Issuu on Google+

AMBULANS KAZALARI AMBULANS SÜRÜCÜLERİ ve ÖNLEMLER

Sayın grup üyeleri, son dönemde en çok tartışılan ve bizim için çok büyük önem arz eden ambulans kazaları, ambulansı kullanan sürücüler ve kazalara karşı alınabilecek önlemler hakkında paramedik derneği ambulans sürüş koordinatörlüğü ve dernek başkanı bu yazıyı kaleme alarak görüşlerimizi tüm acil tıp camiası ile paylaşıyoruz Son iki yılın istatistiklerine göre Ambulans Kazalarının sayısı 2007 yılında 1037, 2008 yılında 1292’dir. 2007 yılı içerisinde meydana gelen toplam 829.784 trafik kazasında 814.710 kaza sürücü kusuru kaynaklı, 2008 yılında bu sayı 452.133 trafik kazasında 438.464’dür. (Kaynak www.trafik.gov. tr ) Bu durumda sisteme Paramedik ve Attlerin dahil olması ile artan bir ambulans kaza istatistiği veya onların neden olduğu kusurlardan söz etmek mümkün değildir. Nüfus artışı, artan araç sayısı gibi etkenler göz önüne getirilirse ambulans kazalarının Paramedikler ve Attlerin ambulans kullanma rol ve sorumlulukları ile izah etmek büyük haksızlık olur. Buradan medyaya çok büyük görevler düşmektedir. Maalesef yurdumuzdaki trafik kazaları birçok savaştan ve terör eylemlerinden daha çok can almaktadır. Son iki yılın istatistikleri trafik kazalarının meydana gelmesinde sürücü faktörüne çok ciddi biçimde gözler önüne sererken 2007 yılı oranlarına göre 2008 yılında neredeyse bu faktörler yarı yarıya azalmıştır. Medya etkinliğini bu yönde göstermeli ve sürücülük bilincinin yayılmasında kilit rol oynamalıdır. Eleştirmek ve negatif olanı sergilemektense; doğru davranış ve tutumlar özendirilmeli, desteklenmelidir.

Ambulans kazalarında Ambulans sürücüleri üzerine düşen sorumluluklar:

Ambulans Sürücüsüne düşen; ekibini ve hastasını güvenli bir biçimde hastanın mevcut durumunu olduğundan daha kötü yapmadan hastaneye götürmektir. Ambulans Sürücüsü doğru sürücü davranışlarını öğrenmek ve geliştirmek için çaba sarf etmelidir. Acaba kaçımız hasta olarak veya hasta yakını olarak ambulansın arkasında yolculuk etmişizdir? Acil bir durumda agresif ambulans sürüşünün tıbbi müdahale ve bakım üzerine ters etkileri nelerdir? Bu iki soru çok önemlidir ve kısaca cevaplandığında doğru yola sevk edici olacaktır.

1-Ambulansların sert süspansiyonları vardır. Merkez kaç kuvveti sizi dışa doğru iter ve sürücü kompanze etmek için içe doğru eğilir ama hastalar ve sağlık personeli eğilemez.


Merkez kaç kuvvetini azaltmak için yavaşlamaya ihtiyaç duyarız! 2-Sert frenleme aracın burnunu aşağı ve her şeyi ileri iter. Hızlanma tersini yapar. Her ikisi bir yere dayanma, tutunma eğilimini artırır. Hastalar ve sağlık personeli dayanma ve tutunmayı zamanında yapamaz. Yavaş frenlemeye ve sarsıntısız hızlanmaya ihtiyaç duyarız! 3- Hızlı ivmelenme vücudu öne eğerken hasta ve uygulayıcıları zorlar. Hastalar ve sağlık personeli eğilemez. Kesintisiz ve yavaşça ivmelenmeye ihtiyaç duyarız 4- Hız, daha inişli çıkışlı (engebeli) bir yolculuğa neden olur. Aslında hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir. CPR daha az efektiftir. Tıbbi bakım verimli bir şekilde iş görmez. Hızımızı azaltmaya ihtiyaç duyarız!

Ambulans Sürücüsü Güvenliği garanti altına almak zorundadır. Güvenliği garanti etmek için; • Sirenler, kavşaklara gelmeden en az 300 metre önce kullanılmalıdır ve bütün acil durum ışıkları çalışır durumda olmalıdır. Siren sesi kavşağa 150 metre kala ‘’wail’’ biçiminden ‘’yelp’’ moduna getirilmelidir. • Olası yaklaşan trafik ana yollarına bağlanan girişlerde (tali yol) ambulansı mümkün olduğu kadar yolun merkezine konumlandırmalı dır. • Ambulans kavşaklara yaklaşırken sürücü ayağını gaz pedalından kaldırıp fren pedalına yerleştirmelidir. • Eğer kavşak trafik işaretleri ile kontrol ediliyorsa, işaret kırmızı-kırmızıya geçmek üzere ise veya işaret bozulmuş, kırılmış ise, ambulans kavşağa girmeden önce net bir şekilde durmalı kontrol ettikten sonra geçmelidir. • Her trafik şeridini bölünmüş kavşak olarak düşünmeli ve bütün araçların ideal takip mesafesi ile sağ şeritte olduğundan emin olmalıdır. Kesinlikle emin olmadan diğer şerite geçilmemelidir. • Tam bir duruş pozisyonuna gelmede yetersizlik bazı mahkemeler tarafından ‘’ güvenlik için ihmal ihtiyatsızlığı’’ olarak değerlendirilebilir ve bu kritiktir. Bekleyiş anahtardır. Eğer herhangi bir şüphe varsa ambulans tam bir duruşa gelecek ve kavşak güvenli bir biçimde geçilebilir olana dek beklemelidir. Hem ambulanslar hem de sivil araçlar için kavşaklardaki karşılaşmaların güvenli olması acil duruma verilen yanıtın verimli ve çabuk olmasını sağlar. • Bizlerin yerine getirmesi gereken görevlerimiz var ve bu görevimizi yerine getirirken can ve mal güvenliğini asla göz ardı edemeyiz. Topluma sorumlulukları mızın farkında


olduğumuzu, onların can ve mallarının güvende olduğunu ve hareketlerimizin herhangi bir sonucu olarak daha fazla zarar görmeyeceklerini hatırlamak zorundayız. • Sürücüler vakit geçirmeden çeşitli organizasyonlar ile sürücülük bilgi ve becerilerinin geliştirmeli, Ambulans Sürüş Tekniklerin Eğitimi Kursu’nu tamamlamalıdırlar.

Ambulans kazalarında ambulans servisleri üzerine düşen sorumluluklar:

1. Acil Yardım ve kurtarma ambulanslarını n standartları ve güvenlik donanımları: Ambulanslar doğaları gereği ve yaptıkları iş bakımından her zaman en riskli kamu araçlarıdır. Dolayısıyla karayollarında maruz kalacakları doğa koşulları, iklim koşulları ve yol koşulları gibi durumlar karşısında süspansiyon sistemleri, aktif ve pasif güvenlik donanımları ile dünyada belirlenmiş kriterlere göre tasarlanmalıdır. Özellikle hasta kabini dış darbelere karşı korunaklı, iç dizaynı herhangi bir savrulma anı veya frenleme gibi tehlikeli durumlarda hasta ve uygulayıcılar için tehdit oluşturmamalıdır. Kabin içi sert köşe ve çıkıntılar mümkün olduğu kadar efektif ve güveli tasarlanmalı, ekipmanları ve dolapları sabit olacak şekilde, özellikle emniyet kemerleri iş görür şekilde olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında ambulansların güvenliği üretici firmalar açısından garanti edilmelidir.

2. Her ambulans servisi, resmi yâda özel Ambulans Sürüş Teknikleri Kursu Programına sahip olmalıdır: Ambulans sürücülüğü her zaman güvenli düşünmeyi, düşünüleni güvenli bir biçimde uygulamayı gerektirir. Ambulans sürücüleri, bu açıdan İl Ambulans servisleri tarafından belirlenmiş dönemlerde planlı olarak, hizmetin akışını aksatmadan eğitim programlarına alınmalı ve bu düşünce altında bilgi ve becerileri gözden geçirilmelidir. Güvenli sürüş önlemleri alınarak ihmal eden sürücülere cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

3. Yazılı resmi protokoller: Ambulans sürücüleri, acil durum ve acil durum dışı sürüş yaparlarken kendilerine rehberlik edecek; kişisel bilgi, beceri ve deneyimin de üstünde talimatlara ihtiyaç duyarlar. İl Ambulans Servis Yönergesine göre kaza meydana geldiğinde uygulanacak bir algoritma düzenlenmiştir. Ancak, ambulans sürücüsünün kaza yapma olasılığını azaltacak, sürücülerin kaza yapmalarının önüne geçecek standart bir davranış, uygulama ve disiplin altına alacak bir algoritma eksiktir. Bu konuda nasıl ki tıbbi uygulamalar için düzenlenmiş ulusal protokoller varsa sürücülük içinde protokoller düzenlenmelidir.


4. Sürüş kayıt yeterlilik kontrolü: Ambulans sürücüleri , Sağlık Bakanlığı’nın resmi gazetede yayımlanan 26.03.2009 tarih ve 27181 sayılı ‘’ Ambulans Acil Bakım Teknikerleri ve Acil Tıp Teknisyenlerinin Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ’’ ile zorunlu eğitim olan 32 saatlik‘’ Ambulans Kullanımı ve Bakımı’’ sertifika programı ivedi bir biçimde yurt çapında uygulanmalı, sürücülerin yeterlilikleri kayıt altına alınmalı ve her 3 yılda yenilenmesi sağlanmalıdır.

5. Medikal yeterlilik kontrolü: Ambulans Sürücüleri her sertifika yenileme programı öncesi resmi devlet hastanelerinden alacakları acil araç kullanmasına engel yoktur raporu doğrultusunda medikal, fiziksel ve zihinsel açıdan değerlendirilmeli ve uygunlukları doğrultusunda ambulans sürücüsü olarak görevlendirilmelidir ler. Özellikle kamusal alanda hizmet veren ambulansların sürücülerinin dikkatle ve özenle seçilmeleri hayati önem taşımaktadır.

6. Fiziksel ve zihinsel zindelik: Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğine göre çalışma saatleri düzenlenmiştir. Buna göre 14. ve 15. madde Hekim ve sağlık personeli çalışma saatlerini 24 saat usulü çalıştırılmaları ve en az 48 saat ara ile nöbetlerin düzenlenmesi gereğini ortaya koymuştur. Oysa Sürücüler için bir düzenleme yoktur ve onlar da bu usul ile çalışırlar. Hatta bu kural göz ardı edilerek 48 saat üst üste nöbet tutmaktadırlar. Bu durumda özellikle sürücüler için 6 saatten fazla süren çalışmalarda sürücülerin kaza yapma riski yaklaşık olarak 3 kat artmaktadır. 24 saat , hatta 48 saat sürücülük görevi yürüten Ambulans Sürücüleri için riskin ne kadar yüksek olduğu açıktır. Bu nedenle özellikle kazaların önlenmesinde sürücülerin çalışma saatleri büyük bir dikkat ve özenle düzenlenmelidir.

Ambulans kazalarında diğer araç sürücüleri üzerine düşen sorumluluklar:

Karayolları her vatandaşın araçları ile belirli kurallar çerçevesinde kullanımına açık kamusal alanlardır. Yine istatistiklere göre trafik kazaları oluş nedenleri içerisinde ‘’kavşaklarda geçiş önceliğine uymama’’ önemli yer tutmaktadır. Kavşak kazaları 2007 yılı içerisinde 106.944, 2008 yılı içerisinde 54.315 kaza sayısı ile 3. sırada gelir Araçlarımızla yolları kullanırken trafik kurallarına mutlak riayet, geçiş önceliği ve üstünlüğü gibi yasal kurallara eksiksiz uymak, hepimizin vatandaşlık görevidir. Dolayısıyla özellikle ambulansların işini kolaylaştırıcı önlemleri alarak can ve mal güvenliğinizi riske atmadan kurallar çerçevesinde sevdiklerinize ve diğer sürücülerin de sevdiklerine sağlıklı ve güvenli bir biçimde ulaşmalarına yardımcı olabiliriz.


Paramedik Derneği Olarak Sorumlulukları mız:

1 Hazırlamış olduğumuz ulusal ‘’Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi Kursu’’nun yurt çapında standart bir şekilde uygulanmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak. 2 Devamlı bir gelişim ve değişim için kurumlar arası işbirliğini inşa etmek ve organize etmek, 3

Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitiminin önemini vurgulamak ve anlaşılırlığını artırmak

Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi Kursuna Bakış

• Bu kurs ambulansların özellikle kavşaklarda ve karayollarında meydana gelen trafik kazalarına karışmasından doğan trajik sonuçlara yanıt olmayı amaçlar. • Ambulans sürücülerinin neredeyse her gün gereksizce yaralanmalara, can ve mal kaybına yol açan ambulans kazalarına sebep olma olasılığını azaltmayı amaçlar. • Bu kursta güvenlik üzerinde durulur. Olay yerine güvenli ve verimli biçimde ambulansı, ekibi ve ekipmanlarımızı götürmek ambulans sürücüsünün birinci amacıdır. • Bu kursta bir kavşağa yaklaşma, giriş ve kavşak boyunca ilerleme biçimi ele alınır. Böylece kavşaklarda meydana gelebilecek kazaların olma olasılığını azaltmak amaçlanır. • Biz, her vaka için acil durum gibi davranmanın her zaman zorunlu olmadığı fikri üzerinde tartışırız. • Kursiyerlerin, gerçek bir acil durumun ne olduğundan haberdar olması sağlanır ve bu durumda ambulansı nasıl kullanacağı vurgulanır. • Eğer bu durumlardan birisi mevcut olursa ve bunlardan birisini yapmazsa neler olabileceği tartışılır. • Eğitimin sonunda, kursiyerlerin ambulans kullanmak için ne kadar tecrübe sahibi olduğundan haberdar olması sağlanır. •

Her ‘’rutin yarış’’ bir saniye içinde ölümcül bir duruma dönüşebilir.

• Doğacak herhangi bir talihsiz sonucun sürücünün kişisel yaşamını içerdiği gibi; ailesini, çalıştığı birimi, toplumu da içerdiği vurgulanır. • Biz, acil bir vakaya giderken ışıklarımız ve sirenlerimizle kavşağa yaklaşırken diğer sivil araçlardan ne yapmalarını bekleriz. Ambulans sürücüsü, sivil vasıtaların o şekilde hareket ettiğini niye düşünür? Bunu tartışırız


Belirtilen hususlar çerçevesinde kursiyerlere güvenli sürüşün önemi, gerekliliği ve Ambulansın hız yapmasının aslında sistemin işletilmesinde veya etkin olmasında bir katkısının olmadığı, aksine telafisi olmayan zaman, can ve mal kayıplarına neden olduğu bilinci yerleştirilir.

TRAFİKTE ARAÇ KULLANMAK ‘REKABETÇİ BİR SPOR DEĞİL, KOOPERATİF BİR RİSKTİR !!!

Saygılarımızla Paramedik Derneği


AMBULANS KAZALARI