Page 1

Ekim - Kasım 2014 Sayı 11

www.intowndergisi.com

HAYVAN YEMİYORUM,

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

ÖYLEYSE VARIM!

SIENA

Beste Açar Haravon: “İlk oğlumda yapamadıklarımın acısını

RÜZGAR

ile çıkarıyorum”

HAYAT BAYRAM OLSA

ezel akay İFTİHARLA SUNAR: esi

Agora meyhan


444 44 93

Siz hayalinizdeki evi anlatın, biz bulalım

KEMER COUNTRY LALE KASRI’NDA 3+1 210 M2 ÖZEL DEKORASYONLU DAİRE 750.000 USD

KEMER CORNER’DA FERAH 2+1 152 M2 BAHÇE KATI. 475.000 USD

BERLİN LOFT’TA 2+1 120 M2 BAHÇE KATI 650.000 TL

ARTELL FORUM SİTESİ’NDE 3+1 180 M2 DAİRE 500.000 USD

www.stirling.com.tr

ARKETİP EVLERİ’NDE 3+1 185 M2 BAHÇE KATI 560.000 USD

KEMER COUNTRY MEYDAN’DA GÖL VE GOLF MANZARALI 4+1 220 M2 DAİRE 1.050.000 USD

İstanbul Cad. Kemer Corner Sitesi, İnci Blok, D:16 GÖKTÜRK / İSTANBUL

intown

1


İÇİNDEKİLER 14 Ajanda 20 Tema Hayat bayram olsa

28 Röportaj Beste Açar Haravon

34 Gezi Bir varmış bir yokmuş

42 Gusto Yine mi güzeliz, yine mi çiçek

48 Efsane Beatles hakkında bilmediğiniz 27 şey

48

Beatles hakkında bilmediğiniz 27 şey

54 En İyi 5 İçinden mutfak geçen filmler

56 Röportaj Ezel Akay

62 Keşif İstanbul’un yakışıklı Karadenizlisi: Karaburun

66 Güncel Hayvan yemiyorum, öyleyse varım!

74 Moda En büyük zarafet, reddetmektir...

78 Z Kuşağı Hadi ham yap!

86 Yeni Göktürk’te yeni açılan mekanlar

8

intown

62

92 Kültür Sanat İstanbul’un yakışıklı Karadenizlisi: Karaburun

İmtiyaz Sahibi Göktürkbizim Medya Grubu adına Sim Yener sim@intowndergisi.com Yazı İşleri Başak Duru (Sorumlu) basak@intowndergisi.com Gökçe Gökçeer gokce@intowndergisi.com Halkla İlişkiler Gülşah Aynacı Müşteri Temsilcisi Çisil Çalı Katkıda Bulunanlar Leyla Asena Arıca, Gül Bozantı, Reyhan Bulut, Ece Dilege, Fikret Ötünç, Gözem Uçar, Savaş Yener, Hüseyin Kerem Yılmaz, Battal Yörük Kapak Fotoğrafı Hüseyin Kerem Yılmaz / Photoxi Fotoğraf Editörü Ersoy Doğru Yönetim Yeri Göktürk Bizim Medya Grubu İstanbul Cad.Gökofis İş Merkezi K.2 Göktürk - Eyüp / İstanbul Tel: 0212 322 23 71 - 322 63 76 Baskı Yeri Portakal Basım Matbaacılık San.Tic. A.Ş. Huzur Mah. Tomurcuk Sok. No: 5/1 4 Levent - İstanbul Tel: 0212 332 28 01

Reklam ve rezervasyon için; 0212 322 23 71 - 0212 322 63 76

Beden ve ruh sağlığınız için...

info@intowndergisi.com www.intowndergisi.com - www.gokturkbizim.com Yayın Türü 2 aylık süreli, yerel Basım Yeri ve Tarihi İstanbul, Ekim 2014 Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve illüstrasyonların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Yazıların sorumluluğu yazarlara, yayınlanan ilanların sorumluğu ise sahiplerine aittir.

MEDICAL DAY SPA İstanbul Caddesi Gökofis İş Merkezi Kat 4 (İşbankası üstü) Rezervasyon için; 0 541 360 33 24 - 212 322 23 71


İÇİNDEKİLER

96 BALIK SEZONU AÇILDI

96 Tam Zamanı Balık sezonu açıldı

100 Z Kuşağı Bugün bayram, erken kalkın çocuklar!

106 Sokak Röportajları 110 Incity İstanbul’un artık bir “Sahi”si var!

112 İş Dünyası Bolluca gayrimenkul sektörünün yeni gözdesi

114 Minik Dostlar Kısırlaştırmak ya da kısırlaştırmamak...

118 Dekorasyon Aynalara gülümseyin!

124 Hukuk İnternet yolu ile işlenen suçlar

126 İyi Yaşam Meme kanseri genç kadınları da tehdit ediyor

128 İlişki

100 Bugün bayram, erken kalkın çocuklar!

Siz bunu haketmediniz (!)

132 Bölgeden

114

Kısırlaştırmak ya da kısırlaştırmamak...

10 intown


EDİTÖRDEN

Hayatı bayram yapan mutlu anlar vardır hepimizin aklında. Takvim sayfalarında “tatil” niyetine renklendirilen tarihler şöyle dursun, hiç olmadık yerde yüzümüzde kocaman bir tebessüme neden olan şeylerden bahsediyorum aslında. Güzel bir sabaha uyanmak, sıkıcı bir toplantının ortasında uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızdan gelen mesaj, sahilde seyir halindeyken yunusların dansına şahit olmak, bu sene kutlamayacağım dediğiniz doğum gününüz için organize edilen sürpriz parti, yıllardır aradığınız kitaba hiç yoktan bir sahaf ziyaretinde rastlamak, trafikte radyoyu açtığınız anda sizin şarkınızın çalması ve hem de şarkının yeni başlaması… Benim için hayatı bayram yapan anlar tesadüflerde gizli… O kadar ki, bazen gerçekten de Truman Show’un içinde yaşadığıma inanıyorum. Ve insan gerçekten inanmak istediğinde hayatın bayram olması, hayatı bayram yapan şeylerin yoluna çıkması da kaçınılmaz oluyor. Basit durumları anlamlandırıp, “Deliye her gün bayram” lafına şapka çıkararak yola devam etmek, metropol kaosundan çıkmamız için en ideal yol bence… Yoksa kim istemez ki iş çıkışı öylesine makineye oynattığı lotodan büyük ikramiye kazanmayı? Bu sayının teması için “Hayat bayram olsa” dedik. Bunu yaparken de tatil planları yapılan bayramların çok ötesine geçmeyi istedik. Tema sayfalarında bayram klasiklerini hatırlayıp, müzik ve aşka da değinmeden edemedik. Göktürk’te yaşan Beste Açar’ın evine konuk olup, anneliğinden tüm hayatına uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Toscana’nın masalsı Orta Çağ kenti Siena’nın ara sokaklarında kaybolup, “Bir varmış bir yokmuş” dedik. Ardından gramofonun cızırtılı sesi girdi devreye. “Yine mi Güzeliz, Yine mi Çiçek” diyerek, meyhane kültürünün öne çıkanlarını yatırdık çilingir sofralarına. Filmin tam da bu yerinde usta hikaye anlatıcısı Ezel Akay ile Agora Meyhanesi’nde buluştuk. O anlattı biz dinledik, 1890’dan bugüne gelen bir efsanenin yeniden doğuşunu… Agora’nın muhteşem avlusunda konuşulanlar orada kalırmış, bunu da yalnızca müdavimi olanlar bilirmiş; bunu anladık. Tadı damağımızda kalan sohbetin hemen sonrasında sezon açılmış, tezgahlar balığa doymuştu. Hal böyleyken nesli tükenmekte olan balıklara dikkat çekerek, bilinçli tüketim için mesajı-

12 intown

mızı vermekten geri kalmadık. Aynı sayfalarda hangi mevsimde hangi balığın tüketileceği ve Göktürk’te balık denildiğinde akla gelen yerler de sır olmaktan çıktı. Keşif sayfalarımızda yanı başımızdaki Karadenizli Karaburun’a konuk olduk, iyot kokusunu çektik içimize… Vejetaryen okurlarımızı unutmak mümkün mü? Güncel sayfalarımızda 1 Ekim Dünya Vejetaryen Günü’nü kutlayarak, bu seçimin aslında bir başlangıç olduğuna dikkat çekmek istedik. Ardından tarihe adını çizgili desenlerle yazdırmış Coco Chanel’in devrimlerini ayakta alkışladık bir kez daha. Bir kadının kuralları istediği anda yıkıp, yarattığı bambaşka dünya ile herkesi kendine nasıl hayran bırakabileceğini anlattık. Tüm bunlar olurken çocuklar hep aklımızdaydı. Çünkü aslında bayram denilen şeyin onların gülüşünde saklı olduğunu unutmamıştık. Z Kuşağı sayfalarında bayram tatilinde İstanbul’da olanların ajandalarını renklendirip, Latife Tunç’un Sihirli Tabak’larıyla çocuklar için harika tasarımlar hazırladık. Beatles’ı nasıl bilirsiniz? Aslında doğru soru şu: Beatles’ı ne kadar bilirsiniz? Efsane sayfalarını okuyanlar çok şanslı! Çünkü tüm zamanların en çok satanlar listelerinde hep var olan Beatles hakkında bilmedikleri 27 şeyi de artık biliyorlar. Onlar “All You Need is Love” demişti; belki de bu şarkıyı bir daha dinlemenin tam zamanı! Bu sayının En İyi 5 sayfalarında ise hayatı bayram yapan mutfakları düşünüp içinden mutfak geçen filmleri sizler için bir kez daha izledik. Sonrasında Göktürk’te sokağa çıkıp, mikrofonu size uzattık ve sorduk: Göktürk’ün sorunları sizce neler? Dünya üzerindeki tüm canlıların yaşam hakkı olduğuna inandığımızdan olsa gerek, kimi cevaplar bizi biraz üzdü. Ama adaletli olmak adına hepsini paylaştık. Bu durumda sokak hayvanlarına da cevap hakkı doğmuş oldu. Ancak onları buradan paylaşmamız mümkün değil. Duymak isteyenler, yolda karşılaştıkları anda sokakta yaşamayı özgür iradeleriyle seçmiş olmayanların gözlerinin içine üç saniye bakabilir. İçerik için bu kadar çalışırken tasarımı da elden geçirelim dedik. Bambaşka dünyasıyla Intown’ın 11’inci sayısı karşınızda! Unutmadan… Bizim için matbaadan gelen yeni baskı kokusunu içimize çektiğimiz an, bayram sayılan anlar arasındadır. Peki sizin için hayatı bayram yapan anlar neler? Intown iyi bayramlar diler…


AJANDA DUVARLARlN DİLİ

Son gün 5 Ekim

REDD 11 Ekim

Türkiye’nin en sevilen rock gruplarından Redd, 11 Ekim’de Bronx Pi Sahne’de! Geniş kitlelere hitap eden ve yaptıkları her işle dikkatleri üstüne çekmeyi başaran Redd, 2005’ten bu yana beş stüdyo albümü, bir soundtrack albüm ve bir konser DVD’si yayınladı. Gerek yaptığı müzikle gerekse duruşuyla büyük beğeni toplayan grup, 2012 tarihli albümleri “Hayat Kaçık Bir Uykudur” ile başarılı bir işe daha imza atarak dinleyenlerinin gönlünü bir kez daha fethetmeyi başardı. Biletler, Biletix’te… www.biletix.com

Pera Müzesi, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek bir sergiyle son yılların sanat gündemindeki en popüler konulardan biri olan “Graffiti ve Sokak Sanatı”na ev sahipliği yapıyor. Amerika ve Avrupa’da daha önce yalnızca birkaç örneği düzenlenen sergi, “graffiti”yi “sokaktan müzeye” taşıyarak alanın en ilginç örneklerini sunuyor. Roxane Ayral küratörlüğünde gerçekleşen, Amerika, Almanya, Fransa, Japonya gibi ülkelerin yanısıra Türkiye’den de olmak üzere 20’den fazla sanatçının konuk olduğu sergide, kültürün öne çıkan isimlerinden Futura, Carlos Mare, Cope 2, Turbo, Wyne, JonOne, Tilt, Mist, Psyckoze, Craig Costello (aka KR), Herakut, Logan Hicks, C215, Suiko, Evol, Gaia, Tabone, Funk ve No More Lies gibi farklı jenerasyonlardan ve disiplinlerden isimlerin Pera Müzesi’nde boyayacağı duvarların yanısıra Martha Cooper, Henry Chalfant ve Hugh Holland gibi fotoğrafçıların arşivlerinden ölümsüzleşmiş kareler yer alıyor. Ayrıntılı bilgiye www.peramuzesi.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

30 Ekim

BİZİM ŞARKILARIMIZ Usta sanatçı Nükhet Duru, 31 sene önce turneye çıktığı Timur Selçuk ile tekrar aynı sahnede! Türkiye’de birçok şehri gezerek şarkılarını seslendiren ikilinin bu kez yolu Hisar Okulları Kültür Merkezi’ne düşüyor. Nükhet Duru ve Timur Selçuk’un klasiklerinin yer aldığı repertuarda ayrıca Münir Nurettin Selçuk şarkıları da yer alacak. Şarkı aralarını sohbet ve anılarla dolduran ikilinin muhteşem konserini kaçırmayın!

14 intown


AJANDA 30 Ekim

YAŞAMAYA DAİR

Son gün 5 Kasım

JAMIE CULLUM Kemerlerinizi bağlayın. Çünkü caz standartlarını melodik pop ve rock’la buluşturan dünyaca ünlü şarkıcı, söz yazarı ve piyanist Jamie Cullum, 30 Ekim’de Zorlu Center PSM’de sahne alıyor! Genç yaşında kariyerine sığdırdığı bir Grammy, iki Altın Küre, iki BRIT, GQ Dergisi Yılın Müzik Adamı gibi sayısız ödülleri kadar, dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerinde müthiş enerjisi ile izleyenleri kendisine hayran bırakan Jamie Cullum, heyecanla beklenen performansı ile cazseverlerle buluşacak. Jamie Cullum, dünya çapında on milyondan fazla satan toplam altı albümünde, muhteşem besteleri yanında Frank Sinatra’dan Radiohead’e, Jeff Buckley’dan Rihanna’ya kadar kült olmuş sanatçıların eserlerini de büyük bir ustalıkla yorumluyor. Biletler, Biletix’te… www.biletix.com

MELİS SÖKMEN

Hisar Okulları Kültür Merkezi tiyatro sezonunu Nazım Hikmet’in ölümünün 50’nci yıldönümü için Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği ‘Yaşamaya Dair’ oyunuyla açıyor. Piyanoda Yiğit Özatalay, viyolonselde Deniz Doğangül eşliğinde oynanan oyunda, Genco Erkal ve Tülay Günal birlikte sahne alıyor. Başta Fazıl Say ve Zülfü Livaneli olmak üzere farklı bestecilerin Nazım şarkılarının da seslendirildiği oyunda ağırlıklı olarak ozanın Bursa Cezaevi’ndeki yaşamı, Piraye Hanım’a olan tutkusu izleyicilerle paylaşılıyor.

19 Kasım Cazseverler, Melis Sökmen Trio konserinde Hisar Okulları Kültür Merkezi’nde buluşuyor! Pop-caz albümleri ve caz yorumuyla öne çıkan Sökmen, 1980’lerden bugüne kendini yenileyerek müzik serüvenine devam eden ve uluslararası şarkı yarışmalarından ödüllerle dönen bir isim. Bu keyifli gecede Sökmen’e, Ankara’da yetişmiş genç müzisyenler eşlik ediyor.

16 intown


Türkiye’nin önde gelen kuaför markalarından Ebil Saç Tasarım Salonları bitkisel güzellik alanında dünya lideri Aveda ile kurduğu iş birliği sonucunda,güzelliğine doğal dokunuşlarda bulunmak isteyenlere hizmet sunuyor. Selektif kozmetik alanında bir dünya devi olan Estee Lauder Companies’in bitkisel güzellik alanında dünya lideri markası Aveda,1978 yılında güzellik sektörünün profesyonellerine hem çevre, hem kendileri, hem de salon misafirleri için yüksek performanslı, bitki bazlı ürünler sunmak amacıyla kurulmuş. Markanın kökleri doğu Hindistan’ın iyileşme sanatı olan Ayurveda’ya dayanıyor. Amerika, İngiltere, Kanada, İrlanda, İtalya, İspanya,Almanya, Kore, Hong Kong, Avustralya, Singapur gibi ülkelerden sonra,Türkiye’de de tüketicilerle buluşan çiçek ve bitki bazlı Aveda ürünleri dünyada 30 ülkede 8.000’den fazla premium salonda kullanılıyor. Aveda’yı farklı yapan ise,çevreye karşı duyarlı, bilinçli yeni nesil tüketicilere aynı hassasiyette ve özende servis sunarak,salondan içeri giren her misafirin kendini özel hissetmesini sağlayan kişiye özel bir güzellik deneyimi yaşatıyor olması. İstanbul’da saç ve kişisel bakım denildiğinde ilk akla gelen markalardan olan Ebil Saç Tasarım Salonları uzun yıllardır yaşattığı eşsiz salon deneyimini,Aveda ürünleriyle salonlarında yaşatmaya devam ediyor.

EBIL SAÇ TASARIM SALONLARI BITKISEL GÜZELLIK ALANINDA DÜNYA LIDERI AVEDA ILE KURDUĞU IŞBIRLIĞI SONUCUNDA,GÜZELLIĞINE DOĞAL DOKUNUŞLARDA BULUNMAK ISTEYENLERE SALONLARINDA KIŞIYE ÖZEL HIZMET SUNUYOR...

EBİL SAÇ TASARIM İstanbul cad. Mesa Studio Plaza no: 42/O Göktürk/Kemerburgaz www.ebil.com.tr

kemerburgaz@ebil.com.tr 0212 322 37 22

0530 592 71 59

Ebil Saç Tasarım Salonlarında %97 doğal türevli saç boyası ile kişiye özel renklendirme servisleri sunuluyor. Bu serviste saçları yıpratmadan kişinin istediği saç renkleri elde edilebiyor. Bunun dışında,Aveda ile Stresten Arındırıcı El Masajı ile birlikte sunulan manikür, pedikür, vücut bakım deneyimi yaşamak mümkün. Her saç tipine ve farklı beklentilere cevap veren doğal türevli saç bakımları, şekillendiricileri ,kadın ve erkek vücut bakım ürünlerini Ebil Saç Tasarım Salonlarında bulabilirsiniz.

Aveda ürünleri konusunda özel olarak eğitim alan Ebil Saç Tasarım ekibi verdiği eşşiz hizmet kalitesi ve profesyonel tecrübesi ile Aveda deneyimi yaşamak isteyen misafirleri, salonun müdavimi yapacak gibi görünüyor. Türkiye’nin önde gelen kuaför markalarından Ebil Saç Tasarım Salonları bitkisel güzellik alanında dünya lideri Aveda ile kurduğu işbirliği sonucunda,güzelliğine doğal dokunuşlarda bulunmak isteyenlere kişiye özel hizmet sunuyor..


TEMA

KÜSLERİN BARIŞTIĞI, KIYMET BİLDİREN BAYRAMLAR… ADINDA ŞEKER GEÇMESE DE HER

Lunaparklar, bayram akşamlarının vazgeçilmez eğlencelerinden olmaya günümüzde de devam ediyor...

BİRİ ŞEKER TADINDA KUTLANMALI, ASIL AMACI ‘BULUŞMAK’ OLMALI. SAĞLIĞIMIZA, SEVDİKLERİMİZİN

HAYAT BAYRAM OLSA 20 intown

VARLIĞINA VE HER ŞEYE RAĞMEN HAYATIN KENDİSİNE ŞÜKREDECEĞİMİZ BİR BAYRAM DAHA GELDİ. O HALDE EL ÖPENLERİNİZ, HARÇLIK VERENLERİNİZ, SARILIP KUCAKLAYANINIZ BOL OLSUN!

intown 21


TEMA Hayatımızın her anını bayram gibi yaşamak mümkün değil gibi görünse de, günlerimizi güzelleştirmek bizim elimizde. Pozitif düşünceyle başlayan güzelliklerin yaşamımıza nasıl dağıldığına şahit olmak mümkün. Yeter ki isteyelim. Böylece, sadece birkaç gün değil her gün bize bayram olur. Varsın deli desinler… Eski bayramların güzelliği düşünülünce, şimdiki halimize üzülmeden edemiyoruz. O zamanlar büyüklerin ellerini öpmeye giderken bir kez of demeyen boy boy ortancalar ve küçükler, şimdi el öpmek nedir biliyorlar mı, sormak lazım. ‘Eskiden böyle miydi mirim’ muhabbeti yapmak değil niyetimiz ama kısa süre içinde

oluşan bu büyük değişimi gözden kaçırmak imkansız. Kıymet bilmek ve hürmet etmek, işte böyle bir şeydi zira. Bayramlarda akraba ziyareti yapmak âdettendir. Hem bu sayede, belki de aylardır görmediğiniz ama aynı soyadı ya da aynı kanı taşıdığınız insanlarla kucaklaşma şansı bulursunuz. Ailenin güzelliğini anlamak için sevdiklerinizden uzak kalmak ve yakınınızı kaybetmek gibi acı deneyimler yaşamak zorunda kalmayın. Bazı bilgiler evrenseldir ve bazen büyüklere kulak vermek iyi gelir. Eğer ziyaret etmek için müsait değilseniz, hiç değilse eski günlerdeki gibi bir kartpostal gönderip onları şaşırtabilirsiniz…

Ah o meyve likörleri… Daha çok Şeker Bayramı’nın geleneği olsa da, her bayramda renk renk meyve likörlerinin zarif gümüş tepsilerde, çikolatayla ikram edildiği günler çok uzak değil. Tepsilerin içindeki dantel örtüleri atlamayalım lütfen! Aslında bir gayrimüslim geleneği olan bu likörlerin, din dil ayrımı yapmadan herkes tarafından benimsendiği ve hiç garipsenmediği günleri özlüyoruz.

Müzik ruhun gıdasıdır, afiyetle yiyiniz! Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, beynimiz müziği bir hareket ve aktivite olarak algılıyor, duygu durumumuz doğrudan etkileniyor. Hepimiz müzikle aslında anne karnında tanışıyoruz. Hiç yabancılık çekmediğimiz bu ‘sesler birliği’yle bağımızı bir ömür koparmıyoruz. Hayatı güzelleştiren en güzel şeylerden biri de şüphesiz müzik. Dinlediğiniz tür ne olursa olsun, kulağınızdan kulaklık ya da radyonuzdan nota dolu bir frekans eksik olmasın. Hem artık sezon açıldı; İstanbul’da birbirinden şahane konserleri takip edebilir, kulağınzın pasını silip müziğe doyabilirsiniz. 22 intown

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


TEMA Tabii önce adreslerini öğrenmeniz gerekiyor. Sadece kendi yakınlarınızı ve büyüklerinizi görmek değil, bayramda bambaşka ziyaretler yapmak da mümkün. Mesela bir yaşlılar evini ziyaret edebilirsiniz. Sizi görmek onlara ilaç gibi gelecektir. Bazen öz çocukları tarafından bile unutulmanın acısını, hiç tanımadığı başka çocukların dindirebildiğini görmenin mutluluğunu yaşatın. Kimsesiz ya da özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklara alacağınız küçücük hediyelerin ise, hafızalarında hayatları boyu unutamayacakları izler bırakacağını söylemeye bile gerek yok ama yazdık gitti…

Âşk her şeyin ilacı! Madem her günümüz bayram olsun dedik, aşkı unutmak mümkün mü? ‘’Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı,” demiş Mevlana. Hal böyleyken, mutluluğun sırrının bu engin denizde yüzmekten yani âşık olmaktan geçtiğini bilmeyen kalmamalı. Aşk, sadece insanın karşı cinsten birine hissettikleri olmaktan çok, herhangi bir varlığa karşı duyulabilen en güçlü, en yoğun duygudur. Hayatı bayram yerine çevirir. Sonu hüsran olsa da, o duygunun yaşattığı haz hiçbir şeye benzemez.

Eskiye rağbet olsa… Artık bayramlara, sadece tatile gitme fırsatı bulduğumuz kaçamaklar gözüyle bakıyoruz. Oysa eskiden bayram eğlence demekti. Bayram yerleri kurulur, salıncaklarında çocuklar sallanırdı. Atlı karıncalar, dünyada sanki hiç çirkinlik yokmuş gibi herkese pembe gözlükler taktırırdı; takanlar mutluydu. Renkli macunlar, pamuk şekerler, kağıt helvalardan istemediğiniz kadar vardı. Yemeyen yanında yatardı. Şipşak fotoğrafçılarda hatıra fotoğrafı çektirmek ise, atlanması imkansız bir gelenek gibiydi. Acaba artık hiçbiri yok diye mi zaman içinde bambaşka eğlenceler yarattık ve kendimizi yollara vurduk? 24 intown


RÖPORTAJ “İlk oğlumda yapamadıklarımın acısını

RÜZGAR

ile çıkarıyorum”

Röportaj: Sim Yener Fotoğraf: Hüseyin Kerem Yılmaz

BİR DÖNEM GAZETELERE EVLİLİKLERİ İLE SIK SIK KONUK OLAN SANATÇI KAYAHAN’IN KIZI BESTE AÇAR HARAVON, İYİ NİYETLİ POZİTİF BAKIŞ AÇISI, İKİ OĞLU, EŞİ, ANNESİ, KEDİLERİ VE KÖPEĞİ İLE HUZURU, DIŞ DÜNYAYA ADETA BİR DUVAR ÖRDÜKLERİ ÜÇÜNCÜ EVLİLİĞİNDE, KEMERBURGAZ’DAKİ MUTLU YUVASINDA BULMUŞ. AÇAR, YAŞAMA TUTUNMA SÜRECİNDE YAŞADIKLARINI, GÜZELLİK YARIŞMASINI, EVLİLİKLERİNİ VE HAYALLERİNİ TÜM İÇTENLİĞİ İLE PAYLAŞTI.

Sondan başlayalım istersen... Annelik nasıl gidiyor? Çok tatlı bir oğlun var, ikinci kez anne oldun. Nasıl hissediyorsun? Öncelikle herkes diyor ki sen bize cesaret örneğisin. Oğlum 13 yaşındaydı ben Rüzgar’ı öğrendiğimde. Şimdi o 16, Rüzgar 2,5 yaşında. Arada çok büyük fark var. Tüm zorluklar bitmişken tekrar başladım. Öbür oğlumu doğurduğumda 23 yaşındaydım; daha bilinçsiz, daha gözü kördüm. Şimdi daha zevkine, keyfine vara vara anneliğin tadını çıkarıyorum. Zor olmuyor mu, hiç ayrılmadan, kendine vakit ayırmadan sadece Rüzgar’a endeksli hayat? 2,5 yıldır 2,5 dakika ayrılmadım. Hâlâ süt vermeye devam ediyorum. Biraz fazla titizleniyorum. Bir daha anne ol-

28 intown

mayı düşünmediğimden bunun keyfini sürüyorum. İlerde istediklerimi yapabileceğimi biliyorum ama çocukluklarını kaçırdın mı bir daha yakalayamıyorsun. İlk oğlumda yapamadıklarımın acısını Rüzgar ile çıkarıyorum. Hatta o kadar ayrılmıyorum ki, parktaki bakıcılar beni de kendilerinden sanıp ‘Rus musun, ne kadar maaş alıyorsun’ diye sordu. Ben de ‘Bakıcıyım ama gönülden yapıyorum para almıyorum’ dedim. Parktaki bakıcılar, her türlü dertlerini paylaşır benimle. Karakter olarak Rüzgar kime benziyor? Bana çok benzediğini söylüyorlar. Yaşının gerekliliği dolayısıyla çok hareketli ve çok yaramaz. Ben boğa burcuyum, o kova. İstediğinin mutlaka yapılması lazım, çok inatçı. O huyunu da

benden almış. Ben de çok inatçıyımdır. Abisinin kardeşi ile arası nasıl? Arada çok yaş farkı olduğu için hiç problem olmadı. Abisi çok insancıl, hiç kıskanç değil, aklından kötü bir şey asla geçirmez. O çok istiyordu bir kardeşi olmasını. O yüzden çok iyi anlaşıyorlar. Şu anda ergenlik döneminde, biraz asi. Kendi dünyasında ama sorunlarını bize yansıtmıyor. Ben insanlarla iyi anlaşırım. Onların suyuna giderim. Neden kızar, neden hoşlanır bilirim ve ona göre davranırım. Bu üçüncü evliliğin. Genç yaşına üç evlilik sığdırdın. Eski eşlerle görüşüyor musun? Evlilik nasıl gidiyor? Tayfun ile evlendiğimde 21 yaşındaydım. Okul hayatı, biraz daha flört gibiydi. O yaşta evliliği hiç hissedememiş-

tim. Oyun gibiydi. Tabii sürmedi. Şimdi evlendiğini biliyorum, onun da çocukları olmuş, mutlu oluyorum duyunca. İkinci eşim, oğlumun babası aslında benim hatamdı. Babalık sorumluluklarını taşıyacak biri olmadığını göremedim. Sorumluluk tarafı eksik olduğu için hem beni hem de ailemi yoruyordu. Onunla uzun süreli bir yaşam olmayacağını görünce ayrıldım. Oğluyla bile bir diyaloğu yok. 8-9 senedir hiç görüşmüyorlar. Şimdi gençlere 30 yaşından önce evlenmemelerini tavsiye ediyorum. Engin’le 2011’in Mayıs’ında evlendik. 3,5 sene oldu. Hemen akabinde Rüzgar doğduğundan evliliğim de çok hızlı geçti. Artık her şey oturdu hayatımda. Tüm istediklerim gerçekleşti. Sadece işle, müzikle ilgili yapmak istediğim bir şeyler var ve inşallah ilerde onları yapacağım. Evlilik dışında bu süreçte neler yapmıştın? Ben 7-8 yıl reklamcılık yaptım. Radyolarda reklam müdürlüğü yaptım. Birkaç televizyon programı da yaptım. Kurumsal radyolarda çalıştım. En son Sadettin Saran bünyesindeki radyolarda çalıştım. Benim için en güzel beş yıldı

intown 29


YENİ SEZONA YENİ DERSLER

RÖPORTAJ dediler, iğneler yapıldı, çok şükür iki aylık oldu. Ona bir yuva arıyorum. Masraflarını aşısını bile ben yaptıracağım, yeter ki bir yuvası olsun. Bizimkilerle anlaşamıyor.

o dönem. Hem patronumuz hem de çalışanlar çok iyiydi. Hem radyonun reklamları ile ilgileniyordum, hem de program yapıyordum. Yine çalışacak olursam oraya gitmek isterim. İlerde neler yapmayı istiyorsun? Adım Beste diye mi acaba ya da bununla büyüdüm diye midir, müziği çok seviyorum. Konservatuar yıllarımda bale yapmıştım ve müzik eğitimi de almıştım. Daha sonra birkaç söz ve beste denemem oldu. Rahmetli Kerim Tekin albümünde sözler yazmıştım. ‘Karbeyaz’ şarkısının sözleri bana ait. O albümde 4-5 şarkı daha vardı. Kendim için de bir şeyler planlamışken olmamıştı o zaman.

Sesin nasıl? Babadan gelen genler var mı? Güzel olduğunu söylüyorlar. Babam da dinledi, hatta düzenlemelerini bile yapmışlardı. Gelenlere dinletiyorlarmış, dinleyenler şaşırıyorlarmış. İçimde kalan şey aslında o. Müzikle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Albüm yapmak istiyorum. Satılsın ya da konser vereyim diye değil. Meşhur olup para kazanmak değil amacım. Bu yönümü de insanlarla paylaşmak isti-

30 intown

HEPİMİZİN DÜNYAYA BİR GELİŞ SEBEBİ VE BİR RÖLÜ OLDUĞUNA İNANIYORUM.

yorum. Albüm kapağı için bile küçükken hayalim vardı. İsim, resim olmasın simsiyah olsun sadece bir soru işareti, insanlar dinlesin kim bu desinler. Geliri de bir hayır kurumuna gitsin isterim. Hayvanları çok seviyorsun… Evet, sokakta görüp eve aldıklarım da olmuştur. Üç kedim, bir köpeğim var. Sokakta bulduğum, enfeksiyonlu olan bir kediciği alıp tedavi ettirdim. Ölecek

HEYECAN İLE BAŞLIYORUZ

Ev kadınlığı ile aran nasıl? Şu anda vakit bulamıyorum ama yaptım mı çok güzel yemek yaparım. Aşırı titizim, temizlik hastasıyım. Et yemeklerinde iddialıyım. Değişik çorbalar yaparım. Türk yemeklerini iyi yaparım, çok da severim, gördüğünüz gibi belli oluyor (gülüyor). Boş vakitlerini nasıl değerlendiriyorsun? Kitap okurum. Müzik dinlerim. Arabaya binip müzik dinlemek için dolaştığımı bilirim. Televizyon izlemiyorum sadece Baby TV izliyorum. Havaalanında ücretsiz dağıtılan bir gazetede var her ay oraya yazı yazıyorum. Sosyal medyayı sıkı takip ederim, güncel olaylara kendi yorumumu bakış açımı yansıtan yazılar yazıyorum. Peki, ya bale? 16 sene konservatuarda bale eğitimi aldım. Maalesef sakatlanınca bıraktım. Bir ara bale eğitmenliği yaptım. Güzellik yarışmasında da üçüncülüğün var... Neşe Erberk ajansında fotomodellik yaparken Neşe Erberk’in ısrarıyla girdim güzellik yarışmasına. O zamanlar bu yarışmalar çok ciddiydi. Babam da onaylayınca girip üçüncü olmuştum. Daha ciddi teklifler gelir diye umarak katıldım yarışmaya. Fotomodellik yapıyordum ama teklif alıp oyuncu olmayı, Arzum Onan gibi filmler, diziler yapmayı umuyordum. Demet Şener de benim girdiğim yarışmadaydı. İyi teklifler geldi yarışmadan sonra ama ailemizi korumak için birçoğunu reddettik. O zamanlar üzülüyordum ama şimdi çok hak veriyorum. Yarışma hoş bir anı olarak kaldı. O his bile çok güzeldi, yaşanılması lazımdı. İyi ki yapmışım.

YENİ

RED ROPES BARRE GRUP DERSLERİ ZUMBA STEP ZUMBA TONNING

YOGA PILATES MATWORK ALETLİ PILATES KICK BOX VS.

www.pilateswithgerda.com info@pilateswithgerda.com (212) 322 3 363


RÖPORTAJ

“Ben 7-8 yıl reklamcılık yaptım. Radyolarda reklam müdürü olarak çalıştım. Birkaç televizyon programı da yaptım. En son Sadettin Saran bünyesindeki radyolarda çalıştım. Benim için en güzel beş yıldı o dönem. Hem patronumuz hem de çalışanlar çok iyiydi.”

Pişman olduğun bir şey oldu mu hayatta? Hiç olmadı. Hepimizin bir dünyaya geliş sebebi ve bir rolü olduğuna inanıyorum. Yaşadıklarımın, üzüntülerimin olması gerektiği için olduğuna inanıyorum. Aslında küçüklüğümden beri kimse beni çok fazla üzemez. Kafaya takıp üzülmem, sağlık dışında. Yaşananlardan ders alırım, bir dahakinde yapmamaya çalışırım. Babanla ilişkiler nasıl? Her zaman çok iyiydi. Ben hayatımda hep babam gibi birini aradım. Şimdiki eşim de babama biraz benziyor. Daha koruyucu, daha kollayıcı. İnsan kendini onun yanında güvende hissediyor. Annen babanla boşandığında 18 yaşındaydın. O zaman ayrılıkla ilgili hissin nasıldı? Aslında fazla hissetmedim. Çünkü babamın hep işi vardı. Çoğu zaman yalnız-

32 intown

dık. O hep konserlerdeydi, hep yoğundu. Turneleri çok uzun sürerdi. Ayrıldıktan sonra da bir sokak ötede oturduk. O yüzden ayrılığı hissetmedik. Kayahan’ın kızı olmak nasıl bir duygu? Babamla hep gurur duydum. Çok çalıştı, bugünlere gelmek için çok emek harcadı. Keşke o zaman gözümde bir kamera olup kayıt edebilseydim. Herkese izletebilseydim şimdi. Gördüklerim o yaşadıklarım müthiş şeylerdi. Daha fazlasını hakkediyordu ama bu ülkede sanatçıya bu kadar değer veriliyor ne yazık ki... Avrupa’da olsaydı maddi ve manevi anlamda çok daha farklı yerlerde olurdu. Şimdi sıhhati nasıl? Bir yıldır kanser tedavisi sürüyor. İpek için bir albüm hazırlığı var. Babamın ‘best of’ bestelerinden oluşan Sezen Aksu, Nilüfer ve birkaç isimle ile birlikte bir albüm yapacaklar. Çalışmaya devam ediyor.

Oğlunun müzikle arası nasıl? İlerde müzisyen olsun ister misin? Müziğe ilgisi var gibi geliyor. Ama ben ne isterse ilerde o mesleği yapmasını isterim. Ancak öyle mutlu olacağına inanırım. Babamla bir araya geldiklerinde ritim tutuyor çok hoşumuza gidiyor. Kim bilir belki o da dedesi gibi bir müzisyen olur. Konservatuara gitsin istemem. Kendi içinde varsa zaten çıkar, ben de ona destek olurum. Zamanı geri çevirebilsek hangi yaşa dönmek ve ne yapmak isterdin? 20 yaşına dönmek ve müzikle uğraşmak isterdim. Yine bale yapardım ama meslek olarak baleyi seçmezdim. Babam o zaman müzik bölümüne girmemi çok istemişti ben inat edip baleye girmiştim. Bugünkü aklım olsaydı müzik bölümünü bitirirdim. Kimseye muhtaç olmadan müziğimi kendim üretmek isterdim. Biraz da Göktürk... Burada yaşamaktan memnun musun? Ben yıllarca Ulus’ta oturdum. Sadettin Saran ve işteki arkadaşlarımın tavsiyesiyle Göktürk’e geldik. Baştan biraz tereddütüm vardı, yapabilir miyim diye. Şimdi çok mutluyum, çok seviyorum burada yaşamayı. Keşke bu kadar gelişmeseydi.


GEZİ

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ Yazı: Başak Duru

İTALYA’NIN TOSCANA BÖLGESİ’NDEKİ BİR KENT, GÖRENLERİN AKLINI BAŞINDAN ALIRMIŞ. KÜÇÜK TIRMANIŞLARLA BİRBİRİNE BAĞLANAN ARA SOKAKLAR, ÜLKENİN EN GÜZEL MEYDANI OLARAK ANILAN PIAZZA DEL CAMPO’DA BİRLEŞİRMİŞ. VE HERKES İNANIRMIŞ; ÜZERİNDEN NE KADAR ZAMAN GEÇMİŞ OLSA DA ORTAÇAĞ KİMLİĞİNİ KAYBETMEYEN BU KENTİN BİR RUHU OLDUĞUNA… MASALIN TAM DA BU YERİNDE GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞMÜŞ: BİRİ BU YAZIYI YAZANIN, BİRİ OKUYANIN, BİRİ DE RUHUYLA İNSANI SARIP SARMALAYAN ZAMANIN EN GÜZEL KENTLERİNDEN BİRİ OLAN SIENA’NIN BAŞINA…

34 intown

Audrey Wells’in 2003 yapımı “Under The Tuscan Sun” filmini izlemiş miydiniz? Toscana’ya duyduğum hayranlık bu filmle başlamıştı. Diane Lane’in muhteşem performansını Toscana’nın büyüleyici fonunda kim bilir kaç kere izlemişimdir, hiç sıkılmadan. Bir filmin peşi sıra yollara düşmek kulağa masalsı gelebilir. Aksini hiç düşünmedim. Dünya üzerinde bizi çağıran yerler olduğunu biliyorum, pek çoğuyla henüz tanışmadığımız. Bu yerlere bir filmde, bir şarkıda ya da hiç aklımızda yokken önümüze çıkan bir gezi yazısında rastlıyoruz. Ve asıl hikaye burada başlıyor, elbette sadece çağrıya kulak verenler için… “Under The Tuscan Sun”ın çekimlerinin yapıldığı yerlerden olan Siena, her yıl milyonlarca turiste kendini hayran bırakan dünyanın en güzel şehirlerinden biri… Her ne kadar şehir olsa da samimi duruşuyla kasaba izlenimi veren Siena, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan yerler arasında. Tarihine sahip çıkan her kentte olduğu gibi yürüyerek keşfedilmeye değer ve her adımınızda bambaşka bir sürprizle sizi gülümsetecek detaylara sahip bir şehir. Kentin en önemli simgesi, İtalya’nın en güzel meydanlarından biri sayılan Piazza del Campo. Adımlarınızın ister istemez sizi götürdüğü bu meydan, hafif eğikliğiyle bir istiridyeyi andırıyor. Sizi kucaklaması işte tam da bu yüzden! Meydanın dokuz parçaya bölünmesinin sebebinin, her bölümün o dönemki idari bölgelerden birini temsil etmesi olduğu söyleniyor. Meydan kafe, restoran ve butikleriyle hem gündüz hem de gece kentin en canlı yeri sayılıyor.

intown 35


GEZİ Meydanın harikaları: Torre del Mangia ile Duomo Birbirinden güzel tuğla yapılarla çevrelenmiş meydana ulaştığınızda sizi 102 metrelik kulesiyle Torre del Mangia karşılıyor. Meydanı geniş açı olarak görebilmeniz için en ideal nokta, bu yapının merdivenleri oluyor. Kulenin 500 basamağını tırmandığınızda ise sizi kentin en güzel manzarası selamlıyor. 1136-1382 yılları arasında inşa edilen Duomo Katedrali, siyah-beyaz mermerleriyle kentteki diğer yapılarla kategorize edilemeyecek kadar özel bir mimariye sahip. Gotik tarzlı katedralde; Michelangelo, Pinturicchio, Pisano, Bernini, Duccio ve Donatello gibi ünlü İtalyan ustaların eserlerini görebilirsiniz. Katedralin arkasındaki vaftiz binası (Battistero) 14’üncü yüzyılda Jacopo della Quercia tarafından inşa edilmiş ve rölyeflerin bir kısmı Donatello ve Lorenzo Ghiberti gibi büyük ustalarca yapılmış. Meydanın çevresindeki sarayların en ünlüsü, Palazzo Pubblico yani Belediye Sarayı. Yapımına 1284 yılında başlanan saray, mutlaka görmeniz gereken Siena şaheserlerinden biri…

Kırmızı tuğlanın hikayesi Siena’nın daracık sokaklarında kaybolurken size kırmızı tuğlalı yapılar eşlik ediyor. Anlatılanlar ise bunun sanılanın aksine romantik bir yaklaşım olmadığını gösteriyor. Geçmişte Floransa’yı adeta sanat şehri yapan Medici Ailesi, Toscana bölgesinde tek söz geçiremedik-

leri Siena’ya saldırılar düzenlemiş ancak şehri bir türlü tam olarak kuşatamamışlar. Medici Ailesi’nin komutanlarından birinin aklına güzel bir fikir gelmiş. Gece yarısı her askerin eline iki adet fener verilmiş ve kale surlarından karanlıkta sadece fenerleri gören Siena’lılar, bu kadar askere karşı koyamayacaklarını düşünüp, kalenin kapılarını açmışlar. Bunun bir oyun olduğunu fark ettiklerinde ise iş işten geçmiş. Kuşatmalar sırasında şehri tamamen harap eden Medici Ailesi, sonrasında Siena halkının sempatisini kazanabilmek için şehri bir an önce tekrar inşa etmek istemiş. En hızlı ve en ucuz inşaat için de kırmızı tuğla kullanılmış. Şehrin her tarafına hakim olan kırmızı tuğlaların hüzünlü hikayesi böyleymiş.

Asıl mutlu son her zaman mutfakta biter

Nasıl gidilir? İtalya’ya Roma üzerinden giriş yaptıysanız, hızlı trenle önce Floransa’ya, ardından da Siena’ya raylı sistemle ulaşabilirsiniz. Kente, Floransa’dan otobüsle de ulaşmanız mümkün. Şehrin içine araba girişinin yasak olduğunu unutmayın.

Mutlaka deneyin

Sıcak atmosferi ve samimi çalışanlarıyla kendinizi evinizdeymiş gibi hissedeceğiniz Osteria le Logge, yemek için harika bir alternatif. Mekanın kaliteli şarapları ve kendine özgü Toscana yemekleri bir kez daha gelme sebebiniz olabilir. Gitmeden önce rezervasyon yaptırmayı unutmayın. www.giannibrunelli.it

Şehir efsanesi

Efsaneye göre Siena, Remus’un oğlu Senius tarafından kurulmuş ve onu emziren Romalı dişi kurt da şehrin sembolü olmuş. Bu kurdun heykelini pek çok yerde görebilirsiniz. Ancak en güzel örneği, Salimbeni Meydanı’ndaki bir sütunun tepesinde sizi bekliyor.

36 intown

Malum, pek çoğumuz gibi benim için de İtalyan mutfağı denildiğinde akan sular durur, hatta bazen o da yetmez tersine akar. Havasından, suyundan, taptaze ürünlerinden ya da şefin özel dokunuşundan olsa gerek İtalya sınırları içinde ne yerseniz, orada kalır. Siena için de bu durum geçerli. O yüzden siz benim yaptığımı yapmayıp, kutularca konserve ve makarnayı evinize getirmeyi bir kenara bırakın,

Şu an nerede olmak isterdiniz? 40 yılı geride bırakan B2B Travel ile dünya artık çok küçük! Göktürk’teki ofisimiz, dünya üzerindeki dilediğiniz her yere en uygun uçak bileti seçenekleriyle sizi bekliyor.

Göktürk Caddesi Neo Yaşam İş Merkezi No:9 Kat:3 D:13 Eyüp 34077 İstanbul - TÜRKİYE Phone +90 212 322 92 10 | Fax +90 212 322 92 11 www.b2btravel.com.tr


GEZİ

Palio Yarışları

Toskana’nın en ünlü ve heyecanlı festivali olan Palio yarışları, Piazza del Campo Meydanı’nda yapılıyor. 13’üncü yüzyıldan beri süregelen ve sadece 90 saniye süren eyersiz at binme yarışları için Siena halkı bütün bir yıl hazırlanıyor. Temmuz ve Ağustos aylarında olmak üzere yılda iki kez yapılan Palio yarışları, meraklı turistlerin de ilgi odağı oluyor.

Şarap tadımı

Şehri genel hatlarıyla keşfettikten sonra Medici Kalesi’ni gezip, kalede bulunan Enoteca Italiana şarap mahzeninde keyifli bir tura çıkın. Enoteca, gönüllü olarak üreticilerin gönderdikleri ürünlerden oluşan İtalyan ulusal şarap koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. www.enoteca-italiana.it

Bir Sienalı nasıl yaşar?

o lezzetleri yerinde tatmanın eşsiz keyfine varın. Siena mutfağı malzemesi bol, pratik bir mutfak... Toscana’nın merkezinde olmasından dolayı en iyi et, sebze ve aromatik otlara kolay ulaşım avantajı var. Üzerine bir de bölgenin en nadide zeytinyağı da eklenince ister istemez “Mamma mia!” demek geliyor içinizden. Sarmısak ve tarhunun bolca kullanıldığı Siena mutfağının en sevilen atıştırmalığı bruschetta. Birinci tabak diye adlandırılan ana yemek öncesi lezzetlerin başında makarna geliyor. Et yemekleri çok tüketilirken, Toscana’ya özgü “pecorino di crete” peyniri ise mutfağın en çok tercih edilen ürünlerinden. Yemeğin sürprizi ise 1200’lü yıllardan beri yapılan “panforte” tatlısı. “Siena keki” olarak da adı geçen bademli, portakallı bu tatlı, özellikle Noel zamanı çok tüketiliyor.

38 intown

Toscana’nın bir film platosunu andıran masalsı atmosferi, aynı zamanda verimli topraklar anlamına geliyor. Buralarda gezerken otantik evlere, üzüm bağlarına, çiftliklere ve kilometrelerce uzanan zeytin ağaçlarına rastlıyorsunuz. İtalya’nın en kaliteli zeytinyağı ve şaraplarının sırrı, bölgenin mahsulünde saklı. Bölgede 3000’e yakın şarap markası olduğu söyleniyor. Halkın büyük bir kısmı yaşamını şehir dışındaki arazilerde sürdürüyor. Topraklarının hem işçisi hem de sahibi oldukları için Siena’yı daha fazla sahipleniyorlar. Bu anlamda dış dünyaya çok açık olmasalar da, kendi dünyalarında mutlu olduklarını her şeyin tıkırında gittiği muhteşem düzenlerine bakıp söyleyebiliriz. Hepsi bir yana Siena’daysanız eğer, yapacak bir şey mutlaka bulursunuz. Kentin dar sokaklarında yürüyüp Campo Meydanı’nda soluklanmak, Duomo’nun önünde oturup siyah-beyazın cazibesine kapılmak, Toscana lezzetlerinin tadına varmak, mutfak atölyelerine katılmak, köklerine sıkı sıkıya bağlı bu Ortaçağ şehrinde yapacaklarınızdan sadece birkaçı... Demek istediğim, Siena sizi çağırıyorsa eğer, bilin ki tanışma vaktiniz gelmiştir. Ve birlikte geçireceğiniz bu zaman diliminde herkes kendi payına düşen deneyimi yaşayacaktır. Tıpkı Toscana güneşinin ardından yollara düşen Diane Lane gibi...


GÖKTÜRK’TE BİR TRENDSETTER:

bu mağazadaki en basit tulumda bile o çarpıcı tarz hep hissediliyor.

‘‘NILUZUNSTYLE’’ İSİMLİ INSTAGRAM HESABI VE SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDEKİ DİĞER HESAPLARIYLA TAKİPÇİ AKININA UĞRAYAN, SAÇ RENGİNDEN KULLANDIĞI AKSESUARA KADAR TAKİPÇİLERİ TARAFINDAN SORU YAĞMURUNA TUTULAN başarılı STİLİST Nil Uzun, işletmeci ortağı Aylin Eren ile birlikte açtığı Nil Uzun Style & Boutique ile Göktürk’te! KENDİNE AİT TASARIMLARI, CESUR KOMBİNLERİ VE HIP AKSESUARLARIN SATIŞA SUNULDUĞU BUTİĞİNİN ÖYKÜSÜNÜ NİL UZUN’DAN DİNLEDİK

Bir moda editörüne ait butikten alışveriş yapmanın ayrıcalığı ve İstanbul’da stil danışmanlığı hizmeti verilen tek butik olma özelliği... Nil Uzun Style & Boutique’in benzerlerinden farkı nedir? Burası tek tek parçalar alıp sonra eve gidip neyle tamamlasam diye dertleneceğiniz klasik bir butik anlayışından uzak, ayakkabıdan kemere, takınıza kadar aldığınız parçayı kombinleyerek size sunan, full look yaratmak isteyen bir stil dünyası aslında. En büyük avantajı ise ünlülere stil danısmanlığı yapan, sosyetenin seçme isimlerine gardroplar hazırlayan bir isme ait olması ve onun stil danışmanlığından, stil tavsiyelerinden yararlanabilmeniz, kombin yapma derdinden kurtulmanız. Butiğin rengarenk çiçekliler, leopar desenler, taşlar, neon renkler, işli gömlekler gibi göz alıcı parçaları spor tshirtler, taytlar, spor ayakkabılar modern takılarla günlük hayata dahil eden, çok frapan olarak algılanabilecek parçaları modernize edip girilecek ortamın starını yaratan bir tarzı var. Asla sıradan, düz

değil. Star ruhu taşıyan, fark edilmeyi seven trendlerin izinde cesur ve modern bir tarz. Butik açma kararını nasıl aldınız? Nil Uzun Style & Boutique’in Nişantaşı butiklerinden farkı nedir? Bugüne kadar hep üzerimdekiler soruldu. Fakat tek başına birçok insanın görüp de almayacağı, bir anlam ifade etmeyen parçalar, yaptığım kombinasyonla bir değer kazanıyordu aslında. Bu anlamda insanlara artık yardımcı olabileceğim, üzerimde görüp beğendikleri parçaları onlarla paylaşabileceğim için çok mutluyum. Çünkü bir şeyi beğenip de sahip olamamanın bir kadın için ne demek olduğunu çok iyi anlayabilen bir alışveriş canavarıyım ben. Artık sadece kendi butiğimden giyiniyorum ve böylece alışveriş anlayışım bencillikten

çıktı. Stilimi paylaşmak, seçtiğim parçaları insanların üzerinde görmek bambaşka bir tatminmiş. Bugüne kadar ünlüler, sanatçılar ve dergi çekimlerinde bunu mankenlerle yaşadım ama üzerinde kendi etiketimin olduğu bir şeyi sokakta gerçek hayatın içinde görmek muhteşem bir şey! Butikte ne tip tasarımlara rastlayabiliriz? Kendi tasarladıklarım, benimle özdeşleşen püsküllü etekler, leopar elbiseler, taş işlemeli jean gömlekler,el yapımı kolyeler dışında ünlü markalardan ve türk tasarımcılardan seçmeler, aksesuvarlar, t-shirtler ve daha pop parçalar da mevcut. Abiye elbiseden eşofmana, mezuniyet kıyafetlerinden tayt gömlek kombinasyonlarına ve kokteyl elbiselerine kadar geniş bir ürün grubu var butikte. Ama

Buraya gelemeyenler tasarımlarınızı nasıl alacak, size nasıl ulaşacak? Her gün günün kombinasyonunu Facebook ve Instagramda ‘‘niluzunstyleboutique’’ hesabından paylaşıyor olacağız. Instagram ve Facebook üzerinden de şehir dışındakilere, çalışan ve buraya gelemeyenlere mail yoluyla sipariş alarak ulaşacagız.

Arcadium 2 Çarşı, Göktürk (0212) 322 93 23

Bu bir advertorialdir.

NİL UZUN STYLE & BOUTIQUE

Lokasyon olarak neden Göktürk’ü seçtiniz? Çünkü Bağdat Caddesi ve Nişantaşı sanki bu iş için ezberlenmiş semtlermiş gibi algınalıyor. Oysa burası trafikten uzak, yeşillikler içinde sakince alışverişinizi yapabileceğiniz çok elit bir kesimin yaşadığı keyifli bir yer. İlk başta ben de acaba Göktürk’te olur mu diye kaygılanmadım değil ama ortağım Aylin Eren özellikle Ankara’da çok tanınmış ve başarılı bir işletmeci ve Kemerburgaz’da oturuyor. Beni defalarca buraya getirip Göktürk’ün doğru lokasyon olduğuna ikna etti. Ortağımın eşi de benim çok eski ve yakın bir arkadaşım ve de şu anda dünya devi bir medya grubunun başında. Açıkçası onun da sezgilerine çok güvenirim, bu da bizi çok cesaretlendirdi, hem yatırım hem de lokasyon konusunda.


GUSTO

YİNE Mİ GÜZELİZ, YİNE Mİ ÇİÇEK

Meyhane kültürünü kaleme alırken işin erbaplarının affına sığınıyorum. Siz bu cümlelerin yeniyetme bir meyhaneseverin kaleminden çıktığını varsayın. Şimdiden her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola… “Kur masayı Madam Despina / Kirli, beyaz muşamba örtüleri ser / Çek sediri asmanın altına / Yanında bir ince Müzeyyen Abla…” Meyhaneden bahsediyorsak eğer, bu muhabbete şarkıların eşlik etmesi kaçınılmazdır. Tarihi, kültürü, adabı, mutfağı, müdavimleri ve olmazsa olmazlarıyla meyhaneler, hayatın tam da içinde, kimi zaman bir kaçış noktası kimi zaman sığınak kimi zaman da en mutlu anların kahkahalarla kutlandığı mekanlardandır. Anasonun en yüksek tondan seyrettiği meyhaneler; dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın kapılarını sonuna dek açar misafirlerine. Maksat muhabbetse eğer, kapısı ilk çalınan, aynı masa etrafında olmanın belki de en fiyakalı sayıldığı yerlerdendir. İlk rakının ne zaman ve nerede içildiği kadar, kiminle içildiği de önemlidir. O güne dek kulağınıza sadece bir ritüel olarak çalınan rakıyla sizi kim tanıştırdıysa, ne o unutulur ne de o masada konuşulanlar. Hatırlamak güzeldir neyse ki, bazen efkardan bazen de mutluluktan… Neşesi bol masaların, bir anda gözleri dolabilir. Bu kimi zaman bir memleket meselesidir kimi zaman da gidenin ardından söylenen son bir söz. Hepsi bir yana, Meral Okay’ın sözleriyle “Yine mi güzeliz, yine mi çiçek” dedirten bir gülümseme yerleşir meyhanelerin adisyonlarına. Sözün başladığı ve bittiği yerde birbirinden omuz alan dostlarla kepenklerini indirir meyhaneler, sabahın ilk ışıklarına az kala.

RAKI ANSİKLOPEDİSİ

Overteam Yayınları’ndan “500 Yıldır Süren Muhabbetin Mirası” alt başlığıyla çıkan “Rakı Ansiklopedisi”, rakıya dair A’dan Z’ye bilgiler içeriyor. Rakıseverlerin başucu kitabı saydığı bu ansiklopedi, yedi kişilik danışma kurulunun değerli katkılarıyla, 55 yazarın kaleme aldığı 1755 maddelik bir kaynak.

“En kötü günümüz böyle olsun” Yazı: Başak Duru

Z PEYNİR, DİLİMLENMİŞ BEYA CE İN . TÜ ÜS M ŞA SIRADAN BİR AK YE DOLMA ÇİÇEK PASAJI’NDA YTİNYAĞLILAR, MİD ZE K, Pİ TO , US M HU UKA, HAYDARİ, İZCE, FAVA, CACIK, ŞAKŞ HÂLİHAZIRDA, SESS RI LA CU UN OY N YA NENİN BÜTÜN HEPSİ SELAMA VE KAVUN… MEYHA ŞRİF ETTİĞİNDE İSE TE A AY AS M R TÖ KLİYOR. BAŞ AK SUYLA KIMILDAMADAN BE ANASON, BUZ GİBİ EN ED NS DA E HT CE UZUN KADE EREFE!” DURUYOR. ÖNCE İN HEP BİR AĞIZDAN “Ş NE Sİ SE H DE KA AN DINDAN ÇINLAY YÜKSELİYOR. RENK VERİYOR. AR ÜZİK SESİ İNCEDEN M İ AK ND FO TE İK DUMLA BİRL N HALİME”… DENİLİYOR VE İLK YU KÂYET, AĞLARIM BE Şİ EM M ET YE SE İM SÖYLÜYOR, “K MÜZEYYEN SENAR

42 intown

Meyhane kültürünün efendisi rakı, başlı başına bir kültüre mensup. Yapımında üzümlerin mayayla fermante edilmesinden elde edilen suma ve anason tohumunun kullanıldığı rakı, yüzyıllardır yaşadığımız topraklarda adıyla nam salan, hatta bu namını sınırlar dışına taşıyan bir içki… Yaklaşık yüzde 45 alkol oranıyla tadımı sırasında ilk etapta damakta anason ve şeker sayesinde yaşattığı tatlı başlangıca, genizden geçerken bıraktığı hafif yakıcı tat eşlik eder. Alışık olmayanların içerken yüzlerinin buruşması bu tat yüzündendir. Rakı kendini aşağı doğru bırakırken, üzüm ama en çok da anasonun aroması kalır ağızda. Sek olarak da tüketilebilen bir içki olan rakının yol arkadaşıdır soğuk su… Bazı rakıseverler ise rakıyı sodayla içmeyi tercih eder. Mezeler çilingir sofrasının olmazsa olmazıdır. Hiç meze yoksa dahi beyaz peynir mutlaka yer almalıdır bu sofrada…

intown 43


GUSTO Her ne kadar rakı erbapları tarafından ana yemek bu sofraya yakıştırılmasa da, balık rakıyla en çok tüketilen yemektir. Ancak yine de açılış mezeyle yapılır ve merasime duyulan saygıdan olsa gerek, balık servis edilene kadar muhabbetin koyulaşması beklenir. Ege ya da Akdeniz’in bir sahil kasabasında veya İstanbul Boğazı manzarası karşında rakı-balık keyfi yapmak ise titizlikle vakit ayrılan bir rakı ritüelidir. İyi dileklerle kadehlerin kalktığı, o gün içilecek bir sebep yoksa da “En kötü günümüz böyle olsun” diyerek kadehlerin tokuşturulduğu bu ortamın müzik tercihi, Türk Sanat Müziği’nden yanadır. İster sokak arasındaki bir meyhanede isterseniz de en lüks restoranda olun, fonda sizi zamanda yolculuğa çıkaran bir şarkı duymanız muhtemeldir. Bazense masada sesi güzel olan bir rakısever, alır sazı eline ve muhabbete en içten nağmelerle eşlik eder. İşte o an, gözlerin bulutlanması muteberdir.

RAKI ANSİKLOPEDİSİ’NDEN… Unutma Bizi Dolması Eski İstanbul meyhaneleri arasında yaygın olan bir Ramazan Bayramı geleneği. Osmanlı döneminde meyhaneler ramazan süresince kapanırdı. Ramazan sona erdiğinde, daha çok bayramın ilk günü, her barba hatırlı müşterilerinin evine birer büyük kayık tabağı içinde midye dolması gönderirdi ve buna “Unutma Bizi Dolması” denirdi. Bu jest bir davetname niteliği taşırdı; kibarca “Meyhaneniz açıldı bekleriz” denmiş olurdu.

Rakı erbabından… Rakının bunca yıllık tarihinin getirisi olarak ince ince işlenen bir kültürünün olması da kaçınılmaz elbette. “Şişede durduğu gibi durmaz” söylemine paralel olarak, rakı masasına oturduğu gibi kalkmak, içmesini bilenin yapacağı bir iş sayılır. Ve hatta takdiri boldur. Anasonun yukarı çıkmasını ve içkinin tadının kaçmasını önlemek için kadehe önce rakı, ardından soğuk su konulması; ideal karışımı bozmamak adınaysa buzu kadehten uzak tutmak önerilir.

Madam Despina

Rakı İçen Kadın Rakıyı içen kadın gülüyorsa, o gülüşün ardında en az dokuz roman, on dört tane de film repliği yatar. Rakıyı içen kadının gülüşünde, bu dünyanın en zararsız mutluluğu vardır çünkü, büyük gülerler, büyük susarlar… Rakı içen kadın, rakıyı çok sık içmez. Ama rakıyı içtiği an, bil ki içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında net konuşurlar... O kadınlar keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında, bir kıyıda köşede, gece sefası gibi açarlar. O kadınlar, afet-i devrandır. Ve, rakı içen kadının elleri güzeldir… O kadınlar, senden başkasını severlerken bile seni incitmezler. Rakı içen kadın, cihanda sulhtur: ağdalı değil, nağmeli sever. Rakı içen kadın güzeldir, masasındakiler de...

Can Yücel

44 intown

(1919-2006) Günümüz İstanbul’undaki birkaç gerçek anlamda klasik meyhaneden birinin yaratıcısı ve tüm meyhaneci hanımların ruhani hocası. Eskilerin Tatavla olarak bildiği Kurtuluş’ta, kendi adıyla anılan salaş meyhanesiyle akşamcıların hayatına damga vuran Madam Despina, İmroz’da (Gökçeada) doğdu. 15-16 yaşlarında adadan İstanbul’a göç etti. Henüz 18 yaşında iken, doğduğu topraklarla ailesi arasında bir tercih yapmak zorunda kaldı. Ya Ege’nin karşı kıyısına gidecekti ya da suyunu içip havasını soluduğu topraklarda kalacaktı. Tercihini Türkiye’den yana kullandı, İstanbul’dan ayrılmadı. (VEFA ZAT, Rakı Ansiklopedisi)


R

LE

S EL N YÜK

EN

A ER O ND L F N OOFONDAN YÜKSELE MMOFONDAN YÜKSELENLER A A GRR

GR A

M

GUSTO

Küçük yudumlarla içilen rakıya mezelerin ağır ağır eşlik etmesi, masadaki yaşça büyük olan kişinin kadeh tokuşturmak için kadehini kaldırmasını beklemek, konuşurken ses tonunu doğru ayarlamak da rakı erbabının lügatinde yazanlardan sadece birkaçıdır. Rakı erbabı denildiğinde içten sohbetiyle belki de akla ilk gelen isim olan Aydın Boysan’ı anmamak olmaz. Aç karnına rakı içmemeyi, mezede aşırıya kaçmamayı ve rakının boğazdan yavaş yavaş inmesi gerektiğini öğütlüyor Boysan. Kitaplarında hatta her sohbetinde sözü bir şekilde rakıya bağlayan Boysan, rakıseverlerin aynı masada bulunmak için can attığı bir isim aynı zamanda… Meyhanelerin kalbi güzel insanlarının oturduğu sofralar ucuca bağlanır akşamlarda. Bir olmanın belki de en içten fark edildiği anlardır, bu bahsedilen anlar. Hiç tanımadığınız kişilerle aynı şarkıları söylersiniz, aynı zamanda ama muhtemel çok farklı düşüncelerde... Sözsüz ve sazsız olmayan bu akşamlarda masalardan neler ve kimler gelir geçer. Küskünlere, ah alanlara, zorda bırakanlara, gidenlere dahi kadeh kaldırılan bu sofralarda, hep bir ağızdan “Şarkılar seni söyler, dillerde nağme adın..” dersiniz; bir bahar akşamı rastladığınız, sevinçli bir telaş içinde olan, derinden baktığınız gözlere. Ardından gecenin rengine yakışan bir şarkı çalar ve illa ki “Bu gece benim gecem!” dedirtir hiç hesapta yokken. Meyhanelerin bir başka güzelliği budur belki de, siz konuşmasanız da sizin yerinize duygularınıza tercüman olan, sizi cesaretlendiren sözler duyarsınız çünkü; “şerefe” kadeh kaldırmayı anlamlı kılan…

46 intown

Kimseye Etmem Şikayet Müzeyyen Senar Bir Bahar Akşamı- Zeki Müren Elbet Bir Gün Buluşacağız Behiye Aksoy At Kadehi Elinden- Emel Sayın Kadehinde Zehir Olsam Neşe Karaböcek Agora Meyhanesi-Müzeyyen Senar Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar Zeki Müren Bu Akşam Bütün Meyhanelerini Dolaştım İstanbul’un-Nesrin Sipahi Benzemez Kimse Sana Müzeyyen Senar Yine mi Çiçek- Sezen Aksu

RAKI SOFRASI TERİMLERİ*

Akü doldurmak: İçki içmek. Altlık: Rakı sofrasında girizgâh olarak verilen meyve, çerez. Amberiye: Eski dönemde ayyaşlar arasında rakıya verilen ad. Ara kahvesi: Rakıya ara verilip içilen kahve. Arak resmi: Osmanlı’da rakı satışlarından alınan vergi. Arif: Rakı mezesinde terbiyesiyle herkesten saygı gören. Atmak: Bir tek içki içmek. Araknuş: Rakıcı. Aş: Meze. Bitirimhane: Meyhane. Bâdenuş: İçkici. Bekri: İçki düşkünü. Bezm-i âlem: Eğlence meclisi. Cura: Rakının son yudumu. Çekizlemek: İçki içmek. Fırt: Yudum. Gagayı ıslatmak: İçmek. Günah: Eğlence yerlerinde ödenen hesap tutarı. Hımdım: İçkili alem. İbrik-i mey: Rakı ibriği. İşarethane: Meyhane Lodos yemiş: İçkiyi fazla kaçırmış kimse. Matizci: Sarhoşları dolandıran hırsız. Mazot: İçki. Mideyi ateşlemek: Alkol almak. Narkoza girmek: İçki içerek sızmak. Okkalık: Her akşam bir okka rakı içen. *Rakı Ansiklopesi’nden alınmıştır.

Türkiye’nin en büyük sosyal meyhane portalı: www.meyhanedeyiz.biz


EFSANE Beatles hakkında bilmediğiniz

27 şey Yazı: Gökçe Gökçeer

1960’ta resmi olarak The Beatles adını alan ve dünyayı ‘sallayıp yuvarlayan’ Liverpool’lu dört gençten bugün geriye iki kişi kaldı. 10 yıllık kısacık kariyerlerinde; tüm zamanların en çok satan albümlerine imza attılar ve hâlâ dünyanın en iyi grubu kabul ediliyorlar. Onlar hakkında çok şey söylendi, yazılıp çizildi... Bazıları doğru, bazıları külliyen yalandı! Biz de düşündük taşındık, hayranlarının bile pek bilmediği, bilse de unuttuğu bazı ‘dip not’ları toparlamanın uygun olduğunu düşündük. Yaşasaydı bu yıl 9 Ekim’de 74 yaşını geride bırakacak olan, Beatles’ın yaratıcısı John Lennon’ın anısına... 48 intown

1

Grubun ismi birçok kez değişti: Beatals, The Silver Beats, The Silver Beetles, The Silver Beatles isimlerini aldıktan sonra, 1960’ta The Beatles oldu.

2

Paul McCartney’nin annesi Paul 14 yaşındayken öldü. I Lost My Little Girl, yazdığı ilk şarkıydı ve annesini anlatıyordu.

8

Beatles, çalışma saatleri dışında ünlü Harrods mağazasında alışveriş yapma izni verilen ilk ve tek gruptu. O yıllarda Kraliçe’ye bile izin verilmemişti.

9 10 11

I Want To Hold Your Hand, Beatles’ın stereo kaydedilen ilk şarkısıydı. Abbey Road stüdyolarının olanakları sayesinde bu kayıt gerçekleşti. Lennon, 1969’da Yoko Ono’yla evlendi ve ismini John Ono Lennon olarak değiştirdi.

Ringo Starr, Paul McCartney’yi Let It Be ile aynı dönemde solo albüm çıkarmak için ikna etmeye gittiğine pişman oldu. Çünkü McCartney, Starr’ı bağıra çağıra evden kovdu.

12

Beatles’ın dağıldığını 10 Nisan 1970’te McCartney tüm dünyaya duyurdu. Lennon ise “Ben kurdum, ben dağıttım” diyerek ilginç bir açıklama yaptı.

13

McCartney bir röportajında John ve Yoko’nun hiç cool olmadığını söyledi. Lennon cevap vermekte gecikmedi: “Biz cool değilsek, sen nesin?”

3

Plak şirketi Parlophone, Love Me Do’yu ilk duyduğunda hiç beğenmemiş ve büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı.

1972’de Beatles Fan Club kapandı. Üye sayısı birkaç yıl içinde 80 binden 11 bine düştü.

4

Turnelerde grup üyeleri otel odalarını paylaşırdı. John Lennon George Harrison’la, Paul McCartney ise Ringo Starr’la kalırdı.

5

John F. Kennedy suikastını tahmin eden bir falcı Beatles üyelerine de fal baktı. Ağustos 1964’te binecekleri Denver uçağının düşeceğini, hepsinin öleceğini söyledi. İnanmadılar ve ölmediler.

15

Grup dağıldıktan sonra McCartney ve Lennon iki şarkı yüzünden birbirine girdi. McCartney “In My Life”ı ben yazdım diyordu, Lennon “Eleanor Rigby”yi...

16

1976’da kurulan Klaatu adlı Kanadalı grubun yeniden birleşen Beatles olduğu sanıldı. Grup üyelerinin yüzlerini saklaması bu dedikoduyu ateşledi.

17

6

Ünlü Amerikalı organizatör Sid Bernstein, 1976’da gruba yeniden bir araya gelmeleri için 50 milyon pound teklif etti. McCartney “Yapabiliriz de yapmayabiliriz de” diyerek konuyu geçiştirdi.

7

18 19

Dallas’ta bir otelde kalırlarken, otelin hizmetçisi hayranlar tarafından kaçırıldı. Tek suçu, oda numaralarını kimseye söylememesiydi.

1964’te Florida’da verecekleri bir konser öncesi, seyircilerin siyah ve beyaz olarak ayrılmaları halinde konsere çıkmayacaklarını söylediler.

John Lennon, bir röportajında “Bankada 50 bin pound’ım var, hepsi bu,” diyerek maddi durumunu özetledi.

Grup, gitar şeklindeki Trinity Adası’nı satın almaya kalktı. Sahipleri satmaktan vazgeçince bu rüya yarım kaldı.

20 The Lord of the Rings’in haklarını United Artists satın alınca, büyük bir projeye imza atmak istediklerini açıkladılar. Filmin yönetmeninin ise Stanley Kubrick olmasını çok istediler. Ama bu hayalleri gerçekleşemedi.

intown 49


EFSANE

Taze hamur, İyi Malzeme. İyi Pizza. 21

Müzik tarihi boyunca, Bilboard listesinin ilk beşinde beş şarkısı yer alan başka sanatçı ya da grup olmadı.

22

En ünlü şarkılarından biri olan Strawberry Fields, Liverpool’da Salvation Army adlı bir askeri kuruluşun yönetimindeki yetimhanenin adıydı. Lennon, dünyanın en iyi 500 şarkısı arasında 6. sırada yer alan aynı adlı şarkıyı yazarken buradan ilham aldı. Çünkü bahçesinde arkadaşlarıyla oynayarak ve bandonun çaldığı marşları dinleyerek büyümüştü.

23

Abbey Road, Beatles’ın en çok satan albümü olarak kayıtlara geçti. Albüm kapağı, en az albümün kendi kadar ünlü oldu. Kapak fotoğrafında arkada görünen beyaz Volkswagen’in plakası (LMW 281F) albüm yayımlandıktan kısa bir süre sonra çalındı. Araba 1986 yılında 2,530 Euro’ya satıldı.

24

Paul is dead (Paul öldü) dedikodusu, bugün bile hâlâ inanılan en büyük şehir efsanelerinden biri olarak tarihe geçti. İddialara göre Paul McCartney 1966’da stüdyodan hışımla çıkar ve bir arabanın altında kalarak ölür. Satışların düşmesinden endişe eden plak şirketi olayı ört bas edip Paul’a benzeyen solak bir gitarist bulur.

25

30 Ocak 1969’da Apple binasının çatı katına çıkan grup, burada son konserini verir. İzinsiz yapıldığı için polis tarafından durdurulan konser, Get Back şarkısıyla başlar ve aynı şarkıyla sona erer. Bu, onların son konseri olur.

26

Paul McCartney’nin, son konserde gitarının arkasına yapıştırdığı şarkı listesini hâlâ sakladığı söylenir.

27

22 Ağustos 1969’da, Titenhurst parkında John, Paul, George ve Ringo, son kez birlikte fotoğraf çektirirler.

50 intown

papajohnsturkiye

PapaJohnsTurkiye

papajohnstr

www.papajohns.com.tr

GÖKTÜRK

322 22 58

444 75 79


Adres Telefon web e-mail

: Çamlık mah. Çamlık Cad. No: 12 Göktürk : 0212 322 62 90 : www.cagdasyapi.net : info@cagdasyapi.net

Adres Telefon web e-mail

: Çamlık mah. Çamlık Cad. No: 12 Göktürk : 0212 322 62 90 : www.cagdasyapi.net : info@cagdasyapi.net


EN İYİ 5

İÇİNDEN MUTFAK GEÇEN FİLMLER Yazı: Başak Duru

BAZI FİLMLER SADECE HİKAYELERİYLE DEĞİL, DUMANI ÜSTÜNDE LEZZETLERİYLE DE AKLIMIZI BAŞIMIZDAN ALIR. MUTFAKTA GEÇEN HAREKETLİ SAHNELER, KOŞUŞTURMALAR, ŞEFLERİN BİR TUTAM BAHARATLA KATTIĞI ÖZEL TATLAR, PÜF NOKTALARI, KURULAN UPUZUN ÖZENLİ SOFRALAR VE MUTLU İNSANLAR… İYİ BİR YEMEĞİN OLDUĞU YERDE AKSİ DÜŞÜNÜLEMEZ! ÜSTELİK BUNU BEYAZPERDEDE İZLEMENİN KEYFİNE DE DOYUM OLMAZ. BU SAYIMIZDA SİZİN İÇİN İÇİNDEN MUTFAK GEÇEN FİLMLERİ SEÇTİK. ŞİMDİDEN İYİ SEYİRLER…

Karşı Pencere (La Finestra Di Fironte) Tercihiniz Ferzan Özpetek filmi izlemekse eğer, iştahınızın kabaracağını net olarak bilirsiniz. Özpetek’in imzası niteliğindeki mutfak sahnelerini izlerken, o karelerin içine girmek isteriz. “Karşı Pencere”ye bu anlamda yönetmenin en öne çıkan filmi diyebiliriz. Giovanna Mezzogiorno, Massimo Girotti, Raoul Bova, Filippo Nigro ve Serra Yılmaz’ın başrollerini paylaştığı 2002 yapımı film, ailesiyle birlikte ortalama bir hayat süren ve karşı apartmanda yaşayan bir adama ilgi duyan Giovanna’nın hayatı ekseninde döner. Tesadüfen karşılaştığı Davide ile hayata bakışı değişen Giovanna, ondan hem nasıl yemek yapması hem de aşkı nasıl yaşaması gerektiğini öğrenir. “Karşı Pencere”nin en akılda kalan sahnelerinden biri ise Davide’nin hazırladığı ve upuzun bir masayı kaplayan çeşit çeşit pastaların göründüğü sahnedir.

54 intown

Aşka Ruhunu Kat (Soul Kitchen) Bir mutfağı kurtarmak için verilen mücadeleyi anlatan 2009 yapımı “Aşka Ruhunu Kat”, Fatih Akın’ın en iyi üç filmi arasına girerek hafızalarımızda yer etti. Adam Bousdoukos, Moritz Bleibtreu, Pheline Roggan, Anna Bederke ve Birol Ünel’i başrollerde izlediğimiz filmin büyük bir bölümü Zinos’un aynı adı taşıyan restoranında geçer. Mekanda sunduğu özensiz servis ve yemekler yüzünden para kazanamayan Zinos’un tam da ihtiyacı olduğu anda karşısına Shayn çıkar. “Çatlak” olarak tabir edebileceğimiz, mutfakta fırtınalar estiren, tatlı-sert bu aşçı, deyim yerindeyse restoranı baştan yaratır. Filmin en etkileyici sahnesi ise Shayn’ın hazırladığı afrodizyak lezzetler sonrası Soul Kitchen’da gerçek anlamda filmin koptuğu sahnedir.

Kızarmış Yeşil Domatesler (Fried Green Tomatoes) 1991 yılının ses getiren filmlerinden biri olan “Kızarmış Yeşil Domatesler”, bugün dahi izlenildiğinde aynı tadı veren nadir filmlerden… Başrollerde Kathy Bates, Mary Stuart Masterson, Mary-Louise Parker, Jessica Tandy, Cicely Tyson, Chris O’Donnell ile Stan Shaw’u izlediğimiz filmin yönetmen koltuğunda Jon Avnet oturuyor. Film, huzurevinde son derece sevimli bir kadınla tanışan Evelyn’in, 1920’lerde yaşamış iki genç kadının hikayesini dinlemeye başlamasıyla izleyiciyi içine çeker. Birbirine sıkı sıkıya bağlı iki dost Idgie ve Ruth’un hikayesiyle Evelyn’in zaman içinde kendi hikayesini de değiştirdiğine şahit oluruz. Kadınlar ve dostluk üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri olarak sinema tarihine geçen filmin mutfağından, kızarmış yeşil domatesler eksik olmaz.

Julie & Julia 2009 yapımı Nora Ephron yönetmenliğindeki filmin başrollerinde; Meryl Streep, Stanley Tucci, Amy Adams ve Chris Messina’yı izliyoruz. Söz konusu tutku ve cesaret olduğunda bir kadının yapamayacağı hiçbir şey olmadığını anlatan filmde, televizyonda yemek programları yapan ve yemek kitapları olan Julia Child ile işinden sıkılmış, yemek yapmaya meraklı, Julia Child hayranı bir yemek blogger’ı Julie’nin hikayesini paralel örgüyle aktarıyor. Bu romantik dramada eğer Meryl Streep’in abartılı bir oyunculuk sergilediğini düşünlerdenseniz, Julia Child’in videolarına mutlaka göz atmanızı öneririm. Ne kadar benzediklerini gördüğünüzde Streep’e hak vereceksiniz.

Ratatouille Brad Bird ve Jan Pinkava’nın yönetmenliğindeki bu muhteşem animasyon, “En İyi Animasyon” dalında Oscar ve ayrıca BAFTA ödülü kazanan bir yapım. Adını bir Fransız yemeğinden alan filmde, ailesinin itirazlarına rağmen ünlü bir aşçı olma hayalleri kuran Remy’nin hikayesini izliyoruz. Ailesinden ayrı kalan Remy’nin yolu Paris’e düşer ve kendini şehrin ünlü restoranlarından biri olan Auguste Gusteau’nun Yeri’nde bulur. Fransa’nın en önemli aşçılarından olan Gusteau’nun en beceriksiz kişiye bile ilham verecek bir sözü vardır: “Herkes yemek yapabilir!”. İzleyenlerin içini ısıtan bu eğlenceli animasyon Remy’nin, Mickey Mouse’tan sonra en çok sevilen fare olarak animasyon tarihine geçmesine sebep olur.


RÖPORTAJ

ezel akay İFTİHARLA SUNAR: esi

n a h y e m a r Ago

1890 yılında kapılarını açmış bir mekandayız. Aradaki 13 seneyi saymazsak, şerefe sesleri hiç eksik olmamış Agora’dan… Yeşilçam’a plato olmuş bir mekan. Ve şimdi yeniden karşımızda. Duvarların dili olsa da konuşsa dediğimiz yerde Agora’nın hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Burada iki sur duvarının arasında bir boşluk var. O boşluğa yerleşmiş iki bina birleşti ve bizim yerleşimimiz böyle oluştu. Tarihi Agora Meyhanesi’nin arkasındaki bahçeyi de buraya dahil ettik. İki sur duvarı arasında, iki kapılı bir meyhane oldu Agora. Duvarların biri 800, diğeri 900 senelik... Hatta belki daha da eskiler. Bakıldığında duvar sonuçta. Ama önüne oturunca şunu fark ediyorsun; şu taşı şuraya biri şöyle eliyle tutup koymuş, sonra da yorulmuş terini silmiş. Aradan zaman geçmiş, biri bu duvarın yanına oturmuş. Bunları düşününce bir sürü hayaletle, ki bu hayaletlerin büyük bir bölümü burası artık meyhaneye dönüştükten sonraki bölümün hayaletleri, birlikte olunan bir yer Agora. Siz son işletmecisinden mi devraldınız Agora’yı? Aslında öyle olmadı. Abdülhamid döneminde ilk içki ruhsatını almış olan Dulidis ailesine ait bu meyhane. Agora’yı üç nesil, yaklaşık 120 yıl boyunca işletmiş. Ruhsata da onlar sahipler. Son sahibi Hristo Bey, geçen sene vefat edince içki ruhsatı artık geçersiz kaldı. Kapısı sinagoga bakan bir meyhane burası. Ruhsatı yenilemek için hukuki bir imkan kalmamıştı. Ancak biz hem belediyenin hem de bakanlığın desteğiyle burayı turistik bir işletme konumuna getirdik ve bir belgemiz oldu. Herkes hukuka uygun davranıp burayı tarihi işlevine kavuşturalım diyordu, biz onu başardık.

Röportaj: Başak Duru Fotoğraflar: Hüseyin Kerem Yılmaz

ADIYLA YAŞAYAN MEKANLARIN BİRER BİRER KEPENK İNDİRDİĞİ BUGÜNLERDE, GEÇMİŞTEN GELEN BİR SİMGENİN TEKRAR KAPILARINI AÇMASI UMUT VERİCİ. İSTANBUL’DA HALA HAYAT VAR DEMEK Kİ… BURASI AGORA MEYHANESİ! VE KARŞINIZDA EZEL AKAY… İKİ KAPILI GURME MEYHANENİN “ÇATAL SOFRASI” KÜLTÜRÜNÜ İSTANBUL’UN EN KARİZMATİK BARBASI ANLATTI, BİZ DİNLEDİK. SİZ DE BENİM GİBİ ONUN HİKAYE ANLATICILIĞININ BÜYÜSÜNE İNANIYORSANIZ, AGORA’YI ŞİMDİDEN ÇOK SEVECEKSİNİZ

56 intown

Ne zaman açıldı? İşletme yapısı nasıl? Bir yıl oldu biz buraya gireli. Restorasyon 7-8 ay sürdü. Beş ay önce ise servise başladık. Antrenmanla geçti ilk iki ayımız. Hem menülerin denendi hem de müşteri ilişkileri ve servis. Şu anda gayet yerini bulmuş ve çok fazla danışmanı olan bir işletme. Biz burada sadece meyhanecilik yapmıyoruz. Türkiye’nin her yerinden yavaş yavaş örgütlenmeye başlayan, kültür ve yemekseverlerin bir parçasıyız. Dolayısıyla burada Osmanlı, Türk, Türkiye ve Anadolu yeme ve içme kültürünün ilginç öğelerini bulmak mümkün. Agora, bir yandan araştırma bir yandan da sunum yapan, bunları yaparken de prensip olarak bunu bir vazife olarak değil de, eğlence gibi yapan aşçı, yamak ve garsonlardan oluşan bir yer. Başında hepsi yemek işinde amatör olan; gazeteci, belgesel yönetmeni, doktor, müzisyen ve beni de yönetmen ve aşçı olarak sayarsak beş ortaklı bir meyhane. Bir de yöneticimiz Vedat Erol var. Kendisi benim aşk ve nefretle bağlı olduğum Egeli bir yöneticidir. Çünkü o ot ve balık sever, bense et. Ama iyi bir kombinasyon oldu. Daha önce işletmecilik deneyiminiz olmuş muydu? Benim herhangi bir işletmecilik deneyimim olmadı. Ben zaten ticari hayata bağlı bir insan değilim. Üniversite yıllarında Amerika’da profesyonel olarak 1-1,5 yıl kadar profesyonel aşçılık yaptım. Küçük bir restoranda önce yamak olarak başladım, sonra aşçı oldum. Buraya döndükten sonra da çok sık cemaat yemekleri düzenledim. Geçen yıl da bir arkadaşımızın restora-

nında yaklaşık 7-8 ay her cuma akşamı 20-25 kişilik gruplara özel menüler hazırladım. Siz mutfağa giriyor musunuz? Aslında ben aşçılık yapmak üzere kendime bir yer arıyordum. Bu yer benim beklediğimden biraz daha büyüdü. Sadece aşçılık yapabileceğim, küçük bir şarküteri-yemekhane yapmak istiyordum. Çünkü benim çok geniş bir menü çalışmam var. Bir kısmı yaratıcı şeyler bir kısmı da otantik şeyler. Onu buraya taşımaya karar verdik. Yöneticimiz ve aşçılarımıza danışarak bir tasarım yaptık. Sponsorumuz ve danışmanlarımız, meyhanecilik üzerine en büyük arşive sahip isimler. Onların da bize çok faydası dokundu. Herhangi bir içkili lokanta değildir meyhane... Ne kadar özel bir şey olması gerektiğini burada deneyerek göreceğiz. Burası nasıl bir meyhane? Burası bir tür gurme meyhanedir. Meyhane kültürünün birçok öğesini yeniden canlandıran bir yerdir. O yüzden çok basit bir yer değildir. Ancak hepsi bir yana bir meyhanenin kapısından girmeye asla korkulmaması gerekir. Bu anlamda burası asla lüks değil, salaşlığı estetize etmiş bir yerdir. İnsani ilişkiler, edep gibi kavramlar üzerine çok oturup düşündük. Mesela gece 10’dan sonra içkili müşteriye yarın bekleriz diyoruz. 12’de mutfağı, gece 1’de dükkanı kapatmaya çalışıyoruz. Muhabbetin önüne geçecek hiçbir yüksek sese izin vermiyoruz. Müziğimiz hep fonda çalıyor ya da gruplar biraz kalabalıksa akustik enstrümanlarıyla birtakım müzisyenler geliyor. Üç ayrı bölüm olduğu için hiçbirinin sesi diğerine gitmiyor. Biz burada muhabbetin her çeşidinin ya-

Meyhane kültürü dediğimizde bize ne söylersiniz? Ben aşçıyım, yemek yaparım, insanlar yer, meyhane kültüründen anlamam diye düşünürdüm. Ben de bu fırsat sayesinde o kültürle ilgili uzun süre ders çalıştım. Meyhaneler aynı İngiliz pubları gibi çok özel kuralları olan, çok özel nedenlerle gidilen yerler. Oranın esas olarak fikirlerin ve duyguların paylaşıldığı bir yer olması, yaklaşık 2000-2500 yıllık bir kültür. Mesela meyhanede üzüntülü bir insan teselli edilmez, konu değiştirilir. Onun üzüldüğü konu değiştirilsin, neşe içinde kendi hüznüne dönsün diye… Bu çok önemli bir şeydir. Meyhane sahibi çok ciddi bir şekilde müşterilerine karşı sorumludur. Onların aile problemlerinin nedeni olmamak için uğraşmak durumundadır. Kime ne kadar içki vereceğine o karar verir, müşteri değil. Biz burada rakı nasıl servis edilir eğitimi verdik mesela. Çünkü herkesin tercihi çok farklı. Garsonun gözü hem sizde olacak hem başınızda dikilmeyecek. Muhabbetinize ortak olmayacak. Bunun gibi bir yığın küçücük detaydan oluşuyor meyhane kültürü…

intown 57


RÖPORTAJ Agora’nın masasından neler eksik olmaz?

pılabilmesi için yani içkinin fikre, fikrin tartışmaya, muhabbete meze olması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu açıdan bizim gibi düşünen şu anda İstanbul’da 5-6 meyhane var. Bu yeni bir jenerasyon. Hem eskiyi hem geleceği düşünerek yapılmış. Biz de onlardan biriyiz.

58 intown

Her masada eski meyhanelerde olduğu gibi tahta oyma kapların içinde duran kaya tuzumuz var. Burada zaten rafine tuz, şeker ve hatta rafine un bile kullanmıyoruz. Çok özel, soğuk sıkma bir zeytinyağımız var. Dutluca bölgesinden kendimiz ağaçları seçtik. Zeytinleri toplattırıp, orada bir taş yağhanede soğuk sıkım zeytinyağımızı yaptık. O eksik olmaz masadan. Özel peksimetlerimiz var. Buradaki tarihi Evim Pastanesi’nin peksimet fırınında peksimetlerimizi yaptırıyoruz. Turşu mutlaka vardır masalarımızda. Hem sıcak olarak kavurması yapılıyor hem de soğuğu. Hem tuzlusu hem de tuzsuzu var. Buranın yine değişmeyen şeylerinden biri de çok iyi yapılmış sakatatlar. Arnavut ciğeri, yaprak ciğer dışında her zaman şırdan bulunduruyoruz. Bir de bol miktarda süzme yoğurt. Bu meyhanenin en çok tükettiği üç ürün ise ceviz, sarmısak ve zeytinyağı.

Yani Agora’da her an her şey olabilir mi? Olabilir evet ama huzurunuzu bozmadan. Çünkü insanlar buraya bazen yalnız kalmaya bazen de önemli bir muhabbet için geliyor. Ben Agora’yı dünyanın bütün casusluk faaliyetlerinin yemek masalarının kurulduğu bir yer olarak tahayyül ediyorum. Gerçekten de buraya aklınıza gelebilecek her türlü politik görüşten kişi geliyor. Bir yandan biraz da bizim çevremiz nedeniyle hem sinemadan hem müzik dünyasından sanatçılar, gazeteciler, doktorlar ziyaret ediyorlar.

yoruz. Onun yerine paylaşmayı öneriyoruz. Bizim masalarımızda tabaklar ayrılmıyor; mümkün olduğu kadar ortada paylaşılarak yenen tabaklar oluyor masalarda. Ara sıcak diye bir kavramımız yok. Onlar bizim için sıcak meze. Dediğim gibi genellikle soğuklarla başlayan, sıcak mezelerle devam eden, çok istenirse bir ana yemeğin paylaşılması şeklinde sonlanan bir servis şeklimiz var. Bu sisteme biz “çatal sofrası” adını veriyoruz. Her şey bir çatalla yenebilecek hale getirilmiş bu sistemde. Böylece siz bir elinizle çatal, öbür elinizle bardakla muhabbetinizi bölmüyorsunuz.

yoruz, doğrusu da budur zaten. Bunun dışında bizim burada özellikle gündüz yapacağımız pek çok faaliyet olacak. Yakında bir likör müzesinin etkinliği olacak. Başka bir gün Sakız Adası’ndan gelecek bir ekip sakızlı meze ve yemeklerle hem tadım gerçekleştirecek hem de eğitim verecekler. Bunlar gibi gündüzleri herkesin katılabileceği, duyurulması gereken şeyler olacak.

“Seyircinin benim filmlerimi izlerken kendini akıllı hissettiğini düşünüyorum.”

Agora’nın mutfağında neler oluyor? Buranın gerçekten uymaya çalıştığımız bir sloganı var: “Burada her zaman leziz bir şey bulunur ama her leziz şey her zaman bulunmaz.” İstanbul meyhane kültürünün tüm klasik öğeleri var burada. Hepsini kendimiz imal ediyoruz. Lakerdalar, topikler, Ermeni pilakisi, uskumrudan çiroz, balık pastırması, balık yumurtası gibi… Zeytinyağlı dolmamız çok güzeldir. Tabii ki tadının hiç değişmeyeceğini bildiğiniz, yıllanmış ve çok özel seçilmiş bir beyaz peynir. Onun dışında Girit’ten İran’a kadar bütün Osmanlı coğrafyasında üretilmiş her şeyin yeniden meze haline getirilmesiyle oluşturulmuş bir geniş çok geniş bir portföyümüz var. Çok özel bir baş eti olan dana yanağından yapılan sucuklar, söğüşler, balıklardan yapılan tuzlamalar, sardalya kurutmasından tutun tütsülenmiş ahtapot ve kalamara kadar birçok deniz mahsulü de menümüzde var. Mesut Usta benim tanıdığım en özel balık pişiren ustadır. Bu yüzden çok güzel balık ve deniz ürünlerimiz var. Prensip olarak ana yemeği teşvik etmi-

aynı zamanda buradaki Roman asıllı dostlarımızın eğitimi için kurulmuş bir yer. Ne zaman istesek bize ihtiyacımız olan kanun, ud çalan çok başarılı, çok yetenekli Roman genç müzisyen arkadaşlarımızı gönderiyorlar.

Mekanın servis anlayışı çok özenli. Kendimizi burada çok özel hissediyoruz. Sürprizlere de açık. Hiç yoktan içeriden gayda sesi yükselebiliyor ya da tabiri caizse kemanın kitabını yazmış birinin muazzam dinletisiyle gecenin rengi değişiyor. İskoç asıllı, Amerikalı bir müşterimiz var, sık sık geliyor. Kendisi bir gayda ustası. Sizin geldiğiniz o gece Avusturalyalıların yazdığı bir Çanakkale türküsü çalmıştı. 87 yaşındaki Kemani Cemal Efendi ise bütün ünlü klasik Türk müziği sanatçılarıyla birlikte çalışmış bir isim. Burada çok sevdiğimiz ve hep irtibatta olduğumuz İstanbul’un en iyi Roman loncalarından biri var. Bu lonca

Yenilenen Agora’nın nasıl bir müdavim kitlesi var? Buranın tanıtımını kulaktan kulağa müşteriler yapacak ve şu ana kadar da öyle oldu. İnsanlar arkadaşlarından duyup gelsinler isti-

burada insanlar birbirlerine dini, dili yüzünden bir şey yapmıyor. Burası esas olarak kabadayılarıyla ünlü bir külhanbeyi semtiymiş. Şu an öyle değil ama izleri var. Bu izin beni rahatsız eden bir tarafı yok. Ben bu mahalleye taşınalı bir buçuk yıl oldu. Bir tane kadına laf atıldığını görmedim. Gece saat 11’de çocuk sesleri duyarsınız sokaklarda. Sokakta önce beni ünlüyüm diye yadırgadılar, saygıdan tabii ki. Ama ne zaman benim de taş taşıdığımı, çalıştığımı, kirlendiğimi gördüler, durum değişti. Artık ben dükkandan eve kadar olan yaklaşık 500 metreyi yürüyerek en az 30-35 selam vererek ve alarak geçiyorum. Bu anlamda benim çok takdir ettiğim bir esnaf kültürü var. Çok güzel gezilen bir semt Balat. Her köşe başında bir hikaye dinleyebilirsiniz. Onun için fotoğraf olarak da çok güzel. Zaten ben buraya film çekmeye gidip gelirken hayran kaldım. Haliç de muazzam temiz artık. Mesela önümüzde şu an bir deniz uçağı iskelemiz var. Herhalde dünyada önünde deniz uçağı iskelesi ve pistine sahip tek restoran biziz. Burası ciddi bir turistik alan. Esas olarak biz Balat’a gelinmesini, buranın ün kazanmasını istiyoruz. Bu semtin şenlenmesi bizim yararımıza...

“Ben Agora’yı dünyanın bütün casusluk faaliyetlerinin yemek masalarının kurulduğu bir yer olarak tahayyül ediyorum.”

İlk rakınızı hatırlıyor musunuz? Ben prensip olarak çok içki içmem. Sonradan öğrendim ki barbalar yani meyhane sahipleri de pek fazla içki içmezmiş. Onların sarhoş olması yasakmış, ayıp sayılırmış. Bir dubleyle bütün geceyi bitirirlermiş. Benim gerçekten damak tadım içkiye çok uygun değil. Evimde içki bulunmaz mesela. Ama ben deney yaşamayı, tatmayı seviyorum. Büyük ihtimal ilk rakımı 13-14 yaşımda bana babam tattırmıştır. Tadına bak ama içme derdi. Dediği de oldu, tadına baktım ve çok içmiyorum. Ama muhabbet olduğunda katılırım. Benim için önemli olan masa aslında. Bir süredir gözler Balat’ın üzerinde. Peki, Balat halkı yeni gelene nasıl davranıyor? İlginç bir şekilde sahile doğru yaklaşmış bu bölüm gerçekten kozmopolitliğe o kadar alışmış ki! Mesela burada yoğun bir Kastamonulu kültürü var. Buradaki tersane nedeniyle göçlerle gelen 100-150 yıllık aileler var. Hala küçük Rum, Ermeni ve Yahudi cemaatleri var. Zaten patrikhane burada. Bütün bunlar dolayısıyla

Boğaziçi Mühendislik mezunusunuz. Ardından Amerika’daki tiyatro eğitimi geliyor. Sonrasında neler oldu? Üniversiteye girdiğimin 20’inci gününde mühendis olmayacağımı anladım. 4 üzerinden 3,75 not ortalamasıyla ilk döneme başladım. Mezun olduğumda 2.01’di ortalamam. Yani iki olsaydı atılıyordum. Amerika’da hem tiyatro eğitimi aldım hem de sinemayla ilgilendim. Sinemaya döndüğümde karar verdim. 86’dan beri sinema yapmaya karar vermiş ve o konuda çalışmış bir insanım. Ondan önce yalnızca tiyatro ve oyunculuktu benim ilgilendiğim, eğitimim de o yöndeydi. Ezel Akay filmi izlemeden önce büyük bir keyif alacağımı ve hikaye ne olursa olsun sonunda gülümseyeceğimi bilirim. Sizin filmlerinizin bize çok iyi gelen bir tarafı var. İlk aklıma gelenler “Şelale”, “Neredesin Firuze”, “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü” ve “Yedi Kocalı Hürmüz”… Ben “iyi bir şeyler” diyorum ama belki siz bunu daha doğru ifade edersiniz. Ezel Akay filmlerinin bu kadar akılda kalma sebebi sizce nedir? Birincisi ben bu tanımlamayla yetinmeyi tercih ederim, iyi gelen bir şeyler var… Bu şu ana kadar benim filmlerimle ilgili duyduğum en rahat, kasmadan yapılmış açıklama! Onun için ben bunu çalarım sizden, böyleymiş diye de sağda solda söylerim. İkincisi gerçekten o anlamda tam bilmiyorum. Evet, ben bir şey planlıyorum ama şu iyi gelir seyirciye diyorum ama nihayetinde seyircinin hoşlandığı şey o mu değil mi bilmiyorum. Bilemeyeceğim kadar

intown 59


RÖPORTAJ çeşitli tepkiler alıyorum. Ben seyirci sayesinde kendi filmlerimi öğreniyorum. Bu da doğal zaten. Seyircinin benim filmlerimi izlerken kendini akıllı hissettiğini düşünüyorum. Çok basitçe bir bilmece kuruyorum ve becerebilirsem bunun cevabını seyirciye bulduruyorum. Bu sayede seyirci bundan haz alıyor ve filmin konusuna bağlanıyor. “Dumbfounded” diye bir laf vardır İngilizcede, “şallak mallak olmak” anlamına gelir. İnsanların kendilerini şallak mallak hissetmeden, hem gülüp hem ağlayabilecekleri hem de anladım diyebilecekleri filmler yapmaya çabalıyorum. Ben dramatoloji eğitimimi de bu yoldan öğrendim. Onun için konunun önemi yok. Esas önemli olan bu anlatım tarzı. Bunu başarıyorum diyemem de buna çabalıyorum ve bu beğeninin de bundan kaynaklandığını varsayıyorum. Yeni bir film üzerine çalışıyorsunuz. Bundan bahsetmek ister misiniz? Aslında birkaç film üzerinde çalışıyorum. Çünkü hangisinin yapılacağını bilemiyorum. Benim önümde şu anda Gürsel Korat’ın yazdığı, Ermeniler ile Türkler arasında 1915 Nisan’ı sonunda geçen bir hikaye var. Seneye onu çekmeyi planlıyoruz. Elimdeki diğer proje 1890’larda geçen gerçek bir öykü. Bağdat demiryolu için çalışan Alman bir subayın kızı ve onun aşık olduğu kör bir meddahın hikayesini anlatıyor. Son olarak bir barba ve arkadaşları diye kodla-

dığımız, yemek üzerine bir film var. Yıllardır isterim ve birden fark ettim ki Türkiye’de yemek üzerine hiç film yapılmamış. Her şeyin filmi yapılmış ama yemek üzerine yapmamış Yeşilçam. Şimdilik bu üçü gündemde.

“Agora, bir yandan araştırma bir yandan da sunum yapan, bunları yaparken de prensip olarak bunu bir vazife olarak değil de, eğlence gibi yapan aşçı, yamak ve garsonlardan oluşan bir yer.”

Aynı zamanda oyuncu olarak da izliyoruz sizi. Kamera önünde olmak nasıl bir duygu? Esas duygu o, yoksa sete tahammül etmek çok zor. Ben oyunculukla başladım kariyerime. Tabii fırsat bulamıyorum. Ezberi mükemmel bir oyuncu da değilim. Onun için eş dost filmleri, kendi yaptığım filmlerde bence iyi seçilmiş küçük roller derken hiç değilse bunu yapabiliyorum ki işe yarayayım. Oyunculuğu ben çok seviyorum. Her yönetmenin güçlü ve zayıf tarafları vardır. Benim en güçlü tarafım oyuncularla girdiğim ilişkidir. Diğer taraflarda o kadar güçlü olduğumu hissetmiyorum ama oyuncuyla girdiğim ilişki benim için iyi sonuçlanıyor hep. C

“Ezop” lakabınızın hikayesi nasıl? Basit bir hikayesi var. Çocukluğumda arkadaşlarım dalga geçmek için bana “Ezop” derdi. Güya adımın kısaltması... Çoğu da Ezop’un Yunan hikaye anlatıcısı Ezop olduğunu bilmeden bu terimi kullanıyordu. Annem de beni böyle çağırmaya başlayınca dedim ki, hani Boğaçhan yumruğunu vurmuş ve ismini öyle kazanmış ya, herhalde ben bir iş becerdim de bana bu isim kondu, onun için bunu kullanayım. Ticari olmayan her şeyde, eğer iyi bir şey yapıyorsam o ismi kullanıyorum. Bu sayımızın teması “hayat bayram olsa!”. Sizin için hayatı bayram yapan şeyler neler? Gerçekten dayanışan büyük bir aile! Aileden anladığım da kan bağı değil. Aile, arkadaş ve akrabalardan oluşur. Aslında bir dayanışma modülüdür. Esas olarak da kapitalizmin yok etmesi gereken bir birimdir. Çünkü bir buzdolabıyla 30 kişi geçinebilir. Halbuki 30 buzdolabı satmak gerekir. Onun için bölünmesinde fayda vardır. Ve bu yüzden bir dirençtir. Bir yandan tutuculuk, taassup ortamıdır ister istemez ama bu da kurucu fikriyata bağlıdır. Onun için benim için bayram gerçekten kalabalık bir şeydir! İnsanın dostları, akrabaları, ailesiyle bir arada bulunduğu, yemek yediği, eğlendiği iş yaptığı anlardır.

AGORA MEYHANESİ

60 intown

Mürselpaşa Caddesi, Ayvansaray, Fatih (0212) 631 21 36 www.agorameyhanesi .com

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


KEŞİF Nerede yemeli?

Dostlar Restaurant :Poyrazı bol Karaburun’un dalgalı denizinden sonraki en büyük esprisi, hiç şüphesiz balıkçı restoranları. Kime sorsanız, size en fazla birkaç restoranın adını verebilir. Biz de en iyi iki restoranı seçtik. Bunlardan biri, Dostlar Restaurant. Sami Usta’nın yeri olarak da bilinen mekan oldukça salaş, kendi halinde ve iddiasız görünüyor. Ancak iddiasının Sami Usta’nın kendine özgü yöntemiyle kesip pişirdiği balığında olduğunu anlamanız, siparişi verme hızınıza bağlı. Ustamız tekir, mezgit gibi balıkları Amasra usulü pişiriyor. İskorpit çorbasını ve mezelerini de tatmanızda fayda var. 30 yıldır müdavimlerine hizmet vermekten yorulmayan Sami Eti’nin birçok ünlü müşterisi de var. Türk sanat müziği eşliğinde, huzur içinde yediğiniz balığınıza ister salata ister peynir rakı eşlik etsin, her şekilde Karaburun sahilinin tadını çıkaracağınız garanti. Tam da balık mevsiminde mekanı keşfetmeniz isabet olur. Liman Yolu No: 4 Karaburun (0212) 762 20 18

İSTANBUL’UN YAKIŞIKLI KARADENİZLİSİ:

KARABURUN HEP AYNI SAHİLLERDE EFKARLANMAKTAN, AYNI MEKANLARDA YEMEK YEMEKTEN SIKILDIK. GİRDİĞİMİZ RUTİN YÜZÜNDEN, EN YAKINIMIZDAKİ GÜZELLİKLERİN BİLE FARKINDA DEĞİLİZ. BU ŞEHRİ FARKLI KEŞİFLERLE YAŞANIR HALE GETİRMENİN ZAMANI GELDİ DE GEÇİYOR BİLE… HADİ ŞİMDİ KALKIN, HEP BERABER KARABURUN’A GİDELİM. İSTANBUL’U BİRAZ DA KARADENİZ’E DOĞRU KEŞFEDELİM! Yazı: Reyhan Bulut Fotoğraf: Ersoy Doğru 62 intown

Nasıl gidilir? Özel aracınızla: Göktürk’ten çıkıp Saray yönüne doğru devam edin. Bir süre dümdüz ilerledikten sonra Karaburun tabelalarını göreceksiniz. Tayakadın’ın içinden geçeceksiniz, bu sizi şaşırtmasın. Bolluca civarından sonra rüzgar türbinleri bir süre size eşlik ederse, doğru yoldasınız demektir. Karaburun Göktürk’e yaklaşık 40 kilometre mesafede. Toplu taşımayla: Bayrampaşa Metro İstasyonu yanından Terkos minibüsleri kalkıyor. Ama dönüş için son minibüs saati 18.00, sakın kaçırmayın. Ayrıca Edirnekapı ve Sultangazi’den otobüsle ulaşmak da mümkün.

Karaburun ismi, birçokları için İzmir’e gitmişken uğranması gereken güzide noktalardan birini çağrıştırabilir. Ama bu yazının konusu olan Karaburun’un İzmir’le uzaktan yakından alakası yok. Rotamız tamamen İstanbul içine, ama biraz kuzeye dönük. İstikamet Arnavutköy; hayır en ünlü olan değil, kuzeyde, Göktürk’e yakın olan… Bayramda herkesi bir telaş alıyor; nereye gitsek, ne yapsak? Sanki her bayram bir yere gitmek gerekiyormuş, bayram seyahat demekmiş gibi… Bazen şehirde kalmak iyidir. Daha önce keşfetmediğiniz yerleri keşfeder, en yakınınızdakiyle tanışma fırsatı bulursunuz. Tıpkı yıllardır sesini hep duyduğunuz ama hiç konuşmadığınız komşunuzla ilişkinize benzer bu. Şirin bir balıkçı kasabası olan Karaburun’un durumu biraz böyle… Göktürklülerin çoğu onu tanıyor, varlığını biliyor ama samimiyetleri yok. Oysa Karadeniz kıyısındaki konumuyla bambaşka bir havayı soluma imkanı sunan Karaburun, sizi iyot kokusuna çağırıyor. Arnavutköy ilçesine bağlı olan Karaburun, İstanbul’a 1 saat uzaklıkta. Göktürk’ten ulaşmak ise yarım saati geçmiyor. Buraya geldiğinizde ilk olarak, gelişmekte olan bir ‘yazlıkçı’ havası göze çarpar. Yeni yapılan ve belli ki yapılmaya devam edecek olan binalar hızla çoğalıyor.

Hanımeli Balık Lokantası: Karaburun’un en ünlü ve en şık restoranlarından biri olarak biliniyor. Özellikle karalahanalı kalkanı meşhur. Henüz tatmadıysanız, parmaklarınızı yemeye hazır olun. Izgara kalamarı da bir o kadar leziz. Nezih ortamı ve babadan kalma mekanı devralan oğulların özenli işletmesiyle hak ettiği ünü kazanan Hanımeli’ne gelen mutlaka memnun ayrılıyor. Hamza Birinci’nin eşiyle birlikte kurduğu mekan, bugün ikinci kuşak sahipleriyle yoluna devam ediyor. Liman Yolu No: 1 Karaburun (0212) 762 29 89

intown 63


KEŞİF

Bu durum, insanı kaygılandırmıyor değil. Üçüncü köprünün yapımının gündeme gelmesiyle birlikte daha da kıymetlenen bölge, dileriz çirkin yapılaşmanın kurbanı olmaz. Ancak şimdilik endişeye mahal yok. Merkezden sahile doğru ilerleyin. Size uzaktan el sallayan deniz, yakınlaştıkça Karadeniz’e ait olduğunu hissettirmekte gecikmeyecek. Dalgaları, öyle şakaya falan gelecek cinsten değil. Yine de, uzun, pırıl pırıl kumsalını görünce neden daha önce gelmediğinize hayıflanacaksınız.

Karaburun Feneri Limana indiğinizde Karaburun’un buradan ibaret olduğunu sanmayın sakın. Yukarı çıkıp hem manzarayı hem de Karaburun fenerini görmenizi şiddetle tavsiye ederiz. Mercekleri kristalden yapılan bu muazzam fener, Karaburun’un eski kale ucunda yer alıyor. Kristallerin gün ışığından zarar görmemesi için gündüzleri üzeri örtüyle kapatılıyor. Işık gücü bakımından dünyanın en güçlü üçüncü feneri. Denizden 54 metre yüksekte ve 15 mil mesafeden görünebiliyor. İçeriye girmek için hemen heyecanlanmayın sakın, çünkü önce İstanbul Kıyı Emniyeti’nden yazılı izin almak gerek. Zaten etrafı tel örgülerle kaplı. Neyse ki, bu teller fotoğraf çekmemize engel olamıyor. Dönüş yoluna geçmeden önce, önce manzarayı biraz seyredin, sonra havayı içinize çekin. Hazır Karadeniz’e bu kadar yaklaşmışken, ağırlıklı olarak Karadenizlilerden oluşan bölgenin halkıyla sohbet etmeden sakın eve dönmeyin. Karaburun, şehirden bunalıp kaçmak ve biraz kafa dinlemek için harika bir seçim. Ancak yine de beklentinizi düşük tutun. Kendi halinde, sakin, güzel bir balıkçı köyü düşleyin.

Karadeniz’in deli dalgaları Yaz geride kaldı; denize girmek söz konusu değil. Ama gittiğinizde, sahil boyu birçok fark-

64 intown

lı yerdeki uyarı levhaları dikkatinizi çekebilir: ‘’Bu alanda denize girmek tehlikeli ve yasaktır!’’ Burada boğulma vakalarına ne yazık ki çok sık rastlanıyor. Rüzgarlı ve dalgalı havada, ne kadar iyi yüzme bilseniz de denize girmeniz tavsiye edilmiyor. Kime sorsanız, size aynı şeyi söyleyecektir. Özellikle burada yaşayanlar, Karaburun’un deli dalgalarını çok iyi bilir ve temkini elden bırakmazlar. Ancak rüzgarın ve dalganın bol olması, başka açılardan, başkalarına avantaj sağlıyor. Burası yamaç paraşütü ve sörf yapanlar için bulunmaz bir nimet.

Terkos’un konuyla ilgisi ne? Durusu olarak da bilinen Terkos Gölü, Karaburun’da yer alıyor. Çok sayıda kaynak suyuyla beslenen Durusu, sahip olduğu su potansiyeliyle İstanbul ve çevresindeki su kullanımının önemli bir bölümünü karşılıyor. Adını, Kaleiçi olarak bilinen yarımadadaki Trikos manastırından alıyor. Fransızlar 19. yüzyılda şehrin susuzluğunu fark etmiş ve çözüm önerilerine Terkos Gölü’nü koymuşlar. Plan yapılıp Osmanlı Sarayı’ndan bir heyete sunulmuş ve böylece 1855’te bugünkü su fabrikasının temeli atılmış. Buradan buharlı kazanlarla tüm İstanbul’a su vermişler.

Sami Usta bize neler anlattı!

Dostlar Restaurant’ın ve aynı alanda yer alan Dostlar Kamping’in sahibi Sami Eti’yle fotoğraf çekmek için gittiğimizde bu kadar şahane bir insanla tanışacağımızı bilmiyorduk. Bizi tüm misafirperverliğiyle karşılayan güleryüzlü Sami Usta, sohbetimizin arasında Karaburun tarihiyle ilgili bilgiler de paylaştı. Söylediğine göre Karaburun köyünün tarihi 1850’lere kadar uzanıyor. Yukarıda bahsettiğimiz o ünlü feneri de Fransızlar inşa ettirmiş. 1870’te İngilizler Tahlisiye yani Can Kurtarma Teşkilatı’nı kurmuşlar. Köye Karadeniz’den gelip yerleşenler olmuş. Tek geçim kaynağı balıkçılık olan Karaburun’un ilk camii 1850’de yapılmış. Bazı kaynaklar caminin eski halinin bir fırının un deposu olduğunu yazarken, Sami Usta cephanelik olduğunu söylüyor. Bu detaya çok takılmıyor, Sami Usta’nın bize mutlulukla gösterdiği sevgili amforalarını inceliyoruz. Bugün kamp alanı olarak hizmet veren arazi, eskiden gemilerin yağ deposu olarak kulanılırmış. Yağlar da elbette amforalara konurmuş.

YENİ Personeltrainer ile kişiye özel 30 dakikalık CROSSBODY dersleri ile kısa sürede fit olun


GÜNCEL

HAYVAN YEMİYORUM, ÖYLEYSE VARIM! Yazı: Gökçe Gökçeer

’’İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK ZAAFI, DÜNYANIN KENDİ ETRAFINDA DÖNDÜĞÜNÜ SANMASI. HATTA BÜTÜN YİYECEKLERİ, HAYVANLARI VE DOĞAYI KENDİNE SUNULMUŞ BİR NİMET SANIYOR. EVREN DEDİĞİMİZ BÜTÜN İÇERİSİNDE, KENDİSİNİ DİĞER CANLILARDAN AYRI TUTUYOR. ÇEVREYİ İSTEDİĞİ GİBİ KULLANIYOR. YIKIYOR, YOK EDİYOR. HALBUKİ İNSANOĞLU BU EVRENDE ZİNCİRİN SADECE KÜÇÜK BİR PARÇASI. BUNU REDDEDEREK ASLINDA KENDİSİNE BİR HAPİSHANE YARATIYOR. İNSANIN BU YANILGIDAN KURTULMASI EN BÜYÜK ÖZGÜRLÜK. TABİİ TAM OLARAK MÜMKÜN OLMAYABİLİR AMA BU ÇABANIN KENDİSİ DE BİR ÖZGÜRLÜK.’’

“Gün gelecek ve hayvanların öldürülmesine insanların öldürülmesi kadar ciddi şekilde bakılacak.” Leonardo da Vinci “Hissediyorum ki; bir safhaya geldiğimizde, artık manevi ilerlememiz; fiziksel tatminimizden vazgeçerek, hayvan dostlarımızı öldürmemekle sağlanacak. Bir kuzunun hayatı bir insanın hayatından daha değersiz değildir.” Mahatma Gandhi “Hayvanları yeme arzumuzu sürdürdükçe; mutluluğu elde etmek, dolayısıyla da adil bir toplum yaratmak için gereken şartları sağlamak nasıl mümkün olacak?” Sokrates

66 intown

Bu sözler keşke bana ait olsaydı. Bir vejetaryen olarak altına imzamı atarım ama asıl imza, tüm zamanların en zeki bilim insanlarından biri olarak kabul edilen Albert Einstein’a ait. Özellikle onun sözleriyle başlamak istedim yazıya. Et yiyenler tarafından anlaşılmayan, ciddiye alınmayan ve çoğu zaman da zeka fakiri olmakla suçlanan vejetaryenler adına bir tepki olarak kabul edebilirsiniz bunu. İnsanların pek çoğunun bilmediği, bilenlerin ise önemsemediği basit ama son derece bilimsel bir gerçekle başlıyor aslında vejetaryenlik: İnsan anatomik olarak etobur beslenmeye uygun yaratılmamıştır. Çene ve ağız yapısından başlayarak sayarsak; dişleri, tırnakları, mide ve bağırsakları, karaciğeri ve böbrekleri, tamamen otçul hayvanlarla paraleldir. Örneğin etçil hayvanların bağırsakları beden uzunluklarının 3 ila 6 katıyken, otçul hayvanlarınki beden uzunluklarının 10 ila 12 katı arasındadır. İnsanların bağırsak sistemi ikinci gruba girdiğinden, eti vücudundan atması günler alır. Hatta etin tamamen atılması için 15 gün geçmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar var. Ayrıca insanların ağzı, tüm etoburların yaptığı gibi, avını yutmak için kocaman açılmaz. Midesi hassastır. Gözleri karanlıkta görmez. Ağaçlara tırmanıp dallarında keyifle meyve yiyebilir, ama o ağaçlara yuva yapan kuşları yakalayıp çiğ çiğ yiyemez.

1 Ekim Dünya Vejetaryenler Günü Her yıl Ekim ayının ilk günü Dünya Vejetaryenler Günü, 1-7 Ekim ise Dünya Vejetaryenler Haftası olarak kutlanıyor. Bu hafta, 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü’nü de bilinçli olarak içine alıyor. Türkiye’de ise bu kutlamalar sadece birkaç yıldır yapılıyor. Vejetaryen Kulübü’nün bu konuda öncülük yaptığının altı çizilmeli. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de vejetaryenlik bilincini artırmak hedefiyle gerçekleştirilen organizasyon, vejetaryen olmak isteyenler için de yol gösterici. Eğer vejetaryenlik hakkında kafanızda birçok soru varsa ve cevapları nasıl bulacağınızı bilemiyorsanız, vejetaryenkulubu.com sitesinden yardım alın. Öncelikle tüm dünyada gerçekleştirilen Etsiz Pazartesi hareketine katılarak işe başlayabilirsiniz. En azından pazartesi günlerini etsiz geçirmek, başlangıç için güzel bir hedef. Böylece hem kendi sağlığınız hem de gezegenimizin geleceği açısından büyük bir adım atmış olacaksınız.

intown 67


TANGO DERSLERI BAŞLIYOR

GÜNCEL Et yemeyen ünlüler

Ellen DeGeneres

Ünlü yıldızlar arasında da vejetaryen ve vegan olanlar var elbette. Kimi sağlığını düşünüyor, kimi gerçek bir hayvansever. Türkiyeli sanatçılar içinde bu kimlikleriyle bilinenler; Leman Sam, Şevval Sam, Ebru Şallı, Murathan Mungan, Tarkan, Harun Kolçak, Zülfü Livaneli, Melike Demirağ ve Selma Ergeç ilk akla gelenler. Dünyaca ünlü yıldızlar arasında da hayvansal ürün tüketmeyen çok isim var. Jude Law, Penelope Cruz, Cameron Diaz, Liv Tyler, Paul McCartney, Gwyneth Paltrow, Joaquin Phoenix, Morrissey (vegan), Ellen DeGeneres, Natalie Portman ve Moby (vegan) bunlar içinde en bilinenler.

Ama otlar da canlı değil mi? İşte vejetaryenlerin çok sık duyduğu ama cevap vermekte bile zorlandığı tuhaf sorulardan biri… Cevap vermekte zorlanılma sebebi, zor bir soru olması değil. Sorunun kendi içinde cevabını barındırması. Elbette otlar da canlı. Ama vejetaryenlik; merkezi sinir sistemi olan, yani acıyı ve zevki hisseden, duygulanımları olan canlıları yemeyi reddeden bir düşünce sistemidir. Otları ve meyveleri yemeyecek ve bu sonu gelmez tartışmaya gireceksek, çarşafımızı çırptığımızda ölen maytlar için de matem havası estirmeye başlayabiliriz. Zira onlar da canlı! Bu tartışmalar bir yana, balıkların diğer hayvanlar gibi acı çekmediğine inananlar da var. Ancak yapılan son araştırmalar onların da acı çektiğini ispatlar nitelikte. Şimdi hazır yeri gelmişken, vejetaryenliğin çeşitlerini sayabiliriz…

Peneldpe Cruz

Jude Law

Şevval Sam

“Vejetaryen olmak, nirvanaya ulaşan yolda bir adımdır.” Buddha “İnsanlar, bir arslanı öldürmek istediği zaman ona spor der, bir arslan onu öldürmek istediğinde ise buna vahşet der. Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem.” Bernard Shaw

68 intown

Pişirmek diye bir şey doğada yok. Zaten başımıza ne geldiyse, doğada karşılığı olmayan şeyleri hayatımıza soktuğumuz için geldi. Doğuştan vejetaryen olan insanın en saf halini yansıtan Avustralya aborjinleri ve Afrika’da yaşayan Kung adlı topluluklar, bugün hâlâ meyve ve sebzeyle besleniyor. Ateşi ve pişirmeyi keşfeden bizler ise, yarattığımız sentetik dünyada her geçen gün biraz daha sağlığımızı kaybediyor, yepyeni ve çaresi kim bilir ne zaman bulunacak olan, hatta bulunsa da haberimizin belki de hiç olmayacağı ölümcül hastalıkların pençesine düşüyoruz.

Yeni Sezonda Partneriniz İle Keyifle Yapabileceğiniz “Tango Grup Dersimiz” Başlayacaktır...

Lacto Vejetaryenler: Her türlü et ve et ürününün yanında, yumurta tüketmeyi de redderler. Çünkü yumurta bir hayatın başlangıcıdır. Hayvansal olarak sadece süt ve süt ürünlerini tüketirler. Lacto (süt) buradan gelir. Ovo Vejetaryenler: Et ve et ürünlerine ek olarak, süt ve süt ürünlerini de tüketmezler, ancak yumurta tüketirler. Ovo, yumurta anlamına gelir, adını da bundan alır. Lacto-Ovo Vejetaryenler: Lacto-Ovolar, et ve et ürününü redderler. Ancak süt ve süt ürünleriyle birlikte yumurta tüketirler. Pesketaryen: Kırmızı ve beyaz et tükenmediği halde balık eti tüketen vejetaryenlere bu ad verilir. Veganlar: Hayvansal hiçbir ürün tüketmezler. Buna süt ve süt ürünleri, bal ve yumurta da dahildir. Veganlar; deri, jelatin, yün, ipek vb. hayvansal maddelerin kullanıldığı diğer maddeleri de kullanmazlar. Kozmetik ürünler de buna dahildir.

‘Türkiye Vücut Geliştirme’, ‘Fitness Şampiyonluğu’ ve ‘Dünya Şampiyonası’ milli takım seçmelerine ilk kez katılan ve 3’üncü olan Nezaket DEMİRCİ Hocamız ile gurur duyuyoruz ve gönülden tebrik ediyoruz...

“Bizler hayvanlara ahlak sahibi varlıklar olarak bakmıyoruz. Ama sizce hayvanlar bizi ahlaklı varlıklar olarak görüyor mudur?” Friedrich Nietzsche “Hayvan Haklarını da İnsan Hakları kadar destekliyorum. Tam bir insan olmanın yolu budur.” Abraham Lincoln

Göktürk Mah. Göktürk Cad. Yeshill Sitesi No: 48 EYÜP / İSTANBUL 0212 322 23 25 info@uniquesportsclub.com.tr

www.uniquesportsclub.com.tr


GÜNCEL Bunları bilseniz yine de et yer misiniz?

Bir büyükbaş hayvan günde 60 litre metan gazı üretiyor. Azot, karbondioksitten 270 kat daha fazla küresel ısınmaya neden oluyor ve büyükbaş hayvanın gübresiyle her yere yayılıyor. Sıcaklıklar böylece daha da yükseliyor ve buzullar eriyor. Antarktika’daki buzulların 8.000 kilometrekarelik bölümü sıcaklıklar yüzünden yok oldu. Türkiye’de de yaşanan su sıkıntısı, birçok ülkeyi etkiliyor. Bizim basit bir ‘hava durumu’ olarak algıladığımız mesele aslında fazlasıyla karmaşık ve ‘hayvansal’ bir sıkıntı barındırıyor. 1 kilogram tahıl üretmek için 200 litre su gerekirken, 1 kg et üretmek için 20.000 litre suya ihtiyaç duyuluyor. Her sekiz saniyede 1 dönümlük arazi, hayvanları beslemek için tahrip oluyor. Bir vegan her yıl bir dönüm arazi kurtarıyor. 1 kilo etle, 200 kilo patates aynı sürede, 160 kilo domates ise aynı yüzölçümü içinde üretilebiliyor. 50 kilo sığır eti yerine 1.000 kilo kiraz, 6.000 kilo havuç ve 4.000 kilo elma üretilebiliyor. 20 vejetaryen, besin gereksiniminin karşılandığı yüzölçümü açısından “bir” etobur ediyor!

70 intown

Hayvanları seviyorum ama… Vejetaryenlik, bir beslenme biçimi olduğu kadar, bir düşünce sistemi olarak kabul edilir. Çünkü temelinde hayvan sevgisi yer alsa da, aslında bundan çok daha fazla anlamlar içeren bir duruşu ifade eder. ‘Biz hayvan sevmiyor muyuz yani?’ sorularından bunalan vejetaryenler bu soruya ‘hayvandan anladığımız biraz farklı’ cevabını verebilir. Ayrıca işin bir de ekolojik tarafı var ki, pastanın en büyük yerini bu konu kaplıyor. Herkes çevre kirliliğinden, doğanın yok olmasından, küresel ısınmadan ve açlıktan bahsediyor. Peki vejetaryenliğin konuyla ne kadar yakından ilgili olduğunun farkında olan kaç kişi var? Kısaca özetlemeye çalışalım: Dünyanın yüzölçümünün üçte biri, et üretimi yüzünden çölleşiyor. Denizlerdeki aşırı ve düzensiz avlanma nedeniyle ekolojik denge tamamen alt üst olmuş durumda. Et tüketimi; küresel ısınma, çölleşme ve asit yağmurları gibi korkunç felaketlerle doğrudan ilgili. İngilitere’deki göllerin % 90’dan fazlası, tarım arazilerinin hayvan besiciliği için kullanılması yüzünden kurumuş durumda. Sadece ABD’de, arazilerin üçte biri hayvancılık uğruna yok edilmiş. Sonra da bu açığı kapatmak için 100 milyon hektardan fazla orman arazisi yok edilip tarım arazisine dönüştürülmüş. Dünyanın mucizevi güzellikteki yerlerinin başında gelen ve sayısız hayvana ev sahipliği yapan yağmur ormanları, büyükbaş hayvancılık yüzünden yok edilmeye devam ediyor. Sahra Çölü olarak bildiğimiz yer, aslında Romalıların bir zamanlar tahıl yetiştirdikleri yemyeşil topraklarmış. Küçük ve büyükbaş hayvancılık yüzünden mahvedilen bu bereketli topraklar, yani şimdinin koca çölü daha da büyümeye devam edecek!

Okuma önerileri

Vejetaryen olmak, sadece et yemekten vazgeçmek değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yemek ve yaşam kültürüne de sırtını dönmek demek. Bu süreci sıkıntılı geçirebilirsiniz, çünkü alışkanlıklardan vazgeçmek zordur. Yılmayın ve yolunuza devam edin. Bu yolculukta size en çok kitaplar destek olacak. Tavsiye edebileceğim en iyi kitapların başında, Hayvan Yemek geliyor. Jonathan Safran Foer imzasını taşıyan kitap, vejetaryenliğe girişi kolaylaştırmanın ötesinde hayvancılık sektörünün ne durumda olduğunu öğrenmek için harika bir kaynak. Modern İran edebiyatının en büyük isimlerinden Sadık Hidayet’in makalelerinden oluşan Vejetaryenliğin Yararları, vejetaryenliği bir dünya görüşü olarak ele alıyor. “İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor… İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece,” diyen yazarın çarpıcı üslubu, size ihtiyacınız olan gücü verebilir. Bir diğer kaynak ise, Türkiye’de veganlıkla ilgili yayımlanan ilk kitap olan Can Başkent ve Zülal Kalkandelen’in ortak çalışması Veganizm: Ahlakı, Siyaseti ve Mücadelesi. Hayvan Hakları ve Veganizm ise Zülal Kalkandelen’in sunuş yazısıyla başlayan ve klasik metinlerden oluşan bir seçki.


GÜNCEL

VEGANLIK ASİLİKTİR!

Bir veganın anıları

Dokuz yıl önce çıktığım farkındalık yolunda sorduğum ilk soru şuydu: Etobur muyuz, yoksa otobur mu? Bununla ilgili kitaplar okumaya başladım. Bunlar içinde çok hoşuma giden bir örnek vardı: ‘’Çok açsınız ve karşınıza elma ağacı çıkıyor. Üzerinde elmalar var, ağacın altında da bir kuzu... Ne yaparsınız?’’ Cevabım şu oldu: ‘’Elmayı yerken kuzuyu severim!’’ İlk önce karada yaşayan hayvanları yememeye başladım. Daha sonra sıra balığa geldi… Üç sene önce de süt, yoğurt, yumurta ve peynir kendiliğinden hayatımdan çıktı; vegan oldum. Veganlar, toplumda çoğunluğa direnen asiler olarak görünüyor. Mesela; sokak hayvanları için ‘’YAŞAMAK HAKTIR’’ sloganıyla bir kampanya başlatılmıştı. Kedi ve köpekler için yaşamak hak da, tavuk, kuzu, dana ve balık için yaşamak neden hak değil, anlamakta güçlük çekiyorum. Bunu dile getirdiğinizde asi olarak nitelendiriliyorsunuz. Oysa hayatın içinde bütün canlılarla birlikte, ahenkle, dostça, sevgiyle yaşamak kalbime, ruhuma, zihnime ve bedenime huzur veriyor.

72 intown

Hayvan ve hayvansal ürünleri yemediğimi söylediğimde karşılaştığım sorular: • Balık ya da hindi de mi yemiyorsun? Bu soru beni hâlâ gülümsetiyor. • Restoranda ne yiyorsun? Kebapçı, balıkçı, pizzacı fark etmez hepsinde salata oluyor. İlk önce garson yanlış yere geldiğimi düşünse de, ızgara sebze ve zeytinyağlı mezelerle karnım doyuyor. • Protein ihtiyacını nasıl alıyorsun? Baklagiller, mercimek, nohut, brokoli, kinoa, yemiş, fındık ve bademden yeterince protein alıyorum. Örneğin; 100 gr yağsız dana etinde de, 100 gr fındıkta da 30 gr protein var. • Kalsiyum ihtiyacını nasıl alıyorsun? Yeşil yapraklı sebzelerden, fındık ve badem sütünden. 100 gr pastörize inek sütünde 188 mg kalsiyum var. Ama 100 gr bademde 254 mg kalsiyum bulunuyor. 100 gr susamda ise 1160 mg. • Fındık sütü nasıl yapılıyor? İki bardak çiğ fındık geceden ıslatılıyor, ertesi gün yıkanıp 4 bardak suyla rondodan geçiriliyor. Bir tülbent veya tel süzgeçten süzülerek içiliyor. Aynı tarifle çiğ badem kullanarak badem sütü de yapılabilir. Aslında hayvansal süt iyi bir kalsiyum kaynağı bile değil çünkü sütteki kazein isimli protein hayvanın yavrusunun toynak ve boynuz gelişimini sağlar. İnsan vucudunun buna ihtiyacı yoktur. Üstüne üstlük bir de bu proteini atmak için vücut ekstra efor sarfeder. Kalsiyum ve protein kaynakları vücutta hayvansal ürünler gibi asidik yapmaz hatta çoğu alkali yapar. Kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı, obezite ve kanserin beslenme alışkanlığına bağlı olduğu bilimsel olarak ispatlandı. Vegan besleme, tüm bu hastalıkları önleyecek bir kurtuluş yöntemi olabilir. Esas soru; veganların az protein alması mı, etoburların çok protein alması mı? Belgin Yener Aksöyek


MODA

EN BÜYÜK

yan Coco, maskülen fötr şapkalarla bir “erkek” gibi giyinir ve bu tarzı hemen her yerde kullanmaya başlar.

ZARAFET,

Aşkla başlayan moda devrimi Gösterilmeyenin gerçek gösteriş olduğu inancıyla stilini oluşturması, o dönem kadınlarının önce tepkisini, daha sonra ilgisini çeker. Bazı kadınlar şapkalarını ona sipariş etmeye başlar ve bu daha sonra Coco’nun 1910’da Paris Rue Cambon’da ilk şapka dükkanını açmasına zemin hazırlayar. Balsan, ona ve tarzına gereken özeni göstermez ve Coco, Balsan’ın evinde yalnızlık çekmeye başlarken onun İngiliz arkadaşı Arthur “Boy” Capel’le tanışır. Boy, atlara düşkünlüğüyle bilinen bir İngiliz beyefendisidir. Coco’dan çok etkilenir ve beraber seyahatlere çıkarlar. Coco da onun tarzını çok beğenir ve Boy onu birçok ünlü modacıyla tanıştırıp yeteneklerini göstermesi için ona fırsat verir. Herkes onu farklı buldukça “Sen gerçek bir anarşistsin.” diyerek teşvik eder. Boy ve Coco, Birlikte Paris’te yaşamaya başlar ama evlenmezler. Coco bir gün Boy’un bir araba kazasında öldüğünü öğrenir ve sonrasında, kendini tamamen dış dünyadan soyutlayarak iş hayatının temellerini atar. Gecelerce çalışarak ilk defilesini sevenlerinin beğenisine sunar. Özel dikim, yani “Couture” furyasını başlatan ilk modaevlerinden biri olan Chanel, bir şapkacıdan öte birçok butik açarak farklı tarzlarda hizmet vermeye başlar.

REDDETMEKTİR… Yazı: Leyla Asena Arıca

BİR ANARŞİST NE KADAR ZARİF OLABİLİR SORUSUNA CEVABINI VEREN KADIN: COCO CHANEL… FRANSA’DA 1900’LÜ YILLARIN BAŞLARINDA BİR KADIN OLARAK OĞLAN ÇOCUĞU GİBİ GİYİNMEK NASIL BİR DUYGUYDU ACABA? PANTOLON GİYMEK, SİYAH GİYMEK -DAHA DA KÖTÜSÜ SİYAH PANTOLON GİYMEK- ÇİZGİLİ GİYMEK, MAKYAJ YAPMAMAK VE DAHA BİR çok SÜRÜ ŞEYİN İLKİ OLMAK, BUNLAR COCO CHANEL DEMEK. O ZAMANLAR YAPILABİLECEK EN EĞLENCELİ FARKLILIK DA BU OLSA GEREK

Asıl adı Gabrielle Bonheur Chanel olan Fransız modacı, 1883 yılında Fransa’da dünyaya gelir. Kendinden birkaç yaş büyük olan ablasıyla (Julia) ve annesiyle (Jeanne) birlikte büyür. Babası (Albert Chanel) ve annesi hiç evlenmemiştir. Gabrielle 12 yaşındayken annesi, hastalanır ve ölür. Yetimhaneler, göçebe yaşam derken gençlik yıllarında ablasıyla Moulins’da gazinolarda şarkı söyleyip dans etmeye başlarlar ve bu sırada, ünlü tekstilci Ethienne Balsan’la tanışırlar. Balsan, dönemin ileri gelen baronlarındandır. Coco’yu çok beğenir ve farklı bulur. Ancak asla kendisi için benimsemez. Zaman zaman ona eşlik eder ve kavalyesi olur, fakat asla evlenmez. Coco, ablası evlendikten sonra daha fazla bar şarkıcısı olarak kalamaz, hatta kovulur ve ne yapacağını bilemez, böylece Balsan’ın evinde yaşamaya başlar. Balsan’ın verdiği davetlerde farklı giyim tarzıyla kadınların ilgisini çeker. Şapkalarına mücevher, çiçek ve değerli taşlar koyma-

Hayatına çok erkek girmesine rağmen, hiçbiriyle evlenmedi. Büyük aşkı Boy Capel’le bile evlenmek istemediği söylenmektedir. Evlilik dışı bir ailede dünyaya geldiği için bir kadının bir erkeğe ait olma fikrini hiçbir zaman benimsemedi fakat ilerleyen yaşlarında, “Bu kadar ünüm ve servetim olacağına keşke bir kocam olsaydı,” demiştir.

Bir Klasik Chanel denince akla gelen kapitone 2.55 çantalar, 1955 yılının Şubat ayında tasarlanmıştır. Kadınların el çantalarından kurtulması gerektiğini düşünen Coco Chanel, çantanın meşhur sapını yetimhanedeki bakıcıların anahtarlık zincirlerinden ilham alarak tasarladığını söylemiştir. Farklı çağrışımların doğurduğu bu tasarım, hikayesi yüzünden daha da incelenilir kılar kendini…

74 intown

Asi tavrı, zarafeti, kendi tasarımı olan çanta ve şapkasıyla bu, Chanel’in son dönemlerinde kendini yansıtan fotoğraflarından en iyisi…

Gençlik yıllarında, tek gerçek aşkı olan, onun tarzına ve farklılığına hayran olan ve ona tam anlamıyla destek veren Boy Capel’le.

intown 75


MODA rar. Savaştan sonra, son yıllarında İsviçre’ye taşınır ve mağazalarını açarak çalışmalarına devam eder. Yeni koleksiyonlar üretir, defileler yapar. Ancak çok yalnızdır. Başarılı olmasına rağmen, mutlu sayılmaz. Hastalıklar baş göstermeye başlar ve 1971 yılında bir pazar sabahı Ritz Hotel’de hayata veda eder. Metropol kadınları pantolon olmasaydı ne yaparlardı acaba diye düşündüğüm şu günlerde bunu yaymakta önemli bir rol oynayan bu kadın, daha nelere sahne olmuş bir bilseniz… Benim aklıma Chanel deyince hep tüvit etek ceket takımlar, ciddi elbiseler ve sade şapkaları gelirdi ama favorim, Audrey Tautou’nun “Coco: Chanel’den Önce” filminde canlandırdığı Coco oldu. Herkes gibi ben de Coco’yu pantolonu yaygınlaştırmasından, çizgili bluzlardan ve bronz ten modasından dolayı seviyorum. Sadeliğin en büyük zarafet olduğunu tüm dünyaya gösterdiği için… Çünkü “Stil sahibi kadınlar giysileri giyerler, giysiler onları değil…”

Küçük dokunuşlar, özenli kombinler Kendi imzası gibi kullandığı kumaşlar arasında en ünlülerini sayarsak jarse, tüvit ve dantel bulunur. Kendine aşırı derecede güvenen bu kadın, farklı kesimler ve modelleri denemekten çekinmez. Kadınların etek boylarını kısaltarak diz altı kalem eteği piyasaya sürer ve üzerine kısa, yakasız ceket kombinleyerek maskülen ve femineni büyük bir özenle birbirine karıştırır. Çizgili jarseleri geniş paça bol pantolonlarla birlikte kullanır ve ayakkabı olarak düz makoseni tercih eder. Moda adına kendi kurallarını koyar. Küçük topuklu ayakkabıyı etekle, uzun pantolonları düz ayakkabıyla kullanması, şıklığının temelinde sadelik olduğu içindir. Zamanla Christian Dior, Cristobal Balenciaga, Guccio Gucci gibi erkek desinatörlerin de sektöre giriş yapmasıyla Chanel, çizgilerini belirginleştirircesine aralarında bir kadın olarak yerini alır. 1939 yılında, yani İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla tüm dükkanlarını kapatır ve “Şimdi modayla uğraşmanın zamanı değilw” diyerek Alman ordusuna üniformalar tasarlar. Ayrıca politik görüş anlamında da kendini Almanlara yakın görür. Pek çok farklı kültürden etkilendiğini her fırsatta dile getiren Coco Chanel, savaş yıllarında üst tabaka Alman ordusuyla yakın ilişkiler ku-

76 intown

GERÇEK BİR MODA DEVRİMCİSİ Coco, her yönüyle gerçek bir devrimciydi. Mini etek, pantolon, bronz ten, çizgili bluzlar (Breton Stripe T-Shirt) ve siyah elbise giymek gibi o dönemin tamamen aykırı kıyafet kurallarını moda furyası haline getirip, işlemelerin, korselerin, kat kat giyinmenin çok şatafatlı olduğunu savunuyordu. Boy Capel’le deniz kıyılarında geçirdiği onca vakitten sonra Coco, denizcilerin çizgili kıyafetlerinden ilham aldı ve çizgili bluzları tasarladı. Beyaz tenin soyluluk simgesi olduğu 1900’lü yılların başlarında, Coco’nun koyu tenini saklamaması, aksine bronzlaşması, bunun aslında çok estetik bir akım olduğunu düşünmesi, bir kuralı daha devirmiş oldu. Davetlerde erkeklerin smokini dışında kadınlar, siyah elbise giymezken o, simsiyah ve dar kesimli elbiseler giyerek herkesi kendine baktırmayı başarıyordu.

TSK’ya Chanel imzalı üniforma

Coco Chanel, Paris’te kendi mağazasına girerken

Hepimizin bir yerlerden duyduğu meşhur TSK üniformaları hikayesi… Evet, Coco Chanel, bir dönem Türk Silahlı Kuvvetleri’ne üniforma tasarlamıştır, bunu rica eden de Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. TSK, 1980’lere kadar bu tasarımları giymiştir. TSK’nın şimdiki tasarımcısı olan Arzu Kaprol de Chanel’den sonra değiştirmek istemediği kısımların hep onun tasarımları olduğunu dile getirmiştir.

Her Yönüyle Coco Chanel Ünlü modacının lakabı olan Coco’nun nasıl ortaya çıktığı hakkında üç söylenti vardır: Annesinin çocukken ona söylediği guguk kuşu ninnisinden aklında kalan “Cuckoo”, gazinoda çalışırken söylediği “Ko Ko Ri Ko” ve “Qui qu’a vu Coco” şarkıları sayesinde adını duyurması ve Fransızcada “cocotte” kelimesinin “tutulmuş kadın” anlamına gelmesi, ona gençliğinde Coco Chanel adını sunmuştur.

Fotoğraf: Melike Alpay Coco’dan sonra markayı devralan Chanel’in kreatif direktörü Karl Lagerfeld, Carine Roitfeld’in de yardımlarıyla ev sahipliği yaptığı Little Black Jacket sergisini açıyor ve birçok ünlü ismin siyah ceketle poz verdiği resimler, çok ses getiriyor. Sarah Jessica Parker ve Gabrielle Coco Chanel.

intown 77


Z KUŞAĞI

Hadi Yap! Hazırlayan: Gökçe Gökçeer

TATİL YERLERİNDE, RESTORANLARDA, GİTTİĞİM EV GEZMELERİNDE YILLAR BOYUNCA ŞAHİT OLDUĞUM BİR TABLO VAR: ÇOCUĞUNUN ARKASINDAN TABAKLA KOŞAN ANNELER. ÇOCUĞUN ÇEKTİĞİ ÇİLEYİ, ANNENİN YORGUNLUKTAN BİTAP DÜŞÜŞÜNÜ ANLAYABİLDİĞİMİ SÖYLEYEMEM. İŞİN UZMANLARINA BAKILIRSA ZATEN BU TABLO PEK SAĞLIKLI DEĞİL. AZ SONRA OKUYACAĞINIZ YAZI; YİYECEĞİ VARSA DA ARKASINDAN ISRARLA GELEN TABAKLAR YÜZÜNDEN YEMEYEN TÜM ÇOCUKLAR VE KAN TER İÇİNDE ONLARIN PEŞİNDE KOŞUP YORULAN ANNELER için...

İşin şakası bir yana, bir çocuğun yemek yememesi ya da binbir güçlükle yemesi, annelerin en büyük kabuslarından biri. Konunun uzmanından fikir almak şart, biz de öyle yaptık. Ama önce sizi, benzer sorunlar yaşadığı için alternatif yöntemler üzerinde kafa yoran ve başarlı sonuçlar alan rengarenk biriyle tanıştıralım istedik. Latife Tunç, bir çocuğa yemek ye-

78 intown

dirmenin en ‘estetik’ yolunu bulmuş. Hazırladığı tabaklara bir kaşık da sanat koyan Tunç, sihirlitabak.com adlı sitesinde yaratıcılığını konuşturuyor. Artık anneler, yemek yemekle oyunun tamamen farklı eylemler olduğunu, birbirlerine kesinlikle karıştırılmaması gerektiğini gayet iyi biliyor. Bu durumda onlara belki biraz Sihirli Tabak sunabiliriz…


Z KUŞAĞI yor. Onun kazanımları amacımın çok ötesine geçti. Bunları görmek benim için en büyük mutluluk. Bu tabakları hazırlamak kolay görünse de, iyi fotoğrafçı olmak yeterli değil; iyi resim yapabiliyor olmak gerektiğini de düşünüyorum. Resimle aranız nasıl? Resimle aram iyidir. Takip ettiğim ve çok beğendiğim illüstratörler de var. Bu aralar telefonla fotoğraf üzerine çizim yapmaktan keyif alıyorum. Özellikle esprili ve sevimli şeyler üretmeyi seviyorum.

Ekonomi eğitimi aldınız ama dört yıldan fazla bir süredir tamamen farklı bir alana yöneldiniz. Fotoğraf çekiyorsunuz; doğum, düğün, aslında tüm özel günleri kapsıyor diyebiliriz sanırım... Evet, tüm özel günleri kapsayan fotoğraf çekimleri yapıyorum. Ağırlıklı olarak doğum, bebek ve çocuk fotoğrafları... Çocuklarla çalışmaktan büyük keyif alıyorum. Bu benim için sadece fotoğraf çekmek değil, mutluluk verici bir deneyim. sihirlitabak.com çalışmalarınız içinde nerede duruyor? Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Şu an 5 yaşında olan oğluma kahvaltılarda hoş bir sunum eşliğinde yemediği şeyleri yedirebilir miyim düşüncesiyle başladı. O sıralar 2,5 yaşındaydı ve ağzına peynir sürmüyordu. Peynirleri kurabiye kalıbıyla keserek başlayan ilk tabak denemeleri, her gördüğüm yiyeceği bir şekle benzeterek spontan bir şekilde devam etti. Yaptıklarımı Instagram hesabımda paylaşmaya başladım. Bir süre sonra birkaç arkadaşım bu tabakları bir blogda toplamam konusunda ısrar etti. “Sihirli Tabak” ismi çok içime sindi ve tabakları bu sayfada yayımlamaya başladım. Hepsi şahane görünüyor. Onların yeme problemi yaşayan çocuklarda işe yaradığına dair haberler aldınız mı? Kimi etkili olduğunu söylüyor kimi çocuğunun tabağı bozmaya kıyamadığı-

80 intown

Bize en güzel tabağınızın tarifini verebilir misiniz? Bu, kişiye göre değişir. Benim en sevdiklerim; önceden planlamadığım, birdenbire gözümün önünde beliriveren şekillerle oluştu. Bu nedenle tavsiyem neye bakarsanız bakın, bir an durun ve ona bambaşka bir gözle bakmayı deneyin. Mesela bir gün sahanda yumurtayı tabağa koyarken denizanasına benzettim. Sonra denizanası ahtapota dönüştü. O tabağı hazırlamak 5 dakikadan kısa sürdü ve bence çok güzel oldu.

nı ve yemediğini... Deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki, çocukları yemek konusunda teşvik etmek için oyun oynamak yerine, onlara yemek yemenin gerekliliğinden, yiyeceklerin faydalarından bahsetmek çok daha etkili. Ebeveyn olarak beslenme konusunda yanlış tutumlar sergileyebiliyoruz. Başlangıçta bu tabakları oğlumun kolay yemesini sağlamak için hazırlasam da, zaman içinde bambaşka etkileri olduğunu fark ettim. Bunları oğlumda da görmek beni motive etti. Şimdi oğlum isterse tabağını süslüyor, sonsuz hayal gücüyle neler yapabileceğini keşfediyor, yiyeceği kadar malzeme kullanıp israf etmemeyi öğreni-

Tabakları hazırlarken kullandığınız malzemelerde özellikle dikkat ettiğiniz bir şey var mı? Tabaklarda mevsim dışı meyve ve sebzelerle katkılı, ambalajlı ürünler kullanmıyorum. Her kullandığım malzeme organik olmalı diye bir iddiam yok. Ancak oğlumun sağlıklı olduğuna inandığım gıdaları tüketmesini istiyorum. Uzun raf ömrü olan gıdaları almamaya çalışıyorum. Bu tabakların asıl sihri sizce nedir diye sorsak… Yaratıcılık üzerindeki etkisi bence bu tabakların asıl sırrı. Özen gösterdikçe güzelleşiyor, hayal gücüm gelişiyor ve daha yaratıcı tabaklar hazırlıyorum. Oğlum da bu sürece dahil olmayı seviyor. Bazen birlikte yapıyoruz ve çok eğleniyoruz.


Z KUŞAĞI

İngilizce Ağırlıklı olan Eğitimimizle 1-5 yaş çocuklu ailelere hizmet vermekteyiz.

Beslenme sorunu olan çocuklar için öneriler...

1. Yemek yemesinin karşılığı olarak ona ödül vermeyin. Yemeği pazarlık konusu haline getirmeyin. Yemek yerken çocuğunuzu eğlendirmek yerine, yemeği eğlenceli hale getirin. 2. Olumsuz bir davranış karşısında ani ve şiddetli tepki vermeyin. Çocukça davranışları hoş görün. 3. Yemek saatlerini çocuğunuz çok acıkmadan, uykusu gelmeden, çok yorulmadan programlayın ve bu programa uymaya çalışın. Yemek öncesi iştah kapatıcı yiyecekler vermeyin. 4. Bırakın yiyeceği miktara kendi karar versin. Bunun için yemeklerin hepsi servis tabaklarıyla masaya konulmalı. Ancak seçenekler arasından en az biri sevdiği yemek olmalı. 5. Yemesini kolaylaştıracak önlemler alın. Örneğin, eti küçük parçalara bölün, balığı kılçığından ayırın, yeni tanışacağı bir lezzeti ya da sevmediği yiyeceği sevdiği yiyecekle birlikte sunun. 6. Sağlıklı beslenme koşullarını birlikte hazırlayarak onu da bu sorumluluğa dahil edin. Birlikte organik pazar alışverişi yapın, evde limonata hazırlayın, yoğurt yapın... 7. Sevmediği bir yiyeceğin çeşitleri arasından seçim yapmasını isteyin. Örneğin, pırasalı börek mi, havuçlu pırasa mı yoksa kıymalı pırasa mı istersin... gibi. 8. Yemekte sohbete katılmasına izin verin. Yemek zamanı tatsız konulara asla yer vermeyin. Bir problem hakkında konuşulacaksa bunu yemekten sonraya bırakın. 9. Rol model olun. Siz de öğünlerinizi atlamadan ve sağlıklı bir biçimde yemelisiniz ki, sizi örnek alsın. 10. Yemek saatinin amacının sadece karın doyurmak olmadığını, aile bireylerinin buluştuğu kıymetli bir zaman dilimi olduğunu anlamasına ve sofra adabını öğrenmesine yardımcı olun.

82 intown

11. Yemek müziğinizi, önceden sizin belirlediğiniz seçenekler arasından seçmesini isteyin. Hatta aile bireyleri sırayla bu seçim hakkını kullanmalı. 12. Sofrada rahat ve yiyecekleri görebilecek yükseklikte oturmasını sağlayın. 13. Kullanacağı çatal, kaşık vb. araç gereçleri yaşına uygun boyutta seçin. 14. Yemek yemek istemiyorsa zorlamayın. Bir sonraki öğün mutlaka acıkacaktır. O gün ara öğün vermeyin ya da duruma göre miktarı azaltın. 15. Yemeği çabuk bitirmesi için acele etmeyin ama oyalanmasına da izin vermeyin. 16. Besinleri birbiriyle karıştırmak yerine, kendine özgü tatlarıyla farklı özelliklerini ayırt etmesini sağlayın. 17. Çok seviyor diye aynı yemeği sık pişirmek yerine çeşitli şekillerde pişirip, farklı ve renkli sunumlar hazırlayın. Bu basit ama önemli noktaları uygulamaya özen gösterdiğinizde, çocuğunuz ve sizin için yemek yemek problem olmaktan çıkacaktır. Bütün bunlara rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa bir uzmana başvurmanızı öneririm.

Öğr. Gör. Nurperi Sayın İstanbul Aydın Üniversitesi A.B.M.Y.O Çocuk Gelişimi Programı

- Haftalık konular

ÇOCUĞUNUZ

İÇİN

Yİ İ Bİ R

BASLANGIÇ

- Düzenli günlük program ve değişken içerik - Oyun - Kitap - Sanat - Müzik - Drama - Modern dans - Bale - Aşçılık - Math and Chess - Konsantrasyon aktiviteleri - Zamanı planlama ve bu plana uyma -Fiziksel hareketleri destekleyen spor ve dans -Programı destekleyici gezi ve aktiviteler - Uzman psikoloğu desteği - Branşlarında uzman eğitim kadrosu

Göktürk Mah. Köprübaşı Cad. No:7 Eyüp-İSTANBUL Tel:+ 90 (212) 227 64 25 Gsm: 0542 894 18 95 e-mail: info@kidscountrypreschool.com - www.kidscountrypreschool.com

Yapımcı Ajans 0212 322 51 98

İnsan yaşamında olumlu ya da olumsuz davranışların temelleri 0-6 yaş arasında atılır. Kritik dönem olarak adlandırdığımız bu dönemde uygulanan eğitim, gelecekte çocuğun davranışlarını etkileyecek alışkanlıklarını oluşturur. Bilindiği gibi alışkanlıklar zamana ve tekrara bağlı olarak gelişme gösterir. Bu yüzden ebeveyn ve eğitimcilerin sabırlı olması ön koşuldur. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde davranışsal bir problem olarak öne çıkan beslenme sorunlarının görülme sıklığı, konunun önemini ortaya koymaktadır. Çocuklarda beslenme sorunları; yemek seçmeyle birlikte belli yiyeceklere odaklanma, az yeme, yemeği reddetme veya aşırı yeme şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu durum; ailenin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı, çevre faktörleri, biyolojik ve psikolojik faktörlerle ilişkilidir. Sağlıklı yaşamda önemli kazanımlardan biri olan doğru beslenme disiplinini oluşturmak için, erken çocukluk döneminde bazı önlemler almak gereklidir. Çocuğunuza doğru beslenme alışkanlığı kazandırmada çözüm yolları:


Kemer Golf Resort Kidsville İle GUSTO

Doğanın Kalbinde

Eğlence Zirvede! Ho Math and Chess Kazanımları

C

M

Doğa içindeki çok büyük kapalı alanı ile Kidsville sadece çocuklara özel bir dünya

Y

CM

Kidsville, orman içinde 4-12 yaş grubu çocuklar için ayrı ayrı düzenlenmiş parkurlarda çocuklara yaşıtlarıyla kaynaşma ve eğlenceli maceralar yaşama fırsatı sunuyor. Ormanın tertemiz havasında, güvenli ve keyifli oyunların oynandığı park hem çocuklar hem de ebeveynlerden tam not alıyor. Yeni nesil şişme oyuncukları içinde barındıran kapalı oyun parkı Kidsville, 4-12 yaş grubu çocukların kendilerini kaybedip, eğlenceden çılgına dönecekleri bir merkez. Futbol sahası, top havuzu, kaydıraklar, balonlar, oyuncak atlar gibi birçok alternatif oyun alanında çocukların keyifli bir gün geçirmesi için her şey düşünüldü. Bünyesinde bulunan kafesi ile çocukların sevdiği yiyecekleri sunan Kidsville, doğum günü partileri için de vazgeçilmez bir mekan…

Analitik düşünme I İş birliği yaparak çalışma ve planlama yapma İleri matematik ve geometri becerisi I İmgesel bellek I Hafıza Öğrenilen bilgileri zihinde yapılandırma I Üç boyutlu düşünebilme Probleme özgü bilgi kaynaklarını tanıma, çözüm yolu belirleme Okuma ve sözel becerileri geliştirme I Konsantrasyon Stres yönetimi I Çoklu zeka becerisi geliştirebilme Zaman yönetimi I Çoklu kavram

MY

CY

Satranç I Satranç ve Matematik I Hızlı Okuma I Eğitim Koçluğu Dikkat Etkinlikleri I İngilizce I Etüt

CMY

K

Pazartesi hariç her gün açık olan Kidsville çalışma saatleri: Hafta içi 09:00-18:00 Hafta sonu: 11:00-20:00 Kidsville doğum günü partileri 11:00-14:00 ve 14:30-17:30 saatleri arasında. Ayrıntılı Bilgi İçin 0 212 239 70 16

www.figurakilakademi.com 0212 294 16 62 0532 351 12 88 84 intown

intown 85


GÖKTÜRK’TE EKSTREM ŞEYLER OLUYOR!

YENİ

Alp Çekici

EV DAVETLERİ VE BUTİK CATERING ARAYIŞINDA OLANLAR İÇİN:

TEZGAH

Murat Kılıçaslan

Ekstrem Motor Göktürk'te !

Yazı: Sim Yener Göktürk’te davet verecekseniz ya da iyi ve leziz ev yemeğine ihti“take away” ve “butik catering” odaklı bir model seçmişler ve meyacınız varsa, pek fazla seçenek yok ne yazık ki. Tezgah bu önemkanda oturma alanını sınırlı tutmuşlar. Menünün ağırlığını mevsim li açığı gidermeye aday. Kapıdan girer girmez kendinizi bir evin geitibariyle salata, meze ve zeytinyağlı çeşitleri oluşturuyor. niş mutfağında hissettiğiniz Tezgah’ın yaratıcı şefi Alp Çekici’nin Her gün günün sıcak yemeği değişiyor. Böylelikle her geldiğinizde çalışma alanı olan ve mekana adını veren kocaman bir tezgah ile farklı lezzetle buluşma imkanını elde ediyorsunuz. Müdavim yapakarşılaşıyorsunuz. Modern, sıcacık dekorasyonu insanıda tüm yecak kadar lezzetli zeytinyağlıları var. Türk mutfağını füzyon dokumeklerden tatma arzusu uyandırıyor. Zaten pek de büyük olmanuşla modernleştirmiş Alp. Denediklerimden kinoa salatası, portayan mekanda bu tezgahın dışında yemekleri görebileceğiniz bir kallı enginar, kabak carpaccio ve imam bayıldı oldukça hoş, damakbuzdolabı ve fırın ile satışı yapılan sınırlı sayıda yöresel ürünün serta iz bırakacak kalitede. Fırından sıcak çıkmış cevizli ekmekle hargilendiği raflar yer alıyor. manlanmış zeytinyağına bir de Alp ve Murat’ın servisi eklenince keyAlp’in çalışma alanı buradaki lezzetleri eve götürmeden tatmak fine doyum olmuyor. Yemekler sadece günlük taze sebzelerle, hiçisteyenler için masa olarak da kullanılıyor. Böylelikle  yemeğinizi bir katkı maddesi kullanmadan özgün bir yorumla pişiriliyor ve her yerken iki kafadar Alp ve Murat ile sohbet etme imkanı da buluyemek reçetelendiriliyor ki ilerde başka şubelerde kolaylık olsun. yorsunuz. Yaptıkları işi o kadar zevkle anlatıyorlar ki, bu başarı hiTezgah’ta bir kişi ortalama 20-30 TL civarında keyifli bir yemek kayesinin kahramanı olma arzusu ile siparişinizi iştahla yemeye yiyebilirsiniz ama hem tüm yemeklerden tadımlık yapıp hem de başlıyorsunuz. Aslında başlangıçta sadece eve servis yapan bir ana yemek yerseniz midede fazla yer kalmaz, dikkatli sipariş vermutfak planlamışlar ama yoğun talep nedeniyle dükkamekte yarar var. Yediğim rosto ve somon ızgara çok leznın önündeki terasta iki küçük masada isteyen müşterizetliydi. Paket serviste fiyatlar kilo üzerinden hesaplanılerine de servis yapıyorlar. yor. Evde yemek yapmaktan kaçanlara ya da evde daTezgah’ın hikayesi ise şöyle: Tezgah, yemeğe gönül vet planlayanlara iyi bir seçenek.Tabii önceden planveren iki arkadaşın tatmış oldukları lezzetlamak kaydıyla… Farklı konseptler de suNeden gitmeli? Portakallı leri sevdikleriyle paylaşma hayaliyle kurulnan Tezgah, servis ekibi ve aşçı desteği de enginar ve zeytinyağlıları deneyip, Alp ve Murat’ın muş. Konsept olarak yoğun günlük hayat verebiliyor. sohbetini dinlemek için. koşuşturmacası içerisinde hem lezzetli hem Beğendim: Buradaki her şey sağlıklı hem de hesaplı yemek isteyenlere farkgünlük yapılıp, malzemeler Merkez Mah. Kemer Corner Sitesi Tan Sok. yerel üreticilerden katkı lı bir alternatif sunmak istemişler. Bu nedenle

86 intown

maddesiz alınıyor. Beğenmedim: Ana yemekte az seçenek var.

No:1/C Göktürk (0212) 924 99 85

• Satış • Servis • Garaj • Eğitim • Kiralama

KTM İstanbul Avrupa Yakası Yetkili Satıcısı ve Sherco Motorcycles Türkiye Distribütörü Ekstrem Motor’la Göktürk aradığı heyecana kavuşuyor. Üstelik moto garaj hizmetiyle endurolarınızın getir götür derdi de bitiyor! Size de patikaların, yangın yollarının, plajların, eski madenlerin ve kayalıkların keyfini çıkarmak kalıyor.

EKSTREM MOTOSiKLET LTD. Artell Forum Çarşısı, İstanbul Caddesi, No: 38/19 Göktürk/İSTANBUL info@ekstremmotors.com www.ekstremmotors.com

Tel: (0212) 999 59 60


YENİ ÇOCUKLUĞUMUZUN SAF DONDUMACISI YENİ LEZZETLERLE

DONDURMACCİ’DE Dondurmacci markasını şöyle tanımlıyor: “Kaymak, limon ve kakao bu aşkın en saf en katkısız haliydi... İşte o günlerde başlayan platonik bir sevdanın, bugün ilan-ı aşkıdır ‘Dondurmacci’. Günümüz toplumunun doğala dönme ve gıdasına sahip çıkma ihtiyacına bir cevap olarak; tadı mazide, tınısı kulağımızda kalan o saf ve doğal dondurmayı günümüze taşıma çabasıdır.” Isparta’nın gülü, Çeşme’nin sakızı, Bodrum’un mandalinası, Antep’in fıstığı, Giresun’un fındığı, Datça’nın bademi, Antalya’nın portakalı, bergamotu, Bursa’nın şeftalisi, vişnesi, çileği, Maraş’ın salebi, İstanbul’un akasyası, Aysun Hanım’ın özenle, gözü gibi baktığı asil kızlarından elde ettiği iksiri o güzel sütü ile birleşiyor. Üstüne üstlük bu lezzetlere ne gıda  boyası, ne gıda aromaları ve ne de glikoz şurubu katılıyor!

Neden gitmeli? Gıda boyasız, gıda aromasız ve glikoz şurupsuz doğal dondurma yemek için. Beğendim: Light dondurma seçeneği var. Beğenmedim: Mekan arkada kalmış o yüzden geç keşfedebildik.

DIAMOND MOTORS

www.diamondmotors.org

Dünya lezzetlerine de yabancı değil Dondurmacci. Madagaskar’ın vanilyası, Fransız Valrhona kakaosu, Brezilya kahvesi, İran safranı, Provence’ın lavantası ve daha nicelerini burada tatmanız mümkün. Dondurmacci, doğal lezzetlerden oluşan zengin ve farklı seçenekleri ile Göktürk’ün favori dondurmacılarının arasında yer almaya aday! Deneyince hak vereceksiniz, dondurmaları gerçekten lezzetli. Farklı ürünleriyle 150 çeşide yakın dondurma yapılıyor. Lavantalı dondurma farklı ama lezzetli bir tat. Bodrum mandalinalı olan dondurmasını da yerken taze meyve tadını alıyorsunuz. Bergamot çikolata ve zencefilli limon  sorbe farklı ve çok lezzetli… Mekanın ayrıca paket servisi de var. İstanbul Caddesi Arcadium Life II No: 26 Dükkan No: 20 Göktürk 0 (212) 322 81 80

KASAP’TAN ET LOKANTASI AKIMINA

ONUR KASAP DA KATILDI

Neden gitmeli? Şinitzel ve kasap köftesini denemek için. Beğendim: Güler yüzlü personel, iyi malzemeden et ve ocakbaşında pişirilme seçeneği var. Beğenmedim: Ne kasap ne de et lokantası olmuş. Biraz ondan biraz bundan derken tam çizgi oturtulamamış.

88 intown

Nusr-et’in her gün büyüyen şöhreti tüm kasapları et lokantasına dönüştürme hayaline sürüklüyor. Göktürk’ün ünlü kasabı Onur Kasap da bu akıma kapılıp, İstanbul Caddesi’nde Onur Et’i açtı. Kapıdan girişte sağda büyük et dolabı sizi karşılıyor. Keşke bu dolap eski dükkanda kalsaydı dercesine dolabı geçip lokantaya ulaşmaya çalışırken, bu kez de ocakbaşının tüten dumanları eşliğinde yerinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Et kokusu üzerimize sinmeden bahçeye geçmeyi başardık. Masaya oturduğunuzda gelen sıcak lavaş ve tulum peyniri açlık bastırmak için çok başarılıydı. Keşke diğer yediklerim için de aynı yorumu yapabilsem. Favori yemeğim Lokum siparişi verdim. Maalesef hem sert hem de hayal ettiğimden çok uzaktı. Salatanın ise fazla bir özelliği yoktu. Masadaki siparişlerden Şinitzel ve kasap köfte ise nispeten daha lezzetliydi. Şinitzel klasiği patates salatası yerine patates kızartması ise biraz özensiz bir mutfak şefi olduğu izlenimi bıraktı. Menü zengin, et konusunda her tür talebe yetecek türde oluşturulmuş. Onur özel salata 15 TL, kuzu külbastı salata 30 TL, et burger 20 TL, taş fırından pideler 1519 TL arasında . 5-6 kişilik olan Onur metrelik kebap ise 150 TL .Ana yemeklerden dana pirzola 62 TL, dana bonfile 40 TL olarak ücretlendirilmiş. İstanbul Caddesi Arcadium Life:2 26/I Göktürk (0212) 322 40 01

0 ve 2. EL

ARAÇ ALlM-SATlMl

Bilgi için;

Aret Demirci 0544 547 69 43 - 0530 225 57 00 Sarven Cancik 0544 298 36 70 İstanbul Cad. Country Life Sitesi B Blok No: 82 Göktürk EYÜP/İSTANBUL


Durusu Park Atlı Spor ve Binicilik Tesisleri Manej Restaurant keyfi

Hafta sonu güne kahvaltıyla başlayıp akşama doğru şömine karşısında içeceğinizi yudumlayabilirsiniz. 150 kişi kapasiteli restoranımızda her türlü davet ve organizasyona ev sahipliği yapabilir, doğayla iç içe muhteşem manzaralı bu atmosferi dostlarınızla paylaşabilirsiniz.

Yetişkin ve çocuklar için eğitimler Binicilik kulübümüzde, Türkiye Binicilik Federasyonu sertifikalı eğitmenlerimiz tarafından eğitim verilmektedir.

Balkan ve Avrupa şampiyonu olan milli sporcularımız Mustafa Ülkan Delikan, Sencer Can, İrge Böke ve Asu Böke Öztamur Durusu Atlı Spor ve Binicilik Tesisleri’nde profesyonel eğitimler vermektedirler. Milli ve profesyonel binicilerin yanı sıra hobi amaçlı at binmeyi seven herkese ideal bir ortam sunan tesisimiz, orman içinde yer alan 6 km’lik özel parkuruyla da siz değerli binicilerimize hizmet etmektedir.

Ulaşım ve iletişim

Binicilik Kulübümüz şehir merkezine 35 km, Göktürk’e 15 km mesafede bulunmaktadır. Tesisimize TEM otoyolu Hasdal çıkışından Göktürk-Tayakadın yolunu takip ederek veya HadımköyYassıören köyünü takip ederek ulaşabilirsiniz.

Doğanın içinde doğal bir yaşam

Şehrin gürültüsünden uzak, doğayla iç içe, merkeze 30 dakikalık mesafede bulunan ve dostlarınızla güzel vakit geçirebileceğiniz Durusu Atlı Spor Tesisleri, İstanbul’un en büyük su havzasının olduğu Terkos Gölü kıyısındadır. Orman içinde tamamı 22 dönümlük arazi üzerinde kurulu tesiste 45 x 90 m ebatlarında açık manej ve 15 x 35 m ebatlarında kapalı manej bulunmaktadır. Burada, orman içindeki atlara özel yolu takip ederek, göl kıyısına kadar muhteşem bir gezinti yapma imkanı bulabilir, tesisimizde yer alan 50 adet ahır ve padoklardan her gün hizmet alabilirsiniz.

Atlarımız ve at bakımı

Kendimize ait atlarımızla saatlik veya günlük binicilik dersleri alabilirsiniz. Arzu edenler için, at sahiplerine alternatif ve özel bakımlarla 24 saat at pansiyonu hizmeti de sunulmaktadır.

Durusu Park Atlı Spor ve Binicilik Tesisleri Boyalık Mahallesi Oğuzer Sokak Durusu Park Villaları No: 23 Arnavutköy-İstanbul Tel: (0212) 767 91 19 / Faks: (0212) 767 91 18


KÜLTÜR SANAT

“ENKAZ” EKİM’DE

Perdesini Açıyor!

Craft’ın geçtiğimiz yıl sahnelenen oyunu “Enkaz”, bu yıl Ekim ayında seyirciyle buluşuyor. “Enkaz”ın oyuncularından Lesli Karavil ile hem oyunu hem de halihazırda devam eden diğer projelerini konuştuk. “Enkaz”, monologlardan oluşsa da bir şekilde seyirciyi de oyuna dahil eden bir oyun. Oyunu izlemeyenlere anlatmak isteseniz, ne vurgularsınız? Kısaca “Enkaz”, hayatımıza dahil olan, bir çoğumuzun yaşadığı, yaşamadıysa da çok benzer hissettiği anları seyircinin gözü önüne seren bir oyun. Oyuncu seyirci ilişkisi oyunun dinamiğini etkiliyor elbette. Bu da bizim için de heyecan verici oluyor. Hepimiz farklıyız ve hepimizin tepkileri de farklı. Bu da oyunun dinamiğini zirvede tutuyor. Sizi «Ankara’nın Dikmeni»nde de izliyoruz. Enkaz ekibinde diziden tanıdığımız başka simalar da var. Diziye nasıl dahil oldunuz? Gözde Kansu ile “Enkaz”da birlikte oynuyoruz. Kendisi bizlere ön ayak oldu. Tek bölüm için hatıra amaçlı başladığımız bir dizi projesiydi. Berrin Şeker ile birlikte sürekli hale dönüştü. Tiyatro ve dizi dışında harika bir işe imza atıyorsunuz. İstanbul’daki alternatif kültür-sanat etkinliklerini her perşembe Le Cool’dan öğreniyoruz. Hem tasarımı hem de kullandığı dille öncü sayılabilir. Henüz tanışmayanlar için, Le Cool nasıl bir platform?  Le Cool İstanbul, yaklaşık 10 yıldır yayınladığımız bir alternatif dijital şehir rehberi. Şehirde bulunan en iyi etkinlikleri ve gidilmesi değer mekanları sizlere sunuyor. Sadece İstanbul’da 30.000 takipçisi olan, Avrupa’nın bir, çok ülkesinde de bulunan ve yaklaşık 250.000 üyesi olan bir internet sitesi...

Göktürk Açık Atölye etkinlikleri sona erdi Ressam-heyleltıraş Semra Özümerzifon öncülüğünde 2009’da ilk adımı atılan ve heykel, keçe, kolaj, mozaik, seramik, resim, takı ve ürün tasarımı alanlarında çalışan 22 kişinin oluşturduğu Zekeriyaköy Sanat Grubu, yaşadıkları çevreyi sanat köyüne dönüştürebilmek amacıyla yola çıktı. Dört yılın sonunda Süreyya Acar’la birlikte Göktürk’ü de içine alan topluluk bu yıl 27-28 Eylül’de 6 farklı atölyede 41 sanatçının eserlerini sergiledi. Sergide yer alan isimler ve çalışmaları; Süreyya Acar / Seramik, Karışık Teknik Hacer C.Alptekin / Seramik, Resim Nurgül Arıkan / Exlibris, Grafik Sanatlar Perlet Boveland / Resim Demet Ekinci / Seramik Aylin Z.Ertem / Heykel, Takı Tasarım Gülden Günaydın / Gravür, Resim, Exlibris Ayşegül Koç / Resim Ebru Örmen / Resim ,Heykel Özgür Özer / Mozaik

92 intown


KÜLTÜR SANAT

EMLAK EMLAKDANIŞMANLIĞI DANIŞMANLIĞI

ARSA FİYATLARI ARTACAK MI? CAFE

Tek Yetkili

FERNANDO RAFLARDA!

G Ü V E N İ L İ R D O Ğ R U T E K ADRES

Kemer Country

500m² Dekorasyonlu, Kemer Country Büyük Bahçeli, H Tipi 6+2 Villa 3.150.000USD 350m² Müstakil Bahçeli, Havuzlu, İki Web Katlı İlan 5+1No: Villa322.500.000USD İlkin WebYOĞURTÇUGİL İlan No: 731 0533 223 88 30

Cenk Sönmezsoy’un Cafe Fernando adlı blog’unun takipçileri artık daha mutlu!

İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Çünkü uzun zamandır beklenen Cafe

Kemer Country Kemer Bahçe

225m² Havuz ve Göl Önü, Köşe, Kemer Country

Özel Bahçeli, Divan 4+1 BahçeBahKatı 800m² Havuzlu, İçi Tipi Yenilenmiş, 1.000.000 USD Villa 5.000.000USD çeli 5+2 Müstakil İlan No: 1492 –Web 9.000USD İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30 Web İlan No: 1093- 1092 Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

Kemer Country Lale Kasrı

210m² Güney Cepheli, Dekorasyonlu, Kemer Country 4+1 ‘denGolf 3+1 ve ‘e Dönüştürülmüş Daire,Ha650m² Gölet Manzaralı 3.000 vuzlu USD 4+2 Müstakil Villa 10.000USD Web Webİlan İlanNo: No:1461 1111 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

Kemer Country

İstanbul & İstanbul Evleri

450m² Havuzlu, 60m² YalıKonaklar Salonlu 8+2 Müstakil İstanbul 185m² Doğa 3+1 Bahçe Kemer Country & Manzaralı, İstanbulKeyifli Evleri Villa 3.750.000 USD – 9.000 190m² Göl Manzaralı, HisarUSD Tipi 3+1 Web İlan No: 348 – 1460 Daire 680.000USD4.000TL Seden AKYÜZ 0533 302 35 38 Web İlan No: 762 – 1108 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Dubleksi 850.000USD 320m² Havuz ve Göl yanında 6+1 Web İlanVilla No: 1.375.000USD 1542 Tripleks İlkin YOĞURTÇUGİL Web İlan No: 959 0533 223 88 30 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

181m² Göl ve Manzaralı, Köşe, İçi İstanbul & Doğa İstanbul Evleri Yenilenmiş 3+1Büyük Daire 850.000USD – 5.000TL 265m² H tipi, Bahçeli, Köşe 5+1 Web İlan No: 704 – 1027 Villa 1.550.000USD İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Tarihin izinde: Hacer Ceren Alptekin

94 intown

Göktürk’te yaşayan, Kemerburgaz’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren ve birçok uluslararası festivalde ‘Geleneksel Türk Sanatları’ alanında ülkemizi temsil eden resim ve seramik sanatçısı Hacer Ceren Alptekin, 15-17 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek 3. Uluslararası Seramik ve Cam Kongre Sergisi’nde, Anadolu Selçuklu milli serveti ve izleri üzerine yoğunlaşıyor. ‘Anadolu Ortaçağ Arkeolojisi’ ışığında 13. yüzyıl mimari detaylarını çalışmalarına yansıtan sanatçının da katılacağı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Kampüsü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı’nda gerçekleşecek sergide; Arjantin, ABD, Güney Kore, Tayland, Türkiye, Fransa, Kanada, Ukrayna ve İrlanda’dan oluşan jüri üyelerinin seçtiği 65 ulusal ve uluslararası sanatçının eserlerini izlemek mümkün. Hacer Ceren Alptekin’in bu etkinlikte yer alması onur verici.

Web İlan No: 234 – 649 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Yetkili Tek Tek Yetkiliyiz.

Web İlan No: 958 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Mesa Yamaç Evleri

185m² Aydınlık, Ferah, Bakımlı 3+1 İstanbul & İstanbul Evleri Bahçe 5.500 TLGöl ve Doğa Manza181m²Katı 2.Etap’da Web İlanDaire No: 1553 ralı 3+1 700.000USD - 4.100TL İlkin 0533 223 88 30 WebYOĞURTÇUGİL İlan No: 87 – 1028

İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Yeshill

250m² Balkon ve Teraslı, Orman Manzaralı Neovista 4+1 Çatı Dubleksi 410.000 USD 350m² Her Odasında Web İlanDekorasyonlu, No: 1377 Gömme Dolapları olan788 6+193Çatı Cemil SARİATAŞ 0535 96 Dub-

leksi 1.200.000USD – 5.500USD Web İlan No: 902 - 901 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

İstanbul Bis

250m² İyi Konumda, Kış Bahçeli 5+1 İstanbul & İstanbul Evleri Bahçe 750.000Keyifli USD 3+1 Bahçe 181m2Tripleksi İyi Konumda, Web İlan No: 1462 Dubleksi 800.000USD -5.000TL İlkin WebYOĞURTÇUGİL İlan No: 670 –0533 1072223 88 30

İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Arketip

140m² İyi Konumda, Aydınlık , Ferah Countrylife 2+1 Daire 415.000 USD 154m² Web İlanTüm No: Odaları 1372 Aydınlık, Gömme Dolaplı, Giyinme0535 Odalı788 3+193Daire Cemil SARİATAŞ 96

650.000TL Web İlan No: 890 Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

İstanbul & İstanbul Evleri

320m² Büyük & Bahçeli, Köşe, HEvleri Tipi İstanbul İstanbul 2 4.750 USD 5+1 Villa 181m Göl ve Doğa Manzaralı Web İlanBüyük No: 1410 ,Köşe, Balkonlu 3+1 Daire İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

770.000USD – 4.500TL (Eşyalı 5.500TL) Web İlan No: 704 – 1027 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Aytek Evleri

240m² Aydınlık, Ferah, Görülmeye Değer Panorama 4+1 Çatı Güney-Batı Dubleksi 1.350.000 TL 350m² Cepheli, Web İlan Manzaralı No: 1337 5+1 Çatı Dubleksi Orman Cemil SARİATAŞ 93 96 3.000USD Web0535 İlan 788 No: 1119

İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Neo Gölpark

1.100m² Arsa İçerisinde 325m² Kapalı Alan, Yatırımcıya Uygundur 2Yeshill Araçlık Otopark, Özel Su Depolu 4+2 165m2 Villa İyi Konumda, Büyük Müstakil 1.400.000Aydınlık, USD – 7.000 TL Tip 3+1 Daire 630.000TL Web İlan No: 1428 - 1567 İlkin YOĞURTÇUGİL Web İlan No: 11350533 223 88 30

Cengiz ÜRPER 0533 360 93 08

Saban Residence

200m² 4+1 ‘& denİstanbul 2+1 ‘e Dönüştürülmüş, İstanbul Evleri

Tek Yetkiliyiz.

Tek Yetkiliyiz.

İstanbul & İstanbul Evleri

250m² İki Cephesinde Göl Manzarası, İstanbul & İstanbul Evleri İçi Yenilenmiş, Odası Dolaplı 220m² GölHer Manzaralı, Büyük5+1 Townhouse 1.250.000USD Teraslı, Kullanışlı 4+1 Çatı Dubleksi Web İlan No: 1353 1.000.000USD – 6.000TL İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Tek Yetkiliyiz.

İstanbul & İstanbul Evleri

Tek Yetkiliyiz.

bağlanan aylık 250.000’in üzerinde okuru bulunuyor. Sönmezsoy’un son dört senedir üzerinde çalıştığı kitabı, hepsi sayısız deneme sonucunda geliştirilmiş ve farklı mutfak deneyimlerine sahip bir grup gönüllü tarafından denenmiş, 100’ü aşkın yepyeni tatlı ve hamurişi tarifinden oluşuyor. Deneyenlerin kafalarında en ufak bir soru işareti olmadan ilerleyebilmeleri ve fotoğraflarda gördükleriyle birebir aynı sonucu almaları için tüm püf noktalarıyla anlatılan tariflere, kimi zaman ortaya çıkış hikâyelerinin anlatıldığı, kimi zaman da farklı damak tatlarına göre nasıl şekillendirilebileceklerini anlatan yazılar ve tamamı yazar tarafından doğal ışıkta çekilmiş 250’ye yakın fotoğraf eşlik ediyor.

Tek Yetkili

2005 yılından beri hem İngilizce hem de Türkçe olarak yayınlanan Cafe Fernando blog’u, Times gazetesi tarafından “Dünyanın En İyi 50 Yemek Blogu”ndan biri olarak gösterilmiş, Altın Örümcek Web Ödülleri’nde “Türkiye’nin En İyi Blogu” seçilmiş, Amerikan yemek dergisi Saveur’ün düzenlediği yemek blogu ödüllerinde de üç sene arka arkaya 40.000 blog arasından sıyrılarak “Yılın En İyi Seyahat Blogu”, Dolce & Gabbana’ya özel brownie tarifiyle “Yılın En İyi Özgün Tatlı Tarifi” ve My Chez Panisse yazısıyla da “Yılın En İyi Yemek Yazısı” ödüllerine layık görülmüştü. Daha önce New York Times, Washington Post, San Francisco Chronicle, Guardian, The Independent ve Gourmet gibi köklü yabancı basın organlarının da övgüyle söz ettiği Cafe Fernando’nun 200’ü aşkın ülkeden

Yetkili Tek Tek Yetkiliyiz.

Fernando kitabı raflardaki yerini aldı.

Mesa Yamaç Evleri

200m² Havuz 44m² Salonlu, İstanbul & Cepheli, İstanbul Evleri

3 Cephesi Dekorasyonlu Daire İyi Konumda 1.380.000 TL Köşe3+1 3+1Daire Townhouse 5.000TL 181m² GölAçık, ve Doğa Manzaralı 3+1 Ara 190m² 625.000 650.000USD USD – 4.500 TL Webİlan İlan No: No: 1516 Web 813 Dubleks Web İlan No: 1343 – 1440 Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30 Web İlan No: 18 Cemil SARİATAŞ 0535 788 93 96 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Panorama

175m² İyiKemerburgaz Konumda 3+1 Bahçe Katı Mesa Evleri

725.000 325m² İyiUSD Konumda, Köşe, Bakımlı WebVilla İlan No: 101 5+2 1.300.000USD Ahmetİlan AKBULUT 0533 235 79 71 Web No: 327 Seden AKYÜZ 0533 302 35 38

Sıra Evler

330m² 3+1+1 YardımcıEvleri Odalı, 9m² Depolu, Sabancı Burgaz 3 Cephesi Açık Daire 550.000 USD 700m² 2 Dönüm Bahçe İçerisinde, Web İlan Büyük TipNo: 6+3656 Villa 3.000.000USD – Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71 9.000USD Alternatifler vardır 3.600.000USD Web İlan No: 1121 – 1106 - 1007 İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Davutpaşa Mevkii’nde

Silivri

450m² 2 Dönüm Bahçe İçerisinde Müştemilatlı, 785m² 30.000m² Bahçe İçerisinde 13+2 Kemerburgaz ‘da Doğa Bakımlı, Oturuma HazırDavutpaşa 6+1 Müstakil Villa Havuzlu,Country Deniz Manzaralı, Meyve Ağaçları 2 450m 1,5 Dönüm Bahçe(Anaokulu İçeri- içinde 140m² Büyük 2.250.000USD6.500USD ile Çevrili VillaBalkonlu, 4.250.000Keyifli USD 2+1 sinde, Havuzlu 5+1 Villa Daire uygundur) Web İlan No:Müstakil 1557 - 1290 Web 310.000USD İlan No: 1527 – 3.000TL (Eşyalı) İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30 İlkin YOĞURTÇUGİL 1.900.000USD – 5.500USD Web İlan No: 1099 -0533 1075223 88 30

Alternatifler Vardır 1.800.000USD Web İlan No: 542 – 170 - 1136 Ahmet AKBULUT 0533 235 79 71

FIRST IN KEMER EMLAK DANIŞMANLIĞI FIRST IN KEMER EMLAK DANIŞMANLIĞI

İlkin YOĞURTÇUGİL 0533 223 88 30

Belediye No:17Doğa /B Doğa Koleji Göktürk/Eyüp/İstanbul BelediyeCaddesi Cad No:17/B Koleji YanıYanı Göktürk-Kemerburgaz-İST. Ofis322 Tel 0212 00 / 322322 61 65 0212 322 223 61 67 TEL.212 48 00322 PBX48 FAKS:212 61Faks 67 GSM:0533 88 30 w w w. f i r s t i n k e mwww.firstinkemer.com e r. c o m - i n f o @ f i r s t i n k e m e r. c o m


TAM ZAMANI

Dileyen misafirlerimiz için DUMANLI HAVA SAHAS I

Balık

SEZONU AÇILDI!

ESKİDEN KİME SORSANIZ ‘DENİZDEN BABAM ÇIKSA YERİM’ DERDİ. ÜSTELİK BABALARININ DENİZE NE ZAMAN GİRİP ÇIKTIĞININ DA BİR ÖNEMİ YOKTU. AMA ARTIK BALIKLAR VE BALIK YEMEK KONUSUNDA DAHA BİLİNÇLİ BİR TOPLUM OLMA YOLUNDA HIZLA İLERLİYORUZ. AKSİ HALDE, ZATEN ARTIK DENİZDE YİYECEK PEK ÇEŞİT KALMAYACAK. EĞER BALIK ZAMANINDA VE UYGUN ŞEKİLDE TÜKETİLİRSE, HEM DAHA LEZİZ SOFRALAR KURULUR HEM DE BALIK TÜRLERİNİN YOK OLMASININ ÖNÜNE GEÇİLMİŞ OLUR.

Ocak

Mayıs

Eylül

Uskumru, lüfer, palamut, istavrit bu dönemde çok lezzetlidir. Kefal ve hamsi en yağlı olduğu zamandadır. Çinekop, kofana ve mezgit, tekir ve kırlangıç boldur.

Levrek, barbunya, dil balığı, tekir ve iskorpit çok lezzetlidir. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit için ise veda vakti gelmiştir, çünkü yağlarını kaybederler. Kefal hâlâ lezzetlidir.

Sardalya ve kılıç balığı çok lezzetlidir. Palamut çok iridir ve tüm pişirme şekillerine uygundur.

Şubat Kalkan mevsimi başlar ve mayıs sonuna kadar devam eder. Tekir bol, kefal lezzetlidir. Uskumru, lüfer ve palamut yağını kaybeder.

Haziran

Mart

Temmuz

Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru artık çiroz olacaktır.

Sardalya dönemi başlar ve ekim ortasına kadar lezzetini korur. İstavrit ile uskumru kızartma ve haşlama için uygundur. Tekir ve barbunya yenebilir ama kefal artık lezzetsizdir.

Nisan Bu dönemde kalkan balığı boldur. Mercan ve levreğe de bolca rastlanır. Kefal, mezgit, tekir ve barbunyanın çok tutulduğu bir dönemdir.

96 intown

Haziranda pek balık tutulmaz. Yine de tekir, barbunya, mercan, levrek bulunur.

Ağustos Çingene palamudu yenilebilir. Sardalyanın en lezzetli zamanıdır.

Ekim Balıkların göç dönemi olduğundan, balıkçılık için en verimli zamandır. Uskumru turfanda, lüfer tam kıvamında, istavrit ise yağlanmıştır. Palamut boldur. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, mercan, sardunya, eşkina, torik ve izmarit rahatlıkla yenebilir.

Kasım Uskumrunun en lezzetli olduğu dönemdir. Ekim ayındaki bolluk, kasımda da aynen devam eder.

Aralık Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü pişirilebilirler. Hamsi lezzetlidir. Tekir bol bulunur.

ARCADIUM BALIKÇISI Kendine has orijinal mezeleri ile kurdukları sıcak aile ortamıyla “Denize yakın olmayan balıkçı tutmaz” klişesini yerle bir eden ‘Balıkçı’... İstanbul Cd. Telekom Sk. No: 26 Arcadium AVM Göktürk - Kemerburgaz / İSTANBUL Rezervasyon: 0 212 322 49 09 - 0 212 322 30 15 intown 97


TAM ZAMANI GÖKTÜRK’TEN BALIK ALIYORUZ Göktürk Balık ve Manavı (0212) 322 35 99 Çeşmebaşı Cad. No: 22 Güven Kısmet Balıkçısı (0212) 322 10 12-13 İstanbul Cad. Tan Sok. No: 5 Karadeniz Balıkçısı (0212) 322 05 78 Çeşmebaşı Cad.No: 61 C2 Sargın Balık&Manav (0535) 484 06 12 Belediye Cad. No: 4 Yiğit Kardeşler (0212) 322 82 54 Çamlık Cad. No: 25/B

Lüfer derken neyi kast ediyoruz? 10 cm’ye kadar: Yaprak 11-13 cm arası: Çinekop 14-16 cm arası: Kabaçinekop 17-20 cm arası: Sarıkanat 21-30 cm arası: Lüfer 31-35 cm arası: Kaba lüfer 35 cm’den büyük: Kofana

Nedir şu papalina dedikleri? Sardalyanın küçüğüne papalina denir. Ayıklamaya gerek yoktur, rahatlıkla kılçığıyla yenebilir, çok lezzetlidir. Cunda adasına özgü lezzetlerin başında gelir. Ancak sorun şu ki, yaz ortasında papalina yediğinizde, daha sonra yiyeceğiniz sardalyaların sayısını azaltmış olursunuz. Yani küçük balık yoksa, büyük balık da yok!

Barbunya ve tekiri nasıl ayırt edersiniz? Ege ve Akdeniz’de bulunan bu tatlı balığın en lezzetli zamanı temmuz ve ekim arasıdır. Ancak genellikle tekirle karıştırılır. Oysa barbunyanın en belirgin özelliği kafasının daha uzun oluşudur. Tekirin kafası küttür ve çene altında iki sakalı bulunur, bu şekilde barbunyadan rahatlıkla ayrılabilir. Her mevsim yenebilecek bu balığın en lezzetli zamanı, barbunyanınki gibi temmuz-ekim arasıdır.

GÖKTÜRK’TE BALIK YİYORUZ Balıkçı (0212) 322 49 09 İstanbul Cad. Arcadium AVM No:26 D: 6 Cundalı Cemil (0212) 322 04 62 İstanbul Cad. Nazlı Sok. Gökmahal B Blok Dardenia Fish&Sushi (0212) 500 14 38 İstanbul Cad. Country Life Sitesi No: 7-8 İskele Balık (0212) 360 16 32 Mithat Paşa Mah. İstanbul Cad. No: 142

98 intown


Z KUŞAĞI

BUGÜN BAYRAM,

ERKEN KALKIN ÇOCUKLAR! Yazı: Gökçe Gökçeer

BU BAYRAMI, HEM KENDİNİZ HEM DE ÇOCUKLARINIZ İÇİN KEŞFEDİLMEMİŞ OLANI KEŞFETMEYE AYIRMAK ŞAHANE BİR FİKİR OLABİLİR. DAHA ÖNCEKİ SAYFALARDA SİZE İSTANBUL’DA TURİST OLMAYI TEKLİF ETMİŞTİK. ŞİMDİ DE ÇOCUĞUNUZLA BİRLİKTE, BELKİ DE DAHA ÖNCE GİTMEYE FIRSAT BULAMADIĞINIZ AMA BİZE GÖRE MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN MEKANLARIN BAŞINDA GELEN BAZI ADRESLERİ SIRALIYORUZ. GERİSİ SİZE KALMIŞ…

Bir gün değil her gün:

Yedikule Hayvan Barınağı

Aslında hayvanlara sadece tatilde değil, mümkün olan her fırsatta zaman ayırmak gerekiyor elbette. Ama bayramlar, daha güzel günlere yeni adımlar atmak için bahanedir. Biz de bu bahaneyle barınak gerçeğini size hatırlatmak istedik. Çocukların gelişim süreci boyunca hayvan beslemenin önemi bilimsel olarak ispatlanmışsa da, ne yazık ki her ev ve aile bunun için uygun olmayabiliyor. Bu durumda belki de sokaklardaki ya da barınaklardaki hayvanlarla ilgilenmek en güzeli. Türkiye’de, özellikle de İstanbul’da birçok barınak var. Bunlar içinde çocuğunuzla gitmek için en uygun olanlarından biri Yedikule Hayvan Barınağı. Hemen her gün çeşitli okulların ve ailelerin ziyaret ettiği barınakta hayvanların sadece yemek ve barınmaya değil, sevgiye de ne kadar ihtiyaç duyduklarını görmek ve çocuğunuzun da aynı bilinçle büyümesini sağlamak için uygun zamanlar yaratabilirsiniz. Bu tatil, ailece bu tür geziler yapmak için iyi bir başlangıç olabilir. Barınağın hem mimarı hem de sorumlusu olan Meral Hanım, eğer içeride teftişte değilse sizi mutlaka güleryüzüyle karşılayacaktır. Giderken yanınızda kuru mama, makarna veya bol bol eski gazete götürebilir, barınak hayvanlarının yaşamında çocuğunuzla birlikte küçük de olsa bir iz bırakabilirsiniz. Yedikule Sahil Yolu, Yedikule Surdibi Eski Havagazı deposu (0212) 633 58 57 Ziyaret saatleri 10.30-15.00

100 intown

DEĞERLİ OLDUĞUNU HATIRLAMANIN EN EĞLENCELİ YOLU 2-5 YAŞ DÖNEMİ ÇOCUKLAR İÇİN HER GÜN ENGLISH - LANGUAGE IMMERSION YÖNTEMİ İLE İNGİLİZCE EĞİTİMİ MÜZİK-ORFF MODERN DANS-BALE JAPONCA GÖRSEL SANATLAR FOLKLOR

AYRICA SCAMPER FOTOĞRAF OKUMA-YAZMA HAZIRLIK MATEMATİK FEN-DOĞA ÇEVRE-GERİ DÖNÜŞÜM İLETİŞİM YARATICI DRAMA YARATICI KURGU AİLE KATILIMLI VELİ ETKİNLİKLERİ PARTİLER VE ALAN GEZİLERİ

sağlıklı, disiplinli ve güçlü bir beden

araştıran ve üreten bir akıl

merhametli, duyarlı ve ilkeli bir kalp

Çalışma Saatleri: 07.30-18.30

Ayrıca Özel Mavi Göktürk Anaokulu facebook sayfasından bizleri takip edebilirsiniz. www.mavigokturk.com mavi-gokturk-11@outlook.com 0212 322 66 87 / 0 545 399 25 70 Göktürk Merkez mh. Ceviz sk. (Sağlık Ocağı çaprazı) No:5/1-2 Göktürk/ Eyüp


Z KUŞAĞI Oyuncağın tarihine bakış:

Oyuncak Müzesi

Disneyland yoksa

VIALAND var!

Açıldığı günden beri büyük bir ilgi odağı olan VIALAND, tek bir kez ziyaret etmekle doyulacak cinsten değil. Tema park, AVM ve gösteri merkezini aynı alanda buluşturan VIALAND, 100 futbol sahası büyüklüğünde. Devasa şatosuyla sizi karşılayan park, sadece çocuklara değil size de gerçek bir masal büyüsü vaat ediyor. Oyun Dünyası, Efsaneler Dünyası ve Macera Dünyası bölümlerinden oluşan tema parkta 50’den fazla eğlence ünitesi bulunuyor. Bu eğlence sanmayın ki size hitap etmiyor. Kaşif Dora mı istersiniz SüngerBob mu? Vikinglerle maceraya atılmak mı cazip yoksa 4 boyutlu sinema keyfi mi? Siz bir yandan düşünüp bir yandan yola düşün en güzeli. Unutulmaz bir bayram yaşamak isteyenler için VIALAND mükemmel bir adres. Yeşilpınar Mahallesi Girne Caddesi, Eyüp (0850) 210 85 63 Ziyaret saatleri AVM Ptesi-Salı-Çarş-Perş ve Pazar 10.00-22.00 Cuma-Ctesi 10.00-23.00 Tema Park hafta içi ve hafta sonu 11.00-23.00

Bugüne kadar yolunuz düşmemiş olabilir. Belki de düştü ama yeteri kadar zaman ayıramadınız, mekana hakkını veremediniz. Ne var ki, İstanbul Oyuncak Müzesi çok geniş zamanları ve detaylı bir geziyi hak ediyor. Şair ve yazar Sunay Akın, tamamen kişisel çabalarıyla, 15 yıl boyunca gezdiği ülkelerin antikacılarından, açık artırmalarından aldığı oyuncaklarla kurmuş bu müzeyi. Yurtiçinden ve yurtdışından yaklaşık dört bin antika oyuncağın bulunduğu müzenin en eski parçası 1817 yılına tarihlenen Fransız yapımı bir oyuncak keman. Porselen bebekler, yüzlerce yıllık misketler, bebek evleri, teneke oyuncaklar arasında büyülü zamanlar geçirme şansı yakalamak için harika bir fırsat. Ayrıca çocuğunuza müze kültürünü ve bir kültür gezisinin inceliklerini öğretmek için de güzel bir zamanlama. Müzeyi gezerken sakın kulaklığınızı takmayı unutmayın! Ömerpaşa Cad. Dr. Zeki Zeren Sok. No: 17 Göztepe-Kadıköy (0216) 359 45 50-51 Ziyaret saatleri 09.30-18.00 / Hafta sonu: 09.30- 19.00

Anadolu Kavağı İstanbul’dan gitmeseniz de, size şehir dışına çıktığınız hissini yaşatacak bir cennet Anadolu Kavağı. Tepesine çıktığınızda gördüğünüz muhteşem manzarayı bir kenara bırakın, bu küçük sahil köyü sayesinde yaşadığınız şehri biraz daha sevme fırsatı bulabilirsiniz. Balıkçı restoranlarının bolluğuna bakmayın, waffle yemeden döneni ayıplıyorlarmış. Sizi buraya yönlendirmemizin asıl sebebi ise, her gittiğinizde yunus sürülerini görme ihtimalinizin çok yüksek olması. Çocuğunuz için muazzam bir deneyim olabilir. Kıyıya kadar yaklaşan ve balıkların peşinde koşturan yunusları, onları hapsedip öldüren yunus parklarında görmektense özgür oldukları masmavi denizlerde görmek, çocukların da yunusların da en büyük hakkı olsa gerek. Şanslıysanız, vapurla Sarıyer’den Anadolu Kavağı’na geçerken başlayan bu şöleni, akşama kadar izlemeyi sürdürebilirsiniz. Size bir ipucu; aynı balık sürülerinin peşinden gittikleri için, yunusların olduğu yerde mutlaka martılar da olur. Ama her martı topluluğunun olduğu yerde yunus olur mu, işte onun garantisi yok!

102 intown


PIZZERIA BIR ALKA GRUBU YATIRIMIDIR.

Pizzeria’nın kuruluş hikayesi nedir? 45 yıldır yiyecek içecek sektöründe faaliyet gösteren ALKA Grubu’nun ikinci nesil Yönetim Kurulu Başkanı Alp Kasay, uzun yıllardır Göktürk bölgesinde ikamet ediyor. Kemer Country‘nin kurucusu rahmetli Esat Edin Bey’in de fikir paylaşımlarıyla, Göktürk’te konaklayan ailelerin gerçek ihtiyacı olan Pizzeria modelini, yılların deneyimiyle sunmak istedik. Bunca yılın sonunda amatör heyecanını kaybetmeyen, dekorunda ve lezzetinde ise mükemmeli yakalamayı amaçlayan Pizzeria, konuklarıyla buluştu. Pizzanızın özelliğini anlatır mısınız? Sizce bir pizzanın olmazsa olmazı nedir? Pizzamız, Türkiye’nin pizza malzemesi üreticilerinin grubumuz tarafından oluşturulan karmasıyla pişirilmektedir. Lezzetinin yakalanması ve sunumunda özel teknikler uygulanmıştır.

En çok tercih edilen ürünleriniz? Meat, lovers, quenn margherita, Pizzeria lokum ve dört peynirli. Paket Servisi’nde farklı uygulamalarınız var, biraz bundan bahseder misiniz? Gıda Yönetmeliği’ne uygun ambalaj, ikram olarak özel üretim yağ, pizza tahtası ve Smart model araçla en hızlı, en kaliteli ve en sorunsuz servis. Bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir? Göktürk sakinlerinin kısa sürede önemseyip rezervasyon yapmaya başladıkları ve hafta sonu kahvaltı keyfi için mutlaka uğradıkları Pizzeria, bundan sonra da bu özel ilgiye layık olmaya devam edecek. Çocuklar için de oyuncaklarla süslü harika bir atmosfer sunan Pizzeria, ailelerin vazgeçilmez noktalarından biri olmaya aday.

Kullandığınız malzemeler nedir ve bunları nerelerden temin ediyorsunuz? Malzemelerin tamamı firmaya özel üretim olup, mozarella’sı ayrıca yüksek ısıya dayanıklı ve en üst kalitededir. Sektörünün en iyisi tarafından, Pizzeria için özel olarak üretilmektedir. Pizza dışında hangi ürünler var? Kahvaltı, salata, makarna, çocuk menüsü, tatlılar ve sıcak-soğuk içecekler.

Belediye Cad. Silverhouse No. 25 H, Göktürk 0 212 322 12 20


SOKAK RÖPORTAJI

İyisiyle kötüsüyle

0 2 1 2 3 2 2 8 9 6 0 - 6 1

Göktürk bizimdir!

Danışmanlığını yapmakta olduğumuz Göktürk’ün en yeni ve modern projelerden olan DESIGN SUITES GÖKTÜRK’DE otel konforunu yakalayabileceğiniz 1+1, 2+1 satılık ve kiralık full eşyalı daireler…

Şüphesiz, Göktürk’te yaşamayı çok seviyoruz. Ama her güzel şeyde olduğu gibi Göktürk’te de bazı sorunlar var. Bunların mümkün olduğunca azalması ya da konulara farklı ve yapıcı yaklaşılması dileğimiz. Biz de buradan yola çıkarak, birkaç Göktürk sakinine sorun olarak gördükleri konuları ve sundukları çözüm önerilerini sorduk. Bakın ne cevaplar verdiler…

Zennure AcaR 29 yaşında

Yollar tek yönlü yapılmalı; yani bir yön gidiş bir yön geliş şeklinde. Eski Mado’nun olduğu yerin altına otopark üstüne park yapılmalı. Ayrıca ormanın içinde yaşıyoruz ama ağaç göremiyoruz.

Sedef Kökçüoğlu 48 yaşında

En büyük sorun yapılaşma. Sosyal ortam iyi ama doğayla iç içe yaşadığımız yerde bununla ilgili eksikler olduğunu düşünüyorum. Kemerburgaz’a gidince daha rahat ediyorum. Göktürk o kadar hızlı gelişiyor ki artık şehir gibi oldu ve varoluş amacındaki cazibeyi yitiriyor gibi geliyor bana. Bu saatten sonra düzelir mi bilmiyorum ama yapılaşmanın artık önüne geçilmesi gerek. Dilerim burası örnek olur, mesela Kemerburgaz’a bir ışık tutar ki orası da bu hale gelmesin.

Serap Pİralİ 47 yaşında

Göktürk’ün en büyük sorunu sokakta yaşayan canlıları “sorun” olarak görenlerdir. İnsanlara, özellikle okul çağındaki çocuklara sokaktaki köpeğin ona zarar vermeye kalkmadığınız sürece kimseye bir zararı olmayacağını öğretmek gerek... “Belediye toplasın, barınak yapılsın’’ın anlamı şudur: “Benden uzak olsun da ister sakatlansın ister acı çeksin, ya da ölsün umrumda değil!” Bu kadar çok hayvanın sokakta olma nedeni aslında yok etmekten yana olanlardır. Göktürk’te kedi, köpek asla bitemez. Zira İstanbul’daki bütün semtlerden getirilip Göktürk’e atılıyorlar... Haftasonu ailece arabaya doluşup köpeğini bu civara atanlar var. Hangi birine dur diyeceksiniz?

106 intown

Emlakta Kaliteli Hizmet...

KEMER COUNTRY MİMARSİNAN’DA 500 M2, 7+2, HAVUZLU, ÇOK ÖZEL KONUMLU TAM MÜSTAKİL VİLLA 3.900.000 USD

ÇEŞMELER VADİSİ’NDE 5+2 350 M2 ÖZEL DEKORASYONLU VİLLA 795.000 USD

KEMER CORNER APARTMENTS’DA ÖZEL DEKORASYONLU 2+1 BAHÇE KATI DAİRE 725.000 TL

MESA YAMAÇ’DA KAMELYA TİPİ 240 M2, FERAH, İYİ KONUMLU, 4+1 DAİRE 830.000 USD

BEYAZ KONAKLAR DA 210 M2, ÖNÜ AÇIK, 4+1 MUHTEŞEM DAİRE 660.000 USD

Kemal Koç 57 yaşında

En büyük problem köpekler. Daha sonra trafik ve yol alt yapı geliyor. Çözüm belediyemizde. Sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmaları gerekiyor.

GAIA’DA ARAKAT, TERASLI ÇATI DUBLEKS 2+1 DAİRELER 600.000TL750.000 TL

SEDA ALPAR MENTEŞE 0 533 236 22 33

KEMER COUNTRY KEMERBAHÇE’DE DİVAN TİPİ 210 M2 GENİŞ BAHÇELİ, YENİLENMEKTE OLAN 4+1 BAHÇE KATI 1.000.000 USD

NEOPARK DA 210 M2, 4+1, İYİ KONUMLU ÇATI DUBLEKS DAİRE 510.000 USD MESUT BOZKAYA 0 532 779 91 12

w w w . c o u n t r y s i d e . c o m . t r İstanbul Cad. Gökmahal İş Merkezi,Giriş Kat. No:2 GÖKTÜRK/İSTANBUL


SOKAK RÖPORTAJI Gözde ÇağlaR 42 yaşında

Göktürk’ün en büyük sorunu trafik. Hasdal yolundaki ışıklandırma eksikliğinden kontrolsüz kamyon trafiğine, yanlış park etmelerden kaynaklı sıkışıklıktan gece geç saatlerde gürültü yapan araçlara kadar her şeyi bu başlıkta toplayabiliriz. Çözüm önerim denetim ve kontrollerin artırılmasıdır. Göktürk için problem olarak görülen ve iç sızlatan önemli bir konu da sokak hayvanları. Sorunun çözümü empatiden geçiyor. Köpeklerden korkarız, kedilerden rahatsız oluruz, kuşlar etrafı kirletiyor deriz; çünkü hiçbirinin gözlerinin içine bakmamışızdır. Göktürk ve çevresinde çok sokak hayvanı var evet. Peki bu hayvanların alınmasını istediğinizde nereye gideceğini biliyor musunuz? Barınak nedir ve şartları nasıldır? Toplu zehirleme ve ormana atma yoluyla sayıları azaltılabilmiş mi? Cevapları bulmak için kişi ve kurumlarla birlikte hareket edersek, tüm canlılar için daha kaliteli bir hayat sağlarız.

Alev Urçar 45 yaşında Hakan Yangın 44 yaşında

Başıboş köpekler en büyük sorun. Belediye çözüm bulmalı.

Murat Bağıran 30 yaşında

En büyük sorun sokak köpekleri. Başıboş çok köpeğimiz var. Şehrin farklı yerlerinden getirilip atılan köpekler de Göktürk’teki köpek popülasyonunu arttırıyor. Kolay olmamakla birlikte bir rehabilitasyon merkezi olması şart. Böylece hayvanların da daha güvenli ve sağlıklı yaşayacağına inanıyorum.

108 intown

Onur Aynacı 29 yaşında

Göktürk’te yaşayanların en önemli sorunu, burada bir hastane olmamasıdır. Bu büyük bir eksiklik. Diğer bir problem ise sokak köpeklerinin çok olması. Belediyenin çözüm bulması gerekiyor.

Bana göre en büyük sorun çöp kokusu. Bunun çözümü ise ancak tesisin yerleşime uzak bir bölgeye taşınmasıyla mümkün olur.

Ahmet Tellİ 44 yaşında

Trafik ve otopark ciddi bir sorun. Ana artelin bir tane olması, üzerinde okulların yer alması ve yolun dar olması sebebiyle trafik oluşuyor ve çözümü bence imkansız. Giderek büyüyecek bir problem.

Göktürk Merkez Mah. İstanbul Cad. Begonya sk. Gökmahal Sitesi Çarşı No:14 Göktürk-Eyüp/İstanbul

0212 322 66 60 subwaygokturk@gmail.com


IN CITY

322 66 66 3226363

İSTANBUL’UN ARTIK BİR

“SAHİ”Sİ VAR!

110 intown

geleneksel İstanbul tatlılarını yenilikçi dokunuşlarla yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Marka, Osmanlı dönemindeki gibi en has malzemelerle, aslına uygun olarak ürettiği lokumlarını, farklı tasarımlı Osmanlı çinileriyle bezeli ya da Levni tarafından resmedilmiş minyatürlerle süslü paketleri ve ahşap ya da metal ambalajlarıyla sunuyor. Kavrulmuş antep fıstıklı, fındıklı, incirli-cevizli, güllü, safranlı, damla sakızlı lokumlarını lezzet severlerle buluşturan Sahi İstanbul, Karaköy mağazasında tüketicilere lokumları kendi seçtikleri malzemelerle hazırlama imkanı da veriyor. Lezzetin dışında Sahi İstanbul’da geleneksel malzemeler modern tasarımlarla yorumlanıyor ve ortaya birbirinden harika hediyelikler çıkıyor. Mekanda ağırlıklı olarak İstanbullu tasarımcı ya da atölyelerde üretilmiş ve Anadolu’nun yüzlerce yıldır şekillenen motifleriyle süslenmiş porselenden seramiğe, gümüşten bakıra, dokumadan oyaya birbirinden özgün ürünler bulmanız mümkün.

NEOVİSTA , 4+2 240M2 3.100$ Bağımsız tasarımcıların dışında Bige Ökten ve Mana Yıldız tarafından hazırlanan Sahi İstanbul Koleksiyon Ürünleri’nden sevdiklerinize hediye alırken aynı üründen kendinize de almak isteyeceğiniz konusunda şimdiden uyarmak isteriz.

ARKETIP 2, 3+1 180m2 BAHÇE 4.600TL

ARKETIP 2, 3+1 180m2 BAHÇE 4.600TL

KEMERLİFE 21- 4+1 178m2 3.600 TL

PALMS RESİDENCE 1+1 85m2 EŞYALI 2.500 TL

BAMBAŞKA BİR İSTANBUL DENEYİMİNE HAZIR MISINIZ? İSTANBUL’UN ŞEHİR KÜLTÜRÜNE YEPYENİ BİR BAKIŞ AÇISI KAZANDIRAN SAHİ İSTANBUL, HEDİYELİK TASARIM ÜRÜNLERİ, GELENEKSEL VE ÖZGÜN TATLILARI İLE KARAKÖY VE BALAT’TA BULUNAN MAĞAZALARINDA SİZİ BEKLİYOR! Siz de bizim gibi “Nerede o eski İstanbul” diye iç geçirenlerdenseniz, Sahi İstanbul ile mutlaka tanışmalısınız. Adından da anlaşılacağı üzere buradaki tüm ürünler orijinallerine sadık kalarak tasarlanıyor. Tamamı doğal malzemelerden, işin ustalarına hazırlatılan baklava, lokum gibi tatlardan gelenekselin modernle buluştuğu özgün hediyelik eşyalara kadar pek çok ürün Sahi İstanbul’un raflarını süslüyor. “Sahi”nin reçeteleri orijinal Baklavalarını Gaziantep’ten, kadayıfı ise Diyarbakır’dan günlük olarak getirten Sahi İstanbul için baklavaları Ömer Güllü, kadayıfı da Kadayıfçı Sıtkı Usta üretiyor. Usta ellerden çıkan ve adı Osmanlıca’da “insanüstü” anlamına gelen, lezzeti adı gibi olağanüstü olan Fevkalbeşer ve onun gibi çok farklı lezzeti orijinaline sadık kalarak, reçetelerini bozmadan, tamamen doğal malzemelerle hazırlayan Sahi İstanbul, İstanbul klasiği kos, susam helvaları, damaklarda tadı baki olan nostaljik gofretler ya da kome ile akide şekeri gibi

KEMERLİFE 21- 4+1 178m2 3.600 TL

PALMS RESİDENCE 1+1 85m2 EŞYALI 2.500 TL

MESA KEMERKÖY 4+1 BAHÇE 3.900 USD

NEOVİSTA , 4+2 240M2 3.100$

MESA KEMERKÖY 4+1 BAHÇE 3.900 USD

ARKETIP 2.ETAP 1+1 80m2 540.000TL

ORMAN EVLERİ MÜSTAKİL HAVUZLU 6+2 450M2 18.500$

ORMAN EVLERİ MÜSTAKİL HAVUZLU 6+2 450M2 18.500$

COUNTRYLİFE, 3+1 160M2 790.000TL

NEOPARK ,3+1 180M2 435.000$

Bu Liste ARKETİP 1+1 80 M 2.300 TLu z a y ı p

1 2 2 K.C ORMAN EVLERİ 3+1 160 Mgidebilir, 3.500 $ 2 3 GÖLPARK TL ARKETIP 2.ETAP 4+1 192 M 3.750 COUNTRYLİFE, 3+1 NEOPARK ,3+1 2 neye 1+1 80m2 540.000TL 160M2 180M2 435.000$ 4 NEO VİSTA 4+2 240 M 6.000 TL 790.000TL 5 NEO STUDİO 1+1 85 M 2 200.000İhtiyacınız $ KEMER COUNTRY, 6+2 Bu 2 370 m2 2.500.000$ 6 DOĞA COUNTRY 2+1 91 M 320.000 $ u z $a y ı p 7 NEO PARK 3+1 160 M 2 435.000 2 8 İSTANBUL ZEN 3+1 160 www.westsidekemer.com Mgidebilir, 550.000 $ 2 9 MESA YAMAÇ 3+1 180 MRESİDENCE 625.000A BLOK $ İSTANBUL CAD. PALMS NO:3 GÖKTÜRK / KEMERBURGAZ 2 10 KEMER COUNTRY 5+2 450 M 3.150.000 neye$ 2 11 KEMER COUNTRY 7+3 740 M 5.750.000 $ 2

Sahi İstanbul deneyimini www.sahi.com.tr adresinde, dilerseniz Karaköy’deki teraskafesinde ve dilerseniz de Balat’ta yer alan showroom mağazasında yaşayabilirsiniz. Kemankeş Kara Mustafa Paşa Mah. Kılıç Ali Paşa Mescit Sok. No:2 Karaköy Beyoğlu +90 (212) 244 63 63

KEMER COUNTRY, 6+2 370 m2 2.500.000$

Bu liste uzayıp Sizin gidebilir. Liste var ? Sizin neye ihtiyacınız Sizin var? İhtiyacınız

var ?

PORTFÖY DANIŞMANLARIMIZ: www.westsidekemer.com Aykut Kerem GÜLENÇ, Gülay ALTAN İzzet YENSARFATİ, Mine BÜYÜKAYCAN, Neslihan ÇEPNİ İSTANBUL CAD. PALMS RESİDENCE A BLOK NO:3 GÖKTÜRK / KEMERBURGAZ

www.westsidekemer.com İstanbul Cad. Palms Residence A Blok No: 3 Göktürk / Kemerburgaz


İŞ DÜNYASI

BOLLUCA GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNÜN YENİ GÖZDESİ OLUYOR Bir taraftan şehre yakın olmak bir taraftan da sakin ve ferah bir konumda yaşamak pek çok kişinin tercihi... Durum böyleyken gayrimenkul sektörü de talebe göre lokasyonlarını değiştiriyor. Göktürk’teki projeleriyle adından söz ettiren Neo Yapı’nın satışları devam eden Bolluca’daki NeoGölpark projesi, beklenenin üzerinde konforlu bir yaşamı sunuyor. Projeyi, Neo Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Aydın’dan dinledik.

Sizi Göktürk’teki projelerinizden tanıyoruz. Neo Yapı bugüne kadar hangi projelere imza attı? Neo Yapı, Kemerburgaz, Göktürk ve Bolluca’da 200.000 m2’den daha fazla konutu alıcısıyla buluşturdu. Hayata geçirilen projelerle hem bölgeye hem de konut sakinlerinin yaşamına değer katmayı hedefliyor. Neovista, Neogarden, Neopark, Neostudio ve Neo Yaşam, Göktürk’te tamamlanan projelerdir. Kuzey İstanbul’un bir çok gelişmeye gebe olduğu öngörüsü ile 2009 yılından beri Bolluca’daki Neo Gölpark İstanbul projesinin yapımına devam ediyoruz. Bu projenin ilk üç etabı teslim edilmiş olup, buralarda yaşam başlamıştır. Dördüncü etabın satışları tamamlandı, önümüzdeki yıl teslim edilecek. Ticari projemiz olan Neo Center ve beşinci etap satışları ise devam ediyor.

Bolluca’da konumlanan NeoGölpark İstanbul’un lokasyonuna nasıl karar verdiniz? Zamana karşı direnebilmenin yolu, farkını ortaya koymaktır. İstanbul’da müstakil bahçeli konut projesi maalesef çok az. Hem şehre ulaşılabilirlik hem de yatay proje yapımına uygunluk anlamında yapılan araştırmalarda Bolluca bölgesi uygun görünüyor. NeoGölpark İstanbul projemizin de çıkış noktası bu oldu. Göktürk’te edindiğimiz tecrübeyle daha geniş, yeşil alanı bol ve ferah inşa edebilecek bir yer arayışındaydık, Bolluca karşımıza çıktı ve projemize start verdik.

Projenin genel özellikleri neler? Konsepti paylaşabilir misiniz? Daire tiplerinden söz edebilir misiniz? Avrupa’da birçok örneği olduğu gibi insanlar makul büyüklükte müstakil evlerde oturabilir. NeoGölpark’ta çok talep gören L ve M tipi konutlarımız var. 190 m2, 4 yaGöktürk ve Kemerburgaz’ın gelişimini nasıl buluyorsunuz? tak odalı, bahçeli ve aylık doğal gaz giderinin düşük olduGöktürk ve Kemerburgaz genellikle çocuklu genç çiftleğu  bir ev yarattık. Bu evler milyon dolarlık evler değil. rin tercih ettikleri bir semt. Şehre yakın ama şehrin Levent’teki 3 odalı bir apartman dairesi fiyatına yoğunluk ve gürültüsünden uzak bir konumda müstakil ev sahibi olabiliyorsunuz. Projede yaolduğundan çocuk büyütmek için çok terşam, büyüklükleri 278–412 m2 arasında decih edilen bir yer olduğunu düşünüyorum. ğişen 80 dairelik Limon Dalı mahallesi koAyrıntılı bilgi için: nutlarının teslimiyle 2009’da başladı. Ar+90 (212) 685 08 07 dından 2. etap Sakızlık Mahallesi’ndeki www.neogolparkistanbul.com geniş bahçeli, 190-384 m² aralığında+90 (212) 322 06 00 ki 50 konut da sahiplerine kavuştu. 183195 m² arasındaki 60 müstakil ev ile 3. etap olan Vişnelik Mahallesi’ndeki ortalama 600 m2 bahçeli L ve M tipi evlerin satışları tamamlandı ve buralarda da yaşam başladı. 86 konutluk 4. etap Nar Çiçeği ve Kiraz Dalı Mahallesi ise satışa sunuldu. Evlerin büyüklüğü 173-378 m2 arasında değişiyor. NeoGölpark İstanbul’un 5.mahallesi Cevizlik, projenin en çok talep gören L ve M tipi konutlarından oluşurken, mahallenin ilk bölümünde 39 müstakil ev bulunuyor. Metrekare bazında fiyat aralığı alabilir miyiz? Şu anda projemizde Cevizlik Mahallesi’nin ilk bölümü ve Neo Center satışa sunulmuştur. NeoGölpark İstanbul sakinlerinin ve bölge halkının her türlü ihtiyacına cevap verecek bir merkez olarak tasarlanan NeoCenter’da dükkanların metrekare fiyatı 8 bin, Studio Office’lerin metrekare fiyatı ise 5 bin TL olurken, beşinci mahalle Cevizlik Mahallesi’nde konut fiyatları 1.300.000 TL ve 1.325.000 TL olarak belirlendi. Neo Yapı’nın adını önümüzdeki dönem başka hangi projelerde duyacağız? Neo Yapı olarak proje çeşitliliğini artıracak hedeflerimizi belirledik. Yine mümkün olduğunca yeşil alana sahip, ferah projeler yapmayı planlıyoruz. Yeni Kuzey İstanbul bölgesinin öncü firmalarından olup, bu bölgede yeni yatırımlar yapmayı hedefliyoruz.

112 intown

intown 113


MÄ°NÄ°K DOSTLAR KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrmak ya da kÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrmamak...

Ä°Ĺ&#x;te bĂźtĂźn mesele bu! Zirkonyum alt yapÄąlÄą porselenler hakkÄąnda merak ettiklerinizi Ă–zel Cosmodent AÄ&#x;Äąz ve DiĹ&#x; SaÄ&#x;ÄąlÄ&#x;Äą KliniÄ&#x;i’ne sorduk... Zirkonyum nedir? ,MBTJLQPSTFMFOLBQMBNBMBS‘OBMUZBQ‘T‘PMBOHSJNFUBMJOZFSJOF LVMMBO‘MBOCFZB[CJSBMBǾ‘NE‘S

Z irkonyum alt yapÄąlÄą porselenler nerelerde kullanÄąlÄąr?

GĂśzem Uçar, Pozitif KĂśpek EÄ&#x;itmeni

114 intown

TĂźm kĂśpek sahiplerinin vermesi gereken çok kritik bir karardÄąr kÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrma. EÄ&#x;itim desteÄ&#x;i verdiÄ&#x;im kĂśpek sahipleriyle bu konuĹ&#x;mayÄą yapmaya ve soru iĹ&#x;aretlerini gidermeyi çok Ăśnemserim. Acaba yapmalÄą mÄą, yapmamalÄą mÄą? YapÄąlacaksa ne zaman yapÄąlmalÄą? KĂśpeÄ&#x;ime bir zararÄą olur mu? DavranÄąĹ&#x; problemlerini çÜzmeye ne kadar faydasÄą olur? Kendini eksik hisseder mi? BunlarÄą merak etmeniz ve endiĹ&#x;e duymanÄąz çok doÄ&#x;al. AĹ&#x;aÄ&#x;Äądaki bilgilerle endiĹ&#x;elerinizi ve sorularÄąnÄązÄą gidermeyi Ăźmit ediyorum.

KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrma nedir? KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrma iĹ&#x;lemi, erkek kĂśpeklerde testislerin, diĹ&#x;i kĂśpeklerde ise yumurtalÄąklarÄąn alÄąnmasÄą anlamÄąna gelir. KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrma, Ăźreme için gerekli olan testosteron ve Ăśstrojen hormonlarÄąnÄąn seviyesini dĂźĹ&#x;Ăźrerek kĂśpeÄ&#x;in Ăźreme yetkinliÄ&#x;inin kalÄącÄą olarak ortadan kaldÄąrÄąlmasÄąnÄą saÄ&#x;lar. Hem erkek hem diĹ&#x;i kĂśpeklerde birkaç saati geçmeyen standart bir ameliyat gerektirir. SonrasÄąnda erkek kĂśpekler birkaç gĂźnde, diĹ&#x;i kĂśpekler de 1 hafta ila 10 gĂźnde tamamen iyileĹ&#x;ir.

KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrma gerekli midir? Kesinlikle evet! KÄąsÄąrlaĹ&#x;tÄąrmanÄąn hem kĂśpeÄ&#x;iniz hem aileniz, hem de toplum için sayÄąsÄąz faydasÄą vardÄąr. Erkek kĂśpeklerde “kÄązÄąĹ&#x;maâ€? diye bir olgu yoktur, yani yÄąl boyu çiftleĹ&#x;meye hazÄąr haldedirler. Ancak siz onun hayatÄą

Zirkonyum alt yapÄąlÄą porselenlerin avantajlarÄą nelerdir?

&TUFUJL ZBQ‘T‘ JMF EPǘBM EJÇľMFSEFO BZ‘SU FEJMNFTJ PMEVLĂŽB HĂ ĂŽUĂ S*Ǿ‘LHFĂŽJSHFOMJLMFSJWBSE‘S.FUBMEFTUFLMJQPSTFMFOMFSEF Ăš[FMMJLMF HĂ O Â‘ÇľÂ‘Ç˜Â‘OEB WF GPUPǘSBG øBǾ‘OEB PMVÇľBO PQBL HĂšSĂ OUĂ [JSLPOZVNQPSTFMFOMFSEFPMVÇľNB[ ;JSLPOZVNBMUZBQ‘M‘EJÇľLBQMBNBMBS‘BOUJBMFSKJLNBUFSZBMMFSEJS % JÇľFUJIBTUBM‘LMBS‘OEBWFEJÇľFUJĂŽFLJMNFMFSJOEFT‘LĂŽBHĂšSĂ MFO EJÇľFUJNPSMVLMBS‘[JSLPOZVNEBHĂšSĂ ONF[ .FUBMEFTUFLMJQPSTFMFOMFSEF[BNBOMBEJÇľFUJNFUBMSFOHJOJBMBSBL QPSTFMFOCBÇľMBOH‘ÎOPLUBMBS‘JMFEJÇľFUJBSBT‘OEBHSJSFOLUFCJSIBU PMVÇľVS;JSLPOZVNQPSTFMFOMFSEFCĂšZMFCJSTPSVOHĂšSĂ MNF[ *T‘ZBM‘U‘D‘Ăš[FMMJLMFSJĂŽPLJZJPMEVǘVOEBOTPǘVLT‘DBLIBTTBTJ ZFUJOJĂšOMFSMFS;JSLPOZVNQPSTFMFOMFSZBLMBǾ‘LNFHBQBT LBMEJSFODFTBIJQUJSMFS#VĂš[FMMJLMFSJTBZFTJOEFBSLBCĂšMHFMF SEFLJEJÇľMFSEFEFĂŽPLSBIBUM‘LMBLVMMBO‘M‘SMBS ;JSLPOZVN NFUBM EFTUFLMJ QSPUF[MFSF HĂšSF PMEVLĂŽB IBĂśGUJS "ǘ‘[EBUBUCP[VLMVǘVOBOFEFOPMNB[MBS

DAMAÄžINIZI ÇÖPE ATIN "Ǿ‘S‘NBEEFLBZC‘PMBOEJÇľMFSJOSFTUPSBTZPOVOEB CFZB[MBUNBJMFTPOVDBVMBǾ‘MBNBZBOJMFSJEFSFDFEFLJSFOLMFÇľNFMFSEF PSUPEPOUJLUFEBWJOJOUFSDJIFEJMNFEJǘJBZS‘LĂŽBQSBǾ‘LEJÇľMFSEF NFUBMBMFSKJTJPMBOMBSB[JSLPOZVNEJÇľMFSZBQ‘M‘S

TEK SEANSTA İMPLANTLARLA DAMAKTAN KURTULUP SABİT PROTEZE GEÇEBİLİRSİNİZ

Zirkonyum alt yapÄąlÄą porselenler nasÄąl uygulanÄąr?

Bilgisayarda kiĹ&#x;inin çene kemiÄ&#x;inin tomografi verileri kullanÄąlarak yapÄąlacak doÄ&#x;ru bir planlama sayesinde daha hassas %JÇľ NFUBM EFTUFLMJ LBQMBNBMBSEB PMEVǘV HJCJ CJS NJLUBS LĂ ĂŽĂ MUĂ MĂ S EVSVNB HFMEJǘJOEF Ăš[FM ĂšMĂŽĂ  bir cerrahi uygulama yapmak mĂźmkĂźn. Bu yĂśntemle, tĂźm uygulama kiĹ&#x;i WF içinEJÇľ enFUJ ĂźstTBǘM‘LM‘ dĂźzeyde konforlu hale getirilebiliyor. NBEEFMFSJWFBǘ[BVZHVOLBǾ‘LMBSMBIBTTBTCJSĂšMĂŽĂ BM‘O‘S 6 implantÄąn uygulanabileceÄ&#x;i bir diĹ&#x;siz Ăźst çene giriĹ&#x;imi,45 dakika gibi bir sĂźrede tamamlanabiliyor. -BCPSBUVWBSPSUBN‘OEBEJÇľFVZHVOSFOLUF[JSLPOZVNBMUZBQ‘ Ä°mplant uygulamasÄąnda cerrahi kÄąlavuz kullanÄąldÄąÄ&#x;Äąnda, diĹ&#x; etiWFkesilmiyor, dikiĹ&#x; atÄąlmÄąyor. Operasyon Ă [FSJOF QPSTFMFO Ă TU ZBQ‘ JÇľMFOFSFL LMJOJLsonrasÄą PSUBNEBaÄ&#x;rÄą, EJÇľFĹ&#x;iĹ&#x;, VZVNMBOE‘S‘M‘S4POPMBSBLEBĂš[FMZBQ‘ǾU‘S‘D‘MBSJMFEJÇľFEBJNJ kanama gibi sorunlar en dĂźĹ&#x;Ăźk dĂźzeye indiriliyor.

BEBQUFFEJMJS"SU‘LLFOEJEJǾJOJ[EFOBZ‘SUFUNFEFOSBIBUM‘LMB LVMMBOBCJMJSTJOJ[


MİNİK DOSTLAR boyunca en fazla birkaç kez çiftleşmesini sağlayabilirsiniz. Vücudunun ihtiyacı olandan daha az çiftleşmek, köpeğinizin ileride –başta prostat olmak üzere– çeşitli sağlık problemleri geliştirmesine neden olabilir. Dişi köpeklerde ise durum farklıdır. Kısırlaştırılmayan dişi köpekler yılda ortalama iki kez adet görür ve “kızışma” denen üç haftalık süreç yaşanır. Bu dönemde köpeğiniz çevreye feromon yayar ve biz kokusunu alamasak da erkek köpekler bunu yüzlerce metre öteden fark edebilir. Köpeğinizi gezdirmeye çıkardığınızda etrafınızda erkek köpekler belirip birbirleriyle rekabete girebilir. Dişi köpeğinizi bahçede besliyorsanız bir sabah bahçenizde erkek bir köpek bulabilirsiniz. Veya köpeğinizi gezdirirken boş bir anınızdan faydalanıp kaçabilir. Kısırlaştırma, köpeğinizin ileri yaşlarda üreme organları ve hormonal nedenlerle geliştirebileceği sağlık problemlerinin engellenmesini sağlar. Aileniz için en önemli faydası ise davranış problemleriyle ilgilidir. Erkek köpeklerde testosteron seviyesini azaltır. Özellikle ergenlik döneminde yapıldığında köpeğinizin diğer köpeklere ve insanlara hakimiyet kurma eğilimini dizginler, agresyon riskini düşürür. Tüm bunlara karşın –ve sanılanın aksine– kısırlaştırma, köpeğinizin sizi ve evinizi yabancılardan koruma dürtüsünü, bekçi köpekleri veya av köpekleri gibi çalışan ırkların “çalışma” içgüdüsünü azaltmaz. Hatta çiftleşme ile ilgili herhangi bir motivasyonu olmayan köpek, yapması gereken diğer işlere daha iyi odaklanır.

Bir kez yavrulatsam, sonra kısırlaştırsam olmaz mı? Dişi köpeklerde “en azından bir kez anne olmayı tatsın” ilk bakışta çok yanlış bir düşünce gibi gelmiyor. Ama aslında dişi bir köpeği vakti geldiğinde kısırlaştırırsanız, sonrasında östrojen salgılamayacağı, kızışma yaşamayacağı ve çiftleşme dürtüsü hissetmeyeceği için yavrulamamayı bir “eksiklik” olarak hissetmez. Erkek köpeklerde ise yapılacak en doğru şey köpeğiniz çiftleşme duygusunu hiç yaşamadan, mümkün olduğunca erken kısırlaştırmaktır.

Kısırlaştırma kararı, sizden ve köpeğinizden çok daha fazla canlıyı etkiler Köpeğinizden yavru aldığınız takdirde onlara en az 7-8 haftalık olana kadar bakmanız gerekir. Doğum ve emzirme sü-

DİŞETİ HASTALIKLARI lama veya dokunma ile kanamaz. Sağlıklı dişeti, dişi ve kemiği sıkıca kavrar.

Dt. Ece Üstel Öztürk

Köpeğinizden yavru aldığınız takdirde o yavrulara en az 7-8 haftalık olana kadar sizin bakmanız gerekir. Onlara sağlıklı ve güvenli bir ortam sunmak, doğum ve emzirme sürecinde hem anne hem de yavruların sağlığını muhafaza etmek sizin sorumluluğunuzda olacaktır.

recinde hem anne hem de yavruların sağlığını muhafaza etmek sizin sorumluluğunuzda olacaktır. Sonra da yavruların ömürlük yuvasını bulmanız gerekir. İşin bu kısmı tahmin ettiğinizden çok daha zordur. Çünkü yavru bir köpeği çok istediğini söyleyen bir aile bile, ona bakmanın aslında zahmetli bir iş olduğunu gördüğünde yeni bir yuva aramaya başlar. Bulamadığı takdirde onu barınağa, hatta sokağa terk etmekte sakınca görmeyen insanların çoğunlukta olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Göktürk-Kemerburgaz bölgesi başta olmak üzere ülke genelinde yaşadığımız sokak hayvanları sorununun temelinde bu yatıyor. Bilinçli hayvanseverler olarak sorumluluğumuz öncelikle kendi köpeğimizi, daha sonra imkanlarımız elverdiği ölçüde diğer sokak hayvanlarını kısırlaştırmak olmalıdır.

Göktürk’te açılışının 7. Yılında, PRODENT/Özel ERGENE Diş Kliniği, bölgede yaşayan ailelerin ağız ve diş sağlığı sorunlarına, güvenilir ve güleryüzlü bir ortamda, etkin çözümler üretmeye devam ediyor. PRODENT Diş Kliniği, gelişen bilgisayar teknolojisini yakından takip ederek, diş tedavilerini uzun ve yorucu süreçler olmaktan çıkaran birçok uygulamayı da hastalarının hizmetine sunuyor. Bu sayımızda, çok sık karşılaşılan ve çok önemli bir ağız ve diş sağlığı sorunu olan dişeti hastalıkları konusunda Kliniğin Mesul Müdürü Dt. Ece Üstel Öztürk ile bir söyleşi yaptık. “…Dişetlerinin sağlığı, en az dişlerin sağlığı kadar önemlidir. Dişetleri yumuşak dokudan oluşur ve dişlerin alt kısmını (diş kökünü) çevreler. Dişeti hastalığı, bu dokuların, bakteri plağı nedeni ile iltihaplanmasıdır. Dişler doğru şekilde temizlenip, düzenli olarak bakım yapılmadığında, dişlerin aralarında biriken yiyecek artıkları bakteri üretir. Ayrıca sigara kullanımı, hormonel değişiklikler ve genetik yatkınlık da dişetlerinde iltihaplanmaya yol açabilir. Sağlıklı dişetleri, açık pembe renkli, mat görünümlü, yüzeyi portakal kabuğu gibi pütürlü ve sert kıvamlı olup, fırça-

Dişeti hastalıkları aşamalar halinde ilerler ve ilk aşamalarda belirti vermeyebilir. Hastanın şikayeti olduğunda ise sağlam dişler, destek doku kayıplarından ötürü sallanarak kaybedilebilmektedir. Dişeti hastalıklarının en önemli belirtisi, diş fırçalarken kanamadır. Buna, dişetlerinde çekilme ve hassasiyet, ağız kokusu, renk değişimleri ve düzensiz görünüm eşlik edebilir. Dişeti hastalıkları, bulundukları aşamaya bağlı olarak değişik yöntemler ile tedavi edilmektedir. Erken aşamada teşhis edilen dişeti hastalıkları, dişhekimi tarafından yapılacak profesyonel temizlik, ağız hijyeni eğitimi, doğru diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ile tedavi edilebilir. Daha ileri aşamalardaki dişeti hastalıkları ise kök yüzeyi düzleştirme ve çeşitli cerrahi operasyonlar ile tedavi edilebilmektedir. Dişetlerindeki iltihaplanma, sadece ağız sağlığı açısından değil, genel vücut sağlığı açısından da risk taşımaktadır. Bakterilerin kan dolaşımına katılması ile bireylerde bazı sistemik hastalıkların gelişme riski artmaktadır. Bilimsel çalışmalar, dişeti iltihabının kalp ve damar hastalıkları, damar sertliği, bazı solunum sistemi hastalıkları, diyabet ve erken doğum riski yaratabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, dişlerin düzenli aralıklarla bir dişhekimi tarafından kontrol edilmesi ve profesyonel diştaşı temizliği yapılması gereklidir. Biz, PRODENT Diş Kliniği olarak hastalarımızı düzenli, 6 ayda bir telefon ile arayarak kontrole çağırmaktayız. Bu kontrolde yaptığımız diştaşı temizliği ile oluşan bakteri plağını ağızdan uzaklaştırmakta ve hastalarımızın uzun vadeli ağız sağlığını garanti altına almaktayız. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı olmayan dişetlerine uygulanan hiçbir estetik diş tedavisi başarılı olamayacaktır…”

PRODENT/Özel ERGENE Ağız ve Diş Sağlığı Göktürk Polikliniği Belediye Caddesi Işıldar Sokak Göktürk İş Merkezi K: 1 D: 1 Göktürk -Eyüp / İSTANBUL

0 212 322 69 98 - 99 www.prodentgokturk.com Hastalıklı diş eti 116 intown

Sağlıklı diş eti


DEKORASYON

GÖKTÜRK’TE 2. ŞUBEMIZI AÇTIK

Levent Antik Mobilya&Restorasyon

AYNALARA

GÜLÜMSEYİN!

GÖKTÜRK’TE! Gomalak cila, eskitme, lake, varak, hasır, tamir, bakım, onarım ve cila üzerine faaliyet gösteren Levent Antik Mobilya&Restorasyon’da, mobilyalarınız Yılmaz Akpolat ve Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu oğlu Levent Akpolat’ın tasarım anlayışıyla şekilleniyor. 24 yıllık tecrübesiyle Levent Antik Mobilya&Restorasyon, Göktürk’teki şubesinde sizleri bekliyor.

Günümüzde mekanlarda küçük dokunuşlarla yaratılan büyük farklar her bütçeye uygun alternatifler yaratırken, dekorasyona olan ilgiyi de giderek artırıyor. Sınır tanımayan hayal gücünün dekorasyona yansımasıyla estetik bakış açımız giderek gelişiyor. Dekorasyonda küçük oyunların oynanmasına olanak sağlayan araçlardan biri de kuşkusuz aynalar. Onları mekanlarda çeşitli şekilde kullanarak hem işlevselliğinden faydalanabilir hem de yaşadığımız yerleri fark edilir biçimde güzelleştirebiliriz.

118 intown

Adres: 19 Mayıs Mahallesi Ögretmen Haşim Çeken Caddesi No:9 / D Fulya - İSTANBUL Telefon: 0535 596 57 03 - 0212 322 87 05 Şube: Göktürk Mahallesi Belediye Caddesi Işıldar sokak No: 3/1B Göktürk İstanbul info@leventantikmobilya.com www.leventantikmobilya.com


DEKORASYON Dar koridorları daha geniş göstermek için aynadan yararlanabiliriz. Özellikle aynanın yanında aydınlatma elemanı kullanmak mekanı çok daha aydınlık ve şık hale getirir.

Aksesuar

Hijyen

Mama

Özellikle pencerelerin yanına konulan aynalar, ışığın yansıyarak mekana yayılmasını sağlayıp daha aydınlık ortamlar yaratır. Böylece mekanlar olduğundan daha geniş görünür ve ferahlık hissi verir.

120 intown

Bakım

Parfum

75TL ve Üzeri Alışverişlerinizde ÜCRETSİZ KARGO!

Moda Secure shopping


DEKORASYON

Mekanın çevresinde güzel bir manzara varsa, bunu içeri taşımak ve ortamda hoş bir etki yaratmak için de aynalardan yardım alabiliriz. Manzaraya dönük kullanılan aynalar, adeta bir tablo görevi görür.

STARKUS

OTOMATİK PANJUR VE KEPENK SİSTEMLERİ

• CAM BALKON • SİNEKLİK • DUŞAKABİN • KÜPEŞTE • PANJUR VE KEPENKLER • HEBESCHIEBE SÜRME • PVC PENCERE & KAPI • ALÜMİNYUM DOĞRAMA Göktürk, Hacı Ahmet Cad. No:9/A Eyüp-İstanbul Tel: 0212 322 1 322 - Faks: 0212 322 1 323

122 intown

Ücretsiz keşif için lütfen randevu alınız:

0 212 322 1 322


HUKUK

İNTERNET YOLU İLE İŞLENEN SUÇLAR HAKKINDA NELER BİLİYORSUNUZ? YENİ TÜRK CEZA KANUNU’NDA TEKRAR DÜZENLENEN İNTERNET SUÇLARI İLE İLGİLİ YASA, SANAL SUÇLARLA MÜCADELEYİ DAHA GÜVENLİ HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYOR. PEKİ, TÜM GÜNÜ İNTERNET BAŞINDA GEÇİREN SİZLER BU YASA HAKKINDA NELER BİLİYORSUNUZ?

İnternet suçları ile ilgili 5651 sayılı yasa 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilerek 23 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe girdi. 2014 yılında ise bazı maddeleri değiştirilip bazı maddeler eklendi. Bu yasa; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenliyor. Buradaki amacımız bu yasanın nasıl işlediğinden ziyade neleri suç saydığını göstermek ve internet ortamından nasıl korunacağımaza dair gibi konularda fikir sahibi olabilmemizi sağlamaktır.

124 intown

Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi İnternet ortamında suç sayılan ve yeni ceza yasamızda yer alan suçlar genel başlıklar halinde şunlardır: Yeni Türk Ceza Yasamıza göre, 4 İntihara yönlendirme, 4 Çocukların cinsel istismarı, 4 Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, 4 Sağlık için tehlikeli madde temini, 4 Müstehcenlik, 4 Fuhuş, 4 Kumar oynanması için yer ve olanak sağlama,

5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’da yer alan suçlar. Yukarıda saydığımız suçlar işlendiğine dair kuvvetli emareler olduğu takdirde erişimin engellenmesine karar verilir. Bu engelleme kararları soruşturma evresinde hakim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet Savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bazı hallerde de Telekomünikasyon Başkanlığı tarafından erişim engellenebilir. Özel hayatın gizliliği nedeniyle de erişim derhal engellenebilir. Böyle bir ihlalin söz konusu olduğunu iddia eden kişiler Başkanlığa doğrudan başvurabilirler. İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engelleNmesi İnternette yapılan yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek veya tüzel kişiler; içerik sağlayıcısından, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısından içeriğin yayından kaldırılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hakimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilirler. Yine de internet mağduru olmamak için veya bir şikayete maruz kalmamak için kişi ve kurumlara suç sayılabilecek davranışlardan kaçınmak ve özellikle sosyal medyada kişilere küfür, tehdit, hakaret etmemekte fayda vardır. Bu suçları işlediğinizde hiç beklemediğiniz bir zamanda hakim ya da savcı karşısına çıkmak zorunda kalabilirsiniz. Bunun yanı sıra internet dolandırıcılığına uğramamak için de kablosuz ağınıza mutlaka en az sekiz karakterli büyük veya küçük harf ve rakamlardan oluşan şifre koymalısınız. İnternette ücretsiz diye gösterilen hiçbir linki tıklamamanız da sizin menfaatinizedir. Keza sohbet sitelerinde gönderilen her türlü belgeyi virüs taramasından geçirmeden açmamakta fayda vardır. İnternet ortamında hesabınızın ele geçirildiğini anladığınızda ise öncelikle bir başka bilgisayardan güvenli bir ortamdan virüs taraması yaptıktan sonra hesabınızı kurtarmaya çalışın. Bu mümkün olmadığı takdirde adli kurumlara başvurabilirsiniz. Adli kurumlardan kastımız bulunduğunuz yerdeki polis merkezi, Cumhuriyet Savcılığı ya da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’dür. Bu birimlere başvuru yapmanız gerekir.

Savaş Yener & Battal Yörük İstanbul Cad. Su-Venue Residence B Blok D: 8 Göktürk T: 0 212 278 24 44 hukuk@intowndergisi.com

BRAND

TENTE SISTEMLERI

herkesi gölgede bırakıyoruz

BRAND PERGOLA İÇ VE DIŞ LTD ŞTİ İMÇ BLOKLARI 5 BLOK NO: 5535 UNKAPANI İSTANBUL

www.brandtente.com

0 212 522 22 70


İYİ YAŞAM

Meme Kanseri

Genç Kadınları da Tehdit Ediyor

Meme kanseri tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Kanser, memedeki süt kanalları ya da süt bezlerini oluşturan hücrelerin Giltway ile ilgili daha detaylı bilgi ve iletişim için web sitesini ziyaret edebilirsiniz: www.giltway.com

Doç. Dr. Ece Dilege Amerikan Hastanesi, Meme Cerrahisi Uzmanı, ecedi@amerikanhastanesi.org

Her 8 kadından biri hayat boyu meme kanseri olma riski taşır, bu risk yaşla beraber artar. Meme kanseri en sık menapoz sonrası dönemde görülür, ancak genç kadınlar da meme kanseri olabilir. Kırk yaşında bir kadının meme kanseri olma riski 173 kadında 1’dir. Risk az gibi görünse de gençlerde hastalığın daha ileri evrelerde teşhis edilmesi, bu konuda farkındalığımızı artırmamız gerektiğini gösteriyor. Ayrıca Türkiye’de tüm meme kanserlerinin yaklaşık % 20’sine 40 yaş altında rastlanıyor. Bu oran Batı ülkelerine kıyasla oldukça yüksek.

Meme kanseri için başlıca risk faktörleri: • Kadın olmak ve yaşlanmak • Genetik faktörler • Ailede meme kanseri olması • Daha önce geçirilmiş meme kanseri • Yoğun yapıda meme dokusu • Bazı iyi huylu, ancak hücresel artış içeren kitlelerin varlığı • Çocuklukta ya da genç yaşlarda, başka kanser nedeniyle göğüse ışın tedavisi almak • İlk adeti 12 yaşından önce görmek • 55 yaşından sonra menapoza girmek • Hiç doğum yapmamak ya da 30 yaşından sonra yapmak • Hiç çocuk emzirmemiş olmak • Doğum kontrol hapı kullanımı ve menapoz sonrası hormon replasman tedavisi • Fazla alkol tüketimi • Fazla kilolu olmak ve düşük fiziksel aktivitede bulunmak olarak sayılabilir.

126 intown

Tam olarak bilinmeyen bazı çevresel etkenlerin de risk oluşturduğu tahmin ediliyor. Tüm meme kanserlerinin yalnız % 5-10 kadarı kalıtsal. Hastaların % 80’inde ise belirgin bir risk faktörü saptanmıyor. Yani belirlenebilir bir riskiniz olmasa da meme kanserine yakalanabilirsiniz. Meme kanseri için değiştirilebilir risk faktörü az, hastalığı engelleyemeyebiliriz. Fakat elimizde çok önemli bir güç var: Erken tanı. Çünkü meme kanseri, erken tanı sayesinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalığın erken ve ileri evreleri arasında önemli fark vardır. Erken tanı ile tedavi şansı artar, yaşam süresi uzar, tedavide meme koruyucu ameliyatlar daha mümkün hale gelir ve hatta kemoterapi ihtiyacı azalır. Meme kanserinin erken tanısı tarama muayeneleri ile, yani hiçbir şikayetiniz yok iken yapılacak kontrollerle mümkündür. 20’li yaşlardan itibaren, ayda bir kez kendi kendinize meme muayenesi yapın. Doktor tarafından meme muayenesini yıllık sağlık kontrollerinizin bir parçası haline getirin. Memeyle ilgili şikayetiniz olduğunda; geçer, önemli bir şey değildir, bu yaşta olmaz demeyin. Mutlaka çekilen filmlerinizi değerlendirecek, klinik muayenenizi ve düzenli kontrollerinizi yapacak bir meme cerrahınız olsun. Ortalama risk grubundaki kadınlar; 25-40 yaş aralığında 1 ila 3 yılda bir kez doktor muayenesini atlamamalı, 40 yaşından itibaren ise yılda bir kez doktor muayenesinin yanı sıra ve tarama mamografisi yaptırmalıdır. Gençlerde meme yapısının yoğunluğundan dolayı ilk tercih ettiğimiz görüntüleme yöntemi meme ultrasonudur. Mamografi ise, halen meme kanseri kaynaklı ölümleri azaltan en etkili tarama yöntemidir. Radyasyonu çok düşük dozdur ve kansere neden olmaz. Ekim ayının, Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı olması vesilesiyle, özellikle genç kadınlarımızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum. 11 Ekim 2014 tarihinde 13.00’ten itibaren hastanemizde yapacağımız “Meme Kanseri Farkındalık Sempozyumu”nda meme kanserini konuşuyor olacağız. Konuya ilgi duyan herkes katılabilir.

Bir Amerikan rüyası: Giltway Giltway, ABD’de doğum yapmak isteyenler için birçok Doğum Servis Paketi sunan bir danışmanlık ve organizasyon şirketi. Sadece doğum planlayan kadınların değil, or Amerika’da yaşamayı düşleyen herkesin hayallerini gerçekleştirmeleri sürecinde yol gösteren Giltway, E1/E2 Amerika Yatırımcı Vizeleri, EB-5 Yatırımcı Green Card başvuruları ve Aile Sponsorluğunda Green Card başvuruları başlıkları altında danışmanlık yapıyor. ABD’de Dr. Cem Yelkovan tarafından kurulan Giltway’in yönetim kurulu üyesi Dilek Yelkovan, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı. Giltway America'yı kurmak için yola çıkarken motivasyonunuz neydi? ABD’de doğum yaptığınızda, bebek doğar doğmaz Amerikan vatandaşı olduğu için son yıllarda pek çok kişi buna yöneldi. Böyle bir ilginin olduğunu görmek benim de Amerika’da doğum yapma hayalimle birleşince Amerika’da Doğum ve Amerika’ya Göçmenlik başvuruları üzerine Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri vermeye karar verdik. Giltway aslında “altın kaplı yol” demek. Hayallere ulaşmak için tercih edilecek doğru yolu çağrıştırdığı için bu ismi seçtik. doğ Amerika'da doğumun avantajları nelerdir? Çocuğunuz doğuştan Amerikan vatandaşı olur ve bu hak Amerika’ya daha sonra giriş yapmasa bile baki kalır. Amerikan pasaportuyla dilediği yere vizesiz seyahat edebilir. Anne ve babasına da Greencard yolu açılır ve 21 yaşına geldiğinde onlara Greencard çıkarabilir. Eğitim alanında hem Amerika’da hem de Türkiye’de ciddi avantajlar sağlar. Çocuğunuz lise sona kadar Amerika’da ücretsiz eğitim alabilir. Yabancı öğrenci olmayacağı için üniversitelerin burslarından statüsünde olm faydalanabilir veya çok daha ucuza okuyabilir. Türkiye’de eğitim tercih edililirse bazı kolejlere yabancı öğrenci kontenjanıyla sınavsız ve üniversiteye yabancı öğrenci yerleştirme sınavıyla girebilir.

Amerika’da doğumla ilgili hizmetleriniz nelerdir? Anlaşmalı hastane ve doktorlarımız California eyaletinin San Diego ve Los Angeles şehirlerindedir. Arzu edilirse Türkiye’den doktor seceneklerimiz de mevcut. Anne adayımızın hastane ve doktor seçimiyle birlikte Türkiye’den çıkışından geri döneceği ana kadar ihtiyaç duyabileceği tüm hizmetleri sunuyoruz. Hastane ve doktor randevuları, konaklanacak evin kiralanması, anne adayının Amerika’da karşılanması ve yolcu edilmesi, doktor randevularına eşlik, medikal tercümanlık, kalış süresince Amerika hatlı cep telefonu, telefo doğum fotoğrafçısı, talep edilirse kordon kanı saklanması, hizmetlerimizden birkaçı. Eğer anne adayı doğuma yalnız gitmek durumundaysa veya eşi ona 2.5 ay boyunca eşlik edemiyorsa, Türkiyeli bir ailenin yanında konaklama opsiyonlarımız da mevcut. California hem havası hem güzelliğiyle, stresten uzak keyifle doğum yapmaya uygun bir yer. Giltway'i diğer medikal danışmanlık şirketlerinden ayıran Gilt en büyük özelliği nedir? ABD merkezli bir şirketiz ve herhangi bir aracı şirketle mer çalışmıyoruz. Kurucumuz Dr. Cem Yelkovan Amerika’da yerleşik bir doktor olmasından dolayı hastane ve doktor anlaşmalarımızın altyapıları güçlü. Rehberlik hizmetlerinden sorumlu ekibimiz ise, bu işe gönül veren ve kusursuz bir hizmet kalitesine inanan kişilerden oluşuyor. Son yıllarda göçmenlik ve ABD'de doğum başvurularında artış var mı? Varsa bunu neye bağlıyorsunuz? Amerikan vatandaşı olmak eğitim, kariyer ve daha yüksek refah seviyesinde yaşamak anlamında ciddi avantajlar sunuyor. İnsanların bu konudaki farkındalıkları arttıkça, başvurularda da artış oluyor. ABD’ye yaşamak için gitmek her geçen gün zorlaşıyor. Amerika’da iş kurmak ve oraya yerleşmek isteyenlere göçmenlik avukatımız vasıtasıyla kişiye özel stratejik göçmenlik planlaması da yapıyoruz.

advertorial

kontrolsüz çoğalmasıyla meydana gelir.


İLİŞKİ

SİZ BUNU HAK ETMEDİNİZ (!) ADİL BİR HAYAT, BAŞTA BÜTÜN DÜNYA GÜZELLERİNİN HAYALİDİR. HAKSIZLIĞIN OLMADIĞI, İYİLİK YAPANIN İYİLİKLE MÜKAFATLANDIRILDIĞI; KÖTÜLERİN İSE CEZASIZ KALMAYACAĞI DA ÇOCUKSU BİR MASAL KURGUSUNDAN ÖTE HEPİMİZİN HAYALİDİR. ANCAK OLAYLAR VEYA DURUMLARLA İLGİLİ BEKLENTİLERİMİZ, GERÇEKÇİ OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURABİLİR Yaşamımız boyunca edindiğimiz tecrübeleri somutlaştırma ihtiyacı duyar ve bunu kalıp ifadeye dönüştürmek isteriz. Örneğin: “Bütün erkekler aynıdır.”, “Bir insan ya seviyordur ya sevmiyordur” mottoları yaygın şekilde kullanılır ve bundan sonra yaşanacak problemlerde bir anahtar, bir formül veya şifalı bir ilaç görevi görür. Bu iki yaklaşım, iç huzurumuzu dengelese

128 intown

de olayları kavrayışımızda bazen sorunlara neden olabilir. Kavram olarak “Adalet Yanılgısı” diye adlandırılan bu yaklaşımı, kendi sürecimle açıklamak isterim. Üniversite yıllarımda ne de güzel bir formül bulmuştum hayata dair. Bundan sonra önüme hangi problemi koyarlarsa koysunlar, elimdeki sihirli formülle sorunlarımı çözebilecektim.

“HERKES YAŞADIĞINI HAK EDER; HERKES NE YAŞIYORSA ONU HAK ETMİŞTİR!” İşte buydu! Artık sokakta yüzümde muzaffer bir gülümseme ile yürüyordum. Bu düşüncemi test ettiğim ve haklı çıktığımı fark ettiğim birkaç gün sonra futbol maçı izlemek üzere televizyon başına kuruldum.


C

M

Y

CM

MY

CY CMY

K

İLİŞKİ kötü davranmıştı, yoksa ne diye aldatsın erkek arkadaşı? Bir işçi işten mi atıldı? İşten kaytarmıştır o işçi yoksa patronu neden işten atsın ki onu?

BİR DEVRİN SONU Saltanatımı aylarca sürdürdükten sonra sokağın köşesinde, adeta ayağıma çelme takmak için bekleyen psikoloji profesörü belirdi birden. Neymiş efendim “Adalet Yanılgısı” diye bir kavram varmış da, yok efendim aslında insanların yaşadıklarının veya yaşayamadıklarının adaletle ilişkilendirilmesi gerçekçi olmayan bir düşünce tarzıymış da, vay efendim aslında insanlar hak etmediklerini düşündükleri şeyleri de yaşayabilirlermiş de, miş de miş… Saltanatım ne güzel sürüyordu, aslında konforumu bozmak istemezdim ama beni etkileyen şey profesörün cümlelerinden öte karşıma çıkan başka durumlar oldu.

GELDİK GÜNÜMÜZE

Henüz golün tekrarı gösterilmeden televizyonda bir yazı belirdi: “İyiler mutlaka kazanır!” Golün sevincini unutup cümleye odaklandım. Sevinsem mi üzülsem mi anlayamadım. Zira aynı keşfi benden başka birileri daha yapmıştı. Neyse ki toparlanıp olaya iyi tarafından baktım. Bundan böyle şüphem de kalmamıştı düşüncemin doğruluğuyla ilgili. Bir grup öğrenci polisten cop mu yiyordu televizyonda? Hak etmişlerdi, ne işleri vardı o eylemde, gidip derslerine baksalardı ya! Bir çocuk annesine hakaret mi etti? Kesin annesi kötü yaklaşmıştı çocuğa, hak etmişti annesi. Bir kadın aldatıldı mı? Kesin adama

130 intown

Çağın zorlayıcı çalışma şartları şikayetleri de ortaklaştırmaya başlamış olacak ki patronundan, iş arkadaşlarından şikayet eden insanların sayısı artmaya başladı. Hemen hepsi hak etmedikleri muameleye maruz kaldıklarından, hele ki hak etmeyenlerin nasıl da anlamsızca mevki sahibi olduğundan veya fazla maaş aldığından muzdarip. Peki, ya sen? Yalan duymaktan, kaba davranışa maruz kalmaktan, aldatılmaktan, hak ettiğini alamamaktan, hak ettiğin yerde olmamaktan şikayetçi misin? Ben ona karşı bu kadar nazik davranırken o nasıl bana böyle kaba davranır? Ben bunu mu hak ediyorum? Ben onu bu kadar severken o nasıl ama nasıl bana bunu yapar? Ben yalan duymayı hak etmiyorum… Eh, sanırım bu cümleler biraz tanıdık gelmiştir. Peki bu cümleler gerçekçi bir değerlendirme ürün-

leri midir? Maalesef ki hakkında bu kadar methiyeler dizdiğimiz, erdemler atfettiğimiz beynimiz her zaman çok da sağlıklı çalışmayabiliyor. Bazen hantal bir çocuk kadar inatçı ve tembel davrandığını kabul etmekte yarar var. Çünkü beynimiz en az enerjiyle en çok iş üretmeyi hedefleyen makineler gibidir. Bu da çoğu zaman yanılmasına neden olabilmektedir. İşte bu sağlıksız tavırlarından biri de “Adalet Yanılgısı”dır. Bu iddiaya göre dünya (adı her ne olursa olsun) bir güç tarafından denetlenmektedir ve her insanın yaptığı davranışların neleri hak ettiğiyle ilgili değerlendirmelerden sonra insanlar adil şekilde davranışlarının karşılığını alırlar. Örneğin iyilik yaparsan iyilik bulursun. Hiçbir kötülük kimsenin yanına kâr kalmaz. Daha da somutlaştıracak olursak: Hapishanelerdeki her mahkum (oraya girdiğine göre) mutlaka suçludur. Sokaktaki herkes (hapse girmediğine göre) mutlaka suçsuzdur. Aldatılan her eş veya sevgili (aldatıldığına göre) hak etmiştir. Tecavüze uğrayan, hakarete maruz kalan, şiddet gören herkes (maruz kaldığına göre) bunu hak etmiştir. Hak etmedilerse bile ileride mutlaka bunun telafisi olacaktır. Özellikle de sevgili, eş iletişimlerinde sık yaşandığı bilinen bir sorun kaynağı olan “Adalet Yanılgısı” eşlerden birinin partnerinin davranışlarını kendi davranışlarından referans alarak değerlendirmesiyle devam eder. Oysa iletişim kurduğumuz kişiler bizim davranışlarımızdan bağımsız olarak davranma özgürlüğüne sahiptirler. Dünyada adalet yoktur demek her ne kadar arabesk bir yakınma gibi görünse de, aslen dünyayı daha gerçekçi algılamaya başlamanın ilk adımı sayılabilir. Zira büyük üzüntü kaynaklarından biri de bu varsayımın ve beklentinin ta kendisidir.

Bu cümlelerden birkaçını dile getiriyorsanız tehlike çanları çalmaya başlamış demektir: • Ben nerede hata yaptım da bunları yaşıyorum? • Ben gerçekleri duymayı hak ederken neden sürekli bana yalan söyleniyor? • Anneler her şeyin en iyisini hak eder. • Bence bu adam bu kadını hak etmiyor! • Bir kadın bir erkeği aldattıysa erkek kesinlikle bunu hak etmiştir. • Bu dünyada hiçbir kötülük cezasız kalmaz. • İyilik yapan, iyilik bulur. • Bu dünya etme bulma dünyasıdır.

intown 131


BÖLGEDEN SİZİN CABINET’İNİZ NASIL OLSUN? Yenilikçi dolap imalatçısı Cabinet, ölçüye özel yaptığı gömme dolaplarıyla her mekan için benzersiz çözümler yaratıyor. Yüksek kalitenin kişiye özel ölçü ve tercihlerle birleştiği Cabinet dolaplarının birçok avantajı var. Mekanı en iyi şekilde kullanmaya imkan veren dolaplarıyla Cabinet, Kadıköy’den sonra Nişantaşı’nda da hizmet vermeye hazırlanıyor. (0216) 328 95 95

JOKER YENİ MAĞAZASIYLA GÖKTÜRK’TE! 20 yıllık tecrübesi ve geniş ürün yelpazesi ile anne babalara olduğu kadar çocuklara da keyifli alışveriş deneyimini sunmayı hedefleyen Joker, Göktürk Arcadium Life 2’de sizi bekliyor. Pusetten oto koltuğuna, günlük bebek bakım ihtiyaçlarından tekstil ürünlerine bebek kategorisinin tüm çeşitleriyle sunulduğu üç katlı mağazada, oyuncak kategorisinde de eğitici olduğu kadar öğretici ilk yaş ürünlerinden, çocukların en sevdiği popüler oyuncaklara, birbirinden renkli ürünler alışveriş keyfini zenginleştiriyor.

JÜPİTER’DEN EĞİTİM OKUL SONRASI ÖĞRENCİ KULÜBÜ 6-12 yaş aralığındaki ilköğretim ve ortaokul öğrencilerine hizmet veren Jüpiter Eğitim Okul Sonrası Öğrenci Kulübü, çocukların okuldan sonraki zamanlarını daha efektif değerlendirmelerini sağlayarak, çalışan ebeveynlere işten eve döndükten sonra çocuklarıyla arzu ettikleri kaliteli zamanı geçirmeleri konusunda destek oluyor. Kulüpte ayrıca branş öğretmenlerinden birebir özel ders ve sertifikalı koçlardan öğrenci koçluğu hizmetleri de sunuluyor. Ayrıntılı bilgi için: (0212) 322 20 09 - (0533) (0212) 297 13 33 - (0530) 510 15 68

BİRBERBER ARTIK ÇOCUKLARIN DA MEKANI Beş yılı aşkın süredir hizmet veren birberber, Artell Forum Çarşı’dan sonra, yeni konsepti “bir berber çocuk”la Gökmahal Çarşı’da. Çocukların da birey olduğunu unutmayan birberber, onlar için şahane bir atmosfer yaratmış. Kız-erkek çocuk ayrımı yapılmayan mekan, 0-8 yaş grubundaki tüm ufaklıklara hizmet veriyor. Randevu almak için (0212) 322 33 13

ZAMANINIZ KIYMETLİ; DOĞRU KULLANIN! Spor salonlarında saatler süren yorucu ve sıkıcı antrenman deneyimini bir kenara bırakın çünkü artık Fit in Time ile kişisel antrenörün (PT) eşliğinde kısa sürede etkili olacak bir spor deneyimi yaşayabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan spor ayakkabılarınız. Size en yakın stüdyoya gelerek haftada bir gün ve sadece 25 dakikanızı bize antrenmana ayırarak Fit in Time farkını yaşayabilirsiniz. (0212) 322 10 02

TATLI DENİLDİĞİNDE: BOLULU HASAN USTA Başarısını değişmeyen kalitesinin simgesi olan doğal ürünleri ve yola çıktığı günden bu yana değişmeyen lezzet formülüne borçlu olan Bolulu Hasan Usta, sütlü tatlı ve dondurma sektörünün akla ilk gelen markalardan biri... Markanın zengin dondurma çeşitleri ise pastörize sütten üretildikleri için çocukların da rahatlıkla tüketebilmesine olanak sağlıyor. (0212) 322 22 88

Göktürk’te bir stil butiği Başarılı stilist Nil Uzun, Ankara’dan İstanbul’a transfer olan ünlü işletmeci Aylin Eren ile Göktürk’te ortak açtığı butiğinde, gerçekleştirdiği çekimlerde daima ünlülerin üzerinde görmeye alışkın olduğumuz kendine ait tasarımları, cesur kombinleri ve hip aksesuvarları satışa sunuyor. Nil Uzun Style&Boutique, stil sahibi moda tutkunlarını bekliyor. Arcadium II Çarşı No:19

132 intown


BÖLGEDEN KEMEROĞLU PALAS 57, SİZİ BEKLİYOR

NGSTYLE YENİ SEZONA HAZIR

Kemeroğlu Yapı tarafından hayata geçirilen Kemeroğlu Palas 57, projesi yeniş sakinleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Kasım sonunda tamamlanması öngörülen projede, estetik ve kalite ön planda tutularak birinci sınıf malzeme kullanılmış. Göktürk Caddesi’nde inşa edilen projede, 2+1 ve 3+1 daireler, 170-200 m2 dubleksler ve iki adet de cadde dükkan yer alıyor. (0212) 671 00 95 www.kemerogluyapi.com

NGSTYLE, “Vahşi Zerafet” adını verdiği 2014-15 sonbahar-kış koleksiyonunda şehirli kadının şıklığını vahşi doğanın renk ve desenleriyle buluşturuyor. SMART ile CASUAL olmak üzere iki gruptan oluşan ve dev ağaçlar, yabani bitkiler, vahşi hayvanlardan ilham alınarak hazırlanan koleksiyonda kullanılan işleme ve payetler şıklığı gündüzden geceye taşıyor. (0212) 322 87 72

KOKOSH BOUTIQUE’İN TASARIMLARINDA ŞIKLIK ÖN PLANDA Aksesuar tasarımlarında çok geniş bir portföye sahip olan Kokosh Boutique, Göktürk modasında şıklığın adresi olmaya devam ediyor. 2015’te görmeye aşina olacağımız balıkçı yaka, deri etek, ekose, kamuflaj ton, kışın vazgeçilmezi siyah ile transparan parçaları, Kokosh Boutique ürünleriyle kombinlemeyi unutmayın. (0212) 322 66 33

LEVENT ANTİK MOBİLYA GÖKTÜRK’TE AÇILDI Antika restorasyon, gomalak cila, mobilya onarım üzerine 1990’dan beri hizmet veren Levent Antik Mobilya’nın ikinci şubesi Göktürk’te açıldı. Antika eşyaların deneyimli ustalarla orijinal niteliği bozulmadan restore edildiği Levent Antik Mobilya’da, el cilası, eskitme, patina, varak kaplama, hasır tamiri, koltuk döşeme gibi restorasyon işlemleri sizin istekleriniz ön planda tutularak gerçekleştiriliyor. (0535) 596 57 03 – (0212) 322 87 05

PAPA JOHN’S YENİ İŞLETMECİLERİYLE YOLA DEVAM EDİYOR İki yıldan uzun süredir Göktürk’te olan Amerika’nın en büyük pizza zincirlerinden Papa John’s, yeni işletmecileriyle hizmet vermeye devam ediyor. Taze hamur ve kaliteli malzeme anlayışıyla ilk şubesini 1985 yılında Kentucky’de açıp, bugün toplam 32’yi aşkın ülkede 4.000 restoranıyla müşterileriyle buluşan Papa John’s Pizza Restoranları, Kemer Life Çarşı’daki Göktürk şubesiyle “Daha İyi malzeme. Daha İyi Pizza” misyonunu devam ettiriyor. (0212) 322 22 58

PENTİ, GÖKTÜRK’TE! Penti, Ağustos ayının sonunda Türkiye’deki 225’inci mağazasını Göktürk’te açtı. Bacak giyimi, iç giyim ve plaj giyimi kategorilerinde hizmet veren marka; yeni mağazasıyla gerek ürünleriyle gerek verdiği hizmetlerle kadınların çekim merkezi olmaya devam ediyor. Yılda 36 milyona yakın kadının ziyaret ettiği Penti, liderlik gösterdiği bacak giyimi, iç giyim ve plaj giyimi kategorilerini, hızlı-moda (fast-fashion) kavramına en uygun biçimde sunuyor. www.penti.com

İstanbul caddesi Gökmahal iş merkezi no:1 Göktürk

THERAPY OTO YIKAMA’DAN ADRESE TESLİM HİZMET

MEAL BOX İLE GURME LEZZETLERİ KEŞFEDİN İstanbul’da taze, sağlıklı, lezzetli yemekler sunan, en yeni gurme yemek zinciri Meal Box, Göktürk’te de ev yemeklerini kapıya getiriyor. Hünkar beğendiden zeytinyağlı yaprak sarmaya, hindi masedondan islim köfteye kadar farklı lezzetler sunan Meal Box ana yemek ve yan lezzet olarak 50’ye yakın lezzet alternatifi sunuyor. Meal Box lezzetlerine ulaşmak için www. mealbox.com.tr adresine tıklamak ya da 444 9 434 çağrı merkezini aramak yeterli!

134 intown

Larus Palas’ın otoparkında hizmet vermeye başlayan Therapy Oto Yıkama, dezenfekte sistemleriyle benzerlerinden ayrılıyor. Her bütçeye uygun fiyatlarla sunduğu koltuk temizliği, boya koruma uygulamalarının yanı sıra araçlarınızı adresinizden teslim alma hizmetiyle de müşteri memnuniyeti sağlıyor. (0212) 32288 27 – (0536) 23664 11

WAGAMAMA ÇOK YAKINDA SİZİNLE! 200 yıldan fazla zamandır Japonya’da popüler olan, rağmen barları örnek alınarak oluşturulan ve her zaman gidilebilir bir yemek yeme deneyimi sunan Wagamama, 2014 Ekim ayı içerisinde Göktürk’te tutkunlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. 17 ülke ve 180’nin üzerinde restoranıyla en beğenilen zincirlerden biri olma özelliği taşıyan marka, Arcadiumİş Merkezi’nde 90 kişilik restoranıyla hizmet verecek.

Her g ün 14.00 köy k ’a kadar ah serv i valtısı sim vardı iz r


BÖLGEDEN YATSAN, 25. MAĞAZASINI AÇTI 1974 yılında başlayan üretim sürecini ‘‘Güzel bir gün geceden başlar’’ sloganı ile tanımlayan YATSAN, konsept mağaza zincirine Göktürk’ü de ekleyerek İstanbul’daki 25. mağazasını açtı. Yepyeni mağazalarla büyümeye devam eden marka, daha kaliteli ve daha sağlıklı bir uyku için tasarladığı ürünlerini ziyaretçilerine sunarken, kişiye özel uyku seçenekleri ile her kullanıcısına kesintisiz bir uyku vaad ediyor. www.yatsan.com

ESSER EĞİTİM VE DANIŞMANLIK MERKEZİ İLE TANIŞTINIZ MI? Bahçelievlerdeki merkezimizde yaptığımız çalışmaları Göktürk için de uygulamak istiyoruz. Psikolog ve Aile Danışmanı Hasan Ersin yönetimindeki Esser Eğitim ve Danışmanlık Merkezi; sanat terapisi, oyun terapisi, çift terapisi ve cinsel terapi alanlarında hizmet veren geniş ekibiyle Göktürk’te! Çocuklar için zeka ve gelişim testleri de uygulayan merkez, okul takip süreçlerinde de danışanlarıyla birebir ilgileniyor. Cumhuriyet Cad. Cami Sok. Merttürk İş Merkezi No: 14 D: 7 Göktürk (0212) 322 80 86 www.esserdanismanlik.com

FRANKE KUZİNE İLE ZİYAFET SOFRALARI HAZIRLAYIN Ankastre ürünler alanındaki başarısını her geçen gün biraz daha artıran Franke’nin Sauterline Serisi Kuzinesi ile artık kalabalık sofralar kurmak hem keyifli hem de daha kolay! Ocak ve fırın kullanımını birleştiren Franke Sauterline Kuzine, fırın içerisinde yemekler pişerken bir yandan da ateşte tencere yemeği yapabilmenin kolaylığını sağlıyor. Bu sayede hem zamandan tasarruf ediliyor hem de daha çok çeşit yemeğin aynı anda sunulabileceği sofralarda ziyafet yaşanıyor.

DENİZ SOYDEMİR Moda fotoğrafçısı Deniz Soydemir, kariyerine yenidoğan ve çocuk fotoğrafçılığıyla devam ediyor. Palms Residence’ta açtığı stüdyosunda hizmet veren Soydemir, çocuklara özel güvenli ve konforlu bir ortam yaratmış. Kişiye özel projeler ve farklı konsept çekimlerle tüm özel günlerini ölümsüzleştirmek isteyenlere duyurulur. İstanbul Cad. Palms Residence A29, Göktürk (0212) 322 57 46

BAFRA KARAFIRIN’DA LEZZET RÜZGARLARI Bafra pidesinin en güzel örneklerini tatma şansı yakalayacağınız Bafra Karafırın, Göktürk’ün otantik lezzet duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Üstelik dev ekranda D-Smart ve Digitürk ile maç keyfi yaşama imkanı da sunuyor. Mesa Stüdyo Plaza (0212) 322 42 42 (0212) 322 53 53

BEATNİK MÜZİK AKADEMİSİ SANATA ÇAĞIRIYOR Göktürk’te kişiye özel eğitim veren Beatnik, Utku Ünal ve Görkem Çakır’ın tecrübelerini birleştirerek hayata geçirdikleri geniş kapsamlı,yepyeni bir müzik merkezi. Davul, perküsyon, piyano, gitar ve şan dersleriyle her yaş grubuna hitap eden Beatnik Müzik Akademisi,farklı ve kaliteli eğitim anlayışıyla farkını ortaya koyuyor. (0533) 564 44 52

136 intown

ŞAMPİYON ÖĞRENCİLER ARANIYOR! İki şampiyon, Şakir Şenkalaycı ve Fırat Şahin, yılların deneyimini ve taktiklerini paylaşmak için Ekstrem Motor’da enduro eğitimi veriyor ve arazi tozu yutmak isteyenleri bekliyorlar. Ekstrem Motor, Enduro’yu gerçek şampiyonlardan öğrenmek isteyenler için biçilmiş kaftan! İstanbul Cad. Artell Forum Çarşı Dükkan: 19 (0212) 999 5960

MATEMATİKLE SATRANCIN BULUŞMASI! HoMathAndChess, satranç tabanlı problem çözme yaklaşımını benimseyen, dünyadaki ilk ve tek matematik eğitim programıdır. Amerika’dan Brezilya’ya, Kanada’dan Çin’e dünyanın birçok ülkesinde uygulanan program, çocuklara hayatın bir izdüşümü olan satranç sporunun temel hareket ve değerleriyle geometri, matematik derslerini anlaşılır, eğlenceli ve kalıcı bir çizgide öğretmeyi amaçlıyor. Figür Akıl Akademi’nin deneyimli kadrosu sayesinde, Göktürk’te matematik satrançla buluşuyor. Göktürk Mah. Göktürk Cad. No: 5 Daire: 9 Kat: 2 (0212) 294 16 62

istanbul caddesi arcadium life II no:26 dükkan no:20 göktürk tel: 0212 322 81 80


GÖKTÜRK REHBERİ Göktürk’e dair her şey

GÖKTÜRK POLİS KARAKOLU Tel:212 3603075-212 3603636

Uzm. Dr.Tülay Çağlar Tel:212 3221808 Dr. Faid Hasan Tel:212 3600312

JANDARMA KEMERBURGAZ Tel:212 3601303

VETERİNER Berilyum Tel:212 3222093

İTFAİYE Tel:212 3221800 Countryvet Tel:212 3224888 GÖKTÜRK BELEDİYESİ Tel:212 322112

Çizmeli Kedi Veteriner Kliniği Tel:212 3223627

GÖKTÜRK ZABITA Tel:212 3221113 Dingo Tel:212 2396019 GÖKTÜRK NOTER Tel:212 3222356 HUKUK BÜROSU Av.Savaş Yener & Av.Battal Yörük Tel:212 2782444 GÖKTÜRK MUHTARLIĞI Tel:212 3223350 KEMERBURGAZ MUHTARLIĞI Tel:212 3600333-212 3601330 HASTANE&POLİKLİNİK &LABORATUAR Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Tel:212 3225660

www.drozyesil.com agozyesil@drozyesil.com

Elmayra Veteriner Kliniği Gsm:530 7700871 Göktürk Veteriner Kliniği Tel:212 3227822 HAYVAN BARINAKLARI Hasdal Rehabilitasyon Merkezi Tel:212 3602919 ECZANELER Arcadium Eczanesi Tel:212 3220087

Diş Hekimi Doç.Dr. Atilla Gökhan Özyeşil Protetik Diş Tedavisi Uzmanı

Banu Eczanesi Tel:212 3227952 Çamlık Eczanesi Tel:212 3227211

Biruni Laboratuarı Tel:212 3226822 Dinç Eczanesi Tel:212 3225651 Florence Nightingale Tıp Merkezi Tel:212 3226322 Kemerburgaz Sağlık Ocağı Tel:212 3601311

Deniz Eczanesi Tel:212 3225651 Derya Eczanesi Tel:212 3223223 Flora Eczanesi Tel:212 3222276

Göktürk Sağlık Ocağı Tel:212 3220016 Meltem Eczanesi Tel:212 3220489 Özel Göktürk Polikliniği Tel:212 3221657 Özel Begüm Sağlık Kabini Tel:212 3224825

Müge Eczanesi Tel:212 3227740 Narçiçeği Eczanesi Tel:212 3228668 Sedef Eczanesi Tel:212 3225922

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Dr.Avi Karako Tel:212 3225660 Doç .Dr.Atilla Gökhan Özyeşil Tel:212 3222400

Sibel Eczanesi Tel:212 3221159 Şifa Eczanesi Tel:212 3222100 SPA VE ESTETİK MERKEZİ Nü Day Spa Gsm: 541 3603324

Cosmodent Tel:212 3224004 Dr Ercüment Sucu Gsm:539 9561010 Prodent Tel:212 3226999

SPOR Fit in Time Tel:212 3221002 Kemer Golf&Country Club Tel:212 2397010

Dr.Tolga Karaköse Tel:212 3223828 Pilates with Gerda Tel:212 3227493

138 intown

DOKTORLAR Uzm. Dr.A Müge Kardaş Tel:212 3222921

Private Powerplate Studio Tel:212 3229089

Uzm. Dr.Demet Elvan Tel:212 3229178

Superslowe Zone Tel:212 3227301

Uzm. Dr.Mürsel İnanç Tel:212 3227983

Unique Tel:212 3222325

Tel: 0 212 322 2400 Gsm: 0 532 251 0508 Adres: Göktürk Merkez mah. Göktürk Cd Su.Venue Sitesi No:2 A Blok D: 16 34077 Göktürk / Eyüp / İstanbul


Bafra KRFRN Tel:212 3224242 Benzin Big Yellow Taxi&Gasoline Tel:0212 3226744 Big Chefs Tel:212 3226800 V3 Fitness Tel:212 3630480

FASTFOOD Hamaset Köfte Tel:212 3224507 Meşhur Çiğköfteci Tel:212 3225617 Mc donald’s

el:4446262 Carter’s TOshKosh Tel: 212 3222969

FOTOĞRAF STÜDYOSU Deniz Soydemir Tel:212 3225746

SANAT GALERİSİ Arc Sanat Galerisi Tel:212 3220055

Famili collection 3226793 Tel:538Tel:212 5019372

İnci Fotoğrafçılık Tel:212 3221886

Gen by Figen Özdenak Papa Johns pizza Tel:212 3228955

Photoxi Hüseyin Kerem Yılmaz Tel:212 3223600

GÖKTÜRK VE KEMERBURGAZ OKULLARI Açı Okul Öncesi Tel:212 3494550

İpekyol Tel:212 3680101/1122

Katia Tel:212 3221504 Tel:212 3220125

KİŞİSEL GELİŞİM Dimensional Danışmanlık Tel:212 3224742

Tel:212 3220462

Kedico Tel:212 3228070 Pide S ampi

Esen Fakıoglu GSM:533 2840205

Dardenia Sınav Dergisi Dersaneleri Tel:2125001438

Kikimomo Tel:212 3223870

Nü Kisisel Gelişim Atölyesi Tel:212 3222371

Dükkan Steak house DİL KURSLARI Tel:212 Time Dil 3228917 Okulları Tel:212 3222013

Mavi Jeans Tel:212 3227670

Burger house Zone Tel:212 7776600 Tel:212 3223442

PERSONEL TRAINING Carluccio’s Ersoy Doğru Tel:2123222371

Tel:2123221192

Tufan Kaya GSM:532 5162745

Cool Bar Tet:212 3227535 DERSANELER

Fen Bilimleri Dersaneleri Cundalı Cemil Tel:212 3225929 Sevinç Dersaneleri Tel:212 3226767

Tel:212 3227474

Gezi İstanbul KUAFÖRLER Bayan 3224540 Tel:212

Before&After Tel:212 7777000

K-Brasserie Ebil Saç Tasarım Tel:212 3223722 Tel:212 3226900 Ekip by Erdem Kıramer Lavazza Tel:212 3225596

Tel:212 3225030

Kaizen Tel:212 3226201

Le Select Makas Tel:212 3228074 Tel:212 3222744 Murat Güldemir Tel:212 3222455 Mado Tel:212 3228880 Pretty Women Tel:212 3223665

Meydan Toni&Guy Restaurant Tel:212 3222902 Tel:212 2397010 Erkek

izzaria PAdres Mümin Aşık Tel:212 3221845 Tel:212 3221220 Bir Berber Tel:212 3225048 Olivo Ristorante Tel:212 3223212

Efraim Micaz Tel:212 3223028

Suda Kebap İbrahim Acunman Tel:212 3221733 Tel:212 3227495 Sushico Ekip by Erdem Kıramer Tel:212 3225596 3223181 Tel:212 Çocuk Tamirane Bir Berber3224812 Tel:212 3223313 Tel:212 MEDİKAL EL VE AYAK BAKIMI Tiba Cafe Nudayspa Tel:212 3222371

Tel:212 3228826 HAZIR GİYİM

Vincotto La Cucina Beyliss Tel:212 3227134 Tel:212 3222762

Burgundy Tel:212 3225820

Zinde Cafe Bob Tel:212 3227599 Tel:212 3226650 Carnevale Tel:212 3226017

DİYET YEMEKLERİ Nü light menü Tel:212 3222371

Padok

Tel:212 3222258

Pınarbaşı kebap lahmacun

Tel:212 3227787

Subway Koton Tel:212 3228855

Tel:212 3226660

Sultanahmet köftecisi Nar ShopTel:212 Tel:212 3226089 3223424

Ark Ana Okulu Tel:212 3602643

SİNEMA Cineport Tel:212 3223104

Bilgi Kozası Anaokulu Tel:212 3601538 Bridges Scholl İstanbul Tel:2122 895005 Çocuk Akademi Anaokulu Tel:212 3226687 Doğa Koleji Tel:212 3221500

DEKORASYON Başboğa Çadır & Branda Tel:4442642

Düşler Şatosu Tel:212 2026550

NG Style Tel:212 3228772

Bretz Tel.212 3602131

Tike3225321 Peros Tel:212

Eyüboğlu Kemerburgaz Tel:216 5221278

Butik Art Tel:212 3220888

Rose Tel:212 3222881

City Döşeme Tel:212 3227112

Nil UzunŞampiyon Tel: 2123229323 kokoreç

Tel:212 3227575 Tel:212 3223244 Uzunlar Kebap

Evin Oyun Evi Tel:212 3226342

Helen Doron Tel:212 3600878 Hisar Okulları Tel:212 3640000

Stylish Te:212 3226111 Tel:212 3220463

Çağdaş Yapı Tel: 2123226290

Tchibo Tel:212 3222524

Elba İnşaat Dekorasyon Tel:212 3221068

Joyfull House-Kemerburgaz Neşe Erberk Anaokulu Tel:212 3602472

Elite Mobilya Tel:212 3223978

Karma Kids Gsm:530 1161141

Designof Tel:212 2027557

Kemer Kids Tel:212 3226005

Levent Antik Mobilya 0212 3228705

Küçük Şeyler Anaokulu Tel:212 3600204

MDA Art Tel:2123 221220

Mavi Göktürk Tel:212 3226687

Wrapper

Tel:212 3227020 Yest Tel:2123224859 MARKET&ŞARKÜTERİ&KASAP Zeyyn Gsm: 0532 2821483 Abant Çiftliği

SPOR GİYİM Tel:212 3224848 Adidas Tel:212 3227670

Beeftek Kasap

Golf store Tel:212 3226320 Tel:2123970476 Run Up Tel:212 3222013

Carrefoursa AYAKKABI&ÇANTA 3223207 MelegranaTel:212 Tel:212 3227033 TAKI&GÖZLÜK Çamlık Market Altuğ Optik Tel:212 3225630 Tel:212 3225071 Atasay Tel: 212 3226296

Dry Steak

Tel:212 2999952 Simurg Gümüş Tel:212 3223576

Mukaza (timeless home) Tel:212 3222740

Yönder Koleji Tel:216 4550707

İskender Takıntı Gümüş Tel:212et&tavuk 3224616 GELİŞİM&OYUN ATÖLYESİ Baby Sensory Tel:2122252526 Mahallenin Kasabı

D&R Tel:212 3223277

Gymboree Tel:212 3224459

Joker Tel:0850 2001297

Migros Rapıp Savaş Sanat Akademisi Tel:212 3228427 Tel:212 3228080

Nezih Kırtasiye Tel:212 3225646

Tel:2123220741-42

My Gym Tel:212 Makro3229024 Ma

Parti Dünyası Tel: 212 3222623

Tel:212 3229127

Read&Rest Tel:212 3223118

Night day 7/24

Rainbow Kırtasiye Tel:212 3228793

Playorena Tel:212 3229130

Tan Sağtürk Akademi Tel:212 3226655 Tel:212 3220322

Onur Et Galerisi Tel:212 3222790

Uçan Balon Anaokulu Tel:212 360 28 93

Ufuk Perde Tel:212 3226030 PARTİ& KIRTASİYE& OZALİT&OYUNCAK Balon evi Tel:212 3228864

Tel:212 3220950

Mutlu Adımlar Anaokulu Tel:212 3600347 Kids Country Tel:212 2276425

Starkuş Otomatik Panjur ve Kepenk Sistemleri Tel:212 3221322

Tellioğlu Ozalit Tel:212 3223702

Ufuk Perde

OKUL SONRASI Biyoloji ve Fen Ceyda Yılmaz GSM:05323041001 İngilizce Klübü Mortimer English Club Tel:212 3224999 Matematik &Satranç Figür Akıl Akademisi Tel:212 2941662 Simla Şükran Öztürk Tel:212 2397744 Mega Aritmetik Tel:212 3220657

Döşemelik Kumaş - Jaluzi Ahşap Jaluzi - Ahşap Stor Dikey Perde - Fantazi Tül Katlamalı Perde Uzaktan Kumandalı Bambu Minderi Koltuk Kılıfı MERKEZ MAH. CAMİİ SK. 13/2 GÖKTÜRK-İST Tel: 322 60 30 Fax: 322 60 31 GSM: 0533 263 83 29 www.gokturkufukperde.com


BİLGİSAYAR Çözüm bilgisayar Tel:212 3220404 Göktürk bilgisayar Tel:212 3225555 Müzik Beatnik Müzik Akademisi GSM:05335644452

Onur Et Tel:212 3224001

Sonay Akçen GSM:5416502195

Sushico Tel:212 3223181

Suda Kebap Tel:212 3221733

Tiba Cafe Tel:212 3228826 Öğrenci Klübü Jüpiter Eğitim Tel:212 3222009 EV-OFİS TAŞIMACILIĞI Taşınmaca Tel:05437127828 ÇİÇEK&PEYZAJ Arelia Flower Events Tel:212 3228270

Vincotto La Cucina Tel:212 3222762 Zinde Cafe Tel:212 3226650

Esosh Butik Çiçek Tel:212 3220200 Piante Peyzaj Mimarlık Tel:212 3693656

Denizbank PASTANE &DONDURMA Tel:212Aslı 3484030 Börek Tel:212 3220202

ÇİLİNGİR Padok Tel:538 5019372 By demir Papa Johns pizza Tel:212 3222258 GSM:536 6352800

Finansbank Bolulu Hasan usta Tel:212 3222288 Tel:212 3223191

Levent SubwayLostra Tel:212 3226660 Tel:212 3600013

Chez Bruno Tel: 212 3228023

Sultanahmet köftecisi Tel:212 3223424 TESİSAT

Woods Tel:212 3220055 Salt&Pepper Tel:212 3228060 HAVUZ SİSTEMLERİ World havuz Tel:212 3227991

Tezgah Tel:212 9249985

RESTAURANT&BAR&CAFE Balıkçı Tel:212 3224909

Westside Cafe&Bistro Gsm:0545 3289378

Bafra KRFRN Tel:212 3224242

FAST FOOD BBQ Tel:212 322 9326

Mete Tesisat Me Şampiyon kokoreç Tel:212 3227575 Tel:212 3227008 Tike Tel:212 3223244

TERZİ Değişim Uzunlar terzi Kebap Tel:212 3220463 Tel:212 3224344 Wrapper Tel:212 3227020

İmaj terzi MARKET&ŞARKÜTERİ&KASAP Tel:212 3224070 Abant Çiftliği Tel:212 3224848

Hikmet Terzi Carrefoursa Tel:212 3223207 Tel:212 3225848 Çamlık Market Tel:212 3225071

Benzin Big Yellow Taxi&Gasoline Tel:0212 3226744

Bizim Lahmacun Tel:212 322 8400

Big Chefs Tel:212 3226800

Burger King Tel:212 322 4823

Burger house Tel:212 3223442

Cafe Elera Tel:212 322 8994-95

Carluccio’s Tel:212 3221192

Domino’s Pizza Tel:212 322 2535

Mahallenin Kasabı LASTİK HİZMETLERİ Tel:2123220741-42 Berklass Lastik Tel:212 3601695 Migros Tel:212 3228427

Cundalı Cemil Tel:212 3220462

Döner Time Tel:212 3220536-37

YIKAMA OTO Makro Tel:212 3229127

Cool Bar Tel:212 3227535

Dürümlife Tel:212 322 5334

Nightoto day 7/24 Tel:212 3226655 Kışlalı yıkama Tel:536 3540509

Terzi Hilal İskender3220217 et&tavuk Tel:212 3220950 Tel:212

Gourmet Garage Tel:212 3223100

Dardenia Tel:2125001438

Egg&burger Tel:212 322 2200

Eaters İstanbul Tel:212 3224244

Etiler Marmaris büfe Tel:212 322 1798

Oto dünyası AKTAR&KURUYEMİŞ Tel:212 3222523 Boğaziçi Kuruyemiş Tel:212 3228197

Hamaset Köfte Salonu Tel:212 322 4507

ZenGüven CarsKuruyemiş Oto Yıkama Tel:212 3221217 Tel:212 3222546

Gezi İstanbul Tel:212 3224540 K-Brasserie Tel:212 3226900

Salkım Söğüt Tel:212 3220337

Lavazza Tel:212 3225030

İzmir Pide Lahmacun Tel:212 3224049

Le Select Tel:212 3222744 Mado Tel:212 3228880

Konyalım Etli Ekmek Tel:212 3223477

SU İSTASYONLARI İS ORGANİK Abant su MARKET City Farm Tel:212 3224122 Tel:212 322 1052 Organicasa Tel:212 3228228

Köefteque Tel:212 3224048

Erikli Tel:212 322 3674 SÜT ÜRÜNLERİ

Pizzaria Tel:212 3221220

Köfteci Şaban Usta Tel:212 322 1611

Sırma su Sütist Tel:212 4943141 Tel:212 322 5756

Olivo Ristorante Tel:212 3223212

Lahmacun Tel:212 3222007

BUTİK PASTA su S aka Annas bakery Tel:212 3227832

Meydan Restaurant Tel:212 2397010

La bakery Tel:212 3225516

Meşhur Çiğköfteci Tel:212 3225617 Tolga Elektronik Tel:212 322 55 22 Mc donald’s Tel:4446262

CATERİNG Alkanat Tel:212 3603056

Kemer Catering Tel:212 2906250

Tas testi Tel: 212 3221052

Marmaris büfe Servis Reinabi Apple Tel:212 322 3227411-25-32 Tel:212 5951

Pınarbaşı kebap lahmacun LOSTRA Tel:212 3220125 Kemer lostra Tel:212 3224102 Sampi Pide Tel:212 3227787

Delicious Tel:212 3226901

Güvenpınar Tel:212 3220565

BANKALAR BAN AkbankLe fırın Tel:212 3223080 Tel:212 3223692

DİYET YEMEKLERİ Nü light menü Tel:212 3222371

Belgras Çiçek Evi Tel:212 3600891 Çiçekçi Kız Tel:212 3224663

Netem bilgisayar 3226690 Tel:212 Mado Tel:2123225272

Başpınar su Tel:212 2397879

Sütçü Tel: 4445788

Tel:212 3221662

Mulino bakery Tel:212 3224136

Ceviz Tel:212 3222664

Garanti bankası pastanesi Tel:212 3225278 Tel:212Divan 3223172 Dondurmaccı Tel.212 3228180

HSBC bankası Tel:212Fırın 3227295 İstanbul Tel:212 3225405 Ing bank Gezi İstanbul Tel:212 3224540 Tel:212 3222710 Girendola Tel: 0212 322 4774

Teb Jean Pierre Patisserie 212 7774000 Tel:212 3221363

TürkiyeKarafırın iş bankası Tel:212 3224334 Tel:212 3223258 Komşufırın Tel:850 2003059

Vakıfbank Tel:212 3227343 Tel:212Özsüt 3225283

Pelit pastanesi Tel:212 322 5610 Yapı kredi bankası Tel:212Venüs 3222396 pastanesi Tel:212 3220555

Ziraat Bankası Yaprak pastanesi Tel:212 3229171 Tel:212 3224756 HALI YIKAMA

Tel:212 3603844 DÖVİZKernek BÜROSU Döviz Bürosu TEMİZLEME Tel:212KURU 3228242

Değişim Kuru Temizleme Tel:212 3225210

KARGO Aras Dry Center Tel:212 7777464 Tel:212 3223349 Mevsim Kuru Temizleme

MNG Tel:212 3225812 Tel:212 3226675

Titiz Kuru Temizleme Tel:212 3223345

Sürat Tel:212White 3601033 Center Tel:212 3220834 Yurtiçi İLAÇLAMA Kargo İlaçlama 0212 3227414 Tel:212Mega 3226675 TEMİZLİK SÜRÜCÜ KURSUHİZMETLERİ Temizlik Tel:212 3695650 GöktürkZelaSürücü kursu Tel:212BEYAZ 3226244 EŞYA,&KLİMA &ELEKTRONİK Oktay DTM - Hotpoint

SERVİSTel:212 3220083 Aktaş Turizm Teknosa Tel:212 3225760 GSM:5072422475-5357761035 TAKSİ ELEKTRİK elektrik Tel:212 3229161 GöktürkAsMerkez Taxi Tel:212 3221007 GSM:532 7998249


Değişim elektrik Tel:212 3222244 Göknur elektrik Tel:212 3225247 Göl elektrik Tel:212 3222545

Çobanpınar Tel:212 3221926 Başpınar su Tel:212 2397879 Güvenpınar Tel:212 3220565

Kanaat elektronik Tel:212 3222864 Özcan elektromarket Tel:212 3223430 Eti elektromarket Tel:212 322 8031 BEYAZ EŞYA KLİMA KOMBİ SERVİSİ Servis point Tel:212 3228999 BİLGİSAYAR Çözüm bilgisayar Tel:212 3220404 Göktürk bilgisayar Tel:212 3225555

Tas testi Tel: 212 3221052

SİZE EN YAKIN VOLVO YETKİLİ SERVİSİ “EVO MASLAK”

BANKALAR Akbank Tel:212 3223692 Denizbank Tel:212 3484030 Finansbank Tel:212 3223191 Garanti bankası Tel:212 3223172 HSBC bankası Tel:212 3227295

Netem bilgisayar Tel:212 3226690 Ing bank Tel:212 3222710 Reinabi Apple Servis Tel:212 322 5951

Teb 212 7774000

ÇİLİNGİR By demir GSM:536 6352800

Türkiye iş bankası Tel:212 3223258

LOSTRA Kemer lostra Tel:212 3224102

Vakıfbank Tel:212 3225283

Levent Lostra Tel:212 3600013

Yapı kredi bankası Tel:212 3222396

TESİSAT Mete Tesisat Tel:212 3227008

Ziraat Bankası Tel:212 3224756

TERZİ Değişim terzi Tel:212 3224344

DÖVİZ BÜROSU Döviz Bürosu Tel:212 3228242

İmaj terzi Tel:212 3224070 Terzi Hikmet Tel:212 3225848

KARGO Aras Tel:212 3223349

Terzi Hilal Tel:212 3220217

MNG Tel:212 3226675

LASTİK HİZMETLERİ Berklass Lastik Tel:212 3601695

Sürat Tel:212 3601033

OTOMOBİL GALERİSİ Diomonds Motors GSM:0544 547 69 43 0544 298 36 70

Yurtiçi Kargo Tel:212 3226675 SÜRÜCÜ KURSU Göktürk Sürücü kursu Tel:212 3226244

OTO YIKAMA Kışlalı oto yıkama Tel:536 3540509 Oto dünyası Tel:212 3222523 Zen Cars Oto Yıkama Tel:212 3222546 SU İSTASYONLARI Abant su Tel:212 322 1052 Erikli Tel:212 322 3674 Sırma su Tel:212 322 5756 Saka su Tel:212 3221662

SERVİS Aktaş Turizm GSM:5072422475-5357761035 TAKSİ Göktürk Merkez Taxi Tel:212 3221007 GSM:532 7998249 VİP TAKSİ Tuaş Tel.:212 2128827

MASLAK

Dereboyu Cad. No: 15 - H Ata Center Maslak • İstanbul Tel: 0212 286 66 66 evooto@evooto.com.tr

BODRUM

Konacık Sanayi Sitesi Karşısı Gaz Deresi Caddesi Lena Sanayi Sitesi 21/8 Konacık • Bodrum • Muğla Tel: 0252 363 71 00 evobodrum@evooto.com.tr

www.evooto.com.tr


Intown 11 web  
Intown 11 web  
Advertisement