Issuu on Google+

1


“Su hayattır...”


geleceğin büyükleri çocuklarımıza...


Genel Yayın Koordinatörü

Semih BAYRAKTAR Editör

Ensar BALCI Metin Yazarı

Emel YILMAZ Çizimler

Selahattin AKBULUT Görsel Sanat Yönetmeni

Aydın Yıldırım DURAN Proje DEĞİŞİM

SASKİ


5


Sevgili çocuklar; Her geçen gün büyüyen, gelişen ve nüfusu artan dünyamızda doğal kaynaklarımız da aynı hızla tüketilmektedir. Bu kaynakların başında da tabi ki hayatın devamı için vazgeçilmez bir unsur olan su gelmektedir. Burada bir konunun altını önemle çizmekte yarar var: Hayatımızın en temel kaynağı sudur ve suyun yerine hiçbir şeyi ikame etmemiz mümkün değildir. Dünyamızın yaklaşık dörtte üçü su ile kaplı olmasına rağmen ne yazık ki bu su kaynaklarının sadece yüzde biri içme suyudur. Dolayısıyla bu kadar sınırlı bir kaynağı kullanırken hepimizin çok dikkatli olma sorumluluğu bulunmaktadır. Sağlıklı içme suyuna sahip olamadığı için dünyada her yıl on binlerce çocuk ciddi sağlık sorunları yaşamakta ve hayata veda etmektedir. Bu durum bu konuda ne kadar hassas olmamız gerektiğini göstermesi açısından önemlidir. Evimizde kullandığımız temiz içme suyunun hangi aşamalardan geçerek sizlere ulaştığını yani suyun hikâyesini sizlerle paylaşmak amacıyla bu eseri hazırlamış bulunuyoruz. Sizlere daha iyi ve daha güzel bir dünya bırakabilmek en büyük arzumuzdur. Bu emanete sahip çıkacağınıza tüm kalbimle inanıyorum. Bu vesile ile bu anlamlı ve kıymetli eserin hazırlanmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyor, geleceğimiz olan sizlere de mutlu ve sağlıklı bir yaşam diliyorum. Zeki TOÇOĞLU Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı

7


Sevgili çocuklar; Hızla gelişen ve yadsınamaz bir şekilde hayatımızı etkileyen teknoloji bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da bir yığın problemi beraberinde getiriyor. Bu problemlerin başında küresel ısınma, iklim değişiklikleri, buzulların erimesi ve bunlara bağlı olarak doğal kaynakların hızla tükenmesini gösterebiliriz. Bilim adamları her gün yaptıkları bilimsel açıklamalarla bizleri uyarıyor, içinde yaşadığımız dünyanın imkânlarını tasarruflu kullanmadığımız takdirde bizleri çok büyük sıkıntıların beklediğini belirtiyorlar. Bu nedenle hepimiz üzerimize düşen sorumluluğun farkında olarak yaşamımızı sürdürmeliyiz. Bugün dünyada yaklaşık 1 milyar 400 milyon insan içilebilir temiz su kullanamıyor. Bu insanlar sağlık açısından riskli olan suları tüketmek zorunda kalıyorlar. Bizler Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) olarak sizlere temiz içme suyu temin etmek için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. En temel içme suyu kaynağımız olan Sapanca Gölü’nden aldığımız suyu bir dizi işlemden geçirerek sizlerin kullanımına sunuyoruz. Hazırlamış olduğumuz bu kitapta sizlere suyun kaynağından çeşmelere, çeşmelerden de tekrar doğaya bırakılma sürecini anlatıyoruz. Bu kitap sayesinde en temel ihtiyacımız olan suyun çeşmelerimizden hiç de kolay akmadığını ve günlük hayatımızda suyu nasıl kullanmamız gerektiğini daha iyi kavrayacağınızı ümit ediyoruz. Dünyadaki tüm insanların sağlıklı içme suyuna kavuşması için sizler de birçok şey yapabilirsiniz. Unutmayın bu dünya hepimizin. Su olmazsa yaşam olmaz. Onu en yaşanabilir şekilde gelecek nesillere bırakmak da bizim görevimiz. Bunun için gerekli bilinci kazanmak ve dikkatli davranmak zorundayız. Hepinizin sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmenizi diliyorum.

Dr. Rüstem KELEŞ

SASKİ Genel Müdürü

9


Ayşe Öğretmen yoğun bir günün ardından eve gitmiş, akşam haberlerini seyrediyordu. Televizyondaki uzman konuk, her yıl 22 Mart’ta kutlanan “Dünya Su Günü” ile ilgili çok önemli açıklamalar yapıyor, “Yaşam suda başladı ve su ile devam ediyor. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri sudur. Su hayatımızı sürdürmemiz için gerekli olan en önemli kaynaklardandır” diyordu. Ayşe Öğretmen televizyondaki uzman konuğun uyarılarına dikkat kesilmişti: “Dünyadaki su kaynaklarının giderek tükendiğini biliyoruz. Küresel ısınma ile su kaynakları azalıyor. Çevre koşulları, yağışlar, asit yağmurları, kimyasal maddeler, mevsimlerin değişimi ile evsel ve sanayi türü atıklar suyun özelliklerini etkiliyor. Sağlıklı bir yaşam için kaliteli suya ihtiyacımız var. Çocuklarımıza sağlıklı, bol suyu olan bir dünya bırakmalıyız’’ 11


Televizyondaki uzman konuğun söylediklerini tasdik eden Ayşe Öğretmen, o akşam bir karar aldı.

Ve 22 Mart Dünya Su Günü’nde öğrencileri için bir gezi planladı. Şehrin her yerine ulaşan Sapanca Gölü’nün suyu, hangi aşamalardan geçerek musluklara ulaşıyordu? Öğrencileri ile birlikte işte bütün bu aşamaları tek tek görecek ve suyun önemini öğrencilerine anlatacaktı. Gerekli izinlerin ardından gezi için hazırlıklar başladı.

12


Günün ilk dersinde öğrencileriyle buluşan Ayşe Öğretmen, “Sevgili çocuklar, sizinle suyun insan hayatı için neden önemli olduğunu tartışmıştık. Her yıl 22 Mart tarihi tüm dünyada su günü olarak kutlanıyor. Bugün sizlerle bir gezi gerçekleştireceğiz. Evimize ulaşan suyumuzun hangi aşamalardan geçtiğini hep birlikte göreceğiz. Önce Sapanca Gölü’ne gidecek sonra da suyun çeşmelere gelene kadar ve oradan tekrar doğaya bırakılma sürecini bu işlerden sorumlu kurum olan SASKİ’den öğreneceğiz.” dedi. Bütün öğrenciler sevinç çığlıkları atarak bu geziden duydukları mutluluğu ifade ettiler. Otobüs okul bahçesine geldiğinde Ayşe Öğretmen ve öğrencileri neşeyle otobüsteki yerlerine oturdular.

13


Kısa bir yolculuğun ardından doğal güzellikleri ile tanınan Sapanca Gölü’ne vardılar. Çocuklar, bir tarafta İl Ormanı’nın yeşil görüntüsü, bir tarafta Sapanca Gölü’nün mavisi karşısında, öğrenecekleri yeni bilgilerin heyecanı içindeydiler. Ayşe Öğretmen, “Çocuklar içtiğimiz, kullandığımız suyun mikroplardan nasıl korunduğunu ve bunun için neler yapıldığını biliyor musunuz?” diye sorarak derse başladı.


Ve ardından anlatmaya başladı: “Öncelikle içme suyumuzun evlerimize nasıl ulaştığını anlamamız gerekir. Nehir, göl ve akarsu kaynakları yüzeysel sulardır. Yağışlarla ve akarsularla varlıklarını devam ettirirler. Yeraltından gelip yeryüzüne çıkan sular ise yeraltı kaynaklarıdır. Yerüstü su kaynakları açıkta oldukları için kolaylıkla kirlenip yok olabilirler.” Ülkemiz ve şehrimiz için en önemli olan su kaynaklardan biri olan Sapanca Gölü’nün dünyada suyu içilebilen sayılı göllerden olduğunu söyleyen Ayşe Öğretmen,

15


“Sapanca, dünyanın yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla suyu yenilenebilen ender tatlı su göllerinden biridir. Çevresinde yaşayan birçok canlıya ev sahipliği yapar” dedi.

Zeynep: “Öğretmenim, ağabeyim hafta sonları buraya yüzmeye geliyor.” diye söyleyince Ayşe Öğretmen: “Evet Zeynep. Sadece Sakaryalılar değil, komşu illerden insanlar da yaz aylarında Sapanca’ya geliyorlar. Ayrıca her yıl ulusal ve uluslararası müsabakalar sebebiyle sportif amaçlı çok sayıda ziyaretçi de Sapanca’ya gelir.” diye cevap verdi.

16


Ayşe Öğretmen öğrencilerin meraklı ve heyecanlı bakışları arasında sözlerine devam etti: “Sapanca Gölü; Karaçay, Kuruçay, Kurtköy, Mahmudiye, Karadere, Kaymakçı Dereleri, İstanbuldere gibi dereler ve yeraltı suları ile beslenerek güneyindeki dağlardan inen yağmur sularıyla kendisini yeniler. Fazla suyunu ise Çark Deresi aracılığıyla Sakarya Nehri’ne boşaltır.” Ahmet: “Çok sayıda tatlı su kaynağı ile beslendiği için gölün suyu tazeleniyor. Daha temiz kalabiliyor o zaman öğretmenim!”


Ayşe Öğretmen: “Evet, fakat çok dikkat etmeliyiz. Gölü besleyen bu sulardan birinin bile kirlenmesi sağlığımızı tehlikeye atabilir. Sulardaki mikroplar hastalıklara yakalanmamıza neden olabilir. Sapanca Gölü’nün suyunun bize sağlıklı bir şekilde ulaşması için çalışan kurumlar var. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, SASKİ (Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi), kurmuş olduğu kolektör hatlarıyla ve denetimleriyle Sapanca Gölü’nün kirlenmesini önlüyor. Sapanca Gölü’nü korumak ve kirlenmesini engellemek amacıyla SASKİ tarafından gölün kuzey ve güneyini kollektörle çevrelemiş ve kirleticilerden kurtarmıştır.”


Ahmet: “Sapanca Gölü’nden alınan su, yükseklerde oturan insanlara nasıl ulaşabiliyor öğretmenim?” Ayşe Öğretmen: “Sapanca Gölü’nden alınan suyun daha yüksekte bulunan yerlere ulaşabilmesi için dev elektrik motorları ile Esentepe Tesisleri’ne basılıyor ve oradan yeni yapılan Hızır-İlyas Tepesi Arıtma Tesisleri’ne iletiliyor. Sevgili çocuklar, elbette bu işlemin gerçekleşmesi için elektrik gücü kullanılıyor. Bu da çok yüksek bir maliyet demek. Sakarya Büyükşehir Belediyesi de bu harcamaları en aza indirmek için yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Sakarya Nehri üzerinde kendi hidroelektrik santralini inşa ediyor. Türkiye’de ilk kez bir belediye kendi elektriğini kendi üretecek.” Öğrenciler dikkatle öğretmenlerini dinliyordu, Ayşe Öğretmen devam etti: “Sevgili çocuklar, bir yandan elimizdeki su kaynaklarını korumaya çalışmalı bir yandan da yeni su kaynakları bulmalıyız. Büyükşehir Belediyesi, yeni projesi Akçay Barajı ile, hem enerji verimini artırarak ülke ekonomisine katkı sağlayacak hem de şehrimizin farklı bölgelerine temiz içme suyu ulaştırabilecek. Ayrıca Ballıkaya Baraj Projesi ile de 2100 yılı nüfus tahminine uygun su planlamaları da yapılmış.” Peki sevgili çocuklar, Sapanca Gölü suyunun evlerimize ulaşması için “Kurulan dört adet isale hattından haberdar mısınız?” Zeynep: “İsale hattı nedir öğretmenim?”


Ayşe Öğretmen: ”İsale hattı, suyun kaynağından alınıp uygun tekniklerle su depolarına ulaşmasını sağlıyor. İsale hatları ile su, temizlik yolculuğuna başlamış olur. Sapanca Gölü’nden pompalarla alınan suyun ilk durağı Esentepe ve Hızır-İlyas depolarıdır. Buradaki arıtma tesisi en son teknoloji ile donatılmıştır. Bu durakta iyice incelenip, temizlenen su yolculuğunu tamamlayarak şehir şebekesiyle evlerimize ulaştırılıyor. Sevgili çocuklar, her şey sizlerin daha iyi bir geleceğe sahip olması için yapılıyor. Hepiniz çok iyi biliyorsunuz, şehrimiz son yıllarda göç alıyor. Şehir nüfusunun artmasıyla su ihtiyacı da artıyor. Şimdi sizlerle suyun temizlik macerasına katılalım. Haydi, otobüslerdeki yerlerimize oturalım. İlk durağımız Hızır-İlyas İçme Suyu Arıtma Tesisleri olacak.”


Hızır-İlyas İçme Suyu Arıtma Tesisleri’ne vardıklarında Ahmet: “Öğretmenim içtiğimiz su arıtılarak burada evlerimize sağlıklı bir durumda geliyor, bunu anladım. Yalnız fabrikalar, iş yerleri gibi tesislerin kullandığı atık suların nasıl temizlenebildiğini merak ediyorum. Bu çok zor olabilir. Çünkü kullanılan suyu temizlemek, içme suyunu temizlemekten daha zor olabilir değil mi?” Ayşe Öğretmen: “Acele etmeyin çocuklar. İçmek için kullandığımız suyu ve atıksuyu temizleme işi hiç de o kadar kolay değil. Suyun temizlenmesi için bir çok işlem gerekiyor. İsterseniz bunu görevli bir memura soralım.”

21


Bahçeye gelen görevli memur Ayşe Öğretmen ve öğrencilerini güler yüzle karşıladı. Görevli Memur: ”Hoş geldiniz. Biz de sizleri bekliyorduk.” Ayşe Öğretmen: “Hoş bulduk. Bize burayı gezme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz.”


Görevli Memur: “Size nasıl yardımcı olabilirim?” Ayşe Öğretmen: “İçtiğimiz suyun temizlik aşamaları konusunda bizleri bilgilendirirseniz çok memnun olacağız.” Görevli Memur: “Hemen başlayalım o zaman.”


Sapanca Gölü’nden alınan su göl kenarında bulunan tesislerimizdeki pompalarla Esentepe’de bulunan su depolarına basılıyor. Esentepe’de klorlama sistemiyle dezenfekte edilip borularla bu arıtma tesisine ulaşması sağlanıyor. Bunların dışında 6 ayrı arıtma tesisimiz daha bulunuyor: Kanlıçay, Aktarla, Yeşilyurt, Sapanca 1 ve Sapanca 2 , Karapürçek.


Bu tesislerde son teknolojik imkânlarla 24 saat kesintisiz kaliteli içilebilir su temini yapılmaktadır. Sevgili çocuklar, İleri teknolojiyle arıtma yapan tesislerimiz sayesinde, Sakarya’mız uzun yıllar dünya standartlarına uygun olan sağlıklı suyu içmeye devam edebilecektir. Bizler SASKİ olarak, kaynağından gelen suyun şehir depolarına gelmesinden itibaren, sürekli su örnekleri alıyoruz ve laboratuvarlarımızda inceliyoruz.

25


Yapılan incelemelerin ardından bir sorun yoksa, arıtma yani temizleme tesislerinde arıtılan suya insan sağlığına zarar verebilecek mikroplara karşı klor denen madde karıştırılıyor. Nihayet temizlenen su dağıtım depolarına pompalanıyor. Oradan da son durak olan evlerimize, iş yerlerine ulaşıyor. Sonra da insanlar tarafından kullanılan su, atık su olarak geri dönüyor. Bu sular tesislerimizde tekrar arıtılarak işe yarar hale getiriliyor.


Ahmet merakla sorar: “Atık suyun nasıl temizlenebildiğini çok merak ediyorum. Acaba kullanılan su yeniden temizlenip tekrardan nerede kullanılabilir ki?”

27


Görevli Memur: “Sevgili öğrenciler, suyun her damlası canlıların yaşamı için çok önemlidir. Bu nedenle suyumuzun gelecekte tükenmemesi için kullanılan suyun dahi kıymetini bilmemiz gerekiyor. İşte bu nedenle SASKİ Karaman Atık Su Arıtma Tesisi, Akyazı ve Hendek Atık Su Arıtma Tesisleri’nde, konutlardan ve sanayi kuruluşlarından kaynaklanan atık suları arıtma çalışması yapılıyor. Sanayi kuruluşlarından alınan atık sular ön arıtımdan geçirilerek tesisimize ulaşıyor. Atık su girişinden borularla gelen kirli su, katı parçacıkların tutulması için tasarlanmış kaba ve ince ızgaralardan geçer.


Atık su katı, küçük parçacıklardan ayrışır. Kendi akış yolundan, doğal hareketiyle terfi istasyonunda çevrimini tamamlar. Temizlik işlemi tabi ki bu kadarla kalmaz. Atık su, içerisindeki en küçük parçacıkların temizlenmesi için havuzlarda bekletilir. Tortu dibe çöker ve su yüzeyden alınır...

29


Yüzeyden alınan su, tesisisin girişine tekrar arıtılmak üzere geri gönderilir. Dünya su standartlarına uygun, Çevre Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından onaya sahip tesislerimizde arıtılan su, üstü açık ve kapalı olan çıkış kanalı yolu ile Çark Deresi’ne boşaltılır.”


“Çıkış suyundaki canlı balıkları da görebilirsiniz.” Ahmet: “Bu atık su arıtma işi meğer ne kadar zormuş!” Ayşe Öğretmen: “Evet Ahmet. Sonucunda suyu tekrar kullanabilmek için değer, değil mi?” Zeynep: “Arıtılan atık suyu nerede kullanabiliyoruz?” Görevli Memur: “Bu suyu park, bahçe gibi çeşitli sulama alanlarında kullanabiliyoruz.”

31


Ayşe Öğretmen: “Bizleri tesisinizde misafir ettiğiniz için teşekkür ederim.” Görevli Memur: “Sizleri tanıdığıma sevindim. Başarılar dilerim…” Zeynep: “Arkadaşlarım adına sizlere teşekkür ederim. Artık SASKİ sayesinde güvenle suyumuzu içmeye devam edeceğiz. Suyumuzu ve doğayı korumak için daha çok özen göstereceğiz.” Ayşe Öğretmen ve öğrenciler tesis görevlisi ile vedalaşıp otobüse binerek tesisten ayrıldılar.

32


O hafta Ayşe Öğretmen öğrencilerine gezi sonunda amaçlarının sadece tesisleri gezmek olmadığını aynı zamanda, yaşam için suyun önemini anlamak olduğunu, suyun ne zorluklarla evlerimize ulaştığını, bunun için de suyumuzu tasarruflu kullanmamız gerektiğini bir kez daha anlatarak, onları bu konuda proje hazırlamaları için ödevlendirdi.

Zeynep de evde anne ve babasına ödevi konusunda hazırladığı soruları sorarak, aldığı cevapları defterine yazdı. Aynı zamanda ailesiyle birlikte evde suyun ekonomik kullanımı için ortak kararlar aldılar.


Ertesi gün öğrenciler sınıfta proje ödevlerini coşku ile anlattılar. Ödevini çok güzel hazırlayan Zeynep’i Ayşe Öğretmeni ve sınıftaki arkadaşları tebrik ederek alkışladılar.

Öneri: Sizler de suyumuzun ekonomik kullanımı için ne yapabiliriz konulu bir çalışma hazırlayabilirsiniz.

34


SUYUN EKONOMİK KULANIMI VE ÖNEMİ PROJE ÖDEVİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI Adı Soyadı: Zeynep EDA Sınıfı: 4-C Proje adı: Suyu Tutumlu Kullanma. Projenin Konusu: Su israfını önleme, suyun önemini anlama Projenin Hedefleri: 1. Suyu tutumlu kullanmayı gerektiren davranış biçimlerini kazanım haline dönüştürmek. 2. Suyu tutumlu kullanmanın öneminin yurt ekonomisine, su kaynaklarımıza, canlılara katkısını kavramak. 3. Suyu tutumlu kullanmanın, suyu az kullanmaktan daha önemli olduğunu vurgulamak. Projenin Aşamaları: 1. Araştırma aşaması (Anne ve baba ile konuşmak) 2. İhtiyacımız olacak suyu nerelerde kullanıyoruz ve ne kadarını gereksiz kullanıyoruz? 3. Nasıl su tasarrufu yapabiliriz? 4. Suya ihtiyaç duyduğumuz ve gereksiz kullandığımız alanlarımızı belirlemek.


SUYUMUZU NEDEN TASARRUFLU KULLANMALIYIZ? 1) Su kaynaklarımızı yok etmemek. 2) Su kaynaklarımızın canlıların yaşamı için kıymetini bilmek. Bitmeyecekmiş gibi görünen bu kaynaklar, insanların bilinçsizce davranışları sonucu hızla azalmaktadır. Oysa görevimiz, bunları yok etmek değil, korumaktır. 3) Suyu bilinçli kullanmak aile bütçemize, ülke ekonomisine, dünyamıza, yaşayan tüm canlılara yarar sağlamaktadır. Suyun tasarruflu kullanımı sonucu gereksiz tüketimi azalmakta ve bu da su kaynaklarının israfı, su kaynaklarımızın yok olma tehlikesini azaltmaktadır. Su tasarrufu ile su kaynaklarının uzun süre kullanımını sağlayabiliriz ve gelecekte susuzluk sorunuyla karşılaşmayız. Bu nedenle bilinçli bir yurttaş olarak suyun tutumlu kullanımı, suyun boşa harcanmaması, yani suyun israf edilmeden ihtiyaçlarımızı karşılayacak biçimde kullanılması sorumlu bireyler olarak hepimiz için bir zorunluluktur.

SUYUMUZU NASIL KULLANIYORUZ? Suyu tasarruflu kullanmak, az su kullanmak, temizlik yapmamak su ihtiyacımızı karşılamamak değildir; suyu tutumlu kullanmak, su tüketim alışkanlıklarımızı olumlu yönde değiştirerek, suyu bilinçli kullanmaktır. Su kaynaklarımızın devamlı kalmasını, boşa akmamasını sağlamakla gelecekte yaşayacak canlıların hayatının devamını sağlamış oluruz. Kullandığımız suda gelecek kuşakların da hakkı olduğunu unutmamalıyız. Kullandığımız su kaynakları sayesinde canlılığımızı devam ettirdiğimizi her zaman hatırlayarak suyumuzu boşa akıtmayalım.


SUYUMUZU TASARRUFLU KULLANMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? Tatlı su, dünya üzerindeki yaşamın sürekliliği için en temel gereksinim. Yeryüzünün % 70’i suyla kaplı olmasına karşın bunun % 97’si deniz suyundan,% 2’si ise buzulların içerdiği sudan oluşmakta. Yani, dünyadaki içilebilir su miktarı bütün bu su kaynaklarının yalnızca % 1’ini oluşturmaktadır. Bu kaynaklar da dünya nüfusunun artması nedeniyle günden güne tükeniyor. Su kaynaklarını çok dikkatli bir şekilde kullanmamız gerekiyor: Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışıp su kaynaklarını kirlettiğinden, içinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik maddeleri kullanmalıyız. Dişlerimizi fırçalarken, traş olurken ya da bulaşık yıkarken musluğu açık bırakmamalıyız. Bulaşık ve çamaşır makinesi kullanmalıyız. % 60 daha az su tüketen tasarruflu klozetler kullanmalıyız. Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye klozetlere asılan maddeler kanalizasyona karışıp kirliliğe sebep olduğundan bunları kullanmamalıyız. Aşırı kimyasal kullanımına dikkat etmek gerekir. Akan tesisatlarımızı onarmalıyız. Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanmalıyız. Bahçe sulamak için buharlaşmanın en az olduğu sabah veya akşam saatlerini tercih etmeliyiz. Araba yıkarken hortum kullanmamalıyız. Bunun yerine kova ve süngeri tercih etmeliyiz. Daha az su tüketen duş başlıkları kullanmalıyız.



Suyun Sakarya'daki Yolculuğu