlarınızı hemen eve teslim edelim. (İlaç bedeli kart sahibine ait olup, ilaç gönderim hizmeti 30 | YOUNG BUSINESS - 8

Danışmanlık Hizmetleri • Hukuki Yardım - Karşılaşacağınız her türlü hukuki sorununuz hakkında deneyimli hukuk danışmanlarımıza fikir danışabilirsiniz. • Mali Danışmanlık - Mali konulardaki tüm sorularınız için uzmanlarımız size fikirleriyle destek olmaya hazır. • Diğer Danışmanlık Hizmetleri Tiyatro programlarından, konser programlarına kadar her türlü aktivitelerle ilgili tüm bilgiler sadece bir telefon kadar uzağınızda… Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu 7 iş dünyası federasyonu ve 172 derneği temsil eden, kar amacı olmayan, sivil bir çatı organizasyonu olarak faaliyet göstermektedir. Bugün TUSKON, 50.000’den fazla üye işadamı, Türkiye’deki her il ve önemli ilçesindeki dernekleri ile ülkemizin en büyük ve en yaygın sivil toplum kuruluşu durumundadır. Sizde bu avantajlı kredi kartına sahip olmak istiyorsanız ve TUSKON üyesi iseniz hemen en yakın Bank Asya şubesine uğrayarak başvuruda bulunun, ayrıcaklı kredi kartına sahip olun ve üyelere özel fırsatları kaçırmayın. Üye Isyerleri TUSKON Kart Bank Asya’nın tüm üye işyerlerinde sizlere avantajlar sunmaktadır. Kartınızı anlaşmalı üye işyerlerinde kullanabilir ve Bank Asya’nın devam eden tüm kampanyalarından faydalanabilirsiniz.


GESİAD ‘’Etkin Tahsilat Becerileri’’ Eğitimi Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD), satılan bir metanın tahsilatını yapabilmek için nelere dikkat etmek ve de nasıl hareket etmek gerektiğine profesyonel bakış açısından ele alan ‘’Etkin Tahsilat Becerileri’’ Eğitimi düzenledi. Uzman Ekonomist Hakan Ömer Gider tarafından verilen eğitimde tahsilat sürecinin satışla birlikte başladığı, kısa süreli satışlarda ve uzun vadeli satışlarda nelere dikkat etmek gerektiği, tahsilat için gidildiğinde ödeme alınacak kişinin durum ve psikanalizinin yapılması gerektiği ve nasıl yapılacağı, hazır cevaplara karşılıklar ve benzeri birçok konular ele alındı. Teorik bilgilerin verilmesinin ardından soru cevap şeklinde devam eden eğitimin sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi.

IMF İle Yeni Dönem Uluslararası Para Fonu’na (IMF) borcunun son taksitini 14 Mayıs’ta ödeyecek olan Türkiye, ayrıca kaynak çeşitliliği sağlamaya çalışan fona 5 milyar dolar da borç verecek. 562,1 milyon SDR (yaklaşık 860 milyon dolar) düzeyindeydi. Söz konusu borç, 14 Mayıs 2013’te 281 milyon 54 bin 813 SDR’lik (yaklaşık 421 milyon dolar) son taksitin ödenmesinin ardından bitecek. 19 STAND-BY ANLAŞMASI YAPILDI Türkiye, 11 Mart 1947’de üye olduğu IMF ile bugüne kadar 19 stand-by anlaşması yaptı. Ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarın da katkısıyla bu anlaşmalardan sadece son 2 stand-by başarıyla tamamlandı.

Türkiye, 1947’de üye olduğu, 1961’de ilk kaynak sağladığı IMF ile ilişkisini, mali ve siyasi istikrarı ile bütçe disiplinin kendine sağladığı güç sayesinde 14 Mayıs’ta tek taraflı olarak bitirecek.

“Yarım asırlık borç defterini kapatmakla da kalmayacak” olan ülke, IMF’ye 5 milyar dolar borç verecek. Türkiye’nin 28 Ocak 2013 itibariyle IMF’ye 19. Stand-by’dan kalan borcu

18. stand-by düzenlemesine 4 Şubat 2002’de başlayan Türkiye, 4 Şubat 2005’de bu anlaşmanın sona ereceği tarihten önce Ocak 2005’de 19. standby’a gitti. Türkiye, IMF ile yaşadığı bu süreçte fondan 50 milyar doların üstünde kaynak sağladı. IMF ile stand-by anlaşması süreci, 1 Ocak 1961’de ilk anlaşmanın imzalanmasıyla başladı. O tarihten bugüne IMF ile süren ilişkiler boyunca ülkede 38 hükümet yönetimde bulundu. YOUNG BUSINESS - 8 | 31


Surinam Devlet Başkan Yardımcısı Katılımıyla İkili İş Görüşmeler Latin Amerika pazarına girmek isteyen türk İşadamlarının Surinam’ın sahip olduğu uygun yatırım ortamlarından istifade edeceklerini düşünüyorum. Özellikle tarım, gıda, hayvancılık, madencilik, özellikle boksit, tekstil, altyapı ve turizm alanında hedef işbirlikleri yapılabilir.”

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından düzenlenen Türkiye-Surinam arasında ilk defa gerçekleştirilen Ticaret ve Yatırım Forumu İstanbul’da yapıldı. İki ülkeden çok sayıda işadamının hazır bulunduğu foruma, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral ve Surinam

Devlet Başkan Yardımcısı Robert Ameerali de iştirak etti. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, TUSKON olarak Surinam’ın gelecekte karlı bir yatırım destinasyonu olacağını inandıklarını belirten Meral şunları söyledi: “ Bu bölgenin Türk işadamlarının ilgi alanına gireceğini ve özellikle

Surinam Devlet Başkan Yardımcısı Robert Ameerali ise forumda yaptığı konuşmada, yatırımları gerçekleştirebilmek için ciddi müteahhitlik hizmetlerine ihtiyaç duyduklarını belirterek, Türkiye’den yatırımcıları ülkesine davet etti. Ameerali, forumun açılışında birçok doğal kaynağa ve tarım ürününe sahip olduklarını ve son dönemde yatırımları artırmayı planladıklarını anlattı.Bu yatırımlar arasında enerji santrali, okul ve otoyol yapımlarının öncelikli olduğuna işaret eden Ameerali, “ İşte size hazır pazar. Türk müteahhitlerin dünya üzerindeki başarılı çalışmalarını biliyor ve takip ediyoruz. Ülkemizde yapılacak yeni enerji santralleri, okullar ve otoyollar için onları yatırıma bekliyoruz.” Ufkunuzu açın ve Surinam’a gelin.” dedi. Forum sonrasında Surinam’dan gelen işadamları ile Türk işadamları arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleşti.

Müteahhitlik Komitesi Genel İstişare Toplantısı Yapıldı Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (GESİAD) İnşaat Komisyonu Müteahhitlik Komitesi üyeleri GESİAD Müteahhitlik Komitesi 2013 Genel İstişare Toplantısı’nda bir araya geldiler. GESİAD İnşaat Komisyonu Başkanı Mustafa Beyoğlu, 2012 yılında komisyon olarak organize ettikleri faaliyetleri ve 2013 yılında planlanan programları anlatarak üyelerin organizasyonlara iştiraklerini istedi. Daha sonra söz alan GESİAD Müteahhitlik Komitesi Başkanı Suat Altın inşaatlarda meydana gelen kazaların ve prosedürü tam uygulamamaktan ötürü alınan cezaların en aza indirilmesi için müteahhitler olarak tecrübe paylaşımı yapılması gerektiğinin üzerinde duruldu. Müteahhitlik komite üyelerinin teklif ve görüşleri alınarak aylık toplanılmasına, toplantılara deneyimli avukat, mali müşavir, iş güvenliği uzmanları davet edilerek eksik kalınan konuların anlattırılması kararlaştırıldı. 32 | YOUNG BUSINESS - 8


EPİKA

ertenler’le çalışmadan önce hiç rahat değildim.şimdi içim çoook rahat...

KAYSERİ M.K. Paşa Bul. Nato Cad. No:144/A Kocasinan / .tr com 0 (352) 235 22 22 - www.ertenler.

YOUNG BUSINESS - 8 | 33


Uruguay Ulaştırma Ve Bayındırlık Hizmetleri Bakanı TUSKON’u Ziyaret Etti Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), 30 Nisan 2013 tarihinde Uruguay Ulaştırma ve Bayındırlık Hizmetleri Bakanı Enrique Pintado ve beraberindeki heyeti ağırladı. Uruguay Ulaştırma ve Bayındırlık Hizmetleri Bakanı ve beraberindeki heyete TUSKON hakkında detaylı bilgi verilerek şimdiye kadar gerçekleştirilen programlar anlatıldı. Uruguay Ulaştırma ve Bayındırlık Hizmetleri Bakanı Enrique Pintado 2 ülke arasında çok büyük bir potansiyel olduğunu ve bunun için çalışmalarımızı devam ettirmemiz gerektiğini belirtti ve ayrıca TUSKON üyelerini Uruguay’a davet ederek bu ülkedeki büyük fırsatlardan yararlanmaları gerektiğini söyledi.

Moody’s: Kredi notumuz geçerliliğini sürdürüyor Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notuna yönelik kredi derecelendirmelerinin geçerliliğini sürdürdüğünü söyledi. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunun artırılması yönündeki beklentilere ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Moody’s’in kredi derecelendirmeleri geçerliliğini sürdürmektedir. Yeniden gözden geçirme için herhangi bir zaman dilimimiz bulunmamaktadır” ifadesi kullanıldı. Kurumdan gelen açıklama sonrasında BIST 100 Endeksi XU100 yüzde 1’in üzerinde değer kaybetti. Piyasalardaki olumlu seyirde not artışı beklentisinin çok büyük etkisi olduğunu söyleyen Phillip Capital Yurtiçi Piyasalar Müdürü Oğuz Yılmaz, “Not artırımının erteleneceği yönünde bilgi gelmesi piyasalarda satışa yol açtı” dedi. S&P’DEN DE DÜN AÇIKLAMA GELMİŞTİ Türkiye’nin kredi notu artışıyla ilgili olarak dün kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s’tan da açıklama gelmişti. 34 | YOUNG BUSINESS - 8

S&P konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Tüm derecelendirmelerimizdeki güncellemeler tamamen analitik göstergelere ve internet sitemizde de yer alan reyting kriterlerimize uygun olarak yapılmaktadır. Bu doğrultuda, düzenli periyotlarla piyasa katılımcılarıyla ve ekonomiye yön veren kesimlerle gerçekleştirdiğimiz fikir paylaşımları, etkinliklerimizin ve toplantılarımızın olası bir reyting aksiyonuna gösterge olmadığını da bilginize sunarız” ifadesine yer verildi.


EPİKA

YOUNG BUSINESS - 8 | 35


GESİAD İş Kadınları İkili İş Görüşmeleri Gerçekleştirdi Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği – GESİAD – İş Kadınları Platformu, İstanbul Verim İş Adamları Derneği – İVİAD – İş Kadınları ile bir araya gelerek ticaret ve yatırım olanakları hakkında toplantı yaptı. Kaşık-la Restoranda kahvaltılı olarak bir araya gelen iş kadınları ikili iş görüşmelerinde ürünleri tanıtma imkânı bulduktan sonra Kayseri’nin önde gelen fabrikalarını ziyarette bulundular. Programın iş kadınları bünyesinde gerçekleştirdikleri ilk program olduğuna dikkat çeken GESİAD İş Kadınları Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Elif Bozdağ; ‘’Güzel görüşmeler gerçekleştirildi. Bu tür ikili iş görüşmeleri ve ticaret zirvelerine yoğun bir şekilde katılım gerçekleştirmeye devam edeceğiz.’’ ifadelerini kullandı. Programın iş formu sona ererken iş kadınları karşılıklı hediye takdiminde bulundu.

Benin Cumhurbaşkanı Türk İş Dünyası ile Buluştu Benin Cumhurbaşkanı’nın Türkiye ziyaretlerinde son toplantısı Türk iş dünyası ile oldu. TUSKON’un organize ettiği toplantıda, 30 kadar iş adamı Benin’deki yatırım fırsatlarını değerlendirmek için Cumhurbaşkanı ve heyetiyle buluştu. TUSKON Başkan yardımcısı Ahmet Ciğer’in iş dünyasını Benin’e gitmeye cesaretlendiren konuşmasıyla başlayan toplantıda daha Sonra Sayın Yayi Thomas Boni katılımcılara seslendi. Özellikle, tarım, tekstil ve alt yapı üzerine fırsatlardan bahseden Cumhurbaşkanı Türk işadamlarını ülkelerine davet etti. Daha sonra iş dünyasından katılımcılar kendilerini tanıtarak Benin üzerine fırsatlar ve yatırım konusunda sorularını yönelttiler, bu sorulara Benin tarafından katılan Bakan ve müsteşarları ilk ağızdan cevap verdi. 10 milyon nüfusu olan ve ECOWAS kapsamında 150 milyonluk bir Pazar anlamına gelen Benin’e bir ticaret heyeti düzenleneme sözü verildi ve karşılıklı hediyeleşmelerle akşam yemeği sona erdi. 36 | YOUNG BUSINESS - 8


YOUNG BUSINESS - 8 | 37


Röportajlar / Fotoğraflar

RÖPORTAJ

Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Ethem Sancak

“Kayseri, ortaklık kültürünü geliştirerek Türkiye’ye örnek olmalı.” 38 | YOUNG BUSINESS - 8

Mehmet Sürücü - Mustafa Ateşmen


“Bir dalgadır hayat. Senin, benim irademden bağımsız. Kimisi buna doğanın kanunu derken kimisi de ilahi kudret diyor. Dalgaya karşı durursan parçalanırsın. Biz ona karşı durmayıp üzerine oturmayı becerdik.”

Türkiye ilaç dağıtım sektörünün lideri olan Hedef Alliance Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak ile Geleneksel Young Business Ekonomi Ödülleri Gecesi öncesinde kariyerine yönelik keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Gecede “Onur Ödülü”ne layık görülen başarılı iş adamı, ilaç sektörünün geldiği durumu ve sektöre adım atma hikâyesini dergimiz için özel olarak değerlendirdi.

Ethem Sancak’ı çok kısa olarak kendisinden dinlemek isteriz. 1954 Siirt doğumluyum. İlk ve orta tahsilimi Siirt’te yaptıktan sonra 70’li yıllarda İstanbul’a gelerek İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldum. Sonra her doğulu gencin akıbetine uğrayarak İstanbul’da kaldım. 1980 yılına kadar siyaset ve gazetecilik ile uğraştım. 1980 yılından sonra iş dünyasına girdim. Şu anda Hedef Alliance isimli bir ilaç dağıtım şirketini yönetiyorum. Serüvenim kısaca budur. İş hayatına başlama hikâyenizi biraz açabilir miyiz? İş hayatına girmem biraz tesadüflerin bir sonucu oldu. 70’li yıllarda İstanbul’a gelip haksızlığa karşı mücadele ederken kendimi sol bir kesimde buldum, siyaset ve gazetecilik yaptım. 1980 yılına kadar da ticaret hiç hesabımda yoktu. Ama 12 Eylül 1980 Darbesi partilerimizin, dergimizin, organizasyonlarımızın her şeyimizin üzerinden silindir gibi geçince ortada kaldık. 1400 yıllık bir geçmişe sahip, Peygamber soyundan olan bir aileden gelip de sosyalist olunca ailem tarafından da o sıralar dışlanmıştım. 1981 yılında, kendi imkânlarımızla Siirtli bir arkadaşımla birlikte bir ecza deposu kurduk. Kısa sürede bu işimiz büyüdü. Elim ekmek tutup koministliği

de bırakınca ailemle barıştım. O sıralarda, Güneydoğu’da PKK olayları başlayınca ya devletten ya da PKK’dan yana olmak zorundaydınız, büyük aileler için kader buydu. Bunun üzerine 1500 kişilik ailem İstanbul’a geldi. Bizde ailemizin iaşesini sağlamak için işimizi büyüttük. İlaç ve kozmetik dağıtım işinde iki şirket daha kurduk. Orada da dalgaya karşı değil dalganın üzerine binerek bir şeyler yaptık. Pazarı birleştirdik, müşteriyi ayağımıza beklemeyip müşterinin ayağına gittik. Sektörde bu tür yenilik-

“İlaç sektörüne girişim tamamen tesadüfi oldu”

ler yapınca eczacılar da bizi benimsedi. Kısa zamanda büyük bir organizasyon olduk. 1980 döneminde, iş aradığımda siyasi yönden sakıncalı olduğum için hiçbir büyük şirket beni işe almamıştı. İşletme Fakültesi mezunuyum ama ortada kalmıştım. Eczacı arkadaşım da gel beraber ecza deposu açalım deyince bu işe başladım. 13 kişinin çalıştığı bir organizasyon kurduk böylece. O zamanlar 400 ecza deposu vardı ve en küçüğü bizdik. Fakat 5 yılda ilk 10 firmanın arasına girdik. İnsanı esas alarak insana değer verdik. Çalışanlarımızı arkadaşlarımız olarak gördük. O dönem klasik meslektaşlarımız eczacıyı ayağına getirirken biz eczacıların ayağına gittik. En uzak mesafeye 4 saatte ulaşacağız dedik. Böyle bir organizasyon şeması kurduk. Bu eczacıların ilgisini çekti ve bize sahip çıktılar. Sahip çıkınca büyüdük. Şirketin ortaklığına aile de girince 90’larda diğer ortağımla ayrıldık. Parayı ortağıma bırakıp insanları ben alarak ayrıldım. Ailemle birlikte Hedef Ecza Deposu’nu kurduk. En büyük sermaye insan olduğu için çok kısa zamanda büyüdük. Hedef kurulduktan 5 yıl sonra %40 pazar payı ile Türkiye’nin en büyük ilaç dağıtıcısı olduk. YOUNG BUSINESS - 8 | 39


Dünyada bizim kadar hızlı ilaç dağıtan bir ilaç firması yok. Şu an Türkiye’nin neresi olursa olsun iki saatte ulaşıyoruz. Dünyanın en optimal dağıtım sistemi Türkiye’dedir. Hızlı büyüme ve gelişme için doğru şeyler yaptık dediniz. Bu doğru şeyler neler olabilir? Dediğim gibi sektörün ihtiyaçlarına cevap verdik. O zamana kadar ilaç üreticileri ilaçlarını üretirler, depocular da eczacılara ulaştırırdı. O sıralar enflasyondan dolayı ilaca sürekli zam geliyordu. O zamanki toptancılar ilaç satmadan para kazanıyorlardı. İlacı alıp rafında tuttuğunda %100 zam yapıyorlardı. Hizmeti götürmüyorlardı dolayısıyla. Biz tersini yaptık. Sürümden kazanacağız dedik. O zam bizim değil eczacının hakkı dedik ve hacmimizi büyütmeye çalıştık. Biz eski fiyattan sattığımız için eczacı gelip ürünlerini bizden almaya başladı. Bu şekilde hacim olarak büyüdüğümüz için bu durum üreticinin de hoşuna gitmeye başladı. Çünkü üretici için önemli olan malının çok satılması. Eczacıya da ilaçları hem eski fiyattan satıyorduk hem de onun ayağına biz gidiyorduk. Sloganımız “Hizmette sınırın ötesiydi.” İş dünyası da böyledir. Bir dalgadır hayat. Senin, benim irademden bağımsız. Kimisi buna doğanın kanunu derken kimisi de ilahi kudret diyor. Dalgaya karşı durursan parçalanırsın. İş dünyasında da dalga gibi sektörün kendine özgü yasaları var. Biz ona karşı durmayıp üzerine oturmayı becerdik. Sektörün ihtiyacını tespit edip onları gerçekleştirdik. Hedef Alliance’ın günümüzde geldiği durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hedef Alliance dünya çapında bir Türk markası. Hedef’e ilaç dağıtımında Türklerin tarzı diyorlar. Dünyanın en büyük bilgi alıp satan markası IMS’in, Türkiye’de IMS Türkiye adında bir şubesi var. Bu firmanın genel müdürü Londra’da 150 ülke genel müdürünün katıldığı bir 40 | YOUNG BUSINESS - 8

kongreye katılmış. Döner dönmez benimle görüşmeye geldi. Kongrede 150 kişinin olduğunu ve ilaç toptancılığını konuştuklarını söyledi. Herkesin orada Türk rüzgârından bahsettiğini dile getirdi bizi kastederek. Çünkü dünyada bizim kadar hızlı ilaç dağıtan bir ilaç dağıtım firması yok. Şu an Türkiye’nin neresi olursa olsun iki saatte ulaşıyoruz. Dünyanın en optimal dağıtım sistemi Türkiye’dedir. Hedef Alliance, Selçuk ve Ecza Kooperatifleri Birliği olarak şu an sektörün üç önemli büyük aktörü bulunuyor. Ancak ilk sırada biz bulunuyoruz. Bu üç aktör şu an dünyanın en iyi dağıtım sistemine sahip. Övünmek gibi olmasın liderliği biz elde ettik. Uluslararası sahada iş yapıyoruz. Şu an Mısır piyasasının ilaç dağıtımının %45’i bizde, 5 bin çalışanımız var orada. Cezayir’in ilaç dağıtımının %40’ı bizde. Rusya’nın da en büyük ilaç dağıtıcısıyız. Şöyle söyleyeyim size; 2012 yılı sıralamasında Türkiye’nin en büyük 17. şirketiyiz biz. 6 milyar dolar ciromuz var. Kurumlar nezdinde ilk 40’dayız, cirolarda da ilk 15’in içerisindeyiz. Ülke içinde ve dışında toplam 20 bine yakın çalışanımız var. Hedef Alliance, dün-

yada ve Türkiye’de tanınan saygın bir Türk markası. Türkiye’deki ilaç pazarının gelişimini nasıl buluyorsunuz? Bugünkü hükümetimiz muazzam işler yaptı. Gelir gelmez yaptığı iş popülizmi yok etmekti. Taban fiyatları 5 fazla veririm, 2 fazla satarım işlerini bitirdi. Popülizm devam ediyor, ancak merhametten dolayı devam etti. Herkesin ilacını bedava vereceğim, sağlığı ücretsiz yapacağım şeklinde popülizm güttü ve bunun sonuçlarını da aldı. Ama farkında olmadan ilaç sektörünü yıkımın eşiğine getirdi. 2001 yılında Türkiye, ihtiyacı olan ilacın %70’ini üretiyordu. Şimdi %35’ini üretiyor, 110 yıllık şirketlerin hepsi satıldı. Şu anda sahibi yerli olan iki ilaç şirketi kaldı. Çekler, Fransızlar, Amerikalılar, İsveçliler gelip ilaç firmalarımızı aldılar. Devlet bütün ilaç paralarını ben ödüyorum diyor. Dolayısıyla ilacın bir numaralı müşterisi SGK. Tek müşteri olduğu için de istediği kuralı koyuyor. Şu anda fiyatlar 2001 ilaç fiyatlarının %40 altında. Devlet burada hem müşteri konumunda hem de fiyatları belirliyor. Yabancı firmalar hammadde pazarını kaybetmemek için yerli


YOUNG BUSINESS - 8 | 41


Uluslararası sahada iş yapıyoruz. Şu an Mısır piyasasının ilaç dağıtımının %45’i bizde, 5 bin çalışanımız var orada. Cezayir’in ilaç dağıtımının %40’ı bizde. Rusya’nın da en büyük ilaç dağıtıcısıyız. Şöyle söyleyeyim size; 2012 yılı sıralamasında Türkiye’nin en büyük 17. şirketiyiz biz. firmaları satın alıyorlar. Yerli firmalar da zor şartlar altında ayakta kalamadığı için firmalarını yabancılara satmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak, yerli ilaç sektörü şu an yıkımın eşiğinde. Böyle giderse 4-5 yıl sonra bir tek yerli üretim kalmayacak. Fiyat düşüşleri tüketiciyi nasıl etkiliyor? Tüketici için durum iyi, tüketici ilaca para vermiyor ki. Şu anda ithal edilemeyen ve üretilemeyen ilaçları temin etmek üzere Sağlık Bakanlığı, Eczacılar Birliği’ne yetki veriyor ilacı getirtmesi konusunda. Geçen yıl bu yolla Eczacılar Birliği 800 milyon ilaç ithal etti. Türkiye ilaca şimdi 15 milyar dolar para harcıyor. 5 yıl sonra 45 milyar Dolar harcayacak. Tüketici mutlu, ilaca para ödemediği için. Ama bu da günah şimdi. En yoksul %20’nin tespit edilip onların her şeyinin ödenmesi gerekir. Ama en zengin %20’ninkini neden ödüyorsun? Sen Amerika’dan zengin misin? Amerika ilacın %20’sini kendisi ödüyor, geri kalan %80’i birey kendisi ödüyor. Fransa bile ilacın %60’ını ödüyor. Türkiye’de ise devlet %90’unu ödüyor. Sonra SGK, 15 milyar Dolar açık veriyor. İhtiyacı olana ver ama ihtiyacı olmayana da ilaç parası veriyorsun, ilaç sektörünü yıkma pahasına… Aslında serbest piyasaya bıraksan normal mekanizmalarla fiyat oluşacak. Sağlık sektörü mü, medya sektörü mü daha zor? Medya sektörü, çok zor bir alan. Ben medya sektörüne para kazanayım diye girmedim. Geçici olarak girdim. Aydınlık’ta

çalıştığım yıllardan bir gazetecilik yönüm vardı. AK Parti’nin kapatılacağı sıralarda onlara destek verecek bir medya gücüne ihtiyaç vardı. Sayın Başbakanımız kahramanca direniyordu muhalefetlere. Biz de onun taraftarıydık, destek vermemiz lazımdı. Rahmetli Hasan Doğan’la beraber medya sektöründe böyle bir destek vermeye karar verdik. Çünkü bu dünyada tarafsız olan bertaraf oluyor. O dönemde destek olmak için girdik ve misyonumuzu tamamladık. Benim asıl iş kolum; sağlık, tarım ve hayvancılık. Dışarıda olan biri olarak Kayseri hakkında ne düşünüyorsunuz? Kayseri’ye hayranım. Gençlik yıllarımda bir süre Kayseri’de kaldım. Kayseri benim çok sevdiğim bir kent. Ben bir tarih meraklısıyım. 40 yıldır her gece 2-3 saat tarih okurum. Kayseri bu yörelerin en tarihi kentidir. 5 bin yıllık Anadolu uygarlığının en önemli üç merkezinden biridir Kayseri. Bütün bu uygarlığın tüccarları Kayseri’de yetişmiştir. O tarihlerden beri Kayseri bir girişimci yuvasıdır. Bütün Türkiye, mantalitede Kayseri seviyesine geldiğinde, o zaman dünyanın en büyük düzenleyici devletlerinden biri olacağız. Kayseri’nin tek bir eksiği var, o da ortaklık kültürü. Kayseri, ortaklık kültürünü geliştirerek Türkiye’ye örnek olmalı. Bunu GESİAD, diğer iş adamları örgütleri ve üniversiteler ile hızlandırmak gerekir. Kayseri Genç Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? GESİAD’ın kuruluş amacını okudum, gerçekten harikaydı. Diyor ki: “Biz bir katma değer veya ticaret yapma peşinde değiliz.” Bir iş adamı derneğinin bu kadar net ve güzel bir amacı olması beni memnun etti.

42 | YOUNG BUSINESS - 8


YOUNG BUSINESS - 8 | 43


Röportajlar / Fotoğraflar

SEKTÖRDEN

44 | YOUNG BUSINESS - 8

Mehmet Sürücü - Mustafa Ateşmen - Lütfiye Dilekmen - Ayşegül Korkut


Gözden Kaçırılmayacak

Bir Ayrıntı

SAĞLIK

En hızlı büyüyen ve en çok getirisi olan yatırım Türk Sağlık Sektöründe son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde giderek büyüyen bir ivme kat edilmekte ve bu doğrultuda büyük yatırımlar gerçekleştirilmektedir. İlaç, hizmet sunumu, sigorta, tıbbi cihazlar ve sağlık turizmi gibi alt sektörler bazında bakıldığında Türkiye, dünya genelinde önemli bir noktaya gelmektedir. Sağlık sektöründe sürdürülebilir, kaliteli bir atmosfer yaratmak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar, sektörün sorunlarına bir nebze de olsa çözüm bulmaktadır. Huzurlu ve mutlu bir yaşamı içinde barındıran sağlığın hayatımızdaki önemi yadsınamaz. Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözü de sağlığın elde edilen tüm nimetlerden daha üstün olduğunu çok iyi açıklamaktadır. Hükümet politikaları tarafından desteklenen sağlık sektörü, ekonominin büyümesine paralel olarak gelişme göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bir ülkenin sağlık sistemi, herkese gerekli olan sağlık hizmetininyüksek kalitede verilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır. Bu hizmet etkili, karşılanabilir YOUNG BUSINESS - 8 | 45


SEKTÖRDEN

maliyette ve toplumca kabul gören tarzda olmalıdır. Her ülkenin bu faktörleri göz önünde tutarak kendi özgün sağlık sistemlerini geliştirmesi önerilmektedir. Türkiye’de sağlık sektörü; erişebilirliğin artması ve olumlu ekonomik gelişmeler neticesinde artan satın alma gücü gibi etkenler ve son yıllarda sektöre ilişkin gerçekleşen destekleyici gelişmelere paralel olarak büyümektedir. Dünyanın önde gelen ve büyüyen ekonomileri arasında yerini alan Türkiye’de sağlık sektörü, sağlığa erişimin hükümet politikaları tarafından da olumlu desteklenmesine paralel olarak önemli gelişim göstermiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde, sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve adaletli şekilde organize edilmesi, finansmanın sağlanması ve sunulmasına yönelik gelişmeler özellikle bu doğrultuda ön plana çıkmaktadır. Gerek sağlığın korunması gerekse de sosyal güvenlik haklarının geliştirilmesi adına kurumlarının tek çatı altında toplanması, yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesine dahil edilmesi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamının ve erişiminin güçlendirilmesi ve bu gelişmelerin sonucunda uluslararası sağlık göstergelerinde Türkiye için raporlanan istikrarlı ilerlemeler sağlık sisteminin gelişimine dair verilebilecek örneklerden sadece bazılarıdır.

46 | YOUNG BUSINESS - 8

Sağlık Sektörü

Son yıllarda süregelen sağlık politikaları neticesinde sağlığa erişim artmaktadır. Ancak bu durum kamu sağlık harcamalarını da paralel olarak arttırmaktadır. Politika belirleyicileri tarafından uygulanan maliyet azaltmaya yönelik tedbirler ise sektörde sürdürülebilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunumunu olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu durum karşısında düzenli olarak tutulan sağlık verileri ışığında stratejik kararların verilmesi, kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi, yatırımlar ve düzenleyici yapıda iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir. SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI “2003-2013 Sağlıkta Dönüşüm Programı” doğrultusunda yapılan çalışmalar neticesinde sağlık sektöründe büyük bir değişim yaşanmaktadır. Sağlık sisteminin kalitesini ve verimliliğini artırmanın yanında sağlık kuruluşlarına erişimi de kolaylaştırmayı amaç edinen program kapsamında olumlu kabul edilecek birçok proje hayata geçirilmiştir. Sağlık alanının yeniden yapılandırılmasını ön gören bu program, sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde, sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve adaletli şekilde organize edilmesi, finansmanın sağlanması ve sunulmasına yönelik gelişmeler özellikle bu doğrultuda ön pla-

na çıkmaktadır. Gerek sağlığın korunması, gerekse de sosyal güvenlik haklarının geliştirilmesi adına kurumlarının tek çatı altında toplanması, yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesine dahil edilmesi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamının ve erişiminin güçlendirilmesi ve bu gelişmelerin sonucunda uluslararası sağlık göstergelerinde Türkiye için raporlanan istikrarlı ilerlemeler sağlık sisteminin gelişimine dair verilebilecek örneklerden sadece bazılarıdır. SAĞLIK SERBEST BÖLGELERİ PROGRAMI Türkiye’de en hızlı gelişen sektörlerin başında yer alan sağlık, son yıllarda en fazla yatırım yapılan sektörlerin de başında gelmektedir. Yerli ve yabancı yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği bu sektör, giderek gelişen ve genişleyen bir yapı arz etmektedir. Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir konuma sahip olması ve tedavi giderlerinin ABD ve Avrupa’nın altında nedeni ile Türkiye, sağlık sorunlarının çözüme ulaştığı ülkelerden biri olmuştur. Sağlık Serbest Bölgeleri Kanunu’nun çıkmasıyla yabancılar, Türkiye’de yatırım arayışına girmekte. Beş yılda tamamlanması öngörülen bölgelerde tıp köyü, yaşlı bakım tesisleri, wellness park, araştırma merkezleri, üniversite hastaneleri ve cazibe merkezlerinin yer alacağı belirtiliyor. Sağlık Serbest Bölgelerinin oluşturulmasındaki amacın istihdamı artırmak, kalifiye yabancı beyin göçünü çekmek, yüksek tıbbi teknoloji girişini hızlandırmak, Türkiye’yi bölgesinde sağlık alanında cazibe merkezi yapmak, sağlık turizmi açısından örnek bir konsept oluşturmak olduğu belirtilmektedir. Sağlık serbest bölgeleri; Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen ve yeri belirlenen, özellikle uluslararası hastalara yönelik, teşhis, tedavi, rehabilitasyon amaçlı her türlü sağlık hizmetlerinin sunulabileceği ve sağlık eğitiminin, sağlık araştırmalarının yapılacağı ve sağlıkla ilgili teknokent ve ARGE faaliyetlerinin yapılabildiği yer olarak açıklanmaktadır. Hazırlanan yönetmelik taslağına göre özellikle uluslararası hastalara yönelik olacak bu bölgeden Türk vatandaşları en fazla yüzde 15 oranında yararlanabilecek, SGK geçerli olmayacak ve doktorların yarıdan fazlası yabancı olacak. Bölgenin kurucusu ya da işleticisi, yerli veya yabancı bir şirket ya da


YOUNG BUSINESS - 8 | 47


SEKTÖRDEN Ülkeler

Pazar Payları %

Fransa

8,01

ABD

6,4

Çin

5,87

İspanya

5,78

İtalya

4,73

İngiltere

3,12

Türkiye

2,99

Almanya

2,89

Malezya

2,64

Avusturya

2,36

Meksika

2,33

Sağlık Sektörü

Uluslararası Sağlık Turizmi Hareketleri, (UNWTO, 2011)

Ülkeler Ve Pazar Payları (Unwto,2011)

kamu kuruluşu da olabilecek. Mevcut hastaneler de “Serbest Sağlık Bölgesi” ilan edilebilecek. Türkiye’nin herhangi bir yerinde kurulu durumdaki bir sağlık tesisinin de Bakanlar Kurulu kararıyla “Sağlık Serbest Bölgesi” ilan edilebilmesinin önünü açılabilecek. Sağlık Serbest Bölgelerinde Türk vatandaşlarının tedavilerinde SGK geçerli olmazken SGK’nın yurtdışında tedavisine olur verdiği hasta, Sağlık Serbest Bölgesinde tedavi görürse, masraf SGK kapsamında karşılanacak. Buradaki sağlık çalışanlarının en az yüzde 50’si yabancı uyruklu olması gerekirken Türkçe bilme zorunlulukları bulunmayacak. Uyuşmazlık yaşandığında öncelikle uzlaşma yoluyla çözülmeye çalışılacak, çözülemezse Türk yasaları geçerli olacak. SAĞLIK TURİZMİ Dünya nüfusunun artması, yaşam kalitesinin yükselmesi, çeşitli ülkelerde sağlık hizmeti maliyetlerinin yükselmesi sebebiyle, insanlar daha kaliteli ve görece ucuz hizmet alabilecekleri ülkelere yönelmişlerdir. Yaşlı nüfusun oransal olarak artması da sağlık turizmini artıran etkenlerden biri olmuştur. Yükselen trendlerden biri olan sağlık turizmi kapsamında dünyada 22 milyon kişinin seyahat ettiği bilinmektedir. 90’lı yıllardan itibaren dikkat çekici bir şekilde arttığı görülen sağlık turizminin altında yatan gerçek neden, tedavi kalitesinin artmasının yanı sıra farklı ülkelerdeki uygun tıbbi hizmet fiyatlarıdır. Diğer taraftan sağlık turizminin diğer turizm çeşitlerine göre önemli bir üstünlüğü de ülkeye kazandırdığı katma değerin, ortalama diğer turizm çeşitlerine göre 25 kat fazla Getirisinin olmasıdır. Dünyada ulusla48 | YOUNG BUSINESS - 8

rarası turizm hareketlerine katılan kişi sayısı 1950 yılında 25.2 milyon kişi, 1995 yılında 528 milyon kişi iken; Dünya Turizm Örgütü (UNWTO)’nün verilerine göre 2011 yılında turizm hareketliliği 980 milyonu bulmuştur. Bu sayının 2012 yılında bir milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Sağlık turizminin en yaygın olduğu ülkelerin başında ise bunu önemseyerek devlet politikası haline getiren ülkeler olan Malezya, Singapur, Hindistan, Almanya, Ürdün ve Tayland gelmektedir. Dünya sağlık turizminden en büyük payı alan ülkelerin başında ise Hindistan gelmektedir. Her yıl yaklaşık olarak Hindistan’a 150.000 sağlık turisti gitmektedir. Türkiye ise son dönemlerde sağlık turizmine gereken önemi ve desteği vermeye başlamıştır. Bu ülkelerin sağlık turizminde başı çekmesinin nedeni ise Türkiye’den altyapı ve sağlık elemanı açısından çok ileri olmasından değil özel sektör ve devlet kurumlarının birlikte çalışarak ortak politika ve stratejiler geliştirme becerilerini göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu coğrafi konum, hastane ve sağlık kurumlarının gelişmiş ve ileri teknolojiyle donatılmış altyapı ve yetişmiş doktor ve sağlık elemanları gibi nitelikli insan kaynaklarına sahip olması Türkiye’nin sağlık turizminde ilk sıralara yükseleceğini gösteriyor. Türkiye, 1980’lerde başladığı turizmi geliştirme girişimleri ile bu sektörde önemli ve güçlü bir aktör olmasını sağlamıştır. 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’de özel sektör yatırımları her alanda olduğu gibi sağlık alanında da artmıştır. Hem yurtiçindeki farklılaşan sağlık ihtiyacını karşılamak hem de

Türkiye’de en hızlı gelişen sektörlerin başında yer alan sağlık, son yıllarda en fazla yatırım yapılan sektörlerin de başında gelmektedir. Yerli ve yabancı yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği bu sektör, giderek gelişen ve genişleyen bir yapı arz etmektedir. Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir konuma sahip olması ve tedavi giderlerinin ABD ve Avrupa’nın altında nedeni ile Türkiye, sağlık sorunlarının çözüme ulaştığı ülkelerden biri olmuştur. sağlık turizmi alanının getirilerinden yararlanmak amacıyla ülkenin dört bir yanına özel hastaneler ve sağlık merkezleri kurulmuştur. Özel hastanelerin yanı sıra Avrupa standartlarıyla yarışabilecek nitelikte devlet destekli yatırımlarda gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle son on yılda yaptığı atılımla turizm sektöründeki en büyük ilk yedi ülkeden biri haline gelmiştir. 2002’de dünya turizminde turist sayısı bakımından 17. sırada olan Türkiye, 2009’da 7. sıraya kadar yükselmiştir. 2008’de Türkiye’ye tüm dünyadan gelen turist sayısı 26,3 milyon iken bu rakam 2011’deyaklaşık 31,4 milyona ulaştı. Dünya Turizm Örgütü’nün tahminine göre, “2017 yılına kadar sadece ABD’den 23 Milyon potansiyel hastanın 79,5 Milyar Dolarlık bir harcama yaparak denizaşırı ülkelere gideceği” hesaplanmaktadır. Sağlık turizminde, gidilen bölgelerde tedavi giderlerinde, hastaların geldiği ülkeye göre % 50, % 70 ve hatta bazı durumlarda % 80’e kadar maliyet tasarru-


fu sağlanmaktadır. Bu turizmin gelişmesinde en önemli faktörler; düşük tedavi giderlerinin yanı sıra, bu ülkelerdeki gelişen tıp teknolojisi, düşük ulaştırma giderleri ve internet pazarlaması gibi etkenlerdir. Sağlık turizmi alanları oldukça çeşitlilik arz etmektedir. Yatırımcının ilgi alanının termal turizmi, yaşlı veya engelli turizmi, medikal turizmi, hatta medikal turizm içinde ileri teknolojideki tedaviler, kısırlık, göz hastalıkları, estetik cerrahi hizmetlerinden hangisi olduğu tespit edilmelidir. Sağlık turizminin ise medikal turizm, kaplıca turizmi, yaşlı ve engelli turizmi olmak üzere üç alt dalı bulunuyor. Medikal Turizm Günümüzde insan sağlığına verilen önemin artması ile birlikte medikal turizm kavramı da gündeme gelmiştir. Medikal turizm, sağlıkla ilgili bir ülkeden diğer ülkeye tedavi amaçlı gidilmesidir. , sağlık turizmi alanında yapılan yasal düzenlemelerin etkisiyle, hem özel hastane sayısındaki artış, hem de kamu hastanelerinin ve personelini hizmet kalitesindeki artış nedeniyle 2008-2011 yılları arasında kamu ve özel hastanelerde tedavi gören sağlık turisti sayısında yaklaşık % 52 oranında ciddi bir artış görülmektedir. 2011 yılı verilerine göre ülkemizde tedavi görmeyi tercih eden sağlık turistleri, ülkemizin çeşitli illerinde bulunan 165 hastanede sağlık hizmeti almayı tercih etmişlerdir. Bu hastanelerin, 72’si devlet hastanesi, 14’ü eğitim ve araştır-

ma hastanesi, 10’u üniversite hastanesi ve 69’u ise özel hastanedir. Kaplıca Turizmi En eski sağlık turizmi çeşitlerinden biri olan kaplıca turizmi termal suların, çamurların, kaynağın çevresindeki iklim ve doğa şartlarının beraberinde getirdiği faktörlerin; uzman hekimler eşliğinde, fizik tedavi, rehabilitasyon ve egzersiz, psikoterapi, diyet gibi tedavilerle koordineli yapılan kür uygulamalarını kapsayan turizm hareketidir. Türkiye önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer almaktadır. Türkiye’de 1000’in üzerinde mineral bakımından zengin içeriğe sahip termal kaynak vardır. Bu yönüyle Türkiye kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından dünyada 7. sıradadır. Yaşlı ve Engelli Turizmi Yaşlı nüfusun oransal olarak artmasının da sağlık turizmini artıran etkenlerden biri olduğunu daha önce belirtmiştik. Sayıları hızla artan yaşlılar sağlık, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan yeni durumların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Örneğin yaşlanma olgusuna paralel olarak sağlık ve destek hizmetlerine olan talepte de bir artış meydana gelmekte ve sağlık turizmi kapsamında ortaya çıkan sınır ötesine doğru yapılan hareketliliğin büyük bir kısmı bu kitle tarafından oluşturulmaktadır. 2010 yılında dünya nüfusunun % 24’ünü 60 ve üzeri yaş grubu oluşturmuştur. Avrupa’da bu sayı yaklaşık 110 milyon kişidir. İLAÇ SEKTÖRÜ Türkiye, üretim standartları, teknolojisi ve kapasitesi itibarı ile oldukça gelişmiş bir ilaç sanayiine sahip. 1950’li yıllara kadar, Türkiye’de ilaç üretimi sadece ilaç laboratuvarlarında gerçekleştiril-

miştir. Türkiye ilaç sektörünün “sanayi döneminin” başladığı 1952 yılında üretimin başlamasının ardından, yerli ve uluslararası Şirketlerin sahibi olduğu tesislerin sayısı giderek artmıştır. İyi üretim uygulamalarının gıda maddeleri, ilaçlar ve tıbbi cihazlar için kalite kontrol talimatlarının hayata geçirildiği 1984 yılından itibaren, Türkiye ilaç pazarı sürekli olarak büyümüş ve modern teknoloji düzeylerine ulaşmıştır. İlaç sektöründe yıllık Ar-Ge yatırımı 65 milyon dolar civarında olan Türkiye, bölgenin en büyük, Avrupa’nın 6’ncı ve dünyanın 14’üncü büyük ilaç sektörüne sahip. Sektör temsilcilerinin paylaştığı bilgilere göre; 2011 yılı üretici fiyatlarıyla yaklaşık 15,2 milyar TL düzeyinde bir pazarla kapatıldı. Türk ilaç sektörü, 10 yıl öncesine göre yaklaşık iki kat büyüyerek 15 milyar liralık pazar büyüklüğüne ulaştı. İlaç sektörü, 2007 yılında 322 milyon 785 bin dolar olan ihracatını 2011 yılında 512 milyon 161 bin dolara yükseltti. Bu dönemdeki ihracat artışı yüzde 58,6 oldu. 2012 yılının yedi aylık döneminde ise, 316 milyon 168 bin dolarlık ihracat rakamına ulaşıldı. Büyük ölçekli şirketlerin hâkim olduğu ilaç sektöründe şu an yaklaşık 300 firma faaliyet gösteriyor. En fazla ciroya sahip ilk 20 firma pazarın yüzde 65’ini elinde tutarken, ilk 50 firmanın toplam pazar payı yüzde 85’i buluyor. Türkiye’deki yıllık 1,6 milyar kutuluk ilaç tüketiminin yüzde 80’i yerli üretimle karşılanıyor. Değer bazında bakıldığında ise sektördeki yerli ve ithal üretim oranı yüzde 50’ler seviyelerinde bulunuyor. Ancak, global bütçe uygulaması nedeni ile her yıl kamuya verilen ve giderek büyüyen ilave ıskontolar sonucu ilaç şirYOUNG BUSINESS - 8 | 49


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

sistemindeki inovasyonun merkezini oluşturmaktadır. Tıbbi Cihaz Sektörü hastalıkların teşhis ve tedavisinde yaşam kalitesinin yükseltilmesi için sağlık sektörü bünyesinde önemli ve artan bir fonksiyona sahip. Sahip olduğu işlem hacmiyle, Avrupa’da en çok katma değer sağlayan sektörlerden biri olan Tıbbi Cihaz Sektörü ülkemiz sanayisinde de önem kazanmaya başlamıştır. Türkiye Tıbbi Cihaz Sektörü, üretim ve iç talebin karşılana bilirliği açısından %85’’i aşan oranlarda ithalata bağımlı bir sektördür. İhraç ürün grupları kolay üretilebilir ürünlerden oluşmakta, yüksek Ar-Ge, mühendislik ve bilgi gerektiren yüksek teknoloji ürünleri ise ithal edilmektedir.

Sıralama

İlaç Pazarı (Ülke)

Pazar Büyüklüğü (Milyon ABD $)

1

ABD

397.288

2

Japonya

120.808

3

Çin

59.428

4

Fransa

52.991

5

Almanya

38.903

6

İtalya

33.273

7

Kanada

31.359

8

Brezilya

31.247

9

İngiltere

30.498

10

İspanya

27.302

11

Güney Kore

17.067

12

Hindistan

16.078

13

Meksika

15.835

14

Avustralya

15.329

15

Türkiye

13.336

Ülkelere Göre İlaç Pazarı Büyüklükleri ketlerinin kârlılıklarının azaldığına işaret eden sektör aktörleri “İlaç harcamaları bütçesini yönetmek ve kaynak sıkıntılarını aşmak için hükümetin ilaç fiyatlarını indirmeye odaklanan bir politika benimsediğine ve bu yaklaşımın ilaç endüstrisinin iş ve yatırım planlarını bozduğuna ve birçok firmayı yeniden yapılanmaya zorladığına” işaret ediyor.

50 | YOUNG BUSINESS - 8

Sağlık alanında devletin en önemli gider kalemi ve vatandaşların vazgeçilmez şifa kapısı olan ilaçların fiyatlarında son dönemde önemli düşüşler sağlandığı tespit edildi. Buna göre uygulanan politikalar sayesinde 20042011 yılları arasında ilaç fiyatlarında 250 kez düşüş sağlandığı ortaya çıktı. Bu kapsamda fiyat indirimleri vatandaşın pahalı ilaç fiyatlarının altında ezilmekten kurtulup ilaca erişebilmesini kolaylaştırılırken ilaç firmalarını, eczacıları ve ecza depolarını olumsuz etkilemektedir. İlaç fiyatlarındaki düşüş piyasada faaliyet gösteren ilaç firmalarının cirolarında ve karlarında önemli aşınmalara yol açtığı yol açmıştır. TIBBİ EKİPMAN VE SARF MALZEMELERİ Sağlık sektöründeki teknolojik gelişmeler birçok faydayı da beraberinde sunmaktadır. Her şeyden önce medikal ve tıbbi gelişmeler tüm dünyada insanların yaşamlarını olumlu yönde değiştirmektedir. Birçok kişi sağlık sektöründeki teknolojik yeniliklerin getirdikleri sayesinde daha sağlıklı, üretken ve bağımsız bir hayat sürdürmektedir. Ayrıca, tıbbi teknoloji, sağlık sistemindeki üretim ve etkinliğin gelişmesinde sağladığı katkının yanında ekonomik büyümeyi de beraberinde getirerek, sağlık

Çok sayıda yerli tıbbi cihaz üreticisi bulunmasına rağmen, Türkiye çok az miktarda tıbbi cihaz üretmekte ve değer açısından bakıldığında, tıbbi cihaz ihtiyacının yaklaşık % 85’i yurt dışından karşılanmaktadır. Yerli tedarikçiler genellikle bandaj ve enjektör gibi düşük teknoloji ürünlerinin imalatına odaklanmış durumdadır. Sektörün genel görünümü sağlık sisteminin modernize edilmesine ve AB standartları ile uyumlu hale getirilmesine, bunun yanında özel hastanelerin ve diğer sağlık kuruluşlarının yaygınlaşmasına bağlı olarak değişecektir. Bunlara ek olarak, uzun vadede Türkiye’nin AB’ye katılması sonucunda, üye ülkelerle yapılan ticaret de artacaktır. 2010 yılı itibari ile Dünya tıbbi cihaz pazarı 250 Milyar ABD Dolarını aşan bir büyüklüğe ulaşmıştır. Tıbbi cihaz pazarı büyüklüğüne göre sıralandığında, 2010 yılında Dünya’daki en büyük pazarlar sırasıyla; ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Çin, Kanada, Rusya, İspanya ve İsviçre’dir. Tıbbi cihaz pazarında özellikle, ABD, Batı Avrupa ve Japonya pazar büyüklükleri ve yapılan araştırma ve geliştirme yatırımları göz önüne alındığında öne çıkan pazarlardır. ABD, Batı Avrupa ve Japonya pazarlarında, gelişmiş teknolojili cihazları üreten firmaların faaliyet alanları yalnızca tıbbi cihazlar olmadığından araştırma ve geliştirme çalışmalarına yeterli kaynak ayırabilmektedirler. Dolayısı ile ilgili firmalar devamlı araştırma ve geliştirme çalışmaları gerçekleştirebildiklerinden ötürü, ürettikleri yeni ürünlere ilişkin, fiyat ve lansman konularında daha esnek olabilmektedirler.


YOUNG BUSINESS - 8 | 51


Dünya Tıbbi Cihaz Pazarı Global tıbbi cihaz pazarı, ilaç pazarından sonra araştırma ve geliştirme harcamalarının cirosuna oranı (%9-%11) en yüksek ikinci sektördür. Sektördeki lider firmalar cirolarının büyük bir kısmını son 2 yıl içerisinde ürettikleri yeni ürünlerden elde etmektedirler. Yeni ürünlerin yaşam döngüsünün ortalamada 18 ay olduğu sektörde, araştırma ve geliştirme faaliyetleri büyük önem arz etmektedir. Türkiye’de tıbbi cihaz pazarı 2005 - 2008 yılları arasında düzenli bir büyüme kaydetmiştir. 2009 yılında yaşanan küresel kriz neticesinde, dünya tıbbi cihaz pazarına paralel şekilde, Türkiye pazarı da küçülmüştür. Ancak 2010 yılında toparlanan pazar, 2010 yılsonu itibari ile 1,9 Milyar ABD Doları tutarında pazar büyüklüğüne ulaşmıştır. Türkiye tıbbi cihaz pazarı 2010 yılsonu itibari ile Dünya’daki en büyük 20 pazardan biri konumundadır. Tıbbi cihaz üretimi Türkiye’de oldukça sınırlı durumdadır. Pazarda yer alan tıbbi cihazların büyük bir bölümünün (tutar olarak %85’e yakın kısmı) ithal edildiği görülmektedir. 52 | YOUNG BUSINESS - 8

Pazarda yoğunluklu olarak; Tanısal Görüntüleme (%21), Sarf Malzeme (%20 ), Ortopedik ve Yerleştirilebilir Cihazlar (%18) ve Dental Ürünler (%6) olmak üzere 4 temel kategorinin yer aldığı söylenebilir. SAĞLIK SİGORTASI Sağlık sigortaları; sigortalının, hastalık ile kazaların yaratacağı sağlık giderlerini karşılamak için, genel ve özel şartlar dahilinde, limitler doğrultusunda, poliçede belirtilen riskler kapsamında hazırlanmış planlardır. Sağlık sigortası planı dahilinde, sigortalılar tercih ettikleri doktor veya sağlık kurumunu seçebilme özgürlüğüne sahip olurlar. Özel sigortalılar ise geçirdikleri hastalık ile kazalar neticesinde yaptırdıkları ayakta veya yatarak gerçekleştirilen teşhis ve tedavilere ait masraflar, sigortalıların seçtikleri sigorta ürününün kapsamı dahilinde karşılanmaktadır. Sağlık sigortalarında yatarak tedavi ve ayakta tedavi olmak üzere iki türlü tedavi teminatı bulunmaktadır ve yatarak tedavi teminatı tek başına alınabilirken, ayakta tedavi

teminatı yalnız başına alınamamaktadır. Genel uygulama olarak her iki teminatın beraber tercih edildiği görülmektedir. Genel olarak sağlık sigortası sektöründeki büyümeyi tetikleyen iki önemli etken bulunmaktadır. İlk etken, sağlık hizmetlerinin maliyetlerindeki artış iken ikinci etken de genel sağlık hizmetlerine olan sınırlı erişimdir. Gelişmekte olan ülkelerde, özel sağlık sigortası sektörünün büyümekte olduğu görülmektedir. Büyümenin temel sebebi olarak, piyasaların serbestleştirilmesi, sigortacılık sektöründe artan uluslararası ticaret, gerçekleşen ekonomik büyüme neticesinde artan ve çeşitlenen müşteri talepleri görülmektedir. Özellikle değişen müşteri talepleri neticesinde, sektörde sunulan ürün çeşitliliğinin artması beklenmektedir. Türkiye sigorta sektörünün toplam prim üretiminin yaklaşık %12’sini sağlık sigortaları oluşturmaktadır. 2011 yılında hayat dışı branşlardan olan sağlık sigortalarında %20’lik büyüme ile 1,6 Milyar TL’lik prim üretimi gerçekleşmiştir.


YOUNG BUSINESS - 8 | 53


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

Sevgi Hastanesi Mustafa Erzurum Sevgi Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı

“Özel hastanelerle birlikte sağlık hizmeti almak isteyen hasta ister sosyal güvenliği olsun ister olmasın istediği kamu ve/veya özel hastaneye gidip dilediği doktorda hizmetini alabiliyor.”

Hastanenizin genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Kayseri Özel Sevgi Hastanesi sağlık hizmeti sunumuna 2004 yılında başlamıştır. Yaklaşık 6.000 m2 kapalı alana kurulu 46 yatak kapasitesi ile bölgemiz insanına, 16 branşta (dahiliye, çocuk hastalıkları, nöroloji, kardiyoloji, kvc, plastik cerrahi, kbb, genel cerrahi, göz, kadın doğum, tüp bebek, üroloji, beyin cerrahisi, ortopedi, fizik tedavi, göğüs hastalıkları) ayaktan yatarak tedavi hizmeti ve laboratuar hizmeti vermeye devam etmektedir. Ayrıca kurumsal kimliğin korunması amacı ile hastanemiz Türk Patent Enstitüsüne KÖSEH (Kayseri Özel Sevgi Hastanesi) olarak marka tescilini yaptırmıştır. Hastanemizde yürütülen hizmetlerin kalitesini ve hastalarımızın memnuniyetini artırmaya yönelik bakanlığımızın ‘Hastane Hizmet Kalite Standartı’ yönünde uygulama çalışmaları bakanlığımız denetiminde devam ederken 2008 yılında aldığımız TSE-ISO-EN 9000 ve 2010 yılında alınan IQ NET (TS EN ISO 9001:2008) belgeleri ile hastalarımıza daha kaliteli hizmet vermek için çalışmalarımız genel kabul görmüş standartlar eşliğinde yürütülmektedir. Bu bağlamda hastanemiz hizmetlerinin sürekli iyileştirilmesi için eğitimler planlanıp uygulanmaktadır. Hastanemizde yürütülen bütün hizmetler hastane otomasyon programı ile kayıt 54 | YOUNG BUSINESS - 8


altında tutulmakta ve yetkililerce izlenebilmektedir. Ortalama 200 personelle hizmet veren hastanemiz; sağlık alanında kaliteli hizmeti, güveni, saygı ve sevgiyi etkili kılmayı ayrıca alanında uzman personeli ile standartlara, yasal şartlara günün teknolojisine uygun, sürekli iyileştirilen sağlık hizmeti sunmayı bu hizmetleri sunarken de hasta haklarına bağlı kalmayı kendine görev edinmiştir. Özel hastanelerde gelinen son durumdan memnun musunuz? Bu konu hasta açısından bakıldığı zaman sağlık hizmeti almak isteyen hasta ister sosyal güvenliği olsun ister olmasın istediği kamu ve/veya özel hastaneye gidip dilediği doktorda hizmetini alabiliyor. Bu uygulama toplumun sağlık statüsünde iyileşmesini ve hizmet alıcısı hastaların memnuniyetini artırıyor. Özel hastaneler açısından ise hizmetin tüm nüfusa uygulanabiliyor olması hem hasta kaygısını azaltırken uzmanlaşmanın da önünü açıyor. Fakat hizmet maliyetinin çok yüksek olması, düşük karlılık oranları, hekim ve hemşire sayısının yetersizliği, bedava sağlık hizmeti algısı, SGK fiyatlama politikası, pat diye çıkan yasal prosedürler işleyişi zorlaştırıyor. Günümüzde giderek artış gösteren özel hastane sayısını nasıl karşılıyorsunuz? Yaklaşık 10 yıl önce başlayan ‘sağlıkta dönüşüm programı’ ile özel hastanelerin sayısı gün geçtikçe normalden fazla artmaya başladı. Aslında çok maliyetli yatırımı, zor ve kompleks bir yapının bulunması ve çok büyük bir işletme sermayesi gerektirmesi gibi vs. neden-

lerden dolayı hastaneciliğin sayısının bu kadar artacağı planlanmamıştı. Fakat son yıllarda da bunun önüne geçilerek isteyen istediği yere hastane açamıyor, ya hastane açmak istediği yerde başka bir hastanenin ruhsatını alıyor veya bakanlığın belirleyeceği yere hastanesini açabiliyor.

tüm hastanelerde avuç içi damar izi ile TC kimlik numarasının eşleştirildiği bir sistemdir. Yani bu sistemde sağlık hizmeti almak için hastaneye başvuran hasta ilgili sistemin cihazına avuç içini okutacak ve bilgiler bunun üzerinden sisteme düştükten sonra muayenesi olacaktır.

Özel hastaneler öyle bir ortamdaki hem devlet ile hem de diğer özel hastanelerle sürekli yarış ve rekabet halinde. Bu rekabet hizmet kalite standartlarını arttırırken hastanecilikte de maliyetleri arttırmaktadır. (fark almadan hasta bakmak veya daha az fark almak) Kar marjını oldukça düşürmekte bazen zararına bile hasta tedavileri yapılmaktadır. Bu olayın süreklilik arz etmesi durumunda ise istenmeyen durum olan ya hastane el değiştiriyor ya da kapanıyor.

Böylece hastane tarafından genel sağlık sigortalısı ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilere verilmeyen sağlık hizmetinin SGK’ ya fatura edilmesi engellenecek. Ayrıca hastanın hastaneye gelmeden ve başkalarının üzerinden muayenesinin önüne geçilmesi sağlanacaktır.

Sağlık sektörü mevzuatında ne gibi eksikler, giderilmesi gereken ne gibi sorunlar olduğunu düşünüyorsunuz? Sürekli değişen bir mevzuatın içerisindeyiz. Sağlık hizmetlerini yerine getirmek için ruhsat aldığınız hastanenizde mevzuat değişiklikleri ile yeniden bir yapılandırmaya girebiliyorsunuz. Ya doktorunuz çalışamaz hale geliyor veya bir branşınızı kapatabiliyorsunuz. Bence eski mevzuat tamamen iptal edilip yasalarla çelişki içerisinde bulunmayan yeni bir sağlık mevzuatı, tüzük ve yönetmeliklerin yapılması kanunu daha anlaşılabilir ve uygulanabilir düzeye getirecektir. Tüm özel ve üniversite hastanelerinde uygulanmaya başlanacak olan “Avuç İçi Kimlik Doğrulama Sistemi” ile hedeflenen sizce nedir? Bu sistem sağlık sektörüne sizce nasıl bir fayda sağlayacak? Avuç İçi Kimlik Doğrulama Sistemi; Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmalı

Son günlerde tepki çeken hekimlere yönelik şiddet hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunun önüne sizce nasıl geçilebilir? Şiddetin her türlüsünü kınıyoruz. Doktorlara yapılan şiddetle alakalı ise problemin şiddetle daha karmaşık hale gelecek veya içinden çıkılamayacak bir durum olacaktır. , Bir haksızlığa uğradığınız zaman şikayetlerinizi Sağlık Bakanlığı Şikayet Hattı ALO 184 veya SGK Şikayet Hattı ALO 170’e bildirmeniz olayın çözümünde en doğru yol olduğunu bilmenizi isterim. Belirtmek istediğiniz başka konular var mı? Sonuç olarak anlaşıldığı üzere sağlık sektörü zor ve karmaşık bir yapıya sahip. Hizmet alanımız, çok hassas bir konu olan ‘insan sağlığı’ şakası, ihmali ve hatası olamaz. Biz bu anlayıştan ödün vermemeye çalışıyoruz. Ama ne yazık ki bazen elde olmayan nedenlerden dolayı istenmeyen durumlar meydana gelebiliyor. Teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim.

YOUNG BUSINESS - 8 | 55


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

DentalPark Dt. Duran Tekin Dentalpark Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi

“Diş hekimliği her geçen gün hem bilgi hem malzeme hem de teknoloji olarak hızla gelişmekte, bizde hastalarımıza nasıl daha iyi hizmet verebiliriz düşüncesi ile hareket etmekteyiz.”

Hastanenizin genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Dentalpark Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni 2008 yılında diş hekimi arkadaşlarımızla beraber ağız ve diş sağlığı alanında muayenehane tarzından çok daha farklı hizmet vermek düşüncesiyle kurduk. Alanında uzman hekimlerimizle beraber hastalarımızın ihtiyaç duyacağı, diş hekimliğinin bütün dallarını içeren diş tedavilerini multidisipliner anlayışla hastanemizde vermeye başladık. Bu anlayışımız, hastalarımıza üst düzeyde hizmet vermemizi sağlarken çalışan hekimlerimizin motivasyonlarını ve başarılarını artırdı. Sonuçta çok profesyonel bir Diş Sağlığı Merkezi ortaya çıktı. Merkezimizde İmplantoloji, Çene Cerrahisi, Ortodonti, Diş Eti Hastalıkları, Protez, Tedavi, Endodonti, Çocuk Diş Hekimliği ve Estetik Diş Hekimliği gibi diş hekimliğinin bütün dallarında hizmet verilmektedir. Türkiye’ de ağız ve diş sağlığına gereken önem veriliyor mu? Bu kapsamda ne gibi çalışmalar yapılıyor? Maalesef ülkemizde ağız ve diş sağlığına yeteri kadar önem verilmiyor. Biliyoruz ki ağız ve diş sağlığı genel vücut sağlığımızın bir parçasıdır. Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, ağız bakım gargaraları, ağız ve diş sağlığının olmazsa olmazları. Ülkemizde çürük diş ve diş eti hastalıkları oranı ciddi düzeylerde. Gelişmiş ülkelere oranla ülkemizde kişi başına tüketilen diş macunu ve diş fırçası oranı 56 | YOUNG BUSINESS - 8


çok düşük. Ülkemizde düzenli bir şekilde diş hekimine gitme sıklığı da az olduğundan ağız ve diş sağlığımızda ciddi sorunlar gözükmekte. Bu kapsamda ağız ve diş sağlığının önemi konusunda farkındalık oluşturmak için kurumumuz zaman zaman çocuklarımıza yönelik olarak okullarda diş taramaları yaparak hem çocuklarımıza hem de öğretmenlerimize konuyla ilgili bilgiler vermekte, diş fırçalama alışkanlığı kazandırılmaya çalışılmaktadır. Yine kurumumuzda çocuklarımıza dişlerin çürüğe daha dayanıklı olması için flor ve fissür sealant uygulamaları yapılmaktadır. Yine kurumumuzda yetişkin hastalarımıza yönelik olarak diş fırçalama ve ağız hijyeni eğitimleri verilmektedir. Yine Sağlık Bakanlığımız ülke genelindeki okullardaki çocuklarımıza düzenli bir şekilde flor uygulamaları yapmakta; çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve ailelerine ağız ve diş sağlığı eğitimleri vermektedir. Sosyal Güvenlik Kurumunun özel ağız ve diş sağlığı merkezleri ile bir anlaşması bulunuyor mu? Sosyal Güvenlik Kurumunun özel ağız ve diş sağlığı merkezlerinden hizmet alımı biraz yılan hikâyesine döndü ve konuyla alakalı olarak 3-4 yıldır bazı çalışmalar yapılıyor. Bazen bakan değişikliği oldu rafa kaldırıldı, bazen bütçe uygun değil dendi rafa kaldırıldı. Şu an için özel ağız ve diş sağlığı merkezleri ile bir anlaşma yok. Ağız ve diş sağlığı da genel sağlığımızın bir parçası olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu diğer branşlarda özelden nasıl hizmet alıyorsa diş hekimliğinden de bu hizmetleri almalı diye düşünüyoruz. Ayrıca bu ülkede diş hekimliği gibi maddi ve manevi zor süreçlerden geçmiş, mezun olmuş birçok arkadaşımızın daha etkin olmaları ve topluma hizmet etmeleri için özeldeki diş hekimlerimizin de sisteme katılması gerektiğini düşünüyorum. Ağız ve diş sağlığında gelinen son durum nedir? Ağız ve diş sağlığı geçmiş yıllara göre her geçen gün farklılık göstermektedir. Geçmiş yıllarda ağrıyan dişi çektirip kurtulayım diyen hastalarımız artık dişlerini çektirmeden nasıl tedavi edilebileceğini sormaktadır. Geçmişte yaygın olarak gö-

rülen ağrıyan dişin çekilip yerine protez yapma anlayışı artık diş hekimliğinde tarih oldu. Günümüzde diş hekimliği diş çekimini en son nokta olarak görmekte, dişi tedavi edip ağızda tutmak için hem teknolojiyi hemde bilgisini çok iyi kullanmaktadır. Artık eksik dişlerimizin yerine yandaki dişlerimizi küçülterek yaptığımız köprü şeklindeki protezlerden, takma çıkarma şeklinde olan hareketli protezlerden hastalarımızın da çok memnun olduğu implant tedavilerine geçmekteyiz. İmplant tedavisinde sadece eksik olan dişin yerine çene kemiğine implantı yapay kök şeklinde yerleştirip üzerine dişini yapmaktayız. Ayrıca hareketli protezleri de implant tedavisi ile sabit protez şeklinde tasarlayıp hastalarımıza daha konforlu tedaviler önerebilmekteyiz. Yine estetik diş hekimliği, diş hekimliğinde farklı bir çığır açmakta birçok yeni tedavi yöntemleri ile laminateler, full seramik kronlar, zirkonyum kaplamalar teknolojinin ve bilginin diş hekimliğine getirdiği yeni uygulamalardır. Diş hekimliği her geçen gün hem bilgi hem malzeme hemde teknoloji olarak hızla gelişmekte, bizde hastalarımıza nasıl daha iyi hizmet verebiliriz düşüncesinde hareket etmekteyiz. Sağlık turizminde ağız ve diş sağlığında gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sağlık turizmi son yıllarda ciddi anlamda gelişen bir konudur. Ülkemiz de ciddi anlamda sağlık yatırımları yapılmış, ciddi tesisler kurulmuş, ciddi kadrolar yetişmiş ve bu alt yapı çoğu Avrupa ülkesinin de ilgisini çekmiştir. Ülkemizdeki sağlık hizmeti ücretlerinin Avrupa ülkelerinin çok altında olması ülkemizi sağlık yönünde cazibe merkezi haline getirdi. Böyle olunca yurt dışından ülkemize özellikle göz, diş ve estetik alanlarında ciddi hastalar gelmektedir. Bu hastalar özellikle İstanbul gibi tarihi ve turistik şehirler ile tatil yörelerimizi tercih etmektedir. Biz de kurum olarak Kayserimizin konumunun Kapadokya merkezine yakın olması, otel alt yapısının, uluslararası havaalanının ve kış turizmi için kayak merkezlerinin olmasından dolayı sağlık turizmine çok uygun olduğunu düşünmekteyiz. Bunun için kurumumuzda sağlık turizmi için hastaları-

mıza Kapodokya turu, kaplıca turu, kışın kayak ve kış turizmi tatil paketleri ile sağlık paketleri hazırlayıp hastalarımıza sunmaktayız. Ayrıca Kayserimizin bölgemizde bir cazibe merkezi olmasından dolayı çevre illerimizden de ciddi anlamda bütün kamu ve özel hastanelerimize hastalar gelmekte ve buralardan hizmet almaktadırlar. Çevre illerimize yönelikte sağlık turizmi anlamında kurumlarımızı tanıtmaktayız. Son günlerde tepki çeken hekimlere yönelik şiddet hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunun önüne sizce nasıl geçilebilir? Hakikaten son yıllarda hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemleri artmış hatta ölümle sonuçlanan olaylar meydana gelmiştir. Sağlık çalışanlarına yönelik eylemleri şiddetle kınadığımızı belirtmek isterim. Hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımızın ister kamu isterse özel kurumlarda olsun gece gündüz demeden fedakârca çalışmalarının karşılığı bu olmasa gerek diye düşünüyoruz. Hekimler ve sağlık çalışanlarımız kolay yetişmiyor. Hepimizin sağlığı bu camiaya ait. Bunun için toplum, basın ve yayın kuruluşları ve diğer tüm kurumlar bu şiddet eylemlerini kınamalı ve hekim ve sağlık çalışanlarına sahip çıkmalıdır. Belirtmek istediğiniz başka konular var mı? Öncelikle bu sayıda bize de yer ayırdığınız için teşekkür ederiz. Konumuz sağlık olunca diş sağlığımızda alakalı birkaç hatırlatma yapıp sonlandıralım isterseniz. Ağız ve diş sağlığının korunmasında iki faktör çok önemlidir: fırçalama ve beslenme. Dişlerimizi sabah akşam fırçalamalı, şekerli ve asitli gıdalardan uzak durmalıyız. Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi çocukluk döneminde başlamalı. Bu konuda ailelere ve öğretmenlere çok büyük görev düşüyor. Aileler çocuklara çok iyi bir rol model olmalıdır. Diş hekimlerine sadece diş problemimizin olduğunda değil en az yılda bir muayene için gitmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Bu vesile ile Dentalpark Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak tüm okurlarımıza sağlıklı mutlu gülüşler dileriz.

YOUNG BUSINESS - 8 | 57


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

Tekden Hastanesi Op. Dr. Kemal Tekden Tekden Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı

“Kayseri gerek üniversite, gerek özel hastaneler açısından oldukça iyi bir merkez haline geldi. Bu bakımdan, çevre iller açısından oldukça cazip bir kent.”

Hastanenizin genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Biz sağlık sektöründe yaklaşık 20 yıldır varız. Bu açıdan Kayseri’deki ilk grubuz. Önce tıp merkezleri ile başladık, sonra Medikal Kalp Hastanesi kurduk. En son da yaklaşık yedi yıl önce bu binaya geçtik. Burada kalple beraber hemen hemen bütün branşlarda oldukça üst seviye bir hizmet verme gayreti içerisindeyiz. Büyük çoğunluğu uzman olan yaklaşık 50 hekimle çalışıyoruz. Yüzde on kadar pratisyen hekimimiz var. Kalp cerrahisi ve kalp hastası aldığımız gibi yoğun bakım hastası da buraya yoğun bir şekilde geliyor. Özel hastanelerin geldiği son durumdan memnun musunuz? Sağlık sektörü aslında ticari düşünülmeyecek bir sektör. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Biz başından beri de öncelikle hizmet düşüncesiyle bu işe girdik. Bizim genel sloganımız gelen hasta bizim doktorumuzun, personelimizin adeta annesi, babası, evladı, kardeşi gibi düşüneceği insanlardan oluşuyor. Bu bakımdan da yıllardır toplumun büyük bir teveccühüne mazharız. Tabi bu bizim için çok önemli. Ben de en baştan beri böyle bir hayat felsefesi ile çalışıyorum. Herkes burayı kendi evi, kendi hastanesi gibi görsün diye gayret ediyoruz. Bu bakış açısı önemli. İnsan her şekilde para kazanabilir. Para işin hedefi olmamalı. İnsanların parasını alabileceğiniz gibi duasını almak daha önemli. Biz bu dualara yıllardır değer verdiğimiz için 58 | YOUNG BUSINESS - 8


şimdi bu seviyede olduğumuzu düşünüyorum. İnsanların duası bizi ayakta tutan ve başarılı kılan şey. Sayıları gün geçtikçe artan özel hastaneleri nasıl karşılıyorsunuz? Özel hastaneler son zamanlarda artık önceki alınan ön izlenimlerle kuruluyor. 2008 Şubat’ından beri yeni bir hastane yapımı yasaklandı. Kurulumu çok özel izinlere tabi oldu. Ama önceden izin alınan veya alınmış kadrolar şimdi yeniden hastaneye dönüştürülüyor ya da eski hastaneler yeni hastanelere çevriliyor. Onun dışında özelde yeni hastane yapımı yok. Tabi başlangıçta devletimiz bu işin önünü çok açtı. Sonradan yasaklamalar, kısmalar noktasına geldi. Başta çok cazip görüldü bu sektör. Herkes yapabiliriz düşüncesiyle, büyük borçlarla hastane yaptı. Gelinen nokta itibariyle çok iyiye gidilmiyor. Çünkü o cazibe kayboldu. Bundan bir 6 sene evvel ortaya konulan veya düşünülen beklentiler maalesef giderek tersine dönüyor, özellikle Anadolu’da. Bu da iyiye gitmediğini gösteriyor özel sağlık sektörünün. Sağlık sektörünün mevzuatında ne gibi eksiklikler olduğunu düşünüyorsunuz? Şimdi tabi eksiklik mi değil mi, fazlalık mı bunu ayırt etmek zor. Bu kadar zaman içerisinde yaklaşık sağlıkta dönüşümün başladığı 9-10 yıllık bir süre içerisinde tabi ki güzel gelişmeler oldu. Sağlık sektörü dünya bazında oldukça iyi bir noktaya geldi. Fakat sağlık sektörü hemen hemen değişen kurallarla birlikte içinden çıkılmaz bir hale getirildi. Bu da bize sıkıntı veriyor. Yani geçen seneki uygulanan kuralların tümü bu sene uygulanmıyor. Her zaman yeni yeni kurallar bize gönderiliyor. Bunlar da tabi uygulamacılar açısından çok büyük sıkıntılara sebep oluyor. Aynı zamanda maliyetler yükseliyor, fiyat hiç değişmiyor, fiyat hatta kesintilere uğruyor. Bu da tabi, Anadolu’daki özellikle kendi birikimi olan bir kitleyi sıkıntıya sokuyor. Eskiye oranla Kayseri’de hastaların özel hastaneleri tercih etme oranı artış gösterdi. Bu duruma neyin etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? Tabi bölgede en iyi hastaneler Kayseri’de. Bu bir gerçek. O bakımdan çevre illerden çok büyük bir akın var. Hatta biz kalp hastanesini kurduğumuzda Türki-

ye’nin çok değişik yörelerinden, hem doğusundan hem batısından insanlar geliyordu. Şimdi oralarda da hastanelerin kurulmasıyla kısmen kesintiye uğradı. Şu anda Kayseri gerek üniversite, gerek özel hastaneler açısından oldukça iyi bir merkez haline geldi. Bu bakımdan, çevre iller açısından cazip. Yakın zamanda özel ve üniversite hastanelerinde kullanılacak Avuç İçi Kimlik Doğrulama Sistemi uygulanacak. Bunun sektöre ne gibi katkıları olacağını düşünüyorsunuz? Herkesin avuç içindeki kılcal damarlar parmak izi gibi farklı ve kişiye özel. Hastayı tanıma açısından bu sistemin daha kolay olacağını düşünüyorum, ancak çok pahalıya mal oluyor. Ülkeye ve ülke ekonomisi açısından bayağı büyük bir gider oluşturuyor. Bu yüzden şimdilik durduruldu bu sistem. Ama ne zaman yeniden gündeme gelir bilemiyorum. Bizde bu tür bir alım için teşebbüste bulunduk. Son günlerde oldukça büyük tepki çeken hekimlere yönelik şiddetle ilgili ne düşünüyorsunuz? Bu çok acı bir şey. Tabi ki toplumun tüm kesimlerinde iyi insanlar da vardır, kötü insanlar da. Ama iyi insanlar çoğunluktadır. Hekim camiası da böyle. Hekim camiasında iyi insanlar çoğunlukta. Ben bunu bizzat yıllar içerisinde tecrübe ederek gördüm. Hekimlerin çoğunluğu fedakârca çalışıyor. Ama burada yöneticilerimizin hekimlere yönelik söylemleri hep olumsuzlukları içine alarak oluyor. Ve adeta kamera karşısında hekimler fırçalanıyor, hekimlere karşı olumsuz yaklaşım toplumu hemen etkiliyor. Birkaç cahil insan da çıkıyor bunlardan cesaret alarak, bu tür konuşmalardan hekimlere böyle bir tacizde bulunabiliyor. Bu durum ölümlere kadar varıyor biliyorsunuz. Ülkemizde huzurun olması için bütün alanlarda yöneticilerin çok daha dikkatli olması, fedakâr insanların fedakârlığını takdir edecek şekilde konuşmalarını arzu ediyoruz. Yaklaşık on yıldır sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde yapılan çalışmaları nasıl karşılıyorsunuz? Biraz evvel de söylediğim gibi güzel şeyler oldu. Ama adımların çok daha sağlıklı atılması gerekirken maalesef

Ankara’dan bürokrasinin aldığı bir karar aşağıda büyük depremler oluşturuyor. Çok büyük maliyetlerle gerçekleştirilen özel sağlık sektörü ayakta kalma mücadelesi veriyor. Buradan kurtulan, yabancılara satılan zincir hastaneler ise Türkiye’nin kaymağını yiyor. Şimdi siz Anadolu’daki hastaneleri baskılarsanız; onların daha sağlıklı, daha rahat hareket etmelerine engel olursanız o zaman tabi ki dediğim gibi yabancı menşeili bir takım kuruluşlar sizin hastanenize sahip olacak, satın alacak ve onlar da istedikleri gibi hareket edebilecekler. Bugün Türkiye’de durum bu şekilde. Bir takım zincir hastane oluşturan güçlü kuruluşlar Türkiye’de çok güçlü oldukları için istedikleri gibi hareket ediyorlar ama Anadolu sermayesine sahip kuruluşlar burada sıkıntı yaşıyor. Onların önlerinin açılması lazım. Burada bir de vurgulamak istediğim şey biraz evvel hekimlerle alakalı söylediğim gibi özel hastanelerle alakalı da çıkarılan bütün yönetmelikler yani büyük çoğunluğu tamamen sahtekârlara göre çıkarılıyor. Şimdi şu alanda bir suiistimal var düşüncesiyle hemen o suiistimali kapatalım ve şunları şunları keselim gibi bir anlayışla hareket edilerek yönetmelik veya kurallar ortaya konuyor ki bunlardan yine üç beş sahtekâr varsa yine yolunu buluyor. Yani burada dürüstleri, işi doğru yapanları mağdur etmeyecek grupları ve kuralları çıkarmak lazım. Eklemek istediğiniz, dikkat çekmek istediğiniz başka konular var mı? Öncelikle Türkiye’deki sağlık yöneticilerinin çok düşünüp istişarelerle kararlar alması gerekiyor bu safhadan sonra. Aksi takdirde istişareye dayalı olmayan kural ve yönetmelikler biraz evvelden beri söylediğim zararları verebiliyor topluma. İkincisi de özel hastanelerin bu memleketin öz hastaneleri olduğu düşünülerek, üvey evlat muamelesi görmeden çalışılması lazım. Ve teker teker vurguluyorum dürüstlerin gerek sağlık camiası için, gerekse özel sağlık sektörü içerisinde daha çok olduğu düşünülerek onların merkeze alındığı bir sistem kurulması lazım.

YOUNG BUSINESS - 8 | 59


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

Ünsal Eczanesi Ecz. Bülent Ünsal Ünsal Eczanesi Sahibi

“Son 11 yıl içerisinde sağlıktaki dönüşüm projelerinin halk açısından çok güzel gelişmeleri bulunuyor.”

Eczane ve şahsınızın genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Aslında babamız esnaf, esnaf çocuğuyuz. Kazancılar Üniversitesi mezunuyuz, öyle derler Kayseri’de. 1985 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra 1988 yılında Devlet ve SSK Hastaneleri’nin karşısına Ünsal Eczanesi’ni açtım. Hastane çok değişti ama biz hala aynıyız. Yıllarca aynı yerde durunca insan kanıksıyor olayları. 18 yıl 12. Bölge Kayseri-Niğde-Yozgat Eczacı Odasında görev aldım. Bu STK’nın 8 yıl başkanlığını yaptım ve kendi isteğimle yetiştirmiş olduğum kadrolara görevi devrettim. Bu bizim için bir bayrak

60 | YOUNG BUSINESS - 8

yarışı idi. Aynı zamanda iktisat okudum. Bu fakültenin ticaret hayatımda hem de yöneticilik görevlerimde çok faydasını gördüm. Şimdilerde Eczacı meslektaşlarımla kurduğumuz bir ecza depomuz var. Mesleğimizin toptancılık kısmı olan bu alanda faaliyetleri sürdürüyorum. Eczanemiz yanında 10 yıldır çalıştırdığımız optik işletmemiz var. Yine Kayseri Ak Parti İl Başkan Yardımcılığı ve Kayseri Sivaslı Dernekler Federasyon Başkan Vekilliği görevlerini sürdürüyorum. Peki eczacılık mesleği ile görüşlerinizi alabilir miyiz? Eczacılıkla ilgili gelinen son durumu nasıl değerleniyorsunuz? Sektör biraz daraldı. Oda başkanı olduğum o dönemlerde ilaç ve eczacılık uygulamaları ilgili birçok proje gerçekleştirdik. Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanları’na ve ilgili diğer bakanlıklara zamanında birçok projeler götürdük. Türkiye’de ilaçların fiyatları çok pahalıydı. Jenerik ilaç dediğimiz ilaçlar hem Türkiye’de hem de dünyada çok satılmaktadır. Bu ilaçlara yan sanayi ilaçları da denilebilir. Bunlarında orijinal ilaçlar kadar fiyatları çok yüksekti. Yaşanan süreçlerde ucuz eşdeğer ilaç skalası diye bir şey çıkardı bakanlık. Türk Eczacıları Birliği’de bu uygulamayı destekledi. Devlet reçeteye yazılan ilacın en ucuzunu ödedi. Dolayısı ile pahalı olan benzerleri hem jenerikte hem de orijinal ilaçta ilaç üreticisi firmalar tarafından fiyatları düşürüldü. İlaçlar son on yıl içerisinde onda bir fiyata düştü. Yani 100 TL’lik bir ilaç 10 TL’ye düştü. Basında ilaçların ucuzladığına sanki eczacılar karşı gibi gösteriliyor, ama öyle değil aslında. Biz bunun ucuzlaması için elimizden geleni yaptık. Bakan’a projeler götürdük. Hatta ben Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e bu konu ile ilgili neler ya-


pılabileceği hakkında bilgi de vermiştim. Sağlık Bakanlığına da bunu sürekli taşıdık ve ilaç fiyatları ucuzladı. Eczacıların büyük kısmının ilaç fiyatlarındaki düşüşü olumlu karşılamamasının nedeni sizce nedir? Şimdi burada şu sıkıntı var. Avrupa’daki eczaneler ilaçların üzerinden ıskonto şeklinde kar eden birimler değil. Orada kutu başına devlet bir bedel ödüyor. Bir kutu ilaç alana 8 Euro bedel ödeniyor. Dolayısıyla devlet, orada eczane işletenlere eczacılık meslek hakkı denen bir hak veriyor. Bu avukatların danışmanlık ücreti, doktorların vizite ücreti gibi bir durum. Şimdi bizim bunu Türkiye’de ortaya çıkarmamız lazım. Yoksa ilacın ucuz olması, halkın ilaca daha kolay erişmesi bizi de memnun ediyor. Türkiye’de ise ilaç fiyatlarının ucuzlaması eczacıların gelirlerinin onda bire düşmesi anlamına geliyor. Bununla ilgili çalışmalarımız oldu bizim. Meslek hakkı diye reçete başı 25 kuruşluk bir rakam verildi. Onun da vergisi düşünce 13 kuruş gibi çok komik bir rakam ortaya çıktı. Eczacı günde yüz reçete ilaç verse günlük 13 TL bir gelir sağlıyor. Böyle bir meslek hakkı olamaz. Çünkü eczacı, insanların sağlık alanında danıştığı ilk danışmandır. Günümüzde giderek artış gösteren eczane sayısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Bizim mezun olduğumuz yıllarda ülkemizde yedi tane Eczacılık Fakültesi bulunurken şu an bu sayı 32’ye çıktı. Bunda bir planlama yok. Dolayısıyla eczanelerin her yerde çoğalması ile eczacılık alanı çok daraldı. Pastada dilimler çok küçüldü. Bizler eczanelerimizde para kazanıyor muyuz kazanamıyor muyuz onun farkında değiliz. Ancak yılsonu geldiğinde muhasebecilerimizle bunu hesaplamaya çalışıyoruz. İlacın Bir satış fiyatı var birde kamu fiyatı var. Yüzde 50’yi geçen devletin indirimli aldığı ilaçlar var. Eczanenin aldığı İlacın karlılığında kademe var; yüzde 10 ila 20 arası bir brüt kar söz konusu. Devlete satarken eczanenin cirosuna göre ıskonto yapma zorunluluğu var. Bazı Rakamlar da artık çok daraldı. Eczanelerin yüzde 50’sinin geliri 3000 TL’nin altında. Şimdi öte yandan kamuda çalışan eczacılara baktığınız zaman 4.000 TL maaş alanlar mevcut. Dışarıdan baktığınız zaman eczanelere herkes çok hoş bakıyor. Ama gelir açısından baktığınız zaman durum çok komik.

Medula Sistemini nasıl karşılıyorsunuz? Medula dediğimiz Sosyal Güvenlik Kurumunun İlaç alımını sağladığı bilgisayar internet sistemi. Şuan Medula Sistemi kaldırılmadı, devam ediyor. Şimdi bizim eczacıların sorumluluğunda bir sistem çizmemiz lazım. Reçeteler elektronik olduğunda Recep Akdağ, “Siz kurtulacaksınız. Hekim reçeteyi yazacak siz ilacı vereceksiniz.” dedi. Ama bu geldiğimiz noktada hekim reçeteyi yazamıyor, oradaki mevzuatı elektronik ortama dökemiyor. Orada yaşanan eksiklere de yine eczacının parasını kesiyorlar. Dolayısıyla eczacı ilaç vermeye korkuyor. Pahalı reçete geldiği zaman eczacılar korkuyor. Devlet tarafından “Medula” adı verilen bir program oluşturuldu. O programın iyi işlemesi için kuralları yani hekimin sisteme reçeteyi girerken şunu şuraya yazmam gerekiyor demesi lazım. Hekim o kurallara uygun olan elektronik reçeteyi Medula’ya yazdığında sistem onu kayıt altına almalı. Dolayısıyla eczacı ilacı verdiğin de hekimin sorumluluğunda olmalı eczacının sorumluluğunda değil. Eczacının sadece doğru ilacı verip vermediğine bakılması lazım. Zaten doğru ilacı verememe gibi bir lüksümüz yok. Çünkü her şey artık elektronik. Doktor yazısını okuyamadım gibi bir şey de kalmadı artık. Bunlar iyi bir süreç. Fakat Medula’nın doktoru denetleyecek şekilde yeniden yapılandırılması lazım. E-reçete uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yılbaşından sonraki yaşadığımız sıkıntılardan biri de elektronik ortama geçilmesi oldu. Kâğıt kalktı, e-reçete oldu. E-reçete/e-rapor oldu. Şimdi bu raporla beraber ek belge istiyorlar birçoğunda. Bu ek belgeleri de sizin her reçeteye eklemeniz gerekiyor. Şimdi elektronik olduğu için ne oldu biliyor musunuz? Sisteme bu belgeler eklenemiyor. Bu yüzden elektronik ortamda açıklama kısmına bu ek belgeleri yazmaları gerekiyor. Bu açıklama kısmına yeşil kartlının sevk tarihlerinin, sevk eden hastanenin isminin yazılması; sağlık bakanlığı endikasyon dışı belgelerinin, hasta güvenlik izlem formlarının, ilaçların kullanımı ile ilgili tetkik sonuçlarının yazılması gerekirken yazılmıyor. Biz eksikliğini görüyoruz bunu düzeltin diye gönderdiğimiz zaman da siz değil hasta gelsin deniliyor. Hastanın gidip doktoru bulması çok zor. Üstelik bu eksikliği doktora izah etmesi de çok zor. Hekim tarafından eczacılara karşı

sanki biz sahtekârlık yapıyormuşuz gibi bir muamele yapılıyor. Doktor hastaya başından savmak için eczaneni değiştir diyor. Biz eczacılar hastaya doktorunu değiştir diyemiyoruz. Sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Hekim ile eczacılar arasında da bunlar gerginliğe sebep oluyor. Üstelik hekimler devletin memuru olarak ilgili genelge ve mevzuatı takipte etmiyorlar. Olan önce vatandaşa sonra da eczacıya oluyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı hakkında ne düşünüyorsunuz? Son 11 yıl içerisinde sağlıktaki dönüşüm projelerinin halk açısından çok güzel gelişmeleri bulunuyor. Sigorta hastanelerinin kapatılması bir hayaldi. Yani bu konuda Ak Parti sağlık politikalarını çok güzel uyguladı. Sigorta hastanelerini kapattı. Devletin modelini tek model haline dönüştürdü. Sonra özel hastanelerden insanları faydalandırma imkânlarını sundu. Hastanenin kademesine göre fark alınıyor. Devlet hastaneleri birçok şehirde eğitim-araştırma hastanelerine dönüştü. Kayseri’de Devlet Hastanesi eğitim ve araştırma hastanesi oldu. Devlet Hastanesi, Geriatri Hastanesi, Çocuk Hastanesi, Doğum Evi, Göğüs Hastanesi, Diş Hastanesi ve ilçe devlet hastaneleri Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Kayseri İl Genel Sekreterliği bünyesinde birleştirildi. Dolayısıyla bütün hastanelerin kontrolü tek yerden yönetilmeye başlandı. Arkasından da kamunun özel sektör işbirliği ile oluşturulan Şehir Hastaneleri gündeme geldi. İlk seferde 4 şehirde bunların ihalesi yapıldı. Bu kapsamda ilk ihalede Kayseri’de yapıldı. Temeli Başbakanımızın katılımı ile atıldı. Şu an inşaatın yapımı sürüyor. Yeni terminalin arka kısmındaki hastanenin yapım çalışmaları devam ediyor. Eğitim ve Araştırma Hastanesi oraya taşınacak. Bu hastane çok geniş kapasiteli olacak. 1584 yataklı ve biliyorsunuz eskiden koğuş sistemleri vardı. Onlar tamamen kaldırılıyor. Bir kişilik, iki kişilik odalardan oluşan yataklı kısımların olduğu ve bütün araştırma ve geliştirmenin olduğu, imkânların en yüksek düzeyde olduğu tam teşekküllü hastane. Dolayısıyla sadece Kayseri’nin değil tüm bölgenin hastanesi olacak. Üstelik bu hastane ulaşım açısından tramvay, otobüs seferleri ile donatılacak. Şehir merkezindeki eski hastane biraz daha küçülerek eski yerini koruyacak. Yetkililerden öğrendiğimiz son durum bu şekilde.

YOUNG BUSINESS - 8 | 61


SEKTÖRDEN

Sağlık Sektörü

Şifa Medikal Bekir Solak Şifa Medikal Genel Müdürü

“Medikal sektör olarak da, ilaç sektörü olarak da özellikle son 7-8 yılda gerçekleştirilen sağlıktaki bütün gelişmeler insan endeksli ciddi bir değişim içeriyor.”

Firmanızın genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Şifa Medikal olarak 1989 yılında kurulduk. 1993 yılında şirkete dönüştürdük. Aşağı yukarı 20 yıldır medikal sektörde hizmet veriyoruz. Bu sektördeki medikal ürünleri bölgemizde pazarlıyoruz. Temel hedefimiz daha iyi hizmet, daha kaliteli ürün sunabilmek. Bu şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ne tür ürünler sunuyorsunuz? Biz hastanelerde kullanılan cihaz ve sarf malzemelerini laboratuvarlarda kullanılan laboratuvar kitlerine toplu alımlar ve ihale yoluyla satıyoruz. Satışa sunduğunuz ürünlerin içerisinde yerli ürün payı ne kadar? Bizim satışlarımızın içerisinde yerli ürünlerin payı yüzde 35 civarında diye tahmin ediyorum. Bu, gün geçtikçe de artıyor. Bizim başladığımız yıllarda yüzde 5, yüzde 10’lardaydı yerli ürün satışımız. Şu anda giderek yükseliyor. Umarız daha iyi olur.

62 | YOUNG BUSINESS - 8

Hastaneler medikal malzemeler alırken nelere dikkat etmeli? Biz ağırlıkta olarak kamu hastanelerine satış gerçekleştiriyoruz. Tabi bunun içinde özel hastaneler de var. Özel hastaneler kendi bakış açısında değerlendirip istiyor ve satın alıyor. Kamu alanında ise ihale yoluyla alınıyor. İhalede ürünün kalitesi, fiyatı, kullanıcının değerlendirmesine göre


ortak nokta bulunup ona göre alınıyor. Medikal sektörde gelinen durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Son durumdan memnun musunuz? Medikal sektörde son yıllarda sıkıntılar var açıkçası. Bu sıkıntılar özellikle finans anlamında bütün sektörlerde bilinen, karşılaşılan sorunlar. Medikal sektörün şu andaki en büyük sıkıntısı ödemelerin uzun olması, istikrarsız olması ve karlılığın düşmesi. İlaç fiyatlarındaki düşüşü nasıl karşılıyorsunuz? Sağlıktaki gelişmeler benim gördüğüm kadarıyla vatandaş açısından ciddi anlamda olumlu. Medikal sektör olarak da, ilaç sektörü olarak da özellikle son 7-8 yılda gerçekleştirilen sağlıktaki bütün gelişmeler insan endeksli ciddi bir değişim içeriyor. Yani bu gelişmeler insanımıza faydalı olan şeyler. Ama bu gelişmeler sektörde hizmet verenler açısından, üreticiler açısından çok olumlu olmadı açıkçası. Siyasal anlamda karlılığın düşmesi, piyasanın daralması, kalitesiz ithal ürünlerin piyasaya girmesi burada hizmet verenleri ciddi anlamda sıkıntıya sevk etti. Bir de medikal turizm var. Medikal turizmin sektöre olan etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Medikal turizmin giderek yaygınlaşması sektöre nasıl bir canlılık katıyor? Kayseri’de yılda 10’a yakın kongre, toplantı ve sağlıkla ilgili kongreler yapılıyor. Bu tabi ki şehrimize turizm anlamında ciddi anlamda katkı sağlıyor. Otellerdeki kullanım oranının artması ile birlikte iyi bir dönüşüm gerçekleştiriliyor. Sektörden beklentileriniz nedir? Beklentilerimiz özellikle kamuda istikrarlı alım ve ödemenin sağlanması. Yani bizim en büyük beklentimiz

istikrarın oluşması. Şöyle söyleyeyim; 3 ayda ödeyeceğiz diye alınan bir ürünün 6 ayda ödenmemesi ciddi anlamda ekonomik sıkıntı. Bu da istikrarsızlıktan kaynaklanıyor. Bir hastane 3 ayda öderken, diğeri 8 ayda ödüyor. Bu istikrarın sağlanması bizim birinci dileğimiz ve beklentimiz açıkçası. Daha sonraki beklentimiz ise sektörde yerli ürünlerin daha fazla artış göstermesi. Geçmiş yıllardan memnun musunuz peki? 2012’yi nasıl değerlendiriyorsunuz? Şöyle söyleyeyim, geçmişte farklı sıkıntılar vardı. Yani bugüne gelirken sıkıntılar belki de isim değiştiriyor. Sektörün başıboşluğu vardı. Alımlarda vurdumduymazlık vardı. Kimin ne yaptığı belli değildi, sistematik bir şey yoktu. Bunlar düzelirken beraberinde farklı sıkıntılar geliyordu. Geçmişte çok iyiydi diyemiyorum. Bugünün sıkıntısı ekonomik. Ama geçmişte kişiye göre satış sistemleri vardı. Böyle bir sektör yoktu zaten, yani bizim başladığımızda 3-5 kişiydi bu işi yapan. Şimdi yüzlerce insan yapıyor. Bilinirlikle birlikte tabi sıkıntılar da farklılaştı. Sağlıkta dönüşüm programlarının sizin sektörünüze nasıl bir etkisi oldu? Negatif anlamda etkisi oldu tabi. Kullanıcı açısından ya da hizmet açısından dediğim gibi iyi oldu, destekli oldu açıkçası. Ama bunu yaparken hizmet verenler biraz sıkıntı yaşıyor. Hükumetten veya ilgililerden bunun da düzeltilmesini bekliyoruz. Medikal Fuar durumu nedir Kayseri’de? Böyle bir fuar daha önce Kayseri’de planlanmadı. Sadece medikal anlamda çok sağlıklı ilerlemedi. Türkiye’nin çeşitli illerinde medikal fuarlar yapılıyor ama sadece İstanbul TÜAD’da yılda 1 kez büyük bir fuar oluyor. Onun

dışındaki fuarlar çok olgun olmadı, rağbet görmedi. Bizim açımızdan getirisi olmuyor açıkçası. Belki üretim yapanlar için, portföyüne yeni ithal ürün katanlar açısından olumlu katkılar olabilir ama bizim gibi sadece hizmet verenler açısından çok da sağlıklı değil diye düşünüyorum. Sadece kamuya hitap ettiğiniz için bir alan sınırlaması oluyor mu? Ben bu işe başladığımda Kayseri’deki yataklı tedavi hizmeti veren yatak sayısı 1000-1500 civarındaydı. Bugün yaklaşık 10 binlere geldi. Sektör büyüyor tabi. Ekonomik anlamda da büyüyor, hizmet talebi açısından da büyüyor. Sektörde daralma yok. Sektörün işleyişinde sıkıntılar var. Bunun bir şekilde düzene konması bizim beklentimiz. Yoksa hizmet, sağlık sektörü büyüyor. Bu olumsuzluklar düzeltilirse daha sağlıklı hizmet alışverişi olur diye düşünüyorum. Bir de şunu görüyorum. Sağlık belki 5-10 yıl sonra ekonomik anlamda en büyük sektör olacak. Sağlık sektörü yatırım, ihtiyaç karşılama, üretim ve hizmet verenler anlamında çok büyüyecek. Medikal firmaların giderek artış göstermesini nasıl karşılıyorsunuz? Bu sektörün büyümesiyle orantılı diye düşünüyorum. Dediğim gibi 1000 yataktan 10 bin yatağa gelirseniz, bu sektörde hizmet verenlerin 1000 kişiden 10 bin kişiye gelmesi normaldir. Bu sadece rekabeti getirir. Rekabetin iyi ve olumlu yapıldığı zaman bir sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum. Bunun olması normal diye düşünüyorum. Kayseri özel sektör kaynaklı ve devletin de yapacağı yeni hastanelerle birlikte diğer Anadolu şehirlerine göre ciddi atılımlar gerçekleştirdi. Bir de Kayseri’yi Orta Anadolu’da sağlıkta bir üs gibi görüyorum. Kayseri, çevre illerden hasta alan bir şehir olduğundan da büyümesi tabi ki daha da hızlı oluyor. YOUNG BUSINESS - 8 | 63


BAŞARI HİKAYESİ Güven Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ergüven

“Yaptığın işe ya başkasının aklı ermeyecek ya da parası yetmeyecek”

64 | YOUNG BUSINESS - 8


Bizlere kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Güven Çelik’teki hikâyeniz nasıl başladı? 1973 İstanbul doğumluyum. Benden küçük iki erkek kardeşim var. Baba mesleğimiz olan sarraflık işine devam ediyorlar. Babam 53 yıllık kuyumcu. Türkiye’nin ilk Türk asıllı kuyumcularından. O zamanlar İstanbul’da 18 yıl kadar kapalı çarşıda kuyumculuk yapmış. Aslen Kayserili olduğumuz için 1975 yılında Kayseri’ye taşınmışız. İlk ve orta öğrenimimi Kayseri’de tamamladım. Bir yıl İstanbul Denizcilik Lisesi’nin hazırlık bölümünde okudum. Sonra Kayseri TED kolejine geçtim ve 1992 yılında mezun oldum. Aynı yıl Erciyes Üniversitesi Makine Mühendisliğini kazandım ve 1996 yılında bitirdim. Babam o tarihlerde bir tekstil firmasına ortaktı. Bu fabrikanın Hollanda’dan getirilip Kayseri’ye kurulmasında bulundum ev tekstili bölümünde kısa bir süre yöneticilik yaptım. Ortaklarımızdan birine sunta fabrikası kurulacaktı, bende tecrübe olması açısından bu projenin içinde olmak istedim. Böylece maaşlı olarak sunta fabrikasının Almanya’dan sökülüp Kayseri’ye kurulması işinde görev aldım. Bu iş için 180 kişilik bir ekibin başında 6 ay kadar orada kaldım. Kayseri’de 300 kişi ile 14 ay gibi kısa bir sürede 750 konteyner makinayı kurup çalıştırdık. Alman mühendisler ile 2 yıl çalışmak bana çok şeyler kattı. Pek çok insanın hayatında görmediği kadar makine kurulumunda bulunmuşumdur. Her zaman aktif bir kişiliğim olmuştur. Çocuklukta 5 yıl yüzme kursuna devam ettim. Birçok kez Kayseri 1. si oldum. 15 yaşında Türkiye bilek güreşi şampiyonasına katıldım. Askeri lisede hazırlıkta olmama rağmen voleybol ve masa tenisinde okul takımında oynadım. İngilizcemi geliştirmek için 3 yıl kadar yaz tatillerinde akrabamız olan bir halıcı dükkânın da çalıştım. 10 yıl boyunca kesintisiz her hafta sonu halı saha maçımız oldu. Üniversiteler arası güreş müsabakalarında grekoromen dalda Türkiye 2.’si oldum. Kayseri’de yaşadığımız için hafta sonları fırsat oldukça kayak yapmaktayım. Bu tip aktiviteler ile kişisel gelişimimi tamamlamaya ve imkânlar doğrultusunda sosyal kalmaya çalıştım. Üniversitede bilim teknik komisyonundaydım, Türkiye’nin en büyük fabrikalarına haftalık geziler düzenledik. Aselsan, TSE Ankara, M.A.N. kamyon, BMC kamyon, Mercedes Aksaray kamyon, İstanbul otobüs fabrikası, Ford, Renault, Opel, Tofaş otomobil fabrikaları, Çanakkale Dardanel, NERGİS holding, Arçelik ve

BOSH gibi fabrikalara geziler düzenledik, seminerler aldık ve özellikle işletim sistemleri üzerine çalışmalar yaptık. 2002 yılında Ak Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Teşkilatını kurdum, 3 yıl il başkanlığını yaptım, parti içinde yürütme kurulu dâhil pek çok görevlerde bulundum. 2009 yılında AGİD’in (Anadolu Genç İş adamları Derneği) kurucu üç üyesinden biri oldum. Halen genel sekreterliğini yapmaktayım. Vatani görevime Tuzla piyade asteğmen okulunda komando olarak başladım. Burada dereceye girdiğim için Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezinde teğmen havacı olarak tamamladım. Askerlik bitimi 1999 yılında, şimdiki ortağım Mustafa Ahi ile ortak oldum. Ortağım esasen babamın arkadaşının oğlu olduğu için çocukluk arkadaşım idi. Kendisi binek araçlar için LPG oto tankı üretmeyi düşünüyordu. Ben de ona ortaklık teklif ettim. Böylece Organize Sanayi bölgesinde oto tankı üretimi ile ilk imalatımıza başladık. İlk yıl için beklentilerimizin çok üzerinde işler yaptık ve başarılı olduk. Fakat o zaman ki devlet politikası ile gaza yapılan zamlar ve araçlardan alınan vergiler nedeni ile bu işi 2001 yılında bırakmak zorunda kaldık. 2000 yılında evlendim. Eşim de makine mühendisi. Ece ve Eslem isminde iki kızım var. Güven Çelik’in genel profilinden kısaca bahsedebilir misiniz? Hangi alanlarda hizmet vermektesiniz? GÜVEN ÇELİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 1999 yılında iki ortaklı olarak kurulmuştur. 2001 yılından beri endüstriyel boya - emaye makinaları ve ekipmanları üretmektedir. Ürünlerini EUROSTATİK markasıyla satmaktadır. 2003 yılında Organize Sanayi Bölgesindeki kendi yerine taşınmıştır. Komple elektrostatik toz boya ve toz emaye tesisleri kurmaktadır. Yenilikçi, genç, dinamik bir kadrosu olan ve öz sermayesi ile hareket eden bir firmadır. Metal türevlerinden olan her türlü ürünlerin, boya ve emaye kaplama işini yapmaktadır. Toz emaye uygulama işimiz, özellikle beyaz eşya ve soba sektörünü kapsamaktadır. Firmamız toz emaye kabinini, fırınını, konveyörünü, robotlarını, tabancalarını, fanları, elektrik – elektronik kumandalarını ve tüm otomasyonunu bünyesinde üreten dünyadaki tek firma diye biliyorum. Tam otomatik 0 toz emaye kabinlerinin ve 850 C’lik emaye fırınlarının tüm tasarım ve üretimi firmamız tarafından yapılmaktadır. Elektrostatik toz boya uygulaması ise neredeyse tüm metal sektörünü kapsayan geniş bir alana sahiptir. Çe-

lik kapı, buzdolabı, klima, fırın, ocak, elektrikli ısıtıcılar, doğalgaz sobası, boyler, güneş enerjisi, panel radyatör, alüminyum profil, market rafı, büro mobilyası, soyunma dolapları, çelik masa-sandalye, çanak anteni, baza, ütü masası, jeneratör, trafo, park bahçe mobilyaları, armatür gibi binlerce çeşit ürün bu metot ile boyanmaktadır. Boyama işlemini yapabilmek için ürünleri önce bir dizi kimyasal prosesten geçirmek gerekmektedir. Yağ alma, durulama, aktivasyon, çinko veya demir fosfat, pasivasyon gibi banyolardan geçen ürünler kurutma işlemine tabi tutulmaktadır. Daha sonra ürünler istenilen renge göre kabinlerde elektrostatik toz boya ile kaplanmakta ve 0 200 C’de pişirilmektedir. Firmamız ise tüm bu işlemleri, otomatik olarak yapacak makinaları tasarlamakta, üretmekte ve fabrikalara montajını yapmaktadır. Boyahane tasarımı ise müşterinin ürün ebatları, üretim adetleri, kaç rengi olduğu, istenilen boya ömrü, kurulacak alan gibi kriterlere bağlı olarak değişmektedir. Proje bazlı olarak kimyasal yüzey temizlik hatları, kurutma fırınları, toz boya – emaye kabinleri, pişirme fırınları, emaye fırınları, havai hat konveyörler, 2 ve 4 eksenli boyama robotları, elektrostatik toz boya ve emaye tabancaları, fanları, elektrik ve elektronik kumanda panellerini üretmekteyiz. Tüm otomasyonlarımız firma bünyesinde yapılmaktadır. Bünyemizde 30 u aşkın AR-GE projesine imza attık. Bunlardan bazıları TÜBİTAK, KOSGEB ve ORAN Kalkınma Ajansı tarafından da destek gördü. Güven Çelik’in bugün geldiği durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Değerlendirmeyi kendi sektörümüzde kuruluşundan bugüne kadar yaparsak çok başarılı olmuştur diyebilirim. Çünkü biz sektöre girdiğimizde irili ufaklı 30 kadar üretici vardı. Biz ise en son sıralardaydık. Şu an yıllık cirosu, personel sayısı, kapalı alanı, makine parkuru ve sermayesi ile ülkemizde kendi sektöründe ilk 5 firma arasındadır. Bu arada krizler oldu ve sektörümüzden 9 kadar firma kapanmak zorunda kaldı. Değerlendirme yaparken diğer firmaları da unutmamak gerekir. Olaya ancak bu şekilde bakarsak başarılı olup olmadığımızı anlayabiliriz. Bu başarıdaki en büyük pay sahibi genç ve dinamik kadromuz olmuştur. Şirket kurulduğunda 26 yaşındaydım ve ekibin tamamına yakını benden daha gençti. En büyük avantajımız ise hala aynı ekip ile devam ediyor olmamız. Bugün 30 -40 yaş arasında olan personelimizin YOUNG BUSINESS - 8 | 65


Başlangıç için az kişinin yaptığı, üretimi teknik bilgi gerektiren, az sermaye ile yapılabilen, AR-GE’ye müsait ve aynı zaman da kullanımı gittikçe yaygınlaşan işleri tercih etmek zorunda kaldık. Sonrasında ise çok çalışıp, tevekkül edip hakkına razı olmak durumundasın. Para kazanmak kimsenin tasarrufunda olan bir şey değildir, takdiri ilahidir. Başarının ölçütü de para değildir, yaptığın işi her bakımdan hakkıyla yerine getirmektir. en verimli çağları ve profesyonel anlamda boya makinası üretebiliyorlar. Makine imalatında edinilen tecrübe ve referansların parayla olma ihtimali yoktur. Ar-Ge ise başlı başına uzun ve yorucu bir süreç ve maddi anlamda da büyük bütçeler gerektirmektedir. Ayrıca geçen zaman içerisinde firmamız da bu makinaların üretimi için gerekli olan tasarım, kalıp, makine, ekipman ve fabrika sahası gibi alt yapı işlerini tamamlamış oldu. Bana göre firmamız iş hayatına yeni başlamıştır diyebilirim. 2001 – 2010 arasında toplamda 100 tesis kurabilmişiz. Bugün ise yılda 80 tesis üretecek kapasitedeyiz. Toplamda 300’den fazla tesis kurduk. Firmamız son 3 yıldır üretiminin yarıdan fazlasını 18 ülkeye ihraç etmektedir. İş hayatınızda tercihlerinizi belirleyen kriterleriniz neler? Ben her zaman “Yaptığın işe ya başkasının aklı ermeyecek ya da parası yetmeyecek” derim. Eğer ikisi birden olur ise o firmaya zaten kimsenin gücü yetmez. Oto tankını yaptığımız dönemde de şimdiki işimizde de çok kişinin ilgilenmediği konuları seçtik. Milyonlarca dolar harcayarak tekstil fabrikası kursaydık belki yine başarılı olurduk, fakat bizim öyle bir imkânımız olmadı. Bu bakımdan başlangıç için az kişinin yaptığı, üretimi teknik bilgi gerektiren, az sermaye ile yapılabilen, AR-GE’ye müsait ve aynı zaman da kullanımı gittikçe yaygınlaşan işleri tercih etmek zorunda kaldık. Sonrasında ise çok çalışıp, tevekkül edip hakkına razı 66 | YOUNG BUSINESS - 8

olmak durumundasın. Para kazanmak kimsenin tasarrufunda olan bir şey değildir, takdiri ilahidir. Başarının ölçütü de para değildir, yaptığın işi her bakımdan hakkıyla yerine getirmektir. Makine sektöründe firmanız eskidikçe ürünleriniz kıymetlenir. Referans ve tecrübeler bu işin ana sermayesidir. Çoğu zaman 25 yıllık bir profil veya sunta fabrikası ürününü, 2 yıllık bir başka fabrikanın ürünü ile aynı fiyata satmak zorunda kalıyor. Bu fabrikalar ürününü %3 dahi yüksek fiyata satamıyorken, aynı şartlardaki makine imalatçısı ürününü %30 yukarı satabiliyor. Yeter ki bu yıllarını boşa geçirmemiş olsun. Mutlaka arada kalite, kapasite, çalışma ömrü, servis ve tecrübe gibi farklar vardır. Bizim 10 yıl önceki ürünlerimiz ile şimdiki ürünler arasında her bakımdan 10 kat fark var. Fakat profil fabrikası kurarsınız ertesi gün para kazanmaya başlarsınız, bizim meslekte ise 5-10 yıl sabretmek gerekebilir. Kariyer basamaklarını çıkarken zorluklar yaşadınız mı? Bence herkes bir zorluk yaşamıştır, bizde yaşadık. Zahmetsiz rahmet olamaz derler. Fakat yaşanılan zorluklar şartlara ve kişiye göre spesifiklik arz edebilir. Bizim yaşadığımız başlıca sıkıntılar, ilk başladığımız yıllardaki ser-

maye yetersizliği, bizim işi çok iyi bilmememiz ve firmamızın tanınmamış olması diyebilirim. Sıfırı bir yapmak çok zor, biri iki yapmak kolay oluyor. İşin zor kısmını atlattığımızı söyleyebilirim sadece. Eminim işini sıfırdan belli bir noktaya taşıyan her firma aynı şeyleri söyleyecektir. İş hayatınızda “dönüm noktası” diyebileceğiniz bir zaman dilimi var mı? Baba mesleğine devam etmeyip kendi işimi yapma kararı aldığım 1999 yılı benim için çok önemlidir. Bildiğiniz gibi altından mamul üretene kuyumcu, satıcısına sarraf deniyor. O zamanlar hem kuyumcu hem de sarraf idik. Normal şartlarda bu mesleğe devam etmem gerekiyordu. Fakat makine mühendisiydim, iki yıl Almanlar ile çalışmıştım ve bildiğim işi yapmaya karar verdim. Başarılı bir iş adamının sahip olması gereken prensipler sizce nedir? Öncelikle onu başarıya taşıyan ekibine sahip çıkmalı. İş hayatındaki başarı ekip ile kazanılabilir. Kişisel prensiplerin ise iş hayatından önceki döneminde kazanıldığına inanıyorum. İnsan mümkün olduğu kadar kişisel gelişimini tamamlamış olmalı. Gerekli olan donanımları kazanabilmek, iş


Başarılı bir iş adamı onu başarıya taşıyan ekibine sahip çıkmalı. İş hayatındaki başarı ekip ile kazanılabilir. Kişisel prensiplerin ise iş hayatından önceki döneminde kazanıldığına inanıyorum. şirketin olmalısın.” gibi söylemlerini hepimizin bir kez daha değerlendirmesi gerekir.

hayatından önce çok daha kolay oluyor. Sonradan bazı şeyleri öğrenmeyi ve yapmayı çok arzu ediyorsunuz fakat vakit bulamıyorsunuz ve eskisi kadar hızlı öğrenemiyorsunuz. Kafanız eskisine nazaran çok daha dolu ve karmaşık. Bu bakımdan üniversite okumak, yabancı dil öğrenmek, tarih, kültür, sanat, spor, müzik ve kişisel hobilerden biriyle veya birkaçı ile ilgilenmek artık çok zor oluyor. Ahlaklı, dürüst, çalışkan olmak ise bir prensip değildir, sonradan da elde edilmez. İnsan sonradan diş fırçalama alışkanlığını dahi zor kazanıyor. Gençlere tavsiyem, iş hayatından önce iş hayatına hazırlansınlar. Geleneksel olarak yapılan Young Business Ekonomi Ödül Töreni’nde 2013 Yılının İnovasyon Ödülüne layık görüldünüz. Bu konu ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz? Bu ödül bizleri ziyadesi ile memnun etti. Bu vesile ile başta Hamdi Kınaş beyefendi olmak üzere tüm GESİAD yönetimine tekrar teşekkür ederim. Ödülün inovasyon dalında olması bi-

zim için çok anlamlı oldu. Layık olmaya çalışacağız. Bu ödül ben ve tüm ekibimiz adına bir teşvik niteliği taşıyor. Ödül gecesi de gerçekten çok güzel hazırlanmış ve organize edilmişti. Konuşmacıların hepsi de birbirinden değerli insanlardı. Ethem Sancak Beyefendi’nin katılmasına da ayrıca sevindim. Paralel düşüncelere sahibim. Özellikle “Coca Cola gazlı su dahi üretmiyor. İsteseler otomobil dâhil her sektöre girebilirlerdi. Yaptığın işi en başarılı şekilde yapmalısın. Küçük küçük firmalar yerine tek ve büyük bir

Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir? Gelecekle ilgili plan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz? Yaptığımız işi dünya çapında tanınmış bir marka olarak devam ettirmek 10 yıllık makrohedefimiz. Fakat bizim gibi firmaların 5 yıllık makrohedef koyması daha uygun oluyor. Çünkü işler küçükken daha fazla bir büyüme ivmesi ve yüzdesi olabiliyor. Bu bakımdan ilk 5 yıl içerisinde firmamızı KOBİ statüsünden çıkartmak en büyük hedefimiz durumunda. Şimdiye kadar firmamız bütün yoğunluğu müşteri talepleri doğrultusunda gelişen AR-GE ve ÜRGE idi. Bu vesile ile ülkemizde üretilmeyen pek çok çeşit ürünümüz oluştu ve bunlar son birkaç yılda denendi, aksaklıkları giderildi, gerekli belgeleri alındı, kullanma kitapçıkları ve bakım kılavuzları hazırlandı. Biz pazarlama, etkin bir satış stratejisi ve markalaşma için gerekli olan şeyin iyi bir ürün olduğuna inandık. Hep bu doğrultuda çalıştık. Şimdiye kadar yapılanları, ilerideki başarılar için gerekli alt yapıyı hazırlamaktan ibaret buluyoruz. Firmamız geçmişteki 10 yıllık hedefini başarıyla tamamlamış durumda. 2014 yılından itibaren etkin bir markalaşma ve pazarlama stratejisi güdeceğiz. Başka sektörlere girmeyi düşünmüyoruz.

Başarımızda en büyük pay sahibi genç ve dinamik kadromuz olmuştur. Şirket kurulduğunda 26 yaşındaydım ve ekibin tamamına yakını benden daha gençti. En büyük avantajımız ise hala aynı ekip ile devam ediyor olmamız. Bugün 30 -40 yaş arasında olan personelimizin en verimli çağları ve profesyonel anlamda boya makinası üretebiliyorlar. YOUNG BUSINESS - 8 | 67


ÜLKE RAPORU

Batı Afrika’nın Ticaret Merkezi

“FİLDİŞİ SAHİLİ”

Ülke Profili Nüfus: 22,6 milyon Yüzölçümü: 322.463 km2 Başkent: Yamoussoukro Kişi Başına Düşen GSYİH: 1.801 Dolar Büyüme Oranı: -4,5 % Döviz Kuru: 507 CFAfr: ABD $ Konuşulan Dil: Fransızca Genel Bilgiler En büyük şehri olan Abidjan ülkenin kıyı şeridindedir ve ticaretin başkentidir. Yamoussoukor ise ülkenin resmi başkenti olup, iç kısımda yer almaktadır. Diğer önemli şehirleri ise Bouaké, Daloa, Korhogo’dur. Kısa Kısa Fildişi Sahili Fildişi Sahili, Fransızca konuşan Batı Afrika ülkeleri içinde geleneksel olarak en güçlü ekonomiye sahip ülke konumundadır. Ayrıca Fildişi Sahili Batı Afrika’nın finans ve ticaret merkezi konumuna gelmiştir. Bağımsızlığını 7 Ağustos 1960 yılında kazanan ülke, 2000 yılından itibaren devlet başkanı mevcut anayasaya göre en fazla iki kere olmak üzere beş yıllık dönem 68 | YOUNG BUSINESS - 8

için halkoylaması ile seçilmekte olup aynı zamanda silahlı kuvvetlerin de başkomutanıdır. Devlet başkanı hükümetin başkanı olan ve kabineyi oluşturan başbakanı atamaktadır. 2011 yılından bu yana Alassane Ouattara devlet başkanı, 2007’den beri ise Guillaume Sorro başbakandır. Ülke coğrafyası kuzey batısındaki dağlar haricinde oldukça düzdür. Fildişi Sahili’nin güney kıyılarında tropikal, kuzey bölgelerinde ise yarı kurak iklim yaşanmaktadır. Ülkenin başlıca şehri olan Abidjan’ da sıcaklık çok fazla değişmemekte, bütün bir yıl sıcaklık 24-28 derece arasında seyretmektedir. En fazla yağışlar Haziran ayında görülmektedir. Fildişi Sahili’nin 22 milyon civarında nüfusu vardır ve nüfusunun çoğu ülkenin güney kıyı bölgesinde yoğunlaşmıştır. Fildişi Sahili genç nüfusa sahiptir. Nüfusun yaklaşık %40’ı 15 yaş altındadır ve medyan yaşı ise 20 yaşın neredeyse altında seyretmektedir. Ülke yaklaşık dört etnik bölgeye ayrılmaktadır. Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği ekonomisinin %40’ını teşkil eden Fildişi

Sahili ekonomisi, 10 milyar $’lık dış ticaret hacmi ve sanayi, finansal, ulaştırma altyapısıyla bölgenin merkezi konumundadır. Fildişi Sahili’nde ayrıca, bölgesel konumuna binaen, gıda işleme ve paketleme, orman ürünleri, tarımsal ekipmanlar, inşaat malzemeleri, tekstil ve konfeksiyon, otomotiv, deniz ulaştırması, toptan ticaret, turizm alanlarında yatırım potansiyeli bulunmaktadır. Fildişi Sahili’nin ekonomisi büyük ölçüde tarıma ve buna bağlı faaliyetlere dayalıdır. Dünyanın en önemli kakao çekirdeği, kahve ve palm yağı ihracatçısı olduğundan ekonomisi bu ürünlerin uluslararası fiyat dalgalanmalarından ve iklim koşullarından etkilenmektedir. Tarım ürünlerinin yanında ülke ekonomisine altın üretiminin katkısı da oldukça fazladır. Fildişi Sahili dünyanın en büyük kakao çekirdeği üreticisi olup, 2010 yılında 1,29 milyar $ değerinde 1,24 milyon ton üretim gerçekleştirmiştir. Son on yılda ortalama her yıl 1,2-1,4 milyon ton arasında üretim yapmaktadır. Fildişi Sahili tatlı patates ve kaju fıstığında dünyanın üçüncü büyük üreticisi konumundadır. Aynı zamanda


FİLDİŞİ SAHİLLERİ

dünyanın en büyük ikinci kola cevizi ve en büyük üçüncü brezilya cevizi üreticisidir. Ayrıca dünyadaki en iyi 15 kahve üreticisi içindedir ve palm yağında dünyadaki en büyük yedinci üretici ülkesidir. Sanayi sektörü GSYİH’ın % 20’sini sağlamaktadır. Tarım ve orman ürünleri sanayii, petrol rafineri ürünleri, inşaat malzemeleri, gübre, tekstil, elektrik, otobüs ve kamyon montajı sektörlerini kapsamaktadır. Tekstil, ayakkabı, enerji, su ve kimya bu sektörün itici gücünü oluşturmaktadır. Türkiye’den Fildişi Sahili’ne 2011 yılında başlıca kalemler itibarıyla çimento, demir-çelik ürünleri, elektrik kablosu, motorlu taşıt, lastik, gıda ve kozmetik ürünlerinden oluşan ihraç ürünlerinin değeri 66 milyon Dolar. Fransa, ABD, Hollanda ve Nijerya en büyük ihracat ortağı olurken Fransa, Nijerya ve Singapur en büyük ithalat ortaklarını oluşturuyor. Hizmetler sektörü GSYİH’ın % 50’sini sağlamaktadır. Fildişi Sahili’nde iki büyük liman, 7 bin km.si asfaltlanmış 68 bin km. yol ağı ve gelişmiş telekomünikasyon hizmetlerinden oluşan iyi bir altyapı mevcuttur. Abidjan limanı, Sahra Güneyi Afrika’nın ikinci büyük limanıdır. Üretilen elektriğin bir kısmı ihraç edilirken, 2010 yılında ülkedeki siyasi kriz nedeniyle ilk kez elektrik ithal edilmiştir. Maden kaynakları bakımından da zengindir. Ülkede petrol yataklarının işletilmesine 1980 yılında başlanmıştır. Petrol rezervleri-

nin 100 milyon varil olduğu tahmin edilmektedir. Halen günde 60 bin varil petrol çıkarılmakta ve 25 bin varili ülke içinde tüketilmektedir. Abidjan rafinerisinin günde 70 bin varil rafinaj kapasitesi bulunmaktadır. Doğal gaz üretimi 1 750 milyon m3’ü bulmakta olup, tamamı ülke içinde tüketilmektedir. Elmas rezervleri mevcut olmakla birlikte, BM ambargosu nedeniyle ihraç edilememektedir. Altın üretimi yılda ortalama 1,5 tonu bulmaktadır. Ayrıca, demir, nikel, manganez, boksit, bakır, uranyum gibi çeşitli maden kaynaklarına sahiptir. Fildişi Sahili, Frank Bölgesi Bölgesel Grubunun “Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği” (UEMOA) üyesidir. Fildişi Sahili’nin para politikası, sekiz üye ülkedeki enflasyon hedeflemesi önceliğine sahip olan Bölgesel Merkez Bankası (BCEAO) tarafından belirlenmektedir. BCEAO’nun politikası, Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından oldukça fazla etkilenmektedir. Fildişi Sahili, Batı Afrika ülkeleri arasında Nijerya ve Gana’dan sonra doğrudan yabancı yatırım girişi en fazla olan 3. ülkedir. Fildişi Sahili dış ticaret fazlası veren bir ülkedir. Batı Afrika ekonomisinin başlıca lokomotiflerinden biri olan Fildişi Sahili, Batı Afrika Ülkeleri ekonomik topluluğunun (CEDEAO) mal ticaretinin %10’unu gerçekleştirmektedir. Fildişi Sahili, “Batı Afrika CFA Parasal Bölgesi”nin bir üyesidir. Türkiye ile Fildişi Sahili’nin ikili ticareti 2002 yılından bu yana sürekli artış gös-

termektedir. Fildişi Sahili, Sahra altı Afrika bölgesinin ekonomisi en gelişmiş ülkelerinden biridir. Fildişi Sahili pazarına giriş stratejilerinin başlıcaları ülke ziyareti ve acente veya distribütör aracılığıyla ticaret yapmaktır. Fildişi Sahili ile ticaret yapmada yüz yüze görüşmeler çok etkilidir. Ticari işlemlerin yürütülmesinde Fransızca dil bilgisi belirleyici bir faktördür. Fildişi Sahili’ne potansiyel arz eden tarım ve gıda ürünlerimiz: makarna, bisküvi, maya ve meşrubatlardır. Fildişi Sahili’ne potansiyel arz eden sanayi ürünleri şu şekildedir: çimento, otomotiv ana ve yan sanayi ürünleri, tekstil, demir-çelik ürünleri, elektrikli makineler ve kablolar. Türkiye-Fildişi Sahili İlişkileri Ülkemizin Fildişi Sahili’ndeki Büyükelçiliği 15 Kasım 2009 tarihinde faaliyete geçmiştir. Henüz Ankara’da Büyükelçiliği bulunmayan Fildişi Sahili’nin Tel Aviv’deki Büyükelçiliği Türkiye’ye akreditedir. İstanbul ve İzmir’de iki Fildişi Sahili Fahri Konsolosluğu bulunmaktadır. Ülkemiz ile Fildişi Sahili arasında 2005 yılında Ticaret Anlaşması ve Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır. Fildişi Sahili Fransızca konuşan Sahra Güneyi Afrika ülkeleri arasında Türkiye’nin ikili ticaret hacminin en yüksek olduğu ülkedir. Ticaret hacmi 2010 yılında 193 milyon Dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Fildişi Sahili’ne çeşitli sanayi ürünleri ihraç edilmekte ve kakao ithal edilmektedir. 2010 yılında Abidjan’da Türk İhraç Ürünleri Sergisi düzenlenmiştir. Üst düzey ziyaretler kapsamında, 2010 yılı Haziran ayında “Türkiye – Dünya Ticaret Köprüsü 2010”katılmak üzere Fildişi Sahili Ticaret Bakanı Calice Yapo Yapo, 2010 Ekim ayında da 13. MÜSİAD Uluslararası Fuarı” ile “14. Uluslararası İş Forumu (IBF)”na katılmak üzere Sanayi ve Özel Sektörü Teşvik Bakanı Moussa Dosso ülkemizi ziyaret etmişlerdir. Hükümetimizce, Fildişi Sahili Hükümeti emrine her yıl yükseköğrenim bursları tahsis edilmektedir. Abidjan’da vatandaşlarımızın açtığı ilk-orta-lise düzeyinde eğitim veren bir okul bulunmaktadır. YOUNG BUSINESS - 8 | 69


DOSYA

Röportajlar / Fotoğraflar

Mehmet Sürücü - Mustafa Ateşmen - Lütfiye Dilekmen - Ayşegül Korkut

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Dört Duvar İçinde DEV BİR EKONOMİ A.V.M.’lerin Ekonomiye Etkisi

70 | YOUNG BUSINESS - 8


Alışveriş merkezlerinin kiracılar, yatırımcılar ve ziyaretçiler olmak üzere birden fazla birleşeni bulunuyor. Sosyal iletişim ve etkileşimde önemli yerlerden biri olan AVM’ler küreselleşen dünya ve Türkiye’de modern alışveriş merkezleri olarak dikkat çekiyor. Kent ekonomisine ve sosyal hayata sağladığı katkılar ile AVM’ler son yılların gözde mekânları arasında yerini alıyor.

Alışveriş merkezleri 21. yüzyıl tüketicisinin her tür gereksinimini karşılamayı amaçlayan çağdaş, dinamik ve canlı yaşam merkezleri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde şehirlerin sanatsal yapıları olarak inşa edilen alışveriş merkezleri, tek mülkiyet altında, tek imaja sahip ve merkezi bir yönetim tarafından idare edilmesi nedeniyle geleneksel alışveriş merkezlerinden ayrılmaktadır. Bu tip alışveriş merkezleri, yayıldığı alanın genişliği, içerdiği ticari faaliyet çeşitliliği, ortak çalışma saatlerinin uzunluğu ve yatırımın ekonomik değeri açısından farklılaşmaktadır. Özellikle mimarisi gereği sanatsal yapılar olarak değerlendirilmekte ve çağın ekonomik ve kültürel simgeleri olarak görülmektedir. Türkiye’de sayıları son yıllarda hızla artan alışveriş merkezleri kentsel yaşamın önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Alışveriş merkezleri, sözü edilen çeşitli perakendeci kurumları tek ve belirli bir plan altında bir araya

YOUNG BUSINESS - 8 | 71


getiren ve içinde banka, pastane, kafeterya, sinema vb. mal ve hizmet işletmelerini içeren perakende işletmeleri olarak dikkat çekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin alışveriş merkezleri ile tanışıklıkları elli yıldan uzun bir süreyi kapsıyor olsa da Türkiye için alışveriş merkezlerinin geçmişi ancak yirmi yıllık bir sürece dayanmaktadır. Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi olan Galleria’nın 1988’de açılmasından günümüze kadar geçen bu süreç, Türkiye’nin yalnızca metropol kentlerini değil, göreceli olarak daha küçük kentleri ve hatta yerleşim birimlerini bile etkisi altına aldığını göstermektedir. Küresel ölçekte değerlendirildiğinde alışveriş merkezlerinin yatırımcılarının genellikle özel sermaye olduğu bilinmesine rağmen, Türkiye örneğinde ise ilginç bir durum yaşanmış; ilk alışveriş merkezi olan Galleria devlet tarafından yap-işlet devret modeli ile kurulmuştur. Galleria’nın açılışını daha sonraki yıllarda İstanbul’da açılan Nova Baran (1990), Atrium (1992), Capitol (1993), Carrefour (1993), ve Ankara’da açılan Atakule (1988) ile Karum (1993) izlemiştir. Galleria’nın açılışından sonra bir anda çoğalan alışveriş merkezlerine bir yenisi olan Akmerkez (1993) eklenmiştir. Modern alışveriş merkezleri, merkezi bir yönetim altında, merkezden sorumlu olan bir yönetici tarafından idare ve kontrol edilen, ayrıca merkez içindeki her bir birimin kiralama yoluyla işletildiği büyük komplekslerdir. Modern alışveriş merkezleri, bireylerin ve ailelerin gereksinimlerini bir defada alışveriş yaparak karşılamaları amacıyla, özel

Türkiye AVM Haritası

72 | YOUNG BUSINESS - 8

mülk sahiplerince, çok çeşitli dükkânların bir araya getirilerek koordineli ve bir sistem dâhilinde yönetilmesidir. Ayrıca bu merkezler, tüketicilerin alışveriş gereksinimleri yanında, hem sosyal hem de kültürel gereksinimlerini de karşılamaya yönelik hizmetler vermektedir. Alışveriş merkezleri, insanları beraberinde getirdiği tüketim kültürü ile tanıştırmıştır. Büyük kentlere göçün sürekliliğini koruması ile birlikte artan nüfusun daha çok tüketim ihtiyacını beraberinde getirmesi, büyük kentlerde kişi başına gelir artışının mağazalı perakende işletmesi müşterisi olacak bir kitlenin ortaya çıkmasına neden olması, özel oto sahipliğinin hızla yaygınlaşması ile birlikte özellikle otoyol civarlarına kurulu alışveriş merkezlerine ulaşımın kolaylık getirmesi, kredi kartları kullanımının tüketiciye ödeme kolaylığı sağlaması, vb. faktörler tüketicilerin perakende işletmelerine yönelmesinde etkili olmaktadır. Özellikle sosyal yaşamda kültürel gelişmeler ile ekonomik yaşamda artan gelir ve zaman faktörleri tüketim alışkanlıklarını değiştirmiştir. Alışverişe ayrılan zamanın daralması nedeni ile bir seferde mümkün olduğu kadar fazla ihtiyacı karşılayan alışverişin, mümkün olduğu kadar kısa zamanda yapılmasını sağlayan alışveriş merkezlerinin çekiciliği gün geçtikçe artmaktadır. Temiz mekânlarda, iklim koşullarından etkilenmeden, güvenli, tüketici haklarını gözeten kurallar içinde alışveriş olanağı sunarak, alışverişi zaman kaybı olmaktan çıkartan sinema, konser, imza günü, konferans gibi etkinlikler ve

bowling, buz pateni gibi sportif faaliyetler ile eğlenceli hale getiren alışveriş merkezleri günümüzde sosyal buluşma yerleri haline gelmektedir. Türkiye’nin AVM Haritası EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık A.Ş. ve Akademetre Research & Planning tarafından alışveriş merkezleri (AVM) sektörünü irdelemek, gerçek birikim ve potansiyeli ortaya koymak, Türkiye’deki potansiyel yatırım bölgelerinin tespit etmek ve ihtiyaç duyulan tip ve büyüklükleri ortaya koymak amacı yapılan çalışmanın sonucu hazırlanan AVM Potansiyel İhtiyaç Analizi Raporu açıklandı. Türkiye’nin AVM Haritası’nın belirlendiği çalışmada; 81 ilde bulunan alışveriş merkezleri ile 2013 sonuna kadar açılması planlanan inşaat ve proje halindeki 116 alışveriş merkezi incelendi. Türkiye’nin ilk büyük alışveriş merkezi Galeria’nın 1988 yılında açılması ile birlikte Türkiye modern alışveriş kavramı ile tanıştı. O tarihten itibaren AVM’ler Türkiye’nin dört bir yanında hızla çoğalmaya başladı. Özellikle 2005 yılında sektörde büyük bir sıçrama yaşandı. 2005 yılında AVM sayısı 106 iken 2010 yılında bu rakam 263’e, 2011 yılında ise 279’a ulaştı. AVM sektörü her yıl ortalama % 20 – 25 büyümeye devam ediyor. 2013’te ise bu sayının 367’ye ulaşmasının yanında 2013 yılına kadar ilave olarak yaklaşık 3.829.515 m² AVM‘nin hizmete girmesi bekleniyor. Bu durumda Türkiye’de önümüzdeki 3 yıl içinde, yeni yapılacak alışveriş merkezleriyle birlikte mevcut kiralanabilir alanın 10,5-11 milyon m²’ye çıkması


YOUNG BUSINESS - 8 | 73


öngörülüyor ve kişi başına düşen kiralanabilir alan 137 m² olacağı düşünülüyor. İllere göre bakıldığında ise İstanbul 109 aktif alışveriş merkezi ile lider olurken Ankara 37 ve İzmir 17 alışveriş merkezi ile İstanbul’u takip ediyor. 2010 yılı itibariyle AVM’lerin aylık ortalama ziyaretçi sayısı 83.111.035. Türkiye’deki alışveriş merkezlerinin kiralanabilir alanları toplamı ise yaklaşık 6.773.793 m². Ancak çalışma sonucunda ortaya çıkan sonuçlara göre 2011 yılı itibari ile farklı lokasyonlarda ve farklı konseptlerde hala 3.541.140 m² kiralanabilir alana ihtiyaç var. Türkiye’de kiralanabilir alan ortalamasının üstünde olan illerin başında İstanbul geliyor. Bunun en büyük nedeni ise İstanbul’daki nüfus yoğunluğu olarak görülüyor. İstanbul’u Ankara, Kocaeli,

aranan her şeyin bir arada bulunduğu alışveriş merkezlerinde büyük kolaylık yaşamaktadırlar. AVM’ler iç mekandaki mağazaların birbirine yakınlığı nedeniyle, rakip olsalar bile kendi içlerinde bir sinerji oluşturmaktadır. Mağaza yakınlığı tüketiciler açısından da önemli avantajlar oluşturmaktadır. Bir mağazada aradığını bulamayan tüketici, semt içerisinde veya cadde üzerinde aramamakta, AVM içerisinde ihtiyacını karşılayabilmektedir. Bu modern alışveriş merkezlerinde tüketiciler kısa zamanda tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmekte, otopark sorunu yaşamamakta ve olumsuz iklim koşullarından da etkilenmemektedir. Ayrıca tüketiciler AVM’de gerçekleştirilen sosyal ve kültürel etkinliklerden yararlanma olanağına kavuşabilmekte-

tüketiciler açısından olumlu karşılanıyor. Benzer ürünlerin birden fazla firma tarafından satıldığı bu yerlerde rekabet ortamının yarattığı avantajlar tüketicilerin yüzünü güldürmeye yetiyor. Rekabet nedeni ile ürün fiyatları artmazken ürün çeşitliliği ve kalite seviyesinde artma gözleniyor. Alışveriş merkezleri ve büyük mağazalar kayıt dışılığın önüne geçilmesi, vergi kayıplarının önlenmesi, kayıtlı istihdam ile işçi sağlığı ve güvenliğinin temin edilmesi gibi kamusal hizmetlere yaptığı katkı yönünden de ekonomiye fayda sağlamaktadır. Bu merkezler; satış, temizlik, güvenlik, bakım ve onarım gibi konularda iş olanağı sağlanmakta ve bünyesinde çalışan insanların daha kaliteli ve sağlıklı ortamlarda çalışmalarına vesile olmaktadır. Lise mezunları

Türkiye’nin ilk büyük alışveriş merkezi Galeria’nın 1988 yılında açılması ile birlikte Türkiye modern alışveriş kavramı ile tanıştı. O tarihten itibaren AVM’ler Türkiye’nin dört bir yanında hızla çoğalmaya başladı. Özellikle 2005 yılında sektörde büyük bir sıçrama yaşandı. 2005 yılında AVM sayısı 106 iken 2010 yılında bu rakam 263’e, 2011 yılında ise 279’a ulaştı. Eskişehir, Malatya, Denizli, Tekirdağ, Adana ve Bursa takip ediyor. Raporda ortaya çıkan bir başka sonuç da artık daha küçük metrekareli AVM’lere ihtiyaç duyuluyor olması. 15–25 bin m2 arasında kiralanabilir alan sahip, kolayca ulaşılabilen, tercihen yürüme mesafesinden müşteri alabilecek AVM’ler geliyor. Alışveriş Merkezlerinin Faydaları AVM’lerin sağladığı fiziksel ve sosyal kolaylıklar tüketici tercihlerini farklı yönde etkilemektedir. AVM’ler hem tüketicilerin işlerini kolaylaştırmada hem de satış mağazalarını dinamik tutmada bazı üstünlüklere sahiptir. Yoğun yaşam temposu içerisinde gezmeye, eğlenmeye, alışveriş yapmaya zaman ayıramayan insanlar; giysiden mobilyaya, elektronik cihazlardan gıda malzemelerine, sinemasından eğlence salonlarına, restoranından kafesine kadar 74 | YOUNG BUSINESS - 8

dirler. Çünkü AVM’ler sadece alışveriş için değil, tüketicilerin eğlenmek ve sosyalleşmek ihtiyaçlarına da hizmet etmektedir. Özellikle çalışan kesimler için AVM’ler, hafta sonları aileleriyle birlikte vakit geçirebildikleri mekânlar haline gelmiştir. Her ay, ülkedeki alışveriş merkezleri on binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Alışveriş merkezlerinin insanları içeride tutmak adına yaptıkları etkinlikler ise tüketicileri memnun ettiği gibi mağazaların satışları açısından da etkili olmaktadır. Günün her saatinde yaşanan müşteri yoğunluğu buradaki işletmelerin yüzünü güldürmeye yetmektedir. Alışveriş merkezlerinde yer alan perakende firmaları sezon sonu ve özel gün kampanyaları ile buralarda daha çok kitlenin dikkatini çekmeyi başarabilmektedir. AVM’lerin varlığı firma sahiplerini maddi anlamda biraz sıkıntıya soksa da

için de pek çok iş fırsatı yaratan AVM’lerin personel ihtiyacının yüzde 53’ünü 25 yaş altı kişiler oluşturmaktadır. Yüzde 54 oranında kadın personelin ağırlıklı olduğu AVM’lerde özellikle satış elemanları arasında yüzde 94 oranında prim sistemi uygulanmaktadır. Bu merkezlerde çalışan insanların hepsinin sigortalı işçi olma zorunluluğu olduğundan ve sigortalandığından kaçak işçi çalıştırma oranı azalmaktadır. Hatta bazı işyerleri, çalışanlarını ayrıca özel sağlık sigortası yaptırmaktadır. AVM içerisindeki iş yerleri yaptıkları her satış için fatura kesme zorunda kalmaktadırlar. Birçok uluslararası şirket isim haklarını hâsılat kira sözleşmesi ile devrettikleri için, kiracıların yaptıkları her satışa fatura kesme zorunluluğu doğmaktadır. Diğer iş yerlerinde ise birçoğu ulusal isim yapmış şirket-


YOUNG BUSINESS - 8 | 75


ler olduğu için faturasız satış yapmak gibi bir düşünceleri yoktur. Bu yerlerde satışlarının tamamını faturalı yapan şirketlerin doğal olarak mal alışları da faturalı olmak zorundadır. Böylece tüketimden üretime doğru zorunlu olarak fatura kesme veya diğer bir ifade ile kayıt altına girme zorunluluğu doğmaktadır. Bunun sonucunda ülke ekonomisi her anlamda oldukça kârlı çıkmaktadır. Mali İdare açısından, alışveriş merkezlerinde mağaza veya iş yeri açan işletmeler ulusal veya uluslararası işletmeler oldukları için genellikle muhasebe sistemleri tek merkezden idare edilmekte, bunun sonucunda ise Mali İdare açısından denetim ve kontrol yapma kolaylığı sağlamakta ve daha etkin denetim yapma imkânı doğmaktadır. Alışveriş Merkezlerinin Yaşadığı Sıkıntılar Tüketiciler özellikle son yıllarda; gıda, temizlik ürünleri, kırtasiye, giyim eşyası, bahçe ve mobilya ürünleri vb. birçok ürün arasından seçim yapabilme şansına sahip oldukları alışveriş merkezleri ile içli dışlı oldular. Hızla çoğalan alışveriş merkezleri zaman içerisinde, perakende sektörünü canlandırarak tüketim oranlarını etkilemekle kalmamış, tüketicilerin satın alma davranışını da etkilemeye başlamıştır. Bununla beraber yeni açılan alışveriş merkezlerinde kapanan işyerlerinin varlığı, bu merkezlerin durumunun da pek parlak olmadığını göstermektedir. Yaşanan ekonomik gelişmelerden kentin farklı yerlerinde kurulu olan alışveriş merkezlerinin farklı derecelerde etkilenmekte oldukları da dikkati çekmektedir. Alışveriş

76 | YOUNG BUSINESS - 8

2

Toplam Kiralanabilir Alan Miktarı Artışı (m )

merkezlerinin içine düştüğü ekonomik sıkıntının ne kadarının kuruluş aşamasındaki yanlış yatırım tercihlerinden, ne kadarının yaşanan küresel ekonomik krizin sonuçlarından kaynaklandığı günümüz koşullarının ortaya çıkardığı yeni bir soru olarak cevap beklemektedir. 2009 yılında ABD’de de kredi krizi ile başlayıp küresel bir kriz haline gelen ekonomik kriz, reel sektörü etkisi altına alırken yansımalarını perakende ve alışveriş merkezleri üzerinde etkisini gösterdi. Sektörde istihdama ilişkin bilgi veren Toplam Çalışan Sayısı Endeksi ise sektördeki metrekarelere nazaran daha dalgalı ve mevsimsel etkinin gözlendiği bir grafiğe sahip olsa da, istihdamda genel olarak artış eğilimi gözlenmektedir. Art arda açılan alışveriş merkezleri sektör temsilcilerini yüksek kira bedelleri

yüzünden zor duruma sokmaktadır. Aşırı büyüme hırsının neden olduğu sürdürülemez borçlanma, pek çok markanın sonunu hazırlamaktadır. Son 10 yıllık dönemde rekor sayıda artan alışveriş merkezlerinde yerini almaya çalışan pek çok firma yüksek kira bedelleri nedeni ile iflas etme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Küçük esnafta sayıları hızla çoğalan AVM’ler karşısında ayakta duramaz hale gelmektedir. Bunun yanında AVM yatırımcıları da sayıları her geçen gün artan, doğru planlanmayan, yan yana sıralanan AVM’ lerden şikâyetçi. İstanbul Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından gerçekleştirilen AVM piyasası raporuna göre mevcut AVM’lerin kiralanabilir alan açısından büyüklükleri incelendiğinde, yarısının 20 bin metrekareden küçük olduğu görülmektedir. Bu tür AVM’ler çoğunlukla nüfus yoğunluğu az olan il ve ilçelerde bulunmaktadır. Türkiye’de 60 bin metrekareden büyük AVM’lerin sayısı ise 24 olup, bunlar İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kayseri ve Mersin gibi şehirlerde yer almaktadır. Şehirlerde AVM’lerin yoğunluğu, kişi başına düşen kiralanabilir alan (mağaza alanı) ile ölçülmektedir. Tüm Türkiye’de, hâlihazırda planlanma aşamasında olan veya inşaatı devam eden 70 civarında AVM projesi vardır. Bu projelerin tamamlanmasıyla, 2013 yılının sonunda Türkiye’deki toplam AVM sayısının 370, kişi başına düşen kiralanabilir alanın ise 125 metrekare olması öngörülmektedir. Günümüzde artık büyük konut projelerinin içerisinde 5.000 ile 15.000 metrekare arasında değişen alışveriş merkezleri veya alışveriş caddeleri planlanmaktadır. Bunlar da hesaba katıldığında 2013’te, Türkiye’deki toplam kiralanabilir AVM alanı yaklaşık 9.7 milyon metrekareye yükselecektir.


ce

rvi e S to

EPİKA

Au

KASKO VE SİGORTA ŞİRKETLERİYLE ANLAŞMALIYIZ.

Ankara Yolu 7.km Kayseri

0352 331 20 10 YOUNG BUSINESS - 8 | 77


Muhsin Erkoç ArenaPark Genel Müdürü

“Sektöre değer katan, doğru fizibilite yapılarak gerçekleştirilecek prestijli projelerin her zaman için AVM sektörünü ileriye taşıyacağını düşünüyorum.”

78 | YOUNG BUSINESS - 8

1977, İzmir doğumluyum. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra 2003 yılında ABD’nin South Carolina eyaletindeki Clemson Universty’den Endüstri Mühendisliği ve E-Business dalları olmak üzere 2 dalda lisansüstü eğitimlerimi tamamladım. Perakende sektörü ile New York’ta tanıştım. Türkiye ile Doğu Asya’dan fonksiyonel ev mobilyaları getiren ve bunları Wal-Mart, Target gibi büyük zincir mağazalara satan bir firmada kurumsal satıştan sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttüm. 4,5 yıllık yurt dışı çalışma tecrübemin ardından Türkiye’ye dönerek 2007 yılı sonunda Armoni


Park Outlet Center’da genel müdürlük görevime başladım. Aralık 2009 itibarıyla Kayseri Park Alışveriş Merkezi’nde Genel Müdürlük pozisyonunu üstlendim. Şuan Kayseri Park Alışveriş Merkezi’nin Genel Koordinatörlüğünün yanı sıra ArenaPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin Genel Müdürlüğünü yürütmekteyim. ArenaPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi, Artaş İnşaat’a bağlı Atakent Turizm Yat. İnş. San. ve Tic. A.Ş. çatısı altında 26 Ağustos 2011 tarihinde açılışını gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin en nitelikli konut projelerinin bulunduğu ve yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı Halkalı Atakent’in ilk ve tek alışveriş merkezi olan ArenaPark, bünyesinde bulundurduğu 100 mağazasıyla açıldığı günden bu yana açık hava konseptiyle ziyaretçilerine farklı alışveriş keyfi sunmaktadır. 52 dönüm alan üzerine kurulan ArenaPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi, 100.000 m2 toplam alanda faaliyet göstermektedir. 40.000 m2 kiralanabilir alanı bulunan, açık ve kapalı olmak üzere toplam 1.250 araçlık otopark alanı ile ücretsiz olarak hizmet veren ArenaPark’ın ziyaretçi sayısı her geçen gün artmakla birlikte hafta içi günde 20-22 bin, hafta sonuysa 30-35 bin kişi ziyaret etmektedir. Türkiye’nin AVM’lerle tanıştığı 1988 yılından bu yana organize perakende sektörü, Türk ekonomisinde çok önemli rol oynamaya başladı. Bu durum gerek yerli markalar gerekse yurtdışından gelen ulusal markalar için yeni yatırımların artarak devam etmesini sağlıyor. Özellikle son 10 yıldaki dönemde ziyaretçilerin sosyal hayatının

odak noktası haline gelen AVM’ler; gıda, giyim, ayakkabı, elektronik gibi ihtiyaçların karşılandığı mekân olmanın yanı sıra insanların sosyalleştikleri, kültürel faaliyetlerini gerçekleştirdikleri tesisler olarak hizmet vermektedir. Önümüzdeki dönemlerde AVM olmayan illerde açılacak AVM’lerle birlikte gerek ekonomik anlamda gerekse sosyal hayat anlamında AVM’lerin çok daha önemli rol oynayacağını düşünüyorum. ArenaPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi olarak kendi ekibimiz ve 100 mağazamızla birlikte yaklaşık 1.300 kişiye istihdam sağlamaktayız. Günümüzde maalesef kayıt dışı ekonomin büyüklüğü Türkiye ekonomisi için en önemli sorunlardan birisidir. AVM’lerde yapılan tüm alışverişlerin kayıt altına alınması ve her geçen gün artan işlem hacmiyle Türk ekonomisine büyük destek vermektedir. Bana göre bir bölgedeki alışveriş merkezi sayısından çok, alışveriş merkezlerinin bölgeye kattıkları değer önemli. Şuan için İstanbul’da 100’ün üzerinde AVM bulunmaktadır. Ancak bu AVM’ler içerisinden maalesef yüzde 30’unun ziyaretçi sayısı ve ciro performansının istenilen düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Yeni açılacak AVM’lerin sayısından ziyade nitelikleri sektörümüz için önemli olmalı. Sektöre değer katan, doğru fizibilite yapılarak gerçekleştirilecek prestijli projelerin her zaman için AVM sektörünü ileriye taşıyacağını düşünüyorum. Günümüzde internetten yapılan alışverişlerin arttığını gözlemliyoruz. Ancak Türk halkı olarak bazı alışkanlıklarımızı çok zor değiştirdiğimizi belirtebili-

riz. Alışveriş yapma alışkanlıklarımız da bunların en önemlilerinden bir tanesidir. Ziyaretçilerimize yaptığımız anketlerden aldığımız sonuçlara göre ziyaretçilerimizin yaklaşık %90 gibi büyük bir oranı internet alışverişiyle ilgili güven sorunu hissettiklerini belirtiyorlar. Ayrıca satın aldıkları ürünleri hemen teslim alamamaları ve yaşanan kargo sorunlarından dolayı internet alışverişlerine soğuk baktıklarını ekliyorlar. AVM’lerden yapılan alışverişlerde ise gerek ürünü deneyerek almaları gerekse üründe yaşayacakları bir sorunda anında muhatap bulabilmeleri çok önemli etkenler olarak göze çarpıyor. Yukarıda belirttiğim kriterleri göz önüne aldığımızda internet alışverişlerinin AVM’leri şuanda olumsuz etkilemediğini düşünmekteyim. Tabiki ilerleyen dönemlerde internet alışverişinin ağırlığı artacaktır. AVM’ler olarak bizler de buna uygun tedbirler düşünüyoruz ve hayata geçireceğiz. Kapılarımızı açtığımız 26 Ağustos 2011 tarihinden bu yana hızla yükselen bir ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. %98 gibi bir ziyaretçi memnuniyeti yakalamış bulunmaktayız. Bu oran alışveriş merkezleri için çok iyi bir oran olsa da biz kısa vadede bu oranı yaptığımız çalışmalarla %100 seviyesine taşımayı arzuluyoruz. 2012 yılındaki 7.6 milyonluk ziyaretçi sayımızı 2013 yılında 9 milyona, ileriki dönemlerde de 10 milyona taşımak öncelikli hedeflerimiz arasında. Her geçen gün artan AVM sayısıyla birlikte AVM’lerin, Türk halkının yaşamında ve Türk ekonomisindeki önemini arttıracağını söyleyebilirim. YOUNG BUSINESS - 8 | 79


Haşim Selçuk Optimall AVM Müdürü

1976, Kayseri doğumluyum. Evliyim, iki oğlum var; Mehmet Hakan ve Sait isimlerinde. Kendimi bildim bileli baba mesleği olan perakende sektöründeyim. Kasa arkasında poşetleme yapmaya başladığımda ilkokuldaydım. Boydak Holding’in iştiraklerinden Merkez Çelik A.Ş. nin bir yatırımı olan Optimall, tematik bir Alışveriş Merkezi (AVM). Tematik olması hasebiyle de Kayseri’de türünde tek denebilir. Sloganımız “Eve dair her şey”. İnsanların ev dekorasyonu ile ilgili alışveriş yapacakları bir mekân olarak tasarlandı Optimall. Amerika’da kişi başına düşen AVM metrekare fazlalığı bizden çok önceleri cereyan etti. Ondan sonra tam teşekküllü AVM’ler zamanla çocuk, spor, ayakkabı AVM’si gibi tematik hale dönüşmeye başladı. Optimall’ de mağaza olarak Koçtaş, İstikbal, Bellona, Karaca, Hisar gibi sektörün önde gelen isimleri yer alıyor. Bunun dışında ilerleyen tarihlerde de halı, çeyiz, aksesuar markalarını da bünyemizde bulunduracağız. Türkiye’de AVM sektörü 1988 yılında merhum Turgut Özal’ın girişimi sayesinde Galleria ile şekillenmeye başlamış. 90’lı yılların ortalarından sonra ise perakendeye bambaşka bir bakış açısı oluşmuştur. Bu bakış açısından AVM sektörü de pozitif yönde nasibini almıştır. 80 | YOUNG BUSINESS - 8

Kayseri’de modern anlamda AVM sektörü 2006 yılından sonra şekillenmeye başladı. Öncesinde şehrimizin AVM kültürüne Kapalı Çarşı, Yer altı Çarşısı ve Kasseria ile aşinalığı vardı. Şu an Kayseri’de 6 adet AVM bulunuyor. Bu sayıya zamanla yeni projeler de eklenmeye devam edecek. Sektör son 10 yılda pozitif bir ivme kazandı. AVM sayıları 10 yılda inanılmaz derecede arttı. Türkiye’de AVM sektörü yabancı yatırımcıların hâlihazırda dikkatlerini çekmekte ve önümüzdeki yıllarda daha çok Anadolu şehirlerinde olmak üzere yatırımların devam edeceği bilinmekte. İlerleyen yıllarda sektörün bir okulu olmadığından yönetici anlamında sıkıntı yaşanabileceğini düşünüyorum. Onun dışında daha uzun yıllar gündemde kalacağa benziyor. Şu anda kiracılarımız ve yönetim ekibimizle beraber 170180 kişiye istihdam sağlıyoruz. Birkaç yıl içinde bu rakamın 300 kişiye ulaşacağını tahmin ediyoruz. Avm’ler kayıt dışı ekonominin önüne geçmek için biçilmiş kaftan. Markaların kendi mağazalarını AVM’ lerde konumlandırmaları kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesini sağlıyor. Vergilendirme ve memleketimizin ilerlemesi anlamında AVM’ler doğru bir yatırım. Pazardaki perakendecilerin sayısı belli. Kayseri’de 130, 180 mağazası olan AVM’ler var. Bunların içinden büyük markalara baktığımızda belki 40-50 marka var. Bu markalar her yeni


açılan AVM’de bulunmak istedikleri için ekonomik yapılarını zedeliyor. Lokasyon iyiyse yani oradan bir ciro çıkarabilecekse bu mantıklı. Ama cirolar birbirine çok yakınsa orada bir gider kalemi daha oluşmuş oluyor. Bu giderleri karşılayacak ciroyu da yapamadıkları için birçok firma bu yüzden zor duruma düşüyor. 2007, 2008’den sonra AVM’ler ve Organize Perakendeciler toparlanmaya başladı. Onun öncesinde birçok marka her açılan AVM’ de bir şube açmak zorunda hissediyordu kendini. Ama şu anda düşünerek adım atıyorlar. Kira pazarlığı yapıyorlar. Hatta bazı iyi markalar yatırım desteği dahi alıyor.

“AVM’ler kayıt dışı ekonominin önüne geçmek için biçilmiş kaftan.”

Online alışveriş ülkemizde çok yeni sayılır. Amerika’da, Avrupa’da çok yaygın. İnsanlar gidip gezerek alışveriş yapmıyorlar. Yemeği dahi internetten sipariş veriyorlar. Online Alışveriş Türkiye’de yeni yeni oturmaya başladı. Bu bir süreç. Bu süreci hep beraber yaşayarak görece-

ğiz. İnternetten yapılan alışverişlerin 3-5 sene sonra iyi bir şekilde oturacağını düşünüyorum. Kira, personel gideri gibi giderler olmadığı için perakende sektörünün bir alternatifi olarak görüyorum. Optimall’in de ilerleyen dönemlerde böyle bir projesi olabilir. Sektörün dinamikleri neyi gerektiriyorsa biz de mutlaka takip ederiz. Özellikle hafta sonları hatırı sayılır bir müşteri hareketi yaşıyoruz. Lokasyonumuz şehrin büyüdüğü noktada. Önümüzdeki yıllarda büyümesini tamamladığında daha da canlanacak bir lokasyon. Bu anlamda Optimal ilerleyen dönemlerde verimliliğini daha da artıracaktır.

YOUNG BUSINESS - 8 | 81


Hüseyin Salih Tolan Kayseri Park Genel Müdürü

1980, İstanbul doğumluyum. Dumlupınar Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdikten sonra perakende sektöründe göreve başladım. En son, kurumsal bir hazır giyim firmasında 5 yıl üst düzey yöneticilik yaptım. 2012 yılı Haziran ayından bu yana ise Kayseri Park Alışveriş ve Yaşam Merkezi Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. Kayseri Park Alışveriş ve Yaşam Merkezi, 1 Haziran 2006 tarihinde Orta Anadolu’nun ve Kayseri’nin ilk alışveriş merkezi olarak 130 mağazasıyla hizmete girdi. Kayseri’de hiç olmayan 30’un üzerinde marka, Kayseri Park’la birlikte şehirde yerini almış oldu. Kayseri Park’tan önce Kayseri halkı tüm alışverişlerini çarşıdan, pazardan ya da cadde mağazalarından yapıyordu. Bu tarz alışveriş noktalarında da şu anda bizim yaptığımız gibi bir kampanyadan ya da bizim verdiğimiz gibi bir hizmetten söz etmek tabi ki mümkün değildi. Kayseri Park’ın faaliyete geçmesi, bulunduğu lokasyonda pek çok alışkanlığı da beraberinde değiştirdi. Başta Kayserililer olmak üzere tüm Orta Anadolu halkı her türlü ihtiyacını karşılayabileceği keyifli, eğlenceli, huzurlu bir ortamda sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir merkeze kavuştu. Bu sayede tüketiciler alışverişlerini, kendi istedikleri saatlerde, temizlik, güvenlik, otopark gibi bütün hizmetlerin profesyonelce verildiği Kayseri Park’tan yapmaya başladı. Bugün alışveriş merkezimizde Kayseri dışından çevre illerden de ziyaretçi ağırlıyoruz. Yeni alışveriş merkezleriyle birlikte organize perakende sektörü de hızla büyüyor. 90’lı yıllarda, lüks görünümleri sebebiyle pahalı oldukları izlenimi verdikleri için tüketici tarafından temkinli olarak tercih edilen Avm’ler, kaliteli ve kurumsal hizmet anlayışlarıyla başta büyükşehirler olmak üzere açıldıkları tüm şehirlerde zamanla cazibe merkezi haline geldiler. Şu anda Türkiye’de 48 ilde 299 aktif AVM mevcut. Sektör 2012 senesini 296 AVM ile kapattı. 2015 yılına kadar 60 ilimiz AVM ile tanışmış olacak. Bugün82 | YOUNG BUSINESS - 8


den itibaren 2015’e kadar 110 AVM açılışı olması öngörülüyor. 2014’de bu sayı 30, 2015 de ise 26 olarak bekleniyor. Bu gelişmelerle 2015 yılında Türkiye’de 409 AVM olacağı düşünülüyor.

“Ne kadar alışveriş merkezi açılırsa açılsın her zaman müşterisini anlayan ve onun istekleri doğrultusunda yenilenen AVM’ler ayakta kalacak.”

Kayseri Park, yönetim birimlerinin yanı sıra, bünyesinde barındırdığı 130 mağazanın personelleriyle birlikte yaklaşık 1200 kişiye istihdam sağlıyor. İstihdama katkı sağlamalarının yanı sıra AVM’ler kayıtlı ekonomiye geçişte de önemli bir nokta. Çünkü AVM’lerde yapılan her türlü alım ve satım kayıt altında. Bu açıdan AVM’ler vergi gelirleriyle de ekonomiye ciddi kaynak yaratıyor. İyi bir lokasyona, marka karmasına ve yönetime sahip olan AVM’lerin perakende sektörüne her zaman fayda sağlayacağına inanıyorum. Ancak açılan her yeni Avm maalesef bu özellikleri taşımıyor. Bulunduğu bölgenin ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap verecek marka karması oluşturamayan, kurumsal bir şekilde yönetilmeyen, sosyal sorumluluk projelerine, etkinliklere ve kampanyalara gerekli önemi vermeyen birçok AVM zamanla önce ziyaretçilerini sonra da kiracılarını kaybederek kapılarını kapatıyor. Bu durum ise yeni AVM’lerde yer alacak yerli ve yabancı

markaların, yatırım yaparken tedirgin olmalarına hatta yatırımdan vazgeçmelerine dahi sebep olabiliyor. E-ticaret gün geçtikçe yaygınlaşıyor, ancak bu durumun alışveriş merkezlerini beklendiği kadar olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum. Çünkü büyük bir kesim, alışveriş yapmanın dışında sevdikleriyle vakit geçirmek ve sosyalleşmek için AVM’leri tercih ediyor. Türkiye’de halen 30’un üzerinde şehirde alışveriş merkezi yok. Yaşadıkları şehirde aradıkları her ürünü bulamayan insanların daha çok ilgi gösterdiği internet alışverişlerinin, AVM’lerin daha da yaygınlaşmasıyla birlikte sadece belirli ürünlerin satışıyla sınırlı kalacağını düşünüyorum. Her zaman sektörün gelişmesinden ve büyümesinden yanayım. Sonuç olarak ne kadar alışveriş merkezi açılırsa açılsın her zaman müşterisini anlayan ve onun istekleri doğrultusunda yenilenen AVM’ler ayakta kalacak. Biz Kayseri’nin ilk alışveriş merkeziyiz ve sadık bir müşteri kitlemiz var. Şehrimizde şuanda dört tane alışveriş merkezi daha olmasına rağmen ziyaretçi sayımız, azalmadığı gibi tam tersine arttı. Ayda 700 bin kişi Kayseri Park’ı ziyaret ediyor. YOUNG BUSINESS - 8 | 83


Mustafa Tatlı İpeksaray Genel Müdürü

Alışveriş merkezimiz 2006 yılında faaliyete başladı. Hem Kayseri’de, hem Türkiye’de, hem de uluslararası platformda bilinen bir yatırımcı olan İpek Mobilya tarafından kuruldu. Sadece alışveriş merkezi olmayıp, aynı zamanda üzerinde dershane, ofis gibi iş ve eğitim alanları bulunmaktadır. Kompleksin toplam kapalı alanı 38 bin metrekaredir. 2007 yılından itibaren alışveriş merkezinin genel müdürlüğünü yapmaktayım. Daha önce profesyonel bir yönetim firması ile çalışıyorduk. Daha iyi bir yönetim sergilemek için yönetimi 6 yıldan beridir İpek grup tecrübesiyle devam ettiriyoruz. Sektör çok hızlı gelişmekte, böyle olması da gerekiyordu. Perakende sektöründe hem istihdam hem vergilendirme hem daha nezih ortamlar olması adına alışveriş merkezleri olmazsa olmaz. Nasıl bakkallar yerini marketlere bırakmakta ise alışveriş merkezleri de artık çağımızın olmazsa olmazı. Alışveriş ve yaşam alanlarının sayıları giderek artıyor, daha da artacak. Bazı kentlerde yeterli doyuma ulaşmış gözükebilir. Göç alan kentlerde yeni gelişme alanları ile birlikte alışveriş merkezleri de gerekebilir. Bunun dışında alışveriş merkezi olmayan illerde yeni yatırımlar gerekecek. Süreç bu şekilde devam edecek. Kompleksimizde mağazalar, ofis, dershane çalışanlarıyla birlikte yaklaşık 600 kişi çalışıyor. Bize bağlı 40’ın üzerinde çalışan var. Çalışanlarımızı başlıca Temizlik, güvenlik, teknik personel, yönetim ekibi, pazarlama, reklam gibi alanlarımızda istihdam ettirmekteyiz. Vergilendirme açısından aslında alışveriş merkezlerinde bütün satılan ürünler kayıt altında. Biz de bu işin kontrolünü yapıyoruz. Zaten bulunan şirketler de belli başlı şirketler. Yani kayıt dışı çalışabilecek firmalar değil. Dolayısıyla ekonomi adına, vergilendirme adına, alışveriş merkezleri kesinlikle olmalı. İstihdam adına da yine aynı şekilde çok artı yönleri var. Alışveriş merkezlerine rağbetin daha da artış göstereceğini düşünüyorum. Artık kentin çok özel caddeleri, sokaklarının dışında birçok konfeksiyon mağa84 | YOUNG BUSINESS - 8

“Perakende sektöründe hem istihdam hem vergilendirme hem daha nezih ortamlar olması adına alışveriş merkezleri olmazsa olmaz.”


zası, küçük mağazalar zamanla yerini komple yaşam alanı olan alışveriş merkezlerine bırakacak. Zaten Kayseri’de görmüş olduğumuz gibi bazı cadde mağazaları kapanmış durumda, bunlar alışveriş merkezlerine kayıyor. Bu daha da artacak. Tabi ki yeterli bir doygunluğa geldikten sonra daha fazlasının da olmaması gerekir. Alışveriş merkezleri de kent için yetebilecek sayıları yaklaşık olarak bellidir. O sayıları çok fazla aşmamak gerekir. Ama halen caddelerde, sokaklarda bir çok konfeksiyon mağazası var. Bunlar zaman içinde yerlerini alışveriş merkezlerine bırakacaklar. Çünkü alışveriş merkezleri konforlu yerler. Gerek güvenlik açısından, gerek temizlik açısından, gerek iklimlendirme açısından, otopark açısından gerçekten yaşam alanları. Çok rahat alışveriş yapılıyor buralarda. Alışverişler internetten her zaman rahatlıkla yapılamıyor. İnsanlar giyimde, ayakkabıda özellikle denemek istiyor, görmek istiyor. İnternetten alım yaptığınız zaman göremiyorsunuz, deneyemiyorsunuz. Tabi ki online alışveriş sektörden belli bir pay alacak, ancak AVM’lerin yerini tutamaz. Merkezimizin online alışveriş sitesinin olması sadece bizim düşüncemize bağlı olmuyor. Firmalarla birlikte çalışarak böyle bir yola girmemiz gerekiyor. Alış-

veriş merkezimizde yer alan bazı mağazaların online satış sitesi bulunuyor. Onlar kendi bünyelerinde bunları devam ettiriyorlar. İpeksaray adı altında bu markaların satışını sağlamak ayrı bir yapılandırma. Onun için derinlemesine çalışmak lazım. Şu an için bu konu ile ilgili bir şey söyleyemeyeceğim. İpeksaray Alışveriş Merkezi, Kayseri’nin alışveriş merkezi anlamında ilk yapısı diyebiliriz. Alışveriş merkezleri kente bir farklılık getirdi. İnsanlar alışveriş merkezinden alışveriş yapmayı zaman içinde tam olarak benimsediler. Önceleri alışveriş merkezlerinde biraz daha yüksek fiyatlı markaların, firmaların olduğu kanaati vardı. Fakat girip görünce; fiyatların daha da uygun olduğu, çok rahat alışveriş yapıldığı, kalitenin olduğu anlaşıldı. Zaman içerisinde açılan alışveriş merkezleri kitleler nispetiyle bizi çok fazla etkilemedi, ilk başlarda yüzde 5 civarında düşüşümüz oldu. Fakat burada müşteri portföyünü belirleyip kendi müşteri portföyüne göre mağazalarını bulunduran, hizmet sunan alışveriş merkezleri sürekli faaliyetlerine devam edecek. İpeksaray Alışveriş Merkezi olarak daha ziyade aile formatlı bir alışveriş merkeziyiz. Ailelerin daha nezih, daha rahat bir şekilde alışveriş yapacağı bir

ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Bünyemizde Vatan Bilgisayar, Makro Market, Marks&Spencer, Sarar, LC Waikiki, Tekin Acar, De Facto, Sabri Özel gibi yaklaşık 50 mağazamızla güzel bir hizmet sunmaya çalışıyoruz. Yukarıdaki kulelerimiz de de dershaneler, banka bölge müdürlükleri var. Bu da binayı mixed use haline getiriyor. Dolayısıyla belirli bir müşteri portföyümüz var. İpeksaray Alışveriş Merkezi çok ulaşılabilir bir noktada. Çünkü bir alışveriş merkezinin erişilebilir bir noktada olması gerekir. Tramvay ve otobüs durağı önümüzde. Yan tarafta Talas ve üniversiteye giden tramvay hattı yapılıyor. O da büyük bir avantaj bizim için. Aynı zamanda yeni dönemde farklı olarak iki büyük mağaza bünyemize katılacak. Bunlardan birincisi 1500 m2’lik alana sahip, beyaz eşyanın, zücaciyenin hemen hemen her çeşidinin bulunduğu büyük markaların olduğu Hilal Mağazası. Büyük bir çeyiz mağazası olacak. Bir ikincisi de Sinema Onay firması. Yine farklılık olsun, ailelere yönelik etkinlik ve eğlence alanlarımız artsın istiyoruz. Biliyorsunuz 23 yıldan beri Sinema Onay firması Kayseri’de yılların sinemacısı. Şu anda alışveriş merkezimizde faaliyetlerine başladılar. 7 salonlu bir Sinema firmasını da bünyemize katarak İpeksaray çatısını daha da güçlendiriyoruz. YOUNG BUSINESS - 8 | 85


ANALİZ

YAZARLARDAN EKONOMİ ANALİZİ

86 | YOUNG BUSINESS - 8

Yaşar Erdinç

İsmail Kökbulut

Erhan Afyoncu

Ünsal Ban

Altında Şok Düşüş Sonrası

İncelemeye Başlama Tutanağının Önemi

Anayurdumuz Moğolistan Oldu

Artan Para Girişi, Güzel Ama Dikkat!..


Yaşar Erdinç

Altında Şok Düşüş Sonrası “Altında günlük alım-satım hareketlerinden kaçınılmalı ve FX piyasalarında işlem yaparken çok dikkatli olunmalıdır.”

Piyasalarda oldukça ilginç gelişmeler yaşandı. Özellikle de mal (emtia) piyasalarında altındaki şok düşüş tüm dünyanın dikkatindeydi. Önceki cuma günü altın gerilemeye başlamıştı. Geçen hafta pazartesi sabahı tüm dünyada yankı uyandıran düşüşün ilk hamlesi gerçekleşti ve altın geçen pazartesi günü ons başına 1368 dolar seviyesinden kapandı. Altın niçin düştü? Bundan sonra yeniden yükselişe geçer mi? Önce altının düşüş sebeplerine bakalım. Görünen ilk sebep, Güney Kıbrıs Merkez Bankası’nın altın satışıydı. Fakat bu haber altının düşüşünden 1 hafta önce biliniyordu ve satılacak altın miktarı sadece 400 milyon dolar seviyesindeydi. Draghi’nin açıklamaları Fakat asıl kötü etki, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin yaptığı açıklamaydı. Draghi, altın satma kararının G. Kıbrıs Merkez Bankası’na ait olduğunu ve kendilerinden bir izin alınmasına gerek olmadığını belirtti. Bu açıklama bir anda piyasalarda “Eyvah ya zor durumda olan diğer Avrupa ülkelerinin Merkez

Bankaları da altın satmaya kalkarsa” endişesine yol açtı. İspanya, İtalya vePortekiz’in kasalarında toplam 198 milyar dolar altın var. Belki de altının düşüşünü tetikleyen en önemli etkinin bu beklenti olduğunu söyleyebiliriz. Altının grafiğine baktığınızda son üç yılda üç defa test edilen ama aşağı geçilmeyen seviyenin, 1525 dolarda bulunduğunu görüyoruz. Bu seviye aşağı geçildiği anda zararına satış emri vermiş olan yatırımcıların panik satışlarıyla geri çekilmenin çok sertleştiği görülüyor. Dolayısıyla ikinci önemli etki teknik sebeplerden ve panikten kaynaklanıyor. Çin’deki büyüme Üçüncü bir unsur olarak Çin ekonomisinin büyümesinde daralma olması ve geçen pazar günü Çin’in ilk çeyrek büyüme rakamlarının yüzde 8 beklenirken yüzde 7.7 gelmesi altını olumsuz etkiledi. Tarihsel olarak, altını yukarı iten iki önemli sebep var. Savaş ve enflasyon. Tarihte ne zaman, tüm dünyayı içine alacak bir savaş olasılığı ortaya çıkmışsa altın çok değer kazanmış ya da küresel enflasyonun artması, altını güvenli liman haline getirmiş. Örneğin 1980’lerde ABD’de enflasyon yüzde 15’lere yaklaştığı sıra-

larda da altın bugünküne benzer sert yükselişler yapmıştı. Özellikle Çin’den gelen büyüme verisi, altına yatırım yapan ve gelecekteki enflasyondan kendini korumaya çalışan yatırımcının bu beklentisinin ertelenmesine neden oldu. Sert hareketler olacak Altın bundan sonra yine yükseliş trendine girecektir. Fakat bu lok depremin ardından aşağı ve yukarı yönde sert hareketler olmaya devam edecektir. Fakat 1320 doların altındaki bir fiyatın (78 TL) görülmesi olasılığı düştü. Belki de bir ay boyunca 1320-1450 dolar arasında dalgalanır ve dibini teyit eder. Enflasyon olasılığı arttığında altın yeniden yükselecektir. Ama resesyon (durgunluk) olasılığı arttığında altının yükselişi engellenecektir. Şu an görünürde enflasyon riski az olduğundan bir dönem daha zayıf kalmaya devam edebilir. Altında günlük alım-satım hareketlerinden kaçınılmalı ve FX piyasalarında işlem yaparken çok dikkatli olunmalıdır. ***

YOUNG BUSINESS - 8 | 87


İsmail Kökbulut

İncelemeye Başlama Tutanağının Önemi “Vergi inceleme elemanının, “incelemeye başlama tutanağı” düzenlemediği ya da hukuken geçersiz bir tutanak düzenlediği durumlarda hukuki anlamda bir vergi incelemesi başlamamıştır.”

Düzenlemeler arasında en çok dikkati çekenler ise; incelemelere süre sınırlaması getirilmesi, incelemeye başlama aşamasının tutanakla tespit edilmesi ve düzenlenen inceleme raporlarının rapor değerlendirme komisyonlarının onayından geçmesinin zorunlu hale getirilmesi oldu. Sistem nasıl işliyordu? 6009 Sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeler “mükellef haklarının korunması” bakımından büyük bir önem arz etmekte. Zira getirilen yeni kurallar; vergi incelemesinin vergi mevzuatına uygun şekilde yürütülmesi, öngörülebilir bir süre içinde tamamlanması ve incelemelerde yöntem ve uygulama birliği sağlanmasına yönelik. Daha önce, vergi incelemesine alınan mükellef; “Beni niçin çağırdınız, hangi konuları inceleyeceksiniz, inceleme ne kadar süre içinde biter” gibi sorular soramaz, sorsa da çoğu zaman tam bir cevap alamazdı. Vergi incelemesi yıllarca sürebilirdi. İncelemeye başlama tutanağı Vergi Usul Kanunu’nun “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140. maddesinin (1) numaralı bendinde, vergi incelemesine başlama aşamasında, bir tutanak alınması zorunlu kılınmış durumda. Buna göre; inceleme elemanınca, vergi incelemesine başlanıldığı hususunun bir tutanağa bağlanarak bir örneğinin nezdinde vergi incelemesi yapılana verilmesi, ayrıca tutanağın bir örneği88 | YOUNG BUSINESS - 8

nin bağlı bulunulan birime (ilgili grup başkanlığına), diğer örneğinin de mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine gönderilmesi zaruri. Neden gereklidir? Çağdaş vergi uygulamalarında mükellef hakları, vergi idarelerinin önem verdiği konuların başında gelmekte. Vergi incelemelerinin gerçekleştirilmesinde; vergi incelemesine başlanılma tarihinin açık olarak belirlenmesi, incelemenin vergi mevzuatına uygun şekilde yürütülmesi ve öngörülebilir bir süre içinde tamamlanması mükellef haklarının vazgeçilmez unsurlarından. Yasal bir zorunluluktur İlgili kanun maddesi (VUK md. 140) ve gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, vergi incelemesine başlama aşamasında, incelemeye başlama tutanağı düzenlenmesi yasal bir zorunluluk. VUK’un 140/1. maddesinin ilk bendi; vergi incelemesi yapanlara; işe, yani incelemeye başlamadan önce, incelemeye tabi olana inceleme konusunu açık olarak izah etme yükümlülüğü getirmiş durumda. Diğer taraftan, Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesine göre de vergi incelemesine, incelemeye tabi olan nezdinde düzenlenecek “incelemeye başlama tutanağı” ile başlanması ve incelemeye başlama tarihi olarak da mükellefin tutanağı imzaladığı tarihin esas alınması zorunlu.

Mükellefin çağırılması... İnceleme elemanının, incelemeye başlama tutanağı düzenleyebilmesi için; yazıyla mükellefi “incelemeye başlama tutanağı düzenlemeye davet” etmesi gerekir. Davet yazısında mükellefe ya da incelenecek kişiye; gün, saat ve yer belirtilmek suretiyle, “en az 15 gün süre” verilmesi gerekir. Düzenlenmemenin sonuçları Mükellefe gönderilen çağrı yazısında “incelemeye başlama tutanağı” düzenleneceğinin belirtilmemesi ya da 15 günden az (örneğin 3 gün) süre verilmesi halinde, yapılan davet hukuken geçersiz kabul edilmelidir. İncelemeye başlama tutanağı, vergi incelemesi sürecinin “olmazsa olmaz” bir unsuru. Vergi inceleme elemanının, “incelemeye başlama tutanağı” düzenlemediği ya da hukuken geçersiz bir tutanak düzenlediği durumlarda hukuki anlamda bir vergi incelemesi başlamamıştır. İncelemeye başlama tutanağı yoksa hukuken başlamış bir vergi incelemesi de yoktur. Başlamayan bir incelemeyle ilgili olarak düzenlenen vergi inceleme raporu da geçersizdir. Her şeye rağmen böyle bir rapor düzenlenmesi ve bu rapora istinaden vergi/ ceza ihbarnamesi düzenlenmesi durumunda, yapılan vergilendirme ve ceza kesme işleminin yargı mercilerince iptal edilmesi muhtemeldir. ***


Anayurdumuz Moğolistan Oldu Erhan Afyoncu

Türk adının ilk defa geçtiği Orhun Kitabeleri’nin de bulunduğu anayurdumuz bugün Moğolistan diye anılıyor. Bölgede Türk nüfusu bugün oldukça azalsa da Türk tarihinin en önemli dönemleri o topraklarda cereyan etmiştir.

Türk adının ilk defa geçtiği Orhun Kitabeleri’nin de bulunduğu anayurdumuz bugün Moğolistan diye anılıyor. Bölgede Türk nüfusu bugün oldukça azalsa da Türk tarihinin en önemli dönemleri o topraklarda cereyan etmiştir. Türkler ve Moğollar Hunlar, Milattan Önce 200’lü yıllarda bir Proto-Moğol kabilesi olan Yüeçiler’i mağlup ederek Batı’ya sürmüşlerdi. 155 yılında ise bir başka Proto-Moğol kabilesi olan Siyenpiler, bu sefer Hunlar’ı mağlup ederek Orhun bölgesinde hâkimiyeti ele geçirdiler. Türklerle Moğollar arasındaki mücadele Göktürkler devrinde de devam etti. Cengiz Han tarih sahnesine çıkana kadar üstünlük çoğunlukla Türklerin elindeydi. 13. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Cengiz Han, Moğol kabilelerinden sonra çevredeki diğer bozkır milletlerini de hâkimiyetine almaya başlamış, Kırgızlar, Karluklar, Uygurlar, Hıtaylar ona bağlılıklarını arz etmişlerdi. Cengiz Han, Moğol adını taşıyan bir kabileden geldiği için bu isim aynı dili konuşan diğer boyları da içine aldı ve Cengiz Han’la birlikte Moğollar tarih sahnesine bir millet olarak çıktılar. Cengiz Han, 1219’da yerleşik bir Türk devleti olan Harezmşahlar’ın üzerine yürüdü. Bu devletin Semerkant, Buhara, Nişabur, Otrar, Herat, Gürgenç, Merv gibi şehirlerini ele geçirip, bir milyondan fazla insanı katletti. Moğollar bazı şehirlerde insanların yanı sıra kedi ve köpekleri bile öldürdüler. Cengiz’den kaçan Harezm Türklerinin bir kısmı Anadolu’ya kadar gelmişlerdir. Moğol işgali Maveraünnehir bölgesinde Türklerin yaşadığı şehirler, Moğollar tarafından tahrip edildi ve milyonlarca Türk öldürüldü. Milyonlarca Türk ise Batı’ya göç ederek canını kurtardı. Bu bölgedeki yer altı su-

lama kanallarına varıncaya kadar her şey Moğollar tarafından yıkıldı, yakıldı. Moğolları durdurmayı sadece Mısır ve Suriye’de hüküm süren bir Türk devleti olan Memlükler başardı. Kalavun ve Baybars, Aynicalut Savaşı’nda (1260) Moğol kuvvetlerini mağlup ederek Mısır üzerine ilerlemelerini engellediler. Ancak daha önce aynı başarıyı gösteremeyen Türkiye Selçuklu Devleti, Kösedağ Savaşı’nı (1243) kaybettikten sonra İlhanlı Devleti’nin hâkimiyeti altına girdi ve Anadolu, Moğollar tarafından işgal edildi. Maveraünnehir bölgesinde olduğu gibi Anadolu’da da yerleşik hayata geçmiş Türkler büyük bir darbe yedi. Türklerde şehir hayatının gelişimi durdu. Moğolistan Moğolların, Türk tarihine en büyük tesiri ise Türk boylarının gördükleri baskı sonucu anayurtları Orhun bölgesinden ayrılıp önce Maveraünnehir sonra da Kafkasya, İran ve Anadolu’ya gelmeleridir. Moğollar Türkleri Anadolu’da da rahat bırakmadılar, Kösedağ’dan sonra Orta Anadolu’daki Türkmenler Batı’ya doğru sürüldü ve yerlerine Moğol aşiretleri yerleşti. Ancak bu durum Türk tarihinin gelişimine önemli bir etki yaparak, Batı Anadolu’nun Türkleşmesine ve Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesine çıkmasına sebep oldu. Tarihin garip bir cilvesi Türklerin anayurdunun bugün Moğolistan olarak anılmasıdır. Moğollar’ın anayurdu Mançurya ile Baykal gölü etrafındaydı. Ancak daha sonra Moğollar, Batı’ya doğru yayılarak Türklerin anayurdunu ele geçirip, oraya yerleştiler. Bugün burası Moğolistan olarak anılmaktadır. Türk tarihinin ilk yazılı anıtları olan Göktürk Kitabeleri bile bugün Moğolistan’dadır. Moğollar Türk müdür? Deguignes, Zeki Velidi Togan gibi bazı tarihçiler Türkler ile Moğolların kardeş kavim olduğunu ve aynı ırkın iki esas kütlesini oluşturduklarını ileri sürerler.

Togan, Cengiz’in Türk kökenli olduğunu da iddia eder. Bu görüşe en sert tepki tarihçi İbrahim Kafesoğlu’ndan gelmiştir. Kafesoğlu’na göre her iki milletin belirli bir tarihten sonra, aynı coğrafyada faaliyet göstermeleri ve atlı göçebe kültüre mensup olmaları sebebiyle kültürel ve sosyal benzerlikleri bulunmaktadır. Ancak her iki ırkın fiziksel görünüşleri ve dilleri farklıdır. Kafesoğlu, Cengiz Han’ın da Türk kökenli olmadığını, ırken Moğol olduğunu ortaya çıkarmıştır. Moğollar ve Cengiz Han, Türk değillerdir. Yabancı misafirlerimizi yeniçerilerle karşılayalım Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın yurtdışı gezilerde, gittikleri ülkelerin devlet başkanları tarafından karşılanmalarına dikkat edin. Fransa’dan İsveç’e, Bulgaristan’dan İngiltere’ye, Yunanistan’dan Moğolistan’a kadar her ülke karşılamayı tarihi üniformaları giymiş askerlerle yapıyor. En son Moğolistan ziyaretinde Başbakanımızı Moğollar Cengiz Han döneminden kalma kıyafetlerle ve süvari birlikleriyle karşıladılar. Bırakın kıyafetleri atlar bile Cengiz Han döneminde kullanılan atlardı. Üstelik bugünkü Moğolistan’ın Komünizm yüzünden birçok konuda gelenekleri yıpranmıştır. Ancak buna rağmen 3 milyonluk Moğolistan bile tarihi değerlerini korumaya gayret ediyor. Her zaman tarihimizle övünürüz ama karşıladığımız yabancı misafirlere bunu göstermeyiz. Bu uygulamayı biz niçin yapmıyoruz? Cumhurbaşkanımızı ve Başbakanımızı ziyaret eden yabancı siyasileri dünya tarihine damgasını vurmuş yeniçerilerle, akıncılarla, sipahilerle niçin karşılamıyoruz? *** YOUNG BUSINESS - 8 | 89


Ünsal Ban

Artan Para Girişi, Güzel Ama Dikkat!.. Uzun süre direndiler, haksızlık ettiler... Hep birlikte bastırdık, nihayet biraz olsun yola geldiler.

Uzun süre direndiler, haksızlık ettiler... Hep birlikte bastırdık, nihayet biraz olsun yola geldiler. Şu kredi derecelendirme kuruluşları... Malûm; Fitch adlı kuruluş, Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çıkarttı. Haksızlık hâlâ devam ediyor, Türkiye’nin hakkı çok daha yukarıları ama bu bile para girişini hızlandırmaya yetti. Zamanlama iyi; dünyada önemli bir likidite bolluğunun olduğu ve bu likiditenin gidecek yer aradığı bir dönemde kredi notumuzun yükseltilmesi hem ülkemiz için hem de ülkemize yatırım yapma konusunda çekimser kalan yatırım fonları için büyük fırsatlar sunuyor. Bu fırsatlar da değerlendiriliyor. Rakamlar ortada:Kredi notumuzun yatırım yapılabilir seviye olan BBB-’ye çıkartılmasından bu yana 15,4 milyar dolara ulaşan kısa vadeli sermaye girişi oldu.

vb. risklerden dolayı bu özelliklerini kaybetti. Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelere ilişkin risk algılaması bu şekilde olunca da, devreye güçlü ekonomisi ve istikrarlı siyasal yapısı ile Türkiye girdi. Türkiye’ye verilen BBB- kredi notunun hak ettiğimiz seviyeden çok düşük olduğunu görsek de piyasa oyuncularının verdiği notların en iyi göstergelerinden biri olan CDS primlerimizin, birçok Avrupa ülkesinin primlerine kıyasla çok daha iyi durumda olduğu ortada. Kredi notumuzun yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilmesini ve sonrasında hız kazanan para girişini, ekonomi yönetiminin başarısı olarak kabul etmek gerekiyor. Unutmadan ifade edelim; Türkiye yatırım yapılabilir seviye olan BBB- notunu ilk defa almıyor. BBB-’yi en son 1994 yılında almıştık ama ülkemiz o günlerde ekonomik ve siyasi kargaşa içindeydi.

Dönemsel kıyaslama yapacak olursak, artış yüzde 100’ün üzerinde.

Bundan dolayı da not artışının meyvelerini toplayamamıştık.

Bu artışa bağlı olarak da hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi stoklarının 74 ve 65,2 milyar dolar seviyelerine ulaşmış olması, ülkemize olan ilginin ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Şimdi ise, istikrar var, güven var. Meyveler de gördüğünüz gibi tıkır tıkır toplanıyor!..

Eski limanlar artık güvenli değil

Son dönemde yaşanan olumlu gelişmeler ışığında kredi notumuzdaki artışların devam edeceğini düşünüyoruz.

Avrupa’nın en üst seviyeden kredi notuna sahip birçok ülkesi finansal, siyasal, 90 | YOUNG BUSINESS - 8

Not artışları devam edecek...

Nitekim geçen sene aldığı yanlış kararlarla çokça eleştirdiğimiz S&P, geçtiğimiz haftalarda kredi notumuzu yatırım yapılabilir seviyenin bir alt kademesi olan BB+’ya yükseltti. Diğer taraftan sıfırcı hoca olarak ün salan Moody’s de son dönemdeki ekonomik ve siyasal gelişmelerin devam etmesi halinde, Türkiye’nin kredi notunun kısa süre sonra “daha da” yükseltileceğini ifade etti. Moody’s tarafından yapılması beklenen ikinci bir not artırımıyla para girişindeki artışın ciddi boyutlara ulaşacağı ortada. Bu durum, kredi faizlerinin düşmesini, iç pazarı canlanmasını sağlar... Bununla birlikte, kurdaki oynaklığa da dikkat etmek şart!.. Artan para girişine bağlı olarak döviz fiyatlarındaki gevşeme eğiliminin engellenmesi, ihracat ve ithalat seviyelerimiz ile cari dengemiz açısından büyük önem taşıyor!.. Bu uyarıyla bitirmiş olalım!.. ***


YOUNG BUSINESS - 8 | 91


TREND

İŞ HAYATINDA TERCİH EDİLEN

IPHONE APPS UYGULAMALARI II

92 | YOUNG BUSINESS - 8


Binlerce uygulaması bulunan iPhone Apps’in iş hayatında kolaylık sağlayan uygulamalarının dikkat çeken ikinci serisi sizlerle. İş hayatının yoğun temposunu biraz hafifletip işlerinize daha kolay adapte olmak istiyorsanız Iphone Apps’ in birbirinden farklı uygulamaları bu konuda size yardımcı oluyor. 1) Awesome Note: Oldukça kullanışlı ve gelişmiş bir uygulama. Sadece not almanızı değil, o notları kendi içinde kategorilere ayırıp saklamanızı, yapılacaklar listesi hazırlamanızı, özel şifrelerinizi saklamanızı sağlıyor. Notlara fotoğraf, çizim ve harita da eklenebiliyor. En önemli özelliği ise notlarınızı Google hesabınıza da saklayarak yedeklemesi. 2) Wunderlist : Wunderlist ikinci versiyonu ile çok daha başarılı ve kullanıcı dostu bir yapıya bürünmüş. Masaüstü versiyonu da olan bu uygulama, günlük yapılacaklar listesini size hatırlatmada oldukça başarılı. Kolay kullanıcı arayüzü ile günlük planlamanızı organize etmede oldukça başarılı olacak. 3) Sync. Me: Telefon rehberinde en büyük sıkıntı, özellikle telefonunuzu yeni aldıysanız bütün numaraları iPhone’ununuza kaydetmek oluyor. Kaydetseniz bile herkesin fotoğraflarını tanımlamak uzun bir uğraş gerektiriyor. Sync.Me facebook hesabınızı kullanarak arkadaşlarınızı iPhone rehberinize ekliyor, eklerken de fotoğraflarını da rehberinize ekliyor. 4) Need To Bounce: Bu organize olmanıza yardım edecek en sofistike aplikasyonlardan biri. Eğer çokça randevunuz varsa, zamanında orada olmak için kaçta çıkmanız gerektiğini kestiremiyor olabilirsiniz. Bu aplikasyon, kişisel takviminizle senkronize olarak çalışır ve size son trafik durumları ile varmanız gereken nokta için haritaları gösterir ve tahmini varış sürenizi de hesaplar. 5) Pocket: Hayatınızı düzenleyecek düşünceli, akıllı küçük aplikasyonlardan biri de Pocket. İnternette dolaşırken bulduğunuz bir makaleyi daha sonra okumanız için saklıyor. Bir anda ilginizi çekebildiği halde zamanınız olmadığı için atladığınız onca yazıyı düşünün. Artık hepsini bir arada toplayabilir ve

Teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte iş hayatı da telefonlardan yönetilmeye başlandı. Günümüzde çok sayıda uygulaması bulunan iPhone Apps ile düzenli, sistemli ve iletişim halinde çalışmak mümkün. Daha fazla uygulama hakkında bilgi almak için Kayseripark Mia Apple yetkilisine danışın. ilk fırsatta geri dönüp, tadını çıkarabilirsiniz. 6) HomeBudget: Finans ve hesap uygulaması olan Homebudget ile banka hesaplarınızı, harcamalarınızı, kredi kartı harcamalarını, bütçeniz ve gelirlerinizi kaydedip aylık periyotlarda bütçeniz ve gelir dağılımınızı görebildiğiniz gibi kişilere yapacağınız harcamalar ve faturalarınızı da belirleyip, harcamalarınızın planını çıkartabilirsiniz. HomeBudget uygulamasının ücretsiz bir sürümü var; fakat bu sürümde limitli bir harcama planı çıkartabiliyorsunuz. 7) Keynote: iPad, iPhone ve iPod touch’ınızda mükemmel sunumlar oluşturmayı, göndermeyi ve paylaşmayı kolay hale getirir. Sunumlarınıza tat katmak için yeni slayt geçişlerini kullanın. iCloud sayesinde, Keynote dosyalarınıza tüm aygıtlarınızdan erişin. Tüm bunları yaparken, Retina ekranın her slaydı nasıl mükemmel bir görünüme kavuşturduğuna kendi gözlerinizle şahit olun. 8)Numbers: iPad, iPhone ve iPod touch için Numbers, hesap tabloları tasarlamanıza ve neredeyse her şeyi planlamanıza, düzenlemenize ve analiz etmenize olanak sağlar. Kullandığınız

aygıttan bağımsız olarak iCloud, tüm hesap tablolarınızın, aygıtlarınızın tümünde otomatik olarak güncel olmasını sağlar. Retina ekran, her grafik ve tablonun ekrandan fırlayacak kadar mükemmel görünmesini sağlar. 9) A!: Konum tabanlı alarm ve hatırlatma uygulaması olan A!, yapmanız gereken şeyleri, yapmanız gereken yerde size hatırlatarak “unutmaya son!” diyor. Bu uygulama ile haritada belirli bir nokta seçiyor, o nokta için alarm kuruyorsunuz. Seçtiğiniz noktaya gelmeden, belirleyeceğiniz 50 ile 3000 metre arası bir mesafe kala alarm çalıyor ve böylece hiçbir şeyi unutmuyorsunuz. Oldukça işe yarar bir uygulama olan A!’yı iPhone kullanıcıları App Store’dan ücretsiz olarak indirebilirler. 10) Banjo: Sosyal ağlar üzerinden gerçek zamanlı olarak, gerçek insanlara bağlanmanızı sağlayan bir uygulama. Lokasyon özellikli servislerin verilerinden faydalanarak, çevrenizde neler olup bittiğini görebilmenize imkân tanıyan Banjo ile etrafınızdaki sosyal ağ kullanıcılarını bulabiliyor, check-in taraması yaparak çevrenizdeki yeni yerleri keşfedebiliyorsunuz. YOUNG BUSINESS - 8 | 93


GESİAD’ dan Üyelerine Kurumsal Destek GESİAD, üyelerinin ortak genel giderlerini azaltmak ve işletme bütçelerine katkı sağlamak için oluşturduğu “ Kurumsal Destek ” Projesi indirim anlaşmalarının detayları şu şekilde;

SABİT TELEFON İNDİRİMİ GESİAD olarak üyelerimizin ortak genel giderlerini azaltmak ve işletme bütçelerine katkı sağlamak için oluşturulan “Kurumsal Destek” Projesinin Sabit Telefon indirim anlaşması MİLLENİCOM ile yapılmıştır. Mevcut sabit hattınızdan Millenicom’a geçişte hiçbir teknik çalışma yapılmamaktadır. İstenildiği takdirde Sabit hat tüm faturalarınız Millenicom’dan gelebilmektedir. İstenildiği takdirde şartsız başka bir şirkete geçiş hakkı bulunmaktadır. Taahhüt yoktur. Konuşmalarda Türk Telekom altyapısı kullanılmaktadır. GESİAD Üyelik Aidatı Borcu bulunanlar (2011 ve 2012) bu indirimden yararlanamayacaklardır. Bu indirim tarifesi sadece GESİAD üyelerine özel olarak hazırlanmıştır. GESİAD Üyelerine %74’e Varan Sabit Telefon İndiriminden yararlanmak için Başvurular:

94 | YOUNG BUSINESS - 7

Fahri GÜVENİLİR (Kurumsal Destek Koordinatörü) 0530 211 69 93 kd@kayseriGESİAD.org Detaylı Bilgiler mail adresinize gönderilmiştir. Aramayönü MİLENİCOM Kontör Atım Aralığı Mevcut Operator Kontör Atım Aralığı Tasarruf Şehiriçi 0.0385 30 Saniye 0.0662 1 Dakika %42 Şehirdışı 0.0385 30 Saniye 0.0789 1 Dakika %51 Cep Telefonu 0.0733 15 Saniye 0.2782 20 Saniye %74 OPET AKARYAKIT AKARYAKIT İNDİRİMİ GESİAD olarak üyelerimizin ortak genel giderlerini azaltmak ve işletme bütçelerine katkı sağlamak için oluşturulan “Kurumsal Destek” Projesinin ilk anlaşması OPET’le yapılmıştır. OPET’TEN GESİAD Üyelerine Yüzde 6 Özel İndirim! İndirim oranının uygunluğu, Kayseri ve Türkiye geneli istasyon yaygınlığı, yakıt pompa fiyatı ve Kurumsal Destek tec-

rübesi kriterleri dikkate alınarak OPET tercih edilmiştir. Bu kapsamda GESİAD Üyelerimize Tüm Türkiye Geneli OPET İstasyonlarında her türlü benzin ve motorin yakıt alışverişlerinde Yüzde 6 oranında İNDİRİM uygulanacaktır. Üyelerimizle bu indirimden faydalanabilmeleri için indirimli akaryakıt sözleşmesi imzalanacaktır. Üyelerimizin araçlarına takılacak OPET/OTOBİL cihazı sayesinde Tüm Türkiye’deki istasyonlardan herhangi bir ödeme yapmadan, araçtan dahi inmeden akaryakıtlarını alabileceklerdir. Sisteme dahil olan üyelere ayın 15. ve 30. gününde olmak üzere 2 fatura kesilecektir. Bahsi geçen indirim Yüzde 6 fatura altı iskonto olarak düşülecektir. Ödeme Şekli: 1. Teminat Mektubu Yoluyla: Üyelerimiz aylık tüketimlerinin yüzde 50 fazlası Teminat Mektubu verdikleri takdirde, takip eden ayın 5. Gününde kredi kartıyla ödeme yapabileceklerdir. 2. DBS Sistemi Yoluyla: GESİAD üyelerinin bir bankada açacağı DBS’li hesaptan 1 aylık fatura bedeli sonraki ayın 15’ne kadar UZALTAŞ tarafından tahsil edilecektir. (KUVEYTTURK-GARANTİ-AKBANK-FİNANSBANK-İŞBANK-YKBBANKASYA)


3. Ön Ödeme Yoluyla: Kredi Kartlarından ön ödeme yaparak indirimli yakıt alınabilecektir. Başvuru Süreci ve Kurallar: 1. GESİAD Üyeliği ve Aidat Borçları: İndirimden faydalanacak araç sahiplerinin GESİAD üyesi olması ve 2011 yılı dâhil önceki yıllardan üyelik giriş/aidat borcu bulunmaması gerekmektedir. 2. Başvuru Formu: İndirimden faydalanmak isteyen üyelerimiz olarak Başvuru Formu’nu doldurarak derneğimize fakslayacaklardır. 3. Sözleşme Görüşmesi: İndirimden faydalanacak şartlara sahip üyelerimizle OPET Yetkilileri ve Derneğimiz Kurumsal Destek Koordinatörü Fahri Güvenilir sözleşme görüşmesi yapacaklardır. 4. Otobil Sistemine Geçilmesi: Sözleşme imzalandıktan sonra indirim uygulanacak araçlara otobil cihazı OPET yetkili servisi tarafından ücretsiz olarak takılacaktır. OPET / OTOBİL Sisteminin Faydaları: Otobil sistemi sayesinde istasyonlardan alınmayan, kaybolan, silinen yazar kasa fişleri ve muhasebede işlenememesi gibi KDV kaybı gibi hataların önü-

ne geçilmiş olacaktır. Otobil sisteminde akaryakıt alındığında herhangi bir kaçak olmayacağından kötü niyetin önüne geçilmiş olacaktır. www.opet.com.tr adresinden alışverişinizi verilecek olan şifre sayesinde online olarak görülecek ve araç bazında günlük aylık TL yada litre cinsinden limit verebileceksiniz. İndirimden yararlanmak için mail adresinize gönderilen Başvuru Formu’nu derneğimize e-mail veya faks yoluyla ulaştırmanız gerekmektedir. Başvuru Formunu doldurduktan sonra GESİAD@ kayseriGESİAD.org adresine mail olarak gönderebilir, 0352 438 09 69’a fakslayabilirsiniz. Bilgi ve İletişim: Fahri Güvenilir / Kurumsal Destek Koordinatörü 0.530 211 69 93GESİAD 438 14 14 Dahili: 17 BPM ULUSLARARASI PROJE YÖNETİMİ ANLAŞMASI GESİAD olarak üyelerimizin ortak genel giderlerini azaltmak ve işletme bütçelerine katkı sağlamak için oluşturulan `Kurumsal Destek´ Projesinin Danışmanlık anlaşması BPM Uluslararası Proje Yönetimi Danışmanlık ve Ticaret A.Ş ile yapılmıştır.

GESİAD Üyelerine %20 indirimin gerçekleşeceği ve BPM Uluslararası Proje Yönetimi Danışmanlık ve Ticaret A.Ş tarafından sunulacak hizmetler şunlardır: Kalkınma Ajansı Projeleri KOSGEB Kobi Projeleri KOSGEB Kobi AR-GE Projeleri KOSGEB İşbirliği-Güçbirliği Projeleri.

KOLCUOĞLU RESTORANT İNDİRİMİ GESİAD olarak üyelerimizin ortak genel giderlerini azaltmak ve işletme bütçelerine katkı sağlamak için oluşturulan `Kurumsal Destek´ Projesinin Restorant anlaşması Kolcuoğlu Restorant ile yapılmıştır. GESİAD Üyelerine %20 indirim yapacak olan Kolcuoğlu Restorant´ın anlaşması 19 Ağustos 2012 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bireysel kullanımda GESİAD VIP ve AİLE Kart kullanılarak %20 indirim alınacaktır. Kurumsal kullanımlarda ise şirket adına cari hesap açılacaktır. %20 indirim alınacaktır ve 3 aylık çek kabul edilebilecektir.

YOUNG BUSINESS - 7 | 95


İHRACAT RAPORU SEKTÖREL BAZDA NİSAN 2013 İHRACAT RAKAMLARI 1000$

SEKTÖREL BAZDA MART 2013 İHRACAT RAKAMLARI 1000$

SEKTÖREL BAZDA HAZİRAN 2013 İHRACAT RAKAMLARI 1000$

SEKTÖRLER

2012

2013

SEKTÖRLER

2012

2013

SEKTÖRLER

2012

2013

I. TARIM

1.491.195

1.695.327

I. TARIM

1.656.416

1.731.572

I. TARIM

1.533.587

1.625.063

1.070.299

1.177.885

A. BİTKİSEL ÜRÜNLER

1.179.260

1.221.912

1.128.436

1.160.528

479.204

523.464

Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mam.

525.592

536.481

Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mam.

496.619

476.371

A. BİTKİSEL ÜRÜNLER Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mam.

A. BİTKİSEL ÜRÜNLER

Yaş Meyve ve Sebze

159.171

160.608

Yaş Meyve ve Sebze

193.156

172.986

Yaş Meyve ve Sebze

178.536

182.096

Meyve Sebze Mamulleri

88.710

101.309

Meyve Sebze Mamulleri

102.385

95.988

Meyve Sebze Mamulleri

90.908

94.470

Kuru Meyve ve Mamulleri

95.619

104.738

Kuru Meyve ve Mamulleri

106.466

114.719

Kuru Meyve ve Mamulleri

96.524

110.014

Fındık ve Mamulleri

132.710

134.089

Fındık ve Mamulleri

135.676

136.213

Fındık ve Mamulleri

143.215

134.945

Zeytin ve Zeytinyağı

15.904

38.471

Zeytin ve Zeytinyağı

19.214

62.528

Zeytin ve Zeytinyağı

15.339

52.538

Tütün ve Mamulleri

88.476

104.726

Tütün ve Mamulleri

86.359

93.740

Tütün ve Mamulleri

100.558

101.107

Süs Bitkileri

10.506

10.480

Süs Bitkileri

10.413

9.257

Süs Bitkileri

6.737

8.985

B. HAYVANSAL ÜRÜNLER

114.273

154.980

B. HAYVANSAL ÜRÜNLER

146.893

146.496

B. HAYVANSAL ÜRÜNLER

110.684

149.838

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller

114.273

154.980

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller

146.893

146.496

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller

110.684

149.838

C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ

306.622

362.462

C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ

330.263

363.165

C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ

294.467

314.698

Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri

306.622

362.462

Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri

330.263

363.165

Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri

294.467

314.698

II. SANAYİ

9.503.127

9.771.819

II. SANAYİ

10.555.959

10.448.337

II. SANAYİ

9.278.233

9.664.130

A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER

936.266

1.039.670

A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER

1.038.946

1.063.068

A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER

887.365

945.486

Tekstil ve Hammaddeleri

645.851

703.306

Tekstil ve Hammaddeleri

722.337

737.151

Tekstil ve Hammaddeleri

634.984

652.337

Deri ve Deri Mamulleri

122.704

145.800

Deri ve Deri Mamulleri

150.167

154.617

Deri ve Deri Mamulleri

103.608

130.909

Halı

167.710

190.564

Halı

166.442

171.300

Halı

148.773

162.239

B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM.

1.482.167

1.432.648

B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM.

1.641.918

1.463.449

B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM.

1.387.046

1.450.867

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

1.482.167

1.432.648

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

1.641.918

1.463.449

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

1.387.046

1.450.867

C. SANAYİ MAMULLERİ

C. SANAYİ MAMULLERİ

7.084.694

7.299.501

C. SANAYİ MAMULLERİ

7.875.096

7.921.820

Hazırgiyim ve Konfeksiyon

1.215.281

1.327.330

Hazırgiyim ve Konfeksiyon

1.476.597

1.523.551

Otomotiv Endüstrisi

1.630.201

1.769.820

Otomotiv Endüstrisi

1.906.491

1.869.681

Gemi ve Yat

45.306

29.281

Gemi ve Yat

97.181

92.536

1.050.592

921.225

Elektrik - Elektronik Mak. Bilişim

1.131.084

914.443

449.870

505.134

Makine ve Aksamları

464.797

515.164

513.148

550.648

576.685

587.145

1.328.581

1.248.550

1.328.317

1.466.146

271.020

293.093

279.937

290.147

Mücevher

153.132

167.465

Mücevher

135.700

192.082

Savunma Sanayii

101.378

114.167

Savunma Sanayii

120.375

108.122

İklimlendirme Sanayii

318.163

362.594

İklimlendirme Sanayii

349.936

350.624

Diğer Sanayi Ürünleri

8.023

10.194

Diğer Sanayi Ürünleri

7.996

12.179

321.791

402.924

305.976

371.080

321.791

402.924

305.976

371.080

11.316.112

11.870.070

12.518.351

12.550.989

Elektrik - Elektronik Mak. Bilişim Makine ve Aksamları Demir ve Demir Dışı Metaller Çelik Çimento Cam Seramik ve Toprak

III. MADENCİLİK Madencilik Ürünleri T O P L A M (TİM*)

96 | YOUNG BUSINESS - 7

Demir ve Demir Dışı Metaller Çelik Çimento Cam Seramik ve Toprak

III. MADENCİLİK Madencilik Ürünleri T O P L A M (TİM)

7.003.822

7.267.777

Hazırgiyim ve Konfeksiyon

1.302.884

1.402.235

Otomotiv Endüstrisi

1.637.567

1.787.499

Gemi ve Yat

109.678

162.615

Elektrik - Elektronik Mak. Bilişim

949.074

844.563

Makine ve Aksamları

418.134

441.740

499.945

539.236

1.360.030

1.244.918

235.477

237.347

Mücevher

131.818

203.610

Savunma Sanayii

63.926

91.268

İklimlendirme Sanayii

289.889

303.875

Diğer Sanayi Ürünleri

5.399

8.871

256.898

403.288

256.898

403.288

11.068.717

11.692.481

Demir ve Demir Dışı Metaller Çelik Çimento Cam Seramik ve Toprak

III. MADENCİLİK Madencilik Ürünleri T O P L A M (TİM)


31 NİSAN 2013 İHRACATÇI FİRMALARIN KANUNİ MERKEZLERİ BAZINDA ÜLKE İHRACAT PERFORMANSI (1000 $) (1000 ABD Doları)

1-30.04 2012

1-30.04 2013

ADANA YUMURT.SER.BÖL

0

0

AFGANİSTAN

168

368

ALMANYA

7.586

7.901

ANGOLA

388

924

ARJANTIN

0

0

ARNAVUTLUK

155

190

ARUBA

0

0

AVRUPA SERBEST BÖLG.

9

9

AVUSTRALYA

72

131

AVUSTURYA

1.052

616

AZERBEYCAN-NAHCIVAN

3.548

3.771

BAHREYN

72

131

BANGLADEŞ

1.292

793

BELÇİKA

3.998

4.183

BELİZE

15

0

BENIN

66

53

BEYAZ RUSYA

3

71

BIRLESIK ARAP EMIRLI

684

957

BİRLEŞİK DEVLETLER

6.334

4.797

BİRLEŞİK KRALLIK

2.812

2.681

BOLIVYA

37

99

BOSNA-HERSEK

545

416

BOSTVANA

0

0

BREZILYA

8

281

BULGARİSTAN

1.411

1.187

BURKİNA FASO

45

97

BURSA SERBEST BÖLG.

116

72

CAD

0

0

CEZAYİR

3.449

1.817

ÇEK CUMHURİYETİ

168

229

ÇİN HALK CUMHURİYETİ

1.346

1.347

DANİMARKA

267

265

DOMINIK CUMHURIYETI

54

87

DOMINIKA

0

23

EGE SERBEST BÖLGE

0

14

EKVATOR

0

53

EKVATOR GİNESİ

0

26

EL SALVADOR

59

0

ENDONEZYA

263

938

ERİTRE

0

0

ESTONYA

255

269

ETİYOPYA

254

6.515

FAS

3.558

1.804

FILIPINLER

0

0

FİJİ

0

17

FİLDİŞİ SAHİLİ

61

0

FİNLANDİYA

485

193

FRANSA

2.851

3.158

FRANSIZ POLİNEZYASI

0

0

GABON

541

129

GAMBIYA

0

0

GANA

421

302

GINE

38

36

GUATEMALA

0

0

GUYANA

74

22

GÜNEY AFRİKA CUMHURİ

117

394

MISIR

2.860

2.669

GÜNEY KORE CUMHURİYE

267

27

MOGOLISTAN

0

0

GÜRCİSTAN

978

1.822

MOLDAVYA

68

108

HAITI

0

0

MORITANYA

92

29

HINDISTAN

189

107

MOZAMBİK

148

0

HIRVATİSTAN

254

191

MYANMAR (BURMA)

0

0

HOLLANDA

2.810

1.799

NAMİBYA

0

0

HOLLANDA ANTİLLERİ

0

0

NIJER

0

6

HONDURAS

0

0

NIJERYA

1.862

3.651

HONG KONG

386

588

NORVEÇ

132

29

IRAK

23.102

23.915

ÖZBEKİSTAN

551

555

ISRAIL

1.436

2.379

PAKISTAN

322

36

İRAN (İSLAM CUM.)

2.182

2.514

PARAGUAY

17

0

İRLANDA

250

88

PERU

0

0

İSPANYA

749

689

POLONYA

3.051

2.627

İST.DERİ SERB.BÖLGE

0

0

PORTEKİZ

1.718

835

İSVEÇ

211

245

ROMANYA

1.330

1.513

İSVİÇRE

418

338

RUANDA

7

0

İŞGAL ALT.FİLİSTİN T

45

25

RUSYA FEDERASYONU

1.806

2.405

İTALYA

5.032

4.550

SENEGAL

236

73

İZLANDA

0

0

SEYŞEL ADALARI VE BA

0

26

JAMAIKA

40

0

SINGAPUR

176

272

JAPONYA

509

1.565

SIRBİSTAN

535

383

KAMERUN

85

110

SLOVAKYA

179

1.585

KANADA

516

606

SLOVENYA

204

83

KARADAĞ

0

44

SOMALI

0

0

KATAR

195

801

SRI LANKA

3

1

KAYSERİ SERBEST BLG.

7.060

7.099

SUDAN

0

288

KAZAKİSTAN

687

318

SURINAM

39

20

KENYA

97

419

SURIYE ARAP CUM.(SUR

17

326

KIRGIZİSTAN

405

377

SUUDI ARABISTAN

2.582

2.973

KOCAELİ SERBEST BLG.

0

0

ŞİLİ

0

318

KOLOMBIYA

652

330

TACİKİSTAN

496

420

KONGO

0

398

TANZANYA(BİRLEŞ.CUM)

526

60

KONGO(DEM.CM)E.ZAİRE

0

0

TAYLAND

112

29

KOSOVA

158

85

TAYVAN

119

40

KOSTARIKA

28

0

TOGO

0

76

KUVEYT

234

460

TONGA

0

0

KUZEY KIBRIS TÜRK CU

887

1.056

TRAKYA SERBEST BÖLGE

191

105

LETONYA

187

78

TRINIDAD VE TOBAGO

0

0

LİBERYA

62

52

TUNUS

1.547

2.197

LİBYA

6.093

7.839

TÜBİTAK MAM TEKN.S.B

0

0

LİTVANYA

675

819

TÜRKMENİSTAN

1.886

4.146

LÜBNAN

977

1.213

UGANDA

4

3

LÜKSEMBURG

0

0

UKRAYNA

713

963

MACARİSTAN

185

267

UMMAN

153

156

MADAGASKAR

37

12

URDUN

212

361

MAKAO

0

0

URUGUAY

11

18

MAKEDONYA

286

357

VENEZUELLA

0

11

MALDİV ADALARI

0

0

VIETNAM

89

53

MALEZYA

144

331

YEMEN

99

326

MALİ

0

0

YENI KALODENYA VE BA

MALTA

61

176

0

17

MAURİTİUS

0

23

YENI ZELANDA

0

7

MAYOTTE

0

0

YUNANİSTAN

2.047

1.856

ZAMBIA

0

0

TOPLAM

131.227

144.275

MEKSİKA MERSİN SERBEST BÖLGE

1.806 31

1.128 12

YOUNG BUSINESS - 7 | 97


31 MART 2013 İHRACATÇI FİRMALARIN KANUNİ MERKEZLERİ BAZINDA ÜLKE İHRACAT PERFORMANSI (1000 $) (1000 ABD Doları)

1- 31.03. 2012

1- 31.03. 2013

ADANA YUMURT.SER.BÖL

0

8

AFGANİSTAN

481

573

ALMANYA

7.682

7.603

ANGOLA

17

616

ARJANTIN

0

794

ARNAVUTLUK

251

333

ARUBA

7

0

AVRUPA SERBEST BÖLG.

7

30

AVUSTRALYA

38

90

AVUSTURYA

1.112

1.164

AZERBEYCAN-NAHCIVAN

3.749

3.739

BAHREYN

255

42

BANGLADEŞ

1.031

609

BELÇİKA

2.587

5.955

BENIN

0

0

BEYAZ RUSYA

0

124

BIRLESIK ARAP EMIRLI

655

563

BİRLEŞİK DEVLETLER

6.755

4.103

BİRLEŞİK KRALLIK

3.333

3.011

BOLIVYA

0

0

BOSNA-HERSEK

525

603

BOSTVANA

0

0

BREZILYA

330

152

BULGARİSTAN

1.417

1.397

BURKİNA FASO

50

19

BURSA SERBEST BÖLG.

129

84

CAD

15

31

CEZAYİR

2.053

1.701

ÇEK CUMHURİYETİ

334

409

ÇİN HALK CUMHURİYETİ

2.384

869

DANİMARKA

288

218

DOMINIK CUMHURIYETI

137

193

DOMINIKA

0

0

EGE SERBEST BÖLGE

0

0

EKVATOR

0

0

EKVATOR GİNESİ

14

0

EL SALVADOR

0

0

ENDONEZYA

225

403

ERİTRE

117

0

ESTONYA

403

428

ETİYOPYA

1.220

4.187

FAS

2.604

2.515

FILIPINLER

7

104

FİJİ

16

14

FİLDİŞİ SAHİLİ

104

138

FİNLANDİYA

109

133

FRANSA

4.400

2.944

FRANSIZ POLİNEZYASI

0

0

GABON

157

273

GAMBIYA

0

0

GANA

267

579

GINE

11

13

GUATEMALA

153

0

GUYANA

146

32

98 | YOUNG BUSINESS - 7

GÜNEY AFRİKA CUMHURİ

306

258

MOGOLISTAN

4

20

GÜNEY KORE CUMHURİYE

102

25

MOLDAVYA

238

56

GÜRCİSTAN

2.373

2.914

MORITANYA

35

70

HAITI

96

0

MOZAMBİK

19

83

HINDISTAN

434

50

MYANMAR (BURMA)

0

14

HIRVATİSTAN

393

229

NAMİBYA

0

0

HOLLANDA

2.568

1.734

NIJER

0

0

HOLLANDA ANTİLLERİ

42

0

NIJERYA

1.733

2.258

HONDURAS

18

0

NORVEÇ

18

86

HONG KONG

777

416

ÖZBEKİSTAN

432

1.442

IRAK

23.060

25.300

PAKISTAN

103

370

ISRAIL

3.185

3.831

PARAGUAY

47

44

İRAN (İSLAM CUM.)

2.691

2.339

PERU

0

0

İRLANDA

214

162

POLONYA

2.966

3.829

İSPANYA

951

722

PORTEKİZ

2.436

775

İST.DERİ SERB.BÖLGE

0

7

ROMANYA

1.624

1.430

İSVEÇ

447

408

RUANDA

0

39

İSVİÇRE

259

177

RUSYA FEDERASYONU

1.608

2.885

İŞGAL ALT.FİLİSTİN T

0

13

SENEGAL

179

27

İTALYA

5.396

4.996

SINGAPUR

100

285

İZLANDA

3

0

SIRBİSTAN

263

328

JAPONYA

550

830

SLOVAKYA

1.570

32

KAMERUN

0

126

SLOVENYA

485

100

KANADA

456

262

SOMALI

0

55

KARADAĞ

3

0

SRI LANKA

3

20

KATAR

89

277

SUDAN

560

67

KAYSERİ SERBEST BLG.

5.454

6.575

SURINAM

8

0

KAZAKİSTAN

544

520

SURIYE ARAP CUM.(SUR

107

280

KENYA

248

208

SUUDI ARABISTAN

1.740

1.579

KIRGIZİSTAN

159

341

ŞİLİ

373

28

KOCAELİ SERBEST BLG.

0

0

TACİKİSTAN

439

450

KOLOMBIYA

345

616

TANZANYA(BİRLEŞ.CUM)

346

420

KONGO

399

43

TAYLAND

227

416

KONGO(DEM.CM)E.ZAİRE

0

0

TAYVAN

0

2

KOSOVA

50

86

TONGA

22

0

KUVEYT

131

133

TRAKYA SERBEST BÖLGE

123

0

KUZEY KIBRIS TÜRK CU

1.105

1.252

TRINIDAD VE TOBAGO

0

0

LETONYA

89

155

TUNUS

1.643

3.364

LİBERYA

34

0

TÜBİTAK MAM TEKN.S.B

0

75

LİBYA

4.359

6.053

TÜRKMENİSTAN

1.420

5.007

LİTVANYA

694

722

UGANDA

10

4

LÜBNAN

1.203

1.519

UKRAYNA

468

1.896

LÜKSEMBURG

38

0

UMMAN

347

430

MACARİSTAN

488

325

URDUN

555

283

MADAGASKAR

0

19

URUGUAY

21

20

MAKAO

2

0

VENEZUELLA

0

30

MAKEDONYA

343

438

VIETNAM

26

42

MALDİV ADALARI

0

0

YEMEN

187

443

MALEZYA

10

229

YENI KALODENYA VE BA

30

19

MALİ

0

13

YENI ZELANDA

MALTA

102

96

0

139

YUNANİSTAN

MAURİTİUS

0

1

2.504

3.156

MAYOTTE

0

0

ZAMBIA

0

0

MEKSİKA

1.640

896

TOPLAM

135.160

149.198

MERSİN SERBEST BÖLGE

28

0

MISIR

2.689

4.691


30 Haziran 2013 İHRACATÇI FİRMALARIN KANUNİ MERKEZLERİ BAZINDA ÜLKE İHRACAT PERFORMANSI (1000 $) (1000 ABD Doları)

1- 29.02. 2012

1- 28.02. 2013

AFGANİSTAN

1.134

265

ALMANYA

7.803

8.051

ANGOLA

126

470

ARJANTIN

0

0

ARNAVUTLUK

129

93

AVRUPA SERBEST BÖLG.

0

0

AVUSTRALYA

81

162

AVUSTURYA

577

621

AZERBEYCAN-NAHCIVAN

2.470

3.323

BAHREYN

307

118

BANGLADEŞ

348

600

BELÇİKA

3.656

6.380

BENIN

0

24

BEYAZ RUSYA

54

9

BIRLESIK ARAP EMIRLI

564

674

BİRLEŞİK DEVLETLER

6.504

4.653

BİRLEŞİK KRALLIK

2.371

7.885

BOLIVYA

0

79

BOSNA-HERSEK

409

495

BOSTVANA

0

1

BREZILYA

851

614

BULGARİSTAN

1.209

801

BURKİNA FASO

19

50

BURSA SERBEST BÖLG.

100

62

CEZAYİR

1.336

1.454

ÇEK CUMHURİYETİ

184

220

ÇİN HALK CUMHURİYETİ

765

902

DANİMARKA

386

286

DOMINIK CUMHURIYETI

297

24

DOMINIKA

29

0

EGE SERBEST BÖLGE

0

0

EKVATOR

0

0

EL SALVADOR

0

0

ENDONEZYA

590

287

ERİTRE

0

0

ESTONYA

358

305

ETİYOPYA

735

4.971

FAS

1.491

1.954

FILIPINLER

115

0

FİJİ

0

22

FİLDİŞİ SAHİLİ

83

269

FİNLANDİYA

262

458

FRANSA

3.113

2.825

FRANSIZ POLİNEZYASI

0

17

GABON

438

0

GAMBIYA

40

0

GANA

186

102

GINE

0

0

GUATEMALA

21

0

GUYANA

0

0

GÜNEY AFRİKA CUMHURİ

319

735

GÜNEY KORE CUMHURİYE

20

69

GÜRCİSTAN

1.148

1.755

HINDISTAN

153

238

HIRVATİSTAN

498

160

NIJERYA

2.218

2.346

HOLLANDA

2.136

2.224

NORVEÇ

0

5

HONG KONG

608

410

ÖZBEKİSTAN

222

660

IRAK

19.736

20.613

PAKISTAN

474

417

ISRAIL

1.845

1.820

PARAGUAY

1

104

İRAN (İSLAM CUM.)

3.928

3.373

PERU

0

103

İRLANDA

218

299

POLONYA

2.582

3.600

İSPANYA

807

709

PORTEKİZ

2.656

549

İST.DERİ SERB.BÖLGE

5

16

ROMANYA

1.374

1.770

İSVEÇ

175

177

RUANDA

0

1

İSVİÇRE

673

231

RUSYA FEDERASYONU

1.376

3.231

İŞGAL ALT.FİLİSTİN T

17

0

SENEGAL

38

35

İTALYA

4.370

4.511

SINGAPUR

353

203

İZLANDA

1

19

SIRBİSTAN

227

466

JAPONYA

546

1.310

SLOVAKYA

0

48

KAMERUN

104

15

SLOVENYA

113

311

KANADA

264

381

SOMALI

0

19

KARADAĞ

5

35

SRI LANKA

1

22

KATAR

260

844

SUDAN

23

129

KAYSERİ SERBEST BLG.

5.513

7.003

SURIYE ARAP CUM.(SUR

544

133

KAZAKİSTAN

993

628

SUUDI ARABISTAN

1.471

1.488

KENYA

22

512

ŞİLİ

52

149

KIRGIZİSTAN

235

91

TACİKİSTAN

191

210

KOCAELİ SERBEST BLG.

25

0

TANZANYA(BİRLEŞ.CUM)

836

150

KOLOMBIYA

80

79

TAYLAND

55

4

KONGO

39

112

TAYVAN

0

0

KONGO(DEM.CM)E.ZAİRE

13

236

TRAKYA SERBEST BÖLGE

92

60

KOSOVA

10

81

TRINIDAD VE TOBAGO

11

0

KUVEYT

265

137

TUNUS

2.088

2.543

KUZEY KIBRIS TÜRK CU

1.399

838

TÜRKMENİSTAN

2.325

2.279

LETONYA

214

102

UGANDA

11

25

LİBERYA

0

64

UKRAYNA

1.228

451

LİBYA

4.126

5.695

UMMAN

232

42

LİTVANYA

556

861

URDUN

935

311

LÜBNAN

1.252

1.739

URUGUAY

57

166

LÜKSEMBURG

0

0

VENEZUELLA

0

145

MACARİSTAN

323

296

VIETNAM

13

215

MADAGASKAR

0

47

YEMEN

113

351

MAKAO

1

0

YENI KALODENYA VE BA

12

15

MAKEDONYA

192

260

YENI ZELANDA

113

3

MALDİV ADALARI

0

0

YUNANİSTAN

1.844

1.454

MALEZYA

122

165

ZAMBIA

0

129

MALİ

22

21

TOPLAM

130.721

142.548

MALTA

178

46

MAURİTİUS

0

21

MAYOTTE

0

24

MEKSİKA

817

2.374

MERSİN SERBEST BÖLGE

91

0

MISIR

2.457

2.771

MOLDAVYA

43

6

MORITANYA

0

0

MOZAMBİK

57

0

MYANMAR (BURMA)

0

0

NAMİBYA

322

95

NIJER

0

0

YOUNG BUSINESS - 8 | 99


Yurtiçi Fuarlar

FUAR TAKVİMİ 16.Mayıs - 19.Mayıs 16.Mayıs - 19.Mayıs 16.Mayıs - 19.Mayıs 17.Mayıs - 22.Mayıs 23.Mayıs - 26.Mayıs Konya Kent 2013 9.Yerel Yönetim İhtiyaçları, Park Bahçe Düzenlemeleri ve Spor Tesisleri Fuarı Yer: KTO Konya

Konya Yapı ve Dokorasyon Fuarı 2013 10.Yapı Malzemeleri, Yapı Teknolojileri ve Dekorasyon Fuar Yer: KTO Konya

Yapı ve Dekorasyon 3. Malatya Yapi ve Dekorasyon Fuarı Yer: Malatya Mişmiş Park

PRINTTEK 2013 12.Uluslararası Matbaa Teknolojileri ve Kağıt Fuarı

IPAF 2013 16. Uluslararası Plastik & Ambalaj Teknolojileri ve Ürünleri Fuarı

Yer:İstanbul Tüyap

Yer:İstanbul IFM Yesilkoy

23.Mayıs - 26.Mayıs 29.Mayıs-01.Haziran 6.Haziran-9.Haziran 6.Haziran-9.Haziran 6.Haziran-9.Haziran Sodex Ankara 2013 Doğal Gaz, Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma, Yalıtım, Pompa, Tesisat ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı Yer:Ankara ATO

Subconist 2013 11.Uluslararası Yan Sanayi Ürünleri Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

Beyaz Eşya ve Yan Sanayi Beyaz ve Kahverengi Eşya Ana ve Yan Sanayi Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

Win Metal Working 13 18.Makine İmalatı ve Metal İşleme Teknolojileri Fuarı Yer:İstanbul Tüyap

Animalia istanbul 2013 10.Hayvancılık ve Teknolojileri Uluslararası Fuarı Yer: İstanbul İFM Yeşilköy

13.Haziran-16.Haziran 13.Haziran-15.Haziran 20.Haziran-23.Haziran 20.Haziran-23.Haziran 3.Temmuz-7.Temmuz Afyon Mermer Mermer Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı

VIV TÜRKİYE 2013 Tavukçuluk Teknolojileri Uluslararsı İhtisas Fuarı

Yer:Afyon Kültürpark

Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

Konya Ayakkabı ve Yan Sanayi 29.Konya Ayakkabı Yan Sanayi ve Moda Fuarı

TRIKONFEX 3.Triko, Triko İpliği, Konfeksiyon ve Teknolojileri

Edirne Sanayi ve İş Traktör, Tarım Ekipmanları, Otomotiv, Elektronik Aletler

Yer:Konya Tüyap

Yer:Gaziantep OFM

Yer:Edirne

3.Temmuz-7.Temmuz

30.Temmuz-08.Eylül

05.Eylül - 08.Eylül

05.Eylül - 08.Eylül

05.Eylül - 08.Eylül

Genel Sanayi ve Ticaret 21.Malatya Genel Sanayi ve Ticaret Fuarı

İzmir Enternasyonal Genel Ticaret

Yer:Malatya Mişmiş Park

Yer:İzmir

IPACK 2013 28.Uluslararası Ambalaj, Paketleme ve Gıda İşleme Sistemleri Fuarı

Gıda 2013 Worldfood İstanbul 21.Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

Helal ve Sağlıklı Ürünler 2013 Helal Usül ile Üretilen Tüm Ürünler ve Hizmetler Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

15.Mayıs - 19.Mayıs

Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

05.Eylül - 08.Eylül

11.Eylül - 13.Eylül

12.Eylül - 14.Eylül

12.Eylül - 14.Eylül

Halı Fuarı Ortadoğu Halı Fuarı

25.EAIE Konferansı Uluslar arası Yüksek Öğretim Fuarı

PaintExpo Eurasia 2013 Endüstriyel Boyalar,Toz Boyalar, Boya Uygulama Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

PaintExpo Eurasia 2013 Endüstriyel Boyalar,Toz Boyalar, Boya Uygulama Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı Yer:İstanbul İFM Yeşilköy

Yurtdışı Fuarlar

Yer: Gaziantep OFM

Yer: İstanbul İKM

Otomasyon, Elektrik, Elektronik, Enerji Üretimi Adana 5.Otomasyon, Elektrik, Elektronik, Enerji Üretimi ve Dağıtımı Fuarı Yer:Adana

27.Mayıs - 29.Mayıs 28.Mayıs - 30.Mayıs 31.Mayıs - 4.Haziran 4.Haziran-8.Haziran 8.Haziran-16.Haziran IRAK MEDICARE 4.Erbil Uluslararası Sağlık Fuarı Yer: IRAK - Erbil

100 | YOUNG BUSINESS - 8

Building & Construction İnşaat Yapı Fuarı

ASCO Annual Meeting Medikal Fuari

Yer: ÇİN - Sangay

Yer: AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ - Şikago

CTT 2013 14. Uluslar arası İnşaat Makine, Ekipman ve Teknolojileri İhtisas Fuarı

China International Consumer Goods 12.Çin - Ningbo Uluslararası Tüketim Malları Fuarı

Yer: RUSYA - Moskova

Yer: ÇİN - Ningbo


KAYSERİ GESİAD

Üyesidir YOUNG BUSINESS - 8 | 101


EPİKA

102 | YOUNG BUSINESS - 8


2013/MAYIS

ECONOMY AND BUSINESS CULTURE MAGAZINE

CHAIRMAN OF THE HEDEF ALLIANCE

ETHEM SANCAK “KAYSERİ, SHOULD BE THE MODEL CITY OF THE TURKEY WITH DEVELOPING THE PARTNERSHIP CULTURE”

CEO of Güven Steel

Murat Ergüven

“I always claim that one should be unrivalled in the job you do or the money that you have.” If there are both, no one else can compete with that firm.” YOUNG BUSINESS - 8 | 103


INTERVIEWS

CEO of Hedef Alliance Holding

Ethem Sancak

“Life is like a wave. It is independent from our will. Some call it the act of nature and others name it divine power. If you resist the wave, you get torn into pieces. Instead of standing against it, we have managed to flow with it.”

We have made an interview with Ethem Sancak, who is CEO of Hedef Alliance Holding, regarding his career at the Traditional Young Business Economy Awards Night. The successful businessman, who has been deemed with the “Honorary Award”, has reviewed the condition of the pharmaceutical industry today and his debut in the industry to our magazine. We would like to hear about Ethem Sancak from himself. I was born in Siirt in 1954. After completing my primary and secondary education in Siirt, I came to Istanbul in the 70s and graduated from Istanbul University School of Business Management. As every person from the east of Turkey, I decided to stay in Istanbul. Until 1980, I was engaged in politics and journalism. I entered the world of business in 1980. Now, I am managing the company named Hedef Alliance which is a company distributing pharmaceuticals. This is my story in short. What would you say about Hedef Alliances condition today? Hedef Alliance is a global Turkish company. Hedef is called as the Turkish style in pharmaceutical distribution. The biggest information trading company IMS has a branch called IMS Turkey in Turkey. The CEO of this company attended a congress with CEOs from 150 different countries. He came to talk to me as soon as he came back from the congress. He said that there were 150 people at the congress and that they have talked about the wholesaling of pharmaceuticals. He said that everybody was talking about the Turkish company, which is us, and its success in the business because there is no any other firm that can distribute pharmaceuticals as quickly as us. We can connect to any place in Turkey in less than 2 hours. Turkey has the most optimum distribution system in the world. The sector has three big players that are Hedef Alliance, Selçuk and Ecza Cooperative. However, we are in the first place among these players. These three players have the best distribution system in the world. Do not take it has bragging but we are the leader in this sector. “We have become a global Turkish brand” We are working in an international basis. Now, we keep the 45% of the Egyptian distribution market and we

104 | YOUNG BUSINESS - 8

have 5,000 employees there. We have the 40% of the distribution of the pharmaceutical market of the Algerian market. We are the biggest distributor in the Russian market. I can say that we were the 17th in the list of the biggest companies list of 2012 of Turkey. We have got an endorsement of 6 billion dollars. We are among the first 40 company-wise and in the first 15 of endorsement-wise. We have nearly 20,000 employees in total. Hedef Alliance is a globally respected Turkish brand.


CEO of Güven Steel

Murat Ergüven What would you say about Güven Steel’s condition today? If this question is to be answered as by including the company’s whole history, I can say that the company is a success. When we first entered the market, there were nearly 30 manufacturers active in the market. We were nearly at the bottom of the list. Today, in terms of yearly endorsement, the number of employees, the closed areas, its machinery and its capital, we are amongst the first 5 companies in industry. There have been crisis and 9 firms from the industry have been shut down. Other firms should be kept in mind when evaluating our company. We can only understand if we are successful or not by doing this. The most important factor in our success has been our young and dynamic staff. I was only 26 when the company was established and nearly all of the staff was younger than me. Our biggest advantage is that we are still working with the same staff. Our staff that is now between ages 30 and 40 are in their prime and can manufacture painting machinery professionally. You cannot buy experience in building machinery with money. Research-development by itself requires great amount of time and money. Also, our firm has been able to complete its base on design, pattern machinery and factory area in time. For me, I can say that our firm has just started its operation. We were able to establish 100 facilities between

“I always claim that one should be unrivalled in the job you do or the money that you have.” If there are both, no one else can compete with that firm.”

2001 and 2010. Today, we are capable of establishing 80 facilities in a year. In the last 3 year, our firm has been exporting more than half of its total products to 18 different countries. In the Young Business Economy Award Ceremony, you have been awarded with the Innovation Award of 2013. May we learn your opinion on the subject matter? This award has made us very glad. I would like to thank Mr. Hamdi Kınaş and the executives of GESİAD for the award. It has been very meaningful for us for the award being in the innovation category. We will do our best to deserve it. This award has been a huge encouragement for me and the whole team. The award ceremony itself has been very well-organised. The speakers in the ceremony are very valuable people. I am also really glad that Mr. Ethem Sancak participated in the ceremony. I feel the same way as he does. Especially his words about Coca-Cola saying that Coca-Cola does not even produce soda and the company could have entered the automobile industry if they wanted to but it has not and that we must to the best we can do. His words like, “Instead of being a number of small firms, we should be the one and only big firm,” are also things that we should all consider.

NEWS GESİAD International Marketing and Market Survey Training Kayseri Association of Young Industrialists and Businessmen (GESİAD) organized “International Marketing and Market Survey Training” under the scope of Academic Training, and how firms can find clients abroad, choosing the right client and how the relationship should continue was explained Expert Instructor Cengiz ÖZCAN began from “What is marketing?”, began the training by giving information about marketing and its types, then finished the first section of the training, the theoretical information by emphasizing on the following questions: “How is field research and desk research conducted in foreign market surveys? What are the contributions that can be used in the scope of market surveys? What should be the criteria in export plans and choosing a target market and what should be paid attention to?” YOUNG BUSINESS - 8 | 105


TUSKON Organized The Turkish-Serbian Commerce and Investment Forum The Confederation of Businessmen and Industrialists or Turkey (TUSKON) organized the “Turkish-Serbian Commerce and Investment Forum” with the participation of Mr. Rasim Ljajic, who is the Vice-President and Domestic-Foreign Market and Telecommunications Minister. Guest Minister Ljajic spoke in the forum and stated that the two countries have good political relations, but the commercial relations were not in the desired level, considering the potential. Mr. Minister mentioned that there were 300 Italian and more than 300 Croatian companies in Serbia, but there were only 30 companies from Turkey. Mr. Vice-President invites Turkish firms to Serbia and said: “We think that you still do not know the potential of Serbia. The biggest fault is ours because we couldn’t introduce and present ourselves. We want more Turkish businessmen in the Serbian market. Serbia is the greatest commercial area in the Balkan Region, use this potential. We support investors coming from abroad. We provide great VAT discounts in large-scale investments. All Turkish businessmen have to do is score a goal.”

Turkish-Bavarian Investment Opportunities Forum Was Organized On March 14 2012, The Confederation of Businessmen and Industrialists or Turkey (TUSKON) –which is the most widespread non-governmental organization of the business world- and German Federations of Business world Associations (BUV), organized “The Turkish-Bavarian Investment Opportunities Forum” in Istanbul. We see that Turkey has accomplished lots under the vision of 2023. Their mission about wanting to be in the top 10 of economy giants pleases us greatly. We could take example from Turkey’s focus onto the future.” Martin Zeil said that two thousand companies from Bavaria have contacts with Turkey. He also said: “It makes me happy that Bavarian-Turkish relations are going so well. We have to work harder to improve the relations.”

GESİAD Conference of Interest Free Banking and Current Commercial Issues Kayseri Association of Young Industrialists and Businessmen (GESİAD) organized a conference with the topic “Interest Free Banking and Current Commercial Issues”. The conference, which was sponsored by Bank Asya, took place at the Elmacıoğlu İskender Auditorium and Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Faculty Member of the Fatih University Faculty of Theology attended the conference as a speaker. Döndüren stated that interest free baking was also carried out during the Ottoman Period and was called “Murabaha”, noted the following: “At the moment financial institutions prefer interest free banking, which is murahaba. This system goes a long way to the past; it comes from Islamic laws and was also used in the Ottoman Empire. For instance, I bought a merchandise for 80 Liras, and I’m selling it for 100 Liras, but I am also telling the buyer this when I’m selling it for 100 Liras. This is the interest free banking called murabaha. This system should be preferred. Commerce would be without deceit. It should be carried out as Islamic rules condone. If we do it according to Islamic rules, we have a better chance at profiting. 106 | YOUNG BUSINESS - 8


GESİAD, Mongolia Introductory Meeting Kayseri Association of Young Industrialists and Businessmen carried out a “Mongolia Introductory Meeting” with the Mongolian Ambassador and his committee in order to realize the expanding of the GESİAD members abroad. In the meeting carried out my GESİADwhich is a member of Federation of Anatolian Businessmen (ANFED) and Confederation of Businessmen and Industrialists or Turkey (TUSKON)-the Mongolian Ambassador Badamdorj Batkhishig PhD, invited businessmen to invest in Mongolia by mentioning the commercial and investment possibilities. The Ambassador talked about the commercial and investment possibilities to the participants, and made the statements: “The Mongolian economy showed a great expansion in the last 2-3 years. The government employee salaries, which were $50 ten years ago, are now above $500; while the per capita income was $500 ten years ago is now $5000. The Mongolian economy is expanding every day, and accordingly I can say

that the most important sector is the construction sector, as the purchasing power increases.” After the Ambassador’s speech, Hasan Haskahraman, the Honorary

Consulate of Mongolia said that they have been cooperating with Mongolia for years and have not encountered any problems regarding commerce and investment, and the businessmen from Kayseri were informed about investing in Mongolia.

The Contractor Committee General Consultation Meeting Took Place The Construction Commission’s Contractor Committee of the Kayseri Association of Young Industrialists and Businessmen (GESİAD) came together at the GESİAD 2013 Contractor Committee General Consultation meeting. Mustafa Beyoğlu, President of the GEİAD Construction Commission, explained the 2013 schedule and requested the participation of the members of the organizations. Suat Altın, President of the Contractors Committee, began to speak and emphasized on sharing experiences as contractors to minimise the fines received due to construction accidents and not following the procedure thoroughly. By taking the contractor committee members’ proposals and opinions into account, it was decided that experienced lawyers , financial advisors and occupational health & safety specialists should be invited to the meetings to explain the missing topics.

YOUNG BUSINESS - 8 | 107


Ancak gerçek hayat bu kadar güzel olmayabilir. Araştırmalar gösteriyor ki; reklam ve tanıtım çalışmalarına değer vermeyen ya da yanlış ajanslarla çalışan firmalar, günümüz rekabet ortamında zayıf kalarak kısa sürede yok olmaktadırlar. Gelin sizinle çok geç olmadan ¨Markanızı nasıl daha ileriye taşıyabiliriz¨ i konuşalım. Ne dersiniz?

www.ajansepika.com 108 | YOUNG BUSINESS - 8


kapı

EPİKA

bizce her iyi mutluluğa

açılmalı

www.cel-ka.com.tr YOUNG BUSINESS - 8 | 109


110 | YOUNG BUSINESS - 8

YOUNG BUSINESS DERGİSİ 8. SAYI  

EKONOMİ DERGİSİ

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you