Page 1

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ SAYI: 114

ZAMAN’LA BÝRLÝKTE SATILIR

www.zaman.com.tr/ailem


ailem EDÝTÖR

Sadece samimiyet güveni temin etmez

ÝÇÝNDEKÝLER Hikmetle muamele et!

3 5

Hak dostu baba Aslolan imanla kabre girmek 6 Günümüzün Sümeyra’larýna...

8

DOSYA: Önce biz iyi bir dost olmalýyýz 12 Çocuk için beklemeli miyim?

22

Hasan ile Seher evliliðe yürüyorlar: Niþan 23 Dr. Can sizlerle TEST

27

31

ailem 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ SAYI: 114

Feza Gazetecilik A.Þ. Adýna Ýmtiyaz Genel Yayýn Müdürü Yayýn Danýþmaný Yayýn Editörleri

Sahibi Ekrem Dumanlý Hamdullah Öztürk Serhat Þeftali Mustafa Aydýn Þemsinur B. Özdemir

Katkýda Bulunanlar

Ali Demirel Ali Budak Osman Karyaðdý

Tasarým

Mehmet Þimþek

Kapak fotoðrafý

Ýbrahim Usta

Sorumlu Müdür

Yakup Akalýn

Reklam Koordinatörü

Yakup Þimþek

Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No:21. 34530 Yenibosna-Ýstanbul Tel: 0212 639 34 50 (pbx) www.zaman.com.tr Baský: Feza Gazetecilik AÞ Tesisleri

Ýbrahim Bey yeni bir yatýrýma ortak olmuþtur. Ama iþleyiþin nasýl olduðu konusunda endiþeleri vardýr. Arkadaþý Adem Bey ona þöyle der: - Hesap sorma! Sebep arama. Ne için olduðunu bilmen gerekmez. Bilmen gerekeni bil, yeter. Biz yapýyorsak mutlaka iyidir. Sen bize güvenmiyor musun? Biz yalancý mýyýz? - Ama bunun yalanla alakasý yok. Herkes gibi bazý þeylerin nasýl yapýldýðý konusunda endiþelerim var o kadar!... - Bu iþin içinde samimiyet var. Sen ona bak… … Birçok iyi ve güzel iþin ardýndan buna benzer diyaloglar yaþanýr. Üç beþ bazen yüz arkadaþ toplanýr. Bir kooperatif ya da iþ kurar. Baþlangýçta her þey çok güzeldir. Duygular halis, niyetler temizdir. Ama bu halis niyetler çeþitli tedbirlerle korunmaz ve güçlendirilmez. Zamanla yýpranýr, pörsür. Bir gün arkadaþýnýzý kýramaz, pahalý olsa da onun malýný alýrsýnýz. Baþka birisi, "Gel bizden al, ödediðinin yüzde beþini sana iade edeyim ." der. ‘Baþkalarý kazanacaðýna yakýnlarým kazansýn’ diye düþünür; dayýna, amcana verirsin ihaleyi, iþi. Birkaç sene sonra altýndaki arabaný da evini de deðiþtirdiðinde yaptýðýn iþten iyi para kazandýðýný anlarsýn. Nasýl olsa hesap soran da yoktur diye düþünürsün! Halbuki yapýlan iþ ya kâr amaçlamayan bir iþtir; ya da çok kiþinin parasýnýn ve emeðinin olduðu bir ortaklýktýr. Harcanan her kuruþ senin deðildir. Uðranýlan her zararý nasýl sen ödemiyorsan, elde edilen kâr da senin deðildir. Çoðu zaman samimiyetle baþlayan bu yolculuk

http://www.zaman.com.tr/ailem Öneri ve teklifleriniz için: ailem@zaman.com.tr

Serhat Þeftali

s.seftali@zaman.com.tr

harisliðe mahkum olur. Baþta olmayan kontrol noktalarý her zararýn ardýndan yükselen seslerle ortaya çýkar; ama kimsenin onu hesaba çekmeye hakký yoktur artýk. … Çalýþýlan iþte insanlarýn alýnteri, emeði, parasý, himmeti ve duasý varsa bunlarý ileride bir kalemde silip atamazsýnýz. Temelinde gözyaþlarýyla konulmuþ bilezikler ve para olan bir yere kendi ismini yazdýrýp, sahiplenemezsin. Vakt-i zamanýnda yaþananlarý, senin elindekileri ve gelen himmetleri bir düþün. Bu teveccüh sana mýydý; yoksa ideale miydi? … Ýnsanýn nefsiyle, þeytanýyla arasýna engel koymasý gerekir. Bunun için samimi dostlarýmýza ihtiyacýmýz vardýr. Bir ortaklýk mý söz konusu? "Bunu yazýlý yapalým." diyecek bir dost olmalý. Baþkaný denetleyecek insanlar bulunmalý. Onu nefsiyle baþ baþa býrakmamalý. Ýbrahim Bey yýllar önce ortak olduðu þirketin maðazalarýnýn birer birer kapanmasýný gözyaþlarýyla seyrediyor. Elindekilerinin hiçbir resmi deðeri yok. Zamanýnda soramadýðý hesabý þimdi kendi ödüyor. … ‘Ailem’, eþlerin sürprizleri ve ardýndan "bize dostlarýnýzý yazýn" çaðrýsýndan sonra yeni bir konuyu daha gündeme getirecek. Dost konusunda yüzlerce mektup alan Ailem, bu yeni teklif konusunda da önemli bir çalýþmaya inþallah önayak olacak. Okurlarýmýzdan, bu konudaki hatýralarýný yazmalarýný isteyeceðiz. Yazýlanlarýn kýsa ve öz olmasýna dikkat edin. Peki hangi konu mu? Onu da haftaya söyleyelim inþaallah. Sürpriz olsun.


ailem

EDÝTÖR: ALÝ BUDAK

KISA KISA

Elâ ühbirukum biefdale min deraceti’s-salâti ve’s-sýyâmi ve’s-sadakati. Kâlû: Belâ. Kâle: Islâhu zâti’l-beyni

Allah Rasulü (sas): “Size derece olarak namaz, oruç ve sadakadan daha faziletli bir amel söyleyeyim mi?” diye sordu. Sahabiler: “Evet, söyle Ya Rasulallah!” dediler. Efendimiz: “Ýki kiþinin arasýný bulmaktýr.” buyurdu.

Sahabi hayatýndan bir kesit Ümm-ü Süleym, harplerin çoðuna iþtirak etmiþti. Uhud'da askerlerin hizmeti için omuzunda su taþýyor, getirip milletin susuzluðunu gideriyor, yaralýlarýn yaralarýyla uðraþýyordu. Kocasý Ebû Tâlha onu görünce þaþýrmýþ, sonra da Efendimiz'e (sas), "Ümm-ü Süleym'in hançerini gördün mü yâ Rasûlallah?" demiþti. Efendimiz (sas) hançeri ne yapacaðýný sorunca Ümmü Süleym þu cevabý vermiþti: "Bunu bugünler için saklamýþtým. Hele müþriklerden biri yaklaþsýn; karnýný nasýl deþiyorum görün!" Efendimiz (sas) tebessüm ederek, "Ey Ümm-ü Süleym. Allah sana kâfidir ve O gerekeni yapar." buyurmuþtu. Harp esnasýnda Müslü-

man saflarýnda bir daðýlma baþgösterince Ümm-ü Süleym, hançerini eline almýþ, Hak davasýný koruma uðrunda geri adým atmadan nasýl savaþýlacaðýný göstermiþti. Efendimiz’e (sas) bir þey olur endiþesi o kadar onu üzüyordu ki, gelip O'na, "Yâ Resûlallah, izin verirseniz, paniðe kapýlýp da etrafýnýzdan ayrýlanlarý da öldüreyim!" deyivermiþti. O’nun yalnýz býrakýlmasýna hiç tahammülü yoktu. Ümm-ü Süleym böyle olunca, Efendimiz (sas)'in müjdesi de þu þekilde oluyordu: "Gördüm ki ben Cennet’e girmiþim. Bir aralýk bir kýpýrtý hissettim. Bir de baktým; Ebû Talha'nýn hanýmý Rümeysâ (Ümm-ü Süleym)."

Bakara Sûresi’nin son iki ayeti Bakara Suresi'nin giriþinde, bu kitaba iman edip emirlerini tutacak olanlarýn hidâyet ve felah bulacaklarý bildirilmiþti. Sonunda da ona iman eden cemaatlerin olduðu ve Rab'lerinin onlara karþý muamelesi bildirilmektedir. Hz. Peygamber (sas), bu 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 2

hâtimenin faziletine dikkat çeken hadisler buyurmuþtur: 1. "Her kim geceleyin Bakara Sûresi'nden bu iki âyeti okursa ona yeter." 2. “Allah Teâla Bakara Sûresi’ni iki âyetle sona erdirdi ki, bunlarý bana, Arþ'ýn altýndaki bir hazineden verdi. Bunlarý öðreniniz; kadýnlarýnýza ve

çocuklarýnýza belletiniz, öðretiniz. Çünkü bunlar hem salâttýr (namazdýr), hem duadýr, hem de Kur'ân'dýr." Hz. Ömer (ra), bu ayetlerin fazileti hakkýnda þöyle demiþtir: "Aklý baþýnda hiçbir adam görmezdim ki, Bakara Sûresi'nin sonundaki bu âyetleri okumadan uyusun."


ailem KISA KISA

FOTOÐRAF: AP

Ýnkâr içindeki insan sürekli azap içindedir; her hadiseyi kendi aleyhinde yorumlar. Mümin ise iyi-kötü tüm olaylarýn hikmet ve hayýr yönlerini görebilmenin sevincini yaþar.

Hikmetle muamele et! Yüce Allah Kur'an-ý Kerim'de buyuruyor ki: "Sen insanlarý Allah yoluna hikmetle, güzel ve makul öðütlerle dâvet et, gerektiði zaman da onlarla en güzel tarzda mücadele et. Rabb'in, elbette, yolundan sapanlarý en iyi bildiði gibi kimlerin doðru yola geleceðini de pek iyi bilir." (Nahl, 16/125) Bu âyet, Ýslâm tebliðinin esas metodunu tespit etmektedir. Ýnsanlar üç kýsýmdýr. Birinci kýsým: Aklýný kullanmasýný bilenler olup, bunlara gerçeði anlatmak hikmetle, delilleri bildirmekle olur. Ýkinci kýsým: Bunlar akli delillerden çok, selim fýtratlarýný

koruyan, fayda ve zararýný düþünen kimselerdir. Bu gruba güzel öðüt vererek, hakka uymakla saðlayacaklarý faydalarý, uymamakla mâruz kalacaklarý zararlarý anlatmak gerekir. Üçüncü kýsým: Bu ikisinden anlamayýp, muhalif olan kâfirlere de, þartlara göre tartýþmanýn en verimli þekli ile gerçeði anlatýp savunmak gerekir. Unutmamalý ki Allah, Firavun'a gönderdiði Hz. Mûsa ile Hz. Harun'a da, "Ona tatlý, yumuþak bir tarzda hitap edin. Olur ki aklýný baþýna alýr, yahut hiç deðilse biraz çekinir." (Tâhâ, 20/44) talimatýný vermiþti. ailem 3

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


ailem KISA KISA

Allahümme’ðfir lî zenbî ve ezhib ðayza kalbî ve ecirnî min mudillâti’l-fiten

Allah’ým günahlarýmý baðýþla. Kalbimdeki öfke ve kini gider. Beni saptýrýcý ve azdýrýcý fitnelerden koru!

Bir tefekkür ve ibret dersi Ebu'd-Derdâ hazretleri bir tefekkür ve ibret insanýydý... Kendi düþünüp ibret aldýðý þeyleri halka da anlatýr, onlarýn da faydalanmasýný arzu ederdi. Bir defasýnda Þam halkýna þöyle hitap etmiþti: "Hiç çekinmiyor musunuz ki yiyemeyeceðiniz þeyleri biriktiriyor, duramayacaðýnýz evler yapýyor, elinizin yetiþemeyeceði, uzun ve sonu gelmeyen emeller besliyorsunuz? Sizden öncekiler çok servetler yýðdý, saðlam ve ihtiþamlý binalar yaptýlar. Fakat gelin görün ki yýðdýklarý servetler boþa gitti ve yaptýklarý hesaplarý birer aldanmadan ibaret kaldý. Evleri ise kabirler hâline geldi. Ýþte Ad kavmi... Aden'den Umman'a kadar uzanan, malmülk ve çoluk-çocukla dolu bir hayat. Þimdi ise, onlardan kalýp da alabileceðiniz 2 dirhemlik 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 4

bir þey dahi mevcut deðil." Efendimiz (sas) Ebu'd-derdâ ile ile Selmân'ý manevî kardeþ ilân etmiþti. Yýllar sonra Ebu'dderdâ, Selman'a yazdýðý baþtan sona samimî hislerle dolu tavsiye mektubunu sona erdirirken þu can alýcý ifadeyi kullanýyordu: "Caným kardeþim. Allah Resûlü'nün (sas) ashabý olmak sakýn seni gaflete düþürüp aldatmasýn. Çünkü biz O'ndan sonra da yaþadýk. Ne hatâlar yaptýðýmýzý ve ne günahlar iþlediðimizi de ancak Allah bilir." O, Selman'a yazdýðý bu tavsiyeyi adetâ ona deðil de, asýrlar sonra gelip, Allah Resûlü'nün (sas) kokusunu dahi alamadýðý halde günah ve daha da kötüsü imansýz gitme endiþesi ortada dururken kendinden gayet emin(!) yaþayan günümüz Müslüman’ýna yapmýþ gibidir.


Hak dostu

baba

FOTOÐRAF: AP

(Yaþadýðý ailevi sýkýntýlarýný hoþ olmayan yollarla gidermeye çalýþan ismi bizde mahfuz bir insanýn piþmanlýk dolu mektubundan yansýyanlar...)

Ömrünü dürüstlüðe ve çocuklarýna adamýþ bir gönül adamý o. Her dar zamanda çocuklarýnýn imdadýna koþmuþ, en sýkýntýlý günlerinde yanlarýnda olmuþ. Çocuklarýný okutabilmek için ikinci hatta üçüncü iþlerde çalýþmýþ. Ve gün gelmiþ, çocuklarý büyümüþ, aslýnda büyüdüðünü sanmýþ. Evlenmiþ çoluk çocuða karýþmýþ. Gönül insaný baba, o zaman da yalnýz býrakmamýþ onlarý. Sahip çýkmýþ. Öðlenleri yemek yememiþ, çocuklarýna para göndermiþ yine. Aradan yýllar geçmiþ, muhterem baba yataða düþmüþ. Oðlunun toplum içinde muteber bir iþi olmuþ. Dili, kalbi namazlý niyazlý bilinir hale gelmiþ. Ama bir gün oðlu þeytana yenik düþmüþ. Evli olduðu halde sýrf eþinin psikolojik sorunlarý var diye morali bozulmuþ. 36 yaþýnda mutsuz bir yuvaya sahip imiþ. Birgün internette 20 yaþýnda genç bir bayanla tanýþmýþ. Sözlerle ilgileri artmýþ, birbirlerinden “hoþlanmaya” baþlamýþlar. Bayan adama âþýk olmuþ. Adam da o yolun yolcusuymuþ; ama bir yandan da içi içini yiyormuþ. Yaptýðýnýn doðru olmadýðýný biliyor, lakin nefsi galebe çalýyormuþ. Buluþma arzularý iyice artmýþ, cumartesi saat 11.00’e randevu verilmiþ. Artýk dönüþ yok. Bir yandan gitmek için can atýyor, diðer yandan “Allah’ým ne olur bir çare ver. Yoksa zalimlerden olacaðým.” diye yalvarýyormuþ. Sebepler açýsýndan ortada hiç bir engel yok. Adam hâlâ, “Allah’ým yetiþ. Ayaklarýmý kýr, bir þey yap, beni engelle.” diye yalvarmaya devam ediyor. Gün geliyor, tam gitmeye hazýrlanan adamý yatalak babasý saat 09.00’da yanýna çaðýrýyor. “Oðlum artýk vakit geldi.” diyor ve oðlunun elini tutuyor baba. Ve her zamanki gibi oðlunun imdadýna yetiþiyor. Saat 10.00’da da Hakk’ýn rahmetine kavuþuyor. Hayatýný çocuklarýna adamýþ Hak dostu, oðlunun imdadýna canýný vererek bir kere daha civanmertliðini gösteriyor. Allah’ým sen ne büyüksün, senin yolunda gidenleri de, gitmeye çalýþanlarý da, yalancýktan da olsa, “mýþ gibi” gözükenleri de hiç yalnýz býrakmadýn. Benim gibi olanlara ve babama da bir Fatiha okumayý unutmayýn.


ailem ÝMAN

Bu dünya defteri kapandýðýnda burada çekilen sýkýntýlar bir anda uçup buharlaþýyor, hele de imanla kabre girmiþsek deðme gitsin. MEHMET AYDIN

Aslolan imanla kabre girmek R

abb’imiz bizi zor günlerimizde bu yönde ihlas, sabýr ve samimiyet imtihanýna tâbi tutarak deniyor. Tüm bu ibtilalar, imtihanlar sýrasýnda Müslümanýn her daim ümitvar olup, herþeyde, kainatta gördüðü her fiil ve hadisede boðulup kalmayýp, o hadisede Zât-ý Zülcelal’in isim ve sýfatlarýnýn tecelliyatýný gören kiþi olduðu için, zindanda da olsa, bostanda da olsa gönlü gül gülistan üzere olmasý gerekiyor. O’nun lisanýnda ümitsizliðe, ye’se asla yer yoktur. Dizginleri zorlayan þefkati ve tüm mahlukatý kuþatan endiþesi dýþýnda ruhunu daraltacak, hafakanlara boðacak bir derdi olmamasý gerekiyor. Akýllý Müslüman, Erzurumlu Ýbrahim Hakký merhumun diliyle, “Hak þerleri hayreyler, Zannetme ki gayreyler, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler!” düsturu üzeredir. Çünkü o bilir ki, âlemde O’dan baþka güç ve “havl” sahibi yoktur. Bu yüzden “Lâ havle velâ kuvvete! Ýlla billahil aliyyil aziym!” derken gönlü ferah ve fahûrdur. Özellikle bu ahirzaman asrýnýn insanlarýna verilen iman derslerini ihtiva eden külliyat demetinin en önemli özelliði, “Marifetullah” dersini de muhatabýna hissettirmeden, bir zevk ve 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 6

lezzet olarak vermesidir. Bu dersi alan mü’min her bir zerrenin nasýl hem “Bismillah” hem de “Elhamdülillah” dediðini bizzat gördükten sonra, artýk hakiki tevhid yolunda atýlan saðlam adýmlarýn ardýndan onun imanýný sarsabilecek bir þey olabilir mi? “Hakiki imaný elde eden adam kâinata dahi meydan okuyabilir!” sözü acaba edebiyat olsun diye mi söylenmiþtir? Hoþ, kainat dediðimiz senfoninin, Yaratýcýsý’nýn emri dýþýnda herhangi bir mü’minin aleyhine geçmesi muhaldir ya, öyle bile olsa kâmil mü’min bundan dahi etkilenmez, “Hasbünallahü ve nî’mel vekil/ Allah en güzel dost ve vekildir.” der. Bizim de kendi samimiyet ve ihlasýmýz ölçüsünde bu inançta olmamýz, kalmamýz gerekiyor. Âlemin yangýnlarý bizi imanýmýz noktasýnda ye’se düþürmemeli. “Acaba ne olacaðýz? Kötü hallere düþmemek için nerelere sýðýnmalýyýz?” gibi duygularýn zihinleri bulandýrdýðý noktada en saðlam kale ve sýðýnma yeri olarak Rabb’imizin Cemal ve Celal’inden baþka bir nokta bulamayacaðýmýz açýktýr. O’nun Celal’i de bizim için sýðýnma kapýsýdýr; çünkü Celâl’i içinde de Cemal’i bize tebessüm etmektedir.


ailem ÝMAN

Hayat denizden alýnmýþ bir avuç su gibi. Nefis ve þeytanýmýz o suyu büyükmüþ gibi göstererek, bizi tûl-ü emel’le aldatýyor.

Önce Rabbimize, sonra onun emirlerini bize ileten Resul Efendilerimize (sas) vefa borcumuzu en iyi þekilde ödemeliyiz. Derdimiz Endonezya’dan Fas’a, Burundi’den Kinþasa’ya kadar ruh kardeþlerimizin derdi; sevincimiz ise yine onlarýn sevinci olabilmeli. Bir yerde bir kardeþimizin ýrzý payimal edilmiþse, kendi baþýmýza gelmiþ gibi acýsýný hissedebilmeli, yine bir yerde bir ahiret yoldaþýmýza mürüvvet kapýsý açýlmýþsa o Ýlahi piyango bize çýkmýþ gibi sevinebilmeli, o neþ’eyi ve saadeti ruhumuzun ta derinliklerinde yaþayabilmeliyiz. Vefa duygusunu gereði, “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a inandým, iman ettim!” demenin neticesi bu olmalý. Her namazda kendi ailemiz, ana-babalarýmýzla birlikte bir ucu bu dünyada bir ucu öbür dünyada olan ahiret kardeþlerimizin maddi manevi sýkýntýda olanlarý, uzatýlacak bir el, lehlerine edilecek bir dua bekleyenleri de unutmamalýyýz. Bir mü’minin kardeþine ettiði gýyabi hayýr duasýnýn Hak (cc) katýnda ne kadar tesirli olduðunu hatýrdan çýkarmamalýyýz. Duanýn fazlasýnýn zararý yok. Ýþe gelip giderken, alýþveriþ ederken bile zihnin boþ kaldýðý anlarda malayani þeyler yerine ruhumuza güzel dualarý alýþtýrabiliriz. Oluþturulan dua zinciri kainatý kuþattýkça, olur ki bir yerlerde bir mübareðin duasýnýn Dergâh-ý Ýlahi’de makbuliyeti hürmetine Arþ-ý Âlâ ihtizaza gelip o kutlu zincire baðlý cümle günahkârlarý affediverir. Elimizde sadece duamýz var. Ve madem sadece dua var, o zaman onun hakkýný vermeye çalýþalým. Bu dünyanýn hay huyu topraðýn altýný hiç ilgilendirmiyor. Ayný yerde bulunsak bile kabir ehlinin gündemiyle bizimki hiçbir þekilde örtüþmüyorsa, yaptýðýmýz iþler onlarýn kâinatý dolduran “Eyvah!” ve “Keþke!”lerini karþýlamýyorsa ziyandayýz demektir. Bitmeyen aile tartýþmalarý, birbirinin hakkýný yiyerek ahiretinden çalan “ortak”lar, ürettiðinden çalarak kendi ateþini körükleyen üreticiler, el emeðinden kaçýrarak kendi fitilini kendi ateþleyen iþçiler, yediði yetim hakkýna kýlýf uyduranlar, terazisini müþteri aleyhine bozanlar, kiracýsýný ya da ev sahibini zarara sokmaya çalýþanlar, neticede kabir altýndan yayýn yapan ve dalga boyu çok yüksek olduðu için duyamadýðýmýz “Eyvahlar olsun bize!” korosu için þimdiden prova yapýyor demektir. ailem 7

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


ailem SAHABE

Günümüzün Sümeyra’larýna... ALÝ DEMÝREL

Sahabe hanýmlarýndan birisidir Sümeyra. Uhud’da Efendimiz’in öldüðü haberi yayýlýr. O ne babasýný, ne çocuklarýný arar. Aradýðý tek kiþi Allah Resulü’dür.


ailem

U

hud, fedakarlýðýn, sadakatin ve samimiyetin adýdýr. Orada insanýn içini daðlayan zincirleme hadiseler cereyan eder. Nebiler Nebisi’nin baþý yarýlýr, diþi kýrýlýr, mübarek vücuduna giydiði zýrh parçalanýr ve halkalarý vücuduna saplanýr. Onu çýkarayým derken diþleri kýrýlanlar olur. Uhud’un en çetin anlarýnda Resul-ü Ekrem’in vefat ettiði haberi yayýlýr. Aslýnda bu haber

Müslümanlarýn moralini bozmak ve dirençlerini zayýflatmak için yayýlmýþtýr. Ama hiç de öyle olmamýþtýr. Efendiler Efendisi vefat ettikten sonra hiçbir sahabi yaþamak istemez. Onun için hepsi ölümü göze alýrlar ve “Burada ölelim. O’nun olmadýðý dünyayý ne yapalým.” diyerek mücadelelerine devam ederler. Bu haber yýldýrým süratiyle Medine ufkunda da dalgalanmaya baþlar. Bütün kadýnlar ve çocuklar duyarlar ve etrafa hüzün bulutlarý yayýlýr. Bu kadýnlar içinde Sümeyra isminde bir haným vardýr. Hz. Sümeyra o gün babasýný, kardeþlerini ve eþini de Uhud’a göndermiþ ve onlara þu tembihte bulunmuþtur: - Bakýn! Nebiler Nebisi’ne birþeyler olur ve siz geriye dönerseniz, yüzünüze bakmam. Nitekim O bizim hayatýmýzýn hayatýdýr. O dinin tebliðcisidir. O olmadýktan sonra ben güneþsiz cihaný neyleyeyim...

Hz. Sümeyra Uhud’a doðru yol alýr Allah Resulü’nün ölüm haberini alan Sümeyra, atýna biner ve süratle Uhud’a doðru yol alýr. Uhud’a vardýðýnda oradakilerden birisi, “Sümeyra! Çocuklarýn iþte burada þehit oldu.” der. Ama o hiç duymaz bu sesi. Dudaklarýndan dökülen söz þudur:

- Resulullah nerede? Bana O’ndan haber verin. Az daha ilerlediðinde bu sefer de babasýnýn naaþýný gösterirler. O yine, “Resulullah nerede?” der. Nihayet birisi çýkýp da, “Merak etme, endiþelenme Sümeyra! Resulullah hayattadýr.” dediði an dünyalar Hz. Sümeyra’nýn (r.anha) olur. Allah Resulü’nü gözleriyle görmek ister. Efendimiz’in yanýna kadar gider ve Ýki Cihan Güneþi’ni gördükten sonra dudaklarýndan tarihin durup dinleyeceði, insanlýðýn kulaðýna küpe yapacaðý þu sözler dökülür: - Küllü musîbetin ba’de zâlike celel Ya Resulallah! - Bundan sonra bütün musibetler bana pire ýsýrmasý gibi hafif gelir Ya Resulallah! Gök þak þak olup yarýlsa ve baþýma dökülse, yer parçalanýp beni yutsa, evladým ve babam ölse gam yemem, deðil mi ki sen hayattasýn... (Bkz. Buhari, I/458; Taberani, II/230) Ýþte Ashab-ý Kiram, Peygamber Efendimiz’i bu ölçüde seviyordu. Bir büyüðümüz Hz. Sümeyra’nýn bu destansý hayatýný okuduktan sonra “Kaç tane kýz çocuðuna Sümeyra ismi verdim bilmiyorum.” der. Günümüzün Sümeyra’larý bu muhabbet ve aþkla mamur evlatlar yetiþtirdikten sonra yeni yeni ufuklar açýlacak, inþallah makûs kaderimiz deðiþecek, aðlayan gözlerin aðlamalarý dinecek ve mahzun gönüllere sürur gelecektir...

ÝLLÜSTRASYON: ORHAN NALIN

SAHABE


ailem ÇOCUK

Baþkalarýyla konuþurken, sohbet ederken konuþmalarýnýza dikkat etmelisiniz. Çünkü çocuklarýnýz sizi dinlemiyor ya da konuþtuklarýnýzý anlamýyor sanýyorsanýz yanýlýyorsunuz demektir. PROF. DR. MEHMET ZEKÝ AYDIN

Baþkalarýyla konuþurken de

çocuklar eðitilmelidir

Anne babalar, çocuklarýn kendileri hakkýnda söylenilenleri anlayacak psikolojide olmadýklarýný zannederler.

B

aþkalarýyla konuþurken de çocuklarý eðitebiliriz. Çocuklar, ayný ortamda olduklarý ve sesleri duyduklarý sürece, büyüklerinin sözlerini iyi dinlerler. Týpký radyo dinlediðimiz veya baþkalarýnýn konuþmalarýný duyduðumuz zaman bizim onlarý duyduðumuz ve özellikle bizimle ilgili konuþmalarý takip ettiðimiz gibi, çocuklar da ilgisiz görünseler bile çoðu zaman konuþmalarý dinlerler. Çocuðun, kulak misafiri olma eðilimi, çocuklardaki birçok eðilim gibi, iki ucu keskin bir kýlýç gibidir. Kulak misafirliði, olumlu yönde kullanýlabildiði gibi, yanlýþ kullanýldýðýnda zarar verebilir. Baþkalarýyla konuþurken çocuklarý eðit-

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 10

mek yöntemi, “Kýzým sana söylüyorum, gelinim sen anla.” atasözünde anlatýlmak istenen þekilde, çocuða söylemek istediklerimizi baþkalarýna söylüyormuþ gibi onlara duyurmaktýr. Örneðin, toplu taþým araçlarýnda yaþlýlara, hamile ve çocuklu hanýmlara yer vermeyen çocuðunun hatasýný dolaylý olarak söylemek isteyen anne baba, bir konuþma esnasýnda genel olarak bu durumu vurgulayabilir. Ancak çocuðun adýný ve yanlýþýn yer ve zamanýný vererek olayý anlatarak yanlýþý söylemek fayda yerine zarar getirebilir. Baþkalarýyla konuþurken çocuklara bir þeyler öðretilirken, dikkat edilmesi gereken önemli nokta, çocuðun yanlýþlarýný düzeltmek için onu baþkalarýnýn yanýnda eleþtirme hatasýna düþmemektir. Çünkü büyüklerde olduðu gibi, çocuklar da baþkalarýnýn yanýnda küçük düþmek istemez. Özellikle arkadaþlarýnýn yanýnda küçük düþürülmeyi hiç kimse kabullenemez. Her zaman görünür bir þekilde olmasa da duyduklarý sözler üzerine her zaman anýnda yorum yapmasalar da çocuklar, büyüklerin konuþmalarýný genellikle dinlerler.


“Dostunuzun, arkadaþýnýzýn unutamadýðýnýz örnek davranýþlarýný bize yazýn.” demiþtik. Gelen yüzlerce mektup ve e-postalarý okuyup, ayrý ayrý deðerlendirip aralarýndan tercih yapmak bizim için hayli zor oldu. Ne yaparsak yapalým, bu mektuplarýn hepsini yayýnlamak zaten mümkün deðildi. O açýdan mesajlarýný yayýnlayamadýðýmýz dostlarýmýzýn bizi anlayýþla karþýlayacaðýný umuyoruz. Modernizm çaðýnda her geçen gün anlamýný yitiren aile, dostluk, vefa, yardýmlaþma, diðergâmlýk gibi duygularýn okuyucularýmýz arasýnda hâlâ bu denli yüksek boyutlarda deðerini korumasý hem ülkemiz hem de insanlýk için umut verici nitelikte. Maddi ve manevi büyük buhranlar yaþayan toplumumuzda bu kötü gidiþe dur diyecek hamiyet erbabýnýn ve sýrf birbirlerini Allah rýzasý için sevip dua eden gönül dostlarýnýn bulunmasý çok sevindirici. Gelen mektuplarla bir kez daha anladýk ki, insanýn kalbinin tâ derinliklerinden gelen hýçkýrýklarý dinleyecek bir ‘kulaða’, kulaklarýn pasýný silecek bir ‘sese’, dudaklarýn fýsýltýlarýný hissedebilecek bir ‘kalbe’ her zaman ihtiyacý var. Elimizin aðrýsýný, beynimizin keþmekeþini, yüreðimizin sýzýsýný hissedebilecek bir ‘kara gün dostumuz’ olmalý kalbimiz attýkça. Fakat önce kendisi iyi bir dost olmalý insanýn. Birine omuz olmalý, bir diðerine kulak, bir baþkasýna yürek... Böyle demiþtik... Dostluklarýn üstünde ýþýldayan sadece ve sadece Rahmet Peygamberi’nin (sas), aydýnlýðý idi. Yine sadýk dostlar olan Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve Aþere-i Mübeþþere’nin (r.anhüm) kutlu esintisi geldi aramýza. Tüm okurlarýmýza geniþ ve nitelikli katýlýmlarýndan dolayý teþekkür ediyoruz.

HAZIRLAYAN: SALÝH YUSUFOÐLU s.yusufoðlu@zaman.com.tr Mektup adresi: Ailem Dergisi (Salih Yusufoðlu) Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No: 21 34196 Y.Bosna/ÝST.

Önce biz iyi bir dost olmalýyýz


Dostum! Ýyi ki varsýn

Gýpta edilecek bir komþuluk örneði Babamýn iþi sebebiyle 20 yýl Ýstanbul’da ikamet ettik. Babam emekli olunca da memleketimiz olan Sakarya’ya yerleþtik. Sakarya’dayken 17 Aðustos depremini biz de yaþadýk. Büyük bir felaketi yaþamanýn þokuyla Ýstanbul’daki komþularýmýzý arayarak, Ýstanbul’a taþýnmak istediðimizi ve bizim için bir ev kiralamalarýný rica ettik. Komþularýmýz önceki evimizin çok yakýnýnda bir ev kiralamýþlardý. Depremden on gün sonra taþýndýk. Yoldayken, bir yandan deprem sebebiyle mahvolan eþyalarýn temizliði diðer yandan kiralanan evin boyasý, badanasý ve temizliði bizi oldukça düþündürüyordu. Fakat komþularýmýzýn bizim için kiraladýklarý eve vardýðýmýzda büyük bir sürprizle karþýlaþtýk: Evin bütün temizlik ve badana iþleri yapýlmýþ, tabak, bardak, kaþýk gibi mutfak malzeme-

lerinin yaný sýra bazý gýda maddeleri de mutfaðýmýzda hazýr edilmiþti. Sevgili komþularýmýz daha sonra, depremde kirlenen bütün eþyalarýmýzý alarak onlarý da yýkadýlar, temizlediler, kuruttular ve bize getirdiler. Biz þu an tekrar Sakarya’da oturuyoruz. Fakat o dönemde yaþadýðýmýz 8 ay boyunca, Kemerburgaz’daki dostlarýmýz, komþuluðun, yardýmlaþmanýn, paylaþmanýn, sevginin, saygýnýn ne demek olduðunu bizzat yaþayarak gösterdiler. O 8 ay, ‘hayatýmýn en huzurlu günleriydi’ diye hatýrlamama sebep olacak ömrüm boyunca. Bizlere böyle kýymetli dostlar verdiði için Allah’a sonsuz kere þükürler olsun. Rabb’im Erdem, Kumru, Babacan aileleri ile Sema Yonuktaþ ve oradaki bütün dostlarýn bahtýný açýk, ahiretlerini ak eylesin... Vildan Yasa, Sakarya

ÖNEMLÝ NOT: Sevgili dostlar, yeni hediyeli teklifimiz baþlayacaðýndan dolayý ‘dost ve arkadaþ’la ilgili mektup gönderilmemesini rica ediyoruz.

FOTOÐRAF: ÝBRAHÝM USTA

FOTOÐRAF: AFP

Dostum bana Kur’an okumasýný öðretti Biz tam 6 yýldýr belirli aralýklarla çay sohbetleri yapýyoruz. Bu sohbetlerin bana saðladýðý en güzel ve anlamlý þey Kur’an-ý Kerim okumasýný öðrenmem oldu. Toplantý arkadaþlarýmýzdan olan Rabia Haným bana ve birkaç arkadaþýma hiçbir karþýlýk beklemeden aþkla, þevkle, sabýrla öðretti Kur’an okumasýný. Sana tekrar teþekkür ediyorum sevgili Rabia, ne mutlu bize ki memleketimin böyle güzel insanlarý var. Naz, Adana ailem 13

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


DOSYA

Beni hayata döndüren gerçek dostlarým

Dostlar ýrmaklar gibidir; kiminin suyu az kiminin çok, kiminde ellerin ýslanýr sadece, kiminde ruhun yýkanýr boydan boya...

Yaþadýðým bazý sýkýntýlar sebebiyle insanlara karþý güvenim kalmamýþtý. Çok yakýnlarýmdan yaþadýðým üzücü olaylar, bende güven býrakmamýþtý. Bu dünyada dost yoktur mantýðý kaplamýþtý her yanýmý ve insanlarýn hiçbiri dürüst ve dost deðildi benim gözümde. Ýnsanlara güvenemememden dolayý evden dýþarý çýkamaz olmuþtum. Bu durum bir yýl kadar devam etti. Bu sýkýntýlý zamanlarýmda eski gerçek dostlarým Ebru ve Tülay beni bana buldurdular. Allah rýzasý için kurulan dostluklarýn hiçbir zaman bitmeyeceðini bana hatýrlattý ve yaþattýlar. Beni büyük bir bunalýmýn ve yalnýzlýðýn içinden çýkardýlar, hayata döndürdüler. Teþekkürler sevgili dostlarým, Allah sizden razý olsun. Þ. B., Ýzmir

Eski(meyen) dostumun bebeðim için sürprizi Çocuðumuzun doðmasýna iki ay kalmýþtý; ama ekonomik sýkýntýlar sebebiyle bebek için henüz bir þeyler alamamýþtým. Bir gün kargodan bir paket geldi. Paket, ben öðrenciyken bana annelik yapan çok kýymetli bir ablamdan geliyordu. Paketi açtým ve þaþkýnlýðým iyice artmýþtý; çünkü pakette bebeðimin bütün ihtiyaçlarý vardý. Sevgili ablacýðým Allah senden razý olsun... R. Akbal, Adana

Ablalarýmýz bize ilk kandil programýmýzý yaþattý

FOTOÐRAF: AP

Biz lisede okuyan iki kýz arkadaþýz. Kadir Gecesi’nde yaþadýklarýmýzý asla unutamayýz. Kadir Gecesi’nden haberimiz olmadýðý için ilk defa böyle bir programa katýlmanýn anlamý büyüktü bizim için. Kandil programý, sohbetler, skeçler, ilahilerle çok güzel geçmiþti. Program bitiminde yatakhanelerimize gelince sürprizler devam ediyordu. Yataklarýmýza birer karanfil konmuþ ve en güzel sözlerle de donatýlmýþtý. Bize ilk kandil programýmýzý bu þekilde yaþatan sevgili Emine ve Fatma ablamýz, Rabb’imiz size de cennete gül bahçeleri versin. Ravza Arslan, Denizli


Dostum! Ýyi ki varsýn

Ayþegül, öfkesini yenip dostluðumuzu kurtardý Dostumun uyarýlarýyla üvey annelik yapmadým Benim, çok iyi bir dostum var. Kendisi Almanya’da yaþýyor ve Türkiye’ye geldiði zaman mutlaka birkaç gün bende kalýr. Dostumla ayrý yerlerde olmamýz sebebiyle görüþemesek de mektuplarýmýz vesilesiyle çok þeyleri paylaþabiliyoruz. Mesela çocuðum olmadýðý zaman Hz. Aiþe’yi örnek vererek benim sýkýntýmý hafifletti. Eþimden boþandýðým zaman yine ayetlerle sýkýntýlarýmý giderdi. Bir çocuklu ve eþinden boþanmýþ þimdiki eþimle evlendiðim zaman, bana sürekli olarak çocuða iyi davranmamý ve ona üvey annelik yapmamamý söyledi. Þimdi iki kýz çocuðumuz daha oldu ve üç çocuðumuzla çok iyi bir ailemiz var. Teþekkürler sevgili dostum, uyarýlarýnla inþaallah oðluma, üvey anneliði yaþatmadým. Fatma Çelik, Ýstanbul

Aradaþým Ayþegül’le 17 yýllýk arkadaþýz. Evlendikten sonra eþlerimizin de arkadaþ olmalarý sebebiyle görüþmelerimiz hiç kesilmedi. Hatta evlerimiz yakýn olduðu için çoðu zaman eþlerimiz iþe gidince birbirimize gideriz. Yine böyle bir gündü ve Ayþegül bana oturmaya gelmiþti. Çok önemsiz bir mesele yüzünden tartýþmaya girmiþtik. Ne arkadaþým susarak olayýn büyümesini engelliyordu ne de ben... Tartýþmamýz iyice büyümüþtü, çok sevdiðim dostuma kýrýcý sözler, hakaretler ediyordum. Ayþegül o öfkeyle, ‘Ben gidiyorum bir daha da görüþmeyelim.’ diyerek kapýyý açtý. Ben de ayný öfkeyle ‘Ne halin varsa gör’ diyerek kapýyý yüzüne kapattýk. Gözlerimden yaþlar gelmeye baþlamýþtý. Bunca yýllýk dostumu, bir hiç yüzünden kaybedecektim. Gözyaþlarýmý elimin tersiyle silerken, peþinden gidip gitmeme konusunda nefsimle mücadele ediyordum. Ben bunu düþünürken kapýnýn zili uzun uzun çaldý. Kapýyý açtým ve sevgili Ayþegül karþýmda, ‘Gidemedim kardeþim, gidemedim.’ diyordu. Ve birbirimize sarýlarak aðladýk. Böyle bir yanlýþ vesilesiyle baðýmýz daha bir kuvvetlendi. Caným arkadaþým, eðer o gün geri dönmeseydi, bugün belki de görüþemiyor olacaktýk. Öfkemizin galip gelmesine izin vermediðin ve dostluðumuzun devam etmesini saðladýðýn için Allah senden razý olsun. Esma Þahin, Adana

Meral Haným’ýn yemek daveti bizi mest etti Soðuk bir kýþ günü kýzýmla hastaneye gitmiþtik. Hastaneye sabah gittik ve oradan oraya koþturarak akþamý ettik. Yorgun argýn eve geldiðimizde, yemek hazýrlama telaþýna düþtüm. Bizim hastaneye gideceðimizi bilen komþum Meral haným yemek yapamayacaðýmýzý düþünerek bizi ailece yemeðe davet etti. O zaman nasýl sevindim, anlatamam. Ýnsanýn böyle anlayýþlý dostlarýnýn olmasý ne kadar güzel. Meral hanýmýn güleryüzü, anlayýþý ve sýcak yemekleri bize þifa oldu o gün. Teþekkürler sevgili dostum. Feray Öncel, Gaziantep ailem 15

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


DOSYA

Dostum, nefretimi sevgiye dönüþtürdü 27 yaþýnda evli ve iki çocuk annesiyim. 17 yaþlarýndayým o zamanlar. Okul tatillerinde Hollandalý bir çiftçinin fidanlýðýnda çalýþýyordum. Benim yaþlarýmda Emine adýnda bir kýz da ailesiyle birlikte orada çalýþýyordu. Ben tesettürlü deðildim ve özgürlüðüne düþkün birisiydim. Emine ise tesettürlü ve dinine baðlý birisiydi. Emine ve ailesine karþý aþýrý derecede olumsuz duygu ve düþünceler içerisindeydim. Onu çaðdýþý, gerici görüyordum. Hatta birçok kere onu tersledim, onunla alay ettim ve onu kýracak davranýþlarda bulundum. Fakat Emine, benim bütün bu olumsuz davranýþlarýma aldýrýþ etmeden, bana sürekli gülücükler daðýttý, bana hep çok sýcak ve samimi davrandý. Emine nezaket sahibi, alçakgönüllü ve sabýrlý bir insandý. Emine’ye olan nefretim yerini zamanla hayranlýða býrakmaya baþladý. Bana okuyabileceðim kitaplar tavsiye ediyor, benimle sürekli olarak ilgileniyordu. Benim hidayetime vesile olan sevgili dostuma binlerce teþekkür ediyorum. Rabbim senin gibi bir dost ile beni bataklýktan kurtardý. Sað ol var ol. N. Durmuþ, Veghel, Hollanda

Yeni aldýklarý arabalarýný, borçlarýmýzý ödemek için sattýlar

Allah’a binlerce þükürler olsun ki üniversite hazýrlýk dersanemizde çok iyi öðretmenlerimiz var. ÖSS’ye girdiðimiz zaman müthiþ bir dua zinciri kurup bizlere dua etmeleri, bizler için gözyaþý dökmeleri, sýnavda baþarýlý olmamýz için sýnav boyunca Kur’an okuyup dua etmeleri beni çok etkilemiþti. Pek çok aile, evlatlarýna bu kadar ilgi göstermezken bizleri zaten çok iyi çalýþtýran hocalarýmýzýn yaptýðý bu davranýþ gerçekten takdire þayan. Allah hocalarýmýzdan razý olsun ve bu ülkenin baþýndan böyle hocalarý eksik etmesin. Betül Narin, Edremit, Balýkesir 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 16

FOTOÐRAF: AP

Hocalaramýz sýnav boyunca bize dua etti

17 Aðustos depreminden sonra iþlerin durgunluðu sebebiyle esnaf olan babamýn borçlarý iyice artmýþtý. Buna bir de annemin ani bir rahatsýzlýðý eklenince borçlarýmýz oldukça kabarmýþtý. Halam ve eþi memur maaþýndan artýrarak yýllarca biriktirdikleri paralarýyla bir araba almýþlardý. Arabayý almalarýnýn üzerinden bir ay gibi kýsa bir süre geçmiþti ki bizim durumumuzu düþündüler ve yeni aldýklarý arabalarýný satarak, bizim borçlarýmýzý ödediler. Ýnsanlarýn menfaat peþinde koþtuðu þu zamanda Nigar halam ve Muhsin eniþtemin yaptýðý bu davranýþ gerçekten pek çok insana örnek olacak nitelikte. Allah, onlardan ebeden razý olsun. Hilal-Rukiye Keskin, Adapazarý


Dostum! Ýyi ki varsýn

Ýclal, vefanýn en güzel örneðini sundu O zamanlar Türkiye’deydim. Çok sevdiðim dostumla farklý þehirlerdeydik. Çok istememize raðmen görüþmek nasip olmuyordu. Bir gün öðrencilerimle pikniðe gitmiþ ve akþam yorgun argýn kendimizi eve zor atmýþtýk. Kanepeye uzanmýþ dinlenmeye çalýþýrken kapýnýn zili çaldý. Evde kaldýðýmýz arkadaþlardan biri-

si memleketine gitmiþti. Onun geldiðini zannederek kapýyý hemen açtým; ama gelenin o olmadýðý görünce kapýyý ani bir refleksle kapattým. Fakat þoke olmuþtum; çünkü kapýda duran caným arkadaþým Ýclal’di. Yaþadýðým þoku üzerimden atýp kapýyý ellerim titreyerek tekrar açtým ve can dostumla sarýldýk ve... Ýclal evi-

mi bilmiyordu. Yazýþtýðýmýz mektuplardaki adresi alarak benim evimi bulmuþ ve bana hayatýmýn sürprizini yaþatmýþtý. Ýclal, gerçek dostluðun ne olduðunu çok güzel bir þekilde anlatmýþtý bana. Yorgun geçen günümün akþamý harika olmuþtu. Rabbim herkese böyle vefalý dostlar nasip etsin. Yeliz Çiftçi, Aachen, Almanya

Arkadaþýný nefsine tercih eden Mehmetçik 1994 yýlýnýn aðustos ayýydý ve ben o zamanlar askerdeydim. Görevimiz gereði Güneydoðu’da operasyonlara katýlýyor ve sürekli olarak daðlarda bulunuyorduk. Yine operasyonda olduðumuz bir gündü, erzakýmýz bitmiþ,

suyumuz tükenmiþti. Çok yorulmuþ, enerjim bitmiþ ve bir adým atacak takatim kalmamýþtý. Bir parça ekmeðe ihtiyacým olduðu bir anda, can dostum, yiðit Mehmetçik elindeki bir dilim ekmeði ve son konservesini hiç düþünmeden, kendisinin de ihtiyacý olmasýna raðmen bana ikram etti. Tarihimizdeki sayýsýz zafer iþte bu ruh sayesinde kazanýlmýþtýr. Teþekkürler can dostum. H. Gümüþ, Keçiören, Ankara

Paylaþacak dostlarýnýz yoksa iyi þeylere sahip olmanýn bir zevki de yoktur...


DOSYA

Siz beni sevindirdiniz Rabb’im de sizi sevindirsin En büyük ideallerimden birisi okumaktý. Bunu sevgili dostum Rabia sayesinde baþardým. Rabia’yla ortaokulda beraber okuyorduk. Ekonomik durumumuzun iyi olmamasý sebebiyle babam liseye gönderemeyeceðini söylemiþti. Bu durumu arkadaþýma söylediðim zaman o da çok üzülmüþtü. Rabia anne ve babasýyla konuþmuþ benim durumuma bir çare bulmaya karar vermiþ. Yaz tatilinin sonlarýna doðru bir sabah Rabia, telefon ederek hazýrlanmamý söyledi. Kapýya çýkýncý arabada babasýyla beni bekliyorlardý. Rabia’nýn babasý, ikimizi ayný liseye

ve ayný sýnýfa kaydettirdi. Bir senelik yol paramý ve harçlýðýmý da karþýladý. Rabia’yla birinci senemizi bitirmiþtik. O yaz tatilinde arkadaþým ve ailesi Adapazarý’na taþýnmak mecburiyetinde kalmýþlardý. Onu sýmsýký öptüm ve birbirimize hediyeler vererek vedalaþtýk. Okulda tek baþýma kalmýþtým. Daha da acýsý daha sonralarý hayatta da Rabia’sýz kalmýþtým: Rabia ve ailesi 17 Aðustos depreminde vefat etmiþlerdi. Ben þimdi dualarýmda Rabia ve ailesini hiç unutmuyorum. Allah’ým mekanlarýný cennet etsin ve bana yaptýklarýný kendilerine rahmet olarak versin inþaallah. Özlem Karademir, Ýstanbul

Kandillerde hediye daðýtan dostum Benim bir dostum, bir hocam var ki, her kandil gecesi tanýdýðý bütün dostlarýna, neredeyse maaþýnýn tamamýný harcayarak, hediyeler alýr. Yine bir Mevlid Kandili gecesiyde. Gece saat 11 civarlarýnda kapýnýn zili çaldý. Yine elinde güller ve çeþitli hediyelerle Peygamber Efendimiz’in doðumunu her tarafta en güzel duygularla hissettirmek için gülen gözleriyle kapýda bana bakýyordu. Sevgili Türkan hocam, Rabb’im, bu gayretlerini ve bize örnek olma özelliðini, öbür âlemde Efendimiz’e komþu ederek mükafatlandýrsýn inþaallah. M. Gökmen, Bafra, Samsun

Hatim grubumuz huzur veriyordu Eþimin iþi sebebiyle beþ ay kadar önce þehir deðiþtirdik. Taþýnmadan önce Muðla Dalaman’da harika dostlarýmýz vardý. Dostlarýmýn iyilikleri, güzellikleri, yardýmlarýnýn ötesinde beni en çok sevindiren durum; bir hatim grubumuzun olmasýydý. Allah rýzasý için yapýlan hatimler, salatü selamlar, ke12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 18

lime-i tevhidler paylaþýlýr ve yerine getirilirdi. Yaptýðýmýz bu faaliyetler çok huzur veriyordu. Belirli aralýklarla yapýlan bu hatimlerden sonra da duasý yapýlýrdý. Rahmetli ablam ve babama da dualarýmý eksik etmedim. Rabb’im dinini yaþayan dostlardan bizleri hiçbir zaman ayýrmasýn. Rukiye Özel, Burdur


Böyle ev sahibi dostlar baþýna Eþimin tayini Karadeniz’in þirin bir ilçesine çýkmýþtý. Memleketimizden ilk defa bu kadar uzak bir yere gidiyor ve ailemizden ilk kez ayrýlýyorduk. Ama Karadeniz’in sýcak insanlarý bize akrabalarýmýzý aratmamýþtý. Bir bayram tatili ertesinde görev yerimize dönüyorduk. Yolculuðumuz 25 saat sürmüþ, iki çocuðumun da kucaðýmda olmasý beni fazlasýyla yormuþtu. Evimize gece yarýsý varacaktýk. Karnýmýz aç, yorgun ve bitkin bir haldeydik, arabamýzda klima olmadýðý için çok da üþümüþtük. Bu yorguluðun üzerine soba yakmak, yemek hazýrlamak oldukça zor olacaktý. Evimize vardýðýmýzda, ev sahibimize býraktýðýmýz anahtarý almaya çýkacaktým ki, anahtarý kapýnýn üzerinde buldum. Kapýyý açtýk ve içeri girdik. Aman Allah’ým evimiz sýcacýktý. Ev sahibemiz Emine abla öyle ince bir dostluk örneði sergilemiþti ki, gecenin o vaktinde sobamýzý yakmýþ, çorbasýndan dolmasýna kadar hazýr olan bir yemek tepsisini de hazýr etmiþti. Emine ablamýn yaptýðý bu güzel davranýþý aradan seneler geçmesine raðmen hâlâ þükranla anarým. Böyle ev sahibi bütün dostlar baþýna... Aliye Arslan, Muðla

Gurbette evladýma bakan harika dost Fransa’ya gelin olarak geliþimin ilk senesi anne oldum. Birkaç ay sonra da rahatsýzlýðým sebebiyle hastaneye yatmýþtým. Aklým hep 5 aylýk oðlumdaydý. Ailemden kimsecikler yoktu yanýmda ve gurbetin, yalnýzlýðýn, çaresizliðin acýsýný bilenler bilir. Eþim de restorantda çalýþýyordu ve çocuðumun gece yarýlarýna kadar dükkanda koku ve havasýzlýk içinde, bakýma muhtaç bir þekilde olmasý beni mahvediyordu. Ýþ-

te bu sýkýntýlý zamanýmda arkadaþým Suna imdadýma yetiþti. Hastanede kaldýðým süre içerisinde çocuðuma hem annelik yaptý hem de babalýk. Bunun yaný sýra bizim ihtiyaçlarýmýza da koþturmaktan geri durmadý. Fedakârlýðýn, dostluðun hararetle arandýðý günümüzde Rabb’im bize Suna gibi harika bir dost gönderdi. Allah senin de sýkýntýlý zamanlarýnda sana yardýmcýlar göndersin... Yasemin Araz, Lyon, Fransa


DOSYA

Koca lojmanda bir tek Fatma Haným bana destek oldu

H. M. Samsun, Semra .. Turgutlu, Nedime Türkkan Konya, Ruseym K. Erzurum, Saliha Devali Kýrklareli, Hüseyin Çelik Ýskenderun, Çiðdem E. Paker Tekirdað, Filiz Doðan Ýstanbul, Memduha Toðlukdemir Ýstanbul, Mehmet Yýldýrým Ýzmir, Ali Özer, Ýstanbul Elif Ýnan Ankara, Veysel Yýldýrým Antalya, Saime Bilhan Bursa, M. Sobacý Eskiþehir, Esra Kanoðlu Ýstanbul, Avni Yýlmaz Ordu, Osman Çetin Aydýn, Ýsmail Uður Erzurum, Ramazan Atlen Ýzmir, Nazik Nasýrcý Sakarya, Hamdi Ulutaþ Ýstanbul, Süveybe Dündar Almanya, Emine Yýlmaz Yozgat, Zülküf Sunar Bingöl, Nurhayat Ereðlioðlu Adana, Ýsmail Er Bursa, Zeliha Güler Ýzmir, Ferhat Oktar Erzincan, Ayþenur Selük Samsun.

17 yýllýk öðretmenim. Milli Eðitim Bakanlýðý’nýn ‘norm kadro’ uygulamasýna geçtiði, pek çok öðretmenin tedirgin olduðu, küçük hesaplar ve bencilce kaygýlarýn yaþandýðý, güzelim dostluklarýn bitme noktasýna geldiði günlerde bir öðretmen dostumun yaptýðý jest takdire þayandý. O kargaþa zamanýnda o dostumla tayinimiz ayný okula çýkmýþtý. Görev yaptýðým okuldan bir gün sonra ayrýlarak yeni okuluma ulaþtýðýmda, dostumun boþ olan iki sýnýftan daha iyi olduðu söylenen sýnýfý bana býraktýðýný öðrendim. Yüreði güzel duygularla dolu dostumun okuttuðu sýnýfýn, iki yýl sonra benim sýnýfýmdan daha iyi olduðunu söylememek ona haksýzlýk olur. Böyle dostlar, dostlar baþýna... Durmuþ Gültekin, Silifke, Mersin

Sýnýfta bir doðum günü kutlamasý Nevin’le üniversiteye kaydolduðumuz gün tanýþtým. Henüz tanýþalý 6 ay olmuþtu ki, bana hayatýmýn en güzel doðum gününü yaþattý. Arkadaþlar ve hocamýzla anlaþýp, bana bir sürpriz hazýrlamýþ. Dersin ortasýnda hocamýz beni bir vesileyle dýþarý çýkardý. Az sonra sýnýfa döndüðümde þaþkýnlýktan aðzým açýk kaldý. Masanýn üzerinde harika bir pasta ve etrafýmda ‘iyi ki doðdun’ diyen arkadaþlarým. O an hayatýmýn en büyük sürprizini yaþadým. Böyle güzel bir sürprizi bana yaþatan sevgili Nevin’im, Allah herkese senin gibi hakiki dostlar nasip etsin. Zeynep, Ankara

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 20

FOTOÐRAF: ÝSA ÞÝMÞEK

Hediye kitap kazananlar:

Eþim devlet memuru ve 2001 yýlýnda tamamen birilerinin çýkarý sebebiyle eþimin tayinini çýkardýlar. Eþim dava açtý. Bu süreçte bize yapýlmayan kalmamýþtý. Bir kýþ günü bayrama 10 gün kala bizi polis zoruyla lojmandan çýkardýlar. Bu arada mahkeme bizim lehimize karar verdi ve eþimi tekrar görevine iade etti. Biz sobalý baþka bir lojmana taþýndýk. Sýkýntýlar devam ediyordu. Lojmandaki bütün komþularým, müdürün kendilerini lojmandan çýkarma tehdidiyle, bana yüz çevirdiler. Hele candan dost bildiðim insanlar bana tavýr alýnca günlerce aðladým. Bu sýkýntýlarý yaþarken birisi vardý ki, zor zamanýmda dostluðun, destek olmanýn, dert paylaþmanýn ne demek olduðunu harika bir þekilde yanýmda olarak gösterdi. Þu anda hâlâ lojmandayýz o müdür gitti ve piþman olanlar oldu; ama ne yazýk ki, aslolan ihtiyaç halinde dostunun yanýnda olabilmektir. Sevgili Fatma haným, Allah senden razý olsun, iyi ki sen vardýn ve iyi ki yanýmdaydýn. Saniye Özen, Ankara

Böyle dostlar, dostlar baþýna


Ben özenmeyeyim diye yanýmda çok yürümezdi Benim dostum dayýmýn kýzý Zeynep. Ben 16 sene yürüyemedim, 4 senedir yürüyebiliyorum. Zeynep ablamla senede üç defa beraber olabiliyoruz: Ýki bayram ve yaz tatilinde. Çok ince düþünceli olan sevgili ablam, ben özenmeyeyim diye yanýmda çok mecbur kalmadýkça yürümezdi. Beni mutlu edebilmek için oynamadýðý oyun kalmazdý. Yaptýðým pek çok hatamý kendi üstüne alýrdý. Günlerce benim ihtiyaçlarýmý karþýlýksýz yaptý ve bunu kesinlikle memnuniyetle yaptý. Zor zamanlarýmda beni yalnýz býrakmayan sevgili ablam, Allah iki cihanda senden razý olsun. Þeyma Kayapalý, Ankara


Evliliðimiz

Yasemin Yalçýn Aktosun Danýþman Psikolog y.aktosun@zaman.com.tr

Çocuk için

beklemeli miyim? Hülya Ayhan Taþçý Ben þu anda 15 aylýk evliyim ve 25 yaþýndayým. Þimdiye kadar çocuðumuz olsun diye düþünmedik. Çünkü daha eþim askere gidecek. Hem bu yüzden hem de daha erken olduðunu düþündüðümüz için çocuk fikri bizde yok. Bize göre ideal olaný eþimin askerliðinin tamamlamasýný beklemek. Bu konu böyle; ama diðer taraftan da akýlýma þöyle bir mesele takýlýyor. Acaba ileride çocuk fikrini ertelediðimiz için, keþke daha önceden düþünseydik der miyim acaba? Yani geç kalmýþ sayýlýyor muyuz sizce? Bir de aldýðýmýz kararlar eþimle ikimizin ortak kararý. Her konuda hemfikiriz. Þimdiden çok teþekkür ederim. Ýyi çalýþmalar.. Merhabalar; Ýncelik ve hassasiyetinizden dolayý çok teþekkür ederim. Gelelim sorunuza... Çocuk sahibi olmak için belli bir dönem yoktur. En önemlisi çiftin birlikte karar vermesi ve hazýr oluþlarýdýr. Çocuk sahibi olmaya hazýr olma etkili ebeveyn olmayý da kolaylaþtýrýr. Bu sebeple “çocuðum olsun da nasýl olursa olsun” diye düþünerek çocuk sahibi olmak doðru bir davranýþ deðildir. Ayrýca “piþman olur muyum?” diye düþünerek de karar verilmemelidir. Gelecekte ne hissedeceðiniz þimdiden kestirilemeyeceði gibi bu, bireyden bireye farklýlýk gösterir. Bundan dolayý, gelecekte 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 22

piþman olma kaygýsýyla halihazýrdaki kararýnýzý þekillendirmemelisiniz. Bunun yanýnda öylesine çocuk sahibi olmaktansa, iyi yetiþtirebileceðiniz bir çocuk sahibi olmak çok daha daha önemlidir. Bunun için yukarýda da belirttiðim gibi eþlerin ortak kararý ve çocuk sahibi olmaya bireyin kendini hazýr hissetmesi gereklidir. Bunun yanýnda gerek hamilelik sürecinde, gerek doðum esnasýnda ve gerekse de doðum sonrasýnda babanýn olmasý hem çocuðun geliþimi ve hem de anne psikolojisi açýsýndan çok önemlidir. Bütün bu açýklamalara binaen aldýðýnýz kararýn saðlýklý olduðunu söyleyebilirim. Çünkü, eþinizle hemfikir olmanýz, eþinizin askerlik süreci ve yeni evli oluþunuz aldýðýnýz kararýn olumlu olduðunu gösteriyor. Bu süreç içinde eþ olma ve aile kavramlarýný büsbütün pekiþtirmiþ ve inþallah ileride olacak çocuðunuza saðlýklý bir zemin hazýrlamýþ olusunuz..

Çocuk sahibi olmaya hazýr olmak, etkili anne-baba olmayý da kolaylaþtýrýr.


ailem EVLÝLÝK

Evlenmek gençler için zor bir basamaktýr. Hasan ile Seher her basamaðýnda dinin emir ve yasaklarýna dikkat ettikleri örnek bir tanýþma ve niþan süreci yaþadýlar. OSMAN KARYAÐDI

Hasan ile Seher evliliðe yürüyorlar:

Niþan H

asan, dinî hayatýna elinden geldiðince dikkat eden bir gençti. Üniversiteyi bitirmiþ ve askerliðini yapýp gelmiþti. Türkiye þartlarýnda çok iyi sayýlabilecek bir iþe de girmiþti. Þimdiye kadar her þey olmasý gerektiði gibi olmuþ, hayatýnýn her döneminde dinin emir ve yasaklarýna son derece dikkat etmiþti. Anne ve babasý, komþularla iþbirliði içinde onu bir yuva sahibi yapmaya çalýþýyorlardý. Annesi her gün tanýdýðý ayrý bir kýzdan, kýzýn efendiliðinden ve hamaratlýðýndan bahsediyordu. Hasan annesinin isteklerini daha fazla direnemezdi. Çünkü þimdi annesinin ifadesiyle “elinde bir iþi” de vardý. Geriye bir tek þey kalmýþtý: Hayatýný bir baþkasýyla birleþtirmek. Evlilik gibi bir sorumluluðun altýna sadece iki kiþilik bir aileyi bakacak maddi imkaný elde etmekle girilemeyeceðini biliyordu. Çünkü evlilik sorumluluktu, paylaþmaydý. Annesi hep yakýn çevresinden, Hasan’ýn da tanýdýðý kýzlardan bahse-

diyordu. Fakat Hasan bunlarý çocukluklarýndan beri tanýdýðý için pek sýcak yaklaþmýyordu. Kýsacasý, onlar Hasan’a eþ olamazlardý.

Hasan ilk adýmý atýyor Hasan mahallede herkesin tanýyýp sevdiði, bilgisine güvendiði ve “Hocam!” diye hitap ettiði Hamit Bey’e durumunu açtý. Kendisinin de Hamit hocayla arasý iyiydi. Ona rahat açýlabiliyordu. Artýk evlenmesi gerektiðini söyledi ve bu konuda tavsiyelerini istedi. Hamit Bey, Hasan’a þöyle bir baktý, “Evet, senin evlenme vaktin geldi.” dedi ve devam etti: “Okulunu bitirdin, gerçi þart deðil; ama askerliðini yaptýn. Ailene helalinden yedirecek bir iþin de var. Geriye kalýyor sana uygun bir eþ bulmak. Seninle hiç alakasý yok; ama bir insan harama düþecekse onu evlendirmek için toplumun beklediði okul, askerlik gibi þartlarýn hiçbirisi aranmamalý, anne ve baba onu hemen evlendirmeli.” ailem 23

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


ailem EVLÝLÝK Hamit hoca, Hasan’a, kendisiyle ilgileneceðini söyledi. Hamit Bey herkesin bu konularda kendisine rahatlýkla baþvurduðu ve insanlarý iyi tanýyan bir kimseydi. Eþi de evlenecek kýzlarý az çok tanýyordu. Beraberce bu hayýrlý iþ için ara sýra vesilelik yaparlardý. Tabii bunu yaparken de hiç kimse kýrýlmasýn ve farklý duygular yaþamasýn diye ince eleyip sýk dokurlardý. Hassas bir iþti bu; onlar ince eleyip sýk dokurken de kendilerine en uygun ve doðru olaný göstermesi için Allah’a dua ediyorlardý. Ýki gün sonra Hasan’ý çaðýrdý Hamit Bey. Hasan’a evliliðin ciddiyetini

ve evlenme hususunda Allah Rasulü’nün tavsiyelerini bir kere daha hatýrlattýktan sonra, eþinin kendisine anlattýðý kadarýyla bir kýzdan bahsetti. Kýz her yönüyle ona uygundu. Diðer vasýflarý taþýdýðý gibi, en önemlisi o da Hasan gibi hayatýnda helal ve harama dikkat ediyor, Allah’a isyan etmemeye çalýþýyordu. Bunlar, kýzý çok iyi tanýyan Hamit Bey’in eþinin anlattýklarýndan çýkýyordu. Anlatýlanlardan yola çýkan Hasan henüz görmeden kýza ýsýnmýþ ve eðer farklý bir durum ortaya çýkmaz ve ruhu da ýsýnýrsa bu kýzýn kendisine dünyada olduðu gibi ahirette de hayat arkadaþý olabileceðini düþündü.

Seher ile Hasan tanýþýyor

Gençleri evliliðe götüren yolda saðlam ve güvenilir ailelerin aracýlýk etmesi önemlidir.

Hamit Bey’in vazifesi henüz bitmemiþti, bilakis yeni baþlýyordu. Eþi, durumu kýzýn ailesine açtý ve Hasan’dan biraz bahsetti. Þayet uygun görürlerse Hamit Bey’lerin evinde kýzlarý Seher, Hasan’la görüþebilirdi. Seher’in anne ve babasý da Hamit Bey’le eþini iyi tanýyorlardý. Onlar kendilerini aldatmaz, en uygun olanýný teklif ederlerdi. Ailesinin de onayý sonucu Seher, Hasan’la görüþtü. Her þeyden önce birbirlerini tanýdýlar. Kendilerinden bahsettiler. Evlilik gibi önemli bir hayat duraðýnda beklentilerini ortaya koydular. Gerçi onlarýn beklentisi iki müstakim Müslüman olarak sadece Allah’a iyi kul, Peygamber’ine saðlam ümmet olmak ve kendilerine ve vatanlarýna hayýrlý evlatlar yetiþtirmekti. Hamit hocanýn da aktardýðý bir hadise göre Peygamber Efendimiz, bir kadýnla genellikle dört özelliðinden dolayý evlenildiðini söylü-

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 24

yordu. Bu özellikler de zenginlik, soy sop yani aile asaleti, güzellik ve dindarlýktý. Asýl güzelliðin kalp ve ruh güzelliði olduðunu da unutmamak lazýmdý. Bunlarý anlatan Efendimiz, müminlere her halükarda birinci tercihlerinin dindarlýk olmasý gerektiðini, “Sen dindar olaný tercih et.” (Buhari, Nikah 15) diyerek belirtiyordu. Nitekim ayný þeyler erkek için de geçerliydi ve Hasan’da bu dört özellik de belli bir derecede vardý. Allah Rasulü müminlere tercihlerinde birinci unsurun din olmasý gerektiðini söylüyordu. Zira, mal ve güzellik her an kaybedilebilirdi ve insan eþini sadece kýsa bir dünya hayatý için deðil, ayný zamanda ebedi bir hayat için seçiyordu. Seher ve Hasan birbirlerini eþ olarak uygun buldular. Birkaç gün sonra Seher’in babasý Hasan’ýn iþyerine geldi ve tanýþtýlar. Babasý da beðenmiþti onu. Seher, Hasan’la bir daha buluþtu ve bazý konularda daha ortak noktalarý olduðunu öðrendiler.


FOTOÐRAF: AA

Ailelerin ve gençlerin tanýþma ve kýz isteme süreçlerinde sakin ve anlayýþlý olmasý gerekir.

Aileler tanýþýyor ve iþte niþan Hasan’ýn ailesi artýk Seher’lere gidebilirdi. Çünkü gençler belli ortak paydalar bulmuþ, anlaþmýþlar ve aileler de yaptýklarý araþtýrma sonunda birbirlerine akraba olmada bir sakýnca olmayacaðý kanaatine varmýþlardý. Farklý þehirlerde oturduklarý için aileler çok fazla bir araya gelemezlerdi. O yüzden ilk görüþmede iyice tanýþtý, konuþtu ve anlaþtýlar. Ýki hafta sonra Hasan’la Seher birbirlerine her hususta yardýmcý olacaklarý bir hayatý beraber yaþamak için bir araya geldi ve “niþan”landýlar. Niþan töreni çok sade olmuþtu. Zaten iki aile, birkaç tanýdýk ve Hamit hoca ve eþinden baþka kimse yoktu niþanda. Hamit hoca önce

“özellikle günümüzde” iyi insanlar olmanýn ve hayýrlý nesiller yetiþtirmenin zorluðu ve gerekliðinden bahsetti. Bunun için de Kur’an’da anlatýldýðý gibi “iyilerle iyileri” buluþturmanýn en hayýrlý iþlerden biri olduðunu anlattý. Efendimiz de, en iyi aracýlýðýn evlenecek iki kiþiyi buluþturmak olacaðýný anlatýyordu. Herkes bunu kalpten onayladý. Çünkü Hamit hoca bunu söylerken kendisi de tavýr ve davranýþlarýyla harika bir örnek oluyordu insanlara. Hasan ile Seher þimdi evlilik hazýrlýklarýna baþlýyorlar. Hamit hocanýn ifadesiyle onlar, nikah oluncaya kadar aralarýnda belli bir anlaþma olan iki yabancý gibiler ve dinin koyduðu sýnýrlara dikkat ediyorlar. ailem 25

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


ÝLMÝHAL

Estetik ameliyat yaptýrmak

dinen uygun olur mu? “Kýzýmýn burnu biraz kemerli ve büyük! Bunu kendine dert ediniyor. Devamlý küçük burunlu hanýmlara büyük bir hayranlýk besliyor. Kendisinin çirkin olduðunu, kimsenin onu beðenmeyeceðini yerli, yersiz tekrarlýyor. Son bir aydýr kararýný verdiðini, burnunu estetik ameliyat ile güzelleþtirmek istediðini söylüyor. Kýzýmýn gördüklerine kapýldýðýný biliyorum ama isteðinde diretir ve ameliyat olursa böyle bir hareket dinen günah mýdýr?” Günümüzde dýþ görüntüsünü beðenmeyen kimselerin vücutlarýnda ve yüzlerinde cerrahî müdahaleyle, daha güzel olmak amaçlý (!) kalýcý deðiþiklikler yaptýrmasý yaygýn bir hale gelmektedir. Bu tür estetik ameliyatlar hakkýnda klâsik fýkýh literatüründe bir açýklama yoktur. Çünkü eskiden yapýlamayan söz konusu ameliyatlar ilerleme kat eden teknolojinin cerrahî týpa yansýmasýnýn bir sonucudur. Yinede bu konuya ýþýk tutacak hadisler, sünnette ve fýkýh kültüründe yer alan bazý açýklamalar bulunmaktadýr. Hz. Peygamber döneminde Urfece isimli sahâbînin savaþta burnu kopmuþtu. Sahâbînin yüzü, bakana ürküntü veren, kiþiyi üzen ve utandýran bir hal almýþtý. Sahâbî görüntüsünü düzeltmek için gümüþten bir burun yaptýrdý. Fakat gümüþ madeni teneffüs edilen havanýn neminden etkilendiði için takma burun dayanýlmaz kokular üretti. Bu durumun Hz. Peygamber’e iletilmesi üzere sahâbînin gümüþ burnunun altýndan yapýlmýþ yeni bir burunla deðiþtirilmesine müsaade etti (Tirmizî, “Libâs”, 31). Halbuki 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 26

normalde erkeklerin altýn taký, zinet kullanmasýný Hz. Peygamber yasaklamýþtý, ama saðlýk söz konusu olduðunda buna izin vermiþtir. Vücut üzerinde yapýlacak tasarruflar tedavi amacýný taþýyýp bir zaruretten kaynaklandýðý müddetçe mahsur taþýmaz. Meselâ, doðuþtan fazla bir uzvun (el, parmak, diþ gibi) alýnmasý þekli deðiþtirme deðil, normale dönüþtürüp zararýn giderilmesi olduðu için câizdir. Bir kimsenin kendini toplum içinde aþaðýlýk kompleksine iten, kiþinin aþaðýlanmasýna yol açan þekil bozukluklarýn, yanýklarýn, þaþýlýðýn vb. nin giderilmesi tedavi amaçlý olduðundan câizdir. Çünkü bu müdahalelere ihtiyaç vardýr ve yaratýlaný deðiþtirme deðil, normal olmayaný, normal hale getirmek demektir. Günümüze baktýðýmýzda yapýlan estetik cerrahî operasyonlarýn çoðunluðu; kalça, göðüs, bacak, kulak, çene, burun gibi uzuvlarýn görüntülerinin daha güzel bir þekle getirerek sahibini yaþýndan daha genç ve daha beðenilen bir fizikle göstermeyi amaç edinmiþtir. Yaþlýlýkla meydana gelen cilt kýrýþýklýklarýnýn giderilmesi için yüz derisinin gerdirilmesi, bol bol gýda alýnmasýna raðmen hareketsiz kalma sonucu vücutta biriken yaðlarýn alýnmasý kiþilerin çevresine; daha genç, daha dinç, daha güzel, daha alýmlý görünebilmesi amacýyla yapýlmaktadýr. Böyle bir deðiþim hilkati (yaratma, yaratýþ) deðiþtirmektir. Yani Yüce Allah’ýn insana verdiði, yaratýlýþýyla gelen özellik ve þeklini deðiþtirmektir. Bu da âyet ile yasaklanmýþtýr.


FOTOÐRAF: REUTERS

Dr. Jale Þimþek

Kur’ân-ý Kerîm’de; “Allah onu (þeytaný) lânetlemiþ; o da: Yemin ederim ki kullarýndan belli bir pay edineceðim demiþtir. Onlarý mutlaka saptýracaðým, muhakkak onlarý boþ kuruntulara boðacaðým, kesinlikle onlara emredeceðim de hayvanlarýn kulaklarýný yaracaklar (putlar için niþanlayacaklar), þüphesiz onlara emredeceðim de Allah’ýn yarattýðýný deðiþtirecekler (dedi). Kim Allah’ý býrakýr da þeytaný dost edinirse elbette apaçýk bir ziyana düþmüþtür” (en-Nisâ 4/118-119) buyurulmuþtur. Gerçekten de insan, âyette belirtildiði gibi; gördüklerinin ve çevresinin etkisinde kalarak boþ kuruntulara saplanýp vücudunun þeklini beðenmez duruma gelmektedir. Duyduðu boþ kuruntular üzerinde günden güne daha çok yoðunlaþarak psikolojisini de bozar. Sonunda Allah’ýn yaratýp kendisine emanet olarak, dünya hayatýný sürdürebilmesi için verdiði vücudu üzerinde, hiç de hakký yokken tasarrufa (!) kalkýþýr ve kendince bozuk olmuþ (!) burnunu, çenesini, dudaðýný, kaþýný…, baþka bedenlerde özendiði þekil ve ölçüler doðrultusunda bin bir acýya, cefaya katlanarak deðiþtir-

meyi baþarýr. Böylece kendisinin çok güzelleþtiðini sanýr!.. Allah’ýn yarattýðý þekil ve sureti bozma ve deðiþtirme (tebdil, taðyir) suretiyle yapýlan bu tür müdahaleler ayrýca insanlarý aldatma ve yanýltmaya da yönelik olduðundan bu yönünle de dinen yasaktýr. Çünkü Ýslâm dini insanlarýn yanýltýlýp aldatýlmasýnýn her türüne, þekline hiçbir biçimde izin vermemektedir. Yüce Allah’tan emânet aldýðýmýz güzellikleri takdir ederek ve severek taþýyabilmek temennisiyle.

Vücut üzerinde yapýlabilecek deðiþikliklerin ölçü ve kurallarý genel itibarla þunlardýr: 1- Vücut üzerinde yapýlmasý düþünülen estetik cerrahînin ancak týbbî olarak bir ihtiyaç ve zaruret olmasý halinde yapýlabileceðidir. Yani deðiþikliði doktor týbbî açýdan lüzumlu görüp karar vermelidir. 2- Amaç, doðuþtan olan þekli, özelliði ve yaþ dönemlerin doðal sonuçlarýný deðiþtirme, ortadan kaldýrma isteðinden kaynaklanmamalýdýr.

3- Baþ vurulacak baþka bir çare ve usulün bulunmamasý halinde estetik cerrahîye karar verilmeli. 4- Cinsiyet deðiþtirme isteði bulunmamalýdýr. 5- Hile, yanýltma, kandýrma gibi bir amaç taþýmamalýdýr. 6- Yapýlmasý düþünülen deðiþikliðin yapýlmadýðý müddetçe zararý ve rahatsýzlýðý olmalýdýr.

ailem 27

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No: 21 Y.Bosna/Ýstanbul

ailem

dr.can@zaman.com.tr

DR. CAN

Gönül iþinde gurur olur mu?

Evlilik vefâ deðilse nedir? S. G, K. Maraþ Can abi. 23 yaþýndayým. Böbrek hastasýyým. 4 yýldýr diyalize giriyorum. Lise bitince istediðim ve sevdiðim kiþiyle evlendim. Bir süre sonra böbreklerim rahatsýzlandý. 6 ay sonra da eþim beni boþayýp baþkasýyla evlendi. Önceleri çok üzülmüþtüm. Ama þimdi sabrediyorum. Gerçek aþký buldum. Ýbadetlerimi yapamadýðým yýllara yanýyorum. Kulluðumu fark ettim. Þükretmeyi öðrendim, umutla yaþamanýn güzelliðini hatýrladým. Yetmez mi? Dr. Can Deðerli S.G.. Evlilik bir sözleþmedir, akittir. Ýyi günde, kötü günde, hastalýkta, saðlýkta hep dayanýþmak için bir mukaveledir. Maalesef eþin bu yemine sadýk kalmamýþ. Kutsal kitabýmýz da “Ýki insan Allah’ýn huzurunda birbirine söz verir el sýkýþýrlarsa onlarýn eli üstündeki 3. el benim elimdir.” diyor. Þu an orada 3 el deðil 2 el var. Biri senin elin diðeri Sevgililer Sevgilisi’nin eli (cc) Anladýðým kadarýyla o yed-i kudreti de býrakmayý hiç düþünmüyorsun. Sen (olmaz ya) bir an gafletle elini gevþetsen dahi o daha sýký tutacaktýr. “Buldum!” dediðin yeni aþkýn (cc) Sana mübeccel olsun güzel kýzým. Þifalar dilerim. 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 28

kýzý talep etmesi kadar tersi de geçerlidir ve en az o kadar doðrudur. Hayýrlý olabilecek bir iþin tüm yollarýna nezahet çerçevesinde tevessül edilmelidir. Aracýlar vasýtasýyla durum iletilmeli karþý taraf düþünüyorsa kadere havale edilip diðer adaylara yönelinmelidir. Kim bilir belki de hoca bey tarafý da sizden sinyal bekliyordur. Mutluluklar. Dr. Can.

FOTOÐRAF: AFP

Gülseren’e -Çarþý-Adana Deðerli kýzým. Üniversiteyi bitirmiþ öðretmen olmuþsun. Birçok isteyenin olmuþ. Gönlün uzak bir akraban olan bir öðretmen beyde. Bu yüzden teklifleri geri çeviriyorsun. Ancak gururun o efendi kardeþimize durumu iletmene engel oluyor. Bana sorarsan böyle ciddi bir gönül yatýrýmýnda gurur olmaz. Bir erkeðin bir


ailem DR. CAN

Hocamýz bize küstü S.C.P-Pendik 14 yaþýnda orta sonda okuyan kardeþ gibi 3 arkadaþýz. 7’nci sýnýfta bir hocamýzla tanýþýp onu çok sevdik. Kendimize bir kýlavuz olarak onu seçtik. Günlerimiz mutlu, sevinçli ve neþe ile geçiyordu. Derken bize küstü. Ayný çatý altýnda ayný sýnýfta karþý karþýyayýz, hatta gözlerinin içine baka baka hasret çekiyoruz. Hatalarýmýzý bize söylemek yerine küstü bize. Sizce bir hoca öðrencisine küser mi? Mutsuzuz... Dr. Can Sevgili öðrenciler. Deðil bir öðretmenin öðrencilerine küsmesi, yolda karþýlaþýp tanýþan iki kiþinin birbirine darýlmasý uygun bir davranýþ deðildir. Varsa arada bir pürüz, bu konuþarak, paylaþarak ve barýþçý yollarla çözülmelidir. Ancak yapýlan bir hata, bir de yanlýþ doðurmuþ sonunda. Baþtan hocanýzýn size yaklaþýmý “Baþkalarýnýn gözünde fazla senli benli” tarzda olmamalýydý. Ya da tam tersi; belki hocanýzýn yaklaþýmý normaldi de siz bunu abarttýnýz ve çizgi dýþý haline getirip, idarece hocanýzýn dikkati çekildi. Ne olursa olsun. Gidin özür dileyin “Bu son senemiz. Sizi hem insan, hem öðretmen olarak seviyor ve takdir edip örnek alýyoruz. Bizi affedin. Çok sýký fýký olduðumuz süreçten önceki konumumuza dönmek istiyoruz.” deyin. Ve zaten son seneniz, size bunca emeði geçmiþ hocanýzla dost ve iyi olarak ayrýlýn. Baþarýlar.

Deðerli okurlarým Özellikle posta ile gelen mektuplarýnýzýn bazýlarý mahremiyet veya aciliyet gerektirdiði için adrese cevap yazýlmasý icap ediyor. Bazýlarýnda ise adres var; ancak cevabý mektubum geri dönüyor. Bu konudaki eksiklikler olabildiðince azaldý ama gelen mektup sayýsý çok arttýðý için adressiz mektuplar da nisbî olarak artmýþ gibi görülüyor. Yine de adreslerin doðru olarak yazýlmasý ve tekrar yazdýðýnýz kýsa mektubun mehtevasýna geliþmelerin son durumunu da ilave etmenizi saygýlarýmla istirham ediyorum... Kahýrdan damýttýðýmýz mutluluk damlalarýnýz göl olsun...

Cedid Mah. Ýzmit A. Þimþek Hatice G. Antep T. D Düzce A.Kemer Van E.P Konya Zeynep K.Maraþ Melek A. P.Bahçe ? Ýzmirde mukim Manisa H.B (Asabi) Þ.Urfa Dorty Dark Denim Ayþe Bayram Çaresiz Ýskenderun B.C G.Antep

Ýsim yok Adres yok Adres yok Adres yok Adres yok Ýade Adres yok Adreste bilinmiyor Adres yok Adres yok Adres yok Adres yok Adres yok Adres yok

Telefonlar: Yakup M.Oðlu 0537 Hatice Kübra 0536 K.Kaya 0322 E.Bekir Çýnar 0324 Nurefþan 0232 Þakirt 16 0535 Hamdiye 0162 Almanya Hacer K. 0536 Bilal lleli 0537 Nimet Serim 0505 Þener 0232 Ö.Rana Çaðlar 0312 Fadime 0535 Aysel Fatma Kara 0537 Mikail Öztürk 0312 M.Y.Yaban Kuðu 0474 Onur Erdal 0212 Seyhan 0312

Telefonlar: Çaldý cevap yok Çaldý cevap yok Evde yok Çaldý cevap yok Çaldý cevap yok Ulaþýlamadý Çaldý cevap yok Çaldý cevap yok Ulaþýlamadý Çaldý açýlmadý Cevap yok Ulaþýlamadý Çaldý açýlmadý Cevap yok Yerinde yok. Cevapsýz Yanlýþ numara Telefonda yok

ailem 29

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ


ailem KÝTAP

Hadis Okumalarý Metin Karabaþoðlu Karakalem Yay. Tel: 0(212) 514 60 63

Hadisler bizi çaðýrýyor Özlü sözler, vecizeler, ata sözleri boþuna söylenmemiþtir. Her birinin içinde nice hikmetler, nice tecrübeler gizlidir. Bir kaç kelime, bir kaç cümle içine bazen asýrlar süren çilelerin, zahmetlerin imbiðinden geçmiþ “öz”ler sunar. Hepimiz biliriz, “Atalar sözü yerde kalmaz”. Yani beyhude söylenmiþ sözler, “lakýrdýlar” deðildir. Hâl böyle olunca kâinat aðacýnýn en mükemmel meyvesi olan Efendimiz’in (sas) mübarek söz ve nasihatleri daha da bir anlam kazanýr. Öyle mübarek sözler ki, her biri bin 400 yýllýk elekten geçmiþ ve her aþamada haklýlýðý ve hikmet boyutu daha da ortaya çýkýp anlaþýlmýþ. Hadis Okumalarý’nda yazar Metin Karabaþoðlu, Hadis ikliminde teneffüs ettiði bu nurlu havayý, tuttuðu dikkat çekici notlarýyla okurlarýyla da paylaþmaya çalýþýyor. Çoðu zaten hayatýmýzýn içine sinmiþ, yerleþmiþ hadis-i þerifleri bize yeniden hatýrlatýp, sünnet-i seniyye çizgisinin önemini belirtip, zihnimizdeki tozlu raflarý temizlemeye davet ediyor.

Allah Resûlü ile 24 saat Ýhsan Atasoy Nesil Yayýnlarý Tel: 0(212) 551 32 25

Efendimizle birlikte Ýlahiyatçý yazar Ýhsan Atasoy, titiz bir çalýþma sonucu hazýrladýðý eserinde okuyucuyu 24 saatlik zaman dilimi içinde Efendimiz’le (sas) birlikte yaþamaya davet ediyor. Okurlarýndan hayallerini bir kamera gibi yanlarýna alarak gelmelerini istiyor. Çünkü, O zat vazife baþýnda görülüp ziyaret edilecek. Zamanýn o en kutlu diliminde, nurlu hatýralardan oluþan bir iklimde seyahat edilecek... 12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ

ailem 30

Çocuklar ninnisiz büyümesin Sevgili annelerimizin bebeklerinin ruhlarýna nakþettiði, tatlý mý tatlý, þirin mi þirin duygulardýr ninniler. Þairi de bestekârý da annelerdir ninni dünyasýnýn. “Bismillah” denip kucaða alýnan bebeklerin 4-5 yaþýna gelip de “týpýþ týpýþ” yürüyüp koþana kadar kulaklarýndan eksik olmayan ninnilerin manevi dünyalarýnda da büyük tesiri vardýr. Uyumakta zorlanan çocuklar için söylense de az biraz aklý ermeye baþlayan “kerata”larýnn, “cimcime”lerin bir müddet sonra illa ki ninniyle uyumakta diretmeleri de hep görülen manzaralardýr. Ninniler, annelerin minik þuur dünyalarýna yaptýðý hoþ telkinlerdir ve çoðu kez annenin ruh halini de yansýtýr melodilerine.. Büyük ve küçük sevgisi, çalýþýp gayret gösterip büyük adam olma, “helal”i tercih edip, ona razý olma duygusu hep ninnilerden yansýyýp yerleþmiþtir zihnimizin temiz kalmýþ bölgelerine... Ses sanatkârý ve bestekâr Ertuðrul Erkiþi’nin kendisi gibi müzisyen eþi Aslýhan Erkiþi tarafýndan hazýrlanan ninni albümü, annelerimizi yeniden ninni söylemeye, minikleri ninni dinlemeye davet ediyor. Çalýþmayý Nil/Tuna Maðazalarýndan da edinmek mümkün.

Ninni Aslýhan Erkiþi Akustik Yapým Tel: 0(212) 243 09 07


ailem test hangisi doðru? 1. Allah Rasulü (sas): “Size derece olarak namaz, oruç ve sadakadan daha faziletli bir amel söyleyeyim mi?” diye sordu. Sahabiler: “Evet, söyle Ya Rasulallah!” dediler. Efendimiz, ne buyurmuþtu?

boþluklarý doldur

1. ................ sahibi olmaya hazýr olmak, etkili anne-baba olmayý da kolaylaþtýrýr.

2. Gençleri ............... götüren yolda saðlam ve güvenilir ailelerin aracýlýk etmesi önemlidir.

a) Ýki kiþinin arasýný bulmaktýr b) Hacca gitmektir. c) Çokça namaz kýlmaktýr d) Yalan söylememektir

a) Yûnus b) Yasin c) Mülk d) Bakara

3. Allah Resulü’nün öldüðüne dair bir haberi alan haným sahabi, atýna biner ve süratle müslümanlarýn hayat/memat mücadelesi yaptýðý Uhud’a doðru yol alýr. Uhud’a koþan bu haným sahabi kimdir? a) Hz. Sümeyra b) Hz. Hatice c) Hz. Sevde d) Hz. Ayþe

1. Baþkalarýyla konuþurken de çocuklar eðitilmeli. D Y 2. Estetik cerrahîye ancak “týbbi” mecburiyet hali olduðunda karar verilmelidir. D

Y

3. Vücut üzerinde yapýlmasý düþünülen estetik cerrahînin týbbî olarak bir ihtiyaç ve zaruret olmasý gerekmez. D

C E V A P L A R

2. Hz. Ömer (ra): "Aklý baþýnda hiçbir adam görmezdim ki, .... Sûresi'nin sonundaki bu iki âyeti okumadan uyusun." demiþtir. Hz. Ömer hangi sureyi kastetmiþtir?

doðru yanlýþ

HANGÝSÝ DOÐRU 1. a, 2. d, 3. a BOÞLUKLARI DOLDUR 1. Çocuk 2. Evliliðe DOÐRU–YANLIÞ 1. Doðru 2. Doðru 3. Yanlýþ

Y


114  

12 ÞUBAT 2005 CUMARTESÝ SAYI: 114 ZAMAN’LA BÝRLÝKTE SATILIR www.zaman.com.tr/ailem

Advertisement