Issuu on Google+

NEMLĠLĠK VE YAĞIġ Bu olayı şu şekilde bir örnekle açıklayabiliriz; büyük sahradaki sıcaklık şartları 1 m2 alanda yeterli su bulunduğu taktirde 1 yıl içinde 4000 mm suyu buharlaştırabilir. O halde büyük sahrada ki potansiyel buharlaşma 4000 mm dir. Buna karşılık burada suyun yeterli olmaması nedeniyle gerçek buharlaşma 200 mm olarak gerçekleşmektedir.

Suyun; sıcaklığının etkisiyle gaz haline geçerek havaya karışmasına bu harlaşma denir. Havadaki su buharının esas kaynağı okyanus, deniz, göl, bataklık akarsular buzullar bitkiler ve toprakta oluşan buharlaşmadır.

BuharlaĢmayı Etkileyen Faktörler; Sıcaklık; sıcaklık arttıkça buharlaşma miktarı da artar. Gün içerisinde sıcaklığın en yüksek olduğu zaman 12:00 ile 14:00 saatleri arasıdır. Basınç: Basıncın yüksek olduğu yerlerde buharlaşma az basıncın az olduğu yerlerde buharlaşma fazladır. Rüzgar; rüzgarın şiddetli esmesi buharlaşmayı arttırır. Su buharının yüzeyden uzaklaşması buharlaşmayı arttırır.

BuharlaĢma iki gruba ayrılır; Gerçek buharlaĢma; yağışın buharlaşmadan fazla olduğu yerlerde meydana gelen buharlaşmadır. Bu tür yerlerde nem fazlası olur. Bu duruma Karadeniz kıyılarında ki buharlaşma örnek verilebilir. Potansiyel BuharlaĢma; yağışın buharlaşmadan az olduğu yerlerde meydana gelen buharlaşmadır. Bu tür yerlerde nem açığı olur. Güney doğu Anadolu bölgesindeki buharlaşma potansiyel buharlaşmaya örnektir.

kadir@ucar

Nemlilik ve yağış yeryüzünde su dolaşımı adı verilen olaylar zincirinin bir halkasıdır. Sıcaklığa bağlı olarak buharlaşan su havadaki nemi oluşturur. Havada ki nemde türlü biçimlerde yoğunlaşarak yağışlara neden olur. Yağışlarla yeryüzüne düşen su bir süre sonra yeniden buharlaşarak havaya karışır. Bu olaya su dolaşımı denir.

Nem; nemli hava kütlesinde buharlaşma daha az gerçekleşir. Kuru hava kütlesinde ise buharlaşma daha fazladır. Enlem; Ekvator’da buharlaşma kutuplara oranla daha fazladır. BuharlaĢma Yüzeyinin GeniĢliği; yüzey geniş ise buharlaşma artar.

1 www.kdrucr.wordpress.com


Tablodan da anlaşıldığı gibi sıcaklık arttıkça havanın taşıyabileceği nem miktarı artmaktadır. Buna göre, sıcaklıkla maksimum nem arasında doğru orantı vardır. Maksimum nem;  Ekvatoral bölgede çok, kutuplarda azdır,  Alçak yerlerde çok, yüksek yerlerde azdır.

Nem Üç ġekilde Ġfade Edilir; 1. Mutlak Nem: 1 m3 havanın içinde var olan nem miktarına mutlak nem denir. Mutlak nem sıcaklık arttıkça artar. Mutlak nem; - Deniz kenarında çok, karaların iç kısımlarında ve yükseklerde azdır. - Ekvatoral bölgede çok, kutuplarda azdır. Vadilerde çok, dağlarda azdır. - Ormanlık alanlarda çok, step bölgelerinde azdır.

-

kadir@ucar

Havada ki nem miktarını:

3. Bağıl Nem: 1 m3 hava içerisinde bulunan mutlak nemin o sıcaklıktaki maksimum nem oranına bağıl nem veya oransal nem denir. Kısaca bir hava kütlesinin, neme ne kadar doymuş olduğunu gösteren yüzdelik değerdir.

Sıcaklık (Buharlaşma şiddeti) Su kütlelerinin yüzey genişliği (deniz, göl ) Yükleşti Rüzgar Okyanus akıntıları etkiler.

2. Maksimum Nem ( Doyma Noktası ); - 20 C 1.06 gr/m3 1 m3 havanın sabit bir - 10 C 2.35 sıcaklıkta taşıyabileceği 0 C 4.85 en yüksek ne miktarına 10 C 7.50 maksimum nem veya 20 C 14.40 doyma noktası denir. 30 C 26.20

Bağıl nem bir hava kütlesinin yağış bırakma ihtimalini gösterir. Bağıl nem havanın sıcaklığı ile ters orantılıdır. Sıcaklık düştükçe maksimum nemde düşeceğinden bağıl nem yükselir. Sıcaklık yükseldikçe maksimum nem artacağından bağıl nem düşer. Bir hava kütlesinin doyma noktasına ulaşması için soğuması gerekir. Soğumanın gerçekleşebilmesi için; hava kütlesinin ya yükselmesi veya soğuk bir hava kütlesinin etkisi altına girmesi gerekir.

2 www.kdrucr.wordpress.com


Örnek Soru; 10 0C deki bir hava kütlesinin 1 m3 yaklaşık 4,5 gr. nem vardır. Hava kütlesi bu sıcaklıkta 7,5 gr. nem taşıyabildiğine göre bağıl nemi kaçtır?

Bağıl Nem;  Çöl bölgelerinde ve kara içlerinde düşüktür.  Ekvatoral bölge, soğuk ve nemli bölgeler ile deniz kıyılarında ise yüksektir.  Bağıl nem yükseklik artışı ile doğru orantılıdır.

A) 15

B) 30

Bağıl Nem =

kadir@ucar

Her iki hava kütlesinin sıcaklığı aynı ise; I. Hava Kütlesi II. Hava Kütlesi - Kuru - Nemli - Yağıştan Uzak - Yağışa yakın - Nem açığı fazla - Nem açığı az - Mutlak nem az - Mutlak nem fazla 3 www.kdrucr.wordpress.com

C) 45

4,5 gr 7,5 x 100 = % 60

D) 60

E) 75


Grafiğe bakılarak aşağıdaki yargılara varılabilir;

Bulut: Yoğunlaşmanın ilk aşamasında hava içerisinde küçük su tanecikleri oluşur. Yoğunlaşan su damacıklarının çapları ortalama milimetrenin ellide biri (50/1) kadardır. Bu tanecikler hava içinde askıda kalabilir. Havada askıda kalan su taneciklerinin oluşturduğu kümeye bulut denir.

- Hangi merkezde sıcaklığın en fazla olduğu (5) - Hangi merkezde sıcaklığın en az olduğu (1) - Hangi merkezde havanın nem taşıma kapasitesinin en fazla olduğuna (5) - Hangi merkezde havanın nem taşıma kapasitesinin en az olduğuna (1) - Hangi merkezde bağıl nemin en az olduğu (4) - Hangi merkezde nem açığının en fazla olduğuna (4) - Hangi merkezlerde nem miktarının en fazla, en az olduğuna (5-1)

Havadaki su buharının, sıvı yada katı hale dönüşmesine yoğunlaşma denir. Yoğunlaşan s buharının yeryüzüne düşmesi olayına yağıĢ denir. Yoğunlaşmanın dolayısıyla yağışın meydana gelmesi, havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlıdır. Havadaki bağıl nemin % 100’e ulaştığı noktaya Doyma Noktası denir. Doyma noktası aşıldığı taktirde, hava su buharının fazlasını taşıyamaz. Fazla olan su buharı sıvı yada katı hale dönüşerek yağış meydana gelir.

kadir@ucar

a) YoğunlaĢma

Bulutlar taşıdıkları özellikler ile hava tahminlerinde önemli rol oynarlar. Gökyüzünün bulutlarla kapalılık oranı bulutluluk terimi ile ifade edilir ve nefometre ile ölçülür. Bulutluluk hesapları 10 üzerinden değerlendirilir. 0 tam açıklığı, 10 ise tam kapalılığı ifade eder. Nefometre üzerinde 10 adet boşluk bulunur. Alet üzerinden gökyüzüne bakıldığında bu boşluklardan kaçında bulut varsa değer olarak yazılır ve bulutluluk ölçülmüş olur. Bulut Tipleri Bulutlar yüksekliklerine göre incelenir. Yüksekliklerine göre bulutlar 3 gruba ayrılır: 1) Yüksek Bulutlar ( Sirüs ): 6000m’nin üstündeki hava katmanlarında su buharının buz şeklinde yoğunlaşması ile oluşan bulutlardır. Bu seviyelerdeki su buharı azlığına bağlı olarak görünüşleri tüy şeklindedir. Bunlara genel olarak sirrus adı verilir. UYARI:

4 www.kdrucr.wordpress.com

Kümülonimbus

bulutları

dikey

yönlü


hareketlerinin fazla olması nedeniyle her üç (alçak, orta, yüksek) seviyeye de yayılabilen bulutlardır.

Sıcaklık Terselmesi: Bazı dönemlerde yerin aşırı enerji kaybetmesi, dağlardan çukur alanlara soğuk havanın inmesi, sıcak havanın üstüne soğuk havanın gelmesi ya da alçalan havanın alt bölümlerinin soğuması gibi nedenlerle hava tabakasının sıcaklığı yerden yükseldikçe düzenli olarak azalmaz. Belirli bir yükseltiye kadar artan sıcaklık sonra yeniden düzenli olarak azalmaya başlar. Bu olaya sıcaklık terselmesi denir.

2) Orta Bulutlar ( Kümülüs): 3000 – 6000 m arasındaki yükseltilerde yoğunlaşmalara bağlı olarak oluşan bulutlardır. Bunlara alto bulutları adı verilir. Genellikle beyaz renklilerdir.

Sis: Yatay ya da yataya yakın hareket eden ılık ve nemli bir hava kütlesinin kendisinden daha soğuk bir zemin üzerinden geçişi sırasında içindeki su buharının su zerrecikleri şeklinde yoğunlaşmasına sis denir. a) Hava Kütlesi Sisi: Genellikle hava hareketlerinin yatay yönde ve yavaş olduğu yerlerdeki ısı kaybı sonucu oluşan sislerdir. b) Kara Sisi (Radyasyon Sisi): Kara sisleri sıcaklık terselmesinin görüldüğü yerlerde ve dönemlerde kara içlerinde oluşur.

kadir@ucar

3) Alçak Bulutlar ( Stratüs ): Yeryüzü ile 3000 m arasında oluşan kalın, yoğun ve koyu görünüşlü bulutlardır. Yoğunlaşma hızlı ve kısa sürede olursa küme şekilli yoğun yağış bırakan bulutlar oluşur. Eğer yoğunlaşma yavaş ve uzun sürede olursa tabaka şekilli ve uzun süren çisinti şeklinde yağış bırakan bulutlar oluşur.

c) Kıyı ve Deniz Sisi (Adveksiyon Sisi): Yatay hava hareketleri sonucunda ılık ve nemli hava kütlesinin kendinden daha soğuk zemin üzerinden geçtiği kıyılarda ve deniz üzerinde oluşan sislerdir. Örneğin İngiltere’de batı rüzgarlarının ve Gulf-stream sıcak su akıntısının etkisi ile bu tip sisler yıl boyunca görülür. d) Yer şekli Sisi (Orografik Sis): Yamaç eğimi az olan yerlerde ılık ve nemli hava kütlesinin yamaç boyunca yükselmesi ve bunun sonucunda içindeki su buharının soğuyarak yoğunlaşması ile oluşan sislerdir. e) Cephe Sisi: Sıcaklık ve nem bakımından farklı hava kütlelerinin karşılaşma bölgelerinde, sıcak hava soğuk hava üzerinde yükselir. Yükselen sıcak havada olan yoğunlaşmalar sonucunda soğuk hava içine su buharı katılır. Nem miktarı artan soğuk havanın yoğunlaşmasıyla sis ya da bulut oluşur.

5 www.kdrucr.wordpress.com


UYARI: Sis yoğunluğu havanın nem taşıma kapasitesine bağlı olduğundan, gece daha fazladır.

YağıĢ Miktarı Yıl içerisinde birim alana düşen toplam yağış miktarına denir. Yağış, plüviyometre ile ölçülür, kg/m2 ya da mm olarak ifade edilir.

YoğunlaĢma Ürünleri: Çiy: Havadaki su buharının soğuyan cisimler üzerinde damlalar halinde 0 0C’nin üzerindeki sıcaklıklarda yoğunlaşması sonucunda oluşur. Havanın açık ve durgun olduğu gecelerde, ilkbahar ve yaz aylarında görülür.

Kırç: Aşırı soğumuş su taneciklerinden oluşan bir sis uzun süre yerde kaldığında, su taneciklerinin soğuk cisimlere çarparak buz haline geçmesidir. Ağaçlar sanki buzdan oluşmuş gibi görünürler. Yağmur: Su buharının yükseklerde su damlacıkları haline gelerek yere düşmesidir. Sıcaklık 0 0C’nin üzerindedir. Kar: Su buharının, yükseklerde 0 0C’nin altındaki sıcaklıklarda, buz kristalleri halinde yoğunlaşarak yere düşmesidir. Dolu: Su taneciklerinin ani ve aşırı soğumaları sonucunda buz taneleri halinde yere düşmesidir.

kadir@ucar

Kırağı: Havadaki su buharının 0 0C’nin altındaki sıcaklıklarda buz kristalleri şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşur.

YağıĢ Miktarını Etkileyen Etmenler 1) Hava Kütlesi: Bir yerin yağış alabilmesi için uygun hava kütlelerinin ve buna bağlı cephe sistemlerinin etkisi altında bulunması gerekir. Hava kütlesi nemli ise yağış miktarı artar. Örneğin Türkiye’de kış yağışlarının fazlalığı İzlanda Gezici Alçak Basıncı’nın kışın daha etkili olmasının bir sonucudur. 2) Yükselti ve Yer şekilleri: Deniz seviyesinden yaklaşık 1500 – 2000 yükseltiye kadar her 100 m’de yağış miktarı 50 – 400 mm arasında artar. Bu yükseltiden sonra yağışlar azalır. Çünkü içindeki nemin büyük bölümünü yamacın orta bölümlerine bırakan hava kütlesi doruklara kuru olarak geçer. Nemli hava kütlelerine dönük yamaçlarda yağışın fazla, ters yamaçlarda yağışın az olması ise yer şekillerinin yağış miktarına etkisini kanıtlar. 3) Denize Etkisine Kapalılık: Denizden uzaklaştıkça yağış miktarı azalmaktadır. Çünkü, nemli hava kütleleri, içindeki nemin büyük bir bölümünü kıyı kesimlerinde bırakır ve içerilere daha kuru olarak sokulur.

6 www.kdrucr.wordpress.com


4) Akıntılar: Sıcak su akıntılarının etkisiyle ısınıp nemlenen hava kütleleri serin kara üzerine geldiğinde yağış bırakır. Örneğin, İngiltere ve Japonya kıyılarında yağış miktarının fazla olmasında sıcak su akıntıları etkilidir. Soğuk su akıntılarının geçtiği kıyılarda ise yağış miktarının azaldığı görülür.

Orografik yağışlar en çok kıyıya paralel uzanan dağların denize dönük yamaçlarında görülür. Türkiye’de Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları’nda yamaç yağışı belirgindir.

5) Bitki Örtüsü: Özellikle ormanlardaki terleme, nem miktarını artırdığından yağışlar %3 – 6 oranında artar.

3) Cephe Yağışları: Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşan yağışlardır. Yeryüzündeki yağışların önemli bir bölümünü bu tip yağışlar oluşturur.

Egemen rüzgar yönüne dik uzanan dağ yamaçları orografik yağışları alır. UYARI:

YağıĢ ÇeĢitleri:

Ekvator çevresinde yıl boyunca orta enlemlerde ilkbahar ve yaz aylarında bu tip yağışlar görülür.

kadir@ucar

1) Yükselim ( Konveksiyonel ) Yağışları: Isınarak yükselen havanın soğuması ile oluşan yağışlardır.

Batı ve Orta Avrupa ile okyanusal iklim bölgelerinde her mevsim, Akdeniz iklim bölgelerinde kış aylarında cephesel yağışlar görülür. Yeryüzünde YağıĢın DağılıĢını Etkileyen Faktörler: - Kara ve denizlerin dağılımı

Türkiye’de ilkbahar ve yaz başlarında kuzeybatıdan gelen nemli ve soğuk hava, İç Anadolu’da ısınarak, yükselir ve yağış bırakır. Bu yağışlara kırkikindi yağmurları denir. 2) Yamaç (Orografik) Yağışları: Nemli hava kütlelerinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi sonucunda oluşan yağışlardır.

- Sürekli rüzgarların ve yerel rüzgarların etkisi ve esme yönleri - Yerşekillerinin uzanış yönleri ve yükseltileri - Okyanus akıntıları

7 www.kdrucr.wordpress.com


Yeryüzünde YağıĢın DağılıĢı:

B) YağıĢlı Bölgeler

A) Çok YağıĢlı Bölgeler

1) Akdeniz Bölgeleri: 30° - 40° enlemleri arasında kışları yağışlı, yazları kurak bir yağış rejimi gelişmiştir. Bölge, yazın subtropikal yüksek basınçların, kışın ise batı rüzgarları ve geçici alçak basınçların etkisinde kalır. Kış yağışları, cephesel yağışlardır. Dağlık alanlarda ise orografik cephesel yağılar görülür.

1) Ekvatoral Bölge: Yıl boyunca ısınmanın fazla olması nedeniyle yükselim yağışları görülür. Bu bölgede karşılaşan kuzey ve güney alizeleri de yükselim yağışlarına yol açar. Her mevsim yağışlı olan ekvatoral bölgede, Mart ve Eylül aylarında yağış miktarı artar. Yıllık yağış toplamı 2000 mm civarındadır.

3) Orta Kuşak Karaların Batı Kıyıları: Her mevsimin yağışlı olduğu bölgelerdir. Kış yağışlarının nedeni gezici alçak basınç ve buna bağlı cephe sistemleridir. Dağlık kıyalarda yer şekilleri yağış miktarını artırıcı etki yapar. Ayrıca bu kıyılar bati rüzgarları ve sıcak su akıntılarının etkisi altındadır. UYARI: Kuzey Amerika Kıtası’nın doğu kıyısında tropikal siklonlar nedeniyle çok yağış görülür.

kadir@ucar

2) Muson Asyası: Yaz musonlarının etkisiyle yaz aylarında bol yağış alır. Yağışlar, yamaç yağışı şeklindedir. Kış ayları genellikle kurak geçer. Yıllık yağış miktarı 2000 mm’nin üstündedir.

2) Orta Kuşak Kıtalarının Doğu Kıyıları: Her mevsimi yağışlıdır. Genellikle yağışlar cepheseldir. Ancak yaz mevsiminde konveksiyonel yağışlar da görülür. Soğuk su akıntıları bazı kıyılarda çöllerin gelişmesine neden olmuştur. 3) Savan Bölgeleri: 10° - 20° enlemleri arasında, kışların kurak, yazların ise yağışlı geçtiği bölgelerdir. Yaz yağışları konveksiyonel yağışlardır. Kış kuraklığının nedeni subtropikal yüksek basınç alanının Ekvator’a doğru kaymasıdır. C) Az YağıĢlı Bölgeler Orta kuşak karasal bölgelerde kışın, karaların iç kısımlarında havanın soğuk olması nedeniyle antisiklon alanları oluşur. Nemli havanın iç kısımlara sokulmasını önler. Buralarda kışlar biraz nemli ancak yağışsızdır.

8 www.kdrucr.wordpress.com


İlkbahar ve yaz aylarında ise ısınmaya bağlı konveksiyonel yağışlar görülür.

Türkiye’de YağıĢın DağılıĢı • Türkiye’de genellikle Akdeniz yağış rejiminin etkisi görülür.

D) Kurak Bölgeler 1) Subtropikal Yüksek Basınç Bölgeleri: 20° - 30° enlemleri arasında yıl boyunca yağışın çok az görüldüğü hatta bazı yıllarda yağışın hiç görülmediği bölgeler vardır. Alçalıcı hava hareketleri nem açığını büyütür ve kuraklığın belirginleşmesine neden olur. Bu bölgeler, Büyük Sahra, Arabistan ve Avustralya’da geniştir. Güney Afrika, Güney Amerika ve Meksika’da daha dar alanlıdır.

3) Kutuplar: Kutuplar çevresi soğuk olduğundan havanın mutlak nemi düşük ve yağış miktarı azdır. Ayrıca buralarda yüksek basınç alanının egemen olması yağışları önler. Buralara daha çok soğuk çöller denir.

• En az yağış alan yer Konya ve Tuz Gölü çevresi ile bazı derin yarılmış akarsu vadilerinin tabanlarıdır.

kadir@ucar

2) Orta Kuşak Kıtalarının Deniz Etkisine Kapalı İç Kısımları: Denizden çok uzak olan bu bölgelere nemli rüzgarlar ulaşamaz. Kıyıya paralel uzanan dağ sıraları da nemli rüzgarları engellediği için bu bölgelerde kuraklık belirgindir. Örneğin Orta Asya çöllerinin oluşumu buna bağlıdır.

• En çok yağış kıyı bölgelerde görülür. İç kısımlara gidildikçe yağış miktarı azalır.

• Karadeniz kıyılarında sonbahar, Akdeniz kıyılarında kış, İç Anadolu’da İlkbahar ve Erzurum – Kars Bölümünde yaz yağışları belirgindir. • Türkiye genelinde kış aylarında görülen yağışlar cephesel yağışlardır. Çünkü kış aylarında Anadolu, gezici alçak ve yüksek basınçların etkisi altındadır. Bu basınçlar cephesel yağışlara neden olur. UYARI: 30° Kuzey enlemindeki dinamik yüksek basınç

alanının yaz aylarında 40° Kuzey enlemine doğru genişlemesi nedeniyle Karadeniz kıyıları dışında yaz kuraklığı oluşur.

9 www.kdrucr.wordpress.com


Kuzey Yarımküre’deki bir merkezin yağıĢ grafiğinin yapılması ve yorumlanması; Yağış (mm) 250 175 125 100 70 40 30 50 100 125 150 200

- Yıllık yağış miktarı 1400 mm’dir. - Yağış mevsimlere göre düzensiz dağılmakta ve daha çok kış ve sonbahar mevsimlerinde düşmektedir. - Bölgedeki akarsularda kışın kabarma, yazın alçalma görülür. - Akdeniz iklimi yağış rejimine benzer. - Yaz mevsiminde sulamaya ihtiyaç duyulur. - En az yağış temmuz ayında, an fazla yağış ise ocak ayında düşmüştür. kadir@ucar

Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık

Yukarıdaki yıllık ve mevsimlik yağıĢ grafiklerine bakılarak Ģu sonuçlar çıkarılabilir;

Bu merkezin yağış grafiği yukarıda yağışın aylara dağılışının gösterildiği tabloya göre aşağıdaki gibi olur.

YağıĢ Getiren Hava Hareketleri: - Yükselim (Konveksiyonel) yağışı - Yamaç ( Orografik ) yağışı - Cephe yağışı YağıĢ Getirmeyen Hava Hareketleri: - Föhn rüzgarı - Karadan denize esen rüzgarlar - Alçalıcı hava hareketi

10 www.kdrucr.wordpress.com


kadir@ucar 11 www.kdrucr.wordpress.com


kadir@ucar 12 www.kdrucr.wordpress.com


İklim Bilgisi (Nemlilik ve Yağış)