Page 1

ZİMAHŞERÎ' NİN DOĞU TÜRKÇESİ İLE « MUKADDİMETÜ ' L - EDEB » İ

ZEKİ

VELİDİ

TOGAN B u makale, d o s t u m P r o f . Franz Taeschner'e, dolayısı

75.

ile ithaf

doğum

yılı

olunmuştur.

«Mukaddimetü 7 - edeb» e yazdığı önsözde (farsçasırun W e t z s p . neşri 3 0 2 ; İshak-Hocası A h m e d Efendi, Aksa el-arab, 1,3,4) M a h m u d Zimahşerî, •devrin hükümdarı Horezmşah Atsız'ın « j V l — ^ - . V l CrMj O sine, çok zengin

8

A r a b d i l i n i diğer

dillere tercih

olan saray k i t a p hazinesi

foir nüsha yazmasını emretmiş

ÂİJJIU^C

ettiğini ve k e n d i ­

için « Sj>*«^ *~S~ £ \_)s-?

olmasına mebni bu emre

bını Atsız'ın adına ithaf ettiğini ve k i t a p

<yMı\+>

"bütün

uyarak

kita­

memleketlerde

çok

m a k b u l e geçmiş olduğundan Horezmşah'ın aziz isminin her zaman

ve

mekânda ve bütün d i l l e r d e câri olmasını istediğini" ifade eder. « vlojl?

çSj U, Aîs_yı » . Bazı yazmalarda biraz değişik şekilde yazıl­ mış olan b u önsözden, « Mukaddimetü'l-edeb »in Zimahşerî tarafından, "bütün d i l l e r d e " dediği başka lisanlar ile de telif edilmiş olduğu an­ laşılmaktadır. Bu "bütün d i l l e r " onun için elbette farsça, horezmce ve itürkçe demek i d i . K i t a b a , «Atsız», yahut «Horezmşah» i s i m l e r i ile b i r ­ leştirilen b i r unvan, bilhassa b u eserin türkçesi için yakışırdı. N i t e k i m , Ibiz bu kitabın « Lâgat-ı Horezmşâhî» unvanı ile olanlarını d a görüyo­ r u z . (Meselâ, Manisa kütüphanesindeki 2849 numaralı nüsha g i b i ) . Eserin horezmcesini ben 1951'de neşr etmiştim: Khorezmian Glos¬ sary of the Muqaddimat al-adab, istanbul 1951. Fakat, eserin türkçe glossarının, muahharan yapılmış batı türkçelerine nisbeten daha çok o l a n doğu türkçe nüshaları arasında asıl Zimahşerî'nin kendisine a i d olan i l k şeklini tesbit etmek k o l a y değildi. Bunlardan «Çağatay TUrkiyat Meemuası XIV g


82

Zeki

Velidî

Togan

Ulusu >-nda yapıldığı malûm olan b i r şeklini Prof. N . Poppe 1 9 3 8 ' d e neşr etmiştir: Mongolski slovar Mukaddimat al-adab, L e n i n g r a d 1938Bu doğu türkçe « Mukaddimetiı l-edeb» nüshalarını Türkistan'da gördü­ ğüm g i b i , 1923 'te Paris Millî Kütüphanesi ( S u p p l . T u r c nr. 2 8 8 ) i l e 1925'ten sonra, İstanbul kütüphanelerinde olan nüshalarını da gördüm. Bunlardan H i v a ' d a 739/1338 'de yazılmış b i r nüshayı 1927'de « İ s l a m i c a » mecmuasında (c. I I I , s. 210) zikretmiştim. Sonraki araştırmalarımda, Türkiye kütüphanelerinde « Mukaddimetiı l-ideb »in b i r çok yazmalarını tesbit ve t e d k i k e t t i m ; hattâ kısmen bunları karşılaştırdım. Gördüğüm nüshaların ehemmiyetli olanları, tarafımdan konulmuş remizleri i l e şun­ lardır : 1) A = İstanbul Üniversite Kütüphanesi'nde, Edebiyat nr. 4655 (şimdi A . Y. 1 1 4 ) numara ile kayıdlı olan, 715/1315 yılında Barçkentli ( y a n i Sırderya havzasından) Mes'ud tarafından yazılmış nüsha. ( K o l o f o r . :

y>_jb

L'l* j

I4;

). Yazmanın sonunda Hacı. A l î isminde b i r i s i n i n b u kitabî

840/1436 'da 220 «midad» d i r h e m i mukabilinde satın kayıd v a r : Ipl-u

j ijf Lzj r

ı £ > ^ lcr

&

ifUUj

^j***. Î>«ÎJ^

Of

aldığına

dair b i r

J^-

-u^La

i f J - l t i i . Bu « m i d a d

dirhe­

mi» nin ne olduğu belirsiz; i h t i m a l , kara dirhem d e m e k t i r k i , muhteme­ len bu 'midad» «mütedavil» mânâsınadır. Meselâ,

JC

^jr

1

.yani - A ^ ' J <_>jL4 j S-As-lj ivjh

J c denmektedir. Yalnız türkçe tercümeyi

ihtiva eden b u nüsha, Horezm

türkçesi nüshaların en i y i l e r i n d e n d i r .

2) B = Topkapı Sarayı, A h m e d I I I kütüphanesi, n r . 224.3, yalnız tercümeyi i h t i v a eder. Yazı tarzı itibarı ile «A- nüshasının yazıldığı memlekette yazılmıştır. Başında Şerefeddin isminde b i r imamın 776/1374 'de vefatına dair b i r kayıd b u l u a u y o r : « ü cr-AİLij-- l V y> |U1 pLVl^jj»

.- . 3) T = Topkapı Sarayı, A h m e d I I I , n r . 2740, türkçe ve farsçaglossar, türkçesi bazan kırmızı mürekleple yazılmışa bazen de beyaz k a l ­ mıştır. X I V . asır ortasında yaşamış olan Hivalı Şems (Şams Hiyvakî) taraf nda.ı yazılmıştır.


Zimahşerî'nin doğu türkçesi i l e « Mukaddimetü'l-edeb»i

83

4) G = Topkapı Sarayı, A h m e d I I I , nr. 2741, farsça ve doğu türk­ çesi. 5) H = M i l l e t Kütüphanesi, nr. 2009, farsça ve doğu türkçe. 749/1348 'de Horezm'de Sırderya havzasındaki Cend şehrinden Hüsameddin AAP <4!i

(^ad-l t>4!\^Lj~ l"Vy» tarafından yazılmış, sonunda H o r e z m l i

olduğu anlaşılan Hacı Ömer Kâtibî'nin K ı r ı m ' d a 20 Receb 815/22. X . 1412 'de U b e y d u l l a h i s m i n d e k i oğlu doğduğu kaydedilmiş. Altın - O r d a 'da«Hatibî» nisbesi taşıyan H o r e z m l i l e r i n bulunduğu görülmektedir. Bu nisbe s a h i b l e r i , Zimahşerî'nin «Hatib-i besi

Horezm» d i y e maruf olan tale­

ve halefi M u v a f f a k b i n A h m e d el-Horezmî'nin

evlâdı olsalar ge­

rek. Z i k r i geçen Hacı Ömer'in nisbesi ise burada Jr^-\ tay aşiretinden demek de o l a b i l i r . Burada onun kendisinin doğum t a r i h l e r i de yazılmıştır.

diğer oğullarının ve

6) D = Beşirağa, nr, 648. Bazı yerler farsça, bazı türkçe ^-*İİ

yazılmış; Hı-

yerler de

doğu

yazılmıştır. « O ^ - j £-jjl J&

_jfrJ.ll

(j

J,jl\ J>\ jüall

-W*-l j j i l l

,£j* JC. lc^A\

^^z,

-U.11 (£ju Jfr

14 Rebiülevvel

797/1394'de

Mısır'da, aslen H o r e z m ' l i A h m e d b i n M u h a m m e d , diğer ismi ile Şems el-Hıyvakî el-Horezmî tarafından yazılmış ve H o r e z m l i âlimler tarafın­ dan mukabele edilmiş nüshalarla karşılaştınlmıştır.«

J^ÎA ÖUX d>3jf0>\ Âflpü^j

Ji"Vl^j

<_r*~ . _J ^1 i

C

a

fy^b

^

^f^-^ö*

(¿¿11 t i ^ l t i l

(j- *» Yazmanın sonuna ( v r . 149 a) Şems 0

Hıyvakî'nin b u eseri 797 Rebiülevvel'i sonu 23. I.1395'de Kahire'de H a n i kah-ı Yûnûsîye'de yazıp bitirdiğini kaydettiği g i b i , kendisinin 801/1398 t a r i h l i b i r kaydı d a aynı sayfada

yazılmıştır.

7) R = D a m a d İbrahim Paşa kütüphanesi, nr. 1149. 738/1338'de «Medînetü'l-Horezrmde (yani Ürgenç'te) EI-Baydâ medresesinde (yani A k Medrese'de) Saraylı M a h m u d b i n Yusuf el-Kâtib tarafından yazılmıştır: •Â»„jAİİ ( j • i J j > M j l l . i^^«)l-*üJ\jU- ojVU^aâi

X» Û\

Jc

LSAJI

t

ol*Ulj

/

ol*

VI'

*~a-

AJUUU-'

(>jjl_j=- ö a c

T

^„1)1 C J : » ÂS^LII

i->"_j*J,l


Zeki

84 j

^

*W

ifu^-~-_) ü_r>^'j

Velidî

«_JİS3l j \ ^

Togan

J \

r

Ct

«üll .A-c

.—¿^1

o ^ * - »• Türkçesi nâdir olan b u nüsha

^o,

Horezmli

b i r âlim tarafından istinsah edilen farsça nüsha o l m a k , y a n i Zimahşerî'nin farsça glossarı o l m a k bakımından çok mühimdir. Yazmanın

kolofonü

ve kenar notları başka b i r yerde bahis mevzuu olacaktır. 8) S = Âtıf Efendi, nr. 2768. 799/1397'de Musa b i n Mürsil, meşhur i s m i ile Şeyh D a k k a k tarafından yazılmış b i r nüsha. Y a z m a d a doğu türkçe kelimelerin yanına batı türkçeleri de yazılmıştır. 9) Ş = Yenicami kütüphanesi Hatice Turhan yazması, nr. 322. Sivaslı Abdülvâhid b i n Abdülmecid tarafından Kahire'de Rebiülâhir 769/1367 'de b i r doğu türkçe nüshasından alınarak yazılmış ve oğuzca ile karıştırılmıştır. Mamafih, doğu türkçesi metin tenkidinde güzel i s t i ­ fade edilecek vaziyettedir. 10) Y — Y o z g a t Kütüphanesi yazması, nr. 396. 10 Cumadiülevvel 655/25 Mayıs 1257 tarihinde Horezm'de İbrahim b i n M a h m u d Sûfî e l Müezzin tarafından yazılmış çok mühim nüsha; kâşifi olan Prof. A h ¬ m e d Ateş tarafından «Türk D i l i ve Edebiyatı Dergisi», V I I I (1958), ş. 90-93'de tavsif edilmiştir. 11) S = İstanbul A r k e o l o j i Müzesi'nde nr. 1619'da bulunan Altın-Orda nüshası. Kitabın i l k kısmının sonunda Saraylı H i b e t u l l a h tarafından «Eski Saray» da 10 Muharrem 741 / 6 Temmuz 1340 'da yazıldığı : « k^Cy P_j> \j^L\c

slc~.ll

Âf^LU

» , i k i n c i kısmının da aynı

iuiJ\ j

jl^-Jl

zat tarafından

/1340 N i s a n ' d a yazıldığı : « 4 ) l i . o > 4 ! ! j l & • >_i»^l r

4 1 L»>

JjVl

740 Şevvâl «u.

L J

başında

JUsVl

f-

3 şy*ij\ J l > i J f l j l j t j l » , üçüncü kısmının ( v r . 152a) 26 Muharrem 741/22 Temmuz 1340'da yazıldığı tasrih edilmiştir. Y a z m a d a türkçe glossar tam olmayıp b i r çok yerlerde sadece farsçası yazıl­ mıştır. Altın-Orda kültür hayatını aksettiren b u y a z m a d a k i zengin n o t l a r ve ekler hakkında bu makalenin almancasında kâfi malûmat verilmiştir. 12) M n = Manisa Kütüphanesi, nr. 2850, Saraylı H i b e t u l l a h b i n Mah­ m u d b i n Kasım b i n A h m e d b i n Mes ud Hüsamüddin tarafından «vezirlerin sultanı* olan Emîr M u r a d b i n Emîr Şâhin b i n Emîr İzzeddin'in hazinesi c

için 25 Ramazan 800/13. V l . l 3 9 8 ' d e yazılmıştır:

« yjViloJÂ.

01:5"


Zimahşerî'ııin doğu türkçesi i l e « Mukaddimetü'l-edeb »i

jjubLi

^ « 1

jürili

JL»_JI

>iCJI

JMV!

t>

8Î>

jj^Vl ı > > « V l ^ . J l ^ j^Jli

*• Burada z i k r edilen emîr ve vezir M u r a d b i n Şahin h a k ­ kında başka b i r k a y d a tesadüf

edemedim.

13) P = Paris Supplement turc, nr. 287. Kitabın i k i n c i (ef âl) kıs­ mı ile başlar. Yalnız Horezm türkçe glossardan i b a r e t t i r ; herhalde X I I . asırda yazılmıştır. Y a n i , « Y » yazması ile asırdaştır. V r . 201-219 başka b i r elle sonradan yazılmış olmalıdır. Paris Millî Kütüphanesi'ndeki ( S u p p l . Persan nr. 1631) farsça tercümenin yazması da Horezm'de yazılmış b i r nüshadır. Kâğıt ve yazı bakımından i k i nüsha karşılaştırılabilir. c

14) Bn = Berlin Devlet Kütüphanesi, N r . Ms. O r i e n t F o l . 66 yazma­ sı. Safer 681 / 1282 'de yazılmış olup, Horezm türkçesi, a r a sıra farsça kısımlar vardır. Eski H o r e z m türkçelerinin yanına bazan daha muahhar b i r doğu türkçe ilâve edilmiş; meselâ v r . 129 « I j l dUu'l jCy.L.\» * (jf

jj&>)

şeklinde

yazılan

eski

p-ül» karşılığı Horezm

olarak

türkçesinin yanına

" yazılmıştır. Kitabın sonunda 776/1374 senesine ait b i r kayıd

da vardır: « JJJJ>

,J& 'jy„d?„ İf\jU*». Bu nüsha da, « Y » ve « P » y a ­

nında üçüncü mühim nüshadır. Burada

«

şeklinde yazılmış olması H o r e z m türkçeleri

*

kelimesinin «

*

yanına yazılan türkçelerin

Bulgar taraflarında yazılmış olduğunu tahmin etmeyi mümkün kılmak­ tadır; orada ^1

c j^y

ve

kelimeleri - U ' c y^h

yazılmıştır. ( b k . H a r u n Y u s u p o v , fiyi!,

Vvedenye

ve

v bulgaro-tatarskuyu

şeklinde epigra­

1960, F . 68, 71). B u nüshanın türkçesi, arapçasına nisbeten daha

muahhar zamanda, başka b i r el ile yazılmıştır. 681 arapçasının, 776 d a türkçesinin yazılış t a r i h i o l a b i l i r . 15) L = British Museum, A d d 7429 nüshası k i , 760/1359 'da yazıl­ mıştır ( b k . A . Rich, Catalogue of Arabic MSS, p . 241). İkinci kısım (ef âl) ile başlar, V r . 1-8 doğu türkçe, fakat hemen hemen bunun ar^ kasından muahhar türkçe eklenmiş. B u nüshada horezmce glosslar d a ara sıra bulunuyor. c


86

Zeki

Velidî

T o garı

- Bu yazmaların karşılaştırılmasından doğu türkçe glossarın, muhte­ lif yer ve zamanda değişikliklere maruz k a l m a k l a beraber, Poppe'nin neşr ettiği Çağatayca glossardan farklı o l a r a k hepsinin b i r tek Horezm türkçesine irca edebileceğini anlamış b u l u n u y o r u m . Esas nüs­ halar « A » , « P » ve «Bn » nüshaları i d i . « Y » nüshasından haberim y o k iken, « B n » ve « P » nüshalarım Paris ve Berlin 'de t e d k i k etmiş idiysem de, fo­ toğrafını t e d a r i k edememiştim. Bu yüzden esas olarak, İstanbul'da mevcud « A » nüshasını almak icab e t t i . Bu nüshayı İstanbul'da bulunan ve bura­ da sayılan 11 nüshada mevcud doğu türkçe tercümelerle i k m a l ederek kitabın türkçesinin Zimahşerî tarafından yazılan aslını i h y a etmek müm­ kün olacağını düşündüm ve eserin horezmcesi ile meşgul o l u r k e n türkçesi ile de uğraştım. «Efal» kısmının başlarında iken V i y a n a ' y a g i t m e m icab ettiğinde, o zaman İstanbul'da yaşamakta olan Kazak Türkleri bilginlerinden A y i t Muhammed'den b u işi devam ettirmesini rica e t t i m . O da b u işi k a b u l e t t i ve b i r kaç senede b u işi tamam­ ladı. Onun müsvedde h a l i n d e k i nüshası bugün Türkiyat Enstitüsü Kütüphanesi'nde mahfuz bulunmaktadır. Bu müsveddede yazmalar için i h t i y a r olunan remizler, v a k t i y l e benim vaz ettiğim ve A y i t Muhammed tarafından d a olduğu g i b i t a t b i k olunan remizlerdir. 1939 'da b u işi tekrar ele aldığımda, kitabın türkçesinin neşrinde bilhassa « P » nüshasını esas edinmek gerektiğini, daha sonra « Y » yazmasını « P » ile beraber alınması gerektiğini gördüm. Ben, « Mukaddimetü 'l-edeb »in doğu türkçe tercümeli, yazmalarını Türkistan, Afganistan, İran ve H i n d i s t a n kütüphanelerinde de görmüş, yahut mevcut olduklarını işitmiştim. Türkistan'daki nüshalardan birisi Özbekistan İlimler A k a d e m i s i el yazmaları kataloğunda (Taşkent 1952, I , 188) eski "Özbekçe" tercümeli o l a r a k kaydedilmiştir. Umumî i n t i b a ­ ını şudur k i , Zimahşerî'nin türkçe glossarının aslî i l k şeklini tesbit etmek için onun aynı k i t a b a yazdığı horezmce ve farsça glossarlarını d a ele alarak her üçünü karşılaştırmak şarttır. Türkçe glossar g i b i farsçası da, y a Zimahşerî'den tamamen müstakil o l a r a k yeniden yapıl­ mış, yahud d a Zimahşerî ' n i n b u farsça glossarı zaman ve mekâna göre t a d i l a t a uğramıştır. Bu hususu kitabı lâtinceye tercüme eden Wetzstein ile, türkçeye tercüme eden İshak-Hocası A h m e d Efendi de fark edememişlerdir. Bizim kütüphanelerimizde farsça glossarın Horezm'de yazılan en eski nüshası D a m a d İbrahim Paşa'daki « R » nüshasıdır. Bu nüsha diğer muahhar farsça glossarlarından farklı olarak horezmce glossara daha yakın bulunmaktadır. İşte, b u hususun türkçe glossar için de vârid olduğu görüldü. Üç d i l d e k i glossarın, bilhassa


87

Zimahşerî'nin doğu türkçes! ile « Mukaddirnet-ü'l-edeb»i

kitabın i l k " i s i m l e r " kısmında Horezm ' i n hususî hayat ve kültürünü aksettiren fasıllar mühimdir. Meselâ, b u kısmin 18. bâbında ziraat, soğarma ıstılahları, yemekler, içkiler, kıyafet, ev esbabı; 19. bâbda «vzan, at nevileri ve cinsleri, renkleri, eğer takımları ; 20. bâ'^da de­ ve, k o y u n , sığır ve vahşî hayvanların türlü nevilerinin isimleri g i b i . Bu kayıdlara göre meselâ, « J U i « » i n horezmce ve Horezm'de yazılan fars­ ça glossarlarındaki

karşılığı

4^1(^1» arapça «>i9»

horezmce « ^ d - » , farşça

;

"gram" « ^

» dır ; türkçesi ise "ağram" dXn türkçesi « ^ L . ^ » >

d u r . A r a p ç a « ^ », h o r e z m c e « J r J>-j £ l ? H » türkçesi« Jffj \>. j / d i r . Burada Horezm türkçesi "kiriş" in, horezmce "xrş" d a n geldiği aşikârdır. X I V . asrın i l k yarısında « Mukaddimetü 'l - edeb n in türkçesini, yani « A » nüshasını yazan Barçkentli Türk, Horezm türkçesi ile olan kelimeleri i y i anlayamadığından, karşılık olarak bazen yeni ve yanlış b i r tercüme ver­ miş, yahut okuyamadığı yazıyı gördüğü şekilde tersim edivermiştir. (

Meselâ, at renklerinden duğu g i b i « J»l J l

arapça « u ^ »

kelimesinin « P » nüshasında o l ­

İS^-ju"»şeklinde yazılan, yani " d i z e kadar beyaz a t "

demek olan karşılığını « A * nüshasını yazan zat, Horezm türkçe nüsha­ l a r d a doğru okuyamamış, noktasız olarak « -M J l £ vermiştir. Arapça « j j i - ' j * jios ^

1

cümlesinin Horezm

* Jb\»

^ . l i ^ ü ci4 s J j C ; ^ » y :

ıi

a Z

i J_jSC_j) » yani " y e n i l " kelimesini JjSCj «> AS C J

<J

a1>

K'ju » şeklinde yazı­ türkçesi

ile

tercümesini, hafif demek olan

a n

o k u y u p « <f

d'

J_j£->jS' »

şekline çevirmiştir. Yine «ef âl» bâbında arapça « 4 ^ j»r^ ^ - M * c

cümlesinin horezmce karşılığı «IJy±\ jiji)

j\ j t » farsça,

yani

Zimahşerî tarafından yapılan farsça tercümede « ı_f^^li; j L i j J j . s ^ d K J l .türkçesi «P:» v e « Y»nüshalarında«Vj« jY^-Ai-l I j_>V^>U I tij>5U» i k e n , « A > nüshası bunu « Y^. t£_)>U»\ l ) j l y>L;l ımed Efendi •emîrin

» şeklinde yanlış yazmıştır. A h -

tercümesinde ( c. I I , s. 3 0 0 ) b u cümleden

düşmanlarına

karşı

feryad

etti,

çığladı

maksadın " b i r

ve süvari kıt'alarını

•savaşa hazırladı'' olduğu izah edilmiştir. Zimahşerî, El-Birûnî ' n i n eser­ l e r i n d e k i ince « n » harfini c ^ J , kalını da £-! şeklinde yazmıştır: ( ^ yani "tizine",

yani " u y l u k u n a " ) . Sıfat olan adetler de El-Birû-


88

Zeki

hî'de ve Horezm'de gibi

«

yazılan

Velidî

diğer

* ye « Ü» I

Togan

eski türkçe 9

cümlelerde görüldüğü

d i r . ( « P » nüshasında böyledir).

İşte, böyle b i r metodla Zimahşerî'nin Horezm türkçe glossarı ihya. edilirse, ondan sonra b u eserin muhtelif Türk illerinde, muhtelif za­ manlarda y e r l i şivelere göre ne g-ibif tadillere maruz kaldığını t e s b i t etmek ve b u eseri Türk d i y a l e k t o l o j i s i tarihini öğrenmekte t a t b i k e t ­ mek mümkün olacaktır. Her halde Zimahşerî'nin türkçesini t e d k i k eden zâtın arapça g i b i , farsçayı da i y i bilmesi ve arapça aslında ne d e m e k istediğini kesin olarak anlaması zarurîdir. Bu hususda İshak - Hocasr A h m e d Efendi'nin İstanbul ' d a basılmış olan türkçe tercüme, şerh v e t a h l i l l e r i {Aksa el-arab) çok faydalı olacaktır. Ben b u iş ile şahsen meşgul o l a m a y o r u m . A y i t Muhammed ise 1951 'de vefat e t t i . Şimdi Türk b i l g i n l e r i n i n A y i t Muhammed ile benim 192T den başladığımız b u işi yeniden ele alıp, « P » , « Y » v e « B n » nüshalarını' esas edinerek i k m a l etmeleri çok faydalı olacaktır. « P » ve «Bn J> nüsha­ larının m i k r o f i l i m l e r i elimizdedir. Bu işin t a h a k k u k u çok yerinde b i r h a ­ reket olurdu; çünkü 19 M a r t 1975'de Zimahşerî'nin doğumunun 900 üncü sene-i devriyesi gelecektir. (Zimahşerî, 27 Recep 469 'da doğmuştur). Türk dünyasının İslâm i l i m l e r i bakımından en çok minnetdar olduğu bü büyük âlimin hatırasının tes'idi Türk milletine düşen b i r iştir. B i z , Horezm'de yetişen b u büyük Türk b i l g i n i n i n Türk diline ait, e h e m m i y e t i i t i b a r i y l e M a h m u d Kâşgarî'ninkine nisbetle i k i n c i m e v k i i tutan, f a k a t Kâşgarlı'nın eserine aksettirilmeyen Horezm türkçesinin en mükemmel ve en zengin âbidesi olan eserini ihtifal gününe kadar t a m olarak ihyâı etmiş olmalıyız.

PS. Hindistan'ın Ranıpur Saray ( R e z â i y e ) kütüphanesinde 3810 numarada « dimetul-eieb'y

Makad-

i n « e ı 3 l » kısmının çok güzel b i r nüshası bulunmaktadır; yazı ve kâğ-ıdına

g ö r e X I V . aşırda

c

Horezm'de

hemen b i r d i r ; y a n i asıl

yazılmıştır. Farsça ve türkçesi « P » nushasınınki i l e hemen,

Zimahşerî elinden

çıkan redaksiyondandır

k i , kitabın n e ş ı i n d ;

elde bulunması şart olan nüshalardandır. V r . 25 a :

, \x~£\ J ^ s l - ÎSJİŞC*


Z. V. TOG

AN

89


Z. V.

â&#x20AC;¢90

TOGAN


92

Z. V.

TOCAN'

Zeki Velidi Togan - Zimahşeri'nin Doğu Türkçesi ile Mukaddimetü'l Edeb-i  
Zeki Velidi Togan - Zimahşeri'nin Doğu Türkçesi ile Mukaddimetü'l Edeb-i  
Advertisement