Issuu on Google+


'

_..................

- ··

..

., •

• •

. o

'

c

•ss

i. ,....

.

,. ,

(

. .•

ıoo·s

ı\Vı\ILJ\BLE AT TEKEL DUTY FREE SHOPS.

·

-

-


Tfr1uı: HAVA YOLl..AlU/TUli.KISH AIRLI:NE!;i

Haziran/June 83

f

"

",,

"' ' ,." ,, ,,

"

'

'

,,~ ı

",.

"

"" i'

Içindekiler ;Contents

"

'

',,

1•

ı'

!,,

"'

''

i

Foto Haber

.......... .

News Of The Month .

..... ..

2 3

THY'den Haberler ..... .............. .... 5 News From THY ...... .. .. ... ... ..... .. .. 6 Dillere Destan Türk

Halıları

'

j'ikh~~ .

... B

,,: ı

q

'1

'

''

The Legendary Garpets Of Turkey ................ .. ....... ..... ... ... .... . 9 Değerli Yolcularımız,

THY Ellinci Vılını

Kutladı. .

10-11-12

! •'

1

ı

Fifty Years Of THY. ..... ...... ...

11

Yalnız Hava lle Yaşayanlar

15 ·

1

'ı ı ı

olmaktadır.

~'

!'

Kadın.

.... ....... ... ... ......... .. . 17-18

Tıp Dünyasından. ........

Anadolu

ij

ll

i

illi hava;yolu şirketimiz geçtiğimiz a;y yarım asrı geride bırakarak, ellibirinci yaşına girdi. Yarım asır, sivil havacılıkta oldukça uzun bir süredir. Bugün, dünyada elli yaşını doldurmUş, pek az havayolu'nun bulunduğunu dikkate alırsak, 50'nci yılnnız milletimiz ve THY için bir kıvanç kaynağı

.ı 9

.

Kadın Baslıkları •

..

.21

Anatolian Women' sHeaddresses .22 THY Agenci es ........ ... ........

. 23

:

önder Atatürk'ün "İstikbal Göklerdedir" direktiiiyle havacılığa büyük önem veren devletimiz geçen zaman içinde yurt sa ı yanında, sivil havacılık alanında da devamlı atılımlar yaprruştır. Bunun bir örneği de Türk Hava Yolları'nın elli yılda kazandığı gelişmedir. THY 1933 yılında birkaç uçakla başlattığı hava yolu taşımacılığıru., kısa bir sürede yurt sathına ve ülke dışına da yaynııştır. - .. u.

ugün tamamen jetleşmiş filosu, ya;ygın iç ve dış hatları, modern bakım üniteleri, iyi eğitilmiş uçuş ve yer personeli ile Türk Hava Yolları yeni bir hizmet anla;yışı içindedir.

1

''

Aegean Holidays ... ....... ............ .. 25-26-27 1

1

Turizmden Turizme ... ..... .... 30

ürk Hava Yolları sizlerden alacağı destek ile çok daha iyiye gitmek ve hizmet zincirine her geçen gün bir yeni halka eklemek azmindedir. Elinizde tuttuğunuz "THY Magazın" bu zincirin yeni bir halkasıdır.

'

,,

Işte Çin Operası

.

33

ij

:i

'

' 1

il

THY iJ çuş Harı't ası . . ....... .34-35

agazinimizin ilk sayısını okuyan yolcularımızın başarı dilekleri, övgüleri ve değerli eleştirileri, bizleri daha iyiye, daha güzele götürecek en değerli armağanları olmuştur.

Ceng]z

:1'

!i''

.,'1

Çiçeklerin Dili .. .... ...

Sa.ka.ryalı

.............. 37

'1

'1

,,:1.,.'"

11

..

Anılar

.. .. .. .. ... ...... .... ... ... ....... .... ... 38

Eülencelik

.

..... ....... .. . 39

.,''

"'' ı

'

''

1

ı'

:1

·1

'1'

Deniz ve Tekne Merakı Aldı .. "d"u.. ........ .... ...... ....... ...... ... .. ... 41 Vuru Sinema .... ........... .......... ... ....... ... .42-43 lkonalar ..... ... ... ...... .. .. .... ........ .. .. .45 Kış Olimpiyatlarına Hazırlanıyor ....... ... ..... .............. ..46-47

Sarajevo

Yıl: 1 / Sayı: 2 Türk Hava Yolları ad ı naSahibi ( Pub lisher)Cengiz Sakaryalı/Yazı işleri Md (Managing Editor): Uçal Dalgıç/Gene l Yay Kurulu . ın Danışmanı (Consultant Editar in Chief): Koray Güney/Yayın .. (Publishing Boord .. ) llyas Albayrak, Emre Betin, Engin Oktemer, Çetin Ozbey/Dış Temsilci (Represantatives Abroad) Yaşar Kızılöz, Türkay Erkay/Yurtiçi Haberler (News From Home) Türk Haberler Ajansı /Yurtdışı Haberler (News From Abroad) ABC Ajansı, Camere Press, Media Press, lmages Press, Shooting Sfor/Fotoğraf (Photography): Suha Başaran, Nihat Gömleksiz, Kutlu Ertuna, Sedat Tuna, Şemsi Güner, THY Reklam Müdürlüğü arşivi/Grafik (Graphists): Cenajans, ilgi A.Ş., Duygu Tamer/Rek lam Yönetmenl i ği (Advert ı sing Representative): Cengiz Yalvaç, Cenajans Rek. A.Ş. Osmanlı Sok. 19 Taksim-istanbulTURKEY Tel: 45 07 66 - 45 46 90/Dizgi (Type Setting) Paymaş A.Ş . /Renk Ayırımı (Co lour Seperation): Ebru Grafik/Filmler ve Baskı (Fi lmed and Printed by): Cem Ofset Matbaacılık San. A.Ş. istanbul/YÖNETIM YERI (Head Office) Türk Hava Yolları Halkla ilişkiler Başkanlığı Cumhuriyet Cad. 199-201 Elmadağ- istanbul- TURKEY Tel: 40 21 59

,.


Operalard Hastası

Ruh Öne Sürüldü.....

O

Amerikan psikiyatri birliğinin 136 ncı toplantısında sunulan bir bildiride operalardaki kahramanların bir çoğunun ruh hastası olduğu öne sürüldü. Bildiride Othello'nun bir "paranoyak", Don Pasquale'nin bir "bunak", Wozzeck'in de bir "geri zekalı" olduğu belirtiliyor bildiride Verdı'nın "Lady Macbeth'ının davranışlarının psikopato/ojiye konu olması gerektiği, çizilen karakterin intihar etmek istediği cinayet dolayısı ile sürekli ellerini yıkamak istemesi, uykuda dolaşması gibi öğelerden dolayı tedavi gerektiren bir ruh hastasının davranışları olduğu vurgulanıyor.

Şikago Northwestern üniversitesi profesörlerinden Dr. E rica Plaut ile New York Üniversitesinden

Prof. Dr. Stuart L'keil'in sunduğu bildiride "Gotterdammerı'unda Brunehild'in de davranışiarına göre tam bir piramanyak "ateş de/isi" olduğu, Sigmund Freud'un de hayatta olsaydı kendilerini destek/eyeceğiı görüşünde oldukları belirtiliyor. (THA)

"ll

;

'

"'•

• ••

ı

' •

'

'

ı

t

'

~

1

q ~ -o

P!

. ı·ı

ı

• 1 • ·ı ••ı 1 !1

'I li

14

.

H

·ııt ·,' 1 t~ ji

Wf'

DOMUZ PATATES Hepimizin bi~i patates bakın ne hale gelmiş, Do4aDJn bir şakas1. olan, domuza benzer bu patates, elbette ki, yemeklerde ırnııanılmaküzere ~er patatesierin arasına konamaz. Kolall beyaz yaka ve kravat ile karşınızda "domuz-patates".

Amerikalı

İlk

Kadın

Astronot Uzaya Gidiyor Amerikalı ilk kadın astronotun birkaç gün sonra uzay mekiği ile uzaya gönderileceği açıklandı.

''A.B.D.

Havacılık ve Uzay Ajansı" (NASA)

tarafından yapılan açıklamada, altı gün sürecek uçuşta beş uzay personelinin görev alacağı, bunlar arasında ilk kez Sally K. Rıde adında bir kadın astrofizikçinin bulunacağı bildirildi. Deniz yüzbaşı Robert Crippen komutasındaki uzay ekibinde aynca ilk kez Narman Hagard adlı bir daktorun bulunacağı ve bu uzmanın "uzay rahatsızlığı" konusunda incelemeler yapacağı da

belirtildi. •

TELEVIZYONDA YAYINIANAN HAVA F01UGRAFININ DEGERi 250 • • BIN LIRA...

T J .l\'IN SIRTlNDAN PAllA Karton J.ll.'a

poz veren ve Dallas hayranı oln bu Tekses'lı genç kız, Ewing ailesini tanıtmaya yarayıwak reklam ürünlerint gösteriyor. Bu ürünler arasında, katırenlan nda J .ll.'ın güleç yüzü olan kol eeetleri, ~ kartları, T-Şörtler, Ewing Petıol'iin beşkanı olabUece~' ·::d.z oyunlar, traŞ losyonlerı ve hattabira bile var. sarılarak

elevizyonda her gün haberlerden sonra hava durumu ile ilgili bilgiler verilirken yayınlanan . hava fotoğrafı için ülkemizin her gün 250 bin lira ödediği öğrenildi.

Tha muhabirinin Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, 1975 yılında kurulanAvrupa Uzay ajansı Esa)ta üye 11 ülkeden biri olan ülkemiz Meteosat adlı uydu ile toplar:ıaf! meteorolojik bilgileri değerlendiriyor. Yetkililer, her gün a~am 20.30 haberlerinden sonra hava raporu verilirken ekranda görülen ve Esa Uydus'-!_aracılığıyla elde edilen fotoğraf için 250 bin lira ödendiğini ve Meteosat uydusundan çok yararlı bilgiler alındığını söylediler. (THA J


Mother Mary

Monastery Restored he Mother Mary Monastery, a favorite touristic site in the Black Sea region, has been restored and opened to tourists. -

According to information obtained from the Region al Directorate of Tourism and Information, the Mother Mary Monastery, located near Altın· dere viiiage about 48 kilometers from Trabzon and a subject of great interest to local as well as foreign tourists, had turned into a ruin a long time ago. Officials said that two million liras were spent on the restaration of the monastery.

Istanbul Festival to be Heldfrom June 20 to July 15

T

he e/event h Istanbul Festival wi/1 be he/d this year from June 20 to July 15.

According to information obtained from festival commiıree ojjicials, A. Saygun's composiıion, ':Anadolu 'ya ve Atarürk 'e Destan '', will be performe aı ı he festival opening. The work wi/1 be played by the Presidenıial Symphony Orchestra with GürerAykal conducting.

Other Turkish and foreign groups participating in the festival include: The Istanbul Staıe Opera and Bal/et Orchestra, ı !M LeningradPhilharmonic Orchesıra, the/ calian I Salisri di Veneıi Chamber Orchestra, the Bach Co/loqıiium Chamber Orchestra of Munich, the Vienna Staıe Ballet, the Senegol Ballet, the Magic Lanıern Theater Group of Czechoslovakia, the American singer Bessie Grıffin, Spanisk

virtuouso

guiıarisıs,

Municipaliıy

ıhe

Theaı ers,

Sıaıe

Theaıer,

the Istanbul

ıhe

Kenter Theaıer Group, ıhe AnkaraArı The at er, a11d the Dr ama Department of Ankara University College of Language, History and Geography, as well as Mevlevi whirling dervish performances and Turkish

1

1 1 1 1

1

1

1 1 1

1 1

1 1

1 1

1 1 1

1

1

1

HİSTORİC · GRA VE FOUND

1 1 1 1

Workers excavating for a sewage system in Mevlanakapı found a grave believed to date from the Byzantine period. The grave, located next to the Kılıçbaba Tomb in Sezai Ateş Street in Mevlanakapı, attracted great interest among residents of the district. As the mar ble co ver of the grave w as removed, arearesiden ts were severely disappointed when two leg bones emerged in place of the gold and valuables they had been expecting. No explanation has yet been made canceming the occupant of the grave, who is assumed to have been an important person. (THA)

1

1

;,_

palace Minialures Museum. A total of five thousand items from museums throughout Turkey have been brought together in the exhibition, which was organized with the purpose of di s playing works belonging to the various civilizations that have grown up on Anatolian soil over the last one hundred thousandyears. !ncluding works from the Hittite, Urartu, Phrygian, Lydian, Hellenistic, Roman, Byzantine, Seljuk and Ottoman states, as well as findings from the Paleolithic, Neolithic, Calcolithic and Bronze Ages, the exhibition is an object of broad interest. Archaeological relics which had been taken out of Anatolia have alsa been brought back to Turkey for the exhibition.

Fourth French Vacation Viiiage Being Set up in Köyceğiz

T

.'

1

Topkapı

The performances w ili be he/d in the Open Air Theaıer, the garden of Yıldız Pa/ace, Gülhane Park, Atatürk Culture Center, and Sı. Amaine Church. (THA)

The Anato/ian Cil'ilizafions E;.:hibition was opened by the Minister of Cu!rure and Tourism, İlhan Evliyaoğlu

1

----------------

ıroubadour compeıiıions.

he Club Mediterrar\ee, founder of the French vacation villages in Turkey, is going to set up the fourth such viJiage in Köyceğiz. The fourth village, following those already in existence in Kuşadası , Kemer and Foça, wiU have a capacity of 900 bed s. According to infomıation obtained from Turkish News Ageney correspondents, the Club Mediterrar\ee obtained a license for the village it plans to set up in Köycegiz by application to the ministry of Culture and Tourism . Ministry officials reported that they had examined the application and determined that the lan d on which the village is to be set up is in an area w here foreign investment is allowed. The officials also indicated that the Köycegiz Vacation Village. construction of which will begin as soon as the required licen se has been issued, will be open for seıvice in the coming summer season. At the same time, the officials pointed out that the Club Mediterrar\ee had also applied for peı:mission to build additional facilities for the Kaya Hotel in Nevşeh i r and that this application had been approved by the Ministry.

1 1

tolian Civilizations : ·bition Opened he "Anatolian Civilizations Exhibition", organize d jointly by the Ministry of Tourism and Information and the Council ofEurope, was opened to the public on 22 May at the

Among these distinguished and priceless objects, which have been grouped according to the period from which they date, personal omaments, in particular, are attracting visitors' attention. The se inci u de pearls use d in decorating the head, diamonds cut in flower shapes, ruby and emerald earrings, bracelets and necklaces, various signet and engagement rings from the Byzantine period, Heracles knot crowns, diamond buttons, enamelled broaches and various gems usedin rings. All ofthese, togetherwith a ho st of other rare and dazzling items, give exhibition viewers an idea of the splendor and glory of the ancient civilizations of Anatolia. (THA)


1 ı' ı, ',i ',,

' 1

etkilediğini"

söyledi. •

ürk HavaYolları Genel MüdürYardımcısı Metin Belbez, "dünyadaki ekonomik krizin hava taşımacılığını olumsuz etkilediğini" söyledi. .~

Turizm Bazaar Dergisince düzenlenen "hava ulaşımı ve dış ekonomik ilişkiler" konulu panelde konuşan Belbez, ekonomik durgunluk sonucu satınalma gücünde meydana gelen düşme nedeniyle dışa yönelik seyahatlarda azalma olduğunu belirtti.

ı

'

ı

Amerikan Pan Am M üdürü, Donald Simms ise" "Türkiye'de hava ulaşımının turizme etkisinin henüz asgari düzeyde olduğunu" vurguladı.

·1•

'

1 •

1,'

, :' 1

i, ,' ."' • ı

i '' 1

'

,'1

1'

ı

1

,

THY Genel Müdür Yardımcısı Belbez, ''Dünyadaki ekonomik krizin hava taşımacılığını olumsuz

', '

'i'. '.''

Simms, "Türkiye'nin hedefi seyahate istekli kişilerin Türkiye'ye çekilmesi olmalıdır. Hava ulaşımının turizme olumlu katkısı diğer ülkelerin büyük gelirler elde etmelerini sağlamaktadır " dedi . Simms. Türkiyede turizme yönelik hava ulaşı­ mının geliştirilmesi için hükümetin önlemler alması gerektiğini söyledi.

İstanbul Ticaret Odası 'nda düzenlenen bir törenle, 1982 senesinin en başarılı ithalat ve ihracatçı firmalarına

ödül verildi. Türk Hava Yolları, 180 firma arasında, 257.648.018.. dolarlık ihracat payıyla birinci sırayı aldı. Düzenlenen törende, Ticaret Bakanı Kemal Cantürk, ödülü THY adına Türk Hava Yollan Genel Müdür Muavini Metin Belbez'e verdi.

- - - - - - - - - - - - - - - - -- - --

Doğu

Lufthansa Müdürü Albert Vom Hofe, uluslararası hava ulaşımında rekabetin ekonomik canlı­ lığın temel koşulu olduğunu belirtti. ulaşım sektörünün karşılaştığı bazı sorunların şirketlerin kendi bünyelerinden kaynaklandığını kaydeden Hofe, görüşlerini şöyle açıkladı.

Günümüzde hava yolu

"Hava yolları şirketlerinin dünya çapında gerilemeler ve çok düşük büyüme oranları gibi problemlerle karşı karşıya kaldığı dönemlerde rekabet büyük önem kazanmaktadır. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde bu durumun olumlu hale dönüşmesi konusunda ise çok az ümit bulunmaktadır." Kuveyt Hava Yolları Müdürü İbrahim AlMousa ise Ortadoğu ülkeleri arasında ekonomik, kültürel ve turistik ilişkilerin havayolu ulaşımı ile geliştiriidiğini belirtti.

ve

Güneydoğu Havaalanlarının

Genişletilmesine

ıı

'

devam edilen Van, Gaziantep ve Malatya havaalanları 1983 sonunda, Kars, Erzurum ve Adana havaalanları ise 1984 yılında tam kapasite ile hizmete açılacak

ürkiye 'deki lıavaalanlarını en gelişmiş uçakların hizmetine sunabilmek amacıyla başlatılan genişletme ve modemizasyon çalışmaları devam ediyor. THA muhabirinin Devlet Meydanları işletmesi Genel Müdürlüğü yetkiiii e d nden edindiği bilgilere göre, 10 yıllık ulaştırma ana planı çerçevesinde, doğu ve güneydoğuda bulunan havaalanlarının genişletme ve modenıizasyon çalışma larına öncelik verilecek. Bu havaalanlarının, Nato se_)Yar çevik kuwetleri bünyesi içinde bulunan meteoroloji ve radar istasyonlarının 24 saat çal!şabilir duruma getirilebilmesi için de 1983 yılı olarak 376 milyon 865 bin lira ödenek ayrıldı.

T

,,

Bitlis ve Mu s havaalanlarının bir kısmı projelendirme aşamasında bulunuyor. Aynı bölgede bulunan Erzincan havaalanının pist genişletme ça lı şmas ı ve mevcu t askeri tesislerin genişletilmesi çalışmaları ise, yüzde 36 oranında tamamlanmış durumda. Bu çalışmalar için hazırlanan projenin bedeli 1 milyar 807 milyon lira. fTHA J

1HY KONYA BÜROSU YENİDEN DÜZENLENiYOR

1983'TE HİZMETE GiRECEK HA \!'\AlANlARI

THY, katkıda bulunan bazı seyahat acentelerine plaket verdi

hizmete girmesi planlanarı havaalarıları ve bunların şu andaki durumları şöyle: e Van havaalanı: Genişletme proje bedeli 956 milyon lira olan Van havaalanmın inşaatı y iizde 93 oranmda gerçekleşmiş durumda. e Malatya havaalanı: Askeri nitelik taşıyan Malatya havaalanı na ilişkin çalışmaların yüzde 39 "u gerçekleş tirildi. Burast için ayrılan ödenek miktarı 377 milygn lira. e Gaziantep "havaalanı: Halen süra t pist i genişletme çalışma· Ü!" devam eden Gaziantep havaalanındaki inşaat işlen·nin y üzde 95'i tamamlandı. Asken" gereksinmeleri de karştlayacak olan genişletme ve proje çalışmaları için 250 mi(yon lira harcanacak

ge Bölgesi ile Türkiye genelinde, Türk Hava Yolları'na katkıda bulunan bilet ve kargo acenteleri arasında en fazla geliri elde eden Doktoroğlu, Egetur ve Setur seyahat ·acentelerine törenle plaket verildi .

1984'TE HİZMETE GiRECEK OLANlAR

E !~<

öncelik Veriliyor

Genişletme çalışmalarına

'

,,~~

Park restoranda bugün saat 18.30'da düzenlenen törende konuşan THY Bölge Müdür Vekili Necdet Gürkas, seyahat acentalarına Türk Hava Yollarına katkılarından dolayı teşekkür etti. Bilet satışında Ege bölgesinde birinci, Türkiye çapında ise ikinci olan Doktoroğlu acentası sahibi Erol Doktoroğlu'na ödülünü THY Genel Müdür Yardımcısı Metin Belbez verdi. Ege Bölgesi ikincisiolan Setur'un sahibi Memduh Kayra'ya ödülünü THY Türkiye ve Ortadoğu Müdürü Taşkan Eğilmez, üçüncü olan Egetur acentesi adına Ergünden Göksan'a ödüllerini THY Türkiye Müdürü Ruşen Sirin verdi. (THA) ,

---- - - - - - - - - - - -

1983 yılında

1984 yılı sonuna kadar hizmete girmesi planlanan havaalanlan

da

şunlar :

e

Erzurum havaalam: Nato ortakfonundan sağlanan ödenek 1·r· ulus;ıl !Jiitcr·dr·n ayrı/mı iidt·rwklr· siirdiiriilr·11 gr·ni.'ilr·tnw calı~m;ı/;mnm liizdr· Hi .st lilm:ım/;ındı. :\.'>kr·n" nitdik dr· tWill'iırı lw lwnı;ıl;ırH için. i\'iıfo k;ıtkısı /ı;ıri(" 1 mik;ır -;no nıilıwı lira

Türk Hava Yollan Konya hürusumın satışında S. sırayı aldiğı ·hildiıild.i.

dış

hat hilet

Yetkililer, Ko nva '_va uçak seferleri olmadığı halde lstanhul, Ankara, lzmirve Adana'dan sonra dı~ hat _v olcu potansi_veline göre 5. sırayı ald ığını söylediler. Türk Hava Yollan Kon_v a hile! satış hürosu modem işletmedlik ve emniyet vönünden _ v eniden tefriş edilivor.

DAlAMAN HAV: ULUS SI TRAFİGE

AÇlLDI...

lıa n ·;ı 1ı ;ı t ·;ı k.

e

Kars havaalanı: inşaat çalı şmalanmn yüzde 61"inin tamamlandtğı Kars havaalanının genişletme projesi için bütçeden 830 milyon lira ayrı/dt, geçen yıl alınan bir kararla da bu miktar arttınldı.

e

Adana

havaalanı: Adana havaalanınm

her türlü askcd ve sivil uçakların harekatına elverişli ikinci bir piste kavuşturulması amacıyla başlatılan modernizasyon ve genişletme çalışmalan için 1 milyar 367 milyon lira ödenek ayrtfdt. Halen inşaat ça/ı:jmalan yüzde 95 oranında gerçekle.ştirilmiş bulunan Adana havaalanı, 1984 yıl ı başında gelişmiş uçakların hizmetine açılacak. Öre yandan, 1982 yılında doğtJ Anadolu'daki havaalanlarımn gen işlet i lmesi çalışmalanna öncelik verilmesi kararının almmast üzerine, çalışmaları hızlandırılan Diyarbaktr, Elazığ, Siirt, Ağrı,

alaman Havaalanı, uluslararası tmfige ae,:ıldı. THA muhabirine hir aç ıklama yapan Köyceğiz Kavmakamı ve Dalaman Havaalanı Mülki ve İdari Amiri M. Remzi Gürsoy, havaalanının uluslararası trafige aç ıldığını , 1983 turiznı sezonunun rla 5 Mayıs gün·ü Dalaman Havaalanına ingiliz Havayalianna ait hir uçagın inmesiy le başladığını söyledi. Havaalanında 24 saat süreyle gerekli !,'Üvenlik önlemleıinin alındığını kaydeden Gürsoy, "çok sayıda yerli ve yabancı Charter uçakJannın iniş ve kalkış yapacağı havaa lanımızd a yolcuların rahat ve huzur içinde yolculuk edebilmeleri için her türlü önlem alınmışhr" dedi. ITHAl

D


Turkish Airlines Presents Plaques to Travel Agents Making Contributions mong the ticket and cargo agents making contributions to Turkish Airlines in the Aegean region as well as Turkey in general, Doktoroğlu, Egetur and Setur obtained the highest earnings. These travel agencies were awarded plaques in a special ceremony. Turkish Airlines Region al Manager Representative N ecd et Gür kas, s peaking at the ceremony held at the Park Restaurant, thanked the travel agencies for their contributions to Turkish Airlines.

''

General Trade Manager, Metin Belvez, presented an award to Erol Doktoroğlu, owner of the Doktoroğlu Agency, which had the highest ticket sales in the Aegean region and the second highest in the country as a whole. Memduh Kayra, the owner of the Setur agency, which was second in the Aegean region, was given his award by Turkish Airlines Turkey and Middle East Manager, Taskan Eğilmez, w hile Ergundan Göksan accepted the awards for Egetur, third in the Aegean region, from Turkish Airlines Turkey Manager Ruşen Şirin . (THA)

1

Turkey's most successful import-e;ı<:,port firms in 1982 were given awards in a ceremony organized at the Istanbul Chamber of TI'ade. Among 180 firms, Turkish Airlines (THY) took first place with an e;ı<:,port volu me of 257,646,018 dollars. At the ceremony, the Minister of Commerce, Kemal Cantürk, presented the award to THY Assistant General Manager Metin Be/bez.

• •• ••• • • • •• •

......•• ......• .... • •

• • •••

..•• ....• ....•• .....••• .. • • • •

'

• •• •• •• • •• •• •• ••

•• •• • •• ••• ••

•• • •••• ••• • ••• •• •• ••• •••• ••• ••

•• •• • ••• •• • ••• •• • ••• •• •• • • •• • ••• • ••• •• •

••• •• •• •• • ••• •• •• • ••• •• •• ••• ••o

Turkish Airlines Assistant Manager Belbez Says "That the World Economic Crisis is having a Negative Effect on Air Transport"

T

he Assistant General Manager of Turkish Airlines, Mr, Metin Belbez, said that the world economic erisis is affecting air transport in a negative way.

• • ... ·-. •

..•• •

.... ..

•••• • •

• • ••• ••• ••• •••• ••• ••• •••

:·:

.. .. ..:·

..::•••

Belbez, speaking at a panel discussion on the subject of "air transport and foreign economic relations" organized by the magazine "Tourism Bazaar", explained that there had been a decrease in trips abroad because of the drop in buying power resulring from the economic slump.

•• •

:·• •• :·• • ·:••

••• ••

:· .·: Manager of the American firm PanAm, Donald Simms, on the other .hand, emphasized that "the :·•

effect of tourism on air transport in Turkey is stili at a minimal !eveL" Said Simms: "Turkey' s targer should be to attract to Turkey people who w ant to tak e a trip. The positive contribution of air transport to tourism has enabled other countries to secure big earnings ."

Ho fe, who remarked that some of the problems the airline transport sector faced today sternmed from the structures of the firms themselves, expressed his views as follows: "Competition acquires great im portance in periods when airline companies are faced with problems such as very low growth rates and world-scale recessions. There is very little cause for hope that this situation will take a positive turn in the next two to three years." The manager of Kuwait Airlines, Ibrahim Al-Mousa, pointed out that airline transport among the Middle E astern countries was developing along with economic, cultural and touristic relations. (THA)

-· • • • • • • • • o • • • • • • • • o • • • • o • • • • o • • • • o • o • • o • o o • o • • • • • o • o • o • • o • o • • • • • • • • • • : · . · .·.·.·.·.·.~.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.· • • • • • • • • • o • • • • • o • • • • • • o • • • • o • • o • o • • • • • o o • • o o • o • o • • o • • o •

evelopment works will be continued in Van, Gaziantep and Malatya airports until the end of 1983, and Kars, Erzurum and Adana airports until 1984, when they will be ready to serve with full capacity. The expansion and modernization works of the airports in Turkey, in order to serve the most developed airplanes are cont inu ed. According to the information given by the Genera l Directorale of State Airports Administration, to the THA reporter. as part of the. lO-year transportation plan, expansion and modernization of the airports in the East and Southeast region s of Turkey will he given priorit:,\' for the development of the meteorological and radar stations in these airports. as part of the NAlD Active Forces. to maintain 24-hourwork capacity. 376,865,000 TL- wer·e appropriated for 1983.

••

AIRPORTS WHTCH WTLL BE IN SERVICE IN 1983

·:·•

Airports expected to be ready for service in 1983 anel ı heir preseni cond ition s:

..

• •• •••• •,•

••

-= ••-·

Simms added that the government should take measures to develop tourism-oriented air transport in Turkey. Lufthansa Manager, Albert vom Hofe, pointed out that in international air transport competition was the basic condition for economic vitality.

Priority is given to the expansion of the airports in the east and southeast

•• ••• • •••

• ·:• •

::

.·:•• ••• •• • • ••

....

:·:

j; •

:·••

::••

••

•·:

e Van Airport: 93% of the construction works of Van airport is completed. The cost of development project is 956 million TL. -

e

Ma latya Airport: 39% of the works for the Malatya airport which is qualified for militaıy se"~ce . The appropriation for this airport is 377 million TL-

e

Gaziantep Airport: 95% of the construction works in the Gaziantep airport is completed. At the moment, development of the speedway is carried on. 250 million TL- will be spent on the development and project works which will also answer militarv needs.


'''

••

,,• "li

i

i

'1

!i' l

'

il

'1

1'

•ı

1

f

''

"

~

\.\

'

'

'1

' •'

''

~

,,'' {j

•••'

,,''

·'.:ı' il

'Weinberger "Uçak aluJlloıB'ı . sadece öneride bul~~ liava Kuvvetleri'ne bılgı

~

ı

-

'1

'

-

...l\1 '·1'

i'',l,:

.' '

:.,.i'

;ıl

.,

1

'

'".,,,

ll1,

Hürriyet is the most widely read Turkish newspaper in Turkey and abroad. It is the only Turkish daily using high-speed facsimile page transmission for simultaneous printing across Turkey and in Europe .

(The colour pages of the Financial Times Continental Edition, for example, are printed at Hürriyet' s plant in Frankfurt). Hürriyet will carry your message throughout Turkey and to Turkish communities in Europe without you're even having to leave home.

Its latest offset presses provide th e finest colour printing.

li'''

. ı!

'

,,·ıı.

"i '

'

,,' '• "' '

'"

'"'

Advertis ing Offices: ISTANBUL Tel 26 20 00 - 26 20 20 Telex: 22249

FRANKFURT T e l : 0611 - 69 lO 74 Tel e x 0416536

LONDON Tel: Ol- 491 79 57 Telex: 27170


16. yüzyılda, imparatoıluğun o çağ­ larda tüm sanat kollanndaki üstünlüğüne paralel olarak halıcılık da gelişim göstermiştir. Bordüılerdeki yazı ve yazıyı andıran desenler kaybolorak yerini natüralist desenıere bırakmış, hatlar yumuşamıştır. Bu çağda, özellikle Uşak halılannda "Çintemani" denilen Budizm kaynaklı bir motif bolca kullanılmıştır. Uğur getirdiğine inanılan bu tılsımlı motif daha sonra padişah kaftanlan ndan, duvar çinilerine kadar her yere yayılmıştır. Çintamani motifiyle billilde yine Çin kökenli "Çin bulutu" adı verilen ejderfigüründen stilize edilmiş, kudret ve kuwet sembolü olan bir motif bordüllerde görülmektedir. yüzyılda, Osmanlı Devletinin batı­ ya açılmasıyla, herşeyde olduğu gibi halı desenlerinde de farklılıklar göze çarpmaktadır. Bu çağın en önemli halı

18.

1 '

.ı-i ;

'

dokuma merkezi olan Gördes örneklerinde, motifler daha köşeli, sert hatlaıla şekillenmiş, turuncu, yeşil, lacivert gibi kentrast teşkil eden renkler zeminde kullanılmış, bazılannda da hem sinekli Gördes, hem de küçük ibrik tasviileri billilde dokunmuştur. Diğer yandan Hereke halılannın, dokumacılığımızda çok özel bir yeri vardır.

ilk kez 1843'de Sultan Abdülmecid zamanında özel bir fabrika olarak kurulan Hereke Dokuma Fabrikası, önceleri sadece saraya hizmet verirken bugün devletıeştirilmiş olarak tüm yurda, hatta dünyaya ipekli, yün çeşitli halılar üretmektedir. Halı dokumacılığında eskiden yalnız kök boyalaıla yapılmış yünler kullanılırken, günümüzde bu iş için çok değişik renklerde anilin boyalardan yaraılanılmakta, bu imkôn da halı renk ve desenlerini zenginleştirmektedir. Türk halılan gerek zengin renk ve desenleri, gerekse günümüzde tüm dünyada el sanatianna verilen değer nedeniyle, büyük bir ilgi ve alıcı kitlesi bulmaktadır.

ugün yaşayan el sanatlanmız içinde en belirgin ve renkli örnekleri hçılı dokumacılığında görmekteyiz. lik defa Orta Asya'da Türklertarafından imal edilen halı her devirde vazgeçilmez bir eşya olarak kullanılmıştır. Halının

sanat tarihindeki yerini alması 19. yüzyılın ikinci vansında başlar. Günümüze kadar gelen araştırmalar bu gelişmede Türklerin çok ö.nemli bir yeri olduğunu kanıtıamıştır. Özellikle 1905 yılında Konya'da Alaaddin Camii'nde keşfedilerek gün ışığına çıkartılan Selçuklu devri halı örnekleri, muhteşem renk ve desenleriyle halıcılık tarihinde yepyeni bir devir açmış, Türklerin bu sanat dalındaki yer ve önemini bir kez daha vurgulamıştır.

da

Halıcılığın genel şöyle bir gelişim

evrimine bakıldığın­ görülmektedir.

15. yüzyıl halılannda kOfi yazıyı andı­ ran desenler, kırmızı zemin üzerine beyaz olarak dokunmuştur. Motifler şematik çizgileıle ustaca işlenmesine rağmen kontur desenler daha basit kalmış, boyutlar, pek iyi ayaılanmamıştır.

o


1'

t "ı

HALl

,,ı: ,,

1'

DOKUMACILlGI

,,""

""" "li

,,1''

""1

. .-'" '

'

ll

1' '

1

-

1

~-

THE LEGENDARY CARPETS OF TU

1

1

1

he most striking and colorful examples of Turkish handicrafls alive taday can be seen in the art of carpet weaving. Carpets, which were first produced by Turks in Central Asia, have been an indispensable item of fumishing in every period of history.

'

The carpet began to lake its place in art history in the second half of the nineteenth century, and research up to the preseni time has demonstrated that Turks played an important role in this development. In particular, the carpets of the Seljuk period, which were brought to the light of day alter being discovered in the Alaaddin Mosque in Konya in 1905, opened up a brand new phase in the history of carpet making with !heir magnificent colors and designs. And the place and importance of the Turks in this brench of art was emphasized once again, When we lake a look at the general evolution of the carpet, we see the fallawing development: In fifteenth century carpets, design s reminiscent of the Kufic script were woven in white on o red background: Although the motifs were masterfully worked out with schematic diagrams, the cantours of the designs remained simple and the dimensions not very well.

-

1 i

",, " '

lı·:

,,,, ;~

lı' 1 i' '

il ''ı :. ·,~

1

1'1

:· \•

In the sixteenth century, parallel to the Ottoman Empire's exeellence in all branches of art in that period, !here was also development in the art of carpet making. Writing and designs reminiscint of wriling on the borders disappeared, gMng way to noturalist designs, and the lines of the designs softened. In this period , a motif of Buddhist origin known as "Çintemani" was frequenHy used, especially in the carpets of Uşak. This tatismanic motif, which was believed to bring good luck, later became very widespread, being u sed in the caftans of the sullan s as well as wall til es. Together with the çintema ni motif, anather design of Chinese origin , a dragon figure called _the "Chinese cloud", was slylized and can be seen in borders as a motif symbol izing power and strength. In the eighleenth century, as the Ottoman State opened up to the West, !here were conspicuous changes in carpet designs as in everything else. In the examples from Gördes, the major carpet weaving center of that period, the motifs became

alıcıl ı k, yaratıcılık yeteneğinin yanısıra

dikkat ve sabır isteyen bir iştir Halı tezgôhı dikine kurulmuş birdikdörtgen çerçeveden oluşur, Dik kenarlaryere çakılı ve sabit, enlemesine paralel kenarlar dönebilme hareketine sahiptir. Tezgôhtaki dikine ipiikiere argaç (çözgü) denir. Halının tüylü kısmı, çeşitli renkte yün ve iplikterin argaçlara bağlanmasıyla ortaya çıkar. Bütün bir sıra tamamlandıktan sonra arış veya atkı denen iplikler argaçların arasından, bir önden, bir arkadan geçirilerek düğüm atılır, Belli bir motife göre yapılan bu işlem bittikten sonra dügüm uçları kesilerek düzeltilir, ikinci bir kesimle de halı oluşur Türk halılarında genellikle Gördes düğü­ mü denilen bir teknik uygulanır, Bu teknikle iplikler iki argaç ipliğinin çevresinde dolanarak düğümlenir, Hal ıcılıkta diğer önemli unsur, kullanılan yün ve ipek ipliğin yan ısıra, metre karede bulunan düğüm sayısıdır, Adi halılarda santimetre kareye 1,5-2 dügüm düşerken. bu sayı Sivas. Kayseri. Bünyan gibi kıymetli halılarda 4-5. Hereke halılarında 45-50'ye çıkmaktadır,

more geometric with sharperlines, and more strongly canirasting colors, such as orange, green and dark blue, were used for the background. On same of these rugs, both the so-called "Gördes with fties" and smail pitcher designs are woven together.

Thanks to !heir rich calers and designs, as well as to the great value placed on handicrafts throughout the worid loday, Turkish carpets are an object of widespread interest and attract a large number of buyers.

At the same time, Hereke carpets alsa occupy an im portant place in the history of carpet weaving in Turkey. The Hereke Textile Factory, which was first established as a special factory in 1843 during the reign of Sultan Abdulmejid, only served the palace in the beginning. Taday, having been nationalized, il produces a variety of carpets of sil k and wool forthe entire country, in fact, for the worid White wool colored exclusively with natural dyes, made of ma d der, was used in the post, taday aniline dyes are employed to give a variety of unusuat colors, th us enriching the calers and designs of the carpels,

lmportant element in carpet making, in addHion to the wool and silk thread used, is the number of knols per square meter.

T


ar rıa '"i

••

CI

'

,

n

lD

'

'

ürk Hava Yolları'nın SO'nci Kurulus' Yıldönümü üç büyük sehirde ve yurt dışındaki bürolarında · düzenlenen törenlerle kutlandı.

.

nkara'daki törene, Ulastırma Ba••• kan Vekili Tahsin Ünal basta • olmak üzere, Ulaştırma Bakanlığı Müstesarı Hasan Yumuk, THY Genel • Müdürü Cengiz Sakaryalı, Devlet Hava Meydanları İşletme Genel Müdürü Orhan Coskun ve THY üst düzey • yöneticileri katıldılar. Anıtkabir' e çelenk konulduktan sonra heyet mensupları, Basbakan Bülent Ulusu ve Cumhurbas• • kanı Kenan Evren'i de makamlarında ziyaret ettiler.

İstanbul'da Genel Müdürlük binası bayraklarla süslendi (Üstte)_ Bir heyet de Taksim

Atatürk

Anıtma

1-

çelenk koyarak

saygı duruşunda

bulundu_

--

-

~~'"""'~'""' .. _.>;o/_

t

1

u arada, THY Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ural başkanlığında, THY üst düzey yöneticilerinden olusan diğer bir grup da, İstanbul'da, • Taksim anıtmaçelenk koydular ve şeref defterini imzaladılar.

• zmir'de,

düzenlenen . törende ise, THY Genel Müdür İdari Yardımcısı İlyas Albayrak, Türk Hava Yolları İzmir bölge yöneticileri ile birlikte, Atatürk Anıtma çelenk koydu, saygı durusunda bulundu. • ~HY'nin

50. Kurulus• Yıldönümü nedeni ile P.T.T. bir hatıra pulu çıkarttı. Özel ilk gün damgalı hatıra pulları büyük bir ilgi topladı. Diğer yandan Tek el de, özel THY sigarası hazırladı. Aynı gün, tüm iç ve dış hat uçaklarında çeşitli ikramlarda bulunuldu. arım yüzyıllık

bir geçmise • sahip olan ulusal hava yolu kuruluşumuzun, SO'nci kuruluş yıldönü­ münde yayınma başladığı aylık "THY Magazin" dergisi de gerek yolcular, gerekse havacılıkla ilgilenenler tarafın­ dan olumlu bir atılım ol.arak nitelendirildi. •

iğer

yandan Türk Hava Yolları, SO'nd yıl dolayısıyla özel bir seri kartpostal bastırttı. İ ç ve dış hatlarda yolcuların istifadesine sunulan kartpostallar, uçak içindeki özel bölmelere konuldu.

e

'•

..

. ._ _ ____ __ _

,

-_,

-

• '

'

-• •

DÜNDEN BUGÜNE TÜRK HAVA YOLLARI Türk Hava Yolları Ellinci Kuruluş Yıldönümünde bir de kitap yayınladı (Solda). 1933 yılından bu yana THY'nın ve Türkiye'de sivil havacılığın geçirdiği evreleri içeren kitapta, ilginç anılar da yer alıyor. THY Genel Müdür İdari Yardımcısı İlyas Albayrak . tarafından hazırlanan kitap, gelecek kuşaklara son elli yılın en yararlı kaynağı olarak kalacak.


--------------------------------------------- - - -

------·--- -

------·-

---.,---- -----------···-······· -· ··········-···-------------------·-·- · ···-·······--········---~---------------

---· - - -

------

Fifty Years of Turkish Airlines

'

THY'nin 50.

wing to economic conditions, commercial airline transport in Turkey, which had just emerged from its W ar of Independence and become a Rebuplic, did not • receive the attention it was due un til the 1930's and la ter. Purchasing two King-Bird passenger carriers from America in 1933, Turkey joined th e m w ith two Junker- type planes bought previously from Germany and formed a fleet of four. The State Airline Management Administration, established on 20 May 1936 and attached to the Ministry of Defense , was the beginning of today's Turkish Airlines. In 1936 the number of planes was inc reased to eight , and regular scheduled flights were operated for the first time. The fledgling organization was turned into the Directorale General of State Air Linesin 193[' and placed u nder the control of the Ministry of Transport, and flights to Elaz ı ğ, Erzurum, Sivas, Afyon, Diyarbakır, Konya, Antalya, Adana , Gaziantep and Urfa were set up in turn. In 1945 , thirty-three new planes were added to the fleet and courses for hastesses were initiated. The first flight to a foreign count ry was to Athens in 1947. U nder a new agreement concluded in 1955 , air transport in Turkey came under the management of "Turkish Airline Ine." Shifting to the exclusive use of jetplanesin 1967, thejointly managed firm put DC-78, DC-9 10 and DC-9-30 type planes int o opera tio n. In 1971, the management rented th e re Boeing 707's and bought two mor e D C- 10 planes a year la ter. W ith the addition of Boeign 727-type planes in 1974, seating capacity rose to 4268. Buying out the foreign capital shares of the partnerspih , Turkish Airlines achieved its own identity in 1977. Its first purchase of a B-707 cargo plane in 1981 was followed by a second in 1982, and the fleet was further expanded in 1983 with Dash-7 type propeller planes Growing with every passing day, Turkish Airlines has also increased the number of its domestic and foreign flight s Fifty years fallawing its founding, with a fleet of thirty planes anda total seating capacity of 4081, Turkish Airlines offers the most modern , up -to-date service.

.

KurulusYıldönümünde

yayınlamaya başladığı aylık

dergisi, yerli ve

yabancı

"THY Magazin" yolcular tarafından ilgiyle karşılandı.

--

·,

.

,_

'

••

"

'

'·"

'

• '

--~--

••

-,-"'-. ---

f

'

\

-

'

'

'\•

ı,

•,

t•

\

..

THY'nin . anlamlı gününde ilk uçuşıa · seyahat eden yolcular, personelle bir-lil<te uçaktan inerkerl görülüyor. · · ...

,. "

••

.~

"

•'

,


THYHEYEli

ANI iRi ZiYARET ETI'İ

Ankara'da yapılan törende, Ulastırma Bakan Vekili Tahsin Önal, Ulastırma Bakanlığı M üstesan Hasan Yumuk, THY Genel MüdÜrü Cengiz Sakaryalı, Devlet Hava Meydanları İşletme G~nel Müdürü Orhan Coşkun ve diğer THY üst düzey yöneticileri, Anıtkabir'e çelenk koydular.

.' •

•• • • • • • •

<

' •• • •

' ·-

Yolculara, bu gün için özel olarak hazırlanmıs• hediye paketleri ikram edildi.

Anıtkabir'de Ulu Önder Atatürk'ün huzu·

runda

saygı duruşunda

bulunuldu.


,_

••

!

'

'

"''·

-

• ••

'

.

•• •

.. .... '( ..,, '•

.....

'

""

"

,.

.

A.

••~~"'

...

~

. ... ~

-

,.,...

1

r

t

"

""'

li'

-~'

'\ (.~ •

v

'<ıl


'

i

••

1

• •

,.

Türkiye Imar Bankası T.A.Ş, International Division Büyükdere Cad. 42 -46 Mecidiyeköy - Istanbul -Turkey Telephones: 67 64 46-67 79 40 (4 lines) Telex: 22568 tr - 24774 tr . ' '""


Fotoğraflar:

Ed Kashl

Breatharianlar yaşamak için ne ekmek, ne su, yalnız havaya ihtiyaç olduğuna inanıyorla r. ugün pek çok kişi enflasyon tehlikesinden ve ekonomik sarsıntılardan etkilenmeyecek yahnmlar peşindedir. En yüksek talep, değe~i madenler ve taşınmaz mallara olmaktadır. Bence kişinin yapacagı en saglam ve en akıllıca yatınm kendi sağlığı için olmalıdır Sağlık kişinin en değe~ i varlığıdır. Sağlığımızı en iyi düzeye çıkartabil ­ mek için yara~anabileceğimiz sistemin "Breatharian" diyeti olduğuna inanıyorum". Amerikalı zenci Breatharian (Yalnız havayla yaşayan) Wiley Brooks böyle anlatıyor, felsefesini ...

' '

Breatharian, yalnız havada bulunan maddelerle, yiyecek ya da içeceğe gerek duymadan yaşayan bitki ya da hayvaniara verilen addır. Aslında bu tür canlılardan ne kadar çok.olduğuna şaşmamak elde değil. 1936 yılının 3 Mayıs günü gazeteler Hindistan'da Bankura eyaletindeki Patrasayar'da yaşayan Bala Devi adlı bir Srimali kızının öyküsü ne yer veriyordu. Bab u LambadarDey'in kızkardeşi olan Bala Devi, S6 yıl boyunca, hiçbirşeyyememiş ve içmemişti Yazılarda "Hiçbir şey yemiyor, bir· damla dahi su içmiyor. Dışarı çıkma ihtiyacı duymuyor. 68 yaşında olduğu söyleniyor ama bir çocuktan farksız." denilmekteydi Bilim, boşlukta dönüp duran güç odaklarından başka bir şey olmayan elekironların atomları, atomlan n molekülleri, moleküllerin hücreleri, hücrelerin ise bedeni meydana getirdiğini gösterir. Elektronlar, atomlar, moleküller ve hücreler hiçbir şey yemezler. Bedeni oluşturan ve yaşatan hücrelerdir,

;,;M''

yediklerimiz değil. Pek azımız, yemekyemenin sigara, alkol veya uyuşturucu maddeler kullanmak gibi sonradan edinilen bir alışkanlık, havanın ise, insan bedenini yapan ve besleyen madde de dahil olmak

"Nefes almak yaşamakhr" diyor, Wiley Brooks. 46 yatındakl bu siyah Amerikalı yemek yemiyor, çok az sıvı içiyor ve haftada sadece 7 saat uyuyor.

üzere, tüm vanıkiann kozmik rezervuan olduğunu farkeder. insanoğlu yeryüzünde milyonlarca yıl boyunca, kendisini çevresi ve edindiği alışkanlıklar, bedenine yabancı ve zararlı olan çeşitli şartlar ve uyum sağlaması için zo~amıştır. Başlangıçta Breatharia n olan insan, yavaş yavaş S evreden geçerek bir halde günümüze ulaşmıştır. insanın geçirdiği evreler sırasıyla:

1. Breatharianism 2. Liquidarianism 3. Fruitarianism

havayla yaşayan) (yalnız suyla yaşayan) (ya lnız meyva yiyerek (yalnız

yaşayan)

-,.

4. Vegetarianism S. Carnivorism'dir.

(Otobur) (Etobur)

Wiley Brooks "Breatharianism, bedensel mükemmelliktir". Ve ekliyor: -Insan Bretherio n olarak varold u. "Tan n. burun delikleri ne yaşam nefesini verdi ve insan canlı bir van ık oldu. "Eksik ya da gerekli olan hiçbir şey yoktu. Breatharian, yaşamak için yalnız havaya gereksinme duyar. Sefalet. yoksulluk, hastalık, savaş, mutsuzluk, uyumsuzluk, nefret, ayıncılık ve toplumsal ahiakın yaziaşması insanın kendi marife~eridir.lnsan mükemmellik düzeyinden gitgide uzaklaşırken, kendisini değiştirdiği gibi çevresini de etkilemektedir. insanın, bugünkü düzeye elçalması zaman aldığı gibi, tekrar başla ngıçtaki yetkin Breotherian durumuna yükselmesi için de zaman ve kendisini anlamasına ihtiyacı

1

''

1 1 1'

vardır.

Bir Breotherian -doğal iyileştinci ve öğretici- olarak, son on yedi yıldan beri , insanoğlunun kendi il k yaşam biçimine emin bir şekilde dönebilmesini sağlayacak bir sistem üzerinde çalışmaktayım.

.

1

.

,.,_,~

'\\

ı

ı

'• ./

ı '

''

""

1

··•···--·· •'

1 '

(

·y_ ~~. . "''

". •

"'

7 '

'*' .;;

.

Tüm nefret, anlaşmazlık, kaos ve yıkıc ı durumlardan an nmış bir yaşam ... Gerçek özgün ük yolunda ilk adımın, eğitim kurumlanmızın insanın kendi kendisinin farkına varmasırıı sağlamaya yöneliilmesi olduğuna ina nıyorum. insan, bedensel durumunun farkın a vardıkça, bedensel yetkinliğe ulaşmak için zeki bir planlama. yenilenmiş bir güç ve enerji gerektiğini içgüdüsel olarak bilir. Şu da bilinmelidir ki, ölüm derecesinde açlık çekmek ve bedensel ihtiyaçlardan yoksun kalmak. insanı Breatharianism'e değil, zamanından önce mezara götürür. O halde, uygun bir plan, direnç ve anlayışla, gerçek sağlık ve muHuluk demek olan Breatharianism'e varılır.


----····-······················-·········- ------ - - - - - -

~

SAGLIKLI YASAJ\IIN >

~-

\:A.RATTIGI MODA AKIMI

"''ll"'

I.'JIW d ı .' ,\'"tt· ı -,ı ddu ıl i . ıı r· ,\ 'o n na il. c rı ı; ı/i" nin t\';(~f'nıan l..: uına.'jllll ~~iinliik ,t.;(ı ·silf'n~ ll_\t;Uiarni1

pi,ri ili..

:ırıd;ı

cıl~rnlrk

olarak

l..ar.~rlarımı.:;tı .

\nu·rika da iinin ~ 1·sitf'lerin i,ı.ıitnlt·rinin ba.ı.nll oldll,i;u iJf.;renci ti.'jörtlt~ri . ... .·a,4ifkii yn~;anı ku.~·usu ­ rıun liim diim . ·;ıı/;ı lıcnimsemrwside, . .n :ni hir

moda _ı aral lt. H.en.~;ıı-,TJk tnzlııl../;ır, hen'- /i ı/arı·" (' eşitli /..emer/er/e siislencn. tiidii. ı ·umuşak ı ·c ter· l'tniı ·i lıu stfılıi 1-..umaştan , fiıto~rafia/..i ı;ilıi ı rıini . ' . ' e/lıisl'ıi<'n tu/uma kadar pd, ('Ok modd iiı·f'tiliyor.

1

ı .. . .. ' • . . '"'"

.-- -• •

• •

.'

mak). Tabakta ueya tencerede kalmasın diye, herşeyi sıyırıp temizlemek. Doyduktan sonra kendini frenlemeyip, hala yemeğe deuam etmek. Bunların hepsi şişmanlığı dauet edici alışkanlıklar­ dır . zmanların kesin uyarısı şu: Zayıf kalmak isteyen kişiler bu rejimlerden sonra yemek adetlerini kesinlikle değiştirmelidir. Bu

-.

konu üzerinde önerileri ise şöyle: Rejime başlama­ dan önce bir hafta boyunca mutlaka saat kaç ta ue kimin/e (toplu ueya yalnız) yendiği bir kenara not edilmelidir.

l

lı ı

ir hafta sonra p/anmızı gözden geçirin. Tok karnmıza yediklerinizin ue fazladan yediklerinizin üstünü çizin. Böylece gereksiz olarak yedik/erinizi daho açık görüp, bunlardan daha çabuk uozgeçeceksiniz. Bu durumda, rejim yerine kendinize yeni alışkanlıklar edinin. Hem kilonuz normal kalır. Hemde kalmazsınız. 1

azla kilo bazı hallerde kişiye zararlıdır. Bunun önemini kauramayan insanlar, zayıf­ lamaya karar uerdiklerinde çoğu zaman ya/nış yolları seçiyor/ar. Kimisi haftalarca aç kalıyor, kimisi zayıf/atıcı toz, hap ueya şuruplara dünyanın parasını ödedikten sonra yararını görmediği gibi, yan etkilerinden zarar görüyor. Kimisi de spor salonlarında durup dinlenmeden ip at/ıyor, pedal çeuiriyor ue saatlerce sauna/arda uakit öldürüyor. ysa, bunlar gelişi güzel yapıldığı takdirde uücuda yorgunluktan başka bir yeş kazandırmaz. Bazı durumlarda bu yollardan kilo ueriliyor, fakat dikkat edilmediği için uerildiğinden daha kısa sürede geri alınıyor. Bu yüzden şişman insanlar durup dinlenmeksizin bu fazla kilolara karşı sauaşlarını sürdürüyorlar.

işman/ık,

uücudun harcadığından fazla besin alması sonucunda oluşur. Eğer bin insan hareketsiz ise, iştahına düşkünse, kilo şişmanlaması çok normaldir. Bu yüzden yiyeceklerin uücuda göre ayarlanması gerekir. Ancak, ilk önce kişi hangi nedenden ötürü fazla yemek yediğini tespit edip bunu önlerr:elidir. Bazıları seuinçten, kimisi kederden ueya can sıkmtısından fazla besin alır. Bu yüzden yemeğe karşı zayıf noktaları tespit edip buna bir çözüm getirmek şarttır. şişmanlığın tek nedeni fazla yemek değil. Bir nedeni de çoğumuzun yaptığı gibi "yanlış yemek". Ye mekleri çabuk yiyip, üç öğünden fazla yemek. Vaktimiz

-- c'

abii

günde

olmadığından

bu arada bir başka işle de meşgul olmak (teleuizyon seyretmek ueya gazete oku-

'


.,.

1! u

ii :. i

i ; '

'

KENDiNi BECEN ş .., BiR ,.i NSAN ISINIZ •

EN R

'!Iii

,.

~

'

'

::

oğllml,!z biraz .göS,terişi severlz. Dairpa da kendi yaptıklarımızı herkestenfazla beğeniriz. Ama bunda dikkatli olmazsak)Sontroluk<Uçı­

np · k!mse tarafır:ıdan sevilmeyen biri olmamız it;ııtimcılr artar: · · ğıGiaki satu!arq ceva:pvererek kendinizi bu yönden tanıyınız. iJii

'

'

1. lrler gü rı egiyee~ir:ıizf s~çerken gardrobur::ı önünde uzun zarileiln~ · t:ıarcarmısınız 9

EVET - HAYlR

4'• .

.

'2.lt'\lışveriş yaparke~ bqşkalarını etkilemek amacıYla en pahalı ve

· · göze ootan"şe..zıteri mi set;:ersiniz? amburglu bir bayan psikolog saç renginin, kadının karakterini ortaya koyduğunu iddia ediyor. Psikolog yaptığı araştırınalann sonucunda, çeşitli saç rengine göre kadınlann karakterini açıkladı. Psikoİoğa göre, siyah saçlı ve esmer bayanlar (bunlar yaklaşık 130 bin saç teline sahiptir) çoğunlukla sinirlidirler, buna rağmen çok hareketli, ateşli, atılgan ve tezcanlıdırlar. Bunlann çoğu kendini çok çabuk üşütür ve devamlı karaciğer ve safra kesesinden şikayet ederler. Sık sık sevgili . değiştirmekten de hiç çekinmezler. Bazısı da sevdiği kişiye bağlı kalır, hatta içlerinde kara sevdaya yakalananlar dahi var.

3. .f'.ı1is<i:lfirlerjnizi

EYET- HAYlR

ağtf'lt:lrkerı arkadaŞlarırıızın ' gogundan

gösterişli_ }{iy:ocekler mi ikram edersiniz

qaha çok

'?

·'

EVET-

HAYI~

.. ·4. ~ynaya QUrıd~ dört ~~ kereöen f~ziQ ~akar· mısınız ? . ·

EVET - HAYlR( • katıldığı

davetlera,e ikJ defa

aynı •

elbiseyi

EVET- HAYlR

.@ı·-

•. eşir:1Jı:lr:ı

ne iş .y:aprığırıı sf:)ylerkerf EVET- HAYlR

Sanşınlar

aynca çok gururludurlar. Bunlar dinç, kuvvetli sağlam kişilerdir. Yalnız çok açık tenliler güneşe ve cilt hastalıklanna karşı çok liassastırlar. Bu tipler birisine çok çabuk tutulur, yani şıp sevdidir. Aşk hayatlannda çok ateşli ve aktifdirler.

. 9 t!Jeı;-ıizd~n

· · .· · .

la<?şanlj' nı ı;;n1 an~qtırsmız

heycıl

Kızıl saçlı

bayanlar (bunlar sadece 30 bin saç teline sahiptir) çok çekingendirler. Çabuk kınlır, herşeyi kendine dert edinirler. Çoğu zaman alay konusu olduklanndan saç renklerini hiç sevmezler. Bazen mide ağn­ sından şikayet ederler. Aşk hayatlannda çok ateşli görünüderse de, aşklan çok çabuk •• soner .. ,

o-

ve


ı

'ı \

" •

,.••

'~ "ı:

Türkiye'de ilk kez bağzrsak hastalıklarznz önleyen süt

.,

geliştiriidi

ı

,." ı

"' " ".,"

''••

ürkive 'de ilk kez bai!,trsak iıastalıklanru önleven bir süt. geliştiri Idi. SUt çocuklarm m bağtrs~kiarma izale edilen bakteriden elde edilen ilaca ise "şifa/ı ferman te süt " adı verildi.

' '.,' :ı :ı

T

E.~e Oniversitesi Fen Fakültesi B~volc~ji bölümü ve

Endiistrivel Mikrobivoloji Ana Bilim dalı Başkanı Prof Dr. Mehmet Öner, Tha muhabirine konuva ilişkin verdiği bilgide, Türkive'de ilk kez süt çocuklanmn bağtrsaklan­ na izole edilen özel bir süt bakterisi ile "şifa/ı ferman te süt" admt verdikleri bir süt içeceği elde ettiklerini belirtti. Fernıante sütiin yağurt'tan yapildığı m kaydeden

ı '·l'

Prof Dr. Mehmet Öner konuya ilişkin şunlan söyledi:

'

"Ferman te sütü, bulgur siitii, ke.fir, kımız ve yo,~urtla karıştırnıamak /aztm . Ferman te siitiin en büyük özelliği içindeki bakterinin midede ölmeden bağtrsak/ara ulaşması ve uzun süre canh kalarak tedavi edici .fonks~vonunu göstermesidir''

-

i1

Bazı araştı ncı/arın, "şıfalı .fermante süt" i le siFİ leeleri

de yüzde 80 tedavi etliklerinin bilindiğini Ifade eden Prof Dr. Mehmet Öner, st h hi kurallara u van sütfirmalan hiçbir vatmm vapmadan üretime geçebilir/er. Biz kendilerine hakterileri verebiliriz" dedi. (THA J

i'

l ll:ı

ERKEKLERDE KALP KRİZİNİN NEDENi HORMON FAZIALIGI...

'

.'

~

'-'

'

1

ı

• '

'

..,' '1''

!'

1

.,.,' '

'1

.,.' :ı

•'' .' :.

'••'

AEROBİK EN ÇOK KO EDİYOR ...

MEMNUN

ilgili yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre erkeklerde kalp kirizlerine bir hormon fazlalıgı yol açıyor. Columbia Üniversitesi, ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Farmıngham Kalp Araştırma Merkezi tarafından yapılan araştırmada kalp krizi geçiren erkeklerde "estradıol" adı verilen honnonun, kalp krizi geçinneyeniere oranla çok daha fazla oidugu saptandı. Araştırmada ayrıca, kalp hastası erkeklerle, kalp krizi geçirmeyenler arasında yüksek tansiyon, kolesterol. ya da sigara içmek gibi etkenierin hiç bir farklık göstermedigi de belirlendi. Verilen bilgiye göre sonuçlar, araştırınayı düzenleyen üç kuruluşun bilginlerini de çok şaşırttı. "American Journal of Medicine" adlı tıp dergisinin mayıs ayı sayısında yayınlanan rapora göre, kalp krizlerine kesinlikle erkeklerde "estradıol" adı verilen ve kadınlarda "ostrojen" adıyla bilinen bonnonun fazlalıgı yol açıyor. Araştırmaya göre, çok büyük bir olasılıkla "estradıol" fazla!ıgı damarlarda kan pıhtılaşmasını çabuklaştırıyor. ITHAl

K

stanbul' da aerobik adı verilen jimnastikçalışmasını yapan toplam 250 kadın oldugu ve aerobik çalışmalannın da en çok kocalan memnun ettigi öne sürüldü. Türkiye'ye ilk aerobik çalışması programını getiren ve 250 aerobik kursiyeri olan bir güzellik ve jimnastik salonu yöneticisi THA muhabirine bu konuda şunlan söyledi: "Türkiye'de hanımlanmız aerobik konusunda çok bilinçli, bizim yaptıgımız estetik bir çalışma, kilo veımek aerobikte ikinci plan0adır, sıhhat ve zindelik kazanmak ise ön plandadır."

Haftada üç kez bir saat 20 dakika süre ile yapılan aerobik çalışmalan karşılıgında aylık 5 bin lira alındı@nı belirten yönetici "Bize gelen hanırrılann kocalan aerobik çalışmalanndan çok memnun kalıyorlar. Aralannda telefonlada sürekli bize teşekkür ederek "Bizim hanım sayeniz de eskisinden daha canlı, saglıklı ve enerjik oldu'' diyenler var, bazılan da hanırrılanna sürpriz yapmak için aerobikin aylık kayıtlanın hanımlanndan habersiz tazeliyorlar" biçiminde konuştu. (THAl

ı

alp

hastalıklarıyla

"un, pirinç, şeker ve hayv yağlardan" uzak tutunuz... yaz

ı 1

d ;

''

jl

1 i.

Babalarından ayrı

kalan çocuklar astım ve nefes darlığı oluyor. ocuklann babalanndan ayrı astım ve nefes darlığı gibi neden olduğu bildirildi.

-

'i<

~·1,, 1

•\

·ı

.'

'' i"

:'1

'i 1

'

kalmalannın

hastalıklara

Birbanka tarafından düzenlenenaçık olurum- da çah~an annelerin ve çocuklann "ıı.ıh sağlığı" konusu ele alın da. Açık oturumda söz alan Doç. Dr. Kemal Çalanaklı istanbul'da yapılan bir ara~tırmaya göre ailelerin yüzde 42'sinde anne çocuk ilişkilerinin bozuk olduğu çocuklann babalanndan ayrı kalmalannın astım, nefes darlığı gibi hastalıklara yol açtığım açıkladı. Prof Dr. Rıdvan Cebiroğlu da Türkiye'de artık kadıniann çalışmasına karşı çıkılmadığını vurguladı ve kadıniann yüzde 47'sinin ekonomik gereksinme ve meslek edinmek için yüzde 34'iinün ise mesleklerini sevdikleri için çalıştıkla­ n nı belirtti.

stanbul Üniversites' Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metobolizma ve Beslenme Kürsüsü Başkanı Prof Dr. Fikret Bıyal önümüzdeki yaz günlerinde çocuklann ve gençlerin beslenmelerine çok dikkat edilmesi gerektigini söyledi. Yaz mevsimine girdigirniz bu dönemde anne ve babaları uyaran Prof. Dr. Bıyal, yazın karbonhidratlı gıdalar yerine çocuk ve gençlerin hücre yıkımını karşılamak ve vücut gelişimlerinin sağlıklı ve bir şekilde sürdürebilmeleri için "tavuk, yumurta, balık, süt ve yoğurt" gibi ürünleri çok miktarda almalan gerektigini bildirdi. Özellikle yaz sporu yapan çocuk ve gençlerin ikindi kahvaltılarında beyaz peynir, süt ve ayran almalarının yararlı olacağını vurgulayan prof. Bıyal "yaz aylarında bol olan sebze ve meyvelerden çocuklarımız yararlandırılmalıdır. Ayrıca yeşil sebze ve meyveler selüloz bakımından zengin olduklan için genç kızlanmızda kronik hale gelen kabızlıkta önlenmiş olur" dedi. · Yaz aylarının kavurucu sıcaklannda çocuklann ve gençlerin mümkün olduğu kadar "un pirinç, rafine şeker ve hayvansalyaglardan" uzak tutulması gerektigine dikkat çeken Prof. Dr. Fikret Bıyal daha sonra şunları söyledi : "Çocuklann daha çok bitkisel ve hayvansal ~roteini zengin besinlerle ve organzizmanın o aylarda ihtiyacı olan mineral bulunan sebze ve meyvelerle beslenmelerine önem verilmesi gerekir" Prof Bıyal açıklamasında "alkolsüz içeceklerin de körpe midelere çok zaran olduğunu" söyleyerek tüm bunlann yanı sıra çocuklann güneş ışınlanndan yararlandırılmalan için açık giysiler giydirilmesinin yararlı olacagını belirtti. (THA)


••

••

''Siyasette lider, sporda şampiyon gazete''


adıniann giyim-kuşarnı

çağda

ve her ülkede erkeklere oranla daha aynntılı olmuştur. Türk kadınları giyimin yanısıra başlıklara ve baş süslemelerine ayrı bir önem vermişlerdir. Her ne kadar günümüzde toplumsal gelişmeye parelel olarak giyim tarzında modernleşme ve batıya yönelme olduysa da, gene Anadolu'nun bazı yörelerinde geleneksel giysiler özel günlerde giyilmekte, saçlar değişik başlıklada örtülmektedir.

K

her

aç süslemeleri ve başlıklar, hem bölgeden bölgeye degişir, hem de aynı yörede yaşayan kadınların yaşına, sosyal ve ekonomik durumlarına göre özel bir anlam taşıyan kurallara bağlanır. Örneğin ; Kütahy a ve dolaylarında, bir genç kız evienineeye kadar zülüf kesmez ; bir kez daha evlenmek istemeyen dul kadın kahküllerini baş örtüsünün içinde saklar. Zengin kız lar ve kadınlar servetlerini, saç örgülerinin ucuna taktıklan altın, gümüş ve akik gibi mücevherlerle gösterirler.

S

iki gruba aynlır: Birinci grup, hazır olarak yapılan ve başa giyilenler fes, rakçin, taç, tuzak, hotoz,tepelik ve taslardır. Diger grup da yöresel kurallara göre başın üzerinde şekiilenerek yapılır. Fesler, baştaki duruşlarıyla kadını daha u z un boylu gösterdiği gibi, üzerine mücevher dizme olanağı da vardır . Bunlar çeşitli boylarda, sert, yumu şak kalıplı, sırmalı olabilirler, renklerse kırmızı, nar çiçegi, vişne çürügü, güvez ve siyahtır.

B

aşlıklar genelde

-

V

• • • • • rf • • ~

tl.

~ · ıt ~-

,

.

,,'

iger önemli malzeme başörtülerdir. Yem e nile r, yazmal ar, krepler ve şallar kimi zaman fes üstün e örtülür, kimi de bütün baş düzeni bittikte n sonra dış örtü olarak kullanılır. Anadolu kadını, aynca inc i, altın, maşallah, n azar boncukları, elde işlediği oyalar ve kurdelalarla bu örtüleri süsler.

D

ve giyimleri arasında, e n zengin ve en güzelleri gelin kızlannkidir. Bunlar hem sanatsal, h e m de maddi bir değer taşırlar. Yöresel farklılıklara rağmen , hepsinde ortak bir özellik vardır. Gelin baba evinden, koca evine giderken, üç-dört saat s üresince y üzünü tamamen örten ince, gene llikle ipekte n bir duvak kullanır. Örneğin ; Bolu 'nun Kızık köyünde, ge lin alduvaklı, uzun, sivri, külah gibi bir ba şlık giyer. Başlığın üzerinde ise gümüş bir tepelikyer alır. Bu şekilde, a t üzerinde, düğün alayıyla damat evine götürülür.

K

Ayşe Çağan

adın başlıkları

K

ozak

yay las ı,

Kapıkaya

üzerinde kü ç ük bir sepet

köy ünde, gelinin vardır.

ba şı

Sepetin üze rine,

yüzü kapayan ve pullada i şlenmi ş al du vak örtili ür. Sepetin çevresine, gök ku ş agının tüm ren kl erini taşıyan, uçu şan kreple r bağlanır. Üste, tavus ku şu tüyleri, gül, sümbül, kara nfil gibi çiçekler gelin telle riy le beraber dizilir. Alın üzerine ve başlık yanlarına , uğur sayılan kü çük ay nalar ta kılı r. Sepetin içine de bereke ti temsil eden küçük bir e k,mek yerle ştirilir.

ilk gü nü, geline kadınlar arasında yapılan bir tören le iki şakak arası altınlarla süslenmiş bir evlilik başlığı giydirilir. Başlık üzerine beyaz pamukl u, el dokumasından hazırlanmış, ü çgen şeklinde bir baş örtüsü bağlanır. Onun üzerine de al ve yeşil renklerde bir alın bağı sarılır. Evlilik sembolü "tomaka" denen özel gümüş takı, gelinin çene altından yukarı doğru, alın bağına kancalanır . Bu başlık yeni gelinin toplum içinde itibaı~nı artırır, saygınlık kazandı­

K

adın lığının

rır.

o drum ve çevresinde, halen eski törelerini korı.ıyan baz ı bölgelerde gelinler gene al duvak giyerler. Duvak kırmız ı ipekten, 90 santim eninde kumaştan külalı biçiminde hazırlanır. Ön ucu yere kadar iner. Ouvağın altındaki başlık takke gibi ve küçüktür. Tepelik, sarı kordon simler bü külerek, çiçek şekillerinde yapılır. Başlığın çevresine tavşan ~ı renginde, allı-pullu bir vaznıa dolanrr. Yazmanın kenarlanndaki simle örülmüş p ullu firkete oyaları, aşağı doğru sarkar. Başa, ayrıca taze çiçekler takı labili r. "Eseli " baş örtüsünün de kenarları kara nfil oyal ı dır. Bir tarafta mavi, diğer kenar da pembe oya iş l enmiştir.

B

B göz

u arada gelinierin yüzleri de pullan ır. Bu pulları, zifaf gecesi d@1at kendi eliyle çıkarır. Özellikle Trakya, Marmara-Ege ve Karadeniz bölgelerinde kapaklaı- ı p ull anır.

nadolu kadın başlıkları sayılamayacak kadar çok, zen gin ve çeşi tlidir. Bu başlıklarda Anadolu kadı­ nının medeni durumu, çocuğu olup olmadığı (kız veya erkek), kocas ın ın öldüğü , oğlunun askere gittiği, tekrar evlenmek isteyip istemediği , kısaca tüm yaşanu baş süslemelerindeki düz~nlemelerden, yani işaretler­ den arılaşı l abilmekted.ir. Başlı başına bir ilim olan bu konuda Anadolu kadını başl ıklan özel bir yere saltiptir.

A

Fesler hem giyeni daha uzun boylu gösterir, hem de üzerine altın -gümüs gibi kıymetli madenierden yapılmıs paralar dizi/ir.


ıon

Anotolian women 's headdresses om en' s clothing in

eveıy

age has been ri c her

and exhibited a greater wealth of detail than that of men. In addition to clothing, Turkish women have alsa placed special importance on head coverings and omaments. Even though in our day there has been modemization and westem orientation in women's clothing styles, parallel to social development,

At the same time, sequins are alsa placed on the bride's face, to be removed by the bridegroom himself on the wedding night. Especially in Thrace and in the Marmara-Aegean and Black Sea regions the eyelids are alsa sequined. The head pieces of Anatolian women are of innumerable varieties and richness. From these head

ornaments it is possible to learn a woman' s whole life

story, her marital status, whether or not she has children (and whether they are girls or boys), if her husband has died, if her son had gone into militaıy service, and whether or not she wishes to remany. The headpieces of. Turkish Anatolian women have a special place in this subject, which is a science unto itself

in same parts of Anatolla traditional costumes are stili wom on special days, and the hair is covered with unusual headdresses.

Hair omaments and head coverings not only vaıy from region to region bul they alsa depend upon rules which have a special m eaning according to the age and social and economic positions of worpen living in the same ·region. For example, in Kütahya and the surraunding area, a young gir! does not cut her hair until she gets married; anda wirlawwho does notwant to remarıy will keep her locks co nceale d un der a scarf. Well to-do girls and women show their wealth by the gol d, silver and agate omamen ts they atta ch to the en ds of their braids. Head coverings generally fal! into two groups. First, there are the ready-made ones such as the fez, "rakçin", cro\IVI1, "tuzak"/ "hotoz", "tepelik" and precious stones.

The other group are sh,aped on the head in keepingwith the rules of the region. Just as fezzes can be placed on the head in such a way as to make a woman appear taller, so can they alsa be decorated With jewels. These fezzes may be ofvarious sizes, with soft or hard shapes,

and may be embroidered with silver o gol d thread. Their colors may be red/ scarlet, purplish brown, violet or black Anather important material is the headscarf. Various kinds of scaıves, such as the "yemeni"ı the "yanıa", or shawls of crepe or cashmere, may be use d to cover the

fez or as an outer covering after the entire head arrangement has been made. Anatolian women alsa amamen! the se coverings with pearls, gol d, charms and "evi! eye" beads or hand-embroidered pinking and ribbons. Among women's headgear and garments, the richesi and most beautiful are those for brides, which have both an artistic and a material value. Despite regional differences, all of these share one comman characteris-

tic. As the bride makes her way from her father' s house to the home of her future husband, her face is covered for the entire three or four hours with a thin veil, usually made of silk In kizik viiiage of Bolu, for example, the bride wears a tali, pointed cone,shaped headpiece with a red veil, on top ofwhich is a "tepelik" or omamental knob made of silver. In this way,_ the bride is !ed on horseback to the bridegroom' s house in a wedding procession.

In the viiiage of Kapikaya on Kozak plateau, a smail hasket is placed on the bride's head, and overthe hasket is placed a red veil, embroidered with sequins, which covers the face. Araund the hasket are tied ribbons of every color in the rainbow, which then blow in the breeze. On the tdp; peacock plumes and flowers s.uch as hyacinths, roses and carnations are attached with the " silver and gol d threads used to decorate the bride' s hair. Smail mirrors, believed to bring good luck, are fastened over the forehead and to the si des ofthe headdress, and a tiny loaf of bread is placed in~ide the hasket to represent fertility. On the first day of her womanhood, in a ceremony held with the other women, a marriage headpiece, decorated with goldpieces between the temples, is put on .the bride. On top ofthis is tied a triangular headscart hand-woven of white cotton, araund which is placed a headband of green and red. A special amamen!, called the "tomaka", which is a syınbol of being married, is hooked under the bride's chin and onla the headband. This headpiece enhances the new bride's position in society and wins her respect. In the Badrum region, brides alsa wear red veils in certain are as where the old customs are stili preserved. These veils are ma de ina cone-shape from a piece of red silk ninety centimeters wide. The front edge of the veil reaches the ground, while a rectangular headscart known as the "eseli", is placed on the back The headpiece under the veil is smail and !ike a "takke" or scullcap. The ''tepelik" or knob is ma de in the shape of a flower by twisting strands of silver braid. Araund the headpiece, a colorful handpainted kerchief of bright carmine with spangles is draped, hanging down from whose edges is embroideryofplaited silver thread with sequins. Fresh flowers mayalsa be attache d to the head. The sides of the "eseli" headscarfare alsa embroidered with carnations, one side being done in blue, the other in pink

\

-


--~-----~--------------

' ' ' -

~--,,,,

-··

-

-

_____,,

~~-

Yolları,

Türl< Hava

ABUDABL GSA Su ltan Bin Yousul an d Sons Travel Sheikh Handan St. Ab u - Oh abi

Müracaat ve Rezervasyon.-Turkish Airlines, Information and Reservations.

BURSA : Cema l

Nad ı r

Cad. Kocagit

Apt. TEL: 21866/ 11167 / 12838

ERZURUM : Hastaneter Cad . 38 Ev i er No. 26/B TE L: 11904- 13409

CENEVRE: 113 Rue Ch antepou let 1201 Ge neva T EL : 316120/316129

FRANKFUR T : Baseler Sir. 35-37 6 Fı-ankfuri/Maın TEL : (0611) 253031 / 253032/ 253033

KÖLN: De ı chmann Haus. Balınhof­ Vo rp lat z 7-9 Kôln 1 TEL : (0221) 134071/134072

PEK IN: CAAC General Administration of C i vii Aviation of China 15 Chang-an Str. (Ea st) Peking TEL : 50626

TOKYO : GSA JAL. Dainı Buitding Merunouchi . Tok ı o TEL : 743551

KUVEYT: A l kazemi T ravel Agencies "Aiabrar " Homa izi Bu ilding , Fahat Salem Sir. Kuwait TEL: 420777/412593/412907

PRAG: GSA Namestry Republiky 8 Praha TEL: 65741

TRABLUS: Muhammed Megarif Str. Cezayir Sq TE L: 38236/48798 Tripali

LEFKOŞE:

RiYAD: GSA AB C Trav el Ageney Al Arbaeen Str. Riyadh TEL: 4779003-4779055

TRABZON: Kemerkaya Ma h . Meydan Parkı Karşısı TEL : 11680/13446

RiZE: Be lediye Karşısı TEL: 1007

VAN: Enver Perihanoğlu iş Merkez ı . Cumhuriyet Cad_ 196 TEL: 1241/1768

TEL : 33876 1/ 326260-49 ADANA: Stadyum Cad. No. 1 TEL · 12399/ 19551

C iD DE: C/0 ABC Travel Age ncy. K ing Abdulaz iz St. Bahomdein B ldg_ Jed d ah T EL· 6447274/6444380/6425910

AMMAN : GSA. Skyways T.T. T .

Sait / King Husein Road TEL : 39575 AMSTERDAM : Leidsestraat

GAZ i ANT EP: istasyon Cad . No _ 8/ A TEL: 15435/ 20382 HAMBURG : Adena L ı er· A lee 202000 Hamburg 1 TE L: (040) 244052/ 244053

DA H RAN: GSA ABC Trave l Ageney K ı ng Abd ulaziz St . Abdullah a l Khodan Bldg. Dhahran TE L: 895 -0044 -8641595 895-4904/895- 79 17

61017/PA TEL: (020} 227 984/ 22 798 5/2 2 7 986/22 7 98 7 ANKARA : H ı podrom Cad. Gar Yan r

TEL : 124900143 124900/33-124910 126200/8

DALAMAN: Dalaman Mug la TEL· 180

ANKARA : Kavak lı dere. Atatürk Bulvan 167 / A

HANNOVER: 3000 Hannaver Lange La u be Sır . 19 TEL : (05 11) 326087/ 326088

Havaa l a nı

DIYARBAK l R: lzzetpaşa Cad . Demir Oteli Alt ı TEL: 12314-1 1674 - 10101

TEL : 170867- 255258 ANTA L YA: Hastane Cad . No. 66 TEL: 11028- 12830

DOHA- KATAR : A I-Raya n Trave l Ageney GSA TE L: 329099-321237-323963

ATINA : Philel lion S tr. 19 Athens 118 TE L: 322 0561/322 1035/ 322 2569/ 324 6024/ 324 5975

DUBAi: Sweedan TrMıng Company TEL : 660601

BAGOAT Hamed Hasan a i-Obaidi Trave l Off ı ce Seadon Str. lskender Step~ıan Bui ldi n g Baghdad TEL · 884 755/881383/882168

DUBLIN : GSA Aer L i ngus- Upper o·canne l S tr. 40 Du b lin TE L: 377733

BERLIN : Budapester Str. 186. 1000 Ber li n 30 TEL : 2624033/ 2624034

DUSSE L DORF : Graf Adolf St ı·. 41 4000 Dusse ldorf 1 TEL : (0211) 374080/ 89

BRÜKS EL : 51 Co n tersteen 1000 Bruxe ll es T EL : 5126781 / 5126792/ 5117676

EL AZ IG : Rızaiye Mah . Cad . No . 26 TEL : 11576-12300

Şe h it

LON D RA : 11 - 12 Hannaver 9HF London TEL: 01-4999247/ 4999248

Sır_

WIR

ROMA : Piazza del la Republ ica 55 Rame TEL: 4751 149/4743556

iSTANBUL : Cumhuı·iye t Cad . No .131 . Harbiye TEL: 457055

MALATYA : Dörtyo l Halep Cad. No.1 Sat ı ş Bürosu T EL : 11922-14052- 16489-11920

iZM iR: BüyCık Efes Otel i Alı ı TE L: 141220/ 141221 /1 41222/ 14 1223/ 141224 / 141225/141226

MANHAYM. Liaiso n Office 6800 Mannheim M 1-2 TEL: (0621) 269611 26962

KAH]RE: GSA lmperial Trave l Cente ı- , Mah m oud Bass iouny Str_ T EL : 743336/733349 KARAÇi: PAK T ÜRK En terprises 9 Sea B ree ze Plaza Shahran E- F aisa l Karach i TE L: 514038-514063 KAYSERi : Serçe Ö nü Mah . Y ı ld ı r ı m Cad . No. ı TEL : 13947/11001

SOFYA: GSA Bulgaria Balkan. PL Narodn o Sobraine 12. Sofia T EL : 70182/84594

T EL (0911 1 265301/265302

KOPENHAG : Ved Ves terpo rt 6-1612 T EL: 144999 Copenhagne

PARiS: 34 Ave nue de L"Opera 75002 TEL : 2651710

V IYANA: Operngasse 3.1010 Wie n TEL· 563796/563768 ZUR IH : Tal Sir. 58. 8001 Zurich

TEL (01 1 2118567/ 2111070/2111071

STOKHOLM : Vasagaton 7. 10120 Stockholm TEL: (08) 218534/218535

MÜNiH. 2 Bayern Sir. 43- 45/1 8. Münche n TEL: 539415/539417/539418/539419

TE L : 12032/ 10000

Warynsiege 9. Warsaw TEL: 217021

SAMSUN : Kazımpaşa Cad. No. 11/A TEL : 13455

M iLANO : V ia A lbricci 3. 20122 M il ana TEL: 866350/8056233/8053976

Saray ı

VARŞOVA : Gsalotuı

ROTERDAM : Weena 140 3012 cr . TEL: 332177/332465 Ro l terdam

MERSiN: Mers i n Be lediyesi, U l u Çarşı. No . 22/24 TEL: 15232

NÜRNBERG : 8500 Nürnberg Am Plar res 8

KONYA : Mev la na Cad. Belediye

i lh an lar

Ceng iz Han Sokak. No . 5 KOşk l ü Çift li k , N1cosia TEL : (020) 71061/71382

ŞTUTGART:

Lautenchlager Str_ 20 _7 Stuttgart 1 TEL: (0711) 221444/221445 TAHRAN: 400 Avenue Hafez. 3 rd . floor No. 7 CollegeCrassing Tehran TEL: 669026/ 664609

HOTEL & VACATION VILLAGE CHAIN '

- -'

-

is at ~our servlee

',

1

Motel

/ /

CARLTON Hotel

1 ISTANBUL

~ Thermal AMASYA Hotel

ABANT Hotel

Vacation Viiiage

Lodge ÇEŞME

Vacation Viiiage

İZMİR

~·~

~----KUŞADASI Marina

Motel

ÜRGÜP Motel

.,,

MARMARiS Vacation Viiiage

•,'

ı

ı

URFA Hotel n n

P

ADALYA Hotel

TEPE MEOITERRANEAN

C' '

TOURISM BANK OF THE REPUBLIC OF TURKEY ATA'IURK BULVARI NO: 151 ANKARA -

'IURKI:.'Y

TEL: 25 32 50 - 30 42 45 TELEX : 43206 TURB-TR

'

c

~

,


' "'

'

' 1 ll

Bodrum, its pretty white houses gathered · behind the splendid medieval caslle.

he shores of the Aegean present one of the loveliest landscapes in Anatolia. The coastline is magnificently formed, lapped by the clear waters of the Aegean and abaunding in extensive beaches, rocky bays and wooded shores. There are numerous centers of attraction ranging from the • modem and exciting metropolis of /zmir to the charming Aegean ports of Ayvalik with its beautiful pinewoods, Kuşadasi overfooking a picturesque ~ bay and surrounded by sandy beaches, Çeşme with its thermal springs and vast sandy beach,

l:zmrir .is the ideal eent11e from which to the most archeologicial sites and tou~istic spots rin Tu~key.

Bodrum, its pretty white houses gathered behind the splendid medieval castl~ , Marmaris w ith i ts red tiled roofs nestled along the shores of limpid blue waters. Endowed with great natural beauty this site is

equally rich in its histarical sites; .Troy and Pergamon to the south. Further infand are the remarkable ruins of Aphrodisias and the ruins of Hierapolis next to the thermal pools of Pamukkale.


-------

----------·- ·- ------------ ------------- - -----.--~----·- ·- ·--·-···· · ······· · ····-·· ··-·-·~~-- -·------ -------------~-

....-·······················-.-.------- ......

-----....--------

_.,. ____________ ······-

-------- -----

'

the town of Denizli is Pamukkale (Cotton Castle) a beautiful and spectacular site, undoubtedly unique in the world.

domınates

the city. Bui lt in the 4th century B.C., it has been restorted many times s ince . From this fortress , a magnificent view of the city as well as the Gulf of ızmir can be seen. At Kordon there stands the clocktower where nearby you will find the gay, narrow streets of the Bazaar where there is an infinite variety of antiques, jewellery and clothing. In the center of the city is the huge Kültür Park (Cultural Park) where the annual International Fair tak es place. There you will find the Archeological M use um containing a marvelous eelleetion of antiquites dating from the Pre-Hellenistic and Roman times.

ızmır ızmir

is the third la rgest city in Turkey the second port after istanbul. lt is situated along the shores of a very large bay sheltered by mountains encircling the city. Countributing to the city's renown as "beautiful ı zmir" are the bay endlessly furrowed by ships, the rnildness of the climate tempered in summer by refreshing sea breezes, the attractive new districts, the b road avenues lin ed with pal m trees, the ho u ses lying in terraces up the hillsides and above all, the liveliness and energy of the c ity which reaches a elimax during the famous International Fair. Boasting a wide ran ge of excellent hotels, ızmir is the ideal centre from which to visit the most famous archaeological sites and touristic spots in Turkey.

çeşme

The smail port of Çeşme, dominated by its 15th century fortress, is frequented by the people of Iz mi r for i ts the rm al baths which have been discovered only recently by the foreign tourist. Nearby are the thermal baths of Ilıca where there is a vast sandy beach always refreshed by a summer breeze. The numerous hotels and other tourist occamodation allow your stay to be all the more pleasant.

PLACES OF INTEREST The ancient remains that can be seen taday are a smail reminder of the rich past the city holds. The Roman agora possess some well preserved porticoes surraunding the central esplanade and remarkable statues of Posedion , Oemeter, and artemis of the same period. Kadifekale, the "Fortress of Velvet". situated on top of the ancient Mt. Pagos,

On route from ızm ir to Çeşme adetour by w ay of Seferihisar permits you to see the smail, picturesque port of Sı~acık surrounded by fortifications dating from the Genoese. Here it is easy to vis it the antique site of Teos noted for i ts temple of Dionysos and the lovely beach of Akkum.

the gulf of edremit The Gulf of Edremit is fringed by beautiful beaches and seaside resorts offering visitors a wide cheice of hotels and guest-houses overlocking the sea. Nearby are the little resorts of Altınoluk, Akçay (thermal center of numerous springs), and Ören. After passing a magnificent forest of olive trees one comes to Ayvalık a smail, charming port with a picturesque harbour surrounded by lslands and encircled by a beautiful pin e wood. Nearby is lslands and encircled by a beautiful pin e wood. Nearby is the Şeytan Sofrası (Devil 's Table) offering a splendid panorama of the archipelago that prolongs the peninsula of Sarmısak! ı and the Isiand of Alibey favourable for underwater fishing. Dikili is a little tishing port much frequented by boats visitors for the visit to Bergama (Pergamon)

bergama (pergamon) The site of the ancient city of Pergamon is one of the finest in Turkey. The city w asa great cent re of culture and was the riva! of Ephesus in the field of commerce and of Alexandria and Antioch in that of the lettres and arts. The realm of Pergamon, commanding the sea traffic of the North Aegean and commerce w ith the Orient comprised the richest province of Asia Minor, stretching from the Hellespont to the frontiers of Cappadocia and Cilicia. lt was in Pergamon that parchment (charta pergamena). the forerunner of paper, was invented when Egypt suspended the exportation of papyrus. The powerfull Kings of-Pergamon, the Attalids, built splendid monuments and made Pergamon the home of artists, sculptors and sicientists. In 133 B.C. the realm was

_}

-

. ..

"'

! '' ' ....


bequeathed to Rome by th "Pax Romana" and thus at the height of its prosperity Pergamon became the capital of the Roman province of Asia

badrum Dominated by a medieval caslle, the picturesque Iiiiie port of Badrum is an enchanting place , in all seasons. The bay bordered by white villas and pal m trees, the busy harbourwith its elegan yachts built by the carpenters of Bodrum, the hospitable fun -loving folk and the easy go ing Bohemian way of life, ereale an irresistibly gay atmosphere. The Caslle of St. Peter that was built by the Knights of Rhodes in the 15th century was one of the most splendid monuments of Frankish arch.i tecture in the Orient. The chapel of the knights in the middle of the castle now contains the interesting Museum of Marine Antiquities. Acrheologists are preverving what remains of the Tom b of King M au sol us, the great monument that was one of the Seven Wonders of the World.

A tour of the ancient site starts with avisit to the Asclepieion located to the south-west of the lower city. This well known sanctuary was dedicated to the gad of medicine, Asclepios. Places to be notedin the same area are the circularTemple of Telesphorus and the Temple of Asclepios, the restored theatre, and the library. In the town of Bergamaavi sit to the archeological museum, the ethnographic museum are the remains of what originally seems to have been a temple dedicated to Serapis !hen converted by the Byzantines into a basilica. On the Acropolis, there are the ruins of numerous monuments, the celebrated library which o nce held 200,000 volumes (that Mark Anthony later gave to Cleopatra) , the · Sanctuary of Athena, an impressive theatre, the Temples of Trajan and of Dionysos, the remains of the up per Agora, the menumental Altar of Zeus, the sanctuary of Demeter, the Temple of He ra , the gymnasium situated on 3 terraces and the lower agora . On ro u te from Bergama to lzmir a stop at the little port of Çandarlı is recomended. Here is a Genoese fortress, one of the best preserved in Turkey; The nearby viiiage of Aliağa was built part of materials from the neighbouring ancient sites; and Foça, the ancient Phocaea, was a city of the Federation of lonia. The Phocaeans founded colonies on the shores of the Black Sea and in the western Mediterranean. Nearby the re are the ruins of a Genoesefortress. From Ankara on route to ızmir, the ancient ruins of Sardis are situated near the preseni day viiiage of Sart. Sardis was the capital of the Lydian realm of Croesus on the borders of the famous Ri ver Pactole. There are the remains of the Temple of Artemis anda restored gymnasium which perfectly testify to the past splendour of this ancient city . Al so to be see n isa colonnaded Roman way, an ancient synagogue and a menumental gymnasium .

If you have a few days to spend and can arrange a group , a boat anda crew can be hi red to make the unforgettable trip to the Gulf of Gökova lying between the peninsulas of Bedrum and the Marmaris. The shores of the gulf are a pure marvel , a succession of sandy beaches , sheltered coves , wild wooded shores and desert isles; the waters are clear and warm , fish glisten between the rocks and breezes temper the shorching sun; the gulf isa yachtman's paradise.

The ancient site of Knidos situated at the tip of the Peninsula of Marmaris is al so accessible by boat. Knidos pessessed one of the most beautiful sculptrus of Antiquity , the Venus of Praxiteles. There are the remains of the city waells, two theaires and a temple. •

marman s Situated at the confluence of the Mediterranean and the Aegean this pleasant little port with its red roofed houses nestling along the shores of a broad bay, is one of the highlights of any visit to Turkey. Along the surraunding shores are countless coves backed by pine clad mountains, calling to mind the wild beauty of the Norwegian fjords through th etranslucence of the turquoise waters.

efes (ephesus) The visit to Ephesus, one of tlıe most important cities of antiquity, is one of the highlights of anyvisittoTurkey. during its Golden Age (2 nd century A.D.), the city had a population of around 300,000: it monopolized the wealth of the Middle East and was one of the principal ports of the Mediterranean . As a commercial and financial power, Ephesüs was also a centre of intellectual activities. The city was adorned with splendid monuments, theatres , temples, agoras. gymnasiums, libraries, ete. The protectoress of the city was. Artemis, the goddess, whose temple is considered one of the Seven Wonders of the World. The Ephesians were stili worshipping Artemis at the dawn of Christianity When St. Paul came to the city to win converts and when St. John arrived intheir m id st, accompanied by the Virgin Mary who spent the last days of her lifeina smail houseona hill near to Ephesus. Onefull day should be allawed for visiting the three distinctive sites of Ephesus. The remains of the Hellenistinc and Roman citY li e at the foot of PanayırDağı (Mount Pion) , 3 km. from Selçuk. The entrance to the site leads out to the Arcadian W ay, a main road which was paved in marble and lined with columns, stretching from the theatre to the old port, which is now silted up. The grand theatre, the most spectacular monument of Ephesus, has been beautifully restored, and serves as a Sflling for the artistic and folklore shows of the Ephesus F~stival. To the right of the Marble Road is the h u ge esplanade of the lower agora, the gigantic columns of the temple of Serapis and the taeade of the Gelsus Library, now restored. Of particular interest along the Cou!ietes Road are the elegant taçade of the Temple of Hadrian, the Trajan Fountain a well preserved odeon , the colonnaded upper agora and the remains of a gymnasium. The little town of Selçuk is dominated by a Byzantine citadel nearby the Basilica of St. John; presenlly under restoration, that was bui lt in the 6th century on the site of the tomb of the Apostle. Next to the basilica is the lsa Bey Mosque with its typical Iy Seljuk style porta!. Today only a few traces of the foundations of the famous Temple of Artemis remain. The Archeological Museum has only recently been enlarged and newyl arranged to display impressive works of art recovered from the site of Ephesus. The House of the Virgin Mary (Meryemana). Just 7 km. from Selçuk, in a smail vale of Bülbüldağı (Nightingale Mountain) is a humble chapel on the site of the little house where the Virgin Mary is believed to have s pe nt the last days of her life.

kuşadası Kuşadası,

"lsland of Birds", isa lovely little port builtalong the shores of a glittering bay around a tiny islet covered in flowers. lt isa terraced viiiage overlocking the most beautiful bay of the Aegean and seems to have been created purely for the delight of the holidaymaker, with its old caravanserai, white minarets, shady terraces where one can sit and sip rakı and eat grilled fish and a main street lined with little shops olfering a thousand and one tempting bargains . •

prıene

Priene was one of the most active ports of the lonian Federation . Making the site of particular in te rest is the system of geometric city planning introduced in the 4th century B. C. by Hippodamos of Miletos. The theatre is the most interesting monument of Priene, the lower tiers remain and the whole theatre preserves its original character. Only a few columns remain of the Temple of Athena which was a classic example of lanian architecture. The best preserved monuments are the bouleterion (council chamber) and the lower gymnasium .

Marmaris, ~,he ancient Physcus of the Kingdem of Caria, wasa prosperous port lying on the commercial route between Anatolia, Rhodes and Egypt. The re are very 'few remains apart from those of the small16th century fortress , and old bridge and a caravanserai. Taday Marmaris is a charming seaside resort w ith an endless stream of boats to and from the harbour carrying visitors to the neighboring shores. To the west of Marmaris is the picturesque fishing viiiage and resort of Datça also accessible by a new road. Between Marmaris and Fethiye lies the viiiage of Köyceğiz, situated next to a lake, from which one can visit the tiny fishing hamlet of Dalyan and the site of ancient Kaunos w ith its rock tom bs, ramparts and theatre .

Ephesus, one of the most important cities of antiquity, is one of the highlights of any visit to Turkey. against the slope of a hill. The carea could seat an audience of about 25.000 and most of the tiers of seats an audience of about 25,000 and most of the tiers of seats are stili intact. The theatre in itself justifies a visit.

, .in all , folk

didim (didyma) Didyma only pessesses a single monument, but is nevertheless a marvelous site. The Temple of Apollo was one of the most sacred places in antiquity; many times looted and burned, the sanctuary is stili. impressive and of an elegant beauty. The colossal Temple (measuring 180 m. by 60 m.) w as surrounded by a portico of double colonnades. The three columns that remain standing allow one to visualize the full magnitude of the building.

..

Just 4 km. from the site is the beautiful beach of AL TlNKUM where there are several motels .

aphrodisias Aphrodisias is one of the most remarkable sites in Turkey: This Roman city has not yel been fully explored and every year new and important areas are beign uncovered. Among the remains are one of the best preserved stadiums of the Roman world that could seat about 30,000 spectators; the ancient Temple of Aphrodite of which only a row of columns with lonic capitals remain; an incredibly well preserved odeon with a marble orchestra and rich Iy decorated stage; an agora with a few porticoes, the thermal baths and a palace. Bul the highlight of any vi sit to the site are the marvelous sculptures from the site housed in the small temporary museum. Between Aydın and Denizli is the smail market town of Sultanhisar nearto which lie the ruins of Nyssa in the midst of olive groves.

pamukkale

milet (miletos)

Near the town of Denizli . . is .Paaıukkale (Cotton Castle) a beautiful and spectacular natural site, undoubtedly unique in the world . lt is a fairylike , dazzling white petrified cascade taliing from a height of so me one hundred me ters. The waters of the h ot springs la den w ith calcareous sal ts rushing from the plateau for tiıousands of years have carved this tantastic formatian of stalactites, cataracts and basins.

Miletos,like, Priene was a great lanian portand the native city of several philosophers and sages. Most of the monuments at the site are badly ruined except for the theatre and the baths of Faustina. The theatre, reconstructed during the Roman Period is an impressive building (140 .m. of façade) built

Situated on the plateau are both the thermal centre with its modern motels and the rm al po ol s and the ruins of the ancient city of Hierapolis. Mon.u ments on this site ineJUde the aiıdent thermal baths (museum), a nymphaion, a grant theatre bui lt against a hill, anda huge well preserved necropolis.


USEFUL ADDRESSES ·TURKISH AIRLINES (THY) lzmlr- Büyük Efes Oteli altı, Tel. 141226

Gaziosmanpaşa

Bul., •

-TURKISH MARITIME LINES Denizeilik Bankası) zmir- Yeni Liman, Alsancak, Tel. 210077 Telex 52247 Dz AC TR.

I

-TURKISH TOURING AND AUTOMOBILE CLUB TTOK) zmir- Atatürk Bul. 379, Alsancak. Tel. 217149

I

- RENT-A-CAR AGENCIES lzmir- Atatürk Cad. 294/A, Alsancak, Tel. 211226, Telex 52183 Gtur - tr. - TOURISM AND INFORMATION OFFICES Akçay- Barbaros Meydanı 1. tel. 113 Aydın- Cumhuriyet Mah. Çine Cad. 6, tel. 4145 Ayvalık- Atatürk Cad. Yalı Apt. 1/2, tel. 2122 Balıkesir- Bandırma Cad. 48, tel. 1820 - 5702 Bergama- Zafer Mah. lzmir Yolu Uzeri 54. tel. 848 Bodrum-lskele Meydanı, tel. 91 Çanakkale-Iskele Meydanı 67, tel. 1187 Çeşme- .Iskele Meydanı 8, tel. 1653 Datça- Belediye Binası tel. 163 Denizli-lstasyon Cad. Gar Binası, tel. 13393 Erdek- Hükümet Cad. 6/B tel. 1169 Fethiye-Iskele karşısı 11 A, tel. 1527 Foça- Atatürk Mah. Foça girişi, tel. 122 Iz mir- Akdeniz Cad. 1352 Sok. 6/2, tel.142699-138910-142577,tlx52212 Köyceğiz- Kordon Gölpark 1. tel. 87 Kuşadası-Iskele Meydanı, tel. 1103 Manisa- Doğu Cad. 8 Eylül lşhanı, tel. 2541 Marmaris-Iskele Meydanı 39, tel. 1035 Muğla- Marmaris Cad. 7/A, tel. 1261 Selçuk- Efes Müzesi karşısı 35 - 36, tel. 328.

avas •

·,j

'' .1

--

..

---

-

-

~

~

--::-s:/.1 ...

.

.,

/\""-- ·-. 1

--- · \

""'

\"" \

• 35

•,f

• • •

km from the ci ty center On the black sea coast In a charming fishermen 's viiiage 156 comfortable rooms Various facili ties

RESERVATION: TURBAN

KİLYOS

MOTEL

Tel: 42 02 88 Telex: 22498 TBKI TR TOURISM BANK OF THE REPUBLIC OF TURKEY

'

•!1'

,,]

.~

'

•'

'

. •

. 1'

'.' ~

''.', fJiNl


• Bol ve doğru haber BULVAR' da ... -

- - - ·-

• Gençlerin sorunlarına çözüm yolları BULVAR' da ... -

-

• !(adını ve evi ilgilendiren her şey BULVAR'da ... • BULVAR, evinize giren gazetedir.

--

-

-

-


ı

ı

''

''

~

:·,

1 ,,

1

BEYAZPERDEDEKi AŞKLARI, GERÇEK HAYATTA DA DEVAM EDiYOR... ,

1

!

·' ·'''

,,'

1.,

,,

'

1 ' '' •

'

üyük başarı kazanan "La Boum 11" filminin, 16 yaşın­ daki aktristi Sophie Marceau ile genç aktör Pierre Cosso. filmdeki aşkalımı set dışında da sürdürüyorlar. Bazılarına göre, Sophie ve Pierre yıldırım.aşkına tutuldular. Setteki ilk karşılaştıkları andan beri, filmdeki rollerini hissederek yaşamaya başladılar.

''ı

~

,,

'

' '

ahne ışıklarından gözleri kamaşmayarı Sophie, üstün başarısına ve kısa zamanda kazandığı şöhrete rağ­ men. mütevazi ve sade öğrenci özelliğini koruyarak derslerini hiç aksatmıyor. Beden eğitimi öğrenimini yeni bitiren 21 yaşındaki Pierre de, çalışmalarına devam ediyor. Halen anne ve babasıyla birlikte oturan Sophie, ev işlerine yardım etmekten çok zevk alıyor. Her akşam bulaşıkları yıkıyor. sonra da ders başına geçiyor. Sophiegülümseyerek "Pierre'le her an beraberiz, hergün bizde. Ders çalışsak bile, ikisini de birarada yürütebiliyoruz' diyor.

\, •


••

.

Tuncer Gürsel

aşadığırruz yıllarda lüks olmaktan çıkarak, birihtiyaç haline gelen

ve bu konuda üzerinde görüş birliğine vanlan turizm, ülkemizde masaya yatınldığında, h.ila, üzerinde klasik çözüm yollan aradığımız bir konu halinde gözüküyor. Turizmden beklediklerimizle, turizme venııemiz gerekenleri karşı karşıya getirdiğimizde ortaya çıkan muhasebe tablosu, en basit yaklaşımla, almak için önce venııenin gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Bu çözüm bulmaya çalıştığımız yol, 1970 ' liyılların öncelerinde batı toplumlarının, turizm politikalarını tesbit ederken üzerinde çalıştıkları ve uygulamaya koyup büyük başanlar elde ettikleri yoldur. Yani ülkelerinin uluslararası turizmdeki yabancı turist sayısı ve turizm gelirleri bakırnından payının arttırılması için, yatınmlannı hızla gerçekleşti­ rip, istihdam politikalarını buna göre geliştinniş, tanıtımlannı buna göre yapmışlar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek hizmet standartlarını ve fiyatlarını sunmuşlardır. Sözünü ettiklerimiz, yani "almak için venııek" dediklerimiz, karşılıklı olayın, "vennek" kısmını oluştunııaktadır.

Ülkemizin doğal ve kültürel zenginlikleri herkesçe gayet iyi bilinmektedir. Çağdaş turizm imkanlarının denenmesine ginneden önce, sanınz ki klasik turizm imkanlarının gereğince sunulma imkanlannın üzerine gitmekte yarar vardır. Yapılacak olan, doğal ve kültürel zenginlikler dediğimiz imkanların uluslararası standartiara uygun ulaştmna ve barınciırma kuralları içinde arz edilmesidir. Çünkü, bunların yeterli şartlar içinde arz edilmesi halinde dahi, ülkemize düşecek pay, yıllarca bize ürün sıkıntısı çektiımeyecektir. 1976 yılından başlamak üzere ülkemizegelenyabancı turist sayısında, %1'le% 14 arasında eksi veya artı değerdefarklılıklar gösteren sayısal bir yapı görüyoruz. 1980 yılında ülkemize gelen yabancı turist sayısı 1.300.000 dolayında iken 1981 yılında 1.400.000 'e yükselmiş ancak 1982 yılında % 1,2 oranında bir düşme ile yine 1.390.000 seviyesinde kalmıştır. 1979 yılında 280 milyon dolar olan turizm gelirleri, 1980'de 326 milyon dolara, 1981 yılında ise 381 milyon dolara yükselmiştir.

Yukarıdaki değerlerden anlaşılacağı gibi turizmalanındakısa dönemli

bekleyişler

hayal olmaktan öteye gidemez. Üç yıl gibi kısa sayılamayacak bir dönem içinde bir sektörün gelirlerinde meydana getirilebilen artış ancak 100 milyon dolar seviyesinde olabilmektedir. Halbuki bu hız, turizm sektöründe dünya rakamlanyla mukayese edildiğinde aslında bir artışın değil, bir yetişememenin sözkonusu olduğunu ortaya koymaktadır. Şöyle ki : 1975 yılı rakamianna göre uluslararası turizme katılan turist sayısı 213 milyon, dünya dış turizm gelirleri 31,9 milyar dolar düzeyinde iken, 1982 yılında turist sayısı 302 milyona, dünya dış turizm gelirleri ise 132 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye bu gelişim içinde 1974 yılında% 6,27 gibi bir payla yeralırken rakamın 132 milyar dolarayükselmesi ile% 3,71'lik bir pay alırduruma gelmiştir.

Uzmanların görüşlerine

göre, gerekli önlemlerin baş sıralarında şunlar yeralmaktadır : Turizm kredilerinin ana tur güzergahlan üzerinde yatak kapasitesini arttıracağı tevsi yatınmlarına, yanın yatırımların tamamlanmasına, tesislerin iyileştirilmesineyönlendiril­ mesi lazımdır. Turizmin, öncelikli yöre ve yerleşim merkezlerinde geliştirilmesine özen gösterilmeli kaynaklann dağıtılması ile verimliliğin düşmesi önlenmelidir. Öte yandan, bugün havayolu ile ülkemize gelen geceleyici turist oranı % 36 dolayındadır, bunun mutlak surette % 80-90 oranına çıkanlması için çalışmalar yapılmalıdır. Büyük merkezlerde yabancı büyük otel zincirlerinin yatınm yapmasını teşvik etmek ve organizasyonuna yardımcı olmak gereklidir. Aynca yurt dışında çalışan vatandaşlanmızın turizm amaçlı ziyaretlerinin hıziandıniması ve teşvik edilmesi de öncelik arzeden tedbirlerdendir. İçinde bulunduğumuz

dönemin bizler için en sevindirici yanı, hiç şüphesiz, turizm e ve turiste bakış açımızın değişmiş olmasıdır. Bunda kitle haberleşme araçlarının payını inkar etmek mümkün değildir.


1

'

T ORK HAVA YOLLARI/ TURKISH AIRLINES 1

......

-

r

/"

1 J

"' \,

...

\,

'-

"' ..

Değerli

Okuyuculartmtz,

Sizlere geniş kapsamlı bir magazin sunmaya çalışıyor uz. Bundan böyle her ay Türkçe ve İngilizce, iki dilde, ayın konusu; yurttan, dünyadan haberler; kadın köşesi; tarih, turizm ve ekonomi konularında aydınlatıcı , tanıtıcı yazılar yer alacak magazinimizde. Amacımız, uçaklanmızda seyahat ederken sizlere yeryüzünde olup bitenin 'kuşbakışı ' bir özetini vermek, seyahatinizi renklendirmek .. . Yalnız bununla da yetinmeyeceğiz. 50.000'i aşan tirajımızla sizlere işyerlerinizde, kaldığınız, konakladığınız otellerde de ulaşınaya çalışacağız .

"THY Magazin"i etkili bir mecra haline getireceğiz. Bu bir başlangıçtır. Magazinimize göstereceğiniz ilgi, daha da büyüyüp gelişmemizi sağlayacaktır. "THY Magazin" daha bu ilk sayısında yurt içinde ve yurt dışında yüz binlerce kişinin elinde dolaşacak ve etkili iş çevrelerinde karar sahib i kişilere ulaşacaktır.

Bize göstere c eğ in iz ilginin en önemli tezahürü, magazinimizin çok etkili bir reklam mecraı olduğunu görüp değerlendirmen izdir .

İyi

yolculuklar, güzel günler dileğ i yle ...

/


' ı

••

'

1 1

Tuhaf, Ince ve Baştan Çıkarıcı: Fotoğraflar:

Guido Mangold

-

·ı

ı

üneydoğu

Asya'daki ülkelerde, anayurdundan binlerce kilometre · uzakta yaşayan . Çiniiierin kendi inanç ve adetlerini yaşalmalarına yardımcı olan Çin Operası, gezginci bir tiyatroya dönüşerek, en uzaktak i Çin toplumlarına kadar ulaşmaktaveÇin kültürünü tanıtan gösteriler sunmaktadır.

'1

'

'

'

:·ı

'

1'

ıl

:ı ' :1

Bu gezginci tiyatrolar bizzat Çin toplumlarınca davet edilmekte, masraflarını zenginler karşılamak ta, halk da oyunları parasız seyretmektedir.

" -

.,•••

,,

topluluğundaki her oyuncu kendi küçük barınağını oluşturacak eşyayı taşımakla sorumludur. Perdeler le bölerek oluşturduğu özel uyuma mekanı dışında, zamanının büyük bölümünü sahne arkasında

Tiyatro

1 '

'

geçiren oyuncu, sırası geldiğinde, günlük yaşamını , arkada bırakarak, anında sahneye çıkar. Batılı oyuncularda pek rastlanmayan bu özelliğin sırrı, belki de Çiniiierin oyunculuğa bakış açısındadır. Oyuncular kendilerinden değil, teknik problemler ya da sahne çalışmal arından söz ederler.

Bu oyuncular yüzyıllardır süregelen bir ge l eneğin çağdaş sesini oluştururlar. Töresel danslar ve lirik şiirleri e ortaya çıkan bu karmaşık sanat türünün kökeni Milaltan bin yıl önceye, Chou Hanedam devrine uzanır. İlk opera ise

ij lı

'1

Kökeni, M. S. 960 -1279 yılları arasında hüküm süren Sung Hanedanına ve daha da öncesine uzanan ve 1000 yıldan beri gözde olmayı sürdüren Çin Operası, ister Kıta Çin'indeki topluluklar, ister Güneydoğu Asya'daki gezginci tiyatrolar tarafından sergilensin, hala büyük seyirci kitleleri topluyor. Arka planda görülen, üzerine dekoru meydana getiren resimler yapılmış olan kumaş perde yukarı kıvrılıp kaldırıldığında, altından diğer dekorla.rı oluşturacak değişik perdeler ortaya çıkıyor.

!iı

960-1279 yılları

• •'•

arasında

hüküm süren Sung Hanedam

devrinde sahnelenmiştir .

.,

Geçen

,,''''''

yüzyıllar

boyunca birçok Çin

Operası

okulu

gelişmiş, ancak içlerinden birkaç tanesi günümüze

ulaşmıştır.

Bunlar arasındaMing Devrinde, Shanghai'ın kuzeyindeki Jiangsu bölgesinin ünlü okulu "Ku n Ch u" ve 10. yüzyılda ortaya çıkan ve neredeyse bomboş bir sahnede oynanan, inanılmaz ak robasi numaralarıyla bezenmis• Pe kin Operası bulunuyor.

il •'

_,

' ''

'

1 1

ı

''

1

1 ı

Akrabasinin hakim olduğu, dekordan arınmış Pekin Operası ve daha karmaşık olan Çin Operasında hala eski, mim, giysi ve geleneklerden oluşan sistem sürdürülmektedir. Oyuncunun giysisinden , makyajının renklerinden ve her hareketinden ayrı anlamlar çıkmaktadır. Böylece fotoğrafı an, oyuncunun çizdiği tip ve rolü anlaşılabilir.

1 1000 yıldır varolmasına karşın hala hayat dolu olan bu sanat türü, Güneydoğu Asya'nın neresine yerleşmiş olurlarsa olsunlar, zengin ve çok eski kültürlerinin elle tutulan en canlı kanıtı olarak, büvük Cinli kitleleri kendisine çekiyor.

., '

' .1 ',,1

",,:ı,

., L ,,'\

.' ı,

•'

•'

..,,

.

''

.,,,

,' ••

.'••1,· •ı:

,,

.,.,'•

ıı

BAŞTAN ÇlKARICI

i~

' ..

YUZ

.,, •• .lJ,'

: 1•

•••••

Gizine erişilmez gözleriyle bu Çinli Thailand ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde gösteriler veren gezginci tiyatro oyuncularından biri.

:ı;

.'1

''' 1

:ij 1

.

'

.

kız,


ic• ve dıs• ucus • •

noktala.rı haritası

Londra Hamburg Amsterdam Brüksel

Berlin .DAlAMI

Hannover

Düsseldorf Frankfurt

Köln Paris Zürih

Nurnberg Münih Stuttgart

Cenevre

Vryana Mila11o

Istanbul

Roma

An kare lzmir Atina Ercan Trablus Kah i re

ROUTES '


domestic and

IÇ HATlAR

:interııational

network system

j DOMESTIC ROUTES

STANBUL

BY AIR •

Turkish Airlines (THY) has regular flights in Boeing 707s, 727s, DC-9s and DC-10s for . . Ankara, Istanbul ızmir, Antalya and Dalaman from the principal capitals and the important cities of the world .

ERZURUM

.ANKARA

KAYSERI

.VAN

ELAZIG

MALAIYA

.•

DIYARBAKlR

International airlines: Most international airlines have daily flights from European capitals to lstanbul's international airport. Services to Ankara's international airport are slightly less frequent, bul the re are THY connecting flights. Fares: There are THY reductions on return tickets, for students and groups, for excursions (6 days minimum, 1 month maximum) and for inc lusive tours of Turkey organized by a travel age nt.

GAZIANTEP

.ADANA

BY SEA

1

' '

Turkish Maritime Lines have regular services to Turkish ports from Ancona, Famagusta and Venice. Apart from the numerous cruisesin the Mediterranean , several foreign shipping companies have regular services to the ports of istanbul, izmir and Kuşadas1. Car-ferries: the Turkish Maritime Lines'. car. ferry "Istanbul" sails on the Venice-lzmirvenice line every week from the end of May to the end of September. Information and reservations: for additional information and reservations cantacı your nearest Turkish Maritime Lines bureau Reductions: The Turkish M aritime Lin es has reductions on return tickets and cruises and for students, teachers, journalists, families and groups.

BY RAIL From Venice: daily departure for Istanbul by the "Istanbul Express" via Trieste, Belgrade, Sofia. Arriving istanbul on the morning of the third day. Wagon-lit services twice a week .

Tahran

From Munich: two daily services for Istanbul by the "istanbul Express" and the "TauernOrient Express", via Salzburg, Zagreb, Belgrade, Sofia .

Bağdat

.'Un man

From Vienna: daily service for Istanbul by the "istanbul Express" and the "Balkan Express" via Graz, Zagreb, Belgrade, Sofia. Bulgarian Transit visa necessary.

BY ROAD Karaçi

Kuveyt

',.

'

Da h ran Abu Dhabi

Cidde

By private car: London- Istanbul approximately 3,000 km. Route: Calais or Ostend to Brussels, Cologne and Frankfurt; from Frankfurk there are two alternative routes 1) Nuremberg, Linz, Vienna, Budapest, Bel grade, or 2) Stuttgart, Munich, Salzburg , Ljubliana, Zagreb, Belgrade, and from Belgrade to Niş, Sofia, Edirne and istanbul. One can alsa use the car ferry from Venice or Aneona by using alternative (2) and driving south from Munich to ltaly. ..

BY BUS The re are regular services between Turkey and Austria, France, Germany and Switzerland, als o 1 raq, 1 ran, Jordan, Saudi Arabia and Syria .


••

BLUE-BLEU bir TİBET A.S. ••

Urünüdür.

1 1


'

-

'

'

'

--

'

•''

'•''

r

''ı

Her çiçek rengine göre bir duygumuzu dile getiriyor. ,

'

ı

,,ı

"" ,.•' ' "

,.

,,' •''

,,•' '

''

•' ' '

"' "

ı

",, ı

t

ünyanın her yöresinde, özellikle batılı ülkelerde, insanların başlıca uğraşları ve zevk kaynağı olan çiçekçi/ik, Türkiye'de de son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Birbiri ardına açılan çiçekçi dükkanları, seralar ve bahçelerde türlü çeşitli çiçek/ere rastlamak mümkün. Hatta; özel bakım isteyen küçük botanik bahçeleri, bugün evlere dahi girmiş durumda. Yine, kentlerin caddelerini, köşe başlarını çiçek işportası yapanlar dolduruyor. Bütün bunlar ülkemizde çiçek ve çiçekçi/iğe gösterilen büyük ilgi ve sevginin birer kanıtı ... Çiçekler o denli yaşamımıza girmiş, öyle bir sembol olmuştur ki, hislerimizi, sevilerimizi, heyecenımızı onlarla dile getiririz. En ağır ve başdöndürücü kokulara, en canlı ve göz alıcı renk/ere sahip olanlar, en ateşli sevgi duygularımızı dile getirir. Buna karşılık hafif kokulu ve gösterişsiz renkli · çiçekler şefkatli, h üz ünlü, ağırbaşlı ve ince duyguları

ifade eder. Beyaz masum/uğun, saflığın; kırmızı aşkın; mavi ölümsüz anılarla dolu hassas kişilerin ve yumuşak başlılığın sembolüdür. Kırmızı ile mavinin karışımı olan ·mor ise dulların, din adamlarının ve inancın rengidir. Hem canlı, hem de yumuşak bir renk olan yeşil umudu, geleceği, gençliği ve yenilerneyi temsil eder. Altının rengi olan sarı sevincin, bolluğun, evliliğin ifadesidir. Siyah yas, üzüntü, ölüm ve hiçlik demektir. Kahverengi hem geçmişin, hem isyan ın; gri de me/an kolinin .rengidir

-

Yıllar

önce Türkiye'den H o llanda'ya giden ve bugün Hollanda'nın simgesi olan lale, çeşitli r e nklerine göre, türlü duygularımızı yansıtıyor.

-

'

'

•,,,,-

i" "

",,,,,, ".,' ı ı

1

ı

'1

ıı '' ''' 1 .,'

' '

:1

'••

.1

'

• 1 •

''

'i

!

'

ı ı

'' ı 1'

Uzmanlar, insanların sevdikleri çiçeklerin renklerine göre, duygularımızı belirtiyorlar. Buna göre, mor çiçekler inancın, sarı çiçekler ise sevincin, bolluğun ifadesi oluyor.


--

i .i ,:

!: i

Bayrak

Direği

/[yas Albayrak layı

senin ağzından dinlemeyi çok arzu ediyorum. Ne olur, anlatır mısın? dedim. Yüzü pembelesti. • "Değmez" dAdi. "Büyüttüklerine bakma, olağan üstü birşey değil" Tekrar rica ettim. "Madem öyle, kısaca özetliyeyim." dedi. - Pilotaj konusunda eğitim görmek üzere Arnerikaya gitmiştim. Vardığımız günün ertesi sabahı gelenleri büyük bir dershanede topladılar. NATO memleketleri Hava Kuvvetlerinin hPmPn hP.r birinden birer ikişer subay vardı. Görülecek eğitimin daha önce yetişmiş­ ler için bir geliştirme kursu olduğunu öğrenmek benim için şaşırtıcı oldu. Çünkü diğer milletiere ait subaylar eğitim görülecek uçak üzerinde kendi yurtlarında daha önce yetişmişlerdi. Ben ise tamamen yabancıydım. Birkaç gün çok çalışır, uçağı normal koşullar altında yerden kaldırabilirsem , havada kolay diye düşündüm. Fakat öğleden sonra yapılan toplantıya Amerikalı öğretmenimiz: "Baylar, bir hafta sonra için bu uçakla bir milletlerarası atış yarışması düzenledik Havadan yere makinalı tüfek atışı. Şimdiden başarılar dilerim." deyince çok üzüldüm. "Y arısınaları bilirdim. Alanda dikili bulunan . şeref direğine en başarılı pilotun milletinin bayrağı çekilirdi. Sonuç memleketlere duyurulurdu. Benim başarı kazanmarnın değil, doğal olarak böyle bir yarışmaya ka!ılmamın bile bir olanağı yoktu. O dama gittim. Iki hareket tarzı üzerinde düşünmeye başladım. Aczimi kabul ederek vatana dönmek veya başarmaya çalışmak. Kendimle yaptığım birkaç saatlik bir mücadelenin sonunda, başımı kaldırdı­ ğımda bir ara karsı • duvardaki küçük aynada yüzümü gördüm. Ağlamakta olduğumu o zaman farkettim. V e kararımı verdim; kalacak, işi başaracaktım. Doğru ilgili subaya gittim. Hangarın önünde duran bizim uçağa özel bir inceleme için geceleri girip çalışma izni aldım. Akşam karanlığı basar basmaz kimse görmeden uçağın içine giriyor, kanopiyi kapatıyor ve el feneri ile uçuş aletleri üzerinde çalışıyordum. Hasılı uçuş günü uçağıını güçlükle de olsa havaya kaldırdım. V e derin bir oh çektim. Atış yarışması ve sonucu ise duyduğun gibidir" '

Genç üsteğmen yarışma gününden önceki gece uçuculuk kurallarına aykırı da düşse hiç uyurnamış­ tL Ortada ulusal yararla ilgili bir konu vardı. Mutlaka iyi bir sonuca ulaşmalıydı. Tereddüt ettiği noktaları yeniden gözden geçirdi. Her pilot havadan, önceden hazırlanmış bulunan yerdeki hedefe 200 adet mermi atacak ve mermi delikleri sayılacaktı. Pilotların atacağı mermiler özel bir boya ile ayrı ayrı renklerle boyandığı için saymak ve kimin ne kadar isabet ettirdiğini kolaylıkla ayırdetmek mümkündü . •

Iki yüzden yüzünü isabet ettirmek oldukça iyi bir derece idi. Atıs. . basladı, diğer pilotlar görevlerini . ' tamamladılar. Sıra ona gelmişti. Doğuştan soğukkanlıydı, fakat uçağın burnu istikametinde yerdeki hedefi görünce, heyecanı en yüksek noktasına ulaştı. Fakat çabuk topladı kendisini. Aşağıdaki bayrak direğini düşündü. "Göster kendini Erol:" dedi. Hedefi nişangahın ortasına aldı ve tetiğe bastı. ~

.

'

~

isabetler sayıldığı ve ayrı ayrı yazıldığı zaman, o güne kadar yapılan atış yarışmaları içinde, hiç görülmemiş bir sonuçla karşılaşıldı. Türk pilotu, hedefe iki yüz merrniden yüz doksan dördünü isabet ettirmisti. Atıstan hemen sonra yapılan kontrolda • • tüfeklerden birinin tutukluk yaptığı, bu nedenle altı merminin de tüfekte kaldığı anlaşılmıştı. Bütün eller kutlamak için ona uzamrken iki Amerikalı asker de Türk bayrağını şeref direğine çekiyordu. Ve ben

yıllar

sonra, şehit albayın naaşının içinde tabutu taşırken hep o bayrak direğini

bulunduğu düşünüyordum.

UENT


--------------------------·-·· · ···- �� ····-··----~~-------

~

;\" ·,• '

"' ' •' ' '

"" ''

"'

'

•"1• "~

" "",,,,

[

Df!ı[Q)

"' "" "" ,,"

'

AIRLINES

1 ,,

1

0

"" ""

0

0

0

l

'

0

0 i

·

"S(~ara

içiyor musunuz, içmiyor musun uz?"

- "S nı rık.i n !!, nr nunsJno k i n<>? '·

·'

'

SELAM ET Birgazeteci merak etmiş, hidrojen bombası ahidığı zaman insaniann nerede bulunu~arsa kendilerini orada daha çok güven içinde hissedeceklerini öğ renmek istemişti. Bu düşünce ile çeşitli kimselere sorular soruyor ve aldığı cevaplan, not ediyordu. Kendisine cevap verenlerden biri şöyle dedi: -Hidrojen bombası ahidığı zaman ben öyle bir yerde bulunmalıyım ki, yahu o paflayan neydi? diye sorabilmeliyim ...

,,,,

ı

,.ı "'

0

,," ı: ;

"

ı

~

ıı

DiKKAL

,. ",,"

Tavanı

çok alçak olan eski bir binanın alt kahna yerleşm iş bir kilobeYinin kapısının yanına, müşterileri uyarmak için şöyle b ir ilôn asmışlar: "Tavan çok a lçakhr, o boş kofanızı çarpmamak için çok dikkatli olun uz."

••

FARK

'',,'

Erkenden kalkan evin erkeği, eşine şöyle dedi: -Sabahleyin kalkıp traş olunca kendimi on yaş gençleşm iş g ibi hissediyorum ... Kad ı n buna şu karşılığı verdi: - Gece yatmadan önce traş olsa n daha iyi değ il mı'? ...

'"

ZATEN

'

""

" 1

ı ı

'• •' •,,

•1

Çıplaklar kampı

üyelerinden olan bir kad ı na New York'lu bir gazeteci sordu: -Neden b ir nudist oldunuz? Kadın ı n cevabı şöyle oldu: - Ben olmadım, öyle doğdum zaten ...

ı

1 1 1

i 1

SOLDAN SAGA 1-Boğoziçi'ndeki Emirgen ' ın

,,

! '' ı

,, ,,,,ı

!

,,' ' ••" ,.•'

,,~

•'

'

·'

''

''' '''

"

",,

r

1

'

1

•' '

eski adı . Bazı kurumlarda çalışonların haftada bir nöbetle aldıkları istirohot 2-Tersi şort edotı, üç sıfatından üleştirme şekl i . Futbol onunla oynonır 3-Hükümdar. Otolarıncereyo n kutusu 4-Eski Mısır'da bir firavun. Çok gerekli 5-Ters i Molibdeni n simgesi. Yeninin karşıtı. Tersi bir sıfat to k ısı 6-Sinemoda. tiyatroda rol yapan oyuncu 7-0rfecilik çığırıno uyan. Odu n kesen esnaf iç in kullanılan bir deyim 8-Bir harfi n oku nu şu . Kalın . kaba kuma ş. Asker 9Nomlunun içindeki girinti. Eskrimde bir karşıla şm a şekli 10-Tersi. sonuno (F) gelince Kars' ın bir ilçesi olur. Bir binek hayvanı . Tersi bir y ılan türü 11-Bir ünlem. Usui12-Bolıkesir ilinin eski o d t 13-Bir bilim dalı . Anmakton emir 14-Vurgulomok 15-0kuyucu ( Eski dil ). Dördül.

UNUTMAYlN Ameri ka'nın

kumarhaneleriyle tanınmış şehri Los Vegas'a seferyapan yolcu uçaklannda "Keme~erinizi bağlayın ız." sözlerinin yanına bir de şunu eldemişle r "Para keme~erinizi sıkmavı da unutmayın ."

YUKARIDAN AŞAGI 1-Küçük grupları inceleyen sosyoloji dalı 2-Ağırlomo . Ba şkan . Güç 3Amerikyum'u n simgesi. Suçu bağışlama. Eskiden kimi yerlerin valilerine verilen ad 4-Bir bayan adı , Ayak ( Eski dil ). Bir tok ı 5-Bir say ı . Tersi .. Türk Standortları Enstitüsü'nün kısa ad ı. Paket · 6-Neon'un simgesi. Kayak kayan. Bir harfin okunuşu 7-Eski Mı s ı r'da bir güneş tanrısı , Yerindelik. Arap alfabesinde_ _(M ) harfinin ok unuşu 8-Tersi beyaz. Tersi arka. Boru sesi. Ilave 9-0tebilen. Nasihat ( Eski dil). Bir harfin kalın oku n u şu 10-ltalya'da bir nehir. Vilayet. Bir harfi n okunuşu , Oryantalin ilk dört harfi 11 -Sulu silisyum dioksit bileşimli mineral. Merdiven parmoklığı.

"Uçuş

mühendisiyle

.. Thı· .nıl!,hl '

p,Niing

r·nu.irır·r ~ ı · '

rnarr fı ~ d ....

baş

and tfw

hastes evieniyorlar da ... "

!w;ıd str•ıı ·ard t • ss :ın•


",.

'

f

'' "

"~

i'

1

'

i

1

•••

,,1 ' 1

Yelken yanşlanna kendi teknemizle katı lıyor, turistleri kendi teknemizle gezdiriyoruz. Aynca, yurt dışına yat, trandil gibi tekneler ihraç ediyoruz.

1

'

,i,, "

",,~ ":ı

/

t

'

1 '

'

''

1

- 1

1'

--.

1

'

"

'i

1:

''

1•

",,,,

'

.;,.ı.:....

(\' \ 1

ıllar

öncesi Boğaziçi'nde, Marmara'da, ya da başka denizlerimizde yatlar, sürat motorları, trandiller görmek pek mümkün değildi. Yalnız, Karadenizlinin takaları geçerdi "pat, pat" sesleriyle.. Buna paralel olarak istanbul Ayvansaray'da küçüklü büyüklü sandallar yapılırdı. Parmakla sayılacak sürat motorları ve yatlar ise, dış ülkelerden ithal edilirdi.

'

i

i

'

,,-

1 1 '

imdi, o günler gerilerde kaldı. Küçüklü büyüklü herkesi bir deniz merakıdır, tekne merakıdır, sardı. Eski sandal yapımcıları, şimdi motorlu tekne üretimine geçti. Sayıları pek az olan yat vuıuıımcıları, işi büyütüp birer küçük tersane haline dönüştüler. Diğer yandan Bodrum ve Marmaris'te, eskiden balıkçı teknesi yapanlar, trandil inşaatına başladı. Hatta, ünleri yabancı ülkelere ta ştı. caba, birdenbire toplumumuzun bir bölümünde uyanan deniz merakı, Barbaros'un torunu olduğumuzu, ancak, ş im di hatırlamamızdan mı geliyordu'~ Yoksa, bu, batıda görülen tekne ve deniz modasını n, bize bir tür yansıması mıydı? Bütün bunlara bir cevap bulabilmek oldukça güç ...

-•

Olkemlzde görülen tekne ve deniz merakı, yatturlzmlnl de geliştirdi. Yeni marinalar yapılırken, daha önce hizmete girenler de dOzenli bir şeklide çalışmaya başladı (üstte). Bizdeki denizellerin en bilinen örneği Sadun Boro'dur. Onıo denizci Boro, TOrk yapımı yatıyla Iki kez dünya turu yaptı (altta).

"·'

'' ",,'

1

,,'

1

" '

•',•'

bir spor olarak görüyor (yatçılar), kimi de bu meraklarını ruh ve beden sağlığına bağlıyor. Bir diğer grup ise, açıkça özentiden kaynaklandığını belirtiyor, tekne ve deniz merakının .. imi

denizciliği

\

"•

.

i '

'' i·

",.,, : ' ' ' '' '

rtada bir gerçek var ki. bugün ülkemizde üretilmekte olan ağaç, ya da fiberglass teknelere olan talep, yeni ve kazançlı bir alanın açılmasına, birçok kişinin de buradan ekmek parasını çıkarmas ına neden olmuştur. Ayrıca, küçük de olsa Türkiye yabancılara tekne satıp döviz kazanmaya başlamıştır. Yine buna paralel olarak, dışardan tekne ithali durmuştur. Bütün bunların ötesinde gözden kaçmaması gereken iki önemli nokta vardır: Biri yelken sporu. diğeri ise yat turizmidir.

'' '

' '

,," ,, ,,

1'

"11'

tekne bulamayan sporcular şimdi. kendi -yaptığımız teknelerle yarışıyorim Küçük yelkenciler, artık ...._ büyüklerin yanında değil, kendi küçük teknelerinde spora başlıyor, hatta aralarında yarışabiliyorlar Yatçılar. Türk yapımı skiden,

yarışacak

,,

1:

' '

""

""" "'1

,,,, ,,

"

~

teknelerle uluslararası yarışiara giriyorlar. Bütün bunlar, yelken sporu adına kıvanç duyulacak oluşumlar at turizmine gelince: Komşu ülkeler yıllar önce başlattıkları yat turizmi ile ülkelerine çok büyük döviz sağl ı yorlar. Bizde ise, gecikmiş olan yat turizmi yeni, yeni canlanıyor. Bir yandan bu turizmin gerektirdiği, marinalar (yat !imanları) yapılıyor, diğer yandan turizm şirketleri yabancılara tekne ile turlar düzenieyebiliyorlar

ı

-

'

~

ısaca ,

'

Bodrum'da tekneyapımı günümüzde büyük bayullara ulaştı. Şimdi, yurt dışındaı. dahi sipariş alınryor ve tekneler el emeği lle yapılryor.

yıllarda

toplumumuzda görülen deniz ve tekne merakı, aslında ülkemiz açısından olumlu yararları da beraberinde getiriyor. Ve yüzyıllar sonra, yeni deniz kurtları yetiş i yor.

son

!


'

~

- = ~-

.

merika'nın

ünü dünya boyutlarına erişmiş, en çılgın, en komik, aynı zamanda en sevilen komedyenlerinden Jerry Lewis, cannesFilmFestivali için geldiği Fransa'da Michel Blanc'la birlikte polisiye bir film de çevirecek. Lewis, yeni eşiyle beraber festival boyunca büyük ilgi topladı. Bu arada, Paris Operası'nda oynayan ve tüm geliri kanser araştırma kurumuna bağışlanan "Romeo ve Juliette"in de şeref konuğu oldu. "Smorgasbord" isimli yeni filminde büyük başarı kazanan komedyenin yayınlanmak üzere olan "Dr. Jerry and Mr. Lewis" kitabının, piyasaya sürülür sürülmez kapışılacağı söyleniyor. Çok sevdiğini söylediği yeni eşi ue köpeğinden de hiç ayrılmayan Lewis'in Paris'e 71 bavulla gelmesi dikkatleri çekti.

Jerry Lewis Cannes Film Festivalinden sonra Fransa 'mn başkentine geçti. Lewis, eşi ile ile birlikte Festival Sarayının önünde (yanda) ve Paris'te çevireceği yeni .filmindeki rol arkadaşl Micheal Blanc'la gazetecilere bu pozu verdi (Altta)

. .

ÖDÜL TÖRENi GÖRKEMLİYDİ

Geçtiğimiz ay organizatörler Fransız Riviera'sında, 36. CannesFilm Festivali' nde, "Good Ol'Days" -Eski güzel günleri- yaşattılar. Yeni Festival Sarayındaki açılış gecesinde, sekiz aktris ve beş aktöre

özel festival ödülleri dağıtıldı. Ödül alan sanatçılar: Robert de Niro, Liza Minelli, Charlotte Rampling, Dir k Bogarde, Vittorio Gassman, Sophia Loren, Michele Morgan, Gerard Oepardieu, Fernando Ray, Hanna Sehyqulla, lngrid Thulin ve Mari Torocsik. Ödül töreni, Martin Scorsese'in 'The King of Comedy" "Komediler Kralı" filmiyle devam etti.

• •


'1' • •

.' •

'1

\1

'l •

..

.~

·""•

..••

,.".. li ll " •

-

r '

-

•ı: •

ı

ı

., :ı

' 1 •

ı ''• • ••

:ı'

.''•ı' •ı.,

~

LIZA MiNELLi'NiN iKiZi •

BIR ANDA ŞÖHRET OLDU eçenlerde California'da düzenlenen bir gecede davetliler beklenmedik bir sürprizle karşılaştılar. Programda bulunmadığı halde, gecenin bir saatinde sahnedeLize Minelli'yi görenler. bir anda donup kaldılar. iza. ünlü "New York, New York" şarkısı ile mikrofona geldi ve bunu diğe~eri izledi. Programın ilk yarısı bittiğinde, bu defa mikrafonda Hollywood'un ünlü emprazaryosu Ron Smith görüldü, Smith. programın ikinci yarısında yer alacak parçaları sıralayıp "Işte. karşınızda Bonnie Mi~iss" dedi. Salon bir anda karıştı. Çünkü, Bonnie. biraz önce sahnede gördükleri Liza Minelli'den başkası değildi. urum birazdan anlaşılmıştı. Bonnie aslında Liza Minelli'ye ikizi gibi benzeyen Cal i fornialı genç bir kızdı. Ve emprazaryo Ron Smith taranndan keşfedilip. ilk kez bu gecede lanse ediliyordu . imdiye, kadar böylesine büyük bir yerde mikrofona çıkmayan Minelli'nin benzeri Bonnie, birkaç televizyon programı için 1 o yaptı, film tekliflerini ise geri çevirdi. Çünkü, genç sanatçı bir süre de Los Angeles'teki büro içinde çalışmak ve kızkardeşi ile bi~ikte sakin yaşantısını sürdCırmek düşüncesinde ...

•'

ı ••

ı

I '

-

1'

1 1

'

1'

i

•"

'••

1

:i

"GANDHI" FiLMiNiN OSCAR'LI AKTÖRÜ • • • YENI BIR FILME BAŞLADI.. ..

1

., :ı 1' 1

1 ' ı

'

u yılın Oscar'lı aktörü Ben Kingsley, kazandığı başarıdan sonra, sinema dünyasında başa güreşenlerden biri oldu. Kingsley, şimdi yeni ve iddialı bir filme başlıyor. "Afrika Kraliçesi", "lawrence", "Kwai Köprüsü" gibi dev yapıtiara imzasını atan Sam Spiegel, bu defa da Ben Kingsley'i "ihanet" adlı yeni filminde oynatıyor. Filmde değişik kareider yapısına sahip bir sevgiliyi canlandıran Kingsley'in rol arkadaşları Jeremy lrons, Ornella Muti, Fanny Ardent ve Ingiliz televizyon yıldızı Patricia Hodge. "ihanet" in birçok sahnesi londra'da, bir bölümü ise Venedik'te çekildi. Resimde Ben Kingsley ve Patricia Hodge tilmin bir sahnesinde görülüyor.


••

• '

'

iç ve d1ş turizm organizasyonlan Kongre organizasyonlar• • Marina işletmeciliği ,. puty Free Shop işletmeciliği ~ç ve d1ş otel rezervasyonlan Ic• ve d1s• bilet sat1slan • setJur Duty Free limanlarımııda Çiğli, Dalaman

kadar her

şeyi

Shop'ları yurda G'iRiŞTE ve ÇIKIŞTA bütün uluslararas ı hava

THY yolcularının hizmetindedir. Yeşilköy, Esenboğa, hava limanlarında, içki ve sigara dışında, elektronikten en ucuza dövizle temin edebilirsiniz.

oyuncağa

'

iSTANBUL

ANKARA

iZMiR

ANTALYA

Cumhuriyet Cad. 1 07 Harbiye Tel: 48 50 85 - 48 77 15 Teleks: 22 718

Kumrular Sokak, 6-B Venisehir • Tel: 25 46 76- 17 45 05 Teleks: 43 236

Atatürk Cad . 294/A Alsancak Tel: 21 55 95- 21 55 96 Teleks: 52 183

Talya Oteli Tel: 16 938 Teleks: 56 111

AV/S ( A ) 7 21

SETUR bir KOÇ HOLDING kuruluşudur.


rt·---··-·--·-·-· - ·---

c-=="==~,=~~~-~=-

~

if.

lt•i'

'.,

,,,' ~!l

....,''

<fL 1H~SS

'

·1

1

•• ',,

'S S'I'AY?

'',,,, ı''

ı~,,, " '1 1' lı:

.,.'".,,,, .,.,•, :·· '""

,,,,,i""

.''

(Clue: Pera Palas is t he place celebrities choose to stay).

'

'·' '

ı 1 1

il

,, -

~"

SİNOP MÜZESi'NDEKİ

'

••"

'1

. ~'1

IKON

.1'••'

er köşesi tarih kokan ülkemizin , şu anda sahip olduğu paha biçilmez tar eserlerin bir kısmı da Sinop Müzesi'nde bulunuyor. Arkeolojik, Etnoğrafık ve halı,yazma eserleri olarak üç bölümele toplanan parçalar içinde ikonaların ayrı bir önemi var. ünyaca ünlü filozof Diogenes'in doğduğu , Bizans devrinin en canlı ticaret merkezi olan Sinop'ta, birbirinelen naclide otuz tane ikona muhafaza ediliyor. Sinop Müzesi yetkililerinden alınan bilgiye göre; bu ikonaların kökeni 17. ve 18. yüzyıllara dayanıyor. Üzerine Grekçe yazı ve elini tasvirlerin işlendiği eserlerde, Hz. İsa' nın Tanrı 'yla buluşması , Meryem'in ölümü , Yahya Peygamber'in hayatı , Hristiyan Azizleri var. ugün, yapılı s ının üzerinden asırlar geçmesine rağmen orjinal renk ve görünümünü koruyan ikonalar, öncelikle Doğu kiliselerinde işlendi. Kiliselerdeki duvar fresklerine karş ılık, tahta pano lar üzerine dini resimler yapılmaya başlandı . Bu çağlarda , 1dini gelenekiere gö re, tasvir! ere herhangi bir işaret konulamadığından , ikonaları yapan ressamların kimlikleri anl aş ılamad ı. Ancak, 12. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında, Rusya'da Novgorod ve Suzdal okulları, 16. ve 17. yüzyıllarda da Moskova Okulu ikona sanatında çok ünlüydü. Batı , ikona sanatını kötü yönde erkiledi. Bu dönemde yapılmı ş olan Polo nya ve Litvanya ikonaları beğenilmedi. Sonradan anıtsal Bizans resminin etkisi, yerini İ ran minyarürünün , etkisine bıraktı. Bu ikonların renkleri açık ve al t ın ya ldızlıydı. Üzerlerinele ise ressamın im za s ı vardı. Bu tarzın bilinen en ivi . ressa mı Proko fıv. Çirin'dir. .

H

'1

ı

l•

'

B •

ı

'

1

., ,•

'

HOTEL

ı

PERA PALAS

The Icons in the Sinop

Meşrutiyet

M use um

Tepebaşı-İstanbul

portion of the price/ess histarical objects of our country, whose every region is steeped in history, are located in the Sinop Museuıiı. Among rhese items, which aregroupedin to archaeological, ethnographica/ and carpet·te}(tile sections, icons o ccupy an important place. Thirty rare icons are preserved in SinOp, birthplace of the »Vrld .famous philosopher Diogenes and a vital ırade center during the Byzantine pen"od. ACcording to Sinop Museum officials, these icons da te back to the seventeenth and eighteenth centuries. Decorated with Greek writing and religious designs, they depict Christ meeting with God, the death of Mary, the life of John the Baptis t and Christian saints.

Tel: 45 22 30 Telex: 241 52 Pera Tr.

A

,

',.• """ "ı: ,,ı:

•''

,,' ı:

',

Tht;se icons, which retsin their original color and appearance despite the .fact that centuries have passed si nce they ı-ve re made, Kere produced primarily in Eastem churches, where religious picztures on KODden pane/s began to replace the wall frescors. Since religious tradition in those times proscribed the placing of any sign on the pictures, the paniters who msde the icons cannot be identifıed. However, it is known thatthe Novgorod and Suzda l' schools Kere verv famous in Russis between the 12th and 17th centuries. The West had an adverse e.ffect on the art of the icon, and the icons made in Po/and and Lithuania. in this period are considered in.ferior. Later, th~ influence of monumental Byzantine pa inting mıs replaced b.v that of the Iranian miniature.

These icons ...,,.., bright(v co/m-ed and gilded and bore the

1 • ,,""

·seıed eıad :ıe

paAe:ıs aAeı:.ı saın.ôıJ ıe:ıuo:ısıı:.ı ıaı:.ı:ıo Aueu�� p u e uoo:ıA:ı ııo Aıepua.5aı aı:.ı:ı

'u-eA)juaqmo '!llM poo.5 Jb ,ıopessequıe .6utjjaAeı:ı .. aı:.ı:ı paııe:ı a:ıuo - ıospuıM JO a)jnQ se UMOU)j p u ej.ÔU3 JO DUT)! 18UI10J 'Illi\ pıeMP3 ' :ırıqndaH ı:.ısqm,L aı:.ıı JO ıapunoJ aı:.ıı ':>ıınre:ıır ıeına)! eJeısnw

':ıeuıoıdıp ı:.ısopn,L

peq oı:.ıM ssaıpe ue:ıuauıır '10qe0 esz esz 'U881:JS 18ı\jlS atıı JO Aıneaq Aıoı:.ı:ıueıaw 'oqıeo eıaıo ' Ad s ueuııao -ıa:ıuep ı:.ı:ıına 'ueH eıew 'uoıpıJ aAıpa:ıap JO aAp:ıa ı ap 'apspı:.ı:::ı eı:.ı~efiy :ıaMsuy

painter's signature. One of thebest knmm panitersin this style v.as Prokofiy Chirin.

' -------~·--------""----·--·---~----

e paruew

a:ıuo

ı

~-

Cad. 98" 100

· - -- ------------------ ---""-------·--""" - - - - - - - -


'

Havaalanına yakın

bir yerde kurulan Sarajevo Olimpiyat Köyüniin in1>aat hazırlıkları devam ediyor.

.,.,_

~~--­ -, '

. -- -

~ -,

~

'

'('

g~-

Ronald Son deregge riFo toğraflar: Giorgio Keller

Sara ·evo 1984 nLyor eklenmedik bir anda ağaçların arasmdan çıkan, kBr ve riizgfl.rdan korunmak için şaliara sannmış üç kadın, eski ·model bir k1zağa yatırdıklan yaralı bir genci, Yugoslavya 'daki Sar~jevo kenti yakinlarında bulunan EYefasnice da~ii;mdaki olimpiyat pistinin sonundaki ilkyard1m merkezine getirdiler. Bu olaydan 24 saat önce aynı prefabrike binada, deneme çabşması sırasında yaralanan İsviçreli kayakçı Peter Mu/ler tedavi göriiyordu. 1984 Kış 0/impivat/arı için 4 to rı "kardan çimento "ile doldu rulmıış pist, dünya şamp(von u Harti Weirather"in de belirtt(~i gibi, çok tehlikelivdi. Dördii hastane tedavisi gerekecek kadar ağır olmak ii zere, dokuz kavakçı yara/anmıştı. Bunun Alman

yamsıra , taktmı

k1zak yanşı pistinde de iki kaza geçirmişti.

kişilik Batı

İsviçreli Kızakçılar Birliği Baskanı

Erwin Brazero/, bu pistirı de hatalı yapıldığını ve tehlikeli olduğunu söyliiyordu. Nitekim, 0/vmpia 84 'e hazırlıkmahiyetindeki Avrupa Kıza k Şampiyonasmdan birkaç gün önce, kentten pek uzak olmayan pistte çocukların paten kBydtğı ve köpek/erin dolaştığı göriilüyordu. Acaba Balkanlardaki Sarajevo 'da 1984Kış Olimpiyatlarını düzenleyenler yapamayacakları bir işe mi girişmişlerdi? 64 yaşındaki teknik direktör ArturTakac, Olimpiyat Kö:Jii dışında tiim binalarm hazır olduğıımı ve Sar~jevo 'nun Olimpiyatlarda inci gibi pariayacağını söylüyor. 80 cami/i, 240.000 niifuslu kentte, Olimpiyat/ara biryıldan az bir siire kala, duvar ilanlannda giiliimseyen kiiçiik maskat kurt 'Vucko '" dışında, pek de hazırlıkların tamamlandığı söylenemez. · Gerçekten de Yugoslav/ar, Kış Olimpiyatlarını diizen/emek/e üzerlerine büyiik bir iş a/mıslar. Sappara ve Montrea/ gibi biiyiik kent/erve, nüfusu az olmasınakarşın çok gelişmiş ve işleyen spor tesisleri olan lnnsbruck"/a karşılaştırılınca Sarajevo küçük kalıyor.

c

%& '•, ' ,

..

- - ---~


Kentteki Türk çarşısı ve günde beş kez duvıılan ezan sesleri, Avusturya İmparatorluğu ve Türk kiiltiir/erinin k.avşak noktasında bulunan Sarajevo:vu ilginç l<tlıyor. Böylesine biiyük bovııtlu bir o/av için vapı lan masraflara, hükiimetin katkısı vanında, otonam bir cumhuriyet olan Bosnia-Hecegovina 'daki çalışan nüfusun av/ık ücretlerinin % 2.5gu kesilivor. 30.000'i Batılı ii/kc/erden olmak üzere 1.5 mi(von izleyici beklend(ff,i ve tııristlerden kazanç sağlanacaği için kimse bu durumdan şikilyetçi değil. Artur Ta ka c, Sarajevo 'nun. Yugoslavya 'mn en biiyük kış sporları mr:rkezi olacağı görüşünde.

Yetkililer halen, endüstri kentinde turistlerin vol açacağı trafik sorunlarına çözüm aramaktalar. AmaArturTakac, 50 -yı/lık istatistiklere davanarak, ~elecek Şubat avında kar . yağacağın1 söylüyor.

.

ı

.

Bundan 70 .vıl önce, 1914 'ün Haziran avında, hue,iin . Yugoslavya 'da milli ka. h rama n saydan Sırp/ı Gav Gavrilo Princip, Avusturya veliahtını öldiirerek I. Dünya Savaşmm başlamasına neden olduğımda, diinva tarihine •geçen • Saraievo, 1984 'te, bu kez kış sporlan tarihine adım vazdtracak. •

KOÇ BURCU Menfoaflerinizi boltatayan şah so karşı ciddi bir çıkış yaparak sinirlendiriniz. O bunu çoktan hoketmişhr.

..

.,

BOGA BURCU Kötümserlil<ten, kararsızlıkton hôlô kurtulomodınız. Boşkolo­ rının ne diyeceğini düşünerek soodeli elden kaçıırnak akıl

kôrı değildir.

IKIZLER BURCU Kolben ilgili bulunduğunuz kimse ile aranızdaki onlaşmaz­ lığı bir gurur meselesi yapmaktan çekininiz.

YENGEÇ BURCU Sizi çekemeyenlerin hazırlad~ lan bir kampioya düşmek tehlikesi ile karşı karşıyosınız.

ASLAN BURCU Kalben size yakınlık duyan kimsenin hiç beklenmedik zamanda yardımını görüp, yeni işe başlayacaksınız.

' BAŞAK

--

.Ic

.

- --

iş hayatınızdaki çolışmolann ız

·"1'~

takdir edHiyor. Yakında arttııma bekleyiniz.

'

.......

*"'

••

TERAZI BURCU Bir doslun büyük yardımını göreceksiniz. Çok güzel günler sizi bekliyor.

__...........___ '

~

.;..' -----------------------~

•.

• •

bir

',

r'

" ••

BURCU

'~ "",,

AKREP BURCU TaH ı bir huzur ve sükun devresi başlıyor. Bir dış seyahat ümidi beliımiş vaziyette .

'

YAY BURCU Üstüste gelen aksitildere karş~ık çok sevindirici birolay hertürlü sıkıniıyı unutturacak.

-' ··~

OOLAKBURCU iş teklifine hemen evet demeyin, iyice düşünün. Kôr ve zararınızı dikkaHe hesoplayın.

... -

;

- t

KCNA BURCU Maddi yönden şansi ısınız. El~ nize çok para geçecek. Çevrenizde dönen entrlkalara kulak veriniz.

.'

Ski atlama yerlerinin son görünümü . Organİzatör/erin modern ski atlama konstr-üks(yonundan gururlanma/arına rağmen, yeterince kar yağıp yağmayacağından şüphe edenler var. Gerçekte, son elli yıldır bu yörede karsız bir Şubat yaşanmamış.

BALIK BURCU Bir seyahat tasarısını uyguloma firsatı bulacaksınız. Seyahat sonunda yepyeni bir teşebbüs size refah getirecek.


'

'

ING kuruluşudur. ı


1

ci K

_ev

'

''Yurt dışında vatan hasretiyle çalışan ve alın terlerini kendi öz vatanlarında değerlendirmek isteyen siz kardeşlerimize dünyadaki hiçbir Merkez Bankasının uygulamadığı aşağıda açıklanan tasarruf sistemini sunmakla gurur duyar, hepinize sevgi ve saygılar sunar, hayırlı ve mutlu yarınlar dilerim.''

1 '

1

Yurt dısmda calısan '

Işçi

'

'

,Serbest Meslek Sahibi, Müstakil iş Sahibi vatandaslarımız tasarruflarını

.

..

'

.

TURKIYE CUMHURIYET MERKEZ BANKASI nezdinde açtıracakları • •• • • "KREDI MEKTUPLU DOVIZ TEVDIAT HESABlNDA" döviz olarak biriktirebilir ve Vergi ve masraf alınmaksızın tasarruflara en yüksek geliri sağlamak, • Istenildiği an dövizini çekmek veya havale etmek, . Yine istenildiği an talebedilen miktarda cari kurdan Türk Lirası almak, Yurda kesin olarak dönülse bile mevcut döviz hesabını isteğe bağlıolarak ömür boyu tutabilmek, Yapılacak tüm hizmetler için masraf ve komisyon ödememek, Hesap açtıranlar yurda bedelsiz otomobil, mesleki alet ve makina ithal etmek,iınkanına sahip olabilirler.

••

'•

• • •

Bu hesabın açılışı, işleyişi ve sağladığı yararlar hakkında daha geniş bilgiler aşağıdaki adreslerden temin edilebilir.

--------TEMSİLCİLİKLERİMİZ --------

'

1

'''

1

!• ı

''•

ALMANYA

ISVIÇRE

FRANKFURT TEMSİLCİLİGİ Baseler Str. 37/VII 6000 Frankfurt/Main DEUTSCHLAND Tel : (0611) 23 90 91-99 (061 1) 23 91 00

ZÜRİH TEMSİLCİLİGİ

INGILTERE

Cla riden .. Str, . No: 36 R002 ZURICH-SUISSE Tel: 2028345

..

LONDRA TEMSİL CİLİGİ Representative Office 42/45 New-B road S tr. London EC2MINJENGLAND Tel: 01-628 3195 OI-62S 3196 o1-628 0896

AMERIKA NEW YORK TEMSİLCİLİÖİ 821 United Nations Plaza New York NYIOOI7 U .S.A Tel: (2 12) 682 8717 (212) 61\2 871 8

ALMANYA BUROLARlMIZ •

BERLIN Europa Center 16. O.G 1000 Berlin 30 DEUTSCHLAND Tei:(030)261 1193

••

DUSSELDORF STUTTGART Graf-Adolf-Strasse 45 4000 Düsseldorf I DEUTSCHLAND Tel: (0211) 38 2061

Sc h u! Strasse 12-A 7000 Stuttgart I DEUTSCHLAND Tel (0711) 29 51 15

..._ ••

HAMBURG

HANNOVER MUNCHEN

Steindamm 49 2000 Hamburg 1 DEUTSCHLAND

Goseriede 9 Anzeiger Hochhaus 3000 H annover I DEUTSCHLAND

Karl St rasse 43 Laden 1005 8000 M ünehen 2 DEUTSCHLAND

(\)

-+(\)-' c(\)

(/)

-

~

::ı

o


---·

.

1

-

r

,

-

'

'

• Yolculuk hali bu; nerede, ne zaman, ne kadar para ödemeniz gerekir, hiç belli olmaz·. Evden çıkarken, yola çıkarken, Mavi Çek'inizi unutmayın] Nakit para, bozuk para derdiyle uğraşmayın, ödemeleri Mavi Çek' e bırakın.

'

,.

. -- . '" :•

'

1 cem ofs e t

a . ş . 1f 79 43 13

-i s t.

TURKiVE

m


1983 06