Page 1

Nisan - Mayıs 2015 Sayı 14

www.intowndergisi.com

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜR

MARSİLYA LAVANTA KOKULU KENT

DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM YA DA DETOKS

DOSYA

BAHARI BEKLEYEN KUMRULAR GiBi ZERRİN NİŞANCI

EN İYİ 5 ŞEHİR PARKI

DÜNYANIN TÜM PARKLARI BİZİM!

“OYUNCULUK İLK AŞKIMDI!”


STIRLING ACKROYD

444 44 93

Siz hayalinizdeki evi anlatın, biz bulalım.

322 71 71

KEMER COUNTRY'DE 7 ODA 2 SALON 800 M2 TAM MÜSTAKİL VİLLA 5.000.000 USD

KEMER COUNTRY'DE 6 ODA 1 SALON 450 M2 TAM MÜSTAKİL VİLLA 3.000.000 USD

KEMER COUNTRY'DE 5 ODA 2 SALON 500 M2 TAM MÜSTAKİL VİLLA 3.750.000 USD

KEMERBURGAZ PANORAMA VİLLALARIN'DA TAM MÜSTAKİL 6 ODA 2 SALON 800 M2 VİLLA 3.750.000 USD

KEMER COUNTRY'DE ÇOK ŞIK BAKIMLI 5 ODA 2 SALON 450 M2 MÜSTAKİL VİLLA 3.150.000 USD

www.stirlingluxury.com

KEMERBURGAZ PANORAMA EVLERİ'NDE 5 ODA 2 SALON 350 M2 ÇATI DUBLEKSİ 1.100.000 USD

İstanbul Cad. Kemer Corner Sitesi, İnci Blok, D:16 GÖKTÜRK / İSTANBUL

KEMERBURGAZ ALTINTAŞ EVLERİ'NDE 4 ODA 1 SALON 250 M2 VİLLA 920.000 USD

ARKETİP EVLERİ'NDE KÖŞE KONUMLU 3 ODA 1 SALON 185M2 BAHÇE KATI 560.000 USD

KEMER CORNER SİTESİ'NDE FERAH 2 ODA 1 SALON 152 M2 BAHÇE KATI 475.000 USD

KEMERBURGAZ GÖKMAHAL SİTESİ'NDE 1 ODA 1 SALON +1 HİZMETLİ ODALI DAİRE 535.000 TL

MESA YANKI EVLERİ'NDE 2 ODA 1 SALON 110 M2 ARA KAT 400.000 USD

KEMERBURGAZ SELENİUM COUNTRY’DE 4 ODA 1 SALON 270 M2 BAHÇE TRİPLEKSİ. 675.000 USD

www.stirling.com.tr

İstanbul Cad. Kemer Corner Sitesi, İnci Blok, D:16 GÖKTÜRK / İSTANBUL

intown

1


Değerli Velilerimiz;

Sın Liseleri olarak bölgemizde 2008 yılından beri Sınav dershanecilik hizmeti veren kurumumuz 2013 yılından itibaren yeni yönetim anlayışı ve eğitim felsefesi ile sizlerin desteği ve öğrencilerimizin başarılarıyla bu günlere kadar geldi. Şimdi ise dershanelerin dönüşümü projesi kapsamında SINAV LİSESİ olarak yolumuza devam edeceğiz. Sınav Temel Lisesi 'Gözü Yükseklerde Olanlara' Sın 9. sınıftan 12. sınıfa kadar dershanecilik deneyimi ile okul disiplinini birleştirerek geleceğini garanti altına almak isteyen öğrencilere 2015 - 2016 eğitim öğretim yılında üniversiteye dört yıl boyunca hazırlayan SINAV LİSESİ olarak kapılarını açıyor.

Değerli Velim;

Sınav Liselerinde üniversiteye hazırlık programı, öğrencilerin ve velilerin beklentilerini karşılayabilmek için 11. sınıftan itibaren daha da yoğunlaştırılacaktır. 11. sınıfta okul derslerinin yanında YGS’ye hazırlık programı da uygulanacaktır. Sın Sınav Liselerinde 12. Sınıf ders programında, özellikle başarılı öğrenciler tarafından tercih edilen ve “çapraz ders” olarak ifade ettiğimiz MF öğrencileri için: tarih, coğrafya ve felsefe; TMS öğrencileri için ise; fizik, kimya ve biyoloji dersleri yer almaktadır.

“YAZILI” SINAVLAR KLASİK SINAVLAR TEST USULÜ SINAVLAR

TELAFİ SINAVLARI

DENEME SINAVLARI GRUP BELİRLEME SINAVLARI DERS DENEMELERİ DÖNEM BİTİRME SINAVLARI DENEME SINAVLARI

1- GÜNLÜK ÖDEVLER

2-HAFTALIK ÖDEVLER

3-TATİL ÖDEVLERİ

Siz de çocuğunuzun ek çalışmalara ve ek zamana ihtiyacı kalmadan okul eğitimini devam ettirirken aynı zamanda üniversite sınavlarına hazırlanmasını istemez misiniz? Çünkü öğrencilerimizin büyük çoğunluğu üniversite hazırlık için lise eğitimlerinin sadece son yılını veya tercihen son iki yılını sınavlara hazırlanarak geçiyorlardı. Bu da öğrencinin sosyal hayatında kısıtlamalara, öğ stresin sebep olduğu gerginliklere veya bunalımlara sebebiyet veriyordu. Şimdi ise bu sistemle SINAV LİSESİ'nde si öğrencilerimiz günlük okul hayatlarının yanında kontrollü ve düzenli çalışmalarla lise öğrenimlerini tamamladıklarında sınavlara hazır olacaklar. Diğer taraftan siz de, çocuğunuzun eğitimi için harcadığınız ek ücretleri ailenize ve kendinize ayırabilirsiniz. Bu sayede SINAV LİSESİ olarak biz çocuğunuzun tüm eğitim ihtiyaçlarını çocuğunu giderirken sizlerde çocuğunuzla ebeveyn ilişkilerinizi daha sağlıklı kurma imkanına sahip olacaksınız.

Sevgili Velilerimiz;

Eğer siz de tüm bu imkanlardan faydalanmak, çocuğunuz için garantili bir eğitim hayatı istiyorsanız erken kayıt avantajlarından yararlanın. Sınırlı kontenjanlarda yerinizi almak için geç kalmayın. Sizleri de aramızda görmek dileğiyle Saygılarımla... M. Fatih SELİMOĞLU SINAV DERGİSİ DERSHANESİ- GÖKTÜRK SIN Kurucu

GÖKTÜRK 0212 322 74 74

0530 301 88 23-24


Göktürk’te bir ilk Gelin ve kendi gözlerinizle görün! Yaptığımız ön çizim çalışmasında, kaş, dudak ve göz hatlarınız sizi büyüleyecek. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu, Co "Mutlu Conture® Make-up Müşterileri Kulübüne" katılmak üzere ön çizim çalışmasının hemen ardından yüzleri Conture® Make-up yapılmasını istiyor.

“ücretsiz önçizim” LONG-TIME-LINER® LINERGIST® UZMANLARI DIĞER KALICI MAKYAJ UZMANLARINDAN NASIL FARKLILIKLAR GÖSTERİR? Tüm LONG-TIME-LINER® Linergist® uzmanları makyaj sanatı, Conture® Make-up tekniği, sterilizasyon ve dermatoloji konusunda kapsamlı bir eğitimden geçer. Bu eğitimden sonra lisanslı profesyonel olan uzmanlar sadece LONG-TIME-LINER® Conture® Make-up tarafından geliştirilen yüksek kalitede araç ve mal malzemeler kullanarak sadece Conture® Make-up uygulaması yaparlar.

Göktürk Mah. İstanbul Cad. Artell Forum Çarşı 38/O Tel: 0212 322 6200 Erenköy Şube İzmir Alsancak Şube

/KAIZEN_TURKIYE


Yaklaşık 13.000m2 kapalı inşaat alanına sahip, LEED Gold Sertifika programına göre tasarlanmış, Yeşil Bina Konseptli KEMERBURGAZ DOĞA KOLEJİ yeni kampüs inşaatına başlamıştır.

Kemerburgaz Doğa Koleji yeni kampüsü dünyada örneği olmayan bir kampüs olacaktır. Okulun içinde ve dışarıdaki her alan ve kullanılan tüm malzemeler çocuklarımızın sağlığına zarar vermeyecek ürünlerden seçilmiştir.

Okulumuzda 48 derslik 27 adette çok amaçlı sınıf olmak üzere toplamda 75 derslik olacaktır. Türkiye de ilk defa uygulanacak olan havuz derinliğini ayarlayabileceğimiz yarışma düzenlenebilecek yüzme havuzu, 750 kişilik konferans salonu, açık amfi, teneffüs alanları, kat bahçeleri, iç bahçe ve arka bahçede farklı oyun alanları yaratılmıştır.


İÇİNDEKİLER

BMW Motorrad R 1200 R

Borusan Otomotiv BMW Motorrad Distribütörü

22 Ajanda 26 Röportaj Zerrin Nişancı

32

Dosya Baharı Bekleyen Kumrular Gibi

26

OYUNCULUK iLK AŞKIMDI!

44 En İyi 5 Dünyanın Tüm Parkları Bizim!

50 Dekorasyon 56 Alışveriş 58

Röportaj Hakan Kıran

60 Bizim Cemiyet 66

Gusto Lafla Peynir Gemisi Yürür

70 Yeni Katia&Body

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜR

76 Gezi Marsilya

82

Moda Stella McCartney

86 Incity Detoks

DİKKAT YAZ GELİYOR! PEKİ SİZ YAZA

14 intown

Yönetim Yeri Göktürk Bizim Medya Grubu İstanbul Cad.Gökofis İş Merkezi K.2 Göktürk - Eyüp / İstanbul Tel: 0212 322 23 71 - 322 63 76

Reklam ve rezervasyon için; 0212 322 23 71 - 0212 322 63 76 info@intowndergisi.com www.intowndergisi.com - www.gokturkbizim.com Yayın Türü 2 aylık süreli, yerel Basım Yeri ve Tarihi İstanbul, Nisan 2015

90 İyi Yaşam 94 Güzellik

İmtiyaz Sahibi Göktürkbizim Medya Grubu adına Sim Yener sim@intowndergisi.com Yazı İşleri Başak Duru (Sorumlu) basak@intowndergisi.com Sanat Yönetmeni Metin Özkan Halkla İlişkiler Gülşah Aynacı Müşteri Temsilcisi Çisil Çalı Katkıda Bulunanlar Leyla Asena Arıca, Hande Kurdoğlu, Elif Kutlu Kurtoğlu, Aslı Sabancoğlu, Gökçe Koçyiğit, Gözem Güçeri Uçar, Gül Bozantı, Savaş Yener, Battal Yörük, Bahadır Geliş, İhsan Hanson Fotoğraf Editörü Ersoy Doğru

Baskı Yeri Portakal Basım Matbaacılık San.Tic. A.Ş. Huzur Mah. Tomurcuk Sok. No: 5/1 4 Levent - İstanbul Tel: 0212 332 28 01

75 İş Dünyası

66

The Ultimate Riding Machine

www.bmw-motorrad.com.tr

HER YOLCULUĞUN SONUNDA KENDİNİ BULMAK. HAYALLERİN HAYATIN.

Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve illüstrasyonların her

90

HAZIR MISINIZ?

hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Yazıların sorumluluğu yazarlara, yayınlanan ilanların sorumluğu ise sahiplerine aittir.

Her araç istediğin yere götürür seni, eğer oraya giden bir yol varsa. Bazı araçlar seni daha öteye taşır. Çünkü bazen bedeninle değil, ruhunla yolculuk yapmak istersin. Hayatının yolculuğu için R 1200 R, BMW Motorrad Yetkili Satıcıları’nda seni bekliyor. Detaylı bilgi için: 0850 252 4040

/BMWMotorrad.Turkiye

@BMWMotorrad_TR

BMWMOTORRADTURKIYE


ALKEV Özel Okulları

İÇİNDEKİLER

104

Hayatınızı iyileştirin seminerleri

ANAOKULU - İLKOKUL - ORTAOKUL - LİSE 98

Spor Uçuşa Geçiyoruz!

Alman Liseliler Geleneği ile Güçlü bir Geleceğe...

104 Röportaj

Hayatınızı İyileştirin Seminerleri

106 İlişki 108 Keşif

Rumelifeneri

112 Röportaj

Mehmet Özel

116 Sokak Röportajları 118 Hukuk 120 Farkında mısınız?

Kamyon Terörü Son Bulsun!

108 120 KAMYON TERÖRÜ SON BULSUN!

122 İçimizden Biri 124 Minik Dostlar 126 Değişim 128 Sinema 130 Tiyatro 132 Kitap 134 Briç 136 Yollarda 138 Bölgeden 140 Rehber

RUMELİFENERİ 16 intown

www.alkev.k12.tr ALMAN LİSELİLER KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI

ALKEV Özel Okulları

idare@alkev.k12.tr Alkent 2000 Mah. Mehmet Yeşilgül Cad. No: 7 Büyükçekmece / İSTANBUL Tel: (0212) 886 88 40


15 NİSAN’DA AÇILIYORUZ!

EVDEN ALI

EVİNİZE, İŞYERİNİZE TESLİM

EDİYORUZ

P

Gİyİsİlerİnİz zarar görmeden son Teknolojİ İle ÜTÜLENİR

LA VITA KURU TEMİZLEME Göktürk Merkez Mahalesi Belediye Caddesi No:16/A Tel - 0212 322 00 35 / 0212 322 00 36 www.lavitakurutemizleme.com


EDİTÖR

VE KENTE BAHAR GELIR… Arınma zamanlarına hoş geldiniz… Şimdi, üzerimizdeki tüm ağırlıklardan kurtulma vakti! Çanlar, yenilenme için zırıl zırıl çalmakta. Bu sese kayıtsız kalamayanlar için bahar en elverişli mevsim. Dışarıda mis çörek kokusu, hafiften eser bir rüzgar, her şey şarkı söylüyor gibi, deniz durulmaya başlamış, kentin sakinleri daha mutlu, herkes daha çok gülümseme peşinde… Açık hava mekanları bizi bekliyor. Hepsi bir yana havanın daha geç kararıyor olması bile içimizi aydınlatmıyor mu sanki? Şu baharın işine bak, demek gelmiyor mu sizin de içinizden?

Söz konusu bahar olunca uçmamak mümkün mü? O halde uçuşa geçiyoruz dedik ve hava sporlarını sizin için araştırdık. İyi Yaşam sayfalarında değişimin ilk adresi detoksu masaya yatırdık ve devamında yaza iyi bir hazırlık yapmanın yollarını paylaştık. Ve artık ortaya bir peynir tabağı almanın zamanı gelmişti. Gusto sayfalarında lafla peynir gemisini yürütürken Göktürklü mekanlardan tarif almayı da unutmadık. Kapak röportajımızı ise “Oyunculuk ilk aşkımdı!” diyen Zerrin Nişancı ile yaptık ve nereden nereye dediğimiz bir başarı öyküsünü ilk ağızdan dinledik.

14’üncü sayımızı hazırlarken bu duygular içindeydik. İçi içine sığmama halleri desek yeri… Elimize bir kitap alıp Gezi Parkı’na gittik ve En İyi 5 sayfalarında oradan seslenerek, “Dünyanın tüm parkları bizim!” dedik. Hazır dünyaya bağlanmışken Fransa’nın Akdenizlisi, lavanta kokulu kent Marsilya’ya çevirdik rotamızı… Dönüşümüz ise muhteşemdi! Çünkü Göktürk yakınlarındaki Rumelifeneri Köyü’nde balık ziyafeti bizi bekliyordu. Köyün ara sokaklarında kaybolup, denize önce en tepeden, sonra aşağıdan baktık. İyot kokusunu içimize çekmişken, baharda neler yapılmalı, daha doğrusu bu bahar bize neler yaptırır neler, diyerek sizin için İstanbul’un baharı güzel karşılayan gezi adreslerinden erguvan ve Hıdrellez’e uzanan kapsamlı bir bahar dosyası hazırladık.

Bahar yorgunluğunu tamamen bir kenara bırakamayız belki ama baharın iyi gelen hallerini kullanarak metropol hayatını keyifli hale getirebiliriz. Hepten bir arınma için telefon rehberinizi elden geçirmeyi unutmayın. Uzun zamandır görüşmediğiniz isimler sizi bekliyor, bir de çoktan silmeniz gerekenler… Değişime sarılmanın altın kuralı kendini kabul etmekse eğer, gelin bahara kendimizi kabul ederek başlayalım. Sonra dışarı çıkıp açık havanın keyfine varalım, tanımadığımız insanlara “günaydın” diyelim ve bu değişim rüzgarını herkese bulaştıralım.

20 intown

Keyifli okumalar…


AJANDA FUNDA ARAR

4 Nisan

Türk müziğinin güçlü seslerinden Funda Arar, yeni albüm konseriyle Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alıyor. Bugüne kadar çıkardığı sayısız hitler ve yeni albümünün en özel şarkılarıyla müzikseverlerle buluşacak olan Funda Arar, Bostancı Gösteri Merkezi için özel olarak hazırlattığı dekor ve sürpriz sahne şovlarıyla unutulmayacak bir gece yaşatmayı vaat ediyor. Saat 21:00’da başlayacak olan konserin biletleri www.biletix.com adresinde…

8 Nisan

BORUSAN QUARTET Süreyya Operası’nda gerçekleştirdikleri düzenli sezon konserlerinin yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı turneleriyle dikkat çeken Borusan Quartet, Hisar Kültür Merkezi’nde! 2010 yılında ilki düzenlenen Andante dergisi Klasik Müzik Ödülleri’nde “Yılın Oda Müziği Topluluğu” ödülünü alan grup, aynı yıl New York’taki Carnegie Hall’da finali gerçekleşen 2010 ICMEC Uluslararası Oda Müziği Topluluğu Yarışması’nda birinci olarak altın madalyanın sahibi olmuştu. Saat 20:00’daki konserde 1. kemanda Esen Kıvrak, 2. kemanda Olgu Kızılay, viyolada Efdal Altun ve viyolonselde Çağ Erçağ’ı dinleyeceğiz. www.hisarkulturmerkezi.com

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

20-21 Nisan

HINDI ZAHRA Caz ve dünya müziğini benzersiz bir şekilde harmanlayan Hindi Zahra, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında 20 ve 21 Nisan’da Babylon sahnesinde! “Beautiful Tango”, “Imik Si Mik” gibi aşk kokan şarkılarıyla kendine has üslubunu, caz ve Fas kökenlerinden gelen enstrümanlarla zenginleştirmeyi başaran Hindi Zahra, müzikseverleri keyifli bir yolculuğa çıkaracak. Konser biletleri www. biletix.com adresinde…

22 intown

7 Mayıs

GORAN BREGOVIC

Balkan müziğinin en tanınmış besteci ve söz yazarlarından Goran Bregovic, Volkswagen Arena’da sahne alıyor! 1989’da “Çingeneler Zamanı”, 1993’te “Arizona Dream”, “Underground” gibi Emir Kusturica filmlerinin müziklerini yapan Bregovic, Can Dündar’ın yazıp yönettiği “Mustafa” filminin müziklerine de imza atmıştı. Saat 21:00’da gerçekleşecek konserin biletleri ww.biletix.com adresinde!


AJANDA 2 Ağustos’a dek

MAGNUM - KONTAKT BASKILAR İstanbul Modern’deki “Magnum - Kontakt Baskılar” sergisi, dünyanın en prestijli fotoğraf ajanslarından Magnum Photos’un geçtiğimiz yüzyıldan bu yana görsel kültürde iz bırakan fotoğraflarının yaratım süreçlerini kontakt baskılar üzerinden keşfe çıkıyor. Sergi, Magnum’un dünyaca tanınan üyelerinin birinci ağızdan hikayelerini de aktararak, fotoğrafçıların karar alma süreçlerini açık bir şekilde görme ve kavrama imkanı sağlıyor. Sergide ayrıca Che Guevara ve Malcolm X’ten, Miles Davis ve The Beatles’a birçok siyasi figür, oyuncu, sanatçı ve müzisyenin akıllarda yer etmiş portrelerini de görebilirsiniz.

7 Haziran’a dek

Picture The World Burhan Doğançay’ın Objektifinden Dünya

23-24 Mayıs

CHILL-OUT FESTIVAL İSTANBUL 2015 Bu yıl 10’uncu yaşını kutlayan Chill-Out Festival İstanbul, Life Park’ta hafta sonunuzu renklendiriyor. Her zamanki gibi öğlen 12’den gece yarısına kadar sürecek olan festival, hem cumartesi hem de pazar günü boyunca üç sahnede toplam 24 saatlik müzik programlamasıyla gerçekleşecek. Caz’dan soul ve funk’a, house’tan indie’ye uzanan geniş bir yelpazede Lounge FM’in seçkisiyle hayat bulacak bu müzik ziyafeti, İstanbul’un en büyük ormanlık alanında ve doğanın tam ortasında yer alan Life Park’ı bu sene de dev bir festival kasabasına dönüştürüyor. Festival biletlerine www.biletix.com adresinden ulaşabilirsiniz.

24 intown

Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Burhan Doğançay’ın fotoğrafları; TEB Özel’in desteğiyle ilk kez Doğançay Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. “Picture The World” başlıklı sergide bu kez; eserleri dünyanın en önemli müzelerinin daimi koleksiyonlarında yer alan sanatçının ilham kaynağını oluşturan fotoğrafları sergileniyor. Brooklyn Köprüsü’nün 19861987 yıllarındaki ilk büyük bakımı sırasında köprünün üzerine çıkmasına izin verilen tek sanatçı olan Burhan Doğançay’ın çektiği çok özel New York fotoğrafları, serginin en değerli parçaları arasında gösteriliyor. Sergiyi her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında görebilirsiniz. www.dogancaymuseum.org

322 6328 İstanbul Cad. Neo Vista Çarşı No: 16/A Göktürk - Eyüp Meatinn the steakhouse

meatinn the steakhouse

322 8954 www.meatinn.com


RÖPORTAJ

“OYUNCULUK iLK AŞKIMDI!” Röportaj: Sim Yener Fotoğraflar: Ersoy Doğru ONU “AŞK-I MEMNU” DİZİSİNDEKİ KÖTÜ KARAKTER HİLMİ’NİN EŞİ OLARAK TANIDIK. HUKUK OKUDU, AVUKATLIĞI BIRAKTI, 44 YAŞINDA İÇİNDEKİ OYUNCULUK AŞKINI HAYATA GEÇİRDİ VE YILMADAN ÇALIŞARAK BUGÜN TELEVİZYON DİZİLERİNİN ARANAN OYUNCUSU HALİNE GELDİ ZERRİN NİŞANCI... ROLÜ, BAZEN KIRILGAN VE KİBAR OLAN, ŞİMDİYSE “GÖNÜL İŞLERİ” DİZİSİNDE DİŞLİ BİR AVUKATI CANLANDIRAN NİŞANCI İLE OYUNCULUĞA YOLCULUĞUNDAN GÖKTÜRK’TEKİ YAŞAMINA KADAR İÇTEN BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİRDİK

Hukuk okudun. Başka mesleklerde çalıştın. Yıllar sonra oyuncu oldun. Hepimiz küçükken bir sürü mesleğe heves ederiz ama çok azımız bunu gerçekleştirebilir. Çocukluk hayalin miydi oyuncu olmak? Evet, çocukluk hayalimdi. Liseden sonra da babama konservatuara gitmek istediğimi söyledim. Ama o başka bir meslek sahibi olmam konusunda beni ikna etti ve hayalime veda etmek zorunda kaldım. Oysa o da zamanında oyuncu olmak istemiş, babası izin vermemiş. Tarih tekerrürden ibaret oldu anlayacağınız. Hukuk fakültesini kazandım ve avukat oldum. Avukatlık yaptın mı hiç? Avukat çıktıktan sonra uzun bir müddet farklı işlerde çalıştım. Beymen’de mağaza müdürlüğü yaptım, takı tasarladım. Seneler seneleri kovaladı ve neredeyse 20

26 intown

yıl aradan sonra bir arkadaşımın “Sen neden avukatlık yapmıyorsun?” sorusuyla kendimi bir hukuk bürosunda buldum. Bir sene avukatlık maceram oldu. Sevmedin mi avukatlığı? Dürüst olmak gerekirse kendimi yetersiz hissettim. Aslında fazla da avukatlık yapmak istemediğimi fark ettim ve içimde kalan oyunculuk arzusunu daha fazla ertelememeye karar verdim. Nasıl oldu bu yolculuk? 2004 yılında Şahika Tekand’ın sahibi ve eğitmeni olduğu Stüdyo Oyuncuları’nda eğitim almaya karar verdim. Şahika beni görünce “Sen galiba gecikmiş bir şeyi gerçekleştirmeye geldin. O zaman sana sınav yapmayacağım, beni seçtiğin için teşekkür ederim.” dedi.

intown 27


RÖPORTAJ doğru kendimi rahatlamış buluyorum.

“ ST. PETERSBURG’TA HIÇ KIMSEYLE GÖRÜŞÜP KONUŞMADAN GEÇIRDIĞIM GÜNLER OLDU. EN ÇOK İSTANBUL’DA BIRAKTIĞIM KIZIMI, ARKADAŞLARIMI VE DOSTLARIMI ÖZLEDIM .’’ Hoş bir başlangıç oldu. İki sene süren çok ciddi bir eğitim aldık. Kemer’den haftada üç akşam Nişantaşı’na gittim, geldim. Daha ziyade çalışanlar ve üniversite öğrencilerinden oluşan arkadaşlarımla bu gün bile devam eden dostluklarım oluştu. Sonra? İki senelik eğitimden sonra Ayla Algan’dan kamera oyunculuğu eğitimi aldım. Onu da tamamlayınca Gaye Sökmen’in kapısını çaldım. Gaye ve Sait benim eski arkadaşlarımdı. Hevesimi görünce beni çok yüreklendirdiler. O gün ajansa kaydoldum. Reklam veya dizi için cast seçmeleri oldukça bana haber verdiler. Ben birkaç denemeden sonra bir rol kapacağım zannederken bayağı süründüm. Egom törpülendi. Tam ümitsizliğe kapılmak üzereyken ilk reklam filmi teklifi geldi. Asıl şöhretini “Aşk-ı Memnu”da kazandın ama… Oradan nasıl geldi teklif? Ay Yapım’a seçmelere gittim. Daha önceki bölüm oyunculuklarımı görmüşler. Aynur karakterine uygun olduğuma kanaat getirdiler ki rolü kaptım. Çok izlenen bir diziydi “Aşk-ı Memnu”. O süreçte neler yaşadın? Yapımcı, yönetmen ve oyuncularıyla çok iyi bir prodüksiyonda yer almak büyük şanstı benim için. Başlarken 10 bölümlük bir rol olarak da kalabilirdi ama memnun kaldılar ki neredeyse 65 bölüm oynadım. Rüştümü orada ispat ettim diyebilirim. Benim okulum oldu. İlk bölümlerdeki oyunculuğumla kıyasladığımda sonlara

28 intown

Peki, nasıl geliştiriyorsun kendini? Fırsat buldukça workshop’lara katılıyor, zaman zaman oyuncu koçları ile çalışıyorum. Eğitiminin sonu yok. Oyunculuğu artık meslek olarak görebiliyor musun? Evet, hem en sevdiğim işi yapıyor hem de bu işten para kazanıyorum. Sağlığım elverdiği ve istendiğim sürece yapmak istiyorum. Geç kavuştum, kolay kolay bırakmaya niyetim yok “Aşkı Memnu”dan sonra neler oldu? “Doktorlar” dizisinde kalp cerrahını canlandırdım. Hazırlık aşamasında özel izinle ameliyatlara girmek ve ameliyatı baştan sona izleyebilmek müthiş heyecan vericiydi. Daha sonra ‘”Bir Günah Gibi” adlı dizide Rus yazar “İrina” karakterini canlandırdım. Ancak dizi reyting kurbanı olunca dört bölüm sonra yayından kaldırıldı. Rus dizileri pek tutmuyor galiba. “Kurt Seyid ve Şura”da rol aldın, o da yayından kaldırıldı… Aslında her bakımdan çok kaliteli bir diziydi. Çok emek harcandı ama maya tutmadı. Çok masraflıydı, cast çok iyiydi. Prodüksiyon çok iyiydi ama neden yeterli ilgiyi görmedi anlamıyorum. Bu reyting işlerini anlamış değilim. Şimdi de “Gönül İşleri” dizisinde bir avukatı canlandırıyorsun. Nasıl bir his bu? Çok istediğim bir roldü. Hem avukat hem de kötü bir karakteri canlandırmak istiyordum. Hep ezik, kibar, efendi karakterleri oynadım. Biraz da dişli bir rol istiyordum. Bu, dominant bir karakter. Nasıl oldu bu geçiş, yumuşak karakterden dişliye zorlanmadın mı? Galiba Zerrin’de hepsinden biraz var. O yüzden bir yerlerden onu çıkarıyorsun. Lale Gündoğan kadar kibirli değilim, inşallah değilimdir ve olmak da istemem. İlk iki bölümden sonra yönetmenimiz

Türkan Derya “Bu kadın daha küstah ve kibirli, biliyorum zorlanıyorsun ama bu kadın bilgisinin ve zenginliğinin altını çizen bir kadın. Ne olur bana biraz daha malzeme ver” dedi. Tek korkum dozu fazla kaçırıp karikatürize etmektir ama Türkan Hoca “go!” deyine içimdekini çıkardım. Şimdi yakın arkadaşlarım sen işi bayağı Aliye Rona’ya bağladın diyor. Dizide birlikte oynadığın oyuncuları nasıl buluyorsun? Hepsi çok iyiler. Sinem Kobal çok disiplinli. Kendi rolünün dışında benim repliklerimi bile ezberliyor. Elimde değil, hepsini ezberliyorum diyor. Gerektiğinde bana sufle veriyor. Bennu bir harika! Timuçin ve Bennu ile oynadığım sahnelerde onları seyretmekten oynayamıyorum. Sezai Bey deseniz senelerin tiyatro ve dublaj sanatçısı. Harika doğaçlama yapıyor. Tekste bağlı kalmadan oynuyor. Hep kadın yönetmenlerle çalıştın. Bunu nasıl buluyorsun? Kadın eli değdiğini bir şekilde hissediyorsun. Hem kameradan neyi nasıl görmek istediklerini hem de karakterin duygusunu titizlikle oyuncuya anlatıyorlar. Provalarda içe sinilmedikçe kayda geçilmiyor. Kendi oyunculuğunu nasıl buluyorsun? Mükemmeliyetçi bir karakterim. Kendimi seyrederken hep beğenmediğim bir şeyler buluyorum. Setten sonra da eve gelene kadar oynadığım oyunu tartmaya devam ediyorum. Amacım abartısız, doğal bir oyunculuk. Bundan sonra nasıl bir rol oynamak istersin? Komedi oynamak isterim. Bu karakterlerden hangisi seni yansıtıyor? Hem hiçbiri, hem hepsi.

Oynayacağın karakter için belli bir hazırlık süreci gerekiyor mu? Evet karakteri doğru yorumlayabilmek için bir ön çalışma gerekiyor. Bunu bazen yalnız başınıza yapabileceğiniz gibi bazen de profesyonel bir destek almanız gerekebiliyor. Örneğin “Kurt Seyid ve Şura’da” Petro’nun annesi Maria Borinsky rolü gelince o dönemi iyi tahlil edebilmek adına bana yardımcı olabileceğini düşündüğüm için oyuncu koçu Merve Taşkan’la çalıştım. O dönemin kadını nasıl oturur, nasıl kalkar, duruşu nasıl olmalıdır gibi sorularım vardı. Birlikte hazırlandık. Her ne kadar dekor, kostüm ve makyajla sizi hazırlıyorlarsa da sizin o karakterin içini doldurmanız gerekiyor. Mış gibi yapmak değil, olmak lazım. Eğer siz inanırsanız seyirci de o illüzyona inanıyor. Konservatuar eğitimi almış oyuncular ya da tiyatro kökenli olanlar seni aralarına alıyorlar mı? Sosyal statünün diğer oyuncularla ilişkilerine olumsuz etkisi oluyor mu? Başta beni pek kendilerinden görmüyorlar ama zaman içinde Zerrin’i tanıdıkça benimsiyorlar. Sette sosyal statülerin hiçbir önemi yok. Esas olan birlikte, keyifle ve belli bir disiplinle kolektif bir çalışma yürütebilmek . Yoksa kimsenin özel hayatında sonsuz bir uyum içinde olması mümkün değil. Yoğun çalışma ortamından sonra herkes kendi başına olmayı tercih edebiliyor. Kimsenin yatma, kalkma, yemek yeme saati birbiriyle

“BEN ZANNEDIYORUM KI BIR IKI DENEMEDEN SONRA ROL KAPACAĞIM. HIÇ ÖYLE OLMADI. ALTI AY BAYAĞI SÜRÜNDÜM.”

örtüşmeyebiliyor. Bu yüzden, Saint Petersburg’ta hiç kimseyle görüşüp, konuşmadan geçirdiğim günler oldu. En çok İstanbul’da bıraktığım kızımı, arkadaşlarımı ve dostlarımı özledim. Ama yine de bana kattığı çok şey oldu. İnsanın zor da olsa zaman zaman ”comfort zone”undan çıkması ve bu yeni durumun ona katabileceği şeyleri görmek için risk alması gerektiğini düşünüyorum. 44 yaşından sonra azmedip başarılı olup, böylesine dizilerde oynamak bir başarı öyküsü kanımca. Bu kadar özveriye değiyor mu kazançlar? Başrol oyuncuları iyi kazanıyor. Yan rollerde oynayan oyuncular için büyük kazançlar yok. Benim bu işten en büyük tatminin geçde olsa bu işi yapıyor olmak. Oyunculuk eğitimi almak ve hiç değilse bir kere bile olsa televizyon, sinema veya tiyatroda oynayabilmek benim en büyük hayalimdi, gerçekleştirdim. Allah herkese hayallerini gerçekleştirmeyi nasip etsin. Ama bunun için cesaret ve emek vermek lazım. Ben o cesareti gösterdim. Çok şükür ki karşılığını da aldım. Ama en kötü senaryoya da hazırdım. En fazla başarılı olamazsam kimse beni oynatmazdı. ”Ne kaybederim denedim, olmadı derim “ dedim. Onun için başta kızım olmak üzere tüm gençlere mesajım; hayata dair merakınızı hiç kaybetmeyin, yeniliklere açık olun, en az aklınız kadar kalbinizin sesini de dinleyin. Hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Bundan sonrası için planın? Plansız olmaya karar verdim. Hiçbir şey planladığın gibi gitmiyor. Hayat sen planlarken senin başına gelenlerden ibarettir derler ya, öyle düşünüyorum artık. Artık çok önceden seyahat planı bile yapmıyorum. Eskiden böyle değildim. 50’den sonra tevekkül geldi galiba, hayata başka türlü bakmaya başladım. Su akıp yolunu buluyor zaten.

intown 29


RÖPORTAJ Kızın nasıl bakıyor senin oyunculuğuna? Keyifle uzaktan seyrediyor. Hiç bulaşmıyor. Gastronomi üzerine okudu ve çalışıyor. Oyunculuğa pek hevesi yok gibi görünüyor ama zaman içinde ne olur bilinmez. Olur da bir gün arzu ederse sonuna kadar desteklerim tabii ki. Tek bildiğim, cesaretimden dolayı benimle gurur duyduğu. Sokakta birileri beni tanıyarak bakınca, keyifle “Hadi iyisin anne, seni yine tanıdılar” diye dalga geçiyor. Oyunculuk yapmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz? İçlerinde böyle bir heves varsa, yetenekleri olduğunu düşünüyorlarsa mutlaka deneyimlemelerini tavsiye ediyorum. Benim kadar ertelemesinler.

Sokakta nasıl tanınıyorsun? Hala beni “Aşk-ı Memnu” da canlandırdığım karakterden hatırlayanlar çoğunlukta. “Gönül İşleri”ni de seyreden çok ama bilmeyenlere de ben söylüyorum. Bundan sonra seyrederiz diyorlar. Dizler yurt dışına da satılıyor. Yurt dışından da hayranın var mı? Instagram’da çok yabancı takipçim var. Çoğu Arap ve Rus. Film? Tiyatro? Bir kısa bir filmim var “Avni Amca”. Birçok yurtiçi ve yurtdışı festivale katıldı. Henüz bir tiyatro oyununda oynama fırsatım olmadı ama çok isterim. Dizi dışında nasıl vakit geçiriyorsun? Sinema, tiyatro izlemeyi ve seyahat etmeyi çok severim. Yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak, yeni lezzetler, yeni kültürler beni çok

“KURT SEYID VE ŞURA‘DA ILK BÖLÜMLER RUSYA’DA ÇEKILDI, GÖRSELLIK , OYUNCULUKLAR HER ŞEY MUHTEŞEMDI AMA MAALESEF GENEL SEYIRCININ ILGISINI ÇEKMEDI”

heyecanlandırır. Bavulum kapıda hazır olsun, hadi desinler yola koyulurum. Yay burcu olmamın da etkisi olabilir. Ruhum gezgin. Neleri görmek istersin? Neleri tavsiye edersin? Küba, Peru , Butan yakın zamanda görmek istediklerim. Hindistan, Vietnam, Kamboçya , Bali ise gidip çok keyif aldıklarım. Bali’yi özellikle balayına gidecek olanlara şiddetle tavsiye ederim. Göktürk’teki hayatın nasıl? Göktürk’ün eskilerindenim . Rahmetli Esat Edin’in ilkokul arkadaşı olduğum için projenin en başından itibaren Kemer Country’den haberim oldu. Projeye inanan ilk 50 kişinin içinde olduğum için klüp üyeliği hediye edilenlerdenim. 1996 yılında Kemer Country’ye taşındım. 2016 da 20 yılı tamamlayacağım. Bugüne kadar oturduğum en uzun yer olacak. İlk zamanlar türlü zorluklarını çekmiş, bugün ise hafriyat kamyonlarının teröründen yılmış biri olarak bile Göktürk’te yaşamaktan çok mutluyum. Bahçemde, yeşilin içinde, doğada yaşamayı seviyorum. Açık havada uzun yürüyüşler yapmayı çok seviyorum. Burada yaşlanmak isterim. Ama hayat ne gösterir bilinmez. Türkiye’nin geleceğini nasıl buluyorsun? Türkiye‘nin geleceğinden, tüm olumsuzluklara rağmen çok umutluyum. Hem bizlere hem de gençlerimize çok iş düşüyor.

30 intown

Diyet ve sağlıklı beslenme danışmanlığı Eve teslim diyet yemekleri Organik cilt bakımları Selülit ve bali masajı Spa vücut bakımları Bölgesel incelme Lazer epilasyon Personel trainer Yüz kontürleri Powerplate Yüz ütüsü Solaryum

Zamanı durdurun! Organik cilt bakımları ile cildinizi koruyun... İstanbul Cad. Gökofis İş Merkezi K.4 (İş Bankası üstü) GÖKTÜRK 0212 322 63 76 - 0541 360 33 24 - 0212 322 23 71 www.nudayspa.com


DOSYA

BAHARI BEKLEYEN KUMRULAR GiBi BAHAR GELİNCE DOĞADAKİ CANLANMAYA VE YENİLENMEYE AYAK UYDURMAK LAZIM YA, İÇİMİZİ DIŞIMIZI TEMİZLEMEK, RUHUMUZU VE BEDENİMİZİ ARINDIRMAK GEREKİR YA, BU ÖNERİLER İŞİNİZE YARAYABİLİR… Yazı: Hande Kurdoğlu

Baharı hayatınızda bir şeyleri değiştirmek için fırsat olarak görün. Pozitif düşünce, inanç ve kararlılığın yanına sağlıklı beslenmeyi ve düzenli sporu ekleyin. Farklı yemekler pişirmeyi deneyin ya da yeni hobiler öğrenmeye çalışın. Tembel, miskin, mutsuz, enerjinizi emen kişilerden uzak durun. Yaptığınız işin hakkını verin. Kitap okuyun, gülmeyi unutmayın. Erguvanları görmek için Hisar–Emirgan hattına ya da Arnavutköy’e, mimozaları görmek için adalara, laleleri görmek için Beykoz ya da Emirgan Korusu’na gidin. Moda’da dondurma yiyin, Bebek’te kahvaltı edin. Şehir hatları vapuruna bir yerden bir yere gitmek için değil, sırf çay içip, simit yemek ve yediğiniz simidin bir kısmını martılara atmak için binin. Hâlâ havaya giremediniz ve bahar yorgunluğunuzu atamadınız mı? Sezen Aksu’dan “Ben her bahar aşık olurum” ya da Candan Erçetin’den “Bahar” şarkısı da mı kurtarmaz sizi? O zaman size 2-3 gün müsaade, kapatın kapıyı pencereyi, perdeleri, kıvrılın yatağa, kanepeye, çekin örtüyü başınıza azıcık depresyonunuzu yaşayın. En kötü ihtimalle sıcaktan bunalıp kafanızı çıkaracaksınız gömdüğünüz yerden.

HAMAMA GİTMELİ Buharın, kesenin, sabunlu masajın etkisini atlamayın, beden temizliği için hamama gidin. Otellerin hamamlarını da deneyebilirsiniz ama İstanbul’da birbirinden çok güzel tarihi hamamlar olduğunu da unutmayın. 1741’den beri üç yüz yıldır bütün ihtişamıyla ayakta duran Cağaloğlu Hamamı, 1640 yılında Kösem Sultan tarafından yaptırılan Üsküdar’daki Çinili Hamam, Mimar Sinan yapısı olan Çemberlitaş Hamamı, II. Beyazıt tarafından yaptırılan Galatasaray Hamamı bunlardan en önemlileri. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan, uzun yıllar kapalı kalan sonra bir süre halı mağazası olarak kullanılan ve 2008’de yeniden restore edilen Ayasofya Hürrem Hamamı ise başka bir alternatif. Yine Mimar Sinan eseri olan, Osmanlı donanmasının güçlü komutanlarından Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından Tophane’de yaptırılmış olan hamam da aklınızda bulunsun.

FORMA GİRMELİ Baharın gelmesi demek yazın kapıda olması demek. Şu halde selülitli bacaklara, sarkan kollara, bel düğmesi açtıran göbeklere, gevşemiş popolara savaş açmak lazım. Evet, geleneksel spor ve diyet eziyeti günleri

32 intown

intown 33


DOSYA FİLM FESTİVALİNE GİTMELİ İstanbul’da bahar demek film festivali demek. 34. İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan tarihleri arasında! Evet, dışarıda hava günlük güneşlik olacak ve bazı arkadaşlarınız bahar geldi, açık havada olalım diyecek ama yine de dünya sinemasından yeni örneklere, ödüllü filmlere, Türk sinemasından klasiklere, yani 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filmine biraz vakit ayırmaktan zarar gelmez.

de geldi kısaca. Spora başlamanın tam zamanı diyorsanız, hem vücudu forma sokmak için hem de baharla coşan enerjinizi boşaltmak için birçok alternatifiniz var. En basiti kendinizi dışarı atıp yürüyebilirsiniz. Tarihi bir atmosfer için Atatürk ve Haliç köprüleri arasında kalan BalatFener yolu, şehir karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için Belgrad Ormanı güzel yürüyüş parkurlarından. Avrupa yakası için Beşiktaş-İstinye ya da İstinye–Tarabya hattı, Emirgan Korusu, Maçka Parkı ve Yeşilköy Sahili baharı yaşamak için ideal yürüyüş parkurları arasında… Yürüyüş beni kesmez daha farklı bir şeyler yapayım derseniz şiddetle aletli pilatesi tavsiye ederim. İşin içinde sadece kasların hareketi yok, nefes, koordinasyon, konsantrasyon, kontrol da var. Tüm bedeni çok yönlü çalıştırıyorsunuz.

FARKLI LEZZETLERİ TATMALI Hazır pazarda baharın meyve ve sebzelerini gözden geçiriyorken, bunları biraz da değişik tariflerle sofranıza getirmek isterseniz Didem Şenol Tiryakioğlu’nun her mevsime, her aya göre düzenlediği, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Biraz Maya, Biraz Gram İstanbul’da Mevsim Malzemeleriyle Yemek Pişirmek” kitabına bir göz atın. Yeni lezzetleri, bildiğiniz ama uzun zamandır yapmadıklarınızı bir daha keşfetmek için bir fırsat verin, kitaba da kendinize de. Belki bu akşam yemeğine Zeytinyağlı Çağla, Taratorlu Taze Bakla, Izgara Levrek ve Enginar Ezmesi, Yeşil Erikli Kuru Kayısılı Kinoa, Frambuazlı Limonata ve Çilekli Tart pişirmek istersiniz.

DAHA ÇOK GEZMELİ Uygun zaman, yeterli para ve doğru insanları bir araya getirdiğim an, fırsat bu fırsat diyerek yurtiçi ya da yurtdışı kısa süreli de olsa kaçamak

34 intown

yaptığım doğrudur. Pişman değilim. Yolculuğun kendisi ve hatta gittiğim yer kadar beni heyecanlandıran şey, gideceğim yerle ilgili bilgi toplama ve plan yapma aşamasıdır. Neresi dolaşılacak, nerede yenilecek, ne alınacak, hangi sokaklarda ve meydanlarda kaybolunacak mutlaka bir listesini yaparım. Tecrübelerini paylaşmayı seven seyyahlar sağ olsun bir internet bağlantısı yetiyor her türlü bilgiye ulaşmaya. Ama illa ki daha önce gitmiş eş, dost, arkadaşlar da oluyor tabii ki. Bütün bunlar güzel tabii, yeni keşifler yapmak, yeni heyecanlar yaşamak. Peki ya İstanbul? Kendi oturduğum şehre hazırlanmak istesem nasıl bir planlama yaparım? İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün istatistiklerine göre 2014 yılında 12 milyona yakın

yabancı turist gelmiş İstanbul’a. Onlardan biriymişim, sanki ilk defa gidecekmişim gibi, hem de bahar gelmiş, mevsimin getirisi kıpırdanmalar bünyeyi gezip tozmak için hareketlendirmeye başlamışken, İstanbul için bir plan yapmanın tam zamanı!

√ Boğaz sefası: Öncelikle İstanbul niye bu kadar sevilir denizin üzerinden görmek lazım. Şehir hatlarının Boğaz turlarına mutlaka katılmak lazım. Kısa Boğaz Turu’nu seçerseniz Eminönü–Ortaköy arası iki saatlik bir yolculuk yaparsınız. Vaktiniz varsa, ki mutlaka yeterli zaman ayırmak lazım, Uzun Boğaz Turu’na çıkın. Eminönü’nden başlayan yolculuk, Beşiktaş, Kanlıca, Sarıyer, Rumeli Kavağı’ndaki iskelelere uğrayıp Anadolu Kavağı’na kadar devam ediyor. Burada üç saatlik bir molanın ardından yine aynı iskelelere uğrayıp Eminönü’ne geri dönüyor. Molayla birlikte altı saatlik çay-simit ve martılar eşliğinde bir boğaz sefası sürebilirsiniz.

√ Kanlıca: Beykoz’da Çubuklu ve Anadoluhisarı arasında Avni Anıl’ın “Bir geceye bir ömür verilir Kanlıca’da,

İstanbul’un sırrına erilir Kanlıca’da” diye anlattığı, keyifli bir İstanbul kaçamağı yapmak istiyorsanız listenizde olmazsa olmaz semt Kanlıca. İstanbul’un sırrına erer misiniz bilemem ama pudra şekerli meşhur Kanlıca yoğurdunu kaşıklamak, ara sokaklardaki ahşap evlere bakıp oralarda kimbilir neler yaşandığını hayal etmek, 1870 yılından beri hizmet veren İsmail Ağa Kahvesi’nde çayınızı yudumlamak, Kanlıca sırtlarında yer alan ve muhteşem bir boğaz manzarasına sahip olan Mihrabat Korusu’na gitmek, iskele girişinde yer alan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış olan caminin fotoğraflarını çekmek için hemen yola koyulmalı.

√ Adalar: Baharın tadını İstanbul’da en güzel çıkarabileceğiniz yerlere bakarken Adalar’ı listenin başlarına koymak lazım. Erguvanlar ve mor salkımlarla bezeli sokaklarıyla Prens Adaları. En bilinen dörtlüsü; Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada. Her birinde gezeceğiniz birçok yer var. Aslında rastgele sokaklarına girip çıkıp dolaşmanız bile yeterli. Büyükada’da yılda sadece iki gün açılan Aya Yorgi Kilisesi, dünyanın en büyük ahşap binası olduğu söylenen Rum Yetimhanesi, Reşat

intown 35


DOSYA GÖKTÜRK’TEKİ YENİ ADRESİ

PIERRE LOTI İstanbul manzarasının, şahane bir Haliç panoramasının keyfini bir de Pierre Loti’de sürün. En tepeye kurulmuş kafelerde, çayınızı kahvenizi keyifle içebilir, gün batımında şahane fotoğraflar çekebilirsiniz. Gitmişken Eyüp Sultan’a da uğramayı unutmayın.

36 intown

Nuri Güntekin’in evi ve 2. Abdülhamit’in yaptırdığı Hamidiye Camii’ni gezebilirsiniz. Heybeliada Sanatoryumu, İsmet İnönü Köşkü, Deniz Lisesi, Ruhban Okulu, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evine gidebilirsiniz. Sirakyan İkiz Evleri, Hristos Manastırı ve Kilisesi, Rum Ortodoks Panayia Kilisesi de Kınalıada’ya gidecek herkesin mutlaka görmesi gereken yerler. Burgazada’da ise Aghios İoannes Prodromos (Aya Yani) Kilisesi, Christos (Metamorfosis) Manastırı ve Sait Faik Abasıyanık Müzesi’ni mutlaka görün. √ Sultanahmet: Sultanahmet demek sayısız gezilecek görülecek yer demek. Sultanahmet Camii’nden Topkapı Sarayı’na, Ayasofya Müzesi’nden Yerebatan Sarnıcı’na birçok alternatifiniz var. Tarihi yarımadaya belki de günlerinizi ayırmak gerek. Ama bahar havasını soluyarak, yavaş yavaş yürüyüp, sizi başka bir dünyaya götürecek bir yer arıyorsanız Topkapı Sarayı’nın Bab-ı Hümayun kapısından sola doğru gidip karşınıza çıkan Soğukçeşme Sokağı’na girin. Trafiğe kapalı, yeniden yapılandırılmış tarihsel ahşap evlerin olduğu bir sokak

burası. 1940’lara kadar dokusunu muhafaza edebilse de 1950’lerden sonra şehri saran yapısal bozulmalardan nasibini buradaki evler de almış. Hatta sokakta bulunan tarihi su sarnıcı 1985 yılına kadar oto tamirhanesi olarak kullanılmış. Restorasyon çalışmalarından sonra 1986 yılında sokak eski görünümüne ve dokusuna tekrar kavuşmuş.

√ İstiklal Caddesi, Galata Mevlevihanesi ve Galata Kulesi: Cadde-i Kebir, Grande Rue de Péra. İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Beyoğlu’nda Tünel ile Taksim Meydanı arasında uzanan haftanın her günü, günün her saati hareketi ve kalabalığı hiç bitmeyen bir cadde. Taksim Meydanı’ndan Tünel’e nostaljik travmayla da gidebilirsiniz ama kalabalıktan başınız dönmezse bence üşenmeyin bir uçtan bir uca gidip gelin her yanı tarih kokan, her santimi yaşayan İstiklal Caddesi’nde. Hatta ara sokaklara girin. Asmalımescit’e, Kumbaracı Yokuşu’na, Büyükparmakkapı Sokak’a ya da bir paraleldeki Meşrutiyet Caddesi’ne... İstiklal Caddesi turunuzu Tünel tarafında

Kemer Corner Sitesi İnci Blok No:22 Göktürk / İstanbul Gsm: 0532 594 96 11 www.cigdemgenc.com / info@cigdemgenc.com /cigdemgenc_ /cigdemgencboutique


DOSYA bitirirseniz Galip Dede Caddesi’nin başında bulunan Galata Mevlevihanesi’ne de uğrayın. Galata Mevlevihanesi II. Bayezid döneminde 1491’de Divane (Semaî) Mehmed (Çelebi) Dede tarafından kurulan İstanbul’un ilk Mevlevihanesidir. 2007 yılından itibaren gerçekleşen restorasyonlarla Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla yenilenerek 2011’de yeniden ziyarete açılmış. Galata Mevlevihanesi’nde gerçekleşen sema ve mehter gösterilerini ya da musiki akşamlarını internet sitesinden takip edebilirsiniz. Mevlevihaneden çıkıp Galip Dede Caddesi’nden Şahkulu Camii’ye doğru ilerleyin, yokuş aşağı kendinizi bırakın. Galata Kulesi’ne adım adım yaklaşıyor olacaksınız. 360 derece İstanbul’u görmek istiyorsanız mutlaka uğrayın.

√ Artwalk İstanbul: Bir kısmını önerdiğimiz güzergahları bir sanat yürüyüşü haline getirmek isterseniz www.artwalkistanbul.com adresinden kaydınızı yaptırın. Tophane–Karaköy, Galatasaray–Galata, Akaretler– Nişantaşı rotalarında yer alan galeriler sizi bekliyor. Artwalkistanbul sizin için tüm bu galerilerin, sergilerin, projelerin gündemini takip edip bir program oluşturuyor. Bu programa katıldığınızda konusunun uzmanı bir eşlikçi size sergileri geziyorsunuz. İstanbul’da sanatın içine öğrenerek, anlayarak katılıyorsunuz. Cumartesi günleri 13.00-16.00 arası yapılan bu yürüyüşlerde gidilecek galerileri, programı sitelerinden takip edebilirsiniz.   Aslında o kadar çok yer var ki İstanbul’da baharın keyfini çıkarabileceğiniz. Bir liste yap dendiğinde sayfalar dolusu semt, sokak, ilçe, yer çıkıyor. Elediklerimin hepsinde aklım kalıyor. Kumkapı’yı, Çiçek Pasajını, Balat’ı, Bebek ya da Arnavutköy’ü, Salacak, Şile, Riva’yı hangi birini çıkarırsam haksızlık etmiş olmam ki? Her güne

bir İstanbul desem bir yıl boyunca her gün gezecek başka bir yer bulurum. Siz de kendi listenizi oluşturabilir, kendi başınıza ya da tecrübeli, profesyonel rehberler eşliğinde günlük kültür turlarına katılarak İstanbul’u köşe bucak keşfedebilirsiniz. Kendi başınıza maceraya atılmak istiyorsanız araştırmacı ve aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan Bahar Kaleli tarafından hazırlanan “İstanbul’un 100 Görülecek ve Yaşanacak Yeri” (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları) kitabından yararlanabilirsiniz. Kitap, İstanbul’un tarihi mekânlarla ilgili önemli bilgiler vermesinin yanı sıra farklı gezi güzergâhlarını takip ederek kendi gezi planınızı yapma imkânı sunuyor. Rotanızı çizin, baharla birlikte keşif macerasına merhaba diyin!

PAZARA GİTMELİ Her mevsim, bütün meyve ve sebzeleri bulamadığımız günleri hatırlıyor musunuz? Kışın domates ya da salatalık, yazın karnabahar veya havuç yiyemezdik. Halbuki şimdi öyle mi? Her mevsim, her meyve ve sebzeyi bulabiliyoruz. Yine de unutmayın gerçek mevsiminde yenen ürünler hem daha lezzetli hem daha faydalı oluyor. Kemerburgaz, Şişli, Kartal, Beylikdüzü, Bakırköy ve Küçükçekmece’de seçme ve tatma şansını yakalayabileceğiniz, ekolojik pazarlar var. Ekolojik ya da diğer semt pazarlarından yapacağınız alışverişle hem taze ürünlere kolayca ulaşabilir hem de küçük üretici ve çiftçiye doğrudan destek verebilirsiniz. Bu bahar her tezgâhtan gelen ayrı ayrı mis kokuları içinize çekerek erik, çilek, kiraz ya da bezelye, bakla, enginarı pazardan alın.

38 intown


DOSYA

ERGUVANLAR VE HIDIRELLEZ üzerine bir güzelleme Yazı: Doç. Dr. İhsan Hanson

BAHAR, İSTANBUL’U BÜYÜK BİR BAHÇEYE ÇEVİRİR. KENTİN

Coral Reef

Hamtpons Graphics

Hamptons

Hamptons Graphics

Dehors

Teak

UMULMADIK BİR KÖŞESİNDE, DENİZE İNEN BİR SOKAĞIN BAŞINDA, DUVARDAN SARKAN MOR SALKIMLAR, BİR TUFAN GİBİ KARŞILAR SİZİ... YOLLARA DÖKÜLMÜŞ ERGUVANLAR, BAŞINIZI KALDIRDIĞINIZDA BOĞAZ’I “O ŞEHRAYİN”İ GÖRECEĞİNİZ DUYGUSUNU VERİR. İSTANBUL, ERGUVANDIR VE BU KENT ERGUVAN İMGESİYLE BÜTÜNLEŞİR. İSTANBUL İMGESİNİN ÜZERİNİ ERGUVANLAR ÖRTER. PEKİ YA HIDIRELLEZ? BAHARI “HEP BİRLİKTE” KARŞILAMANIN İYİ BİR NEDENİ DEĞİL MİDİR SİZCE DE?

Ahmet Hamdi Tanpınar, erguvanın “şehirlerimizin ufkunda her bahar, bir Diyonizos rüyası gibi sarhoş ve renkli” doğduğunu belirtir Dersaadet’te ve şöyle der: “İstanbul surlarının üstünde çok eski bir sabah ezanının, oracığa takılmış kırık parçasına benzeyen küçük bir caminin, Manavkadı Camii’nin yıkık duvarları arasında tek başına fırlamış bir erguvan ağacı vardır ki, bana gösterdikleri günden beri her bahar, bir kerecik olsun ziyaretine gider, bu şehrin sabahlarından toplanmış hissini veren mahmur bakışlı kandillerini seyrederim. Harap ve bakımsız mazi yadigarları ve etrafında uyuyan mevtalar arasında bu erguvan ağacı benim için ezeli ve ebedi bir arzunun, daima yenileşen hayat akışının bir timsalidir ve manzaraya hakim yumuşak duruşunda bu fazlasıyla hissedilir. TARİHİMİZDE ZAMAN ZAMAN BAZI ÇİÇEKLER “MODA” OLMUŞTUR. EN ÇOK BİLİNENİ DE LALEDİR ELBET! GÜL İSE, TARİHİ BAŞTAN BAŞA KAPLAR. PEKİ, ERGUVAN? ERGUVANIN YERİ BÜSBÜTÜN BAŞKADIR. ŞAİRLERİN HAYALLERİNDE MÜSTESNA BİR YERİ VARDIR. BAKİ EFENDİ, EN SEVDİĞİ ÇİÇEĞİN ERGUVAN OLDUĞUNU SÖYLEYİP, ŞÖYLE DER: RENKLİYİ, PARILTIYI VE KIYMETLİ OLANI SEVERİM.

40 intown

YANİ AĞAÇLAR İÇİNDE KENDİ BAŞINA BİR SEFAHAT OLAN ERGUVANI... Erguvan o devirlerden gelip hep moda olmuştur. Çünkü erguvan, imparatorluk rengidir. Bir imparatorun babası da imparator idiyse çocuk erguvan renkli giysiler içinde doğacağından, ona porfiriogenet (erguvanlar içinde doğmuş) denirdi. Şimdilerde, erguvan mevsimi yaklaşmakta... Hepimiz, biz İstanbul’da yaşayanlar, kendimizi gerçekten “erguvanlar içinde doğmuş” gibi duyumsayabiliriz artık. Çünkü bahardır ve bahar İstanbul’a bir erguvan soyluluğuyla gelir.

BAHARI KARŞILAMA BAYRAMI Hıdırellez, yarı kutsallık taşıyan bir bahar bayramıdır. 6 Mayıs’ta Hızır Aleyhisselam’la İlyas Peygamber’in buluştuğuna inanılır. İki ölümsüz kişinin bu buluşmasının uğur getireceğine, dileklerinin gerçekleşmesine yardımcı olacağına inanılır. Hıdırellez hazırlıklarının nisan ayının birinci haftasında başlayıp, evlerdeki bütün eşyaların kaldırılarak temizlik yapıldığını, sandıkların aktarılarak kışlıkların kaldırılıp, yazlıkların çıkarıldığını babaannemden ve annemden görüp yaşadığımı da bu satırlarda bahsetmek istiyorum. Bunlar sayfiyeye gitmeden


DOSYA

bağlayan, Hıdırellez günü gül dibinde çözüp “al bunun rengini, ver bana rengini” diyenler vardır. LEYLA SAZ, ESKİ GÜNLERDE HIDIRELLEZ GEZİLERİ İÇİN “FERACE, YAŞMAK, ŞEMSİYE, POTİN, İPEKLİ ELDİVEN” ALMAK İSTEYENLERİN BEŞ LİRA HARCAMASI GEREKTİĞİNİ YAZAR. BU BEŞ LİRA İSTANBULLU HANIMLARIN, HIDIRELLEZ GEZİLERİ UĞRUNA “SANDIK EŞYALARINI, BAKIRLARINI SATTIKLARI” SÖYLENCESİNE YOL AÇARMIŞ. İstanbul’da bu tür geziler; aynı zamanda kendini gösterme, uzaktan uzağa tanıdığı bir delikanlı ya da genç kızı biraz daha yakından görme, bir sevgili peyleme olanakları da sağlardı. Her sınıfın farklı yerleri yeğlediği gezi yerlerini söyle sıralayalım. Baharda; Kağıthane, Silahtarağa, Aynalıkavak, Çırpıcı, Ihlamur, Fulya Tarlaları; yazın ise Beykoz Çayırı, Kalender, Çubuklu, Göksu, Çamlıca. Buraları erkekler için de, kadınlar için de seyir yerleriydi.

önceki ön hazırlıklardır da aynı zamanda... Hıdırellez’de komşularıyla toplanıp eğlenmeyi düşünenler, katılacak komşuların yüzük, küpe gibi eşyalarını toplar, su dolu bir çömleğe koyar. Çömleğin üstü bir örtüyle kaplanır. Bu örtüye bir gazboyaması bağlanarak bir de asma kilit takılır. Çömlek bir gül fidanı dibine, Hıdırellez’den önceki gece bırakılır. Hıdırellez sabahı, eşyası olanlar toplanır, önce sütlü kahveler gül dibinde içilir, sonra kısmeti kapalı kapalı olduğuna inanılan birinin başında çömleğin kilidi “talihini, bahtını açıyorum” sözüyle açılır. Bunu genellikle buluğa ermemiş bir kız yapar. Sonra, mani bilen biri elini çömleğe sokarak, bir mani eşliğinde bir eşya çeker. Mani eşyası çıkanın “niyeti falı” sayılır. Hıdırellez’de niyet çekmeyenler de dilekleri için, gül dibinde kimi dileklerde bulunur. Gece gül dalına salıncak bağlayarak çocuk isteyenler, gül dalına yemeni ya da gömlek asıp, Hıdırellez’de bunu kullanarak gül tazeliği kazanacağına inananlar; hastalığı yüzünden benzi sarı olduğuna inanıp, bir gün önce bileğine sarı ipek

42 intown

Sultanlar Kağıthane’yi, Küçüksu’yu, Çamlıca’yı, tercih ederlerdi. Kayık gezintilerinde ise Rumeli sahillerinde Mesarburnu ( Sarıyer)’na kadar gidip Anadolu sahilinden dönüşünde Küçüksu sahilindeki kalabalığı açıktan seyrederdi. Ne Kağıthane Deresi’ne ne de Göksu Deresi’ne girmezlerdi. Kibar aileler de Haliç’in zurnalı, nekkareli, zilli maşalı kayık sefasına katılmazlar, diğer seyir yerlerinin meşhurlarına gider, Göksu Deresi’ne de kayıklarıyla girerlerdi. Kağıthane’ye değişik saatlerde gidilebilirdi. Karayolu ile ve arabayla gidenler, öğleden sonra yola çıkar akşamın geç saatlerinde dönerlerdi; deniz yoluyla ve kayıklarla gidenler ise sabahleyin yola çıkarak akşamdan sonra döner, öğle ve akşam yemeklerini Kağıthane’de yerlerdi. Kağıthane dönüşü mesirede geçirilen bütün bir günden daha fazla zevk ve heyecan veren bir alemdi. Yan yana adeta birbirine temas ederek dereden süzülen sandal ve kayıkların bazılarında gazel okunur, türkü söylenir, hatta sazlar çalınırdı. Kağıthane dönüşünü seyretmek için Karaağaç, Bahariye ve Eyüp kıyılarında toplananların sayısı bilinmezdi. Kağıthane’ye gidenler, çocuklarına Kağıthane Külahı almayı da unutmazlardı. Bu külah çingene kadınları tarafından yeşil sazdan yapılır ve sivri tepesine katırtırnağı denilen sarı çiçekli bir nebattan küçük bir demet takılırdı.


EN İYİ 5

DÜNYANIN TÜM

PARKLARI BİZİM!

Yazı: Başak Duru

BİR METROPOLDE YAŞIYORSANIZ EĞER, KAFANIZI KALDIRDIĞINIZDA ÖNCE GÖKDELENLERİ SONRA GÖKYÜZÜNÜ GÖRÜYORSANIZ, OKSİJENE ULAŞMAK İÇİN DERİN DERİN NEFES ALMANIZ GEREKİYORSA, DOĞAYA, DOĞALA OLAN TUTKUNUZ İÇİN ÇOK UZAKLARA GİDECEK ZAMANINIZ YOKSA, O ZAMAN TÜM BU DURUMLAR VE GERİYE KALANLAR İÇİN PARKLAR SİZE KUCAK AÇAR! VE HER DAİM BİLİRSİNİZ, KALBİNİZ SIKIŞTIĞINDA KAÇACAK BİR YERİNİZ OLDUĞUNU... EN İYİ PARKLAR LİSTESİNİ BEŞE İNDİRGEMEK ÇOK ZORDU. DİĞERLERİNDE AKLIMIN KALDIĞINI İTİRAF EDİP NE DE OLSA ‘’DÜNYANIN TÜM PARKLARI BİZİM!’’ DİYEREK, NAÇİZANE EN İYİ BEŞ LİSTEMİ GÖRÜŞE SUNUYORUM

UENO PARK, TOKYO 1873 yılında halka açılan Ueno Park, toplam 133 dönümlük bir arazi üzerine kurulu… Batı’daki örneklerinin ardından Meiji döneminde yapılan park, yılda ortalama 10 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Parkın içindeki hayvanat bahçesi ve tapınakların yanı sıra genellikle nisan ayının ilk haftasında çiçek açan muhteşem kiraz ağaçları ise Ueno Park’ın mutlaka görülmesi gereken yerler listesine girmesine sebep oluyor.

44 intown

intown 45


EN İYİ 5

GEZİ PARKI, İSTANBUL Üzerine çok söz söylenen, yazılan, hala da söylenip yazılmaya devam eden 38 bin metrekarelik alana sahip Gezi Parkı (eski adıyla Taksim Gezisi), bugün İstanbul’da nefes aldığımız ender alanlardan biri… Beyoğlu’nda, Taksim Meydanı’nın kuzeydoğusunda konumlanan parkın ilk adımları, 1920’lerde Şehircilik Uzmanı Henri Prost’un önerisiyle atımış, 1991-1992 yılları arasında ise dikdörtgen planlı park revizyon geçirmiş. 28 Mayıs 2013’te parkın Topçu Kışlası’na dönüştürülmesi çalışmaları dolayısıyla başlayan protestolarla haftalarca tüm dünyanın gözlerini üzerine toplayan park, neyse ki hala gölgesinde dinlendiğimiz ağaçlarıyla metropolün kalbindeki bir kaçış noktası…

46 intown

HYDE PARK, LONDRA Londra’daki Kraliyet Parkları’nın en büyüğü olan Hyde Park, 1637 yılında 2.53 km2’lik bir alana kurulmuş. 1851’de park halkın toplanma yeri olarak belirlenmiş ve o dönemden itibaren bu park toplu olarak yapılan gösterilerin merkezi haline gelmiş. Bahçeler bölümünde Long Water, park bölümünde Serpentine olarak bilinen bir gölü içine alan parkın Marble Arch’a yakın kuzeydoğu köşesinde ise serbest konuşma yeri olarak bilinen Speakers’ Corner bulunuyor.


Bu yaz macera dolu bir tatile var mısın?

EN İYİ 5

Uluslararası gençlik kamplarına katıl; unutamayacağın 6 yaş) 2 5 1 ( bir deneyime sahip ol… a 15 lmany os 20 Farklı ülke gençleriyle hayat boyu sürecek dostluklar kurma fırsatı

A Ağust aş) 01-09 6-21 y 5 1 ( re 01 İngilte Temmuz 2 7 yaş) 1 4-1 20-3 2-14/1 1 z 2015 istan ( Yunan 2-21 Temmu 1 aş) 05-14/ 4-21 y-10 Eylül 1 ( is r Marmaz-03 Tem 01 24 Ha

İngilizce konuşma-yazma-dinleme becerisini geliştirme imkanı CENTRAL PARK, NEW YORK Gökdelenlerin arasında olmasına rağmen New York’un akciğer dostu, oksijeni bol alanlarından biri Central Park. 1857 yılında açıldığında 778 dönümlük bir alanla kentlilere kucak açan park, bugün 840 dönümlük bir yüz ölçüme sahip. New York’u ziyaret edenlerin uğramadan dönmedikleri park, yılda yaklaşık 40 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Yüzmenin yasak olduğu park aynı zamanda pek çok film sahnesinin de fonunda bize göz kırpıyor.

Outdoor spor aktiviteleri, takım çalışması oyunları ve kültürel etkinlikler BUEN RETIRO PARK, MADRID İspanyolca’da “inziva” anlamına gelen “retiro” kelimesinden adını alan Buen Retiro Park, tam anlamıyla Madrid’in en büyük inziva köşesi… 19. yüzyılın sonlarına kadar İspanya Kraliyet ailesine ait olan park, daha sonra halka açılmış ve o günden sonra da ziyaretçisi hiç eksik olmamış. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz, göletinde sandal sefası yapabileceğiniz, 1.4 km2’lik yüz ölçüme sahip parkın içinde birçok heykel, anıt ve galeriler bulunuyor.

48 intown

GENÇLİK SERVİSLERİ MERKEZİ

Yo u t h S e r v i c e s Centre

Doğayla temas kurma, yaşayarak öğrenme ve zorluklarla başa çıkma deneyimi

Gençlik Servisleri Merkezi 1985 yılından bu yana gençlerin sosyal, kültürel ve toplumsal yaşama aktif katılımına yönelik çalışmalar yapmaktadır. Jüpiter Eğitim, uluslararası gençlik kampı organizasyonlarına İstanbul ve çevresinden katılmak isteyen gençler için GSM’nin çözüm ortağıdır.

Jüpiter Eğitim - İstanbul Cad. Gökofis İş Merkezi No:20/14 Kat:5 (İş Bankası üstü, teras kat) Göktürk-Eyüp / İst. Bilgi ve Kayıt için: 212 322 2009 / 533 297 1333 / 530 510 1568

www.jupiteregitim.com

facebook.com/jupiteregitim


DEKORASYON

2015’İN BAHAR DEKORASYON TRENDLERİ

MODA OTORİTELERİ YENİ SEZONUN RENKLERİNİ BELİRLERKEN PEK ÇOK ALANA İLHAM KAYNAĞI OLUYOR. BU SEZONUN GÖZDE RENGİ OLARAK BELİRLENEN MARSALA’NIN DEKORASYONA YANSIMALARINA VE FARKLI MATERYALLERLE KOMBİNASYONLARINA BİRLİKTE GÖZ ATMAYA NE DERSİNİZ?

Moda ve dekorasyon trendleri her daim birbirleriyle paralel gitmiştir. Modanın belirlediği tarz ve renkler, dekorasyonda da birebir etkili olmuş ve uygulanmıştır. Bu doğrultuda en büyük etki, seçimleri tasarım disiplinleri arasında yakından takip edilen uluslararası renk otoritesi Pantone’ye aittir. Pantone 2015’in rengini ”Marsala” olarak belirlemiş ve moda da olduğu kadar dekorasyonda da bu kırmızı şarap, kızıl kahveye çalan renk kullanılmaya başlamıştır. Marsala rengine badem rengi, pastel mavisi ve pembesi, zeytin yeşili ve griler eşlik ederek dekorasyonda kullanılacaktır.

50 intown

intown 51


te

k’ r ü t k ö G

12.

DEKORASYON

Yılımız Yapı Dekorasyon

TV ÜNİTELERİ TEK BAŞINA BIR ELEMAN OLMAKTAN ÇIKACAK, YİNE TÜM DUVARLA BİRLİKTE TASARLANAN ÖĞELER HALİNE GELECEKLER

EV YENİLEME-TADİLAT HİZMETLERİ

ŞÖMİNE

BANYO YENİLEME

Boya

KABİNET DUŞ KABİNİ

İç mekanda büyük dekoratif objelere sık sık rastlayacağız. Kocaman aynalar, saatler, tüm duvarı kaplayan tablolar sık karşımıza çıkacak öğeler arasında... Ayrıca TV üniteleri tek başına bir eleman olmaktan çıkacak, yine tüm duvarla birlikte tasarlanan öğeler haline gelecekler.

52 intown

Özellikle mobilyada masif ahşap kullanımıyla sık sık karşılaşacağız. Dekorasyonda rüstik bir etki yaratmak için ahşabı doğal renklerinde ve natürel cilalarla kullanmaya devam edeceğiz. 2015 yılında tasarımlarda ekolojik olmasına önem gösterilerek doğal ürünlerle, bakır, cam, doğal taş, hasır gibi doğal ve doğa dostu ürünler kullanılacak. Ayrıca mermer kullanımı artacak; sadece banyolarda değil, yemek masaları gibi farklı dekoratif amaçlarla kullanılacak.

SU TAŞ İŞLERİ

İZOLASYONU

CAM BALKON

DECK

TESİSAT İŞLERİ

E L B A Ya p ı D e k o r a s y o n Ta a h h ü t S a n . v e T i c . L t d . Ş t i . Çeşmebaşı Cad. No: 38/C 34077 Göktürk - Eyüp / İstanbul TEL: 0212 322 10 68 GSM:0532 517 37 43 h t t p : / / w w w. e l b a y a p i . c o m . t r / i n f o @ e l b a y a p i . c o m . t r


DEKORASYON

BANYOLARDA, ARTIK KÜVETLER CAM YA DA DUŞAKABİNLE ÇEVRELENMEK YERİNE, ETRAFI AÇIK, BİR ARAÇTAN ÇOK BANYODA DEKORATİF BİR OBJE GÖREVİ GÖRMEYE BAŞLAYACAK.

Günümüz teknolojisi sayesinde her çeşit kültürle birebir interaktif ilişkide olmamız, yaşam alanlarımızda da kendini göstermeye başlayacak. 2015’in en gözde dekorasyon trendi farklı kültürlerden öğeleri harmanlayarak bir arada kullanmak olacak. Dekorasyonda etnik, modern, klasik ayırt etmeden her tarzda öğeyi kullanabileceğiz.

Geçen yıldan beri kullanmaktan keyif aldığımız geometrik desenler ve şekiller, bu sene de kendini aydınlatma elemanları, biblolar gibi dekoratif öğelerin yanı sıra kumaşlarda, perdelerde, halılarda, zemin karolarında da göstermeye devam edecek.

54 intown

Adres Telefon web e-mail

: Çamlık mah. Çamlık Cad. No: 12 Göktürk : 0212 322 62 90 : www.cagdasyapi.net : info@cagdasyapi.net


ALIŞVERİŞ

SEPETİ DOLDURMANIN

TAM ZAMANI!

Anki Home Yastıklar, 85 - 220 TL arası.

Hazırlayan: Gökçe Koçyiğit

Woods

Fotoğraflar: Ersoy Doğru

BAHAR GELDİ YA HANİ, İÇİMİZ İÇİMİZE SIĞMIYOR YA, VİTRİNLER DE DAHA BİR RENKLENDİ, FARKINDA MISINIZ? GÖKTÜRK’TE EV AKSESUAR ALIŞVERİŞİ YAPILACAK YERLERİ GEZDİK VE SİZİN İÇİN BAHARI EVİNİZE TAŞIYACAK ALTERNATİFLERİ SEÇTİK

English Home La Venta

Şamdan 34,90 TL

Elma obje 235 TL, armut 195 TL, kir 235 TL, şamdan 115 TL, uzun şamdan 596 TL, kısa şamdan 295 TL, kayık vazo 1.450 TL, kuşlu mumluk 65 TL, ahşap buzluk 995 TL, ahşap tepsi 995 TL, büyük fener 2.250 TL, küçük fener 1.750 TL

Porselen cup 22,45 TL

Esse

Abajur 64,90 TL

Bej küp 300 TL Uyku seti 199 TL

Yatak örtüsü 750 TL, abajur 1.850 TL sehpa 1.000 TL, çift geyik 2.000 TL, murano cam boğa 240 TL, cam dekor 145 TL, çiftli kuşlar 185 TL

Gri tepsi 180 TL

Vazo, 29,90 TL, gül demeti 19,90 TL

Çocuk duvar kağıdı (5 m2 top) 139.90 TL

56 intown

Fatma Hanım’ın Eli tepsi 130-230-340 TL

Büyük kettlekek kalıbı 79 TL

Küçük kettle 49 TL

intown 57


BİZİM CEMİYET BIZZ PUB GÖKTÜRK’TE AÇILDI Hazırlayan: Ersoy Doğru Değişik mekan bulamamaktan yakınan gece yaşamını sevenler Bizz Pub ile yeni bir seçenek kazandı. “Göktürk’ün gerçek pub’ı” sloganı ile Bizz Pub, Kemerlife Çarşı’da açıldı.

SADECE HAFTADA 1-2 KERE

BOĞAÇHAN SABANOĞLU, ERCAN DİNÇ, DJ HAKAN ZANBAK

DAKİKA

Daha güçlü kaslar Daha kaliteli yaşam HER YAŞTA FORMDA VE ZİNDE BİR VÜCUT

CEYDA YALÇIN, ALI YALÇIN, TUĞBA DINÇ, ERCAN DINÇ, ÖZLEM TAHTAKESEN

Daha güçlü kaslar HAFTADA 20 1-2 Daha kaliteli yaşam DAKİKA DEFA

SADECE

ERCAN DİNÇ, TUĞBA DİNÇ

BOĞAÇHAN SABANOĞLU, BİHTER SABANOĞLU

ÖZGÜR ACAR

BİHTER SABANOĞLU, MAYA ARAKON

KİŞİYE ÖZEL EĞİTMEN EŞLİĞİNDE

GÜNLÜK İZ KIYAFET-ÜCRETS E M LERİNİZLEDENEI İÇİN SEANS VU E RAND ALINIZ

SIRT, BEL DURUŞ İNCELME, KEMİK İncelme ve Duruş Sırt, bel Yaşlanmayı Kemik VE BOYUN BOZUKLUKLARINI SIKILAŞMA VE ERİMESİNİ yağ kaybı bozukluklarını ve boyun AĞRILARINDA yavaşlatma erimesini DÜZELTME YAĞ KAYBI düzeltme ÖNLEME ağrılarına son önleme İYİLEŞME

İstanbul Caddesi, Telekom Sokak Arcadium İş Merkezi Kemerburgaz-Göktürk Eyüp-İSTANBUL 0212 322 73 01 - 02 Bağdat Caddesi - İST. 0216 356 60 30 - 31 Etiler - İST. 0212 282 86 85 - 87 Ataşehir - İST 0216 456 70 83 Denizli - 0 258 2614051

NEDRET KAPTANA, TUĞBA DİNÇ, BİHTER SABANOĞLU, ERCAN DİNÇ, BOĞAÇHAN SABANOĞLU, MERT GÜRSOY

58 intown

20

MELİH DALGIÇ, SELİN İLLEL, ARET DEMİRCİ

GÜL ERBAŞ, CÜNEYT ERBAŞ, AŞKIN YEĞİNER, AYLİN YEĞİNER

Detaylı bilgi ve üye yorumları için www.superslowzoneturkey.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


BİZİM CEMİYET

AYÇA KALIN, GÜL KALA

EKREM KALA, İSMAİL YAHYA KALA, GÜL KALA

PARTI SANATI’NDA ÖZEL TASARIMLAR NATALİ YILDIZ, ELİNA YILMAZ, VIKTORIA YILMAZ

Göktürk özellikle çocuk doğum günü ve partilerin yoğun olduğu bir yer… Partiler için alternatif ürünlerin bulunduğu, parti organizasyonu yapan ve kişiye özel tasarımların da bulunduğu Parti Sanatı da bu eksikliği gidermeye hazır! Göktürk Caddesi’nde Gül Kala tarafından açılan Parti Sanatı’nın açılışı da marka gibi rengarenk görüntülere sahne oldu.

RAGIP SAVAŞ’I DOSTLARIYLA YENI KAHVE KEŞIFLERI YAPMAK IÇIN YASEMIN&TUNCEL ROASTRY AND GELATERIA’YA GIRERKEN GÖRÜNTÜLEDIK. İlker Mengi ile Ünal Ercan, Monkey Bar’da DJ Niko’nun Türkçe seçkisiyle keyifli vakit geçirdi.

60 intown


BİZİM CEMİYET Motto Bar’da caz geceleri

SEHBAL KONDİLOĞLU

Uzun süredir eksikliği hissedilen caz geceleri, Göktürk’ün hareketli barı Motto’da başladı. Her hafta farklı bir vokalin söylediği Motto’daki caz geceleri, cazseverlerin yoğun ilgisini çekti. Haftanın belirli günlerinde DJ performansı olan Motto Bar, sessiz Göktürk gecelerine renk katmaya devam ediyor.

MÜSTEYDE GİDER, ONUR BİÇMEN, ÇİĞDEM ÖNDER

Her hafta vokali değişen “Old Friends Jazz Trio” gecelerinde, 12 Mart’ta Eylül Duru (vokal), Haluk Dayıoğlu (keyboard, piyano), Serhat Özkartal (bas gitar) ve Benhan Göçmez (drums) sahne aldı.

62 intown

CA

Oyuncu ve Tiyatro Yönetmeni Murat Daltaban, Göktürk’teki D&R’da alışveriş yaparken objektifimize poz verdi.

Z

MURAT DALTABAN ILE ALIŞVERIŞTE KARŞILAŞTIK İstanbul Caddesi Arcadium Life 2 no 27 E y ü p İ s t a n bintown ul 63 Te l 0 2 1 2 3 2 2 5 0 5 2


BİZİM CEMİYET THE BLOOM BRASSERIE NEO VISTA ÇARŞI’DA! Göktürk’ün en büyük açık hava barına sahip mekanı The Bloom Brasserie, Neo Vista Çarşı’da şık bir davetle açıldı. Dünya mutfağından örneklerin olduğu menüsünün yanı sıra barın ferahlığı ve geniş bahçesi The Bloom’un en büyük avantajı!

SALİH BOZ, FERDA BOZ, CEVAT BOZ

BERNA AYDİL, MELİS GÜREL

SİNEM AVCI, ALTAN AVCI

ZAFER ATALAY, BİRSEL ATALAY

KAAN KASACI, SERTAÇ ÖZTUNA

EREN - SERAP TALU , CEM AYDEMIR, AHMET KURT

64 intown

TOLGA TOP

CEREN İNCESU

GÖKTÜRK : İstanbul Caddesi Artell Forum Çarşısı no:38 Vakıfbank Yanı Göktürk/İstanbul 212 3224616 MERKEZ : Şehit Mithat Yılmaz Caddesi No:46 Sarıyer/İstanbul 212 2426698 ATÖLYE : Sırrı bey sokak no:1 Sarıyer/İstanbul 212 2715454


GUSTO Yazı: Başak Duru

“ORTAYA BİR ÇOBAN ALALIM” GÜNLERİNİ NE ZAMAN GERİDE BIRAKTIK ANIMSAMIYORUM AMA ARTIK DEVİR ORTAYA AFİLİ BİR PEYNİR TABAĞI ALMAKTAN YANA! HAVA KARARMAYA YAKIN BULUŞMALARININ YEMEKSİZ OLUŞUNA EN ÇOK SEVİNDİREN, İYİ BİR AKŞAM YEMEĞİNE ISINMA TURLARI ATMAMIZA SEBEP OLAN PEYNİRLER NEYSE Kİ HALA KAHVALTININ DA VAZGEÇİLMEZİ…

Hani gezi programlarında ünlü şefler yıllanmış peynir mahzenlerinde tadım yapıyor ya, işte o an “Işınla beni Scotty” diyorum içimden… Fransa olur, İtalya olur, hatta Toscana Bölgesi olursa daha da mükemmel olur! Lokasyon önemli değil Scotty, maksat peynir olsun, gerekirse biz sade lafla da yürütürüz bu gemiyi! Söz konusu peynir olduğunda, Artun Ünsal’ın “Süt Uyuyunca” kitabı gelir akla… Ünsal, kitabında şöyle anlatır: “Fransa’nın 243 çeşit peyniri var, bizde ise birkaç çeşit peynir var derler. Halbuki doğru değildir. Özünde sekiz çeşit peynir vardır ve onların varyasyonları vardır. Değişik sütlerden ya da süt karışımlarından yaparsınız, bekletme sürelerini değiştirirsiniz, değişik sürelerde peyniri haşlarsınız, yani moda tabiri ile her birinden bir kombin çıkartırsınız. Özünde sekiz çeşit olan peynirler ise teleme şeklinde gördüğümüz taze peynirler, yumuşak kabuğu küflü beyaz peynirler, kabuğu yıkanmış peynirler, pıhtısı baskılanmış ama pişirilmemiş peynirler, pıhtısı baskılanmış ve pişirilmiş peynirler, küf damarlı peynirler, yumuşak doğal kabuklu peynirler ve son olarak eritilmiş peynirler olarak sıralanır.” Hepsi bir yana peynirin besleyici ve lezzetli bir besin olduğu kuşkusuz! Her yaşın “mutlaka” listesinde yer alan bir besin olmasının yanı sıra saklama süresinin uzun oluşu, kahvaltıdan gece atıştırmalarına değin uzanan mönü seçkisiyle zahmetsizce tüketilebilmesi de peyniri beslenme üçgeninin üst sıralarına taşıyor. Bugün artık altın tozu serpiştirilmiş Stilton peyniri ve Sardinya Adası’na özgü kurtlu peynire kadar uzanan sayısız çeşidiyle peynir tat dünyasında önemli bir yere sahip…

PEYNIRIN TARIHI O KADAR ESKIYE DAYANIYOR KI DÜNYADA ILK KEZ NASIL VE NE ZAMAN ÜRETILDIĞINI GÖSTEREN KESIN BIR BILGI HENÜZ MEVCUT DEĞIL. ARAŞTIRMACILAR ILK BILGILERE, SÜMER DÖNEMINE AIT ESERLER SAYESINDE ULAŞMIŞ.

eder ve dolayısıyla peynir taze süte oranla daha kolay sindirilir hale gelir. Bilinenin aksine bütün peynirler fermantasyon işlemine maruz kalmaz. Birçok kültürde, bizde de olduğu gibi, taze sütten yapılan peynirler de mevcuttur. Taze sütle hazırlanan peynirler, ev ortamında kolaylıkla yapılabilir. Ancak çok lezzetli bir protein ve yağ deposu olan bu peynirlerin ömrü kısadır. İçinde koruyucu madde olmadığı için kısa sürede tüketmeniz gerekir. Fermente olan peynirlerde ise özel tat ve doku elde etmek için çeşitli bakteri kültürleri kullanılır. Çiğ sütten yapılmış peynirler için genellikle hiçbir ek kültür gerekmez. Peynir hakkında herkesin bir sözü, anlatacakları ve elbette seçimi vardır. Kimi beyaz peyniri sever, ki burada da inek, koyun ya da keçi sütünden yapılma ayrımı karşımıza çıkar, kimi parmesansız makarna tüketmez kimi küflü olmayan peynire peynir demez kimi içinse bir peynirin iyi oluşu sadece yıllanmışlığıyla ölçülür. Öyle ya da böyle benim için sütün en güzel halidir peynir… İster iki dilim tost ekmeğinin arasında ister risotto’nun üzerinde ve ister bir kadeh Cabernet Sauvignon’un yanında olsun, yeter ki olsun hep hayatımızda!

BU GEMİYLE NEREDEN NEREYE

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜR 66 intown

Yüzyıllar boyunca peynir yapımında farklı yöntemler denendi. Sonuç ortada! Bugün şarküteri reyonlarında çoktan seçmeli bir yelpazenin bizi beklediğini bilir hale geldik. Bilim insanları hala peynirin olgunlaşma sürecinde rol alan mikropları ve becerilerini anlamaya devam ediyor. Peki, peynir aslen nedir? En basit tanımla, kaynatılıp ve asitleştirilerek içindeki kazeinin pıhtılaşmasından oluşan süte peynir denir. Kaynatılan süt bağırsakları korur ve hassas insanlarda alerjik reaksiyonların tetiklenmesine sebep olan proteinleri elimine

intown 67


GUSTO LOKANTA 18 - MISIR UNLU PEYNİRLİ EKMEK MALZEMELER: 3/4 su bardağı un, 3/4 su bardağı mısır unu, 1 çay kaşığı tuz, 1,5 çorba kaşığı, abartma tozu, 50 gr eritilmiş tereyağı, 1/2 su bardağı yoğurt, 1 yumurta, 1/2 su bardağı süt, 100 gr beyaz peynir, 3 çorba kaşığı dereotu, Dikdörtgen kek kalıbı HAZIRLANIŞI: Un, mısır unu, tuz, kabartma tozunu bir kaba alın. Başka bir kapta süt, yoğurt, yumurta ve tereyağını karıştırın. Beyaz peynir ve dereotu ekleyin. Sütlü karışım ile unlu karışımı birbirine eklenip kek kalıbına boşaltın. 180° fırında, 25 dakika pişirin.

THE BLOOM - PANE TULUM SALATA MALZEMELER: Taze yeşillikler (Akdeniz yeşillikleri, roka, marul), taze baharat (Biberiye, taze , ekik, maydanoz), 70 gr taze brokoli , 160 gr tulum peyniri , 2 yumurta, 2 gr dijon hardalı, 4 gr soya sos , 25 gr un, 100 gr galeta unu, 10 gr sızma zeytinyağı, ¼ limon, nar ekşisi HAZIRLANIŞI: Tulum peynirini orta büyüklükte bir kabın içerisine alıp 40 gr gelecek şekilde pane yapmaya uygun hale getirin. Yumurta, hardal, soya sosunu çırpma teli yardımıyla karıştırın. Un, yumurta, galeta ununu ayrı ayrı kaplara koyun. Tulum peynirini sırasıyla un, yumurta, galetaya bulayıp şekillendirin ve dolapta dinlendirin. Fritözde rengi altın sarısı olana kadar kızartın. Taze yeşillileri iyice yıkanıp kurutun. Taze baharatları ekleyin. Zeytinyağı, nar ekşisi, limonla tatlandırın. Salata kasesine alınan yeşilliklerin üzerine pane tulumları koyarak servis edin.

68 intown

BIZZ PUB - 5 PEYNİRLİ RAVIOLI MALZEMELER: Hamur için; 200 gr semola unu, 2 adet köy yumurtası, 1 kaşık sızma zeytinyağı, 1 tutam tuz ve su Harç için; 25 gram Gorgonzola peyniri, 40 gr ricotta peyniri, 40 gr pecorino peyniri, 40 gr parmesan peyniri, 40 gr mozzarella peyniri, 1 yemek kaşığı süt, karabiber, tuz Sos için; 180 gr krema, 30 gr pesto sos, 15 gr tereyağ, 15 gr parmesan peyniri, 5 yaprak baby ıspanak, 10 adet dolmalık fıstık, tuz, karabiber  HAZIRLANIŞI: Un, yumurta, tuz, zeytinyağını birlikte kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğurun. Hamuru buzdolabında en az 30 dk bekletin. Hamuru eşit 4 parçaya ayırın. Merdane yardımıyla veya makarna makinesiyle hamurları açın. (Tam böreklik yufka gibi olmasa da epey ince olması gerekiyor) Bir kat serdiğiniz hamurda ravioli kesme aleti ile veya kare şeklinde bir kase/tabak ile hafifçe iz yapın ve kesim yerlerini belirleyin. Harç malzemelerinin tamamını karıştırarak harcı hazırlayın ve belirlediğiniz şekillerin ortasına gelecek şekilde hamura yerleştirin. Başka bir açılmış hamuru bunun üzerine yavaşça örtün ve peynir dolgularının aralarında kalan kısımlardan hafifçe bastırın. Ucu tırtıklı pizza kesme bıçağı veya ravioli kesme aleti veya normal bıçakla kare şeklinde hamurları kesin. Raviolileri kaynattığınız suya bir tutam tuz ve zeytinyağı ilave edin ve raviolileri yavaşça suya bırakın. Orta ateşte yaklaşık 10 dk pişmesi gerekiyor. Sekizinci dakikada bir adet raviloliyi çıkarıp yiyerek pişme durumunu test edin. Önceden ısıttığımız tavaya kremayı ilave edin. Hafif ısındıktan sonra bir çorba kaşığı pesto sos ilave edin. İyice karıştırarak kaynatın ve pişmiş olan raviolileri sosun içine koyun. Tereyağ ve parmesanla bağlayıp, tabaklara tek tek dizin. Üzerine dolmalık fıstık ve ince dilimlenmiş ıspanakla süsleyerek servise hazır hale getirin.


YENİ Hazırlayan: Gökçe Gökçeer

İsteyene kahve, isteyene dondurma

YASEMIN&TUNCEL ROASTERY AND GELATERIA Yasemin&Tuncel Roastery and Gelateria, hayatımıza renk katan nadide Göktürk adreslerinden. Mekana isimlerini veren Yasemin Hanım’ın dondurma, eşi Tuncel Bey’in ise kahve tutkusu sonucu İtalya’ya doğru yola çıkıp katkı maddesiz dondurma yapmanın sırrını ustalarından öğrenmişler. İyi bir kahvenin kahve çekirdeğine bağlı olduğunu da öğrenen Yasemin&Tuncel çifti, Guatemala ve Etiyopya’dan kahve çekirdekleri getirmişler. Bu çekirdekleri kendileri kavurdukları için burada bayat kahve içme ihtimaliniz, sıfır! Meğer bu projeyi, Monocle dergisiyle beraber geliştirmişler. Hayranı olduğum Tyler Brule ile iletişime geçmeleri, grafik ve mimari tasarım için Winkreative’den destek almaları muazzam bir şans. Şanslarının her daim devam etmesini dileyelim biz de o halde…

Farklı seçenek arayanlara

MEAT.INN THE STEAKHOUSE

İstanbul Cad. No: 26 Arcadium II Çarşısı Tel: 0212 322 42 64

NEDEN GITMELI: Hem dondurma hem kahvenin en iyi örneklerine ulaşabileceğiniz mekan, şık tasarımı ve atmosferiyle de açık ara fark yaratıyor. Üstelik bilgisayarınızı alıp işinizi yapabilmek için de uygun.

Pastanın kalbi TORTE

NEDEN GITMELI: Büyük bir emek ve özenle hazırlanmış bu mekanda insan kendini evinde hissediyor. Anneniz size pasta börek yapmış, bir de çay koyup çağırmış gibi… Huzurlu ve harika bir atmosfer.

70 intown

İstanbul Cad. Neo Vista Çarşı No: 16 Tel: 0212 322 63 28

Gökmahal Sitesi No: 28/10 Tel: 0850 644 54 98

Torte, birçok dilde olduğu gibi Arnavutça’da da pasta anlamına geliyor. Üsküp doğumlu babasının anısına dükkanına bu ismi veren Dilek Mertoğlu, kurumsal hayatı bırakıp aldığı pastacılık eğitimi ve sertifikasıyla yepyeni bir rüzgara kapılmış. İyi ki kapılmış, çünkü harikalar yaratıyor. Mekanın tasarımı Onur Tekmen Altınoğlu’na ait. Kek kalıbından aynalar mı ararsınız yoksa ilginç lambalar mı… Hepsi harika! Sabahlara mis kokulu poğaça ve el açması böreklerle başlayabilir, vaktiniz varsa Ödemiş kahvaltısı yapıp midenize şenlik yaşatabilirsiniz. Ödemiş’ten gelen unlarla yapılan Tortekmek adlı köy ekmekleri, zeytinyağından reçellere uzanan Ödemiş’e özel tatları da bulabilirsiniz. Torte’de; doğumgünü, yıldönümü, baby shower, diş buğdayı, mezuniyet gibi özel kutlamalar da yapmak mümkün, bunu not almayı unutmayın. Şeker hamurundan figürlerle pastalarınızı süsletebilir veya heykel pastalarla özel günlerinize farklılık katabilirsiniz. Kurabiyeleri, cupcake’leri, börekleri zaten cepte bilin. Bir de Marie Antoinette’in müthiş çikolataları da sadece burada!

NEDEN GITMELI: Eti seven ve en iyisini yemek isteyenler için ideal bir seçim ve özenle hazırlanmış şık bir mekan. Menülerindeki farklı seçenekler, burayı daha da cazip kılıyor. Üç arkadaş kafa kafaya verip ortaya çıkarmışlar Meat.inn The Steakhouse’u. Kaliteden ödün vermeden, içlerine sindiği ve inandıkları gibi bir ortam yaratmışlar. Mimari ve gastronominin özünde birbirine çok benzediği görüşünden yola çıkan ekip, ‘ne kadar kalite o kadar sadelik, saflık’ diyor ve zaten yeterli ipucunu veriyor. Tüm kurumsal kimlik çalışmalarını yapan Vogue Architects ekibi ile ortakların özenli çalışması sonucu harika bir iş çıkmış ortaya. Üstelik özel bir filitrasyon sistemiyle, çevreye dost ve saygılı olmayı da ihmal etmemişler. Burger, steak, dry aged konusunda oldukça iddialılar. Avokado ve körpe enginar salataları büyük ilgi görüyor. Bir de ızgara ananas tatlısı konusunda oldukça hassaslar. Tadınca sizde de aynı hassasiyet oluşacak muhakkak! Catering hizmeti de sunan Meat.inn The Steakhouse’da temalı etkinlikler de düzenleneceği gelen haberler arasında. Hatta yaza tango eşliğinde merhaba demeyi düşünüyorlarmış… Doğrusu heyecanlandık!

intown 71


YENİ

Biz, BIZZ PUB’dayız, ya siz? Pub rahatlığı ve konforundan vazgeçemeyenlerin mekanı Bizz Pub, kaliteli yemekte de iddialı. Şehrin gürültüsünden ve stresinden uzakta bir mekan açma hayaliyle yola çıkılan ve Göktürk’te karar kılınarak hayata geçen Bizz Pub, Nilüfer Kaptana’nın baş mimarlığıyla ortay çıkan harika bir proje. Menüde; İtalyan mutfağından leziz makarnalar ve taş fırında hazırlanan incecik pizzalar, ızgarada hazırlanan burgerler, et ve balık çeşitlerinin yanı sıra küçük ve lezzetli atıştırmalıklar bulunuyor. Çocuklar da unutulmamış; zira Kids Menü şahane. Ayrıca dünyaca ünlü biralarının yanında lezzetli fresh kokteylleri Ünlü Barmaster Erkan Akar’ın elinden içmenin keyfi bir başka... Çünkü hepsini taze meyvelerden hazırlıyor. Şef Hayrettin Ceylan önderliğinde çalışan uzman aşçıların yemekleri ise yenir, anlatılmaz. Bizz Pub’da her hafta cazın ustalarını dinlemek gibi bir lükse de sahibiz. Temizliği, personel kalitesi, özenle NEDEN GITMELI: Pub sevenler için ideal bir mekan olan Bizz, pub hazırlanmış menüsü, fiyat politikası ve sadece kültürüyle daha önce fazla haşır neşir olmamışlar için de harika bir tanışma ‘pubsever’lere değil her zevke hitap edebilen bir fırsatı sunuyor. Sadece kokteylleri bile, uğramak için bahane olabilir. mekan olması, Bizz Pub’ı vazgeçilmezlerimizden biri yapıyor.

Belediye Cad. Kemerlife Çarşı No: 26 Tel: 0212 322 48 22

C

M

Y

CM

Bahçede bar varsa, Göktürk’te THE BLOOM var! The Bloom Brasserie, kahvaltıdan akşam yemeğine tüm günü lezzet sağanağı altında geçirebileceğiniz yepyeni bir mekan olarak Göktürk Neo Vista Çarşı’da ve içimizde ‘çiçekler açtırdı.’ Bahçede bar konseptiyle Göktürk’e yepyeni bir soluk getiren The Bloom, akşam partileri ve gece eğlenceleriyle göründüğü kadar sakin olmadığının sinyallerini de veriyor. Barı, masaları, özel misafir alanları ve modern çizgileriyle hareketli bir dizayna sahip olan mekanın dekorasyon ve dizaynı da şirket sahiplerinden Ceren İncesu’nun imzasını taşıyor. Michelin yıldızlı şeflerin yanında staj yapan Şef Murat Titiz’e emanet edilen mutfakta pişen leziz yemekler, sizi buranın müdavimi yapacak şüphesiz. Özellikle taş fırından çıkan İtalyan pizzaları oldukça iddialı. Bitti mi, hayır! The Bloom’da çocuklar için doğum günü partileri, baby shower kutlamaları gibi özel partiler de düzenlemek mümkün.

72 intown

NEDEN GITMELI: Bahçede bar konseptini doya doya yaşamak, özellikle de güzel havalarda eğlencenin tadını çıkarmak için ideal bir mekan.

İstanbul Cad. Neo Vista Çarşı Tel: 0212 322 27 44

MY

CY

CMY

K


İŞ DÜNYASI “GÖKTÜRK’ÜN VİZYONU BİZE YENİ KONSEPTİMİZİ OLUŞTURMADA ÇOK YARDIMCI OLDU”

hedeflediğimiz müşteri kitlesi burada! İyi malın hak ettiği rakamın ne olduğunu bilen, bunun daha fazla üstünü de ödemek istemeyen ve bizim hedeflediğimiz vizyona sahip bir müşteri kitlesi var. Bazı yeni ürün gruplarını ilk burada müşterilerimizle paylaşıp onların fikirlerini aldıktan sonra diğer noktalarımızda satışa sunuyoruz. En memnun olduğumuz mağazalardan biri Göktürk diyebilirim. Göktürk’ün vizyonu bize yeni konseptimizi oluşturmada çok yardımcı oldu.

Yazı: Gökçe Koçyiğit

KATIA&BONY GÖKTÜRK MAĞAZASININ GENEL MÜDÜRÜ SELDA ÖZ İLE MARKANIN GELİŞİM HİKAYESİNDEN ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNE VE HEDEFLERİNE UZANAN BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK Katia&Bony markasının oluşum hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz? Yaklaşık beş yıl önce artık bu çoraptaki birikimi ve tecrübeyi kendi markamızla dünyaya yaymaya karar verdik. Bununda en hızlı yolunun perakendeden geçtiğin gördük. Katia’nın sahipleriyle tanıştık ve onlardan satın aldık. Üç mağazalık bir zincirdi o zaman, konsept şimdikinden tamamıyla farklıydı. Kadın çorabı satılıyordu, yok dememek adına da çok az erkek çorabı vardı ve iç çamaşırı yüzdesi fazlaydı. Biz Katia’yı satın alır almaz üretici olduğumuz için markanın pahalı imajını yenmek için pek çok çalışma yaptık. Ürün çeşitleri bakımından ilk aldığımızla bugünü karşılaştırırsak yaklaşık yirmi kat daha fazla. Bütün grupların içine koleksiyonlar hazırlanmaya başladı. Bizim çoraplarımız %100 antibakteriyal yıkamadır. Bütün ipliklerimiz Ege pamuğundan yapılır. Bu da demektir ki, dünya üzerindeki en kaliteli iplik gruplarından birini kullanırız. İstisnasız bütün ürün gruplarımızda bu ürünle ilerleriz. Yazın daha ince kalite çoraplar, merserizeler… İç çamaşırın da maksimum % 95 pamuk oranlı ürünler kullanırız. Bütün testlerini yaptığımız için müşteriler ürünü aldıktan sonra yıkamadan kullanabilir. Sonuç olarak, 2010 yılının ikinci çeyreğinden bu

74 intown

yana piyasadayız. Altıncı yılın sonunda Türkiye’de ulaştığımız mağaza sayısı ise yirmi. Ürün skalanızdan bahseder misiniz? Biz Türkiye’nin en büyük çorap üreticisiyiz. Ürünlerimiz tüm dünyaya yayılıyor. Dolayısıyla ağırlıklı çorap olmak üzere her yaş grubuna uygun, her türlü çorap, iç çamaşırı, gecelik, pijama gibi birçok ürünün yanı sıra spor grubu ürünleri ve mayo, bikini, plaj aksesuarları barındıran bir markayız. Yani bütün aile bize gelip bu tür ihtiyaçlarını karşılayabilir. Ayrıca Kore’nin en büyük kozmetik markası olan Tony Molly ile yollarımızı birleştirerek tamamen konseptimizle uyumlu ve %100 organik cilt bakımı ürünlerini de satışa sunmaya başladık. Müşteri profilinizi nasıl tanımlarsınız? Bizim müşteri profilimiz çalışan, seyahat eden, vizyon sahibi ve ne istediğini bilen, kullandığı ürünün kalitesine ve içeriğine önem veren ve hesabını bilen dikkatli müşterilerden oluşuyor. Ürünlerimizin hepsi minimum %86 pamuk içerikli olup, istisnasız tümü antibakteriyel yıkama yapılarak satışa sunuluyor. Bu çok ama çok önemli bir nokta. Çünkü direkt vücuda temas eden bir ürün grubu üretiyoruz ve her türlü testten

geçiriyoruz. Tüm ürünlerimiz kendi fabrikamızda üretiliyor. Yurt dışında satış yapıyor musunuz? Bony grup olarak dünya markalarının büyük bir kısmına üretim yapıyoruz ve artık 50 yılı aşkın ispatlanmış bir kalite ve güven politikamız var. Katia olarak da Yunanistan, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Kore, Amerika’da hem mağaza hem de partnerle yapılan işbirlikleriyle toptan satış yapıyoruz. Çok yakında da Çin pazarında yer alıyor olacağız. Göktürk’te mağaza açma fikri nasıl doğdu? Biz yaklaşık dört yıldır Göktürk’te yaşıyoruz. İlk geldiğimizde böyle bir ihtiyaç olduğunu hemen fark ettik. Çünkü şehre uzak bir bölge burası. Aynı zamanda aile yaşantısının mevcut olan bir bölge olduğundan, bizim markamız için çok uygun. Bir çorap almak için şehre gitmek çok lüks bu devirde. Fiyat bir yana, zaman olarak kimsenin vakti yok bu devirde. Bu yüzden Göktürk’te bir mağaza açma kararı aldık. İki buçuk yıl oldu ve çok da memnunuz. Buradaki ilgiden memnun musunuz? Çok memnunuz çünkü gerçekten

Satışlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Göktürk’teki mağazamız açıldığı günden beri her ay satış grafiğini yükseltiyor. Bu durum bize de aynı zamanda ışık oldu çünkü Göktürk’te ne istediğini bilen bir müşteri segmenti var. Onların yönlendirmesiyle de epey bir ürün ekledik markamıza. Aynı zamanda İtalyan Trasparenze markasının distribütörüydük. Bizim üretim gamımızda olmayan, daha fantezi çorapları oradan tedarik ediyorduk. Ama müşteriler bizim ürün kalitemizden çok memnun kaldıkları için gerek yazılı olarak gerekse mağazada sohbet ortamlarında bu ürünlere hiç gerek yok zaten sizin ürünleriniz gerçekten çok güzel diyerek bizi cesaretlendirdi. Mağazamızdaki tüm ürünleri kendi markamızla satmamız için bizi cesaretlendirmiş oldular. Bunun için Göktürk bizim için çok önemlidir. Yani daha bakir bir bölgede, daha ihtiyaca yönelik bir konsept oluşturduk Göktürk sayesinde… Markanın önümüzdeki dönem hedefleri nelerdir? Şu an 20 mağazamız var. 2016 yılının ilk çeyreğine kadar 40-50 mağaza daha açmayı planlıyoruz, hatta birkaçının yeri şimdiden belli. Aynı zamanda

Almanya’daki ikinci mağazamızı açmayı ve Çin’de iki yıl içerisinde beş mağaza sayısına ulaşmayı planlıyoruz. Amerika’daki yatırımlarımız tahminimizden çok daha hızlı büyüyor. Artık New York dışındaki bölgelerdeki partnerlik taleplerini de değerlendirmeye almaya başlayacağız. Franchising veriyor musunuz? 2015 itibariyle Türkiye’de franchise vermeyi durdurduk maalesef. Genel giderlerin neredeyse dünya standartlarının üzerinde olan ülkemizde bayilerin uzun vadede yaşamasına çok da olanak sağlamayan bir sistem var. Mevcutta bulunan beş franchise’ımız markanın büyüme dönemlerinde bizimle omuz omuza verdikleri için artık ailemizden oldular. Markamızı vizyonu ve misyonu bizimle aynı olabilecek partnerlerle farklı satış stratejileri ile büyütme kararı aldık. Çok güzel olacağına inandığımız bir sürü proje geliştiriyoruz. Yurtdışında da yine üretim kabiliyeti ya da lojistik becerisini kullanabileceğimiz partnerlerle ilerliyoruz çünkü hiçbir ülkeye bir mağaza açıp sonra yolumuza devam etmek için girmiyoruz, hedeflerimiz hep o pazarda yer edinmek ile ilgili oluyor. Eklemek istedikleriniz… Katia&Bony mağazasının 5 yıllık biz mazisi var. Biz bu 5 yıl içerisinde müşteriyi gözlemleyerek, ürün gamı ve konsept üzerinde çok fazla çalıştık çünkü artık perakende de hata yapma şansınız yok! Birçok örnek var etrafımızda… Dünya genelinde çok büyümek ya da çok küçük kalmak, ikisi de tehlikeli şeyler. Biz o yüzden emin adımlarla gitmek istiyoruz. Gerçekten emin olduğumuz ürün gruplarını genişleterek, tam kendimizden emin olduğumuzda mağaza sayısını

Katia&Bony Göktürk Genel Müdürü Selda Öz

hızla arttırıp, markayla ilgili reklam yatırımlarına gireceğiz. Tony Molly markamız, Kore’nin en büyük kozmetik üreticisi. Mağazanın ortasında bir manav ünitesi yarattık. Bunun içerisinde de peynir, sandviç kutuları ve birçok ürün var. Bunlar mağazanın daha neşeli bir hal almasını sağladı. Bu konsepte ilgi çok yoğun. Aynı zamanda Tony Molly markasının birçok ürünü bizim manav reyonlarımızla çok örtüşüyor. Onların ürünlerinde elma, domates şeklinde krem, yumurta şeklinde yüz maskesi, ananaslı kil maskesi, avokadolu peeling gibi ürünleri var. Ben bu ürünleri yaklaşık bir yıldır deniyorum ve birçok dünya markasına ait olan devamlı alışkanlıklarımı artık tamamen değiştirdim. Çünkü ürünler organik ve rahatlıkla cildimde kullanabiliyorum. Özellikle cilt maskeleri şahane! Göktürklülerin ilgisi de çok yoğun. Deneme ürünleri aldık Kore’den ve o ürünler sadece buradaki mağazaya yetti. Diğer mağazalar için tekrar sipariş vermek durumunda kaldık, ilgi çok yoğun. Bazı müşteriler sorguladı siz çorapçı değil misiniz, neden bu tarz ürünler satıyorsunuz diye. Biz artık daha büyük metre karelerde mağaza açıp daha anlaşılabilir olmak istiyoruz. Katia&Bony değerli bir marka tüm ürünler testlerden geçiyor. Toly Moly dışında tüm ürünler kendi imalatımız. Özellikle bebek çoraplarında kaymaz anti bakteriyel tabanlar vardır, bebek yürürken kaymasın diye. Bununla ilgili mağazalarımızda sertifikalar var, kullanılan boyanın hiçbir şekilde kimyasal içermediğine dair.

intown 75


GEZİ

MARSİ LYA LAVANTA KOKULU KENT ESKI VE YENININ IÇ IÇE YAŞADIĞI, BARINDIRDIĞI FARKLI KÜLTÜRLERLE EĞLENCELI BIR AKDENIZ TELAŞINA SAHIP, FRANSIZ MILLI MARŞINI ORTAYA ÇIKARAN DEVRIMCILERIYLE ASI, ÇEVRELENDIĞI LAVANTA TARLALARIYLA NAIF BIR ŞEHIR MARSILYA... Yazı: Hande Kurdoğlu

76 intown

Alexandre Dumas’’ın etkileyici romanı Monte Cristo Kontu’nu ilk okuduğumda Edmond Dantès’ye yapılan haksızlığa müthiş bir öfke duymuş, kitabın içine girip, içine düştüğü tuzaktan kurtulmasında ona yardım etmek için karşı konulmaz bir isteğe kapılmıştım. Her ne kadar Edmond benim yardımım olmadan “denizden kara, gökyüzünden koyu, dev granit bir hayalet gibi yükselen hapishane Château d’If’’ten ve adadan kurtulsa da bu maceranın bir parçası olma isteğim kitabı her elime aldığımda tekrar tekrar depreşti. İşte şimdi Marsilya’da, kendi maceramızı yaşamaya başlıyoruz.

Tarihte ilk olarak MÖ 6. yy’da 12 İon şehrinden biri olan Phokaia (bugünkü adıyla Foça)’lı denizcilerin kurduğu Marsilya şehri, zamanla eski liman denilen Vieux Port etrafında genişleyerek bugünkü halini almış...

AVRUPA’NIN EN ESKI ŞEHRI Marsilya, Fransa’nın Akdeniz kıyısında yer alan bir şehri. Akdeniz’in en büyük ticari limanına sahip. Calanques Dağları ve lavanta tarlalarıyla çevrili şehir, sadece Fransa’nın değil Avrupa’nın da en eski şehri. Marsilya her ne kadar Fransız şehri olsa da Kuzey Afrika kökenlilerin çoğunlukta olduğu, sayısız çoklukta çeşitli etnik nüfusuyla, biraz Cezayir, biraz Fas’ı andıran ve belli bir dönem hakimiyetinde olduğu İtalya’dan da izler taşıyan, hatta bazen Türkiye’yi bile anımsatan bir metropol görünümünde.

intown 77


GEZİ Marsilya’da şehre ulaşmak için havaalanından yaklaşık 20 dakikada bir hareket eden otobüsleri kullanarak Saint Charles Garı’na gidebilirsiniz. St. Charles Gar’ı, şehrin yüksek tepelerinden biri üzerinde kurulmuş. Dolayısıyla gelir gelmez kente tepeden bakma olanağını buluyorsunuz. Aceleniz yoksa Garın arkasındaki yollardan taksiye binmek yerine önünüzde uzanan 100 küsur basamaklı merdivenlerden inerek Boulevard d’Athenes Caddesi’ne ulaşabilirsiniz. Şehri gezmek için bize önerilen iki seçenekten biri otobüs turu yapmak, diğeri de yollardaki kırmızıçizgileri takip ederek yürümek. “Eski Liman”, “Le Vieux-Port”a ulaşmak için kırmızı çizgileri takip etmeyi tercih ediyoruz. Le Vieux Port’u sabah saatlerinde ziyaret ederseniz balıkçıların yeni tuttukları derya kuzusu balıkları neredeyse üzerinize atlayacak kadar canlı bulabilirsiniz. Kentin merkezi kabul edilen liman ve çevresi cıvıl cıvıl. Düzinelerce kafesi, bouillabaisse’lerini denemediğimiz ama aklımızın kaldığı restoranlarla turistler için tam bir soluklanma cenneti. Saat ilerledikçe trafik ve gürültü de artıyor. Liman bölgesinden hareket eden küçük trenlerle hem şehir turu

BOUILLABAISSE

Marsilya’ya özgü balık çorbası. En az 3 çeşit balık, kabuklu deniz ürünleri, sebzeler, sarımsak, safran, fesleğen, rezene, defne yaprağı, portakal kabuğu gibi baharat ve otların bir arada pişirilmesiyle yapılıyor. Çorbanın yanında “rouille” adı verilen zeytinyağı, sarmısak, safran ve pul biberden yapılan mayonezimsi bir sos, kızarmış sarmısaklı ekmeklere sürülerek yeniyor. Marsilyalı fakir bir balıkçının satamayacağını düşündüğü kılçıklı kaya balıklarını bir kazan deniz suyunun içinde, sarmısak ve rezene ekleyerek pişirmesiyle başlayan Bouillabaisse macerası zamanla içine farklı malzemeler katılarak zenginlerin ve restoranların mutfağına girerek devam eder.

yapabilirsiniz hem de Marsilya’da mutlaka görülmesi gereken Notre Dame Kilisesi’ne çıkabilirsiniz. “Petit Train” ile yapılan şehir turu yaklaşık bir saatten biraz fazla sürüyor. Bölge yürüyerek rahatlıkla dolaşılabilir. Hatta Marsilya’nın ünlü sabunlarından almak için dükkânları dolaşmak, Akdeniz mimarisine meraklıysanız Panier Bölgesi’ndeki binaları keşfetmek son derece keyifli. Ancak kiliseye yürüyerek çıkmak için hayli formda olmak gerekiyor.

KUŞ BAKIŞI KENTI IZLIYORUZ Basilique de Notre- Dame de la Garde Kilisesi’nin inşa edildiği alan kentin en yüksek coğrafi tepesinde (161 metre). Buradan Marsilya’yı kuşbakışı izleyebilirsiniz. Şehir ayaklarınızın altına serili. Bazilika, Marsilyalı bir rahip tarafından Meryem Ana’ya adanmak üzere 13. yüzyılda küçük bir şapel olarak yapılmış. 16. yy ve 18. yy’larda kaleler ve yeni kilise binaları eklenmiş. 1853’te Bazilika’nın son tapınakları inşa edilmiş. İlk yapıldığında tahtadan bir Meryem Ana heykeli varmış ancak daha sonra kaybolmuş. Bugün biri girişte sumermerinden diğeri de ana mihrabın orada

cafe *Rezer vasyon yaptırmayı unutmayınız... 78 intown

Merkez Mah. Camii Sk. No:4/4D Nef 04 Sitesi Göktürk-Eyüp/İstanbul Tel: 0212 - 322 66 50 www.zindecafe.com / info@cafezinde.com


GEZİ PASTIS

Türkiye’de rakı, Yunanistan’da Uzo, Marsilya’da ise Pastis var. Uzun limonata bardaklarında, üzerine su konarak ikram ediliyor. Su eklendiğinde anason kökenleri rengini sarı-beyaz bir kıvama çeviriyor. Tabii su koymadan da içebilirsiniz. Genelde sofrada değil, yemekten sonra içiliyor.

yer alan gümüş Meryem Ana heykelleri son derece etkileyici. Ancak olağanüstü başka bir Meryem Ana heykelini görmek istiyorsanız Bazilika’nın tepesine bakmanız gerek. Şehrin her yerinden görünebilecek kadar büyük olan bu Meryem Ana ve çocuk figürü oldukça dikkate değer. Şehri kuşbakışı izlediğimiz bu Bazilika’dan “Chateau d’If (If Kalesi)” görünüyor. Artık Monte Cristo Kontu’nun adımlarını takip edebiliriz. Chateau d’If’e gittiğinizde hayali bir kahraman olmasına rağmen Edmond Dantès’in ve onun yol akıl hocası Abbé Faria’nın kaldığı varsayılan bitişik hücreleri ziyaret edebilirsiniz. Kale aslında 16. yüzyılda kenti denizden gelebilecek saldırılara karşı savunma amaçlı kurulmuş olsa da, izole ve kaçışı imkansız konumuyla hapishane olarak kullanılmaya başlanmış. Her ne kadar kitapta Monte Cristo Kontu bu hapishaneden kaçmayı başarmışsa da gerçek hayatta kaçma başarısına erişebilen olmamış. Üstelik özellikle alt sınıftan gelen, parası olmadığı için penceresiz, havasız zindanlara atılan mahkûmların sonu ya delirmeyle ya da ölümle sonuçlanırmış. 1890 yılından itibaren halka açılan bu kaleye her gün eski limandan 09:00’dan itibaren kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz.

ÖNEMLI GEZI NOKTALARI Alexandre Dumas’la ünü artan bu küçük ada dışında Marsilya açıklarında bulunan Küçük ve Büyük Conglue adaları, Jarre adası, Maire adası, Planier Fener adalarını da gezebilirsiniz. Bu

80 intown

ZINEDINE YAZID ZIDANE

Genelde Zizou lakabıyla tanınan Cezayir asıllı Fransız eski futbolcu. Marsilya’nın da büyük gururu. Marsilya’nın La Castellane sitesinde büyüyen Zizou, 2004 yılında, Pele’nin hazırladığı FIFA 100 adı altında gelmiş geçmiş yaşayan en iyi 125 futbolcular arasında yer aldı.

adalarda yerleşim olmaması nedeniyle sadece günübirlik gezilere izin veriliyor. Marsilya’da Akdeniz Arkeoloji Müzesi, Tarih Müzesi, modern sanat eserlerinin sergilendiği Cantini Müzesi, Roma dönemi kalıntılarının sergilendiği Museé des Docks Romains görülmesi gereken müzelerden bazıları. Napolyon’un evi olarak geçen The Palais du Pharo, eski bir huzurevi olup, 2. Dünya Savaşı’nı az bir hasarla atlatabilmiş ender binalardan biri olan La Vieille Charité, Cathedrale de la Major’ ve Longchamp Caddesi’nde bulunan 19. yüzyılda şehre su getiren yeni kanalların üstüne kurulan Longchamp Sarayı ve kademeli şelaleli havuzu da kaçırılmaması gereken mekânlar. Marsilya’ya kadar gelince 25 km uzaklıktaki Aix-en-Provence şehrine gitmeyi sakın atlamayın. Bu şehir korunabilmiş ortaçağ mimarisi, Cezanne ve Picasso’ya ilham veren lavanta tarlaları, mis kokulu sabunları, Arnavut kaldırımlı dar sokakları ile gerçekten çok hoş. Picasso’nun yaşadığı şatoya girilmiyor ama Cezanne’in yaşadığı, okuduğu, gittiği yerleri kapsayan günlük turlara katılıp küçük şehrin büyük sanatçısının adımlarını izleyebilirsiniz. Asi şehirde bulunduğumuz kısa süre içinde kaleleri, kiliseleri, şatoları ve müzeleriyle etkileyici bir tarih, sokaklarındaki değişik etnik insan figürleriyle renkli bir kültür sunan Marsilya keşfedilmesi gerekli yerler listesine mutlaka yazılması gereken bir şehir olarak aklımıza yerleşiyor.

discover

beauty in you

ki e d iği z i l ... n l i e ç İ üz in g fed ş e k

Merkez Mah. Göktürk Cad. No: 3/A Göktürk-Eyüp/İstanbul Tel: 0212 322 87 88 GSM: 0532 451 22 16


MODA diker. Daha sonra Christian Lacroix’nın yanında ilk stajına başlar ve 1995’te Central St.Martins’den mezun olur. Bitirme koleksiyonunu tanıtan modeller arasında Naomi Campbell ve Kate Moss’un olduğu bu koleksiyon, Bergdorf Goodman ve Neiman Marcus’larda satışa sunulur ve hızla tükenir. İki yıl sonra Chloe’nin kreatif direktörü olarak Paris’e yerleşen ünlü modacı, Karl Lagerfeld tarafından başta önyargıyla karşılanır. “Chloe moda bazında daha büyük bir isimle çalışmalıydı, müzik değil.” diyerek görüşünü dile getirmişir ama markayı sonrasında aynı zamanda arkadaşı olan Phoebe Philo’ya teslim eder, solo hayatına geçiş yapar. Stella McCartney, 2001 yılında Gucci Group beraberliğinde kendi adını taşıyan markasını ve ilk koleksiyonunu satışa çıkarır. İlk mağazasını Meatpacking District’te açan tasarımcı, zamanla dünya merkezlerinde modanın kalbini oluşturan yerlere kurulmayı başarır ve ürünler zincirleri de beraberinde getirir. 2003’te “Stella” adını verdiği ilk parfümünü satışa çıkarır ve şimdilerde 50 ülkede 600’den fazla dağıtım noktasına ulaşır.

ADIDAS, FALABELLA VE DAHA FAZLASI Hayvan hakları savunucusu olan Stella’nın organik ve sağlıklı kumaşlar kullanması spor dünyasının ilgisini çeker. Bu durum dolayısıyla 2004 yılında Adidas ile işbirliğine gider ve Adidas by

Sporu şık yapmayı başarabilen kadınları tercihi olan, mükemmel işbirliği Adidas by Stella McCartney tasarımları...

Daha Fazla Stella... m Adidas için 2004 yılından beri koleksiyon hazırlıyor. Başka 10 yılı deviren bir tasarımcı işbirliği var mıdır? m Stella’nın kişisel olarak tercih ettiği favori modelleri Lara Stone, Georgia May Jagger ve kesinlikle Natalia Vodianova. Georgia’yı da Mick Jagger’ın kızı olmasından tanırsınız. Müzisyen babalarının moda sektörüne yön veren kızları olarak da yeni nesil onları tanıyor. m Stella McCartney’in 2015 yaz koleksiyonundan bazı ipuçları vermek gerekirse durum şöyle: Koleksiyon ağırlıkla beyaz renkte gömlekler ve bu sezon neredeyse her yerde göreceğimiz geniş paçalı kısa bol pantolonlar koleksiyonun ana damarını oluşturmuş. Tabii bir de önden kemerli iri tokalı it-bag var ki, o zaten çoktan blog’larda görücüye çıkmaya başladı. m Stella McCartney, reklamları, ilan puntoları ve web sayfasındaki yeşil sebzeler grafiklerinden de ipuçları yakalayabileceğiniz üzere iflah olmaz bir vejetaryen! Ayrıca büyük çapta bir hayvan hakları aktivisti. Hiçbir tasarımında ve ürününde deri veya kürk kullanmadığını da belirtmemize gerek yok sanırım. m Bu işe sıfır hırsla başladığını söylüyor McCartney ve şöyle diyor: “Kendi markamı kurduğumda ya tutmazsa diye bir hisse kapılmadım, tutmazsa başka seçeneklerim olduğunu zaten biliyordum. İnsanın güvence altında olduğunu bilmesi güzel şey.” Genç modacılara duyurulur…

Yazı: Leyla Asena Arıca

MODA VE MÜZİK... BİR AİLEDE HER TÜRDEN YETENEK OLUR MU DİYE SORACAK OLURSANIZ MCCARTNEY AİLESİ CEVABI VERİYOR. MODA DÜNYASINDA BİR MCCARTNEY İMZASI VAR VE DE DÜNYA ÇAPINDAKİ MARKAYA GİTGİDE BÜYÜYEN BİR SEMPATİ! OLMAYACAK GİBİ DEĞİL ZATEN...

Stella McCartney, herkesin bildiği gibi Sir Paul McCartney ve Linda McCartney’in kızı. Efsanelerin efsanesi Beatles grubunun üyelerinden birinin kızı olunca hayat çok klasik olmuyor tabii. 1971 Londra doğumlu Stella, zor bir doğumun eseri dünyaya gelmiş. Babası, bu durumu “kanatsız bir meleğin doğuşu” olarak dile getirmiş ve bu olayın ardından da karısının da yer aldığı Wings diye bir müzik grubu kurmuş. McCartney ailesinin çocukları, ayrışmamak için devlet okuluna yazılmış normal bir hayat sürmek için... 13 yaşından beri modayla ilgilendiğini her fırsatta belirten Stella McCartney, ilk ceketini de o yaşında

82 intown

intown 83


MODA Cool aile. Eşi Alasdhair Willis ile birlikte... Yaşayan en karizmatik babalardan Paul McCartney ile baba-kız pozu... Bunu herkes bilir; Gwyneth Paltrow, her zaman Stella McCartney giyer! Güzel fiziğini ortaya çıkaran siyah elbisesiyle yine çok çekici görünüyor.

Bu elbiseyi herkes çok sevdi, çok giydi, maalesef ki çok taklit edildi ve yaşasın ki çok takdir edildi! Tamamen kadın formunu açığa çıkaran tasarım, 2011/2012 Sonbahar-Kış aylarını, o sezonun neredeyse tüm dergi kapaklarını ve tüm kırmızı halılarını giydirdi. Tam olarak söylemek gerekirse, Lara Stone’un ağzından Stella McCartney’in parfümü... Parfüm tam sonbahar ve kış mevsimine yakışan türden.

84 intown

Stella McCartney koleksiyonunu çıkarır. Ürünlerinin genel hatları, feminen uçuk renklerde olmaları ve koşu, gym, yoga, tenis, fitness, golf yüzme gibi sporlara hitap ediyor olması. Parçalar kendini öyle çok sevdiriyor ki anlaşmaları hala devam ediyor.Her ünlü tasarımcı gibi 2005’te H&M ile işbirliğine giden Stella, markayı her kesimden müşteriye ulaştırır ve sonrasında U dönüşüyle Limited Edition Collection’ı hazırlar. 2008’den itibaren koleksiyonlarına eklediği iç çamaşırı ve bebek-çocuk tasarımlarını da hayata geçiren modacı, büyük çıkışını ve uluslararası ününü tam anlamıyla “Falabella” adını verdiği çantalarıyla yapar. Bu tasarım, deri benzeri kumaşı zincirlerin kontürlediği formda, hafif “rock ve edgy” çizgiler taşıyan, markanın en çok tanınan ve satın alınan ürünü haline gelir. 2011’de irili ufaklı puantiyelerden ve transparan dar formlardan oluşan bir elbise tasarlar ve büyük ilgi toplar. Bu

arada es geçmeyelim, 2003 yılında İngiliz yayımcı Alasdhair Willis ile evlenir ve düğünde annesi Linda McCartney’in gelinliğini biraz daha farklı yorumlayarak giyer. Aynı zamanda iyi bir anne olan Stella’nın Miller Alasdhair James ve Beckett Robert Lee adında iki oğlu, Bailey Linda Olwyn ve Reiley Dilys Stella adında iki kızları var. Eşi Alasdhair Willis ise şu anda ünlü yağmur çizmesi olan Hunter markasının kreatif direktörlüğüyle uğraşıyor. Gerek özel hayatı gerek iş hayatı olsun, şanslı kız olarak doğmanın verdiği fırsatları sonuna kadar kullanıp bunu başarıya dönüştürebilen modacının her tasarımına hayran oluyoruz. Bir yaşındaki bebekten Adidas ürünlerine kadar her türlü kalıba uyabilen ancak kalıplara sığdırılamaz bir zeka ürünü tasarımları çok seviliyor. Bence PR’ını herkesin %100 olarak yaptığı bu marka, yerini fazlasıyla hak ediyor. Ve o zaman sanırım “Başarılı doğulmaz başarılı olunur” demek gerekiyor.

intown 85


INCITY Çiftlikten ne gelse kabul!

Bu mekanlar

BIR HARIKA DOSTUM! Hazırlayan: Başak Duru

Bu fasıl bitmez, LEYLA’dan geçilmez! Biraz geçmişe gidelim. Yıl 2004. Cihangir’e bir güzel gelmiş, adı Leyla! Herkes onu konuşuyor. Yemekleri enfes. Haftanın her günü müdavimleri eksik olmuyor. Bunda şüphesiz Deniz Türkali’nin misafirperverliğinin payı büyük. Ama hepsi bir yana o dönem cam kenarına oturup sıcacık lezzetlerle dört mevsimi devirebileceğim bir mekandı Leyla. 2008’de sadece Cihangir değil, başta ben olmak üzere tüm Leylaseverleri üzen bir şey oldu ve mekan yaratıcılılarının elinden alındı, ismi değiştirildi. Masallardaki mutlu sonlara benzer bir şey

86 intown

yaşandı ardından ve evet çok yıllar sonra... Bundan birkaç ay önce yeniden dostlarıyla kucaklaştı Leyla. Haberi duyar duymaz, o muhteşem logoyu yerinde görmeye gittim. Gönül bağı böyle bir şey; o kendine has mönüsündeki yazı karakterini bile özlemişim! Leyla’nın kahvaltısı bir başkadır. Üstelik klasiklerin yanı sıra egzotik ve vegan kahvaltı seçenekleri de var. Yani öyle geçiştirmeyi düşünmeyin, uzun uzadıya keyfini çıkarın. Öğle yemeklerinde a la carte mönü ile fiks mönü, akşam üstü çay saati ve ilerleyen saatlerde ise özel kokteyller sizi bekler. İtalyan mutfağı ağırlıklı mönüde Serra Yılmaz’ın parmağı var dersem, yeterli sanırım. Peki, bir de üzerine makarnalarını denemeden geçmeyin demeyi de ekleyeyim. Leyla’nın dönüş sürprizi ise çok başka! “Mutfakta kim var?” konseptinde Cem Mansur’dan Türkan Şoray’a, Esra Dermancıoğlu’ndan Cengiz Semercioğlu’na birçok Leyla dostu, Leyla’nın mutfağında kendi mönülerini hazırlayıp sunuyor. Nisan sürprizi Türkan Şoray’dan. Her Çarşamba Türkçe müzikle eller havaya diyen mekan, Salı günleri ise “isteyin, çalalım” diyor ve neyse ki Leyla’da kahkahayla eğlence hep baş köşede oturuyor.

Kılıçali Paşa Mah. Akarsu Yokuşu 36/A, Beyoğlu (0212) 243 21 48

PALIVOR ÇİFTLİĞİ

Dikkat dikkat! Bu çiftliğin “ünlüleri”, bildiğiniz ünlülere benzemiyor! Onlar için ürünleri “doğal, lezzetli, taze”; benim içinse üç tekrarla “harika, muhteşem, enfes”! Bebek’teki Palivor Çiftliği’nin kısa sürede gurmelerin uğrak yeri olması elbette tesadüf değil. Çünkü burada sizi bir “Şövalye” karşılıyor. Ünlü Şef-Gurme Haldun Tüzel’in gustosuyla tam bir lezzet durağına dönüşen mekan, Trakya’daki Palivor Çiftliği’nin peynirden reçele, zeytinden zeytinyağına ve hatta baharatlara uzanan ganimetleriyle sizi fena halde ağırlıyor. Haldun Tüzel, Bebek ahalisinin çok yakından tanıdığı bir isim. Öncesinde mekanın bulunduğu lokasyondaki lokantasında özellikle öğle saatlerinde uzun kuyruklar oluşmasına sebep oluyordu Tüzel. Şimdilerde ise neredeyse her gün çeşitli tadım aktiviteleriyle müdavimlerini ağırlıyor. Çiftlik ürünleriyle hazırlanan mönüsünü mutlaka deneyin, şarküteri alışverişi sepetinize ise zeytinyağını eklemeyi unutmayın. Söz konusu Şövalye unvanlı bir şef olunca, üzerine bir de Palivor Çiftliği’nin gurme ürünleri eklenince, şehrin mutlaka uğramalı mekanlarına bir adres daha eklenmiş oluyor. Balkabağı çorbası ve suflesinin tadına bakmazsanız siz onlardan daha çok ağlarsınız diyor, yolunuz düşerse şefle sınırları zorlayan bir yeme-içme kültürü muhabbetine girmeyi unutmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Manolya Sok. No:9 Bebek (0212) 231 81 53

Yeni neslin en yenisi AVLU OCAKBAŞI Yeni Çarşı Cad. No:32 Kat:1 Beyoğlu (0212) 244 97 25

“Yeni Nesil Meyhane” kavramını duyuyorduk ama böylesi gerçekten çok yeniydi. Açıldığı günden itibaren şehir efsanesi gibi ünü kulaktan kulağa yayıldı. Eti-şalgamı, ustası-kebabı, biberi-baharatını Adana’dan İstanbul’a taşıdığı konuşuldu önce, hemen peşi sıra da müzik zevki. Meyhanede çalınan müzikleri tahmin edersiniz ya, Avlu için bu tahmininiz boşa çıkar! 90’ların Türkçe pop şarkılarını çalan bir ocakbaşı meyhaneyle karşı karşıyaydı şehir ahalisi. Tarkan, Ajda, Sertap Erener, Yıldız Tilbe dinlerken 90’lar ezberinizi tazeliyor, bir yandan da fava, humus ve süs biberli atom başta olmak üzere akıllara zarar mezeleriyle

keyfinize keyif katıyorsunuz. Rum-Ermeni mezelerine Avlu’nun kattığı yorumu deneyimledikten sonra sıra geldi kebaplara… Kebap ustası Adana Kazancılar Çarşısı’ndan gelmiş. Hal böyleyken Adana, kuzu, beyti, ciğer gibi çok bilinen kebapların yanı sıra küşleme, şaşlık, külbastı gibi özel tatlar, kırmızı et yemeyenler içinse tavuk kıyması, fıstık ve ince kaşarla hazırlanan spesiyal Avlu kebabı alternatiflerden. Unutmadan! Salı geceleri Avlu sadece Sezen Aksu çalıyor. Ortam samimi, dostlarınız yanınızda, yemekler şahane derken, bir şarkı çalıyor ve Avlu işte o an dünyanın en güzel yeri oluyor…

intown 87


SAĞLIK

“GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİŞ HEKİMLİĞİNDE YAPILAN TÜM TEDAVİLERİN AMACI ESTETİK VE FONKSİYONUN BİRLİKTE SAĞLANMASI OLMUŞTUR” Fotoğraflar: Mehmet Ömür

DENTALFORUMISTANBUL’DAN PROF. DR. HAKAN ÖZYUVACI İLE DİŞ HEKİMLİĞİNDEKİ YENİ UYGULAMA VE TEKNOLOJİLERİ KONUŞTUK Diş hekimliğindeki yeni yaklaşımlar ve cerrahideki yeni uygulamalardan söz eder misiniz? Son dönemde kimya sektöründeki gelişmeler hedeflenen başarılı estetiğin yakalanmasında bizlere çok destek oluyor. Çiğneme kuvvetlerine daha dayanıklı, kolay aşınmayan, kolayca renk değiştirmeyen malzemeler üretiliyor. Diş hekimliğinde fotoğrafçılık yine amaçlanan estetiğin yakalanmasında öncesi ve sonrası değerlendirmeleri ile uygulamalarımızda bize çok yardımcı oluyor. Tedavi öncesi hastamızın yüzünden ve ağız içinden alınan fotoğraflar bilgisayar ortamında analiz edilerek tedaviye başlanılmadan tedavi sonrası nasıl bir görünüme sahip olunacağı hakkında bizlerin fikir sahibi olmasını sağlıyor. Son yıllarda CAD/CAM (bilgisayar destekli planlama ve bilgisayar destekli üretim) ve 3D (Üç boyutlu ve hacimsel) radyolojik görüntüleme yöntemleri çok ilerlemiş ve diş hekimliği uygulamalarında bizlere çok destek oluyor. Bu bağlamda Estetik uygulamaların tatminkar ve uzun dönem başarılı olabilmeleri için bu tekniklerden yararlanılıyor. İmplantoloji konusunda ulusal ve uluslararası toplantılarda birçok konferans vermiş ve kurslarda eğitmen olarak kişi olarak implantta gelinen son nokta nedir? Diş kayıpları ve diş kayıplarını takiben meydana gelen kemik ve yumuşak doku kayıpları insanların çiğneme, konuşma fonksiyonları ve estetik duruşlarının kaybına neden oluyor. Kaybedilen fonksiyon ve estetiğin tekrar kazanılmasında çok farklı tedavi yöntemleri olmakla beraber günümüzde en çok tercih edilen yöntem implantlar desteği ile sağlanan geri kazanımdır. Kanıta dayalı oral implantoloji uygulamalarının geçmişi 4045 yıl öncesine dayanır. Kemik dokusu ile Titanyum

88 intown

alaşımından üretilen implantlar arasındaki dostluğun tanımlanmasını takiben implantlar vücudumuzdaki eksik yada eksilmiş kemik doku destekli birçok organın tamamlanmasında kullanılmaktadır. Keşfinden bugüne oral implantoloji uygulamalarında çok büyük ilerlemeler meydana gelmiş bilinen doğrular değişiklik göstermiştir. Örneğin; diş kaybını takiben yeterli kemik desteği olduğu durumlarda üst çeneye yerleştirilen bir implantın kemikle iyice kaynaması için 6 ay gibi bir süre, alt çene için ise 3 ay gibi bir süre beklenmesi ve bu süreden sonra üzerinin protezlerinin yapılması önerilmekteyken günümüzde implantlar yerleştirilir yerleştirilmez üzerlerine protezler yapılabilmekte ve fonksiyon ve estetik hemen kazanılabilmektedir. İmplantların çene kemiklerine yerleştirilebilmeleri ve kemik dokudan destek alabilmeleri için implant yerleştirilecek kemik dokusunun implantı uzun dönem destekleyebilecek kalitede olması gerekir. Geçmiş dönemlerde implant uygulamayı planladığımız hastalarımızda gerek klinik gerekse panoramik radyografi alarak yaptığımız muayeneler sonucunda implant yerleştirilecek çenelerde yetersiz kemik desteği varlığında maalesef hastalarımıza “size implant uygulayamayız çene kemikleriniz bu tedavi yöntemine uygun değil” demek zorunda kalırdık. Günümüzde Radyoloji (Röntgen) cihazlarının gelişimi sayesinde kemik doku desteği hacimsel olarak değerlendirilebilmekte ve hatta kemiğin yoğunluğu ölçülebilmektedir. Bu değerlendirmeler sonrasında hastalarımızın implant yapılmasına uygun olmayan bölgeleri belirlenerek bu bölgelere yapay kemik materyalleri kullanılarak implant uygulanabilir hale getirilebilmektedir. Hastalarımızın çene kemiklerinde ki kayıp miktarı yapay kemik materyalleri ile telafi edilemeyecek boyutta ise kalça kemiğinden alınan kendi kemikleri ile implant uygulanabilir hale getirilebilir. Kanserli ve defektli hastalarda implant uygulamaları da yapıyorsunuz. Bunları anlatır mısınız? Kanser tedavisi gören ya da görmüş hastalarımızı iki farklı grup altında değerlendiririz: Baş ve boyun

ÇENE YÜZ BÖLGESINDE RASTLANILAN DOKU KAYIPLARI SADECE KANSER SONUCU MEYDANA GELMEMEKTEDIR. DOĞUMSAL SEBEPLER, TRAFIK VE IŞ KAZALARI DA CIDDI KAYIPLARA SEBEP OLMAKTADIR. bölgesinde kanser rahatsızlığı olup tedavi gören hastalar ve vücudun diğer organlarında kanser tedavisi gören hastalar olarak. Dişlerimiz, insan vücudunu meydana getiren sert ve yumuşak doku hücrelerini içeren tek organımızdır. Bu nedenle çenemizde yer alan diş dokularından kaynaklı kanserler oldukça yüksek yoğunluktadır. Özellikle ağız içi tümörleri cerrahi olarak tedavi edildiklerinde çok büyük doku kayıpları oluşur. Bu tip cerrahi tedavi gören hastalarımızın estetik problemleri yanı sıra daha da önemlisi diş ve çene kemiğindeki kayıplarına bağlı beslenme problemleri de ortaya çıkar. Cerrahi tedavi sonrası ortaya çıkan bu kayıpların telafisinde yine yapılacak olan protezler hastalarımızın estetik ve beslenme problemlerini belirli oranlarda çözer. Bu tip hastalarımızın kayıplarının giderilebilmesi için yapılacak protezler yeterince destek doku bulunmadığından yeterli oranda başarılı olamaz. Bu başarıyı artırabilmek için implantlar dan yararlanılabilir. Hastanın genel durumu iyice değerlendirilerek gerekli tetkikler yapıldıktan sonra implant uygulamaları yapılabilmekte ve başarılı estetik ve fonksiyonel çözümler elde edilebilmektedir. Çene yüz bölgesinde rastlanılan doku kayıpları sadece kanser sonucu meydana gelmemektedir. Doğumsal sebepler, trafik ve iş kazaları da ciddi kayıplara sebep olmaktadır. Bu tip hastalarımızda da implantlar kullanılarak doğumsal olarak gelişmemiş organlar ya da kaza sonucu kaybedilmiş

organlar yerine konulabilmektedir. Kulak, burun, göz yada kaybedilen yüz dokuları tekrar implant destekli protezler ile tamamlanabilmektedir. 2008 yılından itibaren BDIZ-EDI (Avrupa İmplantoloji Birliği) Türkiye Temsilciliği görevini yürütüyorsunuz. Bu Türkiye temsilcisi olarak neler yapıyorsunuz? Tam Türkçeleştirmek gerekirse “İmplant Uygulayan Dişhekimleri Derneği” adı daha uygun olacaktır. Merkezi Almanya’da olup 25 yıl önce kurulmuş olan bu dernek Almanya dışındaki Avrupa ülkelerini de içine alan bir şekilde büyümüştür. Şu anda 7500 diş hekimi üyesi olan bu dernek giderek yaygınlaşmaktadır. 2006 yılında bir kongrede tanışmış olduğum dernek başkanı ve genel sekreteri Türkiye’nin de bu dernek içinde olması gerektiğini vurgulayıp şahsımı da derneğin üyesi olmam yönünde ve Türkiye temsilcisi olarak toplantılara katılmam konusunda davet etmişlerdi. 2008 yılından bu yana yılda iki kez olmak üzere durum değerlendirme toplantılarına katılmaktayım. Türkiye temsilciliğini sürdürdüğüm bu dernek ayrıca yılda üç kez bilimsel toplantı bir kez ortak görüş birliği toplantısı da düzenlemektedir. www.bdizedi.org adresinden detaylı bilgi alınabilir. Editörleri içerisinde yer aldığım, tüm Avrupa ülkelerine dağıtılan ve yaklaşık 20 bin adet basılan süreli yayın organı EDI dergisi yine bu derneğin yayın organıdır.

intown 89


İYİ YAŞAM

DİKKAT YAZ GELİYOR! PEKİ SİZ YAZA

HAZIR MISINIZ?

erken başlamak... Erken uyanıp 1 saat içerisinde kahvaltı yapmış olmalıyız. Yaşam standardınız kişiseldir fakat 07:00-0 8:00 arası kahvaltı yapmış olmak metabolizmanızın çalışmaya başlaması için çok önemlidir. • Kahvaltı ve öğle arasına küçük bir ara öğün sığdırmalıyız. Öğle yemeğiniz erken olsa bile bu öğünü küçük birkaç ceviz veya bademle geçiştirmelisiniz. • Kesinlikle öğle yemeği atlanmamalı veya tek bir besin çeşidi ile geçiştirilmemeli, dört gruptan (Sebze, tahıl, et, süt) besin öğesini eklemeliyiz. • Yemeklerin üzerine çay, kahve gibi içecekler tüketmemeliyiz. Bu tür içecekler besinlerinin emilimini etkiler. Yemekten sonra en az 45 dakika beklemeliyiz. • Unutmayın! Tüm besin gruplarını tükettiğimiz öğün

Metabolizma Hızlandıran Çorba 2 adet kabak 1 adet domates 1 adet kırmızıbiber 1 adet kuru soğan 1 tutam maydanoz Yarım demet nane 1 tatlı kaşığı sıvı yağ

LIGHT TATLI • 1 kase yoğurt • 1 paket vanilya • 1 portakal • 10-15 adet yaban mersini (böğürtlen, vişne gibi meyve karışımı da olabilir.) • 3-4 tane burçak bisküvisi • 1 adet ceviz • 3-4 adet badem

Vanilya ve yoğurt iyice karıştırılır. Portakal kabuklarıyla beraber kullanılır. Bisküvi, ceviz, badem ve yaban mersini eklenir. Üzerine tarçın gezdirerek servis edilir. Bu şekilde hem yüksek kalorili tatlılardan kaçmış hem de şekerimizi dengede tutarak sağlıklı bir tatlı ile tatlı krizimizi bastırmış oluruz.

YAZIN YAKLAŞMASI KİMİLERİMİZ İÇİN KIŞ BOYUNCA BİRİKTİRDİĞİMİZ FAZLA KİLOLARIN KABUSUMUZ SEZEN ÇETINKAYA DIYETISYEN İstanbul Cad. Gökofis İş Merkezi No: 20 D: 12 (0212) 322 23 71 (0212) 322 63 76

Öncelikle iyi haber: Diyete başlamak için geç kalmadık! Diyet mevsimi olarak da bilinen ilkbahar, taze sebze ve meyvelerin soframızda daha fazla yer almaya başlaması anlamına geliyor. Soframızı doğanın nimetlerine emanet ederek sağlıklı beslenip dengeli ve kalıcı kilo kaybı sağlayabiliriz. Bir de hayatımıza olmazsa olmaz egzersizi de ilave edersek değmeyin keyfimize… Diyet kelimesi psikolojik olarak çok zor, zahmet gerektiren gibi görünse de biz bunun asıl

90 intown

OLMASI ANLAMINA GELİYOR. KABANLARIN, KAZAKLARIN ALTINA SAKLANAN KAT KAT YAĞLARIN, YAZ GİYSİLERİ İLE VÜCUDUN ANATOMİK YAPISINI BOZDUĞU AŞİKAR. HERKESİN ORTAK SORUSU İSE ŞÖYLE: İKİ AYDA YAZA NASIL HAZIRLANACAĞIZ? GELİN, BU SORUYU BİRLİKTE ÇÖZELİM… anlamının yeterli ve dengeli beslenmek olduğunu çok daha kolay olacağını iyi biliyoruz. Gelin, bu yaza beraber merhaba diyelim ve fazla kilolara elveda diyelim. Paylaşacağım küçük püf noktalarla ve uygulandığı taktirde kesinlikle sonuç verecek olan kurallarımızla başlayalım. • İlk kural, diyabet gibi hastalıklarda da uygulandığı gibi insülinin düzenli salınımını sağlamak. Bunun için ise düzenli yani 2,5 -3 saat aralıklarla beslenmeliyiz. • Olmazsa olmaz kuralımız, güne

Metabolizma Hızlandıran Çay * 3 adet limon *2 adet greyfurt * 5 cm zencefil * 4 bardak su * 1 yemek kaşığı bal Limon ve greyfurt kabuklarıyla beraber doğrandıktan sonra bir kabın içine konur ve 15 dakika boyunca kaynatılır. Kaynama sonunda süzülür. Soğuduktan sonra içine bal ilave edilerek servise hazır hale getirilir. Not: Elde edilen karışımı öğle ve akşam öğününden 2 saat sonra 1’er bardak kadar tüketilebilir.

Malzemeleri dilimleyin ve üzerine çok çıkmayacak kadar su ilave ederek düdüklü tencerede pişirin. Blender’dan geçirip soğumaya yakın çorbanıza naneyi ilave edin. Kabak ve kırmızı biberin metabolizmanız üzerindeki etkisini hemen göreceksiniz. Sindirim sisteminizin çalışmasını sağlarken bağışıklığınızın güçlenmesine de yardımcı olacaktır. Gün aşırı öğünlerde 1’er kase şeklinde rahatlıkla tüketebilirsiniz. üzerine ekstra tatlı eklemek mideyi yorar ve sindirim güçlüğüne sebep olur. • İkindi öğününü kesinlikle atlamamalıyız. Öğle ve akşam öğünleri arası uzun olduğundan ikindi saatlerinde şekerimiz düşer ve bu durum abur cuburlara yönelmemize neden olabilir. Buralara da ekleyeceğimiz küçük atıştırmalıklar ile şeker dengemizi korumuş ve akşam öğününde de çok fazla acıkmamış oluruz. • Akşam yemeği tamamen sebze yemeği ve salata ile tamamlanmalı. Ağır et yemeklerinden kızartmalardan mümkün olduğunca kaçınmalıyız. • Gece öğününü kimler tüketmeli diye merak ediyorsanız hemen anlatayım. Gece 23:00’dan önce uyumayan herkes akşam yemeği saatinden 2 saat sonra bir meyve ile gece öğününü tamamlayabilir. • Artık kural olmaktan çıkardığımız ve tüm canlılar için en önemli yaşam kaynağı olan su kısmına gelelim… Günde yine ortalama 10-12 bardak tüketilmeli diyoruz. Özellikle alkali ve detoks içecekler hem toksinlerden arınmamıza yarımcı olur hem de zindelik ve enerji sağlar.

Pavlova (Diyet pasta ) 6 tane yumurta akı (oda sıcaklığında) 2 su bardağı tatlandırıcı (splenda olabilir) 1 su bardağı süt 2 yemek kaşığı mısır nişastası 1 paket şekersiz vanilya Mevsim meyveleri

Yumurta aklarını orta devirde çırpın. Köpürünce yavaş yavaş tatlandırıcı (splenda) ekleyip 5 dk daha karıştırmaya devam edin. İyice katılaşıp beze kıvamına gelen yumurta aklarını yağlı kağıt serdiğiniz tepside şekillendirin. Pasta krema pompası kullanabilirsiniz. 1 saat, 130 derece fırının kapağını hiç açmadan pişirin. Krema için önce sütü tencereye alıp sonra mısır nişastası ve vanilyayı karıştırarak ekleyin. Katılaşana kadar pişirip soğumaya bırakın. Eğer krema yapmak zor diyorsanız krem şanti veya süt kreması da kullanabilirsiniz. Pişen bezeler çok hassas olur ve kırılabilir, o yüzden tabağa aktarırken dikkatli olmalısınız. Bezeleriniz soğuduktan sonra içine krema koyup daha sonra meyveyle süsleyip 1 saat kadar buzdolabında dinlendirdikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz.

intown 91


İYİ YAŞAM

Yazı: Leyla Asena Arıca

BAHAR NİHAYET GELDİ! YAZ KAPIDAYKEN YİNE FORMA GİRMEK İÇİN ÇARELER ARAMA ZAMANINDAYIZ. EN SAĞLIKLI YÖNTEMLERİ ARARKEN SPOR, DİYET, DÜZENLİ EGZERSİZ VE BİZİM İÇİN HALA YENİ SAYILAN DETOKS, AKILLARA EN BAŞTA GELİYOR. PEKİ, BU DETOKS TAM OLARAK NEDİR, NE DEĞİLDİR, NASIL YAPILMALIDIR, NASIL YAPILMAMALIDIR, KİMLER DETOKS YAPABİLİR? BU SORULARIN CEVABINI VE BİRKAÇ UFAK İPUCUNU SİZLER İÇİN ARAŞTIRDIK

Detoks, kelime anlamı olarak toksinleri dışarı atmak, vücudu arındırmak anlamına geliyor, yani kısaca de-toksin gibi düşünebiliriz. Vücut gün içinde yediği tüm gıdalardan gerek katkı maddeli gerekse doğal ya da fazla zehirli maddeleri dışarı atamaz ve birikim oluşur. Dışarı atamadığı maddeler zamanla vücutta işlev bozuklukları, fazla yağ dokusu depolanması ve maalesef hastalıklara neden olur. Uzun vadede bu durumların oluşmasını önlemek için bahar aylarından hemen önce vücudu arındırmak uygundur. Doğru diyet programı ve bazı prensiplerle toksinlerden arınabilirsiniz. Detoks yarı tıbbi bir konsep sayılır. Kullandığımız vücut ürünleri, kremler sabunlar, şampuanların dahil içlerinde zararlı maddeler olduğunu unutmayın. Detoks programınıza yoga, SPA, sauna, hamam, masaj gibi vücudunuzu dıştan da arındıracak yöntemleri eklerseniz daha yoğun ve etkin bir sonuç alırsınız.

DETOKSUN PRENSIPLERI NELERDIR?

DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM ya da 92 intown

Öncelikle detoks, diyet veya spor gibi zayıflamak için yapılan uygulamalardan biri olarak görülmemelidir ve bu nedenle katı bir süre disiplini uygulanmalıdır. En az üç, en fazla 10 gün süreyle yapılmalıdır; bu süre zarfında sigara, alkol ve yoğun oranda kafein kullanılmamalıdır. Bunun yanı sıra işlenmiş her türlü gıdadan kesinlikle uzak durulmalıdır. Genel hedef, metabolizma hızını artırırken onu doğru çalıştırmak ve sabit bir enerji alımını vücuda o sürede alıştırmak ya da yaymaktır. Besin gruplarından bahsedecek olursak, detoksta tahıl ve karbonhidrat tüketimi yapılmıyor. Bunun yanı sıra et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve son olarak gazlı içeceklerden de uzak durmak gerekiyor. Günde bir porsiyon olmak kaydıyla balık tüketebilirsiniz. Bu enerji açısından önemlidir. Karbonhidrat ve hayvansal protein kesildiği için günlük almanız gereken kalori miktarına doğal

Detoks lezzetleri

* * * *

Avokado ve somon, iyi bir ikilidir. Faydalı yağlar içerdiğinden her zaman tüketilebilir, onlar hep sizinle olsun! Güne bir bardak ılık suya yarım limon ya da greyfurt suyu sıkarak başlarsanız, bu size hem enerji hem bağışıklık kazandıracaktır. Brokoli ve ıspanak çok iyi bir ikilidir. Biri demir ve potasyum, diğeri lif açısından zengindir. Karıştırıp smoothie yapabilirsiniz. Meyve ile yaptığınız smoothie’lerinizi bal ve tarçın ile tatlandırabilirsiniz, bu sizi ayrıca tok tutacaktır.

olarak bir sınır çizilmiş oluyor. Peki kaç gün ne yeniyor diye soracak olursanız, sebze ve meyveler, işlenmemiş kuruyemişler, balık (ama diğer deniz ürünleri değil) bol miktarda sıvı ve yoğurt karışımlarıyla organlar tamamen toksinlerden arındırılıyor. Alkali tarzında beslenmeye çalışılıyor ve şeker, tuz kesiliyor. Böylelikle hem birikmiş fazla yağ hem de bununla beraber yorgunluk çöpe atılıyor ve vücut yeniden başlatılıyor. Hollywood ünlülerinden de çok fazla detoks uygulayanlar var ve onlardan da örnekler verebiliriz ama 500 kalori diyetleri veya günde yalnızca meyve-sebze suları tüketmek asla detoks değildir! Kişiye özel alınması gereken kalori miktarı asla 1000 kj/kcal’nin altına düşmemelidir. Genel prensip şu olmalıdır: Mideyi bir buzdolabı poşetine benzetmek… O şeffaf kilitli torbanın içine ne atarsanız vücudunuza da onları sokmuş oluyorsunuz. Bu hissiyatla yalnız sağlıklı gıdalar tüketmek mümkün. Ayrıca detoks alışıldığı takdirde hayatınıza birçok yenilik getirecektir. Aşırı kalori alımı, yağlı, kremalı, tatlı, tuzlu gıdalardan kendi arzunuzla uzak duracaksınız ve yaşam tarzı olarak daha sık tekrarlamak isteyeceksiniz. O halde yaz gelmeden artık metabolizmalar çalışsın!

intown 93


GÜZELLİK

SELÜLIT TEDAVISINDE ZAMAN KAYBETMEYIN FLORANSA ÜNIVERSITESI’NDE GELIŞTIRILEN AQUALYX VE ALIDYA LOKAL PROBLEMLERE AMELIYATSIZ ÇÖZÜM GETIRIYOR NEREDEYSE HER GÜN ESTETİK KONUSUNDA YENİ UYGULAMALARLA KARŞILAŞIYORUZ. AQUALYX VE ALINDA DA BUNLARDAN İKİSİ… İTALYAN MARLLOR FİRMASI TARAFINDAN FLORANSA ÜNİVERSİTESİ İLE BİRLİKTE YAPILAN ÇALIŞMALAR SONUCUNDA GELİŞTİRİLEN BU TEKNOLOJİLERİ CERRAHİ OLMAYAN, LOKAL YAĞLANMA VE SELÜLİT TEDAVİSİNDE GELİNEN SON NOKTA OLARAK İFADE EDEBİLİRİM. AQUALYX PROBLEMLİ YAĞ DEPOLARINDAN BASİT VE GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE KURTULMANIZ İÇİN TASARLANMIŞ. ALIDYA İSE SELÜLİT SORUNUNA FARKLI BİR AÇIDAN YAKLAŞIP, KESİN SONUÇLAR ELDE EDİYOR

AQUALYX NEDİR? Aqualyx bir çeşit safra asidi olan desoksikolanik asit içerir. Aqualyx, yağ birikimlerinin eritilmesi için hemen hemen bütün vücuda uygulanılabilir.Vücuttaki lokalize yağ depoları, gıdı, kollar, göbek ve karın çevresi, dizin iç kısımları, kalça (saddle bags) ve baldırlar, popo ve bacak araları, trochanter bölgesi, lipomlar, erkeklerde göğüslerinin ufaltılması, ense yağ birikimlerinde bu sistem kullanılabiliyor. Seans sayısı ise arzu edilen düzeltme

94 intown

Dr. Orhon Uzel

derecesine, yağ birikimlerinin yaygınlığına ve yağ dokusunun özel reaksiyonlarına bağlı... Ortalama olarak sonuç görecek duruma gelene kadar 3 haftalık aralıklarla 3-5 seans gerekebilir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz tedavinin başarısını sağlamak için kesinlikle gereklidir.

NASIL UYGULANIR VE HANGİ DURUMLARDA UYGULANMAZ? Aqualyx, ince, esnek ve özel bir iğne kullanımı ile deri altı yağ dokusuna doğrudan doğruya enjekte edilir. Yağ dokusu hemen hemen hiçbir hisse sahip olmadığından, tedavi aslında ağrısızdır. Ayrıca ek olarak lokal anestezik içerir. Uygulamadan hemen sonra kızarıklık ve hafif bir şişme görülebilir. Hipodermik iğne ile yapılan herhangi bir tedavide olduğu gibi çok küçük bir hematoma görülmesi muhtemeldir. Bütün bunlar olası yan etkilerdir ve uygulamadan birkaç gün sonra tamamen kaybolmaktadır. Uygulamadan sonraki 12 saat içinde tedavi alanına kozmetik ürünler uygulamayıp, bütün ısı ve radyasyon kaynaklarından (güneş ışığı, UV radyasyon, sauna vb.) uzak durmalısınız. Buna ek olarak yedi gün boyunca ağır egzersizlerden kaçının. Serbest kalan yağ asitleri ek enerjiye dönüştüğünden, sağlıklı bir diyet sürdürmek çok önemlidir, aksi takdirde vücudun bu yağı başka bir bölgede depolayacaktır. Hastanın tedavi alanında bir akut veya kronik enfeksiyon sorunu olduğunda Aqualyx önerilmez. Güvenlik nedenlerinden dolayı, anafilaktik reaksiyonlar, ağır alerji, ciddi organik hastalık, otoimmün hastalıklar veya diyabet ve aynı zamanda hamile veya çocuk emziren kadınlar da dahil olmak üzere, böyle bir tıbbi geçmişi olan tüm hastalarda bu tedavi uygulanamaz.

ALIDYA NEDİR? Basitçe söylemek gerekirse “selülit” terimi yaygın olarak kadın vücudunda, özellikle kalça, uyluk, karın, diz ve göğüs bölgesinde gözlenen portakal kabuğu görünümünü tanımlamak için kullanılır. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, bol sıvı ve alkol tüketiminin azaltılması sorunun düzeltilmesinde önemli olarak yardımcı olabilir. Bununla beraber birçok kadında kilo kaybetmelerine ve düzenli egzersiz yapmalarına rağmen selülit ısrarlıdır. Eğer siz de bu kategoriye giriyorsanız, Alidya selülitten tamamen ve güvenli bir şekilde kurtulmanıza yardımcı olabilir. Alidya, yağ dokusu tabakasındaki değişikliklerden meydana gelen, cilt düzensizliklerinin tedavi ve iyileştirilmesini sağlayan, selülit alanındaki en son araştırmaların sonucunda bulunmuş, enjekte edilen bir üründür. Etkisi selülitin patojenik karakterinin demir toksikliğine bağlı olduğunu savunan yeni bir hipoteze dayanır. Alidya’nın yepyeni sentezi, yağ hücrelerinin büyümesine sebep olan toksik maddelerin (demir ve hemosiderin) birikmesini gidererek, selülitin azalmasını sağlar. Vücudun selülit görülen herhangi bir bölgesinde haftalık seanslarla mezoterapi metodu ile uygulanır. Zerkten sonra iğnenin giriş bölgesinde küçücük yüzey morlukları veya hafif ya da orta kırmızılık görülebilir. Bu reaksiyonlar bu tip tedavi için normal sayılmakta olup birkaç saat içinde tamamen kaybolur.

Diyet ve sağlıklı beslenme danışmanlığı Eve teslim diyet yemekleri Organik cilt bakımları Selülit ve bali masajı Spa vücut bakımları Bölgesel incelme Lazer epilasyon Personel trainer Yüz kontürleri Powerplate Yüz ütüsü Solaryum

NERELERE DİKKAT EDİLMELİ? Tedaviden sonraki 12 saat içinde tedavi alanına kozmetik ürünler uygulamayıp, bütün ısı ve radyasyon kaynaklarından (güneş ışığı, UV radyasyon, sauna vb.) uzak durunuz. Alidya, hastanın tedavi alanında veya etrafında bir akut veya kronik enfeksiyon sorunu olduğunda önerilmez. Güvenlik nedenlerinden dolayı, anafilaktik reaksiyonlar, çeşitli alerjik reaksiyonlar, ciddi organik hastalık, otoimmün hastalıklar ve aynı zamanda hamile veya çocuk emziren kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere böyle bir tıbbi geçmişi olan tüm hastalara bu tedavi uygulanmaz. Gözlerinize inanamayacak duruma gelmek istiyorsanız,bir an önce bu mucize tedavi süreçleri ile tanışın derim. Unutmayın hiçbir şey eskisi gibi olmuyor ve bu söylem estetik tıbbı için de geçerli, hiçbir şey eskisi gibi değil! Her gün daha etkili ve daha yeni yöntemler bulunuyor. Geç kalmayın, genç kalın...

Zamanı durdurun... Organik cilt bakımları ile cildinizi koruyun...

İstanbul Cad. Gökofis İş Merkezi K.4 (İş Bankası üstü) GÖKTÜRK intown 95 0212 322 63 76 - 0541 360 33 24 - 0212 322 23 71 www.nudayspa.com


RÖPORTAJ

PROFESYONELLER ONU

R O Y İ D E H İ C TER

Kemal Uysal’ın kişisel koçlardan farkı nedir? Buna en doğru cevabı çalıştırdığım kişiler verebilir. Benim kendimle ilgili söyleyebileceğim ise işim benim en büyük aşkım! Her yola çıktığım insanda, bu işi ilk kez yapıyor gibi heyecanlanıyor, motive oluyorum. Onun hedefi, benim hedefim oluyor. Onu çok iyi dinliyor, analiz ediyor, ihtiyaçlarını belirliyor ve böylece beklentilerinin ötesinde, ona özel bir sistem oluşturuyorum. Sağlıklı bir beden için öncelik nedir? Sağlıklı bir beden birçok şeyin birleşiminden oluşur. Kişi tartıya çıktığında değil aynaya baktığında memnun olmalı. Parlayan bir cilt, fit bir vücut ve mutlu bir insan görmeli orada. Bunun olabilmesi için de, ruh sağlığı, doğru beslenme ve beraberinde egzersiz gelmeli.

Personel Training, Bireysel Koçluk ve Profesyonel Sporcu Koçluğu hizmetleri sunan, Five Element’in kurucusu Kemal Uysal’ın yaşamı için tam bir başarı öyküsü demek mümkün. Çocukluk yıllarında çok zayıf bir bünyeye sahip olan ve bu sebepten dolayı annesinin götürdüğü birkaç spor salonundan geri çevrilen Uysal, sporu bir yaşam biçimine dönüştürerek hayatına bambaşka bir yön verdi. Farklı branşlarda lisanslı olarak spor yapan, lise eğitimi sonrası 2003 yılında H&B Sağlık Enstitüsü’nü bitiren, devamında eğitimine Moskova’da devam eden Kemal Uysal, farklı ülkelerde mesleğiyle ilgili birçok eğitim programına katıldı. Bir dönem Moskova’da form yakalamak isteyenlerle çalışıp, 2007 yılında Türkiye’ye dönen Uysal, edinimlerini Türkiye genelinde değerlendirmeye başladı ve tüm yapılanması kendine ait olan Five Element’i kurdu. Müşteri portföyü arasında bürokratlar, oyuncular, profesyonel sporcular, form yakalamak isteyen bireyler, Türkiye’nin ileri gelen iş adamları ve iş kadınları bulunan Kemal Uysal, Intown’un sorularını içtenlikle yanıtladı.

“İŞIM BENIM EN BÜYÜK AŞKIM! HER YOLA ÇIKTIĞIM INSANDA BU IŞI ILK KEZ YAPIYOR GIBI HEYECANLANIYOR, MOTIVE OLUYORUM.”

“Düğüne Çeyrek Kala” programından bahseder misiniz? Düğün öncesi hem gelin hem de damat adayları duygusal faktörler, hazırlık telaşı gibi sebeplerden dolayı kilo dengesizliği yaşayabilirler. Sağlıksız yapılan diyetler, bilinçsiz egzersizler ciddi sorunlara yol açabilir. Düğüne Çeyrek Kala programı, tamamen gelin ve damadın yoğunluğu göz önüne alınarak, onlara özel hazırlanıyor. Üstelik egzersizlerin beden ve ruhlarına verdiği enerji, düğün telaşının onları yormasını da engelliyor. Spor ve programlar kişiye özel mi olmalıdır? İnternetten ya da gazeteden alınan program ya da diyet listesi herkes için uygun olur mu? Tabii ki olmaz. Nasıl ki herkesin parmak izi birbirinden farklı ise bir kişinin yemeği de diğer bir kişinin zehri olabilir. Bu nedenle spor ve beslenme programları kişiye özel, kişinin fiziksel özellikleri, kan grubu, yaşı gibi ona özel birçok etkenler göz önüne alınarak hazırlanmalıdır. Böylece, hedefe hızlı ve sağlıklı bir şekilde ulaşılabilir.               Zihin, beden ve ruh sağlığını bütünsel olarak sağlıklı bir form vermek için çalışıyorsunuz. Sadece fiziki bir değişim değil belki de kişinin kaderini değiştirmesini sağlayacak özgüven ve gücü sağlıyorsunuz. Bunu başarmış olmak sizde nasıl bir his uyandırıyor? Ben tek başıma bir şey yapmıyorum. Çalıştırdığım kişiyle birlikte başarıyoruz. Onların tatmin ve mutlu olması, bir sonrası için bana güç veriyor, motive ediyor.  

www.instagram.com/kemaluysal_

96 intown

Kendi motivasyonunuz nasıl sağlıyorsunuz? Destek alıyor musunuz? Başarı korkulara değil hayallere inanınca gerçekleşir. Hayatımın her döneminde kendime hedefler koydum ve hedeflediğim yerde hayal ettim.  Profesyonel sporcuları da çalıştırıyorsunuz. Kulüplerdeki çalışma yeterli olmuyor mu, neden sizinle çalışma ihtiyacı duyuyorlar? Sporcunun hedefi en iyi olmaksa mutlaka takım idmanlarının dışında da çalışması gerekiyor. Ayrıca takım içerisinde her sporcuyla ayrı ayrı ilgilenmek mümkün olmayabiliyor. Benimle çalıştıklarında bütün odak onlarda oluyor. Antrenman programları, beslenmeleri ve gıda takviyeleri tamamen onların ihtiyacına göre özel hazırlanıyor. Five Element bünyesinde kariyer planlaması, sosyal medya danışmanlığı, mental koçluk desteği veriyoruz. Yeri geldiğinde menajerlerini bile beraber seçiyoruz. Bu işi bir bütün olarak görüyor ve onların her yönden en iyi olmalarını hedefliyorum. Bu nedenle spor performanslarının yanında özel yaşamlarıyla da örnek olmaları için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Ayrıca birçok tanınmış ünlü ve ve profesyonel sporcuyla da çalışıyorsunuz. Bundan bahsedebilir misiniz? Neden sizinle çalışmayı tercih ediyorlar? Ünlü isimler arasında; Ayşe Arman, Görkem Sevindik, Zeynep Günay Tan, Fırat Altunmeşe, Sezer Özmen, Sercan Kaya, Aysu Baceoğlu, Didem Balçın, Murat Altunmeşe ile Cenk Ahmet Alkılıç’ı sayabilirim. Başarı konusunda oldukça hırslıyım. Ve sadece direktif veren bir hoca değilim. Onlarla birlikte çalışıyorum. Düşünün, günde kaç antrenman yapıyorum. Sanırım benim bu hırsım, çok fazla disiplinli olmama rağmen onları da motive ediyor, hırslandırıyor ve birlikte çalışmamızı sağlıyor.

www.twitter.com/kemaluysal_

intown 97


SPOR

! T A K K İ D T DİKKA

YELKEN KANAT “Delta kanat” olarak da bilinen yelken kanat, yamaç paraşütü ve planörle benzerlik gösteren ancak onlardan daha kolay sayılan bir hava sporu… Yelken kanat, yamaç paraşütünün aksine iskeleti sayesinde türbülansa dayanıklı ve daha hızlı. Taşıma, kurma ve iniş kolaylığı bakımından ise yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha avantajlı sayılır. Alüminyum ya da kompozitten yapılan bir iskeletin kumaşla kaplanmasıyla oluşan bir kanat ve pilotun binmesi için bağlanan bir tutunma düzeneğinden oluşur. Uygun hava koşullarının olduğu bir günde yelken kanadı sırtınıza alarak yüksek bir tepeden koşarak bu uçuş deneyimini yaşayabilirsiniz.

UÇUŞA GEÇİYORUZ… Yazı: Başak Duru

SANIRIM HER ŞEY GÖKYÜZÜNDE ÖZGÜRCE SALINAN KUŞLARA ÖZENMEKLE BAŞLADI. ARDINDAN BU UÇUŞ DENEYİMİNE HAYRAN KALAN İNSANOĞLU GİZEMİN PEŞİNE DÜŞTÜ. VE NİHAYET ADRENALİNİN KÖRÜKLEDİĞİ UÇMA TUTKUSU İSE KEŞİF MERAKLILARINI ÇOKTAN SEÇMELİ UÇUŞ SPORLARIYLA BULUŞTURDU

Yamaç paraşütü yapanları ilk FethiyeÖlüdeniz semalarında görmüştüm. Kayalıklara takıldı, takılacaklar derken biz aşağıdakileri umursamadan özgürlüğün keyfini çıkarıyorlardı. Derken bu yaz, uçma tutkuma daha fazla karşı koymamaya karar verdim. Neyse ki Kaş’taydım. Yani Fethiye’den sonra yamaç paraşütü için ikinci güvenli adreste! Tek düşüncem, rüzgarın iyi huylu olması ve muhteşem bir uçuş deneyimi yaşamaktı. Ve yaşadım! Eğitmenle birlikte yamaç paraşütü sırtımızda tepeden koşarak kendimizi aşağı bıraktık. Havada asılı kalmanın yarattığı keyfi kelimelerle ifade etmek imkansız. Bazıları için kulağa korkunç gelse de, benim gibi uçma tutkusu taşıyanların çok iyi anlayacağı bir his. Havada olmak, rüzgarla dans etmek, her şeye en yukarıdan bakmak… Bu muhteşem deneyimi “sadece” yamaç paraşütüyle yaşamış biri olarak hala denememiş olanlara söyleyebileceğim tek şey şudur: “Henüz hiçbir şey görmediniz!”

98 intown

YAMAÇ PARAŞÜTÜ 80’li yıllarda serbest paraşüt denemelerinin yamaçlara taşınmasıyla başlayan yamaç paraşütü, elverişli koşullar sebebiyle bugün Türkiye’de oldukça yaygın olan bir spor dalı… Yamaç paraşütü yapmak için yüksek ve eğimli bir tepede olmanız gerekiyor. Bu tepeye serilen paraşüt siz koşmaya başladıkça havayla doluyor ve bir süre sonra da sizinle birlikte havalanıyor. Uygun hava koşulları bu sporda önemli olan bir diğer nokta… Bu uçuş yolculuğunu dilerseniz bir eğitmenle birlikte iki kişilik “tandem” adı verilen kanatlarla da yapabiliyorsunuz. Yalnız uçmayı tercih edenler ise temel uçuş kontrol eğitimini tamamladıktan sonra uçuşlarını gerçekleştirebilir.

PLANÖR Hava akımları sayesinde uçabilen motorsuz hava aracı planör, tek veya iki kişilik kullanıma sahip… Planörün kalkışı başka bir motorlu uçak tarafından ya da pist başında bulunan bir motora bağlı çelik halat yardımıyla hızlı bir şekilde çekilerek sağlanır. Havada belirli bir yüksekliğe ulaşmasının ardından halattan ayrılarak serbest uçuşa geçen planör, özel tasarımlı kanat yapısı sayesinde uçuşunu gerçekleştirir. Diğer sporlarda olduğu gibi planörde de uyun hava koşulları uçuşun sorunsuz geçmesi bakımından önem taşır.


FIRST IN KEMER

SPOR

EMLAK DANIŞMANLIĞI

“Güvenilir, Doğru, Tek Adres”

BALON Türkiye’de Kapadokya semalarını renklendiren balonlar, turistik gezi amaçlı kullanımlarının yanı sıra aynı zamanda çok tercih edilen bir uçuş sporu... İçine doldurulan sıvı propan gazının ısıtılmasıyla havalanan balon, rüzgarın uygunluğuna göre uzun süreli uçuşlara da olanak tanıyor. İniş sırasında havanın hızla boşaltılması için ise balonun içindeki kırmızı halat çekiliyor ve böylelikle yere güvenli iniş sağlanıyor. Balonla 15 günden uzun bir süre uçuş yapmak isteyen yabancı pilotların lisanslarının Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından onay alınması gerekiyor. Bu keyifli sporun eğitimleri için Türk Hava Kurumu ile bağlantıya geçebilirsiniz.

100 intown

İstanbul & İstanbul

İstanbul & İstanbul (Tek Yetkili) 240 m² Göl Manzaralı, 3+1+1 Yardımcı Odalı Bahçe Dubleksi 965.000USD Web İlan No: 1830 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Web İlan No: 1885 – 1542 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

İstanbul & İstanbul (Tek Yetkili ) 240 m² İyi Konumlu, Göl Kenarı 3+1 Bahçe Dubleksi 3.000USD Web İlan No: 1897 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Country Life 180 m² Havuz Cepheli, Gömme Dolaplı 3+1 Daire 925.000TL Web İlan No: 1788 Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

Arketip 2 140 m² Köşe 2+1 Keyifli Bahçe katı 430.000USD Web İlan No: 1591 Alternatifler vardır. Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71

Saban Residence 186 m² Havuz Cepheli, Üç Cephesi Açık, Dekorasyonlu 3+1 Daire 595.000USD Web İlan No: 1343 Cemil SARİATAŞ 0535 788 93 96

240 m² Göl Önü, Köşe, Aydınlık 3+1 Büyük Bahçeli Bahçe Katı 4.000USD

185 m² Doğa Manzaralı 3+1 Bahçe Dubleksi 790.000USD

MOTORLU KANAT Diğer adı “Mikrolayt” olan motorlu kanat, basit motor yapısı sayesinde hem eğitimi hem de kullanımı kolay olan bir uçuş aleti… Kumanda paneli ve gösterge tablosu karmaşık olmayan, kısa mesafelerde dahi iniş ve kalkış yapabilen motorlu kanat, aerodinamik yapısıyla havalandıktan sonra motorsuz uçabilme özelliğine de sahip. Bu sayede az yakıtla daha uzun süre havada kalmaya imkan veren bir uçuş deneyimi sağlıyor. Tek ya da iki kişilik kullanıma olanak tanıyan motorlu kanat uçuşları için Türk Hava Kurumu tarafından verilen eğitimi almanız yeterli…

Gayrimenkul sektörü son yıllarda ciddi bir değişim ve dönüşüm içine girmiştir. Bu değişimin başlıca nedeni; içinde bulunduğumuz toplumun bilinçlenmesi ve kaliteli yaşam düşüncesi ile sektördeki yenilikleri ve rekabeti geçmiş yıllara oranla daha yakından takip etmesidir. Firmalar açısından, rekabeti canlı tutabilmenin ve ayakta kalmanın yolu her zaman farklı olmak, değişik fikirlerle pazarlama stratejileri geliştirmek ve markalaşmaktan geçer. Biz de FIRST IN KEMER EMLAK DANIŞMANLIĞI olarak sizlere hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. FIRST IN KEMER EMLAK DANIŞMANLIĞI çalışanları Göktürk‘te ve İstanbul‘un değişik bölgelerinde 11 yıldır hizmet FI vermektedir. Eğitimli, konusunda uzman kadrosu ile geniş gayrimenkul portföyü ve koşulsuz müşteri memnuniyeti, güven ve saygı, dürüstlük ve paylaşımı kendine ilke edinmiştir. Danışmanlarımız bugüne kadar özlemini duyduğunuz hizmeti vermektedir. Sizler için hazırladığımız web sayfamızda çok çeşitli villa, konut, siteler, ticari mülkler ve arsalar hakkında ayrıntılı bilgi bulacaksınız. Saygılarımızla

Belediye Caddesi No: 17/B Doğa Koleji Yanı Göktürk/Eyüp/İstanbul t. 0212 322 48 00 f. 0212 322 61 67 www.firstinkemer.com info@firstinkemer.com


SPORCU GIDALARI

Sporcu Gıdaları Kilo Aldırıcılar Zayıflatıcı ürünler Vitamin&Mineraller

Uygun fiyat, %100 orjinal ürün garantisi ile hizmetinize sunuyoruz.

Göktürk Caddesi No:46/7 (Göktürk PTT Karşısı) Eyüp/İstanbul Tel: 0212 322 84 02 Gsm: 0535 354 7 354 web: www.besincity.com mail: info@besincity.com 102 intown

w w w . b e s i n c i t y . intown c 103 o m


HAYATINIZI İYİLEŞTİRİN SEMİNERLERİ “HAYATINIZI İYİLEŞTİRİN SEMİNERLERİ”, DÜNYACA ÜNLÜ YAZAR VE EĞİTMEN, ÜLKEMİZDE DE MİLYONLARCA KİŞİYE IŞIK TUTMUŞ LOUİSE L. HAY TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN POZİTİF DÜŞÜNCE GÜCÜ TEKNİKLERİNE VE ÇOK ÖZEL YÖNTEMLERE DAYANIYOR

Hayatınızı şifalandırma süreci, hayatınızı nasıl sürdürmeniz “gerektiği “ hakkında sahip olduğunuz eski koşullanma ve inanç kalıplarını ortadan kaldırmak, sorunlu alanları belirlemek ve onlarla bağlantılı duygusal karmaşayı ortadan kaldırmakla başlar. “Sihirli” veya “gizli” bir süreç yoktur. Tüm gereken değişime kendinizi adamak için içten gelen bir istek ve bu değişimin gerçekleşmesi için bir dizi uygulamalı adımlar atmaktır. Tüm bu süreç içinde güvenli ve destekleyici bir ortam içinde yol alacağınıza da emin olabilirsiniz Seminerlerimiz kendinizi keşif yolunuzda bir ilerleme aracı olarak hizmet edecektir. Hak ettiğiniz neşeli, mutlu, bereketli ve sağlıklı yaşama ulaşmanıza yardım edecek olan gücünüzü ve içinizdeki bilgelik ve dayanıklılığı fark etmeye doğru yavaşça ve ustalıkla yönlendirileceksiniz.

SEMİNERLERİMİZ ARACILIĞIYLA: • Kendinizi ve başkalarını tam ve derinden sevmeyi öğreneceksiniz. • Neşenizi ve yaratıcılığınızı engelleyen negatif duyguları bırakacaksınız. • Hayatınızı dönüştürmek için vücudunuz, zihniniz ve ruhunuzla birlikte çalışacaksınız. • Sevginin önüne koyduğunuz engelleri anlayacaksınız . • Hayattan istediğiniz şeyleri alacaksınız. • Yolculuğunuzda size yardımcı olacak yeni araçlar ve fikirler edineceksiniz . • Seminer sonunda kendiniz ve başkaları hakkında yeni bir taktir ve sevgi duygusuna sahip olacaksınız. • Aynı zamanda hayatınızdaki durum ve koşullara daha pozitif ve sevgiyle yanıt vermenize yardımcı olacak spiritüel ve uygulamalı araç ve tekniklerle donanmış olarak eve gideceksiniz.

IŞIK SARSIN SİZİ OLARAK VERDİĞİMİZ DİĞER SEMİNERLERİMİZ: • Sipiritüel Danışmanlık Semineri • Sonsuz Kaynak Bolluk ve Bereket Semineri • Yaratım Semineri • Space Clearing Mekan Enerjilerini Arındırma Semineri • Koşulsuz Sevgi ve Aşk Semineri

GRUP ENERJİSİNDEN DESTEK ALARAK YAPTIĞIMIZ MEDİTASYONLARIMIZ: • Yeni Ay Meditasyonu • Dolunay Meditasyonu

Bireysel olarak Geçmiş Yaşam Şifa çalışmalarını Etiler’de Işık Sarsın Sizi ofisimizde gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Işık Sarsın Sizi olarak mekan enerjilerini arındırmak ve mekanlardaki sıkışan enerjileri şifaya dönüştürmek için sizlerle buluşuyoruz. “Ev ya da iş yerinde rahat değilim, hep kıtlık yaşadım, hep hastalıklar oldu, bir türlü ilişkimde huzuru bulamadım, bu mekana ait olmayan enerjiler hissediyorum” diyorsanız ya da arazilerin, evlerin, iş yerlerinin satışlarının gecikmesinden şikayetçiyseniz www.isiksarsinsizi.com adresindeki mekan temizlik formunu doldurduğunuz anda sizinle iletişime geçiyor olacağız. Tüm bu çalışmalarımızın kurumsal hayat için uygulamaları da vardır.

LOUISE L. HAY’İN HAYATINIZI İYİLEŞTİRİN SEMİNERİ LİSANSLI EĞİTMENLER: MESUDE EVLIYAZADE, ZIŞAN DURMA

www.isiksarsinsizi.com Facebook: ışık sarsın sizi / Instagram: isiksarsinsizii 0530 238 70 88 / 0531 210 59 44


İLİŞKİ

BİZ HER BAHAR AŞIK OLURUZ DOĞANIN BİR PARÇASI OLARAK UYANDIĞIMIZ, ÇİÇEKLER AÇTIĞIMIZ HARİKA BİR MEVSİM OLAN BAHAR İŞTE GELDİ. YENİDEN DOĞUŞUN YAŞAM ENERJİMİZİ DORUĞA TAŞIDIĞI VE BUNUN DA AŞIK OLMAYI BİR HAYLİ KOLAYLAŞTIRDIĞI BİR GERÇEK! AŞKIN, ACISIYLA TATLISIYLA BİR BÜTÜN OLDUĞUNU EN UNUTTUĞUMUZ MEVSİM BAHAR DERSEK SANIRIM YANILMIŞ OLMAYIZ. AŞK SADECE BAHAR DA SADECE TATLI GELİR! PEKİ, YA SONRASI? Elif Kutlu Kurdoğlu Klinik Psikolog

BAHARLA BIRLIKTE MERHABA! Geçtiğimiz sayıda ilişkiyi kurmak için geliştirmemiz gereken becerilere bir giriş yapmıştık. İhtiyaçlarımızı doğru duymanın ve duyurmanın öneminden bahsetmiştik. Bu ay işte tam da nasıl duyuyor ve duyuruyoruz, yani popüler deyimle iletişim tekniklerimiz üzerinde duracağız. Elbette iletişim sadece konuşmak ve dinlemekten ibaret değil. Özellikle beden duruşumuz bizim o sırada nasıl bir ruh hali içinde olduğumuzun en önemli göstergelerindendir. Bir ilişki inşa ederken aranızda olup biten şeylerin bazılarından elbette hoşlanmayacaksınız. Partnerinizin bazı tepkileri ve özellikleri size hiç uygun olmayacak. Bu uyumsuzlukları ilişkiniz adına kötü işaretler olarak görmek, ilişki inşa etmeye değil, var olan duygularınızı, güzel hayallerinizi tüketme sürecine girmek ve kısaca yıkıma başlamış olmaktır. İlk yazımda farklılıkları tolere edebilmenin en önemli adım olduğunu belirtmiştim. Bu yazıma önce farklılıkları çatışmaya dönüştüren iletişim duruşları yani doğru bildiğimiz yanlışlarla başlamak istiyorum. Şimdi bir düşünün... Parmağı size doğru aşağı yukarı sallanan, bir eli belinde, bedeni size doğru eğilmiş biri size yüksek sesle suçlayıcı

şeyler söylüyor. Sanki hep iki uç seçeneğiniz varmış gibi hissedersiniz. Bunlardan en sık kullanılan seçenek aynı suçlayıcı tonda cevaplar vermek ve aynı beden duruşuna geçmektir. Tahmin edersiniz ki kavga bu durumda kaçınılmazdır. Daha iyice görünen oysa aynı derecede kötü bir seçenek olan alttan alıcı duruşta ise suçlamalara boyun eğen, sesini çıkarmayan, kavgaya dönüşmemesi için sabredip mazlum mazlum duran olmaktır. Bu duruş, kültürümüzde özellikle kadınların seçmesi beklenen, onaylanan bir duruştur.

ifade edin. Sen beni kızdırdın, üzdün dediğimizde karşı taraf da dengede değilse size karşı sadece kendini savunmaya geçecektir. Bu da sen mi haklısın, ben mi kavgasına dönüşecektir ki, inanın o anda bir sonuca varıp biriniz birinizden özür dileseniz bile ilişkiniz adına bir yapı taşı koymuş olmayacaksınız. Aynı şey tekrar yaşanacaktır. Karşı taraf saldırgan bir tutum seçmişse siz yine dengede durmayı başarabilirsiniz. Suçlamaları bir müddet dinleyin. Sakinliğinizi koruyun. Sonra “sen dili” ile size neler söylüyorsa onları tercüme edin. Örneğin; “Sen ne kadar anlayışsızsın. Arkadaşlarıma ayıp oldu, kaç seferdir senin yüzünden programlarına katılamadım. Artık yeter!” diyen partnerinize, “Arkadaşlarınla görüşememiş olmana çok kızmış olduğunu anlıyorum. Buna benim sebep olduğumu düşündüğünü de anlıyorum. Çocuklar, ev işleri gibi ortak hayatımızdaki sorumluluklar gereği bazen başka şeylere vakit ayıramayabiliyoruz. Ama gel neler olmuş ve başka nasıl bir çözüm bulabiliriz bir bakalım.” diyebilirisiniz. İnsanlar istedikleri olmayınca birini suçlamayı çok erken yaşlarda öğrenir. Siz de o sırada suçlanmışlığınızla ilgilenirseniz o, ihtiyacıyla yine buluşamamış olacak. İsteği belki sadece bir kez daha ortak sorumluluklara tarafsızca bakmak ve konuyu konuşabilmek olabilir. Partneriniz sonrasında ne karşılık verirse versin, bu dengede duruşunuz devam edebilir. Kızmaya başladığınızı fark ederseniz bunu dile getirebilir ve belki bir süre konuşmamayı isteyebilirsiniz. Burada her iki kişiden de beklenen kendi duygu ve düşüncelerinin farkında olmak ve bunu ifade edebilmenin doğru yolunu bulmaya çalışmaktır.

Örneğin; erkek kadına “Yeter, bıktım sürekli söylenmeden, hem şikayet ediyorsun hem de bir şey yapmıyorsun!” gibi suçlayıcı bir şeyler söylediğinde kadın da buna ya susup üzülmeyi ya da benzer karşılıklar vermeyi seçmektedir. Oysa dengede kalmayı başarabilirsek her şey bize daha berrak görünecektir.

• Sakinliği korumak, • Ben dili ile ifade etmek, • Suçlayıcı tavır devam ediyorsa konuşmayı durdurmak ve beden sınırı koyup uzaklaşmak, • Konuşmayı karşı tarafın sorun olarak gördüğü şeyi anlamak için ve bu konu hakkında ne yapıp ne yapamayacağımızı anlatmak amacıyla kullanmak, • Konu üzerinden değerliyim-değerli değilim, seviyorsevmiyor tespitleri yapmamak

DENGELİ DURUŞ NASIL OLUR? Bunun için önce bağımsız bir birey olduğumuzu fark etmek ve kimseye bağımlı değil, sadece bağlı olmak istediğimizi hatırlayalım. Size uygun olmadığını düşündüğünüz ve sizin sınırlarınızı ihlal eden davranış ve tutumları “Ben bundan rahatsız oluyorum. Buna üzülüyorum veya kızıyorum” diye

gibi önemli noktaları göz önünde tutmayı biraz başarabilirsek dengeli duruşa geçmeye başlayabileceğiz. Göreceksiniz hem ilişki kurmak daha kolay olacak hem de ilişkiniz içinde kendinizi gördüğünüz yer değişecek! İlişki güncenizin olumlu ve gerçekçi adımlarla dolması dileğiyle... Siz de ilişkilerinizle ilgili sorunlarınızı camdanpabuclar_elif@yahoo.com adresine mail göndererek benimle paylaşabilirsiniz.

106 intown

intown 107


KEŞİF

Köprüden Önce “BİZCE” Son Çıkış

RUMELİFENERİ Yazı: Başak Duru Fotoğraflar: Ersoy Doğru

KARADENİZ’İN SERİN SULARININ İSTANBUL BOĞAZI’NA AKTIĞI İLK YERDEYİZ. O HALDE DENİZİN DAVETKAR COŞKUSUNA KAYITSIZ KALMAMIZ MÜMKÜN MÜ? DALGALAR KIYIYA VURURKEN İSTANBUL’DA OLDUĞUMUZU UNUTUYOR VE NEREDE OLDUĞUMUZU DA

“Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.” Sabahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan” romanındaki bu cümlelerin altını çok önceden çizmiştim ama bir pazar günü, hava henüz aydınlıkken yine aklıma düştüler ve biz de soluğu yangında ilk kurtarılacak yerlerden biri olan Rumelifeneri Köyü’nde aldık. Biraz yalnızlık ihtiyacı, biraz iyot kokusunu içimize çekmek ve biraz da enfes balık ziyafeti için…

Kaynaklara göre, Kırım Savaşı sırasında Fransız ve İngiliz gemilerinin Boğaz ve Karadeniz’in girişlerini görebilmeleri için yapılmasına karar verilen Rumeli Feneri, 1856’da Fransızlar tarafından karşı sahildeki fenerle beraber kule kısmı yapılarak işletilmeye başlanmış. 1933’de Fransızlara verilen 100 senelik işletme imtiyazı iptal edilmiş ve ardından tamamen Türklere geçmiş. Deniz yüzeyinden 58 metre yüksekte yer alan kulenin boyu 30 metre ve beyaz ışığıyla 18 deniz mili uzaktan görülebiliyor. Fenerin içinde bir de Saltuk Dede Türbesi bulunuyor. 1788 tarihli türbe, fenerin yapımı sırasında zarar görmüşse de sonradan onarılmış.

BOĞAZ’IN AVRUPA YAKASI BEKÇİSİ Garipçe’yi biliyorsanız Rumelifeneri’ne yabancı değilsinizdir. İstanbul Boğazı’nın en kuzeyindeki bu Sarıyer ilçesi, Garipçe’nin hemen yanında konumlanıyor. Karadeniz ile Boğaz’ı birbirinden ayıran Rumeli ve Anadolu Feneri için Boğaz’ın iki bekçisi demek sanırım yanlış olmaz. Köy adını, resmi adı “Türkeli Feneri” olan deniz fenerinden (Rumeli Feneri) alıyor.

ASLINDA ÇOK ÖNEMSEMİYORUZ. İŞİN SONU BARINAK’TA BİTİYOR ÇÜNKÜ… DENİZİN TÜM NİMETLERİ MÜKELLEF BİR SOFRADA BİZİ BEKLİYOR!

108 intown

intown 109


KEŞİF İSTANBUL’UN EN ESKİ BALIKÇI KÖYÜ Böyle denilmesi elbette tesadüf değil! Türkiye’nin en büyük balıkçılarının burada olması ve en verimli liman sayılmasının yanı sıra hala köyün yüzde 50’sinin geçim kaynağı balıkçılık. Öyle ki Rumelifeneri Köyü’ne “Balıkçılık Üniversitesi” ve “Balıkçılar Okulu” da deniliyor. Durum böyle olunca hani derler ya “yerinde güzel” diye, balığın da en tazesi burada karşınıza çıkıyor. Köye girdiğinizde yol sizi hafif eğimle aşağıya doğru çekiyor. Deniz kokusunu içinize çekip, alışılmadık Boğaz manzarasına karşı ara sokaklarda kaybolma isteği duyarak geziyorsunuz Rumelifeneri’ni… Kısa evler birbirine yaslanmış mahalle olmayı hatırlatıyor bize. Zaman iyi ki de durmuş burada. İstanbul’un çarpık yapılaşmasından ve selamsız ahalisinden çok uzakta bir dünya. Köy kahvesinin kalabalığı

RUMELIFENERI KALESI

Cenevizliler tarafından yapılan ve günümüzde film platosu olarak da kullanılan Rumelifeneri Kalesi, köyün bir başka tarihi zenginliği… Kaynaklar kalenin hikayesi şöyle: Papazburnu mevkii Osmanlı İmparatorluğu döneminde askeri yerleşim bölgesiymiş. Burada padişah IV. Murat tarafından bir hisar yapılmış. Hisarda 60 adet asker evi, Sultan Murat adına yapılan bir cami, buğday ambarları, cephanelik 100 adet büyük ve küçük top, kale muhafızı ve 300 asker bulunuyormuş. Kıble yönüne bakan bir de demir kapısı varmış. Bugün ne yazık ki bu tarihi yerleşim bölgesinden geriye sadece yıkıntıların kaldığını görüyoruz.

NASIL GIDILIR?

Rumelifeneri Köyü, Göktürk’e yaklaşık 45 dakika uzaklıkta… Göktürk’ten Kemerburgaz’a devam edip, Bahçeköy orman yolunu takip ediyorsunuz. Yolun bitiminde Sarıyer-Kilyos istikametinde gidip, Rumelifeneri’ne doğru ilerliyorsunuz. Koç Üniversitesi’ni geçtikten sonra Garipçe Köyü’ne girmeyip devam ederseniz tabelalar sizi köye kadar götürüyor.

110 intown

dışarı taşmış. Rumelifeneri sakinleri pazar günü rehavetinde. Hafta sonu ziyaretçilerine alışıklar ne de olsa… Yukarıdan aşağı inerken yol ikiye ayrılıyor. Sahile inmek isteyenler Atatürk Caddesi’ni takip ediyor. Biz de öyle yapıyoruz, grafitili duvarları geride bırakarak. Yokuşun sonu alabildiğine mavi desek yeri… Rumelifeneri’ndeki limanda aynı zamanda bir tersane var. Bu kadar kalabalık olmasının bir nedeni de bu sanki. İrili ufaklı, rengarenk balıkçı tekneleri, ağ ören balıkçılar derken stüdyo hazır! Her şey sanki anı dondurmamız için bizi bekliyor. Bir de şu elektrik telleri olmasa diye geçiyoruz içimizden. Çünkü bu kareyi bozan tek şey medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar!

BARINAK BALIK’TA “BALIK” Sahile indiğimizde balık restoranları karşılıyor bizi… Aralarında en ünlüsü Barınak Balık Restaurant. Üç bölümden oluşan restoran, upuzun merdiveniyle tepede kalıyor. Yani hala manzaranın en muazzamı görüş alanınızda, yani hala avantaj büyük. Restoran sigara içilen ve içilmeyen bölümlere ayrılmış. Pazar günü olduğu için oldukça kalabalık. Çoluk çocuk Omega vitamini takviyesi dolayısıyla tam tekmil restoranda… Fotoğraf çekimini bir başka güne bıraktığımız için üzülüyoruz. Balık ağlarıyla örülü tavan, duvarda tablolar, ortada kızgın ateşli bir şömine ve fonda Türk Sanat Müziği. Kısacası ortam şahane! Üzerine servis elemanlarının güleryüzlü ve ilgili olmaları da eklenince mekanın ününün duyulmasına şapka çıkarmamak işten bile değil! Sabah 09:30’da kapılarını açan Barınak Balık, gece 02:00’a kadar açık kalıyor. Hafta içi özellikle Koç Üniversitesi öğrencilerinin tercih ettiği mekanda Salı gününe denk gelirseniz, fasıl muhabbeti sizi karşılıyor. Her Salı 20:30’da ala carte mönüsü ve fasıl ekibiyle restoranın müdavimleri eksik olmuyor.

Bahar geldi, evet ama arada yağmuru da eksik olmaz, biliriz. O yüzden size tavsiyem, yağmurlu bir günde, hava henüz aydınlıkken Rumelifeneri’ne gidin. Barınak Balık’ta cam kenarına oturun ve gökyüzüne bakın. Gökkuşağını göreceksiniz… Ve inanın bu fotoğraf karesi, haftanın tüm yorgunluğunu atmanızın yanı sıra yeni bir haftaya iyi bir başlangıç yapma sebebiniz de olacak.

Ekşisözlük’te “Koç Üniversitesi’nin nöbetçi kantini” deniliyor Rumelifeneri’ne. Lokasyon olarak çok yakın olmasının yanı sıra köyden üniversiteye hafta içi ücretsiz servisler var.

ŞEF NURETTIN YALIM ÖNERIYOR… Barınak Balık Restaurant’ın Şefi Nurettin Yalım, 2000 yılından beri aynı mekanda müşterilerini ağırlıyor. Buralara kadar gelip şefle tanışmamak ve ondan tavsiye almamak olmaz tabii! Şef der ki, “Balık kokoreç, balık kavurması, tuzda levrek, levrek marin ve çirozumuzu mutlaka deneyin”. Üzerine biz de küçük bir ek yaparak “patlıcan ezmesi ve salatası efsane!” diyoruz.

Misafirlerini geri çevirmezler ancak yine de rezervasyon yaptırmak isterseniz (0212) 228 17 00-01 numaralarından mekana ulaşabilirsiniz. www.salasbarinak.net

intown 111


RÖPORTAJ Denizcilikten danışmanlığa... Dışarıdan bakıldığında bağdaşlaştırmak zor gibi görünüyor. Peki, sizin tarafta durum nasıl? Aslında bağ kurmak zor gibi gözükse de bu bağlantı benim için çok anlamlı. Çünkü denizcilik de, danışmanlık da kendi içinde birçok güzelliği, farklılığı ve anlamı barındıran, bazen çok kısa, bazen uzun bir seyir aslında… Denizcilikte ben neyi öğrendim diye bakarsam, biraz Askeri Lise ve Harp Okulu’nun verdiği sahnede olma, ne istediğini bilme, ne istediğine daha çok bakma ve bunu yaparken de kendi ışığını bulmak için sürekli bir çaba, bir gayret içinde olma, gerek lise içerisinde gerekse Harp Okulu içerisinde çok önemli başlıklardan biriydi. Yıllar sonra ilaç endüstrisinde çalışırken son üç sene içerisinde liderlik, koçluk üzerine çok eğitimler verdim. Daha sonra da bu işi zevkle, hatta zevkten öte aşkla yapabileceğimi görebildim. Gördükçe de bu sefer, bu benim için gerçekten bir ışık olmaya başladı.

MEHMET YILDIRIM ÖZEL:

“TUTKUSU, VİZYONU VE İNANCI OLAN HERKES LİDERLİK YAPABİLİR” Röportaj: Aslı Sabancıoğlu

GÖKTÜRK’TE YAŞAYAN MEHMET YILDIRIM ÖZEL, “ZANAATIN İÇİNDE AŞK OLMALI!” DİYOR VE BİZİ KENDİ YOLCULUĞUMUZDA CESARETLENDİRMEK ADINA DEYİM YERİNDEYSE BAŞUCUMUZDA BULUNDURACAĞIMIZ İPUÇLARINI PAYLAŞIYOR. POTANSİYELİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLERE “YOL ARKADAŞI” OLAN ÖZEL İLE DANIŞMANLIKTAN LİDERLİK KAVRAMINA, YAŞAM KOÇLUĞU HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARDAN KİTAPLARINA UZANAN KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK

112 intown

O zaman denizcilik biraz yolculuk, danışmanlık yol arkadaşlarıyla yolculuk gibi diyebiliriz sizin için… Aynen öyle. Denizcilikte de aslında çok ciddi yol arkadaşlığı var yani hangi büyüklükte olursa olsun tek başınıza bir gemiyi yürütmek çok zor. Bir teknede olmak çok zor ancak en az iki ve farklı sayılarda arkadaşınızla, o seyir arkadaşlarınızla yola çıktığınızda bu sefer onlarla birlikte bir şeyler öğrenmek, onlarla birlikte bir şeyleri keşfetmek var. Hatta yepyeni suları keşfetmek çok mümkün. Ancak danışanların tarafına baktığınızda danışmanlık tarafıyla o seyirde onların bazen limana bağlı kalma hallerinden bile, alargaya doğru yani alarga bizim için limandan açıkta bağlı kalma halidir. O, limandan gemiye binmeye korkan, tekneye çıkmaya korkan, denizlerde adımlar atmaya korkan kişilerin, bireylerin hiç olmazsa alargaya, alargadan da biraz daha farklı sulara gitmesini sağlamak, yol arkadaşlığı

GELIŞMEYI DERT EDEN YERINDE SAYMAZ, BIRAKMAZ, TAMAM DEMEZ. POTANSIYELIMIZ BUNDAN SONRA YAPABILECEKLERIMIZ ADINA, BIZIM IÇIN EŞSIZ BIR HEDIYE! yapmak benim için danışmanlığın ruhundaki en önemli öğelerden biri. Yeni başlayanlar için “danışmanlık” kavramını anlatabilir misiniz? Bir danışman, danışanının hangi yönlerde gelişimini sağlar? Yaşam Koçluğu denilen kavramla aynı şey midir? Her şeyden önce yaşam koçluğu kavramına ciddi bir alerjim olduğunu söyleyebilirim. Yaşam koçları kimdir, onu bende öğrenmek istiyorum. Gerçekten ne yaparlar, neye yararlar? Ama danışmanlık dediğimizde, bunun bir değil bayağı bir adım önde olduğuna inanıyorum. Bende olduğuna inandığım şeyler şu; bir defa güvene dayalı, sahici, ilerlemeye, anlamaya keşfetmeye ve adımlar atmaya yarayan bir ilişkinin ben danışmanlığın ruhunda olduğuna ve bunun da ister istemez belli bir birikim barındırması gerektirdiğine inanıyorum. Danışmanlıkta üç şeye dikkat ediyorum: niyet, ehliyet ve cesaret. Yani niyet ne durumda, ehliyet ne durumda, gerçekten ehliyet benim için illa akreditasyon değil, sertifikasyon değil, karneler değil. Yani sorular sormaya, anlamlar bulmaya, ilk önce bunları kendinden doğru yaptığına dair ehliyetler var mı, bu ehliyetleri geliştiriyor mu? Bunlar için emek ortaya koyuyor mu, danışanında ne istiyorsa ilk önce bunları kendi

yapabilecek ya da en azından deneyebilecek cesareti ortaya koyuyor mu? Dolayısıyla, niyet, ehliyet ve cesaret ortaya koyduğunda ve bunun olmazsa olmazı olan sahicilik vücut bulduğunda olay çok farklı bir boyuta gidiyor. Onun için yaşam koçluğunu, herhalde bundan sonraki yaşımda da kolay kolay anlayabileceğimi zannetmiyorum çünkü anlamak için bir gayretim yok. Ama en önemli şeylerden birisinin ben bu yolculukta gelişimi kafasına koyan, gelişme konusunda yüzde bir de olsa adımlar atmak için yola koyulan her bir bireyin aslında bir danışmanla çalışmasının anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bazen bu danışman ücretli olmayabilir, aileden biri olabilir, okuldan bir kişi olabilir, bir dost olabilir. Yani fikir almaya açık olması gerekli dememiz mi lazım? Fikir almaya, gelişmeye, büyümeye, adımlar atmaya açık olmasının çok önemli olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla buradaki en önemli şey, güvene, sahiciliğe dayalı bir ilişki olduğunda zaten danışmanın, danışanla çok güçlü ilişkiler kurup, onun bir şekilde biraz önce konuştuğumuz seyre açılması mümkün oluyor. Mesnevi’de çok önemli bir kelimedir, “seyri sülük”... Sürekli bir gelişim yolculuğu içinde olan bireyin adı seyri

intown 113


4.yıl

RÖPORTAJ sülüktür. Yani gelişmeyi dert eden yerinde saymaz, bırakmaz, tamam demez. Seyri sülüklüğü, mesneviden öğrendiğimle ben şöyle tanımlarım; hamlıktan tamlığa doğru bir yolculuk halidir. Bugün yaptığımız her bir şeyi bir hamlık olarak görüyorum, onunla ilgili öğrendiğimizi kendi tamlık yolculuğumuza yerleştirebiliyorsak, katabiliyorsak orada çok güzel bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Oradaki tamlığın çok uzun, çok anlamlı bir yolculuk olduğunu görüyorum. Dolayısıyla şu an baktığımda ben, kendi seyri sülüklüğüme devam ettiğim sürece danışman olarak, seyri sülüklüğe gönül verecek, meyledecek yol arkadaşlarını çok daha rahat bulabiliyorum. Bazen bir günlük eğitimde, bazen on yıllık bir yolculukta. Dünya kesinlikle pek çok fırsatla dolu bir yer. Ancak biz bazen bu fırsatları göremiyoruz ya da farklı alanlara odaklandığımız için gözden kaçırıyoruz. İlk kitabınız “Kendine İnanmak”tan yola çıkarak, sizce kendimize inandığımızda başımıza neler gelecek? Biz aslında en çok potansiyelimizin hakkını vermeyi kaçırıyoruz. Potansiyelimiz bundan sonra yapabileceklerimiz adına, bizim için eşsiz bir hediye! Kendimize yani yapabileceklerimize daha çok inandıkça da, böylesine bir zenginliğin hakkını daha çok veriyor olacağız. Bir bakıma, hamlıktan tamlığa ya da cevherden mücevhere doğru, eşsiz ve çok anlamlı bir yolculuk hali. Kendimize, başkalarından değil de “kendimizden doğru” bakabilmeye başlasak, o kadar çok şey değişecek ki… Yakın zamanda raflarda yerini alan “Liderliğe İnanmak” kitabınızdan söz etmek gerekirse, öncelikle sizden liderliğin tanımını alabilir miyiz? Sizce iyi bir liderde olması gereken özellikler nelerdir? Kendisinin liderliğine inanacak! Ardından diğerlerine söylemleri ile değil, eylemleri ile yollar gösterecek, cesaret verecek. İnsan olmanın, gelişmenin ve anlamanın hakkını daha çok verirken, yaptığı her bir işi “kendi parmak izi” olarak görecek. Hayatın, sıradan bir şey değil, yaşanası ve yaşadıkça da güzel adımlar atılası bir yer olduğuna inanacak.

114 intown

“Ne ararsak kendimizde aramak çok anlam kazanıyor ya, ben kendimde bir şeyler aradıkça ne olursa olsun, bu anlamlar peşinde koştukça, bunu yeterince güçlü aramayan her bir kişiye de az veya çok bir ilham verebildiğimi, en azından bir ışık yakabildiğimi düşünüyorum, görüyorum. Örneğin, Türkan Saylan bu konuda çok güzel bir örnektir. Danışmanlık konusunda yol açmıştır. İbrahim Betil çok güçlü bir örnektir. Hasan Ali Yücel, Türkiye’de bana göre çok güçlüdür, İsmail Hakkı Tonguç da öyle… Bu örneklerin hep kendilerinden doğru bir şeylere bakmış ve paylaşmış, kendi seyri sülüklüklerine çok güzel devam etmiş, yol arkadaşlarını çok rahat bulmuş, bunun için ekstra bir çaba harcamamış kişiler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yaşam koçluğu dediğimiz şey, benim gördüğüm Türkiye’de biraz daha son zamanlarda etiketlere, akreditasyonlara dayalı bir şey olmaya başladı. Yani gidip herhangi bir kişi sadece iki, üç haftalık bir kursu bitirdiğinde, bir kartvizit bastırıp ben artık yaşam koçu oldum dediğinde bir şeyler ters gitmeye başlıyor. Neden derseniz, meslek olarak görüyorlar. Oysa zanaatın içinde aşk olması gerektiğine inanıyorum.”

Herkes lider olabilir mi? Yoksa bu doğuştan gelen bir yetenek midir? Liderlik bir “olma hali” değil ki… Bilakis tamamen bir “yapma” hatta “yaşatma” hali… Tutkusu, vizyonu ve inancı olan, herkes liderlik yapabilir. Buna da kendi yetenekleri ve yeterlilikleri üzerinden başlayabilir. Yeteneklerimiz, yetkinliklerin garantisi değil ama yetkinliklerimiz zamanla yeteneklerimizin müjdecisi olabiliyor. Dönüşmemizin en temel yolu “ruhsal konforumuzun bozulması” haliyse, o tip bir konforun daha fazla peşinden koşmayacağız. Bilgi derinliğinde ve etki gerçekliğinde, ısrarla sebat edeceğiz. Danışmanlık ve yazarlığın yanı sıra eğitimler de veriyorsunuz. Liderlik ağırlıklı eğitimlerin dışında ne tür eğitimler veriyorsunuz ? Kendime “derinlik ve güncellik” bulduğum konularda eğitimler veriyorum. Bunun için ana eğitim konularımı “Yönetim, Liderlik ve Koçluk” olarak sıralayabilirim. Bunun yanı sıra, MCT Danışmanlık çatısı altında “Takım Olmak, Strateji, Satış ve Müşteri Yönetimi” gibi başlıklarda da aklımdan ve elimden geldiğince güzel bir şeyler paylaşmaya çalışıyorum.

We s t s id e C a f é B i s t r o ye n il e n e n m e n ü s ü yl e; İs t a n b u l ' u n e n l e z z e t l i v e s a ğ l ı k l ı g o u r m e t b u r g e r ' l e r i, p i z z a l a r ı v e z e n g i n m u t f a ğ ı yl a 2 0 1 5 ' t e d e t ü m G ö k t ü r k l ü l e r i n h i z m e t i n d e.

Danışmanlık, eğitmenlik ve kitap yazarlığı. Böylesi önemli ve özel dallar arasında, kendinizi yenilemek adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ? Bu arada koçluk da yapıyorum ama yaşam koçluğu değil. İster müdür isterse de CEO olsun, kendi potansiyelini gerçekliğe ve etkiye dönüştürmek isteyenlerle “yol arkadaşlığı” yapıyorum. Bunları yaparken de çok kitap okuyorum, çok gözlem yapıyorum ve çevremdeki insanlardan, olanlardan ve olmayanlardan da bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Kişisel tarihimi daha çok anlamaya ve böylelikle kişisel talihimi zenginleştirmeye çalışıyorum. Ne zamandır Göktürk’te yaşıyorsunuz? Burayı tercih etme sebebiniz neydi? 2008 yılından bu yana Göktürk’te yaşıyorum. Sakinliği, doğaya yakın oluşu ve evlerin daha yeni, daha güvenli olması temel tercih sebeplerimdi. Birçok noktaya rahatlıkla ulaşıyor olmam benim için hala burada yaşamam adına önemli bir etken.

westsidecafebistro

eatwestside

westsidecefebistro.com

İstanbul Caddesi, Telekom Sokak Arcadium Çarşısı No:3/7 Göktürk Tel : 0545 - EAT - WEST / 0 212 322 8259


SOKAK RÖPORTAJI

KADINA ŞİDDETİ ENGELLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI? Hazırlayan: Gökçe Koçyiğit

SADECE KADINLAR DEĞİL, ARTIK HERKES KADINA ŞİDDET DENİLDİĞİNDE SESİNİ DUYURMAYA BAŞLADI. HAL BÖYLEYKEN BİZ DE SOKAĞA ÇIKARAK BU SAYIMIZDA “KADINA ŞİDDETİ ENGELLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?” DİYE SORDUK

AHMET TUNCEL Kadına şiddet kabul edilesi mümkün olan bir şey değil! Bu dinimizde de vardır. Aynı zamanda eğitim almış insanların şiddet uygulamaması gerekiyor. Köyden kentte göçüş bazı ahlaki değerleri maalesef çok aşağılara düşürdü. Çocuk yaşlarda ailenin vereceği eğitim çok önemli. Bunların paralelinde de hukuki yaptırımların çok sert olması gerekiyor.

SERVET SÜNNETÇİ

Ruhsal bir problem olduğunu düşünüyorum. Tabii ki kadına şiddete karşıyız. Benim de iki tane kızım var. Şiddet uygulayan insanların en büyük cezalara tabii tutulmasından yanayım.

116 intown

TAKSİM, 8 MART FEMİSTLER YÜRÜŞÜNDEN… DİLARA BAŞ Fiziksel gücün verdiği güvenle tüm dünyayı yönetebileceklerini zanneden erkekler yanılıyor. Kadın emektir, yaratıcılıktır, dünyayı güzelleştirir. Yaşasın kadın dayanışması.

ÖMER GÖKER

Bu durum eğitim eksikliğinden de kaynaklanıyor bence. Bizde şiddet uygulayan kişilerin kökünde eğitimsizlik yer alıyor. İnanç eksikliğinden de kaynaklanıyor. Çünkü insanlarda Allah korkusu da yok. Bizim dinimiz “karıncayı bile inceltemezsin” diyor ama şimdiki toplumda televizyonların ve basının verdiği içerikten insanlar bu rahatlık psikolojisinde her şeyin serbest olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda temel eğitim eksikliğinden dolayı olduğunu düşünüyorum.

DENİZ DEMİRTAŞ

Şiddet eğilimi belki de geçmiş yaralarımız, iyileşmeyen taraflarımız ve yokmuş gibi davranarak üstünü örttüğümüz her şeyin sonunda bütün toplumlarda karşımıza çıkıyor maalesef. Kadına şiddet döngüsünden çıkmak ilk önce çocuklarımızlar olan iletişimimiz de, duygusal hayatımızda erkeği ve kadını koyduğumuz karanlık yere dikkatli bakarak oraya ışık tutmak üzere hareket etmeliyiz.

AYLİN SOLİÇİKOĞLU Kadınlara uygulanan şiddetin erkeklerin komplekslerinden ve acizliklerinden kaynaklandığına inanıyorum. Bunu yok etmenin tek yolu da kadınların eğitilmesinden geçtiğini düşünüyorum. Çünkü kadınlar çocukları eğittiği için kadınların bilinçlenip buna bir dur demesi lazım. Kadınlar erkek çocuklarına şiddetin kötü bir şey olduğunu, kadına vurulmaması gerektiğini, erkekliğin şiddet ve kaba kuvvetle olamayacağını öğretmeleri gerek.

EMRULLAH SÖĞÜT

İnsanlarda merhamet duygusu yok. Olmadığı için ve temel eğitim, yetişme koşulları da bunu etkiliyor. Şiddet uygulayan kişilere devlet ceza vermeli ve çok ciddi yaptırımlar olmalı. Müebbetse müebbet! Caydırıcı cezalar olmalı.

CANSU DEMİR

SEVTAP DAĞCIOĞLU

Amerika’nın yaptığı gibi kolundan iğne yapıp uyutsunlar. Çünkü onlar cezaları bittikten sonra yine kötülük yapacaklar. En eğitimli erkekler de bile bu problem var bu yüzden şiddet gören kadın boşanmalı. Şiddet uygulanan bir aile içinde büyüyen çocukta da psikolojik problemler meydana gelecektir. Bu yüzden bunu ne kendilerine ne de çocuklarına yaşatsınlar. Şiddet uygulayan insanlara uzun süreli ceza verilmeli.

Erkekler içlerindeki kıstırılmış erkekliği öldürmedikçe, kadına şiddeti engellememiz mümkün değil.

SİNECAN ÖZLÜ

EMİ NDONG

Kadına şiddet uygulayan erkeklere uzun süreli cezalar verilmesi gerektiğini ve ceza aldıkları süre boyunca tedavi görmemelerinin en uygun yöntem olacağını düşünüyorum.

KÜBRA KURTOĞLU

Bu 8 Mart’ta cinsiyet bilincinin, dayanışmasının ne kadar güzel olduğunu gördük. Kadınlar erkek düzen karşıtı sloganlarla yürüdü. Bu kadar renkli ve güzel bir bütünlüğün içinde olmak hepimizi gerçekten çok mutlu etti. Sloganlarımızdaki mesajlar nasıl bir düzen istediğimizi çok net anlatıyor aslında.

Hem fiziksel hem de sözlü şiddet uygulayan erkekleri psikolojik sorunları olan, yarım insancıklar olarak görüyorum.

REZZAN NEWTON

Toplumsal bir problem olduğunu ve bunun en büyük olayının çocukluktan itibaren yetiştirilmenin olduğunu düşünüyorum. Bu konunun çok fazla konuşulması ve basında çokça yer almasını doğru bulmuyorum çünkü çocuklarımızın bu durumu normal algıladıklarını, hayatın normal bir akışı içerisinde olmaması gerektiğini bilmeleri gerek. Burada özellikle erkek çocuğu sahibi olan annelere büyük bir rol düştüğünü düşünüyorum.

GÖKÇEN YELKOVAN

BASRİ TOPRAK Kadına şiddet uygulayan insanları kınıyor ve Allah’ a havale ediyorum. Hepimizin evlatları var.

Erkeği koruyan mevcut düzende kadınlar kendilerini hiçbir zaman güvende hissedemeyecekler. Özgecan Aslan’ın toplumda yarattığı infialden sonra idam tartışmaları tekrar gündeme geldi ancak idam çözüm değil. Kadın karşı tecavüz ve katliamlarında müebbet hapis cezalarının uygulanması, idamdan çok daha etkili bir yöntem olacaktır. Aksi mümkün olsa bugün idamın uygulandığı ülkelerde kadın tecavüzleri bu kadar yaygın olmazdı.

intown 117


HUKUK

EVLİLİĞİN SONA ERMESİ

SAĞLIKLI BİR EVLİLİK SOSYAL HAYAT İÇİN NE KADAR FAYDALI İSE SAĞLIKSIZ BİR EVLİLİK DE O KADAR ZARARLIDIR. BU NEDENLE EŞLER, KANUNUN SINIRLI ŞEKİLDE ÖNGÖRDÜĞÜ SEBEPLERDEN BİRİNE DAYANARAK BOŞANMA YÖNÜNDE KARAR VERMESİ İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURABİLİR. BU SAYIDA SİZLER İÇİN MUTLAK BOŞANMA SEBEBİ SAYILAN “TERK”İ İNCELEDİK Medeni Kanun’a göre mevcut bir evlilik ya kendiliğinden sona erer ya da mahkeme kararıyla sona erdirilir. Evliliği kendiliğinden sona erdiren hal, eşlerden birinin kişiliğini kaybetmesidir. Kişiliğin kaybına yol açan temel neden ölümdür. Ölüm karinesinde de durum aynıdır. Gaiplikte ise evlilik, gaiplik kararıyla birlikte evliliğin de feshine karar verilmesi veya daha sonra açılacak bir davada fesih kararı alınmasıyla sona erer. Evlilik devam ederken eşlerden birinin cinsiyetini değiştirmesi durumunda da evlilik birliğinin kendiliğinden sona erip ermeyeceği hususu Medeni Kanun’da açıkça düzenlenmemiştir. Yukarıda sözü edilen haller dışında mevcut bir evliliğin sona ermesi mahkeme tarafından bu yönde karar verilmesine bağlıdır. Bu açıdan batıl evlenmeler ile geçerli bir şekilde kurulmuş evlenmeler arasında fark yoktur. Zira batıl bir evlilikte butlan nedeni ister mutlak ister nispi nitelik taşısın, ancak hakimin kararıyla sona erer. Geçerli bir şekilde kurulmuş evliliği mahkeme kararıyla sona erdirmenin yolu ise boşanmadır. Kanun koyucu, eşleri sağlıksız bir evliliği sürdürmeye zorlamamıştır. Çünkü

118 intown

MUTLAK BOŞANMA SEBEBİ:TERK

yaşama dönmemesidir. Diğer bir ifadeyle

Özetlemek gerekirse; terk, eşlerden

Bu sayıda mutlak boşanma

ortak hayatı istemediği için eşinden ayrı

birinin evlilik birliğinin kendisine yüklediği

sebeplerinden “terk”i inceleyeceğiz. Son

yaşayan kimse onu terk etmiş olur.

yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla isteyerek ve sürekli olarak

değişikliklerden sonra Medeni Kanun’da

sağlıklı bir evlilik sosyal hayat için ne kadar faydalı ise sağlıksız bir evlilik de o kadar zararlıdır. Bu nedenle eşler, kanunun sınırlı şekilde öngördüğü sebeplerden birine dayanarak boşanma yönünde karar vermesi için mahkemeye başvurabilir. Böyle bir durumda boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte evlilik ilişkisi ortadan kalkar.

yer alan düzenleme “terk”i şöyle anlatır:

Evlilik, mahiyeti icabı eşlerin birlikte

ortak yaşamı terk etmesi ve haklı

“(Değişik madde 6217 sayılı

oturmalarını gerektirir. Buna rağmen

bir neden olmadan ortak yaşama

31.3.2011 tarihli kanun madde 19)

eşlerden biri yükümlülüklerini yerine

dönmemesidir. Bu tanıma uygun

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan

getirmemek maksadıyla ortak yaşam

bir terk eyleminin boşanma nedeni

yükümlülüklerini yerine getirmemek

alanından uzaklaşırsa, diğer eş, kanunun

olabilmesi için yasada aranan şartların

maksadıyla diğerini terk ettiği veya

öngördüğü şartları (MK.m.164) yerine

gerçekleşmesi gerekir.

haklı bir sebep olmadan ortak konuta

getirmek suretiyle ona karşı boşanma

Bu şartlardan ilki ortak hayatı bırakıp

dönmediği takdirde ayrılık, en az

davası açabilir.

gitme veya dönmemedir. Bırakıp gitme

altı ay sürmüş ve bu durum devam

Özel boşanma nedenleri arasında yer

veya dönmemenin “evlilik birliğinden

4721 sayılı Medeni Kanun da boşanma sebeplerini sınırlı bir şekilde saymıştır. Yani boşanmak isteyen eşler, istemlerini bu sebeplerden herhangi birine dayandırmak zorundadır. Bu konuda sınırlı sayı prensibi geçerli olduğu için onlar aralarında anlaşarak yeni bir boşanma sebebi yaratamaz. Medeni Kanun’un öngördüğü boşanma sebepleri öğretide “mutlak boşanma sebepleri–nispi boşanma sebepleri” şeklinde gruplandırılabilmektedir.

etmekte ve istem üzerine hakim

alan terk, aynı zamanda mutlak bir

doğan yükümlülükleri yerine getirmemek

veya noter tarafından yapılan ihtar

boşanma nedeni olarak da değerlendirilir.

maksadı ile” gerçekleşmesi gerekir.

sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş,

Yani davacı terkin şartlarının varlığını

boşanma davası açabilir. Diğerini

ispatlarsa, hakim boşanmaya karar

İkinci şart; ortak hayatı bırakıp gitmenin

ortak konutu terk etmeye zorlayan

vermek zorundadır. Onun terk eyleminin

haksız olması gerektiğidir. Bu konuda

veya haklı bir sebep olmaksızın ortak

evlilik birliğini temelinden sarsmış

ispat yükü davalının üzerindedir. Üçüncü

konuta dönmesini engelleyen eş

olup olmadığını, diğer bir ifadeyle

şart ise terk eyleminin süreklilik arz

de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı

terk eylemine rağmen eşlerin bir

etmesidir. Bu süre MK. m.164’e göre en

olan eşin istemi üzerine hakim veya

arada yaşama şanslarının bulunup

az altı aydır. Bu sürenin fasılasız geçmesi

noter, esası incelemeden yapacağı

bulunmadığını araştırma yetkisi yoktur.

gerekir.

ortak konuta dönmesi gerektiği ve

Ayrıca terk kusura dayalı bir boşanma

Boşanma davası açılabilmesi için

Mutlak boşanma sebepleri–nispi boşanma sebepleri ayırımı, hakimin, boşanmaya dayanak gösterilen olayların varlığına rağmen boşanma kararı verip vermeme konusundaki takdir yetkisinden hareket etmektedir. Buna göre taraflar kanunun sınırlı şekilde öngördüğü olaylardan birinin varlığını ispatladıkları takdirde hakim boşanmaya karar vermek zorunda ise mutlak boşanma sebebi var demektir.

dönmemesi halinde doğacak sonuçlar

nedeni olduğu için terk edenin kusurlu

gereken son şart ise terk eden eşe bir

hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar

olması da şarttır. Terk nedeniyle ihtar

ihtarda bulunması ve bu ihtarın sonuçsuz

gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak,

gönderip daha sonra boşanma davası

kalmasıdır. İhtar, mahkeme aracılığı ile

boşanma davası açmak için belirli

açabilme bakımından eşerin hukuki

yapılır. Ayrıca ihtarın boşanma davası

sürenin dördüncü ayı bitmedikçe

durumları aynıdır. Yani şartları mevcut

açmak için belirli sürenin dördüncü ayı

ihtar isteminde bulunulamaz ve

olmak kaydıyla koca eşi aleyhine böyle

bittikten sonra yapılması gerekir. İhtar

ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava

bir davayı açabileceği gibi eşi de kocası

alan eş, iki aylık bir süre için ortak konuta

açılamaz.”

aleyhine açabilir.

dönerse boşanma davası açılamaz.

Buna karşılık hakime, tarafların ileri sürdükleri olayların ispatlanmasına rağmen boşanmaya karar verip vermeme hususunda takdir yetkisi tanınmış ise, birinci ihtimaldekinden farklı olarak nispi boşanma sebebi var demektir. Zina (MK.m.161), hayata kast, pek kötü veya onur hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (MK.m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (MK.m.163) ve terk (MK.m.164) mutlak boşanma sebepleridir. Evlilik birliğinin sarsılması (MK.m.166/I, II) ise nispi nitelik taşır. Zira hakim, iddia edilen olayların ispatlanmasına rağmen boşanmaya karar verip vermemekte özgürdür.

ihtarda terk eden eşe iki ay içinde

Terk nedeniyle boşanma MK.m.164’te

İhtar sonuçsuz kalır ve terk eden eş

Terk, eşlerden birinin, evlilik birliğinin

düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye

eve dönmez ise artık boşanma davası

kendisine yüklediği yükümlülükleri

göre, diğerini ortak konutu terk etmeye

açılabilir. Terk nedeniyle boşanma davası

yerine getirmemek amacıyla isteyerek

zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın

belirli bir hak düşümü süresiyle sınırlı

ve sürekli olarak ortak yaşamı terk

ortak konuta dönmesini engelleyen eş de

değildir. Terk devam ettiği sürece bu

etmesi ve haklı bir neden olmadan ortak

terk etmiş sayılmaktadır.

dava açılabilir.

SAVAŞ YENER - BATTAL YÖRÜK İstanbul Cad. Su-Venue Residence B Blok D: 8 Göktürk T: 0 212 278 24 44 hukuk@intowndergisi.com


FARKINDA MISINIZ?

KAMYON TERÖRÜ SON BULSUN!

Hazırlayan: Gökçe Koçyiğit

Zeynep Deniz Doğan Bükülmez Göktürk’ümüzün en önemli sorunu Hasdal–Göktürk otoyolu üzerindeki kamyon yoğunluğu ve buna bağlı olarak kamyon sürücülerinin yaşamdan hiçbir beklentileri kalmamışçasına araçlarını sürmeleridir. Söz konusu olan otoyol üzerine kurulmuş Ulaştırma Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü denetleme istasyonunun özverili çalışmaları, ilçe trafik denetleme şubesinde gerekli desteği göremeyince, bu 14 km’lik yol ve kamyonların geçtiği buraya bağlı tüm güzergahlar maalesef ölüm yoluna dönüşmekte. Yaşadığımız üzücü olay da bunun son yıllarda yaşadığımız elim örneklerinden biridir. Kazada yaşamını kaybeden arkadaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Eyüp İlçe Trafik Şube Müdürlüğü’nün de imkanlarını zorlayarak gerek otoyolumuza gerekse Göktürk içi yollarımıza biraz daha fazla mesai ayırması gerekiyor.

Mustafa Gül Kamyonlarla ilgili yıllardan beridir büyük bir problem yaşanıyor. Bir türlü çözüm bulunamadı, alternatif yollar üretilmeliydi. Başka yerlere harcanan paraların kamyonlara ayrı bir yol yapmak için harcanmalı. Bu kamyonlar insanlara maddi manevi hasar vermemeli! Umarız bu eylem ses getirir. Kınıyorum. Yetkililerin elindedir bazı şeyler, kamunun menfaatini devletin ilgili organları korumak zorundadır.

Hüseyin Erdoğan Yaşanan olay çok feci... Öncelikle hayatını kaybeden arkadaşımızın yakınlarına baş sağlığı ve yaralı insanlara acil şifalar diliyorum. Büyük bir vahşetten dönüldü. Kamyon çok süratliydi ve pazar günü olması dolayısıyla balıkçı çok kalabalıktı. Olay 18:30 sularında meydana geldi. Eğer 1 buçuk metre daha soldan girseydi, en az 30 insan canından olacaktı. İnşallah bir daha böyle bir olayla karşı karşıya kalmayız.

Yasemin Öney Cankurtaran

22 Mart Pazar akşam saatlerinde Kemerburgaz’daki İskele Balıkçısı’na giren kamyon, Okan Al’ın hayatını kaybetmesine neden oldu. Yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyoruz…

120 intown

KİME SORSAK AYNI CEVAP… KEMERBURGAZ VE GÖKTÜRK’TE YAŞAYANLARIN EN BÜYÜK SIKINTISI KAMYON TERÖRÜ. NEREDEN ÇIKACAKLARI ASLA BELLİ OLMAYAN, HIZ SINIRLAMASININ OLDUĞU YOLLARDA DAHİ BİRBİRLERİNİ SOLLAMAKTAN, HIZ YAPMAKTAN ÇEKİNMEYEN KAMYONLAR HEPİMİZİN KORKULU RÜYASI. ÜSTELİK BU KABUSUN MADDİ ZARAR BOYUTU, BU UĞURDA KAYBETTİĞİMİZ CANLAR DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL! 22 MART PAZAR AKŞAMI KEMERBURGAZ’DAKİ İSKELE BALIKÇISI’NA GİREN KAMYON, RESTORAN ÇALIŞANI 29 YAŞINDAKİ OKAN AL’IN HAYATINA MAL OLDU… YARALI OLARAK KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBEDEN AL’IN ARDINDAN, 23 MART PAZARTESİ AKŞAMI KEMERBURGAZ VE GÖKTÜRK SAKİNLERİ “BU SON OLSUN!” DİYEREK DURUMU PROSTESTO ETTİLER. PROSTESTOYA KATILANLARA KAMYON TERÖRÜ HAKKINDA NE DÜŞÜNDÜKLERİNİ SORDUK

Kemerburgaz ve Göktürk’teki tüm yaşam alanlarını katletti kamyonlar. Yaptıkları atıklarla çok ciddi bir sağlık sorunu oluştu. Çünkü İstanbul’un her yerinden getirdikleri kum ve diğer atıklar yollara döküldükçe oradan çıkan mikroplar çok büyük hastalıklara yol açıyor. Çocuklarımız çok büyük risk altında ve ayrıca trafiğe verdikleri zarar da çok ciddi. İstanbul’un en çok okul olan bölgelerinden biri Göktürk; Çiftalan yolunda çok fazla anaokulu var. Servisler kamyon trafiği yüzünden okuldan çıkış yapamıyorlar! 20 dakika servisin içinde bekledikleri oluyor. Özel araçlarla ticari kamyonlar seyir esnasında burun buruna geliyorlar. Her an tehlike altındayız. Üstelik başka bir yol açılabilecekken neden hala bu yol kullanılıyor? Buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor.

Ragıp Savaş Gerçekten Orta Çağ zihniyeti, 21’inci yüzyıla yakışmayacak bir zihniyet. Patronların cebi dolacak diye insanların hayatını hiçe saymak mümkün değil! Herkesin çoluğu çocuğu var. Para kazanmak için kamyon kullananların da çocukları var, onları düşünsünler. Acilen önlem alınması gerekiyor. Gerekirse bunu Göktürklüler olarak başka bir platforma taşıyalım. Şahsım adına ben Cumhuriyet Baş Savcılığı’na kadar taşımayı düşünüyorum. Suç duyurusunda bulunacağım.

Mustafa Aksoy Kamyonlar kendi güzergâhlarından gitmesi gerekiyor fakat şehir içine giriyorlar. Polisin veya siyasi kanadın bununla ilgili yeterli derecede önlem aldığına inanmıyorum. Bir an önce yetkililerin bu konuda inisiyatif alıp bu kamyon terörünü bitirmesi gerekir. Gerekli yerlere başvurup buna bir son vereceğiz.

intown 121


RÖPORTAJ

İÇİMİZDEN BİRİ

CAN DOSTLARINIZ

OYA KURTALAN:

DERTLEŞTİĞİM

MÜŞTERİLERİM DE VAR Röportaj: Gökçe Koçyiğit

SICAK, SAMİMİ VE İÇTEN GÜLÜŞÜYLE SENELERDİR GÖKTÜRK’ÜN KALDIRIMINDA BİZE DEĞİŞİK TÜRDEN ÇİÇEKLER SUNAN TRAKYA KÖKENLİ OYA KURTALAN İLE KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK. ve memnun kaldı. Onun üzerine ben de bu işe başladım. Göktürk size göre nasıl bir yer? Çok güzel, insanlar nezih… Bugüne kadar bir zararını görmedim. Satışlar nasıl, memnun musunuz? Çok şükür ekmek paramızı çıkartıyoruz ama çiçekçiler açıldıktan sonra satışlarda düşüş oldu. Müşterilerinizle ilişkiniz nasıl? Genelde tanıdık müşterilerim. Müdavim müşterilerim var. Rahat konuşabiliyoruz onlarla, hatta dertleştiğim müşterilerim de var. Müşterilerim çok konuşkan, sevecen insanlar…

Kendinizden bahseder misiniz? İsmim Oya Kurtalan. 38 yaşındayım, dört tane çocuğum var. Eşim taksi şoförlüğü yapıyor. 10 yıldır haftanın her günü burada çiçek satıp ekmek paramızı çıkartıyoruz. İstanbul’da doğduk, büyüdük ama büyüklerimiz Selanik göçmeniyiz diyor. Göktürk’ü nasıl keşfettiniz? Buralar daha inşaatken annem gündelik temizliğe geliyordu. Bir yıl annem Göktürk’te Anneler Günü’nde çiçek sattı

122 intown

Saat kaçla kaç arası sizi burada bulabiliriz? Sabah 9’dan akşam 9’ a kadar buradayız. Havalar çok bozduğunda ve haziran, temmuz, ağustos aylarında gelmiyoruz. Pazarlık yapıyorlar mı? Her yerde olduğu gibi burada da pazarlık yapanlar var. Çiçekleri nereden alıyorsunuz? Cendere’de çiçek mezatı diye bir yer var. Açık artırmayla çiçeklerimiz bittikçe gidip oradan alıyoruz. Peki, buradan herkes gidip çiçek

alabilir mi ve hangi günler bu açık arttırma yapılıyor? Evet, herkes gidip alabilir. Pazartesi, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi günleri açık oluyor. Satışların en hareketli olduğu dönem ne zaman? Anneler Günü, Sevgililer Günü, Öğretmenler Günü, bayramlar ve yılbaşı. Onun dışında mart ayından sonra hazirana kadarki dönem en hareketli zamanımız. Göktürk’ün artmış olan nüfusuyla beraber çiçek satışlarında artış oldu mu? Az kişi varken daha fazla satış yapıyordum. Şimdi hareket başlayınca Göktürk’te çiçekçiler açıldı. Bu yüzden benim satışlarımda artış olması ama yine de memnunuz. Size göre Göktürk’ün en büyük sorunu nedir? Trafik… Çünkü müşteri bizi görüyor park yeri sıkıntısı olduğundan çiçek alamıyor. Müşterim sabah geçerken “Akşam çiçek alacağım, ayır bana sevdiklerimden” diyor. Akşam iş çıkış saati yer bulup arabasını park edemediğinden gelip alamadım diyor. Çok biçimsiz park ediyorlar. Bebek arabası kullananlar ve engelliler geçemiyor.

PATİGEZENTİ’YE EMANET! PATİGEZENTİ GÖKTÜRK & KEMERBURGAZ KÖPEK GEZDİRME SERVİSİ’NİN KURUCUSU TÜLİN BULUR İLE MARKANIN KURULUŞ HİKAYESİNİ VE GÖKTÜRK’TE YAYGINLAŞAN BU SERVİSİN HEM CAN DOSTLARIMIZ HEM DE SAHİPLERİ ÜZERİNDEKİ FAYDALARINI KONUŞTUK

Sizi tanıyabilir miyiz?

belirtiyorlar. Böyle bir servis kurmanın bir

İzmirli, hayvan aşığı bir ailenin kızıyım

çok insana daha da önemlisi bir çok canlıya

öncelikle... Eğitimimi yurtdışında marketing

faydası olacağını düşündüm ve çalışmalara

üzerine aldım. İş hayatına 2011 yılında

başladım.

Mesa Studio Plaza’da Tanıtım ve Pazarlama Sorumlusu olarak başladım. Kısa bir süre

Diğer firmalardan ayıran özellikleriniz

sonra da Göktürk’e taşındım. Buna ek olarak

nelerdir? Sizce sizin firmanızı neden tercih

2012’den beri HAYKOD Hayvanları Koruma

etmeliler?

Derneği’nin Basın ve Halkla İlişkiler Direktörü

Sizin canınız olan bir hayvanı başkasına

olarak gönüllü çalışmaktayım.

teslim etmek çok zordur. Diğer firmalarla bir kıyaslamaya girmenin doğru olacağını

Yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?

düşünmüyorum, tek söyleyebileceğim

Birçok insan iş ve özel hayatındaki

emanet aldığımız canların bizim için, kendi

tempodan dolayı can dostuyla yeterince

beslediğimiz canlar kadar değerli olduğudur.

ilgilenemeyebiliyor. Bu noktada biz devreye giriyoruz. Can dostlarınızı evinizden teslim

Fiyat politikanızdan bahseder misiniz?

alıp, güvenli bir şekilde gezdirerek, düzenli

Bu servisi kurmaktaki esas amacımız,

egzersiz ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra

insanların daha çok can besleyebilmesine

tekrar evlerine bırakıyoruz. Yaptırdığımız

katkıda bulunabilmek. Bu sebepten, yukarıda

düzenli egzersizler sonucunda; enerji

belirttiğimiz hizmetleri göz önüne aldığımızda

fazlalığından kaynaklanan havlama ve

piyasadaki en rekabetçi fiyatlara sahip

eşya parçalama problemlerinin en aza

olduğumuzu söyleyebiliriz.

inmesini, yeterli düzeyde egzersiz yapmayan aynı ırklara oranla daha uzun ömürlü

Önümüzdeki dönem hedefleriniz neler?

olmalarını, yavru köpeklerin kas ve iskelet

Köpek gezdirme servisini Göktürk’te

sisteminin daha hızlı gelişerek evdeki çiş

oturttuktan sonra canlarımızın enerjilerini

kaçırma problemlerinin daha hızlı çözülmesini

atabilmeleri ve sosyalleşmeleri için köpek

sağlıyoruz. Bunun yanı sıra başka köpek

eğlence parkı kurmayı planlıyoruz.

ve insanlarla tanışarak daha sosyal ve mutlu olmalarını, özgüvenlerinin maksimum

Sizce Göktürk’teki sokak hayvanları için

seviyelere çıkmasını sağlıyoruz.

neler yapılmalı? Göktürk’teki sokak hayvanlarını, Göktürk

Yurtdışında da yaygın mı bu sistem?

sakinleriyle barıştırmalı ve onların

Evet, köpek gezdirme servisleri oldukça

aslında tehlikeli olmadıklarını hatta

yaygın. Özellikle çalışan insanların can dostu

doğal yaşamımızın bir parçası olduklarını

edinmelerinde bu sistemin olumlu etkisi

göstermeliyiz. Doğal yaşamımızın bir parçası

bulunuyor.

olan bu canlıların, hayatta kalabilmeleri için elimizden geleni de yapmalıyız.

Böyle bir iş kurmak nereden aklınıza geldi? Hayvanlara özellikle de köpeklere çok

Eklemek istedikleriniz…

düşkün bir insanım. Çevremdeki bir çok

Sağlıklı, mutlu, sosyal, huzurlu ve uzun

insan, özellikle çalışan arkadaşlarım köpek

ömürlü bir can dostu için günde en az iki

beslemek istedikleri halde gezdirme

saat egzersiz gerekiyor. Özellikle evde

ihtiyaçlarını karşılamakta problem

bakılan büyük ırk köpeklerin yeterli egzersiz

yaşayacakları için besleyemediklerini

yapamadıklarını hatırlatmak isterim.

t: 0 532 066 50 16 / http://patigezenti.com www.facebook.com/patigezenti / twitter.com/patigezenti / instagram.com/patigezenti


MİNİK DOSTLAR ve fiziksel aktivitede bulunamayan köpeklerde endişe ve agresyon gibi davranış problemlerine rastlandığı gözlemlenmiş. Araştırmada, oyun süresi yetersiz olan denekler aynı zamanda aşırı uluma, havlama, atlama/zıplama ve çağırıldığında gelmeme gibi problemler de yaşamaktaymış. Hem köpek eğitmenleri ve sahiplerinin günlük hayattaki gözlemleri, hem de bilim insanlarının bulguları köpeklerin yeterince oyun oynamadığı takdirde mutsuz olduğuna işaret etmektedir.

KÖPEKLER VE OYUN KÖPEĞİMİZLE OYUNLAR OYNAMAK BİZ KOPEK SAHİPLERİNİN EN KEYİF ALDIĞI AKTİVİTELERDEN BİRİDİR. ANCAK “OYUN OYNAMAK” GİBİ KULAĞA ÇOK BASİT GELEN BİR ŞEY BİLE DOĞRU ŞEKİLDE UYGULANMADIĞINDA İSTENMEYEN DAVRANIŞLARA VE YANLIŞ ALIŞKANLIKLARIN GELİŞMESİNE NEDEN OLABİLİR. OYUN OYNAMAK KÖPEĞİNİZ İÇİN SADECE BİR EGZERSİZ VEYA SOSYALLEŞME YÖNTEMİ DEĞİLDİR. BUNUN ÇOK DAHA ÖTESİNDE ONUN HEM RUHSAL HEM DE FİZİKSEL AÇIDAN GELİŞMESİ VE SAĞLIKLI KALMASI İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR İHTİYAÇTIR. BU NEDENLE GÜNÜNÜZÜN EN AZINDAN BİRKAÇ DAKİKASINI KÖPEĞİNİZLE OYNAYACAĞINIZ ÇEŞİTLİ OYUNLARA AYIRMANIZ, BU OYUNLARI OYNARKEN DE BELLİ KURALLAR KOYMANIZ BÜYÜK ÖNEM TAŞIR.

Gözem Güçeri Uçar Pozitif Köpek Eğitmeni

124 intown

Köpeğiniz ilk oyun deneyimlerini ailesiyle yani annesi ve kardeşleriyle yaşar. Bir yetişkin olduğunda kazanması gereken avlanma, sürü içindeki yerini belirleme, sosyalleşme ve çiftleşme gibi davranışların provalarını henüz birkaç haftalıkken kardeşleriyle oyun oynayarak yapmaya başlamıştır bile. Düşünme ve problem çözme yetkinliklerini de yine oyunlar oynayarak geliştirir. Annesi ve kardeşleri ona oyun zamanının ne zaman başladığını, ne zaman bittiğini, ne zaman canlarını yaktığını ve oyunun tadını kaçırdığını

OYUN DERKEN NEYİ KASTEDİYORUZ? Her tür fiziksel aktivite köpeğiniz için keyifli ve faydalıdır. Özellikle çalışan ve sportif ırklarda fiziksel aktivitenin önemi daha da büyüktür. Ancak oyun sadece koşmak, yürüyüş yapmak, top yakalamak veya hoplayıp zıplamak anlamına gelmez. Köpeğinizin fiziksel olduğu kadar zihinsel egzersize de ihtiyacı vardır. Örneğin; topu atıp getirmesini sağlamak yerine onu köpeğiniz görmeden odada bir yere saklayın. Sonra köpeğinizi odaya alıp topu bulmasını isteyin. Fiziksel olarak fazla efor sarf etmese de topu ararken düşünmesi gerekecek ve görme duyusunun yanı sıra koku alma duyusunu da tetiklemiş olacaksınız. Benzer şekilde, birkaç tane sert plastik bardak alıp ters çevirmek, bazılarının altına ödül maması koyarak köpeğinizden altında mama olan bardakları açmasını istemek de yine sakince oynayabileceğiniz keyifli bir oyun.

davranışlarıyla ve çıkardıkları seslerle öğretir. Bu nedenle bizler de köpeğimizle oynarken belli kurallar koymalı, oyun kontrolden çıktığında veya fazla uzayacak gibi olduğunda gerekli işaretleri vererek dinlenme zamanının geldiğini anlatmalıyız.

Köpeğinize ödül karşılığında gerçekleştireceği komutlar öğretmek ve daha sonra bu komutları peş peşe yapmasını sağlamak da yine mükemmel bir oyundur. Örneğin; eğer evinizdeki ışık anahtarları onun uzanabileceği yerdeyse, odaya girdiğinde komutunuz üzerine ışığı yakmayı öğretebilirsiniz. Benzer şekilde koltuğa oturduğunuzda size televizyonun kumandasını getirmeyi, kalkacağınız zaman terliklerinizi getirmeyi öğretmek de hem işinize yarayacak, hem de ona keyif verecek aktivitelerdir. Ona ne kadar çok komut öğretir ve karşılığında ne kadar çok ödül/sevgi verirseniz, aranızdaki iletişim de o kadar kuvvetlenir. Aynı zamanda köpeğiniz de oyun ve etkileşim ihtiyacını karşılayacağından, yukarıda bahsettiğim davranış problemlerinin ortaya çıkma ihtimali azalır.

Bristol Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırmada oyunun köpekler için ne kadar önemli olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. 4000 köpek ve sahipleri ile yapılan araştırmada, yeterince oyun

Nasıl oyunlar oynayacağınızı farklı kitaplardan ve internetteki çeşitli kaynaklardan kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Burada önemli olan, oyun süresince köpeğinizin ve sizin keyifli ve mutlu olmanız, köpeğiniz sıkılmadan da oyunu bitirmenizdir.

OYUNUN KURALLARI Her oyunda olduğu gibi, köpeğinizle oynayacağınız oyunlarda da kurallar olmalıdır. Oyunun ne zaman başladığını ve bittiğini siz belirlemelisiniz. Başlarken “oyun zamanı!” gibi bir komut kullanırsanız o da eğlenceli bir şeyler yapacağınızı anlar ve mutlu bir ruh haline bürünür. İster aktif bir oyun oynuyor olun, ister zeka oyunları, beraber olduğunuz süre boyunca oyunun kontrolünüzden çıkmamasına özen gösterin. Örneğin; yukarıda anlattığım “bardak altındaki ödülü bulma” oyununda bir anda tüm bardakları devirip oyunu bozuyorsa, o zaman oyunun şeklini değiştirin ve tek bardakla başlayın. Eğer topu at-getir oyunu oynarken topu kaçırıyorsa, o şekilde oynamayı bırakın ve sizin kontrolünüzden çıkmadığı başka bir yöntemle oynamayı deneyin. Eğer oyun sırasında ısırma, kontrolsüzce üstünüze atlama, havlama gibi davranışlar gösteriyorsa bir süre ilgilenmeyerek onu cezalandırın. Birkaç dakika sakinleşmesini bekledikten sonra tekrar başlamayı deneyin. Oyun süresince kontrolün sizde olması hem size olan itaatini geliştirecek, hem de davranış problemlerinin oluşmasını engelleyecektir. Oyun sürenizin eğlenceli ve verimli geçmesi için bir diğer kural, oyun süresini 10-15 dakika ile sınırlamaktır. Günde 5-6 kez (veya daha fazla) kısa kısa oyunlar oynamak, günde sadece 1 kez uzun bir egzersiz yapmaktan çok daha verimli ve faydalıdır. Bu sayede dikkati dağılmadan ve motivasyonu düşmeden oyunu bitirmiş olursunuz ve bir sonraki seferi iple çekmesini sağlarsınız. Başka köpeklerle oynarken de aynı kurallar geçerlidir. Köpeğinizi arkadaşlarıyla bir araya getirdiğinizde kontrolsüzce birbirleriyle boğuşmaları ve çılgınca koşturmalarına izin vermeyin. Bunu birkaç dakika yapmalarında sakınca yok, ancak en fazla 5 dakika birbirleriyle oynadıktan sonra kendi aralarındaki oyunu bitirin ve dikkatlerini beraberce size vermelerini gerektiren komut ve egzersizlerle oyunu siz devam ettirin. Köpeğinizle beraber oyun ve eğlence dolu keyifli günler diliyorum...

intown 125


DEĞİŞİM

HİPNOZ İLE

KİLO VERİN

Yazı:

Bahadır Geliş, Psikolog

ZIHNIMIZIN BILGISAYAR GIBI DÜŞÜNCELERIMIZI VE ALIŞKANLIKLARIMIZI ORGANIZE EDEN BIR YAZILIMI VAR. BILINÇALTINDA IŞLEYEN NEGATIF PROGRAMLAR ISE TÜM SORUNLARIN NEDENI. HİPNOTERAPİ, HAYATA BAKIŞIMIZI YENİDEN DÜZENLEMEK İÇİN OLDUKÇA ETKİLİ VE HIZLI BİR YÖNTEM. BUNUNLA YEMEK YEME DAVRANIŞI İLE İLGİLİ DÜŞÜNME SİSTEMİ VE ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİREBİLİR VE KENDİNİZİ DAHA İYİ HİSSEDEBİLİRSİNİZ

126 intown

Kilo vermek, sonrasında aşırı yemek ve suçlu hissederek daha da çok yemek ve yeniden diyete başlamak...Verilen kiloyu kalıcı kılmak zorlaşır. Hipnoterapi teknikleri ise düşünce parametrelerini değiştirerek şevkinizi kıran mide kazınmalarını kontrol altına almanızı destekler. Yemek yemeye ve egzersiz yapmaya yeni olumlu bir bakış geliştirir ve böylece kalıcı olarak yaşam tarzınızı değiştirebilirsiniz. Diyetler ne yediğinize ve ne sıklıkla yediğinize odaklanır, hipnoterapi ile kilo kontrolü ise yedikleriniz hakkında hissettiklerinizi değiştirir. Bedeninizi değiştirmek için öncelikle zihninizin değişmeye ihtiyacı vardır. Kendinize şunu sorun. Neden kilo veremiyorum? NEDEN KİLO VEREMEYİZ? Obsessif diyetler: Ne kadar farklı diyetler dener ve başaramazsanız, kendinizi o kadar çok kilo veremeyeceğinize inandırısınız. Yeme düzenini yarı açlık seviyesine indirmek, huzursuzluğa ve yemek yeme miktarını daha arttıran takıntılı

davranışlara neden olur. Duygusal Açlık: İki tür açlık vardır. Biri enerji ihtiyacını karşılayan gerçek açlık, diğeri ise duygusal. Gerçek açlık yavaşça gelir ve ilk lokmalar ile bastırılır. Obezitenin önde gelen nedenlerinden duygusal açlık ise aniden gelen ve çok da yenilse tatmin olmayan bir mide kazınmasıdır. Hipnoz ile mide kazınmaları ve duygular kontrol altına alınır. Yemek yemek artık yaşamanın değil, duygusal sorunlarla baş etmenin aracıdır. Öfkelerin, hayal kırıklıklarının hırsı yemekten alınır. Pek çok kadının kilo almaya başladığı dönem yaşanılan bir travmayı izler. Yanlış zihinsel programlama: Aşırı kilolar yanlış zihinsel yapılanmanın hatasıdır. Kilo verip, bunu korumanın tek yolu bilinç altına gitmek, yemek ile olan ilişkinizi yeniden düzenlemektir. HİPNOTERAPİ İLE NASIL KİLO VERİLİR? Önyargıların aksine, hipnoz sırasında kontrolünüzü asla kaybetmezsiniz, uyumazsınız, amacınız dışında birşey söylenmez ve hafızanız

tamamen yerindedir. Hipnoz bilincin hedefe çok daha güçlü odaklandığı bir iletişimdir. Bir gevşeme ile hedefe yönelik telkinleri bilinçli bir farkındalıkla alır hayata adapte edersiniz. Hipnoz ile normal kilodaki insanların dört alışkanlığını kazanmayı hedefleriz: Acıktığında ye: Tüm ihtiyacınız olan vücudun iç dinamiğini yeniden formatlayarak ne zaman gerçekten acıkırsanız o zaman yemektir. Ne yemek istiyorsan ye, ne yemen gerektiğini düşünerek değil: Direnmek yorucu ve sıkıcıdır. Yasak yiyecekler yaratmadan her şeyden ye. Bilinçli olarak ye: Her lokmanın hazzına var. Aşırı kilolu insanlar her zamanlar yemek yemeyi düşünürler, yedikleri zaman dışında... Oysa bir gurme gibi tadına, kokusuna, dokusuna vararak yavaşça yemek ise tatmini ve doymayı kolaylaştırır. Daha azıyla çok daha fazla tatmin olur. Dolunca dur: İkram da olsa tabakta kalanı doyduğunda bırak, sen çöp konteynerı değilsin ki... Hipnoz ile bu alışkanlıklar kazanıldığında sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolü sağlanır.

®

Peynir Helvası

Trileçe Profiterol

● Profiterol ● Ekler ● Trileçe (Karamelli&Frambuazlı) ● Peynir Helvası ● ● Fırın Sütlaç ● Tavuk Göğsü ● Kazandibi ● ● Chado Tea ● Türk Kahvesi ● Soğuk İçecekler ● Hergün: 12:00 - 24:00

Tatlı Kriz Hattı

322 19 18 Adres: Belediye cad. Göktürk İş Merkezi No:1/B


BEYAZPERDE MAD MAX: FURY ROAD

PİNOKYO

HIZLI VE ÖFKELİ 7 2013’ün Eylül ayında çekimlerine başlanan filmin akıbeti, başrol oyuncusu Paul Walker’ın ölümünün ardından belirsizliğe girmişti. Walker’ın çekemediği sahneler için dublör kullanılan ve çeşitli çekim teknikleriyle tamamlanan filmin yönetmen koltuğunda James Wan oturuyor. Başrollerde Jason Statham , Vin Diesel, Paul Walker, Michelle Rodriguez ile Dwayne Johnson’ı izlediğimiz “Hızlı ve Öfkeli” serisinin yedinci filmi, meraklısını bekliyor.

128 intown

Pinokyo’nun hikayesi malumunuz…Yaşlı Geppetto usta bir çam ağacı dalından yalnızlığına ortak olabilecek bir arkadaş yaratmayı başarır ve ona Pinokyo adını verir. Pinokyo sadece konuşmakla kalmaz, aynı zamanda yaşam bularak neredeyse insan özelliklerini taşımaya başlar ve bundan sonraki hayatı çeşitli maceralara ev sahipliği yapar. Çocuk masallarının en sevilenlerinden biri olan Pinokyo’nun bu yarı animasyon versiyonunda yönetmenliği Anna Justice üstleniyor. Çekimleri ülkemizde gerçekleştirilen filmin Türkçe dublaj kadrosunda ise Alp Kırşan ve Cemre Kemer yer alıyor.

“Mad Max” serisi üçüncü filmden tam 30 yıl sonra tekrar beyazperdeye dönüyor! Mel Gibson’la özdeşleşmiş Mel Gibson karakterini Tom Hardy canlandırırken filmin yönetmen koltuğunda ise George Miller oturuyor. Başrollerde Charlize Theron, Tom Hardy, Nicholas Hoult, Rosie Huntington-Whiteley ve Nathan Jones gibi ünlü isimleri izlediğimiz film, tam bir görsel şölen sunuyor.

YENİLMEZLER 2: ULTRON ÇAĞI Süper kahraman filmlerini sevenlerin ilgisini çekecek türden bir yapım olan “Yenilmezler 2: Ultron Çağı”nın yönetmenliğini Joss Whedon yapıyor. Oyuncu kadrosunda; Robert Downey Jr., Scarlett Johansson, Samuel L. Jackson, Chris Evans ve Gwyneth Paltrow’u izlediğimiz filmin konusu ise şöyle: Iron Man Tony Stark önderliğinde bir grup süper kahraman, aktif olarak kullanılmayan bir barışı koruma programını gerçekleştirmek isterler. İşler çığırından çıkar ve insan yapımı bir yapay zeka olan Ultron’un eline hain planlarını gerçekleştirme fırsatı geçer. Süper kahramanlar onu durdurabilmek için bir kez daha güç birliği yapmak zorundadır.

PRODENT/Özel ERGENE Diş Kliniği Sosyal Sorumluluk Projeleri Bölgemizde sekiz yıldır ağız ve diş sağlığı hizmeti sunmakta olan PRODENT / Özel ERGENE Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği geçtiğimiz günlerde iki önemli sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi:

Bu projelerden ilki Çağdaş Eğitim Vakfı himayesindeki okullardan Ferahevler Hürriyet İlköğretim Okulu’nda 04.03.2015 tarihinde yapıldı. Önce 1. sınıf öğrencilerine ağız ve diş sağlıklarını korumak için neler yapmaları gerektiğini anlatan bir sunum yapıldı. Diş fırçalamanın önemi vurgulandı, diş fırçalama teknikleri görsel araçlarla anlatıldı, diş ipi ve arayüz fırçalarının kullanılması gerektiği belirtildi. a Sağlıklı dişlere sahip olmak için asitli ve şekerli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durup, kalsiyum yönünden zengin gıdalarla beslenmenin önemine dikkat çekildi. Daha sonra Prodent dişhekimleri Ece Öztürk ve Zümrüt Pehlivan, 120 öğrencinin dişlerini muayene ettiler. Öğrencilerin dişleri ile ilgili bulgular bir tarama formu üzerine not edilerek velilerine ulaştırılmak üzere kendilerine verildi. Bu arada dişhekimleri acil tedavi ihtiyacı olan bazı öğrencileri belirleyerek, kliniğe gelmeleri halinde tedavilerini üstleneceklerini belirttiler. Ayrıca her öğrenciye diş fırçası, diş macunu ve eğitim broşürü içeren bir paket hediye edildi. İkinci sosyal sorumluluk projesi 13.03.2015 tarihinde Yeniköy Rotary Klübü aracılığı ile Alibeyköy Fatih Sultan Mehmet İlköğretim Okulunda yapıldı. Yine 1. sınıf öğrencilerine diş fırçalama eğitimi verildi ve bu sefer 250 öğrenci muayene edildi. Muayene bulguları bir form ile öğrenci velilerine ulaştırıldı. Her öğrenciye diş fırçası, diş macunu ve eğitim broşürü hediye edildi.

Bölgemizde bu anlamlı projelere imza atan Prodent/Özel Ergene Diş Kliniği ekibini gönülden kutluyoruz.


TİYATRO 11 Nisan 12:00

14 Nisan 20:30

AİLE AĞACI Akbank Sanat oyun yazma atölyelerine katılan çocukların senaryolarından ve yönetmen Jonathan Lloyd’un bir öyküsünden uyarlanarak Rachell Barnett tarafından kaleme alınan “Aile Ağacı” isimli oyun, küçük Penny ve ailesinin eğlenceli hikayeleri eşliğinde çocuklara keyifli dakikalar yaşatırken, para ve tasarruf kavramlarıyla ilgili düşünmelerine yardımcı oluyor. Türkiye’de birçok çocuğa tiyatronun sihirli kapılarını açan Akbank Çocuk Tiyatrosu’nun yeni oyunu “AileAğacı” nın çevirisi Mehmet Ergen’e, yönetmenliği Lerzan Pamir’e ait.  Akbank Sanat Çocuk Tiyatrosu Hisar Okulları Kültür Merkezi sahnesinde izleyicilerle buluşuyor. www.hisarkulturmerkezi.com

BÜTÜN ÇILGINLAR SEVER BENİ

Bulgar yazar Stefan Tsanev’in “Bütün Çılgınlar Sever Beni” adlı oyununda sahnede Mert Fırat, Volkan Yosunlu ve Aslı Tandoğan’ı izliyoruz. 70 dakika ve tek perdelik oyun, kadın-erkek ilişkisi üzerine kurulu. Özellikle erkek bakış açısını ti’ye alan oyun, izleyenleri bir taraftan güldürürken, öteki taraftan da kendilerine ve ilişkilerine dair bir muhakemeye itiyor. Mall of İstanbul MOİ Sahne’deki oyunun biletleri www.biletix.com adresinde…

30 Nisan 20:30

5. FRANK Geçtiğimiz sezonda toplam dokuz ödül alarak yılın en çok ödülünü alan Tiyatroadam’ın yeni oyunu “5. Frank”, Ortaköy Afife Jale Sahnesi’nde! Oyuncular tarafından canlı olarak yapılan müzikleriyle, modern ve dinamik reji anlayışı, tempo ve coşkusuyla, seyirciye, gülmecesi bol, keyifli ve aynı zamanda sarsıcı bir tiyatro lezzeti sunmayı vaat ediyor. Oyun, iki yüzyıl boyunca şiddet, hile ve dolandırıcılıkla dünyaya şekil veren Frank Bankası’nın ironik öyküsünü anlatıyor. Oyunun biletlerine www.biletix.com adresinden ulaşabilirsiniz.

130 intown


KİTAP MURAT ALOĞLU’NUN İLK ROMANI RAFLARDA!

GİRDAP Her şey rahip Wolfgang Beauregard’ın bir akşam evinde otururken evine aldığı yabancının kendisini vahşice katletmesiyle başlar. Polis için her ne kadar sıradan bir cinayet gibi gözükse de rahibe yapılan otopsinin ardından hiç beklenmedik bir gerçek ortaya çıkar: Rahibin kanında Keşiş Örümceği zehri vardır. Başka bir deyişle ölüm fermanı başka bir katil tarafından daha önce yazılmıştır bile! İşini daha da kötüsü rahibin ölümü, bir cinayet zincirinin sadece başlangıcıdır. Öldürenlerin ortak yanları nedir? Geçmişe ait paylaşılan bir sır mı vardır? Yüzbaşı Hale’in ekibi bu sırrı daha fazla kan dökülmeden çözebilecek midir? Bir taraftan yirmi yıl önceki eski bir birimi ortadan kaldırmaya çalışan ve intikam arayışında olan birisi, diğer taraftan da olayları örtbas etmeye çalışan birileri herkesi ortadan kaldırmaktadır. Yazar Murat Aloğlu’nun ilk kitabı olan “Girdap”; soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, kararlılıkla ilerleyen, tüyer ürpertici bir intikam avı olmanın yanı sıra iç içe sarmalanmış entrika, aksiyon ve gizemiyle okuyucuyu hep yüksek tempoda tutan, finaliyle okuyucunun etkisinden kurtulamayacağı sürprizlerle dolu bir okuma şöleni!

132 intown


BRİÇ OYUN 4 PIK

A K 10

Atak Karo Rua

K 76 A 10 8 7 Q73 84 1083 KQJ54 J 95

K B G

63

D

A J 92 632 K 10 8 2

Q J 9752 Q 54 9 A 64 GEÇEN SAYIDAKI PROBLEMIN CEVABI: Karodaki markaların uygunluğuyla kayıba kayıp oyunu, yerden karo asını alıp, karo 7’liyi oynayarak elden kayıp trefliyi atıyoruz. Batı karoyu alıp trefl döner, elden ası alıp, iki tur koz çekip, yerden karo sekizliyi oynayıp, elden son kayıp trefliyi atıyoruz. Yerde sağlanan karo 10’lu da elden bir kör atıyoruz, 2 karo bir kör vererek 4 pik tam.

HERKES ZONDA

A65

Dağıtan güney

J54 Q8743 32 103 1093 AJ96 Q1084

K B G

QJ982

D

Q6 K102 J75

K74 AK872 5 AK96 Turnuvaya katılmak, briç öğrenmek ya da briçlerini geliştirmek için ders almak isteyenler Mehmet Sırıklıoğlu ile iletişime geçebilir. (0535) 431 05 82

134 intown

Batının 10’lu pik atağına karşı güneyden 4 kör oyununu planlayın.

MERKEZ MAH. ÇEŞMEBAŞI CAD. NO 39/A PK 34077 GÖKTÜRK EYÜP İSTANBUL www.petzone.com.tr


YOLLARDA BİRBİRİ ARDINA SATIŞA SUNDUĞU YENİ MODELLERLE GELİŞİMİNİ SÜRDÜREN VE SATIŞ GRAFIĞİNİ DE HER GEÇEN GÜN YÜKSELTEN SKODA, SATIŞ VE SATIŞ SONRASINDAKİ HAMLELERİNE DEVAM EDİYOR. SKODA‘NIN SATIŞ VE SERVİS AĞINI DAHA DA GÜÇLENDİRECEK OLAN AVEK OTOMOTİV SKODA SHOWROOM‘UNU, TEKSTİLKENT‘TE HİZMETE AÇTI. AVEK OTOMOTİV’İN KATILMASIYLA BİRLİKTE SKODA‘NIN TÜRKİYE ÇAPINDAKI YETKİLİ SATICI SAYISI 36’YA, YETKİLİ SERVİS SAYISI DA 40‘A YÜKSELDİ

SKODA AVEK OTOMOTİV İLE TEKSTILKENT’TE!

2005 yılında otomobil yetkili satıcılığına başlayan Avek Otomotiv, Skoda showroomu ile bu seçkin markalara bir yenisini daha eklemiş oldu. Gece servisi, yerinden alım yerine teslim ve geçici araç hizmetleri ile birçok ödül de kazanan Avek Otomotiv, Skoda markası için 1.500 metrekarelik yeni showroom ve servis yatırımı yaptı. Avek Otomotiv Skoda, orijinal Skoda yedek parça, aksesuarlarının satışını yürütüyor. Son dönemde Türkiye‘de yeni model ve satış ağıyla atağa kalkan Skoda, son aylarda filo teslimatlarıyla da çıtayı yükseltti. Özellikle Rapid, Rapid Spaceback, Octavia, Yeti ve Superb modelleriyle beğeni kazanan Skoda, bu modellerinde sunduğu 1.6 lt dizel-otomatik vites seçeneğiyle dikkat çekiyor. Skoda, 2015 yılında model yelpazesine yeni Fabia ve yeni Superb’i katarak iddasını hız kesmeden sürdürecek.

136 intown

Merkez Mahallesi Göktürk Cad. Nehir Sokak Senfoni Evleri No:1 Dükkan 3 Göktürk / Eyüp - İstanbul

Tel :0212

322 85 15


BÖLGEDEN Yeşim Saraçer ilk kişisel sergisini açıyor

Dürümseverlere yeni bir adres

Çocuk modası için Alpkids

Göktürk’lü Bebek ve Aile fotoğrafçısı Yeşim Saraçer’in ilk kişisel sergisi, 22 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında Nişantaşı City’s AVM’de! Sergiyi ziyaret edenler, Saraçer’in portföyünden en özel çocuk portrelerini sıra dışı bir sunumla görme imkanı bulacak. “Wall Art Çocuk Portreleri” adlı sergideki bazı fotoğraflar, sanat tarihinde yer etmiş farklı akımların ve tekniklerin etkisinde, yağlı boya, sulu boya veya pastel boya efektinde ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Sıcak ve otantik ortamı, güler yüzlü ekibiyle İstanbul Dürüm, yaklaşık dürümseverlerin yeni gözdesi! Öğle 12:00 ile gece 03:00 arası açık olan mekan, özel dürüm çeşitleri, ikramları ve uygun fiyatlarıyla müşterilerinden tam not alıyor. Gelen istekler üzerine paket servise de başlayan İstanbul Dürüm, lezzet tutkunlarını bekliyor. (0212) 360 33 60-(0535) 666 63 48

2014 yılında Tarabya’da hayata geçen Alpkids, yeni şubesini Nisan ayında Göktürk’te açıyor. Marka, doğumdan 14 yaşa kadar yaş aralığında, yaklaşık 11 firmayla bebek ve çocukların her türlü giyim ihtiyaçlarını kalite, şıklık ve uygun fiyat parametrelerini hedef alarak çocuklar ve ailelerin hizmetine sunuyor.

Sağlıklı ve fit olmaya hazır mısınız?

Yeni proje ortağınız: Vogue Architecs 1995 yılında yurt içi ve yurt dışında bir çok projede görev alarak başladığı mimarlık kariyerini kendi manifestosu doğrultusunda sürdürebilmek adına 2002 yılında Banu Gür&Suat Gür ortaklığıyla İstanbul’da hayata geçen Vogue Architecs, kurulduğu günden bugüne memnuniyet odaklı, güven veren bir proje ortağı olmayı sürdürüyor. Mimari ve iç mimari alanlarındaki tasarım, proje ve uygulamaları ile mesleki pratiğini devam ettiren Vogue Architects mağaza, showroom, kafe-restoran, otel, ofis ve konut konsept proje geliştirme ve uygulamasında deneyimlerini paylaşmak üzere yeni ofisinde Göktürk’te hizmet vermeye başladı. İstanbul Cad. Kayın Sok. Genç Plaza No:1 Kat:2 Göktürk (0212) 227 0475 www.voguearchitects.com

Doğa Koleji, LÖSEV’E hayat verenlerden…

Twist’ten egzotik dokulu bir yaz koleksiyonu Kendine özgü tarzını ve tasarım anlayışını 2015 İlkbahar Yaz Koleksiyonu’nda hiç olmadığı kadar cesurca yansıtan Twist; egzotik, sportif ve cool bir yazı düşleyen herkesi tropik ve özgür bir dünyaya davet ediyor. Yazın hafifliğini koton-vual kumaşların ve file detayların öncülüğünde vurgulayan Twist ile rengarenk, hareketli ve cesur bir yaza hazır olun!

LÖSEV’E HAYAT VER projesi adı altında lösemili çocuklara umut ışığı olmak için çeşitli organizasyonlar düzenleyen Doğa Koleji, 24 Mart’ta LÖSEV’E HAYAT VER RESFEBE SERGİSİ’ni Gökmahal yönetimin desteği ile Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın ve İstanbul Lösev Koordinatörü Zuhal Ön’ün katılımlarıyla gerçekleştirdi. Bu kapsamda öğrencilerin çalışmalarından oluşturulan kitap ayraçlarını satışa çıkararak, sene başından beri yapılan tüm aktivitelerden toplanan gelirlerle birlikte vakfa bağışta bulunuldu.

La Vita’dan Organik Kuru Temizleme Anki Home, Göktürk’ün yeni tarzı olmaya aday! Anki Home, kendi tarzı ile ev dekorasyonu, hediyelik ürünleri, kişiye özel mimari projeleri ve tasarımları ile Göktürk ve Kemerburgaz da yaşayanlara yeni bir adres sunuyor. 150-200 yıllık ahşaplarla yapılan mobilyalar ile zemin ve duvar kaplama uygulamalarını birinci sınıf işçilikle sunan marka, hem iç hem de dış mekan uygulamalarına uygun fiyatla farklı bir soluk getiriyor. İstanbul Cad. 2. Gümüş Sok. G1 Konutları No:4/C Göktürk ( 0212) 322 33 34

138 intown

Hem sağlıklı hem de ödüllü su Ülkemizin doğal mineralli ve en sağlıklı kaynaklarının bulunduğu Sakarya’dan çıkan Buzdağı Doğal Mineralli Su, Tüketicileri Koruma Derneği tarafından “Altın Marka Ödülü”ne layık görüldü. Buzdağı Doğal Mineralli Su, vücudumuzun ihtiyacı olan mineral zenginliği ve kendine has damak tadı sayesinde kullanıcılarının da beğenisini kazanmaya devam ediyor. (0212) 322 80 58–(0544) 741 74 05

Yogaia’nın iki katlı stüdyosunun “Yogaia” bölümünde haftada 24 saat ders imkanının yanı sıra 10 farklı hocayla verilen; yoga, yin yoga, yogaterapi, meditasyon derslerine girebilir, dilerseniz her hafta sonu yapılan değişik workshoplara katılabilirsiniz. Merkezin YogaiaFit kısmında ise aletli pilates,total body ve TRX training ile çok çabuk şekil değiştirebilir, eğlenceli olan antigravity ya da pole dans derslerini deneyebilirsiniz.

15 Nisan’da Göktürk’te açılacak olan La Vita’da giysileriniz zarar görmeden son teknoloji ile ütüleniyor. Grean Earth bileşenlerini kullanan marka, insan ve çevre sağlığına zarar vermeden organik kuru temizleme sistemini kullanıyor. Göktürk Merkez Mah. Belediye Cad. No:16/A (0212) 322 00 35-36

444 Döner, Mesa Plaza’da! Gerçek Anadolu lezzetini en orijinal pişirme yöntemi, en doğal malzeme ve sunumlarla sunma amacıyla yola çıkan 444 Döner, Göktürk’teki şubesi Mesa Studio Plaza AVM’de hizmet vermeye devam ediyor.

Göktürk’ün yeni eğlence noktası olmaya aday! Pin Point çok yakında Mesa Studio Plaza AVM’de açılıyor. Bowling’in yanı sıra bilardo, karaoke bar, buz pisti ve çocukların keyifle vakit geçirebileceği elektronik oyun bölümünün yanı sura 8D sineması bulunan Pin Point, meraklılarını bekliyor.

intown 139


GÖKTÜRK REHBERİ Göktürk’e dair her şey

GÖKTÜRK POLİS KARAKOLU Tel:212 3603075-212 3603636 JANDARMA KEMERBURGAZ Tel:212 3601303

Tel: 2123222371-2123226376 VETERİNER Berilyum Tel:212 3222093

Çizmeli Kedi Veteriner Kliniği Tel:212 3223627

GÖKTÜRK ZABITA Tel:212 3221113

GÖKTÜRK MUHTARLIĞI Tel:212 3223350

Gezi İstanbul Tel:212 3224540 Giritli:Tel.:212 3221204

Katia Tel:212 3221504

Bretz Tel.212 3602131

K-Brasserie Tel:212 3226900

Kedico Tel:212 3228070

Butik Art Tel:212 3220888

Lokanta 18 Tel:2123228041

Kikimomo Tel:212 3223870

City Döşeme Tel:212 3227112

Mado Tel: 212 3228880

Xbody Tel:212 3226008

Dingo Tel:212 2396019

HUKUK BÜROSU Av.Savaş Yener & Av.Battal Yörük Tel:212 2782444

DEKORASYON Başboğa Çadır & Branda Tel:4442642

Unique Tel:212 3222325

Countryvet Tel:212 3224888

GÖKTÜRK NOTER Tel:212 3222356

İpekyol Tel:212 3680101/1122

Superslowe Zone Tel:212 3227301

V3 Fitness Tel:212 3630480

İTFAİYE Tel:212 3221800 GÖKTÜRK BELEDİYESİ Tel:212 322112

The Queen’s English

Elmayra Veteriner Kliniği Gsm:530 7700871 Göktürk Veteriner Kliniği Tel:212 3227822 HAYVAN BARINAKLARI Hasdal Rehabilitasyon Merkezi Tel:212 3602919

KEMERBURGAZ MUHTARLIĞI Tel:212 3600333-212 3601330

PET OTEL Duygu Pet Otel Tel:212 3222311

HASTANE-POLİKLİNİK &LABORATUAR Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Tel:212 3225660

Pet Otel Tel.212322 8011

Zone Tel:212 7776600 Koton Tel:212 3228855

Çağdaş Yapı Tel: 2123226290

Meat inn Tel:212 3228917

PERSONEL TRAINING Ersoy Doğru Tel:2123222371

Mavi Jeans Tel:212 3227670

Elba İnşaat Dekorasyon Tel:212 3221068

Meydan Restaurant Tel:212 2397010

Kemal Uysal Tel:212 6277044

Nar Shop Tel:212 3226089

Elite Mobilya Tel:212 3223978

Motto Tel: 212 3225052

KUAFÖRLER Bayan Before&After Tel:212 7777000

NG Style Tel:212 3228772

Designof Tel:212 2027557

Pizzaria Tel:212 3221220

Peros Tel:212 3225321

Levent Antik Mobilya 0212 3228705

Olivo Ristorante Tel:212 3223212

Ebil Saç Tasarım Tel:212 3223722

Rose Tel:212 3222881

MDA Art Tel:2123 221220 Mukaza (timeless home) Tel:212 3222740

Onur Et Tel:212 3224001

Ekip by Erdem Kıramer Tel:212 3225596-212 2397144

Stylish Tel:212 3226111 Tchibo Tel:212 3222524

Suda Kebap Tel:212 3221733

Verde Bordo:Gsm:5322478153

Ufuk Perde Tel:212 3226030

Sushico Tel:212 3223181

Yest Tel:2123224859

SANAT GALERİSİ Arc Sanat Galerisi Tel:212 3220055

The Bloom Tel: 212 3222744

Kaizen Tel:212 3226201 Makas Tel:212 3228074 PET MARKET PetZone Tel:212 3227080

Murat Güldemir Tel:212 3222455 Zeyyn Gsm: 0532 2821483

Biruni Laboratuarı Tel:212 3226822 Florence Nightingale Tıp Merkezi Tel:212 3226322 Kemerburgaz Sağlık Ocağı Tel:212 3601311

ECZANELER Arcadium Eczanesi Tel:212 3220087

Pretty Women Tel:212 3223665 Toni&Guy Tel:212 3222902

SPOR GİYİM Adidas Tel:212 3227670

Banu Eczanesi Tel:212 3227952 Çamlık Eczanesi Tel:212 3227211

Erkek Adres Mümin Aşık Tel:212 3221845

Golf store Tel:212 3226320 Run Up Tel:212 3222013

Dinç Eczanesi Tel:212 3225651

Bir Berber Tel:212 3225048

Deniz Eczanesi Tel:212 3225651

Efraim Micaz Tel:212 3223028

Göktürk Sağlık Ocağı Tel:212 3220016

TAKI&GÖZLÜK-KOZMETİK Altuğ Optik Tel:212 3225630

Özel Begüm Sağlık Kabini Tel:212 3224825 AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Dr.Avi Karako Tel:212 3225660

Derya Eczanesi Tel:212 3223223

İbrahim Acunman Tel:212 3227495

Atasay Tel: 212 3226296

Flora Eczanesi Tel:212 3222276

Ekip by Erdem Kıramer Tel:212 3225596-212 2397144

Eminak Tel:212 3223250 Simurg Gümüş Tel:212 3223576

Meltem Eczanesi Tel:212 3220489 Doç .Dr.Atilla Gökhan Özyeşil Tel:212 3222400

Müge Eczanesi Tel:212 3227740

Cosmodent Tel:212 3224004

Narçiçeği Eczanesi Tel:212 3228668

Dr Ercüment Sucu Gsm:539 9561010

Sedef Eczanesi Tel:212 3225922

Prodent Tel:212 3226999

Sibel Eczanesi Tel:212 3221159

Dr.Tolga Karaköse Tel:212 3223828

Şifa Eczanesi Tel:212 3222100

DOKTORLAR Uzm. Dr.A Müge Kardaş Tel:212 3222921

SPA VE ESTETİK MERKEZİ Nü Day Spa Gsm: 541 360 33 24 Tel: 212 322 23 71 - 322 63 76

Uzm. Dr.Demet Elvan Tel:212 3229178 Uzm. Dr.Mürsel İnanç Tel:212 3227983 Uzm. Dr.Tülay Çağlar Tel:212 3221808 Dr. Faid Hasan Tel:212 3600312 DİYETİSYEN Sezen Çetinkaya

Çocuk Bir Berber Tel:212 3223313

Takıntı Gümüş Tel:212 3224616

GİYİM Alp Kids GSM:5336611879

FOTOĞRAF STÜDYOSU Deniz Soydemir Tel:212 3225746

BG Store:Tel:2123224017

İnci Fotoğrafçılık Tel:212 3221886

Beyliss Tel:212 3227134

Kemer Golf&Country Club Tel:212 2397010

Carter’s OshKosh Tel: 212 3222969

WagamamaTel:212 3221587

Belgras Çiçek Evi Tel:212 3600891

Zinde Cafe Tel:212 3226650

Çiçekçe Tel: 212 3228515

DİYET YEMEKLERİ Nü light menü Tel:212 3222371

şekillendirmeye hazırız.

İngiliz ve Türk öğretmenlerimizle her

türlü ihtiyacınıza cevap vermek üzere hizmetinizdeyiz.

Çiçekçi Kız Tel:212 3224663 Esosh Butik Çiçek Tel:212 3220200

CATERING Alkanat Tel:212 3603056

Piante Peyzaj Mimarlık Tel:212 3693656

Chez Bruno Tel: 212 3228023

Woods Tel:212 3220055

Delicious Tel:212 3226901

HAVUZ SİSTEMLERİ World havuz Tel:212 3227991

Kemer Catering Tel:212 2906250 Salt&Pepper Tel:212 3228060

Talepleriniz için sizden haber bekliyor olacağız.

Bilgi için: Marie Meechan & Meriç Erenoğlu

Bafra KRFRN Tel:212 3224242

Westside Cafe&Bistro Gsm: 0545 3289378

GSM: 0536 541 88 02 - 0532 426 69 40

Photoxi Hüseyin Kerem Yılmaz Tel:212 3223600

Benzin Big Yellow Taxi&Gasoline Tel:0212 3226744

FAST FOOD BBQ Tel:212 322 9326

KİŞİSEL GELİŞİM Dimensional Danışmanlık Tel:212 3224742

Big Chefs Tel:212 3226800

Bizim Lahmacun Tel:212 322 8400

Biz Pub Tel:212 3224822

Burger King Tel:212 322 4823

Esen Fakıoglu GSM:533 2840205

Cundalı Cemil Tel:212 3220462

Cafe Elera Tel:212 322 8994-95

Cool Bar Tel:212 3227535

Domino’s Pizza Tel:212 322 2535

Dardenia Tel:2125001438

Döner Time Tel:212 3220536-37

Eaters İstanbul Tel:212 3224244

Dürümlife Tel:212 322 5334

Famili collection Tel:212 3226793 Gen by Figen Özdenak Tel:212 3228955

SİNEMA Cineport Tel:212 3223104

Pilates with Gerda Tel:212 3227493 Private Powerplate Studio Tel: 212 3229089

Vincotto La Cucina Tel:212 3222762

birebir veya grup dersi olarak, size özel,

E-mail: queensenglishgokturk@gmail.com

Yedi Kültür Sanat Gsm:5324635987-532 4118689 Bahadır Geliş GSM: 531 257 38 76

Çiğdem Genç GSM:5325949611

ÇİÇEK-PEYZAJ Arelia by Hüseyin Avni Özkan Flowers &Events Tel: 0 212 322 1880 GSM: 0532 215 48 39

Eğitiminizi sizin ihtiyacınıza göre

Tezgah Tel:212 9249985

Carnevale Tel:212 3226017 SPOR Fit in Time Tel:212 3221002

Veranda cafe Tel:212 3227373

İngilizce öğretmenleriyiz.

RESTAURANT-BAR&CAFE Balıkçı Tel:212 3224909

Burgundy Tel:212 3225820 Bob Tel:212 3227599

Saludos Tel: 08507338238 Starkuş Otomatik Panjur ve Kepenk Sistemleri Tel:212 3221322

Bizler her seviyede ders verebilecek


City Döşeme Egg&burger Tel:212 322 2200

AKTAR-KURUYEMİŞ Boğaziçi Kuruyemiş Tel:212 3228197

Etiler Marmaris büfe Tel:212 322 1798 Güven Kuruyemiş Tel:212 3221217

White Center Tel:212 3220834 İLAÇLAMA Mega İlaçlama 0212 3227414

SU İSTASYONLARI Başpınar su Tel:212 2397879 Buzdağı Tel:2123228058

Hamaset Köfte Salonu Tel:212 322 4507 Salkım Söğüt Tel:212 3220337 Heybe Tel:212 2945056 İşkembahçe:Tel:212 3601209

ORGANİK MARKET City Farm Tel:212 3224122

İzmir Pide Lahmacun Tel:212 3224049

Organicasa Tel:212 3228228

Konyalım Etli Ekmek Tel:212 3223477

SÜT ÜRÜNLERİ Sütçü Tel: 4445788

TEMİZLİK HİZMETLERİ Zela Temizlik Tel:212 3695650

Çobanpınar: Tel:2123222151 Erikli Tel:212 322 3674

BEYAZ EŞYA,&KLİMA &ELEKTRONİK Kabiller Tel:212 3228620

Güvenpınar Tel:212 3220565

Oktay DTM - Hotpoint Tel:212 3220083

Saka su Tel:212 3221662

Teknosa Tel:212 3225760

Sırma su Tel:212 322 5756

ELEKTRİK As elektrik Tel:212 3229161

Tas testi Tel: 212 3221052

Köefteque Tel:212 3224048 Sütist Tel:212 4943141 Köfteci Şaban Usta Tel:212 322 1611

Gerçek deriyle eşdeğer, göz dolduran, mobilyalar... RENKLİ MEKANLAR İÇİN Evine renk katmak isteyenler, sade, yumuşak, tuşe desenleriyle sezonun trend, renk ve desenlerinden oluşan koleksiyonumuza mutlaka göz atın...

agozyesil@drozyesil.com

Lahmacun Tel:212 3222007

BUTİK PASTA Annas bakery Tel:212 3227832

Değişim elektrik Tel:212 3222244

Mado Tel:2123225272

La bakery Tel:212 3225516

Göknur elektrik Tel:212 3225247

BANKALAR Akbank Tel:212 3223692

Marmaris büfe Tel:212 3227411-25-32

Le fırın Tel:212 3223080

Göl elektrik Tel:212 3222545

Denizbank Tel:212 3484030

Diş Hekimi

Meşhur Çiğköfteci Tel:212 3225617

Mulino bakery Tel:212 3224136

Kanaat elektronik Tel:212 3222864

Finansbank Tel:212 3223191

Doç.Dr. Atilla Gökhan Özyeşil

Mc donald’s Tel:4446262

Torte Tel:0850 6445498

Özcan elektromarket Tel:212 3223430

Garanti bankası Tel:212 3223172

Padok Tel:538 5019372

PASTANE-DONDURMA Aslı Börek Tel:212 3220202

Eti elektromarket Tel:212 322 8031

HSBC bankası Tel:212 3227295

BEYAZ EŞYA KLİMA KOMBİ SERVİSİ Servis point Tel:212 3228999

Ing bank Tel:212 3222710

Papa Johns pizza Tel:212 3222258 Bolulu Hasan usta Tel:212 3222288 Pınarbaşı kebap lahmacun Tel:212 3220125

Ceviz Tel:212 3222664

Sampi Pide Tel:212 3227787

Dondurmaccı Tel.212 3228180

Subway Tel:212 3226660

Fırın İstanbul Tel:212 3225405

Sultanahmet köftecisi Tel:212 3223424

Gezi İstanbul Tel:212 3224540

Şampiyon kokoreç Tel:212 3227575

Girendola Tel: 0212 322 4774

Dağdelen Tel:212 3224523

Tike Tel:212 3223244

Jean Pierre Patisserie Tel:212 3221363

Uzunlar Kebap Tel:212 3220463

Karafırın Tel:212 3224334

Wrapper Tel:212 3227020

Komşufırın Tel:850 2003059

SPORCU GIDALARI Besin Takviyem Tel:212 3228402

Özsüt Tel:212 3227343

BİLGİSAYAR Çözüm bilgisayar Tel:212 3220404

Türkiye iş bankası Tel:212 3223258

Göktürk bilgisayar Tel:212 3225555

Vakıfbank Tel:212 3225283

Netem bilgisayar Tel:212 3226690

Yapı kredi bankası Tel:212 3222396

Reinabi Apple Servis Tel:212 322 5951

Ziraat Bankası Tel:212 3224756

ÇİLİNGİR By demir GSM:536 6352800

DÖVİZ BÜROSU Döviz Bürosu Tel:212 3228242

LOSTRA Kemer lostra Tel:212 3224102

KARGO Aras Tel:212 3223349

TESİSAT Mete Tesisat Tel:212 3227008

MNG Tel:212 3226675 Sürat Tel:212 3601033

MARKET-ŞARKÜTERİ&KASAP Abant Çiftliği Tel:212 3224848

Venüs pastanesi Tel:212 3220555

Carrefoursa Tel:212 3223207

Yasemin Tuncel Tel:2123224264

Çamlık Market Tel:212 3225071

Beylerbeyi Profiterol Tel: 212 3221918

TERZİ Değişim terzi Tel:212 3224344 İmaj terzi Tel:212 3224070

Yurtiçi Kargo Tel:212 3226675 SÜRÜCÜ KURSU Göktürk Sürücü kursu Tel:212 3226244

Terzi Hikmet Tel:212 3225848 Terzi Hilal Tel:212 3220217 Kemer Gurme KasapTel:2123220091-92

Protetik Diş Tedavisi Uzmanı

Teb 212 7774000

Pelit pastanesi Tel:212 322 5610

HALI YIKAMA Kernek Tel:212 3603844

İskender et&tavuk Tel:212 3220950

Çeşmebaşı Cad. A-Blok No: 33/A Göktürk Telefon : 0212 322 7112 Yusuf usta : 0532 592 83 83 Ayhan usta : 0535 542 19 79 citydoseme@gmail.com

www.drozyesil.com

LASTİK HİZMETLERİ Berklass Lastik Tel:212 3601695

Mahallenin Kasabı Tel:2123220741-42

KURU TEMİZLEME Değişim Kuru Temizleme Tel:212 3225210

Migros Tel:212 3228427

Dry Center Tel:212 7777464

Makro Tel:212 3229127

Lavita Tel:212 3220035

Night day 7/24 Tel:212 3226655

Mevsim Kuru Temizleme Tel:212 3225812

OTO YIKAMA Kışlalı oto yıkama Tel:536 3540509 Oto dünyası Tel:212 3222523

Gourmet Garage Tel:212 3223100

Titiz Kuru Temizleme Tel:212 3223345

Zen Cars Oto Yıkama Tel:212 3222546

OTOMOBİL GALERİSİ Diomonds Motors GSM:0544 547 69 43 0544 298 36 70

SERVİS Aktaş Turizm GSM:5072422475-5357761035 TAKSİ Göktürk Merkez Taxi 212 3221007 GSM:532 7998249 VİP TAKSİ Tuaş Tel.:212 2128827 TURİZM ACENTA Aida Turizm Tel: 212 3224390 B2B Travel Tel:2123229211

Tel: 0 212 322 2400 Gsm: 0 532 251 0508 Adres: Göktürk Merkez mah. Göktürk Cd Su.Venue Sitesi No:2 A Blok D: 16 34077 Göktürk / Eyüp / İstanbul


intown 145


Intown 14 web  
Intown 14 web  
Advertisement