Page 27

www.stepdergisi.com

A

Mobil oyun maceranız nasıl başladı? Mobil oyun tasarlamaya başlamadan önce neler yapıyordunuz? Aslında şöyle; benim için çok değerli olan 3 boyutlu modelleme, animasyon ve görsel efekt yapıyorum. Filmin içine bir şey kurgulamak çok hoşuma gidiyor. Ama bir yandan da oyun çocukluk hayalimiz tabii. Oyun…Aslında atari oynayan, Commodore 64 oynayan, amiga sahibi olan insanlara gıpta ile baktığımız dönemden beri oyun yapmak, oyunla ilgilenmek çok değerli bir şey. Mobil telefonların git gide hayatımıza girmesi ve sayılarının artmasıyla “acaba bende oyun yapabilir miyim?” diye kendi kendime sordum ve ilk oyunum Gravity Project’ i de öyle yaptım. Yani acaba oluyor mu? Oluyorsa buradan devam edebilirim diye düşündüm. Çünkü içinde sevdiğim her şey vardı. Kod vardı, animasyon, grafik, 3 boyutlu model…belki görsel efektten daha çok hoşuma giden içinde oyun var tabi ki. İlk hedefim 4 sene önce buydu. Oyun yapabiliyor muyum sorusuna cevap aramaktı. İlk oyununuz olan Gravity Project ‘den bahseder misiniz? Bu oyundan ne gibi tecrübeler edindiniz? Bir seminerde de belirtmiştim: Ben bunu yapabiliyor muyum? Türkiye’de insanlar her şeyi yapabiliyor seviyesindeler. Herkes her şeyi yapabilir. Hiç kimse ben bunu beceremem

demez. Sadece olanaksızlıklardan yapamaz ve bundan şikayet eder. Ben öyle bir insan değilim. Ben yapabiliyorsam, yapabiliyorum derim. Bunu yapmış olmak içinde bir oyun yapmış olmam lazımdı. Gravity Project onun oyunu. Gravity Project kötü bir oyun gerçekten. Storeda çok beğendiğim Temple Run oyunu vardı. “Acaba bu oyun gibi bir şey yapabilir miyim?”diye düşündüm. Daha hızlı çıkanı olsun, işte daha ufak ekiple olsun, o olsun, bu olsun dedim. Ama dünya hiç tahmin ettiğim gibi değilmiş. “1 dolardan 1milyon kişi download ederse milyoner olurum.” düşüncesi ile girip aslında öyle değilmişi hemen kavradım tabii. Bu her şeyin ilkiydi bir nevi tokattı benim için. Pembe bir dünya değilmiş burası. Hakikaten ciddi bir yer. Güzel de oldu tabi hiçbir şey bilmediğimi, hiçbir şey olmadığımı öğrendim bu sayede. İyi bir girizgah oldu benim için. Gravity Project’in Manuganu oyununa geçerken tecrübe olduğu söylenebilir mi? Teknik anlamda tecrübeler oldu tabii her projede yeni şeyler öğreniyorsunuz... Burada herşey toz pembe değil. Iphone’ dan, Google Store’ dan download ediyorsunuz da herkesin cebine paralar doluyor değil. Çünkü benim gibi 10.000’ler 100.000’ler varmış oyun geliştiren. Ben zannediyordum ki Türkiye’den 35, dünyadan 100-150 kişiyi geçmez. Dünyayı bilmediğiniz için tanımanız da mümkün değil. Halbuki bir bakıyorsunuz bundan 15 sene önce yılan oyunu varken insanlar oyun geliştiriyormuş. Ben tabii bilmiyordum, öğrenmiş olmam benim için çok çok değerli oldu, biraz daha edepli davranmaya başladım. Oyunlarınızın indirme oranları nasıl? Gravity Project 5 milyona yaklaştı. İlk Manuganu 20 milyon civarında, Manuganu 2 biraz daha düşük ama 5 milyona yakın o da. Manuganu oyununun hikayesi nedir? Hikayesinden önce neden öyle bir oyun yaptığımı söyleyeyim. Platform oyunları seviyo-

step dergisi | sayı 6

Dergimizin 2. sayısında sizinle çok kıymetli bir röportaj yapmıştık. Yeni okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız? lper Sarıkaya; 1980 yılında İstanbul’ da doğdum. 1998 senesinde Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne başladım. Resim bölümü öğrencisi oldum. 2002 yılından sonra daha doğrusu okuldayken de dijital dünyaya biraz merakım vardı. Bilgisayarla ilgileniyordum. 2003 senesinde görsel efektle ilgilenmeye başladım. After Effects ve 3D ile uğraşmaya başladım. 2005’de ilk kez bu alanda işe başladım. Yaklaşık olarak 10 yıl bu konuda deneyimim oldu. Son 3 senedir de mobil platformlarda oyun geliştiriyorum.

27

Step Dergisi 6. Sayi - Nisan 2014  

►Sina Afra - Markafoni Kurucu ►İbrahim Kırcova - Ytu ►Fatmanur Erdoğan - Yazar ►Alper Sarıkaya- Game Developer

Advertisement