Digital Report #005 (Kasım 2020)

Page 1

Facebook, ABD Seçimleri'ni kazanabilir mi? s 94

TikTok satışı yılan hikayesine döndü s 16

# 05

DIGITALREPORT.COM.TR

KASIM 2020

Perakende salgınla yeniden doğdu

Havalimanı nasıl test edilir? s 32 Google Ads markalarla nasıl veri paylaşacak? s 36 TEKNOLOJİ

TEKNOLOJİ

FİNTEK

Veri, CDO ile yönetim kurulunda s 10

Salgına inat, iş sürekliliği nasıl sağlanır? s 12

Bankacılıkta "dijilog dönüşüm" s 106


Simple & honest aestheticism

Markanıza bir ruh kazandırın. WWW.BODOVILLE.COM

BODOVILLE.BRANDING

İnsan-odaklı dijital ve fiziksel deneyimler HİKAYENİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN.

hi@bodoville.com

STRATEGY

DEFINITION

BRANDING

PACKAGING

+1 650 763 2235 +90 536 968 0383

WEBSITE


Dönüşe dönüşe kazanacağız

Tüm dünyanın ibrelerinin ve ayarlarının şaştığı bir yıldayız. 2020’nin sonuna gelirken, yılın getirileri ve götürülerini hesaplayabilmek bile pek mümkün gözükmüyor. Ancak çok değil, daha geçen sene “Dijitalle işimiz olmaz” diyen yöneticiler, bu sene dijital eğitimlere en birinci sıradan katılıyorlar. Hatta laf olur, söz olur diye utanarak dijital eğitimlere katılamayan CEO’nun hikayesi bile kulağıma geldi. Keşke dijitalin gücünü böyle vahim bir krizle anlamasaydık, keşke dillerde biten tüylere biraz hürmet etseydik. Ancak gördüğünüz gibi dijitale geçiş, utanma sıkılma dinlemiyor. Bunun en acı derslerinden birisini perakende sektörünün dijitale adım atmayan oyuncuları aldı. Salgının sonu nasıl olacak, ne zaman gelecek kimse bilmiyor, ancak perakendenin bundan sonrasında ne olacağını, bir de bizden dinleyin istedik ve bu alandaki dijitalleşmenin her yönünü sayfalarımıza taşıdık. Gelecek sayıda görüşene kadar sağlıklı kalın...

Aytun Çelebi


İÇİNDEKİLER 10

Veri, CDO ile yönetim kurulunda

12

COVID salgını sürerken, iş sürekliliğini sağlayın

16

TikTok satışı yılan hikayesine döndü

32

Havalimanı nasıl test edilir?

36

Google Ads markalarla nasıl veri paylaşacak?

42

Gönenç Atakan: DQ = (IQ + EQ)

46

76

Ayın ürünleri

94

Facebook, ABD Seçimleri’ni kazanabilir mi?

106 Bireysel bankacılıkta “dijilog dönüşüm” 111

Yatırım & Satın Almalar

112

Ajanslar & Müşteriler

113

Atamalar

PERAKENDE YENİDEN DOĞDU COVID, tüketicileri ve işletmeleri nasıl değiştirdi?



İmtiyaz Sahibi Linkmedya Genel Yayın Yönetmeni Aytun Çelebi aytun@linkmedya.com Yazı İşleri Müdürü Hasan Selman hasan@linkmedya.com Yazı İşleri Eylül Tunç, Kerem Gülen, Nihat Bilge, Osman Doğan, Yunus Emre Orhun Görsel Tasarım Efe Can Kabak

KÜNYE

Katkıda Bulunanlar Akın Gülseven, Pelin Gülen, Savaş Önemli Yayın Adresi Ihlamurdere Cad. 130/1 Beşiktaş/İstanbul 0(212) 909 92 42 Reklam reklam@linkmedya.com Yayın Türü Yaygın, süreli yvvayın (İki ayda bir) Digital Report, TC Basın Yayın yasalarına uygun olarak yayımlanır. İsim hakkı Linkmedya’ya aittir Dergideki içerikler izinsiz kopyalanamaz, başka yerde kaynak göstermeden yayımlanamaz. İmzalı yazılardaki görüşler, yazarların kendisine aittir. DIGITAL REPORT #005 YIL: 1 | SAYI: 5 | KASIM 2020


EDİTÖR

Ne görüp, neyi duyacağıma kim karar veriyor? Gıptayla takip ettiğim İngiliz fotoğrafçı Alexandra Cameron, “farklı görünen” insanların güzelliklerini “Özgüven Çekimi” isimli serisiyle dünyaya sunuyor. Toplumsal yargılar nedeniyle kendini değersiz hisseden, binlerce değilse yüzlerce insana güç veren serinin son karesinde yer alan büyük beden model Nyome Nicholas - Williams’ın fotoğrafı, “topluluk kurallarını” ihlal etmediği halde Instagram tarafından defalarca silindi. Ancak hem Alex’in hem de serinin takipçilerinin büyük protestosu sayesinde, sosyal ağ bir hata yaptığını kabul etti ve özür diledi. Sonuç olarak, büyük beden kadınları hesaba katmayan paylaşım şartları 28 Ekim’de değiştirildi. Günümüz dijital dünyasında, bir insanın neyi görüp, neyi göremeyeceğine kim karar veriyor? Normali belirleme hakkını kim elinde tutuyor? Peki, ya sanatla müsabetsizliği birbirinden ayırma kudretini kendine layık gören “ahlak masasında” kimler oturuyor? Yanıt basit olduğu kadar korkutucu: İnternet şirketleri... Hasan Selman


DIGITAL REPORT PRO

NVIDIA, İŞLEMCİ DEVİ ARM’I SATIN ALDI Geliştirdiği enerji verimli işlemcilerle ünlenen İngiliz teknoloji şirketi ARM, 40 milyar dolar karşılığında grafik işlemci pazarının lideri Nvidia tarafından satın alındı. ARM, operasyonlarını Birleşik Krallık'tan yönetmeye devam edecek.

8 // DIGITALREPORT.COM.TR


DIGITAL REPORT PRO

Resmen duyurulan anlaşma detaylarına göre, Nvidia, ARM Limited satın alması için SoftBank Group’a 12 milyar dolar nakit ve 21,5 milyar dolar değerinde Nvidia hissesi verecek. Satın alma anlaşmasına ARM’ın nesnelerin interneti servisleri dahil edilmedi. Bilgi işlemi ileriye götürecek “Simon Segars ve ARM ekibi, günümüzde neredeyse tüm teknoloji pazarına katkı sağlayan özel bir şirket inşa etmeyi başardı” diyen Nvidia’nın kurucu CEO’su Jensen Huang, Nvidia’nın yapay zeka bilgi işlem kabiliyetleriyle ARM’ın geniş işlemci ekosisteminin birleşiminin, buluttan akıllı telefonlara, bilgisayarlardan otonom otomobillere, robotlardan nesnelerin internetine kadar birçok alanda bilgi işlemi ileriye götürebileceğine inandıklarını belirtti. Satın almayla ilgili yapılan açıklamalara göre, ARM, merkezi Cambridge’de faaliyet göstermeye devam edecekken, Nvidia, ARM çalışanlarına 1,5 milyar dolar değerinde hisse tahsis edecek.

ARM’ın iş modeline övgüler düzen Huang, Nvidia’nın ARM’I yutmayacağının altını çizdi: “ARM’ın harika bir iş modeli var. Şirketin dünyanın her yerinden tüm sektörlere hizmet vermesini sağlayan açık lisans modelini, ARM ismini ve güçlü marka kimliğini koruyacağız; işlemci üreticilerine ARM mimari lisansları vermeye devam edeceğiz.” Satın almanın Nvidia’nın gelirlerine hemen pozitif etki yapması beklenirken, anlaşmanın 18 ay içerisinde tamamlanacağı öngörülüyor. SoftBank yatırım grubu, ARM’ı 2016 yılında 24,3 milyar sterlin karşılığında satın almıştı. İki şirket rakip olmayacak Anlaşmanın tamamlanması için Birleşik Krallık, Çin, ABD ve Avrupa Birliği’nden düzenleyici kurumların onayları beklenecek. Huang, iki şirketin birbirini tamamladıklarını belirtiyor. Nvidia’nın ARM’ın aksine işlemci geliştirip üretmediğinin ve yarı iletken şirketlerine mimarilerini lisanslamadığının altını çizern Huang, bu açıdan bakarak iki şirketin rakip olmadığını, Nvidia’nın mobil cihaz pazarına girmediğini söyledi.

DIGITALREPORT.COM.TR // 9


DIGITAL REPORT PRO

Veri, CDO ile yönetim kurulunda Daha fazla yönetim kurulunda kendine yer bulmaya başlayan Chief Data Officer (CDO/Baş Veri Yöneticisi), çağın gerekliliklerine ayak uyduran organizasyonlar için kritik bir rol üstleniyor. Bundan böyle kısaca CDO olarak bahsedeceğimiz Baş Veri Yöneticisi, bir organizasyonda veri ve bilgiye dair stratejilerden, verinin yönetiminden ve veri kontrolü ile politikalarının geliştirilmesinden sorumlu tepe yöneticisidir. CDO, hangi rolleri üstlenmeli? Dijitalin tepe yöneticisi, bilgi gizliliği ve korumasının sorumluluğunu üstlenirken, aynı zamanda verinin yaşam döngüsü içerisinde en iyi şekilde yönetilmesini ve kullanılmasını sağlamayı amaçlar. Veriden organizasyon için bir değer yaratılması,

10 // DIGITALREPORT.COM.TR

yönetim kurulunun yeni üyesinin sorumluluğundadır. CDO-CIO farkı Baş Bilgi Yöneticisinden farklı olarak, CDO’nun rolü risk, politika yönetimi ve iş fonksiyonlarıyla daha alakalıdır. Bu roldeki profesyoneller, işe fayda sağlayacak bilgilerin ve stratejilerin kaynağı, yöneticisi konumundadır. CIO da bu sürecin bir parçası olabilir, hatta doğrudan ona rapor verebilir ya da paralel pozisyonlarda bulunabilirler. Bir diğer deyişle, CDO veri stratejisiyle metrikler arasındaki bağlayıcı konumundadır. Artık herkes verinin kendi kendini yönetmediğinin farkında. Öyle ki, kimi organizasyonlar veriyi işlerinin çok kritik bir enstrümanı olarak görüyor ve bu değeri yönetecek yeni bir tepe yöneticisine ihtiyaç duyuyor. CDO tam olarak burada devreye giriyor ve CIO ile CTO ikilisiyle çok yakın bir iş ilişkisine giriyor. Çok uzun yıllar bilgi, organizasyonlar tarafından korumaları gereken ancak tam olarak faydalanamadıkları bir değer olarak kaldı. CDO ise bu hazineyi yalnızca korumakla


DIGITAL REPORT PRO

değil, onu operasyonun ideal formuna kavuşması için en iyi uygulamalarla şirkete sunmaya odaklanıyor. Daha önce CIO, CTO,

80’lerin sonunda şirketlerin müşteri, partner ve çalışan kaybetmesinin önüne geçmek için CIO pozisyonu doğmuş, bilginin değeri tescillenmişti.

veri işleme müdürleri tarafından kısmen yerine getirilen bu görev, esasında çok spesifik bir uzmanlık ve tecrübe gerektiren zorlu bir sorumluluk içeriyor. CDO’nun genel olarak organizasyonun veri değerlerini yönettiğini söylemiştik. Bu

sorumluluk altında CDO, veriyi operasyon için anlamlı kılan stratejiler geliştirir, şirketin veri yönetimi için standart politikalara sahip olmasını ve günün sonunda veri ışığında mantıklı kararlar verilmesini mümkün kılar. Veriyi bir rekabet avantajına dönüştürmek CDO’nun görevidir. Hangi bilgilerin nerede ve ne şekilde kullanılacağını tanımlar. CDO sayesinde verinin gerçek maliyeti ve değeri üzerine bilinçlenen şirketler, bir teknolojik yatırım yapacağı zaman da CIO ve CTO’nun yanı sıra CDO’nun da görüşüne başvurur; çünkü bu pozisyondaki kişi, hangi teknolojik yatırımın şirkete ne şekilde fayda sağlayabileceğine dair bilgi sağlayabilir.

DIGITALREPORT.COM.TR // 11


DIGITAL REPORT PRO

COVID-19 SALGINI SÜRERKEN İŞ SÜREKLİLİĞİNİ SAĞLAYIN Dünyayı kasıp kavuran salgın genel beklentinin aksine daha uzun süre etkilerini sürdüreceğe benziyor. Benzersiz zorluklar getiren bu ortamda işinizi nasıl devam ettireceğinizi ve daha dayanıklı hale getirebileceğinizi öğrenin.

12 // DIGITALREPORT.COM.TR

Birkaç modern ermiş dışında kimse dünyanın COVID-19 gibi küresel bir salgına sürüklendiğini öngörmüyordu. Salgına hazır yakalanan şirketlerse kılı kırk yarmaları ve dijitalleşmeyi en uçlarda yaşadıkları için şanslılardı. Bu şanslılar grubu da küresel iş dünyasının yalnızca yüzde 12’lik bir dilimini oluşturuyor (Garner, 10 Mart 2020). Geride


DIGITAL REPORT PRO

kalan herkes, korona salgınının getirdiği acımasız yeni kurallar karşısında risk grubuna girdi. Öyle ki, bu dönemde yapılacak yanlış bir hamle, şirketlerin performanslarına ve değerlerine büyük ölçüde zarar verme potansiyeli taşıyor. Bu noktada size bir iyi, bir de kötü haberimiz var: Kötü haber, henüz salgında iş sürekliliğini sağlamak ve işinize dirayet kazandırmak için bir şey yapmadıysanız, biraz geç kalmışsınızdır demektir. İyi haber ise bunun için hâlâ bir şeyler yapabilecek olmanız. Seçeneklere gerçekçi bir bakış Salgının kurumsal etkilerini gidermek için ilk önceliğiniz hızlıca nakit ve likiditeyi istikrara kavuşturmak ile önünüzdeki seçenekleri gerçekçi şekilde değerlendirmek olmalı. Bunun için stratejik, operasyonel, organizasyonel ve finansal değişim fırsatlarını tanımlamanız ve hangilerini elde etmek için harekete geçeceğini belirlemeniz gerekiyor. İşinizi salgının getirdiği olumsuz şartlarda operasyonel ve hatta kârlı tutmak, bir diğer deyişle yeniden pozisyonlamak için yandaki kutuda göreceğiniz 5 aşamalı planı uygulayın.

4 ADIMDA İŞ SÜREKLİLİĞİ 1. Seçenekleri belirleyin Yol haritası seçenekleriniz nedir? 2. İstikrar Finansal pozisyonunuzu gözden geçirin 3. Geri dönüş stratejisi Önümüzdeki dönem kasanıza girecekleri hesaplayın. 4. Uygulama Stratejinizi titizlikle hayata geçirin. Halka açık şirketler için COVID-19 benzersiz bazı sorunlar ve stresli durumlar getiriyor. Bunların başında panik halindeki hissedarlar geliyor. Bu dönemde hissedarlar ve yatırımcılar şirketlere olan güvenlerini tazelemek için ilaveten bilgilere ve kaynaklara ihtiyaç duyuyorlar. Yatırımcılarınızı, yatırımcı iletişiminizi ve COVID-19 pazar dinamiklerini anlayarak, bu durumun üstesinden gelebilir ve mantıklı kararlar alabilirsiniz. Şirketinize kısa vadeli likidite gereklilikleri belirlemelisiniz ve

DIGITALREPORT.COM.TR // 13


DIGITAL REPORT PRO

salgın sürecinde en azından şirketinizin değerini muhafaza etmesine odaklanmalısınız. Bunu yaparken istikrarın karşısındaki potansiyel riskleri de değerlendirmeye almalısınız. Şirketinizi sürdürülebilir bir operasyonel ve finansal değişime sokmak için bu 6 soru üzerine düşünmenizde fayda var: 1. Operasyona devam etmek için yeterli likiditeye sahip miyiz? 2. Neyin ters gittiğini ve nasıl düzeltebileceğimizi biliyor muyuz? 3. Müzakerelerde herkesin etkin olmasını nasıl sağlayabiliriz? 4. Hangi sürdürülebilir yapı en büyük başarı şansını sunuyor? 5. Tüm karar vericileri yeni bir sürdürülebilir yapıya nasıl ikna edebiliriz? 6. Dönüşüm sürecinde şirkete ihtiyaç duyacağı maddi ve operasyonel desteği nasıl sağlayabiliriz? Hazırlanın: Şimdi ne yapmalı? Şirketinizin en büyük gelir kalemlerini oluşturan süreçleri belirleyin ve bir kontrol merkezi

14 // DIGITALREPORT.COM.TR

kurun. Eğer halka açık bir şirket yönetiyorsanız, kilit hissedarlarınızın beklentilerini karşılaşamak için hamleler yapın. Öncelikleri belirlerken, çalışan ücretlerinin ve sigortalarının ödenmesi, tedarik zincirinin sağlam kalması gibi kritik konuları da gözden kaçırmamalısınız. Ekiplerinizin evden çalışıyorsa, oluşturduğunuz kontrol merkeziyle uzaktan gerçekleştirilen işin kalitesini, uygunluğunu ve çalışanların performanslarını ölçebilirsiniz. Tahmin edin: Uzun vadeli planlar Müşteri odaklı sürdürülebilir bir plan oluşturun ve bunu sürdürmek için proaktif davranın. Bu sayede salgının etkileri azaldıkça işinizin de buna ters orantılı olarak ivmelenmesini sağlayabilirsiniz. Uzaktan çalışan, her an her saat müşteri taleplerini büyük ölçeklerde giderebilecek yüksek yetenekli dağıtım ekipleri oluşturmalısınız. Ancak bununla sınırlı kalmak yerine, ekiplerinizin motivasyonunu artırmak için sosyal teşviklerde bulunabilirsiniz. Örneğin sağlık sigortası kapsamını artırmak, ekstra izin günleri vermek ya da çocuklu çalışanların ücretsiz faydalanabileceği bir kreş


DIGITAL REPORT PRO

faydası sağlamak gibi. Bu tarz teşvikler, ekiplerin moralini artırır ve uzakta olsalar bile işle etkileşimin yüksek kalacağından emin olmanızı sağlar. Tüm bunlar dolayısıyla iyi sonuçlar alınmasına hizmet eder. Empati odaklı liderlik ve iletişim, COVID-19 salgını gibi zor dönemlerde insanları aynı hedefler odağında bir araya getirir. İflastan önceki son çıkış İşinizin sektörüne ve ölçeğine bağlı olarak geride kalan aylar size çok büyük zarar vermiş ve sonun başladığı

hissediliyor olabilir. Eğer böyle bir durumdaysanız, yapmanız gereken şey durumu değerlendirmek ve pratik bir tasfiye planı geliştirmektir. Danışmanlar ve hissedarlarla birlikte çalışarak, elinizde kalan değerden azami faydayı sağlayacak yolu belirlemelisiniz. Bu senaryoda önünüzdeki seçeneklerin risklerini ve etkilerini masaya yatırarak, kanuni gereklilikleri de göz önünde bulundurarak detaylı bir plan oluşturmaya başlamalısınız. Bu plan şirketin normale dönmesini de, sona ermesini de içerebilir... DIGITALREPORT.COM.TR // 15


DIGITAL REPORT PRO

TikTok satışı: Ticaret Savaşı gölgesinde bir yılan hikayesi

16 // DIGITALREPORT.COM.TR

Trump yönetiminin çabalarıyla ABD ve Çin arasında başlayan ticaret savaşı, Uzak Doğu’dan çıkarak tüm dünyada büyük başarı yakalayan TikTok’un geleceğini tartışma konusuna çevirdi. Trump yönetimi, Amerikalı gençler arasında bir hayli popüler olan sosyal ağın ABD’de faaliyet göstermeye devam edebilmesi için şirketin Kuzey Amerika operasyonlarını yerel bir şirkete satmasını şart koşmuştu. Ancak Çin devleti böyle bir anlaşmaya yanaşmaya sıcak bakmadığı gibi, ülkesinde faaliyet gösteren Amerikan teknoloji devlerine ticaret yasağı getirmeye hazırlanıyor.


DIGITAL REPORT PRO

Oracle mı Walmart mı? TikTok’un ABD’deki en ciddi talipleri sürpriz şekilde Oracle ve Walmart ikilisi. Bu anlaşma, TikTok’un ABD operasyonlarını tamamen yeniden yapılandırmayı öngörürken, Pekin, bunun Çin’in ulusal güvenliğini, çıkarlarını ve onurunu ihlal ettiği görüşünü savunuyor. Öte yandan, Çin bunun bir imtiyaz oyunu olduğunun farkında. Şayet TikTok’un Amerikan şirketlerine satışı onaylanırsa, gelecekte ABD’de palazlanan tüm Çinli dijital şirketlerin ABD hükümeti tarafından hedef alınacağı ve onların da Amerikan kontrolündeki firmalara dönüştürüleceği endişesi hakim.

TikTok’u Çin’e veri kaçırmakla suçlayarak kontrolün ABD’de olmasını şart koşuyor.

Satın alma, ABD operasyonuyla sınırlı olabilir Oracle ve Walmart’ın TikTok’a götürdüğü orijinal anlaşma, TikTok’un ABD operasyonunun TikTok Global adı altında yeni bir iştirak üzerinden yürütülmesini gerektiriyordu. Anlaşmayla ilgili net olmayan detay, bu iştirakta TikTok’un çatı şirketi ByteDance’in ya da Amerikalı ortakların çoğunluk hissesine sahip olup olmayacağıydı. ABD,

Çin kendi kara listesini hazırlıyor TikTok anlaşmasını ırkçılık olarak gören Çin devleti, misilleme olarak ülkesinde faaliyet gösteren Amerikan teknoloji şirketlerini cezalandırmaya hazırlanıyor. Listede, Çinli Huawei’nin ağ sistemleri alanındaki dev rakibi Cisco’nun da olduğu birçok teknoloji şirketinin yer alacağı belirtiliyor. Çin, kara listeyi ABD seçimlerinden önce mi

Trump, Walmart alsın istiyor Trump, anlaşmayı yalnızca Çinli hissedarların TikTok Global’deki paylarını satmaları halinde onaylayacağını açıkladı. Trump’ın dayattığı anlaşma, sosyal ağın ABD operasyonlarını yönetecek TikTok Global’in tamamen Walmart ve Oracle tarafından yönetilmesini içeriyor. Trump’ın “tam kontrol” konusunda geri adım atmayarak anlaşmayı zorunlu kılması, Beijing cephesinde öfkeyle karşılanıyor. Öyle ki, Çin hükümeti ABD Başkanı Trump’a kendi zehrini tattırmaya kararlı görünüyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 17


DIGITAL REPORT PRO

yoksa sonra mı yayınlamaları gerektiğini tartışıyor. Satış yerine iş birliği modeli Microsoft’un TikTok’a yaptığı satın alma teklifinin reddedilmesinin ardından, Oracle’ın sosyal ağın ABD partneri olduğu bir çözüm yolu ortaya çıktı. Ancak bu potansiyel çözümde konu ByteDance’in TikTok’un ABD operasyonunu yerel bir deve satması değil, Oracle’ın sosyal ağın teknoloji partneri olmasını içeriyor. Bu senaryoda TikTok algoritmasını ABD’li partnerine açmayacakken, Amerikalı kullanıcıların videoları bulut devi Oracle altyapısında saklanacak. Ancak bu anlaşmanın ABD Başkanı Trump’ı tatmin edip etmeyeceği muamma zira kendisi Bytedance’e TikTok’un ABD operasyonunu yerel bir deve satması için geride kalan eylül ayının sonuna kadar süre vermişti. Oracle, ByteDance ile ortaklık anlaşması üzerine görüştüklerini doğruladı ancak anlaşmanın gerçekleşmesi için Washington ve Beijing tarafından onaylanması gerekecek. Bu açıdan bakıldığında, TikTok anlaşmasının bir ticari

18 // DIGITALREPORT.COM.TR

anlaşmadan çok siyasi anlaşmayı andırdığını söylemek gerek. ABD Maliye Bakanı Steven Mnuchin, söz konusu anlaşmanın TikTok’un küresel operasyonlarını ABD’ye taşıyarak ülkede 20 binin civarında istihdam yaratacağını öngördüklerini açıkladı. Bakan, Oracle ve TikTok arasındaki anlaşma planının, öncelikle ABD’de yabancı yatırımları değerlendiren bir komite tarafından inceleneceğini, ardından Trump’a sunulacağını açıkladı.

Microsoft’un yılan hikayesine dönen anlaşma çabalarından çekilmesinin ardından Trump’ın Silikon Vadisi’ndeki en büyük destekçisi devreye girdi.

ABD’li kullanıcıların verileri Oracle tarafından depolanacak ABD Başkanı Trump, en başından beri TikTok’u Amerikalı kullanıcıların verilerini Çin’le paylaşmakla suçlayarak satın alma anlaşmasını dayatıyordu. Oracle ile gerçekleştirilmesi planlanan son anlaşma ise Trump’ın bu savını ortadan


DIGITAL REPORT PRO

kaldırmayı hedefliyor. Şayet söz konusu anlaşma taraflar tarafından onaylanırsa, Amerikalı TikTok kullanıcılarının tüm verilerinin Oracle tarafından depolanması öngörülüyor. TikTok, güncel anlaşma taslağının ABD devleti tarafından dile getirilen güvenlik endişelerini ortadan kaldıracağına inandıkları doğrultusunda bir basın açıklaması yaptı. Trump, TikTok’un Amerikalıların verilerini Çin devletiyle paylaştığına inanıyor ve bu açıdan sosyal ağı bir ulusal güvenlik sorunu olarak değerlendiriyor. Bu konuda harekete geçmekten çekinmeyen Trump, Amerikalı şirketlerin TikTok ile iş yapmalarını yasakladı. İlk düşünce, Oracle ve Walmart’tansa bu alanda daha tecrübeli olan Microsoft’un TikTok’u satın almasıydı. Ancak Çin devleti bu anlaşmayı bazı yazılım algoritmalarının yurt dışına satılmasını yasakladığı yeni bir kuralla suya düşürdü. Microsoft’un birçok ülkeyi kapsayan teklifi reddedildi Microsoft ve TikTok, sosyal ağın ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya operasyonlarının Microsoft’a satılması için haftalarca süren görüşmeler

gerçekleştirmiş, ancak teknoloji devinin nihai teklifi ByteDance tarafından reddedilmişti. Teklifin reddedilmesiyle Microsoft yılan hikayesine dönen anlaşma çabalarından çekilirken, Trump’ın bir başka başkanlık kararı devreye girmek üzere. ABD Başkanının kasım ayının ortasında yürürlüğe girecek yeni kanun hükmündeki kararnamesi, ByteDance’in Amerikalı tüm TikTok kullanıcılarına dair sahip olduğu verilerden kurtulmasını gerektiriyor. Öte yandan şirketin TikTok’u işletmek için ABD’de herhangi bir mülk sahibi olması yasaklanacak. TikTok her ne kadar Amerikalı kullanıcıların verilerinin Çin’e aktarılmadığını belirtse de, Amerikan cephesini ikna edebileceğe benzemiyor. İş yazılımları alanına odaklanan Oracle’ın sosyal medya konusunda herhangi bir tecrübesi bulunmuyor. Ancak şirket, Zoom gibi şirketlere sağladığı başarılı bulut servisleriyle ünlü. Oracle’ın kurucusu 76 yaşındaki Larry Ellison’ın Silikon Vadisi’ndeki en büyük Trump destekçilerinden olduğu ve bu nedenle şirketin TikTok anlaşmasını üstlendiği belirtiliyor. Anlaşma söylentilerinin duyulmasının ardından şirketin hisseleri yüzde 5 değer artışı gösterdi.

DIGITALREPORT.COM.TR // 19


DIGITAL REPORT PRO

Bulut yatırımları yüzde 34 arttı Dell Türkiye Ülke Müdürü Işıl Hasdemir, koronavirüs ile hız kazanan dijital dönüşüm yatırımlarını değerlendirdi. Dell Technologies, uzaktan çalışma süreciyle birlikte tüm BT ihtiyaçlarının artmasının yanı sıra bulut yatırımlarının hızla arttığını açıkladı. Gartner araştırmasına göre, CFO’ların yüzde 74’ü uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirmeyi planlarken, BT planları baştan ele alınmaya başlandı. BT dönüşümü, iş gücü dönüşümü ve güvenlik dönüşümü işletmelerin ajandasındaki ilk 3 başlık olarak öne çıkmaya başladı. 2021 Gartner Yönetici Anketi’ne katılan CIO’ların yüzde 69’una göre, yeni normalle birlikte dijital iş inisiyatifleri hızlandı. Teknoloji adaptasyonunu hızlandığını ve BT yatırım talebinin hızla arttığına dikkat çeken Hasdemir, “Sadece bulut

20 // DIGITALREPORT.COM.TR

hizmetlerine olan talebe dahi bakıldığında harcamanın 3’te 1 oranında arttığını görüyoruz. Kısa vadede birçok işletme projelerini ve bütçelerini yeniden yapılandırırken, uzun vadede yeni teknoloji tüketimi ve finansal modelleri çok daha esnek BT altyapıları üzerine kuruldu. Teknolojide yaşanan bu hızlı dönüşüm yeni güvenlik araçlarının da işletmelerin hayatına girmesine sebep oldu. Kısa vadede beklenmedik riskleri ortadan kaldırmak üzere kullanılmaya başlanan güvenlik araçları, uzun vadede sürdürülebilir güvenliğin önündeki en önemli tehditlerden biri olmaya aday” dedi. Dijital dönüşümün hızlandığı yıl içerisinde işletmeler tüm planlarını gözden geçirmeye başlarken, sadece bulut yatırımları yüzde 34 arttı, yeni yıl planlarında dijital dönüşüm ilk sırada yer aldı.


REYONDA OKUT, KASADAN TEMASSIZ GEÇ.

HIZLI VE KOLAY ALIŞVERİŞ Hemen Metro Fast uygulamasını telefonunuza indirin; reyondan aldığınız ürünlerin barkodunu okutarak temassız, hızlı ve kolay alışverişin keyfini çıkarın.

Metro Fast uygulamasını indirin.

Alışveriş arabasında yer alan QR kodu okutun.

Metro kartınızda yer alan barkodu okutun.

Aldığınız her ürünün barkodunu okutarak arabaya yerleştirin. Kasa alanına geldiğinizde, alışveriş arabasını Metro Fast elektronik kontrol noktasına yerleştirin. Ardından doğrulamayı tamamlamak için QR kodu okutun. Ödeme noktasında ödemenizi yaparak alışverişinizi tamamlayın.


TEKNOLOJİ

HUAWEI, KENDİ ANDROID ALTERNATİFİNE GEÇİYOR Huawei, ABD'nin Çinli şirketlere uyguladığı yasaklar sonucunda Android'i terk etmeye karar verdi. Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi, 2021'den itibaren kendi geliştirdiği Harmony isimli işletim sistemini cihazlarında kullanmaya başlayacak.

22 // DIGITALREPORT.COM.TR

Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen Huawei Geliştirici Konferansı (HDC) tarihi bir duyuruya ev sahipliği yaptı. ABD Ticaret Bakanlığı’nın ülkedeki firmaların Çinli şirketlerle çalışmasını yasaklaması üzerine harekete geçen Huawei, kendi geliştirdiği ve yakın gelecekte Android yerine kullanmayı planladığı Harmony işletim sistemine dair detaylı bilgiler verdi.


TEKNOLOJİ

EMUI kullanıcı arayüzüyle donatılacak olan Harmony, ilk bakışta eski Huawei kullanıcılarına Android’li günlerdekine çok benzer bir deneyim sunacak. Ne olmuştu? ABD’nin uyguladığı yasaklar sonucunda Huawei, Android deneyiminin önemli bir parçası olan Google servislerine erişimini kaybetti. Bu nedenle Huawei yalnızca Harmony işletim sistemini değil, Google servislerinin işlevlerini karşılayan yeni uygulama ve servisler de geliştirdi. Bunların başındaysa Google App Store’dan esinlenilen uygulama mağazası Huawei App Gallery geliyor. Huawei, bugüne kadar şirketin alt markası Honor ürünlerinde ve televizyonlarda kullanılan Harmony’nin Ekim 2021’den itibaren yenilenmiş 2.0 sürümüyle Huawei akıllı telefonlarında kullanılmaya başlanacağını duyurdu. Yeni bir ekosistem Harmony 2.0 işletim sistemi yalnızca mobil cihazlar için geliştirilmedi. Akıllı telefonların yanı sıra, televizyonlarda, araç içi sistemlerde, tablet ve

dizüstülerde de kullanılabilecek. Öte yandan, Huawei tıpkı Google gibi Harmony’nin açık kaynaklı bir sürümünü yayınlayarak dünyanın dört bir yanındaki uygulama geliştiricilerine kendi uygulama ve servislerini geliştirme, kolaylıkla dağıtma şansı sağlamak istiyor. Çinli teknoloji devi, tüm bunlara kendi çevrimiçi müzik ve film dağıtım kanalını da ekleyerek, Apple’ınkine benzer ancak açık kaynaklı bir ekosistem inşa etmeyi hedefliyor. Firmanın Çin ve Hindistan’daki baskın pazar payı göz önünde bulundurulduğunda, Harmony 2.0 ile başlatılacak bu dönüşümün Android ve iOS’a uzun süredir beklenilen dişli rakibi meydana getirmesi muhtemel. Huawei henüz Ekim 2021’de Android’e tamamen sırt dönüp dönmeyeceklerine dair net bir açıklama yapmadığı gibi, ABD Başkanlık Seçimleri sonucu doğrultusunda Çinli şirketlere getirilen yasak ve kısıtlamaların gevşetilmesi halinde Android’li cihazlar yapmaya devam edip etmeyeceği konusundaki fikirlerini de kamuoyuyla paylaşmıyor. Ticaret savaşı karşılıklı misillemelerle sürüyor...

DIGITALREPORT.COM.TR // 23


TEKNOLOJİ

Huawei App Gallery Google Play’i aratacak mı? 700 milyon Huawei mobil cihaz kullanıcısının 420 milyonu tarafından ana uygulama mağazası olarak kullanılan App Gallery, Harmony 2.0 ile Avrupalı Huawei kullanıcılarının da uğrak noktası olacak. 420 milyon gibi dev bir kullanıcı tabanına sahip olan Huawei App Gallery, her ne kadar Avrupalı kullanıcıların aşina olmadığı bir mağaza olsa da, Google servislerinin kullanılamadığı Çin gibi pazarlarda Huawei kullanıcılarının vazgeçilmezi konumunda. Çin’de bulunan bir Huawei kullanıcısı, telefonunda Android işletim sistemi bulunsa dahi mobil uygulamalarını App Gallery’den indirmek zorunda ve Google Music gibi servislerin yerine Huawei Mobil Servisleri’nden (HMS) faydalanıyor.

24 // DIGITALREPORT.COM.TR

App Gallery günümüzde 170 ülkede 78 dilde kullanımda. Bu durum, Huawei’yi geçmişte Apple App Store ve Google Play’e rakip çıkarmaya çalışıp başarısız olan Microsoft ve Samsung’dan daha avantajlı bir pozisyona sokuyor. Çinli dev onlar gibi sıfırdan başlamak yerine, yıllardır başarıyla işlettiği bir uygulama mağazasını yeni pazarlara açacak. 1 milyar dolarlık dev bütçe Huawei uzun yıllardır App Gallery’yi Çin dışına açmak istiyordu ve ABD tarafından uygulanan ticaret yasağı buna vesile olacağa benziyor. Çinli dev, App Store ve Google Play’deki en sevilen uygulamaların Harmony 2.0’a uyarlanması için 1 milyar dolarlık dev bir bütçe ayırdı. Öte yandan şirket Uzak Doğulu diğer başarılı mobil cihaz üreticileri Xiaomi, Oppo ve Vivo ile App Gallery’yi küresel bir uygulama mağazasına dönüştürmek için anlaşmalar yaptı. Huawei halihazırda dünyanın dört bir yanından 1,6 milyon uygulama geliştiricisiyle çalışıyor ve App Gallery küresel bir uygulama mağazasına dönüştüğünde eksiksiz olması için çalışıyor.


TEKNOLOJİ

HUAWEI APP GALLERY'DE NE VAR, NE YOK? App Gallery henüz küresel bir mağazaya dönüşmedi. Google Play Store ile kıyaslamak için Android’in en popüler uygulamalarının hangilerinin Huawei’nin mevcut mağazasında bulunduğuna baktık. Docs, Hangouts gibi Google hizmetlerini bu listeye dahil etmedik çünkü bunların App Gallery’de olmamaları bir hayli normal. Adil bir karşılaştırma için en popüler ve küresel uygulamaları göz önünde bulundurduk. İşte ilk bakışta App Gallery ile Play Store arasındaki uygulama karşılaştırması...

• Zoom - Yok • Microsoft Office - Var • TikTok - Var • WhatsApp - Yok • Skype - Var • Messenger - Yok • Instagram - Yok • Netflix - Yok • Uber - Yok • Microsoft Outlook - Yok • Twitter - Yok • Snapchat - Var • Amazon - Var • Discord - Yok • Facebook - Yok • Spotify - Yok • Twitch - Yok

DIGITALREPORT.COM.TR // 25


TEKNOLOJİ

Oyun pazarı %50’den fazla büyüyebilir Oyunfor Genel Müdürü Mehmet Dumanoğlu, pandemi döneminde Türkiye'deki oyun alışkanlıklarının değişimini ve yeni konsolları yorumladı. Pandemi öncesine göre oyun satın alma alışkanlıklarındaki en önemli değişim nedir? Salgından sonra özellikle PC oyunlarına çok ciddi bir yönelim oldu. Aynı zamanda kadınların alışveriş yüzdeleri arttı. Salgından önce toplam oyun alışverişlerinin %10’unu kadınlar yaparken bu oran salgından sonra %20’ye kadar çıktı. Koronavirüs sebebiyle evde kalma uygulaması, oyun oynayan yaş grubunda da önemli bir değişim yarattı. 2020 boyunca, 30 yaş üzerinde oyun alışverişi yapanların oranının yüzde 15 arttığını görüyoruz. Güncel verilere göre tüm oyun alışverişlerinin yarısını 30 yaş 26 // DIGITALREPORT.COM.TR

ve üzerindeki kişiler yapıyor. Online alışveriş yapılan saatler de değişiklik gösterdi. Örneğin daha önce 19.00-24.00 saatleri arasında olan harcama yoğunluğu, gün ortasına kaydı ve harcamalar ağırlıklı olarak 14.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşti. Oyunfor verilerine göre bu dönemde en çok oynanan oyunlar nelerdir? Koronavirüs döneminde en çok oynadığımız oyunlar listesinin başını PUBG Mobile çekiyor. Bunu League of Legends, Lords Mobile, CS:Go, FIFA 2020, PES 2020, Game of Thrones, World od Warcraft, FM 2020 ve


TEKNOLOJİ

Metin2 izliyor. Salgının oyun ekonomisine etkisi nasıl oldu? Oyun satışlarının %30-35 oranında arttığını görüyoruz. Evde zaman geçirme mecburiyetinden dolayı, önceden oyun oynayanlar oyunlara ayırdıkları zamanı artırırken, daha önce hiç oyun oynamayanlar ise oyunlarla ilk tanışmalarını yaşadılar. Bundan dolayı da satışlarda ciddi oranda artma oldu. Oyun ve oyun ürünü satışlarında gördüğümüz düzenli büyüme bu durumun sonucu. Daha önce Şubat ve Mart ayının ilk yarısına dair siparişlerin yüzde 30 arttığını açıklamıştık. Mart ayının toplamında bu artış yüzde 35’i yakaladı. 2019 sonunda, bu yıl için Türkiye’deki oyun alışverişlerinde yüzde 50 büyüme bekliyorduk; ancak ulaşılan alışveriş oranları, bu beklentinin da aşılabileceğini gösteriyor. Türkiye’deki oyuncular hangi oyunları veya oyun tiplerini daha çok tercih ediyor? Toplama bakıldığında, savaş (FPS) ve mücadele tarzı oyunlar ile futbol oyunlarına aşırı ilgi

gösteriyoruz. Erkeklerin en çok harcama yaptığı oyunlar sıralaması, genel ile benzerlik gösteriyor. Kadınların ise yüzde 70 oranda mobil oyunları tercih ettiğini görüyoruz. Bu oran, erkeklerde yüzde 40 düzeyinde. PC bazında bakıldığında kadınlar yüzde 20, erkekler yüzde 25 seviyesinde; konsol ise erkeklerde %35 ile daha popüler. Kadınlar ise %10 oranında konsol tercih ediyorlar. Genel kanının aksine, kadınlar FPS olarak bilinen birinci şahıs nişancı, yani savaş ağırlıklı oyunları seviyorlar. Bunu yüzde 15 ile MMORPG’ler, yani online rol yapma oyunları ve %10 ile aksiyon oyunları takip ediyor. Çok oyunculu oyunlarda, özellikle grup halinde oynayarak arkadaş, eş ve dost ile zaman geçirme yönü de bulunduğundan, daha fazla oynanmasında etkili oluyor. Özellikle içinde olduğumuz dönemde, çok oyunculu oyunlar bir nevi sosyalleşme sağladıklarından, daha çok tercih ediliyor. Yeni konsolların çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Oyun dünyasında önemli bir yere sahip olan konsollara özelikle salgınla beraber ciddi DIGITALREPORT.COM.TR // 27


TEKNOLOJİ

bir talep oluşmaya başladı. Dönemsel olarak güncellen konsollarda bu yıl yeni modelleri oldukça donanımlı olarak üretildi. Konsolların bu dönemde rekor satış rakamlarına ulaşacağını düşünüyorum.

Xbox Ultimate GamePass avantajlarını da eklersek, bu dönem popülerliği artırma anlamında şartlar daha uygun olacaktır. Son dönemde özelikle Microsoft, Xbox özelinde

Türkiye’de Xbox bugüne kadar beklenen popülerliği yakalayamadı, yeni konsol bunu değiştirir mi? Ülkemizde oyun alışkanlığı ilk yıllarda çoğunlukla internet kafelerden başladığından dolayı internet kafelerde konsol olarak daha yaygın kullanılan PlayStation kullanma alışkanlığı Xbox’tan daha fazlaydı. Bu alışkanlık da devam eden yıllara yansıdı. Fiyat politikası olarak önceki dönemlerde Xbox daha avantajlıydı. Bu yıl iki konsolun satış fiyatı da belirleyici olacak diye düşünüyorum. Konsol fiyatlarının yanında Xbox ve Playstation firmalarının oyun satışlarındaki fiyatlandırmalarda önemli bir etken olacaktır. Görüntü kalitesi ve kullanım olarak Xbox, son yıllarda Playstation’ı yakaladı. Buna oyun firmalarıyla yeni yaptıkları anlaşmaları ve

Oyun dünyasında yeni trend artık GamePass gibi platform üyelikleri olacak.

28 // DIGITALREPORT.COM.TR

dağıtım ağlarını Türkiye’de çok güçlendirdi. Bunu PlayStation önünde önemli bir avantaj olarak görüyorum. Xbox Live için TL hediye kart satışının yapılması Xbox tanıtımının ve kullanımının artmasında önemli rol oynadı. Oyunfor. com’dan ve birçok perakende satış noktasından Xbox hediye kartlarına kolayca ulaşabilme şansı bulan tüketiciler, konsol oyunlarını daha kolay ve indirimli satın alma şansı yakaladılar. Oyun fiyatlarının kur sebebiyle artışı dolayısıyla oyun pazarında nasıl bir değişim bekliyorsunuz? Kurdaki aşırı artış, oyun fiyatlarına da yansıdı.


TEKNOLOJİ

Fiyatlar Türkiye için aşırı yüksek hala geldi. Özelikle tek fiyat politikasıyla satış yapan platformlarda (Origin) ortalama oyun fiyatları 40 euro veya 60 euro seviyesinde, 350 – 600 TL arasındaki fiyatlandırmalar ülkemizdeki alım gücünü zorladığı için satışlarda aşırı düşüşe neden oldu. Türkiye için özel fiyatlar veren platformlar (Steam) bile kurdaki aşırı artıştan etkilendi.Kur artışının dışında salgınla beraber ülkemizde ve dünyada tüm sektörler etkilendi, alım adetleri düştü. Buna karşı büyük firmalar son dönemde GamePass’lere daha çok yatırım yapmaya başladı. Tek tek oyunları satın almak yerine, platform üyeliği alarak ay boyunca tüm oyunlara erişim sağlıyorsunuz. Bence oyun dünyasında yeni trend artık GamePass gibi platform üyelikleri olacak. Oyunfor tüketicilere nasıl bir avantaj sağlıyor? Electronic Arts (EA), Tencent, Gameforge, Ubisoft, Konami, Bethesda, Capcom, Riot Games, PUBG Corp, Crytek, Paradox, Techland, Travian, Sega dahil 65 oyun firmasının Türkiye’deki yetkili satıcı olan

oyunfor.com, tüketicilere hem güvenli hem de uygun fiyat avantajları sunuyor. Birçok oyun firmasının yetkili satıcısı olduğumuzdan dolayı firmaların yaptığı indirimleri anlık tüketicilere ulaştırmaktayız. Yaşanan oyun kaynaklı sorunları anlık olarak firmalara ileterek çözüm oluşturabilmekteyiz. Tüketicilerde artık Türkiye de yetkili satıcı olduğunu biliyorlar, güven sorunu yaşamadan alışveriş yapabiliyorlar ve olası sorunda muhatap bulacaklarını biliyorlar. Oyunfor için 2020 ve 2021 için büyüme beklentileri ve yeni projeleriniz varsa nelerdir? Oyunfor her geçen yıl yaptığı anlaşmalarla daha da büyüyor. Türkiye’deki oyunculara fayda sağlamak en önemli gayemiz. Kendisi de hızla büyüyen oyun pazarında Türk oyuncularına oyun dünyasındaki tüm olanakları sağlamak ve Türkiye oyun pazarını büyütmek en büyük beklentimiz. Yaptığımız yeni anlaşmalarla oyun firmalarına, Türkiye’ye özel fiyatlandırmalar oluşturarak ekonomik olarak müşterilere ulaştırarak, sektöre katkıda bulunmak istiyoruz.

DIGITALREPORT.COM.TR // 29


TEKNOLOJİ

ACER, DİZÜSTÜ PAZARINDA %25 İLE İDDİALI

30 // DIGITALREPORT.COM.TR


TEKNOLOJİ

Pandeminin ortaya koyduğu üretim ve tedarik zinciri zorluklarını başarılı bir şekilde yöneten Acer, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde masaüstü ve dizüstü PC ile iş istasyonu pazarında geçen yılın aynı dönemine göre %15 büyüme kaydederek küresel ölçekte en hızlı büyüyen bilgisayar üreticisi oldu. Oyuncu dizüstü bilgisayarları ve ultra ince dizüstü bilgisayarlar için 2018’de belirlediği pazar payı hedeflerine ulaşan şirket, önümüzdeki dönemde de %25’lik hedef pazar payına ulaşacağını belirtti. Küresel ölçekte en hızlı büyüyen bilgisayar üreticisi oldu Canalys’in, PC Market Pulse adını taşıyan, 2020 yılının 3. çeyreğinde masaüstü ve dizüstü bilgisayar ile iş istasyonlarını kapsayan pazar verilerini ortaya koyan araştırmasına göre, 2019 yılı 3. çeyrekte 4 milyon 902 bin bilgisayar satan şirket, 2020’nin aynı döneminde bu sayıyı 5 milyon 638 bine çıkartarak yüzde 15 büyüdü. Pazar payını koruyan Acer, bu oran ile küresel ölçekte en hızlı büyüyen bilgisayar üreticisi oldu. Sonuçları değerlendiren Acer EMEA Başkan Yardımcısı Grigory Nizovsky, “Acer’ın bilgisayar

dünyasındaki uzmanlığı, başarılı iş süreçleri ve kanal yapısıyla da destekleniyor. Bu başarıyı bölgesel olarak da gerçekleştiriyoruz. Örneğin 2018 yılında Türkiye için koyduğumuz büyüme hedeflerimizi, COVID-19 gibi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık krizi esnasında bile gerçekleştirebildik. 2020 yılı geneline baktığımızda Türkiye’de ultra ince bilgisayarlarda %17,7, oyun bilgisayarlarında ise %17,9 pazar payı ile iddialı bir oyuncu olmayı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu. 2020'de dizüstü büyür, masaüstü aynı kalır Nizovsky, sözlerine şöyle devam etti: “Genel anlamda PC pazarı dünya çapında büyüyor olsa da 2019’un aynı dönemine kıyasladığımızda, belirli bir ülke veya bölgedeki eğilimler farklı olabiliyor. 2019 yılında Türkiye'de yaklaşık 1 milyon adet dizüstü satıldığına inanıyoruz. Bu rakama tüm kanallar ve tüm müşteriler dâhildir. %30 büyüme yaşanan bu yıl ise söz konusu rakam 1,3 milyon birime çıkabilir. Masaüstü bilgisayarlar için, geçen yıl pazarda yaklaşık yarım milyon birim satıldı. 2020 yılında da bu rakamın aynı kalacağını düşünüyoruz.”

DIGITALREPORT.COM.TR // 31


MARKA

HAVALİMANI NASIL TEST EDİLİR? Ürün ve deneyim testlerinin ilginç bir örneği diyebileceğimiz havalimanı testi konusunu, Oslo Havalimanı'nın yeni terminalini test eden ve konuyu Testİstanbul Konferansı'nda anlatan Promis Qualify Kıdemli Test Müdürü Christian Brødsjø ile konuştuk.

32 // DIGITALREPORT.COM.TR


MARKA

Havayolu testi, ürün ve deneyim testinin alışılmadık bir örneği. Her modern havalimanı bu süreçten geçiyor mu? Son on yıldır havalimanı testleri kesinlikle büyüyen bir trend. Yeni bir havalimanı tesisisin açılması, metodik hazırlık gerektiren ve daha ilk günden, baştan tasarlandığı gibi çalışmasını sağlamak için uzmanların dahil olması gereken son derece zorlu bir çaba. Bu süreç, gerçekleşmeyen ya da geciken uçuşların yaratacağı kesintiler ve kayıplar açısından, havayolu şirketleri için özellikle kritik. Berlin’deki Brandenburg Havalimanı’nı düşünün. Almanya 2011 yılından bu yana yeni ve teknoloji harikası, yılda 27 milyon yolcu kapasiteli havalimanını açmak için uğraşıyor! Bu tip “büyük testler” sadece havalimanları için değil, neredeyse tüm entegre inşaat projeleri için başarıyla uygulanabilir. Örneğin bu yılın sonunda, EuroSTAR Test Konferansı’nda, Norveç Veterinerlik Enstitüsü’nün 700 milyon euroluk modern yeni kampüsünün operasyonel hazırlığını değerlendiren benzer test deneyimlerini paylaşacağım.

Bağımsız testler sektör için ne anlam taşıyor ve bir havalimanı bu test sürecinden ne gibi faydalar sağlayabilir? Bana kalırsa bağımsız testler son derece önemli. “Dışarıdakiler”, yeni çözümleri tasarlayan ve geliştirenlerden daha farklı düşünmeye meyillidir ve bu sebeple, konuya yeni ve ilginç perspektifler getirebilir, muhtemelen “doğru soruları” sorabilirler. Başarısız olan havalimanı uygulamalarındaki en yaygın durum, açılış öncesi yetersiz test ve iyileştirmelerdir. Gerçek son kullanıcıların sistematik olarak ürününüzü denemesi, ürünün gerçekten istendiği gibi çalıştığından emin olmanın tek yoludur. Bu yüzden, gerçek hayat tesleri, projedeki

DIGITALREPORT.COM.TR // 33


MARKA

riskleri operasyonel etkiler olmadan önce tanımlamaya ve önlemeye yardımcı olur. Başarılı bir açılış gününden önemlisi yoktır; bir müşteri zayıf bir ilk deneyim yaşarsa, geri dönmek için istek duymayacaktır. Bir havalimanını test etmek ne kadar zaman alıyor ve ne gibi prosedürler izliyorsunuz? Havalimanı test, son derece karmaşık bir süreçtir ve bir yıl ya da daha fazla zaman alabilir, dolayısıyla izlemeniz gereken bazı prosedürler vardır. Örneğin, planlama safhasında her yeni tesisin nasıl işlev göstereceğini, projenin paydaşlarından bilgi alarak detaylandırırız. Paydaşların kendi operasyonlarını yürütmesi için gerekenleri bu sayede öğreniriz. Her havalimanı beş ana süreçten oluşur: Gidiş, Geliş, Aktarma, Bagaj ve Dönüş. Ayrıca çeşitli Destek operasyonları da buna eklenebilir. Yeni tesislerin ve sistemlerin bunları nasıl etkileyeceğini

34 // DIGITALREPORT.COM.TR

bilmeniz gerekir. Operasyonel Denemeler yapılmasının sebebi, tüm tesislerin, sistemlerin ve ekipmanların operasyonel olarak hazır olduğundan emin olmaktır. Yeni ortamda verimli çalışabilme için süreçler tanımlanır ve personel bilgilendirilir. Bu “giyinme provaları”, açılış öncesi geliştirilecek alanları zamanında tespit edip iyileştirme uygulamalarına geçmek için tasarlanmıştır. Havalimanı testi gerçekleştirmek için nasıl bir ekip gerekiyor? Farklı havalimanı süreçlerinde uzmanlığı olan karma bir ekip iyi bir başlangıç olacaktır. Buna ek olarak, projedeki tüm bölümlerin angaje olması gerekir, en azından test aktivitelerini gözlemlemeleri ve bir şeyler öğrenmeleri sağlanabilir. Son olarak, test deneyimine sahip bir uzmana ihtiyacınız olduğunu unutmayın; aksi taktirde test süreci ihtiyaç duyulan sistemik yaklaşımdan mahrum kalacaktır.


MARKA

Facebook, Spark AR iş ortağı ağını yeniledi Pazarlama çalışmalarını destekleyen zenginleştirilmiş gerçeklik uygulamaları yaratmayı sağlayan Spark AR, Facebook çatısındaki uygulamalar üzerinden ayda 600 milyon kişiyle etkileşim sağlıyor. Bir blog yazısıyla Spark AR iş ortağı ağını yenilediğini duyuran Facebook, ekosistemin 190 ülkede 400 bin yaratıcıya kadar ulaştığını da belirtti. Yenilenen iş ortağı ağı ise 77’si yeni olmak üzere toplam 95 ajans ve içerik üreticiden oluşuyor. Bunların yarısına yakınını EMEA bölgesindeki ajanslar ve içerik üreticiler oluştururken, aralarında Türkiye’den de katılımcıların olduğunu belirtelim. Şirket, blog yazısında “Teknik yeterlilik, yaratıcılık, deneyim ve konumun yanında başka faktörleri de değerlendirerek iş ortaklarımızı belirledik” ifadesini kullandı.

Markalar ve işletmeler, yeni bir web sitesine kavuşan iş ortağı ağına bakarak Spark AR iş ortağı ajansları ve danışmanları görebilecek. İçerik üreticiler ve ajans çalışanları ise kendi uzmanlıklarını bu site üzerinden potansiyel müşterilere sunabilecekler. Spark AR İş Ortağı Ağı’nın üyelerinin bir avantajı daha var. Ajanslar ve içerik üreticiler, özel bir destek ekibiyle çalışma ve henüz çıkmamış özellikleri ilk test etme şansına sahip olacak. DIGITALREPORT.COM.TR // 35


MARKA

Google Ads markalarla daha az veri paylaşacak Yeni bir güncellemeyle yenilen dünyanın en büyük reklam ağı Google Ads, artık reklamverenlere büyük dönüşümler almadıkları arama sorgularıyla ilgili veri sağlamayacak. Google Ads, reklamveren tüm markalara reklamlarını tetikleyen tüm arama sonuçlarını gösteriyordu. Eylül ayı sonunda yayınlanan bir güncelleme, reklamverenlerin büyük dönüşümler elde etmedikleri arama sonuçlarını artık onlar için görünmez hale getirdi. Google yeni yaklaşımını şu açıklamayla duyurdu: “Arama tabirleri raporu bundan böyle yalnızca hatrı sayılır kullanıcılar tarafından aranmış sorguları içerecek; bir arama reklamınıza tıklama getirse dahi raporunuza dahil edilmeyebilir. Dolayısıyla raporunuzda daha az arama sorgusu görmeniz muhtemel.” 36 // DIGITALREPORT.COM.TR

Daha basit bir anlatımla, Google reklamverenlerin reklamlarını tetikleyen arama sorgularından yalnızca belli ölçüde kullanıcının aradıklarını raporlara dahil edip, geride kalanları, dönüşüm getirse dahi raporun dışında tutmaya karar verdi. Google bu değişimi gizlilik ilkesi altında getirdiğini ve kullanıcı verilerini daha iyi korumak amacıyla bu yola gittiklerini duyurdu. Arama sonuçlarının yüzde 28’i artık görünmüyor Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen testlerde, 1 günlük bir veri toplamanın sonucunda Google Ads’in bütçeli arama sonuçlarının yüzde 28’ini ve tıklama başına maliyetle çalışan reklamlara dönüşüm getiren arama sonuçlarının yüzde 20,1’ini raporuna dahil etmediği görüldü. Google Ads’in yeni güncellemesinin reklamverenler için tam olarak ne anlama geldiğini, güncelleme öncesi ve sonrası olarak iki dönemde inceleyerek açıklayabiliriz. Güncelleme öncesinde 100 bin lira harcadığınız Google reklamı için 98.700 lirası için arama arama sorgusu görüyordunuz. Tıklama başına maliyet metoduyla harcadığınız


MARKA

100 bin lira için ise 98,300 lira değerinde sonuç görüyordunuz. Güncelleme sonrasında ise 100 bin lira harcadığınız Google arama reklamlarının 71.000 liralık bölümü için arama sorgusu görürken, tıklama alan reklamlarınızın ise 77.900 bin lirası için arama sonucu verisi alıyorsunuz. Dolayısıyla, artık Google Ads platformu üzerinde harcadığınız her 100 bin lira bütçe için 27 bin lira değerinde daha az arama sonucu verisine ulaşacaksınız. Bütçe ne olursa olsun, verimin düşeceği garanti Bütçeli çalışan reklamverenler için daha az veriye ulaşmak hiçbir zaman ideal bir senaryo

olamaz. Öte yandan bu güncellemenin küçük bütçelerle çalışan reklamverenler için çok daha kritik sonuçları olacak zira muhtemelen çok az arama sorgusu görüyorken, artık raporlarında işlerine yarayacak veriler bulmakta zorlanacaklar. Öte yandan Google Ads tarafından yapılan duyuruda, “hatırı sayılır sayıda” kullanıcı tarafından aratılan tabirlerin rapora gireceği söyleniyor ancak bu söz konusu “hatrı sayılır sayının” ya da oranın ne olduğuna dair net açıklamada bulunmuyor. Bu nedenle yeni güncelleme bütçesi ne olursa olsun her reklamveren için platformdan daha az verim almak anlamına gelecek.

DIGITALREPORT.COM.TR // 37


MARKA

TEKNOLOJİ MARKALARI COVID İLE SIÇRADI 38 // DIGITALREPORT.COM.TR

Interbrand'in çalışmasına göre Apple, 333 milyar dolara yükselen marka değeriyle yıllık%38 artış yakalayarak, küresel markalar sıralamasının zirvesindeki yerini korudu. Amazon'un marka değeri ise %60 ile en büyük artış oranını yakaladı ve 200 milyar doları aştı. Google,


MARKA

2012'den bu yana ilk kez ilk üçten düşerek dördüncü sıraya geriledi. Microsoft, bir sıra kaybederek dördüncü sıraya gerilerken, Samsung ilk kez ilk beşe girdi. Teknoloji dışında kayıplar büyük Ancak, teknoloji endüstrisi dışındaki markalar, ilk 10'dakiler de dahil olmak üzere, değer kaybettiler. Dünyanın en tanınmış markalarından biri olan CocaCola, 56,9 milyar marka değeriyle %10 geriledi ve 6. sırada yer aldı. Toyota da %8 düşüşle 51,6 milyar dolar ile 7. sırayı aldı. İlk 10'un gerisinde, 8. Mercedes (-%3, 49,3 milyar dolar), 9. McDonald's (-%6, 42,8 milyar dolar) ve 10. Disney (-%8, 40,8 milyar dolar) sıralandı. Salgının tüketicileri dijital içerikle daha fazla zaman geçirmeye yönlendirmesi sonrasında, son bir yılda değeri en çok artan markalar arasında Amazon, Spotify ve Netflix dikkat çekti. Evde kalmak her şeyi değiştirdi Interbrand’ın “2020 En İyi Küresel Markalar” raporuna yansıyan teknoloji markalarının değerindeki artış, karantinalar sırasında evde sıkışıp kalmışken elektronik cihazlara ve dijital hizmetlere güvenen tüketici

davranışının doğrudan sonucu. Araştırmada, teknoloji şirketleri ilk 100’ün toplam değerinin %48’ini oluşturdu. Bundan 10 yıl önce teknoloji şirketleri, ilk 100’ün yalnızca %17’sini oluşturuyordu. Instagram ve Zoom ilk kez listede Dijitale odaklanma, bazı markalara listeye girme fırsatı verdi. Bu yıl piyasaya çıkan markalar arasında, Google’ın 17,3 milyar dolar değeriyle 30. sırada görünen video paylaşım platformu YouTube’un önünde, 19. sırada yer alan ve 26 milyar dolarlık marka değeriyle en üst sırada yer alan Instagram yer alıyor. Son dönemde herkesin dilindeki video konferans startup’ı Zoom ise listeye 100. sıradan giriş yaptı. Bununla birlikte, Intel’in 37 milyar dolar değer ile %8’lik düşüşü onu 12. sıraya, Facebook’un% 35,2 milyar dolar değer ile %12’lik düşüşü onu 13. sıraya , IBM’in 34,9 milyar dolar değer ile %14’lük düşüşü de onu 14. sıraya geriletti. Yani her teknoloji şirketi de COVID’den kazanç sağlayamadı. Rapora göre liderlik, bağlılık ve alaka düzeyi, salgın sırasında değer kazanan markalar için ortaya çıkan, hızla değişen bir ortamda etkileri azaltan üç tema olarak dikkat çekti.

DIGITALREPORT.COM.TR // 39


MARKA

E-TİCARETE GEÇİŞ P&G’Yİ YAVAŞLATMADI

40 // DIGITALREPORT.COM.TR


MARKA

Üç aylık kazanç raporuna göre Procter & Gamble'ın 2021 yılının ilk çeyreğindeki gelirleri, önceki yıla göre %9 artışla 19,3 milyar dolara yükseldi. Şirketin gelirleri içerisinde e-ticaretin payı da bu çeyrekte %50'ye yakın büyürken, toplam satışların %11-%12'sini temsil etti. 100 milyon dolar yatırım yaptı Şirketin Eşbaşkan ve Finans Direktörü Jon Moeller, pazarlama harcamalarının bu çeyrekte 100 milyon dolardan fazla arttığını, genel gider, medya, ajans ve prodüksiyon maliyetlerinin ise düştüğünü söyledi. Pandemi esnasında temizlik, sağlık ve hijyen daha fazla önem kazandığından, ürün satışları arttıkça, maliyetleri düşürmeye ve reklama yeniden yatırım yapmaya devam eden P&G, tüm bu süreçte pazarlamaya ağırlık vermekten vazgeçmedi. Ancak bu güçlü inancın arkasında uzun süre durabilecek iyi bir finansal pozisyonda olduğunu da unutmamalı. Moeller, özellikle tüketiciler zamanlarının çoğunu evde geçirmeye, daha fazla medya tüketmeye ve pandemiyi akıllarında tutmaya devam ettikçe, reklam harcamalarını artırmanın ilerlemeye yönelik bir

adım olduğunu belirtirken, bazı analistler, şirketin büyümesini pazarlama yaklaşımına, ürün yeniliklerine ve iç yapı değişikliklerine bağlıyor. Şirketin dijital market alışverişlerinin ve dijital pazarlamanın geleceğine hazırlamaya yardımcı olmak için yakın zamanda yapısını değiştirecek bir öngörüye sahip olduğu ve pandeminin, bu eğilimleri pek çok kişinin tahmin ettiğinden daha hızlı ivmelendirdiği düşünülüyor. CPG’lerin ve diğer endüstrilerin karşılaştığı tüketici davranışlarındaki bu hızlı değişimlerin yanında, e-ticaretin istikrarlı büyümesini ve ‘doğrudan markaların’ (DTC) yükselişine de şahit oluyoruz. Mart ayından bu yana görülen bazı tüketici davranış değişiklikleri, pandeminin azalmasının ardından da devam edebilir ve gelecekteki ekonomik zayıflığa ve talepteki potansiyel düşüşe rağmen P&G’yi güçlü bir konumda bırakabilir. Dijital alışveriş ve pazarlama trendleri, insanların evde çalışmayı tercih etme potansiyeli ile, pandeminin sona ermesinden sonra bile market ve hijyen ürünlerine yönelik dijital talebi pek çok kişinin beklediğinden daha yüksek tutabilir.

DIGITALREPORT.COM.TR // 41


KÖŞE YAZISI

DQ = (IQ + EQ) Gönenç Atakan, Stratejik medya ilişkileri danışmanı

Formülü baştan yazmak önemli. Buna ister tümden gelim deyin, isterseniz ipucu fakat varacağınız noktada ya formülü çözmüş olmanız ya anlamanız ya da daha farklı bir formül ortaya koymanız gerekiyor. Bu yüzden dijital zekanın (DQ) neden artık günümüzde IQ’dan ve EQ’dan daha kıymetli, aslında onların toplamına eşit olduğunu ve hatta…. (Burası yazının sonunda ortaya çıkacak) Zeka küpü Etrafımız zeka küpü şirketlerle çevrili. Hele ki salgın sonrası dijitalleşme öyle popüler hala geldi ki (öncesinde sadece kavramları kullanmayı sevdiğimiz için kim daha önce dijitalleşecek yarışından öteye gidilemiyordu) tüm bu şirketler dijitalleşmeyi bir anda ajandalarında birinci gündem maddesi yaptılar. Sonra da herkes bunun nasıl olacağını birbirine sormaya 42 // DIGITALREPORT.COM.TR

başladı. Halbuki cevap basitti: Garip ama dijitalleşme teknolojiyle veya teknolojiden değil, insandan başlıyor-du. Geçmişin tuğla ve harcıyla geleceği biçimlendirmek Yakın zamanda açıklanan (yabancı) Forbes raporu, dijital dönüşümlerin gelirde, müşteri deneyiminde ve ekiplerin moralinde önemli artışlara yol açtığını gösterdi. Fakat bununla birlikte, keşfedilmemiş ve uzun süredir ertelenmiş dijital alana girmenin daha az bilinen ve gerçek semptomlarından bazıları olan kaygı, korku ve kafa karışıklığı; pek çok durumda dijital sıçramayı yapmakla görevli liderler, çalışanlar ve müşteriler için geçmişin tuğla ve harç teslimatının sanal bir ortamda nasıl başarılı bir şekilde var


KÖŞE YAZISI

olabileceğini anlamalarını da imkansız hale getiriyordu. Geçmişin blokları bugünün kayaları Dijital dönüşümdeki birçok tarihsel girişim başarısız oldu ve bugün insan odaklı düşünceden yoksun atılan her teknolojik adım ve dijitalleşme çabası, geçmişin tökezleyen bloklarını aşılmaz kayalara dönüştürdü. Yine de insan merkezli düşünce gelişiyor. En azından 21. Yüzyılda ortaya çıkan bu salgın herkesin şapkasını çıkarıp önüne koymasına sebep oldu.

Pek çok durumda dijital sıçramayı yapmakla görevli liderler, çalışanlar ve müşteriler, geçmişin tuğla ve harç teslimatının sanal bir ortamda nasıl başarılı bir şekilde var olabileceğini anlayamıyorlardı.

Empatinin yol gösterici ilkelerden biri olduğu hatırlandı. Zeka küpü kurumların, insanları kılavuz ışığı olarak kullanıp belirsiz ortamlarda ilerleyebilmelerini sağladı. İnsanları kılavuz yapan şirketler de önce kendi kültürlerinden sıyrıldı, ardından

da içinde bulundukları toplumun kültürünü anlamaya başladı. Evet bunların hepsi daha yeni yeni oluyor çünkü salgın öncesinde herkes ve her şey -mış gibiden öteye gitmeyen birer illüzyon ve gerçeklikle aramızda duran bir sis perdesi gibiydi. Çünkü toplumsalı anlamada zorunluluk olan kültür, ancak ve ancak insan odağa alındığı zaman önce anlamaya, sonra anlamlandırmaya, sonra da dönüşüme açık hale gelir. Bundan sonrasına ister teknoloji ister dijitalleşme isterseniz de uzay bilimi deyin ama zeka küpü şirketlere tavsiyem, herhangi bir zekadan bahis açmadan önce insan zekasını anlamaya ve onu yok saymamaya çalışın. Sonuç Ne demiştik, bu yüzden dijital zekanın (DQ) neden artık günümüzde IQ’dan ve EQ’dan daha kıymetli, aslında onların toplamına eşit olduğunu ve hatta… dijital zekanın aslında insan odaklı bir düşüncenin ürünü olduğunu anlayabilen zeka küpleri için yeni formül gelecekte kazanmanın anahtarı olacak: DQ > (IQ + EQ) DIGITALREPORT.COM.TR // 43


MARKA

Pazarlama için 2021 sadakat yılı olacak Forrester'a göre B2C işinde sadakat ve müşteri tutma çalışmaları pazarlama harcamalarında %15 artışa sebep olacak. Şirketin tahminlerine göre, müşterileri elde tutmaya odaklanma, tüketicilerin özellikle e-posta ve mobil mesajlaşma gibi doğrudan kanallar aracılığıyla aldığı pazarlama mesajlarında %40 artacak. Pazarlamacılar, pazarlama kampanyalarını optimize etme amacıoyla veri analiz süresini kısaltmaya çalışırken, otomasyona yönelik harcamalarını %3 artıracaklar. Sponsorluk bütçeleri kısılacak Forrester’a göre, markalar ayrıca profesyonel spor stadyumları ve giyim için olanlar da dahil olmak üzere, geleneksel kurumsal sponsorluklar için bütçeleri 44 // DIGITALREPORT.COM.TR

kısacaklar, çünkü ölçümle ilgili zorlukların ayyuka çıktığı dijital devrimin ortasında, buralara ödenen fiyatları gerekçelendiremeyecekler. Yerelleştirme, otomasyon ve elde tutmanın önemi artacak Pandemi, pazarlama stratejilerini etkilemeye devam ettikçe, tüketici markaları gelecek yıl yerelleştirilmiş, otomatikleştirilmiş ve elde tutmaya dayalı pazarlamaya doğru bir geçiş görecek. Burada yaşanacak zorlukların başında ise tüketicileri izlemenin güçleşmesi, azalan bütçeler ve personel daralmalarına sebep olan daha zayıf ekonomiler gelecek. Olumsuz etkiler 2021 boyunca devam edecek Salgının neden olduğu birçok kesinti dolayısıyla 2020 zorlu geçse de, pazarlamacılar bu etkilerin çoğunun 2021’de de devam etmesini bekleyebilirler. Bu koşullar altında, B2C alanında çalışan pazarlamacılar, yeni müşteriler edinmeye yatırım yapmak yerine, mevcut müşterilerin sadakatini sürdürmeye ve bu tüketicilere yeniden satış yapmak için onları teşvik etmeye muhtemelen daha fazla


MARKA

dikkat edeceklerdir. Forrester, sadakat programlarının daha fazla ilgi gördüğünü; birçok ürün kategorisinde yıkıcı etkileri olan doğrudan markaların (DTC) ise müşteriyi elde tutma ve tekrar satın alma gibi kavramları yeniden sahiplenmeye başladıklarını belirtiyor. E-posta ve mobil içeriklerin baştan düzenlenmesi gerek Tüketicilerin gelen kutuları markalardan daha fazla teklif ve promosyonla dolup taşırken, pazarlamacılar için önemli bir zorluk öne çıkacak. Forrester’a göre pazarlamacıların, müşteri

ihtiyaçlarını daha iyi tahmin ederek bağlamsal olarak daha alakalı içerikleri kullanmak için e-posta pazarlaması ve mobil mesajlaşma kampanyalarını yeniden düzenlemeleri gerekecek. Bu çalışmalarda da kestirimci analitik ve “ana dayalı mesajlaşma” optimizasyon yöntemleri arasında yer alacak. Yerel pazarlama vurgusu Kentsel alanlardan kırsal bölgelere taşınan tüketici sayısının artması da, pazarlamada yerelleşmenin daha belirgin hale geleceğini işaret ediyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 45


KAPAK KONUSU KAPAK KONUSU

PERAKENDE YENİDEN DOĞDU

46 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KAPAKKONUSU KONUSU

Korona salgını tüm dünyada iş süreçlerini felç ederken, dijital dönüşümün bir tercihten öte zorunluluk olduğunu kanıtladı. Bu musibetten bin nasihat çıkaran perakende sektörü, 2020’de kabuk değiştirmeye gitti. Başını Bill Gates’in çektiği birçok fütüristin dilinde tüy bitmesine rağmen, dünya büyük salgına hazırlıksız yakalandı. Hayatın sosyal ve ekonomik alanlarını alt üst eden salgın, tüketicilerin davranışlarında dramatik değişimlere sebep olurken, sektörlerin ise geleceğe daha farklı ve görece karamsar bir bakış açısıyla hazırlanmasını mecbur kıldı.

DIGITALREPORT.COM.TR // 47


KAPAK KONUSU

2020’nin küresel perakende akımları Salgının ekonomik etkilerinin sürekli daha da vahim bir hal alması, dünya liderlerinin küresel ekonominin gereklilikleri doğrultusunda hamleler yapmasına sebep oldu. Bunların başında gelen kısıtlamaların gevşetilmesi, sürpriz olmayan bir şekilde salgının yeniden artmasının önünü açtı. Şimdi sırada neyin beklediğini kestirmek mümkün olmasa da salgının etkilerinin umulduğu kadar hızlı geçmeyeceği gün gibi ortada. Peki, perakende daha da kötüleşmesi olası salgın şartlarında, evlerinden adım atmaya korkan ve yalnızca işe gitmek için dışarıya çıkan müşterilere nasıl daha fazla satış yapacak? Kimi dünya liderleri salgının ehemmiyetini kulak arkası etse de COVID-19’un beraberinde yeni bir gerçeklik getirdiği yadsınamaz. Sektörün

48 // DIGITALREPORT.COM.TR

yöneticilerinin, işlerini gelecek salgın ve çekingen müşterilerine karşı hazır hale getirmek için odaklanmaları gereken başlıca perakende akımları, sektörün bir süredir üzerinde çalıştığı ve profesyonellerin aşina oldukları trendler oldu. Geçtiğimiz son aylar perakende sektörüne benzeri görülmemiş bir belirsizlik, karmaşa ve değişim rüzgârı getirdi. İlk salgın dalgasının ardından, kimi perakendeciler krizi fırsata çevirirken, kimileri ise sert esen bu rüzgârdan harap halde çıkacak. İlginçtir ki, sektör COVID-19 karşısında Amerika’yı yeniden keşfetmek yerine halihazırda sektör dinamikleri üzerinde etkili olan trendlere sarıldı. Bu trendleri sırasıyla iş modeli değerlendirmesi, anlamlı/insanî değer önerileri, maliyetleri düşürme odağı ve artan tüketici gücü ana başlıkları altında inceleyeceğiz. 1. İş modelleri değişiyor Fiziksel mağazalar için Lale Devri, COVID-19 salgınından çok önce geride kalmıştı. Asırlık zanaat mirasları üzerine kurumsallaşan ve dijital dönüşüm konusunda


KAPAK KONUSU

çekimser kalan organizasyonlar bile isteyerek ya da istemeyerek, e-ticaret gibi olmazsa olmaz trendlerin dönüşümüne kapılmıştı. Fiziksel mağazalar hâlâ çok önemli satış kanalları ve dijital kanallar onun alametifarikası olan müşteri deneyimi konusunda tam anlamıyla ona yetişebilmiş değil. Bu nedenle, yakın gelecekte fiziksel mağazalarda gelir artışının imkânsız olduğunu söylemek doğru değil ancak yalnızca bu mağazalar üzerinden şirketlerin büyüme sağlayamayacağı gün gibi ortada. Koronavirüs salgını, geçtiğimiz yüzyılın dünya savaşı gibi

felaketlerinden farklı olarak perakende sektörüne müşterilerin var olduğu ancak asla dışarı çıkamadıkları bir distopyanın mümkün olduğunu kanıtladı. Bu nedenle en büyük ciroyu fiziksel mağazalarından elde eden firmalar bile bu alanda kaydettikleri büyümenin gelecekte geçersiz hale gelebileceğinin farkında. Bundandır ki, birçok dev salgın öncesi ihtiyaçlarını karşılayan ve çağı tam olarak yakalayamayan basit e-ticaret çözümleri yerine, daha kompleks ve bütüncül çözümler sunan, markalara yeni kabiliyetler kazandırma önerisinde bulunan platform

DIGITALREPORT.COM.TR // 49


KAPAK KONUSU

firmalarının kapısını çalmaya başladılar. 2. İnsan Hayatı > Kâr İlk bakışta, birkaç şaşırtıcı istisna dışında devletlerin ve dev firmalarının çoğunun salgın döneminde insan hayatını kâr amacının üzerinde konumlandırmayı planladığını görmek umut vadeden bir gelişmeydi. COVID-19, halihazırda daha insanî fikir ve yaklaşımların sektörü etkisi altına almasını sağlayan bu trendin daha da hızlanmasına katkı sağladı. Bu akım, son 5 yıllık süreçte küresel çapta tartışma konusuna dönüşen sosyal ve politik konuların tüketici davranışlarında etkisini artırmasıyla filizlenmişti. 2018 yılının sonunda Edelman tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, dünyanın dört bir yanından ankete katılan müşterilerin 3’te 2’si, bir markayı yalnızca sosyal ve politik konulara karşı aldığı tavır üzerinden ürün/hizmet satın alarak destekleyebileceğini ya da boykot edebileceğini söylemişti. Tüketici, önündeki kalabalık sağlayıcılar arasından tercih yaparken, kendisiyle tinsel düzeyde bağdaşan 50 // DIGITALREPORT.COM.TR

firmalara öncelik verme lüksünü hiç olmadığı kadar kullanıyor. COVID-19 döneminde sadece çalışanların arasında yayılan çalışma koşulları ve çalışan sağlığı konuları bile, etkili bir kulaktan kulağa pazarlama aracı olarak öne çıktı.

Müşterilerin 3’te 2’si, bir markayı yalnızca sosyal ve politik konulara karşı takındığı tutum üzerinden desteklemeye ya da boykot etmeye karar verebiliyor.

3. Maliyetleri gözden geçirme zamanı Çoğu perakendeci artık geleneksel maliyet kısma yöntemlerinin kâr marjını artırmak ve firmalarını yeniden yapılandırmak için yeterli olmadığını biliyor. COVID-19 salgınının hemen ardından gerçekleştirilen aşırı maliyet sabitleme stratejilerine rağmen, perakende sektörü işlerini gelecek yıllarda da kârlı tutabilmek için bundan daha fazlasına ihtiyaç duyduklarının acı bilincine vardı. Önümüzdeki dönemde, mevcut varlıkların değerini artırmaya yönelik


KAPAK KONUSU

yatırımların sektöre damga vurması bekleniyor. Growth Hacking gibi tekniklerse artık yenilikçi ve teknolojiyle iç içe olan markalara özel bir enstrüman olmaktan çıkmak üzere. Yıllardır düşük bütçeler ve iş gücüyle büyük işler başarmak isteyen girişimlerin yer yer sihirli bir değnek misali bu yöntemle dramatik başarılar kazandığını biliyoruz. Şimdi perakendenin de büyümek için geleneklerinden farklı yeni yollara sapmaları gerekecek ve girişimciliğin kullandığı teknikler, bu alanda karşımıza çıkacak.

4. Tüketici tercihleri mercek altında Müşteriler, günümüz tüketim alışkanlıklarında, seçeneklerin çeşitliliğinden ziyade ulaşılabilirliğine odaklanıyor. Bu durum, tüm başarılarını çeşit odaklı yaklaşımlarına borçlu olan birçok perakendecinin iş yapma şeklini değiştirebilir. Ülkeler birer birer izolasyona girerken ve zaruri olmayan perakende dükkanları kapalı kalırken, marketlerin raflarındaki her bir ürün kendine alıcı buldu; müşterilerini daha iyi bilen perakendeciler bu süreçte diğerlerine kıyasla daha avantajlıydı.

DIGITALREPORT.COM.TR // 51


ADVERTORIAL

52 // DIGITALREPORT.COM.TR


ADVERTORIAL

Metro Türkiye’den yepyeni bir dijital alışveriş teknolojisi Metro Türkiye, müşterileri için güvenilir ve doğru alışverişin adresi olma amacıyla sürdürdüğü çalışmalar kapsamında Metro Fast dijital çözümünü hayata geçirdi. Makine öğrenimi teknolojisi ile alışverişin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayan ve Türkiye’de bu yönü ile bir ilk olan Metro Fast ile müşteriler, ürünlerini mobil uygulama üzerinden barkod okutarak alışveriş arabalarına ekleyebiliyor ve alışverişin sonunda saniyeler içinde sepetin doğrulamasını yaparak ödemelerini gerçekleştirebiliyor. 30 yıldır müşterilerine güvenilir bir alışveriş deneyimi sunma amacıyla çalışmalarına hız kesmeden devam eden Metro Türkiye, dijitalleşme yolunda sunduğu çözümlere

bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Metro Türkiye, özellikle pandemi ile birlikte tüketiciler için önemi artan temassız ve hızlı alışveriş beklentisine uygun olarak mağaza içerisinde Metro Fast çözümünü hayata geçirdi. Temassız ve hızlı alışveriş deneyimi sunuyor Bu yeni çözüm ile müşteriler, Metro Fast mobil uygulamasını telefonlarına indiriyor ve alışveriş sırasında satın alacakları ürünlerin barkodlarını bu uygulama ile okutarak alışveriş arabalarına ekliyor. Tüm ürünler alındıktan sonra alışveriş arabaları elektronik kontrol noktası adı verilen bölüme yerleştiriliyor, ürünlerin doğrulamasını makine öğrenmesi sayesinde saniyeler içinde sağlanıyor ve ürünler kasadan geçirilmeden ödeme noktasına ulaşılıyor. Ödeme işlemini de yapan müşteriler, alışverişlerini temassız ve hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor. Müşteriler ayrıca Metro Fast uygulaması sayesinde alışveriş toplam tutarını kasaya gelmeden görüp kontrol edebilecekleri gibi kendilerine sunulan özel fiyatları alışverişleri boyunca takip edebiliyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 53


ADVERTORIAL

Her 3 müşteriden ikisi tekrar kullanıyor Hızlı, temassız ve makine öğrenimi ile kontrol edilebilen ve Türkiye’de sektörde bu yönü ile bir ilk olan Metro Fast, kasada beklemeden ödeme yapılmasını mümkün hale getiriyor ve kasada geçirilen süreyi dakikalardan saniyelere indiriyor. Şu ana kadar 25 bin müşterinin kullandığı çözüm, büyük beğeni topluyor. Ocak ayında Metro Fast ile yapılan alışveriş sayısı, Temmuz ayında iki kat artış gösterirken Metro Fast’i kullanan her üç müşteriden ikisinin bu çözümü tekrar kullanması da müşterilerin memnuniyetini kanıtlıyor. “Fiziksel ortamda dijital alışveriş deneyimi sunuyoruz” Hayata geçirdikleri Metro Fast uygulamasıyla ilgili açıklamada bulunan Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Türüng “Modern tüketici, zamandan tasarruf edeceği ve en verimli şekilde hizmet alabileceği bir yöntem arayışında. Müşteri deneyimini en iyi hale getirebilmek için öncelikle onlara çoklu seçme hakkının olduğu bir alışveriş deneyimi sunmamız gerekiyor. Biz de mobil 54 // DIGITALREPORT.COM.TR

aplikasyondan mağaza içinde sıra beklemeden temassız ve hızlı alışverişe kadar müşterilerin geri bildirimleriyle her an geliştirilebilecek dijital çözümler üzerinde çalışıyoruz. Dijital deneyimin tasarlanması kadar fiziksel deneyimin dijital öğeler ile desteklenmesini de odağımıza alarak müşterilerimize yepyeni bir deneyim yaşatacak Metro Fast projesinin 10 ay süren pilot uygulamasını 2019 sonunda hayata geçirdik. Şu ana kadar 25 bin müşterimiz bu çözümü kullandı. Son 1 ay içerisinde Metro Fast’i bir kere kullanıp ikinci kez kullananların oranının yüzde 60’ın üzerinde olması ise müşterilerimizin memnuniyetini kanıtlıyor.” dedi. Metro Türkiye olarak 34 ülkede faaliyet gösteren bir iş ağına sahip olmanın sağladığı bilgi birikimi ve deneyim avantajı ile tüm müşteriler için daha iyi bir alışveriş deneyimi sunmaya odaklandıklarını belirten Türüng, “Türk mutfağı ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarımıza hız kesmeden devam ederken, ülkemizde öncü projelere imza atmaya büyük önem veriyoruz. Ayrıca çok yeni, çok hızlı, kişiye özel ve sürekli gelişen bir dijital çözüm


ADVERTORIAL

sunma çağındayız. Türkiye bu çözümlerin esnek ve olumlu bir şekilde uygulanabilmesi açısından öncelikli bir konumda yer alıyor. Bu sebeple Metro Fast uygulaması Metro’nun faaliyet gösterdiği ülkeler içinde faaliyete sunulan ikinci ülke. Bu, bir anlamda Metro’nun Türkiye’ye verdiği önemin de büyük bir göstergesi. Müşterilerimizin kasada bekleme dönemini bitirecek ve alışveriş için toplamda harcanan süreyi dakikalara düşüren böylesi önemli bir uygulamayı hayata geçirdiğimiz ve müşterilerimizin pandemi döneminde artan hızlı ve temassız ödeme ihtiyacını tam olarak karşılamaktan için büyük bir mutluluk duyuyoruz. Amacımız mağazalarımızdan alışveriş yapan her 3 müşterimizden birinin Metro Fast kullanmasını sağlamak.” şeklinde konuştu. Akıllı telefonunuza ücretsiz indirebilirsiniz Uygulama, iOS ve Android mobil uygulama mağazalarında Metro Fast ismi ile aratılarak ücretsiz indirilebiliyor. Şu an İstanbul’da Kozyatağı, Güneşli, Kâğıthane, Ankara’da Etlik, Bursa’da Nilüfer ve İzmir’de Gaziemir mağazalarında aktif

olarak kullanılan Metro Fast dijital çözümü, 2021 yılında diğer Metro mağazalarında da kullanıma açılacak.

METRO FAST NASIL ÇALIŞIYOR? Fiziksel ortamda hızlı ve temassız dijital alışveriş deneyimi yaşamak için: • iOS veya Android akıllı telefonunuz için uygulama mağazalarından Metro Fast uygulamasını indirin. • Alışveriş arabasında yer alan QR kodu okutun. • Metro kartınızda yer alan barkodu okutun. • Aldığınız her ürünün barkodunu okutarak arabaya yerleştirin. • Kasa alanına geldiğinizde alışveriş arabasını Metro Fast elektronik kontrol noktasına yerleştirin ve doğrulamayı tamamlamak için QR kodu okutun. • Ödeme noktasında ödemenizi yaparak alışverişinizi tamamlayın. Metro Fast’i indirmek için: http://onelink.to/mfjwsu

DIGITALREPORT.COM.TR // 55


KAPAK KONUSU

56 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Balans ve manevra Amazon gibi dijital menşeli perakendecileri bir kenara bırakırsak, sektörün geleneksel kökenli oyuncularının dijital dönüşüm performansını eleştirirken yönettikleri operasyonun gerçeklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Sektörün imza attığı en iyi uygulamaları incelediğimizde, bunların fiziksel mağazaların işlevlerini dijitale aktarırken, aynı zamanda fiziksel olarak da müşterilere daha yakın olma amacı güttüğünü görebiliyoruz. Perakende sektörünün günümüzde en yoğun olarak eğildiği yaklaşımları şu şekilde sıralayabiliriz: Kişiselleştirme, küçülen mağazalar, düşük karbon ayak izi, sağduyulu teknolojiler ve daha da temassız ödeme sistemleri. Tedarik yönetimini tüketici tercihleri şekillendiriyor Müşterilerin zevk ve tercihleriyle aşırı özelleştirilmiş perakende yaklaşımı hiper kişiselleştirilmiş ticaret henüz emekleme aşamalarında bir akım.

Perakendeciler hem çevrimiçi hem de fiziksel mağazalarında tüketici tercihlerine gerçek zamanlı yanıt vermeye başlıyor. Önümüzdeki 3 yıllık dönemde perakende sektörünün kişiselleştirme için ortalama yüzde 18, sektörün zirvesindeki oyuncuların ise ortalama yüzde 30 daha fazla yatırım yapması bekleniyor (Folk & Lightspeed, 2020). Tüketicilerin yüzde 62’si markaların kendilerine çevrimiçi ve çevrimdışı satın alma geçmişleri ışığında özelleştirilmiş indirimler, teklifler ve önerilerde bulunmalarını bekliyor. Bu beklentilere karşılık, perakendeciler tedarik yönetimi ve pazarlama stratejilerini spesifik tüketici zevkleri doğrultusunda, çoklu kanal sadakat programları ve müşteri ilişkileri yönetim programları kullanarak yeniden şekillendiriyor. Los Angeles Melrose Bulvarı’nda bulunan ve yüksek satın alma gücüne sahip yerel müşterilere hizmet sunan Nike mağazası, kişiselleştirme konusunda başarılı bir fiziksel mağaza örneği olarak öne çıkıyor. Markanın en özel ve sınırlı sayıda üretilen ürünlerine erişimi olan konsept mağaza, NikePlus sadakat programına DIGITALREPORT.COM.TR // 57


KAPAK KONUSU

kayıtlı yerel müşterilerinin tercihleri doğrultusunda her iki haftada bir stoklarını yeniliyor. Kişiselleştirme konusunda özel üretim alt başlığı da dikkate değer gelişmelere ev sahipliği yapıyor. 3B baskı, sensör, robotik ve gelişmiş ürün simülasyonu teknolojilerini bir araya getiren bu alanda, doğrudan son kullanıcıya satış yapan üreticiler ellerindeki yeni teknolojileri doğrudan müşterilerine sunuyor. Bunun en iyi örneklerinden birisini iplik üreticisi Joann ortaya koyuyor. Şirket, MyFabric adını verdiği çevrimiçi araçla müşterilerinin kendi ipliklerini oluşturmasına, WeaveUp ve Glowforge dijital tekstil teknolojileriyle de bunları özel kumaşlara dönüştürmesine olanak tanıyor. Devler köşe başlarına sığabilmek için küçülüyor Birleşmiş Milletler, 2050 yılında toplam dünya nüfusunun üçte ikisinin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor. Müşterileri daha yoğun yaşam alanlarına kayan büyük perakendeciler, genelde şehirlerin dışında konumlanan yüzbinlerce metrekarelik devasa alanlarda hizmet vermekle yetinmeyip, kent merkezlerinde açtığı daha ufak mağazalarla müşterilerini takip 58 // DIGITALREPORT.COM.TR

ediyor. Daha küçük alan, makul kiralar, düşük iş gücü maliyetleri ve yönetilmesi gereken daha az envanter gibi avantajlar, bu ufak mağazaları kullanan Ikea gibi perakende devlerinin küçük Amazon, 2030 yılında sevkiyatlarının yalnızca yarısını karbon nötr hale getirebilecek.

ölçekte müşterilerine daha yakın olmalarını sağlıyor. İsveçli şirket ABD ve Avrupa’daki şehir merkezlerinde birçok küçük mağaza açmış durumda. Ikea ufak mağazalarını özel konseptlerle oluşturmayı tercih ediyor. Kimi perakendeciler şehir merkezlerine taşınırken, kimileriyse şehirli müşterilerine mini ulaştırma merkezleri aracılığıyla yaklaşıyor. Küçük depolar, çevrimiçi perakendecilerin yerel siparişleri daha düşük maliyetle ve çok daha hızlı karşılamasını sağlıyor. Bu durum, yerel topluluklara hizmet veren yerel işletmeler için kötü bir haber değeri taşıyor. Ancak ufak ve orta ölçekli yerel işletmeler uzmanlıkları,


KAPAK KONUSU

özelleştirilmiş envanterleri ve müşterileriyle kurdukları ilişkiler sayesinde çevrimiçi rakiplerine karşı hâlâ güçlü bir pozisyondalar. Geç olsun, karbonlu olmasın Genel kanıya göre, küçük ve orta ölçekli şirketler perakende devleriyle rekabet edemezler. Bu her senaryoda doğru değil. Örneğin küresel bir ikona dönüşen çevre aktivisti Greta Thunberg insanları havayolları yolculuklarını azaltarak iklim değişikliğine karşı mücadeleye katkı sağlamaya çağırdığında, sektör lideri Amazon’un eli kolu bağlı kaldı. Perakende devi ancak 2030 yılında sevkiyatlarının yalnızca yarısını karbon

nötr hale getirebilecek. Öte yandan KOBİ’ler bulut bilişimin verimliliğinden faydalanarak dev rakiplerinin olumsuz çevresel etkilerinden kaçınabilir. Araştırmalar, tüketicilerin de karbon ayak izi konusunda daha fazla sorumluluk bilinci kazandıklarına işaret ediyor. Günümüzde göz ardı edilemeyecek büyük bir tüketici kitlesi düşük karbon ayak izi için daha uzun teslimat sürelerini kabul ediyor. Gerçekleştirilen bir araştırmada, Meksikalı müşterilerin yüzde 52’sinin online alışverişlerinin son aşamasında bir ağacı kurtaracaklarını öğrendiklerinde daha yavaş

DIGITALREPORT.COM.TR // 59


KAPAK KONUSU

teslimat seçeneğini kabul ettikleri görüldü. Lojistik devi UPS ise teslimat araçlarının günlük kat ettikleri mesafeyi azaltacak, dolayısıyla maliyet ve zaman tasarrufu yaparken aynı zamanda karbon ayak izini düşürecek bir algoritma üzerinde çalışıyor. Ruhsuz otomasyonlar müşteri deneyimini baltalıyor Bundan çok da uzak olmayan bir geçmişte, mağazalarda kullanılacak akıllı aynaların ve artırılmış gerçekliğin perakendenin geleceğine damga vuracağı düşünülüyordu. Günümüzde ise müşterilerin büyük bir bölümü yalnızca e-ticaret üzerinden alışveriş yapıyor ve bankalarla fiziksel etkileşimleri yalnızca ATM makineleriyle sınırlı. Her iki örnekte de insan etkileşimi tamamen ortadan kalkmış durumda. Ancak tüketiciler gitgide ruhsuz otomasyon teknolojileri yetersiz ve sığ bulmaya başlıyor. Perakende sektörüyse sıcak ve yerel imajını güçlendirmek için ürün ve hizmetlerini insan etkileşimiyle sunarken, teknolojiyi ise çok daha sağduyulu şekilde bir tamamlayıcı araç olarak 60 // DIGITALREPORT.COM.TR

kullanıyor. ABD’de bulunan müşterilerin yalnızca yüzde 3’ü tüm deneyimin mümkün olduğunca otomasyona bağlanması taraftarı olduklarını belirtirken, yüzde 82’si ise daha fazla insan etkileşimi tercih ediyor (Folk & Lightspeed, 2020). E-ticaret ve sohbet botları tarafından domine edilen modern perakende sektöründe insan etkileşimi bağımsız işletmeler ile performans takıntılı devler arasında başlıca farkı müşterilere yansıtıyor. KOBİ’ler perakende sektöründe başarılı olmak istiyorlarsa hem görünür insan dokunuşunu hem de tüm süreci birbirine bağlayan sağduyulu teknolojileri bir araya getiren stratejiler geliştirerek, benzersiz mağaza deneyimleri sunmak zorundalar. Z kuşağı elini cebine atmak istemiyor Tüccarlar mobil ödemelere daha yeni alışırken, parmak izi ya da yüz gibi herhangi bir biyolojik imzayı kullanan biyometrik ödemelerin zamanı yaklaşıyor. Folk ve Lightspeed tarafından bu yılın şubat ayında gerçekleştirilen bir araştırmaya katılan Z kuşağından tüketiciler,


KAPAK KONUSU

önümüzdeki 5 yıl içerisinde biyometrik ödeme sistemlerinin deneyimlerinin bir parçası olmasını beklediklerini belirtti. Whole Foods süpermarketler zinciri Amazon teknolojileri sayesinde yakında ödeme yapmak isteyen müşterilerinden yalnızca el sallamalarını isteyecek ve 300 milisaniye gibi bir sürede biyometrik parmak izlerini okuyarak ödemeyi tamamlayacak. Bu alanda SnapPay isimli şirketin

geliştirdiği yüz tanıma odaklı ödeme teknolojisinin Kuzey Amerika’da dikkat çekici bir çıkış yaptığını belirtmek gerek. Bu teknoloji, yanında cüzdanı ya da telefonu olmayan müşterilerin yüzlerini okutarak ödeme yapmalarını mümkün kılıyor. Ancak Pew Research Center’ın verileri Amerikalı tüketicilerin yalnızca 3’te 1’inin biyometrik verilerini teknoloji şirketlerine vermeye gönüllü olduklarına işaret ediyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 61


KAPAK KONUSU

FİJİTAL: İKİ DÜNYANIN İDEAL BİRLEŞİMİ

62 // DIGITALREPORT.COM.TR

E-ticaretin fiziksel mağaza iş modelini artık geçersiz kılacağına dair genel kanının gerçek olmadığı anlaşıldı. Ancak fiziksel perakendenin kan kaybetmekte olduğu da bir gerçek. Çözüm, ironik şekilde tehdidin ta kendisi: Dijital devrim. Fiziksel ve dijital perakendeyi ideal şekilde bir araya getirmenin en büyük zorluğu müşteri beklentilerini daha iyi anlamak ancak aynı zamanda teknolojik cihazlara olan bağımlılıktan kaçınmak. Bu zorlu denklem hem bir hayli karmaşık hem de acil çözüm arıyor. Bu denkleme fijital deniyor. Bu iki dünyanın buluşması çoklu kanal


KAPAK KONUSU

stratejilerinin uygulanmasını, dijital kanalların daha insancıl hale getirilirken, fiziksel alanların ise dijitalleştirilmesini gerektiriyor. Tüketiciler artık sürekli çevrimiçi, bilinçli ve dolayısıyla talepkâr. Deneyimlerine katma değer kazandırmak için gerçek inovasyonlara ihtiyaç var. Sağduyulu teknolojiler Tüketiciler araştırma süreçlerinin sonunda herhangi bir satış kanalından ilerlemek istediğinde, en iyi satıcıyla mümkün olan en verimli görüşmeyi yapmak istiyor. Ipsos tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, tüketicilerinin yüzde 74’ünün mağazadaki deneyimleri doğrudan satıcının performansına bağladığını gösteriyor. Çevrimiçi mağazalar en iyi satışçıyı 7/24 nasıl dijitale aktarabilecekleri sorusu üzerine harekete geçerek fijitalleşirken, fiziksel mağazalar ise satış sürecini çağa uyduracak sağduyulu teknolojileri benimsiyor. E-ticaretin perakendeyi fethettiği bir gerçek, ancak yalnızca fiziksel mağazacılık değil, müşteriler de bu dönüşüme direnç gösteriyor. Zira hâlâ fiziksel perakendenin alametifarikaları tam anlamıyla dijital dünyaya taşınabilmiş değil.

İnsan etkileşimi, etkili dinleme, uzmanlık, kişiselleştirilmiş öneriler, markanın dünyasında vakit geçirebilme şansı ve tabii ki söz konusu ürüne dokunabilmek ve deneyebilmek, müşteriler tarafından hâlâ kıymetli bulunan özellikler. Bu özelliklerin dijital dünyaya tam olarak aktarılamaması, ROPO (Research Online Purchase Oflline / Çevrimiçi Araştır Çevrimdışı Satın Al) fenomeninin doğmasına sebep oldu. Mappy / BVA Web-to-Store Barometresine göre, Avrupalı her 10 müşteriden 9’u fiziksel mağazalardan alışveriş öncesinde ürünleri internetten araştırıyor. Ancak online alışveriş yapacak kişilerin sadece yüzde 48’i söz konusu ürünü fiziksel mağazalarda inceliyor. Öyle ki, söz konusu tanınmış markalara ait pahalı ürünler olduğunda bu oran yüzde 60’a kadar çıkıyor. COVID-19 salgını perakende sektörünü olağanüstü şekilde sarstı. Perakendeciler, işlerinin çevrimiçi ya da çevrimdışı olmasına, ürünlerinin zaruri ya da ikinci derece olmasına ve büyük ya da küçük markalar yönetmelerine göre salgının şokunu farklı şiddetlerde hissettiler. DIGITALREPORT.COM.TR // 63


KAPAK KONUSU

KORONA GÜNLERİNDE PERAKENDE

64 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Perakendeciler, işlerinin çevrimiçi ya da çevrimdışı olmasına, ürünlerinin zaruri ya da ikinci derece olmasına ve büyük ya da küçük markalar yönetmelerine göre salgının şokunu farklı şiddetlerde hissettiler. Başlıca sıkıntı nakit akışı oldu Sektörün en büyük zorluk, nakit akışını sağlayabilmek oldu. Devletin Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) gibi destekleyici inisiyatifleri ve bankaların sağladığı kredi kolaylıkları bir nebze de olsa baskıyı azaltmaya yönelik atılmış doğru hamlelerdi. KÇÖ uzatılmış olsa da bankalar için artık kredi dağıtma zamanı bitti. Masanın bir tarafı bu sorunlarla uğraşırken, satışları hiç olmadığı kadar artan zaruri ürün satıcıları, yer yer iş gücü, iş güvenliği ve hijyen konularında eksiklikler yaşıyorlar. Kriz sonrası, perakende sektörünün kabul edilebilir düzeyde rekabetçi kalıp kalamayacağı ise bir muamma. Bu krizi fırsata çeviren basiretli tacirler, hiç şüphesiz, çevrimiçi satış kanallarına yönelen küçük işletmeler oldu. Sektör, birkaç istisna dışında salgından en çok etkilenen iş alanı oldu, çünkü geçtiğimiz aylarda virüsün bulaşma

hızını azaltmak için devletler tarafından atılan adımların tümü perakendenin günlük işleyiş, tedarik ve arz süreçlerine doğrudan etki etti. Sektörün aldığı her darbe, doğrudan ülke ekonomilerine sirayet

Nisan ayında Avrupa’da tüketim ürünleri dışındaki tüm pazarlarda satışlar yıldan yıla yüzde 23,8 azaldı; yiyecek, içecek ve tütün ürünlerinin kolektif satışları ise yüzde 1,2 arttı.

ediyor, zira perakende, OECD ülkelerinde gayri safi yurtiçi hasılanın ortalama yüzde 5’ini oluştururken, her 12 çalışandan 1’ine istihdam sağlıyor. Öte yandan doğal kaynakların toprak altından çıkarılması için sektörün sağladığı sürekli nakit akışına ihtiyaç duyuluyor. Perakendenin evlerin tedarikçisi ve salgından ağır şekilde etkilenen turizm gibi sektörlerin de tamamlayıcısı olduğunu unutmamalı. Bunlara ek olarak, perakende emek yoğun bir sektör ve onu etkileyen sorunlar istihdamda dalgalanmalara sebep olabiliyor. Salgına yalnızca ekonomik açıdan bakmak

DIGITALREPORT.COM.TR // 65


KAPAK KONUSU

samimiyetsiz olacaktır. Sektör düşük ücretli, yarı zamanlı, proje bazlı çalışanların büyük bölümünü istihdam ediyor ve bu çalışanlar çoğunlukla sosyal güvenlik sistemleri tarafından tam anlamıyla korunmuyor. Dolayısıyla COVID-19 gibi krizler, sosyal açıdan da problemler doğuruyor. Salgın perakendede heterojen bir etki yarattı Koronavirüs salgınının perakendedeki etkisi heterojen gerçekleşti ve üç ana karakteristikle şekillendi. Bunlardan ilki sosyal mesafe kuralları oldu ve sattığı mallar zaruri olarak nitelendirilmeyen perakendecileri etkiledi. Zaruri ürünler satmayan iş yerlerinin çoğu kapanırken, açık kalan zaruri ürün satıcıları ise iş süreçlerinde tedarik sorunu, iş gücü eksikliği, hijyen odaklı iş güvenliği ve aşırı talep artışı gibi zorluklarla baş etmek zorunda kaldılar. Amerikan Nüfus İdaresi verilerine göre, moda sektörü Nisan 2020’de satışlarında yıldan yıla yüzde 89,3 düşüş görürken, gıda sektörü ise yüzde 13,2’lik bir artış yaşadı. Eurostat’ın Avrupa Birliği’nden sağladığı veriler ise 66 // DIGITALREPORT.COM.TR

Amerikan Nüfus İdaresi verilerine Moda sektörü Nisan ayında satışlarında yıldan yıla yüzde 89,3 düşüş görürken, gıda sektörü ise yüzde 13,2’lik bir artış yaşadı.

Nisan 2020’de tüketim ürünleri dışındaki tüm pazarlarda satışların yıldan yıla yüzde 23,8 azaldığına; yiyecek, içecek ve tütün ürünlerinin satışlarının ise kolektif yüzde 1,2 artış gösterdiğine işaret etti. Perakendecilerin kimisinin kepenk indirdiği, kimilerinin ise benzersiz yoğunluk yaşadığı bu dönemde, ABD, Fransa ve Avusturya; işsiz ya da salgın yüzünden işsiz kalmış çalışanların zaruri ürün satan ve iş gücü eksikliği yaşayan perakendecilerle çalışmaya başlamaları için platformlar kurarak, hem yaşanan sağlık krizinin sosyoekonomik etkilerini azalttı hem de arzın sürekliliğini mümkün kıldı. Ancak sektörde salgın esnasındaki etkileri dindirmek kadar, sonrasını da planlamak önem arz ediyor. Bu noktada neler yapılacağını ise hep birlikte göreceğiz ve yaşayacağız.


KAPAK KONUSU

İş dünyasında kartını oku-geç dönemi İşe dönüşün hızlanmasıyla iş yerlerinin yemek alanlarında teması azaltan çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Sensormatic Passlogic Kantin Entegrasyon çözümü, personelin ödemelerini kendi kartlarıyla temassız yapmasını sağlayan örnekler arasında dikkat çekiyor. Sistem için işletmede personelin harcama yapacağı yeme-içme alanlarına ve kredi yüklemesinin yapılacağı noktalara mobil veya sabit kart okuyucular yerleştiriliyor. Çalışanlar her ayın başında kredi kartları veya nakit olarak hesaplarına

bakiye yüklemesi yapıyor. Bu bakiye de çalışanın personel kartına otomatik olarak yükleniyor. Bu noktadan sonra çalışanlar alışverişlerini kredi kartı veya nakit olarak değil personel kartlarına yükledikleri bakiyeden temassız ödemeyle gerçekleştirebiliyor. Kolayca ürün eklenebilen merkezi yazılıma web arayüzü üzerinden her yerden ulaşılabiliyor. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği ile harcama alışkanlıklarının takibi için otomatik olarak günlük, haftalık, aylık raporlar alınabiliyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 67


KAPAK KONUSU

SEKTÖRÜ DEĞİŞTİREN 4 TÜKETİCİ DAVRANIŞI Google'da içgörü ekibinin EMEA Direktörü Lucy Sinclair ve Google Türkiye Ads Marketing Lead İlayda Tolay, müşteri çözümleri, analitik ve içgörü ekipleriyle birlikte analiz ettikleri salgında tüketici davranışındaki değişiklikleri paylaştı.

68 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

Ekonominin toparlanmasını ve COVID-19'un ötesindeki etkiyi görmeyi beklerken, uzun vadeli davranış trendleri de belirgin hale geldi. Dört temel davranışla karşı karşıyayız.

Tüketicilerin dijitali benimsemesindeki artış, yeni zorluklarla başa çıkmak için yaratıcı çözümler ortaya çıkardı.

1. Tüketiciler işletmelere yenilik için baskı yapıyor Sanal alternatifler, uygulamalar ve QR kodları daha fazla aranıyor. Karantina kısıtlamaları ve mağaza kapatma uygulamaları nedeniyle COVID-19 döneminde tüketicilerin dijital süreçleri benimsemesinde yaşanan hızlanma, ortaya çıkan yeni zorluklarla başa çıkmak için yaratıcı çözümlerin üretilmesine neden oldu. Yeni ve acil ihtiyaçlarını karşılamak isteyen tüketiciler özel ilgi alanı kategorisindeki uygulamalara yöneldiği için birçok kategoride uygulama indirmelerinde artış gözlemledik. “Sanal deneme” aramaları da artarken QR kodlar eski popülerliğini kazanarak tekrar yaygınlaştı. Google Trendler, geçtiğimiz altı ay içinde diğer tüm aramalardan daha belirgin bir şekilde Suudi Arabistan’da genel “uygulamalar”, Belçika’da “bisiklet uygulaması” (“fiets app”) ve Güney Afrika’da “online alışveriş uygulaması” (“online

DIGITALREPORT.COM.TR // 69


KAPAK KONUSU

shopping app”) aramalarında ani yükselişler yaşandığını gösteriyor. Hareket olanakları kısıtlandığı için alternatif olarak dijital kanallara yönelen tüketicilerin sayısı da her geçen gün artıyor. Bu durumun Birleşik Krallık’ta “sanal deneme” (virtual try on) ve “sanal pub yarışması” (virtual pub quiz), Almanya’da “QR kod tarama” (qr code scannen) ve İtalya’da “QR kod” (codice qr) için arama ilgisinde artışa yol açtığını görüyoruz. 2. Tüketici beklentileri farklı ürün kategorilerine göre değişkenlik gösteriyor: Özel ilgi ürünü teslim ihtiyaçlarında ve promosyon kodlarında yükseliş Pandemi döneminde dijital

70 // DIGITALREPORT.COM.TR

süreçlerin benimsenmesindeki hızlanma nedeniyle, tüketicilerin dijital beklentileri de her zamankinden daha yüksek hale geldi. Bu beklentiler farklı ürün kategorilerinde de kendini göstererek, aynı hizmetin, farklı sektörlerdeki beklentiler kapsamına girdiğini ortaya koyuyor. Tüketicilerin “kompost” gibi özel ilgi alanı ürünlerinin kapıya teslim edilmesini beklemesi veya yeni “promosyon kodlarına” talep oluşması da bu kapsamda. Özel ilgi teslimatlarındaki arama ilgisi ise tüketicilerin özellikle aile ve arkadaşlarıyla bağlantıda kalma, kutlamaların benzeri görülmemiş böyle bir dönemde olabildiğince özel olmasını


KAPAK KONUSU

sağlama veya zamanın çoğunu evde geçirmek zorunda oldukları için dış mekanlarını en iyi şekilde değerlendirme amacıyla bu tür hizmetlere yöneldiğini gösteriyor. Google Trendler, İtalya’da “huzurevine teslimat” (vivaio consegna a domicilio), Birleşik Krallık’ta “kompost teslimatı” (compost delivery), “beş çayı teslimatı” (afternoon tea delivery) ve “balon teslimatı” (balloon delivery), İsrail’de “çiçek teslimatı” ve Fransa’da “çikolata teslimatı” (livraison chocolat) aramalarında zirveye çıkıldığını gösteriyor. Türkiye’de de “promosyon kodu”, “yüzme havuzu” ve “derin dondurucu” öne çıkan aramalar arasında. Online alışveriş bu dönemden itibaren artık daha fazla ürün kategorisini kapsamaya başladı. Tüketicilerin de bu sebeple, hem daha sık hem de yeni kategorilerde promosyon kodu aramasına şaşırmamak gerek. Google Trendler’de açığa çıkan verilere göre, Birleşik Krallık’ta ev ve bahçe kategorisinde “indirim kodu” (discount code), İspanya’da perakende ve gıda teslimatı kategorisinde “indirim kodu” (código descuento) ve Fransa’da giyim ürünlerinde “promosyon kodu” (code promo) için arama ilgisinin arttığı görülüyor.

3. Tüketicilerin beklentileri canlı bilgi ihtiyacını artırdı: “Yakınımdaki” mağazalardan, “yapılması” ve “yapılmaması” gerekenlere kadar her şey Kriz sırasında hakim olan belirsizlik durumu ve yönetmeliklerde aniden yapılan değişikliklerle birlikte tüketicilerin doğru “gerçek zamanlı” bilgiye duyduğu ihtiyacın arttığı görülüyor. Bu durum, çalışma saatleri, açılış tarihleri, alışveriş sırasında yapılması ve kaçınılması gerekenler ve hatta “alışveriş yapmak için en sakin saatler” gibi yerel bilgiler arayan müşteriler nedeniyle özellikle perakende sektöründe geçerli. Yani perakendecilerin tüm dijital platformlarında bu bilgileri sürekli olarak güncel tutması hem geçtiğimiz altı aylık dönemde hem de şu an her zamankinden daha önemli. Tüketiciler ihtiyaçlarını yaşadıkları yerlerden karşılamak ve mağaza ve hizmetlerin ne zaman tekrar faaliyete geçeceğini anlamak istediği için arama ilgisi özellikle “yakınımdaki” aramalarında yükseldi. Konuyla ilgili daha özel aramalara Güney Afrika’da “yakınımdaki mağazalar” (shop near me), Birleşik Arap Emirlikleri’nde “yakınımdaki

DIGITALREPORT.COM.TR // 71


KAPAK KONUSU

kuaför salonları” (salon near me), Türkiye’de “nöbetçi eczane”, İspanya’da “dişçiler açık mı” (abren los dentistas), Birleşik Krallık’ta “geri dönüşüm merkezleri açılış” (recycling centres open), Almanya’da “manikür pedikür salonları açılış” (nagelstudios öffnen) ifadelerini örnek verebiliriz. Yerel etkenlerin yanı sıra, tüketicilerin “birlikte alışverişe gitmenin doğru olup olmadığı” veya açılış saatleri gibi farklı özel bilgiler edinmek istediğini görüyoruz. Google Trendler, Fransa’da “birlikte alışverişe gidilir mi” (peut on faire ses courses a deux), Birleşik Krallık’ta “alışverişe gitmek için en sakin saatler” (quietest time to go shopping), “açılış saatleri” için Polonya’da (otwarcia sklepów), Danimarka’da (åbningstider påske) ve İsveç’te “açılış tarihi” (öppettider påsk) için arama ilgisinin arttığını gösteriyor. 4. Tüketiciler talepte yaşanan büyük değişimlere yön veriyor: Yeni kategori ve ürünlerle ilgili aramalarda artış Uygulanan kısıtlamalar, tüketicileri kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için toplu olarak e-ticarete itmekle kalmayıp bazı kategori ve ürün gruplarının

72 // DIGITALREPORT.COM.TR

dijitale kaymasına yol açtı. Pandemi başlangıcından bu yana ev ve bahçe ile elektronik kategorilerinde yapılan aramalardaki artış, evde daha fazla zaman geçirmeye başlayan tüketicilerin kendileri ve çocuklarına eğlenme olanağı tanıyan ürünler ve yaşam konforlarını artıran ürünlerle daha fazla ilgilendiğini gösteriyor. Yine Google Trendler verilerine baktığımızda, Birleşik Krallık’ta “çocuklar için” (for kids) elektronik ürünler; İspanya’da “köpekler için” (para perros) yatak, oyuncak gibi ürünler; Fransa’da “kızlar için oyunlar” (jeux de fille) ve “ev sineması”

Pandemi başlangıcından bu yana ev ve bahçe ile elektronik kategorilerinde aramalar arttı.

(home cinéma), Almanya’da “yeni başlayanlar için” (für anfänger) yoga, Türk mutfağı ve “4K monitör” (4k monitor), Mısır’da “ekran fiyatları”, İtalya’da “robot elektrikli süpürge” (robot aspirapolvere) ve Türkiye’de “saklama kabı” ve “hd smart led tv” için arama ilgisinde artış yaşandığını gösteriyor.


KAPAK KONUSU

Teknoser Followino iş birliği ile sosyal mesafe kontrolü Sosyal mesafe kontrolündeki yenilikçi çözüm Followino’nun yurtiçi ve KKTC satış ve teknik destek hizmetlerini Teknoser üstlendi. Ard Bilişim ürünü Followino, mağazalar ve marketler gibi kapalı alanlarda kişi sayımını ve mekan-kişi dengesi kurulmasını kolaylaştırarak işletmelerin işini kolaylaştırıyor. Teknoser Genel Müdürü Ozan İnan, iş birliği hakkında “COVID-19’un dünya ekonomisindeki yarattığı etkilere rağmen yatırımlarımıza ve iş birliklerimize devam edeceğiz. Followino şu an içinde bulunduğumuz durum nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. İnsanların sağlıklı ve güvende kalmalarına yardımcı olan ve aynı zamanda işletmelerin kritik kararlar vermelerine destek olan çok

değerli bir yazılım” dedi. Ard Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Arda Ödemiş ise “Followino’nun sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyük başarılar elde edeceğine inanıyoruz. Teknoser gibi Türkiye’nin her noktasına yayılmış güçlü bir firmanın Followino’un satışını ve desteğini üstlenmesi bunun en büyük göstergesi” dedi. Tüm kapalı alanlarda kullanılabiliyor. Alışveriş merkezleri, mağazalar, marketler, fabrikalar, hastaneler, spor salonları, otogarlar, havalimanları, toplu taşıma araçları gibi tüm kapalı alanlarda giriş ve çıkış noktalarına yerleştirilen çeşitli kameralar ve sensörlerle çalışan Followino, giriş ve çıkışları en hassas bir şekilde takip ediyor ve gerektiğinde uyarı veriyor” şeklinde konuştu.

DIGITALREPORT.COM.TR // 73


KAPAK KONUSU

SALGIN SONRASI PERAKENDE COVID-19’u atlattıktan sonra, perakende sektöründe genel görünümün ne olacağını kestirmek zor; devletlerin destekleyici çabalarına rağmen, birçok perakendecinin tasfiyesiyle sonuçlanması muhtemel. Krizin etkileri bir hayli dengesiz, mağazaları ve küçük işletmeleri iflasın eşiğine sürüklerken, e-ticaret siteleri ile süpermarketler gibi e-perakendeciler dönemi kârlı geçiriyor ve kriz sonrası hayatta kalmaları kuvvetle muhtemel. Kriz sonrasında, salgın patlak vermeden önce de ölüm kalım mücadelesi veren birçok yerel perakendecinin faaliyetlerini sürdürememesi muhtemelken, sektörde büyük satın almaların da gerçekleşmesi olası. Salgının yarattığı olağanüstü durum, kriz yönetimi kapsamında dev rakiplerin zaruri tüketim mallarının arzı özelinde birlikte çalışmalarının yasal olarak mümkün kılındığı istisnalar

74 // DIGITALREPORT.COM.TR


KAPAK KONUSU

yarattı. Devletlerin destek olma çalışmaları süreklilik kazanmalı Bu konuda yasal otoritelere salgın sonrasında sektördeki rekabeti sağlıklı seviyeye getirip, KOBİ’ler ve müşterilere olumsuz etkilere yansıtacak bir ortamın oluşmasını engellemek gibi kritik bir görev düşüyor. Salgının kısa vadeli etkileri yüzleşmesi zor cinsten olacak gibi görünse de salgın döneminde

En büyük 8 perakendeci tüm sektör cirosunun yüzde 80’ini elde ediyor.

hayata geçirilen inisiyatiflerin uzun vadede perakende sektörüne dirayet kazandırması muhtemel. Bu konuda akla ilk gelen örnek, fiziksel mağazalar üzerinden perakende satış yapanların çevrimiçi satış kanallarına yönelecek olması. Örneğin Kore’de yerel otoriteler geleneksel küçük işletmelerin çevrimiçi satış platformlarını öğrenmeleri ve işlerini buralara taşımaları için kapsamlı çalışmalar başlattılar.

Japonya’da ise satış kanallarını çeşitlendiren ve geliştiren perakendecilere iş sürekliliği teşvikleri sağlanıyor. Devletlerin ve yerel otoritelerin finansal desteklerin yanı sıra düzenleyici kurumlar aracılığıyla geleneksel perakendecilerin çevrimiçi satış kanallarına yönelmesini zorlaştıran etkenleri (izin zorunluluğu, onay süreci, sıkı kurallar vb.) de azaltmaya odaklanmaları, kriz sonrası etkilerini azaltmaya yönelik doğru bir adım olacaktır. COVID-19’un gıda ve tarım sektörlerine getirdiği karmaşık sorun ve zorunlulukların da perakende sektörünü etkilediğini vurgulamakta fayda var. Sektör, gelecekte yaşanması olası krizlerde aynı zor duruma düşmemek için tedarik zincirini de gözden geçirmeli. Bu önlemler arasında tedarikçileri çeşitlendirmek, envanter yönetimini iyileştirmek ve veri analizleriyle satış ile tedarik gerekliliklerini önceden kestirebilmek sayılabilir. Son olarak, çağımızın en büyük küresel krizlerinden COVID-19 salgını, e-ticaretin perakende için ilave bir kanaldan, hayatta kalmak için bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıtladı. DIGITALREPORT.COM.TR // 75


AYIN ÜRÜNLERİ Acer Predator X35 Deezer HP Elite DragonFly Lenovo Yoga Smart Tab Logitech MX Anywhere 3 Zyxel VMG3312-T20A Zyxel WAH7601


AYIN ÜRÜNLERİ

LENOVO YOGA SMART TAB lenovo.com.tr

Lenovo’nun hafif eğimli kenarlara sahip yeni tableti, dikey modda rahat bir tutuş sağlıyor. Yatayda ise alt kısmı stant görevi görüyor. Silindirik tabanın her iki yanında bir çift 2W JBL hoparlör yer alıyor. Hoparlör tüm odayı dolduracak bir ses seviyesine ulaşırken, üçlü mikrofonuyla uzaktan bile asistanla anlaşabilirsiniz. Cihazı mutfak gibi yerlerde kullanmak isteyenler için cihazı asmak için kullanılabilecek küçük bir delik üst arkada yer alıyor. Kalın çerçeveli 10,1 inç ekranı, Full HD çözünürlük sunuyor. LCD panel kullanılsa da, doğrudan güneş ışığında kullanılacak kadar parlak ve renkler doygun. Tablet, 4 GB bellek, Qualcomm Snapdragon

439 işlemci kullanıyor. Dahili 64 GB eMMC depolama alanının 50 GB’ı kullanılabiliyor. Alttaki microSD yuvası ile 256 GB’a kadar ek depolama alanı da destekliyor. İnternetten video izleme ve web’de gezinme gibi temel görevler için hızlı, ancak aynı anda 5-6 uygulamadan fazlasını seri biçimde kullanmak isterseniz, yavaşlayabiliyor. PUBG Mobile testimizde yükleme hızı biraz ağır kalırken, aksiyon arttıkça uygulamadan çıkma gibi durumlarla karşılaştık. Wi-Fi ile tam parlaklıkta HD video izlediğimizde 7 saati aşan çalışma süresi etkileyici, bu da Lenovo’nun orta parlaklıkta 10 saat kullanım sözünün geçerli olduğunu gösteriyor. Arka ve ön kameraları telefonun yerini tutmaz, ancak görüntülü görüşme ya da bir şeyler göstermek için yeterli. Ön kamera, hızlı bir şekilde yüz tanıma ile kilit de açabiliyor. Sonuç olarak, Lenovo Yoga Smart Tab, fiyat, özellikler ve performans açısından orta seviyede dursa da, sağlam ekranı, kaliteli hoparlörleri ve sıkı Google Asistan entegrasyonu sayesinde yetenekli bir akıllı ekran olarak benzerlerinden ayrılıyor. Gündelik işler ve akıllı / yardımcı ekran olarak tercih edilebilir. DIGITALREPORT.COM.TR // 77


AYIN ÜRÜNLERİ

bağlantı hızı destekleyerek, yüksek hızda veri transferi ve HD kalitede multimedya desteği sağlıyor. Hem hız hem kablosuz kapsama alanı açısından iddialı VMG3312-T20A, üzerinde bulunan 2 adet güçlü anteni ile ölü noktaları ortadan kaldırarak her noktada stabil bir WiFi ağı oluşturabiliyor. Böylece işletmeler basit ağ giderlerini minimize edebiliyor. 10/100 Ethernet switch görevi de gören cihaz, LAN’a bağlı kablosuz ve kablolu farklı cihazları birbirine bağlayabiliyor.

ZYXEL VMG3312-T20A zyxel.com.tr

Genişbant internet hızlarının artması, hem evlerde hem iş yerlerinde çoklu cihaz bağlantısını kolaylaştırıyor. Bu yüksek hızlara erişim için ise, bağlantı hızını artırmak yeterli değil. Bu hızları destekleyen modemlerin kullanılması gerekiyor. Zyxel’in 802.11n teknolojisine sahip olan yeni modemi VMG3312-T20A, 300 Mbps 78 // DIGITALREPORT.COM.TR

VDSL hatlardaki parazite son Zyxel VMG3312-T20A Kablosuz N VDSL2 Combo WAN modem, bünyesinde bulundurduğu Vectoring teknolojisi desteği ile farklı VDSL hatları arasındaki paraziti ortadan kaldırarak, satın alınan internet bağlantısından tam verim almayı sağlıyor. Yedekli bağlantı ile internette kopma dönemi son buluyor Cihazın VDSL2 desteği kadar, 3G üzerinden de yedekli olarak çalışabilme yeteneği, herhangi bir kesinti ya da arıza durumunda internetin


AYIN ÜRÜNLERİ

aksamamasını sağlıyor.. Yazıcı ve NAS veri depolama birimlerine ulaşma kolaylığı Ağ üzerindeki tüm kullanıcılar, ortak depolama alanına (NAS) veya cihazın USB yuvasına bağlanmış bir yazıcıya erişim sağlayabiliyor. Uzaktan yapılandırma ve yönetme imkanı TR-069/TR-181 standardında yönetim özelliklerine sahip olan Zyxel VMG3312-T20A, servis sağlayıcıların uç noktadaki cihazlarını uzaktan yönetmesine ve yapılandırmasına olanak tanıyor. Bu özellik sayesinde gerçek anlamda “tak ve

çalıştır” deneyimi sunabiliyor ve servis sağlayıcılarına işletim ve bakım maliyetlerinde tasarruf sağlıyor. Servis sağlayıcılar için kurulum maliyetleri düşüyor Zyxel VMG-3312-T20A ile kullanıcılar ADSL2+^ya da VDSL2’den PON ya da LTE’ye geçtiklerine servis sağlayıcıların da ek bir CPE yatırımı yapması gerekmiyor. DSL bağlantısını kesmek ve Ethernet kablosunu Ethernet WAN yuvasına takmak yeterli oluyor. Cihaz değişikliği otomatik algılıyor ve bağlantıların doğru WAN akışına yönlendirilmesini sağlıyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 79


AYIN ÜRÜNLERİ

hem de siyah kalitesini artırıyor. Predator X35, DCI-P3 renk standardının %90’ını kapsayan geniş ve doygun bir renk gamı sunmasının yanında, geleneksel dinamik aralıklı monitörlerle kıyaslandığında, çok daha yüksek parlaklık değerlerine erişebiliyor.

ACER PREDATOR X35 acer.com.tr

35 inç büyüklüğündeki kavisli monitör, 21:9 görüntü oranındaki ekranı, sıfır çerçeve tasarımı, 1800R kavisli yapısı ve 3440x1440 piksel WQHD çözünürlüğü ile dikkat çekiyor. İstendiğinde 3 ekrana kadar birleştirme olanağı veren cihazın NVIDIA G-SYNC, Acer HDR Ultra ve Kuantum Nokta teknolojilerine sahip kavisli ekranı, yüksek dinamik aralıkla mümkün olan en iyi kontrasta erişiyor. Her biri ayrı kontrol edilen, 512 bölgeye sahipgelişmiş LED yerel ışık kısma özelliği ise yalnızca gereken yerde ve zamanda ışık vererek hem renk doğruluğunu

80 // DIGITALREPORT.COM.TR

Görsel bozulmaya yer yok Oyun severler için 2 ms’lik düşük tepki süresi ve 200 Hz yüksek yenileme hızı, hareketli görüntülerde yüksek hız sağladığı gibi, NVIDIA G-SYNC teknolojisiyle birleştiğinde yırtılma gibi görsel bozulma problemlerini de ortadan kaldırıyor. Tüm bunlar Predator X35’in olabildiğince gerçekçi ve akıcı bir oyun deneyimi sunmasını sağlıyor. Ayrıca, cihazdaki Dark Boost teknolojisi de düşük ışıklı ortamlarda daha fazla ayrıntının görülebilmesini sağlıyor. İster yatay ister dikey kullan Böyle büyük bir ekranın masa üzerinde rahatça konumlandırılabilmesi de önem taşıyor. Ergonomik tasarımıyla da oyuncuları destekleyen X35’in ekranını aşağı eğip yukarı kaldırmak, dikey kullanabilecek şekilde döndürmek de mümkün.


AYIN ÜRÜNLERİ

X35’te kullanılan VA panelin, yatay ve dikeyde 178 derecelik izleme açısı sunduğunu da hatırlatalım. X35’te Acer TrueHarmony teknolojili 4 Watt’lık iki hoparlör de ses artırıcı özellikleriyle atmosferi tamamlıyor. Acer BlueLightShield teknolojisi Flickerless™ teknolojisi ise ekrana dengeli ve düzenli olarak güç sağlayarak fark edilebilir bir titreşim oluşma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Hazır görüntü modları ve özelleştirilebilir ayarlar Oyun dünyası için kişiselleştirme de giderek önem kazanıyor ve oyunseverler cihazları ne

kadar kişiselleştirebilirse o kadar seviyor. Predator X35, bu açıdan da tatmin edici, kolay ulaşılabilen ayarları ve özelleştirme seçenekleri sunan Predator GameView, farklı tür içeriklerdeki görüntüleri optimize etmek için 8 hazır ekran modu sunuyor. Buradaki seçenekler arasında; Standart, ECO, Grafik ve Sinema modlarına ek olarak oyunlara özel Aksiyon, Yarış ve Spor modları da yer alıyor. Özel modları seçebileceğiniz gibi, özel ayarlar oluşturarak bunları da kayıt edebilmeniz ve kullanmanız mümkün. RGB Light Sense ile ise farklı aydınlatma düzenlerini içerdiği gibi, müzikle eşleştirerek de parti modu yaşatıyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 81


AYIN ÜRÜNLERİ

HP ELITE DRAGONFLY hp.com.tr

İş dünyasına hitap eden Dragonlly, tamamen döndürülerek tablet moduna geçebilen ekranı, biraz daha ince olsa netbook diyebileceğimiz ergonomisi ve yüksek performanslı donanımlarıyla ilk bakışta ilgi çekiyor. Magnezyum ve plastik alaşımlı kasası askeri standartlarda sağlamlık sağladığı gibi parmak izi de tutmuyor. 4K ekran seçeneği ile gelen cihaz, HP SureView sayesinde bir tuş kombinasyonuna bastığınızda görüntü açılarını da kısıtlayabiliyor. 4K’da HDR videoların hızı düşerken, 550 nit parlaklık etkileyici. FHD modelde ise parlaklık 1000 nite kadar

82 // DIGITALREPORT.COM.TR

çıkıyor. Tablet modunda kutudan çıkan kalemiyle kullanılabilen cihaz, USB-C üzerinden kalemi hızla şarj etmenize de olanak sağlıyor. i7-8565U işlemci ve 16 GB bellek yüksek performanslı, ancak ekran kartı dahili Intel UHD 620, dolayısıyla oyunları unutun. Sistem, bunlara karşın uygulama arası geçişlerde ya da bazen neden olduğu belli olmayan biçimde anlık donmalar yaşayabiliyor. Bunun sebebi, belli ki optimizasyon. Belki şimdi değilse de, ileride yazılım güncellemeleri ile bu durum giderilebilir. Çoğu zaman sessiz çalışması ve fazla ısınmaması kadar, vaat edilen 14 saatlik (FHD modelde 24 saate kadar) pil ömrü de etkileyici. Ancak test ettiğimiz FHD çözünürlüklü modeli, tam parlaklıkta video oynatarak 7 saatin üzerinde çalıştıramadık. Yüksek ve kaliteli ses çıkışı sağlayan dörtlü Bang & Olufsen hoparlörleri, WiFi 6 desteği ve dahili 4G/5G modem seçeneği de Dragonfly’ı tasarımı ve ergonomisiyle beraber premium segmente yerleştirmeye yetiyor. Ancak fiyatına ve teknik özelliklerine baktığımızda, tasarımı, ergonomisi ve ses çıkışı hariç, iddialı olduğu hiçbir şeyde en iyisini sunmadığını görüyoruz.


AYIN ÜRÜNLERİ

ZYXEL WAH7601 zyxel.com.tr

LOGITECH MX ANYWHERE 3 logitech.com.tr

Logitech’in tarihinde fare büyük bir öneme sahip. MX serisinin yeni modeli Anywhere 3, ufak boyutlarıyla her yere kolayca taşınabilirken, Bluetooth üzerinden, 3 ayrı sisteme, bir aparat takmadan bağlanabiliyor. Alttaki düğmesiyle kolayca cihaz geçişi yapan farenin alametifarikası ise elektromanyetik kaydırma düzeneği MagSpeed. Bununla, en uzun dokümanları bile hızla gezebilirsiniz. Yan tuşlara bastığınızda yatay kaydırma da yapıyor, ancak bu o kadar başarılı değil. Tuşları Options yazılımıyla özelleştirilebiliyor ve USB-C üzerinden şarj edilebiliyor. Şarjı ise kullanıma bağlı olarak onlarca gün gidiyor.

Eskiden internet bağlantısı paylaşımı birden çok kişi için uygundu, ancak artık bireysel kullanımdaki cihaz çeşitliliği telefon, bilgisayar, tablet, akıllı saat gibi ürünlerle çoğaldıkça, mobil çalışanlar ya da gezginler için bir mobil yönlendiricinin önemi de arttı. Zyxel’in taşınabilir 4G LTE yönlendiricisi WAH7601, bu derde çare olmak için hazırlanmış. 150 Mbps indirme, 50 Mbps yükleme hızı sunan ürün, 802.11n desteği sayesinde 300 Mbit ağ bağlantısı kuruyor. Sadece 2,4 GHz bağlantı destekleyen ürün, MicroSD kart yuvasıyla 32 GB’a kadar verileri paylaşma olanağı sunarken, 2.000 mAh kapasiteli pili 8 saate kadar kullanılarak, bir iş gününü tamamlama olanağı veriyor. Zyxel WAH7601’e aynı anda 10 cihaz bağlantı kurabiliyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 83


AYIN ÜRÜNLERİ

DEEZER deezer.com

Kısa bir süre önce Türkiye’ye dönüş yapan Deezer, Türkiye’ye özel avantajlı fiyatlarıyla (ABD’de 9,9 dolarlık paket Türkiye’de 17,99 TL) ve reklam dinleten ücretsiz seçeneğiyle müzik pazarından yer kapmak istiyor. Web, masaüstü ve mobil cihazlar için düzenli, temiz, basit ve kullanışlı bir arayüz

84 // DIGITALREPORT.COM.TR

sunan servis, web’de Müzik, Şovlar, Keşfet ve Favoriler gibi seçenekler sunuyor. Bunlardan Müzik bölümü genel olarak önerilen çalma listelerinin ve albümlerin bulunduğu sayfadır. Ekranın üst kısmında dinleme alışkanlıklarınıza göre hazırlanmış bir dizi karışım ve çalma listesi görebilirsiniz. Şovlar bölümünde, podcast ve radyo istasyonları yer alıreken, Keşfet bölümünde yeni müzikler keşfedebilirsiniz. Burada farklı müzik türleri ve ruh halleri için oluşturulmuş çalma listeleri ve müzikler yer alıyor. Deezer’ın Android ve iOS sürümlerinde ise arayüz biraz daha farklı. Mobil uygulamada Keşfet bölümü yerine Müzik ve Arama ekranları yer alıyor. Bu alanlar üzerinden, çeşitli müzik türlerine ve çalma listelerine ulaşabilmeniz mümkün. Bununla birlikte mobil arayüz kullanımı da oldukça basit. Sayısız çalma listesi Deezer, aralarından seçim yapabilmeniz için size sayısız çalma listesi sunar. Bu listeler, ruh haline, müzik türüne, döneme veya sanatçılara göre hazırlanmıştır. Deezer’da hemen her konuda hazırlanmış sayısız çalma listesine ulaşabilirsiniz.


AYIN ÜRÜNLERİ

Örneğin spor yapmaya gittiğinizde, egzersizler için hazırlanmış bir çalma listesini oynatabilir, romantik bir akşam yemeği için özel bir çalma listesini tercih edebilirsiniz. Bu listeler, Deezer’ı en cazip kılan yönlerden birisi. Kimi zaman yapay zeka ile kimi zaman da insanlar tarafından oluşturulan bu listelerin yanı sıra, kullanıcılara haftalık keşif listesi de sunuluyor. Servis içerisinde 56 milyondan fazla müzik parçası, çok sayıda podcast ve radyo istasyonu yer alıyor.

dinleme imkanı yakalıyorlar. Deezer HiFi ise aylık 26,99 TL karşılığında 16 bit/kHZ müzik akışı sunuyor. Bu sayede kullanıcılar CD kalitesinde müzik dinleme olanağına sahip oluyorlar. Bunun yanı sıra, Deezer 360 ismi verilen özellik sayesinde, 3D kalitesinde hazırlanmış müzikleri, Deezer üzerinden dinlemek mümkün. Bu seçenek ile ilgili müzikler tıpkı stüdyodaymış gibi dinlenebiliyor. Yüksek kalitede müzik dinleme seçenekleri, Deezer’ın en iyi yönlerinden.

Farklı paket seçenekleri Deezer bu içerikleri, kullanıcının sahip olduğu abonelik paketine göre üç farklı kalitede sunuyor. Servisin reklam destekli ücretsiz abonelik paketine sahip olan kullanıcılar, müzikleri 128 kb/sn ile dinleyebiliyorlar. Deezer Premium kullanıcıları ise aylık 17,99 TL ödeyerek, müzikleri 320kb/sn kalitesinde

Akıllı ev ve cihaz desteği Deezer’ın hem Apple AirPlay, hem de Google Chromecast desteği bulunuyor. Bu sayede farklı cihazlar üzerinden de Deezer’ı kullanmak mümkün. Ayrıca Deezer’ı Google Home, Amazon Echo ve Alexa üzerinden sesli de kontrol edebilirsiniz. Sonuç Sunduğu özellikler, ses kalitesi, uygun fiyat, oldukça geniş arşiv ve kapsamlı cihaz desteği ile kullanılabilecek en iyi çevrimiçi müzik servislerinden biri olan Deezer, kesintisiz müzik çalma özelliği flow ile de fark yaratıyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 85


GİRİŞİM

ELEKTRİKLİ SCOOTER’LARA YASAL DÜZENLEME YOLDA Ülkemizde büyük ilgi gören paylaşımlı elektrikli scooter'lar için yürürlüğe konması planlanan yasal düzenlemenin detayları açıklandı. Ayrıca TCDD de Çuf Çuf isimli markasıyla istasyonları etrafında elektrikli scooter'lar sunmaya başladı

86 // DIGITALREPORT.COM.TR

COVID-19 salgınında metropol insanları için ideal bir ulaşım alternatifine dönüşen paylaşımlı elektrikli scooter’lar, en sonunda devlet tarafından yasal düzenlemelere tabi tutulacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen Mikro Hareketlilik Ortak Akıl Toplantısı’nda, paylaşımlı elektrikli scooter firmaları ve ilgili kamu otoriteleri


GİRİŞİM

katıldı. Sektörden alınan fikirler ve bilgiler ışığında, mevcut mevzuatlarda kapsam dışında kalan elektrikli scootler’ların hangi düzenlemelere tabi tutulacağı belirlendi. Toplantıda yalnızca araçların kullanım güvenliği değil, öte yandan sektöre giriş için aranacak şartlar da değerlendirildi. Toplantıda

Dünyadaki paylaşımlı elektrikli scooter sayısı 800 bin civarındayken, Türkiye’de ise bu sayı 35 bin adet.

elektrikli scooter’ların en yoğun olarak kullanıldığı şehirlerin İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Yalova, Hatay, Bursa, Antalya, Mersin, Muğla, Kahramanmaraş ve Kocaeli olduğu, bugüne kadar 10 milyon yolculuk yapıldığı ve 15 milyon kilometre yol kat edildiği aktarıldı. Bakan kuralları açıkladı Elektrikli scooter sektörünün tabi tutulacağı yeni kurallar Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından açıklandı. Bakanın duyurusuna göre, elektrikli scooterların azami hızı saatte 18 km olacak. Bu araçlar, otoyol, şehirler

arası yollar ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan kara yollarında kullanılamayacak. Elektrikli scooter kullananlarda 18 yaş sınırı aranacak. 1618 yaş aralığındakilere ise M ve A1 ehliyetine sahip olmak koşulu ile izin verilecek. Birden fazla kişi elektrikli scooter kullanamayacak. Bu araçlarda kişisel eşya haricinde eşya/yük taşınamayacak. Scooter’ların yayaları ve dezavantajlı grupları (engelli/yaşlı) tehlikeye sokmasına izin verilmeyecek. Elektrikli scooterların toplu taşıma araçları ile entegre olacak şekilde kullanımı sağlanacak.Elektrikli scooterların belirli bölgelere yığılmasının önüne geçilecek. Kamu düzenini bozmayacak ve gürültü kirliliği oluşturmayacak şekilde kullanım sağlanacak. 500 bin TL sermaye şartı Türkiye’de paylaşımlı elektrikli scooter hizmeti vermek için izin belgesi almak isteyen firmalardan 500 bin TL sermayeye ve en az 2 bin adet elektrikli scootera sahip olma, internet sitesi ve mobil uygulama bulundurma, sunucuların Türkiye’de bulunması ve kalite belgesi şartları aranacak. DIGITALREPORT.COM.TR // 87


GIRIŞIM

Sağlık ve sigortada girişim yarışı sonuçlandı NN Hayat ve Emeklilik Genel Müdür Vekili Didem Özsoy Dirican ile kısa süre önce sonuçlanan NN Startup Challenge'ı konuştuk. Bize challenge’ı kazanan startup’lardan bahsedebilir misiniz? NN Hayat ve Emeklilik olarak Hackquarters iş birliğiyle ‘When Healthtech Meets Insurance’ adıyla gerçekleşen NN Start Up Challenge etkinliğimizde sağlık teknolojisi alanında çalışan start up’larla buluştuk. Bu etkinlik ile sağlık ve sigorta sektöründeki girişimleri destekleyen bir ekosistem oluşturmayı ve yeni girişim projelerinin iş modelimize entegre ederek müşterilerimize ihtiyaçları doğrultusunda özel ve ayrıcalıklı bir dünya sunmayı amaçladık. Sağlık teknolojisine yönelik en iyi iş fikirlerinin 88 // DIGITALREPORT.COM.TR

değerlendirildiği etkinliğimizde Enbiosis, Albert ve Vivoo kazanan 3 girişim oldu. 1. ENBIOSIS Dünyanın en saygın bilim dergilerinden biri olan Nature’da son 10 yılı şekillendiren bilimsel gelişmeden ikisinin mikrobiyom bilimi ve yapay zeka teknolojisi olduğunu yayımlamıştır. ÖmerÖzkan tarafından kurulan ENBIOSIS, alanında sayılı ve başarılı isimleri bir araya getirerek kurduğu kadrosuyla insan sağlığına hizmet edebilmek adına mikrobiyom bilimini ilerletmeyi ve yeni nesil yapay zeka teknolojilerini hedef alarak kişiselleştirilmiş


GIRIŞIM

sağlık teknolojileri üretmeyi amaçlamaktadır. ENBIOSIS, çalışmalarını Türkiye’nin öncü Avrupa’nın ise sayılı araştırma merkezlerinden olan Genom ve Kök Hücre Merkezi’nde gerçekleştirmekte ve biyolojik materyalleri de burada korumaktadır. Sağlıklı bir mikrobiyom profili metabolik, otoimmün, bağırsak temelli ve beyin ile ilişkili hastalıklara karşı bizi korur, fizyolojik ve psikolojik iyileşmeye katkı sağlayarak mevcut yaşam kalitemizi arttırır. Geliştirilen yapay zeka teknolojisi ile mikrobiyom analizinizi anlamlandırarak sağlıklı bir mikrobiyoma ulaşmanız için size özel besinleri sunuyor. 2. ALBERT Serdar Gemici’nin kurucusu olduğu Albert Health, bir asistan. Bu uygulama, ilaçlarını zamanında alması gereken hastaları hedefliyor ve kullanıcıların, hatırlatmalar kurmasını, tansiyon, şeker ve nabız gibi değerlerinin kaydedilmesini sağlıyor. Böylelikle bu uygulamanın kullanıcıları, ilaçlarını zamanında alabiliyorlar ve sağlık ölçümlerini kayıt altında tutabiliyorlar. Türk mühendisler, uygulamanın algoritmasını

yapay zeka desteğinden faydalanarak oluşturmuş durumdalar. Bu sayede hastalar, Albert Health isimli sesli asistan ile kolaylıkla iletişim kurabiliyorlar. Ayıca Albert Health tarafından kaydedilen veriler, hasta yakınları ve hastanın doktoruyla da kolaylıkla paylaşılabiliyor. 3. VIVOO İdrarınızı analiz eden ve saniyeler içinde vücudunuza özgü beslenme ve yaşam tarzı önerileri sağlayan bir teknoloji olan VIVOO da Gözde Büyükacaroğlu tarafından kuruldu. Bu şirketlere nasıl bir destek sağlıyorsunuz? NN Start Up Challenge kazananı girişimlerle birebir görüşmeler organize ettik ve düzenli olarak bir araya geldik. NN Hayat ve Emeklilik olarak kazanan start-up’ların çözümlerini derinlemesine bir şekilde inceleme aşamasındayız ve akabinde müşterilerimize sunduğumuz ürünlerimizi ve değer önerilerimizi bu çözümler ile nasıl en iyi şekilde birleştirebileceğimiz üzerinde çalışacağız. Uzun soluklu olarak, müşterilerimize sunduğumuz DIGITALREPORT.COM.TR // 89


GIRIŞIM

hizmetleri daha hızlı, dijital ve kişiselleştirmiş hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca sürdürülebilirlik hedefimizin bir ayağı da sağlık ekosistemi içinde çalışmalar yapan girişimcilere rehberlik etmek ve onların fikirlerini destekleyerek sektörümüzü ileriye taşımak. Bu amaçla gerçekleştirdiğimiz NN Start Up Challenge, sadece Türkiye’de değil NN Group stratejisinin bir parçası olan, NN’in faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde geliştirilecek ekosistemler için attığımız önemli bir adım. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirdiğimiz programı zenginleştirerek, start-up’ların ihtiyaçlarına göre hem global hem de yerelde gerekli eğitimleri ve mentorluğu sunacak ve daha farklı iş modelleri yaratmak adına farklı çalışmaları gerçekleştireceğiz. Teknoloji ve sigortanın buluştuğu noktalardaki trendleri nasıl değerlendirirsiniz? NN olarak dijitalleşme alanında uzun süredir farklı çalışmalar yürütüyoruz. Biliyoruz ki, özellikle sigorta sektöründeki tüm paydaşlarımızı yaşamlarını kolaylaştıracak ve risklerini azaltacak yenilikçi çözümler sunmak çok önemli. Müşteriler, 90 // DIGITALREPORT.COM.TR

diğer sektörlerde olduğu gibi sigorta şirketlerinden de hızlı ve kolay hizmet almak istiyor. Artık bizler de teknoloji sayesinde farklı kanallardan daha verimli müşteri deneyimi sunabiliyoruz. Gelişen teknoloji ile sigorta şirketleri, veri analizi gibi değişimi destekleyecek anahtar teknolojilere de yatırım yapıyor. Büyük veri analizleri sigortacıların riskleri ve müşteri taleplerini daha iyi anlama ve çözüm geliştirmeleri açısından önemli rol oynuyor. Online platformlar üzerinden potansiyel müşterilere ulaşarak baştan uca dijital bir müşteri deneyi sunmak üzerine yapılan çalışmaların, performans pazarlamasının ve marka iş birliklerinin önümüzdeki yıllarda sigorta şirketlerinin en önemli gündemlerinden biri olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda InsurTech girişimleri, sektördeki yeni çözümler üretebilmek için daha fazla iş birliği yapmaya başladı. Start-up’lar ile sigorta şirketleri arasındaki iş birliğinin gelişmesini ve sürdürülebilir olması, sektörde inovasyon anlamında yeni kapılar açacak. İnovasyon bu sayede ivme kazanacak ve önümüzdeki yıllarda değişen ve dijitalleşen thayatların taleplerine cevap verebileceğiz.


GIRIŞIM

İlk girişim sermayesi yatırım fonu işlem görmeye başladı Albaraka Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve mayısta faaliyetlerine başlayan Startup Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (Startup GSYF), borsa İstanbul’da 13 Ekim 2020 tarihinde, “APYVC” koduyla “nitelikli yatırımcılar pazarında” işlem görmeye başladı. Startup GSYF, emeklilik fonları başta olmak üzere kurumsal ve bireysel nitelikli yatırımcılar için alternatif bir yatırım enstrümanı sunuyor. Borsa İstanbul’a kote olan ve SPK mevzuatına göre kurulmuş olan Startup GSYF, yatırımcılara mevcut girişim portföyünü görerek yatırım yapabilme imkânı sağlıyor. Nitelikli yatırımcı tanımına uygun olan tüm yatırımcılar Borsa İstanbul nitelikli işlem pazarında işlem

gören (İlk gün fon başlangıç pay fiyatı 1.095 TL) fon paylarından minimum 1 adet olmak üzere alma imkânına da sahip bulunuyor. Yeni nesil teknoloji şirketlerine yatırım yapacak 2015 yılında kurulan Albaraka Portföy, yeni nesil teknoloji şirketlerine yatırım yapmak üzere kurguladığı Startup GSYF ile önümüzdeki 3-4 yıl boyunca büyüme potansiyeli gösteren girişimlere yatırım yapmayı planlıyor. Albaraka Portföy Genel Müdürü Muhammed Emin Özer ise “Hangi sektör ya da hangi aşamada olduğuna bakmaksızın ürünü hazır halde ve yüksek büyüme potansiyeli taşıyan tüm teknoloji girişimlerini ilgi alanına alan Startup GSYF, özellikle ilk 2 yıl boyunca oldukça seri şekilde yatırım yapmayı planlıyor” dedi. Startup GSYF’nin ilk yatırımını Clotie’ye yaptığını belirten Özer sözleşme aşamalarının tamamlanmasıyla birlikte Kasım ayına girildiğinde 4 yatırım sürecinin daha tamamlanacağını ifade etti ve “Bugün 1,5 milyar TL’nin üzerinde gayrimenkul fonu ve 400 milyon TL’nin üzerinde menkul kıymet fonu yönetiyoruz" dedi. DIGITALREPORT.COM.TR // 91


GİRİŞİM

KLARNA, BİR YILDA DEĞERİNİ İKİYE KATLADI İsveçli ödeme sistemleri sağlayıcısı Klarna, 10 milyar euro değerlemeyle çıktığı son yatırım turuyla değerini yalnızca bir yıl gibi kısa bir sürede ikiye katlamış oldu.

92 // DIGITALREPORT.COM.TR

Popüler ödeme servisleri sağlayıcısı Klarna, bir yıl gibi bir sürede pazar değerini iki kat artırdı. PayPal’ın İsveçli rakibi, AB’li yatırım şirketi Silver Lake’in öncülüğünde tamamlanan yatırım turunda 10 milyar euro (10,65 milyar dolar) değerlemeyle 650 milyon dolar yatırım aldı. Girişimin geçtiğimiz yılın ağustos ayında tamamladığı yatırım


GİRİŞİM

turunda değerlemesi yalnızca 5 milyar euro’ydu. Klarna hâlâ Avrupa’nın en değerli girişimi, dünyanın ise dördüncü en değerli özel fintek girişimi olma unvanını taşıyor. Öte yandan Avrupa’da başka bir sektörde faaliyet gösteren daha değerli bir girişim de yer almıyor. Kıtanın en değerli ikinci girişimi Romanya merkezli RPA şirketi UIPath.

Klarna, Avrupa’nın en değerli girişimi, dünyanın ise dördüncü en değerli özel fintek girişimi.

Tıpkı diğer ödeme servisi sağlayıcıları gibi Klarna da COVID-19 salgınıyla birlikte artan çevrimiçi alışveriş ve dijital ödemelerden olumlu etkiler görüyor. 2005 yılında kurulan şirket, aralarında H&M, Spotify ve Deutsche Bank gibi devlerin de yer aldığı 205 bin perakendeciyle çalışıyor ve 90 milyonu aşkın müşteriye sahip. Klarna CEO’su Sebastian Siemiatkowski, şirketin önümüzdeki bir iki yıl içerisinde ABD’de halka açılmasının planlandığını duyurdu. Halihazırda Klarna’nın en

güçlü pazarı Almanya olarak öne çıkıyorken, şirket burada Sofortüberweisung isimli çevrimiçi ödeme servisini de işletiyor. Bugüne kadar odağı Avrupa olan şirket, şimdilerde rotasını batıya yöneltmiş durumda. İsveçli şirket son yıllarda ABD ve Birleşik Krallık’taki gücünü artırırken, ABD’yi en güçlü pazarına dönüştürmeyi hedefliyor. Yatırım turundan toplanan 650 milyon doların yeni ürün grupları oluşturmak ve 9 milyon kullanıcısının bulunduğu ABD’deki büyümesini hızlandırmak için kullanılacağı duyuruldu. Klarna’nın aralarında Snoop Dogg gibi ünlü isimlerin de yer aldığı yatırımcıları, şirketin genişleme politikaları nedeniyle kayıplara uğradılar. İçerisinde bulunduğumuz yılın ilk yarısında şirketin zararı 53 milyon euro seviyesine ulaştı. Klarna içerisinden kaynaklara dayandırılan bilgiye göre, bu yatırım turu şirketin halka arzından önceki sonuncuydu. Dünyanın en değerli dördüncü girişiminin önümüzdeki aylarda yatırım bankalarıyla görüşmelere başlayıp, kendisini halka arza götürecek partneri seçmek için çalşmalara başlaması bekleniyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 93


GÜVENLİK

FACEBOOK ABD SEÇİMLERİNİ KAZANABİLECEK Mİ? 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimleri'nin manipüle edilmesine araç olan Facebook, sıradaki seçim için bir dizi önlem alıyor.

94 // DIGITALREPORT.COM.TR


GÜVENLİK

Facebook, tüm dünyanın merakla beklediği sıradaki ABD Başkanlık Seçimi için platformları çapında hazırlıklara başladı. Dünyanın en büyük sosyal ağı, 1 Eylül’de yaptığı bir açıklamada, Kremlin yönetimine yakın Rusya merkezli Internet Research Agency (IRA) tarafından yönetilen 13 hesap ve sayfadan oluşan bir ağın Facebook’tan yasaklandığını duyurdu. IRA, 2016 Başkanlık Seçimleri’nde Clinton karşıtı ve Trump destekçisi kampanyalar yürütmek, seçimi manipüle etmekle suçlanmıştı. Facebook, Saint Petersburg merkezli ajansın kapatılan sayfalarının yalnızca 14.000 üyesi bulunduğunu ve bunlardan yalnızca 200’ünün Amerikan vatandaşı olduğunu açıkladı. Twitter ise Rus devletiyle ilişkili ve manipülasyon amaçlı olduğunu saptadığı 5 hesabı yasakladı. FBI ise konu üzerine soruşturma başlattı. Yeni tehditlere odaklandı Facebook, yeni seçimler için 2016’da yaşanan yanlış bilgi kampanyalarından farklı ve daha az bilinen tehditlere odaklanmış durumda

zira uzmanlar sıradaki manipülasyon denemelerinin daha gelişmiş olacaklarına emin. Facebook’un sosyal ağından yasakladığı yalan haber yayan sayfaların çoğu, genel olarak PeaceData isimli bağımsız bir haber kanalının içeriklerinin dağıtımını üstleniyordu. Söz konusu kanalın içerikleri, takipçilerine demokrat parti, insan hakları, küresel ısınma ve yolsuzluk konularında “halktan gizlenenleri” açıkladığı iddiasındaydı. Rusya bağı belgelendi 2016 seçimlerinde yaşananlar ABD siyaset sahnesinde yoğun tartışmalara sebebiyet vermiş, sonrasında resmi kurumlar tarafından hazırlanan raporlar Rusya merkezli bilgi manipülasyonlarını belgelemişti. Yanlış bilgi kampanyalarının Rus merkezli Internet Research Agency tarafından yürütüldüğü, ABD Ulusal İstihbarat Ofisi tarafından gerçekleştirilen soruşturma sonucunda hazırlanan raporda kamuoyuna duyurulmuştu. Ancak söz konusu kampanyaların ABD’nin mevcut başkanı D. Trump tarafından teşvik edilip edilmediği bugün DIGITALREPORT.COM.TR // 95


GÜVENLİK

bile bir muamma... Konuyla ilgili daha güncel bir çalışma ise bu yılın ağustos ayında Senato İstihbarat Komitesi tarafından gerçekleştirildi. Komite, konuyla ilgili hazırladığı 1000’i aşkın sayfadan oluşan raporda, Rusya’nın 2016 seçimlerini manipüle etmek için başta Facebook olmak üzere sosyal ağları nasıl kullandığını detaylandırdı. Bu rapor, günümüzde herhangi bir kuruluşun geniş kitlelerin fikirlerini etkilemesinin ne kadar kolay olduğunu gözler önüne serdi. İdeal manipülasyon kanalı Komitenin raporunda, Facebook tarafından geçtiğimiz ay yasaklanan PeaceData isimli haber sitesinin yalan haber yazdırmak üzere birçok Amerikalıyı işe aldığını ve bu şekilde dezenformasyon kampanyasının etkisi güçlendirdiğini görmek mümkün. Facebook’un muazzam reklam altyapısı ise bu haberlerin yayılmasını hiç olmadığı kadar kolaylaştırdığından, manipülatörler özellikle bu sosyal ağ üzerinden seçmenleri etkilemeye çalışıyor. Üstelik bunu Amerikan dili ve kültürünü çok iyi bilen kişilerle

96 // DIGITALREPORT.COM.TR

yaparak, yalan haberlerin ilk bakışta fark edilmesini zorlaştırıyor. Modern bilgi ekosistemi küresel ve çok yönlü. Bugün bir Amerikan vatandaşını herhangi bir sayfayı takip ettirmek mümkünken, aynısını bir Rusya vatandaşına da yapmak mümkün. Söz konusu sosyal ağ kullanıcısı bilinçsizce bir yalan haberi beğendiğinde ya da yorumladığında, söz konusu yanlış bilgi onun arkadaşlarına da ulaşmış oluyor. Birçokları söz konusu haberlere inanmayacak olsa bile, birkaçının fikrini şekillendirmek bunu başarılı bir manipülasyon haline getiriyor. Seçim yasakları başlıyor 2016 seçimlerinde yaşananlardan sonra ABD Senatosu ve AB Komisyonu önünde soruları yanıtlayan Mark Zuckerberg, dünyanın en büyük internet şirketlerinden birine dönüştürdüğü sosyal ağının demokrasiyi zayıflatan bir enstrümana dönüşmesiyle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Günümüzde yoğunlukla yetişkinler ve orta yaşlılar tarafından kullanılan sosyal ağ, sıradaki seçimler için daha önce yapmadığı bir takım önlemlere başvurmaya hazırlanıyor.


GÜVENLİK

Yalan haberler ve yanlış bilgiler paralı reklamlardan ziyade, bu amaçla özel olarak üretilen ve sistematik şekilde dağıtılan içeriklerle yayılıyor. Bunların başında ise 3 Kasım’daki oylama tarihinden 1 hafta önce başlayacak olan politik reklam yasakları geliyor. Bu her ne kadar manipülasyona karşı atılmış güçlü bir adım gibi görünse de, yanlış bilgilerin reklamlardan ziyade yoğunlukla içerikler üzerinden yayıldığı düşünüldüğünde seçimi dış etkenlere karşı korumak için etkili olması zor görünüyor.

Facebook’un hamlesiyle ilgili bir diğer sorun ise politik reklamları seçimden yalnızca 1 hafta önce yasaklayacak olması. Bu önlem, sorunu yara bandıyla iyileştirmeye çalışmaya benziyor. Sorunun gerçek çözümü, Facebook’un en azından yalnızca sıradaki seçime kadar tüm politik reklamları yasaklaması ve kendisini bu yılan hikayesinin içerisinden görece soyutlaması olurdu, ancak Zuckerberg’ün halka açık sorgularında da ortaya çıktığı üzere politik reklamlar Facebook’un vazgeçemeyeceği kadar büyük bir gelir kalemini oluşturuyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 97


GÜVENLİK

BOMBALARI KOKLAYAN SENSÖR Akıllı telefon büyüklüğündeki sensörler, farklı kokuları algılayabiliyor. Çığır açan bu cihazlar güvenlik, tarım ve sağlık alanlarında kullanılmaya hazır.

98 // DIGITALREPORT.COM.TR


GÜVENLİK

Hayvanlar, biz insanların sahip olmadığı fakat faydamıza kullanabildiğimiz birçok özel yeteneğe sahip. Bunların başında ise muazzam koku alma duyularu geliyor. Köpekler yıllardır yasa dışı maddeleri saptıyor, Afrika keseli fareleri bomba ve mayınları yakalıyor, hatta güvercinlere kanser hücrelerini sağlıklılardan ayırt etmeyi bile öğrettik. Bugüne kadar bu yetenekleri için hayvanlarla işbirliği yapıyorduk. Ancak artık bu yetenekleri cep telefonu boyutundaki cihazlara sığdırmayı başardık. Hayat kurtaran ve kolaylaştıran biyolojik makineler geliştiren Koniku isimli girişimin kurucu CEO’su Oshiorenoya Agabi’ye göre: “Biyoloji en geniş açık kaynaklı donanım ve yazılıma sahip.” Koniku tarafından geliştirilen Konikore isimli cihaz, gezegenimizde bulunan en kuvvetli burunların işlevini taklit etmek için minik reseptörlerden faydalanıyor. Cihazın merkezinde, havayı koklayan yaşayan bir biyolojik çip yer alıyor. Aldığı her koku için tıpkı antivirüs yazılımları gibi bir imza atayan sensör, olası bir tehlike anında ya da gerek

duyulan herhangi bir senaryoda kullanıcılarını uyarıyor.

Biyoloji, dünyanın en geniş açık kaynaklı donanım ve yazılım kütüphanesi.

Konikore’un deniz anasından esinlenen tasarımı cihazın önemli işlevlerini mümkün kılıyor: Hava dolaşımı, kolay seri üretim ve taşınabilirlik. Öte yandan sensör tamamen kendini idare edebiliyor ve faaliyetini sürdürmek için herhangi bir kullanıcı etkileşimine ihtiyaç duymuyor. Konikore iki ana bileşenden oluşuyor: Dirayetli silikon cihaz ve değiştirilebilir biyoçip. Gerektiğinde kullanıcılar cihazın içerisindeki biyoçipi değiştirerek Konikore’un kullanım ömrünü uzatabiliyor. Akıllı tarımda kullanılabiliyor Konikore’un birçok kullanım alanı ve amacı mevcut. Bunların başındaysa modern tarım geliyor. Sensör, hastalığı erkenden koklayarak önerilerde bulunuyor, çiftçilerin ekinlerini ve hayvanlarını sağlıklı tutmalarına olanak tanıyor.

DIGITALREPORT.COM.TR // 99


GÜVENLİK

Sensör ayrıca soluduğumuz havayı gözlemleyerek, kalitesini ölçümleyebiliyor. Bu özellik, önleyici teknolojiler alanında büyük bir yenilik olma özelliği taşıyor. Cihaz, ABD Ordusu tarafından mayınların keşfi ve etkisiz hale getirilmesi için kullanılıyor. Eskiden bu operasyonlar için insan ve hayvan hayatları tehlikeye atılıyordu. Cihazın güvenlik alanında sağlayabilecekleri halihazırda iş dünyasının da ilgisini çekmiş durumda. Her yıl 4,1 milyar yolcu

100 // DIGITALREPORT.COM.TR

uçak yolculuğu yapıyor ve her birisi için kapsamlı güvenlik taramaları gerekiyor. Mevcut güvenlik prosedürleri verimsiz ve yüksek maliyetli, üstelik neredeyse yüzde 80 senaryoda silah, uyuşturucu ve patlayıcıları saptamakta başarısız oluyor. Airbus uçaklarda ve havaalanlarında kullanacak Ünlü uçak üreticisi Airbus, Konikore’ biyoteknolojik sensörü 2020 yılının sonunda uçaklarında ve havaalanlarında kullanmayı planlıyor. 2001 yılından bu


GÜVENLİK

yana ABD’deki havaalanı ve tren istasyonlarında bulunan güvenlik önemleri sıkılaştırıldı. Bu sektörlerde yer alan şirketler, yolcuları güvende tutmak için yeni cihazlar geliştirme ve/ veya destekleme konusunda bir hayli istekliler. Avrupalı dev Airbus da bu kervana katıldı ve Silikon Vadisi girişimlerinden Koniku’nun teknolojilerine yöneldi. Şirket, 2020 yılının sonunda bu sensörleri birkaç seçilmiş havalanında bulunan X-ray tünellerine yerleştirerek bomba, uyuşturucu ve silah gibi yasakl, tehlikeli nesneleri daha yüksek bir doğrulukla saptamayı hedefliyor. Airbus’a göre Koniku ile yaptıkları işbirliği güvenlik konusunda gerçek bir devrimi havayolları yolcularına ulaştıracak. Sırada COVID-19 var Biyoteknolojik sensörler, salgın hastalıklarla savaşta insanlığa büyük fayda sağlayabilir. Henüz bu alanda geliştirilen sensörlerin çok büyük bir başarı yakalamadığı ortada ancak Koniku da bu hedefin peşinden gidiyor. Girişimin uzun vadeli hedefi bu teknolojiyi kullanarak insan sağlığına fayda sağlayabilmek. Bu amaçla çeşitli sensörler kullanılarak birçok hastalığı erken aşamada teşhis

edebilecek cihazlar üzerinde ARGE çalışmaları yürütülüyor. Koniku, COVID-19’u koklayarak teşhis edecek ve bunu geleneksel testlerden çok daha hızlı gerçekleştirebilecek bir robot üzerinde çalışıyor. Koniku’nun COVID-19’u koklayan cihazının klinik testleri 1 aya yakın bir süredir COVID-19’a yakalanmış insanlardan alınan örneklerle sürüyor. Girişimden yapılan açıklamada, söz konusu cihazın halihazırda yüksek bir doğrulukla domuz gribini algılayabildiği duyuruldu. COVID-19 test sonuçları ise henüz açıklanmadı.

DIGITALREPORT.COM.TR // 101


E-TİCARET

E-ticaret hacmi yılın ilk yarısında yüzde 64 büyüdü COVID-19 salgını kimi sektörlere kök söktürürken, başını e-ticaretin çektiği alanlarda ise eşi benzeri görülmemiş bir büyüme trendi başlattı. Garanti BBVA Kadın Girişimci Buluşmaları programına katılan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yerel e-ticaret sektörünün 2020’nin ilk yarısına dair performansını girişimcilerle paylaştı. Bakan Pekcan, “Pandemi ve karantina koşullarının da etkisiyle,2020 yılının ilk 6 ayında 102 // DIGITALREPORT.COM.TR

geçen yılın aynı dönemine göre e-ticaret hacminde yüzde 64’lük önemli bir artış yaşanmıştır. 2019 yılının ilk 6 ayında e-ticaretin genel ticaret içerisindeki oranı yüzde 8,4 iken, 2020 yılının ilk 6 ayında yüzde 14,2 olarak gerçekleşmiştir” dedi. Salgın sürecinde e-ticaretin işletmeciler için artık yalnızca bir seçenek değil, iyiden iyiye bir zorunluluğa dönüştüğü ortaya çıktı. Geleneksel işletmeler


E-TİCARET

kepenk kapatırken, işlerini dijitale kaydıranlar kepenk arkasından müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt vermeye devam edebildi. Dijitalleşmeye ve girişimciliğe önem verdiklerini ifade eden Bakan Pekcan, “Bilişim teknolojilerinin öne çıktığı çağda e- ticaretin rolü ve önemi giderek artmakta. Ticaretin bu süreçlerinin esneklik ve kolaylık sağlamasının yanısıra, girişimcilere maliyet avantajları da sağlamakta. Genç girişimciler, için özellikle yeni girişimciler için ticari faaliyetlerini tanıtıp geliştirmeleri noktasında avantaj ve kolaylıklar sağlamaktadır” dedi. 2020 e-ticaret verileri ilk kez paylaşıldı Bu yıl Türkiye’de ilk defa eticaret verilerinin paylaşıldığını kaydeden Pekcan,”2019 eticaret hacmi 136 milyar TL. 2020 ilk altı ayında 91 milyar 700 milyon TL. olduğunu görüyoruz. Pandemi ve karantina koşullarının etkisiyle 2020’nin ilk altı ayında e- ticaret hacminde yüzde 64 artış olduğunu görüyoruz. 2019 ‘un ilk altı ayında e- ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 8,4 iken 2020 yılının ilk altı ayında 14,2 olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde e-ticaretin sektörel ve coğrafi

bazda dağılımı ile ilgili pek çok veriyi sağlayabiliyoruz” dedi.

Yılın ilk yarısındaki e-ticaret satışları, tüm ticaretin yüzde 14,2’sini oluşturdu.

E-ticaret verileri ile ilgili derlenen bütün verilerin sektörle ilgili stratejilerin belirlenmesinde faydalı olduğunu aktaran Pekcan,”Bakanlık olarak e-ticarette güvenli ticaret için ciddi çalışmalar yaptık. E- ticarette güven damgasını oluşturduk.. Şu ana kadar 18 web sitesi e-ticarette güven damgasını aldı. Tüketicilerde güven damgası bulunan sitelerde daha güvenli alışveriş yapabileceklerine ikna olacaklar. Bakanlık olarak e- ticaret üzerinde bir platform oluşturduk. E-ticaret ile ilgili bütün çalışmalara ulaşabilirler. Mart ayında faaliyete aldığımız bu eticaret platformumuzu kullanan firma sayısı 300 bine ulaşmış durumda. Dijital dönüşüm çalışmalarımız kapsamında en temel hedeflerimizden biri ihracatımızı yaymak. Daha fazla kadın girişimcimizi ihracat ailesinin bir ferdi olarak eklemeyi istiyoruz” şeklinde konuştu.

DIGITALREPORT.COM.TR // 103


E-TİCARET

Google Lens, yeni alışveriş özellikleri kazandı Google, Lens uygulamasına alışveriş özellikleri kazandıran yeni bir güncellemeyi duyurdu. Kullanıcılar artık, ev ödevlerinin yanı sıra, yeni bir otomobil veya kıyafet satın alırken de Google Lens’den yardım alabilecek. Görüntü tanıma özelliği sayesinde fotoğraflardaki kıyafetleri ve benzeri ürünleri tespit edebilen uygulama, örneğin beğenilen bir elbiseyi internetten bulup satın alma olanağı verecek. 104 // DIGITALREPORT.COM.TR

Google Lens, ayrıca bulduğunuz kıyafetleri kombinleyebileceğiniz diğer giysileri bulmak için de yardımcı olabilecek. Hem Android hem iOS işletim sistemli mobil cihazlarda kullanılabilecek olan Google Lens özelliği, bundan sonra bir otomobilin gerçek dünyada nasıl bir görünüme sahip olduğunu da gösterebilecek. Google’ın bu özellik için Volvo ve Porsche gibi markalar ile anlaştığı ifade ediliyor.


E-TİCARET

A101 Kapıda, alışveriş alışkanlıklarını çıkarttı A101, nisanda başladığı “A101 Kapıda” uygulamasını çok kısa sürede 81 şehri kapsayacak şekilde genişleterek, bu hizmeti en geniş kapsamlı veren market oldu. Şirket, 1-10 Ekim arası alışveriş alışkanlıkları raporu hazırladı. Buna göre, toplam 2.674.138 ürün teslim edildi. En çok sipariş, Pazar günleri saat 19.00-21.00 arası verilirken, en çok sipariş veren bölge İstanbul’un Kadıköy ilçesi oldu. Türkiye çapında en çok sipariş verilen ürün olarak maden suyu

ParamKredi ile yeni nesil finansman seçeneği TURK Finansman A.Ş.’nin ParamKredi ürünü ile artık kredi kartı limiti, kısıtlı taksit seçenekleri ya da banka hesabına gerek duymadan alışveriş yapılabilecek. Bir tıkla, uzun vadeli taksit seçenekleri ve düşük faiz oranlarıyla dijital kredi alınabilecek. Bireysel veya kurumsal tüm müşterilere sunulan seçenek, sadece alışveriş zamanı değil öncesinde de istediği zaman kredi limitini

olurken, İstanbul özelinde baget ekmek, İzmir’de boyoz, Ankara’da ise süt ve süt ürünleri öne çıktı. Hakkâri, yüzdesel olarak en çok soğan sipariş eden il olurken Kırşehir ise en az soğan tercih eden il oldu. Sinop, siparişlerinin %7’sinde peynir ve zeytin çeşitleri isteyerek yüzdesel olarak en çok kahvaltılık sipariş eden il oldu. En çok çekirdek çitleyen il olarak ise Zonguldak öne çıktıPandemi sürecinin en çok tüketilen ürünlerinden kolonya tüketiminde Giresun, maske tüketiminde ise Bilecik öne çıktı. Çocuk bezi ise en çok sipariş edilen bebek ürünü oldu.

ihtiyaç doğrultusunda belirleme imkanı sunuyor. TURK Finansman A.Ş. Genel Müdürü Gökhan Ertürk, konuyu “Bu modeli oluşturabilmemizi sağlayan, açık bankacılığa uyumlu Türkiye’de bir ilk olan Public API sistemimiz. İki ay içinde 30 milyon TL’den fazla kredi başvurusu aldık Üç yıl içinde otomotiv harici finansman kredilerinde 1.5 milyar TL finansman sağlayarak pazardan yüzde 10 pay almayı hedefliyoruz” şeklinde değerlendirdi.

DIGITALREPORT.COM.TR // 105


FİNTEK

BİREYSEL BANKACILIKTA DİJİLOG DÖNÜŞÜM Operasyonel sonuçlardaki büyük düşüş, bankalar için yeni düşünce şekillerini ve atılımları zorunlu hale getirdi

106 // DIGITALREPORT.COM.TR


FİNTEK

Küreselleşme, mobilite, “yeni iş”, ekoloji, bireyselleşme gibi dev trendlerin yanı sıra, şehirleşmenin de yerel finansal kurumların üzerinde büyük bir etkisi var. Birçok banka için klasik faizler yalnızca materyal ve personal maliyetlerini karşılıyor. Bu nedenle olumlu operasyonlar sonuçlar ve tasarruflar bankaların sağlığı için kritik önem taşıyor. Ancak hem olumlu operasyonlar sonuçlar almak hem de tasarruf etmeye devam etmek, bu dengeyi tutturabilmek, yalnızca güven duyan bir müşteri ve danışman ilişkisiyle mümkün. Finansal ürün ve hizmetlerin satışında değişmez bir yer tutan bu süreç, günümüzde COVID-19 yüzünden dijital dönüşüm geçiriyor. Bütüncül bir yaklaşım Bankaların çoğunun müşteri tabanlarının yaklaşık yüzde 60’ını melez çoklu kanal müşteriler oluşturmakta. Bu müşteriler, hem şube hem de çevrimiçi hizmetlerine ihtiyaç duyarlar. Çoğu zaman bu müşteriler, kendi bankacılık ihtiyaçlarını farklı kanallar aracılığıyla self servis olarak karşılayabiliyor. Çoğu finans

kuruluşu, bireysel kanalları kapsayan ve onları birbirine bağlayan detaylı bir dijitalleşme stratejisine sahip değil. Dijilog şube konsepti bireysel bankacılığın temel alanlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alır. Dijilog yaklaşıma pratik bir örnek vermek gerekirse, satışları ve verimliliği artırmak için şubeleri çoklu kanal satış noktalarına dönüştürmek söylenebilir. Öte yandan çalışan sayısı bu konsepti sınayan bir faktör olarak öne çıkıyor. Dijilog yaklaşım, daha fazla kâr için daha fazla çalışan gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Finansal ürünlerin satışını şubesiz bir düzene taşımak için esnek ve dinamik yapıların kurulması bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Bu süreçte başarılı olan bankalar, analog şubelerin varlığını sürekli dijital erişilebilirlikle bir araya getirerek, ortaya müşteriler için cazip bir kombinasyon ortaya koyuyor. Örneğin müşteri hizmetleri merkezini, sohbet botları ve video görüşme imkanlarıyla danışma merkezlerine dönüştüren bankalar, şubesiz etkileşimin getirebileceği kopukluğu ortadan kaldırıyor. DIGITALREPORT.COM.TR // 107


FİNTEK

Varsayımsal bir bankacılık modeli olarak “dijilog” Müşteriye analog ve dijitalin avantajlarını eş zamanlı sunabilmek için yatay hiyerarşiler ile yeni iş alanları içeren yeni ve net yapılar oluşturulması gerekiyor. Yönetim, birleşik yönetim modeliyle duruma ve ekibin olgunluğuna göre gerçekleştirilebilir. Dijilog şubenin fiziksel yapısıysa her şeyden çok bir paylaşımlı ofisi andırmalı. Açılış saati bankanınkilere denk gelirken, geleneksel bir kapanış saati bulunmak zorunda değil. Bu şubeleri olabildiğince açık ve

108 // DIGITALREPORT.COM.TR

esnek tasarlamak, onların verimli birer iş istasyonuna dönüşmesine sağlayacaktır. Bu senaryoda, katma değerli olmayan, otomasyona bağlanabilir ve özellikle para kaybettiren (ödeme ve para transferi gibi) süreçler otomasyon araçları üzerinden dijital ve self servis olarak sunulmalı. Yol haritası Dijilog yaklaşımın gerektirdiği yeni iş alanları ve bunlarla ilintili görevlerin bir gecede tamamlanması mümkün değil. Müşterilere alışkın oldukları


FİNTEK

kanallar üzerinden ilham verici yaklaşımlar sergilemek için öncelikle önerilen finansal hizmet ve ürünlere bir talep olması gerekir. Talep gören ürünlerin verimli şekilde tüm kanallar aracılığıyla, “dijital açıdan fit” çalışanlar tarafından sunulmasını sağlamak için ise deneyim odaklı dijital ve analog altyapılara ihtiyaç vardır. Tüm bu dilekolay görevler için kuruluşunuzun açık ve net bir yol haritasına sahip olması, bunun ise mevcut düzenlemelere uygunluğu göz önünde bulundurulmalıdır. Her kuruluşun kendi dinamiklerine ve hızına göre, dijilog dönüşüm birkaç adımla hızla ya da uzun yıllar içerisinde küçük adımlarla gerçekleştirilebilir. Startup yaklaşımı Dijilog dönüşüm, tamamen müşteri deneyimi odaklı ve birçok finans kuruluşu için “startup işi” bir yaklaşımı gerektiriyor. Söz konusu bu dönüşüme giren kuruluşların birçoğunda, dışarıdan objektif bakış açılarının süreci iyileştirdiği görülüyor. Böylesi karmaşık, bütünleşik ve kurum çapında değişiklikler öngören bir projede, pusulayı şaşırmamak için yardım almak mantıklı görünüyor.

Sonuç COVID-19 krizinde bankalar, iş pratiklerini kârlılık odağında dönüştürmek için birçok fırsat yakaladı. Bütüncül bir yaklaşım olarak dijilog, melez çoklu kanal müşterilere ilham vermek için gerekli adımları ortaya koyuyor. Konseptin işe yaraması için onu finans kuruluşunun mevcut yapısından ayrı değil, aksine işleyen mekanizmalarının tamamlayıcısı olarak ele alma gerekliliği ortaya çıkıyor. Kendi müşteri hizmetleri departmanına sahip olanlar dijilog dönüşümde bir adım daha avantajlı.

DIGITALREPORT.COM.TR // 109


FİNTEK

PayPal, BitGo’yu satın alarak kripto para işine girebilir Ekimde kripto para alım ve satım hizmetlerini duyuran PayPal, şimdi de bu alandaki büyük bir şirketi bünyesine katmak için görüşmelerde bulunuyor. Sektörün önde gelen isimlerinden bir tanesi olan Bitgo ise, bu satın almadaki en muhtemel isim olarak öne çıkıyor. Kurulduktan kısa süre sonra 69,5 milyon dolar yatırım aldı 2013 yılında Kaliforniya’da kurulan Bitgo tarafından sunulan hizmetler arasında, bir cüzdan servisi, soğuk depolama sistemi, portföy yönetimi, vergi raporama ve ticaret yapma gibi hizmetler yer alıyor. Bitgo’nun yatırımcıları arasında ise GS Growth, Galaxy Digital, Valor Equity Partners ve Redpoint gibi şirketler yer alıyor. Kurulduktan oldukça kısa bir süre içerisinde yaptığı finansman turu ile 69,5 milyon dolar toplayan 110 // DIGITALREPORT.COM.TR

şirket, Bitcoin ve kripto para sektörünün, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki önemli isimleri arasında yer alıyor. Binance ve Coinbase gibi şirketlere destek veriyor PayPal ile Bitgo arasındaki görüşmelerin devam ediyor, ancak şirketlerin kısa sürede satın almayı sonuçlandırması bekleniyor. Binance ve Coinbase gibi kripto para piyasasının devasa oluşumlarına da hizmet veren Bitgo’nun PayPal’a ne kadara satılacağı henüz bilinmiyor. Fakat finansman turunda 69,5 milyon dolar gibi bir yatırım alan şirketin, PayPal için pahalı bir satın alma olabileceği görüşü de piyasalarda paylaşılıyor. PayPal, yalnızca kripto para alımı ve satımına aracılık etmekle kalmayıp, bu piyasaya odaklı biçimde giriş yaparsa, fintek dünyasında önemli bir değişim yaşanacağı düşünülüyor.


LİSTELER

Satın Alma & Yatırımlar Türkiye ve dünyada öne çıkan yatırımlar, halka açılmalar, satın almalar ve şirket birleşmeleri... Vilynx

50 milyon dolara satıldı Apple, yapay zeka tabanlı video analitik startup’ını satın aldı. Şirketin, Apple’ın son dönemdeki arama motoru çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor. ---------------------------

InVideo

insha

23,2 milyon TL tohum yatırım aldı Param, Albaraka Türk’ün Almanya’da faaliyet gösteren dijital banka girişimi insha’ya 232 milyon TL değerleme ile ortak oldu. ----------------------------

Paket Mutfak

1,3 milyon dolar yatırım aldı Restoranların paket servis yapabilmesini sağlayan Türkiye merkezli girişim, 1,3 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı. ----------------------------

Enhencer

1,5 milyon TL tohum yatırım aldı

Sosyal medya videoları hazırlamayı kolaylaştıran şirket, Sequoia Capital India’nın öncülüğünde, Tiger Global, Hummingbird, RTP Global ve Base’den A Serisi yatırım aldı. ---------------------------

Veri tabanlı davranış modellemesi ile yatırım geri dönüşünü artırmayı hedefleyen girişim, Mert Kaçmaz, Çağrı Cebe, Serkan Tutar, Çağrı Emre Korkmaz, Arzu Umur, Enis Ulusoy ve Geometri Ventures’tan 18 milyon TL değerleme ile 1,5 milyon TL tohum yatırım aldı. ----------------------------

LearnUpon

Ekmob

Online eğitim platformu, Summit Partners’tan yatırım aldı. Şirket, yatırımı veri analitiği kullanarak büyümeye aktaracak. ---------------------------

Angel Effect öncülüğündeki tura TechOne, Lima Ventures ile 9 melek yatırımcı katıldı. ---------------------------

15 milyon dolar yatırım aldı

56 milyon dolar yatırım aldı

25 milyon TL değerleme ile yatırım aldı

DIGITALREPORT.COM.TR // 111


LİSTELER

Ajanslar & Müşteriler

----------------------------

Garanti BBVA

Golin (Halkla İlişkiler, Influencer) ----------------------------

Alametifarika (Kreatif, Dijital) ----------------------------

Sompo Sigorta

Margin (Kreatif, Dijital) ----------------------------

Akbank

Unite.ad (Influencer, Celebrity) ----------------------------

Tavuk Dünyası

Serdesin (Dijital) ----------------------------

Vakıf Katılım

desiBel (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Kelebek Mobilya

Brandworks (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Cosmetica

Red and Grey (ATL, BTL, Dijital, Sosyal Medya) ----------------------------

Chef Seasons

SALT İletişim Grup (Halkla İlişkiler, Influencer) ----------------------------

MSA

Contactplus (Halkla İlişkiler) 112 // DIGITALREPORT.COM.TR

KONE

Geometry İstanbul (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Coca Cola Felece

FM İletişim (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Acer Türkiye

Piar İletişim (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Zyxel Networks

Piar İletişim (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Arzum

TBWA\İstanbul (ATL, BTL, Dijital, Sosyal Medya) ----------------------------

Heryerdesaglik.com

Contactplus (Halkla İlişkiler) ----------------------------

MINISO Türkiye

H2O United (Kreatif, Dijital, Perf. Pazarlama) ----------------------------

Sompo Sigorta

Aristo (Halkla İlişkiler) ----------------------------

Koçtaş

SALVO (YouTube & Video içerik) ----------------------------


LİSTELER

Atamalar

dijital pazarlama, CRM ve pazar araştırmaları çalışmalarından sorumlu olacak. ----------------------------

Kurumsal dünyada yeni pozisyonlar, atamalar ve ayrılıklar...

Hasan Murat Büyükkucak İyzico CMO’su

Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümünde, lisans üstü eğitimini ise London School of Economics’in Siyaset Bilimi Departmanı’nda tamamlayan Büykkucak, iş yaşamına Starcom Mediavest İstanbul’da Stratejik İletişim Planlama Sorumlusu olarak başladı. Ardından Kraft Foods, The Coca-Cola Company, Novartis Consumer Health, British American Tobacco ve son olarak, Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi’nde görev aldı.

Mert Uygur

Samsung Türkiye Dijital ve Veriye Dayalı Pazarlama Yöneticisi 2017 yılında Samsung’a Dijital Pazarlama Yöneticisi olarak katılmadan önce, 7 yıl boyunca Dentsu Aegis ve GroupM gibi ajanslarda Dijital Medya Planlama ve Programatik Satın Alma Direktörlüğü rollerini üstlenen Uygur, yeni görevinde

DIGITALREPORT.COM.TR // 113