Issuu on Google+

MBB GENEL SEKRETERİ RECEP BOZLAĞAN: “İSTANBUL’UN DIŞ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

-Bülten

İstanbul ve Uluslararası Kent Gündemi Bülteni

Şubat 2010 Sayı. 04

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

BM Kentsel Farklılıkların Yakınlaştırılması Temasıyla Kentleri Topluyor

İstanbul’da İş Var! Global Traveler İstanbul’u En İyi Uluslararası İş Kenti Seçti

Avusturya İstanbul Başkonsolosu Paul JENEWEIN:

İstanbul Olmadan Tarih de Olmaz


SÖZE BAŞLARKEN

BU SAYIDA KAZABLANKA İŞBİRLİĞİNİN STRATEJİSİ Geçtiğimiz yılın sonunda işbirliği protokolü imzaladığımız Kazablanka ile ekonomik ilişkileri geliştirmeyi, uzmanlık ve deneyim paylaşımı için yapılması gerekenleri konuştuk.

Sayfa

Kentler Diplomasisi Teknolojinin ve iletişim araçlarının baş döndürücü bir hızla gelişimine paralel olarak globalleşen dünyada “yerindelik” ilkesiyle klasik diplomasi anlayışının kabuk değiştirmesi ve genişlemesinin ivme kazandırdığı yeni bir kavramdır, kentler diplomasisi. Kentler Diplomasisi, merkezden uzaklaşarak daha ademi merkeziyetçi yapıya dönüşmekte olan şehirlerin kendi ilgi ve ihtisas alanlarında eş düzeydeki diğer yerel yönetimlerle yaptığı işbirliği ve ortaklıklardan yerel yönetimlerin bir araya gelmesiyle veya direkt olarak sektörel birliklerle yerel düzeyde ilişkilerin kurulması ve bu kuruluşların karar alma süreçlerinde yönlendirici rol alınması, bilgi paylaşım zeminlerinin hazırlanması, şehirlerin tanıtımı ve reklamı, ortak yatırım projelerine imza atılması, kısacası şehir yönetimi düzeyinde çok yönlü ve çok kapsamlı diplomasi yürütülmesini kapsayan dünyanın özellikle öncü ve büyük metropollerinin kaçınılmaz olarak kullandığı ve önem verildiği takdirde şehre ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda çok büyük katkılar sağlayan, antik şehir devletlerine bakıldığında kökleri geçmişte olan ve günümüz dünyasında ise yeniden hayat bulan son derece önemli bir şehir yönetimi mekanizmasıdır. İstanbul gibi küresel merkez olma iddiasındaki bir kentin bu modern yönetim aracını kullanmada da öncü olması, yenilikçi yaklaşımlar benimsemesi ve her daim başarılı olması elzemdir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü, tam da bu noktada İstanbul’a karşı tarihi sorumluluğunun bilincinde olarak, genç fakat tecrübeli, dinamik, prezentabl ve donanımlı kadrosu ile 365 gün 24 saat, zaman ve mesai kavramı tanımaksızın İstanbul’un dışa açılan gülen yüzü olarak güçlü, öncü İstanbul algısını oluşturarak ve güçlendirerek hizmetlerine devam etmektedir. Bu sayıda; bir yenilik olarak uluslararası yerel yönetimler etkinlik takviminin yanı sıra, yine özel uluslararası kent gündemi haberleri, röportaj, uzman görüşleri ve ödüllü makaleleri, araştırma dosyaları ile sizleri başbaşa bırakıyoruz. Selamettin Ermiş Dış İlişkiler Müdürü

ÇİN MÜTEAHHİTLER DERNEĞİNİ AĞIRLADIK Dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda hızla ilerleyen Çin’in Müteahhitler Derneği ile İstanbul’a yapılacak yatırımları ve iki ülke işadamlarının işbirliği yollarını konuştuk.

Sayfa

Büyükşehir’den Essen ve Pécs Şehirlerine Ziyaret Viyana Heyetinden Müdürlüğümüze Ziyaret Bahreyn Büyükelçiliğinden Müdürlüğümüze Ziyaret Kanada İstanbul’da Başkonsolosluk Kuruyor AVRO-ARAP Merkezinden İBB’ye Çevre Ödülü

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-mail atınız. Tel: 455 21 85 Fax: 455 26 42

e-Bülten e-Bülten

1


RÖPORTAJ AVUSTURYA İSTANBUL BAŞKONSOLOSU PAUL JENEWEIN İLE SAMİMİ BİR SOHBET -

“İstanbul olmadan tarih de olmaz.” “Beni etkileyen en büyük faktörler İstanbul’un müthiş güzelliği, kültürel mirası ve Türk insanının nazikliği, misafirperverliği oldu. “Aynen Viyana gibi, İstanbul’da da medeniyetlerin ışığını, iki medeniyetin birleşimini hissedebiliyorsunuz. “İstanbul’a gelince, kafanızda ne yönde düşünceler olursa olsun olumlu yönde şaşırıyorsunuz. Bu, sokaktaki insanlardan da ileri geliyor, bu duyguyu buraya gelip dışarıda yürümeden anlayamazsınız.”

DOSYA

ETKİNLİK

ANALİZ İSTANBUL KÜRESEL KENT SÖYLEMİNİN NERESİNDE* *Ödüllü Makale

DÜNYA KENTSEL FORUM 5: Kentsel Farklılıkların Yakınlaştırılması

Kardeş Şehrimiz: BERLİN Hüseyin Özgür ÜNSAL

Dünya Büyük Metropoller Teşkilatı

METROPOLIS Abdulvahap SEVİM

Hulusi KÖSE

Hüseyin Özgür ÜNSAL

DÜNYADAN HABERLER Avrupa Yerel Yönetimler Zirvesi, Barselona’da Gerçekleşecek İstanbul’da Busan’la Kardeşliğimizin 8. Yılı Kutlamaları Dünyanın En Kalabalık Şehirleri Belli Oldu UNDP 7. Yoksulluğa Karşı Kentlerin Dünya İttifakı Forumu Rotterdam’da Belediye Başkanları ve Bağlı Oldukları Siyasi Partiler Akdeniz Şehirleri İşbirliğine Gidiyor Madrid FİTUR Turizm Fuarı 30. Kez Ziyaretçilere Kapılarını Açtı EUROCITIES Ulaşım Forumu, 2-4 Mart tarihleri arasında Münih’te 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Viyana’da Kent Sorunları Birliği, 40. Yıllık Toplantısını Hawai’de Gerçekleştiriyor New York Belediyesi Trafik Güvenliğini Sağlamada Kendi Rekorunu Kırdı Obama Yönetimi Amerikan Belediye Başkanları ile İstihdam ve Öncelikleri görüştü Yenilikçi Kentler Konferansı Brezilya’da Düzenlenecek İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu İstanbul’da Gerçekleştirildi “İstanbul’da İş Var!” Japonya'dan Türkiye'ye "Yerel Projelere Hibe Yardımı" 2010 Arap Kültür Başkenti Doha, Etkinliklere Başladı Uluslararası Yerel Yönetim Etkinlikleri Takvimi –Şubat-Mart 2010

2

Şubat 2010


Kazablanka ile “İşbirliği”nin Stratejisi Kazablanka Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Abdurrahim Attas gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında İBB Dış ilişkiler Müdürü Selamettin Ermiş ile de bir görüşme yaptı. Attas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Kazablanka Belediyesi arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında, İBB ile olan ilişkilerini karşılıklı olarak güçlendirmek istediklerini belirtti. Devamla: “Önümüzdeki dönemde, başta ulaşım ve altyapı olmak üzere, ulaşımda bilgi teknolojilerinin kullanımı (trafik sinyalizasyon sistemleri, mobil trafik vs.), yerel yönetimin örgütsel yapısı ve çevre konuları gibi birçok alanda işbirliği yapmak istiyoruz. İBB’nin, altı yıllık faaliyetlerinin sergilendiği teşhir merkezini gezdikten sonra, sizlerden istifade edeceğimiz birçok konunun olduğunu fark ettim. Bunların başında da ulaşım geliyor. Kazablanka Belediyesi olarak ulaşım projelerinde kullanılmak üzere, önümüzdeki beş yıllık süre içinde 30 milyon dolarlık bütçe ayırdık…”dedi. Türk-Asya Stratejik Araştırmaları Merkezi (TASAM)’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen, 5,5 milyon nüfusla Fas'ın en büyük şehri olan Kazablanka'nın Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahim Attas, İstanbul’da bir dizi temaslarda bulundu. Attas bu temaslar çerçevesinde; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis I. Başkan Vekili Ahmet Selamet’i makamında ziyaret etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis I. Başkanvekili Ahmet Selamet görüşmede; İstanbul’un tarihte üç medeniyete başkentlik eden 8500 yıllık bir geçmişe sahip, Avrupa’da 21 ülkeden daha büyük bir şehir olduğunu dile getirerek, Fas kentleriyle iyi ilişkiler kurmayı ve işbirliğini geliştirmeyi hedeflediklerini, Kazablanka’yla imzalanan İşbirliği protokolünün İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Kazablanka’ya verilen önemin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Türk işadamlarının Fas’taki girişimlerine değinen Attas, Türkiye’nin Fas’ın serbest ticaret anlaşması olan 3 ülkeden biri olduğunu hatırlatarak, bizzat kendisinin de gayretleriyle, şu anda 62 Türk firmasının Fas’ta ticari faaliyetlerde bulunduğunu vurguladı. Fas’ın ekonomisinin, büyük oranda Fransa, ABD ve İspanya’ya bağımlı olduğunu, yerel yönetim düzeyinde uygulanmaya çalışılan sosyal politikalarda başarısız olduklarını ifade eden Attas; iki ülke arasında tarihi, kültürel ve geleneksel bağların bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye ile her alanda ilişkilerin geliştirilebileceğini ifade etti.

e-Bülten e-Bülten

3

İBB Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş de, kardeş ve dost Kazablanka şehri ile işbirliği yapılmasından duyacağı memnuniyeti dile getirerek, İstanbul Belediyesinin sahip olduğu imkânlardan söz etti ve ana arterleri itibariyle İstanbul’un Paris’ten bile daha düzenli ve temiz bir kent olduğunu söyledi. Ermiş, Kazablanka ile ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunda spesifik alanların belirlenmesi ve çalışmaların teknik elemanlar düzeyinde yürütülmesi halinde sonuç almanın daha fazla mümkün olacağını belirtti.


2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Viyana’da Viyana Ekonomi Birliği tarafından geleneksel olarak düzenlenen “Viyana Ekonomi Balosu” 20 Ocak 2010 tarihinde "2010 Avrupa Başkenti İstanbul Viyana'da" teması ile tarihi Hofburg Sarayı’nda gerçekleştirildi. Baloya Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Ecvet Tezcan, Büyükelçilik mensubu üst düzey diplomatlar ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet de katıldı.

Jank, Türkiye ile Avusturya arasında "mükemmel bir işbirliği" yapıldığını, bu işbirliğinin her geçen gün daha da geliştirilerek devam edeceğini söyledi. Viyanalı iş adamlarının Türkiye'de, Türk iş adamlarının da Viyana'da çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Jank, iki kıtayı birbirine bağlayan İstanbul'un bu yıl Avrupa kültür başkenti seçilmesi nedeniyle bu yılki balo için İstanbul temasını seçtiklerini kaydetti.

Baloya ev sahipliği yapan Ekonomi Birliği Başkanı Brigitte

Kanak:http://www.turkishweekly.net/news/96390/turkey39-s-chief-eu-negotiator-attends-traditional-ball-invienna.html

Büyükşehir’den Essen ve Pécs şehirlerine ziyaret İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet SELAMET ve beraberindeki heyet 9-11 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’un dışındaki diğer iki 2010 Yılı Avrupa Kültür Başkenti Essen (Almanya) ve Pécs (Macaristan) şehirlerine bir dizi ziyaret gerçekleştirerek, 2010 Avrupa Kültür Başkenti Açılış Törenlerine katıldı. Büyükşehir Heyeti, İlk olarak 9 Ocak 2010 tarihinde Essen’de gerçekleştirilen etkinliklere katıldı. Törende Büyükşehir’i temsilen söz alan Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet, Essen şehrini 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi vesilesiyle tebrik ederek, davetleri için teşekkürlerini sundu. İstanbul’un da Essen ve Pécs şehirleri gibi 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçildiğini ve geçmişte üç imparatorluğa başkentlik yaptığını belirten Selamet, İstanbul’un zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahip olduğunu da vurguladı. Törene katılan tüm konukları 16 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Avrupa Kültür Başkenti Açılış Töreni’ne davet eden Ahmet Selamet, Essen Belediye Başkanı Reinhard Pab’a İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın iyi dileklerini iletti.

Törenin ardından İstanbul 2010 Ajansının temsilcilerinin yanı sıra diğer Avrupa Kültür Başkentlerinin temsilcileri ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso’nun da katıldığı bir toplantıya iştirak eden heyet üyeleri, 10 Ocak 2010 tarihinde ise Macaristan’ın Pécs şehrine geçti. Pécs’te gerçekleştirilen 2010 Yılı Avrupa Kültür Başkenti açılış etkinliklerine katılan Büyükşehir Heyeti, törenin ardından Macaristan Eğitim ve Kültür Bakanı Istvan Hıller ve Pecs Belediye Başkanı Zsolt Pava’nın ev sahipliğindeki sepsiyona katıldı. Heyet, 11 Ocak 2010’da İstanbul’a döndü.

4

Şubat 2010


Viyana Heyetinden Müdürlüğümüze Ziyaret İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş; Avusturya İstanbul Başkonsolosu Paul Jenewein, Viyana Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Andreas Launer ve Avusturya Kültür Ofisi Müdürü Christian Brunmayr’ın aralarında bulunduğu heyetle, İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması çerçevesinde, Viyana Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle 22 -25 Haziran 2010 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan bir dizi kültürel ve sportif etkinlik hakkında fikir alışverişinde bulunmak amacıyla bir araya geldi. Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş’in ve AB ve Dış İlişkiler Meclis İhtisas Komisyonu Başkanı A. Serpil Bağrıaçık’ın ağırladığı Viyana Heyeti; Viyana Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul ile Viyana arasındaki ilişkileri daha da güçlendirme arzusunda olduklarını ve Haziran 2010’da gerçekleştirilecek olan Viyana Filarmoni Orkestrası Konseri ile iki ülkeden seçkin kişilerin davet edileceği bir futbol turnuvası organizasyonu konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden destek beklediklerini belirtti. Avusturya Heyeti, söz konusu turnuvanın büyük yankı uyandırabilmesi için özellikle tanıtım ve merkezi konumlu bir stadyum temini konularında destek görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti. Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş ise; teknik ayrıntıların belirlenip İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne iletilmesi durumunda, doğru ve uygun alternatiflerin kendilerine memnuniyetle sunulacağını belirtti. Görüşmeye iştirak eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis AB ve Dış İlişkiler Komisyon Başkanı A.Serpil Bağrıaçık da Viyana Filarmoni Orkestrasının İstanbul’a gelmesinin kendisini bir hayli heyecanlandırdığını ve iki

e-Bülten e-Bülten

5

şehir arasındaki bu tür etkinliklerin daha da artmasını arzu ettiğini dile getirdi.

İstanbul’un yabancı şehirlerle işbirliğine büyük önem verdiğinin vurgulandığı ve Paris ile Berlin şehirleriyle olan yakın ilişki ve işbirliklerinin örnek gösterildiği toplantıda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Viyana ile de benzer bir işbirliği yapma arzusunda olunduğu ifade edildi. Viyana Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Andreas Launer ise Belediye olarak; özellikle kültür, sanat, şehir planlaması, enerji ve çevre teknolojileri alanlarında işbirliğine bizzat önem verdiklerini, Haziran 2010’da Viyana Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Renate Brauner’in de katılacağı etkinliklerin iki şehir arasında somut bir işbirliğinin başlangıcı olabileceğini belirtti.


Bahreyn Büyükelçiliği’nden Müdürlüğümüze Ziyaret

Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa, bu yıl ortalarında bir “Bahreyn Kültür Günleri” düzenleyecekleri bilgisini veren Bahreyn Büyükelçilik Müsteşarı Sayın Arwa AlSayyed, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu konulardaki tecrübelerinden istifade etmek istediklerini belirterek, benzeri bir organizasyonu, İBB ile de yapmak istediklerini ifade etti.

Bahreyn Devleti Türkiye Büyükelçiliği Siyasi ve Ekonomik İlişkiler’den sorumlu müsteşarı Sayın Arwa Al-Sayyed ve Konsolosluk işleri II. Kâtibi Sayın Hamad Al-Sayyar, İBB’yi ziyaret ederek, Bahreyn Devleti ile İBB arasında ilk planda Kültürel, Gençlik ve Spor ve Ekonomik alanlarda ikili ilişkileri geliştirmek istediklerini belirtti. İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü bürosunda gerçekleşen görüşmede, İştirakler Koordinasyon Müdürü Sayın Ali İhsan Öztürk ve Kültür Müdür Yardımcısı Sayın Raif Özdemir de hazır bulundu.

Bahreyn Büyükelçiliği heyetine, İBB Dış ilişkiler uzman koordinatörü H. Özgür Ünsal tarafından, İstanbul’un genel tanıtımının yapıldığı ve İBB’nin faaliyetlerinin anlatıldığı bir sunum yapıldı. Sunum sonrasında ise, Dış ilişkiler Müdürü Selamettin Ermiş; İBB’nin, Körfez Ülkeleri ile karşılıklı olarak ‘ilişkilerin geliştirmesi’ konusunda iyi niyet beslediğini, ancak, işbirliği alanlarının net olarak belirlenmesi halinde, konuların taraflarıyla görüşülebileceğini ve daha somut adımlar atılabileceğini ifade etti. İBB İştirakler Koordinasyon Müdürü Sayın Ali İhsan Öztürk de, İBB’nin sahibi olduğu 24 tane şirketten birçoğunun, ürettiği ürünlerin yurtiçi ve yurtdışında rağbet gördüğünü, bu bağlam da İSTON, İSTAÇ, İSFALT, KİPTAŞ gibi iştiraklerin yurtdışında da projeler üstlenebileceğini söyledi. Kültür Müdür Yardımcısı Sayın Raif Özdemir de; İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğuna atıf yaparak, dünyanın birçok şehriyle kültürel işbirliği yaptıklarını, tarihi ve kültürel müştereklerimizin bulunduğu Bahreyn ile de memnuniyetle işbirliği yapmaya hazır olduklarını dile getirdi.

Bahreyn Ankara Büyükelçiliğinin 2008 yılında (04 ağustos) Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El-Halife’nin Türkiye’yi ziyaret etmesinin akabinde açıldığı ve kendilerinin de göreve başlamalarının üzerinden henüz 4 aylık bir süre geçtiği bilgisini veren Al-Sayyed, “Türkiye ile işbirliği yapmak istediğimiz birçok alan var. O yüzden, yerel yönetimler dâhil, birçok resmi ve özel kurum ve kuruluşa ziyaretler yapıyor ve işbirliği imkânlarını araştırıyoruz. Bu bağlamda, İBB ile de, başta gençlik- spor, kültürel ve ekonomik işbirliği olmak üzere, değişik alanlarda işbirliği yapmak istiyoruz. İBB olarak, birçok alanda geniş tecrübeye sahipsiniz, sizden istifade edeceğimiz çok şey olacaktır…”şeklinde konuştu.

Görüşme sonrası taraflar, bu ziyareti, kurumlar arasındaki işbirliğinin bir ilk adımı olarak gördüklerini belirterek, karşılıklı işbirliğini geliştirmek üzere ileride tekrar ziyaretleşeceklerini ifade ettiler.

Ziyaret sonunda, Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş; “Bir fincan acı kahvenin 40 yıl hatırı vardır” diyerek, Türk kültüründe kahvenin önemli bir yere sahip olduğunu hatırlattı ve misafirlerine İSMEK el işlemeli bir kahve takımı hediye etti.

6

Şubat 2010


Genel Sekreter Adem BAŞTÜRK:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentteki En Büyük Yatırımcı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Adem Baştürk, Kore İstanbul Başkonsolosu Jong Kyoung Hong ve Kore Konsolosu Dong Mok Yang’ı ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, bu ziyaretlerin var olan iyi ilişkileri daha da geliştireceğini belirtti. Başkonsolos Hong ise İstanbul’un bu yoğun gündemi arasında kendilerine zaman ayırdıkları için Adem Baştürk’e teşekkür ederek sözlerine başladı.

Baştürk ise Kore firmalarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi için büyük önem arz ettiğini belirterek, özellikle ulaşım sektörüne girmelerinin, hem İstanbul’a hem kendilerine büyük katkı sağladığını dile getirdi. Farklı firmaların rekabeti artırdığını, bunun sonucunda ise hem İstanbul’un hem de yatırım yapan firmaların kazançlı çıktığını vurgulayan Baştürk, Koreli yatırımcıların gerek çevre gerekse ulaşım alanında yatırımlarının artmasını talep ettiklerini ifade etti.

İstanbul’un 8500 yıllık bir geçmişe sahip olan tarihi bir kent olduğunu ve üretim ve nüfus anlamında Türkiye’deki en büyük şehir olduğunu belirten Baştürk, ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentteki en büyük yatırımcı olduğunu sözlerine ekledi.

Marmaray Projesi hakkında güncel bilgi almak istediğini belirten Başkonsolos Hong’a söz konusu projenin Boğaz geçişinin tamamlandığını ancak Üsküdar’daki arkeolojik kazılar nedeniyle birtakım aksamalar yaşandığını ve dolayısıyla da projenin bitmesinin daha sonraki yıllara ertelendiğini (2014) belirten Adem Baştürk, çalışmalar kapsamında ortaya çıkan tarihi eserlerin de İstanbul’un tarihi hakkında yeni bilgiler verdiğini sözlerine ekledi.

Başkonsolos Hong ise Türkiye’de yaklaşık 50 Kore firmasının bulunduğunu belirterek, bu firmaların Türkiye’de daha fazla yatırım yapmalarını arzuladığını ifade etti. Sayın Adem

e-Bülten e-Bülten

7


OICC'nin önerisiyle Euro-Arab Center'dan İBB'ye Çevre Ödülü İBB’nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, İslam Başkentleri ve Kentleri Teşkilatı’nın (OICC) Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Hamdi Mustafa başkanlığında bir heyet, 2009 yılı Haziran ayı sonlarında İstanbul Büyükşehir Belediyesini ziyarete gelmiş ve heyete Dış İlişkiler Müdürlüğümüz tarafından İBB’nin faaliyetlerini tanıtan bir sunum yapılmıştır. Söz konusu sunumda İBB’nin çevre alanındaki çalışmaları ile önemli projelerinin (metrobüs projesi vb.) çevreci yanlarına da dikkat çekilmiştir. Daha sonra Dış İlişkiler Müdürlüğünün inisiyatifi ve İSKİ’ nin bilgisi dâhilinde 5. Dünya Su Forumu’nun en önemli çıktısı olan İstanbul Su Mutabakatı’na imzacı şehirlerin artırılması için OICC Genel Sekreterliği üye şehirlere bir tamim yayınlamıştır. OICC heyetinin bu ziyarette edindiği bilgiler ve 5. Dünya Su Forumu’nun başarıyla düzenlemesine binaen, OICC Genel Sekreterliği, kendi inisiyatifiyle, Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi’ne bu yılın ödülleri için yaptığı öneri sonucu, Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi tarafından 2010 yılı için verilecek çevre ödülüne Belediyemiz de layık görülmüştür. Ödül töreni; Avrupa-Arap İşbirliği Merkezinin, Münih Teknik Üniversitesi, Arap Emlak Geliştirme Birliği ve İslam Başkentleri ve Kentleri Teşkilatı (OICC) ile işbirliği içinde 17-19 Nisan 2010 tarihleri arasında, Mısır’ın İskenderiye kentindeki Sheraton El-Muntazah Oteli’nde düzenleyeceği konferansın açılış oturumunda yapılacaktır.

Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi nedir? Kısa adı (V.E.A) olan ve merkezi Almanya’nın Münih kentinde bulunan Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi, (Ar. EUROPEAN – ARAB COOPERATION CENTER. En. "VEREIN FUER EUROPAEISCH-ARABISCHE ZUSAMMENARBEIT E.V." Alm.) 1993 yılında birkaç Avrupalı ve Arap bilim insanı, uzman ve siyasinin bir araya gelerek kurdukları bir sivil toplum kuruluşudur. Bazı faaliyetleri: Arap dünyası ile Avrupa arasındaki ilişkileri geliştirmek, Bilimsel ve teknoljik gelişmelerin ve çevre bilincinin geliştirilmesi gayesiyle milletlerarası kültür köprüleri inşa etmek, Dünya kadın ve çocuk sorunları ile ilgilenmek. Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi, 1990’larda kuruluşundan itibaren, birçok faaliyet gerçekleştirmiştir. Bunlardan en önemlisi, Uluslararası boyutta düzenlenen “Çevresel Koruma Hayati Bir Zorunluluktur” konferansıdır. Merkez’in, Avrupa ve Arap Dünyasında işbirliği içinde olduğu birçok kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Bunların başında Suudi Arabistan’ın Medine Belediyesi, Suriye ve Mısır’dan belediyeler, Dubai Belediyesi gelmektedir. Merkez, bu kentlerin yerel yönetim birimlerine, bilimsel, teknolojik ve çevre bilimleri alanlarında danışmanlık hizmeti sunmak ve sınai ve çevresel problemler konusunda çözümler üretmek gibi katkılar sunmaktadır. Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi, her yıl beş kurum ya da kuruluşa çevre koruma konusundaki duyarlılık ve başarılarından dolayı “Çevre Ödülü” vermektedir.

8

Şubat 2010


Kanada İstanbul’da başkonsolosluk kuruyor

Kanada Büyükelçisi Mark Bailey, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı makamında ziyaret etti. Samimi bir havada geçen görüşmede Kanada’nın İstanbul’da başkonsolosluk kurarak ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi kararlaştırıldı. Kanada Büyükelçisi Mark Bailey, beraberindeki heyetle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı ziyaret etti. Saraçhane Belediye Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede konuşan Başkan Kadir Topbaş, iki yıldır Kanada Büyükelçiliği görevini sürdüren Mark Bailey’in kendisine nezaket ziyaretinde bulunduğunu belirterek, “Sayın Büyükelçi, Kanada’nın İstanbul Fahri Başkonsolonsu bizi ziyaret ettiler. Kanada ile Türkiye ve İstanbul olarak ilişkilerimiz gayet güzel. Bu birlikteliği daha da geliştirmek için, görüşmemizde Kanada’nın İstanbul Fahri Başkonsolosluğunu resmi konsolosluğa dönüştürme hususunda karar aldık. Bundan böyle ilişkilerimizi, daha kurumsal yürütme ve daha da geliştirme imkânımız olacak” diye konuştu. Büyükelçi Bailey’e İstanbul’un “2010 Avrupa Kültür Başkenti” olmasıyla ilgili bilgiler aktardığını ve şehirde şu anda NATO Zirvesi’nin devam ettiğini hatırlattığını ifade eden Kadir Topbaş, “Sayın Büyükelçi bize Kanada Savunma Ba-

e-Bülten e-Bülten

9

kanının da NATO zirvesi nedeniyle İstanbul’da bulunduğunu ve birlikte İstanbul’un güzelliklerini doya doya yaşadıklarından bahsetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Toronto arasında bir işbirliği protokolümüz var. Bu iki şehir arasındaki ilişkilerin daha da gelişmesine vesile olacaktır. Bu yıl içinde kurulacak Kanada İstanbul Başkonsolosluğu’nun şimdiden her iki ülkeye hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. Ziyarette konuşan Kanada Büyükelçisi Mark Bailey de İstanbul’da bulunmaktan ve Başkan Kadir Topbaş’ı ziyaret etmekten çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Biz Kanadalılar olarak İstanbul’un gelişiminde nasıl faydalı olabiliriz, nasıl bir şeyler sağlayabiliriz bunu görüşmek için bugün buradaydım” dedi. Son iki gündür Kanada Savunma Bakanı Peter MacKay ve heyeti ile birlikte İstanbul’u gezmekten büyük onur duyduklarını ve şehirden çok etkilendiklerini dile getiren Bailey, “İstanbul’un havası bugünlerde Kanada havası gibi soğuk, ama yine de çok etkilendik. Çok güzel bir gezi gerçekleştirdik. Sayın Başkan da bugün bizi çok sıcak karşıladı. Kendilerine ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.


Büyükşehir’e Çin Müteahhitler Derneği’nden ziyaret Önemli firma temsilcilerinin ve iş adamlarının da aralarında bulunduğu Çin Müteahhitler Derneği Başkan Yardımcısı Chi Changhai başkanlığındaki Çin Heyeti, İstanbul Metro Sistemi ve diğer projeleri kapsayan uluslararası sektörlerde muhtemel işbirliği hususlarında görüş alış verişinde bulunmak üzere, Büyükşehir’i ziyaret ederek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Adem Baştürk ile bir araya geldi. Çin Heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Adem Baştürk, özellikle son dönemde Türkiye- Çin Halk Cumhuriyeti ilişkisinin iyi bir noktaya geldiğini belirterek, oluşan bu iyi ilişkinin kentler arasında ticari, ekonomik ve kültürel boyutta devam edeceğini belirtti. Heyet adına konuşan Çin Müteahhitler Derneği Başkan Yardımcısı Chi Changhai, ziyaretin her iki ülkenin dış ilişkilerini geliştirmeye yönelik önemli bir adım olduğunu ifade etti. Ziyaret kapsamında Dış İlişkiler Müdürlüğü tarafından, İstanbul ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında, Raylı Sistemler Müdürlüğü tarafından ise İstanbul Raylı Sistemler ve İstanbul’un ulaşımda geldiği nokta hakkında, istatistiksel bilgilerin yer aldığı sunumlar yapıldı.

Chi Changhai; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin raylı sistemler başta olmak üzere, çevre koruma, güneş enerjisi ve alt yapı gibi konularda işbirliği yapabileceğini vurguladı. Çin’in metro raylı sistemlerde çok ünlü olduğunu belirten Changhai finansal olarak işbirliğine açık olduklarını ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Raylı sistemler dışında çevre koruma alanında da ortak çalışmalar yapabileceklerini sözlerine ekledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Adem Baştürk ise Büyükşehir olarak kendilerinin de Çin firmalarıyla işbirliği yapmayı arzuladıklarını belirterek rekabet arttıkça hizmet fiyatının düştüğünü, bunun da bir avantaj olduğunu söyledi. Adem Baştürk, Türk firmalarının inşaat sektörü başta olmak üzere farklı sektörlerde güçlü olduğunu ve Türk müteahhitler ile Çin müteahhitlerinin birlikte güzel işler yapacağını sözlerine ekledi. Öte yandan Baştürk, ilgili işbirliği konularında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü aracılığıyla, Çinli müteahhitlerle temaslar kurulabileceğini ifade etti. Changhai ise Çinli firmaların İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türk firmalar ile her tür diyaloga ve işbirliğine hazır olduğunu belirtti. Toplantı; Çinli firma temsilcilerinin İstanbul Metro ve Raylı Sistemler ile alt yapı ve çevre konularında sordukları sorular ile sürdü.

10

Şubat 2010


Avrupa Yerel Yönetimler Zirvesi, Barselona’da Gerçekleşecek Bölgesel Hükümet ve İspanya Belediyeler ve Yerel Yönetimler Federasyonu tarafından 22-24 Şubat tarihleri arasında Barselona – Dünya Ticaret Merkezi’nde yapılacak olan Zirveye, yerel yönetimlerden temsilcilerin, Avrupa Birliği kurumlarının, üye ülkelerin ve de özel sektörün katılımı bekleniyor. 2010, Avrupa Birliği vatandaşları için çok önemli bir yıl olacak. Bir taraftan, 2010’un küresel ekonomik ve finansal krizden kurtulunacağı bir yıl olması bekleniyor. Öte yandan ise; Avrupa, yeni sorunlar ve senaryolarla karşı karşıya kalacak 2010’da: Avrupa Parlamentosu’nun yeni yasama meclisi, yenilenen Avrupa Komisyonu, yürürlüğe girecek olan Lizbon Antlaşması, büyüme ve rekabet için formüle edilen “AB 2020” stratejisi… 2010 ayrıca, Avrupa Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Yılı da olacak.

rel çeşitlilik ve bölgesel uyumunun tanıtılması gibi esasları olan Lizbon Antlaşması, Avrupa yerel yönetimleri için yeni fırsat ve sorunlar sunuyor. Bu bağlamda, 22-24 Şubat 2010 tarihleri arasında, Barselona, Avrupa düzeyinde ve yerel düzeyde yerel rin işlevlerinin tartışılacağı Avrupa Yerel Yönetimler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Zirvenin esas teması, daha uyumlu şehirler ve daha uyumlu bir Avrupa için yerel yönetimlerin nasıl hareket etmesi gerektiği etrafında dönecek. Etkinlik hakkında detaylı bilgi: http://www.europeansummit2010.eu/default_en.asp

Yerel özerkliğin tanınması, katmanlı yetki ilkesinin güçdirilmesi, Bölgeler Komitesi’nin gücünün arttırılması,

Dünyanın En Kalabalık Şehirleri Belli Oldu Buenos Aires, Seul, Jakarta, Manila ve Sao Paolo’nun dünyanın en büyük 8 mega kenti arasında yer aldığını gösterdi. Şangay ve İstanbul ise listede sırayla 9. ve 10. sırada yer buldu. Metropoliten alanlar değil, merkezi kent nüfusu baz alınarak yapılan araştırmada metropoliten nüfusun da göz önüne alınması durumunda farklı sonuçlara erişmek mümkün olacaktı: Böyle bir durumda toplam 31 milyonluk nüfusuyla Tokyo birinci sırayı alacakken, Meksiko City, New York City, Kahire, Londra, Rio de Janeiro, Los Angeles ve Şangay daha üst sıralarda kendilerine yer bulacaklardı. “City Mayors” adlı internet sitesi tarafından yürütülen “Dünyanın En Kalabalık Şehirleri ve Belediye Başkanları” başlıklı 2010 yılı araştırmasının sonuçları belli oldu. Araştırma sonuçlarına göre Karaçi (Pakistan) dünyanın en kalabalık şehri. 2003 yılı araştırmalarında 9,3 milyonluk nüfusuyla 5. sırada yer alan Karaçi bugünse yaklaşık 15,5 milyon nüfusa sahip. Araştırma sonuçları Karaçi, Bombay, Delhi,

e-Bülten e-Bülten

11

Kaynak: http://www.citymayors.com/statistics/largest-citiesmayors-intro.html


İstanbul’da Busan’la Kardeşliğimizin 8. Yılı Kutlamaları İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş şehirlerinden olan Güney Kore Cumhuriyeti’nin Busan Belediyesi ile Kardeş Şehir İşbirliği’nin 8. yıldönümü nedeniyle İstanbul’da bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

Busanlı Üniversitesi öğrencileri tarafından yapılan etkinlikler ayrıca; Tuzla Özürlüler Merkezi, Darülaceze, Türkan Şoray İlköğretim Okulu, Kore Savaşı Gazileri Derneği ve Kore İlkokulu’da da gerçekleştirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş şehirlerinden olan Güney Kore Cumhuriyeti’nin Busan Belediyesi, Kardeş Şehir İşbirliği’nin 8. yıldönümü nedeniyle 4-9 Şubat 2010 tarihleri arasında Mecidiyeköy Cevahir AVM’de açılan Busan Fotoğraf Sergisi’nin yanı sıra bir dizi etkinlik düzenledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Numan Güzey’in de katıldığı Busan Fotoğraf Sergisi’nin Açılış Töreni; 4 Şubat 2010 Perşembe günü Saat:14.00’de Cevahir AVM’nin 1. katında gerçekleştirildi. Sergi Alanında ayrıca; Busanlı Üniversite öğrencileri bir taekvando gösterisi yapıldı.

UNDP 7. Yoksulluğa Karşı Kentlerin Dünya İttifakı Forumu Rotterdam’da Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın desteğiyle düzenlenen Forum, bu yıl 24-26 Şubat tarihleri arasında Rotterdam’da gerçekleşecek. Yoksullukla mücadelede sürdürülebilir çözümler aramak için, enerji, besin, iklim ve su gibi krizlere karşı daha duyarlı olmalı ve daha hızlı önlem almalıyız. Ayrıca, gerek özel sektör gerek kamu olsun toplumun her kesimini kapsayacak müşterek bir çaba göstermeli ve çok taraflılık adına işbirliği içine girmeliyiz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yerel ve bölgesel yönetimleri, etkileri alanı altında bulunan unsurların ihtiyaçlarına çabuk ve etkili bir biçimde cevap verebildikleri için hayati önem taşır. Bu çerçevede, 7. Yoksulluğa Karşı Dünya Şehirleri İttifakı “Krizle Hep Birlikte Baş Etmek” temasıyla organize edildi. Bu forum, küresel sorunlara yerel ve bölgesel düzeyde getirilen çözüm önerilerini güçlendirme ve bu uğurda kullanılan stratejileri müzakere etme, tartışma ve planlamayı hedeflemektedir. WACAP 2010, Şubat ayında Rotterdam’da gerçekleşecek olan tartışmalardan mütevellit somut önlemler almak üzere, yerel ve bölgesel yönetimleri; hükümetler, uluslar arası kuruluşlar, sivil toplum ve sivil toplum örgütleri ve özel sektör ile birlikte çalışmaya davet eder. Global Forum, tüm kıtaların belediyelerini, derneklerini ve yerel ortaklarını (kamu ve özel sektör) yerinden yönetim, yerel özerklik ve katılım gibi yerel demokrasinin güçlendirilmesine katkıda bulunacak konuları tartışmak üzere bir araya getirecektir.

Söz konusu Forum’a Türkiye’den belediyelerin ve yerel yönetimlerden sorumlu bakanlık biriminin katılması beklenmektedir. Her ülkenin temsil edilmesinin beklendiği, yerel aktörlerden oluşan bu Forum, en iyi uygulama örneklerinin karşılıklı paylaşıldığı, sosyal yenilikçi girişimlerin keşfedildiği, yararlı irtibatların kurulduğu, kaynakların oluşturulduğu, yerel düzeyde Binyıllık Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için ortaklıkların teşvik edildiği ve geliştirildiği bir platform olacaktır.

Detaylı bilgi ve foruma kayıt olmak için www.wacap2010rotterdam.nl web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

12

Şubat 2010


Belediye Başkanları ve Bağlı Oldukları Siyasi Partiler “City Mayors” adlı internet sitesi tarafından yapılan bir araştırma ile dünya genelinde belediye başkanlarının siyasi görüşleri ortaya çıkarıldı. Geçtiğimiz on yıllarda dünya genelindeki yerel seçimlerde muhazafakarların bir üstünlüğü mevcutken, son yapılan araştırma dünyanın en kalabalık ve en önemli şehirlerinin yerel yönetimlerinde sol ve merkez sol partilerin üstünlüğünün olduğunu ortaya çıkardı. Belediye başkanlarının şehre şekil verdiği, şehrin ziyaretçilerine ve halkına sunacağı imkanları belirlediği, dolayısıyla şehir yönetiminde lider rolü oynadığı günümüzde Zürih, Amsterdam, Kopenhag, Brüksel, Barselona, Viyana sol eğilimli belediye başkanları tarafından yönetilen önemli Avrupa kentleri arasında gelmekte. Latin Amerika’da ise Meksiko City ve Bogota kentlerinde Uluslararası Sosyalist Parti ‘nin üstünlüğü gözlenmekte. Cenevre Belediye Başka-

nı Remy Pagani’nin de sol kanada yatkınlığı bilinmekte. Çin’in en önemli iki şehri Pekin ve Şangay’ın yerel yönetiminde Çin Komünist Partisi’nin üstünlüğü ortaya çıkmaktayken Yeşiller Partisi’nin günümüzde dünyanın herhangi bir metropolünün yönetiminde adı geçmiyor. Sidney, Osaka, Tokyo ve Toronto’nın yerel yönetimlerinde ise bağımsız belediye başkanları görev yapmakta. Londra, Ankara, Buenos Aires, Busan, Frankfurt, İstanbul, Lima, Madrid, Milano, Roma, Santiago, Seul, Stokholm, Taipei gibi dünyanın bazı önemli büyük kentlerinin yerel yönetimlerinde merkez sağ eğilimli belediye başkanlarının varlığı gözlenmekte. Dünya genelinde merkez sağ eğilimli belediye başkanlarının varlığı güçlü olmasına rağmen, uluslararası seviyede işbirliği içerisinde olmayıp, daha çok kendi içlerinde hareket ettikleri de göze çarpan bir başka husus. Bunun başlıca nedenleri olarak sağ kanadın milliyetçi eğilimleri ya da başarılı bazı siyasi partilerin kendi varlıklarını çok göz önüne sokmaya ihtiyaç duymamaları gösterilebilir. Kaynak:

http://www.citymayors.com/politics/politicalparties-mayors.html

Akdeniz Şehirleri İşbirliğine Gidiyor Akdeniz şehirleri belediye başkanlarının girişimiyle bölge şehirleri arasındaki işbirliğini arttırmak için yeni bir Avro-Akdeniz girişimi oluşturuldu. Ocak 2010’da Barselona’da düzenlenen toplantı neticesinde kurulan Avro-Akdeniz Bölgesel ve Yerel Birliği (Euro-Mediterranean Regional and Local AssemblyARLEM) üye ülkelerin yerel yönetimleri arasında göç, iklim değişikliği ve kentsel kalkınma alanlarında işbirliği fırsatları yaratmayı hedeflemektedir. Yetkililer vatandaşlara yakınlık, proje yönetimi verimliliği ve önemli yaşam sorunları ile mücadelenin ilk likleri olacaklarını vurgulamaktalar. Barselona’daki Bölgeler Komitesi’nde gerçekleştirilen toplantıda söz alan Başkan Luc Van den Brande ARLEM’in amacının, desantralize işbirliği projeleri uygulanması, en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, kültürler arası bir diyalog ortamının oluşturulması ve yeni yaratıcı eşleştirme projelerinin geliştirilmesi yoluyla Akdeniz kıyılarındaki yerel ve bölgesel temsilcileri harekete geçirmek olduğunu belirtmiştir.

e-Bülten e-Bülten

13

Birliğe katılım sadece Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle limitli değil; İsrail’in Haifa kenti de birliğe üye olan kentlerden biri. Kaynak: http://www.citymayors.com/news/metronews_europe.ht ml


Madrid FİTUR Turizm Fuarı, Kapılarını 30. Kez Ziyaretçilere Açtı ITB Berlin ve WTM Lonra Fuarı’ndan sonra Avrupa’da gerçekleştirilen en önemli turizm fuarı olarak kabul edilen Madrid FITUR Turizm Fuarı 20-24 Ocak 2010 tarihleri arasında 30. kez düzenlendi. Fuarda, İstanbul Büyükşehir Belediye Turizm Atölyesi, Turizm Müdürlüğü ve Kültür A.Ş. ‘nin ortak çalışmasıyla açılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi standı da büyük ilgi gördü. Açılışını İspanya Kralı Juan Carlos’un yaptığı fuar, geçen yıl 250.000 kişi dan ziyaret edilmişti. Bu sene ise 170 ülkeden 13.500 standın yer aldığı fuarı ilk gün 48.000 şi ziyaret etti. 200.000 m²’lik geniş bir alana sahip

olan fuar, 2800 basın mensubu tarafından takip edildi. Öte yandan, Türkiye’nin Madrid Turizm ve Tanıtım Müşaviri İjlal Kastal Erdoğan 2009 yılında Türkiye’ye giden İspanyol turist sayısının 355 bin civarında olduğunu geçen yıla oranla %8’lik bir artış kaydedildiğini belirtti. 2010 yılında Türkiye’ye giden İspanyol turist sayısında artışın devam etmesinin beklendiğini ifade eden Erdoğan ayrıca, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasının ve İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasının turist sayısının artmasında etkili olacağını, 2010 yılı içinde İspanya’da Türkiye’nin turizm ve tanıtım reklamları için bir milyon dolarlık bütçe ayrıldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.turizmpusulasi.com/fuarlar-vesergiler/fitur-turizm-fuari-basladi/

Obama Yönetimi Belediye Başkanları ile İstihdam ve Öncelikleri görüştü ya odaklanacaktır. Bir başka önemli odaklanılan hedef ise iyi işlere erişim sağlayan, cazip fiyata sahip konut imkanı sunan, kaliteli eğitim ve sağlık kurumları ile bağlantı sağlayan uygun taşıma altyapısına sahip, güvenli caddeleri ve parkları olan ve de taze, sağlıklı yiyecek arz sisteminin tesis edildiği mahalleler kurmaktır.

Başkan Obama, ABD Belediye Başkanları Konferansı’nın (US Conference of Mayors – USCM) Washington D.C.’de Şubat ayının ortasında yapılan Kış Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında hangi önceliklerin kentler için ayrılan bütçede yer alacağından bahsetti. Obama konuşmasında kentsel vizyonu destekleyici bir biçimde sorumlu yatırım yaparak işe yaramayana para harcamayı sonlandıracaklarını vurguladı. ABD Başkanı, bütçenin ekonomik gelişime ve işgücü geliştirmeye dönük yatırımların koordine edilmesi yoluyla ön plana çıkan bölgesel ekonomik unsurlara odaklanacağını belirtti. Başkanın açıklamasına göre hükümet, “Sürdürülebilir Topluluklar için Ortaklık (Partnership for Sustainable Communities)” projesini güçlendirerek daha yaşanılır ve çevresel açıdan sürdürülebilir yerel topluluklar oluşturma-

Başkan Obama, her ne kadar Wall Street’te krizin etkileri azalsa da küçük ABD kentlerinin kent merkezinin ortasından geçen “Main Street”lerde hala gidilecek daha çok yol olduğunu belirterek belediye başkanlarına hitaben kentlerinizde işsizliğin halen çok yüksek olduğunu söyledi. ABD Başkanı, metropol bölgelerinin ABD ekonomisindeki üretimin %90’ını karşıladığını ifade ederek bu bölgelerin ekonominin yeniden harekete geçirilmesi gereken makineleri olduğuna vurgu yaptı. Başkan Barack Obama ve Ulaştırma Bakanı Raymond LaHood, yeni hazırlanan bir ulaştırma yasa taslağıyla ilgili taahhütlerini yineledi ve hükümetlerinin başarılı Topolojik Entegre Coğrafi Kodlama ve Referanslama (Topologically Integrated Geographic Encoding and Referencing – TIGER) isteğe bağlı hibe programını daha geliştireceğini söyledi. Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelocy de USCM toplantısında kentlerin ve kasabaların ticaretin, umudun ve fırsatın merkezi olduğunu söyledi. Pelosi, buraların Amerikan toplumu ve ekonomisi için hayati katkısının herkesçe takdir edilmesi gereken bir gerçek olduğunun altını çizerek Senato’nun Temsilciler Meclisi’nin Aralık 2009’da yaptığı gibi bir istihdam yasa taslağı üzerinde çalışacağını belirtti. Enerji verimliliği ve korunumu blok fon desteklerinden bahsedildiğini duyduğunu ifade eden Pelosi, bu desteklerin yıllık bazda sağlanması ve bütçede daha fazla yer alması niyetinde olduklarını belirtti.

14

Şubat 2010


EUROCITIES Ulaşım Forumu, 2-4 Mart tarihleri arasında Münih’te Sürdürülebilir kentsel ulaşım planlaması ve yol güvenliğini hedefleyen ve EUROCITIES’in altı daimi forumundan biri olan Murcia başkanlığındaki “Ulaşım” orumu, kentsel ulaşımı hem ekonomik dan incelemek hem de kentsel ulaşıma pazarlamacı bir anlayışıyla yaklaşmak amacıyla Münih’te cak. Kulis, ağ kurma ve kampanya faaliyetlerinde bulunarak, nüfusu 250.000’i geçen Avrupa şehirleri arasında bir ağ oluşturmayı amaçlayan ve uluslararası bir kuruluş olan EUROCITIES’in “Ulaşım” forumu 2 -4 Mart tarihleri arasında toplanacak. Uluslararası uzmanların yapacağı sunumlar ve interakif toplantılar forumu hareketli ve renkli kılacak. Ulaşım forumları toplantılarında, Avrupalı uzmanlar bilgilerini paylaşır, iyi uygulamaları tanıtır ve Avrupa şehirlerinde sürdürülebilir kentsel ulaşım adına yeni fikirler üretir.

EUROCITIES, Avrupa politikalarının geliştirilmesi hususunda AB kurumları için büyük bir ses teşkil eder. Münih’te konuşulacak ana gündem konularından biri “Kentsel Ulaşım için Devlet Masrafları ve Finansman Seçenekleri”dir. Günümüz kriz ortamı göz önünde bulundurulursa, söz konusu forum gündeminin şehirlerimize önemi daha rahat ve iyi anlaşılır. Sosyo-demografik değişimler ve sıkı bütçeler göz önünde bulundurulduğunda, kentsel ulaşım için yeni finansman modelleri geliştirilmesi şarttır. Bu yüzden, altyapısal ve yüksek maliyetli yatırımlar, kentsel ve bölgesel ulaşım stratejilerinin içine bütünleşmiş daha basit önlemlerle dengelenmelidir. Hedef kitlesine yönelik pazarlama stratejileri geliştirmek ve sürdürülebilir ulaşım hakkında olumlu izlenim yaratmak bu stratejileri geliştirir. Bir uzman paneli, bu konuları konferansta katılımcılar ile birlikte tartışacaklar. Etkinlik hakkında daha fazla bilgi için:

http://www.eukn.org/germany/meetings/2010/03/E UROCITIES-Mobility-Forum-in-Munich2010_1002.html

Kent Sorunları Birliği, 40. Yıllık Toplantısını Hawai’de Gerçekleştiriyor Kent Sorunları Birliği 40. yıllık toplantısını 10-13 Mart 2010 tarihleri arasında Hawai’nin başkenti Honolulu’da gerçekleştiriyor. Hawai-Manoa Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek toplantının ana teması “Küreselleşme döneminde şehirleri sürdürülebilir kılmak: Sosyal, politik ve siyasi gerçekler” olarak seçilmiştir. Küresel ticaret, turizm ve göçün uluslararası merkezilerinden biri olarak Honolulu günümüzde önemli sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlarla yüzleşmekte ve yaşanabilirlik, sürdürülebilirlik ve refah arasında bir denge kurmak şındadır. Toplantıda şehirlerin yaşamak için nasıl daha arzu edilir hale getirilebileceği ve sosyal, siyasi ve ekonomik ilişkilerin

lebilirliğini sağlamakta ne gibi bir rol oynadıkları sorularına cevap aranacaktır. Sanat, kültür, basın, ekonomik kalkınma, turizm, eğitim, çevre, sürdürülebilirlik, teknoloji ve toplum, küreselleşme, kentsel yönetimi, iskân, kentsel alanlarda kamu güvenliği, göç, altyapı, ulaşım, kentsel planlama, açlık, gelir dengesi, sosyal hizmetler, seçimler, kentsel göstergeler, kentsel tasarım, arazi kullanımı Birliğin ilgi gösterdiği konular arasında yer almaktadır. Kaynak: www.udel.edu/uaa

Yenilikçi Kentler Konferansı Brezilya’da Düzenlenecek Brezilya’nın Curitiba kentinde 10 -13 Mart 2010 tarihleri arasında “Yenilikçi Kentler Konferansı” düzenlenecek. Konferansta; yenilikçi bir kent nasıl olmalı, teknolojik ve kurumsal inovasyon, hiyerarşik ve endüstriyel toplumdan bilgi toplumuna dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilirlik, networking, inovatif kentler ve yeni politik roller, inovatif ve dışa açık kentler gibi konular ele alınacaktır.

e-Bülten e-Bülten

15

Kaynak: www.cidadesinovadoras.org.br/English/


New York Belediyesi Trafik Güvenliğini Sağlamada Kendi Rekorunu Kırdı New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve Ulaşım Departmanı Yetkilisi Janette Sadik-Khan’ın Ocak 2010’da yaptıkları açıklamaya göre; geçtiğimiz yıl New York’ta sadece 256 ölümlü trafik kazası gerçekleşti ve şehir, bu konuda kendi rekorunu kırdı. New York’ta meydana gelen ölümlü trafik kazaları 1910’dan bu yana kayıt altına alınmakta olup, bu verilere göre 2009 yılında şehirde meydana gelen ölümlü trafik kazası sayısı 2001 yılına göre %35 azaldı ve böylece New York trafik güvenliğini sağlamada kendi içerisinde en iyi düzeye erişti. Tek bir ölümlü kazanın dahi kendileri için çok büyük sayılacağını ifade eden Belediye Başkanı Bloomberg konuşmasında ayrıca daha iyi mühendislik çalışmaları, daha katı trafik uygulamaları ve halkın bilinçliliğini arttırma çabalarıyla şehrin trafik güvenliğinin daha da ileri düzeye taşınacağını belirtti.

New York’ta 2009 yılı verilerine göre araç içerisinde hayatını kaybedenlerin oluşturduğu trafik kazalarının sayısı 2001’dekilere göre %63, yaya ölümüyle sonuçlanan trafik kazaları %19 oranında azalırken, trafik kazalarında hayatını kaybeden yaşça büyük vatandaşların oranı ise 2001 yılına göre %41 oranında azalma gösterdi. New York Trafik Departmanının ana hedeflerinden biri şehirde gerçekleşen ölümlü trafik kazası oranını 2030 yılında 2007 yılındaki oranın %50 aşağısına çekmek olup, Departman okul çevresindeki düşük hız limitli yolların sayısını arttırmak, trafik adalarını genişletmek, sokak tasarımlarını geliştirmek, daha geniş yaya yolları oluşturmak, alkollü araç kullanımı ve yüksek hız karşıtı reklam kampanyaları yürüterek bu çalışmalarla New York sokaklarının herkes için daha güvenli olması için uğraş vermektedir. Kaynak: http://www.nyc.gov/portal/site/nycgov

İstanbul'da iş var! New York Tanıtma Ataşesi Nihan Bekar, ABD’de yayımlanan Global Traveler dergisinin okuyucularının İstanbul’a verdiği birincilik ödülünün önemli ve sevindirici olduğunu söyledi. Nihan Bekar, Global Traveler dergisi okuyucularının İstanbul’u "2009’un En İyi Uluslararası İş Kenti" dalında birinciliğe layık görmesiyle ilgili olarak bilgi verdi.

tanbul’un böyle bir ödülü alması gerçekten hak ettiği değeri görmesi açısından çok önemli ve sevindirici" diyen Bekar, İstanbul’un "Uluslararası Kongreler Birliği’nin" (International Congress and Convention Association-ICCA) verilerine göre de dünyada 15. kongre merkezi konumunda olduğunun altını çizdi.

İstanbul’un böyle önemli bir ödülü almasının kendilerini son derece sevindirdiğini ifade eden Bekar, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak özellikle kongre turizmine büyük önem verdiklerini anlattı. ABD pazarında da kongre turizmini geliştirmek istediklerini söyleyen Bekar, İstanbul’un geçen yıl çok önemli kongrelere evsahipliği yaptığını, örneğin IMF-Dünya Bankası toplantılarına 13 bin kişinin, Dünya Su Forumu’na ise 30 bin kişinin katıldığını anımsattı. "İs-

Türkiye’ye ABD’de verilen ödüllerin arttığına dikkat çeken Bekar, Times Meydanında başlattıkları reklam nın Amerika’nın prestijli reklam ödüllerinden "Adrian lü"ne layık görüldüğünü hatırlattı. Turizm Ataşesi larımızla Türkiye’yi, özel turizm ürünleri sunan, kaliteli otelleriyle, servis sektörüyle, kongre kültür merkezleriyle ön plana çıkan bir turizm destinasyonu olarak ABD’de göz önünde tutmaya devam edeceğiz" dedi.

16

Şubat 2010


İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu İstanbul’da Gerçekleştirildi İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) üyesi ülkelere yönelik, Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından organize edilen, “İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu”, "Barış Medeniyeti ve İş Birliği" etkinliği 28 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul‘da gerçekleştirildi. İKT üyesi yaklaşık 35 Ülke’nin STK temsilcileri, 2 gün boyunca, başta hoşgörü ve ılımlılığın teşviki, modernleşme, eğitim, bilim ve teknoloji olmak üzere her alanda reformların yapılması, ticaretin geliştirilmesi, iyi yönetişim anlayışının yaygınlaştırılması, insan haklarının iyileştirilmesi ve İslam’ın öngördüğü aile yapısının korunması gibi konuları masaya yatırdılar. Forumun açılışında konuşan İslam Konferansı Örgütü İKÖ Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu, Dışişleri Eski Bakanı ve TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, Rusya Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Valery Dmitrievich Nikolaenko ve TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, İslam dünyasının sıkıntılarını ve çözüm yollarını anlattılar. Konuşmacılar, içinden geçtiğimiz sürecin İslam dünyası için çok önemli olduğunu ve İslam dünyasının ya ayağa kalkacağını ya da 50 – 100 yıl daha toparlanamayacağını dile getirdiler.

e-Bülten e-Bülten

17

Üç gün süren forumun ilk iki günündeki yedi oturumda; “Barış Medeniyeti ve İslam Konferansı Teşkilatı’nın Yeni Vizyonu”, “İslam Ülkelerinde Güvenlik Sorunları, Ortak Güvenlik Politikaları ve Perspektifler”, “11 Eylül Sonrası, İslamofobi ve İslam Dünyası - Batı İlişkileri”, “İslam Dünyası’nda Çatışma Çözümü ve Barış İnşa Süreci”, “İKT Üyesi Ülkelerde Demokrasi, İyi Yönetişim, İnsan Hakları ve Yeni Güvenlik Yaklaşımları” ile “Kamu Diplomasisi Perspektifinde İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Arasında İş Birliği ve Kurumsallaşma” alt konu başlıkları üzerinde bildirgeler sunuldu. Forum sırasında, İKT Üyesi Ülkelerin Düşünce Kuruluşları hem ülkeleri hem de İslâm Dünyasının ortak yararına birlikte çalışma kararı aldı. Forum’da, İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşlarının etkin işbirliği gerçekleştirmeleri için ortak bir eylem planını tespit etmeleri gerektiği de ortaya çıktı. Bu eylem planı, her şeyden evvel, İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları arasında yeterli ve etkili düzeyde işlev yapacak bir uluslararası platform ve iletişim ağının kurulmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda işbirliği ve koordinasyon amacıyla “İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Platformu” kurulması kararlaştırıldı. Böylelikle, İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları bilgi ve deneyimlerini söz konusu platform çatısı altında birleştirerek hem iletişim hem de işbirliği imkânlarını etkinleştirmiş olacaklardır. Forum, söz konusu bu ve benzeri kararlar açısından değerlendirildiğinde, İslam Dünyası için hayati bir öneme haiz olduğu söylenebilir.


Japonya'dan Türkiye'ye "Yerel Projelere Hibe Yardımı" Japon Hükümeti, kalkınmakta olan ülkelerde temel ihtiyaçları karşılamak üzere hazırlanmış kalkınma projelerine yönelik bir mali yardım programı sunmaktadır. “Yerel Projelere Hibe Yardımı ” olarak adlandırılan bu programla, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve yerel yönetimler gibi çeşitli kuruluşlarca önerilen projeleri geri ödemesiz bir mali yardımla desteklemektedir.

• Diğer Proje Konuları: Gelir eşitsizliğinin düzenlemesi, temiz su temini, küçük çaplı afet yönetimi ve afet zararlarının önlenmesi. Kabul Edilmeyen Proje Konuları: • Kültür, sanat ve spor • Çevre düzenlemesi, bahçe çalışmaları • Üniversite eğitimi projeleri • Dini merkezlerin yapımı onarımı ve dini aktiviteler • Araştırmalar • Yasal danışmanlık • Yerel düzeyde doğrudan etkisi olmayan konular

Kimler Başvurabilir: • Sivil toplum örgütleri, • İlk ve orta dereceli öğretim okulları, • Belediyeler bu hibe programına başvuruda bulunabilirler. Şirketler, üniversiteler ve devlet kurumlarının başvuruları ise kabul edilmemektedir. Yer: Proje faaliyetleri Türkiye’nin herhangi bir ilinde gerçekleştirilebilir.

Son Başvuru Tarihi: 31 Mayıs 2010 Faaliyet Türleri: Projeler toplumdaki dezavantajlı kesimleri hedefleyen konularda, temel insanî ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olmalıdır. Kabul edilen proje konuları aşağıdaki gibidir:

• Temel Sağlık: Koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, sağlık merkezlerinin ekipmanlarının yenilenmesi ve yeni ekipman sağlanması,

• Başka bir programın kısa vadedeki planlama veya uygulaması kapsamına giren projeler • Kar amacı taşıyan projeler Maksimum Hibe Miktarı:10 milyon Japon Yeni (Yaklaşık 165.000 TL) Desteklenen Harcama Kalemleri: • Yeni veya ek tesis yapımı • Kapsamlı onarım işleri • Ekipman ve/veya malzeme temini Desteklenmeyen Harcama Kalemler: Önerilen proje belirtilen kriterlere uygun olsa dahi, program kapsamında aşağıdaki harcama kalemlerine katkıda bulunulmamaktadır: • Burslar • Seyahat ve konferans harcamaları • İşletme maliyetleri (kira, telefon, elektrik, yakıt v.b) • Projede görev alacak personelin maaş ve tazminatları • Ulaşım ve konaklama giderleri

• Engelliler: Engelliler için özel okul veya merkezler, üretime yönelik atölyeler,

Ayrıca, bireysel proje başvuruları da kabul edilmektedir.

• Kalkınmada Kadın: Kadınların bölgede kalkınmasını hedefleyen beceri geliştirme, mesleki eğitim ve rehabilitasyon merkezleri,

İrtibat:

• Kamu Faydası/Diğer Dezavantajlı Kesimler: Yaşlılar için özel bakım merkezleri, huzurevleri, çocuklara ve gençlere yönelik eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sokak çocukları veya kimsesizler için tesisler, • Kapasite Geliştirme ve Eğitim: Mesleki eğitim, özel topluluklar için kapasite geliştirme programları,

S. Elçin Korkut, Yerel Hibeler Programı Danışmanı Adres: Reşit Galip Cad. No.81, Gaziosmanpaşa, Ankara Tel: (312) 4460500 Faks: (312) 4371812 e-mail: ekonomi@jpn-emb.org.tr Web: www.tr.emb-japan.go.jp/

18

Şubat 2010


2010 Arap Kültür Başkenti Doha, Etkinliklerine Başladı.

2010 Arap Kültür Başkenti Seçilen Doha, 28 Ocak tarihinde etkinliklerine “Arap Kültürü Vatanımız... Doha Başkentimiz” sloganıyla start verdi. lemesine imkân tanınması kararı aldıklarını, bu bağlamda İran Kültür Haftası, Hind, Venezüella ve Azerbaycan Arap Kültür Başkentkültür haftası gibi etkinliklere de yer verileceğini belirtti. liği Unvanını 2009 yılı Arap Kültür Başkenti olan Kudüs’den devKörfez İşbirliği Ülkeleri (GCC ülkeleri), etkinliklere münralan Katar’ın başkenferiden ve/veya topluca katılabilecekler. Toplu etkinlikti Doha, 28 Ocak tarilerden bazıları; yıl boyunca tekrarlanacak olan Körfez hinde etkinliklerine “Arap Kültürü Vatanımız... Doha Tiyatro Haftası etkinliği ve Filistin Sineması Günleri ve Başkentimiz” sloganıyla başladı. Arap Müziği Festivali… Katar Kültür ve Sanat Mirası Bakanı ve 2010 Arap Kültür Kutlama Komitesi, ayrıca; Mahmut Derviş, Tayyip Salih Başkenti Etkinlikleri Hazırlık Komitesi Başkanı Dr. Hamad ve Raja Nakkaş gibi Arap şair ve ediplerin kitaplarından El-Kawari’nin bildirdiğine göre; kutlamalarla ilgili, bu yılın oluşan bir dizi eseri de yeniden yayınlayacak. ilk çeyreğinde 76 farklı kültür ve sanat etkinliği icra edilecek. Etkinlikler arasında; "Osmanlı dünyasında bir gezinti" adlı fotoğraf sergisi, Çağdaş Arap Sanatları Müzesi’nin Suudi Arabistan’da yayınlanan “El-Yawm” gazetesinin açılışı ve Modern Arap sanatkârlarının eserlerine yer haberine göre Kawari, Organizasyon Komitesinin, son üç verilen sergiler de yer alacak… yılın Arap Başkentlerinin etkinliklerini incelediğini ve sonunda aşağıdaki şekilde bir Törenlerde; opera ve tiyatro oyunları, kum etkinlik programı oluşturduğuheykeli, sanat ve şiir sergisi, Arap hattı bienali, nu ifade etti. İtalyan aktris Lolo Brigitte’nin özel koleksiyon sergisi, Polonya Radyosu Senfoni Orkestrası, Doha Etkinlikleri kapsamında; çocuklar için gösteriler de dâhil olmak üzere birçok etkinlik yer alacak… Sinema Günleri etkinlikleri kapsamında da;

“Kudüs Kültür Haftası” yanı sıra Fas, Mısır, Tunus, Lübnan, Moritanya, Sudan, kültür haftası etkinlikleri de yer alacak. Kültür Bakanı; Organizasyon Komitesinin, etkinlik mında Arap olmayan Ülkelerinde kültür haftası düzen-

Deniz Kıyısında kısa ve uzun metrajlı film gösterimi, "Dânâ" ve " Hüzün Yelkeni" gibi konulu filmler; "Dalış", "Güzel Sanatlar", " Katar'da Balıkçılık " gibi belgesel gösterimleri yer alacak, sonra da "Hz. İbrahim ve Kur'an Çiçekleri " filmi ve " Aziz Peder", filmleri izlettirilecek. Sergi faaliyetleri kapsamında ayrıca, bir görsel sanatlar sergisi tanzim edilecek ve bir de kitap ve diğer el sanatları sergisi yer alacak.

Kaynak: http://www.moheet.com/show_news.aspx?nid=334789&pg=30

e-Bülten e-Bülten

19


Avusturya İstanbul Başkonsolosu Paul JENEWEIN İle Samimi Bir Sohbet:

İstanbul Olmadan Tarih de Olmaz Röportaj: Abdulvahap Sevim, Derya Eren, Özgün Subaşı

Bu sayımızda Yeniköy’deki huzurlu mekânında Avusturya İstanbul Başkonsolosluğunun kapısını çaldık. 5 aydır İstanbul’da görev yapmakta olan Sayın Başkonsolos Paul JENEWEIN sıcak tavırlarıyla bizleri karşılayarak sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

İBB Dış İlişkiler: Sayın Başkonsolos, öncelikle okuyucularımız için biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Başkonsolos: Memleketim Avusturya’nın Batısında bulunan Tirol kenti. Yaklaşık otuz yıldır Avusturya Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmaktayım. İstanbul yedinci görev yerim. Daha önce Hindistan, Hong Kong, Chicago, New York ve Berlin’de görev yaptım, şimdi de İstanbul’da görevli olduğum ve ülkemi burada temsil ettiğim için çok mutluyum, bu çok heyecan verici bir görev. İBB Dış İlişkiler: Yaklaşık olarak 5 aydır İstanbul’da görev yapmaktasınız. Bu zaman diliminde İstanbul’da alışmakta en çok zorlandığınız şey ne oldu? Beklediğiniz bir yaşam tarzıyla mı karşılaştınız, yoksa sizi şaşırtan şeyler oldu mu?

Başkonsolos: İlk başta şunu söylemeliyim ki hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Aslında Türkiye’ye daha önce hiç gelmemiştim ve buraya ilk fırsatta gelmek istiyordum. Tabii ki Türkiye hakkında birçok şey duydum ve okudum, ancak söylediğim gibi göreve başladığımda burada hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Burada çok güzel yerlere sahipsiniz ve Türk insanına adapte olmak çok kolay. Burada göreve başladıktan sonra beni etkileyen en büyük faktörler İstanbul’un müthiş güzelliği, kültürel mirası ve Türk insanının nazikliği, misafirperverliği oldu. İBB Dış İlişkiler: Bunu duymak bizleri de memnun etti, teşekkür ederiz. İstanbul’un en çok sevdiğiniz yönü nedir?

20

Şubat 2010


Başkonsolos: İstanbul çok yaşanabilir bir şehir. Çok yeşil, şüphesiz çok büyük ve Avusturya’daki tüm nüfusun yaklaşık iki katı bir nüfusa sahip olduğu düşünülünce belli bir adaptasyon süreci gerektiriyor. İstanbul Avrupa ile Asya’nın birleştiği sınır noktası ve bunu burada hissedebiliyorsunuz. İstanbul, sıklıkla Viyana ile kıyaslanıyor, çünkü Viyana da üç medeniyetin; Slavların, Germenlerin ve Romalıların buluşma noktası. Aynen Viyana gibi, İstanbul’da da medeniyetlerin ışığını, iki medeniyetin birleşimini hissedebiliyorsunuz.

Bu konuda Türkiye’ye verebileceğiniz tavsiyeler var mıdır? Başkonsolos: Avusturya’nın AB ile müzakere sürecinde olduğu günleri hatırlıyorum, birçok vatandaşımızın bu konuda çekinceleri vardı. İnsanlar AB’nin Avusturya’ya getirecekleri konusunda biraz endişeliydi. Ancak Avusturya AB’ye tam üye olduğunda bu çekincelerin tümü ortadan kalktı. Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi Doğu Avrupa ülkelerindeki katılım sürecine baktığımızda da aynı şeyi görüyoruz, hem bu ülkelerde hem de AB tarafında

İBB Dış İlişkiler: İstanbul’da en beğendiğiniz semt ve mekânlara örnek verebilir misiniz? Nerelerde bulunmak size keyif verir? Başkonsolos: Aslında Yeniköy’deki tüm mekânlar benim favorim, bu bölgedeki tüm komşularımızla iyi ilişkilerimiz mevcut. Aynı biçimde Beyoğlu’nu mimari ve modern arka planından dolayı seviyorum. İBB Dış İlişkiler: Sizce Avusturya halkı Türkleri ve aynı şekilde Türkler Avusturya halkını yeterince ve doğru tanıyor mu? Örneğin Almanya’da yaşayan Türk işçilerimizden dolayı Alman halkının Türklerle ilgili çok olumlu görüşlere sahip olmadığı gözlemlenmekte. Aynı şekilde Avusturya’da yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı olduğunu biliyoruz. Türklerin Avusturya halkını daha yakından tanıma şansını yakalamaları için Konsolosluk olarak herhangi bir faaliyet yürütüyor musunuz? Başkonsolos: Evet, bazı önyargılar mevcut ama Türk insanıyla çalışınca bu önyargı değişikliğe uğruyor. Bu Viyana’da da böyledir, Berlin’de de, İstanbul’da da... Ancak bu çok büyük bir sorun değil, sosyal bir zorluk. Öte yandan halkların kaynaşmasını sağlamak adına birçok faaliyetimiz mevcut. Avusturya ve Avrupa’da herkesin Türkiye hakkında bir fikri var ama tam olarak geniş kapsamlı bilgi sahibi olunduğunu söylemek güç. Bu yüzden bizler ekonomik, turistik kurumlarla ve dini temsilciliklerle birçok alanda bilgi alışverişi sağlayarak buna katkıda bulunmak istiyoruz. Ayrıca Türk yetkililer Avusturya’yı ziyaret ederek, Avusturyalı yetkililer de Türkiye’yi ziyaret ederek bu sürece katkıda bulunuyorlar. Aynı şekilde, şirketler ve ekonomik çevreler de karşılıklı ziyaretlerde bulunarak ticari ilişkileri geliştiriyorlar. Örneğin bu yıl Türkiye’yi ziyaret edecek birçok Avusturyalı heyet olacak. Tüm bu süreçler iki ülkenin de birbirini anlamasına büyük katkılarda bulunmakta. İBB Dış İlişkiler: Viyana, çoğunlukla Avrupa kültürünün başkenti olarak tanınmakta. Buna rağmen, Avusturya Avrupa Birliği’ne 4. genişlemeyle birlikte 1995 yılında girdi. Ancak girdikten hemen sonra çok hızlı ve efektif bir şekilde uyum sağladı. Avusturya bir süredir bu tempoya hazırlanıyor muydu, yoksa zaten temelden hazır mıydı?

e-Bülten e-Bülten

21

karşılıklı çekinceler mevcuttu. AB, bu ülkelerin katılımının kendilerine ne gibi bir etki yaratacağı konusunda, bu ülkeler de AB’ye katılımlarının kendilerine ne getireceği konusunda endişeliydi. Şimdi de Türkiye’de aynı tür duyguların mevcut olduğunu düşünüyorum. Türkiye AB’ye tam üyelik için çabalıyor, öte yandan AB de Türkiye birliğe katılırsa ne olacağını düşünüyor. Tabii şu anda işlemler başladı ve süreç devam ediyor ve sizler amaca yaklaştıkça amacın gerçekleşmesi de kolaylaşıyor. Avusturya’da şu an kimse AB’ye karşı değil, zaten Avusturya gibi Avrupa’nın merkezindeki bir ülkenin de AB üyesi olması gelecek için mutlaka gerekliydi. İtirazların yaşanması da tabii ki doğaldı. İBB Dış İlişkiler: Bilindiği üzere kültürel ilişkilerin ülkeler arasındaki dostluğun geliştirilmesinde önemli bir yeri var ve bu bağlamda önümüzdeki Haziran ayı içerisinde Viyana Büyükşehir Belediyesi’nin girişimi ile Viyana Filarmoni Orkestrası şehrimizde bir konser verecek, aynı zamanda her iki ülkeden seçkin kişilerin katılacağı bir futbol turnuvası düzenlenecek. Bu etkinliklerin ülke halklarının kaynaşması adına oldukça faydalı olacağına inanıyoruz. İlişkilerin geliştirilmesi için daha farklı neler yapılabilir sizce? Başkonsolos: Daha önce de bahsettiğimiz gibi Viyana dünyanın ve Avrupa’nın kültürel başkentlerinden biri. Bizler tabii ki Avusturya orkestralarının ve Avusturya kültürlerinin görülebilirliğini artırmak için çalışıyoruz. Dolayısıyla, Viyana Flarmoni Orkestrası’nın İstanbul’da, İstanbul tam da Avrupa Kültür Başkenti olmuşken gelmesi yaptığımız işbirliğinin de en büyük göstergesi. Ayrıca bu, Viyana Flarmoni Orkestrası’nın Türkiye’de verece-


ği ilk konser olacak, ancak sadece tek bir konser olmayacak. Başka etkinliklerimiz de olacak; farklı Avusturyalı klasik ve modern grupların düzenleyeceği açık hava konseptli dört-beş etkinliğe katılacağız. İki-üç civarında sergi düzenleyeceğiz; bunların içinde heykel sergisi, atölye çalışmaları ve çeşitli kültürel faaliyetler de olacak. Yani İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti faaliyetlerine mümkün olduğunca katkıda bulunmaya çalışacağız. İBB Dış İlişkiler: Bilindiği üzere İstanbul 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti seçilen üç şehirden biri. Geçtiğimiz yılın Avrupa Kültür Başkentleri arasında ise bir Avusturya kenti vardı: Linz. Linz’in 2009 Avrupa Kültür Başkenti payesini almasıyla, kentte yaşanan gelişmeler, kentin kazanımları hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz? Bu konuda deneyimli bir ülke olarak İstanbul’a vereceğiniz bazı tavsiyeler var mı? Başkonsolos: Linz şehrinin yetkilileriyle bu konuyu görüşüp deneyimlerini paylaştığımda en çok dikkati çeken konu kültür başkentliğinin turizme yaptığı katkıydı. Linz Avusturya’da daha çok endüstriyel anlamda tanınan bir kenttir. Çeşitli festivallere evsahipliği yapmasına rağmen kültürel anlamda birinci sırada değildi. Ancak şimdi durum farklı, şehir yaklaşık 25.000 kez medyada anıldı. Bilinirliğin gelişmesi anlamında İstanbul’da da aynı durum ortaya çıkacak. Projelerin teklif edildiği birçok 2010 kültür başkentliği toplantısına katıldık ve biz de katılım projeleri sunduk. Açılış töreninde gördüğünüz gibi İstanbul’un kültür başkentliği dünya çapında yankı buldu zaten İstanbul’un da dünyaya gösterecek birçok değeri mevcut.

İstanbul’da bu konuda birçok şey yapılıyor. Örneğin Topkapı Sarayı ve civarına gittiğinizde bu konuda birçok faaliyetin sürmekte olduğunu görebiliyoruz. Zaten bu çalışmalar ve tarihi eserleri meydana çıkartma çabaları sadece İstanbul için değil tüm dünya kültür mirası için önem taşıyor. Yani İstanbul gibi geçmişi çok eskilere uzanan şehirlerde bunları ortaya çıkartmak ve korumak çok önemli. Bu konuda uluslararası işbirliğinin de çok yararlı olacağını ve İstanbul’un yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Sonuç olarak İstanbul’un kültürel mirasının mümkün olduğunca korunduğunu ve bu konuda çalışıldığını ifade etmeliyim. İBB Dış İlişkiler: Herhangi bir Avusturya kenti ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında henüz bir protokol mevcut olmadığını bilmekteyiz (Kardeş şehir protokolü, işbirliği protokolü vb.) İstanbul ile böyle bir protokol imzalanması konusundaki görüşlerinizi nelerdir? Sizce hangi alanlardaki işbirlikleri daha verimli olabilir? Başkonsolos: Viyana şehrinin hiçbir şehirle kardeş şehir antlaşması imzalamama gibi bir politikası mevcut, durumun yaklaşık yüz yıldır böyle olduğunu zannediyorum. Viyana şehri sanırım bazı karşılıklı bir tür anlayış ve karşılıklı işbirliği sözleşmesi tekliflerinde bulundu ve buna devam edecek. Viyana şehrinin hangi alanlarda İstanbul’u destekleyip işbirliği yapabileceği belirlenebilir. Bu konular delegasyonlar İstanbul’u ziyaret ettiğinde kararlaştırılabilir ve yararları görüşülebilir. Viyana bu işbirliği tekliflerini yapıların korunması, şehir planlaması ve yerleşimi gibi başarı elde ettiği alanlarda sunabilir. İstanbul’a yararlı olacağımızı düşündüğümüz alanlarda işbirliği yapabilir ve İstanbul’un uygun göreceği konularda resmi işbirliği antlaşmaları yapabiliriz. Şüphesiz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın bu önerilerinden memnuniyet duyuyoruz ve işbirliğinin sadece 2010’da yapılacak resmi antlaşmalarla ve görüşmelerle değil, uzun dönemli karşılıklı yardımlaşma ve işbirlikleriyle de sürmesini diliyoruz.

İBB Dış İlişkiler: Bir sanatçı olarak İstanbul’daki şehir koruması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu iyi bir biçimde gerçekleştiriliyor mu?

İBB Dış İlişkiler: Avusturya, 2009 yılının ilk yarısında Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcılardan biriydi. Özellikle enerji (13 Temmuz 2009 ‘da imzalanan Nabucco Doğalgaz Hattı Anlaşması ile) ve emlak sektöründe on yıllardır süregelen bu yatırımların, 2009 yılının ikinci yarısından itibaren nispeten azaldığı gözlenmekte. Bunu, doğrudan ekonomik krize bağlamak mümkün. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, krizin etkileri geçtikten sonra Avusturya halen Türkiye’de yatırım yapma konusunda eskisi kadar rahat olabilecek mi?

Başkonsolos: En başta ifade etmeliyim ki bu çok zorlu bir süreç. İstanbul’un çok fazla kültürel miras noktası mevcut ve bunların korunması gerekiyor. Öte yandan, koruma da çok pahalı bir süreç ve bütçe konusu önem arz ediyor. Bu yapıları gelecek kuşaklar için korumak çok önemli. İstanbul bu konuda belki Roma ile kıyaslanabilir. Roma’nın da şehir merkezinde korunması gereken birçok yapı mevcut. Bugüne kadar gözlemlediğim kadarıyla

Başkonsolos: Avusturya Türkiye’ye yatırım konusunda çok rahat. Sizin de söylediğiniz gibi küresel ekonomik kriz hepimizi etkiledi. Avusturya şirketlerinin bu denli büyük yatırımları kendi başlarına gerçekleştirecek derecede büyük ölçekleri ve bütçe altyapıları mevcut değil ve bu nedenle Avusturya şirketleri Türkiye’de genelde konsorsiyumlara dahil olarak yatırım yapıyor. Bu durumda da projeleri gerçekleştirmek biraz zorlaşıyor. Ancak özel-

22

Şubat 2010


likle enerji sektöründe, Avusturya küçük bir ülke olmasına rağmen şu anda 8-9 proje üzerinde çalışıyor ve bu projelerin şu anki değeri 8 milyar $. Bütçe kaynakları izin verdikçe bu yatırımlar gelecekte devam edecek ve gelişecek, Avusturya ekonomisinin bu konuya ilgisi çok yüksek, bunu ekonomik heyetler buraya ziyaretler gerçekleştirdiğinde de görebiliyoruz. Örneğin Nabucco’da da durum aynı, Avusturya’nın ilgisi büyük ancak bu bir konsorsiyum yatırımı olduğundan ortak hareket etmek gerekiyor. Fakat şunu belirtmeliyim ki geçen yıl sadece Türkiye, Avusturya, Almanya için değil tüm Avrupa ve dünya ülkeleri için zor geçti. İBB Dış İlişkiler: Bildiğiniz gibi AB’de Almanya, Fransa gibi güçlü ülkeler mevcut. Gözlemlediğimiz kadarıyla Avusturya genellikle Almanya ile benzer politikalar izliyor, durum Türkiye’nin tam üyeliği konusunda da aynı. Bunun nedeni sizce nedir?

e-Bülten e-Bülten

23

Başkonsolos: Öncelikle bu doğru, Avusturya Türkiye’nin tam üyeliği konusunda söylediğiniz gibi sert bir tavra sahip. Ancak bunun durağan olacağı düşünülmemeli. Mesela Almanya Sayın Schöreder’in şansölyeliği zamanında Türkiye’nin tam üyeliğini en başta destekleyen ülkeler arasındaydı. Ancak seçim sonrasında gelen yeni hükümet Fransa’dan yana tavır almaya başladı. Aslında zaman içinde hem Fransa hem de Alman makamlarının duruşlarını biraz yumuşattığını görüyoruz. Avusturya’da da aynısı oluyor. Dengeler yavaş yavaş değişiyor, bunu resmi ziyaretlerde de gözlemliyoruz. Aslında bu AB’nin de Türkiye’nin katılımına kendisini hazırlayacağı bir süreç. Yani bu görüşlerin çok durağan olduğu düşünülmemeli, Avusturya’nın da görüşleri ve tavrı değişebilir. İBB Dış İlişkiler: Sayın Başkonsolos, sorularımızı cevapladığınız için çok teşekkür ederiz. Başkonsolos: Ben de buraya gelerek bizlere kendimizi ifade etme fırsatı verdiğiniz için sizlere teşekkür ederim.


MBB Genel Sekreteri ve Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Recep Bozlağan’dan bültenimiz için özel açıklamalar:

İstanbul’a Özel Yönetim Yapısı Oluşturulmalı ve İstanbul’un Dış İlişkileri Güçlendirilmeli Medeniyetler Başkenti İstanbul Ankara’dan Yönetilemez İstanbul, bir imparatorluk başkentiydi. Çok kültürlü bir şehirdi, doğuyla batının, kuzeyle güneyin buluştuğu ve bu kültürlerin harmanlandığı, çok müstesna bir şehirdi. Ünlü İtalyan seyyah Edmundo Amicis 1874’te İstanbul’a geldiği zaman Galata Köprüsü üzerinde geçirdiği 15 dakikayı sayfalarca anlatmıştır. Dünyanın hiçbir şehrinde bu kadar renkli, bu kadar çeşitli bir kültürel mozayiğin ve sosyal ilişkiler sisteminin, insan yüzlerinin olabileceğine ihtimal veremiyor. Hangi İstanbul, çökmeye yüz tutmuş bir imparatorluğun başkenti İstanbul, hangi İstanbul, son iki yüzyıldır kaybedilen savaşlar nedeniyle, mali dengesi büyük ölçüde bozulmuş ve bayındırlık eserleriyle artık donatılamayan bir İstanbul. Fakat Osmanlı çöktükten sonra koskoca imparatorluğun başkenti İstanbul, sıradan bir vilayete dönüştürülüyor. Sorun Ankara’nın (merkezi idarenin) İstanbul’a bakış açısı, gerçekçi bir bakış açısı değildi. Bu durum, genel olarak 1984’e kadar devam etti. Tüm ülkeyi ve İstanbul’u Ankara’dan planlamak, yönetmek ve mobilize etmek, rasyonel değildir. 1984’te 3030 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun çıkmasıyla birlikte Ankara’daki yöneticilerin İstanbul’u daha rasyonel ve daha objektif bir şekilde değerlendirmeye ve şehre bu şekilde yaklaşmaya başladıklarını söyleyebiliriz. Fakat bu kanun da o dönemin İstanbul’u için hazırlanmış olmakla birlikte, zamanla şehrin sorunlarını çözmekten uzaklaşmıştır. Çünkü İstanbul çok hızlı büyüyen bir şehir. Nüfus, 1984’te 5.5 milyon dolayındayken, 2004’te 5216 sayılı kanun yürürlüğe girdiğinde nerdeyse iki kat artmıştır. Dolayısıyla 5216 sayılı kanun İstanbul’un yönetiminde dair ikinci en önemli adımdır. 3030 Türk belediyecilik sisteminde ne kadar önemliyse 5216 da en az onun kadar önemlidir. Ama bu kanun da İstanbul’un ihtiyaçlarının çözümünde yetersiz kalmaya başlamıştır. Son dönemde çevre düzeni planı etrafında yaşanan tartışmalar bunun en açık göstergelerinden biridir. Dünya kenti olma iddiasındaki bir şehrin çevre düzeni planının yapılması bile engellenmeye çalışılmaktadır. İstanbul’un il, bölge, ülke ve küresel ölçekte planlanması gerekirken; ülkedeki diğer merkezlerin İstanbul’a göre konumlanması gerekirken, mevcut planlama sistemi, il ölçeğinde yapılan planların bile hayata geçirilmesine neredeyse imkan tanımamaktadır.

Son 7-8 yıl içerisinde Ankara’nın İstanbul’a bakışının daha sağlıklı ve rasyonel olduğunu görüyoruz. Ama bu bakış açısında da bir takım değişiklikler yapılması diğer bir ifade ile bakış açısının genişletilmesi gerektiği söylenebilir. İstanbul’a İstanbul’dan bakmak lazım. İstanbul’un sorunlarını İstanbullu bilir, İstanbul’da yaşayan bilir. İstanbul Büyükşehir Başkanı ve ekibi bilir. İstanbul’un önünü açmak gerekiyor ve bunun için de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünü açmak gerekiyor. Şehirdeki parçalı yapının ortadan kaldırılması gerekiyor. Ancak o zaman şehrin önü açılır. Bunun için de şehirdeki (metropoliten alandaki) çok parçalı yapının ortadan kaldırılması gereklidir. 1982 Anayasası’nın 127. maddesi aslında buna imkân tanıyor. Yani, İstanbul için özel bir yönetim biçiminin oluşturulmasının önünde anayasal bir engel yok. Anayasa’nın 127. maddesi “kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir” hükmünü taşımaktadır. Bu durumda, İstanbul’da il özel idaresinin ve büyükşehir belediyesinin birleştirilmesi, kalkınma ajansının büyükşehir belediyesi içinde özerk bir yapıda kurgulanması mümkündür. Ayrıca, kültür-turizm, çevre-orman, sanayi-ticaret, bayındırlık, tarım ve köyişleri gibi alanlarda çalışan il müdürlükleri ve TBMM-Milli Saraylar Daire Başkanlığı büyükşehir belediyesine bağlanabilir. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası İstanbul’a bağlanabilir. Yerleşim birimleri içinde kalan askeri araziler büyükşehir belediyesine devredilebilir. Trafik yönetimi ve denetimi bütünüyle büyükşehir belediyesine bırakılabilir. İstanbul’a 3. köprünün yapılmasının düşünüldüğü günümüzde Boğaziçi Köprüsü ve çevre yollarının tamamı, işletmeye alınması halinde bütün Marmaray hattı da yine büyükşehir belediyesine bağlanabilir. Hatta, bu süreç içinde Yalova’nın il statüsünün sona erdirilerek İstanbul’a bağlı bir ilçe belediyesine dönüştürülmesi bile düşünülebilir. İstanbul “Köprü” Değil Medeniyetlerin Harmanlandığı Yerdir Şehrin kültür ve sanat politikalarına gelince, İstanbul, dünyada belki başka bir şehirde olmayan bir kültür mozaiğine sahip. Bu kültür mozaiği aşağı yukarı 1600-1700 yıldan bu yana kendiliğinden oluşan bir şehirdir. Bir Londra gibi, bir Paris gibi sömürgecilik tecrübesi üzerine oturmuş değildir İstanbul’daki bu kültürel zenginlik. Geçenlerde bir folklor

24

Şubat 2010


programına katılmıştık biz ve yanımda bir yabancı vardı ve aynen şunu söyledi: ‘Çok ilginç, Türkiye’nin neresine, hangi yöresine giderseniz gidin, bu folklor kıyafetleri, oyun tarzları ve müzik değişiyor. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde bulamazsınız bunu. Sözgelimi Rusya. Bir Vladivostok’a gitseniz balalayka çalınır, St. Petersburg’a da gitseniz balalayka çalınır’. Oysa Türkiye öyle değil. Kars’a gittiğiniz zaman tar çalınır, Karadeniz’de kemençe çalınır, Orta Anadolu’ya baktığınız zaman bağlama çalınır, Ege’ye doğru gittiğiniz zaman daha farklı bir saz çalınır, Artvin yöresinde akordeon çalınır. Yani memleketin neresine giderseniz gidin başka şeylerle karşılaşıyorsunuz. İstanbul işte bütün bunların hülasasıdır, özetidir. İstanbul doğu ile batı arasında köprü değil, doğu ile batının harmanlandığı, buluştuğu bir yer. Dolayısıyla kendine özgü bir havası var. İstanbul’un bu açıdan dengi, benzeri yok. Ama bu zenginliğin gün yüzüne çıkartılması, çok iyi tanıtılması ve bu kültürel zenginlikten en aktif bir şekilde yararlanılması için yerel yönetimin güçlendirilmesi gereklidir. İstanbul’un Güçlü Bir “Dış İlişkiler” Birimine İhtiyacı Var İstanbul gibi bir dünya şehrinin dış ilişkileri, bir müdürlükten daha fazlasını gerektirir. İstanbul’da “Dış ilişkiler dairesi kurulmalıdır. Bu daire, aynen Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanlığında olduğu gibi doğrudan Genel Sekreterliğe bağlı olmalı. Arada herhangi bir yapı olmamalı. Bu dairede yüksek maaşlı, İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Çince, Rusça, İspanyolca, Portekizce, Farsça gibi dilleri bilen çok sayıda uzman istihdam edilmeli. Bu uzmanlar

e-Bülten e-Bülten

25

uluslar arası tecrübeye sahip olmalılar. Yani nedir? Uluslar arası ilişkiler ve gerekli olan diğer alanlarda en az lisans, bazıları yüksek lisans, bazıları da doktora mezunu olmalı, bir kısmı uluslar arası kurumlarda staj yapmış olmalı. Think tank grubu çalışmaları olmalı, yurt dışı temaslarında daima başkanın yanında bulunmalılar. İBB En Büyük Partnerimiz İBB ile ilişkiler ve iş birliklerine çok önem veriyoruz. Dış ilişkiler açısından da çok önem veriyoruz. İBB ile daha fazla ortak çalışma yapmak istiyoruz. İBB, bizim en büyük partnerimiz. Marmara Bölgesi’nin önemi, bu bölgenin kıtalar arası olmasından kaynaklanıyor. İstanbul küresel ölçekte planlanması ve yönetilmesi gereken bir şehirdir. Bakın bunun altını çiziyorum. Fakat küresel ölçeğe ulaşmak için il ölçeğinin dışına çıkmak lazım. İlk adım bölge ölçeği. Bu açıdan MBB özel önem taşıyor. İstanbul sadece bölgesel açıdan büyük bir şehir değil. Üç imparatorluğa başkentlik yapmış, yaklaşık 1500-1600 yıl dünyayı yönetmiş bir şehir. İstanbul, ancak küresel bir merkez olma iddiasında olabilir. Şehrin vizyonu ancak Tokyo, Londra ve New York ile kıyaslanabilinir. Dolayısıyla İstanbul’a bu ölçekte bakmak gerekiyor. İstanbul’un geleceğinin planlanması geçmişinden alınan güç ve kuvvetle olacak bir şeydir. İstanbul’un muhtaç olduğu kudret geçmişinde gizli.


ANALİZ İstanbul Küresel Kent Söyleminin Neresinde?” Abdulvahap SEVİM1

1990’ların başından itibaren hem politik, hem akademik, hem ekonomik, hem de kültürel çevrelerde hakim bir olgu haline gelen bir kavram vardır: Küreselleşme. Küreselleşme, dünyada birçok ekonomik, finansal, politik, ulusal güvenlik, çevresel, sosyal, kültürel ve ulusal eyaletler arası teknolojik bağlantılar, piyasalar ve bireyler yoluyla kıtalararası mesafeleri birbirine bağlayan bir ağ olarak tanımlanmaktadır(Keohane and Nye; Friedman). İktisadi, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda bazı ortak değerlerin yerel ve milli sınırları aşarak dünya çapına yayılmasını ifade eden küreselleşme, sadece devletler arasında değil, kentler ve bölgeler arasındaki ilişkileri de yoğunlaştırmakta, buna bağlı olarak da sınır kavramı giderek geçerliliğini kaybetmektedir. Ancak bölgesel blokların da kurulmasıyla birlikte “Bölgeselleşme” kavramı ortaya çıkıyor. Bu kavramın ortaya çıkmasıyla kendi kapasitelerini etkin bir biçimde kullanan ve uluslararası düzlemdeki ilişkileriyle dünya ticaret sistemine eklemlenen birimler yerelleşme kavramını gündeme getirmektedir. Her ne kadar bölgeselleşme ve yerelleşme kavramları literatürdeki yerlerini korusalar da; üretimin küreselleşmesi, uzmanlaşma, bilim ve teknolojideki ilerlemeler, küresel ekonomik güçlerin kuvvetlenmesi ve bilişim teknolojilerinin paylaşımıyla kentler büyük ölçüde değişmektedir. Buna paralel olarak küreselleşen dünyada sermayenin yoğunlaştığı belirli kentler, dünya çapında ekonominin örgütlenmesinde önemli rolü olan küresel kentler olarak ortaya çıkmaktadır.

Küresel Kent Söylemi Sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, yönetim durumu ve nüfus bakımından kırsal alanlardan ayırt edilen, genellikle 1

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanı

tarımsal olmayan üretimin yapıldığı, daha önemlisi hem tarımsal hem de tarım dışı üretim dağıtım ve denetim işlevlerinin toplandığı, teknolojik gelişme derecelerine göre belirli bir büyüklük, heterojenlik ve bütünleşme düzeyine varmış, ikincil toplumsal ilişkilerin, toplumsal farklılaşma, uzmanlaşma ve hareketliliğin yaygın olduğu yerleşim alanı olarak tanımlanan kent olgusu, sanayileşme ile birlikte bir bütün olarak toplumsal ilişkiler bağlamında yeni bir konuma geçmiştir. Tüm politik ve ekonomik güç kentlerde yoğunlaşırken, artık sanayi ve finans şirketleri feodal beylerin yerini almıştır. Bununla birlikte son yıllarda çok sayıda faktör kentleri ve kent ekonomisinin yeniden ortaya çıkışını yönlendirmektedir. Bu faktörler, küresel ekonomik yeniden yapılanma, kimi ulus devletlerde ekonomik ve politik desantralizasyon, geleneksel bölgesel kalkınma politikalarının başarısızlığa uğraması ve küresel ekonomide kentler arasında artan rekabettir. Bunlar arasında kentleri etkileyen en önemli faktör ekonomide, üretimde ve üretimin coğrafyasında derin dönüşümler oluşturan küresel yeniden yapılanmadır ve bilgi ekonomisine geçiştir(Eş, Muharrem:2005). Bütün bu etmenlerle birlikte küresel sermayenin ve üretimin yeniden örgütlendiği bu süreçle, sahip oldukları ayrıcalıklarıyla bazı mekanlar diğer bazı mekanlara göre daha önemli hale gelmiştir. Kentlerin yeni rolleriyle ilgili çalışmalar yapan bazı yazarlar(Friedmann, Wolff gibi.), bu mekanlara “world city” yani dünya kenti adını vermiştir. İşte Küresel kent söyleminin sosyal bilimlere konu olmasının çıkış noktası da budur. Küresel kent, küreselleşme ile birlikte ortaya çıkan mekansal kategorilerden biri olarak tanımlanmış; yeni küresel ekonomi bu kentlerden yönetilmeye ve kontrol edilmeye başlanmıştır. Küresel kentler, kentsel yapıda büyük değişimi içeren bilgi çağı ve bilimsel teknoloji kavramıyla birlikte ele alınması gereken bir olgu olarak belirmektedir. Bünyesindeki vasıflı işgücü, sahip olduğu donatılar ve kendilerine sunulan altyapı imkanları vasıtasıyla kent ve bölge içinde önemli oranda gelir üreten küresel kentler, küresel ekonomide oynadığı rol ile diğer büyük kentleri küresel kent liginde yer alma yarışı içine sokmuştur. Küresel kentlerin dünya ekonomisiyle entegrasyon biçim ve derecelerinin küresel kentler arasında bir küresel kent hiyerarşisi doğurduğu ileri sürülmüştür(Öktem, Binnur:2005). Günümüzde küreselleşme ve metropolleşmeyi en iyi yansıtan kentler New York, Londra, Tokyo kentleridir. Bir alt kademede Frankfurt, Zürih, Amsterdam, Chicago, Los Angeles, Sidney, Hong Kong stratejik kentler olarak tanımlanmıştır. Ayrıca gelişmekte olan ülke kentlerinden, Sao Paula ve Mexico iş ve finans merkezi olarak stratejik kentler arasında bulunmaktadır(Eraydın, A:1996).

Küresel Kent Olma Kriterleri Bir kentin küresel kent veya dünya kenti seçilmesini sağlayıcı temel kriterler şunlardır:

26

Şubat 2010


Sermayenin ve üretimin kontrol edildiği merkez olması(Friedman, J. and Wolf, G: 1982). Üretime ilişkin buluş ve teknolojilerin geliştirildiği merkez olması( Fujita, K: 1991). Bilgi akış sisteminde uzmanlaşmış organizasyonel yapıya sahip merkez olması(Castells, M:1989). İmalat sektörünün önemli bir kısmının desantrilize edildiği, onun yerini dünya ölçeğinde iş yapan firmaların, dünya ekonomisine etki eden borsaların, haberleşme, emlak, pazarlama ve sigorta şirketlerinin aldığı merkez olması. Finans kurumlarının, uluslar arası organizasyonların, önemli üretim faaliyetlerinin ve çok uluslu şirketlerin yönetim birimlerinin yoğunlaştığı merkez olması(Friedman, J:1986). Ulaşım açısından önemli üstünlüklere sahip merkez olması(Friedman, J:1986). Bütünsel kapitalist güç ilişkilerinin ve buna bağlı olarak ekonomik, politik ve kültürel ilişkilerin kontrol edildiği merkez olması(Ercan, F:1996).

İstanbul ve Küresel Kent Söylemi Günümüzde, kentler dünyanın bilgi ve finans süperotoyolunun Tokyo, New York ve Londra gibi merkez şehirlerin ortasında olmasıyla yeni hiyerarşi ve güç fırsatlarının olduğu küresel sistemde rekabet etmektedir, nitekim küresel kent söyleminin yaygınlaştığı 1990’ların başından itibaren İstanbul’un da diğer büyük kentler gibi küresel sistemin gerektirdiği rekabet ortamında yer alabilmesi için İstanbul’a dair üretilen kentsel politikalar, sosyal, ekonomi, kültürel, politik ve mekansal alanlardaki dönüşüm projeleri bu söylem ve amaç üzerine yoğunlaşmış, İstanbul için birçok küresel kent projesi tasarlanmış, gerek merkezi ve gerekse yerel yönetimler İstanbul’un küresel kent olması için plan ve projeler geliştirmişlerdir. Ancak gerek İstanbul’un kendine özgü topografik ve coğrafi yapısı, ekonomik gücü ve geniş etki alanı ve gerekse çevre il ve bölgeleri etkileme özelliği dolayısıyla 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Yasası’nın getirdiği merkeziyetçi yönetim, kentin yapısına uymamaktadır. İstanbul’un uluslar arası rekabette yer alabilmesi ve küresel bir metropol olabilmesi için ilçe yönetimine dayalı küçük alt belediyelerin kaldırılması, bunun yerine İstanbul için özel bir yasa çıkartılarak; yönetim planlı ve yönetim bütünlüğü sağlayacak ve kentin yapısına uygun bir yönetim sergileyecek bir yerel yönetimin modelinin oluşturulması gereklidir(Eş, Muharrem). Oluşturulabilecek bu yerel yönetim modeli; çok aktörlü, çok katmanlı, farklı perspektifleri davet eden, bilgi üretimini teşvik eden, profesyonel hizmet alımlarını düzenleyen, bilgi paylaşma, şeffaflıkla ilgili sorumluluklar ve normlara uygun program oluşturma yükümlülüklerini yerine getirebilecek bir model olmalıdır. İstanbul, küreselleşme sürecinde küresel bir kent olabilir mi? Bu sorunun cevabına geçmeden önce şunu söylemek

e-Bülten e-Bülten

27

gereklidir: Aslında “İstanbul” un bir küresel kent olmak için gerekli maddi koşulları vardır. Şehir olarak fırsatı yakalamak için insiyatif göstermesi gerekmektedir(Keyder, Çağlar:1992). Sorunun cevabı, İstanbul’un artılarına ve eksilerine bakmamızı gerektirir. İstanbul’un küresel kent olmasını sağlayabilecek birçok etmen bulunmaktadır, bunlar; İstanbul’un estetik ve renkli doğal konumu, gelişmiş bir turizm ve ticaret sektörüne sahip olması, özel sektör ağırlıklı kurumsallaşmış iş hayatı, bu iş hayatının yerleşmiş kültürü ve kurumları, geçmişteki kozmopolit kentli nüfus yapısı, oturmuş, yerleşik eğitim kurumları ve 100 yılın üzerinde geleneği olan eğitim birikimi, bu kurumların şekillendirdiği, ülkenin en iyi yetişmiş insan gücü, ülkenin en yüksek gelir düzeyi, birikim sonucu ortaya çıkmış bir yaşam biçimi şehir kültürü ve geniş dünya görüşü, dünyanın sayılı güzel kentlerinden biri olması, dünyanın en iyi iklim kuşağında bulunması, birçok medeniyete başkentlik yapması ve çok büyük değere sahip tarihsel dokuyla özümsenmiş olması gibi sıralanabilir. Ancak İstanbul’un küresel kent olmasını engelleyebilecek birkaç etmen de söz konusudur, bunlar da; Mevcut kozmopolit (Şehir-kır) ikili nüfus yapısı ve aşırı nüfus artışı, sanayi yoğunluğu ve kirlenmesi, ulaşım sorunu, boğaz geçişlerinin karayolu ulaşımına yüklediği ilave yükler, Anadolu yakasındaki modern fiziki doku ile Avrupa yakasındaki eski dokuyu birleştirmeye çalışma hatasından doğan ulaşım güçlükleri, eski dokuda yer üstünün yer altına tercihi, ekonomik faaliyetlerde Avrupa yakasının tercihi, su, kanalizasyon, arıtma, ısıtma, haberleşme kesiklikleri, hava, toprak, su ve deniz kirlenmesi, ekonomik yaşam koşulları, uluslararası kalitede iş ve ticaret tesislerinin eksikliği, örgütle suçluluğun artışı ve plansız yerleşmeler, kötü ve illegal arazi kullanımının yasadışı rant paylaşımı(Eş, Muharrem:2005) gibi sıralanabilir.

Sonuç ve Öneriler Kentler, küreselleşmenin getirdiği yeni roller çerçevesinde çok yönlü ve hızlı bir dönüşüm süreci geçirmektedirler. Her büyük metropol gibi İstanbul’un da bu değişim ve dönüşüme ayak uydurması gerekir. Bunun sağlanabilmesi için de İstanbul’un gelişmesini bütün boyutlarıyla ele alarak yönlendirecek ve onu uluslararası arenada küresel bir kent olma yönünde yarıştıracak bir planlamaya geçişin sağlanması ve şehrin bütünlüğünü koruyabilecek bir yerel yönetim modelinin oluşturulması gerekir. Küresel sistemde, artan rekabet ortamında İstanbul’un rolünün artırılması, uluslar arası sermayeyi çekebilecek, küresel sermayeyi etkileyebilecek ekonomik ve politik kararların alınabileceği bir kent olabilmesi ve uluslar arası ölçekte bir metropol olabilmesi için gerek devletin, gerek sivil toplum kuruluşlarının ve gerekse akademik çevrelerin koordineli bir biçimde çalışmaları gerekir. Çünkü bu gerçek-


leştiği anda İstanbul, küresel kent liginde hak ettiği yerini alacaktır. Kentsel sit koruma ve yenileme alanının esas malzemesi kenttir, kentteki yaşam biçimi, kenti kent yapan kültürü oluşturan öğelerdir. Kent statik bir yapı göstermediğine göre; çağdaşlaşmaya dönük, gelişmesinde modernleşme ve geleneksel yapısı arasındaki gerginliğin giderilmesi gerekir. Eğer İstanbul’un küresel bir kent olmasını istiyorsak bu değerlerin göz ardı edilmemesi gereklidir. Ayrıca İstanbul’un küresel bir kent olması için kollektif bir bilincin ortaya çıkarılması, küresel kent için yapılan çalışmaların yalnızca belirli kişi ve kurumların yapacağı bir iş olmaktan çıkarılıp bütün toplum fertlerine yansıtılması ve bu konuda toplumsal bir bilincin oluşturulması, toplumun istek ve duyarlılığının artırılması ve çalışmaları yapacak kişi ve kurumlar arasında eylem kopukluğunun ve eşgüdüm eksikliğinin olmaması gerekir. İstanbul’un Avrupa kentler ağıyla bütünleştirilerek ulusal ekonominin yapısına bağlı olarak sanayi kentinden, servisler ve uluslararası ticaret kentine dönüşümü sağlanmalı, mekansal dönüşüme örnek olan ve yüksek yapılaşma sürecinin görüldüğü Büyükdere Caddesi’nde karşılaşılan sorunlar giderilmeli, bu mekanın uluslar arası bir finans merkezi olması için gereken önlemler alınmalıdır. İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi de küresel kent söyleminde İstanbul’un yerini alması için önemli bir fırsattır. Eğer bu fırsatı iyi değerlendirirsek İstanbul’u

bütün güzellik ve özellikleriyle tanıtmış olacağız, çünkü İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi demek; kültür varlıklarımızın korunacağı ve sergileneceği müzelerin kurulması, tarihi binaların yenilenmesi ve yeni işlev kazanmaları ve de çok büyük bir turizm potansiyeline sahip olmak demektir. Bu durum da en azından Avrupa halkları düzeyinde İstanbul lehine bir kültür sinerjisi oluşturabilecek.

Kaynakça Castells, M., The Information City, Basil Blackwell, Oxford:1989 Eraydın, A., “Mekan Organizasyonuna İlişkin Değişen Paradigmalar”, Toplum Ve Bilim, Sayı:64-65, Birikim Yayınları, İstanbul:1996, Ss.53-57. Ercan, F., “Dünya Kentleri Ve Uluslar Arası Kentler: İstanbul”, Toplum Ve Bilim, Sayı:71, İstanbul:1996, S.68. Eş, M., Bilgi Toplumu Sürecinde Kentsel Dönüşüm: İstanbul Örneği, Kocaeli. Friedman, J. And Wolf, G., “World City Formation”, İnternetional Journal For Urban And Regional Reseach, Vol:6, No:3, 1982, S.319. Friedman, J., “ The World Hyphothesis”, Development And Change, Vol:17, 1986, S.70. Fujita, K., “A World City And Flexible Specialization: Restucturng Of Tokyo Metropolis”, İnternetional Journal For Urban And Regional Reseach, Vol:15, No:5, 1991, S.174. Keyder, Ç., “İstanbul’u Nasıl Satmalı”, İstanbul Dergisi, Sayı:3, İstanbul:1992, Ss.81-85. Öktem, B., Küresel Kent Söyleminin Kentsel Mekanı Dönüştürmedeki Rolü, İstanbul, 2005

28

Şubat 2010


DOSYA

İstanbul’un Kardeş Şehri Berlin Berlin ile İstanbul, 7 Kasım 1989 tarihinde Berlin’de dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen ile Berlin Belediye Başkanı Walter Momper arasında imzalanan bir protokolle Kardeş Şehir olmuşlardır. Berlin ile İstanbul’u kardeş şehir yapan protokolün beraberinde 1992 sonuna kadar geçerli bir işbirliği protokolü de imzalanmıştır. Berlin, çoğu Avrupa yerel yönetimi gibi “Kardeş Şehir” kavramının karşılığı olarak Amerikan kaynaklı “Sister City” ifadesinden çok “Partner City” ifadesini kullanmaktadır. Berlin ile İstanbul arasında kardeş şehir ilişkilerinin kurulmasında iki şehrin büyüklüklerinin, ülkelerinin kültürel, sanatsal, ekonomik ve sportif hayatındaki rollerinin yanı sıra 110 binden fazla göçmen Türk’ün yaşaması da büyük rol oynamıştır. Kardeş şehir ilişkilerinde gelişmiş ülkelerin göçmen nüfus unsuruna verdikleri önemden İBB Dış İlişkiler e-bülteni’nin Ocak 2010 sayısında da bahsedilmiştir. Berlin ve İstanbul arasında 4 Temmuz 2000 tarihinde Berlin’de düzenlenen Urban 21 Dünya Konferansı esnasında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ve Berlin Belediye Başkanı Eberhard Diepgen arasında bir İşbirliği Protokolü imzalanmıştır. İşbirliği Protokolü, kamu kurumları, meslek birlikleri ve STKlar gibi yerel paydaşların da iki şehrin ilişkilerinin geliştirilmesinde rol alması için yerel yönetimlerin inisiyatif almasını öngörmektedir. Protokol, mevcut ilişkilerin özellikle ekonomik ve yatırım alanlarında da geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. 25 Mayıs akşamı yapılan UEFA Şampiyonlar Ligi Final Maçı’nı izlemek üzere İstanbul’a bir ziyarette bulunan Berlin Belediye Başkanı Klaus Wowereit, 26 Mayıs 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bir İyi Niyet Mektubu imzalamıştır. Bu metin, mevcut ilişkileri, ekonomik, kentsel kalkınma ve kültürel konularda ilerletmek için tekrar bir niyet beyanı niteliği taşımaktadır. Mayıs 2005’teki ziyaretinin ardından Berlin Belediye Başkanı’nın inisiyatifiyle iki şehir arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla “Berlin Istanbul Network” ve “Türkische Kunst Verbindet” iki kardeş şehir derneği kurulmuştur. Aynı zamanda Almanya’nın başkenti ve 16 eyaletinden biri olan Berlin’in yönetimi 141 üyeli Temsilciler Meclisi ve 8 üye ile belediye başkanından oluşan Berlin Senatosu’nca

e-Bülten e-Bülten

29

yönetilmektedir. Almanya’da belediye başkan yardımcıları bürgermeister diye adlandırılırken belediye başkanı da oberbürgermeister olarak anılmaktadır. Berlin Belediye Başkanı aynı zamanda Berlin Eyalet Başbakanı, belediye başkan yardımcıları da bakan unvanını taşımaktadır. Belediye başkan yardımcıları ya da bakanlar, yerel yönetimin belli konularına odaklanan birer CEO gibi görev yapmaktadırlar (ör. Kentsel Kalkınmadan sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Ingeborg Junge-Reyer). Berlin’in şu anki Belediye Başkanı Klaus Wowereit, SPD (Sosyal Demokrat Parti) üyesi olup 2001 yılındaki seçimlerde ilk defa göreve gelmiş ve 2006 yılında yeniden seçilmiştir. Klaus Wowereit, Alman siyasi yaşamında çok önemli bir figür olup Türkiye’nin AB üyeliği sürecini desteklemekte ve çok kültürlü ve yabancılara karşı hoşgörülü bir toplum yapısını savunmaktadır. Berlin – İstanbul Kardeş Şehir ilişkileri, başlangıcından bu yana karşılıklı ziyaretler, çok ortaklı projeler ve artan bir işbirliği çerçevesinde gelişmektedir. İki ülke arasındaki yoğun kültürel ve ekonomik ilişkiler kardeş şehir ilişkileriyle de daha gelişmektedir. Belediyeler arası işbirliği örnekleri olarak 1996 yılında İBB’den 5 itfaiye görevlisinin 1 yıl süreyle Berlin’de itfaiyecilik eğitimi alması ve yine aynı yıl Berlin Kamu Yönetimi ve Hukuk Yüksek Okulu’ndan üç öğrencinin Kültür ve Spor A.Ş.’de staj yapmaları verilebilir. İstanbul’un Berlin ile kültürel ilişkileri, çoğu diğer kardeş şehrine kıyasla daha ileri bir durumdadır. Mart 1997’de “İstanbul’da Sınırsız Berlin” adlı bir etkinlik düzenlenmiş ve 40 Berlinli sanatçının katıldığı bu faaliyeti 52 bin İstanbullu takip etmiştir. Ekim 1998’de de bu sefer “Berlin’de Sınırsız İstanbul” adlı bir etkinlik düzenlenmiş ve bu etkinliğe 180 Türk sanatçı katılmıştır. Mart 2003’te ve Ekim 2005’te Berlin Filarmoni Orkestrası Yaylı Çalgılar Altılısı, CRR’de bir konser vermiş, Kasım 2006’da Berliner Ensemble’da İBB Şehir Tiyatroları sanatçıları “Danton’un Ölümü” adlı oyunu sergilemiştir. Mart 2006’da Berlin’de düzenlenen Berlin ITB Turizm Fuarı’nda İBB Turizm Atölyesi birinciliğe layık görülmüştür. Şubat 2009’da Berlin Film Festivali’nde İstanbul 2010 Ajansı Sinema Yönetmenliği, 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirilecek film projeleri hakkında film profesyonellerini bilgilendirmiştir. Mayıs –Haziran 2009’da Cihangir


Güzelleştirme Derneği, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ile Beyoğlu ve Mitte Belediyelerinin desteği ile Berlin ve İstanbul’da yaşayan sanatçıları “Komşular-Arası 01” projesi çerçevesinde buluşturmuş ve bununla İstanbul’un Cihangir semti ile Berlin’in Mitte – Wedding semtinde yaşayan sanatçıların birbirlerinin yaşam ve üretim alanlarını paylaşmalarına imkân sağlanması amaçlanmıştır. “Komşular-Arası 01” projesi kapsamında, tiyatrodan sinemaya, edebiyattan müziğe farklı disiplinlerden toplam 38 sanatçı, üçer haftalık iki dönemde birbirlerinin evlerinde misafir olmuştur. Haziran 2009’da Berlin Belediye Başkanı Klaus Wowereit iki şehrin Kardeş Şehir oluşunun 20. yılı şerefine düzenlenen “İstanbul’da Berlin Günleri” etkinliğine kalabalık bir heyet ile katılmıştır. Bu etkinlik, iki şehrin belediye başkanının da izlediği Berlinli ve İstanbullu genç sanatçılardan oluşan Young Euro Classic Berlin – İstanbul Orkestrası’nın Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda verdiği klasik müzik konseriyle başlamıştır. “İstanbul’da Berlin Günleri” çerçevesinde “İstanbul Kardeşleri” adlı sergi ve Aya İrini’de Anna Sophie Mutter konseri de düzenlenmiştir. “İstanbul’da Berlin Günleri” kültürel faaliyetlerin yanı sıra ekonomik ilişkilerin de güçlendirilmesi için önemli bir etkinlik olmuştur. 19 Haziran günü Berlin ve İstanbul Ticaret Odaları’nın işbirliğiyle “Yenilenebilir Enerjiler” konulu bir konferans gerçekleştirildi. Berlin Büyükşehir Belediye Başkanı Klaus Wowereit ve Berlin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Eric Schweitzer’ın hazır bulunduğu açılışta İBB’yi Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet temsil etmiştir. Konferansta Türkiye’deki enerji sektöründeki bazı firmaların temsilcileri, yenilenebilir enerjiler alanındaki enerji politikasının çerçeve koşulları ve bu sektöre yönelik yatırım teşviklerinin olanakları hakkında bilgi verdiler. Konferans kapsamında Yatırım Bölgesi olarak Berlin ve artan enerji ihtiyacıyla İstanbul ile Türkiye’deki Enerji Sektörüne Genel Bakış ve Yenilenebilir Enerjilerin Rolü konuları ele alındı. Son olarak devasa bir etkinlik olarak düzenlenen ve dünya liderlerinin de katıldığı Berlin Duvarı’nın Yıkılışı’nın 20. Yıldönümü etkinliklerine Berlin’in Kardeş Şehri İstanbul’u temsilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve beraberindeki heyet de katılmıştır. Etkinlik çerçeve-

sinde Berlin Sanat Akademisi’nde küratörlüğünü Çetin Güzelhan’ın yaptığı “İstanbul Next Wave” adlı sergi açılmıştır. Sergi, Türkiye’de sanatın son yüzyıldaki gelişimini ele almakta ve bilinenin aksine Türkiye’de çağdaş sanat akımlarının batıyla paralel bir seyir kaydettiğini göstermeyi amaçlamaktadır. İstanbul heyeti, Berlin Duvarı boyunca turla gezdirilmiş ve buradaki önemli Kentsel Dönüşüm Projeleri yerinde görülmüştür. Tur esnasında, Türklerin yoğun yaşadığı birleşmeden önce şehrin arka planında kalmış olan ancak birleşmeden sonra şehrin en önemli yerlerinden biri haline gelen Kreuzberg Bölgesi gezilmiş ve burada önceden depo ve antrepo olarak kullanılan mekânların nasıl sanat merkezi vb. şekilde yeniden değerlendirildiği görülmüştür. Tur, Berlin’in 2. Dünya Savaşı öncesi, Doğu Almanya Cumhuriyeti ve birleşme sonrası mimari gelişimini görmek açısından önemli bir fırsat olmuştur. 10 – 14 Mart 2010’da düzenlenecek olan ve Türkiye’nin resmi partner ülke olduğu Berlin ITB Turizm Fuarı’na İBB ve İstanbul 2010 Ajansı da katılacaktır. 2010 yılı sonlarında Fransız Kültür Merkezi, Alman Goethe-Institut ve İstanbul 2010 Ajansı Edebiyat Yönetmenliği’nin inisiyatifiyle Paris – Berlin – İstanbul’dan 27 yazar bir araya gelecektir. Berlin Kent Yönetimi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Metropolis adlı kuruluşun yönetim kurulu üyesidir ve aynı zamanda EUROCITIES’in aktif birer üyesidir. Berlin ve İstanbul arasındaki ilişkiler, bu zamana kadar yoğun olmasına karşın çoğu zaman Berlin’in inisiyatifiyle gerçekleşmiştir. Ancak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmaları çerçevesinde İstanbul kaynaklı ortak sanat ve kültür faaliyetlerinin de dikkat çekici hale geldiği görülmektedir. Berlin ile kardeş şehir ilişkilerinin geliştirilmesi için İstanbul Ticaret Odası ve STKlar ile daha güçlü bir koordinasyon kurulmasında yarar görülmektedir. İleriki dönemde gönüllülük esasına göre çalışan bir kardeş şehir derneğinin İstanbul’da tesis edilmesi halinde bu girişim, Berlin’de yaşayan Türklerle ve Berlin’deki STKlar, sanat ve kültür oluşumları ile daha yakın ilişkiler kurulması için çok önemli bir adım olacaktır.

30

Şubat 2010


Dünya Kentsel Forumu 5

Hüseyin Özgür ÜNSAL

Dünya Kentsel Forumlarının beşincisi 22–26 Mart 2010 tarihlerinde Rio de Janeiro’da (Brezilya) renovasyondan geçen Liman Depo Sahası’nda düzenlenecek olup İstanbul’da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu’nun ana temasını andıran Forum ana teması “Şehirde Yaşama Hakkı: Kentsel Ayrımın Yakınlaşması (The Right to City: Bridging the Urban Divide)” olarak belirlenmiştir. Forum, UNHabitat ve Rio de Janeiro Şehri ve Brezilya hükümetince organize edilmektedir. WUF5, Dünya Kentsel Kampanyası’nın (World Urban Campaign) başlatılmasına da sahne olacaktır. Forum, BM tarafından günümüzde dünyanın karşısındaki en ciddi sorunları ele almak için oluşturulmuştur: Hızlı kentselleşme ve toplum üzerindeki etkisi, şehirler, ekonomiler, iklim değişimi ve politikaları. Hâlihazırda dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşamaktadır ve şehirler tüm üretilen enerjinin üçte ikisinden fazlasını tüketmekte ve sera gazlarının da bir o kadarını atmosfere salmaktadır; 50 yıl içerisinde dünya nüfusunun üçte ikisinin şehirlerde yaşayacağı tahmin edilmektedir. Bu bağlamda şehirlerde artan yoksulluğun azaltılması, barınma, temiz su ve sanitasyon ile çevreyle dost, sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın sağlanması çok önemli gereklilikler halini almıştır. Arka Planı 1976’da Vancouver’da düzenlenen Habitat konferansı sonucu 1978’de Kenya’nın başkenti Nairobi’de BMHabitat genel merkezi kurulmuştur. Rio de Janeiro’da 1992 yılında düzenlenen Dünya Zirvesi (Earth Summit), sürdürülebilir gelişmeyi hedefleyen Yerel Gündem 21’i (Local Agenda 21) ortaya çıkarmıştır. Gündem 21, dört ana kısımdan oluşmaktadır. Bu kısımlar, “Sosyal ve Ekonomik Boyutlar”, “Kalkınma için Kaynakların Korunması ve Yönetimi”, “Başlıca Grupların (yerel yönetimler, STKlar, çocuklar, gençler ve kadınlar, iş dünyası ve çalışanlar) Rolünün Güçlendirilmesi” ve “Uygulama Yöntemleri’dir”.

e-Bülten e-Bülten

31

1996 yılında İstanbul’da düzenlenen Habitat II konferansının sonuç bildirgesi olan İstanbul İnsan Yerleşimleri Bildirgesi (İstanbul Declaration on Human Settlements) yerel yönetimleri, BM’nin Habitat Gündemi’ni gerçekleştirmekte en yakın ortağı olarak tanımıştır. 2000 yılında New York City’deki BM Genel Merkezi’nde yapılan Milenyum Zirvesi (Millennium Summit) ise 2015’e kadar gerçekleştirilmesi gereken Milenyum Kalkınma Hedefleri’nin (Millennium Development Goals – MDGs) 192 ülke ve 23 uluslararası örgüt tarafından benimsenmesini sağlamıştır. MDGs, sekiz ana başlıktan oluşmakta ve aşırı yoksulluğun, çocuk ölümlerinin azaltılmasını, AIDS gibi salgın hastalıklarla mücadele ve kalkınma için uluslararası ortaklıkların geliştirilmesini ön görmektedir. 2005 yılında yine New York City’deki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen Dünya Zirvesi’nde (World Summit) MDGs’nin gerçekleştirilmesi konusunda alınan yol ele alınmıştır. Dünya Kentsel Forumu, Habitat Gündemi’nin uygulamasında uluslararası desteğin koordinasyonunun güçlendirilmesi için Kentsel Çevre Forumu (Urban Environmental Forum) ve Kentsel Yoksulluk Uluslararası Forumu’nun (International Forum on Urban Poverty) tek bir teknik forum olarak birleştirilmesiyle BM tarafından tesis edilmiştir. Geçmiş forumlar şöyledir: Birincisi, 29 Nisan – 3 Mayıs 2002 tarihlerinde Nairobi’de (Kenya); İkincisi, 13 – 17 Eylül 2004 tarihlerinde Barselona’da (İspanya); Üçüncüsü, “Sürdürülebilir Şehirler – Fikirleri Faaliyete geçirmek (Sustainable Cities – Turning ideas into Action)” ana teması çerçevesinde 19 – 23 Haziran 2006 tarihlerinde Vancouver’da (Kanada);


Dördüncüsü, “Uyumlaştırılmış Kentleşme (Harmonized Urbanization)” ana teması çerçevesinde 3 – 6 Kasım 2008 tarihlerinde Nanjing’de (Çin Halk Cumhuriyeti) düzenlenmiştir.

WUF5’e Kimler Katılıyor? Rio de Janeiro’daki WUF5’e şu gruplar katılacaktır: Hükümet liderleri, Bakanlar (Ör. ABD İskan ve Kentsel Kalkınma Bakanı Shaun Donovan, İspanya İskan Bakanı Beatriz Corredor, Finlandiya İskan Bakanı Jan Vapaavuori), Belediye başkanları (Ör. Chicago Belediye Başkanı Richard Daley), Diplomatlar, Ulusal, bölgesel ve uluslararası yerel yönetim birliklerinin üyeleri, STKlar (Ör. ICLEI Başkanı David Cadman), Profesyoneller (Ör. Dünya Bankası Brezilya Ülke Direktörü Makhtar Diop), Akademisyenler (Ör. Nobel Barış Ödüllü Prof. Wangari Maathi), Kadın dernekleri, Gençlik grupları vd. WUF5’e toplam 15.000 civarında katılımcı beklenmektedir. Katılım ücretsiz olup katılımcıların seyahat, konaklama ve diğer masrafları kendilerince karşılanacaktır. WUF5’e Türkiye’den katılacak olan yaklaşık 50 kişilik delegasyonu Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) organize etmektedir. Konuyla ilgili bilgi için: Marmara Belediyeler Birliği Yeşim Bayraktaroğlu Tel: (212) 5273050 – 118 Faks: (212) 5265276 e-mail: yesim@marmara.gov.tr

Şehirde Yaşama Hakkının İleriye Taşınması (Taking forward the Right to the City): 23 Mart, 09.00 – 11.00 Bu oturumda şehirlerin kapsayıcı, katılımcı ve eşitlikçi olması için yürütülen konutlaşma politikaları ve ele alınacaktır. Kentsel Ayrımın Yakınlaşması (Bridging the Urban Divide): 23 Mart, 09.00 – 11.00 Şehir içerisindeki eşitsizlikler, yoksulluk ve gecekondulaşma konuları ele alınacaktır. Bu çerçevede “Dünya Şehirlerinin Durumu 2010 – 2011 (State of the World Cities 2010 – 2011)” adlı 300 dünya şehrinden bilgilerin yer aldığı bir rapor da katılımcılarla paylaşılacaktır. Barınmaya Eşit Erişim (Equal Access to Shelter): 24 Mart, 09.00 – 11.00 Bu oturumun katılımcıları arazi ve konuta daha geniş erişim için yürütülen politika ve faaliyetler ile gecekondulaşmanın önlenmesi konularını ele alacaklardır. Şehirlerde Kültürel Çeşitlilik (Cultural Diversity in Cities): 24 Mart, 09.00 – 11.00 Bu oturumda şehirlerin kültürel boyutunun sürdürülebilir, eşitlikçi ve kapsayıcı bir gelişmeye olan etkisi ele alınacaktır. Yönetişim ve Katılım (Governance and Participation): 25 Mart, 09.00 – 11.00 Bu oturum, şehir halkıyla bütünleşerek kapsayıcı ve eşitlikçi kentsel kalkınmayı güçlendiren demokratik şehir konseptinin temel unsurlarını ele alacaktır. Yerel karar alma süreçlerine halkın katılımı, eşit fırsatların tanınması, şeffaflık ve verimlilik konuları gündeme gelecektir. Kapsayıcı Sürdürülebilir Kentleşme (Inclusive Sustainable Urbanization): 25 Mart, 09.00 – 11.00 Bu oturumda çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal kapsayıcılığın şehirde yaşama hakkına ne gibi katkılarının olacağı ele alınacaktır. Oturumda, şehirlerin mevcut sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlarının çözümünde sürdürülebilir kentsel kalkınmanın alansal boyutları, iyi kentsel yönetişimin kritik rolü görüşülecektir. Oturumda sosyal, fiziksel ve çevresel zafiyetlere karşı entegre çözüm yaklaşımlarının getirilmesinin daha eşitlikçi şehirlerin ortaya çıkmasına katkısının ortaya konulması amaçlanmaktadır.

Dünya Kentsel Kampanyası (World Urban Campaign)

Tematik Açık Tartışmalar ve Sonuç Oturumları

WUF5, Dünya Kentsel Kampanyası’nın (World Urban Campaign) başlatılmasına da sahne olacaktır. Kampanya, küresel, ulusal ve yerel düzeyde kentsel politikaların geliştirilmesi için Forum tarafından oluşturulan bilgi, deneyim ve uzmanlık birikiminin ortaklar ve kurumlarca değerlendirilmesi amacıyla oluşturulmaktadır. Kampanya, sürdürülebilir kentleşmenin destekçisi olan Kampanya ortaklarını, belirli bir dizi hedef ve amaç ile araç ve yöntem üzerinde çalışmak üzere bir araya getirecektir.

Sabah saatlerinde düzenlenen oturumlardan sonra katılımcılar arasında daha yakın bir fikir alışverişinin sağlanması için Tematik Açık Tartışmalar düzenlenecektir. Bu sayede konuşmacılar ve diğer önde gelen konuklar, halkla etkileşim halinde sabah oturumlarında ele alınan konuları derinlemesine ele alabileceklerdir. Sonuç Oturumları ise konuşmacı ve katılımcıları bir araya getirecek ve düzenlenen tüm oturum, network çalışması, eğitim oturumu ve tematik açık tartışmalarda ele alınan konularda sonuçlar çıkartmak için düzenlenecektir.

Oturumlar

32

Şubat 2010


Yuvarlak Masa Toplantıları Katılımcı bakanlar, belediye başkanları, parlamenterler, ortak üniversiteler, iş dünyası temsilcileri, şehir araştırmacıları, Habitat uzmanları, gençler, kadınlar, STKlar, yerli halk temsilcileri için 12 yuvarlak masa toplantısı düzenlenecektir. Oturumların çoğu halka açık olacaktır ancak bazı oturumlar (ör. bakanlar toplantısı) için sınırlı katılım şartı vardır. Networking Etkinlikleri Katılımcı kuruluşlar veya kamu idarelerinin organize edeceği ve tüm katılımcıların katılıp karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağı, fikir yürüteceği 150 civarında networking etkinliği düzenlenecektir.

için önemli konuları birbirleriyle tartışabileceklerdir. Bu etkinlik çerçevesinde Gençler Yuvarlak Masa Toplantısı, Genç Konsey Üyeleri küresel ağ toplantısı, Gençler için ana sahne etkinliği ve Gençler danışma kurulu toplantıları yapılacaktır. Cinsiyet Eşitliği Faaliyet Asamblesi (Gender Equality Action Assembly) 19 – 20 Mart tarihlerinde BM-Habitat ilk Dünya Şehir Kadınları Asamblesi’ni (World Urban Women’s Assembly) düzenleyecektir. 2 günlük etkinlik çerçevesinde Cinsiyet Eşitliği Faaliyet Planı’nın önündeki engeller, ilerleme durumu, faaliyet ve politika tavsiyeleri ele alınacaktır. Fuar

Özel Oturumlar BM-Habitat ve ortaklarınca Özel Oturumlar düzenlenecektir. Özel Oturumlardan biri de 25 Mart günü BMHabitat tarafından 2007 yılında hazırlanan “Desentralizasyon Kılavuzu ve Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi (Guidelines on Decentralization and strenghtening of local authorities)” adlı yayında geçen dünya çapında başarılı politik, idari ve finansal desentralizasyon reformları ve gerekli kapasite artırımları için genel şartların ve dikkat edilmesi gereken hususların nasıl uygulamaya geçirileceğinin tartışılacağı “Uluslararası Desentralizasyon ve herkes için temel hizmetlere erişimin operasyonel hale getirilmesi (Operationalizing the international Guidelines on decentralisation, and access to basic services for all)” Özel Oturumudur. Dünya Kentsel Gençlik Asamblesi (World Urban Youth Assembly) 19 – 20 Mart tarihlerinde Dünya Kentsel Gençlik Asamblesi düzenlenecektir. Bu asamble ile gençler kendileri

e-Bülten e-Bülten

33

2

5000 m ’lik Fuar alanında, merkezi ve yerel yönetimlere, STKlara, şirketler vd. kentsel sürdürülebilirlik ile ilgili kurum ve kuruluşlara kentsel kalkınmadaki inovasyonlarının sergileme imkânı tanınmaktadır. Fuar 2 alanında 9 m ’lik standart bir tanıtım alanı $990’a kiralanmaktadır. Fuar alanında farklı boyutlarda ve fiyatlarda tanıtım alanları da bulunmaktadır. Fuar alanında yer rezerve etmek için son tarih 21 Şubat’tır. Sergi alanıyla ilgili başvuru ve genel sorular için: Tel: +254 20 7623397 Faks: +254 20 7623477 e-mail: wufexhibition@unhabitat.org Web: www.unhabitat.org/wuf Diğer Etkinlikler WUF5 boyunca yan etkinlikler, etkinlik öncesi katılımcı ve konuşmacılar arası toplantılar, özel sektör etkinlikleri ve iş dünyası toplantıları da düzenlenecektir.


KURULUŞ METROPOLIS (Dünya Büyük Metropoller Teşkilatı) Hulusi KÖSE

2

Metropolis, Dünya Büyük Metropoller Teşkilatı’dır. Metropolis aynı zamanda Birleşik Kentler ve Yerel Yönetim Teşkilatı’nın (UCLG) metropollerle ilgili kısmıdır. Tarihçe Metropolis, 1984 yılında Ille – de – France Bölgesel Konseyi Başkanı Michel Giraud’un Abidjan (Fil Dişi Sahili), Addis Ababa (Etiyopya), Barselona (İspanya), Buenos Aires (Arjantin), Kahire (Mısır), Colombo (Sri Lanka), Londra (İngiltere), Los Angeles (ABD), Mexico City (Meksika), New York (ABD), Tokyo (Japonya) ve Torino’dan (İtalya) temsilcileri bir toplantı için çağırmasıyla kurulmuştur. Bu toplantı, Dünya Büyük Metropoller Teşkilatı’nın kurulmasıyla sonuçlanmış, bu toplantıya katılanlar kurucu üye olarak kabul edilmiş ve bu toplantı Teşkilatın ilk kongresi olmuştur. Kuruluşundan bu yana Metropolis, kentsel konularda önemli bir kuruluş haline gelen , Birleşmiş Milletlerce tanınan ve OECD’de Kentsel İşler Grubu’nda gözlemci statüsü kazanan uluslararası bir forum olarak çalışmalarına devam etmektedir. Metropolis’in Kuruluş Amacı Metropolis’in kuruluş amacı; üyeleri (yerel ve büyükşehir yönetimleri) arasında işbirliği ve bilgi – deneyim alışverişi sağlamak, büyükşehir yönetimlerinin diğer yerel yönetim teşkilatları, uluslararası örgütler ve sivil toplumla işbirliği yapmasına olumlu katkıda bulunmak ve uluslararası misyonuyla bölgesel girişimler arasında bir denge kurarak üye sayısını artırmaktır. Metropolis, şehirlerin çıkarlarını uluslararası forumlarda temsil eden bir teşkilattır. 1985 yılında kurulan bu teşkilat, dünyanın çeşitli köşelerinden sayısı 110’u geçen üyeleriyle büyük şehirleri ilgilendiren sorunları ve konuları ele alan uluslararası bir forumdur. Metropolis, Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası ve diğer örgütlerce tanınan önemli bir uluslararası organizasyondur. Üye Şehirler Şu an itibarıyla Dünyanın dört bir yanından 110‘u aşan metropol yönetimi Metropolis üyesidir. Bu metropollerin hepsi ya bir milyonu aşkın nüfusa sahip yerleşim yerleri ya da 250.000’i aşkın nüfusa sahip başkentlerdir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 18 Nisan 1995 tarihinde Metropolis’e üye olmuştur. (Yönetim Kurulu Üyesi) ANA FAALİYETLER Metropolis Teşkilatı, uluslararası işbirliği için pek çok fırsat sunmaktadır. Teknik becerilerin ve üye şehirler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için bir ortam yaratmaktadır. Metropolis’in ana faaliyetleri şunlardır:

     

2

Üç Yılda Bir Düzenlenen Kongreler Daimi Komisyonlar Teknik Destek Eğitim Teşkilatın Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Toplantıları (Yılda bir) Yayınlar, Raporlar, Bültenler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanı

34

Şubat 2010


Üç Yılda Bir Düzenlenen Kongreler Her üç yılda bir, Metropolis, kendisine yön veren büyük ölçekli bir kongre düzenlemektedir. Bu kongrelerde üyeler arasında kentsel gelişim, ekonomik, sosyal, alan düzenleme ve planlamayla ilgili konular ele alınmaktadır. Her kongre arasında, Metropolis üyeleri, diğer üyelerle birlikte kentler konulu araştırma projeleri üzerinde çalışırlar. Komisyonların çalışmaları sonucu elde edilen sonuçlar, kongre bünyesinde düzenlenen çalıştaylarda ilgililere aktarılır. Kongreler, Metropolis üyelerine ve kentsel planlama ve gelişim konularına ilgi duyan herkese açıktır. Bugüne değin düzenlenmiş olan Metropolis kongreleri şöyledir: Metropolis 2008 “Connecting Cities/Şehirleri Birleştirmek” Sydney (Avustralya) Metropolis 2005 “Gelenek ve Dönüşüm: Şehirlerin Geleceği” Berlin (Almanya) Metropolis 2002 “Yeni Binyılda Büyükşehir Yönetişimi” Seul (Güney Kore) Metropolis ’99 “Dünya Vatandaşları için Bir Şehirler Ağı” Barselona (İspanya) Metropolis ’96 “Halk için Bir Metropol, Dünya Vatandaşları Arasında Dayanışma Kurmaya Çalışmak” Tokyo (Japonya) Metropolis ’93 “Şehir Halkı ve İstikrarlı Kalkınma”, Montreal (Kanada) Metropolis ’90 “Yükselen Metropoller”, Melbourne (Avustralya) Metropolis ’87 “Tüm Metropoller için Daha İyi Bir Yaşam”, Mexico City (Meksika) Metropolis ’84 “3. Binyıl’ın Şafağında Büyük Metropol Bölgeleri için Ne Tür Bir Kalkınma”, Paris (Fransa)

NOT: 2011 Metropolis Dünya Kongresi Kahire‘nin (Mısır) evsahipliğinde gerçekleşecektir. Daimi Komisyonlar Bazen her üç yılda bir, bazen her iki yılda bir (1999 – 2002, 2002 – 2005, 2006 -2008, 2009 – 2011) Metropolis üyeleri

e-Bülten e-Bülten

35

diğer üyeler ile birlikte komisyon olarak adlandırılan büyük araştırma projelerinde çalışırlar. Komisyonların amacı; büyük metropollerde uygulanan kentsel gelişim projelerini bir araya getirmek ve aktif bir işbirliği sayesinde bilgi ve deneyim alışverişini teşvik etmektir. Komisyonlar, Teşkilatın Genel Kurulu’nca seçilen belli konuları ele alırlar. Tüm Metropolis üyeleri, tanınmış uluslararası örgütler ve dışarıdan ortaklar, komisyonların çalışmalarına katılabilirler. Komisyonlar, genellikle ortalama olarak 12 üye şehirden oluşurlar. Komisyonların başkanı ve başkan yardımcısı olarak seçilen üye şehirler, çalışmaların yürütülmesinden ve kapsamlı raporların hazırlanmasından tamamıyla sorumludurlar. METROPOLIS 2009 – 2011 Dönemi Komisyonları Metropolis Daimi Komisyonları; katılımcı şehirlerin katkısını artırır ve diğer örgütlerle işbirliğini güçlendirir. Daimi komisyonların faaliyetleri ve elde ettiği sonuçlar, ilgilenen Metropolis ve UCLG üyelerinin katılımına açıktır. 2009 – 2011 dönemi komisyonları şunlardır: Komisyon 1: Eko – Bölgeler – Gıda Güvenliği Komisyon 2: Kentsel Büyümenin Yönetilmesi Komisyon 3: Bütüncül Kentsel Yönetişim Komisyon 4: Mega Kentler Komisyon 5: Kentsel İnovasyon İçin Ortaklık Komisyon 6: Şehirler Bankası Komisyon 7: Metropol Kadınları Uluslararası İletişim Ağı İBB İle METROPOLIS arasındaki İlişkiler İstanbul Büyükşehir Belediyesi Metropolis’e 1986’dan bu yana üye olmakla beraber aynı zamanda Yönetim Kurulu üyesidir. (Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1994 yılına kadar hiçbir faaliyete katılmamış ve üyelik ücretini ödememiştir; 1994’ten sonra bu teşkilatta aktif bir rol oynamaya başlamıştır; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Metropolis’e resmen üyeliği İçişleri Bakanlığı’nca 1996’da onaylanmıştır). Şu ana kadar İBB ile Metropolis’in ilişkilerini özetlersek;  07 Mayıs 2001 tarihinde Rio de Janeiro’da düzenlenen Metropolis Yönetim Kurulu ve Daimi Komisyonlar Tolantısına dönemin İstanbul Belediye Başkanı Sayın Ali Müfit GÜRTUNA başkanlığındaki İstanbul heyeti katılmıştır. Ayrıca İstanbul Heyeti Bilgi Toplumu ve Şehir konulu daimi komisyona dinleyici olarak katılmıştır.  2002 yılında Seul’da (Güney Kore) “Yeni Binyılda Metropol Yönetişimi” adlı Metropolis 2002 Kongresi, Yönetim Kurulu ve 2002 Genel Kurul’u düzenlenmiştir. İstanbul, Havana (Küba), Montreal (Kanada), Addis Ababa (Etiyopya), Rio de Janerio (Brezilya) ve Seul (Güney Kore) şehirleri, Metropolis ödüllerine layık görülmüşlerdir.


NOT: İstanbul, Haliç çevre Koruma Projesiyle 2002 yılında Metropolis Ödülü’ne layık görülmüştür.  12 – 13 Mayıs 2003 tarihinde Avustralya’nın Melbourne kentinde düzenlenen Metropolis 5. Komisyon Toplantısına İBB’yi temsilen dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı Sayın Mehmet Çelen ve dönemin Bilgi İşlem Müdürü Behram Ayazdır katılmıştır.  28 Eylül – 1 Ekim 2003 tarihleri arasında Metropolis Yönetim Kurulu Toplantısı İstanbul’da düzenlenmiştir. Ayrıca 29 Eylül 2003 tarihinde Metropol Performans Ölçümü ve Kentsel Ulaşım Yönetimi Daimi Komisyon toplantıları da İstanbul’da yapılmıştır.  11 -15 Mayıs 2005 tarihinde Almanya’nın Berlin kentinde gerçekleştirilen Metropolis 8. Dünya Kongresi, Yönetim ve İcra Kurulları ve İhtisas Komisyonları toplantısına dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili Sayın İdris Güllüce başkanlığındaki İstanbul Heyeti katılmıştır.  2002 – 2005 döneminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi; Metropol Yönetişimi, Kentsel Yoksulluk ve Çevre, Kentsel Ulaşım Yönetimi, Metropol Performans Yönetimi ile Su Yönetimi Daimi Komisyonları’na katılarak faaliyet göstermiştir.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi ayrıca Metropolis’in 2005 – 2008 dönemi için oluşturulan Kentsel Ulaşım Yönetimi Daimi Komisyonu’na katılarak faaliyet göstermiştir.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi 20-25 Ekim 2008 tarihinde Sydney’de yapılan 9. Metropolis Dünya Kongresine katılmıştır. İBB’nin ilgili Birimleri; Komisyon 2 (Finansman ve Altyapı ve Kamu - /Özel Sektör Ortaklığı (KÖSO) ve Komisyon 4 (Kentsel Ulaşım Yönetimi) toplantılarına katılmışlardır.  2009 tarihinde METROPOLİS 2009-2011 Daimi Komisyonlarına Belediyemizin aşağıdaki birimleri üye olmuşlardır: Komisyon 4 (Mega Kentler): Şehir Aydınlatma Müdürlüğü Komisyon 5 (Kentsel İnovasyon için Ortaklık): İSTAÇ A.Ş. Stratejik Planlama Birimi, Çevre Koruma Müdürlüğü, İSBAK A.Ş. Satın Alma Birimi, İSPARK Etüt Proje Birimi, Şehir Aydınlatma Müdürlüğü NOT: Komisyonlara üyelik ücretsizdir.

İBB olarak dünyanın en önemli yerel yönetimler birliğinden biri olan Metropolis’in çalışmalarına daha aktif olarak katılmalı, bilgi ve tecrübe paylaşımının hızlandırılarak İstanbul’un dünya kentleri içerisindeki rolü ve etkisi daha da artırılmalıdır. Bu kapsamda 2009 yılı sonunda Metropolis’in 2009 -2011 dönemi Daimi Komisyonlarına İBB’nin ilgili birimleri üye olmuşlardır. 2010 ve sonraki dönemlerde de bu komisyonlarda ve yönetimlerinde daha aktif almayı hedeflemekteyiz. Metropolis Yürütme Kurulu Başkanı Jean – Paul Huchon

Başkanlık ve Yönetim Kurulu Yürütme Komitesi Başkan: Bölgesel Konsey Başkanı Jean – Paul Huchon, Paris Ile – de – France(Fransa) Avrupa’dan Sorumlu Birinci Başkan Yardımcısı: Belediye Başkanı Jordi Hereu, Barselona (İspanya) Asya – Pasifik’ten Sorumlu Başkan Yardımcısı: Victoria Eyaleti Planlama Bakanı Justin Madden, Melbourne (Avustralya) Kuzey Amerika’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Haznedar: Belediye Başkanı Gerald Tremblay, Montreal (Kanada) Afrika’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı: Vali Djedji Amondji Pierre, Abidjan (Fil Dişi Sahili) Latin Amerika ve Karayipler’den Sorumlu Başkan Yardımcısı: Vali Jose SERRA, Sao Paulo (Brezilya) Avrupa’dan Sorumlu Bölgesel Başkan Yardımcısı: Kentsel Kalkınmadan sorumlu Senatör Ingeborg Junge – Reyer, Berlin (Almanya) Asya – Pasifik Sorumlu Bölgesel Başkan Yardımcısı: Belediye Başkanı Oh Se – hoon, Seul (Güney Kore) Kuzey Amerika’dan Sorumlu Bölgesel Başkan Yardımcısı: Vali Enrique Pena Nieto, Mexico City (Meksika) Afrika’dan Sorumlu Bölgesel Başkan Yardımcısı: Belediye Başkanı Andy Rajoelina, Antananarivo (Madagaskar) Latin Amerika ve Karayipler’den Sorumlu Bölgesel Başkan Yardımcısı: Belediye Başkanı Juan Contiro Aslan, Havana (Küba)

Genel Sekreter Personeli: Genel Sekreter: Josep Roig Genel Sekreter Vekili: Christine Piquemal Metropolis Genel Sekreterliği: Adres: Avinyo, 15 08002 Barcelona, Spain Tel: +34 93 3429460 Faks: +34 93 3429466 e – mail: metropolis@mail.bcn.es

36

Şubat 2010


e-Bülten

e-Bülten

2010 ŞUBAT - MART ULUSLARARASI ETKİNLİK TAKVİMİ 37 ETKİNLİK ADI

KATEGORİ

TARİH

YER

The Future of Cities Conference

KONUTLAŞMA VE İMAR

8 Şubat-9 Şubat 2010

Londra, İngiltere

EURASIA Rail 2010

ULAŞIM

9-11 Şubat 2010

Hilton, İstanbul

KATILIM ÜCRETİ

TELEFON

E-MAİL

WEB

KISA TANITIM

Belediye birimleri için 8 Aralık 2009’dan önce 799.25, 8 Aralık 2009’dan sonra ise 914.25 sterlin’dir.

+ 44 (0) 20 73 21 20 45

conferences@chatham house.org.uk

http://www.chathamhouse.org.uk/ cities2010/

Şehirlerin Geleceği 2010 Konferansı, hızlı bir kentsel gelişim nasıl planlanır, yönetilir ve finanse edilir gibi sorulara cevap arayacaktır

2 günlük Konferans ve Konferans öncesi çalıştay: $5390, 2 günlük Konferans $3990

+971 4 7094514

parveen.sekhon@terra pinn.com

http://www.terrapinn.com/2010/rai leurasia/

Konuşmacı listesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Tahran Belediye Başkanı Mohamed Bagher Ghalibaf da gözükmektedir

14. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde kapılarını bir kez daha açmaya hazırlanıyor. Asya'yı içine alan her bölgenin yanı sıra dünyanın dört bir yanından binlerce firmanın katıldığı EMITT 2010 Fuarı, geçen yıl başlattığı konuk ülke uygulaması kapsamında bu kez Mısır'ı ağırlıyor.

EMITT 2010 14. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm&Seyahat Fuarı

KÜLTÜR VE TURİZM

11-14 Şubat 2010

İstanbul, Türkiye

0 212 233 97 54

hacer@ekinyazim.com

http://www.emittistanbul.com/inde x_tr.asp

4th Sea Vessels, Equipment and Accessories Fair Eurasia Boat Show 2010

ULAŞIM

12-21 Şubat 2010

CNR Expo Center, İstanbul

+90 212 4657474

murat.arslan@cnr.net

http://www.avrasyaboatshow.com /content/en_index.asp

BIT Milano Turizm Fuarı

KÜLTÜR VE TURİZM

18-21 Şubat 2010

Milano, İtalya

+39 02 34 98 43 41

bit@fieramilanoexpocts .it

http://www.bit.fieramilanoexpocts. it/?id=Mi0xODAtei1FTkcg

e-Bülten

İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen ve dünyanın en önemli turizm fuarlarından olan Milano Uluslararası Turizm Borsası (BIT), 2010 yılında 30. kez gerçekleştirilecektir.


9th Regional training course on earthquake vulnerability reduction for cities

AFET VE ACİL DURUMLAR

4. Küresel Hasta Kongresi, Sağlık Sistemlerinin Dünya Çapında Güçlendirilmesi WACAP 2010 The 7th Forum of the World Alliance of Cities Against Poverty (WACAP)

22 Şubat 05 Mart 2010

Bangkok, Tayland

$40 + $2000 (kurs ücreti)

+66 02 2980681-92

tedadpc@adpc.net

http://www.adpc.net/v2007/Downl oads/2009/Sep/EVRC9_Brochure.pdf

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER

23-25 Şubat 2010

Hyatt Regency Hotel

Katılacak organizasyonun büyüklüğüne göre değişmekte

+44 20 7721 7508

info@patientsorganizati ons.org

www.patientsorganizations.org

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER

24-26 Şubat 2009

Konferansa katılım ücretsiz

+31 (0)252 360 130

info@wacap2010rotterdam.nl

24-26 Şubat 2010

Karlsruhe, Almanya

day ticket (exhibition): 20 € day ticket reduced (exhibition): 10 € (by presenting a valid identification for students, apprentices, unemploye d persons, pensioners or disabled persons)

+49 721 37205183

marcoliver.dopf@kmkg.de

http://www.it-trans.org/

60327236611-

chwap@marcusevansk l.com

www.marcusevansassets.com

IT-TRANS - IT Solutions for Public Transport

ULAŞIM

4. Yıllık Kentsel gelişim Konferansı

KENTSEL KALKINMA VE EKONOMİ

28 Şubat – 01 Mart 2010

Amman / Ürdün

Mobility Forum Meeting

ULAŞIM

2-4 Mart 2010

Münih, Almanya

ITB Berlin 2010

KÜLTÜR VE TURİZM

10-14 Mart 2010

Berlin, Almanya

Yoksullukla mücadele etme yolları nelerdir? Küresel sorunlara ( açlık, susuzluk vs.) karşı yerel çözümler neler olabilir?

Teması: “Gelecekte kentsel ulaşımı nasıl finanse edebiliriz?”

+ 49 (0) 30 30 38 21 13

itb@messe-berlin.de

38 38

http://www1.messeberlin.de/vip8_1/website/Internet/I nternet/www.itbberlin/englisch/index.html

ITB (Uluslararası Turizm Borsası) Berlin dünyanın en önemli turizm fuarı olarak bilinmektedir ve 2010’da 44. kez gerçekleştirilecektir.

Şubat 2010


e-Bülten

e-Bülten

KÜLTÜR VE TURİZM

10-13 Mart 2010

Bologna, İtalya

Seminar of the European Platform of local/regional authorities for development

SİYASİ LİDERLER BULUŞMASI

10-11 Mart 2010

Bükreş, Romanya

International Conference of Innovative Cities

DİĞER

10-13 Mart 2010

Curibata, Brezilya

EuroMediterranean Ministerial Meeting on Water

SU VE SANİTASYON

13-14 Mart 2010

Barselona, İspanya

ISPRS Konsey Toplantısı

TEKNOLOJİ

14-17 Mart 2010

Hayfa, İsrail

Workshop on ″Core Spatial Databases Updating, Maintenance & Services - from Theory to Practice″

TEKNOLOJİ

15-17 Mart 2010

Hayfa, İsrail

17-20 Mart 2010

Moskova, Rusya

julie.herve@eurocities. eu

http://www.eurocities.eu/main.php

cemr@ccre.org

www.ccre.org

39

EUROCITIES Culture Forum

MITT 2010 Moskova Turizm Fuarı

e-Bülten

KÜLTÜR VE TURİZM

+ 33 1 44505959

(Site henüz yapım aşamasında olduğu için detaylı bilgi edilinememektedir.)

http://www.cidadesinovadoras.org .br/english/

Uluslararası Yenilikçi Şehirler 2010 Konferansı Brezilya’nın Curibata şehrinde gerçekleştirilecektir

zamanda BM Uluslararası Kültürlerin Yakınlaşması Yılı çerçevesinde.

+34 93 3428764

e.bilsky@citieslocalgovernments.org

http://www.citieslocalgovernments.org

Ücretsiz

+86 10 68424072

chenjun@nsdi.gov.cn

www.isprs.org

Ücretsiz

+972 48 240418

peled@geo.haifa.ac.il

http://geo.haifa.ac.il/~isprs/HaifaJ ointWS

+7 (495) 935 73 50

sviridova@ite-expo.ru

http://www.mitt.ru/en/

MITT, dünyanın önemli turizm fuarları arasında yer almaktadır.


World Urban Forum 5:The Right to the CityBridging the Urban Divide

KENTSEL KALKINMA VE EKONOMİ

22-26 Mart 2010

Rio de Janeiro, Brezilya

+254 20 7623334 / 762 3903,

Arap Kentleri’nin Kalkınmasında Kadın Ve Gençlik Konferansı

KENTSEL KALKINMA VE EKONOMİ

22-24 Mart 2010

Kahire / Mısır

96524820483-

WG Social Inclusion meeting

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER

25-26 Mart 2010

Grenoble, Fransa

UCLG Executive Bureau

SİYASİ LİDERLER BULUŞMASI

Mart 2010 (değişebi lir)

Chicago, ABD

+ 33 1 44505959

wuf@unhabitat.org

www.unhabitat.org/wuf

www.arab-api.org

cemr@ccre.org

www.ccre.org

Birleşmiş Milletler’in insan yerleşimleri organı “UNHABITAT” tarafından 5.si organize edilen forumda “Kentsel Bölünmeyi Birleştirmek” teması ekseninde fikir ve bilgi paylaşımı gerçekleşecektir.

40 40 Şubat 2010


YAYIN EKİBİ Selamettin ERMİŞ - İBB Dış İlişkiler Müdürü Nuray HATIRNAZ - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Remzi ÖZTÜRK - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Dış İlişkiler Uzmanları:

Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyup YILDIRIM Fatma TURNA Hulusi KÖSE Hüseyin Özgür ÜNSAL Özgün SUBAŞI Yasin Ali SALMAZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü

Kemalpaşa Mahallesi Şehzadebaşı Caddesi No.25 Fatih / İstanbul, 34134  (+90) 212 455 21 85 (+90) 212 455 26 42 irelations@ibb.gov.tr www.ibb.gov.tr/frelations

e-bülten’i takip etmek için irelations@ibb.gov.tr adresine subscribe ebülten konulu boş e-posta atmanız veya www.ibb.gov.tr/frelations sitesine girerek e-mail listesine kayıt olmanız yeterli olacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır. Bültende yer alan haberler ve içeriklerin sorumlulukları yayın ekibine aittir. Her hakkı saklıdır. Kaynak belirterek alıntı yapabilirsiniz.

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-mail atınız.

e-Bülten e-Bülten

41


Şubat 2009