Page 1


'

. ';

..

..... .

.

.

;

. -

..

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

:

.

'· .

.

·

'

.

..

·

.

:.

.

.

,.

.

.

:

· .

;

.

.

. .

.. . . .... .

·.

.

. - - ·-- ····

. ..

-

.

. . ll ll ll ll ll Illi ı :

39001102714352

i


-3''li '

----- - --

. ..

.

-Çiftçioğlu Nejdet Sançar Beğ 1 M::t ıs 1910 de Istanbulda doğmuştur. Evlidir ve bir erkek ço�'qğu vardır. Soyca. Gü- . ·mUşharte vilayetinin Doru! ilçesinin ıtt köyünden:dir. E:atık­ .. ' s ız Türk. oğlu Türk' tür. '·İnan cı·' da -'�\::;_katıksız ve dosdoğru · .. rurk:çüli.iktür . . . Nejd€.'t:'Saiıçar'ın hayıitı, kısaca; türXh türlü darbelere rağ­ ikayes i di-r. Türkçülü- . : meri ülkü·.. Y,cüund�n- dönmemenin 'öi!'

·

_

.

Ir�,

_

araı;�n�k- er{

lnU'{affak 'oiahı, ·bakıinda!j Türkciller . , · _ · r . id1 lis lih . . r . veya. eiı ta ,,· ;· " ,·, onun ·yetfşti:rdiğL :· falebele� k:�ridi �ekiiıeri içinde -başka ·, · • · her ·hoca:rim talebesinden ..daha geni{ hisbette ·Türkçulüğün ·9ii s�fiafihda yer ainliş!ardir. :Salikesi:hi'e de Nejdet sci.n� . · ... :·:··· . ·. -�:·'·_ �· -·._·_-�--.- . iJıj;.-- ._._· ·. :·.· _ : .. ;.: ; .-� , .. ...· . ·.-· _· : Çar., ?1ürkçülük e, düşiii ant kuvvetleriı:l _ h;;ile ye, tecavüzleriyi . Sanca,t

·

'

.

--

-

-

- - - �-

bu

.

_ _,_

.

'

.

�\'��lltl!���;:l\!��ı�����l�'�';;:

...

j·:


mesi üzerine gençliğin harekete geçmesi ve o zamanki ida� .

'.l

.

1

renin bundan Ne�et Sançar'ı sorumlu tutmak teşebbüsü bir aralık dağdağalanmak istidadı göstermişti. Başka yer ve za­

tazyikler

manlarda da çok kere görüldüğü gtbi,

beklenilenin

tam aksi tesiri gösterdi, ve Türkçülük davası daha ziyade pekleşip kök saldı.

(Türkçülüğün yakın

geçmişteki tarihi

alaka ile okunınaya değer, ibret ve•rici, gelecek için dersler dolu o kadar çok hadise taşır ki! Bunların hepsinin içyüzü­ nü tafsHati ile anlatacak bir

«Türkçülük

Tarihi» ülkümüzün

mühim Ve acil ihtiyaçlarındandır.)

1944

«lrkçılık

- Turancılık»

Sançar' ı

hadiseleri NeJdet

Balıkesirde öğretmen olarak buldu, ve tabii onu· da zındana

çekti. Ben Sançar'ı asıl bu bir yıla yakın süren mevkufiyet . devrinde yakından tanıdım. Elene elı:!ne

23

kişi olarak «mah­

rt

keme» önüne çıkarılan Türkçüler o çetin ve kara lık imti�

·

han günlerinde mehenk taşına vuruldular ve birbitıe_rini çok iyi tanımak fırsatını buldular. <<Mahkeme» karşısında onu

daima pervasız, ·soğukkanlı, kendi şahsından ziya e 'ülküsü-

4

nü müdafaa eder, "inançlarından en ufa];{ bir fed 8.kfuolığa bile

�az

yanaş

durumda görüyoruz. Türkçülüğü l�kel

�IT1ek

için

binbir hileye başvur:an· duruşma yargicina karşı cel§:detli çı­

ın§.n�vi' silleleı:' o gün­ �lıarıe hayatında Nejdet Sançar yaratılışının en bariz bir hhs usiye Ü ol aR neş'�· . esini, şı:ı,ka cılığını kayıbetınemiştir . · orii:ı� :�arlı ğı ' ;rrıu}ıakkak

kışları,

ve

·

hele savcıya indırdiği

lerin unuti.. lmaz hatiraları arasındadır.· H api

t

.

ki uzun süren hapishane· hayatında ülküdaşlar arasında, 'dı­

e���i. \'e · �� i� ·aınn�

şardakilerin kolay kolay inanam � ac aklan d� ecede · heyecanlı, hususi çe nili bir . . hava• e mesiride b l a •

s

.

·.· ·.

.. . . .

,

i

. . ···:«.

·:

s

···.

.

... '•

.

.

.. ..

..•. . .

.

. •. •

.

·.

;::,,_·.·.·· 1 •• .· .•.,

Çf!ğda, lerden olmuştur. Günütı_.birind�; neridekf· me�huL-bir ·

S"�ZiJ����jr����I;i��t��i���il!��E�;f�:


!":'.:

5 bet apishaneye çekmenin bir yolunu bulsunlar.

( Şakadır.)­ Ayrıca, o davada Sançar tadsız, çok külfe�i ve fakat ülkü için yapılması mutlaka lazım bir işi de üzerine· almış ve başarmıştı. Dava bütün 'rürkçüler için beraatle neticelendikten sonra,, Nejdet Sançar Yücel - İnönü zümresi ·tarafından yine öğret­ menlikten uzak tutuldu. 1950 den sonra öğretmenliğ·e döndü ve şi.mdi Edi�ne Lisesi Edebiyat öğretmenidir. Nejdet San. çar .bütün bu aralarda fırsat buldukça Türkçülük konusun­ da yazılar yazmaktan geri kal�a�ış ve ayrıca birçol{ bro­ şürler ve «lrkımızın Kahramanları>> ve «Tarihte Türk - İtal­ yan Savaşları» adlı iki kitap ta yazmıştır,

\

ı ı

i !

Nejdet Sançar. hiÇ şiir yazmam·ıştir_._.. Bu bakımdan kalem sahibi Türkçülerin büyük çoğl.il:ıluğl.lndan ayrı�ır. T\,\rkçülük savaş ve h1ücadel�ye Ört sa.fta kıythe! verenbir düşünce yolu olduğundan TürkÇüleriıi arasında Sp6r8. temayül edenlerin . gok olması akla g·eiirse de, . tatbikatta, dikkate de �er bir . noktadır ki bundan tani. zıdchn1 görüyoruz. Nejdet Sançar bu noktada da a yrılır : Spora düşkütıdür; gençliğinde F'e- · nerbahçe futbol takımının en kuvvetlfoyuncularındandı,

·

N�jdet Sançar Tllrkçülük sahasıhd Ülkü�Ün' zerresini fe.. . da etmeden, tehlikeler ve ta:tsızlıklat . karşısında «taktik» ve kaçamak yollarına sapmadan yürÜmek düşüncesinin taraftari ve kendisi de bu yolda bir ,misaldir; Türkçülüğe . hizmetleri


-6zıları konuşma larını çok andırır. Ülku ateşi ve haikkat seVgisi herşeye hakimdir.

.

Bu kitapta top anan yazılar muhtelif tarihl rde ORKUN'­ da ve diğer Türkçü dergilerde çıkmıştır. Birkaçı da şimdiye kadar yayınlanmamış bulunuyor. Bu yazılar Türkçülüğün en mühim, en can alacak bazı meselelerine ve bu arada birçok ' ' «tehlikeli» sayılan, başkalarının temas etmekten çekindi � ­ leri mevzulara dokunuyor. Bu sonuncuların katılması, ben­ ce, kitabın kıymetini çok arttırmaktadır. Açık, kıonuşmaya, h akika tlere gözümüzü kırpmadan bakmaya alış alım. Buna o kadar muhtacız ki! Yazılar neşir tarihine göre değil de dah a ziyade mevzulara göre s İralanmıştır, hatta kitapta ya­

zıların neşir tarihleri bile vetilmiyor. Kitabı okurken bunu yadırgamworuz, ve yıazılariil h�çbiri bize «eskimiş» de gelmi­ yor. Bu hale Türkçülük Cılküsü üzerinde yazılmış çok daha . eski yazıları okurken de sık . sık rastladığımız olur . Sebebini . düşünce· bulmakta da gecikmiyoruz: Çünkü Türkçülük de­ . virlerin. değişmesi ile değişmeyecek ezeli hakikatıere daya� nan ülkl\ıdür.

İSMET T'OMTtJRK


1938 denberi Tüı·l{ÇÜ de,rgilerde milliyetçiliği sa.fında bir nefer

çıkan

olarak

�·azılaı'ımla, Türlt

hizmet etmeye

çah1ı"

yorum. Bu kitaptalü yazılar, işte bu on beş yıllıl{ ka�em hiz� metindem birkaç sayfa�dır,

Bu yazılar muhtelif zamanlarda yazılıp muhte i;f Türkçü dergilerde çıkmış makalelerdir,

Yani

birbirleriyle ilgileri

yoktur, Yahut tek b�r ilgileri vardn ki, o da;· bir Türk oğlunun g·önliindeki

�ürklii.k

sevgisinin damlalan olmaktan ibarettir,

Edirne,

26 IV ·N�.s.

·o.

.

.

1952


·--


İnsanları

dendir.

büyüleyen,

kalplerini

insan

yerinden

oynatan

türlü sevgiler vardır. lViillet sevgisi bunların başta gelenlerin ­ Duyan kalplerin en büyük gıdası olan millet sevgisi,

ancak gerçek insanlarda bulunur, Öyle ki insanların insanlıl}'

derecelerini anlamak için ·Onların gönüllerindeki millet s evgi'­

sini bilmek yet er ,

Mille t sevgisi gerçek insanlarda bulunan birinci vasıftır.

·

Göniünde bu sevgiyi t a.şimıya n insan, zayallı bir yaratık, acı­

nacak bir yarım adamdır,· Ona nasıL acıma:malıdır ki, hem bu

sevgiı:ıin damar larda�i kanı elektrikliyen . sıcaklığından malı.

rumdur, hem de insanlık duygusu eltsiktir. Göğsün boşluğu­

na ,;>İkışıp kalmış. olan bir kalp. insanı'. insan yapmaya · yet­ me�� Soli:ak köpeklerinin de k albi vardır; İnsan. ·odur ki, o

kalbin vuruşlannda . millet sev isinin s ı caklı· ·ırtı · duyar ve o

sevginin üstünde bir şey Bizini dilimizde bu

g t �nım az . ·

sevginin e

·

adı.'I'ürklük:

lük s evg isi ilahi bir a t ş tir ; ölmez

ğ

sevgisidir.

Tür).dük

Türk.­

ruhunun tutuş­

turduğu ilahi bir a:teş,., Bu ateş i n . Türk gönüllerini yakması

pek tatlıdır. Yaktıkça hayat verir, . . güç

verir, zevk v,eırir,

a dınlattığı yolda' . yÜrürken karşılaşılacak

el1

Gönlü b u ilahi ateşl� tutuşan Türk içirı;· o ateşin ıŞıklarının

y

Bukadar bol dü şmanı olim milletitnizh

rağmen bqgüne kadar yaşatan,

bunca

i

sarp e ngeı er,

en büyük sızılar atıcak dudal{ bükülecek§eylerdir.

düşmanlıklara ·

oğullarının: gönüllerindeki

Türklük sevgisi olmuştur. Eğer bu ilahi ateşle tutuşan Türk. kalpleri olmasaydı, az o ls aydı , Türklülı:1·bu koca mill-e t, etra;­

1

fını çevirmiş bukadar dü;smana kar§(yüzyıllar b oyunca da...·

yanamaz, yokolup giderdi , Bu sevgıdtr ki, milletimizin

i

yUk

·

ruhlu

9ğul�a#�a tarihtekl .b�yUk . haml�le i yaptımış . ve r

bU-:

.·.",:·

·

\ı•.•. .�. ; :; :��� tfr �� � ·r•r;�üsRm;s; �·j;�J.i .��j�·J�{ ;••: . ;· ....... <;\ u

·

.;···· ·.'·.a·· · .

ı

i hd•

.

'

: ·.· ..· ·····:; ." . :;:·::·\:::;i:::, �.:�:.=��\

<:-: :=.C·


Bu ilahi ateşin tutuşturduğ·u kalpler

kadar çoktu . Bugün de

vardır

.

dün sayısız denecek

Yarın yine çok olacaktır.

Türklüğü bitirmek için bu sevgiyi yok etmek. istiyenler

tarihin

her çağında görülmüştür. Fakat bugüne kadar hiç­

birisi emeline u laş a bi lmi ş değildir. Bunlar, türlü çağlar i çin­

de türlü şekillerde türemişlerdir. Bazan büyük bir orduya­ dayanan güçlü bir dış düşmanı olmuşlar; bazan içimizde bi­ ten müstebitler, zali.ı::n ler şekline girmişler; kimi zaman da

vatansızlar, soysuzlar, dalkavuklar ve kısacası insan şeklinde. iğr'enç birtakım yaratıklar halinde Türk, tarihinin her çağında,

gözükmüşlerdir. Fakat

vefalı oğullarının gönUllerini

tutuşturan bu ilahi ateşle hepsine karşı durmuş, pek çok acı­

lar çekmekle birlikte admı, _yeryüzünün en ulu kelimesi olan

Tl'ırk adını, yaşatmasını bilmi ş ti r K ü r

Ş a d'a

yarattır1'!-ıi,

K ü

ı

.

Çin saraylarında o kahramanlık d·eıstanını T i g i n'i

tarihin en büyük şehitleri

arasına yükselten bu sevgi.dir, Kaşgarlı bilgin

M a h m u d, . N e v a i'·

o büyük eserini bu sevgiyle meydana getirmiştir. nin: «Sen lnlıçsız, yalnız

kaleminle Türk ülkelerini, TÜrk mH­

letinin kalbini fethedeıceksin; onları bir tek millet yapacak­

sm!» diye duyduğu ses, bu sevginin sesidir. TÜrklük sevgisi dir ki

K

e

tür.

A 1i

m a l'

R

ı z

Tütklüğün

.,

..·· ·>•

S u a·V i'yi

Çırağana saldırtrrn:Ş,

N

a

mı k

sürgünlerde gezdirmiş, haPislei'd� çÜ.rütmüş;.

a

N u r'u

R ı z a

büyük

N u r'u

.

\i.

N u· f yapan, da h11>sevgic1it; kalplerüı.d� n düİı- �husevgiyf ı z a

y apan ,

o

Hiçbir maddi güç, duy an Türk söküp a.tamamış'tıt. Bugün de ata,mıyor ve a·üı.maz;'Yarıri da' · Türklük sevgisini yok ettl"lek' İstiyen i ster atamıyacaktır. dışarının güçlü düşmanı, i s ter içerinin k�ndisfhde bir değer

midesitÇiri

· · . vehmedert müstebidi, veya yalmz ya ıyan vatçınsız .· sütü ,·� ' ' bir soysuz; yahtlf,h�yatin tek geç et . _ · . · olar � clalk3.Vtikhiğu · ··akçaSl···· •taıiıyan zavallt. q lurtsu z;·•... bU' .

\

i

-

.<<.

olsun; ister

boi�k

·- - · • <.·sevgi .. yirte•·- yaŞıyacaı.üırı·.Dış,d lişttıariın·' �ilahı._·ik�rşitiı.'ı'za' rie·,'· ·· ., .. _<.:_:,,.,. .'.:.=.:· ,._ .. ·,. · _,. ::-_::, .� \ � �.: :< �-:" � . ··:;�- ·-:::· . .. .. ,:· .: . . . . .. . . ; , : . :. ·· ,-·, :,=;:'. .· .-"<."·· . ' · · · · : .<· =�:_>> ,· . '·· · ' .. : ..:::,.-.· ·�· :\:(; · . ;:- . >-:-= =. \. _ :-· · :·;·=:.·:,:· ·:·;?.>-<:><=_;: . �>._;:· ··;.· ::,-___·.... . . . . . . ·. · . . · . . · --- -� . .. . : .. :�,_:.:-:::· _(_ .>..:;�:::_· :: > : :< ( . _ · · · · . · .. Y ' ·-:·· . ·'·' .· . :=··..··'·· . . . . ·: .' . =:':" ·.·.:.· .'..;· ·.·..• ·.· ,:·-· •.··.. ··' ·..•.·· •·. ·./.i_ · : /=: .:·.-. ;:,_=. :."\"::·;. ·::. :-: ::.-<�: ..=:� ..j:_.'.::_ '�.·.'.,i :·: •.•.•.·._;< ·;:·_,,. · ;·. ,.' >5a .· .. · ..::,:··.··><<:· : -_ . '�': : .="><<:�:<·:�·. ,:.:, . · .•.· .·. · .' .·,_ .'·.•.· ·.·.·:':. . ... . . ; ' ,: .'.::'zk.sis.' -_ .-, '·· ·.._: ·: : : :"":·:· : · _ .· ·. ..'· ·· .·.,· _,. , .._ . .·. _ : ' . ,_ ",

\

:·.-,

_-

.•

=

..

' ' ·

, •

. ..

.• •

.

.•.


-ll-

derece kalıredici olarak dik ilirse

dikilsin, müstebit zulmünü ne kadar ileri götürürse götürsün; vatansız, soysuz, dalkavuk vatansızlıkta, soy suzlu kta, dalkavuklukt a , · n e mertebe ileri giderse gitsin bu sevgi yine var olacaktır; zulüm, işkence, hapis, sürgün, hiçbir şey Türklük sevgisini duyan Türklerin gönüllerinden söküp atamıyacaktır. İşte, dün olduğu gibi b.U� gün dEl bu sevgi, · onu yok et�ek istiyenlerin bütün kahpe gayre tlerine ra�men, -gerçek Türk olanlarni, Türklüğli gö� nüllerinde bulup onu kendilerine yol gösterici biT ışik yapa-n� .. larm kalplerinde yaşamaktadır.

Şanlı atalarımız Gök Türkler; Türklük ·için yaşıyiı.n,

yalnız Türklüğü dü�ünen, _ ölen kahraman in­ olan Türkler, bundan yüz büsbütün ölm ezleştir en taş. o,

Türklük yolunda

sanlar; o tam manas ı yla

Türk

yıllarca önce diktikleri - adlarını

lar üzerine «yuh:arıdan gök �ökmedik�e� aŞağıdan toprak de-=­ llnmedlkçe, TUrk'ü hiÇbir ku,•vet yok: �de:i:riez!>> diye yazmış­ lar, sanki yüzlerce Yil· son ra milletiri büyuklüğünü, üstlinlü­ ğ ün U inkara yi:ütehecek söysuzlara. karşi Türlüğün ilk mü­ dafaa s ı nı yapmışlaı·dı. Onların karunı tıişiyan ve onlarda n olmakla övünen; oni�hn duyduğunu duyan; şuurda, sevgide, gayrette onlara yetişrnek istiyen,· onlar gibi kahraman, on­ lar kadar feragatlı insanlar olmayı diLeyen,· o ulu Tür klerin biz fnigünkü torunları da· diyebiliriz ki, gÜ.cü tıe' olursa olsun, insan kuvveti, Türk gönüllerimizdeki ''!'Urklük sevgisini bi­ tirunez. Bu s e vgiyi ne dışarının ·büyük ·. düşmanlarinın, ne buna1k müstebitlerin, ne sütü bozuk soysuzların, vatarisızla­ rın ve ne de iğrenç dalkavuklatın gayre ti değil, ancak üze­ rimiz-e ç-ökecek olan gök, y ahut altl.mızdan yarılacak olan yer, yani Tanrı gücü, yok edebil!r. Tanrı Türkü korUdultÇa bütün ihanetlere, bütün kahb eli klere ve her şeye rağtnel1 bu , sevgi ya§ı yaG aktır , ·

·


Milli .

Şuur

ve

l'l!ed�rii Ces·a:ret

Milli şuur insanlara ve cemiyeHere iyiye, gitmeleri

için

d o.ğ ruya ,

güzele

yo l gösteren bir ışıktır. Bu ışıktan mahrum

insan· cemiyetleri k aranlık bir gece de

uzun bir deniz yolcu­ luğun a çıkmış pusulasız bir gemiden farksızdırlar. · Yolların­ daki ·tehlikeleri görebilmeleri mümkün de'ğildir. Bu gemi,

.

tesa düfierin ,lütfuyla bir zaman kazaya .uğriiı�adan yol alsa '

' '

bile, s onun da bir kayaya ç arpar ak patçalanmaya veya bir

kıyıda baştan kara etmeye rmihkumdur. Milli

şuur

insanları insan, ce,miye tleri cemiyet yapan baş ­

lıca vasıflardandır. Milli

dana

.,

'şuurdan mahrum insanlardan mey­ d·aha doğrudur.

gelmiş bir cemiyete bir sürü demek

Bu sürü ·günün· birinde içeriden türüyen veya dışarıdan ge­ len bir çobanın sı0pası önün de kolaylıkla boyun eğebilir,

Milli· şuur bir ateştir; cemiyeti içeriden yıkmak istiyecek

elleri ya kıp bitirecek bir ateş,, Bu

ateşi n ısıttığı topraklar­ da hain elierin serptiği kötülük tohumları boy · vereme:z,. Mil� li şuur bir ibredir; gidilecek yolu göst�ren bir ibre.. Bu ib-. renin gösterdi ği yolda yarlar, uçurumlar bulunmaz. Milli şuur bir pençedir; llıiııetin hayatına kastedec ek soysuzların

b p�nçe., Bti

boğazlarını sıkacak · ir

pençenin

açık olarak bu.:.

;�ı>·>i ;!�;:;��;��f.:i�::���:�;�:I§�� i'

<.

. �: .••. .•.. .. · ·

.

.

d�re

z orunda kalır. Milli şuuru olan, bir ülk�de :kc;Yfi i

.

tu tu-

namaz. B tma kalkışacaklar, kafalarını mill!. '·Şuu�ı.ip aşİlmaz

dı�a.rına

· .1;!f�. :�';<!t�fJk!?ı���?J�h���:tJ.�i����!i�u�·:; �::�:. · ·:'. i.,·

i.

çarpıp

gerilerneye mecburdur1Eır. l\f{ İlli şul1ı;un ayak_ _

':·::

·.


den yavaş yavaş çökerten yaralardan ihtikarı, iltiması, rüs­ veti yok edecek en büyük kuvvettir, Böyle ce.miyetlerde ha­ kim olan doğruluktur, ciddiyettir,' namu�tur. Sefale t, yok­ s ullu k oradan kovulmuştur. Hiyle, yalnız sözlüklerde buhı­ ,nan bir kelime; yalan, unutulmuş bir h as t al ıktır . Milli şuur, cemiyetin fertlerine sırayı ve saygıyı öğretir ve bu sıra've 1 saygı cemiyette kaabi li y ete göre iş ruhunu doğurur. O' ül· kede ahlak yükselir, sanat yükselir, ilim yükselir. Ruhlarda feragat . ve fe d akarlık duygusu _yer eder . Kadın kadinlığını, erkek erkekliğini s aklar . Orada. tek düstur «her şey. cemiyet içiip> dir. İşte milli şuur bukadai' çok şeyd.ir .

Fakat insanlar için olsun, cemiyetler içi:q olsun bu derece büyük bir güç kaynağı olan milli .suur, medeni cesare.tle bir­ likte tecelli etmediği bazı zamanlarda birdenbire bu hüyük kudretini gösteremh bir hale düşmekte, hatta adeta yok oluvetmektedir. Böyle anlarda millLşuur, üzeri külle örtüi­ mUş bir kordan farksızdır. Isıtabiieceği muhif okadar .daral­ mıştır;• Bu koru küllerindeiı sıyırıp m�ydana çıkaracak tek vasıta medeni cesarett�r; Medeni cesaretle saf birliği etme­ miş milli şuurun varlığından şüph.e bile edilir. Bunun örneklerini her zaman, her yerde g örmek müm­ kündür. Yakın dünya· tarihinin iki hadiseiü l;ıunun en güze l örhekleridir. Bunlar Bulgaristanda: ve Fhıl§.ndiyadEi. geçıen . iki tarihi vakadır: Bulga rist an , 1944 yılının son aylarında büyült bir ·facia: ile l<aı;-şılaşmıştı. İst il a altına düş tükten sonra, devlet .maki ne­ sinin ·kollarını son birkaç yıl i çinde ç evirmiŞ hemcu bütün a damları, ciddi olmıy an ·bir muhakeme. s onunda alınları:ı:ıa yı:ı,pıştırı lan hainlik d amgasıyla toptan ölüme götürüldüleı·. . Qıyurt üzerinde yaşıyan ��lışk anlığı , · zekası ve hatta kork-: mazlığı :�le. tanınmış ve milli' şuura sahip diye billnem millet. :bu:. facüt karşısında :_,siı1di, ,en küçük bir harekette.: bl.llunamll;,. dı, · o kanlı· komedinhv oyna·rtdı�ı. .sıralarda o .. ülkenih. ·

Uzel'irı�. · ·i····.• /;/! .•..•.


-14de en ufak bir hareketi bile hemen ezecek korkunç bir bas­

kının bulunduğu

.muhakkaktı. Fakat milli şuuru var olarak

bilinen bu milleıtin. çocuklarında eğer tam manasıyla medeni cesaret te bulunsaydı, baskının müthişliğine rağmen ve ye­ ni birtakim kurbanlar bile göze alınarak bir şeyler yapıla­ bilirdi. Finlandiya da aynı şeyle karşılaştı. Savaş sırasında yur­ dun idaresini ellerinde

bulundur'anlar,

suçlu

gösterilerek

hapse atıldılar. Fakat milli şuurda belki de dünyanın en üs­

tun milleti olan Finliler, bu hareketi iyi karşılamadıla;·. Ve millet, suçlu diye hapse tıkılan çocuklarına karşı bağını \e sevgisini ortaya döküvermekten çekinmedi. Hürriyetleri el­ lerinden alınan bu eski devlet adamları Finlandiyanın feda­ ileri sayıldılar.

Bu fedallerin evleri, eşierine gönderilen çi­

çeklerle doldu. Eski muhalefet partisi üyeleri bile çiçekler

gönderdiler. Ve savaş suçlusu listesinde bulunduğunu bilerek

İsvE\çten yurduna dönen bir eski bakanı halk, büyük sevgi gösterileri ile karşıladı. İşte bu, ötekinden sayıca daha kü­ çük, fakat ruhça pek bUyük milleti, üzerindeki baskıya rağ­ men, böyle korkusuzca harekete sevk eden, milli şuurunun destekçisi medeni cesaretidir. Eğer onların da medeni cesa­ retleri bulunmasaydı, .milli şuurlan

nekildar üstün olursa

olsun, siyasetin gUlünç ve acı bir tecellisi olarak hapse atı­ lan adamlarınm eşlerine• çiçekler göndermek suretiyle kararı verenlere meydan okumaya bulunmadığı yerlerde

kalkmazlar, ·medeni cesaretin

rastlandığı gibi,

belki de

o evlerin

önünden geçmekten bile· çekinirlerdi. Evet, mi11i �;uur bir kuvvettir; büyük bir kuvvet... Ve on­ suz cemiyet bir sürüdür; zavallı bir sürü ... Fakat unutmama. !ıdır ki milli şuurun en büyük destekçisi medeni cesarettir. Ve cemiyet bazan öyle eğer o topluluk medeni

kahp-ece hareketlerle karşılaşır ki,

cesaretten .mahrumsa, orada milli

�uur kocaman bir sıfır olarak tecelli eder.


Fedakarlık ve Feragat Ruhu Atalarımız bir çok büyük meziyetlerin sahibi idiler. Yurt­ severlik, kahramanlık,

savaşçılık,

cemiyetçilik,

ahlak

bun­

lar arasında ilk akla gelenlerdir. Fakat bu büyük insanların ululuklarını

sayarken

leri daha vardır.

Bu

unutulmaması

gereken

bir

meziyet­

meziyet atalarımızdaki fedakarlık

ve

feragat ruhudur. Fedakarlık

ve feragat ruhu,

benliğini

cemiyet menfaati

yolunda hiçe sayabilmek büyüklüğü; .şahsi kazancı, mevkii ve şöhreti ayaklar altına alabilmek hüneridir. Onun içindir ki fedakarlık ve feragat ruhuna ancak büyük yaradılışlı mil­ letierin fertleri arasında rastlamak mümkündür. Büyük ya­ radılışlı olmıyan milletierin fertlerinde ve solucan ruhlu in­ sanlarda bu ıneziyeti aramak boştur. Yüksek yaradılışlı ve ruhlu olmıyan insanda tek düşünce «şahsi

menfaat» tır.

Fedakarlık ve· feragat

faslında ise

«şahsi menfaat» ın yeri sıfırdır. Fedakarlık ve feragat ruhu bir kemik parçası için hırlıyan

köpekte ve yerde sürünen

yılanda nasıl bulunmazsa, bunlardan farkı dışa ait olan şahsi menfaatçıda da öylece bulunamaz. Fedakarlık ve feragat ruhu taşıyan insanlar bir nevi kah­ ramandırlar. Yalnız savaş yerlerinin büyük kahramanlarının yanında onların kahramanlıkları o kadar parlak gözükmez. Fakat cemiyetleri için her şeylerini ve icabında

canlarını

bile ortaya lwyabilen, yapılan hamlelerden hiç bir şahsi fay­ da beklemiyen fedakarlık ve feragat sahipleri, savaş yerle­ rinin büyük yiğiUeri yanında saygılı bir yer almak hakkına her z aman maliktirler,

Atalarımız; kafalarındaki aklı, bileklerindeki gücü ve hü­

neri, damarlarmdaki kanı ve gönüllerindeki iymanı hep ce­

miyet için kullanarak en ulu yurtseverler, en eşsiz kahra•


- 16 manlar, en namlı askerler ve en büyük ahlilk sahipleri olur­ larkem, tarih sayfalarına fedakarlık ve feragat r uh u un da

n

örneklerini geçirmiŞlerdir.

Tarihimizde fedakarlık ve feragat ruhunun

bir' örneğine, kahramanlar kahramanı Kür

· pek pariak şah smda

Şad'ın

rastlamaktayız. Şanlı Gök Türkl�rin bu erişilrriez büyüklük­ . teki oğlu, ırkını yok olmak tehlikesinden kurtarmak için o meşhur. atılışını yaparken, baştan başa fedakfq:'lık ve

fera�

gat ruhu ile dolu bulunuyordu. Düşman Çin, Gök' Türkleri hiyle ile yenerek Türkleri geniş ülkesinde parça parça da­ ğitmakta idi. Türkün geleceğinin kapkara olduğu bu çağlar­ da diğer Gök Türk prensleriyle

birlikte Çin saraylarmda

kişilik ihtilal cemiyetini kurduğu

· zaman

tutsak hayatı· yaşıyan

·

Kür

düşman·

;maksadı şuydu:

s arayında esir bulu nan . Türk prensi Holuku'yu Türkistana kaÇırmak ve r0riun

Çin hükümdarını öldürüp

Gök

Şad, ırkını kurtarmak· için kırk

Şad bu

kağanlığı altında Türk istiklalini diriltmek ... Kür

gayesi ıeriş�medi. Fakat talih onu kırk adsız arkadaşı ile birlikte Türk ırkının büyük şehitleri arasırı.a sokarken, tarih te sayfalarına bu eşsiz k hramanın fedakarlık ve feragat ruhundaki eşsizliği geçirdi, Milletinin istiklali için başını ortaya koyan kalıraınan Kür Şad, yiğitliği nisbetinde . de büyük bir fedak§:rd,'ır. Çin saniyında otururken onu, Türklük için kehdini feda etınek üzere. yü:rüten f daka ık ruhundan ba,şka nedir?.· feda.;. kar yiğitteki feragat ruhu ise, yüzyıllar> boyuiıd� ya�afu.ı§\ ve yaşıyacak olan torunla ına bıraktı�{ büyük\ bit inirastir; . Kür Şad, 639 ihtilali�i ba arsaydı; TUrkistan Jahtıria. kendi geçmiyecek, kendisi gibi bir prens 'ôııi:rr Holukuiyu Qİk:aracak� tı. Halbuki ırkının is ikla i için ölül!le karşıyürÜye'ın bu yi-·. . 'ğitih kağari. olabilmesi . içiıi·• yeter.:detecede sebep · vardı. Bir a · �; e�s;�;:r��{���Jb�6k:�� �a���� ·_.:·�6��;��h:������ ··.'.·:;:. . :rigi��ıı2•· •· . . ne

a

e

,

.

.

rl

r

ş

'

l

t

.

.

,


-17�

/

oilirdi. Ayrıca ihtilali b aşardığı · takdirde, bu kahramanca saldırışın bat}ı olan ''Kür Şad'a, yiğitliğe aşık Türk milletinin

hemen boyun eğ.tnesi, yaıni onu kağan olarak tanıması mu­ haikaktı , J;i'akat kahramari olduğu kadar fedakar ve feda­

karilğı derei.�esinde fera gat sahibi bulunan bu T ürk çocuğu­

nun, ihtilal bayrağını açarken gönlünde hiç bir şahsi düşürı­

bir tek gaye varÇtı: Türkü yaşatmak .. Bu ülk ll ile atıldı, bu ülkij için toprağa dü.ştll. Lakin milletine öyle bir ad ve öyle bir ruh bırak tı. ki b u adın ve bu rufıun T ü rk. lükt en siliınmesi imkansı zdır . ce yoktu v

Fedakarlık ve feragat

ruhunun

parlak örneğini, yine Gök Tllrkler

tarihimizde bir başka

_'çağında Kül Tigin ile

Megr�n'in şahsiyetlerinde bulab il iriz . Gök Türk is.tiklal sa­

vaş]nın kahraman başbuğu İlteriş

Kağanın çocukları olan

Megren ile Klll. Tigin, amcaları Kapagah - Kağanın ölümün­ ·

den sonra, TÜrkistan tahtına sahip oldukları zaman ortaya şu mes,ele çıkmıştı: Acaba Gök

Türk tahtDna kardeşinden

bir y aş daha büyük olan Megi'eii mi1> yoksa a ğ asın.dan daha

kahraman olan Kül Tigin mi

ottirac aktı T

·

Bu sualin karşılı­

ğında bu iki Gök Türk çoctiği..ın\ln öiıriıek .ruhları vard1·r. Zira, Gök Türk tahtı, Kül Tigin'e göre keıı.disinden bir yaş büyük

ağa sına ait, Megren içins e kah.ranıan kardeşine layıktı. İki

kardeş te bu fikirlerinde ısrar

etmişler, sonunda Kül Tigin

ağasını razı etmiş ve kendisi, Bilge Kağan adı ile Türklerin· baŞına geçen Megren'in buyr ugund a ·.ordu kumandan ı olarak

-

kalmıştı,

İlt eri ş' in . çocukları ve hele Kül Tigi'l1/deki

feragat ruhu

Türk çocukları için ne güzel örnektir, Düşünmeli ki bir yaş daha b üyük olan Megren; kardeşinin kahramanlığını bilme..

si1111e

ra ğmen , hakkı

_

sayı�an kağanlı�ı istiyebilir;. Kül Tigin

de,tahta pekala göz koyar ve bu, öiiun hakklda sayılabilir.. , di, Lakin onlar böyle adi gayeler pe�inde· koŞan· ki:tnseler' de..i ğjl!erdl, Oiıi:ir yalniZ mil! etleri� hiZİriot >trtıek �iki

ne ;·�:�

·' · ;

; ;/


·

g

---

iS -

varl ı k lard ı . Ve Kül Ti iJn, daha amcasının kağanlığı zama.. mnda, on altı 'Yaşında iken savaş yerlerine yurüyerek yap• maya başladığı bu hizmeti, ağasımn buyruğunda ordu ba�­

buğu kaldığı müddetçe bir a:n aksatmadı, Ömrü kavga mey.

d an larıırtda ·geçti, Düşmanlarlu ve birliğe girmiyen boylada durmadan savaştı. Ve onu savaş yerlerinden ancak şanlı ö­ lüm .ayırabildi. Birliğe girmek istemiyen Dokuz Oğuzlada

yaptığı çarpİşmada ve kırk yedi yaşında şehit düşmeseydi, . Kür Şad'ın bu şanlı torum.unu, f eda karlı ğı n ve feragatin bu

ş ahlarimı ş

örneğini, . hiçpir şahsi fayda

beklemeden ırkına

·hizmet etmekten kim ve ne a likoyabiiirdi? Gözlerimizi Türkiye

tarih n n__ ilk sayf alarina çevirecek

i i

olursak, bu ruhun parlak bir örneğini de orada buluruz, Tür­ kiye· devletinin temelini savaş yerlerinde akıttıkları kanlar- .

la

pekleştiren Oğuzlar, bir müddet hakimiyetlerini t anıdı k ­

ları, kendi soylarından bi r başka kahraman olan Gazneliler. Sultani Mes'ud ile çarpışmak zorunda kalmı şlardı , 1040 yılı

m ay ısı nda yapılan bu savaştan Mes'ud'un Türklerden gayrı

unsurların askerleriyle.., de dolu olari 9rdusu,' yalnız Türkler- · deri ,mürekkep Selçük

ordusu önünde bozguna uğrayınca,

artık ortada Ga:zınelilerin yüksek

·

haki;miyeti kalmamış ve

Oğuzların eline· geçen Horasanda Türkiye kürulıtmştu , Ş im -

di, · erlik yerlerinde aki.tılan kanlarla kurulah bu. devletin padişahlığına Uç namzet vardı: Selçük'üın öğlı.i M:u sa.< Yabiu ·. ile torunları Çağ·rı Beğ ve Tuğrul Beğ .. Üçü de birbirlerill.­ den değerli kimselerdi, Padişahl�ğa kÖysa' haklı

hangisi göz

görülürdü, Fakat· Türkiye d evletinin bu ilk bUyük f�dak ar�

l adlarıyla birlik te fer �gat ruh larını da geçitdi ler .i P�di§ahlık için aralarında. hiç bir sizıltıya m eydan vermedi1e�. En yiğitle-,_ ...

ları kurdukları devletin tarihinin 'nk sayfa atıına kahraman .

.·. ,

�,�J1i,:��l����t;��������i�i�S!���i��ı��E"


/

. -19-

olan Türkiyeyi dünyaya Uan ediyordu, Lakin kahramanların işi bitmemişti. Onlar, sultan ve kumandan olarak savaş ye:ı;:"­

lerinde kafir1e·rle olan vuruşmalarına yine. devam ettiler. Türkiye'nin, 90'0 yıldanberi olduğu gibi bugün de dayandığı sağlam temeliın harcında ·bu kahramanların fedakarlık ve feragat ruhlarının payı büyüktUr.

.

'

Sonra İkinci Murad.. Savaş yerlerinde gövdesini sayısız yaralarla süslediği için pek erken toprağa dü�·en Kirişçi MehmeÇi'in bu ulu oğlu.. Onu•nı ruhundaki fedakarlık ve f�­ ragat ta kendisi kaP,a.r büyüktür.· Osmanlı tahtını iki. kere oğlu Fatih'e bırak,ması, yani insanları en büyük adilikleri yapmaya sevkeden mevki bırsını ayaklar altın.a alması han. gi r�htm eseridir? Ve sonra Haçlıların - verdikleri söze r.ağ. men·- Türkiyeye saldırınaları üzerine, götl.lünürt acılarım ve ruhunu dinlendirmekte olduğu ·· · Manisadan hı'ila gelerek, Türk düşmanı• bati:ıra .·· · Yarnad( o bÜyUk. yumruğu, indirişi nedi r?

Daha yakın za.manlara gelince; ı:iynı ruh, ka�şımız . ·a şu bü­ yük adı çıkarıyıor: Namık ·· Ke al Topııi Osman Paşa'nın bu büyük torunil sadece hürriyetçibır· şair olsaydı,. kırk se­ kiz yı:ı.şında t·oıprakiarci, k arışma:z'dı . :. Çünkü, onun çağının daha başka . yazıcıları da. hürtiy�İçiidiler: ve onlar da. bu yolda •savaşmışlardı. Fakat hlçbiri, Nı:l.mık. Kemal gibi kük­ reyip . sürgünlerde ve zindanlardil ÖmÜr tüketmedi Vatan ' şairi Nar;nk Kemal'i zindanlara .. sUrükliyen ruh; Kür Şad' larm, Kül Tigin'lerin,· Çağrı Beğ'le�in' �uhudur : Millet için her fedakarlığı y�pabilmek, benliğiı�i ' cemiyet y�iunda ha·r­ cıyabilmek, ·şahsi hırsıarı a yaklı:ı.r altına alabilmek rul�u ...

...

Jl1,

Atalarımızdaki fedakarlık ve feragat rUhunu y:alniz yu�· karda adı geçen büyük insani�:d{ mahsus' bi� ruh s8.hrriak · •. . . , ·.· . yanliştır. ·Bu ·r-ı.ıhun tafihilllİzdelh ıiice adsız kahraı:hanıar_inı. .. , .. ·, . . bir· ··

tarafa.bıf��ş·a,� l>ile1.' ·uı�ılJ�·····b���§ı-��i,l1': y��af-!tıı��e.��?> .

: : ·. ; : :·.-... ·.:

...:· � " ;

- ,.

:.·.· .,•.·.:.:· :... ...... :.:;,; ;..::.�< ;_: : . : ...: : :.

........ .

.. · •.

_:.

·_ · . · . ·.,: :·

· ·

- , · . ) ;.

. . . ,,._ .-:_.-. . _::·· v\: <-..;y_· :-� ' .·..:..-..:.: ..=.-: . •·.::.· ·.·; · · ·

... · :;. · \ :�\:' .: . . ·. . -=<.. :-;_·.; �-_ ·• ·:- -:

·.


-20-. Türklerde de aynı ruhu tişı;neleri mümkün olmıyan diğer . bulabiliriz. . Kun tar ihi ni karıştınnca orada karşımıza bir· 'İ'Urk bU­ k l\mda rını n iki oğlu çıkacaktır ki tarih bize onların Mila:t­ t�n önce 96 yılında geçen şu hikayesini anJatıyo r :

Hükümdar ölürken Türk tahtıı;ıa büyük oğlunun

geçiril­ mesini vasiyet etmişti. F a.kat beğler, o sıralarda sarayda bu­ lunmıyan . ve tehlikeli sur ette hasta olduğu sanılan büyük oğlun yerine küçüğünü tahta çıkardılar. Büyük oğui, hak kendisinin olmakla beraber - hayatindan da korkarak bu­ u Lakin yeni hükümdar a ğ a s ını n durumun ses çılmrmadı. na ve korkus�mu haber alınca, ona, tahtı kendisi ne bırakmaya hazır olduğunu bildirdi. Tıpkı yüz yıllarca sonra Megren ile Kül Tigin'in birbirlerine ya pacakları gibi, bu iki kardeş te tahtı bi rbirlerine bırakmak için karşılıklı ısrarlara başla ' dı­ lar. Büyük oğul sağlık durumunun i:yi olmadığıiu, küçüğü de hükümdarlık hakkının kendi si ne ağasında:rt sonra gelmesii1in gelen eğe uygun bulunacağını söylüyorlardı. Meşhur tarihin. de Türklere hep barb ar· diyen Deguignes':qin biie hayranlıkla b a hs ettiği bu fazilıet m�nakaşasının s onÜtıqa küçük kardeş tahtı ağasına bıraktı ve böylece büyük karçleŞo'ri.:trKhüküm.da in .Şapolyo adını ve�dikleri .Işb � , · a. �Il 'ın ölil� . ı . rriünden sbnra geçen bir vaka da:Türkıerdeklbti :rl.lhün bir .. _

>

·

,

��:���

'·.

< ·· · ,;

�i.

·

k�

'i� \r iJ��;�:i�t!�!�������t�j���TE�� . .

.., :: .,. ' .. üzere kendisirı,� . ada�lar, ,gÖnd�tdiı ;:F'ak . a1:ı· Işb�ı:ra'nın; k�ı;'deşi

\'\ ': �f!Jlr�: : ������!l��!��ı:ltl�i�i�:· ..--:::-, ::�_; \·:..�·;:):,:_-..

. =:

·: .- " •

.

.

•.

_ , :-=·:

__

- .. .-,.·.::. .\::: ,. ,;'

,-·. - _ -_ ·· _ ..: .. ::·<: .-'::'�-..

-;

..

. ..

.

..

.

. -.::- '=:

.

: :, :·_ ··,\::,',''/·::;:;.: ;::>·.>

..

.

·


��

-21

le diyordu : «Siz babama o kadar düşmanlık ettiğiniz halde beni mi katan tanıyacaksımz? Bizim yasalarımız ve baba­ mın buyruğr �,-,ı:eğ·ince kağanl�k size aittir. Çünkü babam ka.ğanlık içL, .,;Li göstermiştir. Bu buyruğu dinlemeye mec. bursunU'z! » · Işbara'nın oğlunun ısrarı, S·o.nunda,. amcasını Baga ünvanı " ile kağanlığı kabule mecbur etti. Yukarda taht hikayeleri anlatılan iki Kun prensi ile Üd ,Gök 'Türk çocuğu tarihimizin baş şahsiyetlerinden değildir­ ler. Lakin onlar bÜyük bir .ırkın büyük bir hasletini. k•endi­ lerinde duymuş ve bulmuş talihli insanlardır. :t

'

"" * *

Fedakarlık ve feragat ruhu, �ncak büyük yarıadılışlı mil­ letierin yüksek · ruhlu insanlarında bulunabilir. Kür Şad, Kül Tigin, Çağrı Bei ve Na,mıkKemal büyük bir ırkın sade büyük değil; ayni zamanda yüksek ruhlu oğtllları oldukları içindir ki fedakarlığın ve :feragatın da cüı:ah' tarihindeki eşsiz l{ah. ramanları bulunmaktadırlar; . <·· Bugünkü Türk çocukiarı yukarki kiahramanlarıri soyun­ dan olduklarını daima hatırlamahdı-rJ.ar. Kür Şad'ların,. Kül Tlgin'lcrin kanları bugün de· . bizi:rri ·.·damarlarımızda. dolaş. makt•:-.dırlar. Bu kana, o ·eski büyük ruhu aşılamaya, daha doğrusu kül altın�a kalmış olan eski ruhu canlandırmaya çalışmalıyız. O zaman yeni' Küt. Şad'lar, yeni Kül. Tigin'ler; yeni Çağrı Beğ'ler doğacaktır. Ve nihayet onlar kadar bü­ yük yaradılış;lı olamasak bile, damarlarıinızda .·dolaşan cev­ herli kanm Yarima fedakarlık ve� feragat ruhunu kayabildi­ ğimiz takdirde, her zamari Kun hÜ.kü:mçlı;ı.rının ild oğlu veya Işbara'nın gövdece �el!!!l�izt fı;ı..k�.t rt'h�a ulu . �o�u�u.. ·· tıU;yük ı;>la..Qil1:riz�. ·· · ..

...

·

.

.

·.

·

...


Maalesef Türkler! İki tip Türk v ardır :

Birinci tip, milli

şuuru- olan Türktür . Bu tip, bu soydan

gelmeyi övünülecek bir tali h eseri sayar, Büyük bir mi lle

. tin çocuğu olduğunu, muhteşem bir tarihi bulun�uğunu k av �·

ramıştır, Soyunun vasıflarını taşır, Ko zmopoli tli kt en iğrenir,, _züppeliği

.

an ':a ne l e rine

sev.mez,

bağlıdır.

·

Türk l ü ğü kü­

çlimsiymleri hor görür. Milli ruhun halesiyle nurianmış �lan ·

bu Ti.lr k, asıl Türlülir. · İkinci tip, milli .Şuuru olmıyan Tl\rktl\r, Bl.;l tip Türk, bu

soy"dan gelmenin bir övün.ç olduğunun farkında değildir. Bü­ yük bir milletin ve muhteşem bir tarihin

çocuğu olarak

ya şadığından ha bersi zdi r . Soyunun vasıfl.a rını kaybetmiştir,

an'anelerini unutmuştur. GönlünUn açıktı r , Züppelikle

b�şı . hoştur .

k apı ları kozniopolitliğe

Türklüğü küçümsiyenler bile

onun için kötü kişiler .değildirler. M,illi · ruhun ilahi i şıklar ı n1 dan mahrum kalmış olan bu Türk, yarım T't\rktür, ·

Bu iki tip bugün Türk dünyasında birlikte> yaşıhnaktadır-

. .

lar. Eğer bunl a rı birbi riıeri nd en ı ayırıcı

landırmak gerekirse, birinefsine s a dece

birer : k:�iifu� ile ad­

't'ür'k . derheye

karş1,

ikincisine : «maalesef Türk» demek pek te yakİşik��z k�çıtı'a z .. · . · '· ··ı' . <<lv.taales·ef Türb, . acımay.a değer bir vatlıkt:ir,. . bi'r zavallı- : · .

'i

··· . · · ·

:, · ··

'

'

dır. Bu

·

.

..: ;

zavallılık onu n her t arafın d an

adeta,

_ah:�!':. �ı�reket., ·

lerinde, . sözlerinde, düşünüşünde, giyfni§inde; e\riüde: daima ' kendisiyle birlikte bulacağıfuız bu acinacak lı.aıdh: : Fakat O; bun�uı farkında bile

değildir.

4-ksi:tııe , . '·· l:lenÜğitıe ��a.pişmış

·

· olan bu m anevi yaftayı dört· bir y an dan destekliyerı· sapık­ · _ o; birer · marifet olduğu kanaathıd�dfr, • · · ._·_·· . ' . . . · ,· .•

<. ·:· ·, · ·ihıkl�I'ıri;

··.

�:"�;' ���t�[��a��ü��;�·, \tii���it.?���(ki� ��:�;,, ,

...,. ',,

,


- 23 -

\

çok kere başka mill-etlerin meziyetlerine hayran ve onları övuken bulabilirsiniz. «Maalesef •rürk>> için kandil akşam­

,ları kandil simidi almak veya bir ölürrün ruhu i çin sebil da­ ğıtmak geri bir zihniyet eseridir. Ama, Noel gecesinde ev.ine uğrarsanız odasında sizi süslü çam ağaçlarıyla birlikte kar:§ı­

lar. «Maal•esef Türk>> , ciavul ve � urna:y la . düğl'ın yapan 'bir ; köy görürse acımaktan kE.ndini alamaz; Çünkü .onun rühu­ nu e aşturan ancak cazbandın zenci şamatasıdır. Bayramda

mi�afirıe aldde şekeri tutmak, «maalesef Türlo,

·e·

göre gü­

lL'ınç bir şeydir; Onu11 kafasınca bugünkü hayatın ioaıbı, l i kör

tepsisidir. «Maalesef 'Türk», yaşlıların ellerini öpüp al�nla­ rına koyanları görürse onı.ara bıyık altından güler. Lakin onu kendinden yaşça küçük kaıdınların elini soğuk b ir kibar­ lıkla öperken görmek imkansız değildir.

«Maalesef Türk�>

için batı Anado1unun zeybeği, doğu Anadolunun halayı, barı belki güzel,

fakat

mÜdası geçmiş oyun1ardir,- O, a sri insanı

ancak il�hi valsiri buytUeyebileoeği dAşürtcesindedir. · «Maa­

:ı;i

lesef Türk>> e sorarsanız şalvar Ve çe ke n rte kadar göz tır­ malayıcı şeylerdir. Elbis•e, onun sırtındaki c ek e t gibi moda­

Ş

ya uymak için maskar.a'la mış

şekilde olmalıdır. Bir Türk

köylüsünün pala bıyığı <<maalesef Türk»

e

p ek

bayağı gelir.

Bıyık, onunki gibi, yani s inema perdesinin taklidi olacaktır, İşte «mı:ı.ales ef Türk» böyle

blr

maales.ef: Tl'ırldür. Onun

marif-etleri s·aryma�la bitmez. Ona marifetlerinin manasızlı­ ğını anlatmak, beğenmediği şeylerin değerini öğretmek pek

güçtür ; açleta mümkün değildir, .O, bunları bilmemekle on­ mağrur du r : «Maalesef Türk» ü bÜ lara karşı bilgisizlik1e seviyeden yukarıya . çıkar.aıbilmek için ne yapsarriz faydasızdır, O

«maalesef

_

Tllrk»

kalmaya

mahkumdur.

. .

.. «Maalesef Türk», bu cemiYetin meyvesiibir ağacıdır.

Onu' ·

at ke.s tanesi ·· ağacına benzetttıek uygun 'olur, Belki dallı:frını · ' oduri o1a['ak . ktilHınah; . yaprakhJ.rının . gölgesirtCie: iİllel:)en l)iı• . ' .' . ·. . . ·, . . ,-. . . . . . = ·�;·· .,

d

..

. .

· :i

. ·.


iki

- Q4 kişi bulunabilir. Fakat meyvelerinden bu ç:emiyete fayda

yoktur.

Türk adına layık olmak okadar kolay bir iş deği)dir. Türk

. doğan, Türkçe konuşan her insan Türk adına layık olamaz. Türk adına layık olmaık için Türklüğünü duymak, , milli şu­

ura sahip olmak, Türk karakteri taşımak gibi bir çok mezi­

ye·tlıer lazımdır. «Ma·alesef Türk» ler işte bunlard�n mahrum

kimselerdir, Ve onlar bunun · için zavalJıdırlar. Onlara acı­

mak lazımdır. Acıyanlarımız da vardır. Fakat işin asıl acı­ nacak tai'Iafı, bu «rnaaılesef Türk» lerin maalesef birer Türk

oluşlarıdır.

·. ·· · . :

· . . ·: . . .

· ::-ı


Türk,

Ordu. ve Savaş

.

Ordu v,e · savaş Türkün en eski ild ar k a d aşı dır Bu ark ad aş

­

lık o kadar es k i di r ki, tarih, Türkü tanıdığı gündenberi onun

. .,

z c m an ·orduyu ve savaşı da görmüştür. Ve 9J:·du ile savaş, diğer birtakım büyül-ı: v arlıkl arla -bitlikte, Tüdcten , ayniması imkam olmıyan mefhumlar arasın:a, girmiş l e rdir Tarihin bu y irmi beş yüzyıllık hakikatının bundan sonra da bir gerçtk olarak kalması ırkımız i çin milli bir z artır etti r Türk, ordu ve savaş sadec.e birer arkadaş değil, hem de ü çüz kardeştirler. Birlikte bulundu kları yüzyıllar i çe r i s ind e hep birbirlerini yüceltmişlerdir, Türkün en üştün millet oi­

yanında her

.

'

·

·

.

ımi.sırida ordunun

ve savaşın payı büyüktür,

· ordu,

tari hi n

. en değerli varlığı olabilmek şerefin i ancak Türk milletinin bağtından

Çıktığı

' ,

zaman k2ızanabilmiştir; Savaş, hayatm

yamah gerç e ği varlığıi1ln

bu

büyüklüğünü Tüdce Ve TCırkün bühyada · yÜzyıllardan­

i Çi nd e n fu;:lüran orduya . . borçludür'.

beri · pel�çok Şey l er ·birbi.rlerinden • ' a:ytı1Il1işlar, l akin TQ.rk

ordu ve s ava,ş

h ep · bi rli kte

,

yaş amiŞia r ve y:aşayabilm.işlıerdir.

· Bu . üçlizlü arkadaşlık günümÜide ve yarın için dünkünden ·

zarurettir. Bu z anıre ti · mill e :tçe duy­ rrüı.mız ve buna . yine milletÇe ina:rlina.rn& la�ınidır. Irkını se­ Y.�rt her Tü.rkün orduyu ,en .mukaddes bir varlık olatak tanı­ ması, orduyu mukaddes bir varlık diye taniyan her· milliyet­ çinin savaşı tiksinil ec ek · bir barbariık olarak düşünmemesi icap eder ·. İkinci d ti hya s-avaşı mllletleriiı h�ya'tı için Ördıinuı:i de-. ğerini v,e savaşmayı bilmtmfn IO.zumuriu ert �çık şekilde ' or­ taya koydu, Dünya tarihinin kayele ttiği bu ert büyük savaŞta · · · havaların Çelik kana th yeni kartallari _ yağ- : : . · dlrarak yirmi dört ' saatta· sehirlerl harabey� dö�dUtdü, bev

daha çok luz umlu bir ·

,

,

.

gôkierden ·öıul'h_

giB�: tş.����z: .• . ·��\'� bu�uk ��n��ıı.��ı• . : . · : .:ı ,. . . .

: devırıp , ��Qeh: :· �uÇ,ıe#�J� .· ·;·-:·

·

··


-- 26 savaş . alanlarında dehşe t saçtı . Milyonlarca ins a n görülme­ miş

bir makine bolluğu .içinde birbirini yok etmeye uğraştı,

Bu çetin hadiselerin insanlara büyük dersler vermemesi im­ kansızdı. Bu derslerin baş�nda ise Türkün en eski iki ar­ kadaşı olan. ordu ve s avaş, yani

ordu nun değeri ve sava�ma­

yı b i l me nin lCızumu bulu nm<: ktadır.

Ordu ulu bir varlıktır. Bu va�·lığın ulu l u ğunu inkar

ler bulunabili r . Fakat bu inkar ordunun

İkinci · dünya

cd.:n-: ·

değerini azaltamaz. ·

savaşının hadiseleri b u hususta o kadar ibrct verici olmuştur ki, ordunun rriilletleriİı h aya tındaki yerini

bir

çok kapalı gözler bile art�k açılmış Lt. Bun� bugün orduyu mühimsemiyenler ve askerli� ğin milletierin hayatındaki birinci derecede olan rolünü · an­ lamak istemiyenler eskiye nazaran .aızalmış bulunuyor . Yani küçüms•eym

dan dolayıdır ki . '

Türkün en eski iki arkadaşından biri olan ordu a.rtık umu� miy;etle IIlUkaddes diye tanınıyor. Milletin iyi· düşünen fert� leri artık,.-öğrenmiş bulunuyorlar ki · ordu Türklük · demektir. Türklük . yaşıyamaz . . Ve mukaddes ordu olmazsa. mukaddes . I)ün, Türklüğü uzun yüzyıllar en üstün millet yapart varlıklar alasında ordu vardı . . Bu gerçek bu gün -için de değişmiş

değildir. Ve bugün Türklüğü ayiıkta tutart . en büyükgüç nası1 ordu ise, yarın daı ordu :olacaktır.' Önun icindir ki ord' u . . . :: , · : · - . - . · . =.. . . · ::· -:·_ . . _·. :· · . ... -. . j · · :: .: . qrdU�u · ınilletçe . ·. ' · .. . biZim icin mukaddestir. Bundan dölayıdır ki

·

._ _ _

"'� . seviyoruz. .. .. ... .. . . :. . · .·. ·· · · . : : · -: eski iki arkadaşimızdan birisine karşı

sevmeriıiz gerektir

En

"

dUY:duğumuz

bu sevgiyi ötekinden. de 'esirgememeli; öı'dUyu . yükseltirken savaşı alçaltınarnaya dikkat etmeliyiz. BUrta ' dikkat etmez

\\

de saıv aşı medeni yet yıkıcı

bir canavar ve büyük felaket diye gösterirsek hem milletimiz için zararlı. bir iş yap:tnıs . olur, . he:rtl de: mantıksızlığa düşet·iz, ._· ,� şavaş · . felakettir.»,· . «savaş

! med:e.niye't yıkıcıdır», «savaş 'vahsettir» gibi ,fiki�lefi tekrar.. X:> :· •.•. • . iaman{n "millet.- iÇin bir.: faydası düşttnUlebilir ıni r He1e: ·. iktnci . . _ ; e- ·�u.pya; ·fa,�Y��II1�� · § a va�rha,ııııAr ·bnriliyen muı�tıer i� : ı��i3-tnhü

. ,,

-

,

'

_


- �1 -'

k&ğıtiarı

gl.bi d•2Vrildiklerini

gördükten s öhrll,

bu fikl.rlerl

millete telkin etmekten 11e kazanç beklenebilir ? Savaş felaket midir, değil midir ? Şu muhakkaktır ki sa­

vaş için mutlak olarak iyidir diye bir hü,küm vermek nasıl doğru olmazsa, yine onu mutlak f·elaket sa.ymak ta do�ru olamaz. Bir millet lüzumsuz bir s.avaşa sürüklenirse o. /Za­ man sava� felaket olabilir. Lakin yurdu

korumak, istiklal

kazanmak veya herhangi bir başka milli menfaa_tin

kuyru­

ğuna uymak için yapılınca, savaş fElaket getirici değil, ta­

mamen aksine, saadet hazırlayıcı bir vasıtaıdır . Bir de, savaş f•e H1ket

olsa da, olmasa da, _ su ; kimsenin

inkar ederniyece-ği bir gerçektir ki hayat . bir savaştır : En

küçüklerinden en büyÜiderine kadar bütün vait' olanların yenilmemek yaşama savaşı, , , Bu şavaşta içiiı maddi ve ma�

nevi sahalar"da kavgaya hazıt buluıı.ı:haık'.bi:rinci şatttır'. kav� gaya hazır olmıyanlar · € Zilmeye · ·v� hatta. yok olmaya mah­ kumdurlar

gördük ?

.

Son • düny.a; savaş'ında bÜni.irt misallerini az

·

Kavgaya maddi olarak hazır bulurirtı�k , ·en çok savaş si�

lahını elde • etmek ve edecek halde olmak deme�tir. Fakat hayat savaşınd.aı- yenilmemek için bu, kafi değildir, Bunun kadar, hatta bundan daha çok martıevi hazırlık ta lazımdır.

Hayat sa.vaşına m..a:ınevi hazırlik savaşçi" yetişnı.ektir, Çünkü en

mühim

manevi silah olan savaşçı

.

ruhtan mahrum olan

milletler, en üstün . İnaddf' silahül.ra da sahip bulunsalar, ' ye­ _ nilmekten ve haıtta ezilmekten kurtulamıyorlat.

Savaşçı ruh bilhassa gençlik için hava kadar lO.zunilu bir

ihtiy açtır. Savaşçı. yetişrnek hiç bir zaman vara yoğa kan

dökecek bir ruh sahibi olmak demek 'değildir� Savaşçı yetiş� rnek, savaşın usullerini öğrenmek ve z.ari.iri olup 'k:�lkİna­ s�ına imkan bulurtmadığın an - · savaştan tiksinme ek' deinek� tir. Bit millet bu vasıflara malik olmak saY,esindedlr : kt erl . · · .. _ ·· . · pUyUk h��ya:t imtihanları�ı ver�ppir, Aksi, inıtnçtaki ll1Ht�1:.; , . O . , · ' · . . . _:;-�_>;:�:_ :/ - ·_=:/ :_·:><::=_:· : .. . . . ;, :;·- . . : : :... ·: :::< : . . ·· . . · ·: . .· . ' _ :, .� ; . ,. , -_._:< �-;>, : . ·><·;.!. ::· ·�.·.=., �-�;..', : _:: ·. ':. ·.: ·. · - : . . , \

-

riJ

,,::

.:

·.

;

:

-

\

:

:

'

.


;_

l·er

28

� --

ise mukaddes aniarın kavga saatları çaldığı zaman - te:P� aşağı olmaya mahkumdurlar. Onun içindir ki savaışın bir cemiyetlere telkin etmenin hiç bir · felaket olduğu fikri n i faydası - yoktur, aksine büyük - zararlan vardır. Bir cemiye­ tin insanları - ve hele gençleri - bu teU,dn ile yeti şirlerse , yurt, - - kendilerini mukaddes vazifeye çaığırdığı zaman naı;ıl döğüşebilirler ? Savaşın mutlak bir felaket olduğuna irianan­ lar ona karşı en. büyük tiksintiyi duy arlar, Ti ksinil en , kor­ kunç bir canav ar ve felaket olarak tanınan savaşa, yurdu k orumak için bile olsa, istekle gi meye imkan var mıdır ?

t

Bundan y üzyıllarc a önce, s av aşçı büyük bir Türk, Atila :

«Savaş olmasaydı Kunlar bukadar milletler üzerinde hakim

unsur ola;rak kalabilir mi idi ? » demişti. B ugün

biz de şöyle diyebiliriz : Savaş olmasaydı Kılıç Ar.slaiı'larm, -Yavuz ' ların , Barharos Hayreddin'l•ea.·in biz.e verelikleri övünçler ne olur- ·: ı . . du ? Savaş olmasaydı tarihimizin · parlak sayfaları olan Ni ğbolu;lar, Kosova'lar, Pilevne'ler, Çanakkale'ler olur m.uych.ı ? Sarvaş olmasay'dı bizi hiyle ile al� ederek istiklaJimizL elimizden almış olan Çi niilere karşı Gök Türkler; Türk val'll.ğını yıenideın nasıl elde edebiUrlerdi ? vJ 'nihayet �avaŞ ö1Il1as aydı, ' son _ n amus - ve varlık kavgamızı, Xiıadolı1' tsHkı8.ı s8.vaşım�­ _ zı - birihimize büyük }?ir - şeref 6ı.a·fak· ge ÇİrebiUr idik? : Bü­ _ tün bunlar Türkün en �Ski a �kadaŞı öİall « or dtl )> ile <<savaş» _ ın eserleridirler, Ve s onr a Şunu da: uriutiıül.rnal1clır ki, saV'aş . hayatın zaruri bir hali hük.müncl�dir. Ondan tiksiiım ekla ·c.e-' . miyetçe bir şey kazanılmıyaca�ı , gibi, uz ak durmak ota ıliü'Lrt­ kUn değildir. Bundan · dolayıdir ki, : :ıriilletin yüksek l11�nfaat­ l�rı gerekli kıldığı zaman, e:rlik_ yerleri olan kavga . nıey. ' .; danla-rı:rı:.a korkusuzca gidebilmek için ' savaştan : tiksinrne­ '<: 'i ,i ıiıek, hatta oriu ' sevniek 'ıa.zÜl1Clır. sıivaşıh fertier İçiiı 'öıu ü . , � . : oısa.,.. iı : , böYle' ' anlarda cE!ini y e iıere , saadet' getire ce�i ni -du-.·

111r.

.

, '' , ,'·, ş�;e;:k·· ���ıi v� •· s avas� . ' Bilni

.

ar

sa�e�e -·, cok ,eski biref'

ml

�fk�� , •·,'·,


>---...

29

_:.

d aş d egil, hem de üçüz kardeştirler. Bir lik te

bulunduklai''l

yüzy ıllar içerisinde hep birbirlerini yüceltrnişlerdir. Türkün en üstün millet o�masında ordunun ve savaşın pa.yı bUyük­ tür. Ordu, ; tarihin en değerli varlığı olabilmek şerefini an­ cak Türk milletinin . bağrından çıktığı zaman kazanabilmiş-, tir. Savaş ; ha·yatın bu yaman _ gerçeği, varlığının büyüklüL ğünü Türke ve Türkün içinden fışkıran orduya borçludur. Dünyada yüzyıllardanberi bir çok şeyler birbirlerinden ay­ rılmışlar, lakin Türk, ordu ve savaş hep birlikte yaşamış··

lar ve yaşayabilmişlerdir. Bund9.on · sonra da dikkat edece­ ğimiz şey, bu yi rmi beş yüzyıllık büyük hakikatin bir gerçek olarak kalabilmesidir.


Savaış . ve Zaman Mukaddestir�

Memleketirhizde göze batacak derecede bir savaş aleyh­ tarlığı vardır ve ' bu aleyhtarlık," adın_a cutnh:uriy:et devri de­

nilen sqn çeyrek asırlık zaman içinde, vakit vakit. pek aşırı bir hal almak üzere, hiç eksik olmamış tır.

S avaş aleyhtarhğını ki.mler ve niçin yaparlar ? Ve bu dUŞ­

manlık ciddi bir tenkit k.a•r şısında ne dereceye kadar tu tu­ nabilir ? Bunu incelemek hiç te faydasız olmaz. ·

. Savaş . aleyhtarlığı fikrini Türk cemiyetine aşılamak isti­

yenlerin . büyük çoğunluğunun kızıllar . oldu�u muhakkaktır,

Çünkli milletleri a,yakta tutabilecek ne kadar inanış varsa onları yıkmak, bütün dünya kızıllarının baş va·zifesidir. Fa­ kat Türkiyedeki sav�ş aleyhtarlığı propagandası yalnız kızıL ların marifeti değildir, İnsaniyetçi

g·eçinen bir takım fikir

ve ruh züppeleri d e vardır ki onlar da bu yolda kızılHırdan

dahaJ az tehlikeli değildirler. Bu iki tip milliyetçilik düşma­ nından başka neye. hizmet ettiklerini bilfniy·en bir · düşünce­

sizler zümresi de ayrıca, savaş aleyhtarlığı v e düşmanlığınçla, kızıllardan ve insaniyetçilerden kalmamaktadirlar. İşİ-e yazi hayatımızda

hiÇ

geri

eksik olinıyah savaş· al�Y,htarlığı ve

düşmanlığı fikrinin,...b .. elli başlı .· siıİıala�i · bu kızıUar, insani­ •

yetçiler ve düşüncesizler · arasında bulunmaktadır. ' · · S avaş aleyhtarıarı v.e düşmanlarının, savaşi •· kötü gö s ter­

mek için ileri sürdükleri türlü. türlü fikirler vardır. BunJ.ar

arasında iki tanesi en . çok tekrarlananlar olması bakımından

;

üzeriJ:?.de durmaya değer. Savaş dü�manlarınm · birleştikleri.

.

iki ana: e sas olan bu fikir ( ! ) ler «savaşm mutl ak bir felaket oİdtıfu>>i teranesiile «savaşın ancak. müdafaa zamaiıırtda mu�

' ·l,adde�

· sa;tıla.bHeceği, istila savaşlarimn· · b�ı·barlık . · olduğu» .

· ·. · 'l{erei savaş!·

Ic1anı.�ıdır;

' . :Bif

. .

·

·

·

i.lstüri kötü ' bir ınuhakeltleden

··

sonra

bir <


- 31 felaket olarak vasıflandırmak hiç bir zaman- ciddi bir fikir sayılamaz, Tarihte savaşın . insan topluluklarının başına fe­ laketler getirdiği belki çoktur. �akat kısa bir . sıkıntı veya� ıstırap devresinden sonra saadet gEtirdiği de ·az değildir. Onun için bu mes el�yi 'bir ön hl\kümle değil, tarafsız ve 'Ciddi bir . 1 şekilde incelemek Ve bu suretle doğru bir sonuca varn;ı�k, yani savaşın hakkını vermek lazımdır. F.akat biz burada bunun değil ; savaşın ne zaman mukadde s olduğu ve olabile­ ceği meselesi üzerinde durmak istiyoruz. ·

Savaşın yalnız müdafaa vuruşu olduğu zaman mukaddes saYılabileceğini, istila. . savaşlarının barbarlık olduğunu söy. Uyenler, e ğer Türk tarihine ve Türklük ruhuna balta atmak__ i çin sinsi sinsi çalışan kurnaz tilkiler değillerse, çok sakat . ve kötü bir düşüncenin ardından gidi;}mrlar demektir, Ç ün­ kü b� fi kri ileri sürmenin ve müdafaa etmenin büyük ge ç­ mişimize saldırmaktan ve on'�.!- ld.'tçültmekten b aş k a mariası yoktur. Çünkü Türkün aralıksız bir vuruŞmalar silsilesi olan geçnilşi, . hiÇbir zaman bir müdafaa · sa� aşları tarihi de�ildir ,

Savaşın yalnız müdafaa zamanında mukaddes o�duğunu : kabul edecek olursak, Türk birliğinin muhteşem. · kahramanı ve en büyük dünya imparatorluğunun hakimi Çingiz Jle Türk atiarını ·şalon'a kadar yürüten ve mağrur · Ron:ıayı önünde dize getiren Atila, bizim için bi�er barbardan başka .bir Şey sayılamazlar. 'Eğer istila.· savaŞları barbarlık ruhunun neti­ celeri ise, Türklüğe .Anadolu yolunU: açmak içfn . Malazgirtte o l:ıi.'ıyük zaferi kazanan Alp . Arslan bir v.ahşi ; ayaklaru1ın altına serdiği ta·çlar üzerin de göklere yüks elen F atih bir canavar; Türkiye tarihinin «Muhteşem Süleyn'ıall» ı bir in­ sanlık dü!;'.mamdır. Bu fikre iymap ·edince korkunç çölleri bir hamled·e geçerek Türk bayrağ;ınin gölgesini Ü in sularına ı

'

düşüren dahi

y

Yavuz

. yer birakim an derya

.

ve Akdenize Türk korkusunu salinadık

kaptanı Hayreddin PaŞa/ lanetle anıl·

· mş,şı gerel�etı; itıSiil.nlatdir, . .. ...

·.

S9ll\.\ri �ıŞ�sı' c;l.üşman v�yş, · Q.i,\.. · .

.. .

..

..

.

·.

.

-

>·· .

_·.

>

:


- 32 -

şüncesiz k afaJ. ara tabi eUerin yu k arı kaldırdığı bu fi ki r ( ! )

bayrağının arkasından

takdirde, en

yürüdüğümüz

büyük

öv ünçlerimizden biri ola.11 tarihimiz, artık yal-nlac:;ık bir ki­ taptan başkçı. bir

şey değildir.

Görülüyor Id bu, yıkıcı bir fikirdir. Ve iyi düşündükçe

,

Türklük sevgisinden uzaklaşroadıkça bu fikri lmbul t:tmeye

imkan yoktur. Gazi Mura,d'm saldıran haçlı sürüsünü teps­

Ierken şehitliğe 'yükseldiği Kosova, b izim içi.n . mul<:.:addes _bir savaştır .da ; çelik yumruğu ile Biz.arisı yıkan gen\: Fatih/in '

bu elli üç günlülı:: savaşı mukaddes değil nüdi'r ? Son vatan çiğnetmemek için Sakaryada

parçasını

şehitHk

rüthesini

kazananlarm dökülen kanları mübarektir de ; Kıbrısı, Kefeyi

·· veya Giridi Türk top r aklarına katarken düşenlerinki · değil' midir ? Çanakkale ve PHe.vne Çaldıran ve

M oh a ç

Türklük için bir övünçtür

bir' leke midir ?

'

· Savaşın ne zaman . mukaddes

'

de,

·

olabileceği

sualine

cevap

ararken bunları düşünmemezlik edemeyiz'. E dersek sudan bh" düşünce uğru:r;ıa geçmişimizi, mil1iye timizi kendimizi kü­. çült�üş, yani Tü rklü ğe hakaret etmiş oluruz:. Onun i çindir ,

k� biz

TüHuer

savaşın ne zaman mukaddes olabilece.ği s ua

-

lin e cevap vermek icap :edince gözlerimizi tarihimize çevirmeye ve bu cevabı ·orada ara.maya_ meci:ıurUz . '

Esasen tarih bu· ce�abr çoktan .ver�işÜr. BU ··cevap ebed'i . bir hakil{at olarak gözleri mizin önündedir. Ve zaten aklın, mantığın '!;>izi götüreceği netic-e d � tarih in ortaya koyduğÜ

bu gerçektir : Savaş, milli zaruretler ve menfaat.lar neticesi oidukça, ister müdafaa, ister istila için yapılmış bulunsun, ·mukad. destir !

Tarihin pu öğüdü büyük bir' hakikat olarak · ort ada duruı�� ken, artıl< · savaşı ml1dafaa v·e _ istila }(avgası: diye Ikiye a:Yır� ·

manın v� bunlardan ancak birisiıli kabul cdlp ikincisini .

sfilt:meni� rrur�lük, b{!J{ı\ITiıudan

. ."· ..

.

.

.

.

. ,-.

_

..

.

.

.

da\ .. .

hic

..

Q,� hts� nı.�n.�ık. f:le,k,iiwnQ�n . . .·

·

'

··

. · .. ·

.

..

.

·


- 33 -

bir faydası y oktur . Aksine büyük z ararı rm başında savaş

gü cümüzü n · azalm ası

Vıtrdır.

Bu zararla­

gelir ki, b und an faY­

da l an a cak olan tel[ varlık ta, bizi bağmak için sımrlarımızda

ho.murdanıp duran

büyük

insanlık c anavarıdır.

Ve nihayet şunu da unutmanmk lazımdır ki kızıllarla, irı­

saniyetçilerin ve ç1üşL'ıncesizlerin ileri

sürdüideri bu fikir,

til'i'leri, Turgı.id'la.n ve Tüı·k bayragmı

su:ırlammzdan

b ugüı-ikü kıymet hüküinlerimize de aykırıdır. Yavu:i'ları, · · F a­ uzaklarda da.lgalandıran

.

çok

öteki s a yısı z yiğiti ·büyük kahta­

manlar olaral..: tan ır ve Istanbulun zaptının beş yüzüncü yı] dönümüne

hazırlanırl{·en,

istila

·.

savaşlarını

b a rbarlı k diye ·

l<abul etmenin manasızlıktan başka bir manası Dlabilir mi ?

'

Biz,

tarihin

ebecii

ö g üdün.ü bu h u sus t a en: büyük gerçek

diye kabul e di) oruz, Esasen mantık ve akıl da bizi aynı n e

ticeye gqtürmekte.dir.

Bu

itibarla,

savaşın

ancak

­

müdafaa

ka··.:gas·. o:iduğ·u zaman mukaddes sayılabi1e�:cr�i fikrini Tllrk­

llik için dü�.manca bir ' filtir sayıyoruz, Bizim

için

Pilevne,

Çanakkale, Sakarya ne kadar mu-

. kaddes savaşıarsa Çaldıran, Mohaç ve Malazgirt te o kadar

muk ad des savaşLardır. Biz S ak ary a : mU dataasında

kanını

a�ı tan Türkü olduğu kadar, Korede vuruşan TLlrkü de kahra­

man tanıyoruz. Çünkü bizim için milli . zaruretler ve men­

faatlardan doğan bütün . savaşlar muk adde stir .


Türkçülük Bayrağı

Türkçülük bayrağı Türk bayrağıdır ;

iki

bin · beş yüz yü­

danberi Türk göklerinde da"lgalanan Türk bayrağı . . Türk

soyu, bir cı.vuç

i n s an

kalsa bile, bu bayrak bu göklErde dal­

galanacak, bu· bayrağın gölgesi bu topraklar üzeriliden ek­ silmiyecekti r. Onu kıslı:: ananlar, onu par çalama.lı;:, onu bulun.. duğu yerden indirmek istiyecekler· elb�tte bulunacak ; lakin

bunu tasarlıyanlar değil. bir takım cüce ruhlu insanlar, hatta

kudurınuş bir sel bile olsalar, oıtla.rı, her zaman çarpıp dev. .

rilecek;leri bir sed, iym�n dolu Türk

ca ktır .

Türkün, dünyanın efendisi olarak

bu

· göğüsleri

karşılıya-

yaşadığı uzun yıllar,

bayrak mavi göklerin, alınmaz kalelerin ve yenilınez or­

duların süsü, şerefi

olmuştu: Sonra hain ener onu ·tirmıkla­

dılar.- Fakat gün gelecek, sağlam bilekierin üzerinde yü�­ selecek olan

bu bayrak yine eski yerlerde dalgalanacakt�r .

Türkçülük bayrağı, Türk bayrağıdır. Milattan önceki çağ. 4

lardp., dağılmış Türk

birliğin'i

kahramanı Çiçi'yi, Çinliler

tıkian zam.an,

kurmak için · çalışan Kun

oturduğu şehirde basıp kuşat­

az sonra büyük bir şehitler

nıezarlığı haline gelecek olan Türk kalesihin duvarları üterirlde' ·. daJgalanan .

b.eş renidi bayrak, bu bayraktı. · Çinlileriıı kaptığı Türk is. tiklalini kurtarmak için �n · yedi erle dağa çıkan İlteriş,. bu ·

ül

o:;

. ·;

<. ·

i•

. .... ... ..

·

·· · · .

:;;;: ,.·

•. . . .

.

i'

yolunda düşınanla

·

boğuşurken, Gök Türk ordusunun

üzerinde yükseleı{ bayrak, ·bu bayraktı. Alp Arslan, Malaz-

.

girtte Türk azınine, karşı durmak istiy·enleri yer� · sererken ;

' u· ·· Birine� Kılınç Ar 1,.s ı11 an ,Abu mü�b1are k topraı{:�rı1_ ı_1a1çl s r uıeri·. ı . . _ ydın og u Umu r Beg,. . zm r d e ş e11 1t11k. ne me�ar yapar :ı.e ;

·

bu bııyrağ.l yüceit.mişletd( :Bu bayrağın · i · ·gqlg�sipde·;.v\.ltuşara ktır•· ki·••· Avrup�nnl . birleş iş ' ordul�rıı: ' · ·

rütbesilli kazanırken

irt

, . : y'lıditı!rr Eayaııd : Niğholu' dc�ı . İ�ipçr Mu·rad kosova.c;ı�.

yere , ·


.

!!;ermişlerdl.. Burak Reis'i, Akdenizin bu yiğit çocugunu, aiev� . · . lerin kucağına atan bu bayrağın sev:gisi idi. Gazi Osman Paşa gücünü bu bayraktan almış, . Çanakkalenin ve Sakar­ yanın gazile rini ve şehitlerini bu rütbelere bu bayrak ulaş­

tırmıştı.

Bu bayrak Türk göklerinden eksik olmı:yacaktır.

galandığı yerlerden

indirmek

istiyenleri ve

Onil

i

1

. i

.

dal-

ılı ,,�

istiyecekleri

bekliyen akıbet maddi ve manevi ölümdür. Jan: Hunyad, bu

. usta Macar askeri, tükürdüğünü

H

yalayan Avrupanın birleş­

miş ordularının başmaa Türkiyeye karşı yürüdüğü

1

zaman

s·erilmişti . . Anderya Dorya'nın namı sularına bunun ı çın gömülmüştü. Çerkes Ethem Türk yu;mruğunu bu yüzden ye­

V arnada bunun için yere

ve şerefi Pirevezede · Türk Al{denizin

miş, Kürt Şeyh Said darağaCını bundan . boylanuştı.

'

Bu b ayrağın düşmanları hem dışarda, hem içerdedir. Dı-

şardaki düŞman, bilinim düşmandır. Bu11mı adı bazan Mos-

kof, bazan .Bulgar, bazan: İtalyan olabilir. Adı ne olursa ol- .

sun dış düşmanın gayesi tektir : Türkü Yıkm ak, · Türk bay. -

\

rağını yere çalmak. .

· -·

.

.

İç düşman ise çok defa biJinıniyen düşmandır. Bu bilinmi­ yen düşman, onun içindir ki, bir yılan, bir akrep' gibidir :

y

k

Türkü sokmak istiyen bir yılan V!e a bir a rep . �. . Onun gayesi

bu

de

bayrağı çamura

bulam.ak'tır.. .

Ne dışardaki düşman, ne içerdelü

yılan

iki bin beş yüz

yıldanberi bu gayelerine eremediler. Bundan sonra da, ister bir

· haçlı

sürüsünün . başında

mağrur

· bit

kumandan; ister

dünyayi kendine esir etmek istiye� kızıJ: .bir çar olsun; ister da:ha dün bu mübar·ek toprakların bir parÇasını bol keseden başkÇ.sına verıneye kalktığı tasla�aya kal.k;an bir

··· · . .· rikat değiştirert çıfıt ·: '·:::··.·.= . .•.

kahramanhlt .

·

.


- 36 -

TUrkçülük bayra�ı, . Türk bayrağıdır, ild bin beş yüz yıi­ danberi Türk göklerinde dalgalanan Türk bayrağı.. Türk soyu bir avuç insan kalsa bHe bu bayrak bu göklerde dalga­ lanacak, bu bayrağın gölgesi bu topraldar üzerinden eksil. miyecektir, Onu kıskananlar, onu parçalamak, onu bulun­ duğu yerden indirmek İstiyecekleri şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra bekliyen akıbet te bu bayrağın gölgelen­ dirdiği top:ı·aklara serilmektir .

. . .:. ·-,. ·. ·..


1

l ı

Türkiye dışındaki Türkler, Türklük için

mühim:

ledir. Çoğ·u Moskof · esiri bulunan ve yüz yıllardanbed kara talihleriyle baş başa bir h ay a t süren bu · milyonlarca insan 1 nice yıl var ki sahipsiz bir haldeelirler. Halbuki onıar kanları bizim kanımızın, dilleri bizim dilimizin, tarihleri bizim · tarih!mizin aynı olaı1 _ins anlardır . I'Tihayet bir takım tarihi

·.

!

ii

bir me.se ..

hadiselerdir ki bizi onl ard an ayrı düşürmüştür. Bu ayrılık,

·

onları Türk olmaktan da ayırmı.ş değildir. Ve bugün sayıla:rı Türkiye Türkünden d ah a çok olan bu ins anlar esirst!ler, ha­ yatları ve Türklükleri tehlikede isıe bunu düşünmek, bizim soyumuzdan olan bu milyonlarca n sanını mukadderatı ile ilgilenmel{ elb et te ki en çok bizim _ vazifemizdir. Türk dünyasına ait bir dava olan bu mevzu, cumhuriyet devri s·aydığımız son yirmi .b Eş yıllık za.rrı.aİ1 i çin de hiç bir vakit bir mes.ele olarak ve es a slı bir şekilde ele alınmamış, hatta bu rnevzuun 'l"ürkiye için bir mes�l� scıyılabileceği d ahi düşünl'ılrnemiştir. Üstelik bu ınemh�kette Türkiye dış ı nda ki .

i

- ve hele doğudaki

-

Türlüerden bahsetmenin

iyi karşılanma­

dığı: hatta bu rrtevzuu ele almanın suÇ' sayıldığı

·•

olmuştt\T.

Halbuki

·.

devirler bile

dış Türklerin Türkiye Tlirkleri için nıühim bir

mevzu, . bir Türldük m evzuu

s ayılmasından . daha tabii bir şey olamaz. Bir takıİn tarihi acl hadiseter bizi birbirimizden

ayırmış . ve

zaman ka1ın perdesiyle bu

hal yaratmışsa,

bu, Türkl\n

. . mez. Şimdi Ha t ay

Türl�ü

ayrılığı perçinler bir

unutmasmı icap ettir­

dediğimiz Tlirk : _ topraklarıyla

öradı;lki

de bir· müddet bizd en ·· ayrı yaşamıştllat� Bir . vaJ.dt..; ler şimdiki doğu topr�klarımizm bir l�ismı ·da tarihi .. . dÜşma- . . . . . nıpıız Rusyanm .. eliıı·e .· geçmiş ye ora JI'ürkleri . ' de •. bir ınüddet · •. > ' ,./ \<' . 'Moskof ·: hakill1i;Yetinde > kalmıştı! ar. ·. Bu • i rriisa1le�ıe' · ·bugi.'ırikü ;; >,. · ( . : : : .

: türkler ·

·,

·

. . ,_._ :· . •..· .· ·.•.· � ·

·· . ..· . · . . . . ,:'.'\·.._:<: :_ ·, . .. . ...- . . ' . ' . . . ,... . . ' ·.: . . . . . ' · . , · . ·: . _ -. . . :.::;]�: . :-: ;(:: . .->-..· .�:�_. . . ..•.·.....=:_/ · - �;=_<."'" ' ·.::<;.-:·:·.::::\:.·_"<·: . · :· :-·�:<.':'>:· : =;-;:. . _. :::.:; ·..::::�.:::: . . ;_·.•_;-_:__-:�; . ::..·_ : - �: :;,:: .:.:'/:.;: ': ;\; :: _: · .

,,.. =

. ,•

.

·. . .


- 38

durum ş.rasında nihayet bir zaman farkı vardır. Zaman ise, Türke Türklük vazifesini unuttı.iracak bir kuvvet değildir. Tek parti diktatörll'ığünün . Türkiyeyi harap ettiği yirmi beş yılı aşan kabus devrinde böyle bir Türklük meselesinin esaslı .olarak ele . alınması zaten beklenemezdi. Çünkü o dev­ rin siyasileri, Türklüğü Türkiye sınırları içine ha:ı;ıseden yüksek ( ! ) bir siyaset takip · ediyorlardıı Faltat bu yük�ek siyaset yalnız siyaset yerlerinde kalmıyor, halkın arasına 'ka­ dar indiriliyor, dış Türklerin Türkiyeyi asla ilgilendirmiyecek bir mesele olduğu kafalara da sokulmaya çalışılıyordu. Ve bunda bazan o kadar ileri gidiliyordu ki, dış Türkleri bir çok Türkiye Türkü için ürkülecek bir mevzu halini alıyordu. Dış Türkleri meselesini bu hale sokanlar kızılların da da.. hil bulunduğu Türk milii�etçiliği düşmanı'arıyla , devrin a­ damı olup keyif · sürmekten başka düşüncelıeri bulunmadı­ ğ.ından bu şuurlu Türk düşmanı zümrenil') yanında yer alan fikir, iyman ve ahlak fukaralarıdır. Dış Türklerden söz aç­ mak istiyen Ti.\J;kiyeli Türklere karşı g.eçmiŞ yıllar içinde gizli veya açık bir şekilqe ve fakat ellerindeki bütün imkan. . ları kullana�ak cephe alanların hep bu cins ITl.ahluklar olması elbette ki bir tesadüf eseri değildir, ·

Bu cins mahluklar.ın dış · Türküriü Tütkiyeyi ilgilendirmi­ yecek bi� mesele diye gösterm�l< iÇiıı eskidenb e ri ileri sür­ dükleri mUtalaalar; d� Türklerinin Türklüklerini kaybetmiş oldukları, artık onların Türk milletindeıi � ayılamıyaca.kları, Rusyadaki Türklerin komünistıeŞtikleri, TÜrkistan Türkle­ riyle ilgÜenmemizin Rusyayı �leyhimize kışkıft.mak olacağı şeklinde a kıl süzgecinden geçirilmeye ' taham�ülü olmıyan beğlik bir kaç tekerlerneden ibarettir . . . .· . · · •, · · . · Dıs Türklerin Türklüklerini . · kaybetmiş ·oldukları boş bit ·. idcliadır; Bilhassa Moskof · · esiri Türklel-in; ··burıca yıldır de­ ettirilen • pr.opagandalara ve · şiddetli : . l:iaslnya fağill eri• : t�·.•· o İdu ki ıı•� ı ; : · · TU�kiUkietini � yük· ·· i� 'kı.s]{�J:ı lı�Ia · s�kl� .

.

·

Vaıll

lll#�


- 39 dünyanın o kısmıyla ilgili ol anları n malumudur. Esa sen Türl< gibi bir mUk te mensup olan insanlara milliyetlerini unuttu­

rabilmek öyle kolay bir iş değildiı· . Kaç asırdır ana vatan­ şuurlarının derecesini

dan ayrı yaşadıkları halde Türklük

son zamanlarda bütün dünyaya gösteren Kıbrıs Türkleri , 1 bunun en yakm ve en canlı delili değil midir ? Dış TCı�·l•:Jeri

için de Türklükleri zayıflamış bazı zümr.elcr bulunabilir. Fa ­ kat bundan ne çıkar ? Türkiyede y aşıyan Türkler · a rasınd a

da Türklük şuurları zayıflamış, hatta pel< zayıflamış olan-

. lar yok mudur ?

Dış Türklerin Türk s ayılamıyacağı iddiasına g eli n ce , dün­

kaktır. Biz Türkiye Türkleri şüphesiz gökt€n zenbille inme­

t f

sebep . ileri sürülebilir ?

1

yada bundan daha gülünç pekaz iddia olabilec�ği muhak­

,,

ı1

dik. Günümüzden geriye doğru gittikçe varacağımız �azi, Türk sayıl�mıyacağı iddia edilen insanların m·azisiyle aym . olduğuna göre, bu hakikati çürl\tebilmek için hangi makul

Tarihimizin iki büyük hüküm(ıarı ·

oJ a.rak tanıdİğımız Mete ( = Motunl · ile Temür, Türk edebi­

yatınııi en büyl'ık şairleri oldukları mektep kitaplarında 'bile kaydedilen Neyai ile Füzuli, Türk milletiriden sayılamıya-

cağı söylenen insanların da büydk hükümdarları ve ulu şa- · irieri değil midir? .

Dış Türklerin komünistleştilderi iddiası da ciddi bir

fikir

. sayılamaz. Bir kere şu muhakkaktır ki Moskof pençesinde yaşıyan milletierin f,ertlerinden komünist partiierine girmek · v e oralarda mevki almak suretiyle komüniştleşenler, büyük .•

bir çoklukl a bunu yaşamak kaygusuyla yapmaktadırlar. Bir · memleketin Kremlinin pençesine düf.mesinin ne demek · ol-

·duğunu bilenlei, talihin böyle bir kalirma uğramış in an_la• · rın ·z oraki komünistliklerindeki ·. zarureti elbette t'akdir ;eder-·

Fakat böyle resmen · komünistleşen, Türkler· bUyük· Çok� ·.· Juk karşıs ında ·elbette kL pek · küçük bir '·SaYı•· olaraW .kaJıriar. ·... . i:>t\m�,. ya�ijrnş.; kar�1.lsu d.ı�uı�ı;J.·.�qmtjn�ş;tı€�en Cıı� · 'I'UrhW �9K

ler,

·. .

..

:· . .·.

. ·.· . · • · · · . '

·:. �:.: ·;�:. . . ··

• ·. · · .. . ·• ::,· ··

:

· ·· ·


- 40 mudur

denebilir . .Şüphesiz

va rdı r . Fakat b und a n ne çıkar ?

Türkiyede de. bir takım kuş beyinlil e r vatan hainliğinin en

feci şekli olan bu yola yıllardanberi sapıp durmakta değil · midirler ?

Ti.iİ·kistan Türkleriyle ilgilenmemizin

Rusyayı aleyhimize

kışkırtmak oJacağı iddi a sın a gelince ; bu da boşun boşu bir

iddiadır . Bu günk ü kızıl Mo ş kof emperyalizmini idare eden ­

ler, dünyayı p en ç eleri n e geçirmek için çalışan bir avuç ka :ıa sus amış insandır.

Onlar bu gayel·erine var ma k için mi.ıay­

yen bir planla hareket etmektedirler. Bu p l anda kışkırtılma.k gibi hususların a s l a yeri yoktur. Bu plan

yutmak

için zayıf

nok ta l ar aramak, fırsatlar gÇızlemek gibi esasl ara dayanır.

Binaenaleyh onların planlarınd� Türkiye,

·

Türkl er tarafın­

dan yapılacalı: bir kışkırtma h arek e ti ile değil , ancak bu i şin zamanının ve sırasının

:yanacak memlekettir.

geldiğine . i n an ıldı ğı vakit kana

bo­

Dış · Türkler al eyhi ne yapılan itirazlar işte hep b öyle en

küçük bir tenki de bile

tahammülü olaınıyacak

s 1,1 dan

iddi- ;

alardır. Bu sudan iddiaJar b i r tarafa bırakılınca g;eride şu hakikat kalmaktadır :

Türkler, t arihin bütün çağıarinda olduğu: gibi,

bugün de:

yer yüzünün büyük bir par,Çasina y�yılml.Ş bir halde yaşa­

,m aktadırlar. Yalniz, bu kadar geni

bir d.i..\tiya p arç as İnda yabaıieı h akimiyet i

Ş

yayılı bul un an Türklerden büyiik kismı

ve boyunduruğu altındadır; Yabancı boyunduruğundaki TUrk.

lerin

sayısını kes i n olarak bilmemiz mümkün değilse de, b u .

. nun Türkiye Türkünün sayısından ·çok ıolduğu muhakkaktır�

Bu ; acı ve hatta. yüz kızartıcı bir rt eti cedir; Hürriyet çağın­ da esir hay atı

y aşıyan bu

ı

milyonlarca insanin· thukadderatı

, ile ilgilenmesi iıcap eden insanların •elbette ve elbette ki Tür­

y

ki eli Türkler ölfuası ı&zımdır; Bu ilgi} bir Valdtl;er kızına� · rm kaf ları bulal1dırmak lçin ortaYEt a.ttikl�rı . Ve . beyin /fp

�aralarınırtın aa · hemen

·

, esir ·-r.ru.rkl�r.i· �rı.· ·.ğlhii inahdı"kl · kıJ.t.... : . . .. · · - ..-:.:- ·::· -: : ·:.\ ' . .. · .-· .· ...· .\. ...:.:- _::··.>\. . ·. · .··.. . ::. ·. :_:' · ;:: ;· : : ::' : -.;· : ::, : . · . · · · :· . ./.·:. ·..:::. . �:_.: ·' ·: . .. ,· ' . . ·:

,:


- 4t tarmak için s a ğa sola savaş açmak · şeklinde tecelli edecek değildir, Bu ilginin

şimdilik bu kara tallhli insanlarm da

lutfen Türk olduklarının 1-::abulü v� hiç değilse Yunanistan

. . .· zelzele3i vey a Çin seylabında evsiz kalanlara karşı gösteri- , ··· len ,şefkat ve merhamet duygularmm, onlardan da esir gen-/ .

memesi şeklinde· clınası da kafidi.r .

Bundan ne çıkar dememeli . . . Türkiye Türklerinin, sınır-

· larımız dışmda yaşıyan milyonlarca esir Türke · karşı duya­ cakları ye her fırs a tta açıldamaktan çekinmiyecelderi

yak1n

ilgi nin bizim için de, onlar için de b üy ük değeri vardır . Bi­ zim kanımı.zı taşıyan ;

müşterek;

bizim dilimizle konuşan ; tarihlerimiz

övünçlerimiz bil· ; düşmanlarımız aynı ola n ;

yar­

dım, şeflmt ve sevgi bekliyı:;c ekleri başlm kimseleri bulun­

. . ınıyan bu insanl ar a karşı bu duyguları

besle.m�ıniz,

eğer · in-

sanso.k zaten borcumuzdur. Türkiye Türkü, kendinden olan

bu insanlara karşı vazifesi bulunan s e vg iyi göstermekle bir

seY kaybetmez. Fakat esir Türk, kendisini ·. ezmeye. zalime ' karşı Türklüğünil

çalışan

korumaya uğraşırken, uzaklarda,

. çok uzaklarda da olsa, 1-;::endisi.ni düşünen, gönülleri kendisi ·· · için çarpan insanların bulunduğunu biliı·se, _ bu, ona az mı

·

.dmvvet olur ? ··

'

Bugün i çin de bu k a d arı yeter. · Bu işl.erin elbett e · bir de

yarını olacaktır. Dünyanın, iki cepheye ayrılmış olan bugün-

: kü haliyle asırlarca kalamıyacağı muhakkaktır. Yarın, inan i dığımız ve beklediğ-imiz gibi, dl'myanın en büyük .]dnesi hür insanların

yumruğu ile yer e

zu1Um

serildiği

...

ma­

takdirde,

. bugün sadece bir sevgi olarak tecelli etmek zorunda, kalan duygularımızın

g.e rçekleşmesi i çin önl\müze geniş

ufuklar

.


- 42 Artık gönüllere hükmedilrnek istenen günlerden uzaklar­ dayız. Artık , bir takım şeflerin katalarma uygun düşılıediği için TürkçUlük davalarma satır atılmak gerilerde · bırakmış

bulunı;yoruz.

Artık

istendiği çağları vatansızlarm,

sL'ıtü

bozukların, dalkavukların, · bu milletin türküsünü çağırmak , için açılan ağızıara ot tıkamak için çalıştıkları günler sade·­ c e meş'um bir devrin acı birer hatırasından başka bir şey değildir. Yani artık

.

göni.illerimizi v e kafala.rımızi Türkluk

meseleleri yolunda seferber etmemize engel· olmak cesare­ tini göstuebileoek bir kuvvet

yoktur. Onun için yirmi beş

yıllık keyfi idare devrinde kalplerde gömülL\ kalan duygu­ iarı, Türklük duygularını, açıl{ça haykırabiliriz.

Dün, Türklük davalarıyla ancak, bazı tehlikeleri göze ala­ ·

bilenler meşgul olabiliyordu. Bundan sonra ise gönüllerinde

TürldL'ık · sc. vgisl bülunan bütün Türkler . bu safta yer alabi­ lirler.

.

Türkün bir çok büyük davaları

vardır. Dış Türkler de

bunlarclan birisidir. Bu meselede, şimdilik, onlara karşı sev­ gi ve ilglmizin büyük olduğunu dostlara ve düşmanıara du­

yurnıamız

.

dahi kafi gelir.


Fikirler mi, İnsanlaı·

mı?

Fikirl er mi insanların üstündedir, -insanlar mı fikirlerio ?. Yirminci asrın ortasında böyle bir sualin . cevabını ver��� kalkışmak bile b elki ga rip olur , Fa ka t dünyanın bazi: · kö ye . . şelerinde ce �iyetl eri saran bazı hadiseler, bu medeniyet as� rında öyl e bir insan tipi yaratmıştır ki, bu tip insanda ra st­ . Janan insanlığı yaralayıcı bu zihniyet, bu sualin basit ve meydanda cevabını tekrarlamayı luzumlu kılmaktadır. «Fikirler mi, i'n sanlar. mı ? » su aır önünd·e uzun uzun dü­ şünmeye şUphesiz luzum yoktur. Fikirler elbette ki insanla� rm Ustündedir. Fakat yirminci asrın ilk yarısında bir takım meziyetleri · · ne fis le rind e toplamış bazı k ud r etli şahsiy·e Ü erin bazı dünya �H�elerinde mey d ana getirdikleri diktatörlük re­ jiınle ri dalkavukhir, menfaat çılar, kötkaklar, . sahs�yıetsizler vesaireden mürej,{kep öyle bir kütle yaratmıştır ki, bu kütle şa h ısları fikirlerio üstün.de gör.mek ve gös te rmek. istiyıen bir · yol tutmuşlardır. İnsanı insana . kul etme n e tic esin e kadar giden bu zihniyetin, genç kafalar ve körpe dimağlar . üzerin• deki menfi tesiri hiç te ehemmiyetsiz değildir. Bu itibarl!l, ... b · ir bakıma . garip te kaçsa, bu mevzu · üzerinde ara sita dur_ · mak faydasız olmaz . Fikirle insanı mukayese etmey e ·. kalkışmak, bir devle bir böceği güreştirmeye uğraşmak }{adar gülünÇtür. Bir insan büyük, hatta pek büyük olabilir. F ak a t ne kadar büyük o. lursa olsun fikrin karşısında küçük k almaya mahkumdur. _ Fikrin insana olan b u üstünlüğU, hiçbir zaman insanın inkiirı rnan.asıa gelme·z . Büyük isan �lbette· ki müstesna bir varlıktır ; Bazan emsalsiz bir kah.rainan, bazan erişilhıez. bir san'atkar, bazaıı milyönların h�yrallitğinı tÖplayan bir n{oı\u·sa · .. ols�u� ··nuıay�t· ·oit inŞ�rı�ıt:� : ·· · · \.\- · : : "

·

(jaqmr: F�kat

.


-- 44

·-

lUğu insanlığa ve fikre yaptı ı hizmet ile müt.enasiptir ki bu

da . hiçbir zaman insanın t'ikri altta bırakması şeklinde tecelli

edemez.

Vatanseverlik fikri ile vatanseverliğin büyü� siması Na ­

e

mık Kı mal ' i düşL'ınelim :

Türk sevgisi taşıyanlar için Namık

Kemal'i

sevmemek

mümkün değildir. Vatan duygusunu nesi ll e� boyunca "fürk gönüllerinde bjr yanardağ haline

sürgünleri

bir

. · �e

getiren,

vatan

sevgisiyle

hapisleri boylayan Ke.mal, bu yolda elbette ki

devdir. Fakat buna rağmen, ardından koşarak devleştiği

fikirden, vatanseverlik

filı::rinden daha üstün olduğu iddia

olunabilir mi ? Türkçülük fikriyle Dr. Rıza Nur'u da aynı şekilde muka-.

.yese �debiliriz : Türlı:: ' ü,

TÜrk · dıerken kalbi

gözilkecek ka­

dar çok seven, Türkçülük iymanı.ni eserleriyle Türklük için çarpan . gönüllere clıo.lduran . . Rıza Nur, Sinobun ,,bu büyük . ev­ ladı; son zamanlar tarihimizin elbette ki ıen bü.�·ük Türk�ü­ südür. Lakin Tl\rkçüli..i. ğün

· nilen o: büyL'ılı:: iyma:ndan; mek mi.'ü:riküh müdü.i" ?

bu büyL'ık direğini, Türkçülük deo ?üyük fildrde.n daha ilerde gör

..

· ····· fns�lıı�.�üıihitil1�ıçk'�k; ki ·. bÜ�ükleri, iris�nlık · te . milletler . · · iÇin 'bir · şefef ölan pek büytÜÜ eri 'va:rdır Bu mti.stesna var... Iıklar � �lbette ·· ı�i kü:tlel�rhi �e\rgi · 'te saygı halei.ed :lçinde · o .•

.

.

.

.

.

:şeref tahtlarında " ebediyen: · öturacaklardır . Faka t .büyüklük­ � leri ne 'dereceye va:hrs� ' \rarsırt, insan doiayı.syla ' bir

takım

kusurları bulunma'si

da

olmak mümkün v.e hatta

m1ek

iris anları, fikrin ü�tünıle gör

tabii olan

şüphesiz güJ:i.'ınÇ bir şeydir .·

Fikirler ins anlard a n her zam an üstündL'ırl r. İnsanlar fi­

- kirlerin

ardınd,an

sürüklendikleri gibi çok

> 'a� olurlar',.- Bu; ilısanıifrisan

�· : ·ı�r· :il. ğru�� . .

.. .... ... >.••·..·· · ·-··:::·... . · .:..'·.: ·- · · ·-. ··.

-

yapan ölü�Wil�cek�··- btıyü�• -· · ·. . •..•. , ':, < .

kere

vasıfÜY.�

·

fiki rl.er e esir

Çünkü fikir.

���ir. ·.manevi>J�rli��: . bir

' .

. .

i

··

·


- 45 Ltıkin bir insan bir başka insanın ardından gider, yahut ·

bir insan bir başkasına esir olursa, b unun sonu insanlığın ayaklar

d.ltına alınması ve köleliktir.

Büyük insanlar fikirler.e,

davalara ve cemiyetle-re yap.

tıkları hizmet nisbetinde hayatta veya tarihte bir yer sahjbi

olurlar. Fakat hi Ç bir insan fikirlerin ve davaların üsti)nde

bir bayrak olama z ve yapılamaz . İnsanı bayrak saymak aşa­ ğılık duygusunun mahsulü gülünç bir fikirdir.


Türk

lı'kçılığı

Sevmiyenler, beğenmiy.enler, cephe alanlar ve düşmanlık

gösterenler çok olmakla beraber, bugün Türkiyede bir Türk ırkçılığının, hem de etrafına pek çok t.emiz

milliyetçileri

to:rlamış kuvvetli bir Türk ırkçılığ· ının bulunduğu bir ger­

çektir. F aka t itiraf e tme k yerinde olur ki bu gerçek kendi­

ısini bugüne kadar memlekete asıl ç eh resiyle tanıtabiimiş de­

ırk çı l ar ın ın bu hususta

ğildir� Bunun birinci sebebi Türk

yavaş davranmaları ise, ikinci ve daha

büyük sebebi· de

Türk milliyetçiliği düşmanlarının bu fikri yıkmak için gi­

Bu

rir;tiklari şiD.detli p rop a gandadır. propagandanın hedefin e e varmış olduğu her günkü . serleriyle görülüyor .

Türk ırkçılığına ve Türk ırk çı larına ötedenb�ri. yöneitHe­

gelen h ü cuml arı n belli ba ş lı l ar ı ençok y erli kızılların ve on­

lara · yakın bir nisbette de devşirme' to runl arıyla Türkiyede

bizden ayrı milli davaları olan nufus k a ğı dı Türklerinin ma­ rifetidir. Bugün b u zümrelerin dışında olup ta Türk ırkçılı-

ğına lmrşı ,Yürüyenler görülüyorsa, bu da, düşmanların sis­ temli ve kuvvetli

propagandalarını hiçbir fil<ri süzgeçten k geçirmeden aynen kabul etİne tetı ileri geliyOr'.

Kızılla.rın, dev:şirme

torunlarının ve ayrı milli davaları

�rkçılığırta k arşı düş� manlık göstermeleri pek tabii ve pek ·makuldür. Çünkü Türk

olan nUfus kağıdı Türklerinin, Türk

.• . • •

· · ·• .• · ·. · ·

.

·

. '

.

trkçılığı, Türk milliyetÇiliğiJ?i

_

derslerle - bir anlayış

Başka davalan olan insanlar.

şeklid�r

.

tarihi

vakıalardan alınan

dan Türklük davası olai:ı böyle bir fikre karşı .

,

taraftarlık

· : . beklemek nasıl mümkün olur ? Bu itiba:rla Türk düşmanla�·"

· · . l'ıriın Türk ırkçılığını çür tmek için çalışmalarında · şaşılacak i

;�����J%fd���J!".�i:if�ab���ı�J� ııt�t�1Z��:� •.

· . . · . :. = : : '- -. • .'_-..

. ' . :"· .;_::.. :.: ·;:_· :

. ··. -.,:. ·. . : . : ·, ..

·• . =.. -:

·.

; =\··: :>: . · · . :, '· \.: :.:� : · :·;_;:�:··;_... ·..:·:::-:. · :;:- .:. · . . ..


- 47 -

.

pe&inde ko � anlar Q.evşirme torunları ve ayrı milli davalar gibi, Türk ırkçılığına karşı düşmanca · bir tavır takın mal arı­ dır. Türk milliyetçiliği bakımından işin acı tarafı da budur.

Çünkü dü§'.manlarm yıllardanberi devam ettiregeldikleri hü­ cumlar, bir zamanla:ı;- resmi ağ·ızlarla da sık sık takviye edil­ dikten başka üs teli k bir de 'l'ürklük davası güttüklerini sÖY­ liyenl.er tarafından desteklenince, milli meselelere lmrşı tiJ. . ' gisi bü:rük ol un umumi efkar · şüphesiz Türk ırkçılığı aleyhinde bir i na nc a götürülmüş olmaktadır. Hiç tereddütsüz söylenebilir ki bundan en çok faydalananlar da yine Türk düşmanlarıdır. Türk ırkçılığına karşı yöneltilegelen hücumların hemen hepsi bir�akım yalanlar ve iftiralardır. Böyle olduğu halde bu y al a n ve i ftiral a rı n kendilerini bazı milliyetçi Türklere kadar bir gerç.ek olarak lr ab ul ettirebilmiş olmaları, hücum­ l arin ktirnazca tertip edilmesinelen ileri geliyor. Umumi ef­ karı kolayca aldatmış bulunan bu kmiı azl ık ; Türk ırkçılığı_ nı, Nazilerin dünya hakimiyeti fikirlerine bir destek ol ar a k kullandıkları Alman ırkçılığınm kopyası olarak gösterineh: yal a nı d ır . En kof bir p rop a gand arün bile tesirsiz kalmadığı bir gerçek olduğuna göre, böyle güzel tertiplenmişinin bu­ günki.\ s o nu ct� doğurması pek t abi id ir . Fakat acaba bukadar "insafsız ca yapıl a n bu hücumların h akika tla ilgileri ne doe­ r e c ed e di r ? Bunların belli b a shlar ını milliyetçi umumi . efkar önün de toplu ' olarak bir kere dah a gözden geçirmek hakika. ti orüiya çık arması bakımından faydasız olmıyacaktır : Türk ırkçılığına Alman ırkçıliğinin taldidi diyorlar. Ya.

landır. Türk ırkçılığının Milattan önceki ç ağiar a kadar gö- ·

, türebUeceği;miz bir geçmişi vardır ve bunun ves i kalar ı eli.. mizdedir. Gök Türk

kitabeleri, · Kaşgarlı Mahmud'un Divanü

Lugat it-Türk'ü, Fahreddin Mübarekşah' ı n eseri , Nevai'nin

Muhakem.et ül-Lugateyn'i Vahi M ehmed'in tefsiri, üveysi'niri · meşhur şiiri ve · nihayet Tanzin1attan s ?nraki t ibi �in

at lllİ

pr.·

.

,

.. .

. : · :r · · i . ·· · i ' ,_:::'i::::· -.�.-..:-:;·:. . . . "'· · ··,>: ·:.; ·: . ..

·· · · ·· · · ·.· ·· · · · .· :..

. . . :" ">:.:·-:.� ::,. ·


-- 48 -

Rıza Nur'a kadar olan şahsiyetleri · meydanda iken TL\ı'k ırkçılığını daha dünün fikri olan Alman ırkçılığının taklidi diye göstermenin ciddi bir tarafı olabilir mi ? Bilmiyenl er _ bilmelidirler ki bugl'ırıkü Tü:tk ırkçıhğ ı bu, dünkü . Türk ırk çılığ-ının zamanla daha ·gelişmiş bir devamı, bugünkü TL\rk ırkçıları da yurtlarını Tanrı . gücünclen başka biçbir kuvve­ tin yıkamıyacağına inanmış dünkü ulu Türkler.-in yabancı bir iymam taklit ·et.meyi leke saya cak derecede . milli gurur . ' s a hibi - torunlarıdır. ­

-

Bunlar bir tarafa bırakılsa bile, yalnız Yahudilere karşı

yapılmış olan Alman 1rkçılığı ile 'I'ürkiy.ede ayrı milli dava­ lar güd en bütün azınlıklara karşı

yapılmak istenen Türk ırkçılığı a rası nda hiçbir benzerlik yoktur. Almanlar, millet­ lerini netis ad en sömüren Yahudüeri türlü şekillerd e hakaret­ -lere boğduktan başka bitirmeye de çalışıyorlardı. Türk ırk. çılığında i se başkalarına hakaret değil, yalnız kendi büyük­ lüklerimizi anmak, ayrı milli davalar güden azınlıkları bi­ tirmek değil, sade-ce onları :. hıyanet :etmelerini önlemek içi n büyük mevki!ere getirttıemek prensibi vardır Meydan_ dadır ki Türk ırkçılığınm ne tarih balnmmdan, pe de ma.­ hiyet itibariyle Alman ı-rkçılığı ile hiçbir münas.ebeti . yoktur, Aradaki tek benzerlik· �rkçılık k�limesfndedir. _

.·.

Türk ırkçılarına emperyalistlik isİlat ediY,ötlar. Bu · da «taklit». masalı cinsinden bir yalimdir. Naziler, Alman ırk:" çıhğını dünya hAkimiyeti fikirleri için bir silah olarak kul. landıla·r sa bundan Türk ırkçılarının da aynı gayeyi güdecek"' leri ·manası niçin çıksın ? Bugün kızıl faşistler ««demokrasi» yi kendi emp eryalist ·hırslarına alet etmek istiyorlar diY,e \ «demokrasi emper�alizmdir ! >> hükmü çıkarılıyor mu? ·

' '

.

.


- 49- . tamamen insani ve aynı zamanda ·da bir korunma Hilmiyenler · bi l mel i di rle r ki Tüi:k ırkçılığında başka· mil­

letler

üzerinde

hakimiyet kurma diye bir prensip yoktur.

Fakat ş üph e si z tutsak Türkler v.e Türk elleri davası vardır.

Eğer çalınmış ülke ile köle ed:tı.�niş k a rde şi geri istemel{ em- 1 Türl

p e ry ali z m sayılıyorsa, bunu:ri, kelimeyi bilmernek vey

ke düşmanlık gütmekten başka manası olamaz. Esasen biz­

i:ıu

de dir.

çalınınışı geri istiyenler sade Türk ırkçıları da değil- .

Türkiyede ırkçı olmadığı halde büyük Türklük davası .

g ü de n Türkler de çoktur. Bu da Tl\rk milletiniN tutsak mil­

yonl.arıyla çalınmış ülkelerinin

davasını

bir mi l let da.vası olduğunu gösterir:

gütmenin umumi

Türkiye içi için ·düşündüğümüz zaman ise Türk ırkçılığı, bir cephesiyle, tamamen bir korunma silahıdır. Çünkü, sak­ lanılmasında

hiçbir fayda

düşünülemiyecek bir

ld, Türkiyede milli .· varlıklarını ha.Ia saklamakta.

hakik a tti r · bulunan

·azınlıklar ve . bunların Türklüğe karşı sinsi sinsi güdeg.eldik­ leri milli - ırki davaları vardır. Mezarları ayrı olan, kendi­ lerinden olmıyanlarla evlenmiyen, evlerinele Türkçeden gayrı

dille konuşan ve etraflarına hep kendi soydaşlarım toplıyan, sözün

kısası,

Türkiyede

azınlık ırkçılığı güden bu zümre­ lerin Türk :m:metine karşı bu kasıtlarıdır ki Türk ırkçıl ğinın

bir korunma silahı olarak kullanılı:'nasını · zaruri kılmaktadır.

Evet, Tüı·k ırkçıhğı, . bir cephesiyle içerdeki ayrı davalar gütmekten vaz . geçmemiş bulunan bu- türkl·eşmemişlere kar-

şı . tamamen bir korunma silahıdır . ' Türk ırkçılarının, başka

milli davaları olan bu nufus kağıdı ·· Türklerini devlete ve

·

,.

millete . kötülük yapabilecek y.erlerde . görmek istememeleri

de en tabii bir milli hak, bir Türklük haldndır,

milkimseler. diyor..

Türk ırkçılarına laboratuvar ırkÇısi, yani bir , insanın

liyetini, kanını · tahlil etmekle tayine çalışır· lar, BU da

çıkaranı·ar · d a . kizıllar .

. ·.


- 50 -

diğer düş.manlardır. Fakat nekadar yazık ki bu çamur - ifti� r a yı ge rçek sanan mi lliyetçi li k dostu bazı kimseler de Türk ırkçılarını bu uydurma düşünce ile çürütmeye çalışıyorlar ! . Bir bilim konusu olarak kan grupları ve bu kan grupların- , dan birisine mensubiyet varsa da, bUmiyenler bilmelidirler ki, Türk ırkçılığında laboratuvar ırkçılığı, yani bir adamın kimyahanelerd e kanını tahlil etmek suretiyle ona bir mil­ liyet isnat etmek gibi bir prensip ve düşünce yoktur. arıyor Bu da beğlik bir yalandır. Türk ırkçıları Türk ol­ manın ilk şartı olarak şüphesiz Türk soyundan gelmeyi dü. . şünmektedirler. Fakat bunda hiçbir zaman sciftaca bir zih-. niyetin tutsağ·ı bulunmıyorl a r . Türkün içine karışıp tama­ men Türk oıi:m ; yani ruhu, kültürü, dili ve ülküsü b izim ki n. den farks-ız bulunan ; gönlü s amimi VE:! yalansız T0 rk l ük için . çarpan insanları millet kadrosundan çıkarıp atan kim ? On be ş veya yirmi ata sayahilrnek ş üphe siz övünülebilecek bir hu­ Türk ırkçılarına milliyette bilmem nekadar göbek

diyorlar.

sus ise de, ·bilmiyenler

b ilmelidirler ki, Türk ırkçılığında

milliyet anlayışı sad.ece böyle kupkuru şeki l de

değildir. T ürk anaları Türk o:.Uıyan gazi ve şehit Murad Han ile Sultan Yıldırım Bayazıd'ı Türk ırkından muhteşem oğulları

ırkçıları,

sayan ve ıonların şahsiyetleriyle övün� duyan

Türklerdir . .

düsturu olan· tk n e sil ınes elesiı:ii büyültüp Şişirıerek; Türk ırk çı l arını · yed i , dokuz veya ' yi rmi göbek arayan insan­ lar diye göstermeye kalkışanların iddialarının gülün çl üj?;'ünü belirtmek için yalnız bu yetişmez mi ? Aramızda k anına baş. k� soylardan kan karışmış insanlar bulunabilir. Mes ele o de. ğildir, Mesele böylelerinin Birinci Murad veya Yıldırım ka- . dar Türk olup olmadıklarıdır. Türk ırkçılığında milli�et an­ laYısı i�te böyledir . Fakat bu hiçbir zaman TÜrklükleri yal.. riız dillerinde ve·· nufus kağıtlarmda bl.llun·an bir'takım iblis;.o leri Türk saymaya kal�rnak deiİlek de gildir . istediklexi kadar. Türk saysını�ı:-.· ye saydırsınlar, TiJrk · İlınin

.

�ellıe.r.:

Böylel�tini istk


.....;_

51 -

ırkçıları onlara karşı uyanık bulunmak ve bulundumak fik­ rinden vaz geçecek değillerdir. ·

Türk ırkçılarını milli birliği bozmakla itharn ediyorlar. Bu

da boş laftır. Hayatta en büyük dava olarak Türkün dava­

l

sını bilen ve güden insanları milli b rliği bozmakla itharn

etmek pek gülünç olmaz mı ?

Milli birlik nedir ?' Eğer milli birlik

ayrı, kültürleri ayrı, UlkUleri ayrı,

1

kanları . ayrı, dilleri

tarihleri ayrı birtakım

insanları ve zümreleri zoraki bir beraberlik içinde görmek

ve göst.ermek d,üşüncesi ise bunu reddetmek için 'bir 'I'ürk ırkçısı değil, sadece aklı b:;ışında ve doğru konuşur bir in­

san olmak yeter. ,Gerçek manasıyla milli birlik şüphesiz bu hayali iddia olamaz. Milli birlik soyları, dilleri, kültÜrleri,

tarihleri ve ülküleri aynı olan , ins anların beraberliğidir. Türk , ırkçılarının . istekleri de işte bu birliğin sağlanmasıdır. Onun

için hilmiyenler bilpıelidirler ki TUrk ırkÇlları Türkün milli

birliğini bözanlar değil, bu birliğin boiuhnaması için çalısan milliyHçile:rdir.

Hakkatta ise milli · birliğimizi · . bozan veya

bczzmaya . çalışanlar, içimizde eriyip bize karışmamış, bulu­ nan ve Türk ırkının ayaktaki son ülkesi Türkiyede sinsi sinsi

başka ırki davalar güden zümrelerdir. ' i

Türk ırkçılığına ötedenb-eri yöneltilegelen itiraz ve hü-

:t;ninla.r­

cumların belli başlıları ve ençok tekrarlananları işte

dır. Hakikati öğrenmek İstiyenler bir kere daha · görmüş ol­

sunlar ki bu iddiaların hepsi asılsızchr, yalandır, iftiradır

ve sistemli ğildir.

Bu

bir

düşman propagandasından başka bir şey de- ·

sistemli yalan ve iftiralara eklenen «ırkçılığni. miL

liyetçiliği ifrat yoluyla

soysuzlaştırdığı»

iddiası ise hiçbir

. şekilde ciddiye alınabilecek bir fikir. değildir. «İfrat milliyet. çiliği soysuzlaştırır ! » de.mekle mesela «ifrat ahlakı soysuz­

laştırır ! » diye bir iddiada bulunrtıak atasında n e

dır? Milliyetçilikte ifrat diyelim atılttıasına ve bu yüzderi. milletin ;_

.

.

.

.

1

fark

var'- '

ki bazi dikk:<ı-tsi:z adımlar :

b�hıa .

.

. .'

' felak:e·t: bile geırtie.. ' ' ·,

.

..

':. · > . " : · .

: ' , \\ ·<

:

·:. Y


sebep

sine

- 52 •Olsun ! Fakat böyle bir ihtimal kabul edi lse bUe

l

bunun, fikrin soysuzlaşınası ile ne i gis i olabilir ? Hayır , mil­

liyetçiliği s oysuzlaştıracak ifrat değildir ;

olsa

olsa

günlük

basit siyasetler ve adi iskemle hırsıarı yüzünden . bu müba­ rek fikri bir gün yere çalıp bir başka. gün y al a n . yanlış aya­

ğa · kaldırınaya çalışmaktır ki onu soysuzlaştırır. V e muh ak­ kaktır ki Türk milliy.etçiliğini

bir

soysu.zlaştımaktan da be t er

hale getirmek i çi n bundan d ah a tesirli bir yol yoktur.

Bu

mek

satırlan milletimizin · düşmanıarına b ir

fJeyler söyl e ­

i çi n değil,_ Türklüğü . sevdikleri veya sevdiklerini söyle­

dikle ri halde Türk ırkçılığına düşmanlar tarafından yapıştı­ rılmak istenen çarnuriara

in an anlar ve hiç değilse o propa­

gandaların . tesiri altında kalmış olanlar için y az dım . Gönül­ lerinde millet s·evgisi olan Türkler inansınlar ki Türk ırkçı­

lığmm korkul acak hi çb ir tarafı yoktur. Türk ırkçılığı, bu 1

büyük fakat talihsiz milleti hiçbir karşılık beklemeden seven Türklerden bir lnsm:mın masum ve samimi .milliyet imanla­ rıd1 r , Bu fikrin bu mmet için zararlı ol du ğun u söyliyenler,

eğer k andırılmış Türkler değillerse, muhakkak T\..\rklüğe ka:r­ şı kötü niyetleri olan kimselerdir. Türk ırkçıhğının bu mil let için zararlı olmadığının ·en illeydan da

delili, kızınarın bu

fikr e karşı beslediideri düşmanlık d�ğil .

midir ? ·.

lVIilliyet, . din,

aile, ahlak, a n.ane g1bi cemiyetlerİ ayaltta tutari< :fikirlere sal­

dıran kızılların, bunlara s aldırdıklai-ındari da:ha şiddetli bir şekilde Türk ırkçılığına karşı y ür üm el eri nin de sebebi nedir ?

Tüıık ırkçılığı,

iddia,

edildiği gibi, Tür!{ cemiyeti için ay1r ıcı ,

dağıtıcı ve kötü bir düşünce olsaydı ; bütün ayırıcı, dağıtıcı

ve · menfi fikirlere karşı dostluk göster.en kızıllarin Türk <: e­ miyetini yıkmak için bu fikri de tutmaları ve hiç ellerindeki Moskof sil§.hlarınm topuyla

birden bu

d eğil s e . '

imana ki:ı.r.

şı yürümeineleri ger·ekmez . mi idi ? Muarızlar; yalnız bu

. .. ale

su-

verecekleri samimi bir. cevapla d..a,hj .. yaniı� ·. mış . olduk.lar.ıp� Ipa,nacakiardir san.ır:ı.tn , . vicdanlarında


- 53 -

lığımn

Tekrar edelim ki Türk ırkçı

korkulacak h i çb ir ta­

rafı yoktur, Çünkü Türk ırkçılığı, Türk milliyetçi�iğini bir anlayış şeklidir. Türk milletinin tarihi dolduran ululukları­ nın karışma ve diğ·er yollarla kaybolmamasına

çalışmak,

· Türk milletini bir bütün ve düny anın en mesut ve en iler

i

cemiyıeti olarak görmek istemek ve nihayet Türklük potasın-, · da erimeyip yabancılıklarını saklıyan v e yabancı davaları olari

insanların TUrldü ğe zarar verebilecek mevki lerde n uzak bu­ lunmalarını

dile mek � . .

gaYTısı ise masaldır . .

İşte Türk

ırk çılı ğı ·

budur . . Bundan

·r:·

İnançları ne türlü olursa olsun, bütün milliyetçiler bilsin­

ler ki, Türk ırkçılarının _gönüllerindeki tek sevgi millet sev­ gisi ve kafalarmdaki tek dava .Türklük davasıdır. Türk ırk­

çüarına akibetlerinin ne olacağını bilemedikleri (yahut pek

günlerde bile, asl�eri mahkeme . karşısında «Türk ırkçısı iz ve bununla: • övt\nÜyotüz» dedirten işte b u

iyi bildikleri)

sevgi

y

ve bü düşünce· id.i.

Yine bütün Türk mimyetçileri inansınlar ki, Türk ırkçı­

larının milliyet inançları

k en dileri ilkin e ' b enzemiyen diğer

Türk m illi y etçi l erin e karşı olan . düşüceleri sadec e s e vgi ve sayg ıdir . Fikri inhisar altına almak ve başkalarına «niçin

benim gibi düşünmüyorsun ? »

;diye krzmak,

fikir taşıdığını

iddia eden i ns a l ar a yakışır mı ? Turk ırkçıları bun,,m i çindir

ki öteki milliyetçilere · karşı sevgi v� saygı beslemektedirlıer. Fakat · onlar, öteki milliyetçilerden kendilerine karşı da aynı şeyi isterlers e şüphesiz bu

Bu

mi lle ti n saadetini

da

çok görüJ,memelldir.

düşünen in s anl ar , yollan •az veya

çok ay-rı olsa da birbirl.erinin ell eri n d e n tutmaya . mecburdur­

asıl olan yol· değil, hedeftir, Ve madeı:ri. ki hede­ oı:ması:n fhniı aynidırı o nçı,ld� . ��.fıa.rımı:zı. . piçin . . .bU . . . . . . ' bit . tU. . n . ' ?: < .

lar, Çünkü . ·.

.:�

:_-, '

..

t.


- 54 Bu yazı samımı bir sesieniştir. Türk milletinin saadetini istedikleri için dostlarımız olarak tanıdığımız ·bütün. milli.. yetçilerden bu sese kulak vermelerini diliyoruz. Bukadar samimi ve dostça bir sesienişten sonra, bundan böyle, Türk ırkçılığına karşı yürüyeceklerin de sadece kızılJarla nufus kağıdı Türkleri ve diğer düşmanlar olacağına inanmak is� mekteyiz,

;.' '·

./


Türkiyede Azınbk Irkçılığı

Bugünkü Türl<iye, son Türk imparatorlu�unun tasfiyesi ile meydana gelmiş bir devlet olduğundan, nufusu içinde 1 Türl{ten gayrı unsurlar da vardır. Bu' unsur.lardan TürkiYe Cumhuriyeti vatan�şı bulunanlar memleketin asıl sahiple­ rlyle aynı haklara maliktir ler. Bu, günümüzün' de�let telak . kisine göre tabii bir neticedir. YaJnız bu ne kadar tabii !se, . kendi soyundan olmıyan vatandaşlarına böyle eşit haklar veren bir milletin, onlardan bir takım karşılıklar beklernesi · de o kadar tabiidir. Bunlar arasında bu vatand�şların dev- . lete, millete ve vatana cemiyetin asıl sahipleri kadar bağlı olmaları . ve cemiyetin menfaatlarını vatanin asıl sahipleri derecesinde düşU�meleri şüphesiz . başta gelir.· · . Bugün Tü�kiyed� y�şamakta oıan , ve : TÜrklerle aynı ka. nuni ·haldara malik bulunan yab�rici soylu vatandaşlar, ac.a­ ba, vatandaşlık vazifelerinin bu ert 1İ1Ühimini yapmakta mı­ 'dırlar ? Bu sualin cevabını araştı rmak ve · lıatta vermek la­ zımdır. Çünkü bu, Türklük için mühim bir mesel€ dir TÜrkiyedeki bu cins vatandaşfa� ayrı bir cemaat teşkil ederiler ve etmiyenler diye ikiye ayrılabilirler. Müslüman di­ ninde bulunnııyanlar : ayrı cemaatları oÜı.nlardır Dilİ eri , din­ leri, niilliyetleri, kültürleri ve her ş eyleri bizden · ayr� olan ve resmen de ayrı cemaatlar halinde yaşiyan bu insanlarm Türkleşmelerini bekle mek hem manasiz bir istek, hem de boş bir hayal olu�. Bunlardan istiyec�ğimiz ve bekliyeceği� miz nihayet bu vatana iha.net etmiyen sadık vatandaşlar ol.. -

·

.

.

,

.• . .malarıdır·, . .· Fak.at müslüman oiup Türkçe konuşan, Türk karısını be.;; . tiirnseıni.ş görünen, isinileti bizixrt isirnleri mize , acl�tıerL bizim · · · . . acie'tLerinrlie benziyen, yalnız soyca Türk olmıyan unsurların· .

.

.

. ::>:>>::-=

,'= .,_

..

. ·. . .


- 56 durumları böyle değildir.

Bunların bir kısmı asıi:lardan'berl

Türklerln içinde yaşamaktadırlar. Dışarda müstakil bir va­

tanları bulunmıyanlar için, Türkiye, bir vatan olmuştur. Bu

vatanda doymakta, bu vatanda zengin olmakta, bu vatanda

vatanın asıl sahipleri ka d ar rahat b i r hayat yaşamaktadır­

lar. Bu mmet de onları kendisinden ayırmak tarafına pek gitmemek t e di r .

Dış

görünüşleri

itib ari yle de T ürkten pek

farkları oJ.mıyan btl insanlarm bu ' şartlar içinde ve bu du-

rum karşısında Türkleşmelerini isternek ve beklemek, vata- .

nın asıl sahipleri olarak, elbette hak kımız dır .

Bu müslüman vatandaşlar, acaba, .bu yol üezri'nde midirl(!r?

İşte bu suale müsbet oevap v ermeye imkan y.oktur. Zira ,

imparatorluk Z:amanmda Türklük içinde eriyip gidenler bir tarafa bırakılırsa, bugün miktarları her halde küçü.msenmi­ yecek bir sayı teşkil eden bir kütle, içimizde ayrı milli var­

lıklar halinde yaşamakta V·e bu durumlarını ısrarla riıuha.

fazaya çaİışımaktadırlar.

kütleni n Türklükleri sadece nufus cüzdanıarindaki ka;. yıt ile dillerinin ucundaki yalancı << Türkürn ! » sözürid.edir. İzaha luzum yoktur ki Tür k ohnak için elbette sadece kuru bir söz, «Ttirküm» sözü yetmez, Türk olrnanırl. tek Şattı;- bh: . Türk kadar Türk olm ak tır; Bu . da, TUtke '-karsi s�vgi · 'dl.ıy­ rna k la . başlar. Bu h:ısanl ar ·eğer TÜrklük kadrosuıi'�. h.akik a� Bu

ten girmek istiyorlarsa, önce Uzerind�·. ya.şadıklarl vatanla 'ı aras ınd a hayat sürdükleri �ille'te . kat$1 ict�n bir sevgi . bes­ lemek mecburiyetindedirler. Bu sevgi dnları kendi ırki :� iffiİl .:..

'

,

>

li hüviyetlerinden ayırır ve Türklük duygusu, Türk kültUrU,

Türk ruhu ruhlarını · sarıp il klerin e kadar işlerse, işte

ma n

i

bu ins anl ar TürklUk kadrosU'nda: yer

alrnak

o

hak Ve

·zaşe.

' ; ' refini kazanabilirler. Fakat Türklük sadec'e., dillerinde .olup . · '· , evlerinde Türkçeden gayri bir dil konuş an; görililleriricle Türk� : ' ,; lUk sevgisirtderi ba.şka. bir milliyet ' sev�dsi' taŞiya:tl, ;nefkui'e� . .. · >. \ leriı : d8.vaları başini ·. bir milietih l11.etkCıresf \i.� d.avasi , oi�rr . > .· . ::: . .:·:::,:\ · : . :: . · . : ·_ , = : .... ,.-; .. ..: :. ·.'··•· -.�. ....-; ./ · . . . . . ,:. ., . . '. : : ... . . ' ·. . �!:\':':.. .. ··· · · . ··· <:-; / = ": ) :.:: : ·· ·, · · ·· _ :>:\�..:!_J>. . . •, ,

· ,

. .·

. :-

·•


- 57 insanlar, günd e kırk bin kere Türki..'ım deseler de ;yine Türk o!amaz,

Türk sayılamazlar, Türk · cemiyetinin

kendisinden

caymak ta asırlardanb�ri adeta ısrar e tti gi bu dindaş vatan­

daşlar, içimizde müslüman azmlıkl ar o!arak

vam e tti k çe,

bu

de­

yaşamaya

durum da elbette ki Tür k l ük için müh im bir

mesele olm akta n çık am az .

o

1

o

Bu müslüman Türk v:;rtandaşlarıiıı.n TürJ:.: leşmcmek husu�

stınclal:i inatları yetmiyormuş gibi, bi.r de kıa

olarak

-

çol� fe ci bir va­

Türldükten gayrı milli da.valo.ra bağl �nmaları

-

R,çıkçı:ıosı Türkiyede bi.ı· azmlıl{ irkçıliğı davası gütmelerinden

o

b aş k a bir şey de ğil di r . Her dilckatli göz,, ,muhitine bakmak

suretiyle, bu azı n lık ırkçılığının küçük v e ya büyük misane­ rini bulabilir.

Türkiye d eki bu azmlık

rak, elbette ki Türklük Ayrı ırlii bir

mal{

tana

dava

aleyhine bir fikir, bir harekettir.

gütmek suretiyle Türklüğe kEırşı cephe 'al­

eresa reti ni göstereri

bu insanla:::·ll'ı: ek,meğini yedikl eri va­

karşı düpedüz bir mahet

lık ırkçılıklarım, Türk olarak

imkan

var

ırkçılıkları ; netice ola­

mıdır ?

Tek . parti de �rinde azmiıle

devlet memu riyeUerinde

olan bu haraketlerini, bu azın­ ınü sa.riıaha · · ne _ · R:arşılamağ:::ı.

'

·· ·

ırkçilığınıri bir çok mis a lleri

görülmÜŞtür.

Uzun

,

·

yıllardanberi

Türkiye d e yaşadığı voe artık TürkiyEmin kendisine bir vatan

olması gerektiği h ald e bunu gönl he . bir türlü lı:abui �ttirc­

U

memiş, · bir türlü TLirkleşmek. istememiş, aksine ırkı varlığı­

na büsbütün s arı lmış bu cins vatandaşlardan bazıları, büyük

ınevkilere çıktıkları z aman , başına geçtjk1eri devl$t . kapısını

kendi soydaşlarıyla · doldur;muslardır; Bu ne demektir ?

Türkiyedeki azınlık i rk çı l ığ ı l1 m en tipik örneğ i ise, dönme ırkçılığıdır, Dönmeler, Türk cerniyeti içinde en kuvvc tli azın. 1 lık ırkçılığı güden bir . cemaattır, .Bilindiği · . . �ık� �ılöya, o bağlı�.iriaı\ 'fll.ı·Iüeti� 1-\i;ı:: . a!i.ı,:ı vermel� isteyne�le.r1 '

gibi iı.n'anelk�irie

. . . -·. . :. �·:::::, =: :.'..\/-.:_:·: :- ' · . · ..


- 58 -

Türk milliy·e tçiliği hareketlerine karşı sinsi s insi , fakat s is ­ temli bir şekilde cephe alanlar arasında dönme ler esaslı bir yer işgal ederler . Bunları vatandaşlık ·vazifelerine davet ede·­ cek, dönmelik yapmamalarını ihtar edecek olsanız hemen müthiş bir Yahudi şamatası ve yaygarası ile karşılaşırsınız. Dillerinden ve ımıem lerinden hiç, eksik olmıyan inkilap, cumhuriyet filan , gibi beğ}ik bir tak·m sözlerle milli sesi boğmaya çalışırlar. ·

Türk ırkçılığı işte b u azınlık . ırk çüarının Türk gövde sinde açmak istedikleri yaralara karşı bir müdafaa si.lahından baş: ka bir şey değildir . Türk ırkçılığı, vatandaşımız olduğu hal­ de bir türlü Türkleşmiyen, Türklükten ayrı ırki bir . hüviyet taşımakta lSrar eden ve ırki mefkO.resiyle Türke düşmanlık eden insanların bu vatana ve bu devlete fenalık edememe­ lerini sağlamak için milleti uyanık bulunmaya çağıran · bir fikirdir, Dünyada bir. millet için bundan dalı� tabii bir hak elbette olamaz. Türk ırkçılığına düşmanlık e aenlerin büyük kısmının bu azınlık ı rkçları arasında . bulunması boş bir te� sadüf. ·eseri değildir. Onlar bu işi şuurlu olarak yap.makta, Türk vatanında kendi ırki davalarını yürütebUrnek için bu­ na engel olacak silaha., yani Türkü uyanık bulunmaya davet ·. eden Türk ır kçılığıh a , kendileri ne , tarafta!' edebiirlikleri bir · · takım ak İlsızlarla, bile bile· saldıİ-inaktadırlar :. Bu vatan Türk.

vatanıdır. :Bu vata�ın sahibi Türkİerdir. Elbette ki bu vatanda sadece . Türk :fikri, Türk ülküsü, Türk. · davası hakim olacaldır. Bunlardan b aşka hiç bir fikir, ülkü ve davanın bu topraklar üzerinde · yeri y oktur . Onun için Türkü Mosk(waya köle etmek için çalışan kızıl iy�anlı bi­ zim için nasıl bi r hain varlıksa, Türkün ve Türk vatanının . rıimetleriyle dolup taştıgı halde . Türke karşı bir başka milli . .· . . . � ava . güde n · azınlık ırkçısı .da o d� et e hainidir . · çünkü / neti� . c� olarak ikisinin gay.e si de Türkf( yıkmaktıl.• . .· · . · . · · • • •·· ·· .. . _.·..••..· .· .• :·.·.·.·•·.· · ql�ra:k 1 b'l · v�tQcnı� · · ��ıl iıahipleri: ql��al�ı

• ri�,�a. .���;; . .· . ::_-;_.: : ,·_ ·- :

· '_._ _:... •. . - :; i >: ":::·. :.: :.' �:. = :, .-;.-.:-. . ·: ·. . : .=. . .. . . >... - . ' :· ·- . .. . ' .. ' .. .. . ·.• •/�\�/;:::._:_�.':,_·.' . .- . · · · . -:;·. ·, :·--�- ._:..··; -:_<; :;::: ·< ;·:=-,;;_> >:< :::_:�;-:-�; > :.;. ·:. \·.: ;::..:-:;-�:_ ·' . , ; ' ':?:,:'_·.._;.._.�_·..•..:-. . . :� _, • ' ': .

' ·

'


·-

'59 -

danıb er1 lçimlzde yaşadıkları halde bir türlü Türkleşmeml.ş, üstelik de başka ırkların davalarını güden insanları elbette ki hoş karşılayamayız. Başka milletierin milliyetçilikleri ken­

di vatanlarında, kendi milletlerinin yükseJ.mesi için ele alındı­ ğı zaman en tabii bir hak ve harakettir. Bu hakka karşı saygı beslemek zaruridir. Fakat başka milletierin ırki - milli da-:

vaları bizim memleketimizde, kendilerine vatandaşlık şer.e'� fini verdiğimiz .insanlar tarafından bize karşı çevrilen zehirli hançerler haline gelirse, artık bunun adı sadece hıyanettir.

Bu ihaneti yapmaktan bir türlü vaz geçmiyenleri bu ınela­ netlerinde serbest bırakmak ise sonsuz bir gaflettir.

Türkiyedeki azınlık ırkçıları, Moskof kölesi kızıllar gibi ';['ürk ün · sinsi düşmanlarıdır. Komünist nasıl fikrini ve ga:. yesini açıkça belirtmez, melanetini bir takım tllller altına gizlerneye çalışırsa, azınlık ır,kçısı da aynı şekilde hareket

eder. Fakat kızıl canavari yılan gibi gizlendiği yerlerden: bu­ ' lup çıkarmak ve hüviyeti i bütün çıplaklığı ile ortaya koY­

mak nasıl güç bir iş değilse, azmlık İrkçısının suratındaki . maskeyi çekip onu asıl çehresiyle nü letin önürie çıkarmak

İ

ta pek güç değildir.

·

Biz, Türk dUşmanı komünistlerle çarpıştığımız gibi Türk

düşmanı azınlık ırkçılarıyla çarpışmayı da milli bir vazife saymaktan geri kalmıyoruz.

�izim

için Türkün düşmanları

bir bütündür. Bu düşmanıara karşı T.ürklük vazifemizi so­ ·

nuna kadar yapmaktan bizi hiç bir küvvet alıkoyamıyacaktır. .

.

.

\


Bu milletin dış düşmanİarı çoktur. Bunları umumiyetle biliyor, tanıyoruz. Fakat milletimizin düşm�nları sadece· sı­ mrlarımız dışında değildir. Bir de iç düşmanlarımız vardır. TL'ırk milleti bu iç düşmanlarını layıkı yla tanıyabiliyor de­ nemez, Onun içindir ki iç düşman çok kere, kuvvetinin üstünlüğü muhakkak bulunan dış düşman d an bile tehlike­ li olmaktadır. İç düşmanlarımızın büyük l·qsım son impara,torluğurnuz­ dan bugünkü devletimize kalmış · olan kötü yadigarlar, bir kısmı da sonradan içimize girniiş tufeylilerdlr. Kızıllar, ma­ Sönlar·, siyonistler, azınlık ırkçıları, insaniyctçiler gibi Türk düşm�nlı;ırın!n onda dokuzu işte bu artıklarla bu tufeyÜler arasından çıkmaktadır. İç düşınanların şuur altlarmda hiç ei{sik olmıyan bir duy­ gu vardır : Türke kin ! . . Bu kinin sebepleri .muhtelif, fakat neticesi b irdir : Bu netice Türklüğü yaşatacak fikir; rl1ües.:. sese;· ha.reket ve inançları �iuffuak<şeklihde te:C elli edef; . . .. . .. . . . . İç dü!,)mamn vurmaya çahşhğı Türkü. . . .y8.. ş atlcı . tınsurların başında milliyetçilik vardır. Tanzimattan bu yarta: olan tati­ himiz diklnitli bir gözle incelem;cek olursa, iç düşmanların · Türk milliyetçiliğini baltalarmik için 'neler yaptıklar;rtf gös. teren ibret verici bir çok vakalarla karşılaşılır. Bu haraket­ ler bugün de devam etmektedir. İç düşman var olarak kal­ dıkça daha da devam edecektir.

·

d.ü$Ihan

Türk milliyetçili �in� karŞı olan nuŞ11lanlığım gösteren ·bk bU�clala cleğildir; O, bu düşirı8.nlıgı,. Tür� . . · gôzükriıek sur�Hyle ..•. gayet . .••.·.· ustiilı.kla yapmasınt · ·.. >·bir tilkidir. Btr işi okadar. ust'alıkla yapar : Id, :Yüzüiı-' · . -: ' : :· <·:·'. .�· . . ' . \


deki maskenin farkmda olmıyanlara bu sinsi ve kurnaz sal­

dırışiarını Tü r k lü k yolunda yapılan bir hareke t ş eklind� bile

gösterebilir.

İç düş�a.n, TürkçUllik düşmanlığını son yıllar iÇinde bir .

kelim€yi

kendisine siper ederek

·

yapmaktadır. Bu kel ime ,

«TUrancılık» sözüdür . . Bu kelirı:ıenin

. arımsına gizlenen iç /

düşman , yıllar var ki Turancılık tüiüne bür ün dü ğü hançerini

Türk milliyetçiliğinin kalbine s 8.playıp

durmaktadır.. Şuur

altlarında Türke kin yaşatanlar için bu, tabii bir harek€t­

tir. Fakat işin bir de acı tarafı var ki, o da bu hançeri dü;ı­

man olmıya.n bazı el i erin de kullanmalarıdır.

Turancılık kelimesini siper yapan Türkçülük düşmanlığı,

kendi he s ab ı na �n verimli neticeyi 1944 te almıstı. Türk ;ınil­ llyetçiliğil1e, tvmansızların da. ' iş tir a kiyle, en ., büyük darbeyi

'

o zam an indirmeye muvaffak olari iç, dü:şmall.laı;' ' d ah a sonra i

da boş durniadılar. Ne: iail1arı Türl{ ç ü l ğe bir çamur a tı l m ak

ü

istendiyse, or� aya liem�n : Turancılık s'ürüldü ; Bü oyunun ya­ rın da devam edeceği muhakkakfır. .

, •

..

'furancılık nedir ? Türkiyedeki fikir hareketleri tarihi hak­

kında bilgisi olanlarca malumdul ki; Turancilık, ye r yüzün­ deki Türkleri bir bütün saymak ve bÜtün Türklerin hürri­

y etle ri n e · ka.vuşmalaririı isternek fil\:ridtr . . . Yer yüzündeki

Türklerin

hepsini 'bir bütün, Ya i bir

mil­

l e tin çocukları olarak düşünmek; güneşi · · gürieş saymak ka­

dar tabii değil midir ?

B aş ka

milletıedn esaretinde yaş ıyan

Türklerin, Türkiye Türlderiyle birlikte veya a:yrı olarak h ür olmalarını . istemeye gelince, bu, bir kabahat veya bir gün ah

mıdır ? Turancılık kelimesiyle ifade, olu:JMln bu düşüncelerin neresi ve nesi kötüdür ?

Es ir

·

Türkleriri hürriyetini istemek,

olsa olsa, onları penç'esiride bulunduran z alihıier iÇin bir' harekettir; Böyle . bir fikre;.

'daınğa

vuı·ulabilir? .•

.

'I'i.irldi.'ık

kötü


62 'rürk olan Türkü düşünmeye mecburdur. Bugun l.çin

bu

düşüııme, Türkiye Türkünden dış Türklere doğru uzanmak

mecburiyetindedir. Türkiye Türkü burnunun dibindeki es�i

adası Kıbrısta yaşıyan doksan bine yakın soydaşıyla ilgllvnirs e bunda ne mahzur vardır ? Türkiye Türkü Kırımdaki

_

baba ocağından sürülüp Sibiryada ölümün kucağına bırakı­

lan ,milyonlarca ırkdaşına karşı içinde bir sızı duyar ve bu kahbeliği yapanları kal bine yazarsa,. bu, kötü bir hareket- . mi olur ? Türkiye Türkü Baş�urt elinde zulmedilen karaeşi

veya Yugoslavyada boğazlanan soydat;iı hakkında sesini y ük­ seltmek isterse, bu, bir suç mudur ?

Türkiye Türklerinden bazı ları , tarihi bir takın hadiseler

sonunda kendisinden uzaklarda kalan kardeşlerini düşünür

ve

onların s ade bir soydaş değ·il, aynı zamanda birer insan

olar�k hürriyetlerine kavuşmalarını ister, bu yolda konuşur ve yazarsa b u bir hak ve hatta bir vazif,e değil midir ? Hangi alçak düşünce onu bu vazife ve bu haktan mahrum etmeye

kalkabilir ?

Bir gün Endonezyada yeni bir devlet kurulur; bu · yeni do­

ğan devleti alkışlar, memnunluğumuzu bildiririz� Bir başka gl\

Hindistandan

ayrılan

bir Pakistan ;meydana gelir, aynı

duygu ve hareketi aridan da esirgenieyiz. İki bin yil vatansız yaşıyan Yahudiler Filistinde bir devlet kurmak ererler, milletierin bağımsız birer devlet haline

saadetine

gelmelerinin

en tabii. bi:r: hak olduğunda birleşerek buna da sevindik de­ riz, Fakat iş, Türkün 'asırlardanberi esir (bem de nasıl ! ) ya­

şıyan evlatlarının hürriyetlerini istemeye, bu hürriyet için konuşmaya gelince, bu, bir suç olur

ve

bu kadar tabii bir

insanlık hakkı için açılan ağızlar ve harekete geçen kalem· · • · •· . . . Ierin faaliytleri, menfur bir ideolojiye hizrri t diye gösteril.. , ·

· .·.. , ··• rnek

·

'

' '

' .;:.-.; ·

ı : .

'�

istenir;:

ıai-ıiııl1 bu .. . . : . .. .

. .-. . : : ,· . ..' ··; . . : .

Acaba,.

m enfur olan

insani fi kirleri

· ·· . ·:':.' :. . . :. . .

mi,

'Türkiye Türklerinden bazı�

yoks �. ild l:>ih •Y:ıl. vatansiz ya� .


- 63 şamış Yahudinin i st i kl a l ini alkışladığı halde aynı hü r ri y e ti

Türldye dışı Tü�'küne çok gören h a in fikir midir ?

Dünya Türklerini bir bütün sa ymak fikri, yani Turancılık,

bu milletin

�mfasından

doğmuştur. Bu milletin, tarihe birtır

değer olarak geçmiş birçok milliyetçi ı:.vladı ou. uğurd a E:mek

harcamış, eserlerinde bu fikri terennüm etmiştir. İşte Şipka' . kahramanı Müşir Süleyman Paşa, işte şair Mehmet Emiı\

Yurdakul, işte hikayeci. Ömer

. Seyfeddin, işte mütefekkir'

Ziya Gök Alp, işte nasir · Miıiftüoğlu Ahmed Hikmet ve niha­

yet işte Dr. Rıza Nur . . Türk milliyetçilik tarihinin bu büyük simaları, iç düşmanın herzesine göre; menfur bir ideolojinin

hizme-&a.rları mıdır?

Dünyada bundan daha gülünç bir iddia olamaz.

İç düşmanın elindeki silah, işte bu maskara

silahtır. o ;

ister kızıl hloskofçu, ister şaşkın irisaniyetçi, ister sivri keçe

sakallı siyonist, ister·· sinsi azınlık ırkçısı, ister İslam düşma. nı mason olsun, Tütk : milliyetçilğinin ses verdiği her yere .

bu mas� ara silahla saldırmaktadı � . · Türk çülük fikrine hiz �· ·

met eden bir dergi mi çık tı ; ·bir-

rnİlliyetÇi

Türkçülük düş­

manlarının foyalarını ortaya mı koydu ; bir ·hükumet adamı

ifri ti n

·

· kafasını ezmek üzere bir adını mı attı ; Turan- . cılık tülüne· bürünen hain hançer derhal faaliyete geçecek­

kız-ıl

tir. Gaye, yaygara yaparak, Türl:·d üğe , edilmek · istenen hiz­

metin durdurulmasıdır. Turancılığı,

. Asyadaki Türkleri

kurtarmak için derhal ·

Rusyaya savaş a Çmak fikri diye göstererek, kızıl yala·nıarın bu e!l hayasızını tekrarlamakla, Türkçülüğü çürütmeye ça­ . lışanlar, Türklük için çarpan kalplerde bir akis yaratarnazlar.

Onlar şirretlik · ed�rek b e lki� bazı korkakları sindireıbilir ve

bazı beyinsiz kaf�ları bulandı!'abilirter . Fakat bunu ancak ' ' ·

şuürlu ve bilgili . Tü�·k_lerin · n,tıfretlerittJ · · · · · ··

yapa.btıirlerj

·

k�.mçılıünş,k ·l/�hı,ı,�ın<ı.:', · · ·· · · : -.. : :::·.·. ;·�.:-�·�-· :;>·/:_::.-.>. : �-. _ .:. : ·

'


- Gtl Türkleri bir bütl.i.n sayma

Türkçülük fi k ri n i n

dli§Ünc c:::d,

yani

Turancılık,

şümulüı!e dahil bir fik�rd�r. Bu

fikir bir

asrı aşan bir ze.mandarıberi i ş lenm iş , eseriere girmiş1 gönül­

leri tLrtuşturmuştur. Birl-.aç Türklük d ü şm anının .bu kelime-

ye verecelderi uydurma manalarla çürütülüp aye.klar

aÜma

alma.maz. Bir ta.t;:im cahiller, bir talnm iymansızlar, bir ta..·

!

kım sinsi düşmanlar bu fikri beğenımiyor, sevmiyarlar diye b"J.

insani Tür k lü k davası tepilemez. Turancılık fikrinin :imlca.n

ve şartları, dünyanın siyasi durumu göz önünde bulundurul­

mak suretiyle her z aman münakaşa eO.ilebilir. Fakat rnüna-

kaşaya tahamr:nülü olmıyan bir husus varsa ; o da Türklül>;;

· sevgisidir. Bu s evgi ni n . tutuşturduğu gönüllere hükmctmey.e

l\alkmak, yani Türkün Türkü düşünmesine, ·sevmesiiıe, Tür­

kün Türkle ilgilen.mesine karşı koy m ay a kalkışmak en hafif tabirle bir cinne t tir.

Düşmanına karaı bile şcfkatl_i ve me�hametli olan , dü!? tü­

ğü zaman ona bile el uzatacak !-.:adar insan yaratılışh bulu­

nan Türkün, . devletinin siyasi sını rları dışında

· yaşı)1an

şef­

kat, sevgi ve yardıma muhtaç soydaşlarına kar ş ı ilgi duy­ ma sın dan· daha tabii bir şey elbette

«menfur Turancılık

olam9.Z. İç-. düşmanın

ideolÖjf.sl ! » diye vasıflandırinakta oldu­

ğu bu ilgi, bu duygu, bu gibi iftiralarla yok

edilebilir m i ?

Tü.nkiyeden yüks e l en sesler hangi

hangi düŞü n ­

Kıbrısta yaşıyan döksan bin�' yakın Türk lehinde daha dün duygunun,

cenin neti c,e si idi ? Bugün Bulgaristandan Türkiyeye g elm ek

­

te olan TÜrklere karşı gösterilen sevginin ssbebi n�dir ? İşte

Turancılıl{ budur, bu · sevgidir .

!

Tanrının bir n'ıillet ol aralt

yarattığı Türk adlı insanların b rbirlerini sevmeleri, düşün.

meleri demektir. �u sevgi ve. ilgi.nin sınırları siyasi şartlara

belki büyüyüp küçülebilir. Fakat mahiyeti, ne dış düş- · ve , ne

de iç di..işm:::-t�:;�

bl)muri;usu;yla�

,


Türl{lülr iÇin

- 65 -

çarpan

gönüllerin

Türkü düşünmekte ve sev­

mekte devam edecekleri muhakkaktır. Bu sevgi hi çbir sınıra tabi olamaz. Duşmanlar iftirada, f,lirretlikte,

siyası

hatta

lmhbelikte. ne kadar ileri giderlerse, Türl{ için çarpan kalp­ ler de bu sevgide o derece coşacaklardır. Bunu dost ta, düş/

man . da böyle bilmelidir ,


İnsaniyet

Masalı

Kendilerinin insaniyı::tçi oldul<larını söyliyen bir takım l'ı::ims eler vardır. ' Ağızlarında bir sakız gibi çiğnedikleri insa-­ niyet kelimesiyle, her zaman .milliyetçilik fikrin�n karşısına . · dikilirler. Onlara sorarsanız milliyetçilik, boş ve asılsız bir da. vadır. Bu fikir kafalarda yaşadıl{ça insanların yüz yıllar­ danberi çektikleri ve ç-ekmekte oldukları istırapların dinmesi mümkün - değildir. insanlığı bu ıstıraplardan kurtaracak tek fikir, insaniyet ülküsüdür, Onun için milliyetçilik gibi insan­ ları bir'birine düşür-en fikirleri bırakmak, insaniyet ülküsüne sarılınaik lazımdır, Milletler bu ülkü ıetrafmda toplandıkları zaman, insanlığın ıstırabı sona erecektir, -

· Bize her fırsatta bu masalı okuyanlar aynı kafa ve inanç­ ta insanlar değildir. Yani insaniyetçiler kısım kısımdır. Btm­ ların bazıları milli ruhumuzu baltalamak için lnsaniyet şar­ kısı tutturmUş kurnazlardır. Bunların a ğızlarında - ve kalemlerinde insaniyet, milliyet fikrine satır atmak için bir ·kal- · kandır. Bir kısmı gün.lük fikir ( D modaiarına: uym�yı adet · s edinmiş ahsiyetsizlerdir . -- ı\'ı:ilıiyetÇmk dUş ma�i - > tilkilerin - durmadan· tekrarladıkları bu inasalı :zaııüı.nı� ' : ftkri sanarak, : ortlar da insaniyetçilikten b ahsedip _ dururlar. Bunlar daha çok .o _ tilkİlerin elinde birer oyuncaktı�lar. Nihayet bazıları da adına insaniyet denilen bu -_ anka kuşuna gerçekten ·_ - gönül · veren sıkılmış limon kafalı samimi bı:idalalardıı', İns antvet ; birincilerin elinde «milli» yi yıkıcı· bir silah, ikincÜere göre > · · 1Uzl1mlu· · bir yalan; Uçüncüle�· . içinse tatlı bir hayaldir . · · · < ·. · •. :. c i, · · . · ·. , . • .. . . · sözlü klerde bulunan, · ağızlard8. gevelen e n;:· şii)."I.er d e ·. . . . dile . .· . .. .•...·.·· gelen, fakat nerede bulunduğtr ve .· ne cins . blr �ey oldu ğunu · · · · ·· �t s r � � � .. .. .: ·· ...· · · · . :\•··a· . oı , ğr oı � i . . .

,.

- i'::.· ·

'

.

/

..

· � k��m� t�!0 ���:;��� fJ�f:� i�� ;�� :� iti ;�i �:


· � 67 -

ihÜrasların şahlandı�h. Bunu dü�ünmek

liğimizi atacak olsak, acaba, milli ,

emperyalist hırsıarın sınır tanımak istemediği bu dü ny ad a hayatın akışı ını değişir ? bile gülünçtür. mesele, insaniy.et hayali uğruna milliyetçiliğimizi teptiğimiz tal{dirde, sonsuz ihtiraslarla do,­ lup taşan bu devler dünyasında h alimizin ne ol a ağ dır !

Bu yolda asıl düşünülecek .

c ı

ü

: Evet, devler dünyası. . . Bu ihtiyar k re , a·rtık bir devler başka bir şey değildir. Böyle bir dünya ü ze ri ­ de yutulmamanın, var olarak kalabilmenin tek çaresi tepe­ den tırnağa kadar silAhlı olmaktır . Bu silahlan.ma hem mad­ di, hem de manevi manasıyladır. Manevi silahların başında . ise milliyetçilik va dır . İnsaniyetçi, ' işte bizi bu büyük mane.vi silahtan mahrum bırakmaya ç alışan i ns andır .

dünyasından

·:·�

n

r

��:�·1

1\\1

n r ya iir ��·� ��Y::e�e�a::la�;���e��� . ' . refe kadeh kaldıran kara. .' erbiseıneri:Il. çarpık' . . ağızları . s•öylU� -yor. I-! ayatın fakat gerÇek dilihde hiç tE!< böyle nağmeler yoktur. Onun için insa�iyeti o ·.yaldizlı. sayfalardan, Şiirlerin o tatlı dilinden, o lat. ol�un diye a Çıı ar:l ç ar pık . ağızlardan değil; asıl kaynağından, yani hayattim öğrenmek lazımdır .

f���;�::f:ı:�:ı : ���u t���� ·..

.acı,

Ev.et,· i

na

s niye ti n

J

ı.!

i:' l l;d

l,! !ii'l,\i \:\,

·

n e oldtig.:.unu hayaÜa.n.·,: · mesela, renkleri

. ��z::ı::�d:-;:ı ::;,!:,: �;�'Iti�J:ı;ı:r���ıı!����:��

varhkiarını k.o.riunak için kalkiilış olan başlara inen hain satırların arkada b;raktığı zavallılardan sorup öğrenmeli . . . Bize insaniyetin aslını öğretecek olan onlardır. O · zaman anlarız ki yer yüzünde insaniy'et diye bir şey vardır. · Bu; baz.an elindeki orağı ile ekin biçer gibi insan doğruyan bir kızıl gömlekli, bazan a ğzı ndaki piponun 'dumanlat yla, l'l1ilyol1larm lıava.ya Uçuran slvri sakallıdır � üst'ta�a-

ıı!

.milli

��h �·

(:i:

ı li: a· ım·terinr bir. i; . n . · · · �,ie�i�;uft�� ı�i��-. ••�· · · ·•.·• : ;•.�. . . · · .\: 1Ş'Y�fı\ � · !i:�· � � ::���· � i :::ı�s . ·��f�:;h . . , . . . . . . . . . .' L . .· . . o ·. · . .\; ': : ·. ·\ .

.

. · .· .

o

:

:>

· . ·•..


Osı-nanh

Pad:işah

ve

.

DÜşm.anlı�ı

yan a olan devre. türlü manasızlıkları ve gülünçlükleri arasmda bir «Os- . ma'hlı ve padişah düşmanlığı ! » vardır, Bu düşmanlığın, bu clevrin, ilk zamanları için mazur görl'ılebilccek bir tarafı ola- · Cumhuriyet çağı dediğimiz 1923 ten bu

nin

l

bi ir .

Türkiyede bir rejim de ğişikliği yapanlar, getirdilderi

rejimin

tutunmas ı için eski �istE.mi çürüfmey.e ç alişırlarken ,

ta.rihi gerçelde:cin dışmda bazı m an as ız hareketlere baş vur. . makta (hi değilse kendi hesaplarına) h aklı görülebilirler.

c

Fakat ara·dan çeyr e k yüz yıllık bir

zaman geçtikten, yani. ye­

ni sistem tutundak t an sonra, aynı düşmanbğı devam ettir­ isterilenin bağışlanacak bir tarafı olmaz.

mek

Osmanlı ve padişah düş ma nlı ğ ı , Türkiyeyi bir

moda gibi kap-;­

Jadığı y ıllarda, eı'ı hararetli taraft.arlarmı milli ruhtan m ah­ rum inkilap softaları ile Türkün iç düşmanlarınin başı yerli

kızıllar .aras ınd a bulmuştu. İnıkılap softaları bir taraftan . milli şuur noksanlıkları, b.ir · yandan da dalkavukluk ve y a­ ranına s ebepleriyle O smanlı . \Te padişah clüş"lnai1Iıgı yapar­ . şinin larken, mazi düŞmanı kizillar. da Tt'ırkürt . · büylik geç:rhi en parlak bir bölümü olan Ostnaiınia.t �ağl:flı batir±ri.ak için aynı yıoJ . üzerinde · bulun1lyôrlarc11. . Bunlardan bir tanesi «TÜrk tarihi 23 nisanla b�Şıai!» dem�k suretiyle Moskbf kö­ leliğil1ii1. icabı olan bu düşnÜınÜğırt•'. 1.1I1ululmaz : bir roLSalini

·

·..·.···•.· ·.·

vermişti.

d rnanlığının .· · GeÇmiş- yıllar içinde Osmanlı ve padişah . · · . gtllÜri�· tezahürleriyle · sık sı k k�rŞ1laşılırdı. İlk mekteplefde­ ·· • • •. · · x: : . . . \ .• • • ki «hain· · padlşahlar .millhr •. hiç·•.. düşUnmüyoriardı !>> · ·cinsind�n .

•·

. .

_

..

.

<;;:/. , ����.·ıt;1irıi�tıs��-�:�r�;e��t�r;�::z��;:�!1i:ııtfıdif:·· ·


·

:Su dUşmanlık bir . vakitler o dereceye varmıştı id, ivtaimiut Esat Bozkurt gibi bir zat bile, Ünversitede verdiği inkilap tarihi derslerinde «Fatih çok büyiik insandı, Bir tek kusuru vardı : Padişaıhtı l» s özle ri ni söylemişti. 1 F aili ş a hl ık r ejimi Türkiyeden kaldırılalı otuz yıl k a dar olU;- i yor. Yani currihuriyet ilanı yılında doğanlar bugün otuzuna yaklaşmış kimselerdir. Demek bugün kırk (ve hatta. kırk beş) y a şı na kadar olanlar btı devrin in s anları dır Buna göre ,

manas1z padişah düşmanlığını y apm a nın luzumu ve makul bir tarafı gösterilebilinir mi ? Halbuki ilk zam anlardan sonra gitgide manasıziaşan ve zamanla 'manasızhktan Türk­ lüğe İ·h a net der.ece.sine kadar yükselen bu düşmanlık, bugün bile devam etmektedir. Bugünkil düşmanlık kısmen es·ki alışkanlİğın bir q.,evamı, kısmen de şuurlu bir milliyetçilik ve Türkltik aleyhtatlığı . halindedi r Eski . riıarşlarmüzdafi · Çık&fıJ;miş ··olan Osmanlı ke­

. hala ,bu

.

limeleri

Mesela :

.

birincinin en i çok tekradahan .

. marşındaki :

.

.

misallerindendir. '

.

, ,

l ı\


veya

'Hamid'in :

Osmanlının avazesi a'daya cezadır !

gibi mısralarındaki «Osmanlı>.\ ları de ğiş tiriyor

mu yuz ?

Fakat daha mühim Dlanı, bu gafletten çnk, şuurlu bir şe­

k

kilde devam ıettirilen düşmanlıktır. Ba�ta mos ofç ul a r olmak . üzere türili ü m el e r ( ve bu ar a da inlcilap softaları) Osman-.

z

r

v e padişah düş.manlığını yaşatmaya hala çalışmaktadırlar;

Türk milliyetçilerine yapılan türlü iftiralar arasında, on lar ı

bakancı ve padişahçı gös termek suretiyle· gözden düşürmeye yelten.me, işte bu şuurlu düşmanlığın . iki cepheli tezalıürün­ den başka bir şey değildir.

'.

J

Türkç\Ueri padişah ve bakancı o arak itham, hem padi- ·

ve h ak an ları ( ve dolayısıyla bütün Türk tarihini), kö­ de bu milletin en şuurlu eyla tl a rı nı umumi . efkar önünde , köt ü kişilermiş gibi göstermek suretiyle, bir taş!a iki kuş vur.mak oyunundan başka bir ş ey deği ldir; Bu­ gün Tl\rklüğe karşı daha açık bir ihanet yapıl amıyaca ğı i çin , ancak böyle d olamb a çlı bir yolla hedefe v a nlmay a çalışılması · tabiidir . . . . Aklı başında bir Türk, ırkı n a ve tarihin � < hizmet etmiş , büyüklere gönül verirken ö rtlar ın hakan, p a di ş ah v�s; ol duk­ · larını düŞünmeye elbett·e ki llızum . gÖrnie� . 'I'ü�.k milliyetçileri, Türke ait maddi � manevi bü tü n varlıklara ·olduğu gibi ; büyük geçmişleriniiWen, şanlı devresi olan Osmanrııar ç a ğına ve Türk ı rk ı nı n en büyü!{ o ğulların ı .. yetiştiren Os. · Iilanlı h a neda nın a karşı gönüllerinde i şt e bun dan dolayı bü- · · yük sevgi ve s a ygı taşımaktadırlar� Esasen Tür küh geçmişini ve Turkün geçmi ş teki büyüklerini sevmede:d .TUrk ;milliyetçisi ol:trii:ı.ya imkan: var mıdir ? > . . . . · ' : . i : · < · . . · Tarihimizin ' . h akanhk' ve padisahlık ça ızııafinı , b öyle : sinsi . bir · takdk:ı� · • Ça mud�upaya. çalışanların, vaktiyle <<Türk · ta.: tihfi 23. . nis aı. Ü� r ha.ilar ! » diyen hai.lıle�in : mazi dUŞmanlığını ; şah

tülemek, hem

·

·

'

>i

. . ·· .. . :

>:>: · :

·

·

··

?

.

·

.

i·: .

( ,:,; ' i. · . . _ · ·. _: _·\�\:-:_.;<,;� :·.;.,.:·=.·.·•.;/=, .',;:>.·\ : :··. ·:.·.· ..··.·.·. . . :·... :.·..-..i: ·_' . ·· :·.....·;:;::;': ·

:-

' · ·,' :.- "'·.· ,· .:.:.:. . -·;-::'': ·

=·. = · :.-� : i.·:· :...'....... ·,. : · _,:_\-� .

>

'· . ·. ', · . .., _..· : �:-

' . .'

·-

.. ·.::·. .: - \->·


- 71 devam cttir;;.cıekten baŞka bir gayeleri

ol

m adı ğı meydandadır.

hain fil-::irlere u:ı arak küçümser ve hor görü.rsek elimizde tarih ol arak ne l:allr ? Zira 1923 tariılıine kadar olap tarihirniz, zaferleri ve felA.h tleriyle birlikte, hep hakanlıl<: ve pa di5ah­ u� clevridl::.·. H : k2.nlık ve padi�ahlık olmıya:1 devre, sadece r.:].l Ct.'mhmiyet olan 1923-·1950 arasın ve nihayet asıl cum­

Şan'lı tarihi mizin hakanlık ve padişahlıl:;: devirlerini bu

huriyetin l:: a şlangıcı 14 Mayıs 1950

den

sonrasıdır.

İşte Türk milliyetçilerine hakancı ve padişahçı diye saldı­ ranlar, Tl\rkün büyül� ge çmişi ni ..böyle· bir oyunla vurınaşa yeltenmekt€dirler. Yani hakanlık ve padişahlık sözleriyle, ·

bu kelimelerin siperi nd e o mu hteçem . maziyi batırıp · bizi köksüz bir cemiyet, daha doğrusu tarihi ve mefahiri olrpıyan bir sürü yapmaya ça.Iışmaktadırlar,

Türkün en büyük mefah iri ,' e h kahraman Çocukları, en uİu ask erleri, büyilk alimleri, kudretli bilgi nl�ri, e şsiz fedakar­ ları, da:hileri, yarii Türkü Türk yapan · , her şey o hak anlar ve p adlş ah l ar devrindedir . . Türk olup . ta., . kendini bÜip te o muhteşem maziye gönül ver.memeye , () tarihin . çocuğu oldu­ ğunu düşünüp te o insanl arla övünme'ıneye imkari var mıdır ? Yine Türk düşmanı olma d an , · h akan v'e p adiş ah diye, dünya 1 ta ri h ini n · bu e.msa:Isiz insanlarını hor � örmek, ; kÜçüln.s.e mek mümkün müdür ?

Türk milliyetçileri, ünvanıarı h ak an , kağan, sult an , padi­ şa� · ve daha ne olursa olsun, bu ırkın ' bÜtün · büyük evlatla� rını elbette ki sevmekte d irl er ve sevecek1erdir. Türkleri ilk def a · bir b ayrak altında toplıyan d es tanların Oğuz K�ğan'ı Mete' (Motun) yi n as ıl s evmiyelim ? Türk irkıriı elli yıl� 'lik Çin boyunduruğundan kurtarmak içiri on yedi erle d ağa · çıkan ve bir yıl i çind e Türk istiklalirti ktırtaran, · İlteriş :Kut. luk Ka ğan ' a nasıl gönül vermiyelim 'i' , Dünyai1ıri · \en büyük • , ..... impa.ratorluğunu kui'an ' o teşkila�çı··. çiıigi� Kaa.l · ka. rşi� ında . : ; . · . 1 . ·

·

•.. ·inı;ı.sıı . ·

mıyaı1mt MŞ.l�zgirÜe �.ü§m8,nş.. lndİrdİğ{\..i

hş.yrQ, ııı� < guy

, :

, .· ·.·

i· . ·: i '\ 7 ... .


� 72 -

silleyle Türke Anadolu yolunu açan Alp Arslan önünde na­ sıl saygı ile eğilmiy.elim? Anadolu toprakl arını haçlı sürüsü­ ne mez ar yapan Kılıç Arslan'a nasıl bağlanmıyalım? Sonra Niğbolunun o şanlı kahramanı Yıldırırtı'ı; Kosova ve Varna­ nın o mütevazı kahramanı İkinci Muraıd'ı nasıl unutalım? Ya hele o koca _ Fatih'i, o dahi Yavuz'u k alb imiz den nasıl çıka­ r alım? Biz onlarni kanını . taşıdığımız, onların çocukları olduğu� muz ve onl arla övündüğümüz için hakan, sultan, padişah ve daha ne ünvan ta şırlars a taşısınlar, bütün o Türk b üyükl e ­ . rfni bütün varlığımızla seviyoruz. Türke y�ptıklE;lrı .hizmet- .; ' ten dolayı onları ne kadar s eviyorsak onlarin hanedanlarına, eserlerine v.e naml arın a karşı da o derece saygı besliyoruz. Milli ruhta n mahrum .inkılap yobazları ile Kremlin kölesi -'' tıinsi moskofçular bizim hakanlarımızı ; ve pa�iŞahlarımızı .· be ğ enmemekt e ve hürriyet düşmanı birtakım_ müstebitlere :: tapınakta serbesttirler. Putperest olmiyan Türk milliyet çi- .·.•· · leri ·ise, şimdiye kadar oldu ğu gibi bundan sonra · da adlarının . başında hangi ünvan bulunursa bulunsun, b ütün Türk büyük­ lerini sevmekte, onlara g önül vermekte devam e deceklerdir. · Çünkü yalnız Türk thilliyet Çisf cle�n, bir i'nsail olmainn bel� i · sevgisiClir. ·. hlazi biris. i. de' li bı;ışlı vasıflarından . . •.. .. .. : ·

·

- -�

·�

;

. ' .�

·


Milll �Ananelerimiz Atalar:ı,mız bize

birçok .

d

eğerli

bırakmışlardır.

miraslar

ahlakımı­ şanlı geçmi�imizi bunlar arasında hemen hatırlarız. Fakat . bun lardan b aşka atalanrnızm bize bıraktıkları Çok değerli bir miras d ah a vardır ki o da milli ananele rimizdir. Milli a na neleri m iz de savaşçılık kaabiliyetimiz, kahramanlık; ruhumuz, ahla kımız ve ş an lı geçmişimiz kadar ulu bir mi­ Savaşçılık ka.abiliyetimiz, kahramanlık ruhü.muzu, zı ve

:r�stır.

tuta

c ak

.

silahlardan bi­ ddfr; Çünkü mill i' a n an�ler, milli şuuru uYariık .. bulundur­ ıiıakta b.tıyuk tor; Oyria:rlar. · Milli şuuriı kÖrl�nrtielTıiş ·. leı-'i yok et��k nasıl mümkÜn · . . değilse, rhün iln an el erini Milli ananeler, milletleri ayakta

unütlTııYan cemiyeH�rin ınilli şuürdan. uzak .. . -

der�ce irtikansızdıt. . 1

·

.

·.

·.

.

.

.

millet­

. kalmaları ••

.

da o.

.

· . Milli ana:neler, milletierin benliklerini aydiril atan bir ışıktır. O ı ı:; ık yandıkça benlik kararn'ı.az. Berilik k ar arroadı kça da millet yıkılm:az, Onun içindir ki cemiyetli�ti yıkmak isti­

yenıe-riıi ilk

ele vardır. ·

.

.

saldıı-dıkları varliklar ıirasılid.� milli ananeler

Tarihimizin

Gök Türkler

ne demek olacagını biz e

/

.

Çağı,

ebedi

�- .

mnıi al1anel� i unutrnanın

bi r

öğüt halinde

bildirmek-

tedir. , . · }/ Gbk · 'l'Ürkİei';· Tnrkistal1 tahtını . ettikten . sonra Türli AsYanın ' eri gÜçltı birliğinf kuhniü$1ar ve · Çirii ·. devleti · haline > gelrtiişlerdi. Yed1nei yüz:Yıldan.. başli�arak ı?:il6-

.

elde de yenerek t��uh:\T��f�ir:.ş·. ;;�tı� ��� ��;k�:rrıfJF��j:i�Sıl.�!����;,i . •

'>


- 74 duruğ'u

kırabildiler.

__,__

Asyanın en

güçlü

devleti olan Gölt

Türkleri yıkan acaba ne idi ? Çin orduları ve silah�an mı ?

Asl a ! Çünkü Çin, Türkleri hiçbir zaman silah ile diz·e geti­

rememis'tir. Gök Türkleri yıkan, milli ananelerin unutı.Jlma­

sıdır. Gök Türk b e ğl erini n kendi ananelerini bırakıp Çinii­

lerin ananelerini kaıbul etmeleridir ki Türk milli

ş,uurunu

, sarsmış ve sonunda Çiniileşen bu beğlerle birli te Tl'ırk dev�

leti de dize g elmi ştir .

Orhun abideleri biz.e bu hadiseyi çok açık sözlerle anlat-­

maktadır. Türk birliği ülküsünün kahraman şehidi

�ül

Tigin

adına dikilen abielenin şu sözlerine bakın :

<<... Türk beğleıi Türlt adlaı·ını bırakamlt Çinli. beğlerin . Çince adlarını takarak Çin kağanıııa taN olımışlardı, Elli

yıl işlerini, gtiçle.rini ona verdile-ı· . . . »

İşte iki cümle ki Gök Türklerin çöküşünü Türk 'milletinin

gözleri önüne koymuş bulunuyor. Evet, şanlı Gök Türkleri,

ebediyen olmasa da, dü�.man önüne dize ge tir en şey Çin . or- .

dularmm gücü

değil,

kendi

adlarını· b ır akıp Çinlilerin ad­

larını alan beğlerin, ananelerini çiğne:mek suretiyle - milli şu­

urdan uzaldaşmalarıdır. Ve Gök Tür k le ri n büsbütün çöküp

·

gi'tmemesinin sebebi de milli' ananeleriili kaybetmiyen, y ani ·.· ' heğleri gibi çinlile�miy€:11 : «'M:Usta!dl< yürthr bb' mill ettim,

yurdum şimdi nere·de ? Müsbkil lmğ·anh

nım

biı•

millettim, kağa­

şimdi nerede ? Hangi h:a,ğa�!li işimi, gücümü ve.:rece�-im ?».

diye ağlıyan T!-lrk halkındaki milli · şuurdur. Milli ananelerin,

ceıniyetlerin .· hayatındaki mi.:ıhim

�oiüne

ait bir başka parlak mis ali yine Gök · Türklerin 680 yılıpda

giriştikleri . istikHU savaşında bulabiliriz. Cinlileri tepeleyip

Türk istiklalini kurtarmak için on �.-edi erle dağa çıkan kah­ raman İl ter ş , düş

i

·

manla

vun şacak orduyu . meyda n a getir­

dikten sonra, ilk iş olarak onları «ataların töı·siıice» düzene · · . . . soktu, ÇU nkü ataların , i111Utulan töreleri, yani milli anan e- •

lerdf ·kı ·-.· Türk -ınilletini

.o;

hale . ·

getitmişti. �Bu

..

. . Türk••· h§.dise,


- 75 milletinin - hele bugünkü - çocukları için nekadar mana. hdır . Kül Tigin abidesi bu milli şuur ha.disesin( şöyle anla·

tıyor :

« . . . . Babam kağoaıı

' (İlteriş kasdolunuyor )

. on yedi erle

dağa çıl{mış, Dışa.ı·ı yül'iiyor <liye haber işitip şehirdeki da'

ğa çıkmış, dağ·daki inmiş, Derlenip yetmiş er olmuşlar, Tan�

1

1

rı güç verdiği için · babam kağanın askel'i kurt gibi imiş, Düşmanı koyun g·ilbi imiş, Doğuya, batıya sefer edip adam

denniş, sayılarını kabartmış, Hepsi yedi yüz er olmuş, Yedi yüz er olup elsizleşmiş,. kağansızlaşmış mmeti ; mış, kullaş�ış milleti, Türlr töresini · elden

ha�ayıklaş­

çıkarmış milleti ,

atalarım töresince yaı·atmış, lıey-ecaıılandırmış,.,»

e

· İşt , bir yıllık savaştart sonra

68l

de kurtarılan Türk

.

is­

tiklaliniri temeli, «atalarm töresince.» yeniden yaratılan bu

r arkadaşlarına

bir avuç er le atılmış oluyordu; Kah aii1a:n İlteriş, Türk is­ tildali iÇin k al"l larmı

akrtacak savaş

önce

<ı:ata­

ların töre-s i» i�e nıilli ruh ve ' heyeca.n verniiş ; ondan sonradır ki milli ananelerine .

kavuŞtuğu

için milli ruhu ayaklamriış ".

:·: . bu ordu ile düşman üzel'ine yürümüştüt. . . \ .

Evet, milli · ananeler mille tierin

.>

.

·

·

benliklerini

kuvvetli . bir ı şıktır , O ışık yandıkça

_

rrıilli

aydınlatan

benlik kararmaz.

Milli benlik kararroadıkça da millet yilnlırtaz . Onun içindir . . . . \ . ki milletlerin milli ananelerine bağlı ,olmaları - lazımdır. Türkl er ; ötedenberi milli .ananelerine : bağlı bir hıillettir­ l_e r. Zaten tarih boyunca bir gÜcümüz d e : btı olmuş tur; Fa­ kat bugün şu acı gerçeği itiraf zorundayız : Türklüğümüzün en s a g la m siHihlarıhdan · biri · olan mi lli ananeler ve acletle­ riıİıiz yavaş yavaş ka ybölmaya do ğru . gitmekt� , .. onların ye­ rini · bize yabancı bir dünyanın anane ve &de tleri kaplaniak,, tadır . Bu yabancı · dünyanın anan e ve adetlerinin h�yatımlza "Ya­ vaş:·yava:ş karış ırtakta olması, ;}>"aıiliş bir gatplıla sırta; anla�ı� şındaiı. Uef� geJiUle·ktedir .• ··soll. Çe�rı:ek asrın · .· §Üursuz harek:et:-


ı

· - 76 -

lerinin de desteklediği bu gülünç garplılaşma anlayışı, q a tıd a 1 düşüncesini, düşüncederi : olan her şeyin · medeniyet olduğu mahrum kafalara sokmak suretiyle, TÜ·rklük için bu büyük ·: ic tehlikeyi yaratmış bulunuyor. Noel gecesinde evini çamlarla şüslüyen bir Türk ailesi, \ bununla ibize bir avrupalılık dersi mi vermiş olmaktadır ? > Yaşça çocuğu sayılabilecek bir genç kızın eHni yapmacık bi.r O� kibarlıkla öpen bir Türk erkeği, bu hareketiyle bizim içÜı bir as·rilik örne·ği midir? Balalarda bellerine · kadar açık el- .

hiseler giyen Türk kadınları, cemiyetimizin batı medtmiye­ tine yaklaşmasını mı sağlamaktadır ? .. Medeniyette bizden birkaç merhale ileri olan batılılardan . alacağımız şeylerin ebette ki bir sını·rı vardır ve olmalıdır . . Bu sınırı aşıp ta - bilerek vey.a · bilmiyerek - bize hiçbir şey söylememesi gereken yabancı anane ve adetlere de kucak açmaya devam ettikçe cemiyetimizi uçuruma sürüklemiş ola­ cağımız muhakkaktır. Çünkü . kendi ana ne ve adetl�riİli. ' bir a­ kıp ta başka milletierin anan e ve ade tlerini aı�:n. ' bİr ınillet, yavas yavaş . milli ruhunu, milli 'benliğini ·. k.iiyhet s oıur. . . Milli ruhunu ve berı,liğini kaybeden bir millet:ise, , l:>u ihtiras. lar . . dünyasında sadece bir. yem, sadece: 'y'uılÜ.ıŞa:k� .bir : Iokma- .

Jn.İ

·

dııı, Uııutmamalıyız ki, on Üç yUz

. i · ). ; ' · Yll o:riÇI'!' .§a.Şiyaiı ;atalarımız; . ..

ll'l

milli ananelerini ··bırakıp başk�lar�rtırikinİ' be#ifn.semenin ce·­

_ . altında yaı;ıa ak, iasiı•· erkek ço.; zasını elli yıl boyunduruk halayık , göfn{ekle . cuklarını köle, riamusltl kiz çeki!İlİşlerdi, Aynı yanlış Y?Ia · gid�r d� B.yl1ı müthiş ceza He i . karşılaşırsak, bu en- büY:Uk felakett�n ı{tırtulup yeniden doğ-.

Qo?llklar'lrtı.•

· qi�l)�;t düsUr1WürŞ,�i. : ·.·· · ' ;C " · , ··

mak, bugünkü şartıa:r

ınuınkuıı

:

,

· :: :<:� ,�:;_::;. ·:_:.· . !··. ı · · ; ,... : : .=:· . .;·. . :;; ·: . �;· ·:�. "';'>· ·:.::<.' .. . =.c . _: _ · · ::;(::_:_::\_�-:::::_':. �-:: \ :: : :· _;: :�: .(>. . ' ··.\�•'_.':�-' , . _-

E

aq�b� �q.Iay. ve c;> Y ..

. ...

Qell\i · · �e

..

. . . : =··'(·-·-:·�:::::· ,. _ . · .. - .. . . :: . : { :(·; .'.-�_-:._·: .. . \ ")·) : ::(/}:··:;: :·:·�-�;::_'.<>.·> . . �;:: � ; � : � �·. _ : . _

\

·


Nanıık

Kemal

Düşmanlığı

Namık Kem�l, Türk vat� nseverliğinin temel direklerinden birisidir. On dokuzuncu asır tarihimizin bu müstesna şahsi�

bir h a yat devre� sinin korkusuz hamlel,erine, feragat ve fedakarlıklarla dolu hareketlerine borçludur. Onu, tarihimizin karanlık bir dev,. resind e Türk göklerinde bir �oban yıldızı gibi p ari a tan işte bu vasıflardır . yeti bu büyük şerefi, k ır k sekiz yıllık kısa

Bir milletin tarihin de böyle bir mevki işgal eden . bi:ı;- adam, el bett e ki o mil letin sevgisine layıktır. Namık Kemal1in ge­ rek ·hayatında, gerekse ölümünden s onr aki yıll at i Çerisi nde Türk nesill�ri tarafı nd an içten gelen bir s evgi halesiyle sa� rılmasi ve sarılmakta devam ,etmesi bundandır. Bir milletin b�r çok nesilleri tarafından bu kadar umumi bir sevgi ile sarılan bir insanın · düşmahl ar ı da bulunabilir . . Namık Kem al ' in de düşmanları. vardı ve olmuş tur . Bu düş� manlar, 1908 Me ş rutiy e tin den önceki devrede, Naniık Ke­ mal ' in çar,'Plştığı saray adari1larıdır: Fakat bunların . sayısı, o zamanki saraya · yardakçılık . ,eden dalkavuk · · v� jurniılcılar da dahil olduğu halde. nihayet bir aVuç insanclır. 1908 MeŞru­ tiyetiriden sonra ise Türkiyede Na.mık Kemal ·sevgisi o' kadar açık ve taşkındır ki bu sevginin önü.he . dikilr.rlek istlyeiı bir ·

iki şahsın gayre tle ri bu sevgi seli içinde kaybolup gitmi ş tir . · Adına Cumhuriyet devri denilen . son 27 yıllık çağa gelfnce ; . ' . Na.mık Kemal d(işmanlığı i şt e bti d� vrecle en hain, en sistemli ve ıen yıkıcı bir hal almıştır. Benirtı burada bahsetmek istediğim düşmanlık, . iŞte bu: devreye ait ôlandır. . Cumhu riye t ( ! ) devrindeki . Namik . Keri1al düşmanlatn1ı . ·birkaç kısımda .. toplamak •· mü.mkühd.ür. ·Bunların bir ·. kısrnı

·adamiliın · bıf hUyCık. ·millet . .· : .. · . . .

.

· .

'

·

'iüi'k - .

nesilleri ·. '

§öhret· ve ·· iÇindet<f . '' ·· ··. , . . .. '


- 78 sevgisini

çekıemiyenler, bir kısmı bu şöhret düşmanıarına

yaranmak için · Namık Kemal düşmanlığı yapan ahlak düş­

kilnleri ve dalkavuklar ve nihayet asıl büyük kısım da Tür­ d\.işmanlarının en sinsisi ve tehlikelisi yerli kizıliardır. bu üç zümre dtişmanın 1930 dan sonraki ·yıllar içinde

kün iç

İşte

başlıyan ve birbirini destekliyen

faalieytleri memleketteki

' Namık Ke.mal düsinanlığını iğrenç bir hale ,, getirmiş, bunun neticesinde bu mukaddesat ve Türk:lük düşmanlarıyla Türk­ çülük cephesi arasında şiddetli bir kalem düellosu olmu:;ıtur .

Bugünkü

geı; ç1erin bu

mühim fikir çarpışmasım iY,ice

bil­

medikleri muhakkaktır. Halbuki bu çarpışmada N amık Ke­ mal ile bu vatan eviadının şahsında Türklüğe saldıranların

kimler olduğunı.ı, rbilhassa milliyetçi gençlerin bilmeleri la'­

zımdır. Çünkü bu ;

unutulm aması

i�abeden bir tak1;m gerçek­

leri ortaya koyacaktır.

mahsulü olan eserlerin bir

Namık K·emal düşmanlığının

kısmı broşürlEr ve kitaplar, bir losını da makalele rdir. Bro­

ş�irlerin en mtihiml�ri Kerim

S adi 'nin

«Tarihin Materyalist

'Jrelekkisine Göre Namıl{ Kemal1 1934», Kemal Tahir'in «Na. mıtl{ Kematl

İçin Diyorlar ki, 1936», Ahmet Cevad'm «İt tTı·tir

· ı{e:rvan Yürür>), Ke.mal Tahir; Suat

Derviş < ve Ahrrioo Ce­

M�deli Geni;.ıeı" ve Zavaıİı şriı�ll:�a yaz:limı§l Je� bÜ.yük

vad'ın birlilüe hazırladıkları «1936 Peyami Safa»- adlı olarilard{r. Dü

ve mühim ldtap \

S ade. ttin

Nüzhet'iı1 ., ((Naınık Kemal, Hayatı

''e Şiirleri', 1933» adlı ese·rdir, M ak alel ere .

.

·, : .

·.

·

·

sayısı · pek çoktur. En mühinileri ndim . bir tanesi

dergisinin

193 6

k .

·

·.

gelincG, bunların .

mart sayısında çt. an makaledir. .

·

Projektör .

Namık Kemal'e ve onun şahsında Türk vatansev·erliğine ve

dolayısıyla Türklüğe yöne-ltilen bu Türklük cephesinin

faaliyetine.

h aince

hücumlara karşı ·

geÜnce buhlaı:..ın büyük kısmı

da gazetelerde v·e dergHerde çıkari Nartıık Keml)_l'i ye 'fürk.. .. I i:ığü h1Üdafaa yazılaı'ıdır , lVIUstakil es e:der ·. . ise Atsız•{n · · «l(Q � · . .· · m.t:ilib . lt ·bo;:_n ·Ki�ot P�()l�teı·..Bı.trJu�a Nazım lUkmetof Yol. da-şa � ·· · . .· •· · . , , ., ._._:/ / :� ·, . .. .- ·

.

� · � -_ ·-_

· ·- . . ·'

.

.. .

· -. ·

·- - ·- . .·· ·.


- 79 1935», Milli Türk Talebe Birliğinin

«Namılı:

I\.emaıl,

1936»

broşürleriyle merhum Dr. Rıza Nur Beğin 1936 da Mısırda

yayınladığı

<<Namıh:

Kemal» adlı

bunların en .mühimleridit.

700 sayfalık büyük kitap

Bu çarpışmanın bütün . safhalaı'ını, öz olarak dahi, burada

tekrarlamak mümkün değÜdir, Bu sebeple düşmanca yı;lzıla �

rm

en mühimleriyle cevapların en dikka te değer olanlarıri­ dan bazı kıslmları almalda yetine ceğim : Namık Kemal düşmanlığının en mühim

«Naımk 11-h:enıal

İ!,ılln Diyol'lar

Id»

·

es e r l e riı) d e n

biri

broşlirüdür. Broşürü hazır­

lıyan Türkçülük düşmanlarından Kemal Tahir, Namık Ke­ . mal aleyhinde söz söyletecek şekilde .tertiplenmiş ye di suali on tanınmış şahsa sormu ş ve aldığı

meydana . getirmiştir.

cevaplarla bu broşüri-'ı

Anket·e ka:tılanlar sırasıyla şunlardır :

·

.

Vala Nurettin, Pe-

. . yami Safa, Hüseyin Cahit Yalçın, Ercüment Ekrem Talu, - Sadettin Nüzh�t, Kerftn S�di, Hüs.eyiri . Avnii Dr. Fuat Sabit Suat Derviş, NÔ.z�nı Hik�et.. Bunlar arasnıda Namık Ke­ · mal'i .batır�aya �elt �l1el1ler bilhass� Sadettin Nüzhet, Fuat sa.bi t, Suat Derviş v·e Nazıtn Hikrri�t'tir. Vala Nurettin ile Ercüment Ekrem de o d evrin havasına uygun cevaplar ver-


- 80 �·

tiht sofu da. diyemeyiz, ÇünkU ömründe bir }{ere bile yıkan­

ma.mıştır, Halbuki islamın: bir şaı·tı da haclesteıı ve necaset­

ten t:;ı,lıarettir, Demek oluyoı· ki en kuvvetli alddesinde bile

o anormaldir.»

«Bugünkü gençlik Namık Kemul'i niçin bir kahraman sa­

yıyor ? » sorusuna verdiği karşılık : ·

- «Gençligin Namılı:: l{emal'e li.\zuımmdan :fazl a ehemmi­

yet vermesinin sebebini bir ti.irlü anln.mıyornm. O mii slümaııı.

dı, biz bugün Iai!T...iz , O lu r al c ı idi, bugün cumhuırlyetçiyiz, O

üıwnetçl idi, biz Türki.iz,

N aınuk

Kema:ı•ı fikir b alrım mdMı

tutmalı:: demek geıriye, irticaa gitme·k demelı:tir . »

Sadettin Nüzhet, anketçinin «Yaptığı mücadele bir inkılaP ­

çı karakter taşır mı ? » sualine de şu feci cevabı veriy,or:

- «Namık n:emal benim n oktai . nazarım.a göre sade· bir söz ebeısidir, Namıle Kemal'in istediğ"l hl'trriyeti blle ben şa­

hıs olarak bul amam , O .mücerr;et ve muhayyel bir hürriyet talep etmelı:tedir, sı mart vak ' asmda şeriat isteiiz diyenle:n.· ne ist�mişlerse Namık Kemal de ·hürriyet davasında onu is­

temiştir. Binaenaı.eyh asla inkil§.pçı karaltter taşıma:Z, Niha-,. yet bir ideal sayıldıyan bir adam(lır,» Dr. Fuat S abit, Namık Kei:nal'i şöyl•e hırpalıyoT :

- «Büti'm müced(litlil[ iddiasına rağriıen Avrup adaki UUk

demokrat temayüllerden . uza!k lmlnu!ll ; lçtimaiyatta dinci,

edebiyatta

:

siyasette padişabçı,

şatkçl. ve urnumiyetle killtürde

aristokrat kalmıştır .. Istanbul

tTniversiteslnde Namık Ke-

.

mal töreni münaseb�yle ateşll nutuklarla Namık Kemal!i .

hürriyet ve vaıtan kalırapıanı §ek:İinde gösterenler uıh.ıtıııa .

malıdır ki, Namık · Kem�İ · devir .·· y3Jpmış çok büyük bir. sima

. olmasma

..

·...•

rağm.eıı.

onun

ne

vatarunm bizim anİadığ� va­

Jıtanla; . ne de onun. hürriyetinin bizim, isteıdiğinı;iz hürriyetıe ·

.

mtillasebe.ti yoktur. O smanlı İmparatorluğundan il�ristnt gö.;; : · remtye:ri, ha�k{iılıkt�n bir şey . ıuilarnıyan, · Türklii�1f yalliız ·.·.· .

.

. ·

ldaıô.· . vadislnde: yadı:t'gainak değil, .. Osmanblığın. . dişı:rUlıı. kft

·


81 ' lan Tüı•k dünyasının bi'ı.tiln lı::ahramaıı ve fatihlerini mağlup

\ Arap ve A.cemlel'i� · gözlüği\ ile gören ' ve vatanı p alllişahlaJ•ın

bi.r müJk-i mevırusu gibi teH1lı::ki e(len ıslahatçı Namık Kemal TUrkçü, halkçı, cuımlmriyetçi ve inkiHi.pçı b.iı· Türk t:Tniv-e r­

sitesinde vasınan

bir «nü'mtehase» gibi tetldlı:: edilir. Meziyet!eı·i ve

göstel'ilir, faltat gençliğe (.irnelı.: bh· kahraman gibi

tamtılamrı,z. ı>

Ankete verdiği cevapta : «Beu OU[r,'iiın iiniversı.itelilel'imizin n:emal meJSelesi çıka,rmaJanndan d aha gü-.

ortaya l!ıir Namü::

edemjlyornm,» diye Uinç, daha s açma bir hadise · tasavvur söze başlıyan meşhur �olal� Suat DerviŞ, !-famık Kemal'i ba­ tırmak için· şunları sÔyliyor :

......, «

. ..

l

O ne Marl>:s, ne Lenin, ne ele çok basit ve lmru bir

adam o an • Hitler'e be!llzer, Nam!lı:: Ke�al'de sosyal kanaat

sıifırdu·. Bugün Namık Kemal'in sosyal Jı;:anaatları i\zerinde ' ı'n.ünaka�a

eıtıriek .ınsanui

ııoml politik

başka. bir işe

sosyal kana;ati olriıadığıinı ve elm­

aleıll.ıtiıll •· ırH.:Pıı::arlt

yar�hiaz, .� Bugi\n

·

caııni

bultınduğlmu

isbattan

l!:Jnf\rersiteinizde ona vel'ilmelr

istenilen biiyiUı:: kab.rari:uiıi •· sıfatllll. haksız ve· · yersiz buluyo­ rum. Eğer bugi\nün gençliği bütUn bti n ümayi şl eri öli.iniü ·

i\zerindi=m yarım asır geçmiş ha/ssas ve tek başıı}a atan "bir yazıcıya bir kadiı·şinaslık olsun diye

yapıyorsa bunun bir

ilmi tenltide . tabii tahammülü yolı.:tur, Wakat gö süne Namık Kemal kokardı takarak idealini onun basit varlığı lle dol

·

dum:uıJYa u ğr aşan <1elikanhlara ac}m:ııriak elden gelmiyor. . .

B e n Namık . Kemal'in hatar ası anılmasın .: demiyorum. Bunu

eliyercek bir insanm mevoot olduğunu bir an tasavvur ede.

mem. Fakat oııu biı�

inlı:ılap

kahraıı1aıtı gibi değil, bir ede

biyatçı, bir hassasiy;et; . ve h eyec an

koyduğu ölçillerin· bugliın için

..

..

adamı gibi düşiinmeU,

iş� yara.maz . oldu ğunu unutma­

malı, onu aıt�ak layık olduğıı edebiyat

çerQeves ind e

birak­

malı. NaniıU Kematne bir baY!;ak gibi kiiıtl�lerin ö nünde şmılaıbtliı•, ne de yakılnıası elzem telillkeU

t�­

1

1


- 82 Naınılı: Kemal etrafında nümayiş yapanlara diyorum ki eğer

·

lüniversite gençliğine bir vat anp e rvel'l ik modeli göstel'ilmelr

isteniyorsa, bu model neden Namık

dukç a uzak bir maizde, bir . imparaıtorluk yor ? .• Ben üniveı· siteiilerin

mem.

BugUnihı

tal'ihinde aı·ıını­

şuursuzluğunu bir an

gençliği hedefini,

Keilnal'in şahsında, ol�

ona rehber

düşün­

olmak isti;yen­

lerdeın de i yi kestirir ve hangi sosyal fiki rle hangi

Irnhmnüı.nı

kendi si ne örııe!r alacağını bilir . kanaatindeyhın.)>

Nazım Hikmet'e gelince, Peyami S afa ile yaptığı bir tnü­ \ nakaşada Nanuk Kemal' e hiç sıkılmadan «takma aslan ye­

malum - yaratık,

leli» diyen bu broşürde

işgal

anketin son cevapçısı olarak

kalemlerinden

ettiği son sayfalarda kı 1l1arın

ve a ğızlarından hiç eksik olmıyan tekerlemelerle Namık Ke­

mal'i

fikrert ( ! ) yere vurmaya çalışmıştır. «Namık Ke.m al ' i

bize tarihi ve smıfi !;\adların <lD!şımla, hUl'l'iyetperver,

lasmıfi bir lıaUrçı olaı·alr

n:ıutlah:

lasnnfi

blır

g·östermek istiyor­

tarihi inki­ n:.em al, denildiğ·i gibi

la.r, Muayyen bir sınıflı cemiyetin ; mua:yyeıı bir şaf merhale•sinin verimi oian N amık

Uisınıfi hürrlyetpeı·ver ve lasmıfii b.i r lıalb:çıı mıdir ?

Ve esa­

sen buna imkan var mıydı?>> tarzındaki Moskof a ğzı sözlerle Namık Kemı;tl'e hücuma geçen bu ilave ediyor·:

a dam,

- «Namık Kemal, matbuatın bile

hür olmasını

ıstiyen

sözlerine .sunları

ancak ltızU1llu

· yarı müstenilekeleşeın münkariz

'Osmanll tmparator'luğunun

içinde ken ine yol açmak ısti yen burj!ıvazinin ba

. Fllhakika

d

bu

bayraktar §.dil bir padişahtan

dUffiate şayandtt

kahraman -ı hüxriyeti

elinde, en SQI cenah Kemal'le

�ka--i

fi

:

.

geçememi!;ttir . . . Ve

ka(lar

. Namılr .Kemal, ·· bütün · ·· hmnısfy.etlel'iyle

bugün

ki

bu

yfaktarıdır

·_, ile:rt

geçmemiş,

trÇuncü .Napolyon

. sosyetenin en sağ' unsurlarının 1

karşı bir saldll'ış si'llth ı olu;Yor, Nalmk

Rad Marks'ı mukayeseye : yelte:rien - bir: güruh, bu

ii ' _ 1;11.h.dit

mümtii ımi n, ' bu 'Oçüncii :Na oıyonl{a

z

i>

edihni�


.

��

ka-i münıta l�akild

lfı.sını

- 83 -

�� :ı

siz.' sınifsız bir cemiyet i . ı ·e . hurriyete kavu�acagını s oy ıye

�i

\.!

�eniş ve en

erm hi.irriyet-

!:ı:ı)i

hUrriyet narnma talıdit ettirmelt için bağırışıyorl a;ı· . . . >> · Bu anket e iştirak edenler arasında Vala Nuretten iie Er-

lerini

! ![ !.:ıi'liJ

,

cüınent Ekrem Talu'nun bazı sözleri de mide bulandırıcı bir;

Nazım

haldedir. Vaktiyle

Hikmet ile birlikte

Moskovadaki

1 ı'':1\'

ihtilal üniversitesine giden, fakat sonra.d an. kendisini o . pis fikirlerden t·e.mizlediği · söylenen Vala Nurettin,

i'·;:

TUrkçülük

düıımanı anketçinin sorularına cevap verirk·en, devrin Namık

Kemal aleyhtarlığı havasının dışına çıkmaktan adeta

kor·

.

\:·

etiiıdbm de yolı:tur» derken, bir başk� yerde : «Zaten Namık

[!i i

n:emal'in t.e.tkike de ğel' olup olmadığı da. . . » sözlerini söyle-

rnek sur�tiyle büyük bir tezada . düşen V ala Nurettin, Namık

!il

iii'

Kemal hakkindaki hükümlerin onu sevenler tarafından orta· ölya lwnrriuş şeyl�r olduğunu söylediktı:m. · sonra «0� hülı::fuDler bizi bu

tatmin edemez !» diyerek <W,

de:Vrin: .

Şartlarla

lıem nala, : heni ·. nnha

«gençliğin on� bir kahramart gib

sualine de

i,ünlrii

iı:/i[ıiı i':i,

elbette

):1

vurmakta,

: say,masının sebebi ne ? »

eski ve kıyınet ' deJ.· eceleri öl9�meıniş lıükümle .

rin tesiridir bu,>> cevabını vermektedir. Bu anketin_· suallE.Tine cevap vereriler

·

arasında insanı ·en

«Namıılt Kemal Osmanb

:(!e\Tabı

şu sözlerdir :

idi. Hiçbi:�· · vaıkit

çol.:

malıdut bir· çerçeveye münhasır olmasıdır. Namık Cihangirane

söz li ile koca

bir

·

.•

bir

milletin Osman · fena idaı-esiyle ufacık:, bir� Osmanlı

. > •.. ·. · .. . . . . . ·. · • . : ·: ·. .: "::. . . : ·.;\: ... �:· .·: :' <:·.' . .·.·....;••:; '.··.•·.•_ .�:_:...: •· ·. ·. "i · ·· :" · . ''-::>: <..:__·:�: ·. : . · . .. , . · . · · ."-. ·." ... . . . . . · . . · .· . · . · · · ·- ' · · · ·:' · Lo •., , · , , ... ·.; . :.. .: .: � ---'-. .. ....--�-��---'-. · •.

Keina!:

l!i:

'ili!

bir devlet çıkardik bii· aşiretten

tal'ilıe sığmıyan . koca

.

. .. ô.

( · · ·. · . . . . . . . ·. . . .· .. . . · · ·· .· . . . . . :; .. . . ... .. •

:.- . - -. � : : .

.

. • •

.

. ..

1·1

iıiı(

ve

.

imparatorluğu · .· ıne rtebesflle Jndirdiğindtm: · giflf bliıuıiduğtınu göstemilŞtib�: • ·······...· · . Ço cukça.. :sözler dehÜebÜe,c:ek . b.u ıii.lkiifl1ıer ·. yeinu§o�muŞ.(i · " _ · o ğ·uııarınm

.

çok .dar

1\:\ı

1ıJ!'_·

. ;ı ı · . : �

Türk olmamış-

tir, Türk . olmamasının sebebi de tarih bilgisinin

ı:ii

j�l!ıtıl:; ,J1[ ·

büyük hayrete sevk_ e den Ercürnent Ekrem. T·a Jı.ı'dur. AnketN amık Keçinin «di n ; milliyet ve laiklik mes·elelerindeki

mal ! » su aline ErcümEınt Ekrem'in

ı!

;i1

kar gibidir. Bir yerde «Namık Kemal lıakkında muayyen bi.r

çilleriyie verilmi�

!J

��.

,, .

·.

·.

i i\

Ii :

1l i!

!·ii

·

· · · !ıl i · · · ·-· · · _ · · . . : ··:...· ....: : . : .'-:(;": : :.� �-:< .:·_:=,�;:: :)�· '·-_"..:::··;· . ·. •·.··.·.•· •.•·.-�·..•··_. r�ı.�. · :\,;:_\. _... _- ... . . . _.._ _ . .. . ı •.

: .- : ,: . • : >

:: . • . ,· •

:<

.

. ..

;'' <

·

'

• • < . . . . . ...,, · .· . ._ ..

•..• .••.

.. .· .. ,_:. ...


84 -

gibi Ercüment Ekrem TalO., ayrıca «Namık Kemal'in teşeh.. hüt miktarı Abdüiaziz ve soma da Abdtuhaınit ile mücade.; lesinde maalesef ne gibi müsbet bir g·aye gütti.iğü anlaşıla­ maınıştır,»

«... Zar zor edindiği yaı·ı buçuk :Fransızca ile garbın inki­ lap eserlerini okuyamnyacağı bedihi bulunan Namık Kemal'in memlel!:ette müspet bir inlulap yapm:ak istemesine ben im­ kan tasavvuır edemiyorum,» gibi ciddi say ılarriıy ac ak ce­ vaplar ve

gençliğin N amık

benzeme hareketine

Kemal'e

k arşı söylediği «bundan bir yıl evveline bememek ıstemek bile bir n.wi :i.rticadm> şeklindeki garip hükümlerle maalesef bu çarpışmada Türkçülük cephesinin karşısında yer. alinış gibidir. Kerim S adi'nin «Tarihin Mated alis te Telakkisin e Göre . Namık Kemal» broşürüne gelince ; bu · broşür adından da anlaşılacağı_ üzere, Kemal'in komünist gözü ile incelenmesi­ . dir, Bu 16 sayfalık br,oşürde, Kerim Sadi, önce Namık K�­ mal h akkında söylenmiş lE.futeki sözleri kısa notl ar halinde .

sıralayıp : «İşte size m:nksistlerin

a.:;ıağı :ı;ıevrilnıiş

kabul edemiy.eceği baş fevkalad·e sathi ve çolt yanlıı:ı ' bir görüş. . ,»

cümlesiyle Kemal'in karşısına hangi fikirle dikildiğini he­ . men beli�tmekte, tarihteki inkiİaplar, · aübje1ftif :terc:U idare. nin tesiri altında bir adamın dehasıiuın 1tey:l, tl3-�ı ulvi ltuv•

�i ;

:

.

vetlerin rehberliği ile olmaz; cemiyetteki ilttisadt ;; maddi :te� melin beşerin dimağ,n üz�rinde buaktiğı içtlnal!Jı g.�;yd kabili · tesir neticesi olarak husule g-elir, :H:stilısal . kuvvetıeırirun de� ği şmesi ve l:nma bağlı olan . sınıflar arasmdıl.kf mücadeledir ki inkilapçı d·eılişiklilderi meydana getirir.,)) Şeklindeki ma­ . lum sol teranelerle etrafa ilim ışıkları s a Çtı kt art sorir'a «Na.,. . · mık Kemal Tanzimat•ı · :Hayi'iyehlıi il3J�i ile . �çiHi..n · < iktisaderi uyMmiitk ve başıiıı kaldırmak teıiiaYilltii.i ii : gÖste�

devirde

bur.iuvazisinit( . · ildisadi

sıih3.da.( ·m\lht3-9 �ıd.lJ.tit · , •·· ·.·· ·••·•· · ·. •· · ·· ···· · reıi 'liirıdye. \. · <. . .·•·· .·•· .·••.·.•••. s�th�Şti. ve llilidietel ebediya�:· "V�€liŞind� t�tçU,lJ.ı�l,l, Qifuij�.: ve ' · . ::: :. •. ·..·· . '. . =: · ·. . .·

' "..

'


- 85 ideolojikman o

hürriyeti

teısise çalı�mı�tır.,» sözleriyle tet­

kikinin sınıf esası üzerine olduğunu belirtmektedir,

Şu ci.i.mleler de Namık Kemal'in sınıf manisiyle incelen­

mesinin mahsulüdür :

« o o o Şinasi'nin rehbeırliği altında gazeteciliğe atılan N!t'­

ıpık Kemal'in vatan ve millet gibi m ücenet

konseptler . al­

tında ifad e .etmek istediği realite fe·rdi mülkiyet prensibiyle Türkiyede yeni bir sınıf halinde taazzuva başlıyan. ve tedri­ cen küme�eşen burjuvazidir, Namık Hernal iktisadi ltudreti gittikçe büyüyen ve netice itibariyle sırufi şuuru ve slyasi ihtirasları uyuyan burjuvazi . n.amma mutlakiye te ve• id!:tı�e-1

müstebideye karşı aniansız bir mücadel.eye girişti . . . »

Kerim Sadi, bu minicik ese.·rinde

N�rnık

Kemal'i komüniz­

min sınıf teranesine bağlı olarak incelemek sevdasında o de ­ rc'ce · iieri gitmektedir ki ; hiç sıkılmadan :

..

Civanmerda.n ı. milletle ha.zer gavgadan ey bidad

Erir şemşir-i zulnıün ateş.:i hO.n�ı harniyetten •••••••

1 • 1 1

••••

1

• iı • • • • • • •

� · � .• • • • • iı • • • • • ·•· ·

..

Felek he·r türılü esbabi.ı ctıfasln toplasın gelsin ·

Dönerserit kahbeyim millet yolunda bir azımetten ·

sı­

gibi . en yüksek vatanperv€rane kükremeleri bileı burjuva . nıfı için söylenmiş sözler diye göst�rniekte, fakat bu sul'etle de Namık Kemal' e· saldırışıriın hangi esasa dayandığını or� . tay a koymu ş olmaktadır-. '

Sadettin Nüzhet'in kitabı, Kemal

hakkında

yazılmış ·eser"'-.

lerin en ilmi kılıklılarından 'birisi olmakla beraber, · Tanzima:-

tın bu büyük simasım küçültmek ön fikriyle kaleme alınmış olduğunu her satırından. belli etiT1c.1k tedir. Kitabı vaktiYle bu

bakımdan , tEmkit _ edenlerin · s yledikİeri gib , Sadettin Nyz; . . tıet'in . Namık Kemal'i sevmi:Yen ve çekemiyen baz devletlıl�

·

Ö

İ

u.

(

.;

:.

-

' . ları · memnun • etriıek için •. hazırladığı .• bu .· e�er; , t �koloji saha-. · .. . .· . ' : . . �ınd�l\i ' <:iddi ·.,.·g�lı§m.al�il , ve ese�ı�rdyle tanin.�ı� :-9latı, �ije:I� . : .· ' : -. � . · :: · . : .. :."::,: : :.-�··. :. ·· . ·. . :) ::;_;;}_:?!,\>?:,: , .::. . . . :, .


- 86 lifin kendi eliyle kendi ilmi ve insani hüviyetine bir darbedr.

Sadettin Nüzhet,

için

ona

bu· kitabında Namık

Kemal'i

indirilmiş

kliçültmek :

her bakımdan bir ktılp takmaya çalışmıştır Namık

Kemal'i, bir varlık olduğu o zamana kadar hiç kimse tara­ fından iddi a edilmiyen sahaları da ele ! emiş

,

o sahalarda bir değer

çalışmıştır.

almak suretiyle ince� olmadığım isbat ( ! ) etmeye

�emai Tahir'in anketine verdiği cevapta, sanki - kırk sekiz

yıl her gün kendisiyle birlikt.e bulun.muş gib i .

<d(emal

ründ.e bit' kere 'bile yıkanmamı§tm> �eklinde pek komik

nisbette de

· öm�

ve o

çirki'n ve bayağı bir söz sarfeden Sadettin Nüz­

het'in kendisine ters tarafından şöhret temin eden bu ese­ rinde vatan şairini

küçültmek içih ele aldığı hususlardan

bazıları öz olarak şunlardır :

«Namık Kemal bugünkü ilmi telakidi'ere g·öre alim değil­

dir, Dil

iÜimi de değildir, Namık J{emal müverrilı de değil- ·

. dir, Yapmak istediği inkilap.ların

e�aslarını geçmişte _ ara­

mıştır, Tam bir, islamcıdır, Osmanlı mefahirine ve. padişah­

larına

çol{

bağlıdır, Bu yurdun ilk. vatanılerveri. değildir. Ka. � tiyen bir dalıi sayılamaz, Namık Ke:rp. l n_ib.ayet bir ideal sayıkhyan adamdır;

Milİiyetperve·�

değil<lir� .

·

·. .

Fllı::irle;i�i .

r

•·

tat··.

di.İŞkündü, Türk değil,: Amavuttur >> . . · . İşte, Türk vat anse ver liğini n - büyl'ık . · · temel cÜreği N��nık Kemal'e karşı açılan haçlı s ef ednd e , o · safta Y�t �i�nların

bik edememiştir, Rakıya

:: · ,

taar.ruzlarından bazı -örnekler·. . .

Bu haksız, düşmanca· ve haince

saldırişlarkı. karşı

• .

Türkçü- .

lük cephesinin kurduğu · saf çok sağlam olmuştur. Türkçülük

cephesinde yer alanlar daha çok milliyetçi gençlerdir. Milli

:·._· /.

; -··

iymanla kurulan Türkçülük cephesinirı karşı

o:: .

.

taarruzı.i başta ·

ii-;i .·•· _;�_ _ >�<<�·- t

yaptığı büyüK toplanti ol· · � ·- üz�re :Na.111ık Kenıal'i· i anın a . tör �nleri, ' Ist�'nbuı ve : < riüi : ·g��et�lerind� (tn�ıile,la, t?:ılurhii· Anago. . lu ga�.e.t�§hl.iıv<·ı�&· _ -

übiversite gençliğiniri .Istatıbulda rrıa

..

; ·.-..-; : : ·

· ·. ·::

·.·

· •

·


,.---- 87

şubatinda çılmn rın

isri�d.

ve

s ayılarında )

ve dergilerde çıkan ve kızılia­

iftiralarındaki

manasızlık v e

manhksızlıkları

belirten ..cevabi yazılar, broşürler vesaireden mürekkep bir bütündür.

Atsız'ın «ltomiinist Doa Kişot

Proieteı·-Burjuva

Naznn

r-.mmıetof Yolda;şı:t» adlı broşürü, Türkçlilük cephesini n kızıl­ lara ilk sillesi dir . Atsız, bu broşüründe, lVIoskofçu o:=i:ıh6nin devi olarak gösterilmek

N az ım Eikmet'e v k'

istenen

şahsında moskofçuluğa ilk satırı atmış oldu .

onun

Şu satlrlar o b roş ü r d e n d ir :

«, . , Son zamanlarda da Istanbuldı"L bir Don U.işot tih· etli,

O da modası geçmiş pasb bir mı:ıı·akla ve lmfasıııd.a. yaln�z

lıınrju;va

- proleter manisi olduğu halde rasgele

haykırıyor, lurslanıyor, tulnmbacı ağ·zıyla şiirler

sald�rıyor ;

( !) yazıyor,

Gayesi b�sit, Fakat pel{ yaman : Ti.'ıı·l�yede hal{ ı·ejimi, yani

komünizmi tirmek, .. »

kurarak

�.oı·a){ m(':ml elm ti

bu

cennet haline ge.

. . . , . . . . . . . . . . . .... . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . •

·

Rarı:ı VİC(}anını m

ujilt.

ceheniıemimle kızartan ve• Ya·

hudi Marks'in hayat felsefesinin altına bir köie gibi yatan,

kar.anlık gUnlerimizd e Istanbuldan ve

Anadoludan

lt.açar�l{

Mosk(),vada ense yapan yurt lniÇıtıılı Nazım Hikmetof Yoldaş'a

hiç

bir sözüm

manyaklaı·

d

yoktıl. . ÇUnl{Ü

ol uğunu

·

tUrlU

biİiyorduİn,

llLanileı· ve türlü türlti Fakat Hikmetof yoidaş

nebbaşlığa başhyarak büyük Namık

Kemal'in kemiklerine

diş uzatınca ll1esele değişti,.» .

'

· · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · ·

<< •

• •

Bu küfiirier, bu palavralar, bu düzgünlü yaveler, bu · soltaıdarmdakl · l)oit_: ·:..kıŞb·tQrt · · -. :�şıj.emeı�� Jtep TÜri�:;:.:__ ·..-. , . .

Bab�Aır

,

·· . · için · değil :Oıi? · -. -� · . . ' '.fiil'k işçiSi. bu d�IJ · siıçllıaları, bu;' gei;(ıaıl· l ş �is i

· ·::·,'< -: ·<·:::

.

.· .- . •

· · : · : ; . · · : :_-_ · · :_< ._· :<�:; ; //· -: : ,· >. , :·· . _ _. , .

;-_: i >

·

:

·

·

kırırialiır;

. ·. · · ·.· · . · _ . .. _

�ı;�.; ·i

,

· . �::-.._·_=·:.<:·:. ·. . . .. ·.: : ·. �-:�--�-·_;: : .. .:-= ,:·_··: ·.:. -�-: : ·:· ·-_..: .: -;: ':: :. :.-...�:::. ::':.._;': ·-.-::·.-.. >:.:_· . -... . ·-· - ·- �-· �.<. · ".\ : . : .. ·,·. ;:..::�:-.:.:: : ·. .. ·..·.:·.::·, :;-.-:....::.;,· .·. ·.:_.::: - =.;=.::. ·: :': ·.: .. . . . ·,•: : . -.-....:·.i·�:.(�:\: . ., · : _ .':·. , ..

· :>�:

·

_ .

. ; , _:


88 lmrtulacalı:: ;

atmalal'la mı vuş.acak,

Hayır

maskaraılık

Nazım

b otluğa, Hikmetof

istemiyol'lar . . .

tokluğa, sağlığa. lı::a ... Yoldaş !

v,eı refah istiyor.

İş

insanlaı·

Aç ad aml ar

açıli: sözlü; açık özll\, açık alınlı lmhramanlaı· isti y or . Açık

. gözlü taslaklar değil, . .

Nazım Hikmetof Yoldaş ! Saı·ı suratlı afyonkeş Çinlileı•le

h:a,ra suratlı y a

oı·aya

.•

myam

Habeş]erin davasını güdüyorsan haydi

Yohm açık olsun. BabdUi

caddesinde Habeş davası

ıni\dafaa edilemez. Senin beğ·('nmedlğ·in burjuvalardan ytizlerce kişi Ha beş davasını

luzgın ·

lran1arıyla lwrumak için

kum çölle·ı·ine koştular, Sende o yürek nere(le.? Şimdiy.e . ka-

dar susuşııımuzu sall:m

giiçsüzlüğtimiize veya çekindiğimize

verme. Deli J!>.e tro gibi bayrak açap ge!s,eniz bile bizi ·lmrşurı.ızda JBaltıı.cıla.rdan mUrekkep bir ordu halinde bulursunuz.

Hem bu sefer heı· birimiz için biırer

mizd,en kuırtulamazsııınz . . . »

Katerina gelse de eli-

.

.

,

Bu bnosür Nazım H ikme t ' e ve yoldaşlarına nasıl bir sille

olduysa, Milli Türk Talebeı Birliğinin «Namık Kemah> bro­ Tahir 'in «Namık Kemal İçin Diyorlar ki>> isimli anket mecmuasına ( ve taibii bu anke te dUşm�nca ce-' vaplar verenlere öyle bir darbe ölnmştur. · G�nÇH�f!l çlkaı"� dığ� bu iki kısımlık broşUrün hitiı:id � bölÜmünde �nç ' in:lza� . . i stl eTe · · indirdikleti·, kuW�tlf fikir :Vl.lirı'rtı�lar ların komün ı · vardır. . tkinci bölümde i s e bazı, taninmış kimselerin i . :r-ıamık. Kemal hakkındaki evveke neşroıl.lnmus ·• }ra.zııarı ile·, ,·,Kell1a.ı ,.· Tahir'in ·anketine karşılık olarak &çi11Tiış bir �n�ete �e:W.: · miş cevaplar bulunuyor. . . .

şürü de Kemal

. ' •

•.·

:,

'

<

.

Ankete c evap verenletden öğtet,men . Nihaci Sanli> CBariarlı )·, ·

«Nartıık Ketnal

s evgisi

etrafında . köpıtrılan gürüH:üleriii . se;.;

; <3;i]%���i��i���!�i;v,����·. . . . . . . . .->·. � .. .•· .: : .:,:: . · . . · . · .·

. _: :.·. :2 -. . ·.

.

.

.. . . :' :- _' . : : _._· :.:. '.·.:.:_. .... ' ·. -. ·, . :: -� \.:�.>:.·.._\·..· .: . . ..- . _: ·· · - ·-::. :-·_ ;<·: ·

.


' �· 89 de : <<Bugün, tarllı1 varlığından başka ulusal bir de s tan l�:ah­

raı:'la.nı

olar ak

.

destani bir şahsiyet te kazıü:ı:tnıŞ olan Namık

Kemal ·elbette ki büyük biı· adamdır,,,» cevaplarını veriyor ve diğer suallere de verdiği cevaplarını

«.

.

. ÜUü'ı uğrunda

ve Ytirt yolunda öidürenleı ölen arasında büyükli.'ıl\: farkı yok­

tur, Bunun içindir ld Nanuk Jiemal, şu son

büyüklerimizin en

büyüğitdiir , »

aınrlarda ölen

SözlEriyle bitiriyor.

Ankete cevap verEmlerden Dr. Cez.mi (Türk) şunları söy­ lüyor :

En büyük kı ymetl el'in bUe üstü kap al ı v e açık yollar­ dan inkara yel tenildi ği bir zamanda Namık Kemal'in büyük ­ «...

Iiiğ·ü inkar edih�billr ve zaten edilmekte dir . . . Türklüğün te­

meli olan vatanseverliği bir yan �rda ğ haline getiren Namık Kemal'dir ... Biltün büyük

insanlar gibi, Namık Kemal'in

şahsiyet! de sadece mide bağırsak prlstalizmi, kUçük bur­

juva psikolojisi ve Iibido ile izah edilmez, Bence Namılt .ıre­ mal, son _asJrda be nzerl eı;ine az tesadüf edilen

samirniyet

abidelerinden b iridi r. . » ,

Atsız da yedi soruluk ankete vı;:,rdiği cevapta şunlarİ söY­ lüyor ·: << . . . Vatan haini olmak �artıyla Namık Kemal'in büyüklüği't

inldtr

olunabilir

.

Namık Ii:emal bugünkü milliyetçiliğin de

bahaıarıiıdandll',., Türkiyenin bütün .· yÜrüyüş

programını

çi.

ze!i Ziya Gök Alp ve ·en ileri bii· Türkçü ve inkılapçı olan Dr,

Rıza. Nur hep Namık Kemal'den g.ıdalanmışlardır .... Namık Kemal'In şahsiyetini anlamak için kısaca ŞU sözler kafidir :

Namus,

fazilet,

milleti

ona

·samimiyet,

gönül · v�rir ml idi ?,,

metiçllği ye· Osnıanlıcılıgl

r� keıldf

şiddet,

ş,ahsiyeti bu kadar •

kalıramanlık.,

'

belağat

olmasa

Türk

Namık . · Kemal;iıi

c)' devre- göre suç_

deviH�ı•ının . • \ıml.l.mt ev�Mi

. ·. . ·.

•.

heyecan,

kuvvetl i

üm"

değiÜlir, Insanla.;

t�ı.ı;q.� ·��ğer,: · ı,ı�fueb; -��: ' ; \'- > "

'

.

·


-

zumllır.

Ümınetçi,

90

-

Osmanlım ve

üstelik

Mimar Sinan'ı kuUa rlı:en Namık :H:emal'i

mak

mutlakıyetçi

aşağıiamağa

gülü.nçtür, Bu takdirde s!)n 900 yılhk tıuihimizin

metçi ve 600

yn!lık tadhimizin

O smanlıcı olan

olan çalış­

ilın­

bil.tiln · biiyUk­

le r ini inkf1r etınelı;: gerekecektiı· . ld, sistemli bir reurette çin.

r;eneleşmel( için

de

bir çü:nr

bundan daha tesirli

ceğini ummuyoruın.»

Namık

Kemal'in büyük adı üzerinde

üzerine yapılan çarpışmada zıllara 'indirmişler, kızıl

yol ola-bile­

koparılan gürültti

Türkçüler bütün darbeleri kı­

Dlmadığı halde • maalesef olanların

safında yer a,lan Sadettin Nüzhet Ergun'un ' o düşmanca ese­

rini pek bahis mevzuu etmemişlerdi, Bu ·eserin esaslı tenki­

dini, «Namık Kemal» _a dlı o büyük kitabında merhum Dr. Rıza Nur Beğ yapmıştır. Rıza Nur B e ğ, kitabında,

onun

tenkidine elli

Sadettin NÜ.zhet'in eserine ve

sayfada�

fazla bir yer ayırmıı?, ilim

elbisesine bürünmüş bu eserin bir taraftan ilim yanlışlarını tes-bit ettiği gibi, öteki yandan da Namık KE.ımal'e kusur diye

yamanmak istenen o manasiz, ve manasız olduğu kadar da

çirkin hükümleri birer birer elden geçidp hepsinin nasıl su­ dan .bir hüküm olduklarını göStertrıiStir .

. . . : .. . ·>_·:..... ·:._-.·."

Aşağıdaki Satırlar eserin bu «.....

.Nialmık

][{emal ''in

.� . .

iaslı:nd artdır :

lisan

·au� �

'

d

olma ığını söylü yor.

Tuh�f ! Neden bunu diişiİrunüş, k ydetmiş; Şimdiye

I{emal kendi ve ne de diğer hiç bir_ kinıs.e onun 'dil

::

•:

.:

ka4�r ne aliini ol·

(ll.İğunu iddia etmemişti," Nüzhet .]Jeğ Kemal · elektrill: muta,­ '�-

;-

h.assısı değ·ildi diyo de l[.üçülte idi . . . »

:<.:/.._·.:·:.:· · :-:�·.·:,\:·.=� . ·.. .. , . , ·. . . , : ·:-

·

.

·

..

. .. .

. . . .•.:.>

.

1

;,� /, : · <� .;.• Yine ' mıiemf . <<Namık K.emaı , eski divanları ·�<lelııy'at i "' · ' ' -··,, t�i; nıt ' �ücud� ·�etıl'ıheit'•t �ıt d� ��� ·' l1ır.•. b e�ıı .·• i.ev�ı�··· , ()\t\�,hl.l�;r

:::��- � \-/}-:--�--

••

·.: · !:-·:

;

·

.

Ç

·, '

·•· ..

,. .":_- ·-�

..

. .�:;,

·


�- 91 -

dlyor. :Sunu öyle yazmı� ki sanki blr kusurunu daha söyİtiyo'r.

Bunları her

okuyanın

•..

mutl.alra bir edebiyat tarihi yazmak

için okuması niye icap etsin. Sanki R�m�l anasmdaıı doğ·ar­

ıni.ik!eUef yapmamış ! B öyle

keri böyle bir vazife ile te vazifesini

ne demek sanki ?

aramak

Liizumu ııe ?

olar ak di'tnyaya göndeı·lhniş

bir edebi;yat tarihi ;ı,rıazmalt

İşte ökü zün altında buzağı

b öyle şeyleırdir. Herh al de bunlarla müelHf

değil, kendini lüiçiik <liişUrmüşti'ır .. , }> . . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

. . .

K·ema't'ıi

. . .

« . . . . . Yine müellife gör e yapmak istediği inkıHi.plaı•ın

larını

mazide

malı ,

İstlkbal de mi ?

esas­

aramış,,., Bunlar mugalata, Deriz ki mazl

is- .

tih:balin aynasıdır. Esasları mazide aramayıp ta nerede aJ'a­

Mtiellif unutmuş Id istlkbal me-çlıul­

dür. Meçhulele malum aranmaz, İstUi:bal için bir yol görmek

istiyen mutlaka mazlye balonalı(br . . . . Müeliif ya Kemal'in Ri.iya'sını olrumamış, ya taammü.den yap1yor, Kemal _ orada Türk milletine şöyle hitap

ediyor :

«Bütün -ebnay�ı &lem

na u

zarını istıkbale dikmiş, .. Siz gftya bir y.ed-1 gaib b oynuzunu

tutmuş ta arımmza çevirmiş gibi maziye haşı·-ı ııiga,h- ' eyle­

rnişsiniz� . . Düş.ününiiz ki nazar maziye riıatuf olmak · lazım gelseydi yed-i Sani-i Hakim

alet-i

basırayı arkada yaı·atırdı, .

. Bu söz er Nüzbet Beyi ne kadar parlak bir . surette yalancı çılmrıyor, J{emal'e kızmak

lazını ge,lse

mazi aleyhine bu

d'ar şiddet_ göstermiş olmasından kıımalıdır... >> .

ka­

« . . . . Kemal hep islam ve Osmanlıların. mefahil'inden b ah- -

setmiş, Peki ! Ben sorarım : Tüı·kleı·e hitap ederke!l neden

bahsetsin? Katolikliğin fezailindeıi mi, Judayizmden mi, Lü­

ter'in

muvaffakıyetinden,

Salamoı�'un

saıtanatıdan mı,

Rusyanın şevketindeıı mi ? Şu yaşadığımız zamanın fahiş galattır... Din aleyhine

filcl'i n.e

ya, müellif on:ti


i ôsmimlılaı·ın m efalıirinden balısı da müellif Kemai e . · kusur saymış. Kemal'in ac�ba O smanlıl arı öğmeyip te Delf « . �. .

Petr.o'yı�:_ mu öğmesi lazımdı ? Osmanlılar stzhlc, n e tağ'lit . . ,)) ...

.

..

«....

..

. .

...

•t•

. . .

Müellifin

. . .

. . .

. . .

.. . .

. . .

Kemal' e · «o

. . ..

. . .

. . .

nih ayet

ad.amdır» demesi büyük gi'ınalıtır, Bunu

kim?

Bu ıııe mana.

.

. . .

bir

.

.

...

.

.

ideal .s a.yıldıYan

okuyunc�

lama!'�: g·eldi. Bu adam bu kadar in<UrUem ez ,

içime

ağ­

Tih·k mmetf ve

vatanı i1(in ölllrünii harcamış, belalara girmiş bir

atlama , bu

söylenemez. Biraz insaf ve vicdan iste•r . , . »

İşte N amık Kemal düşmanıarına

· ' başlılarmdan

verilen cevapların belli

p arçalar . . . Bir vakitlerin bu mühim kalem dü-.

ellasunu burada yeniden gözler önüne

milliyetçi Türk .çocuklarına

koymakla bugünün

�nutmamaları ica.p eden bazı

hususları göstermek ve İ1atırlatmak isterim .

Türküler, ,Namık K emal 'i n

umit.nıamalıdırlar.

düşrrta�larını

hiç

bi!' v��it


lwosiwf Ihth·asi

Dinrnek bilmly en , sınır ğü her engeli kahre tmek

dikilmiş gördÜ korkunçluğu · nis-'

tanıımyan, önüne

istiyen, korkunç,

­

1

betindc iğrenç, iğrençliğinden çok küst ah, küstahlığını gölge-

de bır akacak kadar kahbe ve canavar bir duygu . . İşte Mos­ lwf ihtirası b_u dur . En mü thiş tabiat a.fetleri ; çevrelerine öl üm saçan yanar­ dağ l avl ar ı , şehirleri lcasıp kavuran k asır g al ar, bölgelerin altını üstüne getiren yer s ar s ın tıl arı Moskof ih ti r as ının ya­ nında · masum bi rer facia olarak kalırlar. Çünkü böyle bir afetin baskını ile harap olan bir yerde, afetten sonra yeniden bir h ay at, hatta bir cennet hayatı doğabilir . Fakat Moskof Üıtir a sının p enç e sine düşmUş bir toprak parçasında hayat · - eğer. kalmıssa - bir cehennemden başka bir şe y olamaz . . Sivri tırnakları insanlığın kalbine saplanmak üzere ş.çılmış bir pençe gibi duran J;:ıu ihtirasın, bugün ilk zincirlernek is­ tediği ülkeler arasında bizim yur dumuz da vardır, Ulu bir soy, k en di dünyasının büyük bir parçasını bu ihtirasın pen­ çesine bırakmakla, geri kalan bölümü, aynı kahbe hır�ın kor;.. 'kunÇ kas ırgasından uzak tutabilmiş değildir. Bu vahşi ihti­ . rasın; Tttrk aleminin ayakta k.alınıs son p arçasını .da o iptidai pot asın da eritebUrnek için fırsat gözlediği muhakkaktır. Bizden bir . gün Kars, bir başka gün. Boğazlar is teniyors a , bu, b ütü n batı Türk elini yutmak isteğinin il� ad ıml arı olduğu ·· ·

·

içindir,

Moskof, tarihin her devrinde aynı Moskoftur. Türke vergi vererek yaşadığı kölelik devirlerinde . . yaltaklariırken de, · PrU.tta . naniusunu·. vererek kafasını kurtarırken de, sırtında kırmızı · göhıleği ile·. bütün. · dÜnyaya · bir nieıek: gibi gözükme� \ ye . çalışırken de hep �ynı lVIÖsköf,, dhuı:i mtil'asına . en�Ök .. . , \ : ·'. : .. •

"1,

i

. ... ·

,

··

. ._ · · · , .. ••


._ g,ı _

h e def olan bizim milletimizdir. Tarihimizin kara gÜnlerinde karr;ımıza bir ifri t gibi dikilen bu vahşi varlık, asırlar var ki, canavar ruhunun bütün

iğrençliği ile Türkü bitirmeye

·

çalışmaktadır. Türk ırkı nice verimli topraklarını, nice gü­ zel ırmaklarını, nice yiğit evlatlarını bu vah�i ihtirasa kur­ ban vermi�tir. Hangi dev, hangi ifrit bu kadar kurbanla d.o­

yurulamaz ? Fakat i�te Moskof �oymuyor. Tanrının bu en basit yaratığı doymuyor. Türk kanı içmeden duramıyor. Hiçbir Türk, vatanımız ve milletimiz üzerindeki bu kor­ kunç ve hain ihtirasın bir gün sonra erebileceği dl\�üncesine kapılmainalıdır. 'I'anrının birliğine iym�n edercesine inanma­ lıdır ki, Türkiye, ayakta durduğu müddetçe bu canavar hır­ sın hedefleri arasındadır. Ta�k inlık ve küstahlığını hiç kay� betmiyen bu ihtirasın milli

.

'

varlığımıza kar�ı böyle kahbe

emellerle dolu olduğunu her gün yeni yeni hadiselerle gördükçe, rahnwtli Süleyman Nazif'in yıllarca önce kükremiş erkek sesini gönülleri;mize işlemek, kafalarımıza yazmak ve Tantirtın günü haykırmak en ulu bir vazife · olmaktadır : «Dünyada bir Bir Jtusya ve

bir

Rus kaldılcça bu hakkına

ve bu vazifene lıfu·metldi.r ol : Hakkın

öldüi·mek, .

- iktiza ederse - hemen öhnektir, '.rürk o ğlu,!» .

vazifen

·


'

İ Ç İ N D E K İ L E R "

)

Sayfa

e

. Miıit Şuur ve M d eni Cesaret .·· F&dakarlık ve Feragat Ruhu . · · ··. .

9

12

.

15

M��l�sef Türkler · Türk, Ordu ve Savaş Sava{ Ne Zaman

Türkçülük Diş

.

M�kaddestir?

.

so

.

84

Bayrağı

87

43

Fikirler mi, İnsanlar mı ?

46

Irkçılığı

. . . Türkiyede Azınlık Irkçılığı

55

60

· . ·.. Tü:rkçülük ı;>üşmanları ve Turancılık tn�atiı;et ·. Masalı ·

66

·

Östniullı

v:e

Namık . Kemal .

Mo�kQf

68"

Padişah Düşmanlığı

Milli Ananelerimiz

.

73

.

77

Düsmanlığı

tht.ir��ı

22 25

Türkler

Türk

,

'

·

93


Nejdet Sançar - Türklük Sevgisi  
Nejdet Sançar - Türklük Sevgisi  
Advertisement