Page 1

Bir yetenek havuzu problemi s 102

Siber güvenlik yapay zekayla değişecek s 117

# 03

DIGITALREPORT.COM.TR

ARALIK 2019 OCAK 2020

Sessiz devrim: Dijital Finans » Açık bankacılık yaklaşımları » Sigorta, ödeme ve kişisel finans nasıl değişiyor? » Blok zinciri iyi bir gelecek için umut veriyor » E-ticarette büyüme için tarihi fırsat » ÖZEL ARAŞTIRMA: Tüketicilerin yeni nesil finansa bakış açısı

GİRİŞİM

MARKA

E-TİCARET

Servis Tasarımı ve UX arasındaki farklar s 98

Sesli asistanlar Google'ı nasıl değiştirdi? s 112

Satışları otomasyonla artırın s 90


Simple & honest aestheticism

Markanıza bir ruh kazandırın. WWW.BODOVILLE.COM

BODOVILLE.BRANDING

İnsan-odaklı dijital ve fiziksel deneyimler HİKAYENİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN.

hi@bodoville.com

STRATEGY

DEFINITION

BRANDING

PACKAGING

+1 650 763 2235 +90 536 968 0383

WEBSITE


EDİTÖR

Yeni dünyanın geçer akçesi para değil “değer” Dünyanın farklı yerlerine, ne kadar uzak olursa olsun ulaşabilmenin birçok yolunu bulduk. Fiziksel dünyanın alternatiflerini, gerçeğinden daha iyi işler hale getirdik. İnternet küresel bir ağ olarak bilgi toplumuna dönüşme olanakları sunarken, dijital finans da eskiden hayal bile edilemeyecek hizmetleri en ücra noktalara kadar taşıyabiliyor. Bu ayki dosya konumuzda bankacılık, sigortacılık gibi klasik finans alanlarından startup’lara, blok zincirinden e-ticarete ve ödeme sistemlerine kadar her alandaki yeni nesil çözümlerdeki teknoloji, güvenlik gelişmeleri ve pratik uygulamalar yer alıyor. Son dönemin gözde konusu otomasyonu ise alanın uzmanı UiPath’in Türkiye yöneticisi sayın Tuğrul Cora ile özel röportajımızda ve e-ticaret makalemizde bulacaksınız. Dijital dönüşümün artık iliklerimizde hissedildiği bu dönemde sesli internet aramaları ve dijital insan kaynakları çağının problemleri hakkındaki yazıları da incelemenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar,

Aytun Çelebi

DIGITALREPORT.COM.TR // 3


İmtiyaz Sahibi Linkmedya Genel Yayın Yönetmeni Aytun Çelebi aytun@linkmedya.com Yazı İşleri Müdürü Hasan Selman hasan@linkmedya.com Yazı İşleri A. Erhan Acar, Eylül Tunç, Kaan Kayar Görsel Tasarım Efe Can Kabak

KÜNYE

Katkıda Bulunanlar Akın Gülseven, Pelin Gülen, Savaş Önemli

4 // DIGITALREPORT.COM.TR

Yayın Adresi Gazi Refik Sok. No:7/9 Beşiktaş/İstanbul 0(212) 909 92 42 Reklam reklam@linkmedya.com Yayın Türü Yaygın, süreli yayın (İki ayda bir) Digital Report, TC Basın Yayın yasalarına uygun olarak yayımlanır. İsim hakkı Linkmedya’ya aittir Dergideki içerikler izinsiz kopyalanamaz, başka yerde kaynak göstermeden yayımlanamaz. İmzalı yazılardaki görüşler, yazarların kendisine aittir. DIGITAL REPORT #003 YIL:1 | SAYI: 3 | ARALIK 2019-OCAK 2020


İÇİNDEKİLER 14 30

KAPAK KONUSU: YENİ NESİL FİNANS

BULUT ÖNCESİ STRATEJİ

Bulut öncelikli dünyaya adım atanlara özel rehber

88

OTOMASYON E-TİCARETİ HIZLANDIRACAK

Bankacılık, sigorta, blok zinciri, e-ticaret ve fintek alanındaki tüm yenilikler

121

Dijital pazarlama mucizeleri ile işinizi büyütün

YAPAY ZEKA SİBER GÜVENLİKTE Makineler davranışları okumakta insandan çok daha önde

22

Ayın ürünleri

112

78

Röportaj: UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora

Sesli aramalar SEO’yu nasıl etkiliyor?

119

Yeni Ajanslar & Müşteriler

84

3D Secure 2 ödemelere ne kazandıracak?

120

98

UX ve servis tasarımı arasındaki nüanslar

Ayın en iyi reklamları & YouTube Leaderboard sıralaması

122

Yatırım & Satın Almalar

124

Atamalar

102 Bir yetenek havuzu problemi

6 // DIGITALREPORT.COM.TR


Her Zaman Her Yerde Güçlü İnternet Tüm Evi Kapsayan Mesh WiFi Sistemi AC1200 Çift Bantlı WiFi Deco E4

Ölü Bölgeleri Ortadan Kalıdırın!

Çiftlik Tipi

Çok Katlı

L Tipi

2.4 GHz WiFi Bağlantı

5GHz WiFi Bağlantı

Opsiyonel Ethernet Ana Taşıyıcı

Deco App


TEKNOLOJİ

Google’ın kuantum bilgisayarı ile çıta yükseldi İşlem yapısı farklılığı ve yüksek güç ile bilgisayarların çözemediği problemleri çözmesi beklenen kuantum bilgisayarların ilk örneğinin tamamlandığını duyuran Google, her ne kadar bilgisayarı Quantum Üstünlüğü adıyla bir internet meme malzemesi haline de getirdi. NASA’nın süper bilgisayarlarını test ölçeği olarak kullanmak üzere geçen yıl anlaşan şirket, kurumun web sitesinde kısa süre duran bilimsel makalede 10 bin yıl yerine 3 dakika Google’ın Sycamore adlı kuantum işlemcisinin Summit adlı var olan en gelişmiş süper bilgisayarın yaklaşık 10 bin yılda gerçekleştireceği bir hesaplamayı 3 dakika 20 saniyede yaptığı iddiası yer aldı. Makalede bilgisayarın 53’ü kullanılabilir, toplam 54 kubit gücünde olduğu belirtiliyor.

8 // DIGITALREPORT.COM.TR

Kuantum bit ibaresinin kısaltması olan kubit, klasik bilgisayar teorisindeki 0 ve 1’lerden oluşan bit’lerden farklı olarak hem 0 hem 1 değeri taşıyabiliyor. Uzun yıllardır bilimciler bu makinelerin geleneksel bilgisayarlardan çok daha performanslı olduğunu kanıtlamak için uğraşıyorlardı. Google daha önce geliştirdiği Bristlecone adlı 72 kubit gücündeki işlemcisine göre yeni bir tasarımla Sycamore’u hazırlamış. İki kubit geçit yapısı, hata oranını Bristlecone’a göre kayda değer oranda düşürmüş. Google’ın kuantum gücü deneyini Wright Kardeşler’in ilk uçak gösterisine benzeten uzmanlar, hesaplamanın detaylarının açıklanmasıyla bu alanın daha da gelişeceğine inanıyor.


TEKNOLOJİ

ARGE’deki yatırımıyla birincilik hedefte Koçtaş Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu, “Geçtiğimiz yıl dijitalleşme yolculuğunda bilgi teknolojilerine, toplam yatırımımızın %40’ı gibi oldukça büyük bir oran ayırdık” dedi. Koctas.com.tr, Koçtaş mobil ve mağazalarımızdaki kiosklar dâhil dijital kanallarımız, şuan Koçtaş’ın toplam cirosu içinde 2. büyük mağazası konumunda. 2020 yılına geldiğimizde dijital kanallarımızın ciro bazında birinci mağazamız olmasını hedefliyoruz” dedi. Özpamukçu: “31 Ağustos itibarıyla; koctas.com.tr yıl boyunca tekil ziyaretçi sayımız 24.5 milyon, Koçtaş uygulamasını indirenlerin sayısı 295 bin olarak gerçekleşti. Hızlı sipariş ekranlarımız kiosklar ilk 8 ayda %243 büyürken, koctas. com.tr ve Koçtaş uygulaması ise ilk 8 ayda %115’lik bir büyüme gösterdi. Koctas.

com.tr, Koçtaş mobil ve mağazalarımızdaki kiosklar dâhil dijital kanallarımız, şuan Koçtaş’ın toplam cirosu içinde 2. büyük mağazası konumunda. 2020 yılına geldiğimizde dijital kanallarımızın ciro bazında birinci mağazamız olmasını hedefliyoruz” dedi. Özpamukçu, 2019 yılı sonunda ustaların satışlar içindeki payının %5, 2024 sonunda ise %10 olmasını hedeflediklerini söyledi. Ustaların hayatını kolaylaştıracak birçok proje hayata geçirdiklerini vurgulayan Özpamukçu: “2018 yılı içerisinde hizmete açtığımız ‘Ustabilir’ mobil uygulamamız ile evinde yaptıracağı tadilat için bir usta ihtiyacı duyan kişiler ile ustalarımız arasında ücretsiz bir köprü oluşturduk. Uygulamamız şimdiye kadar 200 binin üzerinde kullanıcı tarafından indirildi.” dedi.

DIGITALREPORT.COM.TR // 9


TEKNOLOJİ

Robusta’dan yüzde 75’e kadar verimlilik avantajı Dijital iş gücü çözümleri sunan Robusta, her sektördeki iş akışlarını yazılım robotlarıyla hızla otomasyona geçiren projeler gerçekleştiriyor. Yapılanmasına hız veren şirket, bir basın toplantısıyla Robusta RPA, ürününü tanıttı. Aydın Ersöz ve Ümit Atalay’ın yatırımı ve sektör deneyimi ile güçlenen Robusta, yeni ürünüyle kurumlarda %75’e varan verimlilik avantajı elde ediyor. Elle gerçekleştirilen süreçleri yapay zeka ürünleriyle otomatik hâle getiren Robusta RPA, müşteri deneyimlerini iyileştiriyor ve gelişmiş robotlarlastandart iş süreçlerini otomatikleştiriyor. Rutinin yerini yaratıcılık alacak Müşterilerin süreç keşfinden canlıya geçişe kadar her aşamada yanında olan

10 // DIGITALREPORT.COM.TR

şirketin genel müdürü Murat Dayanıklı, şöyle konuştu: “Ofis çalışanlarının gün içerisinde zaman ayırdıkları pek çok rutin, tekrar eden ve öngörülebilir görevleri bulunuyor. Bu görevler şirketlerin iş yükünü artırmanın yanı sıra çalışanların daha katma değerli işlere odaklanmalarını zorlaştırıyor. Çalışan davranışını taklit edebilen otomasyon teknolojileri yardımıyla işleri hızlandıran, iş süreçlerinin kalitesini ve tutarlılığını artıran, işlerin ölçeklenebilmesini destekleyen ve maliyet avantajı sağlayan çözümümüz RPA, şirketlere verimlilik kazandırıyor.” Dayanıklı, tekrarlı işleri çalışanların üzerinden alan sanal robotlar sayesinde firmaların artık işlerinin ana fonksiyonlarına odaklanabildiğinin ve yaratıcılığın artacağını vurguladı.


TEKNOLOJİ

Hava kargoya ilk yerli yazılım ihracatı Yurt dışına havayolu teknolojileri ihraç eden Hitit, 25 yıllık tecrübesini kargo sektörüne taşıdı. Kargonun tüm süreçlerine bütünlüklü bir çözüm sunan Crane Cargo adlı yeni yazılım, Pakistan Uluslararası Havayolları tarafından kullanılmaya başlandı. Türkiye’den ilk ihracat Havayolları ve tedarik zincirindeki tüm paydaşlar için hava kargo yazılımı üreten ve ihraç eden ilk Türk teknoloji şirketi olan Hitit, Crane Cargo ile tedarik zincirindeki tüm süreçleri basitleştirirken, uluslararası kargo regülasyonlarına uyumlu çözümler de üretiyor. Crane DOM ile yerel, Crane CGO ile uluslararası hava taşımacılığı yapacak havayollarının kullanabileceği bir sistem olarak düşünülmüş.

Crane CGO’nun ise yıl sonunda kullanıma hazır hale gelmesi hedefleniyor. Hitit Hava Kargo ve Lojistik Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atilla Lise şunları söyledi: “Hitit olarak; havayolu teknolojisindeki 25 yıllık deneyimimizi, kargoya taşımanın ve bu alanda ilk yerli yazılım ihracatını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Günümüzde e-ticaret trafiği dünyada çok hızlı büyüyor ve bu da lojistik sistemlerin birbiriyle entegre çalışmasını zorunlu kılıyor. Crane Cargo çözümlerimiz tam da bu noktada doğru zamanlama ve yetkin fonksiyonlarıyla bu amaca hizmet etmek üzere tasarlandı. Hedefimiz kısa süre içinde, hava kargo sektöründe, ülkemizde ve farklı coğrafyalarda yenilikçi ürünlerimizle büyümeye devam etmek.”

DIGITALREPORT.COM.TR // 11


TEKNOLOJİ

Lenovo’dan sınır bilişime mini sunucu Nesnelerin İnterneti ve sınır bilişim çalışmaları için hazırlanan ThinkSystem SE350, Lenovo Türkiye DCG Ülke Müdürü Burç San tarafından tanıtıldı. 1U büyüklüğündeki raflar için yarı boydaki yeni sunucu Lenovo ThinkSystem SE350, veri merkezine yerine verinin üretildiği konuma yakında kullanım için tasarlanmasıyla, Lenovo‘nun hedefe özel ilk sunucu ürünü oldu. Sınır bilişim ile uzak çalışanların olduğu noktaları hedefleyen şirket, sunucuyla gecikme, güvenlik, bant genişliği ve erişim sorunlarını aşabilecek. Kitaplık rafına bile sığıyor 1,75 inç (40 mm), genişlik olarak 8,1 inç(215mm) ve derinlik olarak 14,9 inç (376 mm) boyutlarındaki ThinkSystem SE350, veri merkezi tipi raflar dışında duvara monte edilebiliyor ve hatta bir kitaplık rafına konulabiliyor. Fiziksel güvenlik de sağlıyor Xeon D destekleyen ThinkSystem

12 // DIGITALREPORT.COM.TR

SE350, yarı ende, 1U raf derinliğinden kısa olmasının yanında çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor. 256 GB’a kadar bellek, 16 TB’a kadar dahili NVMe katı hâl depolama, Ethernet, Wi-Fi ve LTE bağlantıları taşıyor. Sistemdeki dahili güvenlik özelliklerinin başında şifreli depolama gelirken, istendiğinde kapağı çıkartılınca kendini kapatan ve diğer fizikel güvenlik önlemleriyle ‘sunucunun kurcalanması’ da önlenebiliyor. Uzaktan kurulum için zero touch adlı sistemi kullanan Lenovo, böylece sunucuya el sürmeden sistemin devreye alınabilmesini sağlamış.


TEKNOLOJİ

5G’li IoT cihazlarının sayısı 2025’Te 350 milyonu bulacak Beşinci nesil mobil iletişimin yaygın kullanıma girmesiyle IoT hücresel cihaz satışları da patlama yaşayacak. Strategy Analytics’e gçre özellikle Çin’deki büyük projelerin sayısının artması IoT cihaz pazarına taze kan getirdi. 5G’nin mobil haberleşme sistemlerinde en yaygın kullanılan teknoloji olmasının 2025’i bulacağını öngören araştırma şirketi, 4G IoT cihaz satışlarının üç sene içerisinde

Microsoft’un dört gün çalışma modeli ilgi gördü Japonya G-7 ülkeleri arasındaki en çok çalışan ama en az verimli iş gücüne sahip. Ayda 80 saatten fazla mesai yapılan ülkenin hükümeti bu yıl yasal fazla mesai çalışmalarını ayda 45 saatle sınırlayan yeni bir yasa çıkarırken, Microsoft Japonya, çalışanlarına 3 günlük bir haftasonu uygulayarak işyaşam dengesini iyileştireceğini umuyor. OECD Compendium’un

zirveyi göreceğini, 5G IoT cihazların ise bu seneden başlayarak 2023’te 4G ile eşit noktaya ulaşacağını öngörüyor. IoT hücresel modüllerin en büyük müşterisinin otomotiv dikeyinde olacağını belirten rapor, 5G’nin düşük gecikme faydası sunmasının neredeyse anında haberleşme sağlayacak yapılar için büyük önem taşıdığının altını çiziyor. Otonom sürüş de bu açıdan çok sayıda algılayıcı ve haberleşme cihazı gerektiriyor. Yoğun kullanım beklenen diğer sektörler ise imalat ve sağlık olarak belirtiliyor.

verilerini kullanan bir rapora göre şirket, çalışma saatlerini azalttığında, üretkenliğin ve verimliliğin %39,9 oranında arttığını gözlemlemiş. Dört günlük çalışma haftası, çalışanları zamanlarını daha verimli kullanmaya zorlarken; toplantıların azalmasına ve dijital ortamda yapılabilecek hâle getirilmesine sebep olmuş. Ayrıca çalışanların izin alma oranı %25,4 azalırken, yazdırma sayısı %58,7 enerji sarfiyatı ise %23,1 düşmüş.

DIGITALREPORT.COM.TR // 13


TEKNOLOJİ

BULUT ÖNCELİKLİ STRATEJİYE GEÇERKEN... SaaS, PaaS, IaaS derken, dijitalizasyon kurumların bulut iş yüklerini çeviklik, esneklik ve performans beklentisi üzerinden artırıyor. Buna hazır olmak için tepe yönetim ile BT çalışanlarını ikna gücünüzü artırmanız bir ön koşul hâlini aldı.

14 // DIGITALREPORT.COM.TR

Bulut konusunda rakamlar giderek daha çarpıcı olmaya başlıyor IDC ve depolama birimleri üreticisi Seagate’in BT pazarı araştırmasına göre dünyanın veri hacmi 2025 yılına kadar 175 zetabayta kadar çıkacak. 175 zetabayt demek 1021 terabayt demek. Bu miktar 2017 ile kıyaslandığında 8 kat büyüme anlamına geliyor. Çalışma, bu büyümenin ana iticilerinin şirketler olacağını


TEKNOLOJİ

işaret ediyor ve 2025’te üretilen tüm verinin %80’inin şirketlerce üretileceğini söylüyor. Şu anda ise şirketler ve bireylerin veri üretimi başabaş durumda. Açık bulut IoT ile büyüyor Çalışma ayrıca 2025’te tüm verilerin yarısının açık bulut ortamlarında depolanacağını işaret ediyor. Bu eğilimin öne çıkmasında şirket verilerini sürekli surette oluşturan, depolayan ve analiz eden IoT algılayıcıların rolü büyük. Günümüzde açık bulut veri oranı toplamın üçte biri olarak görülüyor. Bulut kullanan şirketler ve kullanmayanlar arasındaki fark, rekabete yansıyor ve bu büyüme artık gözle görülür seviyeye geliyor. Buna karşın, birçok iş liderinin sonuçlar iyi olduğu sürece teknolojinin nasıl kullanıldığını umursamadıklarını da görüyoruz Daha hızlı olsun, daha esnek olsun ve en önemlisi öncekinden düşük mâliyetli olsun yeter. McKinsey’in ITaaS bulut anketi bu durumu şöyle özetlemiş: “Bulut tartışması sona erdi. Artık işletmeler BT iş yüklerinin hatırı sayılır bir bölümünü bulut ortamına taşıyor. Bunun

etkisi hem kullanıcılar hem de teknoloji hizmet sağlayıcıları için kayda değer olacak.” Forrester’ın iş liderleriyle yaptığı görüşmelere göre, katılımcıların yüzde 75’i tam bir SaaS uygulamasına geçişin artan iş çevikliği, yüzde 74’ü daha hızlı konuşlanma ortaya çıkardığını belirtiyor. Elbette bu kimseyi şaşırtmamalı, zira SaaS yapısı gereği geleneksel çözümlerden daha esnek, özellikle herhangi bir yenilikçiliğin adaptasyonunda kurum içi yerleşik sistemlerden çok daha hızlı sonuç veriyor. Geçiş neden bu kadar zor? Peki bulut üzerindeki iş hizmetlerinin sadece “işi görmekle” kalmayıp net bir rekabet avantajı da sağlamasıi neden kurumların bulut öncelikli teknoloji yaklaşımına geçmesine ön ayak olmuyor? Üstelik hizmetlerin bulut mu yerel sunucuda mı olduğu bile anlaşılmıyorken bunun önceliklendirilmemesinin temel sebebi değişim. Her ne kadar değişimi herkes istiyor gözükse de, eski alışkanlıklardan kurtulmak göründüğü kadar kolay değil. Yöneticiler genellikle işlerinde yeni teknoloji bazlı

DIGITALREPORT.COM.TR // 15


TEKNOLOJİ

yeniden yapılandırmayı en büyük engel olarak görüyor, çünkü farklı düzeylerde iş birliği gerekiyor. Bir araştırmaya göre bu değişimlere direnç gösteren yönetici ve çalışanlar dijital dönüşüm süreçlerini ağırlaştırıyor. Neredeyse tüm uzmanların bu süreçte ortaklaştığı bir nokta ise , tüm aktivitelerden uzmanların bir araya gelerek buluta geçişteki en iyi uygulamalar konusunda ortak bir ifade oluşturması gerektiği oluyor. Yönetimi “hikaye” ile ikna edin Yönetim seviyesindekileri ikna etmek için yanlış bakış açılarını düzeltmek ve uzun dönemli bir vizyonu oturtmak gerekiyor. Buluta geçiş ile ilgili en büyük yanılgılardan birisi, verilerin kurumun kendi sisteminde daha güvende olması fikri. Bu düşünce bir süre geçerliliğini korumuş olsa da, fiziksel olarak verinin tutulduğu sunucuyu görebilmek ve yönetme yaklaşımı artık geride kaldı. Günümüzde, bulut uygulamaları kurumsal uygulama ortamına hakim durumda. Bunun sebebi, daha güvenilir, ekonomik olarak sürdürülebilir bir seçenek sunmaları ve mesafenin

16 // DIGITALREPORT.COM.TR

güvenlik ya da veri müsaitliği konusunda bir faktör olmaktan çıkmış olması. Daha basit ve saydam uyumluluk sebebiyle buluta geçiş hızı artıyor. Finans, İK, üretim, pazarlama ya da bir başka iş fonksiyonu için ve buluta geçişin BT yönlendirmesine muhtaç olmasından bağımsız olarak, CIO’ların geri bildirim toplaması, endişeleri anlaması ve insanları sürece dahil ederek bu sürece katılımı artırmaları gerekiyor. Bunun için düzenlenen kurum içi kampanyalar, üretilen içerikler de son dönemde öne çıkan “hikaye anlatıcılığı” yaklaşımının bir sonucu. Gelecek hakkında belki sert ama inandırıcı bir hikaye ile vizyonu çalışanların ve yöneticilerin kafasında oturtmak kolaylaşıyor. BT çalışanları endişeli Amazon Web Services’in kendi konferansında açıkladığı bir rapor da buluta geçişte, BT çalışanlarını da işlerinin güvenliği konusunda endişelendiğini ortaya koyuyor. Ancak istatistikler buluta geçiş sonrasında BT çalışan sayısının asgari düzeyde azaldığını ortaya koyuyor. Hatta, bu sayede BT departmanlarında


TEKNOLOJİ

yeni iş alanları açılıyor. Günümüzün veri ambarlarını kullanan bulut bazlı ERP sistemleri, tek kaynakta konsolide edilmiş veriler ile karar alma mekanizmalarına olumlu katkı sağlıyor. Farklı kaynaklardaki verileri bir araya toplamak BT departmanları için bir kabusa dönüşürken, Excel dokümanlarında kaybolan verileri kullaamıyor olmak da bir kurum için önemli bir kayıba dönüşebiliyor. Bu durum BT çalışanlarının iş yoğunlukları konusunda da endişeye kapılmalarına sebep olsa da, buluta geçişte gerektiğinde

dışarıdan desteklenmesi süreci hem rahatlatıyor hem de hızlandırıyor. Hızlı bir teknolojik değişim çağında yaşayan bizler için organizasyon içi dönüşümü yönetme açısından en iyi çözümleri öğrenmek ve bunları dijital dönüşümün farklı evrelerinde kullanmak için buluta geçiş çok iyi bir örnek oluşturuyor. Tüm bunları başarmak için yeni bir vizyon oluşturabilen, bunu ikna edici bir hikayeye dönüştürebilen ve departmanlar arası birliği kurabilecek CIO’lar gerekiyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 17


TEKNOLOJİ

DÜNYA WI-FI 6’YA HAZIR MI? Yeni kablosuz iletişim standardı 802.11ax, var olan ağları rahatlatırken çok daha fazla istemci bağlantısını olanaklı kılıyor. Ancak yüksek fiyatlı ekipmanlar sebebiyle hemen geçiş yapmak mantıklı mı, değerlendirdik.

18 // DIGITALREPORT.COM.TR


TEKNOLOJİ

Bir süredir yaygınlaşmaya çalışan ve Wi-Fİ 5 olarak da bilinen 802.11ac standardına yenilikler getiren Wİ-Fi 6’lı cihazlar da piyasaya çıkıyor. Kapsama alanı, 2,4 ve 5 GHz bantlarını daha iyi kullanabilme ve çoklu giriş çıkış (MIMO) antenleriyle daha yüksek hıza erişmek mümkün. Çok kullanıcılı teknolojiler Yüksek trafikli kablosuz ağlarda yakında bu standardı görmeye başlayabiliriz, zira 802.11ac’deki Ortogonal Frekans Bölümlü Çoklu Erişim (OFDMA), 802.11ax’te yerini bunun çok kullanıcılı hâli olan MU-OFDMA’ya bıraktı. Kablosuz ağ sinyalini daha iyi bölen bu yeni teknoloji, çok kullanıcılı ortamlardaki gecikme süresini de kayda değer oranda düşürebiliyor. Wi-Fi 6 ve MU-OFDMA var olan alt taşıyıcıları dört katına çıkarak aynı anda 64 yerine 256 bağlantıya izin veriyor. 802.11ax standardı, alt taşıyıcıları kaynak ünitelerine (RU) ya da aynı anda birden fazla istemcinin kablosuz ağda haberleşmekte kullandığı alt kanallara göre bölüyor. Yüksek bant genişliği gerektiren uygulamalar için 1024-

QAM modu var olan bant ve kanalların daha iyi kullanımını sağlıyor. Bu sebeple azami bant genişliği düşük radyasyon ortamında güçlü bir sinyale ihtiyaç duyuyor. 1024-QAM ideal olarak 256-QAM’ye göre yüzde 20 daha yüksek hız getiriyor. Teoride 1,2 Gbit/sn mümkün Wi-Fi uygulamaları için elbette bölünmesiz iletim çok daha uygun ama bu durumda da performans yönlendiriciyle mesafeye bağlı olarak ciddi şekilde düşüyor. Hatta verileri bölmeyen bir iletim için yönlendiricinin yanında olmanız gerekiyor. Son kullanıcı cihazları çok sayıda istemciye geniş miktarda veri aktarmaya odaklanacağından, 8x8 MIMO anten teknolojisi mobil olmayan platformlar için uygun. Akıllı telefonlar ya da bazı dizüstüler en fazla 2x2 anten teknolojisine sahipler. Dört kat fazla cihaz desteği 802.11ac standardına kıyasla Wi-Fi hızı büyük oranda değişmese de, erişim noktasına olan çok sayıda bağlantıda yük dengelenmesi daha iyi gerçekleştirilebiliyor. Var olan yongaların çoğu henüz

DIGITALREPORT.COM.TR // 19


TEKNOLOJİ

8x8 MU MIMO ile uyumlu değil. Tüketici cihazları MU-MIMO’ya henüz hazır değil Tüketici cihazlarında ise durum daha kötü, henüz hazır cihaz yok gibi. Qualcomm’un Snapdragon 855 işlemcisi 802.11ax standardının bazı özelliklerini destekliyor. Ancak standardın final sürümü ortaya çıkmadan 855 hazırlandığı için Wi-Fi 6’nın tüm özellikleri desteklenmiyor. Cihazlara bakıldığında Samsung’un Galaxy S10 ve S10+ modelleri ax standardına uyumlu. HP de Omen 15 dizüstü bilgisayarı ile isteğe bağlı olaran 11ax WLAN bağlantısını destekliyor. Şunu da söylemeden geçmeyelim; her iki üretici de 2x2 MU MIMO bağlantıya olanak sağlıyor. Bir diğer gelişme de Wi-Fi 6 üzerinde iki yakın kablosuz ağ kanalının çakışmasının önlenmesi tarafında olmuş. Bu yaklaşım 2,4 ve 5 GHz ağlarının ikisi için de geçerli. 802.11ax’li ilk yönlendiriciler hız işini biraz abartmış olabilir 802.11ax standardını destekleyen ilk yönlendiriciler CES 2018’de karşımıza çıkmıştı. 6.000 Mbit/sn hızına kadar ulaşabilen modeller görücüye

20 // DIGITALREPORT.COM.TR

çıksa da, bunları kullanabilecek cihazların olup olmayacağı soru işareti. Testlerde istemci-sunucu arasında 11 Gbit/sn hızına kadar çıkıldığı görüldü ama bu da laboratuvar ortamında yapılan testlerde mümkün. 802.11ax standardı, gelişmiş güvenlik özellikleri de getirmiyor ancak üreticilerin büyük bölümü yeni yönlendiricilerinde WPA3 desteği sunuyor, bu da kablosuz ağdaki güvenliği sağlamak için şimdilik yeterli seviyede. Akıllı telefonlarda kafa karışıklığı yaşanmayacak Wi-Fi Birliği de kafa karışıklığını önlemek için akıllı telefonların kutularında ve tanıtımlarında Wİ-Fi 4, Wi-Fi 5 ve Wİ-Fi 6 ibarelerinin kullanılmasını istedi, ancak uygulamaya geçilmedi. Streaming konusunda Google, Apple ve Miracast’e rakip Video tarafına baktığımızda WiGig olarak bilinen 802.11ad standardı da Google Chromecast, Miracast ve Apple AirPlay ile doğrudan rekabet halinde. Buradaki büyük avantaj inanılmaz yüksek bant genişliği elbette, zira sadece kablosuz video aktarımını


TEKNOLOJİ

yüksek çözünürlükte yapmakla kalmıyor, genel veri aktarımını da hızlandırıyor. 60 GHz bantı kullanımı burada faydalı ama cihazlar azami 10 metre mesafe ile sınırlanıyor. Yine de bunlar yönlendiriciye yakın ev eğlence cihazları için fazlasıyla yeterli. Yeni ev eğlencesi cihazlarının doğuşuna yol açabilir Yakında Google ve Apple harici üreticilerin bu standardı destekleyen rakip ev eğlence ürünleri, internetten video hizmetlerini destekleyen cihazlarını görürsek şaşırmayacağız.

Ufukta hangi kablosuz standartlar görünüyor? 802.11ay standardının hazırlanmasıyla ad-WLAN yani cihazlar arası özel kablosuz ağ bağlantısı da önemli gelişmelere sahne olacak. Birkaç yüz metre içinde yüksek bant genişliği sunabilecek olan 802.11ay standardı, şimdilik maalesef özel uygulamalar için uygun gözüküyor. Bunun başlıca sebebi de duvarlar, ağaçlar gibi iç ve dış mekandaki fiziksel engeller yaşanması. Böyle bir durumda önemli performans kayıpları yaşadığından özel kurumsal uygulamalar için daha uygun.

DIGITALREPORT.COM.TR // 21


AYIN ÜRÜNLERİ Acer P1655 Xiaomi Redmi Note 8 Pro TP-Link NC450 Acer Swift 7 Honor 9X DJI Osmo Pocket Samsung Galaxy Watch Active2 Kingston HyperX Savage Exo Zyxel WRE6602 Lenovo Yoga C740


AYIN ÜRÜNLERİ

ACER P1655 4.599 TL | acer.com.tr

TV gibi cihazlara kıyasla çok daha büyük görüntü alanına ulaşabilmeleri, kolayca taşınabilmeleri ve farklı ortamlara kolayca kurulabilmeleri projeksiyon cihazlarını görüntülemede güçlü bir alternatif, bazı durumlarda da tek ya da en iyi seçenek haline getiriyor. Ancak bugüne dek farklı ihtiyaçlara yönelik özelliklerle bu cihazları ev ve eğlence için ayıran üreticiler, Acer’ın P1655’ine bakınca hata yapmış gibi duruyorlar. WUXGA, yani 1.920x1.200 piksel çözünürlüğe ulaşan cihaz, 50-300 inç arası büyüklükte çıktı veriyor. 30 bit renk desteği ile 1,07 milyar renge ulaşan P1655, yatayda 100 Hz, dikeyde 120 Hz tazeleme hızı ile oyun severler ya da film izlemek isteyenler için akıcı bir görüntü sağlarken, 16:10 doğal görüntü

oranı sunuyor. 4.000 lumen parlaklık, 10.000:1 kontrast da canlı görüntülere kaynaklık ediyor. LumiSense özelliği, parlaklık ve renk doygunluğunu içeriğe göre otomatik ayarlıyor. İş dünyası için de bunlar güzel özellikler ama 7/24 kullanılabilecek şekilde tasarlanmış olması, dış mekan ya da fuar gibi etkinliklerde kullanımını mümkün kılarak fark yaratıyor. Uzun kullanımda mavi ışığın vereceği rahatsızlık için BlueLightShield özelliğinden faydalanaran yorgunluğu azaltan P1655, görüntü kaydırma ve 2x dijital zum ile kadraj değişikliğine olanak sağlıyor. Acer Display Widget yazılımı ise cihazın kolayca yönetilmesini sağlıyor. Projektörde 2 x HDMI, 2 x VGA giriş, 1 x VGA çıkış, kompozit video, USB, ses giriş ve ses çıkış bağlantıları yer alıyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 23


AYIN ÜRÜNLERİ

Android 10 güncellemesi alacak olan cihazda, Xiaomi kullanıcı arayüzü MIUI mevcut.

XIAOMI REDMI NOTE 8 PRO 1.975 TL (64 GB), 2.169 TL (128 GB) | xiaomi.com

Yeşil modeliyle farklı duran Note 8 Pro, daha klasik bir görünüm için gri seçeneği sunuyor. Plastik çerçeve metal görünüme sahip, ancak kaliteli bir his veriyor. 6,54 inçlik IPS panelli ekran Full HD+ (2.340×1.080 piksel) çözünürlüğe ulaşıyor. Arka yüzdeki parmak izi okuyucu kameraya biraz yakın, ön yüzde ise kamera için damla çentik kullanıldığından, ekran alanı geniş. Bildirim LED’i geri döndü Damla çentikli telefonlardan farkı ise LED bildirim lambasının korunması.

24 // DIGITALREPORT.COM.TR

8 çekirdek işlemci, 6 GB bellek MediaTek Helio G90T platformunu sekiz çekirdekli işlemcisi, 2 adet ARM Cortex A75 ve 6 adet ARM Cortex A55 çekirdeğinden oluşuyor. Bu fiyat aralığında standart 4 GB olsa da, Xiaomi, 6 GB bellek tercih etmiş. Note 8 Pro’nun kamerası standart ve ultra geniş açıyı makro mercekle birleştiriyor. 64 MP’lik algılayıcı, bu sayede detayları çok daha iyi yakalıyor Gece çekiminde çözünürlüğü 4 kat düşürürken, düşük ışıkta daha yüksek ışık duyarlılığını otomatik ayarlıyor.. 1 saatten kısa sürede tam şarj 4K video çekebilen telefonun optik görüntü sabitleyicisi açıldığında çözünürlük Full HD’ye düşüyor. 4.500 mAh kapasiteli bir pil kullanan Xiaomi Redmi Note 8 Pro, yüzde 50 parlaklık, Bluetooth, WiFi ve mobil internet kullanımında 10 saatten uzun süre çalışabiliyor. Bu sayede, ortalama üstü kullanımla dahi ikinci gün kullanılabiliyor. 18 Watt hızlı şarj desteği de 1 saatin altında tam şarj olabilmesini sağlıyor.


AYIN ÜRÜNLERİ

TP-LINK NC450 479 TL | tp-link.com.tr

Uzun süredir kullanımda olmalarına karşın, IP kameralar artık gelişmiş ihtiyaçları karşılayacak kadar gelişmiş özelliklerle donanmış durumdalar. Ayrıca uygun fiyat karşılığında hepsi bir arada çözüm bulmak da mümkün hale geliyor. TP-Link NC450, üst segmentteki modellerin özelliklerini sunarken mobil uygulama ile de kolaylık sağlayan bir IP tabanlı seçenek olarak dikkat çekiyor. WPS ve karekodla kolay kurulum QR kodu ile mobil uygulamasını indirip WPS düğmesiyle kablosuz ağa kolayca giriş yapabilen bu kamera, Ethernet yuvası sayesinde ağa kablolu olarak da bağlanabiliyor. HD

görüntü verirken, orta yoğunlukta bir ağda dahi kablosuz bağlantı olması sorun çıkarmadı, ancak sinyal zayıfsa, Ethernet alternatifi olması iyi. Duvara monte aparatlarına da kutuda yer veren NC450, görüntüyü kolayca ters çevirebiliyor. Sesli ve görüntülü uyarı özelliği bulunan NC450, mobil uygulamanın kurulu olduğu cihaza ya da yuvasına takılan SD karta da fotoğraf ve video kaydedebiliyor. Gece görüşü başarılı NC450 ile uzaktan kameranın olduğu konuma ses gönderebilmek ya da ortamdaki sesi dinlemek de mümkün. Kamera, 360 derece yatay ve 150 derece dikeyde belirli bir dönüş rotası ile ya da serbest şekilde çalışabiliyor. Böylece çevresel güvenlik kontrolü sağlayan cihazın merceği F2.0/3,6 mm, video çözünürlüğü ise 1280x720 piksel. H264 codec’i destekleyen kamera 850 nm IR LED aydınlatması ile gece çekimlerinde 8 metreye kadar mesafede görüş sağlıyor. Kasa uygulamasına birden fazla kamera bağlanabildiği gibi, tüm özelliklere TP-Link Cloud sayesinde web üzerinden de erişilebiliyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 25


AYIN ÜRÜNLERİ

ACER SWIFT 7 8.997 TL | acer.com.tr

Bilgisayarınız çantanın ayrılmaz bir parçasıysa, taşınabilirliğin kralıyla tanışın. 9,95 mm kalınlık ve 890 gram ağırlığındaki Swift 7, bu başarısını 2,57 mm’lik incecik ekran çerçeveleriyle de sürdürüyor. Magnezyum lityum ve magnezyum alüminyum alaşımlı kasası, bu narin görünümün ardındaki sağlamlığın garantisi. Swift 7’nin 14 inç büyüklüğündeki dokunmatik, Full HD ekranı dayanıklılık için Corning Gorilla Glass 6 kaplamaya sahip. İçerisinde 8. nesil Intel Core i5-8200Y işlemci, 8 GB bellek, 256 GB SSD depolama birimi taşıyan dizüstü bilgisayar, tek şarjla 12 saate kadar kullanılabiliyor. 26 // DIGITALREPORT.COM.TR

Arka aydınlatmalı klavyesi, 1,1 mm vuruş mesafesine sahip düşük klavyesi ile rahat bir yazım deneyimi sunarken, yine Corning Gorilla Glass cam katmanlı touchpad, bazı cihazlardaki gibi fiziksel tuş deneyimini de kaldırmayarak klasik kullanımı sevenleri rahat ettiriyor. Thunderbolt 3 destekli iki adet USB-C ve USB 3.1 Gen 2 bağlantısını taşıyan Swift 7, Display Port 1.2 ile yeni nesil monitörlere bağlanabiliyor. Swift 7’nin diğer özellikleri arasında 2xMU-MIMO kablosuz bağlantı ve Bluetooth 5.0 yer alıyor.


AYIN ÜRÜNLERİ

HONOR 9X

DJI OSMO POCKET

2.599 TL | hihonor.com/tr

2.229 TL | bilkom.com.tr

Ekran alanını yüzde 91’e çıkartan 9X’in 2.340x1.080 piksel çözünürlüklü 6,59 inç LCD panelinde, parlaklık ve kontrast orta düzeyde ama renk ısısı ayarlanabiliyor. Ses alt kısımdaki mono hoparlöre emanet ve gürültüde sıkıntı yapmıyor ama doygun değil. Son dönemin yeniliği, üstten çıkan pop-up kameralar. Bu fiyat seviyesinde rastlamak güç, ancak 2 saniyede açılan ve kapanırken gürültü çıkartan mekanizma, telefonu da biraz kalınlaştırmış. Yapay zeka ve HDR destekli 48 MP algılayıcılı kamera, detaylar için 12 MP’e düşürüyor ama gece sonuçları dahi başarılı. 4K video desteklemeyen cihazın Kirin 710F işlemcisi orta seviyede akıcı. 4.000 mAh piliyle ikinci güne rahatça kalabilirsiniz.

Drone tarzı çekimler için elde kullanılabilen Osmo Pocket, 1 2/3 inçlik algılayıcı ile 60 kare/saniye hızında 4K video ve 12 MP fotoğraf çekebiliyor. Gimbal özelliğiyle dengede kalan kamera, videolar için görüntü sabitleme özelliği kullanırken, obje ve kişi takibi de yapabiliyor. Mikrofonu iyi ama profesyonel düzeyde değil. Lightning ve USB-C üzerinden akıllı telefona bağlanabildiği gibi ek aparatı satın alırsanız kablosuz olarak da yönetilebiliyor. Ufak, dokunmatik LCD ekrana sahip Pocket, kayıt için microSD bellek kartına ihtiyaç duyuyor. HD çekimlerde birkaç saat dayanan şarjı, 4K’da bir saati ancak buluyor. Kablosuz için ayrı aparat gerekmeseydi, çok daha havalı olabilirdi... DIGITALREPORT.COM.TR // 27


AYIN ÜRÜNLERİ

SAMSUNG GALAXY WATCH ACTIVE2 1.439 TL | samsung.com/tr

Analog tarzda bir saat arıyorsanız, iOS ve Android destekleyen Active2’yi düşünebilirsiniz. Orijinalinden 6 ay sonra güncellenen model, 40/44 mm kadran, çelik/ alüminyum kasa seçeneklerinin yanına artan aksesuarları, pil ömrünü ekliyor. AMOLED ekranında dijital çerçeve ile rahat kullanım sunan Active2, iOS ile iyi bir fitness izleme cihazı olurken, uyku ve GPS ile rota takibi yapabiliyor. Android ile fotoğraflarınızı arka plana koyabilen cihaz, uyumlu telefonlardan kablosuz şarj edilebiliyor ve mesaj/e-posta yanıtlama gibi pratik özellikler kazanıyor. Nabız ölçme keskinliğini artıran saat, tek şarjla 3 güne kadar çalışıyor.

28 // DIGITALREPORT.COM.TR

KINGSTON HYPERX SAVAGE EXO 688 TL | hyperx.com.tr

Taşınabilir depolama için oldukça hızlı ve ufak bir çözüm sunan HyperX’in Savage EXO modeli, USB 3.1 Gen 2 bağlantısına sahip. 500/480 MB/sn hızında okuma ve yazma yapan cihazın iddialı olduğu bir konu da oyun konsoluyla kullanım. Yüklenme hızlarını yüzde 20 artıracağını iddia eden ürünün 4,5 Watt enerji tüketimiyle USB 3.1’in desteklediği azami güce gereksinim duyuyor. USB C-C ve USB C-A kablolarıyla gelen disk, sıralı okumada iddiasını yerine getirirken, yazmada 140 MB/sn hızıyla ortalamanın altında performans sergiledi. 480 ve 960 GB kapasite seçenekleriyle sunulan cihaz, yine de SSD’nin tadını almak isteyenler için yeterli olacaktır.


AYIN ÜRÜNLERİ

ZYXEL WRE6602

LENOVO YOGA C740

227 TL | zyxel.com.tr

7.450 TL | lenovo.com.tr

Zayıf sinyal ve yavaş internet derdine son vermek için kablosuz ağ erişim genişleticilerinin son örneği olan WRE 6602, LED göstergesi ile sinyal durumunu gösteriyor ve kablosuz ağınıza toplamda 1200 Mbps’lik ek yapıyor. Çift bant (2,4 ve 5 GHz) destekli cihaz, 2,4 GHz için 334 Mbps, 5 GHz içinse 876 Mbps hız desteği sunuyor. Üzerinde kablolu bağlantı için 100 Mbps hızında Ethernet yuvası da yer alırken, kurulum iOS ve Android üzerinde çalışan EasyLink adlı mobil uygulamayla ve SmartPush adlı WPS düğmesiyle kolayca yapılabiliyor. 802.11ac destekli WRE6602, tekrarlayıcı ve erişim noktası modlarında çalışabiliyor.

Ufak, hafif ve güçlü dizüstü arayanlara hitap eden C740, 14 inç büyüklüğünde dokunmatik ekranı ile Full HD çözünürlüğe ulaşıyor. Ekranı döndürülerek katlanabilen bilgisayar, metal kasasıyla sağlam bir dış yapıda. 1,4 kg ağırlığı ve 13 saate varan pil ömrü, taşınabilirlik arayışındakileri memnun edecek. İçerisinde Intel 10. nesil Core i7 10510U işlemci, 8 GB bellek, 512 GB SSD depolama ve Intel ekran kartı bulunduran C740, düşük yükseklikte tuşlara sahip bir klavye, cam kaplamalı touchpad ve parmak izi okuyucuya sahip. Wi-Fi 6 ve BT 5 destekleyen dizüstündeki Dolby Atmos ses sistemi ve parlak ekran da onu cazip kılan yönlerinden. DIGITALREPORT.COM.TR // 29


KÖŞE YAZISI

TEKNOLOJİ DÜNYASINA YENİLİK GETİREN ŞİRKET ThinkPad markasını 2005 yılında satın almasıyla tüm dünyanın adını duyduğu Lenovo’nun pazar lideri pozisyonuna gelmesi uzun zaman almadı. Bu başarıda, Think serisine performans, dayanıklılık ve tasarım anlamında bambaşka bir hava katan, Yoga ile eğlence ve çok yönlülüğü buluşturan, Motorola’nın yeniden doğmasını sağlayan şirket, 5G ve yapay zekalı akıllı geleceğe de şimdiden hazır.

30 // DIGITALREPORT.COM.TR


İNOVASYON

Pekin’deki iki odalı bir kulübede New Technology Developer Inc. adıyla kurulduğunda yıllar 1984’ü gösteriyordu. Kısa bir süre sonra adını Legend Holdings’e çeviren şirket, 1996’da Çin’in en büyük kişisel bilgisayar üreticisi olmuştu. 1998’de 1 milyonuncu bilgisayarını satan şirket, 2002 yılına geldiğimizde, o dönemde Çin’in de en güçlüsü kabul edilen ilk süper bilgisayarını üretmişti. Bugün, Fortune 500’de yer alan ve dünyanın en büyük PC üreticisi konumundaki şirket, sunucularda ve mobilde de birincilik hedefinin peşinde yılmadan koşuyor. Şirket, gelirlerinin onda birini AR-GE’ye yatırırken, başarısının önemli bir kısmı da yenilikçi yaklaşımların ürünü.

Bilgisayar dünyasına Legend adıyla adım atan ve 2003’te Lenovo adını alan şirket, teknolojinin her alanına giriş yaptı. Bugün ise 100’den fazla tasarım ödülünün sahibi.

İlk değişim: ThinkPad DNA’sı korunurken tasarım öne çıktı Lenovo markasını kullanmaya başladıkları 2006 yılından itibaren ThinkPad’in DNA’sı sayılabilecek güvenlik, sağlamlık ve performans özelliklerini geliştirirken, 2 sene içinde tasarım ödülleri alan X300’ü ortaya çıkarttılar. Her ne kadar ThinkPad, NASA tarafından 1995’ten bu yana gerçekleştirilen tüm görevlerde DIGITALREPORT.COM.TR // 31


İNOVASYON

kullanılıyor noktasında olsa da, Lenovo’nun tasarım anlayışı ThinkPad’in edindiği bu muazzam başarının ötesinde bir yerdeydi ve bu, bizleri 2014 yılında ekranı 360 derece döndürülebilen Yoga ile tanıştırdı. İlk Yoga modeli, 100’den fazla patent ve tasarım özelliğini bünyesinde toplarken, tıpkı ThinkPad’in iş dünyası için havalı bilgisayar olma korunumuna yükselmesi gibi tüketici dünyası da Yoga ile bir kez görünce bir daha unutmayacakları bir bilgisayar ailesiyle tanıştı. Yoga Book ile sonunda klavyeyi de ekrana taşıdı Yoga modelleri, 2014’ten bu yana en prestijli tasarım ödüllerini topluyor, fakat son olarak karşımıza çıkan Yoga Book C930, klavyeyi de e-mürekkep ekran dokunmatik

32 // DIGITALREPORT.COM.TR

ekrandan yaparak, çıtayı bir kez daha yukarı çekmeyi başardı. ThinkPad ise X1 Carbon ile süper ince, hafif ve güncel performans sınırlarını zorlayan bir ürün olarak karşımıza çıkarken, tasarımıyla olduğu kadar 15 saate kadar pil ömrüyle de akıl çeliyor. Dünyanın ilk katlanabilen ekranlı dizüstü bilgisayarı yolda Şirketin mayısta duyurusunu yaptığı ThinkPad X1 ailesine yeni katılacak cihaz ise dünyanın ilk katlanabilir dizüstü bilgisayarı olacak. 2008-2016 yılları arasında uzaktan çalışma trendinin yüzde 140 arttığını gören Lenovo, 2K çözünürlüklü 13,3 ekranlı cihazı 2020 içerisinde piyasaya çıkartmayı hedefliyor. Her ne kadar dünyanın en büyük bilgisayar üreticisinden bahsederken, PC’den biraz


İNOVASYON

uzaklaşsak dahi konu yenilikçilik olduğunda, Lenovo’dan uzaklaşabilmeniz mümkün değil. Şirketin 2013’te tanıttığı Qiezi adlı iOS ve Android uygulaması, iki cihaz arasında internet bağlantısı olmasa dahi anında fotoğraf ve video paylaşmaya yarıyordu. Uygulama dört ay içerisinde 30 milyon kez indirilerek önemli bir başarıya imza attı. Modüler telefon konseptinin en başarılı örneklerini verdi Anlaşılacağı üzere Lenovo, mobil dünyaya da yabancı değil. 2014 yılında Google’dan satın aldığı Motorola Mobility ile akıllı telefon dünyasına hızlı bir giriş yapan şirket, buraya da tasarım DNA’sını eklemeyi ihmal etmedi. Sonuç? MotoMods. Yani hoparlör,

projektör, ek batarya vb. eklenebilen modüler telefonun en başarılı örneği. Geçen ay ise Motorola’nın meşhur modeli RAZR, katlanabilen ekranıyla geri döndü. Mini sunucu ile yeni doğan ihtiyacı karşılayacak IBM’in sunucu departmanını 2014 yılında satın alan şirket, bugünlerde uzaktan çalışma trendine bir katkı daha yaparak sınır bilişim için mini bir sunucuyu satışa çıkartıyor. Ürünün detaylarını 12. sayfadaki yazımızda bulabilirsiniz. Akıllı geleceğe ve 5G’ye yatırım yapıyor Bu sunucu, 5G dönemine de şimdiden hazırlık yapıldığının bir göstergesi. Diğer yandan Disney iş birliği ile Star Wars artırılmış gerçeklik başlığı ile ses getirse de, şirket ThinkReality gözlükleriyle eğlence dışı alanlara da göz kırpıyor. Bunun yanına son yıllarda milyar dolarları bulan yapay zeka yatırımlarını eklediğinizde, akıllı ev, sağlık ve altyapı çalışmalarını koyunca, şirketin gelecekte tüm yeteneklerini çok daha iyi kullanabileceği görülüyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 33


KAPAK KONUSU

34 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

GELECEĞİN MİMARI: YENİ NESİL FİNANS Bitcoin dalgası kimini hiç görmediği yüksekliklere çıkartırken kimini de alaşağı ederek doğduğuna pişman etti. Dünya borsalarını parmak ucuna getiren, bankacılık dışı kalanları sisteme dahil eden, binlerce analistin gözünden kaçanı yapay zekâyla fark edebilen, ödemeleri mesajlaşmaya taşıyan ve e-ticareti perakendecilikten niş alanlara taşıyan finansal gelişmeler, CEO ile kişisel birikimciyi de aynı seviyede buluşturmayı başardı. Sadece yazılımsal değil, sadece kullanıcı dostu arayüzlerde değil, sadece hızlı ve akıllı araçlarla değil, paranın ve değerin temas ettiği tüm yüzeylerde demokratik bir gelişim vaat eden yeni nesil finansı takdimimizdir.

DIGITALREPORT.COM.TR // 35


KAPAK KONUSU

BANKACILIKTA SİL BAŞTAN DÖNEMİ Açık Bankacılık ve PSD2 (Avrupa Ödeme Sistemleri Direktifi), bankaların diğer kurumlarla finansal altyapı üzerindeki iş birliklerini geliştirecek. Bankaların geleceğini iş birliğine ve yenilikçiliğe ne kadar açık oldukları belirleyecek.

36 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Finansal hizmet sağlayıcılar ve fintekler arasındaki oyun alanını genişletecek olan PSD2’nin ana gayesi, açık bankacılık yarışının tüm taraflar için adil şartlarda gerçekleşmesini sağlayarak teknik yenilikçiliğe alan yaratmak. Bunu da maliyet ve ücretleri düşürerek, müşteri hizmetleri kalitesini, veri kontrolünü ve müşterilerin dijital bankacılığa katılımını artırarak gerçekleştirecek. Her aşamada en yüksek düzeyde güvenliği destekleyen düzenleme, kişisel verileri koruma kanunlarına da üst düzey uyumluluk beklentisini ortaya koyuyor. Geleneksel bankanın tabutuna çiviyi Z kuşağı çakıyor Hâlihazırda, ilerleyen dijitalleşme, tüketicinin düşük faiz beklentisi, Z kuşağı gibi dijitalin içine doğan bireylerin bankacılıktan yana beklentileri de bankalar üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Tüm bunlar bankalar için eskiden beri süregelen değer zincirini kırarak yeni ağlar ve dijital yeniliklerle bir devrim yaratma umudunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Bankaların aklındaki en önemli

soru ise, “Değişen gelecekte yeni rolümüz ne olacak?” Birçok sektörü etkileyen yıkıcılık (distruption), şimdi bankacılığa gözünü dikmiş durumda. Dijital bankacılık, artık müşterinin istediği her yerde gerçekleşiyor. E-ticarette, oto kiralama ofisinde, perakende mağazasının kasasında... Teknoloji devleri, gözünü finansal hizmetlere dikti PSD2 ile bankacılığı hesaplara erişimi üçüncü taraflara vererek “açmak” istiyor. Açık bankacılığın dijital bankacılıktaki ana unsur olduğunu özümseyen bankalar, sadece yıkıcılığa bağışıklık kazanmakla kalmayacak, onu şekillendirebilecek de. Bu konuda en net olan şeylerden birisi de şu: Apple ve Google’ın kart ve banka hesabı konusunda hareketlenmeleri, ödeme konusunda üçüncü taraflar kadar neredeyse tüm teknoloji devlerinin çözümler sunmaları, bankaların işinin tehlikede olduğunun önemli bir işareti. Müşteri odaklı dijital çözümlerle gelen teknoloji devleri, birçok sektörde olduğu gibi burada da söz sahibi DIGITALREPORT.COM.TR // 37


KAPAK KONUSU

olmak istiyorlar. O yüzden bankaların hayatta kalmak için açık bankacılık projelerine her şeyden çok ihtiyaçları var. Geliştirici topluluğu yaratın PSD2, birçok banka için bir düzenleme yükü gibi görülse de, yeni gelişmelerin ve bunların getireceği yeteneklerin tam farkında olmamanın yanında, geliştiricilerle uzun dönemli, harika bir ilişki kurabilme fırsatını da göz ardı edenler var. Elbette söylediğimiz gibi bir ilişkiyi geceden sabaha kurmak mümkün değil ama adım adım ilerleyerek, karşılıklı güven ve fayda ilişkisi ile rekabette nal toplatan bir kuruma dönüşmek olası. Bunun açık kaynak dünyasındaki örneklerine bakıldığında, iyi bir geliştirici topluluğu oluşturmayı başaran her yazılımın tacını geri vermemek üzere başına taktığını görebilmek mümkün. Başlangıç için iyi ve saygı duyulan bir topluluk yöneticisiyle iş birliği, yerel girişim ekosistemiyle de yakınlaşmanızı sağlayabilir: Müşteri merkezli olmak, artık “gerçekten” zorunlu Şunda netleşelim; PSD2 38 // DIGITALREPORT.COM.TR

size özel değil, sizin için de değil, müşterileriniz için. AB düzenleyici kuruluşunun bu çalışmasıyla siz de marjları bir kenara koyun ve müşterilerinizi düşünün. Hayatlarını nasıl daha iyi hâle getireceğinizi düşünün, dünyada ilham verecek birçok hikaye var ve insanı merkeze koyan tasarımlar ve Tasarım Düşüncesi (Design Thinking, farklı disiplenlerden uzmanları bir araya getirerek sorunlara çözüm bulma yaklaşımıdır) ile hayata geçireceğiniz yeniliklerin peşinden koşun. Dolandırıcılığa tüm kanallardan savaş açın Yapay zekâ ve otomasyon tekniklerinden faydalanmaya başlayan siber saldırganlar, yeni yöntemlerle dolandırıcılık peşinde koşmaya devam ediyorlar. İşlem takibi ve dolandırıcılık karşıtı çözümler, artık makine öğrenimi desteklemeli, çok kanaldan takip yürütebilmeli ve güçlü müşteri kimliği doğrulama mekanizmalarına sahip olmalı. Güncel bir siber güvenlik yaklaşımı için son şans Çeviklik çağına geldiğimiz şu günlerde, güvenlik altyapısı


KAPAK KONUSU

satın almak, güvenlik açığı testleri yaptırmak ve siber güvenlik ekibini büyütmek yeterli değil. Proaktif güvenlik çözümlerini sürekli uygulamak, tüm çevrimiçi uygulamaların yaşam döngüsü için bu pratiği gömülü hâle getirmek gerekiyor. Açık bankacılık API’leri siber saldırılar için yeni yüzeyler yaratırken, neden bir hata bulma yarışması düzenlemeyi ya da hacker’larla çalışmayı düşünmeyesiniz? Otomatik test sistemleri olmazsa uyumluluk tehlikede PSD2 için verilen API’nin tanımı da sürekli surette değişiyor. Her yenilikte API’lerinizin uyumluluğunu test etmeniz ve belirlenen kaliteye uygunluğu sağladığınızdan emin olmanız gerekiyor. Sürekli entegrasyon prensibinin bir parçası olarak, bu kontrol işlemlerinin günlük, belki de saatlik yapılmasında fayda var. Otomatik test sisteminizi oluşturmadıysanız, bu yazılım ekibinin üzerine ciddi bir yük bindirerek, onları işlevsel olmaktan çıkaracaktır. Müşterilere ve tüketicilere erişim hakkı tanıyın API’nin bir getirisi de

müşterilerin uzun süredir talep ettiği verilerine ve ödeme otomasyonlarına erişim hakkını onlara verebilmek artık çok daha kolay. Dijital dönüşüm yaklaşımına ‘format atmak’ gerekebilir Bundan 17 yıl önce Jeff Bezos, tüm ekiplerin veri ve özellikleri servis arayüzlerinden yayınlamaları gerektiğini söylemişti. O zamanlar Amazon bir çevrimiçi kitap mağazasıydı, bir de Amazon’a bugün bakın! Bu yaklaşım, güncelliğini koruduğu gibi şirketin buraya gelmesinde de önemli bir rol sahibi. Bu stratejinin ilk aşaması Servis Odaklı Mimari (SOA) ile iç sistemleri bağlarken, bugün her girişim dijital yolculuğuna API’lerini tanımlayarak başlıyor. Basit bir mobil erişim bağlantısı sağlasa ya da tek sayfalık bir web sitesini çalıştırmak için olsa dahi, görülüyor ki, bu yaklaşım uzun vadede kazandırıyor. Tüm bu notlar ışığında, bir bankayı dijital dünyaya hazır hâle getirmek yerine, onu dijital olarak baştan kurgulamak, süreçleri de buna göre yenilemek gerektiğini de unutmamak en iyisi. DIGITALREPORT.COM.TR // 39


ADVERTORIAL

GARANTİ BBVA MOBİL, TÜRKİYE'NİN İLK YAPAY ZEKÂLI SANAL ASİSTANI UGİ İLE HAYATI KOLAYLAŞTIRIYOR Bankacılık işlemlerinin her zaman ve her yerden rahatlıkla yapılmasını sağlayan Garanti BBVA Mobil, bireysel ve kurumsal kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun farklı servisleri bir araya getiriyor. Garanti BBVA, hizmetlerinin %99’dan fazlasını dijital kanallardan sunuyor. Müşteriler, kredi kullanabilme, kasko yaptırabilme, hisse senedi hesabı açıp yatırım yapma gibi pek çok 40 // DIGITALREPORT.COM.TR

işlemi şubeye gitmeye gerek kalmadan Garanti BBVA Mobil üzerinden gerçekleştiriyor. Bu çalışmalar da etkisini bankanın müşteri sayısında açıkça gösteriyor. Garanti BBVA’nın


ADVERTORIAL

7.5 milyonu mobil olmak üzere toplam 8 milyonu aşkın dijital bankacılık müşterisi var. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer, konu hakkında şöyle konuştu: “Müşterilerimizin mobil kanalımızdan bizimle iletişim frekansı da çok sık. Örneğin aktif müşterilerimiz uygulamaya ayda 20’den fazla kez giriş gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra giriş yapmadan, mobil bankacılık uygulamamızın ana giriş alanında etkileşime girme sıklığı da ayda 40 kadar. Bu verilere baktığımızda biz artık çok rahat bir şekilde, müşterilerimizin gündelik hayatlarının önemli bir parçasıyız diyebiliriz.” QR kullanımı ile pratiklik getirdi Bu kadar yoğun kullanılan dijital bankacılık platformlarına sahip bankanın müşterileri için mükemmel bir dijital deneyim yaşatması en önemli konuların başında geliyor. Örneğin QR ile para transferini hayata geçirerek, kullanıcıların IBAN rakamlarını tek tek girmesi sorununu ortadan kaldırdı. Müşteriler, IBAN yerine her bir hesap için özel olarak tanımlanmış QR kodlarıyla daha kolay ve hızlı bir şekilde para gönderebiliyor. Yine yakın zamanda BELBİM Elektronik Para ve Ödeme

Hizmetleri A.Ş. iş birliği ile Garanti BBVA Mobil’i İstanbulkart yükleme noktası haline getirdi. Kullanıcılar, Garanti BBVA Mobil üzerinden istedikleri miktarı, hesaplarından masrafsız ve kolayca kartlarına yükleyebiliyor. Türkiye’nin ilk yapay zekalı sanal asistanı UGİ Kullanıcıların günlük yaşamlarının her evresinde onlara eşlik eden ve hayatı kolaylaştıran bir uygulama olan Garanti BBVA Mobil, bunu hayata geçirdiği yeniliklerle de gösteriyor. Bunun yanı sıra, teknoloji trendlerini takip ederek, teknolojiye yaptıkları yatırımlarla da sektöre yön vermeyi sürdüren Garanti BBVA’nın yapay zeka alanındaki çalışmaları Türkiye’de ilk özelliğine sahip. Türkiye’nin ilk sanal asistanı olan UGİ’yi geliştiren banka, kalıp ifadeler kullanmaya gerek olmadan, doğal konuşmayla birçok bankacılık işlemini gerçekleştirebilmeye imkan sunuyor. Örneğin “son 3 ayda yaptığım restoran harcamalarını göster” gibi daha derin sorgulamalar yapabiliyor. UGİ, bugüne kadar 3 milyondan fazla müşteri ile 35 milyon DIGITALREPORT.COM.TR // 41


etkileşim yaratarak işlem veya sorguların sesli komutlarla yapılmasını sağladı. Müşteri ilişkileri derinleşiyor Sanal asistanların yanında yapay zekayı kullandıkları başka bir uygulama alanı da müşteri ilişkilerini derinleştirme üzerine. Bununla ilgili Didem Dinçer Başer şöyle dedi: “Yapay zekayı kullanarak müşterileri ile iletişimi güçlendirmeye, onları çok iyi anlayıp gerçek zamanlı ve akıllı içerikler sunmaya çalışıyoruz. Burada bizim için 42 // DIGITALREPORT.COM.TR

önemli olan, müşterilerimizi çok iyi analiz edip, doğru zamanda doğru öngörü, teklif ve öneriler sunabilmek. Örnek vermek gerekirse müşterilerimizin harcamalarını benzer kişilerle kıyaslayarak, finansal hayatlarını daha iyi yönetmelerine destek olmak, ani fatura artışlarında onları bilgilendirmek gibi çalışmalar yürütüyoruz.“ Şubede yapılabilecek finansal işlemlerin neredeyse hepsi dijital kanallarda yapılabilirken yine de insana ihtiyaç duyulan anlar oluyor. Örneğin, Garanti


ADVERTORIAL

BBVA Mobil’den görüntülü görüşmeyle insana ihtiyaç olan noktalarda hizmet veriliyor. Ürünler hakkında detaylı bilgi alma, limit artırımı, kredi başvurusu gibi işlemleri kullanıcılar şubeye gitmeden, evinin rahatlığında görüntülü görüşme ile yapabiliyor. Garanti BBVA, müşteri olma sürecini de dijitalleştirip daha hızlı ve kolay hale getirdi. Görüntülü görüşme ve uzun yıllardır yatırım yaptığı teknolojilerin başında gelen biyometri sayesinde kullanıcılar sadece birkaç adımda müşteri olabiliyor. Dijital kanaldan müşteri edinmek için çalışmalar tamam Son adımda kullanıcı, tercih

ettiği herhangi bir şubeye gelerek, öncelikli sıra numarası ile beklemeden imzasını atıyor ve müşteri olma sürecini tamamlıyor. Tüm bu teknolojik altyapı ile müşteri olma süreci, yaklaşık 5 dakikada tamamlanabiliyor. Garanti BBVA, bankacılık mevzuatında yapılacak yasal düzenlemeler sonrası, dijital kanallardan müşteri olma sürecini tümüyle dijitale taşımak için de hazır. Müşteri olma sürecini tamamlayan kullanıcılar, 200’den fazla işlem setine Garanti BBVA Mobil üzerinden kolaylıkla ulaşabiliyor. Teknolojiye yapılan uzun vadeli yatırımlar ile hem işlem seti hem de kullanıcı deneyimi sürekli geliştiriliyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 43


KÖŞE YAZISI

SİGORTA SEKTÖRÜ EVRİME MUHTAÇ InsurTech olarak kısaltılan sigorta teknolojilerine geçiş, kağıttan kurtulmayı tamamlayamayan sigorta şirketleri için zorlu bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Düşünce ve yaklaşımda yapısal değişiklikler gerekirken, öncü adımlar ve yeni eğilimlerin takibi, ağır kalan rekabette hızlı sonuçlar getirebilir.

44 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Insurtech adıyla bilinen sigorta ve teknolojiyi birleştiren kavramın sigorta sektörüne etkileri belirginleşiyor. IDC’nin yıllık bileşik büyümeyi baz alarak hazırladığı bir rapora göre 2015-2020 yılları arasında otomatik talep işleme için yapay zeka yatırımları yüzde 40, tehdit zekâsı ve önleme sistemleri yüzde 36, program danışman ve tavsiye sistemleri yüzde 47, dolandırıcılık analiz ve araştırması konusundaki harcamalar da yüzde 49 artış gösterecek.

Sigortacılıkta yatırım ağırlığı, dolandırıclık önleme, otomasyon, güvenlik ve tavsiye alanlarına doğru kayıyor.

Yatırıma anlam kazandırmalı Fintek dünyasında var olmak için sadece artan yatırım miktarları yeterli değil. Sigortacılığın endüstrinin geleneksel parametrelerinin ötesinde düşünen yenilikçi ekiplere ve ortaya çıkan buluşları pazara hızla sürebilecek operasyonel verimliliğe ihtiyaçları var. Önümüzdeki sene için beklenen küresel ekonomik durgunluğun da sigorta sektöründeki büyüme beklentisine etkisi merak ediliyor. Burada büyüme ivmesini artırmak için operasyonel verimlilik, çalışan verimliliği ve yeni teknoloji ve yetenek dönüşümü ile maliyet düşürme çalışmaları DIGITALREPORT.COM.TR // 45


KAPAK KONUSU

önem kazanacağını öngörmek zor değil. Bu esnada giderek gelişen dijital ekonomiye bağlı olarak ürünlerin özelleştirilmesi ihtiyacı da belirginleşiyor. Şirketlerine dijital yetenekler kazandırma baskısı altında kalan sigorta şirketlerinin CIO’ları, kurum içi sistemlerdeki çözümleri buluta taşımak ya da bulut üzerinde çalışan uygulamalar geliştirme çalışmalarına başladı bile. Ayrıca gelişen analiz, Nesnelerin İnterneti ile telamatik izleme ve yapay zekâ gibi bilişsel uygulamalar, üretilen verinin miktarına bakıldığında, genellikle hem ölçeklenebilir hem de esnek yeni teknolojik becerilere ihtiyaç duyuyorlar.

46 // DIGITALREPORT.COM.TR

Kültürel çatışma engel oluyor Ne yazık ki, sigortacılık teknolojilerinin önündeki potansiyel engellerden birisi kültürel çatışma. Bu fintek alanında yeni bir şey değil, zira yıkıcı teknolojiler geliştiren başarıya aç girişimciler, eski toprakların yerini alma konusunda oldukça istekli. Peki konuya daha tutucu yaklaşan büyük şirketler girişimci düşünce yapısını nasıl benimseyecekler? Yenilikçiliği bir insurtech şirketi satın alarak ya da finanse ederek bünyelerine katmak isteyenler, girişim enerjisini yok etmeden ve süreçleri baltalamadan nasıl ilerleyecekler? Bulut hizmet sağlayıcıları ile


KAPAK KONUSU

entegre çalışarak endüstriyel özel çözümler sunan şirketler, bu konuda başarılı bir adım atıyorlar ve sigorta şirketlerine de yenilikçilik yolunda yoldaşlık ederek bu iki sert ucun birleşimini kolaylaştıran bir ara unsur olabilirler. Veri işleyerek vakitli ve yerinde analizler çıkartan araçlar da ekosistem için fırsatlar sunuyor. Örneğin AIA Hong Kongun blok zinciri destekli platformu, kurumlara gerçek zamanlı poliçe ve dijital doküman verisi paylaşımı imkânı verirken, onboard işlemini hızlandırıyor, saydamlıiğı artırıyor ve akıllı kontratlar sayesinde işleri kolaylaştırıyor. AXA, Avrupa’da uçuş gecikme sigortasını parametrik tetikleyiciler ve akıllı kontratlarla bir blok zinciri platformu üzerinden gerçekleştirebiliyor. Yeni dönemin eğilimleri Yapay zekânın kullanımı otomasyondan müşteri gereksinimlerini çıkartmaya doğru evriliyor. Nesnelerin İnterneti ise algılayıcılardan üretilen verinin yine yapay zekâ desteğiyle analizi sayesinde, riskleri öngörerek, buna uygun

hizmet önerileri sunmayı kolaylaştıracak. Blok zincirinde ise eğilim, şirketlerin çalışma biçimlerinin değişmesine bakıyor. Her geçen gün birçok farklı uygulama blok zincirini kullanıyor, bunları takip ederek yeni sigorta çözümleri hazırlamak ya da dolandırıcılığı önlemek için yeni ağlar oluşturanlar ilerleyen dönemde öne çıkacak. İnsansız hava araçları ise özellikle büyük fiziksel alanlardaki hasarı tespit etme ve risk analizi için kullanılmaya başlanıyor. Doğal afetler ya da endüstriyel üretim tesislerinin bunların öncü kullanım noktaları olması bekleniyor. Uçtan uca (P2P) iş modellerinin yanına talep üzerine sigorta, mikro sigorta, kullanım tabanlı sigorta gibi modeller eklenecek. Yenilikçilik liderleri geliyor Yaklaşımlardaki değişikliklerde ise Chief Innovation Officer, yani yenilikçilikten sorumlu üst düzey yönetici ve yenilikçilik yöneticileri gibi dönüşüme liderlik edecek yeni pozisyonlar açılması bekleniyor. Esnek çözümler için giderek daha çok müşteri odaklı çözümler, proje odaklı yapılar karşımıza çıkacak.

DIGITALREPORT.COM.TR // 47


KAPAK KONUSU

Kişisel finans, öz devrimini yaşıyor Yeni ödeme yöntemleri, bireysel kullanımda ortalama kredi kartı ve banka hesabı sayısının artışı, harcamayı ve yatırımı kolaylaştırırken, para yönetimini de güçleştirdi. Hesap hareketlerini takip etmek, hangi konu ve kategoride ne kadar harcama yapıldığını takip etmek, bazen kişisel varlığın büyüklüğünü görebilmek bile kafa karışıklığına sebep olup zaman alabiliyor. Kişisel finans uygulamaları ise buna pratik bir çözüm getiriyor. Banka hesabına bağlanarak harcama takibi yapabilen bu mobil uygulamalar, harcamanın çoğaldığı alanları saptamanıza yardımcı olabilir, ödemelerinizi hatırlatabilir, kredi puanı ve yatırım portföyü konusunda yardımcı olabilir. E-posta ile hatırlatma yapan, abonelikleri takip edebilen, hatta paylaşımlı cüzdanlar oluşturarak ortak bütçe yönetimini kolaylaştıran bu 48 // DIGITALREPORT.COM.TR

uygulamaların neredeyse tamamı hem Android hem iOS işletim sistemli telefonlarda kullanılabiliyor. Mint Kişisel finans uygulamaları arasında en çok bilinenlerden biri olan Mint, tüm finansal portrenizi çıkartabiliyor. Kredi ve banka kartları hesaba eklendiğinde, işlemleri çeken uygulama, paranızı nasıl harcadığınızı grafiklerle ekrana getiriyor. Fatura ve harcama takibi kadar, belirleyeceğiniz bütçeyi aşmamanızı da


KAPAK KONUSU

sağlayan uygulamada maalesef Türkiye desteği yok, ancak bu tip uygulamaların nelere kadir olduğunu anlatmak için yazımıza dahil ettik. Kredi skoruna erişebildiği gibi, puanın oluşmasında geçerli faktörleri de listeleyebilen uygulama, faturalar için takvime eklemeler yapabiliyor. Tasarruf etmek isteyenler için hangi kategoride ne kadar harcamanız gerektiğine, dilerseniz Mint karar verebiliyor. Ayrıca hesaba bilgisayardan da erişilebiliyor. Mint’in benzer birçok yazılımdan farklı olarak ücretsiz olması onu erişilebilir kılıyor ama diğer yandan bu durum reklamlarla baş başa kalmanıza da sebep oluyor.

kategorize ederek her ay ne kadar harcama yaptığınızı görebilen Spendee’ye istendiğinde nakit harcamalar da eklenebiliyor. Her kategori için oluşturabileceğiniz ayrı bütçe limitleri ile harcama kontrolü sağlayan uygulamanın fatura takip özelliği, gecikmeden ödeme yapabilmenizi sağlıyor. Bir gezi, seyahat hatta festival için oluşturabileceğiniz etkinliklerle harcamalarınızı kolayca takip edebilmeniz de olduça pratik.

Spendee Kişisel finans uygulamalarının büyük bölümü bireysel kullanım için hazırlanıyor. Spendee ise ortak bir cüzdan ile aile ya da arkadaşlar arasında belirli bir bütçeyi yönetebilme olanağı sağlamasıyla öne çıkıyor. Elbette Türkçe dil desteği ve Türkiye’deki bankalarla çalışabilmesi de önem taşıyor. Uygulama Akbank Direkt, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Yapı Kredi Bankası ile çalışıyor. Çektiği banka işlemlerini DIGITALREPORT.COM.TR // 49


ADVERTORIAL

İhtiyacınız olan Sanal POS çözümü Wirecard’da! Dijital ödemelerde 360 derece çözüm geliştiren Wirecard Türkiye, %2,59’dan başlayan komisyon oranlarıyla Sanal POS kullanan firmaların yanında. Gizli ücretler yok Online ödeme alan firmaların en büyük problemi, ucuz diye seçilen servislerin zaman içinde ek mâliyetlerle daha pahalıya gelmesi. Wirecard Türkiye olarak, sadece işlem başına komisyon oranıyla çalışma imkânı sunuyoruz. Tek entegrasyon, tek sözleşme Bankalarla tek tek anlaşma yapmak uzun ve yorucu bir süreç olabilir. Bunun yerine, size tek entegrasyon ve sözleşme ile online saatışa başlama imkânı sunuyoruz. Ayrıca Bonus, CardFinans, World, Maximum, Paraf, Bankkart 50 // DIGITALREPORT.COM.TR

ve Advantage programlarına taksit yapabiliyorsunuz. Pazaryeri ile işinizi bir üst noktaya taşıyın Son dönemin popüler e-ticaret modellerinden pazaryerlerini de destekliyouz.. Kart saklama hizmeti, dinamik komisyon altyapısı ve kendi belirleyeceğiniz ödeme zamanları ile pazaryerinizi kolayca büyütebilirsiniz.


ADVERTORIAL

Tasarımla zaman kaybetmeyin Ödeme sayfası tasarımı ile uğraşmanıza gerek yok. Hazır ortak ödeme sayfamız sayesinde tasarımla vakit kaybetmeyin, işinize odaklanırsınız. Hazır sistemlere hazır destek Opencart, Magento, Woocommerce ve Prestashop için sağladığımız ücretsiz eklentiler ile hemen ödeme almaya başlayabilirsiniz. Müşterileriniz bizimle güvende Sektörün en üst seviye güvenlik sertifikası olan PCI-DSS ve gelişmiş dolandırıcılık takip sistemimizle firmanızı tüm dolandırıcılık işlemlerine karşı koruyoruz. Hızlı ve hatasız entegrasyon Hangi sistemi kullanırsanız kullanın, Sanal POS entegrasyonu başınızı ağrıtmasın. Özel Destek Ekibimiz, Sanal POS entegrasyon sürecinizi hızlı ve hatasız bir şekilde tamamlamanız için her zaman yanınızda..

WIRECARD SANAL POS’A HEMEN BAŞVURUN

WIRECARD KİMDİR? Türkiye’de aynı anda Sanal POS, Mobil Ödeme ve Elektronik Para Hizmetini bir arada sunan tek firma olarak, dijital ödemelerde 360 derece çözüm geliştirebiliyoruz. Wirecard Türkiye olarak bugüne kadar 15 milyon kişinin ödeme yapabilmesine aracılık ettik. 279 binden fazla müşterisine online ve mobil uluslararası ödeme çözümleri sunan ve finansal teknoloji stratejileri konusunda destek sağlayan Wirecard AG’nin iştirakiyiz. Wirecard AG’nin 5 bin 300 çalışandan oluşan uzman kadrosuyla 20 yıllık bir deneyimi var. Bu ağın avantajlarının başında Türkiye’den diğer ülkelere satış yapan firmalara özel çözüm geliştirebilmesi geliyor. SANAL POS ÇÖZÜMLERİ E-ticarete artan ilgiyle beraber Sanal POS çözümlerimizi de çeşitlendirdik ve farklı ihtiyaçları eksiksiz ve güvenli bir şekilde karşılamaya başladık. Şu anda iş yerlerimiz, standart Sanal POS’tan pazar yerine, abonelik çözümlerinden satış linkine kadar birçok farklı çözümle, 7/24, dilediği platform üzerinden online satış yapabiliyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 51


Sadece %2,59 üstelik ertesi gün* Tek bir entegrasyon ve sözleşmeyle dünyanın her yerinden online ödeme alabilir, 7 bankanın sadakat programına taksit yapabilirsiniz.

Hemen başvurun wirecard.com.tr

☑ Hazır ortak ödeme sayfası ☑ Güvenli altyapı ☑ Pazar yeri çözümleri

*%2,59 işlem başına uygulanan komisyon bedelidir; yıllık servis bedeli ya da işlem başına ücret bulunmamaktadır. Wirecard Risk Politikaları gereğince blokeli çalışabilir. Taksitli işlemlere uygulanan komisyon oranları farklılık göstermektedir.


KAPAK KONUSU

Özel anket: Kişisel finans yaklaşımımız nasıl? Digital Report için DORInsight tarafından gerçekleştirilen anket, Türkiye’nin dijital finans ve yatırım araçlarına bakışını ortaya koyuyor. Hitay Holding firmalarından Türkiye'nin en büyük izin veritabanına sahip DORinsight'ın “Dijital Bankacılık ve Mobil Ödeme” başlıklı araştırmasına Türkiye kent temsili, ABC1C2 sosyoekonomik segmente mensup 5 bin 384 kişi katıldı.

Katılımcıların yüzde 52’si mobil ödeme uygulamalarını sık kullandıklarını, yüzde 28’i orta sıklıkta kullandıklarını, yüzde 11’i ise nadiren kullandıklarını söyledi. Mobil ödeme kullananların yüzde 93’ü aldıkları hizmeti olumlu olarak değerlendirdi.

Dijital bankacılığı seviyoruz Katılımcıların yüzde 65’i dijital bankacılık çözümlerini sık kullandıklarını, yüzde 23’ü orta sıklıkta kullandıklarını, yüzde 7’si nadiren kullandıklarını, yüzde 5’i ise kullanmadıklarını belirtti. Dijital bankacılık çözümlerini kullanan kişilerin yüzde 95’i aldıkları hizmeti olumlu değerlendiriyor.

Her iki kişiden biri kripto paralardan faydalanıyor Katılımcılara dijital yatırım araçlarından faydalanma sıklığı sorulduğunda ise katılımcıların yüzde 47’si bundan faydalandıklarını söyledi. Dijital yatırım araçlarını kullanan kişilerin yüzde 6’sı da kripto para ile yatırım yaptığını dile getirdi. DIGITALREPORT.COM.TR // 53


KAPAK KONUSU

DAHA İYİ BİR GELECEĞİN UMUDU BLOK ZİNCİRİNDE

54 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Blok zinciri teknolojisi birçok konuda üzerinde tartışılmasına, konuşulmasına karşın beklentileri beklendiği kadar hızlı karşılamadı. Ancak girişimler ve bankalar farklı yeni uygulamalar üzerinde çalışmaya başladı. Blok zinciri, işlem kayıtlarını dağıtık, paylaşılan bir veritabanı üzerinde tutuyor. Veriler ve üzerindeki en ufak bir değişiklik dahi tüm tarafların erişimine açık olduğundan, tam saydamlık sağlıyor. Veriler ağın taraflarınca onaylanıyor ve bloklar arasındaki bağlantılar kriptografiyle korunuyor. Eski işlemler silinemiyor, değiştirilemiyor, böylece büyük defter ve işlem ağı, merkezi veritabanlarından daha güvenilir hâle geliyor. Son birkaç yılda ciddiye alınmaya başlandı Aslında yaklaşık on yıldır hayatımızda olan bu teknoloji, son birkaç yıldır kripto paralardan ayrı olarak ele alınmaya başlandı. Birçok kripto paranın temelindeki bu teknoloji, 2017’de Ethereum, Stellar ve Hyperledger gibi kripto paralarla karşımıza çıkan “akıllı kontratlar” (geleneksel kontratların yazılım izdüşeyi) sayesinde kullanılabileceği

alanların kapsamını genişletti. Son dönemde JPMorgan’ın blok zinciri kullanarak JPCoin adlı dijital değer birimini oluşturarak kurumsal hesaplar arasında ödeme gerçekleştirilmesine olanak sağlaması, blok zincirinin finansal hizmetler sektöründe devrim yaratabilecek bir teknoloji olduğunun sadece ufak bir göstergesi oldu. Yatırım seviyesi büyük değil Araştırma şirketi IDC’ye göre blok zinciri çözümleri yatırımları 2022’de 11,7 milyar dolara ulaşacak. Deloitte’in 1.000’den fazla üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği anket çalışmasında ise katılımcıların neredeyse yarısı, bağlı oldukları kurumların blok zinciri ile önümüzdeki sene proje tamamlayacaklarını, yüzde 30’dan fazlası ise hâlihazırda blok zincirinden faydalandıklarını belirtti. IDC raporunda dikkat çeken bir veri ise 2018’de finansal hizmetler sektörünün blok zinciri çözümlerine 552 milyon dolar ayırması oldu. Karşılaştırmalı bakarsak, dağıtım ve hizmet sektörü için blok zinciri harcamasının 2018 yılında 379 milyon dolar olması bekleniyordu. Bu miktarların DIGITALREPORT.COM.TR // 55


KAPAK KONUSU

büyük olmadığını kabul edelim, hatta başlamışken adaptasyon hızının da düşük olduğunu söyleyelim, ancak C seviyesi artık bu konuyu ciddiye alıyor. İki farklı vizyon var Kripto perspektifinden baktığımızda, açık finans taraftarları çok daha vizyoner bir dünya hayal ediyorlar. Borç ve kredi almanın, diğer finansal aktivitelerde bulunmanın daha dağıtık yapılar üzerinden gerçekleşmesini istiyorlar. Bankalar ise açık finansı bir konsorsiyum ya da ekosistem üzerinde hayal ediyor. Ancak umutsuzluğa kapılmak için erken. Bu hayalde daha fazla kullanıcı ve şirket daha verimli hizmetlere daha iyi bir deneyimle erişebilecek. Kimlik doğrulamadaki sıkıntıları aşabilir Dijital ekosistemlerde veri kontrolü ve ödemeler ile finans ve teknolojinin geleceği adına kimlik en önemli olgu olarak görülüyor. Blok zinciri, onboarding süreçlerindeki verimsizliği giderirken, KYC (müşterini tanı) ve dolandırıcılık karşıtı çalışmalar için kullanıcıların kimliği, anahtarlar ve verilerini yönetebilen platformlar ortaya

56 // DIGITALREPORT.COM.TR

çıkartabilir. Ulusal kripto paralara doğru Devletlerin blok zinciri teknolojisi kullanan kripto para birimlerini tanıması kaçınılmaz olarak görülüyor. Bitcoin’in çıkış dönemindeki korku ve küçümseme artık geride kaldı. Buradaki tek endişe, paranın merkezi bir otorite tarafından yönetilemiyor oluşu. 2022’de 1 milyar insanın kişisel verileri blok zincirinde olacak Bir diğer beklenti ise kamu kurumlarından yana. Büyük miktarda veri ile uğraşan kurumlara dağıtık defter yapısı çekici geliyor. Herkesin kendi veritabanını kullandığı yapılar, e-devlet ile kısmen aşılsa da, blok zinciri ile veri yönetimi kolaylaşarak kamu kurumlarının verimliliği artırılabilir. Estonya, kamu düzeyinde blok zinciri teknolojisine geçiş yaptı bile. Estonya’daki tüm kamu hizmetleri X-Road adlı merkezi olmayan dijital deftere erişebiliyor. Burada vatandaşların bilgileri yer alıyor. Ayrıca gelişmiş şifreleme teknolojisi, çift aşamalı kimlik doğrulama da kullanılıyor. Gartner’a göre, 2022 yılında 1 milyardan fazla kişinin kişisel verileri blok zinciri üzerinde tutulacak.


KAPAK KONUSU

Rekaberliğe anlam katacak Rekabet ve iş birliği (competition ve cooperation) kavramlarının birleşiminden oluşan rekaberlik, blok zinciri döneminde yeni bir anlam kazanıyor. Artık ortak çalışmalarda ürün çalışmaları için kurulan sanal birlikler yeterli değil. B2B ve özellikle B2C müşterilerin karşı karşıya kaldığı (ve çözüm bulamadığı) zorlu örnekler için yenilikçilik yapabilmek hiç olmadığı kadar çok önem taşıyor. Bankalar ise bunu gerçekleştiremediklerinin, dolayısıyla müşterilerinin bu hizmetleri alabildikleri girişimlere yöneldiğinin farkındalar. Bu durumun uzun vadede yaratacağı çözümleri de hesapladıklarına eminiz. Dolayısıyla, fintek şirketleri ile ekosistem ağları kurmak, herkesin deneyime inandığı bir çağda son derece normal karşılanmaya başlıyor. Yapay zeka, Nesnelerin İnterneti ve Büyük Veri rahatlayacak Blok zincirinin yapay zekaya da önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. Büyük veriye ihtiyaç duyan yapay zeka, buradaki yüksek mâliyetler nedeniyle beklenenden düşük

bir erişilebilirliğe sahip. Makine öğrenimi gibi yapay zeka modellerinin, blok zincirinin sağlayacağı veri doğrulama gücü ile açık verilerdeki analiz doğruluk oranını artırmak mümkün. Temel sıkıntılar ve yeni platformların avantajları Diğer yandan, blok zincirinin geleceğin umutlarına doğru ilerleyebilmesi için işlem gücü, depolama, ölçeklenebilirlik gibi sıkınıtları da aşması gerekiyor. Yeni platformlar ise bu tip çözümlere erişimi sağlayacağa benziyor. Örneğin Ethereum genel işleyiş açısından sorunsuz olmasına karşın, blok zinciri işlem gücünü verimsiz kullanıyor, geliştiriciler ise ETH yerine NEO ve Hyperledger gibi bu konuda daha iyi platformlara yöneliyorlar. NEI, enerji verimli bir sistemle saniyede 10 bin işlem yapılmasına izin verirken, Hyperledger özel blok zinciri üzerinde uygulama geliştirme ve düşük nod sayısı ile çalışabilme gibi imkânlar sağlıyor. Elbette işlevsel blok zinciri projeleri için işin geliştirici yönü yeterli değil. Önümüzdeki dönemde bu alanda başarı için iş stratejilerinin de uyumlanması gerekiyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 57


ADVERTORIAL

Fiziki POS cihazlarının tedavülden kalkacağı bir döneme giriyoruz Zafer Şafak Tokcanlı, Multinet Up Dijital Genel Müdür Yardımcısı

Yeni nesil finansal teknoloji ve hizmet şirketi Multinet Up’ın geçtiğimiz temmuz ayında devreye aldığı mobil ödeme alımı uygulaması MultiPOS ile yemek kartı sektöründe fiziki POS cihazlarının ve plastik kartların geride kaldığı yeni bir döneme giriliyor. Dijitalleşen yemek kartı sektörü yeni bir evreye geçti Birçok sektörde olduğu gibi yemek kartı sektöründe de özellikle son yıllarda dijitalleşme yönünde hızlı bir değişim söz konusu. Gündelik hayatımızda hız, güvenlik ve konfor beklentileri daha fazla yer ettikçe şirketler dijital teknolojilerdeki gelişmelerden 58 // DIGITALREPORT.COM.TR

faydalanarak tüketiciye sunulan ürün ve hizmetlerin çeşitli deneyim tasarımlarıyla zenginleştirilmesini artık her zamankinden çok daha fazla önemsiyorlar. Bu durum yemek kartı şirketleri için de geçerli. Tabiri caizse dijitalin yarattığı konfor yemek kartı sektörünün bugün bambaşka bir noktaya gelmesine sebep oldu. Multinet Up olarak teknoloji gücümüz ve yenilikçi bakış açımızla geliştirdiğimiz her yeni ürün ve serviste fark yaratmayı gözetmemiz, bizi sektörün dijitalleşmesinde öncü bir konuma taşıdı. Online çalışan ilk yemek kartını, ilk online ödemeyi sunduk.


ADVERTORIAL

Türkiye’nin ilk kurumsal hediye kartı olan MultiGift’i ürettik. 2013’te sektörün ilk sadakat programı olan TatlıPara’yı geliştirdik. 2015 başında geliştirdiğimiz MultiPay ile yemek kartı sektörünü mobil uygulama ile tanıştırdık. 2017 başında MultiPay’i mobil cüzdana çevirdik ve karekod ile mobil ödemeyi devreye aldık. Müşterilerimize sunduğumuz tüm bu yenilikler zaman içinde alışkanlıkların değişmesine sebep oldu ve aslında sektörün kademeli bir dönüşüm geçirmesine yol açtı. Geçtiğimiz dönemde benim de genel müdürlüğünü yaptığım teknoloji şirketimiz inventiv’de geliştirilen sektörün ilk mobil ödeme alma uygulaması MultiPOS ile dijitalleşen yemek kartı sektöründe yeni bir evreye geçildi. Tamamen dijital ve temassız ödeme alma imkânı ile restoran ve kafe işletmelerinin hayatı kolaylaşacak. MultiPOS uygulaması, üye iş yerlerinde hayatı kolaylaştırıyor Geçtiğimiz temmuz ayında devreye aldığımız MultiPOS, finans ve teknoloji dünyasının itibarlı kurumlarından IDC Türkiye tarafından düzenlenen “Finans Teknoloji Ödülleri”nde

“En İyi Teknoloji Servisi Sağlayıcı” kategorisinde ödüle layık görüldü. Fiziki Pos cihazlarına alternatif olarak geliştirdiğimiz uygulama ile yalnızca cep telefonları ile ödeme alımı mümkün. Üye iş yerlerimiz MultiPOS ile ödeme alımının yanı sıra, fiziki POS cihazlarında yapılan fatura kesimi, gün sonu alımı, slip gönderimi, ödeme iptali gibi işlemlerin tamamını yapabiliyor. Tüm işlemler dijital ortamda saklanabiliyor. Böylelikle ihtiyaç duyulduğunda geriye dönük inceleme yapılabiliyor ve takip edebiliyor. Bu sayede işletmeciler için önemli bir operasyonel kolaylık doğuyor. MultiPOS sisteminde ödemeler MultiNet kart kullanıcılarının akıllı telefonu ile üye iş yerindeki personelin akıllı telefonu arasında karekod ile kartsız gerçekleştiriliyor. Kart kullanıcısı isterse NFC teknolojisini kullanarak ödemesini kart ile temassız olarak da yapabiliyor. Saniyeler içinde ve güvenli bir şekilde ödeme alma imkânı sunan uygulama istenilen sayıda cep telefonuna ücretsiz olarak indirilebiliyor. Tahmin edebileceğiniz gibi fiziki POS cihazlarında yaşanan arızalar, kırılmalar, rulo kâğıdın DIGITALREPORT.COM.TR // 59


ADVERTORIAL

işlem esnasında bitmesi ve yeniden takılması vb. birçok aksaklık oluşabilmekte. Bu tarz sorunlar hem işletmelerin hizmet kalitesini düşürüyor hem de kart kullanıcısının vaktini alıyor. Özelikle iş yerlerinin yoğun olduğu bölgelerde öğle yemeği saatlerinde kasa önünde kuyruklar oluşması veya paket servislerde POS cihazı sayısının yeterli olmaması gibi aksaklıklar meydana geliyor. MultiPOS tüm bu sorunların kaynağını ortadan kaldırarak sektördeki dijitalleşmeye yeni bir ivme kazandırdı. Yakında hantal

60 // DIGITALREPORT.COM.TR

ve aslında her yıl doğaya önemli bir miktarda atık bırakan POS cihazlarının yaygınlığının gittikçe azalacağını öngörüyoruz. Bu sayede yemek kartı sektörü de daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşacak. Yeni nesil finansal teknolojiler kredi kartı ve nakit ödeme yöntemlerini geride bırakıyor Yemek kartı sektöründeki değişim aslında kullanım alanları her geçen gün yaygınlaşan yeni nesil ödeme alımı sistemlerinin bir uzantısı. Mobil ödeme uygulamaları yaygınlaşıp fiziki POS ve ÖKC cihazları tedavülden kalkarken, bir yandan da ön ödemeli kartların, sanal ödeme alt yapılarının güçlendiğini görmekteyiz. Çin Ödeme ve Takas Birliği’nin geçtiğimiz sene yaptığı bir anketin sonuçlarına göre 2018’de alışverişlerin yüzde 90’ında kare kod mobil uygulamalarının kullanıldığı tespit edildi. Bir diğer bulgu ise Çin’de müşterilerin üçte biri NFC ödeme sistemi kullanırken, yalnızca yüzde 20’si banka veya kredi kartı kullanıyor. Çin belki bu alanda en önde gelen ülkelerden biri ama Türkiye’de de yeni finansal teknolojilerin kullanımı hızla yaygınlaşmakta.


ADVERTORIAL

Multinet Up olarak geçtiğimiz senelerde dijital bir öncü olma misyonu gereğince bu yeni nesil finansal servisler platformlarına yönelik önemli yatırımlar yaptık. Türkiye’nin ilk ön ödemeli kartı ininal’i mobil cüzdan uygulamasını, işletmelere sanal ödeme altyapısı getiren ilk ödeme kuruluşu olan iPara gibi startuplara yatırım yaptık. Geçen sene de banka kullanıcısı olup da avantajlar dünyasına odaklanan kullanıcılar için geliştirilen YesClub gibi markaları oluşturduk. inventiv’deki tüm AR-GE projelerimizde ve

faaliyetlerimizde finansal teknoloji alanında yeni ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çalışmalarımızın çıktılarını bu alanlarda ticari faydaya dönüştürme hedefi ile hareket ediyoruz ve global pazarı hedefliyoruz. Örneğin geliştirdiğimiz mobil ödeme çözümü Pay by UP ile ödemeler kart kullanmadan, fiziki bir ödeme alma cihazı olmadan, “karekod” ile akıllı telefon üzerinden yapılabiliyor. Bu ürünümüzü ihraç ettik, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Fransa, Meksika ve Fas’ta kullanılıyor. Öte yandan, ödeme sistemleri yöneten bir şirket olarak güvenlik konusunda ayrı çalışmalarımız mevcut. ePara, PCI-DSS gibi regülasyonlara tabi olduğumuz için mevcut ekibimiz bu konuda bir hayli deneyimlendi. Bu sebeple security konusuna özel olarak odaklanmaya karar verdik. inventiv-security ekibini oluşturduk ve bu hizmeti herkese vermek için 2018’de hazırlıkları tamamladık. 2019 yılında Türkiye içinde pentest hizmeti vermeye başladık. Ayrıca Up Group için de pentest hizmeti veriyoruz. Eylül ayında Up İtalya’nın mobil uygulamasına güvenlik testi uyguladık. 2020 yılında diğer ülkelere de pentest hizmeti vermeyi planlıyoruz. DIGITALREPORT.COM.TR // 61


KAPAK KONUSU

GÖRÜNMEZ ÖDEMELER TEORİDE MÜMKÜN AMA... Dokun, konuş, al ve çık derken ödeme yapma biçimleri, diğer finansal hizmetlere göre çok daha hızlı değişiyor. Görünmez ödeme olarak adlandırılan ve hiç zahmetsiz işlemler gerçekçi mi, yoksa beklemeye devam mı?

62 // DIGITALREPORT.COM.TR

Geleceğin ödeme ekosisteminin kazananları, bugünden doğru seçimleri yapanlar olacak. Ödemeleri şekillendiren yeni eğilimlerin başında ‘görünmez ödeme’ geliyor. Tüketicinin ödeme için beklemediği, uğraşmadığı bir dünya aslında bir hayal değil, teknolojik olarak uzun süredir mümkün. Ancak güvenlik sebebiyle bu adım atılamıyor. Olaya başka bir noktadan baktığımızda,


KAPAK KONUSU

kurumların da bazı endişeleri olduğu aşikâr: Örneğin, Görünmez ödemeler döneminde bankalar nasıl görünür olacak? Bankaların rekabette söz sahibi kalabilmesi için rakip fniteklerin yenilikçiliğini alabilmeleri, bunun için de pazar farklılaştıran ortaklıklar kurmaları gerekiyor. Örneğin, ödeme şirketleri daha çok müşteri deneyimi, e-ticaret kolaylığı üzerinde çalışıyor ve Amazon Go gibi al ve çık yöntemiyle ödemeyi görünmez hâle getirmeye çalışıyorlar. Ödemedeki değişim Starbucks gibi başarılı modeller yaratıyor Ödeme ağları ve diğer şirketlerin Nesnelerin İnterneti cihazlarına gömülü ödemeler konusunda iş birlikleri de bu anlamda ilgi çekici. Örneğin MasterCard, IBM ve General Motors, bir araç içi ödeme sistemi geliştirerek, sesli asistanla ‘sürtünmesiz ödeme’ çözümü ortaya çıkartmaya çalışıyor. Ödeme dünyasındaki henüz netleşmemiş örnekler, dijital cüzdanlar, arka planda gerçekleşen ödemeler ve ilgili tarafların ekosistemi, mobil uygulama, sadakat programı, oyunlaştırma ve sürtünmesiz ödeme gibi yöntemleri 63 // DIGITALREPORT.COM.TR

birleştirerek Starbucks gibi tüm kanallı modellerin ortaya çıkmasına da aracı oluyor. Bu gibi müşteri sadakat programları, deneyimi önümüzdeki dönemde de geliştirmeye devam edecek. s-Ticaret ve sesli ödemeler Türkiye için de kapıda Önümüzdeki sene sosyal ağlardan alışveriş (s-ticaret) ve sesli alışveriş gibi dünyadaki eğilimlerin Türkiye’de de günlük yaşamımıza giriş yaptığını görebiliriz. Katma değerli hizmetlerin gelişi, sadakat ve

Geliştirilme aşamasından sahadaki uygulamaya kadar her basamakta müşterilerimizle yakın bir bağ kurmaya özen gösteriyoruz.

kupon önerilerinin alışverişe dahil edildiği sistemleri mümkün kılacak. Artık makinenin ödemeyi almasını beklemek geride kalıyor. Çoklu ödemeler tek adımda gerçekleştirilebilirken, mobil cihazlardaki PIN uygulamaları da akıllı telefonları ödeme terminaline (mPOS) dönüştürecek. Bir

DIGITALREPORT.COM.TR // 63


KAPAK KONUSU

PIN kodu girerek ödeme tamamlamak mümkün olacak. Buzdolapları ne zaman kendi siparişini verecek? Nesneleri kullanma biçimimiz teknolojiyle evrim geçiriyor. Yakında her tür gündelik cihazda bu tip altyapıların ve sistemleri kullanmaya başlayabiliriz. Senelerdir popüler teknoloji fuarlarının gözdesi olan sipariş veren buzdolabı, artık ödeme güvenliği ve hızı, lojistik gibi alanlardaki gelişmeler ve e-ticaret fiyatlandırmalarının perakendeyi yakaladığı, hatta geride bıraktığı bir noktaya gelmemizle, gerçekçi gözükmeye başladı. Nesnelerin İnterneti işin içine girdiğinde, belki şu an hayal bile edemeyeceğimiz senaryolar da mümkün olacak. Sesli asistan gibi ürünleri kullandıkça, bu alanda öncü olmak isteyen birçok sektörün yaratıcılığı da ortaya çıkacak. Her kanalda aynı düzeyde güvenlik sunulabilecek Tüketicilerin veri kullanımı, saklanması hakkında bilgi beklentileri değişiyor. Gizlilik hakkındaki bu tutum, güvenlikte de benzer şekilde. Kuralları tüketicinin

64 // DIGITALREPORT.COM.TR

koyduğunu söylemek yanlış olmaz. Ödeme oyuncuları açısından bakıldığında yeni güvenlik çözümlerine geçiş sıkı bir teknik çalışma kadar, bunun tasarım ve deneyime yansımasının da kontrolüyle gerçekleştirilebiliyor. Yeni teknolojik gelişmeler, biyometrik kimlik doğrulama, mobil cüzdan entegrasyonları, kripto paralara adaptasyon ve yapay zeka ile makine öğreniminin daha geniş kullanımına dayalı olacak. Müşteri deneyiminde ödemenin rolü daha kritik olacak Ödeme, ticaretin ve müşteri deneyiminin ana unsuru olmayı sürdürüyor. Aslına bakılırsa tüketiciler, ödemeden tek bir şey bekliyorlar. Efor harcamadan ya da rahatsız edici olmadan gerçekleşmesi. Elbette bu gerçekleşirken de tam kontrolün kendilerinde olması gerekiyor. Olağan akışta, bu %100 güvenlik anlamına da geliyor. Önümüzdeki dönemde fiziksel ve çevrimiçi ödemeleri başarıyla birleştiren oyuncular, çoklu kanal deneyimini iyileştirecekleri için pazar lideri olma avantajını yakalayabilirler. Küresel olarak baktığımızda yaklaşık 40 adet aktif gerçek zamanlı ödeme (RTP) sistemi


KAPAK KONUSU

bulunuyor. Bu sayı 2017’de 25’ti ve bir düzine kadarı 2018’de aktif olmayı planlıyordu. Diğer yandan isteğe bağlı ödemeler de hızla yeni normal olmaya doğru ilerliyorlar. Burada şekillendirici unsurlar, müşteri beklentileri, düzenlemelerin getirdiği zorunluluklar ve dijital yenilikçilik. Bankalar da RTP’ye geçiş için altyapı yatırımlarını artırıyor ve yapabilenler, ödeme hacimlerinin ve değerinin yükselişi ile bunun karşılığını alıyorlar. Gerçek zamanlı ödeme için kullanım senaryoları ortaya çıktıkıça, bankalar da bu talebi karşılamak ya da paylarını finteklere kaptırmak arasında

seçim yapmak zorunda kalıyor. POS üzerinde gerçek zamanlı ödeme, gerçek bir oyun değiştirici olarak görülebilir. Ancak derin entegrasyon ve hizmet sağlayıcılarla müşteriler arasındaki ortaklıklar olmadan geniş çaplı bir adaptasyonu yakın dönemde göremeyebiliriz.. Geleceğe adım atmak için ödeme şirketlerine ne lâzım? Ödemelerde kullanım tipi belirleyici faktör oluyor. Tüketicilerin beklentisini karşılarken yeni büyüme alanları arayan ödeme şirketlerinin girişimler, fintekler, yatırımcılar tarafından desteklenerek ölçeklenmeyi sağlaması gerekiyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 65


ADVERTORIAL

Yemekte zengin bir dijital deneyimin adresi Edenred 66 // DIGITALREPORT.COM.TR

Zeynep Ege Dura, Edenred Türkiye Pazarlama Direktörü

Edenred, Türkiye’de yemek kuponu hizmetini sunan ilk uluslararası firma. O dönemden günümüze ne gibi değişiklikler yaşandı? Türkiye’de 1992 yılında yemek kuponu ile başlayan hizmetimiz yıllar içerisinde değişiklik ve çeşitlilik göstermeye başladı. İlk önemli değişim, kuponlardan bugün hala yaygın olarak kullanılan


ADVERTORIAL

yemek kartlarına geçişimiz oldu. Elbette sürecin bununla sınırlı kalması beklenemezdi, çünkü dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler, tüm sektörleri olduğu gibi Edenred olarak içinde bulunduğumuz ön ödemeli hizmetler sektörünü de yakından etkiliyor. Özellikle gündelik yaşantımızın giderek mobilleşmesi ve nakitsiz bir dünyaya doğru hızla ilerlememiz, yemek kartı kullanım alışkanlıklarımızda da köklü değişikliklere yol açıyor. Biz de bu doğrultuda, kullanıcılarımıza daha zengin, yararlı ve kullanışlı bir deneyim sunan MyEdenred mobil uygulaması ile yemek kartlarını cep telefonlarına taşıdık. MyEdenred, yalnızca son bir yılda yaklaşık 500 bin kullanıcıya ulaştı.

Ticket Restaurant kartları yanlarında olmasa dahi QR Kodu taratarak kartsız ödeme yapabiliyor. Kart kaybedildiği takdirde uygulama üzerinden tek bir tıkla bloke edilebiliyor ve istenildiği zaman yeniden kullanılmaya başlanabiliyor. Kartımızın bir de sadakat programı var: DOLU DOLU. Üye kafe ve restoranlarda kart kullanıcılarına indirim ve kampanyalar sağlıyoruz. Böylece karta yüklenen bakiye daha geç bittiği için, daha uzun bir zaman boyunca harcanabiliyor. DOLU DOLU ile 2019 başından itibaren Ticket Restaurant Yemek Kartı kullanıcılarına sağladığımız kazanç 1 milyon TL’ye ulaştı. Temassız, yeni nesil mobil ödeme yöntemlerimize ek olarak, analitik ve yapay zeka

MyEdenred hakkında bilgi verir misiniz? Kullanıcılarınıza ne gibi avantajlar sunuyorsunuz? Mobil uygulamamız MyEdenred’i aslında uzun zaman önce devreye aldık ancak fonksiyonlarını ve altyapısını sürekli güncelliyoruz. Ek olarak, yemek kartlarını cep telefonlarına taşıyarak dijitalleştiriyoruz. MyEdenred üzerindeki “QR Kod ile Ödeme” özelliğiyle kullanıcılar DIGITALREPORT.COM.TR // 67


ADVERTORIAL

ile ilgili çalışmalarımız da mevcut. Bu teknolojileri de mobil uygulamamıza entegre edeceğiz. Yemek kartlarının dijitalleşmesi yalnızca kullanıcılara mı avantaj sağlıyor, restoranlar açısından değerlendirdiğimizde ortaya nasıl bir tablo çıkıyor? Yemek kartlarının dijitalleşmesi pek çok yeniliği de beraberinde getiriyor. Örneğin işletmelerin yazar kasaya ihtiyaç duymadan cep telefonundan ödeme alabilmesi yani akıllı telefonların yeni nesil POS cihazına dönüşmesi, restoranlara da büyük bir esneklik sağlayıp hız kazandıracak. Bu gelişmeler haliyle iş yapış şeklimizi de değiştiriyor; kurulum süreçlerini ortadan kaldırıp maliyetleri azalttığı gibi kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor. Temassız mobil ödeme yöntemleri, yoğunluğun olduğu saatlerde restoranlarda kasada oluşan kalabalıkları da engelliyor. İşletmelere, yeni bir cihaz almalarını gerektirmeyen, akıllı telefonlarına sadece bir uygulama indirerek ödeme kabul edebilecekleri yeni bir Soft POS çözümü de sunuyoruz. Restoranlar artık daha pratik ve hızlı bir şekilde işlerini yürüterek, 68 // DIGITALREPORT.COM.TR

daha çevik davranabiliyorlar. Firmalar çözüm önerilerimizle operasyon süreçlerini daha etkin yönetiyor ve maliyetlerini düşürüyor. Bu da bizim yeni çözümler sunmaya yönelik motivasyonumuzu artırıyor. Dijital dönüşüm sürecine nasıl adapte oluyor, hangi çalışmalara imza atıyorsunuz? Adapte olmaktan ziyade, dünyada bu iş modelini yaratan ve yaygınlaştıran firma olarak sektöre öncülük etme misyonumuz var. Dijitaldeki tüm yenilikler sektörümüzü direkt etkilediğinden sürekli entegre, yenilikçi, fark yaratan ürün ve çözümler geliştirmeye özen gösteriyoruz. Bu bakış açısı aynı zamanda, global stratejimizin en önemli parçalarından biri. Özellikle mobil uygulamalar ve bunlar üzerinden alternatif ödeme yöntemleri en öncelikli konularımız arasında. Çok yakında yeni nesil mobil ödeme yöntemimizi duyuracağız. Tüketicilerin teknolojinin hızına paralel olarak ihtiyaçlarının ve beklentilerinin günden güne değişmesi, finansal hizmetler sektöründe dönüşüme ve inovasyona da önayak oluyor. Bu doğrultuda Edenred, Amerikan kurumsal ödeme pazarında önemli bir şirket


ADVERTORIAL

vakit alan idari işler ortadan kalkıyor. Son dönemde yeni bir Satın Alma Platformu’na da yatırım yapıyoruz. Bu platform üzerinden şirketler, kağıt kalemden kahveye, ofisleri için gerekli tüm ihtiyaçlarını hızlı ve pratik bir şekilde oldukça avantajlı satın alabilecek.

olan Corporate Spending Innovations’ı (CSI) 2018’de bünyesine kattı. Kurumsal harcamaların dijitalleşmesi ile ilgili ciddi BT yatırımları yaparken şirket satın almalarıyla da know-how alışverişi yapıyoruz. Geçen yıl müşterilerimizle buluşturduğumuz önemli bir yeniliğimiz de Ticket Travel Kurumsal Seyahat Portalı oldu. Bu portal ile şirketlere tüm seyahat, konaklama ve ulaşım giderlerini kontrol altına alma imkânı sunuyoruz. Böylece bütçelerini etkin bir şekilde yönetebiliyor ve tek bir web sitesi aracılığı ile tüm hizmetleri alarak ay sonunda tek fatura ile ödeme yapabiliyor. Ayrıca herkesin ayrı ayrı talepleri ile ilgilenme, belge kontrolü, analiz, harcama raporu oluşturma gibi rutin ve

Sektörünüzün geleceğine dair öngörüleriniz nelerdir? Şu anki geçiş süreci hızlanacak ve en fazla 10 yılda tüm kurumsal harcamalar dijital ortama taşınacak. Biz de hem globalde hem de Türkiye’de yatırımlarımızı bu doğrultuda yapıyoruz. Her ne kadar ilk olarak faaliyete başladığımız ve çözüm sunduğumuz sektör, yemek kartları sektörü olsa da başka alanlara ve yenilikçi çözümlere odaklanıyoruz. Hem işletmelere hem de müşterilere fayda sağlamaya dayanan bir B2B iş modelini uyguluyoruz. Otomasyon ile verimliliği yükseltiyor, inovatif çözümler geliştiriyoruz. Temassız ödeme ve mobil ödeme yöntemleri yaygınlaştıkça çalışanların hayatını kolaylaştıracak yeni deneyimler de çoğalacaktır. Biz de tüm bu yeniliklerin merkezinde olmaya ve trendleri belirlemeye devam edeceğiz. DIGITALREPORT.COM.TR // 69


ADVERTORIAL

Yatırımlarımızla oyunun kurallarını değiştiriyoruz Berna Şamiloğlu Acar, Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri İş Geliştirme Direktörü

Dijitalleşen dünya günlük hayatımızın neredeyse tamamını etkiliyor. Tüketim alışkanlıklarımızdan iş yapış biçimlerimize kadar her alanda bunun etkisini görmek mümkün. Türkiye’yi yaklaşık 25 yıl önce tanıştırdığımız yemek kartları sektörü de bu doğrultuda büyümeye, gelişmeye ve dönüşmeye devam ediyor. Sodexo olarak, bu dönüşüme

70 // DIGITALREPORT.COM.TR

öncülük ediyor ve fark yaratacak yeni uygulamalar geliştiriyoruz. Yaptığımız yatırımlar ve geliştirdiğimiz dijital çözümler ile paydaşlarımızın deneyimini ve iş süreçlerini en iyi hale getirmek için çalışıyoruz. Amacımız, önümüzdeki 3 yıl içerisinde tüm çözümlerimizi mükemmel bir deneyim ile dijital platformlara taşımak.


ADVERTORIAL

Avantaj sağlayan değer teklifleri Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler neticesinde içinde bulunduğumuz sektörde rekabet fiyat odağından çıktı. Daha değer odaklı, çalışanlara ve üye iş yerlerine daha fazla fayda sunmayı hedefleyen bir hale geldi. Biz de Sodexo olarak, gerek bu konudaki uzmanlığımız, gerekse yaptığımız yatırımlar sonucunda ortaya koyduğumuz yeni değer teklifleri ile müşterilerimize, üye işe yerlerimize ve tüketicilere birçok avantaj sağlıyoruz. Çalışanların yemek ihtiyacını karşılamaları için sunduğumuz Restaurant Pass, şirket araçlarının akaryakıt gideri yönetimi için sunduğumuz Fuel Pass, teşvik ve ödüllendirme için hazırladığımız Gift Pass çekleri ile temsil ve ağırlama yemek giderleri için sunduğumuz Business Pass kart hizmetleri en temel çözümlerimiz. Bir yandan bu çözümlerimizin dijitalleşmesine yönelik çalışmalar yaparken, diğer yandan tüm paydaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya yönelik yatırımlar yapıyor, yeni ürünler geliştiriyoruz.

Tüm süreci dijitalleştiriyoruz Mobil Kart, Mobil Ödeme ve Cep Pos uygulamalarımız sayesinde tüm ödeme sürecini dijitalleştirme yolunda önemli bir adım attık. Mobil Kart sayesinde geleneksel yemek kartının üretim ve dağıtım süreçleri ile vakit kaybetmeden, yemek kartı numarasını kullanıcının cep telefonuna SMS olarak göndererek kullanıcının anında harcama yapmasını sağlamak mümkün. Mobil Ödeme ile Restaurant Pass kullanıcıları Sodexo Mobil Uygulaması üzerinden yemek kartları yanlarında olmasa dahi kolayca kartsız ödeme yapabiliyor. Cep Pos ise üye iş yerlerine yönelik bir uygulamamız. Bu uygulama sayesinde üye iş yerleri, müşterilerinin Sodexo Mobil uygulaması üzerinden ürettiği mobil ödeme DIGITALREPORT.COM.TR // 71


ADVERTORIAL

kodunu web ekranına girerek ödemelerini anında alabiliyor olacak çok yakında. Ayrıca, yemek kartı sektöründe bir ilk olan online yemek platformumuz Sodexo Plus sayesinde çalışanlar online yemek siparişi verebiliyor, sipariş tutarının anında kart bakiyesinden düştüğü bu sistem ile kapıda ödeme devri Sodexo kullanıcıları için kapanmış oluyor. Kullanıcılar seçkin Sodexo restoranlarından pratik ve hızlı bir şekilde online sipariş verirken, diğer yandan sistem üzerindeki avantajlı tekliflerden faydalanabiliyor.

misyonuyla önemli bir adım attık ve ‘Hemen Yolda’ isimli akıllı kurye takip yazılımına yatırım yaptık. Restoranların kurye ekiplerini sahada verimli bir şekilde yönetmelerini sağlayan Hemen Yolda yazılımı ile Sodexo üye iş yerleri, online sipariş konusundaki hizmet kalitelerini en çok etkileyen unsurlardan biri olan paket servis ve kurye hizmetini iyileştiriyor. Bu sayede sorunsuz paket servis deneyimi sunan işletmeler hem sipariş hacimlerini büyütecek, hem de müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyacak.

Şirketler, çalışanlar ve üye iş yerlerimiz için ‘Kazan-Kazan’ anlayışıyla hareket ediyoruz Geliştirdiğimiz Misket programı sayesinde çalışanlar restoran ve online siparişlerinde %15’e varan puan kazanabiliyor. Böylece ayda yaklaşık iki öğle yemeğini Misket programına dahil üye iş yerlerinde bedavaya getirebiliyorlar. Bu program sayesinde çalışan memnuniyetini arttırırken, üye iş yerlerimizin de sadık müşteri kitlesine sahip olmasını amaçlıyoruz. Son dönemde Üye İş Yerlerimizin hayatını kolaylaştıran iş ortağı olma

Yatırımlarımız devam edecek Sodexo olarak tüm paydaşlarımıza avantaj sağlayan, dijital değer teklifleri yaratmak en önemli önceliğimiz. Türkiye’nin dinamik girişimcilik ekosistemine ve büyüme potansiyeline çok inanıyoruz. Bu doğrultuda yaptığımız iş ortaklıklarına ve yatırımlara yenilerini eklemeyi planlıyoruz. Ayrıca bu işbirliklerini Sodexo’nun faaliyeti olan ülkelere de taşıyarak başarılı teknoloji girişimlerinin sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da büyümelerine, globalleşmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

72 // DIGITALREPORT.COM.TR


TÜRKİYE’NİN VERİ MERKEZİ

RADORE

Tier III standartlarındaki tam yedekli altyapısı sayesinde %99,99 uptime oranı sunabilen Radore, “yerel” veri merkezidir. İş dünyasının kalbinde, İstanbul’un merkezindedir.

Sunucu Barındırma ve Kiralama

Bulut Hizmetleri

Yönetilen Hizmetler

CDN

radore.com


KAPAK KONUSU

ALIŞVERİŞ HİÇ OLMADIĞI KADAR KOLAYLAŞIYOR Sesli sipariş, ürünler için sanal deneme odaları, videolu zengin bilgilendirmeler, akıllı tavsiyeler, hızlı ve sürekli satış sonrası destek ve sürtünmesiz ödeme sayesinde e-ticaret, büyümek için tarihinin en büyük fırsatına sahip.

74 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Son on yıl içerisinde internet, insanların ürün ve hizmet alışverişlerini köklü bir değişikliğe uğrattı. Son iki yılda yeni teknolojilerin benimsenmesiyle daha erişilebilir ve verimli olmaya başlayan e-ticarette 2018’deki yıllık büyüme %23,3 olarak kaydedilirken, 2014-2017 arasındaki ortalama büyümenin %25,6 olması ise biraz düşündürücü. Mobil, dengeleri ters yüz etti Aslında bunun başlıca sebeplerinden birisi e-ticaret sitelerinin önceliklerini masaüstü sistemlere göre yapmış olmaları. Şimdi ise durum tersine döndü, mobil alışveriş daha çok önem kazanıyor; hatta 2020 yılında tüm e-ticaretin yüzde 45’i mobil üzerinde gerçekleşecek. Elbette bu sadece e-ticarete özgü bir durum değil, bu yıl yapılan Google aramalarının yüzde 60’a yakını mobil cihazdan gerçekleştirildi. Arama motorları e-ticaret sitelerinin daha kullanıcı dostu olmalarını bekliyor ve sıralamasını da buna göre yapıyor. Ancak diğer alanlarda sönük kalan mobil uygulamalar da e-ticarete yeniden şekil veriyor. 5G’nin gelişi de bu konuda gelişmelerin

artışını sağlayacak. Artan hız, video içerik ve artırılmış gerçeklik gibi uygulamalarla ürünleri denemeye yaklaşan ve daha zengin bilgilendiren bir deneyimin kapılarını açacak. Artırılmış gerçeklik hem fiziksel hem sanal alışverişi değiştiriyor Gartner’ın güncel bir çalışmasına göre 2020 yılında 100 milyon tüketici internet üzerinde ve fiziksel mağazalarda artırılmış gerçeklik kullanacak. Sephora ve IKEA, bunun erken örneklerini verdiler bile. Sephora Virtual Artist adlı uygulama ile Instagram filtresi gibi selfie’leri kozmetik ürünlerinin uygulanmış hâline dönüştürüyor ve sanal deneme odası ayarında bir uygulama ile kıyafetleri üzerinize bindiriyor. IKEA Place ise mobilyaların evinizde nasıl duracağını görebilmek için kamerayı kullanıyor ve gerçekçi bir deneme imkânı sunuyor. Sektör liderliğine götürecek yegane silah yapay zekâ Makine öğreniminden fayda elde etmeye başlayan ilk sektörlerden olan elektronik ticaret, bir yanda derin öğrenme departmanlarına sahip Zalando, Asos gibi DIGITALREPORT.COM.TR // 75


KAPAK KONUSU

markalar, diğer yanda kargo bilgisini canlı olarak görüntüleyemeyen bazı örneklere sahip. Bu durumda kimin kısa sürede kazanan olacağı açık değil mi? Verileri paraya döndürmenin garantili yolu olan bu çalışmaların başında tavsiye sistemi geliyor. Bu tavsiyelerde kullanacağınız analiz, web sitesindeki içeriklerin de anında özelleştirilerek ilgi alanlarına, önceden ziyaret edilenlere, yapılan aramalara, sayfadaki davranışa ve alışveriş geçmişine göre ürünleri ekrana getiriyor. Müşteri ömründen çeyreklik finansal tabloya kadar... Makine öğreniminin bir faydası da öngörüler. Her bir kullanıcı için belirli bir süre içerisinde hangi kategoride hangi ürünleri satın alacağı, sonraki siparişini ne zaman vereceği ve müşteri ömrü gibi tahminleri yapabilmek mümkün. Bu da kampanyaları ve stokları kişiye özel ayarlayabilme gibi son derece fütüristik gözüken ama mümkün olmaması için de bir engel olmayan bir durumu karşımıza çıkartıyor. Hazır özel içeriklere geçmiş ve

76 // DIGITALREPORT.COM.TR

her kullanıcıya ayrı bir vitrin oluşturmuşken, A/B testlerini neden yapmayasınız? Elle yapılan çalışmalarda yüzde 80 olumlu sonuç vermeyen, bol emek ve zaman isteyen A/B testlerini yapay zekaya devretmek deneme sayısını artırmayı ve olumlu sonuca yaklaşmayı, sonrasında da dönüşüm oranlarını artırmayı sağlayacaktır. Kişiye özel fiyatlandırma Yapay zekanın getireceği bir avantaj da dinamik fiyatlama uygulamak. Belki şu anda basit bir şekilde bunu yapan şirketler var ama kullanım yaygınlaştıkça, bu kavram hayatımızda daha fazla yer kaplayacak. Bu özellik, örneğin çeyrek planlamaları gibi alanlarda da tüm stoğunuz için öngörülerek finansal tablo hedeflerinin belirlenmesinde de etkili olacak. Son olarak, görüntü işlemenin gelişmesi, aranan ürüne benzerlerin bu yöntemle bulunabilmesini de kolaylaştıracak. Böylece ne aradığını basit filtrelerle bulamayan kullanıcılar ister kendi aradığını ister bulduğuna alternatifleri görselle keşfedebilecek.


KAPAK KONUSU

Sesli asistanlara hazır olun Kendilerine olan ilgi arttıkça yetenekleri ve uyumlu oldukları cihazlar da artan sesli asistanlar, alışveriş yapma biçimimizi de etkilemeye başladı. ComScore’un araştırması 2020 yılında yapılan aramaların yüzde 50’den fazlasının sesli olacağını ve 2022’de ABD’deki sesli alışverişin 40 milyar doları aşacağını gösteriyor. Online perakendecilerin ülkemizde de bu konuda çalışmalara başlaması gerekiyor. ABD’den sonra Avrupa’yı da saran sesli asistanlar, yakında ülkemizde de resmi olarak satışa çıkacak. Hem meraktan hem de düşük

fiyatlar sebebiyle, yüksek adetlerde satılmaları bekleniyor. İnternetten araştır, fiziksel mağazadan satın al Her 10 mobil cihaz kullanıcısından 8’i belirli ürünleri fiziksel mağazalarda bulabilmek için arama yapıyor. Bunların %18’i ise baktıkları ürünü 24 saat içerisinde satın alıyor. Research Online, Purchase Offline (ROPO) olarak bilinen ve çevrimdışı satın almalara sebep olan çevrimiçi aramalar dijital kampanyaların etkinliğini sorgulayacak yeni veriler ortaya çıkartırken, stratejilerin de değişmesine sebep olacak.

DIGITALREPORT.COM.TR // 77


RÖPORTAJ

78 // DIGITALREPORT.COM.TR


RÖPORTAJ

ROBOTLAR İŞ GÜCÜNDE ÖNEMLİ BİR PAY ALACAK Tekrarlı, sıkıcı işleri robotlara devrederken, iş dünyasını nasıl bir değişim bekliyor? Robotik süreç otomasyonu (RPA) Türkiye ve dünya pazarında ne seviyede, işsizliği etkiler mi, otomasyon Türkiye’ye nasıl bir katkı sağlar, UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora ile konuştuk. RPA teknolojisi nedir, ne gibi avantajlar sunuyor? Nasıl endüstriyel robotlar fabrikadaki fiziksel iş gücünü taklit ediyor, onlara yardımcı oluyor, bazı işleri üzerine alıyor bazı işlerde de operatör yardımıyla beraber fabrikadaki bir işi hallediyor. RPA’nın yaptığı iş de bilgisayar, ekran, klavye başında oturan iş gücünü destekleyen bir otomasyon. Robot denmesinin sebebi de o. Robot denildiğinde hemen fiziksel robota akıl gidiyor, halbuki robot tanım olarak insnı taklit eden makine demek ya, bu bilgisayar başında çalışan insanı taklit eden bir robot. Bunu yaparken de birbirini tekrar eden, sıkıcı, katma değeri düşük görevleri üzerine alıyor. Bazı işleri bağımsız olarak, 7/24 yapabiliyor, bazı işlerde de bir insanın kontrolüyle çalışıyor. Ben 1995 yılından bu yana BT

sektöründeyim, uzun süredir bu konulardan haberdardım ancak işin içine girene dek teknolojinin buralara kadar geldiğini ve bu kadar yaygın kullanıldığını ben dahi bilmiyordum. Bizim pazarda gördüğümüz ve yaptığımız işi daha da zevkle yapmamızı sağlayan şey, hala az biliniyor oluşu. Yapay zeka denildiğinde örneğin herkesin bir fikri var, hatta blok zinciri denildiğinde de öyle ama robotik süreç otomasyonu denildiğinde, bilgi işlemin biraz dışına çıktığınızda bilinirlik inanamayacağınız kadar az. Buna karşılık, çok somut ve kabul görmüş, çok hızlı bir şekilde işe yarayan ve epeyce de kullanılan bir teknolojiden bahsediyoruz. RPA, dünyada ve Türkiye’de nasıl bir pazara hitap ediyor? Gartner’ın Dijital Teknolojiler DIGITALREPORT.COM.TR // 79


RÖPORTAJ

Değerlendirmesi’ne göre 2018 yılında 2.000 büyük işletmenin yüzde 19’u kullanıyor, yüzde 31’i kullanmak istiyor. 2020 yılında ise bu yüzde 73’ü kullanacak. Türkiye’de de bunu görüyoruz, şu anda 85 müşteriye ulaştık. Burada KOBİ yok, hepsi büyük bankalar, üreticilerden oluşuyor. Biz şirketlerle görüşünce, yapılabilecekleri gösterince, samimiyetle söylüyorum, insanlar yerlerinde duramıyorlar. 2018’de Türkiye ofisinizi açtınız, o günden bugüne ne değişti? Türkiye aslında UiPath’in erken açtığı ofislerden birisi, 15. ülke olduk, şu anda 25 ülkede ofis bulunuyor. Biliyorsunuz, kurucumuz Romen. Kurucumuz dahil, Romanya ofisindeki birçok kişinin Türkiye ile bir şekilde kişisel bir ilişkisi var hem de Romanya ile tarihi bir beraberliğimiz de var. Bu sebeple orada hep sıcak ilgi gördük. Belki bunların da etkisiyle Türkiye’ye ayrı bir önem veriyorlar. Bir çeyrek sonra, yani 2019 başında Tansu Yeğen, Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun Başkan Yardımcısı oldu. Türkiye, İngiltere, Almanya, Fransa ve Güney Avrupa ülkeleriyle beraber bu bölgedeki 5 80 // DIGITALREPORT.COM.TR

merkezden birisi oldu. Şu anda 100 ülkeyi operasyon olarak Türkiye’den yönetiyoruz ve 20 kişilik bir ekibiz. Türkiye ofisi açıldığında dünyada yaklaşık 1.000 çalışan vardı, şu anda bu 3 binlere ulaşmış durumda. Müşteri sayısı 1.000 civarındaydı şu anda 5.000 müşteriden bahsediyoruz. Türkiye, diller sıralamasında da önemli bir yere sahip. Sistemimizin kullandığı ilk 8 dil içerisinde Türkçeleştirme de yer alıyor. Artık geliştirici ve yönetici ekranlarımız da Türkçe. 2019’u 100 müşterinin üzerinde

Gartner’ın Dijital Teknolojiler Değerlendirmesi’ne göre, 2020 yılında en büyük 2.000 işletmenin yüzde 73’ü robotik süreç otomasyonu kullanacak.

kapatmak hedefimiz, ayrıca 500 robota ulaştık Türkiye’de. Türkiye’deki şirketlerin yaklaşımı nasıl, geçişte şirketleri nasıl buluyorsunuz? Diyelim bir şirketle toplantı yaptık, Proof of Concept için tarih aldık, süreci inceledik ve ertesi gün size “Happy Path”


RÖPORTAJ

denilen türde, işlemleri ne kadar sürede, nasıl tamamladığımızı gösteren videoyu koyduk. Düşünebiliyor musunuz? İlk toplantı ve PoC görmesi arasında bir hafta oluyor. Bunu hem göstermesi kolay hem yapması hızlı. Bir örnek var, daha dün gerçekleştirdik, 4 saatlik bir işi 4 saniyeye indirdik. Elbette bu her zaman geçerli değil, bazen robotun insanla aynı sürede tamamladığı işlemler de var karmaşıklık yüzünden ama yine de, böyle bir durumda da RPA kullanmak daha faydalı. Bir kere kesintisiz çalışabiliyor. Müşterilerimizin yüzde 90’ından da büyük bir kabul görüyoruz. Neredeyse hiç dirençle karşılaşmadığımızı söyleyebilirim. Bana sorarsanız dijital dönüşümü gerçekleştirmenin en hızlı, en düşük maliyetli, en doğru yolu bana sorarsanız. Robotların işsizlik doğuracağını düşünüyor musunuz? McKinsey’nin bir araştırması var, 1970-2015 yılları arasında BT teknolojilerinin kullanılmasıyla ortaya çıkan ve kaybolan iş gücünü gösteriyor. 3,5 milyon iş ortadan kayboluyor, 19,2 milyon iş

geliyor. Bu ABD için bile büyük bir rakam, iş gücünün yüzde 10’una tekabül ediyor. Şu anda otomasyon teknolojilerini ve sadece RPA değil, yapay zeka vs içerisine dahil ettiğimizde en çok ABD, ardından Japonya’nın kullandığını görüyoruz. Oradaki işsizlik oranlarına bakın, ABD’de rekor işsizlik var, %2,3 ama son 30 yılın da en düşüğü. Teknolojinin yoğun kullanımı insanları açığa çıkarmıyor, yeni fırsatlar yaratıyor. İşletmelerden öteye bakarsak, Türkiye’nin RPA kullanmasının faydası ne olur? Türkiye’nin en büyük problemi bugün üretmek. Küresel pazarda satabileceği ürünler için rekabetçi olmaya ihtiyaç var. Rekabetçilik için maliyetlerin düşüp verimliliğin artması gerekiyor. Hızlı olacaksınız, hatanız, eksiğiniz olmayacak, dünya kadar yerel/ uluslararası düzenlemelere uyum gerekiyor. Bütün bunlar aslında bizim sağladığımız faydalar. Her şey kayıt altında, tutarlı çalışan bir sistem sunuyoruz. Dolayısıyla, bütün dijital teknolojileri etkin bir şekilde kullanmadan küresel rekabete girmemiz çok zor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 81


FİNTEK

PayTR ve OVO, yerli mobil ödeme çözümünü tanıttı İki Türk girişimci tarafından kurulan OVO Dijital Servisler, ödeme şirketi PayTR ile dijital kart hizmetlerini online kredi kartlarıyla bağlayan oWallet’I tanıttı.

82 // DIGITALREPORT.COM.TR

oWallet nasıl çalışıyor? Apple ve Android Cüzdan bazlı yeni temassız mobil ödeme altyapısı ile istenen bakiye dijital karta yüklenebiliyor. Hızlı ödeme ile kredi kartları da cüzdana tanımlanabiliyor ve oWallet anlaşmalı iş yerlerinde sadece mobil cüzdanı göstererek alışveriş yapılabiliyor. İstendiğinde yüklenen bakiyenin iade olarak karta geri yüklenebildiği sistem, markaların sadakat ve ödül programlarıyla da uyumlu. oWallet, iOS ve Android işletim sistemli telefonlar ve Apple Watch gibi akıllı saatlerle de kullanılabiliyor.


FİNTEK

Kara Cuma ödemede 1,4 milyar TL ile rekor kırdı Bankalararası Kart Merkezi’nin açıkladığı verilere göre sadece 29 Kasım Cuma günü kartlı ödemeler 4,7 milyar TL olurken, internetten kartlı ödemeler 1,4 milyar TL ile geçen yıla göre yüzde 44 büyüdü ve kartlı ödemeler içinde internet ödemelerinin payı yüzde 30’a ulaşarak tüm zamanların en yüksek değeri oldu. 130 bin kart ilk kez kullanıldı Perakendecilerin indirim dönemini tüm haftaya yaydığı Kara Cuma’da en çok alışveriş Cuma günü gerçekleştirildi. Verilere göre Cuma gününde toplam 2,6 milyon farklı kart

kullanılırken, bunun 130 bini ilk kez o gün internette kullanıldı. En çok ödeme 14.00-16.00 arasında yapıldı Kara Cuma alışverişi gecenin ilk saatlerinde başlarken, ödemelerin gün içinde öğleden sonra yoğunlaştığı görüldü. 29 Kasım Cuma günü internetten yapılan kartlı ödemelerin en yoğunlaştığı saat dilimi 14.0016.00 oldu. Bu saat aralığında tüm gün boyunca internetten yapılan kartlı ödemelerin yüzde 18’i gerçekleşti. İnternetten ödemelerin yoğunlaştığı bir diğer saat dilimi ise 16.0018.00 oldu.

DIGITALREPORT.COM.TR // 83


FİNTEK

ÖDEMELER, 3D SECURE 2 İLE DAHA GÜVENLİ OLACAK E-ticaret dünyasında PSD2 ve SCA2 önemli etki sahibi olacak. İki aşamalı doğrulamayı geliştirecek olan 3D Secure 2 ise yeni bir gereksinim olarak karşımıza çıkacak.

84 // DIGITALREPORT.COM.TR

E-ticaret sitelerinden ödeme kuruluşlarına, kart sistemlerinden bankalara kadar ödeme sürecinde rol sahibi tüm oyuncular için 3D Secure 2 zamanı geliyor. SCA ile SMS parolaı bitiyor 3D Secure 2 ile gelen en önemli değişiklik, Strong Customer Authentication, yani güçlü müşteri kimlik doğrulaması ya da kısaca, SCA.


FİNTEK

Bu özellik ile online ödemeler ek bir kimlik doğrulama katmanı kazanıyor. 3D Secure 2, 3D Secure 1’deki güvenlik sürecini “akıcı kimlik doğrulama” ile yeniliyor. Artık bir parola girmeden de çift aşamalı kimlik doğrulama yapmak mümkün olacak. Müşteri lehine değişim SCA, üç bilgiden ikisinin olduğu durumda gerçekleşiyor. Müşterinin bildiği bilgi (örneğin parola), sahip olduğu bir nesne (örneğin akıllı telefon) ve kişisel veri (örneğin parmak izi). Sonuç olarak, e-ticaret dünyasının ya da ödeme almak isteyenlerin sistemlerini 3DS geçmişi için güncellemeleri ve ödeme taleplerini buna göre karşılamaları gerekiyor. Elbette bu kolay ve hızlı bir süreç değil. Ancak SCA, ödeme sürecinde müşterinin lehine bir değişim sağlıyor. Öncelikle 3D Secure 1’deki gibi online mağazanın dışındaki bir sayfa açılmıyor. Bunun yerine tüm ödeme işlemi e-ticaret sitesinde gerçekleşiyor. Diğer yandan güvenlik parolalarının sık unutulması sebebiyle gerçekleşmeyen alışverişlerin de bu değişiklikle tamamlanabilmesi hedefleniyor.

Yenilikçi kimlik doğrulama yöntemlerine göz kırpıyor 3D Secure 2’nin tasarımındaki amaçlardan birisi de 3D Secure 1’in aksine, akıllı telefonla ödemenin de değerlendirilmesi. Böylece yenilikçi kimlik doğrulama metotlarının önü açılıyor. Statik bir parola girmek yerine müşteri parmak izi doğrulama ya da yüz tanıma ile ödeme yapabiliyor. Ödeme sürecinin bu gibi uygulamalarla kolaylaştırılması, satıcıların da işine yarıyor, zira sepet terk oranlarının düşürülerek dönüşüm oranlarını artması hedefleniyor. Bazı istisnalar var Düşük ödeme miktarları için fraud riski olmasa dahi SCA kullanılmama ihtimali konuşulurken, düzenli ödemelerde de ikinci ödemeden itibaren ya da ödeme miktarı değişince SCA kullanılmayacak. Daha çok bilgi, daha iyi fraud kontrolü sağlayacak 3D Secure 2’nin güvenliği geliştirdiği bir nokta da banka ya da ödeme kuruluşuna daha çok bilgi aktarması. Böylece fraud riski hesaplama işi özellikle yazılım tabanlı olarak daha detaylı şekilde gerçekleştirilebilecek. DIGITALREPORT.COM.TR // 85


E-TİCARET

11.11 ve Kara Cuma, KOBİ’lere yaradı Kasım ayındaki internet indirimleri KOBİ'lerin ciroları yıl ortalamasına göre 6 kat artış gösterdi. Dünyada Bekarlar Günü olarak anılan 11.11 indirimleri ve Kara Cuma indirimleri Kasım ayına damgasını vurdu. E-ticaret altyapı sağlayıcısı IdeaSoft’un hizmet verdiği 7.500 e-ticaret sitesinin verilerine göre KOBİ’lerin e-ticaret satışları ürün sayısı bakımından 11 Kasım’da yüzde 176, dünyada 29 Kasım’da yapılan ama ülkemizde tüm haftaya yayılan Kara Cuma’da ise yüzde 350’den fazla artış gösterdi. Bu artışla Kasım ayı, e-ticarette yılın en yoğun ay oldu ve cirolar yıl ortalamasına göre 6 kat arttı. Siber Pazartesi ile birleşen Efsane Cuma indirimlerinde sipariş sayısı 6 kat artarken, elde edilen ciro 5 kat büyüdü.

86 // DIGITALREPORT.COM.TR

İndirimler sepet ortalamasını düşürdü! Verilere göre Kasım indirimleri tüketiciler açısından da faydalı oldu. En fazla indirim görülen sektör giyim olurken, kozmetik, gıda, takı ve kırtasiye de en fazla indirim yapılan diğer kategoriler oldu. Konu hakkında konuşan IdeaSoft CEO’su Seyhun Özkara, KOBİ’lerin yıl genelinde ortalama 360 TL’lik sepet ortalamasına sahip olduğunu belirtirken, 11.11 indirimlerinde sepet ortalamasının 320 TL’ye, Kara Cuma ve Siber Pazartesi’de ise bunun 277 TL olduğunu söyledi. Kapıda ödeme hâlen popüler Kasım’da çevrimiçi alışverişte ödemelerin yüzde kapıda ödeme ve yüzde 4,8’i havale ile yapıldı.


E-TİCARET

Online alışverişe 60 ay vadeli anında kredi Hepsiburada online alışveriş kredisi nedir? Denizbank ve Hepsiburada işbirliği ile tanıtılan anında kredi özelliği, 750 TL – 15.000 TL arasında 60 aya kadar vadeli kredi alma imkânı sağlayacak. Online alışveriş esnasında başvurulan kredi ile tüketicilere kolaylık sağlanırken, telefon ve tablet yasal sınırda vade sağlayacak, dışındaki ürünler ise 60 aya kadar vade ile kredilendirilebilecek. Telefon satışlarında yasal üst sınır olan 12 ay, tablet satışlarında ise 6 aya kadar vade yapılan kredi, diğer tüm kategoriler için 60 aya kadar

vade ile verilecek. TCKN (Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası) ile başvurulabilen Hepsiburada online alışveriş kredisi hakkında konuşan Denizbank CEO’su Hakan Ateş, sistemlerin gelişmesi ile milisaniyeler içerisinde risk değerlendirmesinden geçerek kişiye verilebilecek kredi miktarı belli olduğunu belirtti. Denizbank müşterisi olanlar anında krediye erişebilirken, müşterisi olmayanlar kurye ile kendilerine gönderilecek kredi sözleşmesini imzaladıktan sonra krediyi alabilecek. Ayrıca kurye ücretini de Denizbank üstlenecek.

DIGITALREPORT.COM.TR // 87


E-TİCARET

Yurtiçi Kargo e-ticaretin önünü kota ile mi açacak? Aytun Çelebi

Son dönemde 11.11 ve Kara Cuma alışveriş dönemleri, ülkemizdeki internet alışverişini körüklerken, kargo şirketleri de normal kapasitenin üç katına çıktığı belirtilen günler, paketleri zamanında ulaştırmakta zorlandı. Çeşitli işlemler için kargo şubelerine gidenlerin yoğunluğu fotoğrafladığı dönem için Yurtiçi Kargo, kotalı özel tarife uygulamaya başladığını duyurdu.

88 // DIGITALREPORT.COM.TR

Yurtiçi Kargo’nun web sitesinde yaptığı duyuru, Kara Cuma gibi dönemlerde teslimat süresinin değil indirimin önem taşıdığı ifadesi ile başlıyor. Oysa, e-ticaret için dönemden bağımsız olarak her zaman teslimat süresi önemli. Beyan edilen kotaların üzerinde gönderim olduğunu belirten şirket, acaba önceden de bir nevi kota uyguladığını mı söylüyor? Gıda ve ilaç gibi teslimat süresi hayati önem taşıyan ürünlerin teslimatının da geciktiğini belirten Yurtiçi Kargo, kargo yoğunluğunun 3 katına çıkabildiği bu dönemlerde teslimatta gecikmeler yaşanabildiğini ve müşteri memnuniyeti ile kaliteli hizmetin sürekliliğinin sağlanması için e-ticaret müşterileri ile görüşerek kota uygulamasına geçtiklerini belirtiyor. Bu kotalar ile


E-TİCARET

gecikmenin önüne geçilerek ülkemizde e-ticaretin önünün açılacağını iddia eden şirket, e-ticaret sitelerinin bu konuda iletişimde proaktif davranmalarını gerektiğini de salık veriyor. Özür güzel ama her dönem yoğun olan şikayetleri unutmamalı Bu duyuruda tüketicilerden özür dilenmesi çok güzel, zira herkes çoğu durumda kargo şirketlerinin ve çalışanlarının yaklaşımından şikayetçi. Ancak bu özürün arkasında duran uygulamaları da hayata geçirmek gerekiyor Kazanç artıp, çalışan sayısı artmazsa yoğunluk azalır mı? Yurtiçi Kargo’nun e-ticaret şirketlerine belirli süreler için belirli sayıda sipariş gönderim hakkı tanıdığını anladık. Ancak paket sayısı 3 katına çıkıp kazancı artarken, dönemsel ek eleman çalıştırmak yerine sitelerden neden ek ücret istediğini anlamadık. Siparişleri önceliğe göre mi gönderecek? Ayrıca e-ticaret için Yurtiçi Kargo kullanan müşterilerin neden rutin müşterilerden daha

az değerli olduğunu, gıda ve ilaç gibi hayati önem taşıyan ürünleri neden kendi içinde önceliklendiremediğini de açıklasa iyi olurmuş. Buraya kadarki kısım, işin dijital yönü. Bu önceliklendirmeyi yapmak, bütünsel dijital dönüşüm çalışmalarına da gerek olmadan, yazılımsal değişikliklerle mümkün. Fakat bir çalışması var mıdır, yatırım yapmış mı, yapıyor mu, yapacak mı, bunları da bilmek isteriz. Bir de işin samimiyet tarafı var. Zira e-ticaretin önünü açmak gibi iddialı bir söylem varsa, arkasındaki niyet de sorgulanır hâle geliyor. E-ticaretin önünü daha fazla açmak için daha fazla ücret beklentisi içinde olduğunu duyuran Yurtiçi Kargo, aynı gün içi gönderi yapabilmekte midir? Bu konuda hiç olmazsa bir çalışma var mıdır? KOBİ ya da daha ufak düzeydeki müşteriler için e-ticarete özel indirimli fiyat tarifesi bulunmakta mıdır? Yoksa indirim alabilmek için belli bir hacmi geçmek mi gerekmektedir? Bu soruların da cevaplarını alabilsek, özür de e-ticarete dönük yaklaşımdaki niyet de daha samimi olacak.

DIGITALREPORT.COM.TR // 89


E-TİCARET

Satışları artırmada otomasyon nasıl kullanılır? 90 // DIGITALREPORT.COM.TR

E-ticarette dışarıdan gelen kullanıcıyı tutabilmek ve müşteriye dönüştürmek birinci öncelik. Sitenize trafik sağlayamıyorsanız, yoksunuz demek. Bu sebeple satın almaya başlayacak ve bu davranışı sürdürecek sadık kullanıcı arayışı hiç durmadan devam ediyor.


E-TİCARET

Müşterilerinizin Facebook’ta, Google’da ya da sosyal medyada markanızı tanımasını istiyorsunuz. Çok kanallı pazarlama bu noktada büyük önem taşıyor ama pazarlama otomasyonu olmaksızın, her yerde aynı anda olabilmek imkansız gibi bir şey. Bugün, başarılı pazarlamacıların yüzde 51’i pazarlama otomasyonu yazılımı kullanıyor (emailmonday), yüzde 44’ü önümüzdeki yıl içerisinde Amazon gibi e-ticaret platformlarında pazarlama otomasyonundan faydalandıkları kapsamı genişletmek istiyor (Third Door Media). Müşteri Yolculuğunu otomatikleştirin Önceki sayıda kapak konusu dosyası yaptığımız Müşteri Yolculuğu kavramını stratejinizin merkezine koymalısınız. Yolculuğa odaklanarak, bir müşterinin e-ticaret işinizle temasa geçtiği noktaları tespti edebilir ve en değerli deneyim arayışınızı başlatabilirsiniz. Görsel pazarlama otomasyon araçları ile müşterilerinizin deneyiminin haritasını çıkartabilir, yeni bir deneyim tasarlayabilir ve müşterinin

deneyimini en iyi hale getirebilirsiniz. Böylece tekrar alışveriş yapan sadık müşteriler elde etmeniz büyük ölçüde kolaylaşır. Müşterilerinizin online alışveriş deneyimine dokunabilmek ve yolculuklarını planlayabilmek için aşağıdaki adımları izleyin: Etkileşimi ölçün: Bir takip kodu kullanarak, “bilinmeyen” müşterileri sitenizde bir eylem gerçekleştirdiklerine “bilinen” müşteriler haline getirebilirsiniz. Böylece verilerinizde bir ürüne ya da çoklu giriş sayfalarına tıklayarak hangi tip müşteri olduğunu görebilirsiniz. İndirim otomasyonu: Müşteri sitenize girdiğinde, özel bir karşılama mesajı ile ona indirim sunabilirsiniz. İlk kez satın alanları tutun: Yeni ziyaretçileri haber postasına kaydolmaları için cesaretlendirin ve onlara haftalık ürün güncellemeleri gönderin. Müşterileri sosyal medyada cezbedin: Web sitenizi ziyaret eden kişileri, hazırlayacağınız hedefli Facebook ve Google reklamlarıyla alışverişe yönlendirebilirsiniz. DIGITALREPORT.COM.TR // 91


E-TİCARET

Müşterileri segmentlere ayırın Müşteri yolculuğunu haritalandırdığınıza göre, müşteri segmentasyonu yaparak onlara ileteceğiniz mesajları kişiselleştirebilirsiniz. DMA’ya göre yatırım geri dönüşlerinin yüzde 80’i doğru müşteri segmentasyonundan ve bunlara yönelik hedefli kampanyalardan gelmektedir. Bize inanmıyorsanız, müşterilerinize sorabilirsiniz. Zira istatistiklere göre tüketicilerin yüzde 70’inden fazlası hedeflenmemiş mesajlara kızmaktadır. Geleneksel pazarlamada müşteri segmentasyonu her müşteriyi elle gruplamayı gerektirirken, pazarlama otomasyonunda kriteri bir kez belirlemek, gerisini sistemin yapması için yeterlidir. Satın alan müşterileri tanıyın Ödeme aldığınız müşterilerin faturalarını CRM verileriyle otomatik olarak eşleştirdiğiniz bir ana liste oluşturun. Bu verileri eşleştirdiğinizde şunları gerçekleştirmek mümkün olacak: - Tekrar alışverişler için kime gideceğinizi bileceksiniz. - Geri bildirim, puanlama ve tavsiyeler için iletişim 92 // DIGITALREPORT.COM.TR

kurabileceksiniz. - Aktif müşterilere çapraz satış yapma fırsatı elde edeceksiniz. - Başka bir yerden alışveriş yapmak isteyen müşterilerle proaktif diyalog kurabileceksiniz. Konuma göre hedefleme: Müşterileri konuma göre gruplayarak konum bazlı pazarlama stratejinize start verebilirsiniz. Burada kullanabileceğiniz bazı stratejiler: - Belirli bir coğrafi alandaki müşteri grubuna özel promosyonlar düzenleyin. - Doğru konuma ücretsiz kargo seçeneği sunun. Kişiselleştirilmiş mesajlar gönderin Müşterileri grupladıktan sonra, kişiselleştirilmiş mesajlar ve içerikler göndermeye başlayabilirsiniz. Aberdeen Group’a göre, kişiselleştirilmiş e-postalar tıklanma oranını yüzde 14’e kadar, dönüşüm oranını ise yüzde 10’a kadar artırabiliyor. Hoş geldiniz e-postası odaklanmanız gereken ilk kişisel içerik olmalı. Bu mesajın içeriği direkt iletişim kurabilmenin kapısını aralar.


E-TİCARET

içerik ve bağlantıları özelleştirebilmenizi sağlar. Bu özelliklerden faydalanmaktan kaçınmayın. En güzel hediye: Müşterilerinize ürün indirimi hazırlayın. E-ticaret sitenizin ziyaretçilerine teşekkür etmenin bundan güzel ve etkili bir yolu olamaz.

Örneğin bilgilendirme e-posta listenize kayıt olan bir kullanıcıya yeni ürün ve fırsatlar hakkında bilgi verme şansı doğuyor. Experian, hoş geldiniz e-postasının önemini verilerle açıklıyor: Standart pazarlama e-postalarına göre 4 kat kez daha fazla açılıyorlar ve 5 kat daha fazla tıklanıyorlar. Bu sebeple kişisel bir dokunuş eklemenin e-posta pazarlamasında önemli bir yeri olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Bunun için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz. Müşterilerinizi selamlayın: Mutlaka adlarını kullanarak e-postaya başlayın ve istedikleri içerikleri gönderdiğinizden emin olun. Pazarlama otomasyonu yazılımları isim, yanıt e-postası,

Eksik bırakmayın: İster haftalık ister aylık e-posta gönderin, yeterli bilgilendirmeyi yaptığınızdan emin olun. Hedefli içerik gönderin: İlk izlenim akılda kalıcıdır. Dolayısıyla kadın müşterilere erkek kıyafeti gönderisi yapacaksanız bile bunu ilk seferde yapmayın. Müşteriye ilgili içeriği gönderirken, nelerden hoşlandıklarını sormayı unutmayın. Hikayenizi anlatın: Hayır işi mi yapıyorsunuz? Şirketinizin bir maskotu mu var? CEO’nuz bir kanaat önderi mi? Hoş geldiniz e-postası, hikayenizi anlatmak, markanızla empati yaratmak ve rakiplerden farkınızı ortaya koymak için de önemli bir fırsat sunuyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 93


GİRİŞİM

AKUT’tan Güvendeyim uygulaması Genel Bilgi Teknolojileri, AKUT Arama Kurtarma Derneği ile “Güvendeyim” uygulaması geliştirdi. Uygulama, Google Play ve Apple App Store üzerinden yayında. Doğal afet durumlarında konum bilgilerinin kısa mesaj yoluyla, daha önceden belirlediğiniz kişilere gönderilerek, güvende olduğunuzun bildirilmesine yardım eden mobil uygulama ile deprem, sel ve yangın konularındaki bazı temel bilgilere de yine uygulama içerisindeki menü üzerinden hızlıca ulaşabiliyorsunuz. Uygulama internetsiz çalışıyor.

94 // DIGITALREPORT.COM.TR

Aramanın mümkün olmadığı ve internetin çalışmadığı anlarda, SMS’lerin devreye girdiği doğal afet durumlarında, tek bir butona basılarak konumunuz daha önceden belirlediğiniz kişiler ile paylaşılıyor. Acil durumlarda haber iletilmesi istenilen, en fazla 5 kişinin telefon numarası uygulamanın ayarlar bölümünden kolaylıkla eklenebiliyor. Uzmanlar, daha sağlıklı çalışabilmesi adına kullanıcı ile aynı şehirde yaşamayan en az bir yakının da numarasının uygulamaya eklenmesini öneriyor. Uygulama, standart operatör tarafından SMS tarifesi üzerinden ücretlendiriliyor. GPS ile konumun alınması, telefonun marka modeli ile bulunulan ortam gibi değişkenlere göre farklı sürelerde işlem gerçekleştirebiliyor.


GİRİŞİM

HSBC Türkiye’den startup destek programı Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (Türkonfed) ve Hackquarters iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Sürdürülebilir Kalkınma Programı’, yalnızca Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma amaçlarına yönelik çalışmalar yapan startup’ların kabul edildiği bir program olma özelliği taşıyor. Program ile, startup şirketlerinin ürün ve hizmetlerini pazara daha hızlı sürmelerine ve etkilerini artırmalarına destek olunması amaçlanıyor. HSBC Türkiye Kurumsal İletişim Grup Başkanı Pınar Türker Fadıllıoğlu, sosyal fayda sağlayan startup şirketlerini destekleyeceklerini belirtti. “Sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda eğitim ve çevre alanlarında yürüttüğümüz projelerimiz öncelikli. Bunların yanı sıra girişimciliği

destekleyen projeler de 2020 yılı için önceliklerimiz arasında yer alıyor” diyerek program ile ilgili düşüncelerini aktardı. Başvurular 31 Aralık’a kadar, program ocakta başlıyor Program Ocak ayında başlayacak. Farklı alanlarda uzmanlaşmış 20 kişilik bir mentor ekibi, işletme modeli, ürün geliştirme, pazarlama, yatırımcı ilişkileri, iş geliştirme, iletişim stratejileri, markalaşma, tasarım, patent, hukuk ve grafik tasarım gibi alanlarda programa katılmaya hak kazanan 5 startup olacak. Bu 5 şirket, 6 ay boyunca sürekli destekleyecek. Mentor ekibinin yanı sıra, programa gönüllü olarak destek veren HSBC çalışanları da uzmanlıklarına göre program boyunca startup’lara mentorluk ve rehberlik sağlayacak. Programdan mezun olan startup’lar prototiplendirme ve ürün lansmanı, global bir etki yaratma, ağ oluşturma, büyüme ve satış alanlarında kapsamlı bir eğitimden geçmiş olacaklar. 125 bin TL destek imkanı Programı tamamlayan startup’lara ayrıca toplamda 125 bin TL maddi destek de sağlanacak.

DIGITALREPORT.COM.TR // 95


GİRİŞİM

Kaplumbox taşınma için kış çözümü geliştirdi Kış aylarında taşınanlar için güvenli taşınma deneyimi sunan Kaplumbox, kış aylarında taşınanlar için hava şartlarına karşı güvenli çözümler sunuyor. Yüksek kaliteli, geri dönüşümlü plastikten üretilen Kaplumbox ürünleri, tasarımıyla hem yaşamı kolaylaştırıyor hem de taşınma sürecini eşyalar için güvenli, taşınan ve taşıyan kişiler için konforlu hale getiriyor. 96 // DIGITALREPORT.COM.TR

Taşınma için korunaklı ve güvenli bir çözüm Özel ve değerli eşyalar için seri numarası ile kolaylıkla takip etmeye yarayan mühürlü plastik kelepçe çözümü sunan Kaplumbox, eşyaların hangi kutuda olduğunun takip edilebilmesi, taşınma esnasında uygun odalara yerleştirilmesi gibi hizmetlerle de süreci kolaylaştırıyor. Daha steril bir deneyim Taşınma öncesi sterilize edilmiş kutuları teslim eden, taşınma sonrasında da bunları yeni adresten teslim alan şirket, aynı zamanda taşıma battaniyesi, mini balonlu naylon, ambalaj kağıdı, koli bandı, streç film ve kutuların kapaklarını kilitleme gibi hizmetler de sunuyor.


GİRİŞİM

Workup, 5. dönem mezunlarını verdi Workup Girişimcilik Programı, bu sene de Türkiye İş Bankası’nın ana desteği ile 5. dönem mezunlarını verdi. Demo Day etkinliğine melek yatırımcılar, girişim sermayesi şirketleri, hızlandırma ve kuluçka programlarının yöneticileri, finans dünyasından temsilciler ile İş Bankası ve iştiraklerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Programdan mezun olan 9 girişimci, etkinlik davetlilere

Momentum Sosyal Girişimcilik Programı sonuçlandı Türkiye’nin ilk ve tek sosyal girişimcilik destek programı olan BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı finali 5 Aralık’ta gerçekleşti. Bu yıl programa katılarak eğitimlerini başarıyla tamamlayan girişimler arasından; Es Kariyer, Puduhepa ve Kız Kardeşleri ile Mumo Wrap BBVA’nın Mart ayında Madrid’te düzenleyeceği uluslararası kapanış etkinliğine

girişimlerini tanıtarak iş modelleri ve yol haritalarını anlattılar. Workup’ın 6. Dönemi, Ocak ayında başlayacak. Adnan Bali, 100 milyon TL’ye kadar kaynak aktarmayı taahhüt ettikleri Maxis Yenilikçi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile şimdiye kadar iki girişime toplamda 1 milyon 350 bin USD tutarında yatırım yaptıklarını, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeline sahip, teknoloji odaklı yeni nesil girişimlere finansal destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.

gitmeye hak kazandı. Türkiye, ABD, Meksika ve Kolombiya’da eş zamanlı olarak gerçekleşen programın Türkiye ayağını bu sene Garanti BBVA ve Impact Hub İstanbul ortaklaşa yürüttü. Girişimlerden birinci olan Es Kariyer 40.000 TL, ikinci olan Puduhepa ve Kız Kardeşleri 30.000 TL ve üçüncü olan Mumo Wrap 20.000 TL’lik nakit para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca bu yıla özel olarak, Twin Science & Robotics ve Batır Gıda ise 15.000 TL’lik Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldüler.

DIGITALREPORT.COM.TR // 97


MARKA

SERVİS TASARIMI VE UX BİRBİRİNDEN NE KADAR FARKLI? Kullanıcı deneyimi (UX) tasarımı bilinen bir uygulamaya dönüşmüş durumda, ancak aynısını servis tasarımı için söylemek güç.

98 // DIGITALREPORT.COM.TR


MARKA

Bir kullanıcının bir hizmetle her temasında yaşadığı deneyimi anlatan kullanıcı deneyimi ya da kısa hali UX, artık alışıldık bir tabir halini aldı. UX süreçlerinin arkasındakiler UX tasarımcıları, hizmetleri güvenilir, kullanışlı ve sezgisel hale getirmekle yükümlüdür. Böylece hizmetler kolay kullanılabilir olurlar. Bu, göründüğünden daha zordur. Su gibi akan bir uygulamanın arkasında bolca beyin fırtınası, analitik düşünce ve araştırma yatar. Bir kullanıcı deneyimini planlayan UX tasarımcıları yolculuk haritaları çıkartır, hikaye tahtaları ve akış haritaları hazırlayarak kullanıcı deneyimini öncesi, kullanım esnası ve sonrası olarak üçe ayırarak tüm yolculuğu en iyi şekilde tasarlamaya çalışırlar. Arayüzü kim tasarlıyor? UX tasarımcıları, UI yani kullanıcı arayüzü tasarımcılarıyla bir arada çalışır. Kullanıcı arayüzü tasarımcıları ise uygulama ve hizmetlerdeki görsel her tür öğeyi hazırlar. Ancak bu iş UX bilmeden iyi bir şekilde olmayacağı için arayüz tasarımcısı da genelde UX sorumlusunun kendisi olur.

Yani UX sadece tasarım... Hayır. Sadece dijital hizmetlerden bahsediyor olsaydık bile bu geçerli olmazdı. Çünkü örneğin bir müzedeki kullanıcı deneyimi için müzenin kitapçığından başlayan, internet sitesini ve online satış kanallarını kapsayan bir çatı söz konusu. Ancak elbette müzeye geldiğinizde gişedeki konuşmanızdan telefonla bilet sormanıza ya da biletin nasıl okunduğuna kadar her şey bu kapsama dahil. Yani tasarım ile beraber her şeyin kullanıcı dostu olması için yapılan tüm çalışmalar... Gelelim servis tasarımına. Aslında uzun süredir jargonda yer alan servis tasarımında herhangi bir sektördeki hizmeti servis kapsamına sokmak mümkün. İşte tüm bu servisler, tasarlanabilirler. Geniş ve kapalı ekosistemlerdeki çoklu temas noktasına sahip hizmetlerden tutun da, basit bir bilet makinesine kadar tüm servisleri tasarlamak, genel deneyimi iyileştiren bir çalışmadır. Deneyim mimarlığı Kullanıcı deneyimini daha basit anlatabilmek de mümkün. Örneğin bir bina inşa edecekseniz, öncelikle bir mimar tarafından tasarlanması DIGITALREPORT.COM.TR // 99


MARKA

gerekiyor. Bunun için de aşağıdaki soruların yanıtları önem taşıyor.

netleştirilerek süreçlerin planlanması sonrasında oluşturuluyor.

- Bu ev ne amaçla inşa edilecek? - Bir ofis binası mı, imalathane mi, okul mu, AVM mi olacak? - Bu binayı kimler kullanacak? - İnşaat için ayrılan bütçe ne kadar? - İnsanlar burada ne gibi aktivitelerde bulunacak?

Servis tasarımı bir çatı kavram Servis tasarımı ise kullanıcı deneyimi ya da arayüz tasarımı gibi bir disiplin değil. Daha çok birçok kavramı toplayan bir şemsiye olarak düşünmek daha doğru olur. Sektör ve hizmete bağlı olarak bu şemsiye çatısı altında kullanıcı deneyimi tasarımı, etkileşim tasarımı, ürün tasarımı, grafik tasarım, iç mimarlık, veri analizi, etnografi gibi birçok disiplini bulmak mümkün. Ancak bu konuda önemli bir karmaşa var ve yazının giriş görseline baktığımızda, UX, servis tasarımının su üzerindeki yüzü diyebiliriz.

Yanıtlar, binanın kaç katlı olacağını, pencerelerini, kapılarını hatta tuvaletlerinin sayısı ve yeri gibi detayları belirlemede önem taşıyor. Daha sonrasında zemin, duvar rengi gibi diğer detaylar eklenecek. Kullanıcı deneyimi de buna benzer sorularla, amaçlar 100 // DIGITALREPORT.COM.TR


MARKA

Servis tasarımı süreci ise projenin tipi, büyüklüğü ve karmaşıklığından bağımsız şekilde aşağıdaki gibi ilerliyor. Araştırma ve empati: İş kolu, çevresindeki hizmetler, müşteriler kategorize edildikten sonra veri toplanmaya geçiliyor. Var olan durum incelendikten sonra acı noktası olarak tabir edilen, sıkıntılı adımlar ve süreçler tespit ediliyor. Bunlar bir harita üzerine oturtulduktan sonra, her temas noktasına kadar kırılımı olan aşamalara bölünüyor. UX ve prototipleme: Arkasından önceki adımdaki içgörüler baz alınarak kullanıcı deneyiminin tasarımı yapılıyor. Burada tasarım düşüncesi gibi teknikler kullanılarak olumlu müşteri deneyimi elde etmek için gerekenler ortaya dökülüyor. Daha sonra (özellikle hassas olması beklenen) bir prototip oluşturuyor. Test zamanı: Artık prototip deneyimleme hazır. Kullanıcı testleri ile ortaya çıkan sonuçlar değerlendiriliyor. Strateji düzenleme: Son olarak, test sonuçlarına bağlı olarak devam stratejisi netleştiriliyor. Bu kısım,

aslında işin sonlandığını değil, istenen sonuçlara ulaşmak için nerelerde değişiklik yapılması gerektiğini ortaya çıkartan bir ince ayar adımı. Ödün vermeye hazır olun Diğer yandan bir servis tasarlamak, onun iyi olacağının da garantisini vermiyor. Kullanıcı ihtiyaçları ve kârlılık arasındaki dengenin de iyi tutturulmuş olması gerekiyor. Etik ve sürdürülebilir bir yaklaşım belirlemek de hem iyi bir imaj hem de son dönemin trendlerini yakalamak açısından önem taşıyor. Pratikte ise bunları yapmak söylendiği kadar kolay değil, dolayısıyla belirli ödünler vermeye de hazır olmalı. Örneğin kredi kartı ile ödemelerdeki bazı güvenlik adımları tüketicilerin sepetlerindeki ürünleri satın almadan çıkması olarak adlandırılan sepet terk ile sonlanabiliyor, fakat bu adımları es geçtiğinizde de güvenlik sıkıntılarıyla karşı karşıya kalmak işten değil. Servis tasarımının çapı kullanıcı deneyimine göre tek bir ürünle sınırlı değil ve ölçekli büyüyebilme gibi potansiyel gelecek problemlerini önleme açısından da fayda sağlıyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 101


KÖŞE YAZISI

Bir yetenek havuzu problemi Gönenç Atakan, Stratejik medya ilişkileri danışmanı

Evet sayın seyirciler! (seyirciler diyorum çünkü 1- yine bir gelişmeye ve eğilime seyirci kalanlar mutlaka vardır; 2- bu işi yapanlar kadar, yapamayanlar ve yapmayanların da yapanlara seyirci kalması durumu kesin söz konusudur.) Yepyeni bir kavramla tekrar karşınızdayız. Hızla değişen ve artık kendi değişimine bile ayak uyduramayan yaşlı dünyamızda gün geçmeden bir kavram yaşamımıza girmeyegörsün. Dijitalleşmeyle gelen bu kavram, aslında günümüz sosyal medya ve dünyasının kitle iletişim araçlarını iş süreçlerine uygulamaktan öteye gitmeyen bir olgu olarak okunabilir. Bunu hakkıyla yapmaya çalışan şirketler yok mudur? 102 // DIGITALREPORT.COM.TR

Elbet vardır ama kanımca tam olarak hakkını vererek yapan bir oluşumun varlığından henüz söz edemeyiz. Hele ki bugün geldiğimiz noktada dijitale, dijitalleşmeye, veriye ve internetin nimetlerine hala direnerek, gelenekselleşmenin en koyu taraftarlığını yapan patron ve şirket yöneticilerinin varlıklarını, bu gelişmelere rağmen sürdürdüklerini düşünürsek. Geleneksel yapılar ve oluşumlar artık şunu iyice anlamalı: bugünün çalışanları yarının çalışanlarından daha açgözlü, daha fazla bilgi sahibi – ama bilgili değil –, daha hızlı hareket eden, çabuk vazgeçen, çabuk sıkılan, yerinde durmayan, en az bir dil bilen ve belki de ikincisini, takdir bekleyen, parayı öncelik haline getiren ama bir noktadan sonra onu da ikinci plana atabilen bireyler


KÖŞE YAZISI

olacaklar. Liste daha uzar ve bu listedekilere x, y, z, alfa, beta, gama vs demenin anlamı da yok. Anlam, anlamlandırmada ve anlamada gizli. Şirketlerin kaderini belirleyenler artık bu uzama ihtimali olan listedeki bireyler ve bunlar arasından çıkan, sıyrılan yetenekler olacaklar. Peki yetenek ve yetenekli olmanın da mı anlamı değişiyor? Yani dijitali bunun yanına yerleştirdiğimiz zaman yetenekler de mi dijitalleşiyor veya soruyu şöyle soralım: Şirketlerin İK birimlerindeki

LinkedIn’de neredeyse her gün yeni bir mezunun feryadını görüyoruz. Meselesi iş veya ücret beğenmemek de değil. Bir yerden başlayabilmek...

karar vericiler, çalışanlar vb de mi dijitalleşiyor veya ne kadar dijitalleşebiliyorlar veya bunu ne kadar başarabiliyorlar? Dijital yetenek kazanımında yerine getirilen uygulamalar ne kadar doğru? İşte bu sorular bizi, zamanında hepimizin kâbusu olan havuz problemlerinin içine atar gibi “bir dijital yetenekler

havuzu”nun içine atarak, içinden çıkılmaz bir problemle tekrar yüzleşmemizi sağlıyor. Bazı araştırmalara ve hazırlanan içeriklere göre, bir şirketin İK biriminin dijitalleşmesi ve dijital yetenekleri kazanabilmesi için yapması gereken bilmem kaç sayıda hareket var ve bunlar: sosyal medyayı etkin kullanmak, blog oluşturmak, sosyal medyadan gençlere onların diliyle ulaşmak, websitesinde mutlaka buna uygun içerikler bulundurmak, şirket yöneticilerinin dijital kimliklerinin mutlaka bu gençlere ulaşmada bir değişim geçirmesi, hedef kitlenin belirlenmesi vs vs. Bu liste de uzar gider… Öyle görülüyor ki artık yetenek sadece kelime anlamı olarak yetersiz; aynı zamanda dijital bir yetenek olunması da gerekiyor. Bence de asıl konunun bu olması lazım gelir. Yani dijital İK ile şirketlerin ne yapması gerektiğine değiniliyor ancak eninde sonunda bu gençler ve aralarında yetenekli olanlar hala bu dijitalleşmenin neresinde olduklarını ve nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar. LinkedIn’de neredeyse her gün yeni bir mezunun feryadını görüyoruz. Meselesi iş veya DIGITALREPORT.COM.TR // 103


KÖŞE YAZISI

ücret beğenmemek de değil. Bir yerden başlayabilmek. Dijitalleşme diyorlar ama dijital imkanları sonuna kadar kullansalar da onları duyan, gören var mı? Son çare olarak billboardlara mesaj bastıran gençleri bile görüyoruz! Şimdilik çözüme odaklanmak yerine soruna odaklanmaya devam edelim ve yeni bir kavramı ortaya atalım: İşe alım pazarlaması. Bildiğiniz pazarlama faaliyetlerinin ve fonksiyonlarının dışında bir pazarlama biçimi değil aslında. Yine bütçe yönetimi 104 // DIGITALREPORT.COM.TR

söz konusu, yine gençlerin ve genç yeteneklerin işe alımında bu pazarlama faaliyetlerinin argümanlarının kullanımı devrede vs vs. Herkes pazarlamacı ama en çok eski çalışanlar pazarlamacı Diyor ki bu kavram: her insan kaynakları çalışanı aynı zamanda bir pazarlamacıdır. Yani dershanelerde rehber öğretmenlerin aslında çocukların sorunlarıyla ve günlük yaşamlarındaki engellerle ilgilenmesinden ziyade dershaneye öğrenci kazandırması daha önemli


KÖŞE YAZISI

demek gibi bir yaklaşım bu. Günümüzde pazarlamacı olmayan kaldı mı veya yine soruyu başka açıdan soralım: Günümüzde pazarlamanın girmediği bir alan kaldı mı? Ve her alana girip, oraya adını verip, oranın tüm insani değerlerini tek bir kalemde bir kenara savurmalı mı? Hal böyle olunca, gençler ve genç yetenekler iş aramayı internette bir ev arama, bir araba arama gibi yapıyorlar. Şirketler de bu anlamda kendilerini öne çıkaracak fonksiyonlara sahip olmaya çalışıyorlar. Şu mu olmalı ya da oluyor? İnternet sitesine girdim, aradığım işi seçtim, sonra istediğim pozisyonu, talep ettiğim maaş, yıl sonu zam oranı, haftalık kaç saat çalışacağım bla bla ve ara düğmesine tıkladım. Sonuç: aradığınız kriterlere uygun… Kanımca, işveren markası olmanın önemini yadsımadan, olmayanları da dahil ederek, bir şirketin kendi marka elçilerini yaratıp sadece bu iş için bu insanları yetiştirmeleri gerektiği kanaatindeyim. Hatta bu süreç sadece şirket içinde değil şirketten ayrıldıktan sonra da gönüllü ve vicdani olarak da devam etmeli. Yeri geldiğinde hep

Pazarlamanın değişimiyle, gençler iş aramayı internette bir ev arama, bir araba arama gibi yapıyorlar.

şunu belirtirim: Bir şirketin en iyi PR’ını yine şirketin kendi çalışanları yapar; hatta ayrıldıktan sonra bu süreç daha da önem arz eder. Bence her şey, çalışanları anlamak kadar çalışmak isteyen, çalışamayan bireyleri anlamakla da başlıyor. Dijitalleşme sadece mekanik unsurları kullanarak bireye ulaşmak o lmamalı. Her zaman İK birimlerinin bir şirket içindeki önemi değinmişimdir. Hatta burada görevli kişilerin bu alan için okuması gerekilenlerin mutlaka felsefe, psikoloji ve sosyoloji gibi disiplinler olduğunu da belirtmişimdir. Bu yönlendirmeler belki işe yaramayacak. Bu yüzden bizim sözlerimizle değil de Bernard Russel’ın şu tespitiyle bitirirsek belki daha inandırıcı olabiliriz: “İnsanların ne yapacağınız bilmek istiyorsanız, yalnızca ve esas olarak onların maddi koşullarını değil, göreceli güçleriyle arzularının tüm sistemini de bilmelisiniz.” DIGITALREPORT.COM.TR // 105


MARKA

TikTok, Türkiye’nin en iyilerini ödüllendirdi Video paylaşım uygulaması TikTok, 2019 yılında Türkiye’de ulaştığı başarıyı büyük bir etkinlikle kutladı. TikTok bu yıl Türkiye’de ulaştığı başarıyla kısa mobil video platformları arasındaki ilk sırada. Etkinlikte tiktok ödülleri sahiplerini buldu. CZN Burak birinci sırayı kaptı En başarılı içerik üreticisi 10.9 milyon takipçi sayısıyla CZN Burak adıyla tanınan Burak Özdemir oldu. İkinci sırayı 4.7 milyon takipçiyle Nursema alırken, 3.5 milyon kullanıcıyla Ezgizem de üçüncü oldu. 2019, dans ve müzik yılı oldu Türkiye’de 2019 yılı dans ve müzik temalı kampanyaların yılıydı. En çok ilgi gören 10 kampanya ise #kimeçekmişim, #kafamdadelisorular, #kalpdansı, #microwavechallenge, #uçmakkolay, #nonamedance,

106 // DIGITALREPORT.COM.TR

#gözyanılgısı, #teyzelergelmiş, #minikonser, #burasıtürkiye oldu. #Benikeşfet girişimi tanıtıldı Etkinlikte, 2020’de TikTok’a yeni giren 100 kişi için yaratıcı içerik üretimini teşvik etmeyi amaçlayan bir girişim olan TikTok Yetenek Programının başlatıldığı da duyuruldu. 11 Aralık - 11 Ocak 2020 arasında yapılacak ilk aşamada içerik üreticileri komedi, spor, oyun, moda, yemek ve diğer popüler kategorilerde videolarını #benikeşfet etiketiyle paylaşacak. Bu videolar arasından seçilecek 100 kişi bu programa katılabilecek.. 33 milyar görüntülenme aldı Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan TikTok İş birliği Direktörü Scott Thwaites TikTok’un Türkiye sonuçları hakkında konuştu. Thwaites, Türkiye’de bu


MARKA

yeni başladık diyebilirim. Hedefimiz, eğlenceli içerikleri bulmayı ve keyfini çıkarmayı kolaylaştıran akıllı keşif sistemimizle; kullanıcılarımızın yaratıcılıklarını, kullanımı kolay araçlar ve özelliklerle ifade edebileceği bir ortam sunmak. İnanıyoruz ki bu stratejiyle TikTok olarak yerimiz sağlam.”

yılın Ocak ayından Kasım ayına kadar aylık ortalama 33.5 milyar görüntülenme, 25 milyon yeni gönderi paylaşımı, 1.7 milyar beğeni ve 55.5 milyon paylaşım yapıldığını belirtti. TikTok, uzun dönemde kendine güveniyor Toplantı sonrasında konuştuğumuz Thwaites, TikTok’un uzun dönemdeki stratejisi hakkında şöyle konuştu: “Kısa videolar aracılığıyla yayınlanabilecek içerik türlerinin potansiyeli yüksek ve TikTok olarak daha

TikTok’un arkasındaki yapay zeka stratejisi Uygulama içindeki kurgu araçlarının kullanıcıların uygulamadan ayrılmadan video klipleri kolayca kesmelerini, birleştirmelerini ve çoğaltmalarını sağlayan özelliğini vurgulayan Thwaites, çekilen videoları bir sonraki seviyeye taşıyacak pek çok müzik, filtre, efekt ve artırılmış gerçeklik fonksiyolarını da içerdiğini belirtti. Ayrıca, akıllı keşif sistemi sayesinde beğenilen ve etkileşime girilen videoların artmasıyla, keşif sayfalarındaki videoların da kullanıcının tercihlerine göre uyarlandığını ekleyen Thwaites, bu ilgi alanına dayalı öneri sistemi ile kullanıcıların yeni ve küresel bir izleyici kitlesi arasında keşfedilmesine de yardımcı olduğunun altını çizdi.

DIGITALREPORT.COM.TR // 107


MARKA

Pazarlamada yılın kelimesi: Kişiselleştirme Pazarlamada bu yılın kelimesi kişiselleştirme oldu. Association of National Advertisers (ANA)’ın yaptığı anket sonuçlarına göre “Personalization” yani kişiselleştirme yılın kelimesi seçildi. Bu senenin kelime seçimi, pazarlama alanındaki kutsal kabul edilen marka odaklı anlayışın yerini müşteri odaklı bir bakış açısına bıraktığını gösteriyor. Daha önce yapay zeka ve programatik seçilmişti 2017 yılının kazananı “artificial intelligence” (yapay zeka) olurken 2014 yılının kazananı programatik reklamcılığın

108 // DIGITALREPORT.COM.TR

da yükselişi sebebiyle programatik olmuştu.. Yeni bir kavram olmamasına rağmen, personalization (kişiselleştirme) kelimesi 2019 yılı içerisinde pek çok farklı alanda ve pek çok farklı şekillerde dile getirildi. ANA uzmanları ise kelime ile ilgili şu şekilde konuştular: “Kişiselleştirme müşterinin görmek istediği şeydir. Hem halihazırda müşteri olan hem de müşteri olma potansiyeli olan herkes, markanın onları tanıdığını ve ne istediğini bilmesini ister. Hepimiz bir şekilde müşterilere verdiğimiz değeri göstermek istiyoruz. Teknoloji bunu yapma şeklimizi değiştiriyor.”


MARKA

Oyuncular 2019’da ne yaptı? Çevrimiçi ve çevrimdışı PC, konsol ve mobil oyunlarda “oyuncuyu esas alan” bir dijital platform olan Oyunfor, 2019 yılına dair Türkiye’deki oyun dünyası istatistikleri paylaştı. Veriler hakkında konuşan Oyunfor Genel Müdürü Mehmet Dumanoğlu, “Oyunfor olarak Türkiye’deki 30 milyon oyun severin çok büyük bir bölümüne ulaşıyoruz ve platformumuzdaki verilerin, güncel durumu göz önüne sermesi için değerli olduğunu düşünüyoruz. 2019 yılında Türkiye’deki oyun severler ortalama 150 TL sepet tutarı ile alışveriş yaptılar. Bu miktar, 2018’deki yaklaşık 100 TL sepet ortalamasına göre %50 artış gösterdi. Bu artışta ise en önemli etkenin kur farkından dolayı oyunların Türkiye fiyatlarının artması olduğunu düşünüyoruz” dedi. Battle Royale’i sevdik Oyunfor’un verilerine göre Türkiye’deki oyun severlerin 2019’da en çok oynadığı ve para

harcadığı oyunlar PUBG Mobile ve Fortnite oldu.Rakamlar, Türkiye’deki oyun severlerin %50 ile en çok mobil oyunlara para harcadığını gösterdi. Bunu %30 ile konsol, %20 ile PC oyunları izliyor. Kadınlar mobilde daha önde, erkekler ise yaşa göre değişken Çalışmaya göre, kadınların %70’i mobil oyunları tercih ediyor. Bu oran, erkeklerde %40 oranında. Ayrıca 50 yaş üstü erkek oyuncuların genelin aksine Battle Royale yerine rol yapma ve strateji ağırlıklı oyunlardan hoşlandıkları görülüyor. Çocuklar ise sadece ‘vurdulu kırdılı’ değil, Minecraft, Roblox gibi zekâ geliştirici oyunları da seviyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 109


MARKA

Stevie Ödülleri için başvuru süresi uzatıldı Bu yıl ilk kez düzenlenecek olan MENA Stevie Ödülleri’ne, Türkiye dahil 17 ülkeden proje başvurularını kabul ediyor. Stevie Ödülleri, Ras Al Khaimah Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliği ile düzenlediği ‘MENA Stevie Ödülleri’ için başvuru süresini 22 Ocak 2020’ye kadar uzattı. Türkiye dahil 17 ülkede faaliyet gösteren kuruluşlar ödül programına ücretsiz olarak başvuruda bulunabiliyor. Aday gösterilecek projelerin 1 Temmuz 2018’ten sonra gerçekleştirilmiş olması gerekiyor. Başvurular, dünya genelinden 100’den fazla profesyonel tarafından

110 // DIGITALREPORT.COM.TR

değerlendirilecek. ‘Grand Stevie’ kazananlar 22 Mart 2020’deki ödül töreninde açıklanacak. Başvurular ücretsiz MENA Stevie ® Ödülleri’ne büyüklük engeli olmadan tüm şirketler ile sivil toplum kuruluşları başvurabiliyor. Başvurular İngilizce veya Arapça olarak kabul ediliyor. Ödül programında başvuru sayısına dair herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Ayrıca programa başvurular da ücretsiz. Altın, Gümüş ve Bronz Stevie kazanan kuruluşlar ise yalnızca kategori bazında bir ücret ödeyecek.


MARKA

Ericsson 2030 için müşteri trendlerini açıkladı

ormanları veya kırsal bölgeleri dijital olarak ziyaret etmek mümkün olacak.

ConsumerLab En Popüler Tüketici Trendleri raporuna göre tüketicilerin 2030 yılında beklentisi olan konu başlıkları aşağıdaki şekilde sıralanıyor.

Tümleşik gerçeklik: 2030 yılında Sanal Gerçeklik oyunlarının fiziksel gerçeklikten ayırt edilemeyecek.

İnsan beyni kullanıcı arayüzü olacak: Sadece bir hedef noktası ile Sanal Gerçeklik gözlüklerinde gidecekleri yerin rotasını görebileceğiz. Tıpkı benim sesim: Mikrofon kullanarak aileleri dahi kandıracak kadar gerçekçi bir şekilde birinin sesini taklit etmek mümkün olacak. İstediğiniz tüm lezzetler: Yenilen her şeyi dijital olarak zenginleştiren ve böylece tüm yiyeceklerin istediğiniz tatta olmasını sağlayacak bir cihaz olacak. Dijital Aroma: Tüm doğal kokularını deneyimlemek dahil

Tam dokunma hissi: Ekrana dokununca dijital simgelerin ve düğmelerin şeklini ve dokusunu ileten akıllı telefonlar hayatımıza girecek.

Gerçek olarak doğrulanan haberler: Kapsamlı doğrulamaların yapıldığı haber hizmetleri yaygınlaşacak. ‘Kişisel gizlilik koruması’ sonrası tüketiciler: Kişisel veri ile ilgili tüm sorunlar çözülecek ve böylece verilerin etkin olarak kullanıldığı bir dünyadan güvenli bir şekilde faydalanılabilecek. Bağlı ve sürdürülebilir: Duyuların İnternetine dayalı hizmetler toplumu çevresel açıdan daha sürdürebilir hale getirecek. Duyuya dayalı hizmetler: Alışveriş yaparken beş duyuyu da kullanabileceğimiz AVM’ler olacak.

DIGITALREPORT.COM.TR // 111


KÖŞE YAZISI

Sesli asistanlar, Google aramalarını nasıl değiştiriyor? Anıl Zengin

Çeşitli platformlar tarafından yapılan araştırmalara göre, 2020 yılından itibaren Google aramalarının %40’tan daha fazlası sesli olacak ve insanlar sesli arama yapacak. Günden güne sesli asistanların popülerliğini ve kullanım oranını arttırması ile dalga dalga gelen sesli arama devri, kullanıcıların Google üzerinde yıllardan bu yana alıştığı arama yapma alışkanlığını ve davranışını tamamen evrimleştiriyor. Özellikle, Google’ın kendine ait sesli asistanı olan Google Assistant’ı yayınlamasıyla bu süreç daha da ivme kazandı. İşin arama motorları tarafından 112 // DIGITALREPORT.COM.TR

düşündüğümüzde sesli asistanların ve beraberinde gelen sesli aramaların Google arama sorgularını nasıl evrimleştirdiği de ortaya çıkıyor. Bu konuyu yazılı arama ve sesli arama olarak ele aldığımızda, kullanıcıların yazılı sorgularda farklı, sesli aramalarda farklı ifadeler kullandığını görebiliyoruz. Aynı konu üzerine sesli arama ve yazılı arama yapan bir kişi, iki aramada farklı ifadeler kullanarak Google arama sorgularının sesli aramaya uygun şekilde evrimleşmesine yol açıyor. Asistanlardaki sesli aramalar gündelik konuşmaya yakın Örneğin, yazılı arama kullanırken “araba fiyatları” kelimeleriyle arama yapan kullanıcı, sesli aramada bu konuya ilişkin sorgulama


KÖŞE YAZISI

yaparken “2019 model en uygun araba fiyatları” ifadesini kullanıyor. Buna benzer milyonlarca konuda arama sorguları bu şekilde değişiyor. İnsanların arama niyeti, yazı dili ile günlük konuşma dili arasındaki fark ve insanların Google’ı kullanma alışkanlığı gibi faktörler etkili olarak kullanıcıların basit kelimelerle Google’da sorgulama yapmasını tarihe karıştırıyor. Sesli aramalarla yapılan sorgular ağırlıklı olarak soru cümlesi şeklinde oluyor ve gündelik konuşma tarzını

İnsanların arama niyeti, yazı dili - günlük konuşma dili arasındaki fark ve kullanma alışkanlıkları, internette basit kelimelerle sorguyu tarihe karıştırıyor.

yansıtıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki internet kullanıcılarını baz alırsak, sesli aramalar günümüzde yazılı normal aramaları neredeyse geride bırakmış durumda. Kullanıcılar, yapılan anket ve araştırmalara verdikleri bilgilerde sesli asistanları kullanma sebeplerini şu şekilde

sıralıyor; - Araç kullanırken yol tarifi almak (%52) - Telefon görüşmesi yapmak (%51) - Bir metin göndermek (%50) - Hava durumunu kontrol etmek (%49) - Müzik çalmak (%49) - Genel web aramaları yapmak (%48) - Alarmları ayarlamak (%41) - Haberleri kontrol etmek (%27) - E-posta göndermek (%17) - Alışveriş yapmak (%16) Ayrıca kullanıcıların sesli aramaları neden kullandığına dair yapılan araştırma ve anket sonuçları şu bilgileri bizlere sunuyor; - Kullanıcıların %58’i, geçen yılda yerel bir işletmeye ait bilgiler bulmak için, - %46’sı günlük olarak yerel bir işletmeyi bulabilmek için sesli arama yapıyor. Google sesli arama konusunda neler yapıyor? Kendi sesli asistanı olan Google Assistant’ı da yayınlayarak sesli asistanlar arasındaki yerini alan Google, işin arama motoru tarafında da hiç durmadan iyileştirmeler DIGITALREPORT.COM.TR // 113


KÖŞE YAZISI

ve geliştirmeler yaparak sesli aramaların kullanıcılar tarafından daha kolay, doğru ve basit bir şekilde kullanılması için zemin hazırlıyor. Şirket, My Business’a getirdiği köklü değişiklikler ve birbirinden farklı yenilikler ile kullanıcıların işletmeler üzerine yaptığı aramalara da en iyi şekilde yanıt vermek istiyor. Zira yapılan anket ve araştırmalar gösteriyor ki, kullanıcıların sesli asistanları ve sesli aramaları kullanmalarının büyük orandaki sebebi bir yerel işletmeyi bulmak. Yerel SEO tarafında Yapısal Veri İşaretlemeleri’ni de geliştiren Google, sesli aramalarla ilgisi bulunan Howto ve FAQ adlı iki yeni Yapısal Veri İşaretlemesi duyurdu. Bu işaretlemeler, içeriğinde “nasıl yapılır?” ve “soru-cevap” bulunan siteler için oldukça önemli. Aynı zamanda Google’ın “Okunabilir” (Speakable) veri işaretlemesi de asistanların bir içeriği sesli olarak kullanıcıya okumasını sağlayacak harika bir gelişme. Diyelim ki bir sesli arama yaptınız ve bir sorunuza yanıt arıyorsunuz. Aramanızı yaptıktan sonra asistanınız sizin için sorunun yanıtını bulup eğer o içerik “Speakable” veri 114 // DIGITALREPORT.COM.TR

işaretlemesiyle işaretlenmiş ve bir asistan tarafından okunmaya uygunsa, içerik size okunmaya başlıyor. Sesli aramalara uyumlu bir web sitesi için ne yapmalı? Sesli asistanların kullanım oranıyla beraber artan sesli aramalar, web sitesi sahiplerine de bazı yeni sorumluluklar da getiriyor. Sitenizin içeriğinden teknik kısımdaki iyileştirmelere kadar dikkat etmeniz gereken ve yeni uygulamanız gereken bazı çalışmalar söz konusu. 1. Anahtar kelime araştırması Sesli aramalar ile SEO’nun temelinde yer alan anahtar kelime araştırması da evriliyor. Kullanıcının arama niyetini tahmin edebilmek ve bir konuyu araştırırken hangi soruları sorabileceğini ölçmek, sesli aramalar için anahtar kelime araştırması yapma konusunda büyük önem taşıyor. 2. İçerik iyileştirme Örneğin yazılı aramada “ayakkabı modelleri” kelimeleriyle sorgu yapan bir kullanıcı, sesli aramada bunu evrimleştirerek günlük konuşma dili gibi “En ucuz x marka ayakkabı modelleri” tarzında bir sorgulamayı


KÖŞE YAZISI

tercih ediyor. Bu bağlamda, içeriklerimizi sesli aramalara uygun hale getirmek için dikkat etmemiz gereken üç madde bulunuyor; • Kullanıcıların arama niyetini tahmin etmek, • Kullanıcının asistana yöneltebileceği soruları tespit edebilmek, • Uzun kuyruklu ve birbiriyle bağlantılı anahtar kelimelere içerikte yer verebilmek. 3. Sayfa açılış hızı Mobil sayfa açılış hızınızı optimize ederek sitenizi mobilde mümkün olan en hızlı hale getirmek, hem normal hem de sesli arama sonuçlarında daha fazla kullanıcının karşısına çıkarak organik trafiğinizi arttırmanız için bir fırsat niteliğinde. 4. Yapısal veri işaretlemeleri İçeriğin Googlebot tarafından daha kolay anlaşılması için çeşitli Yapısal Veri İşaretlemeleri’ni kullanmak gerekiyor. Örneğin, bir ürün satışı yapıyorsanız ürünün görselini, markasını, stok bilgisini, fiyatını ve kullanıcı değerlendirmelerini Google arama sonuçlarına yansıtabilmek için Yapısal Veri İşaretlemeleri’ni

Google’ın Okunabilir veri işaretlemeleri ile asistanlar okuyabilecekleri içerikleri tanıyabilecekler.

kullanabilirsiniz. 5. Kullanıcı deneyimi Sitenizin basitçe kullanılabilir olması ve karmaşıklığa gerek kalmadan aranan şeyin sitenizde bulunabilmesi, kullanıcı deneyimi için çok önemlidir. Kullanıcı deneyimini üst düzeye çıkarabilmek ve kolay kullanılabilen bir site oluşturmak için ziyaretçilerinizin hareketlerini izleyebilir ve sorun yaşadığı alanları iyileştirebilirsiniz. 6. Mobil Uyumluluk & AMP Mobil platformlara uyumluluk sağlayamayan bir internet sitesinin SEO performansının iyi olması beklenemez. Öte yandan, Google’ın geçtiğimiz yıllarda sunduğu bir teknoloji olan AMP (Hızlandırılmış Mobil Sayfalar) ile de sitenizi uyumlu hale getirerek arama sonuçlarından çok hızlı yüklenen ve doğrudan sonuca giden bir sisteme geçebilirsiniz. DIGITALREPORT.COM.TR // 115


GÜVENLİK

STM’den yerli güvenlik platformu: Bugshield STM, siber güvenlik alanında farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği Capture The Flag’19 (CTF) etkinliğini bu yıl 5. kez gerçekleştirdi. 197 takımın katıldığı yarışmada 50 takım finale kalırken, birinci takıma 25 bin lira, ikinciye 20 bin lira, üçüncüye de 15 bin lira para ödülü verildi. CTF finalleri sonrasında şirketin siber güvenlik ürünü olan Bugshield platformu da tanıtıldı. Sürekli sızma testi metodolojisinden faydalanan platform, web tabanlı açık bulma ve anlık raporlama özelliklerini taşıyor. Kullandığın kadar öde sistemiyle çalışan Bugshield,

116 // DIGITALREPORT.COM.TR

kurum kaynaklarının korunmasını ve siber saldırganlardan önce hızlı aksiyon alınmasını sağlıyor. STM tarafından Ankara’da kurulan Siber Füzyon Merkezi (SFM) bünyesinde hizmet verecek olan Bugshield’in yanı sıra, etkinlikte Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde başlatılan ve STM ana yükleniciliğinde Sakarya Üniversitesi ile gerçekleştirilen “Ulusal Test Yatağı Merkezi” projesinin imza töreni de gerçekleştirildi. Proje, elektronik kontrol sistemlerinin yerlileştirilmesi ve siber güvenliğinin milli imkanlarla sağlanmasını amaçlıyor.


GÜVENLİK

YAPAY ZEKA KURUMSAL GÜVENLİĞİ NASIL ETKİLİYOR? İşletmelerin ağlarına eklenen yeni cihazların sayısı hızla artarken, siber güvenlik tehditleri de daha sofistike ve yayın hâle geliyor. Yapay zeka ise hacker’ların önüne geçmek için önemli bir fırsat sunuyor.

Gelişmiş teknolojiler olmadan siber tehditlerin büyüklüğüyle mücadele etmek, kalabalık ekipleri ve en iyi ekipmanlara sahip büyük işletmeler için dahi güçleşmiş durumda. Ağları izlemek, riskleri yönetmek, tehditleri ve dolandırıcılık denemelerini tespit etmek bu çalışmaların önemli parçaları. Yapay zeka pazarı ise bu konularda insanlı ekiplerin

DIGITALREPORT.COM.TR // 117


GÜVENLİK

baş edemeyeceği kadar çok tehditle kolayca ilgilenebiliyor. Yapay zeka kullanan güvenlik çözümleri pazarının 2024 yılında 35 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Her tür tehdit için sayısız güvenlik çözümü bulunmasına karşın, gerçek zamanlı tehdit, zararlı yazılım ve yazılım açığı tespit, büyük işletmelerin güvenliği için en önemli alanlar olarak dikkat çekiyor. Gerçek zamanlı tehditler Yapay zekanın devasa ölçüdeki veriyi hızlı işleyebilme kabiliyeti, işletmelerin potansiyel siber saldırılara karşı kendisini korumasını sağlıyor. İnsanların, uygulamaların ya da cihazların davranış paternlerindeki anomalileri fark edebilen yapay zeka, kullanıldığı ağlara saldırıları henüz gerçekleşmeden önleme yetisini de kazandırıyor. Analiz edilen veriler ve saldırı denemeleri de sistemin gelişmesine, zaman içerisindeki verimliliğine ve etkinliğine de katkı sağlıyor. Zararlı yazılımlar Botnet’ler, fidye yazılımları ve kripto madenciliği araçları ağ güvenliğini tehdit ederken, arka kapılar ve klavye takibi

118 // DIGITALREPORT.COM.TR

yapan yazılımalr da kullanınlan sistemlerin kaynaklarının boşa harcanmasına sebep oluyor. Normal dışı davranışları tespit edebilme, burada da yapay zekaya yardımcı oluyor ve eylemleri engelleyerek ya da bilinmeyen uygulamaları karantinaya alarak güvenlik sağlanabiliyor. Zararlı yazılım kodlarını da patern aramaları için öğrendikleri arasına katan yapay zeka, böylece siber tehditlerin evrimine ayak uyduruyor. Yazılım açıkları Şirketlerin rekabete ayak uydurabilmek için yazılım geliştirme, güncelleme süreçlerini hızlandırmaları bazı yazılım açıklarının gözden kaçmasına sebep oluyor. Ancak yapay zeka için geliştiricilerin haftalar süren hata ayıklama süreçleri dakikalar içerisinde tamamlanabiliyor. Basit ama etkili Siber tehditler geliştikçe, yapay zeka da evrimleşiyor ve büyük işletmelerin güvenliğinde önemli bir boşluğu doldurabiliyor. Davranış inceleme ise güvenlikte saldırganlardan bir adım önde olabilme konusunda umut veriyor.


YENİLER

Ajanslar & Müşteriler TOGG

DesiBel (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Liberty Hotels Group

ZIt Ajans (Reklam) ----------------------------

Turkcell

Mindshare Türkiye (Medya Satın Alma) ----------------------------

Hürriyet Emlak

Rabarba (Reklam) ----------------------------

Kadir Has Üniversitesi

Aristo İletişim (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Segmentify

BGA Partners (Reklam) ----------------------------

GittiGidiyor

Artı İletişim Yönetimi (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Doğtaş Mobilya

JD Communications (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Epique

The Gang Agency (Sosyal Medya)

Tekfen Holding

Tick Tock Boom (Sosyal Medya) ----------------------------

İsveç Ticaret Merkezi Derneği

BGA Partners (Reklam) ----------------------------

Watsons

Muhabbet (ATL, BTL, Dijital) ----------------------------

NIVEA Global

Publicis Groupe (Reklam) ----------------------------

Audi Global

72andSunny (Reklam) ----------------------------

Generali Sigorta

LÖRN Creative Agency (Sosyal Medya) ----------------------------

Nestlé Professional Türkiye

BAL Agency (Dijital) ----------------------------

SsangYong

Teşhilat (Reklam, Dijital) ----------------------------

Perrigo Türkiye

Excel İletişim ve Algı Yönetimi (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Deloitte

İz İletişim (Halkla İlişkiler)

DIGITALREPORT.COM.TR // 119


YENİLER

Ayın Reklamları Kasım ve Aralık aylarında yayımlanan reklamlardan seçtiklerimiz ve YouTube Ads Leaderboard Kasım sıralaması “47 Milyonda 1 Öyle Değerli Ki...” Türk Telekom - Concept Ajans

Müşterilerine en iyi hizmeti sunmak için kesintisiz çalışmayı vurgulayan film, Haluk Bilginer tarafından seslendirildi. ----------------------------

Zombili Ev İlanları

Emlakjet - Havas İstanbul Şirket, Cadılar Bayramı için İstanbul ve Ankara’da toplam 8 adet zombili ev ilanı yayınlarken, ilan açıklamasında Cadılar Bayramı’nı kutladı. ----------------------------

Sıra Dışı Olmak #seninyeteneğin

Oppo - Havas İstanbul İkinci reklamda da marka yüzü Sıla yer alırken, ona Didem Soydan, Uraz Kaygılaroğlu ve Hakan Kurtaş eşlik ediyor. 120 // DIGITALREPORT.COM.TR

Yılbaşında 80 TL Bonus!

Garanti Ödeme Sistemleri AŞ Alametifarika Bonus ailesi yılbaşı alışverişi için uzaylılarla bir araya gelirken, paylaşmanın değeri hatırlatılıyor. ----------------------------

Aşkımızın Telvesi Arçelik - BLAB

Dijital mecralar için hazırlanan filmde eğlenceli bir kız isteme sahnesi ekrana geliyor. ----------------------------

Bol Köpüklü

Nestlé Türkiye - Punch BBDO Nescafé Latte’nin köpürtmeye ihtiyacı olmadığını sosyal medyada dikkat çekmek isteyen insan tipleriyle anlatıyor. ----------------------------

#EngelTanımayanlar Hayallerini Gerçekleştirsin Diye... Turkcell - The Gang Agency

Dünya Engelliler Günü için hazırlanan reklam filminde en büyük hayali futbol oynamak olan Tunç Genç’in hikayesi anlatılıyor. Trabzonspor sevgisni ailesi anlatırken, Tunç Genç ise hayallerini 5G’nin getirecekleri sayesinde Trabzonsporlu futbolcu Sørloth’un gözünden gerçekleştiriyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 120


YENİLER

#ŞiddetinÜstünüKapatma GittiGidiyor - Tribal Worldwide

Oluşturduğu “Aile İçi Şiddet Politikası”nı duyuran platform, diğer şirketleri de kendi politikalarını oluşturmaya davet ederken, fondöten, güneş gözlüğü ve fular sayfalarını ziyaret eden kullanıcılarına da site üzerinden “Bu tür ürünleri güzel görünmek için değil, sadece şiddetin üstünü kapatmak için satın alan kadınlar var. #ŞiddetinÜstünüKapatma” mesajını verdi. ----------------------------

Gri Bant

Tekzen - Creasoup

Gri bantla tutturulmuş sanat eserinin yarattığı internet dalgasına hızlı bir yanıt veren Tekzen, bir muzu bantladığı görselde gri bant fiyatını göstererek akımı başarılı bir şekilde reklama dönüştürmüş. ---------------------------

Hayatında Ne Varsa Venus Z40’ta Vestel - Concept

Vestel yeni akıllı telefonunu parmak izi okuyucu, NFC, kamera, tam boy AMOLED ekran ve açılır pop-up selfie kamerası gibi özellikleri bir çiftin hayatından kesitlerle birleştirmiş.

YouTube Ad Leaderboard Kasım 2019 Sıralaması 1. Suyun Sonu Görünüyor #KapatalımMuslukları (Finish Türkiye) 2. Konu almak, satmaksa, kiralamaksa adres: #sahibindencom 3. Süt Burger Gücü (Eti)

Günlerinde Son Saatler 6. Efsane Cuma Geliyor (Hepsiburada) 7. Çukur karakterleri kendi sesleri ile şimdi Zula’da 8. Tarife sığmaz bir özlemle anıyoruz #10Kasım (Şişecam)

4. Huawei Watch GT 2’yi hiç çıkarma (Huawei Türkiye)

9. Bizde Eğlence Moda (Civil)

5. Trendyol Büyük İndirim

10. Seni sevdiğimdendir (Sabancı Holding)

121 // DIGITALREPORT.COM.TR

DIGITALREPORT.COM.TR // 121


YENİLER

Satın Alma & Yatırımlar Türkiye ve dünyada öne çıkan yatırımlar, halka açılmalar, satın almalar ve şirket birleşmeleri... REM People

12 milyon dolar değerlemeyle Seri A öncesi yatırım aldı İstanbul ve Dubai’de ofisleri bulunan ve 3 yılda 40 kat büyüyen yeni nesil araştırma ve perakende teknolojileri şirketi, girişim sermayesi fonu Bosphorist Venture Capital’den ilk yatırımını aldı. ---------------------------

Studio Billion

Kapalı alanlarda yapay zeka ve IoT tabanlı dikey tarım çözümleri sunan, yıl boyu zira ilaç olmadan taze ürün yetiştirilmesini sağlayan girişim, 1 yıldan kısa sürede 7 ülkeye açılmıştı. 2018’de Tarvenn Ventures’tan yatırım alan marka, 1 yıldan kısa sürede değerini 9 kat artırdı ve 12 milyon TL değerleme ile 2,4 milyon TL yatırım ikinci yatırım turunu tamamladı. ---------------------------

Cameralyze

1,2 milyon TL değerleme ile yatırım aldı Kamera görüntülerini analiz ederek yapay zeka destekli sanal asistan hizmeti sunan girişim, Aksel Kastoryano’dan aldığı yatırımla büyüme sürecini hızlandırıp yeni ürün geliştirecek. ----------------------------

4,2 milyon TL değerleme ile devam yatırımı aldı

BiLira

İlk oyunu Spin Warriors İstanbul ile 1 milyondan fazla indirmeye ulaşan İstanbul merkezli hyper casual oyun stüdyosu, ikinci yatırımını da Tarvenn Ventures’tan aldı. ---------------------------

Türk Lirasıyla teminatlandırılarak kararlı bir fiyat politikası izleyen kripto para birimi BiLira, Emin Gün Sirer’in Ava Labs şirketinin yaanı sıra, aralarında Varol Civil, Alp Ihlamur ve Onur Umut’un da bulunduğu melek yatırımcılardan toplam 250 bin dolar yatırım aldı. ----------------------------

ForFarming

12 milyon TL değerleme ile yatırım aldı

122 // DIGITALREPORT.COM.TR

250 bin dolar yatırım aldı

Segmentify

1,5 milyon dolar yatırım aldı


YENİLER

Kişiselleştirilmiş arama ile e-ticarette dönüşüm oranlarını artıran SaaS girişimi, 3 yeni ürün geliştirmek ve global açılımını desteklemek amacıyla çıktığı yatırım turunu, yine Almanya merkezli Esor Investments’tan yatırım alarak kapattı. ----------------------------

Fazla Gıda

450 bin dolar Seri A öncesi yatırım aldı Gıda odaklı sosyal teknoloji girişimi dördüncü yatırımını, Galata Business Angels’tan aldı. Yatırım ağının tek turda verdiği en yüksek meblağı almayı başaran girişim, GBA’dan geçen yılki turunda da yatırım almıştı. ----------------------------

için Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi - Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonundan 2,15 milyon TL yatırım aldı. ---------------------------

Bunch

3,85 milyon dolar yatırım aldı Oyun içi grup video sohbet yazılımı Bunch, Supercell, Tenent, Riot Games, Miniclip ve Colopl Nexr’ten önemli bir yatırım aldı. Kurucuları arasında Selçuk Atlı’nın da bulunduğu San Fransisko merkezli girişim, oyun ve kullanıcı sayısını artırmaya odaklanacak. ---------------------------

Dream Games

Hemen Yolda

7,5 milyon dolar tohum yatırımı aldı

Canlı sipariş takibi özelliği sunan akıllı kurye yazılımı, kendisi de online yemek sipariş hizmeti sunan Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nden yatırım aldı. ----------------------------

Peak Games’ten ayrılılan 5 kişinin kurduğu mobil oyun şirketi, Makers Fund ve Balderton Capital’in de aralarında bulunduğu fonlardan aldıkları tohum yatırımla ekibi genişletmeyi planlıyor. ---------------------------

Kobaküs

Marketyo

Şirketlerin tüm banka hesaplarını tek noktadan yönetebilmesini sağlayan Kobaküs, yurt dışına açılma çalışmalarını fonlamak

Hazır içerikli e-ticaret hizmetiyle 32 yerel zincire ulaşan Marketyo, Esor Investments’tan yatırım aldı.

550 bin dolar

2,15 milyon TL yatırım aldı

1,4 milyon dolar yatırım aldı

DIGITALREPORT.COM.TR // 123


YENİLER

Atamalar Kurumsal dünyada yeni pozisyonlar, atamalar ve ayrılıklar...

Onur Karahayıt

Yandex Türkiye Genel Müdürü ODTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu olan ve ABD’de The Ohio State University’den yüksek lisans diploması bulunan Karahayıt’ın CV’sinde NASA projesi, Trimble ve Intergraph gibi navigasyon sektörünün lider teknoloji üreticileri yer alıyor. ---------------------------

Egemen Kamu İnce

Discovery Türkiye Ticari Satış Direktörü İnce daha önce Star TV Reklam Satış Müdürü, Show TV Reklam Satış Koordinatörü ve FOX TV’nin Reklam Satış Departmanı yöneticisi görevlerinde bulundu. ----------------------------

Thibaud Rerolle

Vodafone Türkiye Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Telekomünikasyon alanıdna 25 yıldan fazla tecrübesi bulunan Rerole, Orange, France Telekom, Safaricom gibi şirketlerde üst düzey yönetici olarak görev yaptı.

124 // DIGITALREPORT.COM.TR


Altay Kadir Yüksel

Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri AŞ Finanstan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi

Cem Kubilay

Microsoft Türkiye Çözüm Grubundan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Finansal raporlama, bütçe ve planlama, mali kontrol alanlarında çeşitli yönetsel pozisyonlarda yer alan Yüksel, Sodexo öncesinde Etisalat ve Adopen gibi şirketlerde çalıştı. .---------------------------

Migros Türk’teki 8 yılın ardından Terradata’da çalışan Kubilay, 2012 yılından bu yana Microsoft’ta görev yapıyor. ---------------------------

Brian Kwon LG CEO’su

LG’de 30 yılı aşkın süredir önemli bir rol oynayan Kwon, CEO olmadan öncesinde LG Ev Eğlence Sistemleri Şirketi’nin başkanlığı, LG Galler’de İş PLanlaması ve Denetleme Bölümü Başkanlığı gibi konumlarda çalışıyordu.


dfdsfsd

YENİ DÜNYANIN AKILLI YAŞAM DERGİSİ DİJİTAL DERGİLİKLERDE ÜCRETSİZ

Profile for Linkmedya

Digital Report #003 (Aralık 2019 - Ocak 2020)  

Dijital dünyanın nabzını tutan Digital Report'un bu sayısında Dijital Finans dosyası hazırlarken, teknoloji, fintech, e-ticaret, insan kayna...

Digital Report #003 (Aralık 2019 - Ocak 2020)  

Dijital dünyanın nabzını tutan Digital Report'un bu sayısında Dijital Finans dosyası hazırlarken, teknoloji, fintech, e-ticaret, insan kayna...

Profile for linkmedya
Advertisement