Issuu on Google+


l~indekiler EYLOL 2001 • SAYI 25/2

1. Tasfiyeci liberalizm ODP'yi olduruyor ~adi

3

Ozansu

2. ODP'nin iMileriyle ve i'si s1n1f1yla olan mutsuz m,kisi Kenan <;elik

11

3. ODP'de muhalefet olmak Mesut ~im~ek

19

4. ODP'de ogrenci politikas1zhg1 ve devrimci Marksist politika Burcu Ozkesen 5. ODP ve ODP'li kad 1nlar P1nar Erol

32 40

6. Devrimci Marksist gelenekte iMilerin partile,mesi sorunu Cenk Diyar

48

7. 17 Agustos 1999/ Depremde y1kllan neydi?

67

Mesut OztOrk

8. ASSASSiNh Christian Rakowsky Merkezi

Sahibi: Engin Bodur • Sorumlu Yaz1 i§leri Miidiirii: Hamn <;ekeneci Yonetim Yeri: istiklal Caddesi, Sofyah sokak, No: 32/5 0:6, Tiinel/lstanbul Tel/faks: (212) 244 20 51 Bask1: ColorLand

76


Sosyalizm

Bu Say1 Gefen say1m1zda, giderek sonme evresine girmi§ olan ODP ile ilgili bir dosya sunacagzmlZl belirtmi§tik. Simdi bu sozumuzu yerine getiriyoruz. Bu dosyada gene! bir ODP degerlendirme yaZlSlmn yam szra, ODP- i§fi hareketi, ODP-Genflik hareketi, ODP- Kadzn hareketi yazzlanm ve ODP ifi muhalefet hareketleriyle ilgili bir degerlendirme yaz1s1m da bulacakszmz. Gene bu sayzda, Marksistlerin kitlesel bir i§fi partisinin (ulusal ve uluslararas1 duzlemde) in§aszna ili§kin tarihsel deneyimlerini aktaran bir yazzmn ilk bo!Umiinii bulacakszmz. Ote yandan 17 Agustos depreminden bu yana nelerin ya§andzgzna ili§kin bir diger yaz1y1 da, depremin ikinci yzl donumunde izlemeniz mumkun olacak. ODP sonrasma ili§kin olarak ileri surdugumuz kitlesel bir i§fi ve emekfi partisinin in§asznzn imkanlanmn neler olabilecegine dair zengince bir dosya sunacag1m1z bir sonraki sayzda bulu§mak uzere. Yayzn Kurulu


Tasfiyeci Liberalizm

0DP'yi Oldiiriiyor ~adi OZANSO

Bundan yakla§tk alt1 yil kadar once Tilrkiye sosyalistlerinin birlik projesi olarak ortaya 9tkan Ozgilrlilk ve DayanI§ma Partisi (ODP) liberal Stalinci yonetici kliginin tasfiyeci politikalar1yla bitiriliyor. Boylelikle Tilrk siyaset sahnesine bilyilk umutlarla ad1mm1 atmt§ olan bir parti, parti i~i muhalefetin direncine ragmen mantiki sonucuna h1zla ilerliyor: Sag sosyal demokrasinin 'sol' kanad1 olmak! Ba~lang1~:

Cicim aylan

Sovyet sisteminin 9okil§ilnil simgeleyen Berlin Duvannm y1kllmas1yla neredeyse e§ zamanh olarak gerek dilnya ve gerekse Tilrkiye solunda bir yeniden kilmelenme silreci i9ine girilmi§ti. Once Kuru9e§me Toplant1lar1 diye de adlandmlan Birlik TartI§malarm1 Dilzenleme Kurulu (BTDK) giri§imi - ki onun programatik yonelimi Tilrkiye sosyalist hareketinin ortak tarihinde yakalad1g1 en ileri dilzeydir - onun i~in­ den 91kan Devrimci Sosyalist Blok (DSB), gene aym tarti§malarm i9inden 9tkan STP (Sosyalist Tilrkiye Partisi) ve nihayetinde Tilrkiye sosyalist hareketinin ge9mi§ onemli bile§enlerini bagnnda toplayan ve programatik dilzlemde Kuru9e§me'ye gore daha geri de olsa bir 619ilde daha yaygm ili§!<"ileriyle ODP. Geleneksel stalinci 9izgiden programatik ve orgiltsel dilzeyde belli bir kopu§U ifade eden ODP biltiln liberter yanlanna ragmen, 12 Eylill doneminin darbelerini yemi§ sosya-

3


Sosyalizm

listler i9in bir umut I§tg1 olmu§tu. Dolay1s1yla ba§lang19ta ozellikle bu kesimler i9in ciddi bir 9ekim merkezi olu§turmu§tu. Bu 9ekim merkezinin kil9ilk burjuvazinin list tabakalanndan giderek anmp bir i§9i emek9i partisine evrilmesi partiye kattlan devrimci Marksistlerin beklentisiydi. Oysa geli§meler ne dilnyada ve ne de Tilrkiye'de bu beklentiye olumlu cevap vermedi. Her ne kadar ba§Iang19ta partinin i9indeki geleneksel 9izgiler 9ok k1sa bir silre i9in birbirlerini anlamaya 9ah§m1§Iarsa da, aradan ge9en k1sa zaman zarfmda ozellikle parti yonetici kliginin ileride daha aynntlh olarak anlatacag1m orgilt i9i ve dt§l politikalar1 nedeniyle kar§I kar§tya gelmeye ba§ladilar. Gelinen noktada yonetici kligin tasfiyeci 9ark1 art1k daha fazla birarada durmay1 imkans1z hale getirdi.

Diinyadaki siirecin ODP'ye etkisi ODP'deki yonetici kligin partide s1rtm1 yaslad1g1 iki gelenegin art1klan var: Bunlardan birincisi popillist devrimci demokrat Dev-Yo! gelenegini tasfiye edenler, digerleri ise stalinci TKP'yi tasfiye edenler. Bu oto-tasfiyeci ittifak §imdi ODP'nin kendisini Diinya ~apmda tasfiye etmekle mqgul. Hedef Tiirkiye'deki sag "sosyal demokrasi"nin "sol" kanadm1 in§a et"serbest piyasa" mek! Referanslar1 Sandinistler benzeri bir kitleekonomisine selle§en gerilla orglitli in§a etmek olan, ama tateslimiyet ba~ta rihleri boyunca boyle bir orgiitlenmenin k1y1s1bile varamam1§ olan birinciler, ozellikle 80'li Rusya na y1llardan itibaren Latin Amerika'da geli§en ve Federasyonu gerillac1hktan "radikal demokrasicilige" soyuKomiinist Partisi nan ak1mlarm izini slirliyorlar. Bu, devrimcilikolmak iizere ten reformculuga bliylik bir h1zla evrilen uluslararas1 bir 9izgi. ODP yonetici kliginin bu ana bibiitiin eski i~~ le§eni diinyadaki geli§melerden nasibini h1zla devletleri ahyor. Yonetici kligin ikinci bile§eni ise stalinkomiinist ciligin dlinya 9apmdaki geli§mesinin tilmiiyle Bilindigi gibi Sovyet sisteminin 96partilerini etkisi etkisinde. kli§liyle birlikte stalinci komlinist partiler 9e§italtma ald1. Ii donli§ilmler ge9irdiler. Nitekim kar§1 devrimci kapitalist restorasyonlann ya§and1g1 iilkelerin komlinist partileri neredeyse istisnas1z bir bi9imde saga savruldular. Diinya 9apmda "serbest piyasa" ekonomisine teslimiyet ba§ta Rusya Federasyonu Komlinist Partisi olmak lizere blitlin eski i§9i devletleri komlinist partilerini etkisi altma ald1. Kimileri

4

1


Tasflyed Llberallzm ODP'yl Oldiiriiyor

adlanm sosyalist ya da sosyal demokrat olarak degi§tirdiler, ama degi§tirmeyenler de aym degi§tirenler gibi "serbest piyasa"ya biat etmekte gecikrnediler. Batt Avrupa'nm stalinci komiinist partileri ise sag ve sol stalinciler olarak ikiye aynldllar. "Sol" stalinci parti s1fatma lay1k ·k parti neredeyse Yunan Komiinist Partisi kald1. Onu bu konuda biraz geriden Portekiz Komiinist Partisi izler oldu. italyan Partisi'nin ana govdesi adm1 Demokratik Sol olarak degi§tirdi. Azmhkta kalan "sol" stalinci grup ise u9 solla birle§erek Rifondazione Comunista (Komiinist Yeniden Dogu§) oldu. ispanyol Komiinist Partisi en saga kayd1. Frans1z partisi her zaman oldugu gibi iki arada bir derede kald1. Tiirkiye'de daha ba§mdan TKP'nin TBKP olarak tasfiyesine on ayak olan grup ise arta kalanlanyla ODP'ye yerle§ti ve §U anda ODP'nin tasfiyeci yonetici kliginin bir par<;:as1 olarak duruyor.

Sol Liberalizmin ODP'deki hegemonyas1 Diinya <;:apmda neo-liberal dalganm 1980'li y1llardan itibaren etkisi altma giren Tiirkiye sosyalist hareketinin ge<;:mi§ iki ana ak1mmm sol liberalizmin etkisi altma girmesinde uluslararas1 tabloya k1saca bak1ld1gmda §a§ilacak bir yan olmasa gerek. Ancak yukar1da da ifade ettigimiz gibi, sol Iiberalizmin etkisi sadece geleneksel stalinist 9izginin ana govdesini olu§turan sag stalinizm iizerinde olmad1. En az onun kadar halk\:I devrimci demokrat gelenek de sol liberalizmin k1skacma yakalamverdi. Dahas1, bugiin ODP i9inde yer alan devrimci Marksist gelenegin baz1 bile§enleri de bu geli§melerden nasiplerini almakta gecikmediler. Arna biitiin bu orgiitlii, yar1 orgiitlii yap1lanmalann tepesine, ODP i<;:inde adma "Ba§kanlar Kurulu" denilen ger9ek sol liberal ekip 9orekleniverdi. Kurulu§undan itibaren ODP'nin izledigi tiim gerici politikalann sorumlusu, bu biirokratik merkeziyet9i klik ve ona a<;:Ik destek sunan yap1lardir. Bu klik, ODP'nin sol liberalizmin hegemonyas1na sokulmasmda olaganiistii bir \:aba gostermi§ ve bunda da olduk9a ba§ar1h olmu§tur. Parti i<;:inde sol liberalizmin hegemonyasmm onemli bir gostergesi parti iiyelerinin onemli bir boliimiiniin giinliik idelojik ve politik g1dalanm zaman i<;:inde "Yeni Yiizyll", "Yeni Binyll" ve "Radikal" gazetelerinden edinmeleri olmu§tur. Bu beslenme o derece ileri bir noktaya varm1§tlr ki, zaman zaman "Birikim" dergisi ve "Radikal 2" bile parti politikalarmm daha solunda yer alabilmi§tir.

Hasan Celal Gilzel, hatta Mesut Y1Lmaz ODP'nin liberal stalinci yonetici kliginin onemli bir a<;:maz1 var: Giinliik politika tespitinde TDSiAD gibi biiyiik sermaye orgtitlerinin ref-

5 I

l

t


So syalizm

lekslerinden ne kadar etkileniyorlarsa, devlet ayg1tmm reflekslerinden de en az bir o kadar etkileniyorlar. Son tahlilde bilyilk sermaye ile devletin 9tkarlannm ortti§tilgil ku§kusuz dogrudur. Arna gilnltik politika 'son tahlilde' ilzerinden yilriltillemeyeceginden ODP yonetici kligi ne yapacagm1 §a§mveriyor. i§te bu yilzden de, soz gelirni Hasan Celal Gilzel'in veya Mesut Ytlmaz gibi kotil bir burjuva politikac1smm anhk "dernokratik"91kt§lar1 ODP yonetici kligininkinden daha radikal olabiliyor. ODP yonetici kliginin bu korkakhg1, kendi yaslanmak istedigi zerninde bile diki§ tutturarnarnasma neden oluyor.

ODP tarihine klsa bir bak1~ ODP tarihine kisaca bir goz att1g1rn1zda, partmm onune 91kan ilk onemli sorunun Susurluk hadisesi oldugunu gorilrilz. Bu hadisenin ortaya 91kmasmdan 9ok k1sa bir sure once ger9ekle§en bir Parti Meclisi toplant1smda, bu sattrlann yazan, Tilrkiye'de bir dernokrasi rnilcadelesi verilecekse, bunun ilk ad1rnmm ba§ta polis tqkilatI olrnak ilzere, devletin gilvenlik kuvvetleri i9ine \:Oreklenrni§ kontrgerilla uzant1lannm tasfiyesi ilzerine yilkselebilecegini, bunun yap1lrnarnas1 halinde hi9bir kahc1 dernokratikle§rnenin ger9ekle§emeyecegini ileri silrmil§ ve dolay1s1yla ODP'nin bu konuda kitlesel bir karnpanya orgiltlernesini talep etrni§ti (Kurulu§undan beri partinin ttim politikalarm1 iki kongre donerni arasmda yilriltrnesi gereken organ Parti Meclisi olrnas1 gerekirken, yonetici klik her §eyi kendi tekelinde tutrnu§, silrekli olarak Parti Meclisini devre dt§t btrakarak politikalar1 kendisi belirlerni§ti. Tabii, bu devre dt§I btrakt§ta en etkili ara9 da o zarnanlar 9ok savunduklan, §irndi ise tamamen terk ettikleri "Parti Olrnayan Parti" formu olmu§tu. Ger9ekten de bOyle liberal bir orgiltlenrne anlayt§mda hi9bir orgamn bir ba§ka orgam denetlernesi soz konusu olmad1g1 i9in de, kimse yonetici klikten Bilyilk Kongre dt§mda hesap sorma irnkanm1 elde edernerni§ti). Yonetici klikten b11 onerirnize, "i9inde bulundugurnuz ko§ullarda gen9 partimiz boyle bir karnpanyay1 gogilsleyebilecek imkanlara sahip degildir" yamtm1 almi§tik. i§te bu onerimizi yapmam1zdan 9ok kisa bir silre sonra Susurluk kazas1 ger9ekle§ip de bilyilk burjuvazinin medyas1 i§in ilstilne gitme karan ald1gmda yonetici kligimiz onilniln acr1Id1gm1 fark etmi§ ve derhal "Silpilrge Eylemi"ni ba§latmi§tir. Bu eylem ODP'nin neredeyse tek dogru eylerniydi. Arna burada anlatrnak istedigimiz eylemin kendisi degil, bu eylemin yaptlmasma ne zaman karar verildigidir. ODP yonetici kligi bu hakh milcadeleyi ba§latmak i9in burjuvaziden gelen sinyali beklemi§, dolay1s1yla milcadelenin gerisinde kalm1§ttr. Nitekim Susurluk hadisesinden once boyle bir karnpanyay1 ba§latmI§ olan ODP'nin dernokrasi milcadelesindeki

6

' ii

u


Tasffyecl Uberallzm ODP'yl Oldiiriiyor

yeri ve itiban, ku§kusuz Ugur Dtindar'm programmdan sonra harekete gec;en ODP'ninkinden c;ok daha ytiksek olurdu. Gene bu satirlarm yazar1 -ki o s1ralar parti ic;i SEi (Sosyalist Emek inisiyatifi) Platformunda yer ahyordu- Susurluk hadisesinin mutlaka 07" 1le§tirme kar§Itl politikalarla biittinle§tirilmesi gerektigi onerisinde ou1unmu§ ve "Susurluk Ozelle§tirme, Ozelle§tirme Susurluktur!" diye yazmt§tl (Bkz. ~adi Ozansti, ODP'nin Gerilimi, SINIF BiLiNCi, Say1 17, Nisan 1997, Sayfa: 46-47). Buna kar§thk ODP'nin ezeli ve ebedi yonetici kligi ozellqtirme konusunu, btiytik olc;tide ortak davranmak istedigi btiytik burjuvaziden ayn dti§memek ic;in, tamamen arka plana itmi§ ve ozelle§tirme meselesiyle ilgili olarak "hele once bir kamusal alanm tarifini yapahm!" diye tutturmu§tU. Aradan gec;en zaman zarfmda herkesin yakmdan izledigi c;ok biiyiik ozelle§tirmeler yaptlmt§, ama ne yazlk ki partiyi harekete gec;irecek bu "tarif' hala yapilamam1§tir! i§te ODP'nin liberal yonetici kliginin uygulad1g1 politikalarla ilgili olarak sundugum bu iki ornek, bu kligin devletle ve sermayeyle hic;bir §ekilde ters dti§memeye gosterdigi ozenin ac;1k bir ifadesidir. Tabii boyle olunca da, Susurluk politikasmm ana hedefi "<;iller, Agar, Bucak" olmu§, donemin Genelkurmay Ba§kam Dogan Giire§ tic;genin d1§mda tutulmu§tur. Gene ozelle§tirme kar§Ih politikalara aktif olarak girilmeyerek biiytik sermayeyle "demokrasi" cephesinde yan yana durulmak istenmi§tir. Partinin Ozgtirltikc;ti Demokratik Cumhuriyet (ODC) politikas1 i§te tam bu duruma denk dti§mti§ttir. bte yandan, ba§lang1c;ta "<;eteler Devleti"ni hedef alan "l Dakika Karanhk" eylemi, egemen gtic;lerce, esas hedefinden saptmlarak sadece Refah Partisine kar§I bir bic;ime donti§ttirtildtigtinde, bunun ic;inde yer almaya devam edilmi§tir. Bu politika, "Ne Refahyol, Ne Haz1rol!" sloganmm kaypakhgm1 ac;1kc;a gozler ontine sermi§, tic;tincti taraf gibi davranmanm sonuc;ta nas1l "Haz1rol"un yanmda yer almaya ittigini gostermi§tir. Yonetici klik aym kaypak tarzm1 uluslararas1 politikalannda da stirdtirmti§, "Ne Sam ne Saddam" diyerek Irak'a kar§I giri§ilen tarihin en vah§i emperyalist saldmsmda "tarafs1z" kalmt§, Yugoslavya'mn parc;alanmasmda ve sonraki stirec;te sessiz kalarak emperyalizme kar§I c;1kamam1§tlf.

ODP'deki krizin esas nedeni OSP'nin krizidir! ODP'nin kurulU§Una ongelen donemde ortaya c;1kan Gelecegi Birlikte Kurahm (GBK) yoneli§i aslmda programatik ve orgtitsel diizlemde de "sosyal demokrasi" ile ittifak kurmaya c;ah§an veya bir ba§ka ifadeyle Ttirkiye'de "sosyal demokrasi" ile yan yana durmaya c;ah§an gelenek-

7


Sosyalizm

Parti i9nde sol liberalizmin hegemonyasmm onemli bir gostergesi parti uyelerinin onemli bir boliimunun gunliik idelojik ve politik g1dalanm Zaman i9nde "Yeni yu.. Z'fl l", "Yen1· Bin'Jll" ve "Radikal" gazetelerinden

sel bir "sosyalist" anlay1§m iiriiniiydil. Bu anlay1§a gore, kendi "sosyalizm" 9izgisiyle "sosyal demokrasi" arasmdaki smlf zaten neredeyse ortadan kalkrnak iizereydi. Eski kadrolarmm onemli bir bolilinil 12 Eylill donemi boyunca politik egitimlerini "sosyal demokrasi" i9inde silrdilrmil§lerdi. ~imdi esas olarak onlan yeniden kazanmanm zaman1yd1. Bunun i9in de daha temkinli ve yumu§ak olunmah, devletle ve sermayeyle kar§I kar§1ya gelmemeye ozen gosterilmeliydi. Daha sonra ODP'nin 9ogunluk kanadm1 olu§turacak olan GBK'c1lar yiiriiyil§lerinde onemli bir hata yaptilar: BSP (Birle§ik Sosyalist Parti) ile birle§" b'If sosyal'1st mek . Her ne kad ar BSP, reiormcu parti idiyse de, bile§enlerinin onemli bir bolilmuniln referans kaynaklar1 hep Marksizm oldu. Bu durum bugiin ODP i9inde de silrmeye devam edinmeleri ediyor. GBK'cdar ODP birle§mesinden kendi o lm u~t u r. yanlanna sadece BSP i9indeki sag stalincileri 9ekebildiler. GBK'mn ODP i9inde OSP'ye (Ozgiirlilk9ii Sosyalizm Platformu) donii§mesi i§te tam da budur. Ancak bu ittifakm saglanabilmesi i9in ne bu kadar emege ve ne de bu kadar zarnana ihtiya9 vard1. GBK'hlar kendi anlayi§lan dogrultusunda kendi partilerini kursalard1, BSP'nin sag stalincileri ve §imdi OSP i9inde birlikte olduklan kimi 9evreler BSP'den kopup onlara 9ok daha once kat1lm1§ olurlard1. Kald1 ki ODP'nin kurulu§U i9in atm1§ olduklan ad1m, onlarm "sosyal demokratla§ma" projelerini de olduk9a geciktirdi. <;unkii ODP prograrn1 btitiin zaaflanna ragmen gene de sonu9 itibariyle "sosyalist" bir programd1. ODP'nin kurulu§undan tam be§ yd ge9tikten sonra, OSP yonetici kliginin parti i9indeki muhalefet platformlan olan SEP (Sosyalist Eylem Platformu) ve Ekrnek ve Gill Platformlanna donilp, "biz sizinle hi9bir konuda aym dii§ilnmiiyoruz, neden bizimle birlikte yiiriimek istiyorsunuz?" demeleri bundandrr. OSP, parti i9i muhalefet platformlannm, GBK'nm "sosyal demokratla§ma" politikalanmn oniinde ciddi bir engel olu§turdugunu ge9 de olsa gormii§ler ve ba§lang19ta yaptlklan hatadan nas1l donebileceklerinin aray1§ma giri§mi§lerdir. i§te ODP i9inde §imdi kendini tasfiye etmeye yonelik olarak patlamI§ olan krizin nedeni bu aray1§tlf. Cezaevlerindeki oliim oru9lanyla ilgili olarak SEP'in izledigi politikalar OSP'nin parti i9indeki tiim muhaliflerinden kurtulmanm bir bahanesi olmu§tur. OSP, bu olmasayd1 da, zaten bir yolunu bulup muhaliflerini tasfiye etmenin yollanm arayacakt1.

8


Tasftyed L1berallzm ODP'y1 Old ii riiyor

Tasfiyenin ger~ek nedeni: AB (Avrupa Birligi) tart1 ~mas1 Hemen yukanda da ifade ettigim gibi, ODP'de ya§anmakta olan tasfiye stirecinin SEP'in izlemi§ oldugu cezaevi politikalanyla dogrudan bir ili§kisi yoktur. Her kim ki SEP'i boyle bir tasfiye stirecine katk.Ida bulunmu§ olmakla suc;:lar, o ki§i, buzdagmm kendisini degil, suyun yiizeyindeki kismm1 goriiyor demektir. Bir ba§ka ifadeyle tehlike kar§1Smda kafas1m kuma gommekte israr eden devekU§U politikas1 izliyordur. Gerc;:ekte ODP'nin liberal stalinci kligini c;:ilgma dondtiren SEP'in Avrupa Birligi'ne yakla§1m1d1r. ODP'nin 2. Btiyiik Kongresinde ve daha sonrasmda gortildiigti gibi, yonetici klik AB tart1§masmda tam anlam1yla c;:uvallam1§hr. Nitekim tart1§ma boyunca kendi tabanmdan gelebilecek olas1 tepkileri goz ontinde bulundurarak - ki bu konuda da yanilmI§tlf, c;:iinkti en azmdan OSP ic;:inde yer almay1 her ne pahasma olursa olsun siirdiirmeye karar vermi§ olan kesimden herhangi bir konuda tepki beklemenin anlams1zhg1 ortadad1r - ruhen yanda§ oldugu AB'ye en azmdan Kongre s1rasmda "Hayir" demek zorunda kalm1§hr. i§te bu, yonetici kligin ya§ad1g1 en btiyiik gerilimdir. Tam tersini dii§tindtigti konu ya da konularda esas gorii§ilnii ac;:1kc;:a dile getirememenin sanc1s1, gerilimi. Evet, ODP yonetici kliginin Tiirkiye'deki "sosyal demokrasi"nin sag kanad1yla yak.Inla§ma arzusu, daha dogrusu kendi kitleselle§mesinin esas olarak buradan gec;:ebilecegini varsaymas1, AB'ye katihm konusunda gorii§lerini net bir bic;:imde dile getirmesini gerektiriyordu. AB'ye katihma kar§1 c;:1kan bir partinin Erda! inonii ile aym agacm altmda ya§amas1 hakh olarak miimkiin degildi. Tiirkiye ve Avrupa i§c;:i s1mflanmn c;:1karlanyla taban tabana zit emperyalist Avrupa Birligi'ne ac;:1kc;:a "Evet!" demek yerine mahc;:up bir pi§kinlikle, "biz aslmda Emegin Avrupa'smdan yanay1z" demek zorunda kaldilar. Sanki "Emegin Avrupa"smdan yana olmak AB'ye kar§1 olmay1 gerektirmiyormu§ gibi. "Emegin Avrupas1"ndan yana olmay1 "AB'ye Hayir"m altematifi olarak sundular. Arna aslmda ODP'nin tasfiyeci yonetici kligi sag Stalinci ispanyol Komiinist Partisi gibi ac;:1kc;:a AB'den yana oldugunu ciimle aleme ilan etmekten yanayd1. Bunu yapamaymca sorumlusunu SEP olarak gordii. Aslmda AB tart1§mas1, ODP ic;:indeki gerc;:ek sm1fsal tart1§mayd1. <;unkii bu tart1§ma ODP'nin gerc;:ek sm1fsal yoneli§ini belirleyecekti. Tiirkiye'nin emperyalist AB'nin bir parc;:as1 olmasmdan sm1fsal c;:ikan olanlann genel niifus ic;:indeki oran1 yiizde lO'lan a§mamaktadir. Arna zaten yonetici klik de ODP'ye oncelikli olarak bu kesimden insanlar1

9


Sosya/izm

kazanmay1 hedefliyordu. Buradan 9Ikan sonu9, tasfiyeci yonetici kligin ODP'yi kesinlikle bir i§9i-emek9i partisine donti§tiirmeye niyetli olmad1g1, halk.91 bir ki.i9tik burjuva partisi olmay1 yegledigidir.

0 halde

~i mdi

ne yap1lmal1?

ODP'nin tasfiyeci yonetici kligi, kendisine muhalefet eden btiti.in 9evreleri kar§ISma alarak, "ben sizinle birlikte ytirtimek istemiyorum" diyor ve ekliyor: " bu durumda ya 9eker gidersiniz ya da hepinizi partiden atanm!" Ku§kusuz gene! yoneli§i sag "sosyal demokrasi"yle uyum i9inde olan bu liberal stalinci ekiple birarada ya§amak SEP ay1smdan da istenir bir durum degildir. Arna SEP'in ge9mi§ten 9Ikartt1g1 dersler baglammda kimsenin partiden tasfiye edilmesini savunmad1g1, parti yonetimini ele ge9irse bile buna yeltenmeyecegi de bilinen bir ger9ektir. Bu durumda, ODP'nin kurulu§undaki programatik yoneli§e kar§I 9Ikan ve bunu degi§tirmeye yonelen OSP hizbinin partiyi terk ederek kendi ytiri.imek istedigi yolda ilerlemesi en makul 9oztim gibi goztiktiyor. Geriye kalanlann ne yapacagma gelince ...

ODP projesi bitmi~tir, ama yeni a~ ll m imkam vardu Tasfiyeci yonetici klik, Ttirkiye sosyalistlerinin yeniden biraraya gelme projesine nihai noktay1 koymu§ bulunuyor. Ontimtizdeki donemde ODP olmayacaktrr. Ancak partinin geriye kalanlar1 da ODP sonrasmda yeniden bir BSP'yi in§a etme giri§imine ba§lamamahlar. Yap1lmas1 gereken kitlesel bir i§9i emek9i partisinin in§asma derhal giri§mektir. Kitlesel i§9i partileri sadece kitle hareketinin btiyi.ik yi.ikseli§ler gosterdigi konjonkti.irlerde kurulmazlar. i9inde bulundugumuz konjonkttirde kitlesel bir i§9i partisinin in§aSI devrimci Marksist hareketin oni.inde ana taktik olarak duruyor. i§9i sm1fmm ihtiyac1 olan kendi kitlesel partisinin in§as1drr. Bugi.ini.in ko§ullarmda bunun irnkan1 her zaman oldugundan fazladrr. Sadece ileri i§9ileri degil, s1radan i§9ileri de kendi sm1f 9Ikarlan temelinde orgi.itleyecek bOyle bir partinin in§asI ertelenemez bir gorevdir. Ostelik ODP'nin tasfiyeci yonetici kliginin inoni.i'ntin ba§mI 9ekecegi Zeytin Agac1 projesinin i§9i smtft kar§Itt orgi.itlenmesine 9aresizlik sonucu si.iriiklenmek zorunda kalacak olan sosyalistleri ve emek9ileri boyle bir tehlikeden kurtaracak olan tek 9oziim yolu da budur. ODP'nin tasfiyeci yonetici kliginin arkasmda durmamaya kararh ti.im devrimci ODP'liler ve bugtine kadar ODP d1§mda durmu§ tiim slillf miicadeleci sosyalistler, i§9ilerin kendi partisini in§a etmek i9in kollarlill s1vamahdirlar!


ODP'nin i,~ileriyle • ve l1~i S1n1f1yla Olan •

Mutsuz lli1kisi

Kenan

~elik

Ozgi.irli.ik ve Dayam§ma Partisi Ti.izi.igi.ini.in ikinci maddesinde §U ci.imle yer ahr: "Ozgi.irli.ik ve Dayani§ma Partisi ti.im emekr;ilerin, ezilenlerin ve onlarla aym saflarda yer almay1 ve yeni bir di.inya kurmay1 isteyenlerin partisidir." 3. maddede ise §U satirlar: "Ozgi.irli.ik ve Dayam§ma Partisi, ozgi.irli.ikr;i.i, ozyonetimci, entemasyonalist, demokratik planlamac1, doga-insan ili§kilerini yeniden tammlayan, militarizm kar§ltl ve cinsiyetr;i olmayan bir sosyalizm dogrultusunda, sermaye gi.ir;lerinin egemenligini, emperyalizmin tahakki.imi.ini.i ortadan kaldirarak, emek gi.ir;lerinin siyasi iktidarmm kurulmasm1 amar;Iar." artinin ti.izi.igi.i ar;lk bir r;agn yap1yordu; sosyalistlerin birligi projesi emek gi.i<;lerinin siyasi iktidannm kurulmas1 hedefiyle birle§mek zorundad1r. Ti.irkiye sosyalist hareketinin tarihi a~1smdan sozi.i edilen bu iki maddenin onemi tahmin edilenden fazladir. 0 doneme kadar --vok az anla§ilabilen fakat <;ogunlukla anla§amayan- suni aynhklar yi.izi.inden farkh zeminlerde politik faaliyet yi.iri.iten sosyalistler ortak bir zeminde, emek gi.i<;lerinin siyasi iktidarm1 hedefleyen bir partide bulu§uyorlard1. Bu bulu§ma kurulu§un CO§kusuyla daha da arttl. Olke-

P

11

' j


Sosyalizm

nin dort bir yamm "Her yerden hep birlikte geliyoruz" afi§leriyle siisleyen ODP'liler, yeni bir diinyanm miimkiin oldugunu belirtiyorlardt. Bu CO§kulu hava toplumun 9e§itli sm1flarm1 ve katmanlanm etkiledi. Ard arda 9e§itli ii, il9e orgiitlerinin a9Ih§lar1 yap1hyor, partiye yeni iiyeler katihyordu. ODP, kurulu§undan lasa zaman sonra binlerce iiyeye sahip bir 9atiya donti§tii. "Her yerden hep beraber gelenler" partide bulu§tular ama sosyolojik a91dan birbirinden son derece farkh hayatlar ya§amaya devam ettiler. ODP'nin 9e§itli sm1flann ve katmanlarm biriktigi §ekilsiz bir y1gm haline geli§inin arka planmda bu popiilist politika yatiyor... Tezimizi destekleyen verileri ODP istanbul ii orgiitiinden ahyoruz. ii orgiitii, 12-15 Eyliil 1997 ydmda yap1lan I. istanbul ii kongresine sundugu 9ah§ma raporunda, iiyelerinin mesleklere gore dag1hmm1 91karm1§. Soziinii ettigii~t;ile~meyen miz politikanm sonucu 9arp1c1 bir ger9ekle kar§1la§1ODP yoruz. Rapora gore istanbul ii orgiitiiniin toplam iiye say1s1 4329, bunun 640'1 i§9i, 141 'i ise kamu 9ah§a~eldlsizle~mi~ m. "O halde geriye kalan 3550 ki§i ne yap1yor?" diye bir yigm partisi sordugumuzda kar§1m1za 9ok geni§ bir meslek dag1olur. hm1 9lklyor. Bu ki§iler pazarlamac1hk, reklamc1hk, Bu durum barmenlik, miiteahhitlik, yoneticilik, turizmcilik, yaymc1hk gibi mesleklerle ugra§tyorlar. Aynca iiyeler kilc;ilk-bilyilk i9inde hi9 de az1msanmayacak kadar ogrenci ve i§siz pek c;ok konuda var. Bu istatistikler bize, kitle partisi oldugu iddia edilen ODP'nin -Tiirkiye i§9i sm1fmm can damar1 anla~amama gelenegi olan- istanbul ii orgiitiiniin sadece yiizde 20'sinin i§9ilerden olu§tugunu gosteriyor. istanbul 'un ii ye proilzerine filinin benzerini diger illerde de gormekteyiz. Hatta oturan ''Turk pek 9ok il orgiitiinde i§9ilerin oran1, kii9iik burjuvazisosyalist" den, orta sm1f mensuplanndan ve ogrencilerden 9ok az. ~iiphesiz emek9ilerin ve ezilenlerin e§itlik hareketinin daha ve ozgiirliik yiiriiyii§ii daha fazla i§9i oldugunda sokarakteristik runsuz ilerlemeyecek. "Evrensel hakikat" ge9erliligiozelliginin ni koruyor; i§9i kat1hm1 sonucu yaratdacak bir sm1f hortlamasma hareketi saglanmad1g1, bunun da Marksist politikayla ili§kisi kurulamad1g1 siirece her 9e§it i§9i miicadelesi yol ac;ar. yenilmeye mahkumdur. Fakat burada demek istedigimiz farkh bir §ey. i§9i s1mfmm azmhk olarak kald1g1 herhangi bir olu§um ger9ek anlamda bir kitle partisi olamaz diyoruz. Hareket ancak i§9ile§irse kitle partisi haline gelebilir. Dolay1s1yla sosyalistlerin birligi olarak §ekillenen ODP, agirhkh olarak kii9iik ve orta burjuva sm1flardan olu§an iiye profilini degi§tirmek, h1z-


ODP'nln i~~lerlyle ve i~~ Sm1flyla Olan Mutsuz ill~ldsl

la i§<;ile§mek zorundadir. i§<;ile§meyen ODP §ekilsizle§mi§ bir y1gm partisi olur. Bu durum kti9tik-btiytik pek 9ok konuda anla§amama gelenegi tizerine oturan "Ttirk sosyalist" hareketinin karakteristik ozelliginin hortlamasma yol a9ar. Bu a§amaya gelindiginde organh parti faaliyeti yerine, ortada yalmzca tabelas1 olan bir partiden soz edilebilir. Her §eyin ba§mda yapttg1m1z "ODP kitlesel bir i§<;i emek9i partisi haline gelmeli" tespiti somut durumun somut analizine dayan1yordu. Partinin §U an i9inde bulundugu durum itibariyle hakh 91kmanm ovtincilnti ya§am1yoruz. Tersine bu projenin, parti 9ogunluk hizbince Stalinizmi aratmayacak yontemlerle berhava edilmesinin olumsuz sonu9lanm ontimtizdeki donemde hep birlikte ya§ayacag1z. 0 halde bu hale nas1l gelindi? ODP neden i§<;ile§emedi? Biinyesinde bulunan i§<;ilere ne verdi, onlardan ne ald1? ODP'de yolun sonu gortintirken bu kritik sorulann yamtlanmas1 gerektigini dil§ilntiyoruz. Vermeye 9alt§acag1m1z yan1tlar ontimtizdeki donem i9in onerdigimiz kitlesel i§<;i partisi yoneli§i i9in de 9e§itli ipu9lan saglayacak.

"S1mftan ka~~" politikalanmn ekseninde ODP ODP 9ogunluk hizbinin sozctileri her firsatta partinin politik ve orgtitsel yoneli§inin iki temel olgudan beslenmesi gerektigini belirttiler; Birincisi "yeniden yaptlandtrma" projesi, ikincisi "yeni bir siyaset yapma" tarz1. .. Yeniden yap1land1rma projesi; i§<;i s1mf1 politikas1 temelinde faaliyet ytiriitmek yerine, toplumun farkh s1mf ve katmanlanm kucaklayarak onlann talepleriyle i§<;i sm1fmm taleplerini e§itleyen radikal bir degi§im program1 oneriyor. Bu projeye gore "toplumsal muhalefet" olarak adlandmlan <;e§itli hareketler sistemden ve devletten ho§nutsuz olduklarmdan dolay1 bu radikal degi§im program1 etrafmda bir araya gelebilirler. Parti "radikal demokrasi" program1 etrafmda bir araya gelen potansiyel muhalefet gruplar1m, egilimlerini koordine etmeli ve sol bir dalga yaratmaya 9ah§mahdir. Bu proje sahipleri I. Kongre sonras1 projelerini reklamc1hk sektorti a91smdan parlak kabul edilebilecek bir kavramla §ekillendirdiler; Gokku§ag1 Projesi... 'Dtinya tarihi a91smdan Gokku§ag1 kavrammm politik arenaya ithal edilmesi yeni degil. Bu kavram biirokratik i§<;i devletlerinin y1k1h§mdan sonra, 9e§itli Avrupa tilkelerinde solun yeniden yaptlandmlmas1 a91smdan kullan1hyor. Projenin ozii; post-modern farkhhk anlayt§I tizerinden s1mf politikasmm reddedilmesi anlamma geliyor. <;ok kimlikli, 9ok ktilttirlti, 9ok inan9h bir toplumun btitiin renklerine e§it mesafede yakla§an bu anlayt§, kimlik, ktilttir, inan9 katmanlanmn talepleriyle i§<;i sm1fmm taleplerini


Sosyalizm

e§itliyor. Proje ortaya attld1gmda radikal demokrasiciler gori.i§lerini tam olarak §ekillendirmiyor, c;:e§itli gazete demec;:leri ya da k1sa makalelerle parti politikasmm bu projeye dayanmas1 gerektigini belirtiyorlard1.1 Ac;:1k9as1 bir belirsizlik vard1. Bu anlay1§, partinin farkh toplumsal hareketlere yakla§irken kuracag1 ili§kiyi mi tarif ediyordu? Yoksa yakla§an sec;:imler oncesinde c;:e§itli siyasal kamplara -bu arada burjuvazinin bir bollimi.ine de- zeytin dab m1 uzatihyordu? Bu tart1§malar s1rasmda Sosyalist Emek inisiyatifinde faaliyet yi.iYan h~ olan, ri.iyorduk ve kayg1m1z1 Yunan mitolojisindeki bir imgeye gonderme yaparak belirtmi§tik.

programma ve tilzilgilne emek gil~lerinin siyasi iktidanm koyan sosyalist bir partinin, politik ve orgiltsel yoneli~ini postmodern kimlik politikalanna dayah, burjuva ideolojik zeminden beslenen ucube halk sarma~1g1 anlaYl~ma

"Pandora Yunan mitolojisinde bir tannc;:a. En bi.iyi.ik tann Zeus'un insanlar1 cezaland1rmak amac1yla yeryi.izi.ine yollad1g1 c;:ok gi.izel bir kadm. Pandora'nm bir kutusu var, ic;:inde ne oldugunu kimse bilmiyor. Bu gi.izel kadmm bi.iyi.isi.ine kap1lanlar, kutu ac;:1ld1gmda ic;:inden 91kan §eyler kar§1smda deh§ete dii§iiyorlar. Yani eskilerin deyimiyle zarf c;:ekici, ama mazruf insan1 alti.ist edebiliyor. "2 ODP 1999 sec;:imlerine tek ba§ma girdi. Fakat sec;:im boyunca Gokku§ag1 siyaseti yi.iri.itmeye c;:ah§h. Bu siyasetin i§c;:iler ac;:1smdan ne anlama geldigini tart1§acag1z. Aynca ODP'nin kitle orgi.itli.ili.ikleriyle kurmaya 9ah§t1g1 uygunsuz ili§kiler de yaz1mmn ilerleyen boli.imlerinde tart1§maya 9ah§acag1m1z bir diger ba§hk olacak. Fakat ii<;: yil oncesinden 2001 ytlmm s1cak yaz gi.inlerinde geldigimizde, tamamen ac;:1lan Pandora'nm Kutusu'ndan sosyal demokrasiyle ortakhk stratejisinin 91ktigm1 i.izi.ilerek gori.iyoruz.

ODP politikalanmn ve orgi.itsel hattmm §ekillenmesini saglayacak bir diger olgu olan "yeni siyaset yapma tarz1". Bu anlay1§ 1997 y1hmn Ekim aymda yaptlan I. Olagan Bi.iyi.ik Kongre ile ilan edildi. "Halk sarma§1g1: Her gi.in, her yerde siyaset"

dayandumas1du.

' V Ozgiirliik dergisinin Agustos 1998'de ytkan Agustos say1smda Ufuk Uras'la, aym derginin bir sonraki ay ytkan 9. Say1smda Saruhan Uluy'la yaptlan giirii§meler, bu arada bir ara partinin gayn resmi yaym organt haline gelen Radikal gazetesinde y1kan ye§itli demeylere baktlabilir. Bu politikanm partinin yogunluk hizbi tarafmdan biitiiniiyle sahiplenilmesi ve iiniimiizdeki diinem iyin bir zorunluluk olarak iinerilmesi iyin bkz: "Seyime Giderken Yaztlar", Ozgiirliik ve Dayant§ma Partisi Biilteni, say1 6, Eyliil 1998. 2

"Giikku§ag1 Projesi: Bir Pandora Kutusu", Sosyalist Emek lnisiyatifi Biilteni, say1 6, Eyliil 1998.

l


ODP'nln i~~lerlyle ve i~~ S1mnyla Olan Mutsuz ill~k1s1

"Kurulu§undan bu yana emek9ilerin, d1§lanm1§lann, gen9lerin, kadmlann, kohnele§mi§ siyasal ve toplumsal ili§ki bi9imlerinden kurtulmay1 umanlann, toplumun ve ekonominin yonetiminde soz sahibi alma, daha etkin katihm ve denetim ihtiyacmm sozcilli.igi.ini.i i.istlenen ODP'nin siyasetin toplumsalla§mas1 anlayi§tna dayah orgi.itlenme ve ::adele hattim si.irdi.irmesi bir zorunluluktur." 3 ODP bir yandan Gokku§ag1 projesi ile "toplumsal muhalefeti" radikal demokrasi program1 etrafmda toparlayacak diger yandan halk sarma§1g1 anlay1§1 ile toplumun siyasalla§masmm kanallanm a<yacak. Yani ODP, kavramm dogru kullamm1 ile "farkh toplumsal hareketleri" siyasalla§tlnrken aym zamanda ortak bir program etrafmda bir araya getirecek. ~i.iphesiz oni.ine temel hedef olarak i§<yi sm1fmm iktidarm1 koyan her siyasi olu§um programmda kadm, 9evre, anti-ni.ikleer hareket gibi toplumsal hareketlerin taleplerini yans1tmah, bu hareketlerin de destegini almahdir. Burada yanh§ olan; programma ve ti.izi.igi.ine emek gi.i<ylerinin siyasi iktidanm koyan sosyalist bir partinin, politik ve orgi.itsel yoneli§ini post-m0dem kimlik politikalarma dayah, burjuva ideolojik zeminden beslenen ucube halk sarma§1g1 anlayi§ma dayand1rmas1d1r. Bu politikalar ve orgi.itlenme anlay1§1, sm1f politikasma dayah i§<yi 9ah§mas1 yoneli§inin herhangi bir toplumsal hareket di.izeyine indirilmesini saglar. i§<yi faaliyetini ve orgi.itleP.mesini temel hedef olarak almayan hi9bir sol-siyasi olu§um varhgm1 siirdi.iremez. ODP'nin ikinci bi.iyi.ik kongresine giderken "halk sarma§1g1 nerede?" diye sormu§tuk.4 Parti 9ogunlugu bu karan alah 2.5 y1la yakm zaman ge<ymi§ti. Ellerinde parti ayg1t1, yonetimi, yaymlan olan c;ogunluk hizbinde var olmayamn sm1f mi.icadeleci politikalar ile kart§ffil�� ama sarma§mam1§ orgi.itlenme modeli oldugunu vurgulamt§tlk.

ODP'nin sendikalarla kurdugu ~arp1k ili~kiler Yaz1m1zm ba§lang19 boliimi.inde ODP'nin kitlesel bir i§<;i emek<yi tabam tizerine oturmad1gm1 soyledik. Bu yarg1, partinin ba§ta KESK olmak tizere, DiSK ve az say1da da olsa Ti.irk-i§ i<yindeki <ye§itli sendikalarda hatm say1hr miktarda i.iyesinin ve "dostunun" olmad1g1 anlamma gelmiyor. Ozellikle partinin c;ogunluk hizbi ba§mdan beri "KESK bizim" §ian etrafmda bir propaganda ytirtittti. Onlara gore onceki KESK ba§kanmm ve tarti§mah bi~imde iktidara gelen yeni KESK ba§kanmm '"ODP I. Biiyiik kongre ve konferans kararlar'', 3. Bask1, Ekim 1997, s. 55. ' Patronsuz Generalsiz Biirokrats1z Sosyalizm, "ODP'nin iki Y1lhk Politikasmm Bilan~osu Neden Yok?, tizel say1 I, ~ubat 2000


Sosyalizm

ODP'li olmas1, KESK'in ODP'nin elinde oldugunun gostergeleridir. Oysa ger9ek durum bundan tamamen farkh . KESK yonetimi, ODP'nin merkezinde degil, parti 9ogunluk hizbi i9indeki dar bir kligin elinde. Parti eger KESK'e bu kadar hakim olsayd1 kendini ODP grubu olarak tammlayan 3 farkl1 Devrimci Sendikal Dayam§ma ortaya 91kmazd1. Yeri gelmi§ken DSD olgusunu a9makta fayda var. DSD, KESK ' li ODP'lilerin bir araya gelerek olu§turduklar1 bir yap1. Parti tiyelerinden ve "dostlanndan" olu§an DSD, partinin 30-31 Agustos 1997 y1lmda yaptlg1 I. <;ah§anlar Forumundan sonra olu§turuldu. "Her DSD'li ODP'li degildir ama her ODP'li DSD'lidir" yonelimiyle hareket eden DSD, bu sakat anlay1§m getirmi§ oldugu bitmek tiikenmek bilmeyen i9 hukuk tart1§malarma bogulmaktan hareket edemedi. DiSK' e Tiirk-ife bagh sendikalarda da benzeri sorunlar ya§andi. Parti politikalan orgiitlii i§9ilerinin bulundugu sendikalara yans1mad1. ODP'li olan ve 9e§itli sendikalara dag1lm1§ i§9iler de taleplerini partiyle bulu§turmad1lar. Partinin orgiitlii i§9ileriyle ili§kisi, kongrelerden kongrelere kurulur hale geldi. Parti organlanmn, sm1f milcadelesinin orgtitlii bile§enleriyle politik ve orgiitsel ili§kisi o kadar gev§ekti ki sendikah iiyelerimiz ya da parti dostlanm1z -normal zamanlarda veya kongre silre9lerinde- bulunduklan kurumun ozgiil durumuna ve kendi pozisyonlarma gore hareket ettiler. Bu ylizden parti merkeziyle i§9ileri arasmda zaman zaman gerilimler, restle§meler ya§andi. 5 Boyle zamanlarda ODP merkezi hemen geri ad1m atlyor, kongreyi hangi ekibin kazanacagm1 beklemeye ba§hyordu. Yonetime gelen ekip, partinin i§aret ettigi unsurlardan olu§masa da parti merkezi bir slire sonra onun yanmda yer alabiliyordu. Sonu9ta onemli olan sm1f mticadeleci bir anlay1§m geli§tirilmesi degil "yonetimlerin bizim elimizde" olmas1yd1. 1998 yazmda yapdan II. <;ah§anlar Forumu bu tart1§malann golgesinde ge9ti. " ... partinin bile§enleri kendi miicadele alanlannda birlikte davrandiklan diger ODP'lilerle henliz sendikal anlay1§ vb. konularda bir kayna§ma saglayabilmi§ degiller... Bunun i9in; -Genel olarak i§9i hareketi ozel olarak da sendikalarm sorunlar1 nelerdir? -Sendikal alanda ODP'lilerin birbirleriyle ili§kisi nas1l kurulmahdir? -Sendikal alana ili§kin ODP politikalannm olu§turulmasmda ve ya§ama 9evrilmesinde ne tlir stire9ler i§lemelidir?" 6 ' Omek olarak KESK'te Tilmbel-Sen, DiSK'te Birle§ik Metal-I§ kongrelerinde ya§ananlar... •CDP II. <;:ah§anlar Forumu, Agustos 1998, s.7.

l


ODP'nln i~~lerlyle ve i~~ S1mflyla Olan Mutsuz ill~ldsl

Bu sorulara, partinin orgiltsel kararlar1 DSD'yi ne kadar baglayacak? Kamu emek9ilerinin milcadelesi ve talepleri partiyi ne kadar yonlendirecek, yonlendirmeli mi? Gibi sorular eklenerek liste uzatilabilir. Biltiln bu tartt§malar, I. Bilyilk Kongrede de, "emek hath" karan alman II. Biiyilk Kongrede de ODP'liler tarafmdan defalarca yaplldt. Fakat hi9bir sonu9 almamadt. Halk sarma§1g1 anlay1§1yla hareket eden ODP, kadm 9ah§masm1 kadmlara, ogrenci 9ah§masm1 ogrencilere, i§9i 9ah§masm1 da sendikacilara havale etmi§ti. Sonu9ta parti, gokku§agmm renkleri olarak tan1mlad1g1, i§9i hareketi ve farkh toplumsal hareketleri bir araya getirecek olan koordinasyonu saglayacaktt. Sm1f milcadeleci bir programdan beslenen politikalan olmayan ve i§9ilerine partili olma bilinci veremeyen ODP'nin, hi9bir politik onerisi, hi9bir orgiltsel karan, ne kendi i§9ileri i9inde ne de genel olarak i§9i sm1f1 i9inde itibar gormedi. Bunun sonucu parti i§9ile§emedi.

ODP kitlesel bir i~~-emek~ partisi haline nas1l gelebilirdi? 1. En ba§ta post-modem siyaset yapma tarz1 yerine i§9i-emek9i yoneli§ini merkeze koyan bir hat geli§tirebilseydi. i§9i sm1fm1 farkh toplumsal hareketlerle e§itleyen Gokku§ag1 Projesi yerine, i§9ilerin gilnliik talepleriyle i§9i sm1fmm gelecekteki iktidan arasmda baglar kuran, taleplerini-sloganlarm1 bu mant1ga gore formiile eden, diger toplumsal hareketleri de bu eksende degerlendiren bir programatik yoneli§ 9tkarabilseydi. 2. Bu temel yoneli§ dogrultusunda -kapitalizmin yeniden ilretim §artlarmda- i§9i sm1f1 ve emek9ilere dayattlan yapay aynmlan a§maya 9ah§an bir anlay1§ geli§tirebilseydi. Bu anlayt§ dogrultusunda, i§9i s1mfmm alevi-sunni, laik-islamc1 gibi kamplara bolilnmesine kar§I, ger9ek karde§ligin i§9i karde§ligi oldugunu anlatilabilseydi. 3. i§9i sm1fmm ve emek9ilerin ihtiya9lanna gore §ekillenip aym zamanda kendi politikalan dogrultusunda i§9i hareketini §ekillendirmeye 9ah§abilseydi. 4. Partinin 9ah§ma tarz1 bu yoneli§ etrafmda degi§ebilseydi. "Parti olmayan parti" safsatas1 yerine ger9ek bir orgilt gibi davramlabilseydi. 5. Bunun i9in partinin biltiln organlarm1 a§ag1dan yukar1ya i§9i 9ah§masma uygun hale getirseydi. il9e faaliyetlerinden ba§layarak, ilye olan biltiln i§9ileri, i§9i-emek9i komisyonlan ya da birimleri i9inde 9ah§ttrabilseydi. Bu birimlerin hem komisyonu olu§turan ilyelerin bulun' Ne kadar ac1 ki parti, I Arahk genel i§ b1rakma eyleminde, bir bildiri bile ~1karamam1§Ur.

17

L


Sosyalizm

duklan 9ah§ma alanlarmda hem de il9enin s1mrlan i9indeki bOlge 9ah§malanna disiplinli ve sistematik katihmm1 saglayabilseydi. 8 6. Partinin i§9ileri; i§9i komisyonlanndan hareketle, farkl1 fabrikalarda veya i§ yerlerinde parti dostlanyla birlikte komiteler-birimler olu§turabilselerdi. Bu birimler i§yerlerinin kollarmda veya bOlgelerde i§9i ozorgi.itli.ili.ikleri kurulmasma onderlik edebilseydi. 7. Partinin i§9ileri; sendikalan, yonetime gelmek i9in 9e§itli delege pazarhklarmm yapild1g1, 9irkin oyunlarm tezgahland1g1, ayncahkh mekanlar olmaktan 91kar1p, s1mf miicadeleci bir anlayi§m egemen oldugu, sendikal krizin ve 9Ik1§ yollanmn tartl§Ild1g1 ortamlar haline getirebilselerdi. 8. Parti; Diinya ve Tiirkiye i§9i s1mfma seslenen ve esas i§levi orgiitlenme olan, once haftahk daha sonra ise giinliik bir i§9i gazetesi 91kararak, bunu teorik-politik yaymlarla besleyebilseydi. Gazete politikalan ekseninde i§yeri veya bolge biiltenleri yaymlayabilseydi. Sonu9 olarak bu say1lanlann hi9biri olmadi. Parti ikinci kongreye kadar §ekilsiz bir y1gm hareketi olarak faaliyet siirdiirdii. II. Kongreden sonra ise bitkisel hayata girdi. i§9ileriyle ve i§9i sm1f1yla kurmas1 gereken ili§kileri kurmadi. i§9i sm1fmm burjuvazinin kar§Isma bir taraf olarak 9Ikmasma yard1mc1 olmadi. Tersine 9ogu zaman i§9i s1mf1yla ilgilenmedi. Partinin egemen goriintiisii; her §eyi bilmeye aday sol lafazanlarm, giindelik hayatlanyla sm1f miicadelesine degmeyen kii9iik burjuvalann, birbirleri iizerinden politika yaparak rahatlad1klan sosyal ortamlara donii§tii. ~iiphesiz bu 9evreler toplumsal hayatm sefaletini gordi.iler. Peki ya kendi sefaletlerini?

' Bu tiir bir ~ah§ma tarzm1; sendikalan partilerin arka bah~esi olarak goren. dolay1S1yla parti iiyelerini bulunduklan yerlerin i:izgiin ~ah§malanndan koparan biirokratik parti modelleriyle aym kategoride degerlendirmemek gerekir. Partili iiyeler sendikalannda sm1f miicadelesinin ihtiya~lan temelinde faaliyetlerini siirdiireceklerdir. Fakat bu faaliyetle parti arasmda birbirinden politik ve yap1sal dUzeylerde beslenen i§levsel bir ili§ki kurulamazsa ger~ek anlamda bir i:irgiitlenme yap1lamaz.


ODP'de Muholefet Olmak Mesut ~iM~EK Kuruldugu donemde solun birligi a\:1smdan onemli bir olgu olarak gtindeme gelen ODP, kurulu§ a§amasmda meydana gelen gerilimler dolay1s1yla, katthmc1lar1 arasmda yer alan Marksistlerle Marksist olmayanlar arasmda sanc1h bir ili§kinin sinyallerini veriyordu. urulu§taki ilk btiytik heyecan atlatihp, partinin yava§ yava§ politik

K arenaya girmeye ba§lamas1 ile olu§umdaki sinyaller art1k mtidaha-

le edilmesi gereken olgular olmaya ba§lad1. 0 donemde parti i\:inde ozelle§tirme, parti olmayan parti, s1mf, toplumsal muhalefet gibi kavramlar tizerinde ya§anan tart1§malar, Marksistlerin bir an once biraraya gelme ve gidi§ata birlikte mtidahale etme zorunlulugunu da gtindeme getirdi. Bu ama\:la yap1lan tartI§malarda, acele davranilmamasm1 ve partinin yontintin hentiz belli olmad1gm1 savunanlar olmasma ragmen, bir arada bulunmanm ve bir arada bulunanlarm farkhhklar1 ile politika yapmas1 gerektiginin alt1 \:izildi. Bu dti§tincelerle Be§ikta§'ta yapilan bir toplantidan sonra konuya ili§kin bir \:agn metni kaleme ahnd1 ve parti i\:erisinde fikri olarak yakm dti§tinenler bir olu§um i\:erisinde bir araya geldiler. Art1k tarti§malarda tek tek Marksistlerin \:e§itli konularda fikir beyan etmesini a§an bir durum ortaya \:ikmaya ba§lad1.

Partiyi Marksist bak1~ a~s1yla sarsan Sosyalist Emek inisiyatifi (SEi)

olu~um:

Be§ikta§'ta anla§tlan fikirler dogrultusunda yaptlan \:agnya icabet edenler, olu§umun ne oldugunu (platform mu, egilim mi) tarif edebilme amac1yla yapttg1 uzun, partinin \:Ok ah§tk olmad1g1, Marksist literattirtin ayrmtilannda kalem oynatan tartt§malar sonucu olu§um inisiyatif olarak ortaya \:tktt.

19


Sosyalizm

Bir parantez a\:IP soylemekte fayda var; SEi'yi olu§turan bile§enlerin (PGBS, SP ve bag1ms1z Marksistler) hemen hepsi, Marksizmin i9erisinde tart1§malar1 aynntilara kadar gotilrilrken "sosyalist emek" olmayacag1m es ge9mediler. Gi.ini.in tart1§malan i<;inde isim konusu olu§Um i9erisinde ciddi bir gerilim olu§turuyordu, ancak i.izerinde uzla§1labilecek ba§ka bir isim bulunamad1g1 i<;in bu ad uygun bulundu. Daha sonralar1 zaman zaman N. Sathgan'm bu konuda yaptig1 ele§tirilerin hakhhg1 ancak bu ger9ekligin bilinmesi ile anlamlanabilir. SEi'nin kurulu§ 9ah§malan yap1hrken, o zamanki parti 9ogunlugu tarafmdan ortaya atilan ODC (Ozgilrli.ik9i.i Demokratik Cumhuriyet) tartl§malar1 kar§1smda alman tavlf bu birligin, diger ti.im tart1§malardan bag1ms1z, ne kadar elzem oldugunu bir kez daha ortaya 91kard1. Parti i<;erisindeki ilk ger9ek safla§ma, diger tarti§malara ragmen, bu kavram dolay1s1yla ortaya 91kmaya ba§lad1: Bir yanda Avrupa demokrasisi savunuculan, diger yanda i§<;i sm1fmm kurtulu§ mi.icadelesinin savunuculari. (Her ne kadar bu arkada§lardan bazilar1 ODC ile demokratik devrim tezini birle§tirmeye 9ah§salar da bunun parti tarafmdan boyle kavranmad1g1 ortadaydi. Aynca demokratik devrim tezinin a<;mazlar1 bir yana tezin as1l anlatt1g1 Avrupa demokrasisinden ote bir §ey degildi.) Bu tart1§ma (ODC tart1§mas1) bir yandan SEi' nin orgiltlenmesi i9in zemin olu§tururken diger yandan parti i9inde safla§manm da ana eksenini olu§turmaya ba§lad1. SEi, ODC' ye yakla§1mm nas1l bir s1mf i§birligi demek oldugunu yaymlan arac1hg1 ile ortaya koymaya ba§lad1g1 andan itibaren parti i9inde zengin bir tartI§ma ve tart1§mamn meydana getirdigi safla§manm belirginle§meye ba§lamasm1 sagladi. Bu noktada Marksistler i<;in onemli olan, bu safla§mada ortaya 9Ikan gi.i9lerin partinin gidi§atma da etki etmesini saglamak olmahydi. Bu yeterince becerilemedi (!)

ilk biiyiik s1nav: istanbul iL Kongresi ODC tart1§malannm canh ya§and1g1 donemde gilndeme gelen konferanslar (il-il9e kongreleri) bir anlamda ODC tart1§malarmm biltiln canhhg1yla ya§and1g1 yerler haline geldi. SEi bile§enleri say1sal azhgma ragmen, bu tart1§malarla say1sal gilcilniln i.izerinde bir etkiye sahip oldu. Bu etkinin politik k1sm1 9ok bariz gorillmekteyken, politik etkinin say1sal giice 9evrilmesi ise parti i9inde Marksizm ile sol liberalizm arasmda bocalayan §ahsiyetlerin etkisiyle biraz geriden geliyordu. ODC tarti§masmm en canh ya§and1g1 ii konferans1 istanbul oldu. Konferans boyunca SEi mensuplar1, ald1klan tavlflarla ve kilrsilden


ODP'de Muhalefet Olmak

yapttklan politik acr1hmlarla gtini.in kO§Ullannda partinin tek muhalefeti oldugunu gosterdi. Konferanstaki iki kritik oylama SEi' nin esastan kar§l cr1kt1g1 ya da onerdigi noktalarda meydana geldi. Bunlar, kamula§tirma ve ODC karar onergeleri idi. Her iki konuda da divanm ald1g1 tarafh tutum ve baz1 parti i.iyelerinin a§iret i.iyesi gibi davranmalan sonucu etkiledi. Kamula§trrma konusunda SEi' nin verdigi karar oner~esi divan ba§kam A. Aytemur'un manipiilasyonlan ile ki.i<ri.ik bir forkla reddedilirken, ODC konusunda verilen karar onergesi yine ad1 gecren yoneticinin oylan iki defa saydmnas1yla kabul edilebildi. (Ikinci say1mda tarti§malardan bihaber baz1 parti i.iyeleri bizzat divan ba§kan1nm salona crag1rmas1yla oy kullandi.) Gerek divanm yaptlg1 oyunlar gerekse grup temsilcilerinin arkada§lari i.izerindeki baskisi bir gercregin ortaya yikmasini engelleyemedi. SEI partinin sol duyusu olmu§tU.

I. Bilyilk Konferans: Partide Marksistlere

tahammilliin s1mrlan ortaya

~k1yor.

Yap1lan kongreler/konferanslar sonucu SEi bi.iyi.ik konferansa yiiz civarmda delege ile, o zamanm 'parti icrindeki ba§ka muhalefeti' olu§tUran BiEP (Birle§ik i§cri Emekcri Platformu) de 70-80 delege ile katihyordu. (Geni§ Acr1'y1 burada anmanm fazlaca bir onemi olmad1g1 kan1smday1m; criinkii bu arkada§lar hem fikri di.izeyde bir birliktelige i§aret etmiyor, hem de esas olarak parti ~ogunlugu ile hareket ediyorlardi.) Parti icrinde SEi'nin politik etkisinin fazlahgmm delegasyona layik1 ile yans1mamas1 bir tespit olurken, ikinci tespit de, delegasyonun SEi'yi olu§turan bile§enlerin toplammm etkisinden fazla bir say1ya ula§mast olmah. Biiyiik Konferans yine SEi ile Ozgi.irli.ik<ri.i Sol(OS) arasmda miicadele ile §ekillendi. OS esas olarak SEi hakkmda yaptig1 dezenformasyonun i.iyeler iizerindeki etkisini ve saytsal gi.ici.ini.in avantajmt kullanarak konferansm istedigi §ekilde sonucrlanmasmt beklerken, SEi'nin ki.irsiiden yapttg1 konu§malar delegeler i.izerinde gori.ini.ir bir etki yarattt. Bu etkiye tahammi.il edemeyen OS yonetici kligi SEi mensuplan ki.irsiiyii kullanlfken ~e§itli ~irkinlikler yapmayt elden btfakmad1lar. SEi mensuplannm kiirsi.iden konu§ma yapttgt srrada OS yonetici kliginin yonlendirmesi salonda kavgamn crikmasma neden oluyordu. SEi'yi olu§turan devrimci Marksistlerin(dM) ve devrimci sosyalistlerin di.inyada estirilen liberal ri.izgara kar§t Marksist tezlerini savunurken gosterdigi kararhhk ve tutarhhk reformizmi kacrmilmaz goren parti yonetici kliginin tahammiil sm1rlarm1 da gosteriyordu -ki bu smmn 'PGB SOSYALiZM: Kitlesel ve Sosyalist bir Emek Partisi i~in, bro. diz. 4, 1995, s. 2.

21


Sosyalizm

sosyalistlerin bilinen tarihinin i9inde bilinen bir smrrdan ote bir §ey olmad1g1 bir kez daha ortaya 91k1yordu. Temel eksen degi§memi§; 'Fikri olarak ba§ edemedigi zamanlarda uygulayacag1 yontem §iddet.'

Parti

i~nd e uzla ~ maClll gm

geldigi nokta:

SEi partide Marksist tezler dogrultusunda muhalefet yaparken, partinin gidi§atm1 goremeyen ya da 9ogunluk hizbi ile milcadele yerine ortalamac1 bir 9izgi ile gil9 toplayacagm1, ya da ba§ka bir deyi§le parti politikalannm i§9ilerden yana olu§turulmasmdan daha 9ok durumu idare etmeye yonelik bir pozisyon alan BiEP ve Kurtulu§ (Kurtulu§ Platformu'na a§ag1da daha aynntih deginecegim.) btitiin bu siire9te, zaman zaman SEi'nin zaman zaman OS'nin 9izgisine yakm bir tutum takmd1. Alman bu tutum her iki platformu da parti i9inde etkili kilmak yerine onemsizle§tiren bir noktaya itti. BiEP ba§tan beri varhg1 ile yoklugu tart1§1hr bir gorilntimde iken Kurtulu§ bu silreci sancI11 ve boliinerek ya§amak zorunda kald1. (Burada BiEP' olu§turan ve Birle§ik i§9i Emek9i Parti Giri§iminden gelenleri tenzih etmek gerekiyor.)

SEi'nin partide ortaya ~kard1g1 ger~eklik: STALiNiZM Parti kurulurken tilzilgilne yazd1g1 §eylerin birer yaz1dan ibaret oldugunu, ger9ek hayatta ise yaz1larm onemi olmad1gm1 ortaya 91karmas1 a9Ismdan da SEi onemli bir i§lev gordil. Ge9mi§ deneyimlerinden dersler 91kartarak farkh fikirlerin bir arada bulunabilecegini tilzilgilne yazan ODP, yonetici kligin uygulamalar1 ile bu maddenin (9ogulculuk maddesinin) ge9mi§ten 9Ikarilan dersler I§Igmda degil, yenilmi§ solun zay1fhgmm sonucu olarak tiizilge girdigini gosterdi. SEi olu§tugu andan itibaren bu klik (OS, Geni§ A91 ve bir tak1m Kurtulu§9ular) tahammtilstizliiklerini SEi'nin partiden gidecegi dezenformasyonu( SEP olu§tugunda aym §eyi OSP yaptl) ile ortaya koymaya 9ah§tilar. Kendi iktidarlanm saglama almak bu kligin esas meselesi oldugundan bu yalan1 yaymakta bir beis gormedikleri gibi, SEi yaymlan 9e§itli il9elere, illere almmamaya 9ah§1ld1. Bu konuda SEi'lilerin parti yoneticilerine yaptiklan ba§vurulardan (ne yazik ki sozlii ba§vurular) bir sonu9 almay1 bir kenara birakm, edinilen kan1, bizzat yoneticilerin bu tutumu koriikledigi yoniinde oldu. Lafzi olarak Stalinizme hi9 bula§mamI§ ya da ge9mi§ten dersler 91kararak Stalinizm'den armmI§ bu zatlar, politik olarak sol liberal bir 9izgiyi savrulurken, orgiitsel a91dan Stalinizmi elden birakm1yordu.


ODP'de Muhalefet Olmak

Kurtulu~

Platformu: Iktidar mi? Muhalefet mi?

Partinin olu§umunda emegi ge9mi§ bir grup olan Kurtulu§ Platformu, ODP'nin kuru!U§U ile birlikte bir eksen yitimine ugrad1. Parti kurulurken en onemli mesele olarak bir arkada§larinin parti meclisine girme~sini goren, bu mesele yilzi.inden partinin kurulmasini tehlikeye atan bu ekipten bazilarinin meseleyi (solun birligini) nasil kavradiklari da ba§tan ay1ga 91km1§ oluyordu. Partinin kurulu§u ile birlikte yonetici klik i9erisinde yer alan bu platformun mensuplar1 ya§anan bi.itiln anti-demokratik uygulamalann da bir par9as1 olmaktan sakmmadilar. Bu davram§lanndan dolay1 olacak ki partinin daha sonraki si.ire9lerinde arkada§larm 9ogunluk vurgusu yonetici klik tarafmdan ciddiye almm1yor. Partide ya§anan ilk ciddi politik tartI§ma Kurtulu§ Platformunun hem muhalefet hem de iktidar pozisyonunda gori.inmesine yol aytl. Platform mensuplarmm bir kism1 ODC'nin mucidi pozisyonunda iken bir k1sm1 muhalefet i9erisinde yer ald1.

SEi'nin feshi Yeni platform: Sosyalist Eylem Platformu (SEP) Konferans sonras1 parti rutin hayatma dondi.i. Konferans kararlan dogrultu~unda faaliyetlerini si.irdi.irmeye ba§lad1. Bu noktada SEi'nin onilne bir sorun 91k1yordu. SEi, ya ilkeleri dogrultusunda bir hat izleyecek ve ilkeleri dogrultusunda politik faaliyeti orgi.itleyecek ya da parti i9erisinde sekt olarak ya§ayacakt1. 28 ~ubat'm ve se9imlerin devreye girmesiyle birlikte bi.iti.in partide ya§anan tartl§malar SEI' ye de sirayet etti. 28 ~ubat konusunda §eriat9Ilan esas hedef alan Sosyalist Politika 9izgisi se9imlerde Ki.irt illerinde se9imlere girilebilecegini savunmaya ba§lama§I politik farkliligin boyutlarinin ciddiyetini ortaya koymu§ken, pratikte de bi.iti.in olarak bir faaliyetin par9asi olamamasi SEl'nin de sonu oldu. SEi'nin sonunun erken gelmesinde, olu§urken soylenmeyen ya da soylenen §eylere gerekli onemin verilmemesinin de ciddi bir etkisi bulunmaktadlf. Bunlar: 1) SEi olu§urken partinin emek9iler arasmda faaliyet yi.iriltmesini esas nokta olarak belirlemi§ti. Parti boyle bir gorevi hicybir zaman oni.ine koymad1. SEi bile§enleri de bu sorunu ciddi olarak onlerine koyduklan zaman iki fa;-kh yakla§im ortaya 9lkt1. Birinci gori.i§ SEi mensuplarmm boyle bir faaliyeti pratik olarak yi.iriltmelerinin, partinin de


Sosya/izm

bu faaliyeti yi.iri.itti.igi.i anlamana gelecegini belirterek bu konuda r;e§itli somut oneriler ortaya koydular. ikinci gori.i§ buna kar§t 9tkarak emekr;iler arasmda faaliyet yi.iri.itmenin emekr;ileri orgi.itleyerek degil, parti ir;erisinde ideolojik mi.icadele ile gerr;ekle§ebilecegini savunuyordu. 2) Bu tartl§ma SEi'nin sonunu haztrlayan faktorlerden birisi iken, ikincisi soylenmeyen bir gelecek kestirmesi olarak SEi'lilerin kar§tStna r;tktyordu. 0 da SP'li arkada§lar tarafmdan SEi'nin fesih toplanttsmda ortaya konan gori.i§ idi. Bu gori.i§e gore parti ser;imlerden ba§an ile 9tkacak (%3 civarmda oy alacak) dolayts1yla partiye emekr;ilerin ilgisi artacak, boylelikle de SEi buradan gi.ir;lenecekti. Bu ongori.i gerr;ekle§medigi ir;in bu arkada§lar i9in SEi'ye ihtiya9 da kalmami§tl. Samnm SP'nin sonradan parti merkez hizbine yakm bir noktada durmasmm asil gerek9esi burada yat1yor. "Partiye di§andan bir yonelim olamad1gma ve dolaylSlyla d1§ar1dan kadro kazammma gidilemedigine gore parti 9ogunluguna yakla§IP buradan kadro dev§irilmeliydi." SEi'de arttk yol aynmma gelindigi ortaya 91karken bu birlikteligin onemini kavram1§ olan PGBS, SEi'nin kurulu§ onci.illeri i9erisinde bulunan, SEi' yi bir list platforma s19ratma onerisini SEi mensuplan arasmda tartI§maya a\'.tl. SEi bile§enlerinden SP, politik eksenini ve kadro kazan1mm1 OS i.izerine kurdugu i9in bu oneriyi SEi kurulurken kabul etmesine ragmen, sonradan reddetti. SEi i9erisindeki bag1ms1z Marksistler ise SEi tutuculuguna saplanarak platformun feshine kar§l 9tkttlar.

Partide ideolojik miicadelenin geldigi nokta: SEi'nin smulan SEi'nin parti i9erisinde sol liberalizme kar§t verdigi ideolojik mticadelenin sm1rlan kendisinin dt§mda 9izilmeye ba§lam1§t1. SEi mensuplannm di§mda parti bile§enlerinden grup aidiyetleri olanlarm kendi kabuklarm1 k1rmalan her §eye ragmen mi.imki.in gori.inmi.iyordu. Grup aidiyeti olmadan partiye kattlanlar ise liberalizmden etkilenerek partiye kattlmt§lard1. Bu atmosfer ortasmda SEi'nin parti i9inden kadro dev§irmesi mi.imki.in olamazd1. Geriye SEi mensuplanmn parti aidiyeti ile parti dt§ma politik faaliyet yi.iri.itmesi kahyordu ki bu da SEi mensuplannm bir k1smm1 y1llardtr si.iregelen ah§kanhklanna uygun degildi. 12 Eyli.il'den sonra Ti.irk solunun genel ah§kanhg1 haline gelmi§ 9ah§ma tarz1 SEi mensuplanmn da yakasma yapt§ffit§tl. SEi i9erisinde ozellikle SP'li arkada§lar sm1f i9inde faaliyet gostermeyi ba§kalarma havale edip, kendi politikalanm faaliyet gosterenlerin ideolojik geriligi i.izeri-


ODP'de Muhalefet Olmak

ne in§aa etmek dil§tincesi ilzerine kurmu§lard1. Bu yakla§1m1 k1rmaya 9ah§an PGBS 9evresi ve baz1 bag1ms1z Marksistlerin 9abalar1 yeterli olmad1. PGBS mensuplan da sm1f i9erisinde faaliyet yilriltme isteklerinde yeterince 1srarh davranmad1. SP'lilerin di§mda kalan SEi mensuplar1 ile gerektigi §ekilde ili§ki kurup 1srarc1 davranmamak, kendi gorti§ ve onerilerini bag1ms1z Marksistlerin sahiplenerek onlann silrtiklemesini beklemek PGBS'nin bu silre9te as1l hatas1 olarak degerlendirilebilir. Se~mlere

giderken parti muhalefeti yeniden ~ekilleniyor

Se9imler yakla§rrken parti yonetici kligi parti MYK'smda bir operasyon ger9ekle§tirerek muar1zlarmdan kurtuldu. Bu operasyon yonetici kligin se9imlere kendi politikalannda pilrilz istememesi olarak alg1lanmahdrr. Se9im silrecine girerken yap1lan ittifak tarti§malan bunun ispatl oldu. Tart1§malar s1rasmda parti MYK 'smdan tasfiye edilenlerin 6zellikle Ktirt illerinde se9imlere girilmemesi konusunda ortak tutum geli§tirmeleri parti i9inde yeni yakmla§malann ba§lang1c1 oldu. SEi i9erisinde bu konuda 9ikan farkli yakla§Imlar da SEi'nin gelecegini belirlemeye ba§lam1§tl. Parti yonetici kliginin ittifak sorununda ald1g1 tutum ve ger9ekle§tirilen operasyonla 9ogulculuga vurulan darbe, parti i9inde daha geni§ bir muhalefetin 6rgtitlenme zorunlulugunu ortaya 9Ikarmaya ba§lad1. Tasfiyeciligin nerelere kadar uzanabilecegini tarihsel deneyimlerinden bilen PGBS, ilzerine dti§en sorumlulugu yerine getirip, se9im tarti§malannda yakalanan bu olumlu durumu degerlendirdi. Her ne kadar i9inde yer ald1g1 inisiyatifi (SEi'yi) btittin olarak yeni olu§uma dahil edemedi ise de daha geni§ bir platformun temelinin aulmasmda aktif olarak yer ald1.

Tasfiyecilige

Kar~1 direni~

SEP

Se9im tarti§malarmda yakalanan bu olumlu geli§melere ragmen SEP'in olu§umu partinin II. ii ve il9e Konferanslannm hemen 6ncesine rastlar. Daha sonra OSP yonetici kliginin SEP'i kendilerine kar§l se9imlerde gil9 olu§turmak tizere kurulmu§ bir platform diye lanse etmesinin arkasmda bu yatmaktadrr. Oysa SEP'i olu§turanlar parti yonetici kliginin yayd1g1 dezenformasyonun tersine geni§ bir birligi olu§turmak amac1yla hareket etmi§ler, ancak g6ril§tilkleri grup ve ki§ilerden cesur yakla§imlar gormeyince platformun kurulu§unu gecikerek ilan etmek durumunda kalm1§lardrr.


Sosyalizm

SEP'in ge9 ilan edilmesindeki nedenlerden biri de Kurtulu§ Platformu'nun I. Bilyilk Konferans'ta bOlilnmesinin ardmdan Sosyalist Demokrasi i9in Kurtulu§'u (SDK) olu§turanlarm yonetici kligin tasfiyeciligini ge9 anlamt§ olmalandrr. SDK'yi olu§turanlar birinci donem partinin icra organlannda ve parti yaymmm yonetici kademelerinde gorev yapmt§lar dolay1s1yla da yonetici kligin SEI'ye kar§t izledigi politikalara ortak olmu§lardrr. Eski reflekslerinin yadstmalan ve partinin "zencisi" olmalan bu ekip i9in kolay kabul edilebilir bir §ey olmad1g1 i9in SEP oncesi goril§melerde ikircikli davranmalan SEP'in olu§umunu geciktiren bir ba§ka faktor oldu.

San sayfalardan II. Konferans' a SEP ismini aldtktan hemen sonra yonetici kligin yayd1g1 yalanlarm aksine se9im silrecinde ve 28 ~ubat'a kar§t alman tavrrla yakalad1g1 yakmhg1 geli§tirerek parti i9i politik bir platform oldugunu kamtladt. San sayfalar diye antlan ilk SEP yaymmda II. Konferansa giderken SEP' in politik ongorilleri de embriyo halinde ortaya 9tkmaya ba§ladt. San sayfalarda yaymlanan ftkirlere partiden ve SEP i9inden gelen ele§tiriler t§tgmda istanbul il Konferans1 oncesi SEP' in politik karar onergeleri partiye dag1ttld1. II. Biiyilk Konferanstaki karar onergeleri ise istanbul Konferansmda dag1ttlan karar onergelerine yoneltilen ele§tirilerin t§tgmda hazrrlandt. SEP'lilerin daha sonra parti meclisi ve 9e§itli kurullarda konferans kararlarm1 tan1madtklanm ilan etmeleri tarn da SEP'in yapt1gmda aranmah. OSP'li yonetici kligin bunu anlarnad1g1 soylenemez, ama onlar bir defa hedeflerini belirleyip gozlerini karartm1§lard1. Parti olanaklannm kullammmdan yoksun brrakJlmt§ platform kendi karar onergelerini Bilyilk Konferanstan aylar once tartt§maya a\:ffil§ken,bu olanaklara sahip OSP yoneticileri karar onergelerini kendi mensuplanndan bile gizleyerek konferansm ba§lad1g1 giln delegelerin eline tutu§turdular. Anla§tlan OSP yoneticilerinin bu davrant§lan kendisini Marksist sanan OSP mensuplan tarafmdan hi9 yadrrganmarnt§ olacak ki, bizim OSP i9indeki Marksistlerimiz, Uzerine tartt§madtklan onergeleri pannak kaldrrarak karar haline gelmesinde bir beis gor:nediler. Stalinist karikatilrilnil Leninist parti diye alg1layanlann konferans hazrrltklan da politikanm onemsizle§tigi (liberalle§tigi demek daha dogru) grup aidiyetlerinin one 9tkttg1 (§eflere baghhgm one 9tkt1g1) bir ortamda ger9ekle§ti. Yap1lmas1 gerekenletden birincisi parti muhalefetine partinin olanaklannm a91lmas1, muhaiefetin biltiln yaymlannm parti kanah ile ilyelere

·J


ODP'de Muhalefet Olmak

ula§ttnlmas1 olmahydt. ikincisi parti olanaklanna sahip olanlar -brrakm partinin kurulu§ onciillerinde kendisini tabanm partisi diye adlandrran bir parti olmay1, normal bir partide olmas1 gereken- parti politikalannda tabanm soz sahibi olmasm1 hi9 olmazsa onemli politik konulardaki (partinin iki y1lma damga vuracak politik ongoriileri) karar onergeleri biitiin delegelere dag1tilma11 ve tartI§ma ortam1 hazrrlanmahyd1. SEP bile§enlerinin konferansta alman kararlan tan1mad1g1m ilan etmeleri tam bu gerek9e ile ge9erlilik kazaruyor. Sorun SEP'lilerin kararlari tanimamasi degil, okumadigi, tarti§madigi onergelere oy vererek bunlarin karar haline gelmesini saglayanlardir. Bu tutumu bugiin bile dogru bulmayan OSP mensuplan varsa bunlar heniiz Marksizmden uzakla§mamI§ §ahsiyetlerdir.

II. Biiyiik Konferans:

Herkes gelecegini anlat1yor Parti yonetici kligi politik olmayan bir atmosferde hazrrlad1g1 II. Konferansta taktigini gerilim iizerine kurdu. Partini iki y1hk faaliyetinin raporunu bile ancak kongre salonunda delegelerin eline tutu§turan yonetici kligin bundan ba§ka yapacag1 bir de §ey yoktu. SEP konferansa hazrrlad1g1 karar onergeleri ile bir anlamda konferans1 politikle§tinneye 9ah§IDI§, bunda da k1smen ba§anh olmu§tU. (OSP'lilerin karar tasar1lannm hepsi SEP karar tasanlanna kar§I haz1rlanm1§t1.) Ancak, OSP yonetici kastmm klsmen de olsa politika tarti§maya niyeti olmad1g1 i9in konferans politik atmosferden uzak bir zeminde siirdiirme 9abalar1 onlar a91smdan ba§anh ge9ti. Partinin bugiin i9inde bulundugu politik ortamm tohumlar1 II. Konferansta atild1. Konferans boyunca gelecegini sendika biirokratlannm gelecegine endekslemi§, ikbalini s1mf uzla§mac1hg1 ile ozde§le§tirmi§, devrimci politikay1 ki§isel ikbali i9in kullanmanm yollanm arayan bir zatm olaganiistii 9abalan konferansa egemen oldu. Bu kastm yonlendinnesiyle Marksizme degil basit kabaday1 kiiltiiriinii 9abucak kavrayan gen9ler, agabey lerinden geri kalmadlklarm1 gosterdiler. SEP'in konferansta politika tarti§maya 9a11§mas1 OSP'nin niyetini gormeyen devrimci tutum olarak tarihe yaz1lacaktrr. II. Konferans herkesin kendini anlatt1g1, gelecegini nerede kurgulad1gm1 a91ga 9Ikaran yolun ba§lang1c1 oldu.

ikbal Avalanmn Tasfiye Giri~imine Kar~1 II. Biiyiik Konferansm hemen arkasmdan 28

~ubat

hiikiimetine kar§I


Sosyalizm

tutum partinin tart1§ma eksenini olu§turdu. OSP temsilcileri hliki.imet partilerine oy vermi§lerin c;:aresizligin ic;:inde SEP'lilerin onerdigi "Hliki.imet istifa" talebini bir tlirlli dile getirrniyor, hliklimeti altematifsiz gorliyorlardi. Emekc;:ilerin kendiliginden bu talebi dile getirrnesi OSP yonetici kliginin alanlarda kitlelerin pe§ine taktlmasm1 beraberinde getirdi. Kitlelerin kendiliginden taleplerini bir list seviyeye s1c;:ratma gorevini listlenmesi gereken parti, yonetici kastm parti ic;:i muhalefet ile ugra§may1 politika yapmak haline getirdigi ko§ullarda kitle kuyrukc;:usu bir duruma siirliklendi. Olkede ya§anan olaylara SEP'lilerin dikkat c;:ekmeye c;:ah§mas1 OSP yoneticilerin duvar olmu§ kulaklanna c;:arp1p geri dondiigii bir donemde cezaevlerinden sesler ylikselmeye ba§ladi. Gelecek kurgusunu AB ile entegrasyona baglamt§ OSP yoneticileri cezaevlerinden yiikselen c;:1ghk kar§ismda, AB 'nin bu c;:1ghga kay1ts1z kalmas1 ile konferansta kabul edilen kendi karar tasanlanm gormezden gelmeye ba§ladi. Emanetc;:iligini unutup kendisini partinin ba§kan1 sanan §ahsiyet televizyon programlannda neredeyse suc;:u cezaevlerinde direnenlerde buldugunu c;:agn§tiracak laflar etmeye ba§ladi. SEP mensuplar1 hiikiimetin cezaevlerinde girdigi yonelimin ne anlama geldigini tespit ettigi ic;:in mlicadeleyi partinin oniine getirrneye c;:al1§ti. Stalinist tasfiyecilige parmak islrtacak uygulamalar bu donemde devreye girdi. Yetkisiz organlar yetki kullanmaya, alt organlar list organlan gorevden almaya, disiplin kurullan dligmesine bas1lm1§ gibi aym anda c;:ah§maya ba§ladi. AB 'ye entegrasyon hedefini oniine koymu§, Kopenhang kriterlerine bel baglam1§ yonetici kast ikbalini ba§ka projelerde gordiigii ic;:in parti ic;:indeki devrimcilere kar§I goziinii karartti. ikbal avctlannm geleceklerini kurguladiklan projelerin ne anlama geldigini goren SEP buna kar§I partiyi kazanmakta yeterince gayretli davranamadi. Yonetici kastm kendi tabanm1 konsolide etme taktikleri kar§1smda yeterince politik tutum alamadi.

Partideki diger muhalifler ~u andaki ODP'den SEP'in dt§mda kendisini muhalif olarak tammlayan iki platform daha bulunmaktadir. Ekmek ve Gill: kendisini parti say1sal c;:ogunlugu ile bunun kar§1smda yer alan SEP arasmda konumland1rmaya c;:ah§an bu platform politikalannda OSP'nin pe§ine taktldi. OSP ile SEP arasmdaki gerilimden kac;:anlar1 blinyesinde toplamaya c;:ah§an E G.'iin kurdugu bu hayal iilkesi de partinin ic;:inde bulundugu durum kar§tsmda eridi. Kurulu§undan itibaren OSP ile SEP arasmda durdugunu iddia eden E.G. platformu ele§tirilerinin ucunu SEP'e yonclterek ileri siirdiigii bu savmmda dogru olmad1gm1 gosterdi. bte yan-


ODP'de Muhalefet Olmak

dan E.G. Platformu, SEi doneminde SEi ile OS arasmdaki tarti§mada arabulucu konumunu si.irdiirmi.i§ken, §imdilerde bundan vazgec;mi§ ve politik tartt§maya agrrhk vermi§ bulunuyor. Tabii gec;mi§ olsun! Sosyalist Politika: SEi fesh edilirken yaptiklar1 tespitler dogrultusunda OSP'ye yana§tilar. Ancak ozellikle F Tipine kar§t mi.icadele konusunda aldtklan tutumla h1zla OSP'nin pasifist c;izgisinden uzakla§mak zorunda kaldllar.

SEP'in

a~mazlan

1) Olu§um a§amasmda birlikte i.iretimi oni.ine koyan SEP mensup-

lar1 ozellikle politik meselelerde birbirlerine kar§i gereksiz zorlamalar ic;erisine girdi. Ba§lang19ta yap1lan tartt§malann zorlama oldugu si.irec; ic;erisinde ortaya 91kti. Omegin, SEP bile§enleri arasmda en canh tartl§malarm ya§and1g1 ittifaklar konusunda bile§enlerden hic;biri ba§lang19taki fikrini degi§tirmegi goze alamad1lar. PM ki.irsi.inden SEP mensuplari ittifaklar konusunda birbirlerine kar§t konu§mak durumunda kaldilar. 2) Elitizm: SEP olu§urken yaptig1 Ti.irkiye toplantismda bir koordinasyon olu§turdu. SEP'in politikalarmm tartl§thp olu§turulacag1 kurul olan koordinasyon sadece c;e§itli illerden bilgi ahnan ve bilgi aktanlan bir kurula doni.i§ti.iriildi.i. Politika, koordinasyonun belirlemeleri dogrultusunda pratik faaliyeti orgi.itlemesi gereken yi.iri.itme kuruluna b1rak1ldt. YK ic;inde ise politik tartt§malarda politik olmayan tutumlar politikay1 belirler hale geldi. Ki.ic;i.ik bir azmhk kararlar ahp uygulamaya koyuyor, bundan diger SEP mensuplannm haberi olmuyordu. 3) Orgi.itsel Liberalizm: SEP, konferans si.ireci haricinde kendisini dizayn etmekte kararh davranamadi. istanbul 'un merkez ilc;eleri dt§mda SEP' in politikalannm ula§tlg1 ilc;e ve iller c;ok sm1rh kaldi. <;1kart1lan yaym "haz1rdan yiyenlerin" tavn ile berhava edildi. Yaym1 bi.iti.in SEP' in yaym1 yapmak konusunda kararh davramlamadi. Yaym sadece yazanlann yaym1 haline geldi. 4) <;ogulculugun ic;selle§tirilememesi: SEP'in OSP'ye kar§t en onemli argi.imam partinin c;ogulculuk ilkesini c;ignedigi idi. Ancak kendi ic;inde de bu meselenin sorunlu oldugu baz1 olaylarda a91ga 91kti.

MUHALEFETiN ~IKMAZLARI Ulkenin ic;ine girdigi ko§ullarda OSP yonetimi, hakim sm1flann kabul edecegi zeytin agac1 projesine kendisini adapte etmi§ durumda parti ic;indeki sosyalistleri de tasfiye ederek bu proje ic;erisinde kendisini en


Sosyalizm

solda gosterme 9abas1 iirerisindedir. CHP'den aynlanlar, uzla§mac1 bir 9izgide bulunan HADEP ile oturulacak masada OSP yoneticileri ODP'yi ellerinde tutarak masanm sol ba§ma oturma hesaplar1 i9erisindedir. Bu proje (Zeytin Agac1 projesi) solun tasfiyesine yonelik 9ok tehlikeli bir projedir. Kendisine Marxist diyenlerin ontindeki en onemli gorevlerden biri bu hevesi bo§a 91karmak olmah. Projenin kendisi bizzat burjuvazinin bol, yonet taktigi ile ortaya konmu§tur. OSP yonetimi bu taktige icabet etmi§tir. Devrimcilerin bu projenin i9erisinde yer alarak projeyi devrimcilqtirebilecegini dti§iinmek ham hayal olur. ODP'nin kurulu§undan bugiine dM tezlerle partinin as1l muhalefetini orgiitlemi§ bulunuyoruz. Her iki platformun da ayn ayn sorunlan olmakla birlikte ortak s6runlar1 oldugu da ortada. Biz bu sorunlan ya§ad1g1m1z siire9 i9erisinde tespit etmemize ragmen 9oztimleri konusunda yeterince aktif ve kararh davranamadik. Tarih oniinde, bir k1sm1 oniimiizdeki donemde de yol arkada§lanm1z olabilecekler kar§ismda bunu biitiin air1khg1 ile ortaya koyuyoruz.

Parti

i~

muhalefet platformlanmn eksiklikleri

1) Gerek SEi'de, gerekse SEP'te en onemli airmaz, politika ya pt§ tar-

zmda ortaya 91kt1. Her iki platform bile§enleri de politikay1 bir kiirsti sava§1 olarak kavrad1. SEi i9erisinde bu tarz politika yapmanm dogrulugu ya da yanh§hg1 airikira politik gerek9eleri ile tartl§thrken, SEP'te ya§am bi9imleri elvermedigi i9in politikanm bu tarzda yap1ld1g1 ortaya 91kti. Her iki platformda da hakim olan anlay1§ "biz soyliyelim ba§kalan yapsm " §eklinde ozetlenebilir. Bu durum SEi ve SEP'te de ortaya 91km1§ olmakla birlikte genel olarak 12 Eyliilden sonra solun politika yapma bi9imi haline gelmi§tir. 12 Eyltil yenilgisinden psikolojik olarak kurtulamamt§ sol kadrolar, kendilerine 9izilen 9ember i9inde sunulan ya§am bi9imlerini red ederek dii§iinii§ bi9imlerine uygun ya§amlan kurmay1 yeglemediler. SEP'te onerilen Halk Temsilcileri Meclisleri teorik olarak ba§tan itibaren itibar etmedigimiz bir yakla§Im olmasma ragmen tart1§manm ba§lannda meclislerin i§9i ve emek9iler arasmda bir faaliyet sonucu ortaya 9Ikacag1 fikri (meclislerin nas1l kuruldugu bir komedi: konferans tezlerinin merkezine AB Kar§1thgm1 yazmt§ bir platformun iki AB'ciyi meclisin kurucusu ilan etmesi, ya da iki AB'cinin kurdugu meclisi kendi mensuplarma kabul ettirmeye 9ah§mas1 yapllan politikanm sefaletini gosterir) ya§amlar1 degi§tirecegi i9in bize ba§larda uzak gortilmemi§ti. SEi ve SEP'te ortaya 91kan politikay1 kavray1§ ve politika yap1§ tarz1 biittin ODP muhalefetinin problemi olarak ontimiizde duruyor. 2) Politikay1 ideolojiden ay1rmak, teorik tart1§may1 yads1mak:


ODP'de Muhalefet Olmak

ODP'nin partililerde yapt1g1 en biiyiik "yenilik" politikay1 teori dolay1m1 ile tart1§maktan koparmak olmu§tur. Birinci konferansta B. Forta'nm N. Sathgan'a verdigi cevapta "tozlu raflardan indirilen kitaplan" a§ag1lamas1 ile ba§layan siire9 biitiin partiyi reel politiker bir tarza siiriiklemi§tir. SEi bundan onemli ol9iide muaf olmasma kar§m SEP tam bu batagm i9ine siiriiklenmi§tir. Kongre siireci hari9 SEP'in biitiiniinde ,.Jlitika dolay1m1 ile teori tartt§ilamamt§ platform mensuplan giindelik 1 gerilimlerinin pe§inden siiriiklenmi§tir. 3) Politikay1 bir avu9 azmhgm tartt§mas1 olarak alg1lamak: Elitizm Solun genel hastahg1 olan bu durum konferanslarda parti yonetimi dolay1m1 ile herkese sirayet etmi§ durumdadrr. SEi say1sal azmhgmdan ve bile§enlerinin Marxizm ile daha ili§kili olmast dolay1s1 ile bu hastahga fazlaca bula§mamasma kar§m SEP bu hastahktan kendisini kurtaramamt§ tersine bu durumu koriikleyici tutumlart benimsemi§tir.

PGBS'nin Zaaflan; a) Politik planda: Partiye girerken tespit edilen hedefi yanh§ belirlemek, partiyi i§9i emek9i partisi yapacagtz iddias1 bizim boyumuzu a§an bir iddiayd1. Bu tez dogrultusunda partideki gerilimlerin bir par9as1 oldugumuz yetmiyormu§ gibi bir de sol liberallere derdimizi anlatacag1z diye onemli zaman ve e; erji kaybma ugrad1k. Bunun yerine parti ile i§9i faaliyeti yiiriitmeyi hedeflesek daha ba§anh olurduk. b) Pratik a91dan: i§9i komisyonlarmm kurulmasma onciiliik ettik. Ancak bu komisyonlan i§9i 9ah§m~sma seferber etmek yerine Partideki gerilimin par9as1 haline getirdik. Sonu9: ODP ve Parti muhalefeti bize onenli deneyimler kazandrrd1. Girilen siire9te solun likidasyon'Jnun oniine ge9mek en onemli gorev olarak oniimi.izde dutuyor. Bu lik1dasyon ancak bir i§9i 9ah§mas1 ile kmlabilir. Elde ettigimiz deneyimler 1§1gmda sosyal;stlerin birligi Projesini ODP tiirii giri§imlerle olmayacag1 ortaya 91km1§tlr. i§9ilerin yogun olarak i9inde yer almad1g1 bir partide merkez de, muhalefet de aym a9mazlarla ku§atihyor. Smtfm i9inde yer almad1g1, i§9ilerin giindelik hayatlart ile etkilemedigi olu§umlar iktidar1 ile muhalefeti ile kendi ya§am tarzlarma uygun politik argiimanlarla boliiniip, birle§ebiliyor.


Sosyalizm

ODP'de Ogrenci Politikas1zl1§1 ve Devrimci Marksist Politika Burcu OZKESEN

Kiiresel kapitalizm, biitiin diinyay1 somiirgele§tirme program mi hayata gei;irirken, Tiirkiye'de de son ekonomik programla birlikte kapitalizmin ki.iresel saldmlannm Ti.irkiye ayag1 biiyi.ik i;apta olu§turulmu§ oldu. Son ekonomik krizle birlikte kapitalist gi.i9ler tarafmdan ithal edilen Dervi§ ve Dervi§ program1, IMF'nin somiirgele§tirme politikalannm a91k gostergesi. iirkiye 'de yoksulluk smmnm 784 mil yon oldugu §U donemde, i§i;i ve emek9iler Dervi§ ve burjuvazinin program1yla birlikte ge9mi§ten daha biiyiik bir saldm altmda. Krizden ve yeni ekonomik programdan en i;ok etkilenen emeki;i aileleri her zamankinden 9ok daha fazla yoksulla§1yorlar. Tiirkiye gibi gen9 niifusu olduk9a yi.iksek olan ve her y1l i.iniversite kap1lanna gelen binlerce ogrencisinin oldugu bir i.ilkede kapitalizmin hedefi elbette §a§1rmadan iiniversitelere de yoneliyor. YOK yasas1 ile birlikte i.iniversitelere girmek zorla§Irken bu yasadan nasibini her donem oldugu gibi emek9i 9ocuklan ahyor. Ozel derslerle beslenen burjuva ve ki.ii;i.ik burjuva aile 9ocuklan i.iniversiteleri Joldururken, bu irnkanlardan ekonomik durumu sebebiyle mahrum kalan emeki;i ailelerinin yocuklan erken ya§ta i~yi stati.isi.ine geyiyorlar. Sozde devlet iiniversitesi s1fatmda olan i.iniversiteler har(a)9Iarla, yemekhanelerin ozelle§tirilmesi ile bir i;ok ogrenciyi, birakm vak1f i.iniversitelerinde okumay1, devlet i.iniversitelerinde bile okuyamaz hale getiri-

T


yor. Bi.iti.in bu ko§ullar altmda 80'li y1llardan sonra 12 Eyliil darbesi ve YOK yasas1yla bastmlan ogrenci hareketinin gozle gori.ili.ir di.izeyde gerilemesini de goz oniinde bulundurdugumuzda kapitalizmin saldmlarma kar§l mi.icadele edecek ogrenci hareketinin ne denli zay1flad1g1m da gormek miimkiin. Bu donemde yeni bir sosyalistlerin birligi projesi olarak ortaya 91kan ODP, i§c;i-emekc;i hareketi, kadm, c;evre ve ogrenci hareketi gibi toplumsal hareketlere kendisini adres olarak sunarken, bu hareketlerle c;e§itli ili§kiler kurmaya c;ah§tl. Yaz1m1zm konusunu bu be§ y1lhk siirec;te ODP'nin ogrenci hareketiyle ili§kisi olu§turmakta ...

Ogrenci hareketinde umut verici klpndanma: Koordinasyon! '80 darbesi ile i.iniversitelerin apolitikle§me si.ireci 87 y1lmda ba§layan dernekle§me c;ah§malan ve Koordinasyon faaliyetiyle bir nebze c;oziili.ir hale geldi.1995 yilmda istanbul Universitesi Edebiyat Faki.iltesi 'nde 91kan 9at1§ma sonucunda c;e§itli i.iniversitelerden muhalif ogrenciler biraraya gelerek lokal diizeyde siiren faaliyetleri birle§tirmek ic;in tartl§maya ba§ladilar. ilk cephesini istanbul Teknik Universitesi Ta§kl§la Kampiisii Mimarhk Faki.iltesi 'nde kuran Koordinasyon; bir kac; dergi c;evresi, ODP i.iyesi ogrenciler ve bag1ms1z muhalif ogrencilerden olu§Uyordu. ilk etapta iiniversite sorunlanna biittin ogrencilerin inisiyatifini geli§tirerek mi.idahale etmek niyetlisi olan bu birliktelik, zamanla oldukc;a geni§ledi ve 1996'nm 6 Kas1m'1yla birlikte iiniversite yonetimlerinin ve devlet giic;lerinin ba§mt agntacak bir hareket haline Ozel derslerle geldi. Biittin gruplara ragmen bag1ms1z ogrenbeslenen burjuva ve cileri kapsayacak esneklige sahip olmas1 Koorkil~ilk burjuva aile dinasyonun as1l gi.iciinii olu§turuyordu. Bu ytl~ocuklan ilniverlarda ogrenci hareketinde bir ktprrdanma niteligi ta§tyan Koordinasyon, i.iniversitelerde siteleri doldururken, olumlu bir mi.icadele birligini olu§turdu. Kurulbu imkanlardan dugu gtinden itibaren tiniversite ogrencilerinin ekonomik durumu gi.indelik sorunlarm1 c;ozmeye yoneldi. Fakat ba§langtytaki bu olumluluguna ragmen ogrenci sebebiyle mahrum hareketini yalmzca, har(a)c; eylemleri ve YOK kalan emek9 protestolan ic;ine hapsetti. Koordinasyonun teailelerinin ~ocuklan mel zaaf1; ogrenci hareketinin bi.iti.intini.i kapsaerken ya~ta i~9 yacak anti-kapitalist bir program ortaya 91karamamas1 ve orgi.itsel hatt1m olu§turamamas1yd1. statilsilne ge9yorlar. Dolay1s1yla hareket, program1 ve si.irekliligi

33


Sosyalizm

olan bir orgiltsel formu ta§1mad1g1 i9in bir silre sonra sonilmlendi. Politikas1zhgm ortaya 9tkard1g1 problemler ise dar gruplann k1str ideolojik-politik tartt§malarma a\:tk kap1 biraktt.

ilk etapta sistematik ve kuralh bir orgiltsel i§leyi§i olmayan Koordinasyon iknaya dayah olarak i§liyordu. Bu yap1 hareketin gerilemesi, bununla birlikte politik farkhhklann ortaya 91kmas1yla yeni durumun ihtiya9larm1 kar§tlayamaz hale geldi. Oyle ki cephelerin nicelik farkhhg1 onem kazanmaya ba§ladt. Her ge9en y1l daralmasmm yaratt1g1 sorunlarla i9i bo§ ve doneme uygun olmayan eylemliliklere yoneldi. Zamanla heterojenligini kaybeden Koordinasyon, 1998 ytlmda bir par9alanma ya§adi. Bugiln ODP'de de benzerini gordilgilmilz k1sir ideolojik-politik tart1§malann getirdigi gerilim kendini sol i9i §iddete kadar gotiirdii. Kendini kitlesel bir parti olarak ifade eden ODP'deki kitlenin gereksiz tart1§malar sonucu partiden uzakla§mas1 gibi Koordinasyon da gittik9e daralarak kil9iik sol gruplann arenas1 haline geldi.

Koordinasyondan ODP I. Olagan Kongresine Koordinasyon 'da silre giden k1str tart1§malar ODP'li ogrencilere de yans1d1. Koordinasyon doneminde Ozgiirliik ve Dayam§ma Ogrenci Platformlar1 (OD Platformlan) biitiin kampiislerde i§ler durumdayken, yine i9 tart1§malar sonucu OD Platformlan da i§levsiz hale geldi. 1997 y1lmm sonbahannda yapllan partinin I. Olagan Kongresi'nde Gen9ligin Orgiltlenmesi Ozerine 1 ve 2 nolu kararlar almdt. Bu kararlardan 2. 'si §U §ekildeydi: 11

11

"... Partimiz ODP'li iiniversite ogrencilerinin orgiitliiliigii olarak, partimizin iiniversiteye dair politikalanm tartl§tlg1, parti iiyelerinden, parti dostlanndan ve sempatizanlanndan olu§an Ozgiirliik ve Dayant§ma Platformlanm esas ahr... <;tkan kararlarm birincisinde ise asll niyet §5yle ortaya 91k1yordu: 11

11

Miicadele alammn kendi ihtiya9lhl1 ekseninde olu§turulan ve farkh fikriyat ve duru§lan da biinyesinde banndmlabilecek bir karakter ta§iyan bag1ms1z gen9lik orgiitlenmesi ile ODP arasmdaki ili§kinin orgiitsel diizeyde kurulamayacagmm, bununla beraber orgiitsel bag1ms1zhgm kadrosal diizeyde bag1ms1zhk anlamm1 ta§1mad1gm1 savunur... •••

11

Bu iki karar partinin bir ogrenci orgiitlenmesi niyeti olmad1gm1 a9tk9a ortaya koyuyor. Oyle ki ikinci kararda belirtilen parti dostlan kavram1 zaten pek 9ok farkh alanda partinin politikalanyla, orgiitsel i§leyi§i ile hi9bir zaman ·ilgilenmeyen fakat bir tak1m kongrelerde hem partinin hem de "dostun" kar§thkh olarak birbirinden fayda saglad1g1 11

11


ODP'de Ogrend Pol1tlkasulig1 ve Devr1md Marks1st Pol1tlka

bir ili§ki. Aslmda pragmatik temellerde i§leyen bir ili§ki soz konusu. Btitiin bu kararlardan yola c;1kan "Yeniden" grubunun ogrencileri, OD Platformlanm her ttir s1mfsal kompozisyondan gelen genc;lerin orgiitsel zeminine donii§tiirdii. ODP'li ogrencilerin Koordinasyondan aynlmas1 ve partinin I. Olagan Kongresi ile birlikte ODP'li ogrencilerin iiniversitelerde ayn ogrenci orgiitlenmeleri ic;inde yer almalar1 siireci de ba§lamt§ oldu. Parti ic;inde bulunan her grubun ogrencileri iiniversitelerde ODP c;ah§mas1 yapmak yerine Koordinasyondan c;ok daha dar kapsamh orgiitlenmeler ic;inde yer alarak varhklarm1 siirdiirmeye ba§ladtlar. Bunun en ac;1k gostergesi, 96 y1lmda oldukc;a ses getirmi§ olan 6 Kas1m eyleminin ozellikle 98 y1lmdan itibaren daha az ogrenciyle ve ogrenci gruplarmm boltinmii§liigiiyle gec;mesidir. Bu boltinmii§ltik her ytl artarken elbette iiniversitelerdeki ogrenciler, polis ve devlet basktstyla daha fazla kar§l kar§tya kahyor. Bu basktlar sonucu muhalif ogrenci hareketi gittikc;e geriliyor, tiniversitelerde sol politik hegemonya kurulam1yor. Ogrenci hareketinin bu bOltinmti§liigti, gerek YOK gerekse har(a)9 ve benzeri uygulamalarla mticadeleyi engellerken, 6 Kas1m eylemleri de boltik borc;tik gruplann yapttg1 marjinal eylemler haline geliyor. Bu eylemlere ODP cephesinden bakttg1m1zdaysa c;ok daha trajik bir tabloyla kar§tla§tyoruz. Gec;tigimiz iki y1lda da ayn ayn 6 Kas1m eylemlerine kattlan ODP bile§enleri eylem alanmda bile ortak davranamaz hale geldi. Yollar bu genel eylemlerde de birle§emiyordu art1k ....

II. Kongrede

netle~en

aynm

Partinin btitiiniinde ya§anan tartt§malardan kesinlikle ayn tutulamayacak olan parti ogrenci orgiitlenmesindeki ayn§malar II. Kongreyle beraber tamamen netle§ti. Partinin 9ogunluk hizbi (OSP), "Gokku§ag1 Projesi" dogrultusunda bir yandan partiden "c;atlak sesleri" tasfiyeye giri§irken; aym hizbin ogrencileri de "Genc;lik Gelecegini Tartt§tyor inisiyatifi"ni (GGTi) olu§turarak I. Kongre kararlarmda orttik bic;imde bahsedilen projelerini ger9ekle§tirmek ic;in ad1m atttlar. I Kongrede utangac; bir dille bahsedilen proje, GGTi ile birlikte nihayet II. Kongreye de ta§mdi. II. Kongrede genc;lik tizerine alman karar §oyle diyor: "... ODP'li genc;lerin bag1ms1z gen9lik orgtitlenmesi ic;erisinde partinin temel politik yonelimlerine aykm dii§meyecek §ekilde c;ah§ma yapmalan anlay1§m1 savunur..... Partimiz ODP'li genc;lerin orgiitlenmesi olarak, ilc;e ve tiniversiteler diizeyinde, ihtiyac;lar olc;iistinde olu§turulacak Ozgiirliik ve Dayani§ma Genc;lik Platformlarm1 esas ahr. Bu platformlar gerek duyuldugunda il ve Ttirkiye genelinde toplanabilir. Ozgtirliik ve Dayani§ma Genc;lik Platformlar1, parti iiyelerinden ve


Sosyalizm

dostlanndan olu§an tarti§ma platformland1r... " Bu karar I. Kongrede hedeflenen fakat partinin o zamanki dengelerine uymayan "Bag1ms1z Gen9lik Orgiitlenmesi" (BGO) projesini tamyordu. Yine I. Kongrede a\:tk kap1 b1rak1lan "parti dostlarmm" (GGTi'de orgiitlii gen9ler) varltg1 ve parti platformlannm hirer tart1§ma zemini olacag1, -karar alma organlan olmayacag1- da onaylanm1§ oldu. Ashnda BGO projesi yalmzca parti 9ogunluk hizbinin projesi degildi. Parti i9i azmhga mensup kimi gruplann da aym projeyi payla§tlklanm belirtelim. Partinin en geni§ muhalefetini olu§turan SEP'in, ODP i9i bir platform olma niteligiyle ODP politikalar1 ve hattma miidahale eden bir i§levi Gen~lik, gerek psikoloji vardi. Yani SEP'in misyonu, partinin sol liberal politik hattma ve tasfiyecilige kar§I bir miicadeleydi. Bu gerekse yamyla SEP nasil kadm ve sendikal hareket i9inde aysosyoloji n orgiitlenmeler olu§turamazsa ogrenci hareketi i9inliteratilrilnde de de ayn bir orgiitliiliigii olamazd1. Aynca soz edildigi gibi temel politik yoneli§ fark1 da vard1. Ancak ya~1 18 ile 25 SEP, SEP'li DSD'liler, SEP gen9ligi gibi kimi orgiitarasmda olan sel organizasyonlara yoneldi. Partinin ogrencilerden insan lara olU§ffiU§ herhangi bir orgam ve politikas1 yokken ve bunun yerine BGO gibi olmayacak bir hayalin pe§inverilen addu. de ko§ulurken SEP de kendine bi9ilen misyonu a§arak ayn orgiitlenmelere yoneldi. Bugiine kadar ele§tirdigimiz tarz olan OSP'nin biz 9ogunluguz ve bizim olu§turdugumuz ogrenci orgiitliiliikleri parti orgamdir tavnm SEP de farkh bi9imde tekrarlamI§ oldu. Peki parti gibi parti olmay1 beceremeyen ODP'de biittin bu kararlar ve yoneli§lerin as1I amac1 neydi, sorusunun cevab1 ise 9ok a\:Ik; DevGen9 'in yeniden orgiitlenmesi... BGO'ler bunun i9in ge9i§ a§amas1 olarak tammlanmaktayd1. Bahsedilen BGO'ler muhtelif mahalleli, i§9i ve ogrenci gen91erin herhangi bir siyasi partiden bag1ms1z olarak yiiriitttikleri faaliyet sonucu muqalif bir karakter ta§iyacaktrr. Bunun tarihte denk dii§tiigii yer ise Dev-Gen9'tir. Partinin 9ogunluk hizbinin devrimci gen9lik hareketine baki§l "biitiinliiklti bir gen9lik muhalefeti ve onun merkezi orgiitiinti yaratmak" Ur. Elbette bu proje kismi olarak taraftar bulabilir. Fakat bu merkezi orgtitte yer alan, sosyolojik ve s1mfsal a91dan birbirinden tamamen farkh gen9lerin, hangi program ve orgiitsel hat ve i§leyi§ etrafmda bir araya getirilecegi belirsizdir. Ge9ici olarak bir araya gelen "gen9ler" bir siire sonra, bu politik ve orgiitsel belirsizlik sonucu dag1hp gideceklerdir. Aym arkada§larm 9Ikard1-


ODP'de Ogrend Pollttkas1zhg1 ve Devrimd Marksfst Pollttka

g1 "ileri" adh bro§iif, fakh bir ogrenci orgiitlenmesi oneren bizim de i9inde bulundugumuz partilileri ekonomist bir bak1§ a91sma sahip olmakla su9layarak gen9lik \:OZiimlemelerini yap1yor ve ozgiil sorunlar ya§ayan gen9lik kesimlerinin bugiin ktireselle§meye, gericilige, fa§izme, ozelle§tirmeye, \:etelere ve sava§a kar§t ortak bir demokrasi miicadelesi ekseninde, ozgiirltik9ii ve demokratik bir cumhuriyet talebi etra_mda birliktelik saglayabileceklerini oneriyordu. Bu ciimlelerden de anla§1labilecegi gibi ileri bro§tiriintin yazarlan onemli bir noktada yamhyor; sm1fsal bir perspektifle §ekillenen politik hat ve orgiitlenme anlayt§I, bizleri "ekonomist" bir anlay1§a stirtiklemez. Aksine s1mflar miicadelesinde saf1mlZI netle§tirir, i§9i sm1fmm yol arkada§t yapar.

Devrimci Marksist Politika ve Ogrenci Hareketi - "Ozerk Demokratik Oniversite"nin anlam1 Partide slogan birlikteligini dahi olu§turamayan parti bile§enleri, her alanda oldugu gibi tiniversite alanmda da slogan ve talep farkhhgma dti§tti. Bu anlamda parti i9inde ve d1§mdaki bir9ok ogrenci arkada§la olan 9eli§kilerimizden biri de Ozerk Demokratik Oniversite(ODU) olarak dillendirilen iiniversitelere yonelik talep oldu. Bu talep, tiniversitede bulunan i§yi, ogretim gorevlisi ve ogrencilerin yine kapitalist sistem i9inde tiniversite yonetimiyle birlikte tiniversiteyi yonetmesi anlamm1 ta§1yor. Fakat bu talep sonucu ytiriitiilecek mticadele tiniversite yonetiminin olumlu ya da olumsuz biittin uygulamalarma ortak olunmas1 anlamma gelir ki bu da kapitalizmin yeniden tiretildigi yerlerden biri olan tiniversiteleri reforme etmek demektir. Bu noktadan bakttg1m1zda gerekli olan, kapitalizmin yeniden yapilandmlmas1 anlamma gelen "yonetme" degil, bu kurumlarda olan ogrencilerin, i§9i ve ogretim gorevlilerinden olu§an sendikalarla birlikte "ozorgiitltiltikler" yaratarak "denetleme organlar1" olu§turmas1dtr. Oniversiteyi yonetmek ise ancak sosyalist bir dtizenin iiniversiteleri olan "Ozgiir Emek9iler Oniversiteleri"nde ge9erli olabilir.

- Gen~lik bir kategori midir? Ogrend kimdir? Sosyalizm grubu ogrencilerinin partinin ogrenci orgtitliiltigti ile problemi ise ogrenci ve gen9lik orgtitlenmelerinin birbirine kan§tinlmas1yla ba§lad1. Aslmda Tiirkiye solunun hi9 de yabanc1 olmad1g1 bu kar1§tkhk gerek ODP i9inde bir9ok grupta, gerekse parti di§mda faaliyet yiiriitmeyi se9mi§ bir9ok grupta da goriilebilir. Bu kar1§1khktan dolay1 gen9lik tammm1 be§ y1l boyunca yapt1g1m1z gibi bu yaz1da da tekrarlamak gerekiyor. Gen9lik, gerek psikoloji gerekse sosyoloji literatti-


Sosyalizm

riinde ya§I 18 ile 25 arasmda olan insanlara verilen addir. Sm1fsal konumlam§lar1 anlammda gen9lere bakt1g1m1zda i§9i bir gen9, i§9i s1mfina mensupken; ogrenci, E. Mandel'in de belirttigi gibi "... kendi varolu§ ko§ullan iizerinde dolays1z bir etkiye sahip olmadan kapitalist rejimde egemen sm1fm devlet arac1hg1yla kollektif olarak yonettigi bir sosyal fona bagh olarak ya§ayan ... " bir gen9tir. Bu noktada ogrenciler i9in Mandel'den bu yana degi§en §ey ogrencilerin bagh oldugu fonun devlet burslar1, har(a)9 kredileri olrtias1drr. Gen9lik sorunlan denilen sorunlar elbette ki bir ya§ grubundaki insanlann donemsel olarak payla§t1g1 dogal sorunlardrr. Ancak burada kar1§tmlmamas1 gereken mesele her ya§ grubunun donemsel sorunlarmm d1§mda sm1fsal pozisyonlan itibariyle ayn sorunlan oldugudur. Bu sebeple bir iiniversite ogrencisi ile mahalleli(?), i§siz ya da i§9i bir gencin sorunlan ortak paydada kesi§emez.

- Nas1L bir orgUtliiliik? Buradan da rahathkla 91kanlabilecegi iizere ogrenciler ve i§9i gen9ler aym orgiitliiliik i9erisinde bulunarak aym taleplerin miicadelesini veremezler. Yine ileri adlt bro§iirde bu arkad&§lar §oyle yaz1yor: " ...Daha 9ok bir siyasi partinin gen9lik kolunu bag1ms1z bir gen9lik orgiitlenmesi yerine ikame eden anlay1§lar, bugiin parti gen9liginin orgiitlenmesinin temel sorun oldugunu vurgulayarak .... Ama maalesef arkada§lar, degil ders 91karmay1, aksine gen9ligin dinamizmini soguk parti biirokrasisine kurban etmekten 9ekinmemekteler... " ileri bro§iiriinde bahsedilen gen9leri soguk parti biirokrasisine kurban etmek fikriyatI siyasi parti anlayi§ma tamamen ters dii§mektedir. Oyleki ODP'nin amac1 olabildigince kapsay1c1 olmakken bu soylem, ODP'nin amacmm farkhla§t1g1 anlamma gelir ki; partinin 9ogunluk grubu be§ ytlhk siire9 i9erisinde zaman zaman fazlas1yla kapsay1c1 (dam§ma meclislerinde parti dostlanna egilim belirtme hakk1 verilmesi omeginde oldugu gibi) bile olmu§tur. Bir yandan soguk parti biirokrasisini ele§tiren 9ogunluk hizbinin gen9leri diger yandan kendilerine bulunduklan partinin soguk biirokrasisine kar§I ne yapt1klarm1 sormahdrrlar. Bu soruyu samimi bi9imde sorduklarmda partinin i9inde kalmalarmm herhangi bir anlam1 olmad1gm1 goreceklerdir. Bir siyasi partinin iiyelerinin amac1, o siyasi partinin politikalanm bulunduklar1 biitiin alanlara ta§1maktir. Siyasi partinin ya§ durumu geregi gen9 addedilen i§9i gen9leri, bulunduklan siyasi partinin i§9i politikalar1m, fabrika, atolye ya da i§yerlerine ta§imahdrrlar. Bir9ok anlay1§ tarafmdan "mahalleli" kategorisinde olan i§siz gen91er ise potansiyel i§9i olmalar1 geregi yine partinin i§9i 9ah§malan i9erisinde bulun-


ODP'de Ogrend Polltfkas1zllg1 ve Devrlmd Marksist Polltfka

mahdrrlar. Siyasi partilerin i.inive, site alamna miidahalesi ise ikili bir karakter ta§1mahdrr. Birincisi kampi.islerde parti c;:ah§mas1 yapmak, ikincisi muhalif ogrenci hareketini yaratmakttr. Bu sebeple ODP'nin yapmas1 gereken, -bir donem ba§ar1lm1§ olan- OD ogrenci platformlannm siirekliligini saglamak olabilirdi. Bununla birlikte ogrencilerin ya§ad1klan sorunlardan hareket ederek, burjuvaziden, devletten ve biirokrasiden bag1ms1z talepler ic;in miicadele edecek bir programatik c;erc;eve olu§turulmahdtr. Bu birliktelik ancak farkh faki.ilte ve iiniversitelerde aym sisteme (OSS ve YOK) bagh olarak ogrenim goren ogrencilerin birle§ik bir ogrenci hareketi yaratmas1 ve onun ozorgi.itliiliiklerini olu§turmas1 ile miimkiin olabilir. Fakat boyle bir ozorgiitli.iliik ic;inde c;ah§ma yiiriitmek, partinin ogrenci orgiitlenmesine engel te§kil etmez. Tersine sekterlikten uzak bir siyaset yapma tarz1, hem partiye hem de birle§ik ogrenci hareketine onemli katkilar sunacaktir. Ozgiir emekc;:iler iiniversitesine ula§mak ise ancak birle§ik ogrenci hareketinin yarat1lmas1 ve bunun anti-kapitalist bir program etrafmda orgiitlenmesiyle miimkiin olabilir.


Sosyalizm

ODPve ODP'li Kad1nlar Pmar EROL

Kadmlar apsmdan ODP deneyiminin degerlendirilmesi ipn bir deneme Kurulu~unda

feministlere de

~ag n

yapan bir parti

••zgi.irli.ik ve Dayan1§ma Partisi (ODP) 1996 y1h ba§mda kurulurOken, Ti.irkiye'deki sosyalist gelenekler ve partilerden olduk9a farkh olarak, feminizm ve kadm hareketi ile ili§kilendirilerek tamtildi. Parti kurulu§unda feministlere de partiye kat1lmalar1 i9in 9agn yap1ld1. Bu, solda yaygm olan ve feminizmi sm1f mticadelesine, sosyalizme yabanc1, hatta kar§It goren bak1§ a<;1larmdan son derece farkh bir politika idi. Kar§1hgm1 da buldu. Kendisini feminist olar* tammlayan, kadm hareketinin militanlar1 olan onemli say1da kadm, kurulu§u ve sonrasmda ODP'ye katildi. 1 Bunun d1§mda ODP'yi olu§turan farkh solsosyalist gelenekler ile o gun veya ge9mi§te ili§kili olmu§ ve ODP'ye katilan kadmlarm da, onemli bir boltimtintin, kadm hareketi ile bir ah§ veri§i olmu§tu. ' ODP' nin kurulu§U oncesinden bugiine gei:;:erli olabilecek, kaba bir sm1flandmna yapmay1 goze ahrsak k3dm h3reketinde iki farkh egilimden b3hsedebiliriz. Bir yanda kadm hareketinin bag1ms1zhg1 ve kendi giindemini olu§tunnas1 konusunda titizligi yamnda feminist ve/veya sosyalist bakt§ a.:;:1s1 ile diizeni 3§3n talepler geli§tiren ve kendi ii:;:inde farkhltkl3r ta§tsa da kadmm ozgiirle§mesini toplumsal ozgiirliik miicadeleleri ile ili§kili algtlayan ve sosyalist hareketten , Kiirt hareketinden kadmlarla eylemlerde ortakla§abilen bir siyasal h3ttan bahsedebiliriz. Bu siyasal hatta olanlar, ODP oncesinde onemli bir orgiitliiliik seviyesine ula§madtlarsa da, bir dizi yaymda kendini ifade eden, kendi giindemlerini belirleyebilen, sendikalardan (KESK, DiSK , hatta Tiirk-i§) ve sosyalist partilerden (BSP, EMEP) kadmlarla ortak eylemlilikler orgiitleyebilen, bu giine k1yasla kamuoyunda daha fazla ses verebilen bir gii~te idi. ODP'nin ~agnsma da bu egilimdeki kadm hareketinin kapsad1g1 alandan kadmlardan yamt gelmi§tir. Diger yanda ise politikal3n ve talepleri yoniinde eylemler yaparak kadmlan ve kamuoyunu etkilemeye degil, lobicilik yoluyla siyasi partileri veya devlet iist biirokrasisini kazanmay3 ~alt§an , Kemalist i:;:izgi ile uyum ii:;:erisinde, Tiirkiye'de kadmlann cumhuriyet ile kazanmt§ oldugu kazan1mlara sahip 91kan ve savunan, bu anlamda ozellikle Siyasal islam'a kar§t konumlanan bir kadm hareketinden bahsetmek miimkiin. Bu kesimden bildigimiz kadan ile ODP'ye bir kat1hm olmam1§1tr.


Kadm hareketinden 9ok say1da kadmm katihmma kar§In, partinin kurulu§unda kadmlar kolektif olarak ozne olabildiler mi sorusuna olumlu yamt vermek zor. 2 Partiye kadmlann kahlma siireci, daha 9ok, kurucu ozne olanlann, "yeni toplumsal hareketleri" one 91karan o gtinkti politikalanndan ottirii kadm hareketine de 9agn yapmalar1, bu hareketten kadmlann da, orgtitlii bir bi9im altmda olmaks1zm, partiye kat1lmalar1 §eklinde ya§and1. Kurulu§ta ya§anan ti.iziik ve program tartI§malarma da kadmlarm orgi.itlii bir mtidahalesinden bahsedilemez. Hatta kadmlar a9tsmdan BSP si.irecinin bir kazamm1 olan kota uygulamasmm, ODP ti.izi.igi.ine girmesi bile, bireysel mi.idahaleler sonucu bir kazaya ugramaktan kurtulmu§tur. Yine programdaki kadmlara ozgiirli.ik maddesi, ba§hk kulaga ho§ gelse de, geli§igi.izel ve kadm hareketinin kazammlarm1 yans1tmayan bir §ekilde kaleme almmI§ bir madde idi.

Kota ve pozitif aynmcihk tart1~malan BSP (Birle§ik Sosyalist Parti) i9inde uzun tarh§malar ve miicadelelere konu olmu§ olan yi.izde 30 kadm kotasmm ODP'de de uygulanacak olmas1, ilk donemlerde tart1§malara yol a9tI. Uygulamaya itirazlar ytikseldi. Mart 1996 'da, kurulu§tan hemen sonra, parti biilteninde Giilnur Savran kadm kotasm1 "varolan e§itsizliklerin iizerinden atlayan soyut e§itlik anlay1§m1 sorgulayan bir yakla§tmm tiriini.i ve 9ok daha geni§ kapsamh bir dizi onlemden yalmzca biri" olarak savundu. ODP'de pozitif aynmc1hk uygulamalarma, kotanm yam Slfa, toplant1lardaki soz hakkmda lehte aynmc1hk uygulamas1 eklendi. Bunlarm dt§mda onerilen parti etkinliklerinde 9ocuklann baklm1, parti mekanlannda 9ocuk odalan gibi uygulamalar hemen hi9 ya§ama ge9emedi. Kata uygulamas1 ODP'deki uygulama ile daha fazla dile getirildikten sonra siyasi partilerdeki, sendikalardaki tartI§malan canlandud1 ve HADEP ve CHP de farkh uygulamalar ile kadm kotasm1 benimsedi. KESK 'te ilkesel olarak benimsenmesine kar§m hi9bir sendikada somut olarak uygulamaya ge9ilmedi. ODP'nin kadm kotasmm ve se9imlerde kadm adaylar gostermesinin propagandasm1 9ok9a yapmasmm solun diger bile§enleri i.izerinde de bir bask1 kurdugu soylenebilir. Ancak ttim solda kadmlann kat1hm1 eskiye nazaran yi.iksek oldugundan, ODP'nin bu a91dan onemli bir iisti.inli.igii oldugunu soylemek zor. Yalmzca kota parti karar organlarma kadmlann kat1hmm1, omegin SiP'e (Sosyalist iktidar Partisi), EMEP'e ' Kurulu§ siirecinde kadmlann ozne olamad1klanna ili§kin bir tartt§ma i\:in: Partile§me siirecine oteki taraftan bir bakt§, Biitiin bunlar oluyorken kadmlar neredeydi?, Necla Akgok~e . 27 Ocak 1996, Soz (aktaran: ODP tartt§malan , Alan Yaymc1hk)


Sosyalizm

(Emegin Partisi) gore arttlmn§ olsa da, kadmlann partideki belirleyiciliklerinin ger9ekten art1p artmad1g1 yine de tart1§mahd1r3. Yine tart1§Ilan bir diger konu ise BSP i9inde bir mticadele ya§andiktan ve 90gunlugun destegi bu mticadele sonrasmda kazanild1ktan sonra ger9ekten ileri bir adun olarak ya§ama ge9en kota uygulamasmm, bu siireci ya§amam1§ daha geni§ bir topluluk olan ODP i9erisinde hazmedilmeden benimsenmesidir. ODP'de kadm kotasma kar§I oldugunu savunan kadmlar kota kontenjanmdan 9e§itli organlara, hatta Merkez Ytirtitme Kurulu'na girebildiler. Kota ile karar organlarma giren kadmlarm 9ok az1 kadm hareketinin kazammlar1m veya kadm taleplerini buralara yans1tt1.

ilk donem Dagmik bir §ekilde olsa da, kadm hareketini onemseyen kadmlann ODP'de bir araya geli§i ve partinin onlerini a91c1 gortinen soylemi, ilk donemde kadm politikas1 a91smdan olanaklar yaratlyor gibiydi. Bu donemde kadm toplantilarmda kat1hm ytiksekti ve bir canhhk vard1. Bu ilk canhlik doneminde kadmlar tarafmdan tiretilen ve 1. Olagan Kongre ve Konferansa ta§man dart onerge parti karar1 haline getirildi . Bunlardan partide kadm orgtitlenmesine ili§kin olam hem partideki kadm 9ah§malarma belirli bir hukuk ve bi9im kazandmyor, hem de bu 9ah§manm parti program1 ve politikas1 ile 9eli§memek kayd1 ile ozerkligini tammhyordu 4 • Alman kadm politikasma ili§kin diger kararlar ise kadm emegine, sava§a kar§I Ktirt kadmlarla dayam§maya ve Siyasal islam 'a kar§I mticadeleye ili§kin oldu. izleyen donemde ODP kadm 9ah§mas1 ahnan bu kararlar dogrultusunda kendi gtindemini belirleyebilmi§ ve etkin herhangi bir 9ah§ma yapabilmi§ degildir. Parti kadm orgtitlenmesi modeli ii ve il9e orgtitlerinde ytirtittilen kadm 9ah§masmda ya§ama ge9irildi ve tarif edilen ozerkligin bir kazan1m oldugu gortildti. Ancak bu orgtitlenme hi9bir donem partinin orgtitlti oldugu illerin kti9tik bir klsm1 di§ma yaygmla§tmlamad1 ve yine hi~bir donem merkezi kadm koordinasyonu dtizenli i§letilemedi. Bag1ms1z kadm hareketinden ODP'ye katilan kadmlann hemen 'Kadmlar, Parti, Se~irn, ay§e diizkan, Kurtulu§, Nisan 1999: Bu yaztsmda Ay§e Diizkan kota sayesinde yiinetirn rnekanizrnalarmda daha fazla kadmm oldugunu ancak bunun ger~ekliginin tartt§mah oldugunu siiyliiyor ve ekliyor: "iidp'yi se~ili kurullann yonetrnedigi kanaatindeyirn ." Aynca solun diger bile§enleri ile kaf§tla§tmhrsa ODP' deki uygularnalann ~ok da ileri bulunarnayacagm1 tartt§t yor. • Kadm birirnleri giiniilliiliik esasma gore olu§ur, bu birirnlerin aktanctlan kadm koordinasyonlarm1 olu§turur; kadm koordinasyonlannm kararlanm iist yiinetirn organt sadece parti program1 ve politikasma uygunlugu bak1rnmdan tarlt§tr ve onaylar.

42

'J

11


ODP ve ODP'll Kadmlar

hepsi ilk donemlerden ba§layarak partiden uzakla§tI. ODP feministler i9in ilk anda 9ekim merkezi olmasma kar§m, ornegin takip ettigi BSP' den farkh olarak, partinin i9erisinde feministler bir siyasal ozne olarak yer almadi. Kadm hareketinin militam olan ve partiye katilan kadmlar talep ve beklentilerinin kar§1hgm1 bulamayarak, ilk donemden ba§layarak tek tek partiden uzakla§tt.

"ODP'Li kadmlar" imzas1 ile yap1Lan eylemler ve klnlma noktalan ODP'li kadmlar kimi basm a91klamalarmda ve orgiitlenen ortak kadm etkinliklerinde aktif oldular ve donem donem belirli bir kitleselligi yakalad1lar. Bu anlamda istanbul'da 25 Kas1mlarda (kadma yonelik §iddete kar§t gun), 8 Martlarda, 1 Eyliillerde orgi.itlenen kadm eylemlerinin onemli bir bile§eni oldular. Eylemliliklere ili§kin kimi ilkelerde ortakla§arak bu ilkeleri ortak eylemlerde ya§ama ge9irmeye 9ah§tilar. Kadm eylemlerinin kadmlar tarafmdan i9eriklendirilmesi, orgi.itlenmesi ve yonlendirilmesi, eylemlere kadmlann katilmas1 ODP'li kadmlarm ortakla§a savundugu ilkeler oldu. Kadmlann en kitlesel §ekilde sokaga 91karak taleplerini dile getirdigi 8 Mart'larda ya§ananlar ise, ozellikle istanbul kadm koordinasyonunda, tartl§ma ve ayn§malara yol a9tl. 1997 8 Mart'1 halen belirli bir etkinligi koruyan bag1ms1z kadm platformlan, grup ve dergilerinin 9agnsm1 yaptlg1, partilerden ve sendikalardan kadmlan katabildikleri bir miting ile kutland1. 0 sene gi.indem kadm hareketinin belirli bir olgunla§ma ya§ad1g1 ancak orgi.itliiliigi.ini.in zay1f oldugu idi. Boylelikle di.izenlenen "Art1k Orgi.itli.i" mitingi istanbul'da son y1llardaki en katlhmh ve CO§kulu kadm eylemi oldu. ODP bu mitinge kitlesel bir kadm korteji ile katlldi. Bir yil sonrasmda bag1ms1z kadm platformlan ve gruplar1, niyetlerine kar§m, daha da orgi.itsi.izle§mi§ti ve partilerin, sendikalann da kitlesel kat1lacag1 bir 8 Mart i9in yeterli 9ekim merkezi yaratamad1lar. Buna Hadep'li kadmlann ve diger sol parti ve gruplardan kadmlann gi.indeme damgalanm vuramadlklar1 kayg1s1 eklenince ve ODP'li kadmlar bu gidi§i geri 9eviremeyince, 8 Mart ~i§li'de bir izinli miting, Taksim'de bir basm a91klamas1 olarak ikiye bOliindi.i. Kitlesel olarak Hadep'li kadmlarm katild1g1 Taksim bulu§masma polis vah§i bir §ekilde saldrrdi. Ortaya 91kan bu tablo ODP kadm ryah§masmda sert tart1§ma ve hesapla§malara yol ar;arak, uzunca bir donem i9in istanbul kadm koordinasyonu faaliyetinde kopukluk ya§anmasma yol a9t1. Yine ODP kadm 9ah§masmda bir diger kmlma noktas1 28 ~ubat si.i-


Sosyalizm

recinde Ankara'da yapilan "~eriata Kar§I Kadm Yi.iri.iyi.i§i.i"ne ODP'den bir kesim kadmm katilmas1 oldu. Pankart ve dovizlerde orti.ilii kadmlara kar§tthgm ifade edildigi, kendini devlet katmda me§rula§tirmaya ozel onem veren bu yiiri.iyi.i§ 28 ~ubat orti.ili.i askeri mi.idahalesine destek olan sivil eylemlerden biri oldu 5 • Kadmlann ortakla§tlg1 kararlardaki siyasi hat izlense ya§anmayacak olan bu savrulma, ODP'nin merkezi siyasi hattmm popi.ilist bir nitelik almasmm olanakh lald1g1 ve bunun kadm 9ah§masma da yans1d1g1 bir ornek oldu. Bunu izleyen y1llarda ve donemlerde kadm eylemlerinde birle§tirici olmak ve ortak talepleri one 91karmakla birlikte, herkesin kendi rengi ile katliabildigi, konu§malann istenen dillerde aktarild1g1, bu bak1mdan da yogun katihmlar1 ile Ki.irt kadmlanna yonelik olarak konu§malann Ki.irt9e de yap1ld1g1 eylem tarzm1 savunmak ODP istanbul il kadm koordinasyonunda gene! olarak benimsendi. Aslmda kadm hareketi a91smdan, kitlesel eylemler i9in bu eylem tarzmda ortakla§mak bak1mmdan ODP oncesinden gelen, oturmu§ bir gelenek de vard1. Bu gelenek sayesinde, en azmdan istanbul ozelinde, ger9ek anlamda iki dilde kutlanan tek gi.in 8 Martlar idi. Ancak bu gelenegi olu§turmu§ olan bag1ms1z kadm hareketi izlerini birakmt§ olsa da gi.i9 kaybetmi§ti. ODP kadm 9ah§mas1 ise kadm hareketinin bu ve benzeri kazammlar1m yaygmla§tirmak ve gi.i9lendirmek konusunda bazen olumlu bazen olumsuz ornekler sergiledi. Kadm hareketinin ivme kaybettigi izleyen y1llarda 1997 8 Mart'mm di.izeyini yakalayan bir kadm eylemliligi ger9ekle§tirilemedi. Agirhkh olarak sol parti ve gruplardan ve sendikalardan kadmlar bir araya gelerek ortak eylemler yapmay1 ba§ardliar ama bunlar tam anlam1yla kadm eylemleri olamad1, kadmlan talepleri ile sokaga 9ekmeyi ba§aramad1.

Bir ~at1~ma alam haline gelen ODP'de gitgide sonumlenen kad1n ~ah~mas1 Bi.iyi.ik illerde belli bir si.irekliligi yaratan, daha ki.i9i.ik illerde ve il9elerde ise en azmdan tek tek kadmlarca izlenen ODP kadm 9ah§masmm ilk donemdeki canhhg1 ve katthmc1hg1 zamanla si.irekli di.i§ti.i ve sonunda soni.imlendi. Yine de son donemlere kadar partinin genelinde ya§anan ttkanma ve gerileme ile kar§1la§tinlirsa, partideki kadm 9ah§masmm gorece bir olumlulugu banndird1g1 da soylenebilir. Bu alum' Bu yiirilyii~te, iizerinde yarp1 i~areti olan bir ortiilii kadm pankart1 ta§mm1§, Anayasa Mahkemesi Ba§kam ba§ta olmak iizere ye~itli devlet adamlanmn destegi saglanm1~t1. (aktaran Giilnur Savran, S1mf Bilinci, Yaz 97)


ODP ve ODP'll Kadmlar

lulugun smJrlanm 9izen ise, bir9ok kadmm, kadm 9ah§mas1 i9erisinde kar§tla§tlan anlay1§ farkhhklannda ve ya§anan 9att§malarda, kadm 9ah§masmm ozerkligini dikkate alarak degil, sadece partideki gene! siyasal egiliminden kalkarak taraf olmas1 oldu. Bu tutumlar parti i9i siyasi egilimlerin, kadm 9ah§masma mtidahalelerine de olanak saglad1. ODP'nin gene! seyri partideki kadm 9ah§masmm seyrini de belirledi. ODP'de zaman i~inde belirli bir siyasal hat kendi yoneliminde olanlar1 peki§tirerek ve parti i9i demokrasiyi baltalayarak parti politikalanna hakimiyet kurmaya yoneldi. Bu siyasal hat kendisini s1mf mticadelesine gore, i§~i sm1fmm ve tiim ezilenlerin talep ve 91karlarma gore §ekillendiren, onlan kazanmaya ve mticadeleye sevk etmeye yonelik degil, gene! bir demokrasi savunuculugu yapan bir siyasal hat oldu. Demokrasinin ttim kuKadm rum ve kurallan ile i§letilmesi anlayt§I partinin t;ab~masmda bir politikasm1 belirledi. Devletle kar§I kar§tya gelmekten 9ekinildi. Bu siyasal hatta parti i9inde ordiger klnlma noktakla§mak mtirnktin olmad1gmdan, tartI§manm tas1 28 ~ubat sureontinti tlkamak i9in, gitgide daha btirokratik bir cinde Ankara'da yonetim tarz1 egemen kthnd1. Bu durum ve partiyapllan deki muhalefetin bu durumu a§may1 ba§aramamas1, partide sonu9 almamadan stiren ~atl§malar1 "~eriata Kar~1 gtindeme getirdi. Kadm 9ah§malar1 da bu 9atI§Kadm Yuruyu~u"ne malann alam haline geldi .

ODP'den bir kesim Bir 9at1§ma alam haline geldikten sonra partikadmm kablmas1 deki gene! tiretimsizlik ve ttkanma halinin ayms1m ya§ayan kadm 9ah§mas1, baz1 durumlarda, paroldu. tideki bu olumsuzlugu a§acak dinamikler yaratmay1 ba§ard1ysa da, bu tersine etki belirleyici olamad1. bmegin istanbul kadm koordinasyonu ikinci Olagan Konferansa ortakla§ml§ karar onergeleri ile gitti. Ancak konferansm genel ayn§ma ortamma denk dti§meyen bu ortak kararlar geri 9ekildi, oylat1lmad1. Boylelikle 2. Kongreden kadm politikasma ili§kin hi~bir karar 91kmazken, Ttirkiye kadm forumu orgtitlenmesi kararla§tmld1 ama sonrasmda bu forum da orgtitlenemedi. Bugtin ise gelinen noktada, ODP'nin bir 9oztilme stirecinde oldugunun onemli bir gostergesi de, partide hi9bir dtizeyde kadm 9ah§masmm ytirtimtiyor olu§udur. ODP'li kadmlarm ytirtitttikleri 9ah§malar dt§a dontik etkinlikler ve kendi aralanndaki forumlar ile smlfh kald1. Partililerdeki erkek egemenligini a§mdlfmaya yonelik, kadm-erkek ttim parti tiyelerine yonelik 9ah§malar yap1lamad1.

I

L


Sosyalizm

ODP'de kadm 9ah§masmm tiim bu eksiklikleri sonucunda partinin dt§a yonelik izledigi politikasmda ve soyleminde kadmlann taleplerini dile getiren bir siyasal cyah§ma yi.iri.ittilmedi. ODP'li kadmlar politika ve talepler i.iretmekte eksik kald1lar, i.iretilen politika ve talepleri ise partinin merkezi siyasal hattmm bir par9as1 haline getiremediler. Yerel ve genel secyim 9ah§malannda i.iretilen malzemelerde kadm taleplerinin nispeten dile getirilmi§ olmasm1 bunun istisnas1 sayabiliriz. Ancak partinin gi.inli.ik 9ah§masmda, soyleminde, basm acy1klamalannda somut kadm politikalan ve talepleri bir yer kaplamad1. Ve nihayet partide kadmlann ozgi.irle§mesi mi.icadelesi ile kapitalizmin a§1lmas1 miicadelesi arasmdak:i baglan kuran, bilince 91karan bir cyah§ma yap1lamad1.

Parti

i~ ya~am1

ve kadmlar

ODP'de parti i9 ya§am1 kadmlar acy1smdan cye§itli olumsuzluklan banndirdi. Bag1ms1z kadm hareketinin, feminizmin daha etkin oldugu ODP oncesi donemde gene! olarak sol icyerisinde erkek egemenliginin sorgulanmas1 ya§am pratigindeki, dildeki yans1malan konusunda hassashk gosterilmesi konulannda onemli duyarhhk geli§mi§ti. Bu etkinin zay1flad1gm1 soyleyebilecegimiz ODP doneminde bu duyarhhklar da zay1flad1. Partide kadmlara yonelik ozel alanda i§lenen sucylar soz konusu oldugunda, olumlu orneklerin yam sua, tepki gosterilemeyen, kadm daylim§masmm yara ald1g1 bir cyok ornek de ya§andi. Genel olarak kadmlar partide birbirlerini desteklemediler. Kota ile parti organlannda gorev alan cyok say1da kadm ya si.irecyten di.i§ti.i (bircyok erkek gibi) ya da yogun tempoya uyum saglarken ya§ad1klan zorluklann i.istesinden kendi ba§lanna gelmeleri gerekti. Evde erkeklerin ve 9ocuklarm sorumlulugu omuzlanna y1kllan kadmlar degil, gorece olarak boylesi yi.ikleri olmayan kadmlar partide aktif olabildi. Partide genel bir yolda§hk ruh halinin olmamas1, asgari partililik ruhunun, dayam§masmm bile geli§ememesi kadmlarm parti icyi ya§amda ozel olumsuzluklar ya§amalarm1 beraberinde getirdi. ili§kilerin yolda§hk temelinde ya§and1g1, ornegin 80 oncesi sol gruplarda da kadmlar ile erkeklerin ili§kilerinde erkek egemenligi var olmu§tU. Kadmlann sonrasmda acy1ga 91kartttg1, belli bicyimler almt§h. ODP'de, yolda§hk temelinin hemen hemen hicy kurulamad1g1 ili§kiler icyinde, erkek egemenligi bicyimsiz bir9ok halde ya§andi. ODP deneyiminin kadmlarm siyasete daha fazla kattlmalanna, erkek egemenliginin geriletilmesine, kadmlar ve erkekler i9in gi.indelik hayatm devrimci yonde doni.i§ti.iri.ilmesine yapttg1 olumlu-olumsuz etki, ortak bir degerlendirmeye muhtacytir.


ODP ve ODP'll Kadmlar

Gelinen nokta ya da

sonu~

"Kadmlarm ozgiirle§mesini" parti programma alan, kadmlann da partisi oldugu ifadelerini kullanan bir parti olarak ODP'yi kadmlann ozgiirlqmesi miicadelesi a91smdan degerlendirdigimizde, olumsuz bir tabla ile kar§t kar§1ya oldugumuzu soylemeliyiz. Bir9ok kadm, kadmlann kurtulu§u i9in miicadele ile toplumsal kurtulu§ i9in miicadeleyi bu partide birle§tirebilecegini ummu§tU. Bu yonde yol almak i9in birikim ve potansiyel vardt. Ancak bir araya gelen bu kadmlardan onemli bir kesimi yabanc1la§arak partiden uzakla§tt; bir kesimi ise parti kadm 9ah§malarm1 sonuna kadar gotiirmeye 9ah§h ise de etkili olamadt. ODP'nin be§ yilhk faaliyeti boyunca yine de kadm 9ah§masmm gorece iiretkenligi, samimi ve kapsay1c1 bir yam oldu ama partide son gelinen noktada bunun da zemini ortadan kalktL En azmdan parti hemen tiimiiyle 9ah§ma ortamma girdiginde bile farkh platformlardan kadmlann bir araya gelerek bir §eyler iirettigi ve "ODP'li kadmlar" imzasm1 kulland1g1 giinler bugiin artik geride kaldL Bu imza belki hala kullamlabilir ama artik aym anlama gelmeyecektir. Bir yenilgi ya§anmt§, bir donem kapanm1§tlr.


Sosyalizm

Devrimci Marksist • Gelenekte 1,~ilerin Partile,mesi Sorunu 1

Cen k DivAR

"Marksizm sosyalizmi bir bilim haline getirdi, ama bu bazi 'Marksistlerin' Marksizmi bir utopya haline getirmelerini engellemiyor" Lev Trotskiy

i.inya ve Ti.irkiye sosyalist hareketine yerle§mi§ onemli bir kamya gore Marks ve Engels i§9i s1mfmm siyasalla§masm1 saglayacak orgi.itlenme sorununa yeterince onem vermediler. ingiliz burjuva iktisad1, Alman idealist felsefesinin ele§tirisi ve Frans1z tarih yaz1m1yla ugra§an bu iki devrimcinin ilgi alanlar1, politik ya§amlannda bu sorun hemen hi9bir donemde onemli bir yer tutmadt. Bu kamya gore, i§9i s1mfmm orgi.itlenmesi sorunu, bu bo§ brraktlan alan i.izerine 9ah§malar1m yi.iri.iten 20. yi.izy1l Marksistlerinin problem alan1 haline doni.i§mi.i§ ve bu 9agm Marksistleri de sozi.i edilen sorunu, onemli ol9tide 9ozi.ime

D

'G~tigimiz say1da Tiirkiye'de sm1f miicadeleleri analizi iizerinden oniimiizdeki doneme ili§kin bir politik yoneli§ saptaim~llk; Kitlesel i~r;i Partisi yoneli~i ... Elinizdeki say1da parti meselesini i§lemeye devam ediyoruz. Yoneli§imizi, devrimci Marksist gelenekte i§r;:i sm1fmm partile§mesi sorunundan koparamayacag1m1z1 dii§iindiigiimiizden konuyu tarihsel baglammda da ele almak geregi duyduk . <;abam1z sorunun devasa boyutlan goz oniinde bulunduruldugunda oldukr;:a ag1r bir nitelik ta§1yor. Bu yiizden yaz1m1Z1 iki ana ooliime ayard1k. Okudugunuz boliim, yaz1m1zm birinci ooliimiidiir.


kavu§turmay1 ba§armI§lard1r. i§9i sm1fmm 19. yiizy1lm ikinci yarismda ald1g1 kimi tarihsel yenilgilerinin nedeni de Marks ve Engels'in konuyla yeterince ilgilenmeyerek ba§ka alanlardaki yogunla§malandlf. Tiirkiye sosyalist hareketinin yakm ge9mi§ine kadar hegemonyasm1 siirdiiren Stalinizm'in Marksizm'e atfettigi bu 9arp1tmamn pek 9ok 9evre a91smdan suskun bir kabulle benimsenmesi dii§iindiiriiciidiir. David Riazanov aym soruna deginiyor: "Marks'm orgiitsel 9ah§malar1, ara§tlnc1lar tarafmdan hemen hemen tiimiiyle es ge9ilmi§tir. Marks adeta bir manastlf dii§iiniiriine donii§tiiriilmii§tiir. Ki§iliginin en ilgin9 yanlarmdan biri inkar edilmi§tir. "2 Oysa ger9ek durum bundan tamamen farkhdlf. Bilimsel sosyalizmin kurucusu olan iki dii§iiniir farkh alanlarda yapt1klar1 9ah§malann otesinde ya§amlarma yon veren ki§isel yolculuklarm1 da i§9i sm1fmm orgiitlenmesi sorunu etrafmda siirdiirmii§lerdir. Bu yiizden ya§amlannm biiyiik boliimiinde bir y1gm Avrupa iilkesinden smlf dt§I edildiler, gittikleri her yerde burjuvazi tarafmdan lanetlendiler. ~iiphesiz Marksizm yaz1m1zm ba§mda da belirtildigi gibi ii9 temel sacayag1 iizerine oturur. Ancak bu ayaklarm hepsi "§imdiye kadar biitiin toplumlarin tarihini yapan sm1f sava§Imlannm" oziinii kavramaya yoneliktir. Hedeflenen sadece kavramaya yonelik bir 9aba degildir. 0 zamana dek sadece anlamaya kafa yoran dii§iiniirlerin aksine aym zamanda degi§tirmeyi de oniine koyan bir edimdir soz konusu olan. i§9i sm1fmm ancak orgiitlenerek siyasalla§mas1 sonucu evrensel ozgiirliik tasanm1yla birle§meye dogru att1g1 her ad1m bilimsel sosyalizmin kuramcilarmda "evrensel bir hakikat" olmasmm yan1 Sira 9ocuksu bir mutluluk kaynag1 da olmu§tur. Marks ve Engels'i bundan kopararak anlamaya 9ah§mak Marksizm'i anlamamak demektir.

Marks'm teorisi

i~~

smrfmm eylemi

i~n ...

Marks ve Engels l 840'lann ortalarmdan itibaren geli§tirdikleri dii§iincelerinin merkezine farkh iilkelerdeki reel i§9i hareketlerini almi§lar, ilk etapta bu hareketlerin dikkatli izleyicileri daha sonra ise aktif kat1hmcilar1 ve onderleri olmu§lard1r. Engels heniiz yirmi dort ya§mdayken kaleme ald1g1 ingiltere 'de Emek9i S1mflarm Durumu adh kitabm1 1845 y1hnda bitirdiginde Britanya toplumunun en kalabahk giicii haline gelen proletaryanm durumunu gozler oniine sermekteydi. Kitabma yazd1g1 onsozden de anla§Ilabilecegi gibi, 9ah§mas1 akademik kariyerini geli§tirmenin otesinde anlamlar ta§1maktayd1. ' David RiAZANOV; K. Marx/F. Engels Hayat ve Eserlerine Giri~. t;:eviren Rag1p Zarakoglu, Beige yayinlan , Ut;:iincii bask1, istanbul, l 997, s. 71.


Sosyalizm

"Emek9iler, Durumunuzu, 9ektiginiz ac1lan, giri§tiginiz sava§Imlan, umutlannm ve beklentilerinizi Alman tilkeda§lanmm oniine koymaya gayret ettigiin bu 9ah§may1 sizlere ad1yorum. Aramzda, ko§ullanmz hakkmda bir §eyler ogrenecek kadar uzunca bir stire ya§ad1m; ko§ullan ogrenmek i9in 9ok ciddi bir 9aba harcad1m ... Sizi kendi evlerinizde gormek, gtindelik ya§amm1zda gozlemlemek, ko§ullarm1z yakmlarm1z iizerine soyle§mek, sizi ezenlerin toplumsal ve siyasal gticiine kar§t verdiginiz sava§1ma tamk olmak istedim. Oyle de yapttm: ~irketten, ziyafetlerden, orta-sm1fm porto §arabmdan ve §ampanyasmdan vazge9tim; bo§ zamanlanmm, neredeyse tamamm1 sade emek9ilerle ili§kiye adad1m. Boyle yapttg1m i9in hem mutluyum, hem gururluyum." 3 Her ikisi i9inde i§9ilerin gtindelik ya§amlarmm i9inde olmak, i§9ileri izlemek sosyolojik gozlemin otesinde bir §eydi. Teorinin sm1f hareketinin i9inden beslenerek geli§mesi gerektigi iki gen9 dii§iintiriin bilin9lerine kazmm1§tt. Elbette bu durum teori ile pratigin mekanik bi9imde birbirine baglanmas1 anlamma gelmiyor. ~iiphesiz devrimci teoriler once bir dizi aydmm zihninde geli§iyor. Bu aydmlar somiiriiye kar§I 9e§itli hayaller kurarak btitiin insanhgm ezilmi§likten kurtulacagm1 dii§iintiyorlar. Fakat Marksizm 'in geli§imini sadece sol aydmlarm zihnindeki egzersizlere baglamak onemli bir yamlg1 olur. Gen9 Marks'm Proudhon'a dedigi gibi; "iktisat91lar nas1l burjuva sm1fmm bilimsel temsilcileriyseler, sosyalistler ve komiinistler de proleter sm1fm teorisyenleridirler. Proletarya bir sm1f olarak kendisini olu§turacak ol9iide heniiz yeterince geli§medigi siirece bunun sonucu proletaryanm burjuvaziyle mticadelesi heniiz politik bir nitelik almad1g1 siirece ve iiretici gii9ler burjuva toplumunun i9inde proletaryanm kurtulmas1 ve yeni bir toplumun kurulmas1 i9in zorunlu olan maddi §artlarm varhgma i§aret edecek kadar geli§medigi siirece bu kuramc1lar ezilen sm1flann ihtiya9larm1 gidermek i9in doga9lama sistemler iireten ve 1slah bir bilimin pe§inde ko§an iitopyac!lardan ibarettir. Arna tarih ilerledik9e onunla birlikte proletaryanm miicadelesinin hatlar1 daha da belirginle§tik9e, bunlann kafalannm i9inde bilim aramalarma artlk gerek kalmaz; gozlerinin oniinde olup biteni saptamalan ve bunun sozctileri durumuna gelmeleri yeterlidir. Bilim aradlklar1 sistemler kurmakla kald1klar1 siirece sefaletin i9inde sefaletten ba§ka bir §ey bulamazlar, sefaletin i9inde eski toplu'Fredrich ENGELS; ingiltere'de Emek9i Sm1flann Durumu, 9eviren: Yurdakul Fincanc1, Sol yaymlan, Ankara, 1997, s. 20 ' Karl MARKS; Felsefenin Sefaleti, Sol yaymlan, Ankara, s. 131 b


Devrlmd Markslst Gelenekte i~r;Herln Partlle~mesl Sorunu

mu ala§ag1 edecek devrimci y1klc1 yoni.i goremezler. Tarihsel hareketin bir i.iri.ini.i olan bilim, bu andan sonra kendisini bilinc;li olarak tarihsel hareketle birle§tirmi§, doktriner olmaktan c;1km1§ ve artlk devrimci olmu§tur. " 4 Gori.ildi.igi.i gibi heni.iz siyasi faaliyetin ba§mda olan ve olgunluk eserlerine vermeye ba§lamamI§ olan Marks, i§c;i sm1f1 ile sosyalistler arasmda dolays1z bir ili§ki kuruyor. Tammlanan bu dolays1z ili§kiden Marksistlerin varhk nedeninin i§c;i sm1fmm varhg1 oldugu sonucunu rahathkla 91karabiliriz. Fakat bu ili§kinin bir dizi boyutu oldugunu ve boyutlann da tart1§mam1za yon verecek 3 ana ba§hk ic;erdigini belirtmemiz gerekiyor. - Bunlardan birincisi, i§c;i hareketinin kendine i9kin olan komi.inistlerle kuracag1 dolays1z ili§kisi; Marks'a gore ozgi.irle§me teorisini i.ireterek proletaryayla birlikte hareket edecek olan kesim proletaryamn en onde gelen kesimi komi.inistler. "Komi.inistler, demek ki, bir yandan, pratik olarak, bi.iti.in i.ilkelerin i§9i s1mf1 partilerinin en ileri ve en kararh kesimi bi.iti.in otekileri iten kesimidirler; ate yandan ise, teorik olarak, proletaryanm bi.iyi.ik y1gm1 i.izerinde, hareket hattm1, ko§ullan, ve proleter hareketin sonal gene! sonuc;Ianm ac;1k9a anlama i.isti.inli.igi.ine sahiptirler. "5 Bu almtl tek ba§ma komi.inistlerle proletaryanm ili§kisini ve komi.inistlerin niteligini belirtmesi ac;1smdan onem ta§1m1yor. Bu sozci.ikler esas olarak i§c;i s1mf1 ile onlann kuramc1lar1 arasmdaki di§sal ili§kiyi reddetmesi ac;1smdan onem ta§iyor. Felsefeyi, ekonomi-politigi ya da tarihi iyi bilen sol aydmlarm i§c;i hareketi ve i§c;i ortam1 dt§mda olu§turmak istedikleri teorilerin ayaklannm asla yere basamayacag1 gerc;egi bu ili§kide ac;1kc;a tarif edilmi§ durumda. Komi.inistlerin i§c;i hareketinin "en ileri ve en kararh bi.iti.in otekileri iten kesimi" olmas1 ancak bu hareketin organik par9alar1 haline gelmeleri ile mi.imki.in oluyor. i§c;i hareketinin organik bile§eni olan komi.inistlerin misyonu ise c;ok ac;1k; hareketi ilerletmek ve somi.iri.i di.izenine son verecek olan i§c;i sm1fmm kendi kurtulu§una yard1mc1 olmak. - ikincisi proletaryanm burjuvaziye kanmaks1zm kapitalizmi kendi gi.ici.iyle y1kmasmm zorunlu oldugu, dolay1s1yla bir iktidar mi.icadelesi perspektifi ta§1mas1 gerektigi; Marks'm orgi.itsel c;ah§malanmn tarihsel boyutu ic;indeki kimi geli§melere bakarak anlamaya c;ah§acag1m1z bu boli.imde 1848 y1h onemli bir doni.im noktas1dtr. Bunun hemen oncesinde Bri.iksel'de "i§c;i Egitim Demegi"nde faaliyet si.irdi.iren Marks ve ' Karl MARKS- F. ENGELS; Komlinist Manifesto ve Komlinizmin ilkeleri , yeviren: Muzaffer Erdost, Sol yaymlan, Uylincli bask1, Ankara, 1993, s. 124


Sosyalizm

Engels bu demek arac1hg1yla Avrupa'nm pek 9ok i.ilkesini dola§irlar. Bu i.ilkelerde pek 9ok ili§ki kurarlar. Uluslararas1 orgi.itlenme fikri de ete kemige bi.iri.inmeye ba§lar. "Haberle§me Komiteleri" i.izerinden Londra'da bir toplanti yapmaya karar verilir. Toplant1 sonucunda "Komi.inist Liga" i9inde birle§me karan ahmr. Gec;ici olarak kabul edilen ti.izi.igi.in ba§langic; maddesi farkh yorumlara yer birakmayacak kadar ac;1ktir. "Liga'nm amac1 burjuvazinin devrilmesi, proletarya iktidan, sm1f z1thklanna dayanan eski burjuva toplumunun y1kilmas1 ve ozel mi.ilkiyetin olmad1g1, s1mfs1z, yeni bir toplumun kurulmas1dir. "6 Devrimci Marksist politikanm ve orgi.itlenmenin embriyon halinin ya§and1g1 bu ki.ic;i.ik i§c;i orgi.iti.i, bir program hazirlanmas1 konusunda bir karar alir. Program1 yazma gorevi ise Marks'a verilir. Marks metni teslim etmesi gereken tarihi gec;irerek gorevini 1848 y1hmn ~ubat aymda tamamlar. Uluslararas1 i§c;i hareketinin ilk program1 olan "Komi.inist Manifesto" ortaya 91km1§hr. Bi.iti.in dikkatlerini Almanya ve Fransa i.izerinde yogunla§ttran Marks ve Engels burjuvazinin toplumsal olarak ilerici ozelligini yitirdigini, fakat nesnel olarak sozi.i edilen Avrupa i.ilkelerinde iktidara gelebilmek ic;in despotik monar§ilerle mi.icadele edebilecegi ihtimali i.izerinde duruyorlard1. Dolay1s1yla proletarya iktidar mi.icadelesinde, mutlak monar§ilere kar§l sava§mas1 ihtimal dahilinde olan burjuvaziyle birlikte mi.icadele etmeliydi. Fakat bu ortakhg1 burjuvazinin de gerc;ek di.i§manlarmdan biri oldugunu ic;in aklmdan c;ikarmadan yi.iri.itmeliydi. "Almanya'da devrimci bir tutum takmd1g1 si.irece, mutlak monar§iye, feodal agahga ve ki.ic;i.ik burjuvaziye kar§1, burjuvaziyle birlikte sava§irlar. Arna, Alman i§c;ileri, burjuvazinin kendi egemenligi ile birlikte getirmek zorunda oldugu toplumsal ve siyasal ko§ullan olabildigince c;ok say1da silahlar olarak burjuvaziye kar§1 kullanabilsinler diye, ve Almanya'da gerici sm1flarm devrilmelerinin ardmdan bizzat burjuvaziye kar§I sava§ derhal ba§layabilsin diye, i§c;i sm1fma burjuvazi ile proletarya arasmdaki di.i§manca kar§Ithk konusunda mi.imki.in olan en ac;1k bilinci kazand1rmaya c;ah§maktan bir an i9in olsun geri kalmazlar." 1 Bir "burjuva devrimi" beklentisi, fakat bununla birlikte hemen gi.indeme gelecek olan sosyalist devrim si.ireci. Burjuva demokratik devrim ve sosyalist devrim farkh tarihsel si.irec;ler olarak degil aym si.ireklilik ic;inde gi.indeme gelecek olan devrimci durumlar olarak tahlil edilme' David RiAZANOV; a.g.e., s. 72. ' K.MARX; a.g.e. s. 147.


Devrfmd Marksfst Gelenekte ·~~lerfn Partfle~mesf Sorunu

ye 9ah§1hyor. ~iiphesiz Manifesto ' da burjuvazinin zorunlu olarak devrimci bir tutum takmacag1 belirtilmiyor. Bu konuda kesin bir hiikiim verilmiyor. Bu yiizden proletaryamn burjuvazinin yanmda yer almas1 birlikte miicadele etmesi, burjuvazinin mutlak monar§iye kar§I 91kmas1 ko§uluna baglamyor. Tam bu donemde kapitalist Batl Avrupa iilkeleri 1848 y1hm ciddi ekonomik bunahmlarla kar§Ilarlar. Fiyatlardaki anormal artl§, tahil iiretiminin dti§mesi, tekstil, in§aat, §arap sanayileri gibi c;e§itli sanayi dallannm c;okecek noktaya gelmesi krizin sonuc;lanm olu§turur. 22 ~u­ bat 'ta Fransa'da ~ubat devrimi patlar. Bu hareket klsa zamanda Avrupa' nm diger iilkelerine yay1hr ve bu tilkelerde son derece c;etin gec;ecek olan sm1f sava§1mlarm1 ba§latir. 25 ~ubat'ta Fransa'da II. Cumhuriyet ilan edilir. i§c;i sm1f1 bu donemde o kadar orgiitsiizdiir ki devrimin gerc;ekle§mesini saglayan ba§ aktorlerden biri olduklan halde "9ah§may1 hak olarak goren" onerileri di§mda herhangi bir talepleri yoktur. i§c;i s1mf1 bir program ve orgiit etrafmda bir araya gelemedigi ic;in ~u­ bat'1 izleyen aylarda iktidar sava§mm ag1rhkh olarak burjuvazinin farkh kanatlar1 altmda yiiriidiigiinii goriiyoruz. Burjuvazi ile proletarya ilk kez Haziran aymda kar§I kar§1ya gelirler ve son derece orgiitsiiz ve dagm1k olan i§c;i s1mf1 agu bir yenilgiye ugrar. Bunu Avrupa'nm c;e§itli tilkelerindeki -Almanya, Avusturya, Macaristan- yenilgiler izler. Biitiin bu geli§meler ya§anirken tart1§mam1z ac;1smdan onemli olan nokta ise i§c;i s1mf1 hareketinin nihai gene! sonu9larm1 tespit eden Manifestonun bir "evrensel hakikat" belgesi olarak kalmas1, devrim pratigine yeterince terciime edilememesi gerc;egidir. "Zincirlerinden ba§ka kaybedecek hic;bir §eyi olmayan proletarya" kaybettigi diinya ile yeniden ba§ ba§a kalIDI§, burjuvazinin ozgiirJiik i9in hareket edebilecegi beklentisi, proletaryamn tarih sahnesinde bag1ms1z eylemiyle 91krnas1m onerememi§ ve yenilgi ka9m1lmaz olmu§tur. Marks devrim siirecini degerlendirirken §Unlar1 yazmt§tl: "insanlar tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine gore, kendi sec;tikleri ko§ullar1 ic;inde yapmazlar, dogrudan belirli olan ve gec;mi§ten gelen ko§ullar ic;inde yaparlar. Biitiin Olrnii§ ku§aklarm gelenegi, biiyiik bir agirhkla ya§ayanlarm beyinleri tizerine c;oker. Ve, onlar kendilerini ve §eyleri, bir ba§ka bic;ime donii§tiirmekle tamamiyle yepyeni bir §ey yaratmakla ugra§lf goriindiiklerinde bile, ozellikle bu devrimci bunahm c;aglannda, korku ile gec;mi§teki ruhlar1 kafalarmda canland1mlar, tarihin yeni sahnesinde o sayg1deger egreti klhkla ve ba§kasmm almma ag1zla ortaya c;ikrnak iizere, onlann adlarm1, slogan' K. MARX; Louis Bonaparte' m 18 Brumaire' i, ~ev i ren : Sevim Belli, Sol yaymlan, ikinci bask1, Ankara, 1990, s. 13-14


Sosyalizm

lanm k1hklan01 ahrlar. "8 i§9i sm1fmm bag1ms1z eylemiyle ortaya 9ikarak burjuvaziyle kar§1 kar§1ya kald1g1 ilk devrimci durum olan 1848 devrimleri "olmi.i§ ku§aklann geleneginin bi.iyi.ik bir agirlikla ya§ayanlann i.izerine 9okttigti" toplumsal gti9ler arasmdaki bir boy ol9ti§mesiydi. En ba§ta bu devrimler birer burjuva devrimleri olan 1789, 1830 devrimlerinden sosyolojik olarak farkhydi. ~tiphesiz bu ge9mi§ olan burjuva devrimlerinde de i§9i s1mf1 mevcuttu. Fakat hem say1s1 azd1 hem de nitelik olarak hentiz kendisinin farkmda bile degildi. Dolay1s1yla proletaryanm kuramc!lan da 1848 devrimlerinin orgi.itlenmesinde i§9i sm1f1 hareketinin tarihsel geli§imine paralel olarak tecrtibesizdiler. Ellerinde tarihin yasalarmdan 9ikardiklar1 bir "evrensel hakikat" mevcuttu. Fakat bu "hakikat" tarihsel stire9te ya§anm1§ olan 9e§itli proleter devrimleri deneyiminden beslenmiyor ve bu ytizden ger9ekle§mekte olana yon veremiyordu. i§te bunun i9in i§9i sm1fmm topyektin bir taraf olarak burjuvazinin kar§1s1na 9ikt1g1 1848 devrimleri patlak verdiginde proletaryanm politik bir gti9 olarak one 91kmas1 mtimktin olmadi. Trotskiy'nin de dedigi gibi; "1848'de, burjuvazi olmadan ve burjuvaziye ragmen olaylarm ba§Ina ge9ecek bir sm1fa gerek vard1, sadece yaratt1g1 bask1yla burjuvaziyi ileri itmekle kalmayacak, aym zamanda karar anmda burjuvazinin siyasi cesedini de yolun dt§ma itmeye hazir bir sm1fa. Ne kent kti9tik burjuvazisi, ne de koyltiler bunu yapabilmi§lerdi ... Proletarya 9ok zay1ft1, orgtitten, deneyden ve bilgiden yoksundu. Kapitalizm, eski feodal ili§kilerin ortadan kaldmlmasm1 zorunlu lalacak kadar geli§mi§, ama yeni smai ili§kilerin tirtinti olan i§9i sm1fm1 belirleyici bir politik gti9 olarak one 91karacak kadar geli§memi§ti." 9 Ancak tarihsel olarak 1848 devrimleri ile i§9i sm1fmm ugrad1g1 yenilgi, geni§ i§9i- emek9i kitlelerinin belleginde farkh bir bilincin dogmasma yol a\:tl: i§9i sm1fmm politik bir taraf olarak burjuvazinin kar§Ismda yalmzca kendine gtivenerek yerini almasmm zorunlulugu ... Bu devrimlere, 9e§itli i.ilkelerde katllarak dii§tincelerinin smanmasma tamk olan proletaryanm kuramc1lar1 da bu durumdan hareketle i§9i sm1fmm teorik-politik cephaneligine yeni ve 9ok gti9lti bir silah katma §anS1 yakaladt!ar; "Stirekli Devrim" silah1. .. 1850 ytlmm Mart aymda birlikte yazdiklan "Merkez Komitesinin Komtinist Birligine <;agn" metni bu dti§tincenin ortaya konuldugu bir bildirge niteligindeydi. "Arna i§9iler kendi nihai zaferlerine en btiytik katkiy1 kendileri yapmak zorundadirlar; kendi sm1f 91karlanm ogrenmekle, kendi bag1ms1z • L. TROTSKiY; Rusya'da Siirekli Devrim Sonu9lar ve Olas1hklar, 9cviren Orhan Koyak, Kardelen yaymlan, istanbul, 1990, s. 40-41


Devrlmd Marksfst Gelenekte i~~lerln Partlle~mesf Sorunu

politik tavulanm hi9 gecikmeksizin benimsemekle, demokratik kii9iik burjuvazinin ikiyiizlii ciimlelerine kanmaktan ka9marak proletaryanm bag1ms1z olarak orgiitlenmi~ partisinin gerekliliginden bir an bile ku§ku duymamakla. Sava§ naralan §U olmahdrr: Siirekli Devrim!" 10 (Vurgu benim.) Si.irekli devrim kuram1, s101flar mi.icadelesinde Lurjuvazinin herhangi bir kanadma devrimci bir rol bi9ilmemesi gerektigine ve proletaryamn devlet iktidanm kendi gi.ici.ine dayanarak ele ge9irmesinin zorunluluguna dayan1yordu. Marks ve Engels oli.imlerine kadar savunduklan 9e§itli politikalarm ana hatlanm bu yoneli§e gore belirlediler. 20. Yi.izy1l Marksistleri de bu yoneli§i, kendi i.ilke :,o§ullarma uyarlayarak geli§tirdiler. 11 - Tarh§mam1z a91smdan ii9iinci.i onemli nokta; siirekli devrim i9in miicadele edecek i§9i sm1fmm bunu ancak partile§erek yi.iriitebilecegi ger9egi. Bu noktada Marks'm donemindeki partilerle bugi.iniin partileri arasmda ciddi farklar oldugunu belirtmemiz gerekiyor. Belirli bir program etrafmda §ekillenerek 9e§itli i.iye ve sempatinnlarla var olan parti kavram1 19. yiizytlm son 9eyreginde ortaya 91k~yor. Marks i§9i sm1fmm orgi.itlenmesini siirekliligi hi9 kaybolmayan bii" faaliyet olarak tammlamakla birlikte bu faaliyet strasmda 9e~itli ko~ullardan kaynaklanan bir y1gm zorlugu da dikkat 9ekiyor. En ba§ta da sm1fm kendi i9indeki sorunlar geliyor. Ne olursa olsun kesintisiz olarak devam eden si.irecin 6niindeki en ciddi engel i§9i sm1fmm arasmdaki 9at1§ma ve rekabet. Marks'm proletaryamn ger9ek bir s1mf olarak vlu§mas1 i9in en genel anlamda kulland1g1 kavram ise "tarihsel anlamda parti". Proletaryanm kurtulu§unun ancak kendi eseri olabilecegi onermesinden hareketle kendini siyasal bir taraf olarak olu§turmas1 ger9egi tarihsel bir zorunluluk olarak kar§1m1za 9tktyor: "Prolet<'.ryamn bag1ms1z olarak orgi.itlenmi§ partisinin gerekliliginden bir an i9in bi'e ku§ku duymadan si.irekli devrim" i9in yiiri.iti.ilecek faaliyetin ancak bu zeminde miirnkiin olacag1 belirtiliyor. Formiil 9ok a91k; hangi ko§ulda olursa olsun i§9i s1mf1 kendi kaderini tayin etmek istiyorsa tarihsel olarak kendine bi9ilen misyonu, kendi partisini ger9ekle§tirerek yerine getirebilir. Marks tarihsel olarak sm1fm 9ogunlugunu bir araya getirecek bu olu§umun bir anda ortaya 9tkacag1 gibi yamlsamay1 hi9oir zaman banndtrm1yor. Tarihsel anlamda olu§mas1 gereken i§9ilerin partisi kavram1 1848'°K. MARKS- F. ENGELS; Se<;me Yap1tlar, Sol yaymlan, cilt I, Ankara, 1976, s. 224-225 " Burada Trotskiy 'nin katk1sm1 aynca teslim etmek gerekiyor. Tmtskiy bu dli§linceyi ba§li ba§ma bir kuram haline getirerek bir devrim stratejisi bi<;iminde formlile etmi§tir. Teorisini 1905 Devriminde smama §ans1 yakalayan Trotskiy, 1917 ~ubat devrimini izleyen aylarda, kuramm1 Lenin'e kabul ettirmi§, bunun lizerine Ekim Devriminin mimarlan birlikte hareket ederek proletaryamn muzaffer devrimini gen;ekle§lirmeyi ba§armi§lardu.


Sosyalizm

1864 y1llan arasmda soyutlama di.izeyinde kar§1m1za 9lkmakta. I. Entemasyonalin kurulu§u, hem 1848 'de agir bir yenilgi ya§ayan i§9i sm1f1 iyin hem de 16 yilhk bir geri 9ekilme ya§ayan Marks ve Engels i9in bir umut I§1g1 oldu. i§9ilerin orgi.itlenmesi ve partile§me sorununu soyutlama diizeyinden 91karma §ans1 yakalad1lar ve bu yi.izden I. Enternasyonal 'i 9ok onemsediler. I. Entemasyonalin bu konudaki en ciddi ad1mm1 1871 Londra Konferansmda attl. Kongre, ti.izi.ige §U maddelerin eklenmesini onaylad1. "Mi.ilk sahibi sm1flann kollektif iktidanna kar§t mi.icadelesinde proletarya ancak mi.ilk sahibi s1mflarm olu§turduklan bi.iti.in eski partilere muhalif ayn bir siyasal parti kurmak suretiyle bir sm1f olarak davranabilir. Proletaryanm bir siyasal parti i9inde bu in§aSt, Toplumsal Devrim 'in ve onun nihai ortadan kaldmlmas1 hedefinin zaferini ger9ekle§tirmek i9in zorunludur." 12 . Bu onemli geli§meye ragmen i9inde pek 9ok siyasi grup, 9evre ve bireyden olu§an I. Entemasyonal att1g1 ad1m1 geli§tiremedi. Fakat orgi.iti.in bunu yapamamas1m sadece kendi iyinqeki 9at1§malara baglamak eksik bir degerlendirme olur. Marks ve Engels'in orgi.itlenme meselesine yakla§imlanmn da ne kadar belirleyici oldugunu gormemiz gerekir. i§9i sm1fmm bi.iyi.ik 9ogunlugunu iktidar hedefi olan bir siyasi parti i9inde toplama di.i§i.incesi, bu partinin olu§umunu ve geli§imini bir ti.ir "kendiligindencilige" birakma pratigi ile birlikte ilerledi. i§9i sm1fmm bag1ms1z eyleminin gi.ini.in birinde kendi partisini olu§turacagma ve bunun komi.inizme dogru ilerleyecegine olan inan9lan o kadar kuvvetliydi ki, Engels Eyli.il 1874'te Sorge'ye §U satrrlan yazm1§tl: "Bu donem proletaryanm ortak kozmopolit 91karlarmm on plana ge9ebildigi bir momentti.. . Entemasyonal 10 y1l boyunca Avrupa tarihinin bir tarafma, gelecegin oldugu tarafma, egemen oldu ve yaptiklanna gururla bakilabilir... Ancak o eski bi9imiyle art1k zamamm doldurdu ... Oyle inamyorum ki, bir sonra ki Enternasyonal-Marks'm yazd1klan birka9 y1l etkisini gosterdikten sonra- dogrudan komi.inist olacaktrr ve bizim ilkelerimizin iizerinden yi.ikselecektir" 13 Goriildiigii gibi I. Enternasyonalin dag1lmasmdan sonra kurulacak olan II. Enternasyonalin dogrudan komiinist olacagma kesin goziiyle

" K.MARKS- F.ENGELS; Selected Works. c.J, op. Cit., s. 388. Aktaran: J. MOLYNEUX; marksizm ve parti, i;eviren: Yavuz Alogan, Beige yaymlan, istanbul, 1991, s. 29 " F. ENGELS; a.g.m. Sosyalizm ve Toplumsal Miicadeleler Ansiklopedisi, ileti~im yaymlan , cilt I, s. 293


Devrlmd Markslst Gelenekte i~~lerln Partile~mesl Sorunu

bak1hyor. Aslmda ongori.ini.in bir boli.imi.i dogrulandi. Bu entemasyonal gi.i9li.i i§9i partileri i.izerine §ekillendi. Fakat gi.i9li.i i§9i partilerinin varhg1 teorinin revize edilerek "kapitalizmle ban§ iyinde bir arada ya§anabilecegini" ilan eden gi.i9lti bir ak1mm dogmasm1 engelleyemedi. "Sosyal demokrasi" ak1mmm 9tk1§ kaynag1 olan ve gi.ini.imi.ize kadar varhg1m si.irdi.iren, i§9i hareketinin en bi.iyi.ik di.i§manlarmdan biri olan bu kuram, -tarihin pek 9ok doneminde ve farkh cografyalarda- burjuvazinin en bi.iyi.ik mi.ittefiklerinden biri oldu. i§9i s1mfmm kendiliginden hareketine kar§t duyulan a§m iyimserlik, onlan, programatik ve orgi.itsel di.izeylerde anla§mt§, disiplinli 9ah§an, hareketin iyinde olmakla birlikte ona yon verecek olan bir ekibin yarattlmas1 pratiginden uzak tuttu. DolayISiyla yi.ikselen hareketi ileriye goti.irecek olan komi.inistlerin orgi.itsi.izli.igii burjuvazi kar§tsmda yenilgiler ya§anmasmm en onemli nedenlerinden biri oldu. Devrimci Marksistler 19.yiizyil boyunca genel hareketin iyinde ya eridiler ya da dt§mda kald1lar.

Kitlesel i~~ partilerinin enternasyonali ve yozla~mas1

Paris Kami.inti yenilgisi ve I. Entemasyonal 'in 1876 'dan sonra fiilen ortadan kalkmasmdan sonra Bah Avrupa'da iki ak1mm gii9lendigini gori.iyoruz. Avrupa'nm geli§mi§ kapitalist i.ilkelerinde kurulan Sosyal Demokrat i§9i Partileri ile 1870'lerle birlikte yeniden ve daha gii9lii bi9imde gi.indeme gelen sendikal hareketinin yi.ikseli§i. Konumuz ay1smdan yeni bir Entemasyonalin ortaya <;1k1§mda onemli rol iistlenen kitlesel i§9i partilerini yakmdan tammaya 9ah§acag1z. Entemasyonalin ana govdesi Alman Sosyal Demokrat i§9i Partisinden olu§maktaydi. Partinin fikir babas1 olarak kabul edilen Ferdinand Lassalle -bu tarihten 9ok once- 1850'lerde i§e ba§lamt§tI. Kurulacak partinin ulusal bir parti olmas1 gerektigini savunan Lassalle ve arkada§lar1, burjuvaziye kar§I monar§iyle ittifak kurulabilecegini, yer yer Bismarck diktatorli.igi.iniin desteklenebilecegini belirttiler. Bununla birlikte, i§9ileri her zaman \:e§itli talepler etrafmda hareketlendirmeye 9ah§tilar. Donemin en popi.iler talebi ise "Gene! Oy Hakk1yd1". Lassalle'm 1864 y1hnda gelen ani oli.imi.i sonras1 hareket duraklamadi. Bir yandan sendikal hareketin geli§imiyle birlikte "Genel Alman i§9i Birligi" olu§uyor. Diger yanda Bebel ve Liebknecht onderliginde yi.iri.iti.ilen mi.icadele 1868 ydmda Uluslararas1 i§9i Demeginin program1yla kendi programm1 denkle§tiriyordu. i§9iler kendi partilerini 9 Agustos 1869'da Eisenach'daki toplant1da kurdular. Parti Almanya'mn sanayi bolgelerinden ba§layarak h1zla biiyi.imeye ba§ladi. 1870 y1lmda Fransa


Sosyalizm

ile Prusya arasmda sava§ patlak verdiginde i§9ilerin genelinde ulusal duyarhhk bilincinin ytiksek oldugunu ve bu ytizden sert tartt§malann ya§and1gm1 belirtelim. i§9iler i9indeki milliyet9i dalga Paris Komtintine kadar stirdti. Proletaryamn iktidan k1sac1k bir zaman diliminde bile olsa ald1g1 Paris dti§erken, §ehrin sokaklannm karde§lerinin kamyla boyand1gm1 duyan Alman i§9ileri sars!ld1. Alman i§9ileri arasmdaki milliyet9i dalganm onti uzunca bir sure bu olayla kesildi. Bu olaym ardmdan 1875 y1h onemli bir birle§meye tamk oldu. Sendikal hareket orjinli "Gene! Alman i§9i Birligi" ile Eisenach'da kurulan parti uzun ugra§lardan sonra birle§ti. Nihayet Alman Sosyal Demokrasisi kitlesel bir i§9i tabanmda bir araya gelmi§ti. Btittin bu geli§meleri dikkatle izleyen Marks ve Engels, Lassalle'c1 bir anlay1§la hareket eden "Gene! Alman i§9i Birliginin" parti programma damgasm1 vurrnasmdan endi§eliydi. Ozellikle Bebe! ve Liebknecht' in onderligini yapt1g1 kanat tizerinde etkili olan Marks ve Engels, Gotha Programmm hazulanmas1 konusunda 9e§itli mtidahalelerde bulunmaya 9ah§t1lar. 1875 y1lmda Gotha Kongresinde ortaya 9Ikan programa koklti ele§tirileri olsa da i§9ilerin kendi partisinden kopmayacaklarm1 ilan ettiler. 14 Parti 1890 y1hnda yapilan se9imlerde ytizde 20 oy aldt ve Almanya'nm en gti91ti siyasi gti9lerinden biri oldu. Partinin btiytimesi bundan sonra da devam etti. 1903 sec;imlerinde Alman Sosyal Demokrat Partisi toplam oylarm ytizde 31 'ini alm1§tl. Almanya di§mdaki pek c;ok Avrupa tilkesinde de kimi i§9i partisi deneyimleri gtindemdeydi. 1789-1871 y1llarm1 son derece 9etin s1mf mticadeleleri ile ge9iren Fransa i§9i sm1f1, -Paris KomUnU yenilgisi sonras1- 1875 'de olagantistU halin kaldmlmas1yla yeniden hareketlendi. 1879 y1hnda Fransa Sosyalist i§9iler Partisi Federasyonu dogdu. Fakat i§9i sm1f1 onceki donemlerde ciddi yenilgiler ya§ad1g1 i9in siyasi dtizlemde kolayca bir araya gelemiyor ancak kitlesel grevlerin dearkas1 kesilmiyordu. ingiltere'de ise 19. ytizy1l boyunca i§9ilerin bir parti 9at1s1 altmda bir araya geli§i sendikal orgtitlenmelerin golgesinde kald1. Bunun di§mda Bel9ika, isve9, Norve9, ispanya, italya, Hollanda gibi tilkelerde sosyalist temelli i§9i partileri kuruldu. Bu partiler i9inde Alman i§9i Partisinde oldugu gibi anar§izmden sendikalizme, ekonomizmden reforrnculuga kadar pek 9ok farkh dti§tince alammm sert mticadeleleri ya§and1. l870'li y1llardan ba§layarak geli§en i§9i sm1fmm ulusal partilerde toplanma pratigi bununla e§ zamanla olmasa da yeni bir uluslararas1 " Bu konuda bkz. Marks ve Engels Gotha ve Erfurt Programlannm Kabagil, Sol yaymlan, Ankara, 1976

Ele~tirisi ,

<,:eviren: M.


Devrimd Markslst Gelenekte t~~lerin Partlle~mesl Sorunu

orgiitlenme tarti§masmm ba§lamasma yol a9tl. Bu tartl§malar sonucu 1889 y1lmda Paris 'te toplanan delegeler II. Enternasyonal' i ilan ettiler. Kurulan yeni enternasyonal kitlesel i§9i partilerinden olu§an bir orgiit olarak §ekillendi. I. sinden fark1 olarak, iiyelik ulusal partiler temeline dayanmaktaydi. Kapitalizmin diinya 9apmdaki geli§imine paralel olarak iiretici gii9lerdeki artI§ devasa boyutlara ula§ffil§, i§9i sm1fmm say1ca artmas1 ve i§giiciiniin yogunla§mas1 siire9leri alabildigine h1zlanm1§tl. Kapitalizm dtinya 9apmda bu geli§meleri gosterirken aym zamanda ulusal pazarlar a91smdan merkezile§mekteydi. Kapitalizmin geli§mesindeki bu durum; II. Enternasyonal'i olu§turan gti9lerin neden ulusal i§9i partileri oldugu sorusunun yan1tm1 veriyor. Diinya 9apmda h1zla yayilan kapitalizm ulusal 9apta merkezile§en yapilarm1 olu§turuyordu. Birlikler formunda olu§mU§ uluslar, merkezi ulus devletler haline donti§tiyordu. II. Enternasyonal 'de Alman ya, Fransa, ingiltere, Bel9ika, Avusturya, Rusya ba§ta olmak tizere 19 tilkeden gelen delegasyonlar ve ABO, Arjantin ve Finlandiya'dan da gozlemciler bulunuyordu. Belirtildigi gibi Alman Sosyal Demokrat i§9i Partisi, Enternasyonalin govdesini olu§turmakla birlikte tilkesinde de gittik9e btiyiiyordu. Bu ko§ullarda parti i9inde etkinligini art1ran sendikac1lar ve i§9i aristokrasisinden farkh sesler ytikselmeye ba§ladt. 15 Bu kesimler stirekli devrim dti§iincesine kar§I, i§9i sm1fmm ekonomik ve sosyal durumunu geli§tirmeyi, burjuvaziyle siyasi olarak uzla§may1 ve reform taleplerini geli§tirmeyi hedefleyen bir politik hat geli§tirmeye ba§ladilar. Bu tez daha sonra kimi Marksistler tarafmdan geli§tirilecek olan reformist yoneli§in zeminini olu§turdu. 1900'lerde Eduard Bernstein onctiliigtinti soyundugu Revizyonizm ak1m1, "sosyalizmin hedefi hi9bir §ey, hareket ise her §eydir" diyordu. Bernstein son elli y1ldir yik1lmas1 ka91mlmaz oldugu dti§tintilen kapitalizmin gti9lendigini, i§9i sm1fmm bir dizi kazamm elde ettigini soyleyerek, daha once tespit edilen olgunun -kapitalizmi siyasi bir devrimle yikllmas1 gerektiginin- degi§tigini i§9ilerin iktidan almak i9in mticadele etmesine gerek kalmad1gm1 belirtiyordu. Aslmda bu bakt§ a91smm metodolojisinin diyalektik yonteme degil pozitivizme dayand1g1m saptamak gerekiyor. Bu gelenegin savunuculanna gore, kapitalizm geli§imi ve 9okmesiyle birlikte i§9i hareketin btiytimesi dogrusal siire9ler olarak tammlamyor. iki s1mf arasm" "i§<;:i aristokrasisi" olgusu 19. yiizyilm son ~eyreginde ingiltere'de ortaya 91ku. H1zla diger kapitalist iilkelere yay1lan bu olgu, i§~i sm1f1 i~inde 9e§itli diizeylerdeki farkhla§may1 i9eriyor. Ozellikle kapitalizmin geli§mesine paralel olarak dokuma, makine yap1m1 gibi sanayi kollannda vas1f11 i§<;:iye duyulan ihtiya9, ustalarla diiz i§Yiler arasmda ba§ta iicretler olmak iizere 9e§itli diizeylerde aynmlar dogmasma yol a9m1§, bu farkhla§ma i§<;:i sm1fmm ooliinmesine zemin haz1rlam1§tir. Her zaman ve her yerde ge9erli olmasa da burjuvaziyle uzla§ma iineren politikalann kaynag1 -"degi§im ve devrim" talebine §iipheyle bakan- bu katman olmu§tur.


Sosyalizm

daki uzla§maz 9eli§ki yok say1hyor. Kendiliginden geli§en kapitalizmin yine kendiliginden y1kilacag1 iddia ediliyor. Dolay1s1yla i§9i sm1f1 iktidar sorunuyla ugra§mak yerine, ekonomik-sosyal ko§ullanm iyile§tirmek i9in mticadele etmeli ... Teoriyi pratigin iizerine 91kararak, oznel ko§ullar1 nesnel durumdan koparan ve aralarmdaki canh ili§kiyi gormezden gelen bu determinist bakI§ a\:ISI, bi.iti.in bir 20. ytizy1l boyunca i§9i sm1fmm en ciddi hastahklarmdan biri oldu. Elbette IL Entemasyonal i9inde bu di.i§i.ince ak1m1 ile devrimci Marksizm arasmda 9ok ciddi mticadeleler de verildi. 16 Bu ak1mm orgi.ite btittini.iyle hakim olmas1 ise I. Diinya sava§I patlak verdiginde mi.irnktin oldu. Sava§ patlak verdiginde Entemasyonal 'i olu§turan kitlesel i§9i partilerinin 9ogunlugu, tilkelerini "ulusal savunma" adma destekleme karar1 ald1lar. i§9i hareketinin kurtulu§una gore §ekillenmesi gereken Entemasyonal'in ulusal partileri, devletten ve sermayeden bag1ms1z tav1r geli§tirmek yerine, burjuva devletlerinden ve ulusal sermayelerinden yana taraf olmay1 se9meleri, devrimci Marksist politikamn tamamen dt§lanmas1 anlam1na geliyordu. Rosa Luxembourg bu politikanm anlamm1 Komi.inist Manifesto'ya atifta bulunarak ozetlemi§ti: "Bi.itiin i.ilkelerin i§9ileri ban§ta birle§in sava§ta ise birbirinizi bogazlaym". II. Entemasyonal merkezi tutumuna kar§I yalmzca 3 i.ilkenin partisi kar§t 91kt1; Rus Sosyal Demokrat i§9i Partisi (Bol§evikler), S1rp Sosyal Demokrat i§9i Partisi ve Bulgar Sosyal Demokrat Partisi. Entemasyonal'e bagh pek 9ok parti yoneticisi, sava§ta pasif destegin de otesine ge9erek hi.iktimetlerinin sava§ kabinelerinde gorev ald1.

i~~Lerin iktidan ald1klan iilke ve onun partisi i§9ilerin kitle entemasyonalinin bu duruma geli§inin tarihsel arka plamnda i§9i partilerinin politikalarm1 yonlendiren revizyonizm ak1mmm "Rosa Luxembourg, Trotskiy ve Lenin birbirlerinden kimi farkhhklar ta§ISa da revizyonist egilime kar§t teorik-politik zeminde kararh bir miicadele yiiriittiiler. Luxsembourg I 905'1erden itibaren girdigi tartt§malarda kapitalizmin nihai 9iikii§ten kurtulamayacagm1 yeni bulgular C§liginde ispatlamaya 9ah§mt§, fakat bunun kendiliginden olamayacagm1 i§9i sm1fmm ve devrimcilerin 9ok daha fazla 9aba sarf etmeleri gerektigini belirtmi§tir. Trotskiy "siirekli devrim" kuram1m dayand1rd1g1 "e§itsiz ve birle§ik" geli§me teorisiyle, kapitalizmin bir diinya sistemi haline geldigini, az geli§mi§ btilgelerde geli§en kapitalizmin, geli§mi§ Avrupa iilkelerinin ge9tigi yollardan degil kendini iizgii bi9imlerle in§a edilecegini siiylemi§, geri uluslardaki kapitalist geli§menin ka91mlmazhgmm e§itsiz bi9imde fakat bile§ik karakterde olacagm1 saptamt§ltr. Trotskiy kapitalizmin kendine her zaman yeni pazarlar yaratacagm1 ve yeniden iiretimini ger9ekle§tirecegini tespit etti . Kapitalizm bu iizelliginden iitiirii hi9bir zaman kendi sonunu haz1rlamayacak, yeniden iiretiminin ko§ullanm bir bi9imde yaratacakllr. Bundan iitiirii kapitalizmin sonu ancak zorla y1k1lmas1yla miirnkiin olabilir. Lenin 'de 20. yiizytl kapitalizmini bu iiretim tarzmm en yiiksek a§amast olarak ilan ettigi "emperyalizm" kavram1yla a~1klamaya ~ah§ll. Emperyalizm a§amasma girmi§ kapitalizmin bunu izleyecek ba§ka bir a§amast yoktur. Emperyalizm aym zamanda ~iiriiyen kapitalizmdir. Bu yiizden ~ag1m1z sosyalist devrimler 9ag1dtr.

60


Devr1md Markslst Gelenekte i~~ler1n Partile~mesi Sorunu

oldugunu belirtmi§tik. Bu ak1ma kar§I kimi devrimci Marksistlerin yiiriittiikleri teorik-politik miicadeleye de k1saca deginmi§tik. Fakat bu miicadele yalmzca metinler aras1 bir tarti§ma olarak yiiriimedi. Devrimci Marksistler bir yandan "sm1f uzla§mas1" sanat1 oneren bu ak1mla teorik diizeyde miicadele verirken diger yanda bulunduklan iilkelerin i§~i sm1flannm iktidar1 yolunda pratik orgiitlenmeler geli§tirmeye 9ah§1yorlard1. 19. yiizy1lm ikinci yansmdan ba§layarak Rus topraklarmda geli§en Marksizm bu yiizy1hn sonlanna gelindiginde biitiin toplumsal hareketlerde etkisini gostermeye ba§lam1§t1. "1894-1898 arasmdaki donem, daha once kendini i§9i y1gmlanmn hareketi iizerinde oturtmu§ partinin 9ocukluk ve ergenlik donemi olarak say1labilir. Sosyal demokrasi, toplumsal bir hareket, i§9i y1gmlannm birdenbire ileriye attlmas1yla siyasal bir parti olarak dogdu. Aydmlar, narodniklere kar§I verilen miicadeleyi benimsedi ve i§9ilerle yakmla§ma aramaya ba§lad1lar, biitiin Rusya'da grevler dalga dalga yayild1. Hareket 9ok biiyiik bir geli§me gosterdi." 11 Bu dalganm iizerine 1898 yilmda kurulan Rus Sosyal Demokrat i§9i Partisi, Iskra (K1v1lc1m) ad1yla bir gazete 91karmaya karar verdi. Iskra 'nm esas i§levini orgiitlenme olarak tammlayan Lenin, 1900-1905 doneminde ba§ka hi9bir aracm partiyi yaratamayacagm1 belirterek gazetenin onemini her firsatta belirtti. Lenin 1902 y1lmda, Rusya 9apmda bir miicadele orgiitiiniin in§asmm plamm yaptlg1 "Ne Yapmah" adh kitabm1 91kard1. Burada orgiitsel dii§iincelerinin yam ma, siyasal ajitasyonun !liteligini ve i9erigini tartt§tl. Lenin'in Ne Yapmah'daki dii§iinceleri, daha sonra "Bol§evizm" diye adlandmlacak akimm siyasi hattmm ve orgiitsel bi9iminin 9er9evesini olu§turdu. Lenin Ne Yapmah 'da Marksizmin en onemli hastahgm1 te§his etti; Kendiligindencilik ... <:;ag1m1zdaki devrimin oznesinin proletarya olacag1 bilimsel olarak ispatlanmt§tl. Yaz1mmn ilk boliimlerinde ozetlemeye 9ah§t1g1m1z gibi "kendiliginden s1mf' olan y1g1m "kendisi i9in sm1f haline getirecek" irade i§9i s1mfmm partile§mesiydi. 0 halde geriye tek bir soru kahyordu. Parti nas1l orgiitlenecek? Lenin bu soruyu; devrimci Marksist programa bagh kadrolarm olu§turdugu 9ekirdegin, her ko§ulda kendini koruyarak, kitle seferberlikleri i9inde devrimci bir i§9i partisini in§a etrnesi §eklinde yan1tlar. Sungur Savran'1 dinleyelim: "Lenin 'in kendiligindencilige kar§l rniicadelesi, kitlelerin kendili" G. ZiNOVYEV; Rusya Komiinist Partisi Tarihi, 9eviren: i. K1h9- A. Yalman, Aki~ yaymc1hk, istanbul, 1991, s. 46


Sosyalizm

ginden eylemlerine kar§l bir giivensizlik degildir. Kitlelerin kendiliginden hareketlerinin otesine ge9memeyi, hep kitleleri izlemeyi savunan, dolay1Slyla sm1fm ileri kesimlerini geri kesimlerinin diizeyine 9ekmeye yonelen onderlikleredir miicadelesi ... Yani Ekonomizm, Men§evizm, likidasyonizm, uluslararas1 planda biitiin varyantlan. Lenin 'in sorusu basittir: eger kitlenin kendiliginden eylemleri, kendiliginden orgiitlenme bi9imleri, kendiliginden bilinci hareketin biiti.in hedeflerini ve s1mrlarm1 belirleyecekse, s1mfm devrimci bilince sahip kesimlerinin, daha da otede devrimcilerin i§levi nedir? Kendiligindencilik farkh boliimleri e§itsiz geli§mekte olan bir bi.itiinii en alt noktada e§itlemeye yonelir." 18 i§9i s1mf1 hareketini ileriye ta§iyacak olan komi.inistlerin, -bu harekete i9kin bi9imde- 9ekirdek bir grup etrafmda bir araya gelmeleri ve sm1fla kuracaklar1 ili§ki "di§andan bilin9" kavram1yla tarif edilir. Lenin di§andan bilin9 kavram1m iki anlamda kullamr. Birincisinde i§9ilerin somi.iriilmelerinden dolay1 kapitalizme kendiliginden kar§l 91kacaklarm1 kabul eden Lenin, bu kar§I 91k1§m i§9i sm1fm1 dogrudan kurtulu§ yontemine -Marksizm 'e- gotiirmek i9in yeterli olmad1gm1 hatirlatJr. Sm1f ile bilimsel yontem arasmda bag1 kuracak olan bir "aktarma kayi§ma" ihtiya9 oldugunu belirtir: "i§9iler arasmda sosyal-demokrat bilincin olamayacagm1 soyledik. Bu bilin9 onlara di§ardan getirilmeliydi. Biitiln iilkelerin tarihi gostermektedir ki, i§9i sm1fi, salt kendi 9abas1yla yalmzca sendika bilincini, yani sendikalar i9erisinde birle§menin, i§verenlere kar§1 sava§lffi vermenin ve hiiki.imeti gerekli i§ yasalarm1 91karmaya zorlamamn vb. gerekli oldugu inancm1 geli§tirebilir. Oysa sosyalizm teorisi, miilk sahibi sm1flann egitim gormi.i§ temsilcileri tarafmdan, aydmlar tarafmdan geli§tirilen, felsefi, tarihsel ve iktisadi teorilerden dogup geli§mi§tir." 19 Kavramm ikinci anlamda kullamlmas1 ise i§9i sm1fmm bilinciyle ili§kilidir. i§9i sm1fmm kendisi i9in bir sm1f haline gelebilmesi ve bag1ms1z hareketi i9in iktisadi alanm di§ma 9ikmas1 ve ka91mlmaz bi9imde siyasi bir bilin9le donanmas1 gerekir. Siyasi bilin9 ise tek ba§ma fabrika i9i ili§kilerle kazamlamaz. Proletarya "toplumsal olan" ile ilgilenmek durumundadir. "Siyasal sm1f bilinci i§9i s1mfma ancak di§ardan verilebilir, yani ancak iktisadi mi.icadelenin di§mdan, i§9ilerle i§verenler arasmdaki ili§ki" Sungur SAVRAN; Lenin'i Yakmah m1? Kardelen yaymlan, devrimci Marksist kitaphk 8, istanbul, I 998, s. 38-39 "V.i. LENiN; Ne Yapmah? Hareketimizin Can Ahc1 Sorunlan , ~eviren: Muzaffer Erdost, Sol yaymlar1, Dordiincii bask1, Ankara, 1990, s. 36. 20 V. i. LENiN; a.g.e, s. 83-84.


Devrlmd Marksist Gelenekte i~~lerln Partfle~mesi Sorunu

nin dt§mdan verilebilir. Bu bilgiyi elde etmenin olanakh oldugu biricik alan, bilttin sm1f ve katmanlarm devletle ve hilktimetle ili§kisi alam, btitiln sm1flar arasmdaki ili§kiler alamdtr. "20 Buradan hareket eden Lenin i.ilke 9apmda devrimci kadrolardan olU§ffiU§ merkezi bir partinin i§9i hareketinin kurtulu§u i9in vazge9ilmez oldugunu tespit eder. Goriildilgi.i gibi Lenin'in parti kavramt pek 9ok yontiyle 19. yilzytl parti orgiitlenme modellerinden farkhltklar ta§tyor. Hatta o donemin partilerine bak1ld1gmda bir kopu§u ifade ettigi de soylenebilir. Lenin kafasmdaki bu orgiitlenme modeliyle Rus Sosyal Demokrat i§9i Parisinin 2. Kongresine gittiginde ise tarihsel stire9teki tinlti yol aynmmm tohumlar1 da attlmt§ oldu. Kongre'de Plehanov'un program onerisi oy birligiyle kabul edildi. Fakat asII btiytik tartt§ma tilzilk tartt§masmda 9Lkt1. Lenin Ne Yapmalt'daki g6rti§lerine paralel olarak parti ilyeliginin geni§ tutulmamas1, partiye tiye olacaklann aidat vermelerinin yam Slfa partinin bir organmda gorev almalanm da zorunlu tutuyor, Martov ise parti tiyeligi iyin maddi destek vermenin yeterli oldugunu soyltiyordu. Burada ya§anan aynltk partinin yaym orgam olan Iskra'nm yaz1 kurulu tiyelerinin se9iminde de ya§andt. Bu iki olaydan sonra kongre 9ogunlugunu temsil eden Lenin'in egilimi Rus9a'da 9ogunluk anlamma gelen "Bol§evikJer", Martov'un ba§mt 9ektigi egilim ise azmhk anlamma gelen "Men§evikler" olarak amlmaya ba§ladt. 1905 devrimi patlak verdiginde i§9i oz-orgiitliiliikleri olarak illkenin dort bir yamnda filizlenen "Sovyetler" siyasi onderlikten yoksundu. Olkenin en biiyilk orgtitlil yap1s1 olan RSDiP, onemli bir boltinme ya§am1§, i9indeki egilimler arasmda 1905 Devrimine nas1l yakla§tlmas1 gerektigi konusunda temel farklthklar soz konusuydu. Bol§evikler ara bir demokratik devrim saptamasmdan hareketle proletaryay1, ger9ek1e§ecek olan demokratik devrimin onderi olarak gortiyor, koyliililkle geli§tirilecek ittifak sonucu "proletaryamn ve koyltiltigiln demokratik diktatorlilgilniin" kurulmas1 gerektigini oneriyorlard1. Men§evikler ise proletaryanm burjuvazinin ka91mlmaz olarak iktidara gelecegi bir devrimde taraf olamayacag1m ilan ediyorlardt. Trotskiy ise bu iki bak.1§ ay1smm d1§mda il9ilncil taraf1 olu§turdu. Trotskiy Marks'tan devrald1g1 "silrekli devrim" dii§ilncesini geli§tirerek i§9i s1mfmm burjuvazinin herhangi bir katmanma bel baglamadan kendi gilcilne giivenerek iktidar1 hedeflemesini oneriyordu. Geri kalm1§ bir illkede dahi olsa proletarya kendi iktidarm1 kurmahydt. Proletarya iktidara geldiginde demokratik devrimin sorunlarm1 gidermeye giri§tiginde ka9m1lmaz olarak burjuva ili§kilerin otesine ge9mek durumunda kalacakt1. "Stirekli devrim" teorisi olarak adlandmlagelen goril§ler, yazarm


Sosy alizm

kafasmda tam da 9 Ocak 1905 Ekim grevi arasmdaki siirede §ekillenmi§ti. Bu oldukr;a iddiah ifade, Rus devriminin dogrudan burjuva hedeflerde r;alahp kalamayacag1; devrimin proletaryay1 iktidara yerle§tirmeksizin kendi acil burjuva gtirevlerini r;ozemeyecegini anlatlf. Ve proletarya, iktidan bir kez eline ald1gmda, devrimin burjuva r;err;evesine hap solma konumunda kalamazd1. Tersine, proletaryanm tincilsil, tam da zaferini garantilemek ir;in, egemenliginin r;ok erken a§amalarmda yalmzca feodal degil, aym zamanda burjuva miilkiyet ili§kilerinin ir;inde de son derece derin gedikler ar;mak zorunda kalacakt1... Geri bir iilkede, bir i§r;i hilkilmeti ile koylillilgiln ezici r;ogunlugu arasmdaki r;eli§kiler yalmzca uluslararas1 bir olr;ekte, bir diinya proleter devrimi arenasmda r;ozillebilirler. "21 1905 Devrimi patlak verdiginde kendiliginden ylikselen i§<; i hareketini koordine edecek iktidar perspektifiyle yonlendirecek siyasal bir merkez yoktu. Petersburg i§r;i Temsilcileri Sovyeti elli glin dayanabildi. Sovyetlerin mlicadele yontemi gilcii oranmda genel grevler yapmak oldu. Bol§evikler Men§evikler ve diger devrimci tirgiitler bu kaban§ kar§tsmda son derece hazlfhks1z yakalandilar. 1905 Devrimi 1907'ye kadar r;e§itli arahklarla siirdii. Fakat devrim yenilgiye ugrad1gmda iinlii Rus Marksist Plehanov silahlt mlicadelenin yanh§hgm1 saptad1. Men§evikler ise Sovyetleri demokratik devrim ko§ullannda burjuvaziye kar§l muhalefet organlan olarak tan1mlad1lar. Lenin ve Trotskiy bu gorii§lerin aksine burjuvaziye tinderlik misyonu bir;ilmesini reddettiler. 1905 Devriminin yenilgisiyle geri r;ekilme ya§ayan Rus i§<;i sm1f1 1912 y1hyla birlikte yeniden hareketlenmeye ba§lad1. Aym r;ati altmda olmakla birlikte herhangi bir faaliyet gostermeyen Men§evikler ile Bol§evikler arasmdaki resmi aynm da gerr;ekle§ti. Bol§evikler 1912'nin Ocak aymda Prag'da yapttklan toplantl ile fiilen i§lemez olan RSDiP merkezini yeniden olu§turdular ve parti ii;inde bir fraksiyon degil partinin kendisi olduklarm1 ilan ettiler. 1914'te sava§m etkisiyle gittikr;e yoksull§an i§r;iler Rusya'nm bilyiik §ehirlerinde barikatlar kurmaya ba§ladtlar. 1914 y1lmda patlak veren diinya sava§mda II. Entemasyonal'in tavn kar§tsmda bu tirglitlin "oportiinizm tarafmdan alt edildigini" ve yeni bir Entemasyonal yaratmak gerektigini saptayan Lenin ve diger devrimci Marksistler isvir;re 'nin Zimmerwald ktiyiinde bir toplantl gerr;ekle§tirdiler. Burada saVa§a kar§t ar;1k tav!f almarak sava§a katilan iilkelerin i§r;i sm1fma "bu sava§ bizim sava§1m1z degil" 9agns1 yap1ld1. Bu toplantl II. Entemasyonal'in merkezi tavnndan kopu§u simgeledigi gibi aym zamanda ye21

L. TROTSKiY; 1905 (Onsoz 12 Ocak 1922), i;:eviren: Ufuk Demirsoy, Tarih Bilinci yaymlan, istanbul, 2000, s. 2


Devrtmd Marksfst Gelenekte i~~lertn Partile~mesf Sorunu

ni bir Entemasyonal'in tohumlanm da attyordu. 1914 ytlmda ba§layan sava§m sefalet ic;:inde ya§ayan Rus halkma faturas1 son derece aglf oldu. Geni§ i§c;:i ve koyli.i y1gmlan ac;:hk ve oli.imle kar§t kar§iyaydtlar. Lenin ve arkada§lan ise yakm donemde "devrimci bir durum" ya§anabilecegine ihtimal vermiyorlard1. Lenin Romanov hanedanma son veren 1917 ~ubat Devriminden alt! hafta once yaptlg1 konu§mada: "biz ya§hlann ilerleyen devrimin kesin sava§lanm gorecek kadar ya§ayabileceklerinden emin degilim" diyordu. ~u­ bat Devrimi, ya§ad1g1 yok olma ko§ullanna dayanamayan Rus halkmm kendiliginden hareketi olarak geli§ti. Bunun sonucu c;:arhk y1ktld1 ve Gec;:ici Hilkilmet kuruldu. 1905 y1lmda kisactk omril olan Petrograt Sovyet'i yeniden kuruldu. Bundan bir ay sonra ise Rusya'nm pek c;:ok yerinde Sovyetler yeniden kuruldu. <;ok say1da i§c;:i asker ve koylil bu oz-orgiltlillilklere katihyordu. Sovyetlerdeki c;:ogunluk ba§lang1c;:ta Men§eviklerin elindeydi. Bol§evikler azmhk olmakla birlikte Lenin'in yakla§1k 15 y1ldir silrdilrdilgil orgiltlenme modeli geregi c;:ok daha organizeydiler. Mart 1917' de yeniden yaymlanan Pravda 'nm ilk say1s1 paras1z dag1tild1. ikinci say1s1 ise 100.000 satt1. Bol§evikler Gec;:ici Hilkilmeti "bilyilk toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin hilkilmeti" olarak tammlayarak Sovyetlerin "kurucu meclis" c;:agns1 yapmasm1 oneriyorlard1. Devrimden sonra iki ayhk zaman dilimindeki Bol§evik politika Gec;:ici Hilkilmete kar§I net bir politik tutum almmasm1 oneremiyordu. Bu belirsizlik Nisan 1917'de Lenin 'in Petrograt'a geli§iyle dagild1. Lenin Petrograt tren garmda emperyalist c;:tirtimeye dikkat c;:ekerek onilmilzdeki donemin yoneli§ini saptad1: "Bugiln degilse yarm; ttim Avrupa emperyalizminin c;:okmesi her an beklenebilir. Sizler tarafmdan gerc;:ekle§tirilen Rus devrimi, bu silreci ba§latt1 ve yeni bir devrin ba§lang1c1 oldu. Ya§asm dilnya sosyalist dev• • '1122 nm1. Bu yoneli§ aym zamanda "i§c;:i ve koyli.ililgtin demokratik diktatOrlilgil" tezinin terk edilmesi anlamma geliyordu. "Nisan Tezleri" bu yoneli§in politik ac;:1hm1 niteligindeydi. Ba§lang1c;:ta bol§eviklerin c;:ogunlugu tarafmdan "bir delinin saylklamalan" olarak nitelenen bu tezlerin en onemli noktas1 §uydu: "Bugtinkil Rusya'da ozgiln olan §ey, proletaryanm bilinc;: ve orgiltlenme dtizeyinin yetersizliginden otilrti, iktidar1 burjuvaziye vermi§ olan devrimin birinci a§amasmdan, iktidan proletaryaya ve koylillilE.H.CARR; Sovyet Rusya Tarihi Bol~evik Devrimi (I) 1917-1923, c,:eviren: Orhan Suda, Metis yaymlan, istanbul, 1989, 82 "V.i. LENIN; Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi, c,:eviren: Muzaffer Erdost, Sol yaymlan, Be~inci bask1,Ankara, 1992, s. IO 22


Sosyalizm

gi.in yoksul katlanna verecek olan ikinci a§amasma ge9i§tir." 23 Lenin a\tk bi9imde Ge9ici Hi.iki.imet'e bir ttir ele§tirel destek veren Bol§evik politikay1 mahkum ediyordu. Nisan tezleri partinin var olan programmm proleter devrimi yolunda degi§tirilmesini, partinin admm sosyal demokrat i§9i partisi yerine "komi.inist" olmas1 gerektigini ve Z1mmerwald'da tohumlar1 atilan fakat geli§emeyen yeni bir Entemasyonal'in brgi.itlenmesinin gerekliligine i§aret ederek bitiyordu. Ulkede birbiriyle bagda§amayacak ikili bir iktidar mevcuttu. Bir yanda burjuvazinin hi.iki.imeti olan Ge9ici hi.iki.imet diger yanda proletaryanm iktidan olan Sovyetler... 1917 yazmda Ti.im Rusya Sovyetlerinde partilere gore delege ag1rhg1 §U §ekildeydi; toplam delege say1s1: 822, Sosyalist Devrimciler 285, Men§evikler 248, Bol§evikler 105, ki.i9i.ik gruplar 150, partisizler 45. 24 Rusya'da s1mf mi.icadeleleri a\tsmdan Temmuz gi.inleri olduk9a s1cak ge9ti. Yakla§tk be§ gi.in si.iren halk ayaklanmas1 Ge9ici Hi.iki.imet tarafmdan bastmld1. Ayaklanmadan sorumlu tutulan Bol§evik Pravda gazetesi kapat1ld1. Lenin Kamavev ve Zinovyev hakkmda tutuklama karar1 91kar1ld1. Bu arada Lenin Nisan tezleriyle birlikte Trotskiy'le uzla§tL Trotskiy'de Leninist orgi.itlenme modelini kabul ederek 1917 Agustos 'unda 4000 militan1yla Bol§eviklere kat1ld1. Bu a§amadan sonra Bol§eviklerin temel slogam "Ti.im iktidar Sovyetler'e" oldu. Ekim aymm ba§mda toplumsal devrimin 9anlan 9almaya ba§lad1. Bol§evik Parti merkez komitesi 2 aleyhte oya kar§I 10 oyla, siyasi ayaklanma hazrrhg1 yapmaya karar verdi. Petrograt Sovyeti ba§ta olmak i.izere "ti.im iktidar Sovyetlere" slogam etrafmda faaliyet yi.iri.iten Bol~evikler, Sovyetlerde birinci parti konumuna geldiler.25 i§9i s1mfmm 9ogunlugu devrimci Marksist politikay1 destekliyordu. Ti.im Rusya Sovyetleri yi.iri.itmesi 2'ye kar§1 19 oyla silahh ayaklanmanm derhal ba§lat1lmas1 gerektigini karar altma ald1. 25 Ekim'de yaptlacak "Ti.im Rusya Sovyetleri" kongresi sabah1 harekete ge9en Bol§evikler Ge9ici Hi.iki.imetin elinde olan stratejik noktalan ele ge9irdiler. Kongre aym gtini.in ak§am1 iktidann Sovyetlere cievredildigini duyurdu.

"E.H.CARR; a.g.e., s. 92 " Parti Sovyetlerdeki btiytimesine paralel olarak tiye say1smda da devasa bir arti~ ya~1yordu. "c;:arhgm y1k1h~mm arifesinde say1 23.600dti. Nisan'da toplanan ulusal konferansta tiye say1smm birkac;; hafta ic;;inde 79.204 'e 91kt1g1 a91klanm1§1l ... Sverdlov'un Agustos'ta toplanan 6. Parti Kongresi'ne sundugu raporda ... toplam iiye say1smm 240.000 olduguna i~aret ediyordu ... Sverdlov, 16 Ekim tarihli Merkez Komitesi toplanllsmda , 'Parti'nin btiyiimesi dev oranlara ula~m1~11r: ~u anda en azmdan 400.000'e vard1g1 tahmin edilebilir' demi~ti. " Aktaran: M. LIEBMAN; lenin doneminde leninizm muhalefet y1llan, c;;eviren: Osman Akmhay, Beige yaymlan, I. cilt, istanbul, 1990, s. 196-197


17 Agustos 1999

Depremde Y1k1lan Neydi?

Mesut OZTURK

erktirenin bi linen ve beklenen mas um hareketi 17 Agustos 1999'

Y da bir felaketle sonu9landi. Y1lalan binalar, can kay1plan, ya§anan ac1larla yakm tarihimizin btiytik felaketlerinden oldu. ilk giinlerin duygu yogunlugu, televizyonlar, gazeteler, devlet biirokrasisi tarafmdan, her zamanki gibi hemen ttiketildi. Geriye soguk rakamlara s1gdmlan "biiytikltik" kaldi. Oysa o duygu yogunlugu anlamhydi. 30 bini a§km insan ya§amm1, ytizbinlerce insan, evini, i§ini ve saghgm1 yitirmi§ti. Biro kadar ge9mi§, gelecek, ac1, htiziin, ofke, sevgi, sevin9, mutluluk, a§k, am; yani insana ait ne varsa enkaz y1gmlar1 altmda kaldi. Felaketin ardmdan ya§anan terkedilmi§lik, ilgisizlik ve ortada b1rakilm1§hk, bu ac1lann ya§anabilmesine bile olanak tammadi. Ac1lar; bogazda diigtimlenen h19kmklar, ak1tilamayan gozya§Ian ve hedefini arayan bir ofke olarak ertelendi.Devlet ise blfakm "yaralan sarmay1", kefen satarak, olti soyuculuguna soyundu. Depremde y1kilan aslmda yagma ve soygun dtizeniydi. Ne yaz1k ki, bu ylk1mm altmda kalan yagmac1lar ve soyguncular olmadi. Bede! yine halka Odetildi. Y1kan onlar olmad1k9a da hep boyle olacak. Yenibiny1l nutuklar1 atihrken, ktireselle§menin erdemleri ovtiltirken, yenibinyilm yeni Ttirkiye vizyonu tizerine sermaye ve onun ideologlan methiyeler diizerken, doganm bunlardan habersiz masum hareketi, bu "degerlerin" ne kadar 9tiriik bir zemin iizerinde yiikseldigini gosterdi. Tum bu stislti soylemlerle diinyanm, kapitalizmin talanc1 ve vah§i somiirii 9arklar1 arasmda nas1l bir yok olu§a gotiiriildiigtinii, doganm kendi varhk ko§ullanm ve smrrlanm nasil da zorlad1gm1 bir kez


Sosyalizm

daha gozler oniine serdi. <:;ok uzun y1llardan beri tart1§Ilan sorunlan ve tespitleri ozetle siralarsak: - Sermayenin tekelinde olan ve meta ili§kilerinin ozgiin bir alam haline gelen "bilim" sadece kar getirecek alanlarda yogunla§irken, ya§am ko§ullarmm iyile§tirilmesine, yoksullugun ve 9ocuk oliimlerinin onlenmesine, dogal afetlerinin ytk1c1 etkilerinin azaltilmasma doniik 9ah§malar yap1lmamaktadrr. - Sermayenin kar maksimizasyonuna gore belirlenen oncelikler, hayatm her alanm1 somiirii kaynag1 olarak belirlemekte, saghkh ve giivenli bir ya§amm ger9ekle§tirilmesine olanak saglayacak kaynaklarm yagmalanmas1 desteklenmektedir. Konutlann iiretimi, kiireselle§menin ayrrt edici yanlanndan biri olan rant ve gaspm ger9ekle§tigi alanlardandrr. Ozellikle talanm en yogun ya§and1g1 9evre iilkeler, yogun sanayile§me ve ona bagh 9arp1k kentle§menin bir sonucu olarak en karh rant alanlanna sahiptir. Geli§mi§ ve etkin, ekoloji, sagltk ve giivenlik standartlannm olmamas1, yap1la§may1 bir mezar i.iretimine donii§tiirmii§tilr. - Yine kiireselle§me saldms1 ile, devletin -zaten 9ok zay1f olan- sosyal i§levlerinden giderek tamamen soyutlanmas1, ozellikle ytktm ko§Ullannda, sonu9larm daha agrr ya§anmasma neden olmaktadir. Temel ihtiya9lann kar§Ilanmasma doniik g0revlerin yerine getirilmesi olanaks1z hale gelmi§tir. Korunma, kurtarma, saghk, asgari ya§am ko§ullannm saglanmas1 vb. 9ah§malar yaptlamamaktadir. Ya§anan y1k1m ve felaketlerde ortaya 9tkan yoksunluk ko§ullar1 yeni somiirii ve talan frrsatlar1 olarak degerlendirilmektedir. Tiim bu tespitler ve diinyanm ula§mt§ oldugu teknolojik geli§mi§lik diizeyi, dogal afetler olarak nitelendirilen fakat ashnda kapitalizmin varhg1yla dogrudan ili§kili y1ktm ve ac1lann onlenebilmesine ya da en zararla atlat1lmasma doniik olanaklara nesnel olarak sahip olundugu ger9egini de kan1tlamaktadir. Paranm dt§mda ti.im degerleri reddeden, sava§lar, ytk1mlar ve oli.imler iizerinde varhgmt siirdiiren kapitalizm, diinyam1z i9in en biiyiik felakettir. Ostelik bu dogal bir felaket de degildir. Bu yiizden tiim yiktmlann onlenmesi, kapitalizmin varhg1yla dogrudan ili§kilidir. Yaz1m1zm iki amac1 var. Birincisi, 17 Agustos 1999 depreminin sagltkh bir degerlendirilmesi i9in bir baglam olu§turmaktrr. ikincisi ise, bu giin sonu9lar1m ya§ad1g1m1z sosyal-ekonomik-politik programm startmm verildigi 28 ~ubat darbesi ile birlikte ya§anan siirecin genel olarak bir degerlendirmesini yapmaya bir vesile olmas1dir. Vesile


Depremde Y1kllan Neydl?

olmas1drr dedik, 9iinkii bu deprem, bu siire9te onemli propagandif ara9 ve olanaklar da yaratmt§tlr.

17 Agustos Depremi ve "Devlet Nerede?" ~ghklan Yaz1m1zm kapsam1 baglammda bir milat olarak ele alacag1m1z 28 ~u­ bat darbesi, Tiirkiye' de 1980 Cuntasmdan sonra en koklii tasfiyeyi ger9ekle§tirdi. Refah-Yol hiikiimetinin iktidardan uzakla§tmlmas1 bi~i­ minde ya§anan darbe, emperyalist yogunla§ma ve merkezile§menin ko§ullad1g1 sermaye i9i hesapla§malar ve bunun iizerinden devletin yeniden diizenlenmesi operasyonun onemli bir ad1m1yd1. Susurluk kazas1 ile ortaya dokiilen kirli ili§kiler, yapay olarak ttrmandmlan §eriat-laik 9att§mas1, 28 ~ubatm me§ruiyetini saglayan argiimanlar oldu. Be§li 9ete diye isimlendirilen Sivil inisiyatif'in (TESK, TiSK, TURK-i~, HAK-i~, DiSK), sosyal demokrat ve sosyalist partilerin, "laiklik elden gidiyor", "temiz toplum istiyoruz" sloganlar1 ile yonlendirdigi kitleler, bu darbenin kitle tabam haline getirildi. Darbe sonras1 tam bir siyasal tasfiye siireci olarak ya§andt. Uzun y1llar ya§anan "Dii§iik Yogunluklu i9 Sava§"la beslenen asker-sivil biirokrasisinin Susurluk kazas1 ile de§ifre olan kesimi, Refah Partisi' nin "Siyasal islam" soylemi ile yiikseli§in arkasmdaki sermaye grubunun partiyle birlikte tasfiyesi, parlamento i9indeki CHP'de simgelenen muhalefetin tasfiyesi ve PKK liderinin ele ge9irilmesi ve AB' ye aday liyelik siirecinin belirledigi beklentiler iizerinden, Kiirt sorununun "sorun" olmaktan 9tkrnasm1 saglayan tasfiyeler... Bu ko§ullar aym zamanda 18 Nisan 1999' da yap1lan se9imlerinde siyasal ko§ullan oldu. "Emek" partileri olduklanm soyleyen partiler de, sermayenin kesin hatlarla belirledigi siyasi smrrlar dahilinde, once kendi iylerinde gerici bir tasfiyeyi ger9ekle§tirerek siirece uyumlanmay1 tercih ettiler. "Me§ruiyet" kayg1smm temel kayg1 olarak tammland1g1 bu zeminde, blok 9abalan da kar§1hks1z kalmt§ttr. Bu ko§ullann belirledigi se9imlerden MHP ileri f1rlam1§, kendisinden pek farkh olmayan DSP ve liberal politikalarm partisi diye bilinen ANAP ile bir koalisyon hiikiimeti ortaya 9tkm1§ttr. IMF' nin hazulad1g1 istikrar program1 hiikiimet program1 olarak belirlenmi§, birbiri pe§i sua yap1sal uyum yasalan meclisten 91kartlmaya ba§lanmt§ltr. Sosyal giivenlik ve tahkim yasalar1 17 Agustos depremi ile 9akt§tt. Hatta sosyal giivenlik yasa tasans1, bina enkazlar1 altmda cesetler ve belki de hala ya§ayan insanlar 9tkanlmadan, devletin destek, kurtarma vb hi9bir yard1m1 bOlgeye ula§mamt§ken mecliste gorii§iildii ve 9tkar1ld1. Ba§ta meclis olmak


Sosyalizm

ilzere bu y1lamdan ganimet payla§Ir gibi, devletin blitiin kurumlan yararlanmak i9in bir biriyle yan§tI. Bizier illke olarak, sava§ zenginleri, felaket zenginleri bak1mmdan omekleri zengin olan bir illkeyiz. Oyle ki T.C'nin kurulu§unun ger9ekle§tigi meclis binas1 bile sava§ zenginin ganimetleri ile haz1rlanm1§t1. 17 Agustos depremi, illkenin sanayi merkezi olan, nitelikli nilfusun bulundugu, geli§mi§lik balammdan birinci sirada bulunan bolgeyi derinden etkiledi.Sayiian gizlense de 40 bine yakm insan, "geli§mi§ligin" simgesi olarak kabul edilen apartmanlann altrnda ya§amlanm yitirdiler. Yine "geli§mi§ligin" simgesi olarak nitelenen kentlerden iki tanesi neredeyse tamamen 96ktil. Ya§anan deprem, tiim cilalann dokiilmesine, i9i 9ilrilmii§ kurumlarm ve "geli§mi§ligin" yerle bir olmasma neden oldu. Devletin hantal, rant payla§an ve payla§tiran tilm kurumlan ve bu kurumlann ba§mdaki asalakla§mt§ unsurlarm igren9 yilzlerini a\:tga 91karth.

28 ~ubatla dikensiz gill bahc;esine c;evrilen, infaz kurumu gibi c;ah§an hiikilmetin ve notere donmil§ bir meclisin var oldugu bir illkede, burjuvazinin liberal besleme ideologlar1, ya§ananlan bilyilk bir CO§ku ile alk1§hyor, yeni. biny1lm gilc;lil devletini mu§tuluyorlard1. Ya§anan bu ytk1m devletin bu c;ilrilk yap1s1 ortaya 91kannca once bilyilk bir §Okla sustular, ama hemen toparlamp bu ytk1m1 yeni bir saldmmn arac1 olarak kullandllar. <;ilnkil o gilnlerde, ofkeli ve yilksek bir sesle onemli bir soru toplu01 tarafmdan haykmhyordu; "Devlet Nerede?" Depremin ac1sm1 ya§ayan insanlann ofkesini anlatan bu soru, devletin fiziki olarak yoklugunun ve c;aresizligin nedenlerini aramaya yonelikti. Arna liberal besleme ideologlann, §Oku atlat1p, bir piyango tutturma sevinci ve ruh hali ile i§te bu soruya hemen sanld1lar. <;ilnkil, ozel sektoriln "goz ya§artic1" yard1m kampanyalan, "sivil toplum orgtitlerinin" "muhte§em" 9abalar1, devletin sosyal ve yard1m kurumlar1nm c;ilrilmil§lligilniln te§hiri, nihayet devletin giderek bu c;abalara kar§I engelleyici tavn, mevcut devlet yap1lanmasmm liberal zeminde, sorgulanmasmda, tart1§1lmasmda argilmanlar olarak degerlendirildi ve gtindemin belirleyici konusu haline getirildi. Ekonomik, siyasi, hukuki vs. devletin tilm kurumlarmm yeniden yap1lanmas1 bir zorunlu ihtiyac; olarak yeniden tespit edildi. Dogal olarak tilm medya bu silrec;te de c;ok iyi kullan1ld1. T1pk1 Susurluk kazasmda oldugu gibi. Tartt§malar, Yarg1tay Ba§kam Sarni Sel9uk' un yeni adli yllda yapt1g1 konu§ma ile iyice derinle§tirildi. Bu konu§ma, yeni silrecin devlet yap1smm felsefi, ideolojik ve sm1fsal karakterinin biltilnlilklil ifadesi idi. Yine bu konu§ma, TUSiAD ve TOBB tarafmdan hazirlanan rapor ve programatik 9ah§malar ve YDH' de somutlananpolitik manevra ile


Depremde Y1lalan Neydf?

birlikte degerlendirilmelidir. Bu baglamda, 1990' larm ikinci yar1smdan sonra sermaye i9i tasfiyenin yogunla§masma ko§Ut olarak, Kurt hareketinin yeni yoneliminin de a91ga 9tkard1g1 dinamikler tizerinden, Susurluk kazas1 ile taraflarmm iyice netle§tigi politik tasfiyenin yeni bir stirece evrildigini soyleyebiliriz. Bu konu§mada yapilan btittinltiklti tammlama, ba§layan bir stirecin yeni ve daha somut pratik sonu9lanna ula§tmlmast i9in, bir kararhhgm ve kitle dayanagmm yarattlmasmda ko§ullann daha da olgunla§t1gm1 gostermektedir. Ve bu gtin, iki ytl i9inde ya§anan geli§melere bakt1g1m1zda, somut tasfiyeler ve onemli yap1sal donti§timlerin ger9ekle§tigini gorebilmekteyiz. Bu stire9te sosyalist sol da "Devlet Nerede?" sorusunu tabi ki sordu. Tipk1 Susurluk slirecinde oldugu gibi. Fakat yine kendi bag1ms1z ve ozgtin tarti§ma zeminlerini olu§turacak bir hattan yosundu.Bu ytizden stireci sadece izlemek ve tartt§malara eklemlenmek zorunda kalm1§ttr. Kendi sorulanm tiretemeyen her siyasal olu§um gibi, sosyalist sol da liberal ideolojik ku§atma i9inde tiretilen yamtlara ses katmay1 bir siyaset olarak teorize etmek zorunda kalmI§tir. Nitekim deprem bolgelerindeki pratik de, nefesi hemen ttikenen yard1m kampanyalannm otesine ge9ememi§tir.

Sivil Toplum

Kurulu~Lan

17 Agustos depremi ardmdan ke§fedilen ve feti§le§tirilen bir ba§ka olguda "Sivil Toplum" orgtitlenmesi olmu§tur. Bu olguyu ozellikle irdelemek gerekmektedir. Ozellikle, ktireselle§me stirecinin en ozgtin argtimanlarmdan biri olarak, sivil toplum orgtitlerinin varhgt yogun olarak one 91kanlmt§, bir ikame ve dolgu ogesi olarak propagarida edilmi§tir. Bu propaganda, ozellikle son y1llarda, siyasal organizasyonlarm i9eriginin bo§alt1lmas1, etkinliklerinin kmlmas1 ve dejenerc. edilmesi ile ko§Ut olarak ger9ekle§tirilmektedir. Bu ikame ile sivil toplum orgtitlenmeleri, politik 9tirtimenin, bilin9li yonlendirmenin, hedef 9arp1tmanm, pratik ve ideolojik ara9lar1 haline getirilmi§tir. Sivil toplum orgtitlenmeleri, siyasal erk d1§1 orgtitlemeler olarak tammlamrlar. ikinci dtinya sava§J sonras1 stire9te ozellikle 70' Ii y1llardan sonra metropollerde "yeni sosyal hareketler" in ara9lan olarak ortaya 91km1§lardir. Ortaya 91kl§mdaki en onemli etrr.enleri ozetle §U gene! belirlemelerle a91klayabiliriz: Kapitalist geli§menin toplumsal ya§amamm ttim dokularmt etkileyen, yeni ihtiya9lar1 ve ili§kileri ortaya 91ka1an nesnel 9ozticti etkisi ile verili siyasal, sosyal ve geleneksel ili§ 1<ilerle 9att§lf olu§U. Bu zemin soz konusu geleneksel yap1larda i9kin oian bask1 ve ~iddeti sosyal hayatm gizlenemez belirleyici i!i§kisi haline getirir. Bu ili§kiler, gtindelik


Sosyalizm

sosyal pratik i9inde ortaya 9tkan yeni ihtiya9lara, yonelimlere ve pratik var olu§a kar§I a\:tk bir pres i§levi gorilr. Toplumun, s1mfsal, grupsal, bireysel sorun ve ihtiya\:lanna yamt ilretecegi iddias1 ilzerinden kendisini tammlayan, en sagmdan en soluna tilm siyasal olu§umlar, giindelik, sosyal pratik ili§kilerde somutlanan sorunlann bunalt1c1 ku§atmasm1 kiracak, yine giindelik, sosyalpratik 96ziimler ilretememi§tir. Genel-soyut bir programatik politikay1 kitlelere dayatmI§ ve bu haliyle benzer bir ku§atma ve bask1y1 da kar§I cepheden yaratmt§tlr. Dayatmac1, statiikocu siyaset anlayt§I, biirokratik hiyerar§ik orgiitsel yaptlam§lan, milcadele tarzlan ile, mevcut orgiitler gilvensizlik unsuru haline gelmi§tir. Bu yiizden sorunla kar§I kar§tya kalan kitleler, oncelikle verili her tiirlti ili§kiyi reddeden bir pratigi tepkisel olarak a\:1ga 91karm1§tir. Bu pratigin ayirt edici ozellikleri, kendiligindenci, sistemi sorgulama ve a§ma perspektifinden uzak, salt giindelik sosyal ili§kilerindeki ku§atmay1 k1rmaya doniik, biirokratik, hiyerar§ik olmayan amorf yaptlanmalar olmalar1dJr. Nesnellige bu zeminde yamt verebilen bu hareketlilik ciddi bir kitlesellige ve etkinlige ula§ml§tlf. Bu hareketlerin kendilerini ger9ekle§tirdikleri bu nesnel zemin ve ozellikle siyasal yap1larm irrasyonelligi, bu hareketlerin kapitalizmin varhg1yla ilgili bir sorunu hakh olarak onlerine getirmelerini engellemi§tir. Yine aym nesnel ve oznel nedenlerle, kapitalizm, 91k1§mda bag1ms1zla§abilen, donem donem sistemi zorlayabilen bu olu§umlan, kendi denetimi altma alma konusunda bir politikay1 geli§tirmi§ ve bu giln yaratt1g1 ulusal ve uluslar aras1 olu§umlarla, bag1ms1z yaptlanma ko§ullarm1 imha ederek, bu dinamige de egemen olabilmi§tir. Kilreselle§me olarak ifade edilen emperyalist yeniden yapilanma i9inde,"yeni yilzytl sivil toplum orgiitlerinin yilzy1h olacaktir" gibi soylemler 9ok stk dile getirilmektedir. Sivil toplum olu§umlan, ulus devletin yerine ikame edilecek yeni siyasal yap1lanma projelerinin nilveleri olarak tammlanmaktadrr. ideolojik, politik ve orgiltsel dagmtkhk ve \:Okiintii ko§ullannda, kitlelerin mevcut ili§kilere tepkileri, emperyalist politikalarm hayata ge9irilmesinde arkalanabilmektedir. S1mfsal temeli igdi§ edilmi§, anhk, yeni bir statil ve kimlik edinmenin arac1 olarak pompalanan sivil toplum olu§umlan, ozellikle bizim gibi illkelerde, devlet i9inde yer bulabilen ve art1k "gericile§en" unsurlann tasfiyesinde bir ara9 olarak da kullamlmaktadir. Bu tasfiye, siyasi partisinden, parlamentosuna, sendikasmdan, yerle§ik tilm kurumlanna kadar tilm orgiitlenmelerin kitlelerin goziinde giivenirliklerinin yitirilmesi ile ili§kilendirilerek yeni bir yaptlanmaya zemin hazrrlamaktadu. Sivil toplum orgiitleri ilzerinden ger\:ekle§tirilmeye 9ah§dan bir


Depremde Y1kllan Neydi?

ba§ka proje de, Kiireselle§me baglammda, uniter ulus devletlerin ekonomik, siyasi ve askeri alanlannda ki gorece egemenliklerinin tamamen ortadan kaldmlmas1d1r. Yeni NATO Konsepti, AGSK(Avrupa Ordusu), bolgesel ekonomik olu§umlann geli§tirilmesi, WTO ic;inde ve denetiminde, MAI ile c;erc;evesi c;izilen yatmm ve ticaret anla§malan(GATS-MAI ve ikili ve bblgesel yatmm anla§malan vb), kiiresel htikiimet, kiiresel hukuk, diinya vatanda§hg1, §irket vatanda§hgt gibi sistematik c;ah§malar bu yeniden yap1Ianmanm kararh in§a faaliyetini gostermektedir. Strop Talbot isimli bir gazetecinin, TIME dergisinde yaymlanan "Kiiresel Devletin Dogu§u" adh makalesinde soyledikleri c;ok ilginc;: "iddia ediyorum ki, oniimiizdeki yiizyllda bizim bildigimiz ulus devletc;iligin modas1 gec;ecek ve tiim devletler tek bir kiiresel otoriteyi kabullenecekler. Boylece 20.yy' m ortalarmda benimsenen "Diinya Vatanda§hg1" da gerc;ekle§tirilmi§ olacakttr. Ulusal egemenlik ve bag1ms1zhk gibi kavramlar yeni dtinya diizenine yak1§mayan abartth, agdah kavramlar olacak. Biiti.in devletler aslmda birer sosyal di.izenlemeden ibarettir. Bir zamanlar ulus devletlerin ne kadar kahc1 ve hatta kutsal gori.indtigi.i bu gi.in art1k mesele bile edilmiyor. Gerc;ekte ti.im devletler gec;ici ve yapay olu§umlardtr. WTO di.inyanm polisi olacak ve i.iye tilkelerin ic; olaylarma bile mi.idahale edebilecek gi.ice sahip olacakttr". (MAI ve Kiireselle§me Kar§tlt <;alt§ma Grubu Bu/ten say1 8)

Bu ki.iresel projenin i.ilkemiz ozgi.iliindeki izdi.i§i.imi.ini.i irdeledigimizde, c;ok gene! olarak §U tespitleri yapabiliriz: Mevcut devlet yapm ve siyasal yap1lant§, tiim sosyal, ki.ilti.irel, ideolojik, ekonomik, siyasal ve askeri, kurum ve degerleri, bilinc;li bir c;iiri.itme ve dejenerasyon politikalar1 ve uygulamalar1 ile a§mdmlmakta, neoliberal ki.iresel proje zemininde sorgulanmaktadtr. <;i.iri.iyen, yozla§an, adalet, saghk, egitim ve ti.im sosyal kurumlar, parlamento, siyasi partiler, sendikalar, meslek orgi.itleri, ti.im geleneksel orgiitler, toplum goziinde ti.im anlamm1, giivenini yitirmi§ marjinal yapilar haline gelmi§tir. Bu gi.ivensizlik tiim sosyal sm1f ve kesimleri bir ic;e kapamkhga, bireysel dii§ki.inliige, ve inanc;s1zhga siiri.iklemi§tir. Bu giin halk, siyaset yapmanm arac;lanndan koparttlm1§, mevcut siyasi alanm ve arac;larmm di.i§ki.in ili§kileri yi.izi.inden siyaset yapmanm gereginden uzakla§IDI§tlr. Sinirleri ahnm1§, bir felc; hali ic;indedir. Hemen her sorunda, devlet tiim kurumlar1yla c;i.iriimii§li.igiinii, topIumun beklentilerini bo§a 91kartarak derinle§tirmi§tir. Susurluk ve en son 17 Agustos depreminde devletin ic;ine dii§ti.igi.i "acz hali", toplumun devlet ile arasmdaki tiim klasik baglarm koptugunu gostermi§tir.


Sosya/izm

A9hk, §iddet ve olilmle yaptlan bir terbiye ve yonetme, bu devlet yap1smm iktidar mekanizmas1 haline getirilmi§tir. Bu 9i.iri.imi.i§ ili§kiler derinle§tirilirken, siyasetten ekonomiye, sosyal, kiilti.irel alandan 9evreye kadar hemen hemen toplumsal ya§amm ttim alanlarm1 ku§atan ve emperyalist kurumlann fonlamalar1 ile si.irekli gi.i9lendirilen bir sivil toplum orgi.itlenmesi faaliyeti ikame edilmektedir.Yeniden yapdanmanm ideolojik, politik ve ekonomik alt yap1sm1 ve kitle tabamm yaratma da onemli i§levler gormektedirler.

Kema l

Dervi ~

operasyonu

18 Nisan da kurulan koalisyon hiiki.imetinin program1 olan IMF istikrar program1 once Kas1m 2000 daha sonra, ~ubat 2001 kriziyle 9okti.i. Bu 9oki.i§i.in ardmdan yeni bir istikrar program1, bizzat DB ' dan bakan olarak atanan Kemal Dervi§ tarafmdan uygulamaya sokuldu. Bir istikrar programmdan 9ok, sermaye i9i tasfiye ve bu tasfiyeler i.izerinden siyasal ve hukuki yeniden yaptlanma operasyonu ger9ekle§tirildi. Ekonomi ve siyaset arasmdaki ili§kilerin di.izenlenmesi olarak tammlanan program, 28 ~ubatta ba§layan stirecin son tasfiyelerinin de gen;ekle§tirilmesi anlamma gelmektedir. Dervi§ yasalar1 olarak tammlanan yasalar, fiilen ekonominin ulusotesi emperyalist sermayenin dogrudan denetiminde yonetilmesinin yolunu a9arken, siyaseti de bu yeni silrecin ihtiya9lanm ko§ulsuz olarak yerine getiren basit bi.irokratik ayg1t haline getirmi§tir. Sivil toplum kurulu§lan ve medya ile desteklenen propagandayla kitleler, yoksullugun, yolsuzlugun ve ti.im kotiili.iklerin mevcut bi.irokrasi ve siyasi ili§kilerden kaynakland1gma, krizinde bu ytizden patlag1na inandirabilmi§tir. Bir lin9 rub hali i9inde bulunan kitleler de su9lularm oni.ine at1lmasm1 bekler halde bu yedeklenmeye hazirdtlar. Nitekim, si.irece direnen, siyasi partiler, siyaset9iler, bakanlar, hatta baz1 sivil toplum orgi.it temsilcileri birbiri pe§i sira tasfiye edildiler. Kemal Dervif e laf edenler cin 9arpm1§a dondi.iler, medya arac1hg1yla lin9 edildiler. Fazilet Partisi, Yi.iksel Yalova, Enis Oksi.iz, Fuat Miras, Saadettin Tantan ilk akhm1za gelenler. Siyaset zemini ozellikle Fazilet Partisinin kapat1lmas1 sonras1, tam bir liberal kasirga altmda dag1t1hp, yeniden yaptlandmlmaktadir. En sagmdan en soluna kadar, her siyasal yap1 ve her kitle orgi.iti.i, kendi i9indeki "sol"u tasfiye ederek ancak varhgm1 koruyabilmektedir. Sermaye, denetimi di§mdaki siyasal alanlan ve odaklan da en §iddetli §ekilde tasfiye etmektedir. Bu si.ire9te emek cephesinin siyasal partileri ve kitle orgi.itlerinin


Depremde Y1kllan Neydl?

tavn nedir diye bakttg1m1zda pek farkh bir tavrr goremiyoruz. Ozellikle AB' ne aday iiyelik siireci kar§ismda, partisinden, kitle orgiitlerine kadar, yarat1lan beklentilerin tutsakhg1 i9indeki sessizlik (onay), tasfiyelerin ne kadar etkin oldugunu gostermektedir. Benzer tavir bu son krizde de ya§anmakta. Kriz sonras1, emek platformunun hazrrlad1g1 emek program1, bag1ms1z bir miicadele hattmm varhgm1 degil, yeni siirecin sermaye tarafmdan belirlenmi§ siyaset s1mrlar1 i9inde bir eklemlenmenin kabulii olarak tammlanabilir. Durumumuz ger9ekten i9ler ac1sI. Savunusunu ve miicadelesini verdigimiz s1mfm, ozgiin 6l9iitleri iizerinden bir durum degerlendirmesi ve tavu iiretmenin olanaklar1 bile bu "emek" orgiitlerinin elinden ahnmI§ durumda. Sermayenin yeni manevras1 i9in kitleler yine yedeklendi. Siyaset adma tek yap1lan, "kaos", "toplumsal patlama" 91ghklan atmak ve bundan, nerde hareket orada bereket mantlg1yla yarar ummak, elimizde ta§, lin9e kattlmay1 beklemek olmaktadir. Bu da siyaset degildir. Evet! 17 Agustos 1999 depreminde sergiledigimiz, ideolojik, politik ve orgiitsel tutum ile, bir deprem kadar y1k1c1 olan son kriz kar§1smdaki duru§umuz arasmda hi9bir fark olmad1g1m teslim etmek zorunday1z. Bu bir likidasyon siirecidir. Bu siirece kar§I duru§U orgiitleyebilecek yegane dinamik, devrimci marksist gelenegin tarihsel miras1 ve politik gelenegidir. Ge9mi§te devrimci i§levler gormii§ bu gelenek, siirecin sorunlar1, ihtiya9lar1 ve olanaklan iizerinden, siireci devrimcile§tirecek programatik temellerini yaratmak konusunda kendi i9 devrimini ger9ekle§tirmek zorundadrr. Bu devrim yaptlamazsa eger, hayatm d1§1na savrulmu§, kapsay1c1 olmaktan ve gelecegi temsil etmekten uzak, anlams1z bir var olu§un karanhgmda, giderek k1slian bir sesle slogan atmaktan oteye gidemeyiz.


Sosyalizm

RSSRSSiNil Cenova sokaklannda 300 bin insan italyan asker ve polisi ile kar§Ila§t1g1 her noktada hep bir ag1zdan haykmyordu: Assassini/1

'lerin 2 toplantlsmm yapilacag1 Cenova'da patronlann rahatIan ka9masm diye olaganiistii giivenlik onlemleri ahnm1§, italyan hiikiimeti "Birle§en Avrupa"da iilkeye giri§ i9in vize uygulamasma ba§lami§tl. Fransa smmnda 10 km'lik bir kuyruk olU§ffiU§tU. italya'nm ba§ka giri§ilerinde de 91kanlan zorluklar Yunanistan'dan gemi ile italya'ya hareket eden Christian Rakovsky Balkan Sosyalist Merkezi 'ni de etkiledi. Christian Rakovsky komitesinin irrinde bulundugu gemi italyan giimriigiine yakla§tmlmak istenmedi. Gerek9e bir ba§ka gemi ile giimriige girenlerin iilkeye almmak istenmeyi§i ve 91kan olaylar olarak gosteriliyordu. Bunun iizerine harekete ge9en komite iiyeleri gemiyi i§gal ederek karaya yana§ma fikrinde anla§tllar. i§gal ba§lamadan once gemideki turistlere i§galin gerek9esinin anlat1lmas1 yoniinde geli§tirilen bir fikir kabul gordii. Turistlerin de kat1hm1 ile kaptanla yap1lan gorti§me sonucu gemi limana girdi.

G7

Cenova ilk giinden bir sava§ alanma dondii. Polis gostericiler ile arasma ii9 hat koydu. Ye§il hat: bu hatta polisin miidahalesi olmayacak isteyen istedigi gibi gosteri yapabilecekti. Bu hat tahmin edilecegi gibi G-7 toplant1Slnm yapdacag1 yerin uzag1, Cenova'nm kenar mahalleJeriydi. San hat: polisin gosteri yapilmasm1 istemedigi bir alan. Miidahale gostericilerin zay1f, polisin gii9lii oldugu ko§ullarda ger9ekle§ecekti ve bu bolge toplantl merkezine daha yakmd1. K1rmm hat: polisin kesin olarak gosteri yapilmasma izin vermeyecegi alan. G-7 toplantl binasmm yakm 9evresiydi.

' Assassini: italyanca, "katiller". ' Sosyalizm dergisi gec;:en say1smda da, bu yaz1da da, yapilan toplanllya G-7 demektedir. G-8 di ye bilinen bu kurula G-7 dememizin sebebi bu toplulugun iirinde yer alan Rusya'mn zaten diger devletler tarafmdan pazar haline getirilmi§ olmas1dir.


Polisin koydugu bu hatlara kar§thk gostericiler i9inde de ii9 egilim goriildii. Reformistlerin egilimi: Ye§il hatta gosteri yap1p, polis ile kar§1 kar§tya gelmemek. Baz1 sendikalarm ve bir kls1m devrimci Marksistlerin tutumu: polise saldmlmayacak, ancak san hatta gosteri yap1lacak. Anar§istlerin ve baz1 devrimci Marksist ak1mlarm tutumu: kesinlikle k1rm1z1 hat zorlanacak ve polis ile 9at1§!lacak. ilk giin san hatta barikat kuran polis ile i91erinde devrimci Marksistlerin de bulundugu gostericiler arasmda 91kan i;atl§mada polis geri piiskiirtiildii ancak demokratik cumhuriyetin giivenlik giii;leri bir gostericiyi oldiiriildii. ilk giiniin gosterileri -ki bu gosteriler 9at1§ma §eklinde siiriiyorduanar§istler ve devrimci Marksistlerin olu§turdugu ancak ii;erisinde yogun olarak i§<;ilerin bulunmad1g1 gosteriler §eklinde siirdii. Christian Rakovsky Merkezi'nin Avrupa Birligi olan Yunansitan'dan gelen iiyeleri, sermayenin ger9ek yiiziiniin ortaya 91ktig1 gorii§iinde birle§iyordu. Sermayeyi rahats1z etmedigi Ol9iide demokrasinin zaran yoktu. ikinci giinkii (Cumartesi giinii) gosteriler goriilmeye degerdi. i9inde 9ok say1da i§9inin bulundugu kortejin bir ucundan digerine ula§mak i9in epey ter dokmek gerekti. Ye§il hatta ba§layan gosteriler sari hatta son buldu. ikinci giinde kendisini giivenlik i;emberi ile kitleden ay1ran ve esas olarak anar§istlerin agirhkta oldugu grup polisle 9at1§maya devam etti. Cenova'da biitiin diikkanlar, i§yerleri kapanmt§, §ehre polis ve gostericiler hakim olmu§tu. Riizgarm estigi yone gore §ehirin her yerinde gaz bombalanndan gelen gaz1 hissetmek olanakh idi. Cenova'dan 91kanlacak sonu9lar: l) Bu tiir gosterilerin bir onemi kiiresellqme safsatas1 ile yeryiiziinii sermayenin cenneti haline getirmeye 9ah§anlarm rahatm1 ka91rmas1dir. Sermayenin, ktireselle§me siirecinin ba§lang1cmda dikensiz giil bahi;esinde rahat rahat ya§ayan zenginler kliibii, Seattle'da ba§layan protesto eylemleri ile art1k eski rahatmm ka9acagm1 anlamaya ba§ladi. Tepkinin Cenova'da kitleselle§erek i9ine i§9ileri de almas1 onemli bir geli§medir. 2) Dtinyamn 9e§itli iilkelerinden toplanmI§ insanlann ortak dii§manlarmm bilincinde olmas1, milliyet farkI gozetmeksizin dti§manlannm saldms1 kar§1smda kenetlenmesi onemli bir geli§medir. Y1llardir unutulan uluslar aras1 dayam§mamn somut olarak ya§anmas1 da ikinci bir onemli olgudur. 3) Cenova'da ya§anan olaylarda dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi, bu tiir gosterilerin bir gosteri entemasyonalizmine donti§e-

·1

l


Sosyalizm

bilecegi tehlikesidir. Stalin'in 3. Entemasyonali Churchill ve Roosevelt ile yapt1g1 pazarhk sonucu dag1tmas1 sonrasmda entemasyonalizmi dayam§ma olarak kavrayan anlay1§, yeniden hortlayabilir. Bu noktada devrimci Marksistlere ozel bir sorumluluk dil§mektedir. Dilnya Partisi vurgusu geli§en silre9te ozenle i§lenmesi gereken bir konu. 4) Seattle'dan ba§layan protesto eylemleri Cenova'da anar§istler tarafmdan ba§ka bir noktaya 9ekilmeye 9ah§Ild1. Daha onceki gosterilerde kitle ile hareket etmeye ozen gosteren anar§istler bu gosteride (ozellikle kitlesel gosterinin yapild1g1 ikinci giln) kitle ile aralarma giivenlik 9emberi olu§turarak kendilerini ayirdilar. Anar§izmin ideolojik ve politik tutumunun farkmda olan burjuvazi bu durumu degerlendirmekten geri durmuyor. Gosterilerdeki i§9i sm1fmm roliinil kil9iiltmek i9in 9e§itli ulus devletlerin hakim sm1flarma ve dilnya sermayesine firsat veriliyor. 5) Cenova'da italyan i§9i sm1fmm yogun katihm1 gosteriyi daha da onemli hale getirirken; dilnyamn geleceginin tart1§Ild1g1 bu toplantiya kar§l diger illkelerde kitlesel tepkiler geli§tirilememesi ve iilkelerin sol orgiitlerinin kendilerini bu tiir gosterilerin oldugu yerlere endekslemesi de tehlikeli bir yoldur. Bu yolun bizim gibi iilkelerin sosyalistleri ve i§9i sm1f1 i9in ciddi bir kiilfet yaratmas1 onemli bir handikaptlr. Dolay1S1yla bizim bu tiir gosterilere kitlesel katilmam1z da sozkonusu olamaz. 6) Bu tiir toplantilarm yap1ld1g1 anlarda sosyalistler entemasyonal bilinci one 9lkararak kendi iilkelerindeki i§9i sm1fmm protestosunu esas almahlar. Bir ba§ka deyi§le sosyalistlerin onilndeki gorev i§9i entemasyonalini bu tilr gosteriler dolay1m1 ile de olu§turmaya 9ah§mak olmah. 7) Sermayenin 9lkanna dokunmaya, onun rahatm1 ka9irmaya ba§lad1gm1z andan itibaren burjuva demokrasisinin de maskesi dii§mekte. italyan polisinin yaptig1 gibi, katiller gozlerini k1rpmadan insan oldilrebiliyor. Carlo, Avrupa Birligi'nin demokrasi maskesini indirdi. "Demokratik Cumhuriyetler" sermayenin tekerine ta§ konmad1g1 zamanlarda insan haklanmn da ba§ka haklann da savunucusu olabiliyor, ancak sermayenin rahatm1 ka9irmaya ba§ladm1z m1, sonu9 Carlo gibi oluyor.

Christian Rakowsky Merkezi



Pgbs 27 2