Issuu on Google+


Bİlge ÇoCuk

Sevgili Çocuklar, Küçükçekmece Belediyesi olarak, zekânıza ve becerilerinize son derece önem veriyor, bu amaçla en iyi şartlarda eğitim almanızı hedefliyoruz. Okullarımızı yeniliyor, eğitim yuvalarımızı her geçen gün arttırıyoruz. Yaz ve Kış Spor Okullarımız, Kültür ve Sanat Merkezlerimiz’de başlattığımız kurslarımızla yeteneğinizi keşfetmeniz, hayata başka bir pencereden bakmanız ve her konuda başarılı olmanız adına hiç durmadan çalışıyoruz. Aziz YENİAY Küçükçekmece Belediye Başkanı

Yakın bir zamanda önemli sorumluluklar üstleneceksiniz. Gelecekte belki de içinizden birileri Belediye Başkanı seçilecek ve bu sayfalardan o günün çocuklarına seslenecek. Amacımız, bu yolda ilerlerken sizlere en iyi şekilde hizmet edebilmektir. Ulu Önder Atatürk’ün, siz değerli çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutluyor, Atamızın bize gösterdiği hedef doğrultusunda ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşımak için elinizden geleni yapacağınızı umuyorum. Bayram sevincini hep birlikte yaşayalım ümidiyle, geçtiğimiz yıl dünya çocuklarını Küçükçekmece’de buluşturmuş, Küçükçekmece 23 Nisan Uluslararası Çocuk Festivali’nin ilkini gerçekleştirmiştik. Bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz Festivalimiz, 19–24 Nisan tarihleri arasında Kültür ve Sanat Merkezlerimiz’de gerçekleşecek. KKTC, Litvanya, Almanya, Endonezya, Çin ve Rusya’dan gelecek çocuklarımızla birlikte Cumhuriyetimiz’in 91. yılında tüm dünyaya barış mesajları vereceğiz. Yüreğinizden sevgi, yüzünüzden gülümseme, gözlerinizden parıltı eksik olmasın.

3


8 EDİTÖR

Bilgi Evleri’nden Haberler

Merhaba sevgili arkadaşlar, Benim adım Bilge Çocuk, aranıza yeni katıldım. Aziz Yeniay’ı hepiniz tanıyorsunuz, ben yeni tanıştım. Onu ve sizleri tanıdığım için çok sevinçliyim. Çocukları çok seviyor ve bizim için birçok hizmet sunuyor. Aziz Yeniay beni bu dergiyi hazırlamakla görevlendirdi. Ben de dergide sizin yaptığınız etkinliklere yer verdim. Bize yol göstersinler, küçük yaşta büyük hatalar yapmayalım diye uzman eğitimcilerden öğütler alıp sizinle paylaştım. Severek okuyacağınıza inandığım çizgi romanlar ve eğlenceli bulmacalarım var. Arkadaşlar; ilk sayıyı beğeneceğinizi umuyor, ikinci sayıda sizlerden de yardım bekliyorum. Yayımlanmasını istediğiniz çalışmalarınız varsa Bilgi Evleri’ndeki öğretmenlerinize ulaştırabilirsiniz. Arkadaşlar aranıza katıldığıma çok sevindiğimi bir kez daha belirtmek istiyorum. Hele bir okuyun dergiyi, bakalım beğenecek misiniz?

4

16 Küçükçekmece’li Emre

44 Küçülmüş de Büyümüş

54 Karagöz ile Hacivat


Bİlge ÇoCuk

Bu Evleri Çok Seveceksiniz

Yıl: 2011 / Sayı : 01 Sahibi Küçükçekmece Belediye Başkanlığı adına Aziz Yeniay

12

Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fesih Eto

26

Yayın Kurulu Levent Uslu, Fesih Eto, Ersan Ulusan, Ömer Okumuş, İbrahim Keleş

Sunay Akın’la Söyleşi

38 Beden Eğitimi Hikayesi

Hayvanlar Alemi

48 Resimli Bulmaca

60

Yayın Danışma Kurulu Enver Şengül, Halil Ortaç, Levent Uslu, Mustafa Kuzugüden, Ramazan Çetinkaya Editör Burcu Eda Erdem Mustafa Şapşap Görsel Yönetmen Deniz Güleroğlu İllüstrasyon İsmail Özen Murat Tanhu Yılmaz

50 Uçurtma Müzesi

Hazırlık Bab-ı Hayal Yayıncılık

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Telefon : 0212 44 44 360 Faks : 0212 411 06 40 www.kucukcekmece.bel.tr www.kucukcekmece.tv kucukcekmece@kucukcekmece.bel.tr

5


Bİlge ÇoCuk BİLGE’NİN GÜNLÜĞÜ

Sevgili Gün lük, Bilgi Evi'ne ilk girişimd i. Daha kim seyi tanımıy dum. Danış ma bölümün orde güler yü zlü melek g bayan vard ibi bir ı. O bizi yön lendirdi. En muştum çok sonunda üy e olsevindim. Bizim dersim iz haftason uydu; gittik yorduk. Öğ . Herkesi y retmenlerim eni yeni tan izin gözleri ıbüyük şefk ış ıl ış ıl bilgi parlı atle ilgi gös y ordu. Bize terildi, hem menlerimiz eğlendik he pamuk pren m öğrendik . Öğretses biz yed i cücelerdik sevmiştik. İ . İlk günden leriki günle rde paylaşım herkesi duk. Birbirim ı, yardımı v e sevgiyi öğ ize yardım reniyorediyorduk. Kurslara ve Yeni arkada birçok şeye şlar ediniyo rduk. katılıyordu Taştepe Bil k. Eğlencen gi Evi’ydi. in bilginin a dresi Bazı öğretm enlerimiz b aşka Bilgi E duk çünkü o vleri’ne ata nlar eğitti ndı. Üzülüy bizi. Ama y oreni gelen öğ çok iyiydi. o retmenlerim nları da çok iz de sevdik. Zat sevilmesin e n h e r ö ğ retmen sev ki? Onlar e ilir. Neden n iyi meslek lerden birin menlik” ço i yapıyor. “Ö k kutsal bir ğretmeslektir. B de Başöğre irçok çocuğ tmen Must a bilgi veriyo afa Kemal A r. Hem tatürk’ün d vardı. Belki e bizim aram bir öğretm ızdan da çık eni biri belki d a r . M u s t a f a Kemal At e Taştepe B atürk gibi ilgi Evi'nde yetişmiş olu r. Simay Kara bunar

6


ATATÜRK’Ü ANLAMAK Bİlge ÇoCuk

Atatürk ve Çocuk Sevgisi tatürk, çağdaş ve mutlu Türkiye’yi çocuklarda görür ve çocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır, onlarla uzun uzun konuşurdu. Vedat Demirci’nin anılarından öğrenildiğine göre; Atatürk bir gün çocuk balosuna gider. Ortalıkta bir şaşkınlık havası doğar. Küçük bir oğlan salonun orta yerinde kalır. Bu yavru hayranlıkla bir süre Atatürk’e baktıktan sonra: “Atatürk’üm, seni öpmek istiyorum” der. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır. Bu derin sessizliği Atatürk’ün sesi bozar “Öyleyse, gel öp” der. Çocuk koşarak

A

Atatürk’ün boynuna sarılır. O sırada diğer çocuklar da: “Biz de. Biz de.” diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Ata’yı doya doya öperler. Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır. Büyük Atatürk de ağlar. Evet, Türk çocuklarının bu engin sevgisi için ağlar. O gün çevresindekilere övünçle: “İşte benim kuşaklarım” der. Atatürk çocukların önemini her ortamda vurgulayarak çocuklara yönelik

hizmetlerde rehberlik yapmayı sürdürmüştür. 17 Ekim 1922 yılında Bursa’da kendini karşılayan çocuklara aşağıdaki şekilde seslenerek nasıl bir gençlik istediğini belirtmiştir: ‘Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.’

7


Bİlge ÇoCuk BİLGİ EVLERİ’NDEN

Bilgi Evi öğrencileri bilgilerini yarıştırdı

‘‘

Bu yıl düzenlenen bilgi yarışmasında 1. Fatih, 2. Halkalı, 3. İnönü Bilgi Evi oldu. Yarışma, arkadaşlarımızın rap gösterileriyle renklendi.

ilgi Evlerimiz arasında her yıl bilgi yarışması düzenleniyor. Bu yılki yarışmada kıyasıya bir rekabet yaşandı. Müzik ve dans gösterilerinin de sunulduğu bilgi yarışmasında Fatih Bilgi Evi birinci oldu. Yarışmacı arkadaşlarımız Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen 6. Sınıflar Arası Bilgi Yarışması’ndaki performanslarıyla gurur verdiler. Cennet, Fatih, Halkalı, İnönü, Sefaköy ve Taştepe Bilgi Evleri’nin katıldığı yarışmada öğrencilere, Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Teknoloji, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Bilgisayar ve Genel Kültür alanlarında sorular yöneltildi. Yarışmacıların gündemdeki önemli olaylarla ilgili Genel Kültür sorularının tümünü doğru yanıtlaması ise güncel meselelere ilgisiz kalmadığımızı gösterdi. Çünkü biz yarının büyükleriyiz.

B

‘‘

RAP GRUBU SALONU COŞTURDU Kıyasıya bir rekabetin yaşandığı yarışma eğlenceli görüntülere de sahne oldu. Verilen süre içinde ekrandaki soruları yanıtlamaya çalışan yarışmacılara, salondaki arkadaşları tezahüratlarla destek verdi. Aralarda müzik ve dans gösterilerinin de sunulduğu yarışmada Taştepe Bilgi Evi öğrencilerinin oluşturduğu rap grubu Bilgi Evi şarkısıyla salondaki arkadaşlarını coşturdu. Oldukça çekişmeli geçen yarışmada Fatih Bilgi Evi birinci olurken, Halkalı Bilgi Evi ikinciliği, İnönü Bilgi Evi ise üçüncülüğü elde etti. Cennet, Sefaköy, Taştepe Bilgi Evleri de oldukça başarılı oldu. Dereceye giren yarışmacılar ödüllerini Belediye Başkan Yardımcımız Levent Uslu’dan aldılar. 8


İKİNCİ DÖNEME GİRİŞ TÖRENİ BÜYÜLEYİCİYDİ

‘‘

Bilgi Evlerimiz’in 2010-2011 öğretim yılı ikinci dönemi için yaptığı açılış töreninde birbirinden güzel gösteriler sunuldu. Törende konuşan Aziz Yeniay, SBS’de İstanbul’un en başarılı öğrencileri olmamızı istediğini söyledi.

İ

‘‘

kinci döneme dolu dolu bir törenle girdik. Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni şölen havasında geçti. Yıl boyunca birçok kulüpte etkinliklere katılarak kendilerini geliştirme imkanı bulan arkadaşlarımız oldukça güzel gösteriler yaptı. Tören boyunca birbirinden güzel halk oyunları, şiir dinletisi, skeç ve müzikli gösteriler sunan arkadaşlarımız seyircileri adeta büyüledi. Bu törende; ailelerimiz, öğretmenlerimiz, belediye yöneticilerimiz ve en başta da Başkanımız Aziz Yeniay bizleri yalnız bırakmadı.

vardı. Küçükçekmece SBS sonuçlarında hep alt sıralarda kalıyordu. Şu anda geldiğimiz noktadan gerçekten memnunum. İstanbul ortalamasının üstüne çıktık” diye konuştu. Küçükçekmece’nin daha üst sıralarda olması gerektiğini vurgulayan Aziz Yeniay, “Bizim olmamız gereken yer burası değil. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde İstanbul sıralamasının ilk üçünde yer almanızı istiyoruz. Çünkü gerçekten çok zeki ve yeteneklisiniz” dedi.

SİZ HER ŞEYDEN DEĞERLİSİNİZ Konuşmasında farklı bir eğitim anlayışı içerisinde olduklarını ifade eden Aziz Yeniay, şunları söyledi: “Biz dershanecilik yapmıyoruz. ÇOK ZEKİ VE YETENEKLİSİNİZ Biz burada sizlerin vatanına milletine hayırlı Bizimle büyük gurur duyduğunu söyleyen birer birey olmanız için içinizdeki cevheri orAziz Yeniay, “Üç yıl önce sizler için önemli hedefler ortaya koymuştuk. Bu hedefleri or- taya çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü siz her şeytaya koyarken kabul edemeyeceğimiz bir şey den değerlisiniz. ” 9


Bİlge ÇoCuk BİLGİ EVLERİ’NDEN

Kitap okuyana ödül ütüphane Haftası nedeniyle “Şanslı Okuyucu” adı altında bir kitap okuma etkinliği gerçekleştirildi. Çocuk, anne, baba, öğretmen demeden herkese kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte Bilgi Evleri’nde bulunan herkes bir saat süreyle kitap okudu. “Şanslı Okuyucu” programında çocuklar ve aileleri bir arada kitap okumanın zevkini yaşadı. Kimisi bilgisayar başında, kimisi sınıfta, kimisi koridorda, kimisi çocuğunu beklerken ‘Şanslı Okuyucu’ etkinliğine katılarak kitap okudu. Küçükçekmece’de bulunan altı Bilgi Evi’nde gerçekleştirilen etkinliğe toplamda 850 öğrenci ve veli katıldı. Etkinlikte kitapların arasına daha önceden konulan “Bilgi Evi” logolarını bulan şanslı kişiler ödüllendirildi. Velilerden ve öğrencilerden oldukça olumlu tepkiler alan etkinliğin, ilerleyen zamanlarda da gerçekleştirilmeye devam edileceği açıklandı.

K

İYİLİĞİN SESİ Bilgi Evlerimiz’in gerçekleştireceği bir başka anlamlı ve önemli etkinlik ise “İyiliğin Sesi” projesi olacak. Bu proje kapsamında Bilgi Evi üyeleri olarak Altı Nokta Körler Derneği için toplam 12 kitap seslendireceğiz. Bu projenin gerçekleşmesini heyecanla bekliyoruz. 10


23 Nisan Coşkuyla Geçecek

‘‘

‘‘

Belediyemiz’in bizler için düzenlediği Küçükçekmece Belediyesi 23 Nisan Uluslararası Çocuk Festivali altı ülkenin katılımıyla 19- 24 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek.

tatürk'ün çocuklara armağanı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Belediyemiz’in bize bir sürprizi var. Bizleri çok seven belediye yöneticilerimiz geçen yıl gerçekleştirmeye başladıkları Uluslararası Çocuk Festivali’nin bu yıl ikincisini düzenliyorlar. Festival, 20 Nisan akşamı Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde yapılacak açılışla başlayacak. Festival açılışında, katılan ülkelerin çocukları gösteri yapacak. Açılışta bizi Cennet Kültür Merkezi Yıldız Kursiyerleri, Kırklareli yöresine ait halk oyunları gösterisi ile temsil edecek. Başarılarıyla adından söz ettiren Yıldız Kursiyerleri, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu'nun düzenlediği yarışmada ilçemizi temsilen İstanbul birincisi olmuştu.

A

Altı ülke çocukları katılacak Bu yıl festivale Almanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Endonezya, Çin, Rusya ve Litvanya''dan çocuklar katılacak. Grup Hepsi'den kapanış konseri Festivalin resmi kutlaması 23 Nisan Cumartesi günü Halkalı Stadı'nda tüm ülkelerin çocuklarının katılımıyla yapılacak. Ayrıca 21-23 Nisan tarihleri arasında ilçedeki tüm kültür merkezlerinde saat 12.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek sürpriz etkinliklerle bayramımızı coşkuyla kutlayacağız. Etkinliklerin ardından Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde kapanış galası olacak. Gala da çok sevdiğimiz müzik grubu Hepsi bir konser verecek ve festival son bulacak. 11


Bİlge ÇoCuk BİLGİ EVLERİ’NDEN

Bu evleri çok SEVECEKSİNİZ

‘‘

Bizlere kendimizi özel hissettirecek iki yeni Bilgi evi daha kuruluyor. Biri Dünya ve kitap, diğeri kalemlik şeklindeki yeni Bilgi Evleri Söğütlüçeşme ve Halkalı’da yapılıyor.

ilgi Evlerimiz’e iki kardeş daha geliyor. Cennet, Fatih, Sefaköy, Halkalı, Taştepe ve İnönü Bilgi Evleri olmak üzere altı Bilgi Evi’nde eğleniyor ve öğreniyorduk. Şimdi bizlere kendimizi özel hissettirecek iki yeni Bilgi Evi daha kuruluyor. Tasarımlarını hepimizin çok beğeneceği dünya ve kitap şeklindeki yeni Bilgi Evi Söğütlüçeşme’de, kalemlik ve kitap şeklindeki ise Halkalı’da yapılıyor. Bu modern bina tamamlandığında, Halkalı’da bulunan Bilgi Evi yeni binasına taşınacak.

B

ENGELLİ ARKADAŞLARIMIZ UNUTULMADI Tasarımı ve kullanış özellikleriyle benzersiz, aynı zamanda daha teknolojik olan Bilgi Evleri’nde 5 bin öğrenci eğitim alabilecek. Üç katlı olarak düşünülen Bilgi Evleri’nde konferans salonlarımız, kulüp odalarımız, sanat atölyelerimiz, bilgisayar salonlarımız, yeşil alanlar içinde oyun bahçemiz de olacak. Ailelerimiz için kafeterya da düşünülmüş. Ayrıca çok sevineceğiniz bir haberim var. Engelli arkadaşlarımız bizimle olabilmek için zorlanmayacaklar. Yeni Bilgi Evleri engelli kardeşlerimizin kullanımına da uygun yapılıyor. Bu Bilgi Evleri’nde okul derslerimize daha çok destek alabileceğiz.

‘‘

Söğütlüçeşme’de yapımı devam eden Bilgi Evi 12


DIŞI FARKLI, İÇİ FARKLI BİR DÜNYA Bizler için en güzelini yapabilmek amacıyla çok uzun süre düşündüklerini söyleyen Aziz Yeniay; " Sizlere daha iyi şartlarda eğitim veren ve görsel olarak da seveceğiniz binalar olsun istedik. Yeni Bilgi Evleri’nin içi farklı dışı farklı bir dünya olacak. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün göstermiş olduğu çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmamızın olmazsa olmaz koşulu eğitim, bilgi, kültür ve sanattır. Yalnızca kendi kültürümüzü değil dünya kültürünü de bu Bilgi Evleri’nde öğreneceksiniz” diye konuştu ve Kanarya Mahallesi, Atatürk Mahallesi ve Mehmet Akif Mahallesi’ne de Bilgi Evleri yapılacağının müjdesini verdi. Yeni Bilgi Evleri’nde güzel sanatlara yönelmek için daha uygun ortamlar bulacağımızın altını çizen Aziz Yeniay, “Gelişiminize destek olabilecek her ayrıntıyı düşündük. Bu özgün mimari, Bilgi Evleri’nin kullanımına, sınıflarına ve atölyelerine göre tasarlandı. Hayal ettiğimiz şey verimli, mutlu ve istekli olabileceğiniz bir Bilgi Evi’ydi” dedi.

Halkalı’da yapımı devam eden Bilgi Evi 13


Bİlge ÇoCuk BİLGİ EVİ KULÜPLERİ

TAKI TASARIMI * El becerilerinizi geliştirir. * Özgüveninizi arttırır. * Kendi yaptığınız tasarımları kullanma keyfini yaşarsınız. * Arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize, sadece onlara özel hediyeler vermenize olanak sağlar.

Takı Tasarımı Kulübü akı yapmak özel bir yetenek, teknik gerektiren bir beceridir. Takı aletlerini doğru kullanıp kaliteli işcilik ve kaliteli malzemelerle şık, güzel takılar yapılabilir. Ama en önemlisi takı malzemeleri ne kadar kaliteli olursa olsun, malzemeleri ne kadar doğru kullanırsanız kullanın, yaratıcılık ve hayal gücü güzel takıların anahtarıdır.İşte bu takı tasarımcılığıdır.

T

Cennet Bilgi Evi'ndeki arkadaşlarımız da Bilvin Öğretmen öncülüğünde iyi birer takı tasarımcısı olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Bilvin Öğretmen, arkadaşlarımızın daha çok zincir, misinayla kullanılan takılar, çelik telden küpeler ve çeşitli boncuklarla hayal gücüne dayalı çalışmalar yaptıklarını söylüyor ve onlara sadece yol gösterdiğini ne yapacaklarına kendilerinin karar verdiğini belirtiyor. 14

Şu an iki grupta toplam 30 arkadaşımız eğitim alıyor. Kulüp üyeleri, takı tasarımını eğlenceli ve zevkli olduğu, el becerilerini geliştirdiği için yaptıklarını söylüyorlar. Ayrıca kendi yaptıkları takıları kullanmanın mutluluk verici olduğunu belirtiyorlar. 23 Nisan'da yeni bir sergi yapacak olan takı tasarımcı arkadaşlarımız, yaptıkları eserleri başkalarıyla paylaşacak olmanın heyecanını yaşıyorlar.


BİLGİ EVİ KULÜPLERİ Bİlge ÇoCuk

Filografi Kulübü ilografi, tel ve çivinin maharetli ellerde şekil aldığı eski bir el sanatı… Unutulmaya yüz tutmuş bu sanat, Belediyemiz’in Bilgi Evleri’nde çocuklara öğretilerek yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.

F

Şimdilik pilot bölge olarak seçilen Halkalı Bilgi Evi’nde faaliyet gösteren Filografi Kulübü, yaz döneminde; 8-14 yaş arasındaki arkadaşlarımıza verilen eğitimle başladı. Filografi çalışmaları, Halkalı Bilgi Evi’nde pazar günleri 11-14 yaşlarındaki 25 arkadaşımıza verilen eğitimlerle sürüyor.

Filografinin zor ve sabır gerektiren bir sanat olduğunu belirten filografi sanatçısı arkadaşlarımız; bu duruma rağmen filografiyi çok sevdiklerini ve hayatlarının ilerleyen dönemlerinde de bu sanatla ilgileneceklerini söylüyorlar.

Yaz boyunca filografiyi öğrenen arkadaşlarımızın ilk sergileri sezon başında yapıldı bile… Onlar sezon sonu açacakları ikinci sergileri için tüm güçleriyle çalışmaya devam ediyorlar.

FİLOGRAFİ El becerenizi geliştirmek ve sanat adına bir şeyler yapabilmek için harika bir el sanatı... NEDİR?

NASIL YAPILIR?

Filografi ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasından belli örgü teknikleri kullanılarak teller geçirilmesiyle çeşitli desenler meydan getirilmesi sanatıdır. Bu sanat Ortadoğu’da doğmuş Batı’ya ve Uzakdoğu’ya yayılmıştır. Pek tanınmayan bu sanat, biraz da ilgisizlik nedeniyle unutulmak üzeredir.

Sanatçı önce kafasında bazı motifler tasarlıyor. Daha sonra bu motifleri oluşturmak için tahta panolar üzerine çivilerini belli bir düzene göre çakıyor. Bu çivileri boyayıp vernikledikten sonra, çivilerin arasından çeşitli renklerde telleri sıkıca geçirerek önceden tasarlanmış motifleri ortaya çıkarıyor.

15


Bİlge ÇoCuk ÇİZGİ ROMAN

Küçükçekmece’li Emre 1. Bölüm: Aziz Yeniay ile Tanışma

16

Yazan: Seyhan GÜLER Çizen: İsmail ÖZEN


17


Bİlge ÇoCuk ÇİZGİ ROMAN

18


19


Bİlge ÇoCuk ÇİZGİ ROMAN

20


MERAK ETTİKLERİNİZ Bİlge ÇoCuk

Yağmurlar Nasıl Oluşur? ulutların gözyaşı olarak bilinen yağmur, aslında bulutların ta kendisidir. Yağmur yağmadan önce buharlaşma ve yoğunlaşma olmak üzere iki evreden geçer. Gün ışığının etkileri ile metreküplerce su buharlaşarak atmosfere karışır. Atmosfere doğru yükseldikçe, ısı kaybederek en soğuk bölgeye ulaşır. Bu buhar

B

1

Çarpışma İle Birleşme

Bulutları oluşturan su tanecikleri rüzgârın etkisi ile savrularak birbirlerine çarparlar ve çarpışan tanecikler birleşir.

tanecikleri, havadaki toz parçacıklarına tutunup, su damlaları haline gelip birleşerek bulutları oluşturur. Bulutlar yeterli büyüklüğe ulaşınca, yer çekiminin de etkisiyle yere düşer. Bu işlem toplam 8 günde gerçekleşmektedir. Su taneciklerinin bulutları oluşturması işlemi iki şekilde gerçekleşir:

2

Kristalleşme İle Birleşme

Hava sıcaklığının bir anda düşmesi ile oluşan su tanecikleri donar. Bu su tanecikleri yeryüzüne eriyerek inerler.

Uçaklar Nasıl Havada Durur? çaklar pervaneleri ve kanat- havalanmaya başlar. Uçak, uçuş sırasında 4 kuvvetin etkisi altına ve çevresindeki havanın dağılışını girer. Bunlar yerçekimi kuvveti, ve akımını denetler. kaldırma kuvveti, geri sürükleyici Motorlarında yerçekimsel dalga ve ileri sürükleyici kuvvettir. Kalmotoru bulunur. Uçağın kanatladırma kuvveti; uçağın harının altındaki hava basıncı üsvalanıp, uçmasını sağlar. tündekinden fazla olduğu durumda uçak yerçekimini yenerek

U larıyla hava dokusunu etkiler

Eskimolar Buzdan Evlerini Nasıl Isıtıyorlar? Eskimolar adına “igloo” denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması, içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bu yüzden buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Böylece buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de, bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.

21


Bİlge ÇoCuk MAKALE

BAŞARAMAMA KAYGIM VAR NE YAPIYORSUN Sınıftasın yine. Dersi çalıştın aslında. Ama alışık değilsin anlatmaya.Yanlış yapmaktan korkuyorsun belki de. Ayıplanmaktan, dalga geçilmesinden. Arkadaşlarının birçoğu da hata yapıyor ama takmayanlar da var bu durumu. Sadece bu yüzden okula gitmek istemediğin zamanlar oluyor. Gitmek istemediğin için çalışmıyorsun bazen. Bazen de çalışıp da başaramamış olmamak için çalışmıyorsun anlaşılan. Belki düşünmek gerek bunu. İşte yine ordasın.Ya kaldırırsa öğretmen seni. Ya sorarsa o çalışmadığın yeri. Ya yapamazsan problemi!

22


NE YAPABİLİRSİN Sen tek değilsin sınıfta... Kaldır başını bak herkes senin gibi aslında. Yanlış yapma ihtimalin herkes kadar. Sen de gülmüyor musun bazen arkadaşlarına? Zaten gülmek için bahane aramıyor mu herkes? Tek yapman gereken, bilgi eksikliğini tamamlamak ve yanlış yapsan da sınıf içinde söz almaktan çekinmemek. Çünkü, zoru ancak tekrar sıradanlaştırır. Araba sürmeyi yeni öğrenenler gibi. Ne kadar fazla tekrar edersek söz hakkı almayı, o kadar yeneriz heyecanımızı. Ama ne kadar aralıklı yaparsak sınıfta söz hakkı almayı, o kadar fazla kalır aklımızda heyecanı. Bitmez yani bu heyecan, aralıklı yapıldığı zaman. Formül şu o zaman; her gün kalkarsan sözlüye, tahtaya, anlatıma; her geçen gün azalır kaygın heyecanın. Haydi o zaman deneyelim ve görelim sonucu sonra da paylaşalım burada. İstersen bir günlük tut da bak. Ne kadar değişiyor duygular... Fethiye ZALIM TOZKOPARAN Psikolog / f_zalim@hotmail.com

23


Bİlge ÇoCuk YEŞİL SAYFA

Pil Kullanımında Nelere Dikkat Etmeliyiz? boy birçok eşyada değişik an al r ye da ız tım ya k kulGünlük ha nırız. Aslında pil, en ço lla ku r lle pi e rd le ük ve büyükl yadır. Ancak piller eş an rp ça az en e üz rlandığımız ama gözüm yasallar içerirler. Pille m ki n re ve r ıktan ra za e iz olarak bizler, kullanıld er şil doğaya ve geleceğim ki rlı ya du e in es i, imiz için çevr ih etmeliyiz. Ailemiz rc te den vazgeçemeyeceğ ri lle pi n le bi la nı ller civa, ve tekrar kulla yönde uyarmalıyız. Pi bu sonra şarj edilebilen de i iz im er kl yü vremizdeki bü ğer kimyasal maddeldi ve lt ba ko l, arkadaşlarımızı ve çe ke ni demir, nko, mangan, lityum, an büyük tehlikeler nd ısı aç e vr çe ı as kadmiyum, kurşun, çi ılm e at lrin gelişigüzel çöpler r. En başta toprak ku ili ab rış ka a rın la erden üretilir. Bu pille su ı lt ra prağa ve oradan da ye istemi alt üst eder. os ek ki da su i liğ oluşturur. Metaller to rli ki u su erisinde bu metallerin oluşturduğ osistemdir. Zaman iç ek lanılmaz hale gelir ve m tü da lın as l, ği ekosistemi de l 4 m2 toprak kirlepi m Etkilenen sadece su le ka k çü kü r Bi r. de de görülü etkiler insanlar üzerin ir. im yapamaz hale getir tir ve bu toprağı üret rin Avantajları Şarj Edilebilir Pille ı azaltır. * Evsel atık miktarın zarar azalır. . * Doğaya verdiğimiz olarak tasarruf sağlar di ad m n de in iğ ld bi ir. * Defalarca kullanıla re göre daha verimlid lle pi lin ka al lık m nı lla * Tek ku

24

Şarjlı Pil Nasıl Uzun Ömürlü Olur? Yeni bir şarj edilebilir pil aldığınızda, kullanmadan önce tamamen şarj edin. Pilleriniz tam olarak dolunca, bir kez de (bir şarj makinesi kullanarak) tamamen deşarj edin. Bu işlemden sonra tekrar şarj ederek pillerinizi kullanmaya başlayabilirsiniz. Pillerinizi kullanmaya başlamadan önce yalnızca bir kere yapacağınız bu basit işlem hem pillerinizin ömrünü uzatacak, hem de onları tam kapasitelerinde kullanmanıza olanak verecektir. Pillerinizin uzun süre şarjsız kalmamasına dikkat edin. Uzun süre kullanmayacağınız pilleri şarjlı olarak saklayın. Uzun süre boş kalan pillerin hem ömürleri kısalır, hem de performansları düşer.


ÜLKELERİ TANIYALIM Bİlge ÇoCuk

BOSNA-HERSEK Kardeş ülke Bosna-Hersek, yaklaşık 400 yıl Osmanlı himayesinde kalmış ve hala Osmanlı’nın izlerini taşıyan eski bir ilim merkezi ve Türk yurdudur. 1992’de parçalanan Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını kazanmıştır.

lkeyi, kuzey, batı ve güneyden Hırvatistan ve Karadağ, doğudan Sırbistan çevirmekte, Adriyatik Denizi ’ne ise Neum şehrinin bulunduğu yerde yalnızca 20 km’lik (limanı olmayan) bir kıyısı bulunmaktadır. Tarihi: Yugoslavya’nın altı Birleşik Cumhuriyeti’nden biri olan Bosna-Hersek, bağımsızlığını 1990’lı yıllardaki Yugoslavya’nın çözüldüğü yıllarda kazanmıştır. İklimi: Ülkenin çoğunluğunu kapsayan Bosna Bölgesi’nde ılıman karasal iklim görülür. Bu bölgede yazlar sıcak, kışlar kar yağışlı ve soğuktur. Ülkenin daha küçük Hersek Bölgesi’nde Akdeniz iklimi görülür. Mostar Köprüsü: Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayruddin tarafından 1566 yılında inşa edilmiştir. Mimar Hayruddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı. Köprü, çevresindeki kente

Ü

Başkent:

adını da verdi. Saraybosna Etnik Yapısı: Mostar KöpBoşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar (Bosrüsü, cesur nalı denildiği anda Boşnaklar yani Bosnalı sporcular Müslümanlar terimi kastedilir. Hersekli kavramı da Hırvat ve Sırpları temsil eder). tarafınDil: dan yılÜç etnik gruptan oluşan Bosna Hersek’te üç larca bir resmi dil vardir ;Boşnakca, Hırvatça, Sırpça. Para Birimi: atlama Konvertible Mark platformu Yüz Ölçümü: olarak kulla51.197 km2 Nüfus: nıldı. Gele4.500.000 (yaklaşık) neğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı. Mostar Köprüsü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Miras Listesi’ne eklendi.

25


Bİlge ÇoCuk SÖYLEŞİ

Oyuncakların Efendisi

Sunay Akın, edebiyat, tiyatro ve televizyon alanlarındaki başarılı çalışmalarıyla gündeme gelen önemli bir sanatçı... Ayrıca Akın, 23 Nisan 2005’te Türkiye'nin ilk oyuncak müzesini açtı. Usta sanatçıdan müzesini, oyuncaklarını ve çocukluğunu dinledik.

26

Mustafa ŞAPŞAP: Müzeniz Türkiye’de bir ilk; bu müzeyi kurma fikri nasıl oluştu? Sunay AKIN: İlk kez on sekiz yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentinde bir oyuncak müzesi gezdim. Oyuncağın tarihi, insanın düşlerinin tarihi; bunu anladım o müzeyi gezince. Öyle çok etkilendim ki sonra gittiğim her ülkede oyuncak müzesi aradım. Gelişmiş tüm ülkelerin oyuncak müzesi olduğunu gördüm. O müzelerin koridorlarında yürürken neden benim ülkemde de bir oyuncak müzesi olmasın diye hayal kur-


Sunay Akın dum. Kazandığım her şeyle antika oyuncaklar aldım ve beş bin antika oyuncakla Türkiye’de bir ilki gerçekleştirip İstanbul Oyuncak Müzesi’ni açtım. M.Ş: Müzenizin fiziki yapısından bahseder misiniz? S.A: Müzemiz Kadıköy’de İstanbul’un tarihi köşklerinden birinde kuruldu. Oyuncaklar yaklaşık 800m2 bir alanda, tematik olarak sergileniyor. Örneğin uzay oyuncaklarının sergilendiği odaya girdiğinizde yıldızlar yanıp sönüyor. Bu gibi son derece etkileyici odalarımız var. M.Ş: Müzenizdeki oyuncaklar hakkında bilgi verir misiniz? S.A: İstanbul Oyuncak Müzesi’nde, bizim kendi oyuncak kültürümüzün tüm örneklerini görebilirsiniz. Yüz-

yıllık Eyüp oyuncaklarından tutun da 1950’li yıllardan sonra ortaya çıkan oyuncak endüstrisinin ürettiği eserler bizde mevcut. Dünyanın en önemli, en değerli antika oyuncaklarının örnekleri vardır. M.Ş: Oyuncak müzesi sahibi biri olarak oyuncaklar hakkında ne düşünüyorsunuz? S.A: Oyuncak geleceğin habercisidir. Bilimin öncüsüdür oyuncak. İnsan aya gitmeden önce, aya nasıl gidileceğini düşünüp oyuncağını yaptı. Oyuncak çocuğu oyalayan bir şey değildir, hayallerini, zekasını çoğaltan bir şeydir. Kurduğum bu müze ile oyuncağa değer veren, düşleri olan toplumların bir yere gelebildiğinin algılanmasını istedim. Çünkü oyuncak 27 konusu çok ciddi ve önemli bir konudur.


Bİlge ÇoCuk SÖYLEŞİ M.Ş: Peki sizin çocukken en sevdiğiniz oyuncağınız neydi? S.A: 5 yaşındayken sünnet fotoğrafım çekiliyordu. Fotoğrafçı elime poz olsun diye teneke bir gemi verdi. Fotoğrafı çekti ve sonra o oyuncağı aldı elimden. Gözümün önünden hiç gitmedi o oyuncak gemi. Fotoğrafa bakıp bakıp bir an elimde tuttuğum o oyuncak gemiyle oynamanın hayalini kurdum, yıllarca… Ve o fotoğrafın çekilmesinden tam 35 yıl sonra o oyuncağın aynısını Almanya’nın Biedefeld kentinde bir antikacıda gördüm, aldım ve oyuncak müzesine koydum; yeniden kavuşmuştum oyuncağıma. Her oyuncağın bende bir öyküsü var ama çocukluğumda oynamak isteyip de oynayamadığım o oyuncağın yıllar sonra müzeye gelmesi apayrı bir öyküdür . M.Ş: Çocukluk demişken, çocukken hepimiz kendimize bir kahraman seçmişizdir. Sizin de bir kahramanınız var mıydı? S.A: Vardı tabii! Ortaokulda okuyordum ve bir dizi kahramanını çok seviyordum. Onun programı başlamadan önce, televizyon ile arama annemin su dolu çamaşır leğenini koyuyordum, üstümü de çıkartıyordum. Dizi başladığında başımı çamaşır leğenindeki suya daldırıp çıkarıyordum ve televizyon ekranındaki adamın peşinden gidiyordum. O adam Kaptan Cousteau’ydu. Benim kahramanım oydu ve Kaptan Cousteau’nun her dalışında ben de onunla dalıyordum.

28


ÇİZGİ ROMAN Bİlge ÇoCuk

Yazan: Mustafa ŞAPŞAP Çizen: Murat Tanhu YILMAZ

29


Bİlge ÇoCuk OYUN SAYFASI

Önüm Arkam Sağım solum

Sobe Saklanmayan

Ebe

30

aftasonu babam çocukken oynadığı oyunlardan birini anlattı. Oyunun adı saklambaç... Önce oyunu öğrenip, sonra da mahalledeki arkadaşlarımla oynamaya koyulduk.

H

Oyunun kurallarına gelince; oyuna başlamak için sayışma tekerlemeleri kullanılarak bir ebe seçilir. Sayışma tekerlemeleri, oyuna başlamadan önce, ebe olacak çocuğun seçilmesi amacıyla bir çocuk tarafından söylenir. Oyunda yer alacak bütün çocuklar halka olur ve bir kişi tekerlemenin ritmine göre herkesi sayar. Tekerlemenin bittiği çocuk halkadan çıkar. Oyunun kuralına göre ya halkadan ilk çıkan, ya da halkada son kalan çocuk ebe olur. Biz, “o piti piti karamela sepeti terazi lastik cimnastik biz size geldik bitlendik hamama gittik temizlendik dolapta pekmez yala yala bitmez ayşecik cik cik cik fatmacık cık cık cık sen bu oyundan çık” tekerlemesini kullandık.


Seçilen ebe bir elektrik direğine, duvara ya da ağaca kapanır ve oyuncular tarafından belirlenen sayıya kadar gözleri kapalı saymaya başlar. Bu sırada diğer oyuncular saklanır. Ebe saymayı bitirdiğinde ‘Sağım, solum, önüm, arkam sobe! Saklanmayan ebe!’ der ve diğer oyuncuları aramaya başlar. Ebe oyuncuları aramak için direkten uzaklaştığında bazı oyuncular ebeye görünmeden ebenin saydığı yeri sobeleyerek bir sonraki el için ebe olmaktan kurtulurlar. Ebe bulamadığı oyuncular içinse “Çay içtiniz!” diye bağırarak onları sobelemiş sayar. Ebe tarafından sobelenenlerse kendi aralarında parmak tutuşup yeni oyun için ebe belirler. Parmak tutuşma; bir önceki oyunda sobelenen oyuncular, içlerinden birinin parmaklarından birini kendisi için seçer, bir parmak da ebeye ayrılır. Geri dönüp ebeden kendine uzatılan parmaklardan birini seçmesi istenir. Ebenin seçtiği parmağın sahibi (kendisi de olabilir), yeni elin (oyunun) ebesi olur ve oyun aynı şekilde tekrarlanır. Ayrıca oyuncuların şapka, hırka, vb. eşyalarını değiştirerek ebeyi yanıltıp ‘Kazan çömlek patlatma’sı yani oyunu bozup elin tekrarlanmasını sağlamaları ve oyuncuların ‘Elma dersem çık armut dersem çıkma!’ diyerek daha sobelenmeyen arkadaşları için yardımcı olması oyunu çok daha eğlenceli hale getiriyor; benden söylemesi...

31


Bİlge ÇoCuk BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR

23 NİSAN GÜNÜ 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi Ankara'da toplanarak ulusun egemenliğini ilan etmişti. O heyecanlı günü yaşamış olan bir büyüğümüz şunları anlatıyor: O gün, şimdiki Ulus Meydanı'nda bir tabur piyade sıralanmıştı. Askerlerin arkasında da Ankaralılar toplanmıştı. Saat on dörtte, birkaç yüz kişilik bir kafile, başlarında Mustafa Kemal ile birlikte Taşhan'a iniyordu. Bu bir avuç insan, yok edilmek istenen bir ulusu kurtarmak için birleşmişlerdi. Hepsinin ümidi de Mustafa Kemal'deydi. Büyük Millet Meclisi olarak kullanılacak taş binanın pencerelerine ufak bayraklar asılmıştı. Binada başka bir olağanüstü durum göze çarpmıyordu. Sağdaki küçük kapıdan, Mustafa Kemal ve milletvekilleri içeriye girdiler. Bir koridoru geçtikten sonra sağdaki salonda toplandılar. Salonda, kapının tam karşısına konmuş tahta bir kürsü vardı. Oturmak için de okul sıraları dizilmişti. Salonu ısıtmak için bir soba kurulmuştu. Sobada eğri büğrü birkaç boru yükseliyordu. Tavanda da bir gaz lambası sallanıyordu. Herkes yerine oturunca, milletvekillerinin en yaşlısı olan Sinop Milletvekili Mehmet Şerif Bey (Avcıoğlu) başkanlık kürsüsüne geldi. Meclisi açtı. Onun bu sırada yaptığı konuşma heyecanla dinlendi. Meclisin ertesi günkü toplantısında, Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan beri geçen olayları açıkladı. Bundan sonra Büyük Millet Meclisi'nin hak ve yetkilerini belirten bir teklifi Meclis’e sundu. Bunun kabul edilmesiyle Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kazandı. O günkü toplantıda Mustafa Kemal başkan seçildi ve böylece Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı oldu. (Kaynak: www.belirligunler.com)

Gamze Kaynar Fatih Bilgi Evi

32


23 Nisan... Yurdu koruyan, Yarını kuran, Sen ol çocuğum. Eskiyi unut, Yeni yolu tut, Türklüğe umut, Sen ol çocuğum. Bizi kurtaran, Öndere inan, Sözünü tutan, Sen ol çocuğum. Küçüksün bugün, Yarın büyürsün Her işte üstün Sen ol çocuğum. Çalışıp öğren, Her şeyi bilen Yurduna güven Sen ol çocuğum. Hasan Ali YÜCEL

DİĞER ÖNEMLİ GÜNLER ve HAFTALAR NİSAN 1- 7 Nisan 8 - 14 Nisan 20 - 26 Nisan 23 Nisan 23 Nisan Haftası MAYIS 28 Nisan - 4 Mayıs Mayıs Ayının İlk Haftası 6 Mayıs Mayıs ayının 2. Pazar günü 10 - 16 Mayıs 18 - 24 Mayıs 19 Mayıs 29 Mayıs

Kanserle Savaş Haftası Sağlık Haftası Kutlu Doğum Haftası Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Dünya Kitap Günü Kardeşlik Haftası Trafik ve İlk Yardım Haftası Hıdrellez Anneler Günü Engelliler Haftası Müzeler Haftası Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı İstanbul'un Fethi

HAZİRAN 5 Haziran Dünya Çevre Günü Haziran ayının 3.Pazar günü Babalar Günü

33


Bİlge ÇoCuk MİZAH

Soğuk bir kutup gecesinde yavru kutup ayısı annesine yaklaşarak: - Anneeee ben kutup ayısı mıyım? - Evet oğlum. -Peki anne sen de kutup ayısı mısın? - Evet oğlum. - Peki anne babam da kutup ayısı mı? - Tabii ki oğlum. -Peki anne dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayısı mıydı? - Evet oğlum hepsi kutup ayısıydı. - Yani sülalemizde bir karışıklık yok değil mi anne? - Yok tabii oğlum hepimiz kutup ayısıydık da niye soruyorsun? - Üşüyorum anacığım! Üşüyorum...

34


Örümcek ağlarının iplerinin çelikten 5 kat daha sağlam olduğunu, Güney Pasifik’te yaşayan bir cins iri örümcek ağının, balık avında kullanıldığını....

Bilmeceler 1) Termometrenin düşmesi neyi gösterir? 2) Limon ne zaman sıkılır? 3) Futbolcunun gözleri aşırı derece miyop olursa ne olur? 4) Bir elmayı yerken kurt bulmaktan daha kötü olan nedir?

ÖZLÜ SÖZ Geçmiş ve gelecek yoktur: Yalnız sonsuz bir “Şimdi” vardır. Abraham Cawley

Ağaçkakan’ın gagasını ağaca saniyede 25 kez vurarak bölgesini belli ettiğini..

Uğur böceklerinin sadece siyah ve kırmızı renkte olmadığını doğada 5000 ayrı renkte uğur böceği yaşadığını biliyor muydunuz?

BİLMECE CEVAPLARI

35

1) Çivinin iyi çakılmadığını 2) Yanlız kaldığında 3) Hakem 4) yarım kurt bulmak


Bİlge ÇoCuk MAKALE

TELEVİZYON VE İNT erhaba; bu yazıda sana gündelik hayatında sürekli kullandığın televizyon ve internetin etkilerini anlatacağım. Başta bilgi edinme, öğrenme ve iletişim olmak üzere birçok özelliğinden faydalandığın bilgisayar ve internet, birçok tehlikeyi de beraberinde getirir. Televizyon ve internet gibi medya araçlarının; fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediği uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

M

Psikolojik Etkileri İnternet kullanımının ve kullanamamanın getirdiği stres endişelenmene neden olur. Bir süre sonra, uyku rahatsızlıkları ve kâbuslar görebilirsin. Televizyonda izlediğin kendine uygun olmayan programlar, psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilir.

İnternet Bağımlılığı Günümüzde internet, bir bilgi ve iletişim kaynağı olmaFiziksel etkileri nın ötesinde, bazı kişiler için “bağımlılığa” dönüşmüş duSaatlerce televizyon ve bilgisayarla vakit geçirdiğinde rumdadır. Birçok kişi, gerçek dünyada karşılığını beden gelişimin sağlıksız ve yetersiz olmaktadır. Ayrıca bulamadığı tutkuları ve tutsaklığı sanal dünyada yaşabu hareketsizlik sende, huzursuz ve sinirli bir ruh hali maktadır. oluşturmaktadır. Bilgisayar ve televizyon; göz rahatsızlıklarına, beslenme ve hazım bozukluklarına, mide ağrılarına ve kalp atışlarında anormal derecede hızlanmaya neden olmaktadır. Fatih KILIÇARSLAN Sosyal Hizmetler Uzmanı fkilicarslan34@gmail.com

36


ERNET BAĞIMLILIĞI Televizyon ve İnternet bağımlılığından nasıl kurtuluruz? Eğer televizyon ve internet bağımlısı olduğunu düşünüyorsan, bağımlılıktan kurtulmak için; * Televizyonda sana faydalı olabilecek, yaşına uygun programları seçerek izlemelisin. * Televizyon ve internet kullanımını sınırlamalı, günde en fazla iki saatini televizyon ve internet için ayırmalısın.

* İnternet bağlantısı bulunan bilgisayarı kendi odandan çıkarıp, ortak kullanım alanına taşımalısın. * İnternette güvenmediğin sitelerde kişisel bilgilerini paylaşmamalısın. * Arkadaşlarınla internet dışında ilişki kurmaya özen göstermelisin * Sohbet, gezi ve sportif faaliyetlere zaman ayırmalı, kitap, dergi gazete okuma alışkanlığı kazanmalısın.

37


Bİlge ÇoCuk ÇİZGİ ROMAN

B e d e n E ğ i t i m i H i k a y e s i 38


Yazan: Mustafa ŞAPŞAP Çizen: Murat Tanhu YILMAZ

B e d e n E ğ i t i m i H i k a y e s i 39


Bİlge ÇoCuk TARİH

Osmanlı Devlet A

smanlı’da arma geleneği yoktur. Çok uzun zaman da bir arma kullanılmamıştır. Şu anki bilinen Osmanlı Arması’nın kim tarafında çizildiği ve nerden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ama armanın üzerindeki semboller bize bir takım bilgiler vermektedir. Armada yer alan tuğra II. Abdülhamid Han’a aittir. Bu da eserin 1876-1909 yılları arasında yapıldığını göstermektedir.

O

40

Osmanlı Arması 18. yüzyıl sonlarında meydana gelmeye başlayıp, karakteristik özelliklerini II. Abdülhamit Han devrinde kazanmıştır. Bu devirde devletin unsurlarını armaya yerleştirme fikri ön plana çıkmıştı. Arma çok farklı fonlarda kullanılmıştır. Ama temel özellikleri hemen hemen aynıdır. Saltanat ve orduyu temsil eden motifler kullanılmıştır.


rması ve Anlamı

Yrd. Doç. Dr. Selman CAN Erzurum Atatürk Üniversitesi GSF

1

Tuğranın etrafındaki güneş motifi, padişahın güneşe benzetilmesinden ileri gelir. Yeşil Hilafet sancağı

4

Çapa, Osmanlı denizciliğini temsil eder.

10

Yay

14 17

Çift taraflı teber, orduda üst düzey görevliler tarafından üstünlük sembolü olarak kullanılmıştır.

29

12

Mecidi Nişanı: Beş ayrı derecesi vardır, kişinin başarıları arttıkça bir üst derecesi verilirdi.

Top: Topçu ocaklarını temsil eder.

Mızrak: Son dönem mızraklı süvari alaylarını simgeler.

23

Sorguçlu serpuş: Osman Gazi’yi ve tahtı temsil eder.

Çift taraflı teber: Orduda üst düzey görevliler tarafından üstünlük sembolü olarak kullanılmıştır.

6

Bereket boynuzu: Boynuzun Osmanlı kültürüyle alakası yoktu.Osmanlı topraklarını temsil ettiği rivayet edilir.

Şefkat Nişanı: 1878′de II. Abdülhamit Han tarafından oluşturulmuş olup; savaş zamanında, büyük afetlerde devlete, millete hizmet eden kadınlara verilirdi.

22 25

3

8

Terazi: Şeşper ve asaya asılıdır, adaleti temsil eder.

Nişan-ı Al-i İmtiyaz: Devlet adına faydalı işlerde bulunmuş ilim adamları, idareci ve askerlere verilmek üzere 1876’da II. Abdülhamit Han tarafından oluşturulmuştur.

Nişan-ı Osmani: Sultan Abdülaziz Han tarafından 1862’de oluşturulmuş olup, devlet hizmetinde üstün başarı sağlayanlara verilirdi.

16 19

Süngülü tüfek: Nizam-ı Cedid ile birlikte Osmanlı ordusunun asıl silahı olmuştur.

5

(Üstte) Kuran-ı Kerim. (Altta) Kanunnameler. Böylece devletin adaletinin Osmanlı yazılı kanunları ve şeriat ile sağlandığı simgelenir.

11 13

II. Abdülhamit’in tuğrası.

Toplu tabanca: 1840’dan itibaren bütün subayların kullandığı silahtır. Osmanlı ordusunun modernize edildiğini simgeleyen bir motiftir.

7 9

2

20

Asa ve Şeşper (altı dilimli topuz): Asalet ve üstünlüğü simgeler.

15 18

Nişan-ı İftihar: Sultan Abdülmecid döneminde oluşturulmuştur. Üst düzey devlet hizmetlileri ve askerlere verilirdi. Borazan: Modern mızıka takımının kullandığı çalgı aletidir.

Top Gülleleri (Bazı armalarda bulunmaz)

El siperlikli tören kılıcı: Bu kılıç klasik Türk kılıcı olmayıp, o devirdeki subaylar tarafından kullanılırdı.

26 30

Tek taraflı teber (balta): Tören silahıdır.

27

21 24

Bayrak

Kılıç: Geleneksel Türk kılıcı

Mızrak

28

Kalkan, ortasında stilize edilmiş bir güneş motifi var. 12 yıldız: Rivayete göre bu 12 yıldız 12 burcu temsil eder. Güneş bu burçlar üzerinde hareket eder.

Osmanlı sancağı

41


Bİlge ÇoCuk TEKNOLOJİ

Puzzle Çalar Saat Çocuklara (0-3 yaş) oyuncak niyetine kullanılan bu şekilleri görmüşsünüzdür. Yapboz tarzındaki şekiller ile çalar saati birleştiren bu saat, istediğiniz saatte sizi gerçekten uyandırmak için tasarlanmış. Çalar saat, kurduğunuz zamana gelince üzerinde bulunan şekiller yerlerinden fırlıyor ve siz şekilleri doğru yerleştirene kadar da susmuyor. Normal bir insan için oldukça kolay bir yapboz olsa da uyku sersemliğiyle uğraşması sizi biraz çileden çıkarabilir.

E-kitap Okuyucu E-kitap okuyucu ve dijital sözlükleriyle tanınan Ectato firması küçük pratik bir kitap okuyucusunu duyurdu. 5” tft ekrana sahip bu ürünü 4 tane AAA pille 90 saat boyunca kullanabilir, ayrıca kitaplarınızı ister dikey ister yatay olarak okuyabilirsiniz.

o ilginç icatları sizin için topladım

Akıllı Kumbara

Kumbaranızda ne kadar mı para var? Tek tek saymaya mı üşeniyorsunuz? İşte size dijital kumbara, üstelik içine attığınız her bozukluğu görüyor, anlıyor ve kasasına artı olarak yazıyor. Dijital kumbara, para atma aralığındaki algılayıcıları sayesinde içine atılan bozuk paranın şeklinden, büyüklüğünden ve ağırlığından paranın kaç para olduğunu anlıyor ve üst kısımdaki dijital göstergesine artı olarak ekliyor.

42


EL BECERİLERİ Bİlge ÇoCuk

Küçük Mucitler

İş Başında

Gökçe Gök, Küçükçekmece İlköğretim Okulu'nda 5. sınıfta okuyor. Gökçe'nin araştırmaya duyduğu merak; onu üç yıl önce Fatih Bilgi Evi'ndeki Küçük Mucitler Kulübü’yle tanıştırdı. Bu kulüp sayesinde öğrendikleriyle daha iştahlı araştırmaya başladı ve kendi mısır patlatma makinesini yaptı. Gökçe bu sayfada, herkesin kolaylıkla yapabileceği makinesinin yapılışını anlatacak...

1) Önce kola kutumuzun üst kısmında patlamış mısırların çıkabileceği bir pencere açıyoruz. (Maket bıçağını kullanırken çok dikkatli olmalı hatta büyüklerimizden yardım almalıyız.)

4) Makineye mısırları ve tuzu ekleyip, mısırların patlamasını bekliyoruz.

2) Kola kutusunu alüminyum folyo ile kaplıyoruz. Böylece makinemiz hazır hale geliyor.

5) Yeterli sıcaklığa ulaştığında mısırlarımız patlamaya başlıyor. Açtığımız pencerenin önüne bir tabak koyarak mısırlarımızı almaya başlayabiliriz.

; meler Malze u, utus -Kola k um Folyo ny -Alümi ıçağı tB -Make -Ocak -Mısır uz t -Yağ ve -Tabak

3) Sonra makinemizi bir ısıtıcının üzerine koyup içine biraz yağ koyuyoruz.

Afiyet olsun... 43


Bİlge ÇoCuk HİKAYE

Küçülmüş de

Büyümüş Ahmet MERCAN

kuldan eve geldiğimde şöyle biraz dinleneyim dedim. Yatağımın üzerine uzandım. O gün işlediğimiz dersleri şöyle bir aklımdan geçirdim. Ne kadarını anladığımı test etmem gerekiyordu. Benim, kendime göre bir ders çalışma metodum var. Okuldan gelince gördüğüm konuları şöyle bir tekrar ederim. Anlamadığım yer olursa, anlayıncaya kadar üzerinde dururum. Günün tekrarı bitince ara veririm. Daha sonra ertesi günün konularına çalışırım.

O

Yedinci sınıftayım, bu çalışma planı sayesinde, hep takdir ve teşekkür alıyorum. Annem ve babam, özellikle de babam bu durumdan çok memnun. Onun memnun olması beni de çok mutlu ediyor. Tam çantamın fermuarını açıp tekrar yapacaktım ki, annemin o tiz sesi kulaklarımda çınladı: —Fatma neredesin kızım! Misafir gelecek, acele bakkaldan beş yumurta al gel. Bakkala gittiğimde, bakkal Halil Amca söyleniyordu. Müşterinin biri, bulgur bozulmuş diye geri getirmiş. Halil Amca da buna bozulmuş. Beni duyunca sesini duyacağım kadar yükseltti: —Bunlar hiçbir şey bilmiyor. Bilmediklerini de bilmiyorlar. Ninelerine de sormuyorlar, doğal yiyecekler çürür. Naylon mu çürümesin. Zaten ona çalışıyorlar. Her şeyi bozuyorlar. Yoldan çıktı her şey. Hayatın tadı kaçtı. Bozulmayan, çürümeyen yiyecek bozar! Düşününce Halil Amca’ya hak verdim. Her şey kendi yolunda yürümeli. Kim başka bir şeye benzemeye kalkarsa tehlikeli olmaya başlar. Düşünsenize karıncıların fil olmak istediğini. Dünyada yaşanacak yer kalmaz. Ya sinekleri? 44


Onların köpeklere özenip havladığını düşünün. Şehir, ses seline kapılır. Sinekler havlayınca araba alarmları çalmaya başlar ve bu dayanılmaz gürültüde kulaklarımız ne hale gelir. Eve geldiğimde komşumuz Müberra Teyze, mutfakta annemle konuşuyordu. Annem geç kaldığım için her zamanki fırçasını attı. Konuşması daha tatlı olacak ki, kaldığı yerden devam etti. —Doğru söylüyorsun Müberra ne yiyoruz, ne içiyoruz belli değil. Sebzelerin gövdesi büyüdü ama tadı kaçtı. Müberra Teyze ilave etti: —Anacığım, kimin hangi mikrobu taşıyacağını bilemez olduk? Kuş gribi, kene şimdi kim bilir ne çıkaracaklar? Eskiden yoktu bunlar. Tam zamanıydı. Halil Amca’dan öğrendiklerimi değerlendirmenin sırası gelmişti. Fırsatı kaçırmadım. Doğal yaşamın önemine vurgu yaptım. Arkasından kendi yorumumu ekledim. Ablamdan duyduklarımı, dedemin anlattıklarını kendi fikirlerimle yorumlayıp devam ettim: —Allah kimseyi yoldan çıkarmasın. Biz insanlıktan çıkınca kainat bizi uyarıyor. Nükleer silahlar yapıyoruz. Ormanları yakıyoruz. Sonra dünyayı yaşanmaz yapınca, gökte göç etmek için gezegen arıyoruz. O zaman kene de yoldan sapan insana savaş açıyor. İnsan haddini aştı. Bütün bunlar yoldan çıkan insana Allah’ın bir uyarısı. Elimde olmadan nutuk atmıştım. Ben de kendi konuşmama hayret ettim. Nasıl da ezberlemişim. Annem elinde yıkadığı tencere, Müberra Teyze çitlenmeye hazır çekirdekle öylece donmuş bana bakıyorlar. “Anne musluğu kapa, su boşa akıyor” diye uyardım. Müberra Teyze şaşkınlığından sanırım, ters kurulmuş cümleyle, konuyu değiştiren sözü söyledi: —Ayol bu küçülmüş de büyümüş. 45


Bİlge ÇoCuk ENGELLERİMİZ

Semra ÇANDIR Psikolog

Engelsizsiniz “Merhaba” arkadaşlar... “Merhaba” ne anlama geliyor hiç düşündünüz mü? Ben merak ettim ve araştırdım. Çok güzel ve sıcacık bir anlamı varmış meğer, “Benden size zarar gelmez” demekmiş “Merhaba”. Şu an bu yazıyı okuyan herkese benden kocaman bir merhaba... Sadece okuyan değil, okumak isteyip okuyamayan tüm “engelli” arkadaşlara da merhaba... 46

Sahi siz hiç engelli gördünüz mü arkadaşlar? “Evet” dediğinizi duyar gibiyim ama bir çoğumuz yanılıyoruz. Engelli insan yoktur ki, engellenmiş insan vardır. Çünkü engelli demek; doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar veya kaza sonucu oluşan sakatlıklar öne sürülerek yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişi demektir. Yani gördüğünüz gibi onları engelli yapan içinde bulundukları durum değil, yaşamdan kısıtlanmaları ve engellenmeleri... Ama bizler onlara


engelli diyerek ve onlar da bunu kabullenerek “öğrenilmiş lara ulaşamayacağını ve onları yiyemeyeceğini öğrenmiş. çaresizliği” sergilemiş oluyoruz arkadaşlar. Buyrun bunu Sonuç olarak bizim köpek balığı “çaresizliği” öğrenmiş. yapılmış bir deney ile anlatayım: Gördünüz mü arkadaşlar, köpek balığının sonunu? Hiçbir Araştırmacı amcalarımız ve teyzelerimiz, köpek balıkları problemi olmadığı halde, engellendiği için o da bir ne yaparsak küçük balıkları yiyemez diye düşünmüşler “engelli” oluverdi. Demek ki, biz insanların hayatında ve sonra bir yolu denemeye karar vermişler. Köpek da insanları “engelli” yapan, onları çaresiz bırakıp yaşabalığının birini oda büyüklüğünde bir cam bölmeye malarını engelleyen yine bizleriz. Bu yüzden, inanıyorum koymuşlar, cam bölmenin diğer tarafına ise küçük ba- ki fırsat tanınırsa onlar da öğretmen olup öğretebilirler lıkları… Köpek balığı ne tarafa gitse cam bölmeye hayatta nelerin daha önemli olduğunu. Onlarla beraber çarpmış ve küçük balıklara ulaşamamış. Bir süre sonra onların hayatını kolaylaştırmakta görevlendirilmiş bizlerin cam bölmeyi aşamayacağını ve ne kadar uğraşırsa de sınandığını gösterebilirler bizlere. Onlar da birçok uğraşsın küçük balıklara ulaşamayacağını, onları yiye- “engelli” ünlü gibi engelini aşıp, yeteneklerini sunabilirler meyeceğini öğrenmiş. Bunu gözleyen araştırmacı amca bizlere. ve teyzelerimiz cam bölmeyi aradan çıkarırsak ne olur diye merak etmişler ve denemişler. Bir de ne görsünler? Bir diğer sayıda görüşebilmek ümidi ile hoşçakalın… Bizim köpek balığı artık oralı bile olmuyor, küçük balıkları yemek için çabalamıyormuş. Çünkü küçük balık-

47


Bİlge ÇoCuk HAYVANLAR ALEMİ

Çitalar

48


‘‘

Çita, Kedigiller ailesinin ilginç bir üyesi olup, hızlı koşması ile bilinir. Günümüzde türün çoğunluğu Güney ve Doğu Afrika’da yaşar.

gözlere sahiptirler. Bazen yüksek yerlere çıkıp avlarını saatlerce gözlerler. Avlarını tespit ettiklerinde ise yavaş yavaş avlarının yanına sokulmaya başlarlar. Vücutlarını saklayarak avlarının yanına kadar sürünerek giderler. Kürklerindeki benekler sayesinde kamuflaj sağlayarak fark edilmeden avlarına yaklaşırlar. Ani Yani kükremez ya da hırlamazlar. bir hareketle avlarının üzerine atlayıp Erişkin çitalar 39- 65 kilogram gelirler. avlarını boğazından yakalarlar. Eskiden Çitalar etobur hayvanlardır, yabani Asya ve Afrika kıtalarında yaygın tavşanları, ceylanları, buzağıları yiyerek beslenirler.

Ç

‘‘

italar ince, uzun gövdeleri ve bacakları ile narin bir kediye benzer. Ama sakın aldanmayın bu görüntüye. Altında son derece güçlü kaslar ve esnek bir vücut yapısı vardır. Diğer vahşi kedilerden farklı olarak çitanın deyim yerindeyse ağzı var dili yoktur.

halde bulunan bu muhteşem hayvanların sayısı gitgide azalmaktadır. Yaşam alanlarının insanlar tarafından zaman içinde harap edilmiş olması yüzünden bu hayvanların geleceği tehlike altındadır.

Çitaların Özellikleri ÇİTALARIN HIZI Çita, dünya üzerindeki en hızlı memeli hayvandır. Çitaların hızları saatte 113 kilometreye kadar çıkabilir. Avlarını yakalamaya yarayan çok keskin

Hızları: 2 saniyede 70 km/h’ ye ulaşabilir ve en fazla 113 km/h yapabilir. D Koşarken Adım arası mesafesi 15 m olabilir. D Gündüzleri avlanan tek kedi türüdür.

Yaşam süresi: 10-12 Yıl D Besin Kaynağı: Antilop türleri ve diğer küçük hayvanlar D Vücut özellikleri: 112-135 Cm / 34-65 Kg. 49


Bİlge ÇoCuk GEZİ

Uçurtma Müzesi

oğuk bir pazar günü gideceğimiz uçurtma müzesini ve ilk defa uçurtma yapacağımı düşünerek içimi ısıtıp, Sefaköy Kültür Merkezi'nin yolunu tuttum. Benimle aynı heyecanı yaşayan 11 arkadaşımla birlikte buluşup otobüsün gelmesini bekledik...

S

Otobüs gelince annelerimizle vedalaşıp Üsküdar'a doğru yola koyulduk. Yol boyunca Selahattin Öğretmenimiz’in öncülüğünde şarkılar söyledik, fıkralar anlattık, bilmeceler sorduk... Saat 11.00'de Uçurtma Müzesi'ne varmıştık... Müzede bizi Mehmet Amca ve Sacit Ağabey karşıladı. Önce hepimiz kendi istediğimiz desenlerdeki uçurtma kağıtlarını seçtik. Sonra Mehmet Amca'nın tarif ettiği şekilde ve Sacit Ağabey'in de yardımlarıyla uçurtmalarımızı yapmaya başladık. Ancak Uçurtma Müzesi'nde iki önemli kural vardı: 1-Kestiğimiz kağıtlar geri dönüşüm kutusuna atılacak, 2-Uçurtmayı tamamlayan arkadaşımız alkışlanacak.

Uçurtma Müzesi’nin sahibi Mehmet Naci AKÖZ

50

Bu kurallara uyarak uçurtmalarımızı yapmaya başladık. Önce Serhat uçurtmasını bitirdi. Onu coşkuyla alkışladık. Sonra hepimiz bize gösterildiği şekilde uçurtmalarımızı tamamlayınca, uçurtmaların kuyruklarının ve denge iplerinin takılması için uçurtmaları Mehmet Amca'ya teslim ettik.


Müzedeki ilginç uçurtmaları inceledik.

Kendi uçurtmalarımızı yaptık. Bu sırada Mehmet Amca, bize müzedeki uçurtmaları anlatmaya başladı. O kadar güzel uçurtmalar vardı ki... Çoğu uçurtmayı daha önce hiç görmemiştim. Aslında hepimizin merak ettiği tek bir soru vardı: Bu müzedeki tüm uçurtmalar gerçekte uçuyor muydu? Mehmet Amca fotoğraflarıyla birlikte nasıl uçtuklarını gösterdi. Gezinin sonuna yaklaştığımızda Mehmet Amca bize küçük bir yarışma yaptı. Bize bir dikkat sorusu sordu. Ama hiçbirimiz bilemedik. Soruyu mu merak ediyosunuz belirli bir alan gösterdi ve bize burda kaç tane uçurtma olduğunu sordu. Cevabı size söyleyemem... Uçurtma Müzesi'ni ziyaret ettiğinizde size torpil olmasın değil mi? :) Biz Mehmet Amca'yı dinlerken ve sorunun cevabıyla uğraşırken uçurtmalarımız hazırlanmıştı. Uçurtmalarımızla birlikte bizim için hazırlanan “Takdir Belgesi” ni de aldık. Son bir hatıra fotoğrafı çektirip hep birlikte neşe içinde Sefaköy Bilgi Evi'ne döndük... Artık hepimizin bir uçurtması vardı... Ve şimdi hepimiz kendi yaptığımız bu uçurtmaları uçurmak için 21 - 22 Mayıs’ta Belediyemiz’in düzenleyeceği 8. Bisiklet ve Uçurtma Şenliği’ni iple çekiyoruz...

51


Bİlge ÇoCuk DEYİMLER VE HİKAYELERİ

Saman Altından Su Yürütmek

elli etmeden iş çevirmek, ortalığı karıştırmak anlamında kullanılan “Saman altından su yürütmek” deyiminin aslında çok ilginç bir hikayesi var. İşte deyimimizin hikayesi: Vaktiyle köyün birinde ahalinin tarlaları ve meyve sebze bahçelerini suladığı bir su kaynağı varmış. Bu kaynak köyün ortak malıymış. Civarda başka su kaynağı olmadığından bütün köylü arazisini bu kaynaktan nöbetleşe sıra ile sularmış.

B

Kimin ne vakit, ne kadar su kullanacağı belliymiş ve herkes kendi sırasını takip eder, komşularının hakkına da saygı gösterirmiş. Ancak her köyde olduğu gibi bu köyde de açıkgöz bir adam varmış. Sebze bahçesi su kaynağının hemen yakınında bulunan bu adam, herkes gibi sırası geldiğinde gider, kaynaktan suyunu alırmış ama bununla yetinmeyip kaynak ile bahçesi arasına gizli bir su yolu kazmış. Kimseler fark etmesin diye de su yolunun üzerini taşla tahtayla kapatıp üstüne de saman balyaları yığmış. Su, diğer vakitlerde bu saman altından aka aka açıkgözün tarlasına kadar gidermiş. Yaz ortasında herkesin tarlası susuzluktan yanıp kavrulurken, onun ki fidanların boy üstüne boy attıkları, yemyeşil bir halde olurmuş. Üstelik bostanın ortasındaki sulama havuzu da, her zaman silme doluymuş. Köylüler “Bu işin içinde bir iş var” diyerek araştırmışlar ve kısa bir süre sonra da çiftçiye baskına gitmişler. Çiftçinin yaptığı uyanıklığı görünce “Niye saman altından su yürütüyorsun utanmaz adam” diye ona kızmışlar. O günden günümüze “Saman altından su yürütmek” deyimi kullanılmaktadır.

52


KÜLTÜR SANAT Bİlge ÇoCuk

lllllllllllllll ll

Orman Perileri lllllllllllllll lllllllllllllllll l

KİTAP

SİNEMA

Küçük Prens

Mega Zeka

Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de SaintExupéry'nin en ünlü romanıdır. 1943'te yazılmıştır. Büyüklerin de severek okuduğu bugüne kadar yazılmış en iyi çocuk kitaplarından biridir. Roman New York'ta bir otel odasında yazılmıştır. Kitapta Exupéry'nin çizimleri de bulunur. Basit bir çocuk kitabı gibi görünen ama aslında yaşam, sevgi ve aşk hakkında derin anlamlar içeren Küçük Prens'te bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Küçük Prens'in ağzından, insanların hatalarını ve büyüdükleri zaman unuttukları basit çocuk bakışını vurgular.

Zalim Oobermind 20 yıldır Dünya'yı ele geçirmeye çalışmaktadır, ancak her seferinde süper kahraman Metro Man tarafından engellenir. Metro Man'i öldürdüğünde monotonluktan sıkılır ve yeni bir süper rakip yaratır. Ancak yeni güçlü adam dünyayı yok etme savaşını başlattığında, Oobermind'in karar vermesi gerekir, kendi yarattığı şeytanı yenebilir mi? Yer: HKSM Tarih ve Saat: 22 Nisan Cuma / 16.00 23 Nisan Cumartesi / 15.00 24 Nisan Pazar / 14.15

Yer: SKSM Tarih ve Saat: 16 Nisan Cumartesi / 12.00 17 Nisan Pazar / 15.00

Büyülü Ağaç Yer: HKSM Tarih ve Saat: 16 Nisan Cumartesi / 12.00 17 Nisan Pazar / 12.00

Sevimli Dinazor Yer: SKSM Tarih ve Saat: 30 Nisan Cumartesi / 12.00

19-24 Nisan Uluslararası 2. Çocuk Festivali Yer: SKSM, CKSM, HKSM Tarih ve Saat: 12.00 - 17.00

19 Mayıs Bahar Pikniği Yer: Şamlar Kent Ormanı Tarih ve Saat: 30 Nisan Cumartesi / 12.00

Bilgi Evleri Yaz Şenliği Tarih : 18 Haziran Cumartesi

53


Bİlge ÇoCuk GELENEKSEL SANATLARIMIZ

Hayal Kahramanları:

Usta Karagöz Sanatçımız Metin Özlen aragöz, televizyonsuz ve internetsiz zamanların özellikle Ramazan gecelerinin en büyük eğlencelerindendi. Yüzyıllarca bizi bize anlattı, Osmanlı’nın geniş mozaiğini vurguladı ve yanlışı eleştirmekten hiç kaçmadı. Ama ne yazık ki günümüzde önemini yitirdi ve unutulmaya yüz tuttu. Biz de bu iki efsanenin hikayesini sizlere anlatmak istedik…

K

Karagöz tarihin derinliklerinde düşünülmüş bir hayal oyunudur. Beyaz bir perdenin arkasına konulan ışıkla ve bu ışığın önünden geçirilerek perdeye yansıtılan şekillerle oynatılır. Bu şekiller daha çok deve derisinden yapılmış renkli insan ve eşya resimleridir. Karagöz oynatan sanatçıya “hayali” ya da “hayalbaz” hayalinin yardımcılarına da “yardak” denir. Karagöz ve Hacivat Efsanesi Tarihimiz boyunca bu iki efsanenin yaşayıp yaşamadığı büyük bir tartışma konusu olmuştur. Bu konu hiçbir zaman kesin bir cevap bulamamıştır. Ama bu kahramanlar halkın gönlüne öyle bir yerleşmiş54


Karagöz ve Hacivat

Bursa Karagöz Evi Müdürü Hayali Nevzat Çiftçi lerdir ki, halk onların gerçekten yaşadığına inanmak istemiştir. Bu bakımdan bir takım söylentilerle onların gerçekten yaşamış olduğu ileri sürülmüş ve bu söylentiler günümüze kadar gelmiştir. Bir söylentiye göre Hacivat ile Karagöz Orhan Gazi zamanında Orhan Camii’nin inşası sırasında çalışan iki işçiymiş ve yaptıkları konuşma ve tartışmaları komik bularak onları izleyen işçiler yüzünden işler aksarmış. Camiinin bitmemesinden rahatsız olan Orhan Gazi “Bu gecikmenin sorumluları kimse gereken yapılsın” diye emir vermiş ve Karagöz ile Hacivat idam edilmişler. Onları çok seven işçiler ve halk bu duruma çok üzülmüş ve bu üzüntülerini, Karagöz ile Hacivat’ın yaptıklarını Orhan Gazi’ye anlattıklarında o da verdiği karar yüzünden çok pişman olmuş. Daha sonra Şeyh Küşteri bu iki efsanenin söyleşmelerini padişaha bir perdede oynatmış ve o gün Orhan Gazi Karagözle Hacivat’ın hikayesinin herkese anlatılmasını istemiş. Böylece hikayeleri günümüze kadar gelmiştir. 55


Bİlge ÇoCuk MAKALE

Etrafımızda NELER VAR?

asılsınız? Bu sayfaya kadar dergide yazılan yazıları güzelce okudunuz artık konuşma vakti geldi. Bu sayfada sizlerle karşılıklı konuşacağız ve oyunlar oynayacağız. İlk oyunumuz farkındalık oyunu. Öncelikle içimizden derin bir nefes alalım, nefesi biraz tutup sonra nefesimizi beşe kadar sayarak geri verelim. Şimdi arkadaşlar etrafımıza şöyle bir bakalım. Biz neredeyiz , neler yapıyoruz etrafımızda neler var? Mesela şu anda bulunduğunuz yer neresi? Etrafınıza bir bakın gördüğünüz renkleri, şekilleri ve değişik kokuları duymaya çalışın.

N

Evet arkadaşlar düşünmeye devam ediyoruz. Oturduğumuz evin dış cephesi nasıl? Evimizin yanında kaç tane ev var? Ağaçlar var mı? Şu anda yaprakları ne durumda? Komşularımızdan kaç tanesini tanıyoruz? Komşularımızın isimlerini biliyor muyuz? Komşularınızdan sizlerin yaşına yakın olan çocukların isimlerini, hangi okula gittiklerini öğrenerek bizlere yazan beş arkadaşımıza da sürprizlerimiz var. Sizden ricamız etrafınıza daha dikkatli bakarak hayatı algılamaya çalışmanız ve bir sonraki sayımıza kadar etrafımızda olup biteni fark ederek neler gördüğünüzü bizimle paylaşmanız. Teşekkür ederiz hoşçakalın… Hülya GÜMÜŞTEPE Çocuk Gelişim Uzmanı hulyagumustepe@hotmail.com

56


57


Bİlge ÇoCuk TEST

ÖZGÜVENİNİZİ ÖLÇÜN! 2 Büyük kalabalıklar seni korkutuyor mu? Evet Hayır

1

Herhangi bir aktivite, kurs, kulüp, sınıf başkanlığı vb. yerler için yaptığın üç başvurun reddedilirse kendi yeteneğinden şüphe eder misin? Evet Hayır

4

Şu anda dolabın giymediğin eski püslü kıyafetlerle mi dolu? Evet Hayır

5

Kendine sürekli aynada bakar mısın? Evet Hayır

7

3

Yürürken, birini beklerken, okulda ya da kalabalık içinde başın yukarıda, dik mi durursun? Evet Hayır

Polis, jandarma, güvenlik görevlisi ya da bir asker sana doğru yaklaştığında kalbin daha hızlı atmaya başlar mı? Evet Hayır

8

Okul, lokanta, otobüs ya da cadde gibi kalabalık ortamlardaki yabancı insanlar arasında sana birinin dikkatlice baktığını veya sana güldüğünü sık sık hissediyor musun? Evet Hayır

10

Sevdiğin kişilere, onları sevdiğini söyleyebilir misin? Evet Hayır

58

6

Çoğu zaman insanların senin hakkında konuştuğunu düşünür müsün? Evet Hayır

9

Bir sinema, tiyatro veya gösteriye bilet kazansan ya da sana böyle bir bilet verilse, yalnız başına gitmekten korkar mısın? Evet Hayır

11

Çoğu zaman uykunda kötü rüyalar görür müsün? Evet Hayır


12

13

Ailenle, arkadaşlarınla ya da okulda bir sorun ortaya çıktığında ya da bir problem yaşadığında çoğu zaman onu kendi başına çözer misin? Evet Hayır

Kumbaranda ya da güvendiğin bir yerde biriktirmiş olduğun paran var mıdır? Evet Hayır

15 14

Anne ve babanın seni sevdiğini hissedebiliyor musun? Evet Hayır

17

Çaba ve çalışmalarının çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlandığını mı hissediyorsun? Evet Hayır

Her gün yeni bir şey öğrenmen gerektiğine inanıyor musun? Evet Hayır

18

16

Satın aldığın ucuz ama kullanışsız bir şeyi veya alıp daha sonra beğenmediğin bir şeyi geri vermek ya da değiştirmekten çekinir misin? Evet Hayır

Çevrendeki kişiler (anne-baban, kardeşlerin, arkadaşların…vb) çoğu zaman sana fikrini soruyor ya da senden öğüt istiyor mu? Evet Hayır

CEVAPLAR ve PUANLAMA Kendine aşağıda yer alan cevaplara uygun olarak, her doğru yanıt için 2 puan ver ve toplam puanı hesapla. 1. Hayır 2. Hayır 3. Hayır 4. Hayır 5. Evet 6. Hayır 7. Hayır 8. Hayır 9. Hayır 10. Evet 11. Hayır 12. Evet 13. Evet 14. Evet 15. Evet 16. Hayır 17. Hayır 18.Evet 32.36 : Bu aralıktaysan eğer kendine güven konusunda sorunun yok. Hem kendin, hem de çevrendeki insanlar sana güveniyorlar. Ancak, bazı kişiler senin “kendini beğenmiş” olduğunu düşünüyor olabilirler. 20-30 : Bu aralıktaysan ortalama bir aralıktasın demektir. Yani; güven konusunda güçlü ve zayıf yönleri olan bir insansın. Bu test yoluyla korkularını belirleyebilir, onları değerlendirebilir, hatta istersen onları düzeltebilirsin. “0” olan cevaplarını gözden geçirip üzerinde düşün lütfen ! 6-18 : Bazı zaman korkan ve kendine güvenemeyen, çevresindeki insanların yardımına ihtiyaç duyan birisin. Hayatı daha güzel yaşamak için biraz desteğe ihtiyacın var. Ancak bilememek seni üzmesin. Öğrenmenin sihirli kapıları, sana her zaman ardına kadar açık… 0-4 : Bu oldukça nadir alınan bir puandır. Ancak bu aralığa düşmen, öncelikle anne-baban, sonra okulundaki öğretmenlerin, ve daha sonrasında ise bilgili ve uzman bir kişiden yardım alman gerektiği anlamına gelmektedir. Vakit kaybetme derim ! 59


Bİlge ÇoCuk BULMACA

Sayıları takip ederek şekli tamamlayın bakalım ne çıkacak?

A

B

Sağdaki resimlerden hangisi aşağıdakiyle aynıdır?

60

D

C

E


4 2 1

4

5

1

3

4

2 2

4

5 4

6 5

4

1

3

7 FARKI BULUN...

61


Bİlge ÇoCuk BULMACA

Topların kafası karışmış. Onları doğru yerlere götürebilir misiniz?

62


Gianni Rodari “Telefonda Masallar�

63


GELECEK İÇİN BİR ADIM Sulanmış toprağın bağrında bembeyaz bir gül. İnce perde gibi cahilliğin arasında bir tül. Her mevsim de açan sanatlı bir sümbül. Bilgi evini kokladıkça, açılır nice gül. Salkım ağacının ucun da nar tanesidir O. İstanbul’un içinde sevgi dolu bir kalptir O. Dört bir yana sarılmış, altın kemerdir O. Her türlü bilgisiyle büyük özveridir O. Denizlerin dalgaları kıyıya vururken. Bir eser inşa edilmiş kültürden. Sanatla geçen her ömürden. Her yaşa hitap eder, o farksız güneşten. Dil söylememiş gönülden de geçmemiş yapılacaklar. Aydın yarın için, her şeye adanmışlar. Yılmadan her semte ışık saçmışlar. Kültür-Sanat dolu bütün konaklar. Bir yangın ki kızıllığı göğe yükselmiş alev. Küçük İstanbul’un içinde bilgili bir ev. Sanat yudum… Yudum içmektir gel sende sev. Çağlayan şelaleler gibi, bilgisi alev alev. Elimizi gökyüzüne uzatsak yıldızı alabilir miyiz? Engin ufuklar uzakta olsa görebilir miyiz? Güneş olmadan baharı yaşayabilir miyiz? Hepimizin ışığı yarının umudu bilgi evimiz. Her şeyimizsin Bilgi Evimiz, canımız. Sanat damarı kurumayan kanımız. Emek vermiş bir uğur için Başkanımız. Yorgun olmayacak attığımız hiçbir adım. NECİBE ACAR (Cennet Bilgi Evi Üyesi Hande ACAR’ın Annesi)

64

Bu Bir Bilgi Bu bir Bilgi Evi hikâyesi Eğlenceli bilginin ta kendisi Müzik son ses aç herkes dinlesin Buraya gelmeyen üzülüp inlesin Burada bütün herkes birlikte Sebebi sevgi ve eğlence İşte eğlenceli bilginin adresi Küçükçekmece Bilgi Evleri Söyle, sen de söyle Yaz, çiz, boz hepsi bir eğlence Derste, kulüpte Herkes oyunda, ders arasında Her yerde Bilgi Evleri Bak şimdi sen buraya geldin ya! Gözünle göre göre çok beğendin ya! Gece gündüz hep eğlendin ya! Hayallerle kendinden geçtin ya! Biz de geldik , gördük, bulduk ya! Bu Bilgi Evi çok bi çılgın ya ! Biz de burada hayaller kurduk ya! Geri dönüp de sınıfı da geçtik ya! Öyle ya da böyle senden uzak kalınca Gece gelince , her yer ışık olsa Herkes pervane Kalbim hep senle Atıyor Bilgi Evi


Melih BOZBIYIK Taştepe Bilgi Evi

Evi Hikâyesi Söyle sen de söyle Yaz, çiz, boz hepsi bir eğlence Derste, kulüpte Herkes oyunda ders arasında Her yerde Bilgi Evleri Bu bir Bilgi Evi hikayesi Eğlenceli bilginin ta kendisi Müziği son ses aç herkes dinlesin Buraya gelmeyen üzülüp inlesin Burada bütün herkes birlikte Sebebi sevgi ve eğlence İşte eğlenceli bilginin adresi Küçükçekmece Bilgi Evleri Küçük İstanbul onunla yakalıyor, Bilgi çağını, Güneş, yıldız ,ay Teşekkürler sana Aziz Yeniay DİLARA MERCAN BETÜL MERCAN Taştepe Bilgi Evi

Yarkı Kerem KARACA Taştepe Bilgi Evi

RAP ŞARKISI

65


66

B Ç İ T A L H G A C E C L K Ü Ç Ü K Ç E K M E C E T O S A B İ L G İ E V İ C M E U I B A Y R A K E L F E

1

1

2

3

4

4

3

1

2

2

1

4

3

2 1 3 4 6 5

4 3 6 5 1 2

5 6 1 2 3 4

3 4 5 6 2 1

6 5 2 1 4 3

1 2 4 3 5 6

A Z İ Z Y E N E R İ İ A Y

Zeka Bulmacaları 1 İki çocuğun ağzı eşit. 2 Grilikler eşit.

2

Aynısını Bul Doğru Cevap: D

4

Mavi Trafik Işığı 1 Trafik Işığında 2 Maviye 3 Gözlerinden 4 Arabalar 5 Motosikletçiler 6 Villa 7 Şövalye 8 Balıkları 9 Zeytinyağına 10 Trafik Polisi 11 Uçabilirdi

3

SUDOKU 7 FARK Bİlge ÇoCuk BULMACA CEVAPLARI



BilgeCocuk