Page 1

PETERSBURGLU GAZETECİLER İSTANBUL’UN KİTABINI YAZACAK

-Bülten

İstanbul ve Uluslararası Kent Gündemi Bülteni

Nisan 2010 Sayı. 06

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

5. Uluslarararası Lale Festivali

Almanya Başkonsolosu:

Kardeş Şehrimiz:

Saraybosna Sevgilim

İstanbul’da Herşey Mümkün

BAŞKAN TOPBAŞ KONSOLOSLARI EMİRGAN’DA AĞIRLADI


Bu sayıda...

SÖZE BAŞLARKEN

BAŞKAN TOPBAŞ, KONSOLOSLARI EMİRGAN’DA AĞIRLADI

Laleler Şehrini Tanıtmak İstanbul’un laleler ile süslendiği, konuklarımızın İstanbul’a hayranlığını bir kat daha artıran ve bunun yanısıra bizim açımızdan yoğun bir ayı daha geride bıraktık. Heyetleriyle toplantılarıyla etkinlikleriyle... İlkini geçen yıl düzenlediğimiz ve artık geleneksel hale gelme yolunda ilerleyen Başkan Sayın Kadir Topbaş’ın İstanbul’daki başkonsolos, konsolos ve fahri konsoloslarla kısaca yabancı misyon temsilcileriyle buluşmasının ikincisini gerçekleştirdik. Başkanın konuklarını Emirgan Korusunda Beyaz Köşk’te ağırladığı kahvaltının Lale Festivaline denk gelmesi ise ayrı bir güzellik oldu. Biliyorsunuz Almanya Şansölyesi Sayın Merkel ve beraberindek kalabalık heyetle düzenlediği gezinin bir kısmı İstanbul’da geçti Bu heyetle işbirliği amaçlı bir toplantı gerçekleştirdik. İştiraklerin katılımı ile yapılan bu toplantı şirketlerimizin yurtdışı operasyonlarını ve ekonomik ilişkilerini geliştirmeleri açısından faydalı oldu. Bunların yanısıra birçok heyete evsahipliği yaptık ve İstanbul’u ve Büyükşehir Belediyesini anlattık. Bu bültene göstermiş olduğunuz ilgi ve beğeniye teşekkür ederiz ve o kadar işyükünün arasında bu bülteni çıkarmak için ekstra gayret sarf eden arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Bu sayıda, kardeş şehirlerimizden Saraybosna Dosyamızı, Avrupa Bölgeler Asemblesi Dosyasını, Belediyecilik alanında bir örnek uygulama ile ilgili bilgileri ve bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Lale Festivali hakkında geniş bilgiler ihtiva eden bir dergi ile sizleri başbaşa bırakıyoruz.

Selamettin ERMİŞ

Dış İlişkiler Müdürü

LALELER İSTANBUL'U KUŞATTI, FESTİVAL BAŞLADI

ALMANYA ŞANSÖLYESİ MERKEL, ..BAŞKAN TOPBAŞ’LA GÖRÜŞTÜ Büyükşehir Yetkilileri Alman Heyeti'yle ..işbirliği ..İçin bir araya geldi

Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi’nden Belediyemize Çevre Ödülü Petersburglu Gazetecilerin Gözünden İstanbul SURİYE – TÜRKİYE E-BELEDİYE ÇALIŞTAYI Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi’nden ..Belediyemize Ziyaret JADE Projesi’ne AB Komisyonu’ndan onay MİPİM Emlak Fuarı’na Katıldık

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-maillerinizi iletebilirsiniz


RÖPORTAJ ALMANYA İSTANBUL BAŞKONSOLOSU BRITINA WAGENER: -

-

-

“Her şeyin mümkün olabilme fikrini seviyorum. Bu, İstanbul’u benim için oldukça çekici kılıyor.” “Mesela bu muhteşem manzara… Boğaz inanılmaz bir yer. Şehrin ortasından alışageldiğimiz üzere bir nehir akmıyor, şehrin ortasından bir deniz geçiyor. Bu, İstanbul’u çok özel kılıyor.” “Türkiye ve İstanbul kültürlerin kesişme noktası. Farklı kültürlerle, hayat tarzlarıyla ve değerlerle tanışıp, onları deneyim edebileceğiniz bir yer.” “Ticaret fuarlarına katılan şirketleri davet ediyoruz ve onlar bize Alman firmalarının burada neler yaptığını anlatıyorlar.”

DÜNYADAN ABD’de Dünya Lale Zirvesi Çin’de Uluslararası Altyapı Yatırım & İnşaat Forumu Alternatif Yakıtlar ve Araçlar Ulusal Konferansı ve Fuarı İspanya Güneş Enerjisinde ABD’yi Sollayacak Yeni Ekonomi İçin Yeni Ortaklık: Şehirlerdeki Yenilik Hareketi Şanghay, 2010 Expo’ya Hazırlanıyor Suudi Arabistan’da İslam Ülkeleri Mimari Miras Konferansı

Kuruluş: Avrupa Bölgeler Asamblesi

E. Ceren OCAK

Örnek Uygulama: Almanya'dan Habitat Ödüllü Uygulama Gülgün ŞAHİN Özgün ŞUBAŞI

Kardeş Şehir: Saraybosna Sevgilim

Etkinlik

"İstanbul'da Lale Zamanı"

Etkinlik Takvimi: Nisan 2010 Mayıs 2010

Derya EREN Eyyup YILDIRIM

Hulusi KÖSE

Ayşe EKMEKÇİ

Şubat 2010


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, Emirgan Beyaz Köşk’te İstanbul’da görev yapan konsoloslar ile kahvaltıda buluştu. Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün koordinasyonunda gerçekleşen kahvaltıya 85 başkonsolos, konsolos ve fahri konsolos katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Kadir Topbaş, ülkeleri adına hizmet veren, yerel ve merkezi yönetimlerle ilişkileri geliştiren başkonsoloslarla daha yakın ilişkiler kurmayı istediklerini ancak Avrupa’nın 23 ülkesinden büyük olan İstanbul’u yönetirken sıkça bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını ifade ederek, zaman zaman bu tür toplantılarda buluşmanın ilişkileri daha da geliştirdiğini ve eksiklikleri giderdiğini söyledi. İstanbul’un sevda şehri olduğunu ve bu nedenle görev süresi dolduktan sonra bile İstanbul’da yaşamayı isteyen başkonsolosların olabileceğini dile getiren Başkan Topbaş şöyle konuştu; “Lale Festivali’nin yapıldığı Emirgan Korusu’nun görülmeye değer güzellikte olduğunu sayın başkonsoloslarımız da belirtti. Laleyi evi İstanbul’a geri döndürdük ve laleyle güzelliklerimizi başkonsoloslarımıza göstermek için kendilerini buraya davet ettik. Ayrıca tabiatla temas ve insanlarla bir araya gelme imkânı ne kadar fazlaysa, sosyalleşme ve ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesi de o kadar fazla oluyor.”

3


Dünyada barışın, güzelliklerin yansımasını arzu ettiklerinin altını çizen Topbaş, “Dünyada bir takım sıkıntı ve olumsuzlukların ortadan kalkmasını, açlık ve sefaletin, kan ve gözyaşının olmamasını arzu ediyoruz. Hepimizin insan olarak bunda sorumluluğumuz var. Bu yüzyılımız bunları kabul edecek ve tahammül edecek noktada değil” şeklinde konuştu. Toplantıda en kıdemli olması nedeniyle başkonsoloslar adına konuşan Sırbistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Dragan Markovic de İstanbul gibi güzel bir kentte görev yapmaktan mutluluk duyduklarını ve şehrin son yıllardaki gelişmesini yakinen takip ettiklerini ifade ederek, Başkan Kadir Topbaş’a daveti nedeniyle teşekkür etti.

Başkan Topbaş, daha sonra konuklarla Emirgan’daki lale bahçelerini gezdi ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

4


Laleler İstanbul'u kuşattı, festival başladı

“5. Uluslararası Lale Festivali”, Emirgan Korusu'nda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, laleyi tekrar anavatanı İstanbul ile buluşturmanın 5. yılında bunun mutluluğunu bir kez daha yaşadıklarını belirterek, Amsterdam'a 6 yıl önce yaptığı bir gezide oradaki bir çiçek mezat salonunu ziyaret ettiğini ve laleyi İstanbul'a yeniden getirmeye karar verdiğini söyledi. “150 yıl önce ülkemizden ayrılan lalenin İstanbul'a geri dönmesi gerekiyordu” diyen Başkan Kadir Topbaş, serüveni Ortaasya'dan başlayan lalenin 300 yıl boyunca Osmanlı topraklarında kendini hissettirdiğini ve o dönemlerde 1500 civarında lale türünün üretildiğini kaydetti. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul'un lalesiyle buluşması kadar güzel bir duygunun olamayacağının altını çizen Başkan Topbaş, bu yıl dikilen ve dağıtılan 10 milyona yakın lalenin tamamının Türkiye’de üretildiğine dikkat çekti.

5


En büyük idealinin, İstanbul'da bir mezat salonu kurarak, köylülerin yetiştirdiği çiçekleri orada her gün pazarlamak ve 235 bin insanın ekmek yediği sektörü daha da geliştirmek olduğunu dile getiren Kadir Topbaş, “Bütün amacımız ve heyecanımız bunun için. En büyük idealim bu” diye konuştu. “5. Uluslararası Lale Festivali” kapsamında Silivri’den Tuzla’ya 9 milyon 300 bin adet lale dikildi. 27’si ağırlıklı olmak üzere 82 lale türü kullanıldı, laleler 1 milyon 488 bin TL’ye mal oldu. 2004 yılından bu güne toplam 45 milyon 475 bin adet lale dikildi ve bu lalelerin temini için 2004 yılından bu güne kadar 4.4 milyon TL harcandı.

6


BİZDEN HABERLER Suriye – Türkiye e-Belediye Çalıştayı Lazkiye, Tartus ve Humus Belediyelerinin bilgi teknolojilerinden sorumlu yöneticileri, yerel yönetimlerden sorumlu Bakanlık yöneticileri ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü yetkililerinden oluşan heyet İstanbul Büyükşehir Belediyesini ziyaret ederek İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Bilgi Teknolojileri alt yapısını ve e-belediye uygulamalarını yerinde incelediler.

Suriye Hükümetinin yerel yönetimlerin modernizasyonuna yönelik yürüttüğü Avrupa Birliği destekli proje kapsamında Türkiye model ülke olarak tercih edildi. Program çerçevesinde Suriye Hükümeti Yerel Yönetimler Modernizasyon Programı sorumlusu Ahmed Al-Sheikh Hassan başkanlığında, Suriye’nin Halep,

27 Mart 2010 Cumartesi günü Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenen ve Suriye heyeti ile birlikte Başbakanlık e-Devlet Proje Gurubu yetkilisi Nihat YURT’un da hazır bulunduğu programda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Hakkı TOK, Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürü Hamdi ÇİNAL ve Elektronik Sistemler Müdürü Vedat YURT tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesinin e-

Belediye uygulamaları sunumlar eşliğinde anlatıldı.

görsel

Büyükşehir Belediyesinin e-Belediye uygulamalarına ve bilgi teknolojileri alt yapısına ilgilerini ve hayranlıklarını ifade eden heyet adına, heyet başkanı Ahmed Al-Sheikh Hassan daha geniş çaplı programlar organize edilmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi yönündeki isteğini belirtirken Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Hakkı TOK da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına Suriye heyetini İstanbul’da misafir etmekten mutluluk duyduklarını, gerekli görülmesi halinde her türlü desteğe ve işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Programın ardından Miniatürk’ü (Minyatür Türkiye Parkı) gezen Suriye heyeti tekne ile boğaz turuna katılarak İstanbul’daki programını tamamladı.

JADE Projesi’ne AB Komisyonu’ndan onay İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, AB İlişkileri, Sağlık ve Hıfzıssıhha ve Darülaceze Müdürlüklerinin işbirliğiyle katıldığı; İtalya, Fransa, İngiltere, Finlandiya ve Türkiye’den üniversite, yazılım şirketleri ve kamu kurumlarının yer aldığı 33 ortaklı geniş bir konsorsiyumla 7. Çerçeve Programına yönelik hazırlanan “JADE: Yaşlıların Bağımsız Yaşayabilmeleri için Çok Uluslu Bilgi Kümelerinin Kurulması ve Politikaların Entegrasyonu ve Yenilikçi Yaklaşımların Bir Araya Getirilmesi Projesi”, AB Komisyonu’nun onayından geçerek, final listesine altıncı sıradan girdi. Yapılacak müzakereler sonucunda bütçesi kesinleşecek ve yürütülmeye başlanacak olan projenin başvurusu, 7. Çerçeve Bilgi Bölgeleri Alt Programı

7

kapsamında, 2010 yılı Ocak ayında yapılmıştı. Proje kapsamında; evde sağlık hizmetleri, yaşlı bakımı ve ileri düzey bağımlı hasta bakımı alanlarında, AB düzeyinde bölgesel araştırma işbirliği kümeleri kurulması ve ortak bir ajanda ve eylem planı geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile ayrıca;, yaşlı nüfusun ihtiyaçları doğrultusunda, sağlıklı yaşlanma ve bağımsız yaşama prensiplerine yönelik olarak telesağlık, uzaktan bakım ve sosyal destek hizmetleri konularında kapasite geliştirilmesi ve bilgi ve deneyimlerin paylaşılması da amaçlanıyor.

Toplam süresi üç yıl ve toplam bütçesi 2.867.292 € olan proje kapsamında, yaşlı bakımı ve üst düzey bağımlı hasta bakımı alanında ülkeler bazında SWOT analizi yapılması, kuvvetli ve zayıf “cluster”lar (bölgeler) arasında bilgi ve deneyim paylaşımı, ortak bir eylem planı ve araştırma ajandasının hazırlanması ve yürütülmesi ve yayılım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.


Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi’nden Belediyemize Ziyaret Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi Başkanı Zhao Shunguo, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Jian Yu ve Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Konsolosu He Jiangchuan başkanlığındaki heyet, 2010 yılının Ekim-Kasım ayları arasında İstanbul’da düzenlemek istedikleri Çin’i tanıtıcı performans ve sergi etkinlikleri konusunda görüşmek ve genel anlamda Çin ile İstanbul arasındaki kültür münasebetlerini geliştirmek üzere İBB temsilcileri ile bir araya geldi. İBB Dış İlişkiler Müdürlüğünün koordinasyonunda gerçekleşen toplantıda; İBB Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş, İBB Kütüphaneler Müdürü Ali Mazak, Dış İlişkiler Müdür Yardımcısı Nuray Hatırnaz, İBB Kültür Müdür Yardımcısı Mustafa Hilmi Baş ile İBB Şehir Tiyatroları Müdür Yardımcısı Ahmet Bulut hazır bulundu. Toplantıda söz alan Sayın Selamettin Ermiş, gerek Türkiye gerekse Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafya açısından

İstanbul’un önemi vurgulayarak zengin bir kültürel çeşitliliğe ev sahipliği yapan İstanbul’un Çin kültürünü de tanıtmak açısından isabetli bir tercih olduğu ifade etti. Toplantının devamında söz alan Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi Basın Ofisi Başkanı Zhao Shunguo ise İstanbul’da bulunmalarından memnun olduklarını, 2010 yılı içerisinde İstanbul’da Çin’i tanıtıcı performans ve sergiler gibi kültür etkinlikleri düzenlemeyi, Çin’in en başarılı sanatçılarını Türkiye’ye getirmek arzusunda olduklarını ifade etti. Bu etkinlikler dolayısıyla Çinli gazetecilerin de İstanbul’da bulunacağını, hem İstanbul hem de Türkiye’yle ilgili olarak kendi yayın organlarında kapsamlı haberler yapacaklarını, böylece hem Çin vatandaşlarının Türkiye’ye karşı ilgisinin artacağını hem de ülkeler arasında daha güçlü bir anlayış gelişeceğini vurguladı. Şu anda bu

etkinlikler için mekân arayışında olduklarını belirten Zhao Shunguo, bu konuda İBB’nin tavsiye ve önerilerinin kendileri için önemli olduğunun altını çizdi. Daha sonra söz alan Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Jian Yu, 2010 yılında Çin Hükümeti ve Devlet Konseyi Basın Ofisi’nin Türkiye’ye özel bir önem verdiklerini, 2011 yılı içerisinde Türkiye-Çin arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının 40. yıldönümü olduğunu ve bu nedenle de gerçekleştirilecek etkinliklerin son derece anlamlı olacağını ifade etti. Karşılıklı olarak düzenlenecek bu tür kültür faaliyetleri yoluyla İpek Yolu’nun iki ucundaki bu iki ülkenin birbirlerini daha iyi tanıyacaklarını aktardı. Toplantının geri kalan bölümünde ise İBB yetkilileri ile Çin heyeti arasında etkinlikler için kullanılabilecek muhtemel mekânlar konusu görüşüldü, bu konudaki fikirler paylaşıldı.

8


AVRUPA-ARAP İŞBİRLİĞİ MERKEZİ’NDEN BELEDİYEMİZE ÇEVRE ÖDÜLÜ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi’nin her yıl beş kurum ya da kuruluşa çevre koruma konusundaki duyarlılık ve başarılarından dolayı vermekte olduğu Çevre Ödülü’ne layık görüldü. Ödül, Uluslararası Bilim adamları Birliği ve Avrupa-Arap İşbirliği Merkezi’nce OICC, Münih Teknik Üniversitesi ve Emlak Kalkınması İçin Arap Birliği ile işbirliği içinde organize edilecek “Çevresel Koruma Bir Zorunluluktur” konulu 20. Uluslararası Konferans’ın açılış oturumunda takdim edilecek. Açılış oturumunun 17 Nisan 2010 Cumartesi günü saat 10.00’da Mısır’ın İskenderiye kentindeki Sheraton El-

Montazah Oteli’nde düzenlenmesi planlanmıştır. Ödülün, OICC’nin sürekli olarak üye İslam başkentlerine ve kentlerine hizmeti hedefleyen amaçlarını

gerçekleştirebilmek için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile OICC arasındaki işbirliği ve etkileşimin daha da ileri götürülmesi temenni edilmektedir.

MİPİM Emlak Fuarı’na Katıldık İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fransa’nın Cannes kentinde 16-19 Mart 2010 tarihleri arasında düzenlenen 2010 Mipim Emlak Fuarı’nda katılımcı olarak yer aldı. Birçok Türk inşaat firmasının katıldığı fuara ayrıca TOKİ, Ankara, İzmir ve Bursa Büyükşehir Belediyeleri de iştirak etti. Yabancı yatırımcıların ilgisini çeken fuarda hem Türkiye ve İstanbul tanıtıldı, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin satışa sunduğu araziler hakkında uluslararası yatırımcılara detaylı bilgi verildi. Katılımcı İBB heyetinde Mali

9

İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin EREN, İBB İmar Komisyonu Başkanı Sefer KOCABAŞ, İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Sami KILIÇ, İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ahmet Erhan GÖKAL, İBB Konut A.Ş. Genel Müdürü Musa YETİM, İBB Bimtaş A.Ş. Sosyal ve İdari İşler Müdürü Süleyman TÜREN ve İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü’nden UzmanTercüman Özgün SUBAŞI yer aldı. Katılımcı olarak yer alan birçok ülke ve kentin stantlarının ziyaret edildiği fuarda, bu kentlerle bilgi alışverişinde de bulunuldu.


Büyükşehir Yetkilileri Alman Heyeti'yle İşbirliği İçin Bir Araya Geldi

Resmi görüşmeler için Türkiye’de bulunan Almanya Başbakanı Angela Merkel’e eşlik eden ve önemli Alman işadamlarının da içinde bulunduğu heyet, 30 Mart 2010 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Aralarında Almanya Federal Cumhuriyeti Müsteşarı Dr. Bernd Pfaffenbach, Berlinwasser International (Berlin Su İşleri A.Ş.) Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Ernst, Deutsche Bahn (Alman Demiryolları) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rüdiger Grube gibi önemli işadamlarının bulunduğu Alman Heyeti, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketleri hakkında genel bilgi almak ve işbirliği yapılabilecek alanlar hakkında görüşmek üzere bazı İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketleri yetkilileri ile bir araya geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün koordinasyonunda gerçekleşen toplantıda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı Yılmaz Şener, Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Ömer Yıldız, İDO A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Paksoy, İSTON A.Ş. Genel Müdürü Serdar Taflan, BELBİM A.Ş. Genel Müdürü Harun Maden, İstanbul Enerji A.Ş. Genel Müdürü Adnan Çelik, İSBAK A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sadullah Uzun, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Raif Mermutlu, İGDAŞ A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sadi Ağır, Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş, İBB İştirakler Koordinasyon Müdürü Ali İhsan Öztürk hazır bulundu. Toplantıda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı Yılmaz Şener, öncelikle söz konusu

ziyaretleri için heyete teşekkürlerini ileterek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin tarihsel Türk-Alman dostluğu ve işbirliği çerçevesinde Alman şirketleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğunu ifade etti. Ardından yapılan sunumlarla, Büyükşehir ve iştirak şirketleri genel olarak heyete tanıtıldı. Toplantıda Alman şirket temsilcileri söz alarak toplantı sonucunda edindikleri görüşleri katılımcılarla paylaştılar. Bu bağlamda, Berlinwasser International Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Ernst, Türkiye ve özellikle İstanbul’la su ve kanalizasyon konularında işbirliği yapmaya her zaman açık olduklarını; Hoffmann Taşıma Teknolojileri Genel Müdürü Matthias Hühn ise şirket olarak forklift vb. taşıma araçları imal ettiklerini

10


ve gelecekte İstanbul ile ortak çalışma arzusu içerisinde olduklarını dile getirdi. Almanya Federal Cumhuriyeti Müsteşarı Dr. Bernd Pfaffenbach ise öncelikle söz konusu tanışma toplantısı için teşekkürlerini ileterek, Almanya- Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin son derece önemli olduğunu vurguladı. Heyette çok

önemli Alman şirketlerinin temsilcilerinin de bulunduğunu ifade eden Pfaffenbach, bu şirketlerle ortak projeler geliştirilebileceğini, yapılan sunumlar neticesinde; su, kanalizasyon ve ulaşımın işbirliği yapılabilecek konular arasında olabileceğini dile getirdi.

Almanya Şansölyesi Merkel, Başkan Topbaş’la Görüştü 30 Mart 2010 tarihinde Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosluğu Kaiser Salonu’nda gerçekleşen ve Şansölye Sayın Angela Merkel onuruna ve Essen/Ruhr ve İstanbul Avrupa Kültür Başkentleri 2010 vesilesiyle verilen konsere Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile teşrif eden Sayın Merkel, konser başlamadan önce Sayın Kadir Topbaş ile sohbet etti. İstanbul’un çok güzel olduğunu belirten ve şehrin tarihi güzelliklerini öven Merkel, İstanbul gibi kalabalık bir şehri yönetmenin adeta başbakanlık yapmak kadar zor olduğunu dile getirdi ve başarılarından dolayı Sayın Topbaş’ı kutladı. Sayın Topbaş, aynı akşam Sayın Merkel’i Atatürk Havaalanı’nda özel uçağına kadar uğurladı.

11


PETERSBURGLU GAZETECİLERİN GÖZÜNDEN İSTANBUL Kardeş şehrimiz St. Petersburg’dan bölgesel ve ulusal yayında önemli görevleri olan bir grup gazeteci İstanbul ve Saint Petersburg’un kardeş şehir olmasının 20. Yılında kendi pencerelerinden İstanbul’u anlatacakları bir kitap hazırlayacak. Bu amaçla İstanbul’a gelen konuk heyet, Dış İlişkiler Müdürlüğünü ziyaret etti. Yapılan toplantıda konuk heyetin başkanı St. Petersburg Basın-Yayın Komitesi Bşk. Yrd. Anatoly Agrafenin, İstanbul’un kısa sürede keşfedilemeyecek kadar geniş bir hazine olduğunu gördüklerini söyledi. St. Petersburg Basın-Yayın Komitesi Bşk. Yrd. Anatoly AGRAFENIN, İzvestiya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Boris KLEMENTOV, Konsul Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Oleg DAVTYAN, St. Petersburgskiye Vedemosti Gazetesi Yayın Yönetmeni Dimitri ŞERIH ve Radyo Televizyon Kurumu Yamal Bölgesi Başkan Yrd. Ve St. Petersburg Haber Ajansı Müdürü Sergey POÇIN’den oluşan St. Petersburg Gazeteciler Heyeti St. Petersburg Valiliği Dış ilişkileri, Basın-Yayın Komitesi, Rusya Federasyonu ile Türkiye İş ve Dostluk Derneği (RUTID), işbirliği ile gerçekleştirilmesi planlanan Petersburglu Gazeteciler Gözüyle “İstanbul Kitabı” projesini hazırlamak için keşif amaçlı 2-10 Nisan 2010 tarihleri arasında bir İstanbul gezisi düzenlemişlerdir. Bu amaçla gezilerini sürdüren heyet Dış İlişkiler Müdürlüğü ziyaret etti. İBB Dış İlişkiler Müdür Selamettin Ermiş, böyle bir çalışma yaptıkları için değerli gazetecilere teşekkür etti ve İstanbul’un tarihi, jeopolitik, stratejik öneminin yanı sıra ekonomik ve demografik önemine de vurgu yaparak yapılacak çalışmanın isabetini dile getirdi. Sonrasında konuklara bilgilendirme amacıyla İstanbul ve İstanbul’un kent yönetim yapısı hakkında sunum yapıldı. Sunum sonrasında Dış İlişkiler Müdür Selamettin Ermiş, değerli konukların çok güzel bir zamanda İstanbul’a geldiklerini, zira lale festivali kapsamında kentin dört bir

yanını güzelleştiren lalelerle kentin daha bir güzel olduğunu ifade etti. Lalenin Hollanda menşeli olduğu yanılgısına düşülebileceği oysa Hollanda’ya da İstanbul’dan gittiğini sözlerine ekledi ve lalenin esas menşeinin de Orta Asya olduğunu hatırlattı. Heyet Başkanı Anatoly Agrafenin, Antalya ve Türkiye’nin diğer turizm bölgelerine çok sayıda Rus turistin gittiğini ve bu tablo içinde İstanbul’un yerini, İstanbul’a gelen turistler içinde Rus turistlerin yerini merak ettiğini söyledi. Buna karşılık İstanbul turizm istatistikleri çerçevesinde Rus turistlerin ilk sıralarda (6. Sıra) yer aldığı ifade edildi. Ayrıca Selamettin Bey, 2010 yılında İstanbul’da sadece Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri değil bunun yanı sıra doğu ülkeleri ile gelişen ilişkiler çerçevesinde 2010 yılının Japonya Yılı olduğunu ve bu kapsamda da etkinliklerin düzenlendiğini ifade etti. Son olarak Anatoly Agrafenin, toplantı ve bilgilendirme için Selamettin Ermiş’e teşekkür ederek, bu kısa brifingden çok şey öğrendiklerini, İstanbul’u keşfetmek için 10 günün yeterli olmayacağını gördüklerini dile getirdi. Bu anlatılan bilgilerin yazacakları İstanbul Kitabı için önemli girdiler teşkil edeceğini vurguladı. Görüşme her iki tarafın birbirine iyi niyet dileklerini iletmesi ve hediyeler takdim etmesinin ardından sona erdi.

12


DÜNYADAN ABD’de Dünya Lale Zirvesi Skagit Lale Festivali ile eşzamanlı gerçekleşecek olan 2010 Dünya Lale Zirvesi, lalenin tarihçesini ve yüzyıllardır insanla olan ilişkisini konuşacak. 2002 yılından beri her iki senede bir gerçekleşen Dünya Lale Zirvesi, bu yıl 13-15 Nisan tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington eyaletinin Seattle kenti yakınlarındaki Skagit Vadisi’nde yapılacak. Zirveye, Lale Festivali müdavimlerinden, dünyanın dört bir yanından ve Amerika Birleşik Devletleri’nden katılımın gerçekleşmesi bekleniyor. Skagit Lale Festivali ile birlikte gerçekleşecek olan zirvede ayrıca, Washington eyaletini ve buradaki çiftçilik mirasını daha yakından tanımak üzere kültürel turlar ve resepsiyonlar yer alacak. Zirveye katılması beklenen uluslararası delegasyonlar: Afganistan, Avustralya, Kanada, Şili, Japonya, Türkiye, Birleşik Krallık, Çin, Kolombiya, Fransa ve ev sahibi ABD. Lale, 2002 Ottowa Lale Zirvesi’nde imzalanan bildiriye göre; -

Laleyi, arkadaşlık ve ilkbahar simgesi olarak tanıtmak Laleyi, uluslararası iyi niyeti geliştirme amacıyla kullanmak Her ilkbaharda lalenin kutlanmasına destek vermek ve bunu sağlamak Lale kutlamalarını, gerek yerli vatandaşların gerek turistlerin yararına sağlamak ve organize etmek Lale kutlamaları arasındaki bilgi alışverişini ve işbirliğini sağlamak Ottowa Lale Festivali’ne katılımımızı ortak hedeflerimize olan bağlılığımızın bir sembolü haline getirmek tarafların ortak amacıdır. Daha detaylı bilgi için: http://www.2010worldtulipsummit.com

Çin’de Uluslararası Altyapı Yatırım & İnşaat Forumu Birçok ülke, özellikle ekonomik kriz bağlamında, ekonomisini canlandırmak için altyapı projelerinin inşası ve altyapı için yapılacak yatırıma öncelik tanıdı. Özellikle, son yıllarda Çinli müteahhitlerin küresel inşaat piyasasındaki yükselişlerine ve giriştikleri altyapı projeleri için sundukları ileri teknoloji, güvenilir kalite ve makul fiyatlarla gösterdikleri üstünlüklerine hep birlikte tanık olduk. Birçok ülke altyapı tesisleri yatırımı ve inşaatıyla ilgili olarak Çinli müteahhitlerle işbirliği niyetlerini belirtmişlerdir. İnşa sektöründeki gelişmeyle birlikte, Çinli müteahhitler ilgili alanlara yatırım işiyle de meşgul olmaya başladılar. Proje inşaatı ve yatırım kombinasyonu, Çin’in uluslararası proje inşa sektöründe yeni bir trend haline geldi. Bu arada, küresel inşaat sektörü ekonomik kriz sonrası dönemin zorlukları ve fırsatlarıyla karşı karşıyadır. Dünya ekonomisinin iyileşmesi ile birlikte, inşaat sanayindeki eğilimler, düşük karbon ekonomisinin sonuçları gibi başlıkların düşünülmesi, tartışılması gerekmektedir. Tam da bu noktada, Uluslararası Çin Müteahhitler Derneği (CHINCA) pay sahipleri için bir değişim ve işbirliği platformu oluşturmak istemektedir. Bu nedenle 11-12 Mayıs 2010 tarihlerinde Pekin’de “Uluslararası Altyapı Yatırım ve İnşaat Forumu (IICF)” yapılacaktır. Forumda, kriz sonrası dönemde uluslararası inşaat piyasasıyla ilgili meselelere ve gelişim trendi, iş fırsatları, proje bilgisi gibi önemli konulara odaklanılması bekleniyor. Foruma katılım ücretsiz olup, konaklama delegelerin kendisi tarafından karşılanacaktır. Ayrıca Expo 2010 Şanghay’a bir gezi de düzenlenecek ancak bir katılım ücreti gerekli olacaktır. Kaynak: www.chinca.org

13


Alternatif Yakıtlar ve Araçlar Ulusal Konferansı ve Fuarı

09–12 Mayıs 2010 tarihinde Las Vegas, Nevada’da düzenlenecek olan “Alternatif Yakıtlar ve Araçlar” isimli konferans bu alanda yapılan en büyük konferans ve fuar olacak. AF & V 2010 Konferansı petrol yakıtlarına alternatif olabilecek tüm yakıtlar, araçlar ve teknolojilere ek olarak tüm ekonomik teşvik paketi bilgilerini kapsamakta. Ayrıca bu yakıt ve teknoloji konferansı sektör uzmanları ve ulaşım liderlerini bir araya getirerek yönetici ve karar vericilere hangi yakıtlar ve araçların onlar için daha uygun olduğu konusunda alternatifler sunmakta. Konferansta doğalgaz, etanol, biyodizel, propan, elektrik ve hidrojen ve diğer yakıtlarla çalışan araçlar sergilenmektedir. Ayrıca hibrid teknolojileri, hidrojen içeren karışımlar ve yakıt hücreleri konferansta yer almaktadır. Başkan Obama Şubat 2009'da Amerika İyileştirme ve Yatırım Yasasını kanun haline getirmişti. Bu kanun ile alternatif enerji ve teknolojiler için milyarlarca dolar ayrılmıştı. Etkinlik Hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki web sitesinden ulaşılabilir: http://www.afv2010.com/

İspanya Güneş Enerjisinde ABD’yi Sollayacak İspanya'nın 2013'de ABD'yi geçerek termal güneş enerjisi alanında ilk sıraya yerleşeceği belirtildi. İspanya'nın termal güneş enerjisi alanındaki kurulu güçte ABD'nin ardından ikinci sırada olduğu, 2013 yılında ise ABD'yi geçerek bu alanda zirveye oturacağı belirtildi. İspanyol Solar Termal Elektrik Sanayicileri Derneği tarafından yapılan açıklamada; Sanayi Bakanlığı tarafından yayınlanan son verilerin de dahil edilmesi ile ulaşılan sonuçlara göre İspanya'da faaliyetteki 10 ayrı termal güneş enerjisi santralinin kurulu gücü 382.40 MW. Kurulumlarında son aşamaya gelinmiş olan 15 santralin faaliyete geçmesi ile bu güce 717 MW ilave olacak. Toplam 1.300 MW'lık kurulu güce sahip olacak 36 ayrı projenin gerçekleştirilebilmesi için ise gerekli olan yasal süreçlerin tamamlanmasına çalışılıyor.

Kaynak:http://www.euractiv.com.tr/cevre/article/ispanya-gunes-enerjisinde-abdyi-sollayacak-009370

14


Yeni Ekonomi İçin Yeni Ortaklık: Şehirlerdeki Yenilik Hareketi 2010 Richard J. Daley Küresel Şehirler Forumu, 100'den fazla şehir ve yerel yönetim lideri ile iş dünyasının sivil, akademik ve kurucu liderlerini kentsel konularda yapılacak olan açık oturumlarda bir araya getirecek. Bu yılki forum Yeni Ekonomi için Yeni Ortaklıklar: Şehirlerdeki Yenilik Hareketi temalı olacak. 27 Nisan 2010 tarihinde Chicago Illinois Üniversitesi'nde gerçekleşecek olan forum, kamu-özel ortaklıklarına ilişkin bir diyalog geliştirmek amacıyla, bu zorlu ekonomik dönemde yenilikçi programlar ve hizmetler sunarak şehirlerin gelişimine katkıda bulunacak öneriler getirecek. Küresel ekonomik kalkınma yönünde her zamankinden daha fazla çalışıldığı şu dönemde devlet, özel sektör ve kuruluşların, şehirlerin direnç ve hareketliliğini sağlamak için yeni yollar üzerinde çalışması çok önemlidir. 2010 Richard J. Daley Küresel Şehirler Forumu, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimlerin (UCLG) bahar ayında yapılacak toplantısı ile birlikte düzenlenecek ve 100'ün üzerinde yerel yönetim temsilcisini bir araya getirecek. Barselona merkezli ve Bertrand Delanoë Paris'in başkanlığını yaptığı UCLG, demokratik yerel yönetimler dünya savunucusu ve dünyanın en büyük yerel yönetim organizasyonudur. Dünya nüfusunun yarısından fazlasını temsil eden şehirler, bölgeler ve UCLG kuruluşu üyeleri, 136 Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler ile Afrika, Asya, Pasifik, Avrupa, Avrasya, Orta Doğu ve Batı Asya, Latin Amerika ve Kuzey Amerika'yı içine alan tüm dünya bölgelerinden oluşmaktadır. Abu Dabi, Amman, Bangkok, Belgrat, Bükreş, Kahire, Busan, Hamburg, Moskova, Meksika, Paris foruma katılan şehirler arasındadır. Etkinlik Hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki web sitesinden ulaşılabilir:

http://www.uic.edu/orgs/daleyforum/forum/

Şanghay, 2010 Expo’ya Hazırlanıyor

“Kent, daha güzel bir yaşam yaratır” temalı Şanghay 2010 EXPO, 1 Mayıs–31 Ekim 2010 tarihleri arasında Çin’in Şanghay şehrinde düzenlenecek. Toplam 70 milyon kişinin ziyaret edeceği organizasyonda 4 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi olacağı öngörülmektedir. Şangay 2010 Dünya Fuarı, gelişmekte olan ülkelerde düzenlenen ilk kapsamlı fuar olacak. Bu fuarı en iyi şekilde düzenlemek için Çin hükümeti, bir yandan hazırlık çalışmalarını titizlikle yürütüyor, diğer yandan da çeşitli etkinliklerle halkın dünya fuarı anlayışını derinleştiriyor. Örneğin, kısa süre önce “Dünya Fuarı’na girmek” adlı bir sergi kuruldu. Fuara kadar olan iki yıldan uzun süre içerisinde sergi ülke genelinde turneye çıkacak. Şangay Dünya Fuarı ayrıca, dünya çapında en iyi şehircilik deneyimlerine sahip 30 civarında kenti seçerek “en iyi şehircilik uygulaması bölgesi” oluşturmayı planladı. Bu plan, Uluslararası Sergiler Bürosu’nun onayını aldı.

15


En iyi şehircilik uygulamaları bölgesine, temsil değeri en yüksek şehirler davet edilecek. Bu şehirler, vatandaşların yaşam seviyesini yükseltmek için yaptıkları yaratıcılık içeren değerli projeleri ve malzemeleri sergileyecek. En iyi şehircilik uygulaması bölgesi, şehircilik ve gelişme temaslarının gerçekleştirileceği bir platform sağlamayı ve ziyaretçilere geleceğin şehrindeki güzel yaşamı hissettirmeyi amaçlıyor.

SUUDİ ARABİSTAN’DA İSLAM ÜLKELERİ MİMARİ MİRAS KONFERANSI Suudi Arabistan Krallığı Turizm Üst Kurulu (SCTA) Genel Sekreteri Prens Sultan bin Salman’ın girişimiyle başkent Riyad’da Uluslararası 1. İslam Ülkeleri Mimari Miras Konferansı düzenlenmektedir. Gerçekleşmekte olan konferansı sergi ve onu izleyecek olan etkinlikler, Riyad’da Bulunan 2 Büyük Caminin Hamisi’nin himayesi altında düzenlenecektir. İslam Ülkelerinde bir kalkınma sektörü olarak kentsel ve mimari miras faktörlerinin kültür, ekonomi ve turizm alanlarındaki önemi ve İslam ülkelerinde kentsel miras alanlarında işbirliği halinde olan ülkelerin ortak projelerinin adlandırması ve uygulama mekanizmaları ve karşılıklı anlaşma sağlanmış politikaların oluşturulması gibi hedefler doğrultusunda düzenlenmekte olan konferans SCTA (Suudi Arabistan Krallığı Turizm Üst Kurulu), IRCICA (İslam Tarihi, Sanatı ve Kültürü Araştırma Merkezi ), Suudi Arabistan (SA) Belediye ve Köy işleri Bakanlığı, SA Milli Eğitim Bakanlığı, SA Maliye Bakanlığı, SA Yüksek Öğretim Bakanlığı, King Saud Üniversitesi (KSU) ve Al Turath Vakfı tarafından organize edilmektedir. Konferansın ekonomik boyutunda ise; mimari miras gelişiminin ekonomik yönleri, mimari miras yatırım fizibilitesi, mimari miras projeleri için finansman, İslam ülkeleri milli gelir artışında mimari mirasın rolü, mimari miras ve istihdamın rolü, kentsel ve mimari mirasın gelişiminde pazarlamanın rolü, mimari miras yapılarındaki yenileme ve renovasyon alanlarında zanaatkâr uzmanlık alanlarının ayrışması ve yeteneklerinin geliştirilmesi ve özellikle de geleneksel yapı zanaatkârlarının gelişimi ve miras köylerin ve binaların yenileme ve renovasyonu için hammadde alanında yatırımın yerel yönetim tarafından teşvik edilmesi konuları ele alınacaktır. Başarılı mimari miras projeleri dalında ise; miras köylerin geliştirilmesi ve rehabilitasyonu projeleri, tarihi kent merkezi geliştirme projeleri, miras hotel projeleri, geleneksel pazarlar geliştirme projeleri, miras alanlarının yapılandırılması ve restorasyonuyla ilgili zanaat ve el sanatı projeleri, mimari mirasın turizmde kullanılması işlenecektir. Hükümet çabaları ve özel sektör girişimleri alanında ise; mimari mirasla ilgili politikalar ve düzenlemeler, mimari mirasın geliştirilmesi ve korunması için ayrılan hükümet sermaye hacmi, alanların geliştirilmesi ve restorasyonu alanlarında özel sektör ve kamu sektörünün işbirliği konuları irdelenecektir. 18 Nisan 2010’da başlayan ve 5 gün sürecek konferans dolayısıyla çeşitli sergiler ve bazı yan etkinlikler de yapılacaktır. Kaynak: www.islamicurbanheritage.org.sa

16


RÖPORTAJ

Röportaj: E. Ceren OCAK, Ahmet AKSU, Abdulvahap SEVİM*

Bu ayki sayımız için röportaj talebimizi kırmayan Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosu Sayın Wagener, bizi Gümüşsuyu’nda bulunan ihtişamlı başkonsolosluk binasında misafir etti. Her sorumuzu içtenlikle cevaplayan Sayın Wagener ile yaptığımız kısa ve keyifli sohbet, siz değerli okuyucularımız için düzenlendi. İBB Dış İlişkiler: Öncelikle bizi misafir ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Bildiğiniz üzere İBB Dış İlişkiler olarak aylık bir e-bülten hazırlamaktayız. Bu ayki sayımıza sizi konuk etmek, küçük bir sohbetle sizi tanımak istedik. Başkonsolos: Sizi burada görmek benim için büyük mutluluk. Kendimi kısaca tanıtmak gerekirse, İstanbul’a

17

geçen yıl Ağustos ayında geldim ve buraya gelmiş olmaktan dolayı çok mutluyum. Berlin’den geliyorum. En son Dış İşleri Bakanlığı’nda tamamıyla farklı bir görevde çalıştım. Uluslararası kuruluşlardaki Alman personeliyle ilgileniyordum. Ondan önce yurtdışında birçok görevde bulundum: İki kere Kahire’de, Tel Aviv’de, Yeni Delhi’de görev yaptım.


“Her şeyin mümkün olabilme fikrini seviyorum. Bu, İstanbul’u benim için oldukça çekici kılıyor.” İBB Dış İlişkiler: Orta Doğu’ya dair çok sağlam bir deneyiminiz olmalı? Başkonsolos: Evet ama ben Doğu Akdeniz demeyi tercih ederim. Kahire, Tel Aviv, İstanbul… Hepsi birbirinden o kadar farklı ki… İBB Dış İlişkiler: Neredeyse 8 aydır İstanbul’dasınız. Alışmakta zorlandığınız şeyler oldu mu? Beklediğinizi buldunuz mu yoksa ilk başlarda sizi şaşırtan şeyler oluyor muydu? Başkonsolos: Alışmakta çok zorlandığım bir şey olmadı. İstanbul çok büyük bir şehir. Bu büyüklük yalnız 12-13 milyon insanın yaşamasından kaynaklanmıyor. Coğrafi uzantısı da çok geniş. Bir ucundan diğer ucuna 100 kilometreden daha uzun bir mesafe var. Bu, benim alışmakta zorluk çektiğim tek şey olabilir. İBB Dış İlişkiler: Ama siz de çok küçük olmayan Berlin’den geliyorsunuz?

“Mesela bu muhteşem manzara… Boğaz inanılmaz bir yer. Şehrin ortasından alışageldiğimiz üzere bir nehir akmıyor, şehrin ortasından bir deniz geçiyor. Bu, İstanbul’u çok özel kılıyor.” İBB Dış İlişkiler: İstanbul’da nerede olmak sizi mutlu ediyor?

Başkonsolos: Elbette ki Berlin Almanya ve Avrupa standartlarına göre oldukça büyük bir şehir ama İstanbul Berlin’den neredeyse 4 kat büyük. Berlin de çok hareketli, sürekli bir değişim var ama İstanbul’daki yoğunluk çok daha fazla.

Başkonsolos: Sizin de belirttiğiniz üzere başkonsolosluğumuzun yeri ve konumu çok güzel. Bu sebeptendir ki Cihangir kendimi en iyi hissettiğim yerlerden biri. Nişantaşı ve Sultanahmet’i de es geçemem. Ama eminim ki gezip görecek, keşfedecek daha onlarca yer vardır.

İBB Dış İlişkiler: İstanbul’un en çok nesini seviyorsunuz?

İBB Dış İlişkiler: Peki ya Boğaz?

Başkonsolos: İstanbul’da en çok her şeyi bulabilme fikrini seviyorum. Her şeyin mümkün olabilme fikrini seviyorum. Bu, İstanbul’u benim için oldukça çekici kılıyor. Elbette ki başka unsurlar da var. Mesela bu muhteşem manzara… Boğaz inanılmaz bir yer. Şehrin ortasından alışageldiğimiz üzere bir nehir akmıyor, şehrin ortasından bir deniz geçiyor. Bu, İstanbul’u çok özel kılıyor.

Başkonsolos: Pek tabi. Belki biliyorsunuzdur, Tarabya’da Alman Büyükelçiliği Tarihi Yazlık Rezidansı var. Orası da oldukça güzel bir yer.

İBB Dış İlişkiler: Trafiğe ne diyeceksiniz? Başkonsolos: Şehre ilk geldiğimde Ağustos ayıydı ve trafik bana oldukça kolay görünmüştü. Bu şehirde insanlar neden trafikten şikâyetçiler diye düşünüp durdum ama sonrasında gerçek İstanbul trafiğiyle tanıştım. Trafik bazen çok zorlayabiliyor insanı. Özellikle Cuma akşamları… Bir yerden bir yere giderken arabada oturup geçirdiğiniz onca saat, adeta kayıp zaman. İBB Dış İlişkiler: Başkonsolosluğunuzun yeri itibariyle çok şanslı sayılırsınız. Başkonsolos: Evet, bu beni çok mutlu ediyor. Hiçbir şey çok uzak değil.

İBB Dış İlişkiler: Türkiye ve Almanya’nın çok uzun bir geçmişi var. 18. veya 19. yüzyıldaki ilişkileri bir yana bırakırsak, son zamanlardaki tarihimiz de öylesine yoğun ki. Malum Almanya’ya göç eden Türk işçiler… Sizce Almanlar ve Türkler birbirlerini yeteri kadar tanıyorlar mı? Almanlar için, Almanya’da yaşayan Türkler bir referans noktası oluştururken, Türkiye’de yaşayan Türkler için böyle bir şey söz konusu değil. Sadece Almanya’ya giden işçilerimizin deneyimlerinden yararlanabiliyoruz. Siz Başkonsolosluk olarak, Türkiye’de yaşayan Türklere Almanya’yı tanıtıcı etkinlikler düzenliyor musunuz? Başkonsolos: Almanya’daki çok sayıda Türk’ten dolayı çok yakın ilişkilerimiz olmasına rağmen, öncelikle birbirimizi yeteri kadar tanıdığımıza inanmıyorum. Başkonsolosluktaki en önemli görevlerimizden birini modern Türkiye’nin imajını Almanya’ya doğru bir şekilde tanıtmak ve Almanya’nın Türkiye’de tanınmasını sağlamak olarak görüyorum. Mesela, konsolosluğumuzda birçok kültürel etkinlik düzenliyoruz.

18


“Ticaret fuarlarına katılan şirketleri davet ediyoruz ve onlar bize Alman firmalarının burada neler yaptığını anlatıyorlar. Ki bence bu çok önemli çünkü özellikle orta ölçekli Alman firmaları oldukça yenilikçi ve girişimciler ve Türkiye’ye çok değişik teknolojiler getirebilirler.” İBB Dış İlişkiler: Konsolosluk ve Goethe Enstitüsü beraber çalışıyorlar öyle mi? Başkonsolos: Evet çoğunlukla beraber çalışıyoruz, etkinlikler düzenliyoruz. İBB Dış İlişkiler: Goethe Enstitüsü’nün tek görevi dil eğitimi vermek değil. Kültür tanıtımı da yapıyorlar zannedersem. Başkonsolos: Evet. Birçok etkinlik düzenliyor, sanatçılar, müzisyenler, ders vermek üzere yazarlar ve sergiler getiriyorlar. Goethe Enstitüsü’nü iki ana dalda tanıtabiliriz: Biri dil eğitimi, diğeri ise Alman kültürünü Türklere tanıtmak. İBB Dış İlişkiler: Berlin, sanat ve kültürde bir Avrupa başkenti olarak biliniyor. Ayrıca, Berlin’in yakın tarihinde yaşadığı doğu-batı bölünmesi de şehre ayrı bir hava katıyor. Biz de İstanbullular olarak doğu ve batı deneyimini aynı anda yaşıyoruz. Çok farklı kulvarlarda da olsa, bu iki şehrin doğu ve batı arasında sıkışmışlığını nasıl yorumlarsınız? Başkonsolos: Sizin de belirttiğiniz üzere, bu karşılaştırma çok farklı kulvarlarda. Çünkü aynı şehirde yaşayıp da bir duvarla ayrılmış olmak ve kendi insanlarınızı görememek çok farklı. Oysa ki İstanbul’da, sınırlarınız olmadan hem

Anadolu hem de Avrupalı kimliğinizle yaşayabiliyorsunuz. Hareket halindesiniz, birbirinizle bağlantıyı koparmıyorsunuz. Hem, Anadolu tarafında yaşayan insanlar bu tarafta yaşayan insanlardan çok farklı değil. Türkiye ve İstanbul kültürlerin kesişme noktası. Farklı kültürlerle, hayat tarzlarıyla ve değerlerle tanışıp, onları deneyim edebileceğiniz bir yer. Berlin’de ise birleşme olgusu şehrin gelişimine katkı sağlıyor. Berlin, birleşmeden önce de kültürel bir şehirdi ama birleşmeyle birlikte gelen özgürlükle şehrin karakter gelişimi ivme kazandı. İBB Dış İlişkiler: Almanya’nın entegrasyon politikası hakkında neler söyleyeceksiniz? Başkonsolos: Öncelikle bunun çift taraflı bir süreç olması gerektiği kanaatindeyim. Nasıl ki resmi Alman hükümetinin ve Alman halkının çaba göstermesi gerekiyorsa, Türklerin de çabalaması gerekiyor. Biz, Almanya’da, entegrasyon sürecinin geç farkına vardık. Çünkü 1960larda Türkler geldiğinde, hem Almanlar hem de Türkler, Türklerin geri döneceğini düşünüyordu. Bunun çok realist bir düşünce olmadığını geç anladık. Resmi makam boyutunda gerçekleşen problem ise, Almanya’da bir göçmen nüfusunun olduğunun kabul edilmemesiydi. Ama son 10-15 yıldır, göçmenleri topluma entegre etmenin en verimli yolları aranmakta. Ve bu konuda oldukça çok şey başardığımızı düşünüyorum. Ama elbette ki her zaman kat edilecek yol vardır. İBB Dış İlişkiler: Bu sürecin çift taraflı olduğunu söyleyerek çok önemli bir noktaya parmak bastınız çünkü göçmen toplumlar için, ne kadar anavatandan uzaklaşılırsa, kimliğe o kadar sıkı sıkıya tutunulduğu bir gerçek. Bu da göçmen toplumlarda, topluma entegre olma konusunda çeşitli inatlaşmalar yaratabiliyor.

Ekonomik İlişkiler İBB Dış İlişkiler: Son olarak Türkiye’deki Alman firmalara değinmek istiyorum. 2009 verilerine göre, Türkiye’de faaliyet gösteren 22.000’i aşkın yabancı firmanın 4000’e yakını Alman ve bu istatistikle Almanya Türkiye’deki yabancı yatırım payında ilk sırada. Almanya en çok hangi sektörle ilgileniyor? Türk-Alman odalarını faydalı buluyor musunuz? Başkonsolos: Evet, söz konusu ticaret ve mesleki odaların çok faydalı olduğuna inanıyorum. Şunu da belirtmek isterim, Almanya’daki iki eyalet – Bavyera ve Kuzey Ren Vestfalya – eyaletleri ve Türkiye arasındaki ekonomik bağları güçlendirmek adına çalışmaktalar. Alman şirketler birçok sektörle yakından ilgili. Mesela otomotiv, makine sanayi, tekstil ve enerji sektörleri bunlardan birkaçı. Enerji ve su gibi çevre meseleleri Almanlar için çok önemli çünkü bu sektörlerde hayli ileri bir yol kat etmiş bulunmaktayız. Bu alan çok önemli çünkü özellikle yenilenebilir enerji, su arıtma ve atık yönetimi gibi konular Türkiye’de yeni yeni önem kazanan konular. Bu hususta, Alman firmaların, Türkiye’ye sunacak çok şeyi var. Ticaret fuarlarına katılan şirketleri davet ediyoruz ve onlar bize Alman firmalarının burada neler yaptığını anlatıyorlar. Ki bence bu çok önemli çünkü özellikle orta ölçekli Alman firmaları oldukça yenilikçi ve girişimciler ve Türkiye’ye çok değişik teknolojiler getirebilirler. Ayrıca, Türkiye’ye Alman kültürünü tanıtan ve İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren Goethe Enstitüsü var. Birbirimizle ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltmenin görevimiz olduğunu düşünüyorum.

19


“Özel sektör ve STKlar, şimdiye kadar ağır sanayi bölgesi olan Ruhr’da büyük değişimlere imza attılar. Artık bölgedeki ekonomik aktivitelerin, mesela kömür madenciliğinin, yeteri kadar getirisi olmadığı anlaşıldı ve bu sanayi mimarileri, yeni kültürel kullanımlara açıldı” Başkonsolos: Dediğinize tamamıyla katılmakla beraber, göçmen toplumların entegre olma sürecinde yaşadığı zorlukları da göz önünde bulundurmalıyız. En basitinden yeni bir dil öğrenmek zorunda kalıyorlar… Almanlarla kaynaşmak durumunda oluyorlar. İBB Dış İlişkiler: Karşılıklı anlayış geliştirmek adına kültürel bağlar kurmak çok önemli. Bu bağlamda, geleneksel Alman kukla gösteri olan Kasper 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde İstanbullularla buluşuyor. Bizim de Kasper’e çok benzer Karagöz adlı bir kukla oyunumuz var. Belli ki ortak kültürel değerler üzerine kurulu dostluklar kurmak çok da zor değil. Bu konuyu nasıl yorumluyor, başka hangi işbirliği alanları öneriyorsunuz? Başkonsolos: Evet şu sıralar bir kukla festivali olduğunu duydum. Kültürel konularda tek sınırın gökyüzü olduğunu düşünüyorum. O kadar çok aktivite gerçekleştiriliyor ki. Alman sanatçılar Türkiye’ye geliyor, Türk sanatçılar Almanya’ya gidiyor. Mesela müzik… Müzik ile anlaşmak için dil bilmenize gerek yok, en uluslararası sanatlardan biri. Almanya’da Türkiye’deki caz festivalleri, klasik müzik kültürü hakkında çok bir şey bilinmiyor. Ancak son zamanlarda, Almanya’nın federal eyaletlerinden biri olan Schleswig-Holstein’da her yaz altı hafta süreyle yapılan müzik festivalinin şefi Türkiye’deydi, çeşitli bağlantılar kurdu. Bu festival, her yıl bir ülkeyi tema olarak seçiyor ve gelecek yıl teması da Türkiye. Bu tür konuları biraz daha gün yüzüne çıkarıp, insanlara duyurmalıyız.

“Türkiye ve İstanbul kültürlerin kesişme noktası. Farklı kültürlerle, hayat tarzlarıyla ve değerlerle tanışıp, onları deneyim edebileceğiniz bir yer.”

İBB Dış İlişkiler: Türk-Alman sanatçıların eserlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Başkonsolos: Ortak sanatçılarımızın kültürlerarası bir köprü kurduğuna inanmaktayım. Şansölye Merkel İstanbul’dayken, konsoloslukta bir konser verdik ve müziğin bizi nasıl birleştirdiğini gördük. Bu sanatçıların daha görünür kılınması gerekiyor. İBB Dış İlişkiler: 2010’un üç kültür başkentinden ikisi İstanbul ve Essen. Kültür başkenti olarak seçildikten sonra, kültür kardeşimiz Essen’de kalıcı olarak gerçekleşen kentsel kalkınmadan biraz bahsedebilir misiniz? Başkonsolos: Bu unvanla birlikte Essen’de birçok aktivite düzenlendi. Özel sektör ve STKlar, şimdiye kadar ağır sanayi bölgesi olan Ruhr’da büyük değişimlere imza attılar. Artık bölgedeki ekonomik aktivitelerin, mesela kömür madenciliğinin, yeteri kadar getirisi olmadığı anlaşıldı ve bu sanayi mimarileri, yeni kültürel kullanımlara açıldı. Bu kentsel metamorfoz, Kültür Başkenti olmadan başlamıştı ama Kültür Başkentliği titri bu transformasyonu hızlandırdı. İBB Dış İlişkiler: düşünüyorsunuz?

İstanbul

halkı

hakkında

ne

Konsolos: Türk insanını çok misafirperver ve sıcak buluyorum. Bu da Türkiye’de yaşayan yabancılara oldukça kolaylık sağlıyor. İBB Dış İlişkiler: Sayın Wagener, bizim sorularımız bu kadardı. Bizi ağırladığınız için tekrar teşekkür ederiz. * Uzmanlar, Dış ilişkiler Müdürlüğü

20


KURULUŞ

(Assembly of European Regions – AER)

E. Ceren Ocak*

AER HAKKINDA Bölgelerarası işbirliği ve bölge çıkarlarının Avrupa düzeyinde gözetmek amaçlı lobicilik faaliyetlerinde yoğunlaşan AER; Avrupa Konseyi’nin danışma organı Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ve Avrupa Komisyonu’nun danışma organı Bölgeler Komitesi’nin kuruluşunda çok önemli rol oynamıştır. AER politikalara, bölgesel başkanlar ve diğer yüksek kıdemli politikacılardan oluşan Başkanlık Heyeti ve Büro yön verir. Bu politikalar; üç çalışma komitesi ve bölgesel politikacılar tarafından başkanlık edilen ve AER Brüksel ve Strazburg Genel Sekretaryası kadrosu tarafından koordine edilen daimi komite tarafından uygulanır. AER üyelerinin çeşitli ihtiyaçlarına cevap veren ve bu yolda evrimleşen komiteler, bürokratik değildir ve faydacıdır.

AER, 1985 yılında, 47 bölge ve 9 bölgelerarası kuruluştan oluşmak üzere, bölgelerarası işbirliğini kolaylaştırırken Avrupa karar verme mekanizmalarında bölgeleri önemli konumlara getirmek amacıyla kurulmuştur. Bugün Avrupa’nın en büyük bölgesel kuruluşu olan AER, 33 ülkeden 270 bölgesel yetkiliyi, 16 bölgelerarası birliği ve bölgesel yetkinlik konusunda çalışan sayısız ortağı bir araya getirir. Portekiz’in Azore Adaları’ndan Rusya’nın Tataristan bölgesine, kuzey Finlandiya’nın Lappi bölgesinden İtalya’nın Sicilya adasına, AER üyeleri, geniş Avrupa’da 280 milyon vatandaşa hitap etmektedir. AER üye bölgelerinin üçte biri AB’ye üye olmayan Avrupa ülkelerindedir. Bu özelliğiyle AER, AB ve komşuları arasında önemli bir köprü kurar.

Avrupa Bölgeler Asamblesi (AER), Avrupa’nın en büyük bağımsız bölgeler ağıdır. 1985 yılında kurulmuş olan AER, 33 ülkeden 270 bölgeyi ve 16 bölgelerarası kuruluşu bir araya getirir. AER’in amaçları:

AER’in başkanı Ile-de-France başkan vekili Michele Sabban’dır. AER Genel Sekretaryası Strazburg’dadır. AER’in Brüksel (Belçika) ve Erdel Belgrad (Romanya)’da da ofisleri bulunmaktadır.

AER’in fon ihtiyacının %95’inden fazlası üyelik abonmanlarından sağlanır. Bu sayede AER, bağımsız ve esnek ve de üyelerin ihtiyaçlarına duyarlıdır.

KISA KISA...

 Katmanlı yetki ilkesini (yetki ikamesi - sübsidiarite) ve bölgesel demokrasiyi desteklemek  Bölgelerin Avrupa Birliği (AB) kuruluşlarındaki politik etkisini arttırmak  AB genişleme ve küreselleşme sürecinde bölgeleri desteklemek  Geniş Avrupa ve ötesinde bölgelerarası işbirliğini kolaylaştırmak olarak belirtilmektedir.

AER üyeliği Avrupa Konseyi üye ülkelerinin seçilmiş bölgesel yetkililerine açıktır ve yıllık üyelik ücretine tabiidir.

AER’de politik gruplaşmalar yoktur. Ortak kararlar, müzakere ve oy birliğiyle verilir. AER, üye bölgelerin seçilmiş bölgesel temsilcilerinden oluşan idare organları tarafından yönetilir. Bunlar; başkan ve başkan yardımcılarının bulunduğu Başkanlık Heyeti, her bir ülkeden bölge temsilcilerinin bulunduğu Politik Büro ve büyün üyelerin yer aldığı Genel Kuruldur. AER’in birçok işine üç komite (Ekonomi ve Bölgesel Kalkınma (1), Sosyal Politikalar ve Halk Sağlığı (2), Kültür, Eğitim ve Gençlik (3)) ve iki daimi komite (Kurumsal İşler ve Gözetleme ve Değerlendirme) yön verir. Komite genel kurulları, konferanslar, vatandaş forumları, bağımsız değerlendirmeler ve diğer AER etkinlikleri Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde yapılır. Böylece, AER ‘i üye bazına yakın tutar.

21


AER’in ilgi alanları:                          

Tarım ve kırsal kalkınma Uyum ve bölgesel politikalar Avrupa’da iletişim Kültür Ekonomik kalkınma Eğitim Acil durum planlaması Enerji Genişleme Engelliler için eşitlikçi Avrupa Eşit fırsatlar Fon takipçiliği Avrupa’nın geleceği Hizmet Ticareti Genel Anlaşması Yönetişim Sağlık Kurumlararası ilişkiler Bölgelerarası ve uluslararası işbirliği Bölgesel ortaklık Bölgesel demokrasi Genel yarar hizmetleri ve iç pazarda hizmetler Sosyal işler Devlet yardımı Turizm Ulaşım Gençlik

AER KOMİTELERİ 1. EKONOMİ VE BÖLGESEL KALKINMA KOMİTESİ Öncelikli çalışma alanları:     

Uyum politikası Çevre Ekonomik kalkınma ve yenilik Sürdürülebilir turizm Kırsal kalkınma 2. SOSYAL POLİTİKALAR VE HALK SAĞLIĞI KOMİTESİ Öncelikli çalışma alanları:

       

Sağlık ve sosyal hizmetler Demografik değişim E-sağlık Acil durum planlaması Engelliler Alkollü içki sebepli zararları önleme Toplumsal cinsiyet eşitliği Gençlik

3. KÜLTÜR, EĞİTİM VE GENÇLİK KOMİTESİ Öncelikli çalışma alanları:      

Kültürel politikalar Kültürel miras Bölgelerarası işbirliği Eğitim Medya ve Bilgi Teknolojileri Gençlik

AER VE TÜRKİYE Türkiye’den İstanbul dışında AER’e üye olan bölgeler Denizli, Kahramanmaraş, Kırşehir ve Kocaeli’dir. İstanbul, 2006 yılında İl Genel Meclis üyesi Ömür Kahraman Aybar’ın verdiği önerge ile AER’in Mayorka’daki Genel Kurul toplantısında üyeliğe alınmıştır. 2007 yılındaki AER Büro toplantısı İstanbul’da gerçekleşmiştir.

22


“SUBSIDIARITY (YERİNDENLİK) BİR SÖZCÜKTÜR” Avrupa politikasında ve kanunlarında sıkça kullanılan “subsidiarity” kelimesinin birçok Avrupa ve dünya dilinde karşılığı yoktur. Avrupa Birliği’nin onanmayı bekleyen son antlaşması olan Lizbon Sözleşmesi’nde en az 30 kez üzerinde durulan bu kelimenin uluslararası tanınması, AER’in kampanyasına konu olmuştur. Türkçeye yerindenlik olarak çevrilen “subsidiarity” ilkesi yüzyıllardır sosyal, dini ve politik düşünceye destek olmuştur. AER, Avrupalı birliğinin, Avrupa birliği üyesi ülkelerin ve diğer ulusların bir sözcüğe dayanan bir ilkeye birçok sözlükte saygı duyulduğunu zannetmeleri ve bu yüzden vatandaşların bile durumun farkında olmaması konusunda endişelenmektedir. Kelimenin çeşitli sözlükler ve diller arasındaki tanımlamalarında çok az farklılıklar olmasına rağmen, politik bağlamda “mümkün olabildiğince vatandaşların yararına kararların alınması ilkesi ”olarak tanımlanmaktadır

AER’in ikinci komitesi olan Sosyal Politikalar ve Halk Sağlığı içerisinde, Engelliler İçin Eşitlikçi Avrupa adı altında bir çalışma grubu bulunmaktadır ve bu çalışma grubunun başkanlığını Metin Genç yapmaktadır. AER, Mart ayında “Avrupa’da Kadın Girişimciliğin Teşvik Edilmesi” adlı konferansı İstanbul’da gerçekleştirdi.

23

Bölge yöneticilerine kadın girişimciliği konusunda tavsiyeler vermeyi amaçlayan konferansta çeşitli kadın girişimcilerden örnekler verildi ve bölgesel aktörlerin kadınları desteklemesi gerektiği dile getirildi. Kasım ayında İstanbul’da Genel Kurul toplantılarını yapmayı planlayan AER, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği’nin de işbirliğiyle, Haziran ayında Brüksel’de “Türkiye-AB İlişkilerinde Yerel Yönetimlerin Rolü” adlı etkinliğini hayata geçirmek istiyor. * Uzman –Tercüman, Dış İlişkiler Müdürlüğü


ÖRNEK UYGULAMA

ALMANYA’DAN HABITAT ÖDÜLLÜ KENTSEL PROJELER

Gülgün ŞAHİN, Özgün SUBAŞI*

ZukunftsWerkStadt Projesi

Doğu Almanya’da yer alan Leinefelde-Worbis Belediyesi nüfus azalması, başarısız bir ekonomi ve çok sayıda boş ve bozulmakta olan iskân yapısı sorunlarıyla ciddi anlamda baş etmek durumunda kalmıştır. Bu kapsamda yeni iş fırsatları yaratılmış, kentsel altyapı ve yaşam çevresi fark edilir iyileştirilmiş ve 2500’den fazla ev yüksek çevre standartlarına uygun olarak yenilenmiştir. Leinefelde-Worbis Belediyesi yaklaşık 20.000 kişilik bir nüfusa sahiptir. 90’lı yıllarda Almanya’nın yeniden birleşimi ve tekstil sanayisinin çöküşü bu küçük sanayi kasabasını temelden etkilemiştir.

Artan işsizlik oranlarıyla beraber birçok evlerini boşaltarak Almanya’da bulunan refah seviyesi daha yüksek yerlere taşınmıştır. Leinefelde’nin Südstadt Mahallesi’ndeki kiralık evlere olan talep %50 oranında düşmüştür. 2003’te kalkınmayı uyumlu hale getirmek ve bölgesel altyapıyla idari performansı iyileştirmek için Leinefelde Belediyesi ve bitişik kasaba Worbis birlikte Leinefelde-Worbis Belediyesi’ni oluşturmak için güçlerini birleştirmiştir. Bahsi geçen ve karşılaşılan zorluklara yanıt olarak Leinefelde-Worbis Belediyesi önceden planlanmış ekonomiden pazar ekonomisine geçiş sürecinde

24


sürdürülebilir kentsel kalkınmayı başarmak ZukunftsWerkStadt projesini geliştirmiştir.

için

Bu proje yaşam koşullarını, kentsel altyapıyı ve çevreyi yüksek oranlarda geliştirmek, yeni iş fırsatları yaratmak, uygun maliyetli ve çekici ev fırsatlarını çeşitli ve dengeli bir iskan pazarında desteklemek, sosyal ve ekonomik istikrarı geliştirip aktif toplum yaşamını teşvik etmek gibi önlemlere sahiptir.

Projenin Amaçları “ZukunftsWerkStadt” projesi, sürdürülebilir kentsel kalkınmayı yeniden birleşimin ardından Doğu Almanya’daki büyük değişimleri göz önüne alarak başarmayı hedeflemektedir. Proje aşağıdaki ana maddeleri içermektedir: - Yaşam koşullarını, kentsel altyapıyı ve çevreyi çok yüksek oranlarda geliştirmek. - Yeni iş fırsatları yaratmak - Uygun maliyetli ve çekici ev fırsatlarını çeşitli ve dengeli bir iskan pazarında desteklemek - Sosyal ve ekonomik istikrarı geliştirip aktif toplum yaşamını teşvik etmek.

Projenin Aşamaları Proje çevresel, ekonomik, sosyal ve organizasyonel konuları birleşim halinde göz önüne alan entegre bir kentsel kalkınma ve yenilenme stratejisi olarak düşünülmüştür. Çeşitli iskân problemleriyle mücadele etmek için bir dizi seçenek geliştirilmiştir. Bütün anahtar projeler için mimari yarışmalar açılmış, yüksek çevresel standartlar bu doğrultuda yeni inşaat, yenileme ya da fazladan evlerin yıkımıyla uygulanmıştır. Yaklaşımın ana noktası fiziksel ve sosyal altyapının canlandırılması olduğu kadar iş olanakları yaratmak olmuştur. Otoparkların, bina girişlerinin ve bahçelerinin yeniden düzenlenmesi her yaştan kent sakini için kullanılabilirliği artırmıştır. Spor ve boş zamanların değerlendirilmesi için mevcut hale gelen çeşitli olanaklar tanışmalar, iletişim ve artmış sosyal entegrasyon için fırsatlar sağlamıştır. Leineflede-Worbis’in ekonomik olarak yeniden yapılanması çeşitli faaliyet kollarından firmaların bölgeye olan ilgisini artırmıştır. Boş tekstil fabrikası binası bölümlere ayrılmış, yeni işkollarını ve yeni belirlenmiş endüstriyel alanları ağırlayıp daha ileri olanaklar sunmaya hazır hale getirilmiştir. Destekleyici düzenli süreçlerle çekici mekânları birleştirmek yeni yatırımlar için olumlu bir ortam yaratmıştır.

25

Leinefelde-Worbis şu anda 1200 iş imkanı barındırmaktadır ve %8,3’lük işsizlik oranı bölgesel ortalama olan %11,4’e göre anlamlı derecede düşüktür. Belediye borcu, vergi gelirleri birey başına düşen ortalama vergi gelirinden az olmasına rağmen bölgesel ortalamaya göre üç kat azdır. Kasabaya her gün düzenli olarak 1300 kişi gidip gelmektedir ve 2006 yılında Sudstadt’ın nüfusunda gözlenen %6’lık artış insanların bölgeye geri döndüğünü göstermektedir. Proje finans, eğitim ve işsiz sakinlere erişimi sağlamıştır. Alkoliklerin rehabilitasyonu için uzman desteği sağlanmış, inşa etme ve kalkınma sürecinde yeni işler yaratılmıştır. Projenin entegre edilmiş masterplanına uygun olarak, iskanın %50’si yıkılmış ve geriye kalan yapılar yenilenmiştir. Bu durum kalitede anlamlı bir yükselişi ortaya koymuştur. Yıkımlar esnasında özen gösterilmiş, prefabrike bölümleri inşaatlarda ve arazi şekillendirmesinde yeniden kullanmak için inşaat atıklarının kaldırılmasında yenilikçi teknikler kullanılmıştır. Projeye 1993’ten beri 180 milyon dolar yatırım yapılmıştır. Bu rakam yerel iskân kurumları, yerel yönetim ve ulusal sübvansiyon gibi bir dizi kaynaktan elde edilmiştir. İlgili konutlarda oturanların kira ödemeleri şu anda ve gelecek için de konut projeleri için fon geliri sağlamakta olup, vergilerden ve sübvansiyonlardan oluşan yıllık bütçe ile kamuya ait yapıların bakımı sağlanmaktadır.

Sonuçlar 

Proje nüfustaki azalmayı başarılı biçimde azaltmış, Südstadt bölgesi 2006’da %6’lık bir nüfus artışı kaydetmiştir. Leinefelde’deki genç nüfus iş olanaklarına kavuşmuş, küçük çocuğa sahip aileler geliştirilmiş okul ve yaşam çevresinin avantajlarından yararlanırken yaşlı ve emekli kişiler de geliştirilmiş yerel hizmetlerden yararlanmaya başlamıştır.

Proje takviminin dört yıl öncesinde 1700’den fazla ev yıkılmıştır.

2500 ev yenilenmiş, bunların 1630’dan fazlası özel yeşil alanlara kavuşturulmuştur.

Boş evlerin oranı genel toplamda %10 oranında azalmıştır ve yenilenen evlerin yalnızca %3.5’i boş durumdadır.

Tüm sosyal kurumlarla eğitim kurumları yenilenmiş ya da başka kamu kullanımlarına tahsis edilmiştir.

Leinefelde-Worbis’te şu anda 1200 iş vardır ve bunlar bölgeyle kıyaslandığında anlamlı olan işsizlik oranı düşüşüne katkıda bulunmaktadır. * Dış İlişkiler Uzmanları


KARDEŞ ŞEHİR

Grbavica filmini izleyenler bilir, son sahnede zaten siz gözyaşlarına boğulmuşken bir de fonda çalan şarkı ayrı bir acıtır insanın içini... Ağzınızda ise o güzel şarkıdan üç sözcük takılakalmıştır size o duygu selini tekrar tekrar yaşatan; Saraybosna Aşkım Benim. Savaş yoktur filmde, yaşanan vahşet de. Ama, Boşnak-Hırvat-Alman ortak yapımı film küçük bir çocuğun maruz kaldığı travmayla yüzünüze tokat gibi çarpar o vahşetin etkisinin hala ne boyutta sürdüğü gerçeğini. Eyyup YILDIRIM*

Evet, daha dün gibi yakın bir zamanda Avrupa’nın orta yerinde tüm dünyanın gözlerinin önünde yaşadı bu şehir, insanlıktan utandıran acımasızca vahşeti. İnsan hakları, medeniyet projeleri suspus! Yardımsever vicdan sahipleri bilmem hangi şirin hayvanın sorunlarına odaklamıştı objektiflerini. Saraybosna’da da güneş doğmaya devam ediyordu elbet ama o da lanet okuyordu ırkçı çetnik postallarının güzeller güzeli şehre ve o şehrin güzel insanlarına yaşattığı acılara...

Şehir daha gitmeden özletir size kendini, ünlü müzik gruplarından Kulturshock’un da dediği gibi “sen ve ben sevgilim iki ayrı ülkede kaldık şimdi”. İstanbul’a söylenen sözler burda da karşılığını bulur elbet. Şair ve yazar Ebubekir Kurban der ki “İnsan Allah’a inanır ve Saraybosna’yı ve Aliya’yı sever.” Ya da bir güzel insan Hakan Albayrak çıkar ve kocaman yüreğiyle iki halkın karşılıklı içten, yalansız sevgisini ustaca kullandığı kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde bir adım öteye gider ve eyleme döker. Ve bir belgesel çekilir: Saraybosna Sevgilim. İzlenir, İnsanlığın öldüğüne şahitlik edilir ve ağlanır.

Savaşa meydan okuyan, savaşla dalga geçen insanları, savaş sırasında ne makyajını ne kahvesini ne de hayatın diğer ayrıntılarını es geçmemeleri Şehirin merkezine gittiğinizde, aynı “Saraybosna’da güneş doğmaya şaşırtır sizi. Kimisi İstanbul gibi tarih ve modernitenin bir bunu savaşın varlığını hissedersiniz. devam ediyordu elbet ama o da lanet arada getirdiği yıkımın Başçarşı’da kendinizi yurdumuzdan okuyordu ırkçı çetnik postallarının sonucunda oluşan bir köşede hissedersiniz. güzeller güzeli şehre ve o şehrin güzel travmaya bağlasa insanlarına yaşattığı acılara...” Nasıl ki İstanbul lale ile anılıyorsa bu da öldürülürken şehir de beyaz zambaklarla süslüdür. dahi hayatı hakkıyla yaşamak da ne demektirin cevabını Erciyes dağını gördüyseniz, tüm şehrin etrafının vermektedirler adeta. Dedeler son paralarıyla, onun gibi yüce dağlarla kaplı olduğunu hayal edin, kahvelerini almışlar, sanatçıları mum ışığında o dağların ortasında beyaz zambaklı gelinliğiyle bir tiyatro gösterilerine devam etmiş. Düşünün ki ova bulacaksınız, ortasından ışıl ışıl Miliçka nehri şehrin her yanında ateş sesleri ve patlayan geçen. Ki yemyeşil bir cennet yapmıştır şehri. bombalar ve… Miljenko Jergovic, Sarajevo Marlboro’da anlatır: "Yillar önce Başçarşı'daki bir dükkan sahibi, baharin ilk günü dükkanini kapatmis ve bir not asmış: Günes nedeniyle kapali." Baharı kutlamak için paraya reddiyedir Saraybosna…

Bu güzel şehir hakkında ne kadar anlatılsa eksik kalacaktır daima, o yüzden daha da uzatmadan biraz da bilgi dağarcığımıza yönelik bilgileri ve İBB ile ilişkilerini anlatalım.

26


Saraybosna'nın adı, Osmanlı Devleti tarafından alınmadan önce Vrhbosna' idi. Osmanlı Devleti'nde Bosna-Saray denmesinin yanı sıra "Saray Ovası" olarak da adlandırdı. Bu yüzden günümüzde pek çok dilde bu ifadenin kısa hali olarak Sarajevo' adı kullanılmaktadır. Kendi halkı da şehirlerine Sarajevo derler ki vadiye dik bakan saraydan görülen ova manzarasından esinlenerek SarayOva dendiği rivayet edil

İdari yapı Şehir yasama yapısı "Saraybosna Kanton Meclisi" tarafından gerçekleştirilmekte olup, idari yapıları şu birimlerden oluşmaktadır; 

Saraybosna Kanton Başkanı,

Saraybosna Kanton Hükümeti,

Başbakan, ve

12 bakandan oluşan Bakanlar Kurulu.

Kültür Saraybosna, bir çok açıdan Anadolu'ya benzer. Türk kahvesi, börek, tarih, mimari, sosyal yapı gibi yönlerden Türkiye'ye yakınlığı belli olan bir şehirdir. 1984 Kış Olimpiyatları Saraybosna'da yapılmıştır. Katolik Başpsikoposluğu, Ortodoks Patrikliği ve Müslüman Cemaati Başkanlığının bulunduğu

Ferhadiye Caddesi Saraybosna, aynı zamanda tıp, ticaret, müzik ve kültür kurumlarının merkezidir. Şehir, tarihsel yapıtları bakımından zengindir. Bosna-Hersek Müzesi'nde zengin arkeoloji ve etnoğrafya

Saraybosna’nın panoramik bir resmi

27


koleksiyonları vardır. Kaleleri ve camileriyle ünlü olan şehrin bu tarihsel yapıları, Bosna-Hersek'in diğer yerleşim birimlerinde de olduğu gibi savaş

sırasında bilhassa tahrip edilmiş ve büyük zarar görmüşlerdir

Yeşil Cennet Saraybosna’dan bir fotoğraf: Miliçka Nehrinin Kaynağı İstanbul Saraybosna ilişkileri

Saraybosna ile İstanbul arasında kardeş şehir protokolü 25 Aralık 1997 tarihinde zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Saraybosna Valisi Midhat Haracic arasında İstanbul’da imzalanmıştır. 28 Mayıs 2004 tarihinde Saraybosna Kanton Bölge Başkan Yardımcısı Denis Zvizdic, Bosna Hersek İstanbul Başkonsolosu Yusuf Puşina ve Bosna Hersek Kovaçi Mezarlıkları Koruma Vakfı Genel Müdürü Emir Zlatar'dan oluşan Bosna Hersek Heyeti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a ziyarette bulunmuştur. 7 Temmuz 2004 tarihinde Bosna Saraybosna Halklar Tiyatrosu, “Kısasa Kısas” adlı oyunu sergilemiştir.

8 Temmuz 2004 tarihinde ilki gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul – Mekân –Tiyatro Festivali kapsamında Şehir Tiyatroları ile Saraybosna Halklar Tiyatrosu arasında işbirliği protokolü imzalanmıştır. 30 Ekim 2004 tarihinde Saraybosna Belediye Başkanı Prof. Dr. Muhiddin Hamamdzic İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bir ziyarette bulunmuş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bir görüşme yapmıştır. 27 Kasım – 2 Aralık 2004 tarihlerinde Saraybosna Kanton Başbakanı Denis Zvizdiç Bosna – Hersek Kültür Günleri kapsamı içerisinde İstanbul’a bir ziyarette bulunmuştur. 30 Kasım – 4 Aralık 2004 tarihlerinde İstanbul'da, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından organize edilen ve 28


Bosna Hersek Kültür Haftası için Saraybosna Operası ve Filarmoni Orkestrası’nın katılımıyla gerçekleştirilen Bosna Hersek Kültür Haftası yapılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. organizasyonu ile gerçekleştirilen Bosna Hersek Kültür Haftası için Saraybosna Operası ve Filarmoni Orkestrası ile çeşitli aktivitelere katılacak 175 kişilik sanatçı kadrosu, 27 Kasım'da İstanbul'a geldi

taşımacılık işletmecisi GRAS arasında karşılıklı olarak teknik ve idari işbirliğinin arttırılması kararı alındı 17-24 Şubat 2006 Bosna Hersek İslam Elçi İbrahim Paşa Medresesi’nden gelen 40 kişilik bir öğrenci grubu İstanbul’a bir ziyaret gerçekleştirmiştir 25.05.2006-03.06.2006 tarihleri arasında Bosna’nın Zenica şehrinde birçok profesyonel tiyatro ve yarışmacıların katılacağı festival esnasında Şehir tiyatrolarının bir oyunu segilenmiştir

22 Mart 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye CRR Modern Dans Topluluğu Uluslarası Saraybosna Kış Festivali'nde gösteriler yapmıştır.

Bosna Hersek Büyükelçişi Bayan Nada Jankovic’in, 17 Mart 2006 tarihinde Belediye Başkanımız Sayın Kadir TOPBAŞ’ı ziyaret etmek istemişlerdir…

8 – 13 Mayıs 2005 tarihlerinde Saraybosna Boşnak Lisesi’nden 36 öğrenci ve 4 öğretmen İstanbul’a ziyarette bulunmuşlardır.

Kültür ve Turizm Daire Başkanı Ahmet Çınar ve Şehir Tiyatroları Müdürlüğü 25 Mayıs-03 Haziran 2006 tarihleri arasında “Savaş ve Kadın” oyunu sergilemek üzere Bosna Hersek’in Zenica şehrinde görevlendirilmişlerdir.

12 – 13 Haziran 2005 tarihlerinde Saraybosna Kanton Hükümet Başkanı Denis Zvizdiç ve beraberindeki heyet İstanbul’a bir ziyarette bulunmuşlardır. 15 Ağustos 2005 tarihinde Saraybosna Belediye Başkanı Semiha Boravaç Belediyemizi ziyaret etmiştir. 18 Ağustos 2005 tarihinde Eski Bosna Hersek Devlet Başkanı merhum Aliya İzzetbegoviç için Saraybosna’da bir Türbe yapılmasını öngören bir protokol imzalanmıştır. 22.03.2005 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.'ye bağlı olarak çalışmalarını sürdüren CRR Modern Dans Topluluğu, Uluslararası Saraybosna Kış Festivali kapsamında davet edildiği Saraybosna ve Mostar'da, gerçekleştirmiş olduğu gösterilerle büyük ilgi gördü. 19 Ekim 2005 tarihinde Eski Bosna Hersek Devlet Başkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in Saraybosnadaki Türbesi’nin açılışına Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili İdris Güllüce katılmıştır. 13 – 20 Mart 2006 tarihlerinde Mahalli İdareler Derneği’nce Saraybosna’yı da kapsayan bir gezi düzenlenmiştir. 11.08.2006 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş ile Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın toplu

29

Bosna Hersek Elçi İbrahim Paşa Medresesi’nde eğitim gören 38 kişilik bir öğrenci grubu 20-27 Şubat 2007 tarihleri arasında İstanbul’a bir ziyaret gerçekleştirmişlerdir Sarajevo Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 4 öğretim üyesi beraberinde 20 mimarlık öğrencisiyle 05 Mart 2007 tarihinde İstanbul’a bir ziyaret gerçekleştirilmiştir Saraybosna Belediye Başkanı Sayın Seniha BORAVAC uluslar arası çapta büyük üne sahip olan sanat eleştirmeni Beral MADRA tarafından düzenlenen “Saraybosna Ars Aevi Modern Sanatlar Müzesi İstanbul Koleksiyonu” sergisinin hamiliğini üstlenme kararı için Saraybosna şehri adına Belediye


Başkanımız Sayın Kadir TOPBAŞ’a teşekkürlerini sunmaktadırlar. Süleyman KUPUSOVİÇ’in yöneteceği “LA BOHEME” operanın sahne tasarımını yapmak üzere Saraybosna Ulusal Tiyatrosu M.Nurullah TUNCER’i 10-29.04.2007 tarihleri arasındaki davetine katılmıştır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Genel Sekreter Yardımcısı Şaban Erden ile Özel Kalem Müdürü Muhsin Doğan, Uluslararası Balkan Üniversitesi ve Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nin açılış törenlerine katılmak üzere Üsküp ve Bosna Hersek’e bir ziyaret gerçekleştirdi. 13 Aralık 2007 tarihinde, Saraybosna Belediye Başkanı Semiha Borovac ve beraberindeki heyet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a nezaket ziyaretinde bulundu. Saraybosna’dan bir heyet 21-23 Mart 2008 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu’na katıldı. Aynı heyet İstanbul Ulaşım A.Ş. genel müdürü Ömer Yıldız ile görüştü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ”İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” projesi çerçevesinde 31 Ocak - 1 Şubat 2009 tarihlerinde düzenlenen “İpek ve Baharat Yolu Üzerindeki Kadim Şehirlerde Geleneksel El Sanatları ve Yerel Yönetimlerin Katkıları” konulu “Uluslararası Geleneksel El Sanatları Sempozyum ve Sergisi”ne Saraybosna temsilcileri de katıldı.

Saraybosna Belediye Başkanı Semiha BOROVAC, 4. Dünya Belediye Başkanları Zirvesi’ne katılmıştır. Bu katılım sonucunda teşekkürlerini sunmuştur Feshane Kültür Merkezi tarafından İstanbul’da düzenlenecek 2007 Feshane Ramazan Etkinlikleri çerçevesinde 23 Ağustos 2007 tarihinde Bosna Hersek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğundan bir yetkili davet edilmiş ve bu davete katılım sağlanmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün koordinasyonunda, 16-19 Şubat 2009 tarihleri arasında bir takım görüşmeler ve incelemeler yapmak üzere İstanbul’a gelen Saraybosna Kantonu Meclis Başkanı Denis ZVİZDİC ve heyeti; program kapsamında İstanbul Halk Ekmek A.Ş. tesislerini ziyaret etti. Saraybosna Ilıcalı Belediye Başkanı Amer Cenanoviç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof Dr. Adem Baştürk'ü ziyaret etti. . Saraçhane'deki Belediye Sarayı'nda gerçekleşen ziyarette, kardeş ülke Saraybosna belediye başkanlarından Cenanoviç, Prof. Dr. Baştürk'e yeni görevinde başarılar diledi. Baştürk de, Başkan Cenanoviç'e ziyaretinden dolayı teşekkür ederek plaket verdi.

6-7 Kasım 2007 tarihlerinde, T.C. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun başkanlığında, İstanbul

30


Derya EREN, Hulusi KÖSE*

Lalenin Tarihi

Monokotiledonlar sınıfından, Liliiflorae (liliales) takımından, Liliaceae familyasından Tulipa gesneriana Latince adlı Lalenin (Tulipa) ana vatanının Orta Asya olduğu sanılmaktadır. Romalılar ve Bizanslılar laleyi tanımıyorlardı. Anadolu'da lale ile ilgili ilk bilgiler Türkler ile başlamıştır. Lale çiçeği on ikinci yüzyıldan itibaren Anadolu'da süsleme motifi olarak kullanılmıştır. Anadolu'da Laleyi şiirlerinde kullanan ilk düşünür Mevlana Celaleddin Rumi (12071273) olmuştur.

Lalenin Anadolu’daki Yolculuğuna Kısaca Göz Atalım Selçuklular, Anadolu’ya lalelerle birlikte yerleştiler. Bu topraklara lale soğanları ekmekle kalmayıp; camileri, mezar taşlarını, sanat eserlerini, sarayları lale motifleriyle süslemeye başladılar. 11. yüzyılda Anadolu’ya giren laleye 13. yüzyılda Mevlana’nın dizelerinde de rastlarız. Osmanlılar da laleyi çok sevdiler ve fethettikleri toprakları lalelerle süslediler. İstanbul’un fethinin ardından lale Avrupa topraklarına ayakbastı. Padişah kaftanları, saray eşyaları da lale motifleriyle bezendi. Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve III. Ahmet “Lale” ye en düşkün padişahlardı. Lale, Osmanlı imparatorluğu döneminde bilhassa on altıncı ve on sekizinci yüzyıllarda büyük önem kazanmıştır.

Lalenin Avrupa’ya Girişi Avrupalı yazarlar ilk dönemlerde laleyi tanımadıklarından bu çiçeği bir çeşit zambak zannetmişlerdir. Lale hakkında bilgi veren ilk Avrupalı

31

yazar, on altıncı yüzyılda Ortadoğu ülkelerini gezen Fransız hekim P. Belon'dur. Hatıratında lale'yi "Kırmızı Zambak" olarak adlandırmış ve birçok yabancının çiçek soğanları almak için gemiyle İstanbul'a geldiklerini yazmıştır. Lalenin Türkiye'den Avrupa'ya ne zaman götürüldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Roma-Germen İmparatoru I. Ferdinand'ın Kanuni Sultan Süleyman nezdindeki elçisi O.G. de Busbecq'in İstanbul'dan Avrupa'ya götürdüğü bitkiler arasında lale soğanlarının da bulunduğu sanılmaktadır. 16. yüzyılda Busbecq ve 17. yüzyılda A. Galland, Edirne ile İstanbul arasındaki yolun kenarlarında gördükleri lalelerden bahsederler. Bugün Avrupa ülkelerinde lale için kullanılan Tulip veya Tulipe kelimesinin aslı, Busbecq'in hatıratına dayanmaktadır. Busbecq, Türklerin bu bitkiye Tulipan ismini verdiğini yazmıştır. S.W. Murrey, bu ismin Türklerin başlarına sardıkları Tülbent ile ilgili olduğunu ve Busbecq ile tercümanı arasındaki bir yanlış anlamadan kaynaklandığını kaydetmiştir.

Lale Devri İstanbul Lalesi adı verilen, iğne uçlu taç yapraklı çiçek 16. yüzyıldan itibaren kendini gösterdi. 18. yüzyılın başında Osmanlı Tarihi’nde adını bir devre veren lale, artık her yıl düzenlenen özel festivallere konu oluyor, tüm İstanbul rengârenk lale bahçeleri içinde eğleniyordu. III. Ahmet Dönemi’nin bu eğlenceleri Levni’nin resmettiği birbirinden güzel eserlerde görülür. Lale Devri’nde Osmanlı başkenti İstanbul sadece lalelerle süslenmekle kalmaz; ülkede yenilikler peş peşe gelir. İlk matbaa, kumaş, kâğıt fabrikaları, Avrupai mimari tarzı, Haliç’in ıslahı bu döneme rastlar. Bu dönemde laleler renk ve şekillerine göre farklı isimler alır; fevvarei nur (nur fıskiyesi), necmi çemen (çimen yıldızı) , lali muzab (erimiş yakut; erimiş dudak) , dameni dür (inci eteği) gibi tamlamalarla çağrılırdı. İstanbul’un Laleleriyle ilgili kitaplar kaleme alınıyordu.


Lale’nin Yetiştirilmesi Lale soğanlarının türlerine bağlı olarak Eylül - Kasım aylarında dikimleri yapılır. Çiçeklenme zamanı olarak da yine türlere bağlı olarak Şubat - Mayıs aylarıdır. Halen binlerce tür olmasına karşılık her yıl yeni varyeteler üretilmektedir. Üretilen yeni melez türlerde; yeni renk tonları, yeni formlar, farklı çiçeklenme periyotları ve daha dayanıklı ve uzun süreli çiçek açabilecek özellikler geliştirilmektedir. Ancak ticari olarak piyasada bulunan müdahale edilmemiş türlerde ise en doğal halleri ile üretilmeye çalışılmaktadır. Melez türlerdeki diğer bir özellikte ticari kaygılardan ötürü soğanların bir sonraki yıllarda üreme özelliği kilitlenmektedir.

Osmanlı döneminde binlerce lale ve zerrin çeşidinin yetiştirilmesi, çiçekçilik ile ilgili meselelerin çoğalmasına neden olmuş ve uzmanlardan oluşan kurullar (Çiçek encümeni) oluşturulmuştur. Laleye olan aşırı ilgi soğan fiyatlarının da artmasına sebep olmuş, fiyat artışını önlemek için 1725 yılında lale soğanı fiyatlarını saptayan bir liste (narh defteri) hazırlanmış ve soğanların liste fiyatı (Lale narhı) üzerinde satışı yasaklanmıştır. Lale, İstanbul'un simgesi olarak kabul edilmektedir. İstanbul Lalesi özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısı ile 18. yüzyıl arası en parlak dönemini yaşamıştı. İstanbul Lalesi, Avrupa lalelerinden çok farklıydı. İstanbul Lalesi; badem şekli çiçekli, hançeri yapraklı ve sivridir. Ancak ne yazık ki bu lale türü 19. yüzyılda yok olmuştu.

İstanbul Lalesi İstanbul Lalesi Yeniden Hayat Buluyor Yıllarca İstanbul’u süsleyen bu özel lale 19. yüzyıl ile birlikte kayboldu. İnce yapraklı narin laleler görülmez oldu. Başlatılan genetik çalışmaların ardından, İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin çabalarıyla İstanbul Lalesi yeniden yaşama döndürüldü. İstanbul yıllar sonra yeniden kendine has bu zarif bitkiyle süslenmektedir. Çünkü “En güzel lale İstanbul’da yetişir...”

İstanbul lalesi çeşitlerinin biçimleri, bugün Avrupa lalesi olarak bilinen lale çeşitlerinden çok farklıdır. İstanbul lalesinin çiçeği badem şeklinde, periant parçaları (berkleri) ise hançer şeklinde ve uçları tığ gibi ince ve sivridir. İstanbul'da ıslah edilmiş ilk lale çeşidini elde edenin Şeyhülislam Ebusuud Efendi (1490-1573) olduğu kaydedilmiştir. On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda elde edilen lale çeşitlerinin isimleri, özellikleri ve yetiştiricileri hakkında bilgi veren elyazması risaleler İstanbul kitaplıklarında bulunmaktadır. Bu risalelere göre, İstanbul'da elde edilen lale çeşitlerinin miktarı toplam olarak 2000 civarındadır. "İstanbul Lalesi" ismini verdiğimiz kültür çeşitlerinin hangi yabani lale türünden ve hangi yöntemler ile elde edildiği konusu tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. M.H.Hoog, petallerin uçlarının sivri olmasından dolayı, Kırım bölgesi steplerinde yetişen ve İstanbul'a kefe lalesi olarak gelen Tulipa schrenkii Regel türünden elde edilmiş olabileceği kanısındadır. İstanbul lalesi çeşitleri 1730 yıllarından sonra yavaş yavaş ortadan kalkmıştır.

Edebiyatta Lale

Ey Peri Cihana Sen Gibi Dilber Ey peri cihana sen gibi dilber Ne geldi ne gelir ne gelse gerek La'lin gibi Lokman tiryak-ı ekber Ne buldu ne bulur ne bulsa gerek Gevheri güzeller gitti yabana Lale gibi çıktı ol mah meydana Bu cihana benim gibi merdane Ne geldi ne gelir ne gelse gerek Gevheri Şehriyara buldı alem devletinde itidal Lalelerle geldi bağa başka bir hüsnü cemal Ruz-ü şeb kılmak da gülşen lutf-ı teşrifin hayal Lale faslı iyd hengamı bahar eyyamıdır Nedim

32


5. Uluslararası İstanbul Lale Festivali (02-18 NİSAN 2010) İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, İstanbul'un önemli simgelerinden ve Türk kültürünün de bir parçası olan laleyi İstanbullularla buluşturan Uluslararası İstanbul Lale Festivali, "En Güzel Lale İstanbul'da Yetişir" ve "İstanbul Lalesiyle Buluşuyor!" sloganıyla 2005 yılında başlamıştır. Uluslararası İstanbul Lale Festivali kapsamında, bu yıl da kentin dört bir yanında etkinlikler düzenlenmektedir. Emirgan Korusu, Taksim Meydanı, Hidiv Korusu, Göztepe Gül Bahçesi, Büyük Çamlıca Korusu, Sultanahmet Meydanı ve Gülhane Parkı festival süresince çeşitli etkinliklere sahne olacak başlı mekanlar arasında yer almaktadır. Etkinlikler kapsamında ebrudan, heykele lale temalı pek çok ürünün satışının yanı sıra resim ve fotoğraf sergisi ile müzik dinletileri gerçekleştirilecek, ebru sanatçıları yapacakları canlı performans gösterileriyle sanatseverlerle buluşacak, “En Güzel 50 Lale Yarışması” ile en güzel lale fotoğrafını çeken 50 kişi ödüllendirilecek ve festival süresince canlı lale satışı yapılacaktır. Bu yıl 5.si düzenlenen festival kapsamında Gülhane

33

Parkı’na 594 bin, Emirgan Korusu’na 1 milyon 370 bin, Yıldız Korusu’na 802 bin, Soğanlı Bitkiler Parkı’na 480 bin, Beykoz Korusu’na 450 bin, Göztepe Gül Bahçesi’ne 132 bin, Büyük Çamlıca’ya 210 bin, Küçük Çamlıca’ya 191 bin, Fethi Paşa Korusu’na 86 bin, Hidiv Çubuklu Korusu’na ise 499 bin lale dikimi gerçekleştirilmiştir. Festivalin açılış töreni ise 02 Nisan 2010 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kadir Topbaş’ın katılımı ile Emirgan Korusu’nda düzenlenmiştir.

Lale Sözlüğü Laledan: Lale vazosu Lalefam: Lale renkli Lalegun: Lale renkli Lalegül: Türk müziğinde bir makam, kadın ismi Laleli: İstanbul’da bir semt Lalelik: Lale vazosu Lalename: Lale için yazılan risale Lalereng: Lale renkli Laleruh: Lale yanaklı, Bir Türk Müziği makamı Laleveş: Lale gibi Lalezar: Lale bahçesi Lalezari: Lale bahçesi sahibi


Rakamlarla Lale Festivali: 5. Uluslararası İstanbul Lale Festivali kapsamında Silivri’den Tuzla’ya tüm şehre 82 farklı türden 9 milyon 300 bin adet lale dikildi. Lale dikiminin bu yılki maliyeti ise 1 Milyon 488 Bin TL oldu.

Lale ile İlgili Kitaplar Turhan Baytop, İstanbul Lalesi T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları/1415, ikinci baskı, Ankara 1998 Türkiye'de lalenin tarihi hakkında üç İngilizce yayın: Turhan Baytop, The İstanbul Tulip. Published in Japan by Orion Literary Agency and Tonami City, Toyama Prefecture, 1996, 111 s. (İngilizce ve Japonca).

2004 yılından bu güne toplam 45 milyon 475 bin adet lale dikimi gerçekleştirildi. Laleler Konya Çumra başta olmak üzere Silivri, Çatalca, Şile, Pamukova ve Geyve köylüleri tarafından yetiştirildi.

Turhan Baytop, "The Book of Tulips," Cornucopia, Issue 13, Volume 3, 1997, p.7883.

2009 yılında dikilen lale soğanlarının; - 2.5 milyon lale soğanı İstanbul’dan

Michiel Roding & Hans Theunissen (eds.), The Tulip - A Symbol of Two Nations. Utrecht / İstanbul 1993, 85 s. (18 Mayıs-28 Haziran 1993 tarihleri arasında Türk İslam Eserleri Müzesi'nde açılan sergi münasebetiyle hazırlanan kitap, editörlerin girişi ile beş makaleden oluşmaktadır.)

- 6.8 milyon lale soğanı Konya Çumru’dan temin edilmiştir. Yerli lale üretimi köylülere 204 bin 54 TL kazandırmıştır. İstanbul'da, alım garantili lale soğanı yetiştiriciliği sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde ürettirilen lale soğanları karşılığında 2008'de 9 üretici köylü aileye 63 bin 700 TL, 2009 yılında 23 üretici köylü aileye 140 bin 354,63 TL, toplamda 204 bin 54 TL ödenmiştir. Üreticiye ek gelir imkânı sağlanan projeler ile hem üreticiye destek hem de çiçek soğanlarının ıslahı sağlanmıştır.

En Güzel 50 Lale Yarışması Bu yıl beşincisini düzenlenen Uluslararası İstanbul Lale Festivali kapsamında, her yıl olduğu gibi yine İstanbul’un en güzel lalelerini seçmek adına bir yarışma düzenlemektedir. En güzel lale fotoğrafını çeken 50 kişi ödüllendirileceği yarışmanın son başvuru tarihi: 17 Nisan 2010’dur.

Kaynakça: 

http://www.ibb.gov.tr

http://www.istanbulunlalesi.com * Dış İlişkiler Uzmanları

Bilgi için: http://www.ibb.gov.tr

34


ETKİNLİK TAKVİMİ Ayşe EKMEKCİ*

NİSAN AYI World Health Day 2010

DSÖ Sağlıklı Şehirler Ağı’na katılım diplomasını 12 Nisan 2007 akşamı Dr. Agis Tsouros, İstanbul Büyükşehir Başkanı Kadir Topbaş’a sunmuştur. Tarihi: 7-11 Nisan 2010 Yeri: Dünya Sağlık Örgütü Genel Merkezi, Cenevre, İsviçre Organizatör(ler): Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) web: http://www.who.int/world-health-day/2010/en/index.html Tel.: +45 39171509 e-mail: infowhohcp@euro.who.int

29. Uluslar arası İstanbul Film Festivali

Türkiye’de sinemanın gelişimini teşvik etmeye, Türk sinemasının uluslararası alanda tanıtımına katkıda bulunmaya ve kaliteli yapımların ülkemizde ticari gösterime girmesine aracılık etmeyi amaç edinen Uluslararası İstanbul Film Festivali, EURIMAGES ve EFDO gibi uluslararası kurum ve kuruluşların Türk sinema endüstrisi ile tanışmasına da öncülük ediyor.

Tarihi: 3-18 Nisan 2010 Yeri: İstiklal Caddesi, Beyoğlu Organizatör(ler): İKSV, TEKNOSA, AKBANK web: http://www.iksv.org/film/film.asp?cid=405 Tel.: (0212) 334 07 00 e-mail: film.fest@iksv.org

The Sustainable City 2010: 6th International Conference on Urban Regeneration and Sustainability

Sürdürülebilir Kentler 2010: 6. Uluslararası Kentsel Yenilenme ve Sürdürülebilirlik Konferansı, ulaşımdan sosyal dışlama ve suç önleme kentsel çevrenin birbiriyle ilişkili pek çok yüzüne odaklanmayı hedeflemekte ve şehir planlamacıları, çevre mühendisleri vb. kentsel çevre oluşumuyla ilgili katılımcıları beklemektedir.

Tarihi: 14-16 Nisan 2010 Yeri:La Coruna, İspanya Organizatör(ler):University of La Coruña (İspanya), Wessex Institute of Technology (İngiltere) web: http://www.wessex.ac.uk/10-conferences/the-sustainable-city-2010.html Tel.:+ 44 (0) 238 029 3223 e-mail:imoreno@wessex.ac.uk

Aydınlanma ve Yapı Fuarı

LUCI’nin bir üyesi olan Messe Frankfurt tarafından düzenlenen ve belediyeleri, tasarımcıları, iş adamlarını ve akademik camiayı bir araya getirecek olan uluslararası ticaret fuarında Çevre koruyucu ve sürdürülebilir aydınlatma teknikleri, Kent kimliğini ortaya çıkartacak estetik ve teknolojik aydınlatma tasarımları görülebilecektir.

Tarihi: 11–16 Nisan 2010 Yeri: Frankfurt - Almanya Organizatör(ler):Messe Frankfurt, LUCI web: www.luciassociation.org Tel & Fax: + 33 (0)4 72 10 56 15 / +33 (0)4 72 10 31 85 e-mail: raphaelle.leclerc@luciassociation.org

35


MAYIS AYI ECOMM 2010/ European Conference on Mobility Management

Avrupa Ulaşım Yönetimi Konferansı, tarihi merkezlerde ulaşım yönetimi, yeni oluşan bölgelerde ulaşım yönetimi, tüm nesiller için ulaşım yönetimi ve yeni ulaşım şekilleri vb. gibi konulara odaklanacaktır. Tarihi: 5-7 Mayıs 2010 Yeri: Graz, Avusturya Organizatör(ler): EPOMM web: http://www.ecomm2010.eu/ Tel.:+ 43 316 81 04 51- 26 e-mail: ecomm2010@stadt.graz.at

OICC 10th International Scientific Symposium

"ICT Impact on Municipal Service Development: Towards E-Government" Round II and Exhibition on "ICT and Achievements of Islamic Capitals and Cities Municipalities" 16-18 Haziran 2009 tarihlerinde Tataristan’ın (Rusya) başkenti Kazan’da düzenlenen 27. İdari Konsey Toplantısı’na İBB’yi temsilen Meclis Üyeleri Sn. Mehmet Emin Ertekin ve Sn. Abdullah Küçükoğlu katılmışlardır. İdari Konsey Toplantısı’nın bir yan etkinliği olarak düzenlenen Dijital Etkileşim Komite Toplantısı’nda İBB Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Sn. Hakkı Tok, İBB’nin bilgi teknolojileri ve edevlet projeleri hakkında bir sunum yapmıştır. Bu etkinlikte sonucu açıklanacak olan 8. Dönem Proje Yarışması’na İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün koordinasyonu ile İSBAK, İSTON ve Bahçeşehir Üniversitesi projeleriyle katılım göstermektedirler. İSKİ, UCLG Su ve Sanitasyonun Yerel Yönetimi Komitesi bünyesindeki networking çalışmaları ve İstanbul Su Mutabakatı’na Arap ve İslam dünyasından katılımları artırmak amacıyla bir yan etkinlik düzenlemeyi düşünmektedir. Tarihi: 18-20 Mayıs 2010 Yeri: Doha, Katar Organizatör(ler): OICC (İslam Kentleri ve Başkentleri Teşkilatı), Doha Belediyesi web: http://www.oicc.org/oiccenglish/news.php Tel.: + 9662 6981953 e-mail: webmaster@oicc.org

UNDCF Local Development & Achieving MDGs through Local Government

İBB, TİKA ve İTO işbirliğiyle su kuyularının açıldığı Etyopya’da düzenlenmektedir. Milenyum Kalkınma Hedefleri’nin (MDGs) yerelleştirilmesi ve hayata geçirilmesi Medeniyetler İttifakı’nın da özellikle üzerinde durduğu bir husustur. Tarihi: Mayıs 2010 Yeri: Addis Ababa, Etyopya Organizatör(ler): UNDCF (UN Capital Development Fund) web: www.uncdf.org Tel.: +1-212-906-6565 e-mail: verena.lahousen@undp.org

ICCI-16. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı

1994’den bu yana düzenlenen ve enerji sektöründe konuyla ilgili yaklaşık yerli ve yabancı katılımcı tarafından izlenen ICCI Fuar ve Konferansı’nın 16.sı 12-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Tarihi: 12-14 Mayıs 2010 Yeri: İstanbul, Türkiye Organizatör(ler): Sektörel Fuarcılık web: http://www.icci.com.tr/icci/turkce/ Tel: 0 212 275 83 59 e-mail: info@icci.com.tr

* Dış ilişkiler Uzmanı

36


YAYIN EKİBİ Selamettin ERMİŞ - İBB Dış İlişkiler Müdürü Remzi ÖZTÜRK - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Nuray HATIRNAZ - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Dış İlişkiler Uzmanları Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ayşe EKMEKÇİ Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyup YILDIRIM

Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü

Kemalpaşa Mahallesi Şehzadebaşı Caddesi No.25 Fatih / İstanbul, 34134  (+90) 212 455 21 85 (+90) 212 455 26 42 irelations@ibb.gov.tr www.ibb.gov.tr/frelations

e-bülten’i takip etmek için irelations@ibb.gov.tr adresine subscribe ebülten konulu boş e-posta atmanız veya www.ibb.gov.tr/frelations sitesine girerek e-mail listesine kayıt olmanız yeterli olacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır. Bültende yer alan haberler ve içeriklerin sorumlulukları yayın ekibine aittir. Her hakkı saklıdır. Kaynak belirterek alıntı yapabilirsiniz.

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-maillerinizi iletebilirsiniz

37

İstanbul İBB Dış İlişkiler Bülteni 2010  

İstanbul İBB Dış İlişkiler Çalışmaları Bülteni Nisan 2010 Sayı 06

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you